Akut Atak ile Başvuran Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı Tanısı Alan 370 Olgunun Analizi

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Akut Atak ile Başvuran Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı Tanısı Alan 370 Olgunun Analizi"

Transkript

1 Akut Atak ile Başvuran Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı Tanısı Alan 370 Olgunun Analizi Ayşegül EREN, Ahmet Selim YURDAKUL, Şükran ATİKCAN Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, ANKARA ÖZET Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olduğundan, hastalığın her yönden anlaşılması ve özümsenmesi toplum sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır. Çalışmamızda yılları arasında kliniğimizde yatırılarak tetkik ve tedavisi yapılan 370 KOAH lı hastanın analizi yapılmıştır. Yaş ortalaması 65.5 ± 9.9 yıl olan olguları72.2 sinin erkek olduğu ve %60.9 unun eğitim düzeyinin oldukça düşük olduğu tespit edildi. KOAH açısından en önemli risk faktörü olan sigara içimi, olguları69.7 sinde mevcuttu. Kadın hastalarda sigaraya pasif maruziyet %14.5, biomass maruziyet oranı ise %45.6 idi. Mesleksel maruziyet %32.7 oranında tespit edildi. Olgularımızda görülen en sık semptom efor dispnesi (%98.9) idi. KOAH lı hastaları32.3 ünün PA akciğer grafilerinde kardiyomegali, %20.7 hastada ise bilateral hilus genişlemesi bulunuyordu. Ekokardiyografi yapılan olguları59.3 (70/118) ünde sağ kalp yetmezliği bulguları vardı ve bu olguların pulmoner hipertansiyon derecesi 42.8 ± 13.6 mmhg olarak bulundu. Hastaların evlerinde düzenli ilaç kullanmadıkları, %43 ünün evde tedavi almadığı saptandı. Evde, hastanede ve çıkışta hastalara en sık önerilen tedavi kombinasyonunun kısa etkili beta-agonist, antikolinerjik ve teofilin olduğu görüldü. Olgulara antibiyotiklerin ampirik olarak başlandığı, %84.5 hastaya beta-laktamaz inhibitörlü beta-laktam antibiyotik uygulandığı görüldü. Trakeobronşiyal infeksiyon ve tedavi uyumsuzluğunun en sık atak nedeni olduğu görüldü. Olgularımızın 54 (%14.6) üne uzun süreli oksijen tedavisi endikasyonu konulmuştu. Sonuç olarak, KOAH alevlenmesi nedeniyle hastaneye yatırılan hastaların büyük kısmında tedavi yetersizliğini düşündüren bulgular ve modifiye edilebilecek risk faktörleri saptanmıştır. En akılcı yaklaşım, sigara içiminin toplumdaki yaygınlığının azaltılması ile birlikte pasif sigara içiminin engellenmesi olmalıdır. Bu amaçla sigarayı bıraktırma polikliniklerinin açılması, hasta ve yakınlarının buralara yönlendirilmesi gerekmektedir. Özellikle İç Anadolu ve Karadeniz Bölgesi nde yoğun olmak üzere, sosyoekonomik sorunların artışı ile birlikte biomass kullanımı giderek artış göstermektedir. İç ve dış çevreyi kirletmeyen yakıtların bilinçli olarak kullanılmasının eğitimi ve ekonomik olarak gelişimin sağlanması önemlidir. KOAH hastalığının doğası ve önemini ortaya koymak için daha ileri incelemelere gerek olduğu açıktır. ANAHTAR KELİMELER: Kronik obstrüktif akciğer hastalığı, tanı, tedavi SUMMARY ANALYSIS OF 370 CHRONIC OBSTRUCTIVE PULMONARY DISEASES PATIENTS WITH ACUTE ATTACKS Since chronic obstructive pulmonary diseases (COPD) is a highly preventable illness, it is very important for the public health to understand and learn about the illness from all aspects. In our study, 370 patients with COPD, who were diagnosed and treated in our clinic between were analyzed. It was determined that the mean age of the cases was 65.5 ± 9.9 years, 72.2% of them was male and 60.9% had a fairly low educational level. Smoking, which is the most 254

2 Akut Atak ile Başvuran Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı Tanısı Alan 370 Olgunun Analizi critical risk factor for COPD, was present in 69.7% of the cases. Passive smoking was 14.5% and biomass exposure was 45.6% in female patients. It was determined that occupational exposure was 32.7%. Symptom which is the most frequently seen was dyspnea during exertion (98.9%). Cardiomegali (32.3%) and bilateral hiler enlargement (20.7%) were determined on the PA chest radiograph in patients with COPD. Right heart failure was determined in 59.3% (70/118) of the cases on which echocardiography was applied, and their degree of pulmonary hypertension was found as 42.8 ± 13.6 mmhg. It was determined that the patients did not use their medications regularly at home and 43% of them did not receive any treatment at home. It was seen that the most frequently recommended combination therapy for the patients at home, at hospital and after discharge was beta-agonist, anticholinergic and theophylline. Antibiotics were used empirically at the beginning and it was seen that 84.5% of the patients were applied beta-lactamase inhibited beta-lactam antibiotic. It was determined that the tracheabronchial infection and lack of harmony to the treatment were the most frequent cause of the attacks. It was indicated that 54 (14.6%) of our cases should receive a longterm oxygen therapy. As a result; findings which indicated an inadequacy of treatment and risk factors which could be modified were determined in a high proportion of the patients hospitalized due to COPD exacerbation. The most rational approach is to reduce the cigarette smoking in community and to prevent the passive smoking. In this respect, it is essential to establish clinics for smoking cessation and to manipulate the patients for attending them. Especially in middle Anatolia and Blacksea region, as a result of increases in socioeconomic problems, biomass exposure have become more diffused. Education of using the substance that is not caused indoor and outdoor air pollution as fuel and elevation of socioeconomic status is important. It is clear that further examinations are necessary in order to state the nature and significance of the COPD illness. KEY WORDS: Chronic obstructive pulmonary diseases, diagnose, treatment GİRİŞ Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunlarından birisidir ve büyük oranda önlenebilir bir hastalıktır. Çünkü etyolojisinden birinci derecede sigara sorumludur. Sigara tüketiminin artması, KOAH insidansının dünyada artmasının en önemli nedenlerinden biridir. Son yıllarda KOAH mortalitesinde büyük bir artış meydana gelmiş ve tüm dünyada ölüm nedenleri arasında altıncı sırayı almıştır (1). KOAH ta son yıllarda gözlenen mortalite ve morbidite artışları, birçok ulusal derneğin KOAH tanısı ve tedavisi konusunda rehber oluşturmasına neden olmuştur. Amerikan Toraks Derneği (ATS), Avrupa Solunum Derneği (ERS), Britanya Toraks Derneği (BTS) ve Türk Toraks Derneği rehberleri en sık kullanılan rehberlerdir (2-5). En son oluşturulan rehber, GOLD (Global Initiative for Chronic Obstructive Lung Diseases) başlığı altında 2001 Nisan ayında yayınlanmış olup, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Ulusal Kalp, Akciğer ve Kan Enstitüsü nün katkılarıyla büyük bir katılımla hazırlanmıştır (6). KOAH, uzun süren kronik bir hastalık olması, çalışma gücünü sınırlaması, sık akut alevlenmelerle seyretmesi, akut alevlenmelerde oluşan solunum yetmezliği ve hastanın uzun süre yoğun bakımda kalması, erken ölümle iş gücü kaybı oluşturması gibi sonuçları nedeniyle sosyoekonomik yönden toplum için ciddi bir yük oluşturur. Birçok kronik hastalığın aksine, prevalansı gittikçe artan bu hastalığın her yönü ile daha iyi anlaşılması ve özümsenmesi gerekir. Bu görüş doğrultusunda, bu çalışmada hastanemizde yatarak tetkik ve tedavi edilen KOAH lı hastaların analizinin yapılması amaçlanmıştır. GEREÇ ve YÖNTEM Çalışmamızda yılları arasında kliniğimizde KOAH tanısıyla yatırılarak tetkik ve tedavisi yapılan 370 olgunun retrospektif analizi yapıldı. Çalışmamıza Toraks Derneği Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı Tanı ve Tedavi Rehberi ne göre KO- AH tanısı alan (FEV 1 /FVC kadınlarda beklenenin %89 unun, erkeklerde %88 inin altında olması) hastalar ile anamnezinde KOAH semptomları ile birlikte sigara ve/veya biomass maruziyeti tarifleyen, fizik muayene ve PA akciğer grafisi, arteriyel kan gazı (AKG), balgam incelemesi, tomografi gibi laboratuvar bulguları ile KOAH tanısını destekleyen ve KOAH semptom ve bulguları olan diğer hastalıklarla ayırıcı tanısı yapılan, ancak solunum fonksiyon testi (SFT) ne uyum sağlayamayan olgular dahil edilmiştir (5). Hastaların dosyalarındaki yaş, cinsiyet, memleket, meslek, eğitim durumu, sigara, atopi, biomass ve aile öyküleri, beden kitle indeksleri (BKİ), ek hastalıkları olup olmadığı, yatış öncesi aldıkları tedavi ve 255

3 Eren A, Yurdakul AS, Atikcan Ş. evlerinde nebülizatör ve oksijen konsantratörü kullanıp kullanmadıkları, atak nedenleri, hastaların yakınmaları, fizik muayene bulguları, SFT, yatış ve çıkış AKG leri, difüzyon testi, PA akciğer grafisi, ekokardiyografi (EKO) bulguları, hastanede ve çıkışta önerilen tedavileri, hastanede yatış süreleri, yatış sonundaki durumlarını içeren parametreler kaydedildi. Ayrıca çalışmaya alınan olgular içinde daha önce KOAH tedavisi düzenlenerek hastaya önerilen tedavinin hasta tarafından hiç kullanılmaması ya da önerilen tedaviyi düzenli bir şekilde kullanmaması, tedavi uyumsuzluğu olarak değerlendirildi. Çalışmamız hastanemiz etik kurulu tarafından onaylandı. Olguların istatistiksel analizleri SPSS Windows paket programı kullanılarak yapıldı. Bütün veriler ortalama ± standart sapma olarak saptandı. Gruplar arasında normal dağılım analizi yapıldı. BKİ ve FEV 1 değerleri arasındaki ilişki Spearman korelasyon testi kullanılarak değerlendirildi. İstatistiksel anlamlılık için p< 0.05 düzeyi alınmıştır. SONUÇLAR Çalışmamıza alınan olguların yaş ortalaması 65.5 ± 9.9 yıl olup, erkek hastalar belirgin olarak fazla idi (Tablo 1). En küçük olgu 28 yaşında, en yaşlı olgu ise 89 yaşındaydı. Olguları71 i, altıncı ve yedinci dekadlarda yer almakta idi (Tablo 2). Çalışmamızdaki beş olgu 40 yaşın altındaydı ve yaş ortalaması 35.2 ± 4.3 yıl idi. Bu olguların sigaraya başlama yaşı; 16.4 ± 3.4 yıl, sigara içme süresi; 36.2 ± 26.2 paket/yıl olup, olguların tamamında aile öyküsü mevcuttu. Üç hasta amfizem diğer iki hasta ise kronik bronşit idi. Hastaların ikisinde ayrıca biomass öyküsü mevcuttu. Hastanemize başvuran KOAH lı olguları72.7 si İç Anadolu Bölgesi nden, %10.5 i ise Karadeniz Bölgesi nden gelmekte idi. KOAH lı olguların büyük bir kısmının (%60.9) eğitim düzeyi düşük idi (Tablo 3). Tablo 1. Olguların yaş ve cinsiyetlerine göre dağılımı. Cinsiyet Yaş ortalaması (yıl) Erkek ± 10.2 Kadın ± 8.8 Toplam ± 9.9 Tablo 2. Olguların yaşlarına göre dağılımları. Yaş (yıl) < Toplam Tablo 3. Olguların eğitim durumlarına göre dağılımı. Okuryazar değil Okuryazar İlkokul Ortaokul Lise Yüksekokul Toplam KOAH gelişiminde en önemli risk faktörü olan sigara içimi olgularımızın 256 (%69.2) sında mevcuttu ve sigara içen olguların ancak %32.4 ünün sigara içimini bırakmış olduğu görüldü. Olguların sigara, biomass, aile öyküsü, mesleksel mazuriyet gibi risk faktörlerine göre dağılımları Tablo 4 te görülmektedir. Efor dispnesi (%98.9), öksürük (%76.2) ve balgam çıkarma (%67.6) şikayetleri, en sık karşılaşılan semptomlardı. Olguların vital bulguları içinde takipne (23.1 ± 5.3/dakika) ve taşikardi (90.7 ± 12.7/dakika) dikkat çekerken, fizik muayene bulguları içinde en sık tespit edilen bulgu; ronküs (%55.9) ve inspiratuar ral (%55.7) idi (Tablo 5). İncelenen dosyalarda, 240 (%64.9) hastanın yatıştaki SFT verilerine ulaşıldı. Ellialtı (%15.1) hastanın SFT siyle ilgili dosyasında herhangi bir veriye ulaşılamadı. Geriye kalan 74 (%20) hastanın ise SFT ye uyum sağlayamadığı izlendi. SFT bulgularına göre olguların evrelendirilmesi Tablo 6 da görülmektedir. 256

4 Akut Atak ile Başvuran Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı Tanısı Alan 370 Olgunun Analizi Tablo 4. Olguların sigara, biomass, aile öyküsü, atopi, mesleksel maruziyet gibi risk faktörlerine göre dağılımı. Erkek (n= 267) Kadın (n= 103) Toplam (n= 370) Sigara Mesleksel maruziyet Biomass Aile öyküsü Atopi Sigara + mesleksel maruziyet Sigara + biomass Sigara + aile öyküsü Sigara + atopi Pasif sigara içimi Risk faktörü saptanamayan Tablo 5. Olguların fizik muayene bulgularının dağılımı. Ronküs Ekspiratuar ronküs Bifazik ronküs İnspiratuar ral Solunum seslerinde azalma Ekspiryumun uzaması Solunum seslerinde kabalaşma Fıçı göğüs Göğüs deformitesi Siyanöz Pretibial ödem Hepatomegali Boyun venöz dolgunluğu Yatışta hastaların 287 (%77.6) sine AKG analizi yapılmıştı. Çıkışta ise AKG analizi hastaların 68 (%18.4) ine yapılmıştı (Tablo 7). İncelenen dosyalarda KOAH lı hastaların 25 (%6.7) ine difüzyon testi yapıldığı görüldü (Tablo 8). Tablo 6. Olguların FEV 1 değerlerine göre evrelendirilmeleri*. Hafif (FEV 1 > %70) Orta (FEV 1 %50-70) İleri (FEV 1 %35-50) Çok ileri (FEV 1 < %35) Toplam * Evrelendirme Toraks Derneği Ulusal Tanı ve Tedavi Rehberi kriterlerine göre yapılmıştır (5). Olguların 367 tanesinin dosyasında PA akciğer grafisine ulaşıldı. Bu olguların patolojik bulgularının dağılımı Tablo 9 da yer almaktadır. PA akciğer grafilerinde tek taraflı hilus genişlemesi bulunan KOAH lı hastaların 4 (%1.1) ünde akciğer kanseri, ileri tetkikleri kabul etmeyen veya tolere edemeyen 20 (%5.5) hastanın ise toraks tomografisi ile kontrole çağrılarak taburcu edildiği saptandı. Ekokardiyografik inceleme yapılan 118 (%32) hastanın, 70 (%59.3) inde sağ kalp yetmezliği, 19 (%16.1) unda sol kalp yetmezliği, 8 (%6.8) hastada ise bilateral yetmezlik bulguları saptanmıştır (Tablo 10). EKO yapılan ve sağ kalp yetmezliği saptanan 70 olgunun 52 (%74.1) sinde, PA akciğer grafisinde de sağ kalp yetmezliği bulguları mevcuttu. 257

5 Eren A, Yurdakul AS, Atikcan Ş. Tablo 7. Olguların yatış ve çıkış AKG değerleri. Yatış Çıkış Yatış süreleri (ortalama ± SD) (ortalama ± SD) (gün, ortalama ± SD) ph 7.39 ± ± ± 8.9 PaCO 2 (mmhg) 47.7 ± ± 13.2 PaO 2 (mmhg) 53.4 ± ± 17.1 SaO 2 (%) 83.8 ± ± 7.6 Tablo 8. KOAH lı hastaların DLCO değerleri. DLCO düşük* DLCO normal* (ml/dakika/mmhg) (ml/dakika/mmhg) Toplam KOAH tipi Amfizem Kronik bronşit Amfizem + kronik bronşit * Bekleneni80 i ve altında olan değerler düşük, üstünde olan değerlerse normal olarak kabul edildi (3). Tablo 9. Olguların PA akciğer grafisi bulgularının dağılımı. Bilateral santral kesimlerde bronkovasküler dallanmanın artması Saydamlık artması Diyafragmalarda düzleşme Kostalar arası mesafenin genişlemesi Kardiyotorasik oranın artması Tek taraflı hilus genişlemesi Bilateral hilus genişlemesi Nonhomojen dansite artımı Diğer bulgular Tablo 10. EKO yapılan olguların yetmezlik bulgularının dağılımı. Sağ kalp Sol kalp Bilateral Yetmezlik yetmezliği yetmezliği yetmezlik bulguları bulguları bulguları bulguları olmayan Toplam n % Ekokardiyografik olarak pulmoner arter basıncı yüksek (> 20 mmhg) olarak bulunan olguların pulmoner arter basınçlarının dağılımı Tablo 11 de görülmektedir. Hastaların 159 (%43) u evde tedavi almıyordu. Evde kullanılan en sık tedavi kombinasyonu yine kısa etkili beta-mimetik, antikolinerjik ve teofilindi. Kırkiki (42/211) (%19.9) hasta bu tedaviyi kullanıyordu. 258

6 Akut Atak ile Başvuran Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı Tanısı Alan 370 Olgunun Analizi Tablo 11. Pulmoner arter basıncı ölçülen olguların pulmoner arter basınçlarının dağılımı. Hafif (20-30 mmhg) Orta (30-40 mmhg) Ağır (> 40 mmhg) Toplam Evde 45 (45/211) (%21.3) hastanın tek başına kısa etkili beta-mimetik, 41 (41/211) (%19.4) hastanın ise kısa etkili beta-mimetik ve antikolinerjik kombinasyonu kullandığı saptandı. Hastanede yatan tüm hastalara oksijen tedavisi uygulanmıştı. Bu hastalarda en sık kullanılan tedavi kombinasyonunun, kısa etkili beta-mimetik, teofilin ve antikolinerjik olduğu görüldü (%31). Hastanede antibiyotik uygulanan 265 (%71.6) olgunun, 77 (%29) sinde parenteral yol tercih edilmişti. Hastaların tamamına antibiyotik tedavisi ampirik olarak başlanmıştı. Olgulara hastanede uygulanan antibiyotiklerin dağılımı Tablo 12 de görülmektedir. Steroid tedavisi verilen 138 (%38.3) hastanın, 56 (%40.5) sına parenteral olarak, 82 (%59.5) hastaya ise nebül formunda uygulanmıştı. İki (%0.5) hasta periferik dolaşım bozukluğu nedeniyle kumadin kullanıyordu. Dört (%1) hastaya pulmoner emboli tanısıyla kumadin ve düşük moleküler ağırlıklı heparin tedavisi başlanmış, ancak bunların 1 (%0.2) tanesinde pulmoner emboli tanısı spiral toraks bilgisayarlı tomografi (BT) de trombus tespit edilmesiyle doğrulanmıştı. Yirmiyedi (%7.2) hastada sol kalp yetmezliği nedeniyle dijital tedaviye eklenirken, 18 (%4.8) hastada kor pulmonale nedeniyle dijital kullanılmıştı. Olgulara çıkışta önerilen tedavinin dağılımı Tablo 13 te görülmektedir. Hastalara taburculuklarında en sık önerilen tedavi kombinasyonu kısa etkili beta-mimetik, antikolinerjik ve teofilindi. Yüzotuzsekiz (%37.3) hastaya önerilmişti. Hastaların 162 (%43.8) sinde ek hastalık görüldü. Olguların ek hastalıklarının dağılımı Tablo 14 te görülmektedir. Olguların içinde, trakeobronşiyal infeksiyon ve tedavi uyumsuzluğu en sık akut atak nedeni idi. KOAH lı olguların atak nedenlerinin dağılımı Tablo 15 te görülmektedir. İkiyüzkırk (%64.9), hastanın BKİ bilgilerine ulaşıldı. BKİ ortalaması 26.0 ± 5.5 kg/m 2 idi. Olguların BKİ lerine göre dağılımları Tablo 16 da görülmektedir. Tablo 13. Çıkışta önerilen tedavinin dağılımı. Teofilin Kısa etkili beta-mimetik Antikolinerjik Uzun etkili beta-mimetik İnhaler steroid Uzun süreli oksijen tedavisi Dijital Tablo 12. Olgulara hastanede uygulanan antibiyotiklerin dağılımı. Beta-laktamaz inhibitörlü beta-laktam antibiyotikler İkinci kuşak sefalosporin Kinolon Üçüncü kuşak sefalosporin Makrolid Toplam Tablo 14. Olguların ek hastalıklarının dağılımı. Konjestif kalp yetmezliği (KKY) Aterosklerotik kalp hastalığı (ASKH) Diabetes mellitus (DM) Hipertansiyon (HT) Bronşektazi Akciğer malignitesi Akciğer dışı maligniteler

7 Eren A, Yurdakul AS, Atikcan Ş. Tablo 15. Olguların atak nedenlerinin dağılımları. Tedavi uyumsuzluğu + trakeobronşiyal infeksiyon Trakeobronşiyal infeksiyon Tedavi uyumsuzluğu Pulmoner emboli Pnömoni KKY + tedavi uyumsuzluğu KKY + trakeobronşiyal infeksiyon KKY + tedavi uyumsuzluğu + trakeobronşiyal infeksiyon Elektrolit bozukluğu + tedavi uyumsuzluğu Elektrolit bozukluğu + trakeobronşiyal infeksiyon Elektrolit bozukluğu + tedavi uyumsuzluğu + trakeobronşiyal infeksiyon Malignite + tedavi uyumsuzluğu Malignite + trakeobronşiyal infeksiyon Malignite + tedavi uyumsuzluğu + trakeobronşiyal infeksiyon Aritmiler + tedavi uyumsuzluğu Aritmiler + trakeobronşiyal infeksiyon Aritmiler + tedavi uyumsuzluğu + trakeobronşiyal infeksiyon Tablo 16. Olguların BKİ lerine göre dağılımları. BKİ < BKİ Toplam BKİ si 20 nin altında olan 31 (%12.9) hastanın, 18 (%58) inde ağır KOAH tespit edildi. Onüç (%42) ünde ise orta ve hafif KOAH mevcuttu. BKİ ve FEV 1 değerleri arasında korelasyon saptanmadı (p> 0.05). Dosyalarda nebülizatör kullanımına dair kayıtları bulunan 351 (%94.9) hastanın 82 (%22.2) sinin evinde nebülizatörü vardı. Uzun süreli oksijen kullanımına dair kayıt 350 hastada bulundu. Ellidört (%14.6, 54/350) üne uzun süreli oksijen tedavisi endikasyonu konulmuştu. Yirmibeş (%6.8) (25/250) olgu önceden uzun süreli oksijen tedavisi kullanırken, 29 (%7.8) (29/350) hastaya son yatışında uzun süreli oksijen kullanması uygun görülmüştü. Uzun süreli oksijen tedavisi (USOT) önerilen hastaların tümü Toraks Derneği ve ERS konsensuslarının USOT endikasyonuna uymaktaydı (3,5). Olguların 23 (%6.2) tanesine pulmoner rehabilitasyon programının uygulandığı görüldü. Ayrıca çalışmamızda obstrüktif uykuapne sendromu (OSAS) düşünülen 6 hastanın 2 (%0.5) sinde polisomnografi sonrasında OSAS tespit edildiği görülmüştür. KOAH lı olgularımızın yatış sonundaki durumlarının dağılımı Tablo 17 de görülmektedir. Üç (%0.8) hasta akciğer malignitesi, 6 (%1.6) hasta solunum yetmezliği, 2 (%0.5) hasta pnömoni, 1 Tablo 17. Olguların yatış sonundaki durumlarının dağılımı. Taburcu Eksitus Başka hastaneye sevk Yoğun bakıma nakil Kendi isteğiyle taburcu

8 Akut Atak ile Başvuran Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı Tanısı Alan 370 Olgunun Analizi (%0.2) hasta akut miyokard infarktüsü nedeniyle eksitus olmuştu. Bir (%0.2) hasta serebrovasküler olay (SVO) nedeniyle, 2 (%0.2) hasta gastrointestinal sistem malignitesi araştırılmak üzere, 1 (%0.2) hasta ise gastrointestinal kanama nedeniyle başka hastaneye nakledilmişti. Dört (%1.0) hasta solunum yetmezliği nedeniyle yoğun bakıma nakledilmişti. TARTIŞMA DSÖ verilerine göre tüm dünyada 600 milyon KOAH lı hasta bulunmaktadır ve her yıl 2.3 milyon kişi KOAH nedeniyle ölmektedir (7). T.C Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ülkemizde milyon KOAH lı bulunmakta ve KOAH ölüm nedenleri arasında 11. sırada yer almaktadır (8). Çalışmamızda KOAH lı kadın hastaların oranı %27.8 olarak bulunmuştur. Yapılan başka bir çalışmada ise bu ora1 olarak bulunmuş (9). Bu fark, ülkemizde biomass ve pasif içicilik gibi risk faktörlerine maruziyetin yüksek olmasına dayandırılabilir yılından bu yana pasif içicilik, sigara içmeyenlerde hastalık sebebi olarak tanımlanmaktadır (10). Son yıllarda özellikle ısınma ve yemek pişirme sonucu ortaya çıkan ev içi hava kirliliğinin önemli olabileceği düşünülmektedir. Ülkemizde bazı yörelerde kullanılan hayvansal yakıtların (biomass), KOAH gelişimine yol açabileceği görülmüştür (5,6,11). Çalışmamızda kadınlarda sigara içme oranı %15.5, erkeklerin sigara içme oranı ise %89.9 idi. Biomass maruziyeti, kadınlarda %45.6, erkeklerde ise %24 idi. Pasif sigara içimi KOAH lı kadın hastaların %14.5 inde saptanmıştı. KOAH ın gelişimi önlemek için sigara içiminin bırakılması yanında, özellikle başta kadınlar olmak üzere herkesin biomass ve pasif sigara içimi gibi KOAH gelişiminde önemli birer risk faktörü olduğu bilinen bu faktörlerden uzaklaştırılması gerektiğini düşünmekteyiz. Çalışmamızda ortalama yaş 65.5 ± 9.9 yıl olarak bulundu ve hastaları92.9 gibi büyük bir oranının 50 yaş ve üzerinde oldukları tespit edildi. Yapılan başka bir çalışmada ise yaş ortalaması 69.9 ± 9.0 yıl olarak tespit edilmiştir (9). Bu durum hastalığın kronik olması ve ileri yaşlarda hastalığın kliniğinin belirginleşmesi özelliğiyle uyumluydu. Altmış yaş üzerinde sigara içen erkekleri50 sinde KOAH bulunmaktadır. Yaş ilerledikçe hastalığın semptomlarının şiddeti ve sıklığı artmaktadır (10). Erken dönemde gelişen KOAH olgularında özellikle α 1 -antitripsin eksikliği gibi genetik yatkınlığa neden olabilecek bir faktörün akılda tutulması gerekmektedir. Toraks Derneği Ulusal Tanı ve Tedavi Rehberi ne göre 50 yaş altında KOAH gelişimi durumunda, α 1 -antitripsin eksikliğinin araştırılması ve aile taraması yapılması ve aileye gerekli bilgilerin verilmesi önerilmektedir (5,6). Genetik duyarlılığın KOAH ta önemli bir risk faktörü olduğunu düşündüren birçok kanıt vardır. Genetik yatkınlık azaldıkça, hastalık prevalansı ve akciğer fonksiyonları arasındaki korelasyon azalmaktadır (12,13). Çalışmamızda %7 oranında aile öyküsü tespit edilmiştir. Ancak hastaların anne ve babalarının ölüm nedenlerini büyük oranda bilmedikleri, akrabalarının hastalıkları hakkında bilgilerinin olmadığı saptanmıştır. Çalışmamızda hastaların eğitim durumlarına bakıldığında, %41.2 gibi büyük bir oranda okuryazar olmadıkları tespit edildi. Aynı zamanda hastanemize başvuran hastaların büyük kısmının güvencesi yeşilkart idi. Bu da hastaların sosyoekonomik düzeylerinin düşük oluşunun bir göstergesiydi. Sosyoekonomik durum ve KOAH arasındaki ilişkiyi araştıran bir çalışmada düşük sosyoekonomik durum ile düşük FEV 1 ve FVC oranları arasında ilişki tespit edilmiştir (14). Ayrıca düşük sosyoekonomik düzeydeki bireylerde KOAH prevalansı belirgin olarak yüksek bulunmuştur. Bu durumun hava kirliliği, infeksiyonlara yatkınlık, soğuk ve nemli ortam gibi yaşam şartlarıyla ilgisi olduğu düşünülmektedir (5,6,10,14). Sosyoekonomik durumun düşük olması, hastalığa ait risk faktörlerini arttırabileceği gibi hastalığın ileri aşamalarında verilen tedavinin temini ve tedaviye uyum ve hastalığın takibi açısından da sorun oluşturmaktadır. Çalışmamızda da hastaların büyük oranda düşük sosyoekonomik düzeye sahip olmaları nedeniyle gerek tedaviye uyumlarında gerekse hastalık takiplerinde başarının düşük olduğu dikkati çekmektedir. Bu nedenle hastaların takip ve tedavilerinin başarı ile sürdürülebilmesi amacıyla, hastalara hastalıkları ve tedavileri hakkında eğitim verebilecek KOAH poliklinikleri ve merkezlerinin kurulması gerekmektedir. Çalışmamızda hastaları69.2 sinde sigara öyküsü vardı. Çalışmamızda sigarayı bırakma konusunda 83 (%32.4) hastanın sigarayı bıraktığı yönünde verilere ulaşıldı. Yapılan bir çalışmada sigarayı bı- 261

9 Eren A, Yurdakul AS, Atikcan Ş. rakma konusunda %30 hastaya öneride bulunulmuş, bunların ise %11 i sigarayı bırakmış (9). Sigaraya devam etme oranlarının yüksek çıkmasının, sigarayı bırakma öyküsünün eksik alınmasının yanında, toplumumuzda sigarayı bırakma konusunda hastaların yeterince bilinçli ve kararlı olmamasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Madenlerde, metal işleri-fırınlarda, ulaşımda, odun-kağıt işlerinde, inşaat-beton işlerinde, tahıl ve pamuk işlerinde, hayvan yemi ile ilgili işlerde çalışanlarda KOAH gelişme riski yüksektir (5,6,10). Çalışmamızda mesleksel maruziyet oranı, %32.7 idi. Bu mesleklerde çalışanların sigara içmemeleri, belli periyotlarla klinik ve laboratuvar incelemelerinin yapılması gerekmektedir. Prescott ve arkadaşlarının yaptıkları bir çalışmada KOAH ta kilo değişiminin prognostik değeri araştırılmış ve 1 ünite BKİ den fazla kaybı olan hastaların %30 u ağır KOAH lı olarak tespit edilmiş. Aynı zamanda KOAH ta kilo kaybının tüm mortalite nedenleri için bağımsız bir risk faktörü olduğu bulunmuş ve kilo alımının koruyucu bir etkisi olduğu düşünülmüş (15). Çalışmamızda 31 (%12.9) hastanın BKİ değeri 20 nin altındaydı. BKİ değeri düşük olan 18 (18/31) (%58) hasta ağır ataktaydı. Ancak BKİ ve FEV 1 değerleri arasında korelasyon saptanmadı (p> 0.05). Bu düşük oranların nedeninin, uzun dönemdeki kilo kayıplarını hastaların fark edememesi ya da kayıt edilememesi olduğu düşünülmektedir. BKİ si düşük olan KOAH lı hastaların uygun şekilde beslenmeleri prognozları açısından önem taşımaktadır. Ayrıca kilo kaybının akciğer malignitesi yönünden de uyarıcı olması gerekmektedir. KOAH ın kendisinin hemoptizi yapan bir neden olduğu bilinmektedir (16). İnfeksiyonlar, neoplazmlar, kardiyovasküler hastalıklar, travma, alveoler hemoraji, yabancı cisim ve kanama diyatezleri de hemoptiziye neden olabilir (5,6,17). Çalışmamızda, hemoptizi semptomuyla başvuran 28 (%7.6) hastanın 4 (%14.3) ünde akciğer malignitesi tespit edilmesi, bizi hemoptiziyi sadece KOAH a bağlama konusunda dikkatli olmamız hususunda uyarmaktadır. Hemoptiziye yol açan diğer nedenlerin dışlanması için gerekli ileri tetkiklerin yapılması, özellikle de bu hastalarda sigara içimi ve kilo kaybı öyküsünün sık bulunması nedeniyle malignite yönünden bronkoskopi ve toraks BT nin önerilmesi gerekmektedir. KOAH tanısında kullanılan testlerin başında SFT gelmektedir. Ayrıca SFT, hastalığın şiddetinin değerlendirilmesi ve prognozun belirlenmesi gibi amaçlarla da kullanılmaktadır (18). Çalışmamızda yapılan dosya analizlerinde, SFT bulguları Toraks Derneği nin Ulusal KOAH Tanı ve Tedavi Rehberi nde yer alan parametrelere uymayan hastalar dışlanmıştır (5). Ancak ülkemizde hastaların SFT ye uyum sağlayamamaları, KOAH ın tanısı ve ayırıcı tanısında çok büyük bir handikaptır. Redelmeier ve arkadaşları, FEV 1 in, mükemmel olarak uygulanabilen bir test olmadığını, hasta uyumunun çok önemli olduğunu vurgulamışlardır (19). Ayrıca O Brien ve arkadaşları, %30 hastada normal FEV 1 saptamışlar. Bu nedenle sadece FEV 1 deki bozulmayı dikkate alan BTS kriterleri kullanıldığında KOAH lı vakaların büyük kısmının atlanacağını düşünmüşler ve normal FEV 1 değerleri olan hastaları41 inde FEV 1 /FVC oranının < %70 olması ile karakterli hava yolu obstrüksiyonu saptamışlardır (20). Çalışmamızda FEV 1 değeri %70 in üzerinde olan 92 (%38.3) hastanın tamamının FEV 1 /FVC değeri %70 in altındaydı. Bu nedenle her iki parametrenin birlikte kullanılması gerektiğini düşünmekteyiz. Genellikle tanı konulması esnasında uygulanan bronkodilatör reversibilite testi, astım tanısının dışlanması, ulaşılabilecek en iyi akciğer işlevinin belirlenmesi, prognozun tahmin edilmesi ve tedaviyle ilişkili kararlara yön verilmesi açısından önemlidir (5,6). Çalışmamızda reversibilite testi 20 (%5.4) hastaya yapılmış ancak üç hasta teste uyum sağlayamamıştır. Onyedi (%4.6) hastada reversibilite testi pozitifti. Reversibilite testi kolay uygulanabilen bir tetkik değildir. Hastaların uyum sorunu mevcuttur. Çalışmamızda reversibilite testine az başvurulduğu saptandı. Reversibilite testininin her KOAH lı hastada uygulanması gerektiğini düşünmekteyiz. KOAH lı hastaların tamamının tanısında hava yolu akım kısıtlanması kriterinin akciğer fonksiyon testleri ile doğrulanamamış olması, çalışmamızın en önemli eksik tarafıdır. Bu durum, çalışmanın retrospektif olması ve hastaların SFT ye uyum sorunundan kaynaklanmaktadır. GOLD uzlaşı raporuna göre, FEV 1 değerleri %40 ın altında olan ya da klinik olarak solunum yetmezliği ya da sağ kalp yetmezliğini düşündüren bulguları olan hastalara AKG analizi önerilmektedir (6). Çalışmamızda 287 (%77.6) hastaya kan gazı analizi 262

10 Akut Atak ile Başvuran Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı Tanısı Alan 370 Olgunun Analizi yapılmıştır ve hastalardan kan gazı alınırken SFT sonuçlarının göz önünde bulundurulmadığı görülmüştür. Çıkış AKG lerinde, PaCO 2 değerlerinde görülen yüksekliğin, kontrolün az sayıda hastada yapılmış olmasının yanı sıra, evinde USOT tedavisi alan ya da USOT kararı verilecek hastalardan, çıkışta AKG alınmış olmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Difüzyon testi amfizemin diğer obstrüktif hastalıklardan ayrımında kullanılabilir. Çünkü DLCO, kronik bronşit ve astımda genellikle normaldir (5,6,18,21). Çalışmamızda hastaların 25 (%6.7) ine difüzyon testi yapılmış ve DLCO değerleri düşük olan KOAH lı hastaların amfizem ya da amfizem ve kronik bronşit tipinin birlikte olduğu olgular olduğu görülmüştür. KOAH ın ayırıcı tanısında DLCO nun başvurulması gereken bir test olduğunu düşünmekteyiz. Çalışmamızda hematokrit değerleri %55 in üzerinde olan 67 (%18) hastaya filebotomi uygulandığı görüldü. Filebotominin, pulmoner vasküler direnç ve pulmoner arter basıncını azaltmak gibi olumlu etkileri olmakla birlikte yararı tartışmalıdır (22). İspanya da yapılan çok merkezli bir çalışmada, KOAH alevlenmesi nedeniyle hastaneye yatırılan hastalarda alevlenmelerin büyük oranda, pulmoner rehabilitasyon yokluğu ve tedavi uyumsuzluğu gibi düzeltilebilen faktörlere bağlı olduğu bulunmuştur (9). Çalışmamızda 159 (%43) hastanın evde tedavi almadığı saptandı. Hastaların ataklar arasında kendilerini iyi hissetmelerinin ve ilaçların temininde sorun yaşamalarının rolü olduğu düşünülmektedir. Ayrıca tedaviyi aldığını söyleyen hastalarda bile inhaler tedaviye uyum sorunu yaşandığı, etkili dozda ilacın alınamadığı gözlenmektedir. Hastaların, hastalıkları konusunda bilgilendirilmelerinin gereği ortadadır. Bilgilendirmenin sağlık kuruluşlarının daha etkin şekilde kullanılmasını sağlayacağı ve ilaç uyumunu arttıracağı düşünülmektedir. Subkütan düşük moleküler ağırlıklı heparin tedavisinin profilaktik olarak uygulanması da son tedavi rehberlerinde önerilmiştir (6). Hastalara profilaktik düşük moleküler ağırlıklı heparin uygulanma eğiliminin bulunmadığı saptandı. Hastalarımıza steroid başlanma oranını37.3 olduğu tespit edilmiştir. GOLD uzlaşı raporunda akut atakta 10 günlük steroid tedavisi önerilmektedir (6). Düzenli glikokortikoid tedavisi sadece glikokortikosteroidlere yanıtın spirometreyle belgelendiği semptomatik KOAH lı hastalara ya da FEV 1 i bekleneni50 sinden düşük olan ve antibiyotikle ve/veya da oral glikokortikosteroid tedavisi gerektiren yineleyen alevlenmeleri olan hastalara uygulanması gerektiği belirtilmektedir (6). Çalışmamızda steroid reversibilitesi bakılma eğiliminin olmadığı tespit edilmiştir. KOAH akut ataklarında bronşiyal konsantrasyonu arttırmak için antibiyotiklerin yüksek dozda kullanılması, antibiyotiklerin uygulanma aralığının plazma yarılanma süresine göre ayarlanması ve ortalama 7-14 gün kullanılması önerilmektedir (5,6,23). Çalışmamızda, GOLD uzlaşı raporunda akut atakta antibiyotik başlanması hususundaki görüşlere uygun olarak hastaların %71.6 sına antibiyotik başlandığı tespit edilmiştir. En sık tercih edilen antibiyotik grubunun beta-laktamaz inhibitörlü beta-laktam antibiyotikler olduğu (%84.6) görülmüştür. Yapılan çalışmalarda anlamlı derecede bakteriyel kolonizasyonu bulunan hastaların klinik olarak tamamen asemptomatik olduğu ve bu nedenle bu mikroorganizmaların KOAH gelişimi ve tekrarlamasındaki rolünü ortaya koymanın zor olduğu belirtilmektedir (9,24,25). Ancak son yıllarda yapılan bir çalışmada ise, mikroorganizmaların moleküler tiplendirmesi yapılmış ve atak döneminde yeni zincirler tespit edilmiştir (26). Çalışmamızda hastaları43.8 inde ek hastalık tespit edilmiştir. Almagro ve arkadaşlarının yaptıkları bir çalışmada, komorbidite oranı yüksek olan hastalarda mortalite oranları da yüksek bulunmuştur (27). Hastalarımızdan eksitus olan 12 hastanın, 11 (%91.7) inde ek hastalık bulunuyordu. Hastaların oksijenin uzun süreli kullanımına dair sahip oldukları yanlış inanışları ve sosyal olarak konsantratör kullanımında yaşadıkları güçlükler nedeniyle uzun süreli oksijen tedavisine uyumlarının iyi olmadığı görüldü. KOAH lı olgularda USOT un yaşam süresi üzerine etkili olduğu, bu yüzden de etkin bir şekilde kullanılması gerektiğini düşünmekteyiz. Yapılan çalışmalarda pulmoner rehabilitasyon programının kronik bronşitli ya da bronşiyal astımlı hastaların egzersiz toleransını, dispnesini ve yaşam kalitesini düzelttiği görülmüştür (28,29). Çalışmamızda solunum egzersizleri ve postüral drenaj teknikleri öğretilen ve bunları evde uygulaması önerilen hastaların oranı %12.6 idi. Yurt dışında pulmoner rehabilitasyon sınırları çok iyi çizilmiş ve yaygın olarak kullanımı kabul edilmiş bir konu ol- 263

11 Eren A, Yurdakul AS, Atikcan Ş. masına rağmen ülkemizde bu konuya ilişkin yaklaşımlar çok sınırlı kalmaktadır. Hastaların solunum egzersizleri ve postüral drenaj teknikleri öğretilerek taburcu edilmesi önemlidir. Kor pulmonale gelişmesi hastalığın gidişini bozan bir klinik durumdur. Pulmoner hipertansiyonun mortalite ve morbidite üzerindeki etkileri göz önünde tutulduğunda, ağır KOAH lı hastalara rutin EKO yapılması önerilmektedir (30). Ancak ülkemiz koşullarında sosyal problemler nedeniyle her zaman yapılması mümkün olmamaktadır. Yapılan dosya analizlerinde hastaların 118 (%32) ine ekokardiyografik inceleme yapılmış ve hastaların 70 (%59.3) inde sağ kalp yetmezliği saptanmıştır. Hastaların tedavileri ve prognozları açısından özellikle ağır KOAH lı hastalara ekokardiyografik inceleme önerilmelidir. KOAH lı hastaların psikolojik durumları dikkatle değerlendirilmeli ve ciddi depresyonu olan hastalarda antidepresan tedavi ya da psikolojik destek sağlanmalıdır. Çalışmamızda hastaların depresyon yönünden değerlendirilmelerinin yapılmadığı görülmektedir. Depresyonla mortalite arasında yakından ilişki bulunması nedeniyle bu yönde bir değerlendirmenin yapılarak hastalara uygun psikolojik destek ve tedavinin sağlanması yaşam süresini uzatmak açısından yararlı olacaktır. Uykunun solunum üzerine etkileri iyi tanımlanmıştır (5,6,31). KOAH-OSAS birlikteliği de düşünülerek, OSAS semptomları açısından hastalar dikkatle sorgulanmalı, ancak her KOAH lı hastaya polisomnografi uygulanmamalıdır. Sonuç olarak, KOAH alevlenmesi nedeniyle hastaneye yatırılan hastaların büyük kısmında tedavi yetersizliğini düşündüren bulgular ve modifiye edilebilecek risk faktörleri saptanmıştır. Hastaların iyi monitörizasyonu ve bakım paternlerinin düzeltilmesi gerekmektedir. KOAH ın hastane ve poliklinik hizmetleri ile tanı ve tedavi işlemleri şeklinde olan direkt sosyoekonomik etkilerinin yanında, iş gücü ve üretim kayıplarına yol açması suretiyle indirekt etkileri de söz konusudur. En akılcı yaklaşım sigara içiminin toplumdaki yaygınlığının azaltılması olmalıdır. Bu amaçla sigarayı bıraktırma polikliniklerinin açılması ve hastaların buralara yönlendirilmesi gerekmektedir. Eğitim, hastalığın önlenmesinde olduğu kadar hastaların prognozları açısından da önemlidir. Hastaların ve ailenin KOAH hastalığı hakkında bilgilendirilmeleri gerekmektedir. Ayrıca kullanılan inhaler tedavinin etkin bir şekilde kullanılması için bu konuda eğitim verilmeli ve hastalar kontrollere geldiğinde bu durum tekrar kontrol edilmelidir. Tedavi kombinasyonlarında hastaların uyumlarının arttırılması için verilen ilaç sayısının minimum olarak planlanması ve hastaların ilaçların temini durumlarının da göz önünde bulundurulması gerekmektedir. KOAH hastalığının doğası ve önemini ortaya koymak için daha ileri incelemelere gerek olduğu açıktır. KAYNAKLAR 1. Murray CJ, Lopez AD. Alternative projections of mortality and disability by cause : Global burden disease study. Lancet 1997;349: American Thoracic Society. Standarts for the diagnosis and care of patients with chronic obstructive pulmonary disease. Am J Respir Crit Care Med 1995;152: Siafakas NM, Vermeire P, Pride NB, et al. European Respiratory Society Concensus Statement. Optimal assesment and management of chronic obstructive pulmonary disease. Eur Respir J 1995;8: British Thoracic Society. Diagnosis and management of stable COPD. Thorax 1997;52: Toraks Derneği Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı Tanı ve Tedavi Rehberi. In: Erdinç E, Erk M, Tatlıcıoğlu T, Kocabaş A, Süerdem M, Umut S, Mirici A, Yılmaz V, eds. KOAH Çalışma Grubu. 1. Baskı. Turgut Yayıncılık, Global Initiative for Chronic Obstructive Lung Disease. Global strategy for the diagnosis, managment, and prevention of chronic obstructive pulmonary disease NHLBI/WHO workshop report, World Health Organization. The world health report Making a difference. Geneva, T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlık İstatistikleri Ankara: SB APK Dairesi Yayınları, Garcia-Aymerich J, Berreiro E, Ferrero E, et al. Patients hospitalized for COPD have a high prevalance of modifiable risk factors for exacerbation (EFRAM study). Eur Respir J 2000;16: Özesmi M. Kronik obstrüktif akciğer hastalığında risk faktörleri. In: Umut S, Erdinç E, eds. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı. 2. Baskı. İstanbul: Toraks Kitapları, 2000; Feenstra TL, Van Genugten ML, Hoogenveen RT, et al. The impact of aging and smoking on the future burden of chronic obstructive pulmonary disease. A model analysis in the Netherlands. Am J Respir Crit Care Med 2001;164: Kocabaş A. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı epidemiyoloji ve doğal gelişim. In: Umut S, Erdinç E, eds. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı. 2. Baskı. İstanbul: Toraks Kitapları, 2000; Hoidal JR. Genetics of COPD: Present and future. Eur Respir J 2001;18:

12 Akut Atak ile Başvuran Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı Tanısı Alan 370 Olgunun Analizi 14. Prescott E, Lange P, Vestbo J, et al. Socioeconomic status, lung function and admission to hospital for COPD: Results from Copenhagen City Heart Study. Eur Respir J 1999;13: Prescott E, Almdal T, Mikkelsen KL, et al. Prognostic value of weight change in chronic obstructive pulmonary disease: Results from the Copenhagen City Hearth Study. Eur Respir J 2002;20: Akın M. Kronik obstrüktif akciğer hastalığında semptomlar. In: Umut S, Erdinç E, eds. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı. 2. Baskı. İstanbul: Toraks Kitapları, 2000; Özdemir Ö. Öykü alma ve semptomlar. In: Numanoğlu N, ed. Klinik solunum sistemi ve hastalıkları.ankara: Antıp Yayınları, 2001; Saryal SB. Kronik obstrüktif akciğer hastalığında tanı yöntemleri. In: Çavdar T, Ekim N, eds. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı. 2. Baskı. İstanbul: Toraks Kitapları, 2000; Redelmeier DA, Goldstein RS, Min ST, Hyland RH. Spirometry and dyspnea in patients with COPD. Chest 1996; 109: O Brien CP, Guest J, Hill SL, Stockley RA. Physiological and radiological characterisation of patients diagnosed with chronic obstructive pulmonary disease in primary care. Thorax 2000;55: Numanoğlu N, Çelik G, Erdem F, Alper D. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı. In: Alper D, ed. Klinik solunum sistemi ve hastalıkları. Ankara: Antıp Yayınları, 2001; Karabıyıkoğlu G. Kronik obstrüktif akciğer hastalığında pulmoner hipertansiyon. In: Umut S, Erdinç E, eds. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı. 2. Baskı. İstanbul: Toraks Kitapları, 2000; Arseven O. Kronik obstrüktif akciğer hastalığında antibiyotik kullanımı ve aşılar. In: Umut S, Erdinç E, eds. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı. 2. Baskı. İstanbul: Toraks Kitapları, 2000; Wilson R. Bacteria, antibiotics and COPD. Eur Respir J 2001;17: Wilson R, Dowling RB, Jackson AD. The biology of bacterial colonization and invasion of respiratory mucosa. Eur Respir J 1996;9: Sethi S, Evans N, et al. New strains of bacteria and exacerbations of chronic obstructive pulmonary disease. New Engl J Med 2002;347: Almagro P, Calbo E, De Echagüen AO, et al. Mortality after hospitalization for COPD. Chest 2002;121: Foglio K, Bianchi L, Bruletti G, et al. Long term effectiveness of pulmonary rehabilitation in patients with chronic airway obstruction. Eur Respir J 1999:13; Finnerty JP, Keeping I, Bruletti G, et al. The effectiveness of outpatient pulmonary rehabilitation in chronic lung disease. Chest 2001;119: Higham MA. Dawson D, Joshi J, et al. Utility of echocardiogaphy in assesment of pulmonary hipertension secondary to COPD. Eur Respir J 2001;17: McNicholas W. Impact of sleep in COPD. Chest 2000; 117: Yazışma Adresi Ayşegül EREN Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Keçiören/ANKARA 265

AÜTF İBN-İ SİNA HASTANESİ GÖĞÜS HASTALIKLARI POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN DEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ VE HASTALIKLARININ SİGARAYLA OLAN İLİŞKİSİ

AÜTF İBN-İ SİNA HASTANESİ GÖĞÜS HASTALIKLARI POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN DEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ VE HASTALIKLARININ SİGARAYLA OLAN İLİŞKİSİ AÜTF İBN-İ SİNA HASTANESİ GÖĞÜS HASTALIKLARI POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN DEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ VE HASTALIKLARININ SİGARAYLA OLAN İLİŞKİSİ BARAN E 1, KOCADAĞ S 1, AKDUR R 1, DEMİR N 2, NUMANOĞLU

Detaylı

Dünyanın En Önemli Sağlık Sorunu: Kronik Hastalıklar. Dr. H. Erdal Akalın, FACP, FIDSA, FEFIM (h)

Dünyanın En Önemli Sağlık Sorunu: Kronik Hastalıklar. Dr. H. Erdal Akalın, FACP, FIDSA, FEFIM (h) Dünyanın En Önemli Sağlık Sorunu: Kronik Hastalıklar Dr. H. Erdal Akalın, FACP, FIDSA, FEFIM (h) Sağlık Sisteminde Karışıklığa Yol Açabilecek Gelişmeler Bekleniyor Sağlık harcamalarında kısıtlama (dünya

Detaylı

KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI (KOAH) TANIMI SINIFLAMASI RİSK FAKTÖRLERİ PATOFİZYOLOJİSİ EPİDEMİYOLOJİSİ

KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI (KOAH) TANIMI SINIFLAMASI RİSK FAKTÖRLERİ PATOFİZYOLOJİSİ EPİDEMİYOLOJİSİ KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI (KOAH) TANIMI SINIFLAMASI RİSK FAKTÖRLERİ PATOFİZYOLOJİSİ EPİDEMİYOLOJİSİ ÖĞRENİM HEDEFLERİ KOAH tanımını söyleyebilmeli, KOAH risk faktörlerini sayabilmeli, KOAH patofizyolojisinin

Detaylı

KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI TEDAVİSİNDE GELİŞMELER

KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI TEDAVİSİNDE GELİŞMELER KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI TEDAVİSİNDE GELİŞMELER Dr. Ali Kocabaş GİRİŞ Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH); tam olarak geri-dönüşümlü olmayan ve genellikle yavaş bir ilerleme gösteren

Detaylı

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığının Akut Atağında Reversibl Hiperkapni

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığının Akut Atağında Reversibl Hiperkapni Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığının Akut Atağında Reversibl Hiperkapni Özkan KIZKIN*, Süleyman Savaş HACIEVLİYAGİL*, Hakan GÜNEN*, Saim YOLOĞLU** * İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları

Detaylı

Kronik Öksürük. Dr. Kürşat Uzun N.E. Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD ve Yoğun Bakım Bilim Dalı

Kronik Öksürük. Dr. Kürşat Uzun N.E. Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD ve Yoğun Bakım Bilim Dalı Kronik Öksürük Dr. Kürşat Uzun N.E. Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD ve Yoğun Bakım Bilim Dalı Epidemiyoloji Polikliniklerde en sık 5. şikayet %88-100 neden saptanıyor Spesifik tedavi

Detaylı

KOAH lı Hastalarda Sağlık Eğitiminin Etkisinin Değerlendirilmesi

KOAH lı Hastalarda Sağlık Eğitiminin Etkisinin Değerlendirilmesi KOAH lı Hastalarda Sağlık Eğitiminin Etkisinin Değerlendirilmesi Ayşe GÜNER*, Nazlı ATAK* * Ankara Üniversitesi Sağlık Eğitim Yüksek Okulu, ANKARA ÖZET Bu çalışma, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH)

Detaylı

ALT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI. Prof. Dr. Abdullah Sayıner

ALT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI. Prof. Dr. Abdullah Sayıner ALT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI Prof. Dr. Abdullah Sayıner Akut bronşit Beş günden daha uzun süren öksürük (+/- balgam) Etkenlerin tamama yakını viruslar Çok küçük bir bölümünden Mycoplasma, Chlamydia,

Detaylı

SOLUNUM SİSTEMİ HASTALARINDA EVDE SAĞLIK UYGULAMALARI

SOLUNUM SİSTEMİ HASTALARINDA EVDE SAĞLIK UYGULAMALARI SOLUNUM SİSTEMİ HASTALARINDA EVDE SAĞLIK UYGULAMALARI Yrd. Doç. Dr. Sibel KÜÇÜK Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Solunum Sistemi Hastalıklarında Evde Bakımın Amacı Progresyonu önlemek,

Detaylı

Sunum planı. Epidemiyoloji Tanım Sınıflama Değerlendirme Tedavi Özet

Sunum planı. Epidemiyoloji Tanım Sınıflama Değerlendirme Tedavi Özet Sunum planı Epidemiyoloji Tanım Sınıflama Değerlendirme Tedavi Özet En sık hekime başvuru nedeni Okul çağındaki çocuklarda %35-40 viral enfeksiyonlar sonrası 10 gün %10 çocukta 25 günü geçer. Neye öksürük

Detaylı

Kalp Yetersizliğinde Güncel Tedavi Doç. Dr. Bülent Özdemir

Kalp Yetersizliğinde Güncel Tedavi Doç. Dr. Bülent Özdemir Kalp Yetersizliğinde Güncel Tedavi Doç. Dr. Bülent Özdemir Kalp yetmezliği Ventrikülün dolumunu veya kanı pompalamasını önleyen yapısal veya işlevsel herhangi bir kalp bozukluğu nedeniyle oluşan karmaşık

Detaylı

Koah lı Kadın Hastalardaki Risk Faktörleri. Risk Factors for Chronic Obstructive Pulmonary Disease in Women

Koah lı Kadın Hastalardaki Risk Faktörleri. Risk Factors for Chronic Obstructive Pulmonary Disease in Women Dicle Tıp Dergisi, 2006 Cilt:33, Sayı: 4, (215-219) Koah lı Kadın Hastalardaki Risk Faktörleri Arzu Yakışan*, Ömer Özbudak*, Aykut Çilli*, Candan Öğüş*, Tülay Özdemir* ÖZET Ülkemiz kırsal bölgelerinde

Detaylı

Birinci Basamakta Hasta Çocuğa Yaklaşım

Birinci Basamakta Hasta Çocuğa Yaklaşım Birinci Basamakta Hasta Çocuğa Yaklaşım 1 Çocuk Sağlığında Eşitsizlikler (DSÖ verileri 1999) Yılda 10 milyon çocuk 5. yaşlarını kutlayamadan ölmektedir 2020 e kadar aynı Geri kalmış-gelişmekte olan ülkelerde

Detaylı

GARD Türkiye Projesi. Kronik solunum hastalıkları Evde Sağlık Hizmetleri

GARD Türkiye Projesi. Kronik solunum hastalıkları Evde Sağlık Hizmetleri GARD Türkiye Projesi Kronik solunum hastalıkları Evde Sağlık Hizmetleri KBYM Triaj Bilgilendirme Eğitim İleri teknoloji hastaneleri 2. Basamak hastane Evde bakım I. basamak Acil Servisler Özel bakım kuruluşları

Detaylı

Uykuda Solunum Bozuklukları Merkezimize Başvuran Hastaların Demografik Özellikleri, Tedavi Yöntemleri ve Tedaviye Uyumları

Uykuda Solunum Bozuklukları Merkezimize Başvuran Hastaların Demografik Özellikleri, Tedavi Yöntemleri ve Tedaviye Uyumları Uykuda Solunum Bozuklukları Merkezimize Başvuran Hastaların Demografik Özellikleri, Tedavi Yöntemleri ve Tedaviye Uyumları E. Sevil Akkurt, Özlem D. Birben, Şerife S. Bozbaş, Elif Küpeli, Serdar Demirtaşoğlu,

Detaylı

KOAH DA KLİNİK ÖZELLİKLER VE TANI

KOAH DA KLİNİK ÖZELLİKLER VE TANI KOAH DA KLİNİK ÖZELLİKLER VE TANI Prof. Dr. A. Füsun Topçu Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD, Diyarbakır KLİNİK ÖZELLİKLER KOAH ın tipik semptomları; 1-Öksürük 2-Balgam 3-Nefes darlığı

Detaylı

17.08.2012-KOAH TEDAVİSİNDE SFT ZORUNLULUĞUNUN KALDIRILMASINA HÜKMEDEN SUT MADDELERİNE YÖNELİK SPÇG GÖRÜŞÜ

17.08.2012-KOAH TEDAVİSİNDE SFT ZORUNLULUĞUNUN KALDIRILMASINA HÜKMEDEN SUT MADDELERİNE YÖNELİK SPÇG GÖRÜŞÜ 17.08.2012-KOAH TEDAVİSİNDE SFT ZORUNLULUĞUNUN KALDIRILMASINA HÜKMEDEN SUT MADDELERİNE YÖNELİK SPÇG GÖRÜŞÜ GİRİŞ Ülkemizde KOAH prevalansı 40 yaş üzeri erişkin nüfusta %19 dur, diğer bir ifadeyle yaklaşık

Detaylı

Astım tedavisinde yaygın olarak yapılan yanlışlar vardır. Bu doğru bilinen yanlışların düzeltilmesi

Astım tedavisinde yaygın olarak yapılan yanlışlar vardır. Bu doğru bilinen yanlışların düzeltilmesi Bölüm 17 Astım Tedavisinde Yapılan Yanlışlar Astım Tedavisinde Yapılan Yanlışlar Dr. Gülhan AYHAN ve Dr. Ömer AYTEN Astım tedavisinde yaygın olarak yapılan yanlışlar vardır. Bu doğru bilinen yanlışların

Detaylı

Alevlenmelerin en yaygın nedeni, trakeobronşiyal enfeksiyonlar ve hava kirliliğidir. Şiddetli alevlenmelerin üçte birinde neden saptanamamaktadır

Alevlenmelerin en yaygın nedeni, trakeobronşiyal enfeksiyonlar ve hava kirliliğidir. Şiddetli alevlenmelerin üçte birinde neden saptanamamaktadır Toraks Derneği, Göğüs Hastalıkları Uzmanları ve solunum hastalıkları alanında çalışan diğer uzmanlık dallarındaki hekimler tarafından 1992 de kurulan bir ulusal uzmanlık derneğidir. Toraks Derneği nin

Detaylı

AİLE HEKİMLERİ İÇİN GÖĞÜS HASTALIKLARI

AİLE HEKİMLERİ İÇİN GÖĞÜS HASTALIKLARI AİLE HEKİMLERİ İÇİN GÖĞÜS HASTALIKLARI, Prof. Dr. Muzaffer METİNTAŞ,, Doç. Dr. Akın KAYA 1. Baskı 2011 ISBN : 978-605-88844-6-5 2011 Sentez Matbaacılık ve Yayıncılık Ltd. Şti. Büyük Sanayi 1. Cadde Çavuşoğlu

Detaylı

Araştırmalar / Original Articles Kadın ile Erkek KOAH lı Olguların Karşılaştırılması

Araştırmalar / Original Articles Kadın ile Erkek KOAH lı Olguların Karşılaştırılması ISSN 13-2961 Tüm hakları saklıdır, tamamen ve kısmen tıpkıbasımı yasaktır Araştırmalar / Original Articles ile KOAH lı Olguların Karşılaştırılması Comparison of Male and Female COPD Subjects İlknur Başyiğit

Detaylı

SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ. Doç Dr Tunçalp Demir

SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ. Doç Dr Tunçalp Demir SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ Doç Dr Tunçalp Demir SFT-SINIFLANDIRMA A-)Spirometrik inceleme 1. Basit spirometri 2. Akım-volüm halkası a)maksimal volenter ventilasyon (MVV) b)reversibilite c)bronş provokasyonu

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. ...(Pejman Golabi)...Göğüs Hastalıkları Uzmanı. : Acıbadem Maslak hastanesi, Büyükdere Caddesi No:40 Maslak Sarıyer İstanbul

ÖZGEÇMİŞ. ...(Pejman Golabi)...Göğüs Hastalıkları Uzmanı. : Acıbadem Maslak hastanesi, Büyükdere Caddesi No:40 Maslak Sarıyer İstanbul ÖZGEÇMİŞ...(Pejman Golabi)......Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doğum Tarihi : 05.05.1974 Doğum Yeri İş Adresi : Tahran-İran : Acıbadem Maslak hastanesi, Büyükdere Caddesi No:40 Maslak Sarıyer İstanbul Telefon:

Detaylı

2013 2014 ÖĞRETİM YILI GÖĞÜS HASTALIKLARI STAJI DERS PROGRAMI (D GRUBU 2. Eylül. 2013 20. Eylül. 2013)

2013 2014 ÖĞRETİM YILI GÖĞÜS HASTALIKLARI STAJI DERS PROGRAMI (D GRUBU 2. Eylül. 2013 20. Eylül. 2013) 2013 2014 ÖĞRETİM YILI GÖĞÜS HASTALIKLARI STAJI DERS PROGRAMI (D GRUBU 2. Eylül. 2013 20. Eylül. 2013) 2. Eylül. 2013. Pazartesi 8.30 9.20 Staj konusunda bilgilenme Dr. Şule Kaya 9.30 10.20 Göğüs hastalıklarında

Detaylı

Pulmoner Emboli Profilaksisi. Tanım. Giriş. Giriş 12.06.2010. Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD. Pulmoneremboli(PE):

Pulmoner Emboli Profilaksisi. Tanım. Giriş. Giriş 12.06.2010. Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD. Pulmoneremboli(PE): Pulmoner Emboli Profilaksisi Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD m Pulmoneremboli(PE): Bir pulmonerartere kan pıhtısının yerleşmesi Distaldeki akciğer parankimine kan sağlanaması Giriş Tipik

Detaylı

Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke

Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji 12/o4/2014 Akılcı antibiyotik kullanımı Antibiyotiklere

Detaylı

KOAH Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

KOAH Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir? KOAH NE DEMEKTİR? KOAH Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir? Hastalar için özet bilgiler KOAH nedir? KOAH, hastalığın belli başlı özelliklerinin tanımını içinde barındıran Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı teriminin

Detaylı

(İnt. Dr. Doğukan Danışman)

(İnt. Dr. Doğukan Danışman) (İnt. Dr. Doğukan Danışman) *Amaç: Sigara ve pankreas kanseri arasında doz-yanıt ilişkisini değerlendirmek ve geçici değişkenlerin etkilerini incelemektir. *Yöntem: * 6507 pankreas olgusu ve 12 890 kontrol

Detaylı

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi 1 İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi 2015-2016 Eğitim Öğretim Yılı Dönem IV GÖĞÜS HASTALIKLARI STAJI Stajyer Öğrenci Karnesi Hazırlayan Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı 2 GÖĞÜS HASTALIKLARI

Detaylı

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu Sağlık Hizmetlerinin Özellikleri Ergenin yaşına, gelişim düzeyine uygun Bireysel, kültürel ve sosyoekonomik farklılıklara

Detaylı

2015 2016 ÖĞRETİM YILI GÖĞÜS HASTALIKLARI STAJI DERS PROGRAMI. Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Görevli Öğretim Üyeleri: Prof. Dr.

2015 2016 ÖĞRETİM YILI GÖĞÜS HASTALIKLARI STAJI DERS PROGRAMI. Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Görevli Öğretim Üyeleri: Prof. Dr. 2015 2016 ÖĞRETİM YILI GÖĞÜS HASTALIKLARI STAJI DERS PROGRAMI Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Görevli Öğretim Üyeleri: Prof. Dr. Ahmet Akkaya Prof. Dr Münire Çakır Doç.Dr. Ahmet Bircan Doç Dr. Önder Öztürk

Detaylı

VAKA SUNUMU. Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi

VAKA SUNUMU. Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi VAKA SUNUMU Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi ÖYKÜ 58 yaşında, erkek hasta, emekli memur, Ankara 1989: Tip 2 DM tanısı konularak, oral antidiyabetik

Detaylı

SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİNDE TEMEL KAVRAMLAR

SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİNDE TEMEL KAVRAMLAR SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİNDE TEMEL KAVRAMLAR ÖĞRENİM HEDEFLERİ SFT parametrelerini tanımlayabilmeli, SFT ölçümünün doğru yapılıp yapılmadığını açıklayabilmeli, SFT sonuçlarını yorumlayarak olası tanıyı

Detaylı

UÜ-SK GÖĞÜS HASTALIKLARI VE TÜBERKÜLOZ ANABİLİM DALI HİZMET KAPSAMI

UÜ-SK GÖĞÜS HASTALIKLARI VE TÜBERKÜLOZ ANABİLİM DALI HİZMET KAPSAMI Rev. No : 03 Rev.Tarihi : 28 Şubat 2012 1 / 6 1. : Göğüs Hastalıkları ve Tb Anabilim Dalı, 12 yaşın üzerindeki ayaktan ve yatan hastalara tanı ve tedavi hizmetleri sunmaktadır. Bu hizmet haftada 7 gün

Detaylı

TÜTÜN VE ASTIM. Kısa Ders 2 Modül: Tütünün Solunum Sistemine Etkileri

TÜTÜN VE ASTIM. Kısa Ders 2 Modül: Tütünün Solunum Sistemine Etkileri TÜTÜN VE ASTIM Kısa Ders 2 Modül: Tütünün Solunum Sistemine Etkileri Kısa Dersimizin Hedefleri KISA DERSİMİZİN AMACI: Öğrencileri tütünün astım üzerindeki zararlı etkileri ile astım hastalarına ve ebeveynlerine

Detaylı

Kronik Obstrüktif Akci er Hastal nda Atak: Antibiyotik Kullan m

Kronik Obstrüktif Akci er Hastal nda Atak: Antibiyotik Kullan m .Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri Ak lc Antibiyotik Kullan m ve Eriflkinde Toplumdan Edinilmifl Enfeksiyonlar Sempozyum Dizisi No: 31 Kas m 2002; s. 187-193 Kronik Obstrüktif

Detaylı

Kardiyovasküler hastalıklardan korunmak için 5 önemli neden :

Kardiyovasküler hastalıklardan korunmak için 5 önemli neden : 2008 İskemik Kalp Hastalıklarında Primer ve Sekonder Korunma Doç. Dr. Mehdi Zoghi Kardiyovasküler hastalıklardan korunmak için 5 önemli neden : 1. Kardiyovasküler hastalıklar (KVH) erken ölümlerin başlıca

Detaylı

2014 2015 ÖĞRETİM YILI GÖĞÜS HASTALIKLARI STAJI DERS PROGRAMI (D GRUBU 8. Eylül. 2014 26. Eylül. 2014)

2014 2015 ÖĞRETİM YILI GÖĞÜS HASTALIKLARI STAJI DERS PROGRAMI (D GRUBU 8. Eylül. 2014 26. Eylül. 2014) 2014 2015 ÖĞRETİM YILI GÖĞÜS HASTALIKLARI STAJI DERS PROGRAMI (D GRUBU 8. Eylül. 2014 26. Eylül. 2014) 8. Eylül. 2014. Pazartesi 8.30 9.20 Staj konusunda bilgilenme Dr. Şule Kaya 9.30 10.20 Göğüs hastalıklarında

Detaylı

PULMONER REHABİLİTASYON ÜNİTESİ NASIL YAPILANDIRILMALI

PULMONER REHABİLİTASYON ÜNİTESİ NASIL YAPILANDIRILMALI PULMONER REHABİLİTASYON ÜNİTESİ NASIL YAPILANDIRILMALI Doç. Dr. PINAR ERGÜN Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi PULMONER REHABİLİTASYON ve EVDE BAKIM MERKEZİ Pulmoner

Detaylı

Kronik Solunum Yetmezlikli Olgularda Nazal İntermittan Pozitif Basınçlı Ventilasyon (NIPPV) Etkinliği ve Takipte Karşılaşılan Sorunlar #

Kronik Solunum Yetmezlikli Olgularda Nazal İntermittan Pozitif Basınçlı Ventilasyon (NIPPV) Etkinliği ve Takipte Karşılaşılan Sorunlar # Kronik Solunum Yetmezlikli Olgularda Nazal İntermittan Pozitif Basınçlı Ventilasyon (NIPPV) Etkinliği ve Takipte Karşılaşılan Sorunlar # Özlem URAL GÜRKAN*, Gökhan ÇELİK*, Akın KAYA*, Özlem KUMBASAR*,

Detaylı

Toplum başlangıçlı Escherichia coli

Toplum başlangıçlı Escherichia coli Toplum başlangıçlı Escherichia coli nin neden olduğu üriner sistem infeksiyonlarında siprofloksasin direnci ve risk faktörleri: Prospektif kohort çalışma Türkan TÜZÜN 1, Selda SAYIN KUTLU 2, Murat KUTLU

Detaylı

KOAH ALEVLENMELERİNDE TANI VE TEDAVİ YAKLAŞIMI

KOAH ALEVLENMELERİNDE TANI VE TEDAVİ YAKLAŞIMI KOAH ALEVLENMELERİNDE TANI VE TEDAVİ YAKLAŞIMI ÖĞRENİM HEDEFLERİ KOAH alevlenme tanımını söyleyebilmeli, KOAH alevlenmelerine yol açan nedenleri sayabilmeli, KOAH alevlenme ağırlığını sınıflayabilmeli,

Detaylı

TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER

TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER Doç.Dr. Belgüzar Kara*, Özge KILIÇ** *GATA Hemşirelik Yüksekokulu, **GATA Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları

Detaylı

Çocuklarda Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu (ARDS) ve Tedavisi. Tolga F. Köroğlu Dokuz Eylül Üniversitesi

Çocuklarda Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu (ARDS) ve Tedavisi. Tolga F. Köroğlu Dokuz Eylül Üniversitesi Çocuklarda Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu (ARDS) ve Tedavisi Tolga F. Köroğlu Dokuz Eylül Üniversitesi 1967: 18.07.2013 2 Tarihçe 1967 Acute Respiratory Distress in Adults 1971 Adult Respiratory Distress

Detaylı

Hazırlayan ekip : Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Çalışma Grubu. Üyeler - Dr.Baktash Morrad - Dr.Ayşe Hüseyinoğlu - Dr.

Hazırlayan ekip : Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Çalışma Grubu. Üyeler - Dr.Baktash Morrad - Dr.Ayşe Hüseyinoğlu - Dr. Genç Kardiyologlar Grup Sorumlusu - Prof.Dr.Oktay Ergene Bilimsel İçeriğin Değerlendirilmesi, Son Düzenleme - Prof.Dr. Recep Demirbağ Düzenleme, Gözden Geçirme - Uz.Dr.Rida Berilğen - Uz.Dr.Barış Düzel

Detaylı

hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması

hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması Tuncay Güçlü S.B. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Biyokimya Bölümü 16-18 Ekim 2014, Malatya GİRİŞ Kronik

Detaylı

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Nonkardiyojenik Akciğer Ödemi Şok Akciğeri Travmatik Yaş Akciğer Beyaz Akciğer Sendromu

Detaylı

ALZHEİMER ve HALK SAĞLIĞI. Doç. Dr. Suphi VEHİD

ALZHEİMER ve HALK SAĞLIĞI. Doç. Dr. Suphi VEHİD ALZHEİMER ve HALK SAĞLIĞI Alzheimer hastalığı (AH) ilk kez, yaklaşık 100 yıl önce tanımlanmıştır. İlerleyici zihinsel işlev bozukluğu ve davranış değişikliği yakınmaları ile hastaneye yatırılıp beş yıl

Detaylı

Prof. Dr. Demir Budak Dekan. Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten 2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 2

Prof. Dr. Demir Budak Dekan. Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten 2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 2 Yeni Yüzyıl Üniversitesi TIP FAKÜLTESİ Prof. Dr. Demir Budak Dekan Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten 215 216 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 2 DERS KURULU YÜRÜTME KURULU DÖNEM III KOORDİNATÖRÜ:

Detaylı

Göğüs ğ Hastalıkları Servisinde İzlenen 90 Yaş ve Üzeri Geriatrik Hastaların Değerlendirilmesi

Göğüs ğ Hastalıkları Servisinde İzlenen 90 Yaş ve Üzeri Geriatrik Hastaların Değerlendirilmesi doi 10.5578/tt.5599 Geliş Tarihi/Received: 31.05.2013 Kabul Ediliş Tarihi/Accepted: 30.01.2014 KLİNİK ÇALIŞMA RESEARCH ARTICLE Göğüs ğ Hastalıkları Servisinde İzlenen 90 Yaş ve Üzeri Geriatrik Hastaların

Detaylı

Cost of asthma hospitalizations in a pulmonary clinic of a state hospital

Cost of asthma hospitalizations in a pulmonary clinic of a state hospital Devlet hastanesi göğüs hastalıkları servisinde yatan hastalarda astım maliyeti Cost of asthma hospitalizations in a pulmonary clinic of a state hospital ARAŞTIRMA RESEARCH ARTICLE Asthma Allergy Immunol

Detaylı

ÖZET Amaç: Yöntem: Bulgular: Sonuçlar: Anahtar Kelimeler: ABSTRACT Rational Drug Usage Behavior of University Students Objective: Method: Results:

ÖZET Amaç: Yöntem: Bulgular: Sonuçlar: Anahtar Kelimeler: ABSTRACT Rational Drug Usage Behavior of University Students Objective: Method: Results: ÖZET Amaç: Bu araştırma, üniversite öğrencilerinin akılcı ilaç kullanma davranışlarını belirlemek amacı ile yapılmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı-kesitsel türde planlanan araştırmanın evrenini;; bir kız ve

Detaylı

GARD Türkiye Projesi PULMONER REHABİLİTASYON

GARD Türkiye Projesi PULMONER REHABİLİTASYON GARD Türkiye Projesi PULMONER REHABİLİTASYON Pulmoner Rehabilitasyon; ERS/ATS Pulmoner rehabilitasyon kronik solunum hastalığı olup semptomatik ve sıklıkla günlük yaşam aktiviteleri azalmış olgularda kanıta

Detaylı

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur.

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur. Dr.Armağan HAZAR ZATÜRRE (PNÖMONİ) Zatürre yada tıbbi tanımla pnömoni nedir? Halk arasında zatürre olarak bilinmekte olan hastalık akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. Tedavi edilmediği takdirde ölümcül

Detaylı

ASTIM TANI ve TEDAVİSİ

ASTIM TANI ve TEDAVİSİ ASTIM TANI ve TEDAVİSİ TANIM Nöbetler şeklinde öksürük, dispne, hışıltılı solunum, göğüste tıkanıklık yakınmaları Diffüz, değişken, genellikle reverzibl hava yolu obstrüksiyonu Bronş aşırı duyarlılığı

Detaylı

BRONŞ DUYARLILIK TESTLERİ. Prof. Dr. Tunçalp Demir

BRONŞ DUYARLILIK TESTLERİ. Prof. Dr. Tunçalp Demir BRONŞ DUYARLILIK TESTLERİ Prof. Dr. Tunçalp Demir BRONŞ DUYARLILIK TESTLERİ 1.)REVERSİBİLİTE 2.)BRONŞ PROVOKASYON TESTLERİ REVERSİBİLİTE Tanım Havayolu obstrüksiyonu bulunan olgularda, farmakolojik bir

Detaylı

A) Solunumsal uyku hastalıklarında NĐMV cihazları verilme ilkeleri;

A) Solunumsal uyku hastalıklarında NĐMV cihazları verilme ilkeleri; 20.4.15. Non-invaziv mekanik ventilasyon cihazları (NĐMV) A) Solunumsal uyku hastalıklarında NĐMV cihazları verilme ilkeleri; 1. NĐMV cihazı verilecek hastalıklar; Uluslararası uyku bozuklukları sınıflamasına

Detaylı

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalarında Evde Uzun Süreli Oksijen Tedavisi #

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalarında Evde Uzun Süreli Oksijen Tedavisi # Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalarında Evde Uzun Süreli Oksijen Tedavisi # Bülent TUTLUOĞLU*, Sibel ATIŞ****, Cengiz ÖZGE***, Banu SALEPÇİ**, Yaşar YILMAZKAYA** * İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi

Detaylı

Özel Bir Hastanede Diyabet Polikliniğine Başvuran Hastalarda İnsülin Direncini Etkileyen Faktörlerin Araştırılması

Özel Bir Hastanede Diyabet Polikliniğine Başvuran Hastalarda İnsülin Direncini Etkileyen Faktörlerin Araştırılması Özel Bir Hastanede Diyabet Polikliniğine Başvuran Hastalarda İnsülin Direncini Etkileyen Faktörlerin Araştırılması 20 24 Mayıs 2009 tarihleri arasında Antalya da düzenlenen 45. Ulusal Diyabet Kongresinde

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

Sigarayı Bırakma Poliklinikleri Yapılandırılması. Doç Dr Zeynep Ayfer Aytemur İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı

Sigarayı Bırakma Poliklinikleri Yapılandırılması. Doç Dr Zeynep Ayfer Aytemur İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Sigarayı Bırakma Poliklinikleri Yapılandırılması Doç Dr Zeynep Ayfer Aytemur İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Sigara bırakma poliklinikleri, rutin poliklinik hizmetlerinden

Detaylı

Tütün Kullanımı Hastalık Yükü ve Epidemiyolojisi

Tütün Kullanımı Hastalık Yükü ve Epidemiyolojisi Tütün Kullanımı Hastalık Yükü ve Epidemiyolojisi Doç.Dr.Mustafa N.İLHAN Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı mnilhan@gazi.edu.tr Sağlık Tanımı (DSÖ) Yalnızca sakatlık ve hastalık

Detaylı

Yoğun Bakım Ünitesinde Gelişen Kandida Enfeksiyonları ve Mortaliteyi Etkileyen Risk Faktörleri

Yoğun Bakım Ünitesinde Gelişen Kandida Enfeksiyonları ve Mortaliteyi Etkileyen Risk Faktörleri Yoğun Bakım Ünitesinde Gelişen Kandida Enfeksiyonları ve Mortaliteyi Etkileyen Risk Faktörleri Emel AZAK, Esra Ulukaya, Ayşe WILLKE Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik

Detaylı

YOĞUN BAKIM ÜNİTELERİNDE GELİŞEN SAĞLIK BAKIMI İLE İLİŞKİLİ ENFEKSİYONLARIN MALİYET ANALİZİ

YOĞUN BAKIM ÜNİTELERİNDE GELİŞEN SAĞLIK BAKIMI İLE İLİŞKİLİ ENFEKSİYONLARIN MALİYET ANALİZİ YOĞUN BAKIM ÜNİTELERİNDE GELİŞEN SAĞLIK BAKIMI İLE İLİŞKİLİ ENFEKSİYONLARIN MALİYET ANALİZİ Dr. Ercan YENİLMEZ Kasımpaşa Asker Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Servisi Sunum Planı Giriş Gereç ve Yöntemler

Detaylı

Mustafa Kemal YILDIRIM*, Tülay TUNÇER PEKER*, Dilek KARAASLAN*, Betül MERMİ CEYHAN**, Oktay PEKER***

Mustafa Kemal YILDIRIM*, Tülay TUNÇER PEKER*, Dilek KARAASLAN*, Betül MERMİ CEYHAN**, Oktay PEKER*** Mustafa Kemal YILDIRIM*, Tülay TUNÇER PEKER*, Dilek KARAASLAN*, Betül MERMİ CEYHAN**, Oktay PEKER*** Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Anesteziyoloji AD*, Biyokimya AD**, Kalp Damar Cerrahi

Detaylı

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Sendromu Veno- Oklüzif Hastalık Engraftman Sendromu Hemşirelik İzlemi Vakamızda: KİT (+14)-

Detaylı

Ameliyat Riskinin Değerlendirilmesinde Akciğer Kapasitesi Akif Turna

Ameliyat Riskinin Değerlendirilmesinde Akciğer Kapasitesi Akif Turna Ameliyat Riskinin Değerlendirilmesinde Akciğer Kapasitesi Akif Turna Ameliyatın Riski Ameliyatın Riski Major akciğer ameliyatı yapılacak hastalarda risk birden fazla faktöre bağlıdır. Ameliyatın Riski

Detaylı

EVDE BAKIM HİZMET DENEYİMLERİ:KAMUDA

EVDE BAKIM HİZMET DENEYİMLERİ:KAMUDA EVDE BAKIM HİZMET DENEYİMLERİ:KAMUDA Doç. Dr. Pemra C.ÜNALAN Ast. Dr. Özge Doğan Marmara Üniversitesi Pendik EAH Evde Sağlık Birimi EVDE SAĞLIKTA HASTA TAKİBİ... Evde sağlık hizmeti alan hastaların ayaktan

Detaylı

Halı Mağazası Çalışanlarında Solunumsal Yakınmalar ve Solunum Fonksiyon Testleri #

Halı Mağazası Çalışanlarında Solunumsal Yakınmalar ve Solunum Fonksiyon Testleri # Halı Mağazası Çalışanlarında Solunumsal Yakınmalar ve Solunum Fonksiyon Testleri # Sibel ÖZKURT*, Fatma FİŞEKÇİ*, Sevin BAŞER*, Remzi ALTIN*, Beyza AKDAĞ** * Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs

Detaylı

Fatma Burcu BELEN BEYANI

Fatma Burcu BELEN BEYANI 10.Pediatrik Hematoloji Kongresi Araştırma Destekleri/ Baş Araştırıcı Çalıştığı Firma (lar) Danışman Olduğu Firma (lar) Hisse Senedi Ortaklığı Fatma Burcu BELEN BEYANI Sunumum ile ilgili çıkar çatışmam

Detaylı

Astım ve/veya Allerjik Rinitli Hastalar, Hastalıkları Hakkında Bilgi Edinmek İçin İnterneti Kullanıyorlar mı?

Astım ve/veya Allerjik Rinitli Hastalar, Hastalıkları Hakkında Bilgi Edinmek İçin İnterneti Kullanıyorlar mı? Araştırmalar Astım ve/veya Allerjik Rinitli Hastalar, Hastalıkları Hakkında Bilgi Edinmek İçin i lar mı? Ö. ABADOĞLU* * Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Allerjik

Detaylı

UÜ-SK AİLE HEKİMLİĞİ ANABİLİM DALI HİZMET KAPSAMI

UÜ-SK AİLE HEKİMLİĞİ ANABİLİM DALI HİZMET KAPSAMI Rev. No : 03 Rev.Tarihi : 28 Şubat 2012 1 / 5 1 HİZMET KAPSAMI: Aile Hekimliği Anabilim Dalı yaş, cinsiyet, yakınma, hastalık ayrımı yapmaksızın, yaşamın bütün evrelerinde ve süreklilik içinde, sağlığın

Detaylı

KOAH ALEVLENME VE ASTIM ATAK

KOAH ALEVLENME VE ASTIM ATAK Türkiye Acil Tıp Derneği Asistan Oryantasyon Eğitimi KOAH ALEVLENME VE ASTIM ATAK SB İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi İzmir, 24-27 Mart 2011 Sunumu Hazırlayan Uzm. Dr. Nurettin Özgür DOĞAN Gazi

Detaylı

Astım hastalarının hava yollarındaki aşırı hassasiyet, hava akım kısıtlanması ve aşırı mukus salgılanması

Astım hastalarının hava yollarındaki aşırı hassasiyet, hava akım kısıtlanması ve aşırı mukus salgılanması Bölüm 11 Astım ve Cerrahi İşlemler Astım ve Cerrahi İşlemler Dr. Gözde KÖYCÜ ve Dr. Ferda Öner ERKEKOL Astım hastalarının hava yollarındaki aşırı hassasiyet, hava akım kısıtlanması ve aşırı mukus salgılanması

Detaylı

ÖZEL BİR HASTANEDE YENİDOĞAN ÜNİTESİNE YATIRILAN İNDİREKT HİPERBİLİRUBİNEMİLİ OLGULARIN RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ

ÖZEL BİR HASTANEDE YENİDOĞAN ÜNİTESİNE YATIRILAN İNDİREKT HİPERBİLİRUBİNEMİLİ OLGULARIN RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ ÖZEL BİR HASTANEDE YENİDOĞAN ÜNİTESİNE YATIRILAN İNDİREKT HİPERBİLİRUBİNEMİLİ OLGULARIN RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ *Aysun Çakır, *Hanife Köse,*Songül Ovalı Güral, *Acıbadem Kadıköy Hastanesi GİRİŞ

Detaylı

Akut Hiperkapnik Solunum Yetersizliði Bulunan KOAH Olgularýnda Ýnvazif Olmayan Ventilasyonun Etkinliði

Akut Hiperkapnik Solunum Yetersizliði Bulunan KOAH Olgularýnda Ýnvazif Olmayan Ventilasyonun Etkinliði ARAÞTIRMA Akut Hiperkapnik Solunum Yetersizliði Bulunan KOAH Olgularýnda Ýnvazif Olmayan Ventilasyonun Etkinliði Öner Dikensoy, Belgin Ýkidað, Ayten Filiz, Nazan Bayram Gaziantep Üniversitesi, Týp Fakültesi,

Detaylı

Diyabetik Ayak Yarası ve İnfeksiyonunun Tanısı, Tedavisi ve Önlenmesi: Ulusal Uzlaşı Raporu

Diyabetik Ayak Yarası ve İnfeksiyonunun Tanısı, Tedavisi ve Önlenmesi: Ulusal Uzlaşı Raporu Diyabetik Ayak Yarası ve İnfeksiyonunun Tanısı, Tedavisi ve Önlenmesi: Ulusal Uzlaşı Raporu Diyb. Hemş. Dr. Selda ÇELİK İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi, İç Hastalıkları Anabilim

Detaylı

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 KRONİK HASTALIK ANEMİSİ IX. BÖLÜM TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU GİRİŞ VE TANIM Kronik

Detaylı

14 Aralık 2012, Antalya

14 Aralık 2012, Antalya Hamilelerde Uyku Bozukluğunun Sorgulanması ve Öyküden Tespit Edilen Huzursuz Bacak Sendromunda Sıklık, Klinik Özellikler ve İlişkili Olabilecek Durumların Araştırılması A Neyal, G Benbir, R Aslan, F Bölükbaşı,

Detaylı

Sigara çenlerde ve çmeyenlerde Akci er Kanseri: Genel Özelliklerde Farkl l k Var m?

Sigara çenlerde ve çmeyenlerde Akci er Kanseri: Genel Özelliklerde Farkl l k Var m? ULUSLARARASı HEMATOLOJI-ONKOLOJI DERGISI MAKALE / ARTICLE International Journal of Hematology and Oncology Sigara çenlerde ve çmeyenlerde Akci er Kanseri: Genel Özelliklerde Farkl l k Var m? Ahmet E. ERBAYCU

Detaylı

1. OLGU. Tüberküloz Kursu 2008 Antalya

1. OLGU. Tüberküloz Kursu 2008 Antalya 1. OLGU Tüberküloz Kursu 2008 Antalya 49 yaşında kadın hasta, ev hanımı Yakınması: Öksürük, balgam Hikayesi: Yaklaşık 2 aydır şikayetleri olan hasta akciğer grafisinde lezyon görülmesi üzerine merkezimize

Detaylı

18 Y A Ş Ü S T Ü B İ R E Y

18 Y A Ş Ü S T Ü B İ R E Y Avanos ve Gülşehir İlçelerinde Görülen Kronik Hastalıkların Prevalans, İnsidans ve Risk Faktörlerinin Değerlendirildiği İzlem Çalışması 18 Y A Ş Ü S T Ü B İ R E Y V E R İ T O P L A M A F O R M U Hane ve

Detaylı

Kronik inflamasyonun neden olduğu bronş hiperreaktivitesidir.

Kronik inflamasyonun neden olduğu bronş hiperreaktivitesidir. Bronşial astım ve tedavisi Dr. Müsemma Karabel Sunu Planı Pediatrik astımın özellikleri Klinik Bulgular Tanı basamakları Öykü GINA önerisi anket:2008 FM LAB Pediatrik astımın tedavisi Atak tedavisi Pediatrik

Detaylı

SOLUNUM SİSTEMİNDE HİKAYE

SOLUNUM SİSTEMİNDE HİKAYE SOLUNUM SİSTEMİNDE HİKAYE Int. Dr. Gamze Ünlüer Nisan 2014 Tıbbın her dalında olduğu gibi göğüs hastalıklarında da klinik değerlendirmenin doğru yapılabilmesi için şu üç koşulun bir arada bulunması gerekir;

Detaylı

Resüsitasyonda HİPEROKSEMİ

Resüsitasyonda HİPEROKSEMİ Resüsitasyonda HİPEROKSEMİ Prof.Dr.Oktay Demirkıran İ.Ü.Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Yoğun Bakım Bilim Dalı Acil Yoğun Bakım Ünitesi Avrupa da yaklaşık 700,000/yıl

Detaylı

Bir Üniversite Kliniğinde Yatan Hastalarda MetabolikSendrom Sıklığı GŞ CAN, B BAĞCI, A TOPUZOĞLU, S ÖZTEKİN, BB AKDEDE

Bir Üniversite Kliniğinde Yatan Hastalarda MetabolikSendrom Sıklığı GŞ CAN, B BAĞCI, A TOPUZOĞLU, S ÖZTEKİN, BB AKDEDE Bir Üniversite Kliniğinde Yatan Hastalarda MetabolikSendrom Sıklığı GŞ CAN, B BAĞCI, A TOPUZOĞLU, S ÖZTEKİN, BB AKDEDE Psikiyatrik hastalığı olan bireylerde MetabolikSendrom (MetS) sıklığı genel popülasyona

Detaylı

Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU

Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU Yazar Ad 61 Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU Ülkemizde kalp damar hastalıkları erişkinlerde en önemli ölüm ve hastalık nedeni olup kanser veya trafik kazalarına bağlı ölümlerden daha sık görülmektedir. Halkımızda

Detaylı

KARŞIYAKA HİPERTANSİYON PREVALANS VE FARKINDALIK (KARHİP) ÇALIŞMASI

KARŞIYAKA HİPERTANSİYON PREVALANS VE FARKINDALIK (KARHİP) ÇALIŞMASI KARŞIYAKA HİPERTANSİYON PREVALANS VE FARKINDALIK (KARHİP) ÇALIŞMASI Hipertansiyon (HT) çağımızın en önemli sağlık sorunu olup mortalite ve morbidite nedenlerinin başında gelmektedir. Türkiye de de tüm

Detaylı

FK II çarpıntı. FK IV ödem KİT AML. 37y, ev hanımı. Miyeloablatif tedavi Busulfan Siklofosfamid İmmünsupresif tedavi Metotreksat

FK II çarpıntı. FK IV ödem KİT AML. 37y, ev hanımı. Miyeloablatif tedavi Busulfan Siklofosfamid İmmünsupresif tedavi Metotreksat OLGU 37y, ev hanımı AML KİT FK II çarpıntı FK IV ödem Eylül 2013 Ocak 2014 Mart 2014 Nisan 2014 İdarubisin ARA-C Miyeloablatif tedavi Busulfan Siklofosfamid İmmünsupresif tedavi Metotreksat Siklosporin

Detaylı

KOAH lı olgularda pulmoner hemodinamik ve spirometrik parametrelerin değerlendirilmesi Özkan YETKİN, Gülseren KARABIYIKOĞLU Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Ankara.

Detaylı

ATS 16-20 mayıs 2015-Denver. Dr. Zühal Karakurt

ATS 16-20 mayıs 2015-Denver. Dr. Zühal Karakurt ATS 16-20 mayıs 2015-Denver Dr. Zühal Karakurt 1 17 mayıs 2015-Denver Oturum: Pulmonary critical care and sleep medicine: finding value in medicine in the era of modern medicine Bu oturumda hasta bakımı,

Detaylı

ORTOPEDİK CERRAHİ GİRİŞİMLERLE İLİŞKİLİ İNFEKSİYONLARIN İRDELENMESİ. Dr. Hüsrev DİKTAŞ Girne Asker Hastanesi/KKTC

ORTOPEDİK CERRAHİ GİRİŞİMLERLE İLİŞKİLİ İNFEKSİYONLARIN İRDELENMESİ. Dr. Hüsrev DİKTAŞ Girne Asker Hastanesi/KKTC ORTOPEDİK CERRAHİ GİRİŞİMLERLE İLİŞKİLİ İNFEKSİYONLARIN İRDELENMESİ Dr. Hüsrev DİKTAŞ Girne Asker Hastanesi/KKTC SUNUM PLANI 1. AMAÇ 2. GEREÇ-YÖNTEM 3. BULGULAR-TARTIŞMA 4. SONUÇLAR 2 AMAÇ Hastanemizde

Detaylı

PERİFERİK ARTER HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR. Dr. İhsan Alur Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Denizli

PERİFERİK ARTER HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR. Dr. İhsan Alur Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Denizli PERİFERİK ARTER HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR Dr. İhsan Alur Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Denizli PERİFERİK ARTER HASTALARINA YAKLAŞIM NASIL OLMALIDIR? A) ANAMNEZ (ÖYKÜ,

Detaylı

Nebile ÖZDEMİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Organ Nakli Merkezi

Nebile ÖZDEMİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Organ Nakli Merkezi Nebile ÖZDEMİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Organ Nakli Merkezi TÜRKİYEDE BÖBREK NAKLİ 1975 yılında canlı 1978 yılında kadavra E.Ü.T.F Hastanesi Organ Nakli Uygulama ve Araştırma Merkezi 1988

Detaylı

OBEZİTE-HİPOVENTİLASYON SENDROMU

OBEZİTE-HİPOVENTİLASYON SENDROMU OBEZİTE-HİPOVENTİLASYON SENDROMU Dr. Gökhan Kırbaş Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Uyku Bozuklukları Merkezi TORAKS DERNEĞİ UYKU BOZUKLUKLARI ÇALIŞMA GRUBU MERKEZİ KURSLAR

Detaylı

Hışıltılı Çocuk. Ne zaman astım diyelim?

Hışıltılı Çocuk. Ne zaman astım diyelim? Pediatrik Astım Hışıltılı Çocuk Ne zaman astım diyelim? Prof. Dr. Hasan YÜKSEL 2. Puader Kongresi 2013, Antalya Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Allerji Bilim Dalı ve Solunum Birimi hyukselefe@hotmail.com

Detaylı

1. Amaç: Bu talimat, UÜ-SK ya başvuran çocuk hastalara detaylı tıbbi değerlendirme yapılmasına yönelik bir sistem oluşturmayı amaçlamaktadır.

1. Amaç: Bu talimat, UÜ-SK ya başvuran çocuk hastalara detaylı tıbbi değerlendirme yapılmasına yönelik bir sistem oluşturmayı amaçlamaktadır. 1 / 5 1. Amaç: Bu talimat, UÜ-SK ya başvuran çocuk a detaylı tıbbi değerlendirme yapılmasına yönelik bir sistem oluşturmayı amaçlamaktadır. 2. Kapsam: Bu talimat çocuk ın değerlendirilmesine ilişkin faaliyetleri

Detaylı

Kronik Hipotansif Diyabetik Hemodiyaliz Hastalarında Midodrin Tedavisinin Etkinliği

Kronik Hipotansif Diyabetik Hemodiyaliz Hastalarında Midodrin Tedavisinin Etkinliği Kronik Hipotansif Diyabetik Hemodiyaliz Hastalarında Midodrin Tedavisinin Etkinliği M E T I N S A R I K A Y A, F U N D A S A R I, J I N I G Ü N E Ş, M U S T A F A E R E N, A H M E T E D I P K O R K M A

Detaylı

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı Olan Hasta Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı??? Yan ağrısı? Sırt ağrısı? Mide ağrısı? Karın ağrısı? Boğaz ağrısı? Omuz ağrısı? Meme ağrısı? Akut Göğüs Ağrısı Aniden başlar-tipik

Detaylı

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı Hasta Eğitimi 2015

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı Hasta Eğitimi 2015 Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı Hasta Eğitimi 2015 Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları Ve Cerrahisi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Eğitim Koordinatörlüğü KOAH Kronik Müzmin veya süreğen Obstrüktif Tıkayıcı

Detaylı