Küreselleşen Dünyada. Avrupa. Güvenlik ve refah için siyasi seçenekler. Tom Burke ve Nick Mabey

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Küreselleşen Dünyada. Avrupa. Güvenlik ve refah için siyasi seçenekler. Tom Burke ve Nick Mabey"

Transkript

1 Küreselleşen Dünyada Avrupa Güvenlik ve refah için siyasi seçenekler Tom Burke ve Nick Mabey

2 Güvenlik ve refah için siyasi seçenekler Tom Burke ve Nick Mabey December 2006 Third Generation Environmentalism Ltd (E3G) Yayımlayan: Third Generation Environmentalism Ltd (E3G) The Science Museum Exhibition Road South Kensington London SW7 2DD Tel: +44 (0) Faks: +44 (0) Bu çalışmaya, Creative Commons Attribution-NonCommercial-ShareAlike 2.0 Lisansı uyarınca lisans verilmiştir. Bu lisansın bir kopyasını adresinde görebilirsiniz. Aşağıdaki koşullara uymanız durumunda, bu çalışmayı çoğaltma, dağıtma, görüntüleme ve icra etmek ve bu eserden yeni çalışmalar türetmekte özgürsünüz: Bu çalışmaya yazarının veya lisans sahibinin belirttiği biçimde atıfta bulunmalısınız. Bu çalışmayı ticari amaçlar için kullanamazsınız. Bu çalışmayı değiştirir, dönüştürür veya geliştirirseniz, ortaya çıkan çalışmayı dağıtmak için bu çalışmanınkiyle özdeş bir lisans almanız gerekir. Herhangi bir yeniden kullanım veya dağıtım için bu çalışmanın lisans koşullarını başkalarına açıklamanız gerekir. Telif hakkı sahibinden izin almanız halinde bu koşulların herhangi birinden feragat edilebilir. Bu eseri kurallara uygun şekilde kullanmanız ve diğer haklarınız yukarıdakilerden hiçbir şekilde etkilenmez. Tasarım: Nisan 2008 Bu yayının Türkçe basımı Bölgesel Çevre Merkezi - REC tarafından yapılmıştır. Türkçe'ye çeviren: Gülsima Baykal - SGB Danışmanlık Türkçe editör: Gürel Tüzün Türkçe tasarım ve uygulama: Bayt Ltd. Şti., Türkçe basım: Miki Matbaacılık Ltd. Şti., Basım tarihi: 8 Mayıs 2008

3 İçindekiler Önsöz Yazarlar hakkında Teşekkürler iv vii x 1 Küreselleşen dünyada Avrupa için yeni bir bakış açısı 1 2 Karşılıklı bağımlılığın meydan okuması 6 Küreselleşme ve iktidar 8 Değerler 10 Karanlık yüz 12 Mücadele alanı 13 3 Avrupa nın tarihten aldığı dersler 17 4 Towards a common global policy 23 Çin, enerji ve iklim güvenliği 27 Sürdürülebilir bir komşuluk 31 Yeni bir Atlantikçilik 34 5 Güven oluşturulması 36 6 Avrupa nın seçenekleri 40 Başarının yeniden tanımlanması 41 Kuşaklararası işbirliğinin oluşturulması 42 Enerji ve iklim güvenliğinin sağlanması 44 Başarılı bir Çin e yatırım yapılması 45 Gelecek için bir Avrupa bütçesi 46 7 Siyasi tercihlerin yapılması 48 Demokratik yenilikçiliğe yatırım yapılması 50 Demokratik bir Avrupa bütçesi 52 8 Sonuç 54

4 Önsöz Önsöz iv kitapçığındaki stratejik çözümleme çok uygun bir zamanda sunuluyor. Avrupa karşılıklı bağımlılık ilişkisi içindeki yeni bir dünyayla baş etmeye çabalarken, bu kitapçık son derece gereksinim duyulan bir tartışmayı açmaktadır. Gerçekten stratejik seçimlerimizle ilgili kararlarla karşı karşıyayız. Avrupa Birliği nin yeni küresel güçlükler karşısında oynayacağı rolü ivedi olarak tanımlamamız gerekiyor. Kitapçığın verdiği mesaj bizi, doğrudan uygulamaya geçirilebilecek somut eylemler üzerinde daha derin düşünmeye itmektedir. kitapçığı bugün içinde yaşadığımız yeni dünyanın ana hatlarını açık bir biçimde ortaya koyuyor. Yüzleşilmesi gereken yeni güçlükler gibi, yeni fırsatlar da olduğunu vurguluyor. Avrupa Birliği, bu yeni ve sürekli değişen çerçevede yurttaşlarının refahını ve güvenliğini sağlayacak siyasi tercihlerini, gelişmeleri öngören bir yaklaşımla önceden tasarlama ve hayata geçirmek zorundadır. Enerji güvenliği ile iklim güvenliği olarak karşımıza çıkan iki güçlük bu mesajı tüm Avrupa da giderek artan sayıda politika belirleyicisinin gündemine getirmektedir. AB ile dünyanın güvenilir, düşük maliyetli ve sürdürülebilir enerji akışına gereksinimi vardır. Bu, ekonomik kalkınmanın ve Lizbon hedeflerine ulaşılmasının kilit öğelerinden biridir. Enerji arzı güvenliği, sürdürülebilir çevre ve rekabet gücü arasında açık bir bağlantı bulunmaktadır. Avrupa nın iklim ve enerji güvenliği arasındaki olası çelişkileri yönetebilme becerisi yalnızca Avrupa için değil, diğer ülkeler için de kritik bir önem taşıyacaktır. Avrupa, üretici ve tüketici ülkelerin gelecek için aynı biçimde plan yapabileceği çerçeveyi belirleyecektir.

5 Uluslararası Enerji Ajansı nın The World Economic Outlook 2006 da (Dünyanın Ekonomik Görünümü 2006) yer alan enerji kullanımı ve sera gazı salımlarına ilişkin senaryolarında, dünya enerji tüketiminin önümüzdeki 25 yıl içinde % 55 dolayında artacağı ve bunun büyük çoğunluğunu fosil yakıtların oluşturacağı; buna karşılık, enerjiyle ilişkili CO 2 salımlarının 2030 a kadar küresel düzeyde yaklaşık % 50-% 60 artacağı görülüyor. Bu senaryoya göre arasında küresel CO 2 salımlarındaki artış içinde gelişmekte olan ülkelerin payı üçte ikiden fazla olacaktır. Çin in küresel salımlardaki artış içindeki payının yaklaşık % 39 olacağı ve 2010 yılından önce dünyada en fazla salımı gerçekleştiren ülke olarak ABD yi geçeceği tahmin edilmektedir. kitapçığının doğru bir biçimde ortaya koyduğu gibi, Avrupa bu iki güçlüğe karşı tutarlı bir tepki geliştirme konusunda dünyaya önderlik etmiş, ama sorunun ölçeğine ve ivediliğine uygun davranmayı başaramamıştır. Avrupa nın tepkisi AB üyesi ülkeler tek tek alındıklarında güç bir durumla karşı karşıyalar. Enerji ve iklim güvenliğine yönelik gittikçe artan tehditlere karşı önlemler almaları gerektiğinin farkındalar, ama pek çok durumda bu, kamu kaynaklarından bu alana önemli miktarda yatırım yapılmasını gerektiriyor. Bu, bütçe açığını azaltmaya yönelik AB politikasına aykırı olmakla kalmıyor; aynı zamanda, bu durumun ulusal ekonomilerin stratejik sektörlerinin, özellikle de enerji üretimi ve büyük ölçekli tüketimiyle ilişkili olanların rekabet gücüne zarar vereceği yönünde yaygın korkulara yol açıyor. Ne var ki, tek tek üye ülkeler tarafından alınan bu tür önlemler ortak bir enerji politikasıyla, enerji vergileriyle ilgili ortak kurallarla veya düşük karbon salımı teknolojilerinin geliştirilmesi için AB çapında kaynak sağlamaya yönelik uygulamalarla desteklenmiyor. Üye ülkeler pek çok zaman, harekete geçme isteği ile ortak AB kurallarına uygun çalışmanın getirdiği kaçınılmaz kısıtlamalar arasında sıkışıp kalıyor. Önsöz v

6 Önsöz vi Bu nedenle kitapçığında haklı olarak, Avrupa bütçesinde vurgunun eski gıda güvenliği konusundan temiz enerji, kaynak verimliliği ve akıllı altyapıların geliştirilmesine ve yaygınlaştırılmasına kaydırılması önerilmektedir. Örneğin, tarım sektörünün sürdürülebilir biyolojik enerjinin geliştirilmesi yoluyla düşük karbon salımlı enerji tedarikçisi olması gibi, tüm tarafların kazanacağı çözümler araştırılmalıdır. Üye ülkeleri bu çözümleri gerçekleştirme yolunda destekleyen koşulları oluşturmak için AB ölçeğinde birlikte çalışmalıyız. Kyoto Protokolü sürecinin fiili lideri olarak, Avrupa Birliği başvuru çerçevesini Kyoto Protokolü nün ötesine taşımak suretiyle, küresel ekonominin karbondan arındırılması yönünde stratejik bir girişim başlatma sorumluluğu taşımaktadır. Avrupa; Japonya, Çin, Hindistan ve Brezilya daki ortaklarıyla uyum içinde yenilikçi düşük karbon teknolojilerini geliştirmek ve yaygınlaştırmak zorundadır. Ancak bu çabaya yönelik siyasi koşulların Avrupa çapında oluşturulmasıyla söz konusu liderlik sürdürülebilecektir. Dünya büyümekte olan kaynak sıkıntısının etkisini yaşadıkça küresel karşılıklı bağımlılık gerçeği önümüzdeki yıllarda daha güçlü bir şekilde hissedilecektir. Küresel bir tepkinin lideri ve kolaylaştırıcısı rolünü üstlenecek Avrupa, sürdürülebilir kalkınmaya geçişte öncü rolü oynama konusunda benzersiz bir olanağa sahiptir. Roma Antlaşması nın 50. yıldönümüne yaklaşırken, bu zor konuyu Avrupa nın geleceğine ilişkin tartışmaların merkezine yerleştirdiği için Küreselleşen Dünyada Avrupa kitapçığını övgüye değer buluyorum. Bu düşüncelerin uygulanması Avrupa nın gerçek değerini ortaya koyabilecektir. Corrado Clini, Genel Müdür, Çevre, Kara ve Deniz Bakanlığı, İtalya; Bölgesel Çevre Merkezi Başkanı. Roma, Kasım 2006.

7 Yazarlar hakkında Tom Burke E3G nin kurucu direktörlerinden olan Tom Burke, Rio Tinto plc de Çevre Politikası Danışmanı ve Londra da Imperial College ve University College da konuk profesördür. Tom, Kuzey İrlanda Çevre Yönetişimi İncelemesi nin başkanı ve ENDS dergisi Yayın Kurulu başkanıdır. Aynı zamanda İngiliz-Alman Çevre Forumu nun eş-başkanıdır. Tom, 1999 dan 2005 e kadar biyolojik çeşitlilik hakkında İngiliz Hükümeti nin yasal danışmanı olan İngiliz Doğa Konseyi üyeliğinde bulunmuştur arasında Yeşil İttifak ın müdürü olarak görev yaptıktan sonra arasında üç Çevre Bakanı nın özel danışmanlığını üstlenmiştir. Otuz üç yıldır profesyonel olarak çevre konusunda çalışan Tom, daha önce Dünya nın Dostları nın İcra Direktörü ve arasında Avrupa Çevre Bürosu İcra Komitesi üyesi olarak görev yapmıştır yılında Birleşmiş Milletler Çevre Programı nın Global 500 onur listesine alınmış, çevreye yönelik hizmetlerinden ötürü 1997 de kendisine CBE (Commander of the British Empire) unvanı verilmiştir. Nick Mabey Yazarlar hakkında vii E3G nin kurucu direktörlerinden olan Nick Mabey aynı zamanda kuruluşun baş yöneticisidir. Enerji, balıkçılık, istikrarsız ülkeler ve örgütlü suçların da aralarında bulunduğu çeşitli politika alanlarında çalışmalar yürüten İngiltere Başbakanlık Strateji Birimi nde Aralık 2005 e kadar kıdemli danışman olarak görev yapmıştır.

8 Nick daha önce İngiltere Dışişleri ve Uluslar Birliği Bakanlığı nın Çevre Politikası Bölümü nde Sürdürülebilir Kalkınma Başkanlığı yapmıştır. Aralarında REEEP ile Yolculuk Vakfı nın da bulunduğu bir dizi yenilikçi uluslararası ortaklığın kurulmasından sorumlu olduğu Johannesburg Zirvesi nde FCO lideri görevinde bulunmuştur. Yazarlar hakkında viii İktisat ve mühendislik eğitimi alan Nick, devlet hizmetine girmeden önce WWF-İngiltere de Ekonomi ve Kalkınma Bölümü Başkanlığı yapmıştır. WWF ye, Argument in the Greenhouse (Serada Tartışma) isimli kitapta yayımlanan, iklim değişikliği ekonomisi üzerine akademik çalışmayı yürüttüğü Londra İşletme Okulu ndan gelmiştir. Bunun ardından, MIT te enerji sistemi planlaması üzerine bir araştırma gerçekleştirmiş, bunu da enerji sektöründe PowerGen ve GEC Alsthom ta çalışması izlemiştir. Bristol Üniversitesi nde makine mühendisliği eğitimi alan Nick, enerji sistemleri üzerine uzmanlaşmış ve MIT ten teknoloji ve politika alanında yüksek lisans derecesi almıştır.

9 Teşekkürler Bu kitapçıkta sunulan düşünceler, E3G nin Dünyada Avrupa programının bir parçası olarak geçen iki yıl içinde tüm Avrupa da gerçekleştirilen etkinliklerdeki derinlemesine ortak düşünme sürecinden çıkmıştır. Yazarlar, etkinliklere katılmış olan veya kişisel olarak kendileriyle bir araya gelip görüşen, tartışan ve düşüncelerinin gelişmesine katkıda bulunmuş herkese teşekkür ederler. Burada sunulan düşüncelerin gelişmesinde E3G nin kurucularından olan ve halen İklim Değişikliği Özel Temsilcisi olarak İngiltere Dışişleri ve Uluslar Birliği Bakanlığı nda geçici görevde bulunan John Ashton ın düşünsel girişimi merkezi bir rol oynamıştır. Düşünme etkinlikleri dizimizin geliştirilmesine yardımcı olanlara özellikle teşekkür ederiz: Avrupa Yönetişim Okulu ndan (European School of Governance) Adrian Taylor ve Thomas Henschel; Sürdürülebilir Kalkınma ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü nden (Insitut du Development Durable et Relations Internationales) Laurence Tubiana; Orta ve Doğu Avrupa İçin Bölgesel Çevre Merkezi nden (The Regional Environmental Center for Central and Eastern Europe) Marta Szigeti Bonifert ve Janos Zlinszky; GlobeScan den Doug Miller ve The Centre dan Paul Adamson, Martin Porter, Barry Lynham ve Caterina Ronchieri. Dünyada Avrupa programındaki etkinlikler Bölgesel Çevre Merkezi Başkanı olan, İtalyan Çevre, Kara ve Deniz Bakanlığı ndan Genel Müdür Corrado Clini nin çok değerli desteği sayesinde gerçekleşmiştir. Teşekkürler ix

10 Yazarlar, bu kitapçıkta son hallerine ulaşan başlangıç düşüncelerine katkılardan dolayı James Kariuki ve Ian Christie ye teşekkür ederler. Martin Rands de tüm yazım sürecinde benzer şekilde önemli katkılarda bulunmuştur. Bu kitapçığın hazırlanması sırasındaki sabırlı araştırmaları ve nazik yardımlarından ötürü, yazarlar Marina Brutinel, Diana Parusheva ve Shane Tomlinson a da teşekkür ederler. Son olarak yazarlar, Dünyada Avrupa projesi koordinatörü Chris Littlecott a en içten teşekkürlerini sunarlar. Zekice görüşleri, ayrıntılara gösterdiği özen ve sıkı çalışması projenin bu aşamaya gelmesinde çok değerli bir rol oynamıştır. Teşekkürler x Bu kitapçığa verilen tepkiler, kitapçığın çevirileri, web den indirilebilir kaynaklar ve ilgili etkinlikler konusundaki haberler adresinde bulunabilir. E3G ile ilgili ayrıntılı bilgiye adresinden erişilebilir.

11 1 Küreselleşen dünyada Avrupa için yeni bir bakış açısı Daha önce benzeri görülmemiş bir karşılıklı bağımlılık çağında yaşıyoruz. Birbirimize ticaretle, Internet'le, uydu televizyonuyla ve cep telefonuyla hiç olmadığı kadar bağlıyız. İnsanoğlunun tarihi boyunca daha önce hiçbir zaman bu kadar çok kişi birbiriyle böylesine sürekli bağlantı içinde olmamıştı. Bu karşılıklı bağımlılık pek çoğumuza ana babalarımızın kuşağının en inanılmaz düşlerinin bile ötesinde fırsatlar sağladı. Onların daha önce bilebileceğinden çok daha geniş bir dünyanın nimetlerinden yararlanacak sağlığa ve zenginliğe sahibiz. Merkezi ısıtmanın veya klimanın bizlere sunduğu rahatlığın içinde yaşıyoruz. Gidemeyeceğimiz kadar uzakta bir plaj, ulaşamayacağımız kadar yüksekte bir dağ zirvesi bulunmuyor. Yaşamlarımız hoş, uygar ve uzun. Ama gerek burada Avrupa da, gerek çok daha fazla sayılarda dünyanın başka yerlerinde bulunan, bu fırsatlar dünyasından dışlanmışlar için aradaki karşıtlık daha da acı verici. Görebiliyorlar, ama erişemiyorlar. Fırsatları doğuran bu karşılıklı bağlantıda olma durumunun kendisi aynı zamanda kırılganlıklarımızı da artırıyor. Refahımızı mümkün kılan ve giderek karmaşıklaşan ticaret ve iletişim ağları aleyhimize dönebilir. Yasadışı uyuşturucu ve silahlar bizlere yüksek güce sahip bilgisayarları ve son moda giyim eşyalarını getiren aynı konteynerlerin içinde yolculuk ediyor. Video oyunlarımızın yazılımlarını gerçekleştiren gelişkin beceriler aynı biçimde, doğaçlama imal edilmiş patlayıcı aygıtların tasarlanmasında da kullanılabilir. Mevsim çiçekleri getiren uçaklar aynı zamanda, istenmeyen yayılıcı bitkileri veya patojenleri de taşıyabilir. Küreselleşen dünyada Avrupa için yeni bir bakış açısı 1

12 Küreselleşen dünyada Avrupa için yeni bir bakış açısı 2 Bugün yaşadığımız Avrupa yı geçen yüzyılda iki köklü deneyim şekillendirdi ve tanımladı. Bunlardan ilki, Avrupa nın kendisini iki acımasız savaşla parçaladığı 1914 ten 1945 e kadarki 30 yıllık sürede yaşandı. İkincisi ise, bu üzücü mirasın farkında olan ve Sovyetler Birliği nin ortaya çıkmaya başlayan tehdidiyle yüz yüze gelmiş Avrupalıların daha önce hiç olmadığı şekilde bir araya gelerek, şu anda tadını çıkardığımız ortak barış ve refah alanını inşa ettiği 40 yıllık dönemde gerçekleşti. Henüz ömrünün baharındaki bu yeni yüzyılda ilerlerken yeni güçlükler ve onlarla birlikte yeni fırsatlar ortaya çıkıyor. Küreselleşme, yerleşmiş ekonomik ve kişisel ilişkileri yerinden ederek, bir yanda büyük bir hevesle yararlanılan fırsatlar ve öte yanda derinden hissedilen kaygılar yaratarak yaşamlarımızın tamamında değişime yol açan bir tsunami dalgasını tetikledi. Sınırların artık engel olmadığını, dış ve iç politika arasındaki ayrımın eridiğini, gelecekteki refah ve güvenliğimizin dünyada yaşayan diğer insanlarınkinden ayrı tutulamayacağını keşfetmeye başladık. 20. yüzyılın Avrupa da bizlere bu denli acımasızca öğrettiği dersler 21. yüzyılın güçlüklerine göğüs germe konusunda bizi benzersiz bir şekilde donattı. Devletler arasındaki ilişkilerin egemen aracı olarak kaba kuvvetin hukukun üstünlüğünün yerini aldığında ödenecek yüksek bedeli çok derinden öğrendik. İnsan çeşitliliğinin zengin karmaşıklığını basitleştirilmiş şablon tiplerle değiştirmenin yaratacağı tehlikenin maliyetini biliyoruz. Egemenliği, farklı kimlikleri yok etmeden birleştirmenin, toplamanın mümkün olduğunu da biliyoruz. Sonuç olarak, İkinci Dünya Savaşı nın bitmesinden bu yana geçen 60 yılda Avrupa da bizden önceki kuşakların hayal edemediği bir istikrar ortamı yarattık. Şu anda karşı karşıya olduğumuz zorlukların en kritik noktası, bugün keyfini sürdüğümüz zenginlik ve refah alanını,

13 güvenli ve müreffeh bir geleceğe ilişkin umutlarımızı ve amaçlarımızı paylaşan milyarlarca insanı kapsayacak şekilde genişletmektir. Fakat bunu, o refahın dayandığı çevresel ve sosyal temelleri çökertmeden yapmak zorundayız. Ne var ki, bu temeller giderek büyüyen bir tehlikeyle karşı karşıyalar. Refahın güvenli enerji, su ve gıda arzına ve istikrarlı bir iklime erişim gibi dayanakları, nüfus ve zenginlik düzeyi arttıkça giderek hızlanan bir biçimde aşınıyor. Küresel rekabetin gelgitleri Avrupa ekonomisinin temelini oluşturan toplumsal uyumu ve kültür sermayesini acımasızca çekiştiriyor. Muazzam biçimde genişleyen kapasiteler ile dağ gibi biriken düzensizlikler ve hoşnutsuzluklar dünyasında yaşıyoruz. Küreselleşme, onu yaratan koşulları yok etmeden yönetmeyi öğrenmemiz gereken tarihsel bir güç. Yalnızca şimdiki duruma tepki vermek ve geçmişin hatalarından kaçınmak yerine, artık geleceğimizi tasarlamalıyız. Avrupa da tek pazarı oluştururken, şu anda küresel ölçekte yaşamakta olduğumuz pek çok baskıyı ve gerilimi kendi sınırlarımız içinde yaşadık. Toplumsal uyumu bozmadan ekonomimizi daha verimli hale getirebileceğimizi; başlıca ekonomik etkinlik merkezlerinin tümüyle en yoksul ve en ucuz üye ülkelere gitmediğini; çevreyle ilgili standartların ve toplumsal adaletin üye ülke sayısı arttıkça gerilemediğini, aksine güçlendiğini keşfettik. Bunlar acısız keşifler değildi. Ayarlama yapmak genelde acı verir. Ama komşularımızla yeni karşılıklılık ağları oluşturmamız Avrupalılar için kısıtlayıcı bir tercih olmaktan çok, fırsatları artırdı. Günümüzde Avrupa yurttaşlarının yaşamı, uzun ve genellikle çalkantılı tarihimizde hiç olmadığı kadar güvenli, istikrarlı ve müreffeh durumdadır. Küreselleşen dünyada Avrupa için yeni bir bakış açısı 3 Gene de, küresel değişimin ivme kazandığı sırada, daha çok odaklanmış, daha kendine güvenli bir Avrupa ya gerek var-

14 Küreselleşen dünyada Avrupa için yeni bir bakış açısı 4 ken, biz Avrupalılar durakladık ve hangi yoldan ilerleyeceğimizden emin olamadık. Küreselleşme ivme kazanırken oluşan tektonik kaymalara yakından ilgi göstermek yerine, daha bir kendimizi gözler ve kararsız hale geldik. Ortaya çıkmakta olan uygarlık krizlerinin çözülmesi için geleceğe yönelik cesur ve tutarlı bir vizyon gerekiyor. Avrupa bu vizyonu sağlama konusunda eşi benzeri bulunmaz bir deneyime sahip. Ne var ki, yolunu kaybetmişe benziyor. Avrupa yı 20. yüzyılın ikinci yarısında ileri taşımış olan ivme yok oldu. Ulusları Ortak Pazar dan Avrupa Topluluğu na, oradan Avrupa Birliği ne götüren siyasi irade ve bu iradenin geniş etki alanı artık görülmüyor. Avrupa günümüzde, daha karmaşık ve giderek daha fazla meydan okuyan bir dünyada yurttaşlarının refahını ve güvenliğini sağlamak için gerekli siyasi tercihleri yapmakta başarısız kalıyor. Bunun nedeni kısmen, 20. yüzyıldaki Avrupa deneyimini yaşayanlar bizleri terk ettikçe, ortak bir Avrupa inşa etme yönündeki daha kapsamlı nedenlere ilişkin anıların da silikleşmesidir. Bu, Avrupa nın geleceğiyle ilgili tartışmaları yoksullaştırdı. Bugün bu tartışma daha çok piyasaların nasıl işleyeceğine ilişkin ayrıntılara odaklanıyor. Piyasa, siyasi istikrarın olmazsa olmaz koşulu olan refahın sağlanmasına yönelik bir araç olmaktan çok, kendi başına bir amaçmış gibi görülüyor. Ama diğer bir neden de, Avrupalı siyasetçilerin 21. yüzyılda Avrupa konusunda henüz ikna edici bir anlatı sunmamış olmalarıdır. Bu siyasi vizyon eksikliği artık hiç olmadığı kadar önemlidir. Karşılıklı bağımlılığın egemen olduğu bir dünyada Avrupa kendi refahını tek başına güvence altına alamaz. Refahın dayanaklarının kaderine artık dünyanın pek çok yerinde alınan kararlarla yön veriliyor. Bu kararlar birbirleriyle uyumlu olmadığında bu dayanaklar zayıflayacak ve çatışma ile istikrarsızlık doğacaktır. Refahın temellerini korumak istiyorsak, fırsatların yanı sıra sorumluluğu da küreselleştirmemiz gerekir.

15 Güvenliğin ve refahın korunması için, sürmekte olan küresel dönüşümleri biçimlendirmede Avrupa nın lider rolü oynaması gerekmektedir. Bunu ne başkalarını düşündüğümüzden ne de yayılmacı nedenlerden ötürü yapmalıyız; bunu yalnızca, aksi takdirde kendi başarımızı güvenceye alamayacağımız için yapmalıyız. Gerek sözde gerek davranışta liderliği almak kesinlikle çıkarımıza olacaktır. Bazılarının bizi izletememesi tehlikesi vardır; ama bu liderlik sağlanmazsa, 21. yüzyılda daha fazla güvenlik ve refah olasılığının azalacağı da kesindir. Kendi içine dönük ve kararsız, yurttaşlarının güvenmediği bir Avrupa bu rolü oynamayı ümit edemez. Tüm dikkati tamamen mevcut politikalarda marjinal iyileştirmeler yapmaya odaklanmış siyasetçilerin, tarihinin ve değerlerinin kendisine hazırladığı rolü oynama konusunda Avrupa ya önderlik etmeleri beklenemez. Küreselleşen dünyada Avrupa için yeni bir bakış açısı Başarıya ulaşması için Avrupa nın kendisini dünya aynasında görmesi gerekir. Refahın dayanaklarını güvenceye alma konusunda kendisine bir rol tanımlamalı, ardından bu rolü oynamak için gerekli politikaları ve kaynakları harekete geçirmelidir. Bu kitapçıkta bunun nasıl yapılabileceğine dair bir taslak ortaya koyduk. Bu taslakta 21. yüzyılın başlangıcında kendimizi içinde bulduğumuz küresel çerçevenin bir analizi yapılıyor. Ulusların Avrupa yı birlikte inşa ederken, işbirliğinin çatışmaya karşı zafer kazanmasını en iyi şekilde nasıl sağlayabilecekleri hakkında öğrendiğimiz benzersiz dersler ortaya konuluyor. Avrupa nın yapması gereken siyasi tercihler açısından anlamı belirlenerek, refahın dayanaklarının gücünü korumak için ne yapılması gerektiğine daha yakından bakılıyor. Sonuç olarak, eğer Avrupalılar bu zorunlu siyasi tercihleri yapabileceklerse, Avrupa da demokrasinin yenilenmesinin ve yeniden canlandırılmasının zorunlu olduğunun altı çiziliyor. 5

16 2 Karşılıklı bağımlılığın meydan okuması Karşılıklı bağımlılığın meydan okuması yüzyılda dünyayı şekillendiren en etkili güçler, küreselleşme sonucunda serbest kalmış olanlardır. Tarih boyunca, geçmiş çoğunlukla gelecek için güvenilir bir kılavuz olmuştur. Gelecek, pek çok özelliğiyle geçmişi andırmıştır. İnsanların yaşamları büyük oranda gündelik yaşamın örüntülerinde derin bir şekilde yer etmiş yerel etkenlerin ve alışılmış kararlı uygulamaların karşılıklı etkileşimiyle belirlenmiştir. Küreselleşme bizi bu gibi tanıdık konuların sınırlarının ötesine taşıyor. Olaylar kaleydoskopunu daha da hızlı döndürerek daha karmaşık ve bilinmedik desenler ortaya çıkarıyor. Bunlar bizi gelecek hakkında yeni şekillerde düşünmeye zorluyor. Bu, geçmişi pek az andıran bir gelecek olacaktır. Bununla başa çıkabilmek için alışkanlıklarımıza ve geçmiş örneklere daha az bel bağlamalı, çözümlemeye ve ileri görüşlülüğe daha çok güvenmeliyiz. Tepki vermek yerine, önceden tahmin edip ona göre davranmalıyız. Geçmişten aldığımız dersler yararlı olmayı sürdürüyor, ama geçmiş artık gelecek için güvenilir bir kılavuz değildir. Rahatsız edici bu olasılık karşısında bazılarının değişimin ilerleyiş hızını yavaşlatarak daha katlanılabilir bir düzeye indirmeyi istemesi anlaşılır bir durumdur. Ne var ki, bu da genellikle aldatıcı bir olasılıktır. Küreselleşme ve sonucunda ortaya çıkan karşılıklı bağımlılık hükümetlerin ve dev şirketlerin bir takım kötü niyetli komplolarının icadı değildir. Bu, hepimizin bireyler olarak yaptığı tercihlerin ve hükümetler ile iş çevrelerinin bu tercihleri insanlık tarihinde daha önce görülmemiş bir ölçekte mümkün kılma çabalarının sonucudur.

17 Bugünün liderleri dünyaya geldiklerinde gezegenimizdeki insan sayısı 2 milyarın biraz üzerindeydi. Günümüzde bu sayı 6,5 milyardır. Bugünün liderleri bu dünyadan göçüp gitmeden önce gezegenimizdeki insan sayısı onların dünyaya geldikleri tarihtekinin dört katı olacaktır. İnsanlık tarihinde başka hiçbir olay bu denli baş döndürücü bir değişim hızına neden olmamıştır. Hepimiz aynı dürtülerle hareket ediyoruz: beslenme, giyinme, su, ısınma, barınma gibi temel ihtiyaçlarımızı karşılamaya, ailelerimize daha iyi bir yaşam sağlamaya çalışıyoruz. Hepimiz eğitim, istihdam ve eğlence arıyoruz. Ayrıca hepimiz gezegenimizde hayal gücümüzün elverdiği her yerle bağlantıya geçme, iletişim kurma ve oralara yolculuk etme yönündeki dayanılmaz arzuyu paylaşıyoruz. Küreselleşme bu ihtiyaçların ve arzuların nedeni değildir. Küreselleşme, bir insan ömründen az bir süre önce gezegende yaşayanların dört katı sayıda insanın ihtiyaç ve arzularını karşılamak için oluşturulan organizasyonun ölçeğinin sonucudur. Sonuçta ortaya çıkan karşılıklı bağımlılık artık gelgit kadar geri döndürülemez bir olgu haline gelmiştir. Ne var ki, bu durum gelgitin üzerimizden geçip gitmesine izin vermemiz gerektiği anlamına gelmez. Küreselleşme bedelsiz olmadığı gibi yönetilemez de değildir. Ama sonuçlarını iyi bir şekilde yönetmek ve değişimin maliyetlerini özellikle en az olanağa sahip olanlar açısından azaltmak için sürecin dinamiklerini daha iyi anlamamız gerekir. Karşılıklı bağımlılığın meydan okuması 7 Uygarlık, olaylar karmaşasının çevresinde inşa ettiğimiz bir düzendir. Küreselleşmenin serbest bıraktığı kuvvetler o denli güçlüdür ki, sorumsuzca kontrolsüz bırakılmaları durumunda bu düzen zarar görebilir, hatta yıkıma uğrayabilir. Avrupa Birliği nin kendisi küreselleşmenin minyatür bir modelidir. Birlik içinde kendi Kuzeyimiz ve Güneyimiz, kendi

18 Karşılıklı bağımlılığın meydan okuması 8 zenginimiz ve yoksulumuz, kendi Doğumuz ve Batımız var. Ama Avrupa deneyiminde, küreselleşmenin yol açtığı en kötü korkuları haklı gösteren çok az şey var. Ulusal engellerin olmamasına karşın, sanayiler topluca Birliğin daha yoksul kısımlarına taşınmadılar. Ücretlerin daha yüksek olmasının etkisiyle ters yönde bir kitlesel işgücü akımı da olmadı. Çevreyle ilgili standartlar aşağı doğru yarışa girerek dipte rekabet etmek yerine, daha yüksek düzeylere çıktılar. Bunun nedeni bizim içsel küreselleşmemizin fırsatlar ile sorumluluğu bir araya getirmesidir. Artık Avrupa deneyiminden alınan dersleri dünyanın geri kalanına yansıtmalıyız. Kürselleşme ve iktidar Küreselleşme iktidarın dağılımını değiştiriyor. Merkezileşmeyi artıran muazzam bir kuvvet olmaktan çok, iktidarın genellikle geleneksel sahiplerinden, özellikle hükümetlerden uzağa, dört bir yana dağılmasına neden oluyor. İktidar bir yandan, kendi tercihlerini dile getirme konusunda daha fazla fırsata ve buna temel olacak daha fazla bilgiye sahip olan daha iddialı bölgesel ve yerel çıkar grupları tarafından yerel ve bölgesel düzeye çekiliyor. Daha müreffeh, daha iyi eğitim almış ve kendine daha güvenli yurttaşlar kendilerini etkileyen kararlar üzerinde daha fazla denetim sahibi olmak istiyorlar. Öte yandan, hükümetlerin kendileri, tek başlarına yönetemeyecekleri ortak sorunlarla yüzleşmek için egemenliklerini birleştirmeyi seçtikçe iktidarı yukarıya çekiyorlar. Avrupa Birliği, kararları insanların yaşamlarını etkileyen bir düzine bölgesel ve küresel kuruluştan yalnızca birini oluşturuyor. Belirgin bir şekilde, iktidar da herhangi bir düzeyde hükümetlerle çok az ilişkisi olan ve siyasi ya da coğrafi sınırlara aldırmayan yeni yapılanmalara yöneliyor. Yeni örgütlenme biçimleri, hükümetler kadar büyük etkilere yol açabilecek yeni değişim aktörleri yaratıyor.

19 Ortak çıkarlara sahip topluluklar bir gecede binlerce kişiyi seferber ederek hükümetlerden, şirketlerden ve birbirlerinden hesap sorabiliyor ve muazzam bir etkiye sahip olabiliyorlar. Turuncu devrim ile Lale devrimi bu güçlerin ne kadar büyük olabileceğinin birer örneğidir. Diktatörlükleri kan dökmeden devirmeyi başardılar çünkü küreselleşmiş bir dünyada gücün kullanımı konusunda yeni sınırlamalar vardır. Pek çok hükümet üzerinde eşzamanlı olarak etkili bir baskı kurulmasını sağlayan gelişmiş bağlantı olanaklarının güçlendirdiği sivil toplum kuruluşlarınca yürütülen küresel seferberlikler olmasaydı, Kyoto Protokolü nü kabul etmez, kara mayınlarını yasaklamaz veya en yoksul ülkelerin borçlarını silmezdik. Giderek artan sayıda çokuluslu şirketin gelirleri pek çok ülkeninkinden daha yüksek, ama artık gittikçe artan ölçüde, yurtdışında kendi evlerinde davrandıklarından daha farklı davranamıyorlar. Bu çoğunlukla, bulundukları ülkedeki mevzuatın gerektirdiğinden daha yüksek standartlarda bir şirket davranışı göstermeleri anlamına geliyor. Bu eğilimler ulus devletin sonunun geldiğine işaret etmiyor. İster kendi adına ister AB gibi kuruluşlar aracılığıyla hareket etsin, yalnızca ulus devletler yasa çıkarabilir, antlaşma imzalayabilir veya vergileri artırabilir. Başka hiçbir varlık yasal olarak askeri güç kullanamaz. Ulus devletler yeni ve daha karmaşık bir takım sorunlarla başa çıkmaya çalıştıkça, çözüme ulaşılması için gerekli çok aktörlü ortaklıkları oluşturma konusunda eşsiz bir beceriye sahip oluyorlar. Yürütme gücü azaldıkça, bir araya getirme, birleştirme gücü daha bir önem kazanıyor. Karşılıklı bağımlılığın meydan okuması 9 Küreselleşme öncesinde hudutlar iktidarın sınırlarının haritasını çıkarmakta kullanılıyordu. Yalnızca hükümetler hudutlarla ilgili sınırlamaları uygulayabilir. Hâlâ hudutlarımız var, ama artık çok daha geçirgenler. Internet yoluyla gelen bilgiyi dışarıda tutamıyor veya iletişimi engelleyemiyorlar. Bu arada

20 Karşılıklı bağımlılığın meydan okuması 10 uyuşturucu maddelerin, salgın hastalıkların akışını veya yasadışı uluslararası ticaretin artışını da durduramıyorlar. Deniz düzeylerindeki yükselmeyi veya iklim değişikliğinin yol açtığı çok daha zararlı fırtınaları da engelleyemiyorlar. Miktarlar ve sayılar arttıkça hudutlardan geçen insanların ve malların denetimi de zorlaşıyor. Tüm dünyada yük konteynerlerinin yalnızca % 2 si sınır geçişlerinde kontrol ediliyor. Bu durum kuşkusuz malların tüketiciye ulaşmasındaki maliyeti düşürüyor, ama aynı zamanda yeni sorunlara da yol açıyor. Değerler Küreselleşme iş dünyası ve hükümetler tarafından yönetilen birleşik bir süreç değildir. Daha çok, ana akarsuya bağlandıklarında çalkantılı alanlar yaratan pek çok koldan oluşan bir ırmak sistemine benziyor. En temel bileşeni olan ana akarsu, modern bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımıyla yaratılan tek bir küresel bilgi alanıdır. Herkes bu alana bir telefon ve modemle erişebiliyor. Kuşkusuz küreselleşmeden önce de bağlantılar vardı. Ticaret ve yolculukların geçmişi insanlık tarihi kadar eskidir. Ama çok daha az dönüştürücü bir nitelik taşıyan bu işlemlere daha az sayıda insan katılıyordu. Tek bilgi alanının sanal dünyasında yolculuk eden şey ise bilgidir; ağırlıksız, ışık hızında ilerleyen, bir kere oluşturulduktan sonra çoğaltılması maliyetsiz olan bilgi. Bu küresel bilgi alanı, her ikisi de şu anda mümkün olan geniş ve kesintisiz bilgi akışına dayanan küresel sermaye ile mal ve hizmet piyasalarındaki büyümeyi kolaylaştırmıştır. Dünyayı değiştiren şey bu piyasaların kendileridir. Bu piyasalar artan ticareti, yatırımları ve yeniliği beslemekte, yeni geçim yolları oluşturmaktadır. Küresel bilgi ekonomisine geçişi körüklemekte ve pek çok yerde, özellikle Hindistan ve Çin de yoksulluktan kaçış olanağı sunmaktadır.

21 Bu piyasaların ortaya çıkmasıyla, onları ticaret, çevre, insan hakları, yolsuzluk, çocuk işçiliği konularında düzenleyecek yeni küresel kurallar sistemleri de gündeme geldi. Bu kural sistemleri, ulusların küresel olarak birbirine bağlı olduğu bu dünyada, ne kadar güçlü olursa olsun herhangi bir ulusun amaçlarına kendi başına ulaşamayacağının farkındadır. Sonuçlar bu kadar birbirine bağlı olduğunda onlara ulaşmak için kullandığımız araçlar da öyle olmak zorundadır. Bu kural sistemleri geçen 60 yıl içinde gelişigüzel bir şekilde büyümüştür. Zayıf kurumlarla desteklenmiş ve eşgüdüm içinde çalışmaları için çok az çaba harcanmıştır. Ticaret kuralları çevre açısından sonuçlar doğurmuş, çevre de ticaret kurallarını etkilemiştir. Bazen bunlar isteyerek ve birbirini tamamlayıcı olarak yapılmış, ama çoğunlukla istenmeden ve çatışma biçiminde ortaya çıkmıştır. Kural sistemlerimizi karşılıklı olarak birbirini kuvvetlendirir hale getirmeliyiz. Ayrıca onlara daha fazla, çok daha fazla yatırım yapmalıyız. Bu kural sistemleri daha fazla insanın, daha çok şeyle ilgili, daha karmaşık seçimler yaptığı bir dünyanın işletim sistemidir. Kurallar olmazsa, tüm toplumlar çabucak çatışma ve karmaşaya sürüklenir. Bu durum herhangi bir toplum için olduğu kadar küresel toplum için de geçerlidir. şu anda var olan küresel kurallar sistemi, tasarlandığı kadarıyla, 20. yüzyılın küreselleşme öncesi dünyasıyla başa çıkmak için oluşturulmuştur. Bugünün dünyasını bu kurallara göre işletmek, en yeni bilgisayar oyunlarını 1980 lerden kalma bir işletim sisteminde çalıştırmaya uğraşmak gibidir. Karşılıklı bağımlılığın meydan okuması 11 Küresel bilgi alanı, küresel piyasalar ve küresel kurallar gibi küreselleşmenin çeşitli boyutlarının tamamı birbirimizle yaptığımız alışverişleri yoğunlaştırmaya hizmet eder. Bu alışverişler küresel olarak paylaşılan değerlerin ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Bazen kendi değerlerimizi başka kültürlere zorla kabul ettirmememiz gerektiği ileri sürülür. Bu, ikisinin

22 Karşılıklı bağımlılığın meydan okuması 12 arasındaki ilişkinin yanlış anlaşılmasından kaynaklanır. Kültürler değerleri tanımlamaz, onları ifade ederler. Avrupa deneyimimizin bize açıkça gösterdiği gibi, çok farklı kültürler aynı değerleri paylaşıyor olabilir. Özgürlük ve iyi yönetişim istemek ya da işkenceden, keyfi gözaltına alınmalardan veya adaletin kişisel ya da siyasi çıkar amacıyla saptırılmasından tiksinmeniz için belirli bir kültürden gelmeniz gerekmez. Karanlık yüz Bu dinamikler pek çok öngörülmeyen ve istenmeyen etkiyi de beraberlerinde getirmiştir. Küreselleşmenin bir de karanlık yüzünün olduğu konusunda kuşkuya yer yoktur. Küreselleşme tüm amaçlara karşı kördür ve değer yoksunudur. Uyuşturucu kaçakçıları ve teröristler onun getirdiği bağlantıları eğitimciler ve girişimciler kadar etkin bir şekilde kullanabilirler. şikâyeti olan herhangi birisi şimdiye kadar olduğundan daha büyük bir etki yaratmak üzere kendisiyle aynı düşünceye sahip başkalarını seferber edebilir. Madrid de ve Londra da büyük yıkıma yol açan bombaları patlatan teröristler karmaşık ve güçlü bir terör altyapısına dayanmıyorlardı. Yalnızca, korkunç bir suç işlemek için bilmeleri gerekenleri bulabilmek amacıyla Internet i nasıl kullanacaklarını bilen düş kırıklığına uğramış bireylerden oluşan gruplardı. Kuşkusuz bu tür tehditleri ortadan kaldırmaya yönelik sistemlerimizi iyileştirmemiz gerekir. Ama daha da önemlisi, altta yatan hoşnutsuzlukları anlayarak ve çözerek bu tür saldırılara daha az açık olmamız gerekir. Karşı karşıya kaldığımız yeni tehlikelerin pek çoğu küreselleşmenin ürünüdür. Bazılarının tek yaptığı dalganın önünde sürüklenmektir: patojenler veya yayılıcı zararlı bitki türleri kıtalar arası uçuşlarla daha hızlı yayılabiliyor veya suçlular daha büyük piyasalarda daha fazla suç ortağını seferber edebiliyor. Bazı tehlikeler ise giderek artan ölçüde, küreselleşmenin neden olduğu altüst oluşların yol açtığı tepkilerden kaynaklanıyor.

23 Herhangi bir değişim süreci gibi küreselleşme de kazananlar yanında kendi kaybedenlerini yaratıyor. Dünyanın büyük bölümünde eğitime, sermayeye ve bağlantılara sahip olanlar ile olmayanlar arasındaki uçurum gittikçe derinleşiyor. Yeni fırsatlar, yararları adil bir şekilde paylaştıracak içsel bir mekanizmayla birlikte gelmiyor. Sonuçta yoksulluk ve zenginlik giderek artan bir şekilde aynı sokağın iki yakasında veya televizyon ekranında karşı karşıya geliyor. Gelip geçici modalar yüzyıllar boyunca evrimleşmiş yerleşik kültürel varsayımlara meydan okuyor. Aile ve akran grup (peer group) destek sistemleri yerlerine hiçbir şey konulmadan parçalanıyor. İşte bu alana küreselleşmenin karanlık yüzünün gölgesi düşüyor. Irak veya Afganistan da cep telefonlarıyla çekilmiş ve Internet e yüklenmiş ölüm ve yıkım fotoğrafları olaylar olduktan hemen birkaç saat sonra televizyonlarımızda görünüyorlar. Öte yandan, çoğumuz için dehşet verici olan bu görüntüler, şiddet uygulayanların adam devşirme araçları haline geliyor. Küreselleşmenin tarihsel güçlerini durdurmak, hatta önemli oranda yavaşlatmak bile olanaksız. Bu yüzden onu, yalnızca önceden tahmin edip ona göre davranabilen veya değişime uyum sağlayabilenler için değil, hepimiz için işe yarayacak şekilde yönetmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Yararların paylaşılmasına yönelik mekanizmalar geliştirmeliyiz. Ayrıca, gölgelerini kaldırarak ve bu gölgelerde yaşayanlara yeni fırsatlar sunarak, küreselleşmenin karanlık yüzünü aydınlatmalıyız. Karşılıklı bağımlılığın meydan okuması 13 Mücadele alanı Bu, yeni kuşak Avrupa siyasetçileri için temel bir mücadele alanına işaret ediyor. Yeni fırsatlardan hepimizin yararlanmasını sağlayacak, küreselleşmenin yarattığı karışıklıkları kendi başlarına yönetemeyenlere yardımcı olacak ve geri dönüşü olmayan zararlara karşı refahın çevresel temellerini

24 koruyacak bir küresel sorumluluk siyaseti oluşturmamız gerekiyor. Karşılıklı bağımlılığın meydan okuması 14 Ulusal ölçekte daha önce bu noktaya gelmiştik. Sanayi Devrimi Avrupa da hız kazandığında ve ulusal pazarlar ilk ortaya çıkmaya başladığında, yeni fırsatlara erişme şansı olanlar en sınırsız hayallerin bile ötesinde gelişme gösterdiler. Ama o zaman da şimdi olduğu gibi, eski toplumsal ve ekonomik düzen yıkıldığında kaybedenlerin sayısı kazananlardan çok fazlaydı. Haksızlıklar arttı ve devrimin hayaleti tüm Avrupa da görünmeye başladı yılına gelindiğinde Karl Marx Komünist Manifestosu nu yazmıştı bile. Zaman içinde, sanayileşmeden yararlananlar buna devam etmek için onları paylaşmaları gerektiğinin farkına vardılar. Tam da bunu yapmak için kurumlar, politikalar ve programlar geliştirildi lerde Bismarck la başlayarak Avrupa ulusları yavaş yavaş, çağdaş Avrupa nın en büyük gücünü oluşturan dayanışma, topluluk ve sosyal yatırım kültürünün temellerini attılar. Bu gelişmenin merkezi ve zorlayıcı kavramı, fırsat paylaşımının sorumluluk paylaşımını gerektirdiğiydi. Bu ikisinin karşılıklı etkileşiminden bugün Avrupa Birliği nin öz değerlerini tanımlayan deneyim ve kurumlar ortaya çıktı. Ne var ki, ekonomik büyümenin gelirlerinin bir bölümünü, bu büyümenin sürmesi için gerekli toplumsal koşulları sağlamak amacıyla yatırmamız gerektiğini çok geç öğrendik. Bunu zamanında yapmamamız, Avrupa daki her ülkeyi saran toplumsal gerilimlerin yarattığı muazzam gelgitin 19. yüzyılın sonunda başıboş kalmasına yol açtı. Bunun sonucunda, 20. yüzyılın ilk yarısını tercih ettiğimiz totalitarizmin komünizm mi, yoksa faşizm mi olduğuna deneysel olarak karar vermekle geçirdik. Geçen yüzyılın ortalarına gelindiğinde, ekonomilerini sağlamlaştırmak için ulusların sağlığa, eğitime ve sosyal

25 güvenliğe yatırım yapmaları gerektiği konusunda artık hiçbir tartışma kalmamıştı. Kamu politikasının amacı ekonomik büyümenin kolaylaştırılmasından, ekonomik kalkınmanın özendirilmesine, yani büyüme artı refaha doğru genişledi. Ne kadar refah sağlanacağı ve bunun en iyi nasıl sağlanacağı yönündeki tartışmalar sürecek, ama bugün çok az kişi hükümetlerin böyle yatırımlar olmaksızın refahı sağlayabileceğine inanıyor. İkinci Dünya Savaşı sonrasında nüfus ve refah artışı hız kazandıkça dünya çok hızlı bir ekonomik kalkınma çağına girdi. İzleyen 20 yıl içinde yeni bir tartışma başladı. Hava ve su kalitesi düştü, atıklar birikti, çöller genişledi, kentler yayıldı ve doğal yaşam alanları ile buralarda yaşayan bitki ve hayvanlar yok olmaya başladı. Gezegenin bu kalkınma hızını korumak için gerekli kaynakları sağlamaya devam edip edemeyeceği konusunda kuşkular ortaya çıkmaya başladı. Uzayın karanlığında yalnız, mavi ve beyaz bir gezegen görüntülerinin güçlendirdiği ve gittikçe artan kuşkular 20. yüzyılın son birkaç on yılına damgasını vuran büyük küresel konferansların ilkine yol açtı yılında yapılan İnsan Çevresi hakkındaki Stockholm Konferansı ilk kez gezegende çevrenin korunmasına yönelik bir eylem gündemi tanımladı. Bunu izleyen 30 yıl içinde, büyüyen ekonomik kalkınmamızdan elde ettiğimiz gelirlerin bir kısmını artık kalkınmanın gerçekleşmesine olanak tanıyan çevresel koşulları sürdürmek için harcamamız gerektiği giderek açıklık kazandı. Diğer bir deyişle, 21. yüzyılda refah ve güvenliğin sağlama alınması isteniyorsa, ekonomik kalkınmanın sürdürülebilir olması gereklidir. Karşılıklı bağımlılığın meydan okuması 15 Sürdürülebilir kalkınmaya doğru başarılı bir geçiş uygarlığın karşı karşıya olduğu en büyük meydan okumadır. Bu meydan okumayla yüzleşmek ulusların, tarihte daha önce hiç olmadığı şekilde birlikte çalışmasını gerektirecektir. İşbirliği başarıya ulaşmak zorundadır, çünkü zorlamanın başarıya ulaşma

26 şansı yoktur. Basit bir şekilde ifade etmek gerekirse, sürdürülebilir kalkınma silah namlusuyla sağlanamaz. Karşılıklı bağımlılığın meydan okuması 16 Ortak Pazar ve Avrupa Topluluğu ndan Avrupa Birliği ni inşa ederken bizler, ortak sorunlarla yüzleşmek için egemenliği paylaşma ideallerinin nasıl gündelik yaşamın uygulamaya dönük gerçekliklerine dönüştürülebileceği; fırsatların nasıl sorumlulukla dengelenebileceği; çeşitliliğin, bölünmeye yol açmadan nasıl artırılabileceği konularında çok şey öğrendik. Pek çok hata da yapıldı. Kuşkusuz daha da fazlası olacak. Ama kolay kolay geri döndürülemeyecek pek çok şey de gerçekleştirdik. Artık küreselleşmeyi herkesin faydalanabilmesi amacıyla yönetmeye çalışırken bu tarihten aldığımız dersleri küresel sahneye taşımalıyız. Ama bunu bir parça alçakgönüllülük içinde yapmalıyız. Çeşitliliği yazgımızın efendisi değil, kölesi yapmayı ancak iki kanlı Dünya Savaşı ve çok sayıda daha küçük boyutlu çatışmadan sonra öğrendik. Bu bize 50 yıla mal oldu ve kim bilir daha kaç yıl sürecek. Avrupa nın huzur ve refahını belirleyen faktörler artık çoğunlukla coğrafi sınırları içinde bulunmamaktadır. Sürdürülebilir kalkınmaya geçişi kendi başımıza gerçekleştiremeyiz. Durma noktasına gelmiş bir Avrupa nın yeniden hız kazanması için kendisine bir amaç, bir görev belirlemesi gerekir. Sürdürülebilir kalkınmaya doğru küresel geçişi sağlamak işte böyle bir amaçtır. Bu, her Avrupa yurttaşı için yaşamsal önemde bir stratejik çıkarı ifade etmektedir. Ama buna yalnızca, Birliğin kuruluşuna damgasını vuran yumuşak gücün uygulamaya konulmasıyla ulaşılabilir. Kendi deneyimimizden aldığımız dersleri artık daha geniş bir dünyaya yansıtmayı öğrenmeliyiz. Bunu yapabilmek için bu dersleri nasıl aldığımızı anımsamamız gerekir.

27 3 Avrupa nın tarihten aldığı dersler Churchill, Monnet ve Adenauer dan Delors, Mitterrand ve Kohl e kadar modern Avrupa nın mimarları çoğunlukla tek bir tutkudan, savaşın hayaletini Avrupa sınırlarından dışarı atma amacından güç almışlardı. Farklılıklara izin verirken çatışmaları bertaraf etmenin yollarını aradılar ve bunda başarılı da oldular. Avrupa Birliği nde üyeler arasında silahlı saldırı artık düşünülemez durumdadır. Savaş sonrası Avrupa projesinin ivmesi Yunanistan, Portekiz ve İspanya yı diktatörlükten çıkarıp demokrasiye geçirmiştir. Ayrıca, Demir Perde nin kaldırılmasında merkezi bir rol oynamış ve bir zamanlar bu perdenin ardında olan Avrupa topraklarında şimdi özgürlüğün ve hukukun üstünlüğünün yerleşmesine yol açmıştır. Balkanlar da, Kosova da, Makedonya da ve Bosna da kuşkusuz hatalar yaptık, ama Avrupa istikrarı kendi sınırlarının ötesine de yaymayı öğrenmektedir. Ayrıca, Birlik üyeliğinin sağladığı yararların giderek daha da belirginleşmesiyle, Birlik sınırları 6 devletten 9 a, sonra 12 ye, 15 e ve çok yakın zamanda 27 devlete genişledi. Başkaları da girmek için sırada bekliyor. Tarihte hiçbir imparatorlukta fetih, Avrupa nın gönüllü bir şekilde rekabeti işbirliği, bencilliği dayanışma ve kuşkuyu güvenle fethi kadar başarılı olmamıştır. Avrupa nın tarihten aldığı dersler 17 Avrupa Birliği nin inşası, ulus devletlerin nasıl ortak çıkarları belirleyerek ve egemenliği birleştirerek ulusal çatışmaların üstesinden gelebileceğini ortaya koymuştur. Ana babalarımızın ve büyük annelerimiz ile büyük babalarımızın açısından,

28 yani 1918, 1926 veya 1945 yıllarından bakıldığında modern Avrupa olağanüstü bir başarıdır. Bu, küresel dersler çıkarmamız gereken bir başarı öyküsüdür. Avrupa nın tarihten aldığı dersler yüzyıla egemen olacak, terörizmden iklim değişikliğine, kitlesel göçlerden örgütlü suçlara kadar en büyük küresel sorunlar ulusların tek başlarına hareket etmesiyle çözülemez. Bu sorunlar egemenliğin birleştirilmesini gerektiriyor. Avrupa, egemenlik paylaşımının uygulamaya dönük ve siyasi gerçekleri konusunda dünyanın en sürdürülebilir ve en geniş kapsamlı deneyidir. Uluslar arasında sık sık çalkantılara yol açan ilişkileri hukuksal denetim altına almanın mümkün olduğunu göstermiştir. Başarısının sürmesi yalnızca Avrupalıları değil, herkesi ilgilendiriyor. Modern Avrupa nın mimarları bu kıtada yalnızca dayanışma ve uyumun demokrasiyi, istikrarı ve refahı güvence altına alacağını, Hitler e karşı verilen savaş sırasında fark ettiler. Ama bu mesajı tartışılmaz haline getiren, Yahudi soykırımı (Holocaust) ve Sovyet çalışma kampları (Gulag) oldu. Churchill ve Monnet savaş kazanılmadan çok önce Avrupa Konseyi ne ilişkin ilk görüşleri üzerinde tartışıyorlardı. Bilgiyle desteklenmiş kişisel çıkarın, sınırlarımızdaki Sovyet tanklarının varlığının ve savaşın anısının harekete geçirdiği Avrupa nın mimarları, Federal Avrupa ya karşılık Uluslar Avrupa sının soyut kavramlarını tartışmadılar. Avrupa yı pratik bir şekilde, yolda ilerlerken inşa ettiler. Kuşkusuz hayalperestler ve pragmatikler, istekliler ve kuşkucular vardı. Ama ortak eğilim, AB nin evrimindeki her aşamada giderek artan sayıda ülkenin, yurttaşlarını bekleyen zorluklarla kolektif bir şekilde uğraşmak için kendi dar çıkarlarını gönüllü olarak bir kenara bırakmayı seçmesi oldu. Bu, 1951 de Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu nun kurulmasıyla başlayan bir öyküdür de bu topluluk Roma

29 Antlaşması yla bir ortak pazar oluşturulmasına doğru ilerlemiş ve Avrupa Savunma Topluluğu nu oluşturma yönündeki çabaların başarısızlığa uğramasına karşın, Avrupa Ekonomik Topluluğu doğmuştur. Bu temel yaklaşık 30 yıl boyunca yavaş yavaş gelişmiş ve ilk başta 6 olan üye sayısı önce 9 a, sonra 12 ye çıkmıştır. Ardından, 1986 dan itibaren sıra dışı 20 yıllık yenilik patlaması yaşanmış, başarılı Lüksemburg, Maastricht, Amsterdam ve Nice antlaşmalarıyla işbirliğinin kapsamı ve derinliği artırılmıştır. Üye sayısı da iki katından fazla artarak 25 olmuş ve Avrupa Birliği ortaya çıkmıştır. Avrupa daki işbirliği artık kamu politikalarının neredeyse tüm yönlerini kapsamaktadır ye gelindiğinde çevresel, bölgesel, sosyal politikalar ile sanayi politikaları başlangıçtaki ekonomi, tarım ve ticaret politikalarına eklenmişti. Ulaşım ve enerji politikaları da yeni eklenenler arasındaydı. On beş yıl sonra, ortak dış politika ile güvenlik politikasının temellerinin yanı sıra adalet ve emniyet konusunda daha derin bir işbirliği de bunlara katılmıştı. Malların, hizmetlerin, sermayenin ve işgücünün serbest dolaşımını sağlayan dört özgürlük sağlam bir şekilde yerleşmişti. Son 20 yılda ortak politika kapsamının genişletilmesi ve derinleştirilmesi süreci, ortak para birimi, istihdam, gençlik ve kültür politikalarını içerecek şekilde ilerlemiş ve Birliğin sesini dünyanın diğer ülkelerine duyurmak amacıyla Yüksek Temsilci atanmıştır. İlk antlaşmaların başarılı şekilde art arda gözden geçirilmesi de Birliğin kurumsal gücünün sürekli olgunlaşmasına yol açmıştır. Bu kısmen, üye sayısı 6 dan 25 e çıkarken etkili karar almayı sürdürme ihtiyacından kaynaklanmıştır. Ama paylaşılan egemenliğin kapsamının genişlemesine bağlı olan demokrasiyi derinleştirme ihtiyacı daha da önemli olmuştur. Avrupa Parlamentosu çok sınırlı güçlerle donatılmış atanmış bir meclis olmaktan, tam anlamıyla seçilmiş, eşit karar haklarına sahip bir kuruma dönüşmüştür. Aynı zamanda, bir Avrupa nın tarihten aldığı dersler 19

30 defa kullandığı, tüm Komisyonu görevden alma yetkisine de sahiptir. Avrupa nın tarihten aldığı dersler 20 Bazı üyeler için ortak para biriminin geliştirilmesi sonucunda bugün güçlü ve bağımsız bir Merkez Bankası vardır. Avrupa Sayıştayı (European Court of Auditors), üye ülkelerin vergi gelirlerinin üzerinde anlaşılmış belli bir oranından oluşturulan Birlik bütçesinin yetkili bir biçimde kullanımına yönelik güvenin artmasını sağlamıştır. Avrupa Adalet Divanı (European Court of Justice), ulusal hükümetlerin Avrupa mevzuatını yorumlamadaki sınırlarını belirleyen önemli bir içtihat hukuku oluşturmuştur. Bu, tarihte daha önce benzeri görülmemiş bir ortak kurumlar ağının sonucudur. Avrupa deneyinin esası, gerçekleştirme yönteminin politika amacına göre değiştirilmesinde yatar. Ticari müzakereler ve tek pazarın desteklenmesi sorumluluğu, üye ülkelerin seçilmiş hükümetleri tarafından verilen görevle faaliyette bulunan Komisyon a aittir. Dış politika ile güvenlik politikası konularında üye ülkelerin bakanları arasındaki uzlaşmayla hareket edilir. Doğrudan vergilendirme gibi ulusal egemenlik açısından can alıcı öneme sahip konularda üye ülkeler veto haklarını saklı tutar. Avrupa nın evrimi açık uçlu bir süreçtir. Etrafımızdaki değişimin hızı arttıkça inşa etme ve yeniden şekillendirme asla tamamlanmayabilir. Avrupalılar bu süreç içinde deneysel olarak neyin işe yaradığını, neyin yaramadığını öğrenmişlerdir. Avrupa politikalarının gerek tasarımında, gerek uygulanmasında bir takım hatalar yapılmıştır. Tarım dünyasının dışında, Ortak Tarım Politikası nın bürokratik katılıklarını anlayacak veya savunacak pek az kişi vardır. Bu yapıyı diğer sektörlerde tekrarlamaya yönelik bir istek de yoktur. Hesap verebilirlik, saydamlık ve iletişim konusundaki kurumsal başarısızlıklar kamunun güvenini zayıflatmıştır.

31 Avrupa nın içinden bakıldığında bu sancılı bir süreç olmuştur. Çoğunlukla içine nüfuz edilemeyen, donuk bir bürokratik dille yapılan uzun süreli sıkıcı tartışmaların yanı sıra kısa süreli, yoğun, bazen en kaba ve en basit ifadelerle yapılan kamu tartışmaları görülmüştür. Ama hatalara karşın, Avrupalı kuşkucuların en kötü korkuları hiçbir zaman gerçekleşmemiştir. Avrupa nın inşası tekdüze ve türdeş kılmak yerine, hiç olmadığı kadar çeşitliliği beslemiş, bölgesel kimliği güçlendirmiş ve kültürel farklılıkları özendirmiştir. Dışarıdan bakıldığında görüntü daha nettir ve Avrupa görkemli bir başarı olarak görülmektedir. Avrupa 50 yıl içinde savaşın yıkıntıları içinden çıkarak küresel bir güç haline gelmiştir. Avrupa Birliği dünyanın en büyük ticari oluşumudur. Doğrudan dış yatırımın en büyük kaynağı ve en büyük yardım sağlayıcıdır. Genişlemeden bu yana en büyük satın alma gücünü temsil etmektedir. Üye ülkelerin kuvvetleri barışı, demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü sağlamak için Afganistan dan Doğu Timor a ve Sierra Leone ye kadar pek çok uluslararası operasyona girişmiştir. Tekstilden taşıtların salımlarına kadar pek çok konuda Avrupa mevzuatı dünyanın gelişmekte olan ekonomilerinde yeni mevzuatın standardını belirlemektedir. Avrupa küresel ilerleme için düşünce, eğitim, sermaye, teknoloji ve siyasi enerji kaynağı haline gelmiştir. Günümüzün küresel toplumunda aşırı sağda ve solda, karşılıklı işbirliğinden vazgeçip, ulusal ya da bölgesel çıkarlara öncelik vermeyi savunan her türden izolasyon politikası yandaşları ve retçiler vardır. Avrupa tarihinden alınan ders, bunun yanlış bir seçenek olduğunu göstermektedir. Karşılıklı bağımlılık geri döndürülemez. Hiçbir ulus tek başına kendisini iklim değişikliğinden veya bölgesel mali krizlerin yayılmasından koruyamaz. Egemenliğin paylaşılması ve ortak kurallara dayalı tepkilerin oluşturulması ortak tehditlere karşı Avrupa nın tarihten aldığı dersler 21

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

ÇEVRE SORUNLARININ TOPLUMLARIN GÜNDEMİNE YERLEŞMESİ

ÇEVRE SORUNLARININ TOPLUMLARIN GÜNDEMİNE YERLEŞMESİ ÇEVRE SORUNLARININ TOPLUMLARIN GÜNDEMİNE YERLEŞMESİ 1970 yılında Roma Kulübü, insanlığın ikilemi adlı projesinde dünya bağlamında Nüfus artışı, Gıda üretimi, Endüstrileşme Doğal kaynakların tüketilmesi

Detaylı

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Daha kapsayıcı bir toplum için sözlerini eyleme dökerek çalışan iş dünyası ve hükümetler AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Avrupa da önümüzdeki

Detaylı

Dünya Enerji Görünümü 2012. Dr. Fatih BİROL Uluslararası Enerji Ajansı Baş Ekonomisti Ankara, 25 Aralık 2012

Dünya Enerji Görünümü 2012. Dr. Fatih BİROL Uluslararası Enerji Ajansı Baş Ekonomisti Ankara, 25 Aralık 2012 Dünya Enerji Görünümü 2012 Dr. Fatih BİROL Uluslararası Enerji Ajansı Baş Ekonomisti Ankara, 25 Aralık 2012 Genel Durum Küresel enerji sisteminin temelleri değişiyor Bazı ülkelerde petrol ve doğalgaz üretimi

Detaylı

We create chemistry. Kurumsal stratejimiz

We create chemistry. Kurumsal stratejimiz We create chemistry Kurumsal stratejimiz BASF nin hikayesi Kuruluş yılımız olan 1865 ten bu yana dünyamızla birlikte onun ihtiyaçlarına cevap verebilmek için değişiyor ve gelişiyoruz. Şirket olarak sürdürülebilir

Detaylı

Yeniden Yapılanma Süreci Dönüşüm Süreci

Yeniden Yapılanma Süreci Dönüşüm Süreci Yeniden Yapılanma Süreci 2010-2025 Dönüşüm Süreci 2025-2050 2025'te olmazsa olmazlar Geçiş dönemi kilit meseleleri Dönüşüm zamanının Başarı Dönüşüm ölçütleri zamanının Vizyon Herkese fırsat eşitliği sağlanarak

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları 2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları Virpi Einola-Pekkinen 11.1.2011 1 Strateji Nedir? bir kağıt bir belge bir çalışma planı bir yol bir süreç bir ortak yorumlama ufku? 2 Stratejik Düşünme Nedir?

Detaylı

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI Sürdürülebilirlik vizyonumuz 150 yıllık bir süreçte inşa ettiğimiz rakipsiz deneyim ve bilgi birikimimizi; ekonomiye, çevreye, topluma katkı sağlamak üzere kullanmak, paydaşlarımız

Detaylı

SERVER TANFER. Yazılım Ürünleri Satış Müdürü IBM Türk

SERVER TANFER. Yazılım Ürünleri Satış Müdürü IBM Türk SERVER TANFER Yazılım Ürünleri Satış Müdürü IBM Türk Rethink IT. Reinvent Business. Onur Buçukoğlu Tivoli Ürün Yöneticisi, Orta ve Doğu Avrupa / Türkiye / Rusya Başlıca Üç Dönüşüm Gerçekleşiyor Akıllı

Detaylı

KENTİNİZ DÜNYAYA İLHAM VERSİN

KENTİNİZ DÜNYAYA İLHAM VERSİN TANITIM KENTİNİZ DÜNYAYA İLHAM VERSİN TEK DÜNYA KENTLERİ YARIŞMASI NA hemen bugün katılın! KENTLER FARK YARATIR Dünya nüfusunun yarısından fazlası kentlerde yaşıyor ve kent sakinleri, dünyanın enerji kaynaklı

Detaylı

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi. Uluslar arası İlişkiler Bölümü

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi. Uluslar arası İlişkiler Bölümü TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Uluslar arası İlişkiler Bölümü Avrasya da Ekonomik İşbirliği İmkanları: Riskler ve Fırsatların Konsolidasyonu Mustafa Aydın Ankara, 30 Mayıs 2006 Avrasya Ekonomik

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

ÇEVRE DENETİMİNDE KÜRESEL GÜNDEM VE EUROSAI İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN DENETİMİ SEMİNERİ

ÇEVRE DENETİMİNDE KÜRESEL GÜNDEM VE EUROSAI İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN DENETİMİ SEMİNERİ YÜKSEK DENETİM DÜNYASINDAN HABERLER ÇEVRE DENETİMİNDE KÜRESEL GÜNDEM VE EUROSAI İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN DENETİMİ SEMİNERİ ÇEVRE DENETİMİNDE KÜRESEL GÜNDEM VE EUROSAI İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN DENETİMİ SEMİNERİ

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER Özgül ÜNLÜ HBÖ- HAREKETE GEÇME ZAMANI BU KONU NİÇİN ÇOK ACİLDİR? Bilgi tabanlı toplumlar ve ekonomiler bireylerin hızla yeni beceriler edinmelerini

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR. 26 Kasım 2015

N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR. 26 Kasım 2015 N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR 26 Kasım 2015 SİYASİ İRADENİN ÖNÜNDE İKİ SENARYO Kapsamlı bir reform ve kalkınma hareketine girmek Toplumsal barış Çözüm süreci Yeni anayasa Başkanlık arayışı ve kutuplaşma

Detaylı

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası FĐNANSAL EĞĐTĐM VE FĐNANSAL FARKINDALIK: ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Durmuş YILMAZ Başkan Mart 2011 Đstanbul Sayın Bakanım, Saygıdeğer Katılımcılar, Değerli Konuklar

Detaylı

Erkan ERDİL Bilim ve Teknoloji Politikaları Araştırma Merkezi ODTÜ-TEKPOL

Erkan ERDİL Bilim ve Teknoloji Politikaları Araştırma Merkezi ODTÜ-TEKPOL Erkan ERDİL Bilim ve Teknoloji Politikaları Araştırma Merkezi ODTÜ-TEKPOL Brezilya: Ülkeler arası gelir grubu sınıflandırmasına göre yüksek orta gelir grubunda yer almaktadır. 1960 ve 1970 lerdeki korumacı

Detaylı

Kyoto Protokolü nün Onanması (Taraf Olunması) ve Uluslararası İklim Rejiminin Geleceği ile İlgili Bazı Politik ve Diplomatik Noktalar

Kyoto Protokolü nün Onanması (Taraf Olunması) ve Uluslararası İklim Rejiminin Geleceği ile İlgili Bazı Politik ve Diplomatik Noktalar Kyoto Protokolü nün Onanması (Taraf Olunması) ve Uluslararası İklim Rejiminin Geleceği ile İlgili Bazı Politik ve Diplomatik Noktalar José Romero* İsviçre Federal Çevre Bakanlığı Berne, İsviçre Ankara,

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ GELİŞİMİ, KURUMLARI ve İŞLEYİŞİ

AVRUPA BİRLİĞİ GELİŞİMİ, KURUMLARI ve İŞLEYİŞİ AVRUPA BİRLİĞİ GELİŞİMİ, KURUMLARI ve İŞLEYİŞİ İLKER GİRİT 04.11.2015 İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ AVRUPA BİRLİĞİ ANABİLİM DALI İÇERİK Birliğin Kuruluşu Birliğin Gelişimi Antlaşmalar

Detaylı

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI!

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! Birleşmiş Milletler Genel Kurulu; kooperatiflerin sosyo-ekonomik kalkınmaya, özellikle yoksulluğun azaltılmasına, istihdam yaratılmasına ve sosyal bütünleşmeye olan

Detaylı

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ve 2030 Sonrası Kalkınma Gündemi

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ve 2030 Sonrası Kalkınma Gündemi Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ve 2030 Sonrası Kalkınma Gündemi Musa Rahmanlar Ankara/2016 Çevre ve Sürdürülebilir Kalkınma Dairesi/Sosyal Sektörler ve Koordinasyon Genel Müdürlüğü İçerik 1. Sürdürülebilir

Detaylı

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları,

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Ankara Forumunun beşinci toplantısını yaptığımız için çok mutluyum. Toplantıya ev sahipliği

Detaylı

Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar

Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar Dünya Bankası Grubu Hakkında Dünya Bankası nedir? 1944 te kurulan Banka, kalkınma desteği konusunda dünyanın en büyük kaynağıdır 184 üye ülke sahibidir

Detaylı

ULUSLARARASI SOSYAL POLİTİKA (ÇEK306U)

ULUSLARARASI SOSYAL POLİTİKA (ÇEK306U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. ULUSLARARASI SOSYAL POLİTİKA (ÇEK306U)

Detaylı

World Energy Outlook Dr. Fatih BİROL UEA Baş Ekonomisti İstanbul, 1 Aralık 2011

World Energy Outlook Dr. Fatih BİROL UEA Baş Ekonomisti İstanbul, 1 Aralık 2011 World Energy Outlook 2011 Dr. Fatih BİROL UEA Baş Ekonomisti İstanbul, 1 Aralık 2011 Bağlam: halihazırda yeterince kaygı verici olan eğilimlere yeni zorluklar ekleniyor Ekonomik kaygılar dikkatleri enerji

Detaylı

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) 6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU İslam Ülkelerinde Çok Boyutlu Güvenlik İnşası ( 06-08 Mart 2015, Serena Hotel - İslamabad ) Güvenlik kavramı durağan değildir.

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

Gönüllü Çağrısı! Tescil Merkezi Dizin Hizmeti (RDS) İncelemesi (eski adıyla WHOIS2)

Gönüllü Çağrısı! Tescil Merkezi Dizin Hizmeti (RDS) İncelemesi (eski adıyla WHOIS2) Gönüllü Çağrısı! Tescil Merkezi Dizin Hizmeti (RDS) İncelemesi (eski adıyla WHOIS2) Hoşgeldiniz! Tescil Merkezi Dizin Hizmeti veya RDS (önceden WHOIS) İncelemesinin ne hakkında olduğunu öğrenmekle ilgileniyor

Detaylı

Gençlerin Katılımına ilişkin Bildirgenin tanıtımı Gençlerin Yerel ve Bölgesel Yaşama Katılımına İlişkin Gözden Geçirilmiş Avrupa Bildirgesi

Gençlerin Katılımına ilişkin Bildirgenin tanıtımı Gençlerin Yerel ve Bölgesel Yaşama Katılımına İlişkin Gözden Geçirilmiş Avrupa Bildirgesi Gençlerin Katılımına ilişkin Bildirgenin tanıtımı Gençlerin Yerel ve Bölgesel Yaşama Katılımına İlişkin Gözden Geçirilmiş Avrupa Bildirgesi Barış sosyal birlik beraberlik kültürler arası diyalog katılım

Detaylı

Özet. Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları. G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015

Özet. Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları. G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015 G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015 Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları Ekonomi Bakanligi Ev Sahipliginde Özet 5 Ekim 2015 Hilton Istanbul Bosphorus Hotel İstanbul,

Detaylı

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER KÜRESEL EKONOMİYİ ROTASINDAN ÇIKARABİLECEK 10 BÜYÜK TEHLİKE

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER KÜRESEL EKONOMİYİ ROTASINDAN ÇIKARABİLECEK 10 BÜYÜK TEHLİKE 21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER KÜRESEL EKONOMİYİ ROTASINDAN ÇIKARABİLECEK 10 BÜYÜK TEHLİKE ÜLKELERİN MAKRO DENGELERİNDE İSTİKRARSIZLIK VE ÇÖZÜMSÜZLÜK (BÜTÇE VE CARİ İŞLEMLER AÇIĞI) İSTİKRARSIZ BÜYÜME VE DALGALANMA

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI 2010/8 SAYILI ULUSLARARASI REKABETÇİLİĞİN GELİŞTİRİLMESİ DESTEĞİNE YÖNELİK URGE PROJE YÖNETİMİ EĞİTİM PROGRAMI T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI İhracat Genel Müdürlüğü KOBİ ve Kümelenme Destekleri Daire Başkanlığı

Detaylı

Her Şeyin İnterneti (IoE) Cisco nun IoE Potansiyel Değeri Kamu Sektörü Analizinin En Önemli 10 Sonucu

Her Şeyin İnterneti (IoE) Cisco nun IoE Potansiyel Değeri Kamu Sektörü Analizinin En Önemli 10 Sonucu Her Şeyin İnterneti (IoE) Cisco nun IoE Potansiyel Değeri Kamu Sektörü Analizinin En Önemli 10 Sonucu Joseph Bradley Christopher Reberger Amitabh Dixit Vishal Gupta IoE; ekonomik büyümede artış ve çevresel

Detaylı

RIO+20 ışığında KOBİ ler için yenilikçi alternatifler. Tolga YAKAR UNDP Turkey

RIO+20 ışığında KOBİ ler için yenilikçi alternatifler. Tolga YAKAR UNDP Turkey RIO+20 ışığında KOBİ ler için yenilikçi alternatifler Tolga YAKAR UNDP Turkey Billion people 10 World 8 6 4 2 Africa Asia Europe Latin America and Caribbean Northern America 2050 yılında dünya nüfusunun

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Ülkesel Fizik Planı. Bölüm III. Vizyon, Amaç ve Hedefler (Tasarı)

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Ülkesel Fizik Planı. Bölüm III. Vizyon, Amaç ve Hedefler (Tasarı) Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Ülkesel Fizik Planı Bölüm III. Vizyon, Amaç ve Hedefler (Tasarı) Şehir Planlama Dairesi İçişleri Bakanlığı Lefkoşa - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 2014 İçindekiler 1. Giriş...

Detaylı

Lizbon anlaşmasının, 2009 tarihinde küreselleşme ve yeni bilgi ekonomileri karşısında Avrupa Konseyi kuruldu.

Lizbon anlaşmasının, 2009 tarihinde küreselleşme ve yeni bilgi ekonomileri karşısında Avrupa Konseyi kuruldu. Dr. Hülya BAL Lizbon anlaşmasının, 2009 tarihinde küreselleşme ve yeni bilgi ekonomileri karşısında Avrupa Konseyi kuruldu. Avrupa 2020 Stratejisinin çıkış noktası, dünyada yaşanan küreselleşme, iklim

Detaylı

WORLD FOOD DAY 2010 UNITED AGAINST HUNGER

WORLD FOOD DAY 2010 UNITED AGAINST HUNGER DUNYA GIDA GUNU ACLIGA KARSI BIRLESELIM Dr Aysegul AKIN FAO Turkiye Temsilci Yardimcisi 15 Ekim 2010 Istanbul Bu yılki kutlamanın teması, ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde dünyadaki açlıkla mücadele

Detaylı

Sanayi Devriminin Toplumsal Etkileri

Sanayi Devriminin Toplumsal Etkileri Sanayi Devriminin Toplumsal Etkileri Bilgi toplumunda aktif nüfus içinde tarım ve sanayinin payı azalmakta, hizmetler sektörünün payı artmakta ve bilgili, nitelikli insana gereksinim duyulmaktadır. 16.12.2015

Detaylı

1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ

1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ 13 1.1.Türkiye Ekonomisine Tarihsel Bakış Açısı ve Nedenleri 14 1.2.Tarım Devriminden Sanayi Devrimine

Detaylı

BAĞIŞÇILAR VAKFI MODELİNİ DESTEKLEME PROGRAMI

BAĞIŞÇILAR VAKFI MODELİNİ DESTEKLEME PROGRAMI BAĞIŞÇILAR VAKFI MODELİNİ DESTEKLEME PROGRAMI Başvuru Formu TÜRKİYE ÜÇÜNCÜ SEKTÖR VAKFI BAĞIŞÇILAR VAKFI MODELİNİ DESTEKLEME PROGRAMI Başvuru Formu TÜSEV olarak Sosyal Yatırım Programı ile 2006 yılından

Detaylı

SAĞLIKLI ŞEHİR YAKLAŞIMI

SAĞLIKLI ŞEHİR YAKLAŞIMI SAĞLIKLI ŞEHİR YAKLAŞIMI Bugün şehirlerimizdeki problemlerin çoğu fakirlik, eşitsizlik, işsizlik, işe ve mal ve hizmetlere erişim zorlukları, düşük düzeyde sosyal ilişkiler ve kentsel alanlardaki düşük

Detaylı

ÇALIŞMA YAŞAMININ GELECEĞİ GİRİŞİMİNDEN SORUMLU BİRİM 2017

ÇALIŞMA YAŞAMININ GELECEĞİ GİRİŞİMİNDEN SORUMLU BİRİM 2017 ÇALIŞMA YAŞAMININ GELECEĞİ GİRİŞİMİNDEN SORUMLU BİRİM 2017 Değişimin temel nedenleri Çevre ve İklim Değişiklikleri Yeni teknolojiler ve dijitalleşme Değişen Çalışma Yaşamı Demografik değişiklikler Bu değişiklikler

Detaylı

TEB KOBİ AKADEMİ İLLER GELECEKLERİNİŞEKİLLENDİRİYOR: ADANA GELECEK STRATEJİSİ KONFERANSI 5 ARALIK 2007

TEB KOBİ AKADEMİ İLLER GELECEKLERİNİŞEKİLLENDİRİYOR: ADANA GELECEK STRATEJİSİ KONFERANSI 5 ARALIK 2007 TEB KOBİ AKADEMİ İLLER GELECEKLERİNİŞEKİLLENDİRİYOR: ADANA GELECEK STRATEJİSİ KONFERANSI 5 ARALIK 2007 1 Adana Gelecek Stratejisi Konferansı Çalışmanın amacı: Adana ilinin ekonomik, ticari ve sosyal gelişmelerinde

Detaylı

tiftung Mercator Mercator Vakfı

tiftung Mercator Mercator Vakfı tiftung Mercator Mercator Vakfı Mercator Vakfı nın Çalışmaları Üzerine Amaçlarımıza ulaşmak için 2008/09 yıllarında Mercator 2013 - fikirlere ilham vermek, hedeflere ulaşmak başlığı altında geliştirmiş

Detaylı

KAMU MALİ YÖNETİMİNDE SAYDAMLIK VE HESAP VEREBİLİRLİĞİN SAĞLANMASINDAKİ GÜÇLÜKLER VE SAYIŞTAYLARIN ROLÜ: EUROSAI-ASOSAI BİRİNCİ ORTAK KONFERANSI

KAMU MALİ YÖNETİMİNDE SAYDAMLIK VE HESAP VEREBİLİRLİĞİN SAĞLANMASINDAKİ GÜÇLÜKLER VE SAYIŞTAYLARIN ROLÜ: EUROSAI-ASOSAI BİRİNCİ ORTAK KONFERANSI KAMU MALİ YÖNETİMİNDE SAYDAMLIK VE HESAP VEREBİLİRLİĞİN SAĞLANMASINDAKİ GÜÇLÜKLER VE SAYIŞTAYLARIN ROLÜ: EUROSAI-ASOSAI BİRİNCİ ORTAK KONFERANSI Berna ERKAN Sunuş ASOSAI (Asya Sayıştayları Birliği) ve

Detaylı

ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030

ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030 VİZYON BELGESİ(TASLAK) ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030 (03-05 Aralık 2015, İstanbul) BÖLÜM 1 Nükleer Güç Programı (NGP) Geliştirilmesinde Önemli Ulusal Politika Adımları Temel

Detaylı

Sürdürülebilir Kalkınma ve Tarım. DR. TAYLAN KıYMAZ KALKıNMA BAKANLıĞı

Sürdürülebilir Kalkınma ve Tarım. DR. TAYLAN KıYMAZ KALKıNMA BAKANLıĞı Sürdürülebilir Kalkınma ve Tarım DR. TAYLAN KıYMAZ KALKıNMA BAKANLıĞı Kalkınma ve Sürdürülebilir Kalkınma Kalkınmanın amacı; ekonomik büyüme olmayıp, temel olarak insan yaşam kalitesinin arttırılmasıdır.

Detaylı

4. ULUSLARARASI ORTA DOĞU KONGRESİ

4. ULUSLARARASI ORTA DOĞU KONGRESİ ( STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) 4. ULUSLARARASI ORTA DOĞU KONGRESİ ( 27-29 Nisan 2016, Hatay ) Türkiye nin Arap halklarıyla tarihî, kültürel, sosyal yakınlığı ve bu gelişmelerin doğrudan veya dolaylı etkileri

Detaylı

www.geka.org.tr BÖLGESEL YENİLİK ve KALKINMA AJANSI DESTEKLERİ

www.geka.org.tr BÖLGESEL YENİLİK ve KALKINMA AJANSI DESTEKLERİ www.geka.org.tr BÖLGESEL YENİLİK ve KALKINMA AJANSI DESTEKLERİ Öncelikler ve İhtisaslaşma Organizasyon ve Eşgüdüm Yaşam Kalitesinin Artırılması Sürdürülebilir Kalkınma Bilgi Toplumuna Dönüşüm Rekabet Gücünün

Detaylı

Piyasaya Hazırlık Ortaklık Girişimi

Piyasaya Hazırlık Ortaklık Girişimi Piyasaya Hazırlık Ortaklık Girişimi Geleceğin Karbon Piyasaları Şekilleniyor Pazara Hazırlık Ortaklık Girişimi (PMR) Kyoto Protokolü nün ilk yükümlülük döneminin sona ereceği 2020 yılı sonrası yeni iklim

Detaylı

Zirve Takvimi

Zirve Takvimi 2016-2017 Zirve Takvimi İK profesyonellerinin buluşma noktası... 2016-2017 Zirve Takvimi 13. Seçme Yerleştirme & Yetenek Yönetimi Zirvesi 5-6 Ekim 2016, İstanbul Marriott Hotel Asia Performans, Ücret ve

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

GENEL BAŞKANIN MESAJI

GENEL BAŞKANIN MESAJI GENEL BAŞKANIN MESAJI Küresel ekonomik kriz, ekonomiyi kalıcı olarak küresel dünyanın birinci önceliği haline getirdi. İkibinli yılların ilk dönemine yıkıcı bir savaş olan ABD nin Irak işgali damgasını

Detaylı

AB 2020 Stratejisi ve Türk Eğitim Politikasına Yansımaları

AB 2020 Stratejisi ve Türk Eğitim Politikasına Yansımaları AB 2020 Stratejisi ve Türk Eğitim Politikasına Yansımaları Y. Doç. Dr. Tamer Atabarut Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi Müdürü atabarut@boun.edu.tr Avrupa 2020 Stratejisi: Akıllı, Sürdürülebilir

Detaylı

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye Fırsatlar Ülkesi Türkiye Yatırımcılar için Güvenli bir Liman Tarım ve Gıda Sektöründe Uluslararası Yatırımlar Dr Mehmet AKTAŞ Yaşar Holding A.Ş. 11-12 Şubat 2009, İstanbul sunuş planı... I. Küresel gerçekler,

Detaylı

AB GENÇLİK POLİTİKALARINDA SAĞLIK

AB GENÇLİK POLİTİKALARINDA SAĞLIK AB GENÇLİK POLİTİKALARINDA SAĞLIK Yrd. Doç. Dr. Sedef EYLEMER İzmir Katip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü Avrupa Birliği Uygulama ve Araştırma Merkezi

Detaylı

G-20 TÜRKİYE 2015 ÇALIŞTAYI

G-20 TÜRKİYE 2015 ÇALIŞTAYI VİZYON BELGESİ (TASLAK) G-20 TÜRKİYE 2015 ÇALIŞTAYI Küresel Güvenlik ve Refah için Güç ve Adalet İnşası (03-05 Aralık 2015, İstanbul) G-20, küresel hasılanın yaklaşık %90'ını, ticaretin %80'ini, nüfusun

Detaylı

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON Z. Güldem Ökem, PhD Research Fellow Centre for European Policy Studies(CEPS) 23 Şubat 2011, Ankara Türkiye nin Avrupa Birliği ne Üyelik

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUHARREM YILMAZ IN VİZYON 2050 TÜRKİYE: SÜRDÜRÜLEBİLİR TEDARİK ZİNCİRİ TOPLANTISI AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUHARREM YILMAZ IN VİZYON 2050 TÜRKİYE: SÜRDÜRÜLEBİLİR TEDARİK ZİNCİRİ TOPLANTISI AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUHARREM YILMAZ IN VİZYON 2050 TÜRKİYE: SÜRDÜRÜLEBİLİR TEDARİK ZİNCİRİ TOPLANTISI AÇILIŞ KONUŞMASI 8 Kasım 2013 İstanbul, Sabancı Center Saygıdeğer Başkanlar, Değerli Konuklar

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı Mikroekonomik Analiz I IKT751 1 3 + 0 8 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih,

Detaylı

Yenilenebilir olmayan enerji kaynakları (Birincil yahut Fosil) :

Yenilenebilir olmayan enerji kaynakları (Birincil yahut Fosil) : Günümüzde küresel olarak tüm ülkelerin ihtiyaç duyduğu enerji, tam anlamıyla geçerlilik kazanmış bir ölçüt olmamakla beraber, ülkelerin gelişmişlik düzeylerini gösteren önemli bir kriterdir. İktisadi olarak

Detaylı

Merhaba dediğini görün. Şimdi Cisco TelePresence ile gelecek yanınızda.

Merhaba dediğini görün. Şimdi Cisco TelePresence ile gelecek yanınızda. Broşür Merhaba dediğini görün. Şimdi Cisco TelePresence ile gelecek yanınızda. 2010 Cisco ve/veya bağlı kuruluşları. Tüm hakları saklıdır. Bu belge Genel Cisco Bilgileri ni içerir. Sayfa 1/5 Yeni Çalışma

Detaylı

Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığığ Ülke ve Kamu Kurumları Düzeyinde Strateji Yönetimi Anıl YILMAZ Stratejik t Planlama l Dairesi i Bşk. ODTÜVT Yönetim ve Mühendislik Günleri 2 Mart 2008 Gündem Ülkesel

Detaylı

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı.

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı. TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ HAFTA 2 Roma Antlaşması Avrupa Ekonomik Topluluğu AET nin kurulması I. AŞAMA AET de Gümrük Birliğine ulaşma İngiltere, Danimarka, İrlanda nın AET ye İspanya ve Portekiz in AET ye

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

www.maviperde.com Elektronik ticaret e-ticaret

www.maviperde.com Elektronik ticaret e-ticaret www.maviperde.com 1995 li yıllardan sonra Dünyada ve Türkiye'de elektronik ticaretin ön plana çıkmasıyla ve gelecek yıllarda mekanik perde sistemi pazarının çoğunu elektronik ticaretle olacağı varsayımı

Detaylı

Finlandiya da Sosyal Güvenlik Politikası Oluşturma

Finlandiya da Sosyal Güvenlik Politikası Oluşturma Finlandiya da Sosyal Güvenlik Politikası Oluşturma AB Eşleştirme Projesi, Ankara Kursun 6. Haftası Carin Lindqvist-Virtanen Genel Müdür Yardımcısı Sigorta Bölümü Sosyal refah ve sağlık bakım alanında idari

Detaylı

SWOT Analizi. Umut Al BBY 401, 31 Aralık 2013

SWOT Analizi. Umut Al BBY 401, 31 Aralık 2013 SWOT Analizi Umut Al umutal@hacettepe.edu.tr - 1 SWOT Strengths Weaknesses Opportunities Threats İşletmenin güçlü ve zayıf yanları ile fırsat ve tehditlerin tespit edilmesi, stratejinin bu unsurlar arasında

Detaylı

Bu yıl 2.si düzenlenen Euromoney Türkiye Finans ve Yatırım Forumu nda Akbank adına sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

Bu yıl 2.si düzenlenen Euromoney Türkiye Finans ve Yatırım Forumu nda Akbank adına sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Sayın Bakan, Değerli Konuklar, Bu yıl 2.si düzenlenen Euromoney Türkiye Finans ve Yatırım Forumu nda Akbank adına sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Forumun Türkiye hakkındaki genel

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Münevver Cebeci Marmara Üniversitesi, Avrupa Birliği Enstitüsü

Yrd. Doç. Dr. Münevver Cebeci Marmara Üniversitesi, Avrupa Birliği Enstitüsü Yrd. Doç. Dr. Münevver Cebeci Marmara Üniversitesi, Avrupa Birliği Enstitüsü AVRUPA BİRLİĞİNEDİR? Hukuki olarak: Uluslar arası örgüt Fiili olarak: Bir uluslararası örgütten daha fazlası Devlet gibi hareket

Detaylı

KARADENİZ EKONOMİK İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜ 25. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ ZİRVESİ BİLDİRİSİ. (İstanbul, 22 Mayıs 2017)

KARADENİZ EKONOMİK İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜ 25. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ ZİRVESİ BİLDİRİSİ. (İstanbul, 22 Mayıs 2017) KARADENİZ EKONOMİK İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜ 25. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ ZİRVESİ BİLDİRİSİ (İstanbul, 22 Mayıs 2017) Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) Üye Devletleri Devlet ve Hükümet Başkanları olarak bizler,

Detaylı

Türkiye ve Dünya, Marakeş te (COP22) Beklediğini Bulamadı!

Türkiye ve Dünya, Marakeş te (COP22) Beklediğini Bulamadı! Türkiye ve Dünya, Marakeş te (COP22) Beklediğini Bulamadı! REC Türkiye tarafından, Almanya Büyükelçiliği desteğiyle düzenlenen geniş katılımı konferansta; BM İklim Değişikliği Marakeş COP22 - Taraflar

Detaylı

Türkiye ile İlgili Sorular

Türkiye ile İlgili Sorular Bilgi Toplumu İzmir Delfi Anketi 2. Tur Bilgi Toplumu İzmir çalışması ikinci tur Delfi anketine hoş geldiniz. İkinci tur 31 Ağustos 5 Eylül 2012 tarihlerini kapsayacaktır. Bu turda 1. Tur sonuçlarının

Detaylı

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır.

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır. 1992 yılına gelindiğinde çevresel endişelerin sürmekte olduğu ve daha geniş kapsamlı bir çalışma gereği ortaya çıkmıştır. En önemli tespit; Çevreye rağmen kalkınmanın sağlanamayacağı, kalkınmanın ihmal

Detaylı

2010/8 SAYILI ULUSLARARASI REKABETÇİLİĞİN GELİŞTİRİLMESİ DESTEĞİ T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI

2010/8 SAYILI ULUSLARARASI REKABETÇİLİĞİN GELİŞTİRİLMESİ DESTEĞİ T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI 2010/8 SAYILI ULUSLARARASI REKABETÇİLİĞİN GELİŞTİRİLMESİ DESTEĞİ T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI İhracat Genel Müdürlüğü KOBİ ve Kümelenme Destekleri Daire Başkanlığı M. Emrah SAZAK Daire Başkanı UR GE Tebliğinin

Detaylı

TÜRK - ARAP İLİŞKİLERİ ÇOK BOYUTLU GÜVENLİK İNŞASI

TÜRK - ARAP İLİŞKİLERİ ÇOK BOYUTLU GÜVENLİK İNŞASI ( TASLAK VİZYON BELGESİ ) TÜRK - ARAP İLİŞKİLERİ ÇOK BOYUTLU GÜVENLİK İNŞASI ( 2013-2015 ) Türkiye nin Arap halklarıyla tarihî, kültürel, sosyal yakınlığı ve bu gelişmelerin doğrudan veya dolaylı etkileri

Detaylı

Eşit? Son 20 yılda üniversiteye kaydolan kadın sayısı 7 kat arttı 2009 da kadınların %51 i yükseköğretim öğrencisi

Eşit? Son 20 yılda üniversiteye kaydolan kadın sayısı 7 kat arttı 2009 da kadınların %51 i yükseköğretim öğrencisi Ana Ana mesajlar mesajlar Aralık Aralık 2011 2011 EŞİTLİK? Eşit? Son 20 yılda üniversiteye kaydolan kadın sayısı 7 kat arttı 2009 da kadınların %51 i yükseköğretim öğrencisi. buna rağmen 35 milyon kız

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Milletlerarası Ticaret Odası Değişen Küresel Ekonomi ve Türkiye Toplantısı 7 Mart 2014, İstanbul

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Milletlerarası Ticaret Odası Değişen Küresel Ekonomi ve Türkiye Toplantısı 7 Mart 2014, İstanbul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Milletlerarası Ticaret Odası Değişen Küresel Ekonomi ve Türkiye Toplantısı 7 Mart 2014, İstanbul Saygıdeğer Konuklar, Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Öncelikle, Sayın

Detaylı

NEDEN. Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem

NEDEN. Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem NEDEN Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem YERLi VE MiLLi BiR SiSTEM Türkiye, artık daha büyük. Dünyada söz söyleyen ülkeler arasında. Milletinin refahını artırmaya başladı. Dünyanın en büyük altyapı

Detaylı

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON Z. Güldem Ökem, PhD Research Fellow Centre for European Policy Studies (guldem.okem@ceps.eu) 23 Şubat 2011, Ankara Türkiye nin Avrupa Birliği

Detaylı

Sunum. Değerlendirme. Giriş. Vizyon 2050. Vizyon 2050 Türkiye. Fırsatlar ve Riskler

Sunum. Değerlendirme. Giriş. Vizyon 2050. Vizyon 2050 Türkiye. Fırsatlar ve Riskler Sunum Giriş 1 Vizyon 2050 2 Vizyon 2050 Türkiye 3 Fırsatlar ve Riskler 4 Değerlendirme 5 Vizyon 2050 Nedir? Yol haritası Tartışma platformu yaratmak Risk ve fırsatları ortaya koymak İş dünyası bakış açısı

Detaylı

TURKEY IN HORIZON 2020 ALTUN/HORIZ/TR2012/ /SER/005. H2020 Genel Eğitim. Toplumsal Sorunlar

TURKEY IN HORIZON 2020 ALTUN/HORIZ/TR2012/ /SER/005. H2020 Genel Eğitim. Toplumsal Sorunlar TURKEY IN HORIZON 2020 ALTUN/HORIZ/TR2012/0740.14-2/SER/005 H2020 Genel Eğitim Toplumsal Sorunlar Toplumsal Sorunlar H2020, Avrupa 2020 stratejisinin politika önceliklerini yansıtan, Avrupa'da vediğer

Detaylı

ULUSLARARASI EKONOMİK KURULUŞLAR (İKT206U)

ULUSLARARASI EKONOMİK KURULUŞLAR (İKT206U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. ULUSLARARASI EKONOMİK KURULUŞLAR (İKT206U)

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

vizyon escarus hakkında misyon hakkında Escarus un misyonu, müşterilerine sürdürülebilirlik çözümleri sunan öncü bir şirket olmaktır.

vizyon escarus hakkında misyon hakkında Escarus un misyonu, müşterilerine sürdürülebilirlik çözümleri sunan öncü bir şirket olmaktır. escarus hakkında Nisan 2011 de faaliyetine başlayan Escarus Sürdürülebilir Danışmanlık A.Ş., deneyimli ve profesyonel kadrosuyla sürdürülebilirlik çözümleri geliştirerek, danışmanlık hizmetleri vermek

Detaylı

1. Gün: Finlandiya Hükümetinin Strateji Araçları

1. Gün: Finlandiya Hükümetinin Strateji Araçları 1. Gün: Finlandiya Hükümetinin Strateji Araçları Virpi Einola-Pekkinen 10.1.2011 1 Finlandiya Hükümetinin Yapısı Finlandiya da 12 Bakanlık vardır. Her Bakanlık kendi yetkisi çerçevesinde yönetim kapsamına

Detaylı

Cam Sektörü 2013 Yılı Değerlendirmesi

Cam Sektörü 2013 Yılı Değerlendirmesi Cam Sektörü 2013 Yılı Değerlendirmesi Temmuz 2014 1 Milyar $ I. Cam Sektörü Hakkında 80 yıllık bir geçmişe sahip olan Türk Cam Sanayii, bugün camın ana gruplarını oluşturan düzcam (işlenmiş camlar dahil),

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

KIRSAL KALKINMA POLİTİKALARI VE YÖNETİŞİM. Prof.Dr.Bülent GÜLÇUBUK, Ankara Üniversitesi 13.Aralık.2012

KIRSAL KALKINMA POLİTİKALARI VE YÖNETİŞİM. Prof.Dr.Bülent GÜLÇUBUK, Ankara Üniversitesi 13.Aralık.2012 KIRSAL KALKINMA POLİTİKALARI VE YÖNETİŞİM Prof.Dr.Bülent GÜLÇUBUK, Ankara Üniversitesi 13.Aralık.2012 Dünya ciddi sorunlarla uğraşmakta Küresel sorunların giderek karmaşık hale gelmekte (göç, eşitsizlikler,

Detaylı

Bu yüzden de Akdeniz coğrafyasına günümüz dünya medeniyetinin doğduğu yer de denebilir.

Bu yüzden de Akdeniz coğrafyasına günümüz dünya medeniyetinin doğduğu yer de denebilir. Sevgili Meslektaşlarım, Kıymetli Katılımcılar, Bayanlar ve Baylar, Akdeniz bölgesi coğrafyası tarih boyunca insanlığın sosyal, ekonomik ve kültürel gelişimine en çok katkı sağlayan coğrafyalardan biri

Detaylı

KAMU YÖNETİMİNDE ÇAĞDAŞ YAKLAŞIMLAR

KAMU YÖNETİMİNDE ÇAĞDAŞ YAKLAŞIMLAR DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. KAMU YÖNETİMİNDE ÇAĞDAŞ YAKLAŞIMLAR

Detaylı

TÜFEK, MİKROP VE ÇELİK

TÜFEK, MİKROP VE ÇELİK TÜFEK, MİKROP VE ÇELİK * Jared Diamond, Tüfek, Mikrop ve Çelik, Çeviri: Ülker İnce, Tübitak Yayınları, Ankara 2006, 17. Baskı, 662 sayfa. ISBN 975.403.271.8 Geleneksel gelişme teorisi özellikle İkinci

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI KEMAL KILIÇDAROĞLU NUN KONUK KONUŞMACI OLDUĞU TOPLANTI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI 1 ARALIK 2014 İZMİR Cumhuriyet Halk Partisi nin çok değerli Genel Başkanı ve çalışma arkadaşları,

Detaylı

KÜRESEL PAZARLAMA Pzl-402u

KÜRESEL PAZARLAMA Pzl-402u KÜRESEL PAZARLAMA Pzl-402u KISA ÖZET www.kolayaof.com DİKKAT Burada ilk 4 sayfa gösterilmektedir. Özetin tamamı için sipariş veriniz www.kolayaof.com 2 İÇİNDEKİLER Ünite 1: Küresel Pazarlama: Temel Kavramlar

Detaylı

Bölüm 3. Dış Çevre Analizi

Bölüm 3. Dış Çevre Analizi Bölüm 3 Dış Çevre Analizi 1 2 Çevre Analizi Ç E V R E A N A L İ Z İ D I Ş Ç E V R E İ Ç Ç E V R E Genel / Uzak Dış Çevre Analizi Sektör / Yakın Dış Çevre Analizi İşletme İçi Çevre Analizi Politik Uluslararası

Detaylı

AYIRAN SINIRLAR OLMADAN AVRUPA İÇİN PAYLAŞILAN TARİHLER

AYIRAN SINIRLAR OLMADAN AVRUPA İÇİN PAYLAŞILAN TARİHLER AYIRAN SINIRLAR OLMADAN AVRUPA İÇİN PAYLAŞILAN TARİHLER 33Sanayi Devriminin etkisi 33Eğitimin gelişimi 33Sanat tarihinde yansıtıldığı haliyle insan hakları 3 3 Avrupa ve dünya BİR GEZGİN Tarih öğretimi

Detaylı