no 3 leqalleşme ve yasal partileşme sureel. rızgari

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "no 3 www.arsivakurd.org leqalleşme ve yasal partileşme sureel. rızgari"

Transkript

1 no 3 leqalleşme ve yasal partileşme rızgari sureel.

2 PR Kli.Konferanst TUT ANAK vp. BELGELER NO: 3 "LEGALLEŞME VE YASAL PARTiLEŞME SÜRECi" Rizgari,

3 Weşanen PARTfYA RiZGARfYA K UROlST AN (PRK/Rizgari) Yayınları Hejmar/N0:41 "LEGALLEŞME VE YASAL PARTiLEŞME SÜRECi" Tiprez-Çap/D izgi -Baskı: ( PR K/ rizgari) Weşan O Çape Nawenôıya Basım/Yayı m Merkezi Çapa 1.em:Sibat Bası m : Şubat 1 993

4 sunuş ] Parti 1. Konferansında en çok tartışılan konular! dan biri Türkiye'deki "legalleşme" ve "demok- ratikleşme" üzerine olmuştu. Delegelerin bu 1 sorunda gösterdikleri hassasiyet önemli bir nedene dayanıyordu. Bu da, emperyalist ve sömürgeci program ve rasyoneller içine çekilmek istenen KUKM konusunda gösterilen tepkiyi içeriyordu. Yalnız bu kadar da değil, siyasal ve ideolojik umutsuzluğa karşı bir 1 savunma ve yapılanmayı da ortaya koyuyordu. 1 Konferansta ortaya çıkan tasfiyeci akım da, kendi teorilerini Türkiye'nin "demokratikleştiği ve bunun kaçınılmazlığı" temel tezi üzerine oturtmuştu ve "toplu dönüş" hesapları yapmaktaydı. "Yeni Dünya Düzeni"nin yansıması j_olarak bize de musallat olan bu akım, konfe- 1 ransımızda azınlıkta kalmalarına karşın, dünyal ıdaki siyasal iklim içinde oldukça uygun bir zemin bulduğu da gözlemleniyordu 5

5 U!usiararası sosyalist hareketin yıllardır aşılamayan bunalımı, özellikle Avrupa kökenli genel bir sağa kayışta kendini ifade ediyordu. Böylece, emperyalizmin ideolojik bombardırnanma yenik düşenlerde serseri bir panik yaşanıyordu.. "Yeni Dünya Düzeni' nin mimarları, bütün rejim muhalif lerini, devri mc ileri, sosyalistleri silahlarını bı rakmaya çağı rıyorlardı.. Bu çağrıya karşı başta ne kadar eski ve yorgun "Marksist" ve ipini koparan ne kadar "devrimci" varsa hemen iman getirdiler.. Hepsi de örgüt düşmanı kesildi. Devrimcilerin en önemli silahına, örgüte saldırı ve tasallut had safhaya ulaştı. Çünkü; "emperyalizmle başedilemezdi" bu nedenle "örgüte, disipline, mücadeleye" gerek yoktu!.. Elbette bu hazin ve zavallı kervana bizimkiler de katılmak'ta geç kalmıyacaklardı. Hemen "Yeni Dünya Düzeni"nin mimariarına secde edip, tasfiyeciliklerine "legalizmin teorisi" adını taktılar. Ne yazık ki, kısa sürede ülke ve dünya gerçeklerinden ne kadar uzak olduklarını, ayaklarının ne kadar havada olduğunu gördüler. Hayat onları ters-yüz etti. Hiçbir öneri leri ve "teorileri" Kürdistan ve Türkiye gerçeğine tekabül etmiyordu.. Kendi öznel yılgınlıkları ve kaçakiıklarına "çözümler" üreten, "aralanan kapılardan" içeri girmeye uğraşanlar, bırakınız bu "kapıları" zorlamayı, burunlarını bile ülkeden içeri uzatamadılar. "Demokratikleşme rüyası"nın ardından Kontr-_ Gerilla terörü azgınlaştı. Kitle katliamları, faili meçhul cinayetler başını aldı gitti.. Kürdistan 'da kan gövdeyi götürüyordu. Nazlı ve 6

6 ekabir "toplu dönüş"lerin yolu tıkanmıştı. Artık, Kürdistan'dan bombardımandan, cinaylerden, devletin teröründen başka ses gelmiyordu. Basit yurtseverlik duyguları bile köreimeye başladı.. Azgın devlet terörü karşısında yaptıkları teorinin ne a,nlama geldiğini kimse onlara soramadı. Bir karambol içinde biraz daha işi idare etmenin yolları aranmaya başladı. Düşüncelerini Kürdistan'a taşıyacak bir kişi dahi bulamadılar. zaten böyle birinin ya aklını ya da vicdanını yitirmesi gerekirdi.. Özetle, legal çalışma alanlarında ve mücadelede boy gösterernedil er. Çünkü onlar, "legal" çalışmadan çok "burjuva yasallığı içine girmeyi" düşünüyorlardı.. Ama, kadim TC'nin eski huyunu terkedip, bunlara böyle bir şans tanırneyışı çok üzücü oldu. Artık, namus belasına zevahiri kurtarmanın telaşına düştüler~. Bütün dezavantajlara karşın. partimiz, programladığı bütün alanlarda legal çalışmayı hayata geçirdi ve illegal yapısıyla bütünleştirmeyi büyük oranda başardı.. Bu konuda kadrolarımız burjuva yasallığını reddederek her düzeyde KUKM'nin meşruiyetini savunabildiler. Hem de kitle çalışmalarına daha geniş katılım sağlayarak, oldukça mesafe katettiler.. Bu, aynı zamanda Rizgari'nin kişilikli duruşunun bir yeni atılımıydı.. Sağ tasfiyecilerin serüven:.. leri ise durmadı. Şam güzergahından yollara düşenlerle, sömürgecilerin çengeline takılmaktan kurtulanlar, 1 rak 'ta cemaatin "yeni biçimini" vaftiz ettiler. Yollardan toplanan koltuk değnekli ehlikeyflerin şamatalı, ekabir kat"ılımlarıyla bugün son durakları daha da sağa çekilmiş bir "illegal KDP/Hevgirtin" oldu.. 7

7 (... ) Bütün bu nedenlerle 3 NOLU Tutanak/Belgeler önemli bir tartışmayı içeriyor. Bu, hem ömürleri boyunca ellerine geçmeyecek en demokratik bir gösterideki oynadıkları hazin dramatik sahneleri, hem de emperyalist-sömürgeci program ve rasyonellere yatanların trajedilerini göstermesi bakımından ilginçtir. Ayrıca, kadrolarımızın ne kadar uzun vadeli bir anlayış taşıdıklarını tesbit bakımından da ciddidir. Hayat bir kez daha tezlerimizi doğruladı. "Legalleşme ve Yasal partileşme Süreci" konusundaki metin ve üzerindeki tartışmaları, bantlardan olduğu gibi aktararak, 3 Nolu Tutanak/Balgel er olarak bası ma hazı rladık. Daha önce yayımlanan 2 Nolu Tutanak ve Belgeler ile birlikte ele alınması, daha yararlı o!acaktır. Saygı ları m ızla. 8

8 Bant No:D/B Tarih: Divan: G. bölümün cc. maddesine geçiyoruz. Bu maddede Baran(1) arkadaş Yasal Partileşme süreci ile ilgili metnini sunacak. Buyrun 6aran(1) arkadaş. Baran(1 ): Evet. Arkadaş şimdi sı ra bende. Arkadaşlar ben metnimi Türkiye'de Legalleşme ve Yasal Partileşme Süreci adı altında hazırladım. Bana gönderilen yazıda da konu bu şekilde belirlenmişti. (Baran (1) bu kısa açıklamadan sonra metnini okuyor. Adı geçen metin üs!cıbunun bozulmaması için üzerinde redaksiyon yapılmadan olduğu gibi verilmiştir. -BYM'nin notu-) 9

9 "TÜRKiYE'DE LEGALLEŞME VE YASAL PAR TiLEŞME SÜRECi Yaşam doğrulamıştı r; ULUSAL KURTULUŞ MÜCADELESiNDE ETKiN ÖRGÜT ARACI ULU SAL KURTULUŞ CEPHELERiDiR. Bütün sınıf ve katmanların geniş halk kitlelerinin ortak bir programda sömürgeci devletlere karşı ayaklandır!lmaları mücadeleye çekilmeleri ancak böyle bir yapıyla mümkündür. Kürdistan 'ın her dört parçasında da sürdürülen UKM'nde böyle bir araca daha ulaşılmaması büyük bir eksikliktir. Güney Kürdistan'da böyle bir yapı 1988 yılında oluştu. Bu yapı bütün kurumları ve etkinlikleri ile kendini gösterecek yapıda bir cephe cimamasına karşın, üikede ve uluslararası alanda mücadeleye bir moral, bir ivme ve bir ilgi kazandırmıştır. KUKM'de varolan bu eksiklik, Kürdistan 'ın bütün parçalarında KUKM'ni örgütlemeye, mücadelenin liderliğine soyunan tüm siyasi güçlerce artık biliniyor. Bu nedenledir ki, bütün örgütler böyle bir cephenin oluşturulmasını programına almış ve belirli çaba içindedirler. Özellikle Körfez Krizi sonrası dönemde görülen yoğun birlik çalışmaları, bazı ortak noktalarda ortak tavır koymak için bir araya gelme uğraşları, ortak politika ve platformlar oluşturulması, ulusal konferans, kongre oluşturulması konusunda görülen özlem ve yaklaşımlar bu amaca yönelik çalışmalardır. Bugün şöyle veya böyle yaşamını sürdüren örgütlerin bu birlik çalışmaları, birlikte tavır koymaları, etkin! ik ler oluşturmaları, siyasi yapıların dışında kalan aydınların, yurtsever 10

10 unsurların sahip oldukları pozisyonları ile bu çalışmaların ıçıne çekilmesi, bu bazda ortak çalışmalar sürdürülmesi iyi bir olaydır. Ancak bu yeterli değildir. Bir otorite olamaz. Beklenilen hizmeti getirmez. Asıl sorun, sınıfları, katmanları, çeşitli kesimleri kendi sosyal-ekonomik sorunları bağlamında talep sahibi kılmak, örgütlemek; bu taleplerini siyasal kılmak ve bir siyasi yapı içinde, sorunlarının çözümündeki ortak hedefte, bir otorite altında birlikte hareketlerini sağlamaktır. Bu demekti rki, bahsedilen UKC'si; birlikler, platformlar, sınıf örgütlerinin kendi ideolojilerinde ve polıtik programları içinde hayatın her dalına girmiş olması, temsil ettikleri sınıfın ve halk kesiminin istemlerinin görünüm kazanması, muhalefet durumuna gelmeleri halinde yaşam kazanır ve beklenilen hizmeti götürür.. işçi sınıfı örgütlü değilse, sendikası yoks<?, sosyal, ekonomik istemleri netleşmemişse ve siyasal öze sahip değilse, küçük burjuvazi özgürlük ve demokrasi talebini oir kollektif yapıda eyleme dönüştürmemişse; köylük unsur toprak, kredi, teknoloji, baskısız ve korkusuz yaşam istemini, özlemini kendi yapılanması içinde kanıtlamamışsa; muhalefet değilse; burjuvazi sömürüden tam pay alma hesabını yapmıyor ve millileşmemişse; aydın kadro kendi milli benliği içinde kendi ülkesini yönetme özlem ve heyec& nında kendini ortaya koymamış, hazır değil \/e bu özde bir muhalefet olma durumu yoksa; KiTLEYi bu bileşim içinde, tüm istemierin çözümünün ÜLKENiN ASKERi işgalden ARlN DlRlLMASlNDAN, SÖMÜRGE ST ATÜSÜNÜN PARÇALANMASINDAN geçtiği ortak paydasında bir araya geti rm e, ortak paydada ortak bir 11

11 otorite altında toplama durumu olamaz Kitlelerin bu gelişime palitizesi kendi sınıfsal karekteri ve sosyo-ekonomik yapılanması içinde kendi sorunlarının çozumunun esas alınarak örgütlenmesi, sömürgeci devlete, burjuva yönetimine muhalefetinin yaşama geçirilmesi ile olmasıdır. Diyebilirimki bugün varolan bütün Kürt örgütleri özellikle Marksist-Leninist temelde örgütlenmeyi başlatan örgütler bunun bilincindedir. Ayrıca geçmişte yaşanan olaylar ve bugün gelinen durum itibariyla, bu çözümde, yapılan yanlışlıklar ve eksikliklerde biliniyor. Yapılan yanlışların en büyüğü de: 1- Kitleleri (tüm sınıf ve katmanlar, sosyal, ekonomik, etnik yapıları ve iş durumları itibariyla çeşitli halk kesimlerinin) içinde bulundukları sosyo-ekonomik durum itibariyle kendi sosyal-ekonomik sorunları, bu bağlamda istemler; doğrultusunda örgütleme, legal yapılar içinde sömürgaci devlete, onun ugulamalarına karşı muhalefete çıkarma yerine, her örgütün (Türk solu ve Kürt solu) kendi siyasi mücadele programı ve pespektifinde, kendi ideoloji ve politikası doğrultusunda (sloganlara bağlı) örgütlenmeye ve bu çözümde muhalefete zorlama yanlışlığı, 2- Devletin kendisine karşı olan ULUSAL- TOP LUMSAL MUHALEFETiN gelişimini engellemek için ya doğrudan ya da dolayı yoldan (mücadeleyi asıl mücadele zemininden ve siyasi hedeflerin- den kaydırmak, planladığı program ve alana çekmek için yaşama geçirdiği tedbir ve yatırımlar (provoke), halkın olaylara bakışı ve olaylar karşısındaki tavrı, değer yargıları, tutuculuğu, devlet kolluk kuvvetlerine karşı tepkisi, korkusu ve yaklaşımı gözönüne alınmadan mücadele 12

12 yönteminin seçımı, legal ve illegal çalışmanın birbirine karıştırılması yanlışlığı. Yapılan yanlışlıklar bugün kavranmıştır, ancak genelde değildir. Bir kısım örgütlerin pratiklerinde görülüyor; bu konuda daha net değiller ve halen karmaşa içindeler. illegal YAPILARlN LEGAL YAPILARLA BESLENEREK GÜÇLENMESi, YA YGINLAŞMASI Ml YOKSA BiLFiiL YAPI OLARAK LEGALLEŞ MESi Mi TERCiH EDiLiR?.. UKM'Ierinde LEGAL YAPI (siyasi hedefler bağlamında stratejik olarak) BiR illegal YAPlYA BAGLI YAŞAMA GEÇiRiLMELiDiR. Birlikleri esas alınmalıdır. BiRiNiN DiGERiNE TERCIHI OLAMAZ. ANCAK MÜCADELEDE VARILAN AŞAMAYA, KAZANlMLARA, DEVLE TiN KARŞI idari ve ASKERi TEDBiH ve YASAL ÖNLEMLERiNE, SOSYAL-KÜLTÜREL YAPTIRIMLARINA GÖRE ÇALIŞMA ALANINDA BiRiNiN DiGERiNE AGIRLIGI SÖZ KONUSU OLABiLiR DENEBiLiR Mi? Bu soruların cevapları aranmalıdır. bu açıdan çalışma yöntemlerinde olarak net olmaları gerekir. Legalleşme iki halde söz konusudur: Örgütlerin programsal 1- illegal p&rti ve örgütler kendilerini kanıtlamak, kitleye açılmak ve genişiemek için yan örgütler (gençlik örgütleri, kadın örgütleri, öğrenci dernekleri, mesleki örgütler ve sendikalar gibi) oluştururlar. Legalleşme bu kapsamda olur. Ki bunun alternatifi de kurulmuş -varolan- ya da çeşitli yöntemlerle zorlanarak kurdurulan 13

13 kitle örgütlerinde, meslek örgütlerinde hücrelenme, bu muhtevada bu yapılardan kitle çalışmalarında yararlanma olur. 2- iııegal parti ve örgütlerin bilfiil kendi siyasal program ve hedefleri ile legalleşmesidir, muhtevasını aynen koruyarak legale çıkmasıdır. Bunun alternatifi de; illegal yapı kendisini aynen korur. Ancak bunun yanında, bu adla veya başka bir adla varolan yasal şartlara ve kitle, bağına göre aynı özde yalnız demokratik muhtevada bir programda ayrı yasal bir parti veya benzeri -siyasi muhtevaya sahip- bir örgüt olarak çıkılmasıdır. Birinci hal (1 numara altında belirlediğimiz hal) Türkiye'de -Kuzey Kürdistan'da- bütün sol hareketlerce geçmişte şöyle veya böyle hayata geçirildi. Bu daha siyasi oluşumlarının doğuşu aşamasında oluşunun da bir zorlamasıydı. Bütün illegal yapılar (partileşmiş veya daha bu aşamaya gelmemiş) ya bir gençlik örgütü, öğrenci derneği, hal k derneği ya da bir sendikada, kitle örgütünde (mesleki örgütler TÖB-DER, TÜM DER gibi) veyahut bir yayın ardında (bir oluşum içinde) kendilerini legalitede görünüme çıkarmışlardır. Ki bu yapılar 12 Eylül 1980 sonrası dönemde illegal yapılar olarak yargılanmıştır. Önceki dönemde de bu örgüt eylemlerinden yargılananlar bağlı bulunduğu illegal yapı esas alınarak SUÇLANMIŞLARDIR. Bütün Kürt örgütleri bu dernekleşmeyi -bu yöntemde çalışmaları sürdürmeyi- esas almışlardı. Sendikalarda, mesleki örgütlerde (örneğin TÖB-DER, TÜM-DER, POL-DER, Mühendisler, Mimarlar Birliği vs.) kendi adları ve siyasal programları içinde siyasi hedeflerini öne çıkara- 14

14 rak gruplar oluşturmuşlar ve yönetime müdahale etmişlerdir. Alternatif illegal yöntem tercih edilmiştir. Yapı içinde hücreler oluşturularak ve örgütün kendi program hedefleri, yönetim ve eylem biçimi esas alınarak çalışmaların sürdürülmesine ve bu çözümde bu kitle örgütlerinin çalışmalarından yararlanma düşünülmemiştir. Bugün Türkiye ve Kürdistan'da derneklerin!<uruluşu ve çalışmaları ile ilgili yasal düzeniemelerin getirdiği zorluk ve alınan idari tedbirlerin ağırlığı nedeni ile geçmişte olduğu biçim ve muhtevada bir dernek çalışması yoktur. Kurulmuş yapılar içinde illegal yeralma ve bu bağlamda çalışmalardan istifade durumu kısmen var. Ancak, derneklerin kurulmasını ve çalışmalarını zorlaştıran yasal ve idari önlemlerin kaldırılması veya yumuşatılması durumunda eskiden olduğu gibi ot biter gibi derneklerin yaşama geçirilmesi durumu olabilir, beklenebilir. LEGALLEŞME, YASAL PARTiLERiN OLUŞUMU, BU BAGLAMDA LEGALLEŞME ANCAK MÜCA DELEDEKi KAZANlMLAR VE VARILAN AŞA MA, BU KONUDA KOŞULLARlN OLGUNLAŞ MASI ile YAŞAM KAZANAN BiR OLAYDlR. Ulusal ve toplumsal kurtuluş mücadelelerinde hedefe varmak için bazı mevzileri ele geçirmek ve buradan sıçramak asıldır. her kazanılan mevzi yeni kazanımlar içindir ve mücadeleyi biraz daha hedefine yaklaştırır. Yasal partileşme ortamının yaratılması da bir kazanımdır, hedefe varmada önemli bir mevzidir.. Bazı durumlarda buna, burjuvazi(egemen devlet) de zorlar.mücadelenin kendileri açısından tehlikeli bir aşamaya gelmesi durumunda, tedbirler oluşturulması 15

15 açısından zaman kazanmak için ya da mücadeleyi tehlikeli aşamaya varmadan önce gelişimini kontrol altına amak ve kendi egemenliği ve çıkarı açısından tehlikeli bulduğu mücadele perspektiflerini ve siyasi aksiyonları kitleden tecrit, marjinalleştirmek için, koşullarını yaratarak illegal yapıları legalleşmeye zorlar. Çoğu kez bir kontrol mekanizmasına bağlı olarak legal yapıları bilfiil burjuvazi -egemen devletkendisi oluşturur. Elbetteki her iki biçimiylede legalleşme, legal p~rtilerin oluşturulması veya başka bir biçimle legale çıkma Toplumsal Kurtuluş Mücadelesi ile Ulusal Kurtuluş Mücadelesinde aynı kapsam ve aynı toplumsal koşullarda, siyasi ortamda ve aynı peryodizmde düşünülemez. Yukarda belirlemiştik; UKM'nde Ulusal Kurtuluş Cephesi 'nin yaratılması UKM'ni örgütlemeyi önüne koyan her siyasi örgütün vazgeçemeyeceği bir olaydır. Buna varmak için her örgütün öncelikle kendi siyasi ve askeri yapısını oluşturması ve bu konuda kendisini kanıtlaması ilk koşuldur. Ancak örgütün kendisini mücadelede önder olarak kitleye kabul etirmesi, kitleyi ulusal sorunda bilinçlendirmek, devleti bazı tasarruflarda bulunmaya zorlamak, sorun üzerinde devlet kuruluşlarını, kurumlarını (resmi düzeyde) ve demokratik kuruluşları, siyasi parti leri tartışmaya çekmek için, legal düzeyde siyasi, toplumsal aksiyonlara gerek var. Bu da tamamen illegal yapı içinde kalınarak çözümlenecek bir olay değidir. Ancak legal yapılarla götürülebilir. Bunun koşullarını zorlayarak yaratmak lazım. Mücadelede yeni kanalların kazanılması, kazanılan mevzileri koruma, genişletme, kimlik kazanma, sorunun meşruiyetini tartıştırma, uluslararası alanda 16

16 tanınma ve destek alma, yasal olanakların kullanımı, ülkenin her yerinde ses vermek ve genel siyasi yapıda söz sahibi olmak için çok önemlidir. Birçok ülkede benzer mücadeleler ve durumlar yaşanmıştır. Sömürgeci devlet burjuvazisi de çoğu kez ulusal ve toplumsal muhalefet ögelerini (illegal), verilen mücadelenin kazanımlarına, devlet, açısından vardığı tehlike aşamasına, devletin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal şartlara, uluslararası alandaki siyasal duruma ve egemen devletlerin (uluslararası siyasi ve ekonomik alanda) soruna yaklaşımına göre, koşullarını yaratarak legale çıkmaya, legal partiler olarak gorunmeye zorlar. Başaramama durumunda kendisi bu siyasi hedeflerde legal yapılar oluşturur, ulusal, dinsel ve sınıfsal partileri kurar. Siyasi dernekler oluşturur. Devlet belirli bir dengede uzlaşmış ve uzlaşmaları bölgedeki halka, işçi sınıfına benimsetecek nitelikte, bölgede etkinliği olan liderler yaratarak bu yapıların başına oturur. Amaç: -Sınıflı, değişik dil ve kültüre sahip halkların bir arada bulunduğu toplumlarda, sınıfları ve çeşitli halkları temsilen partilerin kurulması, değişik ideoloji ve düşüncelerin siyasal temsili, halkların kendi dil ve kültürlerini kısıntısız kullanmaları demokrasilerde olasıdır. Bu açıdan, yaşama geçirilecek sun'i yapılanmatarla ya da belirli kapsamda kalmak koşuluyla illegal yapıları bu oluşuma çekerek, uluslararası alanda ve ülke içinde kamuoyunda demokrasinin işletildiği ve insan temel hak ve özgürlüklerine, halkların ulusal istemlerine saygı gösterildiği imajını 17

17 yaratma, illegal yapılara desteği ve ilgiyi zayıflatmak. -Aynı siyasi hedeflerde ve mücadele alanında birden fazla yapılar oluşturarak, mücadelenin tek mücadele perspektifinde etkinlik kazanmasını engellemek, gelişmesini önlemek. Mücad~leyi çeşitli ideolojik, teorik ve politik perspektıfler içinde tartıştırarak, ideolojik olarak dejenere etmek. ~Sorunu demokratik yapılar içinde tartışmaya almak, sloganiara sahip çıkarak onları mücadelede manasızlaştırmak, sosyal tasarruflar ve ekonomik bağlılıklar çözümünde mücadeleyi kontrol altında tutmak ve oluşumlar içinde belirli siyasi hedefleri ve mücadele perspektiflerini kitleden tecrit ve marjinalleştirmek. -Bütün bunları namuslu, insan temel hak ve özgürlüklerine, halkların dil ve kültürlerine saygılı olduklarını, bu istemleri doğrultusunda legal çalışmalara, demokrasiye denk düşen ölçümler olarak tanıdıkları imajı ile kazanmaya çalışırlar. Ki legal çalışmaların kısmen de olsa getirdiği rahatlıkta, hele bazı sosyal ve ekonomik kazanımlara fırsat veriyorsa, karakterleri itibariyla soruna kısa vadede getirdikleriyle değerlendiren, bu alışkanlıktaki kitlelerin bunda burjuvazinin ne gibi bir oyun içinde olduğunu kavraması, kabulü zor olur. Bu ortamda silahlı, illegal, beraberinde belirli sıkıntıları getiren mücadele anlayışına evet demeleri pek beklenmez. Yaklaşımları korku-zorlamayla olur ve buda giderek tecrit durumunu getirir. Örneğin; Muaviye'den bu yana islam ülkelerinde kullanılan 11 metodtur. Müslümanı daha çok müslüman gözükerek biryerlere çekmek, kullanmak 11 Oğuz- 18

18 lar Kürdistan'a girdiklerinde Kürtleri başlangıçta yanlarına almak için şapkalarının üzerinde "Lailahe illallah, Hak Resulallah" ibaresini yazmışlar ve tekbirlerle Kürtlerin karşısına çıkmışlardı. Bunda başarılı oldular. Kürtler'le birlikte Ermeni'leri, Araplar'ı yağmatadılar ve ardından Oğuzlar Kürtler' i merhametsizce katietti ler. Mustafa Kemal 'ın aynı metodu kullandığı herkesçe bilinir. Halifeyi kurtarmak için halifeden çok halifeci gözükerek, Kürt aydınlarından çok Kürtçü görünümde çıktı... Sonuç ortada: Halifeyi kovdu ve Kürtler'in varlıklarını inkar etti. -Burjuvazi işçi sınıfına, kendisinden çok onun haklarını düşündüğünü, koruduğunu, onun kendisine karşı çıkışını dengelemek için belirli biçimlerde ortaya koyar. Ya kendi insiyatiflerinde (masraflarını yüklenerek, taahhütlerde bulunarak) parti ler oluşturur, kulüpler kurar, dernekleşmeyi sağlar ve böylece kendilerini temsil imkanını sağlar. Ya da kendi yapısında, aynı sloganları içeren programlarla kendilerini temsil ettirir. Egemen ulusun dışındaki ulus ve azınlık haklara kardeşlik şiarı ile yanaşır. Kendilerine bazı ulusal-demokratik haklarını kullanma olanağı tanır, parti oluşturma, yönetim de temsi 1 sorununu tartışmaya alır. Hatta belli koşullarda çizilen sınırlar içinde kaımak kaydıyla bu oluşuma müsade eder. Ya belli yapılarla uzlaf?arak, ya da uzlaştığı, tanıdığı kişilerin insiyatifinde bunu yaşama geçirir. Bu yapıları bazı ekonomik, sosyal imkanları çevresine sağlayacak düzenlemeler yapar, yetkilerle donatır. Böylece işçi sınıfını ve ezilen ulusu kendi sınıfsal ve ulusal kavgasını kendisiyle çelişir duruma getirir ve marjinaleştirir.. 19

19 UKM'sini örgütlemeyi ve götürmeyi üstlenen örgütler, sömürgeci devletin maddi ve siyasi olarak güçlü olduğunu ve verilen mücadeleyi takip ettiğini, hiç bir şekilde boş bırakmayacağını, engellemek için her tedbi ri alacağı nı; UKM 'ni gerçek siyasi hedefleri ve mücadele perspektifleri ile kitleden tecrit kılınmasının da bu tedbirlerde olduğunu elbetteki bilirler. Bu durum, legal çalışma şartlarının yaratılmasına karşı çıkmak legalleşmenin reddi değil, bu şartların en iyi biçimde kullanılmasının gerekliliğini getirir. Sömürgeci devletin oyununu bozmak, bunu bir kazanım olarak kabul edip yeni kazanımlar için kullanmak, korumak mücadelede erişilmesi amaçlanan hedeflere varmak için zorunludur. Burjuvazinin -sömürgeci devletin- kazanımı bu sağlanan olanaklar karşısında tecritini?üşündüğü siyasi yapıların sessiz kalmasındadı r. Isteği bu boşluğu uzlaştığı kadro ve yapıtarla doldurmaktır.. Bu halde mücadeleyi ya terbiye eder ya da marjinaıteştirir.. BU GNEL AÇIKLAMADAN SONRA TÜRKiYE'DE LEGALLEŞME, LEGAL SiYASi PARTiLER KONUSUNA GiREBiLiRiZ.. Türkiye'de KUKM'si açısından geçmişte durum neydi, şimdi nedir? Legalleşme mümkün müdür? Legal siyasi partiler oluşturmak olası mı? Böyle partilerin oluşturulması ne getirir, ne götürür? Bu soruların cevabını aramak gerekir. Bunun için evvelemirde Türkiye'deki siyasal duruma ve son gelişmelere gözatmak gerekir. 20

20 Doğu-Batı arasında soğuk savaşın son bulması, silah indirimi ve ardından SSCB'de ve Doğu Avrupa ülkelerinde yaşanan yapısal de.ğişimler en ağırlıklı biçimde Orta-Doğu'yu etkiledi. Orta-Doğu'nun önemını bir kat daha artırdı. Doğu Avrupa ekonomisinin kapitalizme entegresinin ve emperyalist devletlerin pazar kazanma açısından aralarında doğacak rekabet nedeniyle Batı Avrupa ülkelerinin bölge petrolüne ihtiyaç~ ları bir kat daha arttı ve ABD'nin bölge petro~ lünü daha bir ağırlıkta kontrolü kendi açısından önem kazandı. SSCB'nin güneye inmesi, sosyalist devrim dalgasının bölgeyi tesiri altına alması tehlikesi kalmadı. Bölgede oluşturulan ANTi KOMÜNiZM korunma hattı önemını yitirdi, zayıfladı. Bu nedenle bölgede silahianma bu bazda duraksadı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu SSCB'ne karşı kurulan koruma hattındaki jeostratejik ve askeri önemını kaybetti. Bölgede yeni bir perspektifte güvenlik sistemi oluşturulması gündeme geldi. Bölgedeki ham petrolün dağılım ve kontrolünü esas alan, birbirlerine (emperyalist devletler açısından) bölgedeki devletlere, bölgedeki gelişmelere karşı bir güvenlik sistemi.. Bu bakımdan Kürt sorununa ve bölgedeki demokratik gelişmelere ve islami hareketlere bakış açısı da değişti. Bundan en çok etkilenen de Türkiye oldu. TC' nin NATO ittifakı içindeki yeri, anti-komünist savunma hattında jeo-stratejik KONUMU VE ASKERi olarak taşıdığı önem nedeniyle kendisini dış müdahalelere ve içte devlete-düzene yönelik ulusal ve sınıfsal hareketlere karşı güvence altına almıştı.bölgedeki çıkarlarını koruma açısından ABD, Batı Avrupa ülkelerinin ve gerici Arap devletlerinin Türkiye'de yapısal 21

21 bir değişikliğe müsaade etmeyeceklerini, bunu hedefleyen siyasi yapıları desteklemeyeceklerinin rahatlığı içindeydi. Bu nedenle Türkiye'de (devletin sını ri arı içinde) Kürt di ye bir halkın yaşadığını, Kürtçe konuşulduğunu reddediyordu. Aksini söyleyenler ıçın korkusuzca en ağır cezaları uyguluyordu. Halka en ağır biçimde baskı yapıyor ve bölgeyi boşaltmak, halkın ülkesini terketmesini sağlamak için uluslararası antlaşmaların ve taahhütlerinin aksine tasarruflara başvurmaktan çekinmiyordu. Avrupa ülkelerinin ve ABD'nin ve sosyalist blokun usulen.kinama dışında kendisini askeri ve siyasr"alanda zay'iflatacak tedbirlere başvurmayacaklarının bilincin:.. deydi. Her şeye rağmen 1923 cumhuriyetinin oluşumu sonrası oluşturulan politikada hiç bir değişiklik yapılmamıştır. Yukarıda basattiğimiz 1986 sonrası gelişmelerin bölgede yarattığı siyasal değişim, TC. Devletini statükonun yine eski anlayışla korunması için yeni arayışlara yöneltti. Körfez Savaşı' nda aktif görevlere talip olması, hava alanları m, üsleri, ABD ve müttefiklerinin emrine vermesi; Arap ülkeleri ile ilişkilerdeki yumuşama, ABD ile bağlılığın stratejik işbirliği aşamasına çıkarılması, TCK'nun 140, 141, 142 ve 163 'üncü maddelerinin kaldı rı lması gırışımi, Anayasa' nın insan temel hak ve özgürlüklerini kısıtlayan maddelerinin değiştirilmesi ile ilgili tasarının meclise intikali, Radikal-islami Hareketin esas alınarak NATO'nun güney kanadının güçlendirilerek korunması konusunda sürdürülen ısrar, Güney Kürdistan'dan Kürdistani Cephe ile ilişki kurulması, Güney Kürdistan daki olaylara doğrudan müçlahale, Kürt. halkının varlığının resmi ağızlardan ifadesi, Kürtçe'yi yasak dil olarak 22

22 tanımlayan 2932 sayılı yasanın kaldırılması gırışımi, cezaların infazına bağlı şartlı tahliye koşullarının hükümlü lehine değişimi bu arayışla ilintili tasarruflardır. Türkiye hem kendini güvence altına alma ve hem de ekonomik kalkınmasına katkısı olsun diye AET'ye girmede ısrarlıdır. BAB içinde Avrupa' nın korunınasında güney, hatta kendisine etkin görev verilmesi için üye devjetleri zorluyor. Irak ve Suriye ile su sorunu, Yunanistan'la Kıbrıs sorunu var. Bu sorunların kendi programı içinde çözümlenmesini istiyor. Bunun için ABD'nin ve Avrupa'nın desteğine muhtaçtır. Kürdistan Ulusal Kurtuluş Mücadelesi yanlış veya eksik uluslararası alanda tartışıtır oldu. Ülkede mücadele Türk devletini rahatsız edici, tehlike yaratacak aşamaya geldi, Giderek gelişiyor. Halkın soruna yaklaşımı duygusal olmanın ötesinde.. Halk,. yılların yaşanan korkusunu yenmiş durumda. Sokağa dökülme eğilimi gelişiyor. Devletin 1980 sonrası dönemde hayata geçirdiği APOLiTiZE etme politikası tersi gelişim gösterdi. KUKM'si Türk Solu'nun vesayetinden kurtuldu ve bağım~'ız bir aksiyon kazandı. Bu nedenle devlet kendini tehlike içinde görmektedir. Mücadeleyi (KUKM'ni) geri çekmek hesabındadır. Kendi kontrolündeki yapılanmaya yaşam kazandırarak, diğer yapıları kitleden soyutlama planı var. Bu çözümde bağımsızlıkçı, silahlı mücadeleyi esas alan, ihtilalcı hareketleri "terörist hareketler" olarak tecrit ve Kürdistan'da estirdiği devlet 23

23 terörünü kamufle edeceği düşüncesindedir. Bunun yanında hem Türkiye'nin kalkınmasına ekonomik katkısı ve hem de Kürt Sorunu'nun TC. lehine çözümünde etkisi olacağı düşünce-. siyle GAP projesi önemsenmektedir. Projenin işler duruma gelmesi yabancı sermayenin projeyi finansesi ve yatırırnda bulunma girişimleri ile olasıdır. Bölgedeki güvensiz ortam nedeniyle ilgi zayıftır. TC. bunun bilincindedir. Bu nedenle Kürt Sorunu'nun kendi programında çözümüne bir kat daha ağırlıkta gerek duyuyor. TC. bölgede oluşturulacak yeni güvenlik sisteminde etkin görev almaya taliptir. Bunu AET ekonomisi ile Orta-Doğu ülkeleri arasında köprü olma görevini üstlenip, ekonomik kazanç sağlayacağı düşüncesiyle ve hem de iç ve dış güvenliği için uluslararası güvence edinme açısından önemsemektedir. Bunun için -yukarıda belirlediğimiz çözümler ve istemlerini yaşama geçirmek için- TC. kendisini sadakat açısından ABD'ye, Batı Avrupa ülkelerine, finans kapitale kanıtlamaya, bölgedeki çıkarlarını korumada önemine ikna, bölgedeki devletlere ilişkilerde güven verme, Güney Kürdistan'daki Kürt halkına, Kürdistani Cephe'ye, Kuzey Kürdistan halkına, Kürt aydınlarına ve Türkiye demokrat kamuoyuna şirin gorunme gereğini duymuştur. işte, bu bağlamda Türkiye devletinde dış politikada değişiklik yanında, yıllardır sürdürülen Kürt politikasında da bir değişim gözlendi. Bu poli~.ikanın asıl mucidi Turgut Özal değil, Turgut Ozal'ın kendisinin de birkaç kez şikayette bulunduğu egemen güçlerdir. CIA-MiT işbirliği 24

24 i le, MiT' in bu kanadının zorlamasıda dikkate alındı. Tabi bunda Turgut Özal'ın da katkısı var. Türki ye Devleti 'nin gerçeklerini yansıttığı, çıkarına olduğu ve egemen güçlerden lanse edildiği, teminat verildiği ıçın, adapte oldu, pratiğe geçirmeyi üstlendi. Kendisi içinde güveneedir. TC. ordusunun darbeci kanadı na, müdahale anlayışına ve diğer muhalefet güçierine karşı hayat garantisi.. Getirilen yeni Kürt politikasında, geçmişe göre, varılması öngörülen sonuç, hedefler açısından bir farklılık yok. Değişiklik sadece sorunun realiteye öz adıyla çıkarılmasında ve yöntemdedir. Ve şu gerekçeye dayanıyor: "Şimdiye kadar bu halkın varlığı inkar edildi. Kürt di li, kültürünün kullanımı cezai koğuşturmalar ve polisiye tedbirlerle kaldırılmak istendi. Polisiye tedbirlerle Kürtlerin ulusal bilince varması, ulusal istemlerini öne çıkarmaları ve örgütlenmeleri engellendi. idari ve askeri tedbirlerin yanında, ekonomik, sosyal ve kültürel zorlamalarla bu ulusun asimilesine çalışıldı. Yüzbinlerce insan öldürüldü. Milyonlarca insan ülkesinden sürüldü. Milyonlarca insan göçe zorlandı. Baskı altına alındılar. Zindanlar hiç boş bırakılmadı. Her biçimde işkence yapıldı kendilerine. Sonuç; ne bu ulus tüketildi, ne dil ve kültüründen koparıldı ve ne de yaratılan bu derece korkunç teröre, baskıya, yaratılan korkuya karşı mücadele geriledi. Giderek büyüdü, muhteva olarak olgunlaştı ve giderek devleti zorladı. Şimdi tehlike çanları çalıyor. Yemi bir anlayışla çıkılmalı. Bu anlayış halkın -Kürtlerin- inka..:. rına değil, varlığını tanımayı esas almalı. Dil 25

25 ve kültürle ilgili getirilecek kısmi serbestlik ile mücadele kontrol altına alınabilecek kanallara çekilmeli. Zaman kazanılmalıdır. Serbest pazar ekonomisinin olanakları içinde pazar ağını ve kaynaşmayı yaygınlaştırarak, yaşama geç i ri lecek sosyal ve kültürel kurumların etkinliğine, bölge halkında kendiliğinden bir dil ve kültür değişimi, kendiliğinden yerleşimlerle bölgedeki homojenliğin izolesi sağlanmalıdır. Zor, KUKM' tecriti gereken kanadı üzerinde ve bu perspektifteki anlayışiara bağlı yaşamda tutulmalıdır." M.Aii Brand'ın, Yurdakul Fincancı'nın, Cengiz Çandar' ın, Ali Si rm en' in Oktay Ekşi' nin, Uğur Mumcu'nun, ilhan Selçuk'un, Doğu Perinçek'in ve daha onlarca yazarın, Sosyal i st Parti' nin; Sosyal Demokrat Parti'lerin, emekli generallerin, büyük elçilerin, bazı Kürt aydınlarının ve Turgut Özal' ın yazılarından ve açıklamalarından çıkan değişimdeki gerekçe budur. Zaten Politikada böyle bir değişim ıçın ilk gırışım basın alanında M.Aii Birand'dan geldi tarihinde yayınlanan makalesi ile ola.y basında, siyasi yapılarda tartışmaya girdi. Makalede özetle şöyle diyordu: "Güneydoğu'daki olayların sadece güvenlik önlemleri ile üstesinden gelinmeyeceği herkes tarafından kabul edilen bir gerçektir.. Bu sıralarda konuyu ele alan hükümetin işin bütün yönlerini ineelediğini ve bütün önlemleri ile bir paket halinde saptamaya çalıştığını zannediyoruz... Türkiye'nin sadece kendi toprakları üzerinde değil, Ortadoğu genelinde bir değerlendirme yapılması ve g1obal bir politika oluşturması gereki r Sosyal, ekonomik ve kültürel tedbirler alınmalı, bölgenin kalkınması sağlanmalıdır." 26

26 M.A!i Birand, tarihli yazısında da şu belirlemelerde bulunmuştu: " Toprak kaybına, parçala.nmaya hayır... Sekiz yıl sıkıyönetim dönemi aşıldı. Polisiye tedbirler yetmedi. Devamı tehlikeli sonuçlar yaratacak düzeydedir... Doğu sorunu dedik, ayrılıkçı gruplar dedik, Kürt Sorunu'nu görmedik. Dilini, kültürünü yok saydık, tersine gelişimi hesaplayamadık... Sertlik PKK 'yı haklı çıkarır. PKK 'yı yenmek kolaydır. Ama unutmamalı ardından daha baskını gelir.. Dillerini kullanmalarına neden karşı çıkıyoruz. Neden kültürlerini kullanmalarını cezalandırıyoruz. Bugün bunu verirsek yarın istekleri n ardı arkası kesilmez mantığından vazgeçilmelidir. Asıl tehlike bu mantığı sürdürmedir." Yurdakul Fincancı'da tarihli Milliyet gazetesinde verilen makalesinde aynı soruna parmak basmıştı ve şöyle diyordu: "Bir Kürt Sorunu ile karşı karşıya olduğumuzu resmen söylemeyi sonunda idrak ettik. Bu bağnaz milliyetçiliğin, ağa kafalı baskıcı devletin doğurduğu sorundur. Bir zabıta sorunu değil, PKK biterse bitmez. Devlet hizmetleri yayılmalıdır. Demokratik davranış asıldır. Bi re yi gören ancak Kürtleri etnik bir grup olarak gözardı etmeye çalışan anlayış, demokratik davranış açısından eksikliktir... Kürt azınlığın devlet sorunu yoksa da devletle sorunu olduğu muhakkak. Yöre halkı bir devlet olma özlemini değil, kendisine demokratik hak dengesine dayalı davranılması özlemini çekiyor. Bu özlemi gidermenin yolu etnik grupların demokratik haklarına saygılı devlet anlayışını Güneydoğu' ya yaymaktır. Batılı 27

27 toplumlar çoğunluğun benimsediği dil ve kültürü etnik topluluklara zorlamayı düşünmezler. Bu, ekonomik ve toplumsal yaşam içinde kendiliğinden olur. Ekonomik ilişkiler, ticaret etnik grupları çoğunluğun dilini öğrenmeye, çoğunluğun benimsediği kültürle kaynaşmaya zorlar.. " Bu yazıların, o tarihlerde gazete sütunlarında yer alması, birilerinin yaşama geçirmeye çalıştığı (hazırlanmış ve programa alınmış) yeni politikanın kamuoyunda olgunlaştırılması ve tartışılmaya açılmasıydı. Bu politika bağlamında alınacak tedbirlere karşı bazı mihrakların etkisini ölçmek ve bir noktada devlet güçlerini ikna etmek içindi. Beklendiği gibi, bu yazıların ardından sorun daha geniş boyutlarda tartışıldı. Siyasi partilerde kavgalara neden oldu. Meclise getirildi. Siyasi parti liderlerini bir araya getirdi. Bu tartışmalar içinde yıllardır inkar edilen KÜRT LER' in varlıkları resmi ağızlardan ifade edildi. Dillerinin, kültürlerinin kullanımının yasaklandığı itiraf edildi. TC'nin Kürt politikasında getirmek istediği yeni anlayış ve yöntem ancak Kuveyt'in Irak tarafından işgali ile sıcaklık kazanan Körfez krizinin ardından iki noktada uygulamaya alındı. Şöyle: Herkesçe bilinir; Türkiye, iran, Irak ve Suriye devletleri Kürtlere karşı, Kürtlerin Ulusal Kurtuluş Mücadelelerine karşı aynı şekilde serttirler ve acımasızdırlar. Hiç birisi kendi siyasi sınırları içinde Kürtlerin siyasi otorite olmasını istemedikleri gibi, kendi sınırı dışında da böyle bir otoriteyi görmek istemezler. Ki, Körfez Savaşı' nın oluşumu ile uluslararası alanda Irak içinde 28

28 KÜRTLERiN BAGIMSIZ BiR DEVLET OLMALA RI ya da ÖZERK BiR YAPlYA KAVUŞTURUL MALARI konusundaki tartışmalar, sürdürülen diplomasi bu devletleri rahatsız etmiş ve hepsi de böyle bir siyasi otoriteyi şiddetle reddetmiş ve buna müsaade etmeyeceklerini ilan etmişlerdi. Ancak, bu açık tavrına karşı iran devleti, yıllardır Irak'taki KUKM'sine destek gösterir ve ilişki içindedir. Suriye devleti hem Irak, Hem iran ve hem de Türkiye'deki KUKM'ne hamilik yapar. Irak devleti halen iran'a karşı iran'daki Kürt hareketini destekler. Yalnız Türkiye, yakın döneme kadar bu bazdaki girişimlerin dışında kaldı. Sınır ötesindeki KUKM'ni destekl~me bağlamında kuracağı ilişkilerle tüm Kürdistan genelinde mücadeleyi kontrol altında tutma ve kullanma yoluna gitmemişti. Körfez krizi ile durum değişti. TC. birden politika değiştirdi ve yeni bir anlayışta Güney Kürdistan 'daki KUKM'si güçleri ile ilişkiye geçti. ilişkiyi resmi ağızlarda (en yüksek düzeyde) açığa çıkardı. Aynı dônem içinde TC, 2932 sayılı Türkçeden Başka Dillerde Yapılacak Yayınlar Hakkında Kanun'un, TCK'nun 141, 142 ve 163'üncü maddelerinin ve Anayasa' nın özgürlüklerin kısıtlanmasını getiren hükümlerinin değiştirilmesini ele aldı. Bu konuda yapılan girişimler "KÜRTÇE KONUŞMA YASAGI KALKACAK", "KÜRTÇE ARTIK YASAK DEGiL", "TÜRKiYE'DE KOMÜ NiST PARTiLER, ŞERiATÇI PARTiLER KURU LABiLiR", "YAKINDA KÜRT PARTiSi DE KURULUR" manşetleri i le basında kamuoyuna duyuruldu. Günlerce genel af, siyasi tutuklu ve hükümlülerin cezalarının kaldırılacağı ve serbest bırakılacağı basın-yayın kuruluşlarınca gündemde tutuldu.sonuç olarak tarihinde bek- 29

29 lenen 3713 sayılı kanun TBMM'de kabul ediidi. Bu kanunla; a-tck'nun 140, 141, 142, ve 163'üncü maddeleri yürürlükten kaldırıldı. b-2932 Sayılı Yasa kaldırıldı. c-cezaların infazlarında şartlı tahliye koşulları değiştirildi. d-ceza Kanunu' nun kaldı rı lan hükümlerinin kapsamındaki olaylarla ilgili yeni bir düzenleme getirildi. Beklendiği gibi bir af veya cezaların tecili değil, şartlı tahliye şartlarında değişiklikler yapılarak, istedikleri tutuklu ve hükümiülerin cezaevlerinden serbest bırakılması temin edildi; Bu arada küçümsenmeyecek miktarda siyasi hükümlü ve tutukluda bundan yararlandı. 125 ve 146'ıncı maddelerden hüküm giyenler için getirilen kısıtlamanın ise, Anayasa Mahkemesi 'nde kaldırıtma durumu var. Bu hükmün iptaliyle. daha çok kişi serbest bırakılmış olur. (Adı geçen yasalar için iptal istemi Anayasa Mahkemesi 'nce reddedildi. /BYM notu)~.tck'nun 140, 141, 142'inci maddeleri yürürlükten kaldırıldı. Ancak ANTi-TERÖR Yasası ile 'getirilen yeni düzenleme ile bu maddeler belirli koşullara bağlı olarak işler kılındı. Ağırlıkta, bu maddelerin ulusal muhalefetle ilgili fıkra hükümleri bu olanağa kavuşturuldu. Örneğin; TCK 'nun 142/3 fıkrası Kürtçülük propagandasının cezalandırılmasını içerir. Bu fıkra Anti-Terör Yasasına açık bir tanımlama ile alınmıştır. TCK'nun 141'inci maddesinde yer alan örgüt kurma. ve yönetme suçları da Anti-Terör Yasası'nın maddelerinde şiddet.!jnsuruna bağlanarak cezai takibe alınmıştır. Orneğin, progra- 30

30 mında, yayınlarında çalışmaları anlatılırken "savaş", "kavga", "zor kullanma" kelimelerinin geçmiş olması o örgütün terör örgütü sayılması ıçın yeterlidir. Örgüt üyelerinden birinin bir eylem sırasında (toplantıda, mitingte, benzeri çalışmalarda) ne maksatla olursa olsun silah kullanması, zora başvurması da aynı şekil ve muhtevada suçl anmayı geti ri r. Bunun dışı nda yeni düzeni em e il e TCK' nun 125, 146, 168, 169, 171'inci maddelerinde tadat edilen suçlar, terör suçu olarak gösteri Imiştir, cezası da iki katına çıkarılmıştır. Bundan anlaşılan şudur: TC. Türk Solu'nu legaliteye-yasalaşmaya çektiği gibi KUKM'ni de aynı yapıya çekmeye talip ve bunda kararlı. Bunu, kendisi için tehlike olmayacak sınırlarda ve kontrolde tutabilecek muhtevada gerçekleştirmek düşüncesindedir.tc.devleti'nin bütünlüğü içinde ve devletin programında bir legalleşme. Siyasi otoriteyi esas alan prgramda değil, belirli kültürel demokratik hakların kullanılmasını ve bu özde siyasi yapılarda temsili esas alan programda bir legalleşme. işte bunun hudutlarını bu yeni düzenleme ile, ANTi-TERÖR Yasası ile görünüme çıkarmıştır. Bu yalnız Turgut Özal'ın bildiği ve kabul ettiği bir politika değildir. Türkiye'de tüm siyasi güçlerce ve TC. ordusunca onaylanan bir politikadır. Sadece belirli milliyetçi çevreler ve Ecevit kanadından tepki var. Bu tepki de, geti ri ten yasalar, yaşama geçirilen uygulamalara deği 1,. ANAP iktidarının Güney Kürdistan' daki gelişmeler karşısındaki tavrına ve bununla edinmek istediği parti kazanı m larınadı r. 31

31 ANTi-TERÖR Yasası 'nın sadece basın kuruluşlarının cezalandırılmasını getiren hükümlerine karşı çı kılması, yasanın düşüneeye ve örgütlemeye getirdiği kısıtlama ve cezaların arttırılması üzerinde durulmaması bunu doğrular. Bütünüyle değil, bir kaç maddesinin iptali ıçın Anayasa Mahkemesi'ne gidilmesi de bundandır. TC. kendini AET'de asıl üye olarak görmek istiyor. ABD'nin ve AET'nin ekonomik ve siyasi desteği ne ihtiyacı var. Bölgede oluşturulacak güvenlik sisteminde kendisine görev verilmesini istiyor. GAP projesını işler hale getirmesi zorunlu. Bunun için dış kapitalin maddi desteğine muhtaç. Bu da kendisini kabul ettirmesine bağlı. Avrupa'nın beklediği -ki kamuoyunun zorlaması dır- demokrasinin bir ölçüde işletilmesi ve Kürdistan'da güvenli bir ortamın yaratılması. TCK'nun 141, 142'inci maddelerinin kaldırılmasının, 2932 sayılı yasanın kaldırılmasının sebebi burda. Yıllardır Avrupa'da TCK'nun 141, 142'inci maddelerine bağlı uygulamalar öne çıkarılarak TC. suçlandı. Kürtlerin kendi dilleri ile konuşmalarına, kültürlerini kullanmalarına getirilen yasaklardan şikayet edildi. TC. bu yasakları kaldı rmayla Avrupa' ya, Birleşmiş Milletiere karşı Türkiye'de demokrasinin işletildiği hususunda kendisini kanıtlama hesabını yaptı. işte bu, kanun düzenlemelerinin yapılmasının birinci nedenidir. TC.'nin KUKM'de yaşadığı korku PKK ile, onun eylemleri ile bağlantılı değil, Kürdistan 'daki uyanıştandır. Cizre, Sılopi, Kızıltepe, Midyat, idi 1 ve Kürdistan' ın diğer şehir ve kasabalarında halkın sokağa dökülmesi ile TC. hükümetinde, siyasi partilerinde, Türk aydınlarında telaş başgösterdi, bir sıkışma oldu. Bu tarihte liderler 32

32 bir araya geldi. 413, 414 ve 425 Sayılı Kanun Hümündeki Kararnameler' in oluşturulması da bu olayların ardından oldu. Demokrasi ve Kürtlerin demokratik hakları, dil ve kültürlerinin tanınması ile ilgili dönemler bu olayların ardından daha yoğun olarak gazete sütunlarına, dergilere yansıdı.. Telaş, Kürtlerin KUKM'ne, bağımsızlık hedeflemesiyle, silahlı hareketi ve eylemleri, halk hareketini esas alan mücadele perspektifinde sahip çıkacakları kuşkusundandı. Söylenmesi bile kendileri ıçın ürkütücüydü. Türk Solu'nun da rahatsızlığı buradaydı. Mücadelenin (KUKM'nin) bu siyasi hedefte ve bu mücadele perspektifinde giderek kendisinden bağımsızlaşacağından korkuyordu. O da, hem "Misak-ı Milli" sınırlarının bozulmasını istemiyordu ve hemde Kürt kadrolarını, tabanını ve bölgedeki muhalefet potansiyelini slogan olarak yitirmek istemiyordu. Denebilir ki, Türk Solu da politika olarak ANAP -devletin politikası- ile çakışıyordu. Bu nedenle denebilirki, bu olayların ardından KUKM'nin sınırları çizilmiş bir siyasi yapılanma içinde legaliteye çekilmesi genel istekti ve "Misak-ı Milli"nin korunması açısından, bu şart görülüyordu. TCK'nun 141, 142'inci maddelerinin 2932 Sayılı Yasa'nın kaldırılmasının ikinci sebebi de budur. Üçüncü sebebi de, bu tasarruflarla Kürtlerin sempatisini toplamaydı. Hem KUKM'ni planladıkları biçimde terbiye ve hem de seçimlerde kendi yanlarına çekmek için Kürt halkının sempatisini toplamaya ihtiyaçları vardı. Zaten ANAP milletvekilleri de olayın bu yanı öne çıkarılarak, yasanın meclisten geçmesine ikna edilmişlerdi. Elbetteki tan'daki bunların dışında, TC. gelişmelere müdahale Güney Kürdisve Kürdistani 33

33 Cephe ile i lişkilerini sürdürmede; hem samımı görünmek için ve hem de Güney Kürdistan'daki örgütlerin kendi halkına karşı ilişkide haklılığını sağlayabilmek için de dikkate alınmıştır.. Bununla Kuzey ve Güney Kürdistan'daki örgütlerin karşı karşıya getirilmesi de amaçlanmıştır. -DEVLET KUKM' ni ÜSTLENEN GÜNEY KÜ R DiSTAN 'Ll TÜM ÖRGÜTLERi, PROGRAMLARI, MÜCADELE PERSPEKTiFLERi ile ÇOK YAKIN DAN TANlYOR, GÜÇLERiNi DE BiLiYOR.. -TÜRK SOLU 'nu LEGALiTEYE. ÇEKTi VE KUKM'ne KARŞI ANLAYlŞ VE TAVIRDA RESMi POLiTiKA içinde ERiTTi... -KUKM'ni DE LEGALiTEYE ÇEKME HESABlN DADlR. --DEMOKRATiK LEGAL ÇALIŞMALAR içinde KALMAYA ZORLUYOR. NE YAPMAK GEREK? YARATILAN OLANAKLARDAN YARARLAN- MAK GEREKiR Mi? c.. ) Bu soruya cevap olarak hiç kimse "hayır! bu kurulan bir tuzaktır, bizi legal i tey e çekip boğmak istiyorlar. Mücadeleyi bu kanala sokamayız, ihanettir! Teslimiyettir!" diyemez. Soruya verilecek cevap "EVET"tir. Ancak bunun nasıl olacağı tartışı lı r.. Doğrudur, Kürtler ulustur. Ulus olmuşlardır. Ancak Kürtlerin ulus olduklarının tam bilincine v.ardıkları söylenemez. Ülkeleri var. Bu ülkede geçmişte olduğu gibi şimdi de birlikte yaşıyorlar. Dil ve kültür birlikleri de var. Ancak "us"ta -düşüncede- birliğe varılmamış, eksiktir. Bu demektir ki, uluslaşma bu yanıyle tamamlanmış 34

34 değil. Bu da geçmişte sosyal, kültürel ve siyasi çalışmalarda yaşanan baskının, dilin, kültürün kurumsal kullanımının engellenmiş olmasının doğurduğu bir durumdur. Verilen UKM, siyasi ve askeri güçlerin hayata geçirilmesi yanında, legal yapılanmalarla sürdürülecek sosyal, kuitürel ve demokrasi çalışmaları ile güçlendirilmezse; ulus olma, ulusal olma kitlede bilince çıkarılmaz ve bu eksiklikten ötürü mücadelede siyasi mihrakına oturmaz Elbetteki TC, Kürt halkı için demokratik ol ma, uluslara, insanlara ve bunların haklarına saygısı nedeniyle KÜRTLERiN VARLIGINI tanımış değildir. Dilini kullanmayı yasaklayan 2932 Sayılı Yasa'yı ve Ceza Kanunu'nun maddelerini bu nedenle kaldı rm ış değildir. Güney Kürdistan 'la ilgilenmesinin ve Kürdistani Cephe'yle ilişkisinin nedeni de bu değildir. Bir zorlama olmuştur. Ki, bu UKM'nin içteki ve dıştak i zorlaması dır. Ve ülke içindeki duruma ve dünya siyasi düzeyinde genel siyasi duruma göre devletin çıkarları böyle gerektirdiği için olmuştur. Bununla KU KM1ni kendi programı içine çekip kontrolde tutmak istiyor. Bu çözümde kendi programı içine çekemediği yapıları kitleden soyutiamak, terörist ilan ederek tecrit etmek... Turgut Özal aracılığıyla pratiğe çıkarılan uygulama bu amaca yönelik. Bir taraftan demokrat görünüp, demokrasiyi ülkede işler gösterip, bu konuda ağırlığı olan devletleri yanına alacak, diğer yandan da Kürtlere karşı şirinlik şerbatine bulanıp, ulusal muhalefetin uzlaşan kanadını yanına alarak mücadeleyi kontrolde tutma yanında, bölgede alınan askeri ve idari tedbirlere haklılık kazandıracak. Böyle düşünülüyor... Bir zaman kazanma hesabı da var. Beklenti GAP 35

35 projesinedir. Projeye bağlı, devletin bölgede siyasal ve ekonomik otoritesini güçlendirecek, ekonomik, sosyal ve kültürel kurum ve iş alanlarının işlerlik kazanmasına kadar bir zaman kazanma hesabı var. Anti-Terör Yasası bu maksatla -hem mücadeleyi kendi programında kontrol ve hem de mücadelenin benimsenmeyen kanadını tecrit için- muhakkak ki, ayrı evrelerde, ayrı biçimlerde, gelişmeler nazara alınarak değişik biçimde işletilecektir. Bu uygulama nedeniyle dengeyi sağlamanın hesabı yapılacaktır. Eğer, KUKM'ni BAGIMSIZLIK siyasi hedeflernesi ile örgütlemeyi onune koyan örgütler, bu az veya çok yaratılan olanakları zorlayarak istenilen legal alana girmez, dışta kalırsa, legaliteye giren örgütlerin devletle uzlaşmışlardır diye teşhirini sadece önüne korsa, diyebilirimki, TC. Devleti'nin yukarıda bahsettiğimiz programın işlemesine hizmet etmiş ve kitlelerden kendisi soyutlanmış olur ve küçülür! 2932 Sayılı Yasa'nın kaldırılması ile Anayasa'nın 26 ve 28. maddeleri işlemez hale gelmiştir. Kürtçe yasak dil değildir. Bu dille yayın yapılabilinir. Bu dille her türlü haberleşmeye engel yoktur. Kürtçe bir dergi ve gazetenin çıkarılmasına engel yasal bir durum yoktur. Bunun yanında KÜRT DiL VE KÜL TÜR KURUMU kurulabilir. Bu yapı içinde ağırlıklı bir biçimde KÜRT DiLi -GRAMERi- KÜRT TARiHi ve KÜL TÜRÜ NÜN araştırılması ile ilgili çalışmalar, mücadeleye getireceği kazanımlar açısından küçümsenemez. Bu kurum çalışmaları içinde KÜRTÇE dil kursları da açılır. KÜRT KÜL TÜR MERKEZLERi oluşturulabilinir. Bu yapılarta mekteplerde Kürtçe eğitim, Kürtçe radyo-televizyon programı yapımı zorlanabilinir. Bu talepler siyasi yapılar 36

36 içine de taşınır. TCK. 141 ve 142'inci maddeleri kaldırıldı. Bunun yerine ANTi-TERÖR Yasası getirildi. Anti-Terör Yasası örgütlenme ve siyasal yapıların oluşturulmasına engel. Ancak yine de kurulabilir. Kürt halkının dil-kültür hakları, bu bağlamda demokratik haklar ve bu çözümdeki istemler öne çıkarılarak yasal siyasi yapılar oluşturmak olasıdır. Bu yapılarda Kürtçe eğitim, radyo-televizyon programları iş takibinde anadilin kullanılması, mahkemelerde bu konuda ayrıcalık, üst düzeyde eğitim kurumlarının oluşturulması ıçın zorlama yapılabilir. Ki, bu çalışmalarla illegal yapının önü açılır ve kitleselleşme olur. Bundan yararlanarak KUKM'ne kapalı birçok yapıların içine girilebilinir. Bu boşluk muhakkak doldurulacaktır. Biriieri bu yapıları oluşturacaktır. Ki, bunlar devlet yanlısı, devletle uzlaşmış, bu uzlaşımı kolaylıkla kitlelere intikal eden kişi ve yapılarda olur. Devletin istediği de bu. Zaten amacı bu nokta. Senin sahip çıkmaman için zorlanı r. Yasaları en ağır biçimde sana karşı işletir. Onun endişesi korktuğu yapıların, mücadele perspektiflerinin bu boşluğu doldurmasıdır, etki ni ik sağlaması dır. Önemli olan devletin oyununu bozmak. Bu da bu boşluğu doldurmayla olasıdır. Mücadelenin onu böylece açılır. Teslimiyetçi kesimlerin etkinlikler OLUŞTURMALARININ ÖNÜNE GEÇi LiR VE KiTLEYi TERS YÖNDE YÖNLENDiR MELERi ÖNLENMiŞ OLUR. Ayrıca birçok kalıcı sosyal ve kültürel kurumlar oluşturulur. Mücadeleye yeni kazanımlar sağlanır ve devlet (sömürgeci devlet) hem ülkede ve hem de uluslararası siyasi arenada sıkıştırılır. 37

37 ANCAK, HiÇ BiR ŞEKiLDE,KUKM'nin VARDIGI BU AŞAMADA LEGALiTEYE ÇlKMA -LEGAL LEŞME- illegal YAPININ DÖNÜŞÜMÜ BiÇi MiNDE DÜŞÜNÜLMEMELiDiR. illegal YAPI AYNEN KORUNMALI VE BUNA BAGLI OLUŞ TURULACAK LEGAL YAPILARLA BU ÇALIŞ MALAR GÖTÜRÜLMELiDiR. KONTROLDE VE icazetli (illegal yapıdan icazetli) ANCAK KENDi PROGRAMINDA ÇALIŞMALARINI SÜR DÜREN BAGIMSIZ LEGAL YAPI OLMALI. Ki, ÇALIŞMALARINDA illegal YAPININ GÜÇ LENLENDiRiLMESiNi DE ESAS ALMALlDlR. ANCAK BiRLiKTE HAREKET EDiLDiGi imaji YARATILMAMALIDIR. Bu durumda devletin zorlanması -yeni kazanımlara zorlanması- bu halde olasıdır. Dil çalışmaları, kültürel alanda çalışmalar, sosyal sorunların çözümü için yapılan çalışmalarda kurumlaşmaya özellikle önem verilmelidir. Kitleye açılan ve kitlenin desteğini sistemleştiren biçim ve muhtevada kurumlar olmalıdır. Ancak, devletin kendi imkanları ile ortaya çıkardığı kurumların ters yöndeki propagandasının, etkilemesinin önüne geçiiebilir. Bu alanda yapılacak çalışmaların, Kuzey Kürdistan'lı örgütlerin (siyasi partilerin ve örgütlerin) ortak bir programda birlikte götürmaleri durumunda başarısı daha büyük olur. Yapılacak çalışma bekleneni verir. TC.'nin örgütler arası çelişkiler yaratarak yapılacak çalışmaları ters yönde etkilernesi de ortadan kalkmış olur. Devletin fazla yapılar oluşturarak çalışmaları provake etme ya. da mücadeleyi ideolojik ve teorik karmaşa ıçıne sokup dejenere etme durumu da engellenmiş olur. Devletin yukarıda 38

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy daşı Türk entelijansiyasının ana söylemidir. Bu gruplar birkaç yıl evvel ABD'nin Irak'ı işgali öncesinde savaş söylemlerinin en ateşli taraftarı idiler. II. Körfez Savaşı öncesi

Detaylı

İş Yeri Hakları Politikası

İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası Çalışanlarımızla olan ilişkilerimize değer veririz. İşimizin başarısı, küresel işletmemizdeki her bir çalışana bağlıdır. İş yerinde insan haklarının

Detaylı

ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ

ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ 5 Aralık 2011 ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ I.YENĠ BĠR ANAYASA MI? GENĠġ KAPSAMLI BĠR ANAYASA DEĞĠġĠKLĠĞĠ MĠ? Anayasa hazırlığıyla ilgili olarak kamuoyunda önemli bir tartışma yaşanıyor:

Detaylı

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Dünyada yaşanan ekonomik kriz liderlik stillerinde de değişikliğe yol açtı. Hay Group'un liderlik stilleri üzerine yaptığı araştırmaya göre, özellikle

Detaylı

Kerkük, Telafer, Kerkük...

Kerkük, Telafer, Kerkük... Kerkük, Telafer, Kerkük... P R O F. D R. Ü M İ T Ö Z D A Ğ A L A E D D İ N PA R M A K S I Z BAĞIMSIZ TÜRKMENELİ CUMHURİYETİ Kerkük Krizi ve Türkiye'nin Irak Politikası gerekçelerden vazgeçerek konuyu

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI!

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI! İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI! Türkiye nin önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul Aydın Üniversitesi

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ BASINA VE KAMUOYUNA Erkek egemen kapitalist sistemde kadınların en önemli sorunu 2011 yılında da kadına yönelik şiddet olarak yerini korudu. Toplumsal cinsiyetçi rolleri yeniden üreten kapitalist erkek

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler...

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... 3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... Seçime Doğru Giderken Kamuoyu: 3 Kasım 2002 seçimlerine bir haftadan az süre kalmışken, seçimin sonucu açısından bir çok spekülasyon bulunmaktadır.

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır!

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! Clara Zetkin haklı olarak Kadının özgürlüğünün, tüm insanoğlunun özgürlüğü gibi, emeğin sermayenin

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2 Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2 Evde, Okulda, Sokakta, Kışlada, Gözaltında Şiddete Son 18-19 Mart 2006, Diyarbakır ŞİDDETE KARŞI KADIN BULUŞMASI 2 EVDE, OKULDA, SOKAKTA, KIŞLADA, GÖZALTINDA ŞİDDETE SON

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ!

DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ! DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ! Silahlý Propaganda ve Gerilla Savaþý Nikaragua da Devrim ve Seçim Proletarya ve Sosyalist Siyasal Bilinç Demokratik Muhalefette Demokrat! Türkiye Devriminde Kürt

Detaylı

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015 R A P O R 1 Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL Mayıs 2015 Sunuş 4.264 kişi ile yüz yüze görüşme şeklinde yapılan anket bulgularına dayanan bu rapor, Mart- Nisan 2015 tarihinde Sakarya ilinin

Detaylı

Türkiye de Zorunlu Din Dersi Uygulaması

Türkiye de Zorunlu Din Dersi Uygulaması Türkiye de Zorunlu Din Dersi Uygulaması Derya Kap* Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nin (AİHM)16 Eylül 2014 tarihli zorunlu din dersinin mevcut içerikle uygulanamayacağına dair hükmü, Türkiye de din dersi

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

İran'ın Irak'ın Kuzeyi'ndeki Oluşum ve Gelişmelere Yaklaşımı Kuzey Irak taki sözde yönetimin(!) Parlamentosu Kürtçü gruplar İran tarafından değil, ABD ve çıkar ortakları tarafından yardım görmektedirler.

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer)

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer) 25 Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunmasına ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin 151 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (Resmî Gazete ile yayımı:

Detaylı

Ceza İnfaz Hukuku. 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun Düzenlemesi Işığında. Yard. Doç. Dr. Fatma KARAKAŞ DOĞAN

Ceza İnfaz Hukuku. 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun Düzenlemesi Işığında. Yard. Doç. Dr. Fatma KARAKAŞ DOĞAN Yard. Doç. Dr. Fatma KARAKAŞ DOĞAN Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun Düzenlemesi Işığında

Detaylı

DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ!

DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ! DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ! DÜNYA BARIŞININ GÜVENCESİ İŞÇİ SINIFIDIR! HAKSIZ, GERİCİ VE EMPERYALİST SAVAŞLAR EMPERYALİST KAPİTALİST DEVLETLER TARAFINDAN SÜRDÜRÜLMEKTEDİR! EMPERYALİST SÖMÜRÜ SİSTEMİ İŞÇİ

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

(DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı)

(DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı) GAU AKADEMİK PERSONEL AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ FORMU Prof.Dr. Meltem DİKMEN CANİKLİOĞLU Kastamonu 01/08/1962 Profesör 07/12/2010 (DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı) İzmir Ekonomi

Detaylı

IFLA İnternet Bildirgesi

IFLA İnternet Bildirgesi IFLA İnternet Bildirgesi Bilgiye engelsiz erişim özgürlük, eşitlik, küresel anlayış ve barış için temeldir. Bu nedenle, Kütüphane Dernekleri Uluslararası Federasyonu (IFLA) belirtir ki: Düşünce özgürlüğü,

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Dersin Adı Dersin Kodu 1200.9202 Dersin Türü Dersin Seviyesi Dersin AKTS Kredisi Haftalık Ders Saati (Kuramsal) 2 Haftalık Uygulama Saati 0 Haftalık Laboratuar Saati

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır Doç. Dr. Tuğrul KATOĞLU* * Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ceza

Detaylı

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Alman Federal Mahkeme Kararları. Hessen Eyalet Sosyal Mahkemesi

Alman Federal Mahkeme Kararları. Hessen Eyalet Sosyal Mahkemesi Alman Federal Mahkeme Kararları Çev: Alpay HEKİMLER * Hessen Eyalet Sosyal Mahkemesi Karar Tarihi : 24.03.2015 Sayısı : L 3 U 225/10 İşçiler, öğlen paydosu sırasında, sadece öğlen yemeğini yemek üzere

Detaylı

ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2-

ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2- ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2- Değerlendirme Raporu Birey Hak ve Özgürlükleri (I) Yaşam hakkı Kişi dokunulmazlığı Özel yaşamın gizliliği www.tkmm.net 1 2 1. YAŞAM HAKKI Yaşam Hakkı kutsal mı? Toplumun/devletin

Detaylı

Günümüzün karmaşık iş dünyasında yönününüzü kaybetmeyin!

Günümüzün karmaşık iş dünyasında yönününüzü kaybetmeyin! YAKLAŞIMIMIZ Kuter, yıllardır dünyanın her tarafında şirketlere, özellikle yeni iş kurulumu, iş geliştirme, kurumsallaşma ve aile anayasaları alanlarında güç veren ve her aşamalarında onlara gerekli tüm

Detaylı

CHP CUMHURİYET HALK PARTİSİ PARTİ İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ

CHP CUMHURİYET HALK PARTİSİ PARTİ İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ CHP CUMHURİYET HALK PARTİSİ PARTİ İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ 2012 1 PARTİ İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ KAPSAM MADDE 1- Parti içi eğitim çalışmaları, Parti Tüzük ve Programında belirtilen amaç ve hedeflerini, partinin

Detaylı

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Devrimci Marksizm Yayın Kurulu Uzun vadede bu felâket konusunda suçun nasýl daðýtýlacaðý çok þeyi belirleyecektir. Ýþte bu, önemli bir entelektüel

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 5393 Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur. Gereğini arz ederiz Umut Oran İstanbul Milletvekili (2)

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 24 Şubat 2014 tarihli Kırkaltıncı Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması Yasası Anayasanın 94 üncü

Detaylı

Üniversite Gençleri İçin E-Demokrasi Projesi Anket Çalışması

Üniversite Gençleri İçin E-Demokrasi Projesi Anket Çalışması Üniversite Gençleri İçin E-Demokrasi Projesi Anket Çalışması Bu ankette 30 soru var Grup 1 1 [1]Cinsiyetiniz? Erkek Kadın 2 [2]Yaş aralığınız? 17-22 23-30 30 ve üzeri 3 [3]Ailenizin Gelir düzeyi (Maaş,

Detaylı

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 - CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS

Detaylı

ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ. sanıkların askerî cezaevinde işledikleri

ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ. sanıkların askerî cezaevinde işledikleri T#'C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ ESAS NO î 1988/37 KARAR NO î 1988/38 ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan sanıkların askerî cezaevinde işledikleri suça ait davanın,aynı

Detaylı

YATIRIM İNDİRİMİ KONUSUNDA ANAYASA MAHKEMESİ KARARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

YATIRIM İNDİRİMİ KONUSUNDA ANAYASA MAHKEMESİ KARARININ DEĞERLENDİRİLMESİ YATIRIM İNDİRİMİ KONUSUNDA ANAYASA MAHKEMESİ KARARININ DEĞERLENDİRİLMESİ 1. KONU: Yatırım indirimi müessesesi, yatırımları desteklemek amacıyla bir vergi teşviki olarak ilk defa 1963 Yılında 202 sayılı

Detaylı

Reel Sektör Risk Yönetimi

Reel Sektör Risk Yönetimi Temel Analiz 2009 Aralık ayında vadeli piyasalarda 1230.0 dolar/ons seviyesine kadar yükselen altın fiyatları sonrasında yaklaşık % 15 düşüş ile Şubat ayı başında 1045.0 dolar/ons seviyesine geriledi.

Detaylı

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Ali Aslan Almanya son on yıllarda her şeyden önce Müslüman ağırlıklı devletlerden gelen göçmenler yoluyla dini ve kültürel

Detaylı

MISIR IN SİYASAL HARİTASI

MISIR IN SİYASAL HARİTASI MISIR IN SİYASAL HARİTASI GÖKHAN BOZBAŞ Kırklareli Üniversitesi Afrika Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi MISIR IN SİYASAL HARİTASI HAZIRLAYAN GÖKHAN BOZBAŞ Kapak Fotoğrafı http://www.cbsnews.com/

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

HOCAİLYAS ORTAOKULU. ÜNİTE 1: Bir Kahraman Doğuyor T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK-8

HOCAİLYAS ORTAOKULU. ÜNİTE 1: Bir Kahraman Doğuyor T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK-8 1/11 ÜNİTE 1: Bir Kahraman Doğuyor 1. Batıya Erken Açılan Kent Selanik 1.Atatürk ün çocukluk dönemini ve bu dönemde içinde bulunduğu toplumun sosyal ve kültürel yapısını analiz eder. 2. Mustafa Kemal Okulda

Detaylı

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (TCBMM Başkanlığı na iletilmek üzere hazırlanmıştır) 31.12.2011 İletişim: I. Anafartalar Mah. Vakıf İş Hanı Kat:3 No:

Detaylı

KÖRFEZ DE SAVAŞ. KAZANIM : Körfez Savaşlarının Türkiye ye siyasi, Sosyal, Askeri ve Ekonomik etkilerini değerlendirir.

KÖRFEZ DE SAVAŞ. KAZANIM : Körfez Savaşlarının Türkiye ye siyasi, Sosyal, Askeri ve Ekonomik etkilerini değerlendirir. KÖRFEZ DE SAVAŞ KAZANIM : Körfez Savaşlarının Türkiye ye siyasi, Sosyal, Askeri ve Ekonomik etkilerini değerlendirir. 1990 yılında Irak ın Kuveyt i işgali ile 1.Körfez savaşı başlamıştır. Irak Kuveyt i

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

ENGELLİLER KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR BİLGİ NOTU

ENGELLİLER KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR BİLGİ NOTU ENGELLİLER KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR BİLGİ NOTU 7 OCAK 2015 Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK üyemiz, Bakan Yardımcımız, Milletvekilimiz,

Detaylı

Şiddete Karşı Kadın Buluşması I

Şiddete Karşı Kadın Buluşması I Şiddete Karşı Kadın Buluşması I Evde, Okulda, Sokakta, Kışlada, Gözaltında Şiddete Son 10-11 Aralık 2005, Diyarbakır ŞİDDETE KARŞI KADIN BULUŞMASI 1 EVDE, OKULDA, SOKAKTA, KIŞLADA, GÖZALTINDA ŞİDDETE SON

Detaylı

Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani:

Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Plani: Entegrasyon Ulusal Entegrasyoun siyasetinin Plani motoru Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani: Stand

Detaylı

6322 SAYILI YASA ile GELİR VERGİSİ KANUNU NUN 89 UNCU ve 5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU NUN 10 UNCU MADDESİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

6322 SAYILI YASA ile GELİR VERGİSİ KANUNU NUN 89 UNCU ve 5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU NUN 10 UNCU MADDESİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER 6322 SAYILI YASA ile GELİR VERGİSİ KANUNU NUN 89 UNCU ve 5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU NUN 10 UNCU MADDESİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER Bir insan taraf tutmaya başlar başlamaz, dünyada da gerçekleri

Detaylı

Uygulanacak ekonomik politikalar, istihdam ve üretime öncelik tanımalı, politikaların temelini insan oluşturmalıdır.

Uygulanacak ekonomik politikalar, istihdam ve üretime öncelik tanımalı, politikaların temelini insan oluşturmalıdır. TERÖR VE BEKLENTİLER Türkiye, önce 22 Temmuz genel seçimleri ve ardından Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile yaz aylarını kendini yenileyerek geçirmiş, sonbahara ise artan terör olayları, şehitlerimiz, onların

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ YASASI SONRASI DÖNEMİN DEĞERLENDİRİLMESİ

İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ YASASI SONRASI DÖNEMİN DEĞERLENDİRİLMESİ 15.Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Kongresi (9-12 Şubat 2014, Ankara) İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ YASASI SONRASI DÖNEMİN DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.A.Gürhan Fişek Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler

Detaylı

Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli

Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli www.ekrempakdemirli.com 21.05.2014 1923 sonlarında Cumhuriyet Kurulduğunda Savaşlardan yorgun Eğitim-öğrenim seviyesi oldukça düşük bir toplum Savaşlar sonrası ülke harap ve

Detaylı

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası FĐNANSAL EĞĐTĐM VE FĐNANSAL FARKINDALIK: ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Durmuş YILMAZ Başkan Mart 2011 Đstanbul Sayın Bakanım, Saygıdeğer Katılımcılar, Değerli Konuklar

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

İş Yerinde Ruh Sağlığı

İş Yerinde Ruh Sağlığı İş Yerinde Ruh Sağlığı Yeni bir Yaklaşım Freud a göre, bir insan sevebiliyor ve çalışabiliyorsa ruh sağlığı yerindedir. Dünya Sağlık Örgütü nün tanımına göre de ruh sağlığı, yalnızca ruhsal bir rahatsızlık

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TürkİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 1976 Yılında kurulmuş ülke genelinde 50.500 üyesi

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 25.5.2005 tarihli ve 5352 Sayılı Adli Sicil Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifim gerekçesi ile birlikte ektedir. Gereğini arz ederim. 29 Ocak

Detaylı

R KARLILIK VE SÜRDÜRÜLEB

R KARLILIK VE SÜRDÜRÜLEB ÜRETİMDE İNOVASYON BİLAL AKAY Üretim ve Planlama Direktörü 1 İleri teknolojik gelişme ve otomasyon, yeni niteliklere ve yüksek düzeyde eğitim almış insan gücüne eğilimi artıyor. Mevcut iş gücü içinde bu

Detaylı

159 NOLU SÖZLEŞME SAKATLARIN MESLEKİ REHABİLİTASYON VE İSTİHDAMI HAKKINDA SÖZLEŞME. ILO Kabul Tarihi: 1Haziran 1983. Kanun Tarih ve Sayısı (*) :

159 NOLU SÖZLEŞME SAKATLARIN MESLEKİ REHABİLİTASYON VE İSTİHDAMI HAKKINDA SÖZLEŞME. ILO Kabul Tarihi: 1Haziran 1983. Kanun Tarih ve Sayısı (*) : 159 NOLU SÖZLEŞME SAKATLARIN MESLEKİ REHABİLİTASYON VE İSTİHDAMI HAKKINDA SÖZLEŞME ILO Kabul Tarihi: 1Haziran 1983 Kanun Tarih ve Sayısı (*) : Resmi Gazete Yayım Tarihi ve Sayısı: Bakanlar Kurulu Kararı

Detaylı

TOPLUMSAL RAPORLAR YATIRIM TEŞVİKLERİ VE İSTİHDAM - 2010 (05.12.2010) Yatırımlar büyürken istihdam küçülüyor

TOPLUMSAL RAPORLAR YATIRIM TEŞVİKLERİ VE İSTİHDAM - 2010 (05.12.2010) Yatırımlar büyürken istihdam küçülüyor TOPLUMSAL RAPORLAR 15 YATIRIM TEŞVİKLERİ VE İSTİHDAM - 2010 (05.12.2010) Yatırımlar büyürken istihdam küçülüyor 10 yıllık dönemler itibariyle teşvik sisteminin istihdama etkisi Yıllık Yıllık Yıllık Yıl

Detaylı

18 Aralık 2009, İstanbul Ayşen SATIR

18 Aralık 2009, İstanbul Ayşen SATIR Çevre Alanında Kapasite Geliştirme Projesi AB Çevresel Bilgiye Erişim Direktifi nin Uyumlaştırılması ve Sivil Toplum Kuruluşlarının Rolü Semineri 18 Aralık 2009, İstanbul Ayşen SATIR 1 2003/4 Çevresel

Detaylı

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi

Detaylı

Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği

Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği 3. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Sempozyumu 21-23 Ekim 2011, Çanakkale Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği Aslı

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

"AVUSTURYA'DAKİ BOSNALI VE TÜRK GÖÇMENLER" 1

AVUSTURYA'DAKİ BOSNALI VE TÜRK GÖÇMENLER 1 TÜRK DÜNYASI SENDİKALAR ZİRVESİ "AVUSTURYA'DAKİ BOSNALI VE TÜRK GÖÇMENLER" 1 ZZI - Zentrum der zeitgemäßen Initiativen (Modern girişimler merkezi) / Avusturya 1 Bu makale, 11-13 Mayıs 2014 tarihinde Eskişehir

Detaylı

E-demokrasi Projesi Anket Sonuçları

E-demokrasi Projesi Anket Sonuçları E-demokrasi Projesi Anket Sonuçları (Üniversite Gençleri İçin E-Demokrasi Projesi Anket Çalışması ) Sonuçlar Bu sorgudaki kayıt sayısı: 261 Anketteki toplam kayıt: 261 Toplama göre yüzde: 100.00% 1. Cinsiyetiniz?

Detaylı

40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve

40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve 04.10.2010 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sayın Cumhurbaşkanı, Muhterem Konuklar, 40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve yönetici olarak içinde yer aldığım Ankara

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGI NA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGI NA TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGI NA 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun ek 7 nci maddesinin birinci fıkrasının değiştirilmesi hakkındaki kanun teklifim ve gerekçesi ilişikte sunulmuştur. Gereğini

Detaylı

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 11 Kasım 2013 tarihli Onbirinci Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan İyi İdare Yasası Anayasanın 94 üncü maddesinin (1) inci fıkrası gereğince Kuzey

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından:

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından: Mevduatın Vade ve Türleri ile Katılma Hesaplarının Vadeleri Hakkında Tebliğ (Sıra No: 2002/1) (29 Mart 2002 tarih ve 24710 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır)

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ SONUÇ DEKLARASYONU

İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ SONUÇ DEKLARASYONU 18-20 Haziran 2009 İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ 1 İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) üyesi 57 ülkeye yönelik düzenlenen İslam Ülkelerinde Mesleki ve Teknik Eğitim Kongresi 18-20 Haziran

Detaylı

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Oğuz Gündoğdu ACİL DURUMLAR PANELİ KalDer Bursa Şubesi Çevre ve İş Güvenliği Kalite Uzmanlık Grubu 27 Mayıs 2015 Ülkemizde çağdaş anlamda Afet Yönetimi

Detaylı

Biz de yazımızda bunu irdeleyelim, yani vergi aslında af olur mu sorusunun cevabını irdeleyelim istedik.

Biz de yazımızda bunu irdeleyelim, yani vergi aslında af olur mu sorusunun cevabını irdeleyelim istedik. Vergi barışı, Hazine'ye varlık barışından daha çok gelir getirir 23.11.2009 Bumin Doğrusöz Geçen günlerde yine vergi affı dedikoduları çıktı. Bu arada bir toplantıda Maliye Bakanı, vergide af olmayacağını

Detaylı