Plevral Boşluğun Drenaj Yöntemleri, Dren Çeşitleri ve Dren Takip Esasları

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Plevral Boşluğun Drenaj Yöntemleri, Dren Çeşitleri ve Dren Takip Esasları"

Transkript

1 Journal of Clinical and Analytical Medicine xxxx Plevral Boşluğun Drenaj Yöntemleri, Dren Çeşitleri ve Dren Takip Esasları Mahmut Tokur, İbrahim Can Kürkçüoğlu, Hatice Tuba Koç Giriş İntraplevral mesafede gelişen patolojilerde, toraksa ve mediastene yönelik cerrahi girişimlerde plevra boşluğunun drenajı çoğunlukla gereklidir. Plevral boşlukta sıvı, kan, cerahat, hava birikmesi plevral drenaj gerektirebilen patolojik durumlardır. Bu amaçla torasentez, tüp torakostomi ve diğer torakal kateterlerin yerleştirilmesi uygulanan yöntemlerdendir. Torasentez iğne ile plevral aralıktan sıvı ve hava drenajı sağlayan bir işlem olup tanısal veya tedavi amacıyla uygulanabilir. Tüp torakostomi plevral boşluğa dren yerleştirilmesi işlemi olup bu işlemde plastik, silikon, kauçuk yapıdaki drenler kullanılabilmektedir. Bazen de bu işlemler kılavuz aparatlarla desteklenmiş ince drenlerle yapılmaktadır. 1-Torasentez İle Plevral Drenaj Plevral sıvının bir iğne ya da anjioket gibi kateterler ile aspirasyonu işlemidir. Torasentez endikasyonları a) Tanısal torasentez Torasentez sıklıkla plevral sıvı örneğinin etiyolojiye yönelik incelenmesi maksadıyla tanısal amaçla yapılır. Nedeni bilinmeyen tüm plevral efüzyonlarda torasentez işlemi endikedir [1]. Torasentez hastaların %75 inde tanı koydurucu, kalan hastaların %20 kadarında ise yol gösterici olmaktadır [2]. b)tedavi amaçlı (terapötik) torasentez Tedavi amaçlı torasentez için temel endikasyonlar; 1. Plevral efüzyona sekonder gelişen dispneyi ortadan kaldırmak 2. Plevral sıvıyı boşaltarak alttaki akciğer parankimini daha iyi değerlendirilebilmek (tanı ve tedavi amaçlı) 3. Plevral enfeksiyonların tedavisidir. Diğer bir terapötik torasentez endikasyonu da parsiyel spontan pnömotorakstır. Torasentez ile hava basitçe aspire edilebilir. Malign plevral efüzyonlu hastalarda torasentez, diğer yöntemlerin kullanılmadığı, genelde kısa yaşam beklentisi olan terminal dönemdeki hastalarda seçilecek yöntemdir. Plöredezis yapılamayan hastalarda işlem tekrarlanabilir [3]. Terapötik torasentezde çok fazla miktarlarda sıvı boşaltılması protein kaybına neden olabilir. Bu nedenle sadece dispneik hastalarda tek seferde çok miktarda miktarda plevral sıvı drenajı yapılmalı, dispnesi olmayan mediastinal şiftli hastalarda ise az miktarda ve seri torasentezler ile sıvı drenajı yapılmalıdır. Tansiyon pnömotoraksta acil müdahale için flebotomi iğnesi, lumbar ponksiyon iğnesi ya da kalın lumenli bir iğne kullanılabilir. Kontraendikasyonları Torasentez basit ve güvenli bir işlemdir. Kesin bir kontrendikasyonu yoktur, ancak rölatif kontrendikasyonları vardır [4]. Kanama diatezi en önemli kontraendikasyondur. Antikoagülan ve özellikle trombolitik ilaç kullanan hastalarda trombosit ya da plazma replasmanı sonrası işlem gerçekleştirilebilir. Bununla beraber durumun aciliyetine bağlı olarak ince iğne kullanılarak her hastaya torasentez yapılabilir [1]. Hastanın mekanik ventilatöre bağlı olması veya pnömonektomili olup, kalan akciğer tarafında az miktarda sıvı olması ise rölatif kontraendikasyonlardır [5]. Herpes Zoster veya piyodermi gibi lokal cilt lezyonlarının olması durumunda bu alandan torasentez yapılmamalıdır. Teknik Torasentez için gerekli malzemeler Tablo 1 de belirtilmiştir. Girişimden önce mutlaka yapılacak işlem hastaya anlatılmalı ve yazılı onayı alınmalıdır. Torasentez yapılmadan önce grafiler mutlaka tekrar gözden geçirilerek işlemin yapılacağı alan dikkatle seçilmelidir. Her iki hemitoraks yeniden muayene edilmelidir. Tablo 1. Tanısal torasentez için gerekli malzemeler Tanısal torasentez için gerekli malzemeler 20 veya 21 Gauge uzunluğunda iğne ucu (sarı veya yeşil enjektör ucu) Lokal anestezik (%2 lik lidokain) Antiseptik solüsyon Steril eldiven, steril spanç, delikli ve deliksiz steril örtü Yapıştırıcı flaster 10 ml ve 50 ml lik birkaç adet enjektör (lokal anestezi ve sıvı örneği toplamak için) Ultrasonografi eşliğinde yapılan torasentezlerin düz grafilere bakılarak yapılan torasentezlere göre plevral sıvıyı saptamakta ve drenaj için uygun alanı seçmekte üstün olduğu öne sürülmektedir [6]. Torasentez steril koşullara uyularak yapılmalıdır. Hasta sırtı hekime dönük olarak dik oturmalı, başı ve kolları yastıklarla desteklenmelidir. Hasta oturamayacak kadar düşkün ise Sorumlu Yazar: Mahmut Tokur, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi AD. K.Maraş, Türkiye. T.: Journal of Clinical and Analytical Medicine 1

2 / Chest Drains plevral efüzyon olan taraf üstte olacak şekilde yatağın kenarına yatırılarak işlem gerçekleştirilir. Bir diğer seçenek yatak başının yükseltilerek hasta oturur konumda ve işlem yapılacak taraf kolu başının üstünde iken midaksiller hattan torasentez yapılmasıdır [7]. Torasentez genellikle posteriordan vertebraların 5-10 cm laterali ile ön aksiler hat arasında kostaların kolaylıkla palpe edilebildiği alandan güvenle yapılabilir. Lokülasyondan şüphelenilmiyorsa, orta skapular hat 6. veya 7. interkostal aralıktan ponksiyon yapılır [6]. İğnenin giriş yeri interkostal aralıkta alttaki kostanın üstüne yakın olmalıdır. Böylece kostaların alt kenarından geçen arter, ven ve sinirlerin zarar görme olasılığı engellenir [8] (Resim 1). Tablo 2. Torasentez komplikasyonları Torasentez komplikasyonları Pnömotoraks Hemotoraks Re-ekspansiyon akciğer ödemi Hava embolisi Plevral enfeksiyon İğnenin giriş yolu üzerinde tümör implantasyonu Komplikasyonları Torasentez sonrası komplikasyonlar nadir olmakla birlikte terapötik torasentezlerde komplikasyon oranı yükselmektedir [2]. En çok görülen komplikasyon pnömotorakstır (Tablo 2). İşlemi yapan hekimin deneyimsizliği, küçük ya da loküle efüzyonlar, kalın göğüs duvarı, hastanın koopere olmaması komplikasyonlar için risk faktörleridir [2,9-13]. İnterkostal damarların zedelenmesi sonucu ya da kanama diatezi olan hastalarda hemotoraks ortaya çıkabilir. Damarların zedelenmemesi için torasentez iğnesi seçilen kostanın üst kısmından ilerletilmelidir. Yine de interkostal arterlerin yaşlı hastalarda tortuöze hale gelmesi nedeniyle yaralanma kolaylaşabilir [10-13]. Resim 1. Torasentez işlemi Dikkatli bir yer belirleme ve torasentez işlemine karşın plevral sıvı alınamazsa bir alttaki interkostal aralıktan girişim tekrarlanmalıdır. İşlem sırasında hava kabarcıkları aspire edilirse akciğer parankimi yaralanmış olabilir. Eğer ne sıvı ne de hava geliyorsa işlem çok aşağıdan yapılmış olabilir, bir üst aralıktan tekrarlanmalıdır. Çok aşağıdan yapılan girişimlerde diyafram zedelenirse hastalar aynı taraf omuzlarına vuran ağrı hissederler. Enjektöre kan gelirse dalak veya karaciğere girilmiş olabilir, hemen aspirasyona son verilip hasta kanama yönünden izlenmelidir. Göğüs duvarı kalınlığı fazla olan kimi hastalarda enjektörün ucuna lomber ponksiyon iğnesi ya da uzun bir intraket (gri intraket gibi) takılarak daha derine ulaşılabilir. Plevral sıvı çok yoğun ise kalın iğneler kullanmak gerekebilir. İki veya daha fazla girişime rağmen plevral sıvı alınamıyorsa ultrasonografi ile sıvı varlığı ve lokalizasyonu kontrol edilmelidir [7]. Tedavi amaçlı torasentezde sıvının boşaltma işlemi daha uzun süreceğinden ve sıvı azaldıkça iğne ucunun akciğeri yaralama ihtimali artacağından bu işlem için plastik veya teflon kateterler kullanılabilir. Böylece pnömotoraks gelişimi önlenmiş olur. Torasentez sırasında yoğun öksürük, göğüste sıkışma veya ağrı gibi beklenmeyen semptomlar meydana geldiğinde işlem sonlandırılmalıdır [1]. Tanı ve tedavi amaçlı torasentezden sonra pnömotoraks gelişip gelişmediğini görmek için kontrol akciğer grafisi çekilmelidir. 80 Journal of Clinical and Analytical Medicine 2 Journal of Clinical and Analytical Medicine Plevral enfeksiyonların %2 sinin nedeni torasentezdir [11]. Plevra boşluğunun kontamine olmaması için işlem sırasında sterilizasyon koşullarına özenle uyulmalıdır. Daha nadir komplikasyonlar olarak karaciğer veya dalak zedelenmesi, yumuşak doku enfeksiyonu, lokal anestezik ilaçlara bağlı reaksiyonlar ortaya çıkabilir [10-12]. Plevral sıvının hızlı boşaltılması ile akciğerin hızla ekspansiyonu sonucu pulmoner ödem oluşabilmektedir. Pulmoner ödem reperfüzyon hasarı ile kapiller geçirgenlik artışına bağlıdır ve tek taraflıdır. Bu komplikasyonu önlemek için tek seferde 1 litreden fazla sıvı boşaltılmamalı, torasentez sırasında hastada öksürük, nefes darlığı veya göğüs ağrısı ortaya çıkarsa işlem derhal sonlandırılmalıdır. İntraplevral basınç ölçümü yapılabilen olgularda basınç 20 cm. su altına düşene kadar sıvı drenajına devam edilebilir [14-15]. Torasentez sırasında hastalarda parsiyel arteriyal oksijen basıncında (po2) 20 mm Hg ya varan düşmeler olabilir [4,15]. Ayrıca bradikardi, hipotansiyon ve kalp atım hacminin azalması ile kendini gösteren vazovagal refleks ortaya çıkabilir. Bulgular intramuskuler yolla verilen 1 mg atropin ile ortadan kalkar. Çeşitli duygusal veya fiziksel uyarılarla benzer bir durum periferik vasküler direncin düşmesi ile kendini gösterir, hastalarda hipotansiyon, solukluk, soğuk cilt, baygınlık hissi ortaya çıkar, ancak bradikardi olmaz. Bu durumda atropinin yararı yoktur. İşleme hemen son verilmeli ve hasta ters Trendelenburg pozisyonuna getirilmelidir [7,11]. 2-Büyük Çaplı ile Plevral Drenaj Lilienthal ın [16] 1922 yılında toraks cerrahisi geçiren hastalarda göğüs tüpü kullanmasını takiben bu işlem plevral boşluğun drenajında standart haline gelmiştir. Plevral boşluktaki hava ya da sıvının dren denilen boru şeklindeki tüpler yerleştirilerek steril koşullarda drene edilmesi işlemi tüp torakostomi (göğüs tüpü) olarak adlandırılmaktadır. Bu amaç-

3 ki kateterlerdir. Değişik çap ve uzunlukta imal edilmiş olup, üzerinde dren içerisine hava ve sıvı akışına izin veren delikler yer alır (Resim 2). Göğüs tüpü uygulaması özellikle pnömotoraks ve ampiyem tedavisi nedeniyle dünya savaşları sırasında gündeme gelmiş, cerrahi ve anestezi tekniklerinin gelişmesi ile birlikte kardiyak ve akciğer cerrahi uygulamalarının rutin bir öğesi olmuştur. Tüp tora- / Chest Drains kostomi endikasyonları Tablo 3 te özetlenmiştir. Asemptomatik olan parsiyel pnömotorakslar göğüs tüpü yerine daha az travmatik basit aspirasyon ile tedavi edilebilir ya da oksijen verilerek izlenebilirler. Ancak altta yatan akciğer ya da kardiyak hastalığı olan kişilerde, belirgin solunum sıkıntısı varlığında ya da aspirasyon sonrası tekrarlayan pnömotorakslarda göğüs tüpü konulmalıdır. Yaşamı tehdit eden tansiyon pnömotorakslarda ise acil koşullarda iğne/kateter aspirasyonu ile plevra içi basınç düşürüldükten sonra zaman yitirmeden göğüs tüpü konulmalıdır. Komplike parapnömonik efüzyonlarda, hemotoraksda, bronkoplevral fistül varlığında, torakotomi ve kardiyak cerrahi operasyonları sonrasında göğüs tüpü konulması gerekir. Tıbbi tedaviye yanıt vermeyen ve semptomatik olan tekrarlayıcı plevral efüzyonlarda göğüs tüpü ile sıvı tamamen boşaltılır ve tüp içinden sklerozan madde verilerek plöredezis yapılır [17]. Transuda niteliğindeki plevral efüzyonlarda plevral sıvı drene edilmez, ancak tıbbi tedavi ile yeterli yanıt alınamazsa ve semptomatik ise göğüs tüpü konulduktan sonra plöredezis yapılabilir. Düzeltilemeyen koagülasyon bozuklukları göğüs tüpü konulması için kontraendikasyondur (Tablo 3) [18]. Tüp torakostomi tekniği: Tablo 4. Tüp toraksotomi işlemi için gereken malzemeler Tüp toraksotomi işlemi için gereken malzemeler Dren (10 F-36 F) Drenaj Şişesi (Tekli-Çiftli) (Şişe içerisine ml serum fizyolojik konulur) Lokal anestezik (%1-2 lik lidokain) Resim 2. Dren takma seti ve dren çeşitleri la en sık boru tipi drenler ile pesser drenler kullanılmaktadır. Bu drenlerin ucuna içerisinde belirli miktarda serum fizyolojik bulunan şişeler takıldığında ise sistem göğüs tüpü ile kapalı su altı drenajı olarak isimlendirilmektedir. Kapalı su altı drenajı plevra boşluğunun bir iğne veya ince kateter ile drene edilmesine göre daha uzun süreli ve etkili bir çözümdür. Tablo 3. Göğüs tüpü için genel endikasyonları ve kontraendikasyonlar Göğüs tüpü için genel endikasyonlar Pnömotoraks Malign plevral efüzyon Ampiyem- komplike parapnömonik efüzyon Travmatik veya iatrojenik hemopnömotoraks Akciğer, kalp, özofagus ve mediasten gibi toraks ameliyatları sonrası Göğüs tüpü için genel kontraendikasyonlar Kanama diyatezi Bül (pnömotoraks ayırımı yapılmalıdır) Yaygın plevral yapışıklık (göğüs duvarına akciğerin yaygın yapışıklığı) Pnömonektomili taraf (rölatif kontraendikasyon) (pnömonektomili taraftaki patoloji mümkünse göğüs tüpüne alternatif yöntemlerle tedavi edilmeye çalışılmalıdır). Enjektör Lokal cerrahi müdahale seti Bistüri İpek sütür (0 veya 1/0) Steril eldiven, örtü ve spançlar Antiseptik solüsyon (Povidon iyot, alkol) Tüp torakostomi işlemi için gerekli araçlar Tablo 4 te özetlenmiştir. Hastada kanama diyatezi ve diğer sistemik hastalıklar iyi tanımlanmalıdır. İşleme başlamadan önce hasta bir kez daha muayene edilmeli grafileri yeniden değerlendirilmelidir. Hastaya gerekli bilgilendirme yapılıp onayı alınmalıdır. Özellikle çocuklarda olmak üzere gerekirse premedikasyon yapılmalıdır. Göğüs tüpleri doğrudan, trokar yardımı ile veya Saldinger tekniği A) Boru Tipi Silikon veya Pvc Drenler İle Plevral Drenaj Silikon veya PVC den imal edilmiş olan bu drenler boru şeklinde- Resim 3. Boru tipi Pvc dren takma işlemi Journal of Clinical and Analytical Medicine 81 Journal of Clinical and Analytical Medicine 3

4 / Chest Drains 82 Journal of Clinical and Analytical Medicine 4 Journal of Clinical and Analytical Medicine ile yerleştirilebilir (Resim 3). 1-Hasta dik oturur veya yatar pozisyonda iken drenin takılacağı taraftaki kolunu başının üzerine koyar. Genel olarak dren güvenli üçgen bölgesinden takılır. 2-Dren genellikle ön, arka ve orta aksiler hattan interkostal aralıklardan takılabilir. Ancak mümkün olduğu kadar 6. interkostalin altına inilmemeli, torakotomi hattından uzağa takılmalıdır. Hasta yatar pozisyonda iken dren takılacak ise diyafragmanın bu pozisyonda normalden daha yüksek konumda olacağı unutulmamalıdır. Apikal pnömotorakslar veya diğer apikal patolojilerde göğüs ön yüzde midklavikular hat üzerinde interkostal aralıklardan takılabilir. Ancak bu bölgeden takılan dren daha ağrılı ve dren çıkarıldıktan sonra görünür bir yerde skar gelişmesi nedeniyle çok tercih edilmemektedir. 3- İlgili hemitoraksın dezenfeksiyonu yapılır. 4-Torasentez yapılarak uygun lokalizasyon saptanır (torasentez ile sıvı veya hava aspire edilir). 5-Lokal anestezi yapılır. 6-Bistüri ile takılacak drenin kalınlığına göre interkostale veya yere parelel olmak üzere cilt insizyonu yapılır. İnsizyon kosta üzerine denk gelmelidir. 7-Cilt altı dokusu doku makası ile kaslara kadar diseke edilir. Diseksiyon direk interkostal aralığa doğru değil de kosta sırtından yapılmalıdır. Drenin toraksa giriş yeri alttaki kostanın hemen üzerinden olmalıdır. Aksi takdirde interkostal vasküler yapılar yaralanabilir. 8-Kas dokusu klemp ile aşırı diske edilmeden geçilip pariyetal plevra delinir. Pariyetal plevra delindiğinde sıvı veya hava drenajı olmuyorsa klemp daha fazla ilerletilmeden işlemin doğru lokalizasyondan yapılıp yapılmadığı torasentez ile yeniden kontrol edilir. 9-Toraksa girildikten sonra dren bir klemp yardımı ile açılan interkostal bölgeden toraks içine yerleştirilir. Dren üzerindeki ölçüye göre istenilen derinliğe konulabilir. İnterkostal aralığı geçergeçmez dren ucu klemp ile arka-yukarı yönde manuple edilirse dren apikal bölgeye daha kolay gönderilebilir. 10-Entübe hastalara dren takılırken hasta kısa bir süre dekonnekte edilip ventilatörden ayırılırak akciğer yaralanması önlenmeye çalışılmalıdır veya 1/0 numaralı ipek sütürlerle insziyonun ön ve arka kesimlerinden geçen iki adet tespit dikişi ile dren tespiti yapılır. İnsizyonun ortasına ise U veya Matres şeklinde kapatma sütürü atılır. Bu sütür dren çıkarılacağı zaman insizyon hattının kapatılmasında kullanılır. Sütürlerin derinliği cilt ve cilt altı dokuyu tam kat içine alacak şekilde olmalıdır 12-Dren giriş yeri pansuman edilerek steril spanç ile kapatılır. 13-Masif efüzyonlu hastalarda re-ekspansiyon akciğer ödemini önlemek için dren aralıklarla klemplenerek kontrollü drenaj sağlanmalıdır. Tansiyon pnömotorakslı hastalarda da tüp torakostomi sonrası akciğer ekspanse olurken aşırı öksürük olabilir. Hastaya yeterli oksijen ve gereğinde steroid verilebilir. Aralıklı olarak dreni klemplemek gerekebilir, ancak aşırı öksürüğü olan hastada dren uzun süreli klemplenirse masif cilt altı amfizemi gelişebileceği unutulmamalıdır. 14-İşlem tamamlandıktan sonra hastaya; dren şişesini yerden çok yükseğe kaldırmaması, şişeyi devirmemesi, şişenin içindeki sıvıyı boşaltmaması ve şişeyi kırmaması yönünde uyarılarda bulunulur. Akciğerin ekspanse olmasını sağlamak amacıyla hastadan mümkün olduğu kadar öksürmesi ve solunum egzersizleri (derin nefes alıp verme, balon şişirme, triflowmetre ile çalışma) yapması istenir. 15-Hasta yatağına alınıp ağrı kesici verilir. Sekonder enfeksiyon riskine karşın antibiyotik verilebilir. İşlem sonrası kontrol röntgeni çekilir [18-22]. Resim 4. Güvenli üçgen ve dren takılabilecek yerler Dren yerleştirme lokalizasyonları: Göğüs tüpleri sıklıkla göğüs kafesinin yan veya ön kısımlarından yerleştirilmektedir. Arka kısımdan yerleştirilen göğüs tüpleri daha rahatsızlık vericidir ve hastanın sırt üstü yatması ile tıkanmaları kolaylaşır. Plevral sıvıyı boşaltmak amacı ile konulan göğüs tüpleri (efüzyon veya hidropnömotoraks) lateral göğüs duvarında, interkostal aralıklardan yerleştirilir. Göğüs tüpünün giriş yeri olarak anterior veya midaksiller çizgi kullanılmalıdır. Pnömotoraks tedavisi için bazı klinikler midklavikular hatta 2. interkostal aralığı tercih etmektedirler. Göğüs tüpleri damar sinir paketine zarar vermemek için kostaların üst sınırlarından takılmalıdır. Kaynaklarda önde pektoralis majör kası, arkada latissimus dorsi kası ile altta meme üzerinden geçen yatay çizgi arasında kalan üçgen şeklindeki alan göğüs tüpü takılması için güvenli bölge olarak tanımlanmaktadır [18,23] (Resim 4). Drenin toraks içindeki pozisyonu: Pnömotoraks nedeniyle takılan drenler genellikle apikal yerleşimli olmalıdır. Hemotoraks ve diğer efüzyonlar için takılan drenler ise bazale konulabilir. Apikal yerleşimli drenler gereğinde daha aşağı çekilebilirken bazal drenleri gereğinde daha yukarı itmek çok doğru değildir. Bu nedenle drenleri mümkün olduğu kadar bazalden takıp apikale kadar ilerletmek doğru bir yaklaşım olur [18,22]. Takılacak olan drenin kalınlığı: Erişkin hastalar için kullanılan göğüs tüpleri sıklıkla 24 F ve üzerindedir, en sık F kullanılmaktadır. Plevral sıvının ampiyem gibi daha az akışkan olduğu durumlarda daha kalın lümenli tüpler tercih edilmelidir. Günümüzde klasik 24 F ve daha geniş lumenli göğüs tüpleri yerine daha ince kateterlerin görüntüleme yöntemleri kılavuzluğunda (USG veya CT) plevra boşluğuna yerleştirilmesi giderek daha yoğun uygulanmaktadır. Genellikle pnömotorakslı olgularda küçük çaplı, efüzyon ve hemotorakslı olgularda geniş çaplı drenler tercih edilir [18, 24,25]. Komplikasyonlar Göğüs tüpü konulmasına bağlı çok sayıda komplikasyon ortaya çıkabilmektedir (Tablo 5). Bunların % 3 erken, %8 geç komplikasyonlardır. Görüntüleme yöntemleri kılavuzluğunda yerleştirilen ince kateterlerde ise benzer komplikasyonlar olmasına karşılık komplikasyon oranı daha düşük bulunmuştur [18,26,27].

5 Tablo 5. Tüp torakostomi komplikasyonları Tüp torakostomi komplikasyonları Yanlış tarafa dren takılması Cilt altı amfizemi (dren giriş yerinin özellikle pariyetal plevranın dren çapından geniş açılması, drenin akciğer parankimini yaralaması, dren üzerindeki deliklerin göğüs boşluğuna tam girmeyip cilt altında kalması nedenleriyle oluşabilir) Akciğer parankim yaralanması Toraks içi vasküler yapıların ve kalp yaralanması Diyafragma ve batın içi organ yaralanmaları Plevra dekolmanı Drenin toraks duvarı dış yüzeyinde cilt atı veya kas tabakaları arasına yerleştirilmesi En sık görülen komplikasyonlar tüpün efüzyon ya da sıvıyı boşaltmada yetersiz kalması, giriş yerinde ağrı, ampiyem, komşu organların veya akciğerin yaralanması ya da penetrasyonu, tüpün yanlış veya uygunsuz yerleşimi, rekürren pnömotoraks veya efüzyon şeklinde sıralanabilir [17]. Tüpün yerleştirilmesi sırasında frenik sinir veya interkostal sinirler hasar görebilir, interkostal damarların zedelenmesi veya organ penetrasyonu ile şiddetli kanamalar oluşabilir. Oluşan kanama lokal bası ile durdurulamazsa cerrahi girişim gerekebilir. Nadir olarak da bronkoplevral fistül ve kardiyojenik şok göğüs tüpü komplikasyonu olarak bildirilmiştir. Travma hastası olmayan mekanik ventilasyon altındaki yoğun bakım hastalarında göğüs tüpü sonrası %34 oranında ipsilateral rekürren pnömotoraks görülmüştür ve bunların çoğu da tansiyon pnömotoraks şeklindedir [28,29]. Büyük çaplı drenlerle küçük çaplı drenler komplikasyonlar yönünden karşılaştırıldığında sırasıyla; organ yaralama olasılığı %1.4 iken diğerinde %0.2, malpozisyon %6.5 a %0.6, ampiyem %1.4 iken diğerinde %0.2, tüp tıkanma olasılığı ise %5.2 iken küçük çaplı drenlerde ise %8.2 olarak gözlenmiştir [29,30]. Drenlerin tıkanması sık görülen bir sorun olup ince kateterlerde klasik göğüs tüplerine göre daha sık karşılaşılmaktadır. Ayrıca ince kateterlerin daha pahalı olduğunu belirtmek gerekir. B) Pesser Dren İle Plevral Drenaj Pesser dren kauçuktan imal edilmiş son derece esnek bir dren çeşididir. Mantar şeklinde bir baş ve klasik drenler gibi bir gövdeden oluşur. Chest dren gibi gövdesinde delikler yoktur. Delikleri baş kısmında yer alır (Resim 2). Malzemeler Takılması için gereken cerrahi alet ve malzemeler chest dren ile aynıdır. Burada dren olarak pesser dren kullanılır. Prosedür / Chest Drains Genel olarak chest dren ile aynıdır. Farkları; 1-Dren başlı ve esnek olduğundan, baş kısmı klemp ucuna sıkıştırılarak dren iyice gergin hale getirilip incelmesi sağlanarak takılmalıdır (Resim 5). 2-Dren takıldıktan sonra geriye doğru çekilerek baş kısmı toraks duvarına içerden yaslanmalıdır. Göğüs Dreni Olan Hastalarda Klinik Takip Esasları 1.Hastalara belirli aralıklarla akciğer grafisi çekilerek primer patolojinin seyri değerlendirilmelidir. 2.Her vizitte hasta öksürtülerek drenden hava çıkışı olup olmadığı ve şişedeki osilasyon (derin nefes alıp verme sırasında drenaj şişesi borusundaki sıvının salınım hareketi) durumu değerlendirilmelidir. 3.Günlük drenaj takibi yapılmalıdır. 4.Drenaj şişesi içindeki sıvı günlük yenilenerek hastadan gelen sıvının rengi net olarak değerlendirilmelidir. 5. Hastaların derin nefes alıp verme, öksürme, balon şişirme ve triflowmetre ile solunum egzersizi yapmaları sağlanmalı, bunun için gerekli eğitim verilmelidir. 6. Hastaların mobilize olmaları ve oral veya damar yolu ile bol sıvı alarak hidrate olmaları sağlanmalıdır. 7.Gereğinde akciğer ekspansiyonuna yardımcı olmak ve balgam atmayı kolaylaştırmak amacıyla hastalara soğuk buhar veya nebül verilmelidir. 8. Hastaların yukarda sayılan işlemeleri rahat yapabilmeleri için analjezikler ve dren kaynaklı enfeksiyonları önlemek için ğereğinde antibiyotik verilmelidir. 9. Günlük dren dibi pansumanı yapılmalıdır [21,31,32]. nin Çıkarılması Drenin çıkarılabilmesi için: 1.Genel olarak tüm drenli hastalarda öksürme ile drenden hava çıkışı olmamalı, drenden günde ml den daha az sıvı drenajı olmalı ve grafide akciğerin ekspanse olduğu görülmelidir. 2.Pnömotorakslı olgularda drenden hava çıkışı tamamen kesilmeli ve bu durum yaklaşık 24 saat boyunca devam etmelidir. Ayrıca drende osilasyon minimal olmalı veya tamamen kesilmiş olmalıdır. 3.Ampiyemli hastalarda öncelikle tedavi sonrası sıvı kültüründe üreme olmamalı, sıvı rengi berrak olmalı, günlük drenaj ml nin altına inmelidir. 4.Dren alınması sonrasında nüks olması ihtimaline karşın dreni almadan önce 24 saat kadar klempleyerek bloke etmek bir dren çekme provası olarak kullanılabilir. Böylece pnömotorakslı vakalarda dren alındığı takdirde erken dönemde nüks olup olmayacağı, efüzyonlu vakalarda erken dönemde yeniden sıvı birikip birikmeyeceği konusunda fikir sahibi olunabilir. Tedavisi tamamlanarak dren alınma zamanı gelen hastalarda dren klemplendikten 24 saat sonra çekilen kontrol akciğer grafisinde yeniden pnömotoraks gelişimi varsa veya yeni sıvı birikimi olmuşsa dreni çıkarmak için acele edilmemelidir [21,31,32]. Resim 5. Pesser dren takma işlemi Dren alma prosedürü: Eğer mümkünse dren iki kişi tarafından çıkarılmalıdır. Çoğunlukla lokal anestezi gerekmez. Sütürlerin bağlama sırasında kopması ihtimaline karşın sütür ve sütür seti bulundurulmalıdır (Re- Journal of Clinical and Analytical Medicine 83 Journal of Clinical and Analytical Medicine 5

6 / Chest Drains göğüs boşluğuna dışarıdan hava girişi önlenerek iatrojenik pnömotoraks gelişmesi önlenmiş olmaktadır (Resim 2). Resim 6. Dren alma işlemi sim 6). 1- Hasta dik oturur veya yatar pozisyonda iken drenin olduğu taraftaki kolunu başının üzerine koyar. 2- Dren üzerindeki tespit sütürleri kesilir (cilt üzerindeki düğümler açılmaz) 3- Ortadaki sütür serbest hale getirilir (insizyon kapatma sütürü) 4-Dren apeks yerleşimli ise yavaş yavaş bazale kadar indirilir. 5-Şişe aspiratöre bağlanarak veya hastanın drenin bir nefes alıp içerisinde tutması sağlandıktan sonra dren hızla çekilerek çıkarılır. Bu arada dren insizyon hattı diğer bir kişi tarafından iki parmakla kapatılır. Dreni çeken kişi ortadaki sütürü hızla düğümler ve üzerine antibiyotikli bir merhem dökülmüş ped ile dren yerini kapatır. 6- Dren yeri bir gün kapalı kalır gün sonra dren yerindeki sütür alınabilir. 7-Pesser dren çıkarılırken geniş bir baş kısmı olduğundan olayı, bu kısmın yırtılıp toraks içinde kalmaması için baş kısmına yakın bir yerden tutularak çekilmelidir. 8-Entübe hastalarda dren ventilatörün inspiryum fazı sonunda alınmalıdır. Bazı hekimler göğüs tüpünün ekspirasyon sonunda veya Valsalva manevrası sırasında, bazılarının ise inspiryum sonunda çekilmesini uygun bulmaktadırlar. İnspiryum sonunda çekilmesini savunanlar; hastanın dren çekilirken duyduğu ağrı sırasında ekspiryumdan çok inspiryuma yatkın olması (ağrı hissine karşın nefes alma veya bağırma şeklinde tepki vermesi), bunun da drenaj yerinden hava giriş riskini artırdığını bildirilmektedirler [21,31,32]. 3- Küçük Çaplı Kateterler İle Plevral Drenaj Literatürlerde genellikle 20F den küçük kateterler küçük çaplı kateterler olarak belirtilmektedir ancak bu konuda standart bir tanımlama mevcut değildir [33]. Küçük çaplı torasik kateterlerin etkinliği ve morbiditesi ile ilgili son yıllardaki çalışma sayılarında artış mevcuttur [33]. Küçük çaplı göğüs drenleri küçük ve daha esnek olmaları nedeniyle, lokalizasyon yerinde değişim, kıvrılma, kateterin kayması ya da çıkması gibi komplikasyonlar daha fazla görülmektedir. Küçük çaplı göğüs drenler kateter ucunun apekse doğru yerleştirilmesiyle ilgili sorunlar yaşandığı için pnömotoraks tedavisinde yeterince efektif değildir [34]. A) Plöroken Kateter Plöroken (Pleurocan, B. Braun, Melsungen, Germany), 8-10F ölçüsünde, 2.7X450 mm boyutlarında, poliüretandan üretilmiş radyoopak bir kateterdir. Genellikle benign plevral sıvıların veya lokülasyonlu sıvıların drenajında kullanılır.kateterin etrafında koruyucu kılıf bulunmaktadır. Dışındaki kanül mm çapındadır. İki yollu musluk, çift subaplı ara parça, drenaj torbası, 60 mm lik enjektör parçalarını içerir. Ucu keskin boru şeklindeki bir kılavuz aparat (kanül) içerisinde yer alır. Dış kısımda yer alan ve tüm kateteri içine alan poşet kılıf sayesinde işlem sırasında 84 Journal of Clinical and Analytical Medicine Gerekli malzemeler Lokal anestezik, ponksiyon için enjektör, sütür seti, bistüri, sütür (0 veya 1/0 ipek), steril eldiven, antiseptik solüsyon, steril örtü ve spançlar işlem için gereklidir. Prosedür Genel olarak diğer drenlerle aynıdır (Resim 7). Farkları; 1-Kateter giriş yeri için 11 no bistüri ile 1-2 mm cilt insizyonu yapılır. 2-Toraks duvarında diseksiyon yapılmaz. Kateterin dışını saran keskin metal boru insizyondan yavaş yavaş toraks içine doğru itilir. Dreden sıvı gelmeye başlayınca metal boru daha fazla ilerletilmez. Metal boru içindeki kateter toraks boşluna ilerletilir. Resim 7. Plöroken kateter takma işlemi Uygun görülen derinlikte bırakılıp sütür ile tespit edilir. 3-Kateter yerleştirildikten sonra ucuna idrar torbası veya (Hemovac gibi) vakumlu dren şişesi takılır. Bu kateterlerin ucuna tek yönlü bir valf (Heimlich valfi) bağlanarak tek yönlü drenaj sağlanabilir, bu şekilde hastaya rahat hareket etme olanağı da sağlanır. Uzun süreli ancak minimal efüzyonu olan hastalar bu metodla ayaktan takip edilebilir. B) Pıgtaıl Kateter İle Plevral Drenaj Pigtail (Cook Critical Care; Cook Incorporated; Bloomington, IN), 7-8.5F ölçülerinde olan ince bir kateter olup PVC den imal edilmiş, bir ip sayesinde kıvrılmış halde durabilen bir kateterdir (Resim 2). Bu tür ince kateterler genellikle radyolojik yöntemler eşliğinde yerleştirilmektedir. Akciğer absesi günümüzde medikal tedavilerle (antibiyoterapi) %80-90 oranında tedavi edilebilmektedir. Ampiyem, bronkoplevral fistül, hemoptizi gibi komplikasyonlar geliştiğinde abse drenajı veya cerrahi prosedürler gerekebilmektedir. Komplike akciğer absesi drenajlarında radyoloji eşliğinde pigtail kateter uygulaması sık kullanılan bir yöntemdir [35]. C) Pleurx Kateter İle Plevral Drenaj Pleurx (Care-Fusion, San Diego, CA, USA)15.5F ölçüsünde silikon kauçuk bir kateterdir ve 66 cm uzunluğundadır. Tek yönlü valvi mevcut olup dış kısmında bir adaptör bağlanarak plevral drenaj su altı şişesi de sisteme eklenebilir. Son yıllarda malign plevral efüzyonlu birçok hasta, kalıcı tünelize kateterle tedavi edilmektedir. Bu kateterler, ultrason kılavuzluğu eşliğinde uygulanıp hastanın her saatte sıvı boşaltmasıyla drenajı gerçekleşmektedir. Bu kateterler hastada ortalama 50 gün kalmasına rağmen kateter tıkanma problemi çok nadir olarak gözlenmiştir [25,36]. 4- Denver Plöroperitoneal Şantı İle Plevral Drenaj Journal of Clinical and Analytical Medicine 6

7 Resim 8. Denver plöroperitoneal şantı Diğer bir kronik drenaj opsiyonu olan plöroperitoneal şant (Denver Biomaterials, Golden, CO) kullanımında cihaz cilt altına yerleştirilir (Resim 8). Geleneksel palyatif tedavilere dirençli, tekrarlayan efüzyon gelişen ve akciğerlerde ekspansiyon kusuru bulunan malign plevral efüzyonlu vakalarda plöroperitoneal şant önemli bir tedavi seçeneğidir. Bu yöntem özellikle hastalığın terminal safhasında yaşam konforu sağlamaktadır. Başarı oranları yüksektir. Little ve ark. [37] %80 başarı, Genç ve ark. ise [38] 160 hastada %95 başarı elde edildiğini bildirmişlerdir. Şant lokal veya genel anestezi altında yerleştirilebilir. Altıncı İKA üzerinden kısa inframammaryan insizyon yapılır, torakal ucu plevral boşluğa posteriordan yerleştirilir. Burada Seldinger tekniği kullananlar da vardır, bu teknikte bir adet guidewire eşliğinde kateterin implantasyonu gerçekleştirilir. İnsizyonun inferioruna pompayı yerleştirecek subkutan cep yapılır. Cep, kot marjininin anterolateralinde kompresyon uygulanmasına imkan sağlayacak uygun bir taban oluşturmalıdır. İkinci bir üst kadran insizyonu ile peritona girilir. Şantın plevral ucu introduser vasıtasıyla plevraya geçirilir, distal kateter periton içinde pelvise yönlendirilir. Yerleştirilmeye başlamadan önce şantın uygun şekilde çalıştığı ve doğru yönde implante edildiği muhakkak kontrol edilmelidir [39]. Kaynaklar 1. Light RW. Thoracentesis (diagnostic and therapeutic) and pleural biopsy. In Light RW (ed.): Pleural Diseases. Philadelphia, Lea&Febiger, Raptopoulos V, Davis LM, Lee G, et al. Factors affecting the development of pneumothorax associated with thoracentesis. AJR 1991;156: Sahn SA. Malignant pleural effusions. Clin Chest Med 1985: 106; Sahn SA. The pleura. Am Rev Respir Dis 1988; 138: McCartney JP, Adams JW, Hazard PB. Safety of thoracentesis in mechanically ventilated patients. Chest 1993;103: Lipscomb DJ, Flower CDR, Hadfiels JW. Ultrasound of the pleura: an assessment of its clinical value. Clin Radiol 1981;32: Light RW. Thoracentesis and pleural biopsy. In: Wang KP (Ed). Biopsy Techniques in Pulmonary Disorders. New York: Raven Press, 1989: Batırel HF, Yüksel M. Plevral Efüzyona Yaklaşım: Cerrahi Perspektif. Toraks Derg 2002; 3: Kohan JM, Poe RH, Israel RH, et al. Value of chest ultrasonography versus decubitus roentgenography for thoracentesis. Am Rev Respir Dis 1986;133: Seneff MG, et al. Complications associated with thoracentesis. Chest 1986;90: Collins TR, Sahn SA. Thoracocentesis: Clinical value, complications, technical problems and patient experience. Chest 1987; 91: Bartter T, Mayo PD, Pratter MR, Santarelli RJ, Leeds WM, Akers SM. Lower risk and higher yield for thoracentesis when performed by experienced operators. Chest 1993;103: Grogan DR, Irwin RS, Channick R, et al. Complications associated with thoracentesis: a prospective randomized study comparing three different methods. Arch Intern Med 1990; 150: / Chest Drains 14. Jackson RM, Veal CF, Alexander CB, et al. Re-expansion pulmonary edema. Am Rev Respir Dis 1988; 137: Light RW, Jenkinson SG, Minh V-D, George RB. Observations on pleural pressures as fluid is withdrawn during thoracentesis. Am Rev Respir Dis 1980: 120: Lilienthal H. Resection of the lung for suppurative infections with a report based on 31 operative cases in which resection was done or intended. Ann Surg 1922;75: Mathur PN. Therapeutic local procedures: chest tubes and therapeutic thoracentesis. Eur Respir Mon 2002; 22: Laws D, Neville E, Duffy J. BTS guidelines for the insertion of a chest drain. Thorax 2003;58; Çubuk S, Yücel O, Genç O. Kapalı su altı drenajı. Göğüs Cerrahisi Cep Kitabı. Klinik Analitik Tıp Derg Elsayed H, Robertsa R, Emadia M, Whittlec I, Shackclotha M. Institutional report - Thoracic non-oncologic Chest drain insertion is not a harmless procedure are we doingit safely? Interactive CardioVascular and Thoracic Surgery 2010; 11: Tomlinson MA. Treasure T. Insertion of a chest drain: how to do it. Br J Hosp Med 1997;58: Galvin IF, Gibbons JRP, Magout M. Placement of an apical chest tube by a posterior approach. Br J Hosp Med 1990;44: National Patient Safety Agency. Rapid response report: risks of chest drain insertion Rahman NM, Maskell NA, Davies CW, et al. The relationship between chest tube size and clinical outcome in pleural infection. Chest 2010;137: Light RW. Pleural controversy: optimal chest tube size for drainage. Respirology 2011;16: Reinhold C, Illescas FF, Atri M, Bret BM. The treatment of pleural effusions and pneumothorax with catheters placed percutaneously under image guidance. AJR Am J Roentgenol 1989;152: Etoch SW, Bar-Natan MR, Miller FB, Richardson JD. Tube thoracostomy: factors related to complications. Arch Surg 1995; 130: Heffner JE, McDonald J, Barbieri C. Recurrent pneumothoraces in ventilated patients despite ipsilateral chest tubes. Chest 1995; 108: Harris A, O Driscoll BR, Turkington PM. Survey of major complications of intercostal chest drain insertion in the UK. Postgrad Med J 2010;86: Havelock T, Teoh R, Laws D, et al. Pleural procedures and thoracic ultrasound: Bri-tish Thoracic Society Pleural Disease Guideline Thorax 2010;65: Gilbert TB, McGrath BJ, Soberman M. Chest tubes: indications, placement, management and complications. J Inten Care Med 1993;8: Yıldızeli B, Yuksel M. Plevra hastalıklarında cerrahi teknikler. Toraks Dergisi 2002;3: Cafarotti S, Dall Armi V, Cusumano G, et al. Small-bore wire-guided chest drains: safety, tolerability, and effectiveness in pneumothorax, malignant effusions, and pleural empyema. J Thorac Cardiovasc Surg 2011;141: Cho S, Lee EB. Management of primary and secondary pneumothorax using a small-bore thoracic catheter. Interact CardioVasc Thorac Surg 2010;11: Ha HK, Kang MW, Park JM, Yang WJ, Shinn KS, Bahk YW. Lung abscess: percutaneous catheter therapy. Acta Radiol 1993; 34: Davies HE, Lee YCG. Kalıcı plevra kateteri. TTD Plevra Bülteni 2008; 2: Little AG, Kadowaki MH, Ferguson MK, et al. Pleuro-peritoneal shunting. Alternative therapy for pleural effusions. Ann Surg 1988; 208: Genc O, Petrou M, Ladas G, Goldstraw P. The long-term morbidity of pleuroperitoneal shunts in the management of recurrent malignant effusions. Eur J Cardiothor Surg 2000;18: Ponn RB, Blancafl or J, D Agostino RS, et al. Pleuroperitoneal shunting for intractable pleural effusions. Ann Thorac surg 1991: 51; Journal of Clinical and Analytical Medicine 85 Journal of Clinical and Analytical Medicine 7

Torasentez. İrfan Eser, Şamil Günay. Derman Tıbbi Yayıncılık 27

Torasentez. İrfan Eser, Şamil Günay. Derman Tıbbi Yayıncılık 27 İrfan Eser, Şamil Günay Giriş Torasentez, toraks içerisinde parietal plevra ile visseral plevra arasında herhangi bir sebeple birikmiş olan sıvının iğne ya da kateter yardımıyla drene edilmesi işlemidir.

Detaylı

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No REVİZYON DURUMU Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No Hazırlayan: Onaylayan: Onaylayan: Hemşirelik Protokolleri Adem Aköl Sinan Özyavaş Hazırlama Komitesi Kalite Konseyi Başkanı Kalite Koordinatörü 1/5

Detaylı

Pnömotoraks Tanım Akciğerler ile göğüs duvarı arasındaki plevral boşlukta hava birikmesine pnömotoraks denilmektedir.

Pnömotoraks Tanım Akciğerler ile göğüs duvarı arasındaki plevral boşlukta hava birikmesine pnömotoraks denilmektedir. Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Pnömotoraks Tanım Akciğerler ile göğüs duvarı arasındaki plevral boşlukta hava birikmesine pnömotoraks denilmektedir. Primer spontan pnömotoraks

Detaylı

Torasentez, göğüs tüpü, plevral biyopsi ve torakoskopi

Torasentez, göğüs tüpü, plevral biyopsi ve torakoskopi Torasentez, göğüs tüpü, plevral biyopsi ve torakoskopi Doç. Dr. Z. Toros Selçuk Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları ABD. Plevral efüzyonlar çok farklı hastalıklara bağlı olarak ortaya

Detaylı

Santral Kateter Uygulaması

Santral Kateter Uygulaması Ömer Yavuz, Orhan Yücel Giriş Santral venöz kateterleri (SVK) hastada geniş ve güvenli damar yolu sağlamaktadırlar [1]. Günümüzde yoğun bakım hizmetleri ve majör cerrahi işlemler öncesi yaygın bir şekilde

Detaylı

Pnömotoraks. Akif Turna. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı. aturna@istanbul.edu.tr

Pnömotoraks. Akif Turna. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı. aturna@istanbul.edu.tr Pnömotoraks Akif Turna! Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı aturna@istanbul.edu.tr! Sunum Sırası Pnömotoraksın tanımı ve sınıflandırılması Tedavi (Konservatif ve Cerrahi tedavi) Bilateral

Detaylı

TORASENTEZ TÜP TORAKOSTOMİ VE PERİKARDİYOSENTEZ DOÇ. DR. YUSUF YÜRÜMEZ

TORASENTEZ TÜP TORAKOSTOMİ VE PERİKARDİYOSENTEZ DOÇ. DR. YUSUF YÜRÜMEZ TORASENTEZ TÜP TORAKOSTOMİ VE PERİKARDİYOSENTEZ DOÇ. DR. YUSUF YÜRÜMEZ TORASENTEZ Tanım Plevral sıvının bir iğne ya da kateter ile aspirasyonu işlemidir. TORASENTEZ TANISAL TORASENTEZ nedeni bilinmeyen

Detaylı

T A D. Toraksa göğüs tüpü ve sistofiks uygulanan 64 hastanın değerlendirilmesi ARAŞTIRMA. İsa Döngel 1, Mehmet Bayram 2

T A D. Toraksa göğüs tüpü ve sistofiks uygulanan 64 hastanın değerlendirilmesi ARAŞTIRMA. İsa Döngel 1, Mehmet Bayram 2 Tıp Araştırmaları Dergisi: 2012: 10 (1): 1-5 1 T A D ARAŞTIRMA Toraksa göğüs tüpü ve sistofiks uygulanan 64 hastanın değerlendirilmesi İsa Döngel 1, Mehmet Bayram 2 1 Sivas Numune Hastanesi, Göğüs Cerrahisi

Detaylı

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No REVİZYON DURUMU Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No Hazırlayan: Onaylayan: Onaylayan: Hemşirelik Protokolleri Adem Aköl Sinan Özyavaş Hazırlama Komitesi Kalite Konseyi Başkanı Kalite Koordinatörü 1/5

Detaylı

Hava Yolu ve Solunum Sistemi İnvaziv Girişimler. Doç Dr Evvah Karakılıç MD, PhD Ankara Numune E&A Hastanesi Acil Tıp Kliniği

Hava Yolu ve Solunum Sistemi İnvaziv Girişimler. Doç Dr Evvah Karakılıç MD, PhD Ankara Numune E&A Hastanesi Acil Tıp Kliniği Hava Yolu ve Solunum Sistemi İnvaziv Girişimler Doç Dr Evvah Karakılıç MD, PhD Ankara Numune E&A Hastanesi Acil Tıp Kliniği Zor entübasyon Birçok başarısız entübasyon denemesi olarak tanımlanabilir. (ASA)

Detaylı

ASEMPTOMATİK BİLATERAL PNOMOTORAKS

ASEMPTOMATİK BİLATERAL PNOMOTORAKS Olgu sunumu / Case report ASEMPTOMATİK BİLATERAL PNOMOTORAKS Sami Doğan*, Hakan Ateş**, Mesut Erbaş**, Ömür Öztürk**, Suat Gezer***, Sami Karapolat***, * Düzce Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi

Detaylı

Kateter Torakostomi Uygulama Tekniği

Kateter Torakostomi Uygulama Tekniği Serdar Özkan Giriş Standart bir tanımlama bulunmamakla birlikte genellikle 20F çaptan daha küçük ebatlı toraks drenaj sistemleri küçük çaplı toraks kateterleri olarak bilinmektedir. Kullanım endikasyonları

Detaylı

AÇIK ve LAPORASKOPİK CERRAHİDE HEMŞİRELİK BAKIMI HEMŞİRE SEHER KUTLUOĞLU ANTALYA ATATÜRK DEVLET HASTANESİ

AÇIK ve LAPORASKOPİK CERRAHİDE HEMŞİRELİK BAKIMI HEMŞİRE SEHER KUTLUOĞLU ANTALYA ATATÜRK DEVLET HASTANESİ AÇIK ve LAPORASKOPİK CERRAHİDE HEMŞİRELİK BAKIMI HEMŞİRE SEHER KUTLUOĞLU ANTALYA ATATÜRK DEVLET HASTANESİ SUNU PLANI Açık ve kapalı cerrahide hemşirelik bakım amacı Açık ve kapalı cerrahide hemşirelik

Detaylı

T.C ÇANAKKALE ONSEKİZMART ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA HASTANESİ İLAÇ UYGULAMA TALİMATI

T.C ÇANAKKALE ONSEKİZMART ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA HASTANESİ İLAÇ UYGULAMA TALİMATI T.C ÇANAKKALE ONSEKİZMART ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA HASTANESİ İLAÇ UYGULAMA TALİMATI KODU: KLN.TL.12 YAYINLAMA TARİHİ: 21.04.2014 REVİZYON TARİHİ: 00 REVİZYON NO: 00 SAYFA SAYISI:05 1. AMAÇ: Bu

Detaylı

İNTRAMÜSKÜLER ENJEKSİYON SONRASINDA NELERİ TAKİP ETMELİYİZ?

İNTRAMÜSKÜLER ENJEKSİYON SONRASINDA NELERİ TAKİP ETMELİYİZ? İNTRAMÜSKÜLER ENJEKSİYON SONRASINDA NELERİ TAKİP ETMELİYİZ? Hem. Oya SAĞIR Bahçelievler Aile Hastanesi Eğitim ve Gelişim Hemşiresi Hazırlanma Tarihi: 10 Eylül 2013 Sunum Akışı İntramüsküler Enjeksiyon

Detaylı

Hepatik Arter Anevrizması Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Hepatik Arter Anevrizması Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Hepatik Arter Anevrizması Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından, karaciğer ana

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

İNTRAVENÖZ (IV) ENJEKSİYON

İNTRAVENÖZ (IV) ENJEKSİYON 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 15.Hafta ( 22-26 / 12 / 2014 ) İNTRAVENÖZ ENJEKSİYON(IV-damar içi) ve İLAÇ UYGULAMA TEKNİĞİ Slayt No : 25 Damar Yolu Endikasyonları : 1.) Ven içine ilaç uygulama 2.)

Detaylı

Plevral efüzyonlarda minimal invaziv yaklaşım

Plevral efüzyonlarda minimal invaziv yaklaşım Plevral efüzyonlarda minimal invaziv yaklaşım Serdar ŞEN, Ekrem ŞENTÜRK, Engin PABUŞCU, Salih ÇOKPINAR, Ertan YAMAN Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı, Aydın. ÖZET

Detaylı

17.02.2015 NAZOGASTRİK (TÜP) SONDA UYGULAMASI. Nazogastrik Sonda Uygulaması. 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği. Nazogastrik Sonda Uygulaması

17.02.2015 NAZOGASTRİK (TÜP) SONDA UYGULAMASI. Nazogastrik Sonda Uygulaması. 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği. Nazogastrik Sonda Uygulaması 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 32.Hafta ( 04 08 / 05 / 2015 ) NAZOGASTRİK SONDA UYGULAMASI Slayt No : 44 Nazogastrik Tüp Uygulama Amaçları Zehirlenmelerde zararlı ve toksik maddeleri boşaltmak, Mide

Detaylı

Postüral Drenaj Uygulama

Postüral Drenaj Uygulama Postüral Drenaj Uygulama AMAÇ Akciğerlerdeki sekresyonun yer çekimi yardımıyla drenajının gerçekleştirilmesidir. TEMEL İLKELER Spontan solunumda veya ventilatöre bağlı hastada akciğerlerin tüm bronş ve

Detaylı

Toraks Travmalarında Hasar Kontrol Cerrahisi Teknikleri

Toraks Travmalarında Hasar Kontrol Cerrahisi Teknikleri Doç. Dr. Onur POLAT Toraks Travmalarında Temel kuralın tanı ve tedavinin aynı anda başlaması olduğu gerçeği hiçbir zaman unutulmamalıdır. Havayolu erken entübasyon ile sağlanmalı, eğer entübasyonda zorluk

Detaylı

HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ. Dr. Lale Sever

HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ. Dr. Lale Sever HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ Dr. Lale Sever Intradiyalitik Komplikasyonlar Sık Kalıcı morbidite Mortalite Hemodiyaliz Komplike bir işlem! Venöz basınç monitörü Hava detektörü

Detaylı

KARACİĞER KİST HİDATİĞİNİN PERKÜTAN TEDAVİSİNDE SEKDİNGER VE TROKAR TEKNİKLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI. Dr. Mustafa Özdemir

KARACİĞER KİST HİDATİĞİNİN PERKÜTAN TEDAVİSİNDE SEKDİNGER VE TROKAR TEKNİKLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI. Dr. Mustafa Özdemir KARACİĞER KİST HİDATİĞİNİN PERKÜTAN TEDAVİSİNDE SEKDİNGER VE TROKAR TEKNİKLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI Dr. Mustafa Özdemir Giriş ve Amaç: Girişimsel işlem olarak çeşitli yöntemler geliştirilmiş olmasına rağmen

Detaylı

ZOR DAMARYOLLARINDA ALTERNATİF YÖNTEMLER

ZOR DAMARYOLLARINDA ALTERNATİF YÖNTEMLER ZOR DAMARYOLLARINDA ALTERNATİF YÖNTEMLER EGE ÜNİVERSİTESİ ACİL TIP ANABİLİM DALI HEMŞİRE GÜLNUR GÜREFE SUNUM HEDEFLERi ACİLSERVİSE BAŞVURAN,DAMARYOLU PROBLEMİ OLAN HASTALARDA ALTERNATİF DAMARYOLU TEKNİKLERİNİN

Detaylı

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Nonkardiyojenik Akciğer Ödemi Şok Akciğeri Travmatik Yaş Akciğer Beyaz Akciğer Sendromu

Detaylı

Laparoskopi Nasıl Yapılır?

Laparoskopi Nasıl Yapılır? Dünyaya baktığımızda son 20 yılda cerrahi anlayışında köklü değişiklikler görmekteyiz. Vücut boşluklarını açmadan içeride olup bitenleri anlayabilme fikri tıbbın başlangıcından beri cerrahları heyecanlandıran

Detaylı

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ ANABİLİM DALI 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM-V DERS PROGRAMI

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ ANABİLİM DALI 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM-V DERS PROGRAMI DÖNEM-V DERS PROGRAMI TEORİK DERSLER: 1- Toraksın cerrahi anatomisi (Yrd.Doç.Dr.Rasih YAZKAN) 2- Göğüs cerrahisinde invaziv tanı yöntemleri (Yrd.Doç.Dr.Rasih YAZKAN) 3- VATS (Video yardımlı torakoskopik

Detaylı

AKCĠĞER GRAFĠSĠNĠN DEĞERLENDĠRĠLMESĠ UZM.DR.UMUT PAYZA KATİP ÇELEBİ ÜNV. ATATÜRK EAH ACİL TIP ANABİLİM DALI

AKCĠĞER GRAFĠSĠNĠN DEĞERLENDĠRĠLMESĠ UZM.DR.UMUT PAYZA KATİP ÇELEBİ ÜNV. ATATÜRK EAH ACİL TIP ANABİLİM DALI AKCĠĞER GRAFĠSĠNĠN DEĞERLENDĠRĠLMESĠ UZM.DR.UMUT PAYZA KATİP ÇELEBİ ÜNV. ATATÜRK EAH ACİL TIP ANABİLİM DALI ÖĞRENME HEDEFLERI PA AC grafisi çekim tekniği Teknik değerlendirme Radyolojik anatomi Radyolojik

Detaylı

Ölümcül Göğüs Hastalıkları 2 (Pnömotoraks, tansiyon pnomotoraks, masif hemotoraks,

Ölümcül Göğüs Hastalıkları 2 (Pnömotoraks, tansiyon pnomotoraks, masif hemotoraks, Ölümcül Göğüs Hastalıkları 2 (Pnömotoraks, tansiyon pnomotoraks, masif hemotoraks, yelken göğüs) Doç. Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp AD ELAZIĞ Genel bilgiler Toraks travması

Detaylı

HASTANESİ MİTRAL BALON VALVÜLOPLASTİ (MİTRAL KAPAĞI BALON İLE GENİŞLETME TEDAVİSİ) İÇİN HASTANIN BİLGİLENDİRİLMİŞ ONAM (RIZA) BELGESİ

HASTANESİ MİTRAL BALON VALVÜLOPLASTİ (MİTRAL KAPAĞI BALON İLE GENİŞLETME TEDAVİSİ) İÇİN HASTANIN BİLGİLENDİRİLMİŞ ONAM (RIZA) BELGESİ HASTANESİ KARDİYOLOJİ KLİNİĞİ MİTRAL BALON VALVÜLOPLASTİ (MİTRAL KAPAĞI BALON İLE GENİŞLETME TEDAVİSİ) İÇİN HASTANIN BİLGİLENDİRİLMİŞ ONAM (RIZA) BELGESİ HASTANIN Adı Soyadı:..... Protokol Numarası:.....

Detaylı

Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından, pankreasımda tümör olduğu

Detaylı

PULMONER GÖRÜNTÜLEME. Radyografi planlanması 01.02.2012

PULMONER GÖRÜNTÜLEME. Radyografi planlanması 01.02.2012 PULMONER GÖRÜNTÜLEME Dr. Şükrü GÜRBÜZ F.Ü. HASTANESİ ACİL TIP A.D. Dispneli, göğüs ağrılı yada travmalı hastaları değerlendirmede göğüs görüntülemesi sıkca kullanılmaktadır. 1 2 Radyografi planlanması

Detaylı

Safra Yolu Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Safra Yolu Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Safra Yolu Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından safra yollarımda tümör

Detaylı

Prof Dr Barış Akin Böbrek Nakli Programı Başkanı İstanbul Bilim Üniversitesi Florence Nightingale Hastanesi

Prof Dr Barış Akin Böbrek Nakli Programı Başkanı İstanbul Bilim Üniversitesi Florence Nightingale Hastanesi İSTANBUL AVRUPA YAKASI EĞİTİM VE İSTİŞARE TOPLANTISI 22.02.2015 DİYALİZ HEKİMLERİ DERNEĞİ VE TÜRK NEFROLOJİ, DİYALİZ VE TRANSPLANTASYON HEMŞİRELERİ DERNEĞİ Prof Dr Barış Akin Böbrek Nakli Programı Başkanı

Detaylı

Pankreas Kisti Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Pankreas Kisti Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Pankreas Kisti Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından, pankreasımda iltihabi kist

Detaylı

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Sendromu Veno- Oklüzif Hastalık Engraftman Sendromu Hemşirelik İzlemi Vakamızda: KİT (+14)-

Detaylı

Patent Duktus Arteriyozus

Patent Duktus Arteriyozus Patent Duktus Arteriyozus Dr. Mustafa SAÇAR Duktus arteriyozus v Ana pulmoner arter inen aort v Media tabakasında spirel yerleşimli düz kas hücreleri yoğun v İntima tabakası aorta göre kalın v Doğumla

Detaylı

Santral Venöz Kateter. Hem. Güliz Karataş Hacettepe Ped KİT Ünitesi

Santral Venöz Kateter. Hem. Güliz Karataş Hacettepe Ped KİT Ünitesi Santral Venöz Kateter Hem. Güliz Karataş Hacettepe Ped KİT Ünitesi 8 yaşında ALL VAKA sürecinde SVK TANI : 8/2010 RELAPS 1/2011 KİT 6/2011 7/2011 3/2013 +55.gün +13.ay hafif kgvhh Santral venöz Port kateter

Detaylı

Akciğer Grafisi Değerlendirme

Akciğer Grafisi Değerlendirme Akciğer Grafisi Değerlendirme X-ışın tüpü Posteroanterior (PA) akciğer grafisi Lateral (sol yan) akciğer grafisi X-ışın tüpü Sol yan akciğer grafisinde x-ışınları sağ taraftan girip sol taraftan çıkar.

Detaylı

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar YARALANMALAR YARA NEDİR? Bir travma sonucu deri yada mukozanın bütünlüğünün bozulmasıdır. Aynı zamanda kan damarları, adale ve sinir gibi yapılar etkilenebilir. Derinin koruma özelliği bozulacağından enfeksiyon

Detaylı

Türk Pediatrik Hematoloji Derneği (TPHD) Hemofilide Cerrahi Çalıştayı Uzlaşı Raporu

Türk Pediatrik Hematoloji Derneği (TPHD) Hemofilide Cerrahi Çalıştayı Uzlaşı Raporu Türk Pediatrik Hematoloji Derneği (TPHD) Hemofilide Cerrahi Çalıştayı Uzlaşı Raporu Türk Pediatrik Hematoloji Derneği Hemofili/Hemostaz/Tromboz Alt Çalışma grubu tarafından 25 Eylül 2010 tarihinde düzenlenen

Detaylı

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No REVİZYON DURUMU Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No Hazırlayan: Onaylayan: Onaylayan: Hemşirelik Protokolleri Hazırlama Komitesi Adem Aköl Kalite Konseyi Başkanı Sinan Özyavaş Kalite Koordinatörü 1/5

Detaylı

Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak

Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak Zeliha Korkmaz Dişli 1, Necla Tokgöz 2, Fatma Ceyda Akın Öçalan 3, Mehmet Fa>h Korkmaz 4, Ramazan Bıyıklıoğlu 2 1 Anesteziyoloji Bölümü, Malatya Devlet Hastanesi 2

Detaylı

KAN NUMUNELERİNİN ALINIŞI. Dr. Duran Karabel

KAN NUMUNELERİNİN ALINIŞI. Dr. Duran Karabel KAN NUMUNELERİNİN ALINIŞI Dr. Duran Karabel 1 Kan numuneleri (örnekleri) Tam kan (total kan): Serum veya plazması ayrılmamış kandır. Kan sayımı (hemogram) ve eritrosit sedimantasyon hızı (ESR) tayini,

Detaylı

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No REVİZYON DURUMU Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No Hazırlayan: Onaylayan: Onaylayan: Enfeksiyon Kontrol Kurulu Adem Aköl Kalite Konseyi Başkanı Sinan Özyavaş Kalite Koordinatörü 1/6 1. AMAÇ Hastanede

Detaylı

AYDINLATILMIŞ HASTA ONAM FORMU

AYDINLATILMIŞ HASTA ONAM FORMU AYDINLATILMIŞ HASTA ONAM FORMU Anabilim Dalı / Klinik Adı: Hastanın Adı, Soyadı: Baba adı: Doğum tarihi: Ana adı: TC Kimlik No: Planlanan girişimin adı: MİRİNGOTOMİ (Kulak zarının çizilmesi) veya VENTİLASYON

Detaylı

Kime? Pulmoner Görüntüleme. Hangi tetkik? Akciğer grafisi. Akciğer grafisi. Akciğer grafisi. Travma. Göğüs ağrısı. Nefes darlığı

Kime? Pulmoner Görüntüleme. Hangi tetkik? Akciğer grafisi. Akciğer grafisi. Akciğer grafisi. Travma. Göğüs ağrısı. Nefes darlığı Kime? Pulmoner Görüntüleme Dr. Özlem YİĞİT Akdeniz Acil Tıp A.D. 09.02.2010 Travma Göğüs ağrısı Nefes darlığı 1 2 Hangi tetkik? Ventilasyon-perfüzyon sintigrafisi Toraks tomografisi Pulmoner anjiografi

Detaylı

Atrial Fibrillasyon Ablasyonu Sonrası Hasta İzlemi

Atrial Fibrillasyon Ablasyonu Sonrası Hasta İzlemi Atrial Fibrillasyon Ablasyonu Sonrası Hasta İzlemi Dr.Ahmet Akyol Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji A.B.D Ablasyon sonrası hasta izlemi amacı İşlem başarısının değerlendirilmesi Komplikasyonların

Detaylı

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur.

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. TYBD SEPSİS ÇALIŞMASI ENFEKSİYON TANIMLARI Derin Cerrahi Alan Enfeksiyonu(DCAE) Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. 1.Cerrahi girişimden sonraki

Detaylı

HEMODİYALİZDE ARTERİYOVENÖZ FİSTÜL KULLANIMI UZM. HEMŞİRE NACİYE ÖZDEMİR

HEMODİYALİZDE ARTERİYOVENÖZ FİSTÜL KULLANIMI UZM. HEMŞİRE NACİYE ÖZDEMİR HEMODİYALİZDE ARTERİYOVENÖZ FİSTÜL KULLANIMI UZM. HEMŞİRE NACİYE ÖZDEMİR Amaç Hemodiyaliz hastasının hayatında farkındalık oluşturmak ve geliştirmek Arteriyovenöz fistülü değerlendirmek, komplikasyonları

Detaylı

Olgu Sunumu. Tromboze Eksternal. Hemoroidlerin Boşaltılması. 27 yaşında erkek hasta. Anal bölgede ağrı ve şişkinlik. İki gün önce aniden başlamış

Olgu Sunumu. Tromboze Eksternal. Hemoroidlerin Boşaltılması. 27 yaşında erkek hasta. Anal bölgede ağrı ve şişkinlik. İki gün önce aniden başlamış Olgu Sunumu 27 yaşında erkek hasta Anal bölgede ağrı ve şişkinlik A.B.D BERBEROĞLU AÜTF AcilTıp Dr.Murat 16.03.2010 İki gün önce aniden başlamış Kanama yok ele gelen şişlik mevcutmuş Son altı aydır vücut

Detaylı

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı Olan Hasta Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı??? Yan ağrısı? Sırt ağrısı? Mide ağrısı? Karın ağrısı? Boğaz ağrısı? Omuz ağrısı? Meme ağrısı? Akut Göğüs Ağrısı Aniden başlar-tipik

Detaylı

Asendan AORT ANEVRİZMASI

Asendan AORT ANEVRİZMASI Asendan AORT ANEVRİZMASI Aort anevrizması, aortanın normal çapından geniş bir çapa ulaşarak genişlemesidir. Aorta nın bütün bölümlerinde anevrizma gelişebilir. Genişlemiş olan bölümün patlayarak hayatı

Detaylı

AKCİĞER GRAFİSİ YORUMLAMA. Doç. Dr Bülent ERDUR PAÜTF Acil Tıp AD ATOK 2011

AKCİĞER GRAFİSİ YORUMLAMA. Doç. Dr Bülent ERDUR PAÜTF Acil Tıp AD ATOK 2011 AKCİĞER GRAFİSİ YORUMLAMA Doç. Dr Bülent ERDUR PAÜTF Acil Tıp AD ATOK 2011 Öğrenme Hedefleri PA AC grafisi çekim tekniği Teknik değerlendirme Radyolojik anatomi Radyolojik değerlendirme Radyografi örnekleri

Detaylı

18/11/2015. PA (posteroanterior) AKCİĞER. Önerilen pozisyonlar. Toraks grafileri Çekim teknikleri ve Radyografik Anatomi

18/11/2015. PA (posteroanterior) AKCİĞER. Önerilen pozisyonlar. Toraks grafileri Çekim teknikleri ve Radyografik Anatomi Toraks grafileri Çekim teknikleri ve Radyografik Anatomi Prof.Dr. Murat Kocaoğlu Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Önerilen pozisyonlar Temel: Postero-anterior (PA) erekt (ayakta)

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Göğüs Cerrahisi Plevral Sıvı Fizyolojisi Giriş: Plevral sıvının tespitinde; - Direk akciğer grafisi (Yan yatar pozisyonda) - Ultrasonografi

Detaylı

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Göğüs Cerrahisi Metastatik Akciğer Tümörleri Giriş İzole akciğer metastazlarına tedavi edilemez gözüyle bakılmamalıdır Tümör tipine

Detaylı

Şaşılık cerrahisi onam formu

Şaşılık cerrahisi onam formu Göz kaymasının düzeltilmesi hasta açısından isteğe bağlı yapılan bir cerrahi o lup zorunlu değildir. Şaşı doğan bebeklerde en iyi düzeltme zamanı 6 ay ile 18 ay arasındadır. Erken yapılan cerrahi iki gözün

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

SPONTAN PNÖMOTORAKS VE TEDAVİSİ. Dr. Refik Ülkü Dicle Göğüs Cerrahisi

SPONTAN PNÖMOTORAKS VE TEDAVİSİ. Dr. Refik Ülkü Dicle Göğüs Cerrahisi SPONTAN PNÖMOTORAKS VE TEDAVİSİ Dr. Refik Ülkü Dicle Göğüs Cerrahisi SPONTAN PNÖMOTORAKS: Pnömotoraks, plevra boşlukta hava olması olarak tanımlanır. Travma, etken ya da cerrahi müdahale olmadan gelişen

Detaylı

TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ OMURİLİK YARALANMALARI HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ

TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ OMURİLİK YARALANMALARI HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ OMURİLİK YARALANMALARI HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ Omurilik yaralanmaları, omurganın içinde bulunan sinir dokusunun, travma ya da

Detaylı

30.12.2014. Kan Alma. Kan gazı almada tercih edilen arterler şunlardır: Radial arter Brakial arter Femoral arter Dorsalis pedis ve tibial arter

30.12.2014. Kan Alma. Kan gazı almada tercih edilen arterler şunlardır: Radial arter Brakial arter Femoral arter Dorsalis pedis ve tibial arter 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 16. Hafta ( 29.12 02 / 01 / 2015 ) 1.) ARTERİYEL KAN ALMA TEKNİĞİ 2.)KAPİLLER KAN ALMA TEKNİĞİ Slayt No : 27 4 Arteriel Kataterden Kan gazı analizinde kullanılmak amacıyla

Detaylı

HASTANESİ KARDİYOLOJİ KLİNİĞİ KALICI KALP PİLİ TAKILMASI İÇİN HASTANIN BİLGİLENDİRİLMİŞ ONAM (RIZA) BELGESİ

HASTANESİ KARDİYOLOJİ KLİNİĞİ KALICI KALP PİLİ TAKILMASI İÇİN HASTANIN BİLGİLENDİRİLMİŞ ONAM (RIZA) BELGESİ HASTANESİ KARDİYOLOJİ KLİNİĞİ KALICI KALP PİLİ TAKILMASI İÇİN HASTANIN BİLGİLENDİRİLMİŞ ONAM (RIZA) BELGESİ HASTANIN Adı Soyadı:..... Protokol Numarası:..... Doğum Tarihi:..... Telefon Numarası:.... Adresi:.....

Detaylı

Trakea Rüptürü. Nadir Bir Entübasyon Komplikasyonu. Doç. Dr. Aydın KARAKUZU Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Lefkoşe, KKTC Nisan 2011

Trakea Rüptürü. Nadir Bir Entübasyon Komplikasyonu. Doç. Dr. Aydın KARAKUZU Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Lefkoşe, KKTC Nisan 2011 Trakea Rüptürü Nadir Bir Entübasyon Komplikasyonu Doç. Dr. Aydın KARAKUZU Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Lefkoşe, KKTC Nisan 2011 1 Klinik Öykü Ş.Ş., 75 yaş, erkek, Asenden Aort Anevrizması

Detaylı

Endotrakeal Entübasyon

Endotrakeal Entübasyon Endotrakeal Entübasyon Hazırlayan Doç. Dr. Erkan GÖKSU Yönetiminin amacı Primer amaçlar: bütünlüğünü korumak Oksijenizasyonu sağlamak Ventilasyonu sağlamak Aspirasyonu engellemek Sekonder Resüsitasyon

Detaylı

KAN ALMA 30.12.2014. Kan Alma. 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği

KAN ALMA 30.12.2014. Kan Alma. 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 16.Hafta ( 29.12-02.01 / 01 / 2015 ) 1.) KAN ALMA 2.)VENÖZ KAN ALMA TEKNİĞİ Slayt No : 26 KAN ALMA ;.Tanı için gerekli mikrobiyolojik ve biyokimyasal incelemeleri yapmak,,.tedavi

Detaylı

Resimlerle Sempatik Sinirin Klipsli Blokajı

Resimlerle Sempatik Sinirin Klipsli Blokajı Fatih Hikmet Candaş, Akın Yıldızhan Giriş Aşırı el, koltuk altı ve yüz terlemelerinin (palmar, aksillar, fasiyal hiperhidroz) tedavisinde medikal ve cerrahi yöntemler kullanılmaktadır. Medikal tedavilerin

Detaylı

Hisar Intercontinental Hospital

Hisar Intercontinental Hospital Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan

Detaylı

ÖNLEME PROSEDÜRÜ. Revizyon Tarihi: 00 Yayın Tarihi:05.09.2011

ÖNLEME PROSEDÜRÜ. Revizyon Tarihi: 00 Yayın Tarihi:05.09.2011 1. AMAÇ: Damar içi kateterler ve parenteral solusyonların uygulanması ile ilişkili enfeksiyonların gelişiminin önlenmesi ve kontrolü ile ilgili sağlık çalışanlarının eğitimi için gerekli kontrol önlemlerini

Detaylı

GÖGÜS CERRAHİ TRAVMATİK HEMOPNÖMOTORAKS İÇİN TÜP TORAKOSTOMİ UYGULAMA ONAM FORMU

GÖGÜS CERRAHİ TRAVMATİK HEMOPNÖMOTORAKS İÇİN TÜP TORAKOSTOMİ UYGULAMA ONAM FORMU SAYFA NO 1/5 Hastanın; Ad-Soyadı : Doğum Tarihi : Protokol No : Kabul tarihi : Acil Durumlarda Onam Alınacak Yasal Temsilcisinin; Kanuni Yeterliliği Olmayan Hastalar İçin Veli / Vasinin; Sayın hastamız

Detaylı

ELEKTRONİK NÜSHA. BASILMIŞ HALİ KONTROLSUZ KOPYADIR.

ELEKTRONİK NÜSHA. BASILMIŞ HALİ KONTROLSUZ KOPYADIR. SAYFA NO 1/5 TANISAL VE GİRİŞİMSEL DİZ ARTROSKOPİSİ AMELİYATI AYDINLATILMIŞ ONAM FORMU Hasta Adı Dosya No Tarih / Saat Yöntem: Eklem içerisini gözlemek için, 0.5 cm'lik kesi deliklerinden artroskopinin

Detaylı

Cerrahi Prosedür. Silhouette Lift Süturlar Mid-face (Orta Yüz) Cerrahi Prosedür

Cerrahi Prosedür. Silhouette Lift Süturlar Mid-face (Orta Yüz) Cerrahi Prosedür Cerrahi Prosedür Silhouette Lift Süturlar Mid-face (Orta Yüz) Cerrahi Prosedür Silhouette Lift Süturlar Silhouette Lift süturun mid-face de (orta yüz) kullanımı FDA tarafından onaylıdır. Silhouette Lift

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Akın Yıldızhan. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Akın Yıldızhan. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Künt Toraks Travmaları Yaşamın ilk dört dekatında birinci ölüm nedeni travmadır. Toraks travması ölümlerin %25 inde ana nedendir. Toraks travmalarının

Detaylı

Decubitus Prophylaxis Üstün Tedavi

Decubitus Prophylaxis Üstün Tedavi Decubitus Prophylaxis Üstün Tedavi Decubitus Prophylaxis Üstün Tedavi TEMPUR-MED Ürününün Sağladıkları Optimum basınç azaltımı Yüksek konfor Yüksek hijyen Kullanım kolaylığı Geniş uygulama alanı Minimum

Detaylı

TİROİD (GUATR) CERRAHİSİ HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR FR-HYE-04-301-08

TİROİD (GUATR) CERRAHİSİ HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR FR-HYE-04-301-08 TİROİD (GUATR) CERRAHİSİ HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR FR-HYE-04-301-08 Tiroid bezi boyun ön tarafında yerleşmiş olup, nefes, yemek borusu ve ana damarlarla yakın komşuluk gösterir. Kelebek şeklinde olup

Detaylı

Artroskopi, ortopedik cerrahların eklem içini görerek tanı koydukları ve gerektiğinde

Artroskopi, ortopedik cerrahların eklem içini görerek tanı koydukları ve gerektiğinde Artroskopi nedir? Artroskopi, ortopedik cerrahların eklem içini görerek tanı koydukları ve gerektiğinde çeşitli tedavileri uyguladıkları bir cerrahi prosedürdür. Artroskopi sözcüğü latince arthro (eklem)

Detaylı

Çocuklarda Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu (ARDS) ve Tedavisi. Tolga F. Köroğlu Dokuz Eylül Üniversitesi

Çocuklarda Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu (ARDS) ve Tedavisi. Tolga F. Köroğlu Dokuz Eylül Üniversitesi Çocuklarda Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu (ARDS) ve Tedavisi Tolga F. Köroğlu Dokuz Eylül Üniversitesi 1967: 18.07.2013 2 Tarihçe 1967 Acute Respiratory Distress in Adults 1971 Adult Respiratory Distress

Detaylı

Torasentez Sonras Rutin Akciğer Filmi Çekilmeli mi? #

Torasentez Sonras Rutin Akciğer Filmi Çekilmeli mi? # Torasentez Sonras Rutin Akciğer Filmi Çekilmeli mi? # Nazire UÇAR, Sibel ALPAR, Ayşe S. TURGUT, Güzin GÜRSOY, Tuba KIRATLI, Bahar KURT Atatürk Göğüs Hastal klar ve Göğüs Cerrahisi Merkezi, ANKARA ÖZET

Detaylı

Eser Elementler ve Vitaminler

Eser Elementler ve Vitaminler Doç. Dr. Onur POLAT Eser Elementler ve Vitaminler Esansiyel eser elementin temel özellikleri diyetten kesilmesi veya yetersiz alımıyla yapısal ve biyokimyasal değişikliklerin olması ve bu değişikliklerin

Detaylı

KADAVRADAN ORGAN ALINMASI. Özlem ERGİNBAŞ Ameliyathane Hemşiresi

KADAVRADAN ORGAN ALINMASI. Özlem ERGİNBAŞ Ameliyathane Hemşiresi KADAVRADAN ORGAN ALINMASI Özlem ERGİNBAŞ Ameliyathane Hemşiresi KADAVRADAN ORGAN ALINMASI Beyin ölümü kararı verilmiş donörlerden (vericilerden) usulüne uygun olarak başka kişiye nakledilmek üzere organların

Detaylı

FLEKSİBL FİBEROPTİK BRONKOSKOPİ

FLEKSİBL FİBEROPTİK BRONKOSKOPİ FLEKSİBL FİBEROPTİK BRONKOSKOPİ DOÇ. DR. ARİF DURAN ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ACİL TIP ANABİLİM DALI Bronkoskopi nedir? Solunum yollarının endoskopik olarak incelenmesi Bronkoskop çeşitleri

Detaylı

Entübasyon sonrası trakeal rüptür: 5 olgu Gönül Sağıroğlu*, Tamer Sağıroğlu**, Burhan Meydan*, Çağatay Tezel*

Entübasyon sonrası trakeal rüptür: 5 olgu Gönül Sağıroğlu*, Tamer Sağıroğlu**, Burhan Meydan*, Çağatay Tezel* Entübasyon sonrası trakeal rüptür: 5 olgu Gönül Sağıroğlu*, Tamer Sağıroğlu**, Burhan Meydan*, Çağatay Tezel* * SB Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi-İstanbul

Detaylı

MESLEK ESASLARI VE TEKNİĞİ KONU : OKSİJEN TEDAVİSİ

MESLEK ESASLARI VE TEKNİĞİ KONU : OKSİJEN TEDAVİSİ DERS : MESLEK ESASLARI VE TEKNİĞİ KONU : OKSİJEN TEDAVİSİ 1.) Aşağıdaki cümlelerin başında boş bırakılan parantezlere, cümlelerde verilen bilgiler ) Oksijenin kimyasal simgesi O2 dir. ) Oksijen, canlıların

Detaylı

A. KARDİYOLOJİK İŞLEMLER 1. KORONER ANJİYOGRAFİ

A. KARDİYOLOJİK İŞLEMLER 1. KORONER ANJİYOGRAFİ Kardiyoloji Açısından Resterilizasyon Doç. Dr. Ramazan AKDEMİR SB Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kardiyoloji Kliniği, ANKARA Kardiyolojide yapılan tanısal ve tedavi edici işlemler

Detaylı

www.travma.org TORAKS TRAVMALARI Ulusal Travma ve Acil Cerrahi Derneği Travma ve Resüsitasyon Kursu (TRK)

www.travma.org TORAKS TRAVMALARI Ulusal Travma ve Acil Cerrahi Derneği Travma ve Resüsitasyon Kursu (TRK) TORAKS TRAVMALARI Amaçlar İlk muayene sırasında yaşamı kesin tehdit edici yaralanmaların saptanması ve tedavisi İkincil muayene sırasında gözlenen ve potansiyel olarak yaşamı tehdit edici yaralanmaların

Detaylı

Santral Venöz Kateter (SVK) Bakımı

Santral Venöz Kateter (SVK) Bakımı Santral Venöz Kateter (SVK) Bakımı AMAÇ Santral kateterin tıkanması ve enfeksiyon oluşmasının önlenmesidir. TEMEL İLKELER Sık veya sürekli damar erişimine gereksinim gösteren hastalarda tercih edilir.

Detaylı

PROGRESİF DİSPNE İLE SEYREDEN NADİR BİR AKCİĞER TÜMÖRÜ: PULMONER FİBROM A Rare Pulmonary Tumor Proceeding Progressive Dispne: Pulmonary Fibroma

PROGRESİF DİSPNE İLE SEYREDEN NADİR BİR AKCİĞER TÜMÖRÜ: PULMONER FİBROM A Rare Pulmonary Tumor Proceeding Progressive Dispne: Pulmonary Fibroma OLGU SUNUMU (Case Report) Hasdıraz L, Özkaya M, Oğuzkaya F PROGRESİF DİSPNE İLE SEYREDEN NADİR BİR AKCİĞER TÜMÖRÜ: PULMONER FİBROM A Rare Pulmonary Tumor Proceeding Progressive Dispne: Pulmonary Fibroma

Detaylı

HASTANESİ KARDİYOLOJİ KLİNİĞİ GEÇİCİ KALP PİLİ TAKILMASI İÇİN HASTANIN BİLGİLENDİRİLMİŞ ONAM (RIZA) BELGESİ

HASTANESİ KARDİYOLOJİ KLİNİĞİ GEÇİCİ KALP PİLİ TAKILMASI İÇİN HASTANIN BİLGİLENDİRİLMİŞ ONAM (RIZA) BELGESİ HASTANESİ KARDİYOLOJİ KLİNİĞİ GEÇİCİ KALP PİLİ TAKILMASI İÇİN HASTANIN BİLGİLENDİRİLMİŞ ONAM (RIZA) BELGESİ HASTANIN Adı Soyadı:..... Protokol Numarası:..... Doğum Tarihi:..... Telefon Numarası:.... Adresi:.....

Detaylı

Anjiyografi Bilgilendirme Formu

Anjiyografi Bilgilendirme Formu Anjiyografi Bilgilendirme Formu BR.HLİ.082 Koroner anjiyografi nedir? Koroner anjiyografi, özel bir kamera ile kalbinizin atar damarlarının röntgen film çekimi ile incelenmesidir. İşleminiz kateter laboratuvarında

Detaylı

Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 4. Göğüs Cerrahisi Kliniği ve Organ Nakli Merkezi, İstanbul 2

Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 4. Göğüs Cerrahisi Kliniği ve Organ Nakli Merkezi, İstanbul 2 362 Derleme Review Plevral Efüzyonda Cerrahi Tedavi Yöntemleri: Tekrarlayan Torasentez, Tüp Torakostomi, Kimyasal Plörodezis, Kalıcı Plevral Kateter, Plevroperitoneal Şant ve Plevrektomi/Dekortikasyon

Detaylı

Endometriozis. (Çikolata kisti)

Endometriozis. (Çikolata kisti) Endometriozis (Çikolata kisti) Bugün Neler Konuşacağız? Endometriozis Nedir? Belirtileri Nelerdir? Ne Sıklıkta Görülür? Hangi Sorunlara Neden Olur? Nasıl Tanı Konur? Nasıl Tedavi Edilir? Endometriozis

Detaylı

NECMETTİN ERBAKAN ÜNİVERSİTESİ MERAM TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ ÇOCUK ENFEKSİYON YOĞUN BAKIM İŞLEYİŞ PROSEDÜRÜ

NECMETTİN ERBAKAN ÜNİVERSİTESİ MERAM TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ ÇOCUK ENFEKSİYON YOĞUN BAKIM İŞLEYİŞ PROSEDÜRÜ Sayfa No 1 / 5 1.AMAÇ: Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Enfeksiyon yoğun bakım ünitesinde yatmakta olan her hastanın vital organ fonksiyonlarının desteklenmesi; organ

Detaylı

DELİCİ KESİCİ ALET YARALANMALARI VE ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER

DELİCİ KESİCİ ALET YARALANMALARI VE ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER DELİCİ KESİCİ ALET YARALANMALARI VE ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER Hastanelerde Hastaneler enfeksiyon etkenleri bakımından zengin ortamlar Sağlık personeli kan yolu ile bulaşan hastalıklar açısından yüksek

Detaylı

TOS (Toraksın Çıkım Sendromu)

TOS (Toraksın Çıkım Sendromu) TOS (Toraksın Çıkım Sendromu) Akif Turna!! Cerrahpaşa Tıp Fakültesi! Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı!! Bölüm 47 ANATOMİ ANATOMİ Sinir Basısı Hastaların %95 i: Ağrı ve parestezi.! Genelde segmental, n. ulnaris:

Detaylı

AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Ani ölümün önemli bir nedenidir Sıklığı yaşla birlikte artar 50 yaş altında nadir rastlanır E>K Aile

Detaylı

Radyo Frekans Ablasyon = Yüksek Frekans Ablasyon: Radyo Frekans enerji ile tümör veya dokuda aseptik nekroz oluşturma.

Radyo Frekans Ablasyon = Yüksek Frekans Ablasyon: Radyo Frekans enerji ile tümör veya dokuda aseptik nekroz oluşturma. Radyo Frekans Ablasyon = Yüksek Frekans Ablasyon: Radyo Frekans enerji ile tümör veya dokuda aseptik nekroz oluşturma. RFA Temel Mekanizma Pozitif Negatif iyonlar iyonlar elektrod elektrod yönüne yönüne

Detaylı

Plöropnömonektomi (Ekstraplevral Pnömonektomi)

Plöropnömonektomi (Ekstraplevral Pnömonektomi) Plöropnömonektomi (Ekstraplevral Pnömonektomi) Akif Turna İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı bildirdi. Ekstraplevral Pnömonektomi Sarot, 1940 larda ilk kez tanımladı.

Detaylı

TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI

TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI Akut tonsillofarenjit veya çocukluk çağında daha sık karşılaşılan klinik tablosu ile tonsillit, farinks ve tonsil dokusunun inflamasyonudur ve doktora başvuruların

Detaylı