bilimname düşünce platformu sayı: XX, 2011/1

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "bilimname düşünce platformu sayı: XX, 2011/1"

Transkript

1 bilimname düşünce platformu sayı: XX, 2011/1

2 -. ilahiyat bilimleri araştırma vakfı (İBA V) adına sahibi M. Zeki Duman editör Mehmet Demirci yayın kurulu Muharrem Akoğlu, Süleyman Akyürek, H.Yunus Apaydın, A. Kamil Cihan, Mustafa Çakmaklıoğlu, M. Zeki Duman, Ramazan Ertürk, İbrahim Görener, Harun Güngör, Ahmet Kayacık, Kadir Kınar, Turan Koç, Ali Küşat, Erdoğan Pazarbaşı, Sebahattin Samur, Murat Serdar, Şefaettin Severcan, Abdulvahap Taştan, Ali Toksan, Temel Yeşilyurt yazı işleri müdürü Celaleddin Çelik editör yardımcılan Kadir Kan, Abdu/kadir Bayarn redaksiyon ekibi Habil Nazhgül, Mı:mderes Gürkan, Muammer Sankaya, Mustafa Karagöz tanıtım Cenan Kuvancı, Hüseyin Oral, M. Sami Özdil mizanpaj Mustafa Ulu irtibat web: ISSN: ı 3 O 4 - ı bilimname hakemli bir dergidir. Altı ayda bir yayınlamr. bilimname'ye gönderilen yazılar önce dergi yazım ilkelerine uygunluk açısından yayın kurulunca incelenir ve uygun bulunanlar o alandaki çalışmalanyla tanınmış iki hakerne gönderilir. İki hakemden sadece birinin olumsuz rapor vermesi durumunda yazı üçüncü bir hakerne gönderilir. Yazılann yayınianmasına yayın kurulu karar verir. bilimname'de yayınlanan yazılann bilimsel ve hukuki sorumluluğu yazarianna aittir. Kayseri 20ı2

3 bilimname, XX 2011/1, DiN VE POSTMODERN: ESKi PROBLEMLER, YENİ ihtimaller DavidLYON Çev. Mustafa TEKiN Doç. Dr., İstanbul Ü. ilahiyat F. RELIGION AND THE POSTMODERN: OLD PROBLEMS, NEW PROSPECTS The postmodernity is a new age for some of sociologists and it is an extension of the modernity for some of sociologists. The postmodern condition requires to discuss both old problems and new prospects connected with religion. To consider religion as a retleetion of society, and to defıne it within a social theory or within!imi ts of modern institutions are the most important problems. In this context, this question must be ask; 'How can be defın~d religion without drifting towards an abyss falses that cause these problems. The writer suggests new comments on this issue in this article. The Key Words : Religion, Postmodern, Secularism Postmodernite, sosyologların bazısına göre yeni bir çağ, bazı sosyologlara göre ise, modernitenin bir genişlemesidir. Postmodern durum, hem eski problemler hem de yeni ihtimalierin dinle bağlantılı tartışmasını gerektirir. Dini toplumun bir izdüşümü farzetmek, onu sosyal teori ya da modern kurumların sınırları içinde tanımlamak en önemli problemlerdir. Bu bağlamda şu soru sorulmahdır: Bu problemlere neden olan yanlışlar bizi uçuruma sürüklerneden din nasıl tanımlanabilir? Bu makalede yazar, bu konuda yeni yorumlar önermektedir. Anahtar Kelimeler: Din, Postmodern, Sekülerizm

4 DavidLYON Şimdiye kadar din ve postmodernite arasındaki ilişkiler hakikat~n bulanık (karmaşık) tır. Genelde din sosyologları postmodernite hususunda çok fazla gayret (istek) sergilememiştir. Pastmodernite teorisyenleri din hakkında aynı derecede ilgisiz görünür, beyanlarında göze çarpacak ölçüde --- ;ayfa ı. 210 tasvir ettikleri bir yayınları yoktur. Şayet modern sosyoloji -sekülerleşme teorisine başvuran- dini ölmekte olan bir fenomen olarak kabul sayesinde marjinalleştiriyormuş gibi görünmüşse, postmodern teorisyenler bunun alasını yapmışlardır. 21. yüzyılın başında din, bazı gözden kaybolma işaretleri göstermektedir. Bunu dalaylı yoldan kabul ederek selilllerleşme teorileri giderek terk ediliyor ve teorisyenler, dini çağdaş sosyal analizler içine dahil etme vasıtalarına yöneliyorlar. Sorun, postmodernite üzerindeki tartışmalarla teklif edilen şey nedir? şeklinde ortaya konulabilir. Dinin kaybolmasını ister görünen eski normatif sosyoloji biçimi zeminini kaybetmiştir. Fakat buna rağmen postmodern teorisyenler de benzer şekilde dini fenomenin negatif analizlerinin ötesine giderneyecek gibi görünüyorlar. Eski problem yine ortaya çıkıyor. Din hem başka bir şeyin yansıması derekesine düşürülüyor hem de eski moda fonksiyonalist bir ele alış tarzı olarak görülen şeyle uzlaştırılıyor. Dini kendi gerçekliği içerisinde bir fenomen olarak tanımadaki eski zorluk, çağdaş tartışmalarda yeniden su yüzüne çıkıyor. Bununla birlikte şimdi postmodernite üzerindeki tartışma yeni ihtimaller önermektedir. Din, epifenomen ya da bir sosyal patoloji türü olarak ve birtakım modern tanımlar çerçevesinde tetkik edilmemelidir. Alternatif, dini, sahip olduğu kendi bütünlüğü, tarihiliği ve kapasitesi içinde görmektir. Tabii ki bu, problemleri ortadan kaldırmaz. Burada amaçlanan yaklaşım, teori üzerinde etkili olan dini bakış açıları hakkında teorisyenleri samimi olmaya teşvik etmektir. Analiz için çok ortak zemin varken, sonunda, dinsel anlayışlar için farklı teori biçimleri uygunsuz olabilir. Aynı zamanda belli bir dine bağlılıkları olan teorisyenler, görüşlerinin diğerlerinden daha doğru olduğunu varsayamazlar. Eskisine tercih edilebilir sosyolojide yeni sınırlamaları göstermek, din ve postmodernite arasında ilgi kurmak isteyen teorisyenlere kalmıştır. Bu alanda araştırma yapmak isteyen kimse üç ana görevle karşı_i5:~rşıya kalır. Birincisi, 19. yüzyıl cetlerini takip eden sosyal teorisyenlerce

5 Din ve Postmodern: Eski Problemler, Yeni ihtimaller ciddiyetten-mesafe almış ve di nin entegre olmuş izahlarını ihtiva eden yolu tekrarlamak Sonuç üç katmanlıydı; Din, daralabilir bir fenomen ya, ana akımdan kolayca marjinalize edilen bir mecra olarak incelenmeye başlandı; yahut dini olanın dini izahlar olarak alınmaması gerektiği ciddi biçimde ---- varsayıldı. Sayfa İkinci ana görev, sosyal teori bakımından postmodern üzerindeki tartışmanın uyanması çerçevesinde yeniden canlanmakta olan dine ilgi biçimlerine dikkat çekmektir. ~unu sezmek de üç göreve götürür. Birincisi, postmodern teorisyenlerin baskısı altındaki sosyal teorinin "kültürel"in genel ihmalini nasıl yeniden tetkik ettiğini görmektir. İkincisi, "Yeniçağ-New age) gibi fundamentalizmin boy vermesi ve ruhçulukların yükselmesi ile İslam ve Hıristiyanlığın yeniden canlanması ve gelişmesi gibi olayların ' ışığında sekülerleşme tezinin yeniden tespiti; üçüncüsü, önceki din izahlarının üzerinde temellendiği epistemolojik faraziyeleri sorgulamaktır. Üçüncü ana görev, (çözüm) daha zordur. Ancak yıkılan eski paradigmanın izleri ile ilgili açıklamalar yapılabilir. Yine klasik dinsel öğüt ya da Habermas'ı savunmalada birlikte üç noktanın altı çizilebilir. İlki, bir kere sosyal açıklamadan çıkarılan tanımla dışarıda bırakılan dini varsayımiara sosyal teorinin daha lütufkar olması gerektiğidir. Diğeri, bugün dinin sosyal rolünün nasıl anlaşılacağının yeniden düzenlenmesidir; indirgemecilik -öyle görünüyor ki yalnızca modern bir zaaf değildir. Üçüncüsü, bu, sosyal düzenin daimi bir karakteri olarak dinsel olanın teorik yeniden entegrasyonunu kolaylaştıracaktır. Bazı klasik sosyolojik izahiara göre, din artan bir biçimde modernize edilmiş baskıların kurbanı oldu. Sekülerleşme süreci, dinin olsa olsa marjinal ve etkisiz bir güç olacağı anlamına geldi. Bugün din, post yahut geçmodern sosyal durumun açıklamaları içinde yeniden görünür. Örneğin Anthony Giddens, dinin sadece kaybolmayı reddetmediğini aynı zamanda yeniden canlandığını ifade eder. 1 Bunun çok çeşitli kanıtları vardır. Bir kısım kanıtlar tiyatro ya da ahşılmamış şeyler üzerinde, diğer kısmı ise sosyal değişmenin can alıcı bir dinamiği olan din üzerinde yoğunlaşır. Örneğin 1970'lerin sonundaki İslami devrim, dinin modernite ile ilişkisinin nasıllığını ciddi olarak yeniden tetkike zorladı. Modernitenin büyük ölçüde bir dış zorlama olarak İran gibi 1 Anthony Giddens, Modemity and Self/dentity, Cambridge, Polity Press, 1991, s. 195.

6 David LYON ayfa ülkelere girmesi paradokstur -bu Max Weber'in zihnindeki dönüşümü gösterir.- ve onun vardığı yer muhafazakar bir yönelim içinde ani bir dini değişim olarak görünmektedir.z Aynı dönemde Amerika'da dini hakikat şeklinde isimlendirilen şey, kültürlü Doğu kıyısı liberalleri iç sıkıntısına ve bir çok Avrupalı aydınları şaşkınlığa uğratan büyük bir güç ve nüfuz kazandı. 1980'lerin manevi erginlik fenomeni, kendi kendine gerçekleşen bir kehanet haline gelmiş görünüyor. 1990'ların kültür savaşları, gelenek, din ve ahlak ile parçalanan bir zem.in üzerinde sürdürüldü.3 Tüm bunlar bu zaman aralığında modern toplumların zirvesi denilen Amerika'da olmuştu. Aynı derecede mezhep hareketleri etkilerinden herhangi bir şey kayhetriıemiş görünür. Ulusal himaye altında Wace ve Texas'taki dini bir sohbetln hararetli sonu, mezhebi aktiviteyi baskı altında tutmaya varacak güçlerin boyutunu gösterir. Yine Japonya'da bir mezhep grubu -Aum Shinrikyo- bu satırların kaleme alındığı sırada, 1994'de Matsumoto'da yedi ve 1995'de Tokyo Metrosunda 12 kişiyi öldüren sarin gazı saldırılarının ciddi şüphesi altındadır. Daha sonra her ne sebeple olursa olsun, dinin hissedilir ısrarı, sosyolog ve tarihçileri sekülerleşme üzerinde yeniden düşünmeye zorladı. Son eserinde önemle fundamentalfzmin izahını 'yapan Anthony Giddens böyle birisidir. Fundamentalizm fenomeni, çağdaş din-toplum ilişkilerini teorize etme teşebbüsleri için uygun bir analitik imkan sağlar, bundan dolayı hiç de az olmayan bu tür analizler, modern şartlarda dinin geçiciliğinden ziyade sürekliliğini öne sürerler. Böylece dini temalar ana sosyal teori içindeki yerlerini tekrar ele geçirmeye başladılar. Bu, din sosyolojisine küçük bir teşekkür borçludur. Sosyal teorisyenlerin çok sık olarak alanı daralmış, iflas etmiş veya ölmüş bir fenomen farzettikleri dinin yeri, bir yüzyıl değilse onlarca yıl sonra bugün yeniden gözden geçirilmektedir. Fakat bu, yalnızca dinin kendisini her nasılsa akademik alana taşıması sebebiyle değildir. Aynı zamanda modernite bizzat, postmodernite, dönüşümlü modernleşme ve benzeri konular üzerindeki mevcut tartışmalar çerçevesinde yeniden düşünüldü. Bu kendi içindeki yeni teorik gezinti dinin rolüne yeniden değer biçme yolunu açar mı? 2 Ernest Gelin er, Postmodernism, Reason and Re/igion, London, Routle.dge, james Davison H un ter, Culture Wars: The Struggle to Define America, New York, Basic Books, 1994.

7 Din ve Postmodern: Eski Problemler, Yeni ihtimaller Bir taraftan modernitenin genel anlamdaki. sorgulayıcı temel söyleminin, dinlerin sonlu geleceğine ilişkin belli başlı seküler eleştirilerin gevşemesine yol açtığına dair görüş uygun görülebilir. Şayet modernite yenilmez bir güç değilse- önce bahsedildiği gibi- sadece sosyal süre çlerin bir epifenomeni olarak değil, belki kendi dağrusuna göre okunabilirdi. Diğer taraftan bilerek ya da bilmeyerek din e alan açmak. amacıyla pastınodern şartlara ait bazı tespitler belirirken, bunlar hala din tasarımına adeta sınır. çizen bir yorumdur ve bunun temel indirgenemezlik ilkesine itibar edeceği de kesin değildir. Din için ihtimaller sosyal teorinin öngörebildiği ya da izin verdiği şeyle her nasılsa sınırlanmazken- sosyal teorinin bu ihtimalleri etkilediği yerde önemli bir anlam bulimmakla birlikte- sosyal teorisyenler açıklamalarında dinin rolünü yeniden düşünmeye zorlandılar. Bunu yapmak, bir kısmı fena halde karışmış olan iplikleribüyük ölçüde çözmeyi gerektirir. Klasik dönem ve Ortaçağ sosyolojisinde dinin rnarjinalleştirme vasıtalarına en iyi kılavuz "Gelişmiş Sanayi Toplumlarında Din" adlı eseriyle James A. Beckfo'rd'dur.4 Mevcut argürnan onu aşmasına rağmen Backford'un eseriyle bağlantılıdır. O, bir taraftan -haklı olarak- dini faraziyeleri dikkate alan sosyolojinin daha ileri derecede bir problem yapılmasının dışında din sosyolojisinin daha geniş sosyolojik tartışmalardan nasıl izole edileceğini gösterıneyi ister. Diğer yandan- ve yine bu alkışlanır- Marksist teorinin dine daha lütufkar hale geldiği tarzları geliştirir. Burada benzer bir problem kimi sözde pastınodern teori hakkında yaratılmaktadır. Beckford, erken modernleşme teorilerinin dinin sosyolojik yönünü üç şekilde çerçevelediğini gözlemler. Fonksiyonalist argürnanlar, dinin bizzat demade kılınması ve ilerlemeyi engellemesine rağmen, dini kururnların hala entegrasyon yoluyla sosyal olarak rolünü yerine geqrdiğini ileri sürerler. Daha çok Marksçı açıklamalar.yalnızca dini düşüncelerin değil, dini kururnların da tamamıyla insan gelişimine engel olduğunda ısrar ederler. Her halükarda insana kendi akibetinin sorurnluluğuna sahip çıkması ve dini cevapların tirettiği sosyal şartları kaldırması için kutsala ait olan ile olgunlaşmarnış ilgiyi terketinesi tavsiye edildi. Üçüncü bir yaklaşım- diğerleri arasında Weber, Troeltsch ve Sirnrnel'de görülür- dini, dünyanın anlamını veren bir araç, sembolik bir anlam kaynağı olarak görrnekti. Sayfa james A. Beckford, Religion o nd Advanced Jndustrial Societies, London, Unwin-Hyman, 1989.

8 David LYON Böylece negatif de olsa dini anlamak, modernitenin tabiatını anlama görevinin bir parçasıdır. Bu sık sık selilllerleşme sürecinin hastalıklı tanımının direktifi altında oldu.s Bununla birlikte din, bu merkezi yerini sosyal teorinin sınırları içinde tutamadı. Niçin? Öncelikle gittikçe artan fark ---- Sayfa ı 214 meydana gelirken, eğitim ve refah gibi modern sosyal kurumlar dini köklerinden ayrılırken; sosyoloji din hakkında söyleyecek daha az şeye sahipti. Diğer bir şey, din, kurum, bilgi, inanç, duygu, ahlak, ayin gibi farklı bir boyuta sahip olmaktan ziyade, yekpare bir. varlık olarak görünmeye meyletti. Aslında baskın hale gelen bu tür sosyolojinin geri düşüşüne karşı - fonksiyonalizmin ortodoks konsensusu- din, sosyal çözümlemeler çerçevesinde bir yere sahip oldu. Bu tür sosyal fonksiyonlara herhangi bir toplumda bir miktar ihtiyaç vardı, bu, dinin içeriği değişse bile zımnen ifade edildi. Fakat 1970'ler boyunca genel ve akademik ilgi din üzerinde yeniden yoğunlaşmaya başlarken, aynı dönemde fonksiyonalizm sarsılmaya ve zayıflamaya başladı. Batı'nın ana gövdesi olan protestanlık ölümcül çöküşün işaretlerini gösterir görünürken, Roma Katolikliği çözülmeye başladı. Fundaİnentalist gruplar (ve manevi erginlik de denilen) çok önemli hale geldi, yeni dini hareketler filiz verdi ve İslam'ın bir ya.da iki versiyonu politik yönünü gevşetti. Eşzamanlı olarak hıristiyanlığın çekim merkezi güney yarımküreye doğru yön değiştirdi; kiliseler Afrika ülkelerinde, Latin Amerika ve Büyük Okyanus kıyısının bir kısmında gelişiyordu. Tabii ki bunlar, sanki devamlı elde edilebilir saf dini fenomenler değildirler. Bazı ihtidalar, hıristiyanlığın teknolojik gelişmeyle eşitlenmesine bağlıdır. Bu ülkelerde dini, ekonomik değişimin önemsiz bir yansıması olarak görmek, mamafih kesin gerçekiere karşı gelmek olacaktı. Sosyoloji, bir savunma saiki içinde, artan karmaşıklığı gözönünde bulundurarak bu yön değiştirmeleri genel olarak fonksiyonalist kavramlar içinde açıklamaya devam etti. Ancak açıkça din, varsayıldığı gibi yalnızca hareketsiz ve statüko destekçisi değildi. Eleştirel, tartışmalı, tahrip edici: Bunlar kurtuluş teolojisinden Ayetullah'a kadar her şey için kullanılan sıfat türlerindendi. Hatta bir çoklarının dini, sekülerin ilave tanıklığı içerisinde politikleştirme gayretlerine ya da "kutsallaştırma" ile "sekülerleşme" 5 David Lyon, The Steep/e's Shadow: On the Myths and Realities of Secu/arization, London; SPCK, and Grand Rapids: Eerdmans, 1987.

9 Din ve Postmodern: Eski Problemler, Yeni ihtimaller süreçl~ni eş zamanlı olarak konuşmalarına rağmen, sekülerleşme kavramı bu yeni durum için yetersiz görünmektedir.. Beckford'un da ileri sürdüğü gibi, din sosyolojisi, gerçekte~ ana gövdeyle çok az etkiieşimi olan sonucuyla birlikte, sosyoloji de daha geniş eğilimlerden hem ayrılır hem de kendisini ayırır. Din sosyolojisi içerisindeki bir takım güçlü faaliyetlere rağmen, paradoksal olarak bu etkinlikleri gerçekleştirenler, modern- ve postmodern- sosyal şartlarla din ilişkisinde mevcut ilgiyi teşvik eden din sosyolojisi dışında çalışan teorisyenlerdi. Sekülerleş~e söz konusu olduğunda, kavram kendi içinde tartışmalara yol açarken ve diğer tür tartışmaları çerçevelerken, kullanımının daralması noktasında küçük bir şüphe vardır. Peter Berger, sekülerizmin krizini 1980'lerin başında belirtti ve o zamandan beri bu. kriz her şeye rağmen derinleşti.6 Berger bunu, "The Heretical Imperative"de detaylı biçimde anlattı. Pluralist bir durumda neyin ortodoks olduğunu, hatta neyin ortodoks sekülerizm sayılacağını kim söyleyecek?7 Her halükarda kutsal ka\rramı olmaksızın sekülerizm nedir? 1990'larda heretik söylem sorunu, postmodernite üzerindeki tüm sosyo-kültürel tartışmaiarda merkez hale gelmiştir.s Sekülerleşme adı altında ne gizlendiğine gelince, bu konudaki karışıklık on yıllarca hüküm sürdü. Bunun bir yönü, sekülerizmin süreç olduğu kadar ondan daha çok siyaset olabileceği şüphesidir. David Martin'in (1965) rasyonalist ve din-dışı gibi tali anlamlara bağlı olarak kavramın terkedilmesi önerisinden9, Jeffrey Hadden'ın (1987) sekülerliğin sistematik bir teoriden ziyade ideolojik bir tercih olduğunu ifade eden hücümlarına kadarıo bir kesim, sekülerliğin kurumu vasıtasıyla sosyoloji bakımından dini olmayan bir düşünceyle uzlaştırıldığını savunurlar. Bununla birlikte tartışmanın bu boyutunda da karışıklık vardır. Martin, sekülerlik hakkında söylenebilecekleri yalın olarak kuşatan mükemmel bir "Sekülerizmin Genel teorisi"ni (1978) yazmaya devam etti.ıı Sayfa Peter L. Berger, "From the Crisis of Religion to the Crisis of Secularity", Religion and America: Spirituality in a Seeu/ar Age, Ed. Maıy Döuglas-Stephen Tipton, Bostan, MA: Beacon Press, Pete~ L. Berger, The heretical İmperative, New York, Doubleday, Bkz. Barry Smart, Postmodernity, London and Bostan, MA: Routledge, David Martin, "Towards Eliminating the Concept of Secularization", Penguin Survey of the Social Sciences, Harmondsworth, Penguin, ]effrey Hadden, "Towards Desacralizing Secularization Theory", Social Forces, C. 65, S. 3, 1987, ss David Martin, A General Theory ofsecu/arization, Oxford: Blackwell, 1978.

10 David LYON SekülerleŞtirmenin genel olarak din -ya da Hıristiyanlık- değil, dini kurumlar hakkında olduğunu o doğrular. Hadden'in tezi genelleştirilemez; sekülerleşme kavramının bir çok önemli kullanıcıları genellikle de Hıristiyanlar, bu kavramı dini olarak işlemektedirler. Fakat bu, dini Sayfa 1216 varsayımların sekülerleşme teorileri versiyonlarının içine yerleştirilmesi ya da, bu varsayımların sekülerleşme teorilerinin tasvir_ etmek için gösterdiği sosyal mevkileri etkileyebilmesi ihtimalinden daha çok tesirli değildir. Zamanı gelince buna tekrar.döneceğiz. Şüphesiz din sosyolojiler:i modernleşme teorileri tarafından çerçevelenmiştir. Fakat ya modernitenin kendisi başarısız olmuşsa yahut bir dönüşüme maruz kalmışsa? Sekülerleşme teorisi kendi başına modern bird_üşüı:ıce midir ve hem sosyo-kültürel değişmeler hem de bu tür değişmelerle ilgili teoriler ışığında kendisine yeniden değer biçmeye hazır mıdır? Burada ayrıca "Postmodern dönüşüm"ün anlamı vuzuha kavuşfuruliualıdır_. Bir kısım postmodern savunucularının abartılı sözlerine rağmen, postmodernite kavramı modernitenin belli başlı can alıcı dönüşümüne dikkat çekmede iyi servis sunar. Buna esas teşkil edecek şey, bilgi teknolojileri ile tüketici kapitalizmin yayılması gibi iki önemli süreç tarafından sırasıyla teşvik edilen ve açıkça Ifade edilen küreselleşmedir. Bu konuda postmodernliğin mevcut olduğunun bir işareti anlamına gelmeyen tam anlamıyla olgunlaşmış bir postmodern durum yoktur. Hakikaten bu ibare, postmodern sürekliliğin hiçbir izi olmadığı anlamına alınırsa, tam olarak olgunlaşmış bir modernitenin var olmadığı da -Amerika Birleşik Devletleri'ne rağmen- ileri sürülebilir. Postmodern dönüşümü sosyolojiden başka yere yönelmek olarak yorumlamak gerekmez. Aksine bu (postmodern dönüşüm), hızlı sosyal değişme zamanlarında klasik sosyal anlayışı araştırmaya, sosyal ve kültürel arasındaki ilişki ile insan özne ve onun tarihi yapısına dair klasik konulara geri dönüş olarak yorumlanabilir. Bununla birlikte postmodern dönüşüm, ekonomik aktivite olarak iş ve akıl buhranı olarak hesaplama üzerine tipik odaklanmasıyla modernitenin sosyal etikeleşim için ölçü oluşturmaya devam edeceği varsayımından bir geri dönüştür. Öyle ise bir anlamda, postmodern dönüşüm, modernite üzerine odaklanmayı keskinleştirir, çünkü O, modernitenin herşeyin üzerinde yeniden değerlendirilmesini gerektirir.

11 Din ve Postmodern: Eski Problemler, Yeni ihtimaller SekQlerleşme özel durumlarla sınırlandırılır.ız Bu, Martin'i_n dini inhisarcılık diye isimlendirdiği şeyle Avrupa'nın dağılması arasında kurulan ilişki gi~i evrensel bir süreç değildir. Sekülerleşmeyi büyüten modern faktörlerin -ağır sanayi, sınıf farklılaşmaları vb- çağdaş gelişmiş toplumlarda sosyal önemi azalmaktadır. Bunun kendi başına dini bir ihyayı getirebileceğine inanmak için bir sebep olmadığı halde, sosyologların vuku bulmakta olan sekülerleşme türünü resmetmedeihtiyatlı olmaları gerekir. Diğer yandan bazen sosyoloji tarafından önem verilmeyen faktörler - özellikle kültürel alanda- artan şekilde sosyal yeniden üretimin can alıcı ögeleri olarak görülmektedir. B Zevk üzerine vurgusu, ona eşlik eden sosyal hayatın estetikleştirilmesi ve yeni merkezciliği ile tüketicilik, bir "kutsal benlik" olarak adlandırılabilir. Bunlar sadece sembolik krallığın yeni bir değerlendirmesini işaret etmekle kalmaz, aynı zamanda, aşkın anlam için bir araştırmanın delili olarak dini olanın düşünülmesini şiddetle önerir. 1 4 Klasik modernitenin monolitik ve durgun karakterine dair şüpheler-yeni sembolleştirme formlarının açıklamalarıyla birlikte- bazı modernite ve sekülerlik teorilerinin keyfi sınırlamalarından din sosyolojisini kurtarmada katkıda bulunabilecekti. Din sosyolojisiriin dışında, dine artan ilgi, bir çok kaynaktan neşet etti. Bunlardan biri, eğitim politikalarıyla, (müslümanların okulları ayırmaları gerekli mi?- kıyafet, -Sihler Krallığa ait kanada atlı polisi ya da kanada ordu binalarında başlık giyebilir mi?) vb. ile ilgili birbirini takip eden sorunlarla, ileri toplumlarda gelişen çok kültürlülük realitesinden gelir. Bunlar yeni bir formla eski sorunlar olmadığı kadar yeni sorunlar da değildir. Mesel~ Kanada'daki İngilizce konuşan okullar genelde katoliktirler ve geçmişte birkaç defa geleneksel elbise, taşımacılık ve hatta eski Mennonites tarikatı gibi gruplar tarafından refah devletinden bağımsızlaşma kararı için yasal izin verilmiştir. Diiıe ilgi, Kuzey Amerika, Afrika ve Avrupa'da çeşitli gelişme biçimlerindeki gibi körfez bölgesinde de İslami uyanışın etkisinin bir sonucu olarak ortaya çıktı. Diğer sekülerlik, anormal olarak daha çok Sayfa Kenneth Thompson, "The Secularization Debate", Religion and Power, Dec/ine and Growth, Ed. Peter Gee-John Fulton, London: British Sociological Assaciation, Sadology of Religion Group, 199l,ss David Lyon, Postmodernit:y, Minneapolis: University of Minnesota Press, David Lyon, "Jesus in Disneyland: The Church Meets the Postmodern Challenge", ARC: The journal of the Facult:y of Religious Studies, McGill, c. 23, ı 995, ss

12 David LYON İslam'ın fundamentalist versiyonunu gösteren, modernleşen İran'da gizlendi.1 5 Bir başkası, daha geleneksel Hıristiyanlık ve fundamentalizm biçimleri kendilerini 20. yüzyılın sonunda çözümlemed gündem üzerinde durmaya zorluyorlardı. Bu, Giddens'ın daha önce alıntıladığım "dinin yok 3yfa ı 218 olmadığı" düşüncesidir. Giddens, geç modern durumların kronik şüpheci niteliğine bir cevap olarak geleneksel dini güvene geri dönüyor görünmektedir.ı6 Geç ya da pastınodern dünyada din sorununu etkileyen bir diğer ilgi alanı da, yukarıda belirtildiği gibi küreselleşmedir. Hem evrensel eğilimler, hem de onlara karşı özel yerel tepkiler -yeni kilise-devlet ilişkileri gibiküreselleşme sürecinin bizzat dini ve dinle ilgili sorunları arttıracağını Roland Robertson'a ima yoluyla hatırlatırp Robertson, 20. yüzyılın sonlarında insan olmanın ne anlama geldiğine dair ilginin iki farklı şekilde teşvik edildiğini ileri sürer. Bir yandan birçok duygu devletten uzaklaştırılırken, devlet hayatın anlaşılmaz çehreleriyle, onun tanımı ve niteliği, dinin düzenlenmesi ve benzerleriyle başa çıkmak için büyük imkanlara sahiptir. Diğer yandan, toplumlar arasındaki ilişkiler bizi, iyi toplum olarak bildiğimiz şeyde şüpheye sevk ediyor. Böylece insan telosunun ne olabildiği sorusu, şimdi, insan hakları söylemi gibi alanlarda görülen uluslararası diyaloga doğru genişleyebilir. Küreselleşme hem "kendimiz" hem de "toplumlar"a ilişkin yardımda bulunabilir, böylece ön hazırlık soruları, daha çok dini kesimde hemen dikkate alınır. Bununla ilgili sosyoloji içinde kültürel çözümlernelere yakın daha geniş bir eğilim vardır. Kültürel süreçleri, güya daha derin sosyo-ekonomik süreçlerin belli başlı epifenomen türü olarak görmek bir yana, sosyal düşünce içerisinde pastınodern dönüşüm, sosyal yeniden üretimde kültürün rolüne dikkati çeker. Stil, moda, mimari, müzik, edebiyat ve özellikle televizyon bu değişim içerisinde büyük rol oynarken, yeni usullerle inceleme altındaki dini sorunlar da daha az değildir. Bu, popüler kültüre olan ilgiden kaynaklandığı kadar, din sosyolojileri ve özellikle sekülerizasyon içinde önceden sıkça baskın durumda olan fikirler yaklaşımının geleneksel tarihine olan ilgiden de kaynaklanmaktadır. Bu ıs Ernest Gellner, Ibid. 16 Aynca bkz. Anthony Giddens, The Consequences of Modemit;y, Cambridge: Polity Press, 1991, ss ve Ulrich Beck, Anthony Giddens and Scott Lash, Rejlexive Modernization: Politics, Tradition and Aesthetics in Modern Social Order, Cambridge: Polity Press, Roland Robertson, "Humanity, Globalization and Worldwide Religious Resurgence", Sociologica/ Analysis, C. 46, S. 3, 1985, ss

13 Din ve Postmodern: Eski Problemler, Yeni ihtimaller hareket,_çağdaş dinin yüzeysel olmak_tan ziyade derinliğine analizini teşvik. edebilecektir. Belki bunun en önemli yönü -Yeni çağ gibi "benlik dinleri"ni de içine alan- yeni dini hareketler ve fundamentalizmlerin artmasıdır.ıs Yeniçağ, kendi üzerine merkezileşme, dogmatik olmayan varoluş, meydana getirilen kurumsal bir temelden ziyade iletişim ağını gerektirmesi gibi belli başlı hususlarda postmodern durum denilen şeyle örtüşür, fakat bu, yeni çağın yalnızca postmodernle ilgili olduğu anlamına gelmez: Tam aksine.l'.l Yeniçağ, belki modern yönetimin, teknolojik toplumların manevi boşluğuna cevap olarak harekete geçirilen kültürel bir kaynak olarak görülebilir, ancak yeniçağ, birçok hususda onlarla meşguliyet ya da onların eleşt;irisinden ziyade kurtuluş önerir. Bu hususta görüldüğü gibi o, moderniteye bir cevaptır da. Fakat yeniçağın akışkan, hoşgörülü ve kendi yönelimli tabiatı onu alışılmışın dışında postmodern zamanlarda çekici kılar. Diğer dini sembolizm türleri, tamamen farkl,ı yönelimler içinde geliştirile bilirler. Bununla birlikte yeniçağın "kurtuluşçuluğu"nu yorumlamak, bu tür kurtuluşçuluğu "çağdaş toplumlar nasıl organize edilir?" konusuna katkı. yaptığı yerde minimize etmektir. Bu paradoksal bakış şekli, belki diğerleri içinde Michael Foucault'un anlayışına bağlanabilir. Foucault'a göre, özelleştirilmiş birey ve özel dinin, dinin kendisi olmaktan ziyade kültürel bir insan ürününden kalır yanı yoktıır. Foucault'un tıp, psikiyatri ve hapishane söylemleri, Ortaçağ dininden yayılan daha önceden pastaral gücü olan insanları bireyselleştirir. Şahsiyet, beden, iyi olmak ve insan haklarının bu tür söylemleri halen, günümüz toplumunun hükmü altındaki tüm örnekleri ile suç ortaklığı yapan bireysel özel konular yaratmada bir rol oynamaya böylelikle devam edebilecek dini düşünceler tarafından şekillendirilmektedir. Şayet Foucault haklıysa, varsayıldığı üzere modernitenin özerk bireyleri ancak daha önceki zamanlardap farklı şekilde çizilen bireylerdir. Verilen zamanda geçerli olan güç ve hükmün tanzimine bağlı olan bu tür bireyleri nasıl mütalaa edeceğiz? Sayfa ıa Bkz. Martin Marty, The Fundamenta/ism Project, c. ı-4, Chicago: Chicago University of Chicago Press, ı 99ı- ı 994; David Lyon, "A Bit of a Circus: No tes on Postrnodernity and New Age", Religion, c. 23, S. 2, ı993, ss. 117-ı26; jonathan Sacks, The Persistence of Faith, Leiden, Weidenfeld & Nicolson, ı99ı. 19 Paul Heelas, "The New Age Cultural Context: The Premodern, the Modern and the Postmodern", Religion, c. 23, S. 2, ı 993, ss. ıo3-116.

14 David LYON "Foucault ile nereye kadar gidebiliriz?" açık bir sorudur, fakat Derrida ve Lyotard gibi diğerleri ile birlikte Foucault'un eserinde ilginç olan şey; bunların temel epistemolojik varsayımları ele geçii1ilek için hazır bulunmasıdır. Ne bireyler ne de din, herhangi bir anlamda varoluşu ıyfa ı 220 sabitleştirmezler. Görünüşte insan hayahnın tek evrensel niteliği - Foucault'un dünyasında- güçtür. Tabii ki Foucault, öznelerini güç veya başka bir şeyin esareti al h nda. görme eğilimindedir. Elbette o, Katalik kiliseleri içerisinde icat edilen papazlık gücü diye isimlendirdiği şeye biraz sempati gösterir. Ancak ona göre reformasyon dinin belki yeni metotlarla kavramsallaşhrıldığı alanlara uzanan yeni bir öznellik mücadelesiydi. Daha sonra din, post ya da geç modern to'plumların sosyolojik açıklamalarında yeniden görünür oluyor. Bununla birlikte bizzat bu açıklamalar, daha önceki sosyolojik ele alış tarzları üzerinde henüz büyük bir tekamül oluşturacak derecede görünür değillerdir. Giddens gibi Bauman'a göre de, dini sorunlar başlıca ahlaki ve varoluşsal ikilemler kisvesi alhnda yeniden ortaya çıkıyor. Mesela Bauman, dinsel ve yarı dinsel hareketlerin yeniden canlanışını, ahlaki değerlerde uzmanlık iddia eden kurumlara karşı yenilenen cazibe merkezinin bir parçası olarak düşünür.zo Tabii ki dinin sosyal rolünü kabul, postmodern bir bağlam içinde dinin oyuayacağı aktüel rolde diyalog için açılacak penceredeki hakiki bir ışık altında görülebilecektir. "Burada hepsi bundan mı ibaret?" diye sormak affedilebilir. Dogmatik sekülerizm tezinin çöküşü, kültürel alanın yeniden değerlendirilmesi, teorik olarak yeni dini hareketler ve fundamentalizmlerden bahsetmenin gerekliliği; tüm bunlar göreceli şüphe ya da ahlaki aporia'nın geç modern kırıklığının bir göstergesi olarak dini uyanışla ilgili yarı fonksiyonalist bir a rgümana başvuran bir cevap üretmekt~nse, sosyal düşüncede dinin daha temelden yeniden düzenlenmesini gerekli kılıyor gibi görünmektedir. Biz daha önce, sosyal teorinin öngördüğü ya da izin verdiği şeyle sınıl'lanmamış dine dair ihtimalleri ortaya koymuştuk. Bu gerçekleşebilirken, din nasıl -en azından potansiyel olarak- tezahürleri üzerinde bir etkiye sahip sosyal teori içerisinde değerlendirilir? Yine de dini açıklamaların akla yatkınlığı kısmen onların ne çeşit rol üstlendiklerinin idrak edilmesine bağlıdır. On yıllardır sözde din ve bilim arasındaki mücadele, eşyayı algılamanın makul bir yoluydu. Çünkü -konuyla ilgili ıo Zygınunt Bauman, In tirnations of Postmodernity, London: Routledge, 1992, ss

15 Din ve Postmodern: Eski Problemler, Yeni ihtimaller gazetelerip belli başlı başmakale politikaları- az sayıda alternatif görüşler mevcuttu. Kütüphanede dergi yığınları içinde duran sosyal teori, burada hiçbir rol oynama olasılığı yoktur. Ancak halkın tasavvuruna güçlükle ilerleyen teori - din halkın afyonudur ya da daha önce dinin baba figürünün bir yansıması olması gibi- kendisinin ilk telkin edildiği yerde mevcut sosyal durumlardaki değişimi getirmesi de dahil bazı sosyal sonuçlara sahiptir. Tabii ki bazı şartlarda dinin ölümüne dair resmi açıklamalarla ilgili popüler şüphecilik, 1989 sonrası Doğu Avrupa'da olduğu gibi dinin kesin bir teorisi olarak vazife gördü.21 Pekala bu tür bir sosyal teori bir hayli önemli olabilir. Klasik din sosyolojileri, dini sosyal olarak önemli diye tanımlarlarken, teori,içerisinde dinin değerini düşürmeye varan bu teoriler üzerine farldı düşünceler inşa edildi. Bugün bizim yüzümüze çarparak amprik tanıklık ve yeni kültürel fenomen için mesafe oluşturan modernist teorilerin ölümü ile sosyal teorisyenler -belki de kıskanarak- dine artık daha fazla yer buluyorlar. Fakat din, sınırlı bir yerde olmaya temayüllüdür, belki de sorun çerçevesinde daima teorisyenlerin öngörüleriyle sınırlandırılmıştır. Sayfa Bu sebeple Beckford'un, özellikle dinin artık sosyolojik olarak sosyal kurumlara bağlı bir şey değil, daha çok kültürel bir kaynak olarak görülmesi önerisi oldukça caziptir.22 Bu sıfatla o, sonuçlarıyla birlikte görünüş ve form farklılığı içinde tezahür eden oldukça esnek ve önceden kestirilemez bir şeydir. O, muhafaza etmek, fakat aynı derecede meydan okumak ya da değiştirmek için çabalayabilir. Din formel dini kurumlara bağlı gerekliliğini kaybederken, muhtemelen tartışmalı olacaktır. Nitekim Beckford, dinin yeniden düzenlenmesi, sekülerleşmenin gizli ironilerinden biri olacaktır. O, sosyoloji klasikleri döneminde hemen hemen anlaşılmaz olan tarzlard.a dini sosyolojik olarak problematik kılmaya devam eder der.23 Şu anda artan sosyolojik ve tarihi ilgiye maruz kalan bir fenomen de fundamentalizmdir. Bu, din, postmodernite ve sosyal teori ilişkisi için iyi bir nihai durum çalışması ortaya koyar. Fundamentalizm, hızlı değişen moderniteye dair eleştirel yayınlarla karşılaşmaya hazırlayan kültürel bir kaynak olarak görülebilir. Fakat o iki önemli niteliğe sahiptir. İlki,,,.. 21 Ivan Varga, "Modernity or Pseudo-Modernity? Secularization or Pseudo-Secularization: Reflections on East-Central Europe", Re/igion and Transformations of Capita/ism, London: Routledge, 1994, ss james A. Beckford, a.g.e., s james A. Beckford, a.g.e., s. 172.

16 David LYON Sayfa fundamentalizm şu andaki tepkilerine aykırı şartlarla anlamlı tarihi bağlantılara sahiptir. İkincisi, dinin nihai indirgenemezliğinin altını çizmekten başka bir şey yapamaz. Fundamentalizm aslında kutsal kitap doktrinlerinin belli başlı meselelerini görüşmeyi reddeden teolojik bir rriodernizme karşı muhafazakar Hıristiyanlığa dair Amerikan savunusuna başvurur. Bugün Giddens fundamentalizmi, geleneksel tarzda sunulan gelenek olarak düşünür.- Savunma biçimine geniş ölçüde itiraz edildiği yer müstesna:.24 O, Fundamentalizmi uzun vadeli değil, gelenekselleşmeden mahrumiyet, küreselleşme, diasporic kültürel değişime tepki gösteren yakın zamana ait bir cevap olarak görür.zs Giddens, sadece görünüşte dini olana değil, aynı zamanda mesela "cinsel fundamentalizm"e de refere etınek için fundamentalizmi kullanmayı savunur. Bununla birlikte Giddens paradoksal olarak fundamentalizmden dersler çıkarılabileceğini, en azından çağdaş nihilizmin hiçbir şeyin kutsal olmadığını ilan etinesinin yanlış olduğunun öğrenilebileceğini düşünür. Nietzsche'nin bu yalın okumasına itiraz edilirken, açıktır ki Giddens'ın korktuğu şey, rakip dünya görüşlerinin çatışması yüzünden parçalanan çok yönlü fundamentalizmler dünyasıdır.26 Fakat onun farkına vardığı şey, insan hayatının kutsallığı, evrensel mutluluk hakkı ve kendini gerçekleştirmeyi de kapsayan evrensel değerleri ortaya çıkarıyor.27 Robertson'un küreselleşmenin yeni dini değerleri gerektirdiği öngörüsü, Giddens'ın o değerleri elde etınek için yaptığı analitik teşebbüste gerçekleşiyor. Giddens, mevcut fundamentalizmleri, çağdaş modernitenin açık krizlerine cevaplar olarak ortaya çıkıyor görmekte haklıdır, ve o fundamentalizmleri her nasılsa kaybolacakları mevcut şartlar içinde hayal etmede miyop olacaktı. Fakat moderniteye dini cevaplar pek çoktur. Sadece Hıristiyanlıkta bile, eski litürjiyi ayinsel olarak yeniden canlandırıcılardan uyumlu Evangelikalizm'e kadar bir dizi çeşitlilik vardır. Bunlardan ikincisi, Tanrı'nın inayetine ait bozulmamış İncil'in bakışı.nı kaybetıneksizin bilimsel ve sosyal gelişmeye eşlik etıne yeteneğini öne çıkarır. Tabii o, ara sıra 24 Anthony Giddens, Beyand Left and Right: The Future of Radical Politics, Stanford, CA: Stanford University Press, 1994, s. 6. 2s Anthony Giddens, a.e., s Anthony Giddens, a.g.e., s Anthony Giddens, a.g.e., s. 20.

17 Din ve Postmodern: Eski Problemler, Yeni ihtimaller bugünden geri kalmamada kendisini çok istekli gösterebilir. Bilirnde amprik metodu seve seve kabul, bazılarının kanaatine göre, İncil'i ucuziatan Evangelizm için televizyon reklamı taktiklerini benimserken, Hıristiyanlığın bazı tuhaf akılcı türlerini ortaya-çıkardı. Fakat Evangelizm, temellerini feda etmeksizin adapte olmaya teşebbüs ederek daha genel anlamda "dünyadan sayfa olmayan ama dünyanın içinde" bulundu. Daha da ötede buradaki paradoks, -Weber'cilerin farkında oldukları üzere- en azından Kuzey Atiantik bölgelerinde (başka yerde yoksa) Evangelizmcilik.modernite ile beraber gelişti. Mesela Kanada'da William Westfall, Tanrı'nın hakimiyeti fikrinin nasıl daima çatallı bir saldırıya sahip olduğunu gösterdi. Bu bayrak altında, aynı insanlar tarafından hem Tanp'nın yollarına uygun olarak kıta Avrupa'sı, hem de bir denizden diğer denize ekonomik üstünlük araştırıldı.zs Bu durumda dinin moderniteye karşı basit bir analizinin henüz ele geçirilmediği hususlarda, din ve modernite biri diğerine bağlıdır. Dinin iki dünyası ve modern hayat biri diğerinden ayrılan belli başlı hususlara sahipken, bizzat sekülerleşme tanımı ve süreç tamamlanmış ya da değiştirilemez olmaktan uzaktır. Modern hayatın imal edilmiş belirsizliğiyle ilgisi olması dışında bunun sebepleri şüphesiz farklıdır.29 Başlangıçta sığınak, modern hayatın yeni "gelenekler"i içinde gelenekselleşmeyi azaltıcı olumsuz etkilerden korumakta iken, değerlerin yerini yeniden takdiri gerektiren derin şüphecilik birçokları için şu anda açıktır. Aynı zamanda Giddens, kabul edilemez bir fanatizm ve. potansiyel şiddetin gizli olduğu fundamentalizm tehlikesine. götl!rmesi muhtemel bir dünya görüşüne teslimiyetten kaçınarak, kişi kendi kalıplarında gerçekten nihai değerleri elde edebilir ve fıındamentalizmi aşındırabilir mi? Bu, sosyal teori içinde çağdaş fundamentalizmin rolünü göz önünde bulunduran hayati derecede önemli bir projedir. Tehlike, muhtemel bazı dini olmayan değerlerin kutuplaşması ve kavgacı, topuk direten fıındamentalizmdir. Moderniteyi karşılayan fıındamentalist olmayan dini modlara dair ihtimallerin olabileceği Giddens tarafından dikkate alınmaz, fakat henüz bu imkan Evangelikalizm gibi bu tür çalışma şeklinden çıkıyor. Sosyal teori ve siyasete pozitif katkılar, dünya kaynaklarının dağıtımında :ı. 28 William Westfall, Two Worlds: Nineteenth Century Protestanism in Ontario, Kinston ve Montreal: McGill-Queen's University Press, Anthony Giddens, a.g.e.

18 David LYON dengeli ekasistem ve adalet vizyonunun gerekliliğini kabul eden b.u tür alternatiflerle yapılabildi ve yapılmaya da devam etmektedir.3 Fakat bu tür sosyal ve siyasal teori de, konuşulan tüm "değer" ve "anlatı" ların ötesine uzanan insan amentülerinin, karar verilmeyen bir mücadele olduğunu Sayfa ı 224 kabul eder.3ı Dinin susturduğu ve soldurduğu varsayımı, 19. yüzyılda sosyal teoriye bulaştırdan Aydınlanma kibrinin parçasıydı. Sekülerleşme kavramı karışık dini ideolojilerin bir aracı olarak anlamlı bir rol oyuasa da oyuarnasa da32, di nin sosyal teorinin içinde inşa edilen _ varsayımlarının, sık sık modern dünyada onun yerini anlamada zarar verdiği gerçeği olduğu gibi durmaktadır. Bu, Bauman'ın normatif dediği sosyolojidir. --sosyal teori içinde postmodern dönüşül!i, bugün dini daha olumlu tarzlarda anlamak için kapıyı açınada yardım edebilecektir. Her şeyin ötesinde din araştırması, başka şeylerin yansımasma bağlı olmaktan ziyade kendi doğrusu içinde -kendi anlaşılabilirliğine bir merkez teşkil edecek şekilde- bir ilgi alanı haline gelebilecektir. Bu kalkış noktasından, örneğin, fonsiyonalist, rasyonalist ya da amprik dogmanın belli başlı kriterinin aracılığı olmaksızın bir dizi dini fenarneni diğeri sayesinde görmek oldukça meşru olabilecektir. Şüphe Hermenötiği, dini kurumlar, etkiler ve hareketlerin güç ilişkileriyle ilgilerini araştırmak için hala kabul edildiği sürece, bu çağdaş din sosyolojisi ihtimallerini tüketmez. İlk anlamı yeniden elde etme Hermenötiği -terim Paul Ricaeur'undur_ bize sadece dini, genel olarak insanları çeken bir kaynaklar bütünü olarak değil, aynı zamanda sosyolojik ve diğer tür analizler için kaynak sağlayan olgu biçiminde görmemize izin verir. Yeniden elde etme sorusunu dillendiren Scott Lash, postmodern bir eğilime karşı tarihsel olarak erteleme ve anlamı reddetmeyi öne sürer. Bundan başka O, varoluş durumlarına dair ortak anlamlara girebilmek için gösterişsizce alttan bakılabileceğini söyler.33 Bir taraftan ilk anlamı yeniden elde etme hermenötiği, kavram oluşumu ve teorik gelişmeler sürecine girmek için dini olarak yapılan 30 Mesela, Bob Goudzwaard ve Harry De Lange, Beyand Povert;y and Af!luence: Towards an E canamy Care, Toronto: University oftoronto Press, john Milbank, "Problematizing the Secular: The Post-Postmodern Agenda", Shodow of Spirit, Ed. Phillipa Berry-Andrew Wernick, London: Routledge, 1992, s David Martin, "Towards Eliminating the Concept of Secularization". 33 Ulrich Beck, Anthony Giddens, ve Scott Lash, a.g.e., s. 146.

19 Din ve Postmodern: Eski Problemler, Yeni ihtimaller betimlemelere izin verebilir. Evangelikalizm söz konusu olduğunda - yukarıda bahsedildi- kendi tanımlarından çıkarılan maddeler verimli şekilde, dört taraflı bir odaklanma, incil, ihtida, İsa'nın haçı ve eylemsellik kadar ideal tipler üzerindeki analizde de kullanılagelmektedir.34 En azından bu yaklaşım insanların kendi bağlılıkları hakkında söylediği şeyi ciddi Savful22Solarak yakalar. Diğer taraftc;ın ilk anlamı yeniden elde etme hermenötiği, eninde sonunda dini bağlılıklar ile epistemoloji (bu durumda sosyal bilim) arasında bir ayrılığın mümkün olmadığını hatırlatıcı olarak hizmet sunar. Yayılmış ve kaçınılmaz olan dönüşlülük fenomenini tanımak bir dini bakış açısından istenen şeyi muhafaza edecektir: Bilme sorumluluğu. Teorisyenlerin dini varsayımları göstermeye nasıl olupta izin verdiklerini ima etmek, sanki bu varsayımiara engel olunabilirmiş gibi davranmakta diretmeleri için değil, onlara -fark edilene dek- kabul etmek ve teoriye katkılarına işaret etmek için bir delil olacaktı. Postmodern dönüşüm, ne kendi kendine referansta bulunabilme uçurumuna doğru sürüklenme, ne de postmodern toplumun çağdaş şartların bir betimlemesi olduğu görüşüne bağlılık imasına ihtiyaç duymaz. " Bununla birlikte o, radikal, analitik ve etik olarak yeniden değerlendirmede içtenlik gösterir. Bu, özelde iki şeyi vurgular: İlki, fundamentalist azaltına kadar diyalojik Evangelikalizmi de içine alabilen sosyolojik araştırmaların daha geniş taramasında dini olanın yerini daha dikkatli bir analiz, ikincisi, şayet amentüler değer ifade eden şeyler ise, onların kesinlikle anlaşmazlık ve belki de düşmanlık husule getireceğini kabul. Modern şartlar bilim için sonuçta anlaşılmaz bir fenomen olarak dinin hem açık analizine hem de onu anlamaya engel olur. Bugünün yön değiştiren şartları, bel~ yeni tür analizler için kapıyı açabilir. Şayet -iddia edilmekte olduğu gibi- dini olanın arkaplanı teori oluşumunu ve analiz şekillerini etkilerse, o vakit iman eğitiminin açık bir şekilde ortaya konması, daha dürüst ve açık bir bilim ortaya koyabilir. Bir çalışmadaki tutum yeni kayracılık, olumlu agnostisizm veya başka bir şeyden kaynaklansa da, sık sık sonuçlar hakkında niteliksel bir farklılık meydana getirir ve bu, samirniyetle ifade edilebilir. Diğer taraftan, sonunda onlar arasında dini oransızlık bulunsa bile, kökenieri farklı olmakla birlikte analizin detaylarında daha çok ortak zemin bulunabilir. Önemli olan şey, din 34 David Bebbington, Evangelicalism in Modern Britain, London: Unwin-Hyman, 1989, ss

20 David LYON (fa sosyolojisinin, sınırlarının sadece metodolojik değil aynı zamanda teolojik de olabileceğini kabul etmeye razı olmasıdır. Birinden diğerine kadar parantez açmak yalnızca en iyi mantıksal bir yöntemdir. Aynı zamanda hem inananları hem de inanmayanları temiz olmaya teşvik edince, özel imtiyazlı bakış açılarına yer kalmaz. Jung psikolojisi, gezegenlerle ilgili teoloji, postyapısalcılık ya da fenomenoloji basit biçimde oldukları gibi görülebilirler. Kabul edilmemiş varsayımların felsefi örtüsünü çıkarmaya çağrılması ile bilginler yalnızca mevcut en iyi delillerle desteklenmiş argümanlarla silahlanmış akademik arena içindeki yerlerini alabilirler. Elbette, özellikle postyapısalcılar gözlem yapmada bu kadar aceleci iken, delil olarak neyin gözönüne alınacağı devam edegelen bir tartışma konusudur. Sonuçta paradoksal olarak dinin işleyişi, en postmodern açıklamalarda hayli zayıf olmakla birlikte, postmodern üzerindeki tartışmaların bağlaını din sosyolojisi için yeni ihtimaller önerir. Bu yeni ihtimaller, dini, modernitemin daima daraltan çerçeveleri, sekülerleşme ve sıklıkla dini uyumsuzluk hatta düşmanlık çınlatan çatılar dışında görmek için bir fırsatı ihtiva eder. Bu, teori ve metodun farklı formlarının dini kökenieri hakkında yeni bir dönüşümü ve böylece alternatif inanç perspektifleri arasındaki farklılıkların kaçınılınazlığının farkındalığıni gerektirir. Bu, kafasını kuma gömmüş kolay ve sahte bir hoşgörüden daha iyi görünmektedir. Bu şekilde din, -sadece din sosyolojisinde değil, genel sosyal teoride de- kendi özel, çeşitli çağdaş tezahürleri içinde insan varlığının küçültülemez bir veçhesi, kendi doğruluğu, tarihselliği içinde ve yukarıda bahsedilen birçok örneği kapsayan hacme sahip olarak görülebilir. Din, belki bundan daha iyi -fakat kesinlikle daha az değil- olabilir.

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi

Detaylı

2014-2015 GÜZ DÖNEMİ DERS DAĞILIMLARI (İLAHİYAT)

2014-2015 GÜZ DÖNEMİ DERS DAĞILIMLARI (İLAHİYAT) 2014-2015 GÜZ DÖNEMİ DERS DAĞILIMLARI (İLAHİYAT) 1.SINIF (2014 Müfredatlar) 1. YARIYIL ÖĞRETİM ELEMANLARI ÖĞRETİM ELEMANLARI ÖĞRETİM ELEMANLARI No Ders Kodu Ders Adı T U K AKTS 1.GRUP (101) 2.GRUP (102)

Detaylı

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Dünyada yaşanan ekonomik kriz liderlik stillerinde de değişikliğe yol açtı. Hay Group'un liderlik stilleri üzerine yaptığı araştırmaya göre, özellikle

Detaylı

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri İLTB 601 İletişim Çalışmalarında Anahtar Kavramlar Derste iletişim çalışmalarına

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Siyaset Bilimine Giriş PSIR 101 3 3 + 0 3 5. Temel siyasal deyimleri ayırt eder 1,2,3 A,C

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Siyaset Bilimine Giriş PSIR 101 3 3 + 0 3 5. Temel siyasal deyimleri ayırt eder 1,2,3 A,C DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Siyaset Bilimine Giriş PSIR 101 3 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

Kitap A dı Yayınevi. Wilhelm von Humbold 2012 141-147. Batı Düşüncesi İSAM Yayınları 2009. Husserl Say Yayınları 2006. Yayın Yılı Ahmet Cevizci

Kitap A dı Yayınevi. Wilhelm von Humbold 2012 141-147. Batı Düşüncesi İSAM Yayınları 2009. Husserl Say Yayınları 2006. Yayın Yılı Ahmet Cevizci Mezun Olduğu Fakülte Fakülte Mezuniyet Dokuzeylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Yüksek Lisans Tez Adı Enstitü Yer Yıl Nietzsche'nin Postmodernizme Bakımından Etkileri Uludağ Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü

Detaylı

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri)

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri) ARAŞTIRMA ALANLARI 1 Kur an İlimleri ve Tefsir Kur an ilimleri, Kur an tarihi, tefsir gibi Kur an araştırmalarının farklı alanlarına dair araştırmaları kapsar. 1. Kur an tarihi 2. Kıraat 3. Memlükler ve

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6. Ön Koşul Dersleri -

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6. Ön Koşul Dersleri - DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Seçmeli

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma İÇİNDEKİLER Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma 1. FELSEFE NEDİR?... 2 a. Felsefeyi Tanımlamanın Zorluğu... 3 i. Farklı Çağ ve Kültürlerde Felsefe... 3 ii. Farklı Filozofların Farklı Felsefe Tanımları... 5 b.

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

Öğrenim Durumu. LİSANS Üniversite. YÜKSEK LİSANS Üniversite. DOKTORA Üniversite Enstitü Öğrenim Alanı Tez Başlığı KİŞİSEL BİLGİLER

Öğrenim Durumu. LİSANS Üniversite. YÜKSEK LİSANS Üniversite. DOKTORA Üniversite Enstitü Öğrenim Alanı Tez Başlığı KİŞİSEL BİLGİLER KİŞİSEL BİLGİLER Adı Soyadı : Yavuz ÇOBANOĞLU Doğum Yeri/Doğum Tarihi : İZMİR 25.10.1970 Uyruğu: : T.C. Ünvanı : Yrd. Doç. Dr. Cep Telefonu : E-Posta : yavuzcobanoglu@tunceli.edu.tr Yabancı Dili / Seviyesi

Detaylı

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ ------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (İSTTP); TASAM öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devletlerin temsilcileri ile dünyanın

Detaylı

Sağlık sosyolojisi, suç, sapma, toplumsal cinsiyet,, sosyal bilimlerde istatistik, sosyoloji teorileri

Sağlık sosyolojisi, suç, sapma, toplumsal cinsiyet,, sosyal bilimlerde istatistik, sosyoloji teorileri Yrd. Doç. Dr. AYÇA GELGEÇ BAKACAK Ödül: İletişim bilgileri: Yazışma adresi: Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 06800, Beytepe,Ankara, Türkiye Telefon: (0312) 297 84 85 E-posta: abakacak@hacettepe.edu.tr

Detaylı

11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi. Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler

11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi. Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler 11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi, Akademik Düşünce Konferansları

Detaylı

ISSN 2146-7846 ISSN 2146-7846

ISSN 2146-7846 ISSN 2146-7846 ISSN 2146-7846 J ISSN 2146-7846 J Yayınlayan Kurum / Publishing Institution: Bozok Üniversitesi İlahiyat Fakültesi / Bozok University Revelation Faculty Dil/Language: Türkçe, İngilizce, Arapça, Almanca,

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989.

Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989. Ç. Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi, Cilt 2, Sayı 2, Temmuz-Aralık 2002 KİTAP TANITIMI Yrd. Doç. Dr. Hasan KAYIKLIK Çukurova Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological

Detaylı

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ VE YAYIN LİSTESİ

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ VE YAYIN LİSTESİ AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ VE YAYIN LİSTESİ 1. Adı Soyadı : İsmail Kıllıoğlu İletişim Bilgileri Adres : Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Telefon : (0212) 521 81 00 Mail : ikillioglu@fsm.edu.tr 2. Doğum -

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7. Yrd. Doç. Dr. Alper ALTINANAHTAR

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7. Yrd. Doç. Dr. Alper ALTINANAHTAR DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili İngilizce Dersin Seviyesi Lisans Dersin Türü Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

HİTİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ 2007 VE SONRASI MÜFREDAT PROGRAMI AKTS KODU

HİTİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ 2007 VE SONRASI MÜFREDAT PROGRAMI AKTS KODU HİTİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAÜLTESİ 2007 VE SONRASI MÜFREDAT PROGRAMI T U : Teorik ders saati : Uygulamalı ders saati : Dersin redisi : Avrupa redi Transfer Sistemi 1.SINIF 1.SINIF ODU I. YARIYIL/GÜZ

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Latin Amerika da Toplum ve Siyaset PSIR 453 7-8 3 + 0 3 6

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Latin Amerika da Toplum ve Siyaset PSIR 453 7-8 3 + 0 3 6 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Latin Amerika da Toplum ve Siyaset PSIR 453 7-8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Seçmeli Dersin

Detaylı

DOKTORA PROGRAMI BİLİMSEL HAZIRLIK DERSLERİ

DOKTORA PROGRAMI BİLİMSEL HAZIRLIK DERSLERİ DOKTORA PROGRAMI BİLİMSEL HAZIRLIK DERSLERİ Bölümümüz tarafından bilimsel hazırlık dersleri alması uygun görülen öğrencilerin toplamda 18 krediyi geçmemek koşuluyla alacağı dersler danışmanları tarafından

Detaylı

Yaptığım şey çok acayip bir sır da değildi aslında. Çok basit ama çoğu kişinin ihmal ettiği bir şeyi yaptım: Kitap okudum.

Yaptığım şey çok acayip bir sır da değildi aslında. Çok basit ama çoğu kişinin ihmal ettiği bir şeyi yaptım: Kitap okudum. Türkiye deki en büyük emek israflarından birisi İngilizce öğreniminde gerçekleşiyor. Çevremde çok insan biliyorum, yıllarca İngilizce öğrenmek için vakit harcamış, ama hep yanlış yerlerde harcamış. Bu

Detaylı

1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ

1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ ÖNSÖZ İÇİNDEKİLER III Bölüm 1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ 15 1.1. Sosyolojinin Tanımı 16 1.2. Sosyolojinin Alanı, Konusu, Amacı ve Sınırları 17 1.3. Sosyolojinin Alt Disiplinleri 18 1.4.

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

Kilis 7 Aralık Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 2015/1 CİLT: 2 SAYI: 2 s. 215-219

Kilis 7 Aralık Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 2015/1 CİLT: 2 SAYI: 2 s. 215-219 Kilis 7 Aralık Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 2015/1 CİLT: 2 SAYI: 2 s. 215-219 KİTAP DEĞERLENDİRMESİ:TÜKETİM TOPLUMU VE DİN Kitap Değerlendirmesi: Tüketim Toplumu ve Din İsmail Demirezen, Ensar

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Türk-Yunan İlişkileri PSIR 463 7-8 3 + 0 3 Ön Koşul Dersleri - - - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Seçmeli Dersin Koordinatörü

Detaylı

DOĞRU DİYE BİLDİKLERİMİZİ SORGULADIK MI?

DOĞRU DİYE BİLDİKLERİMİZİ SORGULADIK MI? DOĞRU DİYE BİLDİKLERİMİZİ SORGULADIK MI? Bireyin iç ve dış dünyasını algılayıp, yorumlamasında etkili olan tüm faktörlere paradigma yani algı düzeneği denilmektedir. Bizim iç ve dış dünyamızı algılamamız,

Detaylı

SEÇMELİ DERSLER (Öğrenci aşağıda belirtilen en az 2 (iki) dersten başarılı olmalıdır.)

SEÇMELİ DERSLER (Öğrenci aşağıda belirtilen en az 2 (iki) dersten başarılı olmalıdır.) PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ YAN DAL DERSLERİ DERSLER DERSİN KODU DERSİN ADI KREDİ PSİ 101 Psikolojiye Giriş I PSİ 10 Araştırma Teknikleri I PSİ 10 Psikoloji için İstatistik I PSİ 01 Sosyal Psikoloji I PSİ 0 Gelişim

Detaylı

Deniz PARLAK. Derece Alan Üniversite Yıl. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü. Doktora Siyaset Bilimi (Devam ediyor) Ankara Üniversitesi -

Deniz PARLAK. Derece Alan Üniversite Yıl. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü. Doktora Siyaset Bilimi (Devam ediyor) Ankara Üniversitesi - Deniz PARLAK KİŞİSEL BİLGİLER Unvanı: Öğretim Görevlisi Doğum Yeri: İstanbul e-mail: deniz.parlak@kemerburgaz.edu.tr ÖĞRENİM DURUMU Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü

Detaylı

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler.

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler. 0212 542 80 29 Uz. Psk. SEMRA EVRİM 0533 552 94 82 DUYGUSAL ZEKA Son yıllarda yapılan pek çok çalışma zeka tanımının genişletilmesi ve klasik olarak kabul edilen IQ yani entelektüel zekanın yanı sıra EQ

Detaylı

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP:

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP: SORU : Yediemin deposu açmak için karar aldım. Lakin bu işin içinde olan birilerinden bu hususta fikir almak isterim. Bana bu konuda vereceğiniz değerli bilgiler için şimdiden teşekkür ederim. Öncelikle

Detaylı

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) 6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU İslam Ülkelerinde Çok Boyutlu Güvenlik İnşası ( 06-08 Mart 2015, Serena Hotel - İslamabad ) Güvenlik kavramı durağan değildir.

Detaylı

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları 2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları Virpi Einola-Pekkinen 11.1.2011 1 Strateji Nedir? bir kağıt bir belge bir çalışma planı bir yol bir süreç bir ortak yorumlama ufku? 2 Stratejik Düşünme Nedir?

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Siyasal Düşünceler Tarihi PSIR 201 3 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Siyasal Düşünceler Tarihi PSIR 201 3 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Siyasal Düşünceler Tarihi PSIR 201 3 3 + 0 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Toplumsal Sorumluluk ve Etik PSIR 392 6 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Toplumsal Sorumluluk ve Etik PSIR 392 6 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Toplumsal Sorumluluk ve Etik PSIR 392 6 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

I. BÖLÜM I. DİL. xiii

I. BÖLÜM I. DİL. xiii I. BÖLÜM I. DİL DİL NEDİR?... 1 İNSAN HAYATINDA DİLİN ÖNEMİ... 3 ÇOCUĞUN İNSAN OLMA SÜRECİNDE DİLİN ÖNEMİ... 5 ANA DİLİNİN ÖNEMİ... 6 DİL VE DÜŞÜNCE... 7 DİL, SEMBOL VE İŞARET İLİŞKİSİ... 12 DİL, KÜLTÜREL

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tarih Celal Bayar Üniversitesi 2007 Y. Lisans Tarih - Ortaçağ Celal Bayar Üniversitesi

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tarih Celal Bayar Üniversitesi 2007 Y. Lisans Tarih - Ortaçağ Celal Bayar Üniversitesi ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Zafer Duygu 2. Doğum Tarihi : 11.08.1976 3. Unvanı : Yardımcı Doçent Doktor 4. Öğrenim Durumu : Doktora Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tarih Celal Bayar Üniversitesi 2007 Y.

Detaylı

İLÂHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ

İLÂHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ İLÂHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ Çukurova University Journal of Faculty of Divinity Cilt 12 Sayı 1 Ocak-Haziran 2012 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ 2012 (12/1) Ocak-Haziran

Detaylı

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde;

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde; Diploma Programı Çerçevesi Diploma programı her kültürün kendisine adapte edebileceği esnek bir program sunarak kendi değerlerini yitirmeyen uluslararası farkındalığa ulaşmış bireyler yetiştirmeyi hedefler.

Detaylı

İLÂHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ

İLÂHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ İLÂHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ DİN PSİKOLOJİSİ ÖZEL SAYISI Prof. Dr. Kerim Yavuz Armağanı Çukurova University Journal of Faculty of Divinity Cilt 12 Sayı 2 Temmuz-Aralık 2012 ÇUKUROVA

Detaylı

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS ARAP DİLİ VE EDEBİYATI I İLH 103 1 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu

Detaylı

Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları

Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Uygulama Laboratuar Kredi AKTS Saati Saati Saati Uluslararası Ekonomi Politik IR502 Seçmeli 3 0 0 3 7.5 Ön Koşul Ders(ler)i

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI KURULUŞLAR PSIR 331 5 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI KURULUŞLAR PSIR 331 5 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI KURULUŞLAR PSIR 331 5 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR. 26 Kasım 2015

N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR. 26 Kasım 2015 N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR 26 Kasım 2015 SİYASİ İRADENİN ÖNÜNDE İKİ SENARYO Kapsamlı bir reform ve kalkınma hareketine girmek Toplumsal barış Çözüm süreci Yeni anayasa Başkanlık arayışı ve kutuplaşma

Detaylı

Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı

Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı Russell ın dil felsefesi Frege nin anlam kuramına eleştirileri ile başlamaktadır. Frege nin kuramında bilindiği üzere adların hem göndergelerinden hem de duyumlarından

Detaylı

Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 2015-2016 Eğitim Öğretim Yılı Güz Dönemi Ara Sınav Takvimi

Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 2015-2016 Eğitim Öğretim Yılı Güz Dönemi Ara Sınav Takvimi Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 2015-2016 Eğitim Öğretim Yılı Güz Dönemi Ara Sınav Takvimi 30 Kasım-5 Aralık (Birinci Hafta) Programlar 30 Kasım 1 Aralık 2 Aralık 3 Aralık 4 Aralık 5 Aralık

Detaylı

Makalede Giriş Bölümü Nasıl Olmalıdır? Dr. Füsun Yarış OMÜTF Aile Hekimliği AD OMÜTF ve STO Akademik Gelişim Kursu 1 25.03.2012

Makalede Giriş Bölümü Nasıl Olmalıdır? Dr. Füsun Yarış OMÜTF Aile Hekimliği AD OMÜTF ve STO Akademik Gelişim Kursu 1 25.03.2012 Makalede Giriş Bölümü Nasıl Olmalıdır? Dr. Füsun Yarış OMÜTF Aile Hekimliği AD OMÜTF ve STO Akademik Gelişim Kursu 1 25.03.2012 Makalenin giriş bölümünün yazımı ile ilgili bilgi ve deneyim paylaşımı. Yanıt

Detaylı

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 ( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - İtalya İlişkileri: Fırsatlar ve Güçlükler ( 2014 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen

Detaylı

Doç.Dr. Musa Kazım Arıcan, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Felsefe Bölümü Türk İslam Düşüncesi Tarihi Anabilimdalı, Öğretim Üyesi

Doç.Dr. Musa Kazım Arıcan, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Felsefe Bölümü Türk İslam Düşüncesi Tarihi Anabilimdalı, Öğretim Üyesi Doç.Dr. Musa Kazım Arıcan, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Felsefe Bölümü Türk İslam Düşüncesi Tarihi Anabilimdalı, Öğretim Üyesi Adı Soyadı (Unvanı) Musa Kazım Arıcan (Doç. Dr.) Doktora: Ankara Üniversitesi,

Detaylı

DOKTORA TEZ SÜRECİ: ALTERNATİF MODEL ÖNERİSİ

DOKTORA TEZ SÜRECİ: ALTERNATİF MODEL ÖNERİSİ DOKTORA TEZ SÜRECİ: ALTERNATİF MODEL ÖNERİSİ Yrd.Doç.Dr. İlhan Oğuz AKDEMİR Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü ioakdemir@firat.edu.tr ÖNCÜLLER Ülkemizde her yıl 2.000 civarında doktora tezi yapılmaktadır.

Detaylı

İçindekiler. xiii. vii

İçindekiler. xiii. vii Ön söz 1 Danışmaya davet 1 Giriş 1 Anlatı yaklaşımı 3 Bundan konuşmak için bir zemin ayırmak 5 Danışmanlık becerilerini öğrenmek 8 Sonuçlar 10 Okuma önerileri 10 2 Örtük danışmanlık modeli 11 Giriş 11

Detaylı

TED ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE YETERLİLİK SINAVI (TEDÜ - İYS)

TED ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE YETERLİLİK SINAVI (TEDÜ - İYS) TED ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE YETERLİLİK SINAVI (TEDÜ - İYS) TEDÜ-İYS ileri düzey bir İngilizce sınavı olup, üniversitemizde lisans eğitimi almak için başvuran öğrencilerin ilgili fakültelerdeki bölümlerinde

Detaylı

ENDÜSTRİYEL VE POST-ENDÜSTRİYEL DÖNÜŞÜM

ENDÜSTRİYEL VE POST-ENDÜSTRİYEL DÖNÜŞÜM ENDÜSTRİYEL VE POST-ENDÜSTRİYEL DÖNÜŞÜM Bilgi, Ekonomi ve Kültür Prof. Dr. Veysel BOZKURT İstanbul Üniversitesi EKİN 2012 ÖNSÖZ ii Endüstriyel dönüşümün toplumsal sonuçlarını en iyi anlatan yazarlardan

Detaylı

Rekabet Avantajının Kaynağı: Satış

Rekabet Avantajının Kaynağı: Satış Rekabet Avantajının Kaynağı: Satış Satıcılar Hizmetlerini Nasıl Farklılaştırırlar? Wilson Learning in beş farklı kuruluşla yaptığı araştırmanın amacı, satıcıların farklılık ve rekabet avantajı yaratmadaki

Detaylı

TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek

TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek Yaklaşık Ağırlığı 1) Sözel Bölüm %50 2) Sayısal Bölüm %50 Sözel akıl yürütme (muhakeme) becerilerini, dil bilgisi ve yazım

Detaylı

Beslenme ve Diyetetik Alanında Bilginin Güvenirliği 14 Kasım 2014 İstanbul

Beslenme ve Diyetetik Alanında Bilginin Güvenirliği 14 Kasım 2014 İstanbul Beslenme ve Diyetetik Alanında Bilginin Güvenirliği 14 Kasım 2014 İstanbul Prof.Dr. MUHİTTİN TAYFUR Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Beslenme ve Sağlık Bilgisinin

Detaylı

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı Yeni Nesil Devlet Üniversitesi SİYASAL BİLGİLER FAKÜLTESİ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı 2015-2016 Tanıtım Broşürü Bölüm Hakkında Genel Bilgiler Kamu Yönetimi, işlevsel anlamda kamu politikaları

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Akademik Yazıma Giriş PSIR 182 2 3 + 0 3 3

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Akademik Yazıma Giriş PSIR 182 2 3 + 0 3 3 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Akademik Yazıma Giriş PSIR 182 2 3 + 0 3 3 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

2015 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU. Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Hukuku

2015 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU. Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Hukuku 2015 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Hukuku DÜZENLEYEN Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü SEMPOZYUMUN AMACI VE GEREKÇESİ Etnik, dini ve siyasi

Detaylı

Bu sayının Hakemleri

Bu sayının Hakemleri Bu sayının Hakemleri Doç. Dr. Osman Aydınlı (Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi) Doç. Dr. Metin Bozkuş (Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi) Doç. Dr. İbrahim Görener (Erciyes Üniversitesi İlahiyat

Detaylı

128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21

128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21 Socrates-Comenius, Eylem 2.1. Projesi Bir Eğitim Projesi olarak Tarihi Olayları Yeniden Canlandırma Eğitimden Eyleme Referans: 128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21 ÖĞRETMEN EĞİTİMİ PROGRAMI PLAN DURUM Pek

Detaylı

2 Çözümlerin Ortak Şifresi: Sinerji

2 Çözümlerin Ortak Şifresi: Sinerji GİRİŞ Sinerji yaşamın akışı içerisinde her nokta da her yerde gerekliliği daimi olan bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Doğaya baktığımızda; göçmen kuşların v şeklinde uçarak hava akımı yaratıp birbirlerinin

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Sosyolojiye Giriş I SSG109 1 3+0 3 4

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Sosyolojiye Giriş I SSG109 1 3+0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Sosyolojiye Giriş I SSG109 1 3+0 3 4 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin

Detaylı

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 KONULAR Avrupa da Folklor sözcüğünün kullanımı ile ilgili çalışmalar Folklorun ilk derneği Folklorun tanımı DR. SÜHEYLA SARITAŞ 2 AVRUPA DA FOLKLOR SÖZCÜĞÜNÜN

Detaylı

The Middle East in International Relations: Power, Politic, and Ideology. Fred Halliday, Cambridge Press, 2006, 374 sayfa,

The Middle East in International Relations: Power, Politic, and Ideology. Fred Halliday, Cambridge Press, 2006, 374 sayfa, The Middle East in International Relations: Power, Politic, and Ideology Fred Halliday, Cambridge Press, 2006, 374 sayfa, Hazırlayan: Muharrem EKŞİ Ortadoğu nun Uluslararası İlişkilerinin; devletlerarası

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS KÜLTÜRLERARASI YÖNETİM MAN 338 6 3 + 5 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS KÜLTÜRLERARASI YÖNETİM MAN 338 6 3 + 5 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS KÜLTÜRLERARASI YÖNETİM MAN 338 6 3 + 5 3 5 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Almanca Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

Doç. Dr Ender Asyalı

Doç. Dr Ender Asyalı GEMİ KAZALARI NEDENLERİ VE İNSAN FAKTÖRÜ Doç. Dr Ender Asyalı ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANLIĞI DENİZ KAZALARINI ARAŞTIRMA VE İNCELEME ÇALIŞTAYI (18 19 OCAK 2014 / ANTALYA Denizcilik endüstrisinin

Detaylı

Sahibi. Afyon Kocatepe Üniversitesi adına Rektör Prof. Dr. Ali ALTUNTAŞ. Editörler Prof. Dr. A.İrfan AYPAY Doç. Dr. Mehmet KARAKAŞ

Sahibi. Afyon Kocatepe Üniversitesi adına Rektör Prof. Dr. Ali ALTUNTAŞ. Editörler Prof. Dr. A.İrfan AYPAY Doç. Dr. Mehmet KARAKAŞ 1992 SOSYAL BİLİMLER DERGİSİ Cilt IX, Sayı 2, Aralık 2007 Afyon Kocatepe University Journal of Social Sciences Vol. IX, Issue 2, December 2007 Sahibi adına Rektör Prof. Dr. Ali ALTUNTAŞ Editörler Prof.

Detaylı

Tarabya Konferansı. Alman-Türk İşbirliği Konusu olarak İslam ve Avrupa

Tarabya Konferansı. Alman-Türk İşbirliği Konusu olarak İslam ve Avrupa Tarabya Konferansı Alman-Türk İşbirliği Konusu olarak İslam ve Avrupa Almanya nın Ankara Büyükelçiliği 2002 yılından beri, İstanbul/Tarabya daki Alman-Türk Diyaloğu Evi nde Alman-Türk İşbirliği konusu

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

R KARLILIK VE SÜRDÜRÜLEB

R KARLILIK VE SÜRDÜRÜLEB ÜRETİMDE İNOVASYON BİLAL AKAY Üretim ve Planlama Direktörü 1 İleri teknolojik gelişme ve otomasyon, yeni niteliklere ve yüksek düzeyde eğitim almış insan gücüne eğilimi artıyor. Mevcut iş gücü içinde bu

Detaylı

BİLGESAM GENÇLİK PLATFORMU TÜZÜĞÜ

BİLGESAM GENÇLİK PLATFORMU TÜZÜĞÜ BİLGESAM GENÇLİK PLATFORMU TÜZÜĞÜ Madde 1: Topluluğun Adı Ve Merkezi a)topluluğun Adı : Bilgesam Gençlik Platformu dur. b)topluluğun Merkezi : İstanbul dur. Madde 2: Topluluğun Kurulma Amacı 1-BİLGESAM

Detaylı

TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek

TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek Yaklaşık Ağırlığı 1) Sözel Bölüm 0 2) Sayısal Bölüm 0 Sözel akıl yürütme (muhakeme) becerilerini, dil bilgisi ve yazım kurallarını

Detaylı

İş Yerinde Ruh Sağlığı

İş Yerinde Ruh Sağlığı İş Yerinde Ruh Sağlığı Yeni bir Yaklaşım Freud a göre, bir insan sevebiliyor ve çalışabiliyorsa ruh sağlığı yerindedir. Dünya Sağlık Örgütü nün tanımına göre de ruh sağlığı, yalnızca ruhsal bir rahatsızlık

Detaylı

Değerler. www.danisnavaro.com 13 Ekim 2015. Page 2

Değerler. www.danisnavaro.com 13 Ekim 2015. Page 2 DEĞERLER Değerler 1. değerler var olan şeylerdir, var olan imkanlardır (potansiyeldir) 2. değerler, eserlerle veya kişilerin yaptıklarıyla, yaşamlarıyla gerçekleştiren insan fenomenleridir; 3. değerler,

Detaylı

EVRİM TRANSCENDENCE 10 EKİM DE SİNEMALARDA!

EVRİM TRANSCENDENCE 10 EKİM DE SİNEMALARDA! EVRİM TRANSCENDENCE 10 EKİM DE SİNEMALARDA! EVRİM - TRANSCENDENCE Evrim Transcendence filminde Oscar adayı Johnny Depp, Rebecca Hall, Paul Bettany, Cillian Murphy ve Oscar ödüllü oyuncu Morgan Freeman

Detaylı

28.04.2014 SİSTEM. Sosyal Sistem Olarak Sınıf. Okulun Sosyal Sistem Özellikleri. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.

28.04.2014 SİSTEM. Sosyal Sistem Olarak Sınıf. Okulun Sosyal Sistem Özellikleri. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu. SİSTEM SOSYAL BİR SİSTEM OLARAK SINIF Sınıfta Kültür ve İklim Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.tr Sistem: Aralarında anlamlı ilişkiler bulunan, bir amaç doğrultusunda bir araya getirilen

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO501 Eğitimde Program Geliştirme 3 0 3 8

Detaylı

OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK

OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... V GİRİŞ...1 BİRİNCİ BÖLÜM DİNSEL ÇOĞULCULUK ve BENZER KAVRAMLAR I. Vatandaşlık...7 A. Sosyal Bilimlerde Vatandaşlık Kavram(lar)ı...8

Detaylı

Kemal Gözler ANAYASA HUKUKUNUN METODOLOJİSİ

Kemal Gözler ANAYASA HUKUKUNUN METODOLOJİSİ Kemal Gözler ANAYASA HUKUKUNUN METODOLOJİSİ Ekin Kitabevi Yayınları ISBN: 975-7338-39-7 Tüm hakları mahfuzdur. Bu kitabın tamamı ya da bir kısmı 5846 sayılı yasanın hükümlerine göre, kitabı yayınlayan

Detaylı

Yaş Doğrulama Metotları

Yaş Doğrulama Metotları Yaş Doğrulama Metotları Yrd. Doç. Dr. Aysun GÜMÜŞ Ondokuzmayıs Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Biyoloji Bölümü, Samsun Birçok kemikleşmiş yapı günlük ve yıllık periyodik birikimler oluşturmak suretiyle

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI SİYASAL DÜŞÜNCELER TARİHİ YARD. DOÇ. DR. MUSTAFA GÖRKEM DOĞAN 7. ERKEN MODEN DÖNEMDE SİYASAL DÜŞÜNCE 7 ERKEN MODEN DÖNEMDE

Detaylı

GENEL İNGİLİZCE KULLANIM KILAVUZU. 1. Seviyeler 2. Genel İngilizce Kurslarının Yapısı 3. Rehber Öğretmenin Rolü 4. Sanal Dil Okulu

GENEL İNGİLİZCE KULLANIM KILAVUZU. 1. Seviyeler 2. Genel İngilizce Kurslarının Yapısı 3. Rehber Öğretmenin Rolü 4. Sanal Dil Okulu GENEL İNGİLİZCE KULLANIM KILAVUZU 1. Seviyeler 2. Genel İngilizce Kurslarının Yapısı 3. Rehber Öğretmenin Rolü 4. Sanal Dil Okulu Net Languages Portal Eğitim Platformu ; Web Adresi Kullanıcı Adı Şifresi

Detaylı

Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı Yüksek Lisans Ders İçerikleri

Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı Yüksek Lisans Ders İçerikleri Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı Yüksek Lisans Ders İçerikleri Okuma-Yazma Öğretimi Teori ve Uygulamaları ESN721 1 3 + 0 7 Okuma yazmaya hazıroluşluk, okuma yazma öğretiminde temel yaklaşımlar, diğer ülke

Detaylı

BALTAŞ-EKSEN KİŞİYİ TANIMAK SEÇME VE YERLEŞTİRMEDE UYGULAMALAR VE BAKİR ALANLAR. twitter.com/baltasbilgievi Facebook.

BALTAŞ-EKSEN KİŞİYİ TANIMAK SEÇME VE YERLEŞTİRMEDE UYGULAMALAR VE BAKİR ALANLAR. twitter.com/baltasbilgievi Facebook. BALTAŞ-EKSEN KİŞİYİ TANIMAK SEÇME VE YERLEŞTİRMEDE UYGULAMALAR VE BAKİR ALANLAR GÖRÜŞME GENEL YETENEK KULLANILAN YÖNTEMLER KİŞİLİK REFERANS YETKİNLİK TESTLERİ DEĞERLENDİ RME MERKEZİ 2 GÖRÜŞME Sonraki adımların

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH A.B.D. BİLGİ FORMU

TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH A.B.D. BİLGİ FORMU TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH A.B.D. BİLGİ FORMU Bölüm TARİH ANA BİLİM DALI Bölüm Başkanı PROF.DR. AYGÜN ATTAR Bölümün amacı Tarih Anabilim Dalının amacı yüksek

Detaylı

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Adı Soyadı (Unvanı) Doktora: E-posta: (kurum/özel) Web sayfası Santral No: Dahili No: 3512 Fax: Cep Telefonu: İş Adresi: Yazışma Adresi: Bölümü/Anabilim Dalı: İdari Görevi: Fırat MOLLAER Mimar Sinan Güzel

Detaylı

DERS ÖĞRETİM PLANI Akdeniz İktisat Tarihi. Dersin Adı Dersin Kodu Dersin Türü

DERS ÖĞRETİM PLANI Akdeniz İktisat Tarihi. Dersin Adı Dersin Kodu Dersin Türü Dersin Adı Dersin Kodu Dersin Türü DERS ÖĞRETİM PLANI Akdeniz İktisat Tarihi Seçmeli Dersin Seviyesi Doktora ( İktisat ) Dersin AKTS Kredisi 8 Haftalık Ders Saati 3 Haftalık Uygulama Saati - Haftalık Laboratuar

Detaylı

İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ

İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ KISA ÖZET

Detaylı

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (22 Ekim-14 Aralık 2012)

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (22 Ekim-14 Aralık 2012) 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (22 Ekim-14 Aralık 2012) Sayın Velimiz, 22 Ekim 2012-14 Aralık 2012 tarihleri arasındaki ikinci temamıza ait bilgiler bu bültende yer almaktadır. Böylece temalara bağlı düzenlediğimiz

Detaylı

LOJİSTİK SEKTÖRÜ SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI

LOJİSTİK SEKTÖRÜ SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI LOJİSTİK UYGULAMALARI VE ARAŞTIRMALARI MERKEZİ LOJİSTİK SEKTÖRÜ SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI Şubat, 2014 Fikri Mülkiyet Hakları Saklıdır ÇALIŞMA EKİBİ Bülent TANLA (Danışman) Prof. Dr. Okan Tuna (Koordinatör-Raportör)

Detaylı

ÇAĞDAŞ DÜŞÜNCE SİSTEMİNİN OLUŞUMUNDA ARKEOLOJİNİN YERİ

ÇAĞDAŞ DÜŞÜNCE SİSTEMİNİN OLUŞUMUNDA ARKEOLOJİNİN YERİ ÇAĞDAŞ DÜŞÜNCE SİSTEMİNİN OLUŞUMUNDA ARKEOLOJİNİN YERİ ARKEOLOJİNİN FELSEFESİ ARKEOLOJİNİN TARİHİ YA DA ARKEOLOJİ NEYE YARAR? NEDİR? NE DEĞİLDİR ARKEOLOJİNİN BİR BİLİM ALANI OLDUĞUNU TOPLUMA ANLATMAK ÇOK

Detaylı

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da 21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da geleceğin mimarı nesiller artık bizim ellerimizde, güvenle... Keşke Hep Çocuk Kalsak! Büyüyünce ne olacaksın diye sorarlar. Oysa çocuk kalmak en güzel şey değil midir?

Detaylı

TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS DERSLERİ DERSİN KODU VE ADI TEZ 5000 Yüksek Lisans Tezi TİB 5010 Seminer UAD 8000 Uzmanlık Alan

TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS DERSLERİ DERSİN KODU VE ADI TEZ 5000 Yüksek Lisans Tezi TİB 5010 Seminer UAD 8000 Uzmanlık Alan TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS DERSLERİ TİB 5010 Seminer UAD 8000 Uzmanlık Alan Dersi I UAD 8001 Uzmanlık Alan Dersi-II TİB 5660 Hadiste Sened ve Metin Tenkidi TİB 5190 Mukayeseli Hadis

Detaylı