Merhaba. pecya. Sevgi ve saygıyla. T. Yılmaz ÖĞÜT

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Merhaba. pecya. Sevgi ve saygıyla. T. Yılmaz ÖĞÜT"

Transkript

1

2

3 İÇİNDEKİLER : Haberler : Fransa - Marcel Marceau Handan Güntürk : Almanya - Münih Özgür Tiyatro Yalçın Baykul : Romanya - Bükreş Komedi Tiyatrosu Nalân Özübek : Gürcistan - Rustaveli Tiyatrosu Nalân Özübek : Perdeci ve AÇOK Zeynep Üskül Bir Tutkunun Yüzyılı Macit Koper : AST - Yolcu ve Salpa Rutkay Aziz Metin Balay Mehmet Yüksel Fatoş Güney - Basından : Devlet Tiyatroları - Deli Dumrul ve Oresteia Özlem Öğüt Reyman Eray - Basından : Dostlar Tiyatrosu - Sevdalı Bulut Seçkin Selvi - Basından : İst. Bel. Şehir Tiyatrosu - Vanya Dayı Yasemin Dilber : Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu - Uzakta Piyano Sesleri Zülfü Livaneli - Basından : Ayberk Çölok Umur Bugay Çetin Öner «Nezih Danyal : İst. Bel. Şehir Tiyatrosu - Sığıntı lar Mustafa Demirkanlı KAPAK: Marcel Marceau o:shuhei Iwamoto Tiyatro... Tiyatro... AYLIK HABER TANITIM DERGİSİ SAYI: 16/MAYIS 1992 /200 TL. Merhaba B u yıl, Kültür Bakanı'nın yakın ilgisi sonucunda alınan 400 milyon liralık devlet yardımı, Uluslararası 4. İstanbul Tiyatro Festivalinin yapılması kararını, son anda kesinleştirdi; Bu nedenle program çok geç açıklanabildi. İstanbul Tiyatro Festivali'nin daha geniş olanaklarla, daha kapsamlı yapılabilmesi için, acil kararlar alınmasının gerekliliği, bu yılki ölüm-kalım anlarının yaşanmasından sonra, artık açıkça ortaya çıkmış bulunuyor. İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı'nın, Müzik ve Sinema Festivalleri'nde gösterdiği performans, ne yazık ki Tiyatro Festivali'nde etkisini göstermiyor. Bu başarılı iki festival için, bir yığın sponsor firma ile ilişki yürüten vakıf yönetimi, Tiyatro Festivaline gelince bu desteği bulamıyor. Bu tutumu, tiyatroya karşı gösterilen umursamazlığın bir örneği olarak görüyoruz. Bilindiği gibi kültür, sanat varlıklarının tümünü kapsayan bir kavram; yalnızca para kazanılan sanat etkinliklerine eğinilmesini, kitlesel katılıma fırsat veremeyen, geliri az tiyatro sanatının geri plana itilmesini, kültüre hizmet kavramıyla bağdaştıramıyoruz. İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı'nın, bu zorluklarının düzeleceğini umut ederek, gelecek yıllarda tüm sanat dallarına eşit-adil-ayrımsız biçimde kucak açılmasını bekliyoruz. Bu yıl, İstanbul Festivaline dört yabancı topluluk katılacak. Arkadaşlarımız bu toplulukların yönetmen ve oyuncularıyla kendi ülke ve mekanlarında görüştü. Yayın Kordinatörümüz Nalân Özübek Romanya'ya gitti, Bükreş'te Komedi Tiyatrosu'nun müdürü ve oyunun yönetmeni ile ve festivale Gürcistan'dan katılacak olan Rustaveli Tiyatrosu'nun direktörü ile konuştu; Paris'te ünlü MİM'ci Marcel Marceau ile muhabirimiz Handan Güntürk, kendi bürosunda görüştü; Almanya'daki muhabirimiz Yalçın Baykul, Dünya Festivallerini dolaşan Münih Tiyatrosu'nun peşine düştü, onları Münster Şehir Tiyatrosu'ndaki çalışmalarında yakaladı. Yabancı topluluklarla, böyle direkt ilişki sonucunda oluşturulan tanıtım yazılarımızın okurlarımızı memnun edeceğini umuyoruz. Bu özel sayımızda, Mart ayı sonunda Ankara'da ölen değerli tiyatro sanatçısı Ayberk Çölok için yer açtık. Eskilerin "Nev-i şahsına münhasır" dedikleri bir tipti Ayberk Çölok... Bu yetenekli, renkli ve özgün sanatçımızı bazı dostlarının anlattıkları ile anıyoruz. Türk tiyatrosuna verdiği çok değerli katkılarına olan gönül borcumuzu, böyle yerine getirmek istedik. Dergimizin, Haziran ve Temmuz sayıları 20. İstanbul Uluslararası Festivaline ayrılmış "Özel Sayı" olarak çıkacak; festival etkinliklerinin bulunduğu yerlerde, fazla olmayan bir ücretle dağıtılacak. Ağustos- Eylül sayılarımız ise birarada, geçtiğimiz mevsimin genel değerlendirmesi ve bazı araştırma-inceleme yazıları ile yayımlanacak. Ekim sayımız ise yepyeni bir içerik ve biçimde olacak... Sevgi ve saygıyla. T. Yılmaz ÖĞÜT Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni: Tem Yapım Yayıncılık Ltd. Şti. adına T.Yılmaz Öğüt Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Mustafa Demirkanlı Yayın Koordinatörü: Nalân Özübek Danışma Kurulu: Orhan Alkaya, Rutkay Aziz, Genco Erkal, Fikret İlkiz, Yılmaz Onay, Ali Taygun, Işık Yenersu Basın ve Halkla İlişkiler: Enis Bakışkan Teknik Yönetmen: Sinan Şanlıer katkıda Bulunanlar: Metin Balay, Yalçm Baykul, Umur Bugay, Nezih Danyal, Yasemin Dilber, Reyman Eray, Fatoş Güney, Handan Güntürk, Macit Koper, Özlem Öğüt, Çetin Öner, Seçkin Selvi, Zeynep Üskül, Mehmet Yüksel Ankara Tem.: Koray Ergun Tel: İzmir Tem.: Ali Rıza Özbilgiç Tel: İzmit Tem. Kocaeli Bölge Tiy. Tel Samsun Tem.: Kaya Odabaşı Tel: Almanya Tem.: Levent Beceren, Berlin Tel: Viyana Tem.: Uğur Özkan, Wien Tel: Ofset Hazırlık: Tem Yapım Tel: Baskı: MÜ-KA Matbaası Tem Yapım Yayıncılık Ltd. Şti. Oba Sok. 9/1 Cihangir/İstanbul Tel: Fax: Abone Bedeli: Yıllık ,- TL. Yurtdışı: 25 DM Posta Çeki Hes. : Tem Yapım Banka Hesap No: T.İş Bankası-Cihangir Şb Katkılarından dolayı TİYAP'a teşekkür ederiz.

4 Şehir Tiyatrolarının çok renkli 8. Gençlik Günleri Şehir Tiyatrolarının gelenekselleştirdiği Gençlik Günleri'nin 8incisi bu yıl, 4 Mayıs-29 Mayıs arasında gerçekleştirilecek. Bu etkinlikler, gençleri (genç düşünenleri) biraraya getirerek, tartışmaya açık paneller, Türk sinemasının önemli yapıtlarını göstermek, bunları tartışmak, sevilen ses ve gösteri sanatçılarını izleme olanağı yaratmak, amatör tiyatro topluluklarının ya da profesyonel sanatçıların amatör çalışmalarını sahnelemek gibi önemli ve kapsamlı bir görevi yerine getiriyor. Etkinlikler, Mayıs ayı içinde gün boyu sürecek; gösteriler her gün Harbiye-M. Ertuğrul sahnesinde 12.00'de film gösterileri ile başlayacak, sonra söyleşiler, sergiler, müzik dinletileri, mültivizyon gösterileri ve tiyatro gösterileri ile devam edecek. Her genç, panel ve söyleşilerde etkinliğe aktif olarak katılabilecek, kafasındaki sorulara yanıt bulabilecek. Türk Sineması kapsamında, M. Ertuğrul'dan Işıl Özgentürk'e kadar uzanan bir çizgide, film yönetmenlerimizin 20 filmi gösterilecek. Konser ve dinletilerde, Fatih Erkoç, Deniz Türkali, Timur Selçuk, Ayla Algan gibi sanatçılar Ruhi Su Dostlar Korosu, Grup Çağrı gibi topluluklar yer alıyor. Hergün yapılacak olan söyleşi ve panellerde Kültür Bakanı Fikri Sağlar, İnsan Haklarından Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Kahraman, yazar Pınar Kür, ses sanatçısı Barış Manço, gazeteci baba - oğullar Çetin-Ahmet-Mehmet Altan gibi ünlüler bulunuyor. Tiyatro gösterilerine Üniversite, Belediye, Halkevi ve bazı amatör gruplar olmak üzere 26 topluluk, 34 oyunla katılıyor. Oyunlar M. Ertuğrul Sahnesiyle Kadıköy Haldun Taner Sahnesinde her gün (Haldun Taner Sahnesinde 19 Mayıstan sonra) ve saatlerinde sergilenecek. (İletişim: M. Ertuğrul Tiyatrosu Gençlik Günleri sorumlusu Neşe Erçetin. Tel: Fax: ) Enis Fosforoğlu Tiyatrosu'nda yeni oyun Timur Selçuk Dinletisi, 18 Mayıs, saat 19.00'da M. Ertuğrul Sahnesinde Gençlik Günleri'ne katılacak PTT Tiyatrosu'nun "Düğün Ya Da Davul" oyunu Denizli Amatör Şenliği Belediyesi Tiyatrolar Üsküdar Belediyesine ait Altunizade Kültür Merkezi'nde gösterilerini sürdüren Enis Fosforoğlu Tiyatrosu (EFT) bu mevsimin ikinci oyununa 2 Mayıs'ta başladı. Jack Poplewelle'nin yazdığı Mücevherler Nerede? adlı oyunu Enis Fosforoğlu yönetiyor. Sosyal yapılan farklı gözüken iki aile arasında geçen, ilginç bir olayı; güldürü türünde işleyen oyun, gerçek bir soyguncunun kim olduğunu tartışıyor. Enis Fosforoğlu Tiyatrosu, Erenköy, İnönü Cad. 2/ 15'de Aktif Sanatlar adı ile sanat kurslarını da yürütüyor. Bu kurslarda Enis Fosforoğlu'nun tiyatro üzerine verdiği dersler yanında, Resim-Grafik (Mustafa Horasan), Vitray (Sevil Kesen), Batik (Gültekin Altınay), Seramik (Meliha Sertay), Gitar (Recep Özçakır), Org (Ercan Mertoğlu) ve bale dersleri de veriliyor. Denizli Belediyesi'nin geleneksel 8. Amatör Tiyatrolar Şenliği, 27 Mayıs-7 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Bu yıl şenliğe 12 Topluluk, 13 oyunla katılıyor. Ayrıca bu şenliğin açılışında Denizli Belediyesi Şehir Tiyatrosu'nun resmen kuruluşu da kutlanacak. Şenlikte Ankara Devlet Opera ve Balesinin gösterisiyle, Denizli Belediyesi Konservatuarı'nın sanat ve halk müziği konserleri de bulunuyor. Şenliğe katılacak topluluklar şunlar: Denizli Bel. Konservatuarı/Bergama Bel. Ş.T./Keşan Bel. Evrim T./Denizli Halkevi Oyuncuları/Özel İzmir Amerikan Lisesi/Muğla Kent Oyuncuları/Manisa Afsem Oyuncuları/Turgutlu Bel. T./Konak Bel. T./Özel Çakabey Lisesi/ Gölcük Bel. Ş.T./Salihli Bel. Ş.T.

5

6 6 Bilsak'ta Yeni Oyun: Gitmeden Önce Bilsak Tiyatro Atölyesi uzun bir aradan sonra yeni oyununa, Gitmeden Önce (Hitting Town) adı ile 9 Mayıs'ta "Nineteen Disko"da başlıyor. Rus asıllı İngiliz yazar Stephen Poliakoff'un oyunu, üç insanın aykırı aşklarını anlatıyor. Oyunda, üçlü'nün bulundukları mimari çevre ile kendi ara- " Gitmeden Önce" larındaki aşk ilişkisinin yarattığı duyarlı, kırılgan, dağılıverecek atmosfer arasındaki koşutluklar öne çıkarılıyor. Üçlü'yü Emre Baykal, Ceysu Koçak ve Nihal G. Koldaş oynuyor Ekin Tiyatrosu "Yaşar Yaşamaz" Ne Yaşar Ne Ankara Ekin Tiyatrosu turne etkinlikleri Ankara Ekin Tiyatrosu, bu yıl Aziz Nesin'in Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz adlı oyununu mevsim içinde Ankara'da AST salonunda sergiledi. Topluluk 28 Nisan'dan başlayarak bir aylık Anadolu Turnesine çıktı. Toplulukta AST'ın eski iki ünlü oyuncusu Savaş Yurttaş ile Şener Kökkaya da yer alıyor. Oyun 28 Nisan-25 Mayıs arasında şu kent ve yörelerde sergilenecek: Kastamonu, Zonguldak, K. Ereğlisi, Bolu, Söke, Bandırma, Balıkesir, Bigadiç, Kütahya, Sakarya, Eskişehir, Ortadoğu Şenlikleri (13 Mayıs), Uşak, Afyon, Kuşadası, Elmalı, Fethiye, Burdur, Isparta. Yaz aylarında ise, Temmuz'da Ankara Gençlik Parkı'nda, Ağustos'ta İzmir Fuarda ve Ekim'de Kıbrıs'ta etkinliklerini sürdürecekler. Yeni mevsimde yerleşik bir sahne bulma girişimleri sonuçlanırsa, Ankara yeni yerleşik bir özel tiyatroya sahip olacak. Tiyatro turnede Stüdyosu Tiyatro Stüdyosu Aldatma adlı oyun ile Mayıs başından itibaren turnede. 1 Mayıs'ta İzmit'ten başlayarak Adana, Gaziantep, Mersin, Antalya ve Denizli'de bulunacak topluluk Mayıs arası İzmir'de, Mayıs arası da Ankara'da oyunun gösterimine devam edecek. Zuhal Olcay, Ahmet Levendoğlu ve Haluk Bilginer'in rol aldığı Harold Pinter'ın bu oyununu Ahmet Levendoğlu yönetiyor Avni Dilligil Tiyatro Ödülleri En Başarılı Işık Ödülü: Yüksel Aymaz "Oresteia" - En Başarılı Kostüm Ödülü: Sevim Çavdar "M. Butterfly" - En Başarılı Dekor Ödülü: Nurettin Özkönü "Oresteia" - En Başarılı Çeviri Ödülü: Ebru Sonuç "Oresteia" - En Başarılı Yerli Yazar: Gülsen Siren "Aile Şerefi" - En Başarılı Yapım Ödülü: Oresteia - En Başarılı' Yönetmen Ödülü: Oben Güney, "Uzakta Piyano Sesleri" - En Başarılı Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü: Orhan Erçin, "Ödüller Kimin" - En Başarılı Yardımcı Kadıncı Oyuncu Ödülü: Funda Postacı, "Ödüller Kimin" - En Başarılı Erkek Oyuncu Ödülü: Ali Poyrazoğlu, "Uzakta Piyano Sesleri" - En Başarılı Kadın Oyuncu Ödülü: Tilbe Batum, "Vanya Dayı" Enver Demirkan Tiyatrosu Köy Köy Dolaştı Enver Demirkan Tiyatrosu 32 günlük bir turneden sonra İstanbul'a döndü. Topluluk, Fatih Yıldız'ın yazıp Oben Güney'in yönettiği Ar mı Kâr mı adlı oyunu bazı şehirlerin yanısıra birçok küçük köy ve kasabada sergiledi. Topluluğun oyunu götürdüğü yerler; Torbalı, Ortaklar, Tire, Yerkesik, Ula, Burdur, Gölhisar, Atça, Akşehir, Bozkır, Seydişehir, Isparta, Banas, Kırka, Çifteler, Muğla, Güllübahçe, İncirliova, Didim, Söke, Foça, M.K.Paşa, Burhaniye, ve Havza. Ankara Oyuncular Birliği Halk Oyuncular Tiyatrosu adı ile yıllardır etkinliklerini sürdüren topluluk, bu ismi taklit eden bazı korsan tiyatrolar nedeni ile adlarını Ankara Oyuncular Birliği'ne dönüştürdü. Topluluk, Mert Egemen'in yazıp yönettiği "ÜÇ AŞSA, BEŞ AŞSA, HEP AŞSA, BAŞ AŞSA" adlı oyunu ile, 22 Nisan'dan başlayarak 48 il ve ilçeyi kapsayan Anadolu turnesine çıktı.

7

8 8 Boğaziçi Tiyatrolar Amatör Şenliği Sarıyer Halk Eğitim Merkezi'nin düzenlediği 10. Boğaziçi Amatör Tiyatrolar Şenliği, 9-31 Mayıs tarihleri arasında yapılacak. Şenliğe bu yıl, şu topluluklar katılıyor: Sarıyer Halk Eğitim Merkezi Tiyatro Topluluğu - "Bildirim"/İstanbul Üniversitesi İktisat Sahnesi - "Hayvanat Bahçesi"/ Genç Oyuncular - "Ah Şu Gençler/İnegöl Halkevi - "Can Yücel'den Şiirler"/Sarıyer Halk Eğitim Merkezi Çocuk Tiyatrosu - "Pırtlatan Bal", Gençlik Tiyatrosu - "Herkes Bize Bakıyor"/ İstanbul Lisesi Oyuncuları - "Gizli Oturum" ve "Kahvede Şenlik Var"/St. Micheal Lisesi - "Yarın Cumartesi"/Sarıyer Belediye Tiyatrosu - "Oyun Nasıl Oynanmalı"/Sarıyer Sanat Tiyatrosu - "Sihirli Çizmeler"/İstanbul Sahnesi - "Önce Ekmek Gelir"/ Topkapı İşçileri Sahnesi - "Gel Kadınım Ver Elini"/Genç Sanat Tiyatrosu - "Gündem"/Bakırköy Oyuncuları - "Generalin Büyük Düşü"/Tiyatro Renk - "Aç Sınıfın Laneti"/PTT Tiyatrosu - "Düğün Ya da Davul"/MİFTOK - "Macbeth Alaturka"/Kurtuluş Lisesi - "Kamuoyu"/St. Joseph Lisesi - "Yaşasın Kavuniçi"/Silivri Yeditepe Oyuncuları - "Vatan Kurtaran Şaban"/Sarıyer Halk Eğitim Merkezi Tiyatro Topluluğu - "Übü". İstanbul Lisesi Oyuncuları" Gizli Oturum" Yön. Bahadır Argo Barış Oyuncuları Altunizade Kültür Merkezi'nde Kasım/91'de İyilik Ağacı adlı Birol Engeler'in yazdığı çocuk oyunu ile mevsimi açan Barış Oyuncuları, Mayıs ayı içinde aynı oyunu Üsküdar Belediyesine ait Altunizade Kültür Merkezi'nde, Cumartesi ve Pazar günleri sergileyecekler. Oyunun yönetmeni Toron Karacaoğlu. Oyunun biletleri Ziraat Bankası Şubelerinden ücretsiz alınabiliyor. Barış Oyuncuları Aynı topluluk, Rıfat Ilgaz'ın Hababam Sınıfı adlı güldürüsünü de aynı salonda Cuma ve Cumartesi günleri oynuyorlar. Bu canlı müzikle oynanan oyunun yönetmeni de Toron Karacaoğlu. Viyana'da "Düğün Ya da Davul" Viyana'da Düğün ya da Davul İlk oyununu, Y. Ritsos'un Yaşlı Kadınlar Ve Deniz adlı dramatik şiirinden oyunlaştırarak, Almanca olarak, Ekim 1990'da oynamış olan İODO-Kültür ve Sanat Grubu, bu yıl Mayıs ayında, Haşmet Zeybek'in "Düğün Ya da Davul" adlı oyununu Viyana Sanat Festivalleri kapsamında oynayacak. Her iki oyunun yönetmenliği Ülkü Akbaba'ya, müzikleri ise Levent Tarhana ait. Tiyatro AST Özgün Deneme Sahnesi'nde 1986 yılında kurulmuş amatör bir topluluk olan Tiyatro Özgün Deneme, İtalya'nın ünlü gazeteci yazan Oriana Fallaci'nin "Doğmamış Çocuğa Mektup" adlı, romanından oyunlaştırılan yapıtını, AST Sahnesi'nde sergilemeye başladı. Anadolu'da çeşitli kentlerde 48 kez sergilenmiş olan oyunu tiyatroya uyarlayan ve yöneten Yeşim Eyüboğlu, oyuncu kadrosu ise 12 kişi. VEFAT ve BAŞSAĞLIĞI Genel Yayın Yönetmenimiz T. Yılmaz Öğüt'ün Ağabeyi HASAN NECAT ÖĞÜT ü kaybettik. Ailesi ve yakınlarına başsağlığı dileriz Tiyatro...Tiyatro... Dergisi Çalışanları

9

10 Marcel Marceau Sahne Sorum. : F. Fernandez Yönetmen : J. P. Burgaud Sanatçılar : M. Marceau, B. Del Barrio Bogdan Nowak Salon AKM Büyük Salon Tarih :30 ve 3l Mayıs Kendi sanatını yaratan adam: Marcel Marceau Büyük Mim ustası İstanbul'da Handan GÜNTÜRK M im sanatının kurucusu-piri, dünyada bu sanat dalı anılınca ilk ve tek akla gelen büyük usta Marcel Marceau ile, Paris'te kendi bürosunda konuştuk. Ünü bu kadar geniş olan sanatçı, konuşmamızda bize hep bir öğrencisi ile konuşur gibi sevecenlikle, hoşgörü ile yaklaştı, sorularımızı içtenlikle yanıtlamaya çalıştı. Uzun yıllar dost imişiz gibi konuştuk. Doğrusu, sanatında böylesine doruğa ulaşmış, bir sanatın çağdaş kurucusu olarak tanınan bir kişiden bu kadar alçakgönüllülük beklemiyorduk. Gerçek bir sanatçı ile karşı karşıya olmanın heyacanı ile sormaya başladık. Sayın Marceau, Mim sanatının Türkiye'de pek yaygın olmadığını biliyoruz. Bu sanatı nasıl tanımlıyorsunuz? İnsanın, kendisini çevreleyen maddi dünya ve traji-komik olaylarla bütünleştirmesinin sanatla ifadesi diyebiliriz. Sanatçıların dramatik sahnelerde, vücutları ile kendilerini ifade ettikleri, konuşmaksızın sessizlik çığlıkları attıkları bir sanat... Fakat önce söylediğim tanımlamayı yineleyeceğim. İnsanın maddi dünya ile bütünleşmesi sanatı. Sizin için pek çok şey ifade ediyor olabilir. Fakat seyirci açısından çok daha somut ve görsel değil mi? Hayır, hayır insanlar anlamıyorlar. Bir tek şey söylemek gerek. M. Marceau çağdaş MİM sanatının dünyadaki en büyük temsilcisi. Ben söylediğim için değil. Dünya basınının tanıdığı bir gerçek olduğu için. İnsanlar onu görmek için geliyorlar ve izliyorlar. Ancak gördükten sonra olayın büyüklüğünün farkına varıyorlar. Teorik tanım seyircinin umurunda değildir. Mim sanatına neden yöneldiğinizi açıklayabilir misiniz? Bu iş için doğdum Öyle düşünüyorum. Plastik sanatlar, heykel, her sanat bir uzmanlık bilimi ile gelişir. Sanat insanın dehasının ürünüdür. Mim sanatı da bir bilimdir. Zira, bilimsiz sanat olmaz. Spontan deha yoktur. Kural gerekir. Mim sanatı, antik Yunan ve Roma'da doğan bir sanat, ama zamanla kayboldu. Sessizliğin dili olduğundan, sözcük olmadığından bu geleneği sürdürmek mümkün olmadı. Çok beklemek gerekti. 19. yüzyılda Fransa'da Pierrot doğdu, beyaz pandomim doğdu, İtalyan Comedia dell'arte'den etkilenmiş bir grup Fransa'ya yerleşti. Pierrot'tan sonra, 20. yüzyılda Birinci Dünya Savaşına kadar Pierrot ekolü kayboldu. Sessiz sinema dönemi başladı. Charlie Chaplin, Buster Keaton, Stanley... Lorel Hardy'ler. Fakat bu İngiliz müzikalinin gelişiydi. Fransa'da Paris'te Mim sanatı Jorques Copeau adlı bir yönetmenle geri döndü. Sözlü tiyatro yönetmeniydi ve grubundan Etienne Ducroux adlı bir öğrencisi vardı. MİM sanatını yeniden oluştururken 19. yüzyıl stiline gitmek yerine -bilinmiyordu çünkü- hareket eden heykel düşlemesine yöneldi ve aynı adı taşıyan kuralı yarattı. Etienne Ducroux'un Jean Louis Barrault ve M. Marceau adlı iki öğrencisi oldu. Barrault sözlü tiyatroya yöneldi. M. Marceau Mim'le devam etmeye karar verdi. 1947'de Bip tipini yarattı, grubunu kurdu. Bip'in doğumundan 1964'e kadar, 26 Mimodrame sahneledi. Zaman zaman da yalnız çıkıyor, "One man show" denen türde; görünmez bir dünya kurup bunu görünür kılıyordu. Görünmezin anlamı şu: Kendi oluşturduğum bir sistemle, seyirciye hayal edebilme yeteneğini kazandırıyorum. Sahnede insan ve nesne görüyorsunuz; kendimi, beni çevreleyen nesnelerle komik, trajik kişiliklerle, durumlarla bütünleştiriyorum. Mimodrame Tiyatrosu işte böyle doğdu ve Marcel Marceau kariyerine başladı. Eh en az, kırk yıldır da buyum. Filmlerden, Les Pantomimes de Style, Les Pantomimes de Bip'ten oluşan büyük bir repertuar kurdum. 1978'de Paris'te uluslararası Mimodrame Okulunu açtım. Burada genç öğrencilere Mim sanatçısı olmayı öğretiyoruz. - Aynı öğretmende okuyan iki öğrenciden biri Mim sanatına yöneliyor. Nedir sizi etkileyen? Evet hep etkilerden bahsedilir, haklısınız. Küçükken Sharlo'nun filmlerini gördüm. Savaştan sonra daha 20 yaşındayken kendimi Mim'e adamaya

11 karar verdim. Sözlü tiyatro okuluna girdim, Çünkü o zaman Mim yoktu. Bu okulda Etienne Duc- )ux Mim öğretiyordu, akrobasi öğretir gibi; amaç Oyuncu yetiştirmekti ve Mim belli bir çizgide veriliyordu, Mim'ci olmak için doğmuştum. Mim'in endi başına bir sanat olduğu (artık oldu) yolunda ham geldi bana. Neden demeyin, bilmiyorum. Picasso neden ressam olduğunu bilmez, öyle doğmuşır. Banault'dan, birlikteki günlerinizden söz etmek istiyorum. 20 yıl kadar önce Kafka'nın Dava'sını dramatize etmişti. Az önce de söyledim. Kariyerime onun grubuna Mim sanatçısı olarak başladım. Başlıca pandomim rolleri oynadım; yaşlarımda ise kendi grubumu kurmak için ayrıldım. Banault Cennet Çocukları adlı, 19. yüzyıl Fransız pandomim sanatı dönemini yeni baştan çizen filmiyle ünlüdür. Çünkü Pierrot Fransızdı. Artık böyle değil. Mim sanatı ev- :nsel; Paris'teyim, Fransızım ama okulumda 20 ulustan öğrenci var. Barrault'un etkisinden, ilk dönemlerim için söz edilebilir. Fakat Mim'de devam etmeye karar verdiğimde Ducroux oldu beni etkilenen. Kuralcı olarak etkiledi. İnsanları güldürebilirle, ağlatabilmenin mümkün olduğunu ondan öğrendim, Barroult ile ilişkimiz, grubunda bulunduğumuz dört seneden sonra da, dostlukla devam etti. Bip tiplemende, Pantomim de Styl'de, uygulama biçiminde, en kendi stilimi, kişiliğimi yarattım sanıyorum. Mim sanatında beden, bu sanatın hizmetinde, verilmek istenen mesajın aracı durumunda... Evet ama yalnız vücut değil ruh da işin içinde; vücut araç, sanatçı olmazsa ne ruh, ne deteknik bir işe yarar. Bir dansçı için vücut ne ifade ediyorsa bir mimci için de aynıdır. Şu farkla ki, dansçı modern e klasik dansı birleştirmeyi biliyor. Modern dans, plasik dansın tiyatro formunda oyunlaştırılmış bir ekli. Mim ise dansın kuzeni, fakat farklı bir kuralı, dengesi var. Dans, müzik hareket ve yükselme üzene kuruludur. Mim sessizliktir, bir başka yer çekimiyle yaşanan, komik, trajik durumlardır. Her sanat endi ağırlığını getiriyor. Sesin etkinliği, jest'in ağırlığı, bir müzik aletinin etkililiği... Dolayısıyla u ağırlık, sanatımızın dramaturjisini yaratır; ister komiği ister trajiği olsun. O durumda vücudun ifade istemi derin bir düşünmeyi, fiziksel, mizahi, komik, trajik düşünmeyi beraberinde getiriyor. Bizim sanatımızın dramatizasyonu da en az müzik sanatı kadar, söz kadar mükemmel. Sınırı yoktur. Oynarken, vücudunuzu kullanırken iç dünyanıza neler oluyor? Ruhu ile enstrümanını çalan müzisyen gibi. Yalnız vücudu, ruhu değil müziği ve sessizliği e kullanıyoruz. Mim sanatçısı diğer bir sanatçıdan farklı değil. Mim sanatçısı vücudunu sanatın hizmetine sunarken yetenekli olmak zorunda. Ortahalli saatçi ilginç olamaz. Bir Mim sanatçısı bu işe gönül erdiğinde, bu sanatın doğuşunda sorumluluk aldığında gençleri yönlendirmeli, onlara mükemmeli anlatabilmeli; bu nedenle sorumluluğu büyük. Çünkü bugün pandomim sanatı çok farklı yönlerde gelişiyor. Otuz sene önce üç ya da dört kişiydik. Hıristiyanların 12 havarisi gibi... Başarı geldiğinde, M. Marceau dünyada bu başarıya ulaşan ilk isim olduğunda, pek çok Mim okulu kuruldu. Farklı ekollere, stillerde, jest tiyatrosu vs. gibi. Tartışma buradan doğuyor. Başlangıçta, tek bir insan olayın sorumluluğunu üstleniyor. (İlk kez Kuzey AmeriChaplin'i, D. Kaye'i, J. Lewis'i, Keaton'u sinemada, tiyatroda, Slepski'yi varyetede görmüşler. Hiçbir zaman tek bir adamı sahnede yalnız ve iki saat boyunca sözsüz oynayarak görmemişlerdi. Kırk yıl boyunca her yıl gittim.) Bugün gençler değişik düzeylerde yapıyorlar bu işi. Üzerinde tartışamam, çok karmaşık. Klasik dansın tek bir duruş şekli var. Evrensel bir kural var. Mim'in de kendi kuralı olmasına rağmen pek çok Mim'ci bunu kendilerince yorumluyorlar, değiştiriyorlar. Oysa Mim'in de evrensel bir kuralı olmalıydı. Kurduğum okulda bu sorunu çözmeyi denedim. Okulda, Etienne Ducroux ve M. Marceau teknikleri öğretiyoruz. Bu sentezden hareketle kurduğum uluslararası okul şimdi evrensel oldu. Bütün teknikleri bir çatı altında toplamayı mı hedefliyorsunuz? Evet, Hocam E. Ducroux ve M. Marceau tekniklerini... Çünkü ben de hoca oldum. Marceau olmasaydı Ducroux tanınmayacaktı; bu sanatı dünyada popüler hale getiren benim. Sanat kitaplardan öğrenilmiyor; önemli olan tiyatro mücadelesi ve uygulama; şunu söyleyebilirim Chaplin'in sinemada yaptığını Marceau tiyatroda gerçekleştirdi. O zaman "Picasso neden ressam olduğunu bilmez, öyle doğmuştur. Ben de Mim'ci olmak için doğmuştum. Mim 'in kendi başına bir sanat olduğu yolunda ilham geldi bana. MİM artık bir sanat dalı." 11

12 12 "Bu sanatı dünyada popüler hale getiren benim, sanat yalnız kitaplardan öğrenilmiyor. Önemli olan tiyatro mücadelesi ve uygulama. Chaplin'in sinemada yaptığını ben tiyatroda gerçekleştirdim. Arkadaşımız Handan Güntürk Mim ustası Marcel Marceau ile insanlar olayın büyüklüğünü anlıyorlar. Türkiye'de Marceau'un kısa metrajlı filmlerini görmedi mi kimse? Sanırım Sinematek türü sınırlı alanlarda gösterildi. Görülmüş olmalı. Mel Brooks ile yaptığım filmi, TV belgeselleri, eminim gösterilmiştir. Fakat bugün Türkiye'de Mc Donald, Marcel Marceau'dan daha ünlü herhalde... Pierrot'tan bahsedelim. Fransız bir ürün mü? Bunu söyleyemeyiz. Pierrot, 19. yüzyılda Debureau adlı dahi bir Fransız sanatçısını İtalyan Comedia dell'arte'nin Pedrolino'sundan esinlenerek yarattığı bir tip. Beyaz makyajlı, başlıklı, Cennet Çocukları'ndaki giysileri içinde geldi Fransa'ya. Fakat kökeni Yunanistan, Roma, bütün bir geçmiş... Chaplin İngilizdi. Dahi bir Mim sanatçısıydı ve kendine özgü kişiliğini yarattı. Akrobasiden, danstan yararlandı. Ben, başlangıçta Charlot'tan, Ducroux'tan, Pierrot'tan etkilendim. Marceau bu sentezden doğdu. Pirreot etkiledi fakat o stilde oynamıyorum. Pierrot'un stilinize katkısı nedir? Beyaz mask'ı hepsi bu... Pierrot bir teknik bırakmadı. Marceau tekniğinde, Pierrot'un beyinsel etkisi var; jest, hareketi yok, Onlar Chaplin'den. Ducroux ve bir ölçüde de Barrault'un senteziyim, ben. Daha sonra kendi stilimi buldum. Mimodrame, Pantomim de Style, Bip yazdım; yaratıcılık benim, Pierrot'un değil. Marceau bu geleneği devir almadı, yeniden yarattı. Bip çocuğunuz, sizinle bütünleşmiş, ya da siz onunla, nasıl yaşıyorsunuz bunu? Yaşamımda Bip ile hiçbir ilgim yok. Herkes gibi yiyip, içip, gülüp, yolculuk edip politika yapıyorum. Herkes gibiyim, bütün diğer sanatçılar gibi. Ama sahneye çıkarken bir aslan, bir kaplanım, sanatçı bir değişim (metamorfoz) bu... Bunun sırrını sormayın. - Gösterileriniz, başka uğraşlarınızı, hobilerinizi engelliyor mu? Resim yapıyorum. İyi bir resim sanatçısı sayılırım. Hayatımın kitabını henüz yazamadım. Oynamaktan zamanım olmadı. Yılda 300 gösteri yapıyorum. Ama yazmaya başladım. - Müziğin oyunlarınızdaki önemi, payı nedir? Nasıl seçiyorsunuz? Oldukça kişisel. Tümüyle sessizliği oynadığımda müzik kullandığımız oluyor. Dekor olarak özellikle lirizm yaratmak istediğimde... Oyunun ana elemanlarından değil. Örneğin "Dünyanın Yaratılışı" oyunu Mozart'ın konçertosu üzerine kurulmuştur; müziksiz de olabilirdi. Sürekli değişim halinde bir yapıya bürünüyorsunuz. Genellikle görünmezliği oynuyorum. Ekiple olduğumda farklı oynuyorum, beyaz makyaj yapmıyorum. Ekibimin olduğu dönemde, Mimodramlar sahneliyordum, bunlar tiyatro oyunu gibi Mim temaları idi. 18 mimciydik. Ben solist yeteneğine sahip olandım. Marcel Marceau hem oyunlar yazıyor, yaratıyor ekiple oynuyor, aynı zamanda bir solist. Yarattığım sessiz çevremde, görünmezi görünür kılıyorum. Dünyada Mimodram'dan daha çok, Bip tipi ile tanınıyorum. 16 yıl boyunca bir ekibimin olduğunu, anlatmak zorunda kalıyorum. Yine, benim okulumdan mezun bir asistan eşliğinde solist Marcel Marceau'yum. Genellikle beş altı Mimci ile oynuyoruz. Ama Türkiye'ye iki kişi götürüyorum. Biri İspanyol diğeri Fransız. Festivale hangi programla geliyorsunuz? 51 kadar Les Pantomimes de Style, de Bip içinden seçim yapacağım. "Dünyanın 01uşumu"nu mutlaka oynarım. Heykeltraş, Halk Bahçesi, Pygmollin, Mahkeme, Kuşçu, Mask İmalatçısı... İkinci bölümde, Bip Dişçi, Bip Sokak Müzisyeni, Bip Evlilik Ajansında, Bip İntihar Ediyor, David et Goliath, Bip Asker. Türkiye'ye gelmekten çok mutluyum. Beş kıtada, bütün dünyada oynadım. Türkiye'de olmadı. Hiç Türk sanatçısı tanıyor musunuz? Çok uzun zaman önce 1963'de iki yıl boyunca bir Türk öğrencim oldu (katkılarımızla Erdinç Dinçer'i hatırlıyor). Mim sanatçısı oldu. Erdinç Dinçer, Türkiye'deki temsilciniz. (Kendisinin itirazı olabilir) Çok yetenekli olduğunu biliyorum. Kendine özgü kişiliği vardı. Sadık bir öğrenciydi. Benim temsilcim neden olmasın? Fakat Mim Türkiye'de yaygın değil sanırım. Yoksa çok daha önce gelirdim. Fransız Elçiliği (Ankara) Festivale katılmama karar verdi. Nihayet Türkiye'de de Yunanistan'daki gibi oynayabileceğim. Orada on bin kişiye oynadım. Tiyatro, günümüzde sinemanın TV'nin popüleritesine sahip değil. Zorlu bir savaş tiyatro; çok derin bir sanat. En kötü sinema filminin seyircisi, tiyatrodan fazla. Onun için diyorum ki, kültür çok zor bir olay; neyse ki seyirciye kendimizi tanıtmanın bir yolu olan festivaller var.

13

14 14 Münih Özgür Tiyatrosu ya da George Froscher ve Kurt Bildstein Tiyatrosu: F.T.M. Macbeth Yazan : W. Shakespeare Yöneten : Geoge Froscher, Kurt Bildstein Sahne ve Tek. : Ulrike Kahle, Emmanuel Kolb, Herman Kleine-Sonnfeld Oynayanlar : Eva Dietzelbinger, Kerstin Fischer, Martina Couturier, Kurt Bildstein, Reinhold Behling,Peter Prunchniewitz,W6lfgang Trietze, Axel Meyer Yalçın BAYKUL Arkadaşımız Yalçın Baykul G. Froscher ve K. Bildstein ile Münster Şehir Tiyatrosu girişi önünde Kısaltılmış adı FTM ile ün yapan "FREIES THEATER MÜNSCHEN" 20 yılı aşkın bir süredir çalışmalarını aralıksız sürdürmekte. Kuruluşu George Froscher ve Kurt Bildstein tarafından gerçekleştirilmiş olup', devlet ya da şehir tiyatroları statüsünden tamamıyla uzak, "serbest" bir tiyatrodur. Kültür Bakanlığı'nın danışmanlarının atacağı imza ile, yılda bir kez aldıkları çok az miktarda bir para yardımı ve izleyicilerinin desteğiyle yaşamını sürdürmektedir. Bütün bu maddi yoksulluğuna karşın, Almanya'nın Bavyera Eyaletinde adından en çok söz ettiren bir tiyatrodur FTM. Oyunlarında, gerek alışılmışın dışında yorumları, gerekse kullandıkları tiyatro dili açısından mutlak bir yoğunluk egemendir. Bu, geleneksel Alman tiyatrosundan, Asya tiyatrolarına dek -özellikle Japon ve Hint tiyatroları- epik'den avandgard'a, dansdan koreografiye, jimnastikden akrobasiye dek her türden yöntemin ve tekniğin sahnede buluştuğu ve bunun için sınırların tanınmadığı, klişelerin yıkıldığı bir tiyatro olmasından ileri geliyor. G. Froscher'in tiyatro serüveni FTM'nin böyle olmasında, tiyatronun bilge babası George Froscher'in dehasının ve olağanüstü birikiminin büyük payı olsa gerek: 1927 yılında Berlin'de doğan Froscher bir savaş dönemi çocuğu. Babası, Siemens'de memur; aynı zamanda şiirler, operetler ile sahnelenmeyen oyunlar yazan bir adam. "Babam talihsiz bir öykü yazarıydı" diyor Froscher, "Annemse Berlin'in moda sanayiinde terzilik yapıyordu. Daha çocukken, kitaplarla sahne dekorasyonları yapıyordum ve o dekora taş plakların gramafon müziğiyle eşlik edip içine oyuncak askerleri koyuyordum." Çok genç yaşlarda tiyatrolarda sahne yardımcısı, temizlik işçisi, daha sonra figüran ve oyuncu olarak çalışmaya başladı. Müzikal yönden oldukça yetenekli olan Froscher, daha sonraları Viyana'ya gidip oyunculuk ve dans öğrenimi gördü. Askere alındıktan sonra kaçma girişiminde bulunduğu için hapse atıldı. Savaş sonrası Almanya'sında, kahve ve-lokantalarda kendi masal uyarlamalarıyla gösteriler yaptı. Bu oyunlarda dekordan oyunculuğa, yönetmenlikten organizatörlüğe dek her şeyi kendi yapıyordu. Sonraları şansı açılıvermiş Froscher'in ve şehir tiyatrolarından birine oyuncu olarak alınmış. "50'li yıllarda, Shakespeare'den Schiller'e, masallardan bulvar komedilerine dek her türü içine alan, komik bir repertuar karışımında emeğim geçti" diyor Froscher. Sonra Almanya dar gelmeye başlamış Froscher'e ve yurtdışına çıkmaya kalkışmış, ama dışarıda bir oyuncu olarak yaşamını sürdüremeyeceğini anlayınca vazgeçmiş ve gitmiş dans alanında öğrenimini sürdürmeye başlamış. Paris'de Jean-Lois BARRA- ULT'nun grubunda da çalışan Froscher, sonra Bonn'a dönerek koreograf olarak çalışmaya başlamış. "İşte o zamanlar ilk kez şu an tipik olan FTM'nin devinimin ve metnin kombinasyonunu denedim" diyor Froscher yıllarında New-York'a gittiğinde vitrin dekoratörü ve kitap satıcısı olarak çalışır. Bunun yanısıra Marta Graham'ın yanında öğrenim görür ve Lee Strasberg'in Actors Studio'suna izleyici olarak katılır: Living Theâtre'in çalışmalarına katılarak da deneyimlerini artırır. Amerika'da gözlemlediği, ırk ve sınıf ayrımından doğan çatışmaların, bugüne dek kullandığı zengin bir düşünce cevherine kaynaklık ettiğini belirtiyor Froscher. Almanya'ya döndüğünde bir çok şehir tiyatrosunda yönetmen olarak çalışmaya başlar. "Oyunculuğun yalnızca içerik olmadığını, bazen daha güçlü bir anlatım biçimini yakalamak için, metnin gözden ırak tutulması gerektiğini öğrendim Amerika'da, New-York'da" diyor Froscher; sonra devamla: "Bunu, danstan edindiğim kendi deneyimlerimle birleştirmeye çalıştım. Fakat klasik eğitim gör üş oyuncuların çoğu, yalnızca birlikte duyumsama psikolojisi üzerinden figürlerini bulabiliyorlar, yani daha çok deneyerek bulmak yerine, bitmek bilmeyen konuşmaları yeğliyorlar."

15 15 FTM Kuruluyor 60'lı yılların sonuna doğru Froscher Münih'e geliyor ve kendi stüdyosunu kuruyor. O yıllarda FTM'nin ikinci adamı: Kurt Bildstein devreye giriyor. Bildstein için tiyatroya başlangıç dönemi oluyor bu. Ama sonraları FTM yorumlarının ayrılmaz oyuncusu ve yönetmeni oluyor Bildstein. "Biz," diyor Bildstein "ses ve dil çalışmalarını sahneleme amacıyla yapmıyoruz, tam tersine, önce bir kez Saund- Material üretmek istiyoruz ve üretme bilincini vermeye çalışıyoruz. Nefes çalışmaları nefes meditasyonunu değil, enerjiyi dışa vurmayı ve iletişime yöneltmeyi hedefliyor. Uyanıklığın uyarılması söz- :onusu, yani introspeksiyon (içebakış) değil... Buna amanla aynı şekilde diyaloğu amaçlayan akrobasi merakı da katıldı: Gerilim ve dinamik değişmesi ve :elektrik hızıyla oluveren bedensel bir kapanma." diye özetliyor Bildstein: "Başından beri dört açılmış ;özlerle çalıştık." Froscher-Bildstein birlikteliğinin ürünleri tragedyadan komedyaya, halk tiyatrosundan sokak tiyatrosuna, Valantin'den Beckett'e, Brecht'den Keronac'a 'e son olarak H. Müller'e dek uzanan geniş bir yelpaze oluşturuyor. Shakespeare ve Euripides'i de unutmamak gerek. Alman Tiyatrosu'ndan Madbeffs'e özgün bir bakış "Barbarlık Sınır Tanımıyor" Türkiye'li izleyiciler dünyanın dörtbir yanında tiyatro festivallerine çağrılmış ve övgüyle, ilgiyle, şaşkınlıkla karşılanmış olan bir FTM ürünü MÂC- 5ETH görecekleri için çok şanslılar yılında Münih'de prömiyeri yapılan Macbeth, bugüne değin çağrıldıkları festival ve uluslararası gösterimlerden fırsat bulup Alman izleyicinin karşısına bile yeterince çıkamamış. Oyunun provakasyona varan ilk sürprizi, Leydi Vlacbeth'in Mister Macbeth olarak sahneye çıkışı ve bu rolü George Froscher'in 22 yıllık arkadaşı ve FTM'nin ikinci adamının, Kurt Bildstein'in oynaması. Macbeth'de, FTM süzgecinden geçirilmiş bir dizi dünya tiyatrosu öğeleri bulacak izleyici. Aynı zamanda ritmin ve hızın doruğa çıkarılmış bir kullanımı ve dansla oyunculuğun olağanüstü karışımını la... Macbeth'i en sonunda Estland Festivali'nde görmeyi başarabilmiş ünlü Alman tiyatro eleştirmeni M. Merscheimer; şu sonuca varmış oyunu gördükten sonra: "BARBARLIK SINIR TANIMIYOR, CİNSİ YET SINIRI BİLE?" (Theater Heute 91) FTM'nin beyinleri olan Froscher ve Bildstein'ı Münih'deki yerlerinde bulamadık. Festivalden festivale koşuşturan, Brezilya, Peru, ABD, İsrail ve Yeni Zelanda'da yeni projeler ve workshoplar yapmak üzere çağrılmış olan ekip, bu defasında da bir Alman tiyatrosundan teklif almıştı. Münster Şehir Tiyatrosu'nda ANTIGONE'yi sahneleyeceklerdi. Telefonlaştık, 27 Nisan'da buluşacaktık. Ne yazık ki Alman demiryolu işçilerini ve otobüs şoförlerini hesaba katmadan yapılan bu buluşma tasarısı ülkeyi saran grevler yüzünden bir gün gecikmeyle zorlukla gerçekleşecekti. Çünkü grev onları da etkilemiş, 20 Nisan'da bildirimi yapılan Antigone prömiyeri tehlikeye düşmüştü. Sinirler olabildiğince gerilmişti. Kesinlikle konuşmamız gerektiği yollu ısrarlarıma da- "Amerika 'da oyunculuğun yalnızca içerik olmadığını, bazen daha güçlü bir anlatım biçimini yakalamak için, metnin gözden ırak tutulması gerektiğini öğrendim." yanamayarak sonunda görüşme önerimi kabul ettiler. Tiyatronun girişinde buluşacaktık. Sabahleyin tiyatroya gittiğimde her yanın "Grevdeyiz" afişleriyle donatılmış olduğunu gördüm. Kapıcının olduğu bölmedeki pencereye de büyük harflerle "Tiyatromuzdaki programın sürebilmesi için acele teknik elemanlara ve sahne işçilerine ihtiyaç vardır. İlgililerin kapıcıya müraacatları..." diye bir yazı asılmıştı. Kapıcı bölmesine doğru yöneldim. Kapıcı hanım: "Şu kağıtları doldurun!" diye bana bir kaç kağıt uzattı. "İş için gelmedim, Bay Froscher ve Bildstein'ı bekliyorum" dedim. Biraz sonra Froscher babacan bir kahkahayla içeri girdi. Ardından uzun boylu, uzun saçlı Bildstein'de gülerek girdi. "Bu. grev bizi bitirdi." diyor Froscher. "Sizi de yollarda bıraktı galiba?" "Ziyanı yok" diyorum "Biz yollarda kalmaya alışkınızdır." Gülüyorlar. Hemen bir yere oturuyoruz ve ben ilk sorumu yöneltiyorum: Bay Froscher, elimizdeki kaynaklara göre tiyatronuzun dans, koreografı ve devinim tiyatrosundan Japon tiyatrosuna dek birçok karma biçimden oluştuğu sonucuna varıyoruz. Bir de bundan yıllar önce Strasberg'le kontak içine girdiğiniz ve onun kavramlarından da etkilenmiş olduğunuz söylentileri var. Siz nasıl betimlersiniz kendi tiyatro anlayışınızı? FROSCHER : Önce şunu belirteyim: Strasberg'le ilgili söylentiler, böyle bir saptama bana pek somut gibi görünmüyor. Belki bir yanlış anlama olabilir. Sen bir şeyler söylemek istersin belki Kurt. Nasıl görüyorsun bizim tiyatro çalışmamızı, nasıl açıklardın sen? BİLDSTEİN : Evet, bizim çalışmamız yaklaşık olarak 70'lerde yaptığımız ilk ürünümüzle başladı. Yani, biz önce bizimle birlikte çalışmalara katılmış insanlarla serbest bir gurup oluşturduk. Önce onlarla bir yılı aşkın bir süre birlikte çalıştık ve ilk ürünümüz gerçekleşti. Bizim normal tiyatrolara oranla farklılığımız da burada. Onlar, her oyun için ayrı ayrı oyuncular angaje ediyorlar, bizse uzun süre bizimle çalışmış insanlarla tiyatro yapıyoruz. Bu bakış açısından görürsek, yıllarca yapılan çalışmaların bir sonucu olarak bir çalışma yöntemi gelişti diyebilirim. Bu yöntemin adı var mı? BİLDSTEİN : Adı yok henüz, şöyle açıklayabilirim bunu: Bizimle çalışan insanlar mutlaka bir rolü sahnede oynamak amacıyla gelmiyorlar çalışmalarımıza; bedenlerinde, ses ve tekniklerinde bir gelişme kaydetmek amacıyla geliyorlar. Buna ilgi duyuyorlar daha çok. Yöntem olarak şöyle diyebilirim: Bazı öğeler danstan geliyor, bazılarıysa Asya tiyatrosundan, hatta modern danstan bile öğeler var. Yani bütün bunlar bizim özgün gereksinmelerimiz için adapte ettiğimiz şeylerdir. Yönetmen G. Froscher Yönetmen ve oyuncu K. Bildstein

16 "Shakeşpeare metnini yoğunlaşmış bir bütün olarak ele aldık. Yan olayların bir kısmını çıkardık, bazı buluşmalarımızı ekledik. Öyküyü günümüze uyarladık." Macbeth oyunundan bir sahne Macbeth'in iki kişiliği Türkiye'deki izleyiciye sunacağınız Macbeth üzerine bir kaç söz söyleyebilir miydiniz Bay Froscher? Nasıl bir yöntem izlediğiniz konusunda örneğin. FROSCHER : Yöntem, önce Shakespeare metninin yoğunlaşmış bir bütün olarak ele alınmasıydı. Ayrıca yan olayların bir kısmını çıkarttık, ama bazı buluşlarımızı eklemekten de hiç kaçınmadık; öyküyü bir ölçüde günümüze uyarlamayı denedik. Sahnelemelerinizde dans ve devinimin ağırlıklı olarak kullanıldığını gözlemliyoruz. Bu, metinde bir kısaltma yapmaya zorlamıyor mu sizi? FROSCHER : Bu kısaltmayı gerektiren bir durum değil ki. Bizim tiyatro-eğitimbilimsel çalışma anlayışımız her şeyi paralel götürmeyi öngörüyor: devinim, dil, nefes, ses ve duygulan hep birlikte bir paralellik içinde kullanma, hiçbirini diğerinden ayırmama... Kısacası bunda bir denge sözkonusu; şimdi burada dans edilecek, burada da tekst söylenecek gibi ayırımlara gitmiyoruz. Her şeyle birlikte oluşan bir akıcılığı hedefliyoruz. İzleyicilerde, Macbeth'i gördükten sonra ilk uyanan soru "Leydi Macbeth'in neden bir erkek oyuncu tarafından oynandığı" yolundaydı. Ayrıca Bay Bildstein, Macbeth'i oynadığına göre, rejiyi yanılmıyorsam yalnız yapmış olmanız gerekir. FROSCHER : Birlikte yaptık elbette. Bendeki ikilem, aslını isterseniz izlenimlerimde, Leydi Macbeth'le ve Macbeth figürü arasındaki çelişki ve ikilik oluşu yönündeydi (düalizm); kadın ve erkek diye bir ayırımdı bu benim için. Bu iki öğenin, yani figürün dişil ve eril diye ayrılması... Kadının içsel bir iktidarı dile getirmesi, erkeğinse şiddet kullanabilen dışsal bir iktidarı. Çabamız bu iki figürü biraraya getirme yolundaydı; mümkün olduğunca bir oyuncuda odaklaştırmaktı. Bu açıdan Leydi Macbeth belki Macbeth'den de güçlüydü. Olaya böyle bakınca Macbeth'i bir erkek oyuncuya oynatmak daha meşru olsa gerek. Tabii bugün tam tersini yapmak, başka türlüsüne çevirmek mümkün. Bay Bildstein, Macbeth olarak sizin düşüncelerinizi alabilir miyiz? O rolde nasıl hissettiniz kendinizi? BİLDSTEIN : Önce benim için iki tarafı da canlandırmak çok ilginçti. Görevim de buydu zaten. Bir insanın şimdi erkek olarak kadını oynaması, ya da kadın olarak erkeği oynaması, bu Shakespeare'de de var. Macbeth'in karısını yani Leydi Macbeth'i içinde hissetmesi, kendinden bir parça, öz olarak benimsemesi... Macbeth eleştirilerinden birinde çok güzel bir cümle okumuştum: "Barbarlık cinsiyet sınırı tanımıyor" diye. Bu sizin buluşlarınızdan biri miydi, yoksa eleştirmenin vardığı bir sonuç muydu kısaca? FROSCHER : Ha ha ha. Bir şeyler görmüş demek ki o eleştirmen. Görmüş ve de gördüklerini betimlemiş anlaşılan. 22 yıllık beraberlik Değinmenizi istediğim diğer bir konu da sizin 22 yıldır birlikte çalışıyor olmanız. Nasıl başardınız bunu? FROSCHER : Görüyorsunuz işte: Almanya'nın Westfalen Eyaletinin Münster Şehrinde, grev dalgalarının ortasında, üstelik yarın da prömiyerimiz olduğu halde, bugünkü genel provanın yapılmasını bekliyoruz; ve oturmuş sohbet ediyoruz. Bunda, dünyada katettiğimiz birçok yolun, farklı kültürlerin ve çalışma biçimimizin de büyük payı var. Almanya'da veya diğer ülkelerde çalışmalarını izlediğiniz, beğendiğiniz tiyatrolar, yönetmenler, gruplar var mı? FROSCHER : Benim özellikle önemli bulduğum, yönetmenler değil de onların çalışma biçimleri olmuştur. Örneğin bazen dans tiyatrosundan, örneğin dün akşam izlediğimiz Pina Baucsh çok ilginçti, özgündü... Biz özellikle Asya tiyatrosunu çok beğeniyoruz. Japon Butho tiyatrosunu, Hint tiyatrosunu filan. Yani rejisörlerden çok reji konsepsiyonları ilgilendiriyor bizi. Bilinmeyen festival programı Türkiye yolculuğunuzun arifesindesiniz. Neler hissettiğinizi anlatabilir misiniz? FROSCHER : Heyecanlıyız. Durum politik açıdan oldukça gergin, şu sıralar Ankara ile Bonn arasındaki sürtüşmeler filan, değil mi? Öte yandan festivale başka kimlerin katılacağı konusunda hiçbir fikrimiz yok; ne yazık ki festivalin nasıl biçimlenip yürüyeceği konusunda da bir şey bilmiyoruz. Sevinçliyiz ama, bizi üzen tarafı da diğer oyunları görmeye pek zaman bulamayacak oluşumuz. En berbat bulduğum şey de budur benim: Bir yere gidip oynayıp hemen pılı pırtıyı toplayıp gitmek. Çünkü, öbür grupları görmek bizim için de ilginç olacaktı. Yani sırf göstermiş olmakla kalmayıp, alımlamış da olacaktık. BILDSTEİN : Türkiye yolculuğu çok sevindiriyor bizi. Şimdiye kadar hiç gitmediğimiz bir ülkeydi.

17

18 Romanya'dan bir Shakespeare oyunu Politik değişimden etkilenen Nalân ÖZÜBEK "Bir Yaz Gecesi Rüyası" oyunundan tiyatro U zun yıllar Nikolay Çavuşesku'nun önderliğinde, komünist rejimle yönetilen Romanya, 4. Uluslararası istanbul Tiyatro Festivaline, ülkenin en eski tiyatrolarından biri olan The Comedy Theatre ile katılıyor. 1961'de kurulan The Comedy Theatre, ülkenin başkenti Bükreş'in merkezinde yer alıyor yılına kadar Bükreş'in yanısıra yurtiçi ve yurtdışı turneleriyle ünlenen tiyatro, 1979'da Genel Sanat Yönetmeni Lucian Giurchescu'nun, siyasi nedenlerden dolayı ülkeyi terk edip Danimarka'ya yerleşmesiyle 10 yıllık bir suskunluk dönemi yaşıyor. Tüm doğu ülkelerinde ve Almanya, İtalya, Avusturya, Danimarka, Finlandiya, İsveç gibi birçok batı ülkelerinde yıllarca oyun sergileyen tiyatro, bu 10 yılda sadece yurtiçi turnelerle yetinerek tam bir repertuar tiyatrosu haline geliyor. Doğu ülkelerinde oldukça tanınmış bir yönetmen olan Lucian Giurchescu, 1990'da rejimin değişmesiyle Romanya'ya dönerek tiyatronun başına geçiyor, bu güne kadar da The Comedy Theatre yurtdışı turnelerini sürdürüyor. The Comedy Theatre of Bucharest'in yanısıra halen, Danimarka'da bir tiyatronun da genel sanat yönetmenliğini yürüten L. Giurchescu dan aldığımız bilgiye göre, topluluk, mevsimi Eylül ortasında açıp Haziran sonuna dek gösterilerine devam ediyor. Haftanın 5 gecesi 5 farklı oyun sergileyen tiyatro, 350 kişilik salonu her gece dolduruyor. L. Giurchescu ile Bükreş'te yaptığımız söyleşide, uluslararası festivallere ilişkin düşüncelerini şöyle dile getirdi: Uluslararası festivaller birçok anlamda büyük avantajlar barındırır. Öncelikle dünyada neler.olup bittiğinin izlenebilirliği başlı başına bir avantajdır. Değişik kültürlerin tiyatro yapıtlarını izleyebilmek, değerlendirebilmek, kendi yapıtlarımızla karşılaştırabilmek ancak bu tür festivallerle gerçekleşebiliyor. Özellikle tiyatroda dışa açılmanın tek yolu bu. Bir filmin, bir konserin çoğaltılarak farklı ülkelerde izlenebilmesi mümkün, oysa tiyatro yapıtlarında değil. Öte yandan gözden kaçırılmaması gereken bir başka nokta var ki, dezavantaj olarak değerlendirilebilir. Uluslararası festivallerde oyunun mesajını seyirciye farklı bir lisanla geçirebilmek için, rejide görsellik ön plana çıkarılıyor. Bu lisan kaygısı, metin ağırlıklı oyunları korkarım zamanla tamamen ortadan kaldıracak. Günümüzde görselliğin önemi elbette tartışılamaz ancak dilin önemini de yadsıyamayız. Kelimelerin yüklendiği öyle anlamlar vardır ki bunu hiçbir teknikle, jestle, mizansenle veremezsiniz. Bu dengeyi koruyabildiğiniz müddetçe yapıtın başarısından söz edilebilir. 4. Uluslararası İstanbul Festivaline W. Shakespeare'in A Midsummer Night's Dream (Bir Yaz Gecesi Rüyası) adlı oyunu ile katılacak olan The Comedy Theatre, bu oyunu ilk kez Haziran 1990'da, SSCB'yi oluşturan cumhuriyetlerden biri olan Moldavya'da sergiledi. Aynı yıl Londra Uluslararası Tiyatro Festivaline (LİFT) katılan topluluk, ingiliz basınında büyük yankılar uyandırdı. Oyun son olarak da Meksika'da ve 1992 Venezuella, Caracas Tiyatro Festivalinde bir ay süreyle sergilendi. Oynadığı her yerde büyük ilgi toplayan Bir Yaz Gecesi Rüyâsı'nı, ülkesinde oldukça popüler olan genç yönetmen Alex Darie yönetmiş. Bugüne kadar 20 civarında oyun yönetmiş olan Alex Darie henüz 33 yaşında. Şu sıra ingiltere, Oxford Stage Company'de yine Shakespeare'in "Much T o Do About Nothing" adlı oyununun yönetmenliğini üstlenen Darie, ele aldığı bir projenin oluşum aşamalarını bize anlattı: Sanırım öncelikle bir projeye nasıl karar veriliyor ona bakmak gerek. Kişisel ve toplumsal yaşamımızda belirli ihtiyaçlarımız, mutsuzlukla-

19 KORONER KALP HASTALIKLARININ ÖNLENMESİ VE KOLESTEROL K oruyucu hekimliğin en önemli amaçlarından biri koroner kalp hastalıkları bulgularında ciddi bir azalma sağlamaktır. Bu amaçla, risk faktörlerinin azaltılmasına dayalı bir strateji geliştirilmiştir. Bu tür kalp hastalıklarının görülme olasılığı yüksek olan topluluklara ve risk altındaki bireylere yönelik strateji daha iyi beslenme, sigara kullanımının önlenmesi, yüksek tansiyonun düşürülmesi ve uygun egzersiz programlarının öğretilmesi öğelerini içermektedir. Bu strateji, tüm yaş gruplarının sağlık eğitiminden geçirilmesini ve çeşitli resmi kuruluşların desteğini gerektirir. Koroner kalp hastalığı riski taşıyan kişiler için yapılacak tıbbi değerlendirmeye kandaki Kolesterol değeri ve tansiyonun da dahil edilmesi gerekir. Yüksek kolesterol düzeyine yönelik karar kalp damarlarının taşıdığı toplam risk, ailede görülen koroner kalp hastalığı vakaları ve yaş dikkate alınarak verilmelidir. Kolesterol seviyesini düşürücü diyet ve tedaviler düzenlenirken bu değişkenlerle birlikte aşın kolesterol de dikkate alınmalıdır. 200 mg/dl'in üzerindeki kolesterol seviyeleri önemlidir ve tedavinin amacı yüksek kolesterolü bu düzeye çekmek olmalıdır. kolesterol düzeyleri mg/dl arasında olan birçok kişinin diyetinin düzenlenmesi ve öteki risk faktörlerinin azaltılması en doğru yol olacaktır.

20 "1989 öncesi çıkış vizesi alabilmek ülkede istenmediğinizi gösterirdi. Her başvurduğumda vize aldım; istenmiyordum, 2 oyunum da yasaklanmıştı ama her seferinde ısrarla ülkeme geri döndüm." rımız, acılarımız var. Hepsinin ötesinde bir eksiklik, bir boşluk var ve bunu doldurmak gerekiyor, işte bu noktada bir proje arayışına giriyorsunuz. O esnada ilgilendiğiniz konuyu, alanı belirlemek ilk aşamayı oluşturuyor, ki bu da tamamiyle yaşadıklarınızla ilintili. Kendi ürettiğiniz bir tekst olmadığından tüm bunları karşılayacak bir tekst üzerinde karar veriyorsunuz. Sonra çok içsel bir süreç başlıyor. Buna tekstle bütünleşme, özdeşleşme, üzerinde düşünme süreci diyebiliriz ve tamamiyle kontrol dışı gelişiyor. Neyin çözümünü ne zaman, nerede bulacağınız asla önceden belli değil. Bazen okurken, yürürken, yemek yerken, bazen TV seyrederken hatta bazen rüyalarımda buluyorum bazı çözümleri. Bazen de hemen hemen her şey daha teksti okurken' beliriveriyor gözümün önünde. Bu aşamada belirginleşmesi gereken üç ana unsur var benim için. Bunlardan ilki oyunun aktığı bölge, zemin. Oyunun temasını ne tür bir mekanda işliyorsunuz, bu çok önemli. Bunun çalışmasını genelikle dekoratör arkadaşla geliştiriyoruz. Diğer iki önemli unsur ise giriş ve final. Bunlar iyice netleşmeden provalara başlayamıyorum. Sonraki aşamalar da oyuna, o oyunu yorumlayış tarzına bağlı olarak değişiyor. Okuma provalarını tamamladıktan sonrası zaten sahne üstünde yap boz. Detayları yerlerine yerleştirerek bütünü yakalamak. Bir Yaz Gecesi Rüyası Yazan Yöneten Dekor Kostüm Işık Müzik Oyn. : W. Shakspeare : Alex Darie : Puiu Antemir : Maria Miu : Alex Darie : Mihai Vartosu : Şerban Ionescu, Gabriela Popescu, Petre Nıcolae, Marian Ralea, Florin Anton, Magda Catone, Florentina Mocanu Şerban Cellea, Dimitru Chesa, Candid Stoica, Gheorghe Danila, Mihai Bisericanu Bir Yaz Gecesi Rüyası'nda verilmeye çalışılan mesaj nedir? Bu oyunda vermeye çalıştığım bir manipulasyon sorunu var. Düşünülebilen tüm ilişkilerde yaşanılan bir gerçek bu. İnsan ilişkilerinde, kurumlar arası ilişkilerde, insanlarla kurumlar arası ilişkilerde, hepsinde biraz daha güçlü olan diğerini yönlendirmeye çalışıyor. Bunu sergilemek istedim. Oyundaki bir diğer boyut ise tam bir bilinç-altı dünyasının varlığı. Bastırmaya çalıştığımız isteklerimiz, beklentilerimiz, korkularımız. Onların gün ışığına çıkarılması. Bu oyun büyülü bir trajedi bence, gizemli bir komedi ya da. Bir Yaz Gecesi Rüyası, sergilendiği ülkelerin basınında erotik bir oyun olarak kabul görüyor. Bu konuyu biraz açar mısınız? Bu biraz önce bahsettiğim oyunun bilinçaltı boyutuyla bağlantılı bir nokta. Tıpkı korkular gibi cinsel istekler de var bastırılan. Bunu sahne üzerine taşıdığınızda, bir yaz gecesi rüyasının dışa vurumunda örneğin, elbette erotikleşiyor. Oyunun yorumunda, Romanya'nın siyasi tarihinin etkisinden söz edilebilir mi? Böyle bir etkilenme var mı? Ülkenin siyasi yapısından bir etkilenme kesinlikle var ve hatta bunu biraz daha ileri götürerek, bu prodüksiyon bizim için bir anlamda bir sınama oldu bile diyebilirim. Yaptığımız şeyin doğru olup olmadığını görebilmek için bir test. Çünkü Romanya, 1989'a kadar, hemen hemen 45 yıldır dünyadan izole edilmiş gibiydi. Artistik anlamda profesyonel olarak kendinizi deneyememek çok kötü bir durum. Yaptıklarınızı, dünya üzerinde yapılan diğer şeylerle karşılaştıramamak, evrensel skalada yer alamamak demek bu, en azından alıp alamayacağınızı bilememek... Bunun ötesinde, diktatörlük yıkıldığı halde, hâlâ söyleyecek bir şeyimizin olduğunun kendimize ispatıydı belki de. Çünkü 89 öncesi ortak bir düşman vardı; herkes diktatörden nefret ediyordu ve tiyatro adamlarıyla seyirci arasında adeta bir işbirliği sözkonusuydu. Örneğin "Majör For Major"ı hazırladığımızda, herkes bu oyunun Shakespeare'in zamanından değil, Romanya'dan bahsettiğini gayet iyi biliyordu. Teatral anlamdaki her üretiminiz ülkenin politik yapısıyla bağlantılıydı. Ancak 89'dan sonra bu ortak düşman yok oldu. Sosyal yaşam bir Avrupa ülkesi mentalitesi içinde gelişmeye başladı. Şimdi kişisel düşmanlarımız var. Belli bir insan, belli bir politik durum veya belli bir toplumsal durum üzerine odaklaşma sözkonusu değil. Artık farklı bakış açıları var, bunların kabul edilir ya da edilmezliği de tamamiyle bireysel. Bütünüyle yeni durumda da yaratıcı olup olamayacağımızı kendimize ispatlamaktı bu prodüksiyon. Ben komünist rejimin en katı zamanında, 1959'da doğdum. İnsanlar hapislerde işkenceden ölüyordu, böyle bir ortamda büyüdüm ve ülke dışına çıkmadan önce farklı yapılanmaların, farklı sistemlerin neredeyse varlığından bile haberdar değildim. Dünyada neler olup bittiğini bilmeden, adeta hapiste yaşamak gibi bir durumdu bu. Bu oyun, bizi bildiğimiz durumlardan, alışılagelmiş yapımlardan yenilerine taşıyan bir motor oldu denilebilir. Üstelik sadece teorik bağlamda değil pratikte de böyle oldu; bu oyunla yurtdışına birçok seyahatlerimiz oldu. Hatta oyunun premiyerini bile Romanya'da değil, o zaman henüz bağımsızlığını kazanmamış olan Moldavya'da yaptık. Türkiye'den sonra da, Haziran'da, Kanada'da, Toronto Tiyatro Festivali'ne katılacağız.

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Geçtiğimiz dönemlerde olduğu gibi bu dönem de Sevgi Gönül Kültür Merkezimiz sanatla dolu bir sezon geçirdi.

Geçtiğimiz dönemlerde olduğu gibi bu dönem de Sevgi Gönül Kültür Merkezimiz sanatla dolu bir sezon geçirdi. Aylık Elektronik Haber Servisi Ocak 2012 Sanatla dolu geçen bir dönem daha: Sevgi Gönül Kültür Merkezi Geçtiğimiz dönemlerde olduğu gibi bu dönem de Sevgi Gönül Kültür Merkezimiz sanatla dolu bir sezon

Detaylı

ANAVARZA BAL ÇOCUK TİYATROSU

ANAVARZA BAL ÇOCUK TİYATROSU ANAVARZA BAL ÇOCUK TİYATROSU BASIN DAVETİ ÖRNEĞİ 2 3 ANAVARZA BAL HAKKINDA 1979 yılında Süleyman Sezen'in kurduğu Sezen Gıda Ltd. Sti., 1995 yılında Anavarza Bal markasıyla bal sektörüne giriş yaptı. Adana'nın

Detaylı

Festivalin Tarihçesi

Festivalin Tarihçesi Festivalin Tarihçesi Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. İzmir Film Festivali, 11 yıl boyunca dünyadan ve

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Ünvanı: Prof.Dr. Öğrenim Durumu:

ÖZGEÇMİŞ. Ünvanı: Prof.Dr. Öğrenim Durumu: ÖZGEÇMİŞ Adı: Erhan TUNA Ünvanı: Prof.Dr Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tiyatro Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya 1988 Fakültesi Yüksek Lisans Tiyatro Ankara Üniversitesi Sosyal

Detaylı

İktidarıyla, muhalefetiyle bütün Belediye Meclis Üyesi arkadaşlarımın da aynı bilinçle görev yaptığına inanıyorum.

İktidarıyla, muhalefetiyle bütün Belediye Meclis Üyesi arkadaşlarımın da aynı bilinçle görev yaptığına inanıyorum. Belediye Meclisimizin Değerli Üyeleri Bandırmalıların güveni ve desteği ile göreve gelen bu yüce meclis, halkımıza ve bu güzel kente hizmet yolunda bir yılı geride bıraktı. Geçen bir yıllık sürede, kentimizin

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Her Cuma yeni bir film

Beşiktaş Gazetesi. Her Cuma yeni bir film Her Cuma yeni bir film BEŞİKTAŞ Belediye Başkanı İsmail Ünal sinema ile ilgili yeni projesini anlattı. Ünal, "Beşiktaş ta. Sinemamızın son dönemlerde üretilen çağdaş ürünlerini artık Beşiktaş Levent Kültür

Detaylı

ANTALYA ALTIN PORTAKAL'DA JÜRİ HEYECANI!

ANTALYA ALTIN PORTAKAL'DA JÜRİ HEYECANI! ANTALYA ALTIN PORTAKAL'DA JÜRİ HEYECANI! 51. ULUSLARARASI ANTALYA ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ'NİN ULUSAL UZUN METRAJ FİLM YARIŞMASI'NIN JÜRİSİ BELLİ OLDU Bu yıl 51.si düzenlenecek olan Uluslararası Antalya

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 03.11.2012. Salkım Söğüt Saç

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 03.11.2012. Salkım Söğüt Saç Beşiktaş Gazetesi Günlük web Gazetesi 03.11.2012 Salkım Söğüt Saç Beşiktaş Belediyesi'nde belgesel film gösterimleri tüm hızıyla devam ediyor. Levent Kültür Merkezi'nde sinema gösterimleri için de Salkım

Detaylı

İki yaka birleşiyor. ve İstanbul'un iki yakasını birbirine. içine de ray döşendi. olan 13.5 kilometrelik. Programa göre,

İki yaka birleşiyor. ve İstanbul'un iki yakasını birbirine. içine de ray döşendi. olan 13.5 kilometrelik. Programa göre, İki yaka birleşiyor İSTANBUL UN ve dolayısıyla Beşiktaşlılarında yaşadığı trafik sıkıntısına Marmaray'la çözüm bulunması bekleniyor. İki kıtayı ve İstanbul'un iki yakasını birbirine bağlayan Marmaray'da

Detaylı

Dünya üzümden sadece şarap yaparken, biz ise üzümden sadece şarap değil, başka neler yapacağımızı göstermeye devam edeceğiz.

Dünya üzümden sadece şarap yaparken, biz ise üzümden sadece şarap değil, başka neler yapacağımızı göstermeye devam edeceğiz. Dünya üzümden sadece şarap yaparken, biz ise üzümden sadece şarap değil, başka neler yapacağımızı göstermeye devam edeceğiz. Festivalin Amacı Gaziantep, yeryüzünde, derin tarihi, çok sesli, çok renkli

Detaylı

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ. Dokuz Eylül Üniversitesi 1990

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ. Dokuz Eylül Üniversitesi 1990 AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Önder PAKER 2. Doğum Tarihi: 27.05.1960 3. Ünvanı : Yrd. Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tiyatro Dokuz Eylül Üniversitesi 1982 Yüksek Lisans

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi.

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. Uluslararası İzmir Film Festivalinin Tarihçesi Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. İzmir Film Festivali, 11

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

Uçan Süpürge İçin Ankara'ya Geliyorlar

Uçan Süpürge İçin Ankara'ya Geliyorlar On5yirmi5.com Uçan Süpürge İçin Ankara'ya Geliyorlar 14. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali Mayıs ayında dünyanın dört bir köşesinden çok sayıda sinemacıyı Ankara da ağırlayacak Yayın Tarihi

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Sonrası. Jewett, Keman. Özcan Ulucan, Keman. Tuba Özkan, Viyola. Ozan Tunca, Cello. Program ile ilgili detaylar ise

Sonrası. Jewett, Keman. Özcan Ulucan, Keman. Tuba Özkan, Viyola. Ozan Tunca, Cello. Program ile ilgili detaylar ise Işık Tünelinin Sonrası Fulya SanatMerkezinde birbirinden güzel etkinlikler sanatseverler ile buluşuyor. Aralıkayının ilk haftası yine yoğun programlarıyla FulyaSanat Merkezi odak noktasıydı. Bu etkinliklerden

Detaylı

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında 23 Nisan 2014 Çarşamba 17:23 Devremülk Turizm inden Sağlık Turizm ine, madencilik ve mermerden gayrimenkule kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren

Detaylı

EGE ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ NİSAN 2015 ETKİNLİK PROGRAMI

EGE ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ NİSAN 2015 ETKİNLİK PROGRAMI EGE ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ NİSAN 2015 ETKİNLİK PROGRAMI 02.NİSAN.2015 03.NİSAN.2015 TUBİTAK BİLİM İNSANI DESTEKLEME VE DAİRE BAŞK. 46. Ortaöğretim Proje Yarışması ve İzmir Bölge Ödül Töreni

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :8. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :İnternet Sitesi BAŞKAN SELVİTOPU NDAN ÜCRETSİZ KURSLARA DAVET Karabağlar

Detaylı

17. UÇAN SÜPÜRGE ULUSLARARASI KADIN FİLMLERİ FESTİVALİ 8-15 Mayıs 2014

17. UÇAN SÜPÜRGE ULUSLARARASI KADIN FİLMLERİ FESTİVALİ 8-15 Mayıs 2014 A- FESTİVAL ANA SPONSORLUĞU Kapsam: Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali sosyal sorumluluk projelerine önem veren kurum ve kuruluşların desteğiyle 17. yaşına geldi. Festivalimizin ismiyle birlikte anılacak

Detaylı

Müze eğitiminin amaçları nelerdir?

Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Sergilenen nesnelerle insanlar arasında köprü kurarak nesnelerin onların yaşantıları ile bütünleşmesini sağlamak; Nesnelerin maddi ve ideal değerleri ile algılanması

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, Geçtiğimiz hafta sonunda 2-6.sınıflardaki öğrencilerimizin

Detaylı

Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü nün Yunanlılara karşı kazandığı zaferler, İnönü de anılmaktadır.

Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü nün Yunanlılara karşı kazandığı zaferler, İnönü de anılmaktadır. GÖSTERİ SANATLARI Festivaller ve Yerel Etkinlikler MART Eskişehir Ulusal Opera ve Bale Günleri Her sene Mart ayında Devlet Opera ve Balesi işbirliğiyle düzenlenen Eskişehir Ulusal Opera ve Bale Günleri

Detaylı

MATBAACILIK OYUNCAĞI

MATBAACILIK OYUNCAĞI Resimleyen: Özlem Isıyel Yiğit Bener MATBAACILIK OYUNCAĞI ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Roman 1. basım Yiğit Bener MATBAACILIK OYUNCAĞI Resimleyen: Özlem Isıyel cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Yayın Koordinatörü:

Detaylı

Ustalar Eşliğinde Mavi Tur Gelişim ve Sanat Atölyeleri 2013 BODRUM

Ustalar Eşliğinde Mavi Tur Gelişim ve Sanat Atölyeleri 2013 BODRUM BODRUM Güvertede Atölye Türkiye de ilk defa gerçekleşecek olan deniz üstü gelişim ve sanat etkinliğidir. Sanat yolcularımız, Ege nin eşsiz koylarında ilgi duydukları sanat dallarına ve hobilerine vakit

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi üzere ayrılan Bilim iddiaya göre, aniden dengesini kaybederek üzeri eksik ve telle kapatılan mazgaldan

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi üzere ayrılan Bilim iddiaya göre, aniden dengesini kaybederek üzeri eksik ve telle kapatılan mazgaldan 6-7 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Mazgal faciası KABATAŞ Metro İstasyonu nun havalandırma boşluğuna düşen 16 yaşındaki Mahsun Bilim olay yerinde hayatını kaybetti.

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Eskiçağ Dilleri ve İstanbul Üniversitesi 1999

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Eskiçağ Dilleri ve İstanbul Üniversitesi 1999 1. Adı Soyadı: Erdal Yıldırım 2. Doğum Tarihi: 1971 3. Unvanı: Öğretim Görevlisi 4. Öğrenim Durumu: Yüksek Lisans ÖZGEÇMİŞ Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Eskiçağ Dilleri ve İstanbul Üniversitesi 1999

Detaylı

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri.

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. C i h a n D e m i r c i Damdaki Mizahçý 90 Yaþýnda Eskimeyen Bir Usta: Haldun Taner Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. 1986'da yitirdiðimiz Haldun Taner

Detaylı

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI Prof. Dr. Nezih Güven (ODTÜ, Rektör Danışmanı) Doç. Dr. Ayşe Gündüz Hoşgör (ODTÜ,Sosyoloji Blm.) Y. Doç. Dr. Mustafa Şen (ODTÜ, Sosyoloji Bölümü) Bağlantı

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

Sanatın adresi Fulya!..

Sanatın adresi Fulya!.. Sanatın adresi Fulya!.. Beşiktaş Belediyesi Fulya Sanat 2012-2013 sezonunu açtı. İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası ile İstanbul Devlet Opera ve Balesi yine Beşiktaş'ta! Dünya kalitesinde tasarlanan Beşiktaş

Detaylı

Fotoğraf Sevdalısı Bir Doktor:

Fotoğraf Sevdalısı Bir Doktor: Kültür ve Sanat Fotoğraf Sevdalısı Bir Doktor: NESRİN AKÇA AKOĞUL Nesrin Akça Akoğul Eyüp Devlet Hastanesinde. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak görev yapan Nesrin Akça Akoğul. 1992 yılında fotoğraf

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi OTELLO, Shakespeare in geleneksel

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi OTELLO, Shakespeare in geleneksel 30-31 MART 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Otello Sahnede OTELLO, Shakespeare in geleneksel doğum günü tarihi olarak kutlanan 23 Nisan 2013 tarihlerinde saat 20.00'de Fulya

Detaylı

3. SINIF II. SORGULAMA ÜNİTESİ BÜLTENİ

3. SINIF II. SORGULAMA ÜNİTESİ BÜLTENİ 3. SINIF II. SORGULAMA ÜNİTESİ BÜLTENİ TEMA Kim Olduğumuz ÜNİTE ADI Bütünün Parçasıyım TARİH 28 Ekim 6 Aralık 2013 SORGULAMA HATLARI Ait Olduğumuz Gruplar İnanç ve Değerler İnanç ve Değerlerin Davranış

Detaylı

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ - Basın Toplantısı Haber Küpürleri - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel 13.01.2015 Salı Adana İşi nde acayip soygun Bir Acayip Soygun Adana İşi adlı uzun metraj filmin çekimleri

Detaylı

LOJISTIK SEKTÖRÜNÜN PÜF NOKTALARI ANLATILDI

LOJISTIK SEKTÖRÜNÜN PÜF NOKTALARI ANLATILDI Portal Adres LOJISTIK SEKTÖRÜNÜN PÜF NOKTALARI ANLATILDI : www.sabah.com.tr İçeriği : Gündem Tarih : 08.06.2015 : http://www.sabah.com.tr/guney/2015/06/08/lojistik-sektorunun-puf-noktalari-anlatildi 1/3

Detaylı

CV AKADEMİK PERSONEL FOTOĞRAF: 1. ADI: Cihan 2. SOYADI: Ünal 3. DOĞUM YERİ: 4. DOĞUM TARİHİ (GG.AA.YYYY): 22 / 01 /1946 5. İLETİŞİM BİLGİLERİ:

CV AKADEMİK PERSONEL FOTOĞRAF: 1. ADI: Cihan 2. SOYADI: Ünal 3. DOĞUM YERİ: 4. DOĞUM TARİHİ (GG.AA.YYYY): 22 / 01 /1946 5. İLETİŞİM BİLGİLERİ: FOTOĞRAF: 1. ADI: Cihan 2. SOYADI: Ünal 3. DOĞUM YERİ: 4. DOĞUM TARİHİ (GG.AA.YYYY): 22 / 01 /1946 5. İLETİŞİM BİLGİLERİ: 5.1. BÖLÜM: Sahne Sanatları Fakültesi 5.2. TELEFON NUMARASI: Tel:+90(392) 2236464

Detaylı

KÜLTÜREL YAPILANMA GRUBUNUN (KYG) DEĞERLENDİRME ANKETİ

KÜLTÜREL YAPILANMA GRUBUNUN (KYG) DEĞERLENDİRME ANKETİ KÜLTÜREL YAPILANMA GRUBUNUN (KYG) DEĞERLENDİRME ANKETİ Kasım, 2006 Değerli Arkadaşlar, Bildiğiniz gibi 7 Temmuz, 2006 da başlayan ve 27 Ağustos 2006 da tamamlanan Kültürel Yapılanma Grubumuzu ve Etkinliklerini

Detaylı

SİNEMA YÖNETMENİ TANIM

SİNEMA YÖNETMENİ TANIM TANIM Sinema için oyunlaştırılmış öykü ve romanların (senaryoların) oyuncular tarafından canlandırılması ve oyunun filme alınmasını sağlayan kişidir. A- GÖREVLER - Yazılı metni (senaryoyu) görsel olarak

Detaylı

KIRILL ISTOMIN in. renkli dünyası ve DEKO TASARIM

KIRILL ISTOMIN in. renkli dünyası ve DEKO TASARIM DEKO TASARIM Senem ÖZTÜRK / senem.ozturk@alem.com.tr Biliyorum ki dekoratör sözcüğü bugün pek de popüler değil, hatta modası geçmiş bir ifade fakat yine de kendimi dekoratör olarak tanımlamak bana daha

Detaylı

Sıraselviler Caddesi No: 78/2 Cihangir, Beyoğlu 34433 İstanbul T 0212 244 82 74 F 0212 244 82 50. imre@m3film.com.tr okan@m3film.com.

Sıraselviler Caddesi No: 78/2 Cihangir, Beyoğlu 34433 İstanbul T 0212 244 82 74 F 0212 244 82 50. imre@m3film.com.tr okan@m3film.com. Sıraselviler Caddesi No: 78/2 Cihangir, Beyoğlu 34433 İstanbul T 0212 244 82 74 F 0212 244 82 50 imre@m3film.com.tr okan@m3film.com.tr KİM? Başka Sinema Türkiye de Benzeri Olmayan Bir Sinema Deneyimi

Detaylı

PRESS Diren Sanat EMWAP festival 2015 Shrapnel: 32 moments of massacre

PRESS Diren Sanat EMWAP festival 2015 Shrapnel: 32 moments of massacre PRESS Diren Sanat EMWAP festival 2015 Shrapnel: 32 moments of massacre DİLEK YORULMAZ IN YÖNETMEN MEHMET ERGEN İLE RÖPORTAJI: ROBOSKİ BİR SAHNEYE SIĞDIRILDI Anders Lustgarten in Arcola Theatre için özel

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

GÜLEN ANDAK, AHMET GÜVENÇ SANAT AKADEMİSİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI ONAYI İLE KURULMIŞ OLUP, DENETİMİNDE FAALİYET GÖSTERMEKTEDİR.

GÜLEN ANDAK, AHMET GÜVENÇ SANAT AKADEMİSİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI ONAYI İLE KURULMIŞ OLUP, DENETİMİNDE FAALİYET GÖSTERMEKTEDİR. 3 GÜLEN ANDAK, AHMET GÜVENÇ SANAT AKADEMİSİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI ONAYI İLE KURULMIŞ OLUP, DENETİMİNDE FAALİYET GÖSTERMEKTEDİR. Misyon Okulumuz, Kurucumuz Dansın Duayenlerinden Gülen

Detaylı

İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK!

İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK! İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK! ALEM-İ İŞ, NE İŞ? Alem-i İştir kişinin lafa bakılmaz! diyoruz ve iş hayatında yaşadıklarımız konusunda bize, size, herkese esprili

Detaylı

Ve Perde... Tiyatro Afişleri Sergisi, DEÜ GSF 33.Dekor Maket Eskiz Sergisi Açılışı ve 17. Muhsin ERTUĞRUL Tiyatoro Emek Ödül Töreni

Ve Perde... Tiyatro Afişleri Sergisi, DEÜ GSF 33.Dekor Maket Eskiz Sergisi Açılışı ve 17. Muhsin ERTUĞRUL Tiyatoro Emek Ödül Töreni 27 Mart -5 Nisan 2015 TİYATRO GÖSTERİM PROGRAMI Büyük Salon Ve Perde... Tiyatro Afişleri Sergisi, DEÜ GSF 33.Dekor Maket Eskiz Sergisi Açılışı ve 17. Muhsin ERTUĞRUL Tiyatoro Emek Ödül Töreni 27 Mart 2015

Detaylı

CV AKADEMİK PERSONEL FOTOĞRAF: 1. ADI: 2. SOYADI: Kuruç 3. DOĞUM YERİ: Ankara 4. DOĞUM TARİHİ (GG.AA.YYYY): 05/12/1935 5. İLETİŞİM BİLGİLERİ:

CV AKADEMİK PERSONEL FOTOĞRAF: 1. ADI: 2. SOYADI: Kuruç 3. DOĞUM YERİ: Ankara 4. DOĞUM TARİHİ (GG.AA.YYYY): 05/12/1935 5. İLETİŞİM BİLGİLERİ: FOTOĞRAF: 1. ADI: Mehmet Bozkurt 2. SOYADI: Kuruç 3. DOĞUM YERİ: Ankara 4. DOĞUM TARİHİ (GG.AA.YYYY): 05/12/1935 5. İLETİŞİM BİLGİLERİ: 5.1. BÖLÜM: Sahne Sanatları Fakültesi TİYATRO BÖLÜMÜ BÖLÜM BAŞKANI

Detaylı

İnsanlarına yararlı olmaları. için onları düşünmeye. yaşamlarında daha iyiye, güzele ve doğruya ulaşmaları. gerektiğini söylüyorum.

İnsanlarına yararlı olmaları. için onları düşünmeye. yaşamlarında daha iyiye, güzele ve doğruya ulaşmaları. gerektiğini söylüyorum. Zeliha Berksoy Tiyatro Sanatçısı Usta şair Nazım Hikmet in dizelerine can vermekten hiç vazgeçmeyen değerli oyuncu ve bilim insanı Zeliha Berksoy ile tiyatroya yönelmesinde rol oynayan etmenleri, karakter

Detaylı

Nedim Saban. Berrin Politi De. Bayar

Nedim Saban. Berrin Politi De. Bayar Nedim Saban Sanat Yonetmeni Berrin Politi De. Bayar Egitmen ÇOCUKLAR IÇIN YARATICI DRAMA VE GENÇLER IÇIN OYUNCULUK/ MUZIKAL TIYATRO EGITIMI Çocuklar kişisel gelişimleri için gerekli olan alışkanlık ve

Detaylı

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler. Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.de www.wahreliebewartet.de Avrupa ülkelerindeki gençlik denilince

Detaylı

BALE DANSÇISI TANIM A- GÖREVLER

BALE DANSÇISI TANIM A- GÖREVLER TANIM Bale dansçısı, bir öyküde rolünü üstlendiği karakterin duygu ve düşüncelerini müzik eşliğinde vücut hareketleri ile sahnede canlandıran kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ,GEREÇ VE EKİPMAN - Sahnede

Detaylı

TEKNİK GEZİ RAPORU. Ders: MİM 121 MİMARİ TASARIM I. Tarih: 07.10.2011 Gezi alanı: Antrepo 3 & 5

TEKNİK GEZİ RAPORU. Ders: MİM 121 MİMARİ TASARIM I. Tarih: 07.10.2011 Gezi alanı: Antrepo 3 & 5 TEKNİK GEZİ RAPORU Ders: MİM 121 MİMARİ TASARIM I. Tarih: 07.10.2011 Gezi alanı: Antrepo 3 & 5 Meclis-i Mebusan Caddesi - Liman İşletmeleri Sahası - Tophane Konumu: Bienal alanının konumunu gösteren harita

Detaylı

TED KAYSERİ KOLEJİ VAKFI VELİ VE ÖĞRETMENLERİNDEN SOMA YA EL VER KAMPANYASINA BÜYÜK DESTEK

TED KAYSERİ KOLEJİ VAKFI VELİ VE ÖĞRETMENLERİNDEN SOMA YA EL VER KAMPANYASINA BÜYÜK DESTEK TED KAYSERİ KOLEJİ VAKFI VELİ VE ÖĞRETMENLERİNDEN SOMA YA EL VER KAMPANYASINA BÜYÜK DESTEK Türk Eğitim Derneği Genel Merkezi nin Soma nın Evlatları Artık Hepimizin Evladı başlığı ile başlatılan Soma ya

Detaylı

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 )

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz. ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Tarih: 13 Temmuz 2012 Daha fazla bilgi için Nurgül Usta Genel Md. Yardımcısı Tel: 0212 349 48 50 E mail:nurgul.usta@dorinsight.

Tarih: 13 Temmuz 2012 Daha fazla bilgi için Nurgül Usta Genel Md. Yardımcısı Tel: 0212 349 48 50 E mail:nurgul.usta@dorinsight. BASIN BÜLTENİ Tarih: 13 Temmuz 2012 Daha fazla bilgi için Nurgül Usta Genel Md. Yardımcısı Tel: 0212 349 48 50 E mail:nurgul.usta@dorinsight.com Hitay Yatırım Holding firmalarından Türkiye nin en büyük

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ BİLGİ DİREN GÜNEŞ. 2007 Kırmızı Balık/ Kurmaca/ Kısa Film. 2008 Ağla/Yanım/ Belgesel Film. 2009 İstanbul u Dinliyorum/ Belgesel Film

ÖZGEÇMİŞ BİLGİ DİREN GÜNEŞ. 2007 Kırmızı Balık/ Kurmaca/ Kısa Film. 2008 Ağla/Yanım/ Belgesel Film. 2009 İstanbul u Dinliyorum/ Belgesel Film ÖZGEÇMİŞ BİLGİ DİREN GÜNEŞ EĞİTİM Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İletişim Tasarımı İstanbul Kültür Üniversitesi 2011 Yüksek Lisans İletişim Tasarımı İstanbul Kültür Üniversitesi 2014 (Tez Aşamasında)

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΥΟΛΙΚΗ ΥΡΟΝΙΑ: 2012-2013 Μάθημα: Σοσρκικά

Detaylı

Türk Hava Yolları nın TK 1793 sefer sayılı uçuşu ile saat 08:15 de Atatürk Havalimanı ndan hareket ediyor ve yerel saatle 10:45 de Stockholm

Türk Hava Yolları nın TK 1793 sefer sayılı uçuşu ile saat 08:15 de Atatürk Havalimanı ndan hareket ediyor ve yerel saatle 10:45 de Stockholm Mappa Tour Türk Hava Yolları nın TK 1793 sefer sayılı uçuşu ile saat 08:15 de Atatürk Havalimanı ndan hareket ediyor ve yerel saatle 10:45 de Stockholm havalimanına varıyoruz. Bizi bekleyen özel aracımız

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Açık Kapı Günleri

Beşiktaş Gazetesi. Açık Kapı Günleri 20 Açık Kapı Günleri BEŞİKTAŞ Kent Konseyi Kadın Meclisi'nin düzenlediği Açık Kapı Günleri Beşiktaş kentlisini ağırlamaya devam ediyor. Kasım ayının ilk haftasında Açık Kapı Günleri'nin ilk toplantısı

Detaylı

Yönetmen VIJAY KRISHNA ACHARYA. Yapımcılar ADITYA CHOPRA. Türü Aksiyon. Oyuncular AAMIR KHAN KATRINA KAIF TABRETT BETHELL

Yönetmen VIJAY KRISHNA ACHARYA. Yapımcılar ADITYA CHOPRA. Türü Aksiyon. Oyuncular AAMIR KHAN KATRINA KAIF TABRETT BETHELL Yönetmen VIJAY KRISHNA ACHARYA Yapımcılar ADITYA CHOPRA Türü Aksiyon Oyuncular AAMIR KHAN KATRINA KAIF TABRETT BETHELL Yapım Yılı / Süre 2013 / 172 İthalat / Dağıtım Pinema Soluksuz izleyeceğiniz bir Bollywood

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı SİNEMA VE SAHNE SANATLARI OYUNCULUĞU KURS PROGRAMI

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı SİNEMA VE SAHNE SANATLARI OYUNCULUĞU KURS PROGRAMI T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı SİNEMA VE SAHNE SANATLARI OYUNCULUĞU KURS PROGRAMI ANKARA 2010 KURUMUN ADI : KURUMUN ADRESİ : KURUCUNUN ADI : PROGRAMIN ADI PROGRAMIN DAYANAĞI

Detaylı

YARATICI ÇOCUKLAR DERNEĞİ 2012-2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇOCUKLAR VE KENTLER ETKİNLİĞİ

YARATICI ÇOCUKLAR DERNEĞİ 2012-2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇOCUKLAR VE KENTLER ETKİNLİĞİ YARATICI ÇOCUKLAR DERNEĞİ 2012-2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇOCUKLAR VE KENTLER ETKİNLİĞİ YARATICI ÇOCUKLAR DERNEĞİ, BELEDİYE BAŞKANLIKLARI VE İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜKLERİNİN İŞBİRLİĞİ İLE HER YIL BAŞKA BİR

Detaylı

Seyfi Teoman Kısa film çekmeyi düşünmüyorum, çünkü maliyeti çok yüksek, geri dönüşü yok.

Seyfi Teoman Kısa film çekmeyi düşünmüyorum, çünkü maliyeti çok yüksek, geri dönüşü yok. eyfi Teoman Kısa film çekmeyi düşünmüyorum, çünkü maliyeti çok yüksek, geri dönüşü yok. 14 Ekim 2004 de yönetmen eyfi Teoman ile Yamaç Okur un moderatörlüğünde bir söyleşi gerçekleştirildi. Teoman ın ilk

Detaylı

22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA 23.09.2014 SALI - ALVAR AALTO SAĞLIK VE SPOR FAKÜLTESİ

22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA 23.09.2014 SALI - ALVAR AALTO SAĞLIK VE SPOR FAKÜLTESİ 22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA Gece geç saatlerde Helsinki yolculuğumuz başlayacak. Uzun bir uçak yolculuğu yapacağız.ardından bir saatlik bir uçuş sonunda Jyvaskyla

Detaylı

EGE ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ MART 2015 ETKİNLİK PROGRAMI

EGE ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ MART 2015 ETKİNLİK PROGRAMI EGE ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ MART 2015 ETKİNLİK PROGRAMI 01-14.MART.2015 01.MART.2015 02.MART.2015 03.MART.2015 OĞUZ DEMİR Olpesido Kuşları Albatrosun Ölümü ve Doğum" Resim Sergisi YER : Sanat

Detaylı

EGE ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ MAYIS 2015 ETKİNLİK PROGRAMI

EGE ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ MAYIS 2015 ETKİNLİK PROGRAMI EGE ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ MAYIS 2015 ETKİNLİK PROGRAMI 01,02,09,16,23,30 MOZART AKADEMİ MAYIS.2015 Çocuk Korosu ve Orf Eğitimleri YER : Seminer D Salonu 02,09,16,23,30 MAVİ SANAT MAYIS.2015

Detaylı

Sevgili Medine Abla - O Artik Bir YIBO Öğretmeni

Sevgili Medine Abla - O Artik Bir YIBO Öğretmeni Sevgili Medine Abla - O Artik Bir YIBO Öğretmeni Bu akşam gönüllümüz sevgili Medine Hakkâri de YIBO da gönderdiğiniz kitapları almış telefonla selam ve sevgilerini yolladı tüm ILKYAR gönüllülerine ve bağışçılarına...

Detaylı

Değerli Site Sakinleri; Hazırladığımız yaz etkinlikleri çerçevesinde Temmuz ve Ağustos ayı içinde kesinleşen programlar aşağıda sunulmuştur.

Değerli Site Sakinleri; Hazırladığımız yaz etkinlikleri çerçevesinde Temmuz ve Ağustos ayı içinde kesinleşen programlar aşağıda sunulmuştur. 17.07.2012 Değerli Site Sakinleri; Hazırladığımız yaz etkinlikleri çerçevesinde Temmuz ve Ağustos ayı içinde kesinleşen programlar aşağıda sunulmuştur. 1-15 Temmuz 2012 Pazar ÇOCUKLAR ARASI YETENEK YARIŞMASI

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

Uluslararası Buluşma Türkiye Fotohaber, Sayfa 1

Uluslararası Buluşma Türkiye Fotohaber, Sayfa 1 Türkiye 2011 Uluslararası Buluşma/ Türkiye 21 Ekim 30 Ekim Uluslararası Buluşma Türkiye Fotohaber, Sayfa 1 Alman Türk Buluşması Bizi bekleyen gezi nedeniyle hepimiz heyecanlıydık. Uçuş öncesi, bekleme

Detaylı

Benim en büyük şansım Adnan Turani gibi hem iyi bir sanatçı hem de iyi bir eğitimci atölye hocamın olmasıydı.

Benim en büyük şansım Adnan Turani gibi hem iyi bir sanatçı hem de iyi bir eğitimci atölye hocamın olmasıydı. Mehmet Güler Türkiye de yetişen resim sanatının önemli isimlerinden Mehmet Güler ile Malatya dan Almanya ya uzanan yolculuğunu, resim kariyerinde rol oynayan isimleri, Almanya yı tercih etmesinde etkili

Detaylı

ASANSÖR İSTANBUL 2015 SONUÇ RAPORU

ASANSÖR İSTANBUL 2015 SONUÇ RAPORU ASANSÖR İSTANBUL 2015 SONUÇ RAPORU Uluslararası ASANSÖR İstanbul Fuarı, 26-29 Mart 2015 tarihlerinde Asansör ve Yürüyen Merdiven Sanayicileri Derneği AYSAD ın desteği ile 14. kez kıtaları buluşturdu. 28

Detaylı

Radyo. Bayram teklifi. MUSTAFA Kemal Atattürk 16 Mayıs ta annesiyle vedalaşıp Bandırma Vapuru

Radyo. Bayram teklifi. MUSTAFA Kemal Atattürk 16 Mayıs ta annesiyle vedalaşıp Bandırma Vapuru 17 MAYIS 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Bayram teklifi MUSTAFA Kemal Atattürk 16 Mayıs ta annesiyle vedalaşıp Bandırma Vapuru ile Beşiktaş tan Samsun hareket etti. Bu Beşiktaş

Detaylı

Türk filmleri günü!..

Türk filmleri günü!.. Neşeyle kutladılar Beşiktaş Belediyesi ve Halk Eğitim Merkezi ile birlikte ortaklaşa düzenlenen Meslek Edindirme Kursları'ndan Bilgisayar Kursu öğrencileri 24 Kasım Öğretmenler Günü'nü neşeyle kutladı,

Detaylı

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 )

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) 2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

OPERA VE BALE MARDİN DE

OPERA VE BALE MARDİN DE OPERA VE BALE MARDİN DE Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, geçtiğimiz yıl aralık ayında Ankara Devlet Opera ve Balesi nin Mardin de sahnelediği dünyaca ünlü Azeri besteci

Detaylı

Her güzelin bir kusuru var

Her güzelin bir kusuru var Her güzelin bir kusuru var Posted date: Ekim 30, 2012 Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi bu yıl ilk kez düzenlenen İstanbul Tasarım Bienali kapsamında hazırladığı Her güzelin bir kusuru var

Detaylı

İBRAHİM DEMİREL FOTOĞRAF DİLİNDE BİR SÖYLEŞİ. asosöyleşi

İBRAHİM DEMİREL FOTOĞRAF DİLİNDE BİR SÖYLEŞİ. asosöyleşi FOTOĞRAF DLNDE BR SÖYLEŞ K R K Y L N B R K M BRAHM DEMREL brahim DEMREL, 1941 yılında Malatya Akçadağ ilçesi Durulova (Körsüleyman) köyünde doğdu. lkokulu köyünde okuduktan sonra Akçadağ Öğretmen Okulu,

Detaylı

Benim görevime gelince, festivalin programlama direktörüyüm. Dokuz yıldır festivalde çalışıyorum. Artistik direktör Cameron Bailey ile beraber

Benim görevime gelince, festivalin programlama direktörüyüm. Dokuz yıldır festivalde çalışıyorum. Artistik direktör Cameron Bailey ile beraber Festivaller İstanbul da Sektör Buluşma Toplantısı Konuk: Toronto Film Festivali Kerri Craddock Moderatör: Yamaç Okur, Yapımcı, Se-Yap Yönetim Kurulu Üyesi Tarih: 4 Temmuz 2015 Yer: Sinema Meslek Birlikleri

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

Eşsiz bir manzarada doyumsuz lezzetler

Eşsiz bir manzarada doyumsuz lezzetler KUSADASl - demokrat 27 Ağustos 2011 Sayfa 3 SÖKE TEKZEN YENİDEN KAPILARINI MÜŞTERİLERİNE AÇTI - NİSAN AYI İÇİNDE YANAN SÖKE TEKZEN MAĞAZASI YENİDEN SÖKELİLER VE MÜŞTERİLERİ İLE BULUŞTU - Perakende satışın

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır.

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır. Dersin Adı Tema Adı Kazanım Konu Süre : İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi : İnsan Olmak : Y4.1.2. İnsanın doğuştan gelen temel ve vazgeçilmez hakları olduğunu bilir. : Doğuştan Gelen Haklarımız :

Detaylı

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır Öğrencinin ilgi alanları, becerileri ve yetenekleri düşünüldüğü zaman kendi öğrenme yöntemlerine göre akademik ve/veya kültürel alanda başarılı olabilir.

Detaylı

GÖLCÜK MESLEK YÜKSEK OKULU 7. DÖNEM ÖĞRENCİLERİ KOCAELİ FABRİKAMIZDA BECERİ EĞİTİMİNE BAŞLADI Sabahattin Gücin Eğitim Uzmanı İnsan Kaynakları Direktörlüğü 2001 yılında Ford Otomotiv Sanayi A.Ş. ile Kocaeli

Detaylı

TÜRKİYE DE AVANGARD TİYATRO HATICE HAVVA YAZICI KEREMCAN DUM ENISE GOKBAYRAK 2008 ISTANBUL BILGI UNIVERSITESI

TÜRKİYE DE AVANGARD TİYATRO HATICE HAVVA YAZICI KEREMCAN DUM ENISE GOKBAYRAK 2008 ISTANBUL BILGI UNIVERSITESI TÜRKİYE DE AVANGARD TİYATRO HATICE HAVVA YAZICI KEREMCAN DUM ENISE GOKBAYRAK 2008 ISTANBUL BILGI UNIVERSITESI Avangard Tiyatro : Genel geçerlilik kazanmış anlatım tarzlarını yeni biçim ve anlatım denemeleriyle

Detaylı

GELECEGIN MUCITLERI ROBOT YAPMAYI ÖGRENIYOR

GELECEGIN MUCITLERI ROBOT YAPMAYI ÖGRENIYOR GELECEGIN MUCITLERI ROBOT YAPMAYI ÖGRENIYOR Portal : www.haberinozu.com İçeriği : Gündem Tarih : 03.01.2016 Adres : http://www.haberinozu.com/genel/gelecegin-mucitleri-robot-yapmayi-ogreniyor-h303269.html

Detaylı

Yaşamımızı sürdürebilmemiz için kullanıp attığımız bazı

Yaşamımızı sürdürebilmemiz için kullanıp attığımız bazı ANA SINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (11 Mayıs -19 Haziran 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

İTÜ HBSK ÜNİVERSİTELER ARASI HALK KÜLTÜRÜ GÜNLERİ İTÜ HALK BİLİMİ VE SANATLARI KULÜBÜ

İTÜ HBSK ÜNİVERSİTELER ARASI HALK KÜLTÜRÜ GÜNLERİ İTÜ HALK BİLİMİ VE SANATLARI KULÜBÜ İTÜ HBSK ÜNİVERSİTELER ARASI HALK KÜLTÜRÜ GÜNLERİ İTÜ HALK BİLİMİ VE SANATLARI KULÜBÜ İTÜ HBSK KİMDİR? Halk Bilimi ve Sanatları Kulübü, 1999 güzünde, İTÜ bünyesinde Halk Oyunları, Müzik Birimi ve Kafkas

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :15. Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :5. Syf. SON DAKİKA GAZETESİ Sayfası :5. Syf. Sportmen ilavesi Sayfası :2. Syf Sayfası :31. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :İnternet Sitesi İZTO dan Selvitopu ve ekibine

Detaylı