Bir Şantajın Reddi: Postmodernizm Tartışmaları ve Eleştirel Düşünce

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Bir Şantajın Reddi: Postmodernizm Tartışmaları ve Eleştirel Düşünce"

Transkript

1 Bir Şantajın Reddi: Postmodernizm Tartışmaları ve Eleştirel Düşünce Onur Günay Giriş Toplumsal, siyasî ya da kültürel kavramların anlamları ve kullanımları çoğul söylemlerin ve bilme biçimlerinin ilişkisi, mücadelesi ya da uzlaşımları içinde şekillenir. Bu yüzden, dilde ortaya çıkan ve sürekli müzakere edilerek yeniden üretilen anlamların üretim biçimleri bir yandan dilin, söylemlerin ve siyasî konumların çatışmalı sınırlarına öte yandan da farklı dolayımlar aracılığıyla toplumsal yaşamın maddi koşullarına işaret eder. İktidar ilişkileri hem anlamların üretim ve yeniden üretim süreçlerinde hem de bu süreçlere yön veren toplumsal ilişkiler bağlamında iş görmektedir. Sözcükler, kavramlar ve anlamlar bazen daha örtük bazen daha açık şekillerde belirli bir tarihe atıfta bulunur. Bu tarih, bir yandan şimdiki zamanın içinde yaşayan geçmişten gelen güç ilişkileri, deneyim ve birikime öte yandan da hiçbir zaman sonu gelmeyecek olan bir zamansallığa gönderme yapar. Kavramların gündelik deneyimde denk düştüğü toplumsal ve siyasal alan genişledikçe, kuramsal karşıtlıklar, söylemsel mücadeleler ve güç ilişkileri daha görünür bir hâle gelir. Bu bakımdan stratejik kavramların, bunları anlamlandırma konusundaki söylemsel mücadele süresince beklenmedik siyasî müdahalelerle anlam değişikliklerine maruz kalmaları kaçınılmazdır. 1 Bu stratejik kavramlar içinde, günümüz entelektüel üretimine etkileri bakımından belki de en önemli olanı postmodernizmdir. Bu yüzden, her ne kadar böylesinde tartışmalı bir kavramın soykütüğünü çıkarmak gibi bir niyet bu yazının sınırlarını aşsa da, kavramsal ağırlığı gereği postmodernizm hakkında üretilecek her söz kaçınılmaz olarak bu tarihle belirli yüzleşmeler ve karşılaşmalar gerektirir. Bu yazıdaki amacım bu tarz yüzleşmelerin indirgemeci ve toptancı bir şekilde yapılmasının doğurduğu çeşitli sorunlara işaret edip, alternatif bir tahayyülün açabileceği siyasal ve entelektüel alana vurgu yapmaktır. Frederic Jameson ve Geç Kapitalizmin Kültürel Mantığı olarak Postmodernizm Frederic Jameson, 1984 te New Left Review da yayımlanan ve artık bir klasik haline gelen Postmodernizm ya da Geç Kapitalizmin Kültürel Mantığı makalesinde öncelikle postmodernizm(ler)in ortaya çıkış biçim(ler)ini modernizmden ya da yüksek modernizmden kesin bir şekilde ayırır. Daha sonra günümüz toplumunun kültür ve sanat alanındaki dönüşümlerini geç kapitalizmin küresel mantığı içerisinde konumlandırır. Geç kapitalizm, Marksist ekonomist Ernest Mandel in sermayenin evriminin üçüncü ve en gelişkin aşaması 1 Perry Anderson, Postmodernitenin Kökenleri, çev. Elçin Gen, (İletişim Yayınları, İstanbul, 2002), s.95. 1

2 olarak gördüğü, kapitalizmin bugüne kadar ortaya çıkmış en saf ve somut halidir. Jameson postmodernizmin ve kültürel alandaki dönüşümlerin ekonomik alandaki karşılığının geç kapitalizm olduğunu iddia eder. 2 Her ne kadar Jameson böyle bir tarihsel dönemselleştirmenin (I) beraberinde kültürel bir hareket ya da tarz kavramını akıllara getireceği için ve de (II) tarihin doğrusal bir çizgide birbiri ardına akan dönemler olmadığı itirazına sebep olacağı içineleştirileceğini düşünse de bu kavramsallaştırma ve tarihsel dönemselleştirmeden vazgeçmez. Bu ısrarın sebeplerinden biri Jameson ın postmodernizmi, homojenleştirebilecek ya da genelleştirebilecek bir kültürel stilden ziyade içinde birbirinden pek çok farklı varoluş-biçimi içeren baskın bir kültürel mantık ya da hegemonik norm olarak görmesidir. İkincisi ise, postmodernizmi modernizmden keskin bir şekilde ayırma 3 ve ekonomi politik içerisinde bir yere oturtma çabasıdır. Jameson ın dönemleştirme çabasının temel motivasyonu, yaşadığımız dönemi salt heterojenite ya da birbirinden ayrı ve bağımsız güçlerin garip bir toplamı olarak görmektense, siyasî ve tarihsel bir bağlam içine yerleştirme arzusudur. Yani Jameson dan yola çıkarak bugünkü kültürel üretimi lanetleyenlerin aksine Frederic Jameson bugünkü kültürel üretimin bütününün, terime atfedeceği en geniş anlamıyla, postmodern olduğunu düşünmez. Kaçınılması gereken ilk tavır ahlâkçılıktı. Postmodernizmin piyasa ve seyir mantığı ile arasındaki suç ortaklığı aşikârdı. Ama postmodern kültürü mahkûm etmek de, 4 tek başına steril bir tavırdı. Jameson a göre, postmodern, çok değişik türden kültürel dürtülerin - Raymond Williams'ın kullanışlı terimleriyle, kültürel üretimin kalıntısal (residual) ve doğmakta olan (emergent) formlarının- içinde kendilerine bir yer edinmek zorunda oldukları bir güç alanını oluşturmaktadır. 5 Tanımlanan, herşeyin belirlenmiş olduğu toptan bir sistem ya da yapı değil, aksine baskın bir hegemonik alandır. Jameson ın analizindeki kilit argümanlardan biriyse tüm bu küresel ama yine de Amerikan postmodern kültürün, dünya çapında yeni bir askerî ve iktisadî Amerikan hakimiyetinin içsel ve üstyapısal bir ifadesi 6 oluşudur. Bu nedenle Jameson ın yaklaşımı -tıpkı tarihin öteki dönemlerinde olduğu gibi bugün de - kültürde ve sanatta üretilen her türlü konumlanışın zorunlu olarak, siyasal olduğunu hatırlatır. Mevcut durumda ise Jameson, postmodernizm konusundaki her 2 Perry Anderson, Frederic Jameson ın kavramsallaştırmasının beslendiği en önemli iki kaynağın, Ernest Mandel in savaş sonrası kapitalizmin tarihini ve bu üretim tarzı içinde yaşanan niceliksel değişiklikleri sistematik bir şekilde teorize ettiği Geç Kapitalizm ile Jean Baudrillard ın günümüz kapitalizminin kültürel imgeleminde simulakranın rolü üstüne yazdıkları olduğunu söyler. 3 Postmodernizmi oluşturan özelliklerin tümü eski modernizmin özellikleriyle özdeş ve ardıl olsalardı bile -ki bence olmadıkları açıktır, ama bunu ortaya koymak için modernizm tahlilini daha da uzun tutmamız gerekirgene de bu iki olgu, postmodernizmin geç sermaye iktisadi çağında sahip olduğu çok farklı konum, ve bunun ötesinde, çağdaş toplumda bizzat kültür alanının geçirdiği dönüşüm dolayısıyla, anlamları ve toplumsal işlevleri açısından birbirlerinden tamamen ayrı olurlardı. Frederic Jameson, Postmodernism or The Cultural Logic of Late Capitalism?, New Left Review, 1984, s Perry Anderson, Postmodernitenin Kökenleri, çev. Elçin Gen, (İletişim Yayınları, İstanbul, 2002), s Frederic Jameson, Postmodernism or The Cultural Logic of Late Capitalism?, New Left Review, s a.g.e, s.57. 2

3 yaklaşımın çokuluslu kapitalizmin doğasına ilişkin açık ya da örtük bir siyasal tavır olduğunu söyler. 7 Jameson ın dönemselleştirme çabasına soldan gelen en önemli eleştiri heterojenliğin görülmemesidir. Jameson a göre ise bu eleştiriyi saran mantığın altında Sartre-vari tuhaf bir ironi, bir 'galip mağluptur' durumu yatmaktadır. Michel Foucault nun Hapishanenin Doğuşu kitabını örnek vererek teorisyenin sistemin kapatıcı ve kuşatıcı özelliklerini vurguladıkça isyan, başkaldırı ve toplumsal mücadele kanallarını kapadığını iddia eder. Yeni teorisyen (giderek daha kapalı ve ürkütücü bir makine kurarak) kazandığı ölçüde mağlup oluyor, çünkü böylelikle eserinin eleştirel kapasitesi felce uğruyor ve yadsıma, isyan, özellikle de toplumsal dönüşüm dürtüleri bu çizilen model karşısında giderek daha abes ve beyhude olarak algılanıyor. 8 Ancak unutmamak gerekir ki Jameson ın bu eleştirisi aslında Michel Foucault ve Jacques Derrida gibi teorisyenlere (ki sıklıkla postmodernist teorilerle ilişkilendirilirler), ayrıca Heidegger, Nietzsche gibi bazı modern filozoflara ve Marksist Frankfurt Okulu na getirilen en temel eleştirilerden biridir. Devam etmeden, Foucault ve Derrida nın gençliklerinin ırkçılığın yükseldiği, soykırımlarla geçen İkinci Dünya Savaşı nın yaşandığı 1940 ve 1950 ler Avrupa sında geçtiğini 9 ; Frankfurt Okulu nun kaderinin de Nazi Almanyası nın savaş politkalarından ve yükselen kapitalizm ile kitle kültüründen bağımsız olmadığını bir kenara not etmekte fayda var. Tarihin farklı dönemlerinde ortaya çıkan, birbiriyle ilişkili ya da ilişkisiz birçok entelektüel akım ya da bilme biçimi için yapılan bu önemli eleştiri elbette çok haklı bir sorudan yola çıkmaktadır ve bu eleştirinin önemli bir haklılık payı da vardır. Ancak birçok farklı damardan gelen düşünce sistemlerinin ve siyaset biçimlerinin haklı ya da haksız- aldığı bu temel eleştiri nasıl bu kadar kolaylıkla salt postmodernizme mal edilir? Yani modernite içinde de yerini bulmuş olan bu entelektüel üretim biçiminin adresi neden postmodern düşünürler ya da teorisyenler olarak görülür? Benzer bir şekilde jargonun karmaşıklığı ve anlaşılmazlığıyla ilişkili eleştiriler de bugün postmodernizmin tanımlarından biri haline gelmiştir. Ancak kendisi de bu eleştirilerden sıkça nasiplenen Jameson a göre gündelik hayatın, toplumsal süreçlerin ve yapıların gitgide daha karmaşık bir hâl aldığı, gündelik dilin şeyleştiği bir tarihsel dönemde sade bir üsluba ve toplum bilimlerde basitliğe yapılan çağrı başlı başına bir ideolojidir: İngiliz-Amerikan geleneğinde kendine özgü bir tarihi olan bir ideoloji. Temel işlevlerinden biri tam da diyalektik yazıları itibarsızlaştırmak ve Britanya ampirisizminin veya sağduyu felsefesinin şu ya da bu versiyonuna zemin hazırlamaktır a.g.e, s a.g.e, s Joyce Appleby, Lynn Hunt, ve Margaret Jacob, Telling the Truth about History, (Norton, New York, 1994), s Jameson çok kısa ve çarpıcı olan bu yazısında gündelik dildeki şeyleşmeyi aşabilmek için kullanılan yöntemler ve geliştirilen diller bağlamında şairler ve teorisyenler arasındaki şaşırtıcı benzerlikten bahseder. Frederic Jameson, Jargona Dair, Modernizm İdeolojisi, çev. Tuncay Birkan, Kemal Atakay, Metis Yayınları, 2008, s.78. 3

4 Bu yazıda vurgulanacak olan konu postmodernizm eleştirilerin haklılığı ya da haksızlığı değildir. Şüphesiz ki eleştirilerin yöneldiği postmodernizm(ler)in de eleştirilerin de genellemeye tabi tutulamayacak kadar çok ve birbirinden ayrışan biçimleri vardır. Bu eleştirilerin her biri ayrı ayrı detaylı analizler gerektirmekte ve bu yazının tartışmaya niyet ettiklerinin sınırlarını aşmaktadırlar. Yazının niyetini Derrida dan, Madonna ya 11, Lacan dan Andy Warhol a, pop kültürden kimlik siyasetlerine kadar birçok ayrık/alakasız imge, teori, düşünür ve siyasetin içerisine konumlandırıldığı, kimilerine göre modernitenin karanlığından bir kurtuluş vaadi taşıyan, başkaları içinse neredeyse her tür kötülüğün sebebi addedilen postmodernizm üzerine birkaç spekülatif not eklemek olarak özetleyebiliriz. Bilimin, rasyonalitenin, Aydınlanma nın ve sömürgeciliğin şiddetli tartışmalar eşliğinde yeniden düşünüldüğü ve formüle edildiği postmodernizm tartışmaları son otuz yıldır entelektüel ve kültürel üretim alanlarına damgasını vurmuştur. Karşıt tarafların fazlasıyla kutuplaştığı, ideolojik önyargıların tavan yaptığı, çıkan toz duman içerisinde söz ve düşüncenin pek de duyulmadığı bu tartışmalar sürekli olarak seçimler yapmak ve bir tarafa ait olmak üzerinden kurgulanmaktadır. Bu nedenle yazının temel amacı dayatılan tarafların ve bu seçimin anlamları üzerine düşünerek, bir yandan sorgulamadan tartışılan tarafları sorunsallaştırmak öteki yandan da bir seçim yapma şantajını reddetmektir. Ancak bu şantajın reddiyle açılabilecek olan çoğulcu alan, birbirlerinden radikal biçimlerde farklı düşünce ve eleştiri biçimlerinin herhangi bir hegemonik epistemolojiye, kültürel ve sanatsal biçime asimile edilmeden, üretken şekillerde var olmasının ön koşuludur. Kopuş Teorisi ve Bir Boş-Gösteren Olarak Postmodernizm Postmodernizmin bir kültürel kopuşun ifadesi olduğuna ilişkin ilk tartışma Jameson ın vurguladığı birtakım ciddi soru işaretleri barındırdığı için önemlidir. Çünkü gerek postmodernizmle ilişkilendirilen düşünürlerin çoğu gerek postmodern teorilere karşıt düşünürler için yaşanan değişim, keskin bir kopuştur. Bu kopuşun temel parametreleri ise artık büyük anlatıların çöküyor oluşu, evrenselci bakış açısının yerini yerelci bakışın alışı, kimlik siyasetlerinin artan ağırlıkları, akademik çalışmaların sınıftan kültüre kayması gibi jenerik hâle gelmiş ve -ciddi gerçeklik payları olsa da- jenerikleştikçe kimin için ne ifade ettiği pek de açık olmayan argümanlardır. Gülnur Acar-Savran a göre kopuş teorisyenleri ve Jameson modernlik i bir fetiş kavram hâline getirirler. Böylece modern olanı şeyleştirirler ve karmaşık bir anlam haritasını tekil bakış açılarına indirgerler. Modernliğin içerisindeki alternatif siyasî tahayyüller, kültürel akımlar ya da modernizmin bir yandan muhalifliği, bir karşı koyuşu ifade etmesi, öte yandan Aydınlanmanın ilerleme ve akıl anlayışıyla karmaşık ilişkisi 12 görünmez kılınır. Mesela 11 Joyce Appleby, Lynn Hunt ve Margaret Jacob, Telling the Truth about History, (Norton, New York, 1994), s Gülnur Acar-Savran, Postmodernizm: Yepyeni Bir Evre mi, Bir Eğilimin Mutlaklaştırılması mı?, Özne-Yapı Gerilimi: Maddeci Bir Bakış, (İstanbul, Kanat Kitap, 2005). Gülnur Acar-Savran ın ilk olarak 1999 da Defter dergisinin 38. sayısında yayımlanan bu makalesi Türkçe de konuyla ilgili yazılmış en önemli makalelerden biridir. 4

5 modern akıl ve rasyonaliteye saldıran ya da Batılı özerk özne düşüncesine en sert eleştirilerden birini getiren Nietzsche modern felsefenin en önemli isimlerinden değil midir? Ya da postmodern düşünürlerin entelektüel soykütüklerinin dayandığı momentler modern düşünce akımlarının içinde yer almazlar mı? Yaşanan değişim ve dönüşümler bir kopuş paradigması yerine süreklilik ve süreksizlikleri bağlamında incelendiğinde yapılan tahliller daha üretken hâle gelebilir. Benzer bir şekilde, postkolonyalizm terimine itiraz eden Anne McClintock bu terimin yaşadığımız dönemi sömürgeci dönemle ayırarak bugünün siyasî ve sosyoekonomik yapıları içinde varlığını koruyan emperyalizm ve sömürgecilik mirasının görünmez kılındığını iddia eder. McClintock a göre, sömürgeciliğin mirasını görünmez kılan böyle bir ayrım ve kopuş fikrindense, tarihsel ve toplumsal süreçler süreklilikleri ve süreksizlikleri bağlamında incelenmelidir. 13 Kopuş düşüncesinin altında iki temel neden yatmaktadır. Bir taraftan kopuşta ısrar eden postmodernler, modernlik, Aydınlanma yla gelişen akıl, özerk özne ve rasyonalite düşüncelerini ve hatta bunların en sert eleştirilerini, muhalif düşünceyi ve siyaset akımlarını kolaylıkla bir pota içinde eritip tek boyutlu bir eleştiri geliştirebilmişlerdir. Bu sayede birbirinden çok bağımsız ve zaman zaman kavgalı olan- modern düşünce gelenekleri tek bir çatı altında toplanmış ve postmodernizmin kopuşu bu noktadan yola çıkarak kavramsallaştırılmıştır. Modernlik, kendi içkin eleştirisinden ve Aydınlanma nın kapatmış olduğu kadar açmış da olduğu özgürlük alanlarından, modern ve özgürlükçü düşünceden ve siyaset sistemlerinden bağımsız düşünüldüğünde bir öcüler listesi olarak kurgulanmaya başlamıştır. Postmoderniteyi kutsayan düşünürlerin ısrarla vurguladığı kopuş ve kendi siyasî gündemlerinin temel meşruiyeti çoğu zaman bahsi geçen tek boyutlu modernlik eleştirisinden beslenir. Şüphe yok ki modernite, Aydınlanma, bilim ve ilerleme eleştirisi bu kavramların yıkıcı etkileri ve tarihsel yükleriyle birlikte düşünüldüğünde bu eleştirilerin önemli bir kısmı bize modernitenin arka bahçesini açar. Ancak temel sorun eleştirinin, Aydınlanma nın şantajına benzer bir şantaja kapılarak, bir evet ya da hayır meselesine indirgenmesidir. 14 Öte yandan, postmodern ya da postyapısalcı teorilere şiddetle karşı çıkan, yaşanan kültürel, toplumsal ve entelektüel dönüşümden rahatsız olan birçok yazar, eleştirmen ve düşünür de postmodernizm i bir boş-gösterene çevirerek içine bir araya gelmeleri pek de mümkün olmayan anlamlar doldurmuş, zorlama eleştirilerle kavramın analitik gücünü ortadan kaldırmışlardır. Siyasal olduğu iddia edilen ahlakçı önermelerle postmodernizm iyi ya da kötü 13 Anne McClintock, Imperial Leather. Race, Gender and Sexuality in the Colonial Contest, (New York: Routledge, 1995). Kitapta Anne McClintock ırk, sınıf ve toplumsal cinsiyet kavramlarının bütün kesişimleri ve birarada işleyişlerini göstermek için tarih, psikanaliz gibi uzlaşmaz gözüken birçok disiplinden faydalanır. Kamusal hayat ve özel alan, merkez ve çevre gibi zıtlıklar içerisinde oldukları iddia edilen ikiliklerin ötesine geçerek sömürgede iktidarın işleyişinin kurumsal ve metinsel inşasına bakar. Bu yazı için önemli olgulardan bir diğeri, McClintock un sürekli olarak yeniden inşa edilen sömürgeciliğin metinsel ve kurumsal iktidar analizini birbirinden ayırmak yerine aralarındaki samimi ilişki üzerine odaklanmasıdır. Kitabın kapsamlı bir eleştirisi için bakınız, Başak Can, Book Review: Imperial Leather: Race, Gender And Sexuality In The Colonial Contest. Journal of Historical Studies, 4, ss Aydınlanmanın şantajı ve Michel Foucault nun bu konudaki tavrı ile ilgili tartışma yazının ilerleyen bölümlerinde yapılacaktır. 5

6 olarak sınıflandırılmış ve kavramın tarihsel ağırlığı hiçe sayılmıştır. 15 Fakat Jameson ın da ısrarla belirttiği gibi bir boş gösteren olarak içi türlü kötülüklerle doldurulan postmodernizm tarihsel bir olguysa, onu ahlakî ya da ahlakçı yargılarla kavramlaştırma girişimi sonuçta bir kategori-hatası olarak nitelendirilmelidir. 16 Bu tarz ahlakçı yaklaşımların ve eleştirilerin bir sonucu, neredeyse tüm kötülüklerin -toplumsal mücadele ve dönüşüm eksikliklerinin de dahil olmak üzere- bir boş gösteren olarak postmodernizme mâl edilmesidir. İlginç olan ise bu yaklaşımların özellikle akademik ve sol çevrelerde bir çeşit arınma şeklinde iş görmesidir. İnsanların iktidar karşısında güçsüzlüğünün ve sistemik yapılar karşısında çaresizliğinin sorumluluğu sadece postmodern düşünürler ve onların ürettiği teorilere yüklenir ve böylece bahsi geçen sol ya da akademik çevreler için elzem olan özeleştirel süreçlerin de kanalları tıkanır. Türkiye de benzer bir ahlakçı kutuplaşma ve kelimenin dayanılmaz ağırlığının tahlilini Tuncay Birkan, Jameson seçkisi için yazdığı giriş yazısında yapar: [Jameson ın] Postmodernizm karşısındaki tavrı da aynı serinkanlı mesafededir ki Türkiye'nin katı etik koşullanmalarla malul politik tavırlarca parsellenmiş entelektüel ortamında postmodernizmle ilgili her şeyi aynı "kötülük" ya da "iyilik" sepetine doldurma eğiliminin çok güçlü olduğu düşünüldüğünde bu tavrın (Jameson ın tarihselleştirici tavrının) pek etkili olamaması, karşılık bulamaması şaşırtıcı değildir. Kemalistler/Aydınlanmacılar ucu Türk modernliğinin de sorgulanmasına varacağı için, bilimin ve aklın en hakiki mürşit olduğuna iman ettikleri için, postmoderni külliyen ilgi alanlarının dışına atıp sadece bir sıfat, hatta bir küfür olarak kullanırlar. İslamcılar-liberaller postmodernizmin en sorunlu ama siyaseten en çok işlerine gelen büyük anlatı karşıtı (yani sanki din gelmiş geçmiş en büyük anlatı değilmiş gibi, esasen sadece Marksizm karşıtı) yanlarını benimser; postmodernizmin ideologlarının akıl ve bilimin kibri karşısında da şüphe vazedilmesini dinin dogmatik kibrini asla ve kata sorgulamamak gerekliliğine vardırabilen, her türlü modernliğin (tabii ki başta Kemalizmin vaat ettiği türden otoriter modernliğin) sona erişini sadece ve sadece bir tür demokratikleşme ya da özgürleşme diye sunan doxa'larını bağırlarına basarlar. 17 Postmodernizmin Şantajı: Bilim ve Rasyonalite Tartışmaları 15 Bu konuda Postmodernizm ve Sol kitabı ilginç bir örnektir. Özellikle Michael Albert in yazılarında, hadiseyi tarihsel bağlama oturtup anlamaya çalışan bir bakış yerine, postmodern adı altında postyapısalcı ve postkolonyal eleştiri biçimlerinin hepsini bir kaba koyup bunlara bütüncül ahlaki önermelerle karşı çıkan bir bakış öne çıkar. Sol ve devrimci siyaseti ve Albert e göre buna eşlik etmesi gereken entelektüel üretim biçimini kesin sınırlarla tanımlayan Albert iyi ve kötü kategorilerinin ötesinde pek bir söz söylemekten uzaktır. Albert in yaklaşımı birçok postmodernizm eleştirisinde görülen ortodoks tavrın bir tezahürüdür. Michael Albert, Noam Chomsky ve Edward S. Herman Postmodernizm ve Sol, (bgst Yayınları, 2007). 16 Frederic Jameson, Postmodernism or The Cultural Logic of Late Capitalism?, New Left Review, 1984, s Tuncay Birkan, Sunuş, Modernizmin İdeolojisi Frederic Jameson seçkisi içinde, (Metis Yayınları, 2008), s yılı sosyal bilimler kongresinde yaşanan ilginç bir ayrışma için bakınız, İbrahim Kuran, Toplumsal Bilimlerde Kriz mi?, Toplum ve Bilim 117,

7 Postmodernizm, bilim ve rasyonalite temalı tartışmalar, genellikle kutuplaşmalar ekseninde gerçekleşir ve bu kutuplaşmanın bir sonucu da eleştirel ve üretken bir zeminin kaybolmasıdır. Anti-Rasyonalizm makalesinde Michael Albert, rasyonalizmin iktidar ilişkilerini besleyen bir perspektif şeklinde pazarlanabildiğini, bilim adı altında gerçekleştirilen ipe sapa gelmez pratikleri ve bilimin zaman zaman savaşı ve sömürgeciliği meşrulaştırmak için ne kadar yoğun kullanıldığını tartışır. Bu tartışmadaki önermeler yer yer bize postmodern düşünürlerin ya da muhalif bilim insanlarının tezlerini hatırlatır. Ancak Albert makalenin sonunda bunların rasyonalizmin yanlış versiyonları olduğunu iddia eder. Albert e göre rasyonalizm ya da bilim gerçekte farklıdır ve muhaliflerin rasyonalizm ve bilimin imkanlarını kullanması gerekir. Bu gerçek kavramlar özleri gereği olsa gerek, muhaliftirler ve bilim insanları tarafından insanlığın yararı için kullanılabilirler. Hiç kuşkusuz öyle de kullanılmalıdırlar. Unutmamak gerekir ki Albert in tavrında üretken olabilecek nokta, bilimin ve rasyonalitenin muhalifler tarafından iktidara karşı mücadelelerde önemli araçlar olabilecekleridir. Bu tavır şüphesiz ki anlamlı sonuçlar üretebilir ve muhalifler için önemli bir alan açabilir. Ancak bunların birer ideal olarak tahayyül edilmesinin ve gerçek addedilen bilimin sarsılmaz otoritesine iman etmenin üretebileceği yıkıcı sonuçlar insanlık tarihinde mevcuttur. 18 Yaşanan deneyimin ve olan bitenin kendisini bir kenara bırakıp kavramların vaatlerinin çekiciliğinin peşinden giden Albert in yanıtsız bıraktığı sorular ise şunlardır: Tarihsel süreçten ve deneyimden bağımsız nasıl bir gerçek bilim ya da rasyonalite tanımlanmaktadır? Ve bu tanımlar gerçekten de siyasî etkilerden bağımsız mıdır? Yani, tanımlanan bilim, rasyonalite ya da aklın gerçeklikleri ve özleri tarihsellikten bağımsız olarak mı var olurlar? Eğer öyleyse nerede dururlar? Olası polemiklerden kaçınmak için şunu belirtmek gerekir, bilgi ve iktidar ilişkisinin irdelendiği ya da bilim ve rasyonel aklın eleştirisinin yapıldığı kaynakların büyük bir kısmı sömürgecilik, milliyetçilik, ırkçılık ya da cinsiyetçiliğin meşrulaştırıldığı bilim, akıl ve rasyonalite biçimlerinin eleştirisiyle ilgilenir. Bunun dışında Batı yı, bilimi ve rasyonaliteyi görüp ezberden yapılan eleştiri türlerinin de savunulacak ya da tartışılacak pek bir tarafı yoktur. Ancak ilk eleştiri biçiminin atlanıp sadece ikinci tarz eleştirinin postmodern ya da postyapısalcı addedilmesi olsa olsa ilk eleştiri biçiminin 19 ne kadar güçlü ve haklı olduğunu 18 Türkiye de İsmail Beşikçi ye kadar sosyal bilimlerde Kürt meselesinin görmezden gelinmesi ve inkâr edilmesi, ya da Beşikçi nin araştırmaları nedeniyle yıllarca hapis yatması bu sonuçlara verilebilecek önemli örneklerdir. Bugün hâlen Türkiye de bilimsel üretim ve sosyal bilimler genel olarak Kürt meselesi, azınlık sorunları, cinsiyet eşitsizlikleri ya da sınıfsal sorunlarla ciddi bir şekilde uğraşmaktan uzaktadır. Elbette ki bu çalışmaların eksikliği Albert in bakışında olduğu gibi bilimsel yanlışlık ya da eksiklik olarak değerlendirilebilir. Ancak daha üretken bir bakış açısı bilme biçimleri ve bilimsel yöntemin birçok durumda iktidarla ne kadar içli dışlı olduğunu göstermektir. Bilim nedir sorusunu net sınırlarla yanıt aramak yerine bilgi yapıları ve iktidar arasındaki ilişkiyi deşifre etmek ve bu ilişkinin farkında olarak farklı iktidarların dayattığı biçimlerin tersi yönde araştırmalar ve çalışmalar yapmak önemli bir alternatif olabilir. 19 Ashis Nandy ve Kate Ellis in bilim ve postmodernizm tartışmaları hakkında yazdıkları ve Kate Ellis tarafından Michael Albert, Noam Chomsky ve Barbara Ehrenreich e verilmiş bir cevap için bakınız. Ashis Nandy, Ah! Ne Hoş Bir Bilim, Kate Ellis, Babasız Hayat: Postmodern Bir Siyasi Pratik, ve Kate Ellis, Albert, Chomsky ve Ehrenreich'e Yanıt Postmodernizm ve Rasyonalite içinde, (bgst Yayınları, 2008). 7

8 gösterir. Söz konusu olan gerçeklikler aracılığıyla ifade edilen ideal kavramların dogmatik savunuculuğu değil, bu kavramların siyasî ve sosyolojik etkilerini tarihin ve deneyimin alanı içerisinden kavramsallaştırılmasıdır. Feminist akademisyen Joan W. Scott ın 2010 yılında Boğaziçi Üniversitesi nde sekülarizm, İslam ve başörtüsü konularında yaptığı eleştirel sunuştan sonra bir izleyici Scott a itiraz eder: Sekülarizmin içerisinde tarihsel hatalardan ve ötekilerin inançlarını yaşama hakkına saygılı olmayan pratiklerden bahsettiniz. Ancak bahsettiğiniz pratikler sekülarizmin aslı ya da özü değil yanlış uygulamalarından ibarettir. Joan Scott ın bu soruya cevabı kısa ve nettir: Tarihsel süreçlerden, deneyimin bilgisinden ve yaşanmışlıktan bağımsız nasıl bir sekülarizmden bahsediyorsunuz? Joan Scott sunumun devamında bu tür kavramların özler aracılığıyla değil, tarihsel ve sosyolojik süreçler bağlamında irdelenmesi gerektiğini anlatır. 20 Sekülarizm eleştirisinin sekülarizmin reddi olmadığını vurgular. Scott a göre, açılan özgürlük alanlarını dinlerin uyguladığı baskıcı pratiklerden kurtulmak da dahil olmak üzeresavunurken öteki taraftan ortaya çıkan baskıcı dinamiklerin reddi de bu eleştirinin olmazsa olmazıdır. Michel Foucault, Aydınlanma Nedir? 21 adlı makalesinde Aydınlanma ya karşı olmak ya da Aydınlanma nın yanında olmanın dayattığı şantaj ın reddinin gerekliliğini vurgular. Aydınlanma ile kurulacak karmaşık ilişkide eleştirel bir tavır almanın tek yolu öncelikle bu şantajı reddetmek; bir yandan Aydınlanma nın önünü açtığı özgürlüklük pratiklerinin ve sorgulayıcı felsefi düşüncenin takipçisi olmak, öte yandan da aklın, bilimin ve rasyonalitenin despotik olabilecek yorumlarına ve mutlak-laşabilecek otoritelerine dair uyanık olmaktır. Foucault ya göre, bir taraftan bireyin şimdiki zamanla ilişkisi, ve temelleri Aydınlanma düşüncesine dayanan özerk bir özne olarak inşası sorunsallaştırılmalı, öte yandan da ait olduğumuz tarihsel dönemin sürekli eleştirisine dayanan felsefi ethos yeniden harekete geçirilmelidir. Foucault nun önerdiği yaklaşım, kendi tarihsel inşa sürecimizin sorgulanması bağlamında söylediğimiz, düşündüğümüz ve yaptığımız herşeyin eleştirisinden yola çıkan ve bizi özne kılan süreçlerin soykütüğünü (genealogy) çıkarmaktır. Foucault nun önerdiği bu yaklaşımla Aydınlanma nın şantajdan kurtulabilindiği ölçüde tarihsel bir değerlendirme ve eleştiri alanı açılabilecektir. 20 Joan Scott ın bu sözleri ve bakış açısı, özler ve tarihsel bağlamların birbirine girdiği ve analitik genişliğin yok olduğu tartışmalar için son derece yol göstericidir. Bu tip tartışmalarda genel olarak sorun yaratan konulardan birisi bu tarz bir analitik süzgecin eksikliğidir. Antropolojinin rolü ve yeri ile ilgili verdiği bir sunuşta Nükhet Sirman da konuya Joan Scott la benzer bir perspektiften yaklaşır. Sirman a göre, olan ve olması gerekeni birbirinden ayırmak ve aralarındaki farkı teorize etmek antropoloji ve genelde de sosyal bilimler için olmazsa olmazlardandır. Olan yani deneyimin ve tarihselliğin alanı ile olması gereken yani teori ve idealizasyonların alanı şüphe yok ki birbirlerinden ayırılmalı ve birbirleriyle ilişkileri içerisinde düşünülmelidir. Herhangi bir tarafın tek başına, diğer taraftan bağımsız analizi ortaya metodolojik sorunlar çıkarabilir. Nükhet Sirman, Antropoloji: Olanla Olmasi Gerekenin Arasinda Bir Bilim, Bilgi Toplumuna Geçiş: Sorunsallar/Görüşler, Yorumlar/Eleştiriler ve Tartışmalar içinde, ed. İ. Tekeli, S.C. Özoglu, B. Akşit, G. Irzık, A. İnam. (Tuba Yayınları, 2002). 21 Michel Foucault, What is Enligthenment?, The Foucault Reader içinde, ed. Paul Rabinow, (Pantheon Books, New York, 1984), ss

9 Gerek Türkiye deki gerek de dünyadaki postmodernizm tartışmaları bağlamında benzer bir yaklaşım geliştirmek ufuk açıcı olacaktır. Bu yaklaşım bilim ve akıl diye pazarlanan herşeyin peşinden gitmemek gerektiğini vurgular ve nesnel hakikat olarak sunulan ancak iktidar ilişkileri bağlamında tarihsizleştirilmiş bilme biçimlerinin eleştirisini mümkün kılar. Batımerkezci, cinsiyetçi bakış açılarını sarsan postyapısalcı, postkolonyal ve postmodern teoriler bize kısmî özgürlük alanları, düşünsel ufuklar ve siyasal militanlık alanları açar. Öte yandan postmodern teoriler, yaklaşımlar ve beraberinde gelen epistemoloji de -bazen temelinde bazen uç noktalarda- Holocaust un varlığını reddetmeye kadar gidebilecek sınırsız bir göreceliliğe sebep olabilmektedir. Genele dair de söz söyleme iddiasıyla yola çıkan mikro çalışmalardan genelin tamamen görünmez olduğu kısmî (ve sıklıkla içinde bulunulan toplumsal, ekonomik yapıları anlamaktan ziyade ilginç durumlar bulmaya çabalayan) çalışmalar ortaya çıkmaktadır. Avrupa ve Batı evrenselciliği eleştirilirken başka dünya tahayyülleri oluşturmak amacıyla yararlanılan yerel ve de yerli- perspektiflerden tamamen yereli yücelten ve kültürel şovenizme doğru giden bir yerelcilik perspektifine 22, sınıfın ve emek sömürüsünün görünmezliğine varan bir körlüğe doğru gidebillmektedir. Ayrıca bugün üniversitelerin sosyal bilim bölümlerinin birçoğunda postyapısalcı teorilerin dekoratif amaçlı, muhalif ya da siyasî bir anlamı olmayan düşüncelere ya da en hafif tabirle düşünce yoksunluklarına kılıf olarak kullanıldığını da unutmamak gerekir. Postmodernizm ve modernizm ile Aydınlanma arasındaki devamlılık ve süreksizlikler düşünüldüğünde görülecektir ki Focuault nun geliştirdiği bu evet-hayır şantajının reddinin gerekliliği günümüzde de geçerliliğini korumaktadır. Kültürel Dönüşüm: Bilgi, İktidar ve Toplumsal Muhalefet Bilginin üretim koşullarının objektif olabileceği iddiasına karşı çıkmak ya da Batı düşüncesinde önemli bir yer tutan özerk-öznenin/bireyin eleştirisi, postmodernizm sol düşünceyi ve toplumsal mücadeleyi tasfiye eder iddiasına yol açar mı, ya da bu iddiayı haklı çıkarır mı? Jameson ın eleştirisinde de temel izleklerini bulabileceğimiz bu sorular postmodernizm tartışmalarında çok fazla gündeme gelir. Soru(n) temel olarak entelektüel, akademik ve kültürel üretimle toplumsal mücadeleler ve dönüşümler, isyan, başkaldırı ya da boyun eğme kısacası siyaset- arasındaki bağa ilişkindir. Bu tartışma, bilgi, iktidar ve muhalefet ilişkilerine dair birçok soruyu gündeme getirir. Ünlü tarihçi Geoff Eley, kendi hayat hikâyesinin ve 1960 lardan günümüze tarih disiplini içerisindeki dönüşümlerin detaylı bir okumasını yaptığı A Crooked Line: From Cultural History to the History of Society adlı kitabında 1980 lerde ortaya çıkan ve etkileri 90 larda iyiden iyiye belirginleşen linguistik (dilsel)/kültürel dönüşüme özel bir yer ayırır. Eley e göre bu dönüşüm daha sert sosyal bilim dallarından biri olan sosyolojiden ziyade edebiyat çalışmaları, antropoloji ve interdisipliner alanlar olan kültürel çalışmalar ile kadın 22 Bu konuda önemli ve eleştirel bir eser için bakınız, Immanuel Wallerstein, Avrupa Evrenselciliği: Gücün Retoriği, çev. Aziz Ufuk Kılıç, (bgst Yayınları, 2010). 9

10 çalışmalarını daha radikal bir şekilde etkilemiştir. 23 Kültürel alanın ve gündelik yaşamın eskisine oranla çok daha fazla sorgulandığı, kültürel araştırmaların arttığı, mikro ve niteliksel çalışmaların ağırlık kazandığı bir değişimdir söz konusu olan. Eley ye göre bu entelektüel dönüşümün izleklerini takip edebilmek için birbirinden farklı ancak birbiriyle ilintili birçok alanın incelenmesi gerekir. Bu büyük entelektüel dönüşümün detaylı ve bütünlüklü bir tarihinin yazılabilmesinin önemli bir ayağı kişisel araştırma projelerinin, belirli biyografiler ve tartışmaların, kurumsal ve akademik alanların inşa ediliş biçimlerinin takip edilmesidir. Öte yandan entelektüel değişimlerin, yönetimsellik ve eğitimin siyasal dünyaları, siyaset ve medyanın kamusal alanları ve akademik olmayan entelektüel adanmışlık biçimleriyle olan karmaşık kesişimleri de gözetilmelidir. 24 Eley, Amerikan üniversitelerinde ders veren Avrupalı bir tarihçi olarak kendi deneyimi üzerinden kültürel dönüşümün tarih disiplininde nasıl yaşandığına ve önemli etkilerine dair bazı çıkarımlar yapar. Eley nin gözlemleri, akademik dönüşüm, siyasî mücadeleler ve iktidar ilişkileri çerçevesine oturduğu için tarih disiplininin ötesinde genel ve teorik tartışmalara dair birçok şey söyler. Eley nin vurguladığı değişim ve dönüşümleri, kültürel dönüşümün genel çerçevesini çizmeye katkı sunduğu ölçüde tartışmaya çalışacağım. Eley e göre, en önemli etki feministlerden gelmiştir, toplumsal cinsiyet (çalışmaları) o güne kadar mümkün olmayan ciddi bir görünürük kazanmıştır. Kadını sadece aile içinde gören çalışmaların ya da tarihin küçük bir parçası olarak kadınların tarihi yaklaşımının yerini toplumsal cinsiyetin tarihi yaklaşımı almıştır. Bu sadece kadınların tarihine bakmak anlamına gelmez; cinsiyetlendirilmiş alanlar olarak emek, sınıf oluşumu, vatandaşlık ve kamusal alanın tarihinin gözden geçirilmesi ve yeniden yazılması anlamına gelir. 25 İkinci önemli etki de, Michel Focualt ve onun iktidar kavramından gelmiştir. Foucault nun bilgi ve iktidar arasında kurduğu ilişki; belirli zamanlarda ve mekanlarda ne tür bilgilerin kullanılabileceğine dair sınırlara işaret eden söylemler ve hakikat rejimleri hakkında yazdıkları; devletler, hükümetler ve geleneksel iktidar çerçevesinden ya da sınıf tahakkümünden ayrıştırarak kurduğu merkezsiz, dağınık ve parçalı iktidar tanımı ve bunun mikrofiziği tarihçilerin çalışmalarını başka alanlara ve konulara yöneltmiştir. Foucault, tarihçiler arasında geleneksel tarihin şeylerin düzeninin kaçınılmaz olarak nasıl şimdiki noktaya geldiğini anlatan bir yazım biçimi yerine, şeylerin her zaman böyle olmadığını gösteren ve alternatif şimdiki zaman tahayyüllerine alan açan soykütüğü araştırmalarının başlamasındaki en önemli figürdür Geoff Eley, A Crooked Line: From Cultural History to the History of Society, (University of Michigan Press, 2005), s a.g.e., ss Joan W. Scott ın Gender and the Politics of History kitabında bir araya getirdiği makaleler böyle bir cinsiyet tarihi yazma çabasının ürünleridir. Kitap farklı dönemlerde dilden, kimliğe, aileden, iş yaşamına, eşitlik ve farklılık tartışmalarından işçi sınıfı tarihine çeşitli alanlarda Scott tarafından yapılmış feminist müdahaleleri ve toplumsal cinsiyet eksenli bir tarih yazımının erken örneklerini barındırması bakımından tarihsel bir değer de kazanmıştır. Joan Scott, Gender and the Politics of History, (Columbia University Press, New York, 1988). 26 Geoff Eley, A Crooked Line: From Cultural History to the History of Society, (University of Michigan Press, 2005), ss

11 Bunun dışında Annales okulunun sağladığı total tarih anlayışı ve zihniyet tarihi çalışmaları, tarihi yüksek kültür, diplomasi ya da entelektüel tarihin kalıplaşmış formal biçimlerinden geçmişin popüler bilgisine yöneltmiştir. Öte yandan, kültürel alanın tarih çalışmalarına ve akademik araştırmalara daha fazla dahil oluşu feminist teori ve Edward Said-sonrası sömürge eleştirisinden bir hayli etkilenmiş olan kültürel çalışmalar bölümlerinin de akademik ağırlıklarının ve geleneksel disiplinlerle alişverişlerinin arttığı bir döneme denk düşer. Son olarak da, kültürel dönüşümle beraber feminizm, postyapısalcılık, edebiyat teorisi ve Foucault dan beslenen antropoloji disiplininin tarih ile ilişkisi ciddi ölçüde artmıştır. Gündelik hayat ve siyaset, akademik çalışmalarda her zamankinden fazla yer bulmuştur. Bunun sonucunda, sömürgecilik, Şarkiyatçılık, ben ve öteki ilişkisi, ve tüm bunlarla ilişkili olarak Batı nın kendini nasıl algıladığının ve inşa ettiğinin tarihi yeniden yazılmıştır. 27 Bunların dışında yükselen bağımsızlık hareketleri, ırkçılık karşıtı mücadele, sömürge sonrası toplumlarda yaşanan huzursuzluklar ve mücadeleler de kültürel dönüşüm esnasında ırk, kimlik, sömürgecilik ve bağımsızlık gibi konuları sürekli gündemde tutar. Eley e göre, Raymond Williams ve Edward Said gibi düşünürlerin yazdıkları, askeri ya da bürokrasinin işgaline odaklanan sömürgecilik araştırmalarını kültürel alandaki dönüşümlere ve ideolojik istilalara da yönelmesinde etkilidir. Sömürgecilik araştırmalarındaki bu dönüşüm, kolonyal bilgi ile Batı daki gündelik yaşam pratikleri ve mevcut toplumsal eşitsizlikler arasındaki ilişkinin kurulmasını sağlar. Sömürgede kurulan cinsiyet eşitsizliği, mahremiyet, cinsel ayrıcalıklar, sınıf öncelikleri ve ırksal üstünlük gibi söylemlerin ev de milliyetçilik ve cinsiyetçilik üzerinden yeniden formüle edildiği öne sürülür. 28 Ancak, öte yandan metropol ülkeler, dünyayı sömürgeleştirirken, olası anlamlar üzerine hegemonyalar yaratır. En bilinçli ve en radikal sömürge karşıtı, muhalif hareketler ve azınlık hareketleri bile kendi özgürleşme taleplerini kısmen ve zorunlu olarak sömürgeciliğin gücünün kurallarını koyduğu bir kimlik zemininden dile getirirler. 29 İktidar ilişkileri içerisinde oluşturulmuş anlam haritalarına, milliyetçi ya da sömürgeci tarih anlatılarına, şimdiki zaman ve gündelik deneyime şekil veren güç ilişkilerine karşı çıkan bilgi üretme arzusu da yine marjinden bir yerden, siyasetten ve toplumsal mücadeleden gelir. Sömürgecilik çalışmaları ve postkolonyal eleştiri çıkış noktası olarak kendi temellerini toplumsal mücadelelerin, sömürge karşıtı hareketlerin ve bağımsızlık mücadelelerinin içinde bir yerde konumlandırır lerin sonunda Ranajit Guha öncülüğünde Hindistan, Britanya ve Avusturalya da yaşayan Güney Asya lı bir grup genç tarihçi tarafından başlayan Maduniyet Okulu (Subaltern 27 Unutmamak gerekir ki, Geoff Eley nin sunduğu tabloda, ya da benim bu yazıda anlattığım kültürel dönüşümde bahsi geçen anaakım akademi değil, entelektüel üretim ve akademi üzerinde çok önemli etkileri olsa da akademinin marjinleridir. Bu bağlamda, sunulan anlatı kaba hatlarıyla eleştirel ve muhalif olan akademisyenler ve entelektüellerin resmini çizmeye kalkışsa da bu resmin genel çerçeve içinde küçük bir yer kapladığı unutulmamalıdır. 28 Antropolog Ann Stoler ın kitapları bu konudaki en önemli örneklerdendir. Ann Stoler, Carnal Knowledge and Imperial Power: Race and the Intimate in Colonial Rule (Berkeley: University of California Press, 2002) ve Race and the Education of Desire: Foucault s History of Sexuality and Colonial Order of Things (Durham: Duke University Press, 1995). 29 Geoff Eley, A Crooked Line: From Cultural History to the History of Society, (University of Michigan Press, 2005), s

12 School) postkolonyal tarihçilik içerisinde çok önemli ve özel bir yerde durur. Bu proje ismini İtalyan komünist ve düşünür Antonio Gramsci nin ortaya attığı madun kavramından almıştır. (Madun, örgütlü politik özerkliği olmayan, baskı altındaki toplumsal gruplara verilen isimdir.) Gramsci nin yanı sıra aşağıdan tarih ekolünün temsilcileri Edward P. Thompson ve Eric Hobsbawm dan etkilenen bu okul, 1982 den bugüne Güney Asya tarihi ve toplumu üzerine onbir ciltlik bir kitap dizisi yazarak Hindistan tarihini ve tarihçiliğini hem akademik hem de siyaseten gündeme getirmişlerdir. Maduniyet Okulu yazarları temel olarak üç farklı ekole karşı çıkarlar. Bunlardan ilki, sömürge dönemi halkın verdiği tepkileri Hindistan ulusdevletinin ilerlemeci büyük anlatıya tercüme eden milliyetçi tarih yazımıdır. İkinci hedefleri Hindistan siyasetini çıkar-temelli bir yorumu olan ve kitlesel seferberlik yerine elit gruplaşmalara odaklanan bir tarih yazımı tercih eden Cambridge Okulu dur. 30 Son olarak da Hindistan Marksist geleneğinin sınıf temelli ekonomik determinizmine karşı çıkarlar. Amaçları, sınıf, kast, yaş, toplumsal cinsiyet ya da başka bir kategori üzerinden baskı altında tutulan insanların verdikleri tepkileri ve yaygın direniş biçimlerini büyük bir anlatıya asimile etmeden yeniden değerlendirmek ve kurtarmaktır. Geoff Eley e göre bu okul ve çabaları tıpkı 1960 larda sosyal tarihçiliğin denk düştüğü gibi çok önemli bir toplumsal, politik ve entelektüel konjonktüre denk düşmüştür. Bir taraftan Edward Said in Şarkiyatçılık çalışmasının etkisi Amerikan üniversitelerinde Batılı-olmayan tarihçiliklerin Batılı-olanlarla karşılaştığı bir akademik ortam bu tartışmaların önem kazanmasında çok önemlidir, öte yandan asıl etki dönemin siyasî tartışmalarından gelir. Küreselleşme döneminde ya da dünya kapitalist ekonomisinin uluslarüstü yeniden yapılandırıldığı bu süreçte gündelik siyasetin dili kültürel fark, ırk ve çok-kültürlülük üzerinedir. Bu bağlamda, Geoff Eley postkolonyal eleştiri ve tarih yazımı ile madun çalışmalarınının ortaya çıkışını 1960 lar sosyal tarihçiliğinin erken dönemlerinin getirdiği radikal yeniliklerin geri dönüşü olarak tanımlar. 31 Eley nin kitap boyunca vurguladığı önemli noktalardan bir diğeri ise postyapısalcı düşünürlere gelen temel eleştirilerden toplumsal mücadeleyi tasfiye ettikleri yönündeki suçlama ile ilgilidir. Eley siyaset ile akademi ve daha genel olarak entelektüel üretim arasındaki ilişkinin asimetrik bir ilişki olduğunu ve burada ağırlıklı olan tarafın siyaset olduğunu iddia eder. Anaakım akademinin beslendiği temel kaynak reel siyaset, devletlerin stratejileri, ihtiyaçları ve iktidar ilişkileridir. Muhalif entelektüel üretim ise hem reel siyaset ve iktidar değişimlerinden hem de muhalif-sol siyasetlerin dönüşümünden etkilenir. Tabii buradaki ilişki tek taraflı ya da tek değişkenli bir ilişki değildir. Entelektüel ve akademik üretimin ya da teorisyenlerin sokaktan etkilendikleri ölçüde olmasa da entelektüel üretim de sokağı ve siyaseti etkiler. Ancak unutmamak gerekir ki bu ilişkide belirleyici olan siyasetin, marjinlerin ve sokağın ta kendisidir. Muhalefet açısından bakıldığında, Batı nın sömürgeci mirasının kıyasıya eleştirildiği, sömürge sonrası toplumların eşitlik, özgürlük ve adalet talepleriyle ortaya çıktığı, siyah 30 a.g.e., s a.g.e., s

13 hareketin güçlendiği, eşcinsel ve feminist hareketlerin tabanlarının hızla genişlediği, bilgi ve iktidar ilişkisinin her zaman olduğundan daha fazla eleştirildiği, insan doğasına ilişkin argümanların genellikle ırkçılığa, biyolojik vurguların da cinsiyetçilik ve homofobiye zemin oluşturduğunun görüldüğü, büyük anlatıların içeremediği öznellik biçimlerinin 32 kendilerini siyaseten ifade etme olanakları bulduğu, tarihleri yazılmayan gruplar ve sınıfların hafıza 33 ya da sözlü tarih çalışmaları yoluyla gündeme gelmeye başladığı ve feminizmin kişisel olanın politik olduğunu herkese öğrettiği bir tarihsel dönemin ardından gelen bu düşünsel dönüşümün tek belirleyeni olmasa da bunlardan en önemlileri sokak ve siyasettir. Bu dönemde ve sonrasında ortaya çıkan feminizmler, queer teori, kültürel çalışmalar, hafıza araştırmaları, postkolonyal çalışmalar ve kimlik teorileri ancak gündelik siyaset, sokak, marjinler ve politik mücadele hatlarıyla ilişkileri bağlamında düşünüldüklerinde bu yeni dilin anlamları ve imkânları daha iyi anlaşılabilecektir. Buna karşı geliştirilebilecek haklı bir argüman da şudur: Bu dönemin ardından gelen 80 li yıllar dünyada neoliberal süreçlerin hakimiyetinin artmaya başladığı, her tarafta işçi sınıfının kanlı bir şekilde bastırıldığı, Reagan-Thatcher işbirliğiyle dünyanın çokuluslu kapitalizmin belki de en yıkıcı haline hızla yelken açtığı bir dönemdir. 34 Sınıfsal ayrışma ve emek sömürüsünün yakıcılığı belki de tarihin başka hiçbir döneminde bu kadar yoğun bir şekilde yaşanmamışken, 80 sonrası ortaya çıkan yeni teorik yaklaşımlarda ve entelektüel üretimde sınıf perspektifinin ironik bir şekilde azalmakta olması, maddi süreçlerden söylemsel alana kayılması son derece önemli bir olgudur. 35 Birçok yazar ve düşünür artık yeni sayılamayan ve son otuz yıla damgasını vuran bu dönüşümlerin, bu büyük entelektüel geçişin etkisinin toplumsal muhalefet ve mücadele pratiklerinin tasfiye etmek ya da bu tasfiyeye entelektüel zemin oluşturmak olduğunu iddia etmektedir. Buna örnek olarak bugünün toplumunun içinde olduğu durumun vehameti sinik bir tavırla tasvir edilir. Entelektüel üretim, akademi, bilgi ve siyaset arasındaki asimetrik ilişki düşünüldüğünde postmodern, postyapısalcı, postmarksist ya da postkolonyal (ve diğer post-) 32 Bu konuda Carolyn Steedman ın genel ve erkek olan işçi sınıfı anlatısına uymayan ailesinin hikâyesinden yola çıkarak yazdığı Landscape for a Good Woman kitabı bu büyük anlatılar tarafından içerilemeyen öznelliklerin bize iktidar ilişkileri, cinsiyet rejimleri ve sınıf analizi hakkında ne kadar çok şey söyleyebileceğinin ilk ve halen en önemli örneklerinden birisi. Geoff Eley nin kitabının dördünce bölümü (ss ) de linguistik/kültürel dönüşümün hikâyesini genel politik konjektür ve Landscape for a Good Woman üzerinden anlatır. 33 Hafıza konusunda Eley nin vurguladığı çok önemli noktalardan birisi de, hafıza çalışmalarındaki patlamanın sosyalizmin ya da diğer ütopik anlatıların artık insanlar için bir gelecek umudu ve vaadinin taşımadığı günümüz toplumunda eski iyi ve güzel günlerin deneyim ve tarihsel özgüllükleri bağlamında hatırlandığı bir alanın açılması. Eley ye göre hafıza patlaması yaşanan dönüşümün kültürel mantığı na tam olarak denk düşer. İnsanlar için geçmiş hiç olmadığı kadar önemli bir anlamlar haritası haline gelmiştir ve kimlik inşasının temel kaynaklarından birisi de artık hafızadır. Eley, kitabı boyunca sürdürdüğü analitik bakışın, iyi ve kötünün ötesinde değerlendirdiği tarihsel süreçlerle ilgili tartışmaların yetkin bir örneğini hafıza alanında (History in Public) verir. Age. ss Aijaz Ahmad, Orientalism and After, Colonial Discourse and Post-Colonial Theory: A Reader içinde, ed. Patrick Williams ve Laura Chrisman. (Columbia University Press, New York, 1994), ss Neoliberal süreçlerin hız kazanması ve karşılaşılan ideolojik baskı ve fiziksel şiddet sonucu sınıf perspektifi teori ve entelektüel üretimde azaldığı gibi, alt sınıflar arasında da azalmaya başlar. Sokak, bastırılmış haliyle de olsa, entelektüel üretim üzerinde yine çok etkilidir. 13

14 teorilerin ve bilme biçimlerinin toplumsal muhalefeti ya da sisteme yönelik potansiyel isyan ve başkaldırıyı tasfiye ettiğine yönelik iddia birçok açıdan zayıf kalmaktadır. Akademik ya da entelektüel alanda üretilen muhalif teorilerin yetersizliğiyle iktidar ilişkilerinin yakıcılığını ve buna yönelik muhalefetin eksikliğini birebir örtüştürmek, gerekli toplumsal eleştiri için zemin kaybından başka bir şey değildir. Eley nin ısrarla üzerinde durduğu nokta akademideki dönüşümlerin daima dışardan geldiğidir. Tekrar etmekten kaçınmadan söylenmesi gereken asimetrik ilişkide belirleyici olanın akademi değil siyaset oluşudur. 36 Jameson ın ve birçok düşünürün eleştirisindeki sorunlu nokta, linguistik/kültürel dönüşümün ya da postmodern teorilerin (ki içerisinde postmodern zırvalıklar yakıştırmasını fazlasıyla hakeden bir dolu yazar, kitap, makale, sanat ürünü bulunduğu gibi toplumsal mücadeleyi kendine dert edinmiş birçok aktivist, düşünür, sanatçı, yazar ve akademisyen de 37 vardır) niteliğinden ziyade, bunlara yöneltilen eleştirinin cinsi ve politik olarak nasıl iş gördüğü ile yakından ilişkilidir. Ahlakçı eleştirilerin ortaya çıkardığı durum salt metodolojik bir sorun ya da kategori hatası değildir. Bilimin, kültürün, eleştirel düşüncenin ve teorinin ne olması gerektiği üzerine ahkam kesmek ve kesin sınırlar çizmek eleştirinin nesnesiyle kurulacak iktidarî bir ilişki anlamına gelir. Postmodernizm konusunda oluşabilecek üretken bir eleştirel zemin ancak kültürel ve zihinsel ürünlerin, bir yandan kültürün ve düşüncenin kendi kıstaslarıyla oluşturulacak bir eleştirel süzgeç ve bununla beraber kültür ve düşüncenin tarihsel/toplumsal belirleyicileri dolayımıyla gündeme getirilebilecek bir eleştirel bakışın kesişiminde ortaya çıkabilir. Theodor W. Adorno nun terimleriyle söylersek, içkin eleştiri ve aşkın eleştirinin kesişimindeki bir eleştirel pratiktir bahsettiğim. Orhan Koçak, Adorno nun Edebiyat Yazıları için yazdığı sunuş yazısında içkin eleştiriyi ve aşkın eleştiriyi şu şekilde tarif eder: İçkin eleştiri, kültürel ve düşünsel ürünleri sadece kültür ve düşüncenin kendi kıstaslarıyla değerlendirmektir; aşkın eleştiri ise bu ürünlerin tarihsel/toplumsal belirleyicilerini araştırmak anlamına gelir. İçkin eleştiri, tek başına kaldığında, tarihin kültür üzerinde bıraktığı izleri, yara izlerini gözden kaçırır; üstelik içkin eleştiri olmak istiyorsa kaçırmak da zorundadır. Ama aşkın eleştiri de kültürel nesnelerin ve biçimlerin göreli özerkliğini reddederken, kültürü sahiden bağımlı kılan güçlerle (piyasa ekonomisiyle, sermaye ile ve devlet aygıtlarıyla) bilinçsiz ve bazen de bilinçli bir işbirliğine girer. Kültürün şimdiki cılız özerkliğini bile yadsırken aslında insanların gelecekteki olası bütünsel özerkliğini yadsır. Yine de hiçbir diyalektiğin vazgeçemeyeceği o bütünlük imgesini koruyan da aşkın eleştiridir. Eleştiri, ikisinde de rahat edemez; sürekli birbirine karşı kullanmak zorundadır onları Geoff Eley, A Crooked Line: From Cultural History to the History of Society, (University of Michigan Press, 2005), s Joan W. Scott ın akademi ve aktivizm üzerine yazdığı makale bu alandaki önemli eserlerden birisidir. Joan Wallach Scott, Bilgi, İktidar ve Akademik Özgürlük, çev. Tuğçe Çuhadaroğlu, Kültür ve Siyasette Feminist Yaklaşımlar 11, Akademi ve aktivizm arasındaki ilişkiye kavramsal yaklaşımlar ve Feminist Yaklaşımlar dergisinin düzenlediği Tanya Reinhart paneli için bakınız: Fahriye Dinçer, Meltem Kelepir ve Nükhet Sirman, Aktivizm İle Akademiyi Bir Arada Düşünmek..., Kültür ve Siyasette Feminist Yaklaşımlar 3, Orhan Koçak, Sunuş, Theodor W. Adorno, Edebiyat Yazıları içinde, (Metis Yayınları, 1999), s.9. 14

15 Feminist Müdahale: Marjinler, Dil, Anlatı ve Gündelik Siyaset Geoff Eley, akademi ve entelektüel üretim alanındaki linguistik (dilsel) /kültürel dönüşümün faydaları ve zararları ile bu üretim maddi/toplumsal koşullarını beraber düşünmek gerektiğini söyler. Kültürel alanın artan önemini tartışırken kültürün herşeyi anlamaya ve açıklamaya yeterli olmayacağına, dilin tek başına analiz birimi olamayacağına vurgu yapar. Toplumsal eşitsizlikten, sınıftan ve kapitalizmden bahsederken halen eski dilin kullanıldığına dikkat çeker. Ancak Eley e göre unutulmaması gereken bahsi geçen kültürel dönüşümden sonra bütün olan biteni anlamak için artık çok daha donanımlı hâle gelmiş durumda oluşumuzdur. Toplumsal eşitsizliklerin cinsiyet ve ırkla ilgili boyutlarını görmek, doğallaştırılmış eşitsizlik söylemlerinin altındaki iktidar ilişkilerini görünür kılmak ve bu söylemlerin içerdiği anlamları yapıbozuma uğratmak bugün bize iktidara karşı bir dil kurmak ve toplumu anlayabilmek için daha sofistike ve etkin araçlar sunar. 39 Bunların arasından seçim yapmaya gerek yoktur. Eley nin de belirttiği gibi acil ihtiyaç bu konularda geliştirilecek basit bir çoğulculuktur. 40 Kutuplaşmanın ötesine geçebilen ve bu sayede katı ayrımların kendisini anlamsız kılan bu tarz bir çoğulculuğun ilk örneklerinden biri Carolyn Steedman ın 1986 tarihli Landscape for a Good Woman kitabıdır. Steedman, Edward P. Thompson ın Making of the English Working Class 41 kitabında erkek emek hareketini odağına alan muhalif anlatının karşısına bu anlatıya dahil edilmeyen annesinin hikâyesini ve kendi çocukluğunu koyar. Thompson kitabında insan ilişkileri, inanç dünyası ve kültürel alan gibi daha önceki işçi sınıfı anlatılarında ihmal edilen ve görmezden gelinen unsurların sınıfın kendisini yapış sürecinde nasıl kurucu olduğunu detaylı bir şekilde anlatır. Bir döneme ve sosyal tarihe damgasını vuran sosyal tarihçilik yaklaşımı Steedman tarafından terk edilmez. Aksine Steedman ın eleştirisi, Thompson ın anlattığı kültürel alanın içerisine dahil edilmeyen kadınların hikâyesi aracılığıyla muhalif anlatının destansı (ve erkek) biçimine yapılmış bir müdahale olarak değerlendirilebilir. Steedman ın kitabı sınır bölgelerinde yaşanan ve kültürün merkezi yorumlayıcı araçlarının genelde işlemediği yaşamlar hakkındadır. 42 Steedman, kültürel eleştiri okullarının hakkında 39 Bu araçları en etkin şekilde kullanan yazarlardan birisi şüphe yok ki feminizmin ve tarih disiplininin önemli isimlerinden Joan W. Scott tır. Scott kendi kişisel hikâyesi bağlamında entelektüel bilgil ile ilk karşılaşmasını, tarih disiplini, feminizm, postyapısalcılık ve eleştirel düşünce ile kurduğu ilişkiyi, yaşadığı kişisel dönüşümleri; ve bunların akademik ya da siyasî izdüşümlerini Eleştirel Tarihin Peşinde adlı makalesinde detaylı bir şekilde anlatır. Ona göre, kullanılan yeni araçlar ve dil eskiden uğraşılan konuların reddi anlamına gelmez. Aksine Scott, ortak olduğu varsayılan ya da dayatılan temel önermelerin eleştirel düşünce bağlamında nasıl sorgulandıklarını anlatır. Bir yandan bu sorgulamaların açtığı üretken alan ve postyapısalcılık üzerine odaklanırken diğer yandan da tarih disiplininin dönüşümünün ve feminist tarihin ortaya çıkışının hikâyelerini anlatır. Fransız tarihçi ve filozof Jacques Rancière den, Michel Foucault, Jacques Derrida ve Julia Kristeva ya kadar birçok düşünürün bu dönüşümdeki etkileri incelikli bir biçimde bu hikâyeye dail edilir. Joan Wallach Scott, Eleştirel Tarihin Peşinde, çev. Ayça Günaydın, Kültür ve Siyasette Feminist Yaklaşımlar 12, Ekim Geoff Eley, A Crooked Line: From Cultural History to the History of Society, (University of Michigan Press, 2005), s Edward Palmer Thompson, İngiliz İşçi Sınıfının Oluşumu, çev. Uygur Kocabaşoğlu, (Birikim Yayınları, İstanbul, 2004). 42 Carolyn Steedman, Landscape For a Good Woman, (Virago Press, 1986), s.5. 15

16 hiçbir şey söyleyemedikleri annesi ve çocukluğu üzerine odaklanır. Anlatılan, işçi sınıfı ikonografisinde kendine yer bulamayan, çocuklarına büyük ölçüde tek başına ebeveynlik yapan ancak bir yandan da onlara annelik yapmak istemeyen bir annedir. Orta sınıf yaşantısına, şeylerin ve malların büyüsüne kapılarak kıskanan, arzulayan ve hep elindekinden daha fazlasını isteyen bir anne, kıskançlığın siyasetini içerebilecek muhafazakâr işçi sınıfına dahil bir kadın. Kabul edilebilir sınıf ve toplumsal cinsiyet çerçevelerinin dışına çıkan, erkeğin aynı zamanda efendi olmadığı ve hatta içinde bulunmadığı, geleneksel sınıf cemaatinin çok uzağında sürgün ve tecritteki bir işçi sınıfı ailesi 43 portresi karşımıza çıkar. Bu müdahalenin amacı Thompson ın muhalif anlatısını ters yüz etmek ve böylece etkisizleştirmek değil; dönemin materyalist dili, öğrenilmiş siyaset üslupları ve mevcut sosyal tarih dilleri içerisinden anlatılamayan hikâyelerin gündeme getirilmesidir. 44 Tek başına kadınların hikâyelerin anlatıya eklenmesi değil, cinsiyetlendirilmiş bu anlatının yeniden ve daha güçlü bir şekilde kurulmasına zemin hazırlamaktır. Ancak bu sayede ortaya çıkan muğlâklıklar ve sorular, sadece sınıf ve toplumsal cinsiyetle ilgili anlamların ve algıların nasıl inşa edildiğine değil psikolojik ben in ve farklı öznelliklerin nasıl kurulduğuna da işaret edecektir. Bu sayede Thompson ın muhalif anlatısı alt üst edilmeden güçlendirilecek ve tekrar etkinleştirilecektir. Steedman a göre bir sefer anlatılan bir hikâye artık sadece bir hikâye olmaktan çıkar; tarihin bir parçası, yorumlayıcı bir araç olur. 45 Anlatı oluşturmaya karşı koymak güçtür ve hikâye anlatıldıkça anlatı örülmeye başlar. Ancak Steedman ın arzusu daha önce kurulanlardan bağımsız, sadece marjinleri dikkate alan yeni bir muhalif anlatı oluşturmak ya da sınır bölgelerinde ve marjinlerde yaşanan yaşamları kutsallaştırarak merkezî muhalif anlatıyı sarsmak ve etkisizleştirmek değildir. Bunun yerine marjinlerde olan bitenin farkında, bunları kutsamayan ancak tanıyan ve buna göre hareket eden bir muhalif anlatı kurulmasını ister. Nihai bir meydan okuma jesti yapmalıyım, ve bunun [bu hikâyenin] merkezi hikâye tarafından yutulmasına izin vermemeliyim; bütün bu gizli ve imkânsız hikâyeleri içine alabilecek ve marjinlerde yaşananların farkında olan ancak bunları kutsamayı reddeden bir siyasî düşünce yapısı; bu geçmişi izleyerek ne olmuş yani? diyen ve onu karanlığa sevkeden bir siyaset istemeliyim. 46 Steedman ın kitabı, kişisel sesin bir tarih metni içinde özgürleştirici bir biçimde kullanılması bakımından da dönemin şartları içerisinde yenilikçidir. Eley ye göre Steedman büyük anlatıların çöküşü ya da bunlarla ilgili yaşanan hayâl kırıklıklarına dair radikal bir dil üretmektedir. Steedman, büyük işçi sınıfı anlatıları ve bildiğimiz sosyalizmlerin dışına çıkan, alışılmış sosyal tarih ya da kültürel çalışmaların alanına kolaylıkla sokulamayacak olan radikal bir anlatı sunar. Bugünkü toplumsal değişimleri ya da geçmiş deneyim alanlarını 43 a.g.e., s Steedman a göre Thompson bu durumun belli biçimlerde farkındaydı ancak dönemin şartları içerisinde mümkün olan böyle bir anlatı kurmaktı. Steedman kadınların dahil edilmediği bu destansı anlatıda anlatılanın birçok durumda erkek işçilerin deneyimine de uymadığını anlatır. Aktaran Geoff Eley, s Carolyn Steedman, Landscape For a Good Woman, (Virago Press, 1986), s a.g.e., s

17 kavrayamayan büyük anlatılara yönelik bir karşı çıkışla beraber bir iyileştirme çabası da içermesi bakımından bildiğimiz taraflaşmaların dışındadır. Bahsi geçen siyasî ve entelektüel çaba Steedman ın kullandığı metodoloji üzerinde de etkili olmuştur. Steedman, bir yandan makro anlatıların insanları sürüklediği güçsüzlük hissi, öte yandan da tamamen yapıbozuma uğratılmış bir kimlik kurgusunun dışına çıkmaya çalışır. Genel çerçeveyi ya da büyük resmi görmeye çalışan bir mikro-tarih anlayışı geliştirerek toplumsal değişimler, kapitalizm ve sınıfsal eşitsizliklerle beraber bireysel yaşamlar ve kişisel deneyime de yer açar. Bu sayede farklı öznelliklerin büyük resmin ve çerçevenin içinde ne tip süreçler ve dolayımlar sonucu inşa edildiğini tartışır. Carolyn Steedman, sosyal tarihe ya da büyük işçi sınıfı anlatısına yönelttiği feminist eleştirileri, verili ikilikleri aşan düşünceleri ve metolodojisi ile gerek siyasal düşünce gerek de entelektüel üretim bağlamında ufuk açıcı bir yol açmıştır. Kitabın yayınlanmasının üzerinden geçen çeyrek asır boyunca devam eden spekülatif tartışmalar ve sığ kutuplaşmaların içinden bakıldığında görülecektir ki, bu meydan okuma hiç de az bir iş değildir. Sonuç Ne olduğu ya da tanımı konusunda pek bir fikir birliği olmasa da postmodernizm entelektüel üretimde ve kültürel alanda, yakın dönemde en çok tartışma yaratan kavramlardan birisi. Postmodernizmle ilişkilendirilen kültürel ve sanatsal üretim, düşünürler, teorik modeller ve bilme biçimleri, eleştirel sorgulamalardan ziyade ahlakçı önermeler eşliğinde iyi ve kötü olarak sınıflandırılıyor. Birbirinden çok farklı, çatışan, çelişen, alâkalı, alâkasız birçok anlamı içinde barındıran bir boş-gösteren hâline getirilen kavram, kullananın siyasî/entelektüel duruşuna göre taraflaşmayı kolaylaştıran bir etiketleme işlevi görüyor. Kavramın analitik açıklayıcılığı sıfırlanıyor ve gerek siyasal anlamda gerek de entelektüel anlamda bir evet/hayır seçimi dayatılıyor. Postmodernizmin bilim, rasyonalite ve bilginin objektifliği gibi konularda sıkça ortaya çıkan şantaj aracılığıyla belirli tarihsel/sosyoloji kavramlar değişmez özlerle dolduruluyor ve bize bir seçim yapmak dayatılıyor. Bu yazıda, ancak bu şantajın reddi ile açılacak olan eleştirel bir alanda kavram(lar)ın tarihselleştirilmesi ve iyiyle kötünün ötesinde bir muhasebe sürecine tabi tutulması gerektiğini tartışmaya çalıştım. Böyle bir tarihselleştirme ve eleştirel süzgeç bir taraftan postmodernizmle beraber gelen, postmodernizm(ler) dahilinde varolabilen kültürel ve zihinsel üretimin içkin bir eleştirisiyle bu üretimi kültürün ve düşüncenin kendi kıstaslarıyla değerlendirerek- öte yandan tarihin ve toplumsal olanın kültür üzerinde bıraktığı yara izlerini takip eden bir aşkın eleştiriyle bu ürünlerin tarihsel/toplumsal belirleyicilerini araştırarak- mümkün olabilir. Bu bakımdan sosyal teorideki linguistik ve kültürel dönüşüm bağlamında Geoff Eley nin önerdiği basit bir çoğulculuk fikri, radikal bir tahayyülün ve eleştirel pratiğin oluşabilmesi için elzem bir ön koşuldur. Bu tarz bir çoğulculuk belirli ezberler dahilinde yürütülen etiketleme ve ahlaki taraflaşmaların ötesinde radikal bir düşünsel ve siyasî alan açma ihtimalini barındırır. Eski nin dertlerini de yadsımadan, yeni dil(ler)in imkânlarını 17

18 kullanabileceğimiz, kıyaslanamaz görülen bu dertlerin ve dillerin birbiriyle konuşabileceği, iktidar ilişkilerinin tersine beraberce işleyebileceği bir düşünsel ufuk bize özgürlük ihtimalleri vaat edebilir. Ancak böylesi bir radikal çoğulculuk ve eleştirel pratikle beraber kavramlar, anlamlar, düşünceler ve kültürel/zihinsel ürünler, kalıplaşmış eleştiri paketleri dışında kalan eleştirel süzgeçlerden geçmesini sağlayabilir, bir özgürleşme pratiği olarak eleştirinin kapılarını açabiliriz. Kaynakça Acar-Savran, Gülnur. Postmodernizm: Yepyeni Bir Evre mi, Bir Eğilimin Mutlaklaştırılması mı?, Özne-Yapı Gerilimi: Maddeci Bir Bakış, Kanat Kitap, İstanbul, Ahmad, Aijaz. Orientalism and After, Colonial Discourse and Post-Colonial Theory: A Reader içinde, ed. Patrick Williams ve Laura Chrisman, Columbia University Press, New York, Albert, Michael, Noam Chomsky ve Edward S. Herman. Postmodernizm ve Sol, bgst Yayınları, İstanbul, Appleby, Joyce, Lynn Hunt ve Margaret Jacob. Telling the Truth about History, Norton, New York, Anderson, Perry. Postmodernitenin Kökenleri, çev. Elçin Gen, İletişim Yayınları, İstanbul, Birkan, Tuncay. Sunuş, Modernizmin İdeolojisi Frederic Jameson Seçkisi içinde, Metis Yayınları, İstanbul, Can, Başak. Book Review: Imperial Leather: Race, Gender And Sexuality In The Colonial Contest, Journal of Historical Studies, 4, (2006). Dinçer, Fahriye ve diğer. Aktivizm İle Akademiyi Bir Arada Düşünmek..., Kültür ve Siyasette Feminist Yaklaşımlar 3, (2007). Eley, Geoff. A Crooked Line: From Cultural History to the History of Society, University of Michigan Press, Ellis, Kate. Babasız Hayat: Postmodern Bir Siyasi Pratik, ve Albert, Chomsky ve Ehrenreich'e Yanıt, Postmodernizm ve Rasyonalite içinde, bgst Yayınları, İstanbul,

19 Foucault, Michel. What is Enligthenment?, The Foucault Reader içinde, ed. Paul Rabinow, Pantheon Books, New York, Jameson, Frederic. Postmodernism or The Cultural Logic of Late Capitalism?, New Left Review I/146, (1984) Koçak, Orhan. Sunuş, Theodor W. Adorno, Edebiyat Yazıları içinde, Metis Yayınları, İstanbul, Kuran, İbrahim. Toplumsal Bilimlerde Kriz mi?, Toplum ve Bilim 117, (2010). Nandy, Ashis. Ah! Ne Hoş Bir Bilim, Postmodernizm ve Rasyonalite içinde, bgst Yayınları, McClintock, Anne. Imperial Leather. Race, Gender and Sexuality in the Colonial Contest, New York: Routledge, Scott, Joan Wallach. Gender and the Politics of History, Columbia University Press, New York, Scott, Joan Wallach. Bilgi, İktidar ve Akademik Özgürlük, çev. Tuğçe Çuhadaroğlu, Kültür ve Siyasette Feminist Yaklaşımlar 11, (2010). Scott, Joan Wallach. Eleştirel Tarihin Peşinde, çev. Ayça Günaydın, Kültür ve Siyasette Feminist Yaklaşımlar 12, (2010). Sirman, Nükhet. Antropoloji: Olanla Olmasi Gerekenin Arasinda Bir Bilim, Bilgi Toplumuna Geçiş: Sorunsallar/Görüşler, Yorumlar/Eleştiriler ve Tartışmalar içinde, ed. İ. Tekeli, S. C. Özoglu, B. Akşit, G. Irzık, A. İnam, Tuba Yayınları, Steedman, Carolyn. Landscape For a Good Woman, Virago Press, Stoler, Ann. Race and the Education of Desire: Foucault s History of Sexuality and Colonial Order of Things, Durham: Duke University Press, Stoler, Ann. Carnal Knowledge and Imperial Power: Race and the Intimate in Colonial Rule, Berkeley: University of California Press, Thompson, Edward Palmer. İngiliz İşçi Sınıfının Oluşumu, çev. Uygur Kocabaşoğlu, Birikim Yayınları, İstanbul, Wallerstein, Immanuel. Avrupa Evrenselciliği: Gücün Retoriği, çev. Aziz Ufuk Kılıç, bgst Yayınları, İstanbul,

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri İLTB 601 İletişim Çalışmalarında Anahtar Kavramlar Derste iletişim çalışmalarına

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6. Ön Koşul Dersleri -

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6. Ön Koşul Dersleri - DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Seçmeli

Detaylı

Bourdieu den Sonra Ekonomik Sosyoloji

Bourdieu den Sonra Ekonomik Sosyoloji Bourdieu den Sonra Ekonomik Sosyoloji Haz: Emrah GÖKER, 4 Mayıs 2007 Ekonomi insanların nasıl tercih yaptıklarıyla ilgili ise, sosyoloji insanlara nasıl yapacak hiçbir tercih bırakılmadığıyla ilgilidir.

Detaylı

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma İÇİNDEKİLER Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma 1. FELSEFE NEDİR?... 2 a. Felsefeyi Tanımlamanın Zorluğu... 3 i. Farklı Çağ ve Kültürlerde Felsefe... 3 ii. Farklı Filozofların Farklı Felsefe Tanımları... 5 b.

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7. Yrd. Doç. Dr. Alper ALTINANAHTAR

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7. Yrd. Doç. Dr. Alper ALTINANAHTAR DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili İngilizce Dersin Seviyesi Lisans Dersin Türü Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Sosyolojiye Giriş I SSG109 1 3+0 3 4

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Sosyolojiye Giriş I SSG109 1 3+0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Sosyolojiye Giriş I SSG109 1 3+0 3 4 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Adı Soyadı (Unvanı) Doktora: E-posta: (kurum/özel) Web sayfası Santral No: Dahili No: 3512 Fax: Cep Telefonu: İş Adresi: Yazışma Adresi: Bölümü/Anabilim Dalı: İdari Görevi: Fırat MOLLAER Mimar Sinan Güzel

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi SOSYOLOJİ (TOPLUM BİLİMİ) 1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi Sosyoloji (Toplum Bilimi) Toplumsal grupları, örgütlenmeleri, kurumları, kurumlar arası ilişkileri,

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İŞLETMEYE GİRİŞ SPRI 250 2 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İŞLETMEYE GİRİŞ SPRI 250 2 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İŞLETMEYE GİRİŞ SPRI 250 2 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

DOKTORA PROGRAMI BİLİMSEL HAZIRLIK DERSLERİ

DOKTORA PROGRAMI BİLİMSEL HAZIRLIK DERSLERİ DOKTORA PROGRAMI BİLİMSEL HAZIRLIK DERSLERİ Bölümümüz tarafından bilimsel hazırlık dersleri alması uygun görülen öğrencilerin toplamda 18 krediyi geçmemek koşuluyla alacağı dersler danışmanları tarafından

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Türk-Yunan İlişkileri PSIR 463 7-8 3 + 0 3 Ön Koşul Dersleri - - - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Seçmeli Dersin Koordinatörü

Detaylı

ENDÜSTRİYEL VE POST-ENDÜSTRİYEL DÖNÜŞÜM

ENDÜSTRİYEL VE POST-ENDÜSTRİYEL DÖNÜŞÜM ENDÜSTRİYEL VE POST-ENDÜSTRİYEL DÖNÜŞÜM Bilgi, Ekonomi ve Kültür Prof. Dr. Veysel BOZKURT İstanbul Üniversitesi EKİN 2012 ÖNSÖZ ii Endüstriyel dönüşümün toplumsal sonuçlarını en iyi anlatan yazarlardan

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Siyaset Bilimine Giriş PSIR 101 3 3 + 0 3 5. Temel siyasal deyimleri ayırt eder 1,2,3 A,C

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Siyaset Bilimine Giriş PSIR 101 3 3 + 0 3 5. Temel siyasal deyimleri ayırt eder 1,2,3 A,C DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Siyaset Bilimine Giriş PSIR 101 3 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) 6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU İslam Ülkelerinde Çok Boyutlu Güvenlik İnşası ( 06-08 Mart 2015, Serena Hotel - İslamabad ) Güvenlik kavramı durağan değildir.

Detaylı

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Tarih geçmiş hakkında eleştirel olarak fikir üreten bir alandır. Tarih; geçmişteki insanların yaşamlarını, duygularını, savaşlarını, yönetim

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

Kitap A dı Yayınevi. Wilhelm von Humbold 2012 141-147. Batı Düşüncesi İSAM Yayınları 2009. Husserl Say Yayınları 2006. Yayın Yılı Ahmet Cevizci

Kitap A dı Yayınevi. Wilhelm von Humbold 2012 141-147. Batı Düşüncesi İSAM Yayınları 2009. Husserl Say Yayınları 2006. Yayın Yılı Ahmet Cevizci Mezun Olduğu Fakülte Fakülte Mezuniyet Dokuzeylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Yüksek Lisans Tez Adı Enstitü Yer Yıl Nietzsche'nin Postmodernizme Bakımından Etkileri Uludağ Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü

Detaylı

N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR. 26 Kasım 2015

N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR. 26 Kasım 2015 N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR 26 Kasım 2015 SİYASİ İRADENİN ÖNÜNDE İKİ SENARYO Kapsamlı bir reform ve kalkınma hareketine girmek Toplumsal barış Çözüm süreci Yeni anayasa Başkanlık arayışı ve kutuplaşma

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı Mikroekonomik Analiz I IKT751 1 3 + 0 8 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih,

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Latin Amerika da Toplum ve Siyaset PSIR 453 7-8 3 + 0 3 6

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Latin Amerika da Toplum ve Siyaset PSIR 453 7-8 3 + 0 3 6 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Latin Amerika da Toplum ve Siyaset PSIR 453 7-8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Seçmeli Dersin

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Makro İktisat SPRI 272 2 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Makro İktisat SPRI 272 2 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Makro İktisat SPRI 272 2 3 + 0 3 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Fransızca Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları

Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Uygulama Laboratuar Kredi AKTS Saati Saati Saati Uluslararası Ekonomi Politik IR502 Seçmeli 3 0 0 3 7.5 Ön Koşul Ders(ler)i

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO501 Eğitimde Program Geliştirme 3 0 3 8

Detaylı

11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi. Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler

11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi. Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler 11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi, Akademik Düşünce Konferansları

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Türkiye Ekonomisi SPRI 470 2 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Türkiye Ekonomisi SPRI 470 2 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Türkiye Ekonomisi SPRI 470 2 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri Makro İktisat Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Seçmeli Dersin Koordinatörü

Detaylı

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Medya ve İletişim Merkezi İstanbul Enstitüsü İstanbul Enstitüsü

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Siyasal Düşünceler Tarihi PSIR 201 3 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Siyasal Düşünceler Tarihi PSIR 201 3 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Siyasal Düşünceler Tarihi PSIR 201 3 3 + 0 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

BURCU ŞENTÜRK Bu Çamuru Beraber Çiğnedik

BURCU ŞENTÜRK Bu Çamuru Beraber Çiğnedik BURCU ŞENTÜRK Bu Çamuru Beraber Çiğnedik BURCU ŞENTÜRK 1984 yılında Eskişehir de doğdu. Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü nü bitirdi. ODTÜ Sosyoloji Bölümü nde yüksek

Detaylı

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ ------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (İSTTP); TASAM öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devletlerin temsilcileri ile dünyanın

Detaylı

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Devrimci Marksizm Yayın Kurulu Uzun vadede bu felâket konusunda suçun nasýl daðýtýlacaðý çok þeyi belirleyecektir. Ýþte bu, önemli bir entelektüel

Detaylı

GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ

GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ Kasım, 2006 GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ Ne ekersen onu biçersin sözü; Türk toplumunun sosyal yaşantısında yerleşik bir hüviyet kazanan tümce biçiminde tezahür etmiştir.

Detaylı

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir 30 Haziran 2014 ÇALIŞMANIN AMACI Kutuplaşma konusu Türkiye de çok az çalışılmış olmakla birlikte, birçok Avrupa ülkesine

Detaylı

Çatışma Çözme ve Müzakere için İletişim Becerileri

Çatışma Çözme ve Müzakere için İletişim Becerileri Çatışma Çözme ve Müzakere için İletişim Becerileri Deniz Gümüşel, REC Türkiye REC Türkiye Halkla İlişkiler ve İletişim Seminerleri (Eylül, Kasım 2007) Sizce çatışma nedir? Bireylerin veya grupların, kendi

Detaylı

YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI

YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI 2010 Eğitim Öğretim Yılı Bahar Dönemi Zorunlu Dersler Uluslararası İlişkilerde Araştırma

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

DERS PROFİLİ. POLS 338 Bahar 6 3+0+0 3 6

DERS PROFİLİ. POLS 338 Bahar 6 3+0+0 3 6 DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Amerikan Dış Politikası POLS 338 Bahar 6 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı Dersin

Detaylı

KADIN ÇALIŞMALARI ANA BİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

KADIN ÇALIŞMALARI ANA BİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI IN ÇALIŞMALARI ANA BİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI IN ÇALIŞMALARI ANABİLİM DALI IN ÇALIŞMALARI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI (TEZSİZ) I. YARIYIL DERSLERİ / GÜZ DÖNEMİ KOD DERS ADI Z/S T U K A 5111 Feminist

Detaylı

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK Matematik,adını duymamış olsalar bile, herkesin yaşamlarına sızmıştır. Yaşamın herhangi bir kesitini alın, matematiğe mutlaka rastlarsınız.ben matematikten

Detaylı

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde;

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde; Diploma Programı Çerçevesi Diploma programı her kültürün kendisine adapte edebileceği esnek bir program sunarak kendi değerlerini yitirmeyen uluslararası farkındalığa ulaşmış bireyler yetiştirmeyi hedefler.

Detaylı

Yaşam Boyu Sosyalleşme

Yaşam Boyu Sosyalleşme Yaşam Boyu Sosyalleşme Lütfi Sunar Sosyolojiye Giriş / 5. Ders Kültür, Toplum ve Çocuk Sosyalleşmesi Sosyalleşme Nedir? Çocuklar başkalarıyla temasla giderek kendilerinin farkına varırlar ve insanlar hakkında

Detaylı

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Dünyada yaşanan ekonomik kriz liderlik stillerinde de değişikliğe yol açtı. Hay Group'un liderlik stilleri üzerine yaptığı araştırmaya göre, özellikle

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Toplumsal Sorumluluk ve Etik PSIR 392 6 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Toplumsal Sorumluluk ve Etik PSIR 392 6 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Toplumsal Sorumluluk ve Etik PSIR 392 6 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

MBA 507 (7) ALGILAMA VE KARAR ALMA

MBA 507 (7) ALGILAMA VE KARAR ALMA MBA 507 (7) ALGILAMA VE KARAR ALMA Algı Bireylerin çevrelerini anlamlandırabilmek adına duyumsal izlenimlerini düzenleme ve yorumlama sürecine verilen isimdir. davranışlarımız algıladığımız dünyaya göre

Detaylı

Uluslararası Multidisipliner Kadın Kongresi 2009: Değişim ve Güçlenme. 13-16 Ekim 2009 Dokuz Eylül Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, İzmir, TÜRKİYE

Uluslararası Multidisipliner Kadın Kongresi 2009: Değişim ve Güçlenme. 13-16 Ekim 2009 Dokuz Eylül Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, İzmir, TÜRKİYE Lütfen Dağıtınız BİLDİRİ ÇAĞRISI Uluslararası Multidisipliner Kadın Kongresi 2009: Değişim ve Güçlenme 13-16 Ekim 2009 Dokuz Eylül Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, İzmir, TÜRKİYE Uluslararası Multidisipliner

Detaylı

3. Yazma Becerileri Sempozyumu

3. Yazma Becerileri Sempozyumu Prof. Dr. Nurçay Türkoğlu Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi MEDYA OKURYAZARLIĞINI EĞİTİMDE UYGULAMAK Terakki Vakfı Okulları 19.12.2015 MEDYALANMIŞ DÜNYA MEDYA ÇALIŞANLARI YURTTAŞ: kişi/ meslek/

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Uluslararası Siyaset SPRI 322 2 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Uluslararası Siyaset SPRI 322 2 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Uluslararası Siyaset SPRI 322 2 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Fransızca Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI YENİLEŞME DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATININ OLUŞUMU KAZANIMLAR.Osmanlı Devleti ni güçlü kılan sosyal, siyasi düzenin bozulma nedenlerini.batı düşüncesine,

Detaylı

1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ

1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ ÖNSÖZ İÇİNDEKİLER III Bölüm 1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ 15 1.1. Sosyolojinin Tanımı 16 1.2. Sosyolojinin Alanı, Konusu, Amacı ve Sınırları 17 1.3. Sosyolojinin Alt Disiplinleri 18 1.4.

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER Özgül ÜNLÜ HBÖ- HAREKETE GEÇME ZAMANI BU KONU NİÇİN ÇOK ACİLDİR? Bilgi tabanlı toplumlar ve ekonomiler bireylerin hızla yeni beceriler edinmelerini

Detaylı

I. BÖLÜM I. DİL. xiii

I. BÖLÜM I. DİL. xiii I. BÖLÜM I. DİL DİL NEDİR?... 1 İNSAN HAYATINDA DİLİN ÖNEMİ... 3 ÇOCUĞUN İNSAN OLMA SÜRECİNDE DİLİN ÖNEMİ... 5 ANA DİLİNİN ÖNEMİ... 6 DİL VE DÜŞÜNCE... 7 DİL, SEMBOL VE İŞARET İLİŞKİSİ... 12 DİL, KÜLTÜREL

Detaylı

KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz

KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz Adem in elması nasıl boğazında kaldı? Adem: Tanrım, kime görünelim kime görünmeyelim? Tanrı: Bana görünmeyin de kime görünürseniz görünün. Kovuldunuz. Havva: Ama

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Akademik Yazıma Giriş PSIR 182 2 3 + 0 3 3

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Akademik Yazıma Giriş PSIR 182 2 3 + 0 3 3 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Akademik Yazıma Giriş PSIR 182 2 3 + 0 3 3 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ REKLAM TASARIMI VE İLETİŞİMİ BÖLÜMÜ

ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ REKLAM TASARIMI VE İLETİŞİMİ BÖLÜMÜ ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ REKLAM TASARIMI VE İLETİŞİMİ BÖLÜMÜ DERS İÇERİKLERİ İLET101 İletişime Giriş İletişim bilimlerinin gelişimi, iletişimin temel kavramları, insan ve toplum yaşamında

Detaylı

2. Iletisim Adresi : Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü,

2. Iletisim Adresi : Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü, 1. Kisisel Bilgiler (Ad,Soyad) : H. Tülin Öngen (Hoşgör) Doğum yeri ve tarihi: Ankara, 1949 Mezun olduğu okullar: İzmir Kız Lisesi (İzmir, 1964-1967) W. Groves High School (Birmingham, Michigan, A.B.D.

Detaylı

ÜNİVERS ALIST TARİH. Prof. Dr. Karam Khella. Tarihin Yeniden Keşfi. Avrupa Merkezci Tarihsel Bilincin Yıkımı. Çeviren: İsmail KAYGUSUZ.

ÜNİVERS ALIST TARİH. Prof. Dr. Karam Khella. Tarihin Yeniden Keşfi. Avrupa Merkezci Tarihsel Bilincin Yıkımı. Çeviren: İsmail KAYGUSUZ. SUB Hamburg A/612838 Prof. Dr. Karam Khella Tarihin Yeniden Keşfi ÜNİVERS ALIST TARİH Avrupa Merkezci Tarihsel Bilincin Yıkımı Çeviren: İsmail KAYGUSUZ İÇİNDEKİLER SUNUŞ ; r.r. 10 YAZARIN TÜRKÇE BASIMA

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Türkiye- Amerika İlişkileri SPRI 401 1 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Türkiye- Amerika İlişkileri SPRI 401 1 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Türkiye- Amerika İlişkileri SPRI 401 1 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Fransızca Lisans Seçmeli Dersin Koordinatörü

Detaylı

İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS

İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ 1. YIL GÜZ DÖNEMİ İleri Makroiktisat I IKT801 1 3 + 0 6 Makro iktisadın mikro temelleri, emek, mal ve sermaye piyasaları, modern AS-AD eğrileri. İleri

Detaylı

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü, 24 Kasım 2011 Perşembe günü Üniversitemiz Merkez Kampüsü Hünkar Salonu nda, hem Üniversitemizin

Detaylı

Dr. Zerrin Ayşe Bakan

Dr. Zerrin Ayşe Bakan Dr. Zerrin Ayşe Bakan I. Soğuk Savaş Sonrası Dönemde Yeni Güvenlik Teorilerine Bir Bakış: Soğuk Savaş'ın bitimiyle değişen Avrupa ve dünya coğrafyası beraberinde pek çok yeni olgu ve sorunların doğmasına

Detaylı

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası STRATEJİK VİZYON BELGESİ SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası Yakın geçmişte yaşanan küresel durgunluklar ve ekonomik krizlerden dünyanın birçok ülkesi ve bölgesi etkilenmiştir. Bu süreçlerde zarar

Detaylı

MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ (PZL208U)

MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ (PZL208U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ (PZL208U)

Detaylı

SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ İKTİSAT ANABİLİM DALI YÖNETİM EKONOMİSİ TEZSİZ İKİNCİ ÖĞRETİM YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ İKTİSAT ANABİLİM DALI YÖNETİM EKONOMİSİ TEZSİZ İKİNCİ ÖĞRETİM YÜKSEK LİSANS PROGRAMI SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ İKTİSAT ANABİLİM DALI YÖNETİM EKONOMİSİ TEZSİZ İKİNCİ ÖĞRETİM YÜKSEK LİSANS PROGRAMI Yönetim Ekonomisi tezsiz yüksek lisans programının amacı, mevcut yöneticilere ve yönetici

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) KISA ÖZET

Detaylı

SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN

SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI 1 DERS AKIŞI 1.ÜNİTE: SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİM PROGRAMININ GENEL YAPISI, ARADİSİPLİN, TEMATİK YAKLAŞIM 2. ÜNİTE: ÖĞRENME ALANLARI 3. ÜNİTE: BECERİLER

Detaylı

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi S.B.E. İktisat anabilim Dalı İktisat Programı 7. Düzey (Yüksek Lisans Eğitimi) Yeterlilikleri

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi S.B.E. İktisat anabilim Dalı İktisat Programı 7. Düzey (Yüksek Lisans Eğitimi) Yeterlilikleri AÇIKLAMALAR: İktisat Ana Bilim Dalı İktisat yüksek lisans programı için belirlenen program yeterlilikleri 20 tane olup tablo 1 de verilmiştir. İktisat Ana Bilim Dalı İktisat yüksek lisans programı için

Detaylı

Doğal Afetler ve Kent Planlama

Doğal Afetler ve Kent Planlama Doğal Afetler ve Kent Planlama Yer Bilimleri ilişkisi TMMOB Şehir Plancıları Odası GİRİŞ Tsunami Türkiye tektonik oluşumu, jeolojik yapısı, topografyası, meteorolojik özellikleri nedeniyle afet tehlike

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Dersin Adı Dersin Kodu 1200.9202 Dersin Türü Dersin Seviyesi Dersin AKTS Kredisi Haftalık Ders Saati (Kuramsal) 2 Haftalık Uygulama Saati 0 Haftalık Laboratuar Saati

Detaylı

A Framework for an Emancipatory Social Science

A Framework for an Emancipatory Social Science Lecture 1 A Framework for an Emancipatory Social Science Erik Olin Wright University of Wisconsin - Madison November, 2007 Çerçeveeve I. Ö Özgürleştirici Sosyal Bilim nedir? II. Üç Vazife III. Sosyalizm'in

Detaylı

EPİSTEMOLOJİK İNANÇLAR ÜZERİNE BİR DERLEME

EPİSTEMOLOJİK İNANÇLAR ÜZERİNE BİR DERLEME EPİSTEMOLOJİK İNANÇLAR ÜZERİNE BİR DERLEME Fatih KALECİ 1, Ersen YAZICI 2 1 Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Matematik Eğitimi 2 Adnan Menderes Üniversitesi, Eğitim Fakültesi,

Detaylı

İçindekiler. xiii. vii

İçindekiler. xiii. vii Ön söz 1 Danışmaya davet 1 Giriş 1 Anlatı yaklaşımı 3 Bundan konuşmak için bir zemin ayırmak 5 Danışmanlık becerilerini öğrenmek 8 Sonuçlar 10 Okuma önerileri 10 2 Örtük danışmanlık modeli 11 Giriş 11

Detaylı

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri Dil Gelişimi Yaş gruplarına göre g temel dil gelişimi imi bilgileri Çocuklarda Dil ve İletişim im Doğumdan umdan itibaren çocukların çevresiyle iletişim im kurma çabaları hem sözel s hem de sözel olmayan

Detaylı

Program Yeterlilikleri hazırlama Ders Öğrenme Çıktıları Yazma AKTS Hesaplama. Fahri YAVUZ 1 Nisan 2010, Kültür Merkezi Mavi Salon Erzurum

Program Yeterlilikleri hazırlama Ders Öğrenme Çıktıları Yazma AKTS Hesaplama. Fahri YAVUZ 1 Nisan 2010, Kültür Merkezi Mavi Salon Erzurum Program Yeterlilikleri hazırlama Ders Öğrenme Çıktıları Yazma AKTS Hesaplama Fahri YAVUZ 1 Nisan 2010, Kültür Merkezi Mavi Salon Erzurum Neden? Bilişimsel, eğitimsel ve teknolojik gelişmeler yüksek öğretim

Detaylı

MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya

MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya ÖTÜKEN MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya Üniversitesi, Tarih Bölümü nden mezun oldu. 2008 yılında

Detaylı

Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989.

Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989. Ç. Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi, Cilt 2, Sayı 2, Temmuz-Aralık 2002 KİTAP TANITIMI Yrd. Doç. Dr. Hasan KAYIKLIK Çukurova Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: Barış Çoban Doğum Tarihi: 13 Mayıs 1975 Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans İngiliz Dili Eğitimi İstanbul Üniversitesi 1996 Y. Lisans

Detaylı

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ 1990 sonrasında peş peşe gelen finansal krizler; bir yandan teorik alanda farklı açılımlara hız kazandırırken bir yandan da, küreselleşme süreci ile birlikte,

Detaylı

DERS PROFİLİ. POLS 337 Güz 5 3+0+0 3 6

DERS PROFİLİ. POLS 337 Güz 5 3+0+0 3 6 DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Siyasal Partiler ve Çıkar Grupları POLS 337 Güz 5 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

Deniz PARLAK. Derece Alan Üniversite Yıl. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü. Doktora Siyaset Bilimi (Devam ediyor) Ankara Üniversitesi -

Deniz PARLAK. Derece Alan Üniversite Yıl. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü. Doktora Siyaset Bilimi (Devam ediyor) Ankara Üniversitesi - Deniz PARLAK KİŞİSEL BİLGİLER Unvanı: Öğretim Görevlisi Doğum Yeri: İstanbul e-mail: deniz.parlak@kemerburgaz.edu.tr ÖĞRENİM DURUMU Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü

Detaylı

E-kitap: Yerel ve Küresel Boyutlar. Serdar Katipoğlu

E-kitap: Yerel ve Küresel Boyutlar. Serdar Katipoğlu E-kitap: Yerel ve Küresel Boyutlar Serdar Katipoğlu giriş Aydınlanma dönemin insanlığa ve uygarlığa kazandırdığı ve bizim de bugün içinde sektör olarak çalıştığımız kütüphaneler 90 lı yıllardan beri kendi

Detaylı

Uluslararası Sempozyum Duyurusu KADIN ESERLERİ KÜTÜPHANESİ VE BİLGİ MERKEZİ VAKFI VE YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ

Uluslararası Sempozyum Duyurusu KADIN ESERLERİ KÜTÜPHANESİ VE BİLGİ MERKEZİ VAKFI VE YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ Uluslararası Sempozyum Duyurusu KADIN ESERLERİ KÜTÜPHANESİ VE BİLGİ MERKEZİ VAKFI VE YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ 19 20 Nisan 2014/İstanbul /Yeditepe Üniversitesi KADIN HAYATLARINI YAZMAK: OTO/BİYOGRAFİ,

Detaylı

YÖNETİM VE ORGANİZASYON

YÖNETİM VE ORGANİZASYON Dr. Polat TUNÇER YÖNETİM VE ORGANİZASYON Beta Yay n No : 2803 İşletme Ekonomi Dizisi : 552 1. Baskı Aralık 2012 - İSTANBUL ISBN 978-605 - 377-825 - 7 Copyright Bu kitab n bu bas s n n Türkiye deki yay

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tarih Öğretmenliği Gazi Üniversitesi KEF 1999 Y. Lisans Türkiye Cumhuriyeti Tarihi

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tarih Öğretmenliği Gazi Üniversitesi KEF 1999 Y. Lisans Türkiye Cumhuriyeti Tarihi ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Mustafa MÜJDECİ 2. Doğum Tarihi-Yeri: 30.07.1978 - Yerköy 3. Unvanı: Yrd.Doç.Dr. (Çankırı Karatekin Üniversitesi İİBF Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) 4. Medeni Durumu: Evli

Detaylı

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 KONULAR Avrupa da Folklor sözcüğünün kullanımı ile ilgili çalışmalar Folklorun ilk derneği Folklorun tanımı DR. SÜHEYLA SARITAŞ 2 AVRUPA DA FOLKLOR SÖZCÜĞÜNÜN

Detaylı

IV. Uluslararası Türk-Asya Kongresi Sonuç Raporu

IV. Uluslararası Türk-Asya Kongresi Sonuç Raporu IV. Uluslararası Türk-Asya Kongresi Sonuç Raporu 1. IV. Uluslararası Türk - Asya Kongresi 27-29 Mayıs 2009 tarihleri arasında İstanbul da icra edilmiş ve son derece yapıcı ve samimi bir ortam içerisinde

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

BİLGİYE ERİŞİM MERKEZİ

BİLGİYE ERİŞİM MERKEZİ 2014 YILI FAALİYET RAPORU BİLGİYE ERİŞİM MERKEZİ Oda Faaliyetleri 86 BİLGİYE ERİŞİM MERKEZİ Muhasebecilikte kural, karar ve mevzuat çok sık değişebilmektedir. Bu alanda çalışanların kararlardan haberdar

Detaylı

12. Araştırmacılar Zirvesi nin açılış konuşmasını yapmak için beni davet etmenizden, bana bu fırsatı vermenizden dolayı sizlere teşekkür ederim.

12. Araştırmacılar Zirvesi nin açılış konuşmasını yapmak için beni davet etmenizden, bana bu fırsatı vermenizden dolayı sizlere teşekkür ederim. 1 GÜLER SABANCI KONUŞMA METNİ 12. ARAŞTIRMACILAR ZİRVESİ 12. Araştırmacılar Zirvesi nin açılış konuşmasını yapmak için beni davet etmenizden, bana bu fırsatı vermenizden dolayı sizlere teşekkür ederim.

Detaylı

CAL 2301 SOSYAL DÜŞÜNCELER TARİHİ. 5. Hafta: 20. YY Toplumsal Düşüncesi I: Rasyonalizm Sorunu

CAL 2301 SOSYAL DÜŞÜNCELER TARİHİ. 5. Hafta: 20. YY Toplumsal Düşüncesi I: Rasyonalizm Sorunu CAL 2301 SOSYAL DÜŞÜNCELER TARİHİ 5. Hafta: 20. YY Toplumsal Düşüncesi I: Rasyonalizm Sorunu UYARI Bu bir dinleyici notudur ve lütfen ders notu olarak değerlendirmeyiniz. Bu slaytlar, ilgili ders kitabındaki

Detaylı