HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK SAĞLIK POLİTİKASI ÜZERİNE MAKALE VE DENEMELER

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK SAĞLIK POLİTİKASI ÜZERİNE MAKALE VE DENEMELER"

Transkript

1

2

3 HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK SAĞLIK POLİTİKASI ÜZERİNE MAKALE VE DENEMELER Sabahattin Aydın

4

5 HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK SAĞLIK POLİTİKASI ÜZERİNE MAKALE VE DENEMELER Sabahattin Aydın

6 MEDİPOLİTAN EĞİTİM VE SAĞLIK VAKFI YAYINLARI Tüm hakları saklıdır. Bu kitabın basım ve yayın hakları Medipolitan Eğitim ve Sağlık Vakfı na aittir. Copyright 2008 by Medipolitan Education and Health Foundation All right reserved Birinci Basım Baskı Fabrika Basım Oduncular Sitesi 1.Yol No. 4 Seyrantepe/İstanbul Medipolitan Eğitim ve Sağlık Vakfı Yayınları, İstanbul, 2008 ISBN

7 İÇİNDEKİLER 007 Sunu 009 Önsöz 017 Hayata yüksekten bakabilmek 021 Sağlık hakkı 029 Sağlık talebi bilinci 035 Yaşayanı sevmek: Biyoetik 043 Sağlıklı yaşlanmak 051 İlaç: Dert mi deva mı 057 İlaç stratejilerinin klinik ve toplum hekimliğinde algılanışı 063 Toplumsal bir gereklilik: Aşı bilinci 069 Sağlık sisteminde merkezi rol ve aile hekimliği 087 Bir devrin anatomisi 099 Hastane yönet-me sistemi ve süper başhekimler 105 Kamu hastane birliklerine doğru 115 Sağlık hizmetlerinde gözden kaçanlar 123 Vakıf hastaneciliği

8 133 Küreselleşme labirentinde küresel sağlık politikaları 141 Sağlığın geliştirilmesi: Görevimizin farkında mıyız 151 Yeni dönemde Sağlık Bakanlığı nın görevi: Vekilharçlık (stewardship) ve yönetişim 157 Döner sermayede yeni dönem: Performansa dayalı katkı payı ödenmesi 167 Sağlıkta performans: Ne için, nereye kadar 187 Genel sağlık sigortası ne getiriyor 201 Genel sağlık sigortası yolunun anaforları 221 Kuş gribi: Türkiye deneyiminden çıkarılan dersler 229 Sağlık hizmetlerinde planlama 241 Sağlık politikalarımızın panoraması 251 Prof. Dr. Sabahattin Aydın biyografisi

9 SUNU Sağlık, insanlık tarihinin başlangıcından beri birey hayatını ilgilendirdiği kadar sosyal hayatın da önemli bir gündemini oluşturmuştur. İnsanların birlikte yaşama çabasının zorunlu kıldığı işbölümü sonucu hem bireyin hem de toplumun sağlığını iyileştirme sorumluluğunu görev edinen, uğraş alanı olarak seçen meslekler, disiplinler oluşmuştur. Zaman içinde hastalıkların tedavisinin yetmediği, asıl olanın hastalıklardan korunma olduğu bilinci oluşmuştur. Ancak bütün bu farkındalığa rağmen günümüzde insan sağlığı, küçülen dünyanın da etkisi ile daha fazla risklerle karşı karşıya kalmaktadır. İnsan, sağlığını koruma ve yeniden kazanma adına her türlü müspet çabayı hak eden bir varlıktır. Medipolitan Eğitim ve Sağlık Vakfı ülkemizi dünyanın merkezine alarak ulusal olduğu kadar küresel ölçekte de sağlığın geliştirilmesini öncelikli hedefleri arasına koymuştur.

10 Bir kurumun çalışmalarını kalıcı hale getirmesinin etkili bir yolu yayın yolu ile duyurmaktır. Bu amacın ilk adımı olarak SD Sağlık Düşüncesi ve Tıp Kültürü Dergisi vakfımızın ilk süreli yayını olarak bu alanda emek harcayan ve düşünen kitle ile buluşmasına devam ediyor. Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Prof. Dr. Sabahattin Aydın'ın kaleme aldığı bu kitap, Türk sağlık sisteminin belirleyicileri arasında yer alan bir bürokratın imbiğinden geçen deneyimlerinin bir yansıması niteliğinde. Aydın'ın çoğu kez deneme üslubu ile kaleme aldığı ve bazıları SD başta olmak üzere çeşitli dergilerde yayımlanmış olan yazılarından oluşan Hayata Yüksekten Bakabilmek, klasik bürokrasi çerçevesine sıkışmadan, yeni boyutlar açmanın zorluklarını dile getirmektedir. Medipolitan Eğitim ve Sağlık Vakfı Yayın Kurulu

11 ÖNSÖZ SD Sağlık Düşüncesi ve Tıp Kültürü Dergisi yayın hayatına başlarken benden bir sunuş yazısı yazmam talep edildiğinde, aşağıdaki satırların da içinde olduğu bir metin kaleme almıştım: (...) Toprağa düşen her damla can verir, hayat olur. Tohuma değerse büyür, başak olur. Haber alan bitki çiçek açar; gül, lale, sümbül olur. Köke tutunur, Yunus'un başucunda selvi olur. Her biri ayrı yetenekteki ağaçlar meyveye durur. Yüce dağları örter, koru olur, orman olur. Yeryüzü hayat bulur. Toprağın bağrını açıp kucakladığı damla, derinlerde mekân arar kendine; yeraltında su olur, katman olur. Bir yol bulup

12 çıkar yeryüzüne, kaynak olur. Çay olur, dere olur akar; ırmak, nehir olur coşar. Kanyonlardan süzülüp çağlayanlardan çağlar. Dağlar, vadiler, ovalar aşıp yatağa kavuşur. Göl olur, deniz olur ve nihayet dünyayı çevreler, okyanus olur. Yerküreye şekil verir, adalardan kıtalara sınırları çizer, ulaşımı sağlar. Yeryüzüne hayat verir. Hayat suda başlayıp su ile devam ettiğine göre, bir damla su hayatın özüdür adeta. Kavruk sıcaktaki susuzun hasreti, yatağında bitap düşmüş hastanın beklentisi, son nefesinin farkına varan ahret yolcusunun son arzusudur su. Hayat bir bakıma doğumla ölüm arasında sıkışmış bir zaman dilimi gibidir; böyle algılanır. Ancak hayatı bu dar kalıplara sığdırmaya çalışmak, nitelik yönünü göz ardı etmek olur. Her durumda hayata niteliksel anlam katan, onun huzurlu, verimli, sevgi dolu yaşanmasıdır. Böyle bir hayatın öncelikli şartı, ruhsal ve bedensel olarak olabildiğince iyi olmak, iyiliği yakalayabilmektir; diğer bir deyişle sağlıklı olmak tır. Hani buluta veda edip toprağa kavuşan bir su damlası hayat veriyor demiştik. Her türden canlının hayatına yüksek değer

13 katan sağlık için atılan her adım da bir su damlası gibidir adeta. Hatta sürece anlam veren, hayatı yaşanılır kılan nitelikli bir damladır o. Tıbbi hizmetler doğrudan birey hayatı ile ilgilidir. Ancak bu çerçevede sağlığı sadece birey hayatıyla sınırlı görmek bir yanılgıdan ibaret olacaktır. Evrenin başlangıcından sonuna kadar uzanan süreçte atmosferin bileşiminden toprağın bileşimine, doğal veya müdahale sonucu oluşmuş her türlü çevre faktörlerinden genetik miraslara kadar çok farklı değişkenler sağlığın belirleyicileridir. İnsanın doğal çevresi ile ve diğer insanlarla etkileşimi, bireysel olduğu kadar toplumsal ilişkiler, eğitim kültür, savaş, barış vs hep sağlığı şekillendiren temel unsurlardır. Sağlık deyince, belki de bu kavram temel olarak hastalığın zıddı gibi algılandığından, doğal olarak ilk aklımıza gelen, temel ve klinik bilimleridir. Bu alanlar ihmal edilemez. Ülkemizde de her türlü bilim dalı ile bu alanların hak ettikleri önemli bir saygınlığı vardır. Klinik bilimlerin toplum sağlığına dönük yüzü ise ihmale uğramaktadır. Kapsayıcı bir sağlık anlayışı ile bu açığı kapatma sorumluluğunu taşıyoruz.

14 Sağlık yönetimi ve sağlık ekonomisi başta olmak üzere her türlü sağlık politika çalışmaları sağlık sistemimizi makro planda sorgulama ve şekillendirme yeteneği kazandıracak, birikim oluşturacaktır. Sağlık alanında iyi yetiştirilmiş insan kaynakları, hizmette ileriye götürecek sağlık araştırmaları ve sağlık teknolojileri sağlık alanının vazgeçilmezleridir. Sağlıkta etkin bir yönetim tıp bilişimini her geçen gün daha fazla gerekli kılmaktadır. Bulaşıcı hastalıklarla mücadelenin yanında kronik hastalıkların yönetimi, sağlık eğitimi ve sağlıklı yaşam için beslenme ve aktivite toplum sağlığı içinde gittikçe öne çıkmaktadır. Artık sağlık hizmeti verilmesi değil, kanıta dayalı uygulamaların yapılması; ilaç kullanılması değil, akılcı ilaç kullanılması tartışılmaktadır. Sağlık hizmetinde finansal koruyuculuk, erişim kolaylığı ve hakkaniyet gözetilmektedir. Hizmet sunucularda hasta güvenliği, kalite ve akreditasyon sorgulanmaktadır. Karmaşık ilişkilere dayalı sağlık sistemleri tıp etiğini, tıp hukukunu, hasta haklarını önemli konular olarak karşımıza

15 çıkarmaktadır. Hayatın anlamından söz ederken, hayatın anlamını güçlendiren her türlü, düşünsel ve sanatsal faaliyetlerden sağlığı soyutlayabilmek mümkün değildir. Düşünsel ve ilişkisel bağlamda tıp felsefesi, tıp sosyolojisi gibi gittikçe daha fazla öne çıkan bilim alanları vardır. Tarih birikiminden yararlanmayan hiçbir alanın ileriye gitmesinden söz edilemeyeceğine göre, tıp tarihi zaten sağlığın en önemli alanlarından biri olagelmiştir. Pozitif bilim paradigmalarının bazen kıskaca dönüştüğü, ya da bizzat yük haline geldiği dünyamızda, bu paradigmaların sorunlu alanlarının ortaya konulması ve çözüm denemelerinin yapılması, bu arada alternatif tıp, tamamlayıcı tıp veya entegre tıp gibi adlarla alanın sınırlarını genişletme çabaları da göz ardı edilemez. Kısacası sağlığın kapsamı bir okyanus gibi engindir. Okyanuslar yerküreyi nasıl yaşanır kılıyorsa, sağlık da hayatı öylesine yaşanır kılmaktadır. Sağlık sorumluluğu alanında bir klinisyen ve akademisyen olarak ömrümün çoğunu verdiğim mesleğimi şerefle ve zevkle yapmanın yanında, yukarıdaki satırlarda işaret

16 ettiğim okyanusa açılmaya da cüret ettim. Bu cüret bana sağlık sistemine yön verme iddiasında olan bir ekibin içinde bulunma şansı verdi. Bu konuda bir birey olarak çok şey yaptığımı iddia etme kabalığında bulunamam. Ancak bir damla olabilmek için çırpındığımı da inkar edemem. Adeta kendim için yaşayamadığım hayatımın son beş yılı boyunca sadece bir teknokrat gibi çalışmakla kalmadım; çoğu zaman gördüklerimi, duyduklarımı ve düşündüklerimi, nadiren de bildiklerimi çeşitli yayın organlarında yazmaya çalıştım. Bu arada itiraf etmeliyim ki, hiçbir zaman iyi bir bürokrat olamadım. Ya da bir başka deyişle, bürokratlığı profesyonel bir iş olarak benimsemeyi beceremedim. Elinizdeki kitap, hasbelkader kendimi kucağında bulduğum bürokrasi maceram esnasında dergilerde yayımlanan yazılarımın arasından seçilenlerin bir araya toplanmasıyla ortaya çıkmıştır. Yazıları yayımlandıkları kronolojiye göre sıralamak yerine, konu bütünlüğü oluşturacak tarzda düzenleme gayreti güdülmüştür. Gördüğünüz gibi, bu kitabın bir orijinal eser olma iddiasında bulunma hakkı olamaz. Sadece içimdekini açığa vurmanın ve beki de anlatamadığımın, söyleyemediğimin ifadesi olarak zaman zaman ortaya çıkan yazılardan ibarettir ve bunları

17 okuyucuya bir arada sunma misyonu üstleniştir, o kadar. Öyle ki, önsözü bile, önceden yayımlanmış bir başka yazımdan alıntılayarak kitabın bu özelliğini korumak istedim. Bu yazılarımı bir araya getirerek yayımlaması yönünde beni teşvik eden ve bu sorumluluğu üstlenen Medipolitan Eğitim ve Sağlık Vakfı yöneticilerine teşekkür etmeyi bir borç bilirim. Nisan 2008

18

19 Hayata yüksekten bakabilmek İstanbul-Ankara arası her hafta tekrarlanan onlarca uçak yolculuğundan biri. Parlak güneş, bulutsuz, berrak bir gökyüzü ve insanı yerden koparan motor gürültüsüne karışan kaptan pilotun anonsu: On dokuz bin feet yükseklik. Pencereden bakıldığında, ufuk çizgisine kadar alabildiğince uzanan Anadolu toprakları göz önüne seriliyor; ormanlar, dağlar, tepeler, ovalar, vadiler. Aracısız tek tek insanları görebilmek neredeyse imkânsız, ancak bu küçücük mahlukların yaşadığını gösteren yollar, tarlalar, barajlar, evler, evcikler öbek öbek yeryüzüne yayılmış. Bazen kıvrılan çizgiler şeklinde uzanan yollarda seyreden otomobillerin güneş ışığını yansıtarak hareketlerini göstermeleri de insanlara tanıklık ediyor. HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK 17

20 Bir Temel fıkrasını hatırlıyorum: Uçağa ilk defa binen Temel, pencereden aşağıya dikkatlice baktıktan sonra, yanında oturan Dursun'a dönerek, Ula Dursun, uçaktan aşağıya bakınca insanlar karınca gibi görünüyor derlerdi de inanmazdım. Gerçekten, nasıl da karınca gibi görünüyorlar, değil mi? diye sorar. Bu soruya Dursun'un verdiği cevap gayet uyarıcı: Temel, o gördüklerin insan değil, gerçekten karınca, çünkü uçak daha kalkmadı ki! Evet, insan ile karınca ilişkisini kurabilmek, en onurlu yaratığın karınca gibi mikro canlı olduğunu, öyle de görünebildiğini fark edebilmek için ön şart uçağın havalanmış olmasıdır. Yüksekten bakmak, uzaktan bakmak bazı gerçekleri daha iyi fark etme, daha kolay anlama fırsatı verir bazen. Yerin sağlamlığı, her zaman yere basarak değil, bazen ayağın yerden kesilmesi ile fark edilir. Yani ayağı yerden sağlam kesmek, yere sağlam basmak kadar anlamlıdır insan için. Yaratıkların en onurlusu olma sıfatı, yaratıcı ile olan bağlantının tamlayanıdır. Onurlu olmak, en onurlu olabilmek, sonsuz büyüklüklere görece acizliği ve küçüklüğü fark edebilme yeteneği ile paraleldir. Hayata yüksekten bakabilmek derken, hani şu birilerinin bizleri atadığı yüksek makamlardan bakmayı kast etmiyorum tabii ki. Makamın yükselmesi, insanı da her zaman yükseltmediği için 18 HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK

21 böyle bir bakışın anlamı, değeri yok bence. Hatta belki de, hayata içinden bakabilmekten daha cılız, daha fakir, daha kısır, daha sınırlı. Bazı makamlar, insanlara acısıyla, tatlısıyla, keder ve umutlarıyla hayatı içinden anlamak, tanımak fırsatından insanı yoksun bırakan bir vizyon alanı sunar. Bilhassa engeller aşarak, tırmanarak çıkılmamış makamlardan bakanların talihsizliğidir bu. En yalın haliyle hayat, içinden bakılınca anlamlıdır. Acı çekerek, hüzünlenerek, umutlanarak, sevinerek, acıları ve sevinçleri paylaşarak yaşanır. Yaşayarak, görerek, bilerek anlam kazanır. Zaman akıp giderken kader gerçeğe döner ve gerçek, hayat olur. Hayatı bedenen yaşama gerçeğinin yanında, ruhen ve fikren yaşama becerisi, insanı hayatın ötesine, sonsuzluğun olmayan başına ve sonuna götürür. Düşünce hayatına var olmanın başlangıcını sorgulama yetisi kazandırdığı gibi, yok olmanın sonunu veya yok olmanın anlamını ve belki de anlamsızlığını taşır. Kısacası yaşanan hayatın sadece dünyada yaşanmakla bitmeyeceği duygusu kaplar zihin dünyasını. Sağlıklı, ya da sağlıksız yaşayabilmek bir beceri, bir başarı değil, spontan bir olaydır. Öyle ki, sadece insana mahsus bir özellik bile değildir. Hayatı görmeden yaşamak bir şans, bir ihtimaldir. Hatta her doğanı farklı sürelerde ilgilendiren bir kaçınılmazlıktır da. Hayatı içinden görerek yaşayabilmek bilmeyi gerektirir; ona yüksekten bakabilmek ise bilge olmayı. Haya- HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK 19

22 tı içinden görerek yaşayabilmek bir zanaat, ona yüksekten bakabilmek ise bir sanattır. Görebilmek için uçağa binmek yetmez; bindiğimiz uçağın yükselmesi gerekir. Hayata, içinde yaşadığımız dünyaya ve hatta dünyanın içinde bir nokta olduğu evrene yukarıdan bakabilmeyi gerektirir. Gâh çıkarım gökyüzüne seyrederim âlemi. Gâh inerim yeryüzüne seyreder âlem beni. diyen Nesimi, hayata bazen içinden bakabilmeyi, bazen de yukarıdan bakabilmeyi anlatmıyor mu? İnsanlık tarihi boyunca zanaat sahipleri ve sanatkârlar var olagelmiştir. Hayata bakış mesafesi ile sembolleştirdiğimiz bu özelliklerin her zaman olumlu algılanması olmayabilir. İyilik üretmeyen bir zanaat ve absürt bir sanat da bu özellikleri çağrıştırır. Sorumlu insan makamında olanların görevleri, insanların hayatı sağlıklı yaşamasını ve hayata sağlıklı bakabilmesini sağlamaktır. İçinden baktığımız hayatı ne kadar sağlıklı kurgularsak içimizden çıkardığımız sanatkârların hayata o derece yukarıdan sağlıklı bakmasını sağlamış oluruz. Ağustos HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK

23 Sağlık hakkı Hayat serüvenimiz sperm ve yumurta adlı iki haploit hücrenin buluşması ile başlar. Bu buluşma, sürekli yenilenme ve çoğalma ile karakterize edebileceğimiz bir sürecin başlangıcıdır. Öyle ki, bu biteviye döngü, biyolojik organizmamızın sahayı terk etmesine, yani ölüm denen biyolojik sona kadar kesintisiz devam eder. İki uç arasında çeşitli iniş ve çıkışlarla geçirilen bu dönem, canlı olmanın, yaşamanın, hayatın bir belirtisidir sadece. Hepimizin yakında tanıdığı bedenle şekillenmiş olan organizmanın bilinçle bütünleşmesi insan denen varlığı çıkarır ortaya. İşte sorumluluk bu anda başlar. Sağlık, bu iniş ve çıkışlarla dolu hayat sürecinin biyolojik ve psiko- HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK 21

24 lojik açıdan iyi olması ve bu iyilik hali nin devam etmesi ile mümkündür. Yeryüzünde kendine yer bulan her insanın bu iyilik haline sahip olma amacı ve hakkı vardır. Kısacası her insanın, hatta her canlının sağlıklı yaşama hakkı olduğu gerçeğinin farkında olmamız gerekir. Bu hakkın yegâne koruyucusu ve sağlayıcısı ise organizması bilinçle donanmış olan insandır şüphesiz. İnsan olarak ben in farkında olabilme yetisi ile donanımlı olmamız, biz anlayışının potansiyelini de birlikte taşır. Bu yeti, insanın biyolojik ve bilinçsel varlık olmasından öte sosyal bir varlık olduğunu da göstermektedir. Biyolojik organizmanın kendisi ve etkileşim içinde olduğu çevresi, bilinç durumu ve sosyal çevresi bir bütün olarak ele alınıp sağlığın konusu haline getirilmelidir. En azından sağlık hakkından söz ederken bu bütünselliğin farkında olmak zorundayız. İnsanların organik beden sağlığının korunması ne kadar görev alanımıza girerse, ruh sağlığının, yaşama ortamının ve sosyal çevre içinde sağlıklı ilişkiler kurmasının sağlanması yönünde de aynı şekilde sorumluluk taşımaktayız. Sağlık deyince, şüphesiz ilk aklımıza gelen beden ve belki ruh sağlığıdır. İnsan organizmasını bir bütün olarak ele alırsak, organik beden sağlığı ile ruh sağlığını birbirinden kesin sınırlarla ayırabilmek her zaman mümkün olmamaktadır. Bu yüzden, her ne kadar 22 HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK

25 biyolojik yaklaşım ile birlikte kendine has bazı yöntemler ve kuramlar içerse de, modern tıp öğretisinin içinde yer alan ruh sağlığını beden sağlığı ile birlikte değerlendirmek yanlış olmayacaktır. Bütüncül bir kavram olarak ruh ve beden sağlığını kucaklayan insan sağlığı, sağlık talebinin en öncelikli sırasını işgal eder. Çoğu sağlık planlamaları ve sağlık yatırımları bu noktaya odaklanmıştır. Aslında sağlığın diğer alanları da sonuçta insan sağlığı ile ilişkilidir. Hatta ilişki derecesine göre önem kazanır. Organizmanın sağlıklı bir hayat sürdürebilmesi için iç dinamikleri kadar dış dinamikler de önemli rol oynar. Bu açıdan, beden sağlığı kadar çevre sağlığı da önemlidir. Çevre sağlığı, bu güne kadar alışılageldiği üzere birinci basamak sağlık hizmetleri içine sıkıştırılmış bir hizmet alanı olmaktan öte ayrı bir disiplin haline getirilmeli ve bu alana özel önem verilmelidir. 60'lı yılarda Sağlık Ocağı hekimini görevleri arasında sayılan bu hizmetler çok daha kapsamlı bir şekilde, gıda mühendisleri, çevre mühendisleri ve bu alanda uzmanlaşmış diğer disiplinlerin rol aldığı bir sağlık hizmet alanı haline getirilmelidir. Bu alanda kentsel tasarımdan, imar durumuna, alt yapı inşasından solunan havanın temizliğine, ulaşımdan barınmaya, her türlü gıda ve su güvenliğine ve gittikçe endüstrileşen dünyamızda her türlü üretim denetimine kadar birçok sorumluluk noktası mevcuttur. Bu kadar yaygın bir etki alanı olan HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK 23

26 çevre sağlığından bağımsız bir sağlıklı yaşama hakkından söz edebilmek mümkün değildir. Halk sağlığı alanı bu gün için farklı kapsamlara talip olsa da, öncelikle bu sorumlulukları yüklenmelidir. Bununla birlikte hastalıkların nedenlerini ve tabii seyrini takip ederek toplumun sağlık düzeyini iyileştirme, koruyucu sağlık hizmetlerini tanımlayıp örgütleme ve koruyucu hizmetler ile birinci ve ikinci basamak sağlık hizmetlerinin yürütülmesi için yeni yöntemler belirleyip bunları değerlendirme, topluma yönelik olarak uygulanmakta olan hizmetlerin takip ve değerlendirmesini yapmaya odaklı kapsamlı bir tıp disiplininden söz etmek mümkündür. Sözlükler bu disiplini, yani toplum hekimliğini koruyucu hekimlik, sağlık eğitimi, bulaşıcı hastalıkların kontrolü, gıda temizliğinin sağlanması ve çevresel risklerin gözetim altına alınması yoluyla toplumun sağlığını koruma ve iyileştirme çalışmaları ve bilimi diye tanımlamaktadır (The American Heritage Dictionary). Halk sağlığı ile toplum hekimliğinin hizmet alanlarının birbiri ile girişim içinde olduğu, hatta bazen birinin diğerinin yerini aldığı da bir vakıadır. Toplum hekimliği alanı tabiatı gereği multidisiplinerdir; biyolojik ve sayısal bilimlerden sosyal bilimlere kadar yaygın bir ilgi ve etki alanı vardır. Biyolojik yönü ile zamanımızın en etkili hastalıkları olan AIDS, kanser ve kalp hastalıkları gibi tıp pratiğinin ana ko- 24 HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK

27 nuları olan hastalıklarla ilgilenir. Bunların altında yatan nedenleri, riskleri ve korunma yollarını önümüze serer. Epidemiyoloji ve biyoistatistik gibi sayısal bilimler yoluyla, sağlık problemlerinin geniş kapsamını ve etkisini analiz ederek, bireylerin ötesinde bütün bir topluma bakabilmemizi sağlar. Böylece veriler enformasyona ve sonra bilgiye dönüşmekte ve karar sürecinde etkili olmaktadır. Hastalıklardan korunma toplum hekimliğinin ana konusu olduğuna göre, sağlıkla ilgili davranışları ve bunların toplumsal etkilerini daha iyi anlayabilmek, insanları eğitmek ve daha sağlıklı bir hayat tarzına hazırlamak için sosyal bilimler de toplum hekimliğinin ana konuları arasında yer almaktadır. Sağlık hakkının korunması, bireysel sağlıktan toplumsal sağlığa kadar uzanan bir yolculuğun disiplin ve şartlarına bağlıdır. Bu yolda zaman zaman duraklamalar ve hızlanmalar olmakta, bazen hayati öneme sahip hizmetlere ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak öz bir deyişle, sağlık hizmeti hepimiz için bazen hayati olmaktadır, fakat toplum sağlığı hepimiz için her zaman hayatidir (C. Everett Koop). Toplumun sağlığını iyileştirmek için bilimsel araştırmalardan sağlık eğitimine kadar toplumda herkesi ilgilendiren sistemi ve sosyal şartları değiştirebilme kararlılığı ve yeteneği gereklidir. Sosyal, kültürel ve ekonomik faktörlerin hiçbirisi toplumların sağ- HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK 25

28 lık durumundan bağımsız değildir. Toplum hayatının iyiliğini hedefleyen politikalar, yöresel ya da ulusal kültür yapılarından uluslararası anlayışa kadar insanların alışkanlıkları, inançları ve hayat tarzlarını gözetmek zorundadır. Bütünüyle toplumun sağlığıyla ilişkili olan bu geniş yelpazede görev alacak sorumluların, sağlıklı bir durumda olmamızı garanti altına alacak şekilde politikalar geliştirmek, davranış değişikliklerine öncülük etmek ve sonuç alınmayan uygulamaları değiştirmekle görevli olduğu unutulmamalıdır. Bu politikaların geliştirilmesinde dinamik bir tavır sergileyemeyen, davranış değişikliklerine öncülük etmek şöyle dursun, alışılagelmiş davranışları koruma tutuculuğu içinde olan ve nüfuz alanı veya siyasal kaygılarla mevcut olumsuz uygulamaları tartışmasız koruma altına almak isteyenlerin kendilerini anlatma güçlüğü içinde olması kaçınılmazdır. Bu tür politika belirleyici adayları veya politika etkileyicileri, hizmet üretmek veya üretenlere destek olmak yerine anlaşılamaz olmanın avuntusu ile vakit geçirmektedir. Şüphesiz sağlık hakkını içinde bulunduğumuz zamanla sınırlamak doğru değildir. Bu zaman dilimi bireyin hayatını bütünü ile kapsasa bile, sağlığın kuşaktan kuşağa aktarılabilirliği gerçeği karşısında önemsiz kalır. Geçmişten miras aldığımız her türlü alış- 26 HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK

29 kanlık ve kültürel yapıların bugünkü sağlık durumumuzla ne kadar ilişkili olduğundan tekrar söz etmeye bile gerek yok. Kuşaklar boyu aktarılarak gelen genetik yapımız ise sağlıkla ilgili devir aldığımız çok önemli bir miras. Sağlıklı bir genetik yapının bize aktarılması nasıl geçmişe ait bir sorumluluk ise, gelecek kuşaklarımıza aynı şekilde nakledilmesi bizim geleceğe yönelik bir sorumluluğumuzdur. Yani ilk insandan başlayan bu sağlık şifresi geçişi, sağlık hakkını ve bunu koruma sorumluluğunu birlikte taşıyarak son yaşayan insana kadar devam edecektir. Her türlü olumsuz müdahale, geleceğin riskini de üstümüze yıkan bir sorumluluk yükler bize. Sağlıklı bir dünyanın geçmişten devir alınması ne kadar önemli ise, aynı şekilde geleceğe bırakılması da o derece önemli ve gereklidir. Sağlık konusunda insanlık tarihi boyunca yaşanan ve yaşanacak olan her an, bütün zamanları ilgilendiren bir umut veya umutsuzluğun kapısı olabilir. Doğan her canlı, sağlıklı yaşama hakkı ile birlikte dünyaya gözlerini açar. Bu hakkın korunabilmesi hepimizin görevidir. Bu görev çalışmakla, sağlıklı üretmekle, sağlıklı düşünmekle ve en önemlisi her canlıyı sevmekle yerine getirilebilir. Ocak 2004 HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK 27

30

31 Sağlık talebi bilinci Sağlık kısaca, fiziksel ve ruhsal olarak tam bir iyilik hali diye tanımlanıyor. Öyle ise, fiziksel ve ruhsal tam bir iyilik hali içinde olmayan bir kimsenin sağlığına tekrar ulaşmak için çaba harcaması gerekir. Bu gereken çaba, hemen sağlık kuruluşuna başvurmak anlamına gelmez; sıkıntı yapan konuda bilgi edinmek bile, bazen sorunu çözmeye yeterli olmaktadır. Aslında beslenme, hijyen ve uygun çevre gibi konularda yeterli bilgi sahibi ve eğitimli olmak, birçok hastalığın koruyucusudur. Öyle ise sağlık hizmetini de çok geniş çerçevede ele almak gerekir. Dünya Sağlık Örgütü'nün sağlık tanımı genel kabul görse de, her geçen gün kapsamı genişlemektedir; daha doğrusu bu tanıma da- HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK 29

32 ha kapsalı bir anlam yüklenmektedir. Geçen zaman içinde iyilik hali, daha beğenilir bir hayat stilini de içine almıştır. Konforlu bir hayat tarzı talebi, daha sorunsuz ve huzurlu yaşama isteği, sağlık politikacılarının gündeminde sağlık talebi olarak artık önemli bir yer işgal etmektedir. Geride bıraktığımız on yıllarda onulmaz derde deva arayışı gibi algılanan sağlık talebi, artık bu muzdarip insanın beklentisinin çok ötesine geçmiştir. Hayat standartları ve beklentilerdeki artış, doğal olarak beklentileri değiştirmekte ve sağlık talep etme bilincine yansımaktadır. Zamanla değişen ve gelişen sağlık hizmetini talep etme bilincinin gerektiği anda toplumsal talep olarak ortaya çıkması, sağlık hizmetlerinin gelişmesinin bir itici gücü, hizmetin daha tatminkâr olmasının adeta ön şartıdır. Gelişen toplumsal dinamiklere rağmen durumun her zaman böyle olduğunu söyleyemeyiz. Farklı toplum kesimlerinde, imkân, gelenek, iletişim, eğitim gibi unsurlara bağlı olarak sağlıklı olmakla, sağlığın yitirilmesi arasındaki sınırın netliği değişmektedir. Öyle ki, birçok sağlıksızlık hali tevekkül ile karşılanmakta, sabır ve kabullenmişlik adeta fazilet sayılmaktadır. Ana hareket, daha doğrusu hareketsizlik noktası ne olursa olsun, sağlığımız çoğu kez ihmale kurban edilmektedir. İhmale tevekkül kılıfı giydirmeye çalışmayı bilgelikle değil, ancak sorumsuzlukla açıklamak mümkündür. Ülkemizde, özellikle kırsal bölgeden gelen birçok hasta, ne yazık 30 HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK

33 ki, tedavi olma ihtimalinin çok yüksek olduğu, hem maliyet, hem de emek yönünden kolaylıkların bulunduğu evreleri geçirdikten sonra, sağlık hizmeti talep etmektedir. Çoğu zaman hastalığın kendisinden çok komplikasyonları ile uğraşılmak zorunda kalınmaktadır. Bu durum, sağlık harcamalarına ilave yük getirmesinin yanında, hastanın uzun bir süreyi sağlıksız geçirmesine yol açmakta, bazen de, çok geç kalınmasından dolayı, tedavi imkânının ortadan kalkması ile sonuçlanmaktadır. Sağlık hizmeti talebini, sağlık hizmet sunucularına ulaşma süreci ile sınırlamak yanlış olur. Yataklı tedavi kurumunda yatmakta olan bir hastanın hastane kurallarına uyması, temizlik, beslenme, ziyaretçi konularında tedavisini üstlenen ekiple işbirliği yapması kendi menfaatinedir. Bu tutum, sağlık hizmetinin sunulma sürecinin sağlıklı olmasını sağlar. Sağlık hizmetini sunanların bir ekip olarak davranmasının yanında, hizmet talep edenlerin de ekibin birer üyesi olacak tarzda rollerini üstlenmeleri, hizmet sunumunda başarıyı yukarılara çekecektir. Ancak hastalar kendi sosyokültürel çevrelerinden kaynaklanan davranışlarını, evdeki alışkanlıklarını ve adetlerini kendileriyle birlikte hastaneye taşırlar. Bu durum, hastanede temizlik ve düzen sağlamayı zorlaştırmakta, hastaların sağlığına daha çok zarar vermektedir. En azından iyileşme sürecini olumsuz yönde etkilemektedir. HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK 31

34 Yani sağlık talebinin tarzı ve yöntemi de hizmet kalitesine etkili olmaktadır. Bu noktada, sağlık talepçisine karşılık verenlerin, diğer bir ifade ile sağlık hizmeti sunanların da uygun ve yeterli iletişim kurma konusunda dikkatli ve duyarlı olmak zorunda olduğunu hatırlatmakta yarar var. Sağlık hizmetini talep edenin, iç dünyasını, kültür iklimini ve inançlarını dikkate alarak sağlıklı bir iletişim kurmak mümkün olabilir. Sağlık talebini doğurmada, doğru yönlendirmede ve bu talebi olumlu olarak karşılamada sağlık eğitiminin ve sağlık çalışanların çok büyük rolü ve önemi vardır. Sağlık talebinin bilinçli bir süreklilik göstermesi gerekir. Tedavi başlanmış bir hastanın bu tedaviyi devam ettirmesi ve takibindeki aksaklıklar da ayrı sorunlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Birçok hasta verilen tedaviyi düzenli sürdürmez. Kendini iyi hissettiği anda tedaviyi kesen ve böylece hastalığını kronikleştiren hastamız az değildir. Kontrola gelmek, birçok hasta için adeta angarya kabul edilir. Kontrole gelen birçok hasta da, belirtilen randevu zamanına dikkat etmemektedir. Hasta merkezli konuya yaklaşmak hastayı tek sorumlu görmek gibi bir çıkmaza bizi itmemeli. Talepte sürekliliği sağlamak konusunda da sağlık çalışanlarının ne denli sorumluluğu olduğu şüphe götürmez bir gerçektir. Sağlık çalışanları olarak bizler yerimizi ve rolümüzü iyi bilmeliyiz. Sağlık hizmetini ru- 32 HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK

35 tin, mekanik bir ihtiyaç giderilmesi gibi görme yanlışlığından uzaklaşıp, bu hizmetin insani, duygusal öğelerle yoğrulduğunu fark etmemiz gerekiyor. Hastaların tekrar başvuruyu özlemesini sağlayacak güler yüzün de içinde olduğu bir sağlık sistemi düzenlemesi önceliklerimiz arasında olmak zorundadır. Hastanelerin olumsuz şartlarından uzaklaştırmak için, ameliyat sonrası bakım, özel bakım gerektiren bazı hastalıkların tedavisi ve bazı kronik hastalıkların rehabilitasyonu, hastaya veya yakınlarına eğitim verilerek, evde devam ettirilebilmelidir. Gelişmiş toplumlarda evde bakım hizmetleri, sağlık harcamalarında önemli tasarrufun yanında hastanın daha uygun şartlarda bulunması nedeniyle gittikçe daha çok rağbet bulmaktadır. Hatta ev hastane kavramı yerleşmeye başlamıştır. Kendi çevremize göz gezdirdiğimizde, bunun başarılamadığı gibi, birçok hastanın evde ilaç kullanma, pansuman gibi çok basit işleri dahi yapamadığını görürüz. Bu yüzden hastalarımız hastanelerde daha uzun süre yatırılmakta diğer mahzurları ile birlikte yatak ve kaynak israfına yol açılmaktadır. Hastanın hastanede yatış süresi, kendi bilgi, eğitim ve uyum düzeyi ile adeta ters orantılıdır. Halbuki hastane ortamı, sağlık, sosyal ve psikolojik açıdan pek de olumlu olmayan bir çevre sunmaktadır. Bu çevrenin kişinin doğal yaşama ortamında oluşturulması sorunların azaltılmasına yardım edecektir. Bu bilincin HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK 33

36 oluşturulmasının, geleceğin sağlık hizmet sunum modellerinde öncelikler arasında yer alacağını sanıyorum. Sonuç olarak, sağlık hizmetinde etkililik için yurttaşlarımızın hayat standardını yükseltmekten başlayarak, sağlığını koruyucu önlemleri almak, sağlığının bozulduğunu fark etme ve doktora başvurma anından, gereken tedavinin eksiksiz yapılmasına kadar her evrede uygun sağlık hizmetini talep etme bilincini geliştirmek gerektiği açıktır. Talepler hizmet arzını doğurur. Sağlıkta geleneksel ticaret anlayışında olduğu gibi, arz ve talebin birbirini teşvik etmesi ile tüketim artışı gelmeyecektir. Sağlık hizmetlerinin özelliğinden dolayı dinamikler tersine işler. Talep arzı doğuracak, bu ise tüketimi değil tasarrufu sağlayacaktır. Koruyucu sağlık hizmeti, sağlıksız şartların ve hayat tarzlarının önlenmesi, hayat standardının yükseltilmesi, erken tanı ve erken tedaviyi zorlayacak her talep, daha fazla potansiyel hastalık yükünün azaltılması anlamına gelir. Temmuz HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK

37 Yaşayanı sevmek: Biyoetik Sağlık doğuştan gelen temel bir insan hakkıdır. Sağlığın korunması da güvenlik ve adaletin temin edilmesi gibi insanların birlikte mutlu yaşamalarını sağlamakla görevli organizasyonlar olan devletlerin asli görevleri arasındadır. Bu yüzden devletler sağlıkla ilgili tedbirleri alma sorumluluğu taşımaktadır. Bütün vatandaşların sağlık hizmetlerine kolayca erişimini ve ihtiyacı olanın ihtiyacı oranında sağlık hizmetinden yararlanmasını temin edecek bir yapı oluşturmakla yükümlüdür. Bu yapı hangi sosyal veya ekonomik modeli öncelerse öncelesin, mutlaka insana öncelikle insan olarak değer veren, saygılı, hakkaniyet ölçüsünden sapmayan bir özellik taşımalıdır. HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK 35

38 Odağında insan hayatı bulunan sağlık hizmet örgüsü, tabiatı itibarıyla toplumdan topluma sosyoekonomik ve sosyokültürel değişkenlere bağlı olarak farklılıklar gösterecektir. Sağlığın sosyal belirleyicileri, bilinen ve üzerinde tartışılan bir alanı oluşturmaktadır. Ne var ki, hangi farklı sosyal yapı olursa olsun, hangi bilimsel gerçek ya da kabul uygulama aracı olursa olsun, bu alan evrensel ahlak ilkelerinden uzak tutulmamalıdır. Tekrar etmek gerekirse, sağlık temel bir haktır. Bulaşıcı hastalıklarla mücadele kadar kronik bulaşıcı olmayan hastalıklarla mücadele ve sağlığın korunması ve geliştirilmesi de, kısacası ihtiyaç sahiplerinin daha iyi sağlık seviyelerine ulaşması için güçlü sağlık sistemlerini oluşturulması, bu hakkın ifası için en temel şarttır. Bu sistemleri, hakkaniyet üzerine, adalet üzerine kurmak zorundayız. Dünya Sağlık Örgütünün 2006 yılında kaybettiğimiz başkanı Dr. Lee'nin ifadesiyle, bugünün küresel sağlık durumunun acil ve önemli sorunu adaletin tesisi konusudur. Dünyanın gelişmiş bir bölgesinde dünyaya gelen bir kız çocuğu ortalama 85 yıl ömür sürme ümidi taşımaktadır. Sağlıklı beslenme, uygun bağışıklama, iyi bir eğitim, kontrollü ve sağlıklı bir gebelik dönemi şansı vardır. Anne olarak ölme riski düşüktür. Modern sağlık kuruluşlarında uygun şartlarda doğum yapacak ve bebeğini düzenli kontrollerle 36 HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK

39 ve dengeli beslenme ile büyütebilecektir. Aynı anda dünyanın bir başka köşesinde dünyaya gözlerini açan bir başka kız çocuğunun ortalama hayatta kalma umudu sadece 35 yıldır. Muhtemelen beslenme geriliğine mahkûm olacak, enfeksiyon hastalıkları ile boğuşacak, eğitimden mahrum kalacak, erkenden evlenip sık gebelilerle halsiz düşecek, doğumlarını bir köy evinde gerçekleştirecektir. Anne olarak ölme riski yüksektir. İhtimal ki, bebeklerinin bir kısmını yitirecek, hayatta kalanlarını da beslenme geriliği ve aynı riskler altında yaşatmaya çalışacaktır. Bu dengesizlik bir yandan toplumları kitlesel olarak tehdit eden epidemilerin devam etmesine yol açarken, diğer yandan yeni yeni salgın hastalıklar karşımıza çıkmaktadır. Bu hastalıklarla mücadele için milyar dolarlaryatırılarak araştırmalar yapılmakta ve yeni tanı ve tedavi araçlarının geliştirilmesine çalışılmaktadır. Uluslararası sermaye grupları büyük yatırımlar yapmaktadır. Öyle ki, bu alanda neredeyse bütün sağlık sistemlerini kontrol yeteneği kazanmış sektörler oluşmaktadır. Diğer taraftan bu araçlara, geliştirilen bu yeni ilaçlara muhtaç olan yığınlar en fakir ülkelerde yer almaktadır. Kişi başı yıllık sağlık harcaması 40 doları aşamayan 50 ülke vardır. Geliştirilen bu pahalı teknolojileri, bu pahalı ilaçları kullanma ihtiyacı olanlar öncelikle bu yoksul ülkelerdir. AIDS in yaygın halde bulunduğu HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK 37

40 Afrika ülkeleri ve ihtiyaç duydukları antiviral ilaçlar bunun en tipik örneğidir. Araştırma geliştirme gereklilikleri, ticari kaygılar ve etik dışı fırsatçılıklar birbiri içine geçmiş durumdadır. Gelişmiş ülkelerdeki ilaç endüstri ile bu ilaçlara muhtaç yoksul toplumlar arasında sağlıklı bir etkileşimin kurulabilmesi bugün küresel sağlık politikalarının çıkmazlarının başında gelmektedir. Görülüyor ki, sorumluluk sahibi sağlık profesyonelleri olarak bizlerin ajandasında doğal olarak yer alması gereken tıp etiğinin ötesinde kaygı duymamız gereken etik sorunlar da vardır. Tıp etiği ile birlikte çevre etiğini de kapsayan biyoetik, ticaret etiği ve hatta siyasal etik de göz önünde bulundurulmalıdır. Daha yaşanılır bir dünya özlüyorsak, bu etik kaygıları diri tutmak için kültürel, politik ve inanç dinamiklerimizi harekete geçirmeliyiz. AIDS 1980'lerin başında ortaya çıkınca, gelişmiş sanayi toplumlarının salgın hastalık riskinden kurtuldukları varsayımının bir illüzyondan ibaret olduğu ortaya çıktı. Hatta etik kaygıdan uzak gelişmelerin ayrıca bir risk oluşturduğu görüldü. Böylece Amerika başta olmak üzere gelişmiş ülkelerde, epidemilere karşı korunmada toplum sağlığının önemi tekrar fark edilmiş oldu. AIDS le birlikte bireysel mahremiyet ve özgürlüğe önem veren liberal toplumlarda epidemi ile nasıl mücadele yapılacağı sorusu gündeme gelmiş oldu. Bir tarafta toplumun iyiliği uğruna toplum 38 HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK

41 sağlığının korunması, diğer tarafta sivil özgürlüklerin karşılıklı çatışma içinde olduğu görülmektedir. Sivil özgürlüklerle toplum sağlığının temel etik değerleri, algılayış biçimleri ve hareket alanları birbirinden radikal bir şekilde ayrılabilmektedir. Bireysel özgürlüklerin korunması uğruna özgürlüklerin yaşanamayacağı sağlıksız toplumların oluşturulmasına fırsat verilmesi gibi karmaşık bir durum ortaya çıkmaktadır. Belki başka hiçbir hastalık, bu kadar geniş spektrumda etik prensiplerin tartışılmasına yol açmamıştır. HIV enfeksiyonu ve AIDS tıbbi anlamda neredeyse bütün temel etik prensiplerin değerlendirilebilmesine imkân sağlayan bir model olmuştur. Enfekte olanların belirlenmesinden etkili bir tedavi yönteminin araştırılmasına, hastalığın tedavisinden ölümüne engel olamadıklarımıza duyulan merhamet hissine kadar birçok hususlar etik çerçevede değerlendirilmek zorunda kalınmıştır. Bireysel özgürlüklere karşılık toplum sağlığı, yeni ilaç geliştirilmesi için teşviklere karşılık kısıtlı kaynakların dağıtılması, mahremiyete karşılık doğrunun ifşa edilmesi ve ayırımcılık, dışlama hep bu tartışmanın içinde olmuştur. Bireysel sağlığı çevre faktörlerinden, tıp etiğini de çevre etiğinden ayırmak zordur. Biyoetik, yaşayan organizmalarla ilgili karar süreçleri ve etik konuları kaygı edinir. Bu yüzden hem tıbbi etiği HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK 39

42 hem de çevre etiğini kapsamaktadır. Biyoetik anlayışı, canlı ile ilgili farklı avantajlar, riskler ve görevler arasındaki dengenin sağlanmasını konu edinir; dolayısıyla biyoetik tüm hayatı konu edinen bir etik tartışmadır. Bu anlayış tarih boyunca edebiyatta, sanatta, müzikte, kültürde, felsefede ve dinde yer alagelmiştir. Biyoetik bazılarınca hayatı sevmekle eşdeğer görülmekte ise de, kanımca hayatı değil yaşayanı sevmek olarak algılanmalıdır. Bir toplumun biyoetik olgunluğu, evet ve hayırlardan, siyah ve beyazlardan oluşan bir ergen düşünce biçimi değil, biyolojik veya tıbbi teknolojilerin uygulanmasında avantaj ve risklerin arsındaki dengeyi gözetme yeteneğine sahip bir erişkin birikimidir. Sürdürülebilir bir gelecek için biyoetik olgunluğu toplumumuza yerleştirmek zorundayız. Biyoetiği sadece bir düşünce biçimi, bir görüş olarak değil, topuma mal olmuş bakış açılarının ve bilinçli bireysel tercihlerin güvence altına alındığı ve toplumun sorumluluklarının öne çıkarıldığı bir politika haline getirmek gerekir. Risklere karşı farkındalık sürekli diri tutulmalı, tartışılmalı ki, sağlığı korumak adına üretilen teknolojilerin abartılı ve hatta yanlış kullanımı azaltılabilsin. İstismarın, çıkar çatışmalarının, aşırı kâr güdülerinin acımasız ortamında bu çabalar harcanır ve yarar-zarar dengesi gözetilirken, özerklik ve adaletten taviz vermemek zorundayız. Zor bir göreve 40 HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK

43 talip olduğumuzu biliyoruz. Sağlık çalışanları ve sağlık politika yapıcıları olarak bu zor görevden kaçma hakkına sahip olmadığımızı da bilmek zorundayız. Aslında evrensel etik değerler inançlar üstü bir anlam ifade eder. Ancak, Nil kenarındaki kuzunun hesabının kendinden sorulacağı kaygısını taşıyan, kendini elinden ve dilinden başkalarının emin olduğu bir kimlikle tanımlayan toplumlar bunu herkesten daha fazla yapabilme potansiyeli ve aynı oranda herkesten daha fazla yapma sorumluluğu taşımaktadır. Toplumumuzun bilgi düzeyi ve değer yargılarının, etik kaygıyı göz ardı ederek bu sorumluluktan kaçanları ayırt etme gücünde olmasını diliyorum. Temmuz 2007 HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK 41

44

45 Sağlıklı yaşlanmak Her doğum, dünyaya açılan her göz, sonlu bir hayatın, büyümenin, gelişmenin, yaşlanmanın ve hayata veda etmenin bir habercisidir, delilidir. Doğumla başlayan sürekli değişim zamanın hiçbir kesitinde duraklamaksızın biteviye sürer gider. Ruh ile bedenin kucaklaşmasıyla kimlik kazanan varlığın sürekli değişirliği, bu kucaklaşmanın ayrılışına dek sürer. Hatta ölüm denen ayrılış bile değişimi durdurma gücünü gösteremez. Maddi değişim ayrılış sonrasında da yol alır. Bu değişim inişli çıkışlı bir grafik çizer. Sağlığın korunması ve yitirilmesi arasında kararsız seyreden bir çizgi gibidir. Değişim, başarı ile başarısızlık, mutluluk ile mutsuzluk, sevgi ile sevgisizlik gi- HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK 43

46 bi insani kavramların da seyrinin bir ressamıdır adeta. Kişiye özel seyirler her ne şekilde olursa olsun, bir gün noktalanır. Bu nokta bir bitiş, bir yok oluş mudur, yoksa bir başka başlangıç mı? Konumuz bu değil. Ancak korumakla görevli olduğumuz bedenimiz açısından bir son olduğu tartışmasız bir gerçektir. Afetler, kazalar, kasıtlar gibi dış etkenlerle genç yaşta son bulan hayatlarımız bir yana bırakılırsa, hiçbir ölüm ansızın kapımızı çalan bir sürpriz değildir. Saçımız, gözümüz, kulağımız, kolumuz, bacağımız, cildimiz ve neredeyse bütün bedenimiz sürekli değişimin haberini verir. Bu habercilik bazen hoş bir fısıltı, bazen ise acı bir siren gibidir. Kırk yaş adeta gözler için dönüm noktasıdır. Bu yaşa ulaşınca normal insanlarda görme sorunları kendini gösterir. Özellikle ışık azlığında ve yakından eskisi gibi ince detayları seçebilme yeteneği azalmaya başlar. Bu durum 70 li yaşlarda çok belirgin hale gelir. Yaş ilerledikçe yüksek frekanslı ses dalgalarını kulaklarımızın duyması zorlaşır. Erkeklerde işitme kaybının kadınlardan daha hızlı seyrettiği ileri sürülmektedir. Yaşlanmayla birlikte kalbimiz kısmen büyüme gösterir. Egzersiz esnasındaki maksimum oksijen tüketimi her 10 yıl yaşlandıkça erkekte yüzde 10, kadında yüzde 7,5 azalmaktadır. Bununla birlikte kalbin pompaladığı kan miktarında artış olmamaktadır. Kalbin 44 HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK

47 yüklenmeye tahammülü gençlikteki kadar değildir. Gençliğin dinamikliğini taşıdığımız 20 yaştan yaşlı bilge olmaya aday olduğumuz 70 yaşına geldiğimizde akciğerlerimizin maksimum soluma kapasitesinin yüzde 40'ı yitirilmektedir. Yaşlanmayla birlikte bazı beyin hücreleri hasar görmekte, bir kısmı da kaybedilmektedir. Kaybedilen sinir hücrelerinin yerine yenisi konmaz, ama bu kayıplar beyinde iletiyi sağlayan hücreler arası bağlantılar ve hücre uzantılarının artırılması yoluyla organizma tarafından telafi edilmeye çalışılır. Pratik düşünme ve hatırda tutma yetileri azalmaya başlar. Kandaki artık maddeleri süzme görevi gören böbreklerin ilerleyen yaşla birlikte bu kapasitelerinde azalma olur. Vücudun bir yük altına girmesi halinde gençlikteki yeteneklerini gösteremezler. Ayrıca prostat büyümesi ve geçirilen idrar yolu enfeksiyonların böbrek işlevleri üzerine, dolaylı da olsa, olumsuz etkileri görülmektedir. Menopozla birlikte kadın yumurtalıkları görevlerine son verir ve östrojen hormonu azalır. Erkekte de benzer şekilde testosteron hormonu düzeylerinde azalma görülür. Kadında rahim ve yumurtalık gibi iç cinsel organlarda büzüşme, küçülme meydana gelir; vajen duvarının kalınlığı ve elastisitesi azalır. Aynı zamanda cinsel uyarı ile vajen içinde oluşan kayganlık eskisi kadar sağlana- HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK 45

48 maz. Erkekte testis boyut ve sertliklerinde azalma olurken, sperm sayısı ve meni hacminde de azalma gözlenir. Düzenli egzersiz yapmayanlarda 30 yaşından 70 yaşına gelinceye kadar tahmini vücut adale kitlesi yüzde yirmiden fazla azalmaktadır. Düzenli egzersiz yapanlarda bu kayıp durdurulabilir. Diğer taraftan, vücut yağları yaşla birlikte azalma göstermez; ancak dağılımı değişir. Kadınlarda yağlar daha çok kalçalarda birikme eğilimi gösterirken, erkekte göbekte birikir (1). Peki, yaşlanmak nedir? Hücrelerin aynı enerjiyi kullanamaz olması mı? Yorulması, yenilenme yeteneğini kaybetmesi mi? Geçen zamanla oluşan arızi hallerin birikmesi ve semptom verir hale gelmesi mi? Dökülen saçımızı hormon dengesiyle, katarakt olan gözümüzü ise protein denaturasyonuyla mı açıklayacağız? Kırışan cildimizin elastikiyet kaybından sadece kollajen lifler mi sorumlu? Ağrıyan dizimiz mekanik yorgunluğun bir sonucu mu? Kalp sorunumuzun, damar sertliğimizin, artan kan basıncımızın sürekli akışla, hemodinamiyle ilgisi var mı? Yoksa bütün bunlar, gözlemlerimize rasyonalizasyon arayışından, görünen sonuçlarla ilintili nedenler bulma gayretlerimizden mi ibaret? İnsan genleri zamana göre de programlı ve zaman sadece bir süreç olmayıp gen programında bir etken mi acaba? Klonlanan canlılar yeni mi doğuyor? Yoksa doğduğunda klonlandığı hücrenin 46 HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK

49 yaşında mı? Yani klonlama bir yaşlı doğum mu dersiniz? Kim bilir, belki de terk edeceği günü bilen ruhun gün be gün bedenini ikna ve o malum güne hazırlama girişimidir bu değişmeler. Neden ne olursa olsun, yaşlılık bir gerçektir. Hem de her zaman kesitinin kendinden önceki zaman kesitlerine göre konuçlandığında tekrar tekrar hatırlattığı bir gerçek. Var olma bilinci sadece görünen hayatımızla sınırlı olsa idi, bu gerçek bizi rahatsız eder, huzurumuzu kaçırır ve belki de yaşlanmanın farkındalığı, hayatı daha gençliğimizde çekilmez hale getirirdi. Yaşanan her anın, yaşlanmaya doğru giden yolda atılan her adımın, harcanan bir ömrün parçası olması gerçeği sürekli beynimizi kemirirdi. Halbuki sonsuzluk duygusu insanın doğasında vardır. Ateist, politeist, monoteist, inancı ne olursa olsun bütün insanlar bu duygu ile hayat sürer. Bu yüzden hayat bir umutsuzluk yolculuğu değil, her anı ayrı bir mutluluk olan, mutlu kılınması sorumluluğunu taşıdığımız varlığımızdır. Daha doğrusu hayat, varlığımız değil, var olmamızdır. Sonsuzluk bilincine sahip insanın var olmasının kanıtı, sınırlı olan hayattır bir bakıma. Bu açıdan bakıldığında hayatımızın hiçbir anı bir diğerinden daha değersiz değildir. Yaşanan her an yaşandığı anda değerlidir ve en iyi şekilde yaşanmalıdır. Bilinç sahibi olmak bu sorumluluğu yükler bize. Emeklilik günlerinde şehir parkındaki bankoda otururken ya da bir huzurevinin kö- HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK 47

50 şesinde masamıza konan yemeği yudumlarken iyi bir sağlık talep etmehakkından daha önemsiz değildir. Yeryüzünde var olan varlıkların en üstünü insan, insanın en değerli varlığı aklı, gönlü, ruhu ve bedeniyle topyekün sağlıklı yaşadığı zamandır. Öyleyse bizi biz yapan bilinç, her anı sağlıklı yaşama ve yaşatma sorumluluğu da yükler bize. Her bireyin kendi sağlığı üzerinde sorumluluğu olduğu gibi, toplumu yönlendirme ve yönetme makamında olanların da her an ve her yaşta sağlığı koruma görevi vardır. Kişisel iniş ve çıkışlar olsa da, toplumsal bir genelleme yapıldığında, hayatın zaman grafiği erken yaşlarda tırmanışın, geç yaşlarda ise inişin olduğu bir eğriye benzer. Bu yüzden en fazla özenli bakım ihtiyacı ve en fazla sağlık hizmeti talebi erken ve genç yaşlarda olmaktadır. Sağlık politikacılarının en fazla üzerinde durması gereken kesim, bu yüzden, bu erken ve geç yaşta olanlardır. Hastalık yükünün ağır olduğu, sağlık harcamalarının gittikçe daha çok yoğunlaştığı, kırılganlıkların, risklerin en fazla olduğu bu dönemlerin iyi yönetilmesi, temel sağlık göstergelerinin en etkili belirleyicisi olmaktadır. Bir toplumun çocuklarının ve yaşlılarının yaşama standartları, sağlık düzeyleri o toplumun gelişmişliği ile, uygarlığı ile çok yakından ilgilidir. Ancak unutulmamalı ki, bu konuda elde edilen her başarılı sonuç, daha uzun bir ömür, daha fazla yaşlı nüfus demektir. Risklerin, 48 HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK

51 kronik hastalıkların arttığı, aktif hayatın ve hatta toplumun dışına itilme ihtimallerinin en fazla olduğu yaşlı nüfus arttıkça yukarıda sözü edilen bireysel ve toplumsal sorumluluklar da artacaktır. Türkiye'de bugün için 60 yaş ve üzerindeki insanımızın toplumun yüzde 10'unu oluşturduğunu biliyoruz yılında aynı yaş grubunun oranının yüzde 23'ü bulacağı tahmin edilmektedir (2). Görülüyor ki, yaşlılıkla ilgili sağlık sorunlarının tıbbi pratikte her geçen gün daha fazla yer tutması kaçınılmazdır. Yaşlı sağlığı artık önemli bir toplum sağlığı konusu olarak gündemde yerini almıştır. Her geçen gün önemi daha da artacaktır. Yaşlanma sorunları ile mücadele için aktif yaşlanma stratejisi politikası OECD gündeminde önemli bir yer tutmaktadır (3). Asıl olan yaşlının sağlık sorunlarının ele alınması ve çözüm arayışları değil, sağlıklı bir şekilde yaşamak ve sağlıklı bir şekilde yaşlanmaktır. Zira yaşamak, yaşlanmaktır. Mayıs 2005 Kaynaklar 1. H. Kara, S. Aydın, Cinsel Sorunlar ve Çözüm Yolları, Sen Yayınları, Ankara, 2002, ss Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu kaynakları 3. Maintaining prosperity in an Ageing Society, OECD, 1998 HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK 49

52

53 İlaç: Dert mi deva mı Her derdin bir dermanı olduğuna inanırız. Yara merhem bekler, dert derman, hasta da şifa. Bu bekleyiş bir sıkıntının, bir ıstırabın, bir olumsuzluğun anlatımı olduğu kadar, bu durumlara son verecek umutların da müjdesini taşır. Bu müjdenin aracı hastanın umudunu bağladığı, yazdırmak için uzun kuyruklara, nice zahmetlere göğüs gerdiği, bazen acil durumlarda yakınlarının kapı kapı dolaşarak bulmaya çalıştığı ilaçtır. Umut ilaçta somutlaşmıştır bir bakıma. Bu umudun dürtüsünden olsa gerek, derdi için doktora başvuran hastanın bekleyişi reçeteye odaklanmaktadır. Kendi hastalığını önemseyen, kendini önemli derecede hasta kabul eden bir insana HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK 51

54 başvurduğu doktor tarafından reçete yazılmadığını, ilaç dahi önerilmediğini bir düşünün. Bu olumsuz (!) tablo hastanın nazarında bir umudun yitirilişidir adeta. Hastalığının önemsenmeyişinin, kendisinin hafife alınışının bir göstergesidir sanki. Tabii bunun gerçek olmadığını hepimiz biliyoruz ama önemli olan bizim ne bildiğimiz değil, hastanın ne algıladığıdır. Bu algılamayı önemseyen doktorun tavrı da doğal olarak hastaya ilaç yazma şeklinde olmaktadır. Tüketim toplumu anlayışının her geçen gün daha hakim olduğu günümüzde hastaların veya kendilerini hasta zannedenlerin adeta tüketmeye şartlandığı bir tüketim aracı halini aldı neredeyse ilaç. Bu şartlanmışlık ve beklentiyi körükleyen unsurların başında da kısa sürede hastasına hizmet etmek isteyen, kestirmeden sonuca ulaşmak isteyen, hastasının beklentisine cevap vermeye çalışan doktorlar yer alıyor. Artık doktoru geçmişte olduğu gibi ilaç yazan insan olarak görmüyoruz, görmemeliyiz. Cerrahi ve diğer girişimsel işlemler ile radyoterapi gibi birçok alternatif veya alternatifsiz teravi yöntemi doktorların portföyünde yer alıyor. Alternatif tedavi adı verilen geleneksel ya da folklorik tedavi yöntemleri ise ayrı bir konu. Peki, bu kadar çeşitlilik içinde hala reçete ve ilaç beklentisi niye dersiniz? Böyle güçlü bir beklenti, sadece doktorun bilgi birikimi 52 HAYATA YÜKSEKTEN BAKABİLMEK

İş Yerinde Ruh Sağlığı

İş Yerinde Ruh Sağlığı İş Yerinde Ruh Sağlığı Yeni bir Yaklaşım Freud a göre, bir insan sevebiliyor ve çalışabiliyorsa ruh sağlığı yerindedir. Dünya Sağlık Örgütü nün tanımına göre de ruh sağlığı, yalnızca ruhsal bir rahatsızlık

Detaylı

Çevremizdeki Sağlık Kuruluşları VE Sağlık Hizmetleri

Çevremizdeki Sağlık Kuruluşları VE Sağlık Hizmetleri Çevremizdeki Sağlık Kuruluşları VE Sağlık Hizmetleri Çevremizde bulunan sağlık kuruluşları, herhangi bir sağlık probleminde müdahalede bulunan ve tedavi amacı güden kuruluşlardır. Yaşadığınız çevrede bulunan

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ. Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015

ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ. Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015 ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015 Bunama yaşlılığın doğal bir sonucu değildir. Yaşla gelen unutkanlık, Alzheimer Hastalığının habercisi olabilir! Her yaşta insanın

Detaylı

Fırsat Maliyeti. Ayşe Güler Şubat 2007

Fırsat Maliyeti. Ayşe Güler Şubat 2007 Fırsat Maliyeti Ayşe Güler Şubat 2007 Ekonomi İnsanların ve toplumların para kullanarak ya da kullanmadan, zaman içinde çeşitli mallar üretmek ve bunları bugün ve gelecekte tüketmek üzere, toplumdaki bireyler

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

28.04.2014 SİSTEM. Sosyal Sistem Olarak Sınıf. Okulun Sosyal Sistem Özellikleri. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.

28.04.2014 SİSTEM. Sosyal Sistem Olarak Sınıf. Okulun Sosyal Sistem Özellikleri. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu. SİSTEM SOSYAL BİR SİSTEM OLARAK SINIF Sınıfta Kültür ve İklim Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.tr Sistem: Aralarında anlamlı ilişkiler bulunan, bir amaç doğrultusunda bir araya getirilen

Detaylı

Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı

Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: -EMEKLİLERİMİZİN, EMEKLİLİK HAKLARINI EN İYİ ŞEKİLDE KULLANABİLMELERİ DEVLETİN ÖNDE GELEN GÖREVLERİ ARASINDADIR -EMEKLİLERİMİZ

Detaylı

Çocuğunuzun ilk doğduğu günden itibaren gençlik çağlarına gelinceye kadar çeşitli kontroller ve sağlıklı çocuk izlemleri yapılması gerekiyor.

Çocuğunuzun ilk doğduğu günden itibaren gençlik çağlarına gelinceye kadar çeşitli kontroller ve sağlıklı çocuk izlemleri yapılması gerekiyor. Çocuğunuzun ilk doğduğu günden itibaren gençlik çağlarına gelinceye kadar çeşitli kontroller ve sağlıklı çocuk izlemleri yapılması gerekiyor. Sağlıklı çocuk izlemi: Çocuğun yaşına uygun ruhsal, fiziksel

Detaylı

Stratejik Plan 2015-2019

Stratejik Plan 2015-2019 Stratejik Plan 2015-2019 Bu Stratejik Plan önümüzdeki beş yıl Bezmiâlem in gelmesini umut ettiğimiz yeri ve buraya nasıl geleceğimizi anlatan bir Vizyon Belgesidir. 01.01.2015 Rektör Sunuşu Sevgili Bezmiâlem

Detaylı

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER A) BİYOLOJİK ETMENLER KALITIM İÇ SALGI BEZLERİ B) ÇEVRE A) BİYOLOJİK ETMENLER 1. KALITIM Anne ve babadan genler yoluyla bebeğe geçen özelliklerdir.

Detaylı

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI Sürdürülebilirlik vizyonumuz 150 yıllık bir süreçte inşa ettiğimiz rakipsiz deneyim ve bilgi birikimimizi; ekonomiye, çevreye, topluma katkı sağlamak üzere kullanmak, paydaşlarımız

Detaylı

Sağlık Nedir? Sağlık Tanımı Sağlık Hizmetleri Türk Sağlık Sistemi. Sağlık tipleri. Sağlık Nedir? Tıbbi Model. Sağlık Modelleri 19/11/2015

Sağlık Nedir? Sağlık Tanımı Sağlık Hizmetleri Türk Sağlık Sistemi. Sağlık tipleri. Sağlık Nedir? Tıbbi Model. Sağlık Modelleri 19/11/2015 Sağlık Tanımı Türk Sağlık Sistemi Yük.Hem.Müge Bulakbaşı Sağlık Nedir? Sağlık negatif yönden hastalığın yokluğu şeklinde tanımlanmaktadır. Pozitif yönden sağlık; bireylerin hayata katılabilme yetenekleri,

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

İŞLETME POLİTİKASI (Stratejik Yönetim Süreci)

İŞLETME POLİTİKASI (Stratejik Yönetim Süreci) İŞLETME POLİTİKASI (Stratejik Yönetim Süreci) İşletmenin uzun dönemde yaşamını devam ettirmesine ve sürdürülebilir rekabet üstünlüğü sağlamasına yönelik bilgi toplama, analiz, seçim, karar ve uygulama

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi

Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi REKABETE HAZIRLIK KENDİ YILDIZINI YAKALAMAK Prof. Dr. Acar Baltaş Psikolog 28 Şubat 2014 MOTİVASYON Davranışa enerji ve yön veren, harekete geçiren güç Davranışı tetikleme

Detaylı

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık yaşlılığın doğal bir sonucu değildir.. Demansın en sık nedeni ALZHEİMER HASTALIĞI DIR. Yaşla gelen unutkanlık ALZHEİMER HASTALIĞI nın habercisi olabilir!!! ALZHEİMER

Detaylı

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları 2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları Virpi Einola-Pekkinen 11.1.2011 1 Strateji Nedir? bir kağıt bir belge bir çalışma planı bir yol bir süreç bir ortak yorumlama ufku? 2 Stratejik Düşünme Nedir?

Detaylı

Salih AKYÜZ Hasta ve Çalışan Hakları ve Güvenliği Derneği Başkanı

Salih AKYÜZ Hasta ve Çalışan Hakları ve Güvenliği Derneği Başkanı Salih AKYÜZ Hasta ve Çalışan Hakları ve Güvenliği Derneği Başkanı Hak Kavramı Herhangi bir varlığın, kanuni veya ahlaki gerekçelerle, sahip olması veya yapabilmesi olağan şeyler.. Hak Kavramı Kazanımlara

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

Nüfus artıyor Nüfus yaşlanıyor Kronik hastalıkların maliyeti artıyor Pahalı teknolojiler ve ilaçlar piyasaya sürülüyor Nüfusun sağlık hizmetinde

Nüfus artıyor Nüfus yaşlanıyor Kronik hastalıkların maliyeti artıyor Pahalı teknolojiler ve ilaçlar piyasaya sürülüyor Nüfusun sağlık hizmetinde UZM. ECZ. HARUN KIZILAY GENEL SEKRETER TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ 3. Uluslararası İlaç Kullanımını Geliştirme Konferansı,i 14-18 18 Kasım 2011, Antalya Nüfus artıyor Nüfus yaşlanıyor Kronik hastalıkların

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

KALKINMANIN YOLU EĞİTİMDEN GEÇER

KALKINMANIN YOLU EĞİTİMDEN GEÇER KALKINMANIN YOLU EĞİTİMDEN GEÇER Melisa KORKMAZ Giriş Türkiye, 2023 te küresel güç olma yolunda kararlı adımlarla ilerliyor. Bilişim teknolojilerinin ucuzlaması ve yaygınlaşması bilgi akışını hızlandırması

Detaylı

Sağlık Sektörü -SWOT Analiz-

Sağlık Sektörü -SWOT Analiz- Sağlık Sektörü -SWOT Analiz- Strength Weakness Opportunities Threads TREASURY M. Emre ELMADAĞ Deniz ERSOY M. Uğur TOKSARI Strength İnsan Sağlığı Çocuklardaki aşılama oranlarında gözle görülür iyileşmeler

Detaylı

Demans ve Alzheimer Nedir?

Demans ve Alzheimer Nedir? DEMANS Halk arasında 'bunama' dedigimiz durumdur. Kişinin yaşından beklenen beyin performansını gösterememesidir. Özellikle etkilenen bölgeler; hafıza, dikkat, dil ve problem çözme alanlarıdır. Durumun

Detaylı

ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE. Sağlıklı örgüt için gerekenler: Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan. Örgüt Sağlığı. Örgüt Sağlığı.

ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE. Sağlıklı örgüt için gerekenler: Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan. Örgüt Sağlığı. Örgüt Sağlığı. ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE KÜLTÜR Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan Örgütün amaçlarına uygun olarak görevlerini yerine getirebilmesi, yaşamını sürdürmesi, karşılaştığı sorunları çözmesi ve gelişimini

Detaylı

Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi

Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi Bilgi toplumunda, bilgi ve iletişim teknolojilerinin yarattığı hız ve etkileşim ağı içinde, rekabet ve kalite anlayışının değiştiği bir kültür

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Tıp Eğitimi Anabilim Dalı Mezun Görüşleri Anketi

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Tıp Eğitimi Anabilim Dalı Mezun Görüşleri Anketi ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Tıp Eğitimi Anabilim Dalı Mezun Görüşleri Anketi Değerli Hekim Arkadaşımız, Bu anket ülkemizdeki farklı eğitim kurumlarınca uygulanan örnekler temel alınarak UÜTF Tıp

Detaylı

DANS TERAPİ. Dokuz Eylül Üniversitesi

DANS TERAPİ. Dokuz Eylül Üniversitesi DANS TERAPİ MSc Sevinç RENKVER Dokuz Eylül Üniversitesi 1 Dans terapi nedir? Tarihçesi İlkeleri Yaratıcı süreç Kimler yararlanabilir? Nerelerde uygulanabilir? Türk halk danslarıyla meditasyon, Meditatif

Detaylı

İŞLETME POLİTİKASI (Stratejik Yönetim Süreci)

İŞLETME POLİTİKASI (Stratejik Yönetim Süreci) İŞLETME POLİTİKASI (Stratejik Yönetim Süreci) İşletmenin uzun dönemde yaşamını devam ettirmesine ve sürdürülebilir rekabet üstünlüğü sağlamasına yönelik bilgi toplama, analiz, seçim, karar ve uygulama

Detaylı

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİNDE TEMEL KAVRAMLAR İnsan Kaynakları Yönetimi (İKY) İKY Gelişimi İKY Amaçları İKY Kapsamı İKY Özellikleri SYS BANKASI ÖRNEĞİ 1995 yılında kurulmuş bir

Detaylı

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ 445 TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ Aydeniz ALİSBAH TUSKAN* 1 İnsanların bir biçimde sınıflanarak genel kategoriler oturtulması sonucunda ortaya çıkan kalıplar ya da bir

Detaylı

SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR!

SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR! SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR! Şehir ve Medeniyet İÇGÜDÜSEL DEĞİL, BİLİNÇLİ TERCİH: ŞEHİR Şehir dediğimiz vakıayı, olguyu dışarıdan bir bakışla müşahede edelim Şehir denildiğinde herkes kendine göre bir

Detaylı

ÇOK ULUSLU ŞİRKETLERDE PERSONEL SEÇİMİ

ÇOK ULUSLU ŞİRKETLERDE PERSONEL SEÇİMİ ÇOKULUSLU ŞİRKETLERDE PERSONEL SEÇİMİ VE YERLEŞTİRMELER Uluslar arası Personel Seçimi ve İşe Yerleştirmeler Personel planlarına göre ihtiyaç duyulan personelin nitelik ve miktarı önceden saptanmaktadır.

Detaylı

EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU

EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Standard Eurobarometer European Commission EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU BAHAR 2009 ULUSAL RAPOR ÖZET TÜRKİYE Standatd Eurobarometre 71 / Bahar 2009 TNS Görüş ve Sosyal Bu araştırma Avrupa

Detaylı

STANDART VE STANDARDİZASYON

STANDART VE STANDARDİZASYON STANDART VE STANDARDİZASYON İnsanoğlu yaratıldığı günden bu yana karışıklıktan kurtulma ve belirli bir düzen tesis etme gayreti içerisinde olmuştur. Bu düzenleme sürecinin tabiî bir neticesi olarak ortaya

Detaylı

THOMAS SATIŞ MOTİVASYONU & MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ EĞİTİMİ

THOMAS SATIŞ MOTİVASYONU & MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ EĞİTİMİ Eğitimin Amacı: Öncelikle kendinizi daha doğru, detaylı ve objektif olarak tanımanızı sağlamak ve bu gücü satışta nasıl başarıyla uygulayacağınız konusunda size yardımcı olmak. Karşınızdaki olası müşteri

Detaylı

Yazar Ad 41 Prof. Dr. Haluk ÖZEN Cinsel hayat çocuk yaştan itibaren hayatımızın önemli bir kesimini oluşturur. Yaşlılık döneminde cinsellik ayrı bir özellik taşır. Yaşlı erkek kimdir, hangi yaş yaşlanma

Detaylı

ATATÜRK ORTAOKULU REHBERLİK SERVİSİ

ATATÜRK ORTAOKULU REHBERLİK SERVİSİ ATATÜRK ORTAOKULU REHBERLİK SERVİSİ 7-19 YAŞ AİLE EĞİTİMİ PROGRAMI 7-19 YAŞ AİLE EĞİTİMİ PROGRAMI HAKKINDA GENEL BİLGİLER VELİ DAVETİYESİ.doc NEDEN ANNE BABA EĞİTİMİ? 7-19 Yaş Aile Eğitimi Programı ailelerin

Detaylı

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası STRATEJİK VİZYON BELGESİ SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası Yakın geçmişte yaşanan küresel durgunluklar ve ekonomik krizlerden dünyanın birçok ülkesi ve bölgesi etkilenmiştir. Bu süreçlerde zarar

Detaylı

12. Araştırmacılar Zirvesi nin açılış konuşmasını yapmak için beni davet etmenizden, bana bu fırsatı vermenizden dolayı sizlere teşekkür ederim.

12. Araştırmacılar Zirvesi nin açılış konuşmasını yapmak için beni davet etmenizden, bana bu fırsatı vermenizden dolayı sizlere teşekkür ederim. 1 GÜLER SABANCI KONUŞMA METNİ 12. ARAŞTIRMACILAR ZİRVESİ 12. Araştırmacılar Zirvesi nin açılış konuşmasını yapmak için beni davet etmenizden, bana bu fırsatı vermenizden dolayı sizlere teşekkür ederim.

Detaylı

TAMFA İNŞAAT YÖNETİM SİSTEMLERİ ÖNSÖZ

TAMFA İNŞAAT YÖNETİM SİSTEMLERİ ÖNSÖZ TAMFA İNŞAAT YÖNETİM SİSTEMLERİ ÖNSÖZ ÖNSÖZ Her kuruluş faaliyet gösterme şeklini geliştirmek ister. Bu, pazar payını büyütmek veya maliyetleri azaltmak anlamına gelebileceği gibi riski daha etkili bir

Detaylı

Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact)

Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) ETİK KURALLAR VE KURUMSAL SORUMLULUK Doğuş Otomotiv Etik Kuralları, imzalamış olduğu Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact), kurumsal sosyal sorumluluk politikaları ve şirket

Detaylı

18.Esri Kullanıcıları Toplantısı 7-8 Ekim 2013 ODTÜ-ANKARA

18.Esri Kullanıcıları Toplantısı 7-8 Ekim 2013 ODTÜ-ANKARA ALZHEIMER ÇOCUKLARı (2012-2075 YıLLARı ARASı ALZHEIMER HASTA SAYıSı DEĞIŞIMI VE DAĞıLıŞı) Feride CESUR Yenimahalle Halide Edip Anadolu Sağlık Meslek Lisesi Coğrafya Öğretmeni İÇERİK Çalışmanın Amacı Alzhemer

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

Türkiye de Özel Sağlık Sigortası

Türkiye de Özel Sağlık Sigortası Türkiye de Özel Sağlık Sigortası Dünya da ekonomi ve sağlık sektörü açısından gelişmişliğin bir göstergesi olan ve gelişmiş ülkelerde neredeyse nüfusun büyük bölümüne sirayet eden Özel Sağlık Sigortalı

Detaylı

SAĞLIK BAKANLIĞININ MESLEK HASTALIKLARI İLE İLGİLİ ÇALIŞMALARI

SAĞLIK BAKANLIĞININ MESLEK HASTALIKLARI İLE İLGİLİ ÇALIŞMALARI SAĞLIK BAKANLIĞININ MESLEK HASTALIKLARI İLE İLGİLİ ÇALIŞMALARI Dr. Ebru AYDIN Çalışan Sağlığı ve Güvenliği Daire Başkanı Uzm.Dr. Sühendan ADIGÜZEL Birim Sorumlusu 1 BAKANLIĞIMIZDA, ÇALIŞAN SAĞLIĞI İLE

Detaylı

Rehberlik bir süreçtir. Bir anda olup biten bir iş değildir. Etkili sonuçlar alabilmek için belli bir süre gereklidir.

Rehberlik bir süreçtir. Bir anda olup biten bir iş değildir. Etkili sonuçlar alabilmek için belli bir süre gereklidir. Rehberlik Servisinin Ve Rehberliğin Tanıtılması Rehberlik Nedir? Rehberlik; eğitimde bir hizmet alanı olarak demokratik ortam içinde öğrencinin bedensel, zihinsel ve sosyal bütün kapasitelerini en ileri

Detaylı

Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU

Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU Yazar Ad 61 Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU Ülkemizde kalp damar hastalıkları erişkinlerde en önemli ölüm ve hastalık nedeni olup kanser veya trafik kazalarına bağlı ölümlerden daha sık görülmektedir. Halkımızda

Detaylı

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği nin

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği nin Türk Tıbbi Onkoloji Derneği nin Kanser Kontrolü ndeki Rolü DR. PINAR SAİP TÜRK TIBBİ ONKOLOJİ DERNEĞİ BAŞKANI Misyonumuz Ülkemizdeki tıbbi onkologların özlük haklarını savunmak, birlikte çalışma kültürünü

Detaylı

Dünya Bankası Finansal Yönetim Uygulamalarında Stratejik Yönelimler ve Son Gelişmeler

Dünya Bankası Finansal Yönetim Uygulamalarında Stratejik Yönelimler ve Son Gelişmeler Dünya Bankası Finansal Yönetim Uygulamalarında Stratejik Yönelimler ve Son Gelişmeler ECA Bölge Perspektifi Marius Koen TÜRKİYE: Uygulama Destek Çalıştayı 6-10 Şubat 2012 Ankara, Türkiye 2 Kapsam ve Amaçlar

Detaylı

Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü

Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü Yük. Hem. Gül Şav Özaydemir Danışman Hemşire EUKAM E.Ü.T.F. Radyasyon Onkolojisi ABD XIX. Ege Onkoloji Günleri 6-7 Nisan 2015 İzmir «Kanserle mücadele

Detaylı

Ayrıca sinirler arasındaki iletişimi sağlayan beyindeki bazı kimyasal maddelerin üretimi de azalır.

Ayrıca sinirler arasındaki iletişimi sağlayan beyindeki bazı kimyasal maddelerin üretimi de azalır. Alzheimer hastalığı nedir, neden olur? Alzheimer hastalığı, yaşlılıkla beraber ortaya çıkan ve başta unutkanlık olmak üzere çeşitli zihinsel ve davranışsal bozukluklara yol açan ilerleyici bir beyin hastalığıdır.

Detaylı

Hepatit B ile Yaşamak

Hepatit B ile Yaşamak Hepatit B ile Yaşamak NEDİR? Hepatit B, karaciğerin iltihaplanmasına sebep olan, kan yolu ve cinsel ilişkiyle bulaşan bir virüs hastalığıdır. Zaman içerisinde karaciğer hasarlarına ve karaciğer kanseri

Detaylı

İÇ DENETİM NEDİR? Ali Kamil UZUN, CPA, CFE

İÇ DENETİM NEDİR? Ali Kamil UZUN, CPA, CFE İÇ DENETİM NEDİR? Ali Kamil UZUN, CPA, CFE İçinde bulunduğumuz mayıs ayı Uluslararası İç Denetçiler Enstitüsü (IIA) tarafından tüm dünyada Uluslararası İç Denetim Farkındalık Ayı olarak ilan edilmiştir.

Detaylı

İnsanların tek başına yeteneği, gücü, zamanı ve çabası kendi istek ve ihtiyaçlarını karşılama konusunda yetersiz kalmaktadır.

İnsanların tek başına yeteneği, gücü, zamanı ve çabası kendi istek ve ihtiyaçlarını karşılama konusunda yetersiz kalmaktadır. DR.HASAN ERİŞ İnsanların tek başına yeteneği, gücü, zamanı ve çabası kendi istek ve ihtiyaçlarını karşılama konusunda yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle yönetimin temel görevlerinden birisi, örgütü oluşturan

Detaylı

12. MĐSYON 13. VĐZYON

12. MĐSYON 13. VĐZYON 12. MĐSYON Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi nin misyonu, evrensel ölçütleri kendisine temel alan, beraberinde ulusal değerlere sahip çıkan, çağdaş tıp bilgi birikimine sahip, koruyucu hekimlik ilkelerini

Detaylı

Günümüzün karmaşık iş dünyasında yönününüzü kaybetmeyin!

Günümüzün karmaşık iş dünyasında yönününüzü kaybetmeyin! YAKLAŞIMIMIZ Kuter, yıllardır dünyanın her tarafında şirketlere, özellikle yeni iş kurulumu, iş geliştirme, kurumsallaşma ve aile anayasaları alanlarında güç veren ve her aşamalarında onlara gerekli tüm

Detaylı

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar Diyet denilince aklımıza aç kalmak gelir. Bu nedenle biz buna ''sağlıklı beslenme programı'' diyoruz. Aç kalmadan ve bütün besin öğelerinden dengeli biçimde alarak zayıflamayı ve bu kiloda kalmayı amaçlıyoruz.

Detaylı

YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU

YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK üyemiz, Bakan Yardımcımız, Milletvekilimiz, Ana Kademe, Kadın Kolları,

Detaylı

İLK 1000 GÜNDE UYGULANAN BESLENME POLİTİKALARI VE GELECEK NESİLLERE ETKİSİ

İLK 1000 GÜNDE UYGULANAN BESLENME POLİTİKALARI VE GELECEK NESİLLERE ETKİSİ İLK 1000 GÜNDE UYGULANAN BESLENME POLİTİKALARI VE GELECEK NESİLLERE ETKİSİ Dr. Sema ÖZBAŞ Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Çocuk ve Ergen Sağlığı Daire Başkanı Sağlık Bakanlığı Teşkilat Şeması Türkiye Halk

Detaylı

YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024

YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024 YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024 YAŞLANMA Hücre yapısını ve organelleri oluşturan moleküler yapılarından başlayıp hücre organelleri,hücre,doku,organ ve organ sistemlerine

Detaylı

2014 YILI BÜTÇE SUNUMU

2014 YILI BÜTÇE SUNUMU 2014 YILI BÜTÇE SUNUMU TBMM Plan Bütçe Komisyonu Dr. Mehmet MÜEZZİNOĞLU Bakanı 20 Kasım 201 İçindekr 4 4 4 4 4 A. A. A. A. A. A. Bakanlığı A. A. Bakanlığı Bakanlığı Bağlı Kuruluşlar Bağlı Kuruluşlar Bağlı

Detaylı

MALİTÜRK DENETİM VE SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.

MALİTÜRK DENETİM VE SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş. Misyon ve Vizyonumuz Müşterilerine en yüksek standartlarda kişisel hizmetler sağlamaya adanmış profesyonel kadro ile küresel bir iş ağı oluşturmaktır. Türkiye nin, yakın gelecekte AB ile üyeliğe varabilecek

Detaylı

EMNİYET EKONOMİSİ, DİSİPLİNİ VE POLİTİKASI

EMNİYET EKONOMİSİ, DİSİPLİNİ VE POLİTİKASI EMNİYET EKONOMİSİ, DİSİPLİNİ VE POLİTİKASI Merhaba; Bu ayki yazıma başlamadan önce hepimize sağlıklı ve emniyetli günler diliyorum. Geçen yazımda elimden geldiği kadar iş güvenliği-insan sağlığının (EMNİYET-SAFETY)

Detaylı

UTERUS TRANSPLANTASYONU Etik ve Yasal Zorluklar. Celalettin GÖÇKEN

UTERUS TRANSPLANTASYONU Etik ve Yasal Zorluklar. Celalettin GÖÇKEN UTERUS TRANSPLANTASYONU Etik ve Yasal Zorluklar Celalettin GÖÇKEN Uterus Transplantasyonu Bağışlayanlar Açısından Risk Alıcılar Açısından Risk Doğacak Çocuklar Mevzuata Dair Zorluklar SONUÇ Uterus Transplantasyonu

Detaylı

Tıbbın yeni kapıları EYLÜL - EKİM - KASIM 2008 2008 SONBAHAR SA YI 8 ISSN: 1307-2358

Tıbbın yeni kapıları EYLÜL - EKİM - KASIM 2008 2008 SONBAHAR SA YI 8 ISSN: 1307-2358 SD EYLÜL - EKİM - KASIM 2008 2008 SONBAHAR SA YI 8 ISSN: 1307-2358 ME DİPOLİ TAN EĞİTİM VE SAĞLIK VAKFI ADI NA SA Hİ Bİ Fah rettin Ko ca SO RUM LU YA ZI İŞ LE Rİ MÜ DÜRÜ Doç. Dr. Na ci Ka racaoğlan YAYIN

Detaylı

SAĞLIKLI YAŞAM VE EGZERSĐZ. Prof. Dr. Erdal ZORBA

SAĞLIKLI YAŞAM VE EGZERSĐZ. Prof. Dr. Erdal ZORBA SAĞLIKLI YAŞAM VE EGZERSĐZ Prof. Dr. Erdal ZORBA GEÇMĐŞTEN GÜNÜMÜZE SAĞLIK Geçmişte sağlığın tanımı; hastalıklardan uzak olma diye ifade edilirdi. 1900 lerin başında ölümlerin büyük bir kısmı bakteri ve

Detaylı

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015 Sayın YÖK Başkanı, Üniversitelerimizin Saygıdeğer Rektörleri, Kıymetli Bürokratlar ve Değerli Konuklar, Kalkınma Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan Yükseköğretimin Uluslararasılaşması Çerçevesinde

Detaylı

KONAKLAMA IŞLETMELERİNDE STRATEJİK YÖNETİM. Pazarlama Yönetmeni ve Eğitmen

KONAKLAMA IŞLETMELERİNDE STRATEJİK YÖNETİM. Pazarlama Yönetmeni ve Eğitmen KONAKLAMA IŞLETMELERİNDE STRATEJİK YÖNETİM SEVGİ ÖÇVER Pazarlama Yönetmeni ve Eğitmen 1 Stratejik yönetim, uzun vadeli planlamalar ve kararlar ile konaklama isletmelerinin en üst düzeyde etkin ve verimli

Detaylı

Hastane. Hastane Grupları 19/11/2015. Sağlık Kurumları Yönetiminde Temel Kavramlar

Hastane. Hastane Grupları 19/11/2015. Sağlık Kurumları Yönetiminde Temel Kavramlar Hastane Sağlık Kurumları Yönetiminde Temel Kavramlar Yük.Hem.Müge Bulakbaşı Ekonomik, verimli ve etkili olarak her türlü sağlık hizmetinin kesintisiz üretildiği, Eğitim, araştırma ve toplum sağlığı hizmetlerinin

Detaylı

. HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ

. HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ . HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ GÖREVE YENİ BAŞLAYAN SAĞLIK ÇALIŞANLARI İÇİN UYUM REHBERİ İÇİNDEKİLER Önsöz T.C. Sağlık Bakanlığı Teşkilat Şeması Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Organizasyon Yapısı. Halk Sağlığı

Detaylı

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak PARKİNSON HASTALIĞI Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND

Detaylı

EZİNE ÇOK PROGRAMLI LİSESİ HAYDİ! HALİL İBRAHİM SOFRASINA

EZİNE ÇOK PROGRAMLI LİSESİ HAYDİ! HALİL İBRAHİM SOFRASINA EZİNE ÇOK PROGRAMLI LİSESİ HAYDİ! HALİL İBRAHİM SOFRASINA 1-PROJENİN ADI: HAYDİ HALİL İBRAHİM SOFRASINA EZİNE ÇOK PROGRAMLI LİSESİ 2-PROJENİN ÖZETİ: 2013-2014 eğitim- öğretim yılında okulumuz da gerçekleştireceğimiz

Detaylı

İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi

İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi İLETİŞİMLETİŞİİŞİM İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi amaçlarla iletişim kurmaya devam

Detaylı

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) Sosyal Psikoloji Uygulamaları HUKUK SAĞLIK DAVRANIŞI KLİNİK PSİKOLOJİ TÜKETİCİ DAVRANIŞI VE PAZARLAMA POLİTİKA ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ SOSYAL

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKTA ÇOCUK İSTİSMARINA YAKLAŞIM

BİRİNCİ BASAMAKTA ÇOCUK İSTİSMARINA YAKLAŞIM BİRİNCİ BASAMAKTA ÇOCUK İSTİSMARINA YAKLAŞIM Prof. Dr. Betül Ulukol Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Sosyal Pediatri Bilim Dalı Ankara Çocuk Koruma Birimi Çocuk ve Bilgi Güvenliği Derneği İstismarı -

Detaylı

1. Stratejik Analiz. 1.1. Tarihçe. 1.2. Stratejik Planlama Süreci

1. Stratejik Analiz. 1.1. Tarihçe. 1.2. Stratejik Planlama Süreci 1. Stratejik Analiz 1.1. Tarihçe İstanbul Medipol Üniversitesi, Türkiye Eğitim, Sağlık ve Araştırma Vakfı tarafından toplumsal sorunlara ve önceliklere duyarlı, aklı ve bilimselliği yaşam tarzı haline

Detaylı

ECE Hizmetleri Yoksullara Nasıl Yaygınlaştırılır ve Kadınlar için Güçlendirme Stratejisi Olarak Nasıl Kullanılır?

ECE Hizmetleri Yoksullara Nasıl Yaygınlaştırılır ve Kadınlar için Güçlendirme Stratejisi Olarak Nasıl Kullanılır? ECE Hizmetleri Yoksullara Nasıl Yaygınlaştırılır ve Kadınlar için Güçlendirme Stratejisi Olarak Nasıl Kullanılır? Kadın ve Çocuk Merkezleri ECE Hizmetleri Sunan Kadın Kooperatifleri Kadın Emeğii Değerlendirme

Detaylı

Haftalık İnfluenza (Grip) Sürveyans Raporu

Haftalık İnfluenza (Grip) Sürveyans Raporu Bulaşıcı Hastalıklar Daire Başkanlığı Haftalık İnfluenza (Grip) Sürveyans Raporu 20 Mayıs 2015 20. Hafta (11-17 Mayıs 2015) ÖZET Ülkemiz de 2015 yılı 20. hafta itibariyle çalışılan sentinel numunelerdeki

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

HASTA VE YAŞLI HİZMETLERİ ALANI HASTA VE YAŞLI HİZMETLERİ AMAÇ

HASTA VE YAŞLI HİZMETLERİ ALANI HASTA VE YAŞLI HİZMETLERİ AMAÇ HASTA VE YAŞLI HİZMETLERİ ALANI HASTA VE YAŞLI HİZMETLERİ AMAÇ Bu faaliyet sonucunda, yaşlı ve hasta hizmetleri alanında yer alan meslekleri tanıyacaksınız. A. ALANIN MEVCUT DURUMU VE GELECEĞİ Yaşlılık,

Detaylı

TAP VAKFI ERGENLER & GENÇLER için CİNSEL SAĞLIK EĞİTİMLERİ

TAP VAKFI ERGENLER & GENÇLER için CİNSEL SAĞLIK EĞİTİMLERİ TAP VAKFI ERGENLER & GENÇLER için CİNSEL SAĞLIK EĞİTİMLERİ CİNSEL SAĞLIK EĞİTİMİ Uygulama Milli Eğitim Bakanlığı (Örgün /Yaygın eğitim) Pilot Uygulamalar (ERDEP) Sivil toplum kuruluşları (Akran eğitim

Detaylı

Doğal Afetler ve Kent Planlama

Doğal Afetler ve Kent Planlama Doğal Afetler ve Kent Planlama Yer Bilimleri ilişkisi TMMOB Şehir Plancıları Odası GİRİŞ Tsunami Türkiye tektonik oluşumu, jeolojik yapısı, topografyası, meteorolojik özellikleri nedeniyle afet tehlike

Detaylı

Bu faaliyet sonucunda, yaşlı ve hasta hizmetleri alanında yer alan meslekleri

Bu faaliyet sonucunda, yaşlı ve hasta hizmetleri alanında yer alan meslekleri HASTA VE YAŞLI HİZMETLERİ Bu faaliyet sonucunda, yaşlı ve hasta hizmetleri alanında yer alan meslekleri tanıyacaksınız. A.ALANIN MEVCUT DURUMU VE GELECEĞİ Yaşlılık, 21. yüzyılda ön plana çıkan en önemli

Detaylı

AÇI OKULLARI ETİK MANİFESTOSU

AÇI OKULLARI ETİK MANİFESTOSU AÇI OKULLARI ETİK MANİFESTOSU DEĞERLERİMİZ 1. Dürüstlük 2. Saygı 3. Sorumluluk 4. Üretkenlik 5. Farkındalık 6. Hoşgörü EVRENSEL DEĞERLERİMİZ 1. Evrensel kültür birikimine değer veririz. 2. Evrensel ahlak

Detaylı

DEVLET MALZEME OFİSİ TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ UYGULAMA VE ÖDÜL YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

DEVLET MALZEME OFİSİ TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ UYGULAMA VE ÖDÜL YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar DEVLET MALZEME OFİSİ TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ UYGULAMA VE ÖDÜL YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde l - Bu Yönergenin amacı, Devlet Malzeme Ofisi Merkez, Taşra Teşkilâtı ve

Detaylı

Dünya Sağlık Örgütü nün tanımına göre sağlık fiziksel, zihinsel ve sosyal açılardan tam bir iyilik halidir.

Dünya Sağlık Örgütü nün tanımına göre sağlık fiziksel, zihinsel ve sosyal açılardan tam bir iyilik halidir. KADIN VE SAĞLIK TARİHTEN BUGÜNE SAĞLIKTA KADININ YERİ HAZIRLAYAN: DENİZ ÖZYAVUZ SAĞLIK NEDİR? Dünya Sağlık Örgütü nün tanımına göre sağlık fiziksel, zihinsel ve sosyal açılardan tam bir iyilik halidir.

Detaylı

Dünya nüfusunun 1.2 milyarını adolesanlar oluşturmaktadır (dünya tarihindeki en yüksek rakam..) Bu nüfusun %85 i gelişmekte olan ülkelerde.

Dünya nüfusunun 1.2 milyarını adolesanlar oluşturmaktadır (dünya tarihindeki en yüksek rakam..) Bu nüfusun %85 i gelişmekte olan ülkelerde. Dünya nüfusunun 1.2 milyarını adolesanlar oluşturmaktadır (dünya tarihindeki en yüksek rakam..) Bu nüfusun %85 i gelişmekte olan ülkelerde. Yaşadıkları toplumlardaki birbirinden çok farklı politik, ekonomik,

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI KEMAL KILIÇDAROĞLU NUN KONUK KONUŞMACI OLDUĞU TOPLANTI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI 1 ARALIK 2014 İZMİR Cumhuriyet Halk Partisi nin çok değerli Genel Başkanı ve çalışma arkadaşları,

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

Sözlükler ilişki kelimesini öncelikli olarak iki insan arasındaki bağlantı olarak tanımlamaktadır.

Sözlükler ilişki kelimesini öncelikli olarak iki insan arasındaki bağlantı olarak tanımlamaktadır. İİş Hayattıında İİlliişkii ve İİlliişkii Yönettiimiiniin Arrttan Önemii ZZeyynnep TTuur ra vve Mehhmet t SSoyyer r Sözlükler ilişki kelimesini öncelikli olarak iki insan arasındaki bağlantı olarak tanımlamaktadır.

Detaylı

Sigaranın Vücudumuza Zararları

Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın vücudumuza olan zararları ve sigarayı bıraktıktan sonra vücudumuzdaki değişimler burada anlatılmaktadır. Sırt ve Bel Ağrısı: Sigara içmek bel ile ilgili hastalıkların

Detaylı