Mekan Değiştiremiyorsan Mekanı Değiştir!

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Mekan Değiştiremiyorsan Mekanı Değiştir!"

Transkript

1

2 Mekan Değiştiremiyorsan Mekanı Değiştir! Canan ASLAN / Kütahya İl Milli Eğitim Şube Müdürü

3 2 3 İçindekiler 20 Mobbing Mobbingin şiddetli bir stresör olduğu göz önünde tutulduğunda stresin tüm psikolojik ve fiziksel olumsuz etkilerinin mobbing mağduru bireylerde görülmesi muhtemeldir. Niçin Pardus kullanmıyoruz? Uzay cağında bir ayağımız, Ham çarık kıl çorapta olsa da biri M Virüsü! Bu virüsün açtığı tahribatı, asırlarca bile ortadan kaldırmak neredeyse imkansızdır! İpek Böceğinin Dilemması Artık insani vasıflar yitirilmeye başlanınca dostluk başka bir boyut kazanır ve belki de dostluk diye bir kavram literatürden kalkar. Kütahya dan Türkiye ye Su Projeksiyonu Su, yeryüzünde insanlar tarafından değeri unutulmuş, gözün görmeye alıştığı ve değeri hiçe sayılan pırlanta gibidir Gizli müfredat çok mu gizli? Örneğin ders kitaplarındaki kötü, basit, çirkin birçok resim öğrenciye Siz ancak buna layıksınız. mesajı vermektedir Pencereden şöyle bakıverdim Bugünkü ders için geldiysen geç kaldın; yarınki dersi için geldiysen erken geldin. Editörden...5 Vizyoner olmak ve eğitime rota vermek...6 Beyin Frekanslarının Mercimek Tohumunun Çimlenmesine ve Gelişmesine Etkisinin Araştırılması...8 Çabuk Yıka Gel Ay Karanlığı Ellerin...19 Akademisyenlerde Mobbing ile Kas-İskelet Sistemi Rahatsızlığı Arasındaki İlişkinin İncelenmesi Lise Sosyal Bilimler Kategorisi Birincisi: Kelime Keşfi...28 Protokol eşlerinin yeni rotası engelliler...44 En iyi balık ve tavuk pişiren öğrencilerimiz madalyaları kaptı...44 Sis...45 Annemin Soğanları...46 Dost Dediğin...47 Bilgi Toplumuna Doğru / Niçin Pardus kullanmıyoruz?...48 Klorofil Pigmentinin Yüzeylerin Isıtılmasında Kullanılmasının İncelenmesi (Klorofilli Boya)...50 Hattat Öğretmenlerden Hüsn-ü Hat Sergisi...58 Sakın oraya inmeyi düşünmeyin M Virüsü!...66 Yok Böyle Bir Okul!...68 Bilinçsiz Müdahalelerin Kıskacında Eriyen Dahiler...72 Branşlar çalıştaylarda masaya yatırıldı...73 Mustafa YILMAZ : Hobilerimden vazgeçmek zorunda kaldım İpek Böceğinin Dilemması...76 Toplumun Yapı Taşı Ailenin Yıkımı ve Etkileri Üzerine...78 Kütahya Mevlevîhânesi ve Kütahya da Mevlevî Kültürü...80 Öğretmenler kulaklarımızın pasını sildi...84 Çocuğunuz dişlerini fırçalamıyor Turizmci öğrenci ve öğretmenlerinden 5 bin kişiye aşure...90 Bu Benim Eserim de depreme dayanıklı tuğla ilk 100 de...91 Kütahya Lisesi aşure geleneğini sürdürdü...91 İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen, Zihinsel Engelli Çırak Öğrencileri Ziyaret Etti...92 Özel Germiyan dan ilginç öykü tamamlama yarışması...93 Özel Konuralp Amerikan Matematik Yarışması nda 3 madalya aldı...93 Eğitimde...94 Ödül ve Ceza...94 Bilim Sanat Merkezi nin engelli öğrencilere yönelik projesine ZEKA desteği...95 Kütahya dan Türkiye ye Su Projeksiyonu...96 Nurettin Topçu ile Var Olmak Çünkü idealin alıcısı neredeyse hiç yoktur Gül ve Diken Neden Yabancı Dil Öğrenemiyoruz? Refia Hanım ı Türkçe Yedi Kelime Kurtardı Aşk Güngör: Spor, akademik başarıyı destekliyor Gizli müfredat çok mu gizli? Bakırdemir: Osmanlı sizde ve değerlerinizde yaşıyor Pencereden şöyle bakıverdim...128

4 4 5 Editörden Ahmet USLU İl Milli Eğitim Müd. Strateji Geliştirme Birimi T.C. KÜTAHYA VALİLİĞİ İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ yayın organıdır. Yıl: 2014 Sayı: 2 Yayın Kurulu Coşkun ESEN / İl Milli Eğitim Müdürü İdris IŞIKLI / İl Milli Eğitim Şube Müdürü Ahmet USLU / İl Milli Eğitim Müd. Strateji Geliştirme Birimi Mehmet ZEYBEK / İl Milli Eğitim Müd. Strateji Geliştirme Birimi Yayın Koordinatörleri İl Milli Eğitim Müd. Strateji Geliştirme Birimi Ahmet USLU Mehmet ZEYBEK Fatih TANRIKULU Enes GÜLER Ahmet ALTUNKAYNAK Sinan KORUÇ Yunus EĞDEMİR Grafik Tasarım & İllüstrasyon H. Mehmet ÖZTÜRKOĞLU Düzeltme Mehmet ZEYBEK Ahmet USLU Adres Kütahya İl Milli Eğitim Müdürlüğü Valilik Binası Kat 2 KÜTAHYA Telefon : 0 (274) (3 Hat) Belgegeçer : E-posta : Ağ adresi: Dergide yayımlanan yazıların her türlü sorumluluğu yazarlarına aittir. Yayın Kurulu, yazılar üzerinde değişiklik yapabilir. Dergi kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir. Baskı: Kıymetli dostlar, Sizi dergimizin ikinci sayısıyla selamlayabildiğimiz için mutluyuz. Öncelikle ilk sayımıza göstermiş olduğunuz ilgi ve dergiyle ilgili değerlendirmeleriniz için herkese ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. İlklerin sancıları daha çok olur, derler. Doğrudur ama bu diğer sayılardaki sancıları azaltmaz. İlk dergide Nasıl çıkarabiliriz? derdinden Nasıl daha kaliteli bir dergi oluşturabiliriz? kaygısına evrildik. Eğitim gibi ciddi meşgalesi olan insanlara layık bir dergiyi oluşturabilmek için çabaladık. İlk sayımızın aksine öğretmen ve öğrencilerimizin ilgisi bizi memnun ediyor. Öğretmen ve öğrencilerimizin ciddi bir birikimi var ve bize çalışmalarını gönderiyorlar. Bu ilim ve sanat damarının üretimlerini sayfalarımıza taşımak büyük keyif. Bu sayıda akademisyenlerimizin katkıları bizi mutlu etti. Dumlupınar Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü nden Betül TAŞPINAR, Ferruh TAŞPINAR, Abdurrahman NALBANT; DPÜ Hemşirelik Bölümü nden Sultan GÜÇLÜ; Pamukkale Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü nden Bilge BAŞAKÇI ÇALIK; DPÜ Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı ndan Sermet İNAL öğretim üyeleri; DPÜ Eğitim Fakültesi nden Mustafa BAŞARAN ve Irak Erbil Selahaddin Üniversitesi Türkçe Bölümü nden Salih UÇAK hocalarımıza güzel çalışmalarından ve katkılarından ötürü çok teşekkür ediyoruz. Dergiyi hazırlarken bir şeyi farkettik. Kütahya da bir süre bulunmuş insanların Kütahya yla bağı kopmamış ve Kütahya yı sürekli göz ucuyla takip ediyorlar. Bir şekilde Kütahya ya yolu düşmüş ama şimdilerde başka diyarlarda meslek hayatlarını sürdüren eğitim gönüllülerine teşekkür ediyoruz; destekleri ve katkıları için. Diğer bir husus da, Kütahya da yaşayıp işi itibariyle bugün eğitime mesafeli insanların aslında eğitime mesafelerinin sanıldığından daha yakın olduğunu gördük. Belki öyle olduğu için, belki eğitimden kopamadığı için Bilemiyoruz. Dergiye gönül veren yoldaşlarımıza çağrımız var: Sayfalarımız sizlere de açık Bir dergiyi ayakta tutan şüphesiz kalitesidir. Akademisyenler üzerindeki mobbingin kas-iskelet ağrısına etkisi, beyin frekanslarının mercimeğin filizlenmesine etkisi, Kütahya nın pınarlarından boşa akan hazinenin ekonomik olarak değerlendirilebilmesi, sporun akademik başarıya etkisi, gizli müfredat, yabancı dil meselesi, Kelime Keşfi Projesi, çocukların diş fırçalamaması, boya içine katılan ıspanağın oda ısısını artırması, çocukların hobilerine izin verip vermemesi, idealin alıcısı, pencereden şöyle bir bakıverdim Başlıkların ve muhtevanın bir kısmı böyle. Birbirinden ilginç yazı, çalışma ve mülakatlar derginin iç sayfalarında sizi bekliyor. Dergimizin en güçlü taraflarından birinin estetik tarafı olduğunu düşünüyoruz. Çalışmalara özel bir itina gösteren, estetik bir şekilde sunumunda bizlere yardımcı olan Hacı Mehmet ÖZTÜRKOĞLU Beyefendi, özel bir teşekkürü hak ediyor. Dergide bilimsel ve sanatsal çalışmaların yanında eğitim yuvaları ve paydaşlarıyla da ilgili önemli ve ilginç haberlere yer veriyoruz. Eğitimin paydaşlarından ricamız, yaptıkları faaliyetlerden bizleri haberdar etmeleri veya çalışmayı bize ulaştırmaları Takdir edersiniz ki herkese ulaşmamız mümkün olmuyor. Yardımınız için şimdiden teşekkürler. Derginin kapasitesinin sınırları içerisinde uygun tüm çalışmalara yer ayırmaya çalışıyoruz. Yer veremediklerimizle üçüncü sayıda görüşmeyi umuyoruz. Yörüngenizde ve muhabbetinizde eğitimin daha fazla yer alması dileğiyle, selamlar.

5 6 7 Vizyoner olmak ve eğitime rota vermek Coşkun ESEN Kütahya İl Milli Eğitim Müdürü Merkez bütçeden en fazla pay alan sahalardan biri eğitimdir. Öğrenci, öğretmen, personel ve veli mevcudu göz önünde bulundurulduğunda, eğitim camiasının hitap ettiği kitlenin büyüklüğü ortaya çıkar. Son yıllarda öğretim programlarında yapılan değişiklikler, alt yapı ve teknolojiye yapılan yatırımlar da buna eklenince, eğitim ailesinin kendisi ve sorunlarıyla ilgili resmin büyüklüğü daha net ortaya çıkar. Bu kadar geniş bir aile ve büyük bir yapıda elbette ki soru ve sorunlar olacaktır. Ancak bizim varlık sebebimiz de tam da budur. Belki resmi daha net çekebilmek için şöyle bir örnek uygun olacaktır: Mühendislik harikası bir uçak tasarladığınızı, uçağa her türlü konforu yerleştirdiğinizi, pahalı yakıtla uçağı havalandırdığınız düşünün. Uçak havalanmış ancak rotasıyla ilgili tereddütler var. Bu kabul edilebilir mi? Sorunlar ne kadar büyük olursa olsun, bizim görevimiz eğitim uçağını doğru rotada ilerletmektir. Bugün eğitime ayrılan pay ve eğitime yapılan teknolojik yatırımlar düşünüldüğünde doğru rotada ilerlemek dışında alternatifimizin olmadığı aşikar. Milletin kaynaklarını eğitim için kullanırken de, etki ve etkinliği elden bırakmadan rotada ilerlemek istiyoruz. Eğitimin rotasını tespit ederken, dünyada ve ülkemizde onlarca teori ve pratikle karşılaşıyoruz. En doğru uygulama hangisidir ve en iyi sonucu hangisi verir bunu zaman gösterecek belki ama eğitim gibi sonuçları, semereleri uzun yıllar sonra alınan bir mecrada kesin cevapları hemen bulmak mümkün değil. Bize düşen, en başta Milli Eğitim Bakanlığı nın taleplerini dikkate alarak, ülke politikaları doğrultusunda çalışmak ve yeni şeyler söylemek ve yapmak için ortam oluşturmak. Temel ilkemiz, taşradan merkeze katkı sunmak. Merkez, politika yönlendirici ve hedef belirleyici olarak görevini yaparken, taşranın eğitimde sözünün olması gerektiğini düşünüyoruz. Bizzat eğitim ortamının merkezinde olan eğitimin paydaşlarıyla bu katkıyı sağlayabilmeyi umuyoruz. Merkezin bize yüklediği misyonun farkındayız. Bu misyonu ihmal etmeden, kendi vizyon ve misyonumuzu daha geniş bir perspektifle ele almak azmindeyiz. Nitekim bu düşüncelerle geçen yıl sistemi tedavüle girmeden bu konuyu tarafları ve uzmanlarıyla Eğitimde Yeni Arayışlar Çalıştayı nda konuştuk, tartıştık. Bu Çalıştay sonuç raporuyla bize önemli ufuklar sağladı. Bu sayede Milli Eğitim Müdürlüğümüzün organizasyon kabiliyeti ve potansiyelini görmek, yeni organizasyonları yapmak adına önemli bir tecrübeydi bizim için. Türkiye bugünlerde PISA sonuçlarını konuşuyor yine. Test sorularında uzman olan öğrencilerimizin açık uçlu sorularda zorlandığını PISA raporları çok açık biçimde ortaya koyuyor. Milli Eğitim Bakanlığı da bu sorunun farkında ve açık uçlu sorularda çıtayı yukarıya çekmek için gayret ediyor. Biz de bu gayrete katkı sunmak, eğitimin paydaşları arasında farkındalık oluşturmak için Kütahya yı merkez yapıp bölgede PISA sorularını baz alarak sınav yaptık. Hayata Okulda Hazırlanıyorum, Yaşam Kalitemi Artırıyorum adlı projemizle, bölgedeki 8 ilde aynı anda sınav yaptık. Sınavın sonuçlarını ve değerlendirmelerini bir kitapçık halinde kamuoyunun dikkatine sunduk. Projede vurgulanması gereken husus, yapılan sınavdaki soruları, ilimizin farklı okullarında çalışan öğretmenlerin hazırlamasıydı. Bu önemli bir güvenin göstergesi aynı zamanda. Biz öğretmen arkadaşlarımıza, onların potansiyellerine, bilgi ve becerilerine güveniyoruz. Evet, onlar taşrada çalışıyorlar ama uluslararası sınavlarda sorulan soruları hazırlayabilecek kapasiteye sahipler. Proje boyunca bölgedeki illerden aldığımız dönütler, bizi hayli memnun etti ve kendi potansiyelimize güvenmenin ve mesai arkadaşlarımıza inanmanın ne kadar önemli olduğunu gördük. Bu vesileyle projenin farklı aşamalarında bizimle olan, bize destek veren tüm eğitim gönüldaşlarına şükranlarımızı sunuyoruz. Şimdilerde arkadaşlarımız yeni çalışmalar, sürprizler peşinde. Ancak sene başında uygulamaya koyduğumuz Vizyon Belgesi Protokolü, neyi, nasıl, niçin, ne zaman ve ne kadar sürede yaptığımızı görmek adına önemli bir proje. İstedik ki, dar bir çerçevede yapılan çalışma yerine, öğrencisinden velisine, yardımcı personelinden öğretmenine kadar bütün paydaşların görüşleri alınarak her kurum kendi vizyonunu ortaya koysun. Küçük ve muadil gruplarda eğitimin sorunları ve eğitim ortamlarında ortaya çıkan güzel uygulamalar ortaya çıksın. Ortaya çıkan sorunlar bize daha çabuk ulaşsın ve hemen çözüm üretebilelim. Bizim bilemediğimiz, ulaşamadığımız noktalarda kalan güzel uygulamalar da kamuoyuna mâl olsun; bu iyi örnekler uygulanabilecek tüm eğitim kurumlarında uygulansın. Bu projede olmazsa olmazlarımız, akademik başarı, değerler eğitimi, kitap okuma, proje ve yarışmalar, sportif-kültürel etkinlikler ve rehberlik çalışmaları Her kurumun kısa, orta ve uzun vadede bu konularda neler yapabileceğini, yaptığını kayıt altına alıyoruz. Her okul, faaliyetler bittiğinde bir karneye sahip olacak ve hangi konularda okulun ön plana çıktığı kendiliğinden ortaya çıkacak. Okul idarecisi Vizyon Protokolü nün hazırlanmasında, yürütülmesinde ve takibinde okul idarecilerimize güveniyoruz. İstiyoruz ki, idarecilerimiz kurumlarının rotasını belirlemede aktif olsun, sahada Milli Eğitim Müdürlüğümüzün eli olsun. Evet, vizyon sahibi olmak, bu vizyona sahip çıkıp öğrenci, öğretmen ve yöneticilerimizle geleceğe umutla bakmak en büyük arzumuz. Daha güzel karnelerle ve daha aydınlık günlerde buluşmak ümidiyle, eğitimin tüm paydaşlarını selamlıyorum.

6 8 9 Beyin Frekanslarının Mercimek Tohumunun Çimlenmesine ve Gelişmesine Etkisinin Araştırılması PROJENİN AMACI: Deniz ARSLAN Seda KANYILMAZ Nafi Güral Fen Lisesi öğrencileri Muzaffer EFE Esin CANATAN Nafi Güral Fen Lisesi Biyoloji öğretmenleri Ses frekansları ve etkileri insanlığın uzun süredir birçok kez araştırma konusu olmuştur. Bilindiği gibi sadece duyabileceğimiz şeyler değil beyinsel faaliyetler, hücre faaliyetleri, bitkiler hatta atomların belli frekansları vardır. Eğer beynimiz de bitkilerde bu frekansları üretebiliyorsa neden bitkileri beynimizi etkilediği gibi etkilenmesinler? Eğer frekanslar beyni bu derece etkileyebiliyorsa bitkileri neden etkileyemesin? Bilindiği gibi bitkilerin belli bir sinir sistemi veya beyinsel işlev görebilecek bir organı yoktur. Ancak bitkiler de diğer canlılar gibi bazı şeylere tepki gösterirler: tropizma hareketleri (ışığa yönelme veya ışıktan kaçma, suya yönelme, kimyasal maddelerden kaçma vb.), nasti hareketleri. Projede amaç, bitkilerin sese, özellikle de insan sesine verdikleri tepkiyi ölçmekti. Bir adım ötesinde, bitkilerin insan beyninden yayılan dalgalara tepki verip veremeyeceklerini araştırmak, projenin amacıydı. Halk arasında evimizde yetiştirdiğimiz süs bitkileri ile ilgilenildiğinde, onlarla konuşulduğunda hissettiklerini, çok canlı göründüklerini ve güzel ve bol çiçek açtıklarını duymuşsunuzdur. Bunun gerçek olup olmayacağını kanıtlamak istedik. Bunun için uyku, uyanma, rahat, huzurlu ve stres altında beynimizden yayılan enerji dalgalarına karşılık gelen farklı ses dalgalarının varlığını öğrendik. Bu ses dalgalarından seçilen 4 tanesini mercimek tohumlarının çimlenmesi sırasında hazırladığımız gruplara belirlenen dozlarda günde 1 saat uygulayarak karşılaştığımız sonuçları nicel ve nitel gözlemlerle kaydettik. Sonuç şaşırtıcı, evet bitkiler sesi ve bizim düşüncelerimiz algılıyorlar ve bu uyarana uygun büyüme gelişme ve yönelme gösteriyorlar. Projemizde biz mercimek tohumları seçtik ve önemli sonuçlara ulaştık, diğer bitki tohumlarında da proje tekrar edilerek sonuçları tartışılabilir, eğer onlarda da olumlu sonuçlar çıkartılırsa bitki tohumlarının daha kolay çimlendirilmesinde, bitkilerin gelişiminde ve verimliliğinin arttırılmasında, olumlu katkılarını projemizle kanıtladığımız ses frekansları kullanılabilir. GİRİŞ: Halk arasında evde yetiştirilen süs bitkileri ile ilgilenildiğinde, onlarla konuşulduğunda, güzel sözler söylendiğinde hatta onlara gülümsendiğinde ya da kızıldığında algıladıkları varsayımını, çoğumuz duymuşuzdur. Eğer güzel sözler söylenmiş ise daha canlı göründüklerini daha güzel çiçekler açtıklarını, kötü konuşulursa cansız ve hastalıklı göründüklerini söyleyen ve buna inanan birçok kimse görürsünüz. Biz projemizde bu varsayımın doğruluğunu araştırmak istedik. Projemizde öncelikle uzun bir süre literatür taraması yaptık. Yaptığımız tarama ve araştırmalar sonucunda Hedeflerimiz: Bitkilerin ses uyaranına tepkilerini araştırmak. Farklı frekansların bitkilerde çimlenme mekanizmasına etkisini araştırmak. Beyin frekansları ile ilgili bilgi toplamak. Bitkilerde çimlenme hızının artırılması için yöntemler geliştirmek. Araştırma sonuçlarının kullanılacağı kontrollü deney yapmak. Elde edilen verileri, tarımsal verimliliği arttırmak amacıyla kullanmak.

7 Kontrol 2. Delta 0,5 Hz 3. Teta 5,5 Hz 4. Alfa 10,0 Hz 5. Beta 20,0 Hz GİRİŞ: bu konu ile ilgili bazı çalışmalara ve projelere rastladık. Karşılaştığımız proje ve çalışmalara örnekler: Güney Hindistan daki Annanalai Üniversitesi Botanik Bölümü nün Başkanı olan Dr. T.C. Singh, haftalar boyunca her sabah, Güneş ortalığı aydınlatırken, mimozalarının karşısına geçip kemanıyla geleneksel parçalar çalmaya başlıyordu. Sonunda, mimozaların büyümesi iki misli arttı. Müziğin bitkiler üzerindeki etkisini anlatan Hint efsanlerinden yola çıkan Or. Singh, bu konudaki araştırmalarına elektrikli bir diyapazon ile başladı ve gün doğumu ve gün batımında normal olarak atalet içinde olan bitki protoplazmasının ritmik ses dalgalarıyla, müzik ve dansla harekete geçirilebileceklerini tespit etti yılında, Fransa daki Uluslararası Bahçıvanlık Derneği nin bir toplantısında konuşan Singh, kemanla ve flütle çalınan parçaların ve insanların söylediği şarkıların; boruçiçekleri, soğanlar, tapyokalar ile biberlerin büyümesini hızlandırdıklarını, boylarını ve verimini artırdıklarını açıkladı. Ayrıca, bazı bitkiler de yeni özelliklerini, kendilerinden sonra gelen nesillere aktarıyorlardı. Singh in iddiasına göre; müzik, kromozom seviyesinde değişiklikler meydana getirebilirdi. Bir diğer çalışma sırasında, Dr. Singh in asistanı Bn. Sella Ponniah, her sabah müzik eşliği olmaksızın, Bharata-Natyam denilen kadim Hint dansını yapıyordu. Bu deney sonueunda, papatyaların, kadife çiçeklerinin ve boru çiçeklerinin büyümeleri son derece hızlanmıştı; kıyaslamak için kullanılan kontrol bitkilerine nazaran % 60 daha yüksek bir boya ulaşmışlar ve onlardan 15 gün önce çiçek açmışlardı. Anlaşıldığına göre; dans etmek, ritmik ses dalgalarını müzik gibi hava yoluyla değil de yerden aktararak etkili oluyordu. Yürütülen bütün bu deneylerin sonucunda Dr. T.C. Singh, 1963 yılında, Bihar Ziraat Koleji dergisinde yayımlanan Müzik ve Dansın Bitkiler Üzerindeki Etkisi ( On the Effect of Music and Dance on Plants Bihar Agricultural College Magazine, Vo1.13, No.1, ) adlı yazısında şöyle bir beyanda bulunabiliyordu: Ukrayna da, radyo frekansları ve ultrasonik titreşimler, verimi artırmak amacıyla tahıl tohumlarını uyarmak için kullanılıyordu. Amerika Birleşik Devletleri Ziraat Bakanlığı da aynı metodu başarıyla uygulamıştı. Bu uygulamalar gösteriyordu ki, bitkiler ve tohumları, ultrasonik frekanslar ile uyarıldıklarında, enzim faaliyetini ve solunum hızını artırıyorlardı. Ancak, bazı bitki türlerini uyaran frekanslar başka türler üzerinde menedici bir etki yapıyorlardı. Kanada daki Ottowa Üniversitesi araştırmacılarından Pearl Weinberger ve Mary Measures in bu konudaki çalışmaları. Weinberger ve Measures, ses menzili dahilindeki işitilebilir frekansların, buğdayın gelişimini çoğaltmada müzik kadar etkili olup olamayacağını merak ediyorlardı. Bu iki biyolog, 4 yıldan fazla süren bir dizi deney sırasında 2 tür buğdayın taneleri ile fidelerini yüksek frekanslı titreşimlere maruz bıraktılar. Sonuç olarak buğdayın, tohumların uyarılma sürelerine bağlı olarak, saniyede devirlik bir frekansa en olumlu yanıtı verdiğini tespit ettiler. Fakat işitilebilir sesin, buğday hasadını 2 misline çıkarabilecek kadar çarpıcı bir oranda hızlandırılmış gelişime neden yol açtığını da bir türlü açıklayamadılar. Öne sürdükleri teori, ses dalgalarının bitki hücrelerinde bir rezonans etkisi oluşturabileceği ve dolayısıyla da enerjinin birikmesini sağlayarak bitkinin metabolizmasını etkileyebileceği üzerineydi. North Carolina Üniversitesi nden Prof. G.T. Hageseth in başkanlığını yaptığı bir araştırma grubu da aynı konu üzerinde çalışmış ve bazı ilginç sonuçlar elde etmiştir. Önceleri deneysel pembe gürültü kullanan North Carolinalı bilim adamları, üzerinde uygulama yaptıkları şalgamların sessiz bırakılan hemcinslerine nazaran çok daha hızlı filiz verdiklerini gördüler. Bu gürültü saniyede 20 ile devirlik frekanslarda ve 100 desibel değerindeki bir ses şiddetinde olup, havalanan bir 727 jet uçağının 30 metre kadar öteden duyulan gürültüsünü andırmaktadır. Havaalanı gürültüsünün seviyesinde çalışmak hiç de çekici gelmediği için, aynı Weinberger ve Measures gibi North Carolina ekibi de arzu edilen etkileri daha düşük desibel seviyelerinde oluşturabilecek belirli dalga boylarını ya da bileşimleri aramaya koyuldular. Sonunda, şalgamların saniyede devirlik bir frekansa maruz bırakılmaları halinde şalgamlardaki filizlenmenin hızlandığını keşfettiler. Ünlü Hintli bilim adamı Sir Jagadis Chandra Bose ( ) Bitkilerin hassas bir sinir sistemi ve çeşitlilik gösteren birduygusal yaşamı vardır diyordu. Tüm yaşam biçimlerinde gözlemlenen tezahürler arasındaki benzerlikler dikkatini çeken Bose, bitkilerin hassas olduklarını kanıtlamak üzere bilimsel ve son derece teknik araştırmalar yapmaya başlamıştı. 5 yıllık bir süre soyunca, bitkilerin dışardan gelen uyaranlara karşı verdikleri elektriki yanıtları inceledi ve bu deneylerinin sonuçlarını, 1902 yılında, Canlı ve Cansızlarda Yanıt (Response in the living and Non living) adlı bir kitapta yayımladı. Bu bulgularını, daha başka yüzlerce done ile birlikte, 1906 ve 1907 yıllarında 2 kitap halinde yayımladı: Fizyolojik Araştırmada bir Araç Olarak Bitki Yanıtı (Plant Response as a Means of Physiological Investigation) ve Karşılaştırmalı Elektro-Fizyoloji (Comparative Electro-Physiology) yılında, artık emekliye ayrılmış olan Bose, kendi kurduğu enstitünün konferans salonunda bilimsel felsefesini özetlerken şunları söylüyordu: Kendi yaşamımızla bitki dünyasının yaşamı arasında muhtemel herhangi bir ilişki var mıdır? Bu soru spekülasyona açık olmayıp, yanıtı, aleyhinde bir şey söylenemeyecek bir metod ile gerçekten gözler önüne serilmiştir. Bu şu anlama gelmektedir ki, çoğunun tamamen yersiz ve gerçeklere aykırı olduğunu sonradan anladığımız tüm önyargılarımızı terk etmeliyiz. Nihai talep bitkinin kendisine yapilmalı ve bitkinin kendi imzasını taşımadıkça hiç bir kanıt kabul edilmemelidir. Kamakuralı bir felsefe doktoru ve başarılı bir elektronik mühendisi olan, Japonya nın önde gelen parapsikoloji araştırmacılarından Dr. Ken Hashimoto, son derece gelişmiş bir yalan tespit işlemini kullanarak, bitkiler âlemiyle ilgili olarak elde edilen en önemli bulgulardan birini ortaya koyan bir düzen geliştirmiştir.

8 12 13 Japon polisi hesabına yalan tespit danışmanlığı yapan Dr. Hashimoto, Backster in laboratuvar deneylerini okuduktan sonra, önce, evindeki kaktüslerden birini, akupunktur iğneleri vasıtasıyla basit bir polygraph ile irtibatlandırmaya karar vermişti. Ancak, Dr. Hashimoto nun asıl amacı, Amerikalı araştırmacılarınkinden çok daha devrimsel nitelikteydi: Bir bitki ile tam anlamıyla, karşılıklı konuşmayı ümit ediyordu. Bunu gerçekleştirebilmek için de Japonya da uygulanan yalan tespit işlemi ile ilgili olarak kendisinin geliştirmiş olduğu bir sisteme güveniyordu. Bu sistemde, bir sanığın tepkilerini kaydetmek için sadece bir kasetteyp yeterliydi. Sanığın sesinin modülasyonlarının perdesini (yerini) elektronik olarak değiştirmek suretiyle, Hashimoto, kağıt üzerinde tespit olunan, güvenilir yeterlikte bir kayıt üretmeyi başarmıştı. Hashimoto, bu kez, sistemini tersine çevirmekle, polygraph kaydındaki çizgileri modülasyonlu seslere dönüştürebileceğini düşündü. Evindeki kaktüsle yaptığı ilk çalışmalar başarısızlıkla sonuçlandı. Ne Backster in yazılarını, ne de kendi teçhizatını hatalı bulmak istemeyen Hashimoto, bitki ile iletişim kuramadığı için sorunun kendisinde olduğuna karar vermişti. Nitekim, bitkileri çok seven ve bitki yetiştirmede hünerli olan Bn. Hashimoto, kısa sürede sansasyonel sonuçlar almaya başladı. Bn. Hashimoto, kaktüsünü, kendisini sevdiğine inandırdığında, kaktüsten hemen bir yanıt geliyordu. Dr. Hashimoto bu yanıtı kendi elektronik teçhizatı ile sese dönüştürüp de yükselttiği zaman, bitkinin ürettiği sesin, yüksek gerilim hatlarının uzaktan gelen, yüksek perdeden uğultusuna benzediği görüldü. Ancak, daha ziyade, sürekli değişen ve kulağa hoş gelen bir ritmi ve tonu olan ve zaman zaman da sıcak ve hatta neşeli tarzda bir şarkıyı andırıyordu. Bn. Hashimoto nun kaktüsüyle yaptığı sohbeti dinleyenlerin anlattığına göre, modülasyonlu Japonca konuşan Bn. Hashimoto yu bitki, modülasyonlu kaktüsçe ile yanıtlıyordu! Dahası, Hashimotolar kaktüsleriyle öylesine bir yakınlık kurdular ki, kısa bir süre sonra, bu bitkiye, 20 ye kadar saymasını ve toplama yapmasını öğretmeyi başardılar. Kaktüsün, 2 artı 2 nin kaç ettiği sorusuna verdiği ve sese dönüştürülen yanıtı tekrar çizili kayıtlara uyarlandığında, 4 belirgin ve birleşik tepe noktası oluşturuyordu. Japonya nın en çok okunan yazarları arasında da yer alan Dr. Hashimoto nun ESP ye Giriş ve Dördüncü Boyut Dünyası nın Esrarı gibi ilginç kitapları bulunmaktadır. Kendisinden, konuşan ve toplama yapan kaktüs fenomenini açıklaması rica edildiğinde, günümüzün fizik teorileri ile açıklanamayan bir çok fenomen mevcut olduğunu söylemiştir. Dr. Hashimoto ya göre; fiziğin tanımladığı mevcut üç boyutlu dünyanın ötesinde bir dünya vardır ve bu üç boyutlu dünya, maddi olmayan dördüncü boyut dünyasının ancak bir gölgesidir. Dahası, bu dördüncü boyut dünyası, Dr. Hashimoto nun zihin konsantrasyonu ya da başkalarının psikokinezi ya da zihnin maddeye hakimiyeti (Mind Over Matter) diye adlandırdığı güç vasıtasıyla üç boyutlu dünyayı kontrol eder. Taramamız bu konuda birçok araştırma ve çalışmanın yapıldığını gösterdi. Biz bu konuda neler yapabiliriz diye düşünürken beynimizin çalışması sırasında yaydığı frekanslarına karşılık gelen ses dalgalarını keşfettik. Bu ses dalgaları ve beynimizde karşılıkları şunlardır:

9 14 15 Proje ekibibimiz MEF Eğitim Kurumları Araştırma Projeleri Yarışmasında. DELTA: 0 4 frekansında bulunan dalga boyudur ve derin uyku ve dış dünyadan kopuş boyutudur. Bilinçsiz bir huzur halini yansıtır. Beynin en az çalıştığı döneme aittir ve bu dönemde büyüme hormonu salgısı artar. Çocuklarda fiziksel büyümeyi, yetişkinlerde ise güzelleşmeyi ve dinç kalmayı sağlar. TETA: Frekansları 4 ile 8 arasında değişiyor ve stresin hiç olmadığı, derin iç dünyamızda olduğumuz dalga boyu olarak tanımlanıyor. Öğrenmenin en yüksek boyutuna geçmeden önce bu dalgada yaşıyoruz ve derin uykudan uyanırken açılan algılarımızın yaşattığı bir durumu temsil ediyor. Alacakaranlık boyutu ismi de kullanılıyor bu dalga boyu için. Yani aydınlanmadan önceki karanlık. Çok usta meditasyoncuların derin meditasyon halindeyken bu dalga boyunda olduğu tespit edilmiş. Derin düşünüş ve sezgisel kuvvetin en canlandığı bu frekansta sanatsal yeteneklerin zirveye çıktığı düşünülüyor. Özellikle ressam ve müzisyenlerin sanatsal üretimleri esnasında beyinlerinde Teta boyutunun en yüksek, Alfa frekansının en düşük seviyede olduğu biliniyor. (yani 7 ile 8 arası) Yapılan bazı araştırmalara göre şifacıların Teta bandında uzun süreli ve kontrollü olarak kalmayı başarmaları nedeniyle şifa yeteneklerinin geliştiği ortaya çıkmış. ALFA: Hz arasında değişen alfa dalgaları; rahatlığın, farkındalığın, sakin ve huzurlu kavrayışın, uykunun ilk evrelerinin dalgaları olarak tanımlanıyor. Sakin ve huzurlu olunan ama asla uyuşukluk yaşanmayan, dünyayı ve gerçekleri algılamada en uygun titreşimlerin olduğu bu dalga boyu, dünyamızın da ölçülen frekansıyla aynı. Dünyanın manyetik frekansına Shumann frekansı deniyor ve 7,8 ile 8 arasında tanımlanıyor (Fakat son yıllarda bilim adamları Shumann frekansının epeyce yükseldiğini ifade ediyor.). Gözler kapanıp derin nefes alındığında ve dış dünyadan alınan mental etkiler azaldığında Alfa boyutuna geçiyoruz. Alfa dalgalarındayken yaptığımız işlerde başarımız artıyor. Derin uyku ya da endişe ve korku halinde bu dalga hiç görülmüyor. Meditasyon, Yoga, Reiki gibi çalışmalar esnasında beynimiz Alfa boyutundadır. Zihin açık ve uykunun derinliğine dalmadan önceki geçiş koridorunda hissettiğimiz o duyguların yaşattığı huzur, ilginç bir şekilde dünyanın titreşimiyle aynı dalga boyunda.beta: Hz arasında olduğu biliniyor ve uyanış frekansı olarak tanımlanıyor. Aktif öğrenme, uyanık olma, her şeyiyle hayatı yaşama, dinamizm, konsantrasyon, problem çözme hallerimizde içinde bulunduğumuz dalga boyu olduğu için yaşamı temsil ediyor. Çok yükseldiğinde stres, gerginlik, öfke gibi negatif uç duygulara varabiliyor. Elde ettiğimiz verileri test edebileceğimiz bir bitki tohumu araştırıken mercimek (Lens culinaris) tohumlarının çok çabuk çimlendiklerini ve çabuk geliştiklerini öğrendik. Projemizde mercimek tohumlarını kullanmaya karar verdik. YÖNTEM: Projde, etüv, petri kapları, mercimek tohumları, pamuk, su, mp3 çalar, pc hoparlörü, cetvel, ip, fotoğraf makinesi malzemeleri kullanılmıştır. 5 petri kabını kullanarak pamuk ile hazırladığımız ekim yerlerinin her birine 5 mercimek tohumu ekleyerek, 5 farklı grup oluşturduk. 1. Grup Kontrol 2. Grup R (83 Hz) L (83.5 Hz) Delta (0.5 Hz) 3. Grup R (108 Hz) L (113.5 Hz) Teta (5.5 Hz) 4. Grup R (136.1 Hz) L (146.1 Hz) Alfa (10.0 Hz) 5. Grup R (360 Hz) L (380.0 Hz) Beta (20.0 Hz) Hazırladığımız grupları C ye ayarlanmış etüve yerleştirdik ve 24 saat çimlenmenin başlaması için bekledik. 2. Gün kontrol grubu hariç belirlediğimiz frekanslarda günde 1 er saat mp3 ve bir çift hoparlörden hazırladığımız düzenekte tuttuk. Her gün nicel ve nitel gözlemler yaptık, verilerimizi düzenli bir şekilde kaydettik.

10 AŞAMA 2. AŞAMA 3. AŞAMA Beyin frekanslarının çimlenmeye etkisini araştırmak amacıyla mercimek tohumları seçildi. Mercimek tohumlarının çimlenmesi için uygun çimlenme kapları hazırlandı. Etüvün çimlenme şartlarına uygun hale getirilmesi ve grupların çimlenmesi için 24 saat C de bekletilmesi. Gruplara belirlenen frekansların günde 1 saatlik dozlar halinde uygulanması ve verilerin elde edilmesi. 3. gün sonu çarpıcı sonuçlar bariz bir şekilde karşımızdaydı. Teta dalgaları çimlenmeyi olağanüstü bir şekilde hızlandırmıştır. 4. gün, Teta dalgaları uygulanan mercimek fideleri. 2. Sırada gelişim gösteren fideye Alfa dalgaları uygulanmıştır. Beta dalgaları uyguladığımız fidede kök ve gövde gelişiminde garip kıvrılmalar göze çarpmıştır. Deneyimizi sona erdirdiğimizde en çok gelişim gösterdikleri Teta dalgalarına fidelerimizin tepkisini merak ettiğimiz için 3 gün günde 2 şer saat frekans uyguladığımızda, fidelerin hepsinin frekans kaynağımız olan hoparlörlere yöneldiğini gördük. SONUÇLAR KÖK UZUNLUĞU 1.GÜN 2.GÜN 3.GÜN 4.GÜN 1. GRUP KONTROL 2 mm 9 mm 16 mm 25 mm 2. GRUP DELTA 4 mm 15 mm 23 mm 35 mm 3. GRUP TETA 5 mm 12 mm 28 mm 45 mm 4. GRUP ALFA 5 mm 15 mm 24 mm 38 mm 5. GRUP BETA 4 mm 13 mm 20 mm 33 mm GÖVDE UZUNLUĞU 1.GÜN 2.GÜN 3.GÜN 4.GÜN 1. GRUP KONTROL mm 15 mm 2. GRUP DELTA mm 35 mm 3. GRUP TETA mm 45 mm 4. GRUP ALFA mm 40 mm 5. GRUP BETA mm 35 mm

11 18 19 TARTIŞMA: 1- Frekans uyguladığımı bütün grupların gelişimi kontrol grubundan fazla olmuştur, bunun sebebi ne olabilir? 2- Neden en fazla gelişim Teta dalgasında gerçekleşmiştir? 3- Beta dalgalarına maruz bırakılan grupta kök ve gövdede garip kıvrılmalar gözlenmiştir, bunun nedeni ne olabilir? 4- Mercimek tohumunda elde edilen bu sonuçlar başka bitki tohumlarında da gözlenir mi? 5- Bitki yetiştiriciliğinde bu frekansların kullanılması verimi arttırabilir mi? 6- Evimizdeki, çevremizdeki bitkilerle iletişime geçmek mümkün mü? 7- En son yapılan çalışma + tropizma sayılabilir mi? Bunun sebebi ne olabilir? 8- Ses dalgalarının oluşturduğu titreşim, enzimlerin işini kolaylaştırmış olabilir mi? 9- Ses uyaranı bazı genlerin daha fazla ifadesini sağlamış olabilir mi? KAYNAKÇA (Alfabetik sıraya göre) 1- Coglan, A. (1994) : Good vibrations give plants excitations. New Scientist 142 : Creath, K. and G. E. Schwartz (2004) : Measuring effects of music, noise and healing energy using a seed germination bioassay. J. of Alt. and Comp. Med. 10(1) : Dr. Hashimoto ESP ye Giriş ve Dördüncü Boyut Dünyası nın Esrarı 4- Dr. T.C. Singh, 1963 Bihar Ziraat Koleji dergisi Müzik ve Dansın Bitkiler Üzerindeki Etkisi ( On the Effect of Music and Dance on Plants Bihar Agricultural College Magazine, Vo1.13, No.1, ) 5- Dossey, L. (2001) : Being green : On the relationships between people and plants. Altern Ther 7 : 12-16, Er,C., Canpolat N., 1992 Bitki Islahında Doku Kültürleri. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı Yayınları, Ankara 7- Fizyolojik Araştırmada bir Araç Olarak Bitki Yanıtı (Plant Response as a Means of Physiological Investigation) ve Karşılaştırmalı Elektro-Fizyoloji (Comparative Electro-Physiology). 8- Gönülşen, N., Bitki doku Kültürü Yöntemleri ve Uygulama Alanları. Ege Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Yayınları, İzmir. 9- Klein, R. M. and P. C. Edsall (1965) : On the reported effects of sound on the growth of plants. Bioscience 15 : Retallack, D. and F. Broman (1973) : Response of growing plants to the manipulation of their environment. In : The Sound of Music and Plants. Santa Monica, CA : De Vorss & Co Özdemir F.Ahmet Farklı Mercimek Türlerinin Doku Kültüründe Üretimi Yüzüncüyıl Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Biyoloji Ana Bilim Dalı Yüksek Lisans Tezi. Van Tompkins, P. and C. Bird (1973) : The harmonic life of plants. In : The Secret life of plants. New York : Harper and Row Videbech P (2000) PET measurements of brain glucose metabolism and blood flow in major depressive disorder: a critical review. Acta Psychiatr Scand, 101:11-20n Çabuk Yıka Gel Ay Karanlığı Ellerin Eski bir yalnızlık diyor şarkılar Eskiyor mu bilinmez Söylüyor işte ihtiyarlar Şarkılar, bir de yalnızlıklar eskisi gibi eskiyormuş öyle diyorlar Takılı kalıyor ihtirasım gece karanlıklarına Sabaha kadar çıkarmaya uğraşırken uyuyamıyorum mesela Yorgunluktan yarın akşama kalıyorlar Bilinmeyene giden tekne çapalarına çakılı kalıyor arzularım Tadı bir başka anlatamam yaladığım duygu damağımın Dilim kuruyor böyle zamanlarda damağım kayboluyor Size söylüyorum dişlerim inanın arıyorum yemekten önce sizleri Akşamlar deniz dibi dalıp gittiğimde şiirler doğuyor İçimde sürükleniyor ay karanlığı ellerin Ruhum bilinmezliklere sürükleniyor... Korkuyorum, İnsanlar okumuyor diye korkuyorum İnsanlar yazmayınca duygularını yitiriyor diye korkuyorum Yalnızlığımdan ürken ay ın üzülmesinden korkuyorum İnsanlar uyuyor Ay dan şiirler doğuyor akşamdan şiirler doğuyor Korkup yalnızlığımdan uyuyamıyorum Dipteki erişemediğim hayallerimin değeri azalıyor Sürtünmekten aşınacak sanıyorum Eğilemiyor büzülüyorum İnsanlar uyuyor uyuyup kendilerini yoruyor Hep ağlamalarımla uyanıyor kendi çığlıklarıma tutsak oluyorum İmdat diyorum sarıl bana diyorum telaşa Sesimi duymuyorum ki kendi nefesimden Ağlarken yutuyorum nedense çocukluğumdaki hatıralarımı Tutunamıyorum telaşım kaçıyor... Aklına yanlış sözcükler egemen olmasın... İnsan okuyup yazmayınca uyuyor Zafer ÖĞRETEN Gediz Anadolu Lisesi Tarih Öğretmeni Ellerin kurtarıyor her zamanki gibi okuyan parmakların Ben senden utanıyorum Dudaklarımı Hayat öpücüğün karşılıyor Bayılıyorum Kurtuluyorum. Çabuk yıka gel Ay karanlığı ellerin Sarıl boynuma,okşa anne şevkatiyle Sakin sahiller misali kulağımda kapanmış göz ninnilerin uğuldasın Uyumak istiyorum... Sessizliğe uyumak Aklına yanlış sözcükler hakim olmasın... Ağlamak neyime sensizliğe ağlamak Sen hala çırpınışlardasın boğuluyorsun Hayat seni un ufak ediyor, ufalanıyorsun Ben ise şair kanatlarımla kendimi kurtarıyorum her mısrada uçarak Senin şiirlerin yok, kıyıların, kayalıkların sahillerin Ağıtla yoğrulmuş türkülerin yok Sığınacağın hayallerine, yok olmuş hislerine maşatlıklar bile yok Yüzüyorum taze sülün gibi cümle sularında Satırlar sancılı ihmallerinle dolu Sen okumuyorsun yazmıyorsun Şiir olup ben kendimi kurtarıyorum Çabuk yıka gel ay karanlığı ellerin

12 20 21 Akademisyenlerde Mobbing ile Kas-İskelet Sistemi Rahatsızlığı Arasındaki İlişkinin İncelenmesi 1 Ahmet Uslu 2 Betül Taşpınar 2 Ferruh Taşpınar 2 Abdurrahman Nalbant 3 Sultan Güçlü., 4 Bilge Başakçı Çalık, 5 Sermet İnal 1Sosyal Bilimler Lisesi, Kütahya, Turkiye 2Dumlupınar Universitesi, Sağlık Yüksekokulu, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü, Kütahya, Türkiye 3Dumlupınar Universitesi, Sağlık Yüksekokulu, Hemşirelik Bölümü, Kütahya, Türkiye 4Pamukkale Universitesi, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu, Denizli, Turkiye 5Dumlupınar Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Kütahya, Türkiye Özet: Bu çalışma akademisyenlerde mobbinge maruz kalma ile kas iskelet sistemi rahatsızlığı arasında ilişkiyi belirlemek amacıyla planlandı. Çalışmaya Dumlupınar Üniversitesi nde (DPÜ) görev yapan 100 akademisyen dahil edildi. Çalışma öncesi DPÜ Rektörlüğü nden gerekli izinler alındı ve anketler akademisyenlere ulaştırıldı. Mobbingi değerlendirmek için Leymann Inventory of Phychological Terror (LIPT) un Türkçe versiyonu, kas iskelet sistemi rahatsızlığını değerlendirmek için ise Cornell Musculoskeletal Discomfort Questionnaire (CMDQ) nin Türkçe versiyonu kullanıldı. Veriler incelendiğinde akademik personelin hissettiği mobbing ile kas iskelet sistemi rahatsızlığı arasında orta düzeyde bir ilişki belirlendi. Sonuç olarak, bu çalışma mobbingin kas iskelet sistemi rahatsızlıkları açısından bir risk faktörü olduğunu gösterdi. Giriş: Mobbing, sağlık ve güvenlik için risk oluşturan, bir kişi veya bir gruba karşı yapılan tekrarlı, kötü niyetli ve mantıksız davranışlardır. Bu, korkutma, fiziksel şiddet, ayrımcılık, tehdit, sosyal izolasyon, istikrarsızlaştırma şeklinde olabilir. Mobbing, sözler, eylemler, jestlerden oluşan davranışlar ya da kişiliği, haysiyeti, fiziksel veya psikolojik bütünlüğü etkileyen yazılar şeklinde de olabilir (Godin 2004). Mobbing kavramının ilk kez Heinz Leymann tarafından kullanıldığı bilinmektedir. Leymann, mobbingi iş yaşamında bir ya da daha fazla kişiye yönelik sistematik olan düşmanca ve etik dışı iletişim kurma yoluyla psikolojik terör olarak tanımlamaktadır (Leymann 1996). Bazı ortamlar iş yerinde mobbinge maruz kalma açısından daha fazla riske sahiptir. Mobbing, kurumun herhangi bir hiyerarşik düzeyinde bulunan bir ya da daha fazla kişiye yönelik olabilir fakat bu, kamu hizmetleri, sağlık ve eğitim otoriteleri gibi bürokratik kurumlarda daha baskındır (Shallcross 2005). Westhues (2006a), çalışmalarının sonucunda iş güvenliği yüksek, performans ölçümleri subjektif ve bireysel, kurumsal hedefleri iddialı olan kurumların mobbinge daha yatkın olduğunu bildirmiştir. Ayrıca üniversitelerin temel hedeflerinin objektif olma ve düşünce özgürlüğünün sürdürülmesi olduğunu ancak mobbingin subjektif ve bağımlı düşünceler yaratarak bu hedeflere zarar verdiğini belirtmiştir (Westhues 2006b). Akademik ortamlar kişilerarası düşmanca davranış olasılığını artıran kurumsal ve iş özelliklerine sahiptir (Neuman and Baron 2003, Twale and De Luca 2008). Bu özellikleriyle mobbing açısından sağlam bir zemine sahip olan akademik ortam, akademisyenlerin fiziksel ve psikososyal sağlığını olumsuz yönde etkileyebilmektedir.yaygın olarak görülen problemlerden biri olan işle ilgili kas iskelet sistemi rahatsızlığını WHO; iş ortamı ve iş performansı koşulları tarafından güçlü şekilde etkilenen bir dizi faktörün sonucunda oluşan bir problem dir şeklinde tanımlamaktadır (WHO 2003). Yapılan çalışmalarda psikososyal iş faktörlerinin kas iskelet sistemi rahatsızlığı için önemli bir risk faktörü olduğu bildirilmiştir (Bongers et al. 1993, Bongers, Kremer and Laak 2002). Okamura et al. (2011) göre yalnız insanlar sosyal destek eksikliği yüzünden daha fazla iş stresi algılarlar. Leymann a (1996) göre de mobbing kişiler üzerinde sosyal izolasyana neden olur ve bu iş stresini arttırır. Stres kortisol cevaplara neden olur (Tsumura 2012). Yüksek iş straini altında çalışan kişiler kas iskelet sistemi rahatsızlığını da içeren sağlık problemleri açısından daha fazla risk altındadırlar.

13 22 23 (Karasek 1979, Nomura 2007). İş yerinde saldırganlığa maruz kalanlar ve kalmayanlar karşılaştırıldığında fiziksel semptomlar, affektif problemler, kognitif problemler ve sosyal problemler açısından önemli farklılık vardır (Kaukiainen et al. 2001). Fiziksel olarak hafif ama psikolojik olarak stresli işlerde kas iskelet sistemi rahatsızlığı prevalansının artışında mental stres önemli role sahiptir (Moon and Sauter 1996, Schleifer and Ley 1996). Akademisyenlerin de çalışma koşulları göz önünde tutulduğunda kas iskelet sistemi problemleri açısından risk altında olduğu görülmektedir. Literatürde Türk Popülasyonunda mobbing ile kas iskelet sistemi rahatsızlığı arasında ilişkiyi açıklayan bilgiler kısıtlıdır. Bu nedenle çalışmamızın amacı Dumlupınar Üniversitesi nde çalışan akademisyenlerde mobbinge maruz kalma ile kas iskelet sistemi rahatsızlığı arasında ilişki olup olmadığını belirlemektir. Materyal ve Metod: Bu çalışma Dumlupınar Üniversitesi nde çalışan akademisyenler üzerinde yapıldı. DPÜ Personel Daire Başkanlığı tarafından bildirilen 450 akademisyen belirlendi. Örneklem akademisyenler içerisinden basit rastgele örnekleme yöntemi ile seçildi ve akademisyenlerin yüzde 22 si değerlendirildi. Çalışma öncesi Dumlupınar Üniversitesi Rektörlüğü nden gerekli izinler alındı ve Rektörlük tarafından tüm akademik personele aracılığıyla duyurulduktan sonra anketler akademisyenlere ulaştırıldı ve çalışma hakkında bilgilendirildi. Toplamda 250 anket dağıtıldı ancak 102 tanesi dolduruldu. Doldurulan 102 anketin 2 tanesi eksik veri içerdiği için çalışma dışı bırakıldı ve 62 erkek, 38 kadın olmak üzere toplam 100 kişi çalışmaya dahil edildi. Akademisyenlerin yaş, cinsiyet, medeni durum, çalıştığı fakülte, unvan, mesai durumu ve çalıştığı personel sayısına ait verileri içeren bir form oluşturuldu ve elde edilen veriler bu forma kaydedildi. Mobbinge maruz kalmanın değerlendirilmesi için Leymann Inventory of Phychological Terror un Türkçe versiyonu kullanıldı. Bu ölçek, 1993 yılında Profesör Heinz Leymann tarafından geliştirildi ve Leymann Tipolojisi olarak da bilinmektedir. Heinz Leymann ın tipolojisine göre 45 mobbing davranışı bulunmaktadır ve bu davranışlar da davranışın özelliğine mağdurun 11 madde kendini göstermesini ve iletişim oluşumunu etkilemek (ör, özel yaşamınız sürekli eleştirilir), 5 madde sosyal ilişkilere saldırılar (ör, çevrenizdeki insanlar sizinle konuşmazlar), 15 madde itibara saldırılar (ör, insanlar arkanızdan kötü konuşur), 9 madde kişinin yaşam kalitesi ve mesleki durumuna saldırılar (ör, evinize ya da işyerinize zarar verilir) ve 5 madde kişinin sağlığına saldırılar (ör, fiziksel olarak ağır işler yapmaya zorlanırsınız) olmak üzere 5 grupta toplanmıştır. 5 li Likert tipi ölçekte 1-Hiç, 2-Nadiren, 3-Bazen, 4-Sık,sık, 5- Çok sık olarak puanlandı, her bir katılımcı için alt grup ve total puan hesaplandı. Ölçekten alınan maksimum puan 225, minimum puan 45 olarak hesaplandı ve yüzdelik değerlere çevrildi. Ölçekten alınan puanın yüksek olması katılımcıların mobbinge daha çok maruz kaldığını göstermekteydi. Ölçek Girgin ve ark. (2007) tarafından yapılan çalışmada geçerli ve güvenilir bulundu. Çalışmamızda kas iskelet sistemi rahatsızlıklarını değerlendirmek için Cornell Musculoskeletal Discomfort Questionnaire: CMDQ nin Türkçe versiyonu kullanıldı. CMDQ ilk olarak İngilizce konuşan çalışanlarda kas iskelet semptomlarının değerlendirilmesi için Cornell Üniversitesinde geliştirildi (Hedge ve ark.1999, Cornell University Ergonomics 2009). CMDQ 20 vücut bölgesindeki kas iskelet rahatsızlıklarının sıklığını, şiddetini ve iş yeteneğine engel olup olmadığını sorgular. Ayakta ve sedanter çalışanlar için erkek ve kadın versiyonları da bulunmaktadır (Fagarasanu and Kumar 2006). Çalışmamızda sedanter çalışan kişiler için kadın ve erkek versiyonları kullanıldı. Katılımcılardan ankette gösterilen vücudun 12 farklı ağrı bölgesi ya da bölgelerinin işaretlenmesi istendi. Son bir hafta içerisinde ne sıklıkla ağrı hissettiği 5 li likert ölçeği ile (1-Hiç hissetmedim, 2-Bir iki kez hissettim, 3- Üç dört kez hissettim, 4-Hergün bir kez hissettim, 5-Hergün birçok kez hissettim), şiddeti 3 lü likert ölçeği ile (1-Hafif şiddetli, 2-Orta şiddetli, 3-Çok şiddetli) ve çalışmasına engel olup olmadığı 3 lü likert ölçeği ile (1- Hiç engel olmadı, 2-Biraz engel oldu, 3-Çok engel oldu) araştırıldı. Ör; Boynunda ağrı hissedenler ne sıklıkta ağrı hissettiklerini, ağrı şiddetini ve çalışmalarına engel olup olmadığını belirtilen likertlere işaretledi. Ölçek Erdinç ve ark. (2009) tarafından yapılan çalışmada geçerli ve güvenilir bulundu. İstatistiksel analiz: Analiz için verilerin SPSS 17.0 programına girişi yapıldı. Kategorik veriler % değerleri ile, anket sonuçlarına ait veriler ortalama ve standart sapma değerleri ile gösterildi. Kolmogrov-Smirnov testi ile verilerin normal dağılımı araştırıldı. Normal dağılım göstermeyen veriler arasındaki ilişkinin incelenmesi için Spearman korelasyon katsayısı kullanıldı. Bulgular: Bu çalışma 2012 Eylül ve Ekim tarihleri arasında Dumlupınar Üniversitesi nde çalışan 100 akademik personel üzerinde yapıldı. Personele ait demografik veriler Tablo 1 de sunuldu. Olgular kas iskelet sistem rahatsızlığı ve mobbing maruziyeti bakımından araştırıldı. Akademik personele uygulanan LIPT anketinin Kendini göstermeyi/iletişim oluşumunu etkilemek alt grubunda skor 19,29±9,63 olarak elde edildi. Bu grupta personelin hissettiği mobbing şiddeti %18,8 olarak bulundu. Sosyal ilişkilere saldırı alt grubunda olguların toplam skoru 7,60±3,67 bulundu ve olgular %13 mobbing hissediyordu. İtibarınıza saldırı alt grubunda skor 21,58±10,48 olarak görüldü. Bu değer, olgularda hissedilen mobbing şiddetinin %11 olduğunu gösterdi. Kişinin yaşam kalitesi/mesleki duruma saldırı alt grubunda toplam skor 14,83±7,95 olduğu gözlendi ve %16,2 oranında mobbing hissediyordu. Kişinin sağlığına saldırı başlıklı alt grupta toplam skor 6,25±2,96 olduğu gözlendi ve mobbing oranının %6,25 olduğu belirlendi. Akademik personelin üzerinde hissettiği en yüksek mobbing değeri Kendini göstermeyi/iletişim oluşumunu etkilemek alt grubunda görüldü.

14 24 25 En düşük hissettikleri değer ise Kişinin sağlığına saldırı alt grubunda olduğu belirlendi. Toplam LIPT skoru 69,55±30,92 olarak belirlenirken olguların çalışma hayatında hissettikleri mobbing %13,6 olarak belirlendi. CMDQ skorları 19,74±23,89 olarak bulundu. Bu değerlere ait veriler Tablo2 de gösterildi. Çalışmada akademik personelin üzerinde hissettiği mobbing ile kas iskelet sistemi rahatsızlığı arasındaki ilişki incelendi ve orta düzeyde bir ilişki saptandı. Bu ilişki Şekil 1 de gösterildi. Ayrıca LIPT anketin 5 alt grubu ile CMDQ arasındaki ilişki araştırıldı ve orta düzeyde ilişki olduğu belirlendi. Bu değerler arasındaki ilişki Tablo 3 de gösterildi. Tartışma: Bu çalışma akademisyenlerde mobbinge maruz kalma ile kas iskelet sistemi rahatsızlığı arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla Dumlupınar Üniversitesi nde görev yapan 100 akademisyenin katılımıyla gerçekleştirildi. Elde edilen verilere göre hissedilen toplam mobbing %13.6 olarak belirlendi. Mobbingle ilgili yapılan bir meta-analiz çalışmasında mobbinge maruz kalan işçilerin psikosomatik rahatsızlıkları, stres ve anksiyete düzeyleri kontrol grubundan daha yüksek olduğu gösterilmiştir (Tomei et al. 2007). Raskauskas (2006) Yeni Zelanda Üniversitelerinde yaptığı çalışmasında akademik personelin %65.3 ünün mobbinge maruz kaldığını bildirmiştir. İngiltere ve Kuzey İrlanda da yapılan bir çalışmada akademik personelin %12-25 inin çeşitli şekillerde mobbinge uğradığı belirtilmiştir (Boynton 2005). Norveç te gerçekleştirilen çalışmada ise üniversite personelinin %5.2 sinin mobbing gördüğü bulunmuştur (Einarsen and Skogstad 1996). Bizim çalışmamızda da akademisyenlerin %13.6 oranında mobbing hissettikleri bulunmuştur. Bu sonuçlara göre mobbingin uluslararası düzeyde göz önünde tutulması ve önlem alınması gereken bir konu olduğunu düşünmekteyiz. Ayrıca mobbing oranlarının farklı ülkelerde değişik oranlarda görülmesinde sosyo-kültürel farklılıklar ve çevresel etkenler gibi çeşitli faktörlerin etkisinin olabileceği de unutulmamalıdır. Kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları major disabilite ve iş zamanı kaybı sebebidir (Buckle 2005). Ağır yük kaldırma ve taşıma, kötü postür, yorucu pozisyonlar, titreşimler ya da tekrarlayıcı hareketler gibi ağır çalışma şartlarının kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarına neden olduğunu gösteren kanıtlar bulunmaktadır (Punnett and Wegman 2004, Malchaire et al. 2001, Larsson et al. 2007, Andersen et al. 2003). Fiziksel ya da biyomekanik risk faktörlerinin yanında zaman problemi, hızlı çalışma temposu, monoton görevler, düşük iş kontrolü, düşük iş memnuniyeti, işyerinde sosyal destek eksikliği, yüksek iş yükü ve algılanan streste artış gibi işle ilgili psikososyal faktörler kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarında risk faktörleri olarak tanımlanmıştır (Punnett and Wegman 2004, Sim et al. 2006, Larsson et al. 2007, Ariens 2001). Çalışan bireylerde sağlık ve performansın geliştirilmesi ve kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarının azaltılmasını sağlayan programların oluşturulması için kasiskelet sistemi semptomlarının değerlendirilmesi çok önemlidir (Fuerstein et al. 2004, Molen et al. 2009). Bu nedenle çalışmamızda kas iskelet sistemi rahatsızlıkları değerlendirilmiştir. Çalışmamızda CMDQ total skoru 19,74±23,89 olarak belirlenirken akademik personelin hissettiği mobbing ile CMDQ değerleri arasındaki ilişkinin orta düzeyde olduğu belirlendi. Ayrıca LIPT anketinin 5 alt grubu ile CMDQ arasındaki ilişkinin de orta düzeyde olduğu gözlendi. Elde edilen sonuçlara göre anketin alt gruplarında en yüksek hissedilen mobbing Kendini göstermeyi/iletişim oluşumunu etkilemek grubunda, en düşük hissedilen mobbing ise Kişinin sağlığına saldırı grubunda olduğu belirlendi. Mobbing şiddetli bir sosyal stresör (Zapf 1999), travmatik hayati bir olay (Wilson 1991), iş memnuniyetsizliğine neden olan bir epidemi, psikolojik bir sıkıntı ve psikosomatik ve fiziksel bir problem olarak göz önünde tutulmaktadır. LIPT anketinin kişinin sağlığına saldırı alt grubunda mobbing şiddeti düşük hissedilse bile aslında mobbing yapmak direk sağlığı etkileyen bir faktördür. Einarsen ve ark. (1996) mobbingin psikolojik, psikosomatik ve kas iskelet sistemi problemleriyle ilişkili olduğunu göstermişlerdir. Vartia (2001) tarafından yapılan bir çalışmada mobbingin psikosomatik etkisi %26.5 olarak hesaplanmış ve mobbing mağduru olmanın stres semptomlarının önemli bir belirleyicisi olduğu bildirilmiştir. Lin ve ark. (2010) çalışmalarında en çok kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarının prevalansında artış bulmuşlar, iş stresinin birçok sağlık problemine yol açtığını ve başlıca iş stresörleri tiplerinin daha fazla araştırılmasının gerektiğini vurgulamışlardır. Mental ve psikolojik stresin kas gerimini artırması sonucu kas yorgunluğunun meydana gelmesi ve kas aktivitesindeki mikroduraklamanın azalması, iş ortamında stres ile kas iskelet sistemi rahatsızlığı arasındaki ilişkiyi açıklayan en güvenilir hipotezlerden biridir (Sjogaard et al. 2000). Başka bir çalışmada psikolojik şikayetlerin %13 ü, kas iskelet sistemi problemlerinin %6 sı, psikosomatik problemlerin %8 i nden mobbingin sorumlu olduğu gösterilmiştir (Einarsen ve ark. 1996). Pedro ve ark. (2008) mobbing ve psikosomatik semptomlar arasında önemli ve pozitif ilişki ile stres olgularında artış olduğunu bildirmişlerdir. Çalışma ortamında adaletsizlik ve mobbingin çeşitli mental ve fiziksel sağlık problemleriyle, somatik şikayetler ve ağrı ile ilişkili olduğu bulunmuştur (Kivimaki ve ark. 2000, Saastamoinen ve ark. 2009, Einarsen ve ark. 1996). Bizim çalışmamızda da literatürle uyumlu olarak mobbing ile kas iskelet sistemi rahatsızlıkları arasında orta düzeyde bir ilişki olduğu bulundu. Mobbingin şiddetli bir stresör olduğu göz önünde tutulduğunda stresin tüm psikolojik ve fiziksel olumsuz etkilerinin mobbing mağduru bireylerde görülmesi muhtemeldir. Bizim çalışmamızda akademisyenlerde %13.6 gibi az bir oranda mobbing bildirilse de bireylerde kas iskelet sistemi rahatsızlığı görülmesini engellemedi. Bu nedenle

15 26 27 yoğun ve özverili çalışma gerektiren üniversiteler bu fenomenin çalışanların sağlığı üzerindeki sahip olduğu riskler hakkında bilgilendirilmelidir. Toplum açısından bakıldığında, birçok meslek grubu üniversitelerde yetiştirilmektedir. Bu nedenle kaliteli bir eğitim için sağlıklı bir akademik ortamın sağlanması çok önemlidir. Yorum: Mobbing bireylerin çalışma yaşamını, fiziksel ve psikososyal sağlığını olumsuz yönde etkileyen önemli bir stresördür ve kas iskelet sistemi rahatsızlıkları açısından da bir risk oluşturmaktadır. Bu nedenle çalışmamız bu alanda yapılacak araştırmalara ışık tutacak niteliktedir. Mobbingin görülme oranı ve şekli farklı toplumlarda ve çalışma ortamlarında değişmektedir. Bu nedenle çözüm önerileri oluşturulurken, toplumların sosyokültürel yapısı da göz önünde tutulmalıdır. Özellikle üniversiteler gelişmiş ülkeler ve sağlıklı toplumlar oluşması için mobbingten uzak bir çalışma ortamına sahip olmalıdır. Ayrıca tüm kurumların mobbingin sağlık üzerindeki olumsuz etkileri açısından bilinçlendirilmesi ve engellenmesi için gerekli girişimlerin yapılması önemlidir. References Andersen, J.H., Kaergaard, A., Mikkelsen, S., JU, F., Frost, P., Bonde, J.P., Fallentin, N., Thomsen, J.F. (2003). Risk factors in the onset of neck/shoulder pain in a prospective study of workers in industrial and service companies. Occup Environ Med, 60 (9): Ariëns, G.A. (2001). Psychosocial risk factors for neck pain: a systematic review. Am J Ind Med, 39 (2): Bongers, P.M., de Winter, C.R., Kompier, M.A., Hildebrandt, V.H. (1993). Psychosocial factors at work and musculoskeletal disease. Scand J Work Environ Health, 19, Bongers, P.M., Kremer, A.M., Ter Laak, J. (2002). Are psychosocial factors, risk factors for symptoms and signs of the shoulder, elbow, or hand/wrist? A review of the epidemiological literature. Am J Ind Med; 41, Boynton, P. (2005). Unpacking my research on bullying in higher education. In R. McKay, D.H. Arnold & J. Fratzl. Workplace Bullying in Academia: A Canadian Study. Employ Respons Rights Journal, 20, Buckle, P. (2005). Ergonomics and musculoskeletal disorders: overview. Occup Med, 55: Cornell University Ergonomics Web cornell. edu Accessed October 1, Einarsen, S., & Skogstad, A. (1996). Prevalence and risk groups of bullying and harassment at work. European Journal of Work and Organizational Psychology, 5, Einarsen, S., Raknes, B.I., Matthiesen S.B., & Hellesoy O.H. (1996). Helsemessige aspekter ved mobbing i arbeidslivet. Modererende effekter av sosial sttotte og personlighet. Nordisk Psykologi, 48, Erdinc, O., Hot, K., Ozkaya, M. (2011). Turkish version of the Cornell Musculoskeletal Discomfort Questionnaire: Cross-cultural adaptation and validation. Work, 39, Fagarasanu, M. and Kumar, S., (2006). Musculoskeletal symptoms in support staff in a large telecommunication company, Work, 27, Feuerstein, M., Nicholas, R.A., Huang, G.D., Dimberg, L., Ali, D. and Rogers, H. (2004). Job stress management and ergonomic intervention for workrelated upper extremity symptoms, Applied Ergonomics, 35, Girgin, B. (2007). Beş Faktör Kişilik Modelinin İşyerinde Duygusal Tacize (Mobbing) Etkileri. Dumlupınar Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Kütahya. Godin, I.M. (2004). Bullying, worker s health, and labor instability. J Epidemiol Community Health, 58, Hedge, A., Morimoto, S. and McCroibe, D. (1999). Effects of keyboard tray geometry on upper body posture and comfort, Ergonomics, 42, Karasek, R.A. (1979). Job demands, job decision latitude, and mental strain: implication for job redesign. Adm Sci Q, 24, Kaukiainen, A., Salmivalli, C., Björkqvist, K., Österman, K., Lahtinen, A., Kostamo, A., & Lagerspetz, K. (2001). Overt and covert aggression in work setting in relation to the subjective well-being of employees. Aggressive Behavior, 27, Kivimäki, M., Elovainio, M., Vahtera, J., (2000). Workplace bullying and sickness absence in hospital staff. Occup Environ Med, 57, Larsson, B., Søgaard, K., Rosendal, L. (2007). Work related neck-shoulder pain: a review on magnitude, risk factors, biochemical characteristics, clinical picture and preventive interventions. Best Pract Res Cl Rh, 21 (3): Leymann, H. (1996), The Content and Development of Bullying at Work, Europan Journal of Work and Organizational Psychology, 165, Lin, Y.H., Chen, C.Y., Hong, W.H., Lin, Y.C., (2010). Perceived Job Stress and Health Complaints at a Bank Call Center: Comparison between Inbound and Outbound Services. Industrial Health, 48, Luttmann, A., Ja ger, M., Griefahen, B., et al. (2003). Preventing musculoskeletal disorders in the workplace.. Protecting Workers Health, Series No. 5. World Health Organization. Online document at: 2003/ X.pdf Accessed December 2, Malchaire, J., Cock, N., Vergracht, S. (2001). Review of the factors associated with musculoskeletal problems in epidemiological studies. Int Arch Occup Environ Health, 74 (2): Molen, H.V.D., Sluiter, J. and Frings Dresen, M.H.W. (2009). The use of ergonomic measures and musculoskeletal complaints among carpenters and pavers in a 4.5 year follow up study, Ergonomics, 52, Moon, S.D., Sauter, S.L., (1996). Psychosocial aspects of musculoskeletal load in office work. Taylor and Francis, London. Neuman, J. H., & Baron, R. A. (2003). Social antecedents of bullying: A social interactionist perspective. In S. Einarsen, H. Hoel, D. Zapf, & C. L. Cooper (Eds.), Bullying and emotional abuse in the workplace: International perspectives in research and practice (pp ). London: Taylor & Francis. Nomura, K., Nakao, M., Sato, M., Ishikawa, H., Yano, E. (2007). The association of the reporting of somatic symptoms with job stress and active coping among Japanese white-collar workers. J Occup Health, 49, Okamura, H., Tsuda, A., & Matsuishi, T. (2011). The relationship between perceived loneliness and cortisol awakening responses on work days and weekends. Japanese Psychological Research, 53, Pedro, M. M., Sánchez, M. I. S., Navarro, M. C. S., and Izquierdo, M. G. (2008). Workplace Mobbing and Effects on Workers Health. The Spanish Journal of Psychology, Vol. 11, No. 1, Punnett, L., Wegman, H.D. (2004). Work-related musculoskeletal disorders: the epidemiologic evidence and the debate. J Electromyogr Kinesiol, 14: Raskauskas, J. (2006). Bullying in Academia: An examination of workplace bullying in New Zealand universities. In R. McKay, D.H. Arnold & J. Fratzl. Workplace Bullying in Academia: A Canadian Study. Employ Respons Rights Journal, 20, Saastamoinen, P., Laaksonen, M., Leino-Arjas, P., Lahelma, E., (2009). Psychosocial risk factors of pain among employees. Eur J Pain, 13, Schleifer, L.M., Ley, R., (1996). Macroergonomics, breathing, and musculoskeletal problems in computer work. In: Brown O Jr, Hendrick HW (eds) Human factors in organizational design and management. V. Elseiver, Amsterdam, pp Shallcross, L. (2005). Workplace Mobbing: Social exclusion, women and work. In K. Hartig & J. Frosch, Workplace Mobbing Syndrome: The Silent and Unseen Occupational Hazard. National Conference on Women and Industrial Relations. Avaliable at: %20Frosch%20paper%20FINAL.pdf Sim, J., Lacey, R.J., Lewis, M. (2006). The impact of workplace risk factors on the occurence of neck and upper limb pain: a general population study. BMC Public Health, 6: 234. Sjogaard, G., Lundberg, U., Kadefors, R., (2000). The role of muscle activity and mental load in the development of pain and degenerative processes at the muscle cell level during computer work. Eur J Appl Physiol, 83, Tomei, G., Cinti, M.E., Sancini, A., Cerratti, D., Pimpinella, B., Ciarrocca, M., Tomei, F., Fioravanti, M. (2007), Evidence based medicine and mobbing. G Ital Med Lav Ergon, Apr-Jun; 29(2), Tsumura, H., Shimada, H., Nomura, K. (2012). The effects of attention retraining on depressive mood and cortisol responses to depression-related stimuli. Japanese Psychological Research, Volume 54, No. 4, Twale, D. J., & De Luca, B. M. (2008). Faculty incivility: The rise of the academic bully culture and what to do about it. San Francisco: Jossey-Bass. Vartia, M. (2001). Consequences of workplace bullying with respect to the well-being of its targets and the observers of bullying. Scand Work Environ Health, 21, Visser, B., van Diee n, J.H. (2006). Pathophysiology of upper extremity muscle disorders. J Electromyogr Kinesiol; 16:1 16. Westhues, K. (2006a). The Story Behind the Story-Mob Rule. Avaliable at: Westhues, K. (2006b). The Remedy and Prevention of Mobbing in Higher Education. In C.D. Bultena & R.B. Whatcott. Bushwhacked at Work: A Comparative Analysis of Mobbing & Bullying at Work. Proceedingd of ASBBS, 15 (1). Wilson, B.C. (1991). U.S. Businesses suffer form workplace trauma. Personnel Journal, July, World Health Organization. Protecting Workers Health Series No. 5, Preventing Musculoskeletal Disorders in the Workplace, muscdisorders/en/ (2 August 2010, date last accessed). Zapf, D. (1999). Organisational, work group related and personal causes of mobbing/bullying at work. International Journal of Manpower, 20,

16 28 29 Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Metodları Proje Yarışması 2011 Lise Sosyal Bilimler Kategorisi Birincisi: Kelime Keşfi Proje Ekibi Ali KAVAKLI Kütahya Gazi Kemal Bilim ve Sanat Merkezi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Selçuk KOYUNCU Bayrampaşa Mustafa Itrî Efendi İlköğretim Okulu Türkçe Öğretmeni Projenin Amacı: Projenin amacı kişisel kelime serveti yönünden fakir olan öğrencilerin kelime dağarcığını zenginleştirmektir. Bu proje internet sitesi ile hayata geçirilmiştir. Site, kelimelerin anlamlarını eşleştirerek ve tahmin ettirerek yarışma havası içerisinde eğlenceli bir şekilde öğretmektedir. Kelime Keşfi projesi ile Türk edebiyatının önde gelen yazarlarının seçkin roman ve hikâyelerinden seçilmiş, öğrencilerin günlük hayatta kullanmadığı, anlamını tam olarak ya da hiç bilmediği kelimeleri öğrencilere eğlenceli bir biçimde öğretmek amaçlanmıştır. Öğrenciler adlı sitedeki kelime oyunu ile yeni kelimeler öğrenecek, dolaylı olarak Türk Edebiyatının önde gelen yazarları ve onların önemli eserleri hakkında bilgi sahibi olacaklar ve Türk edebiyatının seçkin eserlerini okuma isteği duyacaklardır. Giriş: İlköğretimden üniversiteye kadar tüm eğitimcilerin ortak kanaati öğrencilerin kişisel kelime serveti açısından oldukça fakir oldukları yönündedir. Gerek yazılı gerek sözlü anlatımda öğrencilerimiz kelime hazinelerinin yetersizliği nedeniyle başarısız olmaktadırlar. Söz dağarcığında günlük dilde kullandığı kadar kelime bulunan öğrenciler kelimeler ile zihne yerleşen pek çok değerden de mahrum kalmaktadırlar. Kelime dağarcığı üzerine yapılan araştırmalar öğrencilerimizin kelime hazinesinin diğer ülkelerin öğrencilerine nispetle yetersiz olduğunu göstermektedir. Afyonkarahisar il merkezinde yapılan araştırmayı baz olarak bir değerlendirme yapan Celal Demir, orta öğretimi bitirmek üzere olan 18 yaşındaki bir Türk gencinin, bildiği bir konuda konuşurken, kullandığı kelime sayısı 1500 civarında olduğunu belirtir. Celal Demir, yapılan araştırmalara dayanarak İngiltere ve ABD de 6-7 yaşına gelen bir çocuğun kelimeyi kullandığını belirttikten sonra gelişmiş ülkelerden bu yönüyle geri kaldığımızı ifade eder.[demir, 2006, 211] Yine Celal Demir, 2003 ilkbaharında OECD tarafından yapılan PISA (Programme international pour le suivi des acquis des élèves) anketinin sonuçlarına göre hazırlanan raporda 40 ülkenin, ilköğretim son sınıf öğrencilerinin başarı düzeyine göre değerlendirildiğini, bu rapora göre yazılı bir metni okuyup anlama becerisi sıralamasında Türkiye 33. sırada yer aldığını belirtmiştir. [Demir, 2006, 211] Kelimelerin düşünme ve düşünce üretmedeki önemi büyüktür. İster bir konuşma, ister bir yazı parçasında olsun dilde en etkili, en güçlü birimler sözcüklerdir. [Aksan, 1998, 61]. İnsanlar kelimelerle düşünür. Kelimeler bizim düşünme aletimizdir. [Kaplan, 1985, 212]. Algılama gücünün sınırlarını aşan fakat anlama sınırları içinde kalan birçok konu, kelimeler sayesinde kavranmaktadır [Yapıcı, 2005, 87]

17 30 31 Birçok araştırmacı kelime dağarcığının öğrenmenin ön koşulu olduğunu belirtmiştir. Söz Varlığının Temel Dil Becerilerinin ve Akademik Disiplinlerin Kazanımına Olan Etkileri adlı araştırmanın sonuçlarına göre söz dağarcığı, temel dil becerilerini, temel dil becerileri de diğer disiplinlerin gelişimini tetiklemektedir. Bu da söz varlığının zenginliğiyle temel dil becerilerinin ve buna bağlı olarak gelişen diğer disiplinlerin gelişiminin birbiriyle paralellik gösterdiğini ve bu paralelliği de eğitim ve öğretim açısından göz ardı edilmemesi gerektiğini göstermektedir. [Yalçın, et al., 2006, 171] Kelime hazinesi yetersiz olan öğrenciler iletişim becerilerini geliştirememekte ve sosyal yaşam içerisinde sıkıntılar yaşamaktadır. Bir kişinin, birikimini bize anlatabilmesi için aktif hâle getirilmiş bir kelime servetine ihtiyacı vardır. Paylaşılmayan birikimin ise, toplumsal açıdan hiçbir değeri yoktur. ( ) Şu hâlde iletişim zenginliği kelime zenginliğine bağlıdır. [Demir, 2006, 208] Kelime dağarcığının gelişimi sözel-dilsel zekânın da gelişimini sağlamaktadır. Kelimeler, kavramların oluşmasında ve kazanılmasında birer semboldür, zihnî gelişimin sağlanmasında da önemli rolleri vardır. Bu bakımdan insan için kelime kazanımının, dil gelişimi açısından önemi büyüktür. [Yaman et al., 2009, 61] Öğrencilerimizin kelime hazinesinin yetersizliği nedeniyle Türk edebiyatının seçkin eserlerinin yakın dönemde çıkan baskılarında okuyucuların sadeleştirme çalışmaları yapıldığı ve eserlerin asılları tahrif edildiği görülmektedir. Bu durum hem okuyucuya niteliksiz ve sığ yapıtların sunulmasına neden olmakta hem de okuyucuların kelime hazinesi gelişimini engellemektedir. Bu konuyla ilgili olarak Türk Dilini Geliştirme ve Mutabakat Noktaları adlı makalesinde Faruk Gürbüz bu durumu şöyle eleştirir: Son zamanlarda klasikleri sadeleştirme temayülü, şimdiki neslin hem kelime hazinesini dondurup aynı seviyede bırakacak ve hem de mazideki dil ve kültür ile alakalarını kesecektir. Onlara dillerinin tekâmül seyrini göstermemiş olacaktır. Bu kabil dikkatsizlikler de Türk dilini korumaya matuf çabaları elbette zora sokacaktır. [Gürbüz, 2008, 431] Yapılan sadeleştirmeler ile öğrencilere Türk dilinin tekâmül seyrinin gösterilememiş olması, Türk Edebiyatı dersinin genel amaçlarından olan Türkçenin, tarihî akış içinde yaşanılan medeniyet daireleri çevresinde nasıl zenginleştiğini ve edebiyat dili hâline geldiğini kavratmak [2575 Sayılı Tebliğler Dergisi] amacının gerçekleştirilememesine neden olmaktadır. Eğitimcilerin mutabık olduğu diğer bir sorun ise öğrencilerin okuma alışkanlıklarının olmamasıdır. Ergenlik Dönemi Öğrencilerinin Okuma Alışkanlıkları adlı araştırmada Kırşehir il merkezinde 8, 9, 10, 11 ve 12. sınıf öğrencilerinin okuma sıklılıklarının oldukça düşük olduğu saptanmıştır.[can et al., 2010, 7) Projenin ikinci bir amacı öğrencilere okuma alışkanlığı kazandırmaktır. Öğrencilerin anlamını bilmediği kelimelerin geçtiği metinleri okumaktan kaçındıkları bilinmektedir. Kelime hazinesi ve okuma alışkanlıkları ile ilgili yapılan değerlendirmelerden ortaya çıkan sonuçları şöyle sıralayabiliriz: Kelime hazinesinin zenginliğinin düşünme ve düşünce üretmede önemli bir yeri vardır. Kelime hazinesi zengin olan öğrencilerin iletişim becerileri güçlenir ve öğrenciler sosyal hayatta daha başarılı olurlar. Kelime hazinesi zenginleşen öğrencilerin sözeldilsel zekâsı gelişir. Yeni kelimeler öğrenmek öğrencilerin dil gelişimini olumlu etkiler. Kelime hazinesi yetersiz olan öğrenciler, nitelikli edebiyat eserlerine -yapılan sadeleştirmeler nedeniyleasıllarından ulaşamadıkları için Türk dilinin tarihî tekâmülünü ve nasıl bir edebiyat dili haline geldiğini kavrayamaz durumdadırlar. Öğrencilerimiz kelime hazinesi açısından oldukça fakirdir ve gelişmiş ülkelerdeki öğrencilerden hem kişisel kelime serveti hem de okuduğunu anlama yönünden geri bir düzeydedir. Öğrencilerimizin okuma alışkanlığı oldukça azdır. Kelime Keşfi projesi yukarıda sözü edilen sorunları çözmek amacını gütmektedir. Bu sorunları çözmeye yönelik uygulamalar, daha çok teori safhasında kalmakta ve öğrenci merkezli olmadıkları için yeterli başarıyı gösterememektedir. Öğrencilerin kelime hazinesini zenginleştirmeyi edebiyat eğitiminin bir amacı olarak gören Abdurrahman Güzel, Edebiyat Eğitiminde Amaçlar ve Bu Amaçlara Yönelik Yöntem Teknik Ve Örnek Uygulamalar adlı makalesinde Söz Varlığını Zenginleştirmek başlığı altında üç etkinliğe yer vermiştir. Özetle bu etkinliklerde kelimelerin cümle ve metin içi anlamlarının bağdaştırma yoluyla oluşturulan anlamlarının örnek metinler yoluyla geliştirilebileceği ifade edilmiştir. [Güzel, 2006, 22]. Bu uygulamalar ile kelime hazinesinin geliştirilmesi etkinliği uygulayıcının yani öğretmenin bu alandaki yetkinliği ile doğru orantılıdır. Dolayısı ile öğrenci merkezli bir yöntem değildir. Kelime Keşfi projesi ise öğrenci merkezli bir projedir. Öğrenci sitede oynadığı kelime oyunu sayesinde eğlenceli bir şekilde yeni kelimeler öğrenerek kelime hazinesini geliştirebilir. Kelime Keşfi Projesinin Müfredatla İlişkisi: Projenin doğrudan ve dolaylı olmak üzere bir temel bir de yan amacı vardır. Temel amaç, öğrencilerin kelime hazinesini geliştirmek; yan amaç ise öğrencilere Türk edebiyatının seçkin eserlerinden seçilen kelimelerin öğretilmesi ile bu eselerin okunmasını teşvik etmektir. Projenin müfredatla ilişkisi temel ve yan amaçlara göre değerlendirilmiştir. a. Dil ve Anlatım Müfredatı İle İlişkisi: 1.Müfredat programına göre Dil ve Anlatım dersinde öğrencilerin Türkçenin ifade gücü ve imkânlarını; dinleme, konuşma, okuma, anlama ve yazma becerilerini geliştirerek anlamaları; programda yer alan ünitelerde sıralanan kazanımlar, verilen etkinlikler ve açıklamalar doğrultusunda Türkçeyi kullanma becerilerini olgunlaştırmaları; yine bu dille bireysel ve toplumsal düzeylerde kültür zenginliklerinin bilincine ermeleri amaçlanmıştır..[dil ve Anlatım Müfredatı Sayfa 2] Bu amacın gerçekleşebilmesi öğrencinin kelime servetinin zenginliği ile doğru orantılıdır 2. Programın hareket noktasının anlatıldığı bölümde öğrencilerin, dili kullanma becerisi kazanarak zamanın ihtiyaçlarına cevap verebilecek aydın kişiler durumuna gelebilmelerini sağlamanın amaçlandığı ve dili kullanma becerisinin insanın her türlü etkinliğinde önemli rolü olduğu belirtilmiştir.[dil ve Anlatım Müfredatı Sayfa 2] Kelime Keşfi projesi ile kelime dağarcığı zenginleşen öğrencinin dili kullanma becerisi artacaktır. 3. Programın genel amaçlarında belirtilen Kelime, cümle ve metin düzeylerinde dil-anlam ilişkisini kavratmak. [ Dil ve Anlatım Müfredatı, Genel Amaçlar Madde 6, Sayfa 3] amacı da Kelime Keşfi projesinin temel amacıyla örtüşmektedir. Kelime hazinesi zenginleşen öğrenci, dil ve anlam ilişkisini kolay kavrayacaktır. 4. Programda metin ve metin parçalarını doğru anlama ve yorumlama becerileri kazandırmak amaçlanmıştır. [Dil ve Anlatım Müfredatı, Genel Amaçlar Madde 8, Sayfa 4] Öğrencinin kelime dağarcığı ne kadar zengin olursa okuduğunu o nispetle iyi anlayacaktır. 5. Programda sanat metinlerini anlama, inceleme ve değerlendirme becerisi kazandırmak amaçlanmıştır. [Dil ve Anlatım Müfredatı, Genel Amaçlar Madde 8, Sayfa 4] Bu amacın gerçekleşebilmesi öğrencinin kelime dağarcığının zenginliği ile mümkündür. Sanat metinlerinde geçen kelimelerin anlamlarını bilen öğrencinin metni anlama ve değerlendirme kapasitesi daha çok olacaktır. 6. Programda öğrenciye Türk diliyle edebî zevk ve estetik değerler taşıyan eserler verildiğini kavratmak amaçlanmıştır. [Dil ve Anlatım Müfredatı, Genel Amaçlar Madde 18, Sayfa 4] Bu amaç, Kelime Keşfi projesinin yan amacı olan Türk edebiyatının seçkin eserlerinden seçilen kelimelerin öğretilmesi ve bu eserlerin tanıtılarak okunmasını teşvik etmek amacıyla örtüşmektedir. Öğrenci adlı siteye girerek Türk edebiyatının seçkin eserlerinde geçen kelimeleri, eserlerin yazarı ve eserler hakkında verilen bilgileri öğrenerek Türk diliyle edebî zevk ve estetik değerler taşıyan eserler verildiğini görebilecektir.

18 32 33 b. Türk Edebiyatı Müfredatı ile İlişkisi: 1.Müfredat programında edebiyat eğitiminin amacı; metinlerdeki sanat değerlerini sezmek, dilin metinde kazandığı anlamları kavramak ve metni yorumlamayı sağlayacak becerileri kazandırmak olarak ifade edilmiştir. [Türk Edebiyatı Müfredatı, Sayfa 1] Kelime Keşfi projesi ile kelime hazinesi zenginleşen öğrenci, edebiyat eğitiminin bu amaçlarını daha iyi gerçekleştirebilecektir. Öğrenci, kelime serveti sayesinde metinlerin sanat değerlerini sezebilecek, kelimelerin metinde kazandığı anlamları daha iyi kavrayacak ve yorumlayacaktır. 2.Müfredat programında belirtilen Türkçenin, tarihî akış içinde yaşanılan medeniyet daireleri çevresinde nasıl zenginleştiğini ve edebiyat dili hâline geldiğini kavratmak [Türk Edebiyatı Müfredatı, Madde 5, Sayfa 5 ] amacının gerçekleşebilmesi için öğrencilerin Türk edebiyatının seçkin edebî eserlerini asıllarından okuyup anlayabilmeleri gerekmektedir. Öğrencilerin kelime hazinelerinin yetersizliği nedeniyle yapılan sadeleştirmeler öğrencilerin sanat değeri olmayan yapıtları okumasına neden olmaktadır. Kelime Keşfi projesi ile Türk edebiyatının seçkin edebî eserlerinin asıl metinlerinden seçilmiş kelimelerin com adlı sitedeki kelime keşfime oyunu ile eğlenceli bir biçimde öğretilmesi, öğrencilerin seçkin edebî eserleri asıllarından okuyup anlayabilmelerine imkan verecektir. Böylece öğrenci Türk dilinin nasıl zenginleştiğini ve bir edebiyat dili haline nasıl geldiğini kendisi görebilecektir. 3. Müfredat programındaki amaçlardan Okuma zevki ve alışkanlığını geliştirmek amacı Kelime Keşfi projesinin yan amacı ile örtüşmektedir. [Türk Edebiyatı Müfredatı, Madde 9, Sayfa 5] adlı internet sitesine girerek yeni kelimeler öğrenen öğrenci, öğrendiği kelimelerin seçildiği kitabı okumamışsa bu kitabın içeriğini merak ederek kitabı okuma isteği duyacaktır. Öğrenci kitapta geçen kelimelerin anlamını öğrenmiş olacağı için kitabı daha iyi anlayacak ve daha çok kitap okuma isteği duyacaktır. Kelime Keşfi Projesi kelime internet üzerinden oynanabilen eğlenceli ve öğretici bir oyundur. Oyunun eğitimde olumlu sonuçlar verdiği bilinmektedir. Nitekim Öğrencilerin Eğitsel Bilgisayar Oyunu Kullanımına İlişkin Görüşleri: Sosyal Bilgiler Dersi Örneği adlı araştırmanın sonuçlarına göre öğrencilerin derslerde eğitsel oyun kullanımına olumlu yaklaşmış oyuntabanlı öğrenmeyi klasik öğrenme yöntemlerine tercih etmişlerdir.[bakar, et al., 2008,35] Kelime Keşfi Projesinin uygulamaya geçirildiği adlı internet sitesindeki kelime keşfime oyunu internetteki diğer kelime oyunlarından farklı ve yenidir. İnternet ortamındaki diğer kelime oyunlarının geneli verilen harflerden anlamlı kelimeler oluşturarak puan kazanma prensibi ile oynanmaktadır ve öğreticilik yönleri zayıftır. adlı sitedeki oyunun en önemli özelliği öğrencilerin eğlenerek Türk edebiyatının seçkin eserlerinden alınarak hazırlanmış testlerle yeni kelimeler öğrenebilmesidir. sitesinde öğrenci, kelimeleri ve karşılarındaki anlamları 5 ya da 10 soruluk testlerle eşleştirerek ve tahmin ederek kelimenin anlamını kendisi keşfeder. Öğrenci yanlış işaretlediği kelimelerle devam eden testlerde tekrar karşılaşarak yanlış bildiği kelimenin anlamını keşfederek öğrenir. Site doğru bilinen kelimelerin anlamlarının pekiştirilmesine de imkân sağlamaktadır. Metod: Kelime Keşfi Projesinin hedef kitlesi ilk aşamada ortaöğretim öğrencileridir. Projenin ulaşılabilirliğini arttırmak için internet ortamından faydalanılmıştır. Nitekim TÜİK tarafından 2010 yılının nisan ayında yapılan Hane Halkı Bilişim Teknolojileri Araştırma Sonuçları raporuna göre hanelerin internete erişim oranı 2009 yılında %30 iken 2010 yılında 41,6 ya çıkmıştır. Ayrıca bu rapora göre internet erişimine sahip olanların %59,3 ü İnterneti hemen hemen her gün kullanmaktadır. Bu durum internetin hızla yaygınlaştığının ve kullanımının hızla arttığının bir göstergesidir. Kelime Keşfi Projesi ile kelime hazinesini zenginleştirmek isteyen öğrenciler internete bağlanabildikleri her yerden bu siteye girebilir, ücretsiz üye olarak faydalanabilirler. Projenin uygulandığı www. kelimekesfi.com adlı sitede Peyami Safa nın Dokuzuncu Hariciye Koğuşu adlı romanından alınmış 240 kelime ve anlamlarına yer verilmiştir. Sitenin yönetim panelindeki kelime ekleme sayfası ile proje her türlü öğretim kademesinin kullanımına uygun hale getirilebilir. Kelime Keşfi projesi adlı internet sitesi ile hayata geçirilmiştir. Site tasarımdan kodlamaya tamamen açık kaynaklı, ücretsiz araçlarla geliştirilmiştir. Geliştirme sürecinde Notepad++ kod Kelime Keşfi Projesi Görsel Anlatımı A. Siteye Giriş ve Üyelik: 1.Siteye Giriş: Öğrenci internet adresine girer. Resim 1: Siteye Giriş editörü, FileZilla Ftp İstemcisi, phpmyadmin veritabanı yöneticisi kullanılmıştır. Sitenin tasarımda Xhtml 1.0 ve CSS 2.1 dilleri tercih edilmiştir. Tasarım Xhtml ve CSS Markup testlerinden hatasız olarak geçmektedir. Sitenin altyapısında PHP, veritabanında mysql tercih edilmiştir. Kodlama Apache sunucu üzerinde sorunsuz olarak çalışmaktadır. 2.Üyelik: Öğrenci üyelik formunu doldurur. Kullanıcı adını ve parolasını belirleyerek sisteme üye olur. Resim 2:Üyelik Formu

19 Üyenin Siteye Girişi: Site yöneticisinin onayından sonra öğrenci kullanıcı adı ve parolası ile sisteme giriş yapar. Resim 3: Siteye Giriş B. Sitenin Çalışma Prensibi ve İşleyişi: 1.Kelime Keşfinin Tanıtımı: Giriş yapıldıktan sonra sistemin çalışma prensibinin Dede Korkut tarafından anlatıldığı bölüme ulaşılır. Dede Korkut sistemin her aşamasında sistemin çalışması ile ilgili bilgilendirmeler yapacaktır. Projenin uygulandığı adlı site, öğrencinin kelime hazinesini geliştirmek için tasarlanmıştır. Kelimelerin anlamları Türk Dil Kurumu nun sayfasındaki çevrimiçi Büyük Türkçe Sözlüğü temel alınarak ve sözcüğün kitaptaki anlamı dikkate alınarak hazırlanmıştır. Öğrenci, kelimelerin anlamlarını doğru ve hızlı bir biçimde tahmin ettikçe puan kazanır. Kazandığı puanlara göre Türk kültürünün günümüze aktarılmasında önemli bir yeri olan Dede Korkut[Ergin, 2003, 3] tarafından Türk töresince kendisine bir isim verilir. [Uca, 2004, 150] İsimler öğrencinin kitapla ve kelimelerle ilgililik seviyesine göre derecelendirilmiştir ve 10 farklı rütbe oluşturulmuştur. Öğrenci sitedeki testleri çözdükçe kelime hazinesi zenginleşecek, puan kazanacak ve 100 puanı aştıktan sonra Dede Korkut tarafından kendisine puanına uygun bir rütbe verilecektir. Rütbelerin puan aralıkları şöyledir: Puan Rütbe Aralıkları Çaylak Hevesli Asistan Tecrübeli Kitap Kurdu Kebikeç Sahaf Google Ordinaryüs Üstad Tablo 1: Puan Aralıkları ve Rütbeler 2. Kelime Testi Seçimi Yapma: Sistem öğrencinin hem kitaba hem de yazarlara göre kelime keşfedebilmesi için tasarlanmıştır. Yazara ya da kitaba göre kelime keşfimeye başlayan öğrenci, testler bittikten sonra isterse yanlış işaretlediği kelimelerle tekrar test oluşturabilir ve bu kelimeleri doğru işaretleyerek puan kazanabilir. İsteyen öğrenci testler bittikten sonra doğru işaretlediği kelimeleri ve kelimelerin anlamlarını tekrar görebilir. Resim 4: Sitenin Tanıtımı 3. Kelime Testi Oluşturma: Kelime testleri; yazara, kitaba, doğru işaretlenen kelimelere ve yanlış işaretlenen kelimelere göre sınıflandırılmıştır. Testler, kelimelerin bilinirlik ve günlük hayatta kullanılırlık durumlarına göre Basit, Orta, Zor şeklinde; soru sayısına göre 5 Soru, 10 Soru şeklinde oluşturulabilir. Puanlar, testlerin zorluk derecesine (Basit, Orta, Zor) ve soru sayısına göre kademeli olarak artmaktadır. Zor ve 10 Soru seçenekleri daha çok puan kazandırmaktadır. Resim 5:Test Seçimi Sitenin puanlama sistemi şu şekilde çalışmaktadır: Öğrenci, işaretlediği her bir doğru cevap için 1 ham puan kazanır. Yanlış cevaplar ise 0 ham puan getirir. Elde edilen ham puan testlerin zorluk derecesine göre aşağıdaki gibi hesaplanır: 5 soruluk bir test ise; Basit testler için => ham puan x 2 Orta testler için => ham puan x 3 Zor testler için => ham puan x 5 10 soruluk bir test ise; Basit testler için => ham puan x 5 Orta testler için => ham puan x 7 Zor testler için => ham puan x 10 Testlerin Zorluğuna Göre Ham Puan Basit Orta Zor Hesaplama 5 Soruluk Test HP x 2 HP x 3 HP x 5 10 Soruluk Test HP x 5 HP x 7 HP x 10 Resim 6: Kelime Testi Oluşturma Bu şekilde bir ara puan (AP) elde edilir. Öğrenci daha çok puan kazanmak için 5 soruluk testleri 25 saniyeden önce; 10 soruluk testleri 100 saniyeden önce testi bitirmelidir. Belirtilen süreden önce testi bitiremeyen öğrencinin daha önce aldığı ara puan, testi bitirme süresine göre yeniden hesaplanarak öğrencinin nihai puanı hesaplanır. Verilen süreye ve testin 5 veya 10 soruluk oluşuna göre nihai puan aşağıdaki gibi hesaplanır: 5 Soruluk Testlerde Test 25 Saniyeden Önce Bitirilmişse; Kazanılan ara puana ham puan 0,2 ile ve artırılan süre ile çarpılarak eklenir. 5 Soruluk Testlerde Test 100 Saniyeden Sonra Bitirilmişse; Kazanılan ara puandan testte geçen fazla süre 0,5 ile çarpılarak çıkarılır. 10 Soruluk Testlerde Test 25 Saniyeden Önce Bitirilmişse; Kazanılan ara puana ham puan 0,2 ile ve artırılan süre ile çarpılarak eklenir. 10 Soruluk Testlerde Test 100 Saniyeden Sonra Bitirilmişse; Kazanılan ara puandan testte geçen fazla süre 0,5 ile çarpılarak çıkarılır. Nihai Puan Hesaplama 5 Soruluk Test 10 Soruluk Test Test Belirlenen Süreden Önce Bitmişse AP+(AP x 0,2x AS) AP+(AP x 0,2x AS) Test Belirlenen Süreden Sonra Bitmişse AP- (0,5 x GS) AP- (0,5 x GS)

20 36 37 Resim 7: Kitaba Göre Kelime Testi Oluşturma Resim 8:Yazara Göre Kelime Testi Oluşturma Resim 9: Yanlış İşaretlenen Kelimelerle Kelime Testi Oluşturma Resim10: Doğru İşaretlenen Kelimelerden Test Oluşturma a. Kitaba Göre Kelime Testi Oluşturma: Bu bölümde kelimelerin alındığı kitabın özetine yer verilmiştir. Öğrenci kitaptan alınarak sisteme kaydedilmiş kelimelerle test oluşturabilir. Öğrenci bu testlerle okuduğu ya da okuyacağı kitabın kelimelerini keşfedebilir. Ayrıca puan kazandıran test bölümlerinde de Dede Korkut, öğrenciye zamana karşı yarıştığını; 5 soruluk testler için 25, 10 soruluk testler için ise 100 saniye süresi olduğunu hatırlatır. Testleri zamanından önce bitiren öğrenci daha fazla puan alacaktır. Testleri zamanında bitirmeyen öğrencinin ise puanları düşecektir. b. Yazara Göre Kelime Testi Oluşturma: Bu bölümde yazarın kısa bir biyografisine yer verilmiştir. Öğrenci, yazarın sisteme kaydedilmiş tüm kitaplarından alınarak hazırlanmış kelimelerle kendine test oluşturabilir. Öğrenci, bu testler ile yazarın kelime hazinesini keşfedebilecektir. c. Yanlış İşaretlenen Kelimelerle Kelime Testi Oluşturma Öğrenci, testler sırasında yanlış işaretlediği kelimelerle test oluşturabilir. Yanlış işaretlenen kelimelerden oluşan testler daha az puan kazandırır. Bu bölüm öğrencinin hatalarını görmesi ve yeni kelimeler öğrenmesi için oluşturulmuştur. d. Doğru İşaretlenen Kelimelerden Test Oluşturma: Öğrenci, testler sırasında doğru işaretlediği kelimelerden test oluşturabilir. Kelimelerin anlamlarını görmek için kelimelerin üzerine tıklar. Bu bölümdeki testler bilgilerin tekrar yoluyla pekiştirilmesi için oluşturulmuştur ve puan kazandırmaz. 4. Kelime Keşfi: Öğrenci, test oluşturmayı bitirdikten sonra kelime Yanlış olarak işaretlenen kelimeler sonraki testlerde Resim 11: Kelime Keşfi keşfimeye başlayabilir. Öğrenci, kitaplardan seçilmiş kelimeleri anlamlarını tahmin ederek doğru cevaplarla eşleştirmeye çalışır. Eşleştirmeden sonra giriş tıklanır. Öğrenci, çıkan sayfada cevabının doğru olup olmadığını kontrol eder. Yanlış işaretlediği kelimenin doğru anlamını görür. Keşfe devam et butonuna tıklayarak belirlenen test şekline uygun kelimelerden oluşan testler bitene kadar kelime keşfi yapabilir. öğrencinin karşısına çıkacaktır. Öğrenci yanlış olarak işaretlediği kelimeyi sonraki testlerde doğru olarak işaretlerse yeni bir kelime öğrenmiş olacaktır. Öğrenci, sayfanın sağ tarafındaki istatistik bölümünden toplam puanını, çözdüğü test sayısını, doğru cevap sayısını, yanlış cevap sayısını, yeni öğrendiği kelime sayısını ve rütbesini inceleyebilir.

PSİKOLOJİK YILDIRMANIN ÖNCÜLLERİ VE SONUÇLARI: HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ÖRNEĞİ. Hacettepe Üniversitesi Psikometri Araştırma ve Uygulama Merkezi HÜPAM

PSİKOLOJİK YILDIRMANIN ÖNCÜLLERİ VE SONUÇLARI: HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ÖRNEĞİ. Hacettepe Üniversitesi Psikometri Araştırma ve Uygulama Merkezi HÜPAM PSİKOLOJİK YILDIRMANIN ÖNCÜLLERİ VE SONUÇLARI: HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ÖRNEĞİ Hacettepe Üniversitesi Psikometri Araştırma ve Uygulama Merkezi HÜPAM PROJENİN AMACI Bu projenin temel amacı Hacettepe Üniversitesi

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

HEMŞİRELERİNİN UYGULADIKLARI HASTA EĞİTİMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Uzm. Hem. Aysun ÇAKIR

HEMŞİRELERİNİN UYGULADIKLARI HASTA EĞİTİMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Uzm. Hem. Aysun ÇAKIR HEMŞİRELERİNİN UYGULADIKLARI HASTA EĞİTİMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Uzm. Hem. Aysun ÇAKIR GİRİŞ Hasta eğitimi, sağlığı koruyan ve bireylerde davranış değişikliği geliştirmeye yardım eden öğrenim deneyimlerinin

Detaylı

ÖZLÜCE ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI TÜBİTAK 4006 BİLİM FUARI PROJESİ İNEBOLU GENELİ ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ OKUMA ALIŞKANLIĞI ANKETİ

ÖZLÜCE ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI TÜBİTAK 4006 BİLİM FUARI PROJESİ İNEBOLU GENELİ ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ OKUMA ALIŞKANLIĞI ANKETİ ÖZLÜCE ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI TÜBİTAK 4006 BİLİM FUARI PROJESİ İNEBOLU GENELİ ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ OKUMA ALIŞKANLIĞI ANKETİ ALTAN YILMAZ ÖZLÜCE ORTAOKULU TÜRKÇE ÖĞRETMENİ MÜRÜVVET ÖZTÜRK

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

ÇOCUĞUNUZUN İŞİTMESİ NORMAL Mİ?

ÇOCUĞUNUZUN İŞİTMESİ NORMAL Mİ? ÇOCUĞUNUZUN İŞİTMESİ NORMAL Mİ? Cerrahi Servisler İnsanlar duyuları aracılığı ile dış dünyayı algılar, ruhsal, zihinsel, sosyal gelişimini sağlar. Duyulardan birinin eksikliği, algılamanın bütünlüğünü

Detaylı

Müzakere Becerileri ile Satış Performansını Geliştirmek

Müzakere Becerileri ile Satış Performansını Geliştirmek Müzakere Becerileri ile Satış Performansını Geliştirmek Wilson Learning in yaptığı araştırma, Evet e Doğru Müzakere eğitiminin satış performansı üzerindeki etkisini değerlendirmek üzere geliştirilmiştir.

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

Antalya, 2015 FEP. Katılımcı Anket. Sonuçları

Antalya, 2015 FEP. Katılımcı Anket. Sonuçları FEP Katılımcı Anket Sonuçları Antalya, 2015 w Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı (TBM) Formatör Eğitim Programı (FEP) Uygulama Değerlendirme Raporu (Yönetici Özeti) Antalya da 10.11.2014 ile

Detaylı

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA TEKNİKLERİ. Verimli ders çalışmayı öğrenmek istiyor musunuz?

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA TEKNİKLERİ. Verimli ders çalışmayı öğrenmek istiyor musunuz? VERİMLİ DERS ÇALIŞMA TEKNİKLERİ Verimli ders çalışmayı öğrenmek istiyor musunuz? Ders Çalışmanızın Nedenleri ve Sonuçları Verimli Ders Çalışma Yolları Nelerdir? Amaçların ve Önceliklerin Belirlenmesi Her

Detaylı

Giresun Eğitimde İyi Örnekler Çalıştayı 2015

Giresun Eğitimde İyi Örnekler Çalıştayı 2015 Giresun Eğitimde İyi Örnekler Çalıştayı Çağrı Mektubu Eğitim, dış dünyadan aldığı dönütler doğrultusunda kendisini değiştirerek yenileyen açık bir sistemdir. Günümüz eğitiminin vizyonu, kabul görmüş düşünceleri

Detaylı

UZ. DR. GÖNÜL ERDAL DAĞISTANLI

UZ. DR. GÖNÜL ERDAL DAĞISTANLI GÜRÜLTÜ = HOŞA GİTMEYEN SES GÜRÜLTÜNÜN SÜRESİ ŞİDDETİ ZAMANI TÜRÜ GÜRÜLTÜ FİZYOLOJİK TEPKİLER RUHSAL TEPKİLER FİZYOLOJİK TEPKİLER ANĠ GÜRÜLTÜDE KAS GERĠLMELERĠ BAġ DÖNMESĠ YORGUNLUK ĠġĠTME KAYIPLARI METOBALĠZMA

Detaylı

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR?

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Haziran 2010 SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Proje Koordinatörleri: İndeks Araştırma Ekibi Simge Şahin, İstanbul Bilgi Üniversitesi Giriş:

Detaylı

Bilgisayar ve İnternet Tutumunun E-Belediyecilik Güvenliği Algısına Etkilerinin İncelenmesi

Bilgisayar ve İnternet Tutumunun E-Belediyecilik Güvenliği Algısına Etkilerinin İncelenmesi Bilgisayar ve İnternet Tutumunun E-Belediyecilik Güvenliği Algısına Etkilerinin İncelenmesi Tuna USLU Gedik Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Programı Özel Gebze Doğa Hastanesi Sağlık Hizmetleri A.Ş.

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ BİYOSİSTEM MÜHENDİSLİĞİ PROGRAMI SON SINIF ÖĞRENCİ ANKET FORMU. Aralık,2013

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ BİYOSİSTEM MÜHENDİSLİĞİ PROGRAMI SON SINIF ÖĞRENCİ ANKET FORMU. Aralık,2013 ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ BİYOSİSTEM MÜHENDİSLİĞİ PROGRAMI SON SINIF ÖĞRENCİ ANKET FORMU Sevgili U.Ü.Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Programı Öğrencileri, Aralık,2013 Uludağ Üniversitesi

Detaylı

Yüksek lisans ve Doktora Tez Konusu. Bilgisayar var mı?

Yüksek lisans ve Doktora Tez Konusu. Bilgisayar var mı? T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI İLK VE ORTAÖĞRETİM OKULLARI İÇİN REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA HİZMETLERİ YILSONU ÇALIŞMA RAPORU Okulunuzda rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri kapsamında yürütülen

Detaylı

KABLOSUZ İNTERNET (WİRELESS) BAĞLANTISININ BİTKİLER ÜZERİNDEKİ ETKİSİNİN İNCELENMESİ.

KABLOSUZ İNTERNET (WİRELESS) BAĞLANTISININ BİTKİLER ÜZERİNDEKİ ETKİSİNİN İNCELENMESİ. KABLOSUZ İNTERNET (WİRELESS) BAĞLANTISININ BİTKİLER ÜZERİNDEKİ ETKİSİNİN İNCELENMESİ. Proje Sorumlusu: ALPER ERDEM Mail: alper1erdem@hotmail.com Danışman Öğretmen: Murat AYDIN Mail:muray74@hotmail.com

Detaylı

Mobbing Araştırması. Haziran 2013

Mobbing Araştırması. Haziran 2013 Mobbing Araştırması Haziran 2013 Araştırma Hakkında 2013 Haziran ayında PERYÖN ve Towers Watson tarafından düzenlenen Mobbing Araştırması na çeşitli sektörlerden 143 katılımcı veri sağlamıştır. Ekteki

Detaylı

DENGELİ BESLENİYORUM RESİM YARIŞMASI ŞARTNAMESİ

DENGELİ BESLENİYORUM RESİM YARIŞMASI ŞARTNAMESİ DENGELİ BESLENİYORUM RESİM YARIŞMASI ŞARTNAMESİ ÖNSÖZ Değerli Öğretmenler, Millî Eğitim Bakanlığı ile Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı iş birliğinde yürütülen Yemekte Denge Eğitim Projesi

Detaylı

EĞİTİM İŞ ANNE BABALARIN ÖSS SINAVI SONRASI BEKLENTİ VE KAYGILARININ TESPİT EDİLMESİ ARAŞTIRMA NO:2 GENEL EĞİTİM SEKRETERLİĞİ 14.06.

EĞİTİM İŞ ANNE BABALARIN ÖSS SINAVI SONRASI BEKLENTİ VE KAYGILARININ TESPİT EDİLMESİ ARAŞTIRMA NO:2 GENEL EĞİTİM SEKRETERLİĞİ 14.06. 2009 EĞİTİM İŞ EĞİTİM VE BİLİM İŞGÖRENLERİ SENDİKASI ANNE BABALARIN ÖSS SINAVI SONRASI BEKLENTİ VE KAYGILARININ TESPİT EDİLMESİ ARAŞTIRMA NO:2 GENEL EĞİTİM SEKRETERLİĞİ 14.06.2009 ARAŞTIRMANIN AMACI Araştırmanın

Detaylı

2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri? 3. En başarısız olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?...

2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri? 3. En başarısız olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?... ANKET-1 (LİSE) Türk İşaret Dilinde izlemek için tıklayınız. Ad Soyad:. Okul -Sınıfı:. 1. Okul başarınızı nasıl yorumluyorsunuz? Kötü Orta İyi Çok iyi 2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?

Detaylı

SINIF İÇİ ETKİNLİKLER

SINIF İÇİ ETKİNLİKLER ARALIK 2014 Sevgili Veliler; Bizler Aralık ayını da dolu dolu yaşadık. Önemli gün ve haftaları büyük bir coşku, sevinçle yaşadık. Sınıf içi etkinliklerimize tüm çocuklarımız keyifle katıldılar. Etkinliklerimizle

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI 6+1 Analitik Yazma Modeli ile Düşlerimin Peşinde Selda AKTAŞ Nergiz İLİMEN ÇALIŞMANIN AMACI Öğrencilerin sıkıcı, kendini tekrarlayan, monoton yazılar yazmak yerine özgün, akıcı,

Detaylı

Leyla Karaoğlu, Büşra Nur Değirmen, Asuman Okur, Cansu Tırampaoğlu. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Halk Sağlığı Anabilim Dalı, Rize

Leyla Karaoğlu, Büşra Nur Değirmen, Asuman Okur, Cansu Tırampaoğlu. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Halk Sağlığı Anabilim Dalı, Rize Leyla Karaoğlu, Büşra Nur Değirmen, Asuman Okur, Cansu Tırampaoğlu Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Halk Sağlığı Anabilim Dalı, Rize Konunun önemi Su vücudun yapıtaşı, her yaş için ideal

Detaylı

Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK

Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK EYLÜL-2013 Bilgisayar, uzun ve çok karmaşık hesapları bile büyük bir hızla yapabilen, mantıksal (lojik) bağlantılara

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK

Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK EYLÜL-2013 Temel olarak bir bilgisayar, çeşitli donanım parçalarını bir araya getirip uygun bir çalışma platformunu

Detaylı

ENSAR VAKFI EĞİTİM PLATFORMU (EVEP) SEMİNER ATÖLYESİ ITESTPLUS EĞİTİM PLATFORMU - IT+# !!!!!!!!!!! TEOG - YGS-LYS NEDİR?GS-LYS Nedİr?

ENSAR VAKFI EĞİTİM PLATFORMU (EVEP) SEMİNER ATÖLYESİ ITESTPLUS EĞİTİM PLATFORMU - IT+# !!!!!!!!!!! TEOG - YGS-LYS NEDİR?GS-LYS Nedİr? TEOG - YGS-LYS NEDİR?GS-LYS Nedİr? TEOG & YGS- LYS Dedikleri Bu seminerimizle TEOG & YGS- LYS sisteminde yapılan son değişiklikleri sizlere aktarıyoruz. Örneğin, A) Sınava toplam kaç başvurunun olduğu,

Detaylı

final in başarı geleneği final temel liseleri ile sürüyor...

final in başarı geleneği final temel liseleri ile sürüyor... Sevgili öğrenciler, değerli veliler... Dershanelerin dönüşüm sürecini kamuoyundan takip ettiniz. Biz de final dergisi dershaneleri olarak artık final liseleri ne dönüşüyoruz. final liseleri Hiçbir başarı

Detaylı

8. Sınıf. ozan deniz ÜNİTE DEĞERLENDİRME SINAVI SES. 4. Sesleri birbirinden ayırmaya yarayan özelliğidir. K L M

8. Sınıf. ozan deniz ÜNİTE DEĞERLENDİRME SINAVI SES. 4. Sesleri birbirinden ayırmaya yarayan özelliğidir. K L M 1. 3... Ḳ M Şekildeki çalar saatten etrafa yayılan ses dalgalarının K,, M noktalarındaki şiddetleri ve frekansları arasındaki ilişki aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir? Şiddetleri Frekansları

Detaylı

BÖLÜM 5 SONUÇ VE ÖNERİLER. Bu bölümde araştırmanın bulgularına dayalı olarak ulaşılan sonuçlara ve geliştirilen önerilere yer verilmiştir.

BÖLÜM 5 SONUÇ VE ÖNERİLER. Bu bölümde araştırmanın bulgularına dayalı olarak ulaşılan sonuçlara ve geliştirilen önerilere yer verilmiştir. BÖLÜM 5 SONUÇ VE ÖNERİLER Bu bölümde araştırmanın bulgularına dayalı olarak ulaşılan sonuçlara ve geliştirilen önerilere yer verilmiştir. 1.1.Sonuçlar Öğretmenlerin eleştirel düşünme becerisini öğrencilere

Detaylı

Evet evet yanlış duymadınız, Haydi matematik oynayalım... Bugünlerde. birçok çocuğun ağzından dökülen cümle bu, diğer birçok çocuğun aksine bu

Evet evet yanlış duymadınız, Haydi matematik oynayalım... Bugünlerde. birçok çocuğun ağzından dökülen cümle bu, diğer birçok çocuğun aksine bu 'HAYDİ MATEMATİK OYNAYALIM' Evet evet yanlış duymadınız, Haydi matematik oynayalım... Bugünlerde birçok çocuğun ağzından dökülen cümle bu, diğer birçok çocuğun aksine bu çocuklar için matematik, problem

Detaylı

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Y jenerasyonunun internet bağımlılığı İK yöneticilerini endişelendiriyor. Duygusal ve sosyal becerilere sahip genç profesyonel bulmak zorlaştı. İnsan

Detaylı

"YEMEKTE DENGE EĞİTİMİ PROJESİ EN İYİ UYGULAMA" YARIŞMA ŞARTNAMESİ

YEMEKTE DENGE EĞİTİMİ PROJESİ EN İYİ UYGULAMA YARIŞMA ŞARTNAMESİ "YEMEKTE DENGE EĞİTİMİ PROJESİ EN İYİ UYGULAMA" YARIŞMA ŞARTNAMESİ GİRİŞ Sevgili Öğretmenimiz, Çocuklarımızın yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı geliştirmelerine katkı sağlamak için, Millî Eğitim

Detaylı

T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI. 2012 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu

T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI. 2012 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI 2012 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu OCAK 2013 1.1 Araştırmanın Amacı Araştırmada, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geliştirme

Detaylı

HİSSEDEN ÇOCUKLA BAŞARIYA YOLCULUK KALİTE ÇEMBERİ. ODTÜ Geliştirme Vakfı Özel Mersin İlköğretim Okulu

HİSSEDEN ÇOCUKLA BAŞARIYA YOLCULUK KALİTE ÇEMBERİ. ODTÜ Geliştirme Vakfı Özel Mersin İlköğretim Okulu HİSSEDEN ÇOCUKLA BAŞARIYA YOLCULUK KALİTE ÇEMBERİ ODTÜ Geliştirme Vakfı Özel Mersin İlköğretim Okulu GENEL BİLGİ 2002-2003 TKY Çalışması 2005 EFQM Mükemmellik Modeli Eğitimi 2009-2010 SWOT Analizi Kalite

Detaylı

ÖZEL EGE İLKÖĞRETİM OKULU

ÖZEL EGE İLKÖĞRETİM OKULU ÖZEL EGE İLKÖĞRETİM OKULU 4.SINIF MATEMATİK DERSİ PROJESİ PROJE KONUSU : GRAFİKLER, KULLANIM ALANLARI VE GRAFİK UYGULAMALARI HAZIRLAYANLAR : Egem ERASLAN F.Sarper TEK Göktürk ERBAYSAL Mert KAHVECİ ÖNSÖZ

Detaylı

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 )

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

SGSCC WP 2: Türkçe Ulusal Raporu. 1.Projenin tanıtımı

SGSCC WP 2: Türkçe Ulusal Raporu. 1.Projenin tanıtımı SGSCC WP 2: Türkçe Ulusal Raporu 1.Projenin tanıtımı SGSCC projesi Avrupa Birliği Hayat Boyu Öğrenme Projesi olup, 7 farklı Avrupa Birliği Ülkesinin katılımı ile yürütülmektedir. Bu ülkeler Belçika, Bulgaristan,

Detaylı

İSTANBUL DA GENÇLER ARASINDA CİNSELLİK ARAŞTIRMASI RAPORU

İSTANBUL DA GENÇLER ARASINDA CİNSELLİK ARAŞTIRMASI RAPORU İSTANBUL DA GENÇLER ARASINDA CİNSELLİK ARAŞTIRMASI RAPORU Kültegin Ögel Ceyda Y. Eke Nazlı Erdoğan Sevil Taner Bilge Erol İstanbul 2005 Kaynak gösterme Ögel K, Eke C, Erdoğan N, Taner S, Erol B. İstanbul

Detaylı

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 )

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) 1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

ÇAĞDAŞ EĞİTİM KOOPERATİFİ ÖZEL 3 MART İLKÖĞRETİM OKULU

ÇAĞDAŞ EĞİTİM KOOPERATİFİ ÖZEL 3 MART İLKÖĞRETİM OKULU ÇAĞDAŞ EĞİTİM KOOPERATİFİ ÖZEL 3 MART İLKÖĞRETİM OKULU Uyguladığı kooperatif modeli ile eğitimde ülkemizde tek ve örnek bir kurum olan Çağdaş Eğitim Kooperatifi, kurulduğu tarihten bu yana hep eğitimin

Detaylı

AR AŞTIRMA R APORU 2

AR AŞTIRMA R APORU 2 AR AŞTIRMA R APORU 2 15 Nisan 2014 Türkiye de Yöneticiler ve İnsan Kaynakları Profesyonelleri Arasında Yapılan Araştırma Sonuçları Hazırlayanlar Çağlar Çabuk - Ceyda Afacan AR AŞTIRMA R APORU 2 15 Nisan

Detaylı

SATIŞ & PAZARLAMA İLETİŞİM VE MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ EĞİTİMİ

SATIŞ & PAZARLAMA İLETİŞİM VE MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ EĞİTİMİ SATIŞ & PAZARLAMA İLETİŞİM VE MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ EĞİTİMİ Genel Amaç İş yaşamında başarılı olmak ve rakiplerinden sıyrılarak farklılık yaratarak isteyen kişi ve kuruluşlara yönelik olarak, akademik bilgiler

Detaylı

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) Sosyal Psikoloji Uygulamaları HUKUK SAĞLIK DAVRANIŞI KLİNİK PSİKOLOJİ TÜKETİCİ DAVRANIŞI VE PAZARLAMA POLİTİKA ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ SOSYAL

Detaylı

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015 Sayın YÖK Başkanı, Üniversitelerimizin Saygıdeğer Rektörleri, Kıymetli Bürokratlar ve Değerli Konuklar, Kalkınma Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan Yükseköğretimin Uluslararasılaşması Çerçevesinde

Detaylı

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 )

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

Montessori Montessori Öğretmen Eğitimi. Başarılı Bir Ekol Başarılı İki Kurumun Çatısı Altında

Montessori Montessori Öğretmen Eğitimi. Başarılı Bir Ekol Başarılı İki Kurumun Çatısı Altında Montessori Montessori Öğretmen Eğitimi Başarılı Bir Ekol Başarılı İki Kurumun Çatısı Altında Hayatın en önemli dönemi üniversite çalışmaları değil, doğumdan altı yaşa kadar olan süredir. Çünkü bu, bir

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. : Cevizlik Mah. İzzet Molla Sok. 8/5 Bakırköy / İSTANBUL

ÖZGEÇMİŞ. : Cevizlik Mah. İzzet Molla Sok. 8/5 Bakırköy / İSTANBUL ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Onay Budak İletişim Bilgileri Adres Telefon Mail : Cevizlik Mah. İzzet Molla Sok. 8/5 Bakırköy / İSTANBUL : 0534 846 46 16 : onaybudak@gmail.com 2. Doğum Tarihi : 01.01.1987 3.

Detaylı

TÜBİTAK-BİDEB YİBO ÖĞRETMENLERİ. (Fen ve Teknoloji - Fizik, Kimya, Biyoloji - ve Matematik) PROJE DANIŞMANLIĞI EĞİTİMİ ÇALIŞTAYI

TÜBİTAK-BİDEB YİBO ÖĞRETMENLERİ. (Fen ve Teknoloji - Fizik, Kimya, Biyoloji - ve Matematik) PROJE DANIŞMANLIĞI EĞİTİMİ ÇALIŞTAYI TÜBİTAK-BİDEB YİBO ÖĞRETMENLERİ (Fen ve Teknoloji - Fizik, Kimya, Biyoloji - ve Matematik) PROJE DANIŞMANLIĞI EĞİTİMİ ÇALIŞTAYI YİBO-5 ÇALIŞTAY 2011-1 GRUP ORİJİN PROJE ADI DEFİNE AVCISI PROJE EKİBİ Hikmet

Detaylı

Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı Yüksek Lisans Ders İçerikleri

Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı Yüksek Lisans Ders İçerikleri Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı Yüksek Lisans Ders İçerikleri Okuma-Yazma Öğretimi Teori ve Uygulamaları ESN721 1 3 + 0 7 Okuma yazmaya hazıroluşluk, okuma yazma öğretiminde temel yaklaşımlar, diğer ülke

Detaylı

En Gözde Üniversiteler2014

En Gözde Üniversiteler2014 2014 En Gözde Üniversiteler2014 En Gözde Üniversiteler 2014 Metodoloji ve Örneklem büyüklüğü Türkiye genelinde 89 üniversiteden öğrencilerin, kendi üniversiteleri ile ilgili 12 başlık halinde 56 soruyu

Detaylı

DavranIŞ OdaklI İŞ GÜVENLİĞİ YÖNETİMİ. Huriye Kumral Kimya Y. Mühendisi

DavranIŞ OdaklI İŞ GÜVENLİĞİ YÖNETİMİ. Huriye Kumral Kimya Y. Mühendisi DavranIŞ OdaklI İŞ GÜVENLİĞİ YÖNETİMİ Huriye Kumral Kimya Y. Mühendisi Eğitim İçeriği ve Detayları KONU BAŞLIKLARI 1. Neden davranış odaklı iş güvenliği yönetimi gereklidir? 2. ABC yaklaşımı 3. Davranış

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

13. ULUSAL PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK KONGRESİ BİLDİRİ ÖZETLERİ KİTABI. 07-09 Ekim, 2015 Mersin

13. ULUSAL PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK KONGRESİ BİLDİRİ ÖZETLERİ KİTABI. 07-09 Ekim, 2015 Mersin 13. ULUSAL PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK KONGRESİ BİLDİRİ ÖZETLERİ KİTABI 07-09 Ekim, 2015 Mersin 2 İÇİNDEKİLER Davet Mektubu... 5 Genel Bilgiler... 7 Kurullar... 8 Davetli Konuşmacılar... 12 Paneller

Detaylı

Yerinde Masaj ın İş Hayatına Etkileri İstanbul - 17.11.2008 Konulu Akademik Araştırma Sonuçları Sayfa 1/4

Yerinde Masaj ın İş Hayatına Etkileri İstanbul - 17.11.2008 Konulu Akademik Araştırma Sonuçları Sayfa 1/4 Önsöz Yerinde Masaj hizmetleri ile Türkiye deki iş hayatı kalitesini yükseltmek üzere çıktığımız yolda, bugüne kadarki tüm pazarlama faaliyetlerimizde Yerinde Masaj ın kurumlar tarafından çalışanlarına

Detaylı

Diğer: Diğer:... Diğer:...

Diğer: Diğer:... Diğer:... Anket Üniversite Bu anket formu, işitme engellilerin üniversite eğitimlerini desteklemeyi amaçlayan bir proje çerçevesinde sizlerin sorunlarını değerlendirmek için hazırlanmıştır. Ad Soyad: Devam ettiğiniz

Detaylı

Jennifer Dahl, Taxim Pilates'te

Jennifer Dahl, Taxim Pilates'te Jennifer Dahl, Taxim Pilates'te Canan Cemali ve Gamze Elgin yonetimindeki Taksim'in kalbinde yer alan Taxim Pilates, yurtdisindan getirdigi eğitmenleriyle Pilates'in tum gelisim noktalarindan sizi haberdar

Detaylı

Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnsan Araştırmaları Etik Kurulu Başvuru Formu

Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnsan Araştırmaları Etik Kurulu Başvuru Formu Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnsan Araştırmaları Etik Kurulu Başvuru Formu Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) bünyesinde yapılan ve/ya ODTÜ çalışanları/öğrencileri tarafından yürütülen ve insan katılımcılardan

Detaylı

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 )

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

OKULLARDA TEKNOLOJİ KULLANIMI İLE BEŞERİ ALTYAPI ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN İNCELENMESİ. Demet CENGİZ

OKULLARDA TEKNOLOJİ KULLANIMI İLE BEŞERİ ALTYAPI ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN İNCELENMESİ. Demet CENGİZ OKULLARDA TEKNOLOJİ KULLANIMI İLE BEŞERİ ALTYAPI ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN İNCELENMESİ Demet CENGİZ AMAÇ Bu çalışmanın genel amacı, Uşak ilindeki ilköğretim okullarında ve liselerde genel olarak bilişim teknolojilerinin

Detaylı

RAPOR ÖĞRETİM ÜYELERİNİ DEĞERLENDİRME ANKETİ BULGULARI

RAPOR ÖĞRETİM ÜYELERİNİ DEĞERLENDİRME ANKETİ BULGULARI RAPOR ÖĞRETİM ÜYELERİNİ DEĞERLENDİRME ANKETİ BULGULARI Bu rapor Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Anabilim Dalına ait dersleri okutan öğretim elemanları hakkında öğrenci görüşlerine

Detaylı

BAŞETME GRUBU İLE SOSYAL DESTEK GRUBUNUN HEMŞİRELERİN TÜKENMİŞLİK DÜZEYİNE ETKİSİ

BAŞETME GRUBU İLE SOSYAL DESTEK GRUBUNUN HEMŞİRELERİN TÜKENMİŞLİK DÜZEYİNE ETKİSİ BAŞETME GRUBU İLE SOSYAL DESTEK GRUBUNUN HEMŞİRELERİN TÜKENMİŞLİK DÜZEYİNE ETKİSİ Öğr. Gör. Dr. Neslihan GÜNÜŞEN DANIŞMAN Prof.Dr. Besti ÜSTÜN Tanımlayıcı Tükenmişlik Araştırmaları Randomize değil Kesitsel

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da 21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da geleceğin mimarı nesiller artık bizim ellerimizde, güvenle... Keşke Hep Çocuk Kalsak! Büyüyünce ne olacaksın diye sorarlar. Oysa çocuk kalmak en güzel şey değil midir?

Detaylı

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Doç. Dr. Fatih Öncü Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikolojik taciz Bedensel Ruhsal Bedensel ve ruhsal Çalışma hayatında mobbing veya psikolojik

Detaylı

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI Prof. Dr. Nezih Güven (ODTÜ, Rektör Danışmanı) Doç. Dr. Ayşe Gündüz Hoşgör (ODTÜ,Sosyoloji Blm.) Y. Doç. Dr. Mustafa Şen (ODTÜ, Sosyoloji Bölümü) Bağlantı

Detaylı

Avusturya Liseliler Vakfı. Özel ALEV Okulları IB DP Aday Okulu. İSTANBUL Bilgilendirme Toplantısı Sunumu

Avusturya Liseliler Vakfı. Özel ALEV Okulları IB DP Aday Okulu. İSTANBUL Bilgilendirme Toplantısı Sunumu Avusturya Liseliler Vakfı İSTANBUL Bilgilendirme Toplantısı Sunumu ALEV Okulları Misyonu Yaşam boyu öğrenme bilinciyle, potansiyellerini en üst düzeyde eyleme dönüştürmeyi ve yetkinliklerini geliştirmeyi

Detaylı

Özel gereksinimli çocuklar

Özel gereksinimli çocuklar Özel gereksinimli çocuklar Spor becerileri yolu ile toplumsal yaşama uyum ve katılımlarını sağlamak Mutlu ve üretken bireyler olmalarına yardımcı olmak. Programımıza yaklaşık 70 sporcu devam etmektedir.

Detaylı

OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ

OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ OKULLAR HAYAT OLSUN OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ Okullarımız halka açıldı Okullar eğitim-öğretim saatleri dışında; akşam saatleri, hafta sonları ve yaz aylarında halkımızın hizmetine açıldı. Derslikler,

Detaylı

Psikososyal Tehlike ve Riskler

Psikososyal Tehlike ve Riskler İşyeri Hekimlerinin Gözünden Psikososyal Tehlike ve Riskler Yrd.Doç.Dr.Çiğdem Vatansever Namık Kemal Üniversitesi İş kaynaklı stres, Avrupalı işletmelerin temel çalışan sağlığı sorunlarından biridir. (ESENER,

Detaylı

2014-LİSANS YERLEŞTİRME SINAVLARI (2014-LYS) SONUÇLARI. 27 Haziran 2014

2014-LİSANS YERLEŞTİRME SINAVLARI (2014-LYS) SONUÇLARI. 27 Haziran 2014 2014-LİSANS YERLEŞTİRME SINAVLARI (2014-LYS) SONUÇLARI 27 Haziran 2014 2014-LİSANS YERLEŞTİRME SINAVLARI SAYISAL BİLGİLER 2014-LYS ADAY BİLGİLERİ YGS sonrası herhangi bir LYS ye girmeye hak kazanan aday

Detaylı

16. Ulusal Halk Sağlığı Kongresinin Ardından

16. Ulusal Halk Sağlığı Kongresinin Ardından 16. Ulusal Halk Sağlığı Kongresinin Ardından Değerli üyelerimiz, değerli kongre katılımcıları... Bu sene 16. Ulusal Halk Sağlığı Kongresini Antalya da yaptık. Kongrenin planlanması ve yapılmasında enerjisini

Detaylı

Öğretmen Adaylarının İnternet Kullanımı

Öğretmen Adaylarının İnternet Kullanımı 920 Öğretmen Adaylarının İnternet Kullanımı Nazan Doğruer, Eastern Mediterranean University, Famagusta, North Cyprus, nazan.dogruer@emu.edu.tr İpek Meneviş, Eastern Mediterranean University, Famagusta,

Detaylı

KİŞİSEL "GÜÇ KİTABINIZ" Güçlenin!

KİŞİSEL GÜÇ KİTABINIZ Güçlenin! KİŞİSEL "GÜÇ KİTABINIZ" Güçlenin! Hangi alanlarda başarılıyım? Ne yapacağım? Okul hayatınız bittiğinde, önünüze gerçekleştirebileceğiniz çok sayıda fırsat çıkar. Kendi iş yerlerini açan insanların ne tür

Detaylı

BÖLÜM I: OKUL YÖNETİMİ VE SORUN ÇÖZME İLE İLGİLİ LİTERATÜR...1

BÖLÜM I: OKUL YÖNETİMİ VE SORUN ÇÖZME İLE İLGİLİ LİTERATÜR...1 İÇİNDEKİLER BÖLÜM I: OKUL YÖNETİMİ VE SORUN ÇÖZME İLE İLGİLİ LİTERATÜR...1 Bölüm II: OKUL MÜDÜRLERİNİN YÖNETİM GÖREVİNİ SÜRDÜRÜRKEN KARŞILAŞTIKLARI SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖYKÜLERİ...13 A. OKUL MÜDÜRLERİNİN

Detaylı

NEDEN ÇiZGi OKULLARI. Yılların Tecrübesi Çizgi ye Dönüştü. Çünkü Çizgi Okulları;

NEDEN ÇiZGi OKULLARI. Yılların Tecrübesi Çizgi ye Dönüştü. Çünkü Çizgi Okulları; NEDEN ÇiZGi OKULLARI Yılların Tecrübesi Çizgi ye Dönüştü Çünkü Çizgi Okulları; Özgün çizgisiyle bireyselleştirilmiş eğitim programı uygulayan bir okuldur. Öğrenci kalabalıkta kaybolmaz. Başarı için bütün

Detaylı

Amasya da Kadın İstihdamının Artırılmasına Destek Projesi. Ülker Şener 1 Temmuz 2011, Amasya

Amasya da Kadın İstihdamının Artırılmasına Destek Projesi. Ülker Şener 1 Temmuz 2011, Amasya Amasya da Kadın İstihdamının Artırılmasına Destek Projesi Ülker Şener 1 Temmuz 2011, Amasya Projenin Hedefleri Projenin hedefi: Amasya da çalışmayan ama çalışmak isteyen ya da aktif olarak iş arayan 300

Detaylı

2. ROBOT YARIŞMASI VE ÖDÜL TÖRENİ YOĞUN KATILIMLA BESYO SPOR SALONUNDA YAPILDI

2. ROBOT YARIŞMASI VE ÖDÜL TÖRENİ YOĞUN KATILIMLA BESYO SPOR SALONUNDA YAPILDI 2. ROBOT YARIŞMASI VE ÖDÜL TÖRENİ YOĞUN KATILIMLA BESYO SPOR SALONUNDA YAPILDI Ordu Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulunun organize ettiği, bu yıl Çizgi İzleyen Robot ve Sumo Robot olmak üzere

Detaylı

RAPOR ÖĞRETİM ÜYELERİNİ DEĞERLENDİRME ANKETİ BULGULARI

RAPOR ÖĞRETİM ÜYELERİNİ DEĞERLENDİRME ANKETİ BULGULARI RAPOR ÖĞRETİM ÜYELERİNİ DEĞERLENDİRME ANKETİ BULGULARI Bu rapor dört alt başlık altında düzenlenmiştir. İlk başlık genel katılım hakkında bilgi vermektedir. İkinci alt başlıkta performans ortalamaları

Detaylı

Özel Amerikan Robert Lisesi. 2009-2010 Eğitim Yılı. Çocuk İnceleme Merkezi Değerlendirme Anketi

Özel Amerikan Robert Lisesi. 2009-2010 Eğitim Yılı. Çocuk İnceleme Merkezi Değerlendirme Anketi Öğrencinin Adı Soyadı: Grubu: Öğretmeni: Özel Amerikan Robert Lisesi 2009-2010 Eğitim Yılı Çocuk İnceleme Merkezi Değerlendirme Anketi 1. Okul Müdürü EVET HAYIR BİLMİYORUM Okul müdürü, bir üniversitenin

Detaylı

2013 YILI İÇ PAYDAŞ ANALİZ RAPORU

2013 YILI İÇ PAYDAŞ ANALİZ RAPORU 2013 YILI İÇ PAYDAŞ ANALİZ RAPORU Burcu GENÇ ARALIK 2013 Çanakkale Ticaret Borsasına kayıtlı 55 şahıs ve 15 şirket olmak üzere toplam 70 üye ile yüz yüze anket yapılmıştır. Anket verileri 2013 kapsamaktadır.

Detaylı

RUH SAĞLIĞI TARAMASI

RUH SAĞLIĞI TARAMASI DEPREMDEN ETKİLENEN ÖĞRENCİLER İÇİN RUH SAĞLIĞI TARAMASI VAN 6-11 Nisan 2012 NİSAN 2012 VAN 0 ÖZET Yeryüzü Doktorları depremin ilk günlerinden itibaren Van da bulunarak enkaz çalışmaların katılmış ve sağlık

Detaylı

EĞİTİM KOÇLUĞU SERTİFİKA PROGRAMI. 22-23 ve 29-30 KASIM 2014 TARİHLERİNDE CANİK BAŞARI ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM MERKEZİ NDE

EĞİTİM KOÇLUĞU SERTİFİKA PROGRAMI. 22-23 ve 29-30 KASIM 2014 TARİHLERİNDE CANİK BAŞARI ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM MERKEZİ NDE EĞİTİM KOÇLUĞU SERTİFİKA PROGRAMI 22-23 ve 29-30 KASIM 2014 TARİHLERİNDE CANİK BAŞARI ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM MERKEZİ NDE Eğitim Koçluğu Sertifika programı öğrencilerin okul, aile ve özel yaşamındaki

Detaylı

ÖZEL ASÇAY ANAOKULU PAMUK ŞEKERLER SINIFI HAFTALIK BÜLTENİ. Hazırlayan: MELTEM DÖKÜLMEZ

ÖZEL ASÇAY ANAOKULU PAMUK ŞEKERLER SINIFI HAFTALIK BÜLTENİ. Hazırlayan: MELTEM DÖKÜLMEZ ÖZEL ASÇAY ANAOKULU PAMUK ŞEKERLER SINIFI HAFTALIK BÜLTENİ Hazırlayan: MELTEM DÖKÜLMEZ BU HAFTA NELER ÖĞRENDİK *Yerli malını kutladık. *Tutum ve yatırımın kelime anlamlarını öğrendik. *Tutumlu olmayı,

Detaylı

BĠYOLOJĠ EĞĠTĠMĠ LĠSANSÜSTÜ ÖĞRENCĠLERĠNĠN LĠSANSÜSTÜ YETERLĠKLERĠNE ĠLĠġKĠN GÖRÜġLERĠ

BĠYOLOJĠ EĞĠTĠMĠ LĠSANSÜSTÜ ÖĞRENCĠLERĠNĠN LĠSANSÜSTÜ YETERLĠKLERĠNE ĠLĠġKĠN GÖRÜġLERĠ 359 BĠYOLOJĠ EĞĠTĠMĠ LĠSANSÜSTÜ ÖĞRENCĠLERĠNĠN LĠSANSÜSTÜ YETERLĠKLERĠNE ĠLĠġKĠN GÖRÜġLERĠ Osman ÇİMEN, Gazi Üniversitesi, Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı, Ankara, osman.cimen@gmail.com Gonca ÇİMEN, Milli

Detaylı

Proje Tasarım Esasları Prof. Dr. Akgün ALSARAN. Temel bilgiler Analitik Düşünme

Proje Tasarım Esasları Prof. Dr. Akgün ALSARAN. Temel bilgiler Analitik Düşünme Proje Tasarım Esasları Prof. Dr. Akgün ALSARAN Temel bilgiler Analitik Düşünme İçerik Giriş Toplumsal problemler Analitik düşünme Analitik düşünme adımları 2 Giriş http://www.dersteknik.com/2012/05/cevremizdeki-sosyal-problemler-nelerdir.html

Detaylı

( ) 20 ve altı ( ) 21-25 ( ) 26-30 ( ) 31-35 ( ) 36-40 ( ) 41 ve üzeri

( ) 20 ve altı ( ) 21-25 ( ) 26-30 ( ) 31-35 ( ) 36-40 ( ) 41 ve üzeri T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI BEYKENT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ Değerli Katılımcı, Bu anket, Beykent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Yönetimi Anabilim Dalı İnsan Kaynakları

Detaylı

Eğiticilerin Sınıf Yönetimi Yeterliklerinin Geliştirilmesi. Doç.Dr. Ali E. Şahin Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi

Eğiticilerin Sınıf Yönetimi Yeterliklerinin Geliştirilmesi. Doç.Dr. Ali E. Şahin Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğiticilerin Sınıf Yönetimi Yeterliklerinin Geliştirilmesi Doç.Dr. Ali E. Şahin Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi İçerik Sınıf ve sınıf yönetimi kavramları Sınıf yönetiminin boyutları Düzeni oluşturma

Detaylı

Politika Notu 09/2 ÇALIŞAN ANNELERİN ÇOCUKLARI DAHA BAŞARILI. Yönetici Özeti

Politika Notu 09/2 ÇALIŞAN ANNELERİN ÇOCUKLARI DAHA BAŞARILI. Yönetici Özeti Politika Notu 09/2 20.03.2009 ÇALIŞAN ANNELERİN ÇOCUKLARI DAHA BAŞARILI Mehmet Alper Dinçer 1 ve Gökçe Uysal Kolaşin 2 Yönetici Özeti OECD, 2000 den beri üç senede bir OECD ülkeleri ve diğer katılımcı

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

İl Çevre ve Orman Müdürlüğü ile Birlikte Şehrin Gürültü Haritasının Çıkarılması

İl Çevre ve Orman Müdürlüğü ile Birlikte Şehrin Gürültü Haritasının Çıkarılması İl Çevre ve Orman Müdürlüğü ile Birlikte Şehrin Gürültü Haritasının Çıkarılması Amaç ve İçerik Projenin temel amacı şehrin farklı bölgelerinde İl Çevre ve Orman Müdürlüğü nün yönlendirmesi ile gürültü

Detaylı

MEB kitaplarının yanında kullanılacak bu kitap ve dijital kaynakların öğrencilerimize;

MEB kitaplarının yanında kullanılacak bu kitap ve dijital kaynakların öğrencilerimize; Sayın Veli, Yeni bir eğitim öğretim yılına başlarken, öğrencilerimizin yıl boyunca öğrenme ortamlarını destekleyecek, ders kitaplarını ve kaynak kitapları sizlerle paylaşmak istedik. Bu kaynakları belirlerken

Detaylı

2015-LİSANS YERLEŞTİRME SINAVLARI (2015-LYS) SONUÇLARI. 30 Haziran 2015

2015-LİSANS YERLEŞTİRME SINAVLARI (2015-LYS) SONUÇLARI. 30 Haziran 2015 2015-LİSANS YERLEŞTİRME SINAVLARI (2015-LYS) SONUÇLARI 30 Haziran 2015 2015-LİSANS YERLEŞTİRME SINAVLARI SAYISAL BİLGİLER 2015-LYS ADAY BİLGİLERİ YGS sonrası herhangi bir LYS ye girmeye hak kazanan aday

Detaylı

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin Amacı Nedir?

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin Amacı Nedir? Rehberlik Nedir? Psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri; bireyin kendini tanıması, anlaması, sahip olduğu gizil güçleri keşfetmesi, geliştirmesi ve bulunduğu topluma aktif uyum sağlayarak kendini gerçekleştirmesi

Detaylı

2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ EYLÜL AYI HAZIRLIK-ARI GRUBU BÜLTENİ

2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ EYLÜL AYI HAZIRLIK-ARI GRUBU BÜLTENİ 2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ EYLÜL AYI HAZIRLIK-ARI GRUBU BÜLTENİ OKULA UYUM OKULUM, BEN VE ARKADAŞLARIM Okulunu tanıma Okulunun ismini söyleme Öğretmen ve arkadaşlarını tanıma Okulda çalışanları gözlemleme

Detaylı

MEHMET VEYSEL ÇELİK ŞAİR NESİMİ İLKÖĞRETİM OKULU DİYARBAKIR 20.12.2009

MEHMET VEYSEL ÇELİK ŞAİR NESİMİ İLKÖĞRETİM OKULU DİYARBAKIR 20.12.2009 MİCROSOFT YENİLİKÇİ ÖĞRETMENLER PROGRAMI 2009 TÜRKİYE FORUMU SANAL OYUNLARLA SOMUT ÖĞRENİYORUM Sunum: Mehmet Veysel ÇELİK Diyarbakır Şair Nesimi İlköğretim Okulu Öğretmeni 1 İÇİNDEKİLER: -OKULUMUZU TANIYALIM

Detaylı

YGS-LYS de. 20 Yıllık ÇINAR Tecrübesi. www.cinarkoleji.com.tr

YGS-LYS de. 20 Yıllık ÇINAR Tecrübesi. www.cinarkoleji.com.tr YGS-LYS de 20 Yıllık ÇINAR Tecrübesi www.cinarkoleji.com.tr Çınar Koleji nde güne her sabah mutlulukla başlarsınız. 20 yıllık eğitim tecrübesiyle geliştirilen Sınavlara Hazırlık Sistemi ile sınav endişesi

Detaylı