T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Gögüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Şef Doç. Dr. Veysel Yılmaz

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Gögüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Şef Doç. Dr. Veysel Yılmaz"

Transkript

1 T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Gögüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Şef Doç. Dr. Veysel Yılmaz TÜBERKÜLOZ PLÖREZİ TANISINDA POLİMERAZ ZİNCİR REAKSİYONU, LÖWENSTEİN-JENSEN EZME KÜLTÜRÜ, ADENOZİN DEAMİNAZ AKTİVİTE DÜZEYLERİ VE HİSTOPATOLOJİNİN TANI DEĞERLERİ UZMANLIK TEZİ Dr. Banu KÜÇÜK İstanbul

2 I. İÇİNDEKİLER TEŞEKKÜR 1. GİRİŞ VE AMAÇ 2. GENEL BİLGİLER 2.1. Patogenez 2.2. Klinik Belirti ve Bulgular 2.3. Radyolojik Bulgular 2.4. Laboratuvar Tanı 2.5. Tedavi 3. GEREÇ VE YÖNTEM 4. BULGULAR 5. TARTIŞMA 6. SONUÇ 7. ÖZET 8. KAYNAKLAR 2

3 TEŞEKKÜR Tez çalışmalarımın gerçekleşmesinde beni destekleyen, yönlendiren, her türlü yardımını esirgemeyen, üstün bilgi ve tecrübesinden yararlandığım, çok değerli hocam Doç. Dr. Veysel Yılmaz a; Yine asistanlık eğitimim süresince bilgilerine başvurduğum deneyimlerinden çok şey öğrendiğim şef yardımcılarımız Dr. Figen Kadakal ve Dr. Uğur Çıkrıkçıoğlu na, Hastanemiz değerli klinik şefleri Dr.Saadettin Çıkrıkçıoğlu na, Doç. Dr.Güngör Çamsarı ya, Dr. Arman Poluman a, Dr. Emel Çağlar a, Doç. Dr. Filiz Koşar a, Doç. Dr. Sedat Altın a, Doç. Dr. Esin Tuncay a, Doç. Dr. Atilla Gürses e, Dr. M. Ali Bedirhan a, Rotasyonlarım sırasında bilgi ve deneyimlerinden yararlandığım Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi 3. Dahiliye Klinik Şefi Dr. Fatih Borlu ya, Haydarpaşa Numune Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Klinik Şefi Doç. Dr. Paşa Göktaş a ve Haseki Hastanesi Radyoloji Klinik Şefi Doç. Dr. Murat Ulusoy a, Servis çalışmalarında bilgilerinden faydalandığım, yardım ve desteklerini hissetttiğim başasistan ve uzmanlarımızdan Dr. Atilla Uysal a, Dr. Akif Özgül e, Dr. Pınar Yıldız a, Dr. Z. Senem Elibol a, Sevgili Asistan arkadaşlarım; Dr. Esra Yazar a, Dr. Aygül Güzel e, Dr. Selim Kahraman a, Dr. Nebibe Bekar a, İlgili laboratuvar materyallerinin değerlendirilmesinde, Cerrahpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ABD dan Dr. Suat Sarıbaş a, Uzm. Dr. Kenan Midilli ve Dr. Sevgi Ergin e, Her zaman yanımda olan ve destekte bulunan aileme, yanısıra tezimin istatistik hesaplarında yardımı nedeniyle sevgili ablam Dr. Ülkü Altoparlak a Hastanemiz tüm hemşire ve personeline, En içten teşekkürlerimi sunarım. Dr. Banu Küçük 3

4 1.GİRİŞ VE AMAÇ Türkiye de 1999 yılına ait tüberküloz insidansı yüzbinde 34 olup ekstrapulmoner tüberküloz formları, tüm tüberküloz olgularının yaklaşık olarak % 16 sını oluşturmaktadır. Tüberküloz plörezi ise, ekstrapulmoner formlar arasında lenf bezi tutulumundan sonra ikinci sıklıkta (%23) görülmektedir (1, 2). Plevra sıvısının varlığını klinik ve radyolojik olarak saptamak kolay olmakla birlikte, sıvının etiyolojisini saptamak o kadar kolay değildir. Görüntüleme yöntemleri, sıvının biyokimyasal ve hücresel analizi, sitolojik muayene, mikrobiyolojik analizler, kapalı veya açık biyopsi işlemleri gibi tüm tanısal adımlar yerine getirilse bile tanı alamayan hastalar olabilmektedir. Bunların bazıları, tanı işlemleri sırasında kendiliğinden kaybolabilmekte ve retrospektif olarak viral etiyoloji düşünülmektedir. Bazı tanı konulamayan plevra sıvıları ise klinik seyrindeki özellikler nedeniyle kanıt olmasa da malign kabul edilmektedir. Bazen de hiçbir şekilde tanı konamayan ve idiopatik plevra sıvısı tanısı alan selim seyirli sıvılar ortaya çıkabilmektedir (1). Plevral sıvının hücre içeriğini ve biyokimyasal özelliklerini tanımlayan birçok yöntem olmasına ve birçok biyopsi prosedürü bulunmasına karşın tanı, olguların yaklaşık %75 de elde edilebilmektedir (3). Tüberküloz hastalarının erken tanı ve tedavisi bu hastalıktan toplumun korunmasında en etkili yoldur. Bu nedenle tüberküloza yakalandığı düşünülen hastaların tanılarını kanıtlayacak, duyarlılığı ve özgüllüğü yüksek, hızlı sonuç veren, uygulaması kolay ve pahalı olmayan laboratuvar yöntemlerinin günlük kullanıma girmesi önemli bir 4

5 gereksinimdir. Tüberküloz plörezi vakalarında; balgam, bronş lavaj sıvısı, mide sıvısı ve plevra sıvısında basili üretmek düşük oranlarda mümkün olabilmektedir (2-5). Geleneksel kültür yöntemleri ile tanı koymak oldukça zaman kaybettirici olduğundan dolayı tüberküloz basilinin varlığını kısa sürede saptamaya yönelik, duyarlılığı yüksek yöntemlerin geliştirilmesinde farklı yaklaşımlar denenmekte ve hızlı sonuç veren kültür sistemleri, çeşitli hücrelerden salınan enzimlerin belirlenmesi, moleküler tanı yöntemleri gibi çeşitli yöntemler geliştirilmektedir (6,7). Tüberküloz tanısında uygulanabilirliği araştırılan serolojik belirteçlerden birisi olan adenozin deaminazın (ADA), tüberkülozlu hastaların plevral sıvıları, beyin-omurilik sıvısı, plazma ve serumunda aktivitesinin arttığı gösterilmiş, böylece; tüberküloz plörezili hastaların plevral sıvılarında ölçümünün anlamlı olduğun görülerek rutin uygulamaya girmiştir (8). Bu çalışmada; plevra sıvının direkt mikroskopisi, kapalı plevra biyopsisi ile alınan dokunun kültürü gibi geleneksel yöntemler ile plevra sıvısında ADA düzeyleri ve PCR ın tüberküloz plörezi tanısında ki tanı değerlerinin karşılaştırılması amaçlandı. 5

6 2.GENEL BİLGİLER Türkiye nin birçok yerinde eksudatif plörezinin sebepleri arasında tüberküloz birinci sırada yer alır. Fibröz mineral maruziyetinin olduğu bölgelerde malignitelerden sonra ikinci sırada yer almaktadır (9). Tüberküloz plörezi tanısının konulması ve uygun tedaviye başlanması, sonradan gelişebilecek tüberküloz insidansının azaltılabilmesi nedeniyle çok önemlidir (10) Patogenez Patogenezinde gecikmiş tip hipersensitivitenin büyük rol oynadığı düşünülmektedir. Plevral sıvıda tüberküloz proteini ile sensitize olmuş T lenfositleri bulunur. Subplevral kazeöz odağın plevral aralığa rüptüre olmasıyla, tüberküloz proteinleri plevral aralığa geçer ve klinik belirtilerin çoğundan sorumlu olan hipersensitivite reaksiyonları meydana gelir (11, 12). Hayvan deneylerinde, ölü tüberküloz basili enjeksiyonu suretiyle, önceden immünizasyon yapılan hayvanların plevral boşluklarına 3-5 hafta sonra PPD verildiğinde, saat sonra eksüdatif bir plevral effüzyon meydana geldiği gözlenmiştir. Bu plevral effüzyon gelişimi, hayvanlara antilenfosit serum verilmesiyle baskılanmıştır (10). Deneysel tüberküloz plörezi gelişiminde, nötrofiller anahtar bir role sahiplerdir. Bacillus-Calmette-Guerin (BCG) ile sensitize tavşanlara intraplevral BCG verildiğinde, oluşan plevral effüzyondaki hakim hücreler, ilk 24 saatte nötrofillerdir. Plevral aralıktaki nötrofillerin, monositleri plevral boşluğa toplamak için, bir monosit kemotaksini salgıladıkları ve böylece granülom formasyonuna yardımcı oldukları düşünülmektedir. Üçüncü günden sonra, lenfositler effüzyonda dominant hücre 6

7 durumuna geçerler. Lenfositlerin büyük çoğunluğu T lenfositlerdir. CD4/CD8 (helper/suppressor) oranı plevra sıvısında ortalama 4.3, periferik kanda ise 1.6 dır. Tüberküloz proteinlerinin plevral aralığa geçerek başlattığı gecikmiş tipte hipersensitivite reaksiyonunun, serum proteinlerine karşı plevral kapillerlerin geçirgenliğini arttırdığı ve böylece plevral sıvının onkotik basıncının artmasına ve sıvının birikmesine neden olduğu düşünülmektedir. Bunun yanısıra tüberküloz plörezide, plevradan protein klirensinin azaldığı bilinmektedir. Plevradan sıvı ve protein klirensi parietal plevradaki lenfatikler yoluyla olmaktadır. Fazla miktardaki sıvı parietal plevradaki stomatalar yoluyla lenfatiklere geçer. Tüberküloz plörezide parietal plevranın diffüz bir şekilde tutulmasına bağlı olarak meydana gelen stomataların hasarı ya da obstrüksiyonu, plevral sıvının birikmesinde rol oynayan önemli mekanizmalardan biri olabilir (10-16). Tüberküloz basilinin plevraya ulaşma yolları: 1. Akciğer parankimindeki subplevral odaktan direkt yayılım a. Primer kompleksin akciğer komponentinden yayılım b. Subplevral yerleşimli kavitenin plevraya açılması 2. Hiler lenf bezlerinden yayılım 3. Hematojen yayılım 4. Komşu dokulardan (mediastinal soğuk apse, vertebra ve kosta tbc) direkt yayılım (11) Tüberküloza bağlı plevral effüzyon farklı yollarla oluşmaktadır: 1. Primer tüberkülozun komplikasyonu olarak tüberküloz plörezi: Çocuklarda, periferik yerleşimli odağın veya kazeoz lenf nodunun plevraya açılması ile effüzyon gelişir. Tipik olarak 5 yaş ile puberte arasında görülür ve primer tüberkülozlu hastaların yaklaşık % 3-7 sinde meydana gelir. Plevral effüzyon genellikle enfeksiyondan 3-6 ay 7

8 sonra ortaya çıkar. Kemoterapi öncesi dönemlerde, sadece kostofrenik açıda bir küntleşme ve primer komplekse dair izler bırakarak, 3-4 ayda kendiliğinden gerilediği bilinen bu durum, son zamanlarda, tüberkülin duyarlılıkları kaybolmuş olan orta yaşlı ve yaşlı hastalarda da karşımıza çıkmaktadır (13, 14). 2. Lokalize tüberküloz plörezi : Genç erişkinlik çağında görülen tüberküloz plörezi, plevra altında gelişen bir primer enfeksiyon odağının, aşırı duyarlılığın yüksek olduğu bir dönemde, plevraya açılması ile meydana gelir. Bir başka deyişle, geç primer enfeksiyona bağlıdır. Seyrek olarak hematojen yayılım ile, bir çok organ ve seröz zarların hastalığı ile birlikte bulunur. Bilateral plevral effüzyon bulunması, genellikle hematojen yayılım olduğunu düşündürür (14, 15, 17). 3. Pulmoner veya ekstrapulmoner tüberkülozun komplikasyonu olarak tüberküloz plörezi: Tüberküloz plörezinin bu tipi, yaygın postprimer hastalığı olan bir hastada, tüberküloz kavitesinin plevraya rüptürü ile meydana gelir. Bu genellikle, bir tüberküloz piyopnömotoraksına neden olur. Diğer yollar ise, vertebra tüberkülozundan kaynaklanan paravertebral abselerin plevraya açılması veya kosta kemiği tüberkülozunun plevraya yayılmasıdır (13, 18). Tüberküloz plörezide basil sayısı çok azdır ve tedavi edilmeyen olgular genellikle 2 ile 4 hafta içinde spontan bir şekilde rezolüsyona uğrarlar. Bu tür hastaların yaklaşık %65 inde, 5 yıllık süre içerisinde aktif akciğer tüberkülozu ya da akciğer dışı tüberküloz formlarının geliştiği belirlenmiştir. Antitüberküloz tedavi ile bu formların gelişimi önlendiği için, tüberküloz plörezi tanısının konulması ve uygun bir şekilde tedavi edilmesi çok önemlidir (19, 20) Klinik Belirti ve Bulgular Tüberküloz plörezili hastalar, genellikle parankim tüberkülozlu hastalardan daha gençtirler. Ancak son yıllarda özellikle gelişmiş ülkelerde reaktivasyon tüberküloz 8

9 formunda meydana gelmekte ve buna bağlı olarak hastaların yaş ortalamaları giderek artmaktadır. Reaktivasyona sekonder plörezili olgular primer tüberkülozlu olgulardan daha yaşlıdırlar (16, 19). Ülkemizde yapılan değişik çalışmalarda tüberküloz plörezili olguların yaş ortalamaları arasında değişmektedir (21, 22). Tüberküloz kronik bir hastalık olarak bilinmekle beraber, tüberküloz plörezi akut bir hastalık olarak gelişebilmektedir. Hastaların önemli bölümünde nonprodüktif öksürük, plevral göğüs ağrısı, ateş ve kilo kaybı gibi spesifik olmayan semptomlar bulunmaktadır (19). Plevral effüzyon genellikle tek taraflıdır ve değişik miktarlarda biriktiği görülebilmektedir. 254 hastanın yer aldığı bir çalışmada, yalnızca 4 (%1.6) olguda bilateral effüzyon saptanmış, plevral sıvı, 47 (%18.5) hastada bir hemitoraksın üçte ikisinden fazla, 120 (%47.2) hastada bir hemitoraksın üçte ikisi ile üçte biri arasında ve 87 (%18.9) hastada bir hemitoraksın üçte birinden az miktarda tespit edilmiştir (23). Fizik muayenede, plevral boşlukta sıvı toplanmasına ait bulgular vardır. Plevral frotman hem palpasyonda hissedilebilir, hem de oskültasyonda duyulabilir, ancak plevral sıvının artışı ile birlikte kaybolur. Plevral sıvı rezorbe olduktan sonra, başlangıç evresinde olduğu gibi plevral frotman duyulabilir. Etkilenen hemitoraksta, solunuma katılmada ve vibrasyon torasikte azalma, perküsyonda matite ve solunum seslerinde azalma veya kaybolma saptanır. Sıvının üst sınırına yakın bronşial solunum duyulabilir (24-26) Radyolojik Bulgular Radyolojik olarak çoğunlukla tek taraflı, nadiren çift taraflı sıvı bulguları vardır. Plörezi bulguları yanında aynı taraf veya karşı tarafta tüberküloz ile uyumlu bulgular aranmalıdır. Ancak kalsifikasyonlar değerlendirilirken ülkemizde fibröz minerallere bağlı kalsifikasyonların sıklığı unutulmamalıdır (22, 27). Plevra sıvısının saptanabilmesi için, yaklaşık ml sıvı birikmesi gereklidir. 500 ml. sıvı toplandıktan sonra, fizik 9

10 muayene bulguları ortaya çıkmaya başlar, miktarı arttıkça da gerek radyolojik, gerekse klinik olarak daha kolay tespit edilebilir hale gelir (28). Ultrasonografi daha az miktardaki sıvıları gösterebildiği gibi, ponksiyon için de yol göstericidir. Tüberküloz plörezide plevral sıvının septalı olduğu, içerisinde ekojen partiküllerin bulunduğu yazılır. Bunlar nonspesifik olup karar verdirici değildirler. Plevranın kalınlığı da destekleyici olmakla birlikte spesifik değildir (22, 27, 29). Bilgisayarlı tomografi, sıvının örttüğü parankimanın değerlendirilmesinde kavite, mediastinal lenf bezi ve kalsifikasyonların gösterilmesinde çok değerlidir. Plevral kalsifikasyonların duvara atılmış çamur gibi olduğu yazılır. Tabi çok az miktardaki sıvıları göstermesi nedeniyle, BT altında biyopsi olanaklarından yararlanılmalıdır (22, 27, 30). Gürkan ve arkadaşları, tüberküloz plörezi tanısı konmuş 36 hastanın 2 sinde (%5.5) kavite, 3 ünde (%8.3) kitle, 5 inde (%13.8) nodül, 12 sinde (%33.3) plevral kalınlaşma, 10 unda (%27.7) mediastinal-hiler lenf nodu bilgisayarlı tomografi ile saptarken, akciğer radyografisi ile bu bulgulardan, sadece 1 hastada nodül bildirmişlerdir (31) Laboratuvar Tanı Tüberküloz plörezi tanısı; balgam, plevra sıvısı veya plevra doku örneğinde tüberküloz basilinin veya histopatolojik olarak plevra dokusunda nekrozlu granülomun gösterilmesine dayanmaktadır. Periferik kan tetkiklerinin tanıda katkısı yoktur (32). 10

11 Tüberkülin Deri Testi Pürifiye protein derivesi (PPD) ısı ile sterilize edilmiş tüberküloz basiline ait kültür filtratlarından hazırlanmaktadır. Tüm tüberkülinler için referans standart materyaldir (33). Seibert, 1939 yılında Glenn ile birlikte, halen uluslar arası standart tüberkülin olmayı sürdüren PPD-S i üretmişlerdir (34) yılında, insanlarda kullanılan PPD tüberkülinlerinin standart test dozlarının, 5 tüberkülin ünitesi (TU) PPD- S e biyolojik olarak eşdeğer olmaları, zorunlu kılındı (35). Standart 5 TU PPD-S dozu, 0.1 mg/0.1 ml. PPD-S dozuyla elde edilen, gecikmiş deri testi aktivitesi olarak tanımlanmıştır (34). Negatif tüberkülin deri testi tüberküloz plörezi tanısını ekarte etmez. İmmün supresyonu olmayan hastaların yaklaşık %30 unda negatif deri testi saptanmaktadır (16, 19, 36). Tüberkülin deri testinin negatif olduğu hastalarda, semptomların başlangıcından 8 hafta sonra, test pozitifleşebilir. Bununla birlikte HIV infeksiyonu ya da şiddetli malnütrisyon varsa bu süre sonunda da test negatifliği devam edebilir (16, 37). Tüberküloz plörezide negatif tüberkülin deri testi saptanmasının başlıca iki nedeni olabilir. Birincisi, bazı hastalarda periferik kandaki mononükleer hücreler spesifik bir şekilde duyarlı T lenfositleri baskılamaktadır. İkincisi, plevral aralıkta PPDreaktif T lenfositlerinin sekestrasyonudur (16, 19). Plevral Sıvı İncelemeleri Plevra sıvısı eksüda özelliğindedir. Genellikle lenfosit hakimiyeti yanısıra, % 5 den daha az oranda mezotelyal hücreler saptanmaktadır. Semptom süresi iki haftadan daha az olan hastalardaki plevra sıvısında nötrofil hakimiyeti olabilir. Ancak seri torasentezlerin yapılması durumunda, lenfositlerin dominant hücre durumuna geçtikleri görülebilmektedir (16, 19). Plevral sıvıda %10 dan fazla eozinofil varlığı ile tanımlanan 11

12 plevral sıvı eozinofilisi, eksüdatif effüzyonların tanısında yardımcı değildir. Ancak plevra sıvısında eozinofili, tüberküloz ve malignite olasılığını azaltmaktadır (38-40). Plevra sıvısı sıklıkla saman renginde, berrak (seröz) veya hafif bulanıktır (seröfibrinöz), ancak kırmızıya çalar renkte (serösanginöz) de olabilir. Kanlı plevra sıvısı (plevral sıvı hematokritinin %1 den fazla olması), tüberkülozda oldukça ender görülür. Kanlı plevra sıvısı alındığında, travmatik değil ise, tüberküloz dışı bir etyolojiyi düşünmek gerekir (25). Plevral sıvı total protein düzeyinin 4-5 g/dl veya daha yüksek olması tüberküloz plörezi için karakteristik kabul edilmektedir (32,41). Tüberküloz plörezide plevral sıvıda düşük glukoz düzeyi (<40 mg/dl) görülebilir. Ancak nadiren 20 mg/dl nin altında görülür. Geçmişte tüberküloz plörezide, plevral sıvı glukoz değerinin daima düştüğü düşünülürdü, ancak çalışmalar tüberküloz plörezili hastaların birçoğunda, plevral sıvı glukoz değerinin 60 mg/dl nin üzerinde olduğunu göstermişlerdir (41). Plevra sıvısı ph değeri, genellikle 7.30 un üzerindedir, ancak %20 oranında 7.30 un altında olabilir (12, 32). Plevra sıvısında ADA aktivite düzeyi: Son yıllarda adenozin deaminaz (ADA) en çok araştırılan ve ilgi duyulan testtir. ADA, adenozinin inozine ve deoksiadenozinin deoksiinozine dönüşümünü sağlayan bir enzimdir. Tüberküloz plörezide diğer eksüdalara oranla çok daha yüksek ADA düzeyi saptanmaktadır ve çalışmalarda genellikle rapor edilen cut-off düzeyi 47 ile 60 U/L dir. Bununla birlikte parapnömonik effüzyon, ampiyem, romatoid plörezi, sistemik lupus eritamatozis ve özellikle hemopoetik orjinli neoplazmlarda da yüksek ADA düzeyi görülebilir (38). Son yıllarda ADA-1 ve ADA-2 olmak üzere iki izoenzimi belirlenmiştir. ADA-1 tüm hücrelerde mevcuttur ve ADA-1m ve ADA-1c olmak üzere iki dimere ayrılmaktadır. ADA-2 esas olarak monosit/makrofaj aktivasyonunu gösterir ve özellikle tüberküloz plörezide 12

13 yüksek düzeyde saptanmaktadır.buna karşılık diğer eksüdalardaki predominant form ADA-1 dir (16, 42). Tüberküloz plörezi tanısında ADA nın yararlılığı toplumdaki tüberküloz prevalansı ile yakın ilişkilidir. Tüberküloz plörezinin yüksek prevalansta olduğu bir toplumda testin sensitivite ve spesifite değerleri yüksektir. Valdes ve arkadaşlarının yapmış olduğu bir çalışmada 35 yaş ve altındaki plörezili olguların %63 ünde, etiyoloji tüberküloz plörezi, %7 sinde malignitedir. Tüm tüberküloz plörezili hastaların plevra ADA düzeyi 47 U/L nin üzerindedir. Oysa, nontüberküloz grubunda 47 U/L cut-off değerinin üzerine çıkan ADA seviyeleri sadece ampiyemli olgularda belirlenmiştir (23). Buna karşılık tüberküloz plörezi prevalansının düşük olduğu toplumlarda yalancı pozitiflik oranı yükselmekte, testin spesifitesi ve pozitif prediktif değeri düşmektedir. Bu durum malignite gibi gerçek etiyolojilerin tanınmasını geciktirmekte ve gereksiz antitüberküloz tedavilerin verilmesine yol açmaktadır (16, 19, 38, 43). Tüberküloz plörezide yüksek ADA düzeyinin esas kaynağı ADA-2 formudur. ADA-1/total ADA aktivitesinin ve ADA-2 düzeyinin, tüberküloz plöreziyi parapnömonik effüzyonlardan ve malign plörezilerden ayırabileceğini gösteren çalışmalar vardır (23, 44, 45). Ancak, izoenzim tayini pahalı bir yöntemdir ve olguların büyük çoğunluğunda ADA izoenzimlerinin ayrımına gitmeye gerek kalmamaktadır (19). Bununla birlikte ADA düzeyi tayininin biyopsi ve kültür yöntemlerine alternatif olarak tercih edilmemesi ve konvansiyonel yöntemlerin tanı açısından olumsuz kaldığı bir grup hastada uygulanması daha akılcı gözükmektedir (43). Tüberküloz plörezinin tanısında yararlı olan bir diğer laboratuvar testi gamma interferon (IFN) dur. Çeşitli çalışmalarda, tüberküloz plörezili hastalarda nontüberküloz plöreziye göre çok yüksek düzeylerde saptanan IFN, spesifik antijenler ile uyarılan T lenfositleri tarafından üretilen bir lenfokindir (46, 47). Bu testin parapnömonik 13

14 effüzyon, pulmoner emboli, malign effüzyon ve otoimmün hastalıklara bağlı plörezilerde de yüksek bulunması spesifiteyi düşürmektedir. Bundan başka SLE ve diğer bazı otoimmün hastalıklarda serumda da yüksek IFN düzeyi saptanmıştır. Tüberküloz plörezili hastaların serum IFN düzeyinin yok denecek kadar düşük olduğu da iyi bilinmektedir. Buradan yola çıkarak, ülkemizde Köktürk ve ark.(47) plevra sıvısı/serum IFN oranının tüberküloz plörezilerin ayırıcı tanısındaki değerini araştırmışlardır. Bu çalışmada plevra sıvısı/serum IFN oranının, plevral sıvı IFN düzeylerine kıyasla daha düşük sensitiviteye ancak daha yüksek spesifiteye sahip olduğu, her iki parametrenin birlikte kullanılması halinde ise sensitivite ve spesifitenin %100 lere ulaştığı, net bir şekilde tüberküloz ve nontüberküloz plörezi ayrımının yapılabileceği gösterilmiştir. Bununla birlikte ADA dan çok daha pahalı bir yöntem olduğu için rutin kullanımı tercih edilmemekte ve önerilmemektedir (16, 19). Tüberküloz plörezide diğer eksüdatif efüzyonlardan daha yüksek saptanan bir diğer parametre lizozimdir. Plevra sıvısı/serum lizozim oranının yararlı bir test olduğu ancak ADA ve IFN ile karşılaştırıldığında daha az tanısal değere sahip olduğu belirtilmekte ve bu yüzden rutin kullanımı önerilmemektedir. Son yıllarda, plevra sıvısında mikobakteriyel antijenlerin ve antikorların tanısal değeri araştırılmıştır. Tüberküloz plörezide antimikobakteriyel antikorların düzeyi diğer eksüdatif efüzyonlara oranla daha yüksek bulunmakla birlikte, sensitivite ve spesifitenin yeterli olmaması nedeniyle klinik kullanımı önerilmemektedir (16, 19, 48). Plevra sıvısında tüberküloz basilinin üretilmesi: Her zaman mümkün değildir. Rutin olarak plevra sıvısının aside rezistan basil (ARB) yayması endike değildir, çünkü ampiyem olmadığı sürece, hemen hemen daima negatiftir (49). Tüberküloz plörezi ile ilgili çoğu çalışmada, plevral sıvının mikobakteri kültürü %20-30 dan daha düşük oranda pozitiftir (32, 38, 41, 50, 51, 52). Hatta bazı çalışmalarda, çalışmaya alınan 14

15 tüberküloz plörezili olguların, plevral sıvı kültürlerinin hiçbirinde üreme tespit edilmemiştir (53, 54). Mikobakteri kültürü için BACTEC yönteminin kullanılması ve plevral sıvının hasta başında inokülasyonu, daha verimli ve hızlı sonuçlar alınmasını sağlayan yöntemdir (51, 55). Polymerase Chain Reactıon (PCR): Nükleik asitlerin istenilen bölgelerinin, bölgeye özel, sentetik oligonükleotid primerleri kullanılarak, in vitro ortamda kopyalanmasını esas alır. Hedef olarak rrna veya genomik DNA'nın ayırıcı özellik taşıyan farklı bölgeleri kullanılabilir. Kopyalama işlemi kısa sürer. Bu büyük bir avantajdır. Yöntemin bir diğer avantajı, az miktarlarda (picogram (pg) seviyesinde) hedef molekül olduğu hallerde dahi sonuca gidebilmektir. PCR için, mililitrede 10 basil bulunması tanı için yeterli olmaktadır. Burada en önemli faktör, DNA kontaminasyonudur. DNA dayanıklı bir moleküldür. Laboratuvar uygulamaları sırasında aerosol ile reaksiyona girerek, yalancı pozitiflik yaratabilir. Bununla birlikte, çalışılan materyalin türüne göre, PCR'ın inhibe olması söz konusu olabilir ki bu da yalancı negatif sonuçların ortaya çıkmasına neden olur.yapılan çalışmalar, doğrudan PCR uygulaması kullanıldığı takdirde yalancı negatiflik ve pozitiflik oranlarının yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Sonuçlar klinik bulgular ve diğer laboratuvar yöntemleri ile bir arada değerlendirilmelidir. PCR'da kontaminasyon riskini ortadan kaldırabilmek ve moleküler çalışmalarda duyarlılık yüzdelerini arttırabilmek amacı ile yeni yöntemler geliştirilmeye çalışılmıştır. Bu amaçla in house sistemlerden sonra ticari sistemler de geliştirilmiştir. Ticari sistemlerin kontaminasyon riskinin daha az olması, miktar belirlenebilmesi, daha duyarlı olması ve otomatizasyon kapasitelerinin olması gibi avantajları vardır (56). Bu sistemler şunlardır: Amplified Mycobacterium tuberculosis Direct Test (MTDT) (Gen-Probe Inc., San Diego, CA) (57) 15

16 Amplicor M. tuberculosis Test (Roche Diagnostic Systems, Branchburg, NJ) (58) Q - Beta Replicate Assay (Vysis, Downers Grove IL) (59) Ligase Chain Reaction Test (Abbott Laboratories Diagnostic Division, Abbott Park, IL) (60) Strand Displacement Amplification (SDA) (61) Bu metodlar hızlı ve özgüldür. Ancak, örnekte sadece M. tuberculosis complex varlığını saptar. Nontüberküloz mikobakterilerin varlığını saptamak, canlı bakteri varlığını ayırt edebilmek ve hassasiyet testlerini çalışabilmek için hala kültür yöntemlerine ihtiyaç vardır (62). Bu ticari kitlerden smear pozitif pulmoner örnekler için MTDT ve Amplicor M tuberculosis Test; smear negatif pulmoner örnekler için ise sadece MTDT' nin Food and Drug Administration (FDA) onayı bulunmaktadır. Mycobacterium Tuberculosis Direct Test (MTDT) (Gen-Probe Inc., San Diego, CA): MTD testi trancription-mediated amplification (TMA) sistemi ile çalışır. Hedef 16s ribosomal RNA(rRNA)'dır. Sistem isotermaldir. Bir mikobakteri içinde de 2000' in üzerinde rrna bulunur. Bu nedenle, 1 basil/ml olması tanı için yeterlidir. Testin duyarlılığı yüksektir. Tüm işlemin tek bir tüpte olması kontaminasyon riskini azaltır. Hedef rrna olduğu ve RNA dış ortamda DNA' dan daha labil olduğu için cross kontaminasyon riski de azdır. Yalancı negatiflik ve pozitiflik oranı PCR' dan düşüktür. 5 saatte sonuçlanır (57). Amplicor M. tuberculosis Test (Roche Diagnostic Systems, Branchburg, NJ): Amplicor M. tuberculosis test, PCR sistemi ile çalışır. Hedef, genomdaki rrna genidir. Hedef DNA olduğu için kontaminasyon riski daha çoktur ve ml' de birden fazla basil bulunmasına ihtiyaç duyar. 6-7 saatte sonuçlanır (58). 16

17 Q - Beta Replicate Assay (Vysis, Downers Grove IL): Q - Beta Replicate Assay sistemi, hedef alınan 23s rrna' nın yakalanması ve Q beta replicase enzimiyle birlikte çoğalabilen bir probun amplifikasyonu esasına dayanır. Balgamda yapılan bir çalışmada inhibisyona rastlanmayışı PCR' a göre bir üstünlüktür (59). Ligase Chain Reaction Test (Abbott Laboratories Diagnostic Division, Abbott Park, IL): LCR, iki küçük DNA primeri ve onları birleştiren ligaz enzimi kullanarak, DNA kopyalarını hızla oluşturmak için geliştirilmiş bir sistemdir. PCR'a göre daha özgüldür ve otomatik saptama sistemi vardır. Kontaminasyon kontrol sisteminin olmayışı dezavantajıdır. LCR ile örnekte 7-8 bakteri/ml bulunması pozitif sonuç almak için yeterlidir (60). Strand Displacement Amplification (SDA): SDA yöntemi PCR'a benzer. İzotermal bir amplifikasyon metodudur. Yöntemin özgüllüğü aranan etkene özgü DNA dizilerini tanıyacak primerlerin kullanılmasına bağlıdır. 10 basil/ml den az mikobakteri tanı için yeterlidir (61). Plevral Doku İncelemeleri Tüberküloz plörezi düşünülen hastalarda plevra doku biyopsisi tanıya katkısı nedeniyle uygulanmaktadır. Plevra iğne biyopsisi, özel bir iğne yardımıyla pariyetal plevradan doku örneği alınmasıdır. Plevral biyopsi için Abrams, Cope ya da trukut iğneleri kullanılabilir. Abrams ve Cope iğneleri ile yapılan karşılaştırmalı bir çalışmada, alınan histopatolojik sonuçlar açısından iki iğnenin birbirlerine üstünlüklerinin olmadığı ileri sürülmüştür (63, 64). Birçok modifikasyon ve yeni iğneler zaman içerisinde geliştirilmiştir. Plevranın iğne biyopsisi ile yapılan çalışmalarda, en sık kullanılan iğneler Abrams ve Cope iğneleri olmuştur (65). Tüberküloz plörezi tanısında kapalı plevra biyopsisinin değeri ile ilgili yapılan birçok çalışmada, tanı oranları %50-80 bulunmuştur, ortalama değer ise % 17

18 69 dur (63, 66). Biyopsiden sonuç alınabilmesi bazı faktörlere bağlıdır. Bunlar, alınan biyopsi örneğinin yeterliliği ve örneğin plevranın hastalıklı bölgesinden alınıp alınmamasıdır. Biyopsi örneğinin yeterliliği, alınan materyalin büyüklüğü ve sayısının yanısıra, biyopsiyi yapan kişinin tecrübesi ile de ilişkilidir. Biyopsiden sonuç alınmaması, hastalığın olmadığı anlamına gelmez, bu durumda biyopsinin tekrarı gerekir (67). Tüberküloz plörezili hastalarda ikinci biyopsinin histopatolojik tanı oranına katkısı %10-40 dır (68). Utkaner ve arkadaşlarının yayınladıkları bir çalışmada, 82 tüberküloz plörezili olgunun 58 ine (%70.7) ilk biyopsi ile histopatolojik tanı konulurken, 11 ine (%13.4) ikinci, 1 ine (51.2) üçüncü biyopsi ile histopatolojik tanı konulmuştur (67). Kapalı plevral biyopsi ile tanıya ulaşılamadığı durumlarda medikal torakoskopi endikedir. Plevral effüzyonların yaklaşık beşte birinde torakoskopi endikasyonu vardır. Bu teknikle pariyetal ve visseral plevra, ayrıca diyafragm ve mediasten doğrudan incelenebilir, normal dışı görünümler izlenerek uygun yerlerden biyopsiler alınabilir. Tüberküloz plörezilerinde torakoskopinin tanı oranı (%94) kapalı biyopsiden fazladır (66). Biyopside, kazeöz veya nonkazeöz epiteloid granülomun gösterilmesi, çoğunlukla tüberküloz olarak değerlendirilir, ancak sadece biyopsi örneğinde aside rezistan basil (ARB) görülmesi veya kültürde tüberküloz basilinin üretilmesi, kesin olarak tanısaldır. Kültür için alınan doku örnekleri, aseptik bir şekilde toplanmalı ve hızla laboratuvara gönderilmelidir. Hemen işlem yapılmayacaksa, buzdolabında 4-10 C de saklanmalıdır (26). Plevra biyopsi ile alınan örneklerin bakteriyolojik inceleme için de çok uygun materyal oluşturabileceği ve bu amaçla kullanımlarının plevra biyopsisinin tanı değerini arttırabileceği fikrinden yola çıkarak yapılan çalışmaların sonucunda, tek başına plevra 18

19 biyopsi kültürü ile, % arasında değişik tanı oranları bildirilmiştir. Plevra biyopsi örneğinin kültürü, histopatolojik inceleme ile birlikte ele alındığında, %77-95 arasında tüberküloz tanısına varılabileceği sonucu doğmuştur (49, 52, 58, 69, 70). Mikobakteri kültürü için kullanılan besiyerleri; sıvı besiyeri, yumurtalı besiyeri ve agarlı besiyeri olarak üçe ayrılmaktadır. Bu besiyerlerinin tümü, antibiyotik eklenerek selektif hale getirilebilir. Yumurtalı besiyerlerinde üreme biraz daha iyi olmakla beraber, agar içerenlerde üreme daha hızlıdır. En hızlı üreme ise sıvı besiyerlerinde gözlenmektedir. Ancak ortama antibiyotik eklenmesi gerekmektedir (71). Yumurtalı katı besiyeri olan Löwenstein-Jensen besiyeri, Avrupa da şimdiye kadar en fazla kullanılan besiyeri olmuştur. Bir diğer yumurtalı besiyeri olan Pentagrani, Löwenstein-Jensen besiyeri ne göre, inhibitör madde olan malaşit yeşilini daha yüksek konsantrasyonda içerir ve bu nedenle kontaminasyonun çok olduğu örneklerde tercih edilebilir. American Thoracic Society Medium ise malaşit yeşilini en düşük konsantrasyonda içerir ve vücut sıvıları gibi steril örneklerde önerilmektedir. Cohen ve Middlebrook 50 li yıllarda, Amerika Birleşik Devletleri nde geniş kullanım alanı bulan, agar içeren, kimyasal olarak farklı bir dizi saydam besiyerleri geliştirmişlerdir. Bu saydam besiyerlerinde koloniler günde saptanabilir. Opak olan Löwenstein- Jensen besiyeri nde ise bu süre gündür. Bu hızlı saptama biotin ve katalazın örnekte bulunabilen zarar görmüş basilleri stümüle etmesine bağlıdır. Besiyerinin saydam olması kolonileri inceleme şansı verir. Middlebrook 7H9 ve 7H10 en sık kullanılan ilk izolasyon besiyerleridir. Kazein hidrolizatının eklenmesi ile elde edilen 7H11 ise, izoniazide dirençli mikobakterilerin üremesini, buna %2 gliserol eklenmesi ise Mycobacterium avium-intracellulare nin üremesini sağlar. Middlebrook 7H10 ve 7H11 malaşit yeşili içermektedir,ancak yumurtalı besiyerlerinden çok daha düşük konsantrasyondadır. Ancak saydam Middlebrook besiyerleri ndaha erken sonuç 19

20 vermesine karşın, uzatılmış inkübasyon sürelerinde en yüksek pozitif sonuçlara Löwenstein-Jensen besiyeri vermektedir ve bu nedenle vazgeçilmez sayılmaktadır (72-77). Mycobacterium tuberculosis saatte bir bölünen, geç üreyen bir basildir. Bu yüzden Löwenstein-Jensen besiyerinde kolay ürer, günde gözle görülebilir. Beyaz sarımtrak renkte pürtüklü kabarık ve kenarları düzensiz karnabahar görünümünde koloniler yapar. Bundan sonra direnç testleri ve tip tayini için subkültürler yapılabilir. Tip tayini, yani Mycobacterium tuberculosis î tüberküloz dışı mycobacterilerden ayırt etmek için biyokimyasal testler uygulanabilir. Bunlar; niacin, nitrat redüksiyonu, katalaz 68 C, tween hidrolizi, %5 NaCl e tolerans, tellürit redüksiyonu, demir bağlama, pirazinamidaz ve aglutinasyon testleridir (74-77). Mikobakteriyolojide en önemli ilerleme ise mikobakteriyal büyümenin saptanması için ticari sistemlerin geliştirilmesi ile olmuştur. BACTEC 460 TB sistemi (BACTEC ; Becton Dickinson Diagnostic Instrumentation Systems, Sparks, MD), Mycobacterial Growth Indicator Tube (MGIT) sistemi (BBL, Becton Dickinson Microbiology Systems, Hunt Valley, MD), MB REDOX (Heipna Diagnostika), Extra Sensing Power (ESP), Myco-ESP culture system II (Trek Diagnostic Systems, Inc., Westlake, OH), MB BacT/ALERT Susceptibility Kit (Organon Teknika, Durham, NC) ve Septi-Chek AFP sistemi sayılabilir. Bu sistemler, sıvı Middlebrook 7H12 besiyeri içermekte olup, mikobakteri saptamak için radyometrik veya kolorimetrik materyal eklenerek elde edilmişlerdir. Sıvı sistemler 1-3 haftada üremeyi saptarken, katı besiyerlerinde üreme 3-8 hafta sürebilmektedir. Ancak katı besiyerlerinde koloni morfolojisine ve mikst üremeleri gözlemek mümkündür. Son yirmi yıldır tüm dünyada başarı ile kullanılan sıvı besiyerleri, mikobakterilerin üreme sürelerini kısaltan en uygun 20

Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Göğüs Cerrahisi Plevral Sıvı Fizyolojisi Giriş: Plevral sıvının tespitinde; - Direk akciğer grafisi (Yan yatar pozisyonda) - Ultrasonografi

Detaylı

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Verem Savaşı Daire Başkanlığı

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Verem Savaşı Daire Başkanlığı T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Verem Savaşı Daire Başkanlığı Uzm. Dr. Feyzullah GÜMÜŞLÜ Verem Savaşı Dairesi Başkanı Kurs Programı Tüberküloz tanı ve tedavisi TB bakteriyolojik tanısında yeni yöntemler 23 Nisan

Detaylı

Olgu sunumu. Doç. Dr. Erkan Çakır. Bezmialem Vakıf Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı

Olgu sunumu. Doç. Dr. Erkan Çakır. Bezmialem Vakıf Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı Olgu sunumu Doç. Dr. Erkan Çakır Bezmialem Vakıf Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı Şikayet ve hikayesi E.K 13 yaş kız hasta Özel bir tekstil atölyesinde

Detaylı

TEDAVİSİ TAMAMLANMIŞ TÜBERKÜLOZ PLÖREZİLİ OLGULARDA PLEVRAL KALINLAŞMANIN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ DR. SEDEF KAYA

TEDAVİSİ TAMAMLANMIŞ TÜBERKÜLOZ PLÖREZİLİ OLGULARDA PLEVRAL KALINLAŞMANIN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ DR. SEDEF KAYA T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI YEDİKULE GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ ŞEF DOÇ. DR. VEYSEL YILMAZ TEDAVİSİ TAMAMLANMIŞ TÜBERKÜLOZ PLÖREZİLİ OLGULARDA PLEVRAL KALINLAŞMANIN DEĞERLENDİRİLMESİ

Detaylı

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ Mine SERİN 1, Ali CANSU 1, Serpil ÇELEBİ 2, Nezir ÖZGÜN 1, Sibel KUL 3, F.Müjgan SÖNMEZ 1, Ayşe AKSOY 4, Ayşegül

Detaylı

VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ

VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ Doç. Dr. Koray Ergünay MD PhD Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Viroloji Ünitesi Viral Enfeksiyonlar... Klinik

Detaylı

ÇOCUKLUK ÇAĞI AKCİĞER TÜBERKÜLOZUNDA TANI

ÇOCUKLUK ÇAĞI AKCİĞER TÜBERKÜLOZUNDA TANI ÇOCUKLUK ÇAĞI AKCİĞER TÜBERKÜLOZUNDA TANI Prof Dr Uğur Özçelik Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Bölümü, Ankara Tüberküloz günümüzde tüm Dünya da yaygın bir sağlık sorunu olarak

Detaylı

Tüberkülozda Yeni Tanı Metodları (Quantiferon)

Tüberkülozda Yeni Tanı Metodları (Quantiferon) Tüberkülozda Yeni Tanı Metodları (Quantiferon) Tüberküloz bütün yaş gruplarında görülen ve tüm sistemleri tutabilen bir hastalıktır. Tüberküloz prevalansının yüksek olduğu toplumlarda genellikle çocuk

Detaylı

Mikrobiyolojide Moleküler Tanı Yöntemleri. Dr.Tuncer ÖZEKİNCİ Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji A.D

Mikrobiyolojide Moleküler Tanı Yöntemleri. Dr.Tuncer ÖZEKİNCİ Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji A.D Mikrobiyolojide Moleküler Tanı Yöntemleri Dr.Tuncer ÖZEKİNCİ Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji A.D 1 Enfeksiyonun Özgül Laboratuvar Tanısı Mikroorganizmanın üretilmesi Mikroorganizmaya

Detaylı

1. OLGU. Tüberküloz Kursu 2008 Antalya

1. OLGU. Tüberküloz Kursu 2008 Antalya 1. OLGU Tüberküloz Kursu 2008 Antalya 49 yaşında kadın hasta, ev hanımı Yakınması: Öksürük, balgam Hikayesi: Yaklaşık 2 aydır şikayetleri olan hasta akciğer grafisinde lezyon görülmesi üzerine merkezimize

Detaylı

BOS GLUKOZ DÜġÜKLÜĞÜ ĠLE SEYREDEN TÜBERKÜLOZ MENENJĠT ÖN TANILI VARİCELLA ZOSTER MENENJİTİ OLGUSU

BOS GLUKOZ DÜġÜKLÜĞÜ ĠLE SEYREDEN TÜBERKÜLOZ MENENJĠT ÖN TANILI VARİCELLA ZOSTER MENENJİTİ OLGUSU BOS GLUKOZ DÜġÜKLÜĞÜ ĠLE SEYREDEN TÜBERKÜLOZ MENENJĠT ÖN TANILI VARİCELLA ZOSTER MENENJİTİ OLGUSU Ramazan Gözüküçük 1, Yunus Nas 2, Mustafa GÜÇLÜ 3 1 Hisar Intercontinental Hospital, Enfeksiyon Hastalıkları

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

Tüberkülozun Mikrobiyolojik Tanısı. Süheyla SÜRÜCÜOĞLU

Tüberkülozun Mikrobiyolojik Tanısı. Süheyla SÜRÜCÜOĞLU Tüberkülozun Mikrobiyolojik Tanısı Süheyla SÜRÜCÜOĞLU Tüberkülozun etkin kontrolü için; Yayma sonuçları Kültür ve identifikasyon Duyarlılık testleri ; 24 saat ; 21 gün ; 30 günde bildirilmeli CDC, 1995

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Sedat Gürkok. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Sedat Gürkok. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Soliter Pulmoner Nodül Tanım: Genel bir tanımı olmasa da 3 cm den küçük, akciğer parankimi ile çevrili, beraberinde herhangi patolojinin eşlik

Detaylı

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR SPONDİLODİSKİTLER Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR Vertebra Bir dizi omurdan oluşur Vücudun eksenini oluşturur Spinal kordu korur Kaslar, bağlar ve iç organların yapışacağı sabit bir yapı sağlar. SPONDİLODİSKİT

Detaylı

TÜBERKÜLOZUN MOLEKÜLER TANISINDA GÜNCEL DURUM

TÜBERKÜLOZUN MOLEKÜLER TANISINDA GÜNCEL DURUM TÜBERKÜLOZUN MOLEKÜLER TANISINDA GÜNCEL DURUM Doç. Dr. Alpaslan Alp Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Dünya Sağlık Örgütü 2009 Yılı Raporu Aktif tüberkülozlu hasta

Detaylı

İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım. Dr.Özlem Özdemir Kumbasar

İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım. Dr.Özlem Özdemir Kumbasar İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım Dr.Özlem Özdemir Kumbasar Bağışıklığı baskılanmış hastaların akciğer komplikasyonları sık görülen ve ciddi sonuçlara yol açan önemli sorunlardır.

Detaylı

Anti-HIV Pozitif Bulunan Hastada Kesin Tanı Algoritması. Doç. Dr. Kenan Midilli İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

Anti-HIV Pozitif Bulunan Hastada Kesin Tanı Algoritması. Doç. Dr. Kenan Midilli İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Anti-HIV Pozitif Bulunan Hastada Kesin Tanı Algoritması Doç. Dr. Kenan Midilli İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Testler farklı amaçlarla uygulanabilir: - Tanı, tarama, doğrulama,

Detaylı

TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ

TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ KLİNİK Bağışıklık sistemi sağlam kişilerde akut infeksiyon Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde akut infeksiyon veya

Detaylı

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik

Detaylı

TÜBERKÜLOZ TANI VE TAKİBİNDE MİKROBİYOLOJİ LABORATUARLARININ YERİ,SORUMLULUĞU, BİRLİKTE NELER YAPILABİLİR. Uzm Dr.Banu BAYRAKTAR

TÜBERKÜLOZ TANI VE TAKİBİNDE MİKROBİYOLOJİ LABORATUARLARININ YERİ,SORUMLULUĞU, BİRLİKTE NELER YAPILABİLİR. Uzm Dr.Banu BAYRAKTAR TÜBERKÜLOZ TANI VE TAKİBİNDE MİKROBİYOLOJİ LABORATUARLARININ YERİ,SORUMLULUĞU, BİRLİKTE NELER YAPILABİLİR Uzm Dr.Banu BAYRAKTAR Dünyada en sık ölüme neden olan infeksiyonlardan biri Dünya nüfusunun 1/3

Detaylı

MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ

MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ Dr. Filiz Yenicesu Düzen Laboratuvarı Görüntüleme Birimi Meme Kanserinde Tanı Yöntemleri 1. Fizik muayene 2. Serolojik Testler 3. Görüntüleme 4. Biyopsi Patolojik

Detaylı

Akut Apandisit Tanısal Yaklaşımlar

Akut Apandisit Tanısal Yaklaşımlar Apandisit; Akut Apandisit Tanısal Yaklaşımlar Dr. Selcan ENVER DİNÇ ACİL TIP ABD. 09.03.2010 Acil servise başvuran karın ağrılı hastalarda en sık konulan tanılardan bir tanesidir. Apandektomi dünya genelinde

Detaylı

III. TÜBERKÜLOZ SEMPOZYUMU VE III. TÜBERKÜLOZ LABORATUVAR TANI YÖNTEMLERİ UYGULAMALI KURSU. 25-27 Kasım 2004

III. TÜBERKÜLOZ SEMPOZYUMU VE III. TÜBERKÜLOZ LABORATUVAR TANI YÖNTEMLERİ UYGULAMALI KURSU. 25-27 Kasım 2004 III. TÜBERKÜLOZ SEMPOZYUMU VE III. TÜBERKÜLOZ LABORATUVAR TANI YÖNTEMLERİ UYGULAMALI KURSU 25-27 Kasım 2004 Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Konferans Salonu Düzenleyenler KLİMİK DERNEĞİ TÜBERKÜLOZ

Detaylı

TÜBERKÜLOZ DIŞI MİKOBAKTERİLER (TDM)

TÜBERKÜLOZ DIŞI MİKOBAKTERİLER (TDM) TÜBERKÜLOZ DIŞI MİKOBAKTERİLER (TDM) Ne zaman etkendir? Duyarlılık testleri ne zaman ve nasıl yapılmalıdır? Nasıl tedavi edilmelidir? TDM NE ZAMAN ETKENDİR? Şebeke suyundan, topraktan, doğal sulardan,

Detaylı

Klinik Mikrobiyoloji Laboratuarında Validasyon ve Verifikasyon Kursu 12 Kasım 2011 Cumartesi Salon C (BUNIN SALONU) Kursun Amacı:

Klinik Mikrobiyoloji Laboratuarında Validasyon ve Verifikasyon Kursu 12 Kasım 2011 Cumartesi Salon C (BUNIN SALONU) Kursun Amacı: Klinik Mikrobiyoloji Laboratuarında Validasyon ve Verifikasyon Kursu 12 Kasım 2011 Cumartesi Salon C (BUNIN SALONU) Kursun Amacı: Katılımcılara; klinik mikrobiyoloji laboratuarlarında doğru, geçerli ve

Detaylı

MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ

MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ Cem Sezer 1, Mustafa Yıldırım 2, Mustafa Yıldız 2, Arsenal Sezgin Alikanoğlu 1,Utku Dönem Dilli 1, Sevil Göktaş 1, Nurullah Bülbüller

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK 1 LERDE LABORATUVAR İPUÇLARI GENEL TARAMA TESTLERİ Tam kan sayımı Periferik yayma İmmünglobulin düzeyleri (IgG, A, M, E) İzohemaglutinin titresi (Anti A, Anti B titresi) Aşıya karşı antikor yanıtı (Hepatit

Detaylı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Meme kanserli hastalarda ana prognostik faktörler: Primer tümörün büyüklüğü

Detaylı

TLERDE SEROLOJİK/MOLEK HANGİ İNCELEME?) SAPTANMASI

TLERDE SEROLOJİK/MOLEK HANGİ İNCELEME?) SAPTANMASI * VİRAL V HEPATİTLERDE TLERDE SEROLOJİK/MOLEK K/MOLEKÜLER LER TESTLER (NE ZAMANHANG HANGİ İNCELEME?) *VİRAL HEPATİTLERDE TLERDE İLAÇ DİRENCİNİN SAPTANMASI *DİAL ALİZ Z HASTALARININ HEPATİT T AÇISINDAN

Detaylı

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur.

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. TYBD SEPSİS ÇALIŞMASI ENFEKSİYON TANIMLARI Derin Cerrahi Alan Enfeksiyonu(DCAE) Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. 1.Cerrahi girişimden sonraki

Detaylı

Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 2006-2007 Eğitim yılı

Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 2006-2007 Eğitim yılı ASİT Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı 2006-2007 Eğitim yılı Ders programı Asitin tanımı Fizik muayene bulguları Asit miktarının ifadesi Asit yapan nedenler Asitli hastada ayırıcı tanı

Detaylı

MARMARA ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU

MARMARA ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU MARMARA ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU Adı ve Soyadı :... Okul Numarası :... Okuduğu Yarıyıl :... Staj Konusu :... Staj Yaptığı Kurum :... Kurumun Adı Staj Konusu Çalışma Süresi Tarihinden

Detaylı

İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar

İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar Dr. Dilek Çolak 10 y, erkek hasta Olgu 1 Sistinozis Böbrek transplantasyonu Canlı akraba verici HLA 2 antijen uyumsuz 2 Olgu 1 Transplantasyon öncesi viral

Detaylı

SOLİT ORGAN TRANSPLANTASYONU ve BK VİRUS ENFEKSİYONLARI Doç. Dr. Derya Mutlu Güçlü immunsupresifler Akut, Kronik rejeksiyon Graft yaşam süresi? Eskiden bilinen veya yeni tanımlanan enfeksiyon etkenleri:

Detaylı

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Göğüs Cerrahisi Metastatik Akciğer Tümörleri Giriş İzole akciğer metastazlarına tedavi edilemez gözüyle bakılmamalıdır Tümör tipine

Detaylı

Nilgün Çerikçioğlu Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

Nilgün Çerikçioğlu Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Nilgün Çerikçioğlu Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Kandolaşımı Enfeksiyonları %10 Kandidemi Ölüm hızı : % 50 (YBÜ) Erken tanı (?), tedavinin önemi Etken: Candida allbicans

Detaylı

HPV Moleküler Tanısında Güncel Durum. DNA bazlı Testler KORAY ERGÜNAY 1.ULUSAL KLİNİK MİKROBİYOLOJİ KONGRESİ

HPV Moleküler Tanısında Güncel Durum. DNA bazlı Testler KORAY ERGÜNAY 1.ULUSAL KLİNİK MİKROBİYOLOJİ KONGRESİ 1.ULUSAL KLİNİK MİKROBİYOLOJİ KONGRESİ HPV Moleküler Tanısında Güncel Durum DNA bazlı Testler KORAY ERGÜNAY Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji AD Viroloji Ünitesi HPV tanısı... Sitolojik/Patolojik

Detaylı

Türkiye'de Yıllara Göre Yeni Verem Hasta Sayıları. 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1995 2000 2005 2007 Yıllar

Türkiye'de Yıllara Göre Yeni Verem Hasta Sayıları. 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1995 2000 2005 2007 Yıllar Verem Haftası etkinlikleri çerçevesinde Akkuş İlçe Sağlık Grup Başkanımız Dr. Mustafa AKDOĞAN 18/01/2010 tarihinde ilçemizde çalışan din adamları ve halka yönelik verem hastalığı ile ilgili çeşitli bilgiler

Detaylı

Akut Hepatit C Tedavisi. Dr. Dilara İnan Akdeniz ÜTF, İnfeksiyon Hastalıkları ve Kl. Mikr AD, Antalya

Akut Hepatit C Tedavisi. Dr. Dilara İnan Akdeniz ÜTF, İnfeksiyon Hastalıkları ve Kl. Mikr AD, Antalya Akut Hepatit C Tedavisi Dr. Dilara İnan Akdeniz ÜTF, İnfeksiyon Hastalıkları ve Kl. Mikr AD, Antalya HCV DSÖ verilerine göre tüm dünya nüfusunun %3 ü (yaklaşık 170 milyon kişi) HCV ile infekte. İnsidans;

Detaylı

Verem Eğitim ve Propaganda Haftası

Verem Eğitim ve Propaganda Haftası TÜRKİYE ULUSAL VEREM SAVAŞI DERNEKLERİ FEDERASYONU TUVSDF www.verem.org.tr Verem Eğitim ve Propaganda Haftası (Her yılın ilk haftası) TÜRKİYE ULUSAL VEREM SAVAŞI DERNEKLERİ FEDERASYONU Kuruluş: 1948 Ord.Prof.Dr.Tevfik

Detaylı

Klinik Mikrobiyoloji Testlerinde Doğrulama (verifikasyon) ve Geçerli Kılma (validasyon)

Klinik Mikrobiyoloji Testlerinde Doğrulama (verifikasyon) ve Geçerli Kılma (validasyon) Klinik Mikrobiyoloji Testlerinde Doğrulama (verifikasyon) ve Geçerli Kılma (validasyon) Kaynaklar Mikrobiyolojik prosedürleri doğrulama / geçerli kılmaya ilişkin aşağıdaki uluslararası kaynaklar önerilir

Detaylı

Membranoproliferatif Glomerülonefriti Taklit Eden Trombotik Mikroanjiopatili Bir Olgu

Membranoproliferatif Glomerülonefriti Taklit Eden Trombotik Mikroanjiopatili Bir Olgu Membranoproliferatif Glomerülonefriti Taklit Eden Trombotik Mikroanjiopatili Bir Olgu Sevcan A. Bakkaloğlu, Yeşim Özdemir, İpek Işık Gönül, Figen Doğu, Fatih Özaltın, Sevgi Mir OLGU 9 yaş erkek İshal,

Detaylı

Basit Guatr. Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER

Basit Guatr. Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER Basit Guatr Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER Amaç Basit (nontoksik) diffüz ve nodüler guatrı öğrenmek, tanı ve takip prensiplerini irdelemek. Öğrenim hedefleri 1.Tanım 2.Epidemiyoloji 3.Etiyoloji ve patogenez

Detaylı

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinde Febril Nötropenik Hasta Antifungal Tedavi Uygulama Prosedürü

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinde Febril Nötropenik Hasta Antifungal Tedavi Uygulama Prosedürü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinde Febril Nötropenik Hasta Antifungal Tedavi Uygulama Prosedürü Prof. Dr. Neşe Saltoğlu İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik

Detaylı

MİKROBİYOLOJİ LABORATUVARINDA UYULMASI GEREKEN KURALLAR

MİKROBİYOLOJİ LABORATUVARINDA UYULMASI GEREKEN KURALLAR MİKROBİYOLOJİ LABORATUVARINDA UYULMASI GEREKEN KURALLAR Kurallar Laboratuvar saatinde geç kalan öğrenciler, eğitim başladıktan sonra laboratuvara alınmayacaktır. Laboratuvarlar devamlılık arzettiği için

Detaylı

Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke

Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji 12/o4/2014 Akılcı antibiyotik kullanımı Antibiyotiklere

Detaylı

ANTİFUNGAL TEDAVİ: PRE-EMPTİF Mİ EMPİRİK Mİ? Prof. Dr. Ayper SOMER İstanbul Tıp Fakültesi Pediatrik İnfeksiyon Hastalıkları

ANTİFUNGAL TEDAVİ: PRE-EMPTİF Mİ EMPİRİK Mİ? Prof. Dr. Ayper SOMER İstanbul Tıp Fakültesi Pediatrik İnfeksiyon Hastalıkları ANTİFUNGAL TEDAVİ: PRE-EMPTİF Mİ EMPİRİK Mİ? Prof. Dr. Ayper SOMER İstanbul Tıp Fakültesi Pediatrik İnfeksiyon Hastalıkları Ankara, 28 Şubat 2010 PEDİATRİDE İNVAZİF MANTAR İNFEKSİYONU İÇİN RİSK GRUPLARI

Detaylı

HBsAg KANTİTATİF DÜZEYİ İLE HEPATİT B nin KLİNİK- VİROLOJİK-SEROLOJİK DURUMU ARASINDAKİ İLİŞKİ *

HBsAg KANTİTATİF DÜZEYİ İLE HEPATİT B nin KLİNİK- VİROLOJİK-SEROLOJİK DURUMU ARASINDAKİ İLİŞKİ * HBsAg KANTİTATİF DÜZEYİ İLE HEPATİT B nin KLİNİK- VİROLOJİK-SEROLOJİK DURUMU ARASINDAKİ İLİŞKİ * Emel Aslan, Reşit Mıstık, Esra Kazak, Selim Giray Nak, Güher Göral Uludağ Ü Tıp Fakültesi *Uludağ Ü Bilimsel

Detaylı

Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi

Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi Dr. Handan Onur XXI. Düzen Klinik Laboratuvar Günleri, Ankara, 23 Ekim 2011 MEME KANSERİ Meme Kanseri Sıklıkla meme başına

Detaylı

TÜBERKÜLOZDA TANI. Dr.SELAHATTİN ÖZTAŞ SÜREYYAPAŞA GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ EĞİTİM ARAŞTIRMA HASTANESİ

TÜBERKÜLOZDA TANI. Dr.SELAHATTİN ÖZTAŞ SÜREYYAPAŞA GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ EĞİTİM ARAŞTIRMA HASTANESİ TÜBERKÜLOZDA TANI Dr.SELAHATTİN ÖZTAŞ SÜREYYAPAŞA GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ EĞİTİM ARAŞTIRMA HASTANESİ bilmek ve şüphelenmek Tüberküloz; Mycobacterium tuberculosis in neden olduğu bir çok sistemi

Detaylı

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır.

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır. HODGKIN LENFOMA HODGKIN LENFOMA NEDİR? Hodgkin lenfoma, lenf sisteminin kötü huylu bir hastalığıdır. Lenf sisteminde genç lenf hücreleri (Hodgkin ve Reed- Sternberg hücreleri) çoğalır ve vücuttaki lenf

Detaylı

GİRİŞ. Kan dolaşımı enfeksiyonları (KDE) önemli morbidite ve mortalite sebebi. ABD de yılda 200.000 KDE, mortalite % 35-60

GİRİŞ. Kan dolaşımı enfeksiyonları (KDE) önemli morbidite ve mortalite sebebi. ABD de yılda 200.000 KDE, mortalite % 35-60 Dr. Tolga BAŞKESEN GİRİŞ Kan dolaşımı enfeksiyonları (KDE) önemli morbidite ve mortalite sebebi ABD de yılda 200.000 KDE, mortalite % 35-60 Erken ve doğru tedavi ile mortaliteyi azaltmak mümkün GİRİŞ Kan

Detaylı

Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş. Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD

Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş. Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD GT, 62 y, kadın Nüks tiroid papiller CA Kitle eksizyonu (özefagus ve trake den sıyırılarak) + Sağ fonksiyonel; sol radikal

Detaylı

Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi

Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi Kahramanmaraş 1. Biyokimya Günleri Bildiri Konusu: Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi Mehmet Aydın DAĞDEVİREN GİRİŞ Fetuin-A, esas olarak karaciğerde

Detaylı

Rahim ağzı kanseri hücreleri doku kültürü mikroskopik görüntüsü.

Rahim ağzı kanseri hücreleri doku kültürü mikroskopik görüntüsü. Doç.Dr.Engin DEVECİ HÜCRE KÜLTÜRÜ Hücre Kültürü Araştırma Laboratuvarı, çeşitli hücrelerin invitro kültürlerini yaparak araştırmacılara kanser, kök hücre, hücre mekaniği çalışmaları gibi konularda hücre

Detaylı

TÜBERKÜLOZ MENENJİT TANISI: HAYDARPAŞA-1 ÇALIŞMASININ SONUÇLARI

TÜBERKÜLOZ MENENJİT TANISI: HAYDARPAŞA-1 ÇALIŞMASININ SONUÇLARI TÜBERKÜLOZ MENENJİT TANISI: HAYDARPAŞA-1 ÇALIŞMASININ SONUÇLARI Hakan Erdem, Derya Ozturk-Engin, Serda Gulsun, Gonul Sengoz, Alexandru Crisan, Isik Somuncu- Johansen, Mihai Nechifor, Akram Al-Mahdawi,

Detaylı

hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması

hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması Tuncay Güçlü S.B. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Biyokimya Bölümü 16-18 Ekim 2014, Malatya GİRİŞ Kronik

Detaylı

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI VEREM (TÜBERKÜLOZ) NEDİR? Verem hastalığı; verem mikrobunun solunum yolu ile alınmasıyla oluşan bulaşıcı bir

Detaylı

Parkinson Hastalığı ile α-sinüklein Geni Polimorfizmlerinin İlişkisinin Araştırılması

Parkinson Hastalığı ile α-sinüklein Geni Polimorfizmlerinin İlişkisinin Araştırılması İ.Ü. CERRAHPAŞA TIP FAKÜLTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TIBBİ BİYOLOJİ ANABİLİM DALI Parkinson Hastalığı ile α-sinüklein Geni Polimorfizmlerinin İlişkisinin Araştırılması Araş.Gör. Yener KURMAN İSTANBUL

Detaylı

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR?

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR? LENFOMA NEDİR? Lenfoma, diğer grup onkolojik hastalıklar içinde yaşamın uzatılması ve daha kaliteli yaşam sağlanması ve hastaların kurtarılmaları açısından daha fazla başarı elde edilmiş bir hastalıktır.

Detaylı

NOCARDIA Türlerinin Laboratuvar Tanısı. Uzm. Dr. Ayten Coşkuner İzmir Eğitim ve Araştırma Hastanesi

NOCARDIA Türlerinin Laboratuvar Tanısı. Uzm. Dr. Ayten Coşkuner İzmir Eğitim ve Araştırma Hastanesi NOCARDIA Türlerinin Laboratuvar Tanısı Uzm. Dr. Ayten Coşkuner İzmir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nocardia lar aerobik Actinomycetes lerin en önemli türü Aerobik Actinomycetes ler; kısa kok ya da çomak

Detaylı

Halis Akalın, Nesrin Kebabcı, Bekir Çelebi, Selçuk Kılıç, Mustafa Vural, Ülkü Tırpan, Sibel Yorulmaz Göktaş, Melda Sınırtaş, Güher Göral

Halis Akalın, Nesrin Kebabcı, Bekir Çelebi, Selçuk Kılıç, Mustafa Vural, Ülkü Tırpan, Sibel Yorulmaz Göktaş, Melda Sınırtaş, Güher Göral Halis Akalın, Nesrin Kebabcı, Bekir Çelebi, Selçuk Kılıç, Mustafa Vural, Ülkü Tırpan, Sibel Yorulmaz Göktaş, Melda Sınırtaş, Güher Göral Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik

Detaylı

TÜBERKÜLOZ TANISINDA TÜBERKÜLOZ LABORATUVARININ ROLÜ : TANI VE İLAÇ DUYARLILIK TESTLERİNDE RUTİN LABORATUVAR YÖNTEMLERİNİN DEĞERİ

TÜBERKÜLOZ TANISINDA TÜBERKÜLOZ LABORATUVARININ ROLÜ : TANI VE İLAÇ DUYARLILIK TESTLERİNDE RUTİN LABORATUVAR YÖNTEMLERİNİN DEĞERİ 21. Yüzyılda Tüberküloz Sempozyumu ve II. Tüberküloz Laboratuvar Tanı Yöntemleri Kursu, Samsun TÜBERKÜLOZ TANISINDA TÜBERKÜLOZ LABORATUVARININ ROLÜ : TANI VE İLAÇ DUYARLILIK TESTLERİNDE RUTİN LABORATUVAR

Detaylı

Tüberküloz Sorun mudur? Tüberkülozun güncel tanısı ve sorunlar

Tüberküloz Sorun mudur? Tüberkülozun güncel tanısı ve sorunlar Tüberküloz Sorun mudur? Tüberkülozun güncel tanısı ve sorunlar Dr. Nurhan Albayrak Türkiye Halk Sağlığı Kurumu, Ulusal TB Referans Laboratuvarı Tüberküloz Sorun mu? Dünyanın en ölümcül bulaşıcı hastalığı

Detaylı

ANTİ-TÜBERKÜLOZ İLAÇ DUYARLILIK TESTLERİ ve TÜRKİYE VERİLERİ. Dr. Ali ALBAY Gülhane Askeri Tıp Akademisi Tıbbi Mikrobiyoloji. AD.

ANTİ-TÜBERKÜLOZ İLAÇ DUYARLILIK TESTLERİ ve TÜRKİYE VERİLERİ. Dr. Ali ALBAY Gülhane Askeri Tıp Akademisi Tıbbi Mikrobiyoloji. AD. ANTİ-TÜBERKÜLOZ İLAÇ DUYARLILIK TESTLERİ ve TÜRKİYE VERİLERİ Dr. Ali ALBAY Gülhane Askeri Tıp Akademisi Tıbbi Mikrobiyoloji. AD. Öğretim Üyesi Tüberküloz tüm dünyada özellikle Asya ve Afrika da önemli

Detaylı

Prof.Dr.Fuat Gürkan. Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Diyarbakır

Prof.Dr.Fuat Gürkan. Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Diyarbakır Prof.Dr.Fuat Gürkan Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Diyarbakır 1 Tanım LTBE & Pulmoner TB Latent TB Enfeksiyonu TCT* veya QFT pozitif Negatif AC grafisi Semptom

Detaylı

Mikrobiyal Gelişim. Jenerasyon süresi. Bakterilerde üreme eğrisi. Örneğin; (optimum koşullar altında) 10/5/2015

Mikrobiyal Gelişim. Jenerasyon süresi. Bakterilerde üreme eğrisi. Örneğin; (optimum koşullar altında) 10/5/2015 Mikrobiyal Gelişim Tek hücreli organizmalarda sayı artışı Bakterilerde en çok görülen üreme şekli ikiye bölünmedir (mikroorganizma sayısı) Çok hücreli organizmalarda kütle artışı Genelde funguslarda görülen

Detaylı

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu 29 yaşında erkek aktif şikayeti yok Dış merkezde yapılan üriner sistem ultrasonografisinde insidental olarak sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması üzerine hasta polikliniğimize

Detaylı

Servikal Erozyon Bulgusu Olan Kadınlarda HPV nin Araştırılması ve Genotiplerinin Belirlenmesi

Servikal Erozyon Bulgusu Olan Kadınlarda HPV nin Araştırılması ve Genotiplerinin Belirlenmesi Servikal Erozyon Bulgusu Olan Kadınlarda HPV nin Araştırılması ve Genotiplerinin Belirlenmesi Doç Dr Ayşen BAYRAM Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji A.D. GİRİŞ İnsan Papilloma Virus

Detaylı

J Popul Ther Clin Pharmacol 8:e257-e260;2011

J Popul Ther Clin Pharmacol 8:e257-e260;2011 SİTOMEGALOVİRUS (CMV) Prof. Dr. Seyyâl ROTA Gazi Ü.Tıp Fakültesi LOW SYSTEMIC GANCICLOVIR EXPOSURE AND PREEMPTIVE TREATMENT FAILURE OF CYTOMEGALOVIRUS REACTIVATION IN A TRANSPLANTED CHILD J Popul Ther

Detaylı

Çocuk Hekimleri için Akıl Defteri / Radyolojik Değerlendirmeler*

Çocuk Hekimleri için Akıl Defteri / Radyolojik Değerlendirmeler* 1 Hazırlayan: Mustafa Hacımustafaoğlu, Bursa * Bu sayfaya, konusunda uzman akademisyenlerin Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları radyolojisi ile ilgili ve kısa klinik bilgileri de içeren konusunda klinik açıdan

Detaylı

KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013

KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013 KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013 OLGULAR EŞLİĞİNDE GÜNDEMDEKİ İNFEKSİYON HASTALIKLARI Dr. A. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Olgu E.A 57 yaşında,

Detaylı

TULAREMİ OLGU SORGULAMA FORMU. Dr. Güven ÇELEBİ Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD

TULAREMİ OLGU SORGULAMA FORMU. Dr. Güven ÇELEBİ Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD TULAREMİ OLGU SORGULAMA FORMU Dr. Güven ÇELEBİ Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD TULAREMİ OLGU SORGULAMA FORMU Genel Bilgiler: Tularemi olgu

Detaylı

Minimum Bakterisidal. Prof.Dr.Ayşe Willke Topcu Mart 2010, Aydın

Minimum Bakterisidal. Prof.Dr.Ayşe Willke Topcu Mart 2010, Aydın Minimum Bakterisidal Konsantrasyon (MBC) Prof.Dr.Ayşe Willke Topcu Mart 2010, Aydın Antimikrobik Tedavinin Başarısı Esas olarak konak defans mekanizmasına bağlıdır Konak antibiyotikle etkisi azalmış mikroorganizmayı

Detaylı

BRUSELLOZUN İNSANLARDA ÖNLENMESİ VE KONTROLÜ

BRUSELLOZUN İNSANLARDA ÖNLENMESİ VE KONTROLÜ BRUSELLOZUN İNSANLARDA ÖNLENMESİ VE KONTROLÜ Prof. Dr. Fatma Ulutan Gazi Üniversitesi Tıp T p Fakültesi Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıklar kları Anabilim Dalı BRUSELLOZ KONTROLÜ VE ERADİKASYONU

Detaylı

Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu

Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı Dr. ALĠ MURAT SEDEF Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı Dr. ALĠ MURAT SEDEF Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu BAġKENT ÜNĠVERSĠTESĠ MEDĠKAL ONKOLOJĠ

Detaylı

Malignite Kaynaklı Plevra Sıvılarında CEA, CA 15-3, CA 19-9, CA 125, CA 72-4 ve AFP Düzeyinin Tanısal Değeri

Malignite Kaynaklı Plevra Sıvılarında CEA, CA 15-3, CA 19-9, CA 125, CA 72-4 ve AFP Düzeyinin Tanısal Değeri Malignite Kaynaklı Plevra Sıvılarında CEA, CA 15-3, CA 19-9, CA 125, CA 72-4 ve AFP Düzeyinin Tanısal Değeri Ali BORAZAN*, Nesrin BİLGİÇLİ** * Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim

Detaylı

Akciğer Kanserinde Tanı Yöntemleri

Akciğer Kanserinde Tanı Yöntemleri Akciğer Kanserinde Tanı Yöntemleri Akciğer kanserinin tanısında anamnez, fizik muayene, tam kan sayımı ve rutin biyokimya testlerinden sonra; Noninvaziv (akciger filmi, toraks BT, PET, balgam sitolojisi),

Detaylı

PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA AKIM ARACILI DİLATASYON VE ASİMETRİK DİMETİLARGİNİN MORTALİTEYİ BELİRLEMEZ

PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA AKIM ARACILI DİLATASYON VE ASİMETRİK DİMETİLARGİNİN MORTALİTEYİ BELİRLEMEZ PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA AKIM ARACILI DİLATASYON VE ASİMETRİK DİMETİLARGİNİN MORTALİTEYİ BELİRLEMEZ Sami Uzun 1, Serhat Karadag 1, Meltem Gursu 1, Metin Yegen 2, İdris Kurtulus 3, Zeki Aydin 4, Ahmet

Detaylı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı Aydın Aytekin Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı Rafiye Çiftçiler Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları

Detaylı

İNVAZİV PULMONER ASPERJİLLOZ Dr. Münire Gökırmak. Süleyman Demirel Üniversitesi Göğüs Hastalıkları A.D.

İNVAZİV PULMONER ASPERJİLLOZ Dr. Münire Gökırmak. Süleyman Demirel Üniversitesi Göğüs Hastalıkları A.D. İNVAZİV PULMONER ASPERJİLLOZ Dr. Münire Gökırmak Süleyman Demirel Üniversitesi Göğüs Hastalıkları A.D. OLGU 1 23 yaşında kadın hasta Ateş, yorgunluk ve anemi Lökosit: 6.800/mm3, %8 nötrofil, %26 blast,

Detaylı

Brusellozda laboratuvar tanı yöntemleri 14.02.2006 1

Brusellozda laboratuvar tanı yöntemleri 14.02.2006 1 Brusellozda laboratuvar tanı yöntemleri 14.02.2006 1 Spesifik tanı yöntemleri: 1. Direk (kült ltür r ve bakterinin gösterilmesi) g 2. Antikorların n gösterilmesig 1.Standart tüp aglütinasyonu 2.Rose Bengal

Detaylı

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi / Patoloji A:B:D

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi / Patoloji A:B:D Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi / Patoloji A:B:D Arş gör. Dr Cansu ABAYLI Çöliak hastalığı; Buğday, arpa ve yulaf gibi tahıllı gıdalarda bulunan, gluten proteinleri ile oluşan, toplumun %1 inden fazlasının

Detaylı

İnvaziv Aspergilloz da Tedavi Yaklaşımları

İnvaziv Aspergilloz da Tedavi Yaklaşımları İnvaziv Aspergilloz da Tedavi Yaklaşımları Dr. Murat Akova Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı, İnfeksiyon Hastalıkları Ünitesi, Ankara 1 2 3 İnvaziv aspergillozda mortalite

Detaylı

MEME RADYOLOJİSİ DEĞERLENDİRME Kabul Şekli 1 (Bildiri ID: 39)/Meme Kanserinin Mide Metastazı Poster Bildiri KABUL POSTER BİLDİRİ

MEME RADYOLOJİSİ DEĞERLENDİRME Kabul Şekli 1 (Bildiri ID: 39)/Meme Kanserinin Mide Metastazı Poster Bildiri KABUL POSTER BİLDİRİ MEME RADYOLOJİSİ DEĞERLENDİRME Kabul Şekli 1 ( ID: 39)/Meme Kanserinin Mide Metastazı Poster 2 ( ID: 63)/lenfomalı iki olguda meme tutulumu Poster 4 ( ID: 87)/Olgu Sunumu: Meme Amfizemi Poster 6 ( ID:

Detaylı

SAĞLIK PERSONELİNİN BULAŞICI HASTALIKLARA YÖNELİK TARAMA PROTOKOLÜ

SAĞLIK PERSONELİNİN BULAŞICI HASTALIKLARA YÖNELİK TARAMA PROTOKOLÜ SAĞLIK PERSONELİNİN BULAŞICI HASTALIKLARA YÖNELİK TARAMA PROTOKOLÜ Çalışanların hastane ortamında bulaşıcı hastalıklardan korunmasını sağlamak, bulaşıcı hastalıklara maruziyet durumunda alınması gereken

Detaylı

EK: 1 68. VEREM EĞĠTĠM VE PROPAGANDA HAFTASI BĠLGĠ NOTU (04-10 Ocak 2014)

EK: 1 68. VEREM EĞĠTĠM VE PROPAGANDA HAFTASI BĠLGĠ NOTU (04-10 Ocak 2014) EK: 1 68. VEREM EĞĠTĠM VE PROPAGANDA HAFTASI BĠLGĠ NOTU (04-10 Ocak 2014) VEREM EĞĠTĠM VE PROPAGANDA HAFTASI Verem Eğitim ve Propaganda Haftası 1947 yılında kutlanmaya başlamıştır. Her yıl Ocak ayının

Detaylı

21. YÜZYILDA TÜBERKÜLOZ SEMPOZYUMU. 11-12 Haziran 2003. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Kongre Kültür Merkezi

21. YÜZYILDA TÜBERKÜLOZ SEMPOZYUMU. 11-12 Haziran 2003. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Kongre Kültür Merkezi 21. YÜZYILDA TÜBERKÜLOZ SEMPOZYUMU 11-12 Haziran 2003 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Kongre Kültür Merkezi VE II. TÜBERKÜLOZ LABORATUVAR TANI YÖNTEMLERİ KURSU 13-14 HAZİRAN 2003 Ondokuz Mayıs Üniversitesi

Detaylı

KARACİĞER KİST HİDATİĞİNİN PERKÜTAN TEDAVİSİNDE SEKDİNGER VE TROKAR TEKNİKLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI. Dr. Mustafa Özdemir

KARACİĞER KİST HİDATİĞİNİN PERKÜTAN TEDAVİSİNDE SEKDİNGER VE TROKAR TEKNİKLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI. Dr. Mustafa Özdemir KARACİĞER KİST HİDATİĞİNİN PERKÜTAN TEDAVİSİNDE SEKDİNGER VE TROKAR TEKNİKLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI Dr. Mustafa Özdemir Giriş ve Amaç: Girişimsel işlem olarak çeşitli yöntemler geliştirilmiş olmasına rağmen

Detaylı

TİROİD NODÜLLERİNİN SIVI BAZLI (SurePath) SİTOLOJİSİ: 3 Yıllık Histopatolojik Korelasyon

TİROİD NODÜLLERİNİN SIVI BAZLI (SurePath) SİTOLOJİSİ: 3 Yıllık Histopatolojik Korelasyon TİROİD NODÜLLERİNİN SIVI BAZLI (SurePath) SİTOLOJİSİ: 3 Yıllık Histopatolojik Korelasyon Dr. M. Salih Deveci GATA Gülhane Askeri Tıp Fakültesi Patoloji AD, Ankara Patoloji & Sitopatoloji Kongresi Bursa

Detaylı

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik LAFORA HASTALIĞI Progressif Myoklonik Epilepsiler (PME) nadir olarak görülen, sıklıkla otozomal resessif olarak geçiş gösteren heterojen bir hastalık grubudur. Klinik olarak değişik tipte nöbetler ve progressif

Detaylı

Flow Sitometrinin Malign Hematolojide Kullanımı. Dr. Alphan Küpesiz Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji/Onkoloji BD Antalya

Flow Sitometrinin Malign Hematolojide Kullanımı. Dr. Alphan Küpesiz Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji/Onkoloji BD Antalya Flow Sitometrinin Malign Hematolojide Kullanımı Dr. Alphan Küpesiz Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji/Onkoloji BD Antalya Neyi ölçer? Hücre çapı, hacmi, yüzey alanı ve granülaritesini

Detaylı

7. BÖLÜM MİKROBİYAL GELİŞİM

7. BÖLÜM MİKROBİYAL GELİŞİM 7. BÖLÜM MİKROBİYAL GELİŞİM 1 Gelişim Tek hücreli organizmalarda sayı artışı Bakterilerde en çok görülen üreme şekli ikiye bölünmedir (mikroorganizma sayısı) Çok hücreli organizmalarda kütle artışı Genelde

Detaylı

TORAKS DEĞERLENDİRME KABUL ŞEKLİ 2 (Bildiri ID: 64)/OLGU BİLDİRİSİ: MEME KANSERİ İÇİN RADYOTERAPİ ALMIŞ OLGUDA RADYASYON PNÖMONİSİ

TORAKS DEĞERLENDİRME KABUL ŞEKLİ 2 (Bildiri ID: 64)/OLGU BİLDİRİSİ: MEME KANSERİ İÇİN RADYOTERAPİ ALMIŞ OLGUDA RADYASYON PNÖMONİSİ TORAKS DEĞERLENDİRME ŞEKLİ 2 ( ID: 64)/OLGU Sİ: MEME KANSERİ İÇİN RADYOTERAPİ ALMIŞ OLGUDA RADYASYON PNÖMONİSİ SONRASINDA GELİŞEN ORGANİZE PNÖMONİ (OP/ BOOP) Poster 3 ( ID: 66)/Akut Pulmoner Emboli: Spiral

Detaylı

Endometriozis. (Çikolata kisti)

Endometriozis. (Çikolata kisti) Endometriozis (Çikolata kisti) Bugün Neler Konuşacağız? Endometriozis Nedir? Belirtileri Nelerdir? Ne Sıklıkta Görülür? Hangi Sorunlara Neden Olur? Nasıl Tanı Konur? Nasıl Tedavi Edilir? Endometriozis

Detaylı

28.02.2015. Sarkoidoz. MSS granülomatozları. Sarkoidoz. Sarkoidoz. Granülom / Granülomatoz reaksiyon

28.02.2015. Sarkoidoz. MSS granülomatozları. Sarkoidoz. Sarkoidoz. Granülom / Granülomatoz reaksiyon Granülom / Granülomatoz reaksiyon Non-enfektif granülomatozlar: Sinir sistemi tutulumu ve görüntüleme Küçük nodül Bağışıklık sisteminin, elimine edemediği yabancı patojenlere karşı geliştirdiği ve izole

Detaylı

PLEVRAL MALİGN MESOTELYOMA: HİSTOPATOLOJİK TİP VE GİRİŞİMSEL TANI YÖNTEMLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

PLEVRAL MALİGN MESOTELYOMA: HİSTOPATOLOJİK TİP VE GİRİŞİMSEL TANI YÖNTEMLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ PLEVRAL MALİGN MESOTELYOMA: HİSTOPATOLOJİK TİP VE GİRİŞİMSEL TANI YÖNTEMLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Halide Nur Ürer, Sedat Altın, İbrahim Celalettin Kocatürk, Naciye Arda, Lütfiye Kılıç, Neslihan Fener,

Detaylı

SERVİKAL ÖRNEKLERDE HPV DNA ve SİTOLOJİK İNCELEME SONUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

SERVİKAL ÖRNEKLERDE HPV DNA ve SİTOLOJİK İNCELEME SONUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ SERVİKAL ÖRNEKLERDE HPV DNA ve SİTOLOJİK İNCELEME SONUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ Begüm Nalça Erdin 1, Alev Çetin Duran 1, Ayça Arzu Sayıner 1, Meral Koyuncuoğlu 2 1 Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi,

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı