emekçileri bülteni Süresiz iş bırakma eylemine hazırlanalım! KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA YA HEP BERABER YA HİÇBİRİMİZ!

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "emekçileri bülteni Süresiz iş bırakma eylemine hazırlanalım! KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA YA HEP BERABER YA HİÇBİRİMİZ! e-mail: kamuemekcileri@yahoo."

Transkript

1 KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA YA HEP BERABER YA HİÇBİRİMİZ! ülteni kamu emekçileri bülteni Arayık 2006 * Sayı 18 * Fiyatı 50 YKr 14 Aralık başlangıç olsun... Süresiz iş bırakma eylemine hazırlanalım! KESK yönetiminin daha belirgin olarak 4688 sayılı yasa sonrası izlediği pasif, uzlaşmacı mücadele hattının kamu emekçileri hareketinde yarattığı tahribat bugün KESK içindeki tüm güçler tarafından görülüyor, eleştiriliyor. 5 yıldır sahte sendika yasasının sonucu olarak gerçekleşen toplu görüşmelerin bir orta oyunu olduğunu artık KESK yönetimi de dile getiriyor. Orta oyununun bir parçası olmayalım! Genel grev-genel direnişe hazırlanalım! şiarını Sosyalist Kamu Emekçileri görüşmelerin başladığı daha ilk yıllarda dile getirmişti. Zira hem yasanın sınırları, hem de KESK yönetiminin bu sınırları zorlamak yerine yasakçı yasaya uyum gösteren pratiği toplu görüşmelerin bir orta oyunundan öteye geçemeyeceğini göstermektedir. Bu yıl KESK yönetimi de toplu görüşmelerin bir orta oyunu olduğunu ilan etmek zorunda kaldı. Ancak bu, mücadelenin ihtiyaçlarından süzülen devrimci bir eleştiri, özeleştiri ve hesaplaşma sürecine dayanmıyordu. KESK yönetimi, bu yıl temsil edildiği sendikalar şahsında yetkisinin düşmüş olması ve hükümet tarafından muhatap alınmaması karşısında böylesi bir açıklama yapmak zorunda kaldı. Çünkü halihazırda ne KESK yönetiminin uzlaşmacı mücadele anlayışı değişmiştir, ne de tabandan KESK yönetimini görüşme masasından çekilmeye ve yüzünü fiili-meşru mücadeleye dönmesini zorlayacak bir basınç yaratabilmiştir. Tüm bunlara rağmen KESK tabanında hem her geçen gün tırpanlanan sosyal haklar, hem işgüvencesini tehdit eden saldırılar, hem de görüşmelerin bir sonuç vermemesi üzerine duyulan rahatsızlık giderek artmaktadır. Ancak bu tepki devrimci bir mücadele programı ve önderlikle buluşmadığı koşullarda sürece etkin bir müdahalenin olanakları da yaratılamamaktadır. KESK yönetimi Ağustos tarihleri arasında gerçekleşen toplu görüşmelerden çekilirken kamu emekçilerine alanları işaret etmiş, fiili-meşru mücadeleye yöneleceğini ilan etmiş ve Kasım ayında iş bırakacağız demişti. Ancak buna uygun bir pratik henüz hayata geçirilememiştir. Halen işyerlerindeki ve şubelerdeki üyelerin, temsilcilerin, aktivistlerin süreci nasıl örgütleyeceği konusunda herhangi bir bilgisi bulunmamaktadır. KESK yönetimi masadan kalkarken C K

2 2 alanlara ineceğiz, iş bırakacağız söylemini hayata geçirme konusunda anlamlı bir pratik sergilememiştir. Kasım ayında gerçekleştirileceği ilan edilen iş bırakma eylemi öncesinde iki gün olarak planlanmış, sonrasında ise bir güne düşürülmüştür. 14 Aralık olan ilan edilen iş bırakma eyleminin gündemi de bütçe görüşmelerine endekslenmiştir. Ancak daha önceki iş bırakma kararlarında olduğu gibi üyelere, işyerindeki emekçilere güven verecek bir faaliyet örgütlenmiş değildir. 13 Kasım-1 Aralık tarihleri arasında bütçe ve işbırakma oylaması adı altında işyerlerine referandum sandıkları kurulacağı ilan edildi. Gelinen aşamada ne kadar işyerinde bu sandıklar kurulmuştur o da belli değildir. Kimi işyerlerinde bu çalışma ağır aksak yürütülmüştür, kimi işyerlerinde hiç gündeme gelmemiştir, KESK in güçlü olduğu kimi işyerlerinde ise bir parça daha güçlü hayata geçirilmiştir. Ne var ki, öncesi ve sonrasıyla bir bütün olarak planlanmayan, hak alıcı bir mücadele programına ve somut bir eylem takvimine bağlanmayan, işyerlerinde çalışması adım adım örülmeyen bir iş bırakma eylemi daha gündemdedir. Kuşkusuz tablo bu diye işbırakma eylemini gereksiz görmek veya iş bırakılmasın demek gerekmiyor. Tersine eksiklikleri ve yanlışlıkları zamanında görüp, doğru müdahaleler yapmak gerekiyor. KESK yönetim kurulu, henüz toplu görüşmeler başlamadan günler önce Haziran tarihlerinde Danışma Meclisi ni toplayarak belli bir takım değerlendirmeler yapmış ve kararlar almıştı. Önümüzdeki dönemin en önemli gündemlerini ve taleplerini şu şekilde belirlemişti; İşgüvencesi talebini yükseltmek; Ekonomik taleplerle bütçe gündemini birlikte ele almak ve gündemleştirmek; Demokrasi mücadelesine katkı sağlamak; TİS hakkının kullanılması ve grev hakkı için mücadele etmek. Bu önceliklerden yola çıkarak önümüzdeki dönemi de üç aşamalı mücadele programına konu edeceğini ilan etmişti. Buna göre Haziran-Temmuz-Ağustos döneminde hazırlık ve TİS süreci başlığı altında yoğun bir bilgilendirme ve propaganda faaliyeti yürütelecekti. 2. dönem olarak tanımlanan Eylül-Kasım aylarında il gezileri gerçekleştirilecekti. Bu gezilerin amacı örgütsel birikimi açığa çıkarmak, örgütsel eksiklikleri gidermek, yeni dönem iddiaları, hedefleri, örgütlenmeye ilişkin strateji ve taktikleri örgütle buluşturmak, motivasyonu artırarak güçlü örgüt-kitlesel mücadele hedefine ulaşmak üzerinden şekillenecekti. 3. dönem olarak tanımlanan Kasım-Aralık aylarında ise bütçe sürecine müdahil olunacak ve TİS ısrarı sürdürülecekti. Öncesinde yapılan çalışmaların birikimleri üzerinden, İnsanca yaşam ve çalışma koşulları için TİS yapmak istiyoruz talebiyle, Kasım ayı sonu veya Aralık ayı başında iş bırakma eylemi yapılacak, eyleme ilişkin hazırlık çalışmalarına, tüm örgüt seferber edilecekti. Yine bu aylarda sürgün ve kadrolaşmaya karşı KESK bütünlüğü içerisinde eylem ve etkinlikler yapılacaktı. Haziran ayında ilan edilen bu programın bugün ne kadarının hayata geçtiği ortadadır. Bir kez daha öncesi ve sonrasıyla bir bütünlük taşımayan mücadele programları ilan edilmekte ve kağıt üzerinde kalmaktadır. Zira geçmişin devrimci bir muhasebesine dayanmayan ve geçmişle bu temelde hesaplaşmayan, toplu görüşme sürecinde yaşanan hezimeti telafi etmeye yönelik, devlet tarafından muhatap alınmayı esas alan bir mücadele anlayışı ile oluşturulan eylem programları ne tabanı harekete geçirebilir, ne kamu emekçileri hareketini ileri taşıyabilir, ne de KESK i yeniden ayağa kaldırabilir. Ancak önümüzde 14 Aralık gibi önemli bir süreç duruyor. Gelinen aşamada 14 Aralık eylemi KESK için bir varlık-yokluk sorunu anlamına gelmektedir. Bugünden yapılan çalışmanın düzeyine, eylemin kazanım sağlayacağı yönündeki inandırıcılığına ve önderliğin tabandaki emekçiye verdiği güvene bakılınca yeni bir hezimetin daha yaşanması kaçınılmaz görünmektedir. Çünkü 14 Aralık tan önce de iş bırakan, ardından soruşturma ve sürgün terörüne maruz kalan kamu emekçilerini ikna etmek için bugün devrimci bir mücadele programına ihtiyaç olduğu görülmektedir. Milyonlarca kamu emekçisini ilgilendiren saldırılar karşısında artık bir güne sıkıştırılmış, başta eğitim sektörü olmak üzere sevk ve izinlerle geçiştirilen bir günlük bir iş bırakma eylemine değil sürekliliği olan kararlı bir mücadele hattına ihtiyaç vardır. Bunun için yerine getirilmesi gereken acil görevler vardır. Öncelikle 14 Aralık tan sonra mücadelenin birbirini aşan eylemliliklerle devam edeceğini bugünden ilan etmek gerekmektedir. Bu anlamda 14 Aralık son değil başlangıç, süresiz iş bırakma eylemine hazırlanıyoruz! şiarını yükseltmek önemli bir yerde durmaktadır. Bu şiar sonuç almaktan uzak, arkası gelmeyen eylemlerden yılmış kamu emekçilerinde Söke söke kazanacağız! bilincinin yeniden yerleştirilmesi anlamına gelecektir. Böylesi bir söylem ve iddia kamu emekçilerine güven verecektir. İkincisi, işyeri komiteleri oluşturarak acil ve güncel

3 talepler etrafında emekçileri süresiz iş bırakma eylemine hazırlamak gerekmektedir. İşyerlerinde yaşanan özgün sorunlarla genel sorunlar arasındaki ilişkiyi kurmak, taleplerin ancak mücadele ile kazanılacağını pratikte göstermek gerekmektedir. İl il, bölge bölge, sektör sektör tüm işyerlerinde eş zamanlı olarak çok çeşitli araçlarla etkin, yaygın ve yoğun bir bilgilendirme, bilinçlendirme ve eyleme çağırma faaliyetini hayata geçirmek gerekmektedir. Sonuç alamamaktan yılmış kamu emekçilerine Dün kazanamıyorduk, çünkü eylemlerimiz süreklilik taşımıyordu. Birbirini aşmıyordu. Bir mitingi, bir iş bırakma eylemini kendi başına amaçlaştırıyorduk. Ancak bugün kazanacağız. Her türle araç ve yöntemi birarada kullanarak haklarımızı kazanana kadar eylemlerimize devam edeceğiz. Hak verilmez alınır şiarıyla sonu genel grev-genel direnişi hedefleyen süresiz iş bırakma eylemini hayata geçireceğiz. Bunu hep birlikte yapacağız demek gerekmektedir. Çünkü işyerindeki emekçiye güven vermenin de, yanlışlarımızdan öğrendik ve yeniden ayağa kalkıyoruz demenin de başka yolu bulunmamaktadır. Üçüncüsü, sürecin peşinden sürüklenen, devletin saldırılarına göre savunma pozisyonu alan bir mücadele anlayışını hızla terketmek, özelleştirme vb. saldırılara karşı sendikaların ayrı ayrı yürüttüğü mücadeleyi merkezileştirmek gerekiyor. 14 Aralık eylemi kendi içinde amaçlaştırılır ve mücadelenin yeni başladığı bugünden ilan edilmezse, kamu emekçileri hareketinde meydana gelecek tahribattan bir kez daha KESK yönetimi sorumlu olacaktır. KESK yönetimi bu yanlıştan hızla dönmelidir. Bugünden 14 Aralık son değil başlangıç, süresiz iş bırakma eylemine hazırlanıyoruz! demelidir. Sonrasında süreci örgütlemek için bir an önce işyeri komitelerini oluşturmalıdır. KESK yönetimi böylesi bir adım atmadığı koşullarda öncü, devrimci kamu emekçileri biraraya gelerek, hareketin sorunlarını tartışmalı, devrimci bir mücadele programı oluşturulmalı, hareketin ihtiyacı olan devrimci önderlik boşluğunu doldurma misyonu ile hareket etmelidir. Çünkü günün devrimci görev ve sorumluluğu bunu gerektirmektedir. 3

4 4 Sermayeye değil emekçiye bütçe! 2007 bütçesi ne ifade ediyor? Bütçeler hükümetlerin dönemsel yönelimlerini ifade etmektedir. Dönemsel yönelimler aslolarak sermayenin çıkarları doğrultusunda hazırlansa da, işçi sınıfı hareketinin gelişim düzeyine bağlı olarak, kimi durumlarda emekçi kitlelerin yaşamını kolaylaştıran düzenlemeler de içerebilmektedir. Sınıf hareketinin gücüne bağlı olarak eğitime, sağlığa ayrılan pay arttırılmakta veya azaltılmakta; vergi politikaları buna göre belirlenebilmektedir. Türkiye de son yıllarda oluşturulan bütçeler İMF nin öngördüğü sınırlar çerçevesinde oluşturulmaktadır. Bundan dolayıdır ki sermaye hükümetleri değişse de bütçeden emekçiye ayrılan pay değişmemektedir. İMF nin koyduğu sınırların temel dayanağı ise kamusal hizmetlere aktarılan kaynağın kısılması, böylelikle hizmetlerin piyasa sistemi içinde gerçekleştirilmesi, borç-faiz ödemlerinin kesintisiz sürdürülmesi olarak ifade edilebilir bütçesinin de önceki yıllardan bir farkı bulunmamaktadır yılı bütçesi 157 milyar YTL civarındadır. Bu meblağdan sadece 10,7 milyar YTL yatırım harcamaları olarak öngörülmektedir. Faiz harcamaları ise 46 milyar YTL ile yine bütçeden en fazla payı alan kalemdir. Sağlıkta yıkım programı ve 2007 bütçesi İMF tarafından öngörülen kamusal hizmetlere ayrılan kaynağın kısılması politikası ilk elden sağlık ve eğitim hizmetlerinin yeniden düzenlenmesini öngörmektedir. Sağlık hizmetleri hem geniş bir kesimi ilgilendirmesi hem de yaşamsal önemde olması nedeniyle sermaye açısından kârlı bir alanı ifade etmektedir. Sağlık hakkı uzun yılları bulan mücadeleler sonucunda elde edilmesi nedeniyle bütçede temel bir kalemi oluşturmaktadır. Bir başka deyişle devlet gelirlerinden sağlığa ayrılan pay sınıf mücadelesinin bir sonucudur. Sağlıkta dönüşüm reformu bu noktada gündeme gelmektedir. Sağlıkta dönüşüm hem sermayeye yeni bir alan açacak hem de sağlığa ayrılan kaynağın yeniden sermayeye aktarımının yolunu düzleyecektir. Son birkaç yılda yapılan düzenlemelerle, örneğin, SSK hastanelerinin devredilmesi, paket fiyat uygulaması, 150 ye yakın ilacın ödeme listesinden çıkarılması, ilaca sınırlandırma getirilmesi, koruyucu sağlık hizmetlerinin tasfiye edilerek aile hekimliğinin

5 5 uygulanmaya konulması, sağlık emekçilerinin ücretinin bütçeden değil de döner sermaye uygulamasından ödenmesi, fordist üretimin öngördüğü parça başı işin sağlıkta uygulanmaya konulması, sağlık emekçileriyle hastalar arsındaki ilişkinin, satan-alan (müşteri) düzeyine indirgenmesi, personel açığının kapatılmaması, sağlık birimlerinin taşeronlaştırılması vb. sermayenin bu doğrultuda önemli bir mesafe aldığını göstermektedir bütçesi de, ortaya konuluş biçimi ile bu saldırıların kesintisiz sürdürüleceğini göstermektedir. Sağlığa bütçe talebiyle mücadeleye! Sağlık emekçilerinin 13 Kasım da iki koldan başlattığı Herşeyin başı sağlık; Sağlıkta yıkımı durduralım! yürüyüşü böylesi bir döneme denk geldi. Yürüyüş, sorunun gündeme taşınması, tartışılması, belli bölgelerde hareketlilik yaratması bakımından önemliydi. Ancak eylemin ortaya çıkardıkları kamu emekçileri hareketinin önemli çıkmazlarla karşı karşıya olduğunu göstermektedir. Birincisi, eylem işyeri çalışmasının zayıf olduğunu bir kez daha açığa çıkarmıştır. Eyleme katılım 600 emekçi ile sınırlı kalmıştır, ki katılımcıların bir bölümü destekçi gruplardan oluşmaktadır. Sadece Ankara da 7 büyük hastanenin bulunduğu ve çoğunun birbirleriyle etkileşiminin mümkün olduğu temel bir havzada toplandığı düşünülürse katlımın son derece zayıf olduğu görülecektir. Bunun gerisinde hiç kuşkusuz işyeri çalışmalarının yeterince yapılmamış, işyerleriyle bağın kurulamamış olması yer almaktadır. Merkezi hastanelerde toplantılar yapılmış ancak bu toplantılar düzenli gerçekleştirilmemiştir. Eylem çağrıları ise bildiri dağıtımı ile sınırlı kalmıştır. Kamu emekçileri hareketi önümüzdeki süreci kazanmak istiyorsa işyerleriyle bağ kurmanın, en azından sendika üyelerini harekete geçirmenin yolunu bulmalıdır. Bunun zorlu bir süreç olduğu biliniyor ancak 14 Aralık ta yapılacak iş bırakmanın başarılı geçmesinin başka bir yolu da bulunmamaktadır. İkincisi, sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesi sadece sağlık emekçilerinin değil, bu hizmetlerden yararlanan tüm işçi ve emekçilerin de temel sorunudur. Bu nedenle ulaşılabilir, nitelikli, ücretsiz sağlık hizmeti talebi için mücadele sadece sağlık emekçilerinin sırtına yüklenemez. Sağlık emekçilerinin bu sürecin öncülüğünü yapabileceğini ancak süreci tek başına tersine döndüremeyeceğini bilmek ve buna uygun davranmak gerekiyor. Bu nedenle sağlık hakkı için mücadele tüm çalışma alanlarının temel mücadele talepleri içinde yer almalı ve buna uygun bir mücadele hattı örülmelidir. Üçüncüsü, eylem öncü emekçilerin mücadele isteğini ortaya koymuştur. Yürüyüşün engellemelere rağmen yapılmış olması ve eylemin coşkulu geçmesi öncülerde mücadele isteğinin varolduğunu göstermiştir. Öncülerdeki bu istek ve enerjinin genel olarak sağlık emekçilerine maledilmesi sağlanmalıdır. Çünkü bugün hareketin önde gelen sorunlarının başında emekçilerde süreklileşen bıkkınlık, görev savmacı tutum gelmektedir. Bunun önemli bir nedeni uzun zamandır mücadele sonucu kazanılmış hakların olmayışıdır. Diğer bir nedeni de sendikaların mücadeleye başlarken yenilgiyi kabullenici tutum ve beyanlarıdır. Kaybedileceği bilinerek girişilen hiçbir mücadele başarıya ulaşamaz. Bu nedenle sürecin tersine döndürebileceği, saldırının püskürtülebileceği dayanak noktası olarak konulmalıdır. Nesnelliğe mahkumiyet son bulmalıdır artık. Bu da yapılan her toplantı ve seminerde sınıf hareketi kötü durumda, herkes güç kaybediyor biz de kaybediyoruz, sendikaların durumu ortada vb. yılgınlık yayan söylemlerle yapılamaz. Kuşkusuz nesnel durumu bilmeli ve gözönüne almalıyız. Ancak buna rağmen bir irade ortaya koymalıyız. Genel olarak emekçileri harekete geçirecek olumlu ruhhali ancak bu şekilde yaratılabilir. Herkese eşit, ulaşılabilir, nitelikli ve ücretsiz sağlık hakkı talebi 14 Aralık ta yapılacak ülke genelindeki iş bırakma eyleminin de temel şiarlarıdır. 17 Kasım eylemi zayıflıkları ortaya koymuştur. Bu sorunları aşmak için öncü, devrimci kamu emekçileri üzerlerine düşen görevi yerine getirmekle mesuldür. Sosyalist Kamu Emekçileri/Ankara

6 6 Sağlıkta yıkım programına karşı mücadeleyi yükseltelim! Sağlıkta Dönüşüm Programı, sermaye hükümetinin sağlık hizmetini piyasalılaştırma, ticarileştirme, özelleştirme programının adıdır. Sağlıkta Dönüşüm Programı nın özünü şu düzenlemeler oluşturmaktadır: Sağlık ocaklarının kapatılması ve aile hekimliği sisteminin getirilmesi; Sağlık finansmanı ile sağlık sunumunun birbirinden ayrılması; GSS ve temel teminat paketi; SSK sağlık kurumlarının tasfiyesi; Sağlık kurumlarının bir ticari işletmeye dönüştürülmesi; Özelleştirme saldırısının sonucu olarak tüm sağlık çalışanlarının sözleşmeli olması. Bu kapsamlı bir yıkım programı demektir. Amacı özelleştirme, örgütsüzleştirme, işsizleştirme, kölece çalışma koşulları ve sağlığı piyasalaştırmaktır. Ülkemizde 25 yıldır sağlıkta dönüşüm, sağlıkta reform vb. adlar altında bu sosyal yıkım programı uygulanmaya çalışılmaktadır. İMF ve DB nin direktifleri doğrultusunda yürütülen bu programın artık acı sonuçlarının ortaya çıkmaya başladığı bir evreden geçiyoruz Sağlık ocaklarının kapatılması ve aile hekimliği sisteminin getirilmesi Sağlık ocakları neden kapatılıyor? Çünkü sağlık ocakları sağlıklı toplum yaratma hedefi taşımaktadır. Sağlık ocaklarında verilen hizmet hekimle sınırlı değildir. Bu hizmet hemşire, ebe, sağlık memuru, çevre sağlık teknisyeni, tıbbi sekreter, laboratuar teknisyeni vb. nin içinde yeraldığı sağlık ocağı ekibi tarafından sunulmak zorundadır. Dahası bu hizmet sağlık ekibinin ötesinde, toplum sağlığını doğrudan etkileyen faaliyetler yürüten tüm sektörleri de içine alan kapsamlı bir hizmettir. Sermaye devleti sağlığı tüm bireylerin sahip olduğu bir hak olmaktan çıkarıp alınıp satılabilen bir metaya çevirmeyi amaçlamaktadır. Bunun için de sağlık hizmetini en yaygın, sürekli ve ücretsiz veren sağlık ocaklarını hedef almıştır. Bu bilinçli bir tercihtir. Sağlık ocaklarının işlemez hale getirilmesi için 20 yılı aşkın bir süredir yürütülen politikalarla hem personel sayısı, hem de altyapı ihtiyaçları anlamında sağlık ocaklarına hiçbir yatırım yapılmamıştır. Bu yaklaşımla sağlık ocakları halkın gözünde işe yaramaz, sadece ilaç yazdırılan veya sevk alınan kurumlara dönüştürülmüştür. Tüm bu olumsuzluklara rağmen milyonlarca kişiye sağlık hizmeti sunan sağlık ocakları milyonlarca bebeğin, çocuğun sağlık durumunu takip eden, aşılarını yapan, gebelikleri izleyen, su ve gıdayı kontrol eden, tedavi hizmetlerini de yerine getiren kurumlar olmuşlardır. Bu anlamda ciddi bir yük taşımışlardır. Bu kadar yük taşıyan sağlık ocaklarının iyileştirilmesi yerine çökertilmesi hedeflenmektedir. Çünkü sağlık ocakları ulaşılabilir sağlık hizmeti sunmakla sağlık hizmetlerinin piyasaya açılmasının önündeki engellerden biri konumundadır. Zira daha fazla kâr temeli üzerine kurulu sermaye devleti için hastalığı tedavi etmek hastalıkları engellemekten daha kârlı bir iş. Bu nedenle sermaye iktidarı sayısı 6 bin olan sağlık ocaklarını geliştirmek, olanaklarını artırmak yerine Aile hekimliği sistemini hayata geçirmeye çalışmaktadır. Kuşkusuz bu sağlık ocaklarının hiçbir sorunu olmadığı anlamına gelmemektedir. Ancak sağlık hizmetini özelleştirmek için sağlık ocakları çökertilmek istenmektedir. Tüm olanaksızlıkların içinde halkın arsa, yer, malzeme bağışlayarak kurduğu ve ayakta tuttuğu sağlık ocakları kapatılarak patronlaştırılan hekim ve iş güvencesi olmayan sözleşmeli bir sağlık elemanından oluşan bir sağlık hizmeti çağdaş yaklaşım olarak getirilmek istenmektedir. Bu uygulamanın adına da Aile hekimliği denilmektedir. Böylesine kapsamlı bir hizmetin iki kişi tarafından verilebilmesini hedeflemek, hem hekimleri kaldıramayacağı yükün altına sokmak, hem de toplumun sağlığını aşırı kâr hırsı yüzünden tehlikeye atmak anlamına gelmektedir. Zira aile hekimi olmak için üniversite okuyan tıp öğrencilerine hiçbir C K

7 7 alanda uzmanlık eğitimi verilmemektedir. Hiçbir alanda uzman olmayan ancak her alanda az bir bilgiye sahip olan hekimler hastasına müşteri mantığıyla yaklaşacak, önleyici sağlık hizmeti vermek yerine tedavi adı altında daha çok para getiren uygulamalara yönelecektir. Çünkü kendisine kayıtlı 3-4 bin kişiye koruyucu sağlık hizmeti sunmak iki kişiden oluşan bir ekibin altından kalkabileceği bir iş değildir. Üstelik hekim başına yıllık düşen hasta sayısının bir hayli fazla olduğu ülkemizde bir hekimin bir hastaya ayırması gereken süre günde 7,5 saati bulacaktır. Bu sadece muayene için harcanacak süredir. Dahası aynı ikiliden ev ziyaretleri yapması da beklenmektedir. Sermaye iktidarı bu saldırıları şirin göstermek için her türlü propaganda aracını kullanmaktadır. Bir telefonla aile hekiminizi 24 saat evinize çağırabileceksiniz yalanları eşliğinde toplumsal koruyucu sağlık hizmetleri tasfiye edilmek istenmektedir. Sağlık ocaklarının Tarım Bakanlığı na ve yerel yönetimlere devredilme süreci başlatılmıştır. Sağlık hizmetlerinin bütünlüğünü de ortadan kaldıran bu uygulamalar nedeniyle önlenebilir hastalıklardan bugün birçok insan ölmektedir. Halihazırda ortaya çıkan sonuçları üzerinden değerlendirildiğinde yakın bir gelecekte toplumu bekleyen tehlikenin boyutları daha iyi anlaşılacaktır. Aile hekimliği sisteminin ilk uygulandığı il olan Düzce de Aile hekimliği uygulaması bir yılını doldurmuştur. Birinci Yılında Düzce İli Aile Hekimliği Pilot Uygulaması üzerine yapılan değerlendirme Eskişehir İli Aile Hekimliği Pilot Uygulaması-Geçiş Dönemi ve İşleyiş konusundaki araştırma-inceleme sonuçları bu açıdan öğreticidir. (TTB- Pratisyen Hekimler Derneği Çalışmaları) Örnek; Pilot illerden Düzce de aile hekimliği uygulamaları sonucu; Aile Hekimlerinin iş yoğunlukları artıyor, sevk zinciri işleri daha da zorlaştırdı, ücretlerde erime devam ediyor, vatandaş memnuniyetsizlikleri artmaya başlamış durumda, hekim dışı sağlık personeli unutulmuş, yoğun adaletsiz uygulamalara maruz bırakılmış, koruyucu hizmetler sadece sorulduğunda yanıt verilen durumda yani önemli değil (Aile Hekimi için de vatandaş için de) Gerçekler bu olmasına rağmen sermaye hükümeti bu uygulamanın sonuçlarını gizleyerek 10 ili daha pilot bölge listesine ekledi. Eskişehir ve Bolu da da Aile hekimliği uygulamasını başlatmıştır. Bu yıkımı durdurmak için Parasız, nitelikli, ulaşılabilir sağlık hizmeti! talebinin yanısıra Herkese iş güvencesi! taleplerimizi öne çıkararak gücümüzü birleştirmek, ortak mücadeleyi yükseltmek sorumluluğuyla karşı karşıyayız.

8 8 İzmir Sağlık Platformu ndan panel... Düzce-Eskişehir deneyimi temelinde aile hekimliğini tartışıyoruz! İzmir Sağlık Platformu, Aile Hekimliği Projesi ne karşı 29 Eylül günü İzmir İl Sağlık Müdürlüğü önünde kitlesel bir basın açıklaması yaptı. 2 Kasım günü ise Dokuz Eylül Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi Salonu nda bir panel gerçekleştirdi. Sağlıkta dönüşüm projesi adı altında yürütülen sağlıkta özelleştirme saldırısı ve bu saldırı programının ayaklarından biri olan Aile Hekimliği uygulamalarına karşı çıkan Sağlık Platformu, Düzce-Eskişehir Deneyimi Temelinde Aile Hekimliği Sistemi başlığı altında aile hekimliğini tartışmak üzere düzenledi paneli. İlk olarak Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ülkü Bayındır a söz verildi. Bayındır; sağlıkta özelleştirme uygulamasına karşı çıkılması gerektiğini, sağlıkta dönüşüm programının aceleye getirildiğini, tüm toplumun nitelikli bir sağlık hizmeti görmesi hakkı olduğunu ancak sağlıkta uygulanmak istenen programın bunu gözetmediğini söyledi. Aile Hekimliği uygulamasının yanlış olduğuna dikkat çekerek, sağlık ocaklarına sahip çıkılamadığını yeni uygulamalarla hastalarla sağlık çalışanının karşı karşıya getirilmek istendiğini vurguladı. Ardından Prof. Dr. Emin Alıcı (Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü) söz aldı. Alıcı nın konuşmaya başlaması üzerine salondaki bir grup öğrenci alkışlı protesto başlattı. Bir grup kamu emekçisinin de desteğiyle alkışlarıyla süren protesto eylemi öğrencilerin salonu terk etmesiyle son buldu. Öğrenciler, son dönemde devrimci demokrat öğrencilere yapılan saldırıları, açılan soruşturmaları, okuldan atma ve her türlü anti demokratik uygulamaları yapan, çalışanına soruşturma açan, işten atan bir üniversite rektörünün özgürlükten, sosyal adalet ve sosyal devletten söz etme hakkı olmadığını, tüm bu uygulamaları protesto ettiklerini ve mücadeleye devam edeceklerini belirttikten sonra salonu terkettiler. Protesto eyleminin ardından İzmir SES Şube Başkanı Ergun Demir, İzmir THD Başkanı, İzmir Diş Hekimleri, Pratisyen Hekimler Derneği, İzmir Tabipler Odası Başkanı birer konuşma yaptılar. Yarım saatlik zamana sığdırılan bu konuşmalardaa daha çok sağlıkta yaşanan olumsuzluklar ve sonuçlar üzerinde duruldu. Konuşmaların ardından akademisyenler tarafından yapılan araştırma ve bulguların sunulduğu bölüm ilgiyle izlendi. Panele yaklaşık 300 kişi katıldı. Sosyalist Kamu Emekçileri/İzmir Sağlıkta yıkımı durduralım! mitingleri 26 Kasım günü İzmir de Sağlık Platformu tarafından düzenlenen ve KESK in diğer sendikaları ile demokratik kitle örgütleriyle devrimci grupların desteklediği mitinge 7 bin işçi ve emekçi katıldı. Yaklaşık bir ayı kapsayan ön hazırlık sürecinin ardından saat da İzmir Alsancak Cumhuriyet Meydanı nda kitlenin toplanması ile miting başladı. Kortejlerin oluşturulmasının ardından miting alanı olan Gündoğdu Meydanı na yüründü. Yürüyüş coşkulu geçti. Ancak alanda bu coşku devam etmedi, dağılma yaşandı. Mitinge işçi sendikalarından ciddi bir katılım sağlanmadı. KESK in en kitlesel sendikası Eğitim-Sen in katılımı da zayıflığı ile dikkat çekti. Ön hazırlık sürecinde kentin belli başlı merkezlerinde masalar kuruldu, halkın yoğun geçtiği bölgelerde propaganda ve ajitasyon faaliyeti yürütüldü, sağlıktaki dönüşüm programı teşhir edildi. Yanısıra işyerlerine ve halka binlerce bildiri dağıtılmaya çalışıldı. Tüm bu faaliyetin alana yansıması zayıf kaldı. *** Antalya da sağlık mitingi SES, 25 Kasım günü Antalya da Sağlıkta yıkımı durduralım! başlığı ile bir miting düzenledi. Güllük TRT kavşağında toplanan kitle Eski Sanayi Lunapark Meydanı na yürüdü. Yürüyüş boyunca sağlık hakkı ile ilgili sloganlar atıldı. Miting alanına gelindiğinde ilk konuşmayı SES Antalya Şube Başkanı Mustafa Kılınç yaptı. 14 Aralık'ta hizmet üretmeyeceklerini söyledi.

9 Bir kez daha burjuva yasalarına sıkışmak mı, yoksa yasakları fiili-meşru mücadele ile aşmak mı? Bizi kurtaracak olan öz gücümüz ve mücadelemizdir! sayılı sendikalar yasası gündeme geldiğinde KESK MYK sı Bu yasa sahte sendika yasasıdır, yasakçı yasadır. Kabul etmeyeceğiz, alanlarda parçalayacağız! diyordu. Yasanın mecliste kabul edilmesinin ardından KESK bu yasaya sığmayacak diyor ve mücadelenin yasal sınırlar içerisine hapsedilemeyeceği mesajını veriyordu Temmuz 2001 KESK Olağan Genel Yönetim Kurulu toplantısında şöyle denilmişti; Fiili ve meşru bir süreçten gelen, büyük bir özveri ve kararlılıkla sendikalarını kuran ve devleti, kurduğumuz sendikaları tanımak zorunda bırakan kamu emekçileri ve onların örgütü KESK, yasanın sınırlamalarını aşabilecek bir deneyim ve birikime sahiptir Peki bu söylenenler pratiğe geçirildi mi? Yasanın alanlarda parçalanması için gereken mücadele yol ve yöntemi izlendi mi? Hak alıcı, devrimci bir mücadele programı oluşturuldu mu? Birçok soru sorulabilir. Bugünkü gerçeklik, kamu emekçileri hareketinin geldiği nokta tüm bu soruların yanıtını vermektedir. Ne yazık ki bu soruların yanıtı hiç de iç açıcı değildir. Alanlara onbinleri indirebilen, haklarını söke söke alma bilinciyle alanlara çıkan KESK, bugün iyice etkisizleşmiştir. Son toplu görüşme süreci bir kez daha göstermiştir ki, tercih edilen yol yasaya uyumdur. Zira son toplu görüşmeleri orta oyunu olarak niteleyen ve masadan kalkan KESK yönetimi kamu emekçilerine alanları göstermiştir. Toplu görüşme oyundur, sözümüzü alanlarda söyleyeceğiz diyen KESK, aradan 3 ay geçmesine rağmen halen bir mücadele programı ve eylem takvimi açıklamış değildir. Masadan kalkan KESK yönetimi Kasım da iş bırakacağız demiş ancak uzun süren bir belirsizliğin ardından 14 Aralık ta iş bırakma eyleminin gerçekleştirileceğini duyurmuştur. Bu iş bırakmanın ön çalışması ne düzeyde yapılmaktadır o da belli değildir. Toplu görüşme sürecinde esip gürleyen KESK yönetiminin pratiği hala yasakçı yasanın cenderesine sıkışmış bir mücadele pratiği izlediğini göstermektedir. Ancak bu pratik KESK i bitirmektedir. Fiili mücadele geleneğine sahip KESK içindeki öncü, devrimci kamu emekçileri, uzlaşmacı, reformist yönetimin hareketi zaafa uğratan politikalarına ve pratiğine halen istenilen düzeyde müdahale edememektedir. Ancak artık kaybedecek vakit yoktur. Bugün her türlü zaafına rağmen sermaye düzeninin sosyal yıkım programına sendikal cepheden yanıt vermeye çalışan yine de KESK tir. Kamu emekçilerinin daha ilk yola çıktıklarında yükselttikleri haklar yasalardan önce gelir şiarına yeniden sahip çıkılmalıdır. Sendikal alandaki zaafların, örgütlenme alanındaki gerilemenin nedenini kamu emekçileri hareketinin mücadelesine yanıt verecek devrimci bir programdan yoksunluk oluşturmaktadır. Devrimci bir önderlikten ve taban örgütlenmelerinden yoksun oluşudur. Sınıf mücadelesinin tarihi yasaların mücadeleden sonra geldiğini bize göstermektedir. Militan ve güçlü bir sınıf mücadelesinin varlığı, burjuvazinin yasalarını emekçilerin lehine yeniden yazabilmektedir. Bu konuda en büyük görev ve sorumluluk öncü, devrimci kamu emekçilerine düşmektedir. Sınıfa karşı sınıf perspektifiyle, kararlı ve sabırlı bir devrimci çalışma yürütmek ve öncelikle sınıfın en ileri kesimlerini bu mücadeleye kazanmak gerekmektedir. Burjuva yasalarına değil kendi örgütlü gücümüze güvenelim! Sermayenin yıkım programlarını, yasakçı yasayı tarihin çöplüğüne atmak için mücadeleyi yükseltelim! Sosyalist Kamu Emekçileri/İzmir

10 10 12 Eylül ürünü YÖK e karşı parasız, bilimsel, demokratik, laik eğitim talebiyle mücadeleye! Sermayenin çıkarları doğrultusunda yüksek öğretimin yeniden yapılandırılması eğitimin ticarileştirilmesi, piyasalaştırılması, pahalılaşması anlamına gelmektedir. Bu da üniversitelerin, üniversite personelinin ve öğrencilerin buna uygun olarak yeniden şekillendirilmesini zorunlu kılmaktadır. Yüksek öğretimin yeniden yapılandırılması üniversitelerin işlevini yeniden tanımlamayı gerektirmiştir. Bu tanıma göre eğitimin misyonu sermayenin ihtiyaçlarına uygun nitelikli işgücü yetiştirmek, egemen ideolojinin yeniden üretilmesini sağlamak ve meşrulaştırılmasında etkin rol oynamaktır. Üniversitelere saldırılar: Dokuz Eylül Üniversitesi örneği Dokuz Eylül Üniversitesi nde YÖK ün getirdiği antidemokratik, baskıcı uygulamalar tüm hızıyla devam etmektedir. Özelleştirme, taşeronlaştırma, işsizleştirme politikalarına karşı çıkmak bir soruşturma nedeni olabilmektedir. Soruşturmalar öğrenci, akademisyen, teknik, idari personel tüm üniversite bileşenleri üzerinde bir baskı aracı olarak yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Üniversite yönetimi Eylül 2004 de başlattığı, kadrosu 33/a olan araştırma görevlilerinin tümünün kadrosunu 50/d ye aktarması uygulaması ile bir yıl içinde tüm araştırma görevlilerinin iş güvencesini gaspetti. Diğer üniversiteler konu ile ilgili yargı kararını beklerken Dokuz Eylül Üniversitesi nde çalışan yaklaşık 550 araştırma görevlisinin kadrosu 50/d ye aktarıldı. Bu süreçte Dokuz Eylül Üniversitesi nde 100 e yakın araştırma görevlisi bu uygulama için dava açmış ve bugün davaların büyük çoğunluğu araştırma görevlilerinin lehine sonuçlanmıştır. Davayı kazanan araştırma görevlilerinin 50/d olan kadroları görece daha iyi bir iş güvencesine sahip 33/a maddesine göre yeniden düzenlenmiştir. Dava açıp kaybeden ya da davası devam eden araştırma görevlileri ise lisansüstü eğitimlerini bitirdiklerinde üniversiteden uzaklaştırılmaktadır. Üniversitelerde öğrencilere de olmadık gerekçe ve bahanelerle soruşturmalar açılmakta, okuldan atmalar yaşanmaktadır. Üniversitenin piyasaya açılması da özelleştirmeci uygulamalarla birlikte son dönemde hızlanmıştır. Üniversitedeki tüm kantinler özelleştirilmiştir. Transkript vb. belgeler öğrencilere parayla satılmaktadır. Öğrencilerin para ödemeden yararlanması gereken üniversitedeki bilgisayar laboratuarlarında internet erişimi için öğrencilerden para talep edilmektedir. Hizmet alımı adı altında yapılan özelleştirmelerle üniversite içinde verilen hizmetlerin birçoğu taşeron firmalara devredildi. Mayıs 2006 nın ilk haftasında DEÜ Tıp Fakültesi Hastanesi nde Güzel İzmir adlı taşeron şirkete bağlı 213 işçi grev yaptıkları gerekçesiyle işten çıkarıldı. Üç yıllık mücadelenin ardından Genel-İş 4 No lu Şube de örgütlenen Güzel İzmir Temizlik işçileri Nisan 2006 da toplu sözleşme sürecini başlattılar. Ek mesai ücretlerinin ödenmemesi, ücretsiz izne çıkarılmak, işyeri hekimlerinin bulunmaması gibi çok sayıda soruna karşı yönetimle yaptıkları görüşmelerden bir sonuç alamayan işçiler hastane önünde bir oturma eylemi yapmışlardı. Sonrasında da yönetim işçileri bu eylem nedeniyle işten çıkarmıştı. Bu süreçte işçilerin sorunlarına sahip çıkmaya çalışan Prof. Dr. İzge Günal hakkında da Rektörlük makamını küçük düşürme gerekçesiyle soruşturma açılmış ve Günal ın görevine son verilmeye çalışılmıştır.

11 11 Bu ve benzeri uygulama ve baskıları tüm üniversitelerde görmek mümkündür. YÖK ün üniversiteye hizmetinin bir diğer yönü ise, üniversitelerin ve yükseköğrenimin ticarileştirilmesi alanında yaşanmıştır. TBMM nin YÖK Araştırma Komisyonu nun raporu bile, YÖK ün, üniversitelerin nasıl bir şirket, holding yönetimi anlayışıyla yürütüldüğünün çarpıcı örnekleriyle doludur. YÖK tarafından açıklanan son Yükseköğretim Strateji Raporu da aynı anlayışın devamı olarak gündeme getirilmiş ve üniversite-sermaye ilişkisini daha organik hale getirilmesini önermiştir. Üniversite-sermaye işbirliği ve üniversite eğitimi TÜSİAD ın hazırladığı üniversite raporları ile YÖK ve ÜAK raporlarında sıkça bahsi geçen üniversitenin yeniden yapılandırılması yüksek öğretim sisteminin içinde bulunduğu durumu şöyle özetlemektedir.: * Üniversitelerin piyasanın ihtiyaçlarına uygun olarak uluslararası şirketler ve yerli ortaklarıyla yakın ilişkiler kurması. * Sermayenin ihtiyaç duyduğu konularda araştırmageliştirme (AR-GE) projeleri hazırlamaları. * Devlet üniversitelerinin bu şirketlerin yan kuruluşları haline getirilmesi. * Kaynak olmadığı gerekçesiyle eğitime bütçeden az pay ayrılırken özel üniversiteler ve vakıf üniversitelerinin teşvik edilmesi. Buralara bedava arazi tahsis edilmesi. * Bilimin işlevinin ve amacının, şirketlerin kâr maksimizasyonu için yeni teknolojiler üretmekle sınırlandırılması. * Devletin ideolojik ihtiyaçlarına uygun olarak üniversitenin sözde bilimsel araştırmalar yapıp raporlar hazırlaması vb. 12 Eylül sonrası hükümetlerin ve YÖK ün üniversitelere yönelik karar ve düzenlemelerinin kapsam ve içeriği buna olarak şekillenmiştir. Her tür bilimselteknik gelişme, sermayenin ihtiyaçlarını karşıladığı oranda geçerli ve yararlı sayılmış; toplumun çıkarına hiçbir proje oluşturulmasına izin verilmemiş, bu tür girişimler ya finanse edilmeyerek, ya da baskı altına alınarak engellenmiştir. Enerjiden sağlığa, ulaşımdan iletişime birçok alanda toplumun ihtiyaçlarına yanıt vermeyi amaçlayan projeler teşvik edilmemiştir. Üniversitelerde ders veren öğretim elemanları, bilim üretmesi gereken bilim insanları ise sermayenin uşaklığını yapan piyonlara dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Tüm bunlarla amaçlanan, üniversiteleri sermayenin kârlı işletmeleri haline getirmektir. Üniversitelerin emekçi halkın yanında ve onların çıkarı için varolmasının, bilimin amaç ve işlevlerine uygun olarak varlığını sürdürmesinin önüne geçmektir. Özerk-demokratik üniversite talebiyle mücadeleye! Özetle 12 Eylül faşist askeri darbesinin çocuğu YÖK, kuruluş amaçlarına uygun olarak üniversiteyi bilimsel eğitimden ve bilim insanı niteliği taşıyan öğretim kadrolarından temizlemeye yönelik yoğun bir çaba içerisindedir. Üniversitelerde buna uygun kadrolaşmayı ve kurumlaşmayı titizlikle uygulamaktır. YÖK, kimi zaman bir istihbarat örgütü olarak yönetenlere hizmet etmiş, çoğu zaman da, devletin üniversitelerdeki militarist baskı aygıtı olarak işlev görmüştür. Çıkardığı yönetmelikler ve genelgelerle, öğrenci, öğretim üyesi ve üniversite çalışanlarının üzerinde Demokles in kılıcı gibi durmuştur. Kamuoyunun karşısında kurucuları da dahil hiç kimsenin açıktan savunamadığı bir kurum olmasına rağmen varlığını sürdürmesinin temelinde de sermayeye bu kusursuz hizmetleri yatmaktadır. Bu şartlar altında özerk, demokratik ve bilimsel eğitim veren, anti-demokratik uygulamaların son bulduğu üniversitelere olan özlemimizi bu karşıtlık ekseninde biçimlendirmek ve tüm kurumlarıyla yaratılan bu sisteme karşı koyarak dile getirmek durumundayız. Sosyalist Kamu Emekçileri/Ankara

12 Devlet terörüne ve TMY ye karşı mücadeleyi yükseltelim! Emperyalistlerin ve siyonistlerin Ortadoğu halklarına yönelik saldırılarına suç ortaklığı yapan işbirlikçi sermaye iktidarı, içerde de başta devrimci, demokrat ve sosyalistler olmak üzere toplumsal muhalefetin tümüne yönelik baskısını artırmaktadır. 5 ve 6 Eylül tarihlerinde Lübnan a asker gönderilmesine karşı çıkan ve emperyalistlerin temsilcisi Kofi Annan ı protesto edenlerin üzerine panzerlerle, coplarla saldırılması, 60 kişinin gözaltına alınması, 18 inin tutuklanması bunu göstermektedir. Sermaye devleti emperyalistlerin ve siyonistlerin kirli çıkarlarına hizmet ederken toplumsal muhalefeti baskı ve zorla ezmek, kitlelerin örgütlülüklerini dağıtmak, saldırılarını sorunsuz hayata geçirmek istemektedir. Geçtiğimiz aylarda aralarında Atılım Gazetesi, Ezilenlerin Sosyalist Platformu, Limter-İş, Tekstil-Sen, BEKSAV, Emekçi Kadınlar Derneği, Sosyalist Gençlik Derneği, Özgür Radyo nun bulunduğu birçok ilerici, devrimci kuruma ve çalışanlarına yönelik gözaltı ve tutuklama terörü bunun bir başka yansımasıdır. Bu saldırılar özünde ekonomik, sosyal, demokratik hakları için mücadele eden işçilere, emekçilere yöneliktir. Bilimsel, demokratik, parasız, anadilde eğitim hakkı için mücadele eden gençliğe yöneliktir. Düşüncelerini özgürce ifade etmek isteyen ilerici aydınlara yöneliktir. Meşru ve haklı talepleri için mücadele eden Kürt halkına, kısaca toplumsal muhalefetin tümüne yöneliktir. Bu saldırı özünde sınıfsız, sömürüsüz, sınırsız bir dünya özlemi uğruna mücadele eden devrimcilere, sosyalistlere yöneliktir. Bu nedenle bu saldırılara karşı durmak tüm işçi ve emekçilerin, devrimci güçlerin, aydın ve sanatçıların, gençliğin ve onların örgütlülüklerinin görevidir. Ancak saldırı sonrası yaşananlar özellikle sendikaların bu konuda yeterince duyarlı olmadığını göstermiştir. Düşünün ki aralarında sendikaların da bulunduğu birçok kurum basılmış, çalışanları ve yöneticileri gözaltına alınmış, tutuklanmıştır. Ancak -bir kısmını dışta tutarsak- KESK in, DİSK in ve Türk-İş in sendika ve şubelerinden anlamlı bir yanıt, tok bir karşı koyuş yükselmemiştir. Birçok sendika bu saldırılar karşısında kör, sağır, dilsiz kalmıştır. Bugün devletin bu saldırılarına ve terörüne sessiz kalınırsa eğer, yarın sermayenin kolluk güçleri keyfi bir şekilde sendikaları, dernekleri, DKÖ leri basmayı, kapısına kilit vurmayı, çalışanlarını, üyelerini ve yöneticilerini gözaltına alarak tutuklamayı olağan bir uygulama haline getirecektir. Bu saldırılara karşı durmak, devlet terörüne karşı mücadeleyi yükseltmek başta işçi ve emekçiler olmak üzere tüm sendika ve derneklerin, demokratik kitle örgütlerinin görevidir. Başta TMY olmak üzere tüm anti demokratik yasaların iptal edilmesi için, sınırsız söz, basın, örgütlenme, gösteri ve toplanma özgürlüğü için, kısaca temel hak ve özgürlüklerimiz için mücadeleyi yükseltelim! Yaşasın sınıf dayanışması! Yaşasın devrimci dayanışma! Fiyatı: 0.5 YTL * Sayı: 18 * Aralık 2006 * Yayıncı: EKSEN Basım Yayın Ltd.Şti. * Sahibi ve S. Y. İşl. M.: Gülcan CEYRAN EKİNCİ * Baskı : Özdemir Matbaacılık/İSTANBUL * EKSEN Yayıncılık Büroları Merkez: Eksen Yayıncılık Mollaşeref Mh. Turgut Özal Cd. (Millet Cd.) No: 50/10 İstanbul Tel: 0 (212) C K

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMI VE AİLE HEKİMLİĞİ

SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMI VE AİLE HEKİMLİĞİ SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMI VE AİLE HEKİMLİĞİ 1 2 DÜNYA BANKASI 2004 TÜRKİYE SAĞLIK RAPORU Aile Hekimliği Türkiye de birinci basamak sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesinin en önemli adımıdır. Bu nedenle

Detaylı

7. dönem çalışma raporu TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI. EMO Kocaeli Şubesi 146

7. dönem çalışma raporu TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI. EMO Kocaeli Şubesi 146 TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI EMO Kocaeli Şubesi 146 İKK Sekreterliği Makina Mühendisleri Odası tarafından yürütülmektedir. Şubemiz, üniversite, resmi kurum, sendika, oda ve derneklerle sürdürülebilir

Detaylı

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB 2010-2012 ISBN 978-605-01-0372-4 Baskı Mattek Basın Yayın Tanıtım Tic. San. Ltd. Şti Adakale Sokak 32/27 Kızılay/ANKARA Tel: (312)

Detaylı

MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ!

MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ! MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ! İşçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs; tüm yurtta olduğu gibi İstanbul da da coşkuyla kutlandı.1978 1 Mayıs ın ardından ilk kez izin verilen

Detaylı

YÖNETMELİK. b) Merkez (Hastane): Turgut Özal Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezini,

YÖNETMELİK. b) Merkez (Hastane): Turgut Özal Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezini, 19 Ocak 2014 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 28887 Turgut Özal Üniversitesinden: YÖNETMELİK TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Detaylı

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi

Detaylı

Türkiye Sağlık Hizmetlerinin Finansmanı ve Sağlık Harcamalarının Analizi 2002-2013 Dönemi

Türkiye Sağlık Hizmetlerinin Finansmanı ve Sağlık Harcamalarının Analizi 2002-2013 Dönemi Türkiye Sağlık Hizmetlerinin Finansmanı ve Sağlık Harcamalarının Analizi 2002-2013 Dönemi Mehmet ATASEVER Mayıs, 2015 Türkiye Sağlık Hizmetlerinin Finansmanı ve Sağlık Harcamalarının Analizi 2002-2013

Detaylı

YÖNETMELİK İPEK ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

YÖNETMELİK İPEK ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Yönetmelik 22 Eylül 2013 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 28773 İpek Üniversitesinden: YÖNETMELİK İPEK ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

18- EĞİTİM, ÖĞRETİM VE GENÇLİK

18- EĞİTİM, ÖĞRETİM VE GENÇLİK 18- EĞİTİM, ÖĞRETİM VE GENÇLİK Göçmen İşçi Çocuklarının Eğitimine İlişkin Yönetmelik, 14 Kasım 2002 tarih ve 24936 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmelik kapsamında yapılan

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1- (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Uludağ Üniversitesi Kadın Araştırmaları

Detaylı

TTB nin Olağandışı Durumlarla İlgili Çalışmaları

TTB nin Olağandışı Durumlarla İlgili Çalışmaları TTB nin Olağandışı Durumlarla İlgili Çalışmaları 1990 yılında Körfez Krizi sonrasında Kuzey Irak tan sığınmacı akını 17 Ağustos 1999 Marmara depremi TTB ODSH Kolu Yönergesi çerçevesinde, TTB ODSH Kolu

Detaylı

YÖNETMELİK NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÖNETMELİK NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar 12 Eylül 2013 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 28763 Namık Kemal Üniversitesinden: YÖNETMELİK NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

2010 2012 ETKİNLİK RAPORU. 29.1.2010 tarihli olağan Genel Kurulda bizlere bu derneği adımıza yaraşır bir biçimde yönetmek üzere görevlendirdiniz.

2010 2012 ETKİNLİK RAPORU. 29.1.2010 tarihli olağan Genel Kurulda bizlere bu derneği adımıza yaraşır bir biçimde yönetmek üzere görevlendirdiniz. ÇOCUK İSTİSMARINI VE İHMALİNİ ÖNLEME DERNEĞİ 2010 2012 ETKİNLİK RAPORU 29.1.2010 tarihli olağan Genel Kurulda bizlere bu derneği adımıza yaraşır bir biçimde yönetmek üzere görevlendirdiniz. Bu nedenle

Detaylı

SUNUŞ. Birleşik Metal İşçileri Sendikası Genel Yönetim Kurulu

SUNUŞ. Birleşik Metal İşçileri Sendikası Genel Yönetim Kurulu SUNUŞ İşyeri sendika temsilcileri, işyerinde çalışan işçilerin mevzuattan, toplu iş sözleşmelerinden doğan her türlü hak ve çıkarlarını korumakla görevli olan, sendikasının örgütlenmesi ve güçlenmesi için

Detaylı

SAĞLIKTA DÖNÜġÜMÜN TIP EĞĠTĠMĠNE ETKĠSĠ

SAĞLIKTA DÖNÜġÜMÜN TIP EĞĠTĠMĠNE ETKĠSĠ SAĞLIKTA DÖNÜġÜMÜN TIP EĞĠTĠMĠNE ETKĠSĠ Sağlıkta yapılan dönüģümü değerlendirirken sadece sağlık alanının kendi dinamikleriyle değil aynı zamanda toplumsal süreçler, ideolojik konumlandırılmalar, sınıflararası

Detaylı

TC. YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Bilkent/ANKARA. 26 Temmuz 2006

TC. YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Bilkent/ANKARA. 26 Temmuz 2006 TTB Merkez Konseyi YÖK Başkanı sayın Erdoğan Teziç ile 26 temmuz çarşamba günü görüştü. Görüşmede TTB Mezuniyet Öncesi Tıp Eğitimi 2006 Raporu sunuldu. Yeni tıp fakülteleri açılması, öğrenci sayıları,

Detaylı

İlerici Kadınlar Kimdir?

İlerici Kadınlar Kimdir? İlerici Kadınlar Kimdir? Türkiye de AKP iktidarı ile ivme kazanan piyasacılık ve gericilik kadınlar üzerindeki baskıyı daha da artırmıştır. Özellikle son on yılda toplumsal yaşamın dincileştirilmesi kadın

Detaylı

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliğinde Emeğin Örgütlenmesi

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliğinde Emeğin Örgütlenmesi İşçi Sağlığı ve İş Güvenliğinde Emeğin Örgütlenmesi Ertuğrul Bilir Makina Mühendisi İş Güvenliği Uzmanı (C) İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği - Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi ÖDENEN BEDELLER İş kazası

Detaylı

EMEK ARAŞTIRMA RAPORU-2

EMEK ARAŞTIRMA RAPORU-2 EMEK ARAŞTIRMA RAPORU-2 KAMU İSTİHDAM RAPORU (Aralık, 2015) Ø KAMU SEKTÖRÜNDE İSTİHDAM EDİLEN İŞÇİ SAYISI YÜZDE 3,4! GERİLEDİ. KADROLU İŞÇİ SAYISI İSE YÜZDE 4,6 DÜŞTÜ! Ø BELEDİYELERDE KADROLU İŞÇİ SAYISI

Detaylı

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. BASIN ÇALIġMALARI

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. BASIN ÇALIġMALARI BASIN ÇALIġMALARI BASIN AÇIKLAMALARIMIZ 5 Mayıs 2010 Özelleştirme Karşıtı Platform İstanbul Bileşenleri nin Taksim BEDAŞ önünde gerçekleştiği basın açıklaması yoğun bir katılımla yapıldı. Şubemiz üye ve

Detaylı

DİŞ HEKİMLERİ İSYAN BAYRAĞINI ÇEKTİ http://www.zamanindahaber.com/saglik/dis-hekimleri-isyan-bayragini-cekti-h50455.html 23.12.

DİŞ HEKİMLERİ İSYAN BAYRAĞINI ÇEKTİ http://www.zamanindahaber.com/saglik/dis-hekimleri-isyan-bayragini-cekti-h50455.html 23.12. DİŞ HEKİMLERİ İSYAN BAYRAĞINI ÇEKTİ http://www.zamanindahaber.com/saglik/dis-hekimleri-isyan-bayragini-cekti-h50455.html 23.12.2014 Dişhekimleri, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'ndan randevu bekliyor

Detaylı

Stratejik Plan 2015-2019

Stratejik Plan 2015-2019 Stratejik Plan 2015-2019 Bu Stratejik Plan önümüzdeki beş yıl Bezmiâlem in gelmesini umut ettiğimiz yeri ve buraya nasıl geleceğimizi anlatan bir Vizyon Belgesidir. 01.01.2015 Rektör Sunuşu Sevgili Bezmiâlem

Detaylı

Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de

Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Saðlýk emekçilerinin 2 gün süren grevleri baþladý. Ülke genelindeki hastanelerin nereyse tamamýnda hastanede

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

İŞ GÜVENCEMİZE VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ!

İŞ GÜVENCEMİZE VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ! İŞ GÜVENCEMİZE VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ! 1 KAMUNUN DÖNÜŞÜMÜ Kamunun ve kamu hizmetlerinin önceden belirlenmiş ekonomik, toplumsal, siyasal hedefler doğrultusunda; amaç ve işlevleri bakımından yeniden

Detaylı

Yükseköğretim kurumları disiplin kurullarında sendika temsilcisi bulundurulmasını sağladık.

Yükseköğretim kurumları disiplin kurullarında sendika temsilcisi bulundurulmasını sağladık. E RSİT E ÜNİV 1 12 Eylül 2010 tarihinde halkın onayına sunulan anayasa değişikliği referandum paketine toplu sözleşme hakkının eklenmesini ve pakete verdiğimiz destekle, iş güvencesine dokundurtmadan kamu

Detaylı

YALOVA ÜNİVERSİTESİ BİREYSEL İSTEK VE MEMNUNİYET SİSTEMİ PERFORMANS DEĞERLENDİRME RAPORU

YALOVA ÜNİVERSİTESİ BİREYSEL İSTEK VE MEMNUNİYET SİSTEMİ PERFORMANS DEĞERLENDİRME RAPORU 23/08/2013 YALOVA ÜNİVERSİTESİ BİREYSEL İSTEK VE MEMNUNİYET SİSTEMİ PERFORMANS DEĞERLENDİRME RAPORU Rektörlük makamının 03.01.2011 tarih ve 11 no lu Olur u ile oluşturulan Yalova Üniversitesi Bireysel

Detaylı

AKADEMİK ZAMMI ADIMDA ALDIK

AKADEMİK ZAMMI ADIMDA ALDIK AKADEMİK ZAMMI ADIMDA ALDIK BİR SORUNU DAHA ÇÖZÜME KAVUŞTURDUK Üniversitelerde idari ve akademik personeli bir bütün olarak görüyoruz. 666 Sayılı KHK ile idari personelin ek ödeme oranlarında artış gerçekleştirilirken,

Detaylı

SAĞLIK YÖNETİMİ TÜRKİYE DE SAĞLIK HİZMETLERİNİN GELİŞİMİ VE ÖRGÜTLENMESİ

SAĞLIK YÖNETİMİ TÜRKİYE DE SAĞLIK HİZMETLERİNİN GELİŞİMİ VE ÖRGÜTLENMESİ SAĞLIK YÖNETİMİ TÜRKİYE DE SAĞLIK HİZMETLERİNİN GELİŞİMİ VE ÖRGÜTLENMESİ Kaynak: Sağlık İşletmeleri Yönetimi Prof. Dr. Dilaver TENGİLİMOĞLU Doç. Dr. Mahmut AKBOLAT Yrd. Doç. Dr. Oğuz IŞIK *Türkiye de Sağlık

Detaylı

Danıştayın yürütmesini durduğu konular: 1. Mesai dışı çalışma,

Danıştayın yürütmesini durduğu konular: 1. Mesai dışı çalışma, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik Hakkında Danıştay 11.Daire nin Esas No 2013/1812 Sayılı Kararı ve Yürütmeyi Durdurma Kararına

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ KARİYER GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ KARİYER GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ KARİYER GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 - (1) Bu Yönetmeliğin amacı, İstanbul Üniversitesi Kariyer

Detaylı

DÜNDEN BUGÜNE ÜNİVERSİTELER

DÜNDEN BUGÜNE ÜNİVERSİTELER DÜNDEN BUGÜNE ÜNİVERSİTELER Prof. Dr. M. Tuba Ongun Ülke siyasetinin yakıcı gündeminin, yükseköğretim sistemi ve üniversitelerimizin sorunlarının çok önüne geçtiği günler yaşıyoruz. YÖK ün hazırladığı

Detaylı

BARTIN ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

BARTIN ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Bartın Üniversitesinden: BARTIN ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Bartın Üniversitesi

Detaylı

YÖNETMELİK İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ DİŞ HEKİMLİĞİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÖNETMELİK İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ DİŞ HEKİMLİĞİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar 10 Ocak 2013 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 28524 İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinden: YÖNETMELİK İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ DİŞ HEKİMLİĞİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç,

Detaylı

PERFORMANS VERİLERİ DEĞERLENDİRME TABLOSU

PERFORMANS VERİLERİ DEĞERLENDİRME TABLOSU PERFORMANS VERİLERİ DEĞERLENDİRME TABLOSU İdare Adı Harcama Birimi Adı 38.44 - AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ Kurum Geneli Performans Hedefi Program döneminin birinci yılı içerisinde Avrupa Üniversiteler

Detaylı

KURUM TABİPLERİ VE İŞYERİ HEKİMLERİNİN YETKİLENDİRİLMİŞ AİLE HEKİMİ OLMASI ZORUNLU D E Ğ İ L D İ R.

KURUM TABİPLERİ VE İŞYERİ HEKİMLERİNİN YETKİLENDİRİLMİŞ AİLE HEKİMİ OLMASI ZORUNLU D E Ğ İ L D İ R. KURUM TABİPLERİ VE İŞYERİ HEKİMLERİNİN YETKİLENDİRİLMİŞ AİLE HEKİMİ OLMASI ZORUNLU D E Ğ İ L D İ R. I- AİLE HEKİMLİĞİ MEVZUATI: HUKUKİ DÜZENLEMELER 1-5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu nun Tanımlar başlıklı

Detaylı

YÖNETMELİK. İzmir Üniversitesinden: İZMİR ÜNİVERSİTESİ KADIN ÇALIŞMALARI UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM

YÖNETMELİK. İzmir Üniversitesinden: İZMİR ÜNİVERSİTESİ KADIN ÇALIŞMALARI UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM 8 Ağustos 2011 PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı : 28019 İzmir Üniversitesinden: YÖNETMELİK İZMİR ÜNİVERSİTESİ KADIN ÇALIŞMALARI UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

21.DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU

21.DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU 21.DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU 225 ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANKARA ŞUBESİ 13 Ocak 2012 KESK Genel Merkezi başta olmak üzere bir çok ilde KESK e bağlı sendikalar, demokratik kurumlar, belediyeler ve siyasi

Detaylı

T.C ALANYA BELEDİYESİ KIRSAL HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİK

T.C ALANYA BELEDİYESİ KIRSAL HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİK T.C ALANYA BELEDİYESİ KIRSAL HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİK 1 ALANYA BELEDİYESİ KIRSAL HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV, YETKİ VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak, Tanımlar, Temel

Detaylı

İşyeri Temsilcileri Rehberi

İşyeri Temsilcileri Rehberi İşyeri Temsilcileri Rehberi Bir sendika için en önemli kadrolardan birisi işyeri temsilcisidir. İşyeri düzeyinde ise işyeri temsilcisi sendika örgütlenmenin olmazsa olmazıdır. Bir işyerinde işyeri temsilcisinin

Detaylı

İktisadi Kalkınma Vakfı

İktisadi Kalkınma Vakfı İktisadi Kalkınma Vakfı Türkiye-AB ilişkilerinin tarihi kadar eski ve köklü bir kurum olan İktisadi Kalkınma Vakfı, Türkiye ile AB arasındaki ortaklık ilişkisini başlatan Ankara Anlaşması nın imzalanmasından

Detaylı

Ýstanbul hastanelerinde GREV!

Ýstanbul hastanelerinde GREV! Ýstanbul hastanelerinde GREV! Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Doktorlar, hemþireler, eczacýlar, diþ hekimleri, hastabakýcýlar, týp fakültesi öðrencileri ve taþeron

Detaylı

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Giresun Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma

Detaylı

ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİLER OFİSİ YÖNERGESİ BİRİNCİ KISIM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİLER OFİSİ YÖNERGESİ BİRİNCİ KISIM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİLER OFİSİ YÖNERGESİ BİRİNCİ KISIM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1- Bu Yönergenin amacı, Rektörlüğe bağlı olarak görev yapan ve Rektör Yardımcısı

Detaylı

SPoD İnsan Hakları Örgütlerinin Kasım Ayı Buluşmasına Katıldı. SPoD Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu nun Basın Açıklamasındaydı

SPoD İnsan Hakları Örgütlerinin Kasım Ayı Buluşmasına Katıldı. SPoD Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu nun Basın Açıklamasındaydı SPoD İnsan Hakları Örgütlerinin Kasım Ayı Buluşmasına Katıldı İnsan Hakları Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Helsinki Yurttaşlar Derneği, Af Örgütü ve Hakikat Adalet Hafıza Derneği'nin her ay düzenledikleri

Detaylı

Mevzuat Değişikliklerinin Meslek Alanımıza ve Odamıza Yansıması

Mevzuat Değişikliklerinin Meslek Alanımıza ve Odamıza Yansıması İçindekiler 44. Dönem Genel Kurul Gündemi... 11 43. Dönem Organları... 12 43. Dönem Şube Yönetim Kurulları... 16 44. Dönem Şube Yönetim Kurulları... 18 İnşaat Mühendisleri Odası Temsilcilikleri... 20 18

Detaylı

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar:

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar: Kadın Dostu Kentler Projesi İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün ulusal ortağı ve temel paydaşı olduğu Kadın Dostu Kentler Projesi, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu-UNFPA ve Birleşmiş Milletler

Detaylı

YÖNETMELİK. Gaziosmanpaşa Üniversitesinden: GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ PALYATİF BAKIM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM

YÖNETMELİK. Gaziosmanpaşa Üniversitesinden: GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ PALYATİF BAKIM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM 13 Ekim 2014 PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı : 29144 Gaziosmanpaşa Üniversitesinden: YÖNETMELİK GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ PALYATİF BAKIM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam,

Detaylı

YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİ YÖNERGESİ

YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİ YÖNERGESİ YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 Bu Yönergenin amacı; Yeditepe Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisinin yönetimi ve

Detaylı

BİRİM GÖREV TANIMLARI

BİRİM GÖREV TANIMLARI T.C. ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ BİRİM GÖREV TANIMLARI BİRİM: BAĞLI OLDUĞU BİRİM: İDARİ VE MALİ İŞLER DAİRE BAŞKANLIĞI GENEL SEKRETERLİK GÖREVİN KISA TANIMI: Üniversitemiz birimlerinin hizmetlerini en iyi şekilde

Detaylı

EKONOMİK, DEMOKRATİK ÖZLÜK HAKLARIMIZ; EMPERYALİZME, GERİCİLİĞE VE ÖZELLEŞTİRMELERE KARŞI MÜCADELEDE ŞUBEMİZ

EKONOMİK, DEMOKRATİK ÖZLÜK HAKLARIMIZ; EMPERYALİZME, GERİCİLİĞE VE ÖZELLEŞTİRMELERE KARŞI MÜCADELEDE ŞUBEMİZ EKONOMİK, DEMOKRATİK ÖZLÜK HAKLARIMIZ; EMPERYALİZME, GERİCİLİĞE VE ÖZELLEŞTİRMELERE KARŞI MÜCADELEDE ŞUBEMİZ 162 Şubemiz, Odamızın ana yönetmeliği uyarınca ülke ve toplum çıkarları doğrultusunda, yurdumuzun

Detaylı

-> 5 07.08.2014 13:06

-> 5 07.08.2014 13:06 27 Temmuz 2014 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29073 Adıyaman Üniversitesinden: YÖNETMELİK ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ EĞİTİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç,

Detaylı

2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm

2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm 2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm kesimlerinde şeffaflık, dürüstlük ve hesap verebilirlik ilkelerini

Detaylı

MALİYE YÜKSEK EĞİTİM MERKEZİ (MAYEM)

MALİYE YÜKSEK EĞİTİM MERKEZİ (MAYEM) MALİYE YÜKSEK EĞİTİM MERKEZİ (MAYEM) MİSYON ÇALIŞMASI Tablo 1. Misyon Çalışması Sonuçları Konsolide Misyon Oluşturulamamıştır Grup 1 İnsanımızın refahını arttırmak için, adaletli, etkin, verimli, şeffaf

Detaylı

- SOSYAL GÜVENLİK KURUMU NUN SAĞLIK ALANINDA ÜSTLENDİĞİ ÇOK ÖNEMLİ GÖREVLER BULUNMAKTADIR

- SOSYAL GÜVENLİK KURUMU NUN SAĞLIK ALANINDA ÜSTLENDİĞİ ÇOK ÖNEMLİ GÖREVLER BULUNMAKTADIR SGK Başkanı Yadigar Gökalp İlhan 3. Yaş Baharı Kongresine Katıldı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: - SOSYAL GÜVENLİK KURUMU NUN SAĞLIK ALANINDA ÜSTLENDİĞİ ÇOK ÖNEMLİ GÖREVLER BULUNMAKTADIR

Detaylı

İSTANBUL MEDİPOL ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

İSTANBUL MEDİPOL ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ İSTANBUL MEDİPOL ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı ve kapsamı; İstanbul

Detaylı

ADANA AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI MERKEZİ

ADANA AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI MERKEZİ ADANA AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI MERKEZİ İSTATİSTİK 2013 HAZIRLAYAN Şennur ERDEM Tıbbi Teknolog GİRİŞ Ağız ve diş sağlığı, genel sağlığın, yaşamsal fonksiyonların ve yaşam kalitesinin önemli bir parçasıdır. Dünya

Detaylı

UFUK ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİ SAĞLIK, KÜLTÜR VE SPOR İŞLERİ YÖNERGESİ

UFUK ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİ SAĞLIK, KÜLTÜR VE SPOR İŞLERİ YÖNERGESİ (Senatonun 02.11.25.03/3 ve Mütevelli Heyetin 02.11.27.08/2 sayılı kararı) UFUK ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİ SAĞLIK, KÜLTÜR VE SPOR İŞLERİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç Madde l- Bu yönergenin amacı,

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

SAĞLIKÇININ SAĞLIĞI. ÖZEL SAYI şubat 2001. Sağlık Emekçileri, Sağlığımız Için Örgütlenelim!

SAĞLIKÇININ SAĞLIĞI. ÖZEL SAYI şubat 2001. Sağlık Emekçileri, Sağlığımız Için Örgütlenelim! SAĞLIKÇININ SAĞLIĞI Sağlık Emekçileri, Sağlığımız Için Örgütlenelim! ÖZEL SAYI şubat 2001 OPERASYON SÜRÜYOR KOD ADI: Dört, altı, bir, sekiz Hem sağlık emekçilerinin ücretlendirilmesinde prim modelini hem

Detaylı

RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi

Detaylı

12. MĐSYON 13. VĐZYON

12. MĐSYON 13. VĐZYON 12. MĐSYON Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi nin misyonu, evrensel ölçütleri kendisine temel alan, beraberinde ulusal değerlere sahip çıkan, çağdaş tıp bilgi birikimine sahip, koruyucu hekimlik ilkelerini

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ÖZÜRLÜLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ÖZÜRLÜLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ÖZÜRLÜLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; yükseköğrenim gören özürlü öğrencilerin öğrenim

Detaylı

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİNDE TEMEL KAVRAMLAR İnsan Kaynakları Yönetimi (İKY) İKY Gelişimi İKY Amaçları İKY Kapsamı İKY Özellikleri SYS BANKASI ÖRNEĞİ 1995 yılında kurulmuş bir

Detaylı

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları. Bilgilendirme Toplantıları

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları. Bilgilendirme Toplantıları Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Bilgilendirme Toplantıları Ulusal Ajans olarak da bilinen AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı, Avrupa Komisyonu tarafından yürütülen Eğitim

Detaylı

AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası

AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası Büyümenin ve istihdamın artırılması için 2005 yılında kabul edilen Yenilenmiş Lizbon Stratejisi kapsamında, Avrupa Sosyal modelini yeniden şekillendiren Sosyal Gündem

Detaylı

Okul-Aile Birliği (School Council) özet bilgi: eğitim programı

Okul-Aile Birliği (School Council) özet bilgi: eğitim programı Okul-Aile Birliği (School Council) özet bilgi: eğitim programı Okul-Aile Birliği nedir? Bir okulun izleyeceği ana yolu belirleme yetkisi verilmiş hukuki bir yapıdır Bir okulun ana idare organıdır Okulun

Detaylı

ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİ (TTO) UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİ (TTO) UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİ (TTO) UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ 1 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 Bu Yönetmeliğin amacı; Çankaya Üniversitesi

Detaylı

22. Çalışma Dönemi II. Danışma Kurulu Toplantısı Gerçekleştirildi

22. Çalışma Dönemi II. Danışma Kurulu Toplantısı Gerçekleştirildi Ocak - Şubat 2013 22. Çalışma Dönemi II. Danışma Kurulu Toplantısı Gerçekleştirildi Açılış konuşmasının devamında Şube Yönetim Kurulu Sekreterimiz Alişan Çalcalı tarafından Şube etkinlikleri ve çalışmalarına

Detaylı

YÖNETMELİK NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÖNETMELİK NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar 17 Ağustos 2010 SALI Resmî Gazete Sayı : 27675 Namık Kemal Üniversitesinden: YÖNETMELİK NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

Üniversiteler İş Sağlığı ve Güvenliği Platformu İzmir 11.12.2015 - KOÇ ÜNİVERSİTESİ

Üniversiteler İş Sağlığı ve Güvenliği Platformu İzmir 11.12.2015 - KOÇ ÜNİVERSİTESİ Üniversiteler İş Sağlığı ve Güvenliği Platformu İzmir 11.12.2015 - KOÇ ÜNİVERSİTESİ Biz kimiz Neden platform? Üniversitelerde; İSG farkındalığını nasıl arttırabiliriz? İSG kültürünü nasıl geliştirebiliriz?

Detaylı

Madde 3 - (1) Bu Yönetmelik; 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 76 ncı maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Madde 3 - (1) Bu Yönetmelik; 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 76 ncı maddesine dayanılarak hazırlanmıştır. KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ İçişleri Bakanlığından: Resmi Gazete Tarihi : 08/10/ 2006 Resmi Gazete Sayısı : 26313 BİRİNCİ BÖLÜM : Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 - (1) Bu Yönetmeliğin amacı;

Detaylı

Evrak Tarih ve Sayısı: 02/07/2014-12732

Evrak Tarih ve Sayısı: 02/07/2014-12732 Evrak Tarih ve Sayısı: 02/07/2014-12732 T.C. KARAMANOĞLU MEHMETBEY ÜNİVERSİTESİ İslami İlimler Fakültesi Dekanlığı *BE6LB1S2* Sayı : 23987327-612.01.01- Konu: Kamu İç Kontrol Standartlarına Uyum Eylem

Detaylı

MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 05.02.

MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 05.02. MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler İçindekiler Birinci Bölüm - Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Amaç ve kapsam Madde 2 Dayanak Madde 3 Tanımlar İkinci Bölüm - Konseyin Kuruluş Amacı, Oluşumu ve

Detaylı

TIP FAKÜLTESİ TIP EĞİTİM-ÖĞRETİM ÜST KURULU YÖNERGESİ DÜZCE ÜNİVERSİTESİ

TIP FAKÜLTESİ TIP EĞİTİM-ÖĞRETİM ÜST KURULU YÖNERGESİ DÜZCE ÜNİVERSİTESİ DÜZCE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ TIP EĞİTİM-ÖĞRETİM ÜST KURULU YÖNERGESİ Amaç Madde 1- Bu yönergenin amacı, Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi'ndeki mezuniyet öncesi tıp eğitimi, tıpta uzmanlık eğitimi,

Detaylı

SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME

SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME Doç. Dr. Ýlker BELEK Akdeniz Üniversitesi Týp Fakültesi Halk Saðlýðý Anabilim Dalý Öðretim Üyesi SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME Burjuva Sýnýf Saldýrýsýnýn Tepe Noktasý Yukarýda tanýmlanan saðlýk sistemi yapýsý

Detaylı

Başlamadan, önce KMO Yönetim Kurulu ve şahsım adına sizleri sevgi ve saygı ile selamlarım.

Başlamadan, önce KMO Yönetim Kurulu ve şahsım adına sizleri sevgi ve saygı ile selamlarım. Sayın Birlik Başkanım, Odamızın Değerli Yöneticileri, Sevgili Öğrenci Arkadaşlarım; Başlamadan, önce KMO Yönetim Kurulu ve şahsım adına sizleri sevgi ve saygı ile selamlarım. İstanbul dan, İzmir den, Sivas

Detaylı

istekli olanlara öncelik verilerek okul müdürünün teklifi ve milli eğitim müdürünün onayı

istekli olanlara öncelik verilerek okul müdürünün teklifi ve milli eğitim müdürünün onayı NÖBET YÖNERGESİ İÇİN TALEPLERİMİZ Belleticiler, okulda görevli öğretmenlerden, yeterli sayıda öğretmen olmaması halinde aynı yerleşim yerindeki diğer eğitim kurumlarında görevli öğretmenler arasından istekli

Detaylı

TUBİTAK DESTEKLER NEVŞEHİR TİCARET VE SANAYİ ODASI

TUBİTAK DESTEKLER NEVŞEHİR TİCARET VE SANAYİ ODASI TUBİTAK DESTEKLER NEVŞEHİR TİCARET VE SANAYİ ODASI TUBİTAK DESTEKLERİ 1501- SANAYİ AR-GE PROJELERİ DESTEKLEME PROGRAMI Amaç: Sanayi kuruluşlarının Ar-Ge Projelerine %60 a varan oranlarda hibe(geri ödemesiz)

Detaylı

Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği. www.irisakademi.com

Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği. www.irisakademi.com Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği www.irisakademi.com Resmi Gazete Tarihi:05.02.2013 Resmi Gazete Sayısı:28550 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1)

Detaylı

NÜFUS PLANLAMASI HİZMETLERİNİ YÜRÜTME YÖNETMELİĞİ

NÜFUS PLANLAMASI HİZMETLERİNİ YÜRÜTME YÖNETMELİĞİ NÜFUS PLANLAMASI HİZMETLERİNİ YÜRÜTME YÖNETMELİĞİ Resmi Gazete Tarih: 6.10.1983; Sayı: 18183 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç: Madde 1 - Bu yönetmeliğin amacı, kişilerin istedikleri sayıda, istedikleri

Detaylı

MMKD Stratejik İletişim Planı Araştırma Sonuçları

MMKD Stratejik İletişim Planı Araştırma Sonuçları MMKD Stratejik İletişim Planı Araştırma Sonuçları 29 Mayıs 2013 tarihinde MMKD Stratejik İletişim Planı nı oluşturmak amacıyla bir toplantı yapıldı. Toplantının ardından, dernek amaç ve faaliyetlerinin

Detaylı

GENEL MERKEZLERE BİLGİ NOTU

GENEL MERKEZLERE BİLGİ NOTU Sayı: 2008 217/07 15 25.03.2008 Konu: SSGSS Yasası Hakkında Son Gelişmeler GENEL MERKEZLERE BİLGİ NOTU IMF ve Dünya Bankasının dayatmaları sonucu gündeme gelen ve sağlık ve sosyal güvenlik alanının piyasalaştırılmasını

Detaylı

BİRLEŞİK METAL İŞ SENDİKASI GENEL BAŞKANI ADNAN SERDAROĞLU NUN 2011 MESS GREVLERİ İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI

BİRLEŞİK METAL İŞ SENDİKASI GENEL BAŞKANI ADNAN SERDAROĞLU NUN 2011 MESS GREVLERİ İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI BİRLEŞİK METAL İŞ SENDİKASI GENEL BAŞKANI ADNAN SERDAROĞLU NUN 2011 MESS GREVLERİ İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI 16 ŞUBAT 2011 CVK OTEL- İSTANBUL Tarihi günler yaşıyoruz. 10 Şubat-15 Şubat tarihleri arasında

Detaylı

UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE İL KURULLARININ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI

UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE İL KURULLARININ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE İL KURULLARININ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI 1. Amaç Uyuşturucu ile Mücadele İl Kurullarının amacı, uyuşturucu ile mücadele sürecinde mevcut durumu tespit etmek ve hazırlanan eylem

Detaylı

UYGULAMA. PROGRAMI OCAK-HAZÎRAN 1979

UYGULAMA. PROGRAMI OCAK-HAZÎRAN 1979 UYGULAMA. PROGRAMI OCAK-HAZÎRAN 1979 TÜTED in 1978-1980 dönemi için hazırladığı Çalışma Programının somutlanması ve Çalışma Programı gereğince yapılacak çalışmaların zamanlanmasın. için Genel Yönetim Kurulumuz

Detaylı

TÜRKİYE DE SAĞLIK ÇALIŞANLARININ SAĞLIĞI BİBLİYOGRAFYASI (1985-2001)

TÜRKİYE DE SAĞLIK ÇALIŞANLARININ SAĞLIĞI BİBLİYOGRAFYASI (1985-2001) 1 TÜRKİYE DE SAĞLIK ÇALIŞANLARININ SAĞLIĞI BİBLİYOGRAFYASI (1985-2001) Hazırlayan: Özlem ÖZKAN SES Genel Merkez Araştırma Yayınları Dizisi-1 2 SES Sağlık Çalışanlarının Sağlığı Komisyonu Araştırma Yayınları

Detaylı

MART 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

MART 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili MART 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. CHP Mersin Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarının

Detaylı

Türkiye de Sosyal Koruma Harcamaları: 2006-2015

Türkiye de Sosyal Koruma Harcamaları: 2006-2015 Ekim 2015 Türkiye de Sosyal Koruma Harcamaları: 2006-2015 Harcama İzleme Güncelleme Notu Nurhan Yentürk STK Eğitim ve Araştırma Birimi tarafından Kamu Harcamalarını İzleme Dizisi kapsamında gençlik, çocuk,

Detaylı

Evrak Tarih ve Sayısı: 30/06/2014-12523

Evrak Tarih ve Sayısı: 30/06/2014-12523 Evrak Tarih ve Sayısı: 30/06/2014-12523 T.C. KARAMANOĞLU MEHMETBEY ÜNİVERSİTESİ Mühendislik Fakültesi Dekanlığı *BEA5B1FN* Sayı : 34069406-612.01.01- Konu: Süreçler REKTÖRLÜK MAKAMINA (Strateji Geliştirme

Detaylı

T.C. İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

T.C. İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C. İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ PROJE GELİŞTİRME ve KOORDİNASYONU BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönerge de; öz bütçeden bağımsız, ulusal ve uluslararası

Detaylı

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM VE SU Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM Prof.Dr.Fuat KEYMAN a göre 21.yüzyıla damgasını vuracak en önemli kavramlardan biri "Dostluk, arkadaşlık

Detaylı

ERCİYES ÜNİVERSİTESİ NDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ

ERCİYES ÜNİVERSİTESİ NDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ÜNİVERSİTELERDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİ ÇALIŞTAYI ERCİYES ÜNİVERSİTESİ NDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Yrd. Doç. Dr. Şükrü SU. Öğr. Görv. Enes GÜNDÜZ. Öğr. Görv. Hatice ÖZDEMİR. İSG Eğitim Uygulama

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

MALİ SUÇLARI ARAŞTIRMA KURULU BAŞKANLIĞI (MASAK)

MALİ SUÇLARI ARAŞTIRMA KURULU BAŞKANLIĞI (MASAK) MALİ SUÇLARI ARAŞTIRMA KURULU BAŞKANLIĞI (MASAK) MİSYON ÇALIŞMASI Tablo 1. Misyon Çalışması Sonuçları Konsolide Misyon İstikrarlı bir ekonomi için gelir ve harcama politikalarının hazırlanması, uygulanması,

Detaylı

Tüm Kurumsal İşlerinizde Profesyonel Çözümler

Tüm Kurumsal İşlerinizde Profesyonel Çözümler Tüm Kurumsal İşlerinizde Profesyonel Çözümler www.faktorgrup.com İşlerinizde Profesyonel Çözümler Değerli yöneticiler, Bildiğiniz gibi, içinde yaşadığımız yüzyılda modern işletmecilik kavramı beraberinde

Detaylı

işçiokulu FASİKÜL 8: Türkiye deki sendikaları tanıyalım

işçiokulu FASİKÜL 8: Türkiye deki sendikaları tanıyalım işçiokulu FASİKÜL 8: Türkiye de sendikalar nasıl doğdu ve gelişti? Türkiye nin geç kapitalistleşmesine koşut olarak sendikalar da Avrupa ülkelerine göre daha sonra kuruldular. İlk işçi örgütleri 19. yüzyılın

Detaylı