KÜRESELLEŞME ÇAGINDA ULUSÖTESİ GÖÇ VE ULUS-DEVLET

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "KÜRESELLEŞME ÇAGINDA ULUSÖTESİ GÖÇ VE ULUS-DEVLET"

Transkript

1 KÜRESELLEŞME ÇAGINDA ULUSÖTESİ GÖÇ VE ULUS-DEVLET ::::::::::::::::::::~~::::::::::::::::::::::::: =8:8:fü8f8m~8:33 Didem Damş Ekim 2006'da Fransa Ulusal Meclisi'nin Ermeni soykırımı yasa tasarısını kabul etmesinden sonra, Türk parlementerler Ermeni lobisine misilleme olarak "Türkiye 1 de kaçak olarak çalışan 70 bin Ermeni'nin sınırdışı edilmesini" teklif ettiler. 222 Benzer bir öneri, Mart 2010' da Başbakan Erdoğan tarafından dile getirildi: Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsveç'te kabul edilen soykırımı tanıma kararlarına misilleme olarak Türkiye' de yaşayan "100 bin Ermeni göçmeni göndeririz" dedi 223 Bu ifadenin pek çok yönden eleştiriye açık olduğu aşikar ama bu makalede ele alacağımız konular açısından en dikkat çekici özelliği Türk hükümetinin, topraklarında düzensiz konumda bulunan yabancıların varlığından haberdar olduğu halde bu duruma göz yumduğunu göstermesi. Haber, küreselleşme kuramcılarının yeni göçler karşısında devletin egemenlik alanının da- 222 "İktidar ve muhalefetten aynı öneri: Kaçak 70 bin Enneni'ye sınırdışı" Milliyet, 10 Ekim "Erdoğan: 100 Bin Göçmen Enneni'yi Göndeririz", Bianet, 17 Mart /bianet.org/bianet/ dunya/ erdogan-100-bin-goanenenneniyi- gondeririz

2 270 1 Küreselleşme ve Demokrasi rakiığı iddiasını sorgulamak açısından da zengin bir malzeme sunuyor. Küreselleşme teorisine katkıda bulunan ana akım araştırmacılar, özellikle de liberal iktisatçılar küreselleşme dinamiklerinin etkisini arttırmasıyla ulus-devletin çözüldüğünü, denetim kapasitesinin zayıfladığını iddia etmişlerdir2 24 Uluslararası göç konusunda yapılan çalışmalar da, yeni göç hareketleriyle ulusal sınırların kadük kaldığını ve dolayısıyla devletlerin teritoryal egemenliklerinin gerilediğini öne sürmüşlerdi. Sınır kontrolü dışında, göçün kültürel açıdan da ciddi bir farklılaşma yaratarak, etnik homojenlik ve ulusal kimlik fikri üzerine kurulu toplumlar için istikrar bozucu bir etki yarattığı, dolayısıyla da devlet egemenliğini aşındıran bir etkisi olduğu öne sürülmüştür ( Castles, 1995 ). Pekiyi, devlet otoritesinin gerçekten göç hareketleri üzerindeki gücünün gerilediğini söylemek mümkün müdür? Yoksa Türkiye' deki kaçak Ermenistanlı işçiler örneğindeki gibi halihazırdaki durum sadece bir kabuk değiştirme, çağın ruhuna uygun bir yönetişim modeli uyarlaması mıdır? Bu makale bir anlamda, bu derleme içinde yer alan bir başka yazıda, Cemil Yıldızcan'ın bahsettiği "kapitalist devletin rıza ve zor aygıtlarındaki değişim ve dönüşümüne" göç alanından sunulmuş bir örnek olarak da okunabilir. Küreselleşmenin ulusdevlet üzerindeki güçsüzleştirici etkisine yönelik iddialar bu yazının ana teması olarak yazı boyunca sık sık gündeme gelecek. Bu tartışmayı detaylandırmak için devletlerin göç hareketleri karşısındaki tutum ve politikalarını inceleyeceğiz. Devletlerin artan ve çeşitlenen göç hareketleri karşısında geliştirdikleri 224 Bu konuda sayılabilecek pek çok isimden birine örnek olarak bkz. Adda, Aynca devletin güç kaybetmesi iddiasıyla ilgili, bu kitap içinde yer alan Cemil Yıldızcan'm makalesi de zengin bir malzeme sunuyor.

3 Küreselleşme Çağmda Ulusötesi Göç ve Ulus-Devlet yeni yöntemlerden bahsetmeden önce, 1990'lardan itibaren hacmi ve çeşitliliği artan göç hareketlerindeki gelişmeleri aktaracağız. Daha sonra, küresel göç kapsamında diaspora ve ulusötesilik ( transnationalism) tartışmalarını ele alıp "göçler çağı"nda ( Castles ve Miller, 2008 ), kişilerin "hareket kapasitesine" bağlı olarak yeni bir toplumsal hiyerarşi yaratıldığını öne süreceğiz. Sonuç olarak, Türkiye'ye yönelik göç ve sığınma hareketlerinden örneklerle de göstereceğimiz üzere, uluslararası göç olgusunun devletleri etkisiz bırakmak bir yana, göç denetimi konusunda yeni yöntemler ve yeni araçlar geliştirmeleriyle sonuçlandığını iddia edeceğiz. Küreselleşme ve Yeni Göçler Küreselleşmenin kuşkusuz en tipik olgularından biri göç hareketlerindeki artış olmuştur. David Harvey'in (1989) "zamanmekan sıkışması" olarak tarif ettiği küreselleşme, kişilerin göç niyetini gerçekleştirmelerini kolaylaştıran bazı gelişmeleri de beraberinde getirmiştir. Marksist bir coğrafyacı olan Harvey, Postmodernliği.n Durumu adlı kitabında, kapitalizmin gelişimiyle mekan ve zamanda yaşanan muazzam değişimleri, özellikle ulaşım ve iletişimdeki gelişmelerle bağlantılı olarak mekan üzerindeki engellerin kalkması ve dünya haritasının küçülmesi olarak ele alır. Harvey'in teorisinin çıkış noktası, Marx'ın mekanın zaman tarafından yok edilmesi kavramıdır: Kapitalizm geliştikçe mekansal engelleri aşmakta, mekanı kapitalist mantığa göre yeniden şekillendirmektedir. Mekanlar arası akışlardaki yoğunlaşma ve hızlanma, öncelikle metaların hareketi için öngörülmüş olsa da, zamanla bu akışlar insanların dünya üzerindeki hareketliliklerini de arttır-

4 272 1 Küreselleşme ve Demokrasi mıştır. Örneğin, iletişim teknolojilerindeki gelişmeler ( televizyonun yaygınlaşması, cep telefonları, internet, vs) göç etmemiş kişilerin dünyanın farklı coğrafyalarına dağılmış akraba ve tanıdıklarıyla daha kolay iletişime geçmelerini ve bu araçlarla sağlamlaştırılan ilişkiler sayesinde göç imkanlarının artmasını sağlamıştır. Aynı şekilde ulaşım alanındaki gelişmeler {seyahat araçlarındaki çeşitlenme, ulaşım ücretlerinde düşme, vs.) göç planlarının gerçekleştirilmesini mümkün kılmıştır. Kısacası, iletişim ve ulaşım teknolojilerinin gelişmesi dünyayı küçültmüş, insanları birbirine yakınlaştırmış ve göçü kolaylaştırmıştır {Faist, 2000 ). Bu gelişmelere paralel olarak, Soğuk Savaş'ın bitmesiyle dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşanan ekonomik ve siyasi çözülmeler pek çok kişinin {gönüllü veya gönülsüz) ülkesinden ayrılmasına neden olmuştur. Birleşmiş Milletler Nüfus Dairesi'nin 2002 yılında yayınladığı bir rapora göre, dünya üzerinde doğduğu ülke dışında yaşayanların sayısı son 25 yılda iki katına çıkarak, 175 milyona ulaşmıştır. Kıta bazında değerlendirildiğinde, göçmen nüfusun en büyük kısmı Avrupa'da {56 milyon), Asya' da ( 50 milyon) ve Kuzey Amerika' da ( 41 milyon) yaşamaktadır 'lı yıllarda göç hareketlerindeki bu artışla beraber, sadece insanlar değil, fikirler, mallar, nesneler de giderek artan bir yoğunlukta sınırları aşmaya başlamış ve buna bağlı olarak, sınırların küreselleşmeyle beraber geçirgen mekanlar haline gelişi sıkça dile getirilen bir görüş olmuştur. Gerçekten de dünya çapında ortaya çıkan dolaşım ağı eskisiyle kıyaslanamayacak ölçüde ve yoğunlukta bir etki yaratmış, yeni ürünler 225 International Migration 2002, United Nations Population Division yayını. Aynca bkz. http :/ /www.un.org/ esa/population/unpop.hbn.

5 Küreselleşme Çağmda Ulusötesi Göç ve Ulus-Devlet ve fikirler de dünyanın farklı coğrafya ve toplumlarında hareket eder olmuştur. 226 Ancak, göç hareketlerindeki bu artış, daha ileride ele alacağımız üzere, devletlerin son yıllarda sınır denetimlerini sertleştirmesiyle belli bir seviyede kalmıştır. Batı dünyasında pek çok araştırmacı, son yirmi yılda göçlerle beraber gelişen bu sınırlan aşan dolaşımın ulus-devletin teritoryal egemenliğini zayıflatan bir olgu olduğunu ifade etmiştir. 1960'lı ve 70'li yıllarda, devletler arasında imzalanan işçi sözleşmeleriyle biçimlenen Avrupa'ya yönelik göçün aksine, 1990'lı yıllardan itibaren hız kazanan ve içerik değiştiren yeni göçler, devletin doğrudan kontrolünün dışında, göçmenler gibi mikro-aktörlerin veya göçmen ağlan gibi devlet-dışı kanalların aracılığıyla gerçekleşmiştir. Bu hareketlilik "göç alan devletlerin göç akışları ve içerikleri ve özellikle de süreleri ve topluma eklemlenme biçimleri üzerindeki zayıf denetiminin" işareti olarak görülmüştür {Badie, 1994: 34 ). Bunun için verilebilecek çarpıcı örneklerden biri Akdeniz havzasında malların ulusötesi akışıyla paralel olarak gelişen enformel ekonomi ağıdır (Tarrius, 2002). Avrupa'daki Kuzey Afrika kökenli göçmenler aracılığıyla, kuskus tencerelerinden otomobil yedek parçalarına kadar çeşitli malların Batı Akdeniz havzasının güney ve kuzeyi arasında dolaşımıyla belirlenen ulusötesi göç ağı, bu akışları nasıl yöneteceğini bilemeyen, bunun için gerekli beceriye, araçlara ve esnekliğe sahip olmayan devletin denetimi dışında gerçekleşmektedir. Alain Tarrius'a göre Akdenizde "göçmenkanncalann" ördüğü bu ulusötesi ağ, devletin ekonomi alanındaki egemenliğinin çözülmekte olduğunu gösteren bir örnektir. 226 Küresel dolaşımın kültürel sonuçlarıyla ilgili bir analiz için, bu kitap içinde Füsun Ü stel'in makalesine bakınız.

6 274 1 Küreselleşme ve Demokrasi Diasporalar... Küreselleşmeye paralel olarak hızı ve yoğunluğu artan göçler karşısında ulus-devletin güç yitirişi için verilen örneklerden biri de siyaset alanına aittir. 90'lı yıllarda popülerliği artan diaspora227 kavramı çerçevesinde ele alınan "diaspora politikası" nosyonu, göçmen toplulukların geride bırak.tıklan anayurtlarına yönelik yürüttükleri siyasi faaliyetleri söz konusu eder. Göçmenlerin hem yerleştikleri ülkelerin, hem de coğrafi ve hukuki anlamda uzağında kaldıkları eski ülkelerinin siyasetini etkilemeyi hedefleyen siyasi faaliyetleri ulus-devlete karşı bir meydan okuma olarak değerlendirilmektedir. Avrupa'ya yerleşmiş Kürt veya Alevi kökenli göçmenlerin Türkiye devletine yönelik hak arama kampanyaları bu alandan verilebilecek tipik örneklerdir (Ostergaard-Nielsen, 2002; Wahlbeck, 1998). 227 Diaspora kavramıyla ilgili çok farklı yaklaşımlar olsa da, pek çok yazarın hemfikir olduğu noktalardan yola çıkarak şöyle bir tanımlama yapabiliriz: Çoğu zaman büyük bir felaket sonrasında anavatanlarından ayrılmak zorunda kalıp çeşitli ülkelere dağılmış olan; yerleştikleri ülkelerde azınlık konumunda kalmalarına rağmen, gündelik: yaşamda sıkça rastlanan "anayurda;j gönderme yapan semboller veya demek faaliyetleri gibi daha formel çalışmalarla ortak hafızayı ve kimlik biliçlerini besleyen/kuran/kurgulayan; ayrıldıkları topraklara yönelik bir "memleket" tahayyülünü "geri dönüş hayali" ile canlı tutan; ve en önemlisi aralarındaki sosyal, etnik, dini, kültürel bağlar sayesinde bir birlik ve dayanışma ağını koruyan topluluklara diaspora denmektedir (Dufoix, 2003). 1990'lı yıllarda diaspora kavramının kullanımı çok yaygınlaşmış ancak, buna paralel olarak içeriği de boşalmaya başlamıştır. Diaspora türlerini kategorize etmek isteyen Robin Cohen, Global Diasporas adlı eserinde klasik diaspora tanımına daha yakın olan "kurban diasporalan;jnm yanı sıra, "işçi diasporaları", "ticaret diasporaları" ve "emperyal diasporalar" gibi yeni kategorilerden bahsederek diaspora tanımına daha da gevşek bir yorum getirmiştir ( Cohen, 1997).

7 Küreselleşme Çağmda Ulusötesi Göç ve Ulus-Devlet Daha katı veya daha gevşek diaspora tanımları olsa da, diaspora kavramının içinde en kritik nokta olan anayurtlarından ayrılarak/ ayrılmak zorunda bırakılarak çeşitli yerlere dağılmış bir grubun geride bıraktıkları yere dair ortak bir aidiyet duygusunu koruması, hem geride bırakılan hem de yerleşilen devletler açısından ulusal egemenlik ilkesini sorgulayıcı bir unsura dönüşmektedir. Bu durum "ulus"un tanımını da bulanıklaştırmakta, kimin "içeride" kimin "dışarıda" olduğunu belirsizleştirmektedir. Pek çok ülkede seçimlere ülke dışında yaşayanların da iştirak edebilmesi, bulundukları yabancı ülkelerde oy verme hakkı sayesinde anayurtlarının siyasetine dair söz sahibi olabilmeleri bunun bir örneği sayılabilir. Yaklaşık 10 milyonluk nüfusu olan Dominik Cumhuriyeti bu açıdan çarpıcı bir örnek olacaktır. ABD' de sayıları 1,2 milyonu geçen Dominik diasporası iki ülke arasındaki siyasette ve anayurtlarına yönelik hak arama mücadelelerinde o derece etkili bir aktör haline gelmiştir ki "Yurtdışındaki Dominikliler Konseyi" gibi çeşitli örgütlerin de çabasıyla, Dominik Cumhuriyeti'nin gözden geçirilen anayasasında tanınmışlardır. 1997'de kabul edilip, 2004'te hayata geçirilen bir yasaya göre, yurtdışında yaşayan Dominikliler çifte vatandaşlık hakkı kazanmış ve Dominik seçimlerinde oy kullanma haklarını korumuşlardır. Halihazırda meclis düzeyinde temsil edilen Dominik diasporasının anayasal düzeydeki bu kazanımı ülke dışındaki Dominiklilerin eski ülkelerindeki siyasi nüfuzunun ne kadar güçlü olduğunu göstermesi açısından dikkat çekici bir örnektir. 1990'1.ardan itibaren daha sık rastlanan bu tür örnekler vatandaşlıkla ilgili tartışmalara da yol açmaktadır. Uluslararası göçle çoklu kimliklere sahip olan kişilerin içinde yaşadıkları ve

8 276 1 Küreselleşme ve Demokrasi bağlantıda oldukları devletlerle ilişkisi demokrasi çerçevesinde nasıl kurulabilir? Castles ve Miller, ulus-devlet düzleminde tanımlanan vatandaşlık kavramının göçmenlerin gelişiyle ağır bir darbe aldığını söyler. "Ulus-devlet prensip olarak sadece tek bir üyeliğe izin verse de, göçmenler ve onların soylarının birden fazla devletle ilişkileri söz konusudur. İki devletin vatandaşı olabilirler veya bir devletin vatandaşı olup başka bir devlette yaşayabilirler. Böylesi durumlar 'bölünmüş sadakate' yol açabilir ve milliyetçi ideal olan kültürel homojenliğe zarar verir." ( Castles ve Miller, 2008: 59). Göçle beraber çeşitlenen ve farklılaşan aidiyet biçimleri, vatandaş olanlar ve olmayanlar üzerinden tanımlanan bir siyasi model için idaresi zor bir sorun yaratmaktadır. Vatandaşlık nosyonunu kişilerin ve tek bir devlete bağlılığı münhasıran tek bir ulusa fikri üzerine oturtan ulus-devlet projesi için, o ulusa mensup ama ulusal sınırlar dışında kalan kişilerle nasıl ilişki kurulacağı cevaplaması güç bir sorudur. Soğuk Savaş yıllan boyunca, uluslararası konjonktürün de kolaylaştırıcı etkisiyle, göçe kaynaklık eden ülkeler diaspora gruplarına olabildiğince ilgisiz ve mesafeli davranmışlardır. Öte yandan, bu topluluklara evsahipliği yapan ülkeler de göçle gelen toplulukları bir tehdit unsuru olarak değerlendirmişlerdir. Kimlik ve siyasi aidiyet arasında birebir örtüşme ilişkisi öngören bu çerçeve dahilinde, diasporaların yerleştikleri ülkelerde bir "iç düşman" olarak görülmesi çok yaygın rastlanan bir durum olmuştur ( Schnapper, 2005). Birinci Dünya Savaşı yıllarında ABD' deki Alman kökenli göçmenlere yönelik tavır bu "tehdit" algısının yansımalarına işaret eder.

9 Küreselleşme Çağmda Ulusötesi Göç ve Ulus-Devlet Ünlü "eritme potası" (melting pot) politikası 228 göçmen gruplara güven duyulmasını sağlamaktan uzaktı. Örneğin 1. Dünya Savaşı yıllarında, daha önceden ABD'ye yerleşmiş Alman göçmenlerin anayurtlarına duyabilecekleri sadakat ve kendi aralarındaki kuvvetli sosyal bağlar bir tehdit unsuru olarak algılandı. Çifte aidiyete müsamaha gösterilmeyen savaş yıllarında Alman göçmenler, Alman İmparatorluğu'na bağlı kalıp, yeterince Amerikalı olmamakla, sabotaj yapma olasılığıyla suçlandılar; Savaşa karşı çıkan muhalif Almanlar tutuklandılar. Diyasporik topluluklarda sosyal bağların ve kültürel değerlerin ulusal sınırlan aşarak, ulusötesi bir alan oluşturmasının kültürel sonuçları da vardır. Çok çeşitli coğrafyalara dağılmış göçmenlerin geniş sosyal ağı sayesinde kültürel ürünler, modalar ve fikirler de sınırların ötesine geçebilmektedir. Ulusal sınırların ötesine geçen bu ilişkileri canlı tutan araçlardan biri de yeni iletişim teknolojileridir. Cep telefonları, internet, uydu sistemler ve diğer yeni teknolojik araçlar, farklı yerlerdeki göçmenler ve anayurtta kalanlar arasında ulusötesi bir iletişimin sürdürülmesini mümkün kılmaktadır. Diasporaların kültürel ve sosyal boyutu ve teknoloji ilişkisi açısından "Düğün TV" ilginç bir örnek olarak ele alınabilir. 229 Düğünlerin sosyal ve kültürel yaşamdaki önemini farkeden bir şirket, Alman-ya'daki Türk göçmenlerin düğünlerinde yaptığı çekimleri uydu üzerinden naklen veya banttan yayınlama hizmeti sunmaktadır. Böylece, 228 "Eritme potası" fikri, Aınerika'ya gelen göçmenlerin kimliklerinin ortak bir potada eriyeceği, böylece herkesin ortaya çıkacak yeni "Amerikalılık" kimliğinde buluşacağını varsayıyordu. 229

10 278 1 Küreselleşme ve Demokrasi Köln' de yapılan bir düğün Maraş'ın köylerinde yaşayan akrabalar tarafından çanak antenler sayesinde canlı olarak izlenebilmekte, hatta böylece yeni izdivaçlar için ekrandan tercih yapılabilmektedir. Uydudan yayınlanan düğün merasimi sırasında akrabalar ve tanıdıklar kısa mesaj ve telefonla tebrik mesajlarını düğün sahiplerine iletirken, kilometrelerce uzakta ve farklı ülkelerde bulunan kişiler arasındaki mesafe de bu teknolojiler sayesinde kısalmaktadır. Artık tüm aile üyeleri, nerede olurlarsa olsunlar, aynı yer ve zamanı paylaşabilmektedir. Bu açıdan, söz konusu şirketin küresel göç çağının ruhunu yakalamış olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır Ve Ulusötesi Ağlar Küreselleşme ve göç konusunda 1990'lar başında çok revaçta olan diaspora kavramı, tahtını 90lann sonundan beri "ulusötesilik" nosyonuna bırakmış görünüyor. Göç çalışmaları 1980'1ere dek göçmenleri köksüzleşmiş, anayurtlarıyla tüm bağlan kopmuş kişiler olarak tasvir ettiler. Ancak giderek küreselleşen bir dünyada göçmenlerin ilişki ağlarını inceleyen araştırmacılar 1990'lı yıllardan itibaren bu ağların etkinliği ve "ulusötesi" boyutu üzerinde durmaya başladılar. Özellikle ABD' de yapılan çalışmalarda göçmenlerin ulusal sınırların öte- 230 Çeşitli iletişim araçlarından faydalanarak yapılan ulusötesi evlilikler sadece küresel çağa has bir olgu değildir erin başında Yeni Dünya'ya göç etmiş bekar erkekler tarafından mektup yoluyla sipariş edilen gelinlerin hikayesini anlatan Gelinler filmi (Yönetmen: Pantelis Voulgaris, 2004) veya İsveç'teki Kürt mültecilerin 1980'li yıllarda Türkiye' deki köylerinde yapılan düğünlerde çekilen videoları seyrederek evlenecekleri kızlan seçişlerini ve bunun psikolojik ve sosyal sonuçlarını anlatan Video Gelin romanı (Baksi, 1996) ulusal sınırlan aşan izdivaçların tarihinin çok eski olduğunu göstermektedir.

11 Küreselleşme Çağmda Ulusötesi Göç ve Ulus-Devlet sine geçen sosyal, siyasi ve ekonomik bağlan ve bunların etkileri üzerinde duruldu (Faist, 2000; Portes v.d., 1999; Portes, 1997; Smith ve Guamizo, 1998). 1992'de NewYork'da yapılan bir toplantıda ulusötesi göç kavramını ortaya atan Linda Basch ve meslektaşları "transgöçmenler" den bahsederek, onları "ekonomik, sosyal, kurumsal, dini ve siyasi alanlarda ulusal sınırların ötesine geçen ilişkiler kuran kişiler" olarak tanımladılar (Basch v.d., 1994: 7). "Transgöçmenler" gibi, "ulusötesi sosyal mekanlar" kavramı da göçmenlerin çeşitli coğrafyalar arasında kurdukları ağların ulus-devletlerin sınırlarını aşan/ aşındıran öğeler içerdiğine işaret ediyordu. Ağ araştırmaları, özellikle de ulusötesi ağlar konusunda yapılan incelemeler, günümüz göçlerinin çok yönlü ve girift yapısını kavrayabilmek için önemli bir açılım sağlamaktadır. Göçmenleri "köksüzleşmiş", ayrıldıkları ülkeyle hiçbir bağı kalmamış kişiler olarak gören eski yaklaşımların aksine, ağ-merkezli bakış açısı göçmenlerin yerel düzeyin ötesinde, ulusal sınırları aşan ilişkileri de olabileceğine işaret etmektedir. Farklı ülkelerde bulunan kişiler arasında kurulan ulusötesi ağlarla, mallar, sermaye, bilgi ve düşünce dünya ölçeğinde dolaşmaktadır. Linda Basch ve meslektaşları ( 1994) bu durumu "ulusötesilik" ( transnationalism) olarak adlandırıp, bu "yeni" 231 olguyu göçmenlerin varış ve çıkış ülkelerindeki kişiler, kurumlar ve gruplar arasında sıkı bir şekilde örülmüş ilişkiler alanı olarak tanımlarken, Alain Tarrius (2002) "hem orada, hem burada olmak" 231 Roger Waldinger'in bu kavrama atfedilen "yenilik" sıfatını sorguladığını, ulusötesilik kuraıncılannın "şimdi"nin tuzağına düştüklerini, aynı etkinlikte olmasa da, geçmişte de benzer göçmen ağlan kurulmuş olduğu eleştirisi getirdiğini hatırlatalım (W aldinger, 2006).

12 280 1 Küreselleşme ve Demokrasi olarak tarif etmektedir. İçi nasıl doldurulursa doldurulsun, göçmen ağlarının siyasi sınırların ötesine geçen bir erişimi olduğunu ifade eden bu kavram, sosyal bilimlerin uzun süredir muzdarip olduğu bir sorunu, "metodolojik milliyetçiliği" aşmak konusunda da önemli bir imkan sağlamaktadır. Andreas Wımmer ve Nina Glick Schiller' e göre "metodolojik milliyetçilik" 2. Dünya Savaşı'ndan sonra göç araştırmalarında hakim olan ulus-devlet merkezli bakış açısıdır (Wımmer ve Schiller, 2003). Göçmenlerin ev sahibi Avrupa devletlerindeki entegrasyon sorunlarını vurgulayan bu yaklaşım, "toplumsal parçalanma" tartışmalarına da zemin teşkil etmiştir2 32 Göçmenlerin grup bağlarına sarıldıkları için "cemaatleşerek" ev sahibi toplumdan ayn durduğu, böylece ''cemaatçi bir içe kapanma" yaşadığını iddia eden bu bakış açısı, ulus-devlet merkezli bir kavrayışı esas almaktadır. Oysa, sosyal ağların ulusötesi boyutu bu içe kapanmacı yapıdan çok daha karmaşık bir tabloya işaret eder (Durand, 1994 ). Göçmenlerin köken ülkelerinde kalan akrabaları ve tanıdıklarıyla kurdukları ilişki kadar, göç ettikleri ülkenin diğer ülkelerle siyasi ilişkileri de göçmenlerin deneyimlerini biçimlendirir. "Hareket" ve "dolaşım" nosyonları üzerinde duran ulusötesi ağlar yaklaşımı, ulus-devletleri birbirinden tamamen kopuk, değişmez "konteynıriar olarak algılayan metodolojik milliyetçilik bakış açısını aşmamızı da mümkün kılar. Alain Tarrius'un araştırmaları, göç hareketini çıkış ve varış ülkeleri arasında tek hat üzerinde ilerleyen bir süreç olarak değerlendiren bu ikinci 232 Göçmenlerin toplumsal uyumu zedelemesi, parçalanmayı tetiklemesi, dolayısıyla ulusal bütünlüğe tehdit oluşturmasıyla ilgili iddialar çerçevesindeki tartışmalara Fransa' dan bir kaç örnek için, bkz. Schnapper, 1994; Tribalat, 1995 ve 1996; Wieviorka, 1996 ve 2001.

13 Küreselleşme Çağmda Ulusötesi Göç ve Ulus-Devlet yaklaşıma karşı örnekler sunması açısından dikkat çekicidir. Kuzey Afrika kökenlilerin Güney Avrupa' daki ve Afganların Doğu Avrupa' daki dolaşımını inceleyen Tarrius, "ulusötesi dolaşım alanlan" kavramıyla yerleşikliğe geçilmeyen uzun güzergahlar içeren göç hareketlerinden bahseder (Tarrius, 2002 ve 2007). Küreselleşmeye paralel bir dinamizm içeren bu yeni hareketlilikler, 1960'lı ve 1970'li yılların Avrupa'sında yaşanan klasik işçi göçünden farklı bir döneme girdiğimizi ve belli bir ülkede kalıcı yerleşim yerine "ulusötesi göçebelik" olarak tarif edilebilecek bir dolaşım ağının gelişimine işaret eder. Pekiyi "metodolojik milliyetçilik"in kıyasıya eleştirildiği bu yeni küreselleşme çağında devlete ne olmuştur? Arjun Appadurai'nin (2000) ifadesiyle, bugün "ulus-sonrası çağ"da olduğumuz söylenebilir mi? Bu yeni küresel göç dolaşımları Ulf Hannerz'in ( 1996) iddia ettiği gibi ulusal devletleri kadük ve etkisiz mi bırakmıştır? Kısacası, içeriği çeşitlenen ve hacmi artan göç hareketleri karşısında ulus-devletler gerçekten etkisizleşmekte midir? Göç Çağında Yeni Hiyerarşiler Bugün ulus-devletler, her ne kadar küresel hareketlerden kaynaklanan ciddi meydan okumalarla karşı karşıya olsalar da, hala topraklarına giriş ve çıkışları, içerideki kalış sürelerini ve kalış koşullarını belirleyen temel yapılar olarak, başat denetleyici 233 konumundadırlar. Son yıllarda bazı araştırmacıların da ifade ettiği gibi, devlet yeni göç araştırmalarında gözardı edilmemesi 233 İngilizcede kullarulan ifadesiyle "gate-keeper" göç hareketlerinin yönelimlerini belirleyici olan giriş ve çıkış denetimlerini yapan bir bekçi olarak tasavvur edilebilir.

14 282 1 Küreselleşme ve Demokrasi gereken bir aktör olarak, göç hareketleri karşısında hfila kural koyucu ve denetleyici rolünü devam ettirmektedir. Bir zamanlar pasaport edinme hakkı gibi uygulamalarla çıkışları engelleyici düzenlemeler yaparak uluslararası dolaşımı belirleyen devletler, bugün daha çok vize politikaları gibi araçlarla girişleri denetleme politikasını benimsemişlerdir (Hollifield, 2000; Zolberg, 2001). Devletler göçle bağlantılı yeni hiyerarşilerin belirlenmesinde de etkili olmaktadır. Yukarıda bahsi geçen, küreselleşmeyle beraber artan dolaşımlann, herkes ve herşey için aynı kolaylıkta gerçekleştiğini söylemek zordur sonrası göç hareketlerinde ortaya çıkan yeni güzergahlar, göç sebeplerinin çeşitlenmesi ve göçün hacminin artışı, kişilerin "hareket kapasitesi"ndeki farklılığa bağlı olarak, dünya çapında yeni hiyerarşiler doğurmuştur. Sadece basit bir ekonomik refah farkıyla açıklanamayacak bu yeni tabakalaşma modelinde, kuşkusuz devletler de dolaşım ağlarına eklenme kapasitesini belirleyen bir organ olarak en önemli ayrıştırıcı unsurlardan biri olarak öne çıkmaktadır. Doreen Massey'in ( 1993) "iktidar geometrisi" kavramıyla geliştirdiği bu yeni eşitsizlikler, yeni göçmen kategorilerindeki farklılaşmayla beraber düşünülebilir. Bu yeni hiyerarşinin bir ucunda, uzak mesafe uçak seyahatleri kendisi için son derece sıradanlaşmış ve buna paralel olarak çalışılan alandan, sosyalleşilen çevreye, yeme içmeden boş zaman kullanımına kadar küresel yaşam tarzlarını benimsemiş "hiper-küreselleşmiş burjuvalar", veya Rem Koolhas'ın ifadesiyle "kinetik elit" den bahsedilebilir. Diğer yanda ise, değil ülkesi, çoğu zaman yaşadığı bölge dışına dahi çıkma imkanı olmamış, pasaport, vize gibi engelleri sadece ekonomik sebeplerle değil, gerekli kültürel

15 Küreselleşme Çağmda Ulusötesi Göç ve Ulus-Devlet ve sosyal sermayeden de mahrum olduğu için aşamayacak "durağanlar" bulunmaktadır. Kısacası, hiyerarşilerin küreselleşme çağında yeni tanımlanmasında hareketlilik kapasitesi önemli bir belirleyici olmaktadır. Bu yeni küresel hiyerarşide bazı grupların daha "hareketli" bazılarının daha "durağan" olmasına neden olan başlıca faktörlerden biri de devletlerin denetim politikalarıdır. İronik bir şekilde, küreselleşme süreçleriyle beraber dolaşım kapasitesi meselesinin önem kazanması, devletin göç süreçlerindeki etkisini arttıran bir öğe olmuştur. Devletlerin yeni küresel sahnedeki rolünü korumaya devam etmesiyle, başka bir ifadeyle küresel akışları kontrol eden kapılardaki denetleyici gücüyle ilgili olarak, özellikle 11 Eylül sonrası artan güvenlik söylemini ve bununla ilintili olarak göç ve iltica politikalarındaki sertleşmeyi hatırlamak yeterli olacaktır. Bu değişimde, tek tek devletlerin müdahalesi kadar uluslararası örgütlerin de önemli bir marifeti olduğunu belirtmek gerekir. Uluslararası Göç Örgütü veya Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği gibi kuruluşlar kaçak göçle mücadele, insan ticareti veya sınır denetimi gibi başlıkları ön plana çıkararak uluslararası insan dolaşımının bir suç konusu haline getirilmesine ve göçün "suç şebekeleri" ile bağlantılı olarak tahayyül edilmesine katkıda bulundular. Küreselleşme ve ulusötesilik olarak ifade edilen bu yeni akışları teritoryal egemenliklerine yönelik bir tehdit olarak algılayan ulus devletler, bir karşı-strateji olarak güvenlikçi söylemleri pekiştirici uygulamaları benimsediler. Dünya çapında, özellikle malların ve düşüncelerin akışında gözlenen hızlanmaya rağmen, dünyada göçmen nüfusun hala ciddi bir azınlık olarak kalması da devletlerin sıkı sınır denetim-

16 284 1 Küreselleşme ve Demokrasi leri gibi göç politikaları ile ilişkilendirilebilir. Örneğin 1995'te, dünyada mülteciler dahil toplam 130 milyon kişi doğdukları ülkenin dışında yaşarken, bunlar dünya nüfusunun sadece %2,l'ini oluşturmaktaydı. Günümüzde ülkesi dışında yaşayanların sayısı ciddi oranda artmış olsa da, dünya nüfusu içindeki oranlarında dikkat çekici bir değişiklik görülmez. Dünyanın bazı bölgelerinde savaşlar, yoksulluk ve çevre felaketleri en temel ihtiyaçların bile karşılanmasını imkansız kılmışken veya ülkeler arasındaki ekonomik dengesizlikler ve yaşam standardı farkı bu kadar yüksekken, neden bu kadar az kişinin göç ettiği ciddi bir soru işareti olarak önemini korumaktadır yılında yaptıkları bir araştırmayla bu soruya cevap arayan Grete Brochmann ve Thomas Hammar ( 1999) diğer faktörlerden daha çok, hedef ülkelerin göç ve iltica politikalarının önemli bir belirleyici olduğuna işaret etmişlerdir. Son on yılda daha da sertleşen vize politikaları, sığınma başvurularında yüksek ret oranlan ve iltica sürecinin dışsallaştırılması - AB ülkelerine yapılan sığınma taleplerinin, Libya gibi ülkelerde kurulan ofislerde değerlendirilmeye başlanması - gibi örnekler insan dolaşımını kısıtlayıcı devlet denetimi kaynaklı faktörler arasında sayılabilir. Devletin sınırları ve kendi topraklarındaki "yabancılar"ı denetleme işlevi bugün değişen göç hareketleriyle yeni bir şekil almaktadır. Ulus-devlet açık veya gizli, görünür veya görünmez, formel veya enformel müdahalelerle uluslarası göçle ilgili alanlarda, belki artık tek aktör değildir, ama "fazlasıyla" güçlü bir şekilde mevcuttur. Ortaya çıkan tablo eskiye göre çok daha karmaşık ve katmanlı olsa da, farklı disiplinlerden araştırmacıların yaptıkları çalışmalar, küresel neoliberalizm çağında devletin dönüşümüne dair ipuçları sunmaktadır (Öncü ve Weyland, 2007). Bir kamu hizmeti olması gereken vize işlemlerinin, son

17 Küreselleşme Çağmda Ulusötesi Göç ve Ulus-Devlet yıllarda özel şirketlere devredilmesi, diğer bir deyişle bu alandaki "taşeronlaşma" bunun ilginç örneklerinden biridir2 34 Postfordist dönemde devletin dönüşümünde gelinen son noktalardan birine işaret eden bu gelişme, vize başvuru sürecinin kolaylaştırılması gayesiyle işlemlerin bir kısmının özel sektöre devredilebildiğini göstermektedir. Son karar yetkisi hala konsolosluk görevlilerinde olsa da, bir ülkeye kimin girip kimin girmeyeceği gibi ulusal egemenlik. kavramıyla ilintili sürecin bir kısmının taşeron şirketlere bırakılması dikkat çekici bir gelişmedir. Mısır, Türkiye gibi çevre ülkelerde, Batı Avrupa ülkelerinin konsolosluklarının artık vize başvurularıyla doğrudan muhatap olmaması, başvuranlarla yüzyüze görüşme işini bu aracı özel şirketlere bırakması, devlet mantığının neoliberal mantıkla el ele gidebildiğinin de bir işareti olmaktadır. Değişen Koşullar, Yeni Politikalar: Türkiye' den Örnekler Bu bölümde, devletin uluslarası göçler alanında hala çok önemli bir aktör olduğu iddiasını Türkiye' deki yapılmış bazı saha araştırmalarından örnekler vererek ispatlamaya çalışacağım. Bu alandaki önemli çalışmalardan biri Mine Eder'in Toplum ve Bilim dergisinde yayınlanan "Moldovyalı yeni göçmenler üzerinden Türkiye' deki neoliberal devleti yeniden düşünmek" adlı makalesidir (Eder, 2007). Türkiye' de özellik.le ev içi hizmetlerinde çalışan Moldavyalı göçmenler örneğinden yola çıkarak 234 Türkiye' deki İngiltere ve Fransa elçiliklerinin vize işlemlerini yürütmek üzere ticari kuruluş statüsündeki özel aracı şirketlerle yaptıklan anlaşmalar devletlerin neoliberal çağın ruhuna uygun olarak kamu hizmeti olması gereken işlemleri bile özelleştirebildiğini göstermesi açısından çarpıcıdır.

18 286 1 Küreselleşme ve Demokrasi devletin neoliberal dünya ekonomisine eklemlenme sürecindeki dönüşümüne değinen bu çalışma, devleti tanımlama şekliyle Türkiye'deki göç yazınına önemli bir katkıda bulunmaktadır. Mine Eder devleti monolitik ve sabit bir yapı olarak görmeyip "sürekli olarak kendi sınırlarını yeniden tanımlayan ve yeniden üreten bir iktidar alanı" olarak tarif ederken, devletin "şiddet uygulayabildiği ve bu şiddeti kurumsal bir yapının içine yerleştirebildiği için öncelikli bir konuma sahip bir iktidar alanı" olduğunu söyler ( agm: 130). Türkiye' de bulunan yabancı göçmenlerin önemli bir kesiminin çalışma izni olmadan çalışmakta olduğu ve bunların özellikle ev işi hizmetlerinde istihdam edildiği biliniyor (Akalın, 2007; Parla, 2007). Mine Eder, Moldavyalı kadın göçmenler örneğini incelerken, çoğunlukla bakım sektöründe çalışan bu geçici işçi akışının, "devletle pek bir ilgisi yok gibi görünmesine" rağmen bunun aslında "devletin tanımladığı göz yumma alanı içinde mümkün olduğunu" söyler: "Sınır geçmekten pasaport kontrolüne, çalışma izinlerinden oturma müsaadelerine dek devlet ya da devletin iktidarını kullananlar bu göç sürecinin her aşamasında son derece belirleyici bir rol oynamaktadır" ( agm: 135). Devletin göçmenlere yönelik iktidar pratiklerinde bir tutarlılık olmadığını, devlet ve devlet-dışı alanlar arasındaki çizginin giderek bulanıklaştığını vurgulayan Eder, bu durumu neoliberal küreselleşme çağında devletin dönüşümü olarak açıklar: "Bu anlamıyla neoliberal devletin çok daha kriminel, kanundışı ve kayıtdışı hale gelmesi hiç de tesadüfi değildir." (agm: 141) Son yıllarda devletin, Türkiye'deki göçmenler arasında kuşkusuz en önemli grup olan Türk kökenliler, ya da daha yaygın ifade ile "soydaşlar"a yönelik tavrı da benzer bir tutarsızlık,

19 Küreselleşme Çağmda Ulusötesi Göç ve Ulus-Devlet kayıtdışılık veya keyfilik ile tanımlanabilir. Türkiye' deki soydaş gruplarından biri olan Batı Trakyalılar üzerine önemli saptamalarda bulunan J eanne Hersant'ın çalışmaları Türkiye devletinin değişen politikalarını göstermesi açısından önemli ipuçları sunar (Hersant, 2007 ve 2008). Osmanlı İmparatorluğu dağılırken Türkiye topraklan dışında kalmış diğer "Türk soylu gruplar" gibi, Batı Trakyalıların ülkeye kabul edilip edilmeyeceği veya bunun hangi statüde olacağı ulus-devlet projesinin bir parçası olarak biçimlenmiştir. Batı Trakyalıların göçüne sadece 2. Dünya Savaşı sırasında ve yıllan arasında resmi olarak izin verilmiş olsa da, Yunanistan' da 1990'lann sonuna kadar devam eden Türk-Müslüman azınlık üzerindeki baskılardan dolayı, bu grup "başka yollarla" -çoğu zaman kaçak olarak Türkiye'ye gelmeye devam etmiştir nüfus sayımında Yunanistan doğumluların 60 bin civarında olması da, bu grubun büyüklüğünü yaklaşık olarak tahmin etmemizi mümkün kılmaktadır. Hersant'ın ifadesiyle, "hem soydaş, hem de istenmeyen" olarak görülen Batı Trakyalıların, Yunanistan'dan Türkiye'ye göçü çoğu zaman resmi göç kanallarının dışında gerçekleşmiş gibi görünse de, aslında her iki devlet de bu sürece değişik şekillerde müdahil olmaktadır. Türk ve Yunan hükümetlerinin bu grubun "idare"sinde benimsediği yöntemler, iki ülkenin ulusal siyasetlerine paralel olarak tanımladıkları öncelikler ve ihtiyaçlar çerçevesinde biçimlenmektedir. Türkiye'nin Batı Trakyalılara yönelik politikası, Hersant'ın işaret ettiği üzere çelişkili bir ikilik üzerine kuruludur. Bir yandan Sovyet Bloğunun dağılmasıyla önemli bir açılım alanı olarak görülen "Türk dünyası" söyleminin parçası olarak, Yunanistan' daki mevcudiyetlerini devam ettirmeleri için Türkiye'ye ka-

20 288 1 Küreselleşme ve Demokrasi lıcı yerleşimlerini caydırmaya yönelik politikalar benimsenmiş, diğer yandan "Türk soyundan geldikleri" için 1990 sonrası ü1- keye gelen diğer (Türk soylu olmayan) yabancılara göre daha ayrıcalıklı bir statüde olmalarını sağlayacak bazı örtük politikalar uygulanmıştır. Çalışmak için yaşlı ve yeterli eğitim seviyesinde olmayan Batı Trakyalıların haymatlos (vatansız) statüde tutulması Türk soylulara yönelik sözde misafirperver politikaların duruma göre geçersizleşebildiğini göstermesi açısından dikkat çekicidir. Ancak Batı Trakyalı göçmenlerin devlet politikaları karşısında tamamen güçsüz ve pasif kaldığını düşünmek de yanlış olur. Batı Trakyalılar, hem Yunanistan'ın AB'ye girmesiyle kazandıkları AB vatandaşlığı, hem de Türk soyluluğun getirdiği imkanlarla dernekleşme gibi yöntemlerle hak arayışlarını yürütebilmişlerdir sonrası göç hareketlerinde düzensizleşmeden bahsederken, bunun göçmenlerin statüsü kadar, uygulanan politikalarda da "belirsizlik" ve "eğretilik"in hakim olması olarak gerçekleştiğini unutmamak gerekir. Göç ve sığınma ile ilgili yasal düzenlemeler AB sürecinde gözden geçiriliyor olsa da, uygulamada, geniş bir manevra alanını mümkün kılan ifadelerde ciddi bir değişiklik yapılmadığı görülmektedir. Örneğin, Türkiye'ye gelen göçmenlerin, özellikle de "Türk soyu ve kültüründen" olanların ikamet ve vatandaşlığa geçişini düzenleyen temel hukuki metinlerden biri olan 1934 İskan Kanunu 2006 yılında yenilenmiştir. Tıpkı ilk versiyonunda olduğu gibi, Türk soylulara bazı ayrıcalıklar tanınmış olmasına rağmen, soydaşların ülkeye kabulü ve ikametinde gözlenen uygulamalar yazılı ve resmi olmayan kabuller çerçevesinde pratikteki iç ve dış politika ihtiyaçlarına göre biçimlenmiştir (Danış ve Parla, 2009).

21 Küreselleşme Çağmda Ulusötesi Göç ve Ulus-Devlet Ulus-devlet projesi kapsamında, bir "makbullük hiyerarşisi" içinde Türkiye'ye iskanı kabul ve teşvik edilen Türk ve/veya Müslüman soylu gruplara yönelik bakış açısı son dönemdeki konjonktüre! değişikliklerle beraber yeniden şekillenmiştir. Danış ve Parla'nın (2009) tespit ettiği üzere, son dönemde, Türkiye'ye yönelik göçün sayıca artışı ve çeşitlenmesi, bu politikalarda da bir değişim yaratmış ve bir dönemler Türk soyluların ayrıcalıklı bir konum edinmesini sağlayan "soydaş"lık bağı geri plana atılır olmuştur. Bunda temel olarak iki faktörün rol oynadığı söylenebilir. Birincisi, 1990'1arın ortasından itibaren ülkedeki göçmen sayısının artışı karşısında hükümetin göçü kontrol etmeye ve kalıcılaşmasını engellemeye çalışması, ikincisi ise, soydaşların bulundukları ülkelerde Türkiye'nin çıkarına çalışan bir tür lobi grubu olarak değerlendirilmek istenmesidir. Bu anlamda, Bulgaristan' da Haklar ve Özgürlükler Hareketi'nin (HÖH) Türkiyeli üst düzey siyasetçiler tarafından takdir edilmesi ve diğer soydaş gruplara örnek gösterilmesi hatırlanabilir (Baklacıoğlu-Özgür, 2006). Böylece devlet, soydaşların 1934 İskan Kanunu sayesinde sahip oldukları Türkiye'ye göç etme ve yerleşme hakkını giderek uygulamaz olmuş ve bu yüzden çoğu soydaş ikamet izni bile edinemez olmuştur. "Nafile soydaşlık" ifadesinden de anlaşılacağı üzere "yeni gelenler vatandaşlık bir yana, ikamet bile edinmekte zorlanmakta; yasal statüleri düzensizleşirken, diğer düzensiz "yabancı" göçmenler gibi, yaşam koşulları da eğretileşmektedir". (Danış ve Parla, 2009: 155). 1990'1ı yıllara kadar kolaylıkla yasal ikamet izni ve hatta vatandaşlık hakkı alabilen Türk soylular, son on yılda yasalarda bir değişiklik olmamasına rağmen, dış ve iç siyaset ön-

22 290 1 Küreselleşme ve Demokrasi celiklerindeki değişikliklerden dolayı bu haklardan mahrum kalmaktadır. Göçmenlerin statüsü kadar, göç politikalarının da enformelleşmesi, Mine Eder'in ifadesiyle "neoliberal devletin çok daha kriminel, kanundışı ve kayıtdışı hale gelmesi" Meriç sınırında yakalanan, çoğu Afrika ve Ortadoğu kökenli, "istenmeyen" yabancılara yönelik Türk ve Yunan hükümetlerinin tavrında da görülebilir. Bu göçmenler iki ülkenin güvenlik güçleri tarafından uluslararası anlaşmalara aykırı bir şekilde sınırdışı edilmektedir yılında Türk gazetelerinde çıkan bir habere göre, Yunan yetkililer karasularında yakaladıkları göçmenlerin sınırdışı işlemlerini gizlice yapmayı tercih etmektedir: 'Yunan sahil güvenlik botlarının, 1 Ocak 2004 tarihinden bugüne [Eylül 2006'ya] kadar, yaklaşık S.800 kaçak göçmeni Türk karasularına bırakıp kaçtığı öğrenildi" {vurgu yazara ait). 235 Aynı "yasadışı sınırdışı etme" suçlaması, bu sefer Türk yetkililere yönelik olarak, Yunan basınında da yer almaktadır. Göçmenlere karşı devletlerin "kaçak" veya "enformel" yöntemler benimseyebildiğini gösteren bu haberler, yeni göçlerde "eğreti" konumların sadece göçmenlere ait olmadığının bir işareti olarak okunabilir. Sadece düzensiz statüde tutmak değil, bazen "yasallaştırmak"236 da ilgili devletlerin siyasi tercihlerinin bir yansıması olabilir. Örneğin, Türk soylu göçmenlerin vatandaşlığını korudukları ülkelerdeki genel seçimlere katılarak, bu parlamentolarda temsil edilebilmeleri için seçim dönemlerinde Türkiye' de 235 "'Kaçak' bırakan Yunan botuna suçüstü" Radikal, Ülkede düzensiz konumda bulunan, ikamet ve çalışma için resmi izni olmayan yabancılara bu yasal hakların verilmesi.

23 Küreselleşme Çağmda Ulusötesi Göç ve Ulus-Devlet ikamet izni verilmekte, diğer bir deyişle yasallaştırılmak.tadır. Aynı şekilde, bu dernekler aracılığıyla özel otobüs seferleri gibi ulaşım imkanları sağlanarak seçimlere katılımları teşvik edilmektedir. Örneğin, işgal sonrası 2005 yılında Irak' ta yapılan ve ülke dışındaki Iraklıların da katılabildiği genel seçimler için çok sayıda Iraklı Türkmene ikamet izni verilmiştir. Bulgaristan'daki seçim dönemlerinde de, Bulgaristan kökenli soydaşların HÖH'e oy verebilmesi için Türkiye'deki Balkan dernekleri Bulgaristan'a otobüs turları düzenlemiştir (Danış ve Parla, 2009). Batı Trakya' dan gelenlerin kabulü sırasında icat edilen idari kategorilerden biri olan "ıskatlı" terimi de, devletin göçü yönetim modelleri konusunda ipuçları sunmaktadır. Iskatlı terimi vatandaşlıktan düşmüş, vatandaşlık haklarını kaybetmiş Türk soyluların Türkiye' de ikametini kolaylaştırmak için yaratılmıştır. İçişleri Bakanlığı'nın özellikle Batı Trakyalılar için kullandığı bu idari kategori, Hersant'ın ifadesiyle, "Türk yetkililerin Batı Trakya' dan gelen göçü yönetirken başvurduğu hileler veya bazen yasallık sınırlarında dolaşan hukuki önlemler" konusunda bir örnek teşkil etmektedir (Hersant, 2008). İçişleri Bakanlığı'nın kullandığı ıskatlı terimi, Yunan vatandaşlık yasasının 19. maddesi uyarınca vatandaşlıktan düşürülen Batı Trakyalı kişilere has bir uygulama olmasıyla da dikkat çekicidir. Batı Trakyalılar arasında haymatlos (vatansız) olanlar Birleşmiş Milletler korumasından faydalanabilirken, ıskatlılar bu tür bir uluslarası statüden de mahrum kalmakta, böylece Batı Trakyalılar arasında

24 292 1 Küreselleşme ve Demokrasi en korumasız konumda kalan kişiler olmaktadırlar. 237 Batı Trakyalıların hukuki statüsünde sürmekte olan bu belirsizlik, daha geniş bir açıdan bakıldığında net bir mesaja işaret etmektedir ve 1980'1erde Batı Trakya'dan Türk.iye'ye yönelik yoğun göçün sebep olduğu Yunanistan'da Türk nüfusun azalması endişesine karşı Türk devleti, bu göçmenlere vatandaşlık vermeyerek, ileride geri dönmelerini kolaylaştıracak bir kapıyı açık tutmaya çalışmaktadır. Yani devlet aslında Batı Trakyalıları -son yıllarda diğer başka Türk kökenli grupları, mesela Irak Türkmenlerini olduğu gibi- bilerek ve isteyerek düzensiz bir statüde bırakmakta ve bu tarz bir muğlaklığın kendisine sağladığı geniş manevra alanının imkanlarından faydalanmaktadır. Bir kısmı "vatansız" statüde olmasına rağmen, oy verme ve memurluk dışında neredeyse tüm vatandaşlık haklarından faydalanabilen238 Batı Trakya Türklerinin aksi bir örnek olarak Türk.iye'de tipik transit göçmen/mülteci gruplardan biri olan Iraklı Hrıstiyanların durumunu incelemek anlamlı olacaktır. Bu iki örneğin karşılaştırılması 1990 sonrası uygulamalardaki değişim kadar, göçmen-devlet ilişkisi açısından da küreselleşme süreçlerinin etkileri üzerine çarpıcı ipuçları sunmaktadır. Türk.iye 1991 'den beri Irak' tan gelen göçün önemli geçiş noktalarından biri haline gelmiştir Körfez Savaşı'nda yaklaşık yarım milyon Iraklının Türk.iye sınırına kaçışı ve Türk topraklarına sığınmasından sonra bu göç küçüle ama sistematik 237 Türk devleti bu gruptaki kişilerin Avrupa mahkemeleri aracılığıyla bir gün tekrar Yunan vatandaşlığını kazanabilme ihtimaline karşı, bu eğreti statüyü önemli bir siyasi araç olarak korumak.tadır. 238 Bu durum Thomas Hammar'ın "yasal ve sürekli oturum statüsüne sahip yabancı vatandaşları" tanımlamak. için kullandığı "denizen" kavramına da denk düşmektedir (Hammar, 1990: 15-23).

25 Küreselleşme Çağmda Ulusötesi Göç ve Ulus-Devlet bir şekilde devam etmiştir. Son yirmi yıldır, Irak'tan gelen nüfusun büyük bir kesimi, özellikle de Iraklı Kürt ve Hrıstiyan gruplar için Türkiye bir geçiş koridoru, Batı'ya ulaşabilmek için bir atlama tahtası olmuştur. Bu kişilerin Türkiye'de kalıcı olmadığını bilen ve bu geçiciliği çeşitli mekanizmalarla destekleyen yetkililer göçün hacmi ve içeriğinden haberdar oldukları sürece duruma göz yumma yolunu tercih etmiş görünmektedirler. Diğer bir deyişle, devlet Iraklıların transit göçüne karşı "bilinçli bir görmezden gelme politikası" uygulamaktadır (Danış, 2009). Bu durum, kısmen, yukarıda aktarılan Mine Eder'in bahsettiği "göz yumma politikası" ile benzerlikler taşımaktadır. Bu "bilinçli görmezden gelme" durumunun sağladığı geniş manevra alanını örneklemek için İstanbul' da Iraklı sığınmacı ve göçmenlere hizmet sunan az sayıdaki sivil toplum kuruluşlarından biri olan Caritas'tan bahsedilebilir. Dünya çapında yaygın bir Katolik yardım kuruluşu olan Caritas'ın ofisi yoksulluk, doğal afetler, iltica gibi durumlarla bağlantılı olarak yardıma muhtaç kişilere destek sunmaktadır. Ancak bu ofis mültecilere destek konusunda 1990'lı yıllardan beri faaliyette olmasına rağmen mülteci destek programı resmi bir statüye sahip değildir2 39 Bu gayrı-resmi duruma rağmen, Türk yetkililerin de bilgisi dahilinde Iraklıların, Kanada, Avustralya, ABD gibi ülkelerin göç ve iltica bürolarına yaptıkları başvurularda aracı rolü oynamakta, bürokratik süreci kolaylaştırmaktadır. Iraklıların durumunu "transit" bir göç ve geçici bir durum olarak değerlendiren Türk yetkililer duruma "müsamaha gös- İstanbul' daki 239 Türkiye'de bu alanda faal olan uluslararası örgütler arasında sadece ICMC (Intemational Catholic Migration Commission - Uluslararası Katolik. Muhacerat Komisyonu) devlet tarafından resmi olarak tanınmaktadır.

26 294 1 Küreselleşme ve Demokrasi termekte" ancak Caritas'a ve Iraklılara resmi bir statü tanımayarak yeni göçler çağında azaldığı söylenen egemenliğini yeni denetim biçimleriyle korumaktadır. Tüm bunlar söz konusu göçmen grubun ve ilgili kurumun eğreti bir konumda kalmasıyla sonuçlanmaktadıi2'4. Bu örnekte dikkat çekici noktalardan biri de, sınıraşan göçler konusunda devlet-dışı bir aktörün küresel sahnede kendine yer edinme çabasıdır. Dünya ölçeğinde göçlerdeki hareketlenme, yeni aktörlerin ortaya çıkışını, ya da daha doğrusu eski aktörlerin yeni roller üstlenmesini beraberinde getirmiştir. Göç alanındaki devlet dışı aktörler arasında en dikkat çekici olanlardan biri kilise örgütleridir ( Casanova, 1997). Özellikle çeşitli Katolik Kilise örgütleri, 19. yüzyıldakine benzer şekilde, ama ondan çok daha etkin ve yaygın bir yapıda, göçmen ve mültecilere yönelik insani yardım çalışmaları yapmakta ve hak arama mücadeleleri yürütmektedir. Son yıllarda, Avrupa Birliği ülkelerinin göçmen ve mültecilere karşı katı politikalarını uluslararası arenada en sert eleştirenlerden biri Vatikan olmuştur Yeni tarz denetim yöntemleri açısından bir diğer örnek olarak aile birleşimi yoluyla göçü mümkün kılan sponsorluk programlarına yapılan müdahaleden bahsedilebilir. 2003'teki ABD işgalinden sonra, Irak.'ın artık barış ve demokrasi yolunda ilerlediğini öne süren politikadan dolayı, ülke dışına kaçan Iraklıların sığınma başvurulan 2007 yılına kadar askıya alınmıştı. Bu dönemde, iltica başvurulan dondurulmuş olan Iraklıların Batı ülkelerine yerleşebilmek için kullandıkları yöntemlerden biri Kanada ve Avustralya elçiliklerinin uyguladığı "sponsorluk'' programlan oldu (Danış, 2007). Bu iki ülkede akrabaları olanlar, onların kefil olması sayesinde, Türkiye' deki elçilikler aracılığıyla aile birleşimi yöntemini kullanıyorlardı. Bu kanalın Türkiye'ye göç için bir pull faktörü haline geleceğini düşünen Türk yetkililer Kanada elçiliğine baskı yaparak, Türkiye' deki temsilciliklerinde Iraklılar başta olmak üzere bazı gruplar için bu programın sonlandırılmasını talep ettiler.

27 Küreselleşme Çağmda Ulusötesi Göç ve Ulus-Devlet yılında, Vatikan'ın Cenevre'deki BM gözlemcisi olan Mgr. Silvano Tomasi'nin Avrupa kıyılarında hayatlarını kaybeden sığınmacılar için harekete geçmek ve insani çözümler bulmak gerektiği yönünde çıkışı çarpıcıdır. 241 Amerika' da da Katolik Kilisesi, hükümetin 2006 başında gündeme getirdiği göçmen karşıtı yasa tasarısına sert bir dille karşı çıkmıştır. Yasal statüde olmayan göçmenlere yardım edilmesini bir suç olarak tanımlayan bu yasa önerisine karşı kiliseler ülke çapında örgütlenen göçmenlere öncülük etmiş ve din adamları göçmen haklan mücadelesinin sözcülerinden biri olmuştur24 2 Göç yazınında son zamanlarda önem kazanmaya başlayan bu konu göçmenler üzerinden din-devlet ilişkilerinin de yeniden düşünülmesini gerektirmiştir. İlk bölümde belirtildiği üzere, göç hareketleri teritoryal egemenlik tanımını da tartışmaya açmaktadır. Ulusal sınırlar içinde bulunan ama vatandaş olmayan yabancılarla ilgili meseleler nasıl düzenlenecektir? Özellikle yasadışı konumda bulunan, bu yüzden bulunduğu ülkedeki sosyal ve diğer hak ve hizmetlere erişimi olmayan göçmenlerin sorunlarıyla kim ilgilenecektir? Bazı Avrupalı araştırmacılar göçmenler için sözcülük rolü üstlenerek kendine yeni bir rol edinen kilise örgütlerinin ulus-devletin egemenlik iddiasına karşı alternatif güç odağına dönüşebileceklerini iddia etmektedir. Türkiye' deki Caritas 241 «Le Saint-Siege plaide la cause des immigres et demandeurs d,asile a ronu», /www.zenit.org/french/visualizza.phtml?sid=96207 (erişim Ekim 2006) 242 "hnmigration Reform and the Catholic Church" Migration Infonnation, Mayıs2006, /www.migrationinfonnation.org/feature/ display.cfm?id=395

28 296 1 Küreselleşme ve Demokrasi örneğinin yakından incelenmesi bu egemenlik. tartışmaları açısından aksi yönde bulgular sunmaktadır. Caritas'ın çalışmaları, göçmen ve mültecilere yönelik çok az sayıda sivil toplum kuruluşu bulunan Türkiye'de sosyal hizmet açısından önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Ancak Caritas tüm ulusötesi özelliklerine rağmen, hala devletin sınırlarını belirlediği bir yapı içinde hareket etmektedir. Bu da kurumun Avrupa ve Ortadoğu'daki diğer örneklerine kıyasla Türkiye'deki faaliyetlerinin çok daha kısıtlı olmasıyla sonuçlanmıştır. Örneğin Fas, Ürdün ve Lübnan' da da şubeleri bulunan Caritas, bu ülkelerde çok daha faal olabilirken Türkiye' de göçmenlere yönelik çalışmalarını sınırlı tutmaktadır. Türkiye' deki örneklerde, devletin göç ve sığınma hareketlerine ve bu alanda çalışan uluslararası örgüt ve sivil toplum kuruluşlarına karşı engelleyici ve kısıtlayıcı bir politika benimsediği görülse de, başka ülkelerde aksi durumların söz konusu olduğu durumlar da görülmektedir. Bazı devletler, girişine engel olmadığı/ olamadığı göçü, ülke içinde benimsediği politikalarla kendi lehine değerlendirme yoluna gitmektedir Körfez Savaşı'ndan beri devam eden, ama özellikle 2003 sonrasında yeni bir ivme kazanan Irak göçünün önemli hedef ve geçiş ülkelerinden biri olan Ürdün bu duruma iyi bir örnek teşkil eder. Yarım milyon civarı Iraklının yaşadığı Ürdün bu göç hareketi karşısında Türkiye' den farklı bir politika benimsemiştir. Türk devleti, öncelikle bu göçü sınırlama ve kalıcı yerleşime izin vermeme, mültecileri en kısa sürede başka ülkeye gönderme politik.ası benimsemiş, kendi sınırlan içinde faaliyet gösteren yabancı yardım kuruluşlarının çalışmalarını da ulusal egemenlik. hakkının ihlali iddiasıyla sınırlamıştır. Ürdün ise uluslararası

Bosna Kurbanlarına Yardım - Bosna ve Kosova dan Gelen Mültecilere Destek

Bosna Kurbanlarına Yardım - Bosna ve Kosova dan Gelen Mültecilere Destek Soydaş Uyum Eğitimi Bulgaristan dan göç eden soydaşlarımızın Türkiye de yerleşme, yaşama ve çalışmalarını kolaylaştırmak amacıyla 9 aylık bir sürede 4 ilde 33 seminer düzenlenmiş, 7.000 e yakın kişiye

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Türk Göç ve İltica Hukukunun Temelleri:

Türk Göç ve İltica Hukukunun Temelleri: Türk Göç ve İltica Hukukunun Temelleri: Yasal Statünün Belirlenmesine İlişkin Sorunlar Prof. Dr. Bülent ÇİÇEKLİ HSYK Sunum Planı 1) Terminoloji 2) Disiplin Olarak 3) Göç ve İltica Hukukunun Kaynakları

Detaylı

FARKLI AB ÜLKELERİNDE GÖÇMEN POLİTİKALARINDAKİ GENEL YAKLAŞIMLAR

FARKLI AB ÜLKELERİNDE GÖÇMEN POLİTİKALARINDAKİ GENEL YAKLAŞIMLAR FARKLI AB ÜLKELERİNDE GÖÇMEN POLİTİKALARINDAKİ GENEL YAKLAŞIMLAR AB Göç politikalarında uyum ve koordinasyon için: Amsterdam Anlaşması 2.10.1997 Tampere Zirvesi 15-16.10.1999 GÖÇ VEGÖÇMEN POLİTİKALARININ

Detaylı

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ÇERÇEVE SUNU Gülçiçek ÖZKORKMAZ Başkanlık Baş Danışmanı Mukim Özel Temsilciler Direktörü ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI ve TÜRKİYE ÜZERİNE

Detaylı

YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU

YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK üyemiz, Bakan Yardımcımız, Milletvekilimiz, Ana Kademe, Kadın Kolları,

Detaylı

"AVUSTURYA'DAKİ BOSNALI VE TÜRK GÖÇMENLER" 1

AVUSTURYA'DAKİ BOSNALI VE TÜRK GÖÇMENLER 1 TÜRK DÜNYASI SENDİKALAR ZİRVESİ "AVUSTURYA'DAKİ BOSNALI VE TÜRK GÖÇMENLER" 1 ZZI - Zentrum der zeitgemäßen Initiativen (Modern girişimler merkezi) / Avusturya 1 Bu makale, 11-13 Mayıs 2014 tarihinde Eskişehir

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU

14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU 14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU 1 SAYIN BAKANLAR, KIYMETLİ TEMSİLCİLER; ÖNCELİKLE BURADA BULUNMAKTAN DUYDUĞUM MEMNUNİYETİ İFADE ETMEK İSTİYORUM.

Detaylı

Dr. Zerrin Ayşe Bakan

Dr. Zerrin Ayşe Bakan Dr. Zerrin Ayşe Bakan I. Soğuk Savaş Sonrası Dönemde Yeni Güvenlik Teorilerine Bir Bakış: Soğuk Savaş'ın bitimiyle değişen Avrupa ve dünya coğrafyası beraberinde pek çok yeni olgu ve sorunların doğmasına

Detaylı

Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar

Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar Hamburg Uyum Meclisi Genel bilgiler Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar 1. Uyum Meclisi ne için gereklidir? Entegrasyon; örneğin politika, ekonomi, iş piyasası, eğitim, sosyal işler, kültür, din,

Detaylı

TÜRKİYE AB GERİ KABUL ANLAŞMASI AHMET ÇELİK

TÜRKİYE AB GERİ KABUL ANLAŞMASI AHMET ÇELİK 1. GİRİŞ Geri kabul anlaşmaları, genel olarak, bir ülkede veya sınırları belirlenmiş bir grup ülkede yasadışı olarak bulunan kişilerin anlaşma yapılmış kaynak ülkeye veya en son transit geçiş yaptıkları

Detaylı

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM Prof. Dr. Yusuf ALPER 1. GENEL OLARAK İSTİHDAM Ekonomik faaliyetin toplumsal açıdan en önemli ve anlamlı sonuçlarından birini, yarattığı istihdam kapasitesi oluşturur.

Detaylı

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II ÇALIŞMA EKONOMİSİ II KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ.

Detaylı

Beyin Gücünden Beyin Göçüne...

Beyin Gücünden Beyin Göçüne... On5yirmi5.com Beyin Gücünden Beyin Göçüne... Beyin göçü, yıllardır pek çok ülkenin kan kaybı... Peki gençler neden ülkelerini tekederler? Hangi sebepler ülkelerin beyin gücünü kaybetmesine sebep olur?

Detaylı

Türkiye ve Avrupa Birliği

Türkiye ve Avrupa Birliği Türkiye ve Avrupa Birliği Türkiye ve Avrupa Birliği İlişkisi Avrupa Birliği 25 Mart 1957 tarihinde imzalanan Roma Antlaşması'yla Avrupa Ekonomik Topluluğu adı altında doğdu. Türkiye 1959 yılında bu topluluğun

Detaylı

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - Arjantin İlişkileri: Fırsatlar ve Riskler ( 2014 Buenos Aires - İstanbul ) Türkiye; 75 milyonluk

Detaylı

IFLA İnternet Bildirgesi

IFLA İnternet Bildirgesi IFLA İnternet Bildirgesi Bilgiye engelsiz erişim özgürlük, eşitlik, küresel anlayış ve barış için temeldir. Bu nedenle, Kütüphane Dernekleri Uluslararası Federasyonu (IFLA) belirtir ki: Düşünce özgürlüğü,

Detaylı

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ ------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (İSTTP); TASAM öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devletlerin temsilcileri ile dünyanın

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 ( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - İtalya İlişkileri: Fırsatlar ve Güçlükler ( 2014 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen

Detaylı

Uluslararası Sponsorluk Politikası. 1 Nisan 2015 Amway

Uluslararası Sponsorluk Politikası. 1 Nisan 2015 Amway Uluslararası Sponsorluk Politikası 1 Nisan 2015 Amway Uluslararası Sponsorluk Politikası Bu Politika, 1 Nisan 2015 itibariyle, Amway bağlı kuruluşlarının Amway Satış ve Pazarlama Planı'nı uyguladıkları

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821

GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821 GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1)

Detaylı

Uluslararası Mülteci Hukuku Kapsamında Uluslararası Koruma. BMMYK Kasim 2014

Uluslararası Mülteci Hukuku Kapsamında Uluslararası Koruma. BMMYK Kasim 2014 Uluslararası Mülteci Hukuku Kapsamında Uluslararası Koruma BMMYK Kasim 2014 Amaç 1951 Cenevre Sözleşmesi odaklı olarak Uluslararası Mülteci Hukuku temel ilkelerini anlamak. Kitlesel akın durumları için

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

EIPA LÜKSEMBURG İLE İŞBİRLİĞİ KAPSAMINDA GERÇEKLEŞTİRİLEN FAALİYETLER

EIPA LÜKSEMBURG İLE İŞBİRLİĞİ KAPSAMINDA GERÇEKLEŞTİRİLEN FAALİYETLER EIPA LÜKSEMBURG İLE İŞBİRLİĞİ KAPSAMINDA GERÇEKLEŞTİRİLEN FAALİYETLER I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler AB Hukuku ve Tercüman ve Çevirmenler için Metotlar

Detaylı

T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Avrupa Birliği Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Avrupa Birliği Uzmanlığı Tezi

T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Avrupa Birliği Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Avrupa Birliği Uzmanlığı Tezi T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Avrupa Birliği Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Avrupa Birliği Uzmanlığı Tezi AVRUPA BİRLİĞİ MÜKTESEBATINDA VE ULUSLARARASI HUKUKÎ METİNLERDE MÜLTECİLERİN ÇALIŞMA

Detaylı

Doğal Afetler ve Kent Planlama

Doğal Afetler ve Kent Planlama Doğal Afetler ve Kent Planlama Yer Bilimleri ilişkisi TMMOB Şehir Plancıları Odası GİRİŞ Tsunami Türkiye tektonik oluşumu, jeolojik yapısı, topografyası, meteorolojik özellikleri nedeniyle afet tehlike

Detaylı

KENTSEL POLİTİKALAR II. Bölüm

KENTSEL POLİTİKALAR II. Bölüm MSGSÜ ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA BÖLÜMÜ PLN 703 KENTSEL POLİTİKALAR II. Bölüm 2014-2015 GÜZ YARIYILI Prof.Dr. Fatma ÜNSAL unsal.fatma@gmail.com TÜRKİYE NİN KENTLEŞME DİNAMİKLERİ Cumhuriyet öncesi Cumhuriyet

Detaylı

Dr. Dursun AYDIN KAMU HASTANELERİ AÇISINDAN ÖNEM NEMİ. Sağlık Turizmini Geliştirme Derneği Başkanı 2. SAGLIK KURULTAYI 12/04/2008 ANTALYA

Dr. Dursun AYDIN KAMU HASTANELERİ AÇISINDAN ÖNEM NEMİ. Sağlık Turizmini Geliştirme Derneği Başkanı 2. SAGLIK KURULTAYI 12/04/2008 ANTALYA KAMU HASTANELERİ AÇISINDAN ÖZEL YURTİÇİ ve YURTDIŞI I SAĞLIK SİGORTALARININ S ÖNEM NEMİ www.saglikturizmi.org.tr Dr. Dursun AYDIN Sağlık Turizmini Geliştirme Derneği Başkanı SAĞLIK TURİZM ZMİ Medikal Turizm

Detaylı

Göç ve Serbest Dolaşım Eğilimler ve Engeller. Ayşegül Yeşildağlar 16.09.2010 Ankara, Turkey

Göç ve Serbest Dolaşım Eğilimler ve Engeller. Ayşegül Yeşildağlar 16.09.2010 Ankara, Turkey Göç ve Serbest Dolaşım Eğilimler ve Engeller Ayşegül Yeşildağlar 16.09.2010 Ankara, Turkey Türkiye den AB ne Göç 1961 den itibaren göçün değişen doğası 60 lar : Batı Avrupa da niteliksiz işgücü ihtiyacı

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) 6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU İslam Ülkelerinde Çok Boyutlu Güvenlik İnşası ( 06-08 Mart 2015, Serena Hotel - İslamabad ) Güvenlik kavramı durağan değildir.

Detaylı

18 Ocak 2002 de STK olarak kuruldu. 19 Ocak 2006 tarih ve 2006-9982 no lu Bakanlar Kurulu kararı ile Kamu Yararına Çalışan Dernek statüsü kazandı.

18 Ocak 2002 de STK olarak kuruldu. 19 Ocak 2006 tarih ve 2006-9982 no lu Bakanlar Kurulu kararı ile Kamu Yararına Çalışan Dernek statüsü kazandı. YETİM RAPORU 18 Ocak 2002 de STK olarak kuruldu. 19 Ocak 2006 tarih ve 2006-9982 no lu Bakanlar Kurulu kararı ile Kamu Yararına Çalışan Dernek statüsü kazandı. Bakanlar Kurulu nun 6 Şubat 2007 tarihli

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

Kiliseler ile yap lan Resmi Sözleflmeler ve her iki ülkede ibadet yerlerininin yap m

Kiliseler ile yap lan Resmi Sözleflmeler ve her iki ülkede ibadet yerlerininin yap m Kiliseler ile yap lan Resmi Sözleflmeler ve her iki ülkede ibadet yerlerininin yap m Rainer Korten 6 yıldan beri Türkiye de yaşama memnuniyetini tadiyorum ve sayıları yaklaşık 12-14000 i bulan, ana dili

Detaylı

OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK

OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... V GİRİŞ...1 BİRİNCİ BÖLÜM DİNSEL ÇOĞULCULUK ve BENZER KAVRAMLAR I. Vatandaşlık...7 A. Sosyal Bilimlerde Vatandaşlık Kavram(lar)ı...8

Detaylı

Standart Eurobarometer 76. AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Sonbahar 2011 ULUSAL RAPOR TÜRKİYE

Standart Eurobarometer 76. AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Sonbahar 2011 ULUSAL RAPOR TÜRKİYE Standart Eurobarometer 76 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Sonbahar 2011 ULUSAL RAPOR TÜRKİYE Bu araştırma Avrupa Komisyonu Basın ve İletişim Genel Müdürlüğü tarafından talep ve koordine edilmiştir. Bu rapor

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ 2014 OCAK SEKTÖREL YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ Nurel KILIÇ Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri sektörü, ekonomiye döviz girdisi, yurt dışında istihdam imkanları, teknoloji transferi ve lojistikten ihracata

Detaylı

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Ali Aslan Almanya son on yıllarda her şeyden önce Müslüman ağırlıklı devletlerden gelen göçmenler yoluyla dini ve kültürel

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ GAZİ ERÇEL BAŞKAN TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI 6. Uluslararası Finans ve Ekonomi Forumu VİYANA, 9 KASIM 2000 Euro ile ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmak üzere, bu

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 GELECEK İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 SARIKONAKLAR İŞ TÜRKĠYE MERKEZİ C. BLOK ĠÇĠN D.16 BÜYÜME AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE ÖNGÖRÜLERĠ 02123528795-02123528796 2025 www.turksae.com Nüfus,

Detaylı

EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU

EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Standard Eurobarometer European Commission EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU BAHAR 2009 ULUSAL RAPOR ÖZET TÜRKİYE Standatd Eurobarometre 71 / Bahar 2009 TNS Görüş ve Sosyal Bu araştırma Avrupa

Detaylı

YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI

YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI 2010 Eğitim Öğretim Yılı Bahar Dönemi Zorunlu Dersler Uluslararası İlişkilerde Araştırma

Detaylı

ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi

ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi 1 ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi 1- Genel Olarak Bir ekonominin başarı ölçütlerinden birisi de istihdam yaratma kapasitesidir.

Detaylı

Mimarlık Meslek Pratiği

Mimarlık Meslek Pratiği Mimarlık Meslek Pratiği Mimarlık Meslek Pratiği Mimarlık yapı sektörünün ayrılmaz bir parçasıdır. Yapı sektörü ise tüm dünyada diğer sektörler için itici güç oluşturan dinamik bir sektördür. Son elli yıldır

Detaylı

Merhaba Adım Serkan UĞUR. Bu sunumda Bütüncül Devlet Yaklaşımının (Whole of Government) e-dönüşüm Açısından İncelenmesi konusunu anlatacağım.

Merhaba Adım Serkan UĞUR. Bu sunumda Bütüncül Devlet Yaklaşımının (Whole of Government) e-dönüşüm Açısından İncelenmesi konusunu anlatacağım. Merhaba Adım Serkan UĞUR. Bu sunumda Bütüncül Devlet Yaklaşımının (Whole of Government) e-dönüşüm Açısından İncelenmesi konusunu anlatacağım. Türkçe tercümesi tüm devlet, bütüncül devlet veya bütünleşik

Detaylı

GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ

GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ Kasım, 2006 GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ Ne ekersen onu biçersin sözü; Türk toplumunun sosyal yaşantısında yerleşik bir hüviyet kazanan tümce biçiminde tezahür etmiştir.

Detaylı

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu Toplantısı TOBB Plaza da

Detaylı

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir? DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.

Detaylı

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar:

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar: Kadın Dostu Kentler Projesi İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün ulusal ortağı ve temel paydaşı olduğu Kadın Dostu Kentler Projesi, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu-UNFPA ve Birleşmiş Milletler

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan

I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan iç savaşlar, coğrafi olumsuzluklar dolayısıyla insanlar,

Detaylı

PROJE YAPIM VE YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 09071067 ŞEYMA GÜLDOĞAN

PROJE YAPIM VE YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 09071067 ŞEYMA GÜLDOĞAN PROJE YAPIM VE YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 09071067 ŞEYMA GÜLDOĞAN İnsan kaynakları bir organizasyondaki tüm çalışanları ifade eder. Diğer bir deyişle organizasyondaki yöneticiler, danışmanlar,

Detaylı

IMF, Birleşmiş Milletlerin uzmanlaşmış kurumlarından biri olsa da, kendi tüzüğü, yönetim yapısı ve mali kaynağı vardır.

IMF, Birleşmiş Milletlerin uzmanlaşmış kurumlarından biri olsa da, kendi tüzüğü, yönetim yapısı ve mali kaynağı vardır. IMF ye Genel Bakış Biz kimiz? Uluslararası Para Fonu (IMF) parasal konularda küresel işbirliğini arttırmak, mali istikrarı sağlamak, uluslararası ticareti kolaylaştırmak, yüksek istihdamı ve sürdürülebilir

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer)

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer) 25 Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunmasına ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin 151 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (Resmî Gazete ile yayımı:

Detaylı

ORTAK PNR UYGULAMASINA DOĞRU ADIM ADIM

ORTAK PNR UYGULAMASINA DOĞRU ADIM ADIM AVRUPA TERÖRLE MÜCADELEDE SAFLARI SIKILAŞTIRIYOR: ORTAK PNR UYGULAMASINA DOĞRU ADIM ADIM 62 EKONOMİK FORUM Melih ÖZSÖZ İKV Genel Sekreter Yardımcısı Son zamanlarda AB gündeminde yaşanan terör olaylarına

Detaylı

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

Kayıtdışı İstihdama Dair Yanıtlanmayı Bekleyen Bazı Sorular

Kayıtdışı İstihdama Dair Yanıtlanmayı Bekleyen Bazı Sorular PLATFORM NOTU'15 / P-3 Yayınlanma Tarihi: 05.02.2015 * Kayıtdışı İstihdama Dair Yanıtlanmayı Bekleyen Bazı Sorular Cem Başlevent 1 YÖNETİCİ ÖZETİ Son yıllarda yaşanan olumlu gelişmelere rağmen, kayıtdışı

Detaylı

Bu yıl 2.si düzenlenen Euromoney Türkiye Finans ve Yatırım Forumu nda Akbank adına sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

Bu yıl 2.si düzenlenen Euromoney Türkiye Finans ve Yatırım Forumu nda Akbank adına sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Sayın Bakan, Değerli Konuklar, Bu yıl 2.si düzenlenen Euromoney Türkiye Finans ve Yatırım Forumu nda Akbank adına sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Forumun Türkiye hakkındaki genel

Detaylı

Yasama süreci ve sivil toplum. İsveç

Yasama süreci ve sivil toplum. İsveç Yasama süreci ve sivil toplum İsveç Sosyal faaliyet alanları Devlet Piyasa Sivil toplum Sivil toplum nedir? Ortak çıkarlar, amaçlar ve değerler etrafında birleşmiş gönüllü ve kolektif faaliyetler Değişken

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

Akçakale Sınırından Türkiye ye Sığınmacı Geçişi Gözlem Raporu. (16 Haziran 2015)

Akçakale Sınırından Türkiye ye Sığınmacı Geçişi Gözlem Raporu. (16 Haziran 2015) 17.06.2015 Akçakale Sınırından Türkiye ye Sığınmacı Geçişi Gözlem Raporu (16 Haziran 2015) Necatibey Caddesi No:82 Kat:6 Daire:11/12 Demirtepe/Ankara Tel:+90 (312) 230 35 67-68-69 Fax:+90 (312) 230 17

Detaylı

İslami Alan Araştırmaları. National Institutes for the Humanities of Japan (NIHU) Program Islamic Area Studies

İslami Alan Araştırmaları. National Institutes for the Humanities of Japan (NIHU) Program Islamic Area Studies National Institutes for the Humanities of Japan (NIHU) Program Islamic Area Studies Japonya Ulusal Beşeri Bilimler Enstitüleri (NIHU) Programı İslami Alan Araştırmaları Japonya Ulusal Beşeri Bilimler Enstitüleri

Detaylı

Avrupa da göçmen kadinlar ve is pazari : genel bir bakis. Dr. Altay Manço IRFAM, Belçika - www.irfam.org

Avrupa da göçmen kadinlar ve is pazari : genel bir bakis. Dr. Altay Manço IRFAM, Belçika - www.irfam.org Avrupa da göçmen kadinlar ve is pazari : genel bir bakis Dr. Altay Manço IRFAM, Belçika - www.irfam.org Konumuz genis oldugu için, bu kisa özet çerçevesinde, bakisimizi kimi genel hedef kitleler dogrultusunda

Detaylı

KARADAĞ SUNUMU Natalija FILIPOVIC

KARADAĞ SUNUMU Natalija FILIPOVIC VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yeni Teknolojiler ve Bunların Yargıda Uygulanmaları Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar Yüksek

Detaylı

KRUVAZİYER TURİZMİNDE DÜNYA VE İZMİR, TÜRKİYE KRUVAZİYER PLATFORMU NUN ÇALIŞMALARI

KRUVAZİYER TURİZMİNDE DÜNYA VE İZMİR, TÜRKİYE KRUVAZİYER PLATFORMU NUN ÇALIŞMALARI KRUVAZİYER TURİZMİNDE DÜNYA VE İZMİR, TÜRKİYE KRUVAZİYER PLATFORMU NUN ÇALIŞMALARI DÜNYA KRUVAZİYER PAZARI NEREYE GİDİYOR? Hazırlayan: Mine Güneş Kruvaziyer destinasyonlar içerisinde, son yıllara kadar

Detaylı

UNESCO Türkiye Millî Komisyonu. Basın Duyurusu. UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Büyük Buluşması

UNESCO Türkiye Millî Komisyonu. Basın Duyurusu. UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Büyük Buluşması UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Basın Duyurusu UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Büyük Buluşması 16-17 Kasım 2012 Concorde De Luxe Resort Hotel Antalya UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Büyük Buluşması, Genel

Detaylı

SOSYOEKONOMİK BOYUTLARIYLA TÜRK-F. ALMAN İLİŞKİLERİ (VI2)

SOSYOEKONOMİK BOYUTLARIYLA TÜRK-F. ALMAN İLİŞKİLERİ (VI2) SOSYOEKONOMİK BOYUTLARIYLA TÜRK-F. ALMAN İLİŞKİLERİ (VI2) Giriş: Prof. Dr. Nusret EKİN İstanbul- Üniversitesi İktisat Fakültesi Dünyada çok az ülke arasında Türkiye ile F. Almanya ilişkileri gibi çok yönlü,

Detaylı

TURKEY-AB ORTAKLIK HUKUNUN SOSYAL BOYUTU ve ATAD KARARLARI (ANKARA ANLAŞMASI) Ayşegül Yeşildağlar 16.09.2010, Ankara

TURKEY-AB ORTAKLIK HUKUNUN SOSYAL BOYUTU ve ATAD KARARLARI (ANKARA ANLAŞMASI) Ayşegül Yeşildağlar 16.09.2010, Ankara TURKEY-AB ORTAKLIK HUKUNUN SOSYAL BOYUTU ve ATAD KARARLARI (ANKARA ANLAŞMASI) Ayşegül Yeşildağlar 16.09.2010, Ankara HUKUKİ KAYNAKLAR ANKARA ANLAŞMASI (12 Eylül 1963) : PRENSİPLER KATMA PROTOKOL (23 Kasım

Detaylı

Yerel Yönetim Vizyonu. Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir

Yerel Yönetim Vizyonu. Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir Yerel Yönetim Vizyonu Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir Yerel Yönetim Vizyonu Slide 2 Yeniden Yapılanma Kamu yönetiminde sorunlar Kötü ekonomik performans Yönetimin hantallaşması, verimsizlik ve etkinsizlik

Detaylı

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Hollanda ya ihracat yapan 361 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir 30 Haziran 2014 ÇALIŞMANIN AMACI Kutuplaşma konusu Türkiye de çok az çalışılmış olmakla birlikte, birçok Avrupa ülkesine

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler

Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler Hella Dunger-Löper Staatssekretärin für Bauen und Wohnen 1 Katılım (Latince: Katılım). Genel olarak: Katılım, vatandaşların ortak (siyasi) sorunların

Detaylı

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUKA İLİŞKİN TEMEL MEVZUAT

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUKA İLİŞKİN TEMEL MEVZUAT Prof. Dr. NURAY EKŞİ İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Özel Hukuk Anabilim Dalı Başkanı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUKA İLİŞKİN TEMEL MEVZUAT Kanunlar İhtilâfı Ülkelerarası Evlat Edinme

Detaylı

KARARSIZ AK PARTĠ SEÇMENĠ PARTĠSĠNE DÖNÜYOR

KARARSIZ AK PARTĠ SEÇMENĠ PARTĠSĠNE DÖNÜYOR Türkiye 7 Haziran 2015'te yapılacak milletvekili genel seçimlerine hazırlanırken araştırma şirketleri de seçmenlerin nabzını tutmaya devam ediyor. Genel seçim öncesi Politic's Araştırma Şirketi'nce yapılan

Detaylı

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Oğuz Gündoğdu ACİL DURUMLAR PANELİ KalDer Bursa Şubesi Çevre ve İş Güvenliği Kalite Uzmanlık Grubu 27 Mayıs 2015 Ülkemizde çağdaş anlamda Afet Yönetimi

Detaylı

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir.

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. - 1 - I. A.B.D. HAKKINDA GERÇEKLER Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. 1- Genel bakış A.B.D. nin değişen nüfus yapısı: http://usinfo.state.gov/journals/itsv/0699/ijse/ijse0699.htm

Detaylı

değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir

değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir Yalnız z ufku görmek g kafi değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir 1 Günümüz bilgi çağıdır. Bilgisiz mücadele mümkün değildir. 2 Türkiye nin Jeopolitiği ; Yani Yerinin Önemi, Gücünü, Hedeflerini

Detaylı

Toplumlar için bilginin önemi

Toplumlar için bilginin önemi Toplumlar için bilginin önemi İnsanlık tarihi günümüze kadar şu toplumsal aşamalardan geçmiştir: İlkel toplum Doğa, avlanma Tarım toplumu MÖ.800-1750 ler Toprak, basit iş bölümü Sanayi toplumu Makinalaşma

Detaylı

YABANCILAR ve ULUSLARARASI KORUMA KANUNU. Yayım tarihi: 11 Nisan 2013 Yürürlük tarihi: 11 Nisan 2014

YABANCILAR ve ULUSLARARASI KORUMA KANUNU. Yayım tarihi: 11 Nisan 2013 Yürürlük tarihi: 11 Nisan 2014 YABANCILAR ve ULUSLARARASI KORUMA KANUNU Yayım tarihi: 11 Nisan 2013 Yürürlük tarihi: 11 Nisan 2014 Diğer Mevzuat - Değiştirilen Hükümler 1950 tarihli 5682 sayılı Pasaport Kanun 2/7/1964 tarihli 492 sayılı

Detaylı

Türkiye de Yabancı Bankalar *

Türkiye de Yabancı Bankalar * Bankacılar Dergisi, Sayı 52, 2005 Türkiye de Yabancı Bankalar * I. Giriş: Uluslararası bankacılık faaliyetleri, geçen yüzyılın ikinci yarısından itibaren uluslararası ticaret akımlarının ve doğrudan yabancı

Detaylı

SSS. 1- Erasmus Programı Neler Kazandırır? Üniversitelere Kazandırdıkları. Uluslararası tecrübe ve itibar. Çok kültürlü ve milletli ortamda eğitim

SSS. 1- Erasmus Programı Neler Kazandırır? Üniversitelere Kazandırdıkları. Uluslararası tecrübe ve itibar. Çok kültürlü ve milletli ortamda eğitim 1- Erasmus Programı Neler Kazandırır? SSS Üniversitelere Kazandırdıkları Uluslararası tecrübe ve itibar Çok kültürlü ve milletli ortamda eğitim Hoşgörü ve kültürler arası diyalog Tanıtım / uluslararasılaşma

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) KISA ÖZET

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

İÇİNDEKİLER. İKİNCİ BASIYA ÖNSÖZ...v. ÖNSÖZ...vi. Birinci Bölüm MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

İÇİNDEKİLER. İKİNCİ BASIYA ÖNSÖZ...v. ÖNSÖZ...vi. Birinci Bölüm MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN İÇİNDEKİLER İKİNCİ BASIYA ÖNSÖZ...v ÖNSÖZ...vi Birinci Bölüm MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun... 3 İkinci Bölüm VASİYETNAMENİN

Detaylı

KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ (KRY) EĞİTİMİ KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ: KAVRAMSAL VE TEORİK ÇERÇEVE

KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ (KRY) EĞİTİMİ KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ: KAVRAMSAL VE TEORİK ÇERÇEVE KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ (KRY) EĞİTİMİ KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ: KAVRAMSAL VE TEORİK ÇERÇEVE SUNUM PLANI 1. RİSK VE RİSK YÖNETİMİ: TANIMLAR 2. KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ 3. KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ DÖNÜŞÜM SÜRECİ

Detaylı

Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı

Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: -EMEKLİLERİMİZİN, EMEKLİLİK HAKLARINI EN İYİ ŞEKİLDE KULLANABİLMELERİ DEVLETİN ÖNDE GELEN GÖREVLERİ ARASINDADIR -EMEKLİLERİMİZ

Detaylı

Soru Sınıf ve Nu: Müfredat 18. 9.sınıf YGS Harita Bilgisi-Arazi Rehberimiz: İzohipsler

Soru Sınıf ve Nu: Müfredat 18. 9.sınıf YGS Harita Bilgisi-Arazi Rehberimiz: İzohipsler 2010 YGS SOS.BİL. TESTİNDEKİ / COĞRAFYA SORULARININ MÜFREDAT AÇISINDAN ANALİZİ Soru Sınıf ve Nu: Müfredat 18. Harita Bilgisi-Arazi Rehberimiz: İzohipsler 19. Hayali Rehberler: Paraleller ve Meridyenler

Detaylı