İnanın güzel günler göreceğiz çocuklar Güneşli günler göreceğiz Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar Işıklı maviliklere süreceğiz...

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İnanın güzel günler göreceğiz çocuklar Güneşli günler göreceğiz Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar Işıklı maviliklere süreceğiz..."

Transkript

1 Aylık Liseli Gençlik Dergisi * Sayı: 52 * Haziran 2013 * Fiyatı: 1TL İnanın güzel günler göreceğiz çocuklar Güneşli günler göreceğiz Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar Işıklı maviliklere süreceğiz... l i ğ e d l a n Marji k e c e l e g e v k ü l r ü özg! z i r e l n i b z ü y n e y iste

2 3 6 8 İ ç ind e kil e r Lİselİlerİn Sesİ - 4 Marjinal değil özgürlük ve gelecek isteyen yüzbinleriz! Taksim bizim! Dilan bizlere yol gösteriyor! YGS eledi, sıra LYS de... Söyleyecek sözümüz var! Hiçbir gerçek karanlıkta kalmayacak! Reyhanlı katliamının sorumluları emperyalistlerdir! 13 İbrahim Kaypakkaya yı anıyoruz! Nurhak şehitleri ölümsüzdür! Nazım Hikmet, kavgamızda yaşıyor! Patronlara sömürü cenneti! İstanbul'da ihtilal provası"! 23 GDO suz bir yaşam istiyoruz! Ekim Gençliği yaz kampı! Lis e lile r in S e s i n d en Önümüzdeki günlerde lise son sınıf öğrencileri LYS ye girecek. Yıllarca emek verdik. Paramızı test kitaplarına yatırdık. Okul-dershane arası mekik dokuduk. Masa başında, test kitaplarının arasında hayatı kaçırdık. Bir yarış atı gibi hazırlandık ama yarışın sonunu göremeyecek yüzbinlerce öğrenci var. Yıllarca verdiği emeğin hakkını alamayacak yüzbinler Çünkü eleme mantığı üzerine kurulu, tüm emeğimizi birkaç saate sığdırmayı dayatan bu sınavda meslek lisesi öğrencileri, emekçi çocukları baştan eleniyor. Bu yüzden arkadaşlarımıza sesleniyoruz: Düzenin LYS ve üniversite üzerinden bizlere söylediği gelecek yalanlarına kanmayalım. Bu düzen bize ancak paramız kadar gelecek sunabilir. Bizler gerçeğin devrimci sesine kulak verelim ve özgür bir gelecek için sosyalizm mücadelesini büyütelim. *** Ekim Gençliği, 8-14 Temmuz tarihleri arasında yaz kampı örgütleyeceğini duyurdu. Seminerlerin, söyleşilerin, atölye ve konserlerin olacağı bu kampta biz liseliler de yer almalıyız. Gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan bir geleceğin şarkılarını hep birlikte söyleyeceğimiz bu etkinlikte buluşmak üzere Eksen Yayıncılık büroları Sönmez İş Sarayı Kat: 3 No: 220 Heykel / BURSA Tel: Atatürk Bulvarı, 109/19 Erciyes İşhanı Kızılay/Ankara Özgür Bir Gelecek İçin Liselilerin Sesi * Haziran 2013 * Sayı: 52 * Fiyatı: 1 TL. (KDV dahil) * Sahibi ve Sorumlu Y. İşl. Md.: Tayfun Altıntaş * Yayın Türü: Yaygın-Süreli EKSEN Basım Yayın Ltd. Şti. Baskı: Özdemir Matbaacılık-Davutpaşa cad. Güven Sanayii Sitesi C blok No:242 Topkapı/İstanbul Tel: Yönetim Adresi: Eksen Yayıncılık /Molla Gürani Mahallesi, Millet Caddesi, Selçuk Sultan Cami Sokak, No: 2/9 Fatih/İstanbull Tel: 0 (212) Fax: (0212)

3 Lİselİlerİn Sesİ - 3 Marjinal değil özgürlük ve gelecek isteyen yüzbinleriz! AKP iktidarı korkuyor! Çünkü elinde koca bir enkaz var. Milyonlarca emekçinin yaşam standardı dibe vurmuş. İşçiler ve emekçiler yok paraya, yarınını bilemeden çalışıyor. AKP nin politikaları sağlık ve eğitim sisteminin iflas etmesine neden oldu. Üniversiteyi bitiren ama iş bulamayan diplomalı işsizlerin sayısı yüzbinlerle ifade ediliyor. İktidarını borçlu olduğu ABD ye hizmetlerinin bedeli Türkiye yi savaşın göbeğine sokmak oldu. Suriye deki yıkıcı savaşta sayısız katliam gerçekleştiren kökten dinci çetelere her türlü desteği sunan AKP iktidarının son eseri Reyhanlı dan yükselen feryatlar. Yani, AKP nin emekçiye, gençliğe, biz liselilere sunabildiği, işsizlik, düşük ücretler, kölece çalışma koşulları, savaş, gözyaşı, kan, yıkım, sefalet ve şiddet. Tüm bu tabloda AKP ve kapitalistlerin devleti, rızaya dayanarak yönetme olanakları daraldıkça, ilerleyebilmek için zor ve şiddete daha çok başvuruyor. İşte İstanbul 1 Mayısı nda uygulanan polis vahşeti, ertesi günlerde Taksim de yapılan her gösterinin yine biber gazı ve coplarla karşılanması, Reyhanlı patlamasından sonra yürürlüğe sokulan yayın yasağı ve bu eylemlere yönelik polis terörü AKP geleceksizliğe mahkum ettiği milyonların mücadelesini ya şiddetle bastırmaya çalışıyor ya da bu mücadeleyi karalamaya, marjinalize etmeye uğraşıyor. Bunun en somut örneğini 1 Mayıs ta yaşadık. Bu sene de yüzbinler 1 Mayıs alanlarında omuz omuza verdi. Kapitalizmin dayattığı geleceksizlik karşısında 1 Mayıs alanlarında yüzbinler omuz omuza vererek umutlarını büyüttü. Özellikle büyük kentlerde geçtiğimiz senelere oranla katılımda artış olması dikkat çekiciydi. Binlerce liseli de özgürlük ve gelecek için işçi sınıfıyla yan yana yürüdü. Ama bu senenin 1 Mayısı na damgasını vuran kuşkusuz ki Taksim 1 Mayısı ydı. Ve yine liseliler, Taksim i zorbalıkla işçi sınıfına yasaklamaya kalkanlara karşı alanlardaydı. Onbinlerce işçi ve emekçi ile birlikte vahşi polis terörüne karşı Taksim iradesini büyüttü. Taksim deki eylemde yer alan direnişçi bir işçinin kızı olan lise öğrencisi Dilan ise polisin attığı gaz bombası sonucu ağır yaralandı ve günlerce hastanede kaldı. Bundan sonra devlet tarafından 17 yaşındaki Dilan marjinal ilan edildi. İstanbul valisi onun yaşını 19 a yükselti. Elindeki sirke şişesini molotof kokteyli yaptı. Hiçbir kaydı bulunmamasına rağmen Dilan, vali tarafından örgüt üyesi ilan edildi. Tabi bunların hepsi kirli yalanlardan ibaretti. Bu yalanlar da bir bir ortaya çıktı. Liseliler kendilerine dayatılan geleceksizlik karşısında susmadı, 1 Mayıs ın kızıl ruhuna uygun olarak Türkiye nin dört bir yanında gelecek özlemlerini haykırdı. Bizler savaşsız, sömürüsüz bir dünya için, özgür yarınlar için Taksim barikatlarına da dayandık. Bizler marjinal değiliz! Bizler eşit, parasız eğitim isteyen, AKP gericiliğini okullarımızdan kazımak için mücadele eden yüzbinleriz. Valiye, AKP ye, devlete göre kendine dayatılanı, emredileni kabul etmeyen, sorgulayan, itiraz eden, sokağa çıkan herkes marjinal. Hayatı birkaç saatlik sınavlara sığdırılmaya çalışılan bizler, parası olmadığı için okulu bırakıp atölyelerde çalışmak zorunda kalanlar, staj sömürüsüne maruz kalan meslek liseliler, sendikalaşmak istediği için işten atılan işçiler, kölece çalışmak istemeyen bu yüzden greve giden THY işçileri, metal işçileri, Reyhanlı daki patlamada çocuğunu yitiren baba, onun sesini Türkiye nin her yerine taşımak isteyen antiemperyalistler İşte bunlar AKP nin marjinalleri. İşte AKP, kapitalistler, sermaye devleti, sömürenler ve ezenler bu marjinallerden korkuyor. Onların sayesinde büyüttükleri servetlerinin, ihtişam içindeki yaşamlarının yine o marjinaller tarafından bertaraf edilmesinden korkuyor. Çünkü bizlere, geleceğimize dair en ufak bir umut bile sunamıyor. Elbette korkacaklar ve sahip olduklarını korumak için zulmetmekten çekinmeyecekler. Ama bizler de kendi geleceğimizi onların eline bırakmayacağız. Zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyi olmayan işçi sınıfı geçmişte olduğu gibi bugün de korkmuyor, korkmayacak Biz liseliler de

4 Lİselİlerİn Sesİ - 4 Taksim bizim! Meydanlar, sokaklar bizim! Taksim 1 Mayısı nın görüntüleri hepimizin hafızalarında. AKP sadece Taksim i yasaklamadı. İstanbul adeta işgal altındaymışçasına havadan, karadan, denizden kuşatıldı. Taksim i çevreleyen bütün ilçeler abluka altındaydı. Binleri bulan polis ordusunun yanı sıra bütün toplu ulaşım araçları iptal edildi. Hatta köprüler bile kaldırıldı. Polis elindeki şiddet araçlarının hepsini kullandı. Gaz, cop, plastik mermi, tekme, tokat Gaz bombaları ardı kesilmeden atıldı. Bir silah gibi kullanıldı ve insanlar hedef alınarak atıldı. Bunun sonucunda yüzlerce emekçi ve genç ağır yaralandı. 1 Mayıs yasağının inşaat çukuru nedeniyle konmadığı çok açık. Eğer kaygı gerçekten bu olsaydı çukurun etrafı güvenlik bariyerleriyle çevrilir ve kimsenin burnu bile kanamazdı. Galasaray ın şampiyonluğunu emekçilere kapatılan Taksim Meydanı nda kutlaması bir yana zaten Erdoğan da 1 Mayıs tan sonra gerçekleştirdiği konuşmada bundan böyle başta Taksim olmak üzere Kadıköy gibi meydanlarda eylem ve miting yapılmasına izin verilmeyeceğini açıkladı. Ardından Taksim ve İstiklal de yapılmak istenen aralarında Deniz Gezmiş anmaları, direnişçi Hey Tekstil işçilerinin eyleminin de olduğu bütün yürüyüşlere polis aynı 1 Mayıs taki gibi azgınca saldırdı. Peki nedir devletin bu Taksim yasağı inadı? Bir nedeni Taksim i sadece zenginlerin kullanacağı bir alana çevirmek. Bugün Taksim deki şantiye AVM ler ve rezidansların yapımıyla tamamlanacak. Taksim her kesimden insanın geldiği bir yer olmaktan çıkarılacak ve zenginlerin ayaklarının altına serilecek. Bu yüzden buraya gelecek burjuvaları rahatsız edecek protesto gösterileri ve eylemler şimdiden yasaklanmak isteniyor ki, Taksim in dönüşüm projesi tamamlandığında hiçbir pürüz kalmasın. Taksim yasağının diğer ve daha önemli nedeni ise sokağın sesini boğmaktır. Hatırlarsanız AKP liler bir tek sokağı halledemedik2 itirafında bulunmuştu. En ufak muhalefette tırnaklarını çıkaran AKP, hiçbir aykırı ses duymak istemiyor. Toplumsal muhalefeti olabildiğince yalıtmak, muhalefetin sözünü, eylemini kitlelerden soyutlamak istiyor. Özellikle Taksim Meydanı, bugün için toplumsal muhalefetin kendini ifade ettiği sembol alanlardan biri. İstiklal Caddesi ni de içine alan bir biçimde bu alan, işçi direnişlerine, eylemlerine, anti emperyalistlere, Cumartesi Anneleri ne, kadınlara, öğrencilere, HES karşıtlarına, devrimcilere ev sahipliği yaptı. Onların sesleri ve renkleri buradan evlerimize kadar girdi. İşte bu sesler boğulmaya, Taksim böylece muhalefetten arındırılmaya çalışılacak. Fakat bugün Taksim ile başlayan bu yasak başta İstanbul olmak üzere tüm illerde bir dayatma olarak karşımıza çıkacaktır. Kent merkezlerinde yapılmak istenen protestolar, küçüklü büyüklü gösteriler ve yürüyüşler gözlerden ırak olması için kent dışına itilecek. Yani Taksim bunun ilk ayağı. En demokratik haklarımızdan biri olan sesimizi duyurma, bunu basın açıklaması yoluyla yapma hakkımız keyfi biçimde, sadece devlet istedi diye kolayından elimizden alınıyorsa bu çok açık biçimde faşizmdir. 1 Mayıs alanı Taksim dir, meydanlar da sokaklar da bizimdir. Bu yasağın liseliler için hükmü yoktur. Bu yasağı yine meydanlarda olarak püskürteceğiz.

5 Bu yıldırma politikaları boşa çıkacak! İşçilerin ezilmesi ve sömürülmesine inat 1 Mayıs ın Taksim de kutlanması biz liseli gençlik için son derece önemli. Geçmişte Taksim de kutlanan 1 Mayıslarda bedeller ödendi. Bunun için 1 Mayıs ın Taksim de kutlanması büyük önem taşıyor. Taksim denilince benim aklıma önce 1 Mayıs geliyor. İşçilerin oradaki direnişi, emperyalist güçlere karşı direniş aklıma geliyor. Ben de bu sebeplerden ötürü Taksim in yasaklanmasına rağmen 1 Mayıs a katıldım. Eğitim kapitalist sistem içerisinde yer alıyor. Devletin eğitimi istediği gibi yönlendirmesi ve öğrencilerin bu konuda söz hakkı olmaması sebebiyle 1 Mayıs ta işçilerle, emekçilerle Taksim de olmayı, birlikte sisteme karşı direnmeyi tercih ettim. 1 Mayıs ı kutlamak en doğal hakkımız olmasına rağmen devlet güçlerinin saldırısına maruz kaldık. İşçilerin, gençlerin Lİselİlerİn Sesİ - 5 direnişi karşısında devlet güçleri bizleri yıldırmak için yoğun gaz bombası attı, tazyikli su sıktı. Ama bu yıldırma politikaları boşa çıkacak. Gelecek seneki 1 Mayıs ın yine Taksim de kutlanması için işçilerin ve gençliğin biraraya geleceğini düşünüyorum. Devletin yıldırma politikalarının boşa çıktığı aslında daha şimdiden aşikar. İşçilerin, gençliğin, devrimcilerin direnişinden korkan devlet 1 Mayıs tan sonra da Taksim alanını yasaklı tutarak baskılarını sürdürüyor. Demokratik bir ülkede yaşadığımızı, bütün özgürlük haklarına sahip olduğumuzu, gerekirse protesto yapabileceğimizi haykıran başbakan 1 Mayıs ta olan tavrıyla gerçek yüzünü biz işçilere, emekçilere ve gençliğe bir kez daha gösterdi. İstanbul Kanarya dan bir Liselilerin Sesi okuru DLB Taksim barikatlarındaydı! Denizler in yolundan özgürlük ve gelecek için 1 Mayıs a çağrısıyla İstanbul da Taksim 1 Mayısı na hazırlanan Devrimci Liseliler Birliği, Taksim in işçi ve emekçilere keyfi biçimde yasaklanmasına rağmen ilerici ve devrimci güçlerle barikatlardaydı. Avrupa Yakası ndan Küçükçekmece ve Esenyurt tan gelen devrimci liseliler, BDSP kitlesiyle beraber sabah saatlerinde Çağlayan daki Cevahir Otel önünde buluşarak Özgürlük, devrim, sosyalizm şiarlı pankartını açtı. Yüzünü Taksim yönüne çeviren kitleyle beraber Yaşasın Devrimci Liseliler Birliği!, Yaşasın devrim ve sosyalizm!, Gençlik gelecek gelecek sosyalizm! sloganlarıyla yürüyüşe geçen DLB liler Şişli de DİSK binasına çıkan ara sokaklarda polisle yaşanan çatışmalarda etkin biçimde yerlerini aldılar. Çatışmalar sırasında sık sık DLB imzalı orakçekiç amblemli pankart da açıldı. Anadolu Yakası ndan gelen DLB liler de Mecidiyeköy ve civarında polisle yaşanan çatışmalarda yer aldılar. DLB 1 Mayıs alanlarındaydı! DLB liler İstanbul 1 Mayısı nın yanısıra İzmir, Ankara ve Bursa daki 1 Mayıs eylemlerine de BDSP pankartı arkasında katılım sağladılar. Ankara da Karanlıkta boy veriyoruz, sessizliği yırtıyoruz. Denizler'in yolundan devrime yürüyoruz! / DLB pankartının açıldığı 1 Mayıs mitinginde Gençlik gelecek gelecek sosyalizm! sloganları yankılandı.

6

7 YGS eledi, sıra LYS de... ÇÖZÜM MÜCADELEDE! Elemeci sınav sisteminin ilk etabı olan YGS geçeli yaklaşık 2 ay oldu. YGS kendisi ile beraber onbinlerce arkadaşımızı da hayalleri ve gelecek umutları ile geride bıraktı. Binlerce genç sıfır çekerken bizler yine eşitsiz, anti-demokratik, niteliksiz eğitim sistemine şahit olduk. Sınavın ardından binlerce arkadaşımız psikolojik olarak çökerken ailelerimiz ise sınav hazırlıklarına harcanan maddi ve manevi külfete yanar oldular. YGS de elenenler geride kalırken elenmeyenlerin arasındaki şans lılar ise yoluna elemeci mantığın 2. aşaması olan LYS maratonu ile devam edecekler. Fakat ne kadar da YGS engeli geçilip LYS ile üniversite aşamasına yaklaşılsa da, gerçekte yaklaşılan şey bizleri bekleyen kocaman geleceksizliktir. Her sene neredeyse aynı senaryolar sahnelenip oynanıyor. Tabi ki oyuncular da hep aynı. Elenen, geleceksizliğe terkedilen hep biz emekçi çocukları oluyoruz. Parasız eğitim hakkımızı gaspedip paralı eğitimi bir lütuf gibi sunanlar aynı zamanda bizlere paramız yok diyor. Ama Suriye de ki haksız savaşa 600 milyon dolar harcıyor ve övünüyorlar gerici eğitim uygulamasını, yaşamımızın ve eğitimimizin temel direği haline getirerek gericiliği hakim kılmaya çalışanlar bizlere itaat et, gözümüze bak diyor. İmam hatipleri, ilahiyat fakültelerini, okullarımıza mescitleri inşa ediyor. Liselerimizi, okullarımızı sermayenin arka bahçesine çevirenler, dilimizi, mezhebimizi yok sayanlar bizlere kurtuluş için ders sıralarını, sınav salonlarını gösteriyor. Ama bizlerin kurtuluşu ve geleceği ders masalarında, sınav salonlarında değil mücadele alanlarındadır. Bizler onların sınavlarının mantığının ne olduğunu biliyoruz. Onların mantığı eğitmek değil, elemektir. Onların derdi bizim geleceğimiz değil, kendi para kasalarıdır. Bunun için çok çaba harcıyorlar. Fakat boşuna. Gençlikten korkuyorlar. Çünkü biliyorlar gençlik tıpkı Deniz gibi Mahir gibi Erdal Eren gibi ve daha nice genç yiğit devrimci gibi örgütlenerek, mücadele ederek geleceğini arayacaktır. Dünyayı onlara dar edeceğimizi biliyorlar, bunun için de bir sürü tezgah kuruyorlar. Ayyuka çıkmış şifrelerini gizlemek için sınav salonlarının girişlerinde bizleri didik didik aramaları gibi kocaman bir yalan ve aldatmaca içine giriyorlar. İki senede bir sınav sistemini değiştiriyorlar. Çünkü biliyorlar öfkemiz büyüyor, bileniyor. Bunu engellemek için sahne değiştiriyorlar. Ama bu yalanlara kanmamalıyız. Onların oyunlarını Lİselİlerİn Sesİ - 7 bozmalı, ipliklerini pazara çıkarmalıyız. Korkularını büyütmeliyiz. Bizim geleceğimiz kendi ellerimizdedir. Ancak kendi ellerimizi başka ellerle birleştirdiğimizde geleceğimizi kazanabiliriz. Bunun yolu da lisede, dershanede, mahallede yani yaşamın her alanında birleşmek ve mücadele etmektir. Önümüzde LYS var. Özellikle YGS ve LYS gibi ciddiyetsiz, anlamsız, aldatmacalara göz yummamalı bunlara karşı örgütlü mücadeleyi yükseltmeliyiz. İstanbul Ümraniye den bir DLB li

8 Lİselİlerİn Sesİ - 8 Elemeci sınav ve eğitim sistemine karşı Söyleyecek sözümüz var! Gelecek hayallerimizi, umutlarımızı yıkıma uğratan bu düzen ve onun eğitim sistemi baştan aşağı çürümüş durumda. Sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirilen eğitim sistemi liseli gençliğe zerre kadar gelecek sunmuyor. 2 milyona yakın arkadaşımızın daha iyi bir gelecek hayaliyle girdiği Yükseköğretime Giriş Sınavı nda elenmeyip bu maratonun ikinci etabına girmeye layık görülenlerimizi haziran ayı içerisinde Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) bekliyor. Yıllarca yarış atı olarak koşulduğumuz bu yarışta bizim de söyleyecek sözümüz var. Şimdi taleplerimizi daha güçlü haykırmanın zamanıdır. Ne istiyoruz, niçin istiyoruz? Eşit, parasız, bilimsel, anadilde eğitim! istiyoruz. Çünkü; kayıt parası uygulaması, özel dershanelere oluk oluk para akıtılması, kırtasiye masrafları ve paran kadar eğitim anlayışının hakim olduğu bu eğitim sisteminde eşitlikten bahsedemiyoruz. Anadilimize kelepçe vurarak en doğal hakkımız olan anadilde eğitim hakkımızı engelleyenlere karşı anadilde eğitim istiyoruz. YGS-LYS kaldırılsın! Herkese sınavsız üniversite! diyoruz. Çünkü; üniversite kapılarının işçi ve emekçi çocuklarına kapatılmasına, geleceğimizin 160 dakikalık bir sınava sığdırılmak istenmesine karşı eğitim hakkından herkesin eşit biçimde yararlanmasını istiyoruz. Gerici eğitime hayır! diyoruz. Çünkü, bilimsellikten uzak bir eğitim sistemini, dinci-gerici AKP nin dayatmalarını kabul etmiyoruz. Bilimsel temelde bir eğitim istiyoruz. Staj sömürüsüne son! Çünkü, sermayenin ucuz işgücü talebini karşılamak için adeta bir fabrika gibi hizmet gören meslek lisesi öğrencilerinin çok düşük ücretlere ve köle gibi çalıştırılmasına itiraz ediyoruz. Sermayenin kölesi olmayacağımızı haykırıyoruz. Meslek lisesi öğrencilerinin YGS-LYS de sorumlu olmadıkları derslerden sorumlu kabul edilmelerini kabul etmiyoruz. Zorunlu din derslerine hayır! Çünkü, herkesin tercihlerine saygı gösterilmesini istiyoruz. Özellikle Alevi arkadaşlarımızın sünnileştirilmesi ve asimilasyoncu eğitim politikasına karşı zorunlu din derslerinin kaldırılmasını talep ediyoruz. Özgürlük ve gelecek istiyoruz! Çünkü, geleceğimiz ve özgürlüğümüzün sömürücü zorbaların elinde oyuncak olmasını kabul etmiyoruz. 1 Mayıs ta özgürlük ve gelecek için yerini alan ve polisin gaz bombasının hedefi olarak yaralanan liseli arkadaşımız Dilan Alp gibi haklarımıza sahip çıkacağız. Bu taleplerimiz hayal değil. Havaya, suya, ekmeğe ne kadar ihtiyacımız varsa eşit, nitelikli ve parasız bir eğitim sistemi için bu taleplere o kadar çok ihtiyacımız var. Yeter ki yanyana gelelim. Yeter ki geleceğimizi ve özgürlüğümüzü ellerimize alalım. Devrimci Liseliler Birliği

9 Lİselİlerİn Sesİ - 9 Hiçbir gerçek karanlıkta kalmayacak! Gerici-faşist bir rejimde eğitim ve sınav sistemi nasıl olabilir ya da böylesi bir düzenden ne beklenebilir? Türkiye gibi bir ülkede böyle bir soruya verilebilecek en iyi yanıtı, yine bu kokuşmuş sistemin yetkili ağızlarından dökülen sözcüklerde bulabiliriz. Düzenbazlık, yalan ve çarpıtmanın sınırsızca kullanıldığı bir kokuşmuşluk içinde bu soruların yanıtını bulmak zor olmasa gerek. Hele ki, boğazına kadar skandallara batmış bir düzende böyle bir ÖSYM başkanı varsa işimiz daha da kolay demektir. O zaman çok da uzağa gitmeden hafızalarımızı tazeleyelim. KPSS sorularının sızdırılmasından sonra 2011 yılında gerçekleştirilen YGS sorularının şifrelenmiş olması nedeniyle kolayca çözüldüğünün ortaya çıkması sermayenin ve dinci-gerici AKP iktidarının eğitimde dönüşüm hedefinin fiyasko üzerine kurulduğunu ortaya koymuştu. Dibine kadar yalana batanlar Basına dağıtılan soru kitapçığıyla birlikte açığa çıkan bu gerçek, sınav sorularının kimlere servis edildiği sorusuna ve toplumda büyük bir öfke patlamasına neden olmuştu. Skandalın ortaya çıkmasının ardından ülke genelinde kitlesel liseli eylemleri ve boykotlar örgütlenmişti. ÖSYM başkanı sınava giren öğrencilerin her birinin cevap anahtarı farklı derken, gazetecilerin yani binlerce farklı cevap anahtarı mı var sorusuna hayır öyle bir şey yok diyebilmişti. Gazetecilerin bağımsız kurumlarca denetim yapılacak mı? sorusuna hayır o bilgiler kamuoyunda paylaşılamaz biçiminde yanıt veren ÖSYM Başkanı Demir e dönemin Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu da araştırmaya gerek yok diyerek arka çıkmıştı. Hükümet adına konuşan Cemil Çiçek de, endişe edecek bir şey yok diyerek halkı avutmaya çalışmıştı. Bu skandallar zinciri hafızalardaki yerini korurken ÖSYM Başkanı Ali Demir, geçtiğimiz günlerde yeni bir açıklamada bulunarak şunları söyledi: Hiçbir olay ÖSYM de karanlıkta gerçekleşmiyor. Tamamen şeffaf bir yapıda gerçekleştiriliyor. Demir, aynı açıklamasında son iki yılda önemli adımlar attıklarını belirterek şunları söyledi: Yılda 40 tan fazla sınav yapan ve bu sınavlarda 10 milyona yakın adayı sınava alan ÖSYM, hem sınav takviminde yer alan sınavları uygulamakta hem de sürekli değişim felsefesiyle çalışmasına devam etmektedir. İpliği pazara çıkmış bir kurumda yaşanan bunca kepazeliğe rağmen dinci-gerici iktidarın himayesinde ÖSYM başkanı sıfatıyla karşımıza çıkmaya cüret eden bu zat, geçmiş yıllarda yaşanan skandallar sanki onun döneminde yaşanmamış gibi büyük bir pişkinlikle açıklamalarını sürdürdü. Geleceği ve özgürlüğü kazanacağız! Milyonlarca öğrenciden alınan sınav giriş ücretlerinin büyük bir rant yarattığı, daha iyi bir gelecek umuduyla sınava giren milyonlarca öğrencinin önemli bir bölümünün elendiği bir sınav sisteminde bilimsellik, şeffaflık gibi sözcüklerin ne kadar iğreti durduğu açık. Her açıdan eşitliksizliklerle dolu, paran kadar eğitim anlayışının hakim olduğu, her adımı gericileştirilen bir eğitim-sınav sisteminde yaşananları işte bu yüzden unutmayacağız. ÖSYM nin ve AKP iktidarının eğitimde dönüşüm yalanlarını teşhir etmeye devam edeceğiz. Şifre skandallarının ardından ülke genelinde sokaklara dökülen liseli gençliğin öfkesini büyütecek, geleceği ve özgürlüğü kendi ellerimizle kuracağız. Devrimci Liseliler Birliği

10 Lİselİlerİn Sesİ - 10 Reyhanlı katliamının sorumluları emperyalistler ve AKP dir! Hatayın reyhanlı ilçesinde vahşi bir katliam yaşandı. Kentin işlek yerlerinde patlatılan bombalar ile onlarca kişi hayatını kaybederken yüzlerce kişi ise yaralandı. Halka yönelik bu türden bir eylem bile faillerinin kim olduğu konusunda bir fikir veriyor. Ezilen halklara, işçiemekçilere düşman, arkasında emperyalist güçlerin bulunduğu karanlık odakların gerçekleştirdikleri katliamlardan biridir Reyhanlı. Irak, Libya, Suriye gibi ülkelerde Reyhanlı ya benzer vahşi katliamlar neredeyse her gün yaşanıyor. Reyhanlı saldırısının gerisinde ise aynı güçlerin olduğu açıktır. Sermaye devletinin sözcülerinin saldırının hemen ardından olayı Marksist bir örgütün gerçekleştirdiğini ve Suriye istihbaratı ile ilişkili olduğunu dillendirerek Suriye devletini yıkmaya çalışması açık bir çarpıtmadan ibaret kirli bir yalandır. Birincisi devletin olayın faili olarak gösterdiği örgütün varlığı söz konusu değildir. İkincisi Suriye devletinin bu tür bir eylemi gerçekleştirmesi Suriye de bugün süren iç savaş gözetildiğinde hiçte akla uygun bir tutum olmaz. Çünkü bu tür bir eylem ile asıl hedeflenen Suriye ye yönelik tepkileri kışkırtmak ve emperyalist saldırının zeminini güçlendirmektir. Bu da gösteriyor ki olayın asıl failleri, uzun zamandır Suriye yi kana bulayan AKP hükümetinin de canhıraş bir şekilde desteklediği gerici dinci çetelerdir. Ayrıca olayın hemen ardından ağzını açan her hükümet sözcüsünün hemen bu çetelere kefil olması, henüz ortada somut bir delil bile yok iken faillerin adresinin Suriye olarak belirtilmesi, varlığı söz konusu olmayan bir örgütün üyelerinin zanlı olarak gözaltına alınması ortada kirli bir oyunun dönmekte olduğunu gösteriyor. Getirilen yayın yasağı, olay sırasında MOBESE kameraların kayıta olmadığı iddiası sermaye devletinin bir şeyleri halktan gizleme telaşında olduğunu gösteriyor. Ancak Reyhanlı halkının tutumu, ÖSO ya bağlı çetelere yönelik halkın tepkisi ve ülkenin çeşitli yerlerinde katliamı kınayan ve sermaye devletinin bölgesel dış politikası ile katliamın asıl sorumlusu olduğunu belirtmesi AKP hükümetinin bu yalanını boşa düşürmüş bulunuyor. Asıl sorumlu AKP hükümetidir Bölgesel güç olma sevdasıyla hareket ederek ABD emperyalizminin güdümünde dış politikasını şekillendiren ve Ortadoğu halklarına yönelik emperyalist saldırganlığın hizmetinde hareket eden sermaye devleti yaşanan katliamın asıl sorumlusudur. Libya ya yönelik saldırının hızlı sonuç vermesinde alınan cesaretle AKP hükümeti Suriye içinde benzer bir sürecin yaşanacağını düşünerek kolay zafer beklentisine girdi. ÖSO SUK çetelerinin kuruluşuna ve ülkemizde üslenmesine büyük bir istekle destek oldu. Kısa bir süre içerisinde Esad ın gideceği ve bunun sonucunda bölgesel güç politikasında yol alınacağı sanıldı. Ancak gelinen yerde bu politika artık iflas etmiş bulunuyor. İki yıldan bu yana Suriye yi kana bulayan, vahşi katliamların altına imza atan amaçlarına ulaşmak için her türlü kirli yöntemi devreye sokmaktan çekinmeyen bu gerici çetelerin, Esat yönetimini yıkmaya güçlerinin yetmediği artık açığa çıkmış bulunuyor. Reyhanlı katliamı işte bu iflas eden dış politikanın sonucudur. Reyhanlı katliamının sorumluları ise en başta bu politikanın sahibi sermaye sınıfı ve onun hükümeti AKP dir.

11 Lİselİlerİn Sesİ - 11 Esad katil, Taksim saldırısı fevkalade orantılı... Sermaye devletinden ikiyüzlü tutum! Sermaye devletinin kardeş Suriye halkını hedef alan emperyalist savaş ve saldırganlık politikaları tırmanarak devam ediyor. AKP şefi Erdoğan yaptığı hemen her açıklamada Suriye'de yaşananlarla ilgili olarak Esad'a yükleniyor. Erdoğan yakaladığı her fırsatta, Suriye hükümetini ve Esad'ı katliam yapmakla, kendi halkına karşı kimyasal silah kullanmakla suçluyor. Reyhanlı'da gerçekleşen saldırının hemen öncesinde Erdoğan Suriye kırmızı çizgiyi geçti, kimyasal silah kullandı, hastanelerimizde bu kimyasal silahlardan zarar gören yaralılar var. Biz ABD'nin gelecekte daha fazla sorumluluk almasını istiyoruz diyerek Suriye'ye bir an önce müdahalede bulunması için emperyalist efendilerinden medet ummuştu. Erdoğan, Reyhanlı'da gerçekleşen saldırının ardından yaptığı açıklamada da saldırının sorumluluğunu Esad yönetimine yükledi, Esad yönetimini illegal ilan etti ve şöyle dedi: Şam'da bana göre legal bir yönetim yok, illegal bir yönetim var. Halkın kabullendiği bir yönetim yok. Oradaki hükümet tamamen bitmiştir, düşmüştür, halkı ile savaş halinde olan bir rejim var. Elindeki gücü şu anda halkını öldürme istikametinde kullanan illegal bir yapı vardır. Eline geçirdiği füzeleri ile, uçakları ile bombardıman etmek suretiyle 100 bine yakın insanı öldürdü, 3 milyona yakın insan ülkesinin dışında farklı yerlerde yaşamakta. Erdoğan'ın Suriye üzerine yaptığı her açıklamada bir Suriye ye yönelik müdahaleyi meşrulaştırma çabasının olduğu açıktır. Bu meşrulaştırma çabaları ile sermaye devletinin temsilcisi olarak Erdoğan bir yandan Suriye üzerinden diğer emperyalist devletlerle birlikte el ele kendi çıkarları uğruna yürüttükleri kirli savaş politikalarını gerekçelendirmeye çalışırken bir yandan da büyük bir ikiyüzlülük örneği sergilemektedir. Esad'ı katliam yapmakla suçlayan Erdoğan ve sermaye devletinin diğer temsilcilerinin ellerinden kardeş halkların, işçilerin, emekçilerin, devrimcilerin kanları akmaktadır. Esad'ı suçlayanlar yıllardır kardeş Kürt halkına yönelik katliamlar ı hayata geçirenlerin, devrimcileri darağaçlarında, meydanlarda, sokaklarda, işkencelerde katledenlerin ta kendileridir. Elindeki gücü halkını öldürme istikametinde kullanmakla suçlayanlar Mayısı nda Taksim'i savaş alanına çevirenlerin, azgın polis terörünü uygulayanların ta kendileridir. Geleceği için, direnişçi HEY Tekstil işçisi olan babasının hakları için 1 Mayıs'ı Taksim'de kutlamak isteyen 17 yaşında bir lise öğrencisi olan Dilan'ı ağır yaralayanlar, Dilan gibi Meral'i, Zafer'i komalık edenler, yüzlerce işçiye, emekçiye, gence kimyasal gazlar, gaz bombaları, tazyikli su ile saldıranlarla Esad'ı kendi halkına saldırmakla suçlayanlar aynı kişilerdir. Aynı ikiyüzlü zihniyet İstanbul Valisi nin 1 Mayıs'ın hemen ardından Taksim'de yaşananlarla ilgili yaptığı değerlendirmelerde fevkalade orantılı müdahalede bulunuldu açıklamasında görülmektedir. Sermaye devleti ve başta Erdoğan olmak üzere onun temsilcileri kardeş Suriye halkına yönelik sözde bir kurtarıcı rolüne bürünürken, Taksim'de sergiledikleri gözü dönmüşlük onların gerçek yüzünü göstermeye yetmektedir. İşçilere, emekçilere, gençlere, kardeş Kürt halkına ve sesini yükseltmeye çalışan muhalif her sese büyük bir gözü dönmüşlükle saldıran sermaye devletinin Suriye halkının yanında olmayacağı açıktır. EMPERYALİZME KARŞI BARİKAT OLALIM! Devrimci Liseliler Birliği, Hatay ın Reyhanlı ilçesinde yaşanan katliamın sorumlularını teşhir eden bildiri dağıtımlarını İstanbul Çekmeköy TOKİ Lisesi ve Mehmetçik Anadolu Lisesi nde gerçekleştirdi. Sarıgazi Demokrasi Caddesi nde Samandıra ve Sarıgazi Ticaret Meslek Lisesi öğrencilerinin okul çıkış saatlerinde de dağıtım sürdürüldü. Liselilerin Sesi/ Ümraniye

12 Lİselİlerİn Sesİ - 12 Zulme karşı direncin en güçlü örneği; İbrahim Kaypakkaya Çorum doğumlu İbrahim Kaypakkaya, Hasanoğlan Öğretmen Okulu ndan sonra İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulu na başlar Çapa Fikir Kulüpleri kurucuları arasında yer alır. Amerikan donanması 6. Filo ya karşı yazdığı bildiriden dolayı okuldan atılır. Dönemin düzene karşı tüm muhalif güçlerini içerisinde barındıran fakat düzenin sınırlarını aşmayan TİP ten (Türkiye İşçi Partisi) kopar. Devrimci temellerde yaşanan bu kopuşun ardından TKP/ML yi kurarak kırsal bölgelerde örgütlenme çalışmaları başlatır. Kaypakkaya, Dersim de bir gerilla birliği ile konumlandıkları köyde 24 Ocak 1973 te Fehmi Altınbilek komutasındaki faşist güçler tarafından kuşatılır. Çıkan çatışmada yoldaşı Ali Haydar katledilir. İbrahim çatışmadan yaralı olarak kurtulur, ancak bir ihbar üzerine esir alınır. Karakola götürülmek üzere saatlerce kar ve buzda yürütülür; on ayak parmağından dokuzu düşer ve sonradan getirileceği Diyarbakır işkencehanesinde kesilir. 3,5 ay Diyarbakır zindanlarında işkenceden geçirilir fakat başeğmez. Bedeni parça parça kesilmesine karşın kendine sorulan örgütsel hiçbir soruya cevap vermez. Devlet tarafından katledilmesine rağmen kayıtlara intihar olarak geçirilir. Devrim tarihimizde düşülen kayıt ise: Yiğit devrimci İbrahim Kaypakkaya ser verip sır vermedi! Nurhaklar dan, Kızıdere'ye, üç fidandan, İbrahim Kaypakkaya'ya, Haki Karer'den, Dörtler'e insanlığın kurtuluş davasına kendini adayanlar, bugün bu kavgayı sürdüren biz genç komünistlere yol gösteriyor. Adım adım aşılan devrim yolunda Habipler, Ümitler, Haticeler, Alaattinler zulme karşı tıpkı dün İbrahimler gibi bizlere ışık oluyor. Devrim yolu sarp ve kayalıktır, biz de yürümeye devam ediyoruz! Kavgamızda yaşıyorlar Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin in İnan ın faşist sermaye devleti tarafından katledilişlerinin 41. yılında Devrimci Liseliler Birliği de İstanbul da BDSP nin düzenlediği anma yürüyüşüne katılım sağladı. 5 Mayıs Pazar günü Galatasaray Lisesi önünde buluşarak Taksim Meydanı na yürümek isteyen devrimcilere saldıran polisle uzun süre çatışmalar yaşandı. Deniz, Yusuf, Hüseyin.. Kavgamızda yaşıyorlar / Devrimci Liseliler Birliği pankartının açıldığı eylemde Taksim Meydanı na yürümek isteyen devrimcilerden 8 i gözaltına alındı. DLB liler Ankara da Karşıyaka Mezarlığı nda Denizler in mezarı başında gerçekleştirilen anmaya da katılım sağladılar.

13 Lİselİlerİn Sesİ - 13 Dört bir yana haber salsam Öldü desem inanır mı Dağlar bana geri verin Kadir'imi, Sinan'ımı Jandarma kurşunu çaldı Canımı tenimden aldı Nurhak'A abide kaldı Dağlar aldı selamımı Nurhak sana güneş doğmaz Uçan kuşlar yuva kurmaz Dökülen kan, yerde kalmaz Soracağız hesabını Böyle kalır sanma devran Yola devam eder kervan Öldü sinan, doğdu sinan Omuzladı silahını Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) militanı üç yiğit devrimcinin, Sinan Cemgil, Alpaslan Özdoğan, Kadir Manga'nın Nurhak'ta pusuya düşürülerek katledilmesinden bu yana 42 yıl geçti. Tarih 31 Mayıs 1971 di. Gün hazirana dönüyordu. Onlar, Malatya Kürecik te bulunan ABD üssüne yönelik eylem düzenlemek için yola çıkmışlardı. Mola verdikleri Adıyaman ın Gölbaşı ilçesinde saldırıya uğradılar. Düşmanın teslim olun çağrılarını direnişle karşıladılar. Kurşunlara hedef oldular. Son kurşunlarına kadar çatıştılar. Sinan Cemgil, Alpaslan Özdoğan, Kadir Manga Nurhak dağlarında ölümü devrimci kararlılıkla, yiğitçe karşıladılar. Üç devrimci katledilmiş, diğerleri ise yaralı olarak ele geçirilmişti. Dünyada ve Türkiye de büyük bir devrimci kabarış sürecinin yaşandığı bir dönemde bu topraklarda devrim davasına başkoyan bu yiğit devrimciler mücadelenin önder kadroları içerisinde yer aldılar. Reformizmi ve düzen sınırlarını aşarak devrime yürüme cüretini yine onlar gösterdiler. Devrim davası yolunda ağır bedeller ödeme pahasına da olsa devrimci mücadeleden yana tutum almak, dönemin zorlukları karşısında yılgınlığa kapılmaksızın devrim türküsünü söylemeye devam etmek, Denizler, Mahirler, İbolar gibi Nurhak şehitlerinin de ortak tutumlarıydı. Onlar kanla yazılan devrim tarihinin yiğit neferleriydiler. Liseli genç komünistler olarak, katledilişlerinin 42. yılında üç yiğit devrimciyi anarken anılarını mücadelemizde yaşatma sözünü bir kez daha veriyoruz.

14 Lİselİlerİn Sesİ - 14 Nazım Hikmet... Devrim ve komünizmin şairi kavgamızda yaşıyor, yaşayacak! Devrim ve komünizmin şairi Nazım Hikmet Ran, bundan 50 yıl önce 3 Haziran 1963 te hayata gözlerini yumdu. Sanatı ve kişiliğiyle devrim ve sosyalizm mücadelesine ait olduğunu yaşamının her aşamasında gösteren Nazım ın hayatı sürgünler, baskılar, cezaevleriyle geçti. İdamla yargılanıyorken Ölüm, bir ipte sallanan bir ölü. Bu ölüme bir türlü razı olmuyor gönlüm. Fakat zavallı bir çingenenin kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli geçirecekse eğer ipi boğazıma, mavi gözlerimde korkuyu görmek için boşuna bakacaklar Nazım a diyerek, düşünceleri uğruna ölümden korkmadığını gösterdi. Son nefesini verene kadar devrimci sanat anlayışından ödün vermedi. Kalbi, dünyanın mazlum halkları ve sosyalizm mücadelesiyle attı Nazım ın. 20. yüzyılın en önemli şairlerinden biri olarak kabul edilen Nazım, yargılandığı çeşitli davalar nedeniyle 1938 yılında cezaevine girdi ve o yıl Nazım ın bütün şiirleri yasaklandı. Cezaevindeyken dahi yazmaya ara vermeyen Nazım, sosyalizm davasına adanmış yüreğiyle işçi sınıfı ve ezilenlerin mücadelesinden asla kopmadı. Nazım ı baskılarla, yasaklarla yıldıracaklarını sananlar ölümünden sonra da onu aşk şairi gibi göstermeye kalktılar. O gün Nazım ı karalayanlar, onu Nazım yapan değerlere azgınca saldırdılar. Ülkemizi emperyalist üslerle çevirenler, kökten dinci çetelere sınırları açarak emperyalizme taşeronlukta sınır tanımayanlar, işçi ve emekçilere köleliği ve sefaleti reva görenler bu kez onu vatandaş Nazım yapmaya kalktılar. Ancak Nazım ın memleket sevgisi kasaların ve çek defterlerinin içindekiler değildi. Şose boylarında açlıktan gebermek, kışın soğuktan it gibi titremek ve sıtmadan ölmek de değildi. Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması, topu da değildi. O işçi sınıfının ve komünizmin şairiydi ve öyle kalacaktır. Nazım Hikmet Vatan Hainliğine Devam Ediyor Hala (...) Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt hainiyim, ben vatan hainiyim. Vatan çiftliklerinizse, kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan, vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan, vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın, fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan, vatan tırnaklarıysa ağalarınızın, vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa, ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan, vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa, vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan, ben vatan hainiyim. Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla: Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ. NAZIM HİKMET

15 Lİselİlerİn Sesİ - 15 Ahmed Arif, Orhan Kemal Sanatlarıyla ve hayatlarıyla mücadelemize ışık tutan ölümsüz sanatçılar! AHMED ARİF 21 Nisan 1927 de Diyarbakır da doğar. Babası memur olduğu için maddi durumları o güne göre iyi sayılabilecek bir durumdadır. Fakat Ahmed Arif babasının görev yaptığı yerlerde yoksulluğu, Kürt halkı üzerindeki baskıyı yakından görür. Bu olanlar onun yaşamına ve sanatına yön veren gerçekliklerdir. Bu gerçekleri görmesine rağmen şiire nasıl aktaracağı konusunda kararsız kalır. Bir tarafta Nazım Hikmet in kopyası olma korkusu, diğer tarafta küçük burjuva olarak gördüğü Orhan Veli ve Garip akımının yaygınlığı durmaktadır. Tam bu arayışlar içindeyken OTUZÜÇ KURŞUN ile kendi şiir tarzını oluşturmuştur yılında tutuklanan 184 kişi arasında o da vardır. Yazdıklarıyla komünistlere destek olduğunu söyleyen polis, Arif i aylarca işkenceye maruz bırakır. Ama işkence karşısında teslim olmayan Amed Arif, işkenceden sonra Harbiye Cezaevi ne konulur. İki yılı aşkın süre yaşamı hapis ve sürgünde geçer. Bu sırada yaşadığı deneyimler, şiirinin başka bir kolu olur. ORHAN KEMAL 15 Eylül 1914 te Adana da doğar. Ailesine katkı yapmak için 1932 de işçilik yapmaya başlar. Tanıştığı işçilerin etkisiyle okumaya başlar. İşçilerin çoğu örgütlüdür yılında askerlik yaptığı sırada okuduğu kitaplar nedeniyle 5 yıl hapsedilir. O sırada Nazım Hikmet le tanışır. Nazım dan almış olduğu eğitimlerle roman ve öykü yazmaya başlar. Nazım onu hem eğitir hem de politikleştirir yılında ARA SOKAK adlı öykü kitabı nedeniyle; mahkemede, neden sürekli yoksulların yaşamını işlediği, bu ülkede zenginlerin yaşamını niçin yazmadığı sorulduğunda Ben gerçekçi bir yazarım. En iyi bildiğim konuları alırım. Varlıklı yurttaşların yaşayışlarını bilmiyorum, nasıl yaşadıklarından haberim yok diye cevap verir. Bir davet üzerine gittiği Sofya da 3 Haziran 1970 de hayatını kaybeder. Cenazesi 6 Haziran da Türkiye ye getirilir. Edirne den Babaeski ye getirildiğinde, bir işçi arabaya yaklaşır ve elindeki çiçeği uzatır. Çiçeğin üzerindeki bantta şunlar yazılıdır: Biz işçiler, hatıran önünde saygıyla eğiliyoruz. Onun önünde saygıyla eğilen işçi sınıfı 1 hafta sonra Haziran direnişine imza attı. Bizler de, sanatlarıyla ölümsüzleşen bu iki insanı kavga bayrağı altında anıyoruz.

16 Lİselİlerİn Sesİ - 16 Yeryüzünde bir cennet yaratılamaz mı? Ücretli çalışmak ve kölelik arasında birçok fark bulan ben bu romanda aslında bazı durumlara ne kadar dar baktığımı anlamış oldum. Emile Zola nın Germinal isimli romanının birinci cildinde zayıf ve güçsüz olan, açlık ve sefalet çeken maden işçileri kitabın ikinci cildinde dünyayı yok edebilecek kadar büyük bir özgüvene ulaşıyorlar. Peki maden işçilerini böylesine öfkelendiren şey nedir? Yıllardır kentsoylu burjuvalar tarafından ezilen ve sömürülen bu insanlar açlığa karşı tüm öfkeleriyle isyan ederek greve çıkıyorlar. Peki onları bu duruma getiren kimdi, neydi? Kentsoyluların iğrenerek baktıkları bu insanları zaten kentsoylular yaratmamış mıydı? Evet, onları bu duruma getiren kentsoylulardı. İnsanın açlıkla kıvranırken ölmek istiyorum diye yalvarması kadar kötü bir sahne gördünüz mü siz? Açlıktan ateşlenerek ölenler, madende göçük altında kalıp ölenler, işçi arkadaşlarını kurtarmak için yanarak ölenler bunların hangisi adaletti? Aldıkları para, acı çekerek yaşamalarına yarayan bu illet para, neyin adaletiydi. En kötüsü de böyle gelmiş böyle gider dememiz. Papaz her zaman bu dünyada sefalet çeken diğer dünyada bolluk içinde olacak derdi. O zaman papaz neden bolluk içindeydi? Diğer dünyada sefalet mi istiyordu. Kitapta denildiği gibi bu dünyada da bir cennet yaratılamaz mıydı? Eşitlik ve adaletin olduğu özgür bir dünyada zaten herkes mutlu olmaz mıydı? Belki o yoksul maden işçilerinin grevi işe yaramamıştı ama Zola bize romanın sonunda büyük bir umut veriyor; Toprak Nisan güneşinin bütün görkemiyle parladığı geniş göğün altında ısınarak, yeşeriyordu. Bu anaç göğüsten hayat fışkırıyor, tomurcuklar yeşil yapraklar halinde patlıyor, tarlalar onların yeşillenme hevesi ile ürperiyordu. Tohumlar şişiyor, çatlıyor, sıcağa ve ışığa olan özlemleriyle toprağı delip boy veriyordu. Taşkın bir özsu fısıldayarak akıyor, tohumlar öpücük sesleriyle yayılıyorlardı. Arkadaşları, vuruyor, vuruyor, sanki yüzeye yaklaşmışçasına daha berrak seslerle kazmaya devam ediyorlardı. Doğanın, güneşin alev saçan ışığı altında uyanmakta olduğu bir sabah vaktinde, kırlar kazma uğultularıyla inliyordu. Topraktan insanlar bitiyor, gelecek yıl ürün vermek için büyüyen, pek yakında filizlenmek için toprağı çatlatacak olan, kapkara bir intikam ordusu ağır ağır yeşeriyordu. İnancımızı asla kaybetmeme dileğiyle, yeryüzü bir gün gerçek güneşine kavuşacak. Dökülen kanların hesabı sorulacak ve bir daha kan dökülmemesi adına kan dökülecek. BÜTÜN ÜLKELERİN İŞÇİLERİ BİRLEŞİN! N. Roza

17 Lİselİlerİn Sesİ - 17 Stajyerlik adı altında patronlara sömürü cenneti! düşünmeyen, yorum yapmayan ve eleştirmeyen bireyler olarak yetişiyoruz. Meslek liseleri, meslek yüksek okulu ve üniversitelerde staj zorunluluğu olan binlerce öğrenci düşünüldüğünde, kapitalist pazara her yıl stajyer adı altında önemli miktarda vasıflı işgücü sunulmaktadır. Patronların not verme yetkisi son! Asgari ücret: Brüt: TL, net: TL Haftalık çalışma süresi: 45 saat, stajyer çalışma süresi: 24 saat Asgari ücretin 1/3'ünü almamıza rağmen bir işçinin haftalık çalışma süresinin yarısı kadar çalışıyoruz; yani asgari ücretin yarısını almamız gerekirken 1/3'ü ile idare etmemizi bekliyorlar. Burada ek bir emek sömürüsü ortaya çıkıyor. Stajda haftalık 24 saat yani günde sekiz saat çalışmamız gerekiyor, bu da 08:00-16:00 anlamına gelirken kimi arkadaşlarımız 08:00-17:30 yani dokuz buçuk saat, kimileri 08:00-18:30 yani on saat çalıştırılıyor. Burada da ek bir emek sömürüsü açığa çıkıyor. Staj nedir? Kapitalist sistemin "iş öğretme" bahanesiyle zorunlu kıldığı ücretsiz ve ucuz iş gücü olarak işçi çalıştırmasından başka bir şey değildir. Eğitimin metalaştırılmasıyla yüz yüzeyiz. Üç gün işe gitmenin verdiği yorgunlukla bir köşeye yığılıp kalıyoruz. İki günlük okul süresinde de atölye dersleri cabası. Hafta sonları ise üst üste yığılan ödevlerden gazete okumaya vakit bile kalmıyor. Dolayısıyla toplumsal olaylara ilgisiz, yalnızca kendine verilenden haberi olan, Stajyer işçinin notunun yarısını patron ya da ustası vermektedir. Ellerine verilen bu kozu kullanan patronlar stajyer işçilerin eğitimiyle değil, onları kendi sınıf çıkarlarına göre sömürmekle ilgilenirler. Haftanın 3 günü 8'er saat çalıştığımız fabrika ve atölyelerde sözde meslek eğitimi altında adı onlarca kirli, pis, ağır işler yaptırılmakta ve 'hayır, yapmam' gibi tepkilerde öğrenci not denen dizginle susturulmaktadır. Staj sömürüsü pratik iş eğitimi adı altında perdelenmiştir. Meslek liselerinde, meslek yüksek okullarında son on yılda cemaatçi ve faşist öğretmenlere kucak açan kapitalist eğitim sistemi, işçi çocuklarını okuma yazma bilen fakat ufku dar, milliyetçi, kaderci işçiler haline getirmeyi amaçlar. Kapitalizmin alternatifsiz ve ebedi bir düzen olduğunu öğretmek, birilerinin zengin öbürlerinin yoksul olmasını insani ve normal bir şey olarak göstermek bu sistemin en büyük öğretisidir. Bütün çalışanlar için eşit işe eşit ücret! Yapılan onca iş ve alınan üç kuruş, yoğun emek sömürüsünün başlangıcıdır staj. Peki bu yıllanmış ve güçlü düzen için ne mi yapmalı? İlk önce bu düzen böyle gelmiş böyle gide r demeyi bırakıp örgütlenmeliyiz. İşçi sınıfının gücü örgütlü birliktelikten gelir. İster daimi ister çırak ve stajyer işçi olsun bölünmüşlük ve rekabet, işçi sınıfının hiçbir kesiminin sorunlarının bir tekini dahi çözemez, çıkarlarına hizmet edemez. Daimi veya geçici kadrolu, sözleşmeli, çırak ve stajyer işçiler, sınıf çıkarları için ortak politikalar temelinde birleşerek ve emek güçlerini sömüren kapitalist sınıfa karşı ortak mücadele ederek sorunlarını çözecektir. Yaşasın işçi sınıfının sınırsız, sömürüsüz, sınıfsız sosyalist bir dünya kurma kavgası! Gebze den meslek lisesi öğrencileri

18 Lİselİlerİn Sesİ - 18 Mimar Sinan Meslek Lisesi öğrencileri: Çok fazla işsiz var Geometri, fizik gibi dersleri görmediğimiz için üniversite sınavında zorlanıyoruz. Bu yüzden dershaneye gitmek zorundayız. Ben hafta içi de, okula gitmeme rağmen çalışmak zorundayım. Dershane parası biriktirmem gerekiyor. Bize oku oku diyorlar ama okulu bitiren milyonlarca işsiz var. Çok fazla işsiz var. Ama bizlere de işiniz hazır diyorlar. Okulda kravat, önlük gibi şeyleri bizlere para ile satıyorlar. Sürekli veriyoruz ama aldığımız yok. Öğretmenler de derslere özen göstermiyorlar. Yetersiz kalıyorlar. Ayrıca sürekli öğrencilerin üstüne gidiyorlar. Okul içinde öğrencilere baskı var. Kıyameti koparıyorlar. Benim bir öğretmenle aram bozuk. Bugün 9 saat dersimiz var ama ben 2. dersten sonra çıkıyorum. Geriye kalan derslere giremiyorum. Devamsızlık artıyor böylece. Her yerde eşitsizlik var Bizlere eğitim parasızdır diyorlar biz okula kayıt olduğumuz anda en azından 250 TL para veriyoruz. Üstelik bizden top kağıt vb. şeyler istiyorlar. Öyle kayıt yapıyorlar. Olmazsa kayıt yapmıyorlar. Bölüme geçiyorsun senden bölüm parası istiyorlar. Arada katkı payı alıyorlar. Eğitim parasız diye bir şey yok yani. Eğitimin niteliği de kötü. Ben üniversiteye gitmeyi düşünüyorum ama okuldaki eğitim bu yönlü değil. Meslek lisesindeyim, en azından hafta sonları okulda bize yardımcı olabilirler. Test dağıtırlar vb. ben seneye son sınıf olacağım ama okulda bizi üniversiteye hazırlayan bir aktivite yok. Biz meslek lisesi olduğumuz için bazı dersleri görmüyoruz. Örneğin sayısal dersler. 10. sınıftan sonra hepsi bitiyor. Bu da bizler için kayıp oluyor. Üniversite sınavında da sayısal soruları yapmamız gerekiyor. Ben dershaneye gitme ihtiyacı duyuyorum. Dershaneler de çok pahalı. En kötü dersahane 3 bin lira alıyor. Her konuda bir eşitsizlik var. Bursa Yıldırım Beyazıt İMKB Lisesi nden bir liseli Birlik olmalıyız! Üniversiteye gitmeyi düşünmüyorum. Benim geleceğe dair umudum yok. Hayatın her alanında ikilik var. İnsanları sınıflara ayırmışlar. Bir kısmımıza ötekiler diyorlar. O insanlara hiçbir zaman önem vermiyorlar. İş yok, eğitim yok. Sorularına hiçbir zaman cevap vermiyorlar. Onların önünü açmıyorlar. Alevileri dininden dolayı sevmiyorlar, dışlıyorlar. Solcuları terörist olarak görüyorlar. En güzel düşünceleri olan insanlar solcular. Bir de Kürt halkını dışlıyorlar. Öğretmenlerimin hepsi ülkücü. Ayrımcılık çok var. Arkadaşlarımın hepsine staj yeri bulundu ama bana bulunmadı. Ben kendim buldum. Rapor götürüyorum, bana ailemin gelmesi gerektiğini söylüyorlar ama onlar götürünce kapıyı örtüp bir şey konuşuyorlar, raporu alıyorlar. Ülkü ocaklarına gidenler müdürü, müdür baş yardımcısını çok iyi tanıyorlar, o öğrencilere çok yardımcı olunuyor. Mesela okuldan izin alıp gidiyorlar ama bize izin verilmiyor. Eziyorlar bizi. Zengin çocukları her zaman bir işe atanabilir. Onların eline para geçer. Ama fakir çocuklarına sürünmek zorunlu hale gelmiş. Benim iki ablam okulu bitirdi hala düzgün bir işleri yok. Boşuna mı okudular? Benim babam onları okutmak için o kadar çalıştı. Emek sarf etti. O emekler boşuna gittiyse ne deyim. Ben aynı yoldan gitmek istemiyorum inadına bunların öcünü almak istiyorum. Bunun için yürüyüşlere katılıyoruz. Kitap okuyarak kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Arkadaşlar bana bir şey sorduğunda yüzümün kızarmasını istemiyorum. Arkadaşlarla konuşuyorum onları bu yola davet ediyorum. Her zaman birlik güçtür. Birlik olduğumuz da herşeyi yapabiliriz. Bursa Yıldırım Ticaret Meslek Lisesi nden bir liseli

19 İstanbul'da ihtilal provası : Haziran Direnişi 50 li yıllardan itibaren Türkiye de kapitalist gelişme hız kazandı. Sermaye sınıfı işçi hareketinin önünü baştan kesmek ve sınıfı denetim altına alabilmek için 1952 de Türk-İş i kurdurdu. Ancak Türk-İş in kurulması sınıfın arayışlarını engelleyemedi. 60 lı yıllarda mevzi eylemler, salon toplantıları, mitingler birbirini izledi Saraçhane mitingi sürecin en kitlesel eylemi oldu. Sermaye sınıfı işçi hareketinin bu gelişmesine göz yumamazdı. Hükümet ve kapitalist patronlar hızla hareketi dizginlemek için kollarını sıvadılar yılında sendikalar kanunu ve toplu iş sözleşmesi grev ve lokavt kanununda değişiklik öngören yasayı meclise sundular. Yasa değişikliği DİSK in kapatılması, kazanılan hakların kırpılması ve Türk-İş i tek alternatif sendika haline getirilmesini hedefliyordu. Yasanın gündeme gelmesiyle işçi sınıfının yıllardır biriken öfkesi bir volkan gibi patladı. 15 Haziran sabahı ilk olarak Ankara asfaltı üzerindeki Otosan fabrikasındaki işçiler yürüyüşe geçtiler. İşçiler Savaş başladı!, Yaşasın işçi sınıfı!, Tüm gericiler ve faşizm kahrolsun! sloganlarını hep bir ağızdan haykırdılar. Birkaç saat içinde İstanbul- İzmit karayolu ve İstanbul un sanayi bölgeleri işçi eylemlerine sahne oldu. DİSK üyesi işçilerin yanı sıra Türk- İş e bağlı işçiler de fabrikalarından akın akın yürüyüşe katıldılar. Kocaeli den gelen işçilerin de katılımı ile direniş ateşi tüm kenti sarmıştı. Avrupa yakasında Aksaray, Sultanahmet, Eminönü ve birçok yerde görkemli eylemler düzenlendi. Yürüyüş boyunca kolluk güçlerinin saldırılarına militanca bir karşı duruş sergilendi. Lİselİlerİn Sesİ Haziran da eylemler kitleselleşerek devam etti. Türk-İş ve DİSK li işçiler barikatları aşarak, polisleri geri püskürterek yürüyüşlerine devam ettiler. Gebze den başlayıp Kadıköy e kadar uzanan yürüyüş, yılların birktirdiği öfke ile fabrikalarından şalterleri indirip sokaklara çıkan işçi sınıfın militan ve sarsılmaz gücünün göstergesiydi. Başlangıçta eylemler hükümet ve yasaya karşı başlamış olsa da iki gün boyunca gerçekleştirilen her eylemde öfke sermaye iktidarına yöneldi. Sokağa dökülen işçi kitlelerinin bilincinde olup olmamasından bağımsız olarak, sermaye diktatörlüğünün tüm kurumları ile militan bir karşı karşıya geliş yaşandı. Direnişçi işçilerin inanç ve kararlılıkla polis barikatlarını bir bir aşması, direnişin militan karakteri sermaye ile birlikte sendika ağalarına da büyük bir korku saldı. İşçilerin umulmadık boyutta ve şiddetteki görkemli direnişi karşısında paniğe kapıldılar. 16 Haziran da, işçilerin sokakta direndiği ve üç şehit verdiği bu görkemli günde, valilikte yapılan toplantıda yaşanan ihaneti, dönemin DİSK Genel Sekreteri Kemal Türkler dile getiriyordu: Girişilen tahripkar eylemle bir ilgimiz olmadığını İçişleri Bakanına söyledik. Ve kesinlikle de bu tahripkar olayları tasvip etmediğimizi bildirdik. Ayrıca da işçilere de radyoda bir uyarma yaparak kötü cereyanlara alet olmamalarını istedik. Radyo konuşmasını ise DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler yaptı. Görkemli işçi direnişini karaladı; sokakta işçilere kurşun sıkan sermayenin kanlı ordusunu, gözbebeğimiz şerefli Türk Ordusu ilan etti ve Anayasa ya bağlılığını bildirdi. DİSK yöneticilerinin ikinci büyük ihaneti, direniş sonrasındaki toplu tensikat sırasında yaşandı. Binlerce işçinin işten çıkarılmasına sessiz kaldılar. 60 lı yılları kapsayan mücadelenin eğittiği, öne çıkardığı bu işçiler, Haziran Direnişi ni de sürüklemiş ve yönetmişlerdi. Direnişin verdiği korkuyla DİSK i kapatmayı öngören yasa, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi Haziran direnişi sınıfın devrimci önderlikten yoksun, hazırlıksız ve sendikal bürokrasinin uzlaşmacıihanetçi kıskacında gerçekleşmesine rağmen görkemli bir direniş olarak tarihin sayfalarında yerini aldı. Kitlesel-militan bir işçi başkaldırısı olarak hala da aşılamadı.

20 Lİselİlerİn Sesİ - 20 suz bir yaşam istiyoruz! Merhaba arkadaşlar; hemen hemen hepimiz genetiği değiştirilmiş organizmaların zararları hakkında bir fikre sahibizdir. GDO bir organizmadan diğerine DNA aktarımını yahut, bir organizmaya ait DNA nın biyoteknolojik olarak değiştirilmesi anlamına gelmektedir. Örneğin; Antartika'daki bir balığın soğuğa direnç geni, bir çileğe aktarıldığında soğuğa daha dayanıklı bir çilek elde edilmiş olur. Bugün yediğimiz sebze ve meyveleri kendi doğal kokuları ve tadlarıyla yiyemiyorsak bunun sebebi genetiğinin değiştirilmesinde. GDO lu bir patatesin farelerde zehir özelliği göstererek, onların bağışıklık sistemini bozduğu görülmüştür. Benzer şekilde, fındık üzerinden alınan bir gen, başka bir ürüne aktarıldığında, o ürün fındığa ait özellikler üretmeye başlamıştır. Ürünü tüketen kişinin fındığa karşı herhangi bir alerjisi var ise, tüketildiği anda o kişi için tehlike arz eder. Dünyada yaşayan tüm canlılar belirli bir ekosistem içerisinde bulunduğu ve tüm canlıların yaşamları zincirleme reaksiyonlarla birbirlerine bağlı olduğu için tarımda yaratılan tahribat veya yapılan bir değişiklik sadece bitkileri değil, onlarla etkileşim içerisinde olan hayvanları, insanları, havayı, suyu kısaca tüm doğayı etkilemektedir. Bunun yanında bir de hibrit tohum gerçekliği var. Önce tohum gayet uygun fiyatlardan üreticiye satılır ve bu yaygınlaşıp bir sonraki sene aynı tohumu ekemediklerinde ise fiyat otomatik olarak artar. Geçenlerde ülkemize sokulmaya çalışılan 23 bin tonluk pirinç vakası var. Bakıldığında gümrük ve ticaret bakanlığına gelen bir ihbar sonucunda yakalanıyor. Artık kimin rantından pay kapmak derdindeydi onu sokmak istiyenler, bilemem. Gıda tarım ve hayvancılık bakanlığının haberi bile yok ya da ortada denetlenen pek bir şey yok. Yine aynı bakanlık bugüne kadar yapılan denetimlerde pirinçte GDO bulunmadığını söylüyor; ama hemen peşinden yapılan incelemelerde piyasada satılan pirinçlerin büyük bir bölümü GDO lu çıkıyor. Peki, tamam pirinçlerin temiz olduğuna inandık diyelim, öyleyse neden GDO'lu yemlerle aynı gemide geliyor? Neden paketlenmiş bir şekilde getirilmiyor? Bırakın hepsini neden yem amaçlı genetiği değiştirilmiş soya ithal ediliyor? Nedeni belli: Bakanlığın GDO lu ürünlerin güvenli ortamda ticareti konusunda tedbirleri var. Bu ne demek oluyor? Denetimli genetiği değiştirilmiş ürünlerin girişi anlamına geliyor ki fiili olarak GDO girişine izin verilmiş oluyor. Ayrıca bundan önce ocak ayında yine Mersin Limanı nda ortaya çıkan 10 bin tonluk pirincin akıbeti de bilinmiyor. Bu yazıyı yazarken genetiği değiştirilmiş pirinçlerle ilgili bir gelişme yaşandı. Tat markasıyla bakliyat satan Memişoğlu firması yetkilileri, ithal etmek istedikleri çeltiğin GDO analizini STA Kalite Kontrol Gıda Laboratuvarı A.Ş. de yaptırdı. Analizde çeltiğin GDO lu olduğu anlaşıldı. STA çalışanlarından biri Memişoğlu firmasının gümrük işletmelerini yapan İ.E. yle görüştü ve 20 bin dolar karşılığında temiz raporu düzenleneceğini söyledi. İddianamede Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Ulusal Gıda Referans Laboratuvar

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar.

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar. Boyun eğmeyenler bu yana BU DÜZENİ SIFIRLA AKP eliyle sürdürülen gerici diktatörlük Türkiye'nin kaderi değildir. Bu diktatörlük bir kaza veya arızanın sonucu ortaya çıkmış da değildir. Sömürü düzeni kendini

Detaylı

HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR

HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR BALIKESİR - 30.09.2014 HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR Balıkesir Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hüseyin Gündoğdu, Ankara ve Hatay Tabip odaları üyelerinin Gezi Parkı olayları sürecinde hukuka aykırı

Detaylı

Radyo. Bayram teklifi. MUSTAFA Kemal Atattürk 16 Mayıs ta annesiyle vedalaşıp Bandırma Vapuru

Radyo. Bayram teklifi. MUSTAFA Kemal Atattürk 16 Mayıs ta annesiyle vedalaşıp Bandırma Vapuru 17 MAYIS 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Bayram teklifi MUSTAFA Kemal Atattürk 16 Mayıs ta annesiyle vedalaşıp Bandırma Vapuru ile Beşiktaş tan Samsun hareket etti. Bu Beşiktaş

Detaylı

İlerici Kadınlar Kimdir?

İlerici Kadınlar Kimdir? İlerici Kadınlar Kimdir? Türkiye de AKP iktidarı ile ivme kazanan piyasacılık ve gericilik kadınlar üzerindeki baskıyı daha da artırmıştır. Özellikle son on yılda toplumsal yaşamın dincileştirilmesi kadın

Detaylı

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır!

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! Clara Zetkin haklı olarak Kadının özgürlüğünün, tüm insanoğlunun özgürlüğü gibi, emeğin sermayenin

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB 2010-2012 ISBN 978-605-01-0372-4 Baskı Mattek Basın Yayın Tanıtım Tic. San. Ltd. Şti Adakale Sokak 32/27 Kızılay/ANKARA Tel: (312)

Detaylı

DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ!

DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ! DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ! DÜNYA BARIŞININ GÜVENCESİ İŞÇİ SINIFIDIR! HAKSIZ, GERİCİ VE EMPERYALİST SAVAŞLAR EMPERYALİST KAPİTALİST DEVLETLER TARAFINDAN SÜRDÜRÜLMEKTEDİR! EMPERYALİST SÖMÜRÜ SİSTEMİ İŞÇİ

Detaylı

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ Cumhuriyet Halk Partisi 25.Dönem Kahramanmaraş Milletvekili Adayı Efsane Başkan Kamil Dalkara memleketi Pazarcık ta Gövde gösteri yaptı. CHP Kahramanmaraş Milletvekili

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 01.02.

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 01.02. Günlük Haber Bülteni 02.02.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 01.02.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 01.02.2015 İNTERNET HABERLERİ

Detaylı

Ýstanbul hastanelerinde GREV!

Ýstanbul hastanelerinde GREV! Ýstanbul hastanelerinde GREV! Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Doktorlar, hemþireler, eczacýlar, diþ hekimleri, hastabakýcýlar, týp fakültesi öðrencileri ve taþeron

Detaylı

Başlamadan, önce KMO Yönetim Kurulu ve şahsım adına sizleri sevgi ve saygı ile selamlarım.

Başlamadan, önce KMO Yönetim Kurulu ve şahsım adına sizleri sevgi ve saygı ile selamlarım. Sayın Birlik Başkanım, Odamızın Değerli Yöneticileri, Sevgili Öğrenci Arkadaşlarım; Başlamadan, önce KMO Yönetim Kurulu ve şahsım adına sizleri sevgi ve saygı ile selamlarım. İstanbul dan, İzmir den, Sivas

Detaylı

Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler.

Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler. İSTANBUL TAYAD lı Aileler Bayram Kahvaltısında Bir Araya Geldiler Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler. Kahvaltıdan önce yapılan

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi: www.sanliurfa.com

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi: www.sanliurfa.com Günlük Haber Bülteni 13.03.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi: www.sanliurfa.com Tarih:12.03.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi: www.sabah.com.tr Tarih:12.03.2015 İNTERNET HABERLERİ

Detaylı

Polis Taksim Meydanı'na girdi

Polis Taksim Meydanı'na girdi On5yirmi5.com Polis Taksim Meydanı'na girdi Gezi Parkı eylemlerinin 15. gününde polis, Taksim Meydanı na girdi. AKM ve Cumhuriyet Anıtı ndaki afişler söküldü, barikatlar da kaldırıldı. Yayın Tarihi : 11

Detaylı

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ BASINA VE KAMUOYUNA Erkek egemen kapitalist sistemde kadınların en önemli sorunu 2011 yılında da kadına yönelik şiddet olarak yerini korudu. Toplumsal cinsiyetçi rolleri yeniden üreten kapitalist erkek

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 26.01.

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 26.01. Günlük Haber Bülteni 27.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 26.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.sanlıurfa.com Tarih: 26.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.haberler.com Tarih: 26.01.2015

Detaylı

1 Mayıs 2008 Taksim Dosyası

1 Mayıs 2008 Taksim Dosyası 1 Mayıs 2008 Taksim Dosyası Başbakan işçiyi 'ayaktakımı', Adalet Bakanı evrensel gösteri hakkını 'Anayasa'ya başkaldırı' diye tanımlayınca polis de Taksim'i korumak uğruna savaş a hazırlandı. Taksim, Beşiktaş,

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Her gün gelen şehit haberlerine YETER İki yıldır bitmeyen seçim maratonuna YETER Siyasetçilerin

Detaylı

10SORUDA AİLE SİGORTASI

10SORUDA AİLE SİGORTASI 10 SORUDA AİLE SİGORTASI T.C. ANAYASASI MADDE 60: Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar. 1. AİLE SİGORTASI Nedir? Aile Sigortası,

Detaylı

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ Bursa Milletvekili Aday Adayı Türk Milleti karar arifesindedir. Ya İkinci Endülüs, ya da yeniden

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

İktidarıyla, muhalefetiyle bütün Belediye Meclis Üyesi arkadaşlarımın da aynı bilinçle görev yaptığına inanıyorum.

İktidarıyla, muhalefetiyle bütün Belediye Meclis Üyesi arkadaşlarımın da aynı bilinçle görev yaptığına inanıyorum. Belediye Meclisimizin Değerli Üyeleri Bandırmalıların güveni ve desteği ile göreve gelen bu yüce meclis, halkımıza ve bu güzel kente hizmet yolunda bir yılı geride bıraktı. Geçen bir yıllık sürede, kentimizin

Detaylı

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz?

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? On5yirmi5.com İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? İmam Hatip Liseleri Son günlerin en gözde hedefi Katsayı, Danıştay, ÖSS ve başörtüsüyle oluşan okun saplandığı tam 12 noktası. Kimilerinin ötekileri Yayın Tarihi

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

Şiddete Karşı Kadın Buluşması I

Şiddete Karşı Kadın Buluşması I Şiddete Karşı Kadın Buluşması I Evde, Okulda, Sokakta, Kışlada, Gözaltında Şiddete Son 10-11 Aralık 2005, Diyarbakır ŞİDDETE KARŞI KADIN BULUŞMASI 1 EVDE, OKULDA, SOKAKTA, KIŞLADA, GÖZALTINDA ŞİDDETE SON

Detaylı

AKP HÜKÜMETİNİN 2014 İTİBARSIZLIK ENDEKSİ

AKP HÜKÜMETİNİN 2014 İTİBARSIZLIK ENDEKSİ AKP HÜKÜMETİNİN 2014 İTİBARSIZLIK ENDEKSİ Demokrasi Endeksi: 2014 yılı i bariyle 167 ülke arasında Türkiye 89 (Yalnızca ilk 26 ülke tam demokrasi sayılıyor. Türkiye bu ülkelerin çok gerisinde. Sivil Özgürlükler:

Detaylı

ÖGRENCILER IÇERIDE AILELER DISARIDA

ÖGRENCILER IÇERIDE AILELER DISARIDA ÖGRENCILER IÇERIDE AILELER DISARIDA Portal : hadber.com İçeriği : Haber Tarih : 29.10.2015 Adres : http://haber.hadber.com/haber/668664252/trabzonspor-maã ı-hakemleri-avni-akerden-à ıkamadı.htm Öğrenciler

Detaylı

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri :١ mı, mi? baba ( ) uzaklaştım uzaklaştırmak uzaklaştırmak evin kapıları babam yetişiyorum eğitim görüyorum ecdadım, atam saygı otur! seviyorum seni seviyorum

Detaylı

Ağustos 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Ağustos 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Ağustos 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Tarsus CHP İlçe Örgütünü ziyaret ederek,

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi CHP ile, üniversitelerde okuyan gençlerin temsilcileri bir araya geldi, 15 sorun belirledi ve bu sorunların nasıl çözüleceği konusunda görüş birliğine vardı. Tarih : 04.12.2014

Detaylı

EKONOMİK, DEMOKRATİK ÖZLÜK HAKLARIMIZ; EMPERYALİZME, GERİCİLİĞE VE ÖZELLEŞTİRMELERE KARŞI MÜCADELEDE ŞUBEMİZ

EKONOMİK, DEMOKRATİK ÖZLÜK HAKLARIMIZ; EMPERYALİZME, GERİCİLİĞE VE ÖZELLEŞTİRMELERE KARŞI MÜCADELEDE ŞUBEMİZ EKONOMİK, DEMOKRATİK ÖZLÜK HAKLARIMIZ; EMPERYALİZME, GERİCİLİĞE VE ÖZELLEŞTİRMELERE KARŞI MÜCADELEDE ŞUBEMİZ 162 Şubemiz, Odamızın ana yönetmeliği uyarınca ülke ve toplum çıkarları doğrultusunda, yurdumuzun

Detaylı

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP Sunu 1. Savaş? Savaş Ortamı 2. Tarihe dokunmak 3. IŞİD in Irak ve Suriye de ardışık saldırıları ve sonrasında gelişen Halk Sağlığı sorunları 4.

Detaylı

Başkan Acar SGK Müfettişlerinin Eğitim Seminerine Katıldı

Başkan Acar SGK Müfettişlerinin Eğitim Seminerine Katıldı Başkan Acar SGK Müfettişlerinin Eğitim Seminerine Katıldı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: - VATANDAŞLARIMIZA DAHA KALİTELİ, NİTELİKLİ HİZMETİ VERMENİN GAYRETİ İÇERİSİNDE ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.sanlıurfa.com Tarih: 31.01.

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.sanlıurfa.com Tarih: 31.01. Günlük Haber Bülteni 01.02.2015 İnternet Haber Sitesi : www.sanlıurfa.com Tarih: 31.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.sanlıurfa.com Tarih: 31.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.sanlıurfa.com Tarih:

Detaylı

Dershane Algısı Araştırması Mayıs 2012

Dershane Algısı Araştırması Mayıs 2012 Dershane Algısı Araştırması Mayıs 2012 KÜNYE Proje Adı Araştırma Sahibi Araştırma Evreni Adayların Dershane Algısı Araştırması İKSara A.Ş. Toplumsal Gündem Araştırmaları Nisan 2012 Türkiye de üniversiteye

Detaylı

2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri? 3. En başarısız olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?...

2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri? 3. En başarısız olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?... ANKET-1 (LİSE) Türk İşaret Dilinde izlemek için tıklayınız. Ad Soyad:. Okul -Sınıfı:. 1. Okul başarınızı nasıl yorumluyorsunuz? Kötü Orta İyi Çok iyi 2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?

Detaylı

28.12.2012. Yine tehtid ettiler

28.12.2012. Yine tehtid ettiler Yine tehtid ettiler Muhalefeti ve yönetimiyle Türkiye'nin içişlerine müdahale ettiğini söyleyen Irak'tan bir tepki daha geldi. Irak'ta Mukteda Sadr'ın Mehdi Ordusu'ndan kopan Asaib Ehl el Hak grubu, Türk

Detaylı

TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER

TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER Merve Nur Bulut, Kübra Sezgin www.improkul.impr.org.tr facebook.com/improkul @improkul improkul@gmail.com SURİYE KRİZİ VE TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER 2011

Detaylı

Polis 'Adın çıkar evine git' deyip ölüme göndermiş - Evrensel.net

Polis 'Adın çıkar evine git' deyip ölüme göndermiş - Evrensel.net 1 / 6 07.04.2015 16:07 ANASAYFA YAZARLAR GÜNDEM İŞÇİ-SENDİKA POLİTİKA DÜNYA DERGİLER 2014'te dünyada ve Türkiye'de ne oldu? Yemen'de ne oldu, bugün ne oluyor? ANASAYFA / GÜNCEL Polis Ve 'Adın elbet çocuk

Detaylı

KADIN EMEKÇ LER N TALEPLER...

KADIN EMEKÇ LER N TALEPLER... KADIN EMEKÇ LER N TALEPLER D SK/GENEL- SEND KASI Emekçi kadınların sorunları gün be gün artmaktadır. Kapitalizmin yoğun saldırıları ve ataerkil sistem, kadın ve erkek arasındaki eşitsizliği derinleştirerek,

Detaylı

Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de

Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Saðlýk emekçilerinin 2 gün süren grevleri baþladý. Ülke genelindeki hastanelerin nereyse tamamýnda hastanede

Detaylı

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2 Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2 Evde, Okulda, Sokakta, Kışlada, Gözaltında Şiddete Son 18-19 Mart 2006, Diyarbakır ŞİDDETE KARŞI KADIN BULUŞMASI 2 EVDE, OKULDA, SOKAKTA, KIŞLADA, GÖZALTINDA ŞİDDETE SON

Detaylı

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

Mevsimlik İşçiliğe Hayır Dedik

Mevsimlik İşçiliğe Hayır Dedik 12006 Mevsimlik İşçiliğe Hayır Dedik 2006 yılından beri Bütün öğretmenler kadrolu olmalıdır diyerek mücadelemizi, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesi yönünde yoğunlaştırdık. 2 22008 Bakan Hüseyin

Detaylı

21.DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU

21.DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU 21.DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU 225 ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANKARA ŞUBESİ 13 Ocak 2012 KESK Genel Merkezi başta olmak üzere bir çok ilde KESK e bağlı sendikalar, demokratik kurumlar, belediyeler ve siyasi

Detaylı

EKİM 15. Şarkiye Mahallesi Kocakişi Sokak No:1 52100 Altınordu/ORDU. kultur@ordu.bel.tr

EKİM 15. Şarkiye Mahallesi Kocakişi Sokak No:1 52100 Altınordu/ORDU. kultur@ordu.bel.tr EKİM EKİM 15 Şarkiye Mahallesi Kocakişi Sokak No:1 52100 Altınordu/ORDU kultur@ordu.bel.tr Sevgili Ordulular Geleceğe emin adımlarla yürüdüğümüz, kent ve insanımızı birlikte inşa etmek için çıktığımız

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.aktifhaber.com Tarih: 22.01.

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.aktifhaber.com Tarih: 22.01. Günlük Haber Bülteni 23.01.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi : www.aktifhaber.com Tarih: 22.01.2015 1 2 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi : www.haberler.com Tarih: 22.01.2015 İNTERNET

Detaylı

İŞ GÜVENCEMİZE VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ!

İŞ GÜVENCEMİZE VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ! İŞ GÜVENCEMİZE VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ! 1 KAMUNUN DÖNÜŞÜMÜ Kamunun ve kamu hizmetlerinin önceden belirlenmiş ekonomik, toplumsal, siyasal hedefler doğrultusunda; amaç ve işlevleri bakımından yeniden

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

2012 2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ

2012 2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ T.C. SAMSUN VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2012 2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ SAMSUN Ö N S Ö Z 2012 2013 eğitim öğretim yılına sizlerle başlamanın heyecanı ve mutluluğu içindeyim. Tüm eğitim

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

istekli olanlara öncelik verilerek okul müdürünün teklifi ve milli eğitim müdürünün onayı

istekli olanlara öncelik verilerek okul müdürünün teklifi ve milli eğitim müdürünün onayı NÖBET YÖNERGESİ İÇİN TALEPLERİMİZ Belleticiler, okulda görevli öğretmenlerden, yeterli sayıda öğretmen olmaması halinde aynı yerleşim yerindeki diğer eğitim kurumlarında görevli öğretmenler arasından istekli

Detaylı

http://www.sabah.com.tr/2008/10/09/haber,fdc4a9af14af42d1a4444d12b195b79a.html#fdc4a 9AF14AF42D1A4444D12B195B79A

http://www.sabah.com.tr/2008/10/09/haber,fdc4a9af14af42d1a4444d12b195b79a.html#fdc4a 9AF14AF42D1A4444D12B195B79A Basından... 6 12 Ekim 2008 Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası Vatandaşa en iyi hizmet http://yenisafak.com.tr/saglik/?t=12.10.2008&c=9&i=144342 Yeni memur daha çok prim ödeyecek http://www.sabah.com.tr/2008/10/09/haber,fdc4a9af14af42d1a4444d12b195b79a.html#fdc4a

Detaylı

http://www.radikal.com.tr/default.aspx?atype=haberdetay&articleid=900341&date=25.09.2008&c ategoryid=97

http://www.radikal.com.tr/default.aspx?atype=haberdetay&articleid=900341&date=25.09.2008&c ategoryid=97 Basından... 22 28 Eylül 2008 Yoksulluk ve Sosyal Dışlanma Köye dönüş hız kazandı http://yenisafak.com.tr/gundem/?t=22.09.2008&i=141285 Engelleri aşmak için direniyorlar http://www.radikal.com.tr/default.aspx?atype=haberdetay&articleid=900341&date=25.09.2008&c

Detaylı

SGK 4. Olağan Genel Kurulu ÇSG Bakanı Süleyman Soylu nun Başkanlığında Gerçekleştirildi

SGK 4. Olağan Genel Kurulu ÇSG Bakanı Süleyman Soylu nun Başkanlığında Gerçekleştirildi SGK 4. Olağan Genel Kurulu ÇSG Bakanı Süleyman Soylu nun Başkanlığında Gerçekleştirildi Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) 4. Olağan Genel Kurulu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı(ÇSGB) Süleyman Soylu nun ev

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4 HAZİRAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Gece boyu sürdü DOLMABAHÇE tarafından gelen 100 kişilik bir gruptan yüzleri maskeli bazı kişiler, Beşiktaş'ta Başbakanlık Çalışma

Detaylı

7. dönem çalışma raporu TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI. EMO Kocaeli Şubesi 146

7. dönem çalışma raporu TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI. EMO Kocaeli Şubesi 146 TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI EMO Kocaeli Şubesi 146 İKK Sekreterliği Makina Mühendisleri Odası tarafından yürütülmektedir. Şubemiz, üniversite, resmi kurum, sendika, oda ve derneklerle sürdürülebilir

Detaylı

ESENYURT BELEDİYESİ ERİŞİLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARI

ESENYURT BELEDİYESİ ERİŞİLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARI ESENYURT BELEDİYESİ ERİŞİLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARI Türkiye İstatistik Kurumu ve Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan Türkiye Özürlüler Araştırması sonuçlarına göre, ülkemizde yaklaşık 8,4 milyon

Detaylı

SAYIN BASIN MENSUPLARI;

SAYIN BASIN MENSUPLARI; SAYIN BASIN MENSUPLARI; BUGÜN TÜM TÜRKİYE DE, BAŞTA ULUSLARARASI SENDİKALAR KONFEDERASYONU İLE TTB OLMAK ÜZERE FİLİSTİN KATLİAMININ DURDURULMASI İÇİN ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLER DÜZENLENMEKTEDİR. İsrail ordusunun

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı.

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı. MUSA TAKCI KİMDİR? İyi bir öğretmen, koruyucu bir ağabey, saygılı bir evlat, şefkatli bir baba, merhametli bir eş, çok aranan bir kardeş, güçlü bir şair, disiplinli bir yazar, hayırlı bir insan, güzel

Detaylı

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden,

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden, Çemberlitaş taki dedesinin konağında büyüyen şair, Amerikan ve Fransız kolejlerinde başladığı ilk ve lise öğrenimini Deniz Lisesi nde tamamladı. İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü nü 1924 te bitirince

Detaylı

İSTANBUL UN DÜNYA YA AÇILAN KAPISI BAYRAMPAŞA da yaşamak bir ayrıcalıktır.

İSTANBUL UN DÜNYA YA AÇILAN KAPISI BAYRAMPAŞA da yaşamak bir ayrıcalıktır. İSTANBUL UN DÜNYA YA AÇILAN KAPISI BAYRAMPAŞA da yaşamak bir ayrıcalıktır. Bayrampaşa da yaşamak neden ayrıcalıktır? Konum olarak İstanbul un en merkezi ilçelerinden biri. Avrupa nın en büyük 2.Otogarı

Detaylı

"medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar" vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu

medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu - Aman ormancı, yaman ormancı Bıraktın bizde derin bir acı - Dua ile bisiklet gider mi?... - Özbek Paşa'dan AKP falı... Ve - Bush'tan "beni kimse sevmiyor" sendromu RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender

Detaylı

T.C. SAMSUN VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ

T.C. SAMSUN VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ T.C. SAMSUN VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ SAMSUN 2013 ÖNSÖZ 2013 2014 Eğitim - Öğretim yılına sizlerle başlamanın heyecanı ve mutluluğu içindeyim. Tüm

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

EMEK ARAŞTIRMA RAPORU-2

EMEK ARAŞTIRMA RAPORU-2 EMEK ARAŞTIRMA RAPORU-2 KAMU İSTİHDAM RAPORU (Aralık, 2015) Ø KAMU SEKTÖRÜNDE İSTİHDAM EDİLEN İŞÇİ SAYISI YÜZDE 3,4! GERİLEDİ. KADROLU İŞÇİ SAYISI İSE YÜZDE 4,6 DÜŞTÜ! Ø BELEDİYELERDE KADROLU İŞÇİ SAYISI

Detaylı

Değerli Yöneticiler, son yıllarda vergi incelemeleri büyük ölçüde bu konu etrafında dönmeye başladı.

Değerli Yöneticiler, son yıllarda vergi incelemeleri büyük ölçüde bu konu etrafında dönmeye başladı. Değerli Yöneticiler, son yıllarda vergi incelemeleri büyük ölçüde bu konu etrafında dönmeye başladı. Şayet bir grup şirketi iseniz, diğer bir deyişle ilişkili şirketlerden mal ve veya hizmet alıp satıyorsanız,

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ!

MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ! MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ! İşçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs; tüm yurtta olduğu gibi İstanbul da da coşkuyla kutlandı.1978 1 Mayıs ın ardından ilk kez izin verilen

Detaylı

2013 YILI Faaliyet. Raporu. 1 Mart Muhasebe Günü. 1 Mart Muhasebe Günü

2013 YILI Faaliyet. Raporu. 1 Mart Muhasebe Günü. 1 Mart Muhasebe Günü YILI YILI R a proayili rpuo r u 188 Raporu 188 YILI Raporu 1 MART MUHASEBE GÜNÜ (1 MART ) Mali Müşavirler 1 Martta Siyahlara Büründü Muhasebe Haftası nedeniyle Takѕim'de beş bin dolayındaki Mali Müşavіr

Detaylı

YGS-LYS de. 20 Yıllık ÇINAR Tecrübesi. www.cinarkoleji.com.tr

YGS-LYS de. 20 Yıllık ÇINAR Tecrübesi. www.cinarkoleji.com.tr YGS-LYS de 20 Yıllık ÇINAR Tecrübesi www.cinarkoleji.com.tr Çınar Koleji nde güne her sabah mutlulukla başlarsınız. 20 yıllık eğitim tecrübesiyle geliştirilen Sınavlara Hazırlık Sistemi ile sınav endişesi

Detaylı

YOL, YAPI, ALTYAPI, BAYINDIRLIK VE TAPU KADASTRO KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKASI

YOL, YAPI, ALTYAPI, BAYINDIRLIK VE TAPU KADASTRO KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKASI YAPI-YOL SEN YOL, YAPI, ALTYAPI, BAYINDIRLIK VE TAPU KADASTRO KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKASI ZİYA GÖKALP CADDESİ NO:36/20 06420 YENİŞEHİR/ANKARA. TEL - FAX : 433 46 06-434 39 84-431 73 05 web sayfası: http:/www.yapiyolsen.org

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

BİZ KİMİZ? ODTÜ Atatürkçü Düşünce Topluluğu, Atatürk ü ve ideolojisini daha iyi tanımak ve tanıtmak için 1989 yılında ODTÜ Kültür İşleri Müdürlüğü bünyesinde kurulmuş olan bir düşünce topluluğudur. Atatürkçü

Detaylı

Günümüzde Bilgisayar Mühendisliğinin Durumu ve Konumu

Günümüzde Bilgisayar Mühendisliğinin Durumu ve Konumu Bilgisayar Mühendisliği Çalıştayı Günümüzde Bilgisayar Mühendisliğinin Durumu ve Konumu izlem.gozukeles@emo.org.tr 15 Ekim, 2011 Ankara Dünden bugüne baki kalan soru: BOŞUNA MI OKUDUK? İki Farklı Bağlam

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor?

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor? ALAY ETME Amaç : Başkalarına saygı duymayı öğrenme.alay etme ile baş edebilme becerisini kazandırma Düzey : 1. sınıf ve üstü Materyal: Uygulama 1 için:yazı tahtası, kağıt, kalem, Uygulama 2 : Kuklalar,oyuncak

Detaylı

Çorum Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Baskınları protesto etti Pazartesi, 03 Aralık 2012 21:08

Çorum Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Baskınları protesto etti Pazartesi, 03 Aralık 2012 21:08 2 Aralık Pazar günü Çorum Pir Sultan Abdal Kültür Derneği kendisine yönelik baskılara karşı ve neden tutuklandıklarını anlatan bir basın açıklaması yaparak eylem gerçekleştirdi. 2 Aralık Pazar günü saat

Detaylı

: İstanbul Barosu Başkanlığı

: İstanbul Barosu Başkanlığı 31.05.2013 815 İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA İHBARDA BULUNAN : İstanbul Barosu Başkanlığı İHBAR EDİLENLER : Şiddet ve zor kullanan kolluk görevlileri, onlara bu yönde emir ve talimat verenler, bu

Detaylı

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$ ilk yar'larımızın değerli dostları, çoktandır ekteki yazıyı tutuyordum, yeni gönüllülerimizin kaçırmaması gereken bir yazı... Sevgili İbrahim'i daha önceki yazılarından tanıyanlar ekteki coşkuyu çok güzel

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü

KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü On5yirmi5.com KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü Kaç gündür bir 'vitamin' sorusudur gidiyor. İşte geçtiğimiz günlerde yapılan KPSS sorularında yer alan 'vitamin' sorusu ve çözümü... Yayın

Detaylı

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA KENT KONSEYİ MEVZUATI YASA 5393 SAYILI BELEDİYE KANUNU (TC Resmi Gazete Tarih: 13 Temmuz 2005, Sayı 25874) Kent Konseyi MADDE 76 Kent Konseyi

Detaylı