Sandığın Mesajı Doğru Okunmalı

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Sandığın Mesajı Doğru Okunmalı"

Transkript

1 Sandığın Mesajı Doğru Okunmalı Türkiye zorlu, gergin ve yorucu bir seçim sürecini daha geride bıraktı. Seçmenlerin % 84 ünün oy verdiği ve heyecanı oldukça yüksek olan seçimin kesin galibi yok. Zira seçimlerde hiçbir parti tek başına hükümeti kurabilmek için gerekli sandalye sayısı olan 276 ya ulaşamadı. Çok partili demokrasi tarihimizde 13 yıl gibi uzun bir süre tek başına iktidarda kalan AK Parti parlamento çoğunluğunu kaybetti. Unuttuğumuz koalisyon dönemlerine geri döndük. Elbette ki, millet iradesine saygı duyulması gerekir. Demokrasilerde seçim halkın hakemliğine başvurmanın bir yoludur ve ortaya çıkan sonuç sorgulanamaz. Önemli olan şey, seçmenin sandık yoluyla verdiği mesajları ilgili aktörlerin doğru okumasıdır. İktidar partisi olan AK Parti seçimlerden galip çıkmıştır. Uzun süre ülkeyi tek başına yönetmesine rağmen aldığı % 41 lik oy azımsanmayacak kadar önemlidir. Siyasi yelpazede muhafazakar çevrelerin ana kitlesini hala AK Parti temsil etmektedir. Seçim haritasına bakıldığında AK Parti nin tüm Türkiye ye yayılmış olan güçlü bir sosyolojik tabana yaslandığı görülmektedir. Bir miktar oy kaybetse de, parti tabanında ciddi bir siyasi çözülme (dealignment) gözlenmemektedir. Erken ya da zamanında yapılacak bir genel seçimde AK Parti yeniden tek başına iktidara gelme potansiyelini korumaktadır. Bu nedenle AK Parti nin tek başına hükümeti kaybetmesi seçmenin bu partiye kırmızı kart gösterdiği anlamına gelmez. Seçmen daha dikkatli olması gerektiği konusunda ciddi biçimde uyarmış ve özeleştiriye davet etmiştir; ama oyun dışına atmamıştır. Muhalefet açısından bakıldığında ise seçimlerde oyunu en fazla artıran parti elbette ki, HDP dir. İlk kez parti kimliği altında seçime giren HDP beklediğinin çok ötesinde oy almıştır. 26 ilde milletvekili çıkaran HDP nin asıl sınavı şimdi başlamaktadır. Zira aldığı oyların bir kısmı emanettir ve demokratik adalet adına bu partiye borç olarak verilmiştir. Özellikle İstanbul gibi kentlerdeki endişeli modernlerin ve liberal gençliğin verdiği oylar, HDP ve Demirtaş ın omuzlarına ciddi bir siyasi sorumluluk yüklemektedir. Kendisine destek verenlerin beklentisi, HDP nin şiddet ve terörle, yani kandille, organik bağını kesmesidir. Umarız HDP bu mesajı doğru okur. Ana muhalefet partisi CHP seçimin kaybedenlerindendir. Hem oy oranı gerilemiştir hem de sandalye sayısı azalmıştır. Buna rağmen CHP nin seçimden galip çıkmış gibi hareket etmesi sandığın mesajıyla uyuşmamaktadır. MHP ise seçimin galiplerinden sayılır. Zira oy oranı da parlamentodaki temsil gücü de artmıştır. Özellikle İç Anadolu, Karadeniz ve Doğu Anadolu illerinde oylarını artıran MHP nin, önümüzdeki dönemde kurulması muhtemel koalisyon hükümetlerinde kritik roller oynaması beklenebilir. Daha önce 367 krizi (2007) ve meclisteki yemin krizinin (2011) aşılmasında izlediği yapıcı politikasıyla ön plana çıkan MHP nin milli menfaatler lehinde yine yapıcı roller üstlenmesi oldukça muhtemeldir. Dünyanın, bölgenin ve Türkiye nin pek çok krizlerle yüzleştiği bu tarihi konjonktürde, parlamentodaki partilerin bir an önce hükümet krizini çözmeleri halkımızın ortak dileği ve temennisidir. Saygılarımla. Prof. Dr. Birol AKGÜN SDE Başkanı

2 STRATEJİK DÜŞÜNCE SAYI: 67 HAZİRAN 2015 İÇİNDEKİLER 7 Haz ran ın Ardından AK Part Kr t ğ Ahmet Kızılkaya... 6 Yol Ayrımındak Mısır: İdamlar, Kr z İnşası ve İhracı Doç. Dr. Ahmet Uysal Haz ran Denklem nde CHP ve HDP Doç. Dr. Vahap Coşkun...10 Yemen dek Savaşın İç ve Dış Aktörler Doç. Dr. Cevher Şulul Haz ran Sonrası MHP Prof. Dr. Turgay Uzun...13 Seç m Sonuçlarının ve Koal syon Alternat fler n n Değerlend r lmes İbrah m Uslu Röportajı...16 S stem K l tlenmes ve S yas Sorumluluk Prof. Dr. Haluk Alkan...22 Çare Yen Türk ye Aydın Bolat Haz ran 2015 Uzayan Seç m Dr. Murat Yılmaz...30 Kürtler Fırsatı Z yan Ett! Alper Tan...32 AK Part ye Karşı Koal syon Gücünün Koçbaşı HDP ve Seç m Stratej ler Prof. Dr. Yas n Aktay...35 Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) Bülent Orakoğlu...40 S yaset B l m S v llere Ne Kazandırır? Dr. Can Ceylan...46 Türk ye-suud Arab stan Yakınlaşması: Stratej k İtt fak Mı Geç c İşb rl ğ M? Prof. Dr. B rol Akgün...52 Barzan n n ABD Z yaret : Beklent ler ve Sonuçlar Doç. Dr. Mehmet Şah n...58 İsra l Dış Pol t kası Yol Ayrımında Öner Buçukcu...68 Ç n-rusya İl şk ler : X J np ng n Rusya Z yaret Doç. Dr. Erk n Ekrem...72 Özgürlükler Ülkes Fransa dan F şlemeler Ülkes Fransa ya Yrd. Doç. Dr. Müşerref Yardım...77 İng ltere Seç mler Zeynep Songülen İnanç...80 Sur ye de Son Durum Dr. Hal t Hoca Röportajı...84 Gümrük B rl ğ Sürdürüleb l r M? Prof. Dr. Muhs n Kar...90 IMF ye Alternat fler Gel yor Prof. Dr. Muhs n Kar Yrd. Doç. Dr. Ahmet Şahbaz...96 Veto Değ l, Man festo... Dr. M. Levent Yılmaz Ramazan Ayının Ruhu ve S yaset Prof. Dr. Tal p Özdeş Türk ye-suud Arab stan İşb rl ğ Çalıştayı SDE Haber Ç n Komün st Part s Heyet n n ve Kuveytl Gazetec ler n SDE Z yaret SDE Haber Stratejik Düşünce ve Araştırma Vakfı İktisadi İşletmesi Adına Sahibi Dr. Nurol Canbolat Genel Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Birol Akgün Yayın Kurulu Prof. Dr. Yasin Aktay Doç. Dr. Mehmet Şahin Dr. Murat Yılmaz Dr. Cemil Ertem Orhan Miroğlu Aydın Bolat Alper Tan Prof. Dr. Muhsin Kar Prof. Dr. Murat Çemrek Doç. Dr. Yusuf Tekin Doç. Dr. B. Berat Özipek Bülent Orakoğlu Dr. M. Levent Yılmaz Danışma Kurulu Prof. Dr. Mustafa Aydın Prof. Dr. H. Tahsin Fendoğlu Prof. Dr. Haluk Alkan Prof. Dr. Talip Özdeş Prof. Dr. Ali Şafak Prof. Dr. Mehmet Şişman Prof. Dr. Osman Can Doç. Dr. Yaşar Akgün Doç. Dr. Caner Arabacı Dr. Zafer Aydın Ecemiş Mehmet Akif Ak Bayram Girayhan Veli Şirin Sinan Tavukcu Yazı İşleri Müdürü Mehmed Cahid Karakaya Yayın Asistanları Adem Karaağaç İbrahim Kaya Hasan Gökmeşe Reklam Gamze Kılıç Fotoğraflar AA, ShutterStock Yönetim Yeri Ç. Emeç Bulv. A. Öveçler Mah. 4. Cad Sokak No: 12 Çankaya / Ankara Tel: Faks: Tasarım-Baskı Başak Matbaacılık ve Tan. Hiz. Ltd. Şti. Tel: Bu dergi içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu dergide yer alan SDE nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.

3 06 7 Haz ran ın Ardından AK Part Kr t ğ Ahmet Kızılkaya 7 Haz ran Denklem nde CHP ve HDP Doç. Dr. Vahap Coşkun Haz ran Sonrası MHP Prof. Dr. Turgay Uzun Seç m Sonuçlarının ve Koal syon Alternat fler n n Değerlend r lmes İbrah m Uslu Röportajı S stem K l tlenmes ve S yas Sorumluluk Prof. Dr. Haluk Alkan Çare Yen Türk ye Aydın Bolat Haz ran 2015 Uzayan Seç m Dr. Murat Yılmaz Kürtler Fırsatı Z yan Ett! Alper Tan AK Part ye Karşı Koal syon Gücünün Koçbaşı HDP ve Seç m Stratej ler Prof. Dr. Yas n Aktay Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) Bülent Orakoğlu S yaset B l m S v llere Ne Kazandırır? Dr. Can Ceylan

4 İÇ POLİTİKA 7 HAZiRAN IN ARDINDAN AK PARTi KRiTiĞi Türkiye, uzun ve yorucu bir seçim sürecini daha ardında bıraktı. 7 Haziran 2015 tarihinde gerçekleşen genel seçim sonuçlarına göre hiçbir parti tek başına iktidar olacak bir çoğunluk elde edemedi. 46 milyonu aşkın seçmenin oy kullandığı seçimlerin kesin olmayan sonuçlarına göre AK Parti 258 milletvekili, CHP 132 milletvekili, MHP ve HDP ise 80 milletvekili çıkardı. Ahmet KIZILKAYA SDE Uzmanı Türkiye şimdi en az seçim süreci kadar uzun ve yorucu bir maratona hazırlanıyor. Bu maratonun gündeminde ise koalisyon arayışları ve bu arayışların sonuçsuz kalması durumunda yapılması muhtemel bir erken seçim olasılığı bulunuyor. Meclis teki herhangi iki ya da daha fazla parti arasında bir koalisyonun oluşup oluşamayacağı, olası bir koalisyonun hangi siyasal partiler arasında gerçekleşeceği, bir azınlık hükümetinin kurulup kurulamayacağı, muhtemel bir erken seçimin kapıda olup olmadığı yönünde cereyan eden tartışmalar, son derece belirsiz ve kaotik bir siyasal sürece girdiğimizin işaretleri olarak görülebilir. Peki, ama Türkiye bu noktaya nasıl geldi? 3 Kasım 2002 seçimleriyle başlayan ve yaklaşık 13 yıldır kesintisiz bir şekilde devam eden AK Parti iktidar(lar) ının görece oluşturduğu istikrar dönemi nasıl ve niçin sona erdi? Hangi dinamikler ya da faktörler nedeniyle seçmen davranışı bu kadar radikal bir şekilde değişti? Kısa-orta vadeli siyasal geleceğimiz açısından ciddi bir istikrarsızlık oluşturan ve son yıllarda elde edilen kazanımların riske atılmasına yol açacak derecede güçlü bir belirsizlik yaratan bu tablo, iktidar ve muhalefet bağlamında neye işaret ediyor? Şüphesiz ki, bu ve benzeri soruların yanıtlanabilmesi için nicel ve nitel göstergelere dayalı kapsamlı araştırmaların, çok boyutlu analizlerin yapılması gerekiyor. Ancak 7 Haziran seçimleriyle oluşan tablonun genel bir analizini yapmak bile, bu soruların muhtemel yanıtlarına ilişkin ipuçlarını bulmamızı sağlayabilir. Bu açıdan bakıldığında, 7 Haziran seçimlerini siyasal iktidarın belirlenmesine yönelik olarak gerçekleşen olağan bir seçim süreci olarak değerlendirmek mümkün değildir. Zira bu seçimler, Türk siyasal tarihinin hiçbir döneminde örneğine rastlayamayacağımız türden anomalilerin yaşandığı, normal şartlar altında yan yana gelmesi imkansız olan kişi, grup ve yapıların biraraya gelebildiği, farklı ve hatta birbirine zıt ideolojik eğilimleri-siyasal yönelimleri temsil eden partilerin açık ve gizli yollarla ittifak yapabildiği sıradışı bir atmosferde gerçekleşmiştir. Her açıdan paradoksal bir karakter taşıyan bu atmosfer, AK Parti karşıtlığından çok, bir öfke ve nefret objesi haline dönüştürülen ve adeta yaşanılan bütün kötülüklerin kaynağı olarak gösterilen Erdoğan karşıtlığı üzerinden oluşturulmuştur. Başta muhtelif görsel ve yazılı medya organları olmak üzere, uluslararası güç odaklarının Türkiye deki bir seçim sürecine açık ve doğrudan bir şekilde müdahil olmasına kadar uzanan söz konusu işbirliği süreci bu karşıtlık güdüsüyle sağlanmıştır. Esasında bu denli geniş çaplı ve çok aktörlü olmasa dahi, geçmişte de AK Parti ve Erdoğan karşıtlığı üzerinden geliştirilen ve fakat siyasal iktidarın kararlı iradesi ile halkın sağduyusu sayesinde akim bırakılan çok sayıda anti-demokratik nitelikli işbirliği örnekleri olmuştur. Cumhuriyet mitingleri, Gezi kalkışması, Aralık darbe girişimlerini bu örnekler 7 Haziran seçimleriyle oluşan Meclis aritmetiği, seçmen tercihlerini göstermesi bakımından son derece saygıdeğer olup, herhangi bir kızgınlığın ya da hor görmenin konusu olamayacak denli kutsal bir iradeyi yansıtmaktadır. Burada kast edilen şey, seçmenlerin sandığa yansıyan iradesi değil, bu iradenin şu veya bu yönde oluşması için sergilenen anti-demokratik çabalar ve kirli ittifaklardır. arasında zikretmek mümkündür. Ancak 7 Haziran seçimlerine dönük olarak sergilenen işbirliği, öncekilerden farklı olarak, kısmen de olsa başarıya ulaşmış ve AK Parti seçimlerden % 41 lik gibi yüksek bir oy oranıyla birinci parti olarak çıkmasına rağmen, tek başına iktidar olma şansını kaybetmiştir. Tabii burada bir hususun altının özenle çizilmesi gerekmektedir. 7 Haziran seçimleriyle oluşan Meclis aritmetiği, seçmen tercihlerini göstermesi bakımından son derece saygıdeğer olup, herhangi bir kızgınlığın ya da hor görmenin konusu olamayacak denli kutsal bir iradeyi yansıtmaktadır. Burada kast edilen şey, seçmenlerin sandığa yansıyan iradesi değil, bu iradenin şu veya bu yönde oluşması için sergilenen anti-demokratik çabalar ve kirli ittifaklardır. Kuşkusuz ki bu faktörü, AK Parti nin tek başına iktidar olma şansını kaybetmesinin altında yatan yegane neden olarak görmek de hatalı bir yaklaşım olacaktır. AK Parti nin seçimlerdeki görece başarısızlığının kaynağını yalnızca dışarıda aramanın, hem mevcut seçim sonuçlarının analizi açısından hem de gelecek dönemin stratejisinin belirlenmesi açısından yanıltıcı sonuçlar doğuracağı açıktır. Çünkü AK Parti nin 7 Haziran seçimlerinde aldığı oy oranının parti içi dinamiklerden, muhalefet partilerinin seçim kampanyası süreçlerinden ve dış politik te- 6 HAZİRAN 2015 HAZİRAN

5 melli gelişmelerden kaynaklanan nedenleri de bulunmaktadır. AK Parti nin Türkiye genelinde oy kaybı yaşamasının bir diğer ana faktörü ise dış politik temelli gelişmeler olmuştur. Başta Orta Doğu olmak üzere, İslam dünyasının muhtelif yerlerinde yaşanan savaşlar, kargaşa ve kaoslar karşısında ilkeli ve dürüst bir politika izleyen Türkiye, uzun yıllardır devam eden ağır bir maliyeti de üstlenmek zorunda kalmıştır. Parti içi dinamikler açısından bakıldığında, 13 yıllık iktidar döneminin yarattığı yıpranmanın en başta gelen nedenlerden biri olduğu söylenebilir. Bugüne dek kendisini yenileme ve Türkiye yi yeniliklerle tanıştırma noktasında öncü rolünü oynayan AK Parti, gerek 7 Haziran seçimlerine yönelik kampanya süreci boyunca kullanılan söylemler bakımından gerekse parti teşkilatlarının ve üyelerinin çalışma şevk ve heyecanlarını diri tutma bakımından bir yenilik üretememiş, kendi farkını ortaya koyacak bir sinerji oluşturamamıştır. Parti içi dinamikler açısından söylenebilecek ikinci husus ise, 7 Haziran seçimlerinin AK Parti nin kurucu genel başkanı ve doğal lideri olan Recep Tayyip Erdoğan dan mahrum bir şekilde girdiği ilk seçim olmasıdır. Bu faktörün de, AK Parti oylarının düşmesinde belirli bir etkisi olduğu söylenebilir. Zira her ne kadar Başbakan Davutoğlu nun insanüstü bir gayretle ve büyük bir özveriyle sürdürdüğü seçim kampanyası daha yüksek düzeyli oy kaymalarını engellemiş olsa da, 7 Haziran da oluşan sonuçlar, Erdoğan sız bir AK Parti ye şu veya bu nedenle oy vermeyen bir kitlenin de oluştuğunu göstermektedir. AK Parti nin oylarındaki düşüşün, muhalefet partilerinin yürüttüğü seçim kampanyası süreçlerinden kaynaklanan nedenleri soruşturulduğunda ise, karşımıza öncelikle çözüm süreci çıkmaktadır. AK Parti nin, Türkiye nin en önemli sorununa çözüm bulmak amacıyla ve büyük bir risk alarak başlattığı bu süreç, ülkenin demokratikleşerek daha özgürlükçü bir yapıya kavuşmasına imkan sağlamasına ve geniş toplumsal kesimler nezdinde hemen her seçimde karşılığını bulan bir memnuniyet oluşturmasına rağmen, 7 Haziran seçimlerinde aksi yönde bir sonuç üretmiştir. AK Parti nin çözüm süreci bağlamında oluşturduğu toplumsal duyarlılığı istismar eden MHP ile yine bu süreç sayesinde siyaset yapma imkan ve koşullarını geliştiren HDP nin yukarıda bahsedilen ittifak çerçevesinde yürüttükleri danışıklı dövüş, ülke genelindeki kutuplaşmayı arttırmış ve bu iki partinin temsil ettiği etnik milliyetçilik ekseninde bir oy yoğunlaşmanın oluşmasını sağlamıştır. Bu da, AK Parti oylarının bir kısmının MHP ye bir kısmının ise HDP ye yönelmesine neden olmuştur. Muhalefet partilerinin yürüttüğü seçim kampanyaları bağlamında AK Parti nin oy kaybetmesine yol açan bir diğer önemli husus ise, küresel düzeyde yaşanan krizlere rağmen sürekli bir büyüme eğilimi içinde olan ve belirli bir istikrarla yoluna devam eden ekonominin ve ekonomik verilerin ölçüsüzce çarpıtılması ve seçmenlere kaynağı bile gösterilemeyen hayali vaatlerde bulunulmasıdır. Muhalefet partilerinin işçiden emekliye, öğrenciden ev hanımına dek hemen her seçmene yönelik cazip bir vaatle yürüttüğü kampanya süreçleri, büyük kitleler nezdinde herhangi bir inandırıcılık sağlayamamış olsa da, bu vaatlerin ciddiyetsizliğini savunan AK Parti den kısmi düzeyde bir oy kaymasının yaşanmasına sebebiyet vermiştir. AK Parti nin Türkiye genelinde oy kaybı yaşamasının bir diğer ana faktörü ise dış politik temelli gelişmeler olmuştur. Başta Orta Doğu olmak üzere, İslam dünyasının muhtelif yerlerinde yaşanan savaşlar, kargaşa ve kaoslar karşısında ilkeli ve dürüst bir politika izleyen Türkiye, uzun yıllardır devam eden ağır bir maliyeti de üstlenmek zorunda kalmıştır. Bu maliyet, bir yönüyle Türkiye nin bölgesel ve küresel bir güç olma yolunda kat ettiği mesafeden tedirginlik duyan uluslararası çevrelerin yalnızlaştırma politikasına maruz kalma şeklinde olurken, diğer yandan da yaşanan savaşların mağdur ve yerinden ettiği milyonlarca insana sahip çıkma şeklinde olmaktadır. Türkiye nin bağımsız ve oyun kurucu bir dış politik aktör olarak temayüz etmesine destek vermesi beklenen muhalefet partileri ise, bu durumu iç politik kaygılar dolayısıyla istismar etmekte ve hem Erdoğan hem de AK Parti karşıtı söylemlerinin malzemesi haline getirmektedirler. Suriye de yaşanan iç savaş nedeniyle Türkiye ye göç etmek zorunda alan iki milyona yakın mültecinin, CHP tarafından hem de faşizan söylemlere konu oluşturacak şekilde seçim kampanyalarının malzemesi haline getirilmesi bunun en bariz örneğidir. Kobani de yaşanan süreci bahane ederek AK Parti karşıtı bir söylem geliştiren ve bunda belirli bir ölçüde başarılı olan HDP yi de bu minvalde değerlendirmek mümkündür. Elbette AK Parti bağlamında ele alındığında, 7 Haziran seçimleri sonucunda ortaya çıkan siyasal tablonun nedenlerinin burada söylenenlerle sınırlı olmadığı ve daha geniş çaplı bir araştırmanın ya da daha kapsamlı bir analizin konusunu oluşturduğu açıktır. Kaldı ki, AK Parti nin yaşadığı oy kaybını telafi etmesi ve yeniden tek başına iktidar oluşturacak bir çoğunluğu elde etmesi için bu türden geniş çaplı araştırmaların, analizlerin yapılması da kaçınılmazdır. Kurulduğu günden bugüne kadar istişare mekanizmalarını gayet yetkin bir şekilde kullanan AK Parti, bu amaca matuf olmak üzere, hem kendi içinde daha nitelikli bir öz-eleştirel süreci başlatmalı hem de dışarıya yönelik daha analitik bir bakış açısı geliştirmelidir. 8 HAZİRAN 2015 HAZİRAN

6 İÇ POLİTİKA 7 HAZİRAN DENKLEMİNDE CHP ve HDP Türkiye, son dönemlerin en heyecanlı seçimini yaşadı. Yoğun bir katılımla (% 84) gerçekleşen seçimde ortaya çıkan sonuçlar ülkedeki siyasi dengeleri kökten değiştirdi. Başlıca iki sonucun altını çizmek gerekir: İlki, 2002 den beri var olan tek parti hükümeti döneminin sona ermesidir. 12 yıldır hükümeti elinde tutan AKP, bu seçimlerde bu güce erişemedi. Türkiye, seçmenin partileri birlikte çalışmaya mahkûm ettiği bir döneme girdi. Öncelikle halledilmesi gereken sorun, hükümetin kurulması... Önümüzde üç seçenek var: Koalisyon hükümeti, azınlık hükümeti Doç. Dr. Vahap COŞKUN* Akademisyen veya erken seçim. Bunlardan hangisinin gerçekleşeceği, siyasal partilerin uzlaşma yeteneklerine bağlı olarak değişecek. Eğer partiler, birlikte yol alabilecekleri bir program üretebilirse bir koalisyon veya azınlık hükümeti kurulur ve mevcut belirsizlik son bulur. Ama asgari müşterekler üzerinde bir mutabakat sağlanamazsa, bu takdirde Anayasa gereği Türkiye erken seçime gider. İkincisi, HDP nin barajı geçmesidir. Barajın yıkılmasıyla birlikte Türkiye siyaseti için derin anlamlar taşıyan sonuçlar doğdu. Türkiye bir temsil krizinden kurtuldu. % 10 işlevini ve manasını yitirdi. Ülke dört partili bir siyasi zeminin üzerine oturdu. Dört partinin her birinin siyasetinin şekillenmesinde ağır basan bir kimliği var. Oluşan bu siyasi tablonun kısa vadede değişme ihtimali de görünmüyor. Fiili Ana Muhalefet HDP nin başarısı, muhalefetin yapısını da etkiledi. HDP, seçimlere kimlik değiştirme iddiasıyla girdi. Türkiyelileşme HDP nin resmi siyaseti oldu. Önceki seçimlerde çoğunlukla Kürt meselesi üzerinde duran ve Kürt seçmene seslenen HDP, bu seçimde ise Türkiye partisi olmayı ve ülkenin her kesiminden oy almayı bir hedef olarak belirledi. Sadece Kürt meselesiyle değil ülkenin diğer meseleleriyle alakadar olan ve çözümler sunan bir beyanname hazırladı. Bununla birlikte HDP nin ana stratejisi Erdoğan ve AKP karşıtlığı oldu. HDP, kampanyasını toplumun bir kesiminde yoğunlaşan Erdoğan ve AKP karşıtlığı dalgasına oturttu. Diğer muhalefet partilerinin Erdoğan ı durdurmayacağını, ancak kendileri parlamentoya girerse bunun mümkün olabileceğini işledi. Hararetli bir kampanya yürüterek Erdoğan karşıtlarını mobilize etmeyi başardı ve daha önceki dönemlerle kıyaslanamayacak bir medya desteğini arkasına aldı. Seçim süresince kamuoyu AKP ile HDP nin tartışmalarına odaklandı. Sahip olduğu oy oranı ve milletvekili sayısı itibariyle ana-muhalefet CHP idi. Ama HDP başarılı bir strateji ile fiili olarak ana-muhalefet sıfatını ve görevini üstlendi. AKP ile HDP arasındaki mücadele seçime rengini verdi. Sonuçta HDP barajı aştı. Güney Doğu ve Doğu Anadolu da çok büyük bir oy artışı sağladı. AKP yi hemen her yerde geriletti ve çok önemli bir başarıya imza attı. CHP nin Değişen Siyaseti HDP nin zaferine mukabil muhalefetin büyük partisi olan CHP seçimlerden başarısızlıkla çıktı. Aslında CHP, 7 Haziran a iki radikal değişiklik yaparak girdi: Birincisi, partide ön seçim mekanizmasını işletmesiydi. Bu mekanizma üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi duran CHP teşkilatlarına seçim öncesinde büyük bir canlılık kazandırdı. Tabanın tercih ettiği adayların listelerin ön sırasına yerleşmesini sağladı. Teşkilat, seçmen ve genel merkez arasındaki bağların kuvvetlenmesine ve partinin seçimlere daha bir şevkle hazırlanmasına vesile oldu. CHP n n tar h nden gelen b r yükü var. CHP l maz ye baktıklarında gen ş k tleler n z hn nde nahoş hatıralar canlanıyor. Bunlar hafızadan kolayca s l nm yor. İnsanlar elde ett kler n sağlama almak ve mkanlarını daha da büyütmek st yorlar. Ve bu noktada da CHP n n s c l parlak değ l. CHP n n ekonom y y dare edeb leceğ ve s yas /hukuk kazanımlarını tem nat altına alab leceğ kanaat halkta yerleşmed. Kılıçdaroğlu yönet m de bu açmazı aşamadı ve halka güven telk n edemed. İkincisi ve daha önemlisi CHP muhayyel laikçi korkulara dayanarak değil ekonomik ve sosyal vaatlerle seçime girdi. Cumhuriyet in kazanımları tehlikede, Laiklik elden gidiyor, Türkiye, İran a dönecek Şeriat gelecek vb. gibi sloganlar, daha önceki seçimlerde CHP yöneticilerinden sıklıkla duyuluyordu. Ancak bu seçimde nerdeyse hiçbir CHP li bu sloganlara itibar etmedi, halkın karşısında bu sloganlarla konuşmadı. Bunun yerine CHP ekonomi odaklı bir söyleme yaslandı. Kılıçdaroğlu, asgari ücreti TL ye çıkaracağını, emeklilere dini bayramlarda birer maaş ikramiye vereceğini, çiftçiler için mazotu 1,5 TL ye indireceğini söyledi. Negatif bir politika değil pozitif bir politika izleyeceğini taahhüt etti. AKP nin hizmet siyaseti ve büyük (çılgın) projelerine karşılık olmak üzere merkez ülke projesini gündeme getirdi. CHP nin seçim beyannamesinde 30 sayfa ekonomiye ayrıldı. Göstergeler ve Başarı CHP nin dar bir kimlik siyasetinden yakasını sıyırıp insana değen sıcak konulara, halkın beklentilerine ve ekonomik taleplere yönelmesi son derece olumluydu. Diğer partilerin de bu minval üzerinden yürümeleri ve seçim tartışmalarının hayali endişelere değil gerçek sorunlara yoğunlaşması, Türkiye de siyasetin normalleşmesine katkıda bulundu. Ancak CHP özelinde bu strateji partiye bir seçim başarısı getirmedi. Her ne kadar Kılıçdaroğlu, seçim sonuçlarının belli olmasından hemen sonra muzaffer bir komutan edasıyla konuşsa da birçok parametre CHP nin seçimde açık bir yenilgi aldığına işaret ediyor. Şöyle ki: 10 HAZİRAN 2015 HAZİRAN

7 İÇ POLİTİKA 7 HAZİRAN SONRASI MHP Prof. Dr. Turgay UZUN* Akademisyen a. CHP, 2011 de % 26 oy kazanmıştı. On iki yılık iktidarın oldukça sert eleştirildiği, yıprandığı ve yaklaşık 10 puan kaybettiği bir seçimde bile CHP oy oranını artıramadı. Aksine 1 puanlık bir kayıp yaşadı. Seçmen, CHP yi iktidar olabilecek yetkinlikte görmedi. b. CHP, bölge partisine dönüşmüş, kıyılara sıkışmış durumda. 81 ilin yalnızca 10 unda (Mersin, Muğla, Aydın, İzmir, Balıkesir, Çanakkale, Tekirdağ, Kırklareli, Zonguldak, Eskişehir) CHP diğer partilerin önünde yer alabildi. c. CHP, 22 ilde (Ağrı, Bingöl, Bitlis, Çankırı, Diyarbakır, Elazığ, Erzurum, Gümüşhane, Hakkari, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Van, Yozgat, Aksaray, Bayburt, Batman, Şırnak, Iğdır, Kilis) % 10 un altında kaldı. 20 ilde (Adıyaman, Afyonkarahisar, Gaziantep, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kırşehir, Konya, Kütahya, Malatya, Nevşehir, Rize, Sakarya, Sivas, Trabzon, Bayburt, Kırıkkale, Yalova, Osmaniye, Düzce) ise %10 - % 20 arasında kaldı. d. CHP 37 ilde (Ardahan, Niğde, Tunceli, Kırşehir, Rize, Kastamonu, Karabük, Düzce, Karaman, Kırıkkale, Nevşehir, Osmaniye, Kars Kütahya, Adıyaman, Yozgat, Maraş, Kilis, Çankırı, Elazığ, Aksaray, Gümüşhane, Urfa, Iğdır, Erzurum, Bayburt, Bitlis, Bingöl, Siirt, Diyarbakır, Van, Şırnak, Muş, Mardin, Ağrı, Hakkari, Batman) hiç vekil çıkaramadı. CHP en ağır yenilgiyi Dersim de tattı de Dersim de CHP % 56.2 oy almış ve iki milletvekilliğini de kazanmıştı te ise CHP tam % 35.8 oranında oy kaybetti ve her iki vekilliği de HDP ye kaptırdı. Uzun Vadeli Düşünmek Bu veriler, CHP nin ekonomik temelli siyasetinin halkın her kesimine sirayet etmediğine işaret eder. Ekonomik vaatler ilk etapta dikkati çekti. Ancak projelerin kaynağı gösterilemedi. Kılıçdaroğlu nun Benim adım Kemal, kaynağı ben bulurum demesi yeterli olmadı. CHP nin belediyelerinde vaatlerinin tersine uygulamalar yapması (örneğin Kılıçdaroğlu nun Taşeronluğu kaldıracağız demesine rağmen CHP li belediyelerin taşeron çalıştırması gibi), vaatlerin bir pratik ile bütünleşmemesi nedeniyle halkta bir güven oluşmadı. CHP nin tarihinden gelen bir yükü var. CHP li maziye baktıklarında geniş kitlelerin zihninde nahoş hatıralar canlanıyor. Bunlar hafızadan kolayca silinmiyor. İnsanlar elde ettiklerini sağlama almak ve imkanlarını daha da büyütmek istiyorlar. Ve bu noktada da CHP nin sicili parlak değil. CHP nin ekonomiyi iyi idare edebileceği ve siyasi/hukuki kazanımlarını teminat altına alabileceği kanaati halkta yerleşmedi. Kılıçdaroğlu yönetimi de bu açmazı aşamadı ve halka güven telkin edemedi. Fakat siyaset uzun erimli bir mücadele. CHP, 7 Haziran da aslında doğru bir tercihte bulundu. Belki seçimde umduğunu bulamadı ama bu, CHP nin filmi başa sarmasını ve tekrardan sınırlı bir ideolojik siyasetin gölgesine sığınmasını gerektirmez. Tersine CHP nin yeni bir heyecan yaratabilmesi için yapması gereken, girdiği yolda daha çok çalışması ve daha sahici projeler üretmesidir. * Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi. 7 Haziran 2015 seçimleri Türkiye de yeni bir durumun ortaya çıkmasını sağladı. Öncelikle 13 yıllık tek parti iktidarı sona erdi ve 13 yıldır muhalefet olarak kalan CHP ve MHP, ve belki HDP ye iktidar ortağı olma şansı belirdi. Bu seçimlerde oylarını önemli oranlarda artıran iki partiden birisi olan MHP nin birçok ilde 2002 sonrası yaşadığı oy kaybını telafi etmeye başladığı görülmektedir yılından bu yana MHP nin seçimlerde yakaladığı oy oranlarına baktığımızda küçük duraklamalar ve inişler olsa da istikrarlı bir yükselişin yaşandığını görüyoruz. Peki, MHP nin kaydettiği yükselişin altında yatan nedenler nelerdir? Özellikle Orta Anadolu ve Karadeniz bölgeleri başta olmak üzere AK Parti den MHP ye bir oy kaymasının yaşandığı görülmektedir. Bu akımın ortaya çıkmasında, MHP nin geleneksel tabanının sahip olduğu özellikler ile AK Parti tabanının niteliklerinin benzeşmesi büyük önem taşımaktadır. Kayseri de, Konya da veya Samsun da yaşayan AK Parti seçmeni kolaylıkla MHP ye oy verebilmekte aynı şekilde MHP den de AK Parti ye doğru geçişler yaşanabilmektedir. Kısaca MHP nin ve AK Parti nin sosyolojik tabanları arasında bir geçişgenlik bulunması, seçim sonuçlarına da yansımaktadır. Aynı durum bazı Batı illerinde CHP ve MHP arasında da gözlenmekle birlikte, bu geçişgenliğin daha çok taktik seçmen davranışından kaynaklandığı, her iki partide muhalefette kaldıkları süre içerisinde gelişen AK Parti karşıtlığının zaman zaman birbirini destekler biçimde oy kaymalarıyla sonuçlandığını söylemek mümkün. Bunun en bariz örneği 2011 genel ve 2014 yerel seçimlerinde Manisa başta olmak üzere bazı Batı kentlerinde açık 12 HAZİRAN 2015 HAZİRAN

8 Büyük kentlerdek bu artışa karşın, MHP n n oy artışındak asıl etk Karaden z ve Orta Anadolu da yaşanan oy kaymalarından kaynaklanmaktadır. Karabük te % 12, S nop ta % 8,7, Gümüşhane de % 9,9, Artv n de % 9,2, Çorum da % 7,1, Trabzon da % 5,8, Samsun da % 6,6, Trabzon da % 5,8, Bayburt ta % 7,8 ve G resun da % 6,6 g b yüksek oranlarda oy artışının gerçekleşt ğ görülmekted r. biçimde görülmüştü. Diğer yandan Batıdaki MHP ile CHP seçmeninin sahip olduğu değerlerin de birbirleriyle yakınlık göstermesi; özellikle kentlerdeki genç seçmenlerin MHP nin milliyetçi söylemini, kendi modern yaşam tarzları ile harmanlayarak ortaya çıkardıkları kentli-laik-modern ve milliyetçi siyasal bakışın, CHP ideolojisiyle de oldukça benzer özellikler göstermesidir. Orta Anadolu ve Karadeniz bölgelerindeki muhafazakar milliyetçi seçmen AK Parti ve MHP ye konjonktürel olarak destek verebildiği gibi Batı da yaşayan seçmen de CHP ve MHP arasında tercih yapabilmektedir. AK Parti den MHP ye Oy Kayması 2002 yılından bu yana AK Parti hükümetleri karşısında muhalefet olarak görev yapan MHP, bu süreçte diğer muhalefet partilerinde yaşandığı gibi keskin bir AK Parti karşıtlığı söylemi üzerinde siyaset yapmış ve bu da AK Parti ye muhalif seçmen tarafından desteklenmiştir. Ancak bu durum MHP ye sıçrama yapabileceği kadar veya tek başına iktidar olmasına yetecek kadar oy desteği sağlamamıştır. 7 Haziran seçimlerinde de MHP % 3 civarında bir oy artışı sağlayarak, oy desteğini % 13,50 den % 16,50 ye; milletvekili sayısını da 53 ten 80 e çıkartmıştır. Aslında bu yükseliş, özellikle hiçbir partinin tek başına iktidar olma şansını yakalayamadığı süreçte, azımsanmayacak bir başarı olarak da yorumlanabilir. Bunun yanında, iktidar partisinin 13 yıllık yıpranmışlığı ve yakın geçmişte yaşanan olaylar düşünüldüğünde, MHP nin diğer muhalefet partisi CHP ile beraber daha yüksek oranlarda bir oy desteği beklentisi taşıdığı da gözden kaçırılmamalıdır. Seçimler öncesi yapılan kamuoyu yoklamalarında partilerin alacakları düşünülen oyların yanında geniş bir kararsız seçmen kitlesi de dikkati çekmekteydi. Bu kitlenin de ağırlıklı olarak AK Parti ye oy verecek seçmen olduğu düşünülmekteydi. Seçim sonuçları bu kitlenin Doğu da HDP de, Orta Anadolu ve Karadeniz de de MHP de karar kıldığını göstermektedir. Genel tabloya bakıldığında, MHP nin sadece Osmaniye de birinci parti olabilmesine karşın, geleneksel kaleleri olan Orta Anadolu kentlerinde kaybettiği oyları büyük oranda geri kazandığı ve 2002 den bu yana AK Parti ye kaptırdığı seçmenlerin tekrar yuvaya döndükleri, bu geri dönüşün de AK Parti ye bu kentlerde ciddi biçimde oy kaybettirdiği görülmektedir. MHP nin, HDP den sonra oyunu en çok artıran ikinci parti olmasında; AK Parti den kayan seçmen desteğini kazanması ve yeni seçmenler tarafından da özellikle büyük şehirlerde destek almasının önemli etki yaptığını söyleyebiliriz. MHP de yaşanan oy artışının sadece Orta Anadolu daki küçük kentler ile sınırlı kalmadığı, MHP nin üç büyük ilde de oyunu geçmiş seçimlere göre yükselttiği, İstanbul da % 1,6, İzmir de % 2,5, Ankara da ise % 3,3 oranında bir oy artışı sağladığı gözlemlenmektedir. Büyük kentlerdeki bu artışa karşın, MHP nin oy artışındaki asıl etki Karadeniz ve Orta Anadolu da yaşanan oy kaymalarından kaynaklanmaktadır. Karabük te % 12, Sinop ta % 8,7, Gümüşhane de % 9,9, Artvin de % 9,2, Çorum da % 7,1, Samsun da % 6,6, Trabzon da % 5,8, Bayburt ta % 7,8 ve Giresun da % 6,6 gibi yüksek oranlarda oy artışının gerçekleştiği görülmektedir. Orta Anadolu kentlerine baktığımızda MHP, geleneksel kalesinde ciddi bir artış sağlarken, Nevşehir de % 9,9 ile uzun yıllar sonra bir milletvekilliği alması dikkat çekiyor. Diğer yandan Niğde de % 6,2, Kayseri de % 9,9 ve Sivas ta ise % 8,3 oranında yükseliş yaşandı. Orta Anadolu kentleri arasında en yüksek oy artışı ise % 12,6 ile Aksaray da gerçekleşirken, bu kentlerde AK Parti ciddi oy kaybı yaşadı. Sonuç olarak, Orta Anadolu ve Karadeniz de AK Parti nin oy kaybının arkasında, MHP ye giden oyların olduğu açık bir biçimde görülmektedir. Ege Bölgesi ne baktığımızda ise Orta Anadolu ve Karadeniz e benzer biçimde bazı Batı Anadolu kentlerinde AK Parti den MHP ye oy kayması dikkat çekiyor. MHP nin Afyonkarahisar da % 6,8, Kütahya da % 10,9, Manisa da % 6,6, Uşak ta da % 11,1 oranında oy artışı sağladığı dikkat çekmektedir. Trakya da CHP ağırlığı görmemize rağmen bu bölgede MHP nin yine bir miktar oy artışı sağladığını ve AK Parti den kaçan oyların bir kısmının MHP ye kanalize olduğu görülmektedir. Kırklareli nde % 4,7, Edirne de % 2,5, Çanakkale de % 5,1, Marmara Bölgesi nde Bursa da % 3,1, İstanbul da % 1,6, Kocaeli nde % 3,3 dolayında MHP nin oy desteğinde artış kaydettiği gözlemlenmektedir. Doğu Anadolu ya bakıldığında özellikle Kars, Ardahan ve Iğdır da oy kaybı yaşandığı, buralarda başta HDP ve AK Parti ye oy geçişi olduğu görülürken, MHP nin bu illerde oy kaybını başta Erzurum da % 10,3 ve Erzincan da % 7,5 ile kapattığı, daha Güney e indiğimizde Kahramanmaraş ta % 6,8 ve Gaziantep te ise % 8,3 oranında bir oy artışı yaşadığı dikkat çekiyor. Tüm kentler içerisinde MHP nin en çok ay artışı yaşadığı il ise % 14,8 ile Kilis oldu. Güney Doğu Anadolu ya baktığımızda MHP nin bu bölgede varlık gösteremediğini ancak yine de az da olsa bir artış kaydetmiş olduğunu görebiliyoruz. MHP seçimlerde neden bir sıçrama gerçekleştiremiyor? Neden sınırlı miktarda bir oy artışını sağlayarak belirli bir sınıra kadar ancak yükselme başarısı gösterebiliyor? MHP nin bir ideoloji partisi olarak kemik bir seçmene sahip olduğunu görüyoruz. Bu kitle kendisini ülkücü olarak tanımlayan ve MHP nin tarihsel kökleri ile irtibatlı bir seçmen kitlesi. Bu kitle her durumda kayıtsız ve koşulsuz biçimde MHP yi destekler bir tavra sahip. Bu özellik, şartlar ne kadar olumsuz olsa da MHP yi belirli bir oy oranında tu tarak varlık göstermesini sağlıyor. MHP söyleminin giderek daha geniş kitlelere seslenmesi, cari iktisadi ve toplumsal sorunların çözümüne odaklanması MHP ye oy verebilecek yeni seçmenlerin kazanılmasını kolaylaştırmaktadır. Diğer partiler açısından da geçerli olan aday seçimi, teşkilatlarla ilişkiler, propaganda yöntemleri, halka ulaşma düzeyi ve liderlik gibi unsurlar MHP de de oy desteğinin düzeyini açıklayıcı etkenler arasında yer almaktadır. 7 Haziran 2015 seçimlerinde MHP nin, sağladığı oy artışı ile seçim başarısı yakaladığı ancak tek başına iktidar veya ana muhalefet partisi olmasını sağlayıcı bir düzeye ulaşamadığı görülmektedir. Yine başarının arkasındaki nedenler arasında, on üç yıllık AK Parti iktidarının yıpranmışlığı, çözüm sürecine duyulan güvensizlik, hükümetin karşılaşmış olduğu sorunlarda kullandığı yöntemler, iktidar partisinin kullandığı ayırıcı söylem yanında, MHP örgütünün seçime iyi hazırlanması, ekonomik ve toplumsal sorunların somut çözümleri ile bunlara yönelik vaatler üzerinden etkin propaganda yöntemlerinden yararlanmış olması da sayılabilir. * Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü öğretim üyesi. 14 HAZİRAN 2015 HAZİRAN

9 röportaj İbrah m Uslu k md r? 30 Temmuz 1966 tar h nde doğdu. L sans eğ t m n yılları arasında İstanbul Ün vers tes S yasal B lg ler Fakültes, Kamu Yönet m Bölümü nde tamamladı. Yüksek L sanasını aynı ün vers tede yılları arasında Sosyal Pol t ka üzer ne yaptı yıllarında Amer ka B rleş k Devletler nde Doktora Sem nerler ç n bulundu yılında başladığı Doktorasını 1999 yılında İstanbul Ün vers tes nde Sosyal Pol t ka üzer ne yaptı yılları arasında İstanbul Ün vers tes nde Araştırma Görevl s ve Öğret m Üyes olarak çalışmıştır yılları arasında se Bersay İlet ş m Danışmanlığı Başkan Yardımcısı olarak çalışmıştır yılından ber Ankara Sosyal Araştırmalar Merkez (ANAR) Genel Müdürü olarak görev yapmaktadır. S yasal Vakfı Mütevell Heyet Üyes ve Türk ye Araştırmacılar Derneğ üyes d r. Seçim Sonuçlarının ve Koalisyon Alternatiflerinin Değerlendirilmesi Röportaj: İbrahim KAYA SDE Asistanı Röportaj taleb m z kabul ett ğ n z ç n teşekkür eder z. Öncel kle 7 Haz ran Genel Seç mler nden çıkan sonucu nasıl okumak gerek yor? Halkın mesajı ne oldu? Bence halk çok net bir mesaj verdi. Benim gördüğüm kadarıyla seçim sürecinde seçmenin kafası biraz karışıktı. Seçmenin bir kısmı, seçim öncesinde yaşanan olaylarla ilgili net karar veremedi. Mesela Gezi Süreci nin bir uluslararası komplo mu yoksa bir özgürlük ve hak arayışı mı olduğu konusunda emin olamayan bir seçmen kitlesi vardı. Elbette ki seçmenin büyük bir kısmı net bir şekilde karar verdi. Bir kısmı ise bunun özgürlük ve hak arayışı olduğuna kanaat getirdi, öbür bir kısmı da uluslararası bir komplo olduğunu düşündü. Ama ortada olup ikisi arasında tereddütler yaşayan bir seçmen vardı. Aynı şey Aralık ta da vardı. Acaba gerçekten bir yolsuzluk soruşturması mı yoksa uluslararası komplonun, darbe girişiminin devamı mı? İkisi arasında kalan bir seçmen kitlesi oldu. Ha keza Cumhurbaşkanımızın miting meydanlarına inip Başkanlık Sistemi ni anlatmaları konusunda acaba gerçekten ülkenin önünü tıkayacak yürütme krizini aşmak mı istiyor, devleti daha etkin hale mi getirmeye çalışıyor yoksa otoriterleşme eğilimi mi var o konularda seçmenin bir kısmının kafası karıştı. Kafası karışık seçmen, seçim süreci boyunca da ikircikler yaşadı. Bir karar veriyor ama verdiği karardan da emin değil, mutlu değil Seçim süreci, seçmen açısından da, bizim açımızdan da zor geçti. Seçmenin sürekli karar değiştirdiğini, bundan dolayı da en major konularda bile tahmin yapamaz konuma geldiğimizi gördük. HDP, barajı geçecek mi, geçemeyecek mi? Uzun zaman bundan emin olamadık. Tek parti iktidarı var mı, yok mu? Bundan da uzun zaman emin olamadık. Nitekim foto-finiş ile bitti. AK Parti, İstanbul un 3 bölgesinde 10 puan oy kaybetmeyip daha az puan kaybedecek olsa, her bölgede 1-2 puan daha fazla oy alacak olsa, tek başına İstanbul dan alacağı ilave oylarla bile, belki tek başına iktidar çıkacaktı. Fakat seçmen sonunda bir karar verdi ve seçmen; bence bütün partilerin çok doğru anladığı - geçen iki günde yaşananlara bakarak bunu söylüyorum- bir şeyler söyledi. Öncelikle şunu dedi: AK Partiye; Ben senin ülkeyi yöneten iktidarın parçası olmanı istiyorum, sana büyük bir çoğunluk veriyorum ama tek başına da yönetmeni istemiyorum, yanına da birini al dedi. Muhalefet partilerine döndü, onlara şunu dedi; Ben, sizlerin ne tek başınıza, ne de ikinizin bir araya gelerek bu ülkeyi yöneteceğine inanmıyorum, o yüzden siz ancak üçünüz bir araya gelirseniz bu ülkeyi yönetebilirsiniz, onu dışında sizin ülkeyi yönetebileceğinize ben inanmıyorum. Son iki günde partilerin açıklamaları ve yarı örtülü, yarı açık koalisyon görüşmelerine baktığımızda, partilerin bu mesajı net olarak almış olduğunu düşünüyorum. En azından AK Parti ve CHP de bunun emareleri çok açık. HDP nin kendi pozisyonu var, AK Parti yle koalisyonun içerisinde yer almayacağını söyledi, belki CHP ile olur dedi. MHP, ilk gece deklarasyon yaptı ama kapıyı tam kapatmadı. Seç m sonuçlarına göre erken seç m ht mal bel rd. S z bu ht mal nasıl değerlend r yorsunuz? Ben böyle bir ihtimalin olmayacağını düşünüyorum. Zaten seçimden yeni çıkmış partilerin yeniden seçimi istemeleri çok akıl dışı bir şey olurdu. Hepsi çok yoruldu, çok fazla efor harcadı ve bu ilk seçimleri değil, üçüncü seçimi, bir yıl içerisinde üç seçim geçirmiş partilerin dördüncü bir seçim daha geçirmesini beklemek akıl dışı bir şeydir. Sayın Kılıçdaroğlu nun Erken seçim vakit israfı olur. diye açıklaması oldu. Sayın Baykal ın Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmesinden sonra Kimsenin erken seçim beklediği yok ve Sayın Cumhurbaşkanı her türlü koalisyon olasılığına çok esnek bakıyor ve bir an önce hükümetin kurulmasını istiyor. şeklindeki beyanları, erken seçim olasılığını sıfırladı. Ben bir erken seçim olasılığı görmüyorum. Erken seçim olması, ülke açısından hayırlı bir şey de değildir. Toplum, bir dizayn yaptı. Dört partiye; Siz parlamentoda olun, şu koşullarda da koalisyon kurabilirsiniz. dedi. AK Parti, üç muhalefet partisinden herhangi biriyle koalisyon yapabiliyor. Seçmen, AK Parti ye orada geniş bir elastikiyet verdi, muhalefet partilerine siz ancak üçününüz bir araya gelebilirsiniz, yoksa size güvenmem dedi. Verilen mesaj net, muhalefet partileri ya biri AK Parti yle koalisyona razı olacak ya da üçü birleşip bir hükümet kuracaklar. Bu ikisini dahi yapamayıp erken seçime gidilirse, seçmenin bundan çok hoşnut olacağını 16 HAZİRAN 2015 HAZİRAN

10 ve erken seçime gittikleri için herhangi bir partiyi ödüllendireceğini düşünmüyorum. Oyları bir daha dağıtır, bu sefer pastayı daha da küçültür, durum daha büyük bir açmaza sürüklenir. Yani siyaset, seçmenin mesajını yanlış okuyup, talebini yerine getirmezse seçmen; Ne iyi yaptınız da üç ay sonra yeniden bana geldiniz. demez. Bütün partileri cezalandırır. Bütün partiler de aslında bunun farkında, tersini savunan kimse de yok. O yüzden bir tek Sayın Bahçeli; Gerekirse erken seçimden de korkmayız. dedi. Ama o bir erken seçim arzusu değildi, çok mecbur kalırsak bunu dahi göze aldım demekti. Ama ondan önce birçok yol olduğunu da o geceki konuşmasında söyledi. Koal syon senaryolarından en muhtemel olanı AK Part - MHP koal syonu olarak gözüküyor. S z bu ht mal nasıl değerlend r yorsunuz? Ben onu en muhtemel senaryo olarak görmüyorum. Ben onu, en uyumlu olması olası koalisyon olarak görüyorum. Yoksa bana göre en muhtemel koalisyon AK Parti-CHP koalisyonudur. AK Parti de görünen o ki CHP ile koalisyon turlarına başlayacak. Çünkü meclis aritmetiğine göre en yüksek sayı böyle oluşuyor ve her biri bir kutbu temsil ediyor. İki kutbun bir araya gelmesi, seçmeni en mutlu edecek formüldür. AK Parti-CHP koalisyonu, seçmenin ve piyasaların en mutlu olacağı formüldür. Uluslararası camiayı en rahatlatacak formüldür. Bana en olası formül AK Parti-CHP koalisyonu geliyor, en uyumlu olması muhtemel senaryo ise AK Parti-MHP koalisyonu olarak görünüyor. AK Parti-HDP koalisyonunu, büyük oranda olasılık dışı değerlendiriyorum. CHP-MHP-HDP nin bir araya gelmesi muhtemel bir senaryodur ama en kısa ömürlü ve en çabuk krize girecek senaryodur. Üç koalisyon olasılığı var; birisi AK Parti-MHP, öbürü AK Parti-CHP, bir diğeri de CHP-MHP-HDP koalisyonu Muhalefet partileri, ister içeriden destek versinler, ister dışarıdan o farketmez, sonunda koalisyonun parçası olacaklar. Bakanlar Kurulu nda sandalyesi olması ya da olmaması önemli değil, güvenoyu vermesi bence yeterli. L derler n seç m performansına bakacak olursak s ze göre hang l der daha başarılı oldu? Seçimlerden önce partilerin kendilerine koydukları hedefleri vardır ve o hedefleri gerçekleştirme açısından başarıyı değerlendirmek lazım. Performans açısından Sayın Davutoğlu çok çalıştı, 81 ile gitti. Hatta ilçe mitingleri yaptı, yaptığı mitingleri toplayacak olursanız 1,1.5 aylık süre için korkunç bir sayı. Olağanüstü bir performans gösterdiğini göreceğiz. Ancak kriteri değiştirdiğinizde, hedeflerini gerçekleştirme konusunda seçmenden ne kadar karşılık aldığına dönüp bakmak lazım. O açıdan sahada en az performans gösteren Sayın Bahçeli nin, hedeflerini en çok gerçekleştiren lider olduğunu görüyoruz. Bana soracak olursanız her dört parti de iyi kampanyalar yaptılar. CHP, bu sefer seçime iyi hazırlanmıştı. HDP de iyi hazırlanmıştı. MHP çok ortalıkta görünmedi ama stratejik işler yaptı. MHP, kongresinden bu yana stratejik işler yapıyor. Siyaset, bu kampanya öncesinde ve kampanya esnasında rasyonel bir düzleme çekilmişti. Yani kampanya hazırlığı, orada siyasal strateji geliştirme açısından baktığınızda bence 4 parti de çok ciddi işler yaptı. Türkiye de partilerin olgunlaşması, kurumsallaşması açısından baktığınızda, dört partinin dördünün de kendi menfaatleri açısından doğru işler yapması sevindirici. Türkiye de sorunlu alan siyasetin dili ve üslubu, bu alan da sakinleşirse ve çatışma kültürü aşılırsa, siyasetin ve demokrasinin daha çabuk olgunlaşacağını düşünüyorum. Partiler sorunlu olan üslup ve dil problemini de çözerlerse bence önümüzdeki dönem siyaset artık, toplumun önünü açar, gerçekten çözüm üretebilen bir yapıya bürünür. O zaman da insanlar, siyasete daha fazla saygı duyar. Ama bu kavga dili, bu polemik, bu hırçınlık, sertlik; siyasete ve siyasetçiye itibar ve enerji kaybettiriyor. Çünkü bunlarla uğraşmaktan sorunları çözmeye vakit kalmıyor. Siyasetin toplumda verimli olabilmesi ve daha fazla saygı görebilmesi için dilini ve üslubunu da düzeltmesi lazım. Ondan sonra Türkiye de siyasetin başka bir problemi kalmayacak. Siyaset, gerçekten çözüm üreten bir mekanizma haline dönüşecek. HDP n n özell kle Doğu ller nde yakalamış olduğu başarıyı kend başarısı olarak mı görmek lazım yoksa AK Part n n başarısızlığı olarak mı görmek gerek r? Her ikisinin de belli ölçüde etkisi var. Sadece birine bağlamak yanlış olur. AK Parti nin elbetteki yanlışları olmuştur. Aday seçimi konusunda Çözüm Süreci nin yürütülmesi esnasında da bazı problemler yaşandı, bazı yol kazaları oldu, bu kazaları oradaki seçmene anlatma konusunda yetersizlikler oldu. Yoksa her şeyi doğru yapıp neden oy kaybetsin. HDP nin seçmene kendini anlatma konusunda daha başarılı olduğu da bir gerçek. Neticede ortaya böyle bir sonuç çıktı. Bir taraftan bir partinin başarısı diğer taraftan yekdiğerinin eksikleri, tamamlayamadığı işler ya da yanlış anladığı işler sonucunda ortaya böyle bir tablo çıktı. Yoksa Güneydoğu daki oy oranlarındaki değişmeyi sadece adaylara bağlamak ya da sadece HDP nin yürüttüğü kampanyaya bağlamak bence gerçeklerin sadece bir kısmını açıklar. O yüzden her ikisinin de etkisi var. Hem Ak Parti nin başarısızlıklarının etkisi var hem de 18 HAZİRAN 2015 HAZİRAN

11 HDP nin doğru işler yapmış olmasının etkisi var. Son iki gün kala Diyarbakır mitinginde patlayan bombanın da etkisi oldu. O patlamaya karşı reaksiyon çok net bir şekilde hissediliyor fakat bu hükümetin kontrol edebileceği bir şey değildi. Birileri orada bomba patlattı ve insanlar yaralandı veya hayatlarını kaybetti. Bunun da seçmen üzerinde etkisi oldu. Büyük beklent lerle vaatlerle seç me g ren CHP de sten len sonuç alınamadı. CHP de b r değ ş m bekl yor musunuz? Ben seçim öncesinde de seçimden sonra da CHP de herhangi bir değişimin olmayacağını söylemiştim. Seçim sonucu olarak 2011 deki oy oranının üzerine çıkamadı. Zaten CHP nin esas amacı kendi oy oranını arttırmak değildi. Bunu CHP yetkilileri de dile getiriyor. CHP nin oy oranını arttırdığınızda milletvekili sayısını 8-10 kişi daha arttırırsınız fakat bu CHP açısından bir işe yaramazdı. Önemli olan HDP nin barajı aşmasıydı; CHP de HDP nin barajı aşması adına çok kritik katkıda bulundu. Bir oy transferi oldu ve CHP bunu kısmen yönetebildi, kısmen seyirci kaldı ve sesini çıkartmadı ama neticede bugün en olası koalisyon senaryosunda CHP yi iktidar ortağı olarak görüyoruz. Üç senaryonun ikisinde CHP koalisyon ortağı olarak görünüyor. Oy oranını % 25 değil de % 27 yapsaydı evet iki puan oy arttırmış olacaktı ama hiçbir sonuç elde edemeyecekti. Şimdi ise üç senaryonun ikisinde hükümet ortağı olmayı başarıyor. CHP deki başarı durumu, nereden baktığınıza bağlıdır. Parti olmaktan murat eğer iktidar olmak ise CHP, bunu gerçekleştirmeyi başaracak gibi görünüyor. Şuan iktidar ortağı olmaya çok yakın. Sadece oy artırmayı amaçlamak çok doğru bir hedef değil. Siyasi partiler sadece oy almak için değil iktidar olabilmek için kurulurlar. CHP de şuan bunu başaracak gibi görünüyor. Zaten o yüzden partide kazanlar kaynamadı. Seçim gecesi gayet neşelilerdi ve Kılıçdaroğlu na karşı bir coşku vardı. Çünkü seçimden önceki hedeflerini gerçekleştirdiklerini düşünüyorlar. Bence de CHP hedeflerini gerçekleştirmiştir. O yüzden Sayın Kılıçdaroğlu nun istifa etmesi veya birilerinin istifasını istemesi çok anlamlı değil. CHP çok büyük bir ihtimalle hükümet ortağı olacak o yüzden Kılıçdaroğlu başarısız sayılmaz. Bu seç mlerde farklı b r cumhurbaşkanı portres gördük. Bu durum oy oranlarına nasıl yansımış olab l r? Oy oranlarına bakarsanız cevap orada zaten gizli. Sayın cumhurbaşkanının 400 milletvekili hedefi vardı. Gerçi daha sonra o hedefi 330 olarak revize edip küçülttü. Ama iki hedefi de gerçekleşmedi. Seçmen bu sefer hadiseye Sayın Erdoğan zaviyesinden bakmadı. Seçmen kendince başka bir denge kurdu. Sayın cumhurbaşkanının seçim öncesi il ziyaretlerinde dile getirdikleri seçmen de karşılık bulmadı. Söylemlerinin oyların dağılımını etkilemesi açısından bir tesiri olmadığını düşünüyorum. Oy oranlarına olumsuz b r etk s olmuş olab l r m? Cumhurbaşkanının yaptığı mitingler olmasaydı da, seçmenin kafası karışıktı diye bahsettiğim hadiselerden ötürü hükümet aynı oyu alabilirdi. Hükümetin oy kaybetmesi normal çünkü 13 yıl boyunca tatmin edemediğiniz istekler olmuş, mutsuzluklar olmuş, kırdığınız insanlar olmuş ya da insanlar hep aynı siyasetçileri ve aynı tarzı görmekten bıkmış olabilir. İnsanlar yeni bir şeyler denemek istiyor. Siz belli bir noktaya getirdiniz ve oradan öteye geçemediniz. Mesela orta gelir tuzağını konuşmaya başladı bu ülke. Dolayısıyla seçmenin tamam Ak Parti güzel işler yaptı ama biz biraz da başka seçeneklere bakalım demesinden daha normal bir şey yoktur. Çünkü katıldığı dördüncü seçimde bir iktidar partisinin oy kaybı yaşamasından daha doğal başka bir şey olamaz. Dünyada eşi benzeri az bir başarıdan bahsediyoruz. Dört kere seçime gidiyorsunuz ve dördünden de birinci parti olarak çıkıyorsunuz, üçünde tek parti iktidarı oluyorsunuz, dördüncüde de koalisyon ortağı oluyorsunuz. Böyle bir başarıdan bahsediyoruz. Bu kadar uzun zaman iktidar da kalmış bir partinin yıpranmaması düşünülemez. O yüzden eleştirilerin çok abartılmaması gerektiğini düşünüyorum. Seçmen borsa brokeri değildir, uzun vadeli planlar yapar. Cumhurbaşkanının veya bir başkasının söylemlerinin seçmen üzerinde bu kadar anlık etkisi olacağını düşünmüyorum. Sayın cumhurbaşkanı hiç ofisinden çıkmasaydı da, seçimle ilgili hiç konuşmasaydı da yine oy kaybı yaşanırdı. Bu seç mde lk defa oy kullanan genç seçmen n, seç m sonuçları üzer nde nasıl b r etk s oldu? Bence önemli bir etkisi oldu, çünkü ilk defa oy kullanan 1 milyonun üzerinde bir seçmen kitlesi var. Daha önceki seçimlerde tecrübe ettiğimiz gibi genç seçmen kitlesi en fazla HDP ye ya da MHP ye oy veriyor. Gençler uçlardaki partilere oy veriyor. Sonra yavaş yavaş yaş kemale erdikçe merkeze doğru geliyorlar. Gençken mutedil davranamıyor, uçlarda dolanıyor. Adı üzerinde delikanlı deniyor, delilik var damarlarında. Ak Parti ve CHP genç seçmen havuzundan daha az oy aldı. Koal syon part ler n n tutumlarını göz önüne alırsak Yen Anayasa ve Çözüm Sürec n n akıbet n nasıl görüyorsunuz? Uzlaşma olabilir. Uzlaşma olursa şayet, bu aynı zamanda Türkiye de bir Toplum Sözleşmesi anlamına da gelecektir. Koalisyonun sağlanacağı metin bence Türkiye de uzun zamandır eksikliğini hissettiğimiz Toplumsal Sözleşmeyi de karşılayacak bir metin olacak. Ben Türkiye nin menfaatine olan bu süreçlerin zarar göreceğine inanmıyorum. Hiç kimse Çözüm Sürecini bitirelim ve çatışmalar yeniden başlasın diyemez. Nihayetinde o partilerin yöneticileri de sizin, benim gibi bu ülkeyi seven insanlardan oluşuyor, bu milleti, toplumu seven insanlardan oluşuyor. Hiç biri çatışmalar olsun, yeniden kan aksın, gencecik insanlar hayatlarını kaybetsin istemez tabi. O yüzden de ben Yeni Anayasa ve Çözüm Sürecinde bir sorun yaşanacağını düşünmüyorum. Üzerinde en uzlaşılamayacak konu sayın cumhurbaşkanı ile ilgilidir. Hem Sayın Kılıçdaroğlu nun, hem de Sayın Bahçeli nin açıklamasında var; Eğer Cumhurbaşkanı anayasal sınırlara geri dönerse sorun yok dediler. Dolayısıyla Ak Parti nin kırmızı çizgilerinden biri olan bu konu ile ilgili kriz aşılmış oldu. Yeni Anayasa da bütün partilerin parti programında vardı. Kimse Yeni Anayasa yapılmasına itiraz etmiyor. Sadece içeriği konusunda uzlaşılamadı. Uzlaşma komisyonu yıllarca süren bir çalışma yürüttü ve birçok maddede uzlaşıldı. Dolayısıyla ben Yeni Anayasa konusunda sorun çıkacağını düşünmüyorum. Partiler mutedil bir noktada duruyor. O açıdan da önümüzdeki dönem bizim ümitvar olmamızı sağlıyor. Bütün partiler itidal çizgisi üzerinde duruyor. AK Parti nin söyledikleri aslında mutedil şeyler. Diğer partilerde çok mutedil şeyler söylediler. Vak t ayırdığınız ç n çok teşekkür eder z. 20 HAZİRAN 2015 HAZİRAN

12 İÇ POLİTİKA 7 Haziran da gerçekleştirilen seçimler; sandık sonuçları, siyasi sistem açısından doğurduğu sonuçlar ve seçimlerin siyasetçilere yüklediği sorumluluklar olmak üzere üç açıdan değerlendirilebilir. SİSTEM KİLİTLENMESİ ve SİYASİ SORUMLULUK Prof. Dr. Haluk ALKAN SDE Uzmanı Ancak bu değerlendirmeye geçmeden önce bir noktanın altını önemle çizmek gerekmektedir. Türkiye 1876 yılından bu yana seçim geleneğine sahip bir ülkedir. Özellikle 1950 seçimleri sonrasında halk birçok kez seçimler yolu ile tepkisini gösterebilmiş ve siyaset sürecinin değişimine etkide bulunabilmiştir. Türkiye de yeterli halk desteğine sahip bir siyasi hareket, seçim yolu ile barışçıl bir biçimde iktidara gelebilir. Türkiye bu anlamda post-sovyet ülkeler için geliştirilen literatür kapsamında değerlendirilebilecek bir ülke değildir. Nitekim Türkiye de seçimlerin dürüst, yarışmacı bir süreç içinde gerçekleştiğini bizzat seçim sonuçları kanıtlamıştır. Bunu bir kenara kalın çizgilerle not etmek gerekmektedir. Bunun nedeni fon yapısı tartışmalı bazı oluşumlar değil bu ülkenin güçlü demokrasi geleneğidir. Bu geleneği algılara kurban etmek isteyen yaklaşımların beyhude bir çabanın içinde olduklarını kaydetmek gerekmektedir. Dürüst seçimler demokrasinin olmazsa olmaz koşullarındandır ve 7 Haziran seçimleri bu unsurun varlığını bir kez daha teyit etmiştir. Seçim Aritmetiği Neyi Gösteriyor? 7 Haziran seçimlerinin önemli sonuçlarından biri, 12 Eylül rejiminin siyasi mühendisliğinin bir kurumu olan % 10 ulusal barajlı seçim sistemini siyasi açıdan anlamsız kılmasıdır. Seçim barajının arkasında şekillenen bir siyaset tarzının artık Türkiye için hiçbir savunulacak tarafı kalmamıştır. 4 partinin yer aldığı bir Meclis bileşiminde dahi % bandında oy alan bir partinin tek başına iktidar olamadığı barajlı bir seçim sisteminin ne temsilde adaleti ne de yönetimde istikrarı sağlayamadığı net bir şekilde ortaya çıkmıştır. Seçimler sonrasında yapılan birçok yorumda % 5 lik bir baraj durumunda tek partili bir hükümetin kurulabileceğine yapılan vurgular bu açıdan dikkat çekicidir. Kısaca Türkiye de uygulanan mevcut seçim sisteminin sürdürülemez olduğu açıktır. Seçimler, Türkiye de partilerin Mecliste temsil tabanını genişleten, aynı zamanda istikrarlı hükümetlerin kurulmasını mümkün kılan yeni bir seçim sistemine olan ihtiyacı göstermiştir. AK Parti nin 2002 seçimlerinin hemen sonrasında el atması gereken bu konuyu geciktirmesinin maliyeti yüksek olmuştur. Türkiye de demokrasinin önünü açacak bir karma seçim sistemine geçilmesi tartışılmalıdır. Seçimlerdeki genel oy dağılımına bakıldığında ortaya çıkan tablo ise şu şekilde özetlenebilir: Öncelikle 13 yıldır iktidar olan AK Parti nin hükümeti tek başına kurabilecek oy oranına ulaşamasa da aldığı % 40,9 oy ile kendisine en yakın partiye 15 puan fark atmış olması bir başarı olarak değerlendirilmelidir. AK Parti hükümet kuramasa da Türkiye siyasetindeki güçlü yerini korumaktadır. Buna karşılık AK Parti de yaşanan oy kaybının iyi analiz edilmesi gerekmektedir. AK Parti nin hükümeti kuracak çoğunluğa ulaşamamasında Doğu ve Güneydoğu oylarındaki kayıp önemli ölçüde belirleyici olmuştur. AK Parti nin bölge oylarındaki kayıp ile HDP oylarındaki artış arasında anlamlı bir sayısal ilişki söz konusudur. AK Parti, Doğu ve Güneydoğu da Kürt kökenli seçmenlerin desteğini önemli ölçüde kaybetmiştir. AK Parti nin 2011 seçimleri ile karşılaştırıldığında aldığı oy oranı Diyarbakır da % 33 ten % 15 e, Bingöl de % 47 den % 6,7 ye, Bitlis te % 50,6 dan % 31 e, Van da % 40 tan % 20 ye, Batman da % 37 den % 18 e gerilemiştir. Bu oranlar AK Parti nin bölge oylarının yarısından fazlasını kaybettiğini göstermektedir. AK Parti nin hükümeti kuracak çoğunluğa ulaşamamasında Doğu ve Güneydoğu oylarındaki kayıp önemli ölçüde belirleyici olmuştur. AK Parti nin bölge oylarındaki kayıp ile HDP oylarındaki artış arasında anlamlı bir sayısal ilişki söz konusudur. AK Parti, Kürt kökenli seçmenler kadar olmasa da milliyetçi-muhafazakar seçmen tabanının güçlü olduğu ve kendisinin yüksek oranda oy aldığı bölgelerde de oy kaybına uğramıştır. AK Parti bu bölgelerde genel olarak % 50 nin üzerinde oy alsa da ortalama % 10 un üzerinde oy kaybına uğramıştır. Ancak bu kayıp Doğu ve Güneydoğu da yaşanan kaybın oldukça gerisindedir. HDP de yaşanan oy artışının, önemli ölçüde AK Parti tabanında yaşanan oy kaymasından kaynaklandığı görülmektedir. Batıdaki büyük kentlerde, CHP oylarının 2011 seçimlerine göre göstermiş olduğu hareketlilik bu yargımızı teyit etmektedir. Örneğin İstanbul 1. ve 2. Bölgede AK Parti oyları ortalama sekiz puan gerilerken, aynı bölgede CHP deki gerileme ortalama olarak % 2 dir. 3. Bölgede ise AK Parti deki kayıp 10 puanı bulurken, CHP nin kaybı 2 puandır. Burada da HDP nin aldığı ortalama % 12 lik oyun içinde AK Parti den gelen oyların ağırlığı yadsınamaz. CHP nin 7 Haziran seçimlerinde oy kaybı 2011 seçimlerine göre toplamda % 1 i bulmaktadır. Bu da HDP deki oy artışının tek başına CHP den yaşanan kaymalarla açıklanamayacağını göstermektedir. Dolayısıyla AK Parti nin üzerinde öncelikle durması gereken konu Doğuda ve Batıda, HDP karşısında yaşanan oy kaybının nedenleri olmalıdır. AK Parti, 22 HAZİRAN 2015 HAZİRAN

13 Seçim sonuçları CHP nin muhalefetin merkezi olamayacağını göstermiştir. CHP yönetimi sonuçları iyi okumalı, bu sonuçlardan ülkeyi 28 Şubat sonrasına götürecek bir restorasyonun çıkmayacağını görmelidir. doğudan ciddi oranda oy alan, bu niteliğiyle CHP ve MHP den farklı siyasi tabana oturan bir partidir ve bu özelliği ile Türkiye siyasetinde iktidar olmanın ötesinde çok önemli bir fonksiyona sahip bulunmaktadır. AK Parti nin bölge oylarında yaşanacak bir erime, kimlik siyasetinin uçlara kayması ve kimlik temelinde kutuplaşmayı derinleştirebilecek sonuçlar doğurabilir. Bu çerçevede Şubat 2015 tarihinde gündeme gelen 10 maddelik çözüm süreci yol haritası sonrasında AK Parti nin sürece karşı mesafeli bir tutuma yönelme ve seçim stratejisinde çözüm sürecinin ikinci plana itilmesinin bölge seçmenini küstürmüş olma ihtimali oldukça güçlüdür. AK Parti bölge ile ilgili sorunlara güçlü bir biçimde eğilen bir ulusal parti olarak bölgede önemli bir denge unsurudur ve seçmenden gördüğü desteğin ardında büyük ölçüde bu konum yatmaktadır. HDP nin çözüm sürecini ikincil - destekleyici bir politik unsura dönüştürme isteği, 6-8 Ekim olayları sonrasında iflas etmiş ve parti söylemsel düzeyde çözüm sürecini bir Türkiye partisi olma stratejisinin merkezine yerleştirmiştir. Aksine, AK Parti seçim kampanyası sürecinde çözüm sürecine ikinci derecede vurgu yapmayı tercih etmiş, sürece tepki duyan milliyetçi oy tabanını önceleyen bir stratejiye yönelmiştir. Oysa AK Parti ye oy veren milliyetçi muhafazakar seçmen, çözüm sürecine mesafeli de olsa tepkisel olmaktan çok dengeli bir sağduyu içinde hareket etmektedir. Tepkisel tutum daha çok Doğu ve Güneydoğu daki seçmen tabanında yaygındır. AK Parti nin ele alması gereken diğer bir konu bölge illerindeki aday listelerinin ne ölçüde bölge seçmeninin beklentilerini karşıladığıdır. Seçim sonuçları CHP nin bırakın iktidar alternatifi olabilmeyi, muhalefetin merkezi bile olamadığını göstermiştir. İktidar partisinde yaşanan oy kaybı CHP ye yansımadığı gibi, parti toplamda oy kaybına uğramıştır. CHP nin başarılı olduğu tek şey seçmen tabanını HDP karşısında büyük ölçüde konsolide edebilmiş olmasıdır. CHP seçim sürecinde parti adaylarının belirlenmesinden, seçim bildirgesine kadar her aşamada iktidarı hedefleyen bir parti gibi değil HDP ye yaşanacak bir kaymayı frenlemeyi önceleyen bir strateji izlemiştir. Yukarıda açıklandığı gibi CHP nin toplamda yaşadığı oy kaybı ve Batıdaki oylarda yaşanan hareketlilik, seçmen tabanına yönelik stratejinin bir ölçüde başarılı olduğunu göstermektedir. Sistemde Kilitlenme Olasılığı 7 Haziran seçimlerinin öne çıkan sonuçlarından bir diğeri, sistemin kilitlenme olasılığını gündeme getirmesidir yılında yapılan Anayasa değişiklikleriyle birlikte, güçlü yetkilere sahip ve halkoyu ile seçilen bir Cumhurbaşkanı ile Meclise karşı sorumlu hükümetin bir arada görev yapacağı yeni bir sisteme geçiş yapılmıştır. Ancak mevcut Anayasal çerçeve bu işleyişi mümkün kılabilecek bir altyapı sağlamamaktadır. Bu işleyiş yürütmenin iki otoritesi arasında yaşanacak anlaşmazlıklarda bir çifte meşruiyet krizi doğurabilecek ve sistem kilitlenmelerine açık bir yapı doğurmaktadır. Yine bu tip bir işleyişte, Meclisin istikrarlı bir hükümet oluşturabilecek bileşime sahip olmaması durumunda Cumhurbaşkanı - Meclis ve koalisyon hükümetleri arasında ne tür sonuçların ortaya çıkacağı da belirsizdir. Seçimler tek başına bir hükümetin kurulmasına imkan tanımadığı gibi bırakın istikrarlı bir koalisyonu, koalisyon kurulup kurulamayacağını bile tartışmalı bir hale getirmiştir. Sonuçlar siyasal sistemi; koalisyon ortakları arasındaki anlaşmazlıklardan doğabilecek Meclis içi kilitlenmelere, Cumhurbaşkanı ile koalisyon hükümeti arasında yaşanabilecek anlaşmazlıklardan kaynaklanabilecek yürütme krizlerine, İstikrarsız hükümetlerin ardı ardına kurulup dağılmasından kaynaklanan Cumhurbaşkanı ile Meclis arasında yaşanabilecek krizlere dayalı kilitlenmelere açık hale getirmiştir. Ortaya çıkan görünümün parlamenter olmadığı açıktır. Dolayısıyla seçimler sonucunda kurtarılan bir parlamenter sistem de yoktur. Türkiye de çözümlenmesi gereken bir hibrit rejim sorunu bulunmaktadır. Bu sorunun çözülmesi de tüm partilerin sorumluluğundadır. Anayasanın belirlediği kurumsal yapı böyle bir krizin aşılmasında işlevsel mekanizmalara sahip değildir. Dolayısıyla mevcut sistemde demokrasiyi ve istikrarı korumak, fazlasıyla liderlerin siyaset tarzlarına ve uzlaşmacı eğilimlerine bağımlı bulunmaktadır. Siyasetin Sorumluluğu Siyaset, ülkenin ve halkın sorunlarını çözmek için vardır. Ülkenin ve halkın çıkarlarını göz ardı eden bir siyaset tarzı, başta bu şekilde hareket edenler olmak üzere tüm topluma ve ülkeye zarar verir. Seçimlerde ortaya çıkan tablo hem liderlik hem de partilerin toplumsal tabanı bağlamında kutuplaşmış eğilimleri bir müzakere zeminine yönlendirme zorunluluğunu öne çıkarmıştır. AK Parti yi hükümet kuramayacak bir noktaya gerilettik ama bundan sonraki sürecin bir parçası olmayız düşüncesi ne kadar yanlış ise, Madem el birliği ile ülkeyi bu çıkmaza sürüklediler, çıkış yolunu da onlar bulsunlar tavrı da o oranda yanlıştır. Siyaset, uzlaşma temelinde hiçbir toplumsal kesimi dışlamadan, geçmişten ders alarak, temel hassasiyetlere duyarlı bir yaklaşımla hükümet ve istikrar sorununu aşmalıdır. Seçim sonuçları CHP nin muhalefetin merkezi olamayacağını göstermiştir. CHP yönetimi sonuçları iyi okumalı, bu sonuçlardan ülkeyi 28 Şubat sonrasına götürecek bir restorasyonun çıkmayacağını görmelidir. HDP, demokrasinin yalnızca halkların kimlikleri temelinde bir temsil ilişkisine indirgenemeyeceğini, sol söyleme bulanmış ve silaha dayalı bir kimlik siyaseti ile ülkenin Doğusu ve Batısında farklı siyaset tarzları izlemenin sürdürülebilir olmadığını görmelidir. MHP kimlik siyasetinin kısa vadeli kazanımlarının ötesinde gerçek anlamda bir birliğin inşasına katkı verecek bir siyasete yönelmelidir. AK Parti, 2007 değişiklikleri ile birlikte sistemde yaşanan değişimi iyi okumalı, bu yeni sistemde siyasi rollerin nasıl oynanması gerektiği üzerinde tekrar durmalıdır. AK Parti tabanı, büyük ölçüde eski sistemin dışladığı, onunla mücadele ederek kimliğini şekillendirmiş bir sosyolojiye dayanmaktadır. Bu sosyoloji, sabrı, dayanışmayı, tevazuyu ve vasatı esas alan bir meşruiyet algısına sahiptir. AK Parti, bu meşruiyet algılamasının değer ve sembolleriyle geliştirdiği söylem ve öne çıkardığı semboller arasındaki uyuma tekrar eğilmelidir. 24 HAZİRAN 2015 HAZİRAN

14 İÇ POLİTİKA ÇARE YENİ TÜRKİYE Türkiye seçimini yaptı. Ancak 7 Haziran Genel Seçimleri sadece Türkiye için değil aynı zamanda uluslararası arena için de önem arz ediyordu. Millet iradesi ile küresel sistemin iradesi karşılaştı. Türkiye tarafında; uluslararası arenada yükselen bir aktör, ekonomik gelişme, zihinsel yenilenme ve dış politikada üstlendiği roller, Arap Baharı retoriği, Mısır darbesine tepki, İsrail e tavır, Kürt meselesinde Çözüm Süreci inisiyatifi, Müslümanların demokrasi ile yönetilebileceği, halk desteği ve meşruiyeti Aydın BOLAT SDE Stratejik Planlama Kurulu Başkanı Özetlersek: Dünya 5 ten büyüktür: Yeter! Bu dünya böyle gitmez! One minute: Zorba Haçlı hegemonyasına dur! Siyonist zulme dur! Rabia/Mısır: Kadim haksızlıklara ve zalimlere hayır! Küresel sistem tarafından ise; kontrol edilebilir, bağımlı bir Türkiye. Orta Doğu da güçlü ve otonom olmayan aktörler Mısır, İran şimdi de Türkiye! Bu tabloda dış ve iç muhalif unsurlar aynı cephede mevzilendi. Hedef; Erdoğan, AK Parti üzerinden Yeni Türkiye oldu. Kirli ittifak projesi devreye sokuldu. CHP + MHP + HDP + PKK + DHKP-C + paralel + yerli baronlar + küresel baronlar + uluslararası medya kuruluşları Yaylım ateşine ve algı operasyonlarına başladılar. Koalisyon HDP üzerinden strateji belirledi. PR çalışması için her argüman seferber edildi. Bazı örnekler; Financial Times: Seçimler ülke tarihi açısından önemli. AKP nin kazanması, Türkiye açısından çok kötü olur. Seçimin anahtar değişkeni Kürt yanlısı bir koalisyon olsa da, laik Türklerden liberallerden ve solculardan destek alan HDP. Seçmen Erdoğan ı cezalandırabilir. Laik olsun, dindar olsun Erdoğan ın ataerkil tavrının yarattığı boğucu ortamı reddeden milyonlarca Türk de bu seçimlerin, Cumhurbaşkanı na haddini bildireceğini umuyor. New York Times: Türkiye üzerinde kara bulutlar ABD ve Türkiye nin NATO müttefikleri Erdoğan ı içinde bulunduğu bu yıkıcı yolda durdursun! Türkiye de alışılmadık biçimde karanlık ve korku verici, tehlikeli bir atmosfer var. Seçimden sonra da, Halk Erdoğan a büyük darbe vurdu. AKP, tek parti iktidarını yitirdi. Erdoğan kaybetti, sultanın sonu The Economist: HDP meclise girdiği taktirde bunun ikili yararı var. Erdoğan ın başkanlık planları bitecek, Kürt Barış sürecine ivme kazandıracak. Türkler, oylarını HDP ye vermelidir. Times: HDP Erdoğan ın mutlak güç hesaplarını engelleyebilir Demirtaş: karizmatik, yakışıklı ve sadece 42 yaşında The Guardian: Tam Batılılaşmamış, yoksul Müslümanların kendi ülkelerini yönetmelerine izin verilemez! Erdoğan ın daha fazla güç elde etmesi feci olur. Stratej k hesaplarda sürpr ze yer yoktur. Her şarta ve ht male karşı b r hazırlık vardır. Bunun aks düşünülemez. Türk ye n n geleceğ sadece AK Part ye endeksl değ ld r. Başka d nam kler ve argümanlar da vardır. Yen aktörler de çıkab l r. Hakkın takt r ve görünmez potans yeller harekete geçeb l r, daha y ve güzel ç n yollar açılır nşallah. Sabır, üm t, gayret ve dua The Wall Street Journal: AKP hezimete uğradı. The Atlantic: Cumhurbaşkanı Erdoğan üçlü yenilgiyle karşı karşıya. Seçmenler çoğunluğa ulaşmasını ve iktidarı bütünüyle ele geçirmesini engelleyerek AKP ye cevabını verdi. The Telegraph: AKP 10 yıldan fazla bir süredir ilk defa en kötü sonucu almasıyla yıkıldı. FAZ: Erdoğan ın anayasa değişikliği tehlikede The Guardian: Seçim sonuçları bomba etkisi yapan bir sürpriz. Kürt Obama sı ülkenin yeni parlayan yıldızı Financial Times: Kürt partisi yükseldi. Erdoğan a ağır darbe. El Pais: Erdoğan ın başkanlık hayalinin sonu. Israel Today: Erdoğan gitti artık daha güçlüyüz, İstanbul a dönüyoruz. Bütün bunlar Demirtaş ve HDP nin uluslararası bir proje olarak tasarlandığını ve başarılı bir PR çalışmasıyla uygulandığını gösteriyor. Sonuçlar da HDP nin Türkiye nin siyasi denkleminde ve bölgede ne kadar elverişli bir argüman olduğunu kanıtlıyor Seçim sonuçlarına sevinenler: Haçlı medyası, İsrail, Pensilvanya 26 HAZİRAN 2015 HAZİRAN

15 Seçim Sonuçlarına üzülenler: İslam dünyası ve gönül coğrafyamız (Suriye, Filistin, Irak, Bosna, Arakan, Yemen, Lübnan, Ürdün ve Doğu Türkistan da yaşayan Müslümanlar). Seçmen Ne Dedi? OY ORANI VEKİL SAYISI AK Parti % vekil CHP % vekil MHP % vekil HDP % vekil Milletin iradesi ve kararı bu tablo. AK Parti yine 1. oldu ancak 13 yıl sonra tek başına iktidarını kaybetti. % 9 oy kaybına uğradı. Bütün Türkiye yi kucaklayan tek parti AK Parti 76 ilden milletvekili çıkarttı. CHP geri düştü oy kaybına uğradı. HDP barajı aştı. Oyunu 6 puan arttırdı. Güneydoğu da fark attı. Bazı Batı illerinde de vekil çıkarttı. Seçimin sürprizi oldu. Siyasi denklemi sarstı. MHP oyunu 3 puan, milletvekili sayısını 27 arttırdı. 56 milyon seçmen oy kullandı. Katılım % 87 oldu, % 97 TBMM de temsil var, konsolidasyon tamama yakın. 4 partili meclis var. 4 parti de anahtar konumda. AK Parti anayasayı referanduma taşıyacak çoğunluğu değil hükümeti kuracak ekseriyeti de kaybetti. Daha önce AK Parti ye oy veren % 7-8 kararsız seçmenden % 5-6 yı bulan inançlı Kürtler etnik kimliği öne çıkararak HDP ye oy verdi. Milliyetçi bir kesim % 1 MHP ye, % 1 SP ye kaydı. HDP Kürt kimlik siyasetini bu konjonktürde çok iyi kullandı. Dindar-dinsiz Kürtleri konsolide etmeyi başardı. Mersin, Adana ve son gün Diyarbakır bombaları HDP ye barajı aşacak enerji verdi, Kürt oylarını kilitledi. HDP üzerinden yürütülen iç ve dış PR başarılı oldu. Uluslararası statüko ittifakı sonuç aldı. AK Partiyi iktidardan indirme hedefi gerçekleşti. AK Parti 7 düvele ve içerideki tüm muhalefete karşı savaştı. Çok sayıda yapısal dönüşümü ve krizi 1-2 yıl içinde aşmaya çalıştı. Gezi, Aralık Paralel operasyonu, 6-8 Ekim Kobani Provokasyonu, Genel Başkan değişimi, 3 dönemliklerin devredışı kalması gibi. Bunun hazmı partiyi zorladı. Adeta koşmaktan kovalamaya fırsat bulamadı. Parti içi problemler, aday belirlemede sıkıntılar, 13 yıldır AK Part Yen Türk ye hedef ne daha reform st b r v zyonla eğ lmel. B r s v l toplumsal barış projes olarak çözüm sürec n her şeye ve herkese rağmen sah plenmel, sürec tash h etmel. Yen Anayasa ve Başkanlık S stem hedefler n üstünkörü değ l c dd yetle ele almalı ve topluma anlatab lmel. Yen tt faklar kurarak yen AK Part y nşa edeb lmel. iktidar yorgunluğu, bazı keyfilik ve şahsileşme görüntüleri, insani ve nefsi zaaflar süreci etkileyen faktörler oldu. Sandık koalisyonu işaret etti ancak azınlık hükümeti veya erken seçimde ülkenin gündeminde olabilir. Siyasi denklem çok bilinmeyenli ve çok değişkenli bir hal aldı. Türkiye siyasetinde artık yeni bir sayfa açıldı yeni bir dönem başladı. Türkiye yi kolay günler beklemiyor. Bu yaz hem uzun hem de sıcak geçecek gibi. Bir siyasal dönemin yaşadığı en ciddi krizle ülke karşı karşıya. Hiçbir durumda meclis aritmetiği güçlü bir iktidar seçeneği vermiyor. Hükümet kolay kolay kurulamayacak. Ekonomi de bu belirsizlik ortamından olumsuz etkilenebilir, herkes kaybedecek Seçimin Mesajı ve Sonuçları Seçimin partilere mesajı kısaca şöyle gibi; AK Parti; Yine birincisin, umut sende, kendini yenile, hatalarını düzelt. Yeni Türkiye nin içini doldur önce ona kendini hazırla CHP; Umutsuz vakasın, ana muhalefet bile olamıyorsun. MHP; HDP için dengesin, bunun için varsın, olmaya devam et. HDP; Türkiyelileşme gayretini onaylıyorum. Silah değil siyaseti seç Başkanlık sisteminin gündemden düştüğünü, Yeni Anayasa ve Çözüm Sürecinin zora girdiğini söyleyebiliriz. 3 Kasım 2002 AK Parti % 34 ile 363 vekil... 7 Haziran 2015 AK Parti % 41 ile 258 vekil... Bu seçim sisteminin ne kadar sakat olduğunu ortaya koyan çarpıcı bir sonuçtur. Siyasi partiler ve seçim kanununun yenilenmesinin ne denli elzem olduğunun ibretlik tablosu ilgililere ithaf olunur. AK Parti Yeni Türkiye hedefine daha reformist bir vizyonla eğilmeli. Bir sivil toplumsal barış projesi olarak çözüm sürecini her şeye ve herkese rağmen sahiplenmeli, süreci tashih etmeli. Yeni Anayasa ve Başkanlık Sistemi hedeflerini üstünkörü değil ciddiyetle ele almalı ve topluma anlatabilmeli. Yeni ittifaklar kurarak yeni AK Parti yi inşa edebilmeli. Sonbaharda yapılacak kongreden çıkacak önemli sonuçlar AK Parti nin yakın ve orta vadedeki vizyonu açısından çok değerlidir. Millet, seçmen doğruları işaret ediyordur herkes bu tablodan dersini çıkarmalıdır. Halk, her partiye ve bütün aktörlere mesajlarını vermiştir. Bu tablonun belki en olumlu neticesi, kamplaşmış, kutuplaşmış kitleleri sükunete taşıyacak olmasıdır. Kaos ve PKK şiddeti bertaraf edilmiş oldu. Elbette İslam Dünyası ve gönül coğrafyamız bu sonuçtan rahatsız ve üzüntülüdür. Davası millet ve ümmet olanın derdi de büyüktür. Kazananı olmayan bu seçimin kaybedeni olmasa da bir bedeli de vardır. Yeni Türkiye yolunda 2. yarı şimdi başlıyor da denilebilir. Sonuç: Siyaset Bir Maratondur Sonuçta bu, milletin, ümmetin imtihanıdır. Bazen şer gibi gözüken şeylerde hayır, hayır gibi gözüken şeylerde şer vardır. Hayırlar fethola, şerler defola Stratejik hesaplarda sürprize yer yoktur. Her şarta ve ihtimale karşı bir hazırlık vardır. Bunun aksi düşünülemez. Türkiye nin geleceği sadece AK Parti ye endeksli değildir. Başka dinamikler ve argümanlar da vardır. Yeni aktörler de çıkabilir. Hakkın taktiri ve görünmez potansiyeller harekete geçebilir, daha iyi ve güzel için yollar açılır inşallah. Sabır, ümit, gayret ve dua Allah inanan ve imanıyla mücadele edenlerle beraberdir. O bize yeter. Zafer hakkın ve hakka samimiyetle inananlarındır. Kadim netice ve nihai galibiyet hakkındır. Bedir de zafer, Uhud da mağlubiyet Aslolan külli iradedir. Cüz-i irade çok sınırlıdır ve bir yere kadardır. Hesapların üstünde bir hesap vardır. Allah (c.c) ın hesabı kat-i dir ve kesindir. Hak şerleri hayreyler, görelim Mevla neyler, neylerse güzel eyler. 28 HAZİRAN 2015 HAZİRAN

16 İÇ POLİTİKA 30 UZAYAN SEÇiM Dr. Murat YILMAZ SDE İç Politika ve Demokratikleşme Programı Koordinatörü Mart 2014 yerel seçimleri, 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve son olarak 7 Haziran 2015 genel seçimlerinden oluşan 3 turluk uzun seçim in üçüncü turu da gerçekleştiği halde, uzun seçim tamamlanamadı, uzadı 7 Haziran seçimlerinden sonra hiçbir partinin tek başına iktidar kuramamasının ötesinde, Yeni Türkiye nin kurucu dönemi nde seçmen karar vermedi ve kuruluş tamamlanamadı. Seçimden hemen sonra erken seçim ihtimalinin bu kadar çok konuşulması da, uzun seçimin tamamlanamadığının başka bir göstergesi. Türkiye son 13 yılda vesayet sistemiyle mücadele eden bir dönemi yaşadı. Bu dönemin siyasi kutuplaşması vesayet, rejim ve laiklik üzerinden yaşandı. Bu kutuplaşmanın iki tarafı vardı: AK Parti versus CHP. Vesayet sisteminin kurum ve ideolojileriyle giderek güç kaybetmesi ve nihayet yenilmesiyle, bu dönemde bastırılan kimliklerin dönüşüne şahit olundu. Bu durum dünyada soğuk savaşın sona ermesinden sonra yaşanan kimlik krizleri ve çatışmalar, Orta Doğu, Irak ve Suriye üzerinden yaşananların 7 HAZİRAN bir katalizör işlevi görmesiyle, şiddeti artan bir şekilde Türkiye de yaşanmaya başladı. Türkiye ve bilhassa AK Parti, bu süreci vesayet sisteminin son çırpınışları içinde fark edemedi. Gezi, Aralık ve 6-8 Ekim olayları egemenlik savaşının ekseninde okunurken, bunların ardındaki kimlik politikalarına kapı aralayan sosyoloji fark edilemedi. Bu sosyoloji, Türkiye deki siyasi kutuplaşmayı veya antagonizmayı kimlikler eksenine taşıdı. 7 Haziran seçimlerinde AK Parti ile CHP nin oy kaybetmesinin ve MHP ile HDP nin oy arttırmasının arkasında yükselen kimlik siyaseti yer tutmaktadır. Kimlik siyasetinin, Alevi tabanı HDP ye kaptırmama kaygısıyla, 40 ın üzerinde Alevi adayın CHP de seçilecek yerlerden aday gösterilmesiyle, CHP yi de etkisi altına aldığı söylenebilir. Ancak bu etkiye rağmen, CHP vesayet sistemi dönemindeki kutuplaşmanın ortadan kalkması için azami gayret sarfederek AK Parti ye yönelik muhalefetini ekonomi ve sosyal devlet alanına hasretti. Böylece kimlik politikalarıyla kaybedilen oy havuzunu bu alandan kapattı. Muhalefet bir yandan kimlik politikalarıyla diğer yandan CHP nin ekonomi ve sosyal devlet odaklı kampanyasıyla AK Parti nin toplumsal, siyasal ve iktisadi alanını daraltmayı amaçladı. AK Parti ise bu daralmayı aşacak bir siyasi strateji ve kampanya geliştiremedi. AK Parti 13 yıldır hükümette olmanın sorumluluk duygusuyla ekonomi ve çözüm süreci başta olmak üzere birçok alanda kendi önceliklerini esas alan bir politika geliştirmekten kaçınarak genel denge ve menfaatleri düşünen bir politika izledi. Ekonomi ve çözüm sürecinde dar bir alana hapsedilmesi, kimlik politikalarıyla oy havuzu daralan AK Parti nin, ekonomik büyüme ve sosyal devlet uygulamalarıyla kimlik politikalarının dışında oy verebilecek seçmene yönelmesini engelledi. AK Parti bu temel eksikliğin yanında egemenlik savaşının verdiği kaçınılmaz hasarları telafi etme çabası, genel başkan değişikliği, teşkilatlarda yenilenme ve üç dönem kuralıyla yaşanan değişim mecburiyetinin de maliyetleriyle karşılaştı. Bu değişim, dinamizm yerine rehavet ve atalet duygusu oluşturdu. Buna AK Parti genel merkezinin strateji üretme kabiliyetinin geçmiş seçimlere nispetle olağanüstü düşmesi, kampanya sürecinin eski renk ve şevkinde olmaması ve AK Parti ye yakın medyanın bütün bunları görmek yerine meleklerin cinsiyetini tartışan yayın politikası eklenince, siyasi kapasite düştü. AK Parti nin bu kapasite eksikliği Erdoğan ve Davutoğlu ile bir kısım siyasetçilerin insanüstü denecek gayretleriyle telafi edilmeye çalışıldı. Sonuçta tek başına iktidarı kaybetse de, onsuz iktidar kurulamayacak % 41 lik bir AK Parti oyu ortaya çıktı. AK Parti nin % 41 lik oy oranı, en zor dönemde dahi kemikleşmiş oy tabanını göstermesi bakımından kayda değerdir. AK Parti önemli bir sosyolojik ve iktisadi tabana oturmaktadır. % 41 e rağmen tek başına iktidar çıkmaması ise AK Parti nin Yeni Türkiye ve Yeni Anayasa tezlerine ciddi bir alan açmaktadır. Eğer muhalefet buradan AK Parti karşıtı bir koalisyon çıkaramazsa, AK Parti nin bu durumdan istifade ederek seçmene siyasi tezler sunması ve bunu ekonomik uygulamalarla desteklemesi mümkündür. AK Parti kimlik politikalarına teslim olmadan kimlik meselelerini çözecek bir politik perspektif inşa edebilirse, kimlik politikalarının sınır ve zararları asgariye indirilerek genel seçmene hitap edilebilir. Bu bakımdan 7 Haziran seçimleri, uzun seçimin yeni tura sarktığını gösteriyor. Siyaset yapan kazanacak 30 HAZİRAN 2015 HAZİRAN

17 İÇ POLİTİKA KÜRTLER FIRSATI ZİYAN ETTİ! AK Part hükumetler Doğu ve Güney Doğu ya olağanüstü yatırımlar yapmaya çalışırken, PKK, her defasında yatırımları engellemek ç n, müteahh tler n mak nalarını, şant yeler n yaktılar, mühend sler n kaçırdılar. Kürt vatandaşlarımız, o örgütün destekled ğ part y ödüllend rerek, hükumetten h zmet talep etmed kler n, Kürtlere h çb r h zmet get rmese b le Kürtçülük yapan part y kayıtsız şartsız destekleyecekler n gösterd ler. Alper TAN SDE Yüksek İstişare Kurulu Üyesi aydır devam eden heyecanlı ve gerilimli bir dönem sona erdi. Yeni Türkiye yeni 6-7 bir safhaya girdi. Şimdi herkes bundan sonra ne olacağını merak ediyor. İktidarı, muhalefeti, medyası ve uluslararası çevreler.. herkes şokta.. Belli bir kesim, her ne kadar biz bu sonucu bekliyorduk veya biliyorduk dese de, bu doğru değil. AK Parti ve Erdoğan karşıtları, CHP, MHP ve HDP nin tek başına iktidar olacağı bir tabloyu zaten asla hayal bile edemezlerdi. Hayal edilen şey AK Parti dışındaki partilerin koalisyon kurması olsa bile, buna da ihtimal vermiyorlardı. Aslında onların en iyimser beklentisi, CHP-PKK-Paralel ile bunların arkalarındaki dış merkezler eliyle HDP ye barajı aşırmak ve böylece AK Parti nin tek başına ama daha zayıf bir iktidar olması idi. Ama Yeni Türkiye karşıtları hayal bile edemedikleri bir sonuçla karşılaştılar. Bu sonuç, AK Parti nin tek başına iktidar olma imkanını sonlandırdığı için ilk bakışta onların çok lehine gibi görünmekle birlikte, anlaşılan o ki pek sevinemediler. Seçim sonrası ibretlik siyasi konuşmalar yapılıyor. 3 dönem üst üste tek başına iktidar olan ve aralıksız dördüncü parlamento seçiminde yine önemli bir başarı elde edip % 41 oy oranı ile tekrar birinci parti olan AK Parti, buna üzüldüğünü söylüyor. 65 seneden beri tek başına iktidar yüzü görmediği halde siyasi hayatını sürdüren CHP ise, % 25 lik oy almasına ve bir önceki seçime göre % 4 oranında oy kaybetmiş olmasına rağmen destan yazmışçasına seçimi kaybedenin Tayyip Erdoğan olduğunu ileri sürerek hükumet kurmaya talip olabiliyor. 7 Haziran sonuçları ve bunun analizi elbette herkesçe derinlemesine yapılacaktır. AK Parti de muhasebesini yapacaktır. Hepimiz bu sonucu saygıyla karşılamalıyız. Seçimin verdiği toplumsal mesajlara uygun yeni bir siyaset üretilmesi gerekiyor. Mesajın alındığını gösteren bir hükumet formülü uygulanmalıdır. Bu seçimde Kürt vatandaşlarımız açık bir mesaj verdiler. Birinci Dünya Savaşı nda Kürtler, Türklerle omuz omuza cihat ettiler. Ama Cumhuriyet i kuranlar Kürtleri aldattılar ve kurdukları ulus devletle Kürtleri dışladılar. AK Parti iktidarları, devletin bu yanlış politikalarına son verdi. Cumhuriyet öncesi Türk-Kürt-Arap kardeşliği ni yeniden ihya ve inşa etmek istedi. Despot devletin bütün baskıcı uygulamalarını kaldırdı. Kardeşliği sadece manevi olarak ihya etmedi. Doğu-Güneydoğu ya olağanüstü yatırımlar yaptı depreminden sonra Van yeniden inşa edildi. Her yere otoyol, bölünmüş yol, havaalanı, baraj, konut, okul, üniversite yapıldı. Terörü bitiren açılım ve kardeşlik projeleri hayata geçirildi. Abdullah Öcalan muhatap alındı. Kürtler ne yaptılar? Kürtleri aldatan devlet anlayışını ortadan kaldıran ve bugüne kadar Kürtlerden esirgenmiş hakları tanıyan AK Parti yi cezalandırdılar. Kemalist devletin Kürt versiyonu HDP ye olağandışı bir destek verdiler. Hizmete ve kardeşliğe değil cibilli bir tercihle ırkçı ve baskıcı bir siyasi anlayışa talip oldular. Kürt vatandaşlarımızın çoğunluğu, Türkler ve Kürtler Ermenilere soykırım yapmıştır diyenleri ödüllendirdiler. LGBT lilere sosyal statü isteyenlere destek oldular. İnançlarını değil neye mal olursa olsun cibilli duygularını öne çıkardılar. Beyaz Türkleri, Nişantaşı, Etiler semtlerinin sosyal tercihlerini benimsediler. Bu mesaj alınmalıdır. Şimdi bu mesaja uygun bir cevap verilmesi gerekmektedir. Bu mesaja en uygun hükumet formülü bellidir: AK Parti-MHP koalisyonu.. Bu koalisyon Yeni Türkiye yi yeni bir safhaya taşıyabilir. Ahmet Davutoğlu başbakanlığında hem 13 yıllık istikrar muhafaza edilmiş olur hem de Yeni Türkiye siyasetine ince ayar yapılır. Dışişleri Bakanlığı AK Parti de olmalı ve dış politikamız zafiyete uğramadan İslam ülkeleri ile ilişkilerimiz derinleşerek devam etmelidir. Çözüm sürecinin başından bu yana Abdullah Öcalan ile yapılan tüm görüşmelere istisnasız katılmış ve her defasında Öcalan ın mektubunu Kürtlere okumuş olan HDP li Sırrı Süreyya Önder, 7 Haziran öncesi AK Parti ile koalisyon kurmayız. Ama MHP ile koalisyon kurabiliriz demişti. Bu açıklamadan anlaşılıyor ki HDP nin MHP ile çok derin bir ilişkisi olmalı. O nedenle kurulacak koalisyonda İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı nın 32 HAZİRAN 2015 HAZİRAN

18 İÇ POLİTİKA AK PARTİ YE KARŞI KOALİSYON GÜCÜNÜN KOÇBAŞI HDP VE SEÇİM STRATEJİLERİ Prof. Dr. Yasin AKTAY SDE Onursal Başkanı MHP ye verilmesi yerinde olur. Çözüm sürecini de MHP li bir bakan ya da başbakan yardımcısı üstlenirse isabet olur. Sırrı Bey in dediğinden anlıyoruz ki çözüm sürecini koordine edecek bakan MHP li olursa süreç daha akıcı işleyecektir... Böylece çözüm süreci konusunda AK Parti ile muhatap olmak istemeyen HDP, MHP ile daha mutlu bir süreç yürütme imkanına mazhar olacaktır. AK Parti buna fırsat vermelidir. AK Parti hükumetleri Doğu ve Güneydoğu ya olağanüstü yatırımlar yapmaya çalışırken, PKK, her defasında yatırımları engellemek için, müteahhitlerin makinalarını, şantiyelerini yaktılar, mühendislerini kaçırdılar. Kürt vatandaşlarımız, o örgütün desteklediği partiyi ödüllendirerek, hükumetten hizmet talep etmediklerini, Kürtlere hiçbir hizmet getirmese bile Kürtçülük yapan partiyi kayıtsız şartsız destekleyeceklerini gösterdiler. Hizmet üretmedikleri halde zaten belediyeleri onlara teslim etmişlerdi. Kürt vatandaşlarımız bu hizmetlere ihtiyaç duymadığına göre, hizmet konusunda onları zorlamamak gerekir. Bu güne kadar Doğu-Güneydoğu ya lüzumsuz yere harcanan kaynaklar, Orta ve Batı Anadolu ya, Karadeniz ve Akdeniz bölgelerine, Marmara ve Ege bölgelerine kaydırılmalıdır. Kürt vatandaşlarımızın tabii ki yine de talepleri olacaktır. Bu talepler, HDP üzerinden koalisyonun MHP li ortaklarına iletilmeli ve MHP li bakanlar bu konuda ikna edilmeliler. Kürtler PKK nın tehdidi ve baskısı ile HDP ye oy veriyorlar bahanesinin haklı olduğunu düşünmüyoruz. O baskı ve tehditler daha önce de vardı de, 2007 de, 2011 de de vardı. 7 Haziran seçimleri net bir şekilde gösterdi ki Kürtler, başka bir mesaj veriyorlar! Daha önce de yazdığımız gibi HDP li bir milletvekili, partisinin siyasi yaklaşımını şöyle anlatmıştı.. HDP istiyor ki T.C. bir Kürdistan kurup bize teslim etsin. Biz de o Kürdistan ı Kuzey Kore gibi yönetelim. Türkiye, Kürt vatandaşlarımızı Kuzey Kore gibi yönetilme hakkından mahrum etmemelidir! Bu demokratik bir hak tır! *** Yeni Türkiye ye içerden en büyük darbeyi Fethullah Gülen vurmuştu. Ülkenin 5 yıl kaybetmesine neden oldu. Barajı aşmasından bağımsız olarak ifade ediyoruz. Yeni Türkiye ye ikinci ihaneti HDP yapıyor. Paralel kaybetti. Kimsenin şüphesi olmasın; HDP de kaybedecek.. Kürtler için yazık oldu! Ama her işte bir hayır var. Uygur İslam alimi Şeyh Abdülkayyum un 1957 de ifade verdiği mahkemedeki sözü ile bitirelim: İyimser insan, her felakette bir fırsat görür. Kötümser insan her fırsatta bir felaket görür. Bu bir fırsat tır. Önümüze bakalım.. 7 Haziran seçimlerinde, AK Parti ye karşı seçim öncesi kurulmuş olan açık bir koalisyon var ve bu koalisyonun tek hedefi AK Parti yi iktidardan devirmek. Bu hedefin gerçekleştirilmesinde HDP ye tam bir koçbaşı görevi verilmiş olduğu anlaşılıyor. Bu da aslında stratejik olarak çok makul. Çünkü bütün seçim kampanyasında CHP veya MHP nin oylarının arttırılmasına odaklanıldığında bunun her iki partiye en fazla birkaç milletvekili daha kazandırma getirisi olacağı belli. Oysa HDP nin % 10 un üstüne bir puan çıkarılmasıyla birlikte 60 ın üstünde milletvekili çıkaracağı ve bunun AK Parti yi 276 sınırının altına düşürme ihtimalinin çok yüksek olacağı belli. Bu durumda HDP ye barajı aştıracak bir yol izlemek koalisyon güçleri açısından en rasyonel hareket gözüküyor. HDP bütün seçim stratejisini Türkiye nin iki kesimine iki ayrı yüzünü göstererek ve bu ikisi arasına da bir yalıtkanlık duvarı örmek üzerinden kurmuş durumda. Doğu da ve Güneydoğu da HDP nin sergilediği yüz, Batı tarafındakinden çok farklı. Kobani olaylarını bahane ederek 6-8 Ekim olaylarında sergilenen şiddet olayları sonucunda 51 vatandaşımız hayatını kaybetmişti. HDP nin bu yüzünü aslında Türkiye nin dört bir yanı görmüştü. O korkunç yüzü Türkiye nin unutması mümkün değil. Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde tam bir Nişantaşı çocuğu muamelesi çekilen Selahattin Demirtaş ın sokakları hareketlenmeye, açıkça şiddete davet eden haykırışları hala kulaklarda. Hele 51 kişinin öldüğü katliamın ardından çıkıp boncuk boncuk terlediği halde, olaylarla ilgili sorumluluğu üzerinden atmaya çalışarak sergilediği pişkinlik de ortada. 34 HAZİRAN 2015 HAZİRAN

19 HDP n n bazı llerde yaşadığı zorlukların bu aralar demokrat k duyarlılıkları harekete geç rmes n anlıyoruz da, aynı HDP n n başka bazı llerde başka part lere yaşattığı zorluklar, neden h ç b r demokrat k duyarlılığın konusu olmuyor acaba? Kobani halkıyla dayanışma adına sebebiyet verdiği katliamın ardından hala alacaklı gibi sergilediği savunma, sicilini daha da kabartmaktan başka bir işe yaramamıştı. Gözü dönmüş canilerce hayvanca katledilen Yasin Börü ve arkadaşlarının ruhu, onun üzerinde gezinmeye devam edecektir. HDP nin Doğu da daha fazla etkili olan bu yüzü, hala hız kesmeden etkili olmaya devam ediyor. Yüzde 10 barajını geçmek üzere, Doğu da ulaşılmış doğal oy sınırı aşmak için şiddeti hatırlatmak, yetmiyorsa göstermek, en mutat yol olarak görünüyor. Normalde HDP yi de PKK yı da Doğu da bir hayli gözden düşüren, Kürt halkı arasındaki meşruiyetini ve haklılığını aşındırıcı bir etki yapmış olan 6-8 Ekim olaylarını, HDP liler tehdit unsurunu öne çıkardıkları bir propaganda aracına dönüştürmüş bulunuyorlar. HDP barajı aşmazsa 6-8 Ekim olaylarının tekrarlanacağı mesajı bir şekilde verilmeye çalışılıyor. Evlere ve işyerlerine anket bahanesiyle gönderilen HDP li gençler evlerde hemen işi propagandaya ve fişlemeye döküyorlar. Normalde bu işlem bile şehirde bir korku salmaya yetiyorken, ibreti alem olsun diye de ters cevap veren veya açıkça AK Parti yi destekleyeceğini ifade eden bazı işyerleri de hemen akabinde taşlı saldırıya uğruyor. Van da billboardlarda sergilenen ve kan akan musluklu afişler, mesajı en açık şekilde veriyor. HDP nin barajı aşmak için bölgede insanlara vaat ettiği tek şey kan dökmemek oluyor. Eruh ta AK Parti ye yakınlığıyla bilinen muhtarın pusuya düşürülerek hunharca katledilişinin arkasında da PKK olduğu kesinlik kazandı. PKK, açıkça üstlenmediği cinayeti el altından insanlara gözdağı unsuru olarak kullanmaktan çekinmiyor. Böylece çözüm sürecinde bir türlü silahı bırakmaya yanaşmamasının gerçek nedeni daha da netlik kazanıyor. PKK silahı devlete karşı değil, her şeyden önce Kürt halkına karşı kullanmayı amaçlıyor. Kürt halkını kendine itaat ettirmek için silahtan başka bir aracı bulunmuyor. Kendisine zaten gönüllü olarak bağlanan ve partiye militanlık yapanlar, yönetilecek bir halk olarak yeterli gelmiyor. Normal halk ise gönüllü olarak itaat etmiyorsa, zorla itaat ettirilecektir. Silahı bırakan bir örgütü hiç kimsenin ciddiye almayacağını çok iyi biliyorlar. O silahlı gücün saldığı korkudan başka bir propaganda aracı olmayan HDP de örgütün silahı bırakmasını istemiyor, çünkü Kürtleri kendisine oy vermeye ikna edecek hiçbir vaadi veya programı yok. Sadece yakın geçmişinde, yani çözüm sürecinin devam ettiği dönemde bile bagajında 6-8 Ekim katliamı bulunan, buna dair en ufak bir pişmanlık veya özeleştiri emaresi bulunmayan HDP nin bu yüzünün Batı da bu kadar çabuk unutulmaya yüz tutması, işin asıl ibretlik noktası. O şiddeti, o vandalizmi gören insanlar bunları elbette unutmadılar. Ancak HDP yi parlatmaya çalışan kampanya bunu unutturmak üzerine kurulu. Türkiye nin Doğu sunda bütün dehşetiyle ve şiddetiyle sergilenen bu yüzün, Batı ya dönük medyadan bu kadar ustalıkla saklanmaya çalışılıyor olması, algı yöneticilerinin komplo niyet ve kapasitesi hakkında önemli bir fikir veriyor. HDP ye Takviye Vitesi Batı da birçok ilde HDP lilerin bazı siyasi faaliyetlerini yapmakta zorlandıkları ile ilgili haberler veya gelişmeler üzerine nöbetçi aydınlar malum insan hakları ve demokrasi reflekslerini sergilemiş, bir bildiri yayımlamışlar. Buna itirazımız olamaz. Türkiye de her siyasi fikrin ülkenin her bölgesinde ifade edilebilir olması lazım. Buna yönelik hiçbir engelleme hiçbir baskı kabul edilemez. İlk etapta bir sorun gözükmeyen bu bildiriyi yayınlayan aydınların, kimin için hangi bağlamda hangi basiret ufkunda bildiriyi yayınladıklarıyla ilgili bir hesaba da açık olmaları mukadderdir. Neticede Güneydoğu da insanlar üzerine faşizan baskılar ve doğrudan silah zoru kullanılarak dayatılan bir tercih söz konusu. Sadece bunun için öldürdükleri, kaçırdıkları, gelip tehdit ettikleri insanların haddi hesabı yok. Güneydoğu da artık bu baskıyı şu veya bu şekilde yaşamayan (hissetmeyen demiyoruz) yok. Batı da bir çok ilde HDP lilerin bazı siyasi faaliyetlerini yapmakta zorlandıkları ile ilgili haberler veya gelişmeler üzerine nöbetçi aydınlar malum insan hakları ve demokrasi reflekslerini sergileyerek bir bildiri yayımladılar. Güzel, itirazımız olamaz. Türkiye de her siyasi fikrin, ülkenin her bölgesinde ifade edilebilir olması lazım. Buna yönelik hiçbir engelleme, hiçbir baskı kabul edilemez. Hele seçim şartlarında taraflar arasında hukuk ve demokrasi normlarının yanısıra ve bunun ötesinde bir de centilmenlik anlaşması da olması lazım. Neticede siyasi rekabet yapılıyor. Ülkenin nasıl yönetileceğiyle ilgili siyasi bir tartışmada taraflar en iyi olduklarını ispatlamak için halka gidiyor. Halkın oyunu kapmak için birbirleriyle vahşice kapışmaları, bu arada halkın oyunu ikna yoluyla değil baskı yoluyla kapmaya çalışmaları işin tabiatını bozar. O yüzden baştan itibaren ilkeyi tutarlı bir biçimde koymak gerekiyor. Hangi siyasi partiye hangi amaçla olursa olsun yapılan her saldırı demokrasiye bir saldırıdır. Kınıyoruz. Yine o yüzden AK Parti, HDP ye Adana ve Mersin de yapılan saldırıları hiç tereddüt etmeden, duyduğu anda nefretle kınadı. Kınamaz dendi, iktidarsınız madem faillerini bulmanız lazım dediler. Olayın failleri iki gün geçmeden ortaya çıkarıldı ama hiç kimsede en ufak bir mahcubiyet ifadesi belirmedi. HDP ye saldıranlar, PKK nın kardeş kuruluşu, faaliyet tarzı itibariyle tam bir entrika kurgusu üzerinden çalışan bir DHKP-C militanı çıktı. Böyle bir saldırıyla neyi hedeflediğini anlamak hiç de anlaşılmaz ve açıklanamaz bir durum değil. HDP nin bazı illerde yaşadığı zorlukların bu aralar demokratik duyarlılıkları harekete geçirmesini anlıyoruz da, aynı HDP nin başka bazı illerde başka partilere yaşattığı zorluklar, neden hiçbir demokratik duyarlılığın konusu olmuyor acaba? Adana ya yapılan saldırının bir benzeri AK Parti nin Siirt in Baykan Veysel Karani Beldesi nde gerçekleşti. Ne kimsenin kınadığı, ne kimsenin demokrasiye saldırı olarak nutuklar attığını gören-duyan olmadı. Şirvan da biri korucu çocuğu olmak üzere yaşları 18 in altında olan 5 çocuk kaçırıldı, aileleri soluğu HDP binasında almış, kendilerine bir şekilde söylenen, çocukların seçim sonuna kadar ve seçim sonucuna göre dağda tutulacağı oluyor. Kısa bir süre önce Eruh ta oyunu açıktan AK Parti lehine belli eden bir muhtar daha önceden aldığı tehditler muvacehesinde gece yarısı kendisine kalleşçe kurulan pusu ile katlediliyor ve bölgede bir çok muhtara, korucuya, AK Parti meclis üyelerine Musto nun durumundan ibret almaları ve ayaklarını denk almaları yönünde mesajlar gidiyor. Musto nun durumundan çıkarılması gereken ibret ve ders açıkça ifade ediliyor; ilk taksitte 7 Haziran da HDP den 36 HAZİRAN 2015 HAZİRAN

20 Geç kalmış Kürt m ll yetç l ğ n n bu ırkçı yorumu aslında b ze b r başka tecrübey, Kemal st tecrübey hatırlatmaktadır. Kemal stler de Türk nsanına yen b r d n, yen b r kılık-kıyafet, yen b r Türkçe verm şler, bu tanımlanmış kr terler n dışında kalan Türkler Türkleşt r lmes, eğer mümkün değ lse te d p ed lmes gereken unsurlar olarak görmüşlerd. başka hiçbir partiye oy çıkmaması. Bu yönde sayısız mektup dolaşıyor insanların elinde, önemli bir kısmı savcılığa aktarılmış durumda ama daha önemli bir kısmı da tehdit mesajlarını alanlarla mesajı gönderenler arasında maalesef bir sır olarak kalıyor. AK Parti Siirt adaylarının seçim minibüslerinin kırılacak camı kalmamış durumda. Her gün ayrı bir saldırıya uğruyorlar. Başbakan Ahmet Davutoğlu nun Siirt mitingine katılımı caydırmak için birçok köyde ve şehirde insanlara apaçık tehditlerde bulunuldu, buna rağmen katılım, beklenenin de üstünde ve çok coşkulu oldu. Ancak mitingden dağılan gençlik ve kadın kolları üyelerine HDP li bir grup tarafından darp girişimi oldu. Olayda üç kadın ve bir erkek darp edildi. Kadın konusundaki ilerici pratikleri dolayısıyla sahtekarca güzellemelerin konusu olan hareketin, kadın konusundaki asıl yüzü burada böylece bir kez daha ortaya çıkıyor. Onlar için HDP ye oy vermeyen Kürt, Kürt de değildir. PKK ya tabi olmamış bir kadın da hakları olan bir kadın değildir. Kendilerine oy vermeyen Kürtleri hain ilan ederek arkasından uyguladığı korkunç dışlama, baskı ve sürgünler HDP nin baştan sona nasıl bir faşizan toplum tasarımına sahip olduğunu gösteriyor. Üstelik, yukarıda anlattığımız vakalar, şu kısa seçim kampanyası esnasında sadece Siirt bölgesinde karşılaştığımız vakalardan birkaç örnek. Bu örneklerin çok daha fazlası bölgedeki diğer şehir ve köylerde vakayi adiye cinsinden. HDP ye yönelik saldırılar kabul edilemez elbet, ama ya HDP nin bir parti politikası olarak doğuda herkese karşı sergilediği saldırganlık ve şiddete karşı bu suskunluğun anlamı ne? Biraz HDP dir ne yapsa yeridir algısının, HDP ye silahla kurduğu ilişkiyi normalmiş gibi sunan bir lakaytlık sözkonusu. HDP herkese saldırabilir, öldürebilir, tehdit edebilir, baskı kurabilir, bu onun en doğal hakkı ama kimse HDP ye, onun seçim ofislerine saldıramaz. Halihazırda yaşadığımız olaylar karşısında sergilenen karşıdakini salak yerine koyan bu standartsızlık HDP yi; PKK sı, KCK sı, HPG si ve diğer bütün unsurlarıyla seferber olup AK Parti yi iktidardan uzaklaştırmaya yarayacak bir kurtarıcı olarak görüyor belli ki. O kurtarıcı için o kadarlık bir aklı, aydınlığı, vicdanı feda etmenin sakıncası yok. Bize de bu aydınların son çırpınışını hüzünle izlemek düşüyor. Ama bu hüzün verici düşüşü izlerken, Güneydoğu da bu şartlarda demokratik bir seçimin asla gerçekleşemeyeceğine dair de açık tespitlerimizi şimdiden kaydedelim. Silahlı güçlerin hiçbir kural tanımayacaklarını ifade ederek, tehdit, şiddet ve her türlü baskı yöntemleriyle kol gezdiği bir ortamda insanların gerçek meramlarını ifade edebileceklerini düşünmek mümkün değil. Ne yazık ki, Güneydoğu da seçim güvenliği yok. İnsanların gerçek düşüncelerini ifade edebilecekleri bir seçim en azından bu seçimde asla olmayacak. Barajı aşma hırsını bir ölüm-kalım meselesine dönüştürmüş olan HDPKK bunun için her yolu deniyor ve bu yolu denerken devam eden çözüm süreci dolayısıyla devlet katında karşılaştığı aşırı tolerans, aksi görüşte olan insanların da ümidini kırmaktadır. Bu insanlar artık burada kalıcı olanın PKK, devletin de buraları ve kendilerini zaten örgütün insafına terk etmiş, dolayısıyla gidici olduğunu hissediyorlar. Bu durumda AK Parti veya başka bir parti lehine buralardan etkili bir oy beklemek mümkün değildir. HDPKK nın buralarda izlediği seçim politikası esasen baas rejimlerinin veya Orta Doğu diktatörlerinin sandıktan % 99 lar seviyesinde bir sonuç çıkarmaktan umduğu tatminin peşinde olduğunu da gösteriyor. Bu oy profilini elde etmek için seçim öncesi, sandık ve seçim sonrası taktikler bir bütün olarak değerlendirilmektedir. Kim Bu Biz ler? Bir Garip Müsamere HDP nin pervasızca ve insanlık dışı bir biçimde korunduğuna ilişkin bir başka örneği Şırnak ta yaşadık. Şırnak ın İdil ilçesinden HÜDA-PAR a mensup 2 kişinin hayatını kaybettiği, 6 kişinin yaralandığı haberini aldık. HDP açısından aslında vakayı adiyeden sayılabilecek bu hadise sonrasında bazı yayın organlarının HDP yi korumak, 2 HÜDA-PAR lının HDP liler tarafından katledildiğini söylememek için nasıl takla attıklarını ibretle seyrettik. HDP cephesinde ise değişen hiçbir şey yoktu. Müzmin mağdur HDP, söz konusu köyde kendilerine saldırıldığını iddia etti ki bu vicdan sahibi, akıl sahibi kimseler için elbette gülünç bir açıklamaydı. HÜDA- PAR ın Şırnak İl Başkanı da verdiği bir mülakatta bu acayip durumu ironik bir dille anlamaya çalışıyordu: Hem biz saldırıyoruz, hem de ölenler hep bizden. Bu durum aslında HDP nin ülkede bazı gruplar tarafından nasıl bir koruma kalkanı altına alındığını; barajı geçmesi için yaratılan terör ortamının nasıl gizlendiğinin güzel bir göstergesi. HDP yi her türlü eleştiriden münezzeh, gerçek bir aydın ve orta sınıf hareketi olarak göstermek için kullanılan Biz ler Meclise sloganı aslında HDP yi baraja doğru iten güçleri ve HDP yi anlamak açısından, kullanışlı bir örnek olabilir. Dahası HDP nin yarattığı Biz ler kategorisinin kendiliğinden bir de Siz ler kategorisi yarattığını ıskalamayalım. Kim bu Biz ler ve dolayısıyla oluşan Siz ler? HDP nin Batı da kullandığı demokratik söylemin bir simülasyon olduğunu söylemek mecburiyetindeyiz. Lafı uzatmadan söyleyelim, HDP Kürt ırkçılığı üzerine temellenen; özellikle Doğu ve Güneydoğu da faşist bir söylem düzeyinde siyaset yapmaktadır. Dahası HDP nin ırkçı söylemi, tanımlanmış bir Kürt ulusu üzerinden şekillenmektedir. Bu tanımlanmış Kürt ulusu seküler, İslami hassasiyetleri olmayan, Batılıların da hoşuna gidebilecek bir takım pagan inanışlarla da bezenmiş bir Kürt ulusu biçimindedir. HDP-PKK çizgisinde yayın yapan Kürtçe kanallara bakıldığında bu kanallarda kullanılan Kürtçeyi bu coğrafyanın insanının anlayabilmesi için ayrıca tercüman gerektiği görülecektir ama HDP için gerçek Kürtçe budur. Dolayısıyla HDP nin tanımladığı gibi yaşamayan, HDP nin tanımladığı gibi inanmayan, HDP nin tanımladığı gibi konuşmayan Kürt, Kürt değildir; Kürtleştirilmesi gerekir. Geç kalmış Kürt milliyetçiliğinin bu ırkçı yorumu aslında bize bir başka tecrübeyi, Kemalist tecrübeyi hatırlatmaktadır. Kemalistler de Türk insanına yeni bir din, yeni bir kılık-kıyafet, yeni bir Türkçe vermişler, bu tanımlanmış kriterlerin dışında kalan Türkleri Türkleştirilmesi, eğer mümkün değilse te dip edilmesi gereken unsurlar olarak görmüşlerdi. Meseleye bu zaviyeden bakıldığında HDP için rahatlıkla Kürt siyasal hareketinin Kemalist versiyonu tanımlaması yapılabilir. HDP ye sol/sosyalist çevrelerden, seküler çevrelerden duyulan sempatinin sebebi de galiba budur. Kemalizmin farklı bir bedende yeniden dirilmiş olması, Kemalist tecrübeyle göbek bağını bir türlü koparamamış sol/sosyalist entelektüele oldukça sempatik gözükmektedir. HDP yi baraja doğru itmek için geliştirilen takviye kuvvetin, 200 aydın tarafından imzalanan bildirinin altında imzası olanlara bakıldığında büyük kısmının 1970 li yıllarda Stalinizmi bir çeşit üçüncü dünya milliyetçiliğine dönüştüren kimselerden oluştuğu görülmektedir. İlginç bir örnek için 1970 lerde Aydınlık, Proleter Devrimci Aydınlık çevresinde bulunmuş; 1990 larda kendisini anarşist olarak ilan etmiş Gün Zileli nin yazdıklarına bakılabilir. Bir anarşist olarak sandığı reddetmesi gereken Zileli nin, insanları HDP ye oy vermeye çağırması Zileli nin şahsında bu bildiriye imza atanların geçmiş hayatlarını hatırladıklarına karine olarak yorumlanabilir. Bu kişilerin üçüncü dünya milliyetçiliği kokan Stalinist düşünsel geçmişlerini hatırlamalarında elbette bir sakınca yok ama HDP nin faşizan, Kürt ırkçısı söylemini liberal sol diye, HDP nin Biz ler i içerisinde olamayacak Siz ler e yutturmaya çalışmaları insanların aklıyla biraz dalga geçmek oluyor ki buna da müsaade etmeyiz. Kısacası HDP nin Biz ler HDP sloganı Biz ler PKK ile aynı anlama geliyor. Bu eş anlamlılık durumu da HDP nin düşünsel akrabalıklarını, aydınlar bildirisinde de görüldüğü gibi net bir biçimde ortaya koyuyor. 38 HAZİRAN 2015 HAZİRAN

Fren Test Cihazları Satış Bayiler. Administrator tarafından yazıldı. Perşembe, 05 Mayıs :26 - Son Güncelleme Pazartesi, 30 Kasım :22

Fren Test Cihazları Satış Bayiler. Administrator tarafından yazıldı. Perşembe, 05 Mayıs :26 - Son Güncelleme Pazartesi, 30 Kasım :22 FDR Adana Fren Test Cihazları FDR Adıyaman Fren Test Cihazları FDR AfyonFren Test Cihazları FDR Ağrı Fren Test Cihazları FDR Amasya Fren Test Cihazları FDR Ankara Fren Test Cihazları FDR Antalya Fren Test

Detaylı

Yatırım Teşvik Uygulamalarında Bölgeler

Yatırım Teşvik Uygulamalarında Bölgeler Yatırım Teşvik Uygulamalarında Bölgeler 1. Bölge: Ankara, Antalya, Bursa, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Muğla 2. Bölge: Adana, Aydın, Bolu, Çanakkale (Bozcaada ve Gökçeada İlçeleri Hariç), Denizli,

Detaylı

OTO KALORİFER PETEK TEMİZLİĞİ - VİDEO

OTO KALORİFER PETEK TEMİZLİĞİ - VİDEO OTO KALORİFER PETEK TEMİZLİĞİ - VİDEO Oto Kalorifer Peteği Temizleme Makinası, Araç Kalorifer Petek Temizliği Cihazı. kalorifer peteği nasıl temizlenir, kalorifer peteği temizleme fiyatları, kalorifer

Detaylı

İLLERE GÖRE NÜFUS KÜTÜKLERİNE KAYITLI EN ÇOK KULLANILAN 5 KADIN VE ERKEK ADI

İLLERE GÖRE NÜFUS KÜTÜKLERİNE KAYITLI EN ÇOK KULLANILAN 5 KADIN VE ERKEK ADI İLLERE GÖRE NÜFUS KÜTÜKLERİNE KAYITLI EN ÇOK KULLANILAN 5 KADIN VE ERKEK ADI İL KADIN ADI ERKEK ADI ADANA ADIYAMAN AFYONKARAHİSAR AKSARAY SULTAN SULTAN İBRAHİM RAMAZAN 1/17 2/17 AMASYA ANKARA ANTALYA ARDAHAN

Detaylı

Gayri Safi Katma Değer

Gayri Safi Katma Değer Artıyor Ekonomik birimlerin belli bir dönemde bir bölgedeki ekonomik faaliyetleri sonucunda ürettikleri mal ve hizmetlerin (çıktı) değerinden, bu üretimde bulunabilmek için kullandıkları mal ve hizmetler

Detaylı

SİYASİ PARTİLERİN SEÇİM YARIŞI HIZ KESMİYOR

SİYASİ PARTİLERİN SEÇİM YARIŞI HIZ KESMİYOR BÜLTEN 21.05.2015 SİYASİ PARTİLERİN SEÇİM YARIŞI HIZ KESMİYOR 7 Haziran genel seçimine günler kala nefesler tutuldu, gözler yapılan anket çalışmalarına ve seçim vaatlerine çevrildi. Liderlerin seçim savaşının

Detaylı

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 30 MART 2014

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 30 MART 2014 30 MART 2014 AraştırmaHakkında Araştırma, 30 Mart 2014 günü, Bilgisayar Destekli Telefon Görüşmesi (CATI) yöntemi ile mahalli seçimlerde oy kullanan toplam 1383 seçmen ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma

Detaylı

İL ADI UNVAN KODU UNVAN ADI BRANŞ KODU BRANŞ ADI PLANLANAN SAYI ÖĞRENİM DÜZEYİ

İL ADI UNVAN KODU UNVAN ADI BRANŞ KODU BRANŞ ADI PLANLANAN SAYI ÖĞRENİM DÜZEYİ ADANA 8140 BİYOLOG 0 1 LİSANS ADANA 8315 ÇOCUK GELİŞİMCİSİ 0 1 LİSANS ADANA 8225 DİYETİSYEN 0 1 LİSANS ADANA 8155 PSİKOLOG 0 1 LİSANS ADANA 8410 SAĞLIK MEMURU 6000 ÇEVRE SAĞLIĞI 4 LİSE ADANA 8410 SAĞLIK

Detaylı

Türkiye'nin en rekabetçi illeri "yorgun devleri"

Türkiye'nin en rekabetçi illeri yorgun devleri Türkiye'nin en rekabetçi illeri "yorgun devleri" Türkiye nin kalkınmasında önemli rol üstlenen İstanbul, Ankara ve İzmir, iller arasında rekabet sıralamasında da öne çıktı. İSTANBUL - Elif Ferhan Yeşilyurt

Detaylı

LİSTE - II TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU - TAŞRA

LİSTE - II TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU - TAŞRA YER DEĞİŞİKLİĞİ BAŞVURULARI İÇİN İLAN EDİLEN LİSTESİ 1 ADANA BİYOLOG GENEL BÜTÇE 1 1 ADANA EBE GENEL BÜTÇE 6 1 ADANA HEMŞİRE GENEL BÜTÇE 2 1 ADANA SAĞLIK MEMURU ÇEVRE SAĞLIĞI TEKNİSYENİ GENEL BÜTÇE 1 1

Detaylı

KPSS-2014/3 Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Sözleşmeli Pozisyonlarına Yerleştirme (Ortaöğretim)

KPSS-2014/3 Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Sözleşmeli Pozisyonlarına Yerleştirme (Ortaöğretim) KURUM ADI KADRO ADI 190160001 SAĞLIK BAKANLIĞI SAĞLIK MEMURU (ADANA TÜM İLÇELER Taşra) 5 0 75,57278 78,51528 190160003 SAĞLIK BAKANLIĞI SAĞLIK MEMURU (ARTVİN TÜM İLÇELER Taşra) 4 0 75,26887 75,34407 190160005

Detaylı

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı. Mayıs 2013 - Düzce 1

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı. Mayıs 2013 - Düzce 1 Mayıs 2013 - Düzce 1 İçerik Giriş Kamu Üniversite Sanayi İşbirliğinde En Somut Ara Yüzler: Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Ülkemizde Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin Bölgesel

Detaylı

LİMANLAR GERİ SAHA KARAYOLU VE DEMİRYOLU BAĞLANTILARI MASTER PLAN ÇALIŞMASI

LİMANLAR GERİ SAHA KARAYOLU VE DEMİRYOLU BAĞLANTILARI MASTER PLAN ÇALIŞMASI T.C. ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANLIĞI ALTYAPI YATIRIMLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ LİMANLAR GERİ SAHA KARAYOLU VE DEMİRYOLU BAĞLANTILARI MASTER PLAN ÇALIŞMASI SONUÇ RAPORU-EKLER Mühendislik Anonim

Detaylı

TAKVİM KARTONLARI 2016 YILI RESMİ TATİL GÜNLERİ

TAKVİM KARTONLARI 2016 YILI RESMİ TATİL GÜNLERİ 2016 YILI RESMİ TATİL GÜNLERİ 2016 YILI MÜBAREK GÜN ve GECELER Yılbaşı 1 Ocak Cuma Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 23 Nisan Cumartesi Emek ve Dayanışma Günü 1 Mayıs Pazar Gençlik ve Spor Bayramı 19 Mayıs

Detaylı

KONU : YENİ TEŞVİK SİSTEMİ

KONU : YENİ TEŞVİK SİSTEMİ KONU : YENİ TEŞVİK SİSTEMİ Bilindiği üzere Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yeni teşvik sistemi açıklandı. Bu açıklamaya dayanarak aşağıda yeni teşvik sistemi genel hatlarıyla ifade edilecektir.

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Rapor Özet Türkiye genelinde il merkezlerinin içmesuyu durumu

İÇİNDEKİLER. Rapor Özet Türkiye genelinde il merkezlerinin içmesuyu durumu İÇİNDEKİLER Rapor Özet Türkiye genelinde il merkezlerinin içmesuyu durumu Çizelge 1 Türkiye genelinde il merkezlerinin su ihtiyaçları ve ihtiyaçların karşılanma durumu icmali Çizelge 2. 2013-2015 yılları

Detaylı

TABLO-1. İLKÖĞRETİM/ORTAOKUL/İLKOKUL MEZUNLARININ TERCİH EDEBİLECEĞİ KADROLAR (2015 EKPSS/KURA )

TABLO-1. İLKÖĞRETİM/ORTAOKUL/İLKOKUL MEZUNLARININ TERCİH EDEBİLECEĞİ KADROLAR (2015 EKPSS/KURA ) KURUM KODU DPB NO KURUM ADI / POZİSYON UNVANI İL İLÇE TEŞKİLAT SINIF 490060001 12062 AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI HİZMETLİ IĞDIR TÜM İLÇELER Taşra YH 12 2 999 1000 1001 490060003 12079 AİLE VE

Detaylı

VERGİ BİRİMLERİ. Taşra Teşkilatındaki Birimlerin Yıllar İtibariyle Sayısal Durumu

VERGİ BİRİMLERİ. Taşra Teşkilatındaki Birimlerin Yıllar İtibariyle Sayısal Durumu VERGİ BİRİMLERİ Taşra Teşkilatındaki Birimlerin Yıllar İtibariyle Sayısal Durumu 2. Vergi Birimleri. 2.1. Vergi Birimlerinin Yıllar İtibariyle Sayısal Durumu Birimin Adı 31/12/1996 31/12/1997 31/12/1998

Detaylı

Talepte Bulunan PersonelinÜnvanlara Göre Dağılımı

Talepte Bulunan PersonelinÜnvanlara Göre Dağılımı 15/06/2011-05/08/2011 Tarihleri Arasında Başkanlığımız İnternet Sitesinde Yayınlanan "Hizmetiçi Eğitim İhtiyacının Belirlenmesi Anketi"ne Katılan 7.191 Personelin 58.878 Tercihin, "Tercih Edilen Eğitim

Detaylı

2012-ÖMSS Sınav Sonucu İle Yapılan Yerleştirme Sonuçlarına İlişkin Sayısal Bilgiler (Ortaöğretim)

2012-ÖMSS Sınav Sonucu İle Yapılan Yerleştirme Sonuçlarına İlişkin Sayısal Bilgiler (Ortaöğretim) 10020121001 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ SANTRAL MEMURU (BOLU / MERKEZ - Merkez) 1 0 90,04922 90,04922 10020121003 AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI HİZMETLİ (ADIYAMAN / MERKEZ - Taşra) 1 0 86,74214

Detaylı

2012-ÖMSS Sınav Sonucu İle Yapılan Yerleştirme Sonuçlarına İlişkin Sayısal Bilgiler (Önlisans)

2012-ÖMSS Sınav Sonucu İle Yapılan Yerleştirme Sonuçlarına İlişkin Sayısal Bilgiler (Önlisans) 20020123801 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ MEMUR (BOLU / MERKEZ - Merkez) 1 0 77,71676 77,71676 20020123803 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ MEMUR (BOLU / MERKEZ - Merkez) 2 0 77,52866 78,22274 20020123805

Detaylı

EK 1. 21 Temmuz 1946 Milletvekili Genel Seçim Sonuçları Seçim Sistemi: Çoğunluk Sistemi

EK 1. 21 Temmuz 1946 Milletvekili Genel Seçim Sonuçları Seçim Sistemi: Çoğunluk Sistemi EK 1 21 Temmuz 1946 Milletvekili Genel Seçim Sonuçları Seçim Sistemi: Çoğunluk Sistemi Cumhuriyet Halk Partisi() 397 85,4 Demokrat Parti (DP) 61 13,1 Bağımsızlar (DP Listesinde 4 0.9 Yer Alarak Seçilen)

Detaylı

Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (Personel Daire Bşk.)

Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (Personel Daire Bşk.) Şube Başkanlıkları 1 NOLU ANKARA ŞUBESİ Mustafa GÜRAN Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (Personel Daire Bşk.) Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tel 5366400073 2 NOLU KAHRAMANMARAŞ ŞUBESİ Mustafa Ertan ATALAR

Detaylı

T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI

T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI TELİF HAKLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İSTATİSTİKSEL BİLGİLENDİRME RAPORU (SERTİFİKA) Hazırlayan: İrfan Taylan ÇOKYAMAN OCAK 2013 ANKARA SERTİFİKA BÖLÜM İSTATİSTİKLERİ 2 1) SERTİFİKA

Detaylı

KURUM ADI KADRO ADI KONT.

KURUM ADI KADRO ADI KONT. . KPSS-2014/2 310020001 ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİ Memur (ADIYAMAN MERKEZ Merkez) 1 0 86,13395 86,13395 310020003 ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİ Memur (ADIYAMAN MERKEZ Merkez) 1 0 87,43649 87,43649 310020005 ADIYAMAN

Detaylı

TABİP İL BÖLGE SE PDC KAD ORAN GRUP KİLİS 4 63 88 96 109,09% A1 KARAMAN 4 32 127 130 102,36% A2 İZMİR 1 3 1821 1864 102,36% A3 MALATYA 5 42 373 375

TABİP İL BÖLGE SE PDC KAD ORAN GRUP KİLİS 4 63 88 96 109,09% A1 KARAMAN 4 32 127 130 102,36% A2 İZMİR 1 3 1821 1864 102,36% A3 MALATYA 5 42 373 375 TABİP İL BÖLGE SE PDC KAD ORAN GRUP KİLİS 4 63 88 96 109,09% A1 KARAMAN 4 32 127 130 102,36% A2 İZMİR 1 3 1821 1864 102,36% A3 MALATYA 5 42 373 375 100,54% A4 ELAZIĞ 5 39 308 309 100,32% A5 YALOVA 2 13

Detaylı

AĞUSTOS 2015 TÜRKİYE GÜNDEMİ VESEÇMEN EĞİLİMİ ARAŞTIRMASI SONUÇ RAPORU 25 AĞUSTOS 2015

AĞUSTOS 2015 TÜRKİYE GÜNDEMİ VESEÇMEN EĞİLİMİ ARAŞTIRMASI SONUÇ RAPORU 25 AĞUSTOS 2015 ARGETUS ARAŞTIRMA, DANIŞMANLIK, EĞİTİM, PROJE VE ORGANİZASYON AĞUSTOS 2015 TÜRKİYE GÜNDEMİ VESEÇMEN EĞİLİMİ ARAŞTIRMASI 25 AĞUSTOS 2015 Mehmet Akif Mah.Recep Ayan Cad. Günaydın Sok. No:6 Kat:3 Çekmeköy

Detaylı

BOŞ KONTENJAN K.KODU KONTENJAN PUAN

BOŞ KONTENJAN K.KODU KONTENJAN PUAN K.KODU KONTENJAN BOŞ KONTENJAN EN KÜÇÜK PUAN EN BÜYÜK PUAN KADRO ÜNVANI KURUM ADI 4123541 1 0 090.857 090.857 MEMUR (İSTANBUL) BAYRAMPAŞA BELEDİYESİ (BYŞ) 4123543 4 0 086.962 088.105 ZABITA MEMURU (İSTANBUL)

Detaylı

FARABİ KURUM KODLARI

FARABİ KURUM KODLARI FARABİ KURUM KODLARI İstanbul 1. Boğaziçi D34-FARABİ-01 2. Galatasaray D34-FARABİ-02 3. İstanbul Teknik D34-FARABİ-03 Eskişehir 1. Anadolu D26-FARABİ-01 2. Eskişehir Osmangazi D26-FARABİ-02 Konya 1. Selçuk

Detaylı

KPSS-2014/3 Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Kadrolarına Yerleştirme Sonuçlarına Göre En Büyük ve En Küçük Puanlar (Lisans)

KPSS-2014/3 Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Kadrolarına Yerleştirme Sonuçlarına Göre En Büyük ve En Küçük Puanlar (Lisans) KURUM ADI ADI 390160001 SAĞLIK BAKANLIĞI PSİKOLOG (AĞRI TÜM İLÇELER Taşra) 1 0 72,44764 72,44764 390160003 SAĞLIK BAKANLIĞI PSİKOLOG (ARDAHAN TÜM İLÇELER Taşra) 1 0 72,11422 72,11422 390160005 SAĞLIK BAKANLIĞI

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

(ki-kare) analizi ( Tablo 1. Araştırmaya Katılanların Çalıştıkları Okul Türüne Göre Dağılımı. Sayı % 1259 65,6 659 34,4 1918 100,0

(ki-kare) analizi ( Tablo 1. Araştırmaya Katılanların Çalıştıkları Okul Türüne Göre Dağılımı. Sayı % 1259 65,6 659 34,4 1918 100,0 ÖĞRENME ORTAMLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ ARAŞTIRMASI Eğitimin kalitesi, öğrenme ortamlarının kalitesiyle doğru orantılıdır. Nitelikli öğrencilerin yetişmesi için nitelikli öğretmenlerin yanında öğrenme ortamlarının

Detaylı

TABLO-2. ORTAÖĞRETİM MEZUNLARININ TERCİH EDEBİLECEĞİ KADROLAR ( EKPSS 2014)

TABLO-2. ORTAÖĞRETİM MEZUNLARININ TERCİH EDEBİLECEĞİ KADROLAR ( EKPSS 2014) 7942 MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Hizmetli ADANA TÜM İLÇELER Taşra YH 12 9 2001 7943 MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Hizmetli ADIYAMAN TÜM İLÇELER Taşra YH 12 5 2001 7944 MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Hizmetli AFYONKARAHİSAR

Detaylı

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ TÜKETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TÜFE) BİLGİ NOTU HAZİRAN 2014 Türkiye İstatistik Kurumu 03/07/2014 tarihinde 2014 yılı Haziran ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) haber bültenini yayımladı. Tüketici Fiyat Endeksi

Detaylı

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ TÜKETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TÜFE) BİLGİ NOTU AĞUSTOS 2014 Türkiye İstatistik Kurumu 03/09/2014 tarihinde 2014 yılı Ağustos ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) haber bültenini yayımladı. Tüketici Fiyat Endeksi

Detaylı

TABLO-1. MERKEZİ YERLEŞTİRMEDEKİ EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR ( ORTAÖĞRETİM MEZUNLARI )

TABLO-1. MERKEZİ YERLEŞTİRMEDEKİ EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR ( ORTAÖĞRETİM MEZUNLARI ) 1573951 3 0 091.496 092.411 HEMŞİRE (BOLU) ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (Merkez) 1573953 29 0 093.232 096.492 KORUMA VE GÜVENLİK GÖREVLİSİ (ANKARA) ADALET BAKANLIĞI (Merkez) 1573955 11 0 092.813 093.230

Detaylı

Mayıs 2012 SAGMER İstatistikleri

Mayıs 2012 SAGMER İstatistikleri Mayıs 2012 SAGMER İstatistikleri *Ekli dosyadaki istatistikî veriler, Sigorta Şirketlerinin SBM ye gönderdiği verilerden oluşturulmuştur. Veriler 31 Mayıs 2012 itibariyle alınmıştır. Tablo 1: Ödeme Yöntemine

Detaylı

HANEHALKI İŞGÜCÜ ARAŞTIRMASI Bölgesel Sonuçlar 2004-2013 İşgücü ve Yaşam Koşulları Daire Başkanlığı İşgücü İstatistikleri Grubu İÇİNDEKİLER GİRİŞ... 3 TEMEL İŞGÜCÜ GÖSTERGELERİ... 5 YE İLİŞKİN İŞGÜCÜ GÖSTERGELERİ,

Detaylı

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ TÜKETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TÜFE) BİLGİ NOTU EYLÜL 2015 Türkiye İstatistik Kurumu 05/10/2015 tarihinde 2015 yılı Eylül ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) haber bültenini yayımladı. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)

Detaylı

İleri Teknolojili Tıbbi Görüntüleme Cihazları Yoğunluğu. Prepared by: Siemens Turkey Strategy and Business Development, SBD Istanbul, March 2010

İleri Teknolojili Tıbbi Görüntüleme Cihazları Yoğunluğu. Prepared by: Siemens Turkey Strategy and Business Development, SBD Istanbul, March 2010 İleri Teknolojili Tıbbi Görüntüleme Cihazları Yoğunluğu Prepared by: Siemens Turkey Strategy and Business Development, SBD Istanbul, March 200 Bilgisayarlı Tomografi milyon kişiye düşen cihaz sayısı İlk

Detaylı

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ TÜKETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TÜFE) BİLGİ NOTU AĞUSTOS 2015 Türkiye İstatistik Kurumu 03/09/2015 tarihinde 2015 yılı Ağustos ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) haber bültenini yayımladı. Tüketici Fiyat Endeksi

Detaylı

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ TÜKETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TÜFE) BİLGİ NOTU OCAK 2015 Türkiye İstatistik Kurumu 03/02/2015 tarihinde 2015 yılı Ocak ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) haber bültenini yayımladı. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)

Detaylı

SEÇİM SİSTEMLERİ SUNUŞU

SEÇİM SİSTEMLERİ SUNUŞU SEÇİM SİSTEMLERİ SUNUŞU Erol Tuncer TESAV Vakfı Başkanı 2 Kasım 2013 GİRİŞ İki Ana Seçim Sistemi Çoğunluk sistemi, Nispi temsil sistemi. Seçim Sistemlerinin İki Boyutu Temsilde adalet, Yönetimde istikrar.

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği. Yeni Teşvik Sistemi. 4. Bölge Teşvikleri

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği. Yeni Teşvik Sistemi. 4. Bölge Teşvikleri Yeni Teşvik Sistemi 4. Bölge Teşvikleri Ekim 2013 İçerik Yeni Teşvik Sistemi Amaçları Yeni Teşvik Sistemi Uygulamaları Genel Teşvikler Bölgesel Teşvikler Büyük Ölçekli Ya>rımlar Stratejik Ya>rımlar 4.

Detaylı

KURUM UNVAN İL TEŞKİLAT SINIF ÖĞRENİM DERECE ADET NİT1 NİT2 NİT3 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ KÜTÜPHANECİ BOLU Merkez TH LİSANS 8 1 4099 4101 7300

KURUM UNVAN İL TEŞKİLAT SINIF ÖĞRENİM DERECE ADET NİT1 NİT2 NİT3 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ KÜTÜPHANECİ BOLU Merkez TH LİSANS 8 1 4099 4101 7300 KURUM UNVAN İL TEŞKİLAT SINIF ÖĞRENİM DERECE ADET NİT1 NİT2 NİT3 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ KÜTÜPHANECİ BOLU Merkez TH LİSANS 8 1 4099 4101 7300 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ MEMUR BOLU Merkez GİH

Detaylı

19 MAYIS ÖN HAZIRLIK TOPLANTISINDA ALINAN KARARLAR 9-10 Nisan 2005, Ankara

19 MAYIS ÖN HAZIRLIK TOPLANTISINDA ALINAN KARARLAR 9-10 Nisan 2005, Ankara 19 MAYIS ÖN HAZIRLIK TOPLANTISINDA ALINAN KARARLAR 9-10 Nisan 2005, Ankara 9-10 Nisan 2005 tarihinde Ankara Başkent Öğretmen evinde yapılan hazırlık toplantısına Elazığ, Adana, Antakya, Erzurum, Denizli,

Detaylı

SON EKONOMİK GELİŞMELERDEN SONRA ESNAF VE SANATKARLARIN DURUMU

SON EKONOMİK GELİŞMELERDEN SONRA ESNAF VE SANATKARLARIN DURUMU SON EKONOMİK GELİŞMELERDEN SONRA ESNAF VE SANATKARLARIN DURUMU Temel Ekonomik Göstergeler: Temmuz ayında; Üretici fiyatları genel indeksinde(üfe), Bir önceki aya göre %1,25 artış Bir önceki yılın Aralık

Detaylı

YGS SINAV SONUCUNA GÖRE ÖĞRENCİ ALAN 4 YILLIK ÜNİVERSİTELER

YGS SINAV SONUCUNA GÖRE ÖĞRENCİ ALAN 4 YILLIK ÜNİVERSİTELER YGS SINAV SONUCUNA GÖRE ÖĞRENCİ ALAN 4 YILLIK ÜNİVERSİTELER 2012 Konte Taban Program Adı Açıklama Üniversite Şehir Üniversite Puan Türü Türü njan Puan Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği Abant

Detaylı

2015 YILI RESMİ TATİL GÜNLERİ Yılbaşı 1 Ocak Perşembe. Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 23 Nisan Perşembe. Emek ve Dayanışma Günü 1 Mayıs Cuma

2015 YILI RESMİ TATİL GÜNLERİ Yılbaşı 1 Ocak Perşembe. Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 23 Nisan Perşembe. Emek ve Dayanışma Günü 1 Mayıs Cuma 2015 YILI RESMİ TATİL GÜNLERİ Yılbaşı 1 Ocak Perşembe Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 23 Nisan Perşembe Emek ve Dayanışma Günü 1 Mayıs Cuma Gençlik ve Spor Bayramı 19 Mayıs Salı Ramazan Bayramı 17-18-19

Detaylı

KPSS-2014/3 Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Kadrolarına Yerleştirme Sonuçlarına Göre En Büyük ve En Küçük Puanlar (Önlisans)

KPSS-2014/3 Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Kadrolarına Yerleştirme Sonuçlarına Göre En Büyük ve En Küçük Puanlar (Önlisans) KURUM ADI ADI 290160001 SAĞLIK BAKANLIĞI SAĞLIK TEKNİKERİ (ADANA TÜM İLÇELER Taşra) 1 0 85,13376 85,13376 290160003 SAĞLIK BAKANLIĞI SAĞLIK TEKNİKERİ (AFYONKARAHİSAR TÜM İLÇELER Taşra) 2 0 81,03624 82,65201

Detaylı

2016 Ocak İşkolu İstatistiklerinin İllere Göre Dağılımı 1

2016 Ocak İşkolu İstatistiklerinin İllere Göre Dağılımı 1 2016 Ocak İşkolu İstatistiklerinin İllere Göre Dağılımı 1 1 30 Ocak 2016 tarih ve 29609 sayılı Resmi Gazete de Yayınlanan İşkollarındaki Ve Sendikaların Üye na İlişkin 2016 Ocak Ayı İstatistikleri Hakkında

Detaylı

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ 07.08.2015 Sayı 41 Genel Değerlendirme Nisan 2015 TEPAV İstihdam İzleme Bülteni nin -Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Nisan 2015 verilerinin değerlendirildiği- 41. sayısında sigortalı

Detaylı

Türkiye'nin en yaşanabilir illeri listesi

Türkiye'nin en yaşanabilir illeri listesi On5yirmi5.com Türkiye'nin en yaşanabilir illeri listesi Hangi şehrin yaşam standartları daha yüksek, hangi şehirde yaşam daha kolay? Yayın Tarihi : 11 Kasım 2012 Pazar (oluşturma : 2/6/2016) Aylık iş ve

Detaylı

KPSS - 2004/2 ve Ek Yerleştirmedeki En Küçük ve En Büyük Puanlar ( TABLO-1 Ortaöğretim Mezunları III. Grup Yeni Kadrolar )

KPSS - 2004/2 ve Ek Yerleştirmedeki En Küçük ve En Büyük Puanlar ( TABLO-1 Ortaöğretim Mezunları III. Grup Yeni Kadrolar ) KPSS - 2004/2 ve Ek Yerleştirmedeki En Küçük ve En Büyük Puanlar ( TABLO-1 Ortaöğretim Mezunları III. Grup Yeni Kadrolar ) EN EN BOŞ KÜÇÜK BÜYÜK K.KODU KONTENJAN KONTENJAN PUAN PUAN UNVAN KURUM ADI KURUM

Detaylı

Mayıs 2014 SAGMER İstatistikleri

Mayıs 2014 SAGMER İstatistikleri Mayıs 2014 SAGMER İstatistikleri *Ekli dosyadaki istatistikî veriler, Sigorta Şirketlerinin SBM ye gönderdiği verilerden oluşturulmuştur. Veriler 31 Mayıs 2014 itibariyle alınmıştır. Tablo 1: Ödeme Yöntemine

Detaylı

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 ARAŞTIRMA GRUBU Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 Bu rapor Mayıs-2011 araştırmasının II. kısmıdır. Araştırmanın bu kısmında;

Detaylı

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ 01 10 2014 Sayı 31 TEPAV İSTİHDAM İZLEME TEPAV İstihdam İzleme Bülteni nin -Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Haziran 2014 verilerinin değerlendirildiği- 31. sayısında sigortalı

Detaylı

2014 Yerel Yönetimler Seçimleri

2014 Yerel Yönetimler Seçimleri 2014 Yerel Yönetimler Seçimleri Mülki Yönetim Birimlerinin Sayısı 2009 2014 İl Sayısı 81 81 İlçe Sayısı 892 919 Bucak Sayısı 638 - Köy Sayısı 34.305 18.067 Mahalle Sayısı 18.460 30.050 2014 Seçimlerinde

Detaylı

TIP FAKÜLTESİ - Tıp Lisans Programı Sıra No Üniversite Program Puan T. Kont. Taban Tavan 1 İstanbul Üniversitesi Tıp (İngilizce) Cerrahpaşa MF-3 77

TIP FAKÜLTESİ - Tıp Lisans Programı Sıra No Üniversite Program Puan T. Kont. Taban Tavan 1 İstanbul Üniversitesi Tıp (İngilizce) Cerrahpaşa MF-3 77 TIP FAKÜLTESİ - Tıp Lisans Programı Sıra No Üniversite Program Puan T. Kont. Taban Tavan 1 İstanbul Üniversitesi Tıp (İngilizce) Cerrahpaşa MF-3 77 526,60898 572,2366 2 Hacettepe Üniversitesi (Ankara)

Detaylı

T.C. B A Ş B A K A N L I K STEMİ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI

T.C. B A Ş B A K A N L I K STEMİ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI T.C. B A Ş B A K A N L I K YENİ TEŞVİK K SİSTEMS STEMİ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI MEVCUT TEŞVİK SİSTEMİ Genel Teşvik Uygulamaları Bölgesel Teşvik Uygulamaları Büyük Ölçekli Yatırımların Teşviki KDV

Detaylı

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ 16 09 2014 Sayı 29 Genel Değerlendirme Nisan 2014 TEPAV İstihdam İzleme Bülteni nin -Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Nisan 2014 verilerinin değerlendirildiği- 29. sayısında sigortalı

Detaylı

TABLO-2. MERKEZİ YERLEŞTİRMEDEKİ EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR ( ÖNLİSANS MEZUNLARI )

TABLO-2. MERKEZİ YERLEŞTİRMEDEKİ EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR ( ÖNLİSANS MEZUNLARI ) 2751751 2 0 092.271 093.625 TEKNİKER (ANKARA) ADALET BAKANLIĞI (Merkez) 2751753 2 0 073.613 075.487 HEMŞİRE (AYDIN) ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ (Merkez) 2751755 1 0 088.601 088.601 LABORANT (AYDIN) ADNAN

Detaylı

KURUM ADI KADRO ADI KONT.

KURUM ADI KADRO ADI KONT. KURUM ADI KADRO ADI 310010002 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ MEMUR (BOLU MERKEZ Merkez) 1 0 67,37392 67,37392 310040001 AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ FİZYOTERAPİST (AFYONKARAHİSAR MERKEZ Merkez) 1 0 77,44521

Detaylı

KURUM ADI KADRO ADI KONT.

KURUM ADI KADRO ADI KONT. Devlet Personel Başkanlığı Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Kadro ve Pozisyonlarına 1 Yerleştirme KURUM ADI ADI 310010001 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ MEMUR (BOLU MERKEZ Merkez) 1 0 86,60289 86,60289

Detaylı

122. GRUPTA İHALE EDİLECEK SAHALARIN LİSTESİ. Belirlenen Taban İhale Bedeli TL. 1 Adana 3327245 3183357 II. Grup 81.07 Arama 6.06.2016 9,30 60.

122. GRUPTA İHALE EDİLECEK SAHALARIN LİSTESİ. Belirlenen Taban İhale Bedeli TL. 1 Adana 3327245 3183357 II. Grup 81.07 Arama 6.06.2016 9,30 60. 122. GRUPTA İHALE EDİLECEK SAHALARIN LİSTESİ Sıra No İli Erişim İlişkili Erişim Maden Grubu Alanı Ruhsat Safhası İhale Tarihi Saati Belirlenen Taban İhale Bedeli TL. 1 Adana 3327245 3183357 II. Grup 81.07

Detaylı

KPSS - 2004/2 ve Ek Yerleştirmedeki En Küçük ve En Büyük Puanlar ( TABLO-2 Önlisans Mezunları III. Grup Yeni Kadrolar )

KPSS - 2004/2 ve Ek Yerleştirmedeki En Küçük ve En Büyük Puanlar ( TABLO-2 Önlisans Mezunları III. Grup Yeni Kadrolar ) KPSS - 2004/2 ve Ek Yerleştirmedeki En Küçük ve En Büyük Puanlar ( TABLO-2 Önlisans Mezunları III. Grup Yeni Kadrolar ) EN EN BOŞ KÜÇÜK BÜYÜK K.KODU KONTENJAN KONTENJAN PUAN PUAN UNVAN KURUM ADI KURUM

Detaylı

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ 11.06.2015 Sayı 39 Eki-08 Oca-09 Nis-09 Tem-09 Eki-09 Oca-10 Nis-10 Tem-10 Eki-10 Oca-11 Nis-11 Tem-11 Eki-11 Oca-12 Nis-12 Tem-12 Eki-12 Oca-13 Nis-13 Tem-13 Eki-13 Oca-14 Nis-14 Tem-14 Eki-14 Oca-15

Detaylı

İL BAZINDA DAĞILIM İSTANBUL 136 ANKARA 36 İZMİR 23 ANTALYA 12 KOCAELİ 10 GAZİANTEP 9

İL BAZINDA DAĞILIM İSTANBUL 136 ANKARA 36 İZMİR 23 ANTALYA 12 KOCAELİ 10 GAZİANTEP 9 BAŞVURU ADEDİ 335 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2010 BAŞVURU İSTATİSTİKLERİ ANA BRANŞ BAZINDA DAĞILIM HAYAT DIŞI 307 HAYAT 28 İL BAZINDA DAĞILIM İSTANBUL 136 ANKARA 36 İZMİR 23 ANTALYA 12 KOCAELİ 10 GAZİANTEP 9

Detaylı

K.KODU KONTENJAN KONTENJAN PUAN PUAN KADRO UNVANI KURUM ADI 3176421 1 0 082.164 082.164 AVUKAT (BOLU) ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (MERKEZ)

K.KODU KONTENJAN KONTENJAN PUAN PUAN KADRO UNVANI KURUM ADI 3176421 1 0 082.164 082.164 AVUKAT (BOLU) ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (MERKEZ) 3176421 1 0 082.164 082.164 AVUKAT (BOLU) ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (MERKEZ) 3176423 2 0 080.960 081.595 MÜHENDİS (ANKARA) ADALET BAKANLIĞI (MERKEZ) 3176424 3 0 079.384 079.639 MÜHENDİS (ANKARA)

Detaylı

-TÜRKİYE DE KİŞİ BAŞINA TÜKETİCİ BORCU 4 BİN TL YE YAKLAŞTI

-TÜRKİYE DE KİŞİ BAŞINA TÜKETİCİ BORCU 4 BİN TL YE YAKLAŞTI Umut Oran Basın Açıklaması 27.5.2013 -TÜRKİYE DE KİŞİ BAŞINA TÜKETİCİ BORCU 4 BİN TL YE YAKLAŞTI -SON ÜÇ YILDA KİŞİBAŞINA DÜŞEN TÜKETİCİ BORCU YÜZDE 90 ORANINDA ARTARKEN, AYNI DÖNEMDE TASARRUF NDAKİ ARTIŞ

Detaylı

MUHARREM AYINDA ORUÇ AÇMA SAATLERİ İSTANBUL

MUHARREM AYINDA ORUÇ AÇMA SAATLERİ İSTANBUL MUHARREM AYINDA ORUÇ AÇMA SAATLERİ İSTANBUL 1 Kasım 2013 17:15 2 Kasım 2013 17:14 3 Kasım 2013 17:13 4 Kasım 2013 17:12 5 Kasım 2013 17:11 6 Kasım 2013 17:10 7 Kasım 2013 17:08 8 Kasım 2013 17:07 9 Kasım

Detaylı

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ 19 05 2014 Sayı 26 Genel Değerlendirme Ocak 2014 TEPAV İstihdam İzleme Bülteni nin -Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Ocak 2014 verilerinin değerlendirildiği- 26. sayısında sigortalı ücretli istihdamı, kadın

Detaylı

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ 12 08 2014 Sayı 28 Genel Değerlendirme Mart 2014 TEPAV İstihdam İzleme Bülteni nin -Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Mart 2014 verilerinin değerlendirildiği- 28. sayısında sigortalı

Detaylı

LİSTE - II TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU - TAŞRA

LİSTE - II TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU - TAŞRA YER DEĞİŞİKLİĞİ BAŞVURULARI İÇİN İLAN EDİLEN LİSTESİ 1 ADANA HEMŞİRE GENEL BÜTÇE 3 1 ADANA SAĞLIK MEMURU TIBBİ SEKRETER GENEL BÜTÇE 2 1 ADANA SAĞLIK MEMURU TOPLUM SAĞLIĞI TEKNİSYENİ GENEL BÜTÇE 1 1 ADANA

Detaylı

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI TEHLİKELİ ATIK İSTATİSTİKLERİ BÜLTENİ(2013)

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI TEHLİKELİ ATIK İSTATİSTİKLERİ BÜLTENİ(2013) Sayı: 4 02.07.2015 16:00 Mülga Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği kapsamında yıllık tehlikeli atık beyanları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Bilgi Sistemi altında yer alan Atık Yönetim Uygulaması/Tehlikeli

Detaylı

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ 01 07 2014 Sayı 27 Genel Değerlendirme Şubat 2014 TEPAV İstihdam İzleme Bülteni nin -Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Şubat 2014 verilerinin değerlendirildiği- 27. sayısında sigortalı

Detaylı

LİSTE - III TÜRKİYE KAMU HASTANELERİ KURUMU - TAŞRA İL KODU İL ADI POZİSYON ADI BÜTÇE TÜRÜ

LİSTE - III TÜRKİYE KAMU HASTANELERİ KURUMU - TAŞRA İL KODU İL ADI POZİSYON ADI BÜTÇE TÜRÜ YER DEĞİŞİKLİĞİ BAŞVURULARI İÇİN İLAN EDİLEN LİSTESİ 1 ADANA DİŞ TABİBİ DÖNER SERMAYE 1 1 ADANA DİŞ TABİBİ GENEL BÜTÇE 2 1 ADANA EBE DÖNER SERMAYE 1 1 ADANA EBE GENEL BÜTÇE 5 1 ADANA ECZACI DÖNER SERMAYE

Detaylı

TABLO-3. MERKEZİ YERLEŞTİRMEDEKİ EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR ( LİSANS MEZUNLARI )

TABLO-3. MERKEZİ YERLEŞTİRMEDEKİ EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR ( LİSANS MEZUNLARI ) 3953731 2 0 078.393 080.068 HEMŞİRE (BOLU) ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (Merkez) 3953733 1 0 086.352 086.352 MÜHENDİS (ANKARA) ADALET BAKANLIĞI (Merkez) 3953735 1 0 086.770 086.770 MÜHENDİS (ANKARA)

Detaylı

Olimpik Yüzme Günleri Kardeş İller Projesi Bölgesel ve Türkiye Finali Müsabaka Reglemanı

Olimpik Yüzme Günleri Kardeş İller Projesi Bölgesel ve Türkiye Finali Müsabaka Reglemanı Olimpik Yüzme Günleri Kardeş İller Projesi Bölgesel ve Türkiye Finali Müsabaka Reglemanı Final Müsabaka Yeri : Mersin ya da Adana Müsabaka tarihi : Eylül 2014 Teknik Toplantı : Müsabakalardan 1 gün önce

Detaylı

K.KODU KONTENJAN KONTENJAN PUAN PUAN KADRO UNVANI KURUM ADI 2157651 1 0 088.425 088.425 MEMUR (BOLU) ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (MERKEZ) 2157653

K.KODU KONTENJAN KONTENJAN PUAN PUAN KADRO UNVANI KURUM ADI 2157651 1 0 088.425 088.425 MEMUR (BOLU) ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (MERKEZ) 2157653 2157651 1 0 088.425 088.425 MEMUR (BOLU) ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (MERKEZ) 2157653 1 0 081.206 081.206 MEMUR (BOLU) ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (MERKEZ) 2157655 1 0 088.005 088.005 MEMUR (BOLU)

Detaylı

CEYHAN SOSYO- EKONOMİK RAPORU

CEYHAN SOSYO- EKONOMİK RAPORU CEYHAN TİCARET ODASI CEYHAN SOSYO- EKONOMİK RAPORU 2013 YILI Ceyhan Ticaret Odası 2013 CEYHAN T İ CARET ODASI BAŞKANDAN; Değerli Ceyhanlılar, Bilindiği gibi Ceyhan Adana nın en eski ilçelerindenn birisi

Detaylı

ÜLKE GENELİ TRAFİK İSTATİSTİK BÜLTENİ. E m n i y e t G e n e l M ü d ü r l ü ğ ü. Trafik Hizmetleri Başkanlığı

ÜLKE GENELİ TRAFİK İSTATİSTİK BÜLTENİ. E m n i y e t G e n e l M ü d ü r l ü ğ ü. Trafik Hizmetleri Başkanlığı E m n i y e t G e n e l M ü d ü r l ü ğ ü TRAFİK İSTATİSTİK BÜLTENİ Trafik Hizmetleri Başkanlığı ÜLKE GENELİ Trafik Eğitim ve Araştırma Dairesi Başkanlığı TEMMUZ-2015 AÇIKLAMALAR AYLIK TRAFİK İSTATİSTİK

Detaylı

UYAP VİZYONU SEMİNERİ 04.06.2007 KATILIMCI PROFİLİ

UYAP VİZYONU SEMİNERİ 04.06.2007 KATILIMCI PROFİLİ 1. CUMHURBAŞKANLIĞI 1.1. Devlet Denetleme Kurulu UYAP VİZYONU SEMİNERİ 04.06.2007 KATILIMCI PROFİLİ 2. BAŞBAKANLIK 2.1. Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği(MGK) 2.2. Atatürk Kültür, Dil ve tarih Yüksek

Detaylı

TC SAGLlK BAKANLlGI. Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü

TC SAGLlK BAKANLlGI. Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü TC SAGLlK BAKANLlGI Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü L.C. SAGLIK BAKM'LIGI _ SAGLlKHİZMETLER1 GENEL MüDüRLüGÜ - SAGLIK. B.AK.M'LIGI OROAN,OOKU NAKl1 VE DİYALİZ HİZMEnERİ DAİREBAŞKANLIGI ~ 19. l"ıllliıliilııliiııınıılli

Detaylı

T.C. YÜKSEKÖĞRETİM KURULU Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı. BASIN DUYURUSU (13 Ağustos 2010) 2010-ÖSYS MERKEZİ YERLEŞTİRME SONUÇLARI

T.C. YÜKSEKÖĞRETİM KURULU Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı. BASIN DUYURUSU (13 Ağustos 2010) 2010-ÖSYS MERKEZİ YERLEŞTİRME SONUÇLARI T.C. YÜKSEKÖĞRETİM KURULU Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı BASIN DUYURUSU (13 Ağustos 2010) 2010-ÖSYS MERKEZİ YERLEŞTİRME SONUÇLARI 11 Nisan 2010 da yapılan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS)

Detaylı

VALİLİĞİNE (İl Sağlık Müdürlüğü) GENELGE 2005/88

VALİLİĞİNE (İl Sağlık Müdürlüğü) GENELGE 2005/88 Konu: Psiko-Teknik Değerlendirme Merkezi 03.06.2005/8148 VALİLİĞİNE (İl Sağlık Müdürlüğü) GENELGE 2005/88 Bilindiği üzere Psiko-Teknik Değerlendirme Merkezlerinin açılış, işleyiş ve denetim işlemleri 18.07.1997

Detaylı

ek: eğitim izleme göstergeleri

ek: eğitim izleme göstergeleri ek: eğitim izleme göstergeleri, eğitim izleme raporu 2010, sayfa 107-164 ek: eğitim izleme göstergeleri Geçtiğimiz yılki Eğitim İzleme Raporu nda ilk kez kamuoyuna sunulan Eğitim İzleme Göstergeleri nin

Detaylı

BÖLGESEL VERİMLİLİK İSTATİSTİKLERİ METAVERİ

BÖLGESEL VERİMLİLİK İSTATİSTİKLERİ METAVERİ BÖLGESEL VERİMLİLİK İSTATİSTİKLERİ METAVERİ Kapsam Sektörel Kapsam 2003-2008 yılları için Avrupa Topluluğu nda Ekonomik Faaliyetlerin İstatistiki Sınıflaması NACE REV.1.1 e göre; B C D E F G H I J K M

Detaylı

KPSS 2008/4 MERKEZİ YERLEŞTİRMEDEKİ EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR ( LİSANS ) ( YERLEŞTİRME TARİHİ : 19 OCAK 2009 )

KPSS 2008/4 MERKEZİ YERLEŞTİRMEDEKİ EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR ( LİSANS ) ( YERLEŞTİRME TARİHİ : 19 OCAK 2009 ) 3842341 1 0 090.770 090.770 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ DİYETİSYEN ( BOLU Merkez ) 3842343 5 0 076.290 079.037 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ HEMŞİRE ( BOLU Merkez ) 3842345 1 0 087.615 087.615 ABANT

Detaylı

KARARSIZ AK PARTĠ SEÇMENĠ PARTĠSĠNE DÖNÜYOR

KARARSIZ AK PARTĠ SEÇMENĠ PARTĠSĠNE DÖNÜYOR Türkiye 7 Haziran 2015'te yapılacak milletvekili genel seçimlerine hazırlanırken araştırma şirketleri de seçmenlerin nabzını tutmaya devam ediyor. Genel seçim öncesi Politic's Araştırma Şirketi'nce yapılan

Detaylı

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ 31 12 2014 Sayı 33 Genel Değerlendirme Ağustos 2014 TEPAV İstihdam İzleme Bülteni nin, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Ağustos 2014 verilerinin değerlendirildiği 33. sayısında

Detaylı

1 / 21 KADRO KODU BOŞ EN KÜÇÜK EN BÜYÜK KURUM ADI KADRO ADI KONT.

1 / 21 KADRO KODU BOŞ EN KÜÇÜK EN BÜYÜK KURUM ADI KADRO ADI KONT. 110010001 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ TEKNİSYEN (BOLU MERKEZ Merkez) 1 0 84,54093 84,54093 110140001 ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK TEKNİSYENİ (ERZURUM MERKEZ Merkez) 7 0 78,00955 78,32632 110180001 BAYBURT

Detaylı

KAMU HASTANELERİ BİRLİKLERİNDE SÖZLEŞMELİ PERSONELE EK ÖDEME YAPILMASINA DAİR YÖNERGEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNERGE

KAMU HASTANELERİ BİRLİKLERİNDE SÖZLEŞMELİ PERSONELE EK ÖDEME YAPILMASINA DAİR YÖNERGEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNERGE KAMU HASTANELERİ BİRLİKLERİNDE SÖZLEŞMELİ PERSONELE EK ÖDEME YAPILMASINA DAİR YÖNERGEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNERGE MADDE 1-20/11/2012 tarihli ve 116 sayılı Makam Onayı ile yürürlüğe konulan Kamu

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 2010 YILI ÖĞRETMENLERİN ALAN DEĞİŞTİRME KILAVUZU 1 İÇİNDEKİLER 1. İLGİLİ MEVZUAT 3 2. İLKELER 3 3. GENEL AÇIKLAMALAR 3 A. ALAN DEĞİŞTİRMELER 4 1. Başvuru

Detaylı

SAHİBİNDEN SATILIK FREN TEST CİHAZI

SAHİBİNDEN SATILIK FREN TEST CİHAZI SAHİBİNDEN SATILIK FREN TEST CİHAZI Sahibinden Fren Test Cihazı Adana, Sahibinden Satılık Fren Test Cihazı Adana, Sahibinden Satılık Ucuz Fren Test Cihazı Adana Sahibinden Fren Test Cihazı Adıyaman, Sahibinden

Detaylı

SON DÖNEM DEVLET DESTEKLERİ VE TEŞVİKLERİ

SON DÖNEM DEVLET DESTEKLERİ VE TEŞVİKLERİ SON DÖNEM DEVLET DESTEKLERİ VE TEŞVİKLERİ DEVLET DESTEKLERİ 1- AJANSIN MALİ DESTEKLERİ 2- DEVLETİN YATIRIM TEŞVİKLERİ 3- DEVLETİN HİZMETLER SEKTÖRÜNE VE İHRACAT A YÖNELİK TEŞVİKLERİ İller arası Sosyo Ekonomik

Detaylı

PROGRAM EKİNİN GAYRİ RESMİ ÇEVİRİSİDİR. E K L E R EK 1.1... 4 DAİMİ İKAMET EDENLERİN SAYISI, TOPLAM NÜFUS, İLLERE GÖRE ŞEHİR VE KIRSAL

PROGRAM EKİNİN GAYRİ RESMİ ÇEVİRİSİDİR. E K L E R EK 1.1... 4 DAİMİ İKAMET EDENLERİN SAYISI, TOPLAM NÜFUS, İLLERE GÖRE ŞEHİR VE KIRSAL PROGRAM EKİNİN GAYRİ RESMİ ÇEVİRİSİDİR. E K L E R EK 1.1... 4 DAİMİ İKAMET EDENLERİN SAYISI, TOPLAM NÜFUS, İLLERE GÖRE ŞEHİR VE KIRSAL YERLEŞİMLERDEKİ NÜFUS %'Sİ... 4 EK 1.2... 6 KİŞİ BAŞI REEL GSYİH,

Detaylı

T.C. GENÇLĠK VE SPOR BAKANLIĞI SPOR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

T.C. GENÇLĠK VE SPOR BAKANLIĞI SPOR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ T.C. GENÇLĠK VE SPOR BAKANLIĞI SPOR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 2015 YILI ĠL SPOR MERKEZLERĠ UYGULAMALARINA AĠT RAPOR VE ĠSTATĠSTĠKÎ BĠLGĠLER 2015 ANKARA ĠL SPOR MERKEZLERĠ Büyüyen gelişen ve genç nüfusa sahip Türkiye

Detaylı

TABLO-3B. B GRUBU KADROLARA ATANACAKLARDA ARANACAK KOŞULLAR Yerleştirme Yapılacak Kadrolar Koşul ve

TABLO-3B. B GRUBU KADROLARA ATANACAKLARDA ARANACAK KOŞULLAR Yerleştirme Yapılacak Kadrolar Koşul ve 50 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (BOLU) 8971 SANTRAL MEMURU (BOLU)... GİH 10 1... 13,17, 210 8981 DAKTİLOGRAF (BOLU)... GİH 12 1... 13, 17, 237, 242 8991 HEMŞİRELİK (BOLU)... SH 12 4... 13, 79, 216 9001

Detaylı

KAMU VE BELEDİYE HİZMETLERİNİN YEREL SEÇİME ETKİSİ

KAMU VE BELEDİYE HİZMETLERİNİN YEREL SEÇİME ETKİSİ DEĞERLENDİRMENOTU Mayıs2014 N201416 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Hasan Çağlayan Dündar 1 Araştırmacı, Ekonomi Çalışmaları KAMU VE BELEDİYE HİZMETLERİNİN YEREL SEÇİME ETKİSİ TÜİK,

Detaylı