Gaz, gastrointestinal sistemde (GİS) normalde de bulunmaktadır.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Gaz, gastrointestinal sistemde (GİS) normalde de bulunmaktadır."

Transkript

1 güncel gastroenteroloji 14/4 Gastrointestinal Sistem ve Gaz Mustafa GÜLŞEN GATA Gastroenteroloji Bilim Dalı, Ankara Gaz, gastrointestinal sistemde (GİS) normalde de bulunmaktadır. Gazın oluşumu, dağılımı, atılımı ve miktarı ile ilgili değişiklikler ve bozukluklar birtakım semptomlara yol açabilmektedirler. Gastroenteroloji polikliniklerine müracaat eden hastaların önemli bir kısmının esas geliş nedenleri gazla ilgili semptomlardır (%20-40). Hastalar gazı; aşırı geğirti, karında gözle görülür derecede veya görülmeyen şekilde şişkinlik hissi ve aşırı flatulans şikayetlerinden biri ya da birkaçı ile tanımlamaktadırlar. Genel toplumdaki yaygınlığı %16-30 arasındadır (1, 24). GASTROİNTESTİNAL GAZIN OLUŞUMU, FİZYOLOJİSİ VE PATOGENEZ Volüm Gönüllüler üzerinde yapılan bir çalışmada normal kişilerde GİS deki gaz miktarı 199±31 ml olarak ölçülmüştür (2). Bu miktarın ml arasında olduğunu gösteren çeşitli çalışmalar da mevcuttur (3). GİS deki gaz volümünü etkileyen çeşitli faktörler söz konusudur (3). Yenilen gıdaların cinsi, yutulan havanın miktarı, bağırsağın sindirim kapasitesi, geğirti ile dışarı atılan hava miktarı, kandan bağırsağa ve barsaktan kana diffüze olan gazın miktarı, barsaktaki bakteriyel floranın durumu, barsakların mobilitesi ve propulsiv aktivite durumu, kişinin fiziksel aktivite durumu ve emosyonel stresin derecesi. Gazın bileşimi Normalde GİS deki mevcut gazın yaklaşık %99 unu oluşturan, hepsi de kokusuz olan 5 gaz söz konusudur (nitrojen, oksijen, karbondioksit, hidrojen ve metan) (Tablo 1). Oksijenin barsakta düşük seviyelerde oluşunun sebebi, mukozal epitelyal hücreler ve bakteriler tarafından hızla kullanılmasıdır. Kolondaki düşük oksijen seviyeleri de muhtemelen anaerobik organizmaların çoğalmasına zemin hazırlar. Eser miktarlarda mevcut olup, muhtemelen flatulanstaki kötü kokudan sorumlu olan gazlar da şunlardır: Amonyak, hidrojen sülfit ve merkaptanlar (Bunlar sülfür içeren bileşiklerden, volatil aminlerden ve kısa zincirli yağ asitlerinden metabolize olurlar). Gazın oluşumu GİS deki 5 temel gazın sadece ikisi atmosferik havada mevcuttur (nitrojen ve oksijen). Bu iki gaz, yutulan hava ile GİS e girerler. Bazı gıdalarla da girebilirler (ör. elmanın volümünün %20 si gazdır). Ayrıca nitrojenin bir kısmı difüzyon yoluyla kandan veya belki aminoasitlerin bakterilerce parçalanması sonucu da oluşurlar. Karbondioksit, duodenumda gastrik sıvıdaki HCL ve duodenal içerikte bulunan bikarbonat arasındaki reaksiyon sonucu bol miktarda oluşmaktadır. CO 2 ayrıca, pankreatik lipaz tarafından duodenumda trigliseritlerin sindirimi sonucu oluşan yağ asitleri ile bikarbonatın reaksiyona girmesi sonucunda da Tablo 1. Gastrointestinal gaz n bileflimi (3) Gaz Mide (%) Barsak(%) Flatulans (%) Nitrojen Oksijen CO Hidrojen Metan Eser gazlar - < 1 < 1 202

2 oluşmaktadır. Bu iki olay sonucunda, yemek sonrası ortalama 2700 ml cıvarında CO 2 oluşmaktadır (3). Duodenumda oluşan CO 2 in büyük kısmı barsaklardan geri emilmektedir. Flatusta bulunan CO 2, duodenumda oluşan CO 2 den ziyade, kolondaki bazı reaksiyonlar sonucu oluşan metabolik bir ürün vasfını taşımaktadır. Hidrojen, bazı bakterilerce doğrudan üretilebildiği gibi, esas olarak barsak içinde fermente olabilen maddelerin bakterilerle reaksiyona girmesi sonucu oluşmaktadır. Hemen hemen tüm bakteriyel aktivite kolonda gerçekleşir. Ancak bakteriyel aşırı üreme veya ileostominin bakteriyel kolonizasyonu sonucunda ince barsaklarda da gerçekleşebilmektedir. Oluşan hidrojenin çoğunluğu artan basınç nedeniyle kana diffüze olup, akciğerler yolu ile atılmaktadır. Metan, hidrojendeki gibi üretilir, atılır ve yetişkinlerin 1/3 kadarında nefeste tespit edilebilir. Kolondaki oluşumu için, metan üreten anaerobik özel bakteri suşları gereklidir ki bunların kolonik bakteriyel floradaki varlıkları kalıtımsal bir özellik olarak görünmektedir. Bakterilerin; üzerine etki ederek hidrojen, metan ve CO 2 oluşturduğu gıda artıkları ince barsaklarda tam olarak sindirilmeyen veya emilmeyen gıdalardır. Normal kişilerde bile gıdalar tam olarak sindirilemez. Bu durum, özellikle pek çok karbonhidrat için doğrudur. Yaygın olarak tüketilen unlardan sadece pirinç ve glutensiz buğday unu tam olarak emilir. Günde ortalama 40 gr nişastanın kolona eriştiği hesaplanmıştır (3). Kolonda nişasta bakteriler tarafından hidrolize uğrar, laktik asit ve uçucu yağ asitleri oluşur ve bu duruma abdominal semptomlar eşlik edebilir. Glukoz ve fruktozdan oluşan sukroz, epitelyal hücrelerdeki transportu yavaş olduğundan tam olarak emilemez. Laktoz sıklıkla yeterince emilemez. Laktaz noksanlığı toplumda oldukça yaygındır (4). Sorbitol ve fruktoz içeren şekerler de nefesle atılan hidrojen seviyesinde artışa ve diyare dahil olmak üzere abdominal semptomlara yol açabilirler. Değişik sebzeler (özellikle baklagiller), alfa-galaktosidik bağları olan oligosakkaritleri içerirler. İnsan barsaklarında bu bağları parçalayan enzim yoktur ve böylece bu besinler sindirilmeden kolona geçerler ve orada bakteriyel alfa-galaktozidazlar tarafından metabolize edilirler. Çeşitli hastalıklar (maldigestion ve/veya malabsorbsiyon) nedeniyle yeterince sindirilemeyip ya da emilemeyip kolona geçen gıdalar da kolonik bakterilerce metabolize edilirler ve böylece gazlar oluşur. Gazların dağılımı GİS e giren ya da GİS te oluşan gaz, olduğu yerde kalmaz, ya geğirti ya da flatulans ile çıkarılır, bakterilerce tüketilir veya kana diffüze olarak akciğerlerle atılır. Midedeki gaz, geğirti ile atılamazsa, peristaltik dalgalarla barsaklara doğru itilir. Gönüllü ve sağlıklı erkekler üzerinde yapılan bir çalışmada (5), günlük ortalama flatulans sayısı ve top değer 25 olarak bulunmuştur. Barsaklardaki gazların kan ve lümen arasındaki geçişleri iki tarafta bulunan her gazın parsiyel basıncına göre değişmektedir. Gazların bu difüzyon karakteristikleri, malabsorbsiyon sendromlarının tanısında kullanılan nefes testi tekniklerinin geliştirilmesinde kullanılmıştır. KLİNİK SENDROMLAR Gazlı hastaların ana şikayetleri şunlardır: Tekrarlayan sık geğirtiler; karında şişkinlik, dolgunluk ve rahatsızlık hissi; aşırı yellenme. 1. TEKRARLAYAN GEĞİRTİLER Geğirti normal fizyolojik bir olaydır, özellikle aşırı ya da hızlı bir yemekten sonra görülebilir. Bunun görülme sıklığı artıp, geğiren kişiyi ve çevresindekileri rahatsız edecek boyuta eriştiğinde durum anormalleşmiş demektir. Ancak geğirtinin normalini tanımlamak zordur. Hekim, hastanın geğirtisinin normal ya da anormal olduğuna empirik olarak karar vermek durumundadır. Hastanın yakınında bulunan kişilerin dikkatini çekmeye başlamışsa, geğirti anormal düzeye gelmiş sayılabilir. Geğirtilerde, hava yutma önemli role sahiptir. Şayet böyle bir hasta fluoroskopik olarak incelenirse, her geğirtiden hemen önce hastanın hava yuttuğu saptanabilir. Yutulan havanın hepsi dışarı atılmayabilir. Bir kısmı özofagusta veya midede kalabilir. Geğirtiden hemen önce ve sonra alınan abdominal grafilerde fundusta bulunan mide gaz odasının (magenblase) değişmediği ya da genişlediği saptanabilir. Maksatlı ya da bilerek hava yutmanın dışında başka şekillerde de hava yutulabilir. Bunlar: - Hızlı yemek ya da içmek - Yerken çok konuşmak - Sigara, puro ya da pipo gibi bir objeyi emmek GG 203

3 - Özellikle fincan gibi bir kaptan sıvı yudumlamak - Pipetle sıvı içmek - Sakız çiğnemek - Nadir hava yutma nedenleri [uygun olmayan takma dişler, ağız kuruluğuna yol açan durumlar (ör. ağzı açık uyumak), postnazal akıntı, astma atakları, reflü hastalığı (tükrük sekresyonu artar), stresli durumlar.] - Yutmada yetersizlik (ör. bulber veya pseudobulber palsy). - Gaz içeren ya da oluşturan katı ya da sıvıların alınması da geğirtilere yol açabilmektedir. Geğirti esnasında üst özofageal sfinkter gevşer, karın adaleleri kasılır ve abdominal kavitedeki ani basınç artışı, gazın özofagus yoluyla atılmasını sağlar. Midede kalan az miktardaki gazın bir kısmı, duodenuma geçip, barsaklara inebilir ki bu durumun en bariz örneği, endoskopi sırasında mideye verilen havanın durumudur. Çoğu hastalar, başkalarının yanında geğirdiklerinde özür dileyebilirler, fakat inhibe edilemeyen geğirti kuraldır. Yutulan hava, mideye erişmeden atıldığında ağızda herhangi bir tat hissedilmez. Ancak yutulan hava, midede bir müddet kaldıktan sonra atılırsa, ağızda nahoş bir yanma hissi ve veya acı bir tat duyulabilir. Yutulan hava dışarı atılamazsa mide ve duodenumdan geçerek kolona hızla erişir. Kolonun en yüksek seğmenti olan splenik fleksura ya da hepatik fleksurada birikerek, hepatik fleksura veya splenik fleksura sendromlarına yol açabilir (şişkinlik, dolgunluk hissi, sağ ya da sol üst kadranda rahatsızlık hissi). Hipersalivasyonun olduğu reflü hastalarında, sık yutkunma nedeniyle hava mideye doğru inebilir. Tersine, reflü; geğirti sonunda da provoke olabilir. Bu durum özellikle hiatus hernisi ve azalmış alt özofagus sfinkter basıncı olanlarda doğrudur. Aerofaji, çocuklarda ve mental yetersizliği olanlarda da sık karşılaşılan bir durumdur. Özellikle bebeklerin emme ve ağlamaları esnasında hava yutmaları kaçınılmazdır. Bu da karın ağrısı ve abdominal distansiyona yol açmaktadır. Laboratuvar Ayakta direkt batın grafisi, ultrasonografi, gaz birikiminin lokalizasyonunu saptamada yararlı olabilir. Baryumlu özofagus grafisi; yutma fonksiyonu, reflü veya hiatal herni olup olmadığı hakkında bilgi verir. Özofagogastroduodenoskopi ise, özofagus ve mide ile ilgili patolojileri ortaya koymada altın değerindedir. Geğirti, göğüs ağrısı ile birlikte ise, öncelikle kalple ilgili araştırmalar yapılmalıdır. Bazen kalbe bağlı göğüs ağrısı, aerofajiyi tetikleyebilir. Geğirtinin komplikasyonları da olabilir Aşırı geğirtinin yol açtığı artmış alveolar basınçla ilişkili olarak pneumomediastinum gelişebilir (6). Yutulan havanın yol açtığı özofageal distansiyona cevap olarak üst özofagus sfinkteri gevşeyemezse göğüs ağrısı ortaya çıkar ve angina pectorisle karıştırılabilir. Yenidoğanların özellikle şiddetle ağlarken yuttukları aşırı miktardaki hava, mide ve barsaklarda aşırı gerginliğe, bu da mukozal hasara, hatta rüptüre bile yol açabilir (7). İntestinal motilite yetersizse havanın barsaklarda birikmesi aşırı bir distansiyona ve batında rahatsızlık hissine yol açabilir. Tedavi Birkaç manevra klinik olarak faydalı olmaktadır: (1) Hastayı bir aynanın karşısında ayakta tutup, geğirmeden hemen önce hastanın havayı aspire ettiğine dikkat çekmelidir (2). Hastadan dişleriyle bir şişe mantarını ya da bir lastik silgiyi ısırmasını isteyiniz. Çoğu durumda geğirti imkansız olacaktır, zira ısırma olayı simultane hava yutulmasına engel olacaktır (3). Hastanın trakeasını tiroid kartilaj seviyesinde sıkıca kavrayınız ve hastadan geğirmesini isteyiniz. Trakeanın fikse edilmesi, yutma olayı ile etkileşir ve geğirmeyi imkansız hale getirebilir. Geğirti baskılamanın dışında GİS e giren hava volümünü azaltmayı amaçlayan tedbirler de yararlıdır Yiyecekler iyice çiğnenmelidir, yemek eylemi yavaş ve telaşsız olmalıdır. Asla iyice çiğnemeden yutmamalıdır. Katıları su ile yutmamalı ve sıvılar boğazda düğümlenecek şekilde olmamalıdır. Hasta su içerken, sıvının yüzeyini üst dudağa değdirerek hava yutmaya engel olmalıdır. Küçük ağızlı bir şişeden ya da pipetle içmek uygun değildir. Yemekler, daima sükunet içinde, barış dolu bir atmosferde, stres yüklü ve karşılıklı atışmalardan uzak bir şekilde yenilmelidir. Yemekler arasında tükrük akışını uyaran durumlardan kaçınmalı ve böylece hava yutmaya engel olunmalıdır (ör. sakız çiğnemek, puro içmek, sert şeker yemek, aşırı sigara içmek). Gazlı içeceklerden, effervesan ilaçlardan, içinde hava bulunan gıdalardan 204 ARALIK 2010

4 (ör. sufle, beze, sünger kek, milk shake, elma) da sakınılmalıdır. Bir oturuşta fazla yemek yerine, daha az ve daha sık yemek faydalıdır. Yemekler az yağlı olmalıdır. Yağ ve hava midede bir araya geldiğinde intragastrik basıncı arttırırlar; yağ, gastrik boşalımı geciktirir ki bunlar da abdominal rahatsızlık hissi uyandırırlar ve hastayı geğirmeye zorlarlar. Sadece diyetetik manüplasyonlarla tek şikayeti kronik geğirti olan hastalarda terapötik bir fayda elde etmek zordur. Şayet hasta, geğirti ile birlikte aşırı yellenmeden de şikayetçi ise diyetetik tedbirler önemli olabilir. Böyle hastalarda, flatulansın aerofaji ile ilişkili olup olmadığı araştırılmalıdır. Bunu anlamanın bir yolu, rektal gaz örneğinde analiz yapmaktır (8). Şayet gaz içinde nitrojen predominant ise; aerofaji, aşırı yellenmenin nedenidir ve bu durumda diyetetik tedbirler pek işe yaramayabilir. Şayet predominant gazlar hidrojen, metan, ve karbondioksit ise, bakteriyel fermentasyonun tam sindirilmemiş substratlar üzerine etkisi, gazın ana nedenidir. Bu durumda diyetetik tedbirler önemlidir ki bundan flatulans bölümünde bahsedilecektir. Aerofajik malign geğirti durumunda, ilaçların tedaviye katkısı çok azdır. Hastada belirgin bir anksiyete, gerginlik ve stres durumu söz konusu ise, hafif trankilizanlar faydalı olabilir. Küçük gaz habbecikleri ile birleşip onları etkisiz hale getiren simetikon gibi ilaçların faydası şüphelidir. Karbonatsız antiasitler, H 2 reseptör antagonistleri ve proton pompası inhibitörü kullanımı, duodenuma giren asit miktarını azaltmak suretiyle CO 2 oluşumunu azaltabilirler. Problemin altta yatan mekanizması anlaşılırsa, hasta streslerini giderebilirse, kötü alışkanlıklarından vaz geçerse, gaz problemi düzelebilir. Bununla birlikte sorun tamamen ortadan kalkmayıp ömür boyu sürebilir. 2. ŞİŞKİNLİK, DOLGUNLUK VE ABDOMİNAL RAHATSIZLIK HİSSİ Lasser ve arkadaşları, bu tür şikayetleri olan 12 hastada %95 argon ve %5 sülfür hexafluoride gaz karışımını üst jejunuma infüze ederek rektumdan çıkan gazı toplayarak bir çalışma yapmışlar (2) ve bu çalışmada hasta grubundaki gaz miktarının (176±2.8 ml), normal kişilerle benzer olduğu (199±31 ml) sonucu ortaya çıkmıştır. Normal kişilerin aksine barsaklarında aşırı gaz olduğunu belirtenlerde gaz infüzyonundan sonra karın ağrısı ortaya çıkmıştır. Ayrıca bu kişilerde gazın çoğunluğu mideye geri kaçar ve bu kişilerdeki intestinal transit zamanı, normal kişilere göre daha uzundur. Bu bulgular; bu şikayetlerin, gazın barsaklarda aşırı birikimi ile ilgili olmadığı görüşünü desteklemektedir. Sorumlu mekanizmalar daha ziyade, intestinal motilite bozuklukları ve intestinal distansiyona karşı artmış bir ağrı cevabı ile ilişkili görünmektedir. Passas ve arkadaşlarının çalışmasında (19), abdominal şişkinlik şikayeti olanlarda, distansiyonla ilişkili reflekslerin yetersizliğinin, intestinal gazların atılımını da yetersizleştirdiği gösterilmiştir. Dainese ve arkadaşlarının çalışmasında (26), vücut postürünün gaz atılımına etkisi incelenmiş ve gazın intestinal transitinin en hızlı olduğu pozisyonun, ayakta dik durmak olduğu, sırt üstü yatınca transitin yavaşladığı gösterilmiştir. Klinik Bu tür şikayetleri olanlar genellikle bu semptomların düzensiz aralıklarla ortaya çıktığını ifade ederler. Uzun süreli ve sık tekrarlayan semptomlara rağmen hastaların genel sağlık durumları iyidir, kilo kaybı ve iştahsızlık yoktur. Hastalar ne yeseler gaz oluştuğunu ifade ederler. Genellikle yemekten kısa bir süre sonra şikayetleri başlar. Nadiren aşırı geğirti veya yellenme, bazen her ikisi de eşlik edebilir. Fizik muayenede hafif bir abdominal distansiyon görünümü vardır (assit ya da ileus bulguları olmaksızın). Assitli hastaların aksine bu hastalar, abdominal adalelerini kasabilirler. Hekim, şişkinlik olduğunda karnınızın nasıl göründüğünü bana gösterebilir misiniz? diye sorduğunda, hasta derhal karnını şişirir ve sonra bu şişkinlik, çabucak kaybolur. Bu kontrollü hareketler, abdominal kabarıklığın karın içinden değil de, karın ön duvarı adalelerinin gevşemesinden kaynaklandığını göstermektedir. Alvarez, 1949 yılında bu fenomene dikkat çekmiş ve histerik tip non-gazeöz abdominal şişkinlik olarak tanımlamıştır (3). Aynı durum başka otörlerce de fantom tümör, pseudo ileus, ve akordion abdomen olarak adlandırılmıştır (3). Alvarez, bu şiş görünümü; GİS deki gazdan ziyade, karın ön duvarı adalelerinin gevşemesiyle birlikte gerideki kasların kontraksiyonuna ve lordotik postüre bağlamıştır. Bazen muayenede izole, hafif gergin ve hassas bir barsak ansı fark edilebilir ve nazikçe bastırıldığında gurultulu bir ses çıkar ve ans boşalarak kabarıklık kaybolabilir (9). GG 205

5 Laboratuvar Semptomları yeni başlayan 50 yaş üstü hastalarda, gaz semptomlarının hastayı uykudan uyandırması söz konusu ise, kilo kaybı, demir eksikliği anemisi, kusma ve GGK (+) liği varsa diagnostik araştırmalar mutlaka yapılmalıdır. Yıllardır aynı şikayeti olan, genel sağlık durumu iyi ve fizik muayenesi normal olanlarda yapılacak tetkiklerin fazla bir yardımı olmamakla birlikte hastaların manevi yönden tatmini için yine de bazı basit testlerin yapılması faydalı olabilir. Rutin kan tetkikleri, GGK, GPY, batın US, laktoz tolerans testi, gereken olgular için gastroskopi, kolonoskopi ve ince barsak grafileri istenebilir. Ayakta direkt batın grafisi özellikle gaz şikayetlerinin en yoğun olduğu zaman çekilmesi, batındaki gaz miktarı ve dağılımı hakkında kabaca fikir verebilir. Grafideki gaz habbeciklerinin sayılması da gaz miktarı hakkında fikir edinmeye yardımcı olabilir. Bir başka araştırma yöntemi de, duodenum ikinci kısmına bir tüp yerleştirip buradan hava verilerek, semptomların oluşma durumunun incelenmesidir. Az miktarda hava vermekle semptomların oluşması, barsakların gaz distansiyonuna aşırı cevabını gösterir. Tedavi İlk adım; hastayı, onun inancının aksine şikayetlerinin ne barsaklardaki aşırı gaz, ne de kanser dahil olmak üzere yapısal lezyonlardan kaynaklanmadığına inandırmak olmalıdır. Fakat bu iş kolay değildir. Bozulmuş intestinal motilite ile birlikte ağrıyı algılama eşiğinin düşük olduğu, açık bir şekilde ve sempatik olarak anlatılmalıdır. Bunu başarmak pek çok olguda çok zaman alır. Hastanın burada hekime güven duyuyor oluşu, işi kolaylaştırır. Tedavi programı, bozulmuş intestinal motilite üzerine odaklanmalıdır. İntestinal tonusu ve aktiviteyi etkileyen ilaçlar faydalı olabilirler. Bu grup ilaçlar içinde; antispazmodikler (belladona ve türevleri), antikolinerjikler (disiklomin, isopropamid, klidinyum, propantelin), prokinetikler (metoklopramid, domperidon, eritromisin) vardır. Bu ilaçlarla yapılan klinik çalışmalar pek de tatminkar sonuçlar vermemiştir. Belki domperidon türü ilaçlar daha etkili olup, nispeten kalıcı fayda sağlayabilirler. Şişkinlik sendromunda aşırı gazın; primer suçlu olmamasına rağmen, olayı tetikleyen ya da katkıda bulunan bir faktör olduğu dışlanamamıştır. Bu durum akla yatkın ise, bu takdirde intestinal gaz volümünü azaltmak akılcı görünmektedir. Hastalar, şayet sık geğiriyorlarsa bunu baskılamaları tenbihlenmelidir. Gaz yapıcı gıdalar azaltılmalıdır (süt ve süt ürünleri dahil). Aşırı geğirti ve/veya flatulans da eşlik ediyorsa, bunlarla ilgili tedbirler de alınmalıdır. Hastada anksiyete veya depressiv belirtiler varsa psikoterapötik ilaçları küçük dozlarda yatmadan önce vermek faydalı olabilir (ör. amitriptilin veya doksepin). Soruna kalıcı çözüm bulmak zordur. Karakteristik olarak hastalar başlangıçta verilen her ilaca cevap verirler, fakat bir müddet sonra aynı sorunlar yeniden başlar. Doktor-hasta ilişkisi olumlu ve güven içinde olursa daha iyi sonuçlar alınabilir. 3. AŞIRI FLATULANS Tam olarak sindirilmeyen ve absorbe edilmeyen gıda artıklarının bakteriyel fermentasyonu ve yutulan hava; kolon gazı oluşumunun ana mekanizmasıdır. Laktaz noksanlığı olanlarda laktoz içeren gıdaların alınması ve alfa-1,6- galaktosidaz gibi oligosakkaritleri içeren gıdaların alınması gaz oluşumuna yol açmaktadır. Sindirimi etkileyen hastalıklar, aşırı gaz ve flatulansa yol açabilmektedirler. Bunlar arasında kronik pankreatit, enteritler, Çölyak hastalığı, tropikal sprue, protein kaybettiren enteropatiler, intestinal bakteriyel aşırı üreme, iskemik barsak hastalığı, motilite bozuklukları (pseudoobstrüksiyon dahil), Whipple s hastalığı (tıkanmış lenfatik drenaj vardır) ve parazitozlar sayılabilir. Bu yazıda, bu hastalıkların söz konusu olmadığı durumlardaki gaz problemi üzerinde durulacaktır. Bu problemin belirgin olduğu hastalar, sosyal yaşantılarının kısıtlandığını, iş yerlerinde sıkıntıya düştüklerini ifade ederler. Ana şikayet aşırı gaz çıkarılmasıdır. Kokulu veya kokusuz olabilir. Nadiren aşırı geğirti veya şişkinlik ve dolgunluk da eşlik edebilir. Batın muayenesinde gaz biriken yerlerde (epigastrik bölge, her iki hipokondrium) aşırı timpanizm saptanabilir. Bazen içi gaz dolu izole barsak ansları palpe edilebilir ve nazikçe bastırıldığında borborigmus duyulabilir. Haine ve arkadaşları, metan nefes testi kullanarak yaptıkları çalışmalarında, kolon kanserlerinde kontrol grubuna göre 206 ARALIK 2010

6 daha fazla metan üretildiğini ortaya koymuşlardır (10). Pigue ve arkadaşlarının çalışmasında da bu durum doğrulanmış, ayrıca ülseratif kolit ve kolon poliplerinde de metan artışı olduğu gösterilmiştir (11). Kolondan polip çıkartılırken bu duruma dikkat edilmelidir (13). Zira kolon temizliği yeterince yapılmadan yapılan polipektomi işlemi sırasında aşırı biriken metan gazının patlamasıyla gelişen kolon rüptürleri söz konusu olabilmektedir (12, 22, 23). Aşırı flatulans şikayetleri ile gelen bir hastada öncelikle bunun normalden fazla olup olmadığını ve bu şikayetin aşırı bir intestinal gaz volümü ile ilişkili olup olmadığını anlamakta fayda vardır. Bunu araştırırken kültürel ve kişisel alışkanlıkları da dikkate almak gerekebilir. Örneğin çok ciddi bir kişide, tek bir istem dışı gaz salınımı bile büyük bir stres sebebi olabilir. Bazı toplumlarda ise, tabii bir fizyolojik ihtiyaç olarak görüldüğünden geğirti ve flatulans, toplum içinde normal karşılanabilir. Hastaya 24 saat içinde çıkardığı gaz sayısı ve defekasyon sayısını belirlemesi istenir. Böylece tedavi sonrası değerlerle kıyaslanarak, tedavinin etkinliği değerlendirilebilir. Daha önce de belirttiğimiz gibi, normalin üst hududu günde ortalama 25 adet flatulanstır. Bu sayıyı aşan bir flatulans söz konusu ise bunun sebebinin araştırılması gerekmektedir. Şayet bu problem yıllardan beri varsa ve hastanın genel sağlık durumu stabil ise pek az tetkik yeterli olabilir. Her olguda feçes muayenesi önemlidir (sindirilmemiş gıda artıklarını saptamak, gizli kan ve parazit incelemesi özellikle Giardia araştırılması için gereklidir). Her olguda laktaz noksanlığı araştırılmalıdır (laktoz tolerans testi, laktozsuz diyet denemesi, hidrojen nefes testi, 2 bardak soğuk süt testi). Şayet hasta, sütün dışında başka belirli gıdaların da gaz şikayetini artırdığını ifade ediyorsa, bu gıdaları ayrı ayrı verip, hidrojen nefes testi yapılabilir. Şayet hasta, gaz probleminin yakın zamanda ortaya çıktığını ifade ediyorsa ve alarm semptomlar da varsa gastrointestinal sistem mutlaka araştırılmalıdır. Aşırı geğirtinin eşlik ettiği ve diyet kısıtlamalarının fayda etmediği olgularda; hava yutmanın veya sindirilmemiş gıda artıklarının fermentasyonunun, aşırı flatulanstan sorumlu olup olmadıklarını ayırt etmek önemlidir. Hastanın feçesi, suyun üzerinde yüzüyorsa, metan fazlaca var demektir ki, bu durum, bakteriyel fermentasyonu gösterir. Metan hidrojen testi de yapılabilir. Rektal gaz analizi de yararlı olabilir. Rektal gazdaki nitrojen hakimiyeti hava yutmayı; hidrojen ve CO 2 hakimiyeti ise fermentasyonu destekler. Tedavi Organik hastalıklar dışında kalan aşırı flatulansın tedavisinde gaye, gastrointestinal sisteme gaz girişini önlemek ya da gaz oluşumuna engel olmaktır. Tedavi programı, geniş olarak düzenlenmeli ve kapsamlı olmalıdır. Hasta hekime tam olarak güven duymalıdır. Diyetetik tedbirler Bu tedbirler muhtemelen, tedavide en etkili tedbirlerdir. Maalesef, gerçek etkili sonuçlar, tolere edilemeyen açlık tipi bir diyet gerektirirler. Levitt, yaptığı çalışmada (14) dirençli olgularda başlangıç diyeti olarak pirinç dışındaki tüm karbonhidratları kesmiş ve sonra 1-2 haftada bir, bir kompleks karbonhidrat ekleyerek, hastanın tolere edebileceği flatulans seviyesine kadar ilerleyip bu noktadaki diyeti idame ederek başarılı sonuçlar almıştır. Sutalf ve Levitt in sundukları bir olgu, yoğun flatulans şikayeti olan genç bir adamdı ve bu hasta, Tablo 2 de sunulan tüm gıdaları tek tek deneyerek 24 saat içindeki flatulanslarını saymış ve buna göre çeşitli gıdalar gaz oluşturma durumuna göre sınıflara ayrılmıştır (15). Süt ve süt ürünleri, en çok suçlanan gaz yapıcı gıdalardır. Çünkü 5 yaşın üstündekilerde barsak hücrelerinde laktaz noksanlığına sık rastlanmaktadır. Sindirilmeyen laktoz, kolondaki bakterilerce parçalanır, hidrojen, karbondioksit ve Tablo 2. G dalar n, oluflturduklar flatulans say s na göre tasnifi Normoflatujenik g dalar (24 saatde 10 veya daha az flatulans) - Et, bal k, kümes hayvanlar - Sebzeler (marul, salatal k, brokoli, biber, avakado, domates, bamya, zeytin, kuflkonmaz, kabak) - Karbonhidratlar (pirinç, m s r cipsi, patates cipsi, patlam fl m s r) - Tüm kabuklu yemifller - Çeflitli g dalar (yumurta, sütsüz çikolata, su, jöle) Orta derecede flatujenik g dalar (24 saatde flatulans) - Patates, patl can, ekfli meyveler, elma, ekmek, hamur iflleri Afl r flatujenik g dalar ( 24 saatde 40 dan fazla flatulans) - Süt ve süt ürünleri, so an, fasulye, havuç, kereviz, muz, kay s, erik, Brüksel lahanas, simit, bu day tohumu. GG 207

7 metan oluşur. Laktik asit ve diğer kısa zincirli asitler de oluşur ki bunlar osmolaliteyi artırıp, kolonik transit zamanını kısaltıp, diyareye de yol açabilirler. Bu yüzden laktaz noksanlığı olanlarda, eskiden sadece bu ürünler kısıtlanırdı. Bu da beslenme dengesini bozardı. Piyasada laktozsuz süt, yoğurt ve peynirler bulunabilmektedir. Kaşar peyniri zararsızdır. Ayrıca yurdumuzda laktaz içeren bir preparat da piyasaya sunulmuş (Laktazim damla) olup, klinik pratikte oldukça yararlı görünmektedir. Bunun 5 damlası bir bardak süte karıştırılıp, buzdolabında 24 saat bekletildiğinde laktozun %70 i parçalanmaktadır. Yurtdışında süt tüketmeden hemen önce içilen tablet şeklinde laktaz preparatları da vardır. Sukroz, fruktoz, glikoz ve galaktoz gibi oligosakkaritleri parçalayan enzim noksanlığı olan kişilerde, bunları içeren gıdalar (baklagiller, turpgiller) alındığında, parçalanmadan kolona geçen bu tür gıdaların, kolonik flora tarafından parçalanması sonucunda hidrojen, karbondioksit ve metan gazı oluşmaktadır. Bu enzimlerin noksan olduğu kişilerde ya bu tür gıdalardan kaçınmak ya da Aspergillus niger den elde edilen alfa- D-galaktosidaz içeren preparatları (Beano) kullanmak gereklidir. Bu damladan 5-8 damla gıdanın üzerine damlatılarak tüketilir. Enzimin harabiyetini önlemek için, sıcak gıdaları serinletip, öyle damlatmalıdır (sıcaklığı 54 dereceyi geçen gıdalara damlatılmamalıdır). Bu durum laktaz preparatları için de geçerlidir. Diyetteki fiber miktarı arttıkça, flatulans da giderek artar. Kalori kısıtlanması için normal şekerin yerine kullanılan sorbitol ve fruktoz, tam olarak absorbe edilemez ve bu yüzden gaz oluşumuna katkıda bulunurlar. Bu yüzden soda, fruktoz içeren meyve suları, tatlandırıcılar ve bu tatlandırıcıların kullanıldığı ürünler (sakız dahil) kısıtlanmalıdır. Laktoz içermesine rağmen yoğurt, laktaz noksanlığı olanlarda bile iyi tolere edilir. Çünkü yoğurtta laktaz salınımını uyaran bakteriler vardır. Pirinç ve glutensiz un da iyi tolere edilir. Tropikal ve subtropikal bölgelerde yetişen yeşil fasulye mükemmel bir protein kaynağıdır ve gazı artırmaz. Bunun tohumlarından üretilen gıdalarla ilgili çalışmalar devam etmektedir. İlaçlar Simetikon, yüzey gerilimini azaltmak suretiyle küçük gaz habbecikleriyle birleşip, kolay atılmalarını sağlar. Özellikle üst gastrointestinal sistemde etkilidir ve bu yüzden endoskopide de yararlı olmaktadır. Barsaklarda etkinliği ve flatulans için faydası kuşkuludur veya yoktur. Aktif kömürün adsorban özelliği, gazlı hastalarda kullanımı için mantıklı görünmektedir. Fakat klinik çalışmalar arasında çelişkili sonuçlar mevcuttur (3). Pankreatik enzim preparatları, antikolinerjikler ve antibiyotiklerin faydalı olduklarına dair kanıt yoktur, çelişkili sonuçlar vardır. Leon-Barua ve arkadaşlarının çalışmasında bizmutun invitro ve invivo olarak kolonik fermentasyonu azalttığı gösterilmiştir (16). Duodenumdaki asit yükünü azaltmak suretiyle karbondioksit oluşumunu da azaltmak için yemeklerden sonra ve yatmadan önce karbonatsız antasitler verilebilir (ör. Riopan). Diğer yaklaşımlar Fekal florayı manüple ederek, aktif gaz üreten mikroorganizmaların yerine gaz üretmeyenleri yerleştirmek söz konusu olabilir. Corroza ve arkadaşları (17), kolonik floraya Bacillus subtilis i (gram pozitif, aerobik, sporlu) yerleştirmişler (sporlarını oral yolla vermek suretiyle) ve kümülatif hidrojen sekresyonunda ve maksimal hidrojen konsantrasyonunda belirgin bir azalma olduğunu göstermişlerdir. Strocchi ve arkadaşları (18) ise sülfat azaltıcı floraya sahip olanlarda, metan üreten organizmaları indükleyerek veya diyetle sülfat vererek flatulansın azaldığını göstermişlerdir (hidrojen tüketimini artırmak suretiyle). Ouyang A ve Xu L nin idyopatik refrekter bulantı, karın ağrısı ve şişkinliği olan bir hastada yaptıkları çalışmada holistik akupunktur uygulamasının oldukça yararlı bulunduğunu bildirmişlerdir (20). Kalman DS ve arkadaşlarının çalışmasında (21), postprandial intestinal gaz semptomları olanlarda, Bacillus coagulans içeren probiyotik kullanımının semptomları azaltmada plasebodan üstün olduğu gösterilmiştir. SONUÇ Gaz probleminin, gastroenteroloji poliklinikleri için önemli bir başvuru nedeni olduğu hiç unutulmamalıdır. Semptomlardan sorumlu faktörler çok sayıdadır ve gastrointestinal sistemdeki gaz volümü de oldukça değişkendir. Gazın akılcı tedavisi altta yatan bu faktörleri anlamayı gerektirir. Hastaya ilgili ve şefkatli yaklaşım da şarttır. Hastaya semptomlarının 208 ARALIK 2010

8 tekrarlayabileceği ve belki de ömür boyu sürebileceği uygun bir dille anlatılmalı, gerekli durumlarda mutlaka psikiyatrik yardım da alınmalıdır. Aşağıda yer alan broşür, hastaları bilgilendirmek amacıyla hazırlanmıştır. Kaynak göstermek suretiyle çoğaltılıp kullanılabilir. GAZ PROBLEMİ OLAN HASTALARI BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ Gaz problemine toplumda sık rastlanılır. Bu durum 3 şekilde karşımıza çıkar: Aşırı geğirti; karında şişkinlik, dolgunluk ve rahatsızlık hissi; aşırı yellenme. Bazen bunların ikisi, nadiren üçü bir arada olabilir. Bunların çeşitli nedenleri vardır (aşırı stres ve bilerek ya da farkında olmadan hava yutma, reflü hastalığı, gastrit, ülser, mide kanseri, spastik kolon, laktoz intoleransı, fruktoz intoleransı gibi sindirim bozuklukları, parazitler, enfeksiyonlar, kolit, kolon kanseri vs ). Bu şikayetlere sahip olan hastaların gastroenteroloji uzmanlarına muayene olmaları ve gerekli incelemelerin yapılması gerekmektedir. Bu şikayetlerin altında yatan neden bulunabilinirse tedavi de ona göre yapılır ve sorun hallolabilir. Belirgin bir neden bulunamazsa tedavi de zordur. Hastanın hekimine güven duyması, talimatları harfiyen uygulaması ve iyi bir iletişim, tedavide büyük öneme sahiptir. Gazlı hastalara genel öneriler aşağıda sıralanmıştır. Hastanın bunlara elinden geldiğince uymaya çalışması, problemin çözümüne yardımcı olacaktır: - Bilerek ya da farkında olmadan aşırı hava yutma, sindirim kanalındaki gazın en önemli kaynağıdır. Buradaki öneriler bu olayı azaltmayı amaçlamaktadır. İyi çiğnemeden yutmamalı, yemekler daima sükunet içinde, acelesiz, huzur dolu bir atmosferde stres ve münakaşadan uzak bir ortamda yenilmeli (çok heyecanlı ya da sinirli iken yemek yenilmemeli), yerken çok konuşmamalı, katıları su ile yutmamalı, suyu geniş ağızlı bir bardaktan ve üst dudak suya değecek şekilde içmeli, sıvıları boğazda düğümlenecek şekilde içmemeli, şişeden, fincandan ya da pipetle sıvı içmemeli, sakız çiğnememeli, sert şeker yememeli, puro, pipo, sigara içmemeli, ağzı açık uyumamalı (burun tıkanıklığı olanlar KBB uzmanlarıyla görüşüp bu sorunlarını halletmelidirler), derin iç çekmemeli, uygun olmayan takma dişler değiştirilmelidir. - Bir oturuşta fazla yemek yerine az ve sık öğünler tercih edilmelidir. - Yemekler az yağlı olmalıdır. Fazla yağlı gıdalar gaz oluşumunu artırırlar. - Aşırı gaz oluşumuna neden olan gıdalardan kaçınmalıdır: Süt, özellikle laktoz intoleransı (sütü sindiren enzimin noksanlığı) varsa ayran, yoğurt, beyaz peynir gibi süt ürünleri, sarımsak, soğan, fasulye, nohut, bakla, bezelye, havuç, kereviz, patates, patlıcan, mantar, kara lahana, lahana, Brüksel lahanası, turp, pırasa, kuru üzüm, muz, kayısı, erik, kiraz, çilek, kavun, karpuz, elma, ekşi meyveler (portakal, kivi, armut), şeftali, bulgur, mercimek, buğday tohumu, simit, sufle, beze, sünger kek, hamur işleri, çok şekerli ve ağdalı tatlılar. - Gaz yapmayan gıdalar: Et, balık, makarna, tarhana çorbası, unlu çorbalar (yayla, şehriye, pirinç) kümes hayvanları, marul, salatalık, brokoli, biber, avokado, domates, bamya, zeytin, kaşar peyniri, karnabahar, kuşkonmaz, kabak, enginar, tropikal yeşil fasulye, pirinç, mısır cipsi, patates cipsi, patlamış mısır, kabuklu yemişler, yumurta, sütsüz çikolata, su. - Aşırı sebze- meyve tüketiminin gaz oluşumunu kolaylaştırabileceği unutulmamalıdır. - Yemeklerden sonra sırt üstü yatmamalı, dik oturmalı, ya da ayakta durmalıdır, yürüyüş de faydalıdır. Böylece gazın atılımı kolaylaşır. - Gazlı içecekler, maden suyu, kola, bira, soda, fruktoz içeren meyve suları, tatlandırıcılar ve bu tatlandırıcıların kullanıldığı ürünler (sakızlar dahil), effervesan tabletler kısıtlanmalıdır. - Yurt dışında satılan, karbon fiberden yapılmış külotlar gaz kokusunu önlemektedir. Böylece aşırı yellenme problemi olanların işine yarıyabilir. - Ayrıca doktorun vereceği ilaçlar da tarif üzere kullanılmalıdır. Unutulmamalıdır ki gazın tedavisi oldukça zordur, ilaçlara rağmen şikayetler tekrarlayabilir. Hasta streslerini gidermeli (gerekiyorsa mutlaka psikiyatrik yardım almalıdır) ve yukarıdaki tavsiyelere de uymalıdır. Sağlıklı ve mutlu günler dileği ile GG 209

9 KAYNAKLAR 1. Dickman R, Fass R. Gaseousness and indigestion. Conn s Current Therapy 2007: Text with Online. 2. Lasser RB, Bond JH, Levitt MD. The role of intestinal gas in functional abdominal pain. N Engl J Med 1975; 293: Berk JE. Gas. In: Haubrich WS, Schaffner F, Berk JE, eds. Bockus Gastroenterology. 5th ed. Philadelphia: WB Saunders, Flatz G, Henze HJ, Palabıyıkoğlu E, et al. Distrubition of the adult lactase phenotypes in Turkey. Trop Geogr Med 1986; 38: Levitt MD, Lasser RB, Schwartz JS, Bond JH. Studies of a flatulant patient. N Engl J Med 1976; 295: de la Fuente-Aguada J, Roman F, Hernandez JH, et al. Pneumomediastinum after belching. Lancet 1990; 336: Holburn CS. Aerophagia: an uncommon form of self-injury. Am J Ment Defic 1986; 91: Levitt MD. Intestinal gas production: recent advances in flatology. N Engl J Med 1980; 302: Levitt MD. Intestinal gas: What do we offer the patient? In: Borkin JS, Roger AI, eds. Difficult decisions in digestive disease. Chicago: Year Book Medical Publishers 1989: Haines A, Metz G, Dilawari J, et al. Breath methane in patients with cancer of the large bowell. Lancet 1977; 2: Pique JM, Pallares M, Cuso E, et al. Methane production and colon cancer. Gastroenterology 1984; 87: Brydon WG, McKay LF, Eastwood MA. Intestinal gas formation and the use of breath measurements to monitor the influence of diet and disease. Dig Dis 1986; 4: Taylor EW, Bentley S, Youngs D, Keighley MR. Bowell preparation and the safety of colonoscopic polypectomy. Gastroenterology 1981: 81: Lewitt MD. Excessive gas: Patient perception vs reality. Hosp Pract 1985; 20: Levitt MD. Follow-up of a flatulent patient. Dig Dis Sci 1979; 24: Leon-Barua R, Tello R, Morante MC, et al. In vitro and in vivo effects of three bismuth compounds on fermentation by colonic bacteria. Rev Infect Dis 1990; 12 (Suppl 1): S Corraza GR, Benati G, Strocchi A, et al. Treatment with Bacillus subtilis reduces intestinal hydrogen production in patients with gaseous symptoms. Curr Ther Res 1992; 52: Strocchi A, Ellis C, Levitt MD. Use of metabolic inhibitors to study hydrogen consumption by human feces: evidence for a pathway other than methanogenesis and sulfate reduction. J Lab Clin Med 1993; 121: Passos Mc, Serra J, Azpiroz F, et al. Impaired reflex control of intestinal gas transit in patients with abdominal bloating. Gut 2005; 54: Ouyang A, Xu L. Holistic acupuncture approach to idiopathic refractory nausea, abdominal pain and bloating. World J Gastroenterol 2007; 13: Kalman DS, Scwartz HI, Alvarez P, et al. A prospective, randomized, double-blind, placebo-controlled paralel group dual site trial to eveluate the effects of a Bacillus coagulans-based product on functional intestinal gas symptom. BMC Gastroenterol 2009; 9: Seth AK, Kapoor N, Puri P. Colonic explosion with use of argon plasma coagulation for radiation proctitis. Indian J Gastroenterol 2009; 28: Hoff G, Bretthauer M. Colonic explosion: an unavoidable complication? Endoscopy 2007; 39: Agrawal A, Whorwell PJ. Review article: abdominal bloating and distension in functional gastrointestinal disorders-epidemiology and exploration of possible mechanisms. Aliment Pharmacol Ther 2008; 27: Talley N. Intestinal gas and bloating. Up to date Dainese R, Serra J, Azpiroz F, Malagelada JR. Influence of body posture on intestinal transit of gas. Gut 2003; 52: KARANLIK ÇA LAR Din kurban ikiz hekimler Aziz Cosmas ve Damian, Fernando del Rincòn a atfedilen 16. yüzy l resminde ölümlerinden sonraki en ünlü mucizelerini gerçeklefltirirken gösterilmifl. Kilise hizmetkar n n kangrenli baca n n ölmüfl bir zencinin baca yla de ifltirilmesi anlat l yor. Prado, Madrid 210 ARALIK 2010

Böbrek Hastalıklarında BESLENME. TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ Hayat sağlıkla güzeldir. BESLENME ve DİYET POLİKLİNİĞİ

Böbrek Hastalıklarında BESLENME. TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ Hayat sağlıkla güzeldir. BESLENME ve DİYET POLİKLİNİĞİ Böbrek Hastalıklarında BESLENME TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ Hayat sağlıkla güzeldir BESLENME ve DİYET POLİKLİNİĞİ Böbrek Hastalıklarında BESLENME Diyetiniz günlük enerji gereksiniminize

Detaylı

ZAYIFLAMA DiYETi. TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ Hayat sağlıkla güzeldir. BESLENME ve DİYET POLİKLİNİĞİ

ZAYIFLAMA DiYETi. TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ Hayat sağlıkla güzeldir. BESLENME ve DİYET POLİKLİNİĞİ ZAYIFLAMA DiYETi TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ Hayat sağlıkla güzeldir BESLENME ve DİYET POLİKLİNİĞİ ZAYIFLAMA DiYETi Diyetiniz günlük enerji gereksiniminize göre size özgü planlanmıştır.

Detaylı

Yemek borusu, mide, ince ve kalın barsaklardan oluşan sindirim sistemimizdeki gazın iki kaynağı vardır.

Yemek borusu, mide, ince ve kalın barsaklardan oluşan sindirim sistemimizdeki gazın iki kaynağı vardır. Çoğu insan günde ortalama 14 kez gaz çıkarır. Karındaki gazı genelde kokusuz olan,karbondioksit, oksijen, nitrojen, hidrojen ve bazen de metan gazları oluşturur. Gazın hoş olmayan kokusunu ise kalın barsaktaki

Detaylı

Sporcu Beslenmesi Ve Makarna. Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU Beslenme ve Diyetetik Bölümü Bölüm Başkanı

Sporcu Beslenmesi Ve Makarna. Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU Beslenme ve Diyetetik Bölümü Bölüm Başkanı Sporcu Beslenmesi Ve Makarna Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU Beslenme ve Diyetetik Bölümü Bölüm Başkanı BESLENME Genetik yapı PERFORMANS Fiziksel kondisyon Yaş Cinsiyet Yaş Enerji gereksinimi Vücut bileşimi

Detaylı

SAĞLIKLI BESLENME TABAĞI

SAĞLIKLI BESLENME TABAĞI SAĞLIKLI BESLENME TABAĞI YETERLİ VE DENGELİ BESLENME Beslenme; insanın büyümesi, gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması için gerekli olan enerji ve besin öğelerinin vücuda alınıp kullanılabilmesidir.

Detaylı

BESİNLER. Süt, yumurta, peynir, et, tavuk, balık gibi hayvansal kaynaklı besinler

BESİNLER. Süt, yumurta, peynir, et, tavuk, balık gibi hayvansal kaynaklı besinler BESİNLER Yaşam için gerekli besin öğelerini sağlayan bitkisel ve hayvansal gıdalar BESİN olarak tanımlanır. Besinler, elde edildikleri kaynaklara göre iki gruba ayrılır: Süt, yumurta, peynir, et, tavuk,

Detaylı

KARBONHİDRATLAR. Glukoz İNSAN BİYOLOJİSİ VE BESLENMESİ AÇISINDAN ÖNEMLİ OLAN

KARBONHİDRATLAR. Glukoz İNSAN BİYOLOJİSİ VE BESLENMESİ AÇISINDAN ÖNEMLİ OLAN KARBONHİDRATLAR Normal diyet alan kişilerde enerjinin % 55-60 ı karbonhidratlardan sağlanır. Bitkiler karbonhidratları fotosentez yoluyla güneş ışığının yardımıyla karbondioksit ve sudan yararlanarak klorofilden

Detaylı

Aylara Göre Meyve, Sebze ve Balık Tüketimi

Aylara Göre Meyve, Sebze ve Balık Tüketimi Aylara Göre Meyve, Sebze ve Balık Tüketimi OCAK Balık: Kefal, tekir,kırlangıç, istrongilos, levrek, Sebze: Kereviz, lahana, brüksel lahanası, brokoli, havuç, pırasa, ıspanak, pazı, kara turp, kırmızı turp

Detaylı

1- Süt ve Sütten Yapılan Besinler

1- Süt ve Sütten Yapılan Besinler Besin Grupları Doğada çok çeşitli besinler bulunmakta ve her besinin besin öğesi bileşimi farklılık göstermektedir. Besin öğelerini tek bir besinle vücudumuza almamız imkansızdır. Besin öğelerinin dengeli

Detaylı

ALKALİ BESLENME HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER

ALKALİ BESLENME HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER ALKALİ BESLENME HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER VE ALKALİ GIDA LİSTESİ ph değerinin sağlığımız için önemi nedir? Asidik bir vücut hastalıkları kendine çeken güçlü bir mıknatıstır. Bu nedenle de vücudun ph

Detaylı

Temel anlamda laktoz intoleransı süt ya da süt ile üretilmiş ürünleri sindirememek ya da bunda güçlük yaşamak anlamına gelir.

Temel anlamda laktoz intoleransı süt ya da süt ile üretilmiş ürünleri sindirememek ya da bunda güçlük yaşamak anlamına gelir. Laktoz temel olarak süt içinde bulunan disakkarid türü bir şekerdir. Disakkaridler iki farklı şeker türünün biraraya gelmesi ile oluşurlar. Glukoz ile galaktoz biraraya gelerek süt şekerini yani laktozu

Detaylı

Index. Besin Grubu kalori Cetveli. 1... Süt ve Süt Ürünleri. 5... Meyveler. 4... Sebzeler. 6... Yağlar. 3...Tahıllar. 7...

Index. Besin Grubu kalori Cetveli. 1... Süt ve Süt Ürünleri. 5... Meyveler. 4... Sebzeler. 6... Yağlar. 3...Tahıllar. 7... Sayfa Besin Grubu kalori Cetveli 1... Süt ve Süt Ürünleri Index 1... Tatlılar 2... Et Gurubu 3...Tahıllar 3...Sebzeler 4... Sebzeler 5... Meyveler 6... Yağlar 7... Kahvaltılıklar 8... Erişteli Ayran Aşı

Detaylı

GEBELİKTE YETERLİ ve DENGELİ BESLENME

GEBELİKTE YETERLİ ve DENGELİ BESLENME GEBELİKTE YETERLİ ve DENGELİ BESLENME NEDEN ÖNEMLİDİR? Hayat sağlıkla güzeldir BESLENME ve DİYET POLİKLİNİĞİ Gebelik öncesi ideal ağırlığında olan yetişkin kadınların ortalama 9-14 kg arasında (ayda 1-1,5kg)

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK KURULUŞLARI BESLENME ve DİYET BİRİMİ OBESİTE HASTALARI İÇİN BESLENME KILAVUZU OBESİTE HASTALARI İÇİN BESLENME KILAVUZU

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK KURULUŞLARI BESLENME ve DİYET BİRİMİ OBESİTE HASTALARI İÇİN BESLENME KILAVUZU OBESİTE HASTALARI İÇİN BESLENME KILAVUZU FR-HYE-04-719-01 ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK KURULUŞLARI BESLENME ve DİYET BİRİMİ OBESİTE HASTALARI İÇİN BESLENME KILAVUZU Hazırlayan AD/BD/BİRİM(ler) : Beslenme ve Diyet Birimi Sayfa 1 / 9 OBESİTE HASTALARI

Detaylı

ŞİKAYETİNİZ Mİ VAR??? Yemek sonrası şişkinlik hissediyorum... Yemeklerden sonra hazımsızlık hissediyorum...

ŞİKAYETİNİZ Mİ VAR??? Yemek sonrası şişkinlik hissediyorum... Yemeklerden sonra hazımsızlık hissediyorum... ŞİKAYETİNİZ Mİ VAR??? Yemek sonrası şişkinlik hissediyorum... Yemeklerden sonra hazımsızlık hissediyorum... ŞİKAYETİNİZ Mİ VAR??? Ha4ada 2-3 defa kabızlığım oluyor... Kabız olduğumda fissür/hemoroid şikayetlerim

Detaylı

Kanser tedavisi sırasında sağlıklı bir diyet hemen hemen başka zamanlardakiyle aynıdır. Her gün çeşitli gıdalar yemeniz gerekir.

Kanser tedavisi sırasında sağlıklı bir diyet hemen hemen başka zamanlardakiyle aynıdır. Her gün çeşitli gıdalar yemeniz gerekir. KANSER HASTALARINDA BESLENME DESTEĞİ Dengeli ve sağlıklı beslenme sadece tedavi gören kanser hastaları için değil tedavi sonrası süreçte de sağlıklı yaşamı oluşturan önemli unsurlardan biridir. Kanser

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK KURULUŞLARI BESLENME ve DİYET BİRİMİ DİABETLİ HASTALAR İÇİN BESLENME KILAVUZU FR-HYE-04-719-02

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK KURULUŞLARI BESLENME ve DİYET BİRİMİ DİABETLİ HASTALAR İÇİN BESLENME KILAVUZU FR-HYE-04-719-02 FR-HYE-04-719-02 ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK KURULUŞLARI BESLENME ve DİYET BİRİMİ DİABETLİ HASTALAR İÇİN BESLENME KILAVUZU Hazırlayan AD/BD/Birim(ler):Beslenme ve DiyetBirimi Sayfa 1 / 10 İlkyayın tarihi:

Detaylı

Laktoz İntoleransı ve Tıbbi Tedavi Yaklaşımı

Laktoz İntoleransı ve Tıbbi Tedavi Yaklaşımı Laktoz İntoleransı ve Tıbbi Tedavi Yaklaşımı Dr.Hasan Özen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Bilim Dalı Hacettepe Beslenme ve Diyetetik Günleri V. Mezuniyet

Detaylı

DİYABETTE BESLENME PRENSİPLERİ

DİYABETTE BESLENME PRENSİPLERİ İstanbul Üniversitesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı DİYABETTE BESLENME PRENSİPLERİ Dr. Dyt. Cemile İdiz Ne yemeliyim? DİYABET Tatlı meyve yeme!! Limon şekeri düşürür

Detaylı

Memorial Hastanesi İç Hastalıkları Bölüm Koordinatörü Prof. Dr. Yavuz Baykal Ağız kokusunun nedenleri ve önlemenin yolları hakkında bilgi verdi.

Memorial Hastanesi İç Hastalıkları Bölüm Koordinatörü Prof. Dr. Yavuz Baykal Ağız kokusunun nedenleri ve önlemenin yolları hakkında bilgi verdi. Ağız Kokusuna Karşı Dilinizi de Fırçalayın Memorial Hastanesi İç Hastalıkları Bölüm Koordinatörü Prof. Dr. Yavuz Baykal Ağız kokusunun nedenleri ve önlemenin yolları hakkında bilgi verdi. İSTANBUL - Sağlıklı

Detaylı

neden az yağlı az kolesterollü diyet?

neden az yağlı az kolesterollü diyet? neden az yağlı az kolesterollü diyet? DYT-YRD07 Rev / 2 Yürürlük Tarihi / 30.12.2005 Rev Tarihi / 17.18.2012 neden az yağlı az kolesterollü diyet? Kolesterol insan vücudunda doğal olarak bulunan yağa benzer

Detaylı

KOAH VE EGZERSİZ KOAH TA EGZERSİZ TAVSİYELERİ

KOAH VE EGZERSİZ KOAH TA EGZERSİZ TAVSİYELERİ KOAH VE EGZERSİZ KOAH kalıcı nefes darlığı ile kendini gösteren, geri dönüşü olmayan bir akciğer hastalığıdır. Sigara ve cevre kirliliği gibi faktörlerin etkisiyle hasta sayısı hızlı bir şekilde artmaktadır.

Detaylı

ŞEKER HASTALARINDA SAĞLIKLI BESLENME NASIL OLMALIDIR? Uzm. Dyt. Yonca SEVİM Haseki Eğ. ve Araş. Hast. Diyet Polikliniği

ŞEKER HASTALARINDA SAĞLIKLI BESLENME NASIL OLMALIDIR? Uzm. Dyt. Yonca SEVİM Haseki Eğ. ve Araş. Hast. Diyet Polikliniği ŞEKER HASTALARINDA SAĞLIKLI BESLENME NASIL OLMALIDIR? Uzm. Dyt. Yonca SEVİM Haseki Eğ. ve Araş. Hast. Diyet Polikliniği Diyabet Nedir? Önce Hastalığımızı Tanıyalım! Şeker Glikoz Karbonhidrat! İnsülin!

Detaylı

T.C. KÜTAHYA TİCARET BORSASI A Y L I K B Ü L T E N BÜLTEN NO : 10 SAYFA NO : 1

T.C. KÜTAHYA TİCARET BORSASI A Y L I K B Ü L T E N BÜLTEN NO : 10 SAYFA NO : 1 BÜLTEN AYI : EKİM 0 BÜLTEN NO : 0 SAYFA NO : HUBUBAT BUĞDAY BUĞDAY 0,5 0,70 0,59.06.95 KG 6.58.889,89 HMS BUĞDAY 0,59 0,90 0,6 4.64.470 KG.94.97,6 HTS BUĞDAY 0,58 0,59 0,58 5.800 KG 5.000,00 K.A.G.T BUĞDAY

Detaylı

Sağlıklı Kilo Verdiren Diyet!

Sağlıklı Kilo Verdiren Diyet! On5yirmi5.com Sağlıklı Kilo Verdiren Diyet! Ender Saraç'tan sağlıklı kilo verdiren diyet... Yayın Tarihi : 15 Mayıs 2011 Pazar (oluşturma : 11/19/2015) Sağlıklı Kilo Verdirici Diyet 1. Gün Diyet Listesi

Detaylı

1800 KALORİLİK ZAYIFLAMA DİYETİ ÖRNEK YEMEK LİSTESİ

1800 KALORİLİK ZAYIFLAMA DİYETİ ÖRNEK YEMEK LİSTESİ 1800 KALORİLİK ZAYIFLAMA DİYETİ BİR GÜNDE ALINMASI GEREKEN YİYECEK MİKTARLARI BESİN GRUBU DEĞİŞİM MİKTARI SÜT 3 ET 5 EKMEK VE EKMEK YERİNE GEÇEN 10 SEBZE YEMEĞİ 2 MEYVE 5 YAĞ 4 SABAH: ÖRNEK YEMEK LİSTESİ

Detaylı

İLKÖĞRETİM ÇOCUKLARI İÇİN SAĞLIKLI BESLENME BESİN ÖGELERİ

İLKÖĞRETİM ÇOCUKLARI İÇİN SAĞLIKLI BESLENME BESİN ÖGELERİ İLKÖĞRETİM ÇOCUKLARI İÇİN SAĞLIKLI BESLENME Doğumdan itibaren büyüme ve gelişme, sağlıklı ve uzun bir yaşam için vücudumuza gerekli olan bütün maddeleri besinlerle alırız. Besin; yenilebilen ve yenildiğinde

Detaylı

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur..

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. 1 BESLENME BİLİMİ 2 Yaşamımız süresince yaklaşık 60 ton besin tüketiyoruz. Besinler sağlığımız ve canlılığımızın devamını sağlar. Sağlıklı bir

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK KURULUŞLARI BESLENME ve DİYET BİRİMİ GÜNLÜK BESLENME KILAVUZU FR-HYE-04-719-12

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK KURULUŞLARI BESLENME ve DİYET BİRİMİ GÜNLÜK BESLENME KILAVUZU FR-HYE-04-719-12 FR-HYE-04-719-12 ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK KURULUŞLARI BESLENME ve DİYET BİRİMİ GÜNLÜK BESLENME KILAVUZU Hazırlayan AD/BD/Birim(ler): Beslenme ve Diyet Birimi Sayfa 1 / 9 İlk yayın tarihi: 01.05.2007

Detaylı

ÇOCUKLUK ÇAĞINDA KRONİK KARIN AĞRISI

ÇOCUKLUK ÇAĞINDA KRONİK KARIN AĞRISI ÇOCUKLUK ÇAĞINDA KRONİK KARIN AĞRISI Prof. Dr. Aydan Kansu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Bilim Dalı 7 y, ~ 1 yıldır karın ağrısı Göbek çevresinde Haftada

Detaylı

T.C. KARAMAN TİCARET BORSASI AYLIK BORSA BÜLTENİ. Ortalama Fiyat. Enaz Fiyat. Ençok Fiyat MISIR 604.80 KG 1

T.C. KARAMAN TİCARET BORSASI AYLIK BORSA BÜLTENİ. Ortalama Fiyat. Enaz Fiyat. Ençok Fiyat MISIR 604.80 KG 1 HUBUBAT ARPA ARPA YEMLİK T.C. Sayfa: 1-15 ARPA YEMLİK MTS 0.25 0.35 0.2992 116,60.00 KG 3,893.73 1 ARPA YEMLİK TTS 0.28 0.61 0.311 572,115.00 KG 195,152.60 35 ARPA YEMLİK ı: 230,06.33 9 ARPA ı 230,06.33

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. XENICAL 120 mg kapsül Ağızdan (yutularak) alınır.

KULLANMA TALİMATI. XENICAL 120 mg kapsül Ağızdan (yutularak) alınır. KULLANMA TALİMATI XENICAL 120 mg kapsül Ağızdan (yutularak) alınır. Etkin madde: Bir kapsül 120 mg orlistat içerir. Yardımcı maddeler: Mikrokristalin selüloz, sodyum nişasta glikolat, povidon K30, sodyum

Detaylı

2015-2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ADSIZ SEDAT SEZGİN ORTAOKULU OBEZİTE VE BESLENME KONULU BİLGİLENDİRME ÇALIŞMASI

2015-2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ADSIZ SEDAT SEZGİN ORTAOKULU OBEZİTE VE BESLENME KONULU BİLGİLENDİRME ÇALIŞMASI 2015-2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ADSIZ SEDAT SEZGİN ORTAOKULU OBEZİTE VE BESLENME KONULU BİLGİLENDİRME ÇALIŞMASI İLKÖĞRETİM ÇAĞINDAKİ ÇOCUKLARDA OBEZİTE VE BESLENME Obezite vücut ağırlığının ve vücuttaki

Detaylı

Diyet Önerileri ve Etkisi

Diyet Önerileri ve Etkisi Akılcı Hipertansiyon Tedavisi Diyet Önerileri ve Etkisi Dr. Soner Duman Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi İç ç Hastalıkları Anabilim Dalı 15. Ulusal Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Kongresi, 24-26 Nisan

Detaylı

ALANYA BELEDİYESİ ÇEVRE KORUMA VE KONT.MD YETERLİ VE DOĞRU BESLENME KURALLARI

ALANYA BELEDİYESİ ÇEVRE KORUMA VE KONT.MD YETERLİ VE DOĞRU BESLENME KURALLARI ALANYA BELEDİYESİ ÇEVRE KORUMA VE KONT.MD YETERLİ VE DOĞRU BESLENME KURALLARI 16 EKİM DÜNYA GIDA GÜNÜ Dünya da bir yanda obeziteyle mücadele yapılırken diğer tarafta açlıktan ölme noktasına gelen insanlara

Detaylı

1 gr yağ: 9 kilokalori, 1 gr protein ve karbonhidrat: 4 kilokalori, 1 gr alkol 7 kilokalori verir.

1 gr yağ: 9 kilokalori, 1 gr protein ve karbonhidrat: 4 kilokalori, 1 gr alkol 7 kilokalori verir. Doğru beslenme için karbonhidrat, yağ ve proteinler belirli oranlarda belirli miktarlarda düzenli olarak alınmalıdır. Alınan kalori verilen kaloriden fazla olduğu zaman kilo alımı başlar. Her gün yenilen

Detaylı

PERİTON DİYALİZLİ ÇOCUKLARDA BESLENME

PERİTON DİYALİZLİ ÇOCUKLARDA BESLENME PERİTON DİYALİZLİ ÇOCUKLARDA BESLENME FR-HYE-04-423-05 Bu broşürün amacı diyaliz hastalarında hasta ve hasta yakınlarına beslenme ile ilgili önemli noktaları hatırlatmak ve diyetimizde dikkat edilmesi

Detaylı

Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. WANABI FORTE 120 mg kapsül Ağızdan (yutularak) alınır. Etkin madde: Bir kapsül 120 mg orlistat içerir. Yardımcı maddeler: Mikrokristalin selüloz, sodyum nişasta glikolat (Tip A), povidon K 30, sodyum lauril

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

YEMEK LİSTESİ VE GRAMAJ TABLOSU S.NO YEMEK ADI MALZEMELERİ PORSİYON GRAMAJ BİRİMİ

YEMEK LİSTESİ VE GRAMAJ TABLOSU S.NO YEMEK ADI MALZEMELERİ PORSİYON GRAMAJ BİRİMİ EK A YEMEK LİSTESİ VE GRAMAJ TABLOSU S.NO YEMEK ADI MALZEMELERİ PORSİYON GRAMAJ BİRİMİ.... 1 ÇOBAN KAVURMA.... 2.. PATATES.. 2 SULU İZMİR KÖFTE YEŞİL BİBER. SALÇA... 2... 0,25 Adet Maydanoz 10 Demet 3

Detaylı

SPASTİK KOLON DİYETİ

SPASTİK KOLON DİYETİ SPASTİK KOLON DİYETİ Spastik kolon, kalın barsağın düzensiz çalışması sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Bu genel başlık altında stres, besin alerjisi, az posalı diyet, kalın barsak enfeksiyonları

Detaylı

DİYABETTE TIBBİ BESLENME TEDAVİSİ. Diyetisyen Osman Yıldırım

DİYABETTE TIBBİ BESLENME TEDAVİSİ. Diyetisyen Osman Yıldırım DİYABETTE TIBBİ BESLENME TEDAVİSİ Diyetisyen Osman Yıldırım Tıbbi Beslenme Tedavisi (TBT) Diyabetin önlenmesi Diyabetin tedavisi Diyabet ile ilişkili komplikasyonların tedavisi Temel Enerji Kaynağımız

Detaylı

HAZIRLAYANLAR. Kübra BOZKURT. Şerife KORKMAZ

HAZIRLAYANLAR. Kübra BOZKURT. Şerife KORKMAZ Z_ fx` ^ awx^f äx Z_ fx` ^ lô^ HAZIRLAYANLAR Kübra BOZKURT Gözde BiLGEN Şerife KORKMAZ KAN ŞEKERİ NEDİR? Glikozdur Fruktoz ve galaktoz lk KARACİĞERDE GLİKOZİ PARÇALANIR (Bu sayede hücreler tarafından kullanılabilir

Detaylı

EMZİREN ANNELERİN BESLENMESİ. Kendiniz ve bebeğiniz için sağlıklı olan gıdaları seçin

EMZİREN ANNELERİN BESLENMESİ. Kendiniz ve bebeğiniz için sağlıklı olan gıdaları seçin EMZİREN ANNELERİN BESLENMESİ Kendiniz ve bebeğiniz için sağlıklı olan gıdaları seçin Bu yayın, FSA nın (Food Standards Agency) izniyle tercüme edilmiştir. Bu kitapçık, bir GAV yayınıdır. GAV Yayın No:

Detaylı

BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK

BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK Beslenme İle İlgili Temel Kavramlar Beslenme: İnsanın büyümesi, gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması, Yaşam kalitesini artırması için

Detaylı

EKMEKSİZ DİYET OLUR MU? ŞİŞMANLIĞIN TEK SUÇLUSU EKMEK Mİ? Dilara Koçak Beslenme ve Diyet Uzmanı 8 Mart 2013 www.dilarakocak.com.tr

EKMEKSİZ DİYET OLUR MU? ŞİŞMANLIĞIN TEK SUÇLUSU EKMEK Mİ? Dilara Koçak Beslenme ve Diyet Uzmanı 8 Mart 2013 www.dilarakocak.com.tr EKMEKSİZ DİYET OLUR MU? ŞİŞMANLIĞIN TEK SUÇLUSU EKMEK Mİ? Dilara Koçak Beslenme ve Diyet Uzmanı 8 Mart 2013 www.dilarakocak.com.tr Ağacın kökü toprak İnsanın kökü EKMEK tir. 2 BİR AYDA 7-12 KG. VERMEK

Detaylı

Tip 2 Diyabet Hastaları için. Beslenme Kılavuzu*

Tip 2 Diyabet Hastaları için. Beslenme Kılavuzu* Tip 2 Diyabet Hastaları için Beslenme Kılavuzu* Değerli hastalar, Hazırladığımız bu kısa kılavuz ile size günlük hayatınızda tüketeceğiniz gıda maddelerini seçerken, yönünüzü daha iyi belirleyebilmenize

Detaylı

SAĞLIKLI BESLENME TABAĞI

SAĞLIKLI BESLENME TABAĞI SAĞLIKLI BESLENME TABAĞI Ekmek, diğer tahıllar ve patates Meyve ve sebzeler Et, balık ve alternatifleri Yağ ve şeker oranı yüksek yiyecek ve içecekler Süt ve süt ürünleri Sağlıklı beslenme tabağı insanların

Detaylı

DİABET (Şeker Hastalığı) ve BESLENME. TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ Hayat sağlıkla güzeldir. BESLENME ve DİYET POLİKLİNİĞİ

DİABET (Şeker Hastalığı) ve BESLENME. TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ Hayat sağlıkla güzeldir. BESLENME ve DİYET POLİKLİNİĞİ DİABET (Şeker Hastalığı) ve BESLENME TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ Hayat sağlıkla güzeldir BESLENME ve DİYET POLİKLİNİĞİ DİABET (Şeker Hastalığı) ve BESLENME Diyetiniz günlük enerji

Detaylı

Gastrik Bypass Ameliyatından Sonra Beslenme

Gastrik Bypass Ameliyatından Sonra Beslenme Hasta Bilgilendirme Formları Gastrik Bypass Ameliyatından Sonra Beslenme Mide bypass ameliyatı geçiren hastalar tipik olarak bariatrik ameliyattan sonra nasıl ve neler yiyecekleri konusunda çok sıkı talimatlar

Detaylı

Dolu Teminatı için Sigortaya Son Kabul Tarihleri

Dolu Teminatı için Sigortaya Son Kabul Tarihleri Dolu Teminatı için Sigortaya Son Kabul Tarihleri Ana Sınıf Ürün adı Alt Sınıf İL TARİH Tarla Ürünleri Buğday (Makarnalık) Tahıllar Adana, Osmaniye, Mersin, Antalya, Muğla 31.Mar Tarla Ürünleri Buğday (Makarnalık)

Detaylı

T.C. MUĞLA TİCARET BORSASI AYLIK BORSA BÜLTENİ. Enaz Fiyat. Ençok Fiyat. Ortalama Fiyat ARPA YEMLİK MTS 0.77 0.7663 4,800.00 KG 3,678.

T.C. MUĞLA TİCARET BORSASI AYLIK BORSA BÜLTENİ. Enaz Fiyat. Ençok Fiyat. Ortalama Fiyat ARPA YEMLİK MTS 0.77 0.7663 4,800.00 KG 3,678. HUBUBAT ARPA ARPA YEMLİK 01/0/2014 T.C. Sayfa: 1-14 ARPA YEMLİK MTS 0. 0. 0.663 4,800.00 KG 3,68.26 2 ARPA YEMLİK ı: 3,68.26 2 ARPA ı 3,68.26 2 MISIR MISIR MISIR SLAJ MTS 0.12 0.12 0.1200 3,41.00 KG 4,490.00

Detaylı

NASIL SAĞLIKLI TABAKLAR OLUŞTURABİLİRİZ?

NASIL SAĞLIKLI TABAKLAR OLUŞTURABİLİRİZ? NASIL SAĞLIKLI TABAKLAR OLUŞTURABİLİRİZ? GİRİŞ Beslenme; sağlığı korumak, geliştirmek ve yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla vücudun gereksinimi olan besin öğelerini yeterli miktarlarda ve uygun zamanlarda

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK KURULUŞLARI BESLENME ve DİYET BİRİMİ PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA BESLENME KILAVUZU FR-HYE-04-719-17

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK KURULUŞLARI BESLENME ve DİYET BİRİMİ PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA BESLENME KILAVUZU FR-HYE-04-719-17 FR-HYE-04-719-17 ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK KURULUŞLARI BESLENME ve DİYET BİRİMİ PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA BESLENME KILAVUZU AD ve SOYAD :... TARİH :... Hazırlayan AD/BD/Birim(ler): Beslenme ve Diyet

Detaylı

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı 17 MAYIS 2013 Dünya Hipertansiyon Ligi Girişimidir. 17 MAYIS 2013 Dünya Hipertansiyon Ligi Girişimidir. Hipertansiyon Nedir? Çoğunlukla yüksek kan basıncı olarak

Detaylı

ENERJİ METABOLİZMASI

ENERJİ METABOLİZMASI ENERJİ METABOLİZMASI Soluduğumuz hava, yediğimiz ve içtiğimiz besinler vücudumuz tarafından işlenir, kullanılır ve ihtiyaç duyduğumuz enerjiye dönüştürülür. Gün içinde yapılan fiziksel aktiviteler kalp

Detaylı

Endoskopi indikasyonları. Dr. Mehmet İnan Mağusa Tıp Merkezi Hastanesi

Endoskopi indikasyonları. Dr. Mehmet İnan Mağusa Tıp Merkezi Hastanesi Endoskopi indikasyonları Dr. Mehmet İnan Mağusa Tıp Merkezi Hastanesi ALT GIS ENDOSKOPİSİ KOLOREKTAL KANSERLER Kolorektal kanserler dünyada ve ülkemizde 4.sıklıkla görülürler. Kansere bağlı ölüm sebebleri

Detaylı

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Kronik Pankreatit Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Tanım Pankreasın endokrin ve ekzokrin yapılarının hasarı, fibröz doku gelişimi ile karakterize inflamatuvar bir olay Olay histolojik

Detaylı

YETERLİ DENGELİ BESLENME AKTİVİTE/ SPOR

YETERLİ DENGELİ BESLENME AKTİVİTE/ SPOR SAĞLIKLI YAŞAM YETERLİ DENGELİ BESLENME UYKU TEMİZLİK AKTİVİTE/ SPOR 1- ÇOCUKLAR NASIL BESLENMELİ BESLENME, insanın büyüme, gelişme, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması için gerekli olan besin

Detaylı

Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU

Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU 173 Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU Hiçbir canlının beslenmeden yaşamını sürdürmesi mümkün değildir. Bu, her yaşta olmak üzere, insanlar için de geçerlidir. Özellikle bebekler ve

Detaylı

Sindirim Sistemi. 1 Molekül 9 Molekül. (Fiziksel Kimyasal. Sindirim) Protein Büyük Moleküllü Mineral Küçük Mol. Besin

Sindirim Sistemi. 1 Molekül 9 Molekül. (Fiziksel Kimyasal. Sindirim) Protein Büyük Moleküllü Mineral Küçük Mol. Besin Sindirim Sistemi Sindirim: Arabaların çalışması için enerjiye ihtiyaçları vardır, benzinleri bittiğinde gidip benzin alarak arabalarımıza enerji sağlamış oluruz. Tıpkı arabalar gibi canlıların da hareket

Detaylı

DİYABET DİYETİ * Diabet diyeti, yeterli ve dengeli beslenme temeline dayanmaktadır. Size önerilen miktarlardaki yiyecekler günlük protein,

DİYABET DİYETİ * Diabet diyeti, yeterli ve dengeli beslenme temeline dayanmaktadır. Size önerilen miktarlardaki yiyecekler günlük protein, DİYABET DİYETİ * Diabet diyeti, yeterli ve dengeli beslenme temeline dayanmaktadır. Size önerilen miktarlardaki yiyecekler günlük protein, karbonhidrat, yağ ve enerji ihtiyacınızı karşılayacaktır. * Bu

Detaylı

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ BİTKİSEL ÜRETİM BİLGİ NOTU 2013 YILI Türkiye İstatistik Kurumu 27/12/2013 tarihinde 2013 yılı Bitkisel Üretim İstatistikleri haber bültenini yayımladı. 2013 yılında bitkisel üretim bir önceki yıla göre

Detaylı

T.C. MUĞLA TİCARET BORSASI AYLIK BORSA BÜLTENİ. Enaz Fiyat. Ençok Fiyat. Ortalama Fiyat MISIR 0.55 0.5500 39,050.00 KG 21,477.50 1

T.C. MUĞLA TİCARET BORSASI AYLIK BORSA BÜLTENİ. Enaz Fiyat. Ençok Fiyat. Ortalama Fiyat MISIR 0.55 0.5500 39,050.00 KG 21,477.50 1 HUBUBAT ARPA ARPA YEMLİK - 31/0/2014 T.C. Sayfa: 1-13 ARPA YEŞİL MTS 0.0 0.0 0.000 11,200.00 KG,600.00 1 ARPA YEMLİK ı:,600.00 1 ARPA ı,600.00 1 MISIR MISIR MISIR MTS 0. 0. 0.00 39,00.00 KG 21,477.0 1

Detaylı

Kronik Öksürük. Dr. Kürşat Uzun N.E. Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD ve Yoğun Bakım Bilim Dalı

Kronik Öksürük. Dr. Kürşat Uzun N.E. Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD ve Yoğun Bakım Bilim Dalı Kronik Öksürük Dr. Kürşat Uzun N.E. Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD ve Yoğun Bakım Bilim Dalı Epidemiyoloji Polikliniklerde en sık 5. şikayet %88-100 neden saptanıyor Spesifik tedavi

Detaylı

MÜSABAKA ÖNCESİ,SIRASI ve SONRASI DÖNEMDE BESLENME. Doç. Dr.Funda Elmacıoğlu O.M.Ü Tıp Fakültesi Beslenme ve Diyet Uzmanı

MÜSABAKA ÖNCESİ,SIRASI ve SONRASI DÖNEMDE BESLENME. Doç. Dr.Funda Elmacıoğlu O.M.Ü Tıp Fakültesi Beslenme ve Diyet Uzmanı MÜSABAKA ÖNCESİ,SIRASI ve SONRASI DÖNEMDE BESLENME Doç. Dr.Funda Elmacıoğlu O.M.Ü Tıp Fakültesi Beslenme ve Diyet Uzmanı SPORCULARIN MÜSABAKALARDAKĠ BAġARISI ÇEġĠTLĠ FAKTÖRLER BAĞLIDIR. Antrenman süresi

Detaylı

- Zn 120. Çinkolu Gübre Çözeltisi. Lignosulfanate UYGULAMA ŞEKLİ VE DOZLARI

- Zn 120. Çinkolu Gübre Çözeltisi. Lignosulfanate UYGULAMA ŞEKLİ VE DOZLARI - Zn 120 Çinkolu Gübre Çözeltisi Suda Çözünür Çinko (Zn) : % 10 1 Lt/5 Lt Lignosulfanate Erken dönem uygulamaları ile meyve büyüklüğünde ve verimde artış sağlar. Nişasta sentezi, artar, azot metabolizması

Detaylı

KOLONOSKOPİK TARAMA VE KOLONOSKOPİ

KOLONOSKOPİK TARAMA VE KOLONOSKOPİ KOLONOSKOPİK TARAMA VE KOLONOSKOPİ KOLONOSKOPİ HAKKINDA ÖZET BİR REHBER OP. DR. ŞABAN BEYAZPINAR GENEL CERRAHİ UZMANI www.cerrahiklinik.com BU SUNUMDA KULLANILAN VERİLER, 2004 YILINDA YAPILAN DÜNYA CERRAHLAR

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

Kemoterapi Hastalarında Tedavi Uyumunun Arttırılmasında Eczacı Danışmanlığı

Kemoterapi Hastalarında Tedavi Uyumunun Arttırılmasında Eczacı Danışmanlığı Kemoterapi Hastalarında Tedavi Uyumunun Arttırılmasında Eczacı Danışmanlığı 3. Ulusal Hastane ve Kurum Eczacıları Kongresi 23-27 Mart 2016, Muğla Uz. Ecz. Metin Deniz KARAKOÇ Denizli Devlet Hastanesi Hasta

Detaylı

Kanser Hastalarında Beslenme

Kanser Hastalarında Beslenme Kanser Hastalarında Beslenme Tedavi Öncesi, Tedavi Süresince ve Tedavi Sonrası Beslenme İpuçları Uzm.Dyt.Elvan YILMAZ AKYÜZ Hedefler Sağlıklı kiloyu korumak Vücudun onarımını ve tedavisini sağlayan sağlıklı

Detaylı

Dengeli Beslenme. Efe Kaan Fidancı

Dengeli Beslenme. Efe Kaan Fidancı Dengeli Beslenme Yaşamımız boyunca sürekli büyürüz. Bebeklikten itibaren sağlıklı bir şekilde büyümek ve gelişmek için düzenli, dengeli ve yeterli beslenmemiz gerekir. Beslenmek yani yemek yemek günlük

Detaylı

İçindekiler. http://d-nb.info/1033563838

İçindekiler. http://d-nb.info/1033563838 İçindekiler Bu Kitap kimin için yazıldı? 11 Önsöz 12 Diyabet üzerine bilmeniz gereken konular 15 Glukagon nedir? 17 Tip-1 -Diyabet 23 Kan şekerinin aşırı düşmesi neden olur? (Hipoglisemi) 25 Kan şekerinin

Detaylı

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ Prof. Dr. Metin ATAMER Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Aralık 2006 ANKARA Sütün Tanımı ve Genel Nitelikleri Süt; dişi memeli hayvanların, doğumundan

Detaylı

DiYABET VE BESLENME N M.-

DiYABET VE BESLENME N M.- DiYABET VE BESLENME Diyabet tedavisinin amacı;kan şekeri kontrolünü sağlayarak diyabetin seyrinde gelişebilecek bozuklukları (komplikasyonları) önlemek veya geciktirmek; böylece yaşam kalitenizi yükseltmektir.

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. OSMOLAK 667 mg/ml solüsyon Ağızdan alınır.

KULLANMA TALİMATI. OSMOLAK 667 mg/ml solüsyon Ağızdan alınır. KULLANMA TALİMATI OSMOLAK 667 mg/ml solüsyon Ağızdan alınır. Etkin madde: 1000 ml sulu çözeltide 667 gram laktüloz Yardımcı maddeler: OSMOLAK hiçbir yardımcı madde içermemektedir, ancak, üretiminde ortaya

Detaylı

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI Yardım edin sinüslerim beni öldürüyor! Bunu daha önce hiç söylediniz mi?. Eğer cevabınız hayır ise siz çok şanslısınız demektir. Çünkü her yıl milyonlarca lira sinüs problemleri

Detaylı

MÜSABAKA VEYA ANTRENMAN ÖNCESİ, SIRASI VE SONRASINDA SPORCU BESLENMESİ

MÜSABAKA VEYA ANTRENMAN ÖNCESİ, SIRASI VE SONRASINDA SPORCU BESLENMESİ MÜSABAKA VEYA ANTRENMAN ÖNCESİ, SIRASI VE SONRASINDA SPORCU BESLENMESİ Sporcuların performansını etkileyen faktörlerden genetik yapı, uygun antrenmanın yanında beslenmeleri de son derece önem taşımaktadır.

Detaylı

RUMİNANT RASYONLARINDA MAYA KULLANIMI VE ÖNEMİ

RUMİNANT RASYONLARINDA MAYA KULLANIMI VE ÖNEMİ RUMİNANT RASYONLARINDA MAYA KULLANIMI VE ÖNEMİ Rumen mikroorganizmaların (bakteriler,protozoalar ve mayaların) bir denge içinde çalıştırdığı kusursuz bir makinedir. Yüksek et-süt verimi isterken bu hayvandaki

Detaylı

T.C. MUĞLA TİCARET BORSASI AYLIK BORSA BÜLTENİ. Ortalama Fiyat. Enaz Fiyat. Ençok Fiyat ARPA YEMLİK MTS 0.70 0.7000 16,500.00 KG 11,550.

T.C. MUĞLA TİCARET BORSASI AYLIK BORSA BÜLTENİ. Ortalama Fiyat. Enaz Fiyat. Ençok Fiyat ARPA YEMLİK MTS 0.70 0.7000 16,500.00 KG 11,550. HUBUBAT ARPA ARPA YEMLİK T.C. Sayfa: - 4 ARPA YEMLİK MTS 0.70 0.70 0.7000 6,500.00 KG,550.00 ARPA YEMLİK ı:,550.00 ARPA ı,550.00 MISIR MISIR MISIR SLAJ MTS 0.0 3.42 0.3758 372,799.59 KG 40,080.28 3 MISIR

Detaylı

(Bin ha) Ekilen Alan 18.868 67,7 18.207 69,0 18.123 68,2 17.440 67,9 16.217 66,8 16.333 67,4 15.692 67 15.464 65

(Bin ha) Ekilen Alan 18.868 67,7 18.207 69,0 18.123 68,2 17.440 67,9 16.217 66,8 16.333 67,4 15.692 67 15.464 65 Tarım Alanları 1990 2000 2002 2006 2009 2010 2011 2012 (Bin ha) % (Bin ha) % (Bin ha) % (Bin ha) % (Bin ha) % (Bin ha) % (Bin ha) % (Bin ha) % Ekilen Alan 18.868 67,7 18.207 69,0 18.123 68,2 17.440 67,9

Detaylı

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Travma ve cerrahiye ilk yanıt Total vücut enerji harcaması artar Üriner nitrojen atılımı azalır Hastanın ilk resüsitasyonundan sonra Artmış

Detaylı

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yaşlı Bakım-Ebelik YB 205 Beslenme İkeleri Uzm. Dyt. Emine Ömerağa emine.omeraga@neu.edu.tr YAŞLANMA Amerika da yaşlı bireyler eskiye göre

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

Dr. Hakan AKIN Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Gastroenteroloji 3. İstanbul Dahiliye Klinikleri Buluşması 15 16 Kasım 2013 Cevahir

Dr. Hakan AKIN Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Gastroenteroloji 3. İstanbul Dahiliye Klinikleri Buluşması 15 16 Kasım 2013 Cevahir Dr. Hakan AKIN Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Gastroenteroloji 3. İstanbul Dahiliye Klinikleri Buluşması 15 16 Kasım 2013 Cevahir Asia Hotel/ İstanbul Şişkinlik (bloating) his semptom

Detaylı

Bioredworm- S(Solid)-Katı ve Bioredworm-L(Liquid)-Sıvı Uygulama tablosu Bitki Türü Gübre Türü Uygulama dönemi Dozlar / saf gübre olarak /

Bioredworm- S(Solid)-Katı ve Bioredworm-L(Liquid)-Sıvı Uygulama tablosu Bitki Türü Gübre Türü Uygulama dönemi Dozlar / saf gübre olarak / Kök gelişimini ciddi oranda desteklediği için, özellikle dikim esnasında granül gübrenin kullanılması tavsiye edilir. Üreticilerin, topraktaki besin ihtiyacını tespit edebilmeleri için toprak analizi yaptırmaları

Detaylı

Diyabette Beslenme. Diyabet

Diyabette Beslenme. Diyabet Diyabette Beslenme Diyabet BR.HLİ.044 Diyabet Hastası Nasıl Beslenmeli? Halk arasında şeker hastalığı olarak adlandırılan diyabet, düzenli beslenme programı gerektirir. Düzenli ve bilinçli bir beslenme

Detaylı

FEN ve TEKNOLOJİ. Besinler ve Sindirim. Konu Testi. Sınıf Test-01. 1. Besin içeriği. 4. Sindirim. Pankreas öz suyu kalın bağırsağa dökülür.

FEN ve TEKNOLOJİ. Besinler ve Sindirim. Konu Testi. Sınıf Test-01. 1. Besin içeriği. 4. Sindirim. Pankreas öz suyu kalın bağırsağa dökülür. Besinler ve Sindirim Konu Testi Besin içeriği FEN ve TEKNOLOJİ 4. Sindirim Besinin kimyasal sonunda oluşan olarak sindirildiği yapıtaşları yer Pankreas öz suyu kalın bağırsağa dökülür. B ve K vitaminleri

Detaylı

SAĞLIĞIN DENGESİ. 5 Gıda Grubu. Bu yayın, FSA nın (Food Standards Agency) izniyle tercüme edilmiştir. Bu kitapçık, bir SÜGAV yayınıdır.

SAĞLIĞIN DENGESİ. 5 Gıda Grubu. Bu yayın, FSA nın (Food Standards Agency) izniyle tercüme edilmiştir. Bu kitapçık, bir SÜGAV yayınıdır. SAĞLIĞIN DENGESİ 5 Gıda Grubu Bu yayın, FSA nın (Food Standards Agency) izniyle tercüme edilmiştir. Bu kitapçık, bir SÜGAV yayınıdır. SÜGAV Yayın No: 05/2011 Sağlığın Dengesi Yeterli ve dengeli beslenebilmek

Detaylı

Kabızlık (Konstipasyon) Prof.Dr.Ömer ŞENTÜRK

Kabızlık (Konstipasyon) Prof.Dr.Ömer ŞENTÜRK Kabızlık (Konstipasyon) Prof.Dr.Ömer ŞENTÜRK Tanım: Rome-II Tanı Kriterleri Son 6 ay içerisinde en az 3 ay (aralıklı veya sürekli) aşağıdaki semptomlardan 2 veya daha fazlasının olmasıdır. **Haftada 2

Detaylı

AĠLEM VE BEN BESLENME (TEMEL BESĠN GRUPLARI) YAZAN: MERAL ġahġn

AĠLEM VE BEN BESLENME (TEMEL BESĠN GRUPLARI) YAZAN: MERAL ġahġn AĠLEM VE BEN BESLENME (TEMEL BESĠN GRUPLARI) YAZAN: MERAL ġahġn Geçen sayıda beslenme konusuna genel bir giriş yaparak besin öğeleri hakkında bilgiler vermiştim. Bu sayıda ise temel besin grupları ve doğru

Detaylı

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI Dünyamızda o kadar çok canlı türü var ki bu canlıları tek tek incelemek olanaksızdır. Bu yüzden bilim insanları canlıları benzerlik ve farklılıklarına göre sınıflandırmışlardır.

Detaylı

Seçilmiş ürünlerde 30 Haziran 2015 tarihi itibarıyla ortalama üretici, hal, pazar ve market fiyatları:

Seçilmiş ürünlerde 30 Haziran 2015 tarihi itibarıyla ortalama üretici, hal, pazar ve market fiyatları: Seçilmiş ürünlerde tarihi itibarıyla ortalama üretici, hal, pazar ve market fiyatları: Üretici Hal Pazar Market Hal/ Üretici Pazar/ Üretici Market/ Üretici Fiyat Farkı Fiyat Farkı Fiyat Farkı Domates 0,58

Detaylı

BALIKLARDA SİNDİRİM VE SİNDİRİM ENZİMLERİ. İlyas KUTLU Kimyager Su Ürünleri Sağlığı Bölümü. vücudun biyokimyasal süreçlerinin etkin bir şekilde

BALIKLARDA SİNDİRİM VE SİNDİRİM ENZİMLERİ. İlyas KUTLU Kimyager Su Ürünleri Sağlığı Bölümü. vücudun biyokimyasal süreçlerinin etkin bir şekilde BALIKLARDA SİNDİRİM VE SİNDİRİM ENZİMLERİ İlyas KUTLU Kimyager Su Ürünleri Sağlığı Bölümü Proteinler, yağlar ve karbohidratlar balıklar amino asitlerin dengeli bir karışımına gereksinim tarafından enerji

Detaylı

TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ

TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ Sİ DERNEĞİ ÜLS ERA Tİ FKOLİ T TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİSİ DERNEĞİ ÜLSERATİF KOLİT NEDİR? Ülseratif kolit, kalın bağırsağın içini örten tabakanın iltihabıdır. Rektal kanama,

Detaylı

Çölyak Sprue; Non Tropikal Sprue; Glüten Enteropatisi,

Çölyak Sprue; Non Tropikal Sprue; Glüten Enteropatisi, ÇÖLYAK HASTALIĞI Çölyak Sprue; Non Tropikal Sprue; Glüten Enteropatisi, Çölyak hastalığı sindirim sisteminin otoimmün hastalığıdır. Buğday, arpa gibi tahılların içinde bulunan GLÜTEN maddesine karşı ortaya

Detaylı