BĠR YAġ ALTI SAĞLIKLI ÇOCUKLARDA SERUM ALFA FETOPROTEĠN DÜZEYLERĠ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BĠR YAġ ALTI SAĞLIKLI ÇOCUKLARDA SERUM ALFA FETOPROTEĠN DÜZEYLERĠ"

Transkript

1 T.C. TRAKYA ÜNĠVERSĠTESĠ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI ANABĠLĠM DALI Tez Yöneticisi Doç. Dr. Ülfet VATANSEVER ÖZBEK BĠR YAġ ALTI SAĞLIKLI ÇOCUKLARDA SERUM ALFA FETOPROTEĠN DÜZEYLERĠ (Uzmanlık Tezi) Dr. Binay VATANSEVER EDİRNE

2 TEġEKKÜR Uzmanlık eğitimim süresince beni destekleyen ve yardımcı olan değerli hocalarım Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Betül Acunaş, tezimin yürütülmesi sırasında bana yol gösteren değerli hocam ve tez danışmanım Doç. Dr. Ülfet Vatansever Özbek e, tezimi belirleyen ve başlangıçta yürüten Doç. Dr. Coşkun Çeltik e, yardımlarını esirgemeyen diğer hocalarım Prof. Dr. Serap Karasalihoğlu, Prof. Dr. Mehtap Yazıcıoğlu, Prof. Dr. Betül Orhaner, Doç. Dr. Filiz Tütüncüler, Doç. Dr. Naci Öner, Doç. Dr. Neşe Özkayın, Doç. Dr. Rıdvan Duran, Yrd. Doç. Dr. Yasemin Karal ile Yrd. Doç. Dr. Nükhet Aladağ Çiftdemir e ve tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ederim. 1

3 ĠÇĠNDEKĠLER GĠRĠġ VE AMAÇ... 1 GENEL BĠLGĠLER... 2 ALFA-FETOPROTEĠNĠN YAPISI, SENTEZĠ VE YAPISAL VARYANTLARI.. 2 ALFA-FETOPROTEĠNĠN BĠYOLOJĠK ROLLERĠ... 8 GEBELĠKTE ALFA-FETOPROTEĠN FETÜS, YENĠDOĞAN VE SÜT ÇOCUĞUNDA ALFA-FETOPROTEĠN ALFA-FETOPROTEĠNĠN KLĠNĠK BOZUKLUKLAR VE BĠYOKĠMYASAL BELĠRTEÇLERLE ĠLĠġKĠSĠ GEREÇ VE YÖNTEMLER BULGULAR TARTIġMA SONUÇLAR ÖZET SUMMARY KAYNAKLAR EKLER 2

4 KISALTMALAR AFP ALB CEA COI GCT hafp HB HCC MAFP mrna RNA YST : Alfa-fetoprotein : Albümin : Carcinoembryonic antigen : Cut-Off Index : Germ cell tumor : Human alfa-fetoprotein : Hepatoblastom : Hepatocellular carcinoma : Maternal alfa-fetoprotein : Mitokondrial ribonükleik asit : Ribonükleik asit : Yolk sak tümörü 3

5 GĠRĠġ VE AMAÇ Alfa-fetoprotein (AFP), fetal bir serum proteinidir. Erişkindeki albüminin fetal yaşamdaki karşılığıdır (1). AFP tipik olarak Yolk kesesi tümörleri gibi embriyonel kaynaklı tümörlerde; testis, over, kolon, karaciğer, akciğer ve pankreas tümörlerinde yükselir (2). Ayrıca bu belirtecin kolestatik karaciğer hastalıkları, konjenital metabolik hastalıklar ve karaciğer rejenerasyonuyla ilişkili olarak siroz ve hepatitte de yükselebildiği bildirilmiştir (3). Alfa-fetoproteinin gebelikte, yenidoğanlarda ve süt çocukluğu döneminde patoloji olmaksızın yükselebildiği de vurgulanmaktadır. Bu belirteç gebeliğin üncü haftasında en üst düzeylerine ulaşır. Doğumdan sonra düzeyi giderek azalır ve bir yaşından nadiren de iki yaşından sonra erişkin düzeyi olan <10 IU/ml (12 ng/ml) seviyelerine kadar düşer (4,5). Çoğu kez süt çocuklarında AFP nin normal olarak mı, yoksa patolojik olarak mı yükseldiği konusunda çelişkiye düşülmekte ve ileri görüntüleme yöntemleri gibi pahalı ayırıcı tanı yöntemlerine başvurulmaktadır (6). Özellikle yolk kesesi bileşenli germ hücreli tümör, hepatoblastom ve benin karaciğer hastalıkları gibi çok sayıda süt çocukluğu dönemine ait hastalığın ortaya çıkarılmasında ve/veya ayırıcı tanısının yapılmasında serum AFP sinin değeri iyi biçimde kanıtlanmıştır. Embriyonik ve fetal gelişim sırasında biyolojik sıvılardaki anormal AFP düzeyleri konjenital malformasyonlar ve herediter hastalıklarla ilişkili bulunmuştur (4,5). Bununla birlikte normal fetüslerdeki ve erken süt çocukluğu dönemindeki serum AFP düzeyleri bu yaş grubundaki düzeylerin yorumunu zorlaştıracak biçimde yüksektir (6). Bir yaş altı sağlıklı çocuklarda serum AFP düzeylerinin normal sınırlarının belirlenmesi bu dönemde ortaya çıkan hastalıkların tanı ve ayırıcı tanısında yardımcı olacaktır. Bu çalışmanın amacı bir yaş altı sağlıklı çocuklarda serum AFP düzeylerinin yaşa göre normal değer aralıklarının belirlenmesidir. 1

6 GENEL BĠLGĠLER ALFA-FETOPROTEĠNĠN YAPISI, SENTEZĠ VE YAPISAL VARYANTLARI Erişkinlerde nadiren bulunan fetal bir komponent olan AFP, bir postalbümin migrasyon proteini olarak 1956 yılında kağıt elektroforetik yöntemler kullanılarak saptandı. O zamana kadar bilinmeyen bu gelişimsel proteine fetoprotein adı verildi. Elektroforezde α 1 - migrasyonu gösteren bu insan fetal proteinin adı daha sonra alfa-fetoprotein (AFP) olarak değiştirildi. Hepatomalı farelerin elektroforetogramında α 1 -migrasyonu gösteren bir protein 1963 yılında bildirildi. Hepatomalı insanların serumunda benzer bir protein 1965'te tanımlandı. İnsan amniyon sıvısında ve maternal serumda fetüsteki nöral tüp defektlerinin varlığıyla korelasyon gösteren bir AFP artışı 1970'lerin başında bildirildi. Böylece gestasyonel yaşa bağımlı bir fetal defekt belirteci olarak α 1 -migrasyonu gösteren bu fetal protein ile ilgili çalışmalar bu belirtecin bir tümör belirteci olarak saptanmasının önünü açtı ve bu proteine onkofetal protein adı verildi (7,8). Memeli AFP'leri molekül ağırlığı 66 ila 72 kda arasında değişen ve %3-5 arasında karbonhidrat (glikan) içeren tek zincirli bir glikoproteindir. Alfa-fetoprotein, bugün dört üyeden oluşan; albümin (ALB), vitamin-d bağlayan protein, AFP ve alfa-albümin üç alanlı albüminoid gen ailesinin üyesi olan tümör ilişkili bir fetal proteindir (8). Albümin ile benzer şekilde, serum alfa-fetoprotein bilirubin, yağ asitleri, retinoidler, steroidler, ağır metaller, boyalar, flavonoidler, fitoöstrojenler, dioksinler ve çeşitli organik ilaçlar gibi bir takım ligandları bağlayan ve taşıyan bir protein olarak bilinmektedir (8,9). 2

7 Alfa-Fetoprotein Geninin Yapısı ve Transkripsiyon Ürünleri Alfa-fetoprotein, albüminoid gen ailesinin dört üyesinden biridir. Bunlar insanlarda afamin olarak isimlendirilir (10). Bu aile yapısal olarak disülfid köprüleriyle belirlenmiş düğümler oluşturan ve triplet bir alan oluşması ile sonuçlanan, tabakalar halinde katlanmış sistein rezidüleri ve U-şeklindeki moleküler yapı ile karakterizedir. Bu gen ailesi üyelerinin tanımlanması üç alanlı X-ışını kristallografisi ile olmuştur (11). Albüminoid gen ailesi üyeleri yapısal benzerlikler, homolog amino asit sekans dizilimleri ve benzer sistein disülfid köprü kümeleri gösterirler. Genleriyle birlikte, bu proteinlerin birincil yapısı yüksek derecede homologtur. Hepsi karaciğerde sentez edilir ve kan serumuna sekrete edilir, böylece bağladığı ligandların farklı dokulara iletilmesini sağlar (9,11). Vitamin-D bağlayan protein sadece 13 ekson içerir ki bu daha küçük molekül ağırlığı olan bir protein oluşmasını sağlar (Şekil 1) (12). Bu ailenin en yeni üyesi, alfa-alb, hem kemirgenlerde hem de insanlarda bulunmuş ve son altı yılda klonlanmıştır (13). ġekil 1. A-Ġnsan alfa-fetoproteini, B-Ġnsan albümini, C-Ġnsan vitamin-d bağlayan proteininin moleküler yapıları (9) Tüm albüminoid ailesi genleri aynı kromozomda yer almaktadır. AFP, serum albümin ve alfa-alb genleri birbirlerine yakın yerleşim gösterirler ve ortak bir transkripsiyon yönleri vardır. İnsanlarda dört albüminoid gen 4. kromozomda, 15 ekson ve 14 intronluk yer kaplayarak, 4q11-q22 bölgesinde beraber uzanır. Albüminoid genleri farelerde 5. kromozomda, sıçanlarda 14. kromozomda lokalizedir. Sıçan AFP geninin boyutu 19 kilobaz çifttir (kb). Serum albümin ve alfa-alb genleri gibi, 15 ekson ve 14 intron içerir; ekson 1 ve 15 kodlama yapmaz. Bu yapı fare, sıçan ve insanda da korunmuştur (13,14) (Şekil 2). 3

8 Serum Albümin Alfa-fetoprotein Alfa-albümin P: Promoter; S: Silencer; EI-EIII: Alfa fetoprotein geninin minimal enhencerları. ġekil 2. Sıçan albümin gen ailesi ve AFP 5 -düzenleyici bölgenin yapısı (14) Tüm albümin proteinleri üç homolog alandan oluşur. Bu durum, kodlama yapan genlerin, primer genin bir protein alanına denk gelen kısmının triplikasyonu sonucu oluşan ortak bir atadan geldiğini önermektedir. Albümin genlerinin kümelenmiş yapısı ve evrimine dair veriler, ontogenez ve karsinogenez sırasındaki sentez dinamikleri, düzenleyici bölgelerinin yapısı, bu genlerin ekspresyonunun bağlantılı olduğunu ve ortak düzenlenme prensipleri bulunduğunu düşündürmektedir (15). Tüm bu gen ailesi üyeleri ligand/transport işlevine sahip olmakla birlikte kemotaksis, serbest oksijen radikali temizlenmesi, esteraz aktivitesi, lökosit adezyonu, bakır ile uyarılmış lipid peroksidasyonu ve yağ asidi, ağır metal ve aktin bağlanması gibi geniş bir dizi başka işlevler gösterirler (16). Yakın zamanda keşfedilen alfa-alb'nin işlevi hâlâ belirsiz olsa da daha alt seviye omurgalılarda, eşlerine benzer şekilde ligand bağlama ve immünoregülasyonda rol oynuyor olabilir. Balıklarda ve amfibilerde 74 kd'luk ALB-benzeri bir molekül bulunmuştur (17). Alfa-fetoprotein gen transkripsiyonunun fetal karaciğerdeki temel ürünü 2,1 kb'lık bir RNA'dır. Bunun yanında fetal karaciğerde, rejenere olan karaciğerde ve karsinogenezde 1,7 kb, 1,4 kb ve 1 kb'lık mrna'lar da saptanmıştır. Daha kısa mrna formları (1,4 ve 1 kb) erişkin karaciğerinde baskındır. Görünüşe göre, multipl mrna formlarının ekspresyon seviyeleri farklı mekanizmalar tarafından kontrol edilmekte ve bağımsız olarak değişebilmektedir. Alfa-fetoprotein gen transkripsiyonunun tüm ürünleri dönüştürülebilir. Boyutu 2,1 kb olan mrna ağırlığı 68 ve 70 kd olan polipeptidlere denk gelir. Farklı AFP formlarının fonksiyonlarına dair yapılan çalışmalar yetersizdir; ancak, kısaltılmış translasyon ürünlerinin transport özellikleri sağladığı bilinmektedir (14). 4

9 Alfa-Fetoproteinin OluĢum Süreci Alfa-fetoproteinin çeşitli memeli dokularında doğum öncesi ve sonrasında sentezlendiğine dair orjinal gözlem David Gitlin (1,18)'in bu alana öncülük eden çalışmalarından kaynaklanmaktadır. Gitlin ve ark. (1) 1972'de AFP'nin fetal karaciğer ve yolk kesesinden sentezlendiğini göstermişlerdir; daha sonra aynı ekip tarafından yapılan hücre kültürü çalışmaları özellikle gastrointestinal kökenli olmak üzere AFP'nin birçok dokuda sentezlendiğini göstermiştir. Oluşumu sırasında AFP'nin saptanabilirliği albüminin saptanabilirliğinden önemli bir zaman dilimi daha önde gelmektedir. Kemirgenlerin 21 günlük gestasyon periyodu süresince albümin günlere kadar sentezlenmezken, AFP fertilizasyon ve implantasyonu takiben 6. günde saptanabilir (1,19). Dahası kemirgenlerdeki AFP sentezi implantasyondan önce ve implantasyon sırasındaki olaylar tarafından başlatılır. Farelerde, maternal alfa-fetoprotein (MAFP) blastositlerde, primitif endodermin iç ve dış tabakalarında, hücre içi kitle şeklinde histokimyasal olarak saptanmıştır. Dış endodermal tabaka parietal endodermi oluştururken iç endoderm tabakası visseral endodermi oluşturur. Bugüne kadar çalışılan tüm memeli türlerinin pre ve postimplante embriyolarında, yolk kesesinde, amniyon sıvısında, embriyonik diskte ve erken primitif şerit evrelerinde AFP'nin histokimyasal kanıtları gösterilmiştir (20,21). Karaciğer taslağındaki ve diğer dokulardaki AFP sentezi, hem insan hem de fare embriyolarında AFP mrna'nın ekspresyon paternleri analiz edilerek yaygın biçimde çalışılmıştır. İnsan AFP'si (hafp) yolk kesesinde, son barsak/orta barsak endoderminde ve ön barsak hepatik divertikülünde postovulasyondan 26. günde eksprese edilmektedir. Postovulasyonun günleri arasında hafp'inin mezonefrik kanal ve tübüllerde güçlü bir biçimde eksprese edildiği bulunmuştur; ancak, hafp günlerde pankreasta sadece geçici olarak eksprese edilir. hafp metanefrik böbrekte eksprese edilmemesine rağmen ekspresyon safra kanalı ve safra kesesi endoderminde belirgindir (19,21). Karşılaştırıldığında, MAFP mrna'nın 9,5 günlük embriyonun hepatik tomurcuğunun primitif hepatositlerinde eksprese edildiği görülür. Bu evrede, MAFP ekspresyonu ayrıca 13,5 günlük olana kadar son barsak ve orta barsak endoderminde de gözlenir. Buna karşılık gelen insan embriyosunda gözlenen durum ise 11,5-13,5 günlük zaman periyodu arasında en zayıf ve sadece geçici bir pankreatik ekspresyondur. İnsan paterninin aksine, MAFP ekpresyonu mezonefrik ya da metanefrik böbreklerde saptanamaz (19-21). 5

10 Normal ve Patolojik Alfa-Fetoprotein Sentezi Embriyogenez sırasında AFP yolk kesesi visseral endoderminde saptanabilir; bu evrede AFP baskın serum proteinidir. Daha sonraki maksimum ekspresyon seviyesi fetal karaciğerde gözlenir ve embriyonik barsak ile bazı diğer organlarda önemli derecelerde daha düşük seviyelerde izlenir (21,22). Gelişimin embriyonik periyodunun tamamlanmasında, karaciğerin morfolojik yeniden yapılanmasıyla aynı zamanda, AFP kan seviyesinde dramatik bir düşüş ve AFP üreten hücre sayısında azalma meydana gelir. Eş zamanlı olarak serum albümini kan seviyesi artar ve temel erişkin serum proteini embriyonik olanla yer değiştirir. Bu değişim transkripsiyonel seviyede gerçekleşir. Aynı zamanda her iki genin de aynı hücrede eş zamanlı olarak eksprese edilebildiği gösterilmiştir. Doğumdan kısa süre sonra kandaki AFP konsantrasyonu kat azalır (22,23). Alfa fetoproteinin gen ekspresyonu erişkin karaciğerinde reversibl olarak baskılanır. Karaciğerin cerrahi olarak 2/3 üne kadar çıkarıldığı parsiyel hepatektominin neden olduğu karaciğer rejenerasyonu ya da karbon tetraklorür (CCl 4) intoksikasyonunun sebebiyet verdiği santral venleri sınırlayan hepatositlerdeki nekroz sırasında bu ekspresyon yeniden ortaya çıkabilir. AFP indüksiyonu ile eş zamanlı olarak serum albümin sentezi azalır. En anlamlı etki farelerde gözlenmiştir. Karaciğerde hepatosit lokalizasyonu AFP sentezinin hücresel düzeydeki aktivitesinin düzenlenmesinde belirleyici faktördür. Akut viral hepatit sırasında AFP serum seviyesinde bir artış gözlenmiş olup karaciğer sirozunda da daha az bir artış olur (23). Primer karaciğer tümörlerinde, teratokarsinomlarda ve barsak tümörlerinde AFP kan düzeylerinde artış gözlenir. Embriyonik karsinom, teratokarsinom, yolk sac tümörleri ve hepatoblastomlarda AFP yükselmesi vakaların %80-90'ında görüldüğünden, AFP önemli bir tanısal belirteç olarak görülmektedir. Birçok teratokarsinom ve hepatoma serum albümin sentezinde bir düşmeyle birlikte AFP'de bir artışla karakterizedir. Aynı zamanda bir takım hücre kültürleri (insan hepatoma Hep G 2 gibi) eş zamanlı olarak AFP ve serum albümin üretir. Normal dokularda olduğu gibi, teratokarsinomların ve hepatomaların çoğunda farklılaşma aşamasında serum albümin ve AFP'ye bir bağımlılık gözlenir (24). 6

11 Alfa-Fetoproteinin Yapısal Varyantları Albüminin tersine, hidrofobik ligandların (örneğin yağ asitleri, östrojenler vb) yüksek yoğunluklarının AFP'nin tersiyer yapısında irreversibl bir yapısal değişikliği uyardığı bildirilmiştir. Anormal büyüme belirtileri ile eş zamanlı olarak serum-afp seviyelerinde de değişme gözlenmiştir, fakat genellikle bu AFP seviyelerinin bu tarz değişikliklerin sebebi olmaktan çok genellikle rastlantısal olduğu düşünülmüştür. AFP, doğumsal defektlerde gözlenen anormal büyüme belirtilerinin direkt sebebi olmasa da bu proteinin şok/stres ile indüklenen bazı varyant formlarının bu olayları etkilediği, düzenlediği ya da bu olaylara katkıda bulunduğu düşünülmektedir (8,9). Geçtiğimiz on yıldaki çalışmalar, bu AFP formlarının bazılarının fetal hücreler ile birlikte kanserlerde de büyümeyi hem arttırıcı hem de kısıtlayıcı tarzda, çift yönlü düzenleyiciler olarak görev aldığını ileri sürmektedir. Alfa-fetoproteinin büyümeyi düzenleyici özelliği, bu proteinin serum albümininden ayrılmasını sağlamaktadır (9). Memeli AFP sinin moleküler varyantları, 1970 ten beri bilimsel çalışmalarla bildirilmiştir. İlk bildirilen varyantlardan bazıları değişken izoelektrik noktalarıyla ilgili izoformlar ve karbonhidrat mikroheterojenliğe dayandırılanlardı. Sonraki çalışmalarda elektroforetik ve kromatografik yöntemlerle genetik izoformlar ve lektin glikoformlar olan AFP formları gösterildi. Hidrofobik solid-faz ayırma yöntemi, ağır metal ve lektin kullanan yüksek basınçlı sıvı kromatografinin ardından diğer varyantlar keşfedildi. Monoklonal antikorların kullanıma girişi ile AFP nin bütün etkin antijenik determinantlarını oluşturan epitopik alanlar ve alt alanların belirlenmesi ve analiz edilmesi mümkün olmuştur. Sonunda, AFP nin molten globül formlarının keşfi ve karakterizasyonu, bu fetal proteinin çeşitli katlanan değişim formlarıyla ilgili yeni bir anlayış sağlamıştır (9,25). İnsan AFP sinin moleküler varyantları, anormal moleküler formları saptayan klinik denemelerinin bir sonucu olarak bildirilmiştir. Monoklonal antikorların gelişiminin öncesi olan 1970'ler ve 1980'lerde, poliklonal antikorlar bugünün immünoserolojik yöntemleri kadar hassas ve kesin değildi (9,26). Ayrıca önceden tanımlanmış hafp katyonik formunun, immünoglobülin M molekülleri ile kompleks oluşturmuş hafp olduğu doğrulandı. Bu katyonik form, bir çok bağımsız laboratuvarda tanımlandı. hafp anormal formları, insan hastaların (göğüs kanseri, üreme bozuklukları vb) serumlarında olduğu kadar başka hastaların üreme ve idrar yollarında da saptanmıştır. N-terminal sinyal dizi segmenti eksikliği olan nonsekrete bir hafp formu, yolk kesesi tümörlerini barındıran rekombinant AFP çalışmalarında bildirilmiştir (27,28). 7

12 Hepatomaları, testiküler embriyonel kanserleri ve göğüs kanserlerini kapsayan hücre kültürlerinde, uçları kesilmiş daha kısa hafp formları saptanmıştır. AFP mrna nın transle edilmemiş bölgelerinden varyant hafp transkript formları, mezodermal germ hücrelerinden türeyen CD 34 hematopoietik kök hücrelerinde bildirilmiştir (29,30). ALFA-FETOPROTEĠNĠN BĠYOLOJĠK ROLLERĠ Memelilerde AFP nin biyolojik rollerinin saptanması yıllar boyunca bir araştırma amacı olmuştur. Tümör ilişkili fetal bir protein olan AFP, distres/hastalık progresyonunu izlemek için uzun süre bir serum fetal defekt ve tümör belirteci olarak kullanılmıştır. Albümine benzer şekilde, serum AFP'nin bilirübin, yağ asitleri, retinoidler, steroidler, ağır metaller, boyalar, flavonoidler, fitoöstrojenler, dioksin ve çeşitli ilaçlar gibi birçok ligandı bağladığı ve taşıdığı bilinmektedir (8,9). AFP yi bağlayan ligandlar ise metabolik boyalar, L- triptofan, warfarin, triazin boyalar, fenilbütazon, streptomisin, fenitoin, anilinonaftalin sülfat, ağır metaller, düşük karbon zincirli alkoller ve çoklu doymamış yağ asitleridir (9,31). İnsan alfa fetoproteini yapısal ve fizikokimyasal özellikleri geniş olarak tanımlanmış olmasına rağmen, bugüne kadar doğrulanmış olanlar çoğunlukla in vitro fonksiyonel rolleridir. Bu nedenle, hafp nin fizyolojik özellikleri, başlıca ligand ve transport işlevlerini kapsar. Diğer memelilerde olduğu gibi hafp'lerin yakın zamanda ortaya çıkan önemli fonksiyonları büyümeyi düzenlemesidir (27,32). Otopsiyle elde edilen ve immünohistokimyasal yöntemlerle boyanan insan fetal beyin dokularında, serebral duvar, beyin sapı çekirdekleri ve koroid pleksusun epitelyal tabakalarındaki sinir hücreleri pozitif AFP boyanması göstermişlerdir. Koroid pleksus hücreleri içinde AFP varlığı, fetal proteinin kandan serebrospinal sıvıya koroid pleksus epitelyal tabakalarındaki hücresel yolla transüde olduğunu düşündürmektedir (8). İnsan beyin dokularında, pik beyin AFP düzeyleri gestasyonun 20. haftasına kadar olan fetüste saptanmıştır. Ancak insan hamileliğinin üçüncü trimesterinden elde edilen fetal beyinlerde AFP saptanamamıştır. İnsan embriyosunda yapılan çalışmalar, AFP'nin ön, orta ve arka beyindeki lateral ventrikül alanlarında bulunan lokalizasyonunu immünohistokimyasal olarak göstermiştir (33). Bu gözlemler beyindeki AFP varlığının, nöronal farklılaşma ve/veya gelişimde rol oynadığı önerisine yol açmaktadır (8,34). Son on yılda, çok sayıda çalışma, AFP yi ontojenik ve onkojenik büyüme düzenleyicisi olarak bildirmektedir. Bu da AFP yi albüminoid gen ailesinin kandaki ana taşıyıcı proteini olan albüminden ayıran özelliğidir. Çalışmalar günümüzde, doğal, tam boy 8

13 AFP nin, genel aktivitesini siklik AMP-protein kinaz A aktivasyonu ile gösteren, büyümeyi arttırıcı bir protein olduğu fikrini destekler (32). Term gebelik için fetüsün sürekli büyümesinin gerekli olmasına rağmen, fetüs; farklılaşma, başkalaşma ve organ/doku aşırı büyümesinin engellenmesi gibi geçici veya sürekli büyüme durması periyodları gerektiren durumlarla karşılaşır. Dahası fetüs, hem hücreiçi hem de hücredışı fetal mikroçevresinde stres/şok, travma sinyalleri ile karşılaşabilir. Bu nedenle, dokudaki veya ekstraselüler matriksteki fetal büyüme; fetal homeostaz sağlanana ve/veya dengelenmiş sinyal transdüksiyon yollarının, adaptör/iskele protein-protein etkileşmesi yolu ile yeniden kurulmasına kadar geçici bir duraksama gerektirebilir. AFP nin bu stres/şok karşılaşmaları, çevresel aşırı ozmolalite, ph, oksijen gerilimi, iskemi, glukoz şoku, ozmotik basınç, anemi, anoksi ve aşırı yüksek ligand (steroidler, yağ asitleri vs) yoğunlukları gibi nedenlerle olur (9,27). Alfa-fetoproteinin büyümeyi düzenleyici özellikleri, hem hücre kültürleri hem de hayvan modellerinde ontojenik ve onkojenik büyüme çalışmalarına duyulan ilgiyi artırmıştır. Çok sayıda çalışma, hafp nin reprodüktif, hematopoietik, plasental, hepatik, inflamatuvar ve lenf hücrelerindeki büyümeyi düzenleyici kapasitede olduğunu belgelemiştir. Yapılan çalışmalarda 1990 ların sonundan itibaren, AFP, hem ontojenik hem de onkojenik büyüme işleminde transformasyon, rejenerasyon, diferansiyasyon ve hücre proliferasyonunun modülasyonuyla ilgili bir protein olarak görülmüştür (9,35-38). İnsan alfa-fetoproteininin, hem fetal hem de tümör dokularında büyüme ve neovaskülarizasyon sağlayan proanjiogenik özellikler taşıdığı gösterilmiştir (39,40). Son bulgular, hafp nin, belirli onkogenlerin (c-fos, c-jun ve n-ras) ekspresyonlarını uyarabildiği ve bunun sonucunda insanda kanser hücrelerinin proliferasyonunu geliştirdiğini göstermiştir (41). Sonuç olarak, hafp nin, antijen işleyen hücrelerde apoptozu ve immün disfonksiyonu uyardığı ve dendritik hücreleri fonksiyonel olarak bozduğu gösterilmiştir (42). Alfa-fetoproteinin immünoregülatör işlevleri üzerinde de uzun zamandır çalışılmaktadır. hafp nin, hem B- hem de T-hücre lektin blast hücre stimülasyonunda immünsüpresif olduğu bulunmuştur (43). Ancak son çalışmalar, AFP-spesifik T-hücre klonlarının ontojeni sırasında silinmediğini, potansiyel AFP antijenik bölgesini sürdürdüğünü ve hem murin hem de insan T-hücreleri tarafından tanındığını bildirmiştir. Geçen birkaç yıl boyunca, birçok araştırma grubu, hafp üzerindeki T-hücresi immünodominant epitop bölgelerinin haritalandırılmasında başarıya ulaşmıştır (44,45). 9

14 GEBELĠKTE ALFA-FETOPROTEĠN Gebelik süresince AFP nin ana biyolojik rolü oldukça karmaşık bir konudur ve bugüne kadar tartışmalı kalmıştır. Normal insan gebeliğinin aslında kontrollü bir inflamasyon durumu olduğu düşüncesi yakın zamanda tıp literatüründe kabul edilmiştir. İnsan konseptüsü, klasik biçimde anne vücudunda yabancı bir cisim olarak görülmüş olup, ana rahminde ikamet eden doku allogrefi olarak düşünülmüştür. Konseptüsün, annenin bağışıklık sisteminin doğal öldürücü hücrelerini içeren, uterin dokuyla direkt temasta olan plasental hücrelere (bariyerlere) yakın olarak yerleşmiş, immünolojik olarak ayrıcalıklı bir bölgede bulunduğu gösterilmiş ve AFP nin fetüse karşı annenin bağışıklık yanıtının baskılanmasında görev aldığı ileri sürülmüştür (5,46). Alfa-fetoprotein düzeyleri fetüs/yenidoğanın çeşitli biyolojik bölümlerinde sürekli bir akış halinde ve değişkendir. AFP erken embriyogenez sırasında üretilip salgılandığından, bunun bir rezerv olarak ya da embriyonik/fetal ortamda büyüme, sinyal iletim yolları oluşup yerleşene kadar, yedekleme-büyüme düzenleyici proteini olarak hizmet ettiği düşünülmektedir (5). Bu molekülün gebelik sırasındaki biyolojik rolleri hakkında henüz yeterli bilgi olmasa da, eritropoez, ileri dönemlerde anjiogenez, organogenez, ligand bağlama ve hücresel büyüme gibi fizyolojik olaylarda rol aldığı bilinmektedir (33,34). Alfa-fetoprotein sentez ve salınımının anormal düzeyleri fetal serum, amniotik sıvı ve maternal serum olmak üzere üç bölümle ilişkilidir. Daha az sıklıkla idrar, beyin omurilik sıvısı, plasental artıklar ve anatomik kistler gibi biyolojik sıvılarda da AFP sentez ve salınımı gözlenmiştir (5). Günümüzde hamilelik sırasında insan maternal serum ve amniyotik sıvıda biyobelirteç olarak hafp kullanımı hakkında geniş bir biyomedikal literatür toplanmıştır. Anormal AFP seviyeleriyle ilişkili bulunan ilk gelişimsel anomaliler; nöral tüp defektleri ve beyin/spinal kord malformasyonlarıydı. Daha sonra anormal ya da uyumsuz AFP düzeylerini yansıtan, kromozomal anomaliler (trizomiler) ve çeşitli anatomik konjenital düzensizlikleri içeren bozuklukların diğer türleri bulundu. hafp ile birlikte denenen ilave belirteçlerin, doğum öncesi tarama oranlarını yükselttiği belirlendi (5,33). Fetal nöral tüp defektleriyle ilişkili maternal serum-afp düzeyleri yükselirken, kromozomal bozukluklarda düşük serum AFP konsantrasyonları gözlenir. Nöral tüp defektleri ile yüksek AFP düzeylerinin ilişkisinin ardından, ilave yapısal anomaliler, yükselmiş AFP kategorisi içinde sınıflandırılmaktadır. Gebelik sırasındaki serum AFP düzeyleri, gebelikle 10

15 bağlantılı hematolojik bozukluklar (anemi vb), plasental anormallikler, fetus ölümü, intrauterin büyüme gelişme geriliği ve erken doğum eylemi gibi birçok olayın tanısında yardımcı bir belirteç olarak ayrıca kullanılmaktadır (Tablo 1 ve 2) (5). Tablo 1. Gebelikte alfa-fetoproteinin yükselebileceği biyolojik bölümler ve durumlar (5) Fetal bölüm: hf. arası serum AFP piki >3-5 ng/ml İkiz/çoğul gebelik Fetal tümörler Kistik adenomatoid büyüme Tahmini gebelik yaşından küçük olma Renal agenezi Üretra darlığı Oligohidramniyoz Ani fetal ölüm Maternal serum 32. hf piki >150 ng/ml Düşük doğum ağırlığı Hipertansiyon Karaciğer kanseri Gastrointetinal kanser Preterm eylem Germ hücreli tümör Hepatit/siroz Ataksi telanjiektazi Tirozinemi Mozaik trizomi-8 AFP: Alfa fetoprotein; hf: Hafta. Amniyotik sıvı: hf. arası pik >20 µg/ml Nöral tüp defekti Gastroşizis Omfalosel Konjenital cilt defekti Kitik higroma/turner sendromu Amniotik band sendromu Teratom Duodenal/Özofageal atrezi Diafragma hernisi Kistik adenomatoidler (akciğer) Kongenital nefroz Plasental bölüm: Anormal yerleģim, plasentasyon, boyut ve anatomi. Termde >50 µg/ml Ektopik gebelik Abdominal gebelik Feto-maternal kanama Preeklampsi Plasenta akreta Artmış plasental/fetal oran Kistik vasküler değişiklikler Hemanjiom Rh uygunsuzluğu/hidrops fetalis Triploidi Abrupsiyo plasenta Tablo 2. Gebelikte maternal, plasental ve fetal bölümlerde düģük alfa-fetoprotein düzeyleri saptanan durumlar (5) İnsülin bağımlı diyabet Spontan abortus Ölü doğum Trizomi-13,18,21 Turner sendromu Molar gebelik Fetal gelişimde duraklama İntrauterin büyüme geriliği Fetal ölüm Preeklampsi Gebelik zehirlenmesi Tiroid hastalığı Sigara içen anne bebeği 11

16 Ancak geçen on yılda, bu gebelik anomalilerini, AFP ye atfedilmiş multipl biyolojik aktiviteler ile bağdaştırmaya çalışan çalışmalarda yetersizlikler ortaya çıkmıştır (33,34). FETÜS, YENĠDOĞAN VE SÜT ÇOCUĞUNDA ALFA-FETOPROTEĠN Alfa-fetoprotein normalde fetüse özgü bir proteindir ama genellikle yenidoğanlarda, süt çocuklarında, gebelerde, karaciğer hastalığı ve bazı malin tümörleri olan yetişkinlerde yüksek düzeylerde saptanır. Gelişen fetüste ilk dönemde yolk sak ve daha sonra fetal karaciğer hücreleri tarafından üretilir. Konseptüs yaklaşık 12 haftalık olduğunda yolk sak dejenere olur ve karaciğer asıl sentez yeri haline gelir. Gebeliğin yaklaşık 14. haftasında fetal plazma alfa-fetoprotein düzeyi en yüksek değeri olan IU/ml (~ ng/ml) ye ulaşır ve doğuma kadar azalarak devam eder (4). Alfa-fetoprotein sentezi çoğunlukla doğumdan sonra kesilir ve giderek yenidoğanlarda ortalama serum düzeyi olan IU/ml (~60000 ng/ml) den 6 veya 8 aylık döneme gelindiğinde tipik erişkin düzeyi olan 10 IU/ml (~12 ng/ml) ye düşmeye başlar (47). Alfa-fetoprotein sentezinin bazen doğumdan sonra tam olarak kesilmediği ve erken yenidoğan döneminde de bir miktar devam ettiği gözlenmiştir. Bunun nedeni, her ne kadar sayıları azalsa da erken yenidoğan döneminde geçici olarak AFP üretmeye devam eden fetal hepatositlerin varlığı olarak açıklanmaktadır. Fizyolojik AFP biyosentezinin azalmasını engelleyen klinik bir durum oluştuğunda, serum AFP düzeylerinde görülen olağan düşüş bu olaydan etkilenmektedir. Örneğin yenidoğan viral hepatitlerinde kompansatuvar olarak karaciğer rejenerasyonu ve tamiri yapan hepatositlerin çoğalması AFP sentezinin devam etmesine neden olmaktadır (4). Yenidoğan ve süt çocukluğu döneminde AFP düzeylerinin yüksek olmasına neden olan diğer bir etken de aya kadar AFP nin normal yarılanma ömrü olan 5 günden uzun olmasıdır (48). Wu ve ark. (47) sağlıklı yenidoğanlarda AFP yarılanma ömrünü, doğum-2 hafta arasında 5,5 gün, 2 hafta-2 ay arasında 11 gün ve 2-4 ay arasında 33 gün olarak saptamışlardır. Serum alfa-fetoprotein düzeylerinin erişkin dönemde düşük olmasının nedeni AFP gen ekspresyonunun yetişkinlerde baskılanmış olması ve yarılanma ömrünün 5 gün kadar kısa olmasıdır. Bir çok perinatal hastalığın tanısında belirteç olarak kullanılan AFP, onkofetal protein olarak da bilinmektedir. Özellikle yolk kesesi bileşenli germ hücreli tümör, hepatoblastom ve benin karaciğer hastalıkları gibi süt çocukluğu döneminde görülen hastalıkların ortaya çıkarılmasında ve/veya ayırıcı tanısının yapılmasında serum AFP belirteç olarak kullanılmaktadır (49). 12

17 ALFA-FETOPROTEĠNĠN KLĠNĠK BOZUKLUKLAR VE DĠĞER BĠYOKĠMYASAL BELĠRTEÇLERLE ĠLĠġKĠSĠ Tümör belirteçleri, kanda, serebrospinal sıvıda ve seröz efüzyonlarda ölçülebilir. Yükselmiş seviyelerin, malin tümörlerle ilişkili olduğu düşünülür. Bu nedenle, tümör belirteçlerinin değerlendirilmesi, tarama, tanı ve malin tümörlerin sınıflandırılmasına ek olarak tedavi sırasında ve sonrasında takip için uygulanır. Ancak, çoğu durumda tümör belirteçleri, tümöre özgü olmaktan çok, tümörle ilişkili olarak düşünülmelidir. Yüksek AFP düzeyleri ve çeşitli tümörlerin ilişkisine dair önemli sayıda vaka raporu, yenidoğan ve süt çocuklarındaki yükselmiş AFP düzeylerinin yorumlanmasındaki tanısal ikilemleri göstermektedir (49,50). Sağlıklı yenidoğanlarda ve süt çocuklarında AFP düzeylerinin geniş bir aralıkta olması nedeniyle özellikle erken yenidoğan döneminde karaciğer hastalıkları ya da konjenital tümörlerin varlığında yüksek AFP düzeylerini yorumlamak güçtür. Bu koşullarda AFP düzeylerinin azalma kinetiği mutlak değerlerden daha önemlidir (51). Tümör dışı durumlarla ilişkili yükselmiş serum AFP düzeyleri, genellikle akut karaciğer hastalıklarında ve AFP düzeyleri 500 µg/l nin altında kalan hastalarda görülür. Hepatitteki yüksek AFP düzeylerinin prognostik değerinin verileri hâlâ çelişkilidir. Akut hepatitte yüksek AFP düzeylerinin, ciddi klinik seyir ve karaciğer fonksiyon bozukluğu ile ilişkili olduğu, iyileşmenin serum AFP'sinin azalmasıyla öngörüldüğü bildirilmiştir. Kronik hepatitlerde, AFP yükselmesi, transaminazlarda yükselme ve hepatit B yüzey antijeninin pozitifliğiyle ilişkilendirilir. Öte yandan, yüksek AFP seviyesi, fulminan hepatitli hastaların sağkalımıyla ilişkilidir ve AFP nin hepatoselüler rejenerasyonu yansıttığı düşünülür (49,52). Yüksek serum AFP düzeylerinin bir çok konjenital malformasyon, konjenital anomali, karaciğer hastalıkları, hepatoselüler karsinom- hepatocellular carcinoma (HCC) ve hepatoblastom (HB) gibi bazı tümörlerle ilişkili olduğu bilinmektedir. Ayrıca konjenital hipotiroidide, malnütrisyonda, immün yetmezliklerde, Beckwith Wiedemann sendromunda, Fankoni anemisinde, sigara içen anne bebeklerinde ve anne sütüyle beslenen sarılıklı yenidoğanlarda da yüksek AFP düzeyleri bildirilmiştir (53,54) Manganaro ve ark. (53) uzamış anne sütü sarılığı olan, büyümesi normal, başka herhangi bir hastalığı olmayan 98 bebekte serum AFP düzeylerini anne sütüyle beslenen, sarılığı olmayan kontrol grubuna göre anlamlı olarak (3548 ng/ml ye karşı 1095 ng/ml) yüksek saptamışlardır. Ayrıca serum AFP düzeylerinin indirekt bilirubin ve gama glutamil transpeptidaz ile doğrudan ilişkili olduğunu göstermişlerdir. Anne sütüyle beslenen sarılıklı bebeklerde serum AFP düzeylerinin sarılığı olmayanlara göre daha yavaş düştüğü ve daha 13

18 önce yayınlanan normal değerlerin bunlarda geçerli olmadığı gösterilmiştir. Bu artışın nedeninin; karaciğerde AFP sentezinin artması, sentezin baskılanmasında gecikme ve azalmış atılıma bağlı olarak AFP nin yarı ömründe uzama olabileceği bildirilmiştir. Serum AFP nin bilirubin ve çoklu doymamış yağ asidi gibi bir çok ligandı bağladığı ve taşıdığı bilinmektedir. Özellikle hafp fetal ve yenidoğan dönemi başta olmak üzere yüksek bir afinite ile çoklu doymamış yağ asitlerini bağlar ve büyüme-farklılaşma geçiren hücrelere bunların girişini düzenler ve kolaylaştırır (8). Anne sütü formül mamalara göre daha uzun zincirli çoklu doymamış yağ asidi ve büyük miktarda hepatosit büyüme faktörü içerir. Anne sütünün hepatositlerde DNA sentezini uyardığı ve bu uyarının uzamış anne sütü sarılığı olan bebeklerde daha aktif olduğu gösterilmiştir. Ayrıca anne sütüyle beslenen bebeklerde serum bilirubin, albümin ve aspartat aminotransferaz düzeylerinin mama ile beslenen bebeklerden daha yüksek olduğu, bir/birden fazla faktörün karaciğer metabolizmasını uyarabileceği öne sürülmüştür. Uzamış anne sütü sarılığı olan bebeklerde saptanan yüksek serum AFP, gama glutamil transpeptidaz ve indirekt bilirubin düzeylerinin bu faktörlere bağlı olabileceği düşünülmektedir (53). İntermittan veya persistan AFP yüksekliği ile ilgili kalıtsal hastalıklar da vardır. Hodgkin hastalığı gibi malin tümörler açısından artmış risk ile ilişkili ataksi telanjiyektazide de yükselmiş AFP düzeyleri tanısal bir kriter olarak değerlendirilmektedir (55). Mediastinal tümörü ve kısmen yüksek AFP seviyeleri olan ataksi telanjiyektazi hastalarının, Hodgkin lenfoma olmaları malin germ hücreli tümör- germ cell tumor (GCT) den daha muhtemeldir ve biyopsi gerektirir. Herediter tirozinemi gibi diğer hastalıklarda metabolik krizler, AFP de önemli artışlarla ilişkilidir (49,56). Alfa-fetoproteinin kalıtsal persistansı ile ilgili nadir vaka raporları bildirilmiştir. Bir ailede bu, AFP geni içindeki bir nokta mutasyona dayandırılmıştır. Ancak, bugüne kadar GCT ve AFP kalıtsal persistansı olan sadece bir hasta bildirilmiştir (57). Yüksek AFP düzeyleri bildirilen diğer tümör dışı durumlar Tablo 3 te, yüksek AFP düzeyleri bildirilen tümörler de Tablo 4 te özetlenmiştir (49). 14

19 Tablo 3. Yüksek alfa-fetoprotein düzeyleri bildirilen tümör dıģı durumlar (49) Hastalık AFP Düzeyi Sıklık (%) Karaciğer hastalıkları Ekstrahepatik biliyer atrezi Neonatal hepatit Akut ve kronik viral hepatit (B ve C) Fulminan akut hepatit Karaciğer sirozu Karaciğer absesi (piyojenik, amip) Kalıtsal hastalıklar Kalıtsal AFP persistansı Ataksi telanjiektazi Herediter tirozinemi tip 1 Diğerleri Sistemik lupus eritematozis Hamilelik Yenidoğan ve süt çocukluğu AFP: Alfa-fetoprotein; +: 100µg/L; +++: >1000 µg/l +/+++ +/++ +/++ +/++ +/++ +/++ +/+++ +/++ +/++ +/++ +/++ +/ Vaka raporu >90 > Tablo 4. Yüksek alfa-fetoprotein düzeyleri bildirilen tümörler (49) Hastalık AFP Düzeyi Sıklık (%) Hepatik epitelyal tümörler Hepatoblastom Hepatoselüler karsinom Germ hücreli tümörler Yolk sak tümörü İmmatür teratom Diğer pediyatrik tümörler Pankreatoblastom Retinoblastom Teratomatöz nefroblastom AFP: Alfa-fetoprotein; +: 100µg/L; +++: >1000 µg/l +/+++ +/+++ +/+++ +/++ +/ >70 >90 >90 <20 vaka raporu 18 vaka raporu Karaciğer Tümörleri Alfa-fetoprotein, yetişkinlerde HCC, çocuklarda ise HB nin karakteristik tümör belirtecidir. Serum AFP düzeylerinin düzenli izlemi, kronik hepatit veya siroz gibi HCC gelişimini erkenden saptayacağı için yüksek riskli hastalarda önerilir (49). Süt çocuklarında AFP ölçümleri, HB ve hepatik infantil hemanjiyoblastom veya nöroblastom gibi diğer tümörlerin karaciğer metastazı arasında ayrım yapmaya yardım eder. Hepatoblastomlu çocuklarda, AFP prognostik olarak önemli görünebilir. Düşük AFP düzeylerine sahip çocukların (<100 µg/l, genellikle histolojik dediferansiyasyon ile ilgilidir) 15

20 veya çok yüksek AFP düzeyleri olan çocukların (> µg/l, genellikle büyük tümör hacmini gösterir) önemli ölçüde daha kötü sonuçları olduğu kanıtlanmıştır. Tip 1 herediter tirozinemili çocuklar, yüksek HCC gelişimi riski altındadır. Bu hastalarda, seri AFP değerlendirmesi, eşzamanlı AFP seviyesi yüksekliği olan intermittan metabolik krize bağlı olarak daha komplikedir. Bu nedenle HCC için serolojik taramanın değeri üzerinde uzlaşılmış ve ultrason gibi diğer araştırmalar daha kullanışlı hale gelmiştir (49,58). Gonadal ve Nongonadal Yolk Sak Tümörleri Başlıca testiküler tümörler yolk sak tümörleri (YST) ve teratomlardır. AFP sekresyonu, YST diferansiyasyonu gösteren malin GCT için karakteristiktir. AFP, YST lerin %90 dan fazlasında yükselir. Bu nedenle, serum, serebrospinal sıvı ve seröz efüzyonlardaki AFP değerlendirmesi tanıda yardımcı olur. Herhangi bir testiküler kitlenin ilk değerlendirmesinde mutlaka AFP düzeyi ölçülmelidir. Yaşamın ilk altı ayında yenidoğanlarda AFP yüksek seyrettiğinden, yaşamın bu erken evresinde YST yi diğer skrotal patalojilerden ayırmada kullanılmaz. Bazı tümörlerde, özellikle immatür teratomlarda, histolojik değerlendirmede, yükselmiş AFP serum düzeylerine rağmen hiç bir YST kanıtı görülmeyebilir. Çoğu vakada, immatür teratom, sadece immünohistokimya tarafından tanımlanabilen mikroskobik YST odağı içerir. Cerrahiden önce serum AFP düzeylerinin değerlendirilmesi histolojik değerlendirmeyi tamamladığından, malin GCT veya teratomdan şüphelenilen çocuklarda zorunludur (59,60). Çocukluk çağında yükselmiş AFP serum düzeyleriyle ilişkili başka nadir tümörler de mevcuttur. Bunların arasında pankreatoblastom en yaygın olanıdır. Pankreatoblastom, primer retroperitoneal GCT ve AFP-pozitif tümörlerin (HB, HCC ve GCT) retroperitoneal metastazlarını ayırt etmek olanaksız olabileceğinden, bu spesifik tümör alanında, tümörün biyopsisi endikedir. Kısmen kistik veya teratomatöz diferansiyasyon gösteren nadir nefroblastom vaka raporlarından başka, mezodermal kökenli AFP-pozitif tümörlere dair başka vaka raporları yoktur (49,58,61). Alfa-Fetoproteinin Diğer Biyokimyasal Belirteçlerle ĠliĢkisi Alfa-fetoproteinin tümör ve tümör dışı nedenlerle yükseldiği durumlar sıklıkla karaciğer ile ilişkili olduğundan karaciğer hastalıklarının değerlendirilmesinde başka testlere de gerek duyulmaktadır. Karaciğer hastalıklarının tanısında kullanılan laboratuvar bulguları genel anlamda karaciğer hastalığının varlığını araştıran testler ile karaciğer hastalığının 16

21 nedenini araştıran testler olarak iki grupta incelenebilir. Birinci grupta yer alan testler yanlış, ancak yerleşmiş bir tanımlamayla karaciğer fonksiyon testleri olarak ifade edilirler. Gerçekte bu laboratuvar bulgularının bir kısmı karaciğerdeki yapısal değişiklikleri, bir kısmı biliyer sisteme ilişkin patolojileri, bazıları ise karaciğerin sentez kapasitesini göstermekte olup bu yönüyle bir karaciğer hastalığının varlığını, niteliğini ve bir ölçüde de ağırlığını yansıtan testlerdir. Karaciğer fonksiyon testleri denildiğinde genel kapsamıyla aşağıdaki testler ifade edilmektedir (62) (Tablo 5). Tablo 5. Karaciğer fonksiyonlarını değerlendirmekte kullanılan testler (62) ALT AST GGT Alkalen fosfataz Bilirubin Albümin (Protein elektroforezi) Protrombin zamanı ALT: Alanin aminotransferaz; AST: Aspartat aminotransferaz; GGT: Gama glutamil transpeptidaz. 17

22 GEREÇ VE YÖNTEMLER Bu çalışma Kasım 2009-Kasım 2010 tarihleri arasında Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı nda gerçekleştirildi. Çalışma grubu Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları polikliniklerine genel muayene veya kontrol amaçlı başvuran sağlıklı, kronik bir hastalığı olmayan, gönüllü aile onayı alınan, 0-1 yaştaki çocuklar arasından seçildi. Çalışma prospektif olarak gerçekleştirildi. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Yerel Etik Kurulu ndan tarihinde onay alınan bu çalışma, Helsinki Deklarasyonu kararlarına, Hasta Hakları Yönetmeliği ne ve etik kurallara uygun olarak yapıldı (Ek-1). Ayrıca başvuru anında çalışmaya alınacak çocukların ailelerine gerekli bilgiler verildi (Ek-2). Çalışma Trakya Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi (TÜBAP-2010/45) olarak kabul edilip desteklendi (Ek-3). Olguların Seçimi Kan örneklerinin alınacağı yaş dönemleri, yenidoğan ve süt çocukluğu olarak belirlendi. Süt çocukluğu dönemi: 1-2 ay, 3-6 ay, 7-9 ay ve ay arasında olan olgular olarak gruplandırıldı. İstatistiksel olarak her dönemden 30 olgunun rastgele olarak çalışmaya alınması planlandı ve cinsiyet dağılımının eşit olmasına dikkat edildi. Prematürite (<37 gestasyonel hafta) öyküsünün olması, gestasyonel yaşa göre doğum tartısının küçük veya büyük olması, intrauterin enfeksiyon geçirmiş olma öyküsü, konjenital malformasyonların bulunması, gebelik takibi sırasında yüksek maternal serum AFP düzeylerine sahip olma öyküsü, hiperbilirübinemi veya anormal karaciğer testlerine sahip olma, hepatit B veya C virüs serolojisinin pozitif olması, son bir ay içinde ciddi enfeksiyon geçirmiş olma öyküsü, hepatobilier veya herhangi bir sisteme ait kronik hastalığı bulunma, 18

23 takvim yaşının 12 ay üzerinde olması, aile onamı verilmemiş olması durumunda olgular çalışmaya alınmadı. Uygun yaş grubunda olup seçilen olguların hiperbilirubinemi, anormal karaciğer testlerine sahip olma, hepatit A, hepatit B veya C virüs serolojisinin pozitif olma durumlarını dışlamak amacıyla total bilirubin, direkt bilirubin, ALT, AST, ALP, GGT, HBsAg, Anti HAV IgM ve Anti HCV düzeyleri çalışıldı. Tüm bu veriler değerlendirildikten sonra AFP düzeyini etkileyebilecek problemi olmayan olgular çalışmaya alındı. Örneklerin Alınması ve ÇalıĢma Yöntemi Poliklinik kontrolüne gelen ve çalışma koşullarına uygun olgulardan herhangi bir nedenle kan alınırken 2 ml ekstra kan alındı. Kan örnekleri alınırken 1 ml AFP için, 1 ml diğer serolojik tetkikler için kullanıldı. Alfa fetoprotein serum düzeyleri incelemesi için alınan kan örnekleri 4000 devirde 5 dakika santrifüj edilerek, elde edilen serumlar biyokimyasal analiz yapılıncaya kadar -80 C derin dondurucuda saklandı. Hemolizli ve lipemik örnekler çalışmaya alınmadı. Alfa fetoprotein serum düzeyleri Trakya Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi Nükleer Tıp Laboratuvarı nda SIEMENS IMMULITE 2000 (Diagnostic Products Corporation, ABD) katı fazlı, iki yönlü kemilüminesan immünometrik tanısal yöntemi kullanılarak çalışıldı. Within-run katsayı değerliliği ortalama 0,80 IU/ml AFP konsantrasyonu için %6,3 ve ortalama 182 IU/ml AFP konsantrasyonu için %2,4 idi. Ölçüm için 10 µl seruma ihtiyaç duyuldu. Yüksek değerlerde uygun dilüsyon yapılıp tekrar çalışıldı. Sonuçlar ng/ml olarak rapor edildi. Dünya Sağlık Örgütüne ait (72/225) standart preparatlarda bir internasyonel ünite (1 IU) bizim metodumuzda 1,21 ng a denk gelmekte idi (IU/ml x 1,21= ng/ml). Ġstatistiksel Değerlendirme Veriler Statistica 7.0 programı yardımıyla değerlendirildi. Çalışma verileri değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metodlar kullanılarak ortalama standart sapma (SD) ve minimum-maksimum değerler elde edildi. Niceliksel verilerin karşılaştırılmasında verilerin normal dağılımı değerlendirilerek ikili karşılaştırmalarda normal dağılım gösterenler için tek yönlü analizlerden bağımsız örneklerde t testi, normal dağılım göstermeyenler için Mann Whitney U testi kullanıldı. İkiden fazla grubun niceliksel değerlerinin karşılaştırılmasında ise Oneway ANOVA testlerinden Tukey testi kullanıldı. Niteliksel verilerin karşılaştırılmasında ise Ki-kare testinden yararlanıldı. Serum AFP düzeyleri ile 19

24 postnatal yaş arasındaki ilişkiyi değerlendirmek için Spearman s korelasyon, lineer regresyon ve eksponansiyal regresyon analizleri yapıldı. p<0,05 değeri istatistiksel anlamlı kabul edildi. 20

25 BULGULAR Çalışmaya alınan 160 olgudan hiperbilirubinemi saptanan 5 olgu, HBsAg pozitifliği saptanan 3 olgu, karaciğer enzim yüksekliği saptanan 2 olgu çalışma dışı bırakıldı ve 150 olgu (75 erkek, 75 kız) değerlendirmeye alındı. Çalışma gruplarından 0-1 ay arasındaki yenidoğanların ortalama total bilirubin düzeyi 3,62±2,54 (0,2-8,4) mg/dl, direkt bilirubin düzeyi 0,41±0,22 (0,1-0,5) mg/dl, ALT düzeyi 12,77±8,63 (3-37) IU/L, AST düzeyi 39,37±12,22 (23-69) IU/L, ALP düzeyi 142,80±45,34 (10-258) IU/L, GGT düzeyi 55,93±17,64 (11-84) IU/L, HBsAg düzeyi 0,57±0,02 (0,19-0,32) Cut-Off Index (COI), Anti HAV IgM düzeyi 0,25±0,02 (0,10-0,32) COI, Anti HCV düzeyi 0,141±0,07 (0,10-0,52) COI olarak saptandı. Saptanan tüm değerler yaş grubuna göre normal sınırlar içinde idi. Yaşa göre biyokimya ve seroloji değerleri Tablo 6 da gösterilmiştir. Tablo 6. ÇalıĢmaya alınan 0-1 ay arası yenidoğanların biyokimya ve seroloji değerleri Sonuçlar* Normal Değerler T.bil (mg/dl) 3,62±2,54 (0,2-8,4) 2-5 gün <12 5< gün <10 D.bil (mg/dl) 0,41±0,22 (0,1-0,5) 0,1-0,9 ALT (IU/L) 12,77±8,63 (3-37) 6-50 AST (IU/L) 39,37±12,22 (23-69) ALP (IU/L) 142,80±45,34 (10-258) GGT (IU/L) 55,93±17,64 (11-84) HBsAg (COI) 0,57±0,02 (0,19-0,32) 0-0,89 AntiHAV IgM (COI) 0,25±0,02 (0,10-0,32) 0-0,79 AntiHCV (COI) 0,14±0,07 (0,10-0,52) 0-0,89 T.bil: Total bilirubin; D.bil: Direkt bilirubin; ALT: Alanin aminotransferaz; AST: Aspartat aminotransferaz; ALP: Alkalen fosfataz; GGT: Gama glutamil transpeptidaz; HBsAg: Hepatit B yüzey antijeni; Anti HAV IgM: Anti hepatit A virüs immünglobulin M; Anti HCV: Anti hepatit C virüs; E: Erkek; K: Kız. *: ortalama±standart sapma (minimum-maksimum). 21

26 Çalışma gruplarından 2-3 ay arasındaki süt çocuklarının ortalama total bilirubin düzeyi 0,63±0,34 (0,2-1,2) mg/dl, direkt bilirubin düzeyi 0,18±0,10 (0,1-0,5) mg/dl, ALT düzeyi 18,9±11,44 (4-45) IU/L, AST düzeyi 38,13±15,70 (13-78) IU/L, ALP düzeyi 147,6±30,34 ( ) IU/L, GGT düzeyi 40,97±20,82 (13-92) IU/L, HBsAg düzeyi 0,49±0,07 (0,36-0,65) COI, Anti HAV IgM düzeyi 0,25±0,02 (0,17-0,30) COI, Anti HCV düzeyi 0,121±0,02 (0,1-0,21) COI olarak saptandı. Saptanan tüm değerler yaş grubuna göre normal sınırlar içinde idi. Çalışmaya alınan 2-3 ay arasındaki süt çocuklarının biyokimya ve seroloji değerleri Tablo 7 de gösterilmiştir. Tablo 7. ÇalıĢmaya alınan 2-3 ay arası süt çocuklarının biyokimya ve seroloji değerleri Sonuçlar* Normal Değerler T.bil (mg/dl) 0,63±0,34 (0,2-1,2) 0,3-1,2 D.bil (mg/dl) 0,18±0,10 (0,1-0,5) 0-0,2 ALT (IU/L) 18,9±11,44 (4-45) 6-50 AST (IU/L) 38,13±15,70 (13-78) ALP (IU/L) 147,6±30,34 ( ) GGT (IU/L) 40,97±20,82 (13-92) 8-90 HBsAg (COI) 0,496±0,07 (0,36-0,65) 0-0,89 AntiHAV IgM (COI) 0,253±0,02 (0,17-0,30) 0-0,79 AntiHCV (COI) 0,121±0,02 (0,1-0,21) 0-0,89 T.bil: Total bilirubin; D.bil: Direkt bilirubin; ALT: Alanin aminotransferaz; AST: Aspartat aminotransferaz; ALP: Alkalen fosfataz; GGT: Gama glutamil transpeptidaz; HBsAg: Hepatit B yüzey antijeni; Anti HAV IgM: Anti hepatit A virüs immünglobulin M; Anti HCV: Anti hepatit C virüs; E: Erkek; K: Kız. *: ortalama±standart sapma (minimum-maksimum). Çalışma gruplarından 4-6 ay arasındaki süt çocuklarının ortalama total bilirubin düzeyi 0,44±0,28 (0,1-0,2) mg/dl, direkt bilirubin düzeyi 0,12±0,04 (0,1-0,2) mg/dl, ALT düzeyi 19,67±10,07 (4-48) IU/L, AST düzeyi 36,2±11,74 (16-63) IU/L, ALP düzeyi 129,97±26,40 (84-193) IU/L, GGT düzeyi 28,33±19,17 (11-75) IU/L, HBsAg düzeyi 0,56±0,08 (0,42-0,70) COI, Anti HAV IgM düzeyi 0,25±0,01 (0,23-0,28) COI, Anti HCV düzeyi 0,12±0,04 (0,1-0,27) COI olarak saptandı. Saptanan tüm değerler yaş grubuna göre normal sınırlar içinde idi. Yaşa göre 4-6 ay arasındaki süt çocuklarının biyokimya ve seroloji değerleri Tablo 8 de gösterilmiştir. 22

27 Tablo 8. ÇalıĢmaya alınan 4-6 ay arası süt çocuklarının biyokimya ve seroloji değerleri Sonuçlar* Normal Değerler T.bil (mg/dl) 0,44±0,28 (0,1-0,2) 0,3-1,2 D.bil (mg/dl) 0,12±0,04 (0,1-0,2) 0-0,2 ALT (IU/L) 19,67±10,07 (4-48) 6-50 AST (IU/L) 36,2±11,74 (16-63) ALP (IU/L) 129,97±26,40 (84-193) GGT (IU/L) 28,33±19,17 (11-75) 5-32 HBsAg (COI) 0,56±0,08 (0,42-0,70) 0-0,89 AntiHAV IgM (COI) 0,25±0,01 (0,23-0,28) 0-0,79 AntiHCV (COI) 0,12±0,04 (0,1-0,27) 0-0,89 T.bil: Total bilirubin; D.bil: Direkt bilirubin; ALT: Alanin aminotransferaz; AST: Aspartat aminotransferaz; ALP: Alkalen fosfataz; GGT: Gama glutamil transpeptidaz; HBsAg: Hepatit B yüzey antijeni; Anti HAV IgM: Anti hepatit A virüs immünglobulin M; Anti HCV: Anti hepatit C virüs; E: Erkek; K: Kız. *: ortalama±standart sapma (minimum-maksimum). Çalışma gruplarından 7-9 ay arasındaki süt çocuklarının ortalama total bilirubin düzeyi 313±0,17 (0,1-1) mg/dl, direkt bilirubin düzeyi 0,116±0,04 (0,1-0,2) mg/dl, ALT düzeyi 16,1±9,68 (2-47) IU/L, AST düzeyi 37,97±11,55 (15-67) IU/L, ALP düzeyi 128,87±28,96 (20-175) IU/L, GGT düzeyi 21,8±20,331 (7-87) IU/L, HBsAg düzeyi 0,609±0,071 (0,52-0,85) COI, Anti HAV IgM düzeyi 0,60±0,07 (0,52-0,85) COI, Anti HCV düzeyi 0,14±0,03 (0,01-0,20) COI olarak saptandı. Saptanan tüm değerler yaş grubuna göre normal sınırlar içinde idi. Yaşa göre 7-9 ay arasındaki süt çocuklarının biyokimya ve seroloji değerleri Tablo 9 da gösterilmiştir. Tablo 9. ÇalıĢmaya alınan 7-9 ay arası süt çocuklarının biyokimya ve seroloji değerleri Sonuçlar* Normal Değerler T.bil (mg/dl) 0,31±0,17 (0,1-1) 0,3-1,2 D.bil (mg/dl) 0,11±0,04 (0,1-0,2) 0-0,2 ALT (IU/L) 16,1±9,68 (2-47) 6-50 AST (IU/L) 37,97±11,55 (15-67) ALP (IU/L) 128,87±28,96 (20-175) GGT(IU/L) 21,8±20,33 (7-87) 5-32 HBsAg (COI) 0,60±0,07 (0,52-0,85) 0-0,89 AntiHAV IgM (COI) 0,24±0,07 (0,23-0,26) 0-0,79 AntiHCV (COI) 0,14±0,03 (0,01-0,20) 0-0,89 T.bil: Total bilirubin; D.bil: Direkt bilirubin; ALT: Alanin aminotransferaz; AST: Aspartat aminotransferaz; ALP: Alkalen fosfataz; GGT: Gama glutamil transpeptidaz; HBsAg: Hepatit B yüzey antijeni; Anti HAV IgM: Anti hepatit A virüs immünglobulin M; Anti HCV: Anti hepatit C virüs; E: Erkek; K: Kız. *: ortalama±standart sapma (minimum-maksimum). 23

28 Çalışma gruplarından ay arasındaki tüm süt çocuklarının ortalama total bilirubin düzeyi 0,28±0,10 (0,2-0,5) mg/dl, direkt bilirubin düzeyi 0,11±0,03 (0,1-0,2) mg/dl, ALT düzeyi 16,6±6,04 (5-35) IU/L, AST düzeyi 36,10±7,86 (23-63) IU/L, ALP düzeyi 130±9,17 ( ) IU/L, GGT düzeyi 15,87±9,17 (8-46) IU/L, HBsAg düzeyi 0,60±0,08(0,46-0,88) COI, Anti HAV IgM düzeyi 0,25±0,01 (0,24-0,30) (COI), Anti HCV düzeyi 0,14±0,06 (0,10-0,44) COI olarak saptandı. Saptanan tüm değerler yaş grubuna göre normal sınırlar içinde idi. Yaşa göre 7-9 ay arasındaki süt çocuklarının biyokimya ve seroloji değerleri Tablo 10 da gösterilmiştir. Tablo 10. ÇalıĢmaya alınan ay arası süt çocuklarının biyokimya ve seroloji değerleri Sonuçlar* Normal Değerler T.bil (mg/dl) 0,28±0,10 (0,2-0,5) 0,3-1,2 D.bil (mg/dl) 0,11±0,030 (0,1-0,2) 0-0,2 ALT (IU/L) 16,6±6,04 (5-35) 6-50 AST (IU/L) 36,10±7,86 (23-63) ALP (IU/L) 130±9,17 ( ) GGT (IU/L) 15,87±9,17 (8-46) 5-32 HBsAg (COI) 0,60±0,08 (0,46-0,88) 0-0,89 AntiHAV IgM (COI) 0,25±0,01 (0,24-0,30) 0-0,79 AntiHCV (COI) 0,14±0,06 (0,10-0,44) 0-0,89 T.bil: Total bilirubin; D.bil: Direkt bilirubin; ALT: Alanin aminotransferaz; AST: Aspartat aminotransferaz; ALP: Alkalen fosfataz; GGT: Gama glutamil transpeptidaz; HBsAg: Hepatit B yüzey antijeni; Anti HAV IgM: Anti hepatit A virüs immünglobulin M; Anti HCV: Anti hepatit C virüs; E: Erkek; K: Kız. *: ortalama±standart sapma (minimum-maksimum). ÇalıĢma Gruplarının Demografik Özellikleri Çalışma gruplarından 0-1 ay arasındaki yenidoğanların çalışmaya alınma günleri ortalama 11,4±8 (2-28) gün, ortalama doğum tartıları 3274±273 ( ) g idi. Bunlardan 0-7 gün arasında bulunan 12 bebeğin çalışmaya alınma günleri ortalama 3,9±1,8 (2-7) gün, doğum tartıları ortalama 3038±155 ( ) g, 8-28 gün arasında bulunan 18 bebeğin çalışmaya alınma günleri ortalama 16,4±6,2 (8-28) gün ve doğum tartıları 3432±216 ( ) g idi. Bu iki grubun doğum tartıları ve cinsiyetleri arasında anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Yenidoğanların ortalama serum AFP düzeyi 17549±22253 ( ) ng/ml, erkek yenidoğanların ortalama serum AFP düzeyi 20313±23711 ( ) ng/ml, kız yenidoğanların ortalama serum AFP düzeyi 14785±21151 ( ) ng/ml idi. Cinsiyetler arasında istatistiksel yönden anlamlı bir fark saptanmadı (p>0,05). 24

ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ)

ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ) ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ) Diğer adı ve kısaltma: α fetoprotein, AFP. Kullanım amacı: Primer karaciğer, testis ve over kanserlerinin araştırılması ve tedaviye alınan cevabın izlenmesi amacıyla

Detaylı

Karaciğer laboratuvar. bulguları. Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 5.Yarıyıl

Karaciğer laboratuvar. bulguları. Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 5.Yarıyıl Karaciğer ve safra yolu hastalıklar klarında laboratuvar bulguları Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı 5.Yarıyıl 2006-2007 2007 eğitim e yılıy Karaciğer ve safra yolu hastalıklarında

Detaylı

BİRLEŞİK PRENATAL TARAMA TESTLERİ. Dr. Alev Öktem Düzen Laboratuvarlar Grubu

BİRLEŞİK PRENATAL TARAMA TESTLERİ. Dr. Alev Öktem Düzen Laboratuvarlar Grubu BİRLEŞİK PRENATAL TARAMA TESTLERİ Dr. Alev Öktem Düzen Laboratuvarlar Grubu Prenatal tarama testleri kavramları Tarama testi: Normal vakalarda anormal sonuçlar, hasta vakalarda normal sonuçlar elde edilebilir.

Detaylı

Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım

Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım Dr. Sıtkı Sarper SAĞLAM DR.SITKI SARPER SAĞLAM - KEAH ACİL TIP KLİNİK SUNUMU 04.10.2011 1 Netter in Yeri: DR.SITKI SARPER SAĞLAM - KEAH ACİL TIP KLİNİK SUNUMU

Detaylı

Gebelik ve Trombositopeni

Gebelik ve Trombositopeni Gebelik ve Trombositopeni Prof.Dr. Sermet Sağol EÜTF Kadın Hast. ve Doğum AD Gebelik ve Trombositopeni Kemik iliğinde megakaryosit hücrelerinde üretilir. Günde 35.000-50.000 /ml üretilir. Yaşam süresi

Detaylı

Dünyada 350 milyonun üzerindeki hepatit B taşıyıcısının %50 sinden fazlasında infeksiyon perinatal yolla kazanılmıştır.

Dünyada 350 milyonun üzerindeki hepatit B taşıyıcısının %50 sinden fazlasında infeksiyon perinatal yolla kazanılmıştır. GİRİŞ Dünyada 350 milyonun üzerindeki hepatit B taşıyıcısının %50 sinden fazlasında infeksiyon perinatal yolla kazanılmıştır. HBeAg pozitif annelerden bebeğe bulaş oranı % 90 dır. Perinatal olarak kazanılan

Detaylı

Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi

Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi Dr. Handan Onur XXI. Düzen Klinik Laboratuvar Günleri, Ankara, 23 Ekim 2011 MEME KANSERİ Meme Kanseri Sıklıkla meme başına

Detaylı

PRENATAL TARAMA TESTLERİ. Dr.Murat Öktem Düzen Laboratuvarlar Grubu

PRENATAL TARAMA TESTLERİ. Dr.Murat Öktem Düzen Laboratuvarlar Grubu PRENATAL TARAMA TESTLERİ Dr.Murat Öktem Düzen Laboratuvarlar Grubu Riskler Down sendromu 1/800 Spina bifida 1/1800 Anensefali 1/1800 Trizomi 18 1/3800 Omfalosel 1/6000 Gastroşizis 1/10000 Türkiye de her

Detaylı

FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI. Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara

FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI. Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara H. K., 5 yaşında, Kız çocuğu Şikayet: Karında şişlik Özgeçmiş: 8 aylıkken karında

Detaylı

EMBRİYOLOJİ VE GENETİK DERSİNE GİRİŞ ARŞ. GÖR. KEVSER İLÇİOĞLU

EMBRİYOLOJİ VE GENETİK DERSİNE GİRİŞ ARŞ. GÖR. KEVSER İLÇİOĞLU EMBRİYOLOJİ VE GENETİK 1 DERSİNE GİRİŞ ARŞ. GÖR. KEVSER İLÇİOĞLU 2/16 EMBRİYOLOJİ NEDİR? Embriyoloji; zigottan, hücreler, dokular, organlar ile tüm vücudun oluşmasına kadar geçen ve doğuma kadar devam

Detaylı

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Tıkanma Sarılığı Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Normal serum bilirubin düzeyi 0.5-1.3 mg/dl olup, 2.5 mg/dl'yi geçerse bilirubinin dokuları boyamasıyla klinik olarak sarılık ortaya çıkar. Sarılığa yol

Detaylı

TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ

TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ KLİNİK Bağışıklık sistemi sağlam kişilerde akut infeksiyon Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde akut infeksiyon veya

Detaylı

TLERDE SEROLOJİK/MOLEK HANGİ İNCELEME?) SAPTANMASI

TLERDE SEROLOJİK/MOLEK HANGİ İNCELEME?) SAPTANMASI * VİRAL V HEPATİTLERDE TLERDE SEROLOJİK/MOLEK K/MOLEKÜLER LER TESTLER (NE ZAMANHANG HANGİ İNCELEME?) *VİRAL HEPATİTLERDE TLERDE İLAÇ DİRENCİNİN SAPTANMASI *DİAL ALİZ Z HASTALARININ HEPATİT T AÇISINDAN

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK 1 LERDE LABORATUVAR İPUÇLARI GENEL TARAMA TESTLERİ Tam kan sayımı Periferik yayma İmmünglobulin düzeyleri (IgG, A, M, E) İzohemaglutinin titresi (Anti A, Anti B titresi) Aşıya karşı antikor yanıtı (Hepatit

Detaylı

Hepatit B Hasta Takibi Nasıl Yapılmalı?

Hepatit B Hasta Takibi Nasıl Yapılmalı? Hepatit B Hasta Takibi Nasıl Yapılmalı? Yrd. Doç. Dr. Kaya Süer Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD Sunum Planı Giriş HBsAg Pozitifliği Kronik Hepatit

Detaylı

DOWN SENDROMU TARAMA TESTİ (1. TRİMESTER)

DOWN SENDROMU TARAMA TESTİ (1. TRİMESTER) DOWN SENDROMU TARAMA TESTİ (1. TRİMESTER) Diğer adları: İkili tarama testi, İkili test. Kullanım amacı: Fetüste Down sendromu ve trizomi 18 bulunma olasılığının ve bu hastalıklar için ileri inceleme yaptırma

Detaylı

ÖZEL BİR HASTANEDE YENİDOĞAN ÜNİTESİNE YATIRILAN İNDİREKT HİPERBİLİRUBİNEMİLİ OLGULARIN RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ

ÖZEL BİR HASTANEDE YENİDOĞAN ÜNİTESİNE YATIRILAN İNDİREKT HİPERBİLİRUBİNEMİLİ OLGULARIN RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ ÖZEL BİR HASTANEDE YENİDOĞAN ÜNİTESİNE YATIRILAN İNDİREKT HİPERBİLİRUBİNEMİLİ OLGULARIN RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ *Aysun Çakır, *Hanife Köse,*Songül Ovalı Güral, *Acıbadem Kadıköy Hastanesi GİRİŞ

Detaylı

HALK SAĞLIĞI ANABĠLĠM DALI. Ders adı : Endokrin çevre bozucular ve tarama programı

HALK SAĞLIĞI ANABĠLĠM DALI. Ders adı : Endokrin çevre bozucular ve tarama programı HALK SAĞLIĞI ANABĠLĠM DALI Ders adı : Endokrin çevre bozucular ve tarama programı Öğretim Üyesi : Prof. Dr. A. Emel ÖNAL Endokrin sistemin çalışmasını değiştiren, sağlıklı insanda veya çocuklarında sağlık

Detaylı

MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ

MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ Cem Sezer 1, Mustafa Yıldırım 2, Mustafa Yıldız 2, Arsenal Sezgin Alikanoğlu 1,Utku Dönem Dilli 1, Sevil Göktaş 1, Nurullah Bülbüller

Detaylı

TÜMÖR MARKIRLARI. Dr. Ömer DİZDAR. Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü, Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı

TÜMÖR MARKIRLARI. Dr. Ömer DİZDAR. Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü, Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı TÜMÖR MARKIRLARI Dr. Ömer DİZDAR Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü, Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı TÜMÖR MARKIRLARI Tümör markırları kanserli hastaların dokularında, serumda, idrarda ya da diğer

Detaylı

Ektopik Gebelik. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Ektopik Gebelik. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Ektopik Gebelik Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Patofizyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Tanım Fertilize ovumun endometriyal kavite dışında

Detaylı

Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür.

Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür. SİROZ Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür. İlerleyici ilerleyici karaciğer hastalıkları sonuçta siroz ile sonuçlanan progresif fibrozise neden olur. Safra kanalikülü

Detaylı

NAZOFARENKS KARSİNOMUNDA CLAUDIN 1, 4 VE 7 EKSPRESYON PATERNİ VE PROGNOSTİK ÖNEMİ

NAZOFARENKS KARSİNOMUNDA CLAUDIN 1, 4 VE 7 EKSPRESYON PATERNİ VE PROGNOSTİK ÖNEMİ NAZOFARENKS KARSİNOMUNDA CLAUDIN 1, 4 VE 7 EKSPRESYON PATERNİ VE PROGNOSTİK ÖNEMİ Dinç Süren 1, Mustafa Yıldırım 2, Vildan Kaya 3, Ruksan Elal 1, Ömer Tarık Selçuk 4, Üstün Osma 4, Mustafa Yıldız 5, Cem

Detaylı

CMV lab.tanı Hangi test, ne zaman, laboratuvar sonucunun klinik anlamı?

CMV lab.tanı Hangi test, ne zaman, laboratuvar sonucunun klinik anlamı? CMV lab.tanı Hangi test, ne zaman, laboratuvar sonucunun klinik anlamı? Maternal inf.tanısı Fetal inf.tanısı Yenidoğan inf.tanısı Bir test sonucunun doğru yorumlanabilmesi, testin tanı doğruluğunun bilinmesi

Detaylı

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14 HEREDİTER SFEROSİTOZ İNT.DR.DİDAR ŞENOCAK Giriş Herediter sferositoz (HS), hücre zarı proteinlerinin kalıtsal hasarı nedeniyle, eritrositlerin morfolojik olarak bikonkav ve santral solukluğu olan disk

Detaylı

Kronik Hepatit B Tedavisi Zor Olgular

Kronik Hepatit B Tedavisi Zor Olgular Kronik Hepatit B Tedavisi Zor Olgular Dr. Faruk KARAKEÇİLİ Erzincan Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı 22.01.2016 HATAY Tedavisi Zor Olgular! Zor hasta

Detaylı

Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi

Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi Kahramanmaraş 1. Biyokimya Günleri Bildiri Konusu: Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi Mehmet Aydın DAĞDEVİREN GİRİŞ Fetuin-A, esas olarak karaciğerde

Detaylı

KRONİK HEPATİT B (Olgu Sunumu) Dr. İlkay Karaoğlan Gaziantep Ün. Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hst. Ve Kl. Mik. AD.

KRONİK HEPATİT B (Olgu Sunumu) Dr. İlkay Karaoğlan Gaziantep Ün. Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hst. Ve Kl. Mik. AD. KRONİK HEPATİT B (Olgu Sunumu) Dr. İlkay Karaoğlan Gaziantep Ün. Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hst. Ve Kl. Mik. AD. Kasım-1999 HK 41 yaş, erkek Öğretmen Gaziantep Yakınması: Yok Bir yıl önce tesadüfen HBsAg

Detaylı

Yeni Tanı Hipertansiyon Hastalarında Tiyol Disülfid Dengesi

Yeni Tanı Hipertansiyon Hastalarında Tiyol Disülfid Dengesi Yeni Tanı Hipertansiyon Hastalarında Tiyol Disülfid Dengesi İhsan Ateş 1, Nihal Özkayar 2,Bayram İnan 1, F. Meriç Yılmaz 3, Canan Topçuoğlu 3, Özcan Erel 4, Fatih Dede 2, Nisbet Yılmaz 1 1 Ankara Numune

Detaylı

Chapter 10. Summary (Turkish)-Özet

Chapter 10. Summary (Turkish)-Özet Chapter 10 Summary (Turkish)-Özet Özet Vücuda alınan enerjinin harcanandan fazla olması durumunda ortaya çıkan obezite, günümüzde tüm dünyada araştırılan sağlık sorunlarından birisidir. Obezitenin görülme

Detaylı

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik LAFORA HASTALIĞI Progressif Myoklonik Epilepsiler (PME) nadir olarak görülen, sıklıkla otozomal resessif olarak geçiş gösteren heterojen bir hastalık grubudur. Klinik olarak değişik tipte nöbetler ve progressif

Detaylı

DOWN SENDROMU TARAMA TESTİ (2. TRİMESTER) (ÜÇLÜ VEYA DÖRTLÜ TARAMA TESTİ)

DOWN SENDROMU TARAMA TESTİ (2. TRİMESTER) (ÜÇLÜ VEYA DÖRTLÜ TARAMA TESTİ) Klinik Laboratuvar Testleri DOWN SENDROMU TARAMA TESTİ (2. TRİMESTER) (ÜÇLÜ VEYA DÖRTLÜ TARAMA TESTİ) Diğer adları: Üçlü veya dörtlü tarama testi, üçlü test, triple test, dörtlü test. Kullanım amacı: Maternal

Detaylı

I. YARIYIL TEMEL BİYOKİMYA I (B 601 TEORİK 3, 3 KREDİ)

I. YARIYIL TEMEL BİYOKİMYA I (B 601 TEORİK 3, 3 KREDİ) T.C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİYOKİMYA ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL TEMEL BİYOKİMYA I (B 601 TEORİK 3, 3

Detaylı

(ZORUNLU) MOLEKÜLER İMMÜNOLOJİ I (TBG 607 TEORİK 3, 3 KREDİ)

(ZORUNLU) MOLEKÜLER İMMÜNOLOJİ I (TBG 607 TEORİK 3, 3 KREDİ) T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TIBBİ BİYOLOJİ VE GENETİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL (ZORUNLU) MOLEKÜLER

Detaylı

GEBELİK VE MEME KANSERİ

GEBELİK VE MEME KANSERİ GEBELİK VE MEME KANSERİ Doç. Dr. Ramazan YILDIZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı, 27 Kasım 2014, Ankara Gebelikte Kanser Gebelikte kanser insidansı % 0.07-0.1 arasında Gebelik

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM 9.11.2015 ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Konular Doğum öncesi gelişim aşamaları Zigot Doğum öncesi çevresel etkiler Teratojenler Doğum Öncesi G elişim Anneyle ilgili diğer faktörler Öğr. Gör. C an ÜNVERDİ Zigot

Detaylı

T. C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM III SİNDİRİM VE HEMOPOETİK SİSTEMLERİ III

T. C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM III SİNDİRİM VE HEMOPOETİK SİSTEMLERİ III T. C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM III SİNDİRİM VE HEMOPOETİK SİSTEMLERİ III. DERS KURULU ( 15 ARALIK 2014 16 OCAK 2015 ) DEKAN BAŞKOORDİNATÖR DÖNEM

Detaylı

Akreditasyon Sertifikası Eki (Sayfa 1/5) Akreditasyon Kapsamı

Akreditasyon Sertifikası Eki (Sayfa 1/5) Akreditasyon Kapsamı Akreditasyon Sertifikası Eki (Sayfa 1/5) Tıbbi Laboratuar Adresi :Tunus Cad. No:95 Kavaklıdere 06680 ANKARA / TÜRKİYE Tel : 0 312 468 70 10 Faks : 0 312 427 78 74 E-Posta : kalite@duzen.com.tr Website

Detaylı

SÜT ÇOCUKLARINDA UZUN SÜRELİ PERİTON DİYALİZİNİN SONUÇLARI

SÜT ÇOCUKLARINDA UZUN SÜRELİ PERİTON DİYALİZİNİN SONUÇLARI SÜT ÇOCUKLARINDA UZUN SÜRELİ PERİTON DİYALİZİNİN SONUÇLARI Gülseren PEHLİVAN, Nur CANPOLAT, Şennur ERKUT, Ayşe KESER, Salim ÇALIŞKAN, Lale SEVER İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı

Detaylı

Dr. Yaşar BEDÜK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi

Dr. Yaşar BEDÜK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dr. Yaşar BEDÜK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Testis tümörleri Erkeklerdeki kanserlerin %1 i Yıllık %3-6 artış Avrupa da her yıl 24.000 yeni vak a Testis Tümör Epidemiyolojisi İnsidans dünya genelinde

Detaylı

İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar

İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar Dr. Dilek Çolak 10 y, erkek hasta Olgu 1 Sistinozis Böbrek transplantasyonu Canlı akraba verici HLA 2 antijen uyumsuz 2 Olgu 1 Transplantasyon öncesi viral

Detaylı

14 Aralık 2012, Antalya

14 Aralık 2012, Antalya Hamilelerde Uyku Bozukluğunun Sorgulanması ve Öyküden Tespit Edilen Huzursuz Bacak Sendromunda Sıklık, Klinik Özellikler ve İlişkili Olabilecek Durumların Araştırılması A Neyal, G Benbir, R Aslan, F Bölükbaşı,

Detaylı

Tiroid dışı hastalıklarda düşük T3, yüksek rt3, normal T4 ve normal TSH izlenir.

Tiroid dışı hastalıklarda düşük T3, yüksek rt3, normal T4 ve normal TSH izlenir. TİROİD HORMON SENTEZİ Dishormonogenezis Hasta ötroid? Şiddetli açlıkta, kronik hastalıkta, akut hastalıkta, cerrahi esnasında ve sonrasında T4--- T3 azalır Propiltiourasil, kortikosteroid, amiodaron propnalol

Detaylı

PAPİLLER TİROİD KARSİNOMLU OLGULARIMIZDA BRAF(V600E) GEN MUTASYON ANALİZİ. Klinik ve patolojik özellikler

PAPİLLER TİROİD KARSİNOMLU OLGULARIMIZDA BRAF(V600E) GEN MUTASYON ANALİZİ. Klinik ve patolojik özellikler PAPİLLER TİROİD KARSİNOMLU OLGULARIMIZDA BRAF(V600E) GEN MUTASYON ANALİZİ Klinik ve patolojik özellikler Neslihan KURTULMUŞ,, Mete DÜREN, D Serdar GİRAY, G Ümit İNCE, Önder PEKER, Özlem AYDIN, M.Cengiz

Detaylı

MEME KANSERİ KÖK HÜCRELERİNİN GEN EKSPRESYON PROFİLİ

MEME KANSERİ KÖK HÜCRELERİNİN GEN EKSPRESYON PROFİLİ MEME KANSERİ KÖK HÜCRELERİNİN GEN EKSPRESYON PROFİLİ Sait Murat Doğan, A. Pınar Erçetin, Zekiye Altun, Duygu Dursun, Safiye Aktaş Dokuz Eylül Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü, İzmir Slayt 1 / 14 Meme Kanseri

Detaylı

Metallothionein-2A Heterezigot Gebe Kadınlar ve Yenidoğanları Daha Yüksek Kan Kurşun Düzeyleri İçin Risk Grubu mudur?

Metallothionein-2A Heterezigot Gebe Kadınlar ve Yenidoğanları Daha Yüksek Kan Kurşun Düzeyleri İçin Risk Grubu mudur? Metallothionein-2A Heterezigot Gebe Kadınlar ve Yenidoğanları Daha Yüksek Kan Kurşun Düzeyleri İçin Risk Grubu mudur? DR. DENİZ TEKİN Ankara Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü KURŞUN Kurşun maruziyeti, ciddi

Detaylı

Prof. Dr. Haluk ERAKSOY İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

Prof. Dr. Haluk ERAKSOY İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Haluk ERAKSOY İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı HCV İnfeksiyonu Akut hepatit C Kronik hepatit C HCV İnfeksiyonu Akut Viral

Detaylı

MOLEKÜLER TANISI DÜZEN GENETİK HASTALIKLAR TANI MERKEZİ. SERPİL ERASLAN, PhD

MOLEKÜLER TANISI DÜZEN GENETİK HASTALIKLAR TANI MERKEZİ. SERPİL ERASLAN, PhD β-talaseminin MOLEKÜLER TANISI DÜZEN GENETİK HASTALIKLAR TANI MERKEZİ SERPİL ERASLAN, PhD BETA TALASEMİ HEMOGLOBİNOPATİLER Otozomal resesif (globin gen ailesi) Özellikle Çukurova, Akdeniz kıyı şeridi,

Detaylı

Anti-HIV Pozitif Bulunan Hastada Kesin Tanı Algoritması. Doç. Dr. Kenan Midilli İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

Anti-HIV Pozitif Bulunan Hastada Kesin Tanı Algoritması. Doç. Dr. Kenan Midilli İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Anti-HIV Pozitif Bulunan Hastada Kesin Tanı Algoritması Doç. Dr. Kenan Midilli İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Testler farklı amaçlarla uygulanabilir: - Tanı, tarama, doğrulama,

Detaylı

Olasılığa Giriş Koşullu Olasılık Bayes Kuralı

Olasılığa Giriş Koşullu Olasılık Bayes Kuralı Olasılığa Giriş Koşullu Olasılık Bayes Kuralı Doç. Dr. Ertuğrul ÇOLAK Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyoistatistik Anabilim Dalı Olasılığa Giriş Bundan önceki bölümlerde veri setini özetleyen,

Detaylı

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ Mine SERİN 1, Ali CANSU 1, Serpil ÇELEBİ 2, Nezir ÖZGÜN 1, Sibel KUL 3, F.Müjgan SÖNMEZ 1, Ayşe AKSOY 4, Ayşegül

Detaylı

Gebelerde Rubella (Kızamıkçık) Yrd.Doç.Dr.Çiğdem Kader

Gebelerde Rubella (Kızamıkçık) Yrd.Doç.Dr.Çiğdem Kader Gebelerde Rubella (Kızamıkçık) Yrd.Doç.Dr.Çiğdem Kader OLGU 1 İkinci çocuğuna hamile 35 yaşında kadın gebeliğinin 6. haftasında beş yaşındaki kız çocuğunun rubella infeksiyonu geçirdiğini öğreniyor. Küçük

Detaylı

Hemoglobinopatilere Laboratuvar Yaklaşımı

Hemoglobinopatilere Laboratuvar Yaklaşımı Hemoglobinopatilere Laboratuvar Yaklaşımı Dr. Çağatay Kundak DÜZEN LABORATUVARLAR GRUBU 1949 yılında Orak Hücre Anemisi olan hastalarda elektroforetik olarak farklı bir hemoglobin tipi tanımlanmıştır.

Detaylı

MEME KARSİNOMLARINDA GATA 3 EKSPRESYONU VE KLİNİKOPATOLOJİK PARAMETRELER İLE İLİŞKİSİ

MEME KARSİNOMLARINDA GATA 3 EKSPRESYONU VE KLİNİKOPATOLOJİK PARAMETRELER İLE İLİŞKİSİ MEME KARSİNOMLARINDA GATA 3 EKSPRESYONU VE KLİNİKOPATOLOJİK PARAMETRELER İLE İLİŞKİSİ Aslı ÇAKIR 1, Özgür EKİNCİ 2, İpek IŞIK GÖNÜL 2, Bülent ÇETİN 3, Mustafa BENEKLİ 3, Ömer ULUOĞLU 2 1 Çorlu Devlet Hastanesi

Detaylı

HUMAN ALBÜMİN Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Finansal Analiz Daire Başkanlığı Mali Hizmetler Kurum Başkan Yardımcılığı

HUMAN ALBÜMİN  Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Finansal Analiz Daire Başkanlığı Mali Hizmetler Kurum Başkan Yardımcılığı HUMAN ALBÜMİN 2013 yılında Stok Takip ve Analiz Daire Başkanlığınca ilaç tasarrufuna teşvik etmek ve maliyetini azaltmak amacıyla Human Albümin çalışması yapılmıştır. ALBUMİN NEDİR? Albumin karaciğerde

Detaylı

ÇOCUK CHECK UP PROGRAMI

ÇOCUK CHECK UP PROGRAMI ÇOCUK CHECK UP PROGRAMI Çocukların büyüme gelişmesi sırasında düzenli muayene, laboratuvar testleri ve gelişme kayıtlarının tutulması gereklidir. Bkz: çocukluk çağı aşıları ve testleri. Çocuk Check up

Detaylı

Hücreler arası Bağlantılar ve Sıkı bağlantı. İlhan Onaran

Hücreler arası Bağlantılar ve Sıkı bağlantı. İlhan Onaran Hücreler arası Bağlantılar ve Sıkı bağlantı İlhan Onaran Doku organisazyonu: Hücrelerin bağlanması 1- Hücre-matriks bağlantıları: ekstraselüler matriks tarafından hücrelerin bir arada tutulması 2- Hücre-hücre

Detaylı

KOLOREKTAL KARSİNOMLARDA HPV NİN ROLÜ VE KARSİNOGENEZ AÇISINDAN P53 VE BCL-2 İLE İLİŞKİSİ

KOLOREKTAL KARSİNOMLARDA HPV NİN ROLÜ VE KARSİNOGENEZ AÇISINDAN P53 VE BCL-2 İLE İLİŞKİSİ KOLOREKTAL KARSİNOMLARDA HPV NİN ROLÜ VE KARSİNOGENEZ AÇISINDAN P53 VE BCL-2 İLE İLİŞKİSİ Ruksan ELAL 1, Arsenal SEZGİN ALİKANOĞLU 2, Dinç SÜREN 2, Mustafa YILDIRIM 3, Nurullah BÜLBÜLLER 4, Cem SEZER 2

Detaylı

İÇ HASTALIKLARI 1.GÜN

İÇ HASTALIKLARI 1.GÜN İÇ HASTALIKLARI 1.GÜN 08.15-09.00 Genel muayene semiyolojisi N.YILMAZ SELÇUK 09.15-10.00 Genel muayene semiyolojisi N.YILMAZ SELÇUK 10.15-11.00 Kardiyovasküler sistem semiyolojisi M.YEKSAN 11.15-12.00

Detaylı

HBsAg KANTİTATİF DÜZEYİ İLE HEPATİT B nin KLİNİK- VİROLOJİK-SEROLOJİK DURUMU ARASINDAKİ İLİŞKİ *

HBsAg KANTİTATİF DÜZEYİ İLE HEPATİT B nin KLİNİK- VİROLOJİK-SEROLOJİK DURUMU ARASINDAKİ İLİŞKİ * HBsAg KANTİTATİF DÜZEYİ İLE HEPATİT B nin KLİNİK- VİROLOJİK-SEROLOJİK DURUMU ARASINDAKİ İLİŞKİ * Emel Aslan, Reşit Mıstık, Esra Kazak, Selim Giray Nak, Güher Göral Uludağ Ü Tıp Fakültesi *Uludağ Ü Bilimsel

Detaylı

Nesrullah AYŞİN 1, Handan MERT 2, Nihat MERT 2, Kıvanç İRAK 3. Hakkari Üniversitesi, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu, HAKKARİ

Nesrullah AYŞİN 1, Handan MERT 2, Nihat MERT 2, Kıvanç İRAK 3. Hakkari Üniversitesi, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu, HAKKARİ Nesrullah AYŞİN 1, Handan MERT 2, Nihat MERT 2, Kıvanç İRAK 3 1 Hakkari Üniversitesi, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu, HAKKARİ 2 Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Biyokimya Anabilim

Detaylı

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Kronik Pankreatit Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Tanım Pankreasın endokrin ve ekzokrin yapılarının hasarı, fibröz doku gelişimi ile karakterize inflamatuvar bir olay Olay histolojik

Detaylı

Gebelik ve Enfeksiyonlar. Prof.Dr. Levent GÖRENEK

Gebelik ve Enfeksiyonlar. Prof.Dr. Levent GÖRENEK Gebelik ve Enfeksiyonlar Prof.Dr. Levent GÖRENEK Olgulara Yaklaşım 2 1. TORCH grubu enfeksiyon etkenleri nelerdir? Toxoplasmosis Other (Sifiliz, Varicella zoster ) Rubella Cytomegalovirus Herpes simplex

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK 1 İmmün sistemin gelişimini, fonksiyonlarını veya her ikisini de etkileyen 130 farklı bozukluğu tanımlamaktadır. o Notarangelo L et al, J Allergy Clin Immunol 2010 Primer immün yetmezlik sıklığı o Genel

Detaylı

MENAPOZ DÖNEMİ MENAPOZ DÖNEM VE HORMONLAR

MENAPOZ DÖNEMİ MENAPOZ DÖNEM VE HORMONLAR MENAPOZ DÖNEMİ VE HORMONLAR DR.ALEV ÖKTEM Menapozun Nedeni Overlerdeki oositlerin üreme yaşlanması sırasında ovülasyon ve atrezi nedeniyle tükenmesidir Kronolojik yaş üreme yaşlanmasının tespiti için çok

Detaylı

Herediter Meme Over Kanseri Sendromunda. Prof.Dr.Mehmet Ali Ergün Gazi Üniversitesi Tı p Fakültesi T ı bbi Genetik Anabilim Dalı

Herediter Meme Over Kanseri Sendromunda. Prof.Dr.Mehmet Ali Ergün Gazi Üniversitesi Tı p Fakültesi T ı bbi Genetik Anabilim Dalı Herediter Meme Over Kanseri Sendromunda Prof.Dr.Mehmet Ali Ergün Gazi Üniversitesi Tı p Fakültesi T ı bbi Genetik Anabilim Dalı Herediter Meme Over Kanseri (HBOC) %5-10 arası kalıtsaldır Erken başlama

Detaylı

Gebelikte İnfeksiyonların Değerlendirilmesi

Gebelikte İnfeksiyonların Değerlendirilmesi Gebelikte İnfeksiyonların Değerlendirilmesi Ergin AYAŞLIOĞLU Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D Gebelikte İnfeksiyonların Değerlendirilmesi Maternal

Detaylı

2x2=4 her koşulda doğru mudur? doğru yanıt hayır olabilir mi?

2x2=4 her koşulda doğru mudur? doğru yanıt hayır olabilir mi? ÇOCUKLARDA İLAÇ KULLANIMINDA FARMAKOKİNETİK VE FARMAKODİNAMİK FARKLILIKLAR 17.12.2004 ANKARA Prof.Dr. Aydın Erenmemişoğlu ÇOCUKLARDA İLAÇ KULLANIMINDA FARMAKOKİNETİK VE 2x2=4 her koşulda doğru mudur? doğru

Detaylı

GENETİK HASTALIKLAR. Dr.Taner DURAK. Tıbbi Genetik Uzmanı. Bursa Orman Bölge Müdürlüğü Fikir Bahçesi Konferansı 06.03.2014

GENETİK HASTALIKLAR. Dr.Taner DURAK. Tıbbi Genetik Uzmanı. Bursa Orman Bölge Müdürlüğü Fikir Bahçesi Konferansı 06.03.2014 GENETİK HASTALIKLAR Dr.Taner DURAK Tıbbi Genetik Uzmanı Bursa Orman Bölge Müdürlüğü Fikir Bahçesi Konferansı 06.03.2014 Dr. Taner DURAK özgeçmişi 1966 Artvin Şavşat doğumlu 1983-1989, Bursa, Uludağ Üniv,Tıp

Detaylı

HIV ENFEKSİYONUNUN PATOFİZYOLOJİSİ VE DOĞAL SEYRİ

HIV ENFEKSİYONUNUN PATOFİZYOLOJİSİ VE DOĞAL SEYRİ HIV ENFEKSİYONUNUN PATOFİZYOLOJİSİ VE DOĞAL SEYRİ Dr. Hayat Kumbasar Karaosmanoğlu Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Sunum Planı HIV in morfolojik ve

Detaylı

Op Dr Aybala AKIL. ACIBADEM Bodrum Hastanesi

Op Dr Aybala AKIL. ACIBADEM Bodrum Hastanesi Sağlıklı bir anne için Sağlıklı beslenme Düzenli hekim kontrolü Gebelik öncesi hastalıkların sıkı takibi Sağlıklı bir yaşam tarzı Huzurlu bir gebelik süreci Sağlıklı beslenme = Dengeli beslenme Proteinler

Detaylı

Halis Akalın, Nesrin Kebabcı, Bekir Çelebi, Selçuk Kılıç, Mustafa Vural, Ülkü Tırpan, Sibel Yorulmaz Göktaş, Melda Sınırtaş, Güher Göral

Halis Akalın, Nesrin Kebabcı, Bekir Çelebi, Selçuk Kılıç, Mustafa Vural, Ülkü Tırpan, Sibel Yorulmaz Göktaş, Melda Sınırtaş, Güher Göral Halis Akalın, Nesrin Kebabcı, Bekir Çelebi, Selçuk Kılıç, Mustafa Vural, Ülkü Tırpan, Sibel Yorulmaz Göktaş, Melda Sınırtaş, Güher Göral Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik

Detaylı

GEBELİK ve HBV Enfeksiyonu Sanal Vakalarla İnteraktif. 6 Eylül 2014 - Prof. Dr. Erol Avşar

GEBELİK ve HBV Enfeksiyonu Sanal Vakalarla İnteraktif. 6 Eylül 2014 - Prof. Dr. Erol Avşar GEBELİK ve HBV Enfeksiyonu Sanal Vakalarla İnteraktif 6 Eylül 2014 - Prof. Dr. Erol Avşar HBV nin GEBELİĞE ETKİLERİ HBV, fertiliteyi etkilemez Proinflamatuar sitokin salınımını arttırsa da Maternal ve

Detaylı

VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ

VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ Doç. Dr. Koray Ergünay MD PhD Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Viroloji Ünitesi Viral Enfeksiyonlar... Klinik

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD

Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD KOMPLEMAN SİSTEMİ Kompleman sistem, (Compleman system) veya tamamlayıcı sistem, bir canlıdan patojenlerin temizlenmesine yardım eden biyokimyasal

Detaylı

GOÜ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II IV. KURUL 2009 2010

GOÜ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II IV. KURUL 2009 2010 IV. Kurul Gastrointestinal Sistem ve Metabolizma IV. Kurul Süresi: 5 hafta IV. Kurul Başlangıç Tarihi: 17 Şubat 2010 IV. Kurul Bitiş ve Sınav Tarihi: 22 23 Mart 2010 Ders Kurulu Sorumlusu: Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

Plasenta Amniyon Çoğul Gebelikler

Plasenta Amniyon Çoğul Gebelikler Dönem 1- Sunum 5/ 2012 Plasenta Amniyon Çoğul Gebelikler Prof.Dr. Alp Can Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji- Embriyoloji ABD hgp://histemb.medicine.ankara.edu.tr koryon boşluğu Plasenta = Desidua

Detaylı

86. Doğum eylemi süresince fetal başın yaptığı eksternal rotasyon hareketi hangi aşamada gerçekleşir?

86. Doğum eylemi süresince fetal başın yaptığı eksternal rotasyon hareketi hangi aşamada gerçekleşir? 86. Doğum eylemi süresince fetal başın yaptığı eksternal rotasyon hareketi hangi aşamada gerçekleşir? A) Angajman B) Pelvik girimden geçiş C) Orta pelvise giriş D) Pelvik çıkım düzlemine giriş E) Omuz

Detaylı

109. Aşağıdaki myoma uteri tiplerinden hangisinde laparotomi dışında bir cerrahi girişim yapılabilir?

109. Aşağıdaki myoma uteri tiplerinden hangisinde laparotomi dışında bir cerrahi girişim yapılabilir? 109. Aşağıdaki myoma uteri tiplerinden hangisinde laparotomi dışında bir cerrahi girişim yapılabilir? A) Subserozal B) Pedinküle subserozal C) İntramural D) Servikal E) Tip 0 submukozal Soru kalitesiz

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Gelişimin Biyolojik Temelleri Öğr. Gör. Can ÜNVERDİ Konular kod kalıtım örüntüleri Down sendromu Fragile x sendromu Turner sendromu Klinefelter sendromu Prader willi sendromu danışma

Detaylı

PEG-IFN ALFA 2B /RİBAVİRİN /BOSEPREVİR KOMBİNASYONU İLE TEDAVİ EDİLEN KHC OLGUSU

PEG-IFN ALFA 2B /RİBAVİRİN /BOSEPREVİR KOMBİNASYONU İLE TEDAVİ EDİLEN KHC OLGUSU PEG-IFN ALFA 2B /RİBAVİRİN /BOSEPREVİR KOMBİNASYONU İLE TEDAVİ EDİLEN KHC OLGUSU Doç Dr Neşe Demirtürk Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği

Detaylı

Hepatit Hastalığı Gebelikten Etkilenir mi?

Hepatit Hastalığı Gebelikten Etkilenir mi? GEBELİKTE HEPATİT Gebelik ve hepatit Gebelik ve hepatit iki ayrı durumu anlatır. Birincisi gebelik sırasında ortaya çıkan akut hepatit tablosu, ikincisi ise kronik hepatit hastasının gebe kalmasıdır. Her

Detaylı

BCC DE GÜNCEL Prof. Dr. Kamer GÜNDÜZ

BCC DE GÜNCEL Prof. Dr. Kamer GÜNDÜZ BCC DE GÜNCEL Prof. Dr. Kamer GÜNDÜZ Celal Bayar Üniversitesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı-MANİSA Bazal Hücreli Kanser (BCC) 1827 - Arthur Jacob En sık rastlanan deri kanseri (%70-80) Açık

Detaylı

Prof Dr Davut Albayrak. Ondokuz mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi KAN MERKEZİ VE ÇOCUK HEMATOLOJİ BÖLÜMÜ SAMSUN KMTD KURS-2012

Prof Dr Davut Albayrak. Ondokuz mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi KAN MERKEZİ VE ÇOCUK HEMATOLOJİ BÖLÜMÜ SAMSUN KMTD KURS-2012 Prof Dr Davut Albayrak Ondokuz mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi KAN MERKEZİ VE ÇOCUK HEMATOLOJİ BÖLÜMÜ SAMSUN KMTD KURS-2012 KAN GRUBU ANTİJENLERİ Kan grubu kırmızı kan hücrelerinin üzerinde bulunan ve

Detaylı

ANEMİYE YAKLAŞIM. Dr Sim Kutlay

ANEMİYE YAKLAŞIM. Dr Sim Kutlay ANEMİYE YAKLAŞIM Dr Sim Kutlay KBH da Demir Eksikliği Nedenleri Gıda ile yetersiz demir alımı Üremiye bağlı anoreksi,düşük proteinli (özellikle hayvansal) diyetler Artmış demir kullanımı Eritropoez stimule

Detaylı

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü Tip 1 diyabete giriş Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü ENTERNASYONAL EKSPER KOMİTE TARAFINDAN HAZIRLANAN DİABETİN YENİ SINIFLAMASI 1 - Tip 1 Diabetes

Detaylı

TARIMDA ÇALIŞANLAR AÇISINDAN TERATOJENLER

TARIMDA ÇALIŞANLAR AÇISINDAN TERATOJENLER TARIMDA ÇALIŞANLAR AÇISINDAN TERATOJENLER Vaka Ayşe Hanım 39 yaşında, evli ve 2 çocuk annesi, adetleri normal ve 34 günde 1 adet görüyor. Son adet tarihinden 2 hafta sırtındaki sivilceler için komşusunun

Detaylı

Multipl Endokrin Neoplaziler. Dr. Tuba T. Duman-2012

Multipl Endokrin Neoplaziler. Dr. Tuba T. Duman-2012 Multipl Endokrin Neoplaziler Dr. Tuba T. Duman-2012 Multipl Endokrin Neoplaziler Klinik gözlemlerle, endokrin bezleri içeren neoplastik sendromlar tanımlanmıştır. Paratiroid, hipofiz, adrenal,tiroid ve

Detaylı

SAĞLIK ÇALIŞANLARI MESLEKİ RİSKİ TALİMATI

SAĞLIK ÇALIŞANLARI MESLEKİ RİSKİ TALİMATI Dok No: ENF.TL.15 Yayın tarihi: NİSAN 2013 Rev.Tar/no: -/0 Sayfa No: 1 / 6 1.0 AMAÇ:Sağlık çalışanlarının iş yerinde karşılaştıkları tehlikeler ve meslek risklerine karşı korumak. 2.0 KAPSAM:Hastanede

Detaylı

Olgu EKTOPİK GEBELİK. Soru 1. Tanım. Soru 3. Soru 2. 23 yaşında bayan hasta pelvik ağrı yakınmasıyla geliyor. 5 gündür ağrısı var, SAT 1,5 ay önce

Olgu EKTOPİK GEBELİK. Soru 1. Tanım. Soru 3. Soru 2. 23 yaşında bayan hasta pelvik ağrı yakınmasıyla geliyor. 5 gündür ağrısı var, SAT 1,5 ay önce Olgu EKTOPİK GEBELİK Dr. Mutlu Kartal AÜTF Acil Tıp AD Nisan 2010 23 yaşında bayan hasta pelvik ağrı yakınmasıyla geliyor. 5 gündür ağrısı var, SAT 1,5 ay önce Gebelik olabilir, vajinal spotting kanama

Detaylı

Üroonkoloji Derneği. Prostat Spesifik Antijen. Günümüzdeki Gelişmeler. 2 Nisan 2005,Mudanya

Üroonkoloji Derneği. Prostat Spesifik Antijen. Günümüzdeki Gelişmeler. 2 Nisan 2005,Mudanya Prostat Spesifik Antijen ve Günümüzdeki Gelişmeler Prostat Kanseri 2004 yılı öngörüleri Yeni tanı 230.110 Ölüm 29.900 Jemal A, CA Cancer J Clin 2004 Kanserler arasında görülme sıklığı #1 Tümöre bağlı ölüm

Detaylı

En Etkili Kemoterapi İlacı Seçimine Yardımcı Olan Moleküler Genetik Test

En Etkili Kemoterapi İlacı Seçimine Yardımcı Olan Moleküler Genetik Test En Etkili Kemoterapi İlacı Seçimine Yardımcı Olan Moleküler Genetik Test Yeni Nesil DNA Dizileme (NGS), İmmünHistoKimya (IHC) ile Hastanızın Kanser Tipinin ve Kemoterapi İlacının Belirlenmesi Kanser Tanı

Detaylı

PERİNATAL HERPES VİRUS İNFEKSİYONLARI. Uzm.Dr.Cengiz Uzun Alman Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları

PERİNATAL HERPES VİRUS İNFEKSİYONLARI. Uzm.Dr.Cengiz Uzun Alman Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları PERİNATAL HERPES VİRUS İNFEKSİYONLARI Uzm.Dr.Cengiz Uzun Alman Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Perinatal dönemde herpesvirus geçişi. Virus Gebelik sırasında Doğum kanalından Doğum

Detaylı

Gebelikte Anöploidi Taraması: İkinci Üçayda Biyokimyasal Tarama. Dr. Atıl Yüksel İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi TMFTP Derneği

Gebelikte Anöploidi Taraması: İkinci Üçayda Biyokimyasal Tarama. Dr. Atıl Yüksel İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi TMFTP Derneği Gebelikte Anöploidi Taraması: İkinci Üçayda Biyokimyasal Tarama Dr. Atıl Yüksel İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi TMFTP Derneği Tarama Testlerinin Özellikleri Aranan hastalık ciddi olmalıdır. Nadir olmamalıdır.

Detaylı

Gerçek şilöz asit: yüksek trigliserid oranlarına sahip sıvı.

Gerçek şilöz asit: yüksek trigliserid oranlarına sahip sıvı. GİRİŞ Süt rengi Şilus un peritoneal kaviyete ekstravazasyonudur. Oldukça nadir görülen bir durumdur. Asit sıvısındaki trigliserid seviyesi 110 mg/dl nin üzerindedir. Lenfatik sistemin devamlılığında sorun

Detaylı

Gestasyonel Diyabet: Anne ve Fetusta Kısa ve Uzun Dönem Sonuçlar

Gestasyonel Diyabet: Anne ve Fetusta Kısa ve Uzun Dönem Sonuçlar Gestasyonel Diyabet: Anne ve Fetusta Kısa ve Uzun Dönem Sonuçlar Prof. Dr. Lemi İbrahimoğlu İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Perinatoloji Bilim Dalı Gestasyonel Diyabetes

Detaylı

Yrd.Doç.Dr. Özgür Günal Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD

Yrd.Doç.Dr. Özgür Günal Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD Yrd.Doç.Dr. Özgür Günal Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD HÇ, 28 yş, E, Memur 2010 yılı ocak ayında kan bağışı sırasında sarılık olduğu söyleniyor. Başvuru sırasında bazen halsizlik ve

Detaylı

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Travma ve cerrahiye ilk yanıt Total vücut enerji harcaması artar Üriner nitrojen atılımı azalır Hastanın ilk resüsitasyonundan sonra Artmış

Detaylı

PREİMPLANTASYON GENETİK TANIDA KULLANILAN YÖNTEMLER ve ÖNEMİ

PREİMPLANTASYON GENETİK TANIDA KULLANILAN YÖNTEMLER ve ÖNEMİ PREİMPLANTASYON GENETİK TANIDA KULLANILAN YÖNTEMLER ve ÖNEMİ Yrd. Doç. Dr. Hakan GÜRKAN Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Genetik Anabilim Dalı PGT NEDİR? Gebelik öncesi genetik tanı (PGT) adı verilen

Detaylı