Ö retim Stratejileri. Ö retim Yöntemleri. Ö retim Teknikleri

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Ö retim Stratejileri. Ö retim Yöntemleri. Ö retim Teknikleri"

Transkript

1 Ö RET M STRATEJ LER, YÖNTEMLER VE TEKN KLER Ö retim Stratejileri Ö retim Yöntemleri Ö retim Teknikleri Öğretim stratejisi: Bir dersin hedeflerine ulaşmak için belirlenen, yöntem seçimine yön veren genel yaklaşımdır. Öğretim yöntemi: Bir ünitenin ya da konunun işlenişinde takip edilen sistemli yoldur. Öğretim tekniği: Öğretim yönteminin bir ders etkinliğinde yapılan uygulamasıdır. Örnek: Bir sınıf öğretmeni hayat bilgisi dersi için buluş yoluyla öğrenme stratejisini seçmiştir. Bu stratejiye uygun olarak çevre kirliliği konusunu işlerken tartışma yöntemini belirlemiş ve münazara tekniğini kullanmıştır. Ö retim yöntemleriyle ilgili yap lan çal malarda s k s k strateji -yakla m, model, yöntem ve teknik kavramlar geçmektedir. Bu kavramlara ve bunlar aras ndaki ili kilere aç kl k getirmek gerekmektedir. E itim sürecinde ö renme kuramlar na dayal olarak birçok ö retim stratejisi geli tirilmi tir. Ortaya at lan stratejiler ö retimin nas l olmas gerekti i konusundaki ara t rma sonuçlar n sistematik bir ekilde bir araya getirmektedir. Olu turulan ö retim modelleri ö retim s ras nda ö renci ve ö retmenin rollerini ve bu süreçte nelere dikkat etmeleri gerekti ini ortaya koymaktad r. Strateji dersin hedeflerine ula lmas n sa layan oldukça genel bir yakla md r. Bu anlamda strateji ilgili konunun seçimini, konunun kendi içerisinde analizini ve sentezlenmesini ve konunun ö retiminde psikolojik temele göre hangi ö renme modelinin uygulanaca n n belirlenmesini kapsar. Belirli ölçüde strateji s n f içi ö retim etkinliklerinin belirlenmesinden de erlendirilmesine kadar dersle ilgili ö retim sürecine yön verir. Bu anlamda strateji, dersin hedeflerine ula lmas n sa layan ve yöntemin belirlenmesine yön veren genel bir yakla md r. Bu nedenle ö retimin hedeflerine ula labilmesi için ö retmenin uygulamas gereken yöntemin ne olabilece ine benimsemi oldu u ö retim stratejisi yön vermekte ve metodun belirlenmesini sa lamaktad r. Sözgelimi, bir ö retim yakla m olan bulu yoluyla ö retim stratejisini benimsemi olan bir ö retmen tart ma, grupla çal ma, soru-cevap, problem çözme, laboratuar, örnek olay vb. ö retim yöntemleri kullanacakt r. Genel olarak ö renme-ö retme sürecinde ö rencinin ö renmesini kolayla t r c tüm ö retim yollar ö retim yöntemi olarak ifade edilmektedir. Ö retim yöntemi kavram amaca ula mak bilinçli olarak seçilmi düzenli yol olarak da tan mlanmaktad r. Ö retim yöntemleri kullan lacak ö retim tekniklerinin seçiminde de belirleyici olacakt r. Ö retim teknikleri ise bazen ö retim yöntemleriyle ayn anlamda kullan lmaktad r. Teknik ise ö retimin etkinli ini yükseltmek amac yla seçilen beceri, i lem ya da yol olarak tan mlanmaktad r. 1

2 Ö RET M STRATEJ LER 1. Sunu yoluyla ö retim (David AUSUBEL) 2. Bulu yoluyla ö retim (Jerome BRUNER) 3. Ara t rma-inceleme yoluyla SUNU ö retim YOLUYLA (John DEWEY) Ö RET M 4. birlikli ö renme (Lev VYGOTSKY) 5. Tam ö renme (Benjamin BLOOM) 6. Yap land rmac (Jean P AGET, Lev VYGOTSKY) SUNU YOLUYLA Ö RET M Kuramc s David Ausubel dir. Ö retmen merkezlidir. Ö renmede tümdengelim vard r. Dersin hedefleri ba tan söylenir. Bilgi düzeyinde ö renme sa lan r. Anlat m, gösteri, konferans yöntem ve teknikleri yoluyla ders i lenebilir. Bilgiler soyuttan somuta kazand r l r. Bilgiler ili kili, s ral, tutarl verilir. Ön-düzenliyiciler vard r. Kavram haritalar kullan l r. Bilgiler örnekler ile kayna t r l r. Ö rencinin soru sormas na f rsat verilir. David Ausubel'in olu turdu u bu kuram n temelinde u dü ünce vard r : "Ö renmeyi etkileyen en önemli faktör ö rencinin mevcut bilgi birikimidir. Bu ortaya ç kar l p ona göre ö retim planlanmal d r". Ausubel e göre; ö renme anlaml olmal d r. Sözel ö renme e er etkin bir ekilde yap l rsa anlaml olur fakat bulu yoluyla ö renme her zaman anlaml olmayabilir. Ayr ca sözel ö renme etkin bir ekilde yap ld nda k sa bir sürede birçok bilgi ö renciye aktar ld ndan bulu yoluyla ö renmeye göre daha avantajl d r. Ausubel anlaml sözel ö renmenin psikolojik temellerini öyle olu turmu tur: 1. Yeni ö renilecek kavram, bilgi ve ilkeler daha önceki bilgilerle ili kilendirilmelidir. Aksi taktirde ö renme anlaml olmaz. 2. Her bilgi ünitesi kendi içinde bir bütün olu turdu undan, bu bütün içindeki kavramlar belli bir düzen içinde olmal ve kavramlar s raland r larak ö rencilere verilmelidir. 3. Yeni ö renilen konu kendi içinde tutarl de ilse veya ö rencinin daha önceki bilgileriyle çeli iyorsa ö renci konuyu anlamakta zorlan r. 4. Bili sel içerikli bir konuyu ö renmede etkili olan zihinsel süreç tümdengelimdir. Ö renci ö rendi i ilkeyi veya bilgiyi farkl durumlara ve problemlere uygulayabiliyorsa konuyu kavram t r. Ausbel bu esaslara dayanarak sergileyici ö retim modelini geli tirmi tir. Bu model üç basamakl olarak gerçekle tirilir. Ön düzenleyici kullanarak ö renciyi ö renmeye haz r konuma getirmek. Yeni konunun bütün ayr nt lar n ad m ad m ve ay rt etmelerle ö renciye sunmak. Yeni konunun ana ilkelerini çe itli örneklerle uygulatarak ö rencinin birle tirme, kayna t rma ve ba da t rma yapmas n sa lamak. Bu modelde ön düzenleyiciler kullanmak üç faaliyetin gerçekle mesini sa lar: 1. Ö rencinin dikkatini yeni konuya çeker. 2. Ö renilecek konunun ana dü üncelerine ve kavramlar aras ili kilerine k tutar. 3. Ö rencinin yeni konuyla ilgili olan önceki bilgilerini hat rlat r. 2

3 Ön düzenleyiciler iki tanedir: Kar la t rmal ön düzenleyiciler: yeni konu için gerekli olan ö rencinin eski bilgilerini hat rlat r. Aç klay c ön düzenleyiciler: ö rencinin zihninde olmayan bilgileri sergiler ve bunlar n yeni konuda kullan laca n bildirir. Ö retmenlik mesle ine giri dersinde "ö retim ünitesi" yeni ba layan ö retmenin ö retme sürecinde yer alan temel ö eleri ve birbiriyle ili kilerini a a daki gibi aç klamas bir organize edici bilgiyi ö renciye verme i lemidir: "Ö retim süreci birbirini izleyen be ö eden ve bunlar n etkile iminden meydana gelir. Bunlar, Hedef, çerik (Muhteva), Ö retme- Ö renme Yöntemleri, De erlendirme ve Geri Bildirimdir. Böyle bir aç klama daha sonra ö renileceklerin ve ayr nt lar n yerle tirilece i bir kal pt r. Bu kal p dersin genel bir yap s n ö rencilere gösterir. Yani derste ö retmen konun genel bir çerçevesini çizerek sonradan ö renilenlerin bu çerçeve içerisinde ilgili alana yerle tirilmesini sa lamal d r. Modelin ikinci basama nda ö retmen yeni konunun ayr nt lar n bir düzen içerisinde ay rt etmeleriyle birlikte verir. Bu noktada ö retmen iki noktaya dikkat etmelidir. Ö rencilere yeni ilkenin kullan ld örnekler bularak daha önceki bilgileriyle benzerliklerini görmelerini sa lamak. Ö rencilere yeni ilkenin kullan lmad örnekler bularak daha önceki bilgileriyle yeni bilgileri aras ndaki farkl l klar görmelerini sa lamak. Modelin üçüncü basama nda ; ö rencilerin yeni ilkeyi kavrad klar anla ld ktan sonra yeni uygulamalar yapt r l r. Bu basamakta amaç ö rencinin eski ve yeni bilgilerini birle tirmesi, kayna t rma ve ba da t rma yapmas n sa lamakt r. Ausubel'in önerdi i anlaml ö renme yakla m nda, bilgilerin ö renciye sunularak kazand r lmas esas al n r. Sunu yoluyla ö renme, bilgilerin çok dikkatli bir ekilde düzenlenmi, s ralanm ve ö renci taraf ndan al nmaya haz r bir durumda verilmesi sürecidir. Bu yakla mda i lemleri derste bilgiyi sa lay p düzenleyen. genellemeleri ve kavramlar sunan bunlar aç klamaya yarayan örnekler seçip ö rencinin hizmetine sunan as l faktör ö retmendir. Burada gerek bilgi gerekse yöntemlerin düzenlenmesi aç s ndan merkezde olan ö retmendir. Konu alan ve hedeflerin gerçekle me seviyesi aç s ndan bakt m zda. Bloom'un Taksonomisine göre bilgi düzeyindeki hedeflerin gerçekle tirilmesinde dolay s yla kavramlar n genellemelerin olgu ve olaylar n ö retilmesinde sunu yoluyla ö retim stratejisi etkili bir ekilde kullanabilir. Anlaml ö renmenin ba lat labilmesi, için temelde u üç hususun yerine getirilmesi gerekir. 1. Ö renilecek bilgiler kendi içinde bir bütünlük ve anlaml k ta mal d r. 2. Anlaml ö renme için ö rencide olumlu yönde bir haz rl n olmas gerekir. 3.Ö renci anlaml ö renmeye istekli ve onu gerçekle tirmeye kararl olmal d r. Birinci madde do rudan ö retmenin, ikinci ve üçüncü madde ise, daha çok ö rencinin kontrolünde bulunan durumlard r. Derste ö retmen, kendi anlay na göre konuyu anlaml bir ekilde seçer, düzenler ve aç klayabilir. Ausubel, insanlar n yeni bilgileri, kendi bilgi birikimleri ve kendi bilgi sistemleri içine yerle tirerek ö rendi i görü ündedir. Bu nedenle ö retimde, insan zihninde, yeni bilgileri kendi alan içinde toplayan ve yerle tiren organize edici ilke ve kavramlar n ö retilmesine öncelik verir. Sunu yoluyla ö retimde, sadece anlat m yöntemi kullan lmamal d r. Anlat m yöntemin yan nda derslerde sorucevap, ve tart ma tekniklerinin kullan lmas ve resimlerle emalar üzerinde çal lmas ayr bir önem ta r. Bu yakla mda ö retmenin amac, ö rencinin bilgiyi anlamas n sa lamak için daha önce ö rendikleriyle yeni bilgilerin birle tirilmesine yard m etmektedir. Sunu yoluyla ö retimde, ö retmen önce en genel kavram ö retmeli, sonra bu kavram n alt nda yatan özel kavramlarla, örneklerine yer vermelidir. 3

4 Ausubel'in sunu yoluyla ö retim stratejisinin özellikleri unlard r. 1. lk sunu u ö retmen yapar, bunu ö rencilerin fikirleri ve tepkileri takip eder. Ö retmenin sunu undan sonra ö rencilerin konular aras ndaki ili kiler kurmas, sonuçlar ç karmas ve kendi dü üncelerini aç klamas beklenir. 2. Ö retmen dersin sunumundan sonra konuyla ilgili örnekleri ço alt r. 3. Sunu yoluyla ö retim tümdengelim yöntemine dayand için, en genel kavram n öncelikle ö retilmesi gerekir. Konunun genel yap s n n ilk olarak verilmesi çok önemlidir. 4. Sunu yoluyla ö renme için ö rencilerin soyut dü ünebilmesi gerekir. Bu nedenle bu yöntem ilkö retim 5. s n ftan sonraki e itim kademeleri için daha uygundur. 5. Anlaml ö renme bir mant ki s ra içinde gerçekle tirilir. Aç klanacak konunun, bir bütünlük içinde kendisini olu turan ö elerin birbiriyle olan ili kilerinin görülecek ekilde s ralanmas ve i lenmesi gerekir. Yeni ö retilen her bilginin bütün içindeki yeri özellikle belirtilmelidir. Sunu Yoluyla Ö renmenin Etkilili i Bilgilerin ö rencilere anlat larak anlaml ö renmenin gerçekle tirilmesinde u hususlara uyulmas beklenir. 1- Organize edici bilgiler kullan lmal : a. Derste kullan lacak önemli kavramlar n tamamen anla lmas sa lanmal. b. Derste geçen genellemeler ve ilkeler önceden verilmeli. c. lenecek konular n ana hatlar ders ba nda ö rencilere verilmeli 2- Anlat mda bol ve de i ik örnekler kullan lmal. 3- Anlat lanlar resim, ema, graf k gibi belirginle tirici araçlarla desteklenmeli. 4- Anlat lan konuda geçen kavram ve ilkeler aras nda benzerlikler ve farkl l klar üzerinde önemle ve zaman vererek durulmal. 5- Ö renciye kazand r lacak bilgiler anlaml bir bütünlük göstermelidir. 6- Ö renciler ezberleme için cesaretlendirilmemelidir. Ö rencilerin dersi kavrayarak kendi kelimelerini kullanmalar sa lanmal d r. Anlaml ö renme s ras nda ö renciler, konu ile ilgili kendi görü lerini rahatça söyleme, tak ld klar noktalar çekinmeden sorma ve tart ma olanaklar na sahip olmal d rlar. BULU YOLUYLA Ö RET M Kuramc s Jeromi Bruner dir. Ö renci merkezlidir. Ö renmede tümevar m vard r. Kavrama düzeyinde ö renme sa lan r. Bilgiler somuttan soyuta kazand r l r. Ö renci peki tireçler ile güdülenir. Örnekler kullan l r. Örnek olay, beyin f rt nas yöntem ve teknikleri yoluyla ders i lenebilir. Bulu yoluyla ö retim modeli S. Bruner taraf ndan geli tirilmi tir. Bu model ilk ortaya at ld 1960'l y llar n ba ndan günümüze de in dünyan n pek çok ülkesinde uygulanm t r. Bu yakla m, belli bir problem ve konu alan ile ilgili verileri toplay p analiz ederek bütüne ula may sa layan, ö renci etkinli ine dayanan güdüleyici bir ö retim stratejisidir. Bruner'e göre ö rencilere geli im özelliklerine uygun olarak ö renmenin sa lanmas için yeni bilgilerin eylemselden, semboli e do ru düzenlenmesi gerekir. Ancak, ö renci iyi geli mi bir sembolik sisteme sahipse ilk iki a amay atlamak mümkündür Bruner'e göre, ö renciler konunun temel yap s n (kavramlar, ilkeleri) tümevar m yoluyla ke federler. Bu amaçla ö retmen ö rencilere çok fazla örmek sunmal d r. Ö renci bu özel örneklerdeki benzerlik ve farkl l klar gözleyerek, inceleyerek genel yap y ke feder. Bruner'e göre sezgisel dü ünme ö retim sürecinde ve günlük ya ant m zda önemli bir yer tutmas na ra men derslerde yeterince önemsenmemektedir. Bulu yoluyla ö retimde temel yap n n ö retilmesinin en iyi yolu, ö rencilerin temel yap y kendi kendilerine 4

5 bulmas n n sa lanmas oldu unu öne sürülmektedir. Ö rencilerin temel yap lar ke fedebilmeleri için ö renme sürecine aktif kat lmalar gerekir. Bruner'e göre ö renciyi harekete geçiren en önemli güdü merak, ba ar l olma ve birlikte çal mad r. Bulu yoluyla ö retim stratejisinin ö rencilerle ilgili varsay mlar unlard r. 1. Bruner'e göre insanlar ö renme arzusu ile do arlar. Ö renmenin süreklili inin içten güdüleyen en önemli kaynak ise merakt r. nsan dünyaya bu güdü ile donanm olarak gelmi tir. Çocu un anlama, ke fetme merak n giderme iste i yönlendirilmeli ve te vik edilmelidir. 2. Bütün insanlar n ba arma iste i bulunmaktad r. Çocuklar kendilerinin ba ar l ve yeterli olduklar alanlara daha çok ilgi duyarlar. O nedenle s n fta ö rencilerin ba arma güdüsü doyurulmal d r. 3. Çocuklar ve tüm insanlar ba kalar yla birlikte olma güdüsüne sahiptir. Bu duygu çocuklarda birlikte i yapmay (i birli ini) ortaya ç kar r. Toplum, bu güdü sonucunda olu mu tur. Ö retmenler ya da ö renme durumlar n n haz rlay c lar çocuklardaki bu do al yönelimlerden yararlanarak onlar ö renme sürecinde sürekli etkin hale getirebilirler. Ö retimde program n haz rlanmas nda, içeri in düzenlenmesinde ve dersin i lenmesinde yukar da verilen özelliklere dikkat edilmelidir. Ö rencinin güdülenmesini sa layan merak duygusu devaml canl tutularak ba arma duygusunu tatmas sa lanmal d r. Dil ö retiminde, cümlenin temel ö elerinin ve temel kal plar n dayand ilkeleri kavrayan bir ö renci karma k cümleleri daha önce ö renmi olduklar na dayand rarak kurabilir. Matematikte, temel ilkelerin kullan larak problemlerin çözülmesi gibi (Fidan,1997;91). Ö renme ya ant lar düzenlenirken ö rencinin haz r bulunu luk seviyesine dikkat ederek eylemsel, imgesel ve sembolik seviyeye do ru düzenlenmesi gerekir. Bu ise ö rencinin somut ve soyut i lem basamaklar ndan hangi seviyede oldu uyla ilgilidir. Peki tirme ö renciye amac na ula makta oldu unu duyurmal ve onu güdüleyebilmelidir. Peki tiriciler ö rencilerin anlayabilece i formda olmal d r. Bruner, ö retmenin görevinin ö rencinin kendi kendini denetleyebilecek ve d tan etki olmadan içten gelen bir istekle ö renmeyi peki tirebilecek duruma gelmesi oldu u görü ündedir. Bruner'e göre ö rencilerin, ö renme i inde ba ar l olmalar, bir problemi kendi ba lar na çözmeleri, yeni bir bilgiyi kendi kendilerine bulmalar birer peki tireç rolü oynar. Bulu yoluyla ö retimde ö renci genel ilke ve kurallardan hareketle yeni bilgilere ula ma becerisi kazanmal d r. Okulda kazan lan bu becerinin ya am boyu ö renmeye hizmet etmesi beklenir. Bruner'in bulu yoluyla ö retim kuram s n fta kullan l rken a a daki etkinliklere yer verilmesi gerekir(erden ve Akman,1999;178). 1. Kavram ö retiminde örneklerden faydalan lmal ve örnekler ve örnek olmayanlar birlikte verilmelidir. Örne in memeli hayvanlar ö retilirken "inek, köpek, yarasa, balina" örnek olarak gösterilirken, kaz, köpekbal gibi hayvanlar örnek olmayanlar olarak verilebilir. 2. Ö rencilerin sözel ipuçlar, resim ve emalarla, kavramlar aras ndaki ili kileri görmeleri sa lanmal d r. Örne in memeli hayvanlar n ö retiminde, ö rencilere çe itli memeli hayvanlar n resimleri verilerek ortak özellikleri buldurulmaya çal labilir. 3. Ö renciler, temel kavram ya da ilkeyi bulabilmeleri için sorularla yönlendirilmelidir. Sorularla ö rencilerin verilen örneklerin özelliklerini s ralamalar sa lanabilir. 4. Ö renciler, sezgisel dü ünmeleri için te vik edilmelidir. Bu amaçla ö rencinin üretti i her dü ünceye de er verilmelidir. Bulu yoluyla ö retim stratejisinin Ad mlar unlard r. 1. Ö retmen örne i sunar 2. Ö renci örne i tan mlar 3. Ö retmen ek örnekler sunar 4. Ö renci yeni tan mlar ve ilk örnekle ba kurar 5. Ö retmen ek örnekler ve örnek olmayanlar verir. 6. Ö renci örnekleri kar la t r r ve örnek olmayanlar belirler. 7. Ö renci örneklerin özelliklerini ve aralar nda ki ili kileri kurar 8. Ö renci tan m yapar. Ö renciler kendi bulduklar bilgileri daha önemli gördükleri için, bulu yoluyla ö retimin kal c olmas beklenmekle birlikte, bu stratejinin di er ö retim stratejilerinden daha etkili oldu unu gösteren kesin kan tlar 5

6 bulunmamaktad r. Ancak bu strateji, Ö rencilerde problem çözme becerisini geli tirdi i, ö rencileri ara t rma yapmaya te vik etti i ve ö rencileri güdüledi i için baz durumlarda tercih edilmelidir. Bulu yoluyla ö retimin en önemli s n rl l ise, bu yolla ö renmenin çok zaman almas, bu yöntemi çok iyi bilen ki iler taraf ndan yürütülebilmesi ve çok say da araç gereç gerektirdi i için, maliyetinin yüksek olmas d r. Ayr ca her konu bulu yoluyla ö retime uygun de ildir. ARA TIRMA- NCELEME YOLUYLA Ö RET M Kuramc s John Dewey dir. Ö renci merkezlidir. Uygulama, analiz, sentez ve de erlendirme düzeyinde ö renme sa lan r. Problem, proje ve deney yöntem ve teknikleri yoluyla ders i lenebilir. Ö rencilere bilimsel dü ünceyi kazand r r. Bu strateji yoluyla ö retme faaliyetleri ö rencilerin etkinliklerine dayal konulardaki problemlerin çözümü için uygulanan bir nevi problem çözme yakla m d r. John Dewey'in sistemle tirdi i bu yakla mda ö renci problemi tan mlar ve problemin çözümü için hipotezler (denence-geçici çözüm yollar ) kurar, hipotezlerin s nanmas için veriler toplar, toplad verileri de erlendirerek sonuca ula r. Ö renci bu i lemleri yaparken ö retmen ona yol gösterir. Bu strateji ile ö renciler hayat n n tüm evrelerinde kar la abilecekleri problemleri çözme becerisi kazan rlar. Bu stratejiye en uygun olan metot problem çözmedir. Bu strateji de problem çözme yönteminde oldu u gibi problemi çözebilmek ve sonuca ula abilmek için temel basamak izlenir. 1. Problemin hissedilmesi ve belirlenmesi 2. Problemin tan mlanmas ve s n rland r lmas ' 3. Problemler ilgili bilgilerin toplanmas. 4. Problemle çözümüyle ilgili hipotezler ileri sürme 5. Belirlenen çözüm yollar n n uygulanmas 6. Problemin çözülmesi ve sonuca var lmas Problem çözme yöntemi ayn zamanda bilimsel ara t rmalarda kullan lan yöntemdir. Ö retmen bu stratejiyi kullan rken yol gösterici ve yönlendiren konumundad r. Ö retmen bu stratejiye dayal olarak ders i leyece i zaman problemin çözümünde kullan lacak araç-gereçleri ve kaynaklar hizmete haz r bulundurmal d r. Bu yakla mda ö renci gerçekçi ya ant lar geçirmesi ve gerçek problemlerle yüz yüze gelmesi gerekir. Bu yöntemin uygulanmas nda ö renciye çok zaman almas na bak lmaks z n veri toplama sürecinde yeterli zaman verilerek verileri toplay p problemi çözmesine izin verilmelidir. Bu yakla m uygulama, analiz, sentez ve de erlendirme basamaklar n n kazand r lmas nda etkili olmaktad r. Bilimsel dü ünme becerisi kazand racak ö retim yöntemlerinden problem çözme, labaratuvar, örnek olay ve gözlem yöntemleri kullan labilir. Bu nedenle ö rencinin kar la aca ö renme durumu onun merak n sürekli tutacak ve ba arma duygusunu doyuracak derecede zor olmal d r. Ö retmen çocuklar n çözebilecekleri nitelikte soru, problem ve durumlar yaratabilmelidir. Deneysel ara t rmalar, içten merak n d peki tireçler olmadan da kar lanmas yla tatmin duygusunun yarat labildi ini ortaya koymaktad r. Okullarda verilen dönem ödevlerinin ara t rma-inceleme stratejisi kullanarak çözülecek nitelikte olmas na dikkat edilmelidir. Ayn zamanda ö retmenlerin ara t rma boyunca ö renciye rehberlik için yeterli zaman ay rmas gerekir. B RL KL Ö RENME Kuramc s Lev Vygotsky dir. Uygulama, analiz, sentez ve de erlendirme düzeyinde ö renme sa lan r. Problem, proje ve duruma dayal ö renme yöntem ve teknikleri yoluyla ders i lenebilir. Demokratik dü ünce kazand r l r. Dü ük yetenekli ö renciler sorun çözme ve dü ünme becerileri kazan rlar. 6

7 birlikli ö renme; s n flarda ilerleme ve motivasyonu artt rmak için kullan l r. E itim alan nda yap lan çal malarda: üçüncü s n f ve yukar s ö rencilerde, i birlikçi ö renmenin ö renci geli imi, ya tlar yla ili kiler, rk ili kileri, i birlikçi rekabet k yaslamalar alan ndaki etkileri üzerinedir. Vygotsky; çocuklar n ö renmelerinin sosyal etkile imden olu an bir geri besleme olarak görür. Ona göre sosyal etkile im; ö renme ve dü ünmeyi ö renmek için ayr ca çocu un yeni bilgiler edinip anlamas na yard mc olur. Piaget in teorisi Vygotsky nin kavram ve becerilerin ö retilmesinde sosyal etkile imin önemli oldu u konular teorisini destekler. Piaget; çocu u, ba kas n n bak aç s n alamaz olarak görür. Kendi bak aç s n kaybetmeden ba kas n n bak aç s n almas ancak devaml sosyal etkile im yoluyla a amal olarak kazan lan bir eydir. 5 6 ya grubundaki çocuklar n Ben merkezcilikten uzakla p, kendilerini ba kalar yla k yaslayarak bakt klar n ileri sürer. Bu çocuklar i birli i ve anla ma gerektiren oyunlar oynayabilirler. Kurallar n koyulmas için i birli i, ve kabul edilmesi için de anla ma gerekir. birlikli ö renme daha az beceriklilerin; bu i i bilenlerle birlikte ö renmesidir. nsanlar n baz s daha yetenekli, baz s daha zekidir. Bu insanlar bir araya getirip, birbirine yard m etmesiyle i birlikli ö renme gerçekle tirilir. Ö renciler ortak bir amaç için ortakla a çal rlar bunu küçük gruplar kurarak gerçekle tirirler. Ancak her grup çal mas i birlikli ö renme olmayabilir. birlikli ö renmede: ö rencinin kendisinin ve arkada lar n n en üst seviyede çaba göstermeleri ve ö renme gayreti içinde olmalar gerekir. En önemli özellikleri; grup amac n n olmas, dü ünce ve malzemelerin payla lmas, i bölümü ve grup ödülüdür. Uygulamas s ras nda yer almas gereken i lemler unlard r: 1. Ö retimsel hedeflerin belirlenmesi. 2. Grup büyüklü üne karar verme. 3. Ö rencilerin gruplara ayr lmas. 4. S n f n düzenlenmesi. 5. Ö retim malzemelerinin ba ml l k yaratacak biçimde planlanmas. 6. Ba ml l sa lamak için grup üyelerine roller verme. 7. Akademik i in aç klanmas. 8. Olumlu amaç ba ml l n n yarat lmas. 9. Bireysel de erlendirme. 10. Gruplar aras nda i birli inin sa lanmas. 11. Ba ar için gerekli ölçütlerin aç klanmas. 12. stendik davran lar n belirlenmesi. 13. Ö renci davran lar n n yönlendirilmesi. 14. Grup çal mas na yard mc olma. 15. birli i becerilerini ö retebilmek için araya girme. 16. Dersi sona erdirme. 17. Ö renci ö renmesini nitel ve nicel olarak de erlendirme. 18. Grubun ne kadar iyi çal t de erlendirilmelidir. TAM Ö RENME Kuramc s Benjamin Bloom dur. Giri davran lar bili sel ve duyu sal olarak ikiye ayr l r. Ö retim hizmetinde ipuçlar, ö renci kat l m, peki tireçler, dönüt ve düzeltmeler temel ilkelerdir. Bireysel e itim önemlidir. Ö renme ürünleri ö renci ba ar s, h z ve duyu sal kazan mlard r. Bloom bir çok ara t rma sonucunu inceleyerek, birçok e itim ve ö retim etkinli ine temel olan okulda ö renmeye ili kin bir model geli tirmi tir. Tam ö renme ad verilen bu model hemen hemen tüm ö rencilerin okullar n ö retme amac n güttü ü yeni davran lar ö renebilecekleri görü ünü temel al r. 7

8 Bloom a göre tüm ö renciler okulda ö retilenleri ö renebilir. Bloom tam ö renme modelini u sözüyle ortaya koymu tur. in ba ndan beri olumlu ö renme ko ullar sa lanm ise dünyada her hangi birinin ö renebilece i her eyi hemen hemen herkes ö renebilir. Okullarda belirlenen hedeflere ula may birçok faktör etkilemekledir. Bu faktörlerin bir bölümü zekâ, yetenek, ö rencilerin ki ilik özellikleri, ailenin sosvo-ekonomik statüsü gibi de i meye dirençli de i kenlerdir. Di er bölümü de ö retimin niteli i, ö retmen ve ö rencinin ö renmede harcad zaman, ö rencilerin bili sel ve duyu sal giri özellikleri gibi de i tirilebilir özelliklerdir. Bloom ö renmeyi etkileyen de i tirilebilir özellikleri etkili kullanarak ö rencilerin yeni davran lar ö renebilece ini belirtmektedir. Ö renci niteliklerinden de i tirilemez özelliklerin etkisini ortadan kald rmak için ünite sonunda testler haz rlanarak ö rencinin eksiklerin ortaya ç kar larak ö renciye devaml yard m sa lanmal d r. Ö renci derste ö renemedi diye kendi haline b rak lmamal ve ek ö renme f rsatlar tan nmal d r. Ö rencinin eksiklerini tamamlamak amac yla u e itim çal malar yap labilir. 1. Bire bir ö retim 2. Küçük gruplarla ö retim 3. Okulda ek ö retim 4. Evde ek ö retim 5. Programl ö retim 6. Kaynak ve yard mc kitaplarla ve bilgisayarlarla ö retim 7. Akademik oyunlarla ö retim 8. Tekrar ö retim. Ö renmeyi belirleyen de i tirilebilir de i kenleri etkileyerek ö renmedeki bireysel farkl l klar en aza indirmeye hatta yok etmeye çal an "tam ö renme' stratejisinin ba ar s nda rol oynayan üç önemli etken vard r. 1. Kazand r lacak hedef davran lar n ö renilebilmesi için gerekli ön ko ul ö renmelerin önceden gerçekle mi olma derecesi; 2. Ö rencilerin kendini ö renmeye verme, ö renme sürecine kat lma derecesi; 3. Ö retimin ö rencinin ihtiyaçlar na uygunluk derecesi A a da tam ö renme modelinin bu ana de i kenleri ayr ayr aç klanm t r. 1- Giri Davran lar (ö rencinin) 2- Ö retim hizmetinin niteli i 3- Ö renme ürünleri Ö rencinin Giri Davran lar Bili sel Giri Davran lar : Okudu unu anlama ve dil kullanma gücü gibi bütün ö renmelerde gerekli olan giri davran lar d r. Bu tür giri davran lar ö renme ünitesindeki yeni davran lar n ö renilmesini kolayla t ran ya da mümkün k lan ön ö renmeleri kapsamaktad r. Her yeni ö renmenin kendinden önceki ö renmenin kendinden daha önceki ö renmelere dayal ve kendinden sonrakilere haz rlay c olmas, tam ö renmenin sa lanabilmesi için ö retme-ö renme sürecinin ba nda eksik olan bili sel giri davran lar n n tamamlanmas n gerektirmektedir. Çünkü bili sel giri davran lar daha sonraki ö renme ünitelerin de görülen ba ar n n yakla k yar s n aç klama gücüne sahiptir. Duyu sal Giri Özellikleri: Bloom'un "tam ö renme" modelinin ana de i kenlerinden olan giri davran lar n n bir grubu da duyu sal giri özellikleri denir. Ö rencinin ö renme ünitesine kar ilgisi, tutumu ve akademik benlik kavram n içermektedir. Duyu sal giri özellikleri aras nda ba ar y belirlemede en yüksek etkiye sahip olan akademik benlik kavram ö rencinin ö renme özgeçmi ine dayal olarak kendini alg lay biçimidir. Akademik benlik kavram okulun ilk y llar nda etkin olmamas na kar n ilkö retim alt nc y l ndan sonra ö rencilerde olu maya ba lar. Okulda ba ar s z olan ö renciler giderek okula ve ba ar s z oldu u derse kar olumsuz tutum geli tirmeye ba lar. Ba ar l ö renciler daha da ba ar l olmaya, ba ar s zlar ise daha ba ar s z olmaya ba larlar. Yap lan ara t rmalar duyu sal giri özelliklerinin ö rencinin ba ar s n n yüzde 25 ni aç klama gücüne sahip oldu unu göstermi tir. Ö retim Hizmetinin Niteli i Bloom'un tam ö renme modelinin ikinci de i keni "ö retim hizmetinin niteli i"dir. Ö retim hizmetinin niteli ini, her ö renciye en uygun ö renme birimlerinin seçimi, düzenlenmesi, aç klanmas olarak tan mlamaktad r. Bu durum okul e itiminde bireysel ö retimin vazgeçilmez bir yöntem olarak uygulanmas n 8

9 gerektirmektedir. Ö retim hizmetinin niteli ini büyük ölçüde bu ö e belirlemektedir. BunIar: ipuçlar, ö renci kat l m, peki tirme ve geri bildirim (dönüt) ve düzeltmelerdir. puçlar : Ö renme sürecinde ö renciye neyi ö renebilece ini, bunlar ö renirken ne yapaca n anlatmak için kullan lan faaliyetlerin tümü olarak tan mlanmaktad r. Ö renci kat l m : kat lma ö rencinin istenilen davran kazanmas için kendisine sa lanan ipuçlar ile belli bir düzeyde aç k yada da kapal ekilde etkile mesi ve bu çabay davran kazan ncaya kadar devam ettirmesidir. Peki tirme: Ö retim hizmeti niteli inin alt de i kenlerinden bir di eri "peki tirn e"dir. Peki tirme davran n tekrar edilme s kl n art rma i idir. Olumlu veya olumsuz olarak peki tirme yap labilir. Geri bildirim ve düzeltme: Geri bildirim ö renciye kendi ö renmesiyle ilgili sonuçlar geldi i düzeyleri bildirme i idir. Bloom'a göre genel olarak "dönüt, i lemleri. ö renme ünitelerinin sonunda uygulanarak, o ana kadar ö rencilerin neleri ö renmi olduklar n ve tam ö renme seviyesine eri ebilmeleri için ve ünite üzerinde tam ö renme seviyesine ula abilmeleri için daha neleri ö renmeleri gerekti ini ortaya ç karma amac n gütmektedir. Ö retmen geri bildirim do rultusunda ö renci davran lar nda düzeltmeler yapar. Ö renme Ürünleri Tam ö renme stratejisinde ö renme ürünleri, ö rencilerin ba ar s, ö renme h z ve duyu sal özellikleridir. Tam ö renme stratejisiyle ö renen ö rencilerin ö renme h z nda artma beklenmektedir. Ayr ca, ö renci, tam ö renme yoluyla daha ba ar l olaca ndan ö renme ünitesine, derse, okula kar ilgi, olumlu tutum ve akademik benlik kavramlar geli mektedir. Tam ö renme modelinin olumlu yönleri 1.Hedef davran lar belli oldu u için ders planl bir ekilde i lenir. 2.Ö renme ürünleri sürekli de erlendirildi i için ö renme güçlük ve eksikleri vakit geçirilmeden tamamlan r. 3.Ö renme eksikleri tamamlanmadan di er bir üniteye geçilmedi i için hemen hemen tüm ö renciler ö retim hedefine ula r. Tam ö renme modelinin s n rl l klar 1.Tüm ö rencilerin ayn seviyeye gelmesi vakit olmaktad r. 2.Yava ö renen ö renciler h zl ö renen ö rencilerin vaktini olarak onlar yava latmaktad r. 3.Tam ö renme modeli ö retmenlere yük getirmektedir. YAPILANDIRMACI Ö RENME Ba l ca kuramc lar Lev Vygotsky, Jean Piaget, John Dewey dir. Ö renci merkezlidir. Ö renme sosyaldir. Ö renci bilgiyi alan de il kurand r. Ö renci ö renmen etkinliklerinin sadece kat l mc s de il seçici ve belirleyicisidir. Ö retmen rehber ve yard mc d r. Problem dayal ö renme, duruma dayal ö renme, proje çal malar, i birlikli ö renme yöntemleri kullan labilir. Ürün de il süreç de erlendirilir. Portfolio de erlendirme, performans de erlendirme, ve akran de erlendirme teknikleri kullan labilir. Ö renme ortam bireysel farkl l klara göre zenginle tirilmelidir. Yap land rmac ö renme ortam n n temel ö esi ö renendir. Yap land rmac l k yakla m na göre ö renci bilgiyi temelden kurar ve uygulamaya koyar. Ö renciler demokratik bir s n f ortam nda günlük ya am problemlerinin karma kl n çözerek ya am boyu kullanacaklar bilgilerini olu tururlar. 9

10 Yap land rmac yakla mda s n f ortam, ö renenleri ö renmeye motive etmek ve ö renenlerin konuya ilgisini çekmek için ö renmeye uygun olarak düzenlenir. Bu düzenlemenin nas l olaca na ö retmen ve ö renciler birlikte karar veriler. Ö renenlerin yeni ö rendikleri ile geçmi ya ant lar nda kazand klar bilgileri bütünle tirmek ve bilgiyi anlamland rmak için anlamland rma ve örgütleme stratejilerinden yararlanabilirler. Yap land rmac ö renmede, kullan lan yöntem ve teknikler unlard r: Drama, proje çal malar, tasar mlayarak ö renme, ö reterek ö renme, i birlikli ö renme. Yap land rmac yakla mda e itim ortam bilgilerin aktar ld bir yer de ildir. Ö renmenin ö rencinin entelektüel etkinlikleriyle sa land, sorgulamalar n ve ara t rmalar n n yap ld, dü ünme, uslamlama, sorun çözme ve ö renme becerilerinin geli tirildi i bir yerdir. Ö rencilerin ba ms z dü ünme ve problem çözme yeteneklerini geli tirmek amac yla ö renme-ö retme sürecinde özel bir ileti im biçimi benimsenir. Bu ileti im biçiminde ö rencilere Bu konu ile ilgili olarak ne dü ürüyorsunuz?, Niçin böyle dü ünüyorsunuz?, Nas l bu sonuca ula t n z gibi sorular yöneltilir. Ö rencilere evet ve hay r yan t gerektiren sorulan yöneltmekten özellikle kaç n l r. Yap land rmac e itim ortamlar, bireylerin ö renme ortam yla daha fazla etkile imde bulunmalar na, dolay s yla zengin ö renme ya ant lar geçirmelerine olanak sa layacak ekilde düzenlenmelidir. Böylece bireyler, daha önceki ö rendiklerini s nama, yanl lar n düzeltme ve hatta önceki bilgilerinden vazgeçerek yerine yenilerini koyma f rsat elde ederler. Yap land rmac anlay bilinçli, yarat c, ara t ran, soru turan, neyi, nereden ve niçin ö rendi ini bilen, kendi teknolojisini üretebilen ö renenleri gerektirir. Yap land rmac l kta teknoloji etkin ö renme, amaçl ö renme, özgün ö renme ve i birlikli ö renme amac yla kullan l r. Yap land rmac l k yakla m nda amaç, ö renenlerin ne yapacaklar n önceden belirlemek de il, bireylere araçlar ve ö renme materyalleri ile ö renmeye kendi istekleri do rultusunda yön vermeleri için f rsat vermektir. Yap land rmac de erlendirmede ürün de il süreç de erlendirilir. Özgün, performans ve tümel de erlendirme gibi de erlendirme teknikleri kullan l r. Yap land rmac de erlendirme, ö renenleri birbirleri ile kar la t rmak ye yerine onlara ö renmelerini payla malar ve daha fazla ö renmeleri için f rsat verir. Yap land rmac ö retmen; bireye uygun etkinlikler yaratma, ö renenlerin hem birbirleri ile hem de kendisi ile i!e kurmalar n cesaretlendirme, i birli ini te vik etme, ö renenlerin fikir ve sorular n aç kça ifade edecekleri ortamlar olu turma gibi rolleri yerine getirmek durumundad r. Ö retmen, ö renenlerin bireysel farkl l klar na uygun seçenekler sunar, yönergeler verir, her ö renenin kendi karar n kendisinin olu turmas na yard mc olur. Bu noktada ö retmen- yol gösterici ve rehberdir. Ö retmenler, problemi ö renenler için çözmek yerine ö rencinin çözümlemesi için ortam haz rlarlar. Ö retmen dü ündürücü sorular sorarak ö renenleri ara t rmaya ve problem çözmeye te vik eder. Ö retmen, ö renene soru sorar ama neyi ya da nas l dü ünece ini söylemez. Yap land rmac ö retmen kuzey y ld z gibidir, ö rencinin nereye gidece ini söylemez fakat yolunu bulmas na yard mc olur. Yap land rmac ö renme, ö renenin kendi yetenekleri, güdüleri, inançlar, tutumu ve tecrübelerinden edindikleri ile olu an bir karar verme sürecidir. Birey ö renme sürecinde seçici, yap c ve etkindir. Ö renmenin kontrolü bireydedir. Ö renmeye ö retmeniyle birlikte yön verir. Ö renenlerin önceki ya ant lar, ö renme stilleri, bak aç lar ve haz r bulunu luk düzeyleri ö renmelerine yön veren etmenlerdendir. Ö renen kendi kararlar n kendi al r. 10

11 Ö RET M YÖNTEMLER 1. Anlat m Yöntemi 2. Örnek Olay Yöntemi 3. Problem Çözme Yöntemi 4. Tart ma Yöntemi 5. Gösteri Yöntemi Yöntem kavram, bugüne kadar farkl ekillerde tan mlanm t r. Yöntem, bir sorunu çözmek, bir deneyi sonuçland rmak, bir konuyu ö renmek veya ö retmek gibi amaçlara ula mak için bilinçli olarak seçilen ve izlenen düzenli yoldur. Seçilen yöntemin en do ru, en kolay ve en k sa zamanda amaca ula mam za yard m etmesi gerekir. Ö retim yöntemleri de i ik ekillerde s n flanmaktad r. Geli me aç s ndan farklar belirlemek amac yla yöntemler geleneksel ve ça da olmak üzere iki grupta incelenmektedir. Geleneksel ö retim yöntemlerinde, bütün faaliyetler ö retmenin merkezde oldu u görü üne göre biçimlendirilmi tir. Bu yöntemlerde ö retmen aktif, ö renci pasif al c durumundad r. Bütün roller ö retmende toplanm t r. Grup halinde ö retim söz konusudur. S n fta sözel etkile im büyük a rl k ta r. Ça da ö retim sistemlerinde ise ö renci aktif durumdad r. Ö retim sözel semboller yerine görsel olarak yap l r. Daha çok yaparak, ya ayarak ö renme vard r. Ö retmenin görevleri de, ö rencinin ö renmesini kolayla t rma, ö renciye rehberlik etme, ö renciyi sürekli güdülemeyle yükümlüdür. Ö renciye ne sunuldu uyla ilgilenmek yerine ö rencinin ne yapt daha önem kazanm t r. Ça da ö retim yöntemleriyle, ö rencinin kendi kendine ö renmesini, zaman n kendine göre ayarlamas n ve ö renme kayna ile do rudan do ruya etkile ime girmesi sa lanmaya çal lmaktad r. Bilgisayar ve ileti im teknolojilerinde ki h zl ilerleme sonucunda ö rencinin birincil bilgiye kendi ula mas ve yap land rmas önem kazanmaktad r. Bu tip yakla mlarda ö retmen ö renciye kaynak ve yol gösteren bir rehber konumundad r. Yöntem seçimi, ö renme ö retme sürecinde ö rencilerde istendik davran lar kazand rmada büyük öneme sahiptir. Ö rencilerle etkili bir ileti im muhtevaya uygun bir yöntem seçimiyle ba ar labilir. Yöntem seçiminde ba ar sa lanmas için ayr ca, ö rencinin bili sel ve duyu sal giri davran lar, zihinsel geli im seviyesi, motivasyon düzeyi dikkate al nmal d r. Yöntem seçiminde ara t rma sonuçlar ndan faydalan larak hangi yöntemin hangi seviye ve konuda ba ar l oldu u göz önüne al narak yöntem seçimi yap lmal d r. Yöntem seçimini etkileyen baz faktörler a a da s ralanm t r (Demirel, 1997): 1. Ula lacak hedefler: Ö rencide geli tirilmek istenen nitelikler kullan lacak ö retim yöntemini etkiler. öyle ki dersin amac o dersin hangi yöntemle i lenmesi gerekti ini belirler. Örne in duyu sal davran lar n geli tirilmesi amaçlanan bir derste rol oynama ve örnek olay incelemesi gibi yöntemlerin kullan lmas beklenir. Bili sel alanda kavrama seviyesinde kazand r lacak bir davran için farkl analiz seviyesinde kazand r lacak bir davran için farkl ö retim yöntemlerine ihtiyaç vard r. 2. Ö retmenin yöntem konusundaki becerisi: Ö retmenler ki ilik yap lar na göre baz yöntemlere daha yatk nd rlar. Ö retmen kendini geli tirerek konunun yap s na göre yöntem seçmelidir. Ö retmenin ileti im becerisi, de erleri yöntem konusundaki becerisini ortaya koyar. 3. çeri in yap s : Baz konular baz yöntemlerle i lenmeye daha uygun görünmektedir. Beden e itimi dersi için gösteri, tarih dersi için ise anlat m yöntemi daha uygun görünmektedir. 4. Süre, maliyet: Maliyet ve süre yöntem seçimini etkileyebilir. Anlat m ve soru cevap için ek bir maliyete gerek yokken gezi gözlem türü bir yöntem için para gerekebilir. Baz yöntemler daha fazla süre ister. Örne in grup tart mas yaparken programda verilen süre göz önüne al nmal d r. 5. Kullan m kolayl : Ö retim yöntemlerinden baz lar ekstra çal ma gerektirir. Bu durum ise ö retmenin zorlanmas na neden olur. Ö retmenler kolay yöntemleri kullanma e ilimindedirler. 6. Ö renci say s, derslik ve büyüklü ü: Modern ö retim yöntemlerinin uygulanmas için s n flarda ö renci mevcudunun dü ük olmas gerekir ki iden olu an s n flarda rol oynama, örnek olay 11

12 incelemesi gibi yöntemler uygulanabilir. Say artt kça daha klasik yöntemler kullanmak zorunlulu u olu ur. Dersliklerin yap s s ralar n da l da yöntemleri etkilemektedir. 7. Ö rencilerin haz r bulunu luk düzeyi: Ö rencinin konu hakk ndaki bilgi seviyesi seçilecek ö retim yöntemini etkiler. Konu hakk nda hiç bilgi sahibi olmayan grupta tart ma yöntemi amac na tam ula amaz. Etkin bir ö retimde yöntem zenginli ine gitmek, art k evrensel bir konu olmu tur. Çünkü e itim alan nda yap lan ara t rmalar göstermi tir ki s n f içerisinde bulunan ö rencilerin ö renme sitilleri ve yöntemleri farkl d r. Ayr ca dersin konusuna ba l olarak ta farkl zamanlarda farkl yöntemler kullanmak gerekli olabilir. Ö retmen bir ders saatinde bir gösteri yöntemiyle ba lay p soru-cevap ile devam ederek tart ma yöntemiyle dersini tamamlayabilir. Ö retmen ö retim yöntemleri konusunda yeti mi olmal ve s n f atmosferine ba l olarak yeni yöntemler kullanmal d r. Ö retmenin niçin farkl yöntemler kullanmas gerekti ini u ekilde s ralanm t r. 1. Her ö rencinin ayn yöntemle ö renmesi mümkün de ildir. 2. Her yöntem her ö rencinin ilgisini e it düzeyde çekmez. 3. Tek bir yöntem tek ba na bütün konulara uygun de ildir. 4. Bir ö retim yöntemi belirlenen bütün hedeflere ula may sa lamada yeterli de ildir. Etkili bir ö retim için ö retmen dersin hedeflerini ve yap s n göz önüne alarak uygun olan ö retim yöntem ve tekni ini kullanmal d r. imdi bu yöntemlerin özelliklerini, nas l ve nerede kullan lmas gerekti ini, en iyi kullan m için rehber ilkeleri, yararlar n ve s n rl l klar n s ras ile inceleyelim. ANLATIM YÖNTEM Bili sel alan: bilgi Duyu sal alan: alma Psikomotor alan: uyar lma Düzenleyiciler (grafik, ema vb.) kullan lmal. Örnekler kullan lmal. Sorularla ö rencinin ilgisi çekilmeli. Bilinenden bilinmeyene do ru ilerlemeli. Ö rencilerin not almas sa lanmal. lkokul 1,2,3 s n flarda 2-3 dakika, 4,5 s n flarda 4-5 dakika, Ortaokul ve liselerde 5-6, Üniversitelerinde 7-8 dakika sürekli konu abilir. Ö retmenlerin en çok kulland klar bir yöntem olan anlatma yöntemi ö retmen merkezlidir ve ö retmenin konuyu ö rencilere aktarmas esas na dayan r. Bu yönteme, teorik olarak i lenebilen derslerde önemli oranda yer verilebilir. Uzun bir tarihi geçmi e sahip olan bu ö retim tekni i iki bin y l kadar bir süre varl n ba ar yla sürdürmü tür. Fakat derslerde çok fazla kullan lmas e itim aç s ndan önemli sak ncalar do urur. Gerekli oldu u durumlar haricinde kullanmamakta yarar vard r. Anlat m yöntemi, i lenmekte olan konular n bir s ra ve düzene göre konu ma yoluyla aç klamas na ve ö retilmesine denir. Düz anlat m, haz rlanm bir metnin monoton bir biçimde okunur gibi tekrar eklinde olabilece i gibi, araya örnekler ve f kralar sokarak ilginç bir hale getirilmi bir konu ma biçiminde de olabilir. Bu yöntemin iyi kullan labilmesi, ö retmenin ki ili ine, bilgisine, ses tonuna, konu ma gücüne (konu ma temposu, melodisi, telaffuzu, süre ayarlama), diyalektik yöntemi iyi kullanmas na, jest ve mimiklerine ba l d r. Bu yöntemle ders anlat rken drama tekni i, tasvir, aç klama ve hikaye etme gayet ustal kla kullan lmal d r. Anlat m yöntemi bilgi ve kavrama düzeyinin üzerindeki hedefler söz konusu ise, bilgiler karma k ve ayr nt l ise, ö renci kat l m gerekli ve önemli ise, ö rencilerin yetenek düzeyleri ortan n alt nda ise anlat m yoluyla verilen ders ba ar l olamaz. Anlatma yöntemi, bir ünitenin geli tirilmesinde birçok amaçlar için kullan labilir. Bu amaçlardan birkaç tanesi: 12

13 1. Yeni bir konunun ortaya at lmas ve konunun geli tirilmesinde ve daha önce ele al nm bir çal man n yeniden gözden geçirilmesi durumunda, 2. Ö rencilerin yeni bir üniteye uyum ve te vik bak m ndan yöneltilmesi halinde, 3. Bir dersin ya da ünitenin özetlenmesi durumunda, 4. Bir sorunun çözümünün gösterilmesi gerekti inde, 5. Ünitelerin kaynak ki i taraf ndan sunulmas gerekti inde, 6. Ünitelerin i lenmesinin herhangi bir sayfas nda, ö rencilerin ilgi ve dikkatlerinin çekilmesi gerekti i anlarda, 7. Ö retim etkinliklerinde, ö rencilere baz fikirlerin aç klanmas na ihtiyaç duyuldu unda, 8. Di er ö retim yöntemlerinin uygulanmas için zaman ve artlar uygun olmad anlarda kullan r. Düz anlat m, ancak yukar da s ralanan gerekçelere uyabildi i taktirde bir yöntem niteli i kazanabilecektir. Anlat m yöntemi yanl kullan mlar nedeniyle birçok ele tiriye maruz kalm t r. Ancak s n fta bu yöntemi kullanmak zorunludur. Önemli olan anlat m n süresi, yeri, etkisi konunda yap lm ara t rmalar n verilerinden faydalanmad r. Ö retmen ö rencide ki dikkat da lmas n hissetti i an anlat m yönteminden farkl yöntemlere geçi yapmal d r. Anlat m n k sa ve ilginç olmas n sa lama ve herkesin dikkatini çekme ö retmenin görevidir. Ö retmenin konu mas n n, hareketlerinin, görünümünün, anlat m ndaki aç kl n ve ö rencilerle göz göze ili kisinin bu yöntemde son derece önemli oldu u bilinmektedir. Bu yöntemin faydalar n n, s n rl l klar n n ve en iyi kullan m için rehber ilkelerinin neler oldu unu u ekilde s ralam lard r: Anlat m yönteminde uyulacak rehber ilkeler: 1. Ö retimin amac ve önemli noktalar aç kça ö rencilere gösterilmelidir. 2. Anlat m s ras nda ö retmen ö rencilerle devaml göz ileti imi kurmal ve sözsüz ileti im tekniklerini etkin olarak kullanmal d r. 3. Ö retmenin konuyu çok iyi bilmesi, nelerin önce, nelerin sonra anlat lmas gerekti i iyi hesaplanmas gerekir 4. Anlat mda kullan lan dil, konuyu ve etkinlikleri aç k bir biçimde ö renciye ula t racak nitelikte olmal d r. Anlat m n dili ö rencinin düzeyine uygun olmal d r. 5. Konu ma s ras nda e ya, resim, ema, grafik gibi araç ve malzemeler kullan lmal d r. 6. Anlat mda yeterli say da ve nitelikte örne e yer verilmeli, örnekler gerçekçi olmal d r. Ö rencilerin örnek vermesine imkan sa lamal, her iki durumda da a r l ktan kaç n lmal d r. 7. Anlat mda bilinenden ba lan p, bilinmeyen olgu ve olaylara geçmeli ve yarg lama yoluyla yeni gerçekler üretilmelidir. 8. Sorular kullan larak anlat m yöntemi zenginle tirilmelidir. Soru sorma iki ekilde olabilir. Ö retmen soruyu sorar biraz bekler ve kendi cevaplar ikinci bir yöntem ise sorunun ö rencilere sorularak biraz beklenir ve ö rencilere söz verilir.ayr ca ö rencilere soru sorma hakk verilmelidir. 9. Konu ma s ras nda ö rencilerin k sa notlar almas sa lanmal d r. 10. Hedef ve davran lar bili sel alan n bilgi, duyu sal alan n alma, devini sel alan n uyar lma basamaklar ndan birinde olmal d r. Davran lar ezberden söyleme, yazma, tan ma ve hat rlama gibi özellikleri ta mal d r. 11. Bu tür stratejide ö retmen sürekli olarak 7-8 dakikadan fazla konu mamal d r. lkokul 1,2,3 s n flarda 2-3 dakika, 4,5 s n flarda 4-5 dakika, ortaokul ve liselerde 5-6, üniversitelerinde 7-8 dakika sürekli konu abilir; çünkü ö rencinin dikkati uzun süre konu malarda çabucak da labilir. 12. Ö reticinin konu ma süresi artt kça hat rlama oran dü mektedir. Anlat m yönteminin olumlu yönleri: 1. Anlatma yönteminde konu mant kl bir s ra ve düzen içerisinde verilir. 2. Çok miktarda do ru bilginin k sa zamanda verilebilmesini sa layan bir yöntemdir. 3. Zaman, emek ve masraftan tasarruf sa lar. 4. Telkin yapmaya, baz duygu ve dü ünceleri vermeye uygundur. 5. Soyut kavramlar vermeye uygundur. 6. Bilgileri kalabal k gruplara iletmek için yararl d r. 7. Oturumda sürpriz bir bilgi ile kar la mayaca için ö retmene güven duygusu verir. 8. Konu ma ile yap lacak bir aç klama, ö renme etkinlikleri s ras nda ö rencilerin kar la acaklar güçlüklerin giderilmesini sa lar. 9. Ö rencileri s n fta kontrol alt nda tutmak kolayd r. 13

14 Anlat m yönteminin s n rl l klar : 1. Ö retmen co kulu ve güdüleyici de ilse ö renci ilgisi k sa sürede azal r. 2. Bir ders kitab nda kolayl kla bulunabilecek bilgileri ele al yorsa zaman kayb na neden olur. Anlatma, kitab n tekrar olmamal d r. Kitaba bir eyler katmal d r. 3. Bu yöntemi uygularken konunun ö renciler için çekici hale getirilmesi gereklidir. 4. Ö retim s ras nda ö rencilere soru sorma izni verilmedi i için geri dönütü ortadan kald r r, eksik ileti ime neden olur. 5. Duyu sal ve psiko-motor alanla ilgili hedefler çok ender olu ur. 6. Bu yöntemle ö retilen bilgilerin pratikte uygulanmas güçtür. 7. Sadece anlat m yönteminin kullan lmas ö retimin etkisini azalt r. Ezbercili e te vik eder. ÖRNEK OLAY NCELEMES YÖNTEM Ö renciler gerçek hayata haz rlamak amaçlan r. Gerçek ya da hayali bir olay kullan l r. Bilgiler örnek olay ile daha etkili kavran l r. Ö renciler verileri analiz eder ve de erlendirirler. Ö renciler soruna çözüm önerirler. Tart ma yöntemi ile beraber kullan l r. Ö retmen tart may yönlendirir. Gerçek yada hayali olan bir olay n ö renciler taraf ndan ayr nt l bir ekilde incelenmesine örnek olay incelemesi denir.olay anlatan ve gerekli verileri kapsayan bir rapor üzerinde çal an ö renciler olay ö renir, analiz eder ve de erlendirirler. Tart arak olay n nedenleri ve çözümüne ili kin öneriler getirirler. Örnek olayda olay n nedeni, nas l oldu u, neden oldu u durumlar ve sonuçlar tart larak alternatif çözüm yollar gösterilmelidir. Bu yöntemde ö renciler derslikte gerçek ya ant ya benzetilmi olay, olgu, durum ve sorunlarla yüz yüze getirilirler. Örnek olay gerçek hayattan isimler de i tirilerek al nabilece i gibi ö retmen taraf ndan örnek olaylarda yaz labilir. Haz rlanan örnek olay ço alt larak ö rencilere da t l r. Bu yöntem özellikle sosyal bilimlerde daha çok kullan l r. Sosyal bilimlerde bir çok konu örnek olaylarla anlat labilir. Bu yönteminde, daha etkili kullan labilmesi için, di er yöntemler gibi yararlar, s n rl l klar ve ö retmenlerin bilmesi gereken rehber ilkeleri vard r. Bunlar u ekilde s ralanm t r. Örnek olay ncelemesi Yönteminde Uyulacak Rehber lkeler: 1. Örnek olay ö rencilerin geli im özelliklerine uygun olmal d r. 2. Örnek olayda temel ayr nt lar iyi belirlenmi olmal d r. 3. Gerçek bir olay s n fta tart lacaksa yer, zaman ve ki i isimleri de i tirilmelidir. 4. Sorun analiz edilmeli ve bu analizde ö retmen taraf ndan kilit sorular haz rlanmal d r. 5. Olaya ili kin olarak ya yaz l bir materyal verilmeli yada video gösterilmelidir. 6. Olay n çözümünde ö rencilerin do ru yolda olduklar n kontrol ederek yanl çözümlere gitmeleri önlenmelidir. 7. nceleme sonunda ortaya ç kan ilke ve sonuçlar görü birli ine vararak kaydetme ve öneriler geli tirilmelidir. Örnek Olay ncelemesi Yönteminin Faydalar : 1. nsani problemleri ki iselle tirmeden çözülmesi sa lan r. 2.Ö renci merkezli bir yöntem oldu undan ö rencilerin kat l m yüksektir. 3.Ö rencilerde problem çözme yetene i geli ir. 4.Konular anlama, kavrama, analiz ve de erlendirme becerisi geli ir. 5.Ö rencilerde empatik davran geli tirir. Örnek Olay ncelemesi Yönteminin s n rl l klar : 1.Uzun zaman al r. 2.Ö retmenin dersten önce çok iyi haz rlanmas n gerektirir. 3.Kalabal k s n flarda uygulanmas zordur. 4. ncelenmesi dü ünülen olaya tam olarak uyan bir örnek olay yazmak güç olabilir. 14

15 5.Ö retmen tart may yönetmede ve de erlendirmede zorluklarla kar la abilir. PROBLEM ÇÖZME YÖNTEM Ö rencilerde bilimsel dü ünme yetene i kazand r r. Elde edilen bilgilerin de erlendirilmesini sa lar. Alg lama ve ak lda tutma daha uzun süreli olur. Hem bili sel hem de duyu sal ö renmeyi sa lar. Ö rencilerin sorumluluklar n geli tirir. Ö renciler ba ms z dü ünmeyi ö renirler ve birbirlerinin fikirlerinden yararlan rlar. Ö renciler ba ar s z olduklar durumlarda da ö renme imkan na sahip olurlar. Problem çözme yöntemi, ünite ve konular ilgi çekici hale getirir. Problem çözme yöntemi, özellikle günümüzde, bilim adamlar taraf ndan çok önem verilen bir yöntemdir. Bu yöntemin, ö rencilerin zihinsel geli imlerini sa lamada bir çok yararlar oldu u saptanm t r. Problem çözme yöntemi ile ilgili Amerika ve Avrupa'da bas lm birçok eser vard r. Özellikle 20. yüzy l n ba lar nda bu konuda bir çok eser yazan J. Dewey'in ara t rmalar nda belirtti i gibi her ya taki insan n bu yöntem hakk nda bilgilendirilmesi gerekmektedir. Bu yöntemle ilgili bir çok tan mlama yap lm t r. Ö renciler için problem olan bir konunun ayd nlat lmas nda ve o problemin çözülmesinde uygulanan metoda problem çözme yöntemi denir. Problem çözme, istenilen hedefe varabilmek için etkili ve yaral olan araç ve davran lar türlü imkanlar aras ndan seçme ve kullanmad r. Bu yöntem, bir problemin çözümünde, genelleme ve sentez yapmada kullan l r. Daha çok ara t rma yoluyla ö retme yakla m nda, bili sel alan n uygulama ve daha üst düzeyinde ki davran lar n kazand r lmas nda kullan l r. Gagné'ye göre e itim programlar n n nihai amac ; ö rencilere gerek ilgili konu alanlar nda gerekse tüm ya am nda kar la abilece i problemleri çözmeyi ö retmek olmal d r. Problem, baz amaçlara ula mak için çaba harcad m z ve bu amaçlara ula mak için de araçlar bulmam z gereken bir durumdur. Problem çözme ise hem konu alan bilgisini hem de duruma uygun bili sel stratejileri seçip kullanmay gerektiren bir etkinliktir. Problem çözmede önemli olan nokta, amaca götürecek arac bulup i e ko makt r. Problem çözme üst düzey zihinsel etkinliklerin kazan lmas nda i e ko ulan bir yöntemdir. Bugünün toplum, söylenenlere körü körüne uyan ki ileri de il, yarat c, kritik ve analitik dü ünebilen, kar la t de i ik problemleri çözebilen ki iler istemektedir. Bu niteliklere donat lm bir bireyin yeti mesi bu türden ö retim tekniklerinin uygulanmas yla mümkündür. Bu gerekçeyle problem çözme yöntemiyle ö retim, ilkö retim y llar nda ba lat lmal d r. Problem Çözme Yönteminin Basamaklar : 1. Problemin Belirlenmesi: Kar la lan bir durum, bir güçlük, bir engel ö renciyi etkilemekte ve bu durum onda belli düzeyde bir huzursuzluk yaratmaktad r. Problemin belirlenmesinde ö retmen ö rencilere yard m etmelidir. Hatta ço u kez problemi ortaya ö retmen atmal d r. 2. Problemin Tan mlanmas ve S n rland r lmas : Ortaya at lan problemin s n rlar kesin olarak belirlenmelidir. Ço u kez problemin s n rlar belli de ildir. Problemin kapal halden ç kar lmas ve ö rencilerin anlayaca hale getirilmesi gerekir. 3. Problemle lgili Bilgilerin Toplanmas : Bu a amada probleme aç l k getirilmesi, tan mlanmas ve ö rencinin gücüyle oranl olacak biçimde s n rland r lmas beklenir. Ö rencilerin hangi bilgileri nereden, nas l, ne kadar toplayaca, ö retmenin yard m ile belirlenir. Problemle ilgili de i ik kaynaklardan yararlan l r, çe itli gözlem, inceleme ve ara t rma yap l r. 4. Problemin Çözümüyle lgili Hipotezler leri Sürme: Problemini tan mlam bulunan ö rencinin, art k çözümde ba vurabilece i ipuçlar n aramaya konulmas beklenir. Toplanan bilgilerin çözümlenmesi ve yorumlanmas sonucunda baz geçici çözüm yollar (hipotezler) akla gelebilir. Akla uygun gelen hiçbir çözüm ekli gözden kaç r lmadan, çe itli çözüm yollar aran r. Toplanan bilgiler s n fta bir araya getirilerek de erlendirilir. Bu de erlendirmenin nda problemin çözüm yollar s ralan r. Daha sonra bunlardan en uygun olan seçilerek aç k ve s n rl bir ekilde ifade edilir. 15

16 5. Belirlenen Çözüm Yollar n n Uygulanmas : S ralamada birkaç çe it çözüm yolu olmal d r. Belirlenen çözüm yollar n n problemin çözümünü ne derecede gerçekle tirdi i tek tek denenir. Buna denemeler safhas da denilebilir. Bu basamakta ö retmen, ö rencileri önerdikleri çözüm yollar n denemelerine ve önerilen çözüm yollar n n geçerli olup olmad na karar vermelerine yard mc olur. 6. Problemin Çözülmesi ve Sonuca Var lmas : Çözüm yollar n n denenmesi ile elde edilen sonuçlar ayr ayr de erlendirilir. De erlendirilen sonuçlardan genel bir fikre var l r. Bu fikir, problemin çözümü için en do ru, en k sa yolu göstermelidir. Problem çözme yönteminde uyulacak rehber ilkeler: 1. Ö rencileri benzer birkaç problemle kar kar ya b rakmak gerekir. 2. Problemleri ö rencilerin olgunluk ve beceri düzeylerine uygun bir biçimde sunmak gerekir. 3. Problemin önemi ö rencilere gösterilmelidir. 4. Problemi tan mlamada ve s n flamada ö rencilere yard m edilmelidir. 5. Ö rencilerin kullanaca uygun araç ve gereçleri sa lamak gerekir. 6. Ö rencilere rehberlik yap lmal ve yönlendirilmelidir. 7. Ö rencilerin de erlendirme yapabilmeleri için ölçüt geli tirmelerine yard m edilmelidir. 8. Problem çok iyi anla lmal d r. Problem çözme yönteminin olumlu yönleri: 1. Ö rencilerde bilimsel dü ünme yetene i kazand r r. 2. Problem çözme yöntemi, kar la t rma ve en do ruyu seçmeye imkan verdi i için, nesnel bir yöntemdir. 3. Ö renciye belgelere dayanarak yarg da bulunma al kanl kazand r r. Bu amaçla bireyi, türlü kaynaklarla kar kar ya getirir. Ö renciler tek ders kitab n n d nda ki kaynak ve materyallerden de yararlan r. 4. Çe itli ara t rma tekniklerine göre elde edilen bilgilerin de erlendirilmesini sa lar. 5. Alg lama ve ak lda tutma daha uzun süreli olur. 6. Hem bili sel hem de duyu sal ö renmeyi sa lar. 7. Ö rencilerin sorumluluklar n geli tirir. 8. Ö renciler sonuçlara ula mak için ba ms z dü ünmeleri gerekti ini ö renirler ve birbirlerinin fikirlerinden yararlan rlar. 9. Ö renciler ba ar s z olduklar durumlarda da ö renme imkan na sahip olurlar. 10. Problem çözme yöntemi, ünite ve konular ilgi çekici hale getirir. Problem çözme yönteminin s n rl l klar : a) Her konuda uygulamaya elveri li de ildir. b) Ö renciler problemi çözmek için gerekli materyal ve kaynaklar sa lamayabilirler. c) Ö renmenin de erlendirilmesi güçtür. d) Problem olu turma bazen yöneticilerle, velilerle veya di er ilgililerle anla mazl a neden olabilir. e) Fazla zaman al c olmas d r. f) Önemli sosyal problemleri anlayacak olgunlu a eri memi ö rencilerle bu yöntemi uygulamak güçtür. TARTI MA YÖNTEM Fikirler, resim, model, harita, film gibi araçlarla aç klanmal d r. Tart malarda amaç ve ön haz rl k gereklidir. Ö rencileri demokratik ya ama haz rlar. Ö retmen, bir tür gözlemci ve yönetici olarak görev yapar. Hem duyu sal hem de bili sel hedeflere ula mak mümkündür. ki veya daha fazla ki inin, bir konuyu aç kl a kavu turmak için görü ve dü üncelerini, kar l kl konu malar eklinde ortaya koymalar na tart ma denir. Her kademedeki okullarda çe itli derslerin konular tart ma f rsatlar yaratmaktad r. Bu f rsatlar gere i gibi de erlendirilmelidir. lkö retim okullar birinci kademesinde Hayat Bilgisi, Sosyal Bilgiler, Fen Bilgisi gibi dersler, bu yöntemle çal malara imkan haz rlar. 16

17 Bu yöntem çocu u zihinsel olarak geli tirdi i gibi onlar e itip, demokratik ya ama da haz rlar. Bir ya ama biçimi olan demokrasi anlay, ö renci s ralar nda verilmek suretiyle onlar hayat haz rlar. Bu yöntem, bili sel ö renme alan nda bilgi düzeyinin üzerine ö rencileri ç kar p, bilginin ikinci ve üçüncü basama olan kavrama ve uygulama düzeyinde bilgilerin aktar lmas n hedefler. Ö renciler bu yöntem ile farkl görü ler ileri sürerek konunun en do ru çözümünü bulmay ö renirler. Bu beceri ho görüye dayal bir toplum için gerekli bir beceridir. Ö retmen, bir tür gözlemci ve yönetici olarak görev yapar. Tart man n belli bir çizgide kalmas na dikkat eder. Ayn zamanda dersin amac na ula mas için gayret eder. Uygun zamanda tart maya kat l r, tart may keser, tart may yönetir. Tart ma dersinin as l faydas, bütün yan etkileriyle, ö rencileri bir i e bizzat yapmaya sevk eder. Tart ma dersinin oturma düzeni de de i iktir. Herkes birbirinin yüzünü görecek ekilde oturmal d r.ö retmenin en önemli görevi ö rencilerin kendilerini rahat hissedebilecekleri bir ortam n yarat lmas d r. Tart maya bir cümle, soru ya da sorunu gündeme getirerek ba layabilirsiniz. Tart ma yöntemleri, dört ile alt ki i aras ndaki küçük tart ma gruplar, iki ki i aras ndaki e li konu malar ve 6-10 ki iden olu an bir grubun kendi aralar nda tart arak, di er ö rencilerin bu grubun etraf nda çember olu turarak dinlemeleri türünde de i ik ekillerde olabilir. Tart ma yöntemi ile hem duyu sal hem de bili sel hedeflere ula mak mümkündür. Bili sel hedeflere yönelik tutumlarda ö renciler önceki bilgileri hat rlar, yeni durumlara uygular ve de erlendirme yaparlar. Duyu sal hedeflere yönelik tart malarda ise di er ö rencilerin görü lerini dinleme ve kendi görü leriyle kar la t rma becerisi geli tirirler. S n fça herhangi bir çal ma ya da ön haz rl k yap lmadan, do rudan do ruya akla gelen bir konunun tart lmas na geçilirse, tart an s n f üyelerinin o konu ile ilgili geçmi ya ant lar ndan edindikleri davran lar n d nda yeni bir ey ö renilemez. Bu olumsuzlu un önüne geçmek için ö rencilerin belirlenen konular üzerinde çal ma yapmalar tart ma yönteminin amaçlara ula mas kolayla t r labilir. Geleneksel soru- cevap metodunda etkile im daha çok ö retmenle ö renciler aras nda ve çok s n rl bir konu üzerinde olmaktad r. Tart ma metodunda ise hem ö retmenle ö renciler aras nda, hem de ö renciler aras nda dinamik bir etkile im al - veri i vard r. Tart ma bir sohbet de il, amaçl bir konu mad r. Tart man n ba ar yla sonuçlanmas için üyelerin konu tuklar konu üzerinde yeterli bilgilerin bulunmas ve konu malar n bulgulara dayand r lmas gerekir. Tart ma Biçimleri: Ele al nan bir konunun hangi tart ma biçimleri ile i lenece ini ö retmenin çok iyi bilmesi ve uygulayabilmesi gerekir. Ö renciler de bu çal ma biçimlerinde ba ar l oldukça, tart ma yönteminden beklenen yarar daha çok sa lanm olur. 1. Serbest Tart ma: Bu çal ma biçimi ö renci say s az olan s n flarda daha kolayl kla uygulan r burada ö retmen baz ders konular n serbest tart ma biçiminde i leyebilir. Ancak, konu ile ilgili gözlem, deney, inceleme ve kaynaklardan bilgi edinmelidir. Do al olarak burada da tart lacak konu ile ilgili ya ant lar n olmas gereklidir. 2. Küme Çal mas : Kalabal k s n flarda serbest tart ma zor oldu u için, s n f küçük s n flara ayr l r. Her kümeye birer ba kan seçilir. Kümeler birer komisyon veya serbest tart ma grubu ile çal rlar. Kümeler içinde her ö renci fikrini aç klama f rsat bulur. 3. F s lt Gruplar : ki dakika gibi k sa bir zaman için olu turulmu tart ma gruplar d r. Ö renciler oturduklar yerde gruplara bölünür. Ö retmen taraf ndan bir soru sorulur. Soru gruplar taraf ndan f s ldayarak tart ld ktan sonra görü lerini yazarlar. Yaz lar temsilcileri taraf ndan ö retmene iletilir. Böylece ö rencilerin derse katk lar ve tekrar çal maya geçmeleri sa lan r. 4. Komisyon: Bazen bir konunun küçük bir grup taraf ndan derinli ine incelenerek s n fa sözlü veya yaz l bir rapor halinde sunulmas için ö renciler aras nda komisyon veya komite meydana getirilir. Bu komisyon konu hakk nda bilgi toplayarak s n fa sunar. S n fta gerekli çal malar yap l r. S n f, komitenin, bu çal malar n yeterli görürse tart ma sona erer. 5. Seminer: Üniversite veya yüksek okullarda baz dersler tamamen veya k smen seminer biçiminde düzenlenir. Bu derslerde ö renciler tek veya küçük gruplar halinde inceleme, ara t rma ve çal malara 17

18 giri irler. Ö retmen çal malar için ön bilgileri verir, kaynaklar gösterir. Her ö renciye rehberlik eder. Sonuçlar s n fça tart l r ve çal malar de erlendirilir. 6. Münazara: ki grubun, dinleyiciler ile jüri önünde bir konuyu ele alarak iki kar tezi savunmalar d r. Münazara sonunda jüri galip taraf bildirir. Münazarada taraflar, kar t tezi çürütmek ve kendi tezlerini üstün k lmak görevini üzerlerine alm lard r. 7. Aç k Oturum: Aç k oturum teknik aç dan panel, sempozyum, münazara kar m bir tart ma biçimi olarak gözükmektedir. Bir grubun, baz kurallara uygun olarak bir konuyu dinleyiciler önünde tart malar d r. 8. Konferans: Sanatsal, bilimsel ve toplumsal e itsel vb. konularda, çe itli uzmanlarca aç klama yapmak, bilgi vermek amac yla yap lan bir konu ma türüdür. Baz konferanslar bir forum izledi inden konferans da bu yönü ile tart ma biçimi olarak kabul ederiz. 9. Panel: 3-5 ki ilik küçük bir grubun önceden belirtilmi bir konuyu dinleyici grubu önünde samimi bir hava içinde tart mas d r. Panel için bir ba kan ve 4-6 ki i aras nda de i en bir grup olu turulmal d r. Lider konuyu ve panel üyelerini sunup tart may açar, kendisi zaman zaman tart maya kat l r. 10. Sempozyum: Bir konunun çe itli yönleriyle küçük bir grup taraf ndan sunulmas için yap lan seri halde konu malard r. Sempozyumda konu ma en az üç, en fazla alt ki iyi geçmemelidir. Her bir konu maya be veya yirmi dakika aras nda süre verilir. Sempozyumda bölünen konular n hem ba ms z, hem de di er görü leri tamamlayacak nitelikte olmas gerekir. Konu malar bittikten sonra sempozyum üyeleri önce kendi aralar nda, sonra da dinleyicilerle birlikte söz konusu konuyu, problemi tart rlar. 11. Forum: De i ik görü e sahip ki i ya da gruplar n herhangi bir konudaki sorunlar tart arak bir sonuca varmak için, bir ba kan n yönetiminde sürdürdükleri sözel ileti im türüdür. Bu teknikte tart mal bir konunun farkl yönleri, o alanda iyi yeti mi ki ilerce, dinleyiciler kar s nda tart l r. Ö renciler küçük ya tan itibaren s n f ve seviyelerine göre tart malara al t r lmal d rlar. Tart malarla çocuklar, küçük ya tan itibaren demokratik ya ay a al acak, sözlü anlat mlar geli ecek, dilleri zenginle ecek ve zekalar geli ecektir. Tart malar n canl, ba ar l ve ilginç olabilmesi için ileri sürülen fikirler, resim, model, harita, film gibi araçlarla imkanlar ölçüsünde aç klanmal d r. Tart malarda amaç ve ön haz rl k gereklidir. Tart ma yönteminde uyulacak rehber ilkeler: 1. S n f n bir bölümü tart maya kat lacaksa ö renciler tan t lmal d r. 2. Tart ma, belirli bir hedefe yönelik, belirli bir yöntemce düzenlenen, sistemli bir konu ma olmal d r. 3. Tart ma önceden planlanmal d r. Zira plans z tart malarda konu da l r ve amaca ula makta güçlük çekilir. 4. Tart maya kat lacak ö renciler önceden konulara de i ik kaynaklardan haz rlanmal, çe itli ara t rma ve inceleme yapmal d r. Ö retmen, kaynak seçiminde ve temininde ö rencilere yard mc olmal d r. 5. Tart may ilk y llarda ve sene ba nda ö retmenin yönetmesi yararl d r. Bunun için ilk günlerde tart malar yap lmal, tart ma kurallar ö rencilere ö retilmelidir. Ö renciler tart ma konusunda gerekli beceriyi kazand ktan sonra tart man n yönetimi ö rencilere b rak lmal d r. Böyle bir çal ma ö rencilere kolayl k sa layacakt r. 6. Konu mac, iyi bir ba lang ç konu mas ile dikkatleri tart maya toplamal d r. 7. Tart man n bireylerle de il, fikirlerle ve sorunlarla ilgili oldu u hat rlat lmal d r. 8. Tart man n yönetimi ö rencideyken, ö retmen bir üye gibi davranmal d r. Ancak bu üyelik, ö retmenin gerekli rehberli i yapmas na engel te kil etmemelidir. 9. Ö rencilerin, birbirlerinin fikirlerine ho görü ve sayg göstermesi konusuna özen gösterilmelidir. 10. Grubu olu turan üyeler, tart malara etkin bir biçimde kat lmal, bu kat lma dinleme, haz rlanma, konu ma yoluyla çok yönlü olmal. Tart maya ne kadar çok konu mac kat lmak isterse, tart ma o kadar ba ar l say l r. 11. Tart man n devam etti i süre içinde, belli aral klarla özet yapmak gerekir. 12. Zaman n iyi kullan lmas, zaman darl ndan dolay tart man n bitmemesi durumunda bir özetle tart ma bitirilmelidir. 18

19 13. Var lan sonuçlar, yap lan çal malardaki ba l ca belge ve görü ler, bir raporla gösterilirse yararl olur. Tart ma yönteminin olumlu yönleri: 1. Tart ma, istenilen nitelikte uyguland taktirde grup içinde ve gruplar aras nda etkili bir ileti im kurulup sürdürülmesini sa lamakta, ileti im yetene inin geli mesine yard mc olmaktad r. 2. Demokratik bir yöntemdir. 3. Tart ma süresince gerek tart anlar n gerek dinleyicilerin ilgi ve dikkatleri daima canl d r. 4. Ö renciler, soru sorma, ani cevap verme ve toplum önünde konu ma yeteneklerini geli tirir. 5. Tart maya esas olan konular n modelini gösterme, film- slayt ve tepegöz gibi kl araçlar kullanma ile çarp c örnekler verme eklinde di er e itim araçlar n rahatça kullanmalar na imkan verir. 6. Ö rencilere anlay, gerçekleri görme ve yakalama mahareti, tenkit ve de erlendirme gücü kazand r r. 7. Ö retmen, de i ik bir ortam içerisinde olan ö rencilerinin davran lar n izleme, heyecanlar n ölçme, onlar n zihinsel ve psikolojik geli melerini tan ma aç s ndan daha sa l kl bir yarg ya var r. 8. Bildiklerini ve dü ündüklerini toplumda aç kça söyleme ve savunma al kanl kazand r r. 9. Ö renciler, dü üncelerini aç kça ortaya koyarlar. Arkada lar n n dü ünce ve görü lerini de ö renirler. 10. Ö rencilerin konuyu çözümleme, kavrama ve yorumlama yetene ini art r r. 11. Bir gruba aidiyet duygusu geli ir. Ö renciler ekip havas na girdiklerinden birbirlerini daha yak ndan tan r ve hissederler. 12. Bir sorunun çe itli çözüm yollar oldu unu ö renirler. Tart ma yönteminin s n rl l klar : 1. Tart ma yöntemini uygulamak için zamana ihtiyaç vard r. 2. Baz ö rencilerin tart maya kat lmak istememeleri, bu yönteminin uygulanmas nda güçlük ç kart r. 3. Zaman az oldu undan ve ö rencilerin iyi haz rlanamamalar yüzünden bir çok tart ma sonuçlanamaz. 4. Kalabal k s n flarda uygulanmas güçtür. 5. Grup üyelerinin bilgili, kültürlü ve ya ant lar n n zengin olmas n gerektirir. 6. Tart acak konunun dinleyicileri de, grubun üyeleri kadar konuya vak f olmalar n gerektirir. 7. S n f n sessizli ini sa lama, tart lan konuyu sapt rmadan amaca do ru yöneltme ve zaman ayarlama güçlü ü vard r. Ö retmen ister istemez i e kar acakt r. 8. Grup liderinin özel yetenek, derin bilgi ve ani kavrama gibi özellikleri ta mas gerekir. 9. Konular n iletilmesinde kullan lan söz etkili bir araç de ildir. ileri düzeydeki ö renmelerde fayda sa lamaz, unutulur gider. GÖSTER YÖNTEM yi haz rlanm bir gösteri ö rencilerin ilgi ve dikkatlerini çekerek ö renmeyi kolayla t r r. Hem göz hem kulak yoluyla ö renmeyi sa lad için, söze dayanan metotlardan daha etkilidir. Baz tehlikelerin önlenmesini sa lar. (Özellikle gazlarla ilgili baz tehlikeli deneylerde) Ö rencilere yerinde ve zaman nda sorular sorularak ö renme ortam na çekilebilir. Ö rencilerin sorular sormas na imkan verilebilir. Her ö renciye ayr ayr araç vermeyi kald rd ndan bireysel ö retime göre zaman kazan l r ve ucuza mal olur. Kelimelerin yetersiz kald fikirleri daha kolay anla l r k lar. Gösteri, ö retmenin ya da ö renci gruplar n n herhangi bir konuyu laboratuvarlarda ya da s n fta di er ö rencilerin önünde deneyerek, araç ve gereçler kullanarak aç klamalar ya da sunmalar d r. Bu bak mdan ö retmenin s n fta bir konuyu i lerken, laboratuvarda bir deney yaparken; gerçek araç- gereçler, modeller, resimler, foto raflar, harita, slayt, film eridi, hareketli filmler, basit çizimler, levhalar vb. kullan l yorsa gösteri metodunu uyguluyor demektir. Fen derslerinde ö retmenin masada yapt ve ö rencilerin izledi i deneylerde gösteriden ba ka bir ey de ildir. 19

20 Gösteri bilgi edinmek, ilgi uyand rmak ve çal ma standard geli tirmek, göze ve kula a ayn anda hitap etmek suretiyle bir i in nas l yap ld n göstermek için ba vurulan bir gösteri tekni idir. Ö retmen ö retece i i in, davran n, çizimin, çözece i sorunun denemesini birkaç kez kendisi yapmal, en olgun eklini al nca s n fa sunmal d r. lkö retimin birinci kademesinde ba ta olmak üzere, araç ve gereçlerin s n rl oldu u okullarda demonstrasyona ba vurulmaktad r. Bu yöntemde ö retmen deney yapmakta, ö renciler seyretmektedir. Demonstrasyonu laboratuvar yönteminden ay ran en önemli özellik, deneylerin ö retmen taraf ndan haz rlan p yap lmas d r. Bu deneylere, gösteri deneyleri veya ö retmen deneyleri de denilmektedir. Gösteri tamamen gerçek ko ullar alt nda ve gerçek araçlar kullan larak yap labildi i gibi, modeller, hareketli ve hareketsiz resimler ve ba ka soyut görsel araçlar kullan larak da yap labilir. Bu yöntem, özellikle becerilerin ö retilmesinde uygulanabilecek tek ö retim yöntemidir. Örne in, bir hayvan hakk nda ö rencilerine bilgi verecek ö retmen; o hayvan n kendisi, modeli, s v l koleksiyonu, hareketli ve hareketsiz resimleri, ekilleri, video kaseti vb. gibi unsurlardan da yararlanabilir. Demonstrasyonun bu gibi de i ik yollar olmas na ra men; burada,sadece gösteri deneyleri üzerinde durulacakt r. Gösteri metodunda as l aktif olan, deneyi yapan, veya ders araçlar n gösteren ve aç klayan ö retmendir. Ö renciler dinleyici, seyirci ve bilgileri haz r al c durumdad r. Bununla birlikte gösteri metodu, daha çok duyu organ n uyard ve ö rencilerin ilgi ve dikkatlerini çekti i için, ö renmeyi kolayla t ran bir ö retim metodu olarak kabul edilmektedir. Ö retmenlerimizi en çok demonstrasyona zorlayan sebeplerin ba nda araç ve gereç yetersizli i gelmektedir. lkö retim okullar n n ço unda, 5-10 grubun ayn anda deney yapacak araç ve gereci bulunmamaktad r. Hatta baz köy okullar nda yok denecek kadar az araç mevcuttur. Mevcut araçlar, ya bozulmu çal mamakta; veya, k r lacak veya bozulacak endi esi ile ö rencilere kulland r lmaktad r. Son y llarda Ders Aletleri Yap m Merkezinin gönderdi i lkokul Fen- Tabiat Dolab bir ölçüde bu eksikli i gidermekle beraber, bir grup deneyi de yapmaya zorlamaktad r. Ö retmeni demonstrasyona zorlayan sebeplerden baz lar n öyle özetleyebiliriz: 1. Ö renci deneyleri için okullarda uygun bir yerin bulunmay, 2. Araç ve gereç yetersizli i, 3. Baz deneylerin tehlike olu turabilecek yap da olmas, 4. Deney düzene inin ö renciler taraf ndan kolayl kla kurulamayaca hallerde, 5. Zaman n k s tl ve yetersiz oldu u hallerde, 6. Deneylerin çok hassas oldu u ve yap labilmesi için pratik bilgi ve beceri gerektiren hallerde demonstrasyona ba vurulur. Gösteri yönteminde uyulacak rehber ilkeler: 1. Gösteri için gerekli haz rl klar yap lmal, planlama ve uygulama için temel olu turan kavram, kural ve ilkeler hakk nda yeterli bilgi edinilmeli ve haz rl klar küçük bir grubun önünde denenmelidir. 2. Gösteri masas bütün ö rencilerin görebilece i yere konmal, gerekirse s ralar yeniden düzenlenmelidir. 3. Gösteri s ras nda ö rencilerin not tutmalar, ema ve çizimler yapmalar istenmelidir. 4. Gösteri bir iki ö renciye tekrarlat lmal d r. 5. Gösteri s ras nda veya sonunda istenilen sonuç ç kmayabilir. Bunun nedeni üzerinde ö rencilerle birlikte dü ünmelidir. 6. Tehlike yaratabilecek gösterilerde, gerekli önlemler al nmal d r. Örne in elektrik deneyleri, kimyasal deneyler, makinelerle ilgili deneylerde gösteriler tehlikeli olabilir. Ö retmen bu çe it gösterilerde çok dikkatli olmal d r. 7. Sonuçlar belirtilmeli, eksiklikler ve aksamalar tart lmal, yap lan i in ba ar düzeyi saptanmal d r. 8. Gösteride kullan lan araç ve gereçler gösteriden sonra önceki yerlerine konmal veya sahiplerine iade edilmelidir. 9. Sürprizlerle kar la mamak için gösterinin önceden provas yap lmal d r. Gösteri yönteminin olumlu yönleri: 1. yi haz rlanm bir gösteri ö rencilerin ilgi ve dikkatlerini çekerek ö renmeyi kolayla t r r. 2. Hem göz hem kulak yoluyla ö renmeyi sa lad için, söze dayanan metotlardan daha etkilidir. 3. Baz tehlikelerin önlenmesini sa lar. (Özellikle gazlarla ilgili baz tehlikeli deneylerde) 4. nsan kaynaklar n kullanmada en iyi yöntemdir. 5. Ö rencilere yerinde ve zaman nda sorular sorularak ö renme ortam na çekilebilir. 6. Di er tekniklerde yap labilecek hatalar burada kolay saptan r ve düzeltilir. 20

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır.

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. KAVRAMLAR Büyüme ve Gelişme Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. Büyüme Büyüme, bedende gerçekleşen ve boy uzamasında olduğu gibi sayısal (nicel) değişikliklerle ifade edilebilecek yapısal

Detaylı

SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com

SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com Giriş Yönetim alanında yaşanan değişim, süreç yönetimi anlayışını ön plana çıkarmıştır. Süreç yönetimi; insan ve madde kaynaklarını

Detaylı

EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ 1. Ders- Eğitimin Temel Kavramları. Yrd. Doç. Dr. Melike YİĞİT KOYUNKAYA

EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ 1. Ders- Eğitimin Temel Kavramları. Yrd. Doç. Dr. Melike YİĞİT KOYUNKAYA EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ 1. Ders- Eğitimin Temel Kavramları Yrd. Doç. Dr. Melike YİĞİT KOYUNKAYA Dersin Amacı Bu dersin amacı, öğrencilerin; Öğretmenlik mesleği ile tanışmalarını, Öğretmenliğin özellikleri

Detaylı

KDU (Kazanım Değerlendirme Uygulaması) nedir?

KDU (Kazanım Değerlendirme Uygulaması) nedir? KDU (Kazanım Değerlendirme Uygulaması) nedir? Kazanım Değerlendirme Uygulaması (KDU), Vitamin Ortaokul Kurumsal üyesi olan özel okullarda, öğrencilerin bilgi ve beceri düzeylerinin bilişsel süreçler çerçevesinde

Detaylı

Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi

Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi özcan DEMİREL 1750 Üniversiteler Yasası nın 2. maddesinde üniversiteler, fakülte, bölüm, kürsü ve benzeri kuruluşlarla hizmet birimlerinden oluşan özerkliğe ve kamu

Detaylı

BÜRO YÖNETİMİ VE SEKRETERLİK ALANI HIZLI KLAVYE KULLANIMI (F KLAVYE) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

BÜRO YÖNETİMİ VE SEKRETERLİK ALANI HIZLI KLAVYE KULLANIMI (F KLAVYE) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü BÜRO YÖNETİMİ VE SEKRETERLİK ALANI HIZLI KLAVYE KULLANIMI (F KLAVYE) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2009 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde

Detaylı

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün Veri Toplama Yöntemleri Prof.Dr.Besti Üstün 1 VERİ (DATA) Belirli amaçlar için toplanan bilgilere veri denir. Araştırmacının belirlediği probleme en uygun çözümü bulabilmesi uygun veri toplama yöntemi

Detaylı

BİREYSEL SES EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN GELENEKSEL MÜZİKLERİMİZİN DERSTEKİ KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞ VE BEKLENTİLERİ

BİREYSEL SES EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN GELENEKSEL MÜZİKLERİMİZİN DERSTEKİ KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞ VE BEKLENTİLERİ BİREYSEL SES EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN GELENEKSEL MÜZİKLERİMİZİN DERSTEKİ KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞ VE BEKLENTİLERİ Dr. Ayhan HELVACI Giriş Müzik öğretmeni yetiştiren kurumlarda yapılan eğitim birçok disiplinlerden

Detaylı

Tasarım Psikolojisi (SEÇ356) Ders Detayları

Tasarım Psikolojisi (SEÇ356) Ders Detayları Tasarım Psikolojisi (SEÇ356) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Uygulama Laboratuar Kredi AKTS Saati Saati Saati Tasarım Psikolojisi SEÇ356 Seçmeli 2 0 0 2 5 Ön Koşul Ders(ler)i Dersin Dili

Detaylı

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİNİN TANIMI Yetişkinler din eğitimi kavramını tanımlayabilmek için önce yetişkinler eğitimini tanımlayalım. En çok kullanılan ifade ile yaygın

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM VE EĞİTİM İŞ GÜVENLİĞİ VE İŞÇİ SAĞLIĞI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

KİŞİSEL GELİŞİM VE EĞİTİM İŞ GÜVENLİĞİ VE İŞÇİ SAĞLIĞI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü KİŞİSEL GELİŞİM VE EĞİTİM İŞ GÜVENLİĞİ VE İŞÇİ SAĞLIĞI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2010 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin

Detaylı

KİTAP İNCELEMESİ. Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri. Tamer KUTLUCA 1. Editörler. Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice AKKOÇ

KİTAP İNCELEMESİ. Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri. Tamer KUTLUCA 1. Editörler. Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice AKKOÇ Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Dergisi, 18 (2012) 287-291 287 KİTAP İNCELEMESİ Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri Editörler Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice

Detaylı

GİYİM ÜRETİM TEKNOLOJİSİ. GALOŞ ve BONE DİKİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

GİYİM ÜRETİM TEKNOLOJİSİ. GALOŞ ve BONE DİKİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü GİYİM ÜRETİM TEKNOLOJİSİ GALOŞ ve BONE DİKİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2015 ANKARA 0 ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile karşı

Detaylı

ARAŞTIRMA PROJESİ NEDİR, NASIL HAZIRLANIR, NASIL UYGULANIR? Prof. Dr. Mehmet AY

ARAŞTIRMA PROJESİ NEDİR, NASIL HAZIRLANIR, NASIL UYGULANIR? Prof. Dr. Mehmet AY ARAŞTIRMA PROJESİ NEDİR, NASIL HAZIRLANIR, NASIL UYGULANIR? Prof. Dr. Mehmet AY Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü 29.03.2012 / ÇANAKKALE Fen Lisesi ARAŞTIRMA PROJESİ

Detaylı

GİYİM ÜRETİM TEKNOLOJİSİ ÇOCUK DIŞ GİYSİLERİ DİKİMİ (CEKET- MONT- MANTO) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

GİYİM ÜRETİM TEKNOLOJİSİ ÇOCUK DIŞ GİYSİLERİ DİKİMİ (CEKET- MONT- MANTO) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü GİYİM ÜRETİM TEKNOLOJİSİ ÇOCUK DIŞ GİYSİLERİ DİKİMİ (CEKET- MONT- MANTO) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2008 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde

Detaylı

TESİSAT TEKNOLOJİSİ VE İKLİMLENDİRME ÇELİK BORU TESİSATÇISI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

TESİSAT TEKNOLOJİSİ VE İKLİMLENDİRME ÇELİK BORU TESİSATÇISI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü TESİSAT TEKNOLOJİSİ VE İKLİMLENDİRME ÇELİK BORU TESİSATÇISI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2008 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin

Detaylı

İngilizce Öğretmenlerinin Bilgisayar Beceri, Kullanım ve Pedagojik İçerik Bilgi Özdeğerlendirmeleri: e-inset NET. Betül Arap 1 Fidel Çakmak 2

İngilizce Öğretmenlerinin Bilgisayar Beceri, Kullanım ve Pedagojik İçerik Bilgi Özdeğerlendirmeleri: e-inset NET. Betül Arap 1 Fidel Çakmak 2 İngilizce Öğretmenlerinin Bilgisayar Beceri, Kullanım ve Pedagojik İçerik Bilgi Özdeğerlendirmeleri: e-inset NET DOI= 10.17556/jef.54455 Betül Arap 1 Fidel Çakmak 2 Genişletilmiş Özet Giriş Son yıllarda

Detaylı

BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ ÜÇ BOYUTLU GRAFİK ANİMASYON (3DS MAX) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ ÜÇ BOYUTLU GRAFİK ANİMASYON (3DS MAX) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ ÜÇ BOYUTLU GRAFİK ANİMASYON (3DS MAX) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2015 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (Değişik:RG-14/2/2014-28913) (1) Bu Yönetmeliğin amacı; yükseköğrenim

Detaylı

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor?

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Doç.Dr. Nilgün GÖRER TAMER (Şehir Plancısı) Her fakülte içerdiği bölümlerin bilim alanına bağlı olarak farklılaşan öznel

Detaylı

İŞ VE MESLEK DANIŞMANLIĞI DENEME SINAVI

İŞ VE MESLEK DANIŞMANLIĞI DENEME SINAVI İŞ VE MESLEK DANIŞMANLIĞI DENEME SINAVI A2 BÖLÜMÜ SORULARI Teorik Soru Sayısı: 30 İstenilen Başarı Oranı : % 70 ( 21 Soru ) 1 KONULAR İşe Alım Süreci İşyeri Ziyaretleri Personel İhtiyaç Analizi Meslek

Detaylı

Osmancık İsmail Karataş Sağlık Meslek Lisesi

Osmancık İsmail Karataş Sağlık Meslek Lisesi Ünite Planı Öğretmenin Adı, Soyadı Okulunun Adı Okulunun Bulunduğu Mahalle Okulun Bulunduğu İl Emine ÇELİKCİ Osmancık İsmail Karataş Sağlık Meslek Lisesi Koyunbaba mahallesi ÇORUM Ünit Bilgisi Ünite Başlığı

Detaylı

Otizm lilerin eğitim hakkı var mıdır? Nedir ve nasıl olmalıdır?

Otizm lilerin eğitim hakkı var mıdır? Nedir ve nasıl olmalıdır? Nisan, 01.04.2013 OTĠZM, EĞĠTĠM HAKKI VE UYGULAMALARI Nisan ayı otizm farkındalık ayı olarak belirlenmiştir. Gün, ay ve yıl olarak belli amaçlara hasredilen tema lar, toplumda dikkat çekmek, konunun önemini

Detaylı

SINIF KURALLARI. Amaç: Öğrencilerin sınıf kurallarını öğrenmesi ve uygulaması. Düzey: 1. sınıf ve üstü

SINIF KURALLARI. Amaç: Öğrencilerin sınıf kurallarını öğrenmesi ve uygulaması. Düzey: 1. sınıf ve üstü SINIF KURALLARI Amaç: Öğrencilerin sınıf kurallarını öğrenmesi ve uygulaması Düzey: 1. sınıf ve üstü Materyal : Her öğrenci için bir adet kağıt,kalem, Uygulama2: Sınıf kuralları panosu için fon kağıdı,

Detaylı

1.6.1. Performans Yönetimi Hakkında Ulusal Mevzuatın Avrupa Standartlarıyla Uyumlaştırılmasına Yönelik Tavsiyeler

1.6.1. Performans Yönetimi Hakkında Ulusal Mevzuatın Avrupa Standartlarıyla Uyumlaştırılmasına Yönelik Tavsiyeler 1.6.1. Performans Yönetimi Hakkında Ulusal Mevzuatın Avrupa Standartlarıyla Uyumlaştırılmasına Yönelik Tavsiyeler 5. Sonuçlar ve reform teklifleri 5.1 (Kamu Mali yönetimi ve Kontrol Kanunu) 5.1.1 Performans

Detaylı

İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM

İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Genel Esaslar Amaç Madde 1- (1)Bu

Detaylı

SANAT VE TASARIM GUAJ BOYA RESĠM MODÜLER PROGRAMI (YETERLĠĞE DAYALI)

SANAT VE TASARIM GUAJ BOYA RESĠM MODÜLER PROGRAMI (YETERLĠĞE DAYALI) T.C. MĠLLÎ EĞĠTĠM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü SANAT VE TASARIM GUAJ BOYA RESĠM MODÜLER PROGRAMI (YETERLĠĞE DAYALI) 2011 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde sanat dallarının değişim ile karşı

Detaylı

ÖĞRETMENLĐK UYGULAMASI

ÖĞRETMENLĐK UYGULAMASI ÖĞRETMENLĐK UYGULAMASI ÖĞRETMENLIK UYGULAMASI DERS DOSYASI Bu ders, Ortaöğretim Alan Öğretmenliği Pedagojik Formasyon programında Celal Bayar Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi tarafından açılan 2 saat

Detaylı

MATEMATİK (haftalık ders sayısı 5, yıllık toplam 90 ders saati)

MATEMATİK (haftalık ders sayısı 5, yıllık toplam 90 ders saati) MATEMATİK (haftalık ders sayısı 5, yıllık toplam 90 ders saati) GİRİŞ XXI. yüzyılda matematik eğitimi yalnız doğa olaylarının araştırmasında ve teknikte değil insan oğlunun mantıklı, eleştirel ve estetik

Detaylı

(0216) 330 59 69-342 57 77 - (0505) 582 44 76

(0216) 330 59 69-342 57 77 - (0505) 582 44 76 (0216) 330 59 69-342 57 77 - (0505) 582 44 76 E T M KOÇLU U S nav sistemlerinde yap lan de i ikliklerin s kla mas, hem velilerin hem de ö rencilerin süreç içerisinde emin ad mlarla ilerlemelerini zorla

Detaylı

SPOR KULÜBÜ HİZMET PROGRAMI

SPOR KULÜBÜ HİZMET PROGRAMI SPOR KULÜBÜ HİZMET PROGRAMI Sporculara Zihin antrenmanları, tüm çalışanlara ekip ruhu içerisinde sporcu motivasyonuna katkı sağlama, teknik ekibe psikolojik yönetim tarzları konusunda destek olamyı amaçlayan

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ATILIM ÜNİVERSİTESİ KALİTE GÜVENCESİ YÖNERGESİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Bu Yönergenin amacı Atılım Üniversitesinin eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile idarî

Detaylı

ÇEVRE KORUMA TEMEL ALAN KODU: 85

ÇEVRE KORUMA TEMEL ALAN KODU: 85 TÜRKİYE YÜKSEKÖĞRETİM YETERLİLİKLER ÇERÇEVESİ () TEMEL ALAN YETERLİLİKLERİ ÇEVRE KORUMA TEMEL ALAN KODU: 85 ANKARA 13 OCAK 2011 İÇİNDEKİLER 1.BÖLÜM: ÖĞRENİM ALANLARI VE ÇALIŞMA YÖNTEMİ...3 1.1.ISCED 97

Detaylı

Öğretim Tasarımında ASSURE Modeli The Heinich, Molenda, Russell and Smaldino Model

Öğretim Tasarımında ASSURE Modeli The Heinich, Molenda, Russell and Smaldino Model 1 Öğretim Tasarımında ASSURE Modeli The Heinich, Molenda, Russell and Smaldino Model ASSURE modeli, öğretmenlerin sınıflarında kullanmaları için değiştirilmiş bir Öğretim Sistemi Tasarımı (ISD) sürecidir.

Detaylı

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Siirt Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama

Detaylı

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 6

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 6 İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 6 KURUMDA EĞİTİM VE GELİŞTİRME Eğitim, bireyin kendisine, yakın çevresine ve topluma uyum sağlaması için gereken bilgi, beceri ve alışkanlıkların kazandırılması sürecidir. Günümüz

Detaylı

Kendi kendini kontrol edebilen, zamanı iyi yöneten, yalnız çalışmaktan hoşlanan, Bilgisayar kullanama yeterliliklerine sahip,

Kendi kendini kontrol edebilen, zamanı iyi yöneten, yalnız çalışmaktan hoşlanan, Bilgisayar kullanama yeterliliklerine sahip, ÖĞRETİM TASARIMI Web tabanlı öğretim ortamlarının iki önemli unsuru Horton (2001) tarafından açıkça belirtilmiştir. Bunlardan ilki ideal öğrenci, ikincisi ise ideal eğitimdir. Bu iki unsur arasındaki ilişkinin

Detaylı

8.SINIFLARA 2. TEOG ÖNCESİ MOTİVASYON ÇALIŞMASI

8.SINIFLARA 2. TEOG ÖNCESİ MOTİVASYON ÇALIŞMASI 8.SINIFLARA 2. TEOG ÖNCESİ MOTİVASYON ÇALIŞMASI 27-28 Nisan 2016 tarihlerinde yapılacak 2. TEOG Sınavı na sayılı günler kala TED Kayseri Koleji Vakfı Ortaokulu Rehber öğretmenimiz Zeliha AKSOY ATAŞCI tarafından

Detaylı

YEDİNCİ KISIM Kurullar, Komisyonlar ve Ekipler

YEDİNCİ KISIM Kurullar, Komisyonlar ve Ekipler YEDİNCİ KISIM Kurullar, Komisyonlar ve Ekipler Kurul, komisyon ve ekiplerin oluşturulması MADDE 107- (1) Okullarda, eğitim, öğretim ve yönetim etkinliklerinin verimliliğinin sağlanması, okul ve çevre işbirliğinin

Detaylı

ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLARIN EĞİTİMİ VE İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ DENEYİMİ

ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLARIN EĞİTİMİ VE İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ DENEYİMİ ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLARIN EĞİTİMİ VE İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ DENEYİMİ Doç.Dr.Serap EMİR İstanbul Üniversitesi Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü Üstün Zekalıların Eğitimi Anabilimdalı E-mail:

Detaylı

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Prof.Dr. Cevat NAL Selçuk Üniversitesi Mühendislik-Mimarl k Fakültesi Dekan Y.Doç.Dr. Esra YEL Fakülte Akreditasyon Koordinatörü

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

T.C AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK YÜKSEKOKULU HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ DÖNEM İÇİ UYGULAMA YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

T.C AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK YÜKSEKOKULU HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ DÖNEM İÇİ UYGULAMA YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK YÜKSEKOKULU HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ DÖNEM İÇİ UYGULAMA YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1- (1)Yönergenin Amacı, Ağrı İbrahim Çeçen

Detaylı

Kaynaştırma Uygulamaları Yrd. Doç. Dr. Emre ÜNLÜ. eskemre@gmail.com

Kaynaştırma Uygulamaları Yrd. Doç. Dr. Emre ÜNLÜ. eskemre@gmail.com Kaynaştırma Uygulamaları Yrd. Doç. Dr. Emre ÜNLÜ eskemre@gmail.com Kaynaştırma Özel Gereksinimli Bireylerin Eğitim Ortamları Tam zamanlı genel eğitim sınıfı Öğretmene danışmanlık sağlandığı tam zamanlı

Detaylı

BINGOL VALILIGI ii Milli Eğitim Müdürlüğü ...,... "". 2015-2016 EGITIM-OGRETIM YILI ÇALIŞMA TAKVIMI. BiNGÖL

BINGOL VALILIGI ii Milli Eğitim Müdürlüğü ...,... . 2015-2016 EGITIM-OGRETIM YILI ÇALIŞMA TAKVIMI. BiNGÖL T.C.........,. BINGOL VALILIGI ii Milli Eğitim Müdürlüğü...,.... "". 2015-2016 EGITIM-OGRETIM YILI ÇALIŞMA TAKVIMI BiNGÖL ÖNSÖZ 2015-2016 Eğitim ve öğretim yılı örgün ve yaygın eğitim kurumları "Çalışma

Detaylı

İlkadım Birey Tanıma Envanteri

İlkadım Birey Tanıma Envanteri İlkadım Birey Tanıma Envanteri İLKADIM Birey Tanıma Envanteri; Birey tanıma teknikleri kapsamında hazırlanmıştır. İlkokul 3. ve 4. sınıf ve Ortaokul 5.6.7.8.sınıf, ile Lise Haz.9.10.11. ve 12.sınıf aralığındaki

Detaylı

FELSEFE GRUBU ÖĞRETMENİ

FELSEFE GRUBU ÖĞRETMENİ TANIM Çalıştığı eğitim kurumunda, öğrencilere, felsefe, psikoloji, sosyoloji ve mantık ile ilgili eğitim veren kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ, GEREÇ VE EKİPMAN Felsefe, psikoloji, sosyoloji ve mantık

Detaylı

1.Temel Kavramlar 2. ÆÍlemler

1.Temel Kavramlar 2. ÆÍlemler 1.Temel Kavramlar Abaküs Nedir... 7 Abaküsün Tarihçesi... 9 Abaküsün Faydaları... 12 Abaküsü Tanıyalım... 13 Abaküste Rakamların Gösterili i... 18 Abaküste Parmak Hareketlerinin Gösterili i... 19 2. lemler

Detaylı

1.3. NİTEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ... 2 1.1. GİRİŞ... 2 1.2. NİTEL ARAŞTIRMALARDA GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK SORUNLARI... 2

1.3. NİTEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ... 2 1.1. GİRİŞ... 2 1.2. NİTEL ARAŞTIRMALARDA GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK SORUNLARI... 2 İÇİNDEKİLER 1. NİTEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ... 2 1.1. GİRİŞ... 2 1.2. NİTEL ARAŞTIRMALARDA GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK SORUNLARI... 2 1.3. NİTEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ... 2 1.3.1. ÖRNEK OLAY (DURUM ÇALIŞMASI) YÖNTEMİ...

Detaylı

KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL DERGİLER YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL DERGİLER YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Senato: 2 Mart 2016 2016/06-6 KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL DERGİLER YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve Kapsam MADDE 1- Bu Yönergenin amacı, Kahramanmaraş

Detaylı

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö G R ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö rencilerin Türkçe ö renirken yapt anla malardan dolay,

Detaylı

KAR YER GÜNLER PROJES. Murat F DAN

KAR YER GÜNLER PROJES. Murat F DAN KAR YER GÜNLER PROJES Murat F DAN 2012-2013 AYBASTI ANADOLU L SES KAR YER GÜNLER PROJES PROJE SAH OLAN OKUL AYBASTI ANADOLU L SES PROJEN N ADI KAR YER GÜNLER PROJEN N AMACI rencilerin meslekleri her yönüyle

Detaylı

Geleceğin Dersliğini Tasarlamak

Geleceğin Dersliğini Tasarlamak Geleceğin Dersliğini Tasarlamak Mehmet MUHARREMOĞL Ulusal Koordinatör mmuharremoglu@meb.gov.tr Zehra SAYIN Teknik Koordinatör zehrasayin@meb.gov.tr Projenin yasal çerçevesi itec Projesi 7. ÇP Bilgi ve

Detaylı

fen eğitim kurumları www.fenkoleji.com

fen eğitim kurumları www.fenkoleji.com fen eğitim kurumları www.fenkoleji.com K 8 Fen Koleji'nde, anas n f ndan 8. S n fa kadar bütünlük ve devaml l k arz eden bir e itim program uygulan r. Bu programla tüm s n f düzeylerinde ö rencilere temel

Detaylı

Giresun Üniversitesi Akademik Değerlendirme Ve Kalite Geliştirme Uygulama Yönergesi

Giresun Üniversitesi Akademik Değerlendirme Ve Kalite Geliştirme Uygulama Yönergesi Giresun Üniversitesi Akademik Değerlendirme Ve Kalite Geliştirme Uygulama Yönergesi Amaç Madde 1- Bu Yönergenin amacı; Giresun Üniversitesi'nin akademik değerlendirme ve kalite geliştirme ile stratejik

Detaylı

Anaokulu /aile yuvası anketi 2015

Anaokulu /aile yuvası anketi 2015 Anaokulu /aile yuvası anketi 2015 Araştırma sonucu Göteborg daki anaokulları ve aile yuvaları ( familjedaghem) faaliyetlerinde kalitenin geliştirilmesinde kullanılacaktır. Soruları ebeveyn veya veli olarak

Detaylı

GENEL İLETİŞİM. Öğr.Gör.Afitap BULUT Bülent Ecevit Üniversitesi 2013

GENEL İLETİŞİM. Öğr.Gör.Afitap BULUT Bülent Ecevit Üniversitesi 2013 GENEL İLETİŞİM Öğr.Gör.Afitap BULUT Bülent Ecevit Üniversitesi 2013 İÇİNDEKİLER İletişimin tanımı İletişimin anlamı ve önemi İletişim süreci İşleyiş yönünden iletişim türleri İletişim türleri İletişim

Detaylı

ÇOCUK GELİŞİMİ ÖĞRETMENİ

ÇOCUK GELİŞİMİ ÖĞRETMENİ TANIM Çalıştığı eğitim kurum ya da kuruluşunda öğrencilere ya da yetişkinlere çocuk eğitimi ile ilgili eğitim veren kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ, GEREÇ VE EKİPMAN Çocuk gelişimi ile ilgili hangi

Detaylı

BEYKENT OKULLARI MYP GRUBU BĠLGĠ OKURYAZARLIĞI PROGRAMI ESASLARI OluĢturulma Tarihi: 21 Ağustos 2015

BEYKENT OKULLARI MYP GRUBU BĠLGĠ OKURYAZARLIĞI PROGRAMI ESASLARI OluĢturulma Tarihi: 21 Ağustos 2015 BEYKENT OKULLARI MYP GRUBU BĠLGĠ OKURYAZARLIĞI PROGRAMI ESASLARI OluĢturulma Tarihi: 21 Ağustos 2015 1. Tüm çalıģma ünitelerinde araģtırma ödevi verilmesi esastır. Açıklama: Ünite çalıģmaları kapsamında

Detaylı

Yaşam Dönemleri ve Gelişim Görevleri Havighurst'un çeşitli yaşam dönemleri için belirlediği gelişim görevleri

Yaşam Dönemleri ve Gelişim Görevleri Havighurst'un çeşitli yaşam dönemleri için belirlediği gelişim görevleri Yaşam Dönemleri ve Gelişim Görevleri Havighurst'un çeşitli yaşam dönemleri için belirlediği gelişim görevleri Gelişim psikolojisi, bireylerin yaşam boyunca geçirdiği bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal

Detaylı

GÜZELLİK VE SAÇ BAKIM HİZMETLERİ GÜZELLİK HİZMETLERİ ELEMANI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

GÜZELLİK VE SAÇ BAKIM HİZMETLERİ GÜZELLİK HİZMETLERİ ELEMANI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü GÜZELLİK VE SAÇ BAKIM HİZMETLERİ GÜZELLİK HİZMETLERİ ELEMANI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2008 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin

Detaylı

KÜTÜPHAN-E TÜRKİYE PROJESİ

KÜTÜPHAN-E TÜRKİYE PROJESİ KÜTÜPHAN-E TÜRKİYE PROJESİ MODÜL I İYİ ler Geliyor!! Hoşgeliyor!! Kütüphan-e Türkiye Eğitim Çalışma Grubu Göknur KAPLAN AKILLI Neler Konuşacağız? İYİ kimdir? İYİKİ varsınız!! Eğitim nedir? Eğitimin üç

Detaylı

ELEKTRİK-ELEKTRONİK ELEKTRONİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜM KOMİSYONLARI KOMİSYONLARIN ÇALIŞMA İLKELERİ 1- Bölüm komisyonları bir komisyon başkanı ve yeterli sayıda öğretim elemanından oluşur. Komisyon üyeleri komisyon

Detaylı

İÇİNDEKİLER. 1. Projenin Amacı... 2. 2. Proje Yönetimi... 2. 3. Projenin Değerlendirilmesi... 2. 4. Projenin Süresi... 2. 5. Projenin Kapsamı...

İÇİNDEKİLER. 1. Projenin Amacı... 2. 2. Proje Yönetimi... 2. 3. Projenin Değerlendirilmesi... 2. 4. Projenin Süresi... 2. 5. Projenin Kapsamı... 0 İÇİNDEKİLER 1. Projenin Amacı...... 2 2. Proje Yönetimi... 2 3. Projenin Değerlendirilmesi... 2 4. Projenin Süresi... 2 5. Projenin Kapsamı... 2 6. Projenin Saklanması... 3 7. Proje ve Raporlama... 3

Detaylı

MATEMATİK ÖĞRETMENİ TANIM. Çalıştığı eğitim kurumunda öğrencilere, matematik ile ilgili eğitim veren kişidir. A- GÖREVLER

MATEMATİK ÖĞRETMENİ TANIM. Çalıştığı eğitim kurumunda öğrencilere, matematik ile ilgili eğitim veren kişidir. A- GÖREVLER TANIM Çalıştığı eğitim kurumunda öğrencilere, matematik ile ilgili eğitim veren kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ, GEREÇ VE EKİPMAN Matematik ile ilgili hangi bilgi, beceri, tutum ve davranışların,

Detaylı

MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK İŞBİRLİĞİ PROJE DANIŞMANLIK EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK İŞBİRLİĞİ PROJE DANIŞMANLIK EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK İŞBİRLİĞİ PROJE DANIŞMANLIK EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı,

Detaylı

Ara rma, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba

Ara rma, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba 1.1 Ara rman n Amac Ara rmada, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba olarak hizmet vermekte olan; 1. Bütçe ve Performans Program ube Müdürlü ü 2. Stratejik Yönetim ve Planlama

Detaylı

T.C. EGE ÜNİVERSİTESİ URLA DENİZCİLİK MESLEK YÜKSEKOKULU STAJ YÖNERGESİ

T.C. EGE ÜNİVERSİTESİ URLA DENİZCİLİK MESLEK YÜKSEKOKULU STAJ YÖNERGESİ T.C. EGE ÜNİVERSİTESİ URLA DENİZCİLİK MESLEK YÜKSEKOKULU STAJ YÖNERGESİ Amaç Madde 1: Bu yönergenin amacı; Ege Üniversitesi Urla Denizcilik Meslek Yüksekokulu nda öğrenim gören öğrencilerin eğitim-öğretim

Detaylı

FEN VE TEKNOLOJI ÖĞRETIMINDE MODEL KULLANıMı MODELLER VE FEN EĞITIMI Soyut ve anlaşılması zor kavramların somutlaştırılmış şekli model olarak tanımlanabilir. Modeller, bilimsel düşünme ve çalışmanın bir

Detaylı

İSTEK ÖZEL KAŞGARLI MAHMUT LİSESİ

İSTEK ÖZEL KAŞGARLI MAHMUT LİSESİ İSTEK ÖZEL KAŞGARLI MAHMUT LİSESİ MAYIS, 2016 MESLEK SEÇİMİ VE KARİYER PLANLAMADA VELİNİN ROLÜ PSİKOLOJİK DANIŞMA VE İÇİNDEKİLER: Meslek Seçiminin Önemi Meslek Nedir? Kariyer Meslek Seçiminde Dikkat Edilecekler

Detaylı

29 Ocak 2015 Senato Sayı : 123 YÖNERGE

29 Ocak 2015 Senato Sayı : 123 YÖNERGE 29 Ocak 2015 Senato Sayı : 123 YÖNERGE GÜMÜġHANE ÜNĠVERSĠTESĠ EĞĠTĠM KOMĠSYONU YÖNERGESĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak Amaç MADDE 1- (1) Bu yönergenin amacı, Eğitim Komisyonu nun yetki ve sorumluluklarına

Detaylı

MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Muş Alparslan Üniversitesi Uzaktan

Detaylı

www.pwc.com.tr UFRS Bülten Güncel Raporlama Konularına Kısa Bir Bakış Mayıs 2016 Uluslararası Finansal Raporlama Standartları Bülteni

www.pwc.com.tr UFRS Bülten Güncel Raporlama Konularına Kısa Bir Bakış Mayıs 2016 Uluslararası Finansal Raporlama Standartları Bülteni www.pwc.com.tr UFRS Bülten Güncel Raporlama Konularına Kısa Bir Bakış Uluslararası Finansal Raporlama Standartları Bülteni Faaliyet bölümü raporlamasının temel amacı nedir? Faaliyet bölümü açıklamaları

Detaylı

5. ÜNİTE KUMANDA DEVRE ŞEMALARI ÇİZİMİ

5. ÜNİTE KUMANDA DEVRE ŞEMALARI ÇİZİMİ 5. ÜNİTE KUMANDA DEVRE ŞEMALARI ÇİZİMİ KONULAR 1. Kumanda Devreleri 2. Doğru Akım Motorları Kumanda Devreleri 3. Alternatif Akım Motorları Kumanda Devreleri GİRİŞ Otomatik kumanda devrelerinde motorun

Detaylı

T.C. DİYARBAKIR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ RODİ ÇOCUK VE GENÇLİK MERKEZİ HAKKINDA YÖNETMELİK. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar, Kuruluş

T.C. DİYARBAKIR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ RODİ ÇOCUK VE GENÇLİK MERKEZİ HAKKINDA YÖNETMELİK. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar, Kuruluş T.C. DİYARBAKIR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ RODİ ÇOCUK VE GENÇLİK MERKEZİ HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar, Kuruluş Amaç MADDE 1-Bu Yönetmeliğin amacı, Diyarbakır Büyükşehir

Detaylı

25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir.

25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir. Sıkça Sorulan Sorular Başvuru Başvuru ne zaman bitiyor? 25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir. Bursluluğun

Detaylı

Fizik I (Fizik ve Ölçme) - Ders sorumlusu: Yrd.Doç.Dr.Hilmi Ku çu

Fizik I (Fizik ve Ölçme) - Ders sorumlusu: Yrd.Doç.Dr.Hilmi Ku çu Fizik I (Fizik ve Ölçme) - Ders sorumlusu: Yrd.Doç.Dr.Hilmi Ku çu Bu bölümde; Fizik ve Fizi in Yöntemleri, Fiziksel Nicelikler, Standartlar ve Birimler, Uluslararas Birim Sistemi (SI), Uzunluk, Kütle ve

Detaylı

Fen-Teknoloji-Toplum-Çevre I (Elektrik ve Manyetik Alanın Toplumsal ve Çevresel Etkileri)

Fen-Teknoloji-Toplum-Çevre I (Elektrik ve Manyetik Alanın Toplumsal ve Çevresel Etkileri) ĐLKÖĞRETĐM ANABĐLĐM DALI FEN BĐLGĐSĐ EĞĐTĐMĐ BĐLĐM DALI DOKTORA PROGRAMI 2013 2014 EĞĐTĐM ÖĞRETĐM PLANI GÜZ YARIYILI DERSLERĐ Dersin Kodu Dersin Adı T P AKTS ĐFE 600* Seminer 0 3 6 ĐFE 601 Đleri Nicel

Detaylı

GİYİM ÜRETİM TEKNOLOJİSİ HAZIR GİYİM MODEL MAKİNECİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

GİYİM ÜRETİM TEKNOLOJİSİ HAZIR GİYİM MODEL MAKİNECİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü GİYİM ÜRETİM TEKNOLOJİSİ HAZIR GİYİM MODEL MAKİNECİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2008 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim

Detaylı

SORU BANKASI 44. SAYFA KONU ANLATIM KİTABI 79. SAYFA KONU ANLATIM KİTABI 80. SAYFA

SORU BANKASI 44. SAYFA KONU ANLATIM KİTABI 79. SAYFA KONU ANLATIM KİTABI 80. SAYFA HAZIRLIK EL 11. Resmî Yazışmalarda Uygulanacak Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik e göre resmî yazı nasıl tanımlanmıştır? A) Belge ve bilgilerin üzerinde bulunduğu her türlü bilgisayarı, gezgin elektronik

Detaylı

OTİZM NEDİR? becerilerinin oluşmasını etkileyen gelişim bozukluğudur.

OTİZM NEDİR? becerilerinin oluşmasını etkileyen gelişim bozukluğudur. OTİZM NEDİR? Otizm, sosyal ve iletişim Otizm, sosyal ve iletişim becerilerinin oluşmasını etkileyen gelişim bozukluğudur. GÖRÜLME SIKLIĞI Son verilere göre 110 çocuktan birini etkilediği kabul edilmektedir

Detaylı

T.C. DEÜ. Bölgesel Kalkınma ve İşletme Bilimleri Araştırma ve Uygulama Merkezi (DEÜBİMER) ŞİRKET İÇİ EĞİTİMLER

T.C. DEÜ. Bölgesel Kalkınma ve İşletme Bilimleri Araştırma ve Uygulama Merkezi (DEÜBİMER) ŞİRKET İÇİ EĞİTİMLER ŞİRKET İÇİ EĞİTİMLER BÜTÇELEME Kurumlarda bütçeleme ve tahminleme ile ilgili olarak çalışan yöneticiler ve çalışanlar. Katılımcıların eğitimde öğrendikleri tekniklerle daha doğru bütçeleme yapabilmelerini

Detaylı

a) Birim sorumluları: Merkez çalışmalarının programlanmasından ve uygulanmasından sorumlu öğretim elemanlarını,

a) Birim sorumluları: Merkez çalışmalarının programlanmasından ve uygulanmasından sorumlu öğretim elemanlarını, NİĞDE ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu yönetmeliğin amacı, Niğde Üniversitesine bağlı olarak kurulan

Detaylı

HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ İNTÖRN PROGRAMI UYGULAMA ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ İNTÖRN PROGRAMI UYGULAMA ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ İNTÖRN PROGRAMI UYGULAMA ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1- Bu uygulama esaslarının amacı Şifa Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü

Detaylı

HEMŞİRE İNSANGÜCÜNÜN YETİŞTİRİLMESİ VE GELİŞTİRİLMESİ

HEMŞİRE İNSANGÜCÜNÜN YETİŞTİRİLMESİ VE GELİŞTİRİLMESİ HEMŞİRE İNSANGÜCÜNÜN YETİŞTİRİLMESİ VE GELİŞTİRİLMESİ Doç. Dr. Ülkü TATAR BAYKAL İÜ Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesi Hemşirelikte Yönetim Anabilim Dalı ve Yönetici Hemşireler Derneği Yönetim Kurulu

Detaylı

MADDE 3 (1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 14 ve 49 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

MADDE 3 (1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 14 ve 49 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır. AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİLLER YÜKSEKOKULU EĞİTİM, ÖĞRETİM VE SINAV YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı Ağrı İbrahim Çeçen

Detaylı

KURUL GÖRÜ Ü. TFRS 2 Hisse Bazl Ödemeler. Görü ü Talep Eden Kurum : Güreli Yeminli Mali Mü avirlik ve Ba ms z Denetim Hizmetleri A..

KURUL GÖRÜ Ü. TFRS 2 Hisse Bazl Ödemeler. Görü ü Talep Eden Kurum : Güreli Yeminli Mali Mü avirlik ve Ba ms z Denetim Hizmetleri A.. KURUL GÖRÜ Ü TFRS 2 Hisse Bazl Ödemeler Görü ü Talep Eden Kurum : Güreli Yeminli Mali Mü avirlik ve Ba ms z Denetim Hizmetleri A.. Kurul Toplant Tarihi : 18/10/2011 li kili Standart(lar) : TFRS 2, TFRS

Detaylı

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 18 Aral k 1979 da Birle mi Milletler Genel cinsiyet ayr mc l n yasaklayan ve kad n haklar n güvence alt na alan

Detaylı

T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ. 2011-2012 Güz Yarıyılı. Dersin adı : TÜRK DİLİ 1

T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ. 2011-2012 Güz Yarıyılı. Dersin adı : TÜRK DİLİ 1 T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ 2011-2012 Güz Yarıyılı Dersin adı : TÜRK DİLİ 1 Dersin Kodu: TRD 151 Şube Kodu: AKTS Kredisi: 2 1. yıl 1. yarıyıl Lisans Zorunlu 2 s/ hafta Teorik: 2s/ hafta Uygulamalı: 0 s/hafta

Detaylı

AMASYA ÜNĠVERSĠTESĠ AVRUPA KREDĠ TRANSFER SĠSTEMĠ (ECTS/AKTS) UYGULAMA YÖNERGESĠ. BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç-Kapsam-Dayanak-Tanımlar

AMASYA ÜNĠVERSĠTESĠ AVRUPA KREDĠ TRANSFER SĠSTEMĠ (ECTS/AKTS) UYGULAMA YÖNERGESĠ. BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç-Kapsam-Dayanak-Tanımlar AMASYA ÜNĠVERSĠTESĠ AVRUPA KREDĠ TRANSFER SĠSTEMĠ (ECTS/AKTS) UYGULAMA YÖNERGESĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç-Kapsam-Dayanak-Tanımlar AMAÇ Madde 1-(1) Bu Yönergenin amacı; Avrupa Birliğine üye ve aday ülkeler arasında

Detaylı

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü 07.03.2012 06:18

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü 07.03.2012 06:18 http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/03/201203... 1 of 5 6 Mart 2012 SALI Resmî Gazete Sayı : 28225 Atatürk Üniversitesinden: YÖNETMELİK ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ ASTROFİZİK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ

Detaylı

YÖNETMELİK KAFKAS ÜNİVERSİTESİ ARICILIĞI GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

YÖNETMELİK KAFKAS ÜNİVERSİTESİ ARICILIĞI GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ 22 Mayıs 2012 SALI Resmî Gazete Sayı : 28300 Kafkas Üniversitesinden: YÖNETMELİK KAFKAS ÜNİVERSİTESİ ARICILIĞI GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve

Detaylı

T.C. NUH NACİ YAZGAN ÜNİVERSİTESİ YAZILIM KULÜBÜ TÜZÜĞÜ. BİRİNCİ BÖLÜM Kuruluş Gerekçesi, Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

T.C. NUH NACİ YAZGAN ÜNİVERSİTESİ YAZILIM KULÜBÜ TÜZÜĞÜ. BİRİNCİ BÖLÜM Kuruluş Gerekçesi, Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C. NUH NACİ YAZGAN ÜNİVERSİTESİ YAZILIM KULÜBÜ TÜZÜĞÜ BİRİNCİ BÖLÜM Kuruluş Gerekçesi, Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Kuruluş Gerekçesi Kulüp, Nuh Naci Yazgan Üniversitesi, Yazılım Kulübü ismi ile

Detaylı

T.C. KAFKAS ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ LİSANS EĞİTİM-ÖĞRETİM VE SINAV UYGULAMA ESASLARI

T.C. KAFKAS ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ LİSANS EĞİTİM-ÖĞRETİM VE SINAV UYGULAMA ESASLARI T.C. KAFKAS ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ LİSANS EĞİTİM-ÖĞRETİM VE SINAV UYGULAMA ESASLARI Dayanak MADDE 1- (1) Bu esaslar 20 Mayıs 2008 tarih ve 26881 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Kafkas Üniversitesi

Detaylı

HALK EĞİTİMİ MERKEZLERİ ETKİNLİKLERİNİN YÖNETİMİ *

HALK EĞİTİMİ MERKEZLERİ ETKİNLİKLERİNİN YÖNETİMİ * HALK EĞİTİMİ MERKEZLERİ ETKİNLİKLERİNİN YÖNETİMİ * Doç. Dr. Meral TEKİN ** Son yıllarda halk eğitimi, toplumdaki öneminin giderek artmasına koşut olarak, önemli bir araştırma alanı olarak kabul görmeye

Detaylı

GRAFİK VE FOTOĞRAF GRAFİKER MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

GRAFİK VE FOTOĞRAF GRAFİKER MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü GRAFİK VE FOTOĞRAF GRAFİKER MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2008 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile karşı karşıya

Detaylı