Bireyle im / Kemalat Sürecinde Kapal ve Dar Mekânlar

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Bireyle im / Kemalat Sürecinde Kapal ve Dar Mekânlar"

Transkript

1 Bireyle im / Kemalat Sürecinde Kapal ve Dar Mekânlar Ara. Gör. Ahmet DO AN * Özet: nsanl n ortak haf zas konumunda olan mitler, masallar ve benzeri bir çok anlat da, dönü üm sürecindeki bireyin içsel de i imi, sembolik anlamda bir mekân de i ikli ini zorunlu k lar. Bu durum, zulemat (karanl klar) ülkesine yolculuk, çile ve/ya uzlet gibi oldukça farkl ekillerde kar m za ç kabilmektedir. Bu ba lamda, insan n fark ndal n idrak ederek bunu a k n (transandantal) bir boyuta ta mas ve nihayet mistik bütünle meyi elde etmesinde kapal ve dar mekânlar yapt ça r mlarla birlikte büyük bir rol oynar. Birey, kendisinde sakl olan gizil güçleri tan ma noktas nda girdi i kapal ve dar mekânlardan bir fark edi le ç karak sonsuzlu a aç lm yay lm olur. Anahtar kelimeler: Bireyle im, erginle me, yolculuk, dip nokta, kapal ve dar mekânlar Analitik psikolojinin insan n kendisini gerçekle tirmesi yolundaki bireyle me süreci ile sufilerin insan- kâmile uzanan serüvenlerindeki seyr-i sülûk aras nda baz paralelliklerin bulundu unu söylemek mümkündür. nsan olgunla t rma ameliyesi olarak görebilece imiz bu iki süreçte de bireyin nihaî hedefi olan mutlulu a ula mas için bir s navlar yolu / çileden geçmesi kaç n lmaz bir olgudur. Bireyle im süreci Jung un kolektif bilinçd olarak tan mlad yap sal ö elerle bilincin etkile imi sonucunda do an ruhsal geli im a amas d r. Bu sürecin amac ruhsal bütünlü e ula makt r. Bu çaba bir anlamda bilincin a amas n geni letip bilinçd n aç a kavu turmak, onunla bütünle mek demektir. Bir ba ka deyi le insan n kendi ruhsal yap s n n en karanl k kö elerine kadar bilincine varabilmesidir (Gökeri 1979: 16). Bireyle im, ayr l - erginlenmedönü ekseninde bir a ama arketipi ni zorunlu k lar. Kendisini en çok ritler ve mitoslarda aç a vuran a ama arketipini Campbell, kahraman mitosu (the hero-myth) ile izah eder. Kahraman n mitolojik maceras n n standart yolu, geçi ayinlerinde sunulan formülün büyütülmü hâlidir: ayr lma-erginlenmedönü buna monomitin çekirdek birimi denebilir (Campbell 2000: 41). * F rat Üniversitesi, Fen- Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyat Bölümü / ELAZI bilig Bahar / 2006 say 37: Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Ba kanl

2 bilig, Bahar / 2006, say 37 Bireyle im, kahraman n içsel serüvenini gerçekle tirmek üzere kopu un sürekli olmad bir ayr l zorunlu k lar (Özcan 2003a: 106). Ayr l bir ça r yla ba lar. Bu ça r ya kulak veren kahraman, kutsal bir eylemi ifa etmek üzere oldukça tehlikeli bir yolculu a ç kar. Yol zahmetlidir, tehlikelerle doludur, çünkü kahraman geçici ve yan lt c olandan gerçeklik ve ebediyete, ölümden ya ama, insandan tanr ya geçi i gerçekle tirmektedir (Eliade 1994: 21). A aman n yolu, birçok tehlikenin bulundu u karanl k, s k c, ku at c mekânlardan geçer. Bu tehlikelerle dolu mekân uzak bir ülke, bir orman, yeralt nda bir krall k, bir kuyu, bir dü hali olarak; fakat her zaman tuhaf, do a üstü ve çok biçimli varl klar n, hayal edilmez eziyetlerin, insanüstü görevlerin ve olanaks z zevklerin yeridir (Campbell 2000: 72). Genel anlamda balinan n karn olarak isimlendirilen kahraman n serüven mekân karanl k, dar ve ku at c imgeleriyle kahraman n ruh hâlini yans tan ve onun ç k noktas n tekrar tekrar te et geçece i labirent halinde bir mekând r. Ruhsal a ama kat etmek üzere karanl k ve dolambaçl yollardan geçmek zorunda olan kahraman, meçhulü kucaklayan bu mekân içerisindeki sembolik seyahatinde bir çok ifrelerle kar la makta ve bu ifreleri bir bir çözerek maceras n örmektedir (Özcan 2003b: 80). Kahraman, yürüdü ü bu amans z yolda kolektif bilinçd n n yap sal unsurlar olan ve Jung un arketip olarak adland rd gölge, anima, animus, yüce birey vb. ile yüzle mek ve onlarla uzla mak art yla kendisini gerçekle tirecektir. Varolu sal anlam n idrak edecek olan ki inin bu amac na ula mak için kendisine rehavet veren ortamlardan uzakla arak yaln z kalmas büyük bir önem arz eder. Zira ola an hayat n bilinçalt mücadeleleri, ki inin geli me göstermesi gereken bir dönemde ço unlukla ona engel olur. stenmeyen toplumsal güçler onun yanl de erler edinmesine ve dolay s yla yanl ilgiler geli tirmesine sebep olur. Böylece ki i gerçek benli inden uzakla t r l r ve geli im sürecinden mahrum b rak l r (Arasteh 2000: 34). Geleneksel ya am, toplum ve çevreyle uyum, insan n kendisini gerçekle tirmesinde olumsuzluk arz edece- inden yaln zl k, bireyin olgunla ma serüveninde oldukça önemli bir yer tutar. Yaln zl k bir uçurum, korku, cisimle en hayaller, büyüyen gölgeler, yo unla an karanl k, dipsiz bir kuyudur (Lekesiz 1997: 89). Yaln zl n muhayyilemizde uyand rd karanl k, kapal l k ve darl k imgesi ideal insan olmak için girilecek erginlenme mekân n n özelliklerini de yans t r. Kahraman n bu mekâna girmesi ya am n kayna na, ba lang c na (regressus ad uterum) dönü ü simgeler. Örne in eski Hindistan da, inisiyasyon töreninin arketipi olan Diksa ritüeli ayr nt l olarak bir regressus ad uterum (ana rahmine geri dönü ) temsilidir. Aday, ana rahmini simgeleyen bir kulübeye kapat l r; kulübeden ç k rahimden ç kan dölütü simgeler ve aday n tanr lar evrenine do du u söylenir (www.hermetics.org). amanizm de ise aman adaylar, bedene ve dünyaya hapsedilen ruhun tahliyesi ve yeniden sonsuzlu u yaka- 116

3 Do an, Bireyle im / Kemalat Sürecinde Kapal ve Dar Mekânlar layabilmesi ad na, kendilerini kapal ve karanl k bir mekâna hapsederek ölümü simgesel boyutta tecrübe ederler (Aça 2004: 10). slamî gelenek içerisinde ölmeden önce ölmek olarak zikredilen bu ölüm, eriattan tarikata geçi in anahtar d r ve ba lang çlar n mükemmelli ini ça r t r r. Bir ötekine geçi olan ilk ölüm (Çamuro lu 1999: 86), bekaya ula mak için mutlak surette geçilmesi gereken fena sürecinin sembolik ifadesi olarak yorumlanabilir. Fena, insan- kâmil olma sürecinde bireyin mevcut halini çözmesi, parçalamas ve dü mesi; beka ise yeniden yükselmesi ve bütünle mesidir. Fena bilinen benli in ölüp gitmesine i aret ederken beka Kozmik Ben de yeniden do u anlam na gelmektedir (Sayar 2003: 53). nsan- kâmil olma yolundaki bireyin bir tür ölüm olan bu da lma, dü me, ac çekme ve yaln zl a dalma tecrübesinin hemen ard ndan toparlanarak mutlak varl kla bütünle me yeniden do ma serüvenini, dikey yönüyle aktifli in, yatay yönüyle pasifli in sembolü durumundaki haç i aretiyle göstermek mümkündür. Tradisyonel ö retilerin bir ço u insan- kâmilin tahakkukunu ayn i aret ile sembolize eder. Bu i aret do rudan ilk tradisyon ile ba lant l d r. Bu i aret bu tahakkuka varl n yatay (geni lik) ve dikey (yükseklik) yönlerde uygun biçimde hiyerar ikle tirilmi aç l m içindeki hallerin tümünün tam birlikteli i ile nas l ula ld n çok net ifade eder (Guenon 2001: 23) Mutlak Varl k (Beka) nsan Pasif Ya am Çizgisi Dip Nokta (Hiçlik, Fena) Kökende mutlak varl kla bir olan ve do al olarak dikey eksenin uç noktas nda olan insan normal, s radan bir ya am n macerac s olarak yatay ve dikey eksenin kesi im noktas nda bulunmaktad r. Kesi imin bir aya n olu turan dikey eksen insanda var olan a k nl k boyutunun bir tezahürüdür. Bu ba lamda a k nl n ve pasifli in birle ti i noktada geleneksel beni ile var olan insan, kendi gerçe ini bulma ça r s na kulak vermedi i taktirde yatay düzlemin tekdüzeli i içerisinde bir uçtan di er uca uzanan k s r gelgitler aras nda fark nda olunmayan bir ya am sürecektir. Yatay eksen boyunca gelgitler ya ayan birey ancak dikey eksenin dip noktas na dü tü ü taktirde ye- 117

4 bilig, Bahar / 2006, say 37 niden, geldi i a k n âleme, Kozmik Ben e ula ma ans bulacakt r. Dip nokta, Mircea Eliade nin kutsalla maya, erginle meye hak kazanmak anlam na gelen merkeze ula ma kavram na denk bir durum arzeder. Bu noktadan sonra dünün dind ve yan lt c varolu unun yerini yeni bir varolu, gerçek, kal c ve etkin olan yeni bir ya am al r (Eliade 1994: 31). Bu nedenle yatay boyut, bireye anl k ve niceliksel bir de i im imkân sunarken, dikey boyuta yönelen birey daha evrensel ve niteliksel bir de i im ya ar. Bu de i im öze ba l ve geri dönü ü olmayan bir özellik arz eder. Dikey boyutta bir de i ime u ramak üzere dü ülmesi gerekli olan dip nokta kapal, dar ve karanl k imgeleriyle insan n zorluk, s k nt, ac, keder, yaln zl k ve sab r mefhumlar n içselle tirece i ve hiçli ini idrak edece i bir fark ndal k mekân d r. Bu mekân, bir s f r noktas olarak, ba lang ç, yoktan ba lang ç anlam n ta yan (Çamuro lu 1999: 63) ve insana hiçlik bilinci veren bir mekan olma özelli- ine sahiptir. Hiçbir ey olmama varl k düzeyi yeniden bütünle menin ba lang c demektir (Arasteh 2000: 102). Kendi varl n ve hareketlerini hiç e indirgeyen bireyi, yatay eksenin ke meke i ve z tl klar etkileyemez. O art k nötrle mi bir durumda hiçbir çekime kap lmaks z n sonsuzlu a yönelir (Y ld r m 2003: 128). Bir hiçlikle birlikte bütünle menin dikey boyutuna yönelen birey, dairesel bir yolculuk yaparak döngüsel zaman n varl ktan yoklu a, yokluktan varl a dönü ünde (Çamuro lu 1999: 63) nihayet geldi i uç noktaya tekrar ula r ve böylece varl k halkas n tamamlam olur. nsan n kendisinden içeri olan beninin fark ndal olarak yorumlayabilece- imiz kemalat sürecindeki yolculu u temelde ayn eyi, ruhsal varl n içinde bulundu u ortamdan de i ik bir ortama kaymas n simgeler (Gökeri 1979: 64). Kahraman n de i en ruh hâli ve de i imin me akkati mekân n kapal, dar, karanl k ve ku at c olmas yla ortaya konulur. Bu durumda oldukça korkutucu ve çetin bir süreci kapsayan erginlenme için dünya, beden, mahzen, kuyu, zindan, kö e, ma ara gibi, her zaman bir dip nokta y imleyen yerler, t pk balinan n karn gibi kapal, dar ve karanl k imgeleriyle ideal bir a ama mekân olur. Erginlenmenin Kapal ve Dar Mekânlar 1. Dünya Dünya, e ref-i mahlukat olan insan n bir sürçme neticesinde a k n (transandantal) âlemden dü tü ü s n rl bir mekând r. Dü ü, ilk insan olan Âdem in cennette bulundu u s rada kendisine yasak k l nan kutsal a ac n meyvesini yemesi ile vuku bulur. Âdem in bu yasak meyveyi yemesi genel slamî bak aç s na göre bir günahtan ziyade bir sürçme olarak de erlendirilir. Kur an- Kerim de Âdem ile Havva ya nin oradan!.. (Kur an, Bakara: 38) denilmesinin bu dü ü ün özel olarak alg lanmas nda önemli bir yeri vard r. Dü ü ün bütün hikâyesini, Allah n lütuf ve rahmeti içinde, onun sayesinde gören 118

5 Do an, Bireyle im / Kemalat Sürecinde Kapal ve Dar Mekânlar Ahmed Sem anî, cennette iken Allah n sadece cemal ve rahmet isimlerini bilen Âdem in, onun celal ve gazap isimlerini de ö renmek üzere yeryüzüne indirildi ini söyler (Chittick 2003: 242). Âdem in yeryüzüne indirilmesiyle birlikte tatm oldu u ilk gazap, dü tü ü a k n (transandantal) mekâna ve mutlak güzele duydu u özlem ile bekleyi in getirdi i bir st rap duygusu olarak tecelli eder. Böylece dünya, ayr l n tad ld ve kederin ya and bir mekân olarak, s n rl bir varl k olan insan için kaosa dönü ür. Ya am n bir kaos olarak alg lanmas daha çok varolu çular n bak aç s yla insan n dünyaya at lmas, b rak lmas n n bir tezahürüdür. Âdem in do du u ev konumundaki a k n (transandantal) âlemin dinginli inden uzakla t r larak, kap önüne konulmas dü üncesiyle dünya hayat bir çile olarak görülür. Ancak ba lang çta Tanr taraf ndan verilen dünyadaki mahrumiyet ve hapis cezas, yeniden kutsalla abilme ve Tanr ile bir olma ad na zamanla gönüllü bir mahrumiyete dönü ür (Aça 2004: 11). Muhayyileye gelmeyen iki s n rs z/meçhul aras nda, zaman n s k t r lmas yla var oldu umuz, istem d geldi imiz ve istemeden gidece imiz bir mekân olan dünya, ezel ve ebed uçlar aras nda hep bir s k t r lm l, darl, ku at c l ve içinden hiç ç kamayaca m z bir labirenti imler, ba m za dar gelen bir mekân halini al r. Dünyan n kapal ve dar bir mekân olarak alg lanmas, fiziksel bir kavray tan ziyade içsel bir alg lamadan kaynaklan r. Mekân n d ar daki içerilik olmas nedeniyle ço u zaman büyük mekânlar, bizi yeteri kadar büyük olmayan mekânlardan daha çok bo ar, s kar ve ku at r (Bachelard 1996: 234). Dünya bu darl k ve kapal l k imgesiyle ilk bak ta olumsuzlay c bir de er olarak kar m za ç kar. Ancak yarat lm tüm varl klar içerisinde insan n Allah n halifesi makam n elde etmesi, Mutlak Varl k n cemal ve celal s fatlar n mündemiç bir varl k olarak kemal bulmas, bir ac ve kederi zorunlu k lar. Bu ba lamda Âdem in dünyaya ini i, yaln zl k ve eleme terk edili i gerçekte bir olgunla t rma ameliyesi yar mdan tama, azdan ço a, eksikten tüme geçi idir. Dünya, insan n mükemmelin basamaklar nda yürüdü ü, inerken ç kt, dü- erken kalkt (Lekesiz 1997: 84) bir erginlenme mekân d r. nsan (Âdem) n dünyaya b rak lmas yla sonuçlanan yasak meyveye el uzatmas veya günah i lemesi noktas nda, bir ilahî te vikten bahsedilmektedir. Burada muazzam bir ilahî hikmet söz konusudur. Zira Âdem in günah i lemeyerek cennette kalmas, onun bir melek olmas demektir. Oysaki insan olman n özünde hata ve yanl l klar yapabilme seçkisinin oldu u aç kt r. Zaten bu durum, insan n e ref-i mahlukat çizgisinden esfel-i safilin çizgisine kadar olan geni yelpazesini bize izah etmektedir. E ref-i mahlukat derecesi, esfel-i safilin derekesinin bir sonucudur. Esfel-i safilin olmadan e ref-i mahlukat olman n imkân yok gibidir. Bu durumda dü ü ün veya ini in mahiyet ve özü kendili inden ortaya ç kmaktad r. nsan d ndaki di er 119

6 bilig, Bahar / 2006, say 37 bütün varl klar, Allah n onlara takdir k ld bir eksen üzerinde varl klar n devam ettirirlerken sadece insan, kemalata giden yolda dü e kalka ilerleme seçkisine sahiptir (Y ld r m 2004: 161). Nitekim cennetteki yasak meyveye el uzatma noktas nda da insan n bir ihtiyar söz konusudur. Ancak el uzatma eylemini müteakip vuku bulan ini te, daha çok gayr- iradî bir durum söz konusu iken, ç k tamamen insan n inisiyatifinde olan bir durumdur. Bu ini -ç k taki dip nokta, dünyay kar lamaktad r. Zaten dünya kelimesi denî yani alçak, en dü ük yer anlam na gelmektedir. Dolay s yla dü ü le bir cezaland rman n yan s ra, insan olman n önemli bir rüknü de tamamlanm olur. ni yay n n dip noktas konumundaki bu erginlenme mekân, ç k yay n n nihayetindeki a k n âleme giden bir mükemmelli in tamamlay c unsurudur. Bu tamamlanma ve Mutlak Varl k a do ru yol alma duygusu içerisinde art k dünyaya b rak lm de ilizdir. nsan verilmi bir cennette fark nda olmadan ya ama yerine, dünyaya gelerek Allah n celal s fatlar n mü ahede etmeyi tercih etmi tir, bu evrensel insan olman n, insan n fark ndal n n fark na varmas n n (Korkmaz 2000: 316) ilk basama d r. Dünyan n bir imtihan yeri olmas nedeniyle, onun hep bir mihneti imlemesi kaç n lmaz bir olgudur. nsan n s k m l k ve ku at lm l k duygusundan kurtulmas bu imtihanlar/mihnetler dizgesinin ifrelerini çözmesi ve kozmosun ritmine ayak uydurmas yla mümkün olacakt r. 2. Mahzen Mahzen, evin dinginlik veren yap s içerisinde onun topra n alt nda kalan k sm, bir yer alt deposudur. Topra n alt nda kalmas nedeniyle gece gündüz daima karanl k olan mahzen, insan muhayyilesinde hep bir korkuyu, bilinmeyen do aüstü güçleri, cinleri vb. olumsuzlay c özelli e sahip eyleri ça r t r r. Bu sonu gelmez ça r mlar dünyas içerisinde mahzen karanl k, s n rlay c, ku at c, dar ve kapal bir mekân özelli i arz eder. Mahzenin, karanl nda meçhulü ve müphemli i besledi i için bilinç taraf ndan varl n n sürekli gözard edili iyle, metruk e ya deposu olu u aras nda do rusal bir ba lant vard r (Lekesiz 1997: 41). Kullan lmayan e yalar n terk edildi i bir mekân olan mahzen, bir yönüyle de e yan n ruhuna sinen an lar n sakland bilinçalt dünyam z n karanl k bölgesidir. Bu iki mekânda da her an gün yüzüne ç kartabilece imiz bize ait de erler saklan r. Mahzen kullan lmayan, eski, unutulmu e yalar n at ld bir yer olmakla insan n, geçmi i ve bilinçalt ndaki bilgi k r nt lar n sembolize etmektedir. nsan n dönü üm ve olu umunda mutlaka bilinçalt yla hesapla mas gerekmektedir. Böylece mahzene ini i, bilinçalt n n bilinç seviyesine ç kar lmas yla de erlendirmek her zaman için mümkün gözükmektedir. Mahzen, evin di er bir parças olan çat yla k yasland nda çat n n ussall - yla mahzenin usd l neredeyse hiçbir aç klama getirmeksizin kar kar- 120

7 Do an, Bireyle im / Kemalat Sürecinde Kapal ve Dar Mekânlar ya konulabilir (Bachelard 1996: 45). Çat, evin ve dolay s yla içinde ya ayan insan n göklerin sonsuzlu una aç l m n sa layan bir sükûnet bölgesi olurken, mahzen yerin dibine aç lm bir çukurdur. Her zaman bir ini i zorunlu k larak insan bo an, ku atan, dar ve kapal, labirent bir mekân n tüm özelliklerini kendisinde bar nd r r. Mahzen, yapt olumsuz ça r mlar nedeniyle itici, zorunlu olmad kça inilmek istenmeyen bir özellik arz eder. Ancak evin d ndan gelen herhangi bir tehdit kar s nda s n labilecek en güvenli ve en ideal bar nak olarak bizi kendisine çeker. Bu durumda mahzen sadece bedenî varl m z için de il ayn zamanda terk etti imiz an lar aras nda kendisini yeniden bulan ruhumuz için de bir dü ve dinginlik merkezi olur. Mahzeni dü lerken derinliklerin usd l yla uzla r z (Bachelard 1996: 46). Böylece kendi mahzenlerimizin karanl kucaklayan dar koridorlar nda kendimizi yeniden ke fe dalman n dü sel zevkini duyar z. 3. Zindan Zindan, tutuklu veya hükümlü kimselerin i ledikleri suçlar n cezas n çekmek üzere içine konulduklar kapal yerdir. Mecaz ba lam nda çok karanl k ve s k c yer anlam yla kullan lan zindan, bir yeri birine zindan etmek, ba na zindan kesilmek, zindan olmak gibi deyimler içerisinde korku, kapal l k ve ku at c l k gibi negatif özellikler imler. Kapal l k ve ku at lm l k imgesiyle insan muhayyilesinde hiç de iyi olmayan ça r mlar yapan zindan, d ar n n ahengine ayak uyduramayan bireyin uyumsuzlu unun ve suçunun muhasebesini yapaca, slah edilece i, toplumla kendisi aras nda kopan ba lar n yeniden in a edilebilece i bir ara mekân, bir e iktir. Bu durumda insan n evrendeki zindan olan dünyan n bir e retilemesi olarak dü ünebilece imiz zindan, bireyin fark ndal k mekân olarak da yorumlanabilir. Zindan ya ayana mezar ve keder evi, dostlar n tecrübesi, dü manlar n sevincidir (Settâri 2000: 105). Settâri nin aç mlad ve airlerin s kl kla telmihte bulunduklar Hz. Yusuf un zindan tecrübesiyle, ikbâl basamaklar ndaki yükseli inin ba lang c aras ndaki olay dizgesi, zindan n bir olgunla t rma mekân, bir medrese-i Yusuf olarak alg lanmas na sebep olur. Zindandaki birey bilinçd n n kaotik varl içerisinde fark ndal n n in â sürecini ya ar. Zindan kapal, dar, karanl k, hapsedici özellikleriyle bar nd rd insan n, sonsuzlu a aç lan bir pencereye en çok ihtiyaç duydu u anlar n s k t r ld bir mekând r. Eksikli ini fark edi iyle da lma süreci ya ayan insan için zindan, onun dar ve ku at c özelli i içerisinde kendisinde bulunan sonsuz büyüklük, geni lik ve aç kl dolay s yla tinsel kurtulu unu ke fedebilece i ideal bir mekând r. 121

8 bilig, Bahar / 2006, say Kö e Kö e, en çok bir kö eye s nmak deyimi içerisinde kendi gerçe ini if a eder. Bir s k t r lm l k ve yaln zl k imgesiyle bizi kendisine çeken kö e bütün içtenli imizin yay ld dü lerimizle kaplanan darac k bir mekând r. Yar s duvar, yar s kap olan ve bu yönüyle bir tür yar hücre konumunda olan kö e, insan n s k p büzü mek istedi i dar bir mekân ve imgelem için bir yaln zl kt r (Bachelard 1996: 154). Bir kö enin muhayyilemizde besledi i yaln zl k duygusu çok kö eyle birlikte kendisini geni lik, rahatl k ve payla m olgular na terk eder. Çok kö e ele avuca s mazl a, çok yönlülü e, a r yo unlu a i arettir. Bu sebepledir ki k rk kö eli evler, hep bereket ve zenginli in göstergesi olur (Lekesiz 1997:29). Kendimiz için yaln zl k imgesi olan kö e, kendimiz taraf ndan ba kalar na tahsis edildi inde paha biçilmez bir de erin ifadesi olur. Bu yönüyle kö e, ci erimizin kö esi, akl m z n kö esi, ba kö e olarak k ymetlendirilir. Bizi bir yaln zl k hissiyle kendisine çeken kö e ya am yads r, k s tlar, gizler ve böylece evrenin bir yads mas halini al r (Bachelard 1996: 154). Dünyan n s k nt ve da da as ndan bunalan birey, ya ad kaosu s n rlayarak a ma dü üncesiyle bir kö eye kaç verir. Bu durumda kö e, hem öznel bir s nak hem de dünyan n küçültülerek zapturapt alt na al nd bir mekân olur (Lekesiz 1997: 30). Evrenin, dünyan n, evin ve kendisinin kö esine, terkedilmi lik ve yaln zl k duygusuyla sinen birey, kö eye s nmakla ayn zamanda kendi kendisinin sonsuzlu una da aç lm, yay lm olur. Bir tür hareketsizlik olgusuyla kö eye s nd m zda, kendisini iyice gizlenmi olarak duyumsayan bedenimizin çevresinde dü sel bir oda olu ur (Bachelard 1996: 155). Olu an bu dü sel oda, bütün mahremiyetiyle kendimizin tema a edildi i bir fark edi, uyan mekân d r. Kö enin s n rl l, darl ve ku at l c l kendisini ke fe ç kan bireyin sonsuzluk dü lerine aç lan kap s d r. 5. Ma ara Da, tepe, yamaç veya kaya gibi yerlerin oyuklar, yer kovu u olan ma ara, ilk insanlar n korunmak ve bar nmak için sakland klar kapal bir mekând r. Ma aran n kapal ve karanl k olmas nedeniyle insanlar daha çok onun ç k a yak n ve ayd nl k k s mlar nda kalmay tercih etmi lerdir. nsanlar n, hayat n tekâmülü neticesinde ma aralar terk edip evlerde ya amas yla birlikte ma aralar ilkellik, karanl k ve bazen de yaln zl k ça r m yapan mekânlar halini alm t r. Ancak medeniyetin getirdi i kaos, problem ve tehditler kar s nda ma ara, hep ilksel özelli i olan s nma i levini yerine getirebilecek ideal bir mekân olarak hayal edilmi tir. 122

9 Do an, Bireyle im / Kemalat Sürecinde Kapal ve Dar Mekânlar nsanl n ortak haf zas konumundaki mitlerde ve söylencelerde ma ara kendi içine e ilerek dü lerini ço alt p buradan kendine varl n n anlam na eri erek meçhulü maluma, müphemi kesine dönü türen ve bu sayede ula t hikmeti, dü ünceyi ma ara karanl ndan dünya ayd nl na ta yan (Lekesiz 1997: 42) kahramanlar n erginlenme mekân olmu tur. lkellik, karanl k ve karanl n getirdi i darl k, ku at lm l k ve kapal l k imgeleriyle, bazen de söylencelerin haf zam za kaz d do a üstü yarat klarla ma ara, istenmeyen bir mekân halini al r. Ancak ma aran n koruma ve bar nd rma olan ilk i levi onu bu yönüyle hep cazip k lar. Bu cazibe daha çok insan n kendisini toplumun karga as ndan kurtar p bireysel sonsuzlu unu ke fe ç kmak istedi inde, içtenlik dü lerinin kuruldu u ss z ve dinginlik veren bir mekân olarak ma aran n seçilmesiyle kendisini gösterir. slam peygamberi Hz. Muhammed, bir ma arada vahye mazhar olarak insanl n son kurtar c s olur. Ashab- Kehf (yedi uyurlar), bir ma arada kalarak de i imin simgesel boyutunu ya arlar. Ma ara, insan n kuluçkaya yat p yenilenmek üzere içine girdi i oyuktur. Her kim içindeki ma araya girerse ilkin ne oldu unu anlayamad bir dönü üme u rar. Bu durumda bilinçd na inerek bilincin d - nda olan eylerle ba lant kuran ki ide büyük bir de i iklik meydana gelir (Jung 1993: 202). Ma araya girmek tinsel anlamda yeniden do mak demektir. Bu sebeple sufiler, kemalata ula ma yolunda ma arada kalarak ikaftis (ma aral ) olurlar (Sayar 2003: 46). Eflatun un anlat s nda ma ara dünyan n e retilemesi olarak insan n dönü ümünü ya ayaca mekân olur. Daha ço alt labilecek bu gibi örneklerde ma araya çekilen insan kendi gerçe ine ula arak ma aradan farkl /fark nda olarak ç kar. Bu ba lamda, kapal dar ve karanl k imgeleriyle zihnimizde yer edinen ma aray, insan n kendi gerçe inin fark na vard bir dönü üm mekân olarak de erlendirmek mümkündür. 6. Kuyu Topra a kaz lan dar ve derince bir çukur olan kuyu, topra n dibindeki karanl, derinli i ve darl dolay s yla içinden ç k lamayan durum ve yer olarak tasavvur edilir. çinden ç k lmaz zor bir durumla kar la t m z zaman, bu s k nt l halimizi kör kuyularda kalmakla ifade ederiz. Bununla birlikte kuyu, dibinde bulunan su nedeniyle her zaman bir ya am kayna n imler. Varolu gerçe imizin evrensel bir dille anlat ld efsanelerde ve masallarda kuyu oldukça s k rastlayabilece imiz bir motiftir. Bu anlat larda her zaman, kahraman sonsuz derinlikte bir kuyuya dü er. Bu dü ü karanl k ve dar bir koridorda yürümek gibidir. Kuyunun dibinde kahraman kocaman ve karanl k bir dünya bekler. Kahraman bu karanl k yer alt dünyas ndan de i im geçirerek ç kar. Mezar kuyusuna giren ölüm dahi, daha görkemli bir biçimde geri dönecek olan can n gelece ini gösterir (Settari 2000: 169). Jung, bahar kar layan ilkel bir 123

10 bilig, Bahar / 2006, say 37 kabilenin topra a kazd çukuru, gelen baharla birlikte topra n bereketlenmesi nedeniyle bir rahmin sembolü olarak yorumlar (Fordham 2004:23). Kuyu her zaman bir do umu imleyecek ekilde kar m za ç kar. Bunun en güzel örne ini Kur an- Kerim de k ssalar n en güzeli olarak de erlendirilen Yusuf Suresi nde görürüz. Hz. Yusuf, M s r azizli ine uzanan hayat serüveninde evvela bir kuyuya dü er. Elde edilen izzet ve eref, bir mihnet çekmeden gerçekle emeyece inden dolay Yusuf, kuyuya dü er ve hakikat Yusuf u, imtihan kuyusundan kendisini gösterir (Settari 2000: 168). Hz. Yusuf un kuyuda ba lay p M s r azizli ine uzanan serüvenindeki kuyunun üstlendi i fonksiyonu, eyh Gâlib in Hüsn ü A k mesnevisinde de ayn i lev do rultusunda görmek mümkündür. Mesnevide içsel bir dönü üm geçirmekte olan A k, serüveni esnas nda hiç beklenmedik bir anda kuyuya dü er ve buradan- benli inin de i ik boyutlar yla yüzle erek- mesafe kat etmi olarak ç kar. Kuyuya giri, d dünyadan iç dünyaya yöneli anlam na geldi inden dolay kuyuyu, her zaman için bilinçalt n n sembolü olarak okumak mümkündür. Bu durumu Hz.Ali nin Peygamberimizden ald ilahî a k s rr n Medine d - ndaki bir kuyuya söylemesinde görebiliriz. Hz. Ali nin kendisine söylenen s rr kimseyle payla mamak ad na kör bir kuyuya söylemesi ve kuyunun da bu s rla ta arak ney e hayat vermesi, gerçekte bilinçalt na at lan s rr n daha bir büyüyerek tüm benli i sarmas anlam na gelmektedir. Kuyu bir cezan n çekilece i kapal, dar ve karanl k bir mekând r. Bu ba lamda dünya insan n ceza çekmek üzere indirildi i bir kuyu olarak tasavvur edilir. Mevlana n n mesnevisinin aslan ve tav ana ayr lan bölümlerinde aslan, akse aldan p kendisini tan mamas ve kuyunun dibini boylamas yla tecziye edilir. Babil efsanesinde Allah a verdikleri sözü tutamad klar ndan dolay Hârut ve Mârut adl melekler k yamete dek bir kuyuda ba a a sark t lm olarak beklemeye mahkûm edilirler. Suçlar n n cezas n çekmek üzere bekletilen bu iki melek, k yamet günü oradan ç kt klar nda ba lanm, ar nm ve bir de i im geçirmi olacaklard r. Zira bir de i im, dönü üm ya anmadan girilen kuyudan ç kmak mümkün de ildir. 7. Beden Beden, Allah n kendi nefesinden üflemesiyle var olan ruhumuzun içinde oturdu u bir evdir. Ruhumuzun Allah n nefesinden bir parça olmas nedeniyle beden, ayn zamanda Tanr Ruhu nun da evidir (Nasr 2002: 270). Evrenin bir kopyas olmam z nedeniyle bedeni bir dünya olarak de erlendirmek mümkündür. Âlem arac l yla bilinen Gizli Hazine gibi ruh da ancak beden vas tas yla izhar edilebilir (Chittick 2003: 188). Beden ruhun mevcudiyetinin çekirde i olmas nedeniyle kutsal olarak görülür. Ancak bunu genellenebilir bir kabul olarak görmek mümkün de ildir. Zira beden çamur olmas nedeniyle ruha göre a a l k olarak de erlendirilir. Elest yurdundan 124

11 Do an, Bireyle im / Kemalat Sürecinde Kapal ve Dar Mekânlar inen ruh saf ve ya ayan bir nur, beden ise karanl k ve ölü bir çamurdur (Chittick 2003: 188). Bu durumda beden ruhumuzun içinde oturdu u bir ev olmaktan ziyade, onu hapsedici bir özellik arz etmesinden dolay ruhun zindan olarak kar m za ç kar. Bedenin bu olumsuzlay c imgesi, onun bir gayya (cehennem çukuru) olarak görülmesi ile en üst düzeye ta n r. Göksel muhabbetin öznesi ruhun, varl n cehennemî çukuruna b rak lmas, ruha ürküntü veren bir bunalt y sürekli körükler (Korkmaz 2004: 133). Bedenin ruh için ku at c, karanl k bir yap arz etmesine ra men insan, ancak bu iki unsurun terkibiyle emaneti ta yarak, Allah n halifeli i makam n elde edebilmi tir. Ruh, ancak bedenin kesafeti dahilinde kemal bularak a k nl elde edebilir. Allah n lütuf ve ceberutu Âdem in tabiat n n iki boyutunda, gelene in ruh ve çamur olarak isimlendirdi i boyutlar nda yans r. Lütuf s fat ruhla ba lant l oldu u halde ceberut ve hiddet s fat çamurla daha s k birlik kurmu tur. Ancak, bunu söylemek çamurun de erini dü ürmek de ildir; ceberut veya hiddet de ilahî bir s fatt r. Çamur olmasayd Âdem, insan de il bir melek olurdu ve kendisi için yarat lm oldu u fonksiyonu ifa edemezdi (Chittick 1997: 91). nsan n varolu s rr bedeni zorunlu k lm ve insan beden sayesinde meleklerden ayr lm onlardan daha üstün olmu tur. Beden ruha nazaran daha önemsiz gibi görünse de ruh kadar elzemdir. Ruh kat ks z anla labilir bir nur, beden ise zifiri bir karanl kt r. I kla karanl k birbirine kar nca, kta bulunan özellikleri sergileyen alabildi ine çok say da renk ortaya ç kar (Chittick 2003: 188). Bu durumda herkesin kendi rengine bürünmesine vesile olan beden, insan tekini anlaml k lan bir yap arz eder. Muhayyel/Mitik Mekânlar nsan n kendisini gerçekle tirmesi noktas nda yukar daki fizikî mekânlar n yan s ra Zulemat Ülkesi gibi muhayyel mekânlar da vard r. Ölümsüzlük suyu olarak bilinen âb- hayat n bulundu u bir mekân olan Zulemat Ülkesi, kelimenin anlam ndan anla ld üzere karanl k bir mekând r. Efsaneye göre skender yan na H z r ve yas da alarak âb- hayat bulmak üzere karanl klar ülkesine gider. Orada, âb- hayat bulundu u takdirde birbirlerine haber vermek üzere skender bir yöne H z r ve lyas da ba ka bir yöne ayr l rlar. Bu iki gruptan H z r ve lyas arad klar n bulur ancak skender e söyleyemezler. Burada âb- hayat sembolik anlam yla ilahî a kt r ve onu elde edebilmenin yolu Zulemat Ülkesi gibi oldukça çetin ve karanl k bir süreci kapsamaktad r. Bu ba lamda ölümsüzlük suyu olarak de er biçilen ve ilahî a k n sembolü olan âb- hayat elde etmekteki mü külü, insan n kemalat na yap lan bir at f olarak de erlendirmek mümkündür. nsan n kendisini daha üst bir düzlemde var etmek, fark nda olabilmek için karanl k ve - meçhulü beslemesi nedeniyle- kapal bir mekâna u ramas gerekmektedir. 125

12 bilig, Bahar / 2006, say 37 Zulemat Ülkesi nde içtikleri âb- hayat la geldiklerinden farkl olarak oradan ayr lan bir nevi ölümsüzlü e do an H z r ve lyas n durumuna benzer bir ba ka durumu, Ergenekon destan nda görmek mümkündür. Ergenekon da da lar n ku at c l ve a lamazl yla kar kar ya gelen Türk ün, da demirle delerek o s k m l ktan kurtulmas na ve dolay s yla oradan taze bir ruh kazanarak ç kmas na ahit oluruz. nsan n kendisini daha yak ndan tan mak ve bireyle mek üzere; O Belde, cilvegah, tecellîgah, kutsal co rafya gibi muhayyel mekânlara girdi i de görülmektedir. Bütün bunlar, uterusa geri dönü ba lam nda tinsel bir do- u olarak ruhumuzun, Kaf Da nda konaklamas ve Yunus un bal k n karn na girdi i gibi bilinçalt m z n mitik ve arketipikal derinliklerine girmesinin sembolik ifadeleri olarak de erlendirmek mümkündür. Sonuç Yaz c s n n zaman kar s nda yitime u rayan varl n, tinsel boyutta ölümsüzle tirme endi esi ile vücuda getirilen edebî metinler, farkl gelenekler içerisinde de olsa ayn anlam örüntülerine sahip olabilmektedir. Bu durum özellikle mecaz- hakikat ba lam nda, mecazî bir varolu sergileyen dünyan n alg lanmas hususunda kendisini göstermektedir. Buna göre a k n bir âlemden, denî, alçak bir mekân olan dünyaya inen insan, kendisinde ezelden var olan a k n bir boyutun verdi i ilhamla her zaman ebedî olan n pe ine dü mü tür. nsanda var olan ebedîlik tutkusu, onun kendisini tan mas ve gerçekle tirmesi noktas nda, bir aray lar dizgesi içerisinde dü e kalka ilerlemesini zorunlu k lar. nsan n dünyaya b rak lmakla ba layan ve bir çok güçlük ve zorlu u beraberinde getiren a k nl k i tiyak ve aray lar dizgesi onun hiçli ini kavrad noktada en üst seviyeye ula r. Ancak bu duruma gelen birey, bir ini - ç k düzleminde ç k yay na yönelmi olur. Bireyin bu aray lar dizgesi dahilinde, hiçli ini idrak edebilmesi ve daha üst bir düzlemde yeniden varolabilmesi, onun yeniden do u imgesi nedeniyle- rahmin sembolü sayabilece imiz kapal ve dar bir mekâna girmesini zorunlu k lar. nsanl n ortak haf zas konumunda olan ritlerde, mitlerde ve efsanelerde s kl kla rastlad m z bu erginlenme mekân na giri i, Âdem in dünyaya dü ü ü sebebiyle, insanl n ortak kaderi olarak dü ünmek mümkündür. Bu ayn zamanda erginlenmenin insanl n ortak kaderi oldu u anlam n da ta r. Birey, geldi i a k n (transandantal) aleme giden yolu açmak üzere girdi i kapal ve dar mekânlarda, bu mekânlar n s k c ve ku at c imgeleriyle evvela bir da- lma süreci ya ar. Bir da lma süreci ile hiçli ini idrak eden birey, bu ruhi refleks sayesinde kendisine gelerek fark ndal n n bilincine varabilir. nsan n bu fark ndal n a k n bir boyuta ta yarak mistik bütünle meyi elde etmesinde kapal ve dar mekânlar oldukça önemli bir özellik arz eder. Ma ara, mahzen, 126

13 Do an, Bireyle im / Kemalat Sürecinde Kapal ve Dar Mekânlar kuyu vb. kapal l ve darl imleyen mekânlar, bilinçalt n n sembolik yans mas olarak, bireyin kendisinde sakl olan gizli güçleri tan mas noktas nda, u ran lmas zorunlu olan mekânlard r. Girilen kapal ve dar mekânlardan bir fark edi le ç kan birey böylelikle sonsuzlu a aç lm, yay lm olur. Kaynakça Aça, Mehmet (2004), Yarat l Mitleri, amanizm ve Tasavvuf Ba lam nda Dü ü Mahrumiyet ve Hapis, Milli Folklor, Yaz S.62, s.8-18 Arasteh, A. Reza (2000), A kta ve Yarat c l kta Yeniden Do u (Çev. Bekir Demirkol- brahim Özdemir), Kitabiyat Yay nc l k, Ankara Bachelard, Gaston (1996), Mekân n Poetikas (Çev. Aykut Derman), Kesit Yay nlar, stanbul Campbell, Joseph (2000), Kahraman n Sonsuz Yolculu u (Çev. Sabri Gürses), Kabalc Yay nlar, stanbul Chittick, William (1997), Varolman n Boyutlar (Çev. Turan Koç), nsan Yay nlar, stanbul Chittick, William (2003), Tasavvuf (Çev. Turan Koç), z Yay nc l k, stanbul Çamuro lu, Reha (1999), Dönüyordu, Om Yay nevi, stanbul Eliade, Mircea (1994), Ebedî Dönü Mitosu (Çev. Ümit Altu ), mge Kitabevi, Ankara Kur an- Kerim ve Türkçe Anlam (1986), Diyanet leri Ba kanl Yay nlar, Ankara Fordham, Frieda (2004), Jung Psikolojisinin Ana Hatlar, (Çev. Aslan Yalç ner) Say Yay nlar, stanbul Gökeri, A.. (1979), Arketiplere Dayanan Yeni Bir nceleme Yönteminin Tan t larak ngiliz ve Türk Edebiyat nda Baz Romans ve Epik Niteli indeki Yap tlara Uygulanmas, Ankara Üniversitesi, DTCF, Yay mlanmam Doktora Tezi, Ankara Guenon, Rene (2001), Yatay ve Dikey Boyutlar n Sembolizmi (Çev. Fevzi Topaço lu), nsan Yay nlar, stanbul Jung, C. G. (1993), Dönü üm Sürecini Canland ran Örnek Simgeler (Çev. Ender Gürol), Türk Dili, Say 500, A ustos, s. 203, Ankara Korkmaz, Ramazan (2000), Kara Kitap taki Simgesel Dönü mgelerinin Postmodernist Aç dan Yorumu, Türk Yurdu, Türk Roman Özel Say s, s.153 Korkmaz, Ramazan (2004), Yeni Türk Edebiyat El Kitab, Grafiker Yay nlar, Ankara Lekesiz, Ömer (1997), Sevgilinin Evi, Yedi Gece Kitaplar, stanbul Nasr, Seyyid Hüseyin (2002), Tabiat Düzeni ve Din (Çev. Latif Boyac ), nsan Yay nlar, stanbul Özcan, Tar k (2003a), Osmanc k Roman n n Arketipsel Sembolizm Bak m ndan Çözümlenmesi, Bilig, Yaz, S.26, s Özcan, Tar k (2003b), O uz Ka an Destan n n Kahramanl k Mitosu Bak m ndan Çözümlenmesi, Milli Folklor Dergisi, Bahar, S.57,s

14 bilig, Bahar / 2006, say 37 Sayar, Kemal (2003), Sufi Psikolojisi, nsan Yay nlar, stanbul Settari, Celal (2000), Züleyha n n A k Derdi (Çev. Mehmet Kanar), nsan Yay nlar, stanbul Spiegelman, J. Marvin Pir Vilayet nayet Han Tasnim Fernandez (1997), Jung Psikolojisi ve Tasavvuf, (Çev. Kemal Yaz c Ramazan Kutlu), nsan Yay nlar, stanbul Y ld r m, Ali (2003), Z tl k Kavram ve Divan iirinde Zerre-Güne Sembolizmi, Bilig, S. 25, s Y ld r m, Ali (2004), slam n Tabiat Anlay ve Divan iirine Yans malar, lmi Ara t rmalar, Güz S.17, s Simyan n Öyküsü 128

15 Close and Narrow Spaces in Mature / Individualism Period Research Assist. Ahmet DO AN * Abstract: In myths, folk tales and narrations which are the common memory of mankind, inner changing of an individual in the transformation period needs a change of space symbolically. This situation we face to face with has various types like a journey to country of darkness, suffering, and/or isolation. In this meaning, close and narrow spaces and their associations play a great role for a person s being aware of himself/herself, perceiving this awareness and carrying this perception to a higher dimension and finally getting the mystic maturity. An individual who has gone to close and narrow spaces to recognize his/her hidden potential abilities comes back and reaches eternity. Key Words: Individualism, maturation, journey, deep point, close and narrow spaces * F rat Univerity, Faculty of Science and Letters / ELAZI bilig Spring / 2006 Number 37: Ahmet Yesevi University Board of Trustees

16 * :,,,., /. " ",, ( ).,,,. :,,,,. *,, / bilig Zima 2006 výpusk: 37: Popeçitel#skiy Sovet Universiteta Axmeta Wsavi

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır.

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. KAVRAMLAR Büyüme ve Gelişme Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. Büyüme Büyüme, bedende gerçekleşen ve boy uzamasında olduğu gibi sayısal (nicel) değişikliklerle ifade edilebilecek yapısal

Detaylı

AİLE DİNİ REHBERLİK BÜROSU

AİLE DİNİ REHBERLİK BÜROSU DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TİREBOLU MÜFTÜLÜĞÜ AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU MUTLULUĞUNUZA REHBERLİK EDER Yüce Allah ın aileye bahşettiği sevgi ve rahmetin çeşitli unsurlarla beslenmesi gerekir. Bunların

Detaylı

Cümlede Anlam İlişkileri

Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede anlam ilişkileri kpss Türkçe konuları arasında önemli bir yer kaplamaktadır. Cümlede anlam ilişkilerine geçmeden önce cümlenin tanımını yapalım. Cümle, yargı bildiren,

Detaylı

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Prof.Dr. Cevat NAL Selçuk Üniversitesi Mühendislik-Mimarl k Fakültesi Dekan Y.Doç.Dr. Esra YEL Fakülte Akreditasyon Koordinatörü

Detaylı

EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ 1. Ders- Eğitimin Temel Kavramları. Yrd. Doç. Dr. Melike YİĞİT KOYUNKAYA

EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ 1. Ders- Eğitimin Temel Kavramları. Yrd. Doç. Dr. Melike YİĞİT KOYUNKAYA EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ 1. Ders- Eğitimin Temel Kavramları Yrd. Doç. Dr. Melike YİĞİT KOYUNKAYA Dersin Amacı Bu dersin amacı, öğrencilerin; Öğretmenlik mesleği ile tanışmalarını, Öğretmenliğin özellikleri

Detaylı

İçindekiler Şekiller Listesi

İçindekiler Şekiller Listesi 1 İçindekiler 1.GĠRĠġ 3 2. Mekânsal Sentez ve Analiz ÇalıĢmaları... 4 3. Konsept....5 4. Stratejiler.....6 5.1/1000 Koruma Amaçlı Ġmar Planı.....7 6.1/500 Vaziyet Planı Sokak Tasarımı....7 7.1/200 Özel

Detaylı

2010, GÜÇLÜ BİR YENİ YIL!

2010, GÜÇLÜ BİR YENİ YIL! 2010, GÜÇLÜ BİR YENİ YIL! http://www.kosulsuz-sevgi.com/guncel-mesajlar/2010-guclu-bir-yeni-yil/ Patricia Diane Cota-Robles 1 Ocak 2010 Yeni Bin Yılın ilk on yılını tamamladığımıza inanmak zor. Zamanın

Detaylı

ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ

ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ SAYI : BİR 7-11 MAYIS 2009 ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ Ben siyasi hayatım ve ülke sevdamla ilgili olarak tüm Türkiye yi memleketim bilirim ancak Çemişgezek benim doğup, büyüdüğüm yer. Elazığ Valisi Muammer

Detaylı

Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI

Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2015-1-69 (Önaraştırma) Karar Sayısı : 16-02/30-9 Karar Tarihi : 14.01.2016 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan Üyeler : Prof. Dr. Ömer

Detaylı

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN SOSYAL ŞİDDET Süheyla Nur ERÇİN Özet: Şiddet kavramı, çeşitli düşüncelerden etkilenerek her geçen gün şekillenip gelişiyor. Eskiden şiddet, sadece fiziksel olarak algılanırken günümüzde sözlü şiddet, psikolojik

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

Psikolojiye Giriş. Gözden geçirme oturumları. Evrim ve Akılcılık Ders 10. Pazartesi, 26/02, 16.00-18.00 Salı, 27/02, 18.00-20.00

Psikolojiye Giriş. Gözden geçirme oturumları. Evrim ve Akılcılık Ders 10. Pazartesi, 26/02, 16.00-18.00 Salı, 27/02, 18.00-20.00 Gelecek Çarşamba Yapılacak Sınav (olası dağılım) Psikolojiye Giriş Evrim ve Akılcılık Ders 10 Giriş: 4 Beyin: 9 Freud: 9 Skinner: 9 Bilişsel Gelişim: 9 Dil: 9 Algı/Dikkat: 9 Bellek: 9 Aşk: 7 Evrim: 4 Akılcılık:

Detaylı

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö G R ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö rencilerin Türkçe ö renirken yapt anla malardan dolay,

Detaylı

DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 TÜRK MİTOLOJİSİNDE ÖNEMLİ RENKLER DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 RENKLER Türk mitolojisinde renklerin sembolik anlamları ilk olarak batılı Türkologların dikkatini çekmiş ve çalışmalarında bu hususa işaret etmişlerdir.

Detaylı

Ek 1. Fen Maddelerini Anlama Testi (FEMAT) Sevgili öğrenciler,

Ek 1. Fen Maddelerini Anlama Testi (FEMAT) Sevgili öğrenciler, Ek 1. Fen Maddelerini Anlama Testi (FEMAT) Sevgili öğrenciler, Bu araştırmada Fen Bilgisi sorularını anlama düzeyinizi belirlemek amaçlanmıştır. Bunun için hazırlanmış bu testte SBS de sorulmuş bazı sorular

Detaylı

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının bağlantıları kontrol edilir. Güz ve Bahar dönemindeki

Detaylı

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün Veri Toplama Yöntemleri Prof.Dr.Besti Üstün 1 VERİ (DATA) Belirli amaçlar için toplanan bilgilere veri denir. Araştırmacının belirlediği probleme en uygun çözümü bulabilmesi uygun veri toplama yöntemi

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

TEDAŞ Dışında Bir Elektrik Tedarikçisinden Elektrik Almak İçin Hangi Koşullar Gerekmektedir?

TEDAŞ Dışında Bir Elektrik Tedarikçisinden Elektrik Almak İçin Hangi Koşullar Gerekmektedir? Sık Sorulan Sorular? TEDAŞ Dışında Bir Elektrik Tedarikçisinden Elektrik Almak İçin Hangi Koşullar Gerekmektedir? TEDAŞ dışında elektrik alabilmeniz için Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulu'nun belirlediği

Detaylı

MADDE 3 (1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 14 ve 49 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

MADDE 3 (1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 14 ve 49 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır. AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİLLER YÜKSEKOKULU EĞİTİM, ÖĞRETİM VE SINAV YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı Ağrı İbrahim Çeçen

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU I- 2008 Mali Yılı Bütçe Sonuçları: Mali Disiplin Sağlandı mı? Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan 2008 mali yılı geçici bütçe uygulama sonuçlarına

Detaylı

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Kur an ın Bazı Hikmetleri Kur an ın Bazı Hikmetleri Allah Teala kıble hususunda derin tartışmalara giren insanların görüşünü: İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. ayetiyle reddetmiştir. Ki onların bir kısmı,

Detaylı

8. SINIF 4. ÜNİTE İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR 1. Din Ve Din Anlayışı Kazanım :Din ve din anlayışı arasındaki farklılığı ayırt eder.

8. SINIF 4. ÜNİTE İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR 1. Din Ve Din Anlayışı Kazanım :Din ve din anlayışı arasındaki farklılığı ayırt eder. 8. SINIF 4. ÜNİTE İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR 1. Din Ve Din Anlayışı Kazanım :Din ve din anlayışı arasındaki farklılığı ayırt eder. Soru : Din nedir? Din, Allah tarafından gönderilmiştir. Peygamberler

Detaylı

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç: Madde 1. (1) Bu yönergenin amacı, İstanbul Kemerburgaz Üniversitesinin önlisans, lisans ve lisansüstü

Detaylı

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama DE/11/LLP-LDV/TOI 147 420 Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama 1. Adınız: 2. İşletmenin Adı: 3. Tarih: Evet Hayır Bilmiyorum 1. Mevcut işinizde mesleki eğitim fırsatlarına erişebiliyor musunuz?

Detaylı

Prof. Dr. Bilal Sambur ile Medya ve Dindarlık Üzerine 08/04/2015

Prof. Dr. Bilal Sambur ile Medya ve Dindarlık Üzerine 08/04/2015 Medya İslam ı ile karşı karşıyayız Batıda tırmanışa geçen İslamofobinin temelinde yatan ana unsurun medya olduğu düşünülüyor. Çünkü medyada yansıtılan İslam ve Müslüman imajı buna zemin hazırlıyor. Sosyal

Detaylı

YÖNETMELİK ANKARA ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİM VE ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÖNETMELİK ANKARA ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİM VE ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar 24 Mart 2016 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 29663 YÖNETMELİK ANKARA ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİM VE ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin

Detaylı

KAMU PERSONEL SEÇME SINAVLARI LE SERBEST MUHASEBEC MAL MÜ AV RL K STAJA BA LAMA SINAVINA HAZIRLIK KURSLARI ÇERÇEVE PROGRAMI

KAMU PERSONEL SEÇME SINAVLARI LE SERBEST MUHASEBEC MAL MÜ AV RL K STAJA BA LAMA SINAVINA HAZIRLIK KURSLARI ÇERÇEVE PROGRAMI T.C. M LLÎ E T M BAKANLI I Talim ve Terbiye Kurulu Ba kanl KAMU PERSONEL SEÇME SINAVLARI LE SERBEST MUHASEBEC MAL MÜ AV RL K STAJA BA LAMA SINAVINA HAZIRLIK KURSLARI ÇERÇEVE PROGRAMI ANKARA 2011 GENEL

Detaylı

HAM PUAN: Üniversite Sınavlarına giren adayların sadece netler üzerinden hesaplanan puanlarına hem puan denir.

HAM PUAN: Üniversite Sınavlarına giren adayların sadece netler üzerinden hesaplanan puanlarına hem puan denir. YGS / LYS SÖZLÜĞÜ OBP (ORTA ÖĞRETİM BAŞARI PUANI): Öğrencinin diploma notunun diğer öğrencilerin diploma notlarına oranıdır. En az 100 en çok 500 puan arasında değişen bu değer, öğrencinin başarısı okulun

Detaylı

ANALOG LABORATUARI İÇİN BAZI GEREKLİ BİLGİLER

ANALOG LABORATUARI İÇİN BAZI GEREKLİ BİLGİLER ANALOG LABORATUARI İÇİN BAZI GEREKLİ BİLGİLER Şekil-1: BREADBOARD Yukarıda, deneylerde kullandığımız breadboard un şekli görünmektedir. Bu board üzerinde harflerle isimlendirilen satırlar ve numaralarla

Detaylı

Ara rma, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba

Ara rma, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba 1.1 Ara rman n Amac Ara rmada, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba olarak hizmet vermekte olan; 1. Bütçe ve Performans Program ube Müdürlü ü 2. Stratejik Yönetim ve Planlama

Detaylı

Puslu Manzaralar. Yazar Volkan DURMAZ Cuma, 16 Ağustos 2013 09:35 - Son Güncelleme Cuma, 16 Ağustos 2013 09:44 1 / 9

Puslu Manzaralar. Yazar Volkan DURMAZ Cuma, 16 Ağustos 2013 09:35 - Son Güncelleme Cuma, 16 Ağustos 2013 09:44 1 / 9 1 / 9 2 / 9 "Ağır ağır hiçliğe giden bir salyangozum." Yazar: Volkan Durmaz Yunan Yönetmen Theo Angelopoulos un 1988 yapımı filmi Landscape in the Mist-Puslu Manzaralar [1], belirsizlik içerisinde beliren

Detaylı

1.Temel Kavramlar 2. ÆÍlemler

1.Temel Kavramlar 2. ÆÍlemler 1.Temel Kavramlar Abaküs Nedir... 7 Abaküsün Tarihçesi... 9 Abaküsün Faydaları... 12 Abaküsü Tanıyalım... 13 Abaküste Rakamların Gösterili i... 18 Abaküste Parmak Hareketlerinin Gösterili i... 19 2. lemler

Detaylı

2. Söz konusu koruma amaçlı imar planı üst ölçek plana aykırı hususlar içermektedir.

2. Söz konusu koruma amaçlı imar planı üst ölçek plana aykırı hususlar içermektedir. İstanbul İli, Beykoz İlçesi, Beykoz I. Bölge, 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Revizyon Nazım İmar Planı ve Beykoz I. Bölge 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Revizyon Uygulama İmar Planı Bakanlık Makamının 30.12.2014

Detaylı

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır.

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır. SAYI: 2013/03 KONU: ADİ ORTAKLIK, İŞ ORTAKLIĞI, KONSORSİYUM ANKARA,01.02.2013 SİRKÜLER Gelişen ve büyüyen ekonomilerde şirketler arasındaki ilişkiler de çok boyutlu hale gelmektedir. Bir işin yapılması

Detaylı

MADDE 2 (1) Bu Yönerge, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve değişiklikleri ile İzmir Üniversitesi Ana Yönetmeliği esas alınarak düzenlenmiştir.

MADDE 2 (1) Bu Yönerge, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve değişiklikleri ile İzmir Üniversitesi Ana Yönetmeliği esas alınarak düzenlenmiştir. İZMİR ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç ve Kapsam MADDE 1 (1) Bu Yönerge; İzmir Üniversitesi nin Fakülteleri, Meslek Yüksekokulu ve bölümlerinde ÖSYM ve Üniversite tarafından

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

Tasarım Raporu. Grup İsmi. Yasemin ÇALIK, Fatih KAÇAK. Kısa Özet

Tasarım Raporu. Grup İsmi. Yasemin ÇALIK, Fatih KAÇAK. Kısa Özet Tasarım Raporu Grup İsmi Yasemin ÇALIK, Fatih KAÇAK Kısa Özet Tasarım raporumuzda öncelikle amacımızı belirledik. Otomasyonumuzun ana taslağını nasıl oluşturduğumuzu ve bu süreçte neler yaptığımıza karar

Detaylı

PATOLOJİ DERNEKLERİ FEDERASYONU ETİK YÖNERGE TASLAĞI. GEREKÇE: TTB UDEK kararı gereğince, Federasyon Yönetim

PATOLOJİ DERNEKLERİ FEDERASYONU ETİK YÖNERGE TASLAĞI. GEREKÇE: TTB UDEK kararı gereğince, Federasyon Yönetim PATOLOJİ DERNEKLERİ FEDERASYONU ETİK YÖNERGE TASLAĞI GEREKÇE: TTB UDEK kararı gereğince, Federasyon Yönetim Kurulunun önerileri doğrultusunda bu çalışma yapılmıştır. GENEL KONULAR: Madde 1.Tanım: 1.1.

Detaylı

MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ)

MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) KUYUMCULUK TEKNOLOJİSİ ALANI ANKARA 2007 ÖĞRENME FAALİYETİ -24 KUYUMCULUK TEKNOLOJİSİ AMAÇ Bu faaliyette

Detaylı

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012 Hazırlayanlar Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi Laura D. Tyson, Kaliforniya Berkeley Üniversitesi Saadia Zahidi, Dünya Ekonomik Forumu Raporun

Detaylı

ÇÖKELME SERTLEŞTİRMESİ (YAŞLANDIRMA) DENEYİ

ÇÖKELME SERTLEŞTİRMESİ (YAŞLANDIRMA) DENEYİ ÇÖKELME SERTLEŞTİRMESİ (YAŞLANDIRMA) DENEYİ 1. DENEYİN AMACI Çökelme sertleştirmesi işleminin, malzemenin mekanik özellikleri (sertlik, mukavemet vb) üzerindeki etkisinin incelenmesi ve çökelme sertleşmesinin

Detaylı

Anaokulu /aile yuvası anketi 2015

Anaokulu /aile yuvası anketi 2015 Anaokulu /aile yuvası anketi 2015 Araştırma sonucu Göteborg daki anaokulları ve aile yuvaları ( familjedaghem) faaliyetlerinde kalitenin geliştirilmesinde kullanılacaktır. Soruları ebeveyn veya veli olarak

Detaylı

DÜNYA KROM VE FERROKROM PİYASALARINDAKİ GELİŞMELER

DÜNYA KROM VE FERROKROM PİYASALARINDAKİ GELİŞMELER DÜNYA KROM VE FERROKROM PİYASALARINDAKİ GELİŞMELER Dünyada üretilen krom cevherinin % 90 ının metalurji sanayinde ferrokrom üretiminde, üretilen ferrokromun da yaklaşık % 90 ının paslanmaz çelik sektöründe

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA. Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçeleri ektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA. Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçeleri ektedir. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçeleri ektedir. Gereğini arzederim. M. Akif HAMZAÇEBİ İstanbul Milletvekili 1 GENEL GEREKÇE

Detaylı

Özet Metin Ekonomik Büyümenin Anlaşılması: Makro Düzeyde, Sektör Düzeyinde ve Firma Düzeyinde Bir Bakış Açısı

Özet Metin Ekonomik Büyümenin Anlaşılması: Makro Düzeyde, Sektör Düzeyinde ve Firma Düzeyinde Bir Bakış Açısı Özet Metin Ekonomik Büyümenin Anlaşılması: Makro Düzeyde, Sektör Düzeyinde ve Firma Düzeyinde Bir Bakış Açısı Overview Understanding Economic Growth: A Macro-level, Industrylevel, and Firm-level Perspective

Detaylı

Destekli Proje İşletme Prosedürü

Destekli Proje İşletme Prosedürü Destekli Proje İşletme Prosedürü Teknoloji Transfer Ofisi 2015 Yazan(lar) : Tarih : İlker KÖSE TTO Direktörü Onaylayan(lar) : Tarih : Prof. Dr. Ömer Ceran Genel Sekreter V. Prof. Dr. Sabahattin Aydın Rektör

Detaylı

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU?

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? Rıza KARAMAN Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı 1. GİRİŞ İdareler, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarına çıkarken

Detaylı

T.C ATAŞEHİR ADIGÜZEL MESLEK YÜKSEKOKULU

T.C ATAŞEHİR ADIGÜZEL MESLEK YÜKSEKOKULU T.C ATAŞEHİR ADIGÜZEL MESLEK YÜKSEKOKULU 2015-2016 EĞİTİM ve ÖĞRETİM YILI MERKEZİ YERLEŞTİRME PUANIYLA YATAY GEÇİŞ İŞLEMLERİ (EK MADDE-1 E GÖRE) ve BAŞVURULARI Yükseköğretim Kurumlarında Ön lisans ve Lisans

Detaylı

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu 3.Klinik Farmakoloji Sempozyumu-TRABZON 24.10.2007 Klinik ilaç araştırmalarına

Detaylı

: Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI : Kenan TÜRK, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR, Fevzi ÖZKAN, Dr. Metin ARSLAN, Doç. Dr.

: Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI : Kenan TÜRK, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR, Fevzi ÖZKAN, Dr. Metin ARSLAN, Doç. Dr. Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2014-1-132 (Önaraştırma) Karar Sayısı : 15-12/159-72 Karar Tarihi : 18.03.2015 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan Üyeler : Prof. Dr.

Detaylı

ZAĞNOS VADİSİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ

ZAĞNOS VADİSİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ ADANA KENT SORUNLARI SEMPOZYUMU / 15 2008 BU BİR TMMOB YAYINIDIR TMMOB, bu makaledeki ifadelerden, fikirlerden, toplantıda çıkan sonuçlardan ve basım hatalarından sorumlu değildir. ZAĞNOS VADİSİ KENTSEL

Detaylı

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL "Sivil Toplum, Yerel Yönetimler ve Gençlik AB Üyeli i Yolunda Sivil

Detaylı

ELEKTRONİK VE HABERLEŞME MÜHENDİSİ

ELEKTRONİK VE HABERLEŞME MÜHENDİSİ TANIM İletişim sistemlerinin ve her türlü elektronik aletin tasarımı, üretim teknolojisi, çalışma ilkeleri, yapımı ve işletilmesi ile ilgili alanlarda çalışan kişidir. A- GÖREVLER Elektronik ve haberleşme

Detaylı

SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ

SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ Belirli amaçları gerçekleştirmek üzere gerçek veya tüzel kişiler tarafından kurulan ve belirlenen hedefe ulaşmak için, ortak ya da yöneticilerin dikkat ve özen

Detaylı

TEŞEKKÜR Bizler anne ve babalarımıza, bize her zaman yardım eden matematik öğretmenimiz Zeliha Çetinel e, sınıf öğretmenimiz Zuhal Tek e, arkadaşımız

TEŞEKKÜR Bizler anne ve babalarımıza, bize her zaman yardım eden matematik öğretmenimiz Zeliha Çetinel e, sınıf öğretmenimiz Zuhal Tek e, arkadaşımız 1 2 TEŞEKKÜR Bizler anne ve babalarımıza, bize her zaman yardım eden matematik öğretmenimiz Zeliha Çetinel e, sınıf öğretmenimiz Zuhal Tek e, arkadaşımız Tunç Tort a ve kütüphane sorumlusu Tansu Hanım

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

FOTOĞRAFÇILIK HAKKINDA KISA NOTLAR

FOTOĞRAFÇILIK HAKKINDA KISA NOTLAR FOTOĞRAFÇILIK HAKKINDA KISA NOTLAR Fotoğraf çekimi esnasında farklı üç temel faktör fotoğrafın oluşumunu sağlar. Bunlar ISO ( ASA- DIN ) / DİYAFRAM -ENSTANTANE ( Shutter Obtüratör Perde ) olarak adlandırılır.

Detaylı

TÜBİTAK BİDEB YİBO ÖĞRETMENLERİ

TÜBİTAK BİDEB YİBO ÖĞRETMENLERİ TÜBİTAK BİDEB YİBO ÖĞRETMENLERİ ( FEN ve TEKNOLOJİ FİZİK, KİMYA, BİYOLOJİ ve MATEMATİK ) PROJE DANIŞMANLIĞI EĞİTİMİ ÇALIŞTAYLARI YİBO 5 ( Çalıştay 2011 ) TÜSSİDE / GEBZE 30 Ocak 06 Şubat 2011 GRUP BEN

Detaylı

Yaşam Dönemleri ve Gelişim Görevleri Havighurst'un çeşitli yaşam dönemleri için belirlediği gelişim görevleri

Yaşam Dönemleri ve Gelişim Görevleri Havighurst'un çeşitli yaşam dönemleri için belirlediği gelişim görevleri Yaşam Dönemleri ve Gelişim Görevleri Havighurst'un çeşitli yaşam dönemleri için belirlediği gelişim görevleri Gelişim psikolojisi, bireylerin yaşam boyunca geçirdiği bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal

Detaylı

Kıbrıs ın Su Sorunu ve Doğu Akdeniz in Hidrojeopolitiği

Kıbrıs ın Su Sorunu ve Doğu Akdeniz in Hidrojeopolitiği Kıbrıs ın Su Sorunu ve Doğu Akdeniz in Hidrojeopolitiği Dursun Yıldız SPD Başkanı 2 Nisan 2016 Giriş Gelişmenin ve karşı duruşun, doğuya karşı batının, kuzey kıyısına karşı güney kıyısının, Afrika ya karşı

Detaylı

DOĞRUDAN FAALİYET DESTEĞİ PROGRAMI PROJE UYGULAMA EĞİTİMLERİ

DOĞRUDAN FAALİYET DESTEĞİ PROGRAMI PROJE UYGULAMA EĞİTİMLERİ DOĞRUDAN FAALİYET DESTEĞİ PROGRAMI PROJE UYGULAMA EĞİTİMLERİ PROJE UYGULAMA EĞİTİMLERİ 2 İÇERİK Eğitim temel olarak; Sözleşme yönetimini, Projelerin izleme çerçevesini, Proje yönetimi, uygulama usul ve

Detaylı

Ertesi gün hastaneden taburcu olma vakti gelmi ti. Annesi odaya gelerek Can haz rlarken, babas hastane lemlerini yap yordu. Vitaboy hastaneden ç kman

Ertesi gün hastaneden taburcu olma vakti gelmi ti. Annesi odaya gelerek Can haz rlarken, babas hastane lemlerini yap yordu. Vitaboy hastaneden ç kman TABOY HASTA Vitaboy çok kötü bir rüya görüyordu. Rüyas nda karanl k bir yerdeydi. Kimse onun sesini duymuyordu. Yata nda k vran yordu. Birden uyand. Bütün bunlar bir rüyayd. Fakat kendini çok yorgun hissediyordu.

Detaylı

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür.

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin yukarıda esas sayısı yazılı dava dosyasının yapılan yargılaması sırasında 06.05.2014 günlü oturum ara kararı uyarınca Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ndan sanık... kullandığı... nolu,

Detaylı

İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİLLER YÜKSEKOKULU HAZIRLIK SINIFI YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİLLER YÜKSEKOKULU HAZIRLIK SINIFI YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİLLER YÜKSEKOKULU HAZIRLIK SINIFI YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; İzmir Kâtip Çelebi

Detaylı

Araştırma Notu 15/177

Araştırma Notu 15/177 Araştırma Notu 15/177 02 Mart 2015 YOKSUL İLE ZENGİN ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI REKOR SEVİYEDE Seyfettin Gürsel *, Ayşenur Acar ** Yönetici özeti Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon

Detaylı

BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9

BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 Attila Hancıoğlu ve İlknur Yüksel Alyanak Sağlık programlarının izlenmesi, değerlendirilmesi ve ileriye yönelik politikaların belirlenmesi açısından neonatal, post-neonatal

Detaylı

İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ BİLGİSAYAR SİSTEMLERİ LABORATUARI YÜZEY DOLDURMA TEKNİKLERİ

İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ BİLGİSAYAR SİSTEMLERİ LABORATUARI YÜZEY DOLDURMA TEKNİKLERİ İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ BİLGİSAYAR SİSTEMLERİ LABORATUARI YÜZEY DOLDURMA TEKNİKLERİ Deneyde dolu alan tarama dönüşümünün nasıl yapıldığı anlatılacaktır. Dolu alan tarama

Detaylı

ALGILAMA - ALGI. Alıcı organların çevredeki enerjinin etkisi altında uyarılmasıyla ortaya çıkan nörofizyolojik süreçler.

ALGILAMA - ALGI. Alıcı organların çevredeki enerjinin etkisi altında uyarılmasıyla ortaya çıkan nörofizyolojik süreçler. ALGILAMA Duyum Algı ALGILAMA - ALGI Duyum Alıcı organların çevredeki enerjinin etkisi altında uyarılmasıyla ortaya çıkan nörofizyolojik süreçler. Algılama Duyu verilerini örgütleyip yorumlayarak çevredeki

Detaylı

Doç. Dr. Mehmet Durdu KARSLI Sakarya Üniversitesi E itim fakültesi Doç. Dr. I k ifa ÜSTÜNER Akdeniz Üniversitesi E itim Fakültesi

Doç. Dr. Mehmet Durdu KARSLI Sakarya Üniversitesi E itim fakültesi Doç. Dr. I k ifa ÜSTÜNER Akdeniz Üniversitesi E itim Fakültesi ÜN VERS TEYE G R SINAV S STEM NDEK SON DE KL E L K N Ö RENC LER N ALGILARI Doç. Dr. Mehmet Durdu KARSLI Sakarya Üniversitesi E itim fakültesi Doç. Dr. I k ifa ÜSTÜNER Akdeniz Üniversitesi E itim Fakültesi

Detaylı

B02.8 Bölüm Değerlendirmeleri ve Özet

B02.8 Bölüm Değerlendirmeleri ve Özet B02.8 Bölüm Değerlendirmeleri ve Özet 57 Yrd. Doç. Dr. Yakup EMÜL, Bilgisayar Programlama Ders Notları (B02) Şimdiye kadar C programlama dilinin, verileri ekrana yazdırma, kullanıcıdan verileri alma, işlemler

Detaylı

Walt Whitman. - şiirler - Yayın Tarihi: 9.4.2004. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Walt Whitman. - şiirler - Yayın Tarihi: 9.4.2004. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Walt Whitman - şiirler - Yayın Tarihi: 9.4.2004 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yasal Uyarı: Bu ekitap, bilgisayarınıza indirip kayıt etmeniz ve ticari olmayan kişisel kullanımınız için yayınlanmaktadır.

Detaylı

İNOVASYON GÖSTERGELERİ VE KAYSERİ:KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZ. Prof. Dr. Hayriye ATİK 16 Haziran 2015

İNOVASYON GÖSTERGELERİ VE KAYSERİ:KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZ. Prof. Dr. Hayriye ATİK 16 Haziran 2015 İNOVASYON GÖSTERGELERİ VE KAYSERİ:KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZ Prof. Dr. Hayriye ATİK 16 Haziran 2015 Sunum Planı Giriş I)Literatür Uluslararası Literatür Ulusal Literatür II)Karşılaştırmalı Analiz III)

Detaylı

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Beşinci İzmir İktisat Kongresi Finansal Sektörün Sürdürülebilir Büyümedeki Rolü ve Türkiye nin Bölgesel Merkez Olma Potansiyeli 1 Kasım

Detaylı

GENEL İLETİŞİM. Öğr.Gör.Afitap BULUT Bülent Ecevit Üniversitesi 2013

GENEL İLETİŞİM. Öğr.Gör.Afitap BULUT Bülent Ecevit Üniversitesi 2013 GENEL İLETİŞİM Öğr.Gör.Afitap BULUT Bülent Ecevit Üniversitesi 2013 İÇİNDEKİLER İletişimin tanımı İletişimin anlamı ve önemi İletişim süreci İşleyiş yönünden iletişim türleri İletişim türleri İletişim

Detaylı

25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir.

25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir. Sıkça Sorulan Sorular Başvuru Başvuru ne zaman bitiyor? 25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir. Bursluluğun

Detaylı

TİSK GENEL SEKRETERİ BÜLENT PİRLER'İN DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE ÇOCUK İŞGÜCÜNE İLİŞKİN GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİDİR

TİSK GENEL SEKRETERİ BÜLENT PİRLER'İN DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE ÇOCUK İŞGÜCÜNE İLİŞKİN GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİDİR TİSK GENEL SEKRETERİ BÜLENT PİRLER'İN DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE ÇOCUK İŞGÜCÜNE İLİŞKİN GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİDİR Çocuğun çalışması, hemen bütün ülkelerde yaşanmakta olan evrensel bir olgudur ve önemli bir sosyal

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (Değişik:RG-14/2/2014-28913) (1) Bu Yönetmeliğin amacı; yükseköğrenim

Detaylı

Derleyenler FERYAL SAYGILIGİL - BEYHAN UYGUN AYTEMİZ Gülebilir miyiz Dersin?

Derleyenler FERYAL SAYGILIGİL - BEYHAN UYGUN AYTEMİZ Gülebilir miyiz Dersin? Derleyenler FERYAL SAYGILIGİL - BEYHAN UYGUN AYTEMİZ Gülebilir miyiz Dersin? İletişim Yayınları 2267 Edebiyat Eleştirisi 50 ISBN-13: 978-975-05-1887-4 2016 İletişim Yayıncılık A. Ş. 1. BASKI 2016, İstanbul

Detaylı

MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ)

MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) HALKLA İLİŞKİLER VE ORGANİZASYON HİZMETLERİ ALANI ANKARA 2007 ÖĞRENME FAALİYETİ -19 HALKLA İLİŞKİLER VE

Detaylı

T.C. BİLECİK İL GENEL MECLİSİ Araştırma ve Geliştirme Komisyonu

T.C. BİLECİK İL GENEL MECLİSİ Araştırma ve Geliştirme Komisyonu Rapor No:01 Rapor Tarihi: 10.03.2011 muz İl Genel Meclisimizin 01.03.2011 tarih ve 2011/33 sayılı kararı doğrultusunda 08-09-10 Mart 2011 tarihlerinde toplanmıştır. İdaremiz araç parkında bulunan makine

Detaylı

Danışma Kurulu Tüzüğü

Danışma Kurulu Tüzüğü Uygulamalı Bilimler Yüksek Okulu Otel Yöneticiliği Bölümü Danışma Kurulu Tüzüğü MADDE I Bölüm 1.1. GİRİŞ 1.1.1. AD Danışma Kurulu nun adı, Özyeğin Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksek Okulu ve Otel

Detaylı

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 18 Aral k 1979 da Birle mi Milletler Genel cinsiyet ayr mc l n yasaklayan ve kad n haklar n güvence alt na alan

Detaylı

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Siirt Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama

Detaylı

NLP'nin Kurucusu Richard Bandler 'Sinirsel Hipnotik Modelleme-NHR'yi Anlatıyor - Genç Gelişim Kişisel

NLP'nin Kurucusu Richard Bandler 'Sinirsel Hipnotik Modelleme-NHR'yi Anlatıyor - Genç Gelişim Kişisel NLP'nin Kurucusu Richard Bandler 'Sinirsel Hipnotik Modelleme-NHR'yi Anlatıyor - Genç Gelişim Kişisel NLP'nin ardından NHR - Neuro Hypnotic Repatterning'i tasarladınız. Öncelikle, sizin dilinizden bu metodu

Detaylı

2 Gemi Kiralama ve Demuraj-Dispeç Hesapları

2 Gemi Kiralama ve Demuraj-Dispeç Hesapları GĠRĠġ Dünya ticareti insanlığın gereksinimleri, yaşam kalitesi ve refahı için vazgeçilmez bir unsurdur, dünya ticaretinin vazgeçilmezi ise ulaşım sistemleridir. Ulaşım sistemleri içinde, çok uzun, kıtalar

Detaylı

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler Endüstri Mühendisliğine Giriş Jane M. Fraser Bölüm 2 Sık sık duyacağınız büyük fikirler Bu kitabı okurken, büyük olasılıkla öğreneceğiniz şeylere hayret edecek ve varolan bilgileriniz ve belirli yeni becerilerle

Detaylı

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor?

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Doç.Dr. Nilgün GÖRER TAMER (Şehir Plancısı) Her fakülte içerdiği bölümlerin bilim alanına bağlı olarak farklılaşan öznel

Detaylı

Bunlar dışında kalan ve hizmet kolumuzu ilgilendiren konulardan;

Bunlar dışında kalan ve hizmet kolumuzu ilgilendiren konulardan; SAYI : 2012/ KONU : Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvuru /05/2012 KAMU GÖREVLİLERİ HAKEM KURULUNA (GÖNDERİLMEK ÜZERE) DEVLET PERSONEL BAŞKANLIĞINA 30 Nisan- 21 Mayıs 2012 tarihleri arasında yapılan

Detaylı

(0216) 330 59 69-342 57 77 - (0505) 582 44 76

(0216) 330 59 69-342 57 77 - (0505) 582 44 76 (0216) 330 59 69-342 57 77 - (0505) 582 44 76 E T M KOÇLU U S nav sistemlerinde yap lan de i ikliklerin s kla mas, hem velilerin hem de ö rencilerin süreç içerisinde emin ad mlarla ilerlemelerini zorla

Detaylı

METEOROLOJİ SEMİNERİ

METEOROLOJİ SEMİNERİ METEOROLOJİ SEMİNERİ Milli Eğitim Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı nın ortak düzenlediği meteorolojik faaliyetler ve ürünlerinin tanıtımına ilişkin 5. ve 6. sınıf öğrenci ve öğretmenlerimize

Detaylı

MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ELEMANLARININ YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ

MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ELEMANLARININ YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ELEMANLARININ YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ MART 2016 MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ELEMANLARININ YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ BİRİNCİ

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 18 Mart 2016 İstanbul, Hilton Hotel Harbiye Sayın Büyükelçiler, Değerli Konuklar, 2009 yılında

Detaylı

MUSTAFA KEMAL ÜNĠVERSĠTESĠ MUSTAFA YAZICI DEVLET KONSERVATUVARI MÜZĠK BÖLÜMÜ ĠLKÖĞRETĠM VE LĠSE DÜZEYĠ SERTĠFĠKA PROGRAMI YÖNERGESĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM

MUSTAFA KEMAL ÜNĠVERSĠTESĠ MUSTAFA YAZICI DEVLET KONSERVATUVARI MÜZĠK BÖLÜMÜ ĠLKÖĞRETĠM VE LĠSE DÜZEYĠ SERTĠFĠKA PROGRAMI YÖNERGESĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM MUSTAFA KEMAL ÜNĠVERSĠTESĠ MUSTAFA YAZICI DEVLET KONSERVATUVARI MÜZĠK BÖLÜMÜ ĠLKÖĞRETĠM VE LĠSE DÜZEYĠ SERTĠFĠKA PROGRAMI YÖNERGESĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1. (1) Bu

Detaylı

KONUTTA YENİ FİKİRLER

KONUTTA YENİ FİKİRLER KONUTTA YENİ FİKİRLER İSTANBUL TUZLA DA KONUT YERLEŞİMİ TASARIMI ULUSAL ÖĞRENCİ MİMARİ FİKİR PROJESİ YARIŞMASI JÜRİ DEĞERLENDİRME TUTANAĞI KONUTTA YENİ FİKİRLER: EMİNEVİM İstanbul, Tuzla da Konut Yerleşimi

Detaylı

01 OCAK 2015 ELEKTRİK AKIMI VE LAMBA PARLAKLIĞI SALİH MERT İLİ DENİZLİ ANADOLU LİSESİ 10/A 436

01 OCAK 2015 ELEKTRİK AKIMI VE LAMBA PARLAKLIĞI SALİH MERT İLİ DENİZLİ ANADOLU LİSESİ 10/A 436 01 OCAK 2015 ELEKTRİK AKIMI VE LAMBA PARLAKLIĞI SALİH MERT İLİ DENİZLİ ANADOLU LİSESİ 10/A 436 ELEKTRİK AKIMI VE LAMBALAR ELEKTRİK AKIMI Potansiyelleri farklı olan iki iletken cisim birbirlerine dokundurulduğunda

Detaylı

SPOR KULÜBÜ HİZMET PROGRAMI

SPOR KULÜBÜ HİZMET PROGRAMI SPOR KULÜBÜ HİZMET PROGRAMI Sporculara Zihin antrenmanları, tüm çalışanlara ekip ruhu içerisinde sporcu motivasyonuna katkı sağlama, teknik ekibe psikolojik yönetim tarzları konusunda destek olamyı amaçlayan

Detaylı