Kontrast. Fotograf Dergisi. Eylül - Ekim. ana sponsorluğunda yayımlanmaktadır.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Kontrast. Fotograf Dergisi. Eylül - Ekim. ana sponsorluğunda yayımlanmaktadır."

Transkript

1 Kontrast Eylül - Ekim 31 Fotograf Dergisi ana sponsorluğunda yayımlanmaktadır.

2 1 Bizden Biri Asuman Ergüney Usta İşi Eugène Atget Sibel Acar 2 İçindekiler 4 13 Konuk Yazar Benim Bir Resmimi Çeker misiniz? Çiğdem Buçak Telli Söyleşi Cengiz Akduman Kontrast f/64 Fotoğrafın Çocukları Özcan Yurdalan 8 Kapak Fotoğrafı: Kemal Cengizkan AFSAD Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği Adına Sahibi Mustafa ERTEKİN Yayın Yönetmeni (Sorumlu Müdür) Koray OLŞEN Yayın Ekibi Aysel Altun Dora GÜNEL Nejla Can Güler Ayşe Saray Redaksiyon Ayşe Saray Grafik Düzenleme Ayşe Saray Dosya Konusu Sokak Fotoğrafçılığı Mustafa Önder, Mehmet Ünal, Engin Güneysu, Kenan Seven 14 Yönetim Yeri (Dergi İletişim) AFSAD Bestekar Sok. No: 28/21 Kavaklıdere Ankara Tel: Faks: GSM: Kısa Metraj Fotoğraf Üzerine Görsel Anlam Denemeleri Cengiz Engin Chris Marker ın Ardından Dalgakıran (La Jetée): Ölüme Karşı Okunan Manifesto Nagihan Konukcu 34 İki ayda bir yayımlanır. AFSAD ın ücretsiz yayınıdır. Baskı Mattek Matbaacılık Basım Yayın Tanıtım San. Tic. Ltd. Şti. Adres: Adakale Sok. 32/37 Kızılay - Ankara Tel: Basım Tarihi: Eylül 2012 Yayın Türü: Bölgesel Süreli ISSN: İMece Sokağa ve Fotografçısına Övgü İlker Maga Kitaplık Toplumsal Belgeci Fotoğraf ve Fikret Otyam Örneği Aysel Altun 39 Her hakkı saklıdır. Bu dergide yer alan; yazı, makale, fotoğraf, karikatür, illüstrasyon, vb. nin, elektronik ortamlar da dahil olmak üzere, kullanım hakları AFSAD (Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği) a ve/veya eser sahiplerine aittir. İzin almaksızın, hangi dilde ve hangi ortamda olursa olsun, materyalin tamamının ya da bir bölümünün kullanılması yasaktır. Dergide yer alan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

3 Fotoğraf amaç olmaktan çok araçtır benim için Farklı yaşamları, farklı kültürleri, farklı duyguları keşfedebilmek için kullandığım bir araç Tanıştığım yeni yaşamlarla hayatı sorgularken, tanıklık ettiğim sorunlara farkındalık yaratmak için bir araç Hayatın yoğunluğundan yorulan ruhumu dinlendiren, arındıran ve yeni dostluklara ulaştıran bir araç Bunun için tekniğiyle çok ilgilenmem fotoğrafın, bence güzel olan orada olmak, tanık olmaktır. Orada iken hissettiklerimi hissettirebiliyorsam, hissettirdiklerimle saatler, günler, haftalar geçirdiğim insanlara fayda sağlayabiliyorsam çektiğim fotoğrafın başarılı olduğuna inanırım. İşte bütün bu nedenlerden dolayı sadece belgesel fotoğraf çekiyorum. ASUMAN ERGÜNEY 1976 Ankara doğumlu. Fotoğrafa 1997 de Hacettepe Üniversitesi bünyesinde başlayıp,1998 den itibaren AFSAD da devam etti. AFSAD bünyesinde, çeşitli belgesel fotoğraf atölyelerinde, projelerinde çalıştı. AFSAD Yönetim Kurulu nda görev aldı. Çeşitli karma sergilere katıldı. Hâlâ belgesel çalışmalarla fotoğraf çekmeye devam etmektedir. Bizden Biri Asuman Ergüney

4 Eugène Atget Usta İşi Sibel Acar 2 Sokak kadını, yüzyıl fotoğrafının öncü isimlerinden biri sayılan Eugène Atget ( ), yaşarken kendisini hiçbir zaman fotoğrafçı olarak nitelendirmemiş olsa da, otuz yıl boyunca Paris i fotoğraflamış, 8000 den fazla fotoğraf üretmiştir. Çalışmaları, kendisiyle aynı dönemde Paris te bulunmuş olan genç fotoğrafçılar, Berenice Abbot, Walker Evans ve George Brassai ı etkilemiştir. [1] Atget, 1857 yılında Bordeaux yakınlarında işçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelir. Hayata şansız başlamıştır, beş yaşında yetim kalır lerde gemilerde çalıştığı bilinmektedir. Tiyatro oyuncusu olmaya azmeder, 1879 yılında Paris konservatuarına kabul edilir fakat eğitimini tamamlayamaz li yıllarda Paris in kenar semtlerindeki tiyatrolarda oyunculuk yaptığı sıralarda fotoğraf çalışmalarına başlar. Amatör olarak resim sanatıyla da ilgilidir ların başında oyunculuğu bırakmış, Paris te fotoğrafçı olarak çalışmaktadır. [2] Stüdyosunun kapısında Sanatçılar için belgeler yazan bir tabela asılıdır. Potansiyel müşterileri ressam, gravürcü, heykeltıraş ve sahne tasarımcılarıdır. Kartvizitinde onlara sunabileceklerini şöyle sıralar: manzaralar, hayvanlar, çiçekler, anıtlar, ressamlar için arka planlar, sanat eserlerinin kopyaları. [3] Ayrıca, bütün bu konuların yanısıra tutkuyla sarıldığı bir konu daha vardır: Kaybolmakta olan eski Paris. On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında Paris, geniş kapsamlı bir kentsel dönüşüm yaşamaktadır. Korunmaya değer bulunan anıtlar dışındaki eski yapılar, Baron Hausmann ın orta çağ kentini modern bir kente dönüştürme projesi kapsamında hızla yok olmaktadır. Atget, objektifini yok olmakta olan semtlere ve buralardaki yaşantıya çevirir, eskiden kalan ne varsa kaydetmeyi kendine amaç edinir. Sistematik olarak eski evlerin, dükkânların, kiliselerin ve sokakların fotoğraflarını çeker. Bu konuda ürettiği fotoğraflar, sanatçıların yanısıra kütüphaneci, antikacı ve akademisyenler gibi müşteri gruplarını hedeflemektedir. Sipariş üzerine ürettiği fotoğraf sayısı fazla değildir. Kendi seçtiği konularda ürettiği fotoğrafları, bir pazarlamacı gibi portföyündeki müşterilerin kapılarına giderek satar. [4] Birinci Dünya Savaşı yıllarında ve sonrasında yoksul düşer yılında kendi girişimiyle yirmi yılı aşkın bir sürede ürettiği, Paris in geçmişine tanıklık eden 2621 cam negatifini Fransız Hükümeti ne satmayı başarır yılında ressam Andre Dignimont un siparişi üzerine sokak kadınlarının fotoğraflarını çektiği bir seri üretim yapar. [5] Atget, ömrünün son yıllarında Man Ray ile tanışır. Man Ray ve sürrealist akımının sanatçıları, Atget in fotoğraflarında farklı bir boyut görürler. Onun ürettiği fotoğraflar günlük yaşamdan alınmış olmalarına rağmen, bir yönleriyle sanki gerçekdışıdır. İnsansız gibi görünen sokaklarda, camların ardında ya da yansımalarda belli belirsiz görünen siluetlerde olduğu gibi Man Ray, 1926 da Atget in elli kadar fotoğrafını satın alır ve dört tanesini isimsiz olarak sürrealistlerin magazini La Révolution da yayınlar yılında Atget hayata veda eder. O sıralar Man Ray in asistanı olan Berenice Abbot, ölümünden sonra Atget in negatiflerini ve bazı baskılarını satın alır ve ard arda yayınlar yaparak, hayattayken fazla tanınmayan Atget in fotoğrafla ilgili çevrelerce tanınmasında büyük rol oynar. [6] Atget in sıradışı kişiliği üzerine pek çok hikâye anlatılır. Kaba saba, berduş kılıklı, aksi, sözünü sakınmayan ve kavgacı olduğu; yeniliklere kuşkuyla yaklaştığı, yaşamının son yirmi yılında diğer yiyeceklerin zehirli olduğunu düşündüğü için ekmek, süt ve bir parça şekerle beslendiği; fotoğraflarını St. Germain kahvelerinde işporta usulü çok ucuza satacak kadar alçak gönüllü olduğu ya da fotoğraflarının kıymetini anlayamayacak kadar naif olduğu söylenenler arasındadır. Atget, fotoğrafı hiçbir zaman sanat olarak görmez, ona göre fotoğraf belgedir. Seçtiği konular gelenekseldir. Bu geleneksel konuları da ısrarla, hantallığı ve zorluğu nedeniyle terk edilmiş bir teknikle fotoğ raflamaktadır. Ömrü boyunca inatla, ahşap bir fotoğraf makinesi ve 18x24 cm cam levhalar kullanır,

5 gün ışığında pozladığı kontak baskılar yapar. Bütün bunlara rağmen döneminin en avant- garde sanatçıları, onun çalışmalarına kendilerini yakın hissetmişler, ölümünden sonra adı 20. yüzyılın öncü fotoğrafçılarından biri olarak anılmıştır. Peki, nedir Atget in fotoğraflarını ilginç kılan? Atget in fotoğrafları belge olmaları niyetiyle üretilmiş olmalarına rağmen gerçeküstü bir aura yaymaktadır. Gerçek bir durumun üzeri sanki kırılgan ve yarıgeçirgen, bilinçdışı bir katmanla kaplanmış gibidir. Sanımca, bu, kastedilmediği halde var olan belirsizlik, Atget in fotograflarını Walter Benjamin in benzetmesiyle bir suç mahalli [7] gibi gizemli kılmakta, fotoğrafın izleyicisini görünenin ötesinde ipuçları aramaya yöneltmektedir. İşte tam da bu nedenle Atget in fotoğrafları, sokak fotoğrafının alanı içinde değerlendirilir. Sokak fotoğrafçılığı, belgesel fotoğrafla sınırları kalın çizgilerle ayrılamayan bir tür olsa da, bazı ayırt edici özellikler taşımaktadır. Genel olarak, belgesel fotoğraf; aktardığı durum karşısında izleyicisini etik bir duruşa, çoğu zaman harekete geçmeye davet ederken, sokak fotoğrafı; konuyla ilgili bir tavrı teşvik etmeyi amaçlamaz. Sokak fotoğrafı, an be an kendiliğinden oluveren, değişen durumlara gözün anlık Orgcu ve şarkıcı kız, 1898 Valence Sokağı, 1922 takılması gibidir. Duruş ve bulunuşlar anlıktır, konu olan durum ve insanlar da, fotoğrafçı da fotoğrafın izleyicisi de geçip gidiverecektir sanki. Oysa belgesel fotoğraf, geçip gidivermek niyetinde değildir; gözlem yapar, durur ve sorgular. Çünkü belgeselin konusu olan durum süregitmektedir ve anlaşılan odur ki dışarıdan bir müdahale olmadıkça değişmeyecektir. [8] Dolayısıyla, kompozisyonu oluşturan öğeler rastlantı sonucu değil, süregiden durumun sabit bileşenleri olarak oradadırlar. Belgesel fotoğraf, bir durumu kesin, net bir betimlemeyle tamamlanmış cümlelerle anlatır. Sokak fotoğrafı, cümlelerinde boşluklar bırakır, tamamlamak ya da geçip gitmek izleyiciye kalmıştır. Atget in fotoğraflarının ilginçliği, hem kök salmış bir durumun keskin uçlu gerçeğini hem de gelir geçerliği, rastlantıyı, izleyicinin hayalgücünü tetikleyen gizemi, varla yoku ve uzakla yakını birada tutabilmesindedir. Usta İşi Sibel Acar 3 Kaynakça: 1. Eugene Atget. A Selection of Photographs from the Museé Carnavalet. Pantheon Books, Williams, Richard L. Great Photographers. Time Life Books, Abbott, Berenice. The World of Atget. Photography in Print: Writings from 1816 to the Present. Edited by Vicki Goldberg. Touchstone, th Century Photography: Museum Ludwig Cologne. Taschen, Stephan, Peter, ed. Icons of Photography. The 20th Century. Prestel, Benjamin, Walter. The Work of Art in the Age of Mechanical Reproduction. Photography in Print: Writings from 1816 to the Present. Edited by Vicki Goldberg. Touchstone, Scott, Clive. Street Photography from Atget to Cartier Bresson.Tauris, AFSAD Eylül - Ekim 2012

6 Konuk Yazar Çiğdem Buçak Telli 4 Benim Bir Resmimi Çeker misiniz? Yalnızca Türkçe de değil, birçok dilde aynı sözcüklerle ifade edilebilen kavramlardır resim ve fotoğraf; picture, image, bild, resim İnsanlığın resim ile öyküsü ise tarih öncesi devirlerde mağara duvarlarına çizilen resimlerle başlar. Bu, ilk ressamların amacının, gözlemlediği nesne ve olayları sabitleyip bu bilgiyi başkaları ile paylaşmak olduğunu söylersek yanılmış olmayız. İnsanın çevresindekileri anlama yolunda sahip olduğu en güçlü algının görsel algı olduğu düşünülürse, bir optik görüntüyü sabitleyebilmenin, yani resmedebilmenin, bunu başkaları ile paylaşmanın en önemli aracı olacağı da anlaşılmaktadır. İnsanın çizerek, resmederek başladığı bu süreç, heykel, röliyef gibi üç boyutlu biçimlemeler ile daha farklı bir boyut ve etkinlik kazanmıştır. Ancak kullanılan araç ve yöntem ne olursa olsun, temel amacın görsel algının saptanması olduğu kabul edilmektedir. Bu ideal, insanlığı 1800 lü yılların başında Nicéphore Niépce nin başlatıp, Louis-Jacques-Mandé Daguerre in geliştirdiği fotoğrafa kavuşturacaktır. heykel, vb.), nesnel değil öznel bir olgudur. Gerçeğe en yakın olanı yeniden üretmek amaçlansa bile, bu hiçbir zaman orjinali ile aynı olmayacak, yapımcısının algı ve ifade farklarını taşıyacaktır. Hatta bunun fotoğraf için bile geçerli olduğu, fotoğrafın gelişim süreci içinde farkedilecektir. Buradan anlaşılmaktadır ki algılarımızın görsel ifadesi (resim, heykel, fotoğraf, vb.), sadece görsel değil, tüm algılarımızın zihnimizdeki yorumlarının bir ifadesidir. Bu noktada anımsamamızda yarar olduğunu sanıyorum ki, bugün özellikle görsel sanatların temel kavramı olan Estetik in kökeni, eski Yunanca da duyum, algı, his anlamına gelen Aisthesis dir. Tarihsel süreç içinde görmekteyiz ki insanlar duygu, algı ve hislerini görsel olarak ifade edebilmek için birçok araç kullanmış ve geliştirmiştir. Bunlara 1800 lü yılların başında fotoğraf da eklenmiş bulunmaktadır. Bu araçlar kimi zaman tek başına, kimi Aslında, gözümüz gibi fotoğrafın da temeli olan karanlık kutuyu insanlar bundan çok daha önce kullanmaya başlamışlardı. İ.Ö yıllarında Sümerlerin Camera Obscura yı (Karanlık Kutu) Astronomi gözlemlerinde kullandığı bilinmektedir. Yine karanlık kutunun birçok ressam tarafından görüntüyü bir zemine aktararak resmedilmesini kolaylaştıracak bir araç olarak kullanıldığı da bilinmektedir. Bu niteliği ile, karanlık kutunun fotoğraftan önce resme hizmet ettiğini söylemek yanıltıcı olmayacaktır. Fotoğrafın icadı ile birlikte daha iyi anlaşılmaktadır ki görsel algının her türlü ifadesi (resim, Sergide

7 Konuk Yazar Çiğdem Buçak Telli 5 Duy Sesimi AFSAD Eylül - Ekim 2012

8 Konuk Yazar Çiğdem Buçak Telli 6 zaman da birlikte kullanılarak insanların duygu ve düşüncelerinin ifadesine tercüman olmaktadır. Çağdaş sanat anlayışında da araç ve teknik kısıtlaması olmaksızın insanların kendilerini en iyi ifade edebildikleri işlerin, en önemli sanat eserleri için aday olduklarını söyleyebiliriz. Sanat eleştirmenleri benim resimlerimi fotogerçekçi olarak tanımlamışlar ve tanıtmışlardır. Öyledir de gerçekten. Bu arada önemli bir noktayı özellikle belirtmem gerekir ki, aslında ben fotoğraf makinesini kullanma konusunda pek deneyimli değilim. Birçok değerli fotoğraf sanatçısının arasında fotoğraf çekmeyi başarabildiğim iddiası korkarım ukalalık olacaktır. İşim boya benim. Boya ile yaşadığım serüven Benim için resim yaşadıklarımın / belleğimde iz bırakmış / görsel anlarının plastik fotoğrafını tuvalde kalıcı kılmak Herhangi biri, yaşanan anları kalıcı kılmak için fotoğrafını basar kâğıda, ben yaşadıklarımı fotoğraf tadında tuvale aktarıyorum Realist olmamın sanırım fotoğrafla örtüşen bir yanı var. Resimlerimde çoğunlukla kadınlar olmak üzere insanlar vardır her yaştan, her çevreden. İzleyenlerin aşina oldukları, bir bakıma görmekten haz duydukları figürlerdir bunlar. Ancak önemli olan nokta, Çocuklar Portreler buradaki gerçekliğin benim gerçekliğim olmasıdır. Yani, model olarak işgören bir dış nesneyi, tuval üzerinde yeniden oluşturmak değildir yaptığım. Zaten zihnimde olan birçok imgenin yer aldığı tuvali ayıklayıp temizleyerek en yalın ve etkili anlatımı sağlayacak bir tuval yaratmak için yaparım resimlerimi. Sanat eğitimcisi ve ressam olarak geçirdiğim meslek yaşamımın 30. yılını 2013 te kutlamaya hazırlanıyorum. Bu süreç, değişik dönemleri olan, her dönemi farklı heyecan, tutku ve kaygıları taşıyan bir serüvendir benim için. Beni çok etkileyen sanat dallarından olan Fotoğraf ile kendi resim anlayışımı çok yakın görmüşümdür hep. Öyle ya, bir fotoğraf sanatçısı da çevresinde ve zihninde olan birçok imgeyi temizleyip ayıkladıktan sonra seçtiklerinden kalan ile en etkili anlatımı sağlayacak kareyi paylaşmaz mı izleyicisi ile. Bu niteliği ile o fotoğraftaki gerçeklik de öznelleşmiş, sanatçısının gerçekliği olmuştur artık. Her iş, başlangıcından bitişine dek ayrı bir serüvendir benim için. İçeriğinden tekniğine kadar her yönü ile değişken, dinamik bir süreçtir bu. Başta öngörülen ile sonuçta ortaya çıkan, beni de şaşırtır sıklıkla. Belki her sanatçı için böyledir

9 bu yaratı süreci. Ancak kesinlikle benim heyecanımın, sevincimin, coşkumun, duygusal patlamalarımın ve hüznümün kaynağıdır bu süreç. Bu nedenle kullandığım teknik konusunda hiç de tutucu sayılmam. Yeter ki etkin kullanabileyim. Zaten gelişebilmek, ileriye gidebilmek için öyle de olması gerek kanımca. Yani resimde her şey bir malzeme olabilir sanatçı için. Bu düşünce ile bir süre önce aklıma fotoğrafı kullanmak geldi malzeme olarak. Hemen kolları sıvadım ve Adana Onatça Sanat Galerisi nde ve Ankara Grup Sanat Galerisi ndeki sergilerimde izleyicilere sunduğum Fotografik Kolaj çalışmalarım ortaya çıktı. (Yazımla birlikte bu sayfalarda bazılarını sizlerle paylaşıyorum.) Bu işlerde fotoğraf bana boya ile elde edemeyeceğim olanaklar sağlamıştı. Evet. Resim, anlatmak istediklerimi ifade edeceğim bir dil ise, dil ne kadar zenginleşirse yapıtım da o denli etkileyici olacaktı. Öyle de olmuştu işte. Fotografik kolaj çalışmalarım, izleyenlerin de eleştirmenlerin de beğenisini kazandı. Bu işlerin aldığı takdir ve beğenilerin yanında eleştirilere de değinmeden geçemeyeceğim. Çünkü hepsinin ortak noktası olan, Fotoğraf kullanmak, kolaya kaçmak olmaz mı? sorusu, aslında önemli bir yanlış inanışa dayanmaktaydı. Bu bakışa göre, teknik geliştikçe sanat azalacaktır. Tüfek icad oldu, mertlik bozuldu. Gerçekte ise durum böyle değildir. Tarih boyunca insanların geliştirdiği yeni teknolojiler, sanatçıların olanaklarını genişletip işlerini kolaylaştıran bir girdi olmuştur. Aksi halde insanoğlunun sanat yelpazesi hiçbir araç gerece gerek duymayacağı şiir, şarkı söylemek, dans ve pandomimin ötesine geçemeyecekti. Peki, Kolaya kaçmak anlamında değilse de resimde bir girdi olarak fotoğrafı kullanmanın koşulları var mı? Olmalı mı? Tabii ki var ve olmalı. - Başkası tarafından yapılmış bir fotoğraf, değiştirilse de başka birinin resminde malzeme olmamalı bence. - Kullanılan fotoğraf, kullanılan diğer teknik veya teknikler ile aslından daha farklı bir ifadeye ulaşmış olmalı ve bu ifade, sadece fotoğraf kullanılarak da elde edilemeyecek bir nitelikte olmalı. Fotoğrafın resme getirdiği olanaklar ise sanatçısına yeni ve farklı birşeyler söyleme görevini hatırlatmaktadır. Bundan sonra da resimlerimde fotoğraf ve gelişen her yeni tekniği gerektiğinde elbette kullanacağım. Adı resmin plastik fotoğrafı olan resim serüvenim devam edecek. Boya ya da boya olmadan. Değişerek,yenilenerek, şaşırtarak her seferinde. Ara sıra atölyeme konuklar geliyor, resimlerimi çok gerçekçi buluyorlar. İçlerinden biri soruyor: Benim resmimi de çeker misiniz? Konuk Yazar Çiğdem Buçak Telli Konuk Yazar Ahmet Gökhan Demirer 7 AFSAD Eylül - Ekim 2012

10 Cengiz Akduman Söyleşi Kontrast yılında İstanbul da doğdu. Yirmili yaşlarda tanıştığı fotoğrafla on yıl kadar amatörce uğraştı yılında ilk atölyesini kurarak fotoğrafı iş edindi. Yurtiçinde ve yurtdışında (Almanya, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Polonya ve Amerika) 18 kişisel sergi açtı,pek çok karma sergiye katıldı yıllarında Anadolu Üniversitesi İletişim Sanatları Bölümünde Reklam Fotoğrafçılığı dersleri verdi. Anlar ve Anılar (1999) ve Anadolu Kapıları (2012) adlı kitapları yayımlandı. Adnan Varınca, İsmail Türemen ve Bir Kültürün Dokunuşu adlı kitapların fotoğraflanmasında çalıştı. Ayrıca Kültürler Parkı: Urfa ve Diyarbakır Surları projelerini fotoğrafladı. Turkish Passport adlı uzun metrajlı belgesel filmin röportaj fotoğraflarını çekti, set fotoğrafçılığını yaptı. İstanbul Modern Arşivinde yedi siyah beyaz fotoğrafı bulunmaktadır. Dokunuşlar adlı iki ciltlik (siyah beyaz ve renkli) fotoğraf albümü üzerinde çalışmaktadır. Sokak fotoğrafçılığı sizce nedir? Sokak fotoğrafçılığı özgür bir kafa ile, hazırlıksız yapılan en keyifli fotoğrafçılıktır. Basit olarak bu tanımlama ile anlatabileceğim sokak fotoğrafçılığının birinci amacı, bir kentin fotoğraf aracılığı ile sosyal haritasını çıkarmaktır. Bunu yaparken fotoğrafçının en önemli malzemesi insandır, yaşamdır. Sokak fotoğrafının büyük ustası Robert Doisneau ( ) sözünü ettiğim insan/yaşam fotoğraflarının en iyi örneklerini çekmiştir. İşleri; Nazi işgalindeki Paris den Partizanlara, Paris sosyetesinin gece yaşamından Paris varoşlarına kadar geniş bir yelpazeyi içerir. Bu fotoğraflarla Paris kentinin dünyada markalaşmasında önemli bir katkı sağladığına inanıyorum. Sokak fotoğrafçısı antenleri daima açık, karşılaşacağı şeyleri önceden planlamayan, özgür düşünceli donanımlı biri olmalı. Yoksa çekeceği sokak fotoğrafları bir kentin turistik tanıtımını yapan fotoğraflar olarak kalır. Sokak fotoğrafçılığında kurmaca yoktur, an vardır. Sokak fotoğrafçılığında etik değerlere uyulması adına bir otokontrol vardır.

11 Söyleşi Kontrast 9 AFSAD Eylül - Ekim 2012

12 Söyleşi Kontrast 10 Sokak fotoğrafçılığı ile belgesel fotoğrafçılığın örtüşen yanları nelerdir? Birbirinin içine geçmiş gibi görünse de iki farklı çalışma alanıdır. Belgesel çalışan fotoğrafçının belge oluşturmak sorumluluğu vardır. Gerektiğinde belgeselini yaptığı konu için farklı mekânlarda, kapalı alanlarda, planlı programlı giderek randevulu bir çalışma koşulları yaratması gerekebilir. Belgesel çeken bir fotoğrafçı bir konu üzerinde odaklaşmaktadır. Hal böyleyken sokak fotoğrafçısının saptanmış bir konusu yoktur. Bu nedenle daha özgür, plansız çalıştığını söyleyebiliriz. Ama her iki fotoğrafçı da hem fotografik açıdan, hem etik açıdan aynı dili kullanırlar. Örtüştükleri nokta da burada başlar. Hem sokak fotoğrafı hem belgesel fotoğraf fotografik açıdan oynanmamış, kurgulanmamış, hiç bir biçimde değiştirilmemiş olmalıdır. Kime ne söyleyeceklerse doğrudan anlatmalı, estetik açıdan dolambaçlı yollara sapmamalıdırlar. Bütün bunların yanı sıra ister belgesel, ister sokak fotoğrafçısı olsun; etik değerlere sonuna kadar bağlı olmak zorundadır. Salgado, Migrations belgeseline Yeni Delhi İstasyonunu çekerken hangi kaygıları taşıyorsa, Henri Cartier Bresson da Hindistan seyahatinde tek tek çektiği sokak fotoğraflarını çekerken aynı fotografik kaygılar içindeydi ve aynı etik değerlere inanıyorlardı. Sokak Fotoğrafçılığı ile Belgesel Fotoğrafçılık küçük nüanslar dışında iç içe geçmiş iki çalışma tarzıdır. Sokak fotoğrafçılığında estetiğin yeri nedir? 2005 yılı Ekim inde Boston President s Gallery de Kültürler Kavşağı Güneydoğu adıyla Belgesel tarzda çekilmiş fotoğraflarımdan oluşan bir sergi açtım. Serginin konusunu, sunduğum alternatifler içinden beni çağıran organizasyon seçmişti. Sergi kokteylinde yanıma yaşlıca bir Türk yaklaştı ve Hep böyle fotoğraflar çekiyorsunuz. Boğaz Köprüsü, Efes, Kızkulesi çekip getirseydiniz ya dedi. Tabii çok kızdım, adama gereken cevabı da o anda verdim. Ama otelime döndüğümde kendime çok kızdım ve adama kızmamam gerektiğine inandım. Onun Amerika da bir göçmen olması, kompleksleri, gereksinimleri onun estetik anlayışını benden farklı kılmıştı. Güzel /Estetik olduğuna inandığı şeyleri Amerikalıların görmesini istiyordu. Böylece ezikliğinin girdabından az da olsa kurtulacaktı. Bana göre, Güneydoğu dan gösterdiklerim son derece estetik fotoğraflardı. Estetiği güzellik olarak ele alıyorsak, sokak fotoğrafçısı her güzel olanı çekecek diye bir koşul yok. Ancak, çektiği fotoğrafı da en basit kompozisyon kurallarına, en temel ışık kurallarına uydurarak çekmek zorundadır. Henri Cartier-Bresson, Ara Güler, Brassai, Marc Riboud yaşamı boyunca unutulmaz sokak fotoğrafçılığı örneklerine imza atmıştır. Her kareleri birer

13 Söyleşi Kontrast duygu, birer estetik, birer kompoziyon, birer ışık anıtıdır Her fotoğrafta olduğu gibi estetikten uzak bir sokak fotoğrafı düşünülemez. Ama fotoğraf estetiğinin katı kuralları bazı sokak fotoğrafları için zorunlu olamaz. Henri Cartier-Bresson un elinde şemsiye ile su birikintisinden atlayan adamı bunun tipik örneğidir. O fotoğrafın kontağını bir kitabında gördüm. Sağdan soldan gereksiz yere girmiş objeler, hatta kendisinin ıslanmamak için girdiği saçağın duvarı bile girmiş kadraja. Zorunlu olarak kadrajlanarak sunulmuş izleyiciye. Bu kadraj, fotoğrafçının o fotoğrafta duyduğu estetik kaygıdır. Fotoğrafı ne biçimde üretiyorsak üretelim, estetik kaygıdan uzak olmamız mümkün değildir. Bir söyleşinizde fotoğrafta duygu olmalı diyorsunuz, bunu bizim için biraz açar mısınız? Evet, bir söyleşimde bence fotoğrafta duygu olmalıdır demiştim. Eğer bir fotoğrafın söyleyecek sözü ve alıp sizi bir yerlere götürecek duygusu yoksa bence o fotoğraf eksik, sığ ve sıradan bir fotoğraftır. Ne yazık ki dijital teknolojinin getirdiği kolaycılıkla son yıllarda karşıma çok sayıda duygudan yoksun fotoğraf tekrarları çıkıyor. Fotoğrafta anlatım, bıçağın sırtı gibidir. Bazen tekniğin girdabına kapılır gideriz, bazen grafik kaygılarla boğuşuruz. Tüm bunlarla uğraşırken de bir bakarız fotoğraftaki duygu elimizden kaçıp gitmiş. Grafik kaygıları da, teknik donanımınızı da, duygunuzu da ve estetik çabalarınızı da çekim anında harmanlamanız lazım karenin içinde. Bu böyle olmadığı zaman, aman şunu da photoshop ile hallederim dediğinizde sırıtan, eksik, sığ bir fotoğrafla karşı karşıya kalıyorsunuz. Benim için fotoğraf: insan ya da insana dair şeyler. Hâl böyleyken bu fotoğraflarda duygu olmadığı zaman berbat görüntülere dönüşüyor hepsi. Duygusuz bir insan nasıl size sıkıntı verirse, duygusuz bir 11 AFSAD Eylül - Ekim 2012

14 Söyleşi Kontrast 12 fotoğrafa bakmaya da gönlünüz elvermez. Tabii sözüm masa başında peydahlanmış fotoğraflar için değil. Onlar ne yaparsa yapsın ben duygusuzum diye bas bas bağıran fotoğraflar. Örneğin, deneye deneye deneysel fotoğrafı siyah zeminde kırmızı bir lekeye kadar indirgediler bazı deneysel fotoğrafçılarımız. Benim için ne yazık ki duygu yoksunu grafiklerdir bu kareler. Ancak Arif Aşçı nın pazar tentelerine vurmuş gölgeleri, Cengiz Karlıova nın Kırkpınar da kafa çekip nara patlatan Trakyalıları, Nevzat Çakır ın bir Muğla sokağında keman çalan çalgıcısı, Ara Güler in hemen tüm İstanbul fotoğrafları, Hüsnü Atasoy un toplumsal olaylarda çektiği çalışmaları vs. gibi fotoğraflar bizleri bir yerlere alıp götüren, duygu yüklü fotoğrafa örnek olacak işlerdir. Fotoğrafta, özellikle de sokak fotoğrafında sayısal müdahale konusundaki görüşleriniz? Bunu fotoğrafta sayısal müdahaleye karşıyım diyerek cevaplamak istiyorum. Sayısal müdahale olarak ne yapıldığına, ne yoğunlukta yapıldığına bağlı tabii ki Örneğin HDR denen bir melanet çıktı. Azı karar çoğu zarar bir melanet. Bu arada eklemeler çıkartmalar, gün batımlarını abartarak turuncudan geçilmeyen kareler. Geçenlerde facebook ta amatör bir fotoğrafçı bir Urfa fotoğrafı yayınladı. Baktığınızda önde standart mavi poşulu bir Urfalı amca arkasında cami. Şimdi ne var bunda diyeceksiniz. O fotoğrafın çekilebilmesi için o adamın fotoğrafçı ile birlikte Ayn Zaliha Gölü nün üstünde duruyor olması lazım ki, cami de o konumda olsun Sordum facebook ta hangi objektif, müdahale var mı filan diye, hemen sorumu da beni de sildi! Adamın montaj olduğuna yüzde yüz kalıbımı basarım. Eh, bu fotoğrafı ancak montajla yapabiliyorsun. O zaman yiyemeyeceğin lokmayı yutmaya çalışma Bunun gibi yüzlerce örnek Baskı yaparken nasıl kontrastı ile oynuyorduk, nasıl fazla pozlama az pozlama, kadrajlar yapıyorduk. Bunun dışında fotoğrafa yapılan dijital müdahalelere karşıyım. Tabii belegeselden, sokak fotoğrafından, insandan söz edip de müdahale yaparak iş üretenlere bu lafım. Bu arada sayısal müdahaleler ile iş üreten ve oldukça da başarılı işler çıkartan ustalar var. Bunlar zaten deneysel fotografinin kaleleri. Açıkça işlerini ortaya koyuyorlar ve işleri müthiş işler. Ben izlemekten keyif alıyorum. Örneğin Ahmet Elhan, Murat Germen, Orhan Cem Çetin ve Nuri Bilge hemen adını sayacağım dört fotoğraf ustası. Ama acemice çekilmiş işlerini bir şeye benzetmek için sağına soluna bir şeyler yapıştıranlara elimden geldiğince karşı duracağım.

15 Fotoğrafın Çocukları Kısa Metraj Bora Çekiç Türkiye de çocuklarla birlikte yapılan ilk fotoğraf çalışması 8 Ekim 1999 tarihinde İzmit te başladı. Marmara depremi, vurduğu yeri yıkarken, yakın ve uzak çevresindeki hayatları da etkilemişti; ortalık toz dumandı; değerler ve yargılar da öyle. O dönemi kapsayan ve Marmara depreminin toplumsal alanlarda, kültürel yargılarda, insan ilişkilerinde, ahlaki değerlerde yarattığı-geçici-etkileri ele alan bir araştırma yapılacak olursa ilginç verilere ulaşılacağını düşünüyorum... Çocuklarla ilk fotoğraf atölyesi, afet sonrasının can kurtarma çalışmaları bittikten hemen sonra, geride kalanların hayatı idame ettirilebilmesi için gerekli koşulları yaratmaya çalışan gönüllüler tarafından başlatıldı. Daha önce dünyada çocuklarla fotoğraf konusunda çok sayıda pratik yapılmıştı. Bunlardan bir tanesi, komşu İran da Fotoğraf Federasyonu nun çocuk fotoğrafçılar istasyonu ve yıllardır sürdürdüğü uluslararası fotoğrafçı çocuklar festivaliydi. Bir diğeri Bangladeş te Drik Fotoğraf Ajansı nın çocuklarla yaptığı fotoğraf ve film çalışmalarıydı, diğeri Filistin mülteci kamplarında Avrupalı fotoaktivistlerin çocuk fotoğrafçılar ve sinemacılarla çalışmalarıydı, bir diğer örnek, Fransa da, özellikle Kuzey Afrika dan göçle gelen ailelerin yaşadığı mahallelerde, fotoaktivistlerin gerçekleştirdiği çocuklara yönelik fotoğraf çalışmalarıydı... İzmit teki çalışma da bu damardan beslenerek işe koyuldu. Aynı sıralarda Hindistan ın Kalküta şehrinde, yine bir grup fotoaktivist çocuklarla fotoğraf çalışması yapıyor ve aynı zamanda sürecin belgesel filmini hazırlıyordu ki, bu film birkaç yıl sonra Kalküta nın Çocukları adıyla önemli sinema festivallerinde gösterilecek ve ödüller alacaktı. İzmit teki çalışma ise TRT ve Japon NHK televizyonları tarafından belgelenmiş, TRT nin yapımı daha sonra Avrupa Yayın Birliği nin saygın ödüllerinden birini almıştı. Velhasıl, Türkiye de fotoğraf âleminin gündemine o girişin ardından, çocuklarla fotoğraf çalışmaları yaygınlaşarak, çeşitlenerek sürdü geldi. Bu süre içinde, toplumun marjına itilmiş çocuklarla, hak ihlaline maruz kalmış gruplarla, zihinsel ve bedensel engellilerle, dezavantajlı olanlarla, fırsat verilmemişlerle, risk altındakilerle, farklı etnik ve kültürel kökene sahip olanlarla... derken belki binlerce çocukla fotoğraf atölyeleri yapıldı. Bu çalışmaları gerçekleştiren grupların çoğu birbirinden az çok haberdar, ama neyi nasıl yaptıkları konusunda tam bir iletişimsizlik, hatta ilgisizlik halindeydi. (Bu durum şaşırtıcı olmasa gerek; çünkü kültürel hasletlerimizden en başta geleni, herhangi bir mevzudan haberdar olmakla yetinmek, o meseleye dair neyin biriktirildiğini merak edip, nasıl yapıldığını araştırmamaktır. Mesleksiz ve kâğıt kalemsiz insanlar topluluğunun nadide özeliklerinden biri de bu olsa gerek. Taş taş üstüne koymak denilen şey, bu kültürel iklimin yetiştirdiği seçkinlerin, fırsat bulmuşların, imkân sahiplerinin pek umurunda değildir. Galiba bu nedenle Amerika Kıtası nı yeniden keşfetmekle kalmayıp her seferinde Batı Hint Adaları sanmaktan hoşlanıyoruz... Bu zaruri parantezi kapatıp devam edelim) Çocuklarla yapılan fotoğraf çalışmalarının ilkelerini, yöntemini, pedagojisini, politikasını da içeren Çocuklarla Fotoğraf El Kitabı 2000 lerin başında yayınlandı. Aradan bunca zaman geçti, pratikler çoğaldı, yöntemler değişti, gelişti, farklı gruplar ve kişiler çok önemli deneyimler biriktirdi. Benim de dahil olduğum son iki çalışmadan biri tamamlandı, diğeri sürmekte. Tamamlanan atölye, üç ay boyunca, haftada üç gün, üçer saat çocuklarla buluşarak Şırnak, Van, Yüksekova, Mardin ve Batman da yapılan Fotoğrafla Hatırlamak çalışmasıydı. Sergisi çocukların katılımıyla kendi şehirlerinde açıldı, kitabı geçen ay yayınlandı. Memleketin doğu yakasında yaşayan elli çocuğun kendi hayatlarından aktardıkları elli fotohikâye, çarpıcı olduğu kadar derin bir toplumsal kesiti görünür kılıyordu. Van da devam eden yeni atölye ise üç ay sürecek, Eylül ayında tamamlanacak. Konteynır kentlerde, çadırda yapılan bu çalışma her gün iki grup halinde ve her grupta kadar çocuğun katılımıyla üçer saat sürüyor. (Bu süreleri ve sayıları bilhassa yazıyorum ki çocukların eline makine verip hadi çekip gelin dediğimiz düşünülmesin, çocuklarla birlikte öğrenme süreci kurguladığımız vurgulansın.) Van daki atölyenin amacı da tıpkı Fotoğrafla Hatırlamak çalışmasında olduğu gibi, bir ifade aracı olarak fotoğrafı kullanarak, kendi hayatımızdan hikâyeler anlatmak. Her hafta İstanbul dan iki fotoğrafçı Van a gidiyor ve Vanlı arkadaşlarımızın da düzenli katılımıyla çocuklarla birlikte önemli bir pratik geliştiriyorlar. Çalışma bitince kitap ve sergi hazırlıkları başlayacak. Bu atölyenin dışında başka pek çok çalışmanın yapıldığını ya da tasarlandığını biliyorum. Bence bu deneyimleri bir araya toplayarak 1999 dan bu yana çocuklarla fotoğraf çalışmalarında neler yapıldı, nasıl yapıldı, nasıl yapılabilir konularını ele alan bir konferans yapmanın zamanıdır. Bunu kim yapar, fotoğraf alanında yarışma becermekten daha kalıcı, kapsamlı, kontrollü ve derin bir kurumsallaşma yaratamamış olan fotoğraf âlemimizin böyle bir ihtiyacı var mıdır o ayrı bir mevzu, akademya ise bambaşka... Münih Üniversitesi nde pedagoji kürsüsü, didaktik metodoloji çerçevesinde, çocuklarla birlikte öğrenmeyi esas alan ve Türkiye de çocuklarla yapılan fotoğraf çalışmalarını eksene yerleştiren iki doktora tezini yıllar önce hazırlamıştı da... Kısa Metraj Bora Çekiç f/64 Özcan Yurdalan 13 AFSAD Eylül - Ekim 2012

16 Dosya Konusu Sokak Fotoğrafçılığı Söyleşi Aysel Altun - T. Deniz Çakır Rastgele! Mustafa Önder 14 Yine sokaklardayım, yine fotoğraf avına çıktım. Evet, yanlış duymadınız av kelimesini kullandım. Çünkü benim için fotoğraf çekmek bir nevi avlanmaktır. Bunu aslında çocukluğumda, her haftasonu pazar olduğunda ava giden babama borçluyum. İstanbul da olmamıza rağmen, babam bazen otobüsle, bazen arkadaşının arabasıyla bir saat uzaklıktaki, o zamanlarda bana uçsuz bucaksız gelen yerlere beni de götürürdü. Beni avdan çok, güneşin doğumundan batımına kadar yürümek, kâh köpeğimizin bize gösterdiği yöne, kâh kuşları takip ederek günü geçirmenin verdiği haz etkilerdi. Avlanmasam da, gün boyunca ağaçlarda, nehirde, havadaydı gözlerim. Yani bir nevi tek yaptığım şey etrafı gözlemlemekti. Yıllar sonra fotoğrafa merak saldığımda, bu sefer kendimi İstanbul sokaklarında, fotoğraf avına çıkmış halde buldum. O gün bu gündür sokaklar bana sınırsız avlanacak malzemeyle, yani fotoğrafla dolu gelmiştir. Bu nedenle artık içgüdüsel olarak, her sokağa çıktığımda gözüm her daim avını arayan bir avcı misali açık, elim makinamın deklanşöründe her an çekime hazır bir şekilde tetiktedir. Sydney Sokak fotoğrafçılığının tarihi aslında fotoğraf tarihi kadar eskilere dayanır. Özellikle makinelerin taşınabilirliğe ulaşması ile birlikte fotoğrafçılar da, tabir-i caizse, kendilerini sokaklara atıp, yaşadıkları şehri, sokaklarında olup bitenleri, kısaca günlük yaşamlarında tanık olduklarını belgelemeye başlamışlardır. Stüdyolarında çektikleri portre tarzı fotoğraflardan kazandıkları para ile geçimlerini sürdürürken, sokakta tanıklık ettiklerini, kendi özel projeleri için çekmişlerdir. Önceleri, her ne kadar gerektiği önemi görmese de, sokak fotoğrafçılığı yıllar geçtikçe başlı başına kendi tarzını oluşturmuştur. Bu tarzın öncü ve önemli isimleri arasında Henri Cartier-Bresson, Robert Frank, Ara Güler, Robert Capa, Diane Arbus, Elliot Erwitt, Lee Friedlander ve Martin Parr sayılabilir. Sokak fotoğrafçılığının sınırları; sokaklarla birlikte parklar, ulaşım araçları, plajlar gibi bütün umuma açık yerlerde tanık olduğunuz ve bu tanıklığı kendi görüşünüzü de katarak bir kadrajda sunmanızdır. Genellikle sokak fotoğrafı dendiğinde insan öğesi olmazsa olmazlardandır; ama kurgusuz, anlatımı güçlü, gerçek olan insansız kareler de bu tarza girer. Her ne kadar sokak fotoğrafları birbirine benzer gibi görünse de, yıllar geçtikçe kendinize ait bir çizginizin oluştuğunu görürsünüz. Sokak fotoğrafçılığı yorucudur, bazen bütün gün dolaşır bir kare bile çeke-

17 Dosya Konusu Sokak Fotoğrafçılığı 15 La Paz, Bolivya AFSAD Eylül - Ekim 2012

18 Dosya Konusu Sokak Fotoğrafçılığı 16 mezsiniz, ama hiç ummadığınız bir anda öyle bir kare yakalarsınız ki, bütün gün dolaştığınıza değer. Ve gördüğünüz bir karenin tekrarı, yani sonra gelir, çekerim diye bir ihtimali yoktur. İşte bu heyecan, bu arayış ve özellikle bu arayış içinde yaşadıklarım bana müthiş haz veriyor. Her şehrin kendine özgü ruhu vardır ve bunu en iyi sokaklarında görürsünüz. İstanbul hem doğup büyüdüğüm, hem de fotoğrafı ilk öğrendiğim yer olması bakımından bende çok önemli bir yer tutsa da, İstanbul sonrası uzun süre yaşadığım New York şehri bana sokak fotoğrafçılığı konusunda çok şey öğretmiştir. New York öyle bir şehir ki, siz istemeseniz de kendinizi sokaklarında yürürken bulursunuz. Özellikle bir fotoğrafçı için yürümediğiniz her an neredeyse bir fotoğraf kaçırdığınızın işaretidir. New York dünyanın dört bir yanından gelip, buraya yerleşmiş göçmenlerden oluşmuş ve her göçmen kitlesi de yerleştikleri muhite bakkalından kuyumcusuna, restoranından pazarına, camisinden kilisesine kadar kendi kültür ve alışkanlıklarını yansıtan renkliliği de getirmiş. Bu böyle olunca da, gittiğiniz her mahallede kendinizi başka bir ülkede bulmak işten bile değildir. Saigon, Vietnam Bu çeşitliliğin getirdiği renklilik, biz fotoğrafçılar için de sonsuz malzeme demek. Tam bu şehirde çekilecek konu kalmadı diye düşünürken, hiç olmadık bir anda bir kare objektifinize takılır. Ve New York yine sizi şaşırtır. Kısaca, New York un özellikle sokak fotoğrafçıları için sunduğu olanaklar hem insanı, hem de sanatsal anlamda beslenmenizi ve kendinizi geliştirmenizi sağlar. Öte yandan New York şehri kaç yaşında olursanız olun sürekli yeni bir şeyler öğrendiğiniz bir okuldur. Hele biz fotoğrafçılar için bir Missbehave, NYC

19 türlü mezun olamadığınız, ya da daha doğru bir deyimle, mezun olmak istemediğiniz, her yıl tekrar etmek istediğiniz bir okuldur âdeta. New York ta geliştirdiğim sokak fotoğrafçılını, zaman içerisinde gittiğim, gerek Amerika içinde ve gerekse dünyanın dört bir yanındaki şehirlerde de uygulama imkânı buldum. Gittiğiniz yerlerin kültürüne göre, insanların fotoğrafçıya bakış açısı da farklılıklar gösterir. Bazı ülkelerde sokak fotoğrafçılığı yapmak çok kolayken, bazı ülkelerde ise neredeyse bir fotoğraf için bütün gün uğraşmanız, insanlarla deyim yerindeyse köşe kapmaca oynamanız gerekebiliyor. Mesela, Vietnam da insanlar makinayı gördüğü anda yüzlerini saklarlarken, Küba da neredeyse bunun tersine, sokakta herkes poz vermek için yarışır. İşte bu nedenle sizin insanlara nasıl yaklaşmanız, onları kızdırmadan, fark ettirmeden, poz verdirmeden, doğal ortamlarında nasıl çekmeniz gerektiği gibi birçok deneyim kazanmanızı sağlar. Tam stratejimi belirledim dediğiniz anda bile, başka bir boyutta bir sorun karşınıza çıkıp, başka bir taktik uygulamanızı gerektirebilir. Her sokak fotoğrafçısı gibi ben de fotoğraflarımı pozsuz, habersiz, doğal ortamında, gerçeği yansıtarak çekmek için uğraşıyorum. Bunda içgüdünüz, çabukluğunuz ve tabii ki de şansın çok büyük etkisi vardır. Sokak fotoğrafçısı korkusuz, atak ve çabuk olmalı. Fotoğrafını çektiğiniz kişi çekildiğinin farkında olmazsa işiniz kolay, ama bazen de bunu başaramayabilir ya da mecburen açık açık çekmek zorunda kalabilirsiniz. İşte böyle durumlarda, tepkisinin nasıl olacağını bilmediğiniz birini fotoğraflamak kolay değildir. Ama ne yapıp edip önce fotoğrafı çekmek, sonra gerekirse niyetinizi açıklamakta yarar vardır. İşte bence bütün heyecan da burada yatıyor. Sonuçta, anlık da olsa bir insanın hayatından bir kesiti, bir hareketi izinsiz belgeliyorsunuz, hatta biraz ileri gidersek, Havana özel hayata müdahale etmiş oluyorsunuz. Ama bunu dozunda, art niyet olmadan ve kibar bir şekilde yaptığınızda kimsenin itiraz etmediğini göreceksiniz. İtiraz edildiği durumlarda da, kendinizi ve ne için çektiğinizi anlatmalısınız. Emin olun, içgüdüleriniz size bu konuda yardımcı olacaktır. Yıllardır hem gezi hem de sokak fotoğrafçılığı yaptığım için, adeta vücudumun bir organı haline gelen makinemi çok nadir almadığım günlerde kaçırdıklarımı gördükçe az dövünmemişimdir. Bu nedenledir ki, makinenizi her an yanınızda bulundurmakta yarar var derim. Gerek teknik, gerekse profesyonel anlamda SLR makinaların önemi tartışılmaz olsa da büyüklüğü ve ağırlığı nedeniyle her daim yanınızda taşımanın ne kadar zor olduğunu bilirim. Bunun Dosya Konusu Sokak Fotoğrafçılığı 17 AFSAD Eylül - Ekim 2012

20 Dosya Konusu Fotoğraf Sokak Fotoğrafçılığı ve Estetik Nostrand Ave., Brooklyn 18 yanısıra, sokaklarda insanlar büyük bir makina gördüklerinde daha çok itiraz edebiliyorlar. Bu nedenle günümüzde boyutu iyice küçülen yarı-profesyonel SLR makinalarla, teknik kalitesi neredeyse SLR makinalara yaklaşan kompakt makinalar bu sorunu da neredeyse ortadan kaldırmış bulunuyor. Ve daha da önemlisi, küçük makinalar çok göze çarpmadığı için sokak fotoğrafçılığı için kaçınılmaz avantajlar sunuyorlar. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümünde okurken en çok zevk aldığım derslerin başında Prof. Sabit Kalfagil hocamızın verdiği Belgesel Fotoğrafçılık dersi gelirdi. Benim hem teknik, hem de anlatım olarak fotoğrafı anlamamda ve ileride tarzımı oluşturmamda çok büyük katkısı olan hocamla ilgili bir anımı paylaşarak yazıyı bitirmek isterim. Her hafta ödev için İstanbul un eski mahallelerinin sokaklarını arşınlardık. Balat, Fener, Eyüp, Eminönü, Beyazıt ın dar sokaklarını, meydanlarını, parklarını 90 ların başıydı ve doğal olarak neredeyse hepimiz analog makine kullanıyorduk. Ve tabii ki sınırlı sayıda da film kullanma hakkımız vardı. Yani, başka bir deyişle, her çekeceğimiz kareyi iyice hesaplayıp öyle deklanşöre basıyorduk. Derste o hafta çektiklerimizi hocamıza gösterirken öğrenciliğin ve acemiliğin verdiği naiflikle, benimle birlikte bütün sınıf arkadaşlarım, sırasıyla fotoğraf çekerken başımızdan geçen olumsuzlukları ve fotoğrafın neden iyi olmadığının mazeretlerini sıralamaya başladık. Sabit Hocamız mazeretlerimizi yarıda kesip Çocuğum, mazeretlerini bir gün kitapta toplarsın, eğer ilgilenirsem ben de alır okurum. Şu anda mazeret değil, sadece fotoğraf göster dedi. Hiç aklımdan çıkmayan bu diyalog, hem kendimi hem de fotoğrafçılığımı geliştirmemde çok rol oynamıştır. Çünkü fotoğrafçı olarak çekim anında hepimizin başından bir sürü olay geçiyor. Bazen gördüklerimiz güzel bir kareye dönüşüyor bazen de o ya da bu nedenle ya çekemeden, ya da kötü bir kare olarak çöpe gidiyor. Özellikle sokak fotoğrafları için bu tartışılmaz. Her şey o an olmuş ve bitmiştir, tekrar etme şansınız yoktur. Yakaladınız yakaladınız, yoksa hepsi birer mazeretten ve anıdan öteye gitmez. Yani, kısaca, fotoğraf ya vardır ya da yoktur. Avınız bol olsun.

21 Dosya Konusu Sokak Fotoğrafçılığı 19 Brooklyn Bridge, NYC AFSAD Eylül - Ekim 2012

22 Dosya Konusu Fotoğraf Sokak Fotoğrafçılığı ve Estetik Sokak Fotografı Mehmet Ünal 20 Fotograf, içerisinde birçok akımı barındıran bir uğraş. Hangi türden çekim yapılırsa yapılsın, fotograf çekmeye yeltenenlere bir reçete sunmak yersiz bir davranış olduğu gibi gereksizdir de. Sokak Fotografçılığı hakkında iri sözler etmek yerine, gözlemlerimi aktarmayı uygun görüyorum. Bu işte yıllarını geçirmiş insanların deneyimlerini aktarmasından pek hoşlanmışımdır. Ben de burada, kendi deneyimlerimden örnekler vermek istiyorum. Plan Yapmak Sokakta fotograf çekmek istediğimde, çerçevesi çok katı olmasa da, bir plan yapmaktan yanayım. Böylelikle, neyi, nasıl yapacağım hakkında kendimi yönlendirebiliyorum. Bu planı yapmazsam, sanki neye nasıl bakacağımı bilemez gibi oluyorum. Gerek yazılı, gerekse yazısız bir liste oluşturuyorum. Böylece, aşağı yukarı neleri çekeceğime karar vermiş oluyorum. Birkaç örnek: çöp, kentten ayrıntılar, duvarlar, kent insanları ya da 5 ila 10 fotograftan oluşan bir seri vesaire.. Zamanlama olarak bir sınır koymuyorum (ki, konulsa belki daha disiplinli çalışılmış olur). Bir zaman kısıtlaması uygulamak, belki olası tembelliği önleyebilir... Ancak stres de yapmamaya özen göstermek gerekir. Fotograf kaçmaz. Tam tersine ne istenildiği belirlenince, o fotoğraf size kendiliğinden gelebilir. Sıklıkla gazetelere, dergilere bakarım. Belki oradaki haberlerden ilginç bir haber, fotografa nasıl dönüşebilir, nasıl uygulanabiliri düşündürür. Başkalarının ne yaptığını, neler çektiğini, nasıl çektiğini bilmenin, bilgi alanımı genişletiğine inanırım. Sokaktaki insanların giysilerini, davranışlarını sürekli izlerim. Bazen aniden bir seri fotograf oluşturabilecek bir konuya rastlayabilirim. Birçok nedenden dolayı, iyi bir plan yapmak her zaman iyidir. Bakmasını - Görmesini Öğrenmek Planımı yaptıktan sonra, sokaklarda yürürken gözlerim bu planda yazdıklarıma en yakın objeleri arar. Bir planım olduğunda, fotograflarını çekmeyi hedeflediğim nesneleri daha sık ve çok görebilirim. Sanki aradıklarım aniden karşıma çıkıverirler. Daha önce dikkatlice bakmadığım, ama çekmeyi tasarladığım birçok nesneyi karşımda bulurum.

23 Dosya Konusu Sokak Fotoğrafçılığı 21 İstanbul da uzun süre yaşamaya karar verip, buraya yerleştiğimden bu yana, buradaki fotografçıların ağırlıklı olarak teknik üzerine konuştuklarına tanıklık ediyorum. İçerik konuşanlar azınlıktalar. Bence bakmak-görmek ve fotograf aygıtından bakmak, şimdiye dek geliştirilmiş tüm tekniklerden önemlidir. Zamanımız teknolojisinde fotograf aygıtlarını kullanmak çocuk işi denilecek düzeyde kolay. Analog dönemde bu makineleri kullanmak için, hangi film, hangi diyafram, hangi enstanteneye karar vermesini öğrenmek gerekiyordu. Kısacası; bakmasını, görmesini, fotograf aygıtından görmesini beceremiyorsam, makineyi çok iyi de kullansam, bir fotografa ulaşamam. Görme kabiliyeti fotograf makinesiz de geliştirilebilir. Gözlemlemenin önemi tartışılmaz. Otobüste, trende, gemide, nerede olursanız olun gözlemlemeli, gördüğünüz nesneler görsel olarak beyinde tespitlenmelidir. Bu alıştırmalarla gözlerimi sürekli çalıştırarak, tembelleşmesini önlediğimi düşünürüm. Bu alıştırmaların tek nedeni, fotografta görmenin ne denli önemli olduğunun altını kalın bir çizgiyle çizmektir... Işık Işık olmazsa fotograf da olmaz. Sokak çekimlerinde ışığa hükmedemezsiniz, ya da onu yönlendiremezsiniz. Var olan ışığı kabullenmek durumundasınız. Ancak, zamana hükmedebilirsiniz. Fotograf çekmeye çıkarken kendinizi sokaktaki ışığın durumuna uydurabilirsiniz. Güneşli havada ışık ve kontrast sert olduğundan, hem siz hem de makine için bu duruma hâkimiyet zor olur. Sokak fotograflarında tercih edilen ve fotografçılar arasında neredeyse genel kural olarak kabul edilen; ışığın biraz azaldığı sabahın erken saatleri ya da akşamüstleri ve/veya bulutlu havalardır. Konunuza göre belki sert ışıklı zamanlar da doğru olabilir. Bu durum yaptığınız planla, çekmek istediğiniz konularla da ilişkilidir... Işıkla her türden oyun yapılabilir. Ancak, ışık ve var olan ışığı fotografa uygulama konusu ne kadar iyi öğrenilirse, sonuçlar da o denli sevilmeye adaydır. Fotograf Tasarımı İyi fotografın yarısını fotografı çekerken yaptığımız tasarım oluşturur. Yani; kadraj. Bunu becerebilmek, çoğunlukla aranızdaki farkın anlaşılmasını da beraberinde getirir. Başka bir söylemle farklılık ortaya çıkar. Bir objeyi fotograflayan yüz kişiden doksan dokuzu aynısını yapıyorsa, böyle bir fotograf olağan ın sınırları içerisinde kalır. İşte bu sınırı zorlamak, diğerlerine göre farklı bir yerden bakmak önemlidir. Günlük yaşama herkes gibi bakmaktan vazgeçmek, AFSAD Eylül - Ekim 2012

24 Dosya Konusu Fotoğraf Sokak Fotoğrafçılığı ve Estetik 22 ona farklı, hatta özgün bir bakış geliştirmek önemlidir. Fotografın bir dizi kuralı vardır. Bazen bu kurallara uymayı terketmek de iyi bir fotografa ulaşmayı sağlayabilir. Bu sınırları tanımak ve tanıdıktan sonra bu sınırları zorlamak yanlış bir tavır değildir. Bu düşünceyle, Altın Oran denilen tanımlamayı reddetmek yerine, bazen ona uymamanın, farklı bir sonuca ulaşmayı sağlayabileceğinin altını çizmeyi amaçlıyorum. Ancak, tüm bu kuralları iyice uygulayabilir hale getirdikten sonra, bu kuralların sınırlarını zorlamak daha yerinde bir davranış olur. Kısacası, tüm bu bilinçli zorlamalar sonrasında, ilginç olmayan bir nesneden iyi bir fotograf elde edilebileceği gibi, ilginç olan bir nesnenin de çok can sıkıcı bir fotografı çekilebilir. Makine Ayarları Ben insan fotografları çektiğim için, genellikle minik makineler kullandım. Hâlâ da kullanmaktayım. Büyük makineler insanları hep korkutmuştur... Şimdiki duruma göre açıklarsam, bu minik makineler ile P ile çekim yapıyorum. Böylece olası riskleri azalttığıma inanıyorum. Başka bir deyişle, artık makine benim için düşünüyor larda Kodak firmasının siz

25 deklanşöre basın, gerisini bize bırakın reklamı günümüzde devrimini yaşıyor. Yani yüzyirmi yıl sonra da pek bir değişiklik yok! Genel Söylenebilecekler Sokak fotografı hakkında söylenebilecekleri, böylesi kısa bir yazı ile açıklayabilmek zor. Sokak fotografı adından da anlaşıldığı gibi sokaklardaki, caddelerdeki, meydanlardaki yaşamı kapsıyor. Diğer bir deyişle, sokak, fotografçısı için bir sahnedir. An yakalamak her sokak fotografçısının özlemidir. Aynı zamanda sokak yaşamının atmosferini yakalamak da özel bir anlam taşır. Kesin bir kuralı yoktur. Bana göre sokak fotografı, çekim yapılan kentte, insanla kentin bir kesitini göstermelidir. Sokak fotografı, çok tabii insansız da olabilir. Güzellikleri gösterebildiği gibi, kentteki çirkinlikleri de gösterebilir. Renkli ya da siyah beyaz olabilir. Doğrudan fotograf olabileceği gibi şiirsel de olabilir. Her ikisi birarada olabilir ise MUHTEŞEM olur. Sokak fotografı sadece İstanbul, Londra, New York gibi büyük kentlere özgü değildir. Adı hiç duyulmamış köylerde de çekilebilir. İnsanları çektiğim için, fotografını çekeceğim insanlara ne kadar yaklaştığım sık sık soruluyor. İnsanlara yaklaşmak, onlarla ilişki kurabilmek bir deneyim meselesi. İşin burasında, fotografını çekeceğim insanlar dan izin alıyor muyum sorusu da iliştiriliyor. Buna yanıt vermek güç. Bu, daha çok o anki duruma bağlı. Önce ya da sonra olabilir. Hatta bazen çekmek için izin istemeye olanak olmayabilir. İşte burada NİYET önemlidir. Hukuki sorunlar da ortaya çıkabilir. Ancak, bunca yıldır insan çektim ve şimdiye dek hukuki bir sorun yaşamadım. Almanya da çalışmama (orada kurallar daha da serttir) karşın, şimdiye dek mahkemeye verilmemiş fotografçılar arasında olduğum için kendimi mutlu hissediyorum. Yaşam sürüyor, yaşam fotografçıya poz vermiyor... Dosya Konusu Sokak Fotoğrafçılığı 23 AFSAD Eylül - Ekim 2012

26 Dosya Konusu Fotoğraf Sokak Fotoğrafçılığı ve Estetik Sokak Fotoğrafçılığı Üzerine Birkaç Söz Engin Güneysu 24 Sanırım bir yaz günüydü, fotoğrafçı dostum İlker Gürer bir sohbetimiz sırasında, Trent Parke başta olmak üzere, birkaç isimden bahsetti ve bana bu isimlerin yer aldığı in-public.com web sitesini önerdi. O güne kadar bir çok sokak fotoğrafı çekmiştim fakat sokak fotoğrafçılığı ile ilgili en önemli temel fikri bu web sitesi sayesinde anladım. Sokak fotoğrafı aslında tekil fotoğraflardan oluşan, doğal ve zamansız insan anlarının kaydedilmesinden ibaret değildi; sistemli ve yoğun bir konsantrasyon gerektiren bir fotoğraf tarzıydı. Daha sonra yaptığım araştırmalarda Türkiye de yaşayan her ciddi fotoğrafçının kendine has sokak fotoğrafları olduğunu gördüm. Fakat maalesef kollektif oluşumların olmayışı, daha doğrusu yakın zamana kadar olmaması, çekilen fotoğrafların birbirinden bağımsız fotoğraf tarzlarına göre şekilenmesine sebep olmuş ve bir fotoğraf ekolümüzün olmasına engel teşkil etmiş. Türkiye de sokak fotoğrafı çeken bir çok isim var, fakat ben dikkatimi çeken bazı isimlerden bahsetmek istiyorum. İlk olarak Ömer Orhun un siyah beyaz Taksim ve Nişantaşı serileri aklıma geliyor. Geniş açı objektifin, distorsiyonu sebebiyle sokak fotoğrafçılığında kullanılması zordur. Ömer Orhun ise bu distorsiyonu güzel kullanmış ve gözü rahatsız etmeyen, siyah beyaz film ile de ortak bir dil sağladığı fotoğraf serileri elde etmiş. Geçtiğimiz yıllarda THY ve Skylife dergisinin gerçekleştirdiği Onikiler adındaki belgesel fotoğraf projesinde kendisi ile aynı çalışmada yer almak bana büyük mutluluk vermişti. Özellikle bu çalışma esnasında, kendisinin Çin de çekmiş olduğu çalışmalardan oluşan kontakları görme şansım oldu ve hayranlıkla izledim. Umarım ileride bu çalışmaları bir kitap halinde görmemiz mümkün olur. Yine aynı jenerasyondan Merih Akoğul un fotoğraflarına değinmek istiyorum. Kendisi sokak fotoğrafçısı olarak çok özgün işlere imza atmıştır. Fotoğraflarında beni en çok etkileyen şey grafik ve duygusallığı aynı anda yaşatabilmesi sanırım. Özellikle, siyah beyaz işlerini çok beğenerek izlerim. Üniversitede öğrencilik yıllarından bugüne kadar çekmiş olduğu fotoğraflardan oluşan Klasikler NeoKlasikler ve siyah beyaz çalışmalarından oluşan Bitki, en beğendiğim kitaplarındandır. Son olarak, 2011 yılında renkli işlerden oluşan Kayıp Ruhlar serisinden fotoğraflarını görme fırsatı buldum. Son dönemlerde işlerini renkli fotoğraflara doğru kaydırdı. Genelde fotoğraf sanatçılarının çalışmalarını sergi veya kitaplarda görebilirsiniz,

Fotoğraf Sevdalısı Bir Doktor:

Fotoğraf Sevdalısı Bir Doktor: Kültür ve Sanat Fotoğraf Sevdalısı Bir Doktor: NESRİN AKÇA AKOĞUL Nesrin Akça Akoğul Eyüp Devlet Hastanesinde. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak görev yapan Nesrin Akça Akoğul. 1992 yılında fotoğraf

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

27 yıl önce ki İngiliz müşterileri tekrar mavi tur için Bodrum a geldi

27 yıl önce ki İngiliz müşterileri tekrar mavi tur için Bodrum a geldi 27 yıl önce ki İngiliz müşterileri tekrar mavi tur için Bodrum a geldi 27 yıl önce, 8 yaşında babası ile geldiği mavi yolculuk teknesini internetten bularak kendi eşi ve çocukları ile tekrar Bodrum a tatile

Detaylı

İBRAHİM DEMİREL FOTOĞRAF DİLİNDE BİR SÖYLEŞİ. asosöyleşi

İBRAHİM DEMİREL FOTOĞRAF DİLİNDE BİR SÖYLEŞİ. asosöyleşi FOTOĞRAF DLNDE BR SÖYLEŞ K R K Y L N B R K M BRAHM DEMREL brahim DEMREL, 1941 yılında Malatya Akçadağ ilçesi Durulova (Körsüleyman) köyünde doğdu. lkokulu köyünde okuduktan sonra Akçadağ Öğretmen Okulu,

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

BAKIŞ PORTRE FOTOĞRAFININ DEĞİŞEN YÜZÜ BANK OF AMERICA KOLEKSİYONUNDAN 3 EKİM 2012-20 OCAK 2013 SORULAR:

BAKIŞ PORTRE FOTOĞRAFININ DEĞİŞEN YÜZÜ BANK OF AMERICA KOLEKSİYONUNDAN 3 EKİM 2012-20 OCAK 2013 SORULAR: PORTRE FOTOĞRAFININ DEĞİŞEN YÜZÜ 3 EKİM 2012-20 OCAK 2013 6 5 9 4 2 7 3 1 8 SORULAR: 1- Fotoğrafta kaç çocuk var? 2- Çocuklardan kaç tanesi sana doğru bakıyor? 3- Kız çocuğu elinde ne tutuyor? 4- Fotoğrafçı

Detaylı

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. Eğitimde Sanatın Önceliği. Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ Sanat, günlük yaşayışa bir anlam ve biçim kazandırma çabasıdır. Sanat, yalnızca resim, müzik,

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN (28 Ekim 2013-13 Aralık 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz

Detaylı

Benim en büyük şansım Adnan Turani gibi hem iyi bir sanatçı hem de iyi bir eğitimci atölye hocamın olmasıydı.

Benim en büyük şansım Adnan Turani gibi hem iyi bir sanatçı hem de iyi bir eğitimci atölye hocamın olmasıydı. Mehmet Güler Türkiye de yetişen resim sanatının önemli isimlerinden Mehmet Güler ile Malatya dan Almanya ya uzanan yolculuğunu, resim kariyerinde rol oynayan isimleri, Almanya yı tercih etmesinde etkili

Detaylı

NESLİHAN AYDINLIOĞLU EŞİN BİRİKİMLERİM VE BİRİKTİRDİKLERİM

NESLİHAN AYDINLIOĞLU EŞİN BİRİKİMLERİM VE BİRİKTİRDİKLERİM NESLİHAN AYDINLIOĞLU EŞİN BİRİKİMLERİM VE BİRİKTİRDİKLERİM DETAYLARDAKİ ETKİLEŞİMLER Değerli hoca Şeref Akdik in yaktığı ışık ile sanatla tanışan ve lise çağlarında ressam olmaya karar veren Neslihan

Detaylı

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 )

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Müze eğitiminin amaçları nelerdir?

Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Sergilenen nesnelerle insanlar arasında köprü kurarak nesnelerin onların yaşantıları ile bütünleşmesini sağlamak; Nesnelerin maddi ve ideal değerleri ile algılanması

Detaylı

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi.

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. Uluslararası İzmir Film Festivalinin Tarihçesi Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. İzmir Film Festivali, 11

Detaylı

KÜLTÜR MİRASI DİVRİĞİ KONULU ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI YARIŞMA ŞARTNAMESİ

KÜLTÜR MİRASI DİVRİĞİ KONULU ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI YARIŞMA ŞARTNAMESİ KÜLTÜR MİRASI DİVRİĞİ KONULU ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI YARIŞMA ŞARTNAMESİ YARIŞMANIN AMACI: İlçe merkezi ve köylerinde bulunan tarihi ve kültürel varlıkların tanıtımı, korunması, gelecek nesillere aktarılması,

Detaylı

Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti

Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti SİNOPSİS Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Orhan Pamuk, 2012 de İstanbul da, 2008 yılında yayınladığı Masumiyet Müzesi romanı ile aynı adı taşıyan bir müze açar. Müzenin içindeki eşyalar, romana konu olan ve

Detaylı

Aslı Zülal Çizim: Ayşe İnan Alican

Aslı Zülal Çizim: Ayşe İnan Alican Aslı Zülal Çizim: Ayşe İnan Alican Bilim Çocuk dergisinin 158. sayısının ekidir. Yalnızca Fotoğrafları Kullanarak Bir Öykü Anlatın Yalnızca fotoğrafları kullanarak bir öykü anlatmaya ne dersiniz? Söz gelimi

Detaylı

ABİDİN DİNO 1913-1993

ABİDİN DİNO 1913-1993 ABİDİN DİNO 1913-1993 Abidin Dino 23 Mart 1913,İstanbul`da doğdu. Ressam, karikatürist, yazar, film yönetmeni. Çok yönlü bir kültür adamı olan Abidin Dino, çağdaş Türk resminin öncülerindendir. 1933 yılında

Detaylı

çocukların çok ilgisini çekti. Turdan sonra çocuklar müzedeki atölyede

çocukların çok ilgisini çekti. Turdan sonra çocuklar müzedeki atölyede Yaz Sanat Kulübü 2010 Mavi Kalem Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Fener-Balat bölgesinde yaşayan çocuklar ve kadınlar için eğitim, kişisel gelişim ve sağlık gibi konularda projeler yürütüp kültürel

Detaylı

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz. ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

"Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar" iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden

Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden O O LY F RT L Kİ Ş E İS PO "Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar" iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden başlamıştır. Çocukluk döneminde,

Detaylı

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK)

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) 10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) Estetik, "güzel in ne olduğunu soran, sorguluyan felsefe dalıdır. Sanatta ve doğa varolan tüm güzellikleri konu edinir. Hem doğa hem de sanatta. Sanat, sanatçının

Detaylı

DİKKAT BU ÖZET 8 ÜNİTE

DİKKAT BU ÖZET 8 ÜNİTE DİKKAT BU ÖZET 8 ÜNİTE OLUP,BURADA YALNIZ İLK ÜNİTE GÖSTERİLMEKTEDİR TEMEL RAFÇILIK KISA ÖZET www.kolayaof.com 2 1. Ünite - Fotoğraf, Işıkla Resmetmek ve Fotoğraf Makinesi FOTOĞRAF NEDİR? Fotoğraf denildiğinde,

Detaylı

ETKİNLİK PROĞRAMI. 22 Eylül 2011 Perşembe

ETKİNLİK PROĞRAMI. 22 Eylül 2011 Perşembe ETKİNLİK PROĞRAMI 22 Eylül 2011 Perşembe 14:00 Kayıt, bilgilendirme ve konaklama yerlerine yönlendirme. (İbramaki Sanat Galerisi / Atatürk Heykelı karşısı) 23 Eylül 2011 Cuma Fotomaraton Perşembe Saat24.00

Detaylı

ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ

ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ I- Açıklama Sizi tam olarak tanımladığına inandığınız her cümlenin yanına 1 yazın. Eğer ifade size uygun değilse, boş bırakın. Sonra her bölümdeki sayıları toplayın. Bölüm 1 Nesneleri

Detaylı

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 )

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ 16 Prof. Dr. Atilla ERALP KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ Prof. Dr. Atilla ERALP ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Kopenhag Zirvesiyle ilgili bir düşüncemi sizinle paylaşarak başlamak

Detaylı

TEMEL SANAT EĞİTİMİ NEDİR?

TEMEL SANAT EĞİTİMİ NEDİR? TEMEL SANAT EĞİTİMİ NEDİR? Temel sanat eğitimi çizgi, form, mekân, renk, üç boyutlu yapı, görsel algılama ve inceleme ile ilgilenir. Temel sanat eğitimi derslerinin temeli Bauhaus a, Johannes Itten in

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

HEDİYE ALMAK HAYATIN GÜZEL ANLARINDAN BİRİDİR

HEDİYE ALMAK HAYATIN GÜZEL ANLARINDAN BİRİDİR HEDİYE ALMAK HAYATIN GÜZEL ANLARINDAN BİRİDİR İŞTE O AN DA GÜÇLÜ BİR BAĞ KURMAK İÇİN ÖZEL BİR HEDİYE SEÇİN! Özel yaşamımızda olduğu gibi iş hayatımızda da müşterimize, çalışanımıza, tedarikçimize ve iş

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 03.11.2012. Salkım Söğüt Saç

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 03.11.2012. Salkım Söğüt Saç Beşiktaş Gazetesi Günlük web Gazetesi 03.11.2012 Salkım Söğüt Saç Beşiktaş Belediyesi'nde belgesel film gösterimleri tüm hızıyla devam ediyor. Levent Kültür Merkezi'nde sinema gösterimleri için de Salkım

Detaylı

ÖĞRENME FAALİYETİ 16

ÖĞRENME FAALİYETİ 16 ÖĞRENME FAALİYETİ 16 AMAÇ FOTOĞRAFÇILIK ALANI Bu faaliyet sonucunda fotoğrafçılık alanındaki meslekleri tanıyabileceksiniz. A. ALANIN MEVCUT DURUMU VE GELECEĞİ Reklâm ve tanıtım sektörü ile bilgisayar

Detaylı

Fotoğraf Ders Notları Mustafa Eyriboyun ZKÜ - 2009

Fotoğraf Ders Notları Mustafa Eyriboyun ZKÜ - 2009 Fotoğraf Ders Notları Mustafa Eyriboyun ZKÜ - 2009 Bu sunum, İFSAK Temel Fotoğraf Semineri Ders Notları esas alınarak hazırlanm rlanmıştır. 2005 yılında y www.fotokritik fotokritik.com internet sitesinden

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

Not: Öğretmenimizin elinden taşlar üzerinde sanat!

Not: Öğretmenimizin elinden taşlar üzerinde sanat! Not: Öğretmenimizin elinden taşlar üzerinde sanat! SANAT EĞİTİMİ NEDİR? Sanat eğitimi, çizgi, form, mekan, renk, üç boyutlu yapı, görsel algılama ve inceleme ile ilgilenir. Temel sanat eğitimi derslerinin

Detaylı

Merge To Hdr. Merge To Hdr. Merge to hdr. HDR resimleri. www.dersmax.com Merge To Hdr 1

Merge To Hdr. Merge To Hdr. Merge to hdr. HDR resimleri. www.dersmax.com Merge To Hdr 1 Merge To Hdr Merge to hdr HDR resimleri. www.dersmax.com Merge To Hdr 1 www.dersmax.com Merge To Hdr 2 HDR nedir? Yüksek kontrastlı ya da ters ışıklı ortamlar için yapılan çekimlerde kullanılan bir teknik

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN ve ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN ve ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (28 EKİM -13 ARALIK 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz ikinci temamıza ait bilgiler,

Detaylı

SANAT EĞİTİMİ ÜZERİNE. Doç. Dr. Mutlu ERBAY

SANAT EĞİTİMİ ÜZERİNE. Doç. Dr. Mutlu ERBAY SANAT EĞİTİMİ ÜZERİNE Doç. Dr. Mutlu ERBAY İstanbul 2013 Yay n No : 2834 İletişim Dizisi : 97 1. Baskı - Şubat 2013 İSTANBUL ISBN 978-605 - 377-858 - 5 Copyright Bu kitab n bu bas s n n Türkiye deki yay

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden

Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden 2 Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden mezun oldu. Farklı kurumlarda çalıştıktan sonra 2 arkadaşı

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

KADINLAR ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri

KADINLAR ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri KADINLAR ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri 14 Haziran 2005, Salı A company of Pazarlama yönetimini geliştirmek için ilerleyebileceğimiz alanlar Hedef kitleyi geleneksel

Detaylı

SİZİN WEB SİTENİZ BİR TANEDİR!

SİZİN WEB SİTENİZ BİR TANEDİR! 1 SİZİN WEB SİTENİZ BİR TANEDİR! Tabi şu da bir gerçek ki, sizin siteniz 350 milyon ve hala artmakta olan siteden bir tanesidir. Sitenizin diğerlerinden ayrılması ve ayakta kalması için ne yapabilirsiniz?

Detaylı

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Y jenerasyonunun internet bağımlılığı İK yöneticilerini endişelendiriyor. Duygusal ve sosyal becerilere sahip genç profesyonel bulmak zorlaştı. İnsan

Detaylı

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Mart 2009 Kendi Yaşam Öykünüzü Yazın Diyelim ki edebiyatla uğraşmak, yazı yazmak, bir yazar olmak istiyorsunuz. Bu

Detaylı

SODA Sunar. Meriç Kara. SODA, tasarımcı Meriç Kara nın ilk kişisel sergisi A Domestic Schizophrenic Project e ev sahipliği yapıyor!

SODA Sunar. Meriç Kara. SODA, tasarımcı Meriç Kara nın ilk kişisel sergisi A Domestic Schizophrenic Project e ev sahipliği yapıyor! BASIN BÜLTENİ SODA Sunar Meriç Kara: A Domestic Schizophrenic Project 26 Mayıs 2010 3 Temmuz 2010 Açılış: 26 Mayıs 2010 Çarşamba / 18:30-21:00 (Basın Toplantısı: 17:00) SODA, tasarımcı Meriç Kara nın ilk

Detaylı

ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ

ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ KENTSEL DÖNÜŞÜM Öğrencinin adı- soyadı: ERDEM EGE MARAŞLI Proje Danışmanı: MÜGE SİREK Bahçeşehir - İSTANBUL Kentsel Dönüşüm Son günlerde haberlerde gazetelerde çok fazla rastladığımız

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü

KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü On5yirmi5.com KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü Kaç gündür bir 'vitamin' sorusudur gidiyor. İşte geçtiğimiz günlerde yapılan KPSS sorularında yer alan 'vitamin' sorusu ve çözümü... Yayın

Detaylı

(Fotoğrafta yalınlık örnekleri)

(Fotoğrafta yalınlık örnekleri) KOMPOZİSYON Kimi fotoğrafları diğerlerinden farklı ve göze çarpıcı kılan nedenlerden biri de güçlü kompozisyonlarıdır. Kendine ait hikayesi olan bir konu iyi bir kompozisyon oluşturur. Fotoğrafın icadından

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından

Detaylı

Girne Kapısı Yaş 11-12

Girne Kapısı Yaş 11-12 Lefkoşa Sizi Çağırıyor Girne Kapısı Yaş 11-12 Lefkoşa Sizi Çağırıyor Değerli dostlar, Sizinle tanıştığımızdan dolayı çok heyecanlıyız! Elinizde LEFKOŞA SİZİ ÇAĞIRIYOR serisinin ilk dört kitapçığından birincisini

Detaylı

03.11.2013-Bloomberg Businessweek. BASINDA GeniuSpy. Zihni Birleştirir, Zekâyı Geliştirir 1/6

03.11.2013-Bloomberg Businessweek. BASINDA GeniuSpy. Zihni Birleştirir, Zekâyı Geliştirir 1/6 03.11.2013-Bloomberg Businessweek BASINDA GeniuSpy Zihni Birleştirir, Zekâyı Geliştirir 1/6 Zihni Birleştirir, Zekâyı Geliştirir 2/6 27.08.2013-www.milliyet.com.tr Çocuğunuz dikkatsiz mi emin misiniz?

Detaylı

MERAKLI KİTAPLAR Kavramlar

MERAKLI KİTAPLAR Kavramlar MERAKLI KİTAPLAR Kavramlar Bu kitabın sahibi:... Tüm zamanların insanları, bütün dünyada, her zaman içinde yaşadıkları ve barındıkları bir yaşam alanına, bir eve ihtiyaç duymuşlardır. Öncelikle, mimari,

Detaylı

1 ÇALIŞMANIN NASIL SUNULACAĞINI İŞARETLEYİNİZ

1 ÇALIŞMANIN NASIL SUNULACAĞINI İŞARETLEYİNİZ ÇALIŞMAYA DAİR BİLGİLER 1 ÇALIŞMANIN NASIL SUNULACAĞINI İŞARETLEYİNİZ SUNUM:(X) ATÖLYE ÇALIŞMASI: ( ) 2 UYGULAMADA YER ALAN DİĞER PAYDAŞLAR(DERSLER/KURUMLAR) Tüm derslerde uygulanabilecek bir çalışmadır.

Detaylı

Bir hedef seçtiğiniz zaman o hedefe ulaşmanın getireceği bütün zorluklara katlanmanız gerekir. Her başarım bana ayrı bir heyecan, ayrı bir enerji

Bir hedef seçtiğiniz zaman o hedefe ulaşmanın getireceği bütün zorluklara katlanmanız gerekir. Her başarım bana ayrı bir heyecan, ayrı bir enerji Bir hedef seçtiğiniz zaman o hedefe ulaşmanın getireceği bütün zorluklara katlanmanız gerekir. Her başarım bana ayrı bir heyecan, ayrı bir enerji kaynağı olmuştur. Güzel bir şey ortaya koymanın heyecanı

Detaylı

Dünyayı gezen fotoğrafçı Patricia Willocq

Dünyayı gezen fotoğrafçı Patricia Willocq Röportaj Didem Müftüoğlu Dünyayı gezen fotoğrafçı Patricia Willocq ddmftgl@gmail.com Bir çok ülkeyi gezmis ve beyaz siyahilere dair proje yapmis Patricia Willocq ile fotoğraf üzerine sohbet ettik. Dünyayı

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

Foto: Savaş Ekşioğlu

Foto: Savaş Ekşioğlu Foto: Savaş Ekşioğlu Geleneksel Ebru sanatı ile digital teknolojileri ilk kez buluşturan bir sergi: HARALD A MEKTUP Konstantin A. Schmidt in digital ortama taşıdığı Ebru lardan oluşan Harald a Mektup adlı

Detaylı

Uzaktangörü (Remote Viewing) Basitleştirilmiş Çizim Taslağı Düzenleme V01.01 2010/02/28

Uzaktangörü (Remote Viewing) Basitleştirilmiş Çizim Taslağı Düzenleme V01.01 2010/02/28 Uzaktangörü (Remote Viewing) Basitleştirilmiş Çizim Taslağı Düzenleme V01.01 2010/02/28 Beş önemli kritik nokta 1. Bir kez, hedef çizim NUMARASINI yazdığınızda, hemen ardından, AŞAMA 1 deki, sağ üst köşedeki

Detaylı

Samm Hotel. Konaklama Sanatı

Samm Hotel. Konaklama Sanatı konsept Otel Samm Hotel Konaklama Sanatı Konaklamayı aleladelikten kurtarıp sanat içinde bir keyfe dönüştüren SAMM Hotel,modern ve minimal çizgisiyle Ankara nın vazgeçilmezleri arasında yerini alıyor Ankara

Detaylı

Yaptığım şey çok acayip bir sır da değildi aslında. Çok basit ama çoğu kişinin ihmal ettiği bir şeyi yaptım: Kitap okudum.

Yaptığım şey çok acayip bir sır da değildi aslında. Çok basit ama çoğu kişinin ihmal ettiği bir şeyi yaptım: Kitap okudum. Türkiye deki en büyük emek israflarından birisi İngilizce öğreniminde gerçekleşiyor. Çevremde çok insan biliyorum, yıllarca İngilizce öğrenmek için vakit harcamış, ama hep yanlış yerlerde harcamış. Bu

Detaylı

Neden Daha Fazla Satın Alalım?

Neden Daha Fazla Satın Alalım? Neden Daha Fazla Satın Alalım? Ana Tema Önerilen Süre Kazanımlar Öğrenciye Kazandırılacak Beceriler Yöntem ve Teknikler Araç ve Gereçler Giderek artan bilinçsiz tüketim ve üretim çevreyi olumsuz etkiliyor.

Detaylı

OYUN ETKİNLİĞİ Çocukların okula geldikleri ilk saatlerde ve günün farklı saatlerinde sınıflarda bulunan öğrenme merkezlerinde (evcilik, kitap, kukla,

OYUN ETKİNLİĞİ Çocukların okula geldikleri ilk saatlerde ve günün farklı saatlerinde sınıflarda bulunan öğrenme merkezlerinde (evcilik, kitap, kukla, OYUN ETKİNLİĞİ Çocukların okula geldikleri ilk saatlerde ve günün farklı saatlerinde sınıflarda bulunan öğrenme merkezlerinde (evcilik, kitap, kukla, blok, fen-doğa, yapılandırılmamış oyuncak, müzik, sanat)

Detaylı

FRİGYA KÜLTÜREL MİRASINI KORUMA VE KALKINMA BİRLİĞİ FRİG VADİLERİ 3. FOTOĞRAF YARIŞMASI ŞARTNAMESİ

FRİGYA KÜLTÜREL MİRASINI KORUMA VE KALKINMA BİRLİĞİ FRİG VADİLERİ 3. FOTOĞRAF YARIŞMASI ŞARTNAMESİ YARIŞMANIN AMACI: FRİGYA KÜLTÜREL MİRASINI KORUMA VE KALKINMA BİRLİĞİ FRİG VADİLERİ 3. FOTOĞRAF YARIŞMASI ŞARTNAMESİ Friglerin hüküm sürmüş olduğu, günümüzde Afyonkarahisar, Eskişehir ve Kütahya il sınırlarında

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

HAZIRLAYANLAR 4D SINIFINDAN DENİZ ARIKAN SELİN YAĞMUR ÇAKMAK DOĞA SU TOPRAK ASU LAL ÖCALAN ŞİMAL ÖZER. Danışman Öğretmen Aslı Çakır

HAZIRLAYANLAR 4D SINIFINDAN DENİZ ARIKAN SELİN YAĞMUR ÇAKMAK DOĞA SU TOPRAK ASU LAL ÖCALAN ŞİMAL ÖZER. Danışman Öğretmen Aslı Çakır HAZIRLAYANLAR 4D SINIFINDAN DENİZ ARIKAN SELİN YAĞMUR ÇAKMAK DOĞA SU TOPRAK ASU LAL ÖCALAN ŞİMAL ÖZER Danışman Öğretmen Aslı Çakır 2010 İÇİNDEKİLER 1. Giriş... 1 2. Front Page İle Web Tasarımı... 1 3.

Detaylı

Yaşamımızı sürdürebilmemiz için kullanıp attığımız bazı

Yaşamımızı sürdürebilmemiz için kullanıp attığımız bazı ANA SINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (11 Mayıs -19 Haziran 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Konsept Yorum 200 EYLÜL 2010

Konsept Yorum 200 EYLÜL 2010 Konsept Yorum 200 EYLÜL 2010 Var olduğundan bu yana çevre şartlarına göre şekillenen fiziksel, yapısal ve davranışsal değişimleri ile türünü güçlendirerek sürdüren canlılar arasında insan, bu doğal değişimlerle

Detaylı

KANATLI KELİMELER UÇUŞAN HİKAYELER

KANATLI KELİMELER UÇUŞAN HİKAYELER KANATLI KELİMELER UÇUŞAN HİKAYELER Burçin BAŞLILAR Sınıf Öğretmeni burcinbaslilar@terakki.org.tr SUNUM İÇERİĞİ Yaratıcılık Nedir? Neden Yaratıcı Yazma? Yaratıcılığı Engelleyen Faktörler Yaratıcı Yazmaya

Detaylı

BuranoVenedik denince akla ilk

BuranoVenedik denince akla ilk Rengarenk Bir Ada BuranoVenedik denince akla ilk gelen aslında kanallar, gondollar ve maske festivali oluyor. Pek bilinmese de Venedik kendi içinde eşsiz bir görselliğe sahip Burano Adası nı da kapsıyor.

Detaylı

İzmir Ekonomi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü

İzmir Ekonomi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü İzmir Ekonomi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü İZMİR EKONOMİ ÜNİVERSİTESİ GÖRSEL İLETİŞİM TASARIMI BÖLÜMÜ Günün Menüsü Görsel İletişim Tasarımı nedir? Görsel İletişim Tasarımcısı ne yapar?

Detaylı

İletişim, hem güçlerimizin farkında olmak, hem de zayıflıklarımızın üstesinden gelmek demektir.

İletişim, hem güçlerimizin farkında olmak, hem de zayıflıklarımızın üstesinden gelmek demektir. Abraham Lincoln, senin yaşındayken dedi babası çocuğuna, Okula gidebilmek için her gün 10 mil yürüyordu. Gerçekten mi? dedi çocuk ve ekledi: Tamam, fakat o senin yaşındayken de başkan oldu baba! İletişim,

Detaylı

Kreatif yaklașımımız, profesyonel bakıș açımız, dinamik fikirlerimiz ile emek ve zamanımızı da harmanlayarak sizlere hizmet vermeyi hedefliyoruz.

Kreatif yaklașımımız, profesyonel bakıș açımız, dinamik fikirlerimiz ile emek ve zamanımızı da harmanlayarak sizlere hizmet vermeyi hedefliyoruz. Tanıtım Kataloğu Kreatif yaklașımımız, profesyonel bakıș açımız, dinamik fikirlerimiz ile emek ve zamanımızı da harmanlayarak sizlere hizmet vermeyi hedefliyoruz. www.janrmedya.com 05 07 09 11 13 15 17

Detaylı

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler 16-20 MART 3. HAFTA Cümledeki sözcük sayısı, anlatmak istediğimiz duygu ya da düşünceye göre değişir. Cümledeki sözcük sayısı arttıkça, anlatılmak istenen daha

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR!

SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR! SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR! Şehir ve Medeniyet İÇGÜDÜSEL DEĞİL, BİLİNÇLİ TERCİH: ŞEHİR Şehir dediğimiz vakıayı, olguyu dışarıdan bir bakışla müşahede edelim Şehir denildiğinde herkes kendine göre bir

Detaylı

Hizmetlerimiz. Allnjoy Event Works,

Hizmetlerimiz. Allnjoy Event Works, Allnjoy Event Works, M.i.c.e. sektörüne ve ihtiyaç duyulan diğer alanlara Takım Oyunu, Atölye Çalışmaları, Sosyal Sorumluluk Projeleri, Kahve Molası Aktiviteleri, Çocuk Atölye ve Aktiviteleri, Konsept

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

05-21 ARALIK DECEMBER 2015 AÇILIŞ / OPENING: 05 ARALIK DECEMBER SAAT TIME

05-21 ARALIK DECEMBER 2015 AÇILIŞ / OPENING: 05 ARALIK DECEMBER SAAT TIME Doğu Gündoğdu BİR RULO Atölye / Workshop: Özgün Fotoğraf Baskısı / 12 Aralık 2015 / Saat: 14:00 3, Van Dyke Brown, 05-21 ARALIK DECEMBER 2015 AÇILIŞ / OPENING: 05 ARALIK DECEMBER SAAT TIME 18:00 Doğu Gündoğdu

Detaylı

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN Biraz düşünelim... Alışverişe gittiniz; her zaman akıllı ve anlayışlı olan oğlunuz istediği oyuncağı alamayacağınızı söylediğinizde

Detaylı

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Bu ayki yaşayan değerimiz Sevgi.

Detaylı

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi SAKLAMBAÇ Müge İplikçi ON8 roman 22 SAKLAMBAÇ Yazan: Müge İplikçi Yayın yönetmeni: Müren Beykan Yayın koordinatörü: Canan Topaloğlu Son okuma: Hande Demirtaş ON8, 2013 Tüm yayın hakları saklıdır. Tanıtım

Detaylı

Sürdürülebilir kalite ve başarı için bağımsız denetim kuruluşları ve danışmanlarla çalışıyor ve kendimizi sürekli kontrol altında tutuyoruz.

Sürdürülebilir kalite ve başarı için bağımsız denetim kuruluşları ve danışmanlarla çalışıyor ve kendimizi sürekli kontrol altında tutuyoruz. Hakkımızda. Kuzey Dizayn market Ekipmanları San. Tic. Ltd. Şti. olarak 2011 Kasımında başladığımız AR-GE,Proje ve Fizibilite çalışmalarımızı 2012 başında hayata geçirerek tam kapasite son model makine

Detaylı

Türkiye deki yenilikçi okulları belirlemek, buluşturmak ve desteklemek için yeni bir program...

Türkiye deki yenilikçi okulları belirlemek, buluşturmak ve desteklemek için yeni bir program... Türkiye deki yenilikçi okulları belirlemek, buluşturmak ve desteklemek için yeni bir program... DeGiSen DUnyada GeliSmek Her Cocuk Fark yaratabilir Empati, Yaratıcılık, Liderlik, Ekip CalıSması Ashoka

Detaylı

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Çocukları çocuk bakım evi yolunda olan ebeveynlere Århus Kommune Børn og Unge Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Tyrkisk, Türkçe 2-3 yaşındaki çocuk hakkında durum ve gelişim görüşmesi Çocuk bakım

Detaylı

ISSN 2146-9164 Yayın Türü: Yerel ve Süreli. Yayın Danışmanları Oya İşeri - Hüseyin Emiroğlu. Görsel Yönetmen Sedat Gever. Grafik Arz Tanıtım

ISSN 2146-9164 Yayın Türü: Yerel ve Süreli. Yayın Danışmanları Oya İşeri - Hüseyin Emiroğlu. Görsel Yönetmen Sedat Gever. Grafik Arz Tanıtım ISSN 2146-9164 Yayın Türü: Yerel ve Süreli Abonelik: Yıllık 60 TL Posta Çeki: 666874 Banka: Denizbank IBAN TR550013400000191012400002 İş Bankası IBAN TR070006400000110950784959 Dekont karabatakdergisi@gmail.com

Detaylı

Festivalin Tarihçesi

Festivalin Tarihçesi Festivalin Tarihçesi Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. İzmir Film Festivali, 11 yıl boyunca dünyadan ve

Detaylı

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMASI

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMASI OYUN ETKİNLİĞİ Okul öncesi öğrencilerimiz bu ay; sınıflarında bulunan dramatik oyun, müzik, blok, kitap, kukla, fen-doğa, eğitici oyuncak ve sanat merkezlerinde serbest oyunlar oynadılar. Bu oyunlar, öğrencilerimizin

Detaylı

2011 2012 Eğitim Öğretim Yılı Ders Programı

2011 2012 Eğitim Öğretim Yılı Ders Programı 2011 2012 Eğitim Öğretim Yılı Ders Programı Dersin Adı: Türkçe Dil Bilgisi Yaş Grubu: 1-3 yaş Ögretmen: İmge Şahin Email: sahin_imge@hotmail.com Değerli Veliler, Bu yıl okul öncesi (1-3 yaş) sınıfını beraber

Detaylı

Çocuk Dergiciliği Alanında Türkiye den İki Örnek Bilim Çocuk ve Meraklı Minik

Çocuk Dergiciliği Alanında Türkiye den İki Örnek Bilim Çocuk ve Meraklı Minik Çocuk Dergiciliği Alanında Türkiye den İki Örnek Bilim Çocuk ve Meraklı Minik Zuhal Özer 18 Nisan 2013, İzmir Çocuk Dergileri - Amaçlar Çocuklara küçük yaşlardan itibaren bilimi sevdirmek, Bilimin yaşamın

Detaylı

FOTO MUHABİRİ A- GÖREVLER

FOTO MUHABİRİ A- GÖREVLER TANIM Toplumu bilgilendirme amacı ile bulunduğu ortamlarda haber değeri olabilecek olay, kişi ve durumların fotoğrafını çekerek, bu fotoğraflar arasında habere en uygun olanlarını seçip gerektiğinde haberi

Detaylı

Eber Gölü (Bolvadin-Afyonkarahisar) (10-11 Mayıs 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı, http://eng.ankara.edu.tr/~hsari

Eber Gölü (Bolvadin-Afyonkarahisar) (10-11 Mayıs 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı, http://eng.ankara.edu.tr/~hsari Eber Gölü (Bolvadin-Afyonkarahisar) (10-11 Mayıs 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı, http://eng.ankara.edu.tr/~hsari 10-11 Mayıs 2008 tarihleri arasında Fotoğraf Sanatı Kurumu organizasyonunda

Detaylı

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi OKUMA GELİŞİM DOSYASI 204 OKUMA ALIŞKANLIĞININ KAZANDIRILMASI Okuma; kelimeleri, cümleleri veya bir yazıyı bütün unsurlarıyla görme, algılama, kavrama

Detaylı

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA...

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... http://www.dw.de/müslüman-kadın-futbolcular-berlinde-buluş... GÜNDEM / ALMANYA ALMANYA Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu 'Discover Football'

Detaylı

Seyfi Teoman Kısa film çekmeyi düşünmüyorum, çünkü maliyeti çok yüksek, geri dönüşü yok.

Seyfi Teoman Kısa film çekmeyi düşünmüyorum, çünkü maliyeti çok yüksek, geri dönüşü yok. eyfi Teoman Kısa film çekmeyi düşünmüyorum, çünkü maliyeti çok yüksek, geri dönüşü yok. 14 Ekim 2004 de yönetmen eyfi Teoman ile Yamaç Okur un moderatörlüğünde bir söyleşi gerçekleştirildi. Teoman ın ilk

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

GİRESUN TEMALI YARIŞMALAR. Fotoğraf YARIŞMA ŞARTNAMESİ FAALİYET TAKVİMİ

GİRESUN TEMALI YARIŞMALAR. Fotoğraf YARIŞMA ŞARTNAMESİ FAALİYET TAKVİMİ GİRESUN TEMALI YARIŞMALAR Fotoğraf YARIŞMANIN ADI: GİRESUN UN EVLERİ YARIŞMANIN TÜRÜ: Fotoğraf YARIŞMANIN KONUSU: Geleneksel Giresun un Evlerini Fotoğraflamak. YARIŞMANIN AMACI: Giresun un doğal güzelliklerine

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı