ALZHEİMER HASTALIĞI. Prof. Dr. Engin Eker

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ALZHEİMER HASTALIĞI. Prof. Dr. Engin Eker"

Transkript

1 İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri 85 TÜRKİYE DE SIK KARŞILAŞILAN PSİKİYATRİK HASTALIKLAR Sempozyum Dizisi No:62 Mart 2008 S: ALZHEİMER HASTALIĞI Prof. Dr. Engin Eker Demans sözcüğü latince olup, kişinin aklının yitirilmesi anlamına gelmektedir. Sözcük bir sendrom karşılığı olarak kullanılmakta ve açık bir bilinç düzeyinde başta bellek olmak üzere zihinsel ve sosyal yeteneklerin kişinin günlük yaşam aktivitelerini etkileyecek derecede yıkılması şeklinde tanımlanmaktadır. Kişide, belirttiğimiz gibi başta bellek bozulurken dikkat, lisan, görsel alansal (vizyospasyel) beceriler, algılama, problem çözme gibi fonksiyonlar da bozulur. Tabloya kişilik değişiklikleri, davranış ve psikiyatrik semptomlar (hezeyanlar, hallusinasyonlar, duygulanım bozuklukları vs.) eklenir. Demansların sınıflandırılması Primer dejeneratif demanslar: Alzheimer hastalığı (fronto-parietal tutulum ön planda), frontotemporal demanslar (Pick hastalığı, frontal lob dejenerasyonu, frontotemporal demensla amyotrafik lateral sklerozun birlikte olması) diğer yerleşimli demanslar (Lewy cisimcikli demans; parkinson hastalığı ile birlikte olan demans). Sınıflandırmanın ikinci ana başlığını vasküler demanslar oluşturur (multiinfart demans, stratejik bir alanda oluşmuş büyük bir infarkt sonucu demans, subkortikal küçük damar hastalığı). Vasküler demans ve Alzheimer Hastalığı birlikte de görülebilir. Demansların % i tedavi edilebilir demanslar başlığı altında toplanır. Demans tanısı konan bir hastada Alzheimer hastalığı tanısı konmadan önce diğer demanslar ve tedavi edilebilir demansa neden olabilecek sendromları aramak gerekir (Tablo 1). Dr. Alois Alzheimer 1907 de ilk vakası 51 yaşındaki Auguste D (eter) yi yayınlamasından sonra hastalığa Alzheimer adını klinik şefi Dr. Emil Kraepelin vermiştir. Alzheimer in bu ilk olgusunda kocası ile ilgili aşırı kıskançlık hezeyanları bulunmaktaydı. Daha sonra bellek başta olmak üzere yüksek beyin fonksiyonlarında bozukluk saptanmıştı. 4,5 yıl yaşayan bu olgunun otopsisinde beyinde günümüzde tanımlanan değişiklikler görüldü.

2 86 Alzheimer Hastalığı Tablo: 1 Erken tanı konulduğunda geriye dönebilen demanslar 1. Tedavi amacıyla verilen çeşitli ilaçlarla oluşmuş entoksikasyonlar (örn., analijezikler, antikolinerjikler) 2. Metabolik bozukluklar (azotemi, Hiponatremi, hipoglisemi). 3. Endokrin hastalıklar (örn: hipotiroidizm) 4. Kronik enfeksiyonlar 5. Konjestif kalp yetmezliği 6. Kronik kardiak aritmiler 7. Serebrovasküler olaylar 8. Subdural hematom 9. Kronik beyin enfeksiyonu 10. Beyin tümörü. 11. Normal basınçlı hidrosefalus 12. Kronik anemi 13. Malign olaylar 14. Hipoksi ile birlikte olan kronik akciğer hastalığı 15. B12 vitamini ve folat eksikliği 16. Kimyasal entoksikasyonlar 17. Alkolizm Yaşlanan toplumumuzda Alzheimer hastalığının (AH) erken ve doğru tanısı zorunlu hale gelmiştir. Alzheimer hastalığı gelişmiş ülkelerde kalp hastalıkları, kanser ve inmeden sonra ölüme neden olan hastalıklar arasında dördüncü sıradadır. AH lığı yaşlıda görülen demans tablolarının yaklaşık % 60 ını oluşturmaktadır. Epidemiyoloji Hastalığın 65 yaşından sonra prevalensı yaşla belirgin şekilde arttığını ve değişmez şekilde - her 5 yılda ikiye katlandığını biliyoruz. EURODEM projesi (Rocco ve ark.,1991) (3,4) standardize tanı kriterleri ve epidemiyolojik yöntemler kullanarak, çeşitli Avrupa ülkelerinden elde ettikleri değerleri bir havuzda toplayarak tablo: 2 ve 3 de gösterilen genel demans ve Alzheimer hastalığındaki prevalens sonuçlarını vermiştir. Tablo: 2 EURODEM demans prevalens oranları (Rocco ve ark. 1991) (3,4) Yaş Dağılımı %

3 Prof. Dr. Engin Eker 87 Tablo: 3 EURODEM Alzheimer hastalığı prevalens oranları Yaş Dağılımı % % 0, % %20 Demans ensidansına gelince, bu oran 75 yaşına kadar % 0,5 olarak verilmiştir. 90 yaşında bu oran yaklaşık % 1-3 arasında değişir (3,4). Hastalığın kadınlarda daha sık olduğu bilinmektedir. Ayrıca ırk ve toplum farkları bildirilmiştir. Alzheimer Hastalığında Genetik ve Diğer Risk Faktörleri AH de hem çevresel ve hem de genetik faktörlerin önemli rol oynadığını biliyoruz. Alzheimer hastalığının % 2-5 oranında, hastalık 21., 14., ve 1. kromozomlardaki mutasyonların sonucu olarak otosomal dominan bir geçiş söz konusudur. AH da söz konusu diğer risk faktörlerini bir tablo halinde verebiliriz (Tablo:4). Tablo: 4 AH da Olası Risk Faktörleri Yaş Apolipoprotein E4 allel Kadın cinsiyeti Kafa travması Düşük eğitim düzeyi Erken histerektomi Hipertansiyon Diabet Beyinde ak madde lezyonları Hipotiroidizm Sık sık uzun süreli genel anestezi Alkol alışkanlığı Myokard infarktüsü Atrial fi brilasyon AH na karşı koruyucu rol oynadığı bilinen non-genetik faktörlerde bilinmektedir. Örneğin erken dönemnde menapoza girip, östrojen alan kadınların AH lığı açısından düşük risk taşıdığı bilinmektedir. Bu konu son yıllarda tartışılmaktadır. Öte yandan AH nın patolojisinde önemli bir komponent inflamasyondur. Non-steroid antiinflammatuar bileşiklerin AH nın gelişme riskini azalttığından söz edilmektedir. Alzheimer Hastalığında Nöropatoloji Alzheimer hastalığının kesin tanısı ancak nöropatolojik inceleme ile konabilir. Hastaların beyinlerinin makroskopik incelenmesinde tüm beyinde atrofi, sulkuslarda genişleme, giruslarda küçülme (en belirgin frontotemporal alanlarda ve parahipokampal girusta) ve

4 88 Alzheimer Hastalığı doku kaybına bağlı olarak ventrikül genişlemesi gözlenir. Elektron mikroskopik bulgular arasında hücre içine yerleşmiş nörofibriler yumaklar (NFY), hücre dışı yerleşimli senil plaklar (SP), granülovaküoler dejenerasyon, nöron ve dolayısıyla sinaps kaybı ve amiloid anjiopatiler vardır. Nörofibriler yumaklar Alzheimer hastalarında karakteristik bulgulardan biridir. Ancak Alzheimer hastalarına özgü değildir. Diğer dejeneratif demans hastalarında da bulunmuştur. Yumaklar çift sarmal iplikçikten (filament) oluşu NFY lar tau proteinden oluşur. NFY lar hücre iskeletinde değişikliğe, aksonal taşımanın bozulmasına ve nöronal işlevlerde bozukluğa yol açarlar. NFY lerin çoğu uzun yıllar süren bir sürecin sonunda nöronların ölümlerini tetikler. Alzheimer hastalarında döneme bağlı nöropatolojik değişiklikler oluşur. Konu ile ilgili bir model ileri sürülmüştür. Bu modelde NFY lerin başlangıçta özellik transentorinal bölgede lokalize olduğunu, sonra paralimbik bölgeye ve hipokampusa ve son olarak da isokortikal bölgeye (neokorteks) uzandığını bilmekteyiz. Transentorinal dönem epizodik bellekte defisitle karakterizedir. Limbik dönemde sözel yetenekler, görsel-alansal fonksiyonlar, dikkat ve yönetsel işlevler bozulur. Primer bellek ise isokortikal bölgenin tutulmasıyla bozulur (Mesulam, 2000) (5). Senil plaklar ise hücre dışında bulunup,21. kromozom 771 amiloasitli amiloid β prekürsor protein (APP) den kaynaklanan aminoasitlik santral yerleşimli β amiloid (βa) peptid çekirdeği içerir. Bu çekirdeğin çevresinde distrofik nöritler (dendritler ve aksonal terminaller) bulunan küresel bir yapı bulunur. Reaktif astrositler ve mikroglia hem plağın içinde hem de çevresinde bulunur. Plaklar striatumun serebral neokortekte, limbik olmayan (kaudat ve putamen) kesimlerinde de, limbik kesimlerindeki kadar çoktur. AH nın kesin tanısı için serebral neokortekste bol veya orta yoğunlukta nöritik plak varlığının gösterilmesi gerekmektedir. Yakın zamanda yapılan çalışmalarda senil plaklardan çok nörofibriler yumakların yoğunluğu ile demans derecesi arasında yakın ilişki olduğu saptanmıştır. Superfisiyal korteksteki büyük nöronlarda kayıp ile birlikte, sinaps kaybı ve leptomeningeal ve superfisiyal kortikal damarlarda amiloid birimi ve granulovakuoler dejenerasyon diğer histopatolojik bulgulardır. Alzheimer Hastalığında Nörotransmitterler AH da bölgesel farklılıklarda olmasına ragmen, kortikal kolinerjik innervasyon kaybının özellikle subtansiya innominata çok kesin olarak bulunduğunu biliyoruz(6). Burada çok aşırı miktarda nöritik plaklar ve nörofibriler yumaklar bulunur. Alzheimer hastalığında belirğin nörotransmitler bozukluk asetilkolin sentezinde görülür. Bu nörotransmitter öğrenme ve bellek gibi yüksek beyin fonksiyonlarında önemli rol oynar. Asetilkolin sentezinde kolin asetil transferaz (ChAT) enzimi sorumludur. Bu enzimin başlıca kaynağı Meynert in bazal ön beyin bölgesidir. Bu bölge hastalığın erken evrelerinde tutulur ve önemli derecede asetilkolin sentezini etkiler. Beynin çeşitli alanlarında, özellikle temporal loblarda daha fazla olmak üzere ChAT belirgin şekilde azalmıştır. Bu azalmanın derecesi ile demansın şiddeti arasında korelasyon vardır. Asetilkolin asetilkolinesteraz enzimi ile parçalanır. Tedavi bölümünde ayrıntılı şekilde açıklayacağımız gibi hastalığın tedavi yaklaşımları arasında en yararlı olanı asetilkolinesteraz inhibisyonudur.

5 Prof. Dr. Engin Eker 89 Alzheimer Hastalığında Klinik Alzheimer hastalığının klinik belirtilerinden söz etmeden önce yaşa bağlı kognitif azalmadan ve hafif bilişsel bozukluk (HBB) kavramlarından söz edilecektir. Yaşa bağlı normal kognitif azalmada epizodik bellek performasında bir azalma vardır. 70 li yaşlardan sonra kendini belli eden bu kognitif defisit Alzheimer hastalığında belirgindir. Epizodik bellek kişisel olarak yaşanmış zamanı ve yeri belli spesifik olayları içerir. Semantik bellek uzun süre depo edilmiş ansiklopedik bilginin tanınması, hatırlanmasıdır. Semantik bellek objeleri tanıma, kayıt olan kelimenin anlamını anlama, kazanılmış bilgiyi kelimelere dökmeyi içeren kognitif süreçtir. Semantik bellek performansı ipucu vermekle düzelir. Normal yaşlanmada epizodik bellekten başka daha az şiddette olmak üzere diğer kognitif fonksiyonlarda da defisitler görülür. Bu defisitler sözel akıcılıkta, isimlendirme ve kelime bulmada azalma gibi lisan alanında olduğu gibi, özellikle 80 yaşından sonra görsel - alansal yeteneklerde ve yönetsel işlevlerde bozukluk (tasarlama, organize etme, sıraya koyma, soyutlama gibi) şeklinde görülür. Oysa implisit bellek ve okuma yeteneği korunmuştur. Eğitim düzeyi yüksek olanlar sekonder bellek bozukluğuna ve dilde akıcılığın bozulmasına direnç gösterirler. Eğitimin dikkat ve görsel-alansal yetenekleri üzerinde etkisi yoktur. Alzheimer Hastalığının Klinik Öncesi Dönemi Son bir kaç yıl içinde araştırmacılar AH nın preklinik dönemi üzerinde yoğunlaşmışlardır. Hastalığın preklinik dönemi yıllarca sürebilir. Bu dönemde minor, ancak nöropsikolojik testlerle ortaya konulabilen kognitif defisitler saptanır. Araştırmacılar özellikle sözel epizodik bellek üzerinde dururlar. Bu bellek hastalığın çok erken döneminde bozulur. Hafif Bilişsel Bozukluk (HBB) kavramı tanı kriterleri, prevalensi ve demansa dönme oranı açısından incelenmesi gereken bir kavramdır. Bu tabloyu gösteren yaşlılarda sübjektif bellek yakınmaları vardır. Yaş ve eğitimle eşleşmiş tamamen normal yaşlılara göre bellek testlerinde özellikle sözel epizodik bellekte normalin dışında sonuçlar saptanır. Genel kognitif performans normaldir. Bu kişiler günlük yaşam aktivitelerini normal şekilde sürdürürler ve klinik olarak demans belirtileri göstermezler(7 ). HBB prevalensi 60 yaş üzerinde % 13,5 ile % 45,7 arasında değiştiğine ait yayınlar vardır. Bu hastalar global yıkım ölçeğinde 2 veya 3 puan az alırlar. Bu hastaların tümünün demans olacak diye bir kaide yoktur. Ancak bunların demansa dönme olasılıkları genel populasyona oranla 10 kat daha fazladır. Araştırmacılar bu hastaların çoğunun AH nın preklinik döneminde saymanın uygun olacağını bildirmektedirler. Sonuç olarak HBB lı hastalar heterojen bir gruptur. Bu vakaların bir kısmı demansa dönecek bir kısmı dönmeyecektir. Sözel epizodik bellekte yıkımın saptanması HBB nun preklinik AH dan ve yaşa bağlı kognitif defisitten ayırmak için yeterli değildir. Sözel epizodik bellek her iki durumda da yıkılmıştır. Lisan, dikkat ve yönetsel işlevlerde defisitler ayırıcı tanı açısından daha önemli olabilir (7).

6 90 Alzheimer Hastalığı Şimdi Alzheimer hastalığının kliniğinden söz edebiliriz (1,2,9-12) Hastalık çoğunlukla yaş dolaylarında başlar. Hastalık genellikle sinsi bir seyir gösterir. Başlangıç döneminden sonra AH da klinik belirtilerin başında amnezi, afazi, apraksi ve agnozi gelmektedir. Amnezi: Alzheimer hastalığında ilk semptom çoğu kez yeni bilgileri öğrenme yeteneğinin kaybıdır (amnezi). Epizodik belleğin kaybı AH da ana belirtidir. Epizodik bellek özellikle hipokampus ilgilidir Başlangıçta hasta unutkan olur, aynı şeyleri tekrarlar, eşyalarını kaybeder. Randevularını unutur. Sonunda epizodik belleğin depo edilmesi ve hatırlanması ileri derecede yıkılır. Bellekteki bozulma seçici bir şekilde yakın zamandaki olaylarla ilgilidir. Hasta yaşamın erken dönemleri ile ilgili, yaşanmış olayları ve emosyonel yükü fazla yakın zaman olaylarını hatırlayabilir. Başlangıçta en belirgin sorun sistemli hatırlamaya özgüdür. Hastaya ip uçları ve çoktan seçmeli sorularla ilişkili bilgi verildiğinde hatırlama kolaylaşır. Semantik bellek daha önce belirttiğimiz gibi, oluşmuş olaylar ve genel bilgi ile ilgili bellektir. AH nın erken döneminde epizodik bellek kadar belirgin şekilde yıkılmaz. Hastalık ilerledikçe semantik bellekte yıkım başlar. Semantik bellekte tarihi gerçeklerin veya isimlerin hatırlanmasında yıkım oluşur. Semantik bellek özellikle sol anterior temporal neokorteksin fonksiyon yapmamasına bağlıdır. AH da bu alanda belirgin patolojik değişiklikler oluşur Afazi: Alzheimer hastalarında sık rastlanan bir bozukluktur. Spontan konuşmada kelime bulmada zorluk ve objeleri isimlendirme yeteneğinde bozukluk ilk görülen dil bozukluklarıdır. Patolojik bozukluklar Wernicke alanının ön yüzüne yayılır ve Wernicke afazisi görülür. Hastalık ilerledikçe hastaların sözcük bulma ve konuşma becerilerindeki kayıplar mutizm boyutuna ulaşabilir. Apraksi: Apraksi: Sonradan öğrenilen, pratik olarak yapılan ve motor beceri gerektiren hareketleri uygulama becerisinin bozulmasıdır. Apraksi genellikle hastadan bir şekli kopya etmesi sırasında (örneğin kesişen iki altıgen veya üç boyutlu cisimleri çizme) veya biri biri ardısıra yapılması gereken bir iş istendiğinde ortaya çıkar. Hastalığın erken döneminde anamnezden hastanın teknik ya da yeni öğrenilmiş bilgi gerektiren karmaşık beceriler bozulur (yeni adresleri bulamazlar, araba kullanmada riskler artar). Hastalık ilerledikçe elbiselerinin belli bir sırada giyemediği veya bıçak ve çatal kullanarak doğru şekilde yemeğini yiyemediği öğrenilir. Sol parietal disfonksiyon apraksi nedenidir.

7 Prof. Dr. Engin Eker 91 Agnozi: Agnozi de hastanın bedeninin çeşitli bölümlerini tanıyamadığı görülür. Agnozinin özel bir şekli olan Gerstman sendromunda parmak agnozisi sağ-sol disorientasyonu, akalküli (basit hesapları yapamama) ve agrafi (yazı yazamama) bulunur. Yüzleri tanıyamama (prosopagnozi) hastada yakınlarının gerçek olmadığını, yakınlarının kopyaları ile diğerini değiştirdiği inancına yol açar (Capgras sendromu). Diğer belirtiler arasında soyut kavramları kullanma becerisi bozulur. Hasta günlük, mali ve mesleki sorunları çözmede yetersiz kalır. Karar verme yetisinde ve yargıda belirgin bozukluk görülür. Pratik açıdan hastalığı hafif, orta ve ileri evre olmak üzere 3 döneme ayırabiliriz. Bu dönemler tablolar halinde aşağıda özetlenmiştir. Hafif Alzheimer Hastalığı (süre: 2-4 sene) Kısa süreli bellekte bozukluk. Uzak bellek genellikle etkilenmemiştir. Objeleri yanlış yere koyma Daha önce bildiklerinin isimlerini unutma Bildik objelerin isimlerini unutma (çatal, kalem) Daha önce bildik yerleri bulamama Çevreye ilgi kaybı, mesleksel, sosyal aktivitelerden uzaklaşma Havaya uygun şekilde giyinememe Lisan yeteneklerinin bozulması Soyut düşüncede bozukluk Zaman ve yerle ilgili orientasyon bozukluğu, ancak kişileri tanıma Mini Mental Skor genellikle arasında değişir. BBT veya MRI genellikle normal Orta Derecede Alzheimer Hastalığı (süre: 2-5 sene) Belleğin bozulması belirgin Lisan kusurları (afazi), muhakeme, alan orientasyon, yürütücü işlevlerde bozukluklar belirginleşir. Davranış sorunları (çabuk irrite olma, tartışma) Hezeyanlar ve hallüsinasyonlar Uyku-uyanıklık döngüsünde bozukluk, akşam üstleri kognitif ve davranışsal belirtilerde kötüleşme (gün batımı sendromu) Bir aşağı yukarı dolaşma Enkontinans Hastaya çoğu kez günlük aktivitesi (banyo yapma, elbise giyme, yemek yeme vs.) için yardım etmek gerekir. Sağlıklı eşe (veya bakıcıya) gittikçe bağımlı olma Mini Mental Skor arasında değişir. BBT veya MRI normal veya hafi f atrofi gösterir.

8 92 Alzheimer Hastalığı İleri Derece Alzheimer Hastalığı (süre: 2-4 yıl) Aile bireylerini emosyonel olarak tanıyabilir, ama kişiliğin kesin olarak belirlenmesi ve isimlerinin söylenmesi mümkün değildir. Konfüzyon / ajitasyon artması Hezeyanlar, hallüsinasyonlar Enkontinans şiddetlenmesi Hareket yeteneğinin azalması İletişim kurulamama, konuşma kısa cümleler veya kelimelerin tekrarı şeklinde kısıtlanır. Myoklanı, rijidite, dişli çark, bradimimi ve dengesizlik gibi ekstrapiramidal belirtiler. Günlük yaşam aktiviteleri için tamamen yardımın gereksimesi Hastanın sürekli bakım için bir kuruma yerleştirilmesi gerekir. Mini Mental Skore 12 den aşağıdır. BBT veya MRI atrofi Alzheimer tip demansın DSM IV e göre tanı kriterleri aşağıda verilmiştir (Tablo 5). Tablo: 5 Alzheimer tipi demans için DSM-IV tanı kriterleri (DSM-1994) (8) A. Aşağıdakilerden her ikisinin bulunması ile belirli çoğul kognitif defisitin gelişmesi 1) Bellek bozukluğu (yeni bilgiler öğrenme ya da daha önceden öğrenilmiş bilgileri anımsama yetisinde bozulma) 2) Aşağıdaki kognitif bozukluklardan birinin (ya da daha fazlasınıın) bulunması: a) Afazi (dil bozukluğu) b) Apraksi (motor işlevlerde bozukluk olmamasına karşın motor etkinlikleri yerine getirme yetisinde bozulma) c) Agnozi (duyu işlevlerinde bozukluk olmamasına karşın nesneleri tanıyamama ya da tanımlayamama) d) Yönetsel işlevlerde bozukluk (yani, tasarlama, organize etme, sıraya koyma, soyutlama) B. A1 ve A2 Tanı Ölçütlerinde sözü edilen kognitif bozuklukların her biri toplumsal ya da mesleki işlevsellikte belirgin bir bozukluğu neden olur ve önceki işlevsellik düzeyinde belirgin bir düşme olur. C. Aşama aşama başlar ve sürekli kognitif bir düşme görülür. D. A1 ve A2 Tanı Ölçütlerinde sözü edilen kognitif bozukluklar aşağıdakilerden herhangi birine bağlı değildir: 1) Bellekte ve bilişte ilerleyici bozukluklara neden olan merkezi sinir sistemini ilgilendiren diğer durumalr (örn. serebrovasküler hastalık, Parkinson hastalığı, Huntington hastalığı, subdural hematom, normal basınçlı hidrosefali, beyin tümörü) 2) Demansa neden olduğu bilinen sistemik durumlar (örn. hipotiroidizm, vitamin B12 ya da folik asit eksikliği, niasin eksikliği, hiperkalsemi, nörosifi liz, HIV infeksiyonu) 3) Madde kullanımının yol açtığı durumlar E. Bu bozukluklar sadece deliriumun gidişi sırasında ortaya çıkmamaktadır. F. Bu bozukluk başka bir Eksen I bozukluğuyla daha iyi açıklanamaz (örn. Majör Depresif Bozukluk, Şizofreni) Hastalığın seyri oldukça fazla değişkenlik gösterir. Hastalığın başlangıcından itibaren ölüme kadar geçen süre 8-10 senedir. AH nın seyri bilişsel bozuklukların, fonksiyonel kayıpların veya temel özelliklerinin izlenmesi ile ölçülebilir. İlerlemeye etki eden diğer faktörler arasında ekstrapiramidal faktörler, psikoz ve lisan bozukluklarıdır. Ölüm sıklıkla pnömoni, pulmoner emboli, ürosepsis ve dekübitus ülserleri ve beslenememe sonucu olur.

9 Prof. Dr. Engin Eker 93 Alzheimer Hastalığında bir takım davranış ve psikiyatrik semptomlar görülür (13,17). Bu davranış ve psikiyatrik semptomlar ayrı bir başlık halinde verilecektir. Demansta Tanı ve Ayırıcı Tanı Demans tanısı klinik değerlendirme ile konulabilir. Kesin tanı otopsi ile yapılır. Radyolojik, nöropsikolojik değerlendirmeler ve diğer laboratuvar incelemeleri yapılır. İncelemelerin, hastanın mental durumunu değerlendirirken yararı çok fazladır. Erken demansın tanısı özellikle sosyo-kültür düzeyi yüksek yaşlılarda zordur. Bazen ilk görüşmede tanı koymak zor olabilir. Belli aralıklarla yapılacak mental muayene ve testler tanıyı koydurur. Demans sendromlarının tanısı iki basamaklıdır. Her şeyden önce sendrom belirtilerinin iyi tanınması gerekir. İkinci basamakta spesifik organik etiyoloji ortaya konulmalıdır. Çeşitli hastalıklar demansa neden olurlar (tablo: 1). Önceden tanı konulup, tedavi edilebilen demans vakaları tüm demans hastalarının % ini oluştururlar. Tedavi edilebilir demans sendromlarının nedenleri, alınabilinirse, hastadan ve özellikle yakın akrabalardan alınacak ayrıntılı bir anemnezden, fiziksel ve nörolojik muayeneden, rutin laboratuvar ve özel tetkiklerden yararlanarak ortaya konulabilir. Demansta yapılması gereken tetkikler tablo 6 da gösterilmiştir. Hekim daha önce çok sık bedensel şikayetleri olmayan ve son zamanlarda bir fiziksel hastalığın bilinen belirtilerine uymayan yakınmaları olan bir yaşlıda demanstan şüphelenmelidir. Aynı şekilde daha önce psikiyatrik hastalık anemnezi vermeyen, ancak son zamanlarda belli bir psikiyatrik tabloya sokulamayan belirtiler gösteren yaşlı da demans açısından araştırılmalıdır. Tablo: 6 Demans Hastalarında Muayene ve Yapılması Gereken Laboratuvar Araştırmaları - Ayrıntılı anamnez hem hastadan, hem de aileden; fi zik, nörolojik muayene ve mental durum muayenesi - Kullanılan ilaçların araştırılması ve mümkünse kandaki düzeylerinin saptanması - Kan düzeyi değerlendirmeleri: Rutin olarak Sedimantasyon dahil rutin kan tablosu Kanda üre, şeker kreatinin, elektrolitler, bilurubin, albümin/globülin Karaciğer fonksiyon testleri B12 vitamini ve folat düzeyi Tiroid fonksiyonlarının araştırılması Sifi liz ve AIDS testleri -Elektrokardiografi ve akciğer grafi si -KT (endikasyon yoksa kontrast madde vermeden) veya MR -EEG ve endikasyon varsa lomber ponksiyon -Psikometrik değerlendirme (demansı ortaya koyan çeşitli ölçekler ve yüksek entellektüel fonksiyon bozukluklarını ortaya koyan özel testler) (Mini-Mental durum muayenesi (MMDM) testi gibi)

10 94 Alzheimer Hastalığı Demansın tanısı kognitif fonksiyonlar, davranış, kişilik veya günlük yaşam aktivitelerinde, tercihen bağımsız bir gözlemci tarafından doğrulanan, kalıcı ve ilerleyici bozulma hikayesi nöropsikolojik testler veya minimental durum muayenesi (MMDM), Blessed Demans Ölçeği veya Klinik Demans Değerlendirme Ölçeği veya Klinik Demans Değerlendirme Ölçeği gibi tarama ölçeklerinden bir veya daha fazlasından yaşa ve eğitime göre ayarlanmış aralıkların 2 SD altına düşen skorlar alınması ilk skorlar normal sınırlar içinde olsa bile, 6-12 ay aralıklarla yapılan iki testte herhangi bir alana ait alınan skorlar arasındaki farkın SD yi aşması ile desteklenir. Klinik özellikler dikkate alınıp Alzheimer hastalığını diğer demanslardan ayıran özellikler aşağıda özetlenmiştir : Zaman ve alan orientasyon bozukluğu Alzheimer Hastalığının erken dönemlerinde yıkılır. Oysa diğer demans türlerinde nisbeten iyi korunmuştur. Bellek yıkımı demansın tanısında klasik olarak bulunması gereken bir bulgudur. Epizodik bellek Alzheimer Hastalığının erken döneminde bozulduğunu daha önce vurgulamıştık. Oysa semantik belleğin yıkılması bazı Alzheimer hastalığı dışındaki demanslarda başlangıçtan itibaren belirgindir. Yönetsel işlevlerde bozukluk özellikle fronto temporal demanslarda (FTD) ve subkortikal-frontal demanslarda görülür. Kognitif defisitler Alzheimer hastalığında ön sıradadırlar. Buna karşın kişisel bakım eksikliği ve disinhibisyon, FTD nin ana özellikleridir. Benzer şekilde hezeyanlar ve özellikle görsel hallüsinasyonlar Lewy Cisimciği Demansın (LCD) erken semptomlarıdır. Başlangıçta demens tanısı konulan, fakat daha sonra hastaların izlenmesiyle bu tanısının terk edildiği olgular için psödodemans sözcüğü kullanılmıştır. Günümüzde psödodemans sözcüğü, bir fonksiyonel psikiyatrik hastalığı (depresyon) olan yaşlıda zihinsel yıkımın varlığını tanımlamak için kullanılmıştır. Zihinsel yıkımın özellikleri, kısmen beyinlerinde nöropatolojik değişiklikler olan demans hastalarında görülene benzer. Gerçekten nöropsikolojik yıkım geriye dönüşebilir ve hastaların beyinlerinde bu klinik tabloyu oluşturacak nöropatolojik yıkım yoktur. Günümüzde psödodemans sözcüğü yavaş yavaş terk edilmektedir. Klinik olarak psödodemans olgularını tanımlamadaki güçlüklerin başında, ilerleyici demans hastalarında, özellikle başlangıç dönemlerinde, belirgin depresif semptomların görülmesidir. Tablo 7 psödodemansın demastan nasıl ayrılabileceğini göstermektedir. Deliryumun demanstan ayrılması ise tablo 8 de gösterilmiştir. Demansta (Alzheimer Hastalığında) Tedavi Bir demans tablosu içinde olan yaşlının belleği ve diğer yüksek zeka fonksiyonları yıkıldığından, günlük hayatla ilgili sorunları anlaması ve çözmesi zorlaşır. Yaşlının kendi başına yaşamını sürdürmesi zor olur. Yaşlı başkalarına bağımlı hale gelir. En hafif geçebilecek beden hastalıklarına karşı dirençsizdir. İlaçlarını muntazam alamaz, hastalık i- lerledikçe beslenme ve elbiselerini giyip, çıkarma gibi en basit günlük faaliyetlerde bile başkalarının yardımına ihtiyaç duyar.

11 Prof. Dr. Engin Eker 95 Tablo: 7 Klinik seyir ve anamnez Demans Aile çoğu kez fonksiyon bozukluğu ve şiddetinin farkında değildir. Başlangıç için kesin bir tarih söylenemez. Tıbbi yardım aramadan önce uzun süreli semptomlar vardır. Bütün seyir boyunca semptomlar yavaş iler- Sıklıkla daha önce psikiyatrik fonksiyon bozukluğu bulunmaz. Psödodemans Aile her zaman fonksiyon bozukluğunun farkındadır. Başlangıç, aşağı yukarı belli bir tarihte başlar. Tıbbi yardım aramadan önce kısa süreli semptomlar vardır. Başlangıçtan sonra semptomlar hızla ilerler. ler. Çoğu kez daha önce psikiyatrik fonsiyon bozukluğunun bulunduğuna ait anamnez vardır. Tablo: 8 Deliryum dan Demansın Ayrılması Demans Yavaş ve tedrici başlangıç İlerleyici seyir; aylar ve yıllar öncesine giden başlangıç Bilinç düzeyinde dalgalanma yok. Hiç olmazsa başlangıçta hallusinasyonlar nadir. İlerleyici durum; ancak hemen yaşamı tehdit eden durumlar yok. Hastalık geriye dönmez. Deliryum Akut ve birden başlangıç Kısa süre; saatler veya günler içinde hastalık belirtilerinin görülmesi Bilinç düzeyinde dalgalanma; gündüzleri çoğu kez hafi f uyku hali, geceleri aktif. Hallusinasyonlar sık. Yaşamı tehdit eden durum. Kötü prognoz. Çoğu kez klinik tablo geriye döner. Bunamalı hastaya destek aile üyelerinden, akrabalardan, komşulardan gönüllü yardımda bulunmak isteyen kişilerden gelir. Hastanın yakınları ve çevresi mümkün olduğu kadar bunamalı yaşlı hastayı evde tutmaya çalışmalı, bakımını evde yapmalıdırlar. Özellikle hafif ve orta derecede bunama tablosu olan bir yaşlıyı sürekli olarak bir hastaneye veya yaşlılar evine yatırmak, hastalığın artmasına neden olmakta, yaşlının kalmış olan yeteneklerinin kısa zamanda kaybolmasına yol açmaktadır. Bu durumda bunamalı hasta başkalarına daha bağımlı hale gelmektedir. Ancak demans hastasına evde yapılmayan bazı tanı ve araştırma yöntemleri uygulanacaksa ya da hastada bunama durumuna ilaveten tedavisi ev ortamında yapılamayan bir beden hastalığı ortaya çıkmışsa veya hasta sürekli saldırgan davranışlarda bulunuyorsa geçici olarak bir kuruma yatırılır.

12 96 Alzheimer Hastalığı Alzheimer Hastalığında Bellek ve Diğer Kognitif Fonksiyonları Düzeltmeye Yönelik Tedavi Alzheimer hastalığının tam nedeni bilinmemesine rağmen hastalığın tedavisinde kolinerjik ajanların kullanılmasının nedeni, hastalıkta en belirgin nörotransmitter eksikliğinin asetilkolin olmasından kaynaklanmaktadır. Kolinerjik nöronlarda azalmalar, kortikal a- lanlarda plak yoğunluğu ve demans değerlendirme ölçek sonuçları ile parelellik göstermektedir. Kolinerjik eksiklik anormal amiloidin yapının oluşmasında da rol oynayabilir. Ancak Alzheimer hastalığında diğer nörokimyasal ve yapısal bozuklukları da olabileceği unutulmamalıdır. Kolinesteraz Inhibitörleri Asetilkolinesteraz inhibitörleri: Farklı kimyasal sınıfa ait ve farmakolojik özellikleri farklı 3 yeni kuşak AChE inhibitörü vardır: Donepezil (1996), galantamin (2000) selektif AchE inhibitörü, rivastigmin (1998) hem AchE ve hem de BuChE inhibitörü dür. Galantamin beyinde kana oranla daha az AchE aktivitesini bastırmakta; donepezil ve rivastigmin periferik enzimlerden çok beyin için daha selektiftirler. Kolinesteraz inhibisyonunda yan etkiler: Donepezil, özellikle nöromüsküler son plakta bulunan G4 isoformunu etkiler Donepezil alanlarda kramplar daha sıkca görülür donepezil tedavisi gören hastalarda idrar enkontinansı da bildirilmiştir. Galantamin tedavisinde sıkça bradikardi bildirilmiştir. Rivastigmin daha sık mide-barsak şikayetlerine neden olur. Daha önce var olan Parkinsonizm belirtilerinin kötüleşmesi, uyku bozuklukları, donepezil ve galantamin tedavisinde bildirilmiştir (REM latensi azalır, slow wave uykusu inhibe olur). Rivastigminle uyku bozuklukları az görülür, REM latensini değiştirmez Rivastigminin beyin sapı kolinerjik nükleuslara etkisi azdır. Asetilkolinesteraz inhibitörlerinin kullanımında dikkat edilecek noktalar: Mide asiditesini arttırırlar, gastrointestinal kanamalara neden olurlar kolinomimetik etkileri nedeniyle mide ülseri olan olgulara verilirken dikkat edilmelidir. Bronkospazma neden olabildiklerinden astımlılarda dikkatle kullanılmalıdır. Mesane obstruksiyonuna yol açtıklarından prostat hipertrofisinde olan hastalar dikkatle izlenmelidir. Asetilkolinesteraz inhibitörleri ile tedaviye başlarken ve tedaviyi sonlandırırken dikkat edilmesi gereken noktalar: AH tanısı bir uzman hekim tarafından konulmalıdır. Hastaların tedavisi ve izlenmesi uzman hekim tarafından yapılmalıdır. Hastalar her 3 ayda bir kognitif fonksiyonlar, günlük yaşam aktiviteleri ve davranış ve psikiyatrik semptomlar ve yan etkiler açısından değerlendirilmelidir. 6 ayda bir MMDM testi uygulanabilir. Hasta tedaviden yararlanmadığı veya başta görülen yararın artık görülmediğinde, yeni bir AchE geçmeyi düşünmek gerekir. Kolinesteraz inhibitörleri hafif ve orta derecede kognitif yıkım gösteren Alzheimer hastalarında yararlı oldukları gösterilmiştir. Bu ilaçlar kognitif fonksiyonu düzelttikleri gibi, hastaların günlük yaşam aktivitelerini artırırlar ve davranış ve psikiyatrik semptomlar üzerinde de etkilidirler. Aşağıda kolinesteraz inhibitörleri ile ilgili olarak kısa bilgiler bulunmaktadır:

13 Prof. Dr. Engin Eker 97 Son Yıllarda Alzheimer Hastalığında Diğer Tedaviler Bioaminerjik sisteme yönelik tedaviler (örn. Selegilin) Selegilin gerek monoaminooksidaz - β enzimini inhibe ederek, gerekse antioksidan özelliği nedeniyle yararlı olmaktadır. Antioksidan tedavi önerilmektedir (örn.selegilin, E vitamin). AH patogenezinde β-amiloid parçanın kendi preküssörü olan proteinden ayrılmasından sekretazların rolü olduğunu biliyoruz. β ve alfa sekretazların β amiloidi prekürsöründen ayırdığına inanıldığı için amiloidojenik molekülün oluşumunu azaltmaya yönelik seçici sekretaz inhibitörleri geliştirilmektedir. Bu anti-amiloidlerin semptomların başlangıcından önce veya amnezik HBB ta daha etkin olacağı düşünülebilir. Amiloid-β nın agresyonunu önleyen ajanlar (Alzhemed), fibrillojenik, Aβ 42 oluşumunu azaltanlar (Flurizan) veya pasif aşılama ile Aβ-42 yi beyinden uzaklaştıran. girişimler ilerisi için umut vermektedir. Bu yaklaşımlarla birlikte çevresel ve bireysel risk faktörlerini azaltmak gerekir. Bunlar arasında;a) kolesterol ve homosistein düzeylerini kontrol altında tutmak b) özellikle orta yaştan itibaren tansiyonu normal düzeylerde tutmak c) diabeti kontrol altına almak d) muntazam ekzersiz ve beyni uyarıcı aktiviteyle meşgul etmek. Demansta psikolojik tedaviler Psikolojik tedavilerin temelinde iki ana yaklaşım vardır: Yaşlının uyum yeteneklerini değiştirmek veya çevreye uyum sağlamasına çalışmaktır. Bunamalı hastanın yeni bir şeyi öğrenmesi mümkün değilse de, hastaya kendisine bakabilmesi için yeni bir şeyler öğretilebilir. Pratik olarak söylenirse hafif ve orta derecede demans belirtileri gösterenler mental uyarılmayı içeren durumlarla karşı karşıya bırakıldıklarında kognitif açıdan bir iyileşme gösterebilecekleri ortaya konmuştur. Bu tedavi şekline realite orientasyon (RO) denir. Yaşlıya zaman, yer ve kişilerle ilgili orientasyonu artırıcı uyarıların tekrar tekrar öğretilmesi temeline dayanır. Bu öğretme işlemine çevrede tanıdığı ve kullandığı eşyaların isimleri de eklenebilir. Evde bakılan bunamalı hastalara, aile bireyleri hastanın orientasyonunu artırıcı tüm uyarıları sürekli olarak verebilirler. Aile albümleri, fotoğraflar, belleği canlandırıcı diğer eşyalar hastanın odasına konulabilir. Hafifçe açık olan bir pencereden gelecek olan sesler, kuş cıvıldamaları, çocukların oynarken çıkardığı sesler yaşlı bunamalı hastaya yalnız olmadığını hissettirebilir, güven içinde olmasına yardım edebilir. Kaynaklar 1. Jacques A. Understanding Dementia, London, Churchill Livingstone, Selekler K. Alzheimer Hastalığı: patoloji, klinik, tanı ve ayırıcı tanı. Modern Tıp Semineri. 26. Alzheimer ve diğer demanslar. Ed. Kaynak Selekler. Güneş Kitabevi Ltd. Şti. Ankara, Rocco A. Hofman A, Brayne C. Et al. Frequency and Distribution of Alzheimer s Disease in Europe. Annals of Neurology 1991; 30: Jorm A. (1990) The Epidemiology of Alzheimer s Disease an Related Disorders. London. Chapman and Hall.

14 98 Alzheimer Hastalığı 5. Mesulam M. M Davranışsal ve Kognitif Nörolojinin İlkeleri. Çeviri edit. I.Hakan Gürvit Oxford University press. Inc Türkçe yayınlayan. Yelkovan yayıncılık, Ocak Geula C & Mesulam MM. Alzheimer Hastalığında kolinerjik sistemler. Eds. Robert D. Terry, Robert Koteman, Katherine L. Bick, Sangram S. Sisodia. Çeviri ed. I. Hakan Gürvit. Lippincott. Williams & Wilkins (ABD) Türkçe Yayınlayan Yelkovan Yayıncuılık Celsis P. (2000) Age-related cognitive-decline, mild cognitive impairment or preclinical Alzheimer s diease, Ann Med. 32: Amerikan Psikiyatri Birliği: Psikiyatride Hastalıkların Tanımlanması ve Sınıflandırılması El Kitabı, Yeniden Gözden Geçirilmiş Dördüncüa Baskı (DSM-IV-TR), Amerikan Psikiyatri Birliği, Washington DC, 2000 den çeviren Köroğlu E, Hekimler Yayın Birliği, Ankara, 200l. 9. Burns A, Hope T. Clinical aspect of the dementia of old age. Edited by Jacoby R, Oppenheimer C. Oxford University Press, Marris JC. Alzheimer Hastalığının Klinik Sunum ve Seyri. Eds. Robert D. Terry, Robert Katzman, Katherine L.Bick, Sangram S.Sisodia Çeviri Ed. I. Hakan Gürvit. Lippincott Wilkins &Willins (ABD) Türkçe Yayınlayan Yelkovan Yayıncılık Raskind ER, Raskind MA. Cognitive disorders. Edited by Busse EW, Blazer Dan G. Washington, American Psychiatric Press, Inc, p Thal IJ. Alzheimer Hastalığında Klinik Çalışmalar. Eds. Robert D.Terry, Robert Katzman, Katherine L.Bick, Sangram S. Sisodia Çeviri Ed. I.Hakan Gürvit. Lippincott Williams & (ABD) Türkçe Yayınlayan Yelkovan Yayıncılık Burns A, Jocoby R, Levy R (1990). Psychiatric phemomena in Alzheimers s disease. 157: Eker E, Ertan T. Behavioral and psychological symptoms in Turkish Alzheimer s patients in. Contemporary Neuropsychiatry ed K. Miyoshi C.M.Shapiro, Gaviria, Morita Y. Springer Verlag Tokyo. 2001, Pp: Gelder M, Gatl D, Mayou R and Cowen P. Oxford Textbook of Psychiatry Third Ed. Oxford University Press, p Goldman HH. Review of General Psychiatry Fifth ed. The Mc Graw-Hill Companies New-York p Reisberg B, Borenstein J, Salob SP. et al. Behavioral symptoms in Alzheimer s disease: phenomenology and treatment. J Clin Psychiatry 1987; 48: Hatchinsk VC, Illif LD, Zihka E, et al. Cerebral flow in dementia. Arch. Neurol, 1975;32, Bingöl A.& Ergün M. Alzheimer Hastalığında Kognitif Semptomların Medikal Tedavisi. Modern Tıp Seminerler: 26. Alzheimer ve Diğer Demanslar. Ed. Kaynak Selekler. Güneş Kitabevi Ltd. Şti. Ankara, Lovestone S, Gauthier S. Management of Dementia, Martin Dunitz Ltd, 2001.

15 Prof. Dr. Engin Eker 99 ALZHEMER HASTALIĞINDA DAVRANIŞ VE PSİKOLOJİK SEMPTOMLAR VE TEDAVİLERİ Alzheimer hastalığında davranış bozuklukları genellikle başkaları tarafından gözlenebilen, genellikle dışa dönük davranışlardır. Hasta bu değişikliklerden şikayet etmeyebilir, hatta bu semptomları tanımayabilir. Kişilik değişiklikleri demansın en erken belirtileri olabilir. Hastalar başlangıçta anhedonya, iritabilite, dikkat bozuklukları gösterirler. Apatik görünüm içinde, yakınları ile duygusal bağlantı kaybolmuştur. Yakın zamanda yapılan demans çalışmalarında psikopatolojinin nokta prevalensi % 60, yaşam boyu psikopatoloji riski ise % 100 e yaklaşır. Bu oranlar bir demans hastasında davranış bozuklukları ve psikolojik semptomların tanı ve tedavisinin önemini vurgulamaktadır. Demansta davranışsal ve psikolojik semptomlar oldukça heterojendir ve kişiler arasında çok belirgin farklılık vardır. Aynı kişide zaman içinde değişebilirler. Örneğin Devanand ve arkadaşları affektif semptomların aylar ve yıllar boyunca oldukça belirgin dalgalanma gösterdiğini, psikotik semptomların bir dereceye kadar az görüldüğünü ve ajitasyonun hastalık ilerledikçe artma meyilinde olduğunu vurgulamışlardır. Bizim olgularımızda da benzer sonuçlar bulunmuştur (Eker ve ark. 2004). Hastalığın erken dönemlerinde depresyon ve anksiete semptomları belirgindir. Çevreden çekilme ve girişkenlikte azalma depresyon belirtilen olarak yorumlanabilir. Ancak bu semptomları apati olarak değerlendirmenin daha doğru olacağını kabul etmek gerekir. Hastalığın orta döneminde sıklıkla paranoid yapıda olmak üzere hezeyanlar, huzursuzluk, bir aşağı bir yukarı gezinme ve ajitasyon belirgindir. Hastalığın ileri durumlarında hastalar sosyal olarak kabul edilemeyecek bir disinhibisyon, amaçsız, tekrarlayıcı davranışlar veya belirgin apati gösterirler. Davranış ve psikolojik semptomların etyolojsinde eksojen faktörlerden söz edilebilir. Bu başlık altında çevre faktörleri (bakıcıların tutum ve davranışları, uygunsuz duyusal uyarılar) vardır. Ayrıca sistemik hastalıklar, komorbid bozukluklar (dehidratasyon, su-tuz denge bozuklukları, enfeksiyonlar), hastanın kullandığı ilaçlar (antikolinerjikler, benzodiazepinler, trisiklikler, antihistaminikler) vardır. Endojen nedenler ise beyindeki nöropatolojik değişikliklerdir. Alzheimer hastalığında görülen davranış bozukluklarını ve psikolojik semptomları bir tablo halinde verebiliriz (tablo 1). Alzheimer Hastalığında Psikoz Bulguları Alzheimer hastalığında hezeyanlar daha önce vurguladığımız gibi hastalığın erken ve orta evresinde ortaya çıkarlar ve demansın ağır olduğu dönemde genellikle ortadan kaybolurlar. Hezeyanlar hastanın yakını ile iletişimini bozan agresyona yol açabilirler. Demans hastalarında, özellikle Alzheimer hastalarında, beş tipik hezeyan vardır. İnsanların eşyalarını çaldıklarına ait hezeyan. Hastalar günlük eşyalarını nereye koyduklarını tam olarak hatırlayamazlar. Hezeyan çok şiddetli ise, hastalar başkalarının eve girdiklerini eşyalarını sakladıklarını veya çaldıklarına inanırlar.

16 100 Alzheimer Hastalığı Evin kendi evleri olmadığına ait hezeyan. Aynı zamanda bu semptom misidentifikasyon olarak sınıflandırılabilir.. Bu yanlış inanışın oluşmasına tesir eden başlıca faktör hastanın artık evini hatırlayamaması veya tanıyamamasıdır. Hezeyan haline gelen bu semptom, bazı demans hastalarında, eski eve gitmek eylemine, evini terketme girişimlerine yol açar. Bu nedenle hasta sürekli ev içinde bir aşağı bir yukarı dolaşmaya başlar. Eşin (veya bakıcının) gerçek olmadığı, onun yerine bir kopyasının geldiğine ait hezeyan. Bu sıkça rastlanan bir hezeyandır. Bazı hallerde sahte olarak algılanan kişiye karşı şiddet, saldırganlık oluşur. Tabiiki bu durum zaten bir demans hastasına bakma sıkıntısını yaşayan yakınları, tanınmama nedeniyle, aşırı şekilde huzursuz eder. Terkedilme hezeyanları. Demans hastası sıklıkla terkedileceğine veya bir kuruma yatırılacağına inanır. Hakkında kuruma yatırılması için bir takım komplolar yapıldığını düşünür. Demans tablosu ilerledikçe, entellektüel fonksiyon azalsa da hastalar durumları konusunda bir dereceye kadar içgörüleri vardır. Hasta bir yük olmaya başladığını farkına vardığında bu terkedilme hezeyanları ortaya çıkmaya başlar. Sadakatsizlik hezeyanları. Bazen demans hastaları eşlerinin kendilerini aldattığına inanırlar (Alzheimer in ilk tanımladığı kadın hasta başlıca semptom olarak kıskançlık hezeyanları göstermiştir). Tariot ve Blazina (1993) en sık rastlanan hezeyanın, insanların eşyalarını çaldığına ait hezeyanlar olduğunu bildirmişlerdir. Hastaların % ünde görülür. Terkedildiğine ait hezeyanlar da oldukça sıktır. Saptanan değerler % 3-18 arasında değişir. Sadakatsizlik hezeyanı ise % 1 ile % 9 arasında değişen bir oranda saptanır. Alzheimer hastalığında hallusinasyonlar % arasında değişen oranda görüldüğü bildirilmiştir. Görsel hallusinasyonlara en sık rastlanır. Hastaların % 30 unda görülecek kadar yüksek oranda saptanır. Hafif veya ileri derecede demans vakalarından çok, orta derecede demans vakalarında görülür. Lewy cisimciği demansta görsel hallusinasyonlar % 80 e varacak kadar yüksek oranda görülür. İşitsel hallusinasyonlar vakaların %10 unda saptanır. Ancak koku ve dokunma hallusinasyonları çok seyrektir. Alzheimer hastalarında hastalığın ortalarına doğru yanlış identifikasyonlar da görülür. Hastalar aynadaki kendi imajlarını başka birisi olarak algılayıp onunla konuşurlar. Evde aile bireylerinin dışında başka insanların olduğuna inanırlar. Bildik yüzleri tanıyamazlar. Bildik kişinin diğer özelliklerini tanıma yeteneği sağlam kalabilir. Hastalar bildik kişilerin sahteleri ile yer değiştirdiğine inanırlar. TV daki insanlarla konuşurlar. Depresif semptomlar demans hastalığının seyri esnasında oldukça belirgin oranda görülür. Cumming ve ark. (1995) ( 9) rı depresif mizacın görülme oranını % olarak vermişlerdir. Bir depresif hastalık tablosunun görülme oranı daha azdır(% 10). Beş yıllık bir izleme çalışmasında Alzheimer hastalarında bir yılı aşan süre içinde depresif semptomların nüks oranı % 85 olarak bulunmuştur. Multiinfarkt demans vakalarında depresif semptomların görülme olasılığı daha fazladır. Frontal lob demans vakalarında disinhibe davranışlar, subkortikal demanslarda ise enerji yokluğu ve psikomotor retardasyon belirtileri görülür.

17 Prof. Dr. Engin Eker 101 Depresyon tanısı, özellikle orta ve ileri derecede demans vakalarında zor olabilir. Demansın başlangıcında depresif mizaç ve semptomlar hasta ile görüşme sırasında DSM- IV kriterlerine göre ortaya konulabilir. Ancak demans ilerledikçe, depresyon tanısı dil ve iletişim zorlukları, apati, kilo kaybı, uyku bozuklukları ve ajitasyon semptomları ortaya çıktığında zorlaşır. Çünkü bu semptomlar demansın belirtileri olarak görülür. Hastada sürekli depresif mizaç ve zevk alma kaybı varsa, sürekli kendini kınıyor ve suçluyorsa ve ölmek istediğine ait cümleler sıkça duyuluyorsa ve demansın başlangıcından önce ailesel veya kişisel depresyon anamnezi varsa depresyon tablosundan şüphelenmelidir (Eker, 1999) Alzheimer de mani semptomları da görülebilir. Bu hastalar fazla girişken, gürültücü, agresif, bazen hiperseksüel, fazla kendinden emindirler. Sıklıkla hastalığın erken evrelerinde irritabilite ve öfke görülmesi kural gibidir. Hastalar gayet iyi olduklarını, kendi başlarına dışarı çıkmak istediklerini ve herhangi birisinin kendilerini yönlendirmeleri için bir gerekçe olmadığını söylerler. Tarafımızdan yapılan bir çalışmada, (Eker, Ertan 2000) 190 Alzheimer vakasında (% 66 sı kadın), Reisberg ve arkadaşlarının Alzheimer hastalarındaki davranış patolojisi ölçme skalası (BEHAVE-AD) (12) ile en sık rastlanan davranış ve psikolojik semptomlar sırasıyla amaçsız aktivite (% 45,3) insanların eşyalarını çaldıklarına ait hezeyan (% 44,7), sürekli dolaşma (% 42,6) ağlama hali (% 41,1), yalnız kalma korkusu % 40,5 depresif duygudurumu (% 38,9) dur Alzheimer Hastalığında Davranış Bozuklukları Alzheimer hastalarında davranış bozukluklarının üzerinde çok az durulmuştur. Oysa davranış bozuklukları hastaya bakanlar üzerinde büyük bir yüktür. Hastanın uzun süre kalacakları bir kuruma sevk edilmesine neden olurlar. Aynı oranda bulunabilen tıbbi hastalıklar bu semptomları artırırlar. Çalışmalar kognitif yıkım gösterenleri barındıran kurumlardaki (nursing home) yaşlıların %42 ile %62 sinde ve demans polikliniklerine başvuranların en az %50 sinde başta agresyon, ajitasyon, öfke nöbetleri olmak üzere davranış bozukluklarının bulunduğunu göstermiştir. Ajitasyon belirgin bir neden olmadan, konfüzyon, tıbbi durum veya sosyal, çevresel bozuklukla açıklanmayan, ortama uygun olmayan sözel, vokal veya motor aktivitedir. Agresyon ise kişinin çevresindekilere, kendine ve objelere yönlendirdiği düşmanca davranışlardır. Agresyon sözel, fiziksel, vokal ve cinsel olabilir. Demansta ajitasyon/agresyonu başlatan en sık nedenler arasında deliryum (ilaçlar, enfeksiyon), akut/kronik tıbbi sorun (ağrı), psikoz, duygu durum bozukluğu (ajite depresyon), anksiete bozukluğu, psikososyal /çevresel değişiklikler vardır. Demans ilerledikçe davranış bozukluklarının görülme olasılığı artar. Demansta davranış ve psikolojik semptomların tanı ve değerlendirilmesi Fenofemoloji tanıda temel oluşturur. Bunun için de hasta ile yapılabildiği kadar

18 102 Alzheimer Hastalığı görüşme, hastanın gözlenmesi, yakınlarından ve bakıcılardan bilgi alma, çeşitli ölçeklerin kullanımı vardır. Alzheimer Hastalığında Psikolojik ve Davranış Bozukluklarının Tedavisi Alzheimer hastalığında her psikolojik ve davranış bozukluğu farmakolojik tedaviye cevap vermez. Farmakolojik tedaviye yatkın olanları bir tablo halinde sunabiliriz (Tablo 3). Tablo 3. Alzheimer Hastalığında Farmakolojik Tedaviye Yatkın Olan Psikolojik ve Davranış Bozuklukları Huzursuzluk, endişe, yerinde duramama, ajitasyon, kendine zarar verici davranışlar. Ağlama, keder hali, anoreksia, uykusuzluk, suçluluk, paranoid fi kirler, ölme ve ölümle aşırı meşgul olma, psikomotor retardasyon. Çevreden çekilme, apati hali, negatif tutum, kooperasyon kuramama, stupor hali. Belirgin derecede acayip veya regresif davranış. Aşırı neşe hali, uykusuzluk, psikomotor hiperaktivite, dezorganize düşünce. Çevreye aşırı tahakküm etme, aşırı fi ziksel ve sözel saldırıda bulunma. Hezeyanlar, hallüsinasyonlar. Gerçekten de demastaki davranış ve psikiyatrik semptomları değerlendirirken olayı başlatan nedenleri araştırmalı hastanın premorbid kişiliğine, psikiyatrik ve aile anamnezine dikkat etmeli, daha önceki tedavileri gözden geçirmeli ve uygun değerlendirme ölçekleri kullanılmalıdır.(örneğin Demanstaki Davranış ve Psikolojik Semptomlar Ölçeği (BEHAVE-AD) Reisberg, Davranış ve psikolojik semptomların tedavisinde eksojen faktörlerin değerlendirilmesi yapılır. Örneğin çevre koşulları düzeltmek, bakıcıları eğitmek, varsa sistemik hastalıkları tedavi etmek, hastanın aldığı çeşitli sistemlerle ilgili ilaçları gözden geçirmek, gereksiz olanları kesmek (antikolinerjik, trisiklik antidepresifler, benzodiazepinler) gibi. Her semptomun ilaçla tedavi edilecek diye bir kural yoktur. Non-farmakolojik yaklaşımları denemek gerekir. Demanstaki Davranış ve Psikolojik Semptomların Farmakolojik Tedavisi: Her bir psikotropik ilaçtan söz etmeden önce, demanstaki davranış ve psikolojik semptomların farmakolojik tedavisinde göz önüne alınması gereken genel prensiplerden söz etmek yararlı olacaktır. İlaçlara düşük dozda başlayıp dozu yavaş yavaş artırmak gerekir. Etkili en düşük doz saptanmalıdır. Toksisiteden kaçınma önemlidir. Uygun bir süre sonunda ilacı kesmek ve relaps açısından hastayı izlemek gerekir. Bazen birbiri ardına ilaç denemeleri yapılır. Tedaviyi sürdürmek önemlidir. Tedavi edici dozun altında ilacın verilmesi amaçsız ve zararlı

19 Prof. Dr. Engin Eker 103 olur. Semptomların devam etmesine neden olur. Bir hastaya yararlı olan bir ilacın diğer bir hastaya yararlı olacak diye bir kural yoktur. Agresif demans vakalarında farmakolojik tedavi ilkelerine özellikle dikkat edilmelidir.: Zorunlu olmadıkça polifarmasiden kaçınmalıdır. Zaman içinde ilacın etkinliği iyi izlenmelidir. Hastanın genel durumu (beden yapısı, genel sağlığı), yaşı, ilaçla birlikte özel diyet gerekip gerekmediği, akut veya kronik bir hastalığı olup olmadığı dikkate alınmalıdır. İlaç Seçilmesi Belirgin semptom veya semptomlarla onlara eşlik eden semptomlara göre yapılır. Örneğin ajitasyon, çalma hezeyanları ile birlikte ise bir antipsikotik seçilebilir. Ancak tablo ağlama, çevreden çekilme veya ölme ve ölümle ilgili düşüncelerden oluşuyorsa tabiiki antidepresifler akla gelecektir. Impulsif davranış, agresyon, duygu durumunda irritabilite veya aşırı motor aktivite tabloya hakimse bir duygu durum düzenleycisi verilir. Klasik Antipsikotikler Klasik antipsikotikler Alzheimer hastalığında oldukça iyi araştırılmıştır. Bütün nöroleptiklerin orta derecede etkili olduğu, seçimlerinin yan etki profillerine bakarak yapıldığını biliyoruz Bir nöroleptiğin diğerinden daha üstün olduğunu söylemek zordur. Yüksek potensli nöroleptikler arasında örneğin, haloperidol a 0,5-1mg ile başlanmalı, hastanın vereceği yanıta göre doz artırılmalıdır. Yan etki olarak, bilindiği gibi, akatizi, tardiv dizkinezi, parkinsonyen semptomlar ve ufak dozlarda bile (0,5-0,75 mg/gün) kognitif fonksiyonlarda bozulma görülebilir. Schneider ve ark. meta-analiz çalışması ile klasik antipsikotiklerin davranış bozukluklarını ve psikotik semptomları düzeltici etkisini de %59, plasebonun ise %41 olarak saptamışlardır. Lanctot ve ark. yakın zamanda yaptıkları meta-analiz çalışmasında antipsikotiklerin % 20 etkili olduklarını bildirmişlerdir. Atipik Antipsikotikler Atipik antipsikotikler etkin, güvenilir ve tolere edilir ilaçlardır. Klozapin Atipik antipsikotiklerden klozapin bu hastalarda etkilidir. Günde 6,25 ile 75 mg arasında verilir. Ancak ilaç belirgin sedatif ve antikolinerjik etkilere sahiptir. Deliryuma neden olabilir ve en önemlisi agranulositoza yol açar. Ancak prolaktin sekresyonunu uyarmaz. Tardiv dizkinezi gelişme olasılığı çok azdır. İlaç, diğer atipiklere cevap vermeyen ekstrapiramidal belirtilen olan hastalarda kullanılır. Ancak son yıllarda klozapin yerini ketiapin e bırakmıştır. Atipik antipsikotik ilaçlar arasında yeni olanlar arasında risperidon, olanzapin, ketiapin ve ziprasidondur. Bunlar arasında ülkemizde olan ve bizim de geropsikiyatri pratiğimizde sıkça kullandığımız risperidon ve olanzapin, ketiapin den söz etmek isteriz.

20 104 Alzheimer Hastalığı Risperidon Risperidonun düşük dozlarda (0,5-2 mg/günde) demans hastalarındaki ajitasyon ve hezeyanlar üzerinde etkili olduğu bilinmektedir. Olası yan etkileri postural hipotansiyon, sedasyon ve ekstrapiramidal semptomlardır. Prolaktin sekresyonunu stimüle eder. Katz (1999) ın başkanlığında yapılan bir çalışmada günde 0,5 mg risperidon alan demans hastaları 12. hafta sonunda plaseboya oranla anlamlı bir düzelme göstermişlerdir. Günde 1 mg alanlarda bu düzelme daha anlamlıdır. Günde 2 mg alanlarda daha fazla yan etkiler görülmüştür. Doza bağlı en sık görülen yan etkiler ekstrapiramidal semptomlar, somnalans ve hafif periferik ödemdir. Günde 1 mg alanlardaki ekstrapiramidal semptomların frekansı plasebo hastalarında görülenden anlamlı olarak fazla değildir. Araştırmacılar sonuç olarak ileri derecede demans hastalarında psikoz ve agresif davranışın tedavisinde günde 1 mg risperidonun belirgin yan etkiler oluşturmadan çok yararlı sonuçlar verdiğini vurgulamışlardır. Olanzapin Olanzepin ile ilgili çalışmalar gözden geçirilirse ilacın 2,5 10mg/gün arasında değişen dozlarda ajitasyon ve psikoz üzerinde etkisinin belirgin olduğunu görüyoruz. Başlıca yan etki doza bağlı olarak sedasyon, postural hipotansiyon, kilo alınımıdır. Ketiapin Düşük doz yeterlidir ( mg/gün). İlaç iyi tolere edilir. Ekstrapiramidal semptomların ensidansı çok düşüktür. Lewy cisimciği demansta, parkinson tablolarında kullanılabilir. En sık yan etkiler, somnalans, baş dönmesi, ortostatik hipotansiyondur. Alzheimer hastalarında davranış ve psikolojik semptomların atipik antipisikotiklerle tedavisini aşağıdaki gibi özetleyebiliriz (Tariot et al. 2001), Yapılan çalışmalar değerlendirildiğinde atipikler, tipik antipsikotiklere oranla daha iyi tolere edilir ve onlar kadar etkilidirler. Atipiklerin kendi aralarında klinik açıdan orta derecede etkileri vardır. Ancak bu ilaçların hem güvenirlilik ve hem de etkinlik açısından kendi aralarında karşılaştırılmaları gerekir. Yaşlılarda nöroleptik tedavisi sırasında tardiv diskinezi çıkma oranı yüksektir. Jeste ve ark. (2000) 330 demans hastasında 273 gün boyunca günde 1 mg risperidon verildiğinde tardiv dizkinezi ensidans oranının % 2.6 bulmuşlardır. Bu oran klasik anti-psikotiklerle tedavi edilmiş olanlara oranla daha düşüktür. Benzodiazepin ler Antipsikotiklerle karşılaştırmalı araştırma çok azdır. Uzun süreli araştırmalar da çok azdır. Konfüzyon, anterograd amnezi sedasyon, ışığa, duyarlılık, tolerans ve kesilme sendromları oluştuğu bilinir. Bu açıdan benzodiazepinlerin akut olgularda en düşük dozlarda kullanılması uygundur. Daha basit metabolizması ve yarılanma süresi kısa olan lorazepamın günde 1-4 kez 0,5 verilmesi önerilir.

Demans ve Alzheimer Nedir?

Demans ve Alzheimer Nedir? DEMANS Halk arasında 'bunama' dedigimiz durumdur. Kişinin yaşından beklenen beyin performansını gösterememesidir. Özellikle etkilenen bölgeler; hafıza, dikkat, dil ve problem çözme alanlarıdır. Durumun

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ. Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015

ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ. Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015 ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015 Bunama yaşlılığın doğal bir sonucu değildir. Yaşla gelen unutkanlık, Alzheimer Hastalığının habercisi olabilir! Her yaşta insanın

Detaylı

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık yaşlılığın doğal bir sonucu değildir.. Demansın en sık nedeni ALZHEİMER HASTALIĞI DIR. Yaşla gelen unutkanlık ALZHEİMER HASTALIĞI nın habercisi olabilir!!! ALZHEİMER

Detaylı

Ayrıca sinirler arasındaki iletişimi sağlayan beyindeki bazı kimyasal maddelerin üretimi de azalır.

Ayrıca sinirler arasındaki iletişimi sağlayan beyindeki bazı kimyasal maddelerin üretimi de azalır. Alzheimer hastalığı nedir, neden olur? Alzheimer hastalığı, yaşlılıkla beraber ortaya çıkan ve başta unutkanlık olmak üzere çeşitli zihinsel ve davranışsal bozukluklara yol açan ilerleyici bir beyin hastalığıdır.

Detaylı

Unutkanlıktan Bunamaya

Unutkanlıktan Bunamaya Unutkanlıktan Bunamaya Doç.Dr.Lütfü Hanoğlu İstanbul Medipol Üniversitesi 8 Mayıs 2014 Beyin yılı Nörolojik hastalıklar Bilinçlendirme Sempozyumu Bunama Nedir? Akli melekelerde giderek ilerleyen zayıflama/kayıplarla

Detaylı

Hepatik Ensefalopati. Prof. Dr. Ömer Şentürk

Hepatik Ensefalopati. Prof. Dr. Ömer Şentürk Hepatik Ensefalopati Prof. Dr. Ömer Şentürk Hepatik Ensefalopati : Terminoloji Tip A Akut karaciğer yetmezliği ile birlikte Tip B Porto-sistemik Bypass ile birlikte (intrensek hepatosellüler yetmezlik

Detaylı

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Doç. Dr. Özen Önen Sertöz Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi Bilim Dalı Ankara,

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar

Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı Doç.Dr.Vesile Altınyazar Tüm dünyada ilaç harcamalarının toplam sağlık harcamaları içindekipayı ortalama %24,9 Ülkemizde bu oran 2000 yılı için %33,5 Akılcı İlaç Kullanımı;

Detaylı

Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri

Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri Hastalıkların tedavisinde kat edilen yol, bulaşıcı hastalıklarla başarılı mücadele, yaşam koşullarında düzelme gibi

Detaylı

18.Esri Kullanıcıları Toplantısı 7-8 Ekim 2013 ODTÜ-ANKARA

18.Esri Kullanıcıları Toplantısı 7-8 Ekim 2013 ODTÜ-ANKARA ALZHEIMER ÇOCUKLARı (2012-2075 YıLLARı ARASı ALZHEIMER HASTA SAYıSı DEĞIŞIMI VE DAĞıLıŞı) Feride CESUR Yenimahalle Halide Edip Anadolu Sağlık Meslek Lisesi Coğrafya Öğretmeni İÇERİK Çalışmanın Amacı Alzhemer

Detaylı

Bu bozukluk madde kullanımına veya genel tıbbi durumdaki bir bozukluğa bağlı değildir.

Bu bozukluk madde kullanımına veya genel tıbbi durumdaki bir bozukluğa bağlı değildir. Psikiyatrinin en önemli hastalıklarından biridir. Bu hastalıkta gerçeği değerlendirme yetisinde bozulma, acayip tuhaf davranışlar, hezeyanlar ( mantıksız, saçma, olması mümkün olmayan veya olması mümkün

Detaylı

DEPRES DEPRE Y S O Y NDA ND PSİKOFARMAKOTERAPİ

DEPRES DEPRE Y S O Y NDA ND PSİKOFARMAKOTERAPİ DEPRESYONDA PSİKOFARMAKOTERAPİ DEPRESYON TANISI Depresif ruh hali İlgi ve isteklerde azalma Enerji azlığı Konsantrasyon bozukluğu ğ İştah bozukluğu Uk Uyku bozukluğu ğ Kendine güven kaybı, suçluluk ve

Detaylı

ALZHEİMER ve HALK SAĞLIĞI. Doç. Dr. Suphi VEHİD

ALZHEİMER ve HALK SAĞLIĞI. Doç. Dr. Suphi VEHİD ALZHEİMER ve HALK SAĞLIĞI Alzheimer hastalığı (AH) ilk kez, yaklaşık 100 yıl önce tanımlanmıştır. İlerleyici zihinsel işlev bozukluğu ve davranış değişikliği yakınmaları ile hastaneye yatırılıp beş yıl

Detaylı

Demansta görüntülemenin rolü Dr.Ercan Karaarslan Acıbadem Üniversitesi

Demansta görüntülemenin rolü Dr.Ercan Karaarslan Acıbadem Üniversitesi Demansta görüntülemenin rolü Dr.Ercan Karaarslan Acıbadem Üniversitesi Ana başlıklar Demans nedenleri Normal yaşlanma bulguları Radyolojik görüntüleme yöntemleri Demansta radyolojik belirleyici bulgular

Detaylı

DSM-V e göre alttipler

DSM-V e göre alttipler DELIRYUM DSM-V kriterleri A. Dikkat ve bilinç bozukluğu B. Bu bozukluk kısa süre içinde gelişir C. Bilişte ek bir bozukluk (bellek, yönelim, dil, görseluzamsal yeterlilik, algı) D. Bu belirtiler daha

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD Çalışmalarda birinci basamak sağlık kurumlarına başvuran hastalardaki psikiyatrik hastalık sıklığı, gerek değerlendirme ölçekleri kullanılarak

Detaylı

Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar

Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı Doç.Dr.Vesile Altınyazar Tüm dünyada ilaç harcamalarının toplam sağlık harcamaları içindeki payı ortalama %24,9 Ülkemizde bu oran 2000 yılı için %33,5 DSÖ tahminlerine

Detaylı

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ İnsomni Dr. Selda KORKMAZ Uykuya başlama zorluğu Uykuyu sürdürme zorluğu Çok erken uyanma Kronik şekilde dinlendirici olmayan uyku yakınması Kötü kalitede uyku yakınması Genel populasyonda en sık görülen

Detaylı

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri Zeka Geriliği nedir? Zeka geriliğinin kişinin yaşına ve konumuna uygun işlevselliği gösterememesiyle belirlidir. Bunun yanı sıra motor gelişimi, dili kullanma yeteneği bozuk, anlama ve kavrama yaşıtlarından

Detaylı

Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu

Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu Ass. Dr. Toygun Tok İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Psikiyatri Kliniği

Detaylı

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak PARKİNSON HASTALIĞI Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND

Detaylı

T.C Sağlık Bakanlığı Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniği Klinik Şefi: Uz. Dr. Mecit Çalışkan

T.C Sağlık Bakanlığı Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniği Klinik Şefi: Uz. Dr. Mecit Çalışkan T.C Sağlık Bakanlığı Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniği Klinik Şefi: Uz. Dr. Mecit Çalışkan ALZHEİMER TİPİ DEMANS HASTALARINA BAKIM VERENLERDE TÜKENMİŞLİK VE ANKSİYETE UZMANLIK

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır.

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır. Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır. Lohusalık döneminde ruhsal hastalıklar: risk etkenleri ve klinik gidiş Doç.Dr. Leyla Gülseren 25 Eylül 2013 49. Ulusal

Detaylı

DELİRYUM. Doç. Dr. Sibel Ertan CTF Nöroloji ABD

DELİRYUM. Doç. Dr. Sibel Ertan CTF Nöroloji ABD DELİRYUM Doç. Dr. Sibel Ertan CTF Nöroloji ABD 77 y, kadın, emekli avukat 1 ay önce aritmi nedeniyle yoğun bakım kalp yet., hipoksi Davranış b., zaman yönelim boz., sürekli katlama hareketleri 2 hf önce

Detaylı

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR. PSİ154 - PSİ162 Doç.Dr. Hacer HARLAK

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR. PSİ154 - PSİ162 Doç.Dr. Hacer HARLAK PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR BU DERSTE ŞUNLARı KONUŞACAĞıZ: Anormal davranışı normalden nasıl ayırırız? Ruh sağlığı uzmanları tarafından kullanılan belli başlı anormal davranış modelleri nelerdir? Anormal davranışı

Detaylı

ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU. Temel Yakınmalar. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi

ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU. Temel Yakınmalar. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU Çocuğun Adı- Soyadı: Cinsiyeti: TC Kimlik No: Görüşmecinin Adı- Soyadı:

Detaylı

Çekirdek belirtileri açýsýndan duygulaným alanýnda. Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme. Özet

Çekirdek belirtileri açýsýndan duygulaným alanýnda. Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme. Özet Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme Doç. Dr. Levent KÜEY* Özet Depresyon psikiyatrik bozukluklar arasýnda en sýk karþýlaþýlan hastalýklardan biridir. Depresif hastalarýn önemli bir

Detaylı

HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ

HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ SUNUM PLANI: Hareketli çocuk kime denir? Klinik ilgi odağı olması gereken çocuklar hangileridir?

Detaylı

T.C. ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL ZORUNLU DERSLER

T.C. ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL ZORUNLU DERSLER T.C. ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL ZORUNLU DERSLER PSH 501 - Ruh Sağlığı ve Psikiyatri Hemşireliği Temelleri

Detaylı

Nörolojik Hastalıklarda Depresyon ve Sitokinler

Nörolojik Hastalıklarda Depresyon ve Sitokinler 46.ULUSAL PSİKİYATRİ KONGRESİ, 2010 Nörolojik Hastalıklarda Depresyon ve Sitokinler Dr.Canan Yücesan Ankara Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Akış Sitokinler ve depresyon Duygudurum bozukluklarının

Detaylı

Klinik Psikoloji: Ruh Hali Rahatsızlıkları. Psikolojiye Giriş. Günümüz Kriterleri. Anormallik nedir?

Klinik Psikoloji: Ruh Hali Rahatsızlıkları. Psikolojiye Giriş. Günümüz Kriterleri. Anormallik nedir? Psikolojiye Giriş İşler Kötüye Gittiğinde Olanlar: Zihinsel Bozukluklar 1. Kısım Ders 18 Klinik Psikoloji: Ruh Hali Rahatsızlıkları Susan Noeln-Hoeksema Psikoloj Profesörü Yale Üniversitesi 2 Anormallik

Detaylı

Demans. Demans 08/10/14. Demans Tanı

Demans. Demans 08/10/14. Demans Tanı Yrd. Doç. Dr. Emrah SONGUR Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD Ekim 2014 Bellek ve dil yebleri, soyut düşünme, yargılama gibi zihinsel işlevlerde görülen edinilmiş,

Detaylı

DEMANS Neden ve mekanizmalar üzerinden bir gözden geçirme. Demet Özbabalık Adapınar

DEMANS Neden ve mekanizmalar üzerinden bir gözden geçirme. Demet Özbabalık Adapınar DEMANS Neden ve mekanizmalar üzerinden bir gözden geçirme Demet Özbabalık Adapınar Demans Kişinin bilişsel işlevlerinde Sosyal, mesleki ve günlük yaşam aktivitelerinde Davranışlarında Avrupa da Demansİnsidansıİnme,

Detaylı

İLAÇ ARAŞTIRMALARI VE FARMASÖTİK KİMYA (ENDÜSTRİDE İLAÇ ARAŞTIRMALARI)

İLAÇ ARAŞTIRMALARI VE FARMASÖTİK KİMYA (ENDÜSTRİDE İLAÇ ARAŞTIRMALARI) İLAÇ ARAŞTIRMALARI VE FARMASÖTİK KİMYA (ENDÜSTRİDE İLAÇ ARAŞTIRMALARI) İTAM /8 kasım 2013 İ.Ü.ECZACILIK FAKÜLTESİ Prof. Dr. Serdar Ünlü NOBEL İLAÇ FARMASÖTİK ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME MERKEZİ http://www.fargem.com.tr

Detaylı

Akdeniz Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Radyoloji Ana Bilim Dalı, Antalya. Demans, bilişsel (kognitif) kapasitenin edinsel ve ilerleyici kaybı şeklinde

Akdeniz Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Radyoloji Ana Bilim Dalı, Antalya. Demans, bilişsel (kognitif) kapasitenin edinsel ve ilerleyici kaybı şeklinde 1 Demans ve Nörodejeneratif süreçler Prof. Dr. Kamil Karaali Akdeniz Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Radyoloji Ana Bilim Dalı, Antalya Demans, bilişsel (kognitif) kapasitenin edinsel ve ilerleyici kaybı şeklinde

Detaylı

PSİKOZ İÇİN RİSK GRUBUNDA OLAN HASTALARDA OBSESİF KOMPULSİF VE DEPRESİF BELİRTİLERİN KLİNİK DEĞİŞKENLER VE BİLİŞSEL İŞLEVLERLE İLİŞKİSİ

PSİKOZ İÇİN RİSK GRUBUNDA OLAN HASTALARDA OBSESİF KOMPULSİF VE DEPRESİF BELİRTİLERİN KLİNİK DEĞİŞKENLER VE BİLİŞSEL İŞLEVLERLE İLİŞKİSİ PSİKOZ İÇİN RİSK GRUBUNDA OLAN HASTALARDA OBSESİF KOMPULSİF VE DEPRESİF BELİRTİLERİN KLİNİK DEĞİŞKENLER VE BİLİŞSEL İŞLEVLERLE İLİŞKİSİ Ahmet Zihni SOYATA Selin AKIŞIK Damla İNHANLI Alp ÜÇOK İ.T.F. Psikiyatri

Detaylı

MULTİPL SKLEROZ(MS) Multipl Skleroz (MS) genç erişkinleri etkileyerek özürlülüğe en sık yolaçan nörolojik hastalık

MULTİPL SKLEROZ(MS) Multipl Skleroz (MS) genç erişkinleri etkileyerek özürlülüğe en sık yolaçan nörolojik hastalık MULTİPL SKLEROZ(MS) Multipl Skleroz (MS) genç erişkinleri etkileyerek özürlülüğe en sık yolaçan nörolojik hastalık MS Hasta Okulu 28.05.2013 Multipl skleroz (MS) hastalığını basitçe, merkezi sinir sistemine

Detaylı

Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrenciler

Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrenciler Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrenciler Zihinsel yetersizlik üç ölçütte ele alınmaktadır 1. Zihinsel işlevlerde önemli derecede normalin altında olma 2. Uyumsal davranışlarda yetersizlik gösterme 3. Gelişim

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem V Psikiyatri Staj Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Yrd. Doç. Dr. Baran GENCER Yrd. Doç. Dr. Oğuz GÜÇLÜ Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

Yrd. Doç.Dr. Mehmet AK GATA Psikiyatri AD

Yrd. Doç.Dr. Mehmet AK GATA Psikiyatri AD Yaşlılarda Psikofarm akoloji Uygulam a Prensipleri Yrd. Doç.Dr. Mehmet AK GATA Psikiyatri AD ABD > 65 yaş, nüfusun %13 ancak reçete edilen tüm ilaçların % 35 > 70 yaş, hastaneye yatış 1/6 ilaç yan etkisi

Detaylı

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME FORMU

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME FORMU Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME

Detaylı

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI Bilgisayar ve internet kullanımı teknoloji çağı olarak adlandırabileceğimiz bu dönemde, artık hayatın önemli gereçleri haline gelmiştir. Bilgiye kolay, hızlı, ucuz ve güvenli

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU Dahili Servisler Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHP) Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), her 10 çocuktan birinde görülmesi, ruhsal, sosyal

Detaylı

ÜRÜN BİLGİSİ. 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR ALZAMED hafif ve orta şiddette Alzheimer tipi demansın semptomatik tedavisinde endikedir.

ÜRÜN BİLGİSİ. 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR ALZAMED hafif ve orta şiddette Alzheimer tipi demansın semptomatik tedavisinde endikedir. ÜRÜN BİLGİSİ 1. ÜRÜN ADI ALZAMED 5 mg Film Tablet 2. BİLEŞİM Etkin madde: Donepezil hidroklorür 5 mg 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR ALZAMED hafif ve orta şiddette Alzheimer tipi demansın semptomatik tedavisinde

Detaylı

Uykuyla İlişkili Hareket Bozuklukları. Dr. Kemal HAMAMCIOĞLU

Uykuyla İlişkili Hareket Bozuklukları. Dr. Kemal HAMAMCIOĞLU Uykuyla İlişkili Hareket Bozuklukları Dr. Kemal HAMAMCIOĞLU ICSD-2 (International Classification of Sleep Disorders-version 2) 2005 Huzursuz bacaklar sendromu Uykuda periyodik hareket bozukluğu Uykuyla

Detaylı

Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL.

Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL. Dr Ali Bozkurt Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL. The bereavement of the widowed. Dis Nerv Syst 1971;32:597

Detaylı

Araş.Gör. Dr. Meltem Yanaş ESOGÜTIPFAK PSİKİYATRİ ABD

Araş.Gör. Dr. Meltem Yanaş ESOGÜTIPFAK PSİKİYATRİ ABD Araş.Gör. Dr. Meltem Yanaş ESOGÜTIPFAK PSİKİYATRİ ABD 1 Psikiyatride İlaç Etkisinin Hastalık merkezli Modeli 2 Alternatif İlaç merkezli İlaç Modeli 3 Fiziksel Tedaviler Ve Hastalık merkezli Model 1 Psikiyatride

Detaylı

Alkol ve Madde Kullanımında Zehirlenme

Alkol ve Madde Kullanımında Zehirlenme Alkol ve Madde Kullanımında Zehirlenme Prof. Dr. Hakan Coşkunol Ege Üniversitesi BATI ENSTİTÜSÜ Alkol ve Madde Kullanım Biçimleri Nelerdir? Kullanmama Sosyal Kullanım Rekreasyonel Kullanım Riskli Kullanım

Detaylı

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Hangi Böbrek Hastalarına Ruhsal Destek Verilebilir? Çocukluktan yaşlılığa

Detaylı

NÖROLOJİK BELİRTİ ve BULGULAR Y Ü Z Ü N C Ü Y I L Ü N İ V E R S İ T E S İ N Ö R O L O J İ A B D

NÖROLOJİK BELİRTİ ve BULGULAR Y Ü Z Ü N C Ü Y I L Ü N İ V E R S İ T E S İ N Ö R O L O J İ A B D NÖROLOJİK BELİRTİ ve BULGULAR Y R D. D O Ç. D R. A Y S E L M İ L A N L I O Ğ L U Y Ü Z Ü N C Ü Y I L Ü N İ V E R S İ T E S İ N Ö R O L O J İ A B D Mental durum bozuklukları Konfüzyon Dikkat, bellek, çevresel

Detaylı

Motor Nöron ve Kas Hastalıkları. Uzm Dr Pınar Gelener

Motor Nöron ve Kas Hastalıkları. Uzm Dr Pınar Gelener Motor Nöron ve Kas Hastalıkları Uzm Dr Pınar Gelener Genel Bilgiler Vücudun herhangi bir bölümünde kas kuvveti azalması: parezi Tam kaybı (felç) : paralizi / pleji Vücudun yarısını tutarsa (kol+bacak)

Detaylı

Doç. Dr. Orhan YILMAZ

Doç. Dr. Orhan YILMAZ Yazar Ad 145 Doç. Dr. Orhan YILMAZ İnsanda yaş ilerledikçe tüm organlarda görülebilen yaşlanma işitme organında da görülür ve bu arada işitme duyusu da gün geçtikçe zayıflar. Yaşlılığa bağlı olarak gelişen

Detaylı

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ A.D. Madde deyince ne anlıyoruz? Alkol Amfetamin gibi uyarıcılar Kafein Esrar ve sentetik kannabinoidler

Detaylı

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu Sağlık Hizmetlerinin Özellikleri Ergenin yaşına, gelişim düzeyine uygun Bireysel, kültürel ve sosyoekonomik farklılıklara

Detaylı

KRONİK SOLUNUM HASTALIKLARINDA PSİKOSOYAL DEĞERLENDİRME VE TEDAVİ

KRONİK SOLUNUM HASTALIKLARINDA PSİKOSOYAL DEĞERLENDİRME VE TEDAVİ KRONİK SOLUNUM HASTALIKLARINDA PSİKOSOYAL DEĞERLENDİRME VE TEDAVİ Prof Dr Behcet Coşar Gazi Üni. Tıp Fak. Psikiyatri AD Konsültasyon Liyezon Psikiyatri Ünitesi İNSAN Biyo Psiko Sosyal 11/6/2009 2 KOAH

Detaylı

FEBRİL NÖBETLER. Doç Dr. Sema Saltık

FEBRİL NÖBETLER. Doç Dr. Sema Saltık FEBRİL NÖBETLER Doç Dr. Sema Saltık FEBRİL NÖBETLER (FN)- TANIM FEBRİL NÖBET (FN): 6 ay- 5 yaş arası çocuklarda, santral sinir sistemi enfeksiyonu veya başka bir etken bulunmaması koşuluyla ateşle birlikte

Detaylı

Koç Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu 2015-2016 Güz Dönemi

Koç Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu 2015-2016 Güz Dönemi Koç Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu 2015-2016 Güz Dönemi Dersin Adı ve Kodu: Psik 302 Psikopatoloji Dersin ön koşulları: Yok Ders yeri(sınıf): 312 nolu sınıf Ders Günü ve Saati: Salı: 08:30-11:20 Kredisi:

Detaylı

2014

2014 2014 DİKKAT EKSİKLİĞİ BOZUKLUĞU (DEB) ve MentalUP İçerik DEB e Klinik İlgi DEB Nedir? DEB in Belirtileri DEB in Zihinsel Sürece Etkileri DEB in Psikososyal Tedavisi MentalUP tan Faydalanma MentalUP İçeriği

Detaylı

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ*

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ* İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri 25 TÜRKİYE DE SIK KARŞILAŞILAN PSİKİYATRİK HASTALIKLAR Sempozyum Dizisi No:62 Mart 2008 S:25-30 PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ*

Detaylı

Multipl Endokrin Neoplaziler. Dr. Tuba T. Duman-2012

Multipl Endokrin Neoplaziler. Dr. Tuba T. Duman-2012 Multipl Endokrin Neoplaziler Dr. Tuba T. Duman-2012 Multipl Endokrin Neoplaziler Klinik gözlemlerle, endokrin bezleri içeren neoplastik sendromlar tanımlanmıştır. Paratiroid, hipofiz, adrenal,tiroid ve

Detaylı

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik LAFORA HASTALIĞI Progressif Myoklonik Epilepsiler (PME) nadir olarak görülen, sıklıkla otozomal resessif olarak geçiş gösteren heterojen bir hastalık grubudur. Klinik olarak değişik tipte nöbetler ve progressif

Detaylı

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ Prostat her erkekte doğumdan itibaren bulunan, idrar torbasının hemen altında yer alan bir organdır. Yaklaşık 20 gr ağırlığındadır ve idrar torbasındaki idrarı

Detaylı

HEMORAJİK İNME. Yrd. Doç. Dr. Aysel MİLANLIOĞLU Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD

HEMORAJİK İNME. Yrd. Doç. Dr. Aysel MİLANLIOĞLU Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD HEMORAJİK İNME Yrd. Doç. Dr. Aysel MİLANLIOĞLU Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD İntraserebral kanamalar inmelerin %10-15 ini oluşturmaktadır. İntraparenkimal, subaraknoid, subdural ve

Detaylı

UÜ-SK AİLE HEKİMLİĞİ ANABİLİM DALI HİZMET KAPSAMI

UÜ-SK AİLE HEKİMLİĞİ ANABİLİM DALI HİZMET KAPSAMI Rev. No : 03 Rev.Tarihi : 28 Şubat 2012 1 / 5 1 HİZMET KAPSAMI: Aile Hekimliği Anabilim Dalı yaş, cinsiyet, yakınma, hastalık ayrımı yapmaksızın, yaşamın bütün evrelerinde ve süreklilik içinde, sağlığın

Detaylı

ALZHEİMER HASTALIĞI TEDAVİSİ & BİRİNCİ BASAMAKTA YAKLAŞIM

ALZHEİMER HASTALIĞI TEDAVİSİ & BİRİNCİ BASAMAKTA YAKLAŞIM ALZHEİMER HASTALIĞI TEDAVİSİ & BİRİNCİ BASAMAKTA YAKLAŞIM Prof. Dr. Aynur Özge Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji AD. Alzheimer Derneği Mersin Şubesi Başkanı aynurozge@gmail.com MERSİN ŞUBESİ İçerik

Detaylı

Ses Kısıklığı Nedenleri:

Ses Kısıklığı Nedenleri: Sesin oluşumunda temel olarak üç sistem rol oynamaktadır. Bu sistemlerden birincisi jeneratör sistemdir. Jeneratör sistem basınçlı hava çıkışını sağlayan akciğerler tarafından oluşturulur. İkincisi vibratuar

Detaylı

Omurga-Omurilik Cerrahisi

Omurga-Omurilik Cerrahisi Omurga-Omurilik Cerrahisi BR.HLİ.017 Omurga cerrahisi, omurilik ve sinir kökleri ile bu hassas sinir dokusunu saran/koruyan omurga üzerinde yapılan ameliyatları ve çeşitli girişimleri içerir. Omurga ve

Detaylı

DEMANS. ÿ Bu bir Demans (bunama hastalığı) olabilir mi? ÿ Demans tam olarak nedir? ÿ Alzheimer tipi Demans nasıl cerayan eder?

DEMANS. ÿ Bu bir Demans (bunama hastalığı) olabilir mi? ÿ Demans tam olarak nedir? ÿ Alzheimer tipi Demans nasıl cerayan eder? Sağlık Dairesi Bilgilendiriyor. ÿ Bu bir Demans (bunama hastalığı) olabilir mi? ÿ Demans tam olarak nedir? ÿ Alzheimer tipi Demans nasıl cerayan eder? ÿ Demans nasıl tedavi edilebilir? ÿ Ne gibi önlem

Detaylı

Oksipital Loblar ve Görme. Dr. Timuçin Oral

Oksipital Loblar ve Görme. Dr. Timuçin Oral Oksipital Loblar ve Görme Dr. Timuçin Oral İTİCÜ 16 Aralık 2008 1 frontal lob santral (rolandik) sulkus pariyetal lob oksipital lob temporal lob silviyan (lateral) sulkus Limbik Lob Frontal Lob Parietal

Detaylı

EK-2 CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAK/YO/MYO. BÖLÜMÜ DERS BĠLGĠLERĠ FORMU

EK-2 CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAK/YO/MYO. BÖLÜMÜ DERS BĠLGĠLERĠ FORMU EK-2 CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAK/YO/MYO. BÖLÜMÜ DERS BĠLGĠLERĠ FORMU Bölüm Nöroloji Yıl/yarıyıl 5/1-2 Dersin adı Ders düzeyi (önlisans, lisans,vb) Dersin türü (Z/S) Dersin dili Kodu Nöroloji Lisans

Detaylı

Beslenme desteğinde hangi içerik kime, ne zaman, hangi yolla uygulansın?

Beslenme desteğinde hangi içerik kime, ne zaman, hangi yolla uygulansın? Beslenme desteğinde hangi içerik kime, ne zaman, hangi yolla uygulansın? Dr. Beste Atasoy Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı & Sağlık Bakanlığı-Marmara Üniversitesi Pendik

Detaylı

KOAH Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

KOAH Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir? KOAH NE DEMEKTİR? KOAH Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir? Hastalar için özet bilgiler KOAH nedir? KOAH, hastalığın belli başlı özelliklerinin tanımını içinde barındıran Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı teriminin

Detaylı

BİPOLAR YAŞAM DERNEĞİ http://www.bipolaryasam.org/ Bipolar II Bozukluk

BİPOLAR YAŞAM DERNEĞİ http://www.bipolaryasam.org/ Bipolar II Bozukluk BİPOLAR YAŞAM DERNEĞİ http://www.bipolaryasam.org/ Bipolar II Bozukluk Doç. Dr. Sibel Çakır İstanbul Tıp Fakültesi, Psikiyatri A.D Duygudurum Bozuklukları Birimi Açıklama 2012-2013 Araştırmacı: ELAN Danışman:

Detaylı

Yazar Ad 41 Prof. Dr. Haluk ÖZEN Cinsel hayat çocuk yaştan itibaren hayatımızın önemli bir kesimini oluşturur. Yaşlılık döneminde cinsellik ayrı bir özellik taşır. Yaşlı erkek kimdir, hangi yaş yaşlanma

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

Açıklama 2008 2010. Araştırmacı: Danışman: Konuşmacı:

Açıklama 2008 2010. Araştırmacı: Danışman: Konuşmacı: Açıklama 2008 2010 Araştırmacı: Danışman: Konuşmacı: Şizofreni Hastalarında Bedensel Sağlık Sorunları ve Çözüm Yolları Dr. Berna Binnur Akdede DEÜTF Psikiyatri AD 06.10.2010 Mortalite genel populasyondan

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI

İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI RAPOR BÜLTENİ İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI Tarih: 18/09/2015 Sayı : 11 Dünya Alzheimer Farkındalık Günü 21 Eylül 2015 Hazırlayan Ezel ÖZTÜRK Alzheimer Hastalığı ilerleyici nörodejeneratif

Detaylı

T.C. Artvin Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğü Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Programlar ve Kanser Şube Müdürlüğü Ruh Sağlığı Birimi OTİZM

T.C. Artvin Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğü Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Programlar ve Kanser Şube Müdürlüğü Ruh Sağlığı Birimi OTİZM T.C. Artvin Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğü Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Programlar ve Kanser Şube Müdürlüğü Ruh Sağlığı Birimi OTİZM BENİ KOŞULSUZ SEVİN! OTİZM NEDİR? O Bireyin sosyal iletişimini, dil

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

PARKİNSON HASTALIĞI: SORU CEVAP. Prof Dr. Dilek İnce Günal Marmara Üniversitesi Tıp Fak. Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

PARKİNSON HASTALIĞI: SORU CEVAP. Prof Dr. Dilek İnce Günal Marmara Üniversitesi Tıp Fak. Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi PARKİNSON HASTALIĞI: SORU CEVAP Prof Dr. Dilek İnce Günal Marmara Üniversitesi Tıp Fak. Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Sorular: 1. PARKİNSON HASTALIĞI NEDİR? 2. PARKİNSON HASTALIĞI NEDEN OLUR? 3.

Detaylı

Çocuğun konuşma becerilerinin akranlarına göre belirgin derecede geri kalmasıdır. Gelişimsel aşamalardan birisidir.

Çocuğun konuşma becerilerinin akranlarına göre belirgin derecede geri kalmasıdır. Gelişimsel aşamalardan birisidir. Konuşma gecikmesi Çocuğun konuşma becerilerinin akranlarına göre belirgin derecede geri kalmasıdır. Gelişimsel aşamalardan birisidir. Aylara göre konuşmanın normal gelişimi: 2. ay mırıldanma, yabancılara

Detaylı

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı Olan Hasta Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı??? Yan ağrısı? Sırt ağrısı? Mide ağrısı? Karın ağrısı? Boğaz ağrısı? Omuz ağrısı? Meme ağrısı? Akut Göğüs Ağrısı Aniden başlar-tipik

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

Demans kavramı nedir? Demanslarda ayırıcı tanı nasıl yapılır? Doç. Dr. Ahmet Tiryaki 49. UPK İzmir 26.09.2013

Demans kavramı nedir? Demanslarda ayırıcı tanı nasıl yapılır? Doç. Dr. Ahmet Tiryaki 49. UPK İzmir 26.09.2013 Demans kavramı nedir? Demanslarda ayırıcı tanı nasıl yapılır? Doç. Dr. Ahmet Tiryaki 49. UPK İzmir 26.09.2013 Açıklama 2011-2013 Araştırmacı: Janssen-Cilag Danışman: Janssen-Cilag, Nobel Konuşmacı: Janssen-Cilag,

Detaylı

Dr. Hakan Karaş. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi BARİLEM Evrimsel Psikiyatri Grubu

Dr. Hakan Karaş. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi BARİLEM Evrimsel Psikiyatri Grubu Dr. Hakan Karaş Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi BARİLEM Evrimsel Psikiyatri Grubu Araştırmacı: Yok Danışman: Yok Konuşmacı: Yok Grubun kollektif refahına katkı (Brewer&Kramer,1986) Gruplara

Detaylı

Uyku sorunları: Ruhsal bozukluklardaki önemi. Prof. Dr. Mustafa Tayfun Turan Erciyes ÜTF Psikiyatri AD tayfunturan@hotmail.com

Uyku sorunları: Ruhsal bozukluklardaki önemi. Prof. Dr. Mustafa Tayfun Turan Erciyes ÜTF Psikiyatri AD tayfunturan@hotmail.com Uyku sorunları: Ruhsal bozukluklardaki önemi Prof. Dr. Mustafa Tayfun Turan Erciyes ÜTF Psikiyatri AD tayfunturan@hotmail.com Müracaat eden herkese muayenede uyku durumu sorulmalı İnsomnia (Uykusuzluk)

Detaylı

Alzheimer Hastalığı. Epidemiyoloji. Tûba Gül YAZICI, Hüseyin A. ŞAHİN. Risk faktörleri. Prevalans

Alzheimer Hastalığı. Epidemiyoloji. Tûba Gül YAZICI, Hüseyin A. ŞAHİN. Risk faktörleri. Prevalans Alzheimer Hastalığı Tûba Gül YAZICI, Hüseyin A. ŞAHİN Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı, Samsun Alzheimer hastalığı (AH) ilk kez, yaklaşık 100 yıl önce, ilerleyici zihinsel

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

DSM V madde kullanım bozuklukları için neler getiriyor? Prof. Dr. Yıldız Akvardar

DSM V madde kullanım bozuklukları için neler getiriyor? Prof. Dr. Yıldız Akvardar DSM V madde kullanım bozuklukları için neler getiriyor? Prof. Dr. Yıldız Akvardar Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD 7 Ekim 2010 MADDE KULLANIM BOZUKLUKLARI DSM IV Madde bağımlılığı Madde

Detaylı

DİL VE KONUŞMA BOZUKLUKLARINDA TANI VE TEDAVİ

DİL VE KONUŞMA BOZUKLUKLARINDA TANI VE TEDAVİ DİL VE KONUŞMA BOZUKLUKLARINDA TANI VE TEDAVİ Konuşma Bozuklukları Konuşma Bozuklukları Üç Büyük Kategoriye ayrılabilir: 1. Artikülasyon Hastalıkları 2. Akıcılık Hastalıkları 3. Dil Bozuklukları Konuşma

Detaylı

Dünyanın En Önemli Sağlık Sorunu: Kronik Hastalıklar. Dr. H. Erdal Akalın, FACP, FIDSA, FEFIM (h)

Dünyanın En Önemli Sağlık Sorunu: Kronik Hastalıklar. Dr. H. Erdal Akalın, FACP, FIDSA, FEFIM (h) Dünyanın En Önemli Sağlık Sorunu: Kronik Hastalıklar Dr. H. Erdal Akalın, FACP, FIDSA, FEFIM (h) Sağlık Sisteminde Karışıklığa Yol Açabilecek Gelişmeler Bekleniyor Sağlık harcamalarında kısıtlama (dünya

Detaylı

Genellikle 50 yaş üstünde görülür ancak seyrekte olsa gençler de de görülme olasılığı vardır.

Genellikle 50 yaş üstünde görülür ancak seyrekte olsa gençler de de görülme olasılığı vardır. Erkek üreme sisteminin önemli bir üyesi olan prostatta görülen malign (kötü huylu)değişikliklerdir.erkeklerde en sık görülen kanser tiplerindendir. Amerika'da her 5 erkekten birinde görüldüğü tespit edilmiştir.yine

Detaylı

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser Nedir? Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk

Detaylı

Cinsiyet Hormonları ve Nörogelişimsel Bozukluklar

Cinsiyet Hormonları ve Nörogelişimsel Bozukluklar Cinsiyet Hormonları ve Nörogelişimsel Bozukluklar Geç-dönem Bozukluklar Depresyon Kaygı Bozuklukları Yeme Bozuklukları Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nörogelişimsel Bozukluklar Otizm Dikkat Eksikliği Hiperaktivite

Detaylı

Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri

Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri Lityum psikiyatri 1950 1980lerde lityum bazı antikonvülzanlara benzer etki Ayrı ayrı ve yineleyen nöbetler şeklinde ortaya çıkan manik depresyon ve epilepsi Böylece

Detaylı