EKONOMİK KÜRESELLEŞMEDE FARKLI BIR BOYUT: BIR UYUM

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "EKONOMİK KÜRESELLEŞMEDE FARKLI BIR BOYUT: BIR UYUM"

Transkript

1 EKONOMİK KÜRESELLEŞMEDE.. FARKLI BIR BOYUT: BIR UYUM MEKANİZMASI OLARAK İŞYERi Belkıs Kümbetoğlul*l Economic Globalization have introduced new demands in the changing structure of employment. Global character of changes in employment indicated that there is an interrelationships between two international processes; economic globalization and international migration. This paper is based on the findings of the anthropological fieldwork which is carried out in international electronic factory. The dynamics of the relationship between economic globalization and international migratian were explored by using the fieldwork data. It alsa illustrated the perceptions of factory workers whose are the retw n migrant form Germany and the immigrants from the Bulgaria in relation to their integration problems. ı t l ~ f. Giriş Bu makale, göç ve ekonomik küreselleşme temel kavramları çerçevesinde bir işyeri araştırma verilerinin değerlendirilmesini kapsayacaktır. Küreselleşmeye sosyolojik tanımı ile "uzak yerleşimleri birbirine, yerel oluşumları millerce ötedeki olaylarla biçimlendirerek bağlayan dünya çapında toplumsal ilişkilerin yoğunlaşması (Giddens, 990) olarak baktığımızda, yabancı sermaye akışının ve çok uluslu şirketlerin uluslararasılaşmış ekonomiler görüntüsü yarattığı görülmektedir. Bu görüntü endüstri sonrası üretim biçimi olan bilgisayar teknolojisi ile belirlenirken, talep edilen işgücü niteliği de değişmektedir. Küreselleşme sürecinden dünya ekonomisinin ve kültürlerinin artan bütünleşmesi mı anlaşılmalıdır? Yoksa küreselleşme artan bölgesel farklılıklar ve [*] Doç. Dr., Marmara Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve illuslararası İlişkiler Bölümü, İstanbul.

2 42 BELK/S KÜMBETOGLU yoksullukların kaynağı olarak mı değerlendirilmelidir. Küreselleşme gelişmekte olan ülkeleri nasıl etkilemektedir? Küreselleşme gelişmekte olan ülkelerde hangi süreçlerle etkileşerek var olmaktadır? Bu makalede küreselleşmenin dış göçle etkileşimi ve böylece emek pazarını ve istihdamı nasıl etkilediği bir yabancı yatırım örneğinden kalkılarak tartışılacaktır. Makalede seçilen fabrikanın özellikleri ekonomik küreselleşmenin yarattığı yeni istihdam stratejileri ile de örtüşmektedir. Yabancı yatırımlar ve çok uluslu şirketlerin teknolojik üretim biçimlerine uyum sağlıyabilecek eğitimli, vasıflı işgücü istihdam ettiği bilinmektedir. Bu araştırma[!] da benzer istihdam stratejisi olan bir yabancı sermaye yatırımında gerçekleştirilmiştir. Bu fabrikanın gerek iş gücü yapısındaki farklılık, gerekse işgücü seçim kriterlerindeki farklılık, bu işyerinin araştırma alanı olarak seçilme nedenidir. Seçilen örnek işyerinin, ayrıca ekonomik küreselleşmenin "küresel" piyasa anlamında ele alındığında da tipik olduğu düşünülmüştür, şöyle ki, ı ~ bu fabrika üretimini bütünüyle Türkiye'de gerçekleştirip ürününü doğrudan doğruya kaynak ülkeye aktarmakta, sadece Türkiye'deki ucuz işgücünden yararlanmaktadır. Burada yabancı şirketlerin yatırım kararlarında etkili olduğu ileri sürülen faktörlerden söz edersek; fiziksel altyapı yatırımlarının varlığı, işgücü yeteneklerinin düzeyi, sermayeye konuksever bir ortam sağlama ve gereken yasal düzenlemeler başta gelmektedir. Trakya Organize Sanayi Bölgesi bu anlamda da Türkiye'de yabancı yatırımlara 990'lardan bu yana açılmış ve uygun şartlar sunmuştur. Türkiye'de var olan çok uluslu şirketlerin istihdam stratejileri başka bir küresel süreç ile, uluslararası göç ile ilişkii görünmektedir. Uluslararası göçü ve geri dönüş sürecini yaşamış iş gücü var olan niteliği ile düşünüldüğii,nde ekonomik küreselleşmeden nasıl etkilenmekte, bu sürecin işgüçü açısından farklı boyutları nasıl ortaya çıkmaktadır. Geri dönüş süreci sonrası uyum sorunları ile karşılaşan, gerek deneyim gerekse eğitim bakımından farklı nitelikleri olan göçmen işgücü çalışma yaşamı içinde nasıl yer almıştır. Bir işyeri araştırması temelinde cevaplamaya çalışacağımız bu sorular Türkiye'de bu alanda yapılmış çalışmaların çok sınırlı oluşunun yanı sıra, bölgeye has özellikler nedeni ile de önemlidir. [] Bu araştırmanın alan çalışması ve veri dökümünde birlikte çalıştığımız Tolunay Kolankaya'ya teşşekürü bir borç bilirim.

3 EKONOMiK YAKLAŞlM 43 ' ı. ' i 2. Küreselleşme ve Göç Küreselleşme yabancı yatırımların ve çok uluslu şirketlerin genişlemesi, teknolojik ilerleme ve politik liberalizasyon anlamında alındığında gelişmekte olan ülkelerin yapısal bir değişime uyum sağlama çabalarına yol açmıştır. Geliştirilen uyum politikaları 980'li yıllarda gelişmekte olan ülkeler için büyük miktarlarda borç ve gerileyen ekonomilerden insan gücü kaçışı, yani uluslararası göçle sonuçlanmıştır. Kısıtlayıcı politikalara rağmen, 980'li yıllardan sonra gelişmekte olan ülkelerden çok sayıda ekonomik göçmenin istihdam imkanları sunan ülkelere göç edişi devam etmiştir. Ekonomik konumunu iyileştirmek isteyen ve bu amaçla göç eden kişiler endüstri sonrası toplumlarda ayırd edici nitelikler taşımaktadır. Wallerstein (998) farklı tipteki emek hareketliliğini şu şekilde anlatmaktadır; "Günümüzde dünya çapında bir iş bölümü söz konusudur. Bu iş bölümü akışları- meta akışlarını, sermaye akışlarını, emek akışlarını; sınırsız ya da kısıtlanmamış akışları değil önemli olanları gerektirir". Burada "önemli olanlar" emek akışları söz konusu olduğunda vasıflı iş gücünü kapsamaktadır. Küreselleşme ve göç ilişkisi Hall'ın (998) analizinde; "(Küreselleşmenin) Yalnızca sermayenin Washington'a Wall Street'e ve Tokyo'ya doğru dağılmasının olmadığını, aynı zamanda modern dünyada gittikçe hızlanan işgücü göçlerinin, halkların göçlerinin kültürel sonuçlarının bir parçası olan bu muazzam insan akışının da buna neden olduğunu hatırda tutmak gerekiyor" biçiminde ifadesini bulmaktadır. Uluslararası göçte, emek göçü küreselleşmenin önemli bir süreci olmaya devam etmektedir. Emek göçünün ayırdedici niteliği özellikle hizmet sektörlerinde ve uluslararası ticarette öne cıkmaktadır. Farklılaşmış bir yapı gösteren bu dönemin emek hareketliliğinde bir yandan yüksek ücret alan, oldukça vasıflı insan gücü bir ülkeden diğerine belirli süreler için hareket ederken, aynı alanda yani uluslararası hizmet sektöründe büyük sayılarda emek göçü de devam etmektedir (Li, Findlay, Jones, 998). Dünyanın gelişmiş bölgelerinde büyük kentler, bu göçü emek pazarında emmeğe ve yeni istihdam fırsatlan sunmaya yönelik biçimde çehre degiştirmektedirler. Emek göçünü etkileyen faktörler arasında, kültürel (etnik köken yakınlıgı, politik (devlet politikaları), dil benzerligi, enformel sosyal ağlar) faktörler önemli olsa da, bu ikisinin içinde birikte var oldugu ekonomik

4 44 BELK/S KÜMBETOGLU faktörler daha görünürdür. Ekonomik küreselleşme özellikle gelişmekte olan ülkelerde iş ve gelirde güvensizlik yaratmakta, pek çok kişi ekonomik krizler nedeniyle yoksulluk ve işsizlikle karşılaşmaktadır. Yoksulluğa çözüm getirecek sosyal kurumların olmaması veya devletlerin sosyal güvenlik şemsiyesını artan yoksullukla parelel geliştirememesi sorunları ağırlaştırmakta, insanların bulduğu çözüm daha iyi koşulların olduğu bölgelere göç etmek olmaktadır. Örneğin, dünya ekonomisi içinde önemli bir rol oynayan Hong- Kong'a yönelen göçlerin, sosyo-kültürel etkilerle birleşmiş ekonomik nedenlerle beslendiği ileri sürülmektedir (Li, Findlay, Jones, 998:33). Hong-Kong küreselleşme süreci sonunda yabancı yatırımları, ulus ötesi sanayilerin bölge temsilciliklerini, yabancı şirketlerin finans ve diğer hizmetlerinin kent ekonomisini belirledigi bir merkezdir. Bu merkeze göçler daha çok Filipinler'den ve Tayland'dan gelmektedir. Hem kalifiye, hem kalifiye olmayan işçiler kent ekonomisi içinde hizmet sektöründe yerlerini almaktadırlar. Bir başka örnek, Kanada'ya göç eden Filipin'li kadın işçilerdir. Son on yılda Kanada'ya çocuk veya yaşlı bakıcısı olarak çalışmak üzere çok sayıda kadın göçmen gelmiştir (Grandea ve Kerr, 998). Bu göçmenlerle ilgili değerlendirmeler ilginçtir; 'Küreselleşen dünyada artan uluslararası eşitsizlikler son yirmi yılda özellikle Asya'dan kadın göçmenlerin sayısını çok arttırmıştır. Bunda ev işleri, bakıcılık gibi işlerin üretici olmayan bir çalışma biçimi gibi algılanması yanında, bu alanda ulusal yasal bır koruyuculuğun yeterli bir biçimde var olmaması da etkin bir faktördür... (Kadın göçmenlerin) bir çogu ögretmen, hemşire, avukat, mühendis olarak eğitim görmüş olsa da bu vasıflar Kanada Hükümeti tarafından tanınmamaktadır... Bu nedenle, bu tür işlerde çalışanların haklarını alarnamaları veya kötü davranışlara maruz kalabilmeleri söz konusudur (Grandea ve Kerr, 998:7-0). Geçmişin kalifiye olmayan, düşük ücretli, çoğunlukla kaçak işçi olarak çalışacak ekonomik göçmeni, 990'lı yılların yeniden yapılanan ekonomik dünyasında artık bütünüyle farklıdır. Örneğin, gelişmekte olan ülkelerden Amerika'ya göç edenlerin içinde kalifiye, belirli bir beceriye sahip işçilerin oranı 966'da %45 iken, 986'da %75'lere yükselmiştir. Göçmen ülkesi olan Kanada' da benzer sayılar, %2'den %46'ya yükselmiştir (Carmon, 996:8). Kalifiye göçmenin göçü gelişmekte olan ülkelere büyük miktarlarda iş gücü kayıbına sebep olmaktadır. Buna karşılık genç ve kalifiye iş gücünü alan

5 EKONOMiK YAKLAŞlM 45 ülkeler avantajlı konumdadırlar. Örneğin, döneminde, petrol zengini Körfez ülkelerine 3 milyona yakın ekonomik göçmen gelmiştir. Bunların önemli bir bölümü Güney ve Güneydoğu Asya ülkelerinden gelmiştir (Stewart, 995:45). Filipinli göçmen kadın işçiler Hong-Kong'da aracı firmaların kendilerine bulduğu çeşitli işlerde (ev işleri, çocuk bakıcılığı gibi) çalışmak üzere büyük sayılarda yeni bir göç dalgası yaratmışlardır. Uluslararsılaşmış ekonomilerin yarattığı bir başka göç dalgası ulusların sınırları içinde de izlenebilmektedir. Bengaldeş'te evde üretim yapan ipek üreticisi genç kızlar, ucuz Çin ipeği ile küresel pazarda rekabet edemeyen üretimlerine son vererek, kentlere göç etmekte, vasıfsız işgücü olarak kentlerde bulabildikleri düşük ücretli küçük işlerde üretim süreci içinde yer alan erkekler ise, Hindistan sınırını çalışmaktadırlar. Aynı kaçak pazarlardan elde ettikleri ucuz Çin ipeği ile aşarak gelir etme yolunu denemektedirler (Esim, 999). Beı;ızeri örnekler farklı coğrafyalarda farklı biçimlerde karşımıza çıkmaktadır. Yabancı ülkelerde iş imkanı bulanlar ülkelerinin istihdam sorularını bir ölçüde çözerken, ülkelerine yolladıkları büyük miktarlarda yabancı para ile yapısal dönüşüm için ülkelerine kaynak da yaratmışlardır. Örneğin, Amerika'dan gelişen ülkelere transfer edilen para miktarı, 990 yılı için 3 milyar Amerikan Dolarıdır (Carmon, 996:20). Yeni uyum politikaları bir çok ülkede yeni ekonomik düzenlemelerle emek piyasalarını etkilemiştir. Sermayenin ve uluslararası rekabetin artışı, işletmeleri itmiştir. maliyeti en aza indirerek rekabet edebilme gücünü korumaya Bunun emek piyasalarına yansımasının sonucu, istihdamın önemli r ölçüde daralmasıdır (Sassen, 995). Bu aynı zamanda eğitim görmüş işçilere duyulan talebin artışı ve kalifiye olmayan işçi, özellikle kalifiye olmayan göçmen işçiler i~in istihdam fırsatlarının ortadan kalkışıdır. İş arzının ve emek piyasasındaki işçilerin niteliğinin de değişmiş olması esnek çalışma, evde çalışma gibi farklı çalışma biçimlerinin yaygınlaşması ve ekonomik faaliyetlerin kayıt dışına çıkması anlamına da gelen bu yeni yapısal değişiklikler üretimin yeniden organizasyonunu gerekli kılmıştır. Bu yeni organizasyonda, kentli işçiler yabancı yatırımların teknolojilerine uyum sağlayabilecek vasıfta olmalıdır. Yabancı yatırımların ve çokuluslu şirketlerin dünya çapında genişlemesi, yeni istihdam fırsatlarının bulunduğu bölgelere göç hareketlerini arttırdığı gibi ül"!ç_elerin sınırları içinde de bölgeler arası göçü hızlandırmıştır. Düşük ücretli bölgelere yerleşen yabancı sermaye, yeni istihdam fırsatlarını, ancak

6 46 BELK/S KÜMBETOGLU belirli niteliklere haiz işgücüne açarken, hizmet ve malların hareketliliği gibi emeğin hareketliliğini de arttırmaktadır. (Thompson, 996). Fakat bu hareketlilik, önceki dönemin vasıfsız ekonomik göçmeninin büyük sayılada gelişmiş ülkelere doğru yaptıkları yeni iş umutları ve daha yüksek standartdaki yaşam umutları peşinde oluşmuş hareketlilikten farklıdır. Bu göç, daha çok yüksek vasıflı işgücünün hareketliliğini kapsamaktadır. Thompson, küreselleşme ve uluslararası göç arasındaki ilişkiyi şu şekılde koymaktadır: "Ortaya çıktığı iddia edilen "küreselleşme" çağı, işgücü göçünde yeni, denetimsiz, uluslararası piyasaların doğmasını sağlayamamıştır. Pek çok açıdan, dünyanın ayrıcalıksız nüfusu ve yoksulları için uluslararası göç olanağı bugün, geçmiştekinden daha azdır. Kitlesel göç döneminde, hiç değilse daha iyi koşullar aramak üzere bütün aileyi taşıma olanağı vardı; ancak dünya nüfusunun aynı kesimleri için bu olanak bugün hızla ortadan kalkmaktadır. Bu kesimler için dışlanmak ve yoksul kalmak dışında pek bir seçenek yoktur. Dünya yoksulları, Avrupa'dan veya başka ülkelerden ABD, Kanada, Güney Amerika, Güney Afrika, Avusturalya veya Yeni Zelanda'ya göçenler gibi "yeni topraklar" bulma umutları olmamasının yanı sıra, hareket özgürlüklerini de kaybetmişlerdir. Ancak, ayrıcalıklı ve iyi durumda olanlar için durum farklıdır. Teknik vasıfları ve mesleki nitelikleri olanlar-istedikleri takdirde-hareket olanağına sahiptirler hala. Göç fırsatlarındaki bu eşitsizliğin en açık örneği, küresel nüfus için görece az sayıda üyesi olmasına rağmen yönetici niteliklerine sahip olan "ayrıcalıklı sınıf'dır (Thompson, 998:57). Küreselleşme ve göç ilişkisine bir fabrika iş gücü temelinde bakmak amacı ile yaptıgımız araştırmamızda da bütünüyle yabancı sermayeye dayalı fırmanın Türkiye'deki yatırımını Trakya bölgesinde daha önce söz konusu edilen faktörlere dayanarak seçmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bölge özellikle işgücü yeteneklerinin düzeyi olarak elverişlidir. Bu çalışmada vurgulanmak istenen küreselleşme ve göç boyutu (Almanya'dan Türkiye'ye geri göç ve Bulgaristan'dan Türkiye'ye uluslararası göç) Almanya'dan geri dönüş yapmış önceki ekonomik göçmenlerin yanında, Bulgaristan ve Yugoslavya göçmenlerinin de yoğun olarak bulunduğu Trakya bölgesinde incelenecektir. Küreselleşmenin kadın istihdamına etkilerini, bu alanda yapılmış diğer çalışmaların (Joekes, 998; Ansal, 998; Ecevit, 998) sonuçlarını benzer noktalada destekleyen bu çalışma Türkiye'de bu alanda yapılan az sayıda

7 EKONOMiK YAKLAŞlM 47 incelemeye rağmen belirli tipteki kadın işgücü için küreselleşmenin olumlu etkilerini ortaya koyarken, vasıfsız kadın iş gücünün olumsuz etkileneceğini de göstermektedir. 990'lı yılların genel eğilimi küreselleşmeye doğrudur. Üretimde, bilgi tekniğinde, iletişimde, paranın dolaşımında adeta uluslararası bir ekonomiden söz edilmektedir. Çeşitli ülkeler için düzeyi ve niteliği tartışılsa da kapitalizmin yeni bir yüzyıl öncesindeki görünümü, yüzyıl ortalarına göre oldukça farklıdır. Temel olarak sermaye hareketliliğinin gösterge olduğu bu süreçte, gelişmekte olan ülkeler yüzyılın son on yıllarında altı-yedi büyük ekonomik gücün küresel pazarı belirleyişine göre farklı etkileşimler yaşamaktadır. Örneğin, gelişmiş ülkelerin şirketleri yabancı ülkelere doğru yayılırken gelişmekte olan ülkeler bu yayılımdan ancak %0-5 ler civarında pay almışlardır (Sayın, 996:4 79). 980'lerden sonra dünya ölçüsünde doğrudan yabancı yatırım hızla artmıştır, yılları arasında bu artış yıllık %34 oranında olmuştur (Thompson, 998:82). Fakat aynı artış Latin Amerika, Afrika ve Asya'nın gelişmekte olan ülkelerinde bu düzeyde değildir (Thompson, 998:83). ı ~ Böylece yabancı yatırımların dağılımında bölgesel farklar ortaya çıkmıştır. Örneğin, Avrupa Birliği ülkelerinin yabancı yatırımları ayrı bölgelerdeki imalat yörelerinde üretim yapıp bunu dünya çapında satmaya dayanmaktadır (Thompson, 998:86). Bu çalışmada seçilen fırma da benzer bir strateji geliştirmiş, yine bir Avrupa Birliği ülkesi, bir Alman yabancı yatırımı dır. Japonların otomotiv sektöründeki yükselişi Almanya'yı bu alandaki üretimini ucuz iş gücü bulunan ülkelere kaydırarak, rekabet edebilecekleri bir politikaya itmiştir. Firma Slovakya, Polonya ve Türkiye'de üretim yapıp ürünlerini dünya çapında pazarlamaktadır. Türkiye yatırım yeri olarak çekicidir, hem işgücü potansiyeli olarak, hem de işgücü maliyeti düşük olduğu için. Bölgenin işgücü potansiyeli seçilen yeni ekonomik stratejilerle uygunluk göstermektedir. 970'lerden beri Türkiye dış ülkelere gönderdiği ekonomik göçmenleri ile tanınmaktadır. Göç olgusunun da küresel özellikler gösterdiği günümüzde, her ülke göç veren ve alan olarak dış göçten farklı etkilenmiştir. İstihdam nedeniyle yapılmış dış göçün ağırlıkla Batı Avrupa ülkelerine doğru yönlenişi sonrası, dünya çapındaki ekonomik gerileme ile birlikte tekrar kaynak ülkeye geri dönüş gibi bir seyiri izlemiştir. 970' lerde zirveye ulaşan ekonomik dış göç 980' ler sonuna ve Körfez savaşı ertesine doğru oldukça

8 48 BELK/S KÜMBETOGLU düşmüş ve göçün niteliği de değişmiştir. Kadın göçmen işçiler kalifiye olmayan ev işçileri olarak özellikle körfez ülkelerinde istihdam edilseler de, teknolojik yapılanmanın sonucu kalifiye olmayan göçmenin şansı artık çok azdır. Küreselleşen ekonomiler, belirli tipteki emeğin hareketliliğine yeni özellikler katmıştır. Burada ekonomik küreselleşmenin emek piyasasını dünya ölçüsünde genişlettiğini söylemek henüz mümkün görünmese de, belirli tipteki işgücü değişen ve yaygınlaşan teknolojik yapılanmaların emek talebi dolayısıyla sermayenin ulus ötesi yatırımları ile istihdam fırsatları yakalayabilmektedir. Gelişen ülkelerdeki elverişsiz piyasa koşulları, gelişmiş ülkelerdeki istenmeyen göçlere karşı oluşturulmuş hükümet politikaları ile karşılaşan göçmen işçiler, küreselleşmenin yeni istihdam politikaları ile daha da zor durumda kalmışlardır. Toplu geri dönüşlerin yaşandığı 980 ve 990' lı yıllar Türkiye için ekonomik durgunluk yılları idi ve geri dönenler sahip oldukları niteliklere, sermayeye, ilişkiler ağına bağlı olarak yeniden döndükleri ekonomi içinde yerlerini aldılar. Genç kuşak teknik eğitim ve yabancı dil donanıını ile iyi işler bulmakta zorluk çekmemişlerdir. Özellikle Almanya'da teknik eğitim almış olanlar ve üniversite eğitimi ile belirli bir mesleki formasyon kazanmış olanlar, kolayca işler bulabildiler. Onlar için sorun, iş piyasasında kolayca bulabildikleri pozisyonları sosyal ilişkileri için de yaratabilmekti. Bu alan sorunluydu; ortak geçmişe dayanmayan sosyal ilişkiler, farklı beklentiler, farklı kültürel bakış açıları ile çok kalıcı ve tatmin edici değildi. Bu durumda üretilen çözüm, örneğin, Berlin Teknik Üniversitesi Mezunlar Derneği gibi derneklerle bir araya gelerek kendi alıştıkları sosyal çevreyi yaratmakta bulunmuştu. Oysa, işçi aileleri bu türden oluşumlar içinde olamamış sosyal ilişkilerin yetersizliği sorununu aile ve yakın akraba çevresinde çözmeye çalışmışlardır. Türkiye, SO'li yıllarda geri. dönen işçiler ve ailelerinin sorunları ile yüzyüze gelmiştir. Özellikle genç kuşaktan geri dönenler, uyum sorunlarına (gerek eğitim, gerekse sosyal alanlarda) çözümler üretmeye çalışmışlardır. Kısa dönemli destekler öncelikle eğitim alanında devlet tarafından sunulmuş ama, çoğunlukla çözümler bireysel çabalarla yaratılmıştır. Farklı bir kültürde sosyalize olmuş farklı bir dili okuyup yazan genç kuşak, Türkiye'nin ekonomik durgunluk ve gerileme yıllarına rağmen uyum sorunlarına çözümleri kendileri yaratmaya çalışmışlardır.

9 EKONOMiK YAKLAŞlM 49 Uyum sorunları cinsiyet, yaş ve gelir düzeyine bağlı olarak farklılıklar göstermektedir. Ayrıca geri dönüşte yerleşilen bölge, yerleşim yeri büyüklüğü, önemli bir başka faktördür. Bu genel faktörlerin yanı sıra, paylaşılan ortak sorunlar geri dönenlerle ilgili araştırmalarda iki temel boyutu ile vurgulanmıştır. 980'li yılların sonlarından sonra yapılan araştırmalar, bazı ortak noktaları ortaya koymuştur (Ercan, 987; Tezcan, 987; Rittersberger, 996). Geri dönüş sonrası yılların temel sorunu, dil yetersizliği ve sosyal ilişkilerin yeniden kurulmasındaki (aile ve yakın akraba çevresi dışında) güçlüktür. Uygun bir iş bulma ve sosyal çevreye uyum sorunları, daha çok genç yaşta geriye göçü yaşayanlarda etkili olmuştur. Birinci kuşaktan geri dönenler ya da daha yaşlı kuşaklardan geri dönenler yakın akraba ve eski tanıdıklardan oluşan sosyal çevreleri içinde çok güçlük çekmemişlerdir. Geriye göçte en dikkat çekici nokta, "Alamancı" olarak adlandırılan ailelerin artık göç ettikleri kültürün kendi taleplerine cevap vermeyen kültürel geç kalışını hissetmeleridir. Görüşülenlerin çoğu bulundukları sosyal çevreyi, insan ilişkilerini, çalışma yaşamı ve koşullarını (genel anlamda, şu anda içinde yer aldıkları firmayı dışarıda tutarak), sağlık sistemini önceki yıllarda içinde yer aldıkları yabancı kültür ile karşılaştırmakta ve beklentilerinin karşılanmadığını belirtmektedirler. Uyum sorunu olarak algılanan konuların göç sonrası belirli bir sürede giderilebileceği, yeniden eski yaşam alışkanlıklarına dönülebileceği umulan t geri dönenierin "uyumsuzluklar"ının devamlı bir süreç olduğu anlaşılmaktadır. 960 ve 970'li yıllarda hangi yerleşim yeri ve bölgeden gittiklerinden bağımsız olarak, geri dönenierin hepsi bulundukları konum ve çevreden memnun olmamışlardır. Artık göç öncesindeki kapalı bir toplumun bireyleri degil, farklı bir dünyaya açılan bireyler oldukları için, bugün içinde tekrar yaşadıkları kültürün beklentilerine cevap vermesi güçleşmektedir. Öncelikle gelir düzeyinden başlayarak, kadın-erkek ilişkilerinden, vatandaş olarak haklarını rahatça kullanmaya, alıştıkları yaşam standartlarından, özgürce gezmeye kadar uzanan çeşitli alanlarda çeşitli memnuniyetsizlikler ve şikayetler cevaplayanların yaygın olarak paylaştıkları noktalardır. Türkiye'den ilk göç yıllarında Alman toplumunda yaşanan sorunlar, bir başka düzlemde farklı niteliklerde geriye göç sonrası yıllarda da yaş anmaktadır.

10 50 BELK/S KÜMBETOGL U U zun yıllar bir başka kültürde edinilen alışkanlıklar, yaşam standardı, davranış kalıpları, yaşama bakış, birey olarak alınan hizmetler Türkiye'ye dönüşte yeniden bulunmasında ya da devam ettirilmesinde zorluklarla karşılaşılan noktalardır. 3. Araştırmanın Yöntemi Bu araştırma, niteliksel ve niceliksel verilerin derlendiği antropolojik bir işyeri araştırmasıdır. Bu çalışmada, Almanya'dan kesin geri dönüş yapmış fabrika işçileri ve yöneticileri ile görüşülmüştür. Bu yazıda sadece, işçilerden elde edilen veriler değerlendirilecektir. Yöneticilerle gerçekleştirilen mülakatlar ve anketler başka bir yazının konusudur. Fabrika Trakya Organize Sanayi Bölgesinde 990'da kurulmuş olan ve kardeş kuruluşlar Polonya ve Slovakya'da bulunan %00 yabancı sermayeye dayanan bir otomotiv kablo takımlar fabrikasıdır. Fabrikanın toplam çalışanı 550 kişidir. Bu sayı içine 22 kişilik yöneticiler grubu dahildir. Fabrikanın biri Türk, diğeri yabancı iki yöneticisi vardır. Fabrikanın üretimi Almanya'ya gönderilmektedir. Fabrika bölgede var olan işgücü özelliklerinden yararlanarak daha çok Almanya'dan geri dönüş yapmış ve Bulgaristan'dan göç etmiş işçileri istihdam etmiştir. Bulgaristan'dan göç etmiş ve teknik egitim almış olan göçmen kadınlar fabrikanın daha önce sadece Meslek Lisesi mezunu işçilerin çalıştırıldığı Kesim bölümünde çalışmaktadırlar. Üretim bütünüyle bilgisayar teknolojisine dayanmaktadır. Bu nedenle, fabrika işçilerinin %75'i lise, teknik vey:ı meslek lisesi mezunudur. Kalifiye işçi kullanan fabrikanın işçilerinin çoğu bir başka dil de bilmektedir. Fabrikanın toplam işgücünün %75'i kadın, %25'i erkektir. Araştırma örnekleıni Almanya'dan geri dönüş yapmış ve bu firmada çalışan ve ikinci kuşak ve onların çocuklarından oluşmuştur. Örneklem, 0 yönetici ve 60 işçiyi kapsamıştır. Veriler, örneklem grubundan yüzyüze görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Görüşmede kullanılan anket formu, demografik bilgiler, görüşülen kişinin yakın çevre (aile) bilgileri, görüşülen kişinin Almanya ile ilgili bağları, bilgileri, halen orada yaşayan yakınları, Almaya'ya göç ve geri dönüş sürecine ilişkin bilgiler, geri dönüş sonrası uyum sorunları, iki kültür algıları, iki kültürde karşılaştıkları ayrımcılık, işyerine ilişkin soruları kapsamaktadır. Bilindiği gibi, 997 sayıları ile Federal Almanya'da 3 milyon 300 bin Türk vatandaşı yaşamaktadır. Federal Almanya'dan memlekete dönen Türk

11 EKONOMiK YAKLAŞlM 5 vatandaşlarının (toplam, kişi) oranı 983 yılında %2, 984'de %8., 985'de %2 olmuştur yılları arasında Almanya'daki Türk sayısı azalarak ' e kadar düşmüştür (Şen ve diğerleri, 999:2). Bu yıllar sonrası Almanya'ya göçte yine artış olmuştur. 980' li yılarda F. Alman hükümetinin çıkarmış olduğu Geri Dönüşü Teşvik Yasası birçok işçi ailesinin Türkiye'ye dönüş kararı almasında etkili olmuş, verilen parasal desteğin dönerrlerin sayısını etkilediği görülmüştür. Kesin dönüş süreci yılları arasında ve azalarak sonraki yıllarda da devam etmiş, 973 ve 997 yılları arasında toplam geri dönen sayısı ' e ulaşmıştır. Bu sayı, Federal Alman hükümetinin beklentilerini tatmin edecek sayıya ulaşınasa da, geri dönenler Türk toplumu ve ekonomisi içinde çeşitli sorunlarla karşılaşan büyük bir grup olmuştur. Araştırmada görüşülen fabrika çalışanlarının yarıya yakın bir bölümü (%45) Türkiye'ye yılları arasında dönenlerdir. Görüşmelerde de belirtildiği gibi, Geri Dönüşü Teşvik Yasası uyarınca maddi imkanlardan yararlanmak isteyenler bu yıllarda Türkiye'ye dönmeyi tercih etmişlerdir. 970'lerden bu yana Türkiye, dış ülkelere gönderdiği ekonomik göçmenleri ile tanınmaktadır. Göç olgusunun küresel özellikler gösterdiği günümüzde her ülke göç veren ve göç alan farklı etkilenmiştir. Türkiye'nin işgücü piyasası, hem dış ülkelere göç vermiş, hem komşu ülkelerden göçmen kabul etmiş bir ülke olarak etkilenmiş, çoğunlukla vasıfsız, teknik eğitim açısından zayıf çalışanlarla, teknik eğitim bilgisi olan deneyimli, yabancı dil bilen işçiler aynı işgücü piyasasında yer almışlardır. Trakya'da hem Almanya'dan geri dönüş yapmış, hem Bulgaristan göçmeni olan işçiler iş bulmakta hiçbir güçlükle karşılaşmamıştır. Bölgede hızlı bir ekonomik gelişme olduğundan işçi talebi, arzından daha fazladır. Çevrede bulunan tekstil fabrikaları özellikle kadın iş gücü istihdam ettiğinden vasıfsız iş gücünün de kolaylıkla iş bulduğu ortam, araştırma yapılan fabrika,ı:la da hızlı bir işçi devrine neden olmaktadır. Bu nedenle çalısanları işte tutma politikası uygulayan fabrika, sene sonu eğlenceleri, gıda yardımı, toplu geziler, işçilerin yazılarının yer aldığı şirket dergisi yayınlamak, gibi faaliyetlerle çalışanların memnuniyetini hedeflemektedir. Fabrika çalışanlarının belirttiğine göre bir dönem civar belçle ve köylere otobüslerle ulaşarak işçi toplayanlar olmuştur. Yine onların deyimi ile Trakya işsizlik probleminin üstesinden gelmiş bir bölgedir. Araştırmanın verileri, Mayıs-Haziran 998 dönemi içinde yüzyüze

12 52 BELK/S KÜMBETOGLU gerçekleştirilen anket ve mülakatlara dayanmaktadır. Uygulanan anket formu, kişi ve hane tanımı soruları (demografik veri), göç hikayesi, Almanya ile halen süren ilişkiler, dönüş süreci ve nedenleri, dönüş sonrası uyum sorunları, algılanan iki kültür farkı, karşılaşılan ayrımcılık, iş yerine ilişkin soruları kapsamıştır. Soruların çoğu cevaplayanların ifadelerinin olduğu gibi alınabilmesi için açık uçludur. Özellikle Alınanya ile halen süren ilişkileri, bu işyerini seçiş nedenleri ve uyum sorunlarında mümkün olduğu ölçüde detaylı veri elde edilmeye çalışılmıştır. Görüşmeler fabrika yönetiminin sağladığı bir odada öğle tatilinde gerçekleştirilmiştir. 4. Araştırma Bulguları Araştırmanın örneklemi, lo'u yönetici olmak üzere 70 fabrika çalışanından oluşmuştur. Görüşülerrlerin %70'i kadın %30'u erkektir. Bu dağılım yönetici grubun ağırlıkla erkeklerden oluştuğu düşünülerek ve fabrika çalışanlarının %75'inin kadın olmasından hareket edilerek oluşmuştur. Ortalama yaş 3'dir. Gerek işçi olarak çalışanlar gerekse yöneticiler genç bir gruptur. Görüşülerrlerin %63'ü Türkiye doğumlu iken, %36'sı Türkiye dışı (Almanya) doğumludur. Bu sayılar bize Almanya doğumluların grup içinde azımsanmayacak büyüklükte olduğunu ve görüşülenler arasında geri dönerrlerin bir bölümünü 2. kuşağın oluşturduğunu göstermektedir. Almanya doğumluların %24'ü il, %9'u ilçe doğumlu olup, Türkiye doğumluların da %30'u il, %2'i ilçe, %2'si de köy doğumlulardan oluşmaktadır. Görüşülerrlerin eğitim durumuna bakıldığında, %45'i lise me,zunu, %2l'i meslek lisesi mezunu, %8'i ortaokul mezunu, %6'sı Alınan meslek lisesi mezunu, %6'sı yüksek eğitimlidır. Genel eğitim düzeyi oldukça yüksek görünmektedir. Görüşülerrlerin medeni durumu örnekiemi oluşturanların genç bir grup oluşunu yansıtıcıdır; %57'si evli, %27'si bekar, %9'u nişanlıdır. Dulların oranı %6'dır. Yerleşim yerleri oldukça farklılık gösteren grup, fabrika civarı çeşitli ilçelerde yaşamaktadır, bir bölüm yönetici ise İstanbul'da yaşamaktadır. Görüşülenlern %60'ı Çorlu'da, %2'i Çerkezköy'de, %9'u İstanbul'da, %6'sı Saray'da ve %3'ü de ailesi İstanbul'da yaşadığı halde kendisi Çorlu'da yaşayanlardır. Yerleşim yerlerindeki geniş dağılım, fabrikanın işçi istihdam ederken civar ilçelere ulaşan servis araçları ile bu kişilere,ulaşması ve civar ilçelere düzenli servis olması nedeniyle oluşmuştur.

13 EKONOMiK YAKLAŞlM 53 Görüşülerrlerin görevi fabrikanın sahip olduğu bölümlere göre farklılaşmaktadır. Fabrikada iki başlı bir yönetim anlayışı vardır: Teknik ve Ticari Yönetim. Teknik Yönetim; ) Tesisler-bakım, 2) Üretim-Planlama, 3) Üretim, 4) Lojistik, 5) Kalite- Güvence bölümlerinden oluşurken, Ticari Yönetim; ) Mali işler, 2) SatınAlma, 3) İnsan Kaynakları, 4) Bilgi İşlem, 5) Toplam Kalite Yönetimi bölümlerinden oluşmaktadır. Üst Yönetim 2'si kadın 2 kişiden ibarettir. Üst Yönetim altında Birim Yöneticileri vardır ve 2'si kadın 6 kişidir. Ayrıca ilk kademe yöneticileri olarak bilinen postabaşılarının sayısı 50 dir. Bilgisayar destekli üretim her aşamada bilgisayar teknolojisine dayandığından, bu teknoloji ile çalışanların nezareti görevi de, diğer fabrikalardaki postabaşılarından farklıdır. Postabaşılarının nezaret görevindeki başarısı.her ay değerlendirilir ve bu değerlendirme hem üst yönetimce, hem astlarca gerçekleştirilir. Yöneticilerce demokratik olarak tanımlanan bu yapı içinde, görüşülerrlerin görevi, operatörden (kesme makinesi, kablo, kontak takma operatörleri), üretimde kısım sorumlusuna, satın alma memurundan, kalite kontrol memuruna kadar, değişen bir yayılım göstermektedir. Örneklem grubu içinde görüşülerrlerin Almanya'ya gidiş yılları, 97 ile 993 arasında değişmektedir. Çoğunluk 970'li yıllarda Almanya'ya gitmiştir. Almanya'da doğanlar ise örneklemin %33'ünü kapsamaktadır. Görüşülerrlerin %42'si Almanya'da 0-4 yıl arasında kalanlardır. Görüşülerrlerin %33'ü 5 yıldan fazla Almanya'da yaşamıştır. 6-9 yıl arasında Almanya'da yaşayanların oranı %5 iken, 2-5 yıl Almanya'da olanların oranı sadece %9'dur. Almanya'da kalış yılı dağılımı görüşülerrlerin. kuşağın çocukları olduğunu yansıtmaktadır. Çoğunlukla Türkiye'ye ailesi ile dönüş yapan 2. kuşağın dönüş yılları (%45), (%55) yılları arasındadır yılları arasında ailesi kesin dönüş yapanlar Geri Dönüşü Teşvik Yasasının 0000 Mark'lık parasal desteğinden yararlananlardır. Türkiye'ye dönüş nedenleri daha şahsi olanlar, örneğin, burada evlendikleri için, Almanya'da evliliği sona erdiği için, oradaki yaşamından memnun olmadığı için ve eğitimini tamamlayıp Türkiye'de çalişmak istediği için, vatanı özlediği için, Türkiye'de yaşamayı tercih edenlerdir. Görüşülerrlerin %78'inin halen Almanya'da bir yakını vardır. Bu yakınlar sırası ile kardeşler, anne-baba, yakın akrabalar, eşin akrabalarıdır. Sadece bir kişinin tüm aile üyeleri Almanya' dadır. Görüşülerrlerin hane büyüklüğü

14 54 BELK/S KÜMBETOGLU ortalama 3'tür. Görüşülen grubun genç olması hane büyüklüğünü etkileyen önemli bir faktördür. Almanya'dan kesin dönüş yapmış olsalar da çoğunluğun Almanya ile bağlantıları devam etmektedir. Görüşülerrlerin diğer aile üyelerinin Almanya'da yaşamasının yanısıra, geçirilen uzun yılların verdiği, kendini oraya da ait hissetmenin yarattığı bağlar devam etmektedir. ilerde, bu fabrikayı seçiş nedeniniz sorusuna verilen cevaplarda da görüleceği gibi "Almanya'dan kopmak istememek" önemli bir etken olarak geriye dönerrlerin yaşamlarını yönlendirmektedir. Almanya'da yakınları olanlar için sorulan, "yakınlarınız Türkiye'ye dönmeyi planlıyorlar mı", sorusu Almanya'ya duyulan bağı da ortaya çıkarmaktadır. Görüşülerrlerin sadece %'inin yakınları Türkiye'ye dönmeyi planlıyorlar. Diğerleri yakınlarının "Almanya'da gayrimenkulleri olduğu için", oradaki "yaşamdan memnun oldukları" için, "orada ölmeyi planladıkları" ıçın, "Türkiye'nin şartlarını beğenmedikleri" ıçın, "çocuklarının tahsilleri devam ettiği" için gibi nedenler altında gruplandırılan cevaplarla böyle bir planları olmadığını belirtmişlerdir. Ayrıca yakınlarının planlarından söz ederken sıklıkla kendi dönme kararı hakınciada olumsuz değerlendirmelerde bulunanlar çoğunluktaydıama aynı zamanda, özellikle aileleri dönüş yaptığı için Türkiye'ye gelmiş olanlar, şu anda karar verebilselerdi Almanya'da olmak isteyeceklerini, ailelerinin o yıllarda verdikleri karara uymak zorunda kaldıklarını belirtmişlerdir. Almanya'daki çalışma yaşamıarına bakıldığında görüşülerrlerin %42'sinin Almanya'da hiç çalışmadığı (öğrenci veya yaşı kuçuk oluşu nedeniyle), çalışanların da çoğunlukla çeşitli fabrikalarda işçilik ve büro elemanı olarak görev yaptığı(%49), %9'unun da eğitim sonrası staj için çalıştığı görülmüştür. Görüşülerrlerin Almanya'ya gitmeden önce Türkiye'de bulundukları son yerleşim yerleri çoğunlukla Marmara bölgesinde bugün yaşadıkları yerleşim birimleridir (%72' si Trakya ve İstanbul). Daha önce Karadeniz ve İç Anadolu bölgesinde yaşayanlar az sayıdadır (%0). Birkaç kişi Akdeniz ve Ege bölgesindendir. Yaşadıkları il ve ilçe merkezlerinden Almanya'ya göç edenlerin %55'i il merkezlerine yerleşmiş, %45'i küçükalman kasabalarında yaşamıştır. Küçük kasabaları bile düzenlilik bakımından bugün bulundukları yerleşim birimlerine göre daha gelişmiş bulan görüşülenler, dış göç konusunda yaygın yanlış kalıplara pek uymamaktadırlar. "Köyden

15 EKONOMiK YAKLAŞlM 55 Almanya'ya göç edip, kültür farkı ile şaşkına dönmüş" ekonomik göçmen tipi kalıbı ile bu bölgede karşılaşılmamıştır. Daha çok belli bir kent kültürünü özümsemiş ve göç sonrası yaşadığı çevrede ilk yılların sonrasında çok fazla güçlük çekmemişlerdir. Bu durum, kendilerini hala Almanya'ya bağlı hissetmelerinde önemli bir etken gibi gözükmektedir. Görüşülerrlerin çoğu Almanya'ya değil asıl geri dönüş sonrası Türkiye'ye uyum sağlamakta zorluklar yaşadıklarından söz etmişlerdir. Bu araştırmada başlangıçta dikkati çeken nokta, geri dönerrlerin bir uyum mekanizması olarak bir Alman işyerini seçmiş olması idi. Görüşmeler boyunca bu ilk gözlemin doğruluğunu ortaya koyan cevaplar alınmıştır. Özellikle Almanya-Türkiye arasında algılanan farklılıklara, Almanya'ya özlem duymaya, Almanya ve Türkiye'de karşılaşılan ayı:ımcılıklara, geri dönüş sonrası yaşanan uyum sorunlarına ve işyerine ilişkin sorulara çok ilginç ve açıklayıcı cevaplar veren görüşülerrlerin çoğu, gerek şahsi düzeyde, gerek geniş sosyal çevre düzeyindeki memnuniyetsizlik ve sıkıntılarını bu işyerinin atmosferi, ilişkileri, sosyal hakları ve Almanca'yı kullanabilme gibi faktörler le kendileri için adeta Almanya benzeri bir ortam yarattığını ifade etmişlerdir. Burada iş yeri çalışanların alıştıkları tarzda ikinci bir sosyal çevreyi sunan, kendilerini rahat hissettikleri ve zaman zaman en azından bir kısmı için Almanya'ya gidebilme fırsatını yakalayabildikleri bir ara mekandır. Türkiye'de yaşamaktan, önceki yaşam şartlarını bulabildikleri oranda memnun olacak gibi görünen geri dönerrlerin bir bölümü, hala, Almanya'da yaşama şansının potansiyel olarak da olsa devamını arzulamaktadır. "Almanya'ya özlem duyuyormusunuz" sorusuna görüşülerrlerin %70'i olumlu cevaplamışlardır. Bu özlemi Almanya'daki düzenliliğe, sosyal imkanların varlığına, o yılların Almanya'sının en sorunsuz yıllarını yaşıyor olmasına, eğitim olanaklarına, arkadaş çevresinin orada olmasına, Türkiye'deki şartların kötü olmasına, insanlara saygılı davranılmasına, insan haklarına sahip çıkılınasına bağlamışlardır. "imkan olsa dönmek istermisiniz" sorusuna görüşülenleri %45'i evet, %52'si hayır şeklinde cevap vermiş, %3'ü çocuklarının ahlakı açısından gitmek istemediğini belirtmiştir. Dönmek isteyenler özellikle çocuklarının eğitimi ve geleceğini neden olarak göstermişler, ayrıca Türkiye'de ekonomik şartların kötü olmasını da nedenler arasında ifade etmişlerdir. Dönmek istemeyenler geri dönüşte ilk yılların zorluklarını artık

16 56 BELK/S KÜMBETOGLU aştıklarını, zor da olsa uyumu başardıklarını, ilk yıllardaki dönüş isteklerinin artık kalmadığını, oturma izni olduğu halde gitmek istemediklerini, artık Almanya'ya bir daha ayak uyduramıyacaklarını, ne kadar iyi olsa da kendilerini yabancı hissettiklerini, çocukların ahlakı açısından tehlikeli bulduklarını, yabancılara özellikle Türkler'e karşı tutumlarını rahatsız edici biçimde hissettiklerini vurgulamışlardır. Önceki gözlemlerimiz ve ön araştırma sırasında elde ettiğimiz veriler, geriye göçü yaşayanların sıklıkla önceki yaşamlarını ve gündelik hayat rutinlerini Türkiye'deki ile karşılaştırdıklarını göstermekte idi. Geri dönüş sonrası beklentilerinin ve bulamadıklarının neler olduğunu görebilmek için Almanya'daki gündelik yaşam ile Türkiye'deki gündelik yaşamı karşılaştırmalarını istediğimiz soruya verilen cevaplarda Almanya'daki yaşamı olumlu (daha iyi şartlar, daha düzenli sistem, hafta sonlarını daha iyi değerlendirme gibi) bulanlar, buna karşılık Türkiye'deki yaşamı daha monoton ve sıkıcı bulanlar olmuş, bunun yanında, özellikle geleneksel aile yapısı içinde genç kızların Almanya'da daha sınırlı ve kapalı bir ortamda tutuldukları, sosyal kontrolün fazla olduğunu, Türkiye'de ise Almanya'dan gelenlerin suistimal edildiğini, ilk yıllarda Almancı olarak dışlandıklarını belirtenler de olmuştur. Temelde Almanya, sunduğu hizmetler ve sosyal imkanlar olarak beğenilirken, Türkiye yakın eş-dost çevresi ile güven verici bir sosyal ilişkiler ağı sunduğu için istenmektedir. Bir başka önemli konu, Türkiye'ye dönüş sonrası kadınların ev kadını olması ve anne çalışmadığı için çocukların bu durumdan hoşnut kalmaları idi. Almanya'da iken bir başka kültürün sosyal kontroluna maruz kalan ikinci kuşak çocukları, Türkiye'de de yakın çevre kontrolu altmda uzun süren uyum sorunları yaşamışlar ve iki kültürün karşılaştırılması ile ilgili sorularda bu ve benzeri noktalar sık sık vurgulanmıştır. Ayrıca Almanya'da iken öğrenci olan ya da eğitimini henüz tamamlamış olan, fakat bugün farklı rol ve pozisyonlarda yer alan geri dönen 2. kuşak bu tür karşılaştırmalarda yaşın önemli bir etken olduğunu göstermiştir. işyerine ilişkin sorular; bu işyerini seçme nedeni, bir Alman firması oluşunun etkisi, işyerinde ilişkiler, işyeri atmosferi, vb. gibi konuları kapsamıştır. Ayrıca işyerinin bulunduğu bölgeye ilişkin sorularda bu bölümde yer almıştır. Trakya-Çerkezköy Organize Sanayi bölgesi daha birçok yabancı yatırımın (Japon, Alman gibi) yer aldığı özellikli bir bölge olduğu için çalışanların bölgeye ait değerlendirmeleri de sorulmuştur.

17 EKONOMiK YAKLAŞlM 57 Bu işyerini seçme nedeni olarak görüşülerrlerin %45'i "Alman firması olduğu için" cevabını vermiştir. "Almanya'ya olan sempatisinden ve dil avantajından dolayı" seçerrlerin oranı %30, "gözde ve büyük bir firma" olması nedeni ile seçerrlerin oranı %6, "ücretini iyi bulduğu için" seçenler %6'dır. Görüşülerrlerin %2'si "burada iş bulduğu" için bu işyerini seçmiştir. Bu soruya verilen cevaplarda son derece ilginç noktalar ortaya çıkmıştır. Örneğin, görüşülenlerden biri "Burada kendimi Alman topraklarında hissediyorum, aramızda almanca konuşuyoruz", şeklinde bir ifade kullanmış, bir diğeri, "Alman sistemi olduğu için", bir başkası "Almanya'ya hizmet etmek için" derken, başka bir görüşülen "yurt dışından dönüş yapanlarla çalışığı için, yaşam tarzı, düşünceler ve sosyal yaşam aynı Almanya'da olduğu gibi" şeklinde düşüncelerini belirtmiştir. "Alman firması olduğu için insanın dünya görüşüne uygun, Almanya özlemini giderme imkanı var, sık sık Almanya'ya gidiliyor" şeklindeki cevaplar da diğer cevaplada benzerlikler taşımaktadır. Tüm bu cevaplara yansıyan, başlayalı 39 yıl olan Almanya'ya göç sürecinin ortaya çıkardığı bireysel düzeyde farklı kültürel değerler, normlara sahip oluştur. Farklı bir kültürleşme süreci sonrası daha olumlu bulduğu bir hayat evresine bağlı kalıştır. Türkiye'ye uzun bir süreden sonra dönen ve buldukları değişen yapıyı kıyasıya eleştiren, artık "Avrupa'lı olmuş" bir bakış açısını da görmekteyiz. Türkiye'ye dönme kararını kendileri vermeyen, "milliyetçi muhafazakar" temelde yaşamayan, Almanya'da yaşadıkları sürece değişen, yaşanan gerçek hayatla yaşadıklarına anlam kazandıran "geri dönüş" yapanlar, Türkiye'den Avrupa'ya göç olgusunun çeşitli ve değişik sonuçlarını yaşayanlardır. Onlar göç sonucu yeni değerleri, beklentileri ve düşünceleri ile artık başka bir grupturlar. "Çalıştığınız yerin bir Alman firması olması tercihierinizi etkiledi mi" sorusuna görüşülerrlerin %84'ü bu nedenlerle evet şeklinde yanıtlamışlardır. Aynı soruyu aynı işyerinde çalışan diğer arkadaşları için de değerlendirdiklerinde benzer bir oran elde edilmiştir. "Almanca bildikleri için", "Alman fırmasına güvendikleri için", "Firma çevrede iyi tanındığı için" gibi cevaplar %94, "daha iyi maaş, daha iyi koşullar" şeklindeki cevaplar %6'dır. İşyeri ilişkileri ve atmosferine ait sorularda da çalışılan yerin bir Alman firması olması, önemli etken olarak karşımıza çıkmaktadır. "Almanya'da imiş gibi düzenli, disiplinli", "alt, üst ilişkileri çok katı değil ve görüşlerinizi rahatça açıklıyabiliyorsunuz", "arkadaşça, rahat, huzurlu bir ortam",

18 58 BELK/S KÜMBETOGLU cevapları çoğunluktadır (%72). "Sosyal faaliyetleri çok, elemanını yetiştiriyor" (%0), "ciddi ve rekabetçi" (%9), "iş yeri atmosferi bozuldu" (%3), diğer cevaplar arasında yer almıştır. İşyeri ilişkilerinin çalışanlarca diğer sosyal ilişkilerden daha önemli bulundugunu gösteren veriler elde edilmiştir. işyerindeki ve dışardaki arkadaşlıkları arasında anlaşma açısından bir sıralama yapılması istendiğinde, görüşülerrlerin %57'si "işyerindeki arkadaşları ile daha iyi anlaştıklarını", %24'ü "bir ayırım yapmadıklarını", %5'i ise "işyeri dışındaki arkadaşları ile daha iyi anlaştıklarını" söylemişlerdir. Örneklem grup içinde Türkiye'den Almanya'ya göçün çoğunlukla Trakya ve Marmara bölgelerinden olduğu görülmüştür. Geri dönüş sonrası "memleket"lerine yerleşenlere "geldiğiniz yer burası olmasaydı, uyum sağlamanız daha mı kolay yoksa daha mı güç olurdu" şeklinde bir soru yönelttik. Uyum sorunları içinde yeterli sosyal ilişkiler ağını yeniden oluşturamamak önemli olduğundan yeniden yerleşim için seçilen bölgenin görüşülenler için anlamını öğrenmek istedik. Görüşülerrlerin %54'ü "uyum sağlamalarının daha güç olacağını", %24ü "uyumun daha kolay olacağını", %6'sı "fark olmayacağını" belirtirken, 4 kişi cevap vermek istememiştir. Görüşülerrlerin Trakya-Çerkezköy hakkındaki değerlendirmeleri de ilginçtir. Bu bölgenin "Türkiye'nin genel koşullarını ne ölçüde yansıttığı" sorulmuş ve bu bölgenin "Türkiye ekonomisi için önemli bir bölge", "burası batı, buranın Almanya'dan farkı yok", "Türkiye'nin en gelişmiş bölgesi", "Türkiye'nin, bayanların en çok çalıştığı fabrikalarının bulunduğu bölgesi" gibi değişik değerlendirmeler alınmıştır. Bu "bölgenin Türkiye'yi temsil etmediği, ancak %20'lik bir bölümünü temsil ettiğini" ifade edenler de olmuştur. Genel olarak Trakya'lı olmak ve Trakya'yı diğer bölgelerden biraz daha ayırmak eğilimi yaygın olarak ortaya çıkmıştır. "Trakya'yı daha batılı bulmak", "kendilerini de böyle bir bölge içinde görmek", "bölge ile birlikte kendilerine de olumlu değerler yüklemek" ortak paylaşılan bir tutum olmuştur. Bir başka grup soru, Almanya ve Türkiye'de karşılaşılan ayırımcılıkla ilgili idi. Hem Almanya'da, hem Türkiye'de ayrı bir kategoriye konan, bu kategorilere bulundukları kültüre göre farklı anlam ve değerler yüklenen ekonomik göçmenler "Alamancı" ve "Pis yabancı" olmayı nasıl algılamışlardı. Örneklem grubunda yöneticiler ve çalışanlar arasında ayrımcılık konusunda farklı algılayışlar olsa da, her iki kültürün olumlu ve

19 olumsuz olarak atfedilen özellikleri aynı EKONOMiK YAKLAŞlM 59 idi. Alman kültürü, disiplinli, kurallara bağlı, açık sözlü, sözünü tutan, görgüleri ve eğitimleri yüksek, insana değer veren, planlı, programlı gıbı olumlu yanları ıle ve bencil, çıkarcı, esnek değil gibi olumsuz özelliklerle tanımlanmıştır. Türk kültürü yardımseverlik, insan ilişkisinde sıcaklık gıbı olumlu, ve disiplinsizlik, insana davranışlar değişik, ayırımcı, toplumsal kontrol ağır, toplumsal değerler daha tutucu şeklinde olumsuz yanları ıle algılanmaktadır. Karşılaştıkları ayırırncı davranışları daha çok Almanya'da eğitim yıllarından hatırlayanlar, anne ve babalarının yüzyüze geldiği ayrımcılığı ve diğer Türk göçmenlerin karşılaştığı kötü davranışları anlatmışlardır. Ayrımcı davranışlar yaş gruplarına, bulunulan yerleşim yerine ve sosyal çevreye göre sözlü ayrımcılıktan, iş yerinde karşılaşılan ayrımcılığa kadar değişen farklılıklar gösteren kötü davranışları kapsamaktaydı ve Türkiye'ye dönenler arasmda bazıları bunları oldukça iyi hatırlıyorlardı. da çok üzen Türkiye'de karşılaştıkları davranışlardı. Burada çektiği Onları daha yabancılık hissini Almanya'da çekmeyen, buradaalamancı olarak görüldüğü için dolandırılan, arkadaşlık gruplarına alınmayan, Türkçe'yi çok az bildiği için okulda dışlanan, rahat davranışları nedeni ile aile çevresinin aşırı baskısıyla karşılaşan, devlet kurumlarmda işi olduğunda stresten kaynaklanan rahatsızlıklar çeken, iş başvurularmda yeterli Türkçe bilmediği için zor durumda kalanlar geri dönüş yapmış 2. kuşaktı. Geri dönüş sonrası ilk yıllar göçmen için oldukca zor koşullarla baş etmek demekti. Gerek maddi olarak yeni bir iş ve çevrede tutunmak, gerek sosyal olarak yeni bir ilişkiler ağı kurmak: Ayırımı en çok Türkiye'de hissetmişlerdi. Bu duygudan kurtulabilmekte bu isyeri onlara bır fırsat sunmaktaydı. Görüsülenlerin çoğu, kendilerine benzeyenlerle birlikte olmak, eski günlerin anılarını paylaşmak, aralarmda baska bir dılden konuşmak, anlaşıldıklarını hissetmek, bütün bunları çalışma yaşamı içinde yaşadıklarını ve ilk yıllarm zorluklarının stresinden geldiklerini belirtmişlerdir. 5.Sonuç Küreselleşmenin, gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerine etkileri karmaşık ve çetrefıllidir. Özellikle istihdam üzerine etkileri, araştırılmamış bir konudur. 980'lerin sonlarmdan itibaren Türkiye'nin küresel pazara açılma talepleri ve ihracata dayalı ekonomi politikalarının yapısal

20 ' ~,_.':.:;.t 60 BELK/S KÜMBETOGLU dönüşüme ilk adımlar olduğu bilinmektedir. 990'lı yıllarda ekonominin ihracata dayalı ana sektörlerinde teknolojik yeniden yapılanma süreçleri ile karşılaşılmaktadır. Bu süreçler sonrası en belirgin değişim işgücünün niteliğincieki değişimdir. Küreselleşme süreci ile küresel bir kültürden de söz edilmektedir; ne ulusal ne uluslararası bir toplumun kültürü değildir söz konusu olan, farklılaşmış bir kültür anlayışına ihtiyaç duyulmaktadır (King, 998:20). Kültürel etkileurneler daha çok zengin ülkelerden yoksullara doğru bir eğilim gösterdiğinden, bu ülkeler açısından kültürel bir güvensizlik ve belirsizlik ortamından söz edilebilir. Böylece küreselleşme ekonomik alanda yarattığı değişimleri sosyal alanda da gerçekleştirmekte ve çoğu toplum için bu, toplumsal çatışmalara ilave yeni boyutlar anlamına gelmektedir. Küresel boyutlar taşıyan bir kültür kavramı, farklı kültürlerin yansımalarını taşıyan, dünyadaki farklı kültürlerden yola çıkılarak yapılmalıdır tezleri küresel bir kültür üretiminin incelenmesini de gerekli kılmaktadır. Diğer ögeleri yanında, ekonomik sistemin de ürünü olan kültürel sistemleri anlamak için sadece ulusal boyutlar yeterli olmamaktadır. King'in sözleri ile "Uluslararası göçlerdeki potansiyel olarak katlarran artış yerinden, yurdundan çok uzaklarda ve gerçekten de çok uzun bir zam~.. n gerektirmeden ortaya çıkan kültürleri göz önüne aldığımızda, bu bilgikuramsal durumu gerektiği gibi ele alabilecek "ulusal temel dayalı" bir kuramsal paradigma yoktur" (King, 998:23). Artık bilgilerimiz, ulusötesi bir çerçeve ve açıya ihtiyaç duymaktadır. Gelişmekte olan Türkiye gibi ülkelerin, yaygınlaşan küresel süreçlere nasıl entegre olduğu her boyutta daha çok araştırmaya ihtiyaç duymaktadır. Bu araştırma bu amaçla hareket noktası bulmuş bir örnektir. Kendisinden sonra geleceklerle bütünleşrnek amacındadır.

21 EKONOMİK YAKLAŞlM 6 KAYNAKÇA Ansal, H. (998)- "Küreselleşme Sanayide Teknolojik Modernizasyon ve Kadın İstıhdamı". F. Özbay (Der) Kadın Emegi ve İstihdamındaki Değisimler. İçinde. İnsan Kaynagını Geliştirme Vakfı Yay. İstanbul. Carmon, N. (996) - "Immigration and Integration in Post Industrial Societies; Quantıtatıve and Qualitative Analyses". N. Carmon (Der) İmmigratıon and İntegratıon ın Post Industrıal Socıetıes. İçinde. New York. Ecevit, Y. (998)- "Küreselleşme Yapısal Uyum ve Kadın Emeğinin Kullanımında Degişmeler". F. Özbay (Der) Kadın Emeği ve İstihdamındaki Degişimler İçinde. İnsan Kaynagını Geliştirme Vakfı Yay. İstanbul Esim, S. (999) - ''Women and Globalization: Silk Production in Bengaldesh" ICRW. Working Paper. Hall, S. (998) - ''Yerel ve Küresel: Küreselleşme ve Etniklik". D. King (Der) Kültür, Küreselleşme ve Dünya Sistemi. İçinde. Bilim ve Sanat, Ankara Hirst, P. Thompson, G. (998) - "Küreselleşme Sorgulanıyor". Dost Kitabevi, Ankara Li, F. L. N., Findlay, A. M., JONES, H. (998)-"A Cultural Economy Perspective on Servıce Seetar Migratıon ın the Global Cıty;The Case of Hong-Kong". Internatıonal Migratıon Quarterly Revıew. IOM. Vol. 36, No, 2 Grandea, N., KERR, J. (998)- "Frustrated and Dısplaced; FilipinaDomestıc Workers ın Canada". C. Sweetman (Der) Gender and Migratıon. İcinde. Oxfam. Oxford. Joekes, S. (998)- "Küreselleşme ve Gelişmekte Olan Ülkelerde Kadının Statüsü; Türkiye İçin Dersler". F Özbay (Der) Kadın Emeği ve İstihdamındaki Degişimler İçinde. İnsan Kaynagını Geliştirme Vakfı Yay. İsatanbul. Joly, D. (996) - Haven Or Hell? Asylum Policies and Refugees in Europe", Mac Millan, Press Ltd. Londra. King, A. D. (998) - Kültür, Küreselleşme İstanbul. ve Dünya Sistemi Bilim ve Sanat Yay., Prendegast, R. Stewart, F. (995) - Piyasa Güçleri ve Küresel Kalkınma Yapı Kredi Yayınları, İstanbul Sassen, S. (995) - "New Employment Regimes in. Cities: Impact on Immigrant Workers." Paper Presented at Salzburg Seminar, 995 Salzburg, Avusturya. (99)- The Global Cities Princeton Univ. Press, Princeton. Şen, F. Ulusoy, Y. Öz, G. (999) -Avrupa Türkleri Cumhuriyet Kitapları, İstanbul. Rittesberg, H. -Tılıç (996) - "Almanyadan Geriye Göç ve Kadın" Toplum ve Göç, II. Ulusal Sosyoloji Kongresi, içinde. ss Sayın, O. (996)- "Küreselleşmenin Sermaye ve İşgücü Üzerindeki Etkileri", Toplum ve Göç, II. Ulusal Sosyolqji Kongresi, içinde. ss Özbay, F. (998) - Küresel Pazar Açısından Kadın Emeği ve İstihdamındaki Değişmeler-Türkiye Örneği, İnsan Kaynağını Geliştirme ve KSS Yayını, İst.

Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0

Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0 12 Eczacı Profili-1998-2007 II. 1998 ARAŞTIRMASI BULGULARI ll.l.toplumsal VE EKONOMİK ÖZELLİKLER Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0 Tabloda

Detaylı

RAKAMLARLA KONYA İSTİHDAMI FEYZULLAH ALTAY

RAKAMLARLA KONYA İSTİHDAMI FEYZULLAH ALTAY Bugün, yükselen ekonomisi ve gelişmekte olan performansıyla ülkesi için önemli bir katma değer oluşturan sayılı merkezlerden birisidir. Gelişmekte olan ekonomisine paralel olarak birçok sektörde yeni iş

Detaylı

Kayıtdışı İstihdama Dair Yanıtlanmayı Bekleyen Bazı Sorular

Kayıtdışı İstihdama Dair Yanıtlanmayı Bekleyen Bazı Sorular PLATFORM NOTU'15 / P-3 Yayınlanma Tarihi: 05.02.2015 * Kayıtdışı İstihdama Dair Yanıtlanmayı Bekleyen Bazı Sorular Cem Başlevent 1 YÖNETİCİ ÖZETİ Son yıllarda yaşanan olumlu gelişmelere rağmen, kayıtdışı

Detaylı

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI Prof. Dr. Nezih Güven (ODTÜ, Rektör Danışmanı) Doç. Dr. Ayşe Gündüz Hoşgör (ODTÜ,Sosyoloji Blm.) Y. Doç. Dr. Mustafa Şen (ODTÜ, Sosyoloji Bölümü) Bağlantı

Detaylı

ÇOK ULUSLU ŞİRKETLERDE PERSONEL SEÇİMİ

ÇOK ULUSLU ŞİRKETLERDE PERSONEL SEÇİMİ ÇOKULUSLU ŞİRKETLERDE PERSONEL SEÇİMİ VE YERLEŞTİRMELER Uluslar arası Personel Seçimi ve İşe Yerleştirmeler Personel planlarına göre ihtiyaç duyulan personelin nitelik ve miktarı önceden saptanmaktadır.

Detaylı

City Security Group OKUL GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI

City Security Group OKUL GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI City Security Group OKUL GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI Ağustos 2013 Araştırma Künyesi PROJE ADI ARAŞTIRMA EVRENİ AMAÇ CSG OKUL GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI İstanbul da Yaşayan 18 Yaş Üzeri Bireyler. Katılımcıların 68

Detaylı

BURDUR İLİNDE SPORA KATILIMIN SOSYO EKONOMİK BOYUTUNUN ARAŞTIRILMASI

BURDUR İLİNDE SPORA KATILIMIN SOSYO EKONOMİK BOYUTUNUN ARAŞTIRILMASI 996 I.BURDUR SEMPOZYUMU BURDUR İLİNDE SPORA KATILIMIN SOSYO EKONOMİK BOYUTUNUN ARAŞTIRILMASI Kemal FİLİZ * Kadir PEPE ** ÖZET Araştırmada, Burdur ilinde aktif spor yapan sporcuların sosyoekonomik profillerinin

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

KADINLARIN ÇOK YÖNLÜ GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ KATILIMCI PROFİLİ RAPORU

KADINLARIN ÇOK YÖNLÜ GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ KATILIMCI PROFİLİ RAPORU KADINLARIN ÇOK YÖNLÜ GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ KATILIMCI PROFİLİ RAPORU AĞUSTOS 2009 Kadınların Çok Yönlü Güçlendirilmesi Projesi Kursiyerlerinin Demografik Özellikleri Kadınların Çok Yönlü Güçlendirilmesi

Detaylı

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ 2014 OCAK SEKTÖREL YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ Nurel KILIÇ Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri sektörü, ekonomiye döviz girdisi, yurt dışında istihdam imkanları, teknoloji transferi ve lojistikten ihracata

Detaylı

2012 İŞ YERİNDE KADIN ARAŞTIRMASI RAPORU. Mart, 2012

2012 İŞ YERİNDE KADIN ARAŞTIRMASI RAPORU. Mart, 2012 2012 İŞ YERİNDE KADIN ARAŞTIRMASI RAPORU Mart, 2012 ARAŞTIRMA HAKKINDA 2012 Şubat ayında PERYÖN web sayfasında yer alan İş Yerinde Kadın Araştırması, Dernek üyeleri ve iletişim veri tabanında bulunan yaklaşık

Detaylı

Kadın İstihdamının Sorun Alanları Amasya Örneği. Ülker Şener 03.05.2011

Kadın İstihdamının Sorun Alanları Amasya Örneği. Ülker Şener 03.05.2011 Kadın İstihdamının Sorun Alanları Amasya Örneği Ülker Şener 03.05.2011 Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Slide 2 İçerik Türkiye'de kadın istihdamı ne durumda? Amasya'da Kadın İstihdamının Artırılmasına

Detaylı

ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi

ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi 1 ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi 1- Genel Olarak Bir ekonominin başarı ölçütlerinden birisi de istihdam yaratma kapasitesidir.

Detaylı

Çalışma Hayatının İki Büyük Korkusu: İşsizlik ve İş Güvencesizliği Two Big Fear of Working Life: Unemployment and Job Insecurity

Çalışma Hayatının İki Büyük Korkusu: İşsizlik ve İş Güvencesizliği Two Big Fear of Working Life: Unemployment and Job Insecurity Çalışma Hayatının İki Büyük Korkusu: İşsizlik ve İş Güvencesizliği Two Big Fear of Working Life: Unemployment and Job Insecurity İskender GÜMÜŞ* Nebi Sümer, Nevin Solak, Mehmet Harma İşsiz Yaşam: İşsizliğin

Detaylı

TÜRK TEKSTİL VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN ARA KADEME İNSANGÜCÜ İHTİYACI VE ORTAÖĞRETİM DÜZEYİNDE TEKSTİL EĞİTİMİ ARAŞTIRMASI

TÜRK TEKSTİL VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN ARA KADEME İNSANGÜCÜ İHTİYACI VE ORTAÖĞRETİM DÜZEYİNDE TEKSTİL EĞİTİMİ ARAŞTIRMASI T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Mesleki ve Teknik Eğitim Araştırma ve Geliştirme Merkezi Başkanlığı (METARGEM) TÜRK TEKSTİL VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN ARA KADEME İNSANGÜCÜ İHTİYACI VE ORTAÖĞRETİM DÜZEYİNDE

Detaylı

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II ÇALIŞMA EKONOMİSİ II KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ.

Detaylı

Beyin Gücünden Beyin Göçüne...

Beyin Gücünden Beyin Göçüne... On5yirmi5.com Beyin Gücünden Beyin Göçüne... Beyin göçü, yıllardır pek çok ülkenin kan kaybı... Peki gençler neden ülkelerini tekederler? Hangi sebepler ülkelerin beyin gücünü kaybetmesine sebep olur?

Detaylı

Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri

Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri On5yirmi5.com Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri "Türkiye'deki Sosyo-Kültürel Değişmeler Hakkında Liseli Gençlik Ne Düşünüyor" araştırmasından çarpıcı sonuçlar elde edildi. İşte o araştırma...

Detaylı

Türkiye de Kadın İşgücünün Durumu: Kocaeli Örneği

Türkiye de Kadın İşgücünün Durumu: Kocaeli Örneği T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ KADIN CALISMALARI ANABİLİM DALI Türkiye de Kadın İşgücünün Durumu: Kocaeli Örneği Yüksek Lisans Bitirme Projesi Derya Demirdizen Proje Danışmanı Prof.

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ

TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ a. Sektörün Dünya Ekonomisi ve AB Ülkelerindeki Durumu Dünya mobilya üretimi 2010 yılında yaklaşık 376 milyar dolar olurken, 200 milyar dolar olan bölümü üretim

Detaylı

TÜRKIYE NIN EN BÜYÜK KULLANıLMAYAN

TÜRKIYE NIN EN BÜYÜK KULLANıLMAYAN TÜRKIYE NIN EN BÜYÜK KULLANıLMAYAN POTANSIYELI : KADıNLAR T.C. Devlet Planlama Teşkilatı Dünya Bankası TEMEL BULGULAR Türkiye deki birçok kadın çalışmak istiyor ancak çalışmalarını engelleyen bazı zorluklarla

Detaylı

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ! İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!! IŞIL KURNAZ" GAZİ ÜNİVERSİTESİ UNDP 2014 İNSANİ GELİŞME RAPORU# TÜRKİYE TANITIM

Detaylı

Kadınlar ikinci bir şansı hak ediyor!

Kadınlar ikinci bir şansı hak ediyor! Kadınlar ikinci bir şansı hak ediyor! Hem kadınlar kazansın, hem ülkemiz. Çünkü Biz Büyük Bir Aileyiz. www.aile.gov.tr www.gonulelcileri.gov.tr Toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin yapılan pek çok hukuksal

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği

Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği 3. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Sempozyumu 21-23 Ekim 2011, Çanakkale Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği Aslı

Detaylı

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI Bosad Genel Sekreterliği SEKTÖR ANALİZİ Otomotiv OEM boyaları dünyanın en büyük boya segmentlerinden biridir. Otomotiv OEM boyaları, 2011 yılında toplam küresel boya

Detaylı

tepav OECD Beceri Stratejisi ve UMEM Projesi Aralık2011 N201161 POLİTİKANOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav OECD Beceri Stratejisi ve UMEM Projesi Aralık2011 N201161 POLİTİKANOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı POLİTİKANOTU Aralık2011 N201161 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Ayşegül Dinççağ 1 Araştırmacı, Ekonomi Etütleri OECD Beceri Stratejisi ve UMEM Projesi Başta ABD ve Avrupa Birliği ülkeleri

Detaylı

KADINLARIN TEMEL ÖZELLİKLERİ VE STATÜLERİ 3

KADINLARIN TEMEL ÖZELLİKLERİ VE STATÜLERİ 3 KADINLARIN TEMEL ÖZELLİKLERİ VE STATÜLERİ 3 Attila Hancıoğlu ve Banu Akadlı Ergöçmen Bu bölümde, Türkiye de kadınların durumuna ilişkin bilgi verilmesi amaçlanmaktadır. Bölümde yer alan bilgiler, üreme

Detaylı

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM Prof. Dr. Yusuf ALPER 1. GENEL OLARAK İSTİHDAM Ekonomik faaliyetin toplumsal açıdan en önemli ve anlamlı sonuçlarından birini, yarattığı istihdam kapasitesi oluşturur.

Detaylı

Türkiye nin Gizli Yoksulları 1

Türkiye nin Gizli Yoksulları 1 PLATFORM NOTU'14 / P-1 Yayınlanma Tarihi: 11.03.2014 * Türkiye nin Gizli ları 1 Thomas Masterson, Emel Memiş Ajit Zacharias YÖNETİCİ ÖZETİ luk ölçümü ve analizine yeni bir yaklaşım getiren iki boyutlu

Detaylı

HOLLANDA`DA YAŞAYAN TÜRKLERİN YAŞAM MEMNUNİYETİ ÇALIŞMASI

HOLLANDA`DA YAŞAYAN TÜRKLERİN YAŞAM MEMNUNİYETİ ÇALIŞMASI HOLLANDA`DA YAŞAYAN TÜRKLERİN YAŞAM MEMNUNİYETİ ÇALIŞMASI T.C. Dışişleri Bakanlığı, T.C. Rotterdam Başkonsolosluğu, TÜBİTAK, YÖK, Marmara Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi destekleri ile ve Maastricht

Detaylı

Proje: COMPASS 510858-LLP-1-AT-LEONARDO-LMP. Proje hakkında açıklayıcı bilgiler

Proje: COMPASS 510858-LLP-1-AT-LEONARDO-LMP. Proje hakkında açıklayıcı bilgiler Proje: COMPASS 510858-LLP-1-AT-LEONARDO-LMP Proje hakkında açıklayıcı bilgiler Bu anketin amacı, niteliksel bilgilerin toplanıp, belirli formlarda yardım ve ihtiyacı olan, 15-25 yaş arası göçmen yada farklı

Detaylı

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL 24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü «UNCTAD» ın Uluslararası Doğrudan Yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

T.C. İSTANBUL KALKINMA AJANSI

T.C. İSTANBUL KALKINMA AJANSI T.C. İSTANBUL KALKINMA AJANSI Bölgesel Yenilik Stratejisi Çalışmaları; Kamu Kurumlarında Yenilik Anketi İstanbul Bölgesel Yenilik Stratejisi Kamu Kurumlarında Yenilik Anketi Önemli Not: Bu anketten elde

Detaylı

ALAN ARAŞTIRMASI II. Oda Raporu

ALAN ARAŞTIRMASI II. Oda Raporu tmmob makina mühendisleri odası TMMOB SANAYİ KONGRESİ 2009 11 12 ARALIK 2009 / ANKARA ALAN ARAŞTIRMASI II Türkiye de Kalkınma ve İstihdam Odaklı Sanayileşme İçin Planlama Önerileri Oda Raporu Hazırlayanlar

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

Türkiye de Doğurganlık Tercihleri

Türkiye de Doğurganlık Tercihleri 2013 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması İleri Analiz Çalışması Türkiye de Doğurganlık Tercihleri Dr. Pelin Çağatay Melike Saraç Emre İlyas Prof. Dr. A. Sinan Türkyılmaz 10 Eylül 2015, Hilton Oteli, Ankara

Detaylı

Araştırma Notu 15/182

Araştırma Notu 15/182 Araştırma Notu 15/182 18 Mayıs 2015 15-19 YAŞINDA 950 BİN GENÇ NE EĞİTİMDE NE İŞGÜCÜNDE Seyfettin Gürsel, Gökçe Uysal and Melike Kökkızıl Yönetici Özeti Hanehalkı İşgücü Anketi verileri kullanılarak hazırlanan

Detaylı

TİSK İŞGÜCÜ PİYASASI BÜLTENİ NİSAN 2013 (SAYI: 23) I. SON BİR YILDA İŞGÜCÜ PİYASASINDAKİ GELİŞMELER (OCAK 2013 İTİBARİYLE) a. İŞGÜCÜ KOMPOZİSYONU:

TİSK İŞGÜCÜ PİYASASI BÜLTENİ NİSAN 2013 (SAYI: 23) I. SON BİR YILDA İŞGÜCÜ PİYASASINDAKİ GELİŞMELER (OCAK 2013 İTİBARİYLE) a. İŞGÜCÜ KOMPOZİSYONU: TİSK İŞGÜCÜ PİYASASI BÜLTENİ NİSAN 2013 (SAYI: 23) (Ocak 2013 TÜİK HİA Verilerinin Değerlendirilmesi) Türkiye İstatistik Kurumu nun (TÜİK) Ocak 2013 Hanehalkı İşgücü İstatistikleri, 14 Nisan 2013 tarihli

Detaylı

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER TANIM Antropolog, evrenin ve dünyanın oluşumu, yaşamın başlangıcı ve gelişimi, insanın biyolojik evrimi, ırkların doğuşu, insan topluluklarının fiziki yapı, kültür ve davranış özelliklerini ve diğer topluluklarla

Detaylı

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Daha kapsayıcı bir toplum için sözlerini eyleme dökerek çalışan iş dünyası ve hükümetler AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Avrupa da önümüzdeki

Detaylı

Ekonomik Olarak Güçlü! Bir Çarpan Olarak Vazgeçilmez! Türkiye'nin Başarı Hikayesi!

Ekonomik Olarak Güçlü! Bir Çarpan Olarak Vazgeçilmez! Türkiye'nin Başarı Hikayesi! Ekonomik Olarak Güçlü! Bir Çarpan Olarak Vazgeçilmez! Türkiye'nin Başarı Hikayesi! Mustafa Erkan Ekim 2013 Mustafa Erkan Almanya-Aşağı Saksonya Eyalet Milletvekili Ofis-Adres Schloßstraße 3 31535 Neustadt

Detaylı

KAZAN KAZAN FELSEFESİ CRM

KAZAN KAZAN FELSEFESİ CRM KAZAN KAZAN FELSEFESİ CRM SÜHEYLA ŞENOĞLU Müşteri İlişkileri Yöneticisi 1 21. yüzyılı yaşamaya başladığımız, şaşırtıcı ve hızlı değişimlerin yaşandığı dünyada geleneksel pazarlama anlayışını değiştirmek

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

İŞLETMELERİN AMAÇLARI. İşletmenin Genel Amaçları Arası Denge 24.03.2014. Genel nitelikli kuruluş ve faaliyet amaçları Özel nitelikli amaçlar

İŞLETMELERİN AMAÇLARI. İşletmenin Genel Amaçları Arası Denge 24.03.2014. Genel nitelikli kuruluş ve faaliyet amaçları Özel nitelikli amaçlar İŞLETMELERİN AMAÇLARI Genel nitelikli kuruluş ve faaliyet amaçları Özel nitelikli amaçlar Yrd.Doç.Dr. Gaye Açıkdilli Yrd.Doç.Dr. Erdem Kırkbeşoğlu İşletmenin Genel Amaçları Arası Denge Kar ın İşlevleri

Detaylı

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ 445 TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ Aydeniz ALİSBAH TUSKAN* 1 İnsanların bir biçimde sınıflanarak genel kategoriler oturtulması sonucunda ortaya çıkan kalıplar ya da bir

Detaylı

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ Ders Tanıtım Formu Dersin Adı Öğretim Dili Dünya Ekonomisi Türkçe Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans ( ) Lisans ( X) Yüksek Lisans( ) Doktora( ) Eğitim Öğretim Sistemi Örgün Öğretim ( X) Uzaktan Öğretim(

Detaylı

İŞGÜCÜ VE İSTİHDAM Demografik Fırsat Penceresi

İŞGÜCÜ VE İSTİHDAM Demografik Fırsat Penceresi İŞGÜCÜ VE İSTİHDAM 1. Dünya Çalışma Örgütü nün 213 yılında yayınladığı Global İstihdam Trendleri -213 verilerine göre; 212 yılında dünya genelinde toplam işsiz sayısı 197 milyonu bulmuş ve projeksiyonlara

Detaylı

DENİZLİ İLİ ÇALIŞAN NÜFUSUN İÇME SUYU TERCİHLERİ VE ETKİLEYEN FAKTÖRLER. PAÜ Tıp Fak. Halk Sağlığı A.D Araş. Gör. Dr. Ayşen Til

DENİZLİ İLİ ÇALIŞAN NÜFUSUN İÇME SUYU TERCİHLERİ VE ETKİLEYEN FAKTÖRLER. PAÜ Tıp Fak. Halk Sağlığı A.D Araş. Gör. Dr. Ayşen Til DENİZLİ İLİ ÇALIŞAN NÜFUSUN İÇME SUYU TERCİHLERİ VE ETKİLEYEN FAKTÖRLER PAÜ Tıp Fak. Halk Sağlığı A.D Araş. Gör. Dr. Ayşen Til Su; GİRİŞ ekosisteminin sağlıklı işlemesi, insanların sağlığı ve yaşamının

Detaylı

KADIN EMEKÇ LER N TALEPLER...

KADIN EMEKÇ LER N TALEPLER... KADIN EMEKÇ LER N TALEPLER D SK/GENEL- SEND KASI Emekçi kadınların sorunları gün be gün artmaktadır. Kapitalizmin yoğun saldırıları ve ataerkil sistem, kadın ve erkek arasındaki eşitsizliği derinleştirerek,

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

Küçük İşletmelerde Personel Temini: Karşılaşılan Sorunlar

Küçük İşletmelerde Personel Temini: Karşılaşılan Sorunlar Küçük İşletmelerde Personel Temini: Karşılaşılan Sorunlar Bir ülkenin küresel ekonomide ne kadar başarılı olacağını o ülkenin kamu ve özel sektördeki organizasyonlarının etkinliği belirler. Organizasyonların

Detaylı

EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU

EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Standard Eurobarometer European Commission EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU BAHAR 2009 ULUSAL RAPOR ÖZET TÜRKİYE Standatd Eurobarometre 71 / Bahar 2009 TNS Görüş ve Sosyal Bu araştırma Avrupa

Detaylı

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002.

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI NIN GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK VE YOKSULLUK SORUNUNA YAKLAŞIMI (SEKİZİNCİ

Detaylı

Bilgi Toplumu Stratejisinde İnternet Kafelerin Sosyal Dönüşüme Katkısı

Bilgi Toplumu Stratejisinde İnternet Kafelerin Sosyal Dönüşüme Katkısı Bilgi Toplumu Stratejisinde İnternet Kafelerin Sosyal Dönüşüme Katkısı ALI HAYDAR DOĞU KARADENIZ TEKNIK ÜNIVERSITESI, ENFORMATIK BÖLÜMÜ TRABZON Bilgi Toplumu Stratejisi Türkiye nin bilgi toplumuna dönüşüm

Detaylı

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye Fırsatlar Ülkesi Türkiye Yatırımcılar için Güvenli bir Liman Tarım ve Gıda Sektöründe Uluslararası Yatırımlar Dr Mehmet AKTAŞ Yaşar Holding A.Ş. 11-12 Şubat 2009, İstanbul sunuş planı... I. Küresel gerçekler,

Detaylı

DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM

DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM Invest in DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM Türkiye de Doğrudan Yabancı Yatırımın Gelişimi Makroekonomik anlamda küresel ekonomiye uyumu sağlayan yapısal reformlar, bir yandan Türkiye yi doğrudan yabancı yatırım

Detaylı

Anket Sonuçları: Yabancı Ülke Yöneticileri

Anket Sonuçları: Yabancı Ülke Yöneticileri sıdır Anket Sonuçları: Yabancı Ülke Yöneticileri 1. Farklı ülkeden gelen CEO / Ülke Yöneticiniz nereden geliyor? Yabancı ülke yöneticilerinin %42'si Batı Avrupa veya Birleşik Devletlerden, %58'i ise gelişmekte

Detaylı

SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF

SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF

Detaylı

5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil yardımıyla gösteriniz.

5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil yardımıyla gösteriniz. 1. Emeğin marjinal ürününün formulü nedir? 2. İşçi fazlasının formulü nedir? 3. İşveren fazlasının formulü nedir? 4. İş fazlasının formulü nedir? 5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 08 Haziran 2015, Sayı: 14. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 08 Haziran 2015, Sayı: 14. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 14 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya Çağlar Kuzlukluoğlu 1

Detaylı

Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek

Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek Tarih: 19.01.2013 Sayı: 2014/01 İSMMMO dan Türkiye nin Yaratıcı Geleceği / Y Kuşağı Raporu Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek İSMMMO nun Türkiye nin Yaratıcı Geleceği / Y Kuşağı adlı

Detaylı

3.6.1.1.1. Toplu Taşıma Aracı Kullanım Sıklığı

3.6.1.1.1. Toplu Taşıma Aracı Kullanım Sıklığı 3.6.1. Ulaşım Tipleri Yaşam Kalitesi Grubu araştırmaları çerçevesinde şehir yönetimi açısından önem taşıyan halkın beğeni ve eğilimleri, kamu hizmetlerinin kullanım özellikleri, ulaşım ilişkileri, gibi

Detaylı

www.kuzka.gov.tr 1.1. Mali Yapı ve Finans 1.1.1. Banka Şube Sayısı TR82 Bölgesi Kastamonu Çankırı Sinop

www.kuzka.gov.tr 1.1. Mali Yapı ve Finans 1.1.1. Banka Şube Sayısı TR82 Bölgesi Kastamonu Çankırı Sinop 1.1. Mali Yapı ve Finans Ekonomik olarak tanımlanmış sınırlarda sermayenin yaygınlığı ve verimliliği genellikle mali ve finansal göstergelerle ölçülür. Bölgedeki bankaların durumu şube sayılarıyla, sermayenin

Detaylı

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015 Sayın YÖK Başkanı, Üniversitelerimizin Saygıdeğer Rektörleri, Kıymetli Bürokratlar ve Değerli Konuklar, Kalkınma Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan Yükseköğretimin Uluslararasılaşması Çerçevesinde

Detaylı

T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI. 2012 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu

T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI. 2012 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI 2012 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu OCAK 2013 1.1 Araştırmanın Amacı Araştırmada, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geliştirme

Detaylı

oranları genel yapıyla benzerlik göstermekte ve yüzde 24,4 ile Orta Doğu dışındaki ülkelere göre oldukça düşük bir seviyede bulunmaktadır.

oranları genel yapıyla benzerlik göstermekte ve yüzde 24,4 ile Orta Doğu dışındaki ülkelere göre oldukça düşük bir seviyede bulunmaktadır. YÖNETİCİ ÖZETİ Türkiye de kadınların işgücüne katılımı 2008 yılı itibariyle yüzde 24 tür. Bu oranla Türkiye, Ortadoğu ülkeleriyle aynı grupta yer alırken Güney Avrupa ile Latin Amerika ülkelerinin, hatta

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1-Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak geride bıraktı.

Detaylı

ÇOK TARAFLI İLİŞKİLER VE AVRUPA BİRLİĞİ NİN GELECEĞİ KONFERANSI. Ümit Özlale

ÇOK TARAFLI İLİŞKİLER VE AVRUPA BİRLİĞİ NİN GELECEĞİ KONFERANSI. Ümit Özlale tepav Economic Research Policy Foundation of Turkey ÇOK TARAFLI İLİŞKİLER VE AVRUPA BİRLİĞİ NİN GELECEĞİ KONFERANSI Ümit Özlale 29 April 2011 2 Sunum Planı 1. Bölüm: İhracat performansımız Pazar genişlemesi

Detaylı

R KARLILIK VE SÜRDÜRÜLEB

R KARLILIK VE SÜRDÜRÜLEB ÜRETİMDE İNOVASYON BİLAL AKAY Üretim ve Planlama Direktörü 1 İleri teknolojik gelişme ve otomasyon, yeni niteliklere ve yüksek düzeyde eğitim almış insan gücüne eğilimi artıyor. Mevcut iş gücü içinde bu

Detaylı

tepav Kasım2012 N201280 DEEĞERLENDİRMENOTU ÜRÜN TİCARETİNİN FİNANSALLAŞMASININ TARIMSAL ÜRÜN VE GIDA FİYATLARINA ETKİLERİ

tepav Kasım2012 N201280 DEEĞERLENDİRMENOTU ÜRÜN TİCARETİNİN FİNANSALLAŞMASININ TARIMSAL ÜRÜN VE GIDA FİYATLARINA ETKİLERİ DEEĞERLENDİRMENOTU Kasım2012 N201280 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Efşan NAS ÖZEN 1 Araştırmacı, TEPAV Gıda ve Tarım Politikaları Araştırma Enstitüsü ÜRÜN TİCARETİNİN FİNANSALLAŞMASININ

Detaylı

T.C. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI TÜRKİYE İŞ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TUNCELİ İLİ 2008 YILI İŞGÜCÜ PİYASASI ARAŞTIRMASI SONUÇ RAPORU

T.C. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI TÜRKİYE İŞ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TUNCELİ İLİ 2008 YILI İŞGÜCÜ PİYASASI ARAŞTIRMASI SONUÇ RAPORU T.C. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI TÜRKİYE İŞ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TUNCELİ İLİ 2008 YILI İŞGÜCÜ PİYASASI ARAŞTIRMASI SONUÇ RAPORU ARAŞTIRMANIN KAPSAM VE AMACI İşgücü piyasasında ihtiyaç duyulan

Detaylı

M-CARE. Anket Sonuçları Raporu - Yönetici Özeti

M-CARE. Anket Sonuçları Raporu - Yönetici Özeti M-CARE Engelli ve Yaşlı Bireylere Evde Bakım ve Sağlık Hizmeti Sağlayıcılarının Mobil Eğitimi Anket Sonuçları Raporu - Yönetici Özeti İş Paketi No: İş Paketi Adı: İP2 Durum Taslak 1 Araştırma ve Analiz

Detaylı

Hem. Songül GÜNEŞ Akdeniz Üniversitesi Hastanesi 9.4.2014 1

Hem. Songül GÜNEŞ Akdeniz Üniversitesi Hastanesi 9.4.2014 1 Hem. Songül GÜNEŞ Akdeniz Üniversitesi Hastanesi 9.4.2014 1 Ameliyathaneler kendine özgü mimari dizaynları, çalışma koşulları ve ameliyathanede görev yapan personelleriyle çok özel merkezlerdir Ameliyathane

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

BOR İlçesi Mevcut Siyasi Durum Tespit Araştırması 24 ŞUBAT 2014

BOR İlçesi Mevcut Siyasi Durum Tespit Araştırması 24 ŞUBAT 2014 BOR İlçesi Mevcut Siyasi Durum Tespit Araştırması 24 ŞUBAT 2014 BOR İlçesi Mevcut Siyasi Durum Tespit Araştırması - 2014 1 1.1. ARAŞTIRMANIN ADI BOR İlçesi Mevcut Siyasi Durum Tespit Araştırması 1. 2.

Detaylı

Uyum Araştırması 2015

Uyum Araştırması 2015 Uyum Araştırması 2015 Araştırmamıza katıldığınız ve değerli vaktinizi ayırdığınız için teşekkür ederiz. Çeşitli üniversitelerin desteğiyle başka ülkelerden Türkiye ye göç etmiş kişilerin toplumsal, ekonomik

Detaylı

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik Video Başlığı Açıklamalar Süresi Yetkinlikler Liderlikte Güncel Eğilimler Konuşan Değil, Dinleyen Lider Son on yıl içinde liderlik ve yöneticilik konusunda dört önemli değişiklik oldu. Bu videoda liderlik

Detaylı

Bu yıl 2.si düzenlenen Euromoney Türkiye Finans ve Yatırım Forumu nda Akbank adına sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

Bu yıl 2.si düzenlenen Euromoney Türkiye Finans ve Yatırım Forumu nda Akbank adına sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Sayın Bakan, Değerli Konuklar, Bu yıl 2.si düzenlenen Euromoney Türkiye Finans ve Yatırım Forumu nda Akbank adına sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Forumun Türkiye hakkındaki genel

Detaylı

ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNE YÖNELMEDE AİLENİN VE BRANŞ SEÇİMİNDE CİNSİYETİN ROLÜ

ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNE YÖNELMEDE AİLENİN VE BRANŞ SEÇİMİNDE CİNSİYETİN ROLÜ ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNE YÖNELMEDE AİLENİN VE BRANŞ SEÇİMİNDE CİNSİYETİN ROLÜ Kamil AKBAYIR Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitimi A.B.D., VAN ÖZET: Bu çalışmada,

Detaylı

2014 Yerel Seçimleri Tekirdağ Kapaklı Siyasi Eğilim Araştırması

2014 Yerel Seçimleri Tekirdağ Kapaklı Siyasi Eğilim Araştırması 2014 Yerel Seçimleri Tekirdağ Kapaklı Siyasi Eğilim Araştırması ARAŞTIRMANIN AMACI Yaklaşan Belediye Başkanlığı seçimlerinde ortaya çıkacak tablonun önceden tahmin edilmesi araştırmanın en temeldeki amacı

Detaylı

BEDELLİ ASKERLİK ARAŞTIRMASI Nisan 2014

BEDELLİ ASKERLİK ARAŞTIRMASI Nisan 2014 BEDELLİ ASKERLİK ARAŞTIRMASI Nisan 2014 1 İçerik Giriş Yönetici Özet Bulgular Demografik Dağılım Askerlik Yapıp Yapmama Durumu 2011 Bedelli Yasasından Faydalanma Durumu Bedelli Askerlik Neden Çıkmalıdır

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 3

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 3 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 3 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 5. HAFTA 1.)MALİ PİYASALARIN ULUSLAR ARASI DÜZEYDE ENTEGRASYONU 1.1.Mali Piyasalarda Yaşanan Entegrasyon: Uluslar arası düzeyde

Detaylı

Türkiye de Kadın İstihdam Sorununa Çözümler LİZBON SÜRECİ ve KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ

Türkiye de Kadın İstihdam Sorununa Çözümler LİZBON SÜRECİ ve KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ Türkiye de Kadın İstihdam Sorununa Çözümler LİZBON SÜRECİ ve KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Kongresi Ankara, 25 Ağustos 2008 Y.Doç.Dr. İpek İlkkaracan İstanbul Teknik Üniversitesi Kadının

Detaylı

2012 YILI BALIKESİR İŞLETMELERİNİN SOSYO-EKONOMİK DURUM VE 2013 YILI BEKLENTİ ARAŞTIRMASI BALIKESİR TİCARET ODASI

2012 YILI BALIKESİR İŞLETMELERİNİN SOSYO-EKONOMİK DURUM VE 2013 YILI BEKLENTİ ARAŞTIRMASI BALIKESİR TİCARET ODASI 1 12 YILI BALIKESİR İŞLETMELERİNİN SOSYO-EKONOMİK DURUM VE 13 YILI BEKLENTİ ARAŞTIRMASI Şubat 13 2 ÖNSÖZ Değişen yerel ve ulusal ekonomik gündem paralelinde hazırlanan ve tamamen bilimsel esaslara göre

Detaylı

İŞGÜCÜ PİYASASI ARAŞTIRMASI BATMAN İLİ SONUÇ RAPORU

İŞGÜCÜ PİYASASI ARAŞTIRMASI BATMAN İLİ SONUÇ RAPORU İŞGÜCÜ PİYASASI ARAŞTIRMASI BATMAN İLİ SONUÇ RAPORU 1 İŞGÜCÜ PİYASASI ARAŞTIRMASI BATMAN İLİ SONUÇ RAPORU İÇİNDEKİLER ARAŞTIRMANIN KAPSAM VE AMACI... 2 BATMAN İLİNİN TEMEL İŞGÜCÜ PİYASASI BİLGİLERİ...

Detaylı

tepav Biyoteknolojide son yıllarda artan birleşme ve satın alma işlemleri ne anlama geliyor? Haziran2014 N201419 POLİTİKANOTU

tepav Biyoteknolojide son yıllarda artan birleşme ve satın alma işlemleri ne anlama geliyor? Haziran2014 N201419 POLİTİKANOTU POLİTİKANOTU Haziran2014 N201419 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Selin ARSLANHAN MEMİŞ 1 Yaşam Bilimleri ve Sağlık Politikaları Analisti Biyoteknolojide son yıllarda artan birleşme ve

Detaylı

PricewaterhouseCoopers CEO Araştõrmasõ

PricewaterhouseCoopers CEO Araştõrmasõ PricewaterhouseCoopers CEO Araştõrmasõ Yönetici Özeti Giriş PricewaterhouseCoopers õn 7. Yõllõk Global CEO Araştõrmasõ Riski Yönetmek: CEO larõn Hazõrlõk Düzeyinin Değerlendirilmesi, mevcut iş ortamõ ve

Detaylı

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR Mart 215 Hikmet DENİZ i İçindekiler Tablo Listesi... iii Grafik Listesi... iii 1. Giriş... 1 2. Türkiye'de Teşvik Belgesine Bağlı Yatırımlar... 1 3. Yatırımların Bölgesel

Detaylı

TİFDRUK BASKI OPERATÖRÜ

TİFDRUK BASKI OPERATÖRÜ TANIM Hazırlanmış tifdruk baskı silindirlerini makineye bağlayan, baskı ile ilgili ayarları ve baskı çıkış ayarlarını yapan, baskı sürecini kontrol eden, baskı bitiminde makinenin periyodik temizlik ve

Detaylı

Toplam Erkek Kadin 20 35.9. Ermenistan Azerbaycan Gürcistan Kazakistan Kırgızistan Moldova Cumhuriyeti. Rusya Federasyonu

Toplam Erkek Kadin 20 35.9. Ermenistan Azerbaycan Gürcistan Kazakistan Kırgızistan Moldova Cumhuriyeti. Rusya Federasyonu Doğu Avrupa, Orta Asya ve Türkiye de İnsana Yakışır İstihdamın Geliştirilmesi Alena Nesporova Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktör Yardımcısı Uluslararası Çalışma Ofisi, Cenevre Sunumun yapısı Kriz öncesi

Detaylı

Prof. Dr. F. Cankat Tulunay

Prof. Dr. F. Cankat Tulunay 1 Prof. Dr. F. Cankat Tulunay Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Klinik Farmakoloji Derneği Başkanı Baş Ağrısı Dereği Başkanı 2006 2 1.Araştırmanın Amacı Araştırmanın ana amacı, Türkiye genelinde kronik

Detaylı

2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ TÜRKİYE EKONOMİ KURUMU TARTIŞMA METNİ 2003/6 http://www.tek.org.tr 2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ Zafer Yükseler Aralık, 2003

Detaylı

Ekonomik Etki Değerlendirme Çalışması

Ekonomik Etki Değerlendirme Çalışması tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Turkcell Global Bilgi Erzurum Çağrı Merkezi Ekonomik Etki Değerlendirme Çalışması Nihai rapor sunumu 14 Eylül 2011, Erzurum Turkcell Erzurum Çağrı Merkezi

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Hollanda ya ihracat yapan 361 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI. 2011 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu

T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI. 2011 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI 2011 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu ARALIK 2011 1.1 Araştırmanın Amacı Araştırmada, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geliştirme

Detaylı