Bir yüz nakli kaç patent eder?

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Bir yüz nakli kaç patent eder?"

Transkript

1 On5yirmi5.com Bir yüz nakli kaç patent eder? Yazarlar gündemi nasıl değerlendirdi? Yayın Tarihi : 8 Temmuz 2014 Salı (oluşturma : 10/7/2015) Ali Bayramoğlu, Akif Emre, Nazif Gürdoğan, Leyla İpekçi, Ahmet Kekeç, Ahmet Taşgetiren, Mehmet Barlas, Okan Müderrisoğlu, Bekir Gür, Burhaneddin Duran, Etyen Mahçupyan bugün gündemle ilgili önemli konuları ele aldı... Ali Bayramoğlu: Seçim sonuçları malum, mesele sonrasında Ağustos'ta yapılacak seçimin sonuçları şimdiden malum. Tek bilinmeyen, Erdoğan'ın 1. turda mı yoksa 24 Ağustos'ta mı seçileceği. Seçim sonrasına ilişkin tartışmalar da aslında şimdiden malum. Bu tartışmalar Erdoğan'ın 'cumhurbaşkanlığı pratiği' üzerine yoğunlaşacaklar. Bu pratik ne olursa olsun Erdoğan muhalifleri 'anayasal ihlal ve otoriterleşme'den bahsetmeye kendilerini şimdiden hazırlıyorlar. Benzer bir şekilde AK Parti tarafı olanlar da, bu pratiğin doğal, anayasal sınırlar içinde olduğunu söylemeye şimdiden hazırlar. Evet, Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığında yeni bir rota tutturacağı açık. Hem halk tarafından doğrudan seçilecek olması buna işaret ediyor, bugüne kadar yaptığı açıklamalar ve verdiği tanımlar... Ve önümüzde iki ihtimal var. İlki iyi ihtimaldir ve şudur: Anayasal yapı siyasi yorum ve etkinlik açısından cumhurbaşkanlığına ilişkin yeni bir rotaya siyaseten müsaade edebilir. Erdoğan icrai sorumluluk alanına girmeden, bu konuda yetkili gibi davranmadan, başbakanla, hatta bakanlarla yoğun ve yönlendirici bir siyasi ilişki geliştirebilir. Dış politika önceliklerinde, genel politik istikamette stratejik şekillendirici olabilir. Tarafsızlık ilkesini zorlayacak bu durum kimileri tarafından rahatsız edici bulunacaktır. Ancak bu durum anayasal ihlale yol açmaz. Kötü ihtimale gelince... Uygulamada 'etkin cumhurbaşkanı' ile 'icracı cumhurbaşkanı' arasındaki sınır doğal olarak muğlak olacaktır. Tayyip Erdoğan'ın kişiliği, söylem tarzı, siyasi iddiası ve ağırlığı hızla bir savrulmaya,

2 anayasada hiç bir karşılığı olmayan fiili başkanlık sistemini üretmeye de yol açabilir. Bu, uzun süredir altını çizdiğimiz ve endişe ettiğimiz, ağır bir siyasi bunalıma ve devlet krizine yol açacak, her türlü riski barındıran kelimenin gerçek anlamıyla kötü ihtimaldir. Bu açıdan yakın geleceğe bakarken şunun altını da özellikle çizmekte fayda var: Cumhurbaşkanlığında yeni bir rota sadece Erdoğan'ın ve AK Parti'nin meselesi değildir. Türkiye'nin bulunduğu, özellikle seçimlerden sonra bulunacağı yer bir ara noktadır. Bu ara nokta dar, kaygan ve hareket etmeyi gerektiren kurumsal bir zemine işaret etmektedir. Hiç bir siyasi ve hukuki sorumluluk taşımadan devlet ideolojisini sürdürme ve devlet yapısını şekillendirme yetkisini elinde bulunduran, özetle 'vesayetçi bir güce' sahip, buna ek olarak halk tarafından doğrudan seçilmenin meşruiyetini taşıyan, bu meşruiyetin ifade ettiğinin tersine icrai yetkilerden tümüyle azade bir cumhurbaşkanı... Parlamenter çoğunlukla aynı partiden birinin cumhurbaşkanı olması bu koşullarda büyük ve kontrolsüz bir güce, muhalif partiden olması tam bir sistem blokajına işaret eder. Türkiye kurumsal ve demokratik dengeler açısından sorun yaşamak istemiyor, ileriye doğru hamle yapmayı arzu ediyorsa, cumhurbaşkanlığının bu yapısını değiştirmek zorundadır. Ya gerçekten parlamenter düzenin sembolik cumhurbaşkanlığına geçilmelidir. Ya da başkanlık düzenine doğru hareket edilmelidir. Hangisi hedef alınırsa alınsın temel olan kurumsal denge ve denetim sisteminin demokraktik hukuk devletinin değerlerine göre kurulmasıdır. Önümüzdeki dönem bir anlamda bunun da tartışması olacaktır. Anayasal rejim açısından ülke de bir geçiş haline girmek üzere... Bugün siyasi ve toplumsal muhalefet, Erdoğan'ı engellemek için saf mücadele olarak tanımladığı 'siyasetsiz siyaset stratejisi'yle bu geçişe gözlerini ve kulaklarını tıkamış bulunuyor. 12 Eylül eseri, son rötuşları hilkat garibesi haline dönen tehlikeli bir cumhurbaşkanlığı statüsünü savunuyor. Üstelik bunun hiç de doğru olmayan bir iddiayla, tarafsız ve sembolik cumhurbaşkanlığını muhafaza iddiasıyla yapıyor. Leyla İpekçi: Geleceğin inşasında gönül ve devlet Melâmet zevkini bizzât Rasûlullâh'tan aldığı söylenen büyük mutasavvıf Seyyid Muhammed Nur'ül Arabî Hazretlerinin defnedildiği yerdeydik. Doğu Makedonya'da Usturumca'da. 1887'de göçmüştü

3 Hazreti Pir. Şimdiyse apartmanlar arasında onun defnedildiği muhtemel noktayı saptamaya çalışan kasabalı dervişlerle bir aradaydık. İçimi bir hüzün kapladı. Sürgün edildiği Limni adasında ayağında kilolarca ağırlıktaki bukağıyla gömülen Niyazi Mısrî Hazretlerinin defnedildiği yeri de bugün bir marketle kafe arasında yitirip gitmiştik. Aşk şehidi olan bu hazretlerin asli mahalli elbet onları sevenlerin gönlü. Yine de onların 'diri'liğinin bizler için neye tekabül ettiğini, huzurlarında olmanın anlamını düşündükçe her biri 'canlı söz' olan bu hazretler için daha fazla bir şeyler yapılmasını istiyor insan. Balkanlar'da Türkiye'yle ortak işbirliği anlaşmaları, onarılacak tarihi eserler, istihdam imkanları, eğitim gibi faaliyetlerin ana izleğini eğer gönüllerin ihyası oluşturuyorsa... Bu Hazretlerin insanlığa kattığı değerlerin yeniden farkına varmakla başlamalıyız işe. Tevhid ehli bir Allah dostunun nefesiyle tüm bir toplum kalkabiliyor ayağa çünkü. Tahakkümle, sömürgecilikle, istismarla işgal etmek yerine kültürüyle, adaletiyle, barışçıllığıyla fethedebiliyor gönülleri... Gönül ihyası derken yalnızca kişilerin çabalarıyla oluşturulan sivil inisiyatiflerden bahsetmiyorum. Bir o kadar da devlet politikası olarak gerçekleştirilen uygulamalar var ve olmalı. Kuşkusuz bunun en iyi örneklerinden birini Tika'nın faaliyetleri oluşturuyor. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı'nın Ramazan'dan hemen öncesinde gerçekleşen Balkanlar seyahatimiz vesilesiyle buralardaki pek çok faaliyetine şahit oldum. Tevhid sosyolojisinin toplumdaki dinamiklerini belirlemeye yönelik düşünmeye çalıştığım önceki yazılarımda geniş ölçekli bir biz ruhunun simyasını nelerin oluşturduğuna ve bugünün dünyasında nasıl bir biz mayası tutturabileceğimize dair açılımları ele almıştım. Tika'nın yurtdışı faaliyetlerini bu anlamda somut bir örnek teşkil ediyor tam da. Çünkü devlet düzeyinde yapılanlar ve yapılması gerekenler bu maneviyat ittifakının çok önemli bir parçası. 90'ların başında kurulan Tika, Türk Cumhuriyetlerinin kendi iktisadi ve sosyal alt yapısını üretmesi ve kendi kimliklerini sağlıklı bir şekilde inşa etmesi için kültürel ve teknik katkılarda bulunuyordu. Eğitim, sağlık, restorasyon, tarımsal kalkınma, maliye, turizm, sanayi alanında faaliyetleriyle bugün Pasifik'ten Orta Asya'ya, Ortadoğu ve Afrika'dan Balkanlara, Kafkasya'dan Latin Amerika'ya kadar yüze yakın ülkede kalkınma merkezli işbirliği çalışmaları yürütüyor. Sadece okullar, hastaneler yapıp Prizren'de vakit namazı kılmaya gittiğimiz Sinan Paşa camisi gibi tarihi eserleri restore etmiyor. Balkan coğrafyasını ele alırsak mesela Bosna-Hersek'te, Kosova'da tarımsal kalkınma projeleri ile birçok kişi meslek sahibi oluyor, işletmeler kuruyor. Yine Mamuşa'da veya Karadağ'da yoğun eğitim faaliyetleri gerçekleştiriyor. Hayvancılık ve tarım alanında birçok faaliyete imza atarken örneğin Bosna Hersek'de balıkçılık enstitüsü kuruyor, arıcılık projeleri gerçekleştiriyor. Türkiye'nin önünü kesmek isteyen odakların boş durmadığı bu dönemde, Balkanlar'daki olumlu faaliyetleri suiistimal etmeye yönelik yayınlar ve itibarsızlaştırma girişimleri de mevcut. Örneğin Erdoğan'ın Işid'i ve terörü desteklediğine dair gençlere epey ajitasyon yapıldığına bizzat şahit oldum. Bu yayınlardan birinde Akif Emre'nin sözleriyle: 'Modern Balkanların tarihinde ilk kez

4 gerçekleştirilen kültürel çalışmalar bile gizli ve karanlık bir yapının tezahürlerine dönüştürülmüş. Gerek Türk gerekse Arnavut Müslümanların sivil toplum çalışmaları Türkiye'nin, daha doğrusu iktidarın birer ajan kuruluşları gibi sunulmuş. Bu kuruluşlar arasında tamamen resmi anlaşmalarla faaliyet gösteren Tika ve hatta Uluslararası Balkan Üniversitesi bile var.' Avrupa'dan İran'a, Suudi'lerden Amerika'ya hemen herkesin gözü ve eli Balkan coğrafyasındayken buralarda da gözle görülür bir belirsizlik, istikrarsızlık, kararsızlık duygusu hakim. İnsanlardaki güven ve emniyet duygusunun zayıflığı da cabası. Hal böyleyken önceki Balkan yazılarımda bahsettiğim 'biz ruhu'nu herhangi bir etnik çıkışlı faaliyet nasıl dolduramazsa, adalet içermeyen, tahakküme dayalı, tevhid şuurundan uzak bir faaliyetin de hakikate hizmet etmesi mümkün değil. Nazif Gürdoğan: İki yönetici bir yöneticiden daha doğru düşünür Tarihin bütün dönelerinde, kurum ve kuruluşlarda yöneticilerin belirlenmesi, yönetim bilimlerinde sürekli tartışılan konuların başında gelir. En büyük kuruluşun yönetiminden, en küçük kurumun yönetimine kadar, her yerde yönetim, bir yarışma, bir çatışma ve bir uzlaşma alanıdır. Nerede olursa olsun, her yönetimin amacı, iyilikleri özendirmek, kötülükleri önlemek, kurum ve kuruluşlarda bütünlüğü ve sürekliliği sağlamaktır. * Tarihin derinliklerine inildiğinde, yönetimin çok geniş bir alan içinde, sürekli gelişme yolunda olan, bir bilim dalı olduğu görülür. Bu bağlamda yönetim, kıyısız bir deniz gibi, sınırları bütünüyle bilinmeyen, politikadan kültüre her alanı kapsayan, sanatların en yaşlısı, bilimlerin en gencidir. Her alanda yol gösterici ve çığır açıcı yönetim, sanatlarda olduğu kadar, bilimlerden de yararlanmak zorundadır. * Hayatındaki yalınlığı, bilgisindeki derinliğe dönüştüren, yaşayışıyla yalınlığın olmadığı yerde derinlik olmaz diyen, Prof. Dr. Muhammed Hamidullah, 'İslam'da Devlet İdaresi' kitabında, İlk Halife'nin seçimindeki tartışmalardan yola çıkarak, tarihte, iki yöneticili, ortak yönetimlerin varlığını vurgular. Mısır'da Peygamber Musa ile kardeşi Harun, insanlık tarihi içinde 'iki yönetici'li, orta yönetimin başarıyla uygulanan ilk 'eş yönetici' örneğini verirler. * Büyük ya da küçük bütün kurum ve kuruluşların yönetiminde, her zaman her yerde uygulanabilen, tek ve değişmez bir model yoktur. Bu alanda bütün bilim ve sanat çevrelerine düşen görev ve sorumluluk, dünyanın barış ve güvenliğine katkıda bulunacak ve adalette İran'ın Nuşirevan'ından geride kalmayacak, bir yönetimin yolunu açmak ve yönetim sürecine yeni boyutlar kazandırmaktır. Öncü girişimci Michael Dell 'İki lider bir liderden daha iyi düşünür' diyerek, işletmelere iki eş başkanlı

5 yönetim önerir. * Dünyadaki ekonomik krizler ve toplumsal patlamalar, her ülkede geçmişte benzeri görülmeyen büyük göçler ve iç savaşlar, her ülkeyi sarsan silahlı terör eylemleri, kamu, özel ve gönüllü kurum ve kuruluşlarda, 'tek kişi' yönetimlerinden, en azından 'iki kişi' yönetimlerine geçmeyi zorunlu kılıyor. Dünyanın neresinde olursa olsun her kurum ve kuruluşta eşit yetkilere sahip iki yönetici, tek yetkili bir yöneticiden, her zaman daha sağlıklı ve daha uygulanabilir karar alır. * Bir yöneticinin yetkisi, gücünün sınırlarını aşarsa, kendi yetki alanını genişletir, yardımcılarının yetki alanlarını da daraltır. Yetki paylaşılmaz diyen, bütün yetkileri kendilerinde toplayan yöneticiler, hem yalnızlıklarını, hem de kusurlarını büyütürler. Kurum ve kuruluşlarda yetkilerini paylaşmayan yöneticiler, yönetilenler üzerindeki etkilerini yitirirler. Akif Emre: Liberal kibir Arap baharı denilen apolitik devrim sürecinde gerek Batılı, gerekse yerli siyasetçi, akademisyen, entelektüel ve iri iri söz söyleyen herkesin kurabildiği tek siyasal cümle İslam'ın siyasal ve toplumsal tekliflerine dair olanlardır; Müslüman bir toplumda Müslüman dünya görüşünün yeni süreçte nasıl rol alacağı anlamında değil bu cümleler. İslam'ın, Müslüman dünya görüşünün siyasal İslam yahut İslamcılık suçlamasıyla nasıl bertaraf edileceği kaygısı idi. Bu Batı merkezli siyaset ve toplum tasavvuru ve Batılı hegemonlar ve onunla iş tutan elitler için yeni bir durum değil. Arap baharında İslam ve siyaset tartışmalarının odağındaki anahtar kavram laiklik olmak üzere daha çok liberalizmin temel vaz geçilmezleri mevzu ediliyorken bunun karşısında 'İslam ne diyor', 'İslamcılar ne istiyor' sorularına da cevap arandı. Her ne kadar cevap aranmış gibi olsa da aslında liberal perspektiften muhtemel İslami taleplerin yargılanması, mahkûm edilmesi ve daha süreç bitmeden meşruiyetini yitirmesinin sağlanması amaçlanıyordu. Bu süreçte iki temel strateji dikkati çekti: Birincisi, Müslüman Arap toplumlarının dini inançlarına saygı esasına dayalı, onların temel taleplerine cevap verecek bir siyasal düzen kurulması istendiği intibaı verildi. İkinci olarak da Müslüman toplumların İslam'ı esas alan siyasal taleplerini liberal bakış açısıyla baştan mahkûm edilmesi hedeflendi. Apolitik devrimleri destekleyen küresel güçler İslam'ın küresel kapitalizme eklemleneceği, tehdit olmaktan çıkarılıp müşteri haline getirileceği bir coğrafya oluşturmak amacındaydılar. Bu amaçtan vazgeçilmiş değil. Bu süreçte ekonomik olarak faiz gibi temel konuların tartışılmaktan çıktığı küresel kapitalizme

6 eklemlenmiş Müslüman bir tüketim toplumu oluşturulmalıydı. Bunun siyasal temelini de liberal değerler belirlemeliydi. Sürecin tarihsel ve teorik üçlü saçağı olarak da modernite, kapitalizm ve sekülerlik temelli bir yapının inşasının bir aşaması olarak entelektüel tartışmalar epeydir yapılıyor. İslam ve liberalizm tartışmalarının teorik düzeyde Amerika'da 1980'lerde ciddi düzeyde çalışılmaya başlandığını ve kitaplar, projeler hazırlandığını belirtmekte yarar var. Modernleşmeye direnen, daha doğrusu modernleşemeyen son toplumsal-kültürel yapının Ortadoğu olduğu kanaatinin yeni olmadığı düşünüldüğünde Arap baharı sürecindeki mütehakkim, kibirli teorik tartışmaların neden bu kadar doğal karşılandığının tarihsel ve psikolojik nedenleri daha iyi anlaşılır. İslam alemini kapitalist dünya sistemine müşteri haline getirmeye, eklemlemeye, alternatif olma imkanını baştan bertaraf etmeye yönelik seküler modern tasarım iptal edilmiş değil. Muhtemelen pratikte bir tür fabrika ayarlarına dönüş yaşandı ve bu coğrafya bir müddet daha şiddet sarmalından çıkamayacak. Moderniteyi mutlak veri kabul ederek liberal değerlerle İslam siyaset ve toplum düşüncesini yargılama cüretini kendinde gören akademik ve entelektüel piyasa Türkiye'de de geçerli. Üstelik devlet erki içinde etkinliğini, toplumsal ayrıcalıklığını yitiren Kemalist erkin siyaset kibri, yerini, yeni dönemde liberal aydınların çok da yavan kalan teorik kibrine terk etmiş görünüyor. Temel, ilkesel hiç bir şey söylemeden her duruma uygun argümanlarla, her durumda haklı çıkmanın sihirli anahtarını elinde tutan liberal aydınların kibri son dönemde öfkeye dönüşmüş görünüyor. Bu öfke patlaması iktidarın başaramadıklarından, hatta hatalarından çok 'başarılarından' kaynaklanıyor. Paradoksal görünen bu durumun sebebi; liberal, seküler entelijansiyanın önemli ölçüde genlerinde taşıdığı Kemalist sınıf geçmişinin ayrıcalıklı konumunun yeni dönemde keyfini çıkaramaması. Dünyada İslami hareketlerin, İslamcılığın genel olarak İslami taleplerin hataları, yanlışları ve daha çok da pratik başarısızlıklarından yola çıkarak geliştirilen siyaset eleştirisi şaşmaz biçimde sekülerizm ve liberalizm eksenli yapılıyor. Türkiye için de benzer bir durum geçerli. Her durumda kendini hiç de sorgulama zahmetine girmeyen liberaller, adeta İslam düşüncesini istedikleri gibi liberal değerlerle uzlaştırma, ne kadar yakın olup olmadıklarını sorgulama hakkını elinde tutuyor. Entelijansiyanın bu mütehakkim ve de mütekebbir haline karşı her itiraz radikalizm şablonuyla mahkûm edilebiliyor kolayca. Türkiye'de yaşanan farklılık hem liberal öfkenin kaynağından, hem iktidarın doğasından kaynaklanıyor. Türkiye'nin serbest piyasaya adapte edilmesi, eklemlenmesi sanılanın aksine toplumsal karşılığı olmayan liberaller eliyle değil muhafazakârlar eliyle gerçekleşti. Bu süreç özellikle sol-liberal kesimin siyasal erk ve güç kullanımı anlamında etkin olmadığı bir güç ve zenginlik oluşumunu getirdi. Bu durum teorik hedeflerin pratikte politik hasımlar eliyle gerçekleştirilmesi çelişkisini doğurdu.

7 Muhafazakâr kesimin kendine güveni geldikçe bu gücü kullanmaktan kaçınmaması, etkinliğini genişletirken aynı zamanda devletleşmesi temayülünü doğurdu. Bekir Gür: Bir yüz nakli kaç patent eder? TÜBİTAK, 2012 yılından beri Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi yayınlıyor. Böylece, Türkiye nin en girişimci ve yenilikçi 50 üniversitesi belirleniyor. Geçen hafta, 2014 yılı endeksi açıklandı. Zamanlama Manidar! Geçen iki yıl olduğu gibi bu yıl da endeks, üniversite tercih döneminde yayınlandı. Bunun tesadüf olmadığını yapılan açıklamalardan biliyoruz. Böyle bir endeksin tercih döneminde yayımlanmasının anlamı gayet açık: Öğrencilerin tercihlerini yönlendirmek. Peki, bu endeks, tercihleri yönlendirmeye uygun bir araç mı? İşte bu sorunun cevabını bilmiyoruz. Çünkü endeksin tam olarak ne ölçtüğünü veya kullanılan göstergelerin nasıl ağırlıklandırıldığını bilmiyoruz. Yapılan açıklamaya göre, endeksin amacı, girişimcilik ve yenilikçilik odaklı rekabetin artmasını sağlamak. Endeks, belli göstergeler üzerinden üniversiteleri rekabet ettirmenin, toplamda üniversitelerin girişimcilik ekosisteminin gelişmesini hedefliyor. Peki, bu düz serbest piyasacı mantığın gerçek dünyada öngörüldüğü gibi çalışıp çalışmayacağına ilişkin elimizde herhangi bir veri var mı? Bunu bilmiyoruz. Bu, elinizdeki gösterge setinin buna ne derece müsait olup olmadığı ve daha ötesi araştırma ve yükseköğretim sisteminizin yapısal görünümünün böyle bir rekabetin oluşmasına izin verip vermemesi gibi birçok konu ile ilişkilidir. Dahası, bu tür bir endeksin, Türkiye gibi seçkinci bir yükseköğretim sisteminden kitlesel ve evrensel bir yükseköğretim sistemine henüz kavuşan ve çok sayıda yeni üniversitenin olduğu bir ülkede, şartları zaten iyi olan bazı oyuncular hariç toplam sistem üzerine etkisi, negatif olabilir. Göstergeler Endeks beş boyuttan oluşuyor: Bilimsel ve teknolojik araştırma yetkinliği (%20); fikri mülkiyet havuzu (%15); işbirliği ve etkileşim (%25); girişimcilik ve yenilikçilik kültürü (%15); ekonomik katkı ve ticarileşme (%25). Bu beş boyut altında 23 gösterge sıralanmış. Örneğin, girişimcilik ve yenilikçilik kültürü başlığı altındaki göstergelerden biri şudur: Lisans ve lisansüstü seviyesinde girişimcilik, teknoloji yönetimi ve inovasyon yönetimi ders sayısı. Bu göstergenin oluşturulmasındaki varsayım şudur: Bir üniversitede girişimcilik, teknoloji yönetimi

8 ve inovasyon yönetimi konulu dersler olursa, o üniversite daha girişimci ve yenilikçidir. Açıkçası, bu varsayımın herhangi bir bilimsel temeli var mıdır, ben şahsen bilmiyorum. Zaten, endeks dolayısıyla, üniversitelerimizin tamamında bu tür dersler olacağı konusunda da kimsenin şüphesi olmasın. Dolayısıyla, bu göstergenin, endeksin amacına uygun olup olmadığı konusunda şüpheliyim. Bir diğer gösterge, Teknoloji Transfer Ofisi yapılanmasının varlığı dır. Oysa, TTO ların ne derece girişimciliğe hizmet ettiği de meçhul.. ABD de yapılan bilimsel araştırmalar, belli başlı bazı üniversiteler hariç TTO ların kârlı olmadığını gösteriyor. Rekabetçi Üniversite Benim asıl vurgulamak istediğim husus, endeksin amacı ile göstergeler arasındaki uyum ya da uyumsuzluk değil, endeksin nasıl bir üniversite modeliyle hareket ettiğidir. Endeksin, ağırlıklı olarak, faydacı ve rekabetçi bir üniversite modeline dayandığı aşikâr. Bu modelin sosyal bilimleri ve hatta kamusal hizmet üreten tıp fakültelerini bile ikinci plana ittiği görülüyor. Dahası, son yıllarda kapitalist dünyada bir fetiş haline getirilen girişimci üniversite nin sokaktaki insana ne faydası olduğu, tartışmalıdır ve tartışılmalıdır. YÖK, üniversiteler, Türk Patent Enstitüsü, TÜİK, TÜBA, KOSGEB, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Kalkınma Bakanlığı tarafından sağlanan veriler, açık olmadığı için teyit edemiyoruz. Ahmet Taşgetiren: Kumpas ve kumpas! Camia nın medyası haberi Hizmete kumpas başlığı ile veriyor. Hadise, il emniyet müdürlüklerine gönderilen bir savcılık talimatı ile ilgili. Ankara Cumhuriyet Savcısı Serdar Coşkun un başlattığı soruşturma kapsamında Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanı Turgut Aslan, 30 ilin emniyet müdürlüğüne savcılığın taleplerini içeren belgeleri gönderiyor. Yazıda talep edilen tüm bilgi ve belgelerin en kısa sürede gönderilmesi isteniyor. Radikal.com.tr nin haberine göre Gülen cemaatinin silahlı gücünün olup olmadığının araştırılmasının istendiği yazıda şu cümlelere yer veriliyor: Fethullah Gülen ve cemaatinin elinde silahlı bir güç bulunup bulunmadığı, ordu, jandarma, MİT ve emniyet birimleri içerisindeki cemaate bağlı/üye olanların silahlı bir eyleme kalkışmaları halinde hükümeti yıkabilecek veya anayasayı ortadan kaldıracak güçlerinin olup olmadığının belirlenmesi... Talimat yazısında ayrıca Cemaat üyelerinin Türkiye nin son 10 yılında işlenen önemli olaylara azmettiren, yardım eden ya da doğrudan suç işleyen sıfatıyla katılıp katılmadıklarının belirlenmesi, cemaat üyelerinin rolleri bulunduğu iddia edilen Aziz Santoro cinayeti, Hrant Dink in öldürülmesi, Danıştay saldırısı, Zirve Kitabevi Katliamı, Necip Hablemitoğlu ve Üzeyir Garih in öldürülmesi gibi olaylar ile irtibatlarının araştırılması talebi de yer aldı. Yazıda cemaatin arşivinin bulunması istenerek, İstihbarat birimleriyle irtibat kurulup cemaatin tuttuğu arşivlerin bulunduğu yerlerin

9 tespit edilerek acil olarak aramalar yapılması ve elde edilecek delillerin değerlendirilmeye tabi tutulması... ifadesine yer veriliyor. Yazıda ülke çapında eş zamanlı arama ve delil elde etmek için ayrıntılı çalışma yapılması da isteniyor. Talimatta, eski emniyet müdürleri Hanefi Avcı, Emin Aslan, Celal Uzunkaya, Faruk Ünsal ve Orhan Özdemir in mağdur sıfatıyla ifadelerinin alınması talep ediliyor. Terörle Mücadele Daire Başkanlığının talep yazısında Ahmet Şık ın İmamın Ordusu, Hanefi Avcı nın Haliçte Yaşayan Simonlar gibi kitapların da temin edilip gönderilmesi isteniyor. Zaman da haber Acil operasyon yapın, gizli tanık bulun, masum insanları silahlı örgüt üyesi gösterme girişimi gibi, Taraf ta İktidar çıldırdı, Cadı avı 18 yaşın altına indi başlıklarıyla verilmiş. Olay önemli. Hükümet, Paralel yapı hadisesinin peşini bırakmıyor. Bizzat Başbakan, bütün konuşmalarında Cumhurbaşkanı olduğunda da bu yapı ile mücadeleyi sürdüreceğini ifade ediyor. Kumpas, kumpas... Belli ki Hükümet, bir kumpasla karşı karşıya olduğu kanaatiyle her şeyi sil baştan yapmaya çalışıyor, buna karşılık Camia da, kendisini bir kumpasla karşı karşıya görüyor. Hükümetin bu olayla karşılaştığından bu yana, 7 Şubat mıdır, öncesi midir, Aralık tarihleri midir bilmem, ama içerden vurulduğunu, belki arkadan hançerlendiğini düşündüğü günden beri, Camia yı, Paralel yapı tanımlamasıyla etkisizleştirme amacında olduğu muhakkak. Bizzat Başbakan ın söylemi, psikolojik anlamda bir çözme operasyonu niteliği arzediyor, ayrıca, devlet içinde de tasfiyeler gerçekleşiyor. Bu süreçte, kurunun yanında yaşın da yanması durumu var mı? Korkarım ki var. Mesela bir bakanlığın müsteşarı ve yardımcısı görevden alındı, biliyorum ki, Camia ile ilgileri yoktu, olay bana intikal ettirildi, Ak Parti nin ileri gelenlerinden birisini aradım, ilgilendi, Maalesef böyle şeyler oluyor dedi. Evet oluyor, hatta bilinir ki, böyle dönemlerde, acayip jurnaller gerçekleşir ve bazan, kılıç en yakındakilerin boynunu vurur. Burada Camia adına ortaya konan tepkilerde, traji-komik bir durumun ortaya çıktığını da görmemek imkansız. Şöyle ki: Tepkinin ana ekseni Suç üretimi üzerine oturuyor. Yani, iktidarin, Camia dan bir silahlı örgüt üretmeyi amaçladığı iddia ediliyor. Bunun için savcılık ve emniyetin operasyonu yürüttüğü kanaati var. Bu suçlama, tam da Camia nın emniyet ve yargıdaki paralel yapılanmasına izafe edilen şey değil mi? Hükümet tam da bunun için, yargıda, emniyette paralel yapıyı dağıtma düşüncesiyle üstüste operasyonlar yapmıyor mu?

10 Ahmet Kekeç: Senden daha dalkavuğu geldi mi? Bu kadar düştünüz mü? Dalkavukluk un ne olduğunu Ahmet Hakan Coşkun dan öğrenecek kadar düştünüz mü? Efendim, Samsun dan başlayan kutlu yolculuk Erzurum mitingiyle taçlandırılınca, Ahmet Hakan Coşkun a da gün doğmuş. Hani Bandırma vapuru da olsaymış, tam olacakmış diyerek işi mavraya dökmüş. Müthiş bir dalkavukluk yazısı yazmış. Hepimiz okumalıymışız. Bir internet sitesi böyle diyor. Ben okumadım. Hürriyet gazetesi üyelik uygulaması başlattığı için, bu müthiş gazetenin müthiş yazarlarını okuyamıyorum. Dolayısıyla, Ahmet Hakan Coşkun un müthiş mavra yazısını ertesi gün, ilgili sitede gördüm. Hemen söyleyeyim: Mustafa Kemal-Vahdettin Han dilemmasına dayalı bir tarih yorumu olduğunu düşünen bu cahil çocuğu daha ne kadar ciddiye alacaksınız? Mustafa Kemal eleştirisi ve Vahdettin Han sevgisi vakıa... Bu durum, ne yazık ki, bir tarih yorumu oluşturmuyor. Kaldı ki, Mustafa Kemal, eleştirilmekle birlikte, reddedilen bir şahsiyet değildir. Konumuz, dalkavukluk... Dalkavukluk, Erdoğan, kurtuluş savaşı güzergâhında miting yapıyor. Bunun sembolik bir anlamı olmalı demek değildir. Böyle bir tespit yaparsan dalkavuk olmazsın ama periyodik aralıklarla (iki ayda bir) Aydın Bey i aradım. Bodrum daydı. Tatilini kesip bana birtakım açıklamalarda bulundu dersen, dalkavuk olursun. Patronunun aldığı ihaleleri ve düşük maliyetli kredileri es geçip, başkalarının patronunu kalemine dolarsan, dalkavuk olursun. Aynı zamanda tetikçi olursun İşçi hakkı, grev, sendika, emeğin bedeli diye tutturursan... Peki, kardeşlik... Niye bunlardan bir tanesi senin patronunun işletmelerinde yok? sorusuna cevap vermezsen, dalkavuk olursun. Deniz Baykal için, Konuşması hakikaten şahaneydi, hakikaten mükemmeldi, hakikaten ikna ediciydi dersen, Baykal dalkavuğu olursun. Kemal Kılıçdaroğlu için, Erdoğan karşısında avını gözleyen bir boksör gibiydi. Vurduğu yerden ses getiriyordu! dersen, Kılıçdaroğlu dalkavuğu olursun.

11 Muhtıracılar için, Ne yani, ötesini söylemeyecek miyiz? dersen, darbe dalkavuğu olursun Uzatılabilir ama burada kesiyorum. Maksat hasıl olmuştur. Hani özür muhterem? Özür diledi mi? Ben mi görmedim? Yalan ve iftiranın hükmü ağırdır. Bunu Türkçe Meal in müellifi Ali Bulaç bilmez mi? Çok iyi bilir hem de... O halde ettiği iftiradan dolayı neden özür dilemiyor? Hatırlayacaksınız, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu nun ağzından demeç uydurmuştu. Uydurduğu demeci yorumlayarak, bir de muhataplarının ruhi bozukluk içinde olduklarını söylemişti. (Hiçbir ahlaki sorumluluk gözetmeden demeç uydur. Sonra otur bu demecin üzerine yorumlar döşen... Ne güzel memleket.) İftira, yalan, gıybet, kul hakkı, kara çalma... Kur an mealinin altında imzası bulunana Ali Bulaç ta artık hepsi var. Efendim Ali Bulaç bizleri muhatap almıyormuş. Özür dileme çağrılarımıza bu yüzden cevap vermiyormuş. İhaleler konusunda muhatap almıştı ama... Kendini acındıran birtakım açıklamalar yapmıştı... Belediyelerden cüzi miktarda (asgari ücret civarındaymış) danışmanlık ücreti aldığını, ihalelere arkadaş kuruluşlarının girdiğini, bedava bilet kullanmadığını söylemişti... ( Neden bedava bilet kullanıyorsun? diyen varmış gibi...) İhale denilince teyakkuza geçen Ali Bulaç, kul hakkı konusunda niye muhatap almıyormuş bizleri? İftira atmıyoruz. Mehmet Barlas: Maliye Bakanım Batman'da 'Çatı'ya yeni aday mı arıyordu? Maliye Bakanı Mehmet Şimşek Batman'da teravih namazı için geldiği camide çocuklarla sohbet

12 ederken elini öpmeye gelen 12 yaşındaki Abdullah Kaya'ya "What is your name" diyerek ismini İngilizce sormuş... Çocuğun cevap verememesi üzerine de İngilizce öğretmenlerine gönderme yapmış, - Yazık, günahtır... İngilizce öğretmenlerine mesaj veriyorum. Bu çocuk Allah için ya, 2 yıl eğitim görüyor. İki cümleyi zor kurdu... İki yıldır İngilizce öğretim gören çocuklar demek ki bir şey öğrenememişler, demiş. Haberi okurken ilk anda Mehmet Şimşek'in dışarıdan "Çatı"ya yeni bir cumhurbaşkanı adayı aradığını zannettim... Hani "Hem yabancı dil bilsin, hem de herkesi kucaklasın" benzeri kriterler söz konusu ya Çatı'nın cumhurbaşkanı adayı seçiminde... Aslında bu "Aday seçimi" seçiciler için her dönemde sorunlar yaratmıştır... Okuma yazma bilmek... Mesela Rahmetli Orgeneral Fahrettin Altay Konya'da Ordu Müfettişiyken, 1930'larda Ankara'dan "Çok Gizli" damgası taşıyan bir yazı gelir... Milletvekili seçimleri dolayısıyla Fahrettin Altay'ın Konya'dan bir aday bulması ve Ankara'ya göndermesi istenilmektedir... Seçilmesi değil atanması söz konusu bu milletvekili adayının çiftçi olması, köylülerin temsil edildiğini göstermesi için milletvekili olduktan sonra da TBMM'de de şalvar giymesi ve okuma yazma bilmesi gibi şartlar aranmaktadır. Fahrettin Altay bir köyde bu şartlara uygun bir aday bulur... Ona "Okuman yazman var mı" diye sorduğunda "Evet Paşam" cevabını alınca da "Öyleyse benim otomobilimin plakasında yazanları oku bakalım" der... Milletvekili adayı Fahrettin Altay'ın bu isteğine itiraz eder: - Okuma yazma biliyoruz dediysek de profesör değiliz herhalde, der... Neden biz böyle değiliz? Bu yabancı dil bilmek merakı da bizde çok yaygın bir huy... Anlatılırdı... Adı etrafında sayısız fıkralar üretilen bir eski Cumhurbaşkanı İngiltere'yi ziyaret ederken kendisine refakat eden Milli Eğitim Bakanı'nı yanına çağırmış, - Sayın Bakan, herhalde sen de dikkat etmişsindir... Bu ülkede çocuklar bile İngilizce konuşmayı öğrenmişler... Neden bizim çocuklar da böyle değil, diye azarlamış Milli Eğitim Bakanı'nı... Bakarsınız yakın bir gelecekte özellikle siyaset dünyasında aday arayanlar "Yabancı dil bilmek" yanında "Meslek hayatında başarılı olmak" benzeri kriterlere de ağırlık verirler. Ama siyaset hayatında birilerinin kendileri dışındaki herhangi bir kişiyi başarılı görmeleri mümkün olabilir mi? Ayrıca "Şark"ta ve "Eski Dünya"da başarı, beraberinde her çeşit belayı da getirir. "Başarı" müthiş bir

13 ayıraçtır. Burhanettin Duran: Dış politikada "taraf olmamak" Cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken dış politika, adayların polemik konusuna dönüşmekte. CHP ve MHP'nin çatı adayı İhsanoğlu'nun diplomasi birikimi, AK Parti'nin Ortadoğu politikasına eleştiri getirmesini kolaylaştırıyor. İhsanoğlu konuşmalarında, Türkiye'nin "mezhepçiliğe" karşı durması ve Ortadoğu'da "taraf olmaması" gerektiğini vurguluyor. Bu eleştiri, CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun Ortadoğu'yu "bataklık" olarak niteleyen ve Hükümeti mezhepçi politika yürüterek bu bataklık içinde boğulmakla suçlayan yaklaşımının paralelinde bir değerlendirme. Ancak İhsanoğlu tarafsızlık söyleminde, İslam İşbirliği Teşkilatı'ndaki kendi geçmiş açıklamalarını da aşarak "Türkiye Filistin konusunda taraf olmamalıdır" noktasına vardı. Kuruluş sebebi Filistin konusu olan bir örgütün eski genel sekreterinin bu konuma gelmesi de ilginç... Dış politikada tarafsızlık söylemi, iç siyasette seslendirilen "Siyaset üstü cumhurbaşkanı" temasının hemen yanında yer almakta... Aslında iç ve dış siyasette "tarafsızlık" konumları birbirlerini besleyen seçim propaganda malzemesi olarak kullanılıyor... Ve Erdoğan'ın siyaset tarzının, cumhurbaşkanlığı profilinin bir karşı tezi gibi sunuluyor. Belki de bu sunumdaki temel zaaf, Erdoğan'a tepki gösteren bir mahiyet içermesi... Daha önemlisi ise Cumhurbaşkanlığının Türkiye siyasi hayatında sürekli siyasi bir yer olduğunu ve tarafsız olmadığını gözden kaçırmasıdır. Mustafa Kemal Atatürk'ten Celal Bayar'a, Turgut Özal ve Süleyman Demirel'den Ahmet Necdet Sezer'e bütün cumhurbaşkanları siyasetin içindeydi. Türkiye'nin bütün kritik siyasi konularında belirleyici oldular... Sezer'in AK Parti karşısında neredeyse muhalefetin işlevini üstlendiğini hatırlayalım... Peki bugün dış politikada tarafsızlık mümkün mü gerçekten... Cumhurbaşkanı kimin seçildiğinden ya da hangi partinin iktidara geldiğinden bağımsız olarak Türkiye'nin dış politikası yeni bir vasata ulaştı.

14 Ulaşılan bu vasat hem AK Parti'nin aktif dış politika arayışının sonucuydu hem de bölgesel meydan okumaların gerekliliğiydi. AK Parti, son on yılda, Kemalist paradigmanın "pasif dış politika" anlayışını dönüştürerek Türkiye'nin sınırlarının Hakkari ve Edirne'den savunulamayacağını öne sürdü. Böylece, AK Parti'nin "yeni dış politikası" ülkeyi, çevresindeki bölgelerle entegre olmaya götüren bir yolda ilerledi. Ekonomik rasyonalitesi olan bu entegrasyon, bu saatten sonra geri çevrilemez bir yerde... Ne tür bir aktif bir politika yürütüleceği tartışılabilir elbette... Nitekim Arap Baharının Ortadoğu'ya getirdiği kaotik ortamda Türkiye, "Komşularla sıfır sorun" uygulamasını istese de devam ettiremez hale geldi. Zira bölge önce bir demokrasi dalgasına tanıklık etse de kısa süre içinde karşı-devrim tufanına sürüklendi. Böyle bir ortamda Türkiye, Suriye'de Esad rejiminin halkını bombalamasına ve Irak'ta Maliki'nin Şiileştirme politikasına karşı bir tavır takındı. İç ve dış politika arasındaki ayrım silikleştiğinden seçim ortamında AK Parti'nin Suriye ve Irak politikaları siyasi kutuplaşmanın konusu haline geliyor. Okan Müderrisoğlu: Yeni dönem kimleri ön plana çıkaracak? Türkiye hakikaten yeni bir döneme hazırlanıyor. Zira pek çok şey değişmeye aday. Ekipler, iş yapma biçimleri, yerleşik kalıplar... Özellikle ekonomide köklü değişiklikler bekleniyor. Hali hazırda bir geçiş dönemi yaşadığımız için "olmazsa olmaz" veya "vazgeçilmez" gibi görünen kişiler de bir süre yola devam edecek. Ama onlar da üslupları da tarzları da değişecek. Kuşkusuz değişmeyecek olanlar da var. Temel doğrular gibi... O doğrular; ülkenin önceliklerine uymayan, iç korkularla beslenen, dış kaygılarla şekillenen doğrular olmayacak. En başta muhakeme ve özgüven alanı yeniden inşa edilecek. Teoriden ziyade pratiğe bakarak fikir üreten, insan odaklı karar veren, risk yönetmesini bilenler ön plana çıkacak. *** Son dönemde, özellikle Merkez Bankası'nın bağımsızlığı ve faiz politikasındaki esnekliği üzerinden sürdürülen tartışmalara tanık oluyoruz. Siyaset kurumunun eleştiri ve uyarıları karşısında

15 kurumların geleceğini düşündüğünü söyleyenlere rastlıyoruz. Onlar, ekonomideki istikrarı, ülkeyi yönetenlerden daha fazla önemsediklerini savunuyorlar. Sistemi emanet ettikleri bürokratları, siyasetçinin karşısında konuşlandırıp, hariçten gaz veriyorlar. Evet kurumlar, gelenekler, ekipler çok önemli. Lakin, bürokrasinin kale duvarları arkasına çekildiği, tüm politikalarını tehdit algılamaları üzerine bina ettiği yapıların sürdürülebilirliğinden bahsedilemez. Bunu, siyasetçinin söylemesi ise bağımsızlığın ipotek altına alınması gibi sunulamaz. *** Hep söylüyorum, kurumsal kapasitesine, uzman kalitesine diyecek bir şey yok. Merkez Bankası, kalifiye isimlerle çalışıyor. Ancak, sıcak piyasa dinamiklerini, siyasi refleksleri gerçek manada ölçemiyorlar. Finans otoriteleri ile akıl ve bilgi paylaşırken reel sektöre sadece karar dikte ettiriyor, ikna olmuyor, ikna etmeye çalışıyorlar. Bir örnek vermek gerekirse... Merkez Bankası kaynaklı aşağıdaki analize kim itiraz edebilir ki? Diyorlar ki... "Kredi büyümesindeki artış, gelişmekte olan ülkelerde cari dengeyi, gelişmiş ülkelere kıyasla daha fazla etkilemektedir. Kredi büyümesi, finansal derinliğin sığ olduğu ekonomilerde cari dengedeki bozulmayı hızlandırmaktadır. Cari işlemler dengesini iyileştirmeye dönük para politikası araçları ve makro ihtiyati önlemler, finansal derinliğin düşük seviyelerinde daha etkin çalışmaktadır." Etyen Mahçupyan: Kimliksel aptallık Geçen hafta içi yazdığım Çalıyorlar ama çalışıyorlar başlıklı yazım çok eğlenceli yorumlara neden oldu. Yazı son dönemde özellikle muhafazakar kesimin AKP karşıtı cenahında tedavülde tutulan ve açıklayıcı bir tespit olduğu sanılan bir önerme ile ilgiliydi. Buna göre insanlar AKP nin çaldığını bilmelerine rağmen ona oy vermişlerdi çünkü bu partinin hizmet sunduğunu düşünmekteydiler. Bu değerlendirmenin hiç karşılığı olmadığını söyleyemeyiz. Örneğin Hizmet Hareketi nin son kertede yerel seçimde AKP ye oy vermiş olan yüzde ellisi belki de bu görüştedir. Ama iktidara destek veren ve yüzde 44 ortalama oyu sağlayan asıl kitle için, bu değerlendirmenin iki ayağı da sakat. Bu kesim AKP nin çaldığını, hele Başbakan ın bu tür işlerin içinde olduğunu düşünmüyor. Ama parti içinde ve

16 muhtemelen Bakanlar arasında rüşvet ve benzeri uygunsuz işlere bulaşanların varlığından emin olan kabaca bir yüzde elli var. Bunu saha çalışmalarından görmek mümkün Diğer taraftan AKP nin verdiği hizmetlerden de genelde büyük bir memnuniyet olmasına karşın, bu partinin aldığı desteğin çok daha temel bir nedeni bulunuyor: Muhafazakar kesim Cumhuriyet in başından bu yana ilk kez merkezi fethetmenin eşiğinde. Bunun özgürlükler, haklar ve refah anlamında ucu açık anlamları ve yaratmış olduğu beklentiler var. AKP ile birlikte Türkiye nin geri dönüşü mümkün olmayan bir biçimde olumlu yönde değişebileceği, ama bunun en azından bir on yıla daha ihtiyacı olduğu görülüyor. Dolayısıyla AKP bu insanların henüz yaşanmamış geleceğinin habercisi ve garantisi. Muhafazakarlar bu partiye oy verirken şu ana kadar elde edilmiş olan ve gelecekte elde edilebilecek olan kazanımların tümden kaybedilme tehlikesini terazinin bir kefesine koyuyor. Erdoğan cumhurbaşkanlığı adaylık konuşmasında boşu boşuna davadan söz etmiyor. Daha önce de boşu boşuna bizim bir misyonumuz var dememişti. Tabii ki ortada sahici bir kitle ve sahici bir kimlik mevcut Yani bu dava ve misyonun Müslümanlarla ve İslami kimlikle doğrudan bağlantısı var. Ama onları sabitleştirerek, geçmiş bir kimliksel anlayışın kazığına bağlayarak değil Onların kendi değişim irade ve maceralarına saygı göstererek ve sahip çıkarak. Geleceğin nasıl bir Müslümanlık yaratacağını bilmiyoruz ama AKP bugünün Müslümanlarına geleceğe kendilerinin karar verebilecekleri mesajını ve şimdiden o belirsiz geleceğe giden yolu açmanın taahhüdünü veriyor. Nihayet ilginç bir durum daha var. Muhafazakar kesim hizmet yaratmaya yönelik enformel para akışının kötü bir şey olduğunu düşünmüyor. Bunu etik açıdan eleştirebiliriz ama gerçekliği tahrif etmeye kalkmak pek akıllıca olmaz. Niçin diye merak ettiğinizde ise, cevabın hizmet olgusunu aştığını, muhafazakarların gücünü tahkim eden, geleceği yakınlaştıran bir işleve gönderme yaptığını görüyorsunuz. Eğer Türkiye yi anlama gibi bir derdiniz varsa, yaşananları ve algıyı söz konusu öznelerin dünyasının içinden bakarak değerlendirmeniz gerekir. Muhafazakarlar çalmayı makbul veya normal bulmuyorlar. Ama çalmanın nötr bir tanıma sahip olmadığını, yaşanan kavga içinde araçsallaştığını, belirli siyasi amaçları ima ettiğini de görüyorlar. Dolayısıyla onlar da bu kavramı yeniden tanımlıyor ve zihinlerindeki siyaset terazisinde ona hak ettiğinden fazla ağırlık vermiyorlar. Buradan çıkan sonuç, muhafazakarların geleceğinin sahiplenilmesi sadece AKP ye kaldığı sürece, bu kesimin iktidara açık kart sunma ihtimalinin yüksek olduğudur. Eğer siyasi partileri ve aydınlarıyla muhalefet şu anki apaçık akılsız siyasetini sürdürecek olursa, bu açık kartın daha da gönül rahatlığıyla verileceğinden kimsenin kuşkusu olmasın. AKP karşıtlığı bugün yaşam biçimi ile ideolojik tutumun bütünleştiği bir aptallaşma süreci içerisinde siyasallaşıyor. Muhalefet olma becerisi göstermekte zorlanan bir siyasallaşma bu Yenilgi psikolojisinin yapısallaştığı ve çaresizliğe dönüştüğü bir iklimde, AKP nin yanlışlarına işaret etmenin siyaset olduğu sanılıyor. Oysa toplum basit bir soru soruyor: Sizlerin gelecek tahayyülü nedir? Bu tahayyülün bizimle bir ilgisi var mıdır?

17 Bu dökümanı orjinal adreste göster Bir yüz nakli kaç patent eder?

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI Sürdürülebilirlik vizyonumuz 150 yıllık bir süreçte inşa ettiğimiz rakipsiz deneyim ve bilgi birikimimizi; ekonomiye, çevreye, topluma katkı sağlamak üzere kullanmak, paydaşlarımız

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr Aylık Süreli Elektronik Yayın ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı Bakan İslam, 2015 yılı sonuna kadar, yurt ve yuvalarda şu anda kalmakta olan bin civarında çocuğumuzun da çocuk evlerine geçişini

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 HAZİRAN 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur

Detaylı

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması 4 Kasım 2015 Not: bu dosyada iletilen veriler görselleştirilirken slide da belirtilen logo, örneklem bilgisi (n=) ve Ipsos

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

1: EKONOMİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER...

1: EKONOMİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER... İÇİNDEKİLER Bölüm 1: EKONOMİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER... 1 1.1. Ekonomi, İhtiyaç, Kıtlık ve Tercih... 1 1.2. Mal, Hizmet ve Fayda... 3 1.3. Üretim Faktörleri... 3 1.3.1. Emek... 4 1.3.2. Doğa... 4 1.3.3.

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI KEMAL KILIÇDAROĞLU NUN KONUK KONUŞMACI OLDUĞU TOPLANTI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI 1 ARALIK 2014 İZMİR Cumhuriyet Halk Partisi nin çok değerli Genel Başkanı ve çalışma arkadaşları,

Detaylı

Başbakan Erdoğan'ın adaylığı dünya basınında

Başbakan Erdoğan'ın adaylığı dünya basınında On5yirmi5.com Başbakan Erdoğan'ın adaylığı dünya basınında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ın AK Parti tarafından cumhurbaşkanı adayı olarak açıklanması, uluslararası basında geniş yankı buldu. Yayın Tarihi

Detaylı

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 ARAŞTIRMA GRUBU Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 Bu rapor Mayıs-2011 araştırmasının II. kısmıdır. Araştırmanın bu kısmında;

Detaylı

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları 2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları Virpi Einola-Pekkinen 11.1.2011 1 Strateji Nedir? bir kağıt bir belge bir çalışma planı bir yol bir süreç bir ortak yorumlama ufku? 2 Stratejik Düşünme Nedir?

Detaylı

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015 Sayın YÖK Başkanı, Üniversitelerimizin Saygıdeğer Rektörleri, Kıymetli Bürokratlar ve Değerli Konuklar, Kalkınma Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan Yükseköğretimin Uluslararasılaşması Çerçevesinde

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015 Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 215 BÜYÜME DÜŞMEYE DEVAM EDİYOR Zümrüt İmamoğlu* ve Barış Soybilgen ** 13 Nisan 215 Yönetici Özeti Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Sanayi Üretim Endeksi (SÜE)

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 26 Kasım 2014 İstanbul, Sabancı Center TÜSİAD İş Dünyası Bakış Açısıyla Türkiye de

Detaylı

Altın Ayarlı İslâmi Finans

Altın Ayarlı İslâmi Finans Altın Ayarlı İslâmi Finans 09 Ağustos 2011 Salı Uluslararası platformlarda paranın İslâmileştirilmesi konusu epeydir gündemde. Paranın İslâmileştirilmesinden kasıt para ile ilgili ne varsa, ekonomik faaliyetlerden

Detaylı

T.C. İSTANBUL KALKINMA AJANSI

T.C. İSTANBUL KALKINMA AJANSI T.C. İSTANBUL KALKINMA AJANSI Bölgesel Yenilik Stratejisi Çalışmaları; Kamu Kurumlarında Yenilik Anketi İstanbul Bölgesel Yenilik Stratejisi Kamu Kurumlarında Yenilik Anketi Önemli Not: Bu anketten elde

Detaylı

MEDYA ENTELEKTÜEL PAYLAŞIM PROGRAMI

MEDYA ENTELEKTÜEL PAYLAŞIM PROGRAMI MEDYA ENTELEKTÜEL PAYLAŞIM PROGRAMI İstanbul Enstitüsü Hakkında İstanbul Enstitüsü, toplumsal, iktisadi ve siyasal alanlarda yenilikçi bilgi ve fikirler üretmek amacıyla yüksek kaliteli, nesnel ve derinlemesine

Detaylı

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ 12 Eylül Darbesi 1973 seçimlerinden 1980 yılına kadar gerçekleşen seçimlerde tek başına bir iktidar çıkmadığından bu dönem hükümet istikrarsızlığı ile geçen bir dönem olmuştur.

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

GÜZ DANIŞMANLIK'ı sizlerle tanıştırmak ve faaliyetlerini sizlerle paylaşmaktan onur duyuyorum.

GÜZ DANIŞMANLIK'ı sizlerle tanıştırmak ve faaliyetlerini sizlerle paylaşmaktan onur duyuyorum. Değerli Yönetici, GÜZ DANIŞMANLIK'ı sizlerle tanıştırmak ve faaliyetlerini sizlerle paylaşmaktan onur duyuyorum. "Yaşamboyu Öğrenme" ilkesi çerçevesinde bireylerin, çeşitli sektörlerdeki işletmelerin,

Detaylı

(DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı)

(DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı) GAU AKADEMİK PERSONEL AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ FORMU Prof.Dr. Meltem DİKMEN CANİKLİOĞLU Kastamonu 01/08/1962 Profesör 07/12/2010 (DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı) İzmir Ekonomi

Detaylı

GELECEĞE HAZIRLIK REHBERİ. www.ticaret.edu.tr

GELECEĞE HAZIRLIK REHBERİ. www.ticaret.edu.tr GELECEĞE HAZIRLIK REHBERİ www.ticaret.edu.tr BAŞKAN IN MESAJI Yoğun bir sınav dönemine hazırlanacak ve sonrasında geleceğinize yön vereceğiniz bir tercih yapacaksınız. İstediğiniz bölümü kazanmak için

Detaylı

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları,

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Ankara Forumunun beşinci toplantısını yaptığımız için çok mutluyum. Toplantıya ev sahipliği

Detaylı

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ ------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (İSTTP); TASAM öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devletlerin temsilcileri ile dünyanın

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ 16 Prof. Dr. Atilla ERALP KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ Prof. Dr. Atilla ERALP ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Kopenhag Zirvesiyle ilgili bir düşüncemi sizinle paylaşarak başlamak

Detaylı

MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600 Faks: (312) 441 7490

MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600 Faks: (312) 441 7490 MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600 Faks: (312) 441 7490 www.metropoll.com.tr Yerel seçimlerden sonra ülke gündeminde

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası STRATEJİK VİZYON BELGESİ SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası Yakın geçmişte yaşanan küresel durgunluklar ve ekonomik krizlerden dünyanın birçok ülkesi ve bölgesi etkilenmiştir. Bu süreçlerde zarar

Detaylı

İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI

İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI 2023 e 10 Kala Kamu Üniversite Sanayi İşbirliği Bölgesel Toplantısı nda konuya yönelik düşüncelerimi ifade etmeden önce sizleri, şahsım ve İstanbul

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNE 50 GÜN KALA TÜRKİYE DE SON SİYASİ DURUM

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNE 50 GÜN KALA TÜRKİYE DE SON SİYASİ DURUM CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNE 50 GÜN KALA TÜRKİYE DE SON SİYASİ DURUM CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNE 50 GÜN KALA TÜRKİYE'DE SON 1 SİYASİ DURUM Web: Eposta: bilgi@tusiar.com Adres: Yenişehir Mahallesi Hastane Caddesi

Detaylı

JENS STOLTENBERG İLE SÖYLEŞİ: NATO-RUSYA İLİŞKİLERİ VE BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK

JENS STOLTENBERG İLE SÖYLEŞİ: NATO-RUSYA İLİŞKİLERİ VE BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK JENS STOLTENBERG İLE SÖYLEŞİ: NATO-RUSYA İLİŞKİLERİ VE BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, TPQ yla gerçekleştirdiği özel söyleşide Rusya ile yaşanan gerginlikten Ukrayna nın

Detaylı

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir 30 Haziran 2014 ÇALIŞMANIN AMACI Kutuplaşma konusu Türkiye de çok az çalışılmış olmakla birlikte, birçok Avrupa ülkesine

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

Stratejik Plan 2015-2019

Stratejik Plan 2015-2019 Stratejik Plan 2015-2019 Bu Stratejik Plan önümüzdeki beş yıl Bezmiâlem in gelmesini umut ettiğimiz yeri ve buraya nasıl geleceğimizi anlatan bir Vizyon Belgesidir. 01.01.2015 Rektör Sunuşu Sevgili Bezmiâlem

Detaylı

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr ANKARA KALKINMA AJANSI www.ankaraka.org.tr TÜRKİYE'NİN En Genç Kalkınma Ajansı Ankara Kalkınma Ajansı bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak, bölgenin rekabet gücünü artırmak ve gelişimini hızlandırmak

Detaylı

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz, Türkiye nin Siyasi Gündemine paralel konuların ele alınarak halkın görüşlerini tespit etmek ve bu görüşlerin NEDENİ ni saptamak adına

Detaylı

Teknoloji Transfer Ofisi

Teknoloji Transfer Ofisi Teknoloji Transfer Ofisi Sağlık Bilimlerinde Etkin ve Multidisipliner Bilimsel Proje Hazırlama Eğitim Giriş ve Sunuş 06.03.2015 MEDİPOL Üniversitesi İçerik İMÜ TTO Tanıtımı Girişimci ve Yenilikçi Üniversite

Detaylı

N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR. 26 Kasım 2015

N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR. 26 Kasım 2015 N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR 26 Kasım 2015 SİYASİ İRADENİN ÖNÜNDE İKİ SENARYO Kapsamlı bir reform ve kalkınma hareketine girmek Toplumsal barış Çözüm süreci Yeni anayasa Başkanlık arayışı ve kutuplaşma

Detaylı

10 Ağustos. Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Yazılı Medya Araştırması. 18 Ağustos 2014. 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimi Yazılı Medya Araştırması

10 Ağustos. Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Yazılı Medya Araştırması. 18 Ağustos 2014. 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimi Yazılı Medya Araştırması 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Yazılı Medya Araştırması 18 Ağustos 2014 İÇİNDEKİLER 1. SUNUŞ... 3 2. ADAYLAR HAKKINDA ÇIKAN HABERLER NASIL SUNULDU?... 3-4 2.1 HABERLERİN ADAYLARA GÖRE DAĞILIMI...

Detaylı

Dr. Zerrin Ayşe Bakan

Dr. Zerrin Ayşe Bakan Dr. Zerrin Ayşe Bakan I. Soğuk Savaş Sonrası Dönemde Yeni Güvenlik Teorilerine Bir Bakış: Soğuk Savaş'ın bitimiyle değişen Avrupa ve dünya coğrafyası beraberinde pek çok yeni olgu ve sorunların doğmasına

Detaylı

İKİNCİ YIL ÜÇÜNCÜ YIL

İKİNCİ YIL ÜÇÜNCÜ YIL ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ BÖLÜMÜ LİSANS DERS PROGRAMI (II.Öğretim) 101 İktisada Giriş I 2 0 2 4 102 İktisada Giriş II 2 0 2 4 103 Genel Muhasebe I 2 0 2 4 104 Genel Muhasebe II 2 0 2 4 105

Detaylı

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Daha kapsayıcı bir toplum için sözlerini eyleme dökerek çalışan iş dünyası ve hükümetler AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Avrupa da önümüzdeki

Detaylı

ÜSİMP TTO TECRÜBE PAYLAŞIMI. ÖMER BAYKAL, GAZİ TTO 26 Temmuz 2013, ASO

ÜSİMP TTO TECRÜBE PAYLAŞIMI. ÖMER BAYKAL, GAZİ TTO 26 Temmuz 2013, ASO ÜSİMP TTO TECRÜBE PAYLAŞIMI ÖMER BAYKAL, GAZİ TTO 26 Temmuz 2013, ASO Gazi TTO nun Amacı Gazi Üniversitesi bünyesindeki bilimsel ve teknolojik bilginin toplumsal faydaya ve ekonomik değere dönüşümünü ve

Detaylı

2000 li Yıllar / 6 Türkiye de Dış Politika İbrahim KALIN Arter Reklam 978-605-5952-27-3 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

2000 li Yıllar / 6 Türkiye de Dış Politika İbrahim KALIN Arter Reklam 978-605-5952-27-3 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011 Seri/Sıra No 2000 li Yıllar / 6 Kitabın Adı Türkiye de Dış Politika Editör İbrahim KALIN Yayın Hazırlık Arter Reklam ISBN 978-605-5952-27-3 BBaskı Tarihi Ağustos-2011 Ofset Baskı ve Mücellit Ömür Matbaacılık

Detaylı

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Dünyada yaşanan ekonomik kriz liderlik stillerinde de değişikliğe yol açtı. Hay Group'un liderlik stilleri üzerine yaptığı araştırmaya göre, özellikle

Detaylı

Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye

Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye Nükleer Enerji Santralleri ve Türkiye nin Enerji Politikası Ortak Paydalar Ortadoğu ve Kuzey Afrika da ki rejimlerin

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

Eskişehir Sanayi Geliştirme Merkezi SANGEM 19 Ağustos 2009

Eskişehir Sanayi Geliştirme Merkezi SANGEM 19 Ağustos 2009 Eskişehir Sanayi Geliştirme Merkezi SANGEM 19 Ağustos 2009 SANGEM, bir ESO kuruluşudur Neden SANGEM? Eskişehir Sanayi Odası ESO nun öncü girişimiyle kurulan ve kâr amaçsız (non-profit) bir kuruluş olan

Detaylı

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) 6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU İslam Ülkelerinde Çok Boyutlu Güvenlik İnşası ( 06-08 Mart 2015, Serena Hotel - İslamabad ) Güvenlik kavramı durağan değildir.

Detaylı

ETTOM e-bülten SAYI 1

ETTOM e-bülten SAYI 1 ETTOM e-bülten SAYI 1 TEKNOLOJİ TRANSFERİ NEDİR? Teknoloji Transferi; kamu, özel sektör, araştırma ve eğitim kuruluşları, sivil toplum örgütleri gibi paydaşlar arasında bilgi, deneyim ve teçhizat akışı

Detaylı

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Medya ve İletişim Merkezi İstanbul Enstitüsü İstanbul Enstitüsü

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

ÇALIŞMA RAPORU KONU: TURİZM YÖNETİMİ PROGRAM: TURİZM YÖNETİMİ VE PLANLAMA TÜRÜ/SÜRESİ: LİSANSÜSTÜ DİPLOMA, 04/10/2010 01/10/2011

ÇALIŞMA RAPORU KONU: TURİZM YÖNETİMİ PROGRAM: TURİZM YÖNETİMİ VE PLANLAMA TÜRÜ/SÜRESİ: LİSANSÜSTÜ DİPLOMA, 04/10/2010 01/10/2011 ÇALIŞMA RAPORU KONU: TURİZM YÖNETİMİ PROGRAM: TURİZM YÖNETİMİ VE PLANLAMA TÜRÜ/SÜRESİ: LİSANSÜSTÜ DİPLOMA, 04/10/2010 01/10/2011 HAZIRLAYAN: MURAT KOÇAK Müfettiş KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI Teftiş Kurulu

Detaylı

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü, 24 Kasım 2011 Perşembe günü Üniversitemiz Merkez Kampüsü Hünkar Salonu nda, hem Üniversitemizin

Detaylı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33 i Bu sayıda; Kısa vadeli Dış Borç Stoku, Merkez Bankası Net Döviz Pozisyonu rakamları Uluslararası Yatırım Pozisyonu, Ve İmalat Sanayi

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİM YORUMLARI VE SONRASINDA BİZİ BEKLEYENLER

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİM YORUMLARI VE SONRASINDA BİZİ BEKLEYENLER 11 AĞUSTOS 2014 CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİM YORUMLARI VE SONRASINDA BİZİ BEKLEYENLER Türkiye de 10 Ağustos ta ilk olarak Türk halkı Cumhurbaşkanı nı seçmek için sandık başına gitti. Seçim sonucuna göre, Başbakan

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

MISIR IN SİYASAL HARİTASI

MISIR IN SİYASAL HARİTASI MISIR IN SİYASAL HARİTASI GÖKHAN BOZBAŞ Kırklareli Üniversitesi Afrika Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi MISIR IN SİYASAL HARİTASI HAZIRLAYAN GÖKHAN BOZBAŞ Kapak Fotoğrafı http://www.cbsnews.com/

Detaylı

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN SYMES IN " TÜRKİYE DE ENFLASYON DİNAMİKLERİ: FIRSATLAR VE RİSKLER KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN SYMES IN  TÜRKİYE DE ENFLASYON DİNAMİKLERİ: FIRSATLAR VE RİSKLER KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN SYMES IN " TÜRKİYE DE ENFLASYON DİNAMİKLERİ: FIRSATLAR VE RİSKLER KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI 10 Nisan 2015 İstanbul, Martı Otel Sayın Misafirler, Değerli Katılımcılar

Detaylı

TTI TriMetrix. Kişisel Yetenekler Versiyonu 1..2011

TTI TriMetrix. Kişisel Yetenekler Versiyonu 1..2011 TTI TriMetrix Kişisel Yetenekler Versiyonu D 1..2011 Türkiye Ana Distribütörü Barbaros Bulvari, Ertugrul Sitesi, No 133, Kat 5, Daire 11, 34349 BESİKTAS - ISTANBUL - TURKIYE +90 (212) 258 7625 / +90 (212)

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI!

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI! İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI! Türkiye nin önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul Aydın Üniversitesi

Detaylı

SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR!

SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR! SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR! Şehir ve Medeniyet İÇGÜDÜSEL DEĞİL, BİLİNÇLİ TERCİH: ŞEHİR Şehir dediğimiz vakıayı, olguyu dışarıdan bir bakışla müşahede edelim Şehir denildiğinde herkes kendine göre bir

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Y jenerasyonunun internet bağımlılığı İK yöneticilerini endişelendiriyor. Duygusal ve sosyal becerilere sahip genç profesyonel bulmak zorlaştı. İnsan

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011 Seri/Sıra No 2000 li Yıllar / 8 Kitabın Adı Türkiye de Eğitim Editör Bekir S. GÜR Yayın Hazırlık Arter Reklam ISBN 978-605-5952-25-9 Baskı Tarihi Ağustos-2011 Ofset Baskı ve Mücellit Ömür Matbaacılık Ömür

Detaylı

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Ali Aslan Almanya son on yıllarda her şeyden önce Müslüman ağırlıklı devletlerden gelen göçmenler yoluyla dini ve kültürel

Detaylı

Yaprak Özer İndeks İçerik İletişim Danışmanlık CEO. Öncelikleriniz iletişim stratejinizi de değiştirir

Yaprak Özer İndeks İçerik İletişim Danışmanlık CEO. Öncelikleriniz iletişim stratejinizi de değiştirir Yaprak Özer İndeks İçerik İletişim Danışmanlık CEO Öncelikleriniz iletişim stratejinizi de değiştirir Küresel finans sektörü, barındırdığı risklerden dolayı geçtiğimiz yıl birçok şirket için belirsizliklerle

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

HAKKIMIZDA Şirketimiz, akademik ve uzman kadrosuyla siyasal, sosyal, medya, piyasa (pazar), yerel yönetimler, gizli müşteri vb. araştırmalar, eğitim ve proje geliştirme alanlarında genel danışmanlık hizmetleri

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

AB Destekli Bölgesel Kalkınma Programları

AB Destekli Bölgesel Kalkınma Programları T.C. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü AB Destekli Bölgesel Kalkınma Programları Aralık 2004 AB Bölgesel Programları Dairesi Başkanlığı

Detaylı

Batı Toplumuna İlk Kez Rakip Çıkardık

Batı Toplumuna İlk Kez Rakip Çıkardık Batı Toplumuna İlk Kez Rakip Çıkardık İslam Coğrafyasının en batısı ile en doğusunu bir araya getiren Asya- Afrika- Balkan- Ortadoğu Üniversiteler Konseyi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde resmen kuruldu.

Detaylı

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi

Detaylı

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013).

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013). Takdim Biliyor musunuz? Bir televizyon haberine göre Türkiye de 2014 yerel seçimlerinde muhtar adaylarıyla birlikte 830 bin kişinin aday olması bekleniyordu. Bu, Türkiye de yaklaşık her 90 kişiden birinin

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

TÜRKİYE DE AVRUPA-ŞÜPHECİLİĞİ Türk Halkının AB Konusundaki Şüpheleri, Kaygıları ve Korkuları

TÜRKİYE DE AVRUPA-ŞÜPHECİLİĞİ Türk Halkının AB Konusundaki Şüpheleri, Kaygıları ve Korkuları TÜRKİYE DE AVRUPA-ŞÜPHECİLİĞİ Türk Halkının AB Konusundaki Şüpheleri, Kaygıları ve Korkuları Açık Toplum Enstitüsü Boğaziçi Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Komisyonu Boğaziçi Üniversitesi Avrupa

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KALİTE KURULU BİLGİ NOTU

YÜKSEKÖĞRETİM KALİTE KURULU BİLGİ NOTU YÜKSEKÖĞRETİM KALİTE KURULU BİLGİ NOTU Yükseköğretim Kalite Kurulunun Kurulma Nedeni Yükseköğretimde yapısal değişikliği gerçekleştirecek ilk husus Kalite Kuruludur. Yükseköğretim Kurulu girdi ile ilgili

Detaylı

E-kitap: Yerel ve Küresel Boyutlar. Serdar Katipoğlu

E-kitap: Yerel ve Küresel Boyutlar. Serdar Katipoğlu E-kitap: Yerel ve Küresel Boyutlar Serdar Katipoğlu giriş Aydınlanma dönemin insanlığa ve uygarlığa kazandırdığı ve bizim de bugün içinde sektör olarak çalıştığımız kütüphaneler 90 lı yıllardan beri kendi

Detaylı

AĞUSTOS 2015 TÜRKİYE GÜNDEMİ VESEÇMEN EĞİLİMİ ARAŞTIRMASI SONUÇ RAPORU 25 AĞUSTOS 2015

AĞUSTOS 2015 TÜRKİYE GÜNDEMİ VESEÇMEN EĞİLİMİ ARAŞTIRMASI SONUÇ RAPORU 25 AĞUSTOS 2015 ARGETUS ARAŞTIRMA, DANIŞMANLIK, EĞİTİM, PROJE VE ORGANİZASYON AĞUSTOS 2015 TÜRKİYE GÜNDEMİ VESEÇMEN EĞİLİMİ ARAŞTIRMASI 25 AĞUSTOS 2015 Mehmet Akif Mah.Recep Ayan Cad. Günaydın Sok. No:6 Kat:3 Çekmeköy

Detaylı

Mühendislik Fakültelerinde Araştırma Süreçlerinin Teknoloji Transferi Ekosistemine Katkıları

Mühendislik Fakültelerinde Araştırma Süreçlerinin Teknoloji Transferi Ekosistemine Katkıları Mühendislik Fakültelerinde Araştırma Süreçlerinin Teknoloji Transferi Ekosistemine Katkıları Mühendislik Fakültelerinin Araştırma ve Teknoloji Transferi Ekosistemine Katkılarının Değerlendirilmesi Paneli

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

Endi eli yimserlik Kamuoyu Beklentilerinde Pozitif Trend Devam Ediyor Genel Seçim Sürecine AKP Önde Giriyor, CHP Takipte de Bahar Havasý Türkiye nin LoveMarklarý Arçelik-Adidas-Nokia-LCWaikiki-Beko Türkiye

Detaylı

İlyas Güven EROĞLU «Bizim köklerimizi CHP den kazımaya ne onun gücü yeter ne ömrü yeter!» Kılıçdaroğlu nun özde CHP lileri!

İlyas Güven EROĞLU «Bizim köklerimizi CHP den kazımaya ne onun gücü yeter ne ömrü yeter!» Kılıçdaroğlu nun özde CHP lileri! İlyas Güven EROĞLU «Bizim köklerimizi CHP den kazımaya ne onun gücü yeter ne ömrü yeter!» Kılıçdaroğlu nun özde CHP lileri! CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen in kurşunlanmasının

Detaylı