BA IMSIZ YA AM VE SINIRLARI OLANAKLARI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BA IMSIZ YA AM VE SINIRLARI OLANAKLARI"

Transkript

1 BA IMSIZ YA AM VE SINIRLARI BAKIMA MUHTAÇ YA LILAR VE YA AM OLANAKLARI ANTALYA VE ÇEVRES NDE YA AYAN BAKIMA MUHTAÇ YA LILAR ÜZER NE AMP R K ARA TIRMA PROF. DR. SMA L TUFAN 1

2 ÖNSÖZ Hastal k, engellilik veya zamanla ortaya ç kan bedensel güçsüzlük nedeniyle günlük ya am etkinliklerinde k s tl, bu yüzden ba ka kimselerin yard m na veya bak m na ihtiyaç duyan ya l lar n durumuyla ilgili bilgiler ve onlar n durumunu aç klayan uygun bir teorik perspektif, ya l lara ve onlar n bak m yapan bireylere daha iyi ya am ko ullar n n yarat lmas na katk sa layacakt r. Bak ma muhtaç ya l lar n say s, demografik geli melere ba l olarak artmaktad r. Bu yüzden nas l, hangi ko ullarda ve kimler taraf ndan bak mlar n n yap ld na bilimsel cevaplar verilmeye çal lmaktad r. Ba ms z Ya am ve S n rlar adl bu ara t rma, ya l lar odak noktaya koyarak bu sorular, Antalya ve çevresinde ya ayan bak ma muhtaç ya l lar aras ndan seçilen bir denek grubuna yöneltilen sorulardan elde edilen verilere dayanarak cevaplamaya çal maktad r. Kurumsal bak m alt ndaki ya l lar n say s azd r. Ço u, burada gayri resmi sosyal destek a olarak adland r lan ili kiler içinde bak lmaktad rlar. Bu yüzden sosyal destek a n n kapsam ve sa laml, ya l lar aç s ndan büyük önem ta maktad r. Kapsam, yard mlar n türünü ve çe itlili ini, sa laml ise süreklili ini ifade etmektedir. Di er taraftan ya l lara yönelik profesyonel bak m hizmetlerinin, ya l lar n beklentilerine uygun ekillerde organize edilebilmeleri ve yürütülebilmeleri, bak m kurumlar n n bu destek a yla yapaca i birli ine ba l d r. Kurumsal bak m hizmetleri, bu i birli i ile ya l lar n ihtiyaçlar na daha iyi ve uygun ekilde tasarlanabilmektedir. Ya l bak m hizmetlerinde ba l ca hedef, bir taraftan daha masrafl olan kurumsal bak mlar azaltmak, di er taraftan kurumsal bak m a n yayg nla t rarak, gerekli olan durumlarda devreye girebilmesini sa lamakt r. Kurumsal bak mlar n ev d nda ve evde olmak üzere iki boyuta sahip bir hizmet anlay yla tasarlanmalar gerekti i al nmal d r ve ya l lar n evde bak m n destekleyici nitelikte olmalar sa lanmal d r. Böylece hem kamusal giderlerde tasarruf yarat lacakt r, hem de ya l lar n beklenti ve ihtiyaçlar na daha iyi cevap verebilen kurumsal bak m hizmetleri ço alacakt r. Ara t rmalar, bu ya l lar n, kendi evlerinde bak lmay tercih ettiklerini göstermektedir. Evdeki bak m n yetersiz kald veya mümkün olmad durumlarda, bak m görevi kurumlara aktar lmal d r. Bu aç dan bak ld nda, ara t rma kapsam nda ula lan bulgular n, bak m kurumlar aç s ndan da önem ta d anla lmaktad r. Öte yandan yeni bulgular toplum aç s ndan da anlaml d r. Çünkü ya l l kta bak ma muhtaçl k probleminden toplum çe itli ekillerde etkilenmektedir. Sa l k, ekonomi, sosyal güvenlik sistemlerinin yan s ra, kad n, aile, çocuk gibi farkl sosyal gruplara 2

3 olumsuz etkiler yapt kan tlanm t r. Bu yüzden toplumun üstesinden gelmek zorunda oldu u, ça m z n en önemli sosyal problemlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bu ara t rman n nihai hedefi, bak ma muhtaç ya l lar n sosyal risklerini azaltmak ve buna yönelik bütün giri imleri desteklemektir. Böylece ya l l kta bak ma muhtaçl k problemini mümkün olabildi ince sosyal risk çerçevesinin d na çekmeye çal maktad r. Tabii ki bir tek ara t rma ile bu hedefe ula mak mümkün de ildir. Buna ra men elde edilen yeni bilgiler, bu yöne do ru at lan ilk ad mlardan biri olarak görülmelidir. Bu ara t rman n olu turdu u temel üzerine, di er ara t rmac lar sa lam bir teorik-pratik binan n in as na ba layabilirler. Böyle bir ara t rma, çe itli organizasyon, kurum, kurulu ve uzmanlar n katk s olmadan yap lamazd. Bu yüzden ara t rmaya çe itli ekillerde katk sa layan bütün kurumlara ve bireylere te ekkür ederim. Öncelikle T.C.Ba bakanl k Devlet Planlama Te kilat na ve TÜBITAK a sa lad klar olanaklardan, Antalya ve çevresindeki sa l k ve sosyal hizmet kurumlar nda görev yapan uzmanlar m za bak ma muhtaç ya l lara ula abilmede yapt klar yard mlardan ve Akdeniz Üniversitesi Hem irelik Yüksekokulu ö rencilerinden olu an anketör ekibimize ara t rman n ba ar yla sonuçland r lmas na katk s olan çal malar ndan dolay te ekkür ederim. Ara t rmada eme i geçen, burada adlar yla sayamad m herkese te ekkür ederken, özellikle zor durumlar na ra men bizi evinde a rlayan, sorular m za sab r ve itinayla cevap veren, böylece ara t rman n gerçekle mesinde en büyük pay sahibi olan ya l lar m za ve onlar n ailelerine te ekkür eder, bu ara t rman n, onlar n hayat nda olumlu de i imler yaratacak olan giri imlere yol açmas n temenni ederim. Doç. Dr. smail Tufan 3

4 çindekiler ÖNSÖZ... 2 Ç NDEK LER... HATA! YER ARET TANIMLANMAMI G R B L MSEL ÇALI MALAR GAYR RESM SOSYAL DESTEK A I B L MLER ARASI ÇALI MALARIN ÖNEM ARA TIRMANIN TASARIMI KONU TANIMLAR METOT Görü me Görü meciler Denekler TEOR K POZ SYON Engellilik ve Bak ma Muhtaçl k Demografik Geli meler BA IMIZ YA AM KONSEPT Tipik Günlük TEMEL Ya am ETK NL KLER Ara t rma Enstrüman n n Tasar m ÇEVRE VE YA AM ALANLARI NSAN-ÇEVRE- L K S BAKIMA MUHTAÇLARIN YA AM ALANI: EV! KONUTLARIN YÜZÖLÇÜMÜ VE ODA SAYISI KAMET B Ç MLER BAKIMA MUHTAÇLIK SÜRES KONUTTA KAMET SÜRES TOPLUMSAL BÜTÜNLE ME VE BOYUTLARI BAKIMA MUHTAÇ YA LILARIN SOSYAL DURUMU SOSYODEMOGRAF K ÖZELL KLER GEL R DURUMU BAKIMA MUHTAÇLIK SEBEPLER BAKIMA MUHTAÇLIKTA RUHSAL HASTALIKLAR MEDEN DURUM VE RUHSAL SA LIK YA FAKTÖRÜNÜN BAKIMA MUHTAÇLI A ETK S GÜNLÜK YA AM GENEL DURUM CEVAP SAYISINA GÖRE DE ERLEND RMELER EKONOM K BA IMSIZLIK GÜNLÜK YA AMIN ÖZEL DURUMLARI KAMET BÖLGES YLE LG L GÖRÜ LER SOSYAL DESTEK A I YARDIMCI T PLER YARDIM KANALLARI Ya l lar n Cinsiyeti ve Yard mlar ya l lar n Medeni Durumu ve yard mlar

5 Yard mlardan Memnuniyet Kom u Yard mlar Yard mla ma A Türleri TARTI MA VE ÖNER LER PANEL ARA TIRMASI SOSYAL BAKIM S GORTASI GERONTOLOJ SON SÖZ KAYNAKÇA

6 1 ekil 1: Ara t rma kapsam nda gayri resmi sosyal destek a n n yap s ekil 6: Ya l ve emeklilik hakk bulunmayan dul kad nlar n sosyal güvenlik durumu (Kaynak: D E 2002/Hesaplama: Tufan 2006) ekil 11: Günlük tipik temel ya am etkinliklerinde dikkate al nmas gereken unsurlar. 19 ekil 12: Günlük temel ya am etkinliklerinde ba ml -ba ms z ayr m yap l rken dikkate al nmas gereken önemli unsurlar (Schneekloth et.al. 1996, 37) ekil 13: Bak ma muhtaç ya l bireyin mikro sistemi (Hedderich in 2003b aktard, Bronfenbrenner in mikro sistem tan m ndan hareket edilerek çizilmi tir) ekil 20: Denek grubunda ruhsal hasta ya l lar n medeni durumu ekil 25: Günlük temel ya am etkinliklerinde ba ml l k durumlar ekil 26: Günlük temel ya am etkinliklerinde ba ml l n cinsiyet faktörüyle ili kisi. 36 ekil 27: Deneklerin günlük temel ya am etkinlikleriyle ilgili tüm cevaplar n n ya gruplar na göre da l m ekil 28: Günlük temel ya am etkinliklerinde ba ml l n ya faktörüyle ili kisi ekil 29: Günlük temel ya am etkinliklerinde ba ml l n ya faktörüyle ili kisi ekil 30: Ekonomik ba ms zl k ve e itim düzeyi aras ndaki ili ki ekil 31: Mezo sisteme örnek (e itim sistemi) ve deneklerin güncel ekonomik durumu ekil 32: Deneklerin ikamet bölgesi ve ikamet biçimi aras ndaki ili ki ekil 33: B R NC YARDIMCI tipi ile ilgili bulgular ekil 34: K NC YARDIMCI tipi ile ilgili bulgular ekil 35: ÜÇÜNCÜ YARDIMCI tipi ile ilgili bulgular ekil 36: DÖRDÜNCÜ YARDIMCI tipi ile ilgili bulgular ekil 37: YARDIMCI 1 ile ilgili de erlendirmeler ekil 38: YARDIMCI 2 ile ilgili de erlendirmeler ekil 39: YARDIMCI 3 ile ilgili de erlendirmeler ekil 40: YARDIMCI 4 ile ilgili de erlendirmeler ekil 41: Kom u yard mlar ile ilgili de erlendirmeler ve ya l lar n cinsiyeti ekil 42: Kom u yard mlar ile ilgili de erlendirmeler ve ya l lar n ya gruplar ekil 43: Kom u yard mlar ile ilgili de erlendirmeler ve ya l lar n medeni durumu ekil 44: Kom u yard mlar ile ilgili de erlendirmeler ve ya l lar n e itim durumu ekil 45: Kom u yard mlar ile ilgili de erlendirmeler ve ya l lar n ikamet bölgesi ekil 46: Birincil yard mc lar n kom u yard mlar yla ilgili de erlendirmeleri ekil 47: Yard m a türleri

7 G R Tablo 6: Akdeniz Bölgesinde günlük temel ya am etkinliklerinde ba ml ya l nüfusun hanehalk reisine göre konumu ve günlük temel ya am etkinliklerinde ba ml ya l nüfustan seçilen örneklemin hane halk reisine göre konumu (Akdeniz Bölgesi nde günlük temel ya am etkinliklerinde ba ml nüfus ile ilgili kaynak: D E 2002/Hesaplama: Tufan 2007) Tablo 10: Deneklerin evlerinin yüzölçümüne göre da l m Tablo 11: Deneklerin ikamet etti i evlerin oda say s Tablo 14: Bak ma muhtaç ya l n n oturdu u evin sahibi Tablo 15: Denek grubunda bak ma muhtaçl k süresi Tablo 16: Deneklerin ya grubuna göre bak ma muhtaçl k süresi Tablo 17: kamet süresi Tablo 18: Engelli insanlar n ya am alanlar n k s tlayan faktörler (Kaynak: Bernard, Hovorka 1992) Tablo 19: Deneklerin e itim durumu Tablo 21: Türkiye de bak ma muhtaç ya l nüfusun e itim düzeyi ve ya ortalamas (Kaynak: D E 2002; Hesaplama: Tufan 2007) Tablo 22: Ruhsal hasta deneklerin cinsiyete göre da l m Tablo 23: Ya grubuna göre engellilik durumlar (ayn zamanda bak ma muhtaçl n sebepleri) Tablo 24: Deneklerin günlük temel ya am etkinliklerindeki ba ml l k durumu Tablo 25: Günlük temel ya am etkinliklerinin yerine getirilebilmesinde deneklerin genel ba ml l k durumu Tablo 26: Deneklerin e itim durumuna göre ayl k ortalama gelirleri Tablo 27: Ula m olanaklar yla ilgili görü ler Tablo 28: Sa l k hizmetleriyle ilgili görü ler Tablo 29: Al veri olanaklar yla ilgili görü ler Tablo 30: Resmi kurumlarla ilgili görü ler Tablo 31: Fiziksel çevreyle ilgili görü ler Tablo 32: Mimari yap la ma ile ilgili görü ler Tablo 33: kamet bölgesiyle ilgili genel memnuniyet Tablo 34: Birincil yard mc lar Tablo 35: Yard m kanallar Tablo 36: ard m kanalar nda ya l lara aktar lan yard mlarda bak ma muhtaç ya l n ya dikkate al narak yap lan analizlerden elde edilen bulgular Tablo 37: Yard m kanallar ndan ya l lara aktar lan yard mlar n ya l lar n cinsiyeti ve yard mc lara göre da l m Tablo 38: Yard mc tipleriyle ilgili de erlendirmeler Tablo 39: Yard mc lardan memnuniyet düzeyi ve soruyu cevaplan ki i aras ndaki ili ki

8 Ya l lar n say s demografik de i imlere paralel ekilde ço al rken, bak ma muhtaç ya l say s ayn ölçüde artmamaktad r. Bak ma muhtaç ya l lar n say s, bak ma muhtaç olmayan ya l lardan belirgin ekilde daha azd r. Ara t rmalar, 80 ya ve üzerindeki nüfusun %85 in günlük temel ya am etkinliklerini her türlü destek ve yard mdan ba ms z ekilde tek ba lar na yerine getirebildiklerini göstermektedir (Lehr 2000,121) 1. Bu, öncelikle genel ya am ko ullar nda yarat lan olumlu de i imlerin bir sonucudur. Buna ra men ya l l kta bak ma muhtaçl k riski, göz önüne al nmas gereken ça m z n en önemli problemleri aras na girmi tir. Bat ülkelerinde, Türkiye dekinin tersine, bu probleme yönelik pek çok ara t rma yap lm ve bilimsel çal ma yay nlanm t r. Bak m risklerinin epidemiyolojisi ile ilgili olanlar, bireylerin ya lanma biçimlerine ve sa l k durumlar na ba l olarak ya l l kta bak ma muhtaçl n azal p ço ald n ortaya koymaktad rlar. Ya am stillerinin hastal k ve bak ma muhtaçl k yaratan etkileri, bugün Gerontolojide sa l korumaya yarayan faktörler ve uzayan ya am süreçlerinde sa l n mümkün olabilen en uzun süre korunmas na yard mc olan ko ullar n tespit edilmesine yönelik bilimsel çal malar n a rl k kazanmas na yol açm t r. Bu giri imlerin ard nda, ya am kalitesinin ya am boyunca yükseltilmesi hedefi yatmaktad r (Kruse , Meier-Baumgartner, Dapp, Anders : Bkz. Schulz-Nieswandt 2006, 219). Ara t rmalar, bak ma muhtaçl k riskinin orta ya döneminin sonlar nda artt n göstermektedir. Bu yüzden aile politikalar nda bak ma muhtaçl k riskini azaltan faktörlerin dikkate al nmalar gerekmektedir (Schulz-Nieswandt , Gerlach : Bkz. Schulz-Nieswandt 2006, 219). Türkiye de de ya l insanlar n nüfustaki pay sürekli ço al yor. Ya 60 ve üzerindeki bireyler burada ya l olarak tan mlanmaktad rlar. Bunlar n 1960 y l nda nüfustaki oran %3 civar ndayd. Bugün yakla k %9 a yükselmi tir. Türkiye deki demografik 1 Lehr, U Psychologie des Alterns, 9.Aufl. Quelle&Mayer: Wiebelsheim. 2 Kruse, A Gesund altern. Nomos: Baden-Baden. 3 Meier-Baumgartner, H.P., Dapp, U., Anders, J Aktive Gesundheitsförderung im Alter. Kohlhammer: Stuttgart. 4 Schulz-Nieswandt, F Gesclechtsverhältnisse, die Rechte der Kinder und Familienolitik in der Erwerbsarbeitsgesellschaft. Lit-Verlag: Münster. 5 Gerlach, I Familienpolitik. VS Verlag für Sozialwissenschaften: Wiesbaden. 8

9 de i imlerle ilgili analizler 2020 li y llarda ya l oran n n %15-20 aras nda yer alaca na i aret ediyor (Tufan 2006a) 6. "Ba ms z Ya am ve S n rlar " ba l alt nda yap lan ara t rma, bak ma muhtaç ya l lara yard m ve bak m alternatifleri ile ilgili, ilk defa kendi bilgilerimize dayanan bir tart ma platformu yaratmaya çal maktad r. Bunu gerekli k lan ba l ca üç sebep vard r: Profesyonel bak m ve yard m hizmetlerinin yetersizli i, bak m hizmetlerinin büyük kentlerde yo unla m olmalar ve profesyonel bak m hizmetlerini sat n alacak ekonomik güce sahip ailelerin azl d r. Bu yüzden ara t rman n ç k noktas nda u hipotezler yer alm t r: Bak ma muhtaç durumdaki ya l lar n ço una gayri resmi sosyal destek a kapsam nda bak lmaktad r. Bu a n içinde bak ma muhtaç ya l n n e i, yeti kin çocuklar, gelinleri, damatlar, akrabalar, kom ular, arkada lar ve ili kide oldu u di er ah slar yer almaktad r. Bak mlar n türü ve kapsam, sosyal destek a n n olanaklar na ba l d r. Destek a n n bak ma muhtaç ya l ya yard m olanaklar, bak ma muhtaç ya l yla aras ndaki fiziksel mesafe uzad kça azalmaktad r. Bu hipotezler, ya l l kta bak ma muhtaçl, bir taraftan ya l lar n, di er taraftan gayri resmi sosyal destek a nda yer alan bireylerin problemi olarak kabul etmektedir. Bu yard m sisteminin en önemli elementi olarak kabul edilen aileyi, ya l n n ya am na direkt etki eden bir faktör olarak görmektedir. Bak ma muhtaç ya l lara ba ms z bir ya am mümkün k lacak olanaklar n, ailenin olanaklar yla ba lant l oldu u görü ünden hareket edilmektedir. Bu olanaklar ço ald kça ailenin ba ms zl n n artaca, bak ma muhtaç ya l lar günlük ya am etkinliklerinde ne kadar ba ms z hale gelirlerse, ailelerin bundan maddi-manevi çe itli kazançlar elde edecekleri kabul edilmektedir. ekil 1: Ara t rma kapsam nda gayri resmi sosyal destek a n n yap s. 6 Tufan,. 2006a. Birinci Türkiye Ya l l k Raporu. Bas m haz rl klar devam ediyor. 9

10 2.1 B L MSEL ÇALI MALAR Ya l l kta bak ma muhtaçl a sosyal politikalar n ilgisi de artmaktad r. Hükümetler, bu problemi kontrol alt na alabilmenin yollar n ararken bilimsel ara t rmalardan yararlanmay tercih etmektedirler. Böylece bak ma muhtaç ya l lar n ihtiyaçlar na uygun hizmetlerin tasar m nda önemli avantajlar sa lanmaktad r. Özellikle evde bak lan ya l lar sosyal politikalarda odak noktaya konulmaktad r (Schneekloth et.al ; Blinkert, Klie ; Schulz-Nieswandt ). Çünkü daha pahal olan kurumsal bak mlar azald kça, bundan toplumun da finansal kazançlar olmaktad r. Bütün bunlar unu gösteriyor: Bak ma muhtaçl k art k bireysel problemlerden biri olarak de il, aksine toplumsal bir problem olarak görülmektedir. Böylece ya lanan toplumlar n risklerinden biri olarak kabul edilmektedir ve uzun vadeli ya l l k politikalar içinde de erlendirilmektedir. Ya l l k politikalar n n güncel temas yap sal eksikliklerin giderilmesi ve ya l yard m sisteminin geli tirilmesi (Niederfranke 2000, 391) 10 olarak tan mlanmaktad r. 2.2 GAYR RESM SOSYAL DESTEK A I Bak ma muhtaç ya l lar n ço u gayri resmi sosyal destek ve yard mla ma ili kileri kapsam nda bak lmaktad r. Aile, bu sosyal destek sisteminin en önemli parças d r. Ya l lar aç s ndan anlam ve önemi giderek artmaktad r. Aile yap s endüstrile me sürecinde de i mektedir. Bir taraftan büyük aile azalmakta, yerine çekirdek aile geçmektedir. Di er taraftan ailenin co rafi alana yay lma e ilimi h zla artmaktad r (örne in: göç). Bunun yan s ra endüstrile me sürecinde ailesel ve kamusal alanlar birbirinden ayr lmaktad r. Aile biçimlerinde ve yap s nda ortaya ç kan de i imler (Doer, 7 Schneekloth, U., Potthoff, P. Piekara, R., Rosenbladt, B.v Hilfe- und Pflegebedürftige in privaten Haushalten. Bericht zur Repräsentativerhebung im Forschungsprojekt "Moglichkeiten und Grenzen selbständiger Lebensführung"- Endbericht. Schriftenreihe des Bundesministerium für Familie, Senioren, Frauen und Jugend. Band Kohlhammer: Stuttgart, Berlin, Köln. 8 Blinkert, B., Klie, T Pflege im sozialen Wandel. Eine Untersuchung von häuslich versorgten Pflegebedürftigen nach Einführung der Pflegeversicherung. Unter Mitarb. von S. Herscher Im Auftrag des Sozialministeriums Baden-Württemberg. FIFAS, Freiburger Institut für Angewandte Sozialwissenschaft e.v., Vincentz: Hannover. 9 Schulz-Nieswandt, F Sozialpolitik und Alter. Kohlhammer: Suttgart. 10 Niederfranke, A Altenpolitik Pp in Angewandte Gerontologie in Schlüsselbegriffen edited by H.-W. Wahl, C. Tesch-Römer. Kohlhammer: Stuttgart. 10

11 Schneider 1990, 88ff.) 11, bak ma muhtaç ya l lar aç s ndan bir tak m olumsuz sonuçlar do urmaktad r. Çekirdek aile, sadece iki ku aktan meydana gelmektedir; ebeveyn ve çocuklar (Doer, Schneider 1990, 91). Ders kitaplar nda da bu ekilde tan tt m z ailenin yap s nda ya l lar n bulunmad görü ü gençler aras nda yay l r ve bak ma muhtaç ya l lar n bak m ndan gençlerin sorumlu tutulamayaca söylenirse, bu görü üyle gençler tamamen haks z olmayacakt r. Ya ailenin bu tan m na uygun giri imler yap lmal d r ya da aileyi yeniden tan mlay p yeni giri im alanlar tasarlanmal d r. Her ikisinde de sorumluluk, topluma ve toplumsal organlara dü mektedir. Çünkü Doer ve Schneider in (1990, 91) belirtti i gibi art k günümüzde suni bir <aileizm> (Familismus) yoktur, buna kar n özel ve kamusal alanlar birbirinden ayr lm lard r. Bak ma muhtaçl k, kamusal bir problem olarak görülmektedir. Ama bunun anlam, ailenin bu ba lamda hiçbir fonksiyona sahip olmad demek de ildir. Daha ziyade sosyal kurumlardan biri olarak ailenin kendisi, hala bu görevi üstlenebilir, ama bu i levini yerine getirebilmesi için yarat lacak olanaklarda kamusall k özelli i bulunmal d r. Ailenin, özel ve kamusal olmak üzere çift boyutlu niteliklerine bu ba lamda daha çok dikkat edilmesi gerekmektedir. Ya l l kta bak ma muhtaçl k probleminin kad n aç s ndan do urdu u sonuçlar n da önemi artmaktad r. Daha sonra görülece i gibi ailede bak m görevini öncelikle ailenin kad n üyeleri üstlenmektedir. Bak mlarda en büyük pay %21,6 oran yla ya l lar n k zlar ndad r. Bunlar %20,2 ile ya l kad nlar (e ler) takip etmektedir. Üçüncü s rada %15,3 ile akrabalardan veya tan d klardan olu an yard mc lar yer almaktad r. E lerin yan s ra, bak ma muhtaç ya l lar n anneleri sosyal destek a nda %11,8 lik payla dördüncü s rada gelmektedir. Bunlar %10,7 ile ya l erkekler (e ler) izlemektedir. Gelinleri taraf ndan bak lan ya l lar n oran %7,6 d r. Erkek çocu u, bayan arkada veya k z karde i taraf ndan bak lan ya l lar n (her grup için) oran %3 ün alt ndad r. Kimlerden meydana geldi i detayl ca incelenmeyen di er ah slar n gayri resmi sosyal destek a ndaki pay ise %4,6 d r (Schneekloth, Potthoff et.al. 1996,134). Sosyal pozisyonlar farkl bireylerden meydana gelen bu sosyal destek a n n içinde cinsiyete özgü görevlerin yürütüldü ü görülmektedir. Türkiye de bulunmayan, ama gerekli oldu unu gösteren sebeplerin ço ald Bak m Sigortas (Tufan 2006b) Doer, H., Schneider, G.W Soziologische Bausteine. Eine Einführung für Schüler und Studenten, 11.Aufl. Univ. Verlag Dr. N. Brockmeyer: Bochum. 12 Tufan,. 2006b. Ya l l kta Bak ma Muhtaçl k ve Yeni Bir Bak m Kültürü - Sosyal Bak m Sigortas : Demografik De i imlerin Yaratt Bir Sorun ve Tart maya Aç k Bir Konsept. 11

12 kapsam nda, para yard m alternatifinde karar k lan yard mc lar n, bu kararlar nda rol oynayan sebepleri ve parasal yard m n hangi amaçla kullan ld sorusunu inceleyen Evers, Rauch (1996) 13, destek a n n içinde yer alan erkeklerin, bak mlara hem daha az kat ld klar n, hem de bak m görevini farkl ko ullarda yürüttüklerini tespit etmi lerdir. Kad nlar, kendilerini bak mlar n yürütülmesinden sorumlu görürken; erkekler, daha çok bak mlar n organizasyonu ile ilgilenmektedirler (Bkz. Entzian 1999,25) B L MLER ARASI ÇALI MALARIN ÖNEM Bat ülkelerinde Geriatri (Zenneck, Ungerer, Liedtke 2002) 15, Gerontopsikoloji (Howe et.al. 1991) 16 veya Sosyal Gerontoloji (Entzian, Giercke, Klie, Schmidt 2000) 17, ya l lar n genel ve bak ma muhtaç ya l lar n özel sorunlar na kendi yöntemleriyle farkl aç lardan ortak yan tlar ararken, Türkiye de bu olanaklar n yeterince alg lanamad dikkat çekmektedir. Bilimler aras ortak çal malar, sadece Gerontolojinin bir talebi de ildir. Bütün bilim kollar nda disiplinler aras çal malar giderek yayg nla maktad r. Hekim-mühendis i birli inden ortaya t bbi teknoloji ç km t r. Biyoloji ve Kimya i birli i Biyokimya do mu tur. Gerontolojide de Gerontopsikoloji, Gerontopsikiyatri, Gerontososyoloji, Uygulamal Gerontoloji, ntervensiyon Gerontolojisi gibi çe itli alt kollar ortaya ç km t r. Türkiye de ise bilimler aras i birli i yayg n de ildir. Ortak çal malarla çözülebilecek problemler çözümsüz hale gelmeden, bu yönde ad mlar at lmal d r. 3 ARA TIRMANIN TASARIMI Sosyal problemlere bak aç s, probleme yakla m tarzlar ve problemin alg lan, ara t rma sürecindeki giri imleri do rudan etkilemektedir. Özne-nesne ba nt s (Hug 13 Evers, A., Rauch, U Geldleistungen in der Pflegeversicherung. Motive und Mittelverwendung bei Personen, die im Rahmen des Pflegeversicherungsgesetzes die Geldleistungsalternative in Anspruch nehmen. Gießen. 14 Entzian, H Altenpflege zeigt Profil. Ein berufskundliches Lehrbuch. Beltz: Weinheim, Basel. 15 Zenneck, H.-U., Ungerer, O., Liedtke, C Altenpflege - Geriatrie, 4.Aufl. Büchner/Handwerk und Technik: Hamburg. 16 Howe, J. et.al Lehrbuch der psychologischen und sozialen Alternswissenschaft, Band 3: Hilfe und Unterstützung für ältere Menschen. Asanger: Heidelberg. 17 Entzian, H. Giercke, K. I., Klie, T., Schmidt, R Soziale Gerontologie. Forschung und Praxisentwicklung im Pflegewesen und in der Altenarbeit. Mabuse Verlag: Frankfurt am Main. 12

13 2001) 18, bu giri imlerde önemli rol oynamaktad r. Bunlar seçilen konulara ve konuyu incelerken kullan lan kavramlara kadar yans yan etkilerle ba lant l d r. Bu aç dan bak ld nda Gibson un (1979) 19 direkt alg lama dedi i, çevredeki nesnelerin ve olgular n bedensel duyular veya alg lama sistemleriyle bilincine var lmas aras nda s k ba lant lar dikkate almak gerekir (Bkz. Wandmacher 2002) 20. Bunun, bu ara t rma aç s ndan anlamlar teorik pozisyon ele al n rken anla lacakt r. Buna geçmeden önce, ara t rman n tasar m hakk nda bilgiler sunulacakt r. 3.1 KONU 3.2 TANIMLAR Ba ms zl k ve ba ml l k: Varl klar n belirli davran düzenleri (Reinhold 1997, 1) 21, yani belirli durumlarda gösterdikleri tipik davran lar ba ml l k kavram yla ilgilidir. Ancak düzen (disposition) kavram, psikolojik ba ml l klarda daha s k kullan lmaktad r. Konumuzla olan ilgisi öyle özetlenebilir: Varl klar (burada: bak ma muhtaç ya l lar), sadece kendilerine bakan sosyal destek a içindeki psikolojik ba ml l klara sahip de ildirler, ayn zamanda ya ad klar semtle, evleriyle ve bunlarla ili kili birçok eyle, duygusal ba ml l klara girmi lerdir. Güçsüz veya Yard ma Muhtaç: Güçsüz, yard ma muhtaç kavram ndan daha geni bir anlam ifade etmektedir. Yard ma muhtaçl k, günlük etkinliklerin yerine getirilmesinde arada s rada ba ka kimselerin yard m na ihtiyaç duyan, ama bunun d nda ya am n kendi gücüyle sevk ve idare edebilecek durumda olan bireyleri kastetmektedir. Bak ma ve yard ma muhtaçl n ay rt edilmesinde ya anan zorluklar n ard nda, hem objektif hem de sübjektif faktörler yatmaktad r. Tutumlar n ve ya am tecrübelerinin bak ma ve yard ma muhtaçl kta oynad roller yüzünden "baz kimselerin çaresizlik 18 Hug, T Erhebung und Auswertung empirischer Daten Pp in Wie kommt Wissenschaft zum Wissen? Einführung in die Forschungsmethodik und Forschungspraxis, Band 2, edited by T.Hug, Schneider Verlag: Baltmannsweiler. 19 Gibson, J.J The ecological approach to visual perception. Hillsdale, NJ: Lawrence Erlbaum Associates., Publishers. 20 Wandmacher, J Einführung in die Methodenlehre. Spektrum Akademischer Verlag: Heidelberg, Berlin. 13

14 olarak ya ad durumlar, di erleri için ya am n devam ettirebilece i, sadece kendisini buna göre ayarlamas gereken bir engelliliktir" (Geuß 1990, 53-54) 22.. Günlük Temel Ya am Etkinlikleri: Sosyokültürel faktörlerden büyük ölçüde ba ms z, modern toplumlar n ço unda rastlan lan, genellikle her gün veya s kça tekrarlanan, günlük ya am ödevlerinin üstesinden gelmeye yarayan "tipik" davran lara, günlük temel ya am etkinlikleri (k saca: etkinlik, aktivite, günlük aktiviteler) denilecektir. Gayri Resmi Yard mla ma ve Dayan ma Sistemi: Kurumsal olmayan, ya l n n sosyal ili ki içinde oldu u bireylerden meydana gelen bir sosyal sistemdir. Bu sistem taraf ndan yap lan yard mlar ve bak mlarda öncelikle aile üyeleri önemli roller üstlenmektedirler. Bunun yan s ra akraba, kom u, tan d k ve arkada lar, yard mla ma a na dahil olurlar. Aile üyeleri kavram burada bak ma muhtaç ya l n n e i, çocuklar, gelini, damatlar ve torunlar d r. Di er akrabalar, aileye dahil edilmemektedirler. Bunlar akraba olarak tan mlanm lard r. Di er ah slar kavram arkada, kom u ve akraba d nda kalan bireyleri ifade etmektedir. 3.3 METOT Ara t rma, 1996 ve 1999 y llar nda Almanya'da yap lan iki ara t rmadan esinlenerek tasarlanm t r. Bunlardan biri nüfusta bak ma muhtaçl incelerken (Schneekloth et.al. 1996), di eri bak m evde yap lan ya l larla ilgilidir (Blinkert, Klie 1999). kinci ara t rman n hedef grubu, bu ara t rmayla ayn oldu undan, Blinkert ve Klie'nin kavram ndan (konsept) daha çok yararlan lm t r. Ama di er ara t rman n da önemli katk s olmu tur. kisinin de ç k noktas n günlük temel ya am etkinlikleri meydana getirmektedir GÖRÜ ME Ara t rma öncesi 20 ki iyle bir ön ara t rma (odak grup ara t rmas ) yap ld. Bu görü meler s ras nda bak ma muhtaç ya l lardan ço unun sosyoekonomik statüsü dü ük bireylerden meydana geldi i görülmü tür. Ya l lar n "bak c lar yla" tan mak ve onlarla 21 Reinhold, G Soziologie-Lexikon, 3.Aufl., Oldenbourg: München, Wien. 22 Geuß, H "Pflegebedürftigkeit im Alter" Pp in Lehrbuch der psychosozialen und sozialen Alternswissenschaft, Band 2: Psychosoziale Probleme älterer Menschen edited by J.Howe et.al. Asanger Verlag: Heidelberg. 14

15 konu ma ans da yakalanm t r. Bunlar n ço unu ya l lar n yeti kin k z çocuklar (12 ki i) ve gelinleri (3 ki i) meydana getirmekteydi. Geriye kalan 5 ki i ya l n n "e i" (4 kad n, 1 erkek) idi. Böylece henüz ön görü me safhas nda ya l lara genellikle k z çocuklar n n ve gelinlerin bakt, ama bak mlara erkeklerin de kat ld anla lm t r. Ayr ca bak mlara i tirak eden ba ka bireylerin bulundu u da saptanm t r. Görü tü ümüz "bak c lar", di er aile üyelerinin kendilerine destek olduklar n belirttiler. Bak mlar n genellikle tek ki i üzerinden yürütüldü ü, ama di er ki ilerin çe itli ekillerde bak mlar veya bak c lar destekleri anla ld GÖRÜ MEC LER Akdeniz Üniversitesi Hem irelik Yüksekokulu'nda ö renim gören ö rencilerden seçti imiz görü mecilerin hepsi bayand r. Görü meci ekibinin bunlar n aras ndan seçilmesinin sebebi, bak ma muhtaç ya l lar n durumlar n daha iyi anlayan, duyarl bir anketör grubuyla çal ma iste inden kaynaklanm t r. Ara t rma kapsam nda 25 anketör görev yapm t r DENEKLER Ara t rmaya kat lan deneklerin hepsini evde bak m alt ndaki ya l lar meydana getirmektedir. Ya l kavram n n buradaki anlam, ya 60 ve üzerindeki ki ilerdir. Aralar nda do u tan bak ma muhtaç hiç kimse yoktur. Hepsi ya amlar n n belli bir döneminde bak ma muhtaç hale gelen ya l lard r. Bak ma muhtaçl n sebepleri, ara t rma konusunun d nda oldu undan incelenmemi tir. Hane halk reisine göre konum Akdeniz Bölgesi nde Günlük Temel Ya am Etkinliklerinde Ba ml Ya l lar n Hane halk Reisine Göre Konumu Örneklemde Günlük Temel Ya am Etkinliklerinde Ba ml Ya l lar n Hane halk Reisine Göre Konumu Say (Ki i) Oran (%) Say (Ki i) Oran (%) Hane halk reisi , ,3 E i , ,2 Çocu u 141 0,7 5 1,4 15

16 Ebeveyni , ,4 Kay npeder/kay nvalide ,6 8 2,2 Karde i ,3 Di er akraba 306 1,6 30 8,3 Toplam (sütuna göre) , ,0 Tablo 1: Akdeniz Bölgesinde günlük temel ya am etkinliklerinde ba ml ya l nüfusun hanehalk reisine göre konumu ve günlük temel ya am etkinliklerinde ba ml ya l nüfustan seçilen örneklemin hane halk reisine göre konumu (Akdeniz Bölgesi nde günlük temel ya am etkinliklerinde ba ml nüfus ile ilgili kaynak: D E 2002/Hesaplama: Tufan 2007). 3.4 TEOR K POZ SYON. Her dönemde ve her toplumda engellilere ve bak ma muhtaç insanlara rastlanmaktad r. Türkiye de bugün günlük teorilerden hareket edilerek, bu insanlar n toplumla bütünle meleri sa lanmaya çal lmaktad r. Fakat bu pratik giri imler bu ba lamda yeterli de illerdir. Albert Einstein in dedi i gibi sorular ayn d r, ama verdi imiz cevaplar de i mektedir (von Werder 1993, 30-35) 23. Bu yüzden bizim de art k de i en nüfus yap s na ve buna ba l olarak de i en ko ullara uygun ve engelli insanlar n beklentileriyle uyumlu yeni cevaplar aramam z gerekir ENGELL L K VE BAKIMA MUHTAÇLIK Ya l l, hastal k ve bak ma muhtaçl kla ba da t r lmamay gerektiren ampirik bulgular, ya l lara ve bunlar aras nda yer alan bak ma muhtaçlara sosyal yetilerini yitirmi gözüyle bak lmas n n yanl olaca n kan tlamaktad r. Ya l lar n ço u sa l kl ve günlük ya am nda yard ma ihtiyaç duymamaktad r. Buna ra men engelli ve ya l insanlarla ilgili önyarg lar n silinmesi mümkün olamam t r. Palmore (1977) 24 ABD de yapt bir ara t rmayla toplumda ya l l k ve ya l lar hakk nda pek çok eksik ve yanl bilginin bulundu unu saptam t r (Bkz. Oerter, Montada 2002, 963) Werder, L. von Lehrbuch des wissenschaftlichen Schreibens. Schibri: Berlin. 24 Palmore, E Facts on aging: A short quiz in The Gerontologist, 17, Oerter, R., Montada, L Entwicklungspsychologie, 5. Aufl., Beltz: Weinheim, Basel, Berlin. 16

17 Di er taraftan ampirik verilerden hareket ederek, engellilik ve bak ma muhtaçl n, öncelikle ya l l kta ortaya ç kan sorunlar olduklar da kan tlanabilir. Bunun sebebi, sadece biyolojik ya l l k de ildir. Aksine biyografik süreçlerle ba lant l d r. Ya aras nda olan 36 milyon Türk vatanda n n e itim durumu, biyografileri hakk nda bir fikir vermektedir. %50 si en fazla 5 y l e itim alm t r. Sadece 1000 de 3 ü üniversite mezunudur (Tufan 2006b, 148) 26. Bu yüzden biyografilerinden kaynaklanan beklentileri aras nda e itim düzeyine ba l büyük bir uçurum vard r. Ya am ve çal ma ko ullar n n a rl öncelikle e itim düzeyi dü ük olan kesimden engelli ve bak ma muhtaç ya l lar n ç kmas na yol açmaktad r. Bu yüzden gelecekte bugünkünden daha fazla engelli ve bak ma muhtaç ya l insanlar n ya ad bir toplumun ortaya ç kma olas l dikkate al nmal d r. Bunlar n sadece bir öngörü olmad n, ya lanmakta olan engelli ve bak ma muhtaçlar n durumundan anla lmaktad r. Ço u sosyoekonomik statüsü dü ük olan sosyal kesimin mensuplar d rlar (Tufan 2006a, Tufan 2006b). Bu sosyal gerçeklik, engellilik tan m n yeniden gözden geçirmeyi gerekli k lmaktad r. Engellilikle ilgili görü lerin de i mesinde Dünya Sa l k Organizasyonu nun (WHO, ve ) 1999 y l nda ortaya koydu u s n fland rma emas önemli rol oynam t r (International Classification of Impairments, Activities and Participation, ICIDH-2). Son ekli verilerek International Classification of Functioning, Disability and Health (ICF) olarak ad de i tirilmi tir deki ilk tasar mda impairment (hasar), disability (bir yetene in hasardan dolay k s tlanmas ) ve handicap (engellilik) aras nda ay r m yap l yordu. Yeni tan mda, hasardan dolay birey aç s ndan ortaya ç kan sosyal sonuçlar göz önüne al nmaktad r. WHO nun tan mdaki perspektif de i iminin önemi disability yerine activity ve handicap yerine participation kavramlar n n konulmas nda yatmaktad r. Çok ele tirilen, kayba yönelik bak aç s n n yerine, genel anlam yla pozitif bir paradigma de i imi ortaya ç km t r; bunda aktif ve sosyal yetilere sahip bireyler alg lanmaktad r (Hedderich 2003a, 11ff.). Buna kar n Türkiye nin özürlü insan tan m, engellili in birey aç s ndan de il, daha ziyade toplum aç s ndan yaratt sosyal sonuçlara daha çok ilgi duyuldu u izlenimini yaratmaktad r. Bu tan ma göre özürlüler, çe itli sebeplerden ötürü çe itli derecelerde 26 Tufan, Ý. 2006b. Türkiye de Ya lanmak ve Ya l l k. Bas m haz rl klar devam eden çal ma. 27 World Health Organization ICIDH-2 - International Classification of Functioning and Disability. Beta-2, Full Version. Genf. 28 World Health Organization ICIDH-1 - International Classification of Impairments, Disabilitis and Handicaps. Genf. 17

18 sosyal yetilerini yitirmi insanlard r. Dolay s yla uluslararas tan m ile tam bir tezatl k yaratmaktad r. Bu tan m, sosyal politikalar n güncel hedefleriyle, özellikle engelli ve bak ma muhtaç bireylerin toplumla bütünle mesi hedefiyle uyumlu de ildir DEMOGRAF K GEL MELER ekil 2: Ya l ve emeklilik hakk bulunmayan dul kad nlar n sosyal güvenlik durumu (Kaynak: D E 2002/Hesaplama: Tufan 2006). Biz, grile en bir toplumda ya yoruz (Hedderich 2003a, 13), yani ya l lar n nüfustaki oran ve say s devaml yükseliyor. Bunun sebeplerinden biri ya am süresinin uzamas d r, di eri ise do umlar n azalmas d r. Türkiye de 1960 l y llar n sonlar nda bir kad n ortalama 6,1 çocuk dünyaya getiriyordu. Bugün ortalama 2,5 çocuk dünyaya getirmektedirler (D E 2005) 29. Bat ülkelerinde nüfus piramidi yok olurken, Türkiye de klasik eklini korumaktad r. Bu yüzden nüfusu artmaya devam edecektir. Ama ya lanma h z da giderek yükselecektir. Çünkü ölümler 60 ile 80 ya lar aras nda yo unluk kazanmaktad r (Hedderich 2003a, 15). Nitekim analizler ileri ya l l k olgusunun Türkiye de de ortaya ç kt n göstermi tir. Ya 60 ve üzerindeki bireyler dikkate al narak yap lan analizler, geride kalan yar m as rda, ya 80 in üzerindeki bireylerin %266 l k art gösterdi ini ortaya koymu tur (Tufan 2006a). 3.5 BA IMIZ YA AM KONSEPT Bak ma muhtaçl n çok boyutlu bir problem oldu u, akla gelen bütün sorulara bir tek ara t rmayla cevap vermenin mümkün olamayaca, buraya dek ortaya konulan dü üncelerden de anla lmaktad r. Bu yüzden alan daraltmas yapmak gerekiyor. Günlük ya am n tipik temel etkinlikleri ve bu ba lamda bak ma muhtaç ya l lar n ya ad sorunlar, bu ara t rman n s n rlar n çizmektedir. Metodik a rl k noktas n tan mlanm günlük temel ya am etkinlikleri meydana getirmektedir. Bireylerde bunlar aç s ndan ortaya ç kan k s tlamalar, ara t rman n ilgi alan d r. 29 T.C. Ba bakanl k Devlet statistik Enstitüsü Ankara. 18

19 Bak ma muhtaç ya l lar n durumunu belirlemek üzere tasarlanan bu ara t rman n amac, hangi günlük temel ya am etkinliklerinde yard ma veya bak ma ihtiyaç duyuldu unu belirlemektedir. Bu ihtiyaçlar n kar lanmad durumlarda bireyler ba ml hale gelmektedir. Monika Krohwinkel, ya am n temel tecrübelerine bütün etkinliklerin e lik etti i dü üncesinden hareket ederek "Etkinlikler Modeli ve Ya am n Temel Tecrübeleri" (AEDL) adl bir bak m modeli geli tirmi tir. Federal Almanya Sa l k Bakanl 'n n verdi i görevle apopleksi hastalar örne inden hareket ederek 1991'de bu modeli tan tm t r. nsan n, bir bütün olarak kavranmas n ; bilinç, beden ve fonksiyonlar eklinde parçalara ayr lamayaca n, her insan n karar verebilecek, giri im yapabilecek, sorumluluk üstlenebilecek, kendisini geli tirebilecek ve kendini yaratabilecek güce ve Ba ms z ya am, herhangi bir kültürde, insanlar n "tipik ve normal günlük etkinlikleri" (Schneekloth et.al. 1996, 35) göz önüne al narak tan mlanabilir. Herhangi bir kültürde tipik ve normal kabul edilen etkinlikler, bir ba ka kültürde farkl olabilirler. Bat ülkelerindeki bireylerin tipik ve normal günlük etkinlikleriyle, Türkiye'deki bireylerin tipik ve normal günlük etkinlikleri aras nda benzerlikler bulundu u gibi farkl l klar da vard r. Örne in Bat ülkelerinde çal an kad nlar n say s Türkiye dekinden fazlad r. Dolay s yla Bat ülkelerindeki kad nlar n Türk kad nlardan daha farkl bir tipik ve normal günlük etkinlik repertuar na sahip olduklar n göz önüne almak gerekir. Günlük etkinliklerin baz lar na bütün toplumlarda rastlanmaktad r. Bak ma muhtaç bireylere ba ms z ya am olanaklar sunabilme aç s ndan, bunlar n üzerinde durmak daha mant kl d r. Böylece toplumdan bak m modellerini tan mlama olanaklar da artmaktad r. Günlük temel ya am etkinlikleri aras ndan seçim yaparken, unlar n dikkat al nmas önerilmektedir (Schneekloth et.al. 1996,36): Biyolojik ve sosyal faktörlerden ba ms z, bunlarla ilgili saptanacak enformasyonlar n sosyal politik ve bilimsel aç dan önemli olmalar gerekmektedir. Bu artlara uygun olanlar günlük ya am ak ndaki basit davran biçimleridir. Bilimsel literatürde bunlara k saca ADL ve iadl denilmektedir. Bu harflerin ard nda activities of daily living cümlesi yatmaktad r i harfi instrumental kavram n ifade etmektedir. ekil 3: Günlük tipik temel ya am etkinliklerinde dikkate al nmas gereken unsurlar. 19

20 3.5.1 T P K GÜNLÜK TEMEL YA AM ETK NL KLER Tipik günlük temel ya am etkinlikleri (Wahl :Schneekloth et.al. 1996; Pousset 2002), WHO nun engellili i s n fland rma sisteminde de kullan lmaktad r. Activities of daily living (ADL), bireylerin toplumsal ya ama kat lmas n sa layan, her gün veya neredeyse her gün yerine getirilen basit davran biçimleridir (Hesse - Schiller 1996) 31. Bu tan ma uyan ba ms z ya am konsepti, 1963 y l nda Katz, Ford, Moskowitz et.al (1963) 32 taraf ndan tasarlanm t r. Bu ara t rmac lar n as l amac kronik hasta ya l lardan rehabilitasyona ihtiyac olanlar belirlemekti. Standart bir ölçekle bunu belirlemek ve rehabilitasyonun gereklili ini objektif ekilde ortaya koymak istemi lerdir. Kronik hasta ya l lar n iyile me sürecini üç a amaya dayand rmaktad rlar (Kovar, Lawton 1994) 33 : (1) Yeniden kendi ba lar na yemek yiyebilme ve idrar/ba rsak sistemleri üzerindeki kontrolü kazanmalar, (2) Yeniden yürüyebilmeleri ve tek ba lar na tuvalete gidebilmeleri, (3) Yeniden tek ba na giyinme soyunma, banyo yapabilme yeteneklerini kazanmalar ARA TIRMA ENSTRÜMANININ TASARIMI Günlük temel ya am etkinlikleri bireyle do rudan ili kili (ADL) ve enstrümantal etkinlikler (iadl) olmak üzere ikiye ayr lmaktad r (Lawton ve Brody 1969: Schneekloth et.al.1996, 36). Bireyle direkt ba lant l etkinlikler aras nda en çok dikkate al nanlar unlard r: Tuvaleti kullanmak Beslenmek Giyinmek Beden bak m Bedensel hareketlilik 30 Wahl, H.W "Alltägliche Aktivitäten bei alten Menschen: Konzeptionelle und methodische Überlegungen" in Zeitschrift für Gerontopsychologie und- pszchiatrie, Hesse - Schiller, W "Das Pflegeversicherungsgesetz, Pflegebedürftige, Pflegekassen, Pflegeeinrichtungen" Pp in Pflegeversicherung - Konsequenzen für die Reorganisation, Finanzierung und Qualitätsicherung edited by G. Junkers, B. Moldenhauer, U. Reuter. Schattauer Verlag: Stuttgart, New York. 32 Katz, S.C., Ford, A.B., Moskowitz, R.W., Jackson, B. A., Jaffee, M.W A standardized measure of biological and psychosocial function in Journal of the American Medical Association 185,

21 Banyo, y kanmak Enstrümantal etkinlikler (iadl): Telefon etmek Al veri yapmak Besinlerin haz rlanmas Ev idaresi Çama r y kamak Ta t araçlar n kullanmak Tek ba na ilaç alabilmek Parasal i leri tek ba na yapabilmek (Bkz. Schneekloth 1996). Bunlar n anlamlar gayet aç k ve net gibi görünseler de, günlük etkinliklerde ba ms zl k veya ba ml l n, sadece iki s n ftan meydana gelen durumlarla aç klanamayaca bellidir. Daha ziyade bu listede yer alan etkinliklerin baz lar ya l birey taraf ndan tek ba na yerine getirilebilirken, baz lar nda yard ma ihtiyaç duyulacakt r. Örne in bak ma muhtaç ya l bir insan yeme ini tek ba na pi irebilir, ama al veri yapacak durumda olmayabilir. Bu ya l, yemek pi irme etkinli inde ba ms zd r, ama al veri konusunda yard ma ihtiyac vard r. Ev i lerini tek ba na yapabilen, ama sa r oldu u için telefon edemeyen bir ya l n n telefon edebilmede ba ms z olabilmesi için, örne in i itme cihaz na (enstrümana) ihtiyac vard r. Günlük ya am etkinlikleri bu ekilde tespit edilebilseler de, ba ml l k ve ba ms zl k "bütünsel" olarak kavranmal d r. Bak ma ve yard ma muhtaçl kta günlük temel ya am etkinlikleri teker teker de il, bunlar n toplam ndan ortaya ç kan sonuçlarla ölçülmeye çal lmal d r. Dolay s yla ba ml -ba ms z ayr m nda u sorulara yan t aranmal d r (Schneekloth et.al. 1996,37): Hangi giri imler sayesinde bireyin ba ms zl korunabilir? Hangi yard mc araç-gereç ba ml l ortadan kald rabilir? Ba ms z ya am mümkün k lan etkinliklerden ne kadar k s tlanm t r? K s tl l ortadan kald rmak için hangi yard m ve bak m hizmetlerinin hangi aral klarla sunulmalar gerekir? 33 Kovar, M.G., Lawton, M.P Functional disability, activities and instrumental activities of daily living in Annual Review of Gerontology and Geriatrics 14,

22 Ba ms z ya am kavram n tan mlamak üzere yap lan bu incelemelerden, u sonuçlar ortaya ç kmaktad r: Günlük ya am n sevk ve idaresi, bireylerin tipik davran repertuar ndan hareket edilerek tan mlanabilir. Bireyin tek ba na yapabilece i etkinliklerin belirlenmesi ve ba kas n n yard m na gerek kalmadan bu etkinliklerini yapabilmesi için gerek duydu u yard mc aletlerin tespit edilmesi gerekir. Ba ms zl n ne kadar k s tland na karar verilirken, etkinliklerin ne ölçüde k s tland klar ve hangi zaman aral klar yla yard ma ihtiyaç duyuldu u dikkate al nmal d r. Ba ml l n boyutlar ve kapsam ön plana ç kar lmal, ba ml l n nedenleri (hasarlar) ikinci planda kalmal d r. ekil 4: Günlük temel ya am etkinliklerinde ba ml -ba ms z ayr m yap l rken dikkate al nmas gereken önemli unsurlar (Schneekloth et.al. 1996, 37). 4 ÇEVRE VE YA AM ALANLARI 4.1 NSAN-ÇEVRE- L K S Ekoloji, çe itli ba lamlarda sürekli kullan lan kelimelerden biri haline geldi. Herhalde en güncel konulardan biri olan dünya ikliminin de i mesi ve buna ba l olarak ortaya ç kan problemlerle bunun bir ili kisi vard r. Ekoloji, canl varl klar n çevreyle olan ili kilerini inceleyen bilimdir li y llardan bu yana çevre ara t rmac l taraf ndan yeniden tart maya aç lm t r ve insan n, do al çevresine ba ml l n ifade etmektedir. Club of Rome endüstrile me, nüfus art, çevrenin bozulmas ve çevre kirlili i, do al kaynaklar n bonkörce tüketilmesi, açl k, yoksulluk, sefalet ve dünya nüfusunun s n rlar na devaml dikkat çekmektedir (Reinhold 1997, 475). Hümanekoloji, Ekolojinin özel bir alan d r. nsan n çevreyle, toplumla ve do ayla olan özel ( ahsi anlam nda de il) ili kilerini incelemektedir. Çok boyutludur ve ekonomi, toplum, kültür ve Ekoloji ile ilgilenmeyi gerektirir (Reinhold 1997, 271). Ara t rma kapsam nda elde edilen bulgular n denek grubunun özelli i olarak kalmamas için nsan-çevre- li kisini (Hedderich 2003c, 37ff.) göz önüne alan bir perspektif olu turmaya ve U. Bronfenbrenner in (1981) 34 teorik çal malar ndan yola ç karak, bak ma muhtaçl k gerçekli ini anlamak yerinde bir giri im olacakt r. 34 Bronfenbrenner, U Die Ökologie der menschlichen Entwicklung. Stuttgart. 22

23 Sosyoloji, Hedderech in (2003c, 37) deyimiyle Ekoloji kavram n Biyolojiden "ödünç" alm t r. Ekolojinin kurucusu Zoolog Ernst Haeckel oldu u kabul edilir. Ekoloji ö retisi en genel tan m yla, organizman n, çevresiyle kar l kl etkile imlerini incelemektedir (Höger 1985, 1095) 35. Ekolojik sistemler ö retisi olarak da adland r lmaktad r. Eko- Sistem, biyotik ve abiyotik elementlerden meydana gelen alansal etki dokusu ve enerjik aç dan kendi kendini ayarlama yetene ine sahip bir sistemdir. Do al artlar alt nda, az veya çok stabildir (Kleber 1985, 1194) 36. Ekoloji kavram n n buradaki anlamlar organizmalar ve çevreyle olan ili kilerdir. Kurt Lewin'in (1936) 37 "ya am alan ve Setting" terimleri, bu ba lamda önemli kavramlar aras nda yer almaktad r. Ya am alan, varl n sübjektif perspektifinden çevreyi yorumlay d r. Çevrenin, insan ya am ndaki sübjektif anlamlar n n dikkate al nmas n gerektirir. Ya am alan sübjektif olgular vurgularken, Setting, ya am dünyas n n objektif durumlar n kastetmektedir. Piaget'in (1974) fikirlerinden yararlanan Bronfenbrenner in ilgilendi i as l nokta, çevreden kopar lan varl k de il, aksine çevreyle ba lant l sübjektif realitenin geli mesidir. " nsan geli iminin Ekolojisi" ile ilgilenmektedir. Bu teoriye göre varl klar, sosyal ve maddi ko ullar zamanla birbirlerine uyum sa lamaktad rlar. Geli im "tarz ve biçimlerin süre en de i imi" anlam na gelmektedir (Bronfenbrenner 1981, 19). Çevre, dört sistemden meydana gelen, içi içe geçmi bir yap ya sahiptir: Mikro, Mezo, Ekso ve Makro olmak üzere dört ayr sistem tan mlanmaktad r (Hedderich 2003b, 38). Mikro sistem, bir dizi aktiviteler ve giri imlerden, rollerden ve insanlar aras ili kilerden meydana gelmektedir. Geli im halindeki varl k fiziksel ve maddi özellikleriyle, mevcut ya am alan yla ilgili ya ant lar elde etmektedir (Bronfenbrenner 1981, 38). Roller, geli menin bir parças d r. Terimlerle ifade edilirler ve belli bir kültürde bireylerin sosyal pozisyonlar n ifade etmek üzere kullan l rlar; herhangi bir bireyden di er bireylerin beklentilerine dayanan çe itli etkinliklerden ve ili kilerden olu maktad rlar. Rol de i imi ve rol pazarl klar sayesinde, rollerin terk edilmesinden geli me ve büyüme ortaya ç kar. Buna kar n rollerin sabitle tirilmesi, geli meyi frenler. Bu ba lamda geli me, rol repertuar n n büyümesi anlam na gelmektedir. 35 Höger, D "Ökopsychologische Aspekte schulischen Lernens" pp in Handbuch Schule und Unterricht, Bd. 7 edited by W. Twellmann. Duesseldorf. 36 Kleber, E.W "Ökologische Erziehungswissenschaft - ein neues meta-thoeretisches Konzept?" pp in Handbuch Schule und Unterricht, Bd. 7 edited by W. Twellmann. Düsseldorf. 37 Lewin, K Principals of topological psychology. New York. 23

24 ekil 5: Bak ma muhtaç ya l bireyin mikro sistemi (Hedderich in 2003b aktard, Bronfenbrenner in mikro sistem tan m ndan hareket edilerek çizilmi tir) BAKIMA MUHTAÇLARIN YA AM ALANI: EV! Yeni-paleolitik ça a ait evlerle ilgili ilk yay nlar ortaya konuldu unda, buzul ça insan n n y l önce mimari yönden iyi dü ünülmü konutlar in a ettiklerine nerdeyse inanmak mümkün de ildi (Rust 1961, 200) 38. Görü ülen bak ma muhtaç ya l lardan baz lar n n evlerini gördükten sonra benzer bir duygu bu ara t rman n yürütücüsü ve personelinde de ortaya ç km t r. Bak ma muhtaç ya l lar n en önemli ya am alan olan evlerde, iyi dü ünülmü bir mimariye rastlan lmam t r. Ara t rma s ras nda yap lan gözlemlerden elde edilen sonuç udur: Bak ma muhtaç ya l lar n evleri kesinlikle onlar n durumlar na uygun de illerdir. Bunun önemli bir göstergesi 38 Rust, A Der primitive Mensch Pp in Weltgeschichte, Band 1: Vorgeschichte frühe Hochkulturen. Propyläen Verlag: Berlin. 24

25 y lda ortalama ya l n n ev kazalar sonucunda (D E 2002 verilerinin analizi: Tufan 2007) sakat kalmalar d r. Evler, fiziksel özelliklerine ba l olarak sakat insanlar ya içeri al r, ya da d ar da b rak r. Bu yüzden evlerin bak ma muhtaç ya l lar aç s ndan anlamlar na bak lmas gerekmektedir. "Ev fiziksel, sosyal ve psikolojik i lemleri tan mlar. Bireyler, bunlar sayesinde ya am bulur, ba kalar n n ya am n payla r, yeni ya amlar ve kategoriler yarat r ve bu süreçlere bir anlam verirler. Bu ekilde bir kimlik duygusu ve dünyada kendisine bir yer edindi i hissini kazan rlar" (Harloff : Loer 2003, ). nsanlar kendilerini evleriyle ba da t r rlar. Ev, bir "yuva" duygusu yarat r ve bu "vatan" duygusu ile ba lant l d r (Duden , Mitscherlich 1980, : Loer 2003). nsandaki bir yere ait olma duygusu, uzun süre ayn evde ya ayanlarda evini ve çevreyi vatan olarak görme e iliminin ortaya ç kmas na yol açmaktad r. Semt sakinleri aras nda gözlemlenen dayan man n ortaya ç kmas nda evlerin rolü vard r. Ama evler sadece vatan duygusu a lamakla kalmaz, ayn zamanda insana dünya ile köklü bir ili ki içersinde oldu u hissini de verirler (Weinwurm-Krause 1999, 15) 43. Ortaça da bak ma muhtaçlara dinsel inançlardan hareket edilerek bak lmaktayd. Avrupa da manast rlar, kurumsal bak mlar üstlenmekteydiler (Thesing 1998, 61) 44. O zamanlar engellilik eytan n gönderdi i bir kötülük olarak kabul ediliyor ve tanr sall a kar gelmenin sonuçlar ndan biri oldu una inan l yordu. T bb n ilerlemesi ile engellilikler bir hastal k gibi görülmeye ba land. O zamanlar hastanelerde engelli insanlar, hastalar gibi tedavi edilmeye çal l yorlard. Dinsel ba lant lar n yan s ra, büyü korkusu da, sakat insanlarla kar la maktan korkan insanlar n ço almas na yol aç yordu. Sakatlar n, engellilerin ve bak ma muhtaçlar n toplumdan soyutlanmas t bbi k staslara göre yap l yordu. Pedagojik gerekçelere dayanan kurumsalla malara ender de olsa rastlanmaktayd (Klee 1980) 45. Bunlar ya am olanaklar n k s tlayan ve zorla t ran önlemler, davran lar, geli tirilmemi toplumsal yap lar eklinde olursa, insan n geli me olanaklar n 39 Harloff, H.J "Der Transaktionale Ansatz der Wohnpsychologie - Transaktion des Menschen in und mit seinem Wohnmilieu" pp in Wohnen Behinderter - behindertes Wohnen edited by E.M.Weinwurm-Krause. Aachen. 40 Loer, H "Wohbedürfnisse und Wohformen" pp in Körperbehinderte Menschen im Alter, edited by I. Hedderich, H. Loer. Klinkhardt: Badheilbrun/Obb. 41 Dudenredaktion Etymologie. Herkunftswörterbuch der deutschen Sprache, Bd.7, 2.Aufl. Mannheim. 42 Mitscherlich, A Die Unwirklichkeit unserer Städte. Anstiftung zum Unfrieden. Frankfurt/main. 43 Weinrum-Krause, E.M Autonomie im Heim. Auswirkungen des Heimallltags auf die Selbstverwirklichung von Menschen mit Behinderung. Heidelberg. 44 Thesing, T Betreute Wohngruppen und Wohngemeinschaften für Menschen mit geistiger Behinderung. Freiburg. 45 Klee, E Behindert. Ein kritisches Handbuch. Fischer: Frankfurt/M. 25

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1 Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık

Detaylı

Anaokulu /aile yuvası anketi 2015

Anaokulu /aile yuvası anketi 2015 Anaokulu /aile yuvası anketi 2015 Araştırma sonucu Göteborg daki anaokulları ve aile yuvaları ( familjedaghem) faaliyetlerinde kalitenin geliştirilmesinde kullanılacaktır. Soruları ebeveyn veya veli olarak

Detaylı

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 18 Aral k 1979 da Birle mi Milletler Genel cinsiyet ayr mc l n yasaklayan ve kad n haklar n güvence alt na alan

Detaylı

BİREYSEL SES EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN GELENEKSEL MÜZİKLERİMİZİN DERSTEKİ KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞ VE BEKLENTİLERİ

BİREYSEL SES EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN GELENEKSEL MÜZİKLERİMİZİN DERSTEKİ KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞ VE BEKLENTİLERİ BİREYSEL SES EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN GELENEKSEL MÜZİKLERİMİZİN DERSTEKİ KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞ VE BEKLENTİLERİ Dr. Ayhan HELVACI Giriş Müzik öğretmeni yetiştiren kurumlarda yapılan eğitim birçok disiplinlerden

Detaylı

KADININ STATÜSÜ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Tarımda Kadınların Finansmana Erişimi Esra ÇADIR

KADININ STATÜSÜ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Tarımda Kadınların Finansmana Erişimi Esra ÇADIR KADININ STATÜSÜ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Tarımda Kadınların Finansmana Erişimi Esra ÇADIR Sektörlere Göre Dağılım 60 %52 50 %39 %46 Tarım 40 Sanayi 30 % 14 %19 %21 İnşaat 20 %8 10 % 1 Hizmetler 0 KADIN ERKEK 2

Detaylı

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Beşinci İzmir İktisat Kongresi Finansal Sektörün Sürdürülebilir Büyümedeki Rolü ve Türkiye nin Bölgesel Merkez Olma Potansiyeli 1 Kasım

Detaylı

SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com

SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com Giriş Yönetim alanında yaşanan değişim, süreç yönetimi anlayışını ön plana çıkarmıştır. Süreç yönetimi; insan ve madde kaynaklarını

Detaylı

İngilizce Öğretmenlerinin Bilgisayar Beceri, Kullanım ve Pedagojik İçerik Bilgi Özdeğerlendirmeleri: e-inset NET. Betül Arap 1 Fidel Çakmak 2

İngilizce Öğretmenlerinin Bilgisayar Beceri, Kullanım ve Pedagojik İçerik Bilgi Özdeğerlendirmeleri: e-inset NET. Betül Arap 1 Fidel Çakmak 2 İngilizce Öğretmenlerinin Bilgisayar Beceri, Kullanım ve Pedagojik İçerik Bilgi Özdeğerlendirmeleri: e-inset NET DOI= 10.17556/jef.54455 Betül Arap 1 Fidel Çakmak 2 Genişletilmiş Özet Giriş Son yıllarda

Detaylı

Yaşam Dönemleri ve Gelişim Görevleri Havighurst'un çeşitli yaşam dönemleri için belirlediği gelişim görevleri

Yaşam Dönemleri ve Gelişim Görevleri Havighurst'un çeşitli yaşam dönemleri için belirlediği gelişim görevleri Yaşam Dönemleri ve Gelişim Görevleri Havighurst'un çeşitli yaşam dönemleri için belirlediği gelişim görevleri Gelişim psikolojisi, bireylerin yaşam boyunca geçirdiği bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal

Detaylı

Araştırma Notu 15/177

Araştırma Notu 15/177 Araştırma Notu 15/177 02 Mart 2015 YOKSUL İLE ZENGİN ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI REKOR SEVİYEDE Seyfettin Gürsel *, Ayşenur Acar ** Yönetici özeti Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon

Detaylı

BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9

BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 Attila Hancıoğlu ve İlknur Yüksel Alyanak Sağlık programlarının izlenmesi, değerlendirilmesi ve ileriye yönelik politikaların belirlenmesi açısından neonatal, post-neonatal

Detaylı

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün Veri Toplama Yöntemleri Prof.Dr.Besti Üstün 1 VERİ (DATA) Belirli amaçlar için toplanan bilgilere veri denir. Araştırmacının belirlediği probleme en uygun çözümü bulabilmesi uygun veri toplama yöntemi

Detaylı

Buradaki bilgiler özet olup genel hatları ile tanımlamalar bulunmaktadır. Derste anlatılan örnekler ve analizler bu dokümanda yer almaktadır.

Buradaki bilgiler özet olup genel hatları ile tanımlamalar bulunmaktadır. Derste anlatılan örnekler ve analizler bu dokümanda yer almaktadır. Buradaki bilgiler özet olup genel hatları ile tanımlamalar bulunmaktadır. Derste anlatılan örnekler ve analizler bu dokümanda yer almaktadır. GİRİŞ İnşaat sektörü, barınma ihtiyacı başta olmak üzere insanların

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL Sözlerime gayrimenkul ve finans sektörlerinin temsilcilerini bir araya

Detaylı

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı Panel Konuşması Erdem BAŞÇI 7 Nisan 2012, İstanbul Değerli Konuklar, Dünya ekonomisinin son on yılda sergilediği gelişmeler emtia fiyatları üzerinde

Detaylı

KİTAP İNCELEMESİ. Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri. Tamer KUTLUCA 1. Editörler. Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice AKKOÇ

KİTAP İNCELEMESİ. Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri. Tamer KUTLUCA 1. Editörler. Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice AKKOÇ Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Dergisi, 18 (2012) 287-291 287 KİTAP İNCELEMESİ Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri Editörler Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice

Detaylı

YÜKSEK HIZLI DEMİRYOLU YOLCULUKLARININ ÖZELLİKLERİ

YÜKSEK HIZLI DEMİRYOLU YOLCULUKLARININ ÖZELLİKLERİ YÜKSEK HIZLI DEMİRYOLU YOLCULUKLARININ ÖZELLİKLERİ Hazırlayan: Doç.Dr. Hakan Güler Sakarya Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, İnşaat Mühendisliği Karlsruhe Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Almanya

Detaylı

İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM

İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Genel Esaslar Amaç Madde 1- (1)Bu

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (Değişik:RG-14/2/2014-28913) (1) Bu Yönetmeliğin amacı; yükseköğrenim

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL "Sivil Toplum, Yerel Yönetimler ve Gençlik AB Üyeli i Yolunda Sivil

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

ELLE SÜT SAĞIM FAALİYETİNİN KADINLARIN HAYATINDAKİ YERİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI ANALİZ RAPORU

ELLE SÜT SAĞIM FAALİYETİNİN KADINLARIN HAYATINDAKİ YERİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI ANALİZ RAPORU ELLE SÜT SAĞIM FAALİYETİNİN KADINLARIN HAYATINDAKİ YERİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI ANALİZ RAPORU Hazırlayan Sosyolog Kenan TURAN Veteriner Hekimi Volkan İSKENDER Ağustos-Eylül 2015 İÇİNDEKİLER Araştırma Konusu

Detaylı

İş Sağlığı İş Sağlığı nedir? Çağdaş İş Sağlığı anlayışı nedir?

İş Sağlığı İş Sağlığı nedir?    Çağdaş İş Sağlığı anlayışı nedir? İş Sağlığı İş sağlığı denilince, üretimi ve işyerini içine alan bir kavram düşünülmelidir. İşyerinde sağlıklı bir çalışma ortamı yoksa işçilerin sağlığından söz edilemez. İş Sağlığı nedir? Bütün çalışanların

Detaylı

HAM PUAN: Üniversite Sınavlarına giren adayların sadece netler üzerinden hesaplanan puanlarına hem puan denir.

HAM PUAN: Üniversite Sınavlarına giren adayların sadece netler üzerinden hesaplanan puanlarına hem puan denir. YGS / LYS SÖZLÜĞÜ OBP (ORTA ÖĞRETİM BAŞARI PUANI): Öğrencinin diploma notunun diğer öğrencilerin diploma notlarına oranıdır. En az 100 en çok 500 puan arasında değişen bu değer, öğrencinin başarısı okulun

Detaylı

YÖNETMELİK. a) Çocuk: Daha erken yaşta ergin olsa bile 18 yaşını doldurmamış kişiyi,

YÖNETMELİK. a) Çocuk: Daha erken yaşta ergin olsa bile 18 yaşını doldurmamış kişiyi, 27 Mart 2012 SALI Resmî Gazete Sayı : 28246 Bingöl Üniversitesinden: YÖNETMELİK BİNGÖL ÜNİVERSİTESİ ÇOCUK ARAŞTIRMA VE REHBERLİK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

B E Y K E N T Ü N İ V E R S İ T E S İ S O S Y A L B İ L İ M L E R E N S T İ T Ü S Ü İ Ş L E T M E Y Ö N E T İ M İ D O K T O R A P R O G R A M I

B E Y K E N T Ü N İ V E R S İ T E S İ S O S Y A L B İ L İ M L E R E N S T İ T Ü S Ü İ Ş L E T M E Y Ö N E T İ M İ D O K T O R A P R O G R A M I B E Y K E N T Ü N İ V E R S İ T E S İ S O S Y A L B İ L İ M L E R E N S T İ T Ü S Ü İ Ş L E T M E Y Ö N E T İ M İ D O K T O R A P R O G R A M I İLİŞKİSEL PAZARLAMA 31 MAYIS 2014 K O R A Y K A R A M A N

Detaylı

HALK EĞİTİMİ MERKEZLERİ ETKİNLİKLERİNİN YÖNETİMİ *

HALK EĞİTİMİ MERKEZLERİ ETKİNLİKLERİNİN YÖNETİMİ * HALK EĞİTİMİ MERKEZLERİ ETKİNLİKLERİNİN YÖNETİMİ * Doç. Dr. Meral TEKİN ** Son yıllarda halk eğitimi, toplumdaki öneminin giderek artmasına koşut olarak, önemli bir araştırma alanı olarak kabul görmeye

Detaylı

Sürdürülebilir sosyal güvenli in önündeki zorluklar

Sürdürülebilir sosyal güvenli in önündeki zorluklar Sürdürülebilir sosyal güvenli in önündeki zorluklar Konular Geçmi ten önemli trendler Esneklik ve esnek güvence Bireyselcilik ve azalan dayan ma Silikle en toplum 2 Toplumsal: Daha az evlilik Daha fazla

Detaylı

Ara rma, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba

Ara rma, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba 1.1 Ara rman n Amac Ara rmada, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba olarak hizmet vermekte olan; 1. Bütçe ve Performans Program ube Müdürlü ü 2. Stratejik Yönetim ve Planlama

Detaylı

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır.

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır. SAYI: 2013/03 KONU: ADİ ORTAKLIK, İŞ ORTAKLIĞI, KONSORSİYUM ANKARA,01.02.2013 SİRKÜLER Gelişen ve büyüyen ekonomilerde şirketler arasındaki ilişkiler de çok boyutlu hale gelmektedir. Bir işin yapılması

Detaylı

Yapı ve Deprem Yönetmelikleri, alan kullanım yönetmeliklerinin gözden geçirilmesi ve gerekiyorsa yeniden düzenlenmesi

Yapı ve Deprem Yönetmelikleri, alan kullanım yönetmeliklerinin gözden geçirilmesi ve gerekiyorsa yeniden düzenlenmesi Afet Yö netimi İnsan toplulukları için risk oluşturan afetlerin önlenmesi ve zararlarının azaltılması, afetlere karşı hazırlıklı olunması, afet anında hızlı ve etkili bir kurtarma, ilk yardım, geçici barındırma

Detaylı

HEMŞİRE İNSANGÜCÜNÜN YETİŞTİRİLMESİ VE GELİŞTİRİLMESİ

HEMŞİRE İNSANGÜCÜNÜN YETİŞTİRİLMESİ VE GELİŞTİRİLMESİ HEMŞİRE İNSANGÜCÜNÜN YETİŞTİRİLMESİ VE GELİŞTİRİLMESİ Doç. Dr. Ülkü TATAR BAYKAL İÜ Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesi Hemşirelikte Yönetim Anabilim Dalı ve Yönetici Hemşireler Derneği Yönetim Kurulu

Detaylı

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti içi disiplin mekanizması (cinsel taciz, aile içi şiddet vs. gibi durumlarda işletilen) AKP CHP MHP BBP HDP Parti içi disiplin

Detaylı

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ Ders Tanıtım Formu Dersin Adı Öğretim Dili Halk Sağlığı Hemşireliği Türkçe Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans () Lisans ( x) Yüksek Lisans( ) Doktora( ) Eğitim Öğretim Sistemi Örgün Öğretim (X) Uzaktan Öğretim(

Detaylı

TÜİK KULLANICI ANKETİ SONUÇLARI

TÜİK KULLANICI ANKETİ SONUÇLARI TÜİK KULLANICI ANKETİ SONUÇLARI Aralık 1 Giriş Kurumumuz taraf ndan üretilen istatistikler kullan c lara çeşitli kanallar yoluyla sunulmakta, hizmet kalitesini artt rmak ve kullan c ihtiyaçlar n karş lamak

Detaylı

Doç. Dr. Mehmet Durdu KARSLI Sakarya Üniversitesi E itim fakültesi Doç. Dr. I k ifa ÜSTÜNER Akdeniz Üniversitesi E itim Fakültesi

Doç. Dr. Mehmet Durdu KARSLI Sakarya Üniversitesi E itim fakültesi Doç. Dr. I k ifa ÜSTÜNER Akdeniz Üniversitesi E itim Fakültesi ÜN VERS TEYE G R SINAV S STEM NDEK SON DE KL E L K N Ö RENC LER N ALGILARI Doç. Dr. Mehmet Durdu KARSLI Sakarya Üniversitesi E itim fakültesi Doç. Dr. I k ifa ÜSTÜNER Akdeniz Üniversitesi E itim Fakültesi

Detaylı

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Genel Başkanı olarak şahsım ve kuruluşum adına hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Genel Başkanı olarak şahsım ve kuruluşum adına hepinizi saygılarımla selamlıyorum. Sayın Başkanlar, Sayın KĐK üyeleri, Sayın Katılımcılar, Sayın Basın Mensupları, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Genel Başkanı olarak şahsım ve kuruluşum adına hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Detaylı

I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler

I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler 1. AB Hukuku ve Tercüman ve Çevirmenler için Metotlar Eğitimi (Ankara, 8-9 Haziran 2010) EIPA tarafından çeşitli kamu

Detaylı

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır.

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. KAVRAMLAR Büyüme ve Gelişme Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. Büyüme Büyüme, bedende gerçekleşen ve boy uzamasında olduğu gibi sayısal (nicel) değişikliklerle ifade edilebilecek yapısal

Detaylı

İ.Esenyurt Üniv.2016 Yüksek Lisans / Bahar Dönemi Yönetimde Yeni Gelişmeler Sunum 02. Hazırlayan; Erkut AKSOY

İ.Esenyurt Üniv.2016 Yüksek Lisans / Bahar Dönemi Yönetimde Yeni Gelişmeler Sunum 02. Hazırlayan; Erkut AKSOY 1 Yönetimde Yeni Gelişmeler Yalın Organizasyonlar Sunumu; Erkut AKSOY Kaynak; Öğrenci No.:1432110032 2016 Bahar Dönemi Yüksek Lisans III.Dönem YALIN ORGANİZASYONLAR ZASYONLAR; Daha önceki konularda değindiğimiz

Detaylı

İNOVASYON GÖSTERGELERİ VE KAYSERİ:KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZ. Prof. Dr. Hayriye ATİK 16 Haziran 2015

İNOVASYON GÖSTERGELERİ VE KAYSERİ:KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZ. Prof. Dr. Hayriye ATİK 16 Haziran 2015 İNOVASYON GÖSTERGELERİ VE KAYSERİ:KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZ Prof. Dr. Hayriye ATİK 16 Haziran 2015 Sunum Planı Giriş I)Literatür Uluslararası Literatür Ulusal Literatür II)Karşılaştırmalı Analiz III)

Detaylı

Ankara'daki Halk Eğitimi Merkezlerinde Açılan Kurslara Katılanların Özellikleri, Katılmalarını Güdüleyen Etmenler ve Programlara İlişkin Görüşleri

Ankara'daki Halk Eğitimi Merkezlerinde Açılan Kurslara Katılanların Özellikleri, Katılmalarını Güdüleyen Etmenler ve Programlara İlişkin Görüşleri Halk Eğitiminde Katılma: Ankara'daki Halk Eğitimi Merkezlerinde Açılan Kurslara Katılanların Özellikleri, Katılmalarını Güdüleyen Etmenler ve Programlara İlişkin Görüşleri Yrd. Doç. Dr. Serap AYHAN* Bilim

Detaylı

Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi

Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi özcan DEMİREL 1750 Üniversiteler Yasası nın 2. maddesinde üniversiteler, fakülte, bölüm, kürsü ve benzeri kuruluşlarla hizmet birimlerinden oluşan özerkliğe ve kamu

Detaylı

SAVUNUCULUK, E M VE H ZMETLERE ULA TIRMA YOLU LE ANNE SA LI ININ

SAVUNUCULUK, E M VE H ZMETLERE ULA TIRMA YOLU LE ANNE SA LI ININ SAVUNUCULUK, E M VE H ZMETLERE ULA TIRMA YOLU LE ANNE SA LI ININ LE LMES PROJES (Bu proje, T.C. Sa k Bakanl Türkiye Üreme Sa Program kapsam nda Avrupa Birli i taraf ndan finanse edilmi tir. Bu yay n içeri

Detaylı

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö G R ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö rencilerin Türkçe ö renirken yapt anla malardan dolay,

Detaylı

TİSK GENEL SEKRETERİ BÜLENT PİRLER'İN DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE ÇOCUK İŞGÜCÜNE İLİŞKİN GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİDİR

TİSK GENEL SEKRETERİ BÜLENT PİRLER'İN DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE ÇOCUK İŞGÜCÜNE İLİŞKİN GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİDİR TİSK GENEL SEKRETERİ BÜLENT PİRLER'İN DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE ÇOCUK İŞGÜCÜNE İLİŞKİN GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİDİR Çocuğun çalışması, hemen bütün ülkelerde yaşanmakta olan evrensel bir olgudur ve önemli bir sosyal

Detaylı

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN SOSYAL ŞİDDET Süheyla Nur ERÇİN Özet: Şiddet kavramı, çeşitli düşüncelerden etkilenerek her geçen gün şekillenip gelişiyor. Eskiden şiddet, sadece fiziksel olarak algılanırken günümüzde sözlü şiddet, psikolojik

Detaylı

Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man

Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man 214 EK M-ARALIK DÖNEM BANKA KRED LER E M ANKET Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man nin 214 y dördüncü çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 9 Ocak 215

Detaylı

BÜRO YÖNETİMİ VE SEKRETERLİK ALANI HIZLI KLAVYE KULLANIMI (F KLAVYE) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

BÜRO YÖNETİMİ VE SEKRETERLİK ALANI HIZLI KLAVYE KULLANIMI (F KLAVYE) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü BÜRO YÖNETİMİ VE SEKRETERLİK ALANI HIZLI KLAVYE KULLANIMI (F KLAVYE) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2009 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde

Detaylı

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012 Hazırlayanlar Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi Laura D. Tyson, Kaliforniya Berkeley Üniversitesi Saadia Zahidi, Dünya Ekonomik Forumu Raporun

Detaylı

ARAŞTIRMA PROJESİ NEDİR, NASIL HAZIRLANIR, NASIL UYGULANIR? Prof. Dr. Mehmet AY

ARAŞTIRMA PROJESİ NEDİR, NASIL HAZIRLANIR, NASIL UYGULANIR? Prof. Dr. Mehmet AY ARAŞTIRMA PROJESİ NEDİR, NASIL HAZIRLANIR, NASIL UYGULANIR? Prof. Dr. Mehmet AY Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü 29.03.2012 / ÇANAKKALE Fen Lisesi ARAŞTIRMA PROJESİ

Detaylı

MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ)

MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) HALKLA İLİŞKİLER VE ORGANİZASYON HİZMETLERİ ALANI ANKARA 2007 ÖĞRENME FAALİYETİ -19 HALKLA İLİŞKİLER VE

Detaylı

HALK SAĞLIĞI ANABİLİM DALI İş Sağlığı Programı

HALK SAĞLIĞI ANABİLİM DALI İş Sağlığı Programı HALK SAĞLIĞI ANABİLİM DALI İş Sağlığı Programı Programa Kabul Koşulları: Yüksek Lisans: Sağlık alanında lisans düzeyinde bir Yükseköğretim kurumundan mezun olmak, Psikoloji, Sosyoloji, İşletme,İktisat

Detaylı

MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Muş Alparslan Üniversitesi Uzaktan

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Duygusal ve Davranışsal Bozuklukların Tanımı 2

İÇİNDEKİLER. Duygusal ve Davranışsal Bozuklukların Tanımı 2 İÇİNDEKİLER Bölüm 1 Giriş 1 Duygusal ve Davranışsal Bozuklukların Tanımı 2 Normal Dışı Davramışları Belirlemede Öznellik 2 Gelişimsel Değişimlerin Bir Bireyin Davranışsal ve Duygusal Dengesi Üzerindeki

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ 1. Ders- Eğitimin Temel Kavramları. Yrd. Doç. Dr. Melike YİĞİT KOYUNKAYA

EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ 1. Ders- Eğitimin Temel Kavramları. Yrd. Doç. Dr. Melike YİĞİT KOYUNKAYA EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ 1. Ders- Eğitimin Temel Kavramları Yrd. Doç. Dr. Melike YİĞİT KOYUNKAYA Dersin Amacı Bu dersin amacı, öğrencilerin; Öğretmenlik mesleği ile tanışmalarını, Öğretmenliğin özellikleri

Detaylı

Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü

Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Kontenjan : 45 Puan türü : MF-4 Eğitim dili : Türkçe Hazırlık : İsteğe Bağlı Yerleşke : Konuralp Yerleşkesi Eğitim süresi : 4 Yıl Yüksek lisans/doktora

Detaylı

ÇANKAYA BELEDİYESİ EVDE BAKIM HİZMETLERİ YÖNERGESİ

ÇANKAYA BELEDİYESİ EVDE BAKIM HİZMETLERİ YÖNERGESİ ÇANKAYA BELEDİYESİ EVDE BAKIM HİZMETLERİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve Kapsam MADDE 1 (1) Bu yönergenin amacı; Çankaya Belediye sınırları içinde yaşayan, yaş sınırı

Detaylı

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor?

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Doç.Dr. Nilgün GÖRER TAMER (Şehir Plancısı) Her fakülte içerdiği bölümlerin bilim alanına bağlı olarak farklılaşan öznel

Detaylı

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması 23 Aralık 2008 Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması Son günlerde akaryakıt fiyatları ile ilgili olarak kamuoyunda bir bilgi kirliliği gözlemlenmekte olup, bu durum Sektörü ve Şirketimizi itham altında

Detaylı

ASANSÖR VE ASANSÖR GÜVENLĐK AKSAMLARINDA CE ĐŞARETLEMESĐ

ASANSÖR VE ASANSÖR GÜVENLĐK AKSAMLARINDA CE ĐŞARETLEMESĐ ASANSÖR VE ASANSÖR GÜVENLĐK AKSAMLARINDA CE ĐŞARETLEMESĐ Erhan Bayrak *, Đ. Menderes Büyüklü ** Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Sanayi Genel Müdürlüğü Ankara, Tel:03122860365-2526, Faks:03122853144, * erhanba@sanayi.gov.tr

Detaylı

MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK İŞBİRLİĞİ PROJE DANIŞMANLIK EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK İŞBİRLİĞİ PROJE DANIŞMANLIK EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK İŞBİRLİĞİ PROJE DANIŞMANLIK EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı,

Detaylı

İçindekiler Şekiller Listesi

İçindekiler Şekiller Listesi 1 İçindekiler 1.GĠRĠġ 3 2. Mekânsal Sentez ve Analiz ÇalıĢmaları... 4 3. Konsept....5 4. Stratejiler.....6 5.1/1000 Koruma Amaçlı Ġmar Planı.....7 6.1/500 Vaziyet Planı Sokak Tasarımı....7 7.1/200 Özel

Detaylı

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Ekim 14, 2011-2:43:35 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ''Bedensel, işitme ve görme özürlüler kendi içinde sınava tabi tutulacak. 2012 yılının ilk çeyreğinde

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ 14 SUNUŞ 16 BİR SEÇİM YAPMA BİLİMİ OLARAK EKONOMİ VE VERİMLİLİK İLKESİ 19 BÖLÜM 1 VERİMLİLİK-KAVRAMSAL ÇERÇEVE

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ 14 SUNUŞ 16 BİR SEÇİM YAPMA BİLİMİ OLARAK EKONOMİ VE VERİMLİLİK İLKESİ 19 BÖLÜM 1 VERİMLİLİK-KAVRAMSAL ÇERÇEVE İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ 14 SUNUŞ 16 BİR SEÇİM YAPMA BİLİMİ OLARAK EKONOMİ VE VERİMLİLİK İLKESİ 19 BÖLÜM 1 VERİMLİLİK-KAVRAMSAL ÇERÇEVE Soru 1 Verimlilik nedir? 25 Soru 2: Verimlilikle ilişkili kavramlar nelerdir?

Detaylı

İŞLETMENİN TANIMI 30.9.2015

İŞLETMENİN TANIMI 30.9.2015 Öğr.Gör.Mehmet KÖRPİ İŞLETMENİN TANIMI Sonsuz olarak ifade edilen insan ihtiyaçlarını karşılayacak malları ve hizmetleri üretmek üzere faaliyette bulunan iktisadi birimler işletme olarak adlandırılmaktadır.

Detaylı

PROJE ODAKLI İŞ GELİŞTİRME; Kent Atölyeleri örneği

PROJE ODAKLI İŞ GELİŞTİRME; Kent Atölyeleri örneği PROJE ODAKLI İŞ GELİŞTİRME; Kent Atölyeleri örneği A.Faruk GÖKSU-ÇEKÜL Vakfı www.cekulvakfi.org.tr www.kentselyenileme.org ÇEKÜL Vakfı, kurulduğu günden bugüne kadar, Kendini Koruyan Kentler adı altında,

Detaylı

Banka Kredileri E ilim Anketi nin 2015 y ilk çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 10 Nisan 2015 tarihinde yay mland.

Banka Kredileri E ilim Anketi nin 2015 y ilk çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 10 Nisan 2015 tarihinde yay mland. 21 OCAK-MART DÖNEM BANKA KRED LER E M ANKET Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man nin 21 y ilk çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 1 Nisan 21 tarihinde

Detaylı

DENETİM VE SİVİL TOPLUM: KORE DENEYİMİ

DENETİM VE SİVİL TOPLUM: KORE DENEYİMİ Sayıştay Denetçisi DENETİM VE SİVİL TOPLUM: KORE DENEYİMİ Çev.: Musa KAYRAK Demokrasinin gelişimi ile birlikte, vatandaşların devlet yönetiminden haberdar olma düzeyleri artmış ve vatandaşlar, vergi verenler

Detaylı

ÇOCUK GELİŞİMİ ÖĞRETMENİ

ÇOCUK GELİŞİMİ ÖĞRETMENİ TANIM Çalıştığı eğitim kurum ya da kuruluşunda öğrencilere ya da yetişkinlere çocuk eğitimi ile ilgili eğitim veren kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ, GEREÇ VE EKİPMAN Çocuk gelişimi ile ilgili hangi

Detaylı

SANAT VE TASARIM GUAJ BOYA RESĠM MODÜLER PROGRAMI (YETERLĠĞE DAYALI)

SANAT VE TASARIM GUAJ BOYA RESĠM MODÜLER PROGRAMI (YETERLĠĞE DAYALI) T.C. MĠLLÎ EĞĠTĠM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü SANAT VE TASARIM GUAJ BOYA RESĠM MODÜLER PROGRAMI (YETERLĠĞE DAYALI) 2011 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde sanat dallarının değişim ile karşı

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM VE EĞİTİM İŞ GÜVENLİĞİ VE İŞÇİ SAĞLIĞI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

KİŞİSEL GELİŞİM VE EĞİTİM İŞ GÜVENLİĞİ VE İŞÇİ SAĞLIĞI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü KİŞİSEL GELİŞİM VE EĞİTİM İŞ GÜVENLİĞİ VE İŞÇİ SAĞLIĞI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2010 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin

Detaylı

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü 07.03.2012 06:18

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü 07.03.2012 06:18 http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/03/201203... 1 of 5 6 Mart 2012 SALI Resmî Gazete Sayı : 28225 Atatürk Üniversitesinden: YÖNETMELİK ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ ASTROFİZİK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ

Detaylı

TUġBA BELEDĠYESĠ KADIN VE AĠLE HĠZMETLERĠ MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELĠĞĠ

TUġBA BELEDĠYESĠ KADIN VE AĠLE HĠZMETLERĠ MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELĠĞĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç TUġBA BELEDĠYESĠ KADIN VE AĠLE HĠZMETLERĠ MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELĠĞĠ Madde 1 :Bu yönetmeliğin amacı, Kadın ve Aile hizmetin tür ve niteliğini, işleyişini, işleyişine ilişkin

Detaylı

YURTDIŞI VATANDAŞLAR DANIŞMA KURULUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

YURTDIŞI VATANDAŞLAR DANIŞMA KURULUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK 24 Aralık 2010 CUMA Resmî Gazete Sayı : 27795 YÖNETMELİK Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığından: YURTDIŞI VATANDAŞLAR DANIŞMA KURULUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ

Detaylı

ZAĞNOS VADİSİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ

ZAĞNOS VADİSİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ ADANA KENT SORUNLARI SEMPOZYUMU / 15 2008 BU BİR TMMOB YAYINIDIR TMMOB, bu makaledeki ifadelerden, fikirlerden, toplantıda çıkan sonuçlardan ve basım hatalarından sorumlu değildir. ZAĞNOS VADİSİ KENTSEL

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

SA LIK SORUNLARI ve BARINMA KO ULLARI

SA LIK SORUNLARI ve BARINMA KO ULLARI MEVS ML K TARIM LER N SA LIK SORUNLARI ve BARINMA KO ULLARI YEN EH R/ÇARDAK ÖRNE BURSA TAB P ODASI USTOS 2010 BURSA TAB P ODASI 2 GÖZLEMLER: Bar ve Demokrasi Partisi l Ba kanl n ba vurusu üzerine, geçici

Detaylı

NIJERYA DAN GELEN YOLCUDA EBOLAYA RASTLANMADI

NIJERYA DAN GELEN YOLCUDA EBOLAYA RASTLANMADI Portal Adres NIJERYA DAN GELEN YOLCUDA EBOLAYA RASTLANMADI : www.cayyolu.com.tr İçeriği : Gündem : http://www.cayyolu.com.tr/haber/nijerya-dan-gelen-yolcuda-ebolaya-rastlanmadi/96318 1/3 SAGLIK IÇIN EGZERSIZ

Detaylı

Özel Sektör Gönüllüler Derneği

Özel Sektör Gönüllüler Derneği TÜRKİYE DE VE ÖZEL SEKTÖR DE GÖNÜLLÜLÜK ARAŞTIRMASI KASIM 05 1 PROJE EKİBİ Danışman Dr. Halil İ. ZEYTİN....Genel Müdür Doç. Dr. İzzet BOZKURT Araştırma Yöntemleri Uzmanı Proje Ekibi Fatma KAMİLOĞLU.......Proje

Detaylı

AİLELERİN YAŞADIKLARININ BETİMLENMESİ

AİLELERİN YAŞADIKLARININ BETİMLENMESİ 134 AİLELERİN YAŞADIKLARININ BETİMLENMESİ ÇİZELGE 122 Ailelerin Çocuğunuzda Bazı Sorunlar Olduğunu Nasıl Anladınız? a) Yürümede gecikme olduğunda 8 16 b) Görme bozukluğu fark edildiğinde 1 2 c) Hastanede

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015

Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015 Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015 BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİ HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİĞİN UYGULANMASINA İLİŞKİN GENELGE (2015/50) Bu Genelge, 25.05.2015

Detaylı

T.C. BİLECİK İL GENEL MECLİSİ Araştırma ve Geliştirme Komisyonu

T.C. BİLECİK İL GENEL MECLİSİ Araştırma ve Geliştirme Komisyonu Rapor No:01 Rapor Tarihi: 10.03.2011 muz İl Genel Meclisimizin 01.03.2011 tarih ve 2011/33 sayılı kararı doğrultusunda 08-09-10 Mart 2011 tarihlerinde toplanmıştır. İdaremiz araç parkında bulunan makine

Detaylı

Danışma Kurulu Tüzüğü

Danışma Kurulu Tüzüğü Uygulamalı Bilimler Yüksek Okulu Otel Yöneticiliği Bölümü Danışma Kurulu Tüzüğü MADDE I Bölüm 1.1. GİRİŞ 1.1.1. AD Danışma Kurulu nun adı, Özyeğin Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksek Okulu ve Otel

Detaylı

ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI SOSYAL YARDIM İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI SOSYAL YARDIM İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI SOSYAL YARDIM İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu yönetmeliğin

Detaylı

Psikolojiye Giriş. Gözden geçirme oturumları. Evrim ve Akılcılık Ders 10. Pazartesi, 26/02, 16.00-18.00 Salı, 27/02, 18.00-20.00

Psikolojiye Giriş. Gözden geçirme oturumları. Evrim ve Akılcılık Ders 10. Pazartesi, 26/02, 16.00-18.00 Salı, 27/02, 18.00-20.00 Gelecek Çarşamba Yapılacak Sınav (olası dağılım) Psikolojiye Giriş Evrim ve Akılcılık Ders 10 Giriş: 4 Beyin: 9 Freud: 9 Skinner: 9 Bilişsel Gelişim: 9 Dil: 9 Algı/Dikkat: 9 Bellek: 9 Aşk: 7 Evrim: 4 Akılcılık:

Detaylı

SPOR KULÜBÜ HİZMET PROGRAMI

SPOR KULÜBÜ HİZMET PROGRAMI SPOR KULÜBÜ HİZMET PROGRAMI Sporculara Zihin antrenmanları, tüm çalışanlara ekip ruhu içerisinde sporcu motivasyonuna katkı sağlama, teknik ekibe psikolojik yönetim tarzları konusunda destek olamyı amaçlayan

Detaylı

REFORM EYLEM GRUBU BİRİNCİ TOPLANTISI BASIN BİLDİRİSİ ANKARA, 8 KASIM 2014

REFORM EYLEM GRUBU BİRİNCİ TOPLANTISI BASIN BİLDİRİSİ ANKARA, 8 KASIM 2014 REFORM EYLEM GRUBU BİRİNCİ TOPLANTISI BASIN BİLDİRİSİ ANKARA, 8 KASIM 2014 Reform Eylem Grubu nun (REG) ilk toplantısı, Adalet Bakanı Sayın Bekir Bozdağ, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Volkan

Detaylı

SPROGVURDERING OG SPROGSCREENING AF 3-ÅRIGE BØRN

SPROGVURDERING OG SPROGSCREENING AF 3-ÅRIGE BØRN SPROGVURDERING OG SPROGSCREENING AF 3-ÅRIGE BØRN Århus Kommune Børn og Unge Århus Belediyesinde Yaşayan 3 Yaşındaki çocuklar için Dil Durum Değerlendirmesi/Dil Tarama Testi Önsöz Sevgili ebeveynler İyi

Detaylı

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu AKILCI İLAÇ KULLANIMI PROJE YARIŞMASI BAŞVURU FORMU BAŞVURU SAHİBİNİN ADI SOYADI * BAŞVURU SAHİBİNİN MESLEĞİ BAŞVURU SAHİBİNİN YAŞI BAŞVURU SAHİBİNİN MEDENİ : DURUMU BAŞVURU SAHİBİNİN EĞİTİM DURUMU BAŞVURU

Detaylı