Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download ""

Transkript

1 1 1. GİRİŞ: Periodonsiyum dört ana bölümden oluşur: gingiva, alveoler kemik, periodontal ligament ve sement. Periodontal dokuların temel görevi, fonksiyonel gereksinimleri karşılayarak dişleri ağızda tutmaktadır (Ainamo A.,1978;Ainamo ve Ainamo,1978). Periodontal hastalıklar, bu dokularda bazıları geri dönüşü olmayan patolojik değişikliklere neden olurlar (Mc Fall, 1982). Periodontal dokuların sağlıklı halinin bilinmesi bu dokuları etkileyen hastalıkların anlaşılması açısından önemlidir. Sağlık, statik bir durum değildir; yaşayan ve fonksiyon halinde olan bir organizma ya da doku değişen çevre ile devamlı denge halindedir. Çevresel değişiklikler gerçekleştiğinde normal fonksiyonuna devam edebilmesi için doku aktivitesindeki değişiklikler de uyarılır. Bu durum; normal doku aktivitesinin, normal fonksiyonu ve yaşamın devamlılığı için gerekli olup homeostaz olarak bilinir. Eğer çevresel değişiklik çok büyükse homeostaz idame edilemez; anormal doku aktivitesi izlenir. Normal fonksiyon devam ettirilemez ve doku değişiklik aktiviteleri hastalık olarak tanımlanır (Eley ve Manson, 2004). Bakteriler, çevremizin önemli bir parçasıdır ve bakterisiz bir yaşam mümkün değildir. Yaşayan dokuları içeren doğadai tüm yüzeylerin üzeri bakteriyle kaplıdır. Oral mukoza da sindirim sisteminin bir parçası olduğundan, oral flora olarak bilinen çok sayıda bakteriyle örtülüdür. Bakteriler, bu yüzeylere çeşitli mekanizmalarla tutunurlar: mikroskobik pürüzlü yüzeyler, saç benzeri mikroskobik uzantılar ve

2 2 protein ve polisakkarit yapıdaki doğal yapıştırıcılar (Eley ve Manson, 2004). Farklı yaşam formları, zaman zaman birinin diğerine yardım etmesiyle yüzyıllardır denge halinde yaşamlarını sürdürebilmektedirler. Simbiyoz yaşam olarak bilinen bu sistem, bizim vücudumuzda da bakterilerle bir denge halinde sürmektedir ve yalnızca ani değişiklikler olduğunda bu durum değişir. Örnek olarak; diş çürüğü ve periodontal hastalık normalde ağzımızda bulunan mikroorganizmalarca oluşturulur. Primitif insanlarda, dental hastalık prevalansı günümüze göre oldukça düşüktü; bakteriyel plak oldukça az miktarda ve nadiren diş-kontak yüzeylerinin apikalinde gözleniyordu. Aksine bugün bakteriyel plak, tüm diş yüzeylerinde gözlenir ve dental hastalık yaygındır. Bunun nedeni; diyetteki değişiklikler ve kolay fermente olabilen karbonhidrat alımıyla diş ve dişeti marjini çevresindeki bakteriyel yapının ve dolayısıyla oral çevrenin değişmesi; sonuçta da bakteri-doku ilişkisinde dengesizlik olmasıyla bakterilerin doku yıkım kapasitesi olan ürünler üretmesidir (Eley ve Manson, 2004). 1.1.Mikrobiyal Dental Plak: Mikrobiyal dental plak; periodontal hastalığın başlama ve ilerlemesinde ana etyolojik ajan olarak kabul edilmektedir ( Löe ve ark.,1965).

3 3 Dental plak; tek bir yapı içinde birbirleriyle kompleks ilişkili, çok sayıda farklı bakteriyel tür içeren biyofilm tabakasıdır (Costerton ve ark.,1987). Plak yapısı başlangıçta dişler ve bakteriyel yapı arasında ilişkilidir; ardından bakteriyel topluluk içindeki farklı türlerle fiziksel ve fizyolojik çevre arasında ilişki başlar. Plak içindeki bakteriler, konakla ilişkili çevresel faktörlerden etkilenirler. Bu durumda, periodontal sağlık bakteriyel populasyon ve konak arasındaki dengeden etkilenmektedir. Dengenin bozulması konak ve biyofilm içindeki bakterilerde değişikliğe neden olabilir ve ardından periodontal doku yıkımı gözlenir. Pelikıl oluşumunun ardından, ilk birkaç dakika içinde bakteriler popule olmaya başlarlar. İlk birkaç saat içinde gözlenen streptokok türleri ve daha az oranda Actinomycesler başlangıç kolonizasyonu oluştururlar (Doyle ve ark.,1982). Dental plak; çok sayıda mikroorganizma içerir ve plağın 1 gr. ında yaklaşık 2x10 11 bakteri bulunmaktadır (Gibbons ve ark.,1963; Socransky ve ark.,1963). Oral örneklerde tespit edilen 500 den fazla türün (Wittaker ve ark.,1996) 325 den fazlasının plak içindeki bakteriyel tür olduğu tespit edilmiştir (Moore ve ark.,1987). Plak içinde, ayrıca bakteriyel olmayan türler olarak mycoplazma türleri, protozoa ve virüsler de izlenmektedir. Supragingival plak formasyonunda sıklıkla gözlenen bakteriler ekstrasellüler polisakkarit üretme yeteneği olan; bu sayede diş ve diğer bölgelere tutunabilen St. mitior, St.sanguis, A.viscosus ve A. naeslundii dir.

4 4 Birincil plak formasyonunun ardından, plağa yerleşen ikincil kolonizerler; plak büyümesi ve metabolizmasını etkileyerek çevresel değişiklikler yaparlar. Bu mekanizmada ilk olarak; Neisseria ve Veillonella türleri, gr.(-) bakteriler devreye girerek bakteriler arası ilişkiyi sağlayan interstisyel aralıkları oluştururlar. Ardından, 4-7 gün sonra gingival enflamasyon gelişir. Bu mekanizma boyunca, çevresel durumda bazı değişiklikler meydana gelir. Bakteriyel büyüme için bir alan olarak gingival sulkusun açılması ve gingival sulkuler sıvı akışının başlaması gözlenir. Bu arada Provetella, Porphyromonas, Capnocytophaga, Fusobacterium ve Bacteroides gibi gr.(-) rodları içeren farklı bakteriyel türler de plağa yerleşirler gün içinde plağın yapısı spiroket ve vibrios gibi motil bakterilerin de gözlenmesiyle kompleks bir hal alır (Kölenbrander ve London,1993; Kölenbrander ve ark.,1989) Periodontal Hastalık: Periodontal hastalık, primer olarak anaerobik, gr (-) bakterilerden kaynaklı periodontal dokuların miks bir enfeksiyonudur (Haffajee ve Socransky, 1994). Bu enfeksiyonun prevalansı, populasyonda önemli bir sıklıkta gözlenir. Bu enfeksiyonun ilerleyişi boyunca gözlenen periodontal sulkus derinliğinde; tek bir patolojik periodontal cep içinde 10 9 ya da oranında gözlenen bakteriyel hücre seviyesiyle sonuçlanan bir bakteriyel proliferasyon gözlenir. Periodontal cebin epitelyal hattındaki ülserasyon bölgesi; lokal ve sistemik konak cevabına, bakteriyel orijinli lipopolisakkarit ve diğer antijenik yapılarla immün sistem değişikliklerine neden olan cep boyunca bir geçit oluşturur (Ebersole& Taubman 1994). Önemli olarak, periodontal enfeksiyonda gözlenen çeşitli patojenik türler dokuya

5 5 invazyon özelliği gösterir ( Meyer ve ark.,1991, Sandros ve ark.,1977, Lindhe,2003). Periodontal dokular, enflamatuar, dejeneratif ve neoplastik patolojik değişiklikler gösterebilir. Bunların dışında otoimmün hastalıklar gözlenebilir. Enflamasyon, periodontal patolojilerin en yaygın gözlenen formudur. Sadece gingivayı etkilediği zaman gingivitis; daha derin periodontal dokulara ilerlediği zaman periodontitis adını alır. Enflamasyon; akut veya kronik olabilir. Kronik gingivitis ve kronik periodontitis, kronik enflamatuar periodontal hastalığın farklı aşamalarıdır (Papapanou, 1994) Periodontal Hastalık Sınıflaması: Hastalık sınıflaması, klinik ve laboratuar tanı ve spesifik tedavilerin ayırt edilmesi ya da durumlarının belirlenmesi açısından gerekli bir olaydır. Bu amaçla hastalıkların ayırım kriterleri son sınıflamada, hastalığın başlama yaşı ve ilerleme oranındansa genetik faktörler, etyoloji ve histopatoloji ile idealize edilmiştir. Son sınıflamadaki ana değişiklikler; 1. Gingival hastalıklarla ilgili kapsamlı bir bölüm eklenmiştir. 2. Erişkin periodontitis tanımı, kronik periodontitis olarak değiştirilmiştir (Papapanau;1996).

6 6 3. Ayrı kategorilerde incelenen, hızlı ilerleyen ve inatçı periodontitis tanımları elimine edilmiştir. 4. Çoğu vakada başlama yaşının tespitindeki klinik zorluklar nedeniyle erken başlayan periodontitis tanımı agresif periodontitis olarak değiştirilmiştir. 5. Sistemik hastalıklar sonucu oluşan prepubertal periodontitis grubunu da içeren sistemik hastalıklarla ilişkili periodontitis adı altında yeni bir grup oluşturulmuştur. 6. Periodontal apseler, periodontal-endodontal lezyonları ve kazanılmış ya da gelişimsel deformiteleri içeren yeni bir kategori oluşturulmuştur ( Eley ve Manson ; 2004). Buna göre düzenlenen son sınıflama şu şekildedir: Tip I: Gingival hastalıklar A. Dental plak bağımlı gingival hastalıklar 1. Yalnız plakla ilişkili givgivitis 2. Sistemik faktörlerle modifiye olan gingival hastalıklar 3. İlaç kullanımıyla ilişkili gingival hastalıklar 4. Kötü beslenme ile ilişkili gingival hastalıklar B. Dental plakla bağımlı olmayan gingival lezyonlar Tip II: Kronik periodontitis A. Lokalize B. Generalize Tip III: Agresif periodontitis Tip IV: Sistemik hastalıklarla ilişkili periodontitis

7 7 Tip V: Nekrotize periodontal hastalıklar Tip VI: Periodontal apseler TipVII: Endodontik lezyonlarla ilişkili periodontitis Tip VIII: Gelişimsel veya kazanılmış durumlar (Wolf ve ark.,2004) Gingival Hastalıklar: Sağlıklı dişeti pembe renkli, dantela tarzında izlenen, sıkı yapıda ve bıçak sırtı şeklinde dişler üzerinde sonlanan bir formdadır. Sağlıklı dişeti ile gingivitis arasındaki ayırımın tespiti oldukça zordur. Çünkü dişeti, klinik olarak sağlıklı izlense bile histolojik olarak orta düzeyde bir enflamatuar içerik daima mevcuttur. Eğer klinik ve histolojik enflamasyon artarsa, junctional epitelde lateral proliferasyon gözlenir. Gingival dokulardaki patolojik değişiklikler, gingival sulkustaki mikrorganizma varlığı ile ilişkilidir. Bu mikroorganizmalar, sentezledikleri ürünlerle epitelyal ve bağ dokunun yıkımına neden olurlar. Mikrobiyal ürünler, prostogalandin E2, interferon, tümör nekrozis faktör ve interlökin 1 gibi vazoaktif içerikleri üreten monosit ve makrofajları aktive ederler. Tüm bu olayların varlığı histopatolojik aşamada gingivitis oluşumuyla beraber gözlenir (Carranza,2002 ).

8 8 Plak bağımlı gingivitisin karakteristik yapısı şu şekildedir: 1. Gingival marjinde plak mevcuttur. 2. Hastalık gingival marjinden başlar. 3. Dişeti renginde değişiklik gözlenir. 4. Dişeti konturunda değişiklik izlenir. 5. Sulkular ısı değişikliği vardır. 6. Dişeti sıvısında artış vardır. 7. Müdahale ile kanama gözlenir. 8. Ataşman kaybı izlenmez. 9. Kemik kaybı yoktur. 10.Enflamatuar lezyonda gözlenen histolojik değişiklikler mevcuttur. 11.Plak ortamdan uzaklaştırıldığında olay geri döner (Mariotti,1999). İleri gingivitis vakalarında dokudaki ödem ve hiperplaziye bağlı olarak, sıklıkla klinik gözlemde yalancı cep formasyonu izlenir. Dişeti cebi ve yalancı cep, bağ dokuda ataşman kaybı izlenmediğinden dolayı gerçek periodontal cep değildir. Bununla beraber, yalancı cep de oksijenden fakir bir ortam oluşturacağından dolayı, periodontopatik anaerobik mikroorganizmaların gelişmesine izin verebilir. Plak birikiminin en yoğun olduğu ve temizliğinin genellikle ihmal edildiği bir alan olan interdental bölge aynı zamanda histolojik yapısı da müsait olduğundan dolayı, dişeti enflamasyonu sıklıkla bu bölgeden başlar. Kan damarlarındaki genişleme sebebiyle doku kırmızıdır. Ayrıca enflamatuar eksudadan dolayı da ödem mevcuttur. Bunların dışında klinik olarak hastalarda dişetinde kanama,

9 9 konforsuzluk, ağrı, hoş olmayan tat duyusu ağız kokusu da gözlenir ( Eley ve Manson ; 2004). Gingivitisin periodontitise gelişebileceği doğrudur. Bununla beraber, tedavi edilmediğinde bile, yıllarca yalnızca küçük varyasyonlar göstererek sabit pozisyonda kalabilir. Tedavi edildiği taktirde, kesinlikle geri dönüşümlüdür Kronik Periodontitis: Kronik periodontitisin klinik bulguları gingival enflamasyon( renk ve yapı değişiklikleri), gingival cep bölgesinden, sondalamada kanama(bop), periodontal cep oluşumu, klinik ataşman kaybı ve alveoler kemik kaybıdır. Dişetlerinde çekilme ya da büyümeler, kök furkasyon bölgesinde açıklık, diş mobilitesinde artış, yer değiştirme ve sonunda diş kaybı diğer bulgulardandır (Kinane ve Lindhe,2003). Bunların dışında rahatsızlık, ağız kokusu ve hoş olmayan tat duyusu da diğer bulgulara eşlik eder (Eley ve Manson ; 2004). Kronik periodontitis, puberteden sonra gingivitis olarak başlar; fakat kemik kaybı ve ataşman kaybı gibi semptomlar hemen gözlenmez. Kronik periodontitis genellikle, herhangi bir aşamada ataşman kaybıyla ilişkili akut eksaserbasyon gösterebilirken; periodontitisin yavaş ilerleyen bir formudur. Prevalans çalışmalarında kronik periodontitis, periodontitisin en sık gözlenen formudur. Kronik periodontitisin ileri formları yalnızca populasyonun bir kısmında gözlenir.

10 10 Socransky ve arkadaşları(1984), periodontitisin eksaserbasyon ve remisyon epizodları şeklinde ilerlediğini göstermiştir ve bu olay burst hipotezi olarak adlandırılır. İleri çalışmalarda ise; akut eksaserbasyon periyodu altındayken devam eden bir mekanizma olduğudur. Özet olarak; kronik periodontitis: 1- Bazı bireylerin deneyimleriyle ilişkili ileri bir lezyondur. 2- Spesifik dişler etkilenir. 3- Bu enflamatuar hastalığın ilerleyişi lokalize eksaserbasyon ve ara sıra remisyonla karakterize epizod çizen devamlı bir ilerlemedir. Lokal ve sistemik risk faktörleri, hastalığın ilerleyişini etkiler. Lokal risk faktörleri, bir bölgedeki plak akümülasyonunu ya da retansiyonunu arttıran faktörler (taşkın restorasyonlar), travmatik okluzyon, lokal sigara etkileri vb. dir. Klinik ataşman kaybı, yetişkin populasyonda yaklaşık 1-2 mm. olarak bulunmuştur. Klinik ataşman kaybı bir ya da daha fazla alanda 3 mm. ve üstü olan bireylerin sıklığı yaşla birlikte artar. Bununla beraber, genetik ve çevresel risk faktörleri de etkilemektedir (Fleming,1999). Çizelge 1.1.de kronik periodontitisin klinik ve karakteristik özellikleri izlenmektedir (Lindhe,2003).

11 11 ÇİZELGE 1.1.Kronik Periodontitisin Karakteristiği ve Kliniği Kronik periodontitisin karakteristiği ve klinik bulguların özeti: 1- Kronik periodontitis yetişkinlerde sık görülür; fakat çocuk ve adolesan döneminde de gözlenebilir. 2- Periodontal yıkım miktarı oral hijyen ya da plak seviyeleri gibi lokal predispozan faktörlerle ve sigara kullanımı, stres, diabet, HIV ve konak defans faktörlerini içeren sistemik risk faktörleriyle orantılıdır. 3- Mikrobiyolojik plak kompozisyonu komplekstir ve hastalarla subgingival kalkulus arasındaki ilişki yaygın bir bulgudur. 4- Kronik periodontitis; 30 dan daha az bölge etkilendiğinde lokalize, daha fazla bölge etkilendiğinde generalize periodontitis olarak adlandırılır. 5- Hastalığın ileri klasifikasyonu, varolan klinik yıkımın şiddeti ve yaygınlığından temel alır. 6- Kronik periodontitiste hastalığın ilerlemesi ve patogenezi konak faktörleri, mikrobiyal plak tarafından başlatılır ve desteklenir. 7- ilerleme yalnızca ileri klinik çalışmalarla saptanabilir ve tedavi edilmemiş olan hastalıklı alanlarda rastlanır.

12 Periodontal Hastalığın Histopatolojisi ve Patogenezi: Periodontal hastalık patogenezi, sağlıklıdan periodontal cep formasyonu, periodontal ataşman kaybı ve alveoler kemik kaybı gibi lezyonların oluşumuna kadar ilerleyen bir seri olaylar dizisidir. Periodontal hastalığın enfeksiyöz doğasının bilinmesi hastalığın anlaşılması açısından önem taşımaktadır. Bakteriler, gingivitis ve periodontitisin çeşitli formlarının primer etyolojik ajanıdır. Dişeti kenarında çoğalarak enflamasyona yol açan plak mikroorganizmaları sağlıklı bireylerde oral mikrofloranın parçası olarak nadiren gözlenirler. Periodontal hastalıkla ilişkili spesifik mikroorganizmaların çoğunluğu gram(-) anaeroblardır ve vücuda girdiklerinde virulandırlar. Bu mikroorganizmaları periodontal bölgede tutmak ve yayılmasını önlemek açısından konak cevabı çok önemlidir. Periodontal bakterilere bağlı ciddi, ölümcül reaksiyonlar nadir olduğundan konak savunma mekanizmasının iyi çalıştığı düşünülebilir. Ancak periodontal bakterilerce oluşturulan periodontitis dişi destekleyen bağ doku ve kemiğin lokal olarak yıkılmasıdır ve konak cevabının etkisinin doku yıkımını periodonsiyumda lokalize etmek ve bu patojenlerce ileri derecede lokal ve sistemik enfeksiyonlardan korumaktır Periodontal Hastalıkların Histopatolojisi: Sağlıklı periodontal dokuların gingivitis ve periodontitis sırasında birtakım hücresel ve yapısal değişikliklere uğradığı yapılan çalışmalarda gösterilmiştir.

13 13 Normal periodontal dokular; dentogingival birleşim alanında plak birikimi engellendiğinde dişeti aralığında, birleşim epitelinde ve dişeti bağ dokusunda çok az miktarda lökosit izlenir. Sağlıklı bireylerde, birleşim epitelinde rete-peg yapısı gözlenmez ve oldukça iyi yapılanmış kollajen fibril demetleriyle desteklenmiştir. Histolojik olarak sağlıklı dişeti yalnızca plak birikiminin olmadığı dişeti aralığına komşu alanlarda gözlenir. Bu tablo insanlarda oldukça nadir olarak izlenir; çünkü dişeti aralığında değişen miktarlarda plak varlığı ve cevap olarak da subklinik değişiklikler mevcuttur. Buna rağmen klinikte sağlıklı dişeti olarak kabul edilir(page ve Schroeder,1976). Başlangıç lezyonu; dişeti sulkusunda plak birikimi başladıktan 2-4 gün sonra bu tablo gelişmeye başlar. Birleşim epiteline komşu damar duvarında vaskülit söz konusudur. Dişeti sulkusunda eksüdasyon izlenir. Birleşim epiteli ve gingival sulkusa lökosit göçünde artış vardır. Perivasküler bölgede kollajen kaybı gözlenir(page ve Schroeder,1976).. Erken lezyon; plak birikiminin başlangıcından 4-7 gün sonra bu tablo gelişir. Başlangıç lezyonundaki bulgularda artış vardır. Birleşim epitelinin hemen altında lenfosit yoğunlaşması izlenir. Yerleşmiş lezyon; erken lezyon tablosu uzun süre değişmeden kalabilir. Yerleşmiş lezyonun en belirgin özelliği enflamatuar hücre infiltrasyonunun kompozisyonundaki değişikliktir. Artık b lenfositler ve plazma hücreleri infiltre bağ dokuda izlenmektedir. Kemik kaybı

14 14 gözlenmezken akut enflamasyon bulgularına rastlanır. Bağ doku fibrillerindeki kayıp devam etmektedir. Yıkılan fibrillerden kalan boşluğu enflamatuar infiltrasyon doldurmaktadır. Birleşim epitelinin apikale proliferasyonu, apikal yönde göçü ve lateral gelişiminin yanı sıra cep formasyonunun erken bulguları gözlenebilir. Birleşim epiteli incelmiş, hatta kimi alanlarda devamlılığını kaybetmiştir. İlerlemiş lezyon; yerleşmiş lezyonda gözlenen tüm bulgular mevcuttur. Lezyonun alveoler kemik ve periodontal ligamente uzandığı ve alveoler kemiğin belirgin şekilde rezorbe olduğu görülür. Cep epiteline komşu alanlarda kollajen kaybı devam etmektedir ve uzak alanlarda fibrozis gözlenir. Periodontal cep formasyonu vardır; birleşim epiteli apikal yönde göç etmiştir. Cep epitelinin lezyondan etkilenen bağ dokusunun derinliklerine uzantılar yaptığı gözlenir ve yer yer ülseredir. Hastalığın remisyon ve eksaserbasyon dönemlerine bağlı olarak tablo değişiklikler gösterebilir (Page ve Schroeder,1976) Periodontal Çevreye Bakteriyel Tutunma: Gingival sulkus ve periodontal cep, cep tabanında gözlenen gingival sulkuler sıvı akışıyla devamlı yıkanır. Bakteriyel türler; bu bölgede kolonize olurken cep sıvısı akışının uzaklaştırma çabasına rağmen yüzeylere tutunabilmek zorundadır. Bu yüzden periodontal patojenler için tutunma özelliği önemli bir virulans faktördür.

15 15 Tutunması gereken yüzeyler plak yapısı, dokular, kök ve diş yüzeyidir. Periodontal ortama bakterilerin başlangıç kolonizasyonu diş yüzeyini tükürüğün kaplamasına veya diş yüzeyine pelikılın tutunmasına oldukça benzer. Uygun bir örnek olarak Actinomyces viscosusun tükürüğün örttüğü diş yüzeyine; prolinden zengin proteinlere sahip bakteriyel yüzeyindeki fimbrialarla tutunması gösterilebilir (Mergenhagen ve ark.,1987). Tutunmada en iyi karakterize edilmiş ilişki A.viscosusun yüzey boyunca sahip olduğu fimbrialarla S.sanguisin polisakkarit reseptörlerine tutunmasıdır (Mcintire ve ark.,1987). Bu tip ilişkiler periodontal çevreye kolonizasyonda primer önem taşımaktadır. Ek olarak, bakteriyel tutunma konak dokuya kolonizasyonda önemli rol oynadığı kadar bakteriyal invazyon işleminin de önemli bir parçasıdır. Benzer şekilde; P.gingivalisin diğer bakterilere (Kinder ve Holt,1989; Kolenbrander ve Andersen,1989), epitelyal hücrelere (Dickinson ve ark;1988) ve fibrinojen ve fibronektin (Lantz ve ark.,1991) içerikli bağ dokuya tutunması mikroorganizmanın virulansında önemli bir etkendir Periodontal Hastalık Patogenezi: Periodontal hastalıklardaki doku değişiklikleri ve konak ile bakteri arasındaki etkileşimler patogenezin dört aşamasıyla açıklanabilir. Bunlar; 1. kolonizasyon, 2. invazyon, 3. doku yıkımı, 4. iyileşme ve fibrozistir.

16 Kolonizasyon: Başlangıçta dişin minesi veya sement yüzeyinde pelikıl birikir. Kısa süre sonra pelikıl kaplı yüzey spesifik ve nospesifik olarak bağlanan St.mutans ve Acrinomyces türlerince kolonize edilir. Sonrasında diğer türler plağa eklenir. Diş yüzeyine tutunduktan sonra mikroorganizmalar çoğalır ve plak kütlesi büyür. Plak aynı zamanda bakteriyal çoğalmanın yanı sıra hareketli bakterilerin etkisiyle apikal yönde de gelişir. Dişeti cebi sıvısı ve kemotaktik faktörler spiroketleri gingival sulkusa veya periodontal cebe yönlendirir. Benzer şekilde diğer hareketli mikroorganizmalar da cep içine yönlenirler. Subgingival alanda kolonize olan mikroorganizmalar diş veya epitel yüzeyine tutunabilen ya da hareketli olanlardır. Aksi takdirde, dişeti cebi sıvısının akışına karşı koyamazlar İnvazyon: Bu aşamada mikroorganizmanın kendisi veya yan ürünleri cep epiteli yoluyla dişeti bağ dokusu derinliklerine hatta alveoler kemik yüzeyine kadar ulaşabilirler. Bakteriyel penetrasyonun, çoğu periodontal hastalık formunda sınırlı olduğu görülmektedir. Ancak agresif periodontitiste bağ doku derinliklerinde canlı A.actinomycetamcomitans hemen hemen her zaman izlenebilmektedir. Benzer şekilde nekrotizan ülseratif gingivitiste spiroketlerin dokuya invazyonu da bilinmektedir. Kronik periodontitiste de P.gingivalis cep epiteli hücreleri arasında, epitelin hemen altındaki bağ dokuda

17 17 gözlenmekte ancak doku derinliklerine ilerlememektedir (Carranza,1990). Periodontal dokularda kok,rod, filament ve spiroketleri içeren gram(-) ve gram(+) bakteriler alveoler kemiğe komşu bölgelerde ve gingival bağ doku içinde gözlenmişlerdir. Bakteriler gingival sulkus ya da cep epitelindeki ülserasyon boyunca giriş yolu bulabilirler ve gingival dokunun hücreler arası boşluklarında gözlenmişlerdir (Carranza,2003) Doku Yıkımı: Mikroorganizmalar veya onların ürünleri dokuya invaze olduğu zaman doku yıkımı gözlenebilir. Doku yıkımından sorumlu tutulan iki mekanizma vardır: 1. Direk etkiler: mikroorganizmaların kendisi ya da onların enzimleri doku yıkımına yol açarlar. Kollajeni parçalayabilir veya bağ doku ataşmanının yıkımına neden olabilirler. Endotoksin, lipoteikoik asit gibi bakteriyel ürünler kemik rezorbsiyonunun potansiyel stimülatörleridir. 2. İndirek etkiler: A. actinomycetemcomitans ve P.gingivalis gibi çeşitli periodontopatojenlerin doğrudan ileri derecede doku yıkımına neden oldukları bilinmektedir. Fakat, aynı zamanda konağın doku yıkıcı mekanizmalarını da başlatarak doku yıkımını arttırırlar. İndirek veya konağa bağlı doku yıkım etkisi, lokal doku yıkımına yol açan konak hücrelerinin veya humoral faktörlerin indüksiyonu, stimülasyonu veya aktivasyonunun sonucudur.

18 İyileşme ve Fibrozis: Bu safhada enflamasyonun çözülmesi ve periodontal dokularda iyileşme görülmektedir. Bu aşama hakkında çok az şey bilinmektedir; ancak histopatolojik ve klinik çalışmalardan periodontal hastalığın episodik olduğu, eksaserbasyon(aktif) ve remisyon(pasif) dönemlerinin bulunduğu saptanmıştır. Remisyon periyotları; enflamasyonun azalması, dişeti kollajenöz dokunun restorasyonu ve sıklıkla gingival fibrozisle karakterizedir. Alveoler kemik konturlarındaki remodelasyon ve radyografik olarak belirgin olan kemik içi ceplerde sklerotik değişiklikler remisyon döneminde iyileşmenin olduğunu göstermektedir (Carranza,1990). 1.3.Bakteri Hücrelerinin Yapısı ve Genel Özellikleri: Bakteri hücre Yapısı: Hücre yapıları ve örgütlenmenin karmaşıklığı temelinde birbirinden ayırt edilen ökaryotik ve prokaryotik olarak iki temel ve birbirinden farklı tipe evrimleşmiştir (Levinson ve Jawetz,.2001).

19 19 Şekil 1.1. prokaryot ve ökaryot hücre yapısı Hayvan hücreleri, bitkiler ve mantarlar ökaryotik iken bakteri ve mavi-yeşil algler prokaryotiktir. Çekirdek ve diğer organellerin yokluğuna ek olarak, prokaryotlar daha küçük ribozomlar içerirler. Çoğu bakteri çevreye karşı onları koruması için membranları etrafında peptidoglukan yapıda ağ benzeri hücre duvarına sahiptir. Şekil 1.1. de prokaryot ve ökaryot hücre yapısı izlenmektedir(murray ve ark.,2005). Bakteriler şekillerine göre kok, basil ve spiroket olarak üç temel gruba ayrılırlar. Koklar yuvarlak, basiller çubuk, spiroketler zemberek şeklindedir. Bazı bakterilerin şekilleri değişkenlik gösterir; bunlara pleomorfik yani çok şekilli adı verilir. Bakterinin şeklini katı hücre duvarı belirler. Bir bakterinin mikroskoptaki görünümü bunun tanınmasında kullanılan en önemli göstergelerden bir tanesidir (Şekil 1.2.) (Levinson ve Jawetz,.2001).

20 20 Şekil 1.2. bakteri hücre şekilleri Özgün şekillerine ek olarak, bakterilerin diziliş biçimi de önemlidir. Bazı koklar çiftler (diplokok), bazıları zincirler ( streptokok), diğerleri ise üzüm salkımı gibi kümelenmiş (stafilokok) haldedir. Bu düzenlenme bakterilerin hücre bölünmesi sırasında konum ve birbirlerine tutunma dereceleri tarafından belirlenir. Bakterilerin boyu yaklaşık 0.2-5µm. Arasında değişir. En küçük bakteri aşağı yukarı en büyük virus kadar olup konakçı dışında yaşayabilen en küçük mikroorganizmadır. Hücre duvarı, bütün bakterilerde ortak olan, en dışta yer alan hücre yapıtaşıdır. Bazı bakteriler, daha az ortak rastlanan kapsül, kamçı ve pilum gibi hücre duvarı dışında yer alan bazı yüzey yapıları içerir. Hücre duvarı çok katmanlı bir yapı olup zar peptidoglikan dan oluşan bir iç katman ve kalınlığı ile kimyasal bileşimi bakteri tipine bağlı olarak değişen bir dış katmandan oluşur. Peptidoglikan çatıya destek verir ve hücrenin tipik şeklinin sürdürülmesini sağlar (Levinson ve Jawetz,.2001).

21 Gram-pozitif ve Gram-negatif Bakterilerin Hücre Duvarı: Hücre duvarının yapısı, kimyasal bileşimi ve kalınlığı gram-pozitif ve gram-negatif bakterilerde farklıdır. Peptidoglikan katman gramnegatif bakterilere oranla gram-pozitif bakterilerde çok daha kalındır. Bazı gram-pozitif bakterilerde peptidoglikandan dışarı taşan teikoik asit lifleri de bulunurken gram-negatif bakterilerde buna rastlanmaz. Bunun aksine, gram-negatif organizmalar lipopolisakkarit, lipoprotein ve fosfolipidden oluşan karmaşık bir dış katmana sahiptir. Gram-negatif bakterilerde dış zar katmanı ile sitoplazmik zar arasında yer alan boşluğa periplazmik aralık denmekte olup burası bazı türlerde penisilin ve diğer β-laktam ilaçları yıkan ve betalaktamaz adı verilen enzimlerin bulunduğu yerdir (Levinson ve Jawetz,.2001)(Şekil 1.3.). Kapsül Peptidoglik an tabaka Mezozom Pili Dış membran Kapsül Sitoplazmik membran İnklüzyon cisimciği İnklüzyon cisimciği Sitoplazmik membran Kamçı Yüzey proteini Ribozom Kromozom Ribozom Peptidoglikan tabaka Periplazmik yüzey Kamçı Şekil 1.3. gram(+) ve gram(-) hücre özelikleri

22 Gram Boyama: Gram boyama, tedaviye başlamadan önce bakterilerin iki ana sınıfı arasındaki farklılığı klinisyene tanımlayan güvenilir ve kolay bir testtir (Murray ve ark.,2005) de Danimarka lı hekim Christian Gram tarafından geliştirilen bu boyama işlemi mikrobiyolojideki en önemli işlemdir. Bu yöntemle bakterilerin çoğu iki gruba ayrılır: 1- mavi boyanan gram-pozitif bakteriler; 2- kırmızı boyanan gram-negatif bakteriler, Gram boyama 4 basamaklı bir yol izler: 1- kristal viyole boya tüm hücreleri maviye boyar. 2- Bir kristal menekşe-iyot karması yapmak üzere iyot çözeltisi eklenir; bütün hücreler mavi görünmeye devam eder. 3- Aseton veya etanol gibi organik bir çözücü; mavi boya karmasını, lipidden yoksul, kalın duvarlı gram-pozitif bakterilere göre lipidden zengin, ince duvarlı gram-negatif bakterilerden daha büyük ölçüde söker. Gram-negatif organizmalar renksiz görünürken gram-pozitif bakteriler mavi kalmaya devam eder. 4- Kırmızı safranin boyası rengi kaybolmuş olan gram-negatif hücreleri kırmızıya boyarken gram-pozitif hücreler mavi kalmaya devam eder. Bakterilerin tümü gram boyama ile görülemez. Bu mikroorganizmalar mikobakteriler, treponema pallidum, mycoplasma pneumoniae,

23 23 leigonella pneumoniae, klamidyalar ve riketsiyalardır (Levinson ve Jawetz,.2001) Aerobik veanaerobik Üreme: Bakteriyel büyüme her zaman bir enerji kaynağına ihtiyaç duyar ve hücrenin yapı ve biyokimyasal makinesini oluşturan proteinler, yapıtaşları ve membran için gerekli hammadde üretiminde önem taşır. Bakteriler hücrenin blok üretimleri için lipidleri, karbonhidrat ve aminoasitleri sentezlemek zorundadır. Büyüme için minimum ihtiyaç, bir karbon ve nitrojen kaynağı, bir enerji kaynağı, su ve çeşitli iyonlardır. Oksijen, konak olan insan için önemli olduğu kadar, birçok bakteri türü için de özellikle önemlidir. Bazı mikroorganizmalar, gaz gangreni sebebiyle oksijen varlığında üreyemezler. Bu bakteriler zorunlu anaerobdur. Diğer mikroorganizmalar, üreme için oksijen varlığına ihtiyaç duyarlar ve zorunlu aerob olarak tanımlanırlar. Bununla beraber, bazı mikroorganizmalar da oksijenin varlığında da yokluğunda da üreyebilirler. Bu bakterilerse fakültatif anaeroblar olarak tanımlanır (Murray ve ark.,2005).

24 Oral Bakteriler: Doğumdan sonra ağız sterildir; fakat saatler içinde mikroorganizmalar, özellikle de Streptococcus salivarius gözlenmeye başlar. Diş sürmesinin ardından zamanla kompleks bir flora izlenir. Bakteriler; tükürük, dil ve yanaklar üzerinde, diş yüzeyleri özellikle fissürlerinde ve gingival sulkus içinde gözlenir. Tükürükteki bakteri miktarı mililitrede binlercedir; fakat bakteri populasyonunun çoğunluğu dil dorsumunda bulunur. Sağlıklı gingival sulkusta bile tükürüktekinden daha fazla bakteri vardır ve periodontal hastalıkta sulkuler populasyon çoğalır. Dil, yanak, diş fissurları, tükürük, gingival sıvı, gibi ağzın çeşitli bölümlerine bakıldığında farklı ekosistemde farklı bakteri türleri gözlenmektedir ki bunlar diğer dokularla ve birbirleriyle denge halinde bulunurlar. Baskın mikroorganizmalar streptokoklardır. Bireyden bireye, ağzın farklı bölümlerinde, aynı dişin farklı yüzeylerinde fırçalama ve yemek yeme öncesi ve sonrası miktar ve tipi varyasyon gösterir. Yaş, diyet, tükürük kompozisyonu ve akış hızı gibi sistemik faktörler oral florayı etkiler Subgingival Flora: Subgingival bakteri kolonizasyonu sadece supragingival plak ve gingivitis varlığında gözlenir. Plağın basit olarak apikale doğru büyümesi olarak gözlenmez. Fakat öncü bakterilerin basit bir apikale hareketindense besin ve oksijen tansiyon gradientlerine bağlıdır

Gıda artıkları, Ölü epitel hücreleri, Bakteriler, Nötrofil gibi hücrelerden oluşan yumuşak eklenti

Gıda artıkları, Ölü epitel hücreleri, Bakteriler, Nötrofil gibi hücrelerden oluşan yumuşak eklenti DENTAL PLAK Materia alba Gıda artıkları, Ölü epitel hücreleri, Bakteriler, Nötrofil gibi hücrelerden oluşan yumuşak eklenti Hava-su spreyi ile, hastanın ağzını çalkalamasıyla kolayca uzaklaşır. Pellikül

Detaylı

ÇÜRÜK AKTİVİTE TESTİ (ÇAT):

ÇÜRÜK AKTİVİTE TESTİ (ÇAT): ÇÜRÜK AKTİVİTE TESTİ (ÇAT): Çürük risk değerlendirmesinin bir parçası olarak 1- Her yaş için ağız diş bakımını öğretmek için; 2- Hamilelerde; 3- Ortodonti hastalarında; 4- Yaygın restorasyon çalışmalarında;

Detaylı

İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız Mikrobiyolojisi Laboratuvarı

İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız Mikrobiyolojisi Laboratuvarı YURT GENELİNDE SERBEST DİŞHEKİMLERİ / DİŞ KLİNİKLERİ / DİŞHEKİMLİĞİ FAKÜLTELERİNE SUNULAN HİZMETLER Çürük Aktivite Testi (ÇAT) Tükürük akış hızı ve tükürük tamponlama kapasitesi tayini Mutans streptokoklarının

Detaylı

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu Normal Mikrop Florası Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu Vücudun Normal Florası İnsan vücudunun çeşitli bölgelerinde bulunan, insana zarar vermeksizin hatta bazı yararlar sağlayan mikroorganizma topluluklarına vücudun

Detaylı

MİKROBİYOLOJİ SORU KAMPI 2015

MİKROBİYOLOJİ SORU KAMPI 2015 Canlıların prokaryot ve ökoaryot olma özelliğini hücre komponentlerinden hangisi belirler? MİKROBİYOLOJİ SORU KAMPI 2015 B. Stoplazmik membran C. Golgi membranı D. Nükleer membran E. Endoplazmik retikulum

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

T.C. SELÇUK ÜNĠVERSĠTESĠ SAĞLIK BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ

T.C. SELÇUK ÜNĠVERSĠTESĠ SAĞLIK BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ T.C. SELÇUK ÜNĠVERSĠTESĠ SAĞLIK BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ GENERALĠZE AGRESĠF PERĠODONTĠTĠS HASTALARINDA CERRAHĠSĠZ PERĠODONTAL TEDAVĠ ve SĠSTEMĠK ANTĠBĠYOTĠK UYGULAMASININ SEÇĠLMĠġ PERĠODONTOPATOJENLER ÜZERĠNE

Detaylı

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA İYİLEŞMESİ Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA Doku bütünlüğünün bozulmasıdır. Cerrahi ya da travmatik olabilir. Akut Yara: Onarım süreci düzenli ve zamanında gelişir. Anatomik ve fonksiyonel bütünlük

Detaylı

BAKTERĠLERĠN YAPISI, ÜREME ÖZELLĠKLERĠ VE GENETĠĞĠ. Doç.Dr. Hikmet Eda Alışkan Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji ABD

BAKTERĠLERĠN YAPISI, ÜREME ÖZELLĠKLERĠ VE GENETĠĞĠ. Doç.Dr. Hikmet Eda Alışkan Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji ABD BAKTERĠLERĠN YAPISI, ÜREME ÖZELLĠKLERĠ VE GENETĠĞĠ Doç.Dr. Hikmet Eda Alışkan Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji ABD Hücre nedir? Hücre, yaşayan organizmaların temel yapıtaşıdır. Hücre yapısı Hücreler,

Detaylı

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI Yardım edin sinüslerim beni öldürüyor! Bunu daha önce hiç söylediniz mi?. Eğer cevabınız hayır ise siz çok şanslısınız demektir. Çünkü her yıl milyonlarca lira sinüs problemleri

Detaylı

25.03.2015. Mikroorganizmalar; nükleus özelliklerine göre prokaryot ve ökaryot olmak üzere iki grupta incelenir.

25.03.2015. Mikroorganizmalar; nükleus özelliklerine göre prokaryot ve ökaryot olmak üzere iki grupta incelenir. BAKTERİLERİN DİĞER MİKROORGANİZMALARLA KARŞILAŞTIRILMASI BAKTERİLERİN DİĞER MİKROORGANİZMALARLA KARŞILAŞTIRILMASI Mikroorganizmalar; nükleus özelliklerine göre prokaryot ve ökaryot olmak üzere iki grupta

Detaylı

Normal Mikrobiyal Flora

Normal Mikrobiyal Flora Normal Mikrobiyal Flora Dr. Kaya Süer YDÜ Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD Normal Mikrobiyal Flora Deri Konjonktiva Oral Cavite Üst solunum yolu Intestinal tract Genitouriner

Detaylı

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur.

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. TYBD SEPSİS ÇALIŞMASI ENFEKSİYON TANIMLARI Derin Cerrahi Alan Enfeksiyonu(DCAE) Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. 1.Cerrahi girişimden sonraki

Detaylı

Amiloidozis Patolojisi. Dr. Yıldırım Karslıoğlu GATA Patoloji Anabilim Dalı

Amiloidozis Patolojisi. Dr. Yıldırım Karslıoğlu GATA Patoloji Anabilim Dalı Amiloidozis Patolojisi Dr. Yıldırım Karslıoğlu GATA Patoloji Anabilim Dalı Tanım Amiloid = Latince amylum (nişasta, amiloz) benzeri Anormal ekstrasellüler protein depozisyonu Fizyolojik eliminasyon mekanizmaları

Detaylı

Tekrarlayan Üriner Sistem Enfeksiyonlarına Yaklaşım. Dr.Adnan ŞİMŞİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji AD

Tekrarlayan Üriner Sistem Enfeksiyonlarına Yaklaşım. Dr.Adnan ŞİMŞİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji AD Tekrarlayan Üriner Sistem Enfeksiyonlarına Yaklaşım Dr.Adnan ŞİMŞİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji AD ÜSE Tüm yaş grubu hastalarda en çok rastlanılan bakteriyel enfeksiyonlar İnsidans 1.000 kadının

Detaylı

Erişkinde Mikrobiyota. Dr Tarkan Karakan Gazi Üniversitesi Gastroenteroloji Bilim Dalı

Erişkinde Mikrobiyota. Dr Tarkan Karakan Gazi Üniversitesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Erişkinde Mikrobiyota Dr Tarkan Karakan Gazi Üniversitesi Gastroenteroloji Bilim Dalı İnsan ve bakteri ilişkisi İnsan vücudundaki bakterilerin yüzey alanı = 400 m 2 (Tenis kortu kadar) İnsandaki gen sayısı:

Detaylı

ÇÜRÜK DİŞLERDE DİŞ PLAKLARINDAKİ MİKROORGANİZMALARIN ANALİZİ

ÇÜRÜK DİŞLERDE DİŞ PLAKLARINDAKİ MİKROORGANİZMALARIN ANALİZİ T.C İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ÇÜRÜK DİŞLERDE DİŞ PLAKLARINDAKİ MİKROORGANİZMALARIN ANALİZİ YÜKSEK LİSANS TEZİ Ayfer SERİNDAĞ TIBBİ MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI TEZ DANIŞMANI Doç. Dr.

Detaylı

KEMİK VE DİŞ ETİ SORUNLARI İÇİN EN GÜVENİLİR VE EN ETKİLİ ÇÖZÜM

KEMİK VE DİŞ ETİ SORUNLARI İÇİN EN GÜVENİLİR VE EN ETKİLİ ÇÖZÜM DOKU YENİLENMESİNDE OTOLOG ÇÖZÜM TÜRKİYEDE TEK DENTAL PRP KİTİ KEMİK VE DİŞ ETİ SORUNLARI İÇİN EN GÜVENİLİR VE EN ETKİLİ ÇÖZÜM YENİLENMEK KENDİ İÇİMİZDE ONARICI DOKU YENİLENMESİNİ HIZLANDIRAN YENİLİKÇİ

Detaylı

KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI (KOAH) TANIMI SINIFLAMASI RİSK FAKTÖRLERİ PATOFİZYOLOJİSİ EPİDEMİYOLOJİSİ

KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI (KOAH) TANIMI SINIFLAMASI RİSK FAKTÖRLERİ PATOFİZYOLOJİSİ EPİDEMİYOLOJİSİ KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI (KOAH) TANIMI SINIFLAMASI RİSK FAKTÖRLERİ PATOFİZYOLOJİSİ EPİDEMİYOLOJİSİ ÖĞRENİM HEDEFLERİ KOAH tanımını söyleyebilmeli, KOAH risk faktörlerini sayabilmeli, KOAH patofizyolojisinin

Detaylı

Biyofilm nedir? Biyofilmler, mikroorganizmaların canlı/cansız yüzeye yapışmaları sonucu oluşan uzaklaştırılması güç tabakalardır.

Biyofilm nedir? Biyofilmler, mikroorganizmaların canlı/cansız yüzeye yapışmaları sonucu oluşan uzaklaştırılması güç tabakalardır. Biyofilm nedir? Biyofilmler, mikroorganizmaların canlı/cansız yüzeye yapışmaları sonucu oluşan uzaklaştırılması güç tabakalardır. Birbirine bağlı bu hücreler genellikle kendilerince üretilen hücre dışı

Detaylı

Chapter 10. Summary (Turkish)-Özet

Chapter 10. Summary (Turkish)-Özet Chapter 10 Summary (Turkish)-Özet Özet Vücuda alınan enerjinin harcanandan fazla olması durumunda ortaya çıkan obezite, günümüzde tüm dünyada araştırılan sağlık sorunlarından birisidir. Obezitenin görülme

Detaylı

SAĞLIKTA NANOTEKNOLOJİ

SAĞLIKTA NANOTEKNOLOJİ SAĞLIKTA NANOTEKNOLOJİ Uzm. Hem. İlknur Yayla *Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Hemşirelik Hizmetleri Müdürü, Acıbadem Sağlık Grubu Ameliyathaneler ve MSÜ Koordinatörü Hazırlanma Tarihi: 23 Mart 2016 http://www.haberturk.com/saglik/haber/536313-kanserde-nano-teknoloji-mucizesi

Detaylı

Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm

Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm BAZAL HÜCRELİ KARSİNOM Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm Nadiren met. yapar fakat tedavisiz bırakıldığında invazif davranış göstermesi,lokal invazyon,

Detaylı

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü Tip 1 diyabete giriş Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü ENTERNASYONAL EKSPER KOMİTE TARAFINDAN HAZIRLANAN DİABETİN YENİ SINIFLAMASI 1 - Tip 1 Diabetes

Detaylı

ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI

ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI Tıp Fakülteleri Mezuniyet Öncesi İmmünoloji Eğitim Programı Önerisi in hücre ve dokuları ilgi hücrelerini isim ve işlevleri ile bilir. Kemik iliği, lenf nodu, ve dalağın anatomisi,

Detaylı

Hücre Nükleusu, Nükleus Membranı, Nükleus Porları. Doç. Dr. Ahmet Özaydın

Hücre Nükleusu, Nükleus Membranı, Nükleus Porları. Doç. Dr. Ahmet Özaydın Hücre Nükleusu, Nükleus Membranı, Nükleus Porları Doç. Dr. Ahmet Özaydın Nükleus (çekirdek) ökaryotlar ile prokaryotları ayıran temel özelliktir. Çekirdek hem genetik bilginin deposu hem de kontrol merkezidir.

Detaylı

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1: MİKROBİYOLOJİYE GİRİŞ...1 BÖLÜM 2: MİKROORGANİZMALARIN MORFOLOJİLERİ.13 BÖLÜM 3: MİKROORGANİZMALARIN HÜCRE YAPILARI...

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1: MİKROBİYOLOJİYE GİRİŞ...1 BÖLÜM 2: MİKROORGANİZMALARIN MORFOLOJİLERİ.13 BÖLÜM 3: MİKROORGANİZMALARIN HÜCRE YAPILARI... İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1: MİKROBİYOLOJİYE GİRİŞ...1 1.1. Tanım ve Kapsam...1 1.2. Mikrobiyoloji Biliminin Gelişmesi...2 1.3. Mikroorganizmaların Hayatımızdaki Önemi...5 1.3.1. Mikroorganizmaların Yararları...5

Detaylı

AĞIZ MİKROBİYOLOJİSİ VE ANAEROPLAR. Prof Dr Güven Külekçi İ Ü Diş Hekimliği Fakültesi Ağız Mikrobiyolojisi Bilim Dalı

AĞIZ MİKROBİYOLOJİSİ VE ANAEROPLAR. Prof Dr Güven Külekçi İ Ü Diş Hekimliği Fakültesi Ağız Mikrobiyolojisi Bilim Dalı iü1 12-16 Kasım 2011 WOW Otelleri Antalya 15 Kasım 2011 Salon A : 11.15-12.45 Rutinde Anaerop Bakteriyoloji: Ne Zaman, Ne Kadar? AĞIZ MİKROBİYOLOJİSİ VE ANAEROPLAR Prof Dr Güven Külekçi İ Ü Diş Hekimliği

Detaylı

Eklem Protez Enfeksiyonlarında Antimikrobiyal Tedavi

Eklem Protez Enfeksiyonlarında Antimikrobiyal Tedavi Eklem Protez Enfeksiyonlarında Antimikrobiyal Tedavi Dr. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı 26.12.15 KLİMİK - İZMİR 1 Eklem protezleri

Detaylı

İMPLANT VAKALARININ SINIFLANDIRILMASI

İMPLANT VAKALARININ SINIFLANDIRILMASI İMPLANT VAKALARININ SINIFLANDIRILMASI Prof. Dr. HALDUN İPLİKÇİOĞLU İmplant vakaları neden sınıflandırılmalıdır? İmplantoloji yüksek düzeyde bilgi ve deneyim gerektiren bir alandır. Bu konuda çalışmalar

Detaylı

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 2. SINIF RESTORATİF DİŞ TEDAVİSİ TEORİK DERS PROGRAMI

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 2. SINIF RESTORATİF DİŞ TEDAVİSİ TEORİK DERS PROGRAMI 2. SINIF RESTORATİF DİŞ TEDAVİSİ TEORİK DERS PROGRAMI 1. hafta Konservatif Diş Tedavisine giriş, Diş yüzeyi terminolojisi 2. hafta Kavite sınıflandırması ve kavite terminolojisi (Sınıf I ve II kaviteler)

Detaylı

PROF. DR. ERDAL ZORBA

PROF. DR. ERDAL ZORBA PROF. DR. ERDAL ZORBA Vücut Kompozisyonu Çocukluk ve gençlik dönemi boyunca beden kompozisyonu sürekli değişkenlik göstermektedir. Bu değişimler, kemik mineral yoğunluğundaki artış, beden suyundaki değişimler,

Detaylı

VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ

VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ Doç. Dr. Koray Ergünay MD PhD Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Viroloji Ünitesi Viral Enfeksiyonlar... Klinik

Detaylı

Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir.

Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir. Ağız ve Diş Sağlığı Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir. Ağız sağlığı: Dişler ve onları

Detaylı

ÇOCUKLARDA FİZİKSEL AKTİVİTE VE FİZİKSEL UYGUNLUK PROF. DR. ERDAL ZORBA

ÇOCUKLARDA FİZİKSEL AKTİVİTE VE FİZİKSEL UYGUNLUK PROF. DR. ERDAL ZORBA ÇOCUKLARDA FİZİKSEL AKTİVİTE VE FİZİKSEL UYGUNLUK PROF. DR. ERDAL ZORBA Vücut Kompozisyonu Çocukluk ve gençlik dönemi boyunca beden kompozisyonu sürekli değişkenlik göstermektedir. Bu değişimler; kemik

Detaylı

HİDROJEN PEROKSİT, SAÇ BOYALARI ve KANSER

HİDROJEN PEROKSİT, SAÇ BOYALARI ve KANSER HİDROJEN PEROKSİT, SAÇ BOYALARI ve KANSER A)HİDROJEN PEROKSİT Hidrojen peroksit; ısı, kontaminasyon ve sürtünme ile yanıcı özellik gösteren, renksiz ve hafif keskin kokuya sahip olan bir kimyasaldır ve

Detaylı

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX! Özel Formülasyon DAHA İYİ Yumurta Verimi Kabuk Kalitesi Yemden Yararlanma Karaciğer Sağlığı Bağırsak Sağlığı Bağışıklık Karlılık DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Detaylı

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14 HEREDİTER SFEROSİTOZ İNT.DR.DİDAR ŞENOCAK Giriş Herediter sferositoz (HS), hücre zarı proteinlerinin kalıtsal hasarı nedeniyle, eritrositlerin morfolojik olarak bikonkav ve santral solukluğu olan disk

Detaylı

Mikrobiyal Gelişim. Jenerasyon süresi. Bakterilerde üreme eğrisi. Örneğin; (optimum koşullar altında) 10/5/2015

Mikrobiyal Gelişim. Jenerasyon süresi. Bakterilerde üreme eğrisi. Örneğin; (optimum koşullar altında) 10/5/2015 Mikrobiyal Gelişim Tek hücreli organizmalarda sayı artışı Bakterilerde en çok görülen üreme şekli ikiye bölünmedir (mikroorganizma sayısı) Çok hücreli organizmalarda kütle artışı Genelde funguslarda görülen

Detaylı

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler EGZERSİZ VE KAN Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler Akciğerden dokulara O2 taşınımı, Dokudan akciğere CO2 taşınımı, Sindirim organlarından hücrelere besin maddeleri taşınımı, Hücreden atık maddelerin

Detaylı

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Travma ve cerrahiye ilk yanıt Total vücut enerji harcaması artar Üriner nitrojen atılımı azalır Hastanın ilk resüsitasyonundan sonra Artmış

Detaylı

Prof. Dr. Gökhan AKSOY

Prof. Dr. Gökhan AKSOY Prof. Dr. Gökhan AKSOY * Çiğneme, Beslenme * Yutkunma, * Estetik, * Konuşma, * Psikolojik Kriterler * Sosyolojik Kriterler Mandibüler: alt çene kemiğine ait, alt çene kemiğiyle ilgili Örnek: * mandibüler

Detaylı

DÖNEM 1- A, 3. DERS KURULU (2015-2016)

DÖNEM 1- A, 3. DERS KURULU (2015-2016) DÖNEM 1- A, 3. DERS KURULU (2015-2016) DERS SAATİ DERS ADI DERS KONUSU DERSİ VEREN ÖĞRETİM ÜYESİ 4. DK 1. Hafta 07 Aralık Pazartesi Mikrobiyoloji Mikrobiyolojinin tarihçesi ve mikroorganizmalara genel

Detaylı

Yoğun Bakımlarda İnfeksiyon Kontrolü: Haricen Klorheksidin Uygulanmalı mı?

Yoğun Bakımlarda İnfeksiyon Kontrolü: Haricen Klorheksidin Uygulanmalı mı? Yoğun Bakımlarda İnfeksiyon Kontrolü: Haricen Klorheksidin Uygulanmalı mı? Dr. Funda YETKİN İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Sunum Planı Klorheksidin

Detaylı

Prokaryotik Hücre Yapısı ve Fonksiyonları. 4. Bölüm

Prokaryotik Hücre Yapısı ve Fonksiyonları. 4. Bölüm Prokaryotik Hücre Yapısı ve Fonksiyonları 4. Bölüm Prokaryotik hücre yapısı Prokaryotik ve ökaryotik hücreler kimyasal kompozisyon ve kimyasal reaksiyonları açısından birbirine benzer Prokaryotik hücre

Detaylı

OROHEKS % 0,2 ORAL SPREY

OROHEKS % 0,2 ORAL SPREY OROHEKS % 0,2 ORAL SPREY FORMÜL %0.2 klorheksidin glukonat içerir. Yardımcı madde olarak; gliserin, limon esansı ve nane esansı içerir. Bir püskürtme 0.15 ml dir ve 0.0003 g klorheksidin glukonat içerir.

Detaylı

28.02.2015. Sarkoidoz. MSS granülomatozları. Sarkoidoz. Sarkoidoz. Granülom / Granülomatoz reaksiyon

28.02.2015. Sarkoidoz. MSS granülomatozları. Sarkoidoz. Sarkoidoz. Granülom / Granülomatoz reaksiyon Granülom / Granülomatoz reaksiyon Non-enfektif granülomatozlar: Sinir sistemi tutulumu ve görüntüleme Küçük nodül Bağışıklık sisteminin, elimine edemediği yabancı patojenlere karşı geliştirdiği ve izole

Detaylı

Hücreler arası Bağlantılar ve Sıkı bağlantı. İlhan Onaran

Hücreler arası Bağlantılar ve Sıkı bağlantı. İlhan Onaran Hücreler arası Bağlantılar ve Sıkı bağlantı İlhan Onaran Doku organisazyonu: Hücrelerin bağlanması 1- Hücre-matriks bağlantıları: ekstraselüler matriks tarafından hücrelerin bir arada tutulması 2- Hücre-hücre

Detaylı

1.ULUSAL KLİNİK MİKROBİYOLOJİ KONGRESİ 12-16 KASIM 2011 - ANTALYA. Doç.Dr.Hrisi BAHAR. İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi

1.ULUSAL KLİNİK MİKROBİYOLOJİ KONGRESİ 12-16 KASIM 2011 - ANTALYA. Doç.Dr.Hrisi BAHAR. İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi 1.ULUSAL KLİNİK MİKROBİYOLOJİ KONGRESİ 12-16 KASIM 2011 - ANTALYA DERİ VE YUMUŞAK DOKU ENFEKSİYONLARI VE ANAEROPLAR Doç.Dr.Hrisi BAHAR İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji

Detaylı

METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS

METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS Aerobik Antrenmanlar Sonucu Kasta Oluşan Adaptasyonlar Miyoglobin Miktarında oluşan Değişiklikler Hayvan deneylerinden elde edilen sonuçlar dayanıklılık antrenmanları

Detaylı

Demans ve Alzheimer Nedir?

Demans ve Alzheimer Nedir? DEMANS Halk arasında 'bunama' dedigimiz durumdur. Kişinin yaşından beklenen beyin performansını gösterememesidir. Özellikle etkilenen bölgeler; hafıza, dikkat, dil ve problem çözme alanlarıdır. Durumun

Detaylı

Ġ.Ü. MÜHENDĠSLĠK FAKÜLTESĠ ÇEVRE MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMÜ

Ġ.Ü. MÜHENDĠSLĠK FAKÜLTESĠ ÇEVRE MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMÜ Ġ.Ü. MÜHENDĠSLĠK FAKÜLTESĠ ÇEVRE MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMÜ Çevre Mikrobiyolojisi Dersi Laboratuvar Uygulama 6 BOYAMA TEKNİKLERİ Mikrobiyolojide çeşitli organizmaları ve bunların farklı bölgelerini boyamak için

Detaylı

Laboratuvar Uygulamaları - İdrar Kültürleri. M. Ufuk Över-Hasdemir Marmara Üni. Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

Laboratuvar Uygulamaları - İdrar Kültürleri. M. Ufuk Över-Hasdemir Marmara Üni. Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Laboratuvar Uygulamaları - İdrar Kültürleri M. Ufuk Över-Hasdemir Marmara Üni. Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Üretra kalıcı mikroflorası KNS (S. saprophyticus hariç) Viridans ve non-hemolitik

Detaylı

Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI DÜZENLEMEK İÇİN PRONEL

Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI DÜZENLEMEK İÇİN PRONEL Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ Protein Değerlendirilmesi Enerji Kullanımı Süt Kalitesi Karaciğer Fonksiyonları Döl Verimi Karlılık BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI. Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara

FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI. Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara H. K., 5 yaşında, Kız çocuğu Şikayet: Karında şişlik Özgeçmiş: 8 aylıkken karında

Detaylı

SÜRÜNTÜ ÖRNEKLERİNE YAKLAŞIM

SÜRÜNTÜ ÖRNEKLERİNE YAKLAŞIM Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği Sürekli Tıp Eğitimi/Sürekli Mesleki Gelişim Etkinlikleri İSTANBUL TOPLANTILARI-IV SÜRÜNTÜ ÖRNEKLERİNE YAKLAŞIM Prof.Dr. Güner Söyletir Doç.Dr. Arzu İlki 1 Yara enfeksiyonlarında

Detaylı

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ Prof. Dr. Metin ATAMER Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Aralık 2006 ANKARA Sütün Tanımı ve Genel Nitelikleri Süt; dişi memeli hayvanların, doğumundan

Detaylı

TRAVMA. Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı

TRAVMA. Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı TRAVMA Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı HEDEFLER Travmanın tarihçesi Travmanın tanımı Travma çeşitleri (Künt, Penetran, Blast,

Detaylı

Hücre canlının en küçük yapı birimidir.

Hücre canlının en küçük yapı birimidir. Hücre canlının en küçük yapı birimidir. Bitkilerde bulunan hücredir.bu hücrelerde hücre duvarı bulunduğundan hayvan hücresinden ayrılır. Hücre duvarı vardır. Kofulu büyük ve az sayıdadır. Şekli dikdörtgen

Detaylı

Yapay Bağışık Sistemler ve Klonal Seçim. Bmü-579 Meta Sezgisel Yöntemler Yrd. Doç. Dr. İlhan AYDIN

Yapay Bağışık Sistemler ve Klonal Seçim. Bmü-579 Meta Sezgisel Yöntemler Yrd. Doç. Dr. İlhan AYDIN Yapay Bağışık Sistemler ve Klonal Seçim Bmü-579 Meta Sezgisel Yöntemler Yrd. Doç. Dr. İlhan AYDIN Bağışık Sistemler Bağışıklık sistemi insan vücudunun hastalıklara karşı savunma mekanizmasını oluşturan

Detaylı

OTOLOG YENİLENME HIZLANDIRICISI KAS VE İSKELET SİSTEMİNİ ONARICI, SPOR TRAVMA VE ORTOPEDİK RAHATSIZLIKLARIN TEDAVİLERİNDE YENİLKÇİ BİR PROGRAM

OTOLOG YENİLENME HIZLANDIRICISI KAS VE İSKELET SİSTEMİNİ ONARICI, SPOR TRAVMA VE ORTOPEDİK RAHATSIZLIKLARIN TEDAVİLERİNDE YENİLKÇİ BİR PROGRAM OTOLOG YENİLENME HIZLANDIRICISI YENİLENMEK KENDİ İÇİMİZDE KAS VE İSKELET SİSTEMİNİ ONARICI, SPOR TRAVMA VE ORTOPEDİK RAHATSIZLIKLARIN TEDAVİLERİNDE YENİLKÇİ BİR PROGRAM DENSITY PLATELET GEL ONARICI TIPTA

Detaylı

Bilimsel Projeler. Projenin amacı: Öğrencileri okul tuvaletlerinde mikroorganizmaların bulaşarak hasta olmalarını engellemek,

Bilimsel Projeler. Projenin amacı: Öğrencileri okul tuvaletlerinde mikroorganizmaların bulaşarak hasta olmalarını engellemek, Bilimsel Projeler PROJENİN ADI: Mikroorganizmaları Işınlayalım Öğrenciler: Rumeysa ŞAHİN Okul: Amasya Bilim ve Sanat Merkezi - 2012 Danışman: Hidayet TERECİ www.fencebilim.com Projenin amacı: Öğrencileri

Detaylı

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik LAFORA HASTALIĞI Progressif Myoklonik Epilepsiler (PME) nadir olarak görülen, sıklıkla otozomal resessif olarak geçiş gösteren heterojen bir hastalık grubudur. Klinik olarak değişik tipte nöbetler ve progressif

Detaylı

BALIKLARDA SİNDİRİM VE SİNDİRİM ENZİMLERİ. İlyas KUTLU Kimyager Su Ürünleri Sağlığı Bölümü. vücudun biyokimyasal süreçlerinin etkin bir şekilde

BALIKLARDA SİNDİRİM VE SİNDİRİM ENZİMLERİ. İlyas KUTLU Kimyager Su Ürünleri Sağlığı Bölümü. vücudun biyokimyasal süreçlerinin etkin bir şekilde BALIKLARDA SİNDİRİM VE SİNDİRİM ENZİMLERİ İlyas KUTLU Kimyager Su Ürünleri Sağlığı Bölümü Proteinler, yağlar ve karbohidratlar balıklar amino asitlerin dengeli bir karışımına gereksinim tarafından enerji

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Meme kanserli hastalarda ana prognostik faktörler: Primer tümörün büyüklüğü

Detaylı

PNÖMOKOK ENFEKSİYONLARINDA SON DURUM. Doç.Dr. Ener Çağrı DİNLEYİCİ 20 Ocak 2014 Eskişehir

PNÖMOKOK ENFEKSİYONLARINDA SON DURUM. Doç.Dr. Ener Çağrı DİNLEYİCİ 20 Ocak 2014 Eskişehir PNÖMOKOK ENFEKSİYONLARINDA SON DURUM Doç.Dr. Ener Çağrı DİNLEYİCİ 20 Ocak 2014 Eskişehir Amaç: Hastalıkları oluşmadan Önlemek!!!! PNÖMOKOK Streptococcus pneumoniae Gram pozitif diplokok Polisakarid kapsül

Detaylı

Alt Çene Küçük Azılara Endodontik Yaklaşımlar

Alt Çene Küçük Azılara Endodontik Yaklaşımlar Endodonti Kambiz Mohseni kambizmohseni@gmail.com Küçük Azılara Endodontik Yaklaşımlar Kök kanal sisteminde temizlenmeyen her alan, tedavinin başarısını doğrudan etkilemektedir. Alt çene küçük azılar gösterdikleri

Detaylı

DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II. KAN-DOLAŞIM ve SOLUNUM DERS KURULU

DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II. KAN-DOLAŞIM ve SOLUNUM DERS KURULU DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II KAN-DOLAŞIM ve SOLUNUM DERS KURULU Doç.Dr. Engin DEVECİ İMMÜN SİSTEM TİPLERİ I- Doğal-doğuştan (innate)var olan bağışıklık Fagositik hücreler (makrofajlar, mast

Detaylı

RUMİNANT RASYONLARINDA MAYA KULLANIMI VE ÖNEMİ

RUMİNANT RASYONLARINDA MAYA KULLANIMI VE ÖNEMİ RUMİNANT RASYONLARINDA MAYA KULLANIMI VE ÖNEMİ Rumen mikroorganizmaların (bakteriler,protozoalar ve mayaların) bir denge içinde çalıştırdığı kusursuz bir makinedir. Yüksek et-süt verimi isterken bu hayvandaki

Detaylı

Oytun Erbaş, Hüseyin Sedar Akseki, Dilek Taşkıran

Oytun Erbaş, Hüseyin Sedar Akseki, Dilek Taşkıran Yağlı Karaciğer (Metabolik Sendrom) Modeli Geliştirilen Sıçanlarda Psikoz Yatkınlığındaki Artışın Gösterilmesi ve Bu Bulgunun İnflamatuar Sitokinlerle Bağlantısının Açıklanması Oytun Erbaş, Hüseyin Sedar

Detaylı

Kateter İnfeksiyonlarında Mikrobiyoloji Doç. Dr. Deniz Akduman Karaelmas Üniversitesi it i Tıp Fakültesi İnfeksiyon hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D Kateter infeksiyonlarında etkenler; kateter

Detaylı

CANDİDA İLE UYARILMIŞ VAJİNAL VE BUKKAL EPİTEL HÜCRELERİNİN SİTOKİN ÜRETİMİ

CANDİDA İLE UYARILMIŞ VAJİNAL VE BUKKAL EPİTEL HÜCRELERİNİN SİTOKİN ÜRETİMİ CANDİDA İLE UYARILMIŞ VAJİNAL VE BUKKAL EPİTEL HÜCRELERİNİN SİTOKİN ÜRETİMİ Emine Yeşilyurt, Sevgi Özyeğen Aslan, Ayşe Kalkancı, Işıl Fidan, Semra Kuştimur Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji

Detaylı

Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri

Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri Hastalıkların tedavisinde kat edilen yol, bulaşıcı hastalıklarla başarılı mücadele, yaşam koşullarında düzelme gibi

Detaylı

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU)

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) Op.Dr. Tuncer GÜNEY Göz Hastalıkları Uzmanı GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) HASTALIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ? Glokom=Göz Tansiyonu Hastalığı : Yüksek göz içi basıncı ile giden,görme hücrelerinin ölümüne

Detaylı

BAKTERİ GENETİĞİ DERSİ

BAKTERİ GENETİĞİ DERSİ BAKTERİ GENETİĞİ DERSİ 1.Prokaryotların Yapısal Özellikleri Bakterilerin dış yüzeyleri bulundukları çevreyle doğrudan yüzleşen kısımlardır. Bu nedenle çevreyle bağlantılı çok çeşitli özelliklere (Ör: Hareket,

Detaylı

YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024

YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024 YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024 YAŞLANMA Hücre yapısını ve organelleri oluşturan moleküler yapılarından başlayıp hücre organelleri,hücre,doku,organ ve organ sistemlerine

Detaylı

MİKROBİYOLOJİ LABORATUVARINDA UYULMASI GEREKEN KURALLAR

MİKROBİYOLOJİ LABORATUVARINDA UYULMASI GEREKEN KURALLAR MİKROBİYOLOJİ LABORATUVARINDA UYULMASI GEREKEN KURALLAR Kurallar Laboratuvar saatinde geç kalan öğrenciler, eğitim başladıktan sonra laboratuvara alınmayacaktır. Laboratuvarlar devamlılık arzettiği için

Detaylı

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Nonkardiyojenik Akciğer Ödemi Şok Akciğeri Travmatik Yaş Akciğer Beyaz Akciğer Sendromu

Detaylı

Juvenil SPondiloArtrit/Entezit İle İlişkili Artrit (SPA-EİA)

Juvenil SPondiloArtrit/Entezit İle İlişkili Artrit (SPA-EİA) www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Juvenil SPondiloArtrit/Entezit İle İlişkili Artrit (SPA-EİA) 2016 un türevi 1. JUVENİL SPONDİLOARTRİT/ ENTEZİT İLE İLİŞKİLİ ARTRİT (SPA- EİA) NEDİR? 1.1 Nedir?

Detaylı

SANKO ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 102: HÜCRE VE DOKU SİSTEMLERİ

SANKO ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 102: HÜCRE VE DOKU SİSTEMLERİ 05-06 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 0: HÜCRE VE DOKU SİSTEMLERİ Ders Kurulu Başkanı: / Başkan Yardımcıları: / Histoloji Embriyoloji Yrd. Doç. Dr. Bahadır Murat Demirel / Üyeler: / Tıbbi / Dersin AKTS

Detaylı

Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları

Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları Hayvan Beslemede Vitamin ve Minerallerin Önemi Vitaminler, çiftlik hayvanlarının, büyümesi, gelişmesi, üremesi, kısaca yaşaması ve verim vermesi için gerekli metabolik

Detaylı

dentin kanal ağızlarından bakteri invazyonu kolaylaşır.

dentin kanal ağızlarından bakteri invazyonu kolaylaşır. Dr. Fatma BASMACI ENDODONTİK MİKROBİYOLOJİ: Periapekse veya enfekte kök kanalına girebilen ve hastalık yapan mikroorganizmaların büyük çoğunluğu bakterilerdir. Çoğu anaerobiktir ve herbiri kök kanal kültüründen

Detaylı

7. BÖLÜM MİKROBİYAL GELİŞİM

7. BÖLÜM MİKROBİYAL GELİŞİM 7. BÖLÜM MİKROBİYAL GELİŞİM 1 Gelişim Tek hücreli organizmalarda sayı artışı Bakterilerde en çok görülen üreme şekli ikiye bölünmedir (mikroorganizma sayısı) Çok hücreli organizmalarda kütle artışı Genelde

Detaylı

SANKO ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 104: KLİNİK BİLİMLERE GİRİŞ

SANKO ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 104: KLİNİK BİLİMLERE GİRİŞ 04-05 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 04: KLİNİK BİLİMLERE GİRİŞ Ders Kurulu Başkanı: / Tıbbi Başkan Yardımcısı: / Tıbbi Üyeler: Prof. Dr. Güner Dağlı/ Anesteziyoloji Reanimasyon / Tıbbi Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065

MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065 MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065 TÜRKİYE SAĞLIKLI BESLENME VE HAREKETLİ HAYAT PROGRAMI (2014 2017) TÜRKİYE SAĞLIKLI BESLENME VE HAREKETLİ

Detaylı

SANKO ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 104: KLİNİK BİLİMLERE GİRİŞ

SANKO ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 104: KLİNİK BİLİMLERE GİRİŞ Ders Kurulu Başkanı: Prof. Dr. Ayşen Bayram / Tıbbi Mikrobiyoloji Başkan Yardımcıları: Yrd. Doç. Dr. Necla Benlier / Tıbbi Farmakoloji Yrd. Doç. Dr. Betül Kocamer Şimşek / Anesteziyoloji ve Reanimasyon

Detaylı

EGE ÜNİVERSİTESİ DİŞHEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ DİŞETİ HASTALIKLARI. Prof.Dr. Gül ATİLLA PROF. DR. GÜL ATİLLA. Periodontoloji Anabilim Dalı BORNOVA-İZMİR

EGE ÜNİVERSİTESİ DİŞHEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ DİŞETİ HASTALIKLARI. Prof.Dr. Gül ATİLLA PROF. DR. GÜL ATİLLA. Periodontoloji Anabilim Dalı BORNOVA-İZMİR EGE ÜNİVERSİTESİ DİŞHEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ DİŞETİ HASTALIKLARI Prof.Dr. Gül ATİLLA Periodontoloji Anabilim Dalı BORNOVA-İZMİR İÇİNDEKİLER I. DİŞETİ HASTALIKLARI A. Dental plak kökenli Dişeti Hastalıkları,

Detaylı

Biyoteknoloji ve Genetik I Hafta 12. Prokaryotlarda Gen İfadesinin Düzenlenmesi

Biyoteknoloji ve Genetik I Hafta 12. Prokaryotlarda Gen İfadesinin Düzenlenmesi Biyoteknoloji ve Genetik I Hafta 12 Prokaryotlarda Gen İfadesinin Düzenlenmesi Prof. Dr. Hilal Özdağ A.Ü Biyoteknoloji Enstitüsü Merkez Laboratuvarı Tel: 2225826/125 Eposta: hilalozdag@gmail.com Gen İfadesi

Detaylı

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Beyin Tümörleri Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Sizde mi Diş Sıkıyorsunuz? Diş sıkma ve gıcırdatma, gece ve/veya gündüz oluşabilen istemsiz bir aktivitedir.

Detaylı

İSKEMİK BARSAĞIN RADYOLOJİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ. Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul

İSKEMİK BARSAĞIN RADYOLOJİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ. Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul İSKEMİK BARSAĞIN RADYOLOJİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul Öğrenim hedefleri Mezenterik vasküler olay şüphesi ile gelen hastayı değerlendirmede kullanılan

Detaylı

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yaşlı Bakım-Ebelik YB 205 Beslenme İkeleri Uzm. Dyt. Emine Ömerağa emine.omeraga@neu.edu.tr YAŞLANMA Amerika da yaşlı bireyler eskiye göre

Detaylı

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar Diyet denilince aklımıza aç kalmak gelir. Bu nedenle biz buna ''sağlıklı beslenme programı'' diyoruz. Aç kalmadan ve bütün besin öğelerinden dengeli biçimde alarak zayıflamayı ve bu kiloda kalmayı amaçlıyoruz.

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

Gerçek şilöz asit: yüksek trigliserid oranlarına sahip sıvı.

Gerçek şilöz asit: yüksek trigliserid oranlarına sahip sıvı. GİRİŞ Süt rengi Şilus un peritoneal kaviyete ekstravazasyonudur. Oldukça nadir görülen bir durumdur. Asit sıvısındaki trigliserid seviyesi 110 mg/dl nin üzerindedir. Lenfatik sistemin devamlılığında sorun

Detaylı

ÜRÜN BİLGİSİ. ETACİD, erişkinler, 12 yaş ve üzerindeki adolesanlarda mevsimsel alerjik rinitin profilaksisinde endikedir.

ÜRÜN BİLGİSİ. ETACİD, erişkinler, 12 yaş ve üzerindeki adolesanlarda mevsimsel alerjik rinitin profilaksisinde endikedir. ÜRÜN BİLGİSİ 1. ÜRÜN ADI ETACİD % 0,05 Nazal Sprey 2. BİLEŞİM Etkin madde: Mometazon furoat 50 mikrogram/püskürtme 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR ETACİD erişkinler, adolesanlar ve 6-11 yaş arasındaki çocuklarda

Detaylı

Kuramsal: 28 saat. 4 saat-histoloji. Uygulama: 28 saat. 14 saat-fizyoloji 10 saat-biyokimya

Kuramsal: 28 saat. 4 saat-histoloji. Uygulama: 28 saat. 14 saat-fizyoloji 10 saat-biyokimya HEMATOPOETİK SİSTEM Hematopoetik Sistem * Periferik kan * Hematopoezle ilgili dokular * Hemopoetik hücrelerin fonksiyon gösterdikleri doku ve organlardan meydana gelmiştir Kuramsal: 28 saat 14 saat-fizyoloji

Detaylı