ERKEN DÖNEM KLEZMER MÜZİĞİ Tuna PASE İTÜ MİAM Etnomüzikoloji Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ERKEN DÖNEM KLEZMER MÜZİĞİ Tuna PASE İTÜ MİAM Etnomüzikoloji Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi"

Transkript

1 M Ü Z İ K v e B İ L İ M " U l u s l a r a r a s ı H a k e m l i B i l i m s e l M ü z i k D e r g i s i " ISSN: (Online) Yarı zamanlı; Mart, Eylül Sayı:1 (Mart 2004) ERKEN DÖNEM KLEZMER MÜZİĞİ Tuna PASE İTÜ MİAM Etnomüzikoloji Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi ÖZET: Söz konusu çalışma ile hitap edilen kitle, genellikle diğer dinlerden olacağından, Klezmer Müziğini anlatmadan evvel bahsedilecek kavramların okuyucuya yabancı gelmemesi için, bu müziğin oluşumunda çok önemli yer tutan Yahudi kavramı ve doğurduğu alt kültürler, Yahudi dininin gelenekleri hakkında bilgi verilmiştir. Araştırmanın başlığından da anlaşılacağı üzere konu, çok ayrıntıya girilmeden fakat genel olarak okuyucunun bilgilenebileceği bir tarzda işlenmiştir. Bu çalışmada; Klezmer müziğinin oluşumu ve oluşumunu etkileyen faktörler ile Erken Dönem Klezmer Müziği Teorisi, okuyucuya kısa bir bilgi vermek amacıyla sunulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Klezmer Müziği - Yahudi Müziği - Aşkenaz - Sefarad - Yidiş Dili Bu çalışma için yazarın hazırladığı sözlük Amaç, Kapsam ve Yöntem ERKEN DÖNEM KLEZMER MÜZİĞİ'NE GİRİŞ 2001 yılının ikinci yarısında okunan belgelerden dünyaya dağılmış Yahudi Kültürü hakkında araştırma yapmanın çok zor olduğu fark edildi. Bu yüzden de konunun tarihsel süreci kısıtlandı Klezmer hakkında daha evvel araştırma yapılmadığı için de Klezmer Müziği'nin Erken Dönemi'ni yani oluştuğu dönem incelemeye karar verildi. Bu karar; Klezmer Müziği hakkındaki araştırmayı daha sonraki yıllarda da devam ettirme isteğinin büyük payı oldu. Başlangıç dönemini incelemekle daha ilerisi için bir başlangıç yapmak istendi. Hitap edilen okuyucu kitlesi genellikle Yahudi dışı dinlerden olacağından Klezmer Müziği'ni anlatmadan önce, bahsedilecek kavramların yabancı gelmemesi için, müziğin oluşumunda çok önemli yer tutan "Yahudi" kavramı ve doğurduğu alt kültürler, Yahudi dininin gelenekleri hakkında

2 bilgi verildi. Çalışmayı hazırlama sürecine bir çok zorluk ile karşılaşıldı. Karşılaşılan ilk zorluk, kısmen yabancı olduğumuz Aşkenaz kültürü ve gelenekleriydi. Seferad Cemaati'nin çoğunlukta olduğu, Aşkenaz Cemaati'nin ise; neredeyse yok denecek kadar az olduğu İstanbul'da, kitaplar haricinde bilgi alabilecek çok az kişi vardı. Birebir bilgi alınan tek kişi İstanbul Aşkenaz cemaatinden Yidiş kültürü ile ilgili yazılar yazan Dr. Robert Schild oldu. Konu hakkında, -şimdilik- çok fazla detaya girilmeden fakat genel anlamda okuyucuya bilgi vermek amaçlandığından, araştırmanın başlığı "Erken Dönem Klezmer Müziğine Genel Bakış" olarak seçildi. İnceleme sırasında Klezmer müziğinin oluşumu ve oluşumunu etkileyen faktörler ele alındı. Erken Dönem Klezmer Müziği Teorisine; sadece okuyucuya kısa bir bilgi vermek amacıyla değinildi. Klezmer Müziği Teorisi, ayrıca incelenecek çok daha geniş bir araştırma konusu olduğundan, çalışmada bu konuya fazla yer verilmedi. Giriş "Klezmer", Aşkenaz Yahudileri'nin, hattâ; Yahudi ruhunun hüzün ve neşesini bir arada ve en iyi ifade eden müzik türüdür. Neşenin ve hüznün aynı tınılarda bu kadar iyi ifade edildiği, kendisiyle dalga geçen, dünyayı alaya alan, dışarıdan bakıldığında hafif bir müzik tarzı olarak gözüken, fakat içinde çok yoğun duygular ve felsefe barındıran Klezmer; Yahudiler'in binlerce yıl boyunca yaşadığı felâketler, geçmişe ve geleneklere bağlılık ve yaşamının yalın bir ifadesidir. Klezmer; 400 yıl boyunca Avrupa'da gezmiş Yidiş Troubadur'ların müziğidir. Açıkça; "Klezmer": Orta, Doğu ve Batı Avrupa'da yaşamış Aşkenaz Yahudileri'nin müziğidir. Bu cümle ilk kez okunduğunda içindeki yabancı kelimelerden dolayı okuyucuya hiçbir şey ifade etmeyebilir fakat Yahudi, Aşkenaz ve Klezmer gibi kavramlar tek tek açıklandığında konuyu daha iyi kavrarız. Klezmer Müziği'nden bahsetmeden önce, bu müziğin sahibi olan toplumun, Yahudiler'in kim olduğu, nasıl bir kültür ve gelenekleri olduğu anlatılmalıdır. Musevîlik olarak da adlandırılan kitâbî dinin, doğuş yeri ve kökenleri Ortadoğu'ya dayanır. Yahudilik bir din olmanın yanında, inananları

3 tarafından bir ırk olarak da kabul edilir. Yahudiler, dünyanın çeşitli ülkelerine dağılmış; 1948'de İsrail Devleti'nin kuruluşuna kadar kendilerine ait toprağı, ortak dili olmayan ve bütün bunlara rağmen çok güçlü bir birlik ve ortak kimlik duygusu taşıyan bir halktır. Dînî inanç ve törenlerini doğumdan ölüme, hayatlarının her anına koymuşlardır. Dînî yaşam ve gündelik yaşam, paralel bir çizgide devam eder. Din ve dinin getirdiği kurallar ve törenler temel Yahudi kültürünü meydana getirir. Yahudiliğin önemli kavramı "diaspora", M.Ö.VI.yüzyılda, Kudüs'ün Babilliler tarafından yakılıp yıkılmasından sonra ortay çıkan bir kavramdır. Yahudiler'in kutsal kitabında geçen kutsal topraklar (vaad edilmiş topraklar) dışında yaşayan bütün Yahudiler diasporada kabul edilir. Diasporada yaşamak tarih içerisinde, üzerinde yaşanılan bölgenin coğrafî, tarihsel ve kültürel özelliklerine göre, çeşitli alt kültürler doğurmuştur. Yahudi olmak; sadece dînî bir inancı kabul etmek değildir, dünyanın her bir yanına dağılmış Yahudiler ister Amerika'da, ister İstanbul'da olsunlar ortak bir duygu altında birleşmişlerdir. Bu duygu,geçmişe olan bağlılık ve ortak kaderdir. Yahudiler sayıca az, dağınık bir halktır. Her zaman toplumlardaki küçük azınlıkları oluşturmuş ve her bireyin bir veya iki kuşak öncesi o ülkenin göçmenidir. Yahudi dînî gelenekleri; hatırlatıcı, anma törenleri niteliğindedir. Yahudiler tarihlerine sıkı sıkıya bağlı olduklarını, yaptıkları dini törenlerle de açıkça belli etmektedirler. Din ve uzantısı törenler, kültürü oluşturan temeller olduğundan çok önemlidir. Gelenekler ve ritüeller yerleşimlere, göçlere, savaşlara, zamana ve içinde yaşanılan toplumlara göre değişim göstermiş ve Yahudi toplumu kendi içinde büyük kültürel kollar oluşturmuştur. En önemli iki temel kültürel ayrım Sefarad ve Aşkenaz olarak adlandırılan iki ayrı toplumdur. Geldikleri yer bakımında İspanya'nın; yaşadıkları bölge bakımından Doğu'nun ve İslamiyet'in etkilerini kültürlerinde yaşatan Sefarad Yahudileri; Doğu ve Orta Avrupa'da yaşamlarını sürdürmüş ve buradaki toplumlardan etkilenerek kendilerine kültür yaratmışlardır. Klezmer Müziği'nin yaratıcıları ve sahipleri Aşkenaz Yahudileri ile Seferad Yahudileri; bölgesel ve dinsel etkileşim farklılıkların yarattığı iki ayrı kültür olsalar da, temelde birleştirici olan ırk ve din olgusu, bu iki

4 kültürü aynı kılar. Kutsal kitapta "Aşkenaz" sözcüğü "Almanya" anlamına gelmektedir. Batı, Orta ve Doğu Avrupa'da ve günümüzde Amerika'da yaşayan Aşkenazlar, ibadet yerleri olan sinagoglardaki mimari yapıları, giysileri, konuştukları Yidiş dili, İbraniceyi öğrenme ve telâffuz şekilleri, dualarda kullanılan müzik ve gelenekler bakımından Sefaradlar'dan tamamen farklıdır. IX.yüzyıldandan itibaren Almanya'nın güney-batısında yaşayan Aşkenaz Yahudileri, Ortaçağ Almancası ve İbranice karışımı Yidiş dilini kullanmaya başlamışlardır. Yidiş dilinin kullanıldığı geniş bir edebiyat ve müzik, Yahudi kültürünün önemli bir parçasını teşkil eder. Ortaçağ'dan beri Almanya, İsviçre, Kuzey İtalya, Orta Fransa ve İngiltere gibi bölgelerde, "Getto" adı verilen kendilerine ait mahallelerde yaşayan Yahudiler, zamanla getto yaşamından sıkıntı duyarak başta Polonya olmak üzere; Doğu Avrupa'ya doğru göç etmeye başlamışlardır. Yahudiler; Doğu Avrupa'daki "shtetl" adı verilen Yahudi kasabası yaşam tarzını tercih etmiştir. Shtetl adı verilen bu küçük kasabalar dışında, Yahudiler Vilna, Minsk, Odessa, Kiev, Kishinev gibi büyük şehirlere de yerleşmişlerdir. 1500'lü yıllardan itibaren İspanya, Polonya ve Orta Avrupa'dan kovulan Yahudiler; Polonya, Romanya, Ukrayna, Belarus ve Litvanya gibi ülkeleri kapsayan, Karadeniz'den Baltık Denizi'ne kadar uzanan bir bölgeye yerleşmişlerdir. Aşkenazlar'ın ortaya çıkardığı Yidiş kültürü, Yahudiliğin tutucu dînî kurallarından dolayı gelişmemiş; ancak Fransız Devrimi (1792) sonrasında milliyetçilik etkilesiyle, "Haskala" adı verilen Aydınlanma Döneminde ortaya çıkmıştır. Müzik açısından ilk olarak dindışı profesyonel müzisyenlik, dans ve eğlence kültürünün ortaya çıkışıyla, kendini göstermiştir. Yahudi Müziği, bu dönemden önce, yaşanılan bölgenin geleneksel motiflerini kapsayan dinsel melodilerden ibarettir. Klezmer Müziği'nin ortaya çıkışı, bu döneme rastlar. Klezmer Müziği'nin çıktığı ve geçmişten gelen birikimle bir repertuar oluşturduğu söz konusu dönem, XVII.yüzyıl sonlarına doğru başlayıp XVIII.yüzyıl sonlarına kadar bir yüzyıl boyunca devam etmiştir. Bu dönem; "Erken Dönem Klezmer Müziği" olarak adlandırmaktadır. Shtetl adı verilen kasabaların küçük Bohem mahallelerinde, çingenelere benzer bir hayat süren Klezmer Müzisyenleri yani "Klezmorim"ler, icrâ ettikleri müziğin oluşumunu ve gelişimini anlamak için, Erken Dönem Klezmer Müziği incelenmelidir. Klezmer zaman içinde değişikliklere uğramış olsa da, kökleri 1800'lü yıllarda Pale denilen yerleşim bölgesinde hangi şartlarda yaratıldığı incelenmelidir. Pale bölgesinde yaşayan Klezmorimler daha sonraları kendilerini geliştirmiş olsalar da, ilk başlarda Yahudi Çingenesi veya Yahudi Romanı olarak da adlandırabileceğimiz kesinlikle nota bilmeyen,

5 Meşk yöntemiyle müzik öğrenmiş, gerekirse boğaz tokluğuna çalan, hokkabazlık yapan, kendi cemaati tarafından bile aşağılanan, Bohem müzisyenlerdi. Klezmorimler, aynen Çingeneler ve Amerika'daki cazcılar gibi mafya, kadın ticareti gibi işlerin döndüğü kötü namlı mahallelerde yaşarlar, müziklerini gerek yerel çevrelerde gerekse gezerek icrâ ederlerdi. Yahudi düğünleri ve diğer düğünler Klezmorimler için, müzik çalabilecekleri en rahat olaylardı. Çünkü zaman zaman yaşadıkları bölgelerin yönetimleri tarafından müziklerini icrâ etmelerine veya icrâ ediş tarzlarına kısıtlamalar getirilirdi. Balkan, Türk, Yunan gibi yerel müziklerin etkileri dışında; Sinagog Müziği, 1700'lü yıllarda müziği ibadette kullanan Hasidik Cemaati'nin müziği, Abraham Goldfaden'ın 1800'lü yıllarda Romanya'da başlattığı Yidiş Tiyatrosu yani halk için opera çalışmaları Klezmerin oluşumunda çok etkili olmuştur. Bütün bu özellikleri içinde barındıran Klezmer Müziği zamanla değişmiş, Aşkenaz Cemaati dünya üzerindeki yolculuğunu devam ettirdikçe, savaşlar, felâketler gibi diğer etkenler ve değişen popüler müzikler, zamanla Klezmer Müziği'ne yeni boyutlar kazandırmıştır. Erken Dönem Klezmer Müziği; eğlence amacıyla kullanıldığı için düğün veya dans müziği, müziğin birebir karakterini enstrumanların ortaya koyması nedeniyle enstrumantal müzik, barındırdığı yerel etkiler ve özel bir kültüre ait ollmasından ötürü yöresel müzik olarak; çeşitli şekillerde tanımlanır. XIX. yüzyıl sonlarında, Avrupa'da artan Yahudi düşmanlığı (Antisemitizm), birçok Aşkenaz Yahudi'sinin Amerika'ya göç etmesine neden olmuştur. Klezmer, özellikle Amerika'nın doğu bölgelerinde yayılmış Yidiş Tiyatroları'nın radyolarda yer alması ve plaklar sayesinde tüm ülkeyi sarmıştır. 1920'lerde ve 1930'larda en parlak dönemini yaşayan Klezmer Müziği; ekonomik bunalım ve ardından gelen II. Dünya Savaşı ile unutulmaya yüz tutmuştur. Savaştan sonra ortaya çıkan hafif müzik furyası, genç Yahudi müzisyenleri köklerinden uzaklaştırmış ve kültürel asimilasyona (yok olma) sebep olmuştur. Bu sırada Klezmer, sadece New York civarındaki Yahudi tatil yerlerinde Mickey Katz gibi, aynı zamanda gösteri sanatçısı olan müzisyenler tarafından icrâ edilmiştir. 1980'lerde tamamen unutulan bu müzik, 80 sonrası bir avuç Amerikalı Yahudi etnomüzikolog tarafından yeniden keşfedilmiştir. Bu etnomüzikologlar sayesinde eski değerler tekrar su yüzüne çıkarılmıştır. Eski plaklardaki müzisyenler bulunup, tekrar konserlere çıkarılmış (Dave Tarras gibi), birlikte çalınıp, parçalara yeni yorumlar getirilmiştir. Zev Feldman, Andy Statman, Henry Spoznik gibi yeni nesil müzisyenler Klezmer Conservatory Band, Klezmatics, Kapelye, Brave Old World gibi yeni gruplar kurmuşlardır. Ithzak Perlman gibi ünlü Yahudi klasik müzik duayenleri de arşiv

6 çalışmaları yapmıştır. "Revival" olarak anılan bu dönem Klezmer Müziği'nin en önemli dönemidir. Günümüzde Klezmer; Rock, Caz, hatta Techno gibi popüler olan her tarz müzikten etkilenir ve bunlarla beraber Fusion tarzda bir müzik oluşturur. Ayrıca; günümüzde Avrupa, Amerika ve İsrail'de birçok festivaller ve seminerler düzenlenmektedir. Aynı zamanda, Klezmer Müziği, etnomüzikoloji bölümlerinde birçok araştırmanın konusu olmuştur. Hâlen etnomüzikologlar ve Yeni Çağ Klezmorimleri, Klezmerin akademik olarak çalışılıp çalışılmayacağını tartışmaktadırlar. Nota bilmeyen gezgin müzisyenlerin müziğinin akademik ortamlarda kuramlaştırılmaya çalışılmasının doğru olup olmayacağı ayrı bir tartışma konusudur. "KLEZMER" NEDİR? Etimolojisi Klezmer kelimesi; İbranice "kle" ve "zemer" sözcüklerinin birleşmesinden oluşur. Ülkemizde bu konu üzerinde çalışan iki araştırmacı Muammer Ketencioğlu ve Robert Schild'e göre; iki kelimenin ayrı ayrı anlamları farklı olarak biliniyorsa da, toplamda kelimenin anlamı iki araştırmacıya göre de aynıdır. Ketencioğlu kelime karşılığını şarkı gemisi olarak ifade etmektedir [Ketencioğlu Muammer, Klezmer Müziğinin Öncüleri]. Schild ise, İbranice "kli" kelimesi "alet" ve "zemer" kelimesi "ezgi" anlamında; her iki kelimenin dolaylı anlamının "keley-zemer"-"klezmer" kelimesini oluşturduğunu ve anlamının "sesin iletimi" anlamına geldiğini söylemektedir [Schild, Robert; "Klezmer",İş Sanat Dergisi, 2001, s.21]. Kelimenin genel anlamı "şarkı söylemek" yani "sesi iletmek"tir. Bunu Klezmer Müziği'nin günümüzde en çok tanınan klarinet virtüözü Giora Fiedman'ın kendi stilini ifade etmekte kullandığı sözlerden de anlarız: "Ben klarinet çalmıyorum, klarinetimle şarkı söylüyorum" [Ketencioğlu, Klezmer Müziğinin Öncüleri] Burada kullanılan şarkı söyleme ifadesi insan sesine en yakın müzik aletleri olarak bilinen klarinet ve kemanın Klezmer Müziğin en popüler enstrumanları olmasıyla da açıklanabilir. Klezmer terimi, Amerika ve Avrupa'da bu konuda araştırma yapanlara göre ise, Yidiş bir kelimedir. Kelimenin kökeni daha önceden de bahsettiğimiz üzere; İbranice müzik enstrumanlarından gelmektedir. XVI. yüzyıl Trinity College, Cambridge'de yayımlanmış bir metinde "sele-semorim" terimi artık bir aleti değil, çalgıcıyı tanımlamaktadır. Bu terim, ilk kez XVII. yüzyılda, Avrupa'daki profesyonel müzisyenleri tanımlamak için kullanılmıştır [1]. Burada profesyonel müzisyen olarak kastedilen Klezmer kelimesi; aslında, XVII. yüzyıldan bu yana, nota okumasını bilmeden çalan,

7 Yahudi düğün ve eğlence müziği yapanlar için kullanıla, biraz da aşağılayıcı bir terimdir. Bu tanımda; Yahudi Çigan veya Yahudi Roman anlamına gelmektedir. [2] Daha sonraki ise Klezmer Müziği icrâ eden müzisyenler için "Klezmorim" ifadesi kullanılır. Klezmorim kelimesi; İbranice Klezmer kelimesinin çoğuludur. Klezmorim orkestralarına ise, "Kapelye" adı verilir. Amerika'da ise "Klezmer" ifadesi "Alaylı Müzisyenler" için kullanılmaktadır. Bir Müzik Türü Olarak Klezmer Klezmer; Orta ve Doğu Avrupa Aşkenaz Yahudileri'nin müziğidir. Klezmer Müziği'ni bir tür olarak, enstrumantal müzik, düğün müziği, dans müziği, yöresel müzik veya Çigan Müziği olarak tanımlayabiliriz. [3] Klezmer akademik veya salon müziği diye tabir edilen müziklerden değildir [Schild Robert, 2001, s.21]. Nota bilmeyen, basit insanların çaldığı tınılardan oluşur. Resim 1. Klezmorim Klezmer içinde sözlü parçalar barındırsa da, genel olarak baktığımızda enstrumantal bir müzik türüdür. Klezmer Müziği'ne yön veren ve iskeletini oluşturan temel, kullanılan enstrumanlardır. Müziği oluşturan karakteristik keman ve klarinet gibi enstrumanlar olmazsa Klezmerin yapısı ortaya çıkmaz. Duyguları enstrumanlarla bir insan gibi ifade eden Klezmer, çağlar boyunca kullandığı enstrumanlarla yapılanmıştır. Buna örnek vermekgerekirse; piyano ile karakteristik bir Klezmer Müziği çalınamayacağını söyleyebiliriz. Erken dönemlerde bir eğlence müziği olan Klezmeri geliştiren en önemli unsur düğünlerdir. Bu yüzden tür olarak düğün müziği olarak tanımlayabiliriz [bkz: Düğünler ve Badhkn]

8 Aşkenazlar'ın yaşadıkları bölge ve buna bağlı olarak doğan kültür ile kültürün meydana getirdiği dil, müzik gibi öğeler Klezmerin temelini oluşturur. Klezmer; tarih içinde yaptığı büyük yolculuklar ve çağa göre yeniliklerle şeklini değiştirmiş ve yeni özellikler kazanmıştır. Ancak genele baktığımızda Klezmer Müziği; dil, form, enstruman kullanımı, orkestrasyon, ritim, melodi gibi temel öğeler bakımından kesin benzerlikler gösterir. Klezmer Müziği'nin zamanla kazandığı özellikleri kavrayabilmek için tarihi gelişimini kısa bir göz atmak gerektiğine inanıyorum. Klezmer ortaya çıktığı ve yayıldığı yerlerden dolayı, yöresel bir türdür. Klezmorimlerin Bohem hayat tarzı, boğaz tokluğuna sadece eğlenmek için çalmaları ve gezgin bir hayat sürmeleri, Çingeneler'le olan yakın ilişkileri ve etkileşimleri sayesinde Klezmeri "Çigan Müziği" olarak da adlandırmak mümkündür. Klezmer Müziği'nin köklerinin çok eskiye dayandığı ve ilk örneklerinin XIII. yüzyılda bile görülmeye başlandığı söylenir. Ortaya çıktığı dönem ve yer ise; 1800'lerden sonra Orta ve Doğu Avrupa ile Rusya'dır.Yerleştikleri bölge halklarının folklorik ezgileri ile Aşkenaz Yahudileri'nin halk, dans ve dînî ezgilerinin bir araya geldiği bir türdür. Aşkenaz Yahudileri'nin en önemli kültürel göstergesi İbranice, Almanca ve Slav dillerinin birleşiminden oluşan Yidiş dilidir. Aşkenazlar'ın ortaya çıkardığı Yidiş Kültürü, Yahudiliğin tutucu tarzından dolayı ancak Fransız (1792) Devrimi sonrası, ulusçu düşünce ve Marx'ın etkileriyle ortaya çıkan Yahudiler'in Haskalah [4] olarak adlandırdığı, Aydınlanma Dönemi'nde kendini gösterir. Müzik açısından bakıldığında, bu hareket ilk kez dans ve eğlence kültürünü oluşturmuş, dolayısıyla dindışı profesyonel müzisyenlik ortaya çıkmıştır. Bu dönemden önce Yahudi Müziği, yaşanan bölgenin geleneksel motiflerini kapsayan dinsel melodilerden ibaretti [Ketencioğlu, Klezmer Müziğinin Öncüleri]. 1870'de ise Abraham Goldfaden'in, Romanya'da Jassy kentinde, şarap mahzeninden bozma bir yerde yarattığı küçük, komik müzikallerle; Yidiş Tiyatrosu'nun ilk adımını atmasının, Aşkenaz Yahudi Folkloru'nun oluşumuna büyük etkisi olmuştur. Diğer bir etki ise; mistik Yahudi tarikatı Hassidik'lerin melodilerinin de Yidiş Kültürü'nün önemli bir ürünü olan Klezmer Müziği'nde yeri ve yansıması vardır. Batı Avrupa'nın yanısıra; Bulgar, Romen, Grek ve Türk ezgileri Klezmer Müziği'ni etkilemiştir. Bölgesel olarak Klezmer, Urallar'dan Almanya'ya, güneyde Türkiye'ye kadar yayılır. Küçük ve samimi orkestralarda çalınması ve melodilerin Doğu, Orta Avrupa etkileri taşımasıyla bu bölgelerin etkisini açıkça ortaya koymaktadır. Demek ki Klezmer Müziği'ni oluşturan temel faktörler; Sinagog Müziği, Hasidik Müziği, Yidiş Tiyatrosu ve Yöresel Müzik değerleridir. Erken dönemde Klezmer

9 Müziği'nin temeli, bu öğelerden meydana gelmiştir. Bu müziklerin içinde barındırdıkları özellikler; Klezmerin bir tür olarak özelliklerini oluşturmuştur. XIX. yüzyıl sonlarında, Avrupa'da artan Yahudi düşmanlığı (Antisemitizm) ve Amerika'nın çekiciliği,bu bölgelerden birçok Yahudi'nin Amerika'ya göç etmesine neden olmuştur. Klezmer, özellikle Amerika'nın Doğu bölgelerinde yayılmış, Yidiş Tiyatroları'nın radyolarda yer alması ve aynı zamanda, kendisi de bir Yahudi olan Emilie Berliner'in taş plağı keşfetmesi ile bu müzik yaygınlaştırmıştır. Taş plaklar tüm ülkeyi sarmış ve zamanın Benny Goodman gibi ünlü cazcıları bile Klezmer'den etkilenmiştir. 1915'de Dixyland Cazı ile etkileşim, bakır nefeslilerin katılımı ve kapelyelerin kalabalıklaşması ile ortaya çıkar. Amerika'ya gelmelerine rağmen eskiden yaşadıkları yerleri özlem duyarak anan müzisyenler topluluklarına Romanya Orkestrası, Kişenev'den Anılar gibi isimler vermişlerdir. 1920'lerde ve 1930'larda en parlak dönemini yaşayan Klezmer; ekonomik bunalım ve ardından gelen II.Dünya Savaşı ile unutulmaya başlanır. Savaştan sonra ortaya çıkan hafif müzik furyası genç Yahudi müzisyenlerini köklerinden uzaklaştırmış ve kültürel asimilasyona (yok olma) sebep olmuştur. Bu sırada Klezmer, sadece New York civarındaki Yahudi tatil yerlerinde Mickey Katz gibi, aynı zamanda gösteri sanatçısı olan müzisyenler tarafından yaşatılmıştır. 1980'lerde tamamen unutulan bu müzik, 80 sonrası bir avuç Amerikalı Yahudi etnomüzikolog tarafından yeniden keşfedilmiştir. Bu etnomüzikologlar sayesinde eski değerler tekrar su yüzüne çıkarılmıştır. Eski taş plaklardaki müzisyenler bulunup, tekrar konserlere çıkarılmış (Dave Tarras gibi), birlikte çalınıp, parçalara yeni yorumlar getirilmiştir. Zev Feldman, Andy Statman, Henry Spoznik gibi yeni nesil müzisyenler Klezmer Conservatory Band, Klezmatics, Kapelye, Brave Old World gibi yeni gruplar kurmuşlardır. Ithzak Perlman gibi ünlü Yahudi klasik müzik duayenleri de arşiv çalışmaları yapmıştır. Resim 2. Klezmorim Günümüzde Klezmer; Rock, Caz hattâ Techno gibi birçok müzikle beraber gelişmektedir. Bu tarza örnek olarak; geçtiğimiz senelerde Mickey Katz'ın repertuvarından derleme bir albüm çıkartmış olan ünlü Caz klarinetçisi Don Byron'ı verebiliriz. Gerek Avrupa'da, gerekse Amerika ile İsrail'de birçok festival ve seminer düzenlenmektedir. Aynı zamanda, Klezmer Müziği, etnomüzikoloji bölümlerinde birçok araştırmaya konu olmuştur. Zaman içerisinde geçirdiği evrimlerle Klezmer Müziği, tür olarak da etkilenmiş fakat ilk baştaki formundan hiçbir zaman tamamen kopmamış; Dans Müziği, Düğün Müziği, Yöresel Müzik, Enstrumantal Müzik, Çigan Müziği özelliklerinden

10 hiçbir şey kaybetmemiştir. Türkiye'de ise; bu müziğe ilgili az insan olmasına rağmen, takip eden etnik müzik meraklıları bulunmaktadır. Pek bilinmeyen diğer bir nokta ise; 1908'de, İstanbul'da bu müziğin ilk örneklerinden olan Orchestra Goldberg'in, bir kaydının yapılmış olmasıdır. [bkz:osmanlı İmparatorluğu Başkentinde Klezmer Müziği ] Ülkemize iki kez gelen Giora Fiedman, Klezmer'in tanıtımında ve sevilmesinde çok etkili olmuştur. Fiedman haricinde, Bente Kahan ve geçen sene Kol Simcha gibi ünlü Klezmer toplulukları da gelerek konser vermişlerdir. Klezmer Müziği, etkilendiği ve aynı zamanda kullandığı Türk makamlarından dolayı, aslında Türk Müzik dinleyicisinin kulağına hiç de yabancı bir müzik değildir. ERKEN DÖNEM KLEZMER MÜZİĞİ "Erken Dönem Klezmer Müziği" olarak tanımladığımız dönem, Klezmer repertuarının tam olarak oluştuğu yılları arasıdır yılları arasında, geçmişten gelen müzik birikimiyle geniş bir repertuar oluşturan Klezmer, en yalın örneklerini bu tarihler arasında vermiştir. Erken dönem müziğinin bu yalın hali, Yahudiler'in 1900 başlarında Amerika'ya göç etmesine kadar sürer. Klezmerin ilk dönemlerine ait kayıt ve nota, bugünelimizde olmadığı için bu müzik hakkındaki birçok bilgiyi XIX. yüzyıl Yidiş Edebiyatı'ndan elde etmekteyiz. I. L Peretz ve Sholem Aleichem gibi Yidiş Edebiyatı'nın ünlü yazarları, eserlerinde karakter olarak Klezmorimleri kullanmışlardır. Örneğin; Sholem Aleichem'in eseri Stempenyu'da ünlü Klezmer kemancısı ve bestecisi Yosele Druker'in müziği ve hayatı hakkında bilgi bulabiliriz. Kitapta, Druker'in keman çalış stili ve o zamanların müziği hakkında fikir verilmektedir. (Gerçekte bu kitabın asıl konusu Druker'e aşık olan bir genç kızın hikayesinden ibarettir) [Rogovoy, The Essential Klezmer, 2000, s.17]. Klezmer Müziği'nin Oluştuğu Bölge IX. yüzyıldan itibaren Almanya'nın güneybatısında yaşayan Aşkenaz Yahudileri, Ortaçağ Almancası ve İbranice karışımı Yidiş dilini kullanmaya başlamışlardır. Yidiş dili gerek edebiyat, gerekse müziğiyle, beraberinde önemli bir kültür oluşturmuştur.

11 XVII. yüzyıl sonlarına doğru Avrupa'nın batısında yaşayan Yahudi toplumu, katı Getto [5] yaşamını, Doğu Avrupa'daki "Shtetl" adı verilen, Yahudi kasabası yaşam tarzına tercih etmiştir. Shtetl adı verilen bu küçük kasabalar dışında Yahudiler; Vilna, Minsk, Odessa, Kiev, Kishinev gibi büyük şehirlere de yerleşmişlerdir. 1500'lü yıllardan itibaren İspanya, Polonya ve Orta Avrupa'dan kovulan Yahudiler; Polonya, Romanya, Ukrayna, Belarus ve Litvanya gibi ülkeleri kapsayan, Karadeniz'den Baltık Denizi'ne dek uzanan bir bölgeye yerleşirler. Bu bölge Rusya'nın Avrupa kıtasında kalan topraklarının yüzde yirmisini kapsamaktadır. XIX. yüzyıl başlarında, bölgede bir milyon olan Yahudi nüfusu, XX. yüzyıl başlarında 5 milyona kadar ulaşmıştır. Yahudi tarihindeki en geniş topraklara yayılmış, en fazla nüfus bu yerleşim bölgesinde yer almaktadır. Doğu Avrupa'da yaşayan Yahudiler; 1791'den 1915 yılına kadar Büyük Katerina Dönemi ile başlayarak Çarlık Rusyası tarafından Pale Yerleşimi (yani yerleşimin sınırları) olarak da bilinen bir alana kapatılmıştı. Pale; Ukrayna, Litvanya, Belarus, Kırım ve Polonya'nın (1772'de Rusya, Prusya ve Avusturya arasında bölüştürülmüştü) bir kısmını da içeren 25 eyaletten oluşuyordu. Resim 3. Rusya'da Pale Yerleşim Haritası Yahudiler özellikle; Moskova ve St. Petersburg'dan kovulmuş, Pale'de yaşamaya zorlanmıştı. Daha sonra Pale içindeki kentsel alanlardan da kovulmuş ve yalnızca shtetl adı verilen kasabalarda yaşamaya mecbur edilmişlerdi. Bu bölgede, genel zulme karşı bir tepki olarak Yahudiler arasında

12 büyük bir dayanışma oluşturulmuştur. Yardıma ihtiyacı olan yoksul Yahudiler'e diğer Yahudiler tarafından yardım edilmeye başlanarak destek sağlanmıştır. Yahudiler tarafından örgütlenen yardım kuruluşları arasında yoksul öğrencilere giyecek, askerlere kaşer yiyecek [Yahudi kurallarına uygun yiyecek], fakirlere bedava tıbbi tedavi, yoksul gelinlere drahoma [6], yetimlere teknik eğitim veriliyordu. Bu zorluklarla dolu dönemde hiçbir Yahudi terk edilmiyordu, Yahudiler kendi aralarında bir refah düzeni sağlamışlardı. Yahudiler'in birbirlerine karşı duyarlı olmaları, Yahudi olmayanların gözünden kaçmamıştır. İstanbul'da çok az kalmış Aşkenaz Yahudileri'nden Robert Schild'in Aşkenaz Kültürü ve oluştuğu bölge ile ilgili birebir aşağıdaki gibidir: "İşte, Nazi soykırımına kadar yüzyılların Doğu Avrupası'nda yer alan onlarca değil, yüzlerce küçük kasaba ve köylerinde Yahudi toplumu bu biçimde, kendi aralarında yaşardı. Genel olarak (Almanca "Staedtlein" = "küçük şehir" sözcüğünden türetilmiş olan) bu schtetl'lerin birçoğunda nüfusun tümü, diğerlerinde ise büyük bir kısmı Yahudi'ydi. Rusya, Ukrayna, Romanya, Macaristan, Bohemya, Galiçya, Polonya, Litvanya gibi bölgelerde, yerine göre Rus Çarlığı veya Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun buyruğu altında, kuşaklar boyunca sürdürülen geleneklere sımsıkı bağlı, apayrı bir dünya! İşyerleri olan dükkân ve atölyeler, pazar yerleri, kır evleri, Şabat ve dua saatlerinde gidilen schul (sinagog) ve köy kahvesi ile meyhane arasında oluşan, duaların İbranice okunduğu, ancak tüm diğer iletişim ve etkileşimin Yidiş dilinde geçtiği günler ve yıllar. Arada bir, içkiyi çok kaçırmış yerel serseri takımı (o dönemde holigan veya lümpen terimleri yoktu henüz) veya kışkırtılmış Rus kozak'larının etrafı yıkıp yaktıkları pogrom'lar arasında, çoğu kez kelle koltukta bir yaşam." Resim 4. XIX.yy Shtetl'de iki Hasidik Resim 5. XIX.yy Odessa'da Yahudiler

13 Resim 6. Prag Aşkenaz Sinagogu Resim 7. Polonya'da Bir Sinagog "Schtetl ortamı, Jidischkejt olarak da adlandırılan yalın Aşkenaz kültürünün (ve dolayısıyla sanatının) doğduğu, geliştiği, yüzyıllar boyunca korunduğu ve nihayet tüm dünyaya yayıldığı Ana Ocak olarak görülmelidir. Bu ortamdan kimler yetişmemiş, ne tür evrensel yapıtlar oluşmamıştı ki! Yazın (edebiyat), müzik, sahne ve görsel sanatlar alanında nice dünya çapındaki ustaların kökenleri, hep bu alçak gönüllü küçük ortamlara dayanır." "Öte yandan, daha Batı'ya gidip Avusturya, Almanya, Fransa, Hollanda ve İngiltere gibi ülkelerde yaşayan Yahudilere baktığımızda, oldukça farklı bir yaşam tarzı görürüz. Schtetl nüfusu, Çar veya İmparator yönetiminin özel ve yazılı izni olmadan bulundukları bölgeleri terk edemezken, batıdaki ülkelerin büyük kentlerinde oturan Yahudi halkı daha erkin ve olduğunca hür bir yaşam sürdürüyordu. Aydınlanma dönemi ile, Ortaçağ'dan kalma getto sınırları içinde oturma zorunluluğu ortadan kalkmıştı. Buna rağmen, çoğu kentlerde Yahudiler gene de belirli bazı semtlerde kümelenmişlerdi; yaşam buralarda da genellikle aynı sokaklarda, belirli sinagog ve okulların etrafında sürüyordu. Ancak kentler arası seyahat olanakları ve arzuya göre gidilebilecek eğitim kurumlarının seçimi, yüzyıllar ilerledikçe belirli bir rahatlığa kavuşmuştu. Kentsoylu Yahudi halkının meslek tercihleri böylece gittikçe doktor, avukat, gazeteci, politikacı gibi daha entellektüel alanlara kaymaktaydı. Ve bu ortamdan, schtetl'lerden türeyen yukarıda sıraladığımız sanat dallarına ilaveten, dünyayı yerinden oynatacak düşünürler çıkmaya başlayacaktı" [Schild Robert, Aşkenazlar, 2000]. Klezmorim ve Kapelye Klezmorim kelime anlamı olarak, Klezmer kelimesinin çoğuludur. Klezmer Müziği icrâcılarına Klezmorim denir. Klezmer Müziği icrâ eden müzisyenleri için; orta Avrupa'daki en eski Aşkenaz Cemaatleri'nde, İbranice palyaço anlamına gelen "Leyts" ifadesi, kullanılıyordu. Yidiş bir kelime olan Klezmer, ilk defa XVII. yüzyılda profesyonel müzisyenleri tanımlamak için kullanılmaya

14 başlandı [7]. Daha sonraları ise, Klezmer Müziği icrâ eden müzisyenlere Klezmorim adı verildi. Klezmorimler Aşkenaz Cemaatleri'nde marjinal bir topluluktu. Bunların arasında geçimini sadece müzikten sağlayan profesyonel müzisyenler haricinde, aynı zamanda terzilik, kunduracılık, berberlik gibi mesleklerde çalışan müzisyenler de vardı. Klezmorimlerden oluşan orkestralara ise "Kapelye"adı verilir. Klezmer Müziği topluluk ile çalınan bir müzik olduğu için; bu bölümde Klezmorimler ile birlikte kapalyelerden de bahsedilecektir. Resim 8. Klezmorim Resim 9. Kapelye Klezmorimler saygın müziklerden, halka hitap eden müzik türlerine kadar her çeşit müzik çalarlardı. Yaşadıkları bölge ve yaşam tarzı itibariyle, müziği bir hayat tarzı olarak seçmiş Bohem müzisyenlerdi. Çoğu Klezmorim boğaz tokluğuna Yahudi veya diğer dinlere ait düğünlerde çalardı. Klezmorimleri "Yahudi Çingeneler "olarak adlandırabiliriz. Klezmorimlerin, yaşadığı devletlerin hükümetinden izin almadan sanatlarını icrâ etmelerine izin verilmezdi. İzin her zaman çok kolay alınmazdı, Klezmorimler nerede ve kaç kişi çalacaklarını, hangi enstrumanları kullanacaklarını, bildirmek zorundaydılar. Bütün bu bilgileri hükümete sunarlar, karşılarına çıkan birçok bürokratik engele rağmen hayatlarını müzikten kazanmaya devam ederlerdi. Örneğin; Alsas Şehri Metz'de üçten fazla müzisyen ancak bir düğünde çalabilirdi; Frankfurt'ta ise bir kuartet gece yarısına kadar müzik yapabilirdi. Bazı kasabalarda ise Klezmorimlerin Yahudi düğünlerinde bile çalmalarına izin verilmemekteydi. Prag yönetimi, 1641 senesinde Yahudi müzisyenlere Pazar ve bayram günlerinde çalmaları için izin verdiği halde, bu izin Yahudi olmayan müzisyenlerin yönetime verdiği dilekçe ile sonradan ellerinden alınmıştı.1651'e kadar bu izin alıp

15 vermeler sürmüştür. Almanya'da ise; 1700'lü yıllarda Klezmorimlerin, bulundukları bölgelerin dışına çıkmaları yasaktı. Bazı kasabalarda ise, sadece flüt, tsimbl [8] gibi sessiz enstrumanların çalınmasına izin veriliyordu. Davul, kontrbas gibi enstrumanlar zaman zaman tamamen yasaklanmış olsa da keman hiçbir zaman bu yasaklar dahilinde olmamıştır. Keman ve Yahudi müzisyeni her zaman bir arada anılmış ve yaşatılmıştır [9]. Resim 10. Faust Ailesi Klezmorimleri Rivayetlere göre ilk dönem Klezmorimlerinin çoğu nota okuyup, yazmayı bilmiyorlardı. 1800'lü yıllarda, Almanya'da yazılmış bir metnin içinde yapılan Klezmer Kapelyesi tarifi şöyledir: Resim 11: Simeon Bellion Aile Kapelyesi "İlk kemancı notaya bakarak çalıyordu, diğerleri ise kulaktan ona eşlik ediyorlardı. Viyolonsel çalan müzisyen çok yetenekliydi. Notalardan hiç anlamamasına rağmen, melodiye mükemmel bir armoniyle eşlik ediyordu" [Idelshon, Jewsih Music It's Historical Development, 1992, s.457]. Bu arada; Klezmer Müziği'ni halk müziği olmaktan çıkarıp, sanat müziği haline getiren kişi ise; Micheal Joseph Gusikow'dur [Resim-12]. Rusya-Polonya sınırında yaşayan Gusikow, hackbrett [10]

16 çalıyordu. Daha sonra kendisi shtrofidl [11] [Resim-13] adlı bir enstruman icâd etmiştir. Bu enstruman çeşitli boyutlardaki tahtaların yan yana dizilmesiyle kromatik bir dizi elde edilen, bir çeşit silefondur ve taşınabilir olması bu enstrumanı Klezmorimler arasında çok popüler yapmıştır. Gusikov bu enstrumanda virtüözlük derecesine ulaşmış, Yahudi yerleşimlerinin dışında da tanınmış ve Viyana, Leipzig gibi şehirlerde konserler vermiş, Felix Mendelssohn gibi ünlü bestecilerden övgüler almıştır [Rogoyov, The Essential Klezmer, 2000, s.30]. Resim 12. Micheal Gusikov Resim 13. Shtrofidl XIX. yüzyılın sonlarına doğru ise; okuma yazma bilmeyen, eğitimsiz Klezmorimlerin yerine zamanla eğitimli müzisyenler yetişmeye başlamıştır. Örneğin; döneminin ünlü kemancısı Louis Grup ( ), Rusya'da müzik eğitimi almıştır. Ailesi tarafından keman eğitimini nota öğrenerek alması için desteklenmiştir. Erken dönemin sonlarına doğru doğmuş fakat Erken Dönem Klezmer Müziği'nin tanıtıcısı ve taşıyıcısı çok önemli bir Klezmer müzisyeni ise; klarinet virtüözü Dave Tarras'tır [Resim-14]. Tarras'ın hayat öyküsünden dönemin müziği hakkında bilgilenmek mümkündür. Dava Tarras ( ), Ukrayna'da doğmuş ve bütün ailesi gibi eğitimli bir müzisyendir. Erkek kardeşlerinin Leningrad Senfoni orkestrasında çalıştığı söylenmektedir. Büyükbabası ise badkhn'lık [12] [bkz: Düğünler ve Badhkn] yapmıştır. Ailesinin aşağı yukarı bütün üyeleri klarinet veya keman sanatçısıdır. Tarras'ın tromboncu ve büyükbabası gibi badkhn olan babası ona dokuz yaşında notaları öğretmeye başlamıştır. Küçük yaşlarda balalayka, flüt gibi aletler çalarak müziğe başlamış fakat on üç yaşında flüt bir enstruman olarak onu tatmin etmemiş ve klarinet çalmaya başlamıştır. Neredeyse yok denecek kadar az klarinet dersi almıştır. Zamanla babasıyla goyishe khasene [13] 'lere gitmeye başlamış ve düğünlerde çalarken kendini geliştirmiştir [Spoznik, Klezmer!Jewish Music from Old World to Our World, 1991, s.11].

17 Polonyalı soylular her ne kadar antisemit olsalar da, Tarras ailesine saygı duyarlar ve onları çalışmaları için evlerinden alırlar, en iyi şartlarda seyahat etmelerini, yemek yemelerini, konaklamalarını sağlarlardı. Tarras ailesi, gezdikleri yerlerin repertuarını da müziklerini katmış; kontların, baronların, toprak sahiplerinin balolarında valsler, mazurkular, üvertürler çalmışlardır. Resim 14. Dave Tarras'ın Küçüklüğü David Tarras'ın anlattığına göre, Klezmer müzisyenleri usta-çırak ilişkisiyle yetişirlerdi. Küçük yaştaki müzisyenler hemen kapelyede çalmaya başlayarak müziğe atılırlardı [Spoznik,1991, s.13]. Klezmorimlerin önemli diğer bir özelliği ise aile orkestralarıdır. Dave Tarras örneğinden farklı, nesiller boyu müzisyen olan bir aile yerine çoğu kapelye ailenin üyelerinden oluşur ve birarada çalarlardı. Klezmorimlerim yaşam tarzı için aile orkestraları çok önemliydi. Musiker Aile Orkestrası bu örneklerin en önemlilerindendir. Klezmorimler, o dönemde çok hareketli bir hayat tarzı süren müzisyen topluluğuydular. İlk dönemlerdeki repertuarlarında Yahudi Müziği'nin yanı sıra, diğer toplumlar için de parçalara yer verirlerdi. Yerel müzikler Yahudi tarzıyla çalınarak, Yahudi melodilerinin de diğer toplumlar için çalınması ile müzikler ve kültürler arası bir etkileşim oluşmuş ve Klezmer repertuarı ilk dönemlerden itibaren genişlemiştir. Özellikle, Yahudiler ve Çingeneler arasındaki müzik alışverişi Klezmer Müziği'nin gelişiminde çok önemli bir yer tutmuştur. Bu etkileşimin ürünü hareketli parçalardan, doina gibi [bkz:kullanılan Formlar ve Repertuvar] hüzünlü formlara kadar görülür. Klezmorimler yaşadıkları marjinal hayat tarzından dolayı her zaman çingenelere yakın olmuşlardır. Çingene Müziği ve Klezmer Müziği'nin en iyi etkileşimi Çingene-Macar Müziği'nin öncüsü Rozsavölygi Mark'ın, aslında Mordchele Rosenthal [14] adında bir Yahudi olup, kurduğu orkestrada da Çingene olarak tanıtılan bütün müzisyenlerin aslında Yahudi olmasıyla açıklanabilir [Idelshon, s.459].

18 Klezmorimler ve Yahudi olmayan müzisyenler arasında sosyal ve dînî açıdan düşmanlık her zaman olsa da Doğu Avrupa'da, Ortaçağ'dan beri beraber müzik yaptıkları çeşitli kayıtlarda saptanmıştır. Özellikle her iki dinden keman sanatçıları bir arada çalar, birbirlerinin stillerini ve repertuarlarını örnek alırlardı. Klezmorimlerin en yoğun çaldıkları sosyal olay düğünlerdi. Klezmorimler gerek Yahudi düğünleri, gerekse Yahudi olamayan düğünlerde neşe ve eğlence kaynağı olurlardı [bkz: Düğünler ve Badhkn]. Düğünler dışında Hasidik Cemaati, Klezmorimleri kiralar ve ibadetlerinde müzik icrâ etmeleri için onlardan faydalanırlardı. XV. yüzyılda Almanya'nın güneybatısındaki küçük köy ve kasabalarının kayıtlarında ve yazılmış hatıralarda, kadınların da görev aldığı Klezmer Kapelyeleri'nden bahsedilmektedir. Kadınların bir daha, bu kapelyelerde XX. yüzyıla kadar görev yapmadıkları da bilinmektedir [Idelshon, Jewish Music It's Historical Development, 1992, s.436]. XIX. yüzyıl sonlarına doğru Rusya'da 2000, Ukrayna'da olmak üzere 3000 Klezmorim olduğu bilinmektedir. Klezmer Müziği'ni Oluşturan Faktörler Sinagog Müziği : Dönemde yaşamış Klezmorimlerin kullandığı enstrumanlar hakkında bilgimiz olsa da, çaldıkları müzikler hakkında pek bir bilgimiz yoktur. Doğu Avrupa yerel halklarına ait, çalınan bazı melodilerden ve Sinagog Müziği'nde o dönemlerden günümüze dek süre gelen Hazan [15] ve ona eşlik eden Meshroyrim [16] geleneğinden biraz fikrimiz vardır. Hazan'ların icrâ ettiği dînî müzikte kullanılan makamlar ve şan tekniği Klezmer Müziği'nin temelini oluşturmaktadır. Klezmer Müziği'ndeki insan sesinin etkisi, Hazan'ların yaptıkları iç çekiş tarzındaki sözsüz melodilerden kaynaklanır. Klezmer, her ne kadar genellikle enstrumantal bir müzik olsa da, Hazan'ların yaptığı bu vokaller enstrumanlar tarafından taklit edilmiştir. Ancak o döneme ait kayıtlar bulunmadığından, bu melodilerin ilk dönemlerde ne yoğunlukta kullanıldığını bilememekteyiz. Kayıtlar olmamakla beraber, ilk dönemlerdeki Klezmer Müziği ile ilgili yazılmış nota, XIX. yüzyılın ikinci yarısındaki örneklere kadar bulunamamıştır. Yahudi Aydınlanması olarak ta bilinen Haskalah Dönemi'nden sonra, Hazan'lar sinagogdan sinagoga

19 gezerek, gerek dînî melodileri gerekse Yahudi dışı melodileri birbirine katarak Sinagog Müziği'nin yapısını değiştirmiş ve geliştirmişlerdir [www.grovemusic.com, Ekim 2001]. Hazan'ların şehri olarak tanınan, Ukrayna'daki Rovne şehri; Yahudi Müziği için bir merkez olmuştur. Çevre kasabalardan Yahudi müzisyenler bu şehre göç etmişlerdir senesine kadar bölgede yaşayan kişiden 'i Yahudi'dir. Hazan'ların çokluğu yüzünden şehre "Büyük Sinagog" denilmiştir. Rovne'nin kendi Yidiş Tiyatrosu olmamasına rağmen, çevredeki bütün tiyatrolar kışı burada geçirirler, yazları ise Almanya ve Macaristan'dan sirkler gelerek bölgenin Klezmorimleriyle gösteri yaparlardı. Hasidizm ve Hasidik Müziği : Yahudilikte, Ba'al Shem Tov [17] veya Besht olarak da bilinen, İsrael ben Eliezar ve takipçilerinin oluşturduğu akıma "Hasidizm" denir. XVII. yüzyıldaki Cossak Katliamı, Yahudiler arasında büyük korku ve tedirginlik yaratmıştı. Besht, Yahudi toplumundaki yozlaşma ve ruhsal depresyona karşı iman ve dindarlığı yaymak amacıyla, Ukrayna ve Polonya Yahudileri arasında yıllarca çalıştı. Görüşleri, geleceğe bakmak yerine günlük hayatta tanrının varlığını ve duanın değerini vurgulamışlardır. Taraftarları, kendisinin savunduğu gibi en güzel ibadet şekli olan şarkı söylemeyi ve dans etmeyi tercih etmişlerdir. Hareketin liderleri kendilerini Zaddik [18] olarak adlandırdılar. Hasidizm, Avrupa'da hızla yayılmış ve XIX. yüzyıl ortalarında Doğu Avrupa Yahudileri'nin neredeyse yarısı bu akımın içerisinde yer almıştır. Bu arada bu yeni tarikat hakkında Rabbinik Akademi [19] lerde şiddetli tartışmalar yapılmıştır. Ancak modernizmin yaygınlaşmasıyla hareket inişe geçmeye başladı. Martin Bunber gibi modern mistikler, Batı'da Hasidizm'i yeniden yorumlama yoluna gitmişlerdir [Gündüz, Din ve İnanç Sözlüğü, 1998, s.160]. Hasidiklerin lideri Ba'al Shem Tov; ibadette dans ve müziği kullanmış; Hasidik Rabi [20] Reb Nachman ise; tanrıya bağlılığın en güzel, bir melodi aracılığıyla olacağını söylemiştir. Hasidiklerin "nigun" adı verilen sözsüz melodileri ibadette kullanılır. Hasidikler de korolarına Klezmer orkestraları gibi kapelye demişlerdir. Ayrıca bu cemaat, ibadette kullanmak üzere Klezmer melodilerini kendilerine göre uyarlamışlar ve hepsine dînî bir anlam yüklemişlerdir. Polonya valslerini, Rusya ve Ukrayna melodilerini, hattâ Napolyon'un marşını bile kendilerine göre yorumlamış, ibadetlerde kullanılmak üzere nigun haline getirmişlerdir. Hasidik Cemaati'nin önde gelen diğer liderleri; Lubavich Mitler Rebbe ve Gere Hasidim nigunim [21] yaratıcıları arasındadır. Belz, Bobov, Karlin gibi Hasidikler'in yaşadığı kasabalarda nigun adı verilen bu melodiler bestelenmiştir. Hasidikler, müziğe kendi tarzlarındaki dindarlıklarıyla katkıda

20 bulunmuşlardır. Her ne kadar vokal ağırlıklı olsa da, besteledikleri melodilerin Klezmer Geleneği'nde çok önemli bir yeri ve etkisi vardır. Dave Tarras ve Naftule Brandwein gibi ünlü Klezmer klarinet virtuozları, repertuvarlarında hasidik nigunlarına yer vermişlerdir. Hasidik Cemaati ayrıca Klezmorimleri sık sık kiralayarak, onlara mânen ve maddeten yardım etmişlerdir. Yidiş Tiyatrosu : 1900'lü yıllarda Yahudi nüfusunun 'lere ulaştığı Odessa şehrindeki kültürel hareketler de, Yahudi Müziği'ni çok etkilemiştir. Odessa şehri, Batı'dan etkilenmiş eğitim kurumları, konser salonları, operaları ve politik organizasyonlarıyla kültürel bakımdan çok önemli bir merkez olmuştur. Şehirdeki ekonomik ve kültürel gelişme, Yahudileri de etkilemiştir [1870'lerde Devlet Güzel Sanatlar ve Müzik Okulunun öğrencilerinin Yahudilerden oluştuğu bilinmektedir]. Odessa'nın Moldavanka adlı kısmında, Bohem bir hayat sürülür, buralarda hırsızlar, mafya üyeleri, fahişe, şarkıcı, müzisyen, dansçı, şarap yapımcıları gibi mesleklerden insanlar yaşarlardı. Yahudiler'den ise; daha kültürlü, aydın, şair, sanatçı, yazar gibi vasıflara sahip kişiler ve Klezmorimler burada yaşarlardı. Moldavanka Mahallesi'ni, Amerika'da Missisipi nehri kıyısındaki Caz'ın doğduğu StoryVille'e benzetebiliriz. Böyle Bohem hayat sürdürülen yerlerde, çağlar boyunca kaliteli müzik oluşmuş ve gelişmiştir. Moldavanka'da yaşayan Yahudi Klezmorimler gibi, Amerikalı zenci Caz müzisyenleri de, mahallerinde müzikler kavrulmuş, daha sonra başka bölgelere giderek müziklerini devam etmişlerdir. Bu mahallede yaşayan Yahudi gazeteci-şair Abraham Goldfaden ( ) kendisinin yaptığı şarap mahzeninden bozma bir sahnede, küçük komik müzikaller sergileyerek Yidiş Tiyatrosu'nun ilk adımını atmış ve bu adımın Aşkenaz Yahudi Folkloru'nun oluşumunda büyük bir etkisi olmuştur. Başlangıcı XVI. yüzyıla kadar uzanan Yahudi Tiyatrosu, sahnelenen Purim oyunlarıyla yeni bir şekle bürünmüştür. Purim parodilerindeki bütün roller Yeşiva [22] 'nın erkek öğrencileri tarafından oynanırdı. Zamanın mahzen şarkıcılarından Broder Singers ve ünlü şair-şarkıcı Eliakum Zunser, sadece Purim zamanı yapılan bu tiyatro gösterilerini, bayram dışındaki zamanlarda da eski Hazan ve Klezmorimlerle sergilemeye başladılar. Golfaden'ın öncüsü olduğu Yidiş Tiyatro ve Müzikalleri zamanla gelişmeye başladı. Goldfaden bir müzikali bestelerken eşi görülmemiş bir yol izlerdi. İlk önce şarkıcıları bir araya toplar, onlara en iyi bildikleri parçaları okumalarını söylerdi, bu parçalar bazen bir Hasidik Nigunu,

21 bazen bir opera aryası, bazen de bir dînî parça olurdu. Golfaden ile çalışan aranjör Arnold Perlmutter, bu bilinen melodileri uygun tonlara transpoze eder ve Goldfaden de Yidiş sözler yazarak müzikalin bir kısmını oluştururlardı [Slobin, Tenement Songs, 1996, s.17]. Golfaden zamanla aslı Fransızca, Almanca sözlerle yazılmış söz konusu melodilerin Yidiş dili ile prozodi hatalarını görünce, müzikallerinde Yidiş dili ile daha uyumlu olacak Yahudi melodilerini kullanmaya başlamıştır. Goldfaden'ın, Jassy'den Odessa'ya gelişi Osmanlı-Rus Savaşı sırasındadır. Jassy'de ilk tiyatrosunu, savaştan etkilenen ve kendine eğlence arayan halkı düşünerek faaliyete geçirmiştir. Goldfaden, şehrin Badkhonim, Meshoyreim, Klezmorimlerini ve Yahudi olmayan müzisyenleri tiyatrosunda bir araya getirmiştir. Özellikle 1860'larda Romanya Ulusal orkestrasından Lemen Ailesi'nin Klezmorimleriyle de çalışmıştır. Lemen Ailesi'nin Goldfaden'ın tiyatrosunda çalması, Klezmer Müziği açısından çok önemli olmuş, zamanın birçok önemli gazetesi bu olayı manşet yapmıştır. Goldfaden'ın Klezmer Müziği'ne diğer bir önemli katkısı da, XV. yüzyıldan beri sahnede çalmayan kadınları tekrar sahneye çıkarmaktır. Yahudi dînî kurallarına göre; kadın sesi dualarda kullanılmamalıdır. Bu inanış yüzyıllarca kadınların sinagoglardan ve dolayısıyla müzikten uzak kalmalarına sebep olmuştur. Golfaden'ın desteklemesi sonucu, sahnede şarkı söylemeye ve enstruman çalmaya başlayan kadınların etkisiyle çoğu Klezmorim ailedeki kızlara da enstruman çalmayı öğretmeye başlamıştır. Savaşın bitmesiyle Odessa'ya giden Goldfaden, reformist Çar II. Alexsandr sayesinde, halka açık gösteriler yapmaya başlamıştır. Golfaden'ın tiyatrolarını "halk operası" olarak da adlandırabiliriz. Goldfaden'ın en iyi takipçisi ise; ciddi bir müzik eğitimi almış Joseph Rumshinks'dir. Rusya doğumlu besteci, birçok operet bestelemiş ve Yidiş Tiyatrosu'nu Amerika'ya taşımıştır [23]. Yidiş Tiyatrosu dışında, Yidiş halk şarkılarının da Klezmer Müziği'ne çok büyük etkisi olmuştur. Klezmer enstrumantal bir müzik türü olsa da, dilden dile dolaşan bu şarkıların gerek Klezmer melodileri, gerekse Klezmorimlerin doğaçlamalarında yeri olmuştur. Goldfaden'ın bir Aşkenaz ninnisi olan bestesi bu etkileşime örnektir. Osmanlı İmparatorluğu'nun Başkentinde Klezmer Müziği Doğu Avrupa ve çevresinde gelişen Klezmer hareketi ilk zamanlarda az da olsa Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti İstanbul'da da hissedilmeye başlanmıştır. Klezmorimler çok fazla

22 seyahat etmelerine rağmen, gittikleri en uzak mesafe iki üç günlük bölgelerdi. Bazı müzisyenler ise, İstanbul'a kadar geliyorlardı. Klezmorimlere göre, İstanbul, o dönemde "Balkanlar'ın Viyanası" idi. İstanbul'da o zamanlar Türkler dışında, Rumlar, Sefaradlar ile birlikte küçük bir Aşkenaz Cemaati bulunuyordu. Ayrıca Yahudi müzisyenler, İstanbul'u, uzak bölgelere ve kutsal topraklara [24] gitmek için bir geçiş yolu olarak kullanıyorlardı. XIX. yüzyıl ortalarında İstanbul'da, 500'e yakın Yahudi müzisyenin yaşadığı bilinmektedir. İstanbul'un büyük Sefarad Cemaati'ne karşın, bir Yidiş Tiyatrosu bile vardı. Bu tiyatro, 1875 yılında ilk Yidiş tiyatro prodüksiyonu olan The Sale of Joseph'i sahneye koymuştur. 1908'de Orchestra Goldbreg tarafından, adı bilinmeyen bir kornet solistiyle Kleftico Vlachiko isminde bir doina kaydı yapılmıştır. Golberg Orkestrası, Klezmer Müziği'nin yanı sıra Yunan, Moldovya, Türk repertuvarlarından da seçmeler kaydetmişlerdi. Aynı kayıtta Mithat Paşa Kantosu bulunur. Kaydın devamında Yunan sirtoları [25] yer almaktadır. 1912'de ise; Orchestra Orfeon İstanbul'da bir kayıt yapmıştır. Bu kayıt, Batı Moldovya'da Sirba [26] olarak bilinen eski bir Yahudi- Bulgar melodisidir. Ana melodi, Batı Ukrayna'nın çok tanınmış bir dans parçasından alınmıştır. Bu sirba, ayrıca 1911'de Almanya, 1913'te ise New York'ta kaydedilmiştir. Adı bilinmeyen İstanbullu kapelye Romanya-Moldovya repertuarından tanınmış parçaları ve Yunan melodilerini kaydetmişlerdir. Kaydın satışını sağlamak için yazılar Rumca yazılmıştır. Daha sonra bu orkestra, Greek Orchestras adı altında 'de Orfeon kataloğunda yer almıştır[schwart, Early Yiddish Instrumental Music:The First Recordings: , s.7, 10-11, 1996]. İki kayıttaki Yunan repertuarı, İstanbul'a çalmaya gelen kapelyelerin pek çoğunun kozmopolit hayattan etkilendiğini gösterir. Klezmorimler, gittikleri diğer bölgeler gibi İstanbul'da da, bölgenin yerel müziklerinden etkilenerek çalmışlardır. Klezmer, Türk ve Yunan müziğiyle İstanbul'da kaynaşmıştır. Fasılda kullanılan makamları Klezmorimler de sırayla birbirine bağlayıp çalarlardı. İmparatorluk'taki Müslümanlar'ın, Fasıl Müziği'yle ilgilenmeleri pek hoş karşılanmazdı, gayri müslimler daha çok Fasıl Müziği'yle uğraşırlardı [27]. İstanbul'un büyük Sefarad Cemaati de, daha çok eğlence için icrâ edilen Fasıl Müziği yerine, daha ağırbaşlı Sanat Müziği ile uğraşırlardı. Klezmorimler, İstanbul'daki Sefarad Yahudileri'nden çok, Türkler'e ve Pera'daki yabancılara çalarlardı. Söylentilere göre, Sefarad Yahudileri kızlarının yanına marjinal bir hayat süren Klezmorimleri yaklaştırmak istemezlerdi [Bob Cohen'le yazışma, 2002]. İstanbul'da Klezmorimlerin varlığıyla ilgili diğer bir bilgi ise; bunların Aşkenaz düğünlerinde çaldıklarından ibarettir. Anlatılanlara göre İstanbul'un küçük Aşkenaz Cemaati'nin düğünlerinde,

23 gelin bir iskemlenin üzerinde; Yüksekkaldırım'daki sinagogdan, Tünel'e kadar taşınırmış. Merdivenlerden oluşan bu sokakların iki yanında Klezmorimler çalar, gelin aralarından geçermiş [Robert Shild, 2002] [28] yılları arasında İstanbul, birçok Karadeniz ülkesi için de en önemli kent merkezi durumundaydı. Müzisyenler, İstanbul'a; yeni ve popüler olanı yakalamaya ve çalmaya giderlerdi. İstanbul'da o zamanlar pop müziği diyebileceğimiz tarz Fasıl'dı ve Klezmorimler bu tarzı müziklerinde kullandılar. Fasıl'ın, zamanındaki bu popülerliğinden dolayı Osmanlı makamları; Klezmer Müziği'nde, Romanya Müziği'nde, Yunan Müziği'nde ve Ermeni Müziği'nde halen kullanılmakta ve duyulmaktadır. Ayrıca Romanya doğumlu Prens Dimitri Kantemir'in 1600'lü yılların sonlarında yazdığı Türk Müziği'ne dönük eserler, Romanya Yahudileri'nin İstanbul'a gitmeden de, bu makamları duymasını sağlamıştır [29]. 1910'da Julius ve Herman Blumenthal adlı iki Aşkenaz kardeşin İstanbul'da bir kayıt stüdyosu ve müzik dükkanına sahip oldukları ve burada Türk Müziği'nin yanı sıra Klezmer Müziği üzerine plak ve notaları sattıkları da bilinmektedir [Sapoznik, s.21]. 1879'da doğan Santur ustası Joseph Mosccowitz ise; İstanbul'da duyduğu melodileri, Klezmer ile harmanlayarak bütün dünyaya tanıtmıştır. Hasidikler'in ve Dervişler'in de bu dönemlerde birbirleri ile karşılıklı etkileşimleri olmuş ve bu etkileşim müziğe de yanmıştır. Düşünce ve yapı olarak birbirine çok yakın olan bu iki cemaat birbirlerinden etkilenmiştir. Bal Shem Tov kendisine örnek olarak Derviş Tekkeleri'ni almıştır. İzmir'de Sahte Mesih Sabetay Zvi'nin, İslam'a dönmeden evvel Bektaşiler ile bir araya gelip ilahiler söylediği biliniyordu. Sabbetay Zvi'nin Balkanlar'da ve Orta Avrupa'da bir yüzyılı aşkın etkisi sürdü. Sabbetay Zvi'ye inanıp kendilerini korumak için Müslüman olan Yahudiler yani Sabbetaycılar [30] uzun süre tekkelere gittiler ve Dervişler ile birlikte dualar ettiler. XIX. yüzyılda halen Romanya'da Derviş Tekkeleri vardı. Bu müzikal etkileşim Klezmer Müziği'ni etkilemiş, İslamî Müziğin ve makamların Klezmer'de kullanılmasına sebep olmuştur [Bob Cohen, ]. [31] Repertuarda "Der Yiddishe Soldat in di Trenches" olarak geçen parça da; "Üsküdar'a gider iken aldı da bir yağmur [Katibim]" adlı türkünün bir Klezmer yorumudur. Tüm repertuarda başına Terk veya Terkish yazar ve bu ifade Osmanlı Müziği'ni temsil eder. Örneğin; Terk in Amerika, Osmanlı Müziği'nin içinde Klezmorimlerin sık sık çaldığı sirtolar da vardır. Naftule Brandwein kayıtları, Türk etkisini en çok hissettiren kayıtlardır. Brandweim nota okumayı bilmediğinden, Osmanlılar gibi meşk usûlüyle Türk Müziği'ni öğrenmiştir. Dave Tarras da, yakın geçmişten Türk Makamları'nı sık

GROVE MUSIC ONLINE. Gazi Üniversitesi Merkez Kütüphanesi

GROVE MUSIC ONLINE. Gazi Üniversitesi Merkez Kütüphanesi GROVE MUSIC ONLINE 1 KAPSAM Bu veri tabanı ile aşağıdaki kaynaklara erişilebilmektedir: Grove Music Online The Oxford Dictionary of Music The Oxford Companion to Music 2 GROVE MUSIC ONLINE Grove Music

Detaylı

İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ

İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ KISA ÖZET

Detaylı

ĠSVĠÇRE DE DĠL EĞĠTĠMĠ

ĠSVĠÇRE DE DĠL EĞĠTĠMĠ ĠSVĠÇRE DE DĠL EĞĠTĠMĠ ALMANCA VE FRANSIZCA DĠL KURSLARI Avrupa'nın bir çok farklı dil konuşulan ülkesi Ġsviçre'de Almanca veya Fransızca dillerinden bir tanesini öğrenmeniz mümkündür. Kış sporlarının

Detaylı

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ DANIŞMAN:Özer YILMAZ HAZIRLAYAN: Erşad TAN,Tacettin TOPTAŞ İÇİNDEKİLER GİRİŞ I-İNANÇ TURİZMİ A- İnanç Kavramı

Detaylı

Erasmus programı ile gidilebilecek en iyi 10 şehir

Erasmus programı ile gidilebilecek en iyi 10 şehir 1 / 6 2014/11/14 17:03 Erasmus programı ile gidilebilecek en iyi 10 şehir Öykü Çetin Radikalist / 09/11/2014 Erasmus projesi her yıl yüzlerce öğrenciye farklı ülkelerde eğitim alma fırsatı sunuyor. Peki,

Detaylı

Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR

Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SOSYAL BiLiMLER LiSESi DERS KiTABI SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Prishtine, 2012 ic;indekiler I ÜNiTE: BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 1. BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 A. COGRAFYA KESiFLERi

Detaylı

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu Prof. Dr. Bülent Yılmaz Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü E-posta : byilmaz@hacettepe.edu.tr

Detaylı

3. Rönesans Müziğini Oluşturan Ekoller 4. Rönesans ta Toplu Müzik Yapma Anlayışı

3. Rönesans Müziğini Oluşturan Ekoller 4. Rönesans ta Toplu Müzik Yapma Anlayışı 3. Rönesans Müziğini Oluşturan Ekoller 4. Rönesans ta Toplu Müzik Yapma Anlayışı İçerik Rönesans Müziğini Oluşturan Ekoller Rönesans ta Toplu Müzik Yapma Anlayışı Rönesans Döneminde Başlıca Müzik Türleri

Detaylı

Dünya üzümden sadece şarap yaparken, biz ise üzümden sadece şarap değil, başka neler yapacağımızı göstermeye devam edeceğiz.

Dünya üzümden sadece şarap yaparken, biz ise üzümden sadece şarap değil, başka neler yapacağımızı göstermeye devam edeceğiz. Dünya üzümden sadece şarap yaparken, biz ise üzümden sadece şarap değil, başka neler yapacağımızı göstermeye devam edeceğiz. Festivalin Amacı Gaziantep, yeryüzünde, derin tarihi, çok sesli, çok renkli

Detaylı

DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI

DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI BİRİNCİ HAFTA 2 TURİZM OLAYI VE GELİŞİMİ Turizm kelimesinin Latincede dönmek, etrafını dolaşmak, geri dönmek anlamına gelen tornus kökünden türetildiği

Detaylı

Müziğin Alfabesi Notalardır. =

Müziğin Alfabesi Notalardır. = TEMEL MÜZİK EĞİTİMİ Müziğin Alfabesi Notalardır. = Nota: Seslerin yüksekliklerini (incelik/kalınlık) ve sürelerini göstermeye yarayan işaretlerdir. Müziğin alfabesini, yani notaları öğrenmek için çeşitli

Detaylı

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Hanlığı ve Kazakistan konulu bu toplantıda Kısaca Kazak

Detaylı

MÜZİK KÜLTÜRÜ Editörler

MÜZİK KÜLTÜRÜ Editörler MÜZİK KÜLTÜRÜ Editörler Zeki NACAKCI - Alaattin CANBAY Yazarlar Doç. Dr. Ahmet Serkan Ece - Doç. Dr. Alaattin Canbay Doç. Dr. Ebru Temiz - Doç. Dr. Esra Dalkıran Doç. Dr. M. Kayhan Kurtuldu - Doç. Dr.

Detaylı

Tarih: 13 Temmuz 2012 Daha fazla bilgi için Nurgül Usta Genel Md. Yardımcısı Tel: 0212 349 48 50 E mail:nurgul.usta@dorinsight.

Tarih: 13 Temmuz 2012 Daha fazla bilgi için Nurgül Usta Genel Md. Yardımcısı Tel: 0212 349 48 50 E mail:nurgul.usta@dorinsight. BASIN BÜLTENİ Tarih: 13 Temmuz 2012 Daha fazla bilgi için Nurgül Usta Genel Md. Yardımcısı Tel: 0212 349 48 50 E mail:nurgul.usta@dorinsight.com Hitay Yatırım Holding firmalarından Türkiye nin en büyük

Detaylı

KIBRIS HALK TÜRKÜLERININ BAZI

KIBRIS HALK TÜRKÜLERININ BAZI Cavanşir GULIYEV KIBRIS HALK TÜRKÜLERININ BAZI ARMONILEŞTIRME ÖZELLIKLERI Prof.Dr. Cavanşir GULIYEV - KKTC Yakın Doğu Üniversitesinin Sahne Sanatları Fakültesinin öğretim üyesi. Türkünün armonileştirmesi

Detaylı

Müziğin Mucizesi 'El Sistema' Her Yerde

Müziğin Mucizesi 'El Sistema' Her Yerde On5yirmi5.com Müziğin Mucizesi 'El Sistema' Her Yerde Söyleşiye bazı katılımcıların sosyal rehabilitasyon projeleri hakkında olumsuz portre çizmesi ve Türkiye'yi eleştirmesi damgasını vurdu. Yayın Tarihi

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

1824 yılında Paris Salonu'nda John Constable'ın eserleri sergilendi. Ressamın, kırsal manzaraları bazı genç meslektaşlarını etkiledi.

1824 yılında Paris Salonu'nda John Constable'ın eserleri sergilendi. Ressamın, kırsal manzaraları bazı genç meslektaşlarını etkiledi. Çağdaş Dünya Sanatı 1824 yılında Paris Salonu'nda John Constable'ın eserleri sergilendi. Ressamın, kırsal manzaraları bazı genç meslektaşlarını etkiledi. Bu genç ressamlar, şekilciliği reddedip doğadan

Detaylı

Sergei Vasilievich RACHMANINOFF

Sergei Vasilievich RACHMANINOFF Kazım Çapacı Sergei Vasilievich RACHMANINOFF 1 Nisan 1873, Semionova, Rusya 28 Mart 1943 Beverley Hills, California, ABD. Tatar Kökenli Rus besteci, orkestra şefi, piyanist. XX.yy ın en büyük piyanist

Detaylı

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI KAZANIMLAR TEST NO TEST ADI 1 EDEBİYAT TARİHİ / TÜRK EDEBİYATININ DÖNEMLERE AYRILMASINDAKİ ÖLÇÜTLER 1.Edebiyat tarihinin uygarlık tarihi içindeki yerini.edebiyat tarihinin

Detaylı

zeytinburnu.bel.tr 444 1984 ATÖLYE ÇALIŞMALARI

zeytinburnu.bel.tr 444 1984 ATÖLYE ÇALIŞMALARI zeytinburnu.bel.tr 444 1984 ATÖLYE ÇALIŞMALARI Sevgili çocuklar, Bundan 10 yıl kadar önce, sizlerin daha iyi imkânlarda çalışabilmeniz; rahatça kitap okuyup, bilgisayar kullanabilmeniz, doğru planlanmış

Detaylı

KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ

KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 16 Aralık 2013-24 Ocak 2014 tarihleri arasında

Detaylı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı III. ÜNİTE TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI VE İLK TÜRK DEVLETLERİ ( BAŞLANGIÇTAN X. YÜZYILA KADAR ) A- TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI I-Türk Adının Anlamı

Detaylı

ALTIN MÜCEVHERAT. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

ALTIN MÜCEVHERAT. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi ALTIN MÜCEVHERAT Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi ALTIN MÜCEVHERAT Türk altın mücevherat üretim geleneği çok eskilere dayanmaktadır.

Detaylı

Adı: REMBRANDT HARMENSZOON VAN RİNJN Doğum: 15 Temmuz 1606 Leiden Hollanda Milliyeti: Hollandalı Sanat Akımı: Lüministik sanat Alanı: Resim Baskı

Adı: REMBRANDT HARMENSZOON VAN RİNJN Doğum: 15 Temmuz 1606 Leiden Hollanda Milliyeti: Hollandalı Sanat Akımı: Lüministik sanat Alanı: Resim Baskı REMBRANDT Adı: REMBRANDT HARMENSZOON VAN RİNJN Doğum: 15 Temmuz 1606 Leiden Hollanda Milliyeti: Hollandalı Sanat Akımı: Lüministik sanat Alanı: Resim Baskı Ölümü: 4 Ekim 1669 Ünlü Yapıtları: Dr.Nicolaes

Detaylı

Diyalog İçin Halk Bilimi Projesi Ankara Etkinlik Haftası Çerçevesinde BALKANLAR VE TÜRKİYEDE HALK KÜLTÜRÜ KONFERANSI

Diyalog İçin Halk Bilimi Projesi Ankara Etkinlik Haftası Çerçevesinde BALKANLAR VE TÜRKİYEDE HALK KÜLTÜRÜ KONFERANSI Bu proje AB tarafından desteklenmektedir. Diyalog İçin Halk Bilimi Projesi Ankara Etkinlik Haftası Çerçevesinde BALKANLAR VE TÜRKİYEDE HALK KÜLTÜRÜ KONFERANSI Türkiye & AB Sivil Toplum Diyaloğu II Kültür

Detaylı

YAPTIĞI ÇALIġMALAR: TEZLER: BĠLDĠRĠLER VE SUNUMLAR:

YAPTIĞI ÇALIġMALAR: TEZLER: BĠLDĠRĠLER VE SUNUMLAR: YAPTIĞI ÇALIġMALAR: TEZLER: Lisans bitirme tezi: "Kızılcahamam Düğün Gelenekleri ve Düğün Müzikleri" Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Müzikoloji Bölümü Etnomüzikoloji ve Folklor Anabilimdalı

Detaylı

Geçtiğimiz dönemlerde olduğu gibi bu dönem de Sevgi Gönül Kültür Merkezimiz sanatla dolu bir sezon geçirdi.

Geçtiğimiz dönemlerde olduğu gibi bu dönem de Sevgi Gönül Kültür Merkezimiz sanatla dolu bir sezon geçirdi. Aylık Elektronik Haber Servisi Ocak 2012 Sanatla dolu geçen bir dönem daha: Sevgi Gönül Kültür Merkezi Geçtiğimiz dönemlerde olduğu gibi bu dönem de Sevgi Gönül Kültür Merkezimiz sanatla dolu bir sezon

Detaylı

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ 1. Osmanlı İmparatorluğu nun Gerileme Devrindeki olaylar ve bu olayların sonuçları göz önüne alındığında, aşağıdaki ilişkilerden hangisi bu devir için geçerli

Detaylı

I. BÖLÜM I. DİL. xiii

I. BÖLÜM I. DİL. xiii I. BÖLÜM I. DİL DİL NEDİR?... 1 İNSAN HAYATINDA DİLİN ÖNEMİ... 3 ÇOCUĞUN İNSAN OLMA SÜRECİNDE DİLİN ÖNEMİ... 5 ANA DİLİNİN ÖNEMİ... 6 DİL VE DÜŞÜNCE... 7 DİL, SEMBOL VE İŞARET İLİŞKİSİ... 12 DİL, KÜLTÜREL

Detaylı

geliştirmemize yardımcı olur.

geliştirmemize yardımcı olur. 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; PYP disiplinler üstü temaları ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Necdet Yaşar 1953 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ni bitirdi.

Necdet Yaşar 1953 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ni bitirdi. Necdet Yaşar Müzik Yaşamı Necdet Yaşar 1953 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ni bitirdi. Müziğe bağlama çalarak başladı. Mesut Cemil'in tambur çalışını dinledikten sonra, 20 yaşında tanbura

Detaylı

DÜZENLEME Ders Notu - 1

DÜZENLEME Ders Notu - 1 DÜZENLEME Ders Notu - 1 Doç. Server ACİM Aralık 2011 - MALATYA İçindekiler 1 Giriş 2 2 Gerekli Temel Bilgiler 2 3 Yaylı Çalgılar Ailesi 2 3.1 Keman........................................ 2 3.1.1 Viyola.....................................

Detaylı

ERMAN, A. Suzuki Metodu Felsefesi ve Keman Eğitiminde Kullanılışı Ankara-2000 (Lisans Tezi)

ERMAN, A. Suzuki Metodu Felsefesi ve Keman Eğitiminde Kullanılışı Ankara-2000 (Lisans Tezi) TEZLER ERMAN, A. Suzuki Metodu Felsefesi ve Keman Eğitiminde Kullanılışı -2000 (Lisans Tezi) ERMAN, A. İlköğretim IV. Sınıf Öğrencilerinin Çoklu Zeka Türlerindeki Dağılım ve Düzey Ölçümlerinin Müziksel

Detaylı

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır.

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır. Dersin Adı Tema Adı Kazanım Konu Süre : İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi : İnsan Olmak : Y4.1.2. İnsanın doğuştan gelen temel ve vazgeçilmez hakları olduğunu bilir. : Doğuştan Gelen Haklarımız :

Detaylı

MÜZİK ALETLERİ 40 BİN YIL ÖNCESİNE DAYANIR

MÜZİK ALETLERİ 40 BİN YIL ÖNCESİNE DAYANIR MÜZİK ALETLERİ 40 BİN YIL ÖNCESİNE DAYANIR Dünyanın en eski flütü 40 bin yıl önceye uzanıyor. Hititler in flüt, gitar, lir, arp, tef, çalpara, davul ve gayda kullandığını gösteren taş kabartmalar var.

Detaylı

Skolastik Dönem (8-14.yy)

Skolastik Dönem (8-14.yy) Skolastik Felsefe Skolastik Dönem (8-14.yy) Köklü eğitim kurumlarına sahip olma avantajı 787: Fransa da Şarlman tüm kilise ve manastırların okul açması için kanun çıkardı. Üniversitelerin çekirdekleri

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 )

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

4. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ. (11 Mayıs -19 Haziran 2015 )

4. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ. (11 Mayıs -19 Haziran 2015 ) 4. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (11 Mayıs -19 Haziran 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ BATI DİLLLERİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ

KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ BATI DİLLLERİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ BATI DİLLLERİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ Ders Planı - AKTS Kredileri T: Teorik (saat/hafta) U: Uygulama (saat/hafta) AKTS: Avrupa Kredi Transfer Sistemi 1. Yarıyıl

Detaylı

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS Tezli yüksek lisans programında eğitim dili Türkçedir. Programın öngörülen süresi 4

Detaylı

ABİDİN DİNO 1913-1993

ABİDİN DİNO 1913-1993 ABİDİN DİNO 1913-1993 Abidin Dino 23 Mart 1913,İstanbul`da doğdu. Ressam, karikatürist, yazar, film yönetmeni. Çok yönlü bir kültür adamı olan Abidin Dino, çağdaş Türk resminin öncülerindendir. 1933 yılında

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com

AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com Özel okul anlayışı, tüm dünyada olduğu gibi Avrupa Birliği ülkelerinde de farklı uygulamalar olmakla birlikte vardır ve yaygınlık

Detaylı

İSTEK ÖZEL KEMAL ATATÜRK ANAOKULU MARTILAR SINIFI. İnsanlar Duygularını İfade Etmek İçin Geçmişten Günümüze Müzikten ve Danstan Yararlanmışlardır.

İSTEK ÖZEL KEMAL ATATÜRK ANAOKULU MARTILAR SINIFI. İnsanlar Duygularını İfade Etmek İçin Geçmişten Günümüze Müzikten ve Danstan Yararlanmışlardır. İSTEK ÖZEL KEMAL ATATÜRK ANAOKULU MARTILAR SINIFI İnsanlar Duygularını İfade Etmek İçin Geçmişten Günümüze Müzikten ve Danstan Yararlanmışlardır. Anafikri İle İlgili Neler Biliyoruz? Zeynep A. : Biz dans

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl

ÖZGEÇMİŞ. Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ Adı - Soyadı: Kutup Ata Tuncer Doğum Tarihi: 22/02/1980 Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Sanatta Yeterlik/Doktora Türk Müziği Haliç Üniversitesi Tez Aşaması Yüksek Lisans Eğitim

Detaylı

NESLİHAN AYDINLIOĞLU EŞİN BİRİKİMLERİM VE BİRİKTİRDİKLERİM

NESLİHAN AYDINLIOĞLU EŞİN BİRİKİMLERİM VE BİRİKTİRDİKLERİM NESLİHAN AYDINLIOĞLU EŞİN BİRİKİMLERİM VE BİRİKTİRDİKLERİM DETAYLARDAKİ ETKİLEŞİMLER Değerli hoca Şeref Akdik in yaktığı ışık ile sanatla tanışan ve lise çağlarında ressam olmaya karar veren Neslihan

Detaylı

BALE DANSÇISI TANIM A- GÖREVLER

BALE DANSÇISI TANIM A- GÖREVLER TANIM Bale dansçısı, bir öyküde rolünü üstlendiği karakterin duygu ve düşüncelerini müzik eşliğinde vücut hareketleri ile sahnede canlandıran kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ,GEREÇ VE EKİPMAN - Sahnede

Detaylı

Bayrağında hem mavi, hem beyaz renkler olan Avrupa Birliği ülkelerini. Bu fotoğrafın çekildiği Avrupa ülkesini tahmin edebilir

Bayrağında hem mavi, hem beyaz renkler olan Avrupa Birliği ülkelerini. Bu fotoğrafın çekildiği Avrupa ülkesini tahmin edebilir Bayrağında hem mavi, hem beyaz renkler olan Avrupa Birliği ülkelerini biliyor Haritadan bakıp sıralayabilir misin? 1 AB nin nüfus olarak en kalabalık üye ülkesi hangisi olabilir sence? 5 Avrupa Birliği

Detaylı

Fotoğraf Sevdalısı Bir Doktor:

Fotoğraf Sevdalısı Bir Doktor: Kültür ve Sanat Fotoğraf Sevdalısı Bir Doktor: NESRİN AKÇA AKOĞUL Nesrin Akça Akoğul Eyüp Devlet Hastanesinde. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak görev yapan Nesrin Akça Akoğul. 1992 yılında fotoğraf

Detaylı

2015-2016 Kurumsal Etkinlik & Düğün Sunum

2015-2016 Kurumsal Etkinlik & Düğün Sunum 2015-2016 Kurumsal Etkinlik & Düğün Sunum Sekiz Müzik Organizasyon,1996 yılından beri müzik piyasasında bir çok ünlü sanatçıya eşlik etmiş,orkestralarını kurmuş,yönetmiş,bir çok gecenin organizasyonunu

Detaylı

Benim en büyük şansım Adnan Turani gibi hem iyi bir sanatçı hem de iyi bir eğitimci atölye hocamın olmasıydı.

Benim en büyük şansım Adnan Turani gibi hem iyi bir sanatçı hem de iyi bir eğitimci atölye hocamın olmasıydı. Mehmet Güler Türkiye de yetişen resim sanatının önemli isimlerinden Mehmet Güler ile Malatya dan Almanya ya uzanan yolculuğunu, resim kariyerinde rol oynayan isimleri, Almanya yı tercih etmesinde etkili

Detaylı

PROGRAMLAR. Türk Din Musikisi Lisans Programı

PROGRAMLAR. Türk Din Musikisi Lisans Programı PROGRAMLAR Türk Din Musikisi Lisans Programı Konservatuvarımız Türk Müziği Bölümü kapsamında açılmış olan program genel amacıyla, ülkemiz topraklarındaki tarihsel müzik geleneklerinin inceliklerini kavramış,

Detaylı

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da 21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da geleceğin mimarı nesiller artık bizim ellerimizde, güvenle... Keşke Hep Çocuk Kalsak! Büyüyünce ne olacaksın diye sorarlar. Oysa çocuk kalmak en güzel şey değil midir?

Detaylı

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere,

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, COĞRAFİ KEŞİFLER 1)YENİ ÇAĞ AVRUPASI AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, Türklerden Müslüman

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

Müze eğitiminin amaçları nelerdir?

Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Sergilenen nesnelerle insanlar arasında köprü kurarak nesnelerin onların yaşantıları ile bütünleşmesini sağlamak; Nesnelerin maddi ve ideal değerleri ile algılanması

Detaylı

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında 23 Nisan 2014 Çarşamba 17:23 Devremülk Turizm inden Sağlık Turizm ine, madencilik ve mermerden gayrimenkule kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren

Detaylı

T.C. MANĠSA BELEDĠYESĠ Kültür ve Sosyal ĠĢler Müdürlüğü

T.C. MANĠSA BELEDĠYESĠ Kültür ve Sosyal ĠĢler Müdürlüğü T.C. MANĠSA BELEDĠYESĠ Kültür ve Sosyal ĠĢler Müdürlüğü MANĠSA BELEDĠYESĠ KONSERVATUVARI 2011-2012 EĞĠTĠM ÖĞRETĠM YILI ÖZEL YETENEK SINAV KILAVUZU Sevgili Manisalılar; Günümüzde, toplumumuzun daha ileri

Detaylı

Yeteneğiniz Mesleğiniz Olabilir!

Yeteneğiniz Mesleğiniz Olabilir! On5yirmi5.com Yeteneğiniz Mesleğiniz Olabilir! Yetenekleriniz size üniversite kapılarını açabilir. İşte özel yetenek sınavlarıyla girebileceğiniz bölümler... Yayın Tarihi : 23 Eylül 2010 Perşembe (oluşturma

Detaylı

Avrupa'da Okullarda Sanat. ve Kültür Eğitimi

Avrupa'da Okullarda Sanat. ve Kültür Eğitimi Avrupa'da Okullarda Sanat ve Kültür Eğitimi Bu çalışma Eurydice ağı tarafından hazırlanılmış ve 30 Avrupa ülkesinde uygulanan sanat eğitimi politikaları ve çalışmaları hakkında güncel, detaylı ve karşılaştırmalı

Detaylı

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiyenin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ V GİRİŞ 1 A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 BİRİNCİ BÖLÜM: AVRUPA SİYASAL TARİHİ 1 2 I.

Detaylı

10 Mayıs 2009 tarihinde uygulanan Pep-r Gelişimsel Ölçeği Değerlendirme Sonuçları: Kronolojik Yaş : 3 yaş 9 ay

10 Mayıs 2009 tarihinde uygulanan Pep-r Gelişimsel Ölçeği Değerlendirme Sonuçları: Kronolojik Yaş : 3 yaş 9 ay C. C. 17 Ağustos 2005 doğumlu bir erkek çocuğudur. Eylül 2008 yılında Londra da bir anaokuluna başlamıştır. Annesi, yaşıtlarıyla kıyasladığında aynı iletişim becerilerini gösteremediğini düşündüğünden

Detaylı

"AVUSTURYA'DAKİ BOSNALI VE TÜRK GÖÇMENLER" 1

AVUSTURYA'DAKİ BOSNALI VE TÜRK GÖÇMENLER 1 TÜRK DÜNYASI SENDİKALAR ZİRVESİ "AVUSTURYA'DAKİ BOSNALI VE TÜRK GÖÇMENLER" 1 ZZI - Zentrum der zeitgemäßen Initiativen (Modern girişimler merkezi) / Avusturya 1 Bu makale, 11-13 Mayıs 2014 tarihinde Eskişehir

Detaylı

YUNUS EMRE ENSTİTÜSÜ DÜNYANIN HER YERİNDEYİZ!

YUNUS EMRE ENSTİTÜSÜ DÜNYANIN HER YERİNDEYİZ! YUNUS EMRE ENSTİTÜSÜ DÜNYANIN HER YERİNDEYİZ! 2009 yılında faaliyetlerine başlayan Yunus Emre Enstitüsünün bugün itibariyle dünyanın birçok yerinde kültür merkezleri bulunuyor. Afganistan - Kabil Almanya

Detaylı

Yeni Yerler keşfetmek lazım

Yeni Yerler keşfetmek lazım Yeni Yerler keşfetmek lazım Dans, Eğlence Diyorsanız! Rio Sizi Bekliyor Rio Hakkında Rio de Janeiro, Brezilya'nın 26 eyaletinden birisinin başkenti ve Brezilya'nın en büyük ikinci kentidir. Ekvatoral iklimin

Detaylı

2014-2015 AKADEMİK YILI ERASMUS ARTI (+) PROGRAMI BİLGİLENDİRME TOPLANTISI

2014-2015 AKADEMİK YILI ERASMUS ARTI (+) PROGRAMI BİLGİLENDİRME TOPLANTISI 2014-2015 AKADEMİK YILI ERASMUS ARTI (+) PROGRAMI BİLGİLENDİRME TOPLANTISI SUNUM PLANI Erasmus artı( +) Programı Nedir? Erasmus artı (+) Programının Amacı? Programa Kapsamındaki Ülkeler Program Kapsamında

Detaylı

KABUL VE KAYIT KOŞULLARI

KABUL VE KAYIT KOŞULLARI MÜZİK AMAÇ Piyano, yaylı çalgılar, üflemeli ve vurmalı çalgılar ve şan ana sanat dallarından oluşan Müzik Programı orkestra enstrümanlarının hemen hemen bütün dallarında eğitim öğretim vermektedir. Batı

Detaylı

MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ)

MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) EĞLENCE HİZMETLERİ ALANI ANKARA 2007 ÖĞRENME FAALİYETİ -10 AMAÇ EĞLENCE HİZMETLERİ Bu faaliyet ile eğlence

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

GÜNLÜK (GÜNCE) www.dosyabak.com

GÜNLÜK (GÜNCE) www.dosyabak.com GÜNLÜK (GÜNCE) 1 GÜNLÜK Öğretmeye bağlı, gerçekçi anlatım türlerinden biri olan günlükler, bir kişinin önemli ve kayda değer bulduğu olayları, gözlem, izlenim duygu düşünce ve hayallerini günü gününe tarih

Detaylı

İPEK ÜNİVERSİTESİ KONSERVATUVARI. Müzik Bölümü. Lisans Ders Programı

İPEK ÜNİVERSİTESİ KONSERVATUVARI. Müzik Bölümü. Lisans Ders Programı 1 İPEK ÜNİVERSİTESİ KONSERVATUVARI Müzik Bölümü Lisans Ders Programı 1st Year 1st Semester (Fall) 2nd Semester (Spring) Code Course Name ECTS Code Course Name ECTS HIST 121 Medeniyet Tarihi I 5 HIST 122

Detaylı

Ф MUTFAK ETKİNLİKLERİ Ф ÖZEL KUTLAMALARIMIZ Ф SOSYAL SORUMLULUK ÇALIŞMALARIMIZ

Ф MUTFAK ETKİNLİKLERİ Ф ÖZEL KUTLAMALARIMIZ Ф SOSYAL SORUMLULUK ÇALIŞMALARIMIZ Ф KAVRAMLARIMIZ Ф ETKİNLİK ÖRNEKLERİMİZ Ф PROJEMİZ Ф MUTFAK ETKİNLİKLERİ Ф AYIN PARTİSİ Ф GEZİ GÖZLEMLER Ф ÖZEL KUTLAMALARIMIZ Ф SOSYAL SORUMLULUK ÇALIŞMALARIMIZ Ф SEVGİ MENÜSÜ Ф KİTAP ÖNERİLERİ Ф ANNE-BABA

Detaylı

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Çocukları günlük bakımcıya veya kreşe gidecek olan vede başlamış olan ebeveynlere Århus Kommune Børn og Unge Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Tyrkisk, Türkçe 9-14 aylık çocuklar hakkında durum ve

Detaylı

şehir tanıtımı İLKBAHAR 2015 SAYI: 304

şehir tanıtımı İLKBAHAR 2015 SAYI: 304 şehir tanıtımı İLKBAHAR 2015 SAYI: 304 56 57 Tarih, kültür ve masal şehri: Prag BU YIL 16. EFORT KONGRESİ NE ÇEK CUMHURİYETİ NİN BAŞKENTİ PRAG EV SAHİPLİĞİ YAPACAK. 27-29 MAYIS 2015 TARİHİNDE YAPILACAK

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI İZMİR NESAN YERLEŞKESİ 2014-2015 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 3. VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI İZMİR NESAN YERLEŞKESİ 2014-2015 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 3. VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI İZMİR NESAN YERLEŞKESİ 2014-2015 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 3. VELİ BÜLTENİ REHBERLİK Öğrencilerimizin bireysel ve akademik özelliklerini tanımaya yönelik uygulama ve gözlemler

Detaylı

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz. ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

GENEL MÜZİK EĞİTİMİNDE TÜRKÜ YA DA TÜRKÜ KAYNAKLI OKUL ŞARKILARININ ÖĞRETİLMESİNDE OKUL ÇALGISI OLARAK GİTARIN YERİ VE ÖNEMİ

GENEL MÜZİK EĞİTİMİNDE TÜRKÜ YA DA TÜRKÜ KAYNAKLI OKUL ŞARKILARININ ÖĞRETİLMESİNDE OKUL ÇALGISI OLARAK GİTARIN YERİ VE ÖNEMİ Okul Şarkılarının Öğretilmesinde Gitarın Yeri ve Önemi GENEL MÜZİK EĞİTİMİNDE TÜRKÜ YA DA TÜRKÜ KAYNAKLI OKUL ŞARKILARININ ÖĞRETİLMESİNDE OKUL ÇALGISI OLARAK GİTARIN YERİ VE ÖNEMİ Giriş Gökhan YALÇIN 1

Detaylı

ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ

ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ KENTSEL DÖNÜŞÜM Öğrencinin adı- soyadı: ERDEM EGE MARAŞLI Proje Danışmanı: MÜGE SİREK Bahçeşehir - İSTANBUL Kentsel Dönüşüm Son günlerde haberlerde gazetelerde çok fazla rastladığımız

Detaylı

Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar

Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar Hamburg Uyum Meclisi Genel bilgiler Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar 1. Uyum Meclisi ne için gereklidir? Entegrasyon; örneğin politika, ekonomi, iş piyasası, eğitim, sosyal işler, kültür, din,

Detaylı

TUR 1 - ĠSTANBUL KLASĠKLERĠ

TUR 1 - ĠSTANBUL KLASĠKLERĠ TUR 1 - ĠSTANBUL KLASĠKLERĠ Yarım Gün Yemeksiz Sabah Turu Bizans ve Osmanlı İmparatorlukları nın yönetildiği, Tarihi Yarımada nın kalbi olan Sultanahmet Meydanı. İmparator Justinian tarafından 6. yüzyılda

Detaylı

Eylül 2013-Hazİran 2014. Dönemİ. Tanıtım Kİtapçığı. www.acdsanatmerkezi.com

Eylül 2013-Hazİran 2014. Dönemİ. Tanıtım Kİtapçığı. www.acdsanatmerkezi.com Eylül 2013-Hazİran 2014 Dönemİ Tanıtım Kİtapçığı ACD Sanat Merkezi olarak, çocuklarımızın eğitimlerine ara vermeden her biri alanında usta müzisyenler olan öğretim kadromuzla müzik eğitimi almalarını sağlıyoruz.

Detaylı

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir.

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Kuzeyde Sırbistan ve Kosova batıda Arnavutluk, güneyde Yunanistan,

Detaylı

BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ!

BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ! EĞİTİMİN ALTIN MARKASINDA BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ! %100 ÖĞRENİM BURSU FIRSATI ANADOLU LİSESİ TEOG PUANINLA SÜRESİZ BURS KAZAN! GELECEĞE GÜÇLÜ BAŞLA! EN İYİSİNİ SEÇ, DOĞRU KARAR VER ŞANSA İHTİYACIN YOK EĞİTİME

Detaylı

BATI MÜZİĞİ TARİHİ 1. ÜNİTE İLK ÇAĞ DÖNEMİ MÜZİĞİ

BATI MÜZİĞİ TARİHİ 1. ÜNİTE İLK ÇAĞ DÖNEMİ MÜZİĞİ BATI MÜZİĞİ TARİHİ 1. ÜNİTE İLK ÇAĞ DÖNEMİ MÜZİĞİ İÇERİK Müzikoloji nedir? Müzik tarihinin Müzikoloji içindeki yeri Müzik tarihinin temel kavramları Etimoloji (Müzik kelimesinin kökeni) Kültürel evrim

Detaylı

ÖZEL YUMURCAK ANAOKULU

ÖZEL YUMURCAK ANAOKULU BRANŞ DERSLERİMİZ ÖZEL YUMURCAK ANAOKULU eğitiminde uygulanan programda Milli Eğitim Bakanlığı okul öncesi eğitim ve öğretim müfredatında yer alan çalışmalar ve bu çalışmalara ek olarak çağın gerekleri

Detaylı

CULTIFEST,iN KULTUREL ETKINLIGI

CULTIFEST,iN KULTUREL ETKINLIGI Turkish Lifestyle Kültür-Sanat-Eglence-Turizm-Saglik-Fuar-Alis-Veris-Tiyatro-Yöresel Gösteriler- Konser-Konferans-Cocuk Eglence ve daha fazlasi CultiFest 2014,de CultiFest, farklı kültürlerden oluşan katılımcıları

Detaylı

KAYACIK KÖYÜ HAKKINDA GENEL BİLGİLER. Kayacık Köyü nün isminin kaynağı hakkında iki rivayet bulunmaktadır. Bunlar şöyle açıklanabilir.

KAYACIK KÖYÜ HAKKINDA GENEL BİLGİLER. Kayacık Köyü nün isminin kaynağı hakkında iki rivayet bulunmaktadır. Bunlar şöyle açıklanabilir. Araştırmanın Yapıldığı Kayacık Köyü Hakkında Genel Bilgiler KAYACIK KÖYÜ HAKKINDA GENEL BİLGİLER KAYACIK İSMİNİN KAYNAĞI Kayacık Köyü nün isminin kaynağı hakkında iki rivayet bulunmaktadır. Bunlar şöyle

Detaylı

Türkiye'nin En İyi 10 Üniversitesi

Türkiye'nin En İyi 10 Üniversitesi On5yirmi5.com Türkiye'nin En İyi 10 Üniversitesi İşte Türkiye nin En İyi 10 Üniversitesi Yayın Tarihi : 18 Ocak 2012 Çarşamba (oluşturma : 7/2/2016) Türkiye de her geçen gün yeni bir üniversite açılıyor.

Detaylı

Doğukan Türkekul Akgün TURK 102-1. Seda Uyanık. Tarih: 25.09.2014. Başlık: Budapeşte Gezi Notlarım. Budapeşte Gezi Notlarım

Doğukan Türkekul Akgün TURK 102-1. Seda Uyanık. Tarih: 25.09.2014. Başlık: Budapeşte Gezi Notlarım. Budapeşte Gezi Notlarım Doğukan Türkekul Akgün 21302032 TURK 102-1 Seda Uyanık Tarih: 25.09.2014 Başlık: Budapeşte Gezi Notlarım Budapeşte Gezi Notlarım Lise yıllarımdan beri arkadaşımla her yaz beraber tatile gitme planı yapar

Detaylı

ETKİNLİKLERİMİZ. 24 Kasım Öğretmenler Günü: Öğretmenler Günüyle ilgili etkinlikler yapıyoruz, Baş Öğretmen Atatürk le ilgili sohbet ediyoruz.

ETKİNLİKLERİMİZ. 24 Kasım Öğretmenler Günü: Öğretmenler Günüyle ilgili etkinlikler yapıyoruz, Baş Öğretmen Atatürk le ilgili sohbet ediyoruz. SAYI:2 ETKİNLİKLERİMİZ SOHBET SAATLERİ 10 Kasım ve Atatürk :Atatürk kimdir?, Ailesinde kimler vardır?, Atatürk ün hayatı, neler yaptığı, Atatürk ün kişisel özellikleri ve 10 Kasım Atatürk ü anma günü ile

Detaylı

3. Hangi ülkenin vatandaşlığını taşıyorsunuz? Alman vatandaşlığı: evet Başka bir ülkenin vatandaşlığını taşıyorum:...

3. Hangi ülkenin vatandaşlığını taşıyorsunuz? Alman vatandaşlığı: evet Başka bir ülkenin vatandaşlığını taşıyorum:... Übersetzungshilfe - Anket çevirisi Size anketi doldurmanız için kolaylık sağlamak istiyoruz, bu yüzden size göç ve entegrasyon ile ilgili bu çeviriyi hazırladık. Lütfen cevaplarınızı bu kâğıta yazmayınız,

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, Geçtiğimiz hafta sonunda 2-6.sınıflardaki öğrencilerimizin

Detaylı

Şubat 2016. Komsu Köyün

Şubat 2016. Komsu Köyün Şubat 2016 Komsu. Köyün DÖRT MEVSİM ORDU Fotoğraf Yarışması 1.si Emre BOSTANOĞLU Perşembe / ORDU Şubat 2016 Şarkiye Mahallesi Kocakişi Sokak No:1 52100 Altınordu/ORDU kultur@ordu.bel.tr Sevgili Ordulular,

Detaylı

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 KONULAR Avrupa da Folklor sözcüğünün kullanımı ile ilgili çalışmalar Folklorun ilk derneği Folklorun tanımı DR. SÜHEYLA SARITAŞ 2 AVRUPA DA FOLKLOR SÖZCÜĞÜNÜN

Detaylı

KÜLTÜREL YAPILANMA GRUBUNUN (KYG) DEĞERLENDİRME ANKETİ

KÜLTÜREL YAPILANMA GRUBUNUN (KYG) DEĞERLENDİRME ANKETİ KÜLTÜREL YAPILANMA GRUBUNUN (KYG) DEĞERLENDİRME ANKETİ Kasım, 2006 Değerli Arkadaşlar, Bildiğiniz gibi 7 Temmuz, 2006 da başlayan ve 27 Ağustos 2006 da tamamlanan Kültürel Yapılanma Grubumuzu ve Etkinliklerini

Detaylı

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ BESYO TME-110 TEMEL MÜZİK EĞİTİMİ 1.HAFTA

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ BESYO TME-110 TEMEL MÜZİK EĞİTİMİ 1.HAFTA YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ BESYO TME-110 TEMEL MÜZİK EĞİTİMİ 1.HAFTA Hayatta müzik gerekli değildir. Çünkü hayatın kendisi müziktir. Müzik ile ilgisi olmayan varlıklar insan değildir. Eğer söz konusu olan

Detaylı