HÜCRE BİYOLOJİSİ DERS NOTLARI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "HÜCRE BİYOLOJİSİ DERS NOTLARI"

Transkript

1 HÜCRE BİYOLOJİSİ DERS NOTLARI Doç. Dr. Nurettin YÖREK 1

2 Hücrenin Temel Yapı Taşları ve Kimyasal Bileşimi Bir hücre içindeki bileşiklerin % 99 undan fazlası başlıca altı elementten meydana gelmiştir. Bu elementler karbon (C), hidrojen (H), nitrojen (N), oksijen (O), fosfor (P) ve kükürt (S) dür. Karbon ile diğer elementler arasında kurulan kovalent bağlar sonucunda çok sayıda bileşik meydana gelebilir. Nitekim hücre içerisinde molekül ağırlıkları arasında değişen yaklaşık 1000 çeşit molekül bulunur. Bu moleküller stoplazmada çözünmüş olarak yer alırlar. Çeşit olarak çok sayıda olmakla beraber hücrenin kimyasal yapısında yer alan bu organik molekülleri dört ana grupta toplamak mümkündür. Bunlar: karbonhidratlar, yağlar, aminoasitler (proteinler) ve nükleotidlerdir. Bu dört gurup organik bileşiğe hücre ağırlığının % kadarını kapsayan su ve dış ortamdan alınan elektrolitler de eklenince hücrenin kimyasal yapısı ortaya çıkar. Su: Hücrenin temel maddesi sudur diyebiliriz. Nitekim hücre ağırlığının % kadarını su oluşturur. Hücre içi reaksiyorların büyük kısmı su ortamı içerisinde yer alır. Su ayrıca maddelerin difüzyonlarına veya bir yerden diğerine akışına olanak sağladığı için hücre içi taşımanın gerçekleştirilmesini sağlar. Su aynı zamanda diğer kimyasal maddelerin davranışını belirleyen çok önemli bazı fiziksel özellikler taşır. Su molekülü aynı sayıda elektron ve proton taşıdığı için nötr bir moleküldür. Su yüksüz olmakla birlikte taşıdığı elektronların dağılımı dengesizdir ve bu nedenle molekülde bir kutuplaşma ortaya çıkar. Oksijen atomunun çekirdeği 8 proton taşır ve hidrojen atomlarının elektronlarını kendine doğru çeker. Bu yüzden su molekülünde oksijen atomunun bulunduğu bölge, hidrojen atomlarının bulunduğu bölgeye oranla biraz daha negatiflik kazanır. Buna karşın hidrojen atomlarının bulunduğu bölge hafifçe elektropozitiftir. Su katı madde molekülleri ile zayıf elektiriksel bağlar kurar. Bu özelliği nedeniyle su birçok katı madde için çözücü görevi yapar. Bunun tipik bir örneği NaCl ün su içerisinde çözünmesidir. Zıt yüklü olan Na ve Cl atomları arasındaki kuvvetli çekim nedeniyle katı NaCl kristalleri oluşur. Buna karşın su molekülleri Na+ ve Cl- iyonlarına doğru çekilirler ve bu iyonların çevresi su molekülleri ile kaplanır. Sonuçta iyonların etrafında su moleküllerinden oluşan bir tabaka oluşur. Buna iyonların hidrasyon kabuğu adı verilir. Etraflarında hidrasyon kabuğu olan Na+ ve Cliyonları arasındaki çekim gücü zayıflar ve iyonlar birbirlerinden ayrılırlar. Böylece NaCl su içinde eriyik halinde bulunur. İyonların çevresindeki bu hidrasyon kabuğu bazı iyonların hücre membranındaki porlardan geçişlerini etkileyen önemli bir faktördür. Yapısında iyonik ya da polar guruplar taşımayan moleküller ise suda çözünmezler. Su çözücü fonksiyonunun yanı sıra bazı reaksiyonlara girebilir veya bir reaksiyon sonucu açığa çıkabilir. Karbonhidratlar: Karbonhidratlar hücrede yapısal değil fonksiyonel olarak işlev görürler. Bazı karbonhidratlar hücredeki (özellikle plazma membranındaki) lipitlerin ve proteinlerin yapısına girerek glikolipit ve glikoproteinleri oluştururlar. Glikolipit ve glikoprotein molekülleri yapısal olarak çok genişbir çeşitlilik gösterirler ve bu möleküller hücrelerin birbirlerini tanıma olayında önemli roller oynarlar. Fonksiyonel olarak karbonhidratların hücre için önemi besin maddesi olarak enerji eldesinde kullanılmalarıdır. Bu açıdan glukoz pek çok hücrenin temel besin kaynağını oluşturur ve glukozun bir dizi oksidatif reaksiyonlar sonucu CO2 ve suya kadar yıkımı sonucunda hücrenin fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için gerekli olan enerji (ATP) elde edilir. Bir kısım hücreler gerektiğinde kullanmak üzere glukozu bir glukoz polimeri olan glikojen halinde depo edebilirler. Yağlar: Yağların hücrede hem yapısal hem de fonksiyonel görevleri vardır. Yağlar toplam hücre kitlesinin % 15 kadarını oluştururlar. Fosfolipitler ve kollestrol gerek plazma membranının gerekse hücreiçi organalleri kuşatan membranların yapı taşlarıdır. Buna ek olarak trigliseritler (nötral yağlar) hücre için önemli bir yakıt kaynağıdır ve bunların 2

3 yıkımından enerji elde edilir. Trigliseritler bazı özel hücrelerde, örneğin yağ hücrelerinde, hücre kütlesinin % 95 ini oluşturacak derecede depo edilebilirler. Proteinler: Hücre kütlesinin %10-20 sini proteinler oluşturur. Hücrede yapısal ve globüler olmak olmak üzere iki tip protein bulunur. Genellikle ince flamentler halinde yeralan yapısal proteinlerin fonksiyonları arasında en önemlisi kas kasılmasını sağlamaktır. Buna ek olarak filament halindeki bu tip proteinler siller ve mitotik iğ iplikçikleri gibi organellerin yapısını oluşturan mikrotubuller halinde de organize olmuşlardır. Bu örneklere hücrelerarası haberleşme bölgelerinin (gap junctions) yapısını oluşturan proteinler de eklenebilir. Globuler proteinler ise filament değil, küresel yapıdadırlar ve bunlar esas olarak hücrenin enzimleridir. Bu tip proteinler hücre sıvısı içinde çözünmüş veya membranların yüzeylerine tutunmuş veya membranlara inkorpore olmuş durumda bulunurlar. Enzimler hücredeki diğer maddelerle doğrudan temas ederek kimyasal reaksiyonları kataliz ederler. Böylece enzim proteinleri hücrenin metabolik fonksiyonlarını da düzenler. Nükleotidler: Bir nükleotid bir baz, bir şeker ve bir fosfat molekülünden oluşur. Bazlar nitrojen taşıyan, halka yapısında moleküllerdir ve beş karbonlu bir şekere (riboz veya deoksiriboz) bağlanırlar. Bu şekere en az bir tane de fosfat grubununu bağlanması ile bir nükleotid oluşur. Bazlar pirimidinler ve pürinler olmak üzere iki grubu ayrılırlar. Pirimidinler sitozin, timin ve urasil, pürinler ise adenin ve guanindir. Nükleotidler hem kimyasal enerji taşıyıcıları, hem de genetik bilgi depoları olan nükleik asitlerin yapı taşlarıdır. Adeninin bir trifosfat esteri olan adenozintrifosfat (ATP) evrensel bir eneji kaynağı olarak hemen bütün biyokimyasal reaksiyonlar için gerekli enerjiyi sağlar. Özel bir nükleotit, siklikadenozinmonofosfat (camp) bir hücre içi haberci sistemi oluşturarak pekçok hücre içi aktiviteyi kontrol eder. Nükleotidlerin çok özel bir rolü de nükleik asitlerin yapıtaşlarını oluşturmalarıdır. Burada bir nükleotitin şeker molekülündeki 3 -hidroksil grubu diğer bir nükleotitin 5 -fosfat grubu ile bağ yaparak nükleik asit zincirlerini meydana getirirler Başlıca 3

4 iki tip nükleik asit vardır Bunlardan ribonükleik asit (RNA) de şeker grubu bir ribozdur. Deoksiribonükleik asit (DNA) de ise ribozun 2 pozisyonundaki hidroksil grubu yerini bir hidrojene bırakmıştır (deoksiriboz). RNA da yer alan bazlar adenin, urasil, guanin, ve sitozindir. DNA da ise urasilin yerine timin bazı da yer alır. Bu iki nükleik asitin baz dizilişleri hücrenin genetik bilgisini temsil eder. Elektrolitler: En önemli hücre içi elektrolitleri potasyum (K+), magnezyum (Mg +2 ), fosfat, sülfat ve bikarbonattır. Bunlara ek olarak, az miktarlarda olmak üzere, sodyum (Na+), klor (Cl-) ve kalsiyim (Ca+2) de sayılabilir. Elektrolitler hücre suyunda çözünürler ve hücresel reaksiyonlara katılan inorganik kimyasal maddeleri de meydana getiriler. Bazı hücresel kontrol mekanızmalarının işlemesinde de elektrolitler rol oynarlar. Örneğin, Na+ ve K+ sinir ve kas hücresi gibi uyarılabilen hücrelerde elektrokimyasal impulsların iletimini sağlar. Birçok hücre içi elektroliti kofaktör görevi görerek enzimatik kataliz reaksiyonlarında rol HAYVAN HÜCRESİ: GENEL YAPI VE ORGANELLERİ Hayvan vücudunda yer alan organlar hücrelerarası destek sistemleri aracılığı ile birarada tutulan çok sayıda hücredenoluşmuşlardır. Farklı organların yapısını meydana getiren hücreler farklı görevler yapmak üzere özelleşmeşlerdir. Bu hücreler birbirlerinden yapısal ve fonksiyonel olarak farklı iseler de hepsinin ortak bazı temel karakteristikleri vardır. Örneğin her hücre yaşamını sürdürebilmek için beslenmek zorundadır ve bütün hücreler hemen tamamen aynı tip besinleri kullanırlar. Bütün hücreler enerji eldesi için oksijene bağımladırlar. Besin maddelerini enerjiye çevirme mekanizması tüm hücrelerde temelde aynıdır ve tüm hücreler metabolizmaları sonucunda oluşan artık maddeleri kendilerini çevreleyen sıvılara bırakırlar. Görüldüğü gibi hücre sadece hücre sıvısı, enzimler ve diğer kimyasal maddelerden oluşan bir yapı olmayıp ileri düzeyde organize olmuş, organel adı verilen fiziksel yapılar da taşımaktadır. Bu organellerin herbiri farklı bir fonksiyonu yerine getirmek üzere özgülleşmişleridir. Örneğin, lizozom hücre içi sindirim, mitokondri solunum, endoplazmik retikulum ve golgi aparatı sekresyon, çekirdek nükleik asit sentezi fonksiyonlarından sorulmudur. Bir membranla çevrilmiş olan bu organellerin varlığı bir okaryotu prokaryottan ayıran en önemli farklılıktır. Bu derste bir ökaryotik hücredeki organellerin yapı ve fonksiyonlarını inceleyeceğiz. Hücre (plazma) membranı Bütün hücreler, genellikle plazma membranı olarak anılan bir sitoplazmik membran ile karakterizedir. Esas olarak protein ve lipidlerden oluşan bu membranın, hücrenin yapısal bütünlüğünü koruyan fiziksel bir bariyer olma görevine ek olarak, hücrenin yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan bir takım fonksiyonları da vardır. Bu fonksiyonlar arasında, zararlı atık maddelerin hücre dışına atılması, besin maddeleri ve enerji kaynaklarının hücre içine alınması, çoğalma haraket etme ve çevredeki bileşenlerle etkileşim kurma gibi olaylar sayılabilir. Biyolojik membranların taşıdıkları pompalar ve geçitlerden ileri geler yüksek düzeyde bir seçici geçirgenlik özellikleri vardır. Bu tarnsport sistemleri hücre içi ortamın moleküler ve iyonik bileşimini üzenler. Membranlar hücreler ile çevreleri arasındaki bilgi akışını da kontrol ederler. Dışarıdan gelen uyarımları alabilmek için özgül reseptörler taşırlar. Bakterilerin besinlerine doğru haraket etmeleri, hedef hücrelerin hormonlara karşı verdikleri cevap, ışığın algılanması gibi olaylarda ilk meydana gelen işlem sinyalin membrandaki özgül bir reseptör tarafından alınmasıdır. Bazı membranlar ise kimyasal ve elektriksel olabilen sinyaller üretirler. Böylece membranlar biyolojik bilgi alış-verişinde önemli bir rol oynarlar. Biyolojik sistemlerde iki önemli enerji 4

5 dönüşüm olayı, yüksek düzeyde organize olmuş enzimleri ve diğer proteinleri taşıyan membranlarda meydana gelir. Membranların ortak özellikleri: Membranlar fonksiyonları bakamından olduğu gibi yapları bakımından da birbirlerinden farkılılık gösterirler. Bununla birlikte bazı önemli ortak özellikler de taşırlar. Bu ortak özellikler şu şekilde sıralanabilir: 1. Membranlar birkaç molekül kalanlığında ince tabaka yapısındadır. Birçok membranın kalınlığı, A arasındadır. 2. Esas yapılarını protein ve lipidler oluşturur. Membranlarda ayrıca protein ve liptlere bağlı karbonhidratlar da bulunur. 3. Membran lipitleri, hem hidrofilikhem de hedrofobik kısımları bulunan nispetin küçük moleküllerdir. Bu lipitler sulu bir ortamda kendiliklerinden kapalı iki tabakalı yapılar oluştururlar. Bu lipit tabakaları yüklü moleküllerin geçişi için bariyer görevi görürler. 4. Özgül proteinler membranın belirli fonksiyonlarına aracalık ederler. Membran proteinleri, pompa, geçit, reseptör, enerji transdüseri ve enzim olarak fonksiyon görürler. Bu proteinler lipit tabakaları arasında yer alırlar ki, bu liptler proteinlerin görev yapabilmeleri için uygun ortamı sağlarlar. 5. Membranlar nonkovalent yapılardır. Membranların yapısını oluşturan protein ve lipit molekülleri birçok nonkovalent bağlantılar kurmuşlardır. 6. Membranlar asimetriktir. Membranların iç ve dış yüzeyleri birbirlerinden farklıdır. 7. Membranlar sıvı yapıdadır. Lipit yapılar membranın yüzeyine difüze olmuşlardır. Özgül birtakım bağlantılar yapmadıkları zaman proteinler de bu şekilde yerleşmişlerdir. Membranlar proteinlerin ve liptlerin iki, boyutlu çözeltileri olarak tanımlanabilir. Sıvı Mozaik Modeli Biyolojik membranların yapıları ile ilgili olarak buraya kadar yazdıklarımızı toparlayacak olursak ortaya yeni bir membran modeli çıkar. Bu modeli ilk defa 1972 yılında Singer ve Nicolson ortaya koyarak adına sıvı mozaik modeli dediler ve membranları globuler proteinlerin ve lipitlerin iki-boyutlu çözeltileri olarak tanımladılar ( şekil ). Sıvı mozaik modelin en belli başlı özelliklerini şöyle özetleyebiliriz: 1. Membrandaki fosfolipitler ve glikolipitler bir çift-tabaka ( bi-layer) oluştururlar. Bu çift tabaka hem bir geçirgenlik seddi, hemde integral proteinler için çözücü ortam fonksiyonu görür. 2. Membran lipitlerinin küçük bir kısmı membrandaki proteinler ile özgül bağlantılar kurmuşlardır ve bu bağlantılar proteinlerin fonksiyonları için gereklidir. 3. Membran lipitleri ve proteinleri membran içinde lateral difüzyon yapabilirler: fakat proteinler membranın bir yüzeyinden diğerine geçemezler. 4. Membranlar asimetriktir. Bu asimetriyi sağlayan başlıca faktörler membran proteinleri ve karbohidratlarıdır. 5

6 Küçük Moleküllerin Membranda Transportu Küçük moleküllerin membranları geçişleri başlıca iki yolla olur. Bunlar: (1) Difüzyon, (2) Aktif transporttur. Difüzyon Molekül, iyon gibi taneciklerin yüksek konsantrasyon bölgelerinden düşük konsantrasyon bölgelerine doğru net akışına difüzyon denir. Bir molekül ne kadar küçük ve yağda eriyebilirse lipit tabakasını o kadar kolay geçer. Bu tip moleküllere örnek O2 ve N2'dir. Bunlar hem küçük hem de hidrofobik olduklarından lipit tabakası içinde hızla difüzyon yaparlar. Benzen molekülü biraz daha büyük olmasına rağmen hidrofobik özelliğinden dolayı lipit tabakasını kolaylıkla geçer. Lipit tabakasını net bir elektrik yükü olmayan polar moleküller de geçebilirler. Bu moleküllerin difüzyonunu sınırlayan faktör bunların büyüklükleridir. Örneğin polar; fakat küçük moleküllerden CO2, üre ve gliserol lipit tabakasını kolaylıkla geçerler. Lipit tabaksını en hızlı geçebilen polar molekül sudur. Suyun difüzyon hızı o kadar yüksektir ki, diğer moleküllerin veya iyonların membrandaki difüzyonları suya göre ifade edilir. Diğer bazı polar moleküller, örneğin glukoz, sükroz büyüklükleri nedeniyle lipit tabakasından difüzyonla geçemez. Lipitte difüzyon yönünü membranın iki yüzeyi arasındaki konsantrasyon farkı belirler ve moleküller yüksek konsantrasyonda düşük konsantrasyona doğru hareket ederler. Osmos Farklı iki çözeltiyi ayıran yarı geçirgen bir membrandan su veya başka çözücü moleküllerin geçmesi difüzyonun özel bir halidir ve osmos olarak adlandırılır. Hücrenin içinde ve dışında hücre membranının seçici geçirgenlik özelliğinden dolayı bir konsantrasyon farkı vardır. Su molekülleri derişik tarafa doğru yani su moleküllerinin daha az olduğu tarafa doğru hareket ederler. Yoğun tarafta artan sıvının oluşturduğu hidrostatik basınç daha fazla su geçişini engeller ve bir denge kurulur. Yarı geçirgen bir zardan derişik ortama doğru su geçişini engellemek için uygulanması gereken basınca o ortamın osmotik basıncı adı verilir. 6

7 Aktif transport Aktif transportta proteinin aktivitesi için metabolik enerjiye gereksinim vardır. Bunu enerji ya doğrudan ATP'nin hidrolizinden elde edilir, ya da bir iyon gradiyenti oluşturularak sağlanır. Bu enerji sayesinde maddeler konsantrasyon gradiyentinin aksi yönünde (düşük konsantrasyonda yükseğe doğru) taşınabilirler. Aktif transportta çoğu kez bir maddenin membranda taşınması başka maddenin de aynı anda taşınmasına bağlıdır. Böyle bir sisteme ko-transport sistemi denir. Bu sistemde her iki madde aynı yöne taşınıyorsa transporta simport, maddeler zıt yönler taşınıyorsa antiport adı verilir. Bazı membran transport proteinleri ise maddeleri sadece membranın bir yüzünden diğerine taşırlar ki bu taşımaya da üniport denir. Üniport örneklerine difüzyonda da rastlanır. Taşıyıcı proteinin ATP hidrolizinden elde edilen enerjiyi kullandığı bir antiport sistemine en iyi örnek Na+-K+ pompasıdır. Hemen tüm ökaryotik hücrelerin plazma membranında yer alan bu iyon pompası sinir ve kas gibi uyarılabilen hücrelerdeki membran potansiyelinin oluşmasında hücre hacminin kontrolünde ve bazı maddelerin hücrelere ko-transportunda önemli roller oynar. Büyük (makro) Moleküllerin ve Partiküllerin Membranda Transportu Membran transport proteinlerinin oluşturduğu transport mekanizmaları sadece iyonların ve küçük polar moleküllerin membrandan geçişlerinin sağlayabilirler. Bu mekanizmalar makromoleküller denilen proteinlerin, polisakkaritlerin veya polinükleotitlerin membranını geçmeleri için yetersizdir. Buna karşın hücre membranlarında makromoleküllerin, hatta çeşitli 7

8 partiküllerin transportu mümkün olmaktadır. Bu transport küçük moleküller ve iyonlar için olanlardan çok farklı bazı mekanizmalarla gerçekleşir. Bu mekanizmalar sayesinde büyük moleküller ve partiküller gerek hücre dışından içine, gerekse hücre içinden dışına doğru hareket edebilirler. Transport hücre içinden dışına doğru yer alıyorsa buna ekzositoz denir. Transport hücre dışından içine doğru ise endositoz adı verilir. Hücre içine alınan maddelerin büyüklüklerine göre endositoz ikiye ayrılır. Sıvıların ve sıvı içinde çözünmüş nispeten küçük maddelerin hücreye alınmalarına "içme" anlamına gelmek üzere pinositoz, büyük partiküllerin veya hücre kalıntılarının ( bazen bütün bir hücrenin) hücre içine alınmasına "yeme" anlamında fagositoz adı verilir. Bütün hücreler sürekli olarak pinositoz yaparlar; fakat fagositoz ancak bu iş için özelleşmiş hücreler tarafından yapılır (örneğin makrofajlar, parçalı çekirdekli lökositler). Gerek ekzositozun, gerekse endositozun en belirgin özelliği taşınacak maddelerin membranla çevrili veziküller içine alınmaları ve böylece diğer hücre içi maddelerle karışmamalarıdır. Fagositoz sırasında oluşan büyük veziküllere genellikle vakuol adı verilir. Veziküller ekzositozda hücre membranı ile birleşip kaynaşırlar (füzyon). Bu kaynaşma, henüz bilinmeyen bir mekanizmayla membranın özgül bölgelerinde meydana gelmektedir. Ekzositoz H ü c r e i ç i n d e sentezlenen çeşitli maddelerin hücre dışına çıkartılması olayına sekresyon denir. Ökaryotik hücrelerin bir çoğu sekresyon yapabilirler ve sekresyon hemen her zaman ekzositoz yolu ile yapılır. Hücre dışına çıkartılan maddelerin üç akıbeti vardır. Bunlar ya ekzositoz oldukları hücrenin yüzeyine tutunurlar, ya ekstraselüler matrikste kalırlar ya da kan dolaşımına katılırlar. Endositoz Birçok hücrede endositoz sürekli olarak meydana gelir ve bu tip endositozda ekstraselüler matriks ve bunun içinde çözünmüş maddeler, veziküller içinde hücreye girerler. Buna sıvı-faz endositozu (pinositoz) denir. Başka bir tip endositoz ise ancak hücre endositoz için uyarıldığı zaman görülür. Buna reseptör aracılı endositoz denir. Hücrelerarası Bağlantı Bölgeleri: Bir dokuyu oluşturan hücrelerin birbirleriyle temas ettikleri bölgelerde, varlıkları ancak elektron mikroskobu ile saptanabilen bağlantı bölgeleri vardır. Bu bölgelerde karşalıklı gelen 8

9 plazma membranları, membranların hemen altındaki sitoplazma bölgesi ve hatta hücrelerarası boşluk özelleşmişlerdir. Hücrelerarası bağlantı bölgeleri başlıca üç ana grupta toplayabiliriz. Bunlar: 1. Yapıştırıcı bölgeler: Hücreleri mekanik olarak biarada tutan bu bölgelere desmozomlar denir ve bunlar üç tiptir: a. Kemer desmozomlar b. Düğme desmozomlar c. Hemidesmozomlar 2. Sıkı bağlantı bölgeleri (tight junction): Hücreleri sadece birada tutmakla kalmayıp aynı zamana küçük moleküllere dahi geçirgenliği olmayan bölgler meydana getirirler. 3. İletişim (geçit) bölgeleri: Yan yana gelen iki hücre arasında küçük moleküllerin ve iyonların bir hücreden diğerine geçişini sağlayan bölgelerdir. Bunların başlıca iki tipi şunlardır: a. Geçit bölgleri (gap junction) b. Kimyasal sinapsis bölgeleri Bu bölgelerden, çeşitli fizyoloji kitaplarının sinir fizyolojisi ile ilgilibölümlerinden detaylı olarak bulabileceğimiz kimyasal sinapsisleri bir tarafa bırakıp diğerlerini inceleyelim. t.j. tight junction (sıkı bağlantı), a.b. adhesion belt (kemer desmozom) d.s. düğme desmozom g.j. gap junction (geçit bölgeleri) h.d. hemidesmozome Desmozomlar: Desmozomlar hücreleri birada tutarak onların yapısal bir birim halinde fonkisyon görmelerini sağlarlar. Çeşitli dokularda yaygın olarak bulunmakla beraber kalp kası, deri epitel tabakası ve uterus boynuzu gibi fiziksel etkilerle karşılaşan dokularda daha bol olarak bulunurlar. Kemer, düğme ve hemidesmozom olmak üzere üç tiptirler. Bu üç tip desmozom birçok epitel hücresinde birlikte bulunurlar. Bunlardan kemer desmozomlar yanyana gelen hücrelerden herbirini çepeçevre saran bantlar halindedirler. İki hücrenin karşılıklı gelen bantları birbirlerine filament yapısında bazı uzantılar ile bağlıdır. Hücre içnde ise plazma membranının hemen altında ve bantlar boyunca aktin demetleri uzanır. Aktin flamentelirinin muhtemel fonksiyonu morfogenezde önemli bir basamak olan epitel tabakasının kıvrılıp tüp oluşturmasını sağlamaktadır. 9

10 Düğme desmozomlar yanyana gelen iki hücre membranında yer alan yapılardır. Görünüş ve fonksiyon olarak perçin çivlerini andırılar. Hücre içinde, hücreyi boydan boya kateden ve keratin filamentleri (veya tonofilamentler) adı verilen yapılar ile birbirlerine bağlıdırlar. Bu filamentler sitoplazmada bir ağ yapısı oluştururlar. Komşu iki hücrenin birbirine bakan yüzeylerindeki iki düğme desmozom birtakım ince filmentlerle birbirine bağlı olduklarından hücre içindeki bir keratin filament ağı bütün bir epitel tabakası boyunca uzanmış olur. Hemi desmozomlar düğme desmozomlara benzerler. Aralarındaki fark bunların iki hücreye değil bir hücreyi bunun alt yüzeyine paralel uzanan bazal laminaya bağlamaktaktır. Bazal lamina üzerine yerleşen hücreler tarafından sentezlenir. En önemli bileşenleri tip VI kollajen, proteoglikan, fibronektin ve laminindir. Sıkı Bağlantı Bölgeleri (tight junctions): Vücut yüzeyini ve boşlukları kaplayan epitel hücreleri birbirlerine sıkı bir şekilde bağlanarak bir seçici geçirgenlik seddi meydana getirirler. Böylece bu hücre tabakaları çeşitli kompartmanları ve bunların içindeki farklı kimyasal yapıdaki sıvıları birbirlerinden ayırırlar. Epitel hücreleri arasında yer alan sıkı bağlantı bölgeleri, bu hücrelerin birbirlerine tutunmalarını sağlayarak geçirgenlik seddinin oluşmasında önemli bir rol oynarlar. Bunun en tipik örneği bağırsaklarda görülür. Bağırsak epitel hücreleri birbirlerine sıkı bağlantı bölgeleri aracılığıyla bağlanarak bağırsak lümeni ile kan arasında bir sed oluştururlar. Bu hücreler arasındaki sıkı bağlantı bölgeleri en 10

11 küçük moleküllerin bile bu seddi geçmelerine izin vermez. Öte yandan vücut için gerekli maddelerin lümenden kana emilmeleri de gerekmektedir. Bu işi epitel hücrelerinin plazma membranı içinde yer alan özgül transport proteinleri başarırlar. Bu proteinlerden bazıları epitel hücrelerinin lümene bakan yüzeyinde yer alırlar ve gerekli maddelerin lümenden hücre içine geçmelerini sağlarlar. Diğer bazı transport proteinleriyse bu maddeleri hücre içinden kana geçirirler. Bunlar iki şekilde rol oynarlar: ilk olarak hücrelerin farklı yüzeyindeki membran transport proteinlerinin lateral difüzyonunu önleyerek bunların yerlerini korumalarını sağlarlar. İkinci olarak ise moleküllerin geçişine izin vermeyerek taşınan maddelerin tekrar lümene dönmelerini önlerler. Elektron mikroskop çalışmaları sıkı bağlantı bölgelerinin yapılarını açıklığa kavuşturmuştur. Buna göre birtakım membran içi proteinler hücrelerin çevresini sarmakta ve bunlar membran içinde sıralar halinde uzanırlarken bu sıralar yer yer birbirleriyle bağlantılar kurmaktadırlar. Sıkı bağlantı bölgeleri iki komşu hücrenin bu proteinlerinin birbirleriyle bağ yapmaları sonucu Geçit Bölgeleri (gap junctions) Hücreler arasında en yaygın olarak bulunan bağlantı bölgesi tüpü geçit bölgeleridir. Bu bölgeler iki komşu hücrenin sitoplazmaları arasında bağlantı kurarak bazı moleküllerin bir hücreden diğerine geçişine olanak sağlarlar. Altı tane connexin proteininin bir araya gelmesi oluşan connexon birimlerinden olşurlar. 11

12 Sitoplazma ve Organeller Hücre zarı ve çekirdek arasında yer alan sitoplazma saydam, jel kıvamında madde ve bu madde içinde yüzen şekilli unsurlardan oluşmuştur. Sitoplazmayı oluşturan yapılara aşağıda olduğu gibi değişik isimlendirmeler yapılır: -Esas plazma (Hyaloplazma): Sitoplazmada hücre organelleri arasındaki sıvıdır. Bu sıvı bütün hücrelerde bulunur. Protein, su, enzimler, hormonlar, mineraller, yağlar ve karbonhidratlardan oluşmuştur. -Metaplazma: Hücrenin fonksiyonu için ortaya çıkan kalıcı fibril şeklindeki yapılar (hücre iskeleti) metaplazmayı oluşturur. -Öplazma: Sitoplazmada geçici olarak belli dönemlerde oluşan yapılara verilen isimdir. Hücre bölünmesi sırasında ortaya çıkıp sonra yok olan mitoz mekiğini, öplazmaya örnek olarak verebiliriz. -Paraplazma: Hücrede hayat olayları devamlılık gösterir. Bir kısım maddeler sürekli olarak yapılır, parçalanır ve canlı maddelerin yapısına katılır. Bazı maddeler ise hücre içinde depo maddesi gibi bulunurlar. Hangi yapılar hücrede paraplazmik maddelerdir? Besin maddeleri, salgı granülleri ve pigmentler hücre içindeki paraplazmik maddelerdir. Sitoplazmada şekilli unsurlar olarak isimlendirilen yapılardan hücre organellerini, endoplazmik retikulum, ribozomlar, Golgi kompleksi, lizozomlar, peroksizomlar, mitokondriyonları sırası ile ayrıntılı olarak inceleyelim. Endoplazmik Retikulum ve Ribozomlar Endoplazma retikulum elektron mikroskobu araştırmalarının ortaya çıkardığı organellerden birisidir. Granüllü ve granülsüz olmak üzere iki tipi bulunur. Granüllü endoplazma retikulumu membranına düzenli aralıklarla ribonükleoprotein parçacıkları (=ribozom) dizilmiştir. Ribozomlar tübülüslere tanecikli bir görünüm kazandırırlar. Ribozomların varlığı granüllü endoplazmik retikuluma bazik boyanma özelliği kazandırır. 12

13 Büyük büyülmelerde, endoplazma retikulumu ince tüp şeklinde zarsı yapıların sık sık dallanmalar göstererek birbirleri ile ağızlaştığı ağ şeklinde düzenlenen bir sistem olduğu gözlenir. İnce tübüller kimi yerde genişleyerek kese şeklinde görülür. Tübüllerin içi sıvı ile doludur. Granüllü endoplazma retikulumu hücrenin protein yapımı ile görevli organelidir. Protein sentezini yapan mikromakineler ribozom tanecikleridir. Ribozomlar, %65 RNA ve %35 proteinden oluşmuş yuvarlak yapılardır oa büyüklüğündedirler. Hücrede ya endoplazma retikulumu membranına tutunmuş ya da serbest tanecikler halinde bulunurlar. Serbest ribozomlar genellikle hücrenin kendi gereksinimi olan hücre içi proteinleri üretirler. Granülsüz endoplazma retikulumu granüllü tipe oranla daha ince membranı olan kısa tübülüslerden oluşur. Asidofilik boyanma özelliği gösterirler. Granülsüz endoplazma retikulumunun görevleri çeşitlidir. Steroid hormon salgılayan hücrelerde iyi gelişmiştir. Çizgili kaslarda kasılma olayını, kolesterol ve safra yapımını, ilaçların veya zehirli maddelerin olumsuz etkilerinin yok edilmesi gibi değişik metabolizma olaylarını düzenler. Bu önemli görevlerini yerine getirebilmek için ise kırktan fazla sayıda enzim içerirler. Enzimlerin aktiviteleri ırklara, topluluklara ve bireylere göre farklılık gösterir. Granülsüz endoplazma retikulumun enzim aktivitelerinin bireylere göre farklılığını nasıl yorumlarsınız? İlaçlara dayanıklılığın ve yan etkilerin her birey için değişik olmasının nedeni bu şekilde açıklanmaktadır. Endoplazma retikulum granüllü ve granülsüz şekli aynı hücrede bulunabilir Bu organel hücrede sentezi yapılan ürünlerin depolandığı ve gidecekleri yönleri gösteren adresler kazandıkları yer olarak bilinir. Golgi Kompleksi Golgi kompleksi, Golgi apparatus ya da Golgi cisimciği olarak da isimlendirilir. Hücrede çekirdeğin yakınında bulunan yassı keseler ve bunlara eşlik eden veziküllerden oluşmuştur. Eritrositler ve keratinize epitel hücreleri hariç tüm hücrelerde bulunur. Golgi kompleksinin boyutları hücre tipine ve salgı aktivitesine göre değişir. Bazı hücrelerde büyük bir tane bulunuyorken bazı hücrelerde birbirine bağlı çok sayıda (=karaciğer hücresinde en fazla 50 tane) Golgi kompleksi bulunur. 13

14 Elektron mikroskobi incelemelerinde Golgi kompleksini oluşturan yassı keselerin orta kısımlarının basık kenarlarının biraz genişlemiş olduğu gözlenir. Yassı keselerin içi sıvı ile dolu olup düz değil hafif eğilimlidirler. Bu şekilde konveks ve konkav iki farklı yüz ortaya çıkar. Konveks yüze, giriş yüzü ya da şekillenme yüzü (=cis), konkav yüze ise çıkış yüzü ya da olgunlaşma yüzü (=trans) ismi verilir. Granüllü endoplazma retikulumu ve Golgi kompleksi ilişkisi nasıldır? Granüllü endoplazma retikulumunda sentezlenen ürünler taşıyıcı veziküller aracılığı ile Golgi kompleksinin şekillenme yüzüne gelir. Belli işlemlerden geçirildikten sonra ise olgunlaşma yüzüne ulaşarak ürünler cisimciği terkederler. Giriş yüzü endoplazma retikulumu ile ilişkilidir. Çıkış yüzü ise materyalin iletileceği yöndedir. Proteinler ve lipidler Golgi kompleksi lümenine giriş yüzünden zar kaynaşması sonucu girerler, daha sonra çıkış yüzüne doğru ilerleyerek bir olgunlaşma süreci geçirirler. Ürünler modifiye edilerek bir kesecikten diğerine aktarılır. Çıkış yüzüne ulaşan ürünlerin özel işaretlemeleri yapılmıştır. Hücre içine bakıldığında en az 10 farklı türde taşıyıcı veziküle rastlanır. Bu veziküllerin üzerinde moleküler adresler bulunmaktadır. Moleküler adreslere sahip ürün, dış ortama, lizozoma ya da hücre içine doğru gönderilir. Golgi kompleksinin; -Endoplazma retikulumda sentezlenen ürünleri tanzim etmek, -Taşıdığı enzimler nedeni ile sentezlenen ürünlerden bazı çıkarımlar ve eklentiler yapmak, -Ürünleri konsantre etmek görevleri bulunmaktadır. Golgi kompleksi bazen şekil değiştirerek yeni bir yapının oluşmasına yol açar. Spermiumun baş bölgesindeki akrozom adı verilen döllenmeyi kolaylaştıran enzimler bulunduran yapı Golgi kompleksinin şekil değiştirmesi olayına örnek oluşturur. Lizozomlar Sitoplazma içinde yuvarlak şekilli etrafı zarla çevrili organellerdir. Eritrositler dışında her hücrede bulunurlar. Lizozomlar içinde düşük ph'da etkili 50 eritici enzim tanımlanmıştır. Enzimler hücrenin kendi sitoplazmasına zarar vermezler. Ölüm sonrası değişimler lizozom zarının geçirgenliğini bozar. Enzimler sitoplazmayı eritmeye başlar. Histolojik tespit maddelerinin bu aşamada kullanıldığını görmüştük. Tespit maddeleri lizozom içi enzimleri makromoleküller halinde oldukları yere çöktürür. Bu şekilde enzimlerin sitoplazmaya geçişleri engellenir. Lizozom zarının geçirgenliği bozulursa ne olur? Hücre kendi kendini yok eder; başka bir deyişle eritir. Lizozomlar hücrenin sindirim organeli olarak düşünülebilir. 14

15 Golgi kompleksinin çıkış yüzünden ayrılan içi eritici enzimlerle dolu veziküller homojen görünümlü primer lizozomlardır. Hücre dışından hücre içine fagositoz ya da pinositoz yoluyla alınan yapılar (örneğin bakteri ya da besinler) sindirilmek istendiğinde, primer lizozom zarı ile bu maddelerin çevrelerindeki zar kaynaşır. Lizozomlardaki eritici enzimler keseciğin içine akar. Sekonder lizozom (=heterofagozom) adı verilen yeni bir yapı gelişir. Eğer hücre içinde yaşlanmadan dolayı bozulmuş yapılar varsa aynı şekilde primer lizozomlarca sindirilir. Bu şekildeki sekonder lizozoma otofagozom adı verilir. Otofagozomların sayısı yaşlılıkta, açlıkta ve doku yaralanmalarında artar. Peroksizomlar (=Mikrocisimler) Peroksizomlar sitoplazmada çapları lizozomlara yakın yuvarlak şekilli organellerdir. Katalaz, peroksidaz ve oksidaz enzimleri içerirler. Oksidazlar yolu ile mitokondriyonlar gibi enerji üretirler. Ancak bir hücrede enerji üretiminin yaklaşık %90'ı mitokondriyonlarda, %10'u peroksizomlardadır. Diğer enzimlerin işlevleri çeşitlidir. Peroksizomlar hemen bütün hücrelerde bulunurlar. Metabolik aktivitesi çok olan hücrelerde sayıca fazladırlar. Mitokondriyon (=Çoğul ismi mitokondria) Mitokondriyonlar canlıhücrelerin sitoplazmalarında yavaş hareketleri olan boyları ve şekillerini değiştiren organellerdir. Zaman zaman bölünebilirler. Genellikle sitoplazma hacminin %25'ini kapsarlar. Sitoplazma içinde iki kat zarla çevrilidirler. Işık mikroskobu ile tanecik ya da ipliksi yapılar şeklinde görülürler. Hücre organelleri içinde en büyük olanlarıdır (0,5-1μ). Enerji üretimi yapan, ayrıca çok sayıda kimyasal işlemin gerçekleştiği organellerdir. Yiyeceklerdeki karbonhidratlar, aminoasitler ve yağlar mitokondriyon içinde okside edilerek C02 ve su ile birlikte ATP şeklinde serbest enerji sağlanır. ATP yaşamsal fonksiyonların hepsinde kullanılan bir enerji tipidir. 15

16 ATP sentezi için neler gereklidir? Mitokondriyon enzimleri nerede bulunur? ATP sentezi için birçok enzim gerekir. Bu enzimler mitokondriyon iç ve dış zarı ile zarlararası kısım ve matrikste bulunur. Krista nedir? Mitokondriyon iç zarı Şekil 2.9'da görüldüğü gibi matrikse doğru bir takım çıkıntılar yapar. Bu çıkıntılara krista adı verilir. Kristaların temel fonksiyonu iç yüzeyi artırmaktır. Mitokondriyonlar genellikle hücrenin belli bölgelerinde birikirler. Bunun nedeni üretilen enerjinin tüketileceği bölgeye mümkün olduğunca yakın tutulmak istenmesidir. Mitokondriyonun çoğalma yeteneği hangi özelliğinden kaynaklanır? Mitokondriyonlar hakkında önemli buluşlardan birisi kendi DNA molekülünün ve ribozom gibi organellerinin bulunmasıdır. DNA molekülünün nispeten küçük kopyalarını barındırır. Bu organelleri yardımı ile bağımsız bölünme ve protein sentez etme özelliklerine sahiptir. Hücreye yönelik olumsuz koşullardan en çabuk etkilenen organel mitokondriyonlardır. Hemen büyüyüp şişerler. ÇEKİRDEK (NUKLEUS) VE ÇEKİRDEKÇİK (NUKLEOLUS) Çekirdek hücre içi tüm biyokimyasal olayları ve hücre bölünmesini yöneten merkezdir. Çekirdek katılımla ilgili tüm materyallerin bulunduğu organeldir. Hücre için kesinlikle gereklidir. Canlı hücrede çekirdek, parlak bir kesecik olarak ayırt edilir. Çekirdek boyanma özelliği nasıldır? Hemotoksilin-Eozin gibi asit ve baz boya karışımları ile dokular boyandığında çekirdek mavi mor renkte görünür. Bütün baz boyalarla çok iyi boyanırlar. Çekirdeğin şekli genellikle hücre şekli ile uyumludur. Hücrede çoğunlukla orta (sentrik) yerleşimli olup bir tanedir. Ancak karaciğer hücreleri, testisin erkeklik hormonu (=testesteron) salgılayan leydig hücreleri gibi hücrelerde çok çekirdek olabilir. Çok çekirdekli hücrelere polikaryosit denir. Elektron mikroskobu ile dinlenme durumundaki (interfaz) bir hücrenin çekirdeğinde; çekirdek zarı (karyoteka), çekirdek sıvısı (=karyoplazma), çekirdekçik (=nukleolus) ve kromatin ağı bulunur. Çekirdek zarı, hücre zarı gibi çift katlıdır. İki ünit zarın arasında bir açıklık (=perinükleer aralık) bulunur. İç zar düz yüzlüdür. Dış zara ise ribozomlar tutunmuştur. Çekirdek zarında yer yer delikçikler (porus) gözlenir. Büyük büyültmelerde delikçiklerin açık olmadığı ve bir diyafram ile kapalı olduğu gözlenir. Delikçikler çekirdek ve sitoplazma arasında seçici madde geçişini sağlar. 16

17 Üstteki şekille ilgili açıklama: 1-Çekirdekçik (Nukleolus) 2-Heterokromatin 3-Ökromatin 4-Granüllü endoplazmik retikulum 5-Çekirdek zarı (=karyoteka) 6-Delikçikler (=Porus) 7- Perinükleer aralık 8-Çekirdek sıvısı (karyoplazma) Çekirdek sıvısı sitoplazmadan daha yoğun bir sıvıdır. Kromatin ağı ve çekirdekçik arasındaki boşlukları doldurur. Çekirdekçik (=nukleolus): Çekirdek içinde sayıları bir veya bir kaç tanedir. Protein sentezinde görevli ribozomal RNA'nın yapım yeridir. Çekirdekçiğin çevresinde zar bulunmaz. Çok ve çabuk protein üreten hücrelerde gelişmiş olarak gözlenir. Bazik boyanma özelliğindedir. Kromatin ağı başlıca DNA (dezoksiribonükleik asit) dan oluşur. DNA protamin ve histon gibi proteinlerle ince uzun kromatin iplikçiklerini oluşturur. Işık mikroskobunda kromatin iplikçiklerinin yaptıkları ağ, çok koyu (heterokromatin) ya da çok açık gözlenebilir (ökromatin). Elektron mikroskobunda kromatin düzenli dağılmış tanecikler olarak belirir. Ayrıntılı incelemelerde ökromatinin, kromatin tanecikleri seyrek dağıldıkları için açık renkte, heterokromatinin ise kromatin taneciklerinin bir arada olması nedeniyle koyu renkle görülmektedir. Metabolizma işlevinin çok hızlı olduğu hücrelerde örneğin sinir hücrelerinin çekirdeklerinde ökromatin alanları fazla gözlenir. HÜCRE İSKELETİ Hücre iskeleti, hücrenin tipik şeklinin korunmasında, hücre hareketlerinin yerine getirilmesinde ve hücre organellerinin hücre içinde yer değiştirmelerinde görev alır. Hücre iskeletini hangi yapılar oluşturur? Mikrotübüller, mikrofilamanlar ve ara filamanlar hücre iskeletini oluştururlar. Ayrı bir başlık altında topladığımız bu yapıları sitoplazma içinde de anlatmak mümkündür. Hücre iskeleti unsurları organeller arasında bir çatı oluştururlar. Organellerin çevresini bir ağ gibi kuşatırlar. Mikrotübüller 17

18 Mikrotübüller protein yapıda olan, uzun, içi boş silindirik yapılardır. Çapları 24 nm'dir. Başlıca görevleri hücresel asimetreyi korumak, hücre içi organel iletimine yardımcı olmak, bölünme olayında kromozom hareketlerini sağlamak ve Golgi kompleksi ile endoplazmik retikulum arasında materyal iletimini sağlamaktır. Mikrotübüller bazı kompleks hücre organellerinin yapısına katılırlar. Bunlar hareketli silya (kinosilya) kamçı (flagella) ve sentriollerdir. Mikrotübüller kinosilya, flagella ve sentriollere özel bir düzende organize olmuşlardır. Hücre iskeletinin yapısına katılan elemanlar ile hücre organelleri ilişkisi 1-Mitokondriyon 2-Endoplazmik retikulum 3- Mikrotübüller 4-Ribozom (endoplazmik retikuluma tutunmuş) 5-Serbest ribozomlar. Sentrioller bölünmeyen hücrelerde Golgi kompleksi ile çekirdek arasında çift olarak yer alır. Sentrozom adını alan bu çift yapı nm uzunlukta 150 nm çapında olup, silindirik şekillidir. Sentrozom hücre bölünmesi sırasında mikrotübüllerin oluşturacağı iğ iplikçiklerinin yerinin belirlenmesinde rol oynar. Mikrofilamanlar Mikrofilamanlar aktin molekülünden oluşan ipliksi yapılardır. 5-7 nm çapındadırlar. Hücrenin fonksiyonu ve şekline göre çok sayıda aktin tipi bulunmaktadır. Aynı hücrede de aktin tipinde çeşitlilik görülebilir. Mikrofilamanlar hücrede ekzositoz, endositoz, hücre göçü gibi hücre zarı aktivitelerine katılarak, bölünme sırasında hücrelerin ikiye ayrılmasında bölünme noktasında yüzük oluştururlar. Kas hücrelerinde kasılmayı sağlarlar ve sitoplazmada organel hareketlerine eşlik ederler. Ara Filamanlar 18

19 Ara filamanlar mikrotübüller ve mikrofilamanlara benzer şekilde olup 8-10 nm çapındadırlar. Ara filamanları oluşturan proteinler birden fazladır. Örneğin epitel hücrelerinde sitokeratin bulunurken, düz kas hücrelerinde desmin bulunur. Bu çeşitlilik kanser araştırmalarında önemlidir. Ara filamanların bulundukları yere göre çeşitli görevleri vardır. Örneğin epitel hücrelerinde başlıca görevleri mekanik sağlamlılık kazandırmak, su ve ısı kaybını önlemektir. HÜCRE DÖNGÜSÜ İnterfaz: Bölünmeyen bir hücre interfaz durumundadır. Bu safhada replikasyon ve bölünme için hazırlık yapılır. Çekirdek belirgindir, bir yada daha fazla çekirdekçik ayırt edilebilir. Kromozomlar kromatin yığını şeklindedir. G 1 Evresi: Ribozomlar ve organellerin miktarı iki katına çıkar S evresi: Organellerin iki katına çıkarılması devam ederken DNA sentezi olur. G 2 Evresi: Hücrenin mitoza hazırlandığı evredir. M-Evresi: Mitoz ve sitoplazma bölünmesinin (sitokinez) gerçekleştiği evredir. Hücre döngüsü, bitkilerde saat, hayvanlarda saat olmakla birlikte; bazı organizmalarda 20 dk. gibi kısa ya da günler hatta haftalar sürecek kadar uzun olabilir. 19

20 Sürelerdeki en büyük farklılık G1 evresinde ortaya çıkar. Örneğin; embriyo hücreleri çok hızlı bölünür ve G1 yok denecek kadar kısa sürer. Farklılaşmasını tamamlamış iskelet kası hücreleri ve sinir hücreleri G1 evresinde tutulu kalmıştır. Ve normal şartlarda asla bölünmezler. Kalp kası hücreleri ise G2 de tutulu kalmış hücrelerdir. Nedeni bilinmiyor. ** G1 de kalmış bir hücre çekirdeği S fazındaki bir hücreye aktarılırsa, çekirdek etkinleşerek hücre S fazına girer. Aynı şekilde G2 de kalmış hücre mitozdaki bir hücre ile kaynaştırılırsa kromozomları hemen yoğunlaşmaya başlar ve kendisi de mitoza girer. ** Hücre döngüsünü kontrol eden maddelere SİKLİN denmektedir. Bunların hücre döngüsü proteinlerine (CDC) bağlanması yada ayrılmasıyla kontrol sağlanmaktadır. MİTOZ BÖLÜNME (M!) PROFAZ Sentriyoller iki kutba doğru ilerler. Her sentriyol çifti yakınında bir mikrotübül sistemi ortaya çıkar ve tüm yönlere yayılır. Bu üçlü mikrotübül dizilerine Aster denir. Sentriyoller kutuplara ilerlerken bazı mikrotübüller aksi yöndeki sentriyollerden uzanan mikrotübüllere tutunur, böylece polar mikrotübüller oluşturulur. Asterler polar mikrotübüllerle birlikte sepet benzeri iğler (Mitoz iği) oluşturur. Geç profazda kromatitlerin sentromeri üzerinde oluşan kinetokor denilen plaklara tutunur. Çekirdek zarı yavaş yavaş kaybolur. Krozomlar kısalıp kalınlaşarak belirgin hale gelir. (Kro.lar iki kromatit şeklindedir) Çekirdekçik kaybolur. METAFAZ Metafazdan önce prometafaz denilen kısa bir dönem vardır. Başlangıçta çekirdekte tamamen rasgele dağılmış olan kro.lar iğ ekvatoruna doğru hareket etmeye başlar. Bu hareket kinetokor mikrotübüllerini oluşturan tübülin alt birimlerinin büyüyebilme (birbirine eklenerek) ve kinetokor bağlantılarında sindirilmesinden kaynaklanır. Prometafaz sonunda her kro. eşit biçimde iki kutup tarafından çekilmiş durumdadır. Metafaz sırasında kro.lar iğ ortası boyunca dizilirler. Her ikiz kromatit çiftinin sentromerleri birbirinden ayrıldığı zaman metafaz sona erer. 20

Çekirdek 4 bölümden oluşur Çekirdek zarı: karyolemma Kromatin: Chromatin Çekirdekcik: Nucleolus Çekirdek sıvısı: karyolymph

Çekirdek 4 bölümden oluşur Çekirdek zarı: karyolemma Kromatin: Chromatin Çekirdekcik: Nucleolus Çekirdek sıvısı: karyolymph NUKLEUS Bir hücrenin tüm yapılarının ve etkinliklerinin kodlandığı kromozomu Ayrıca, DNA sını dublike edecek ve 3 tip RNA yı ribozomal (rrna), haberci (mrna) ve transfer (trna)-sentezleyecek ve işleyecek

Detaylı

www.benimdershanem.esy.es BİYOLOJİ DERS NOTLARI YGS-LGS HÜCRE

www.benimdershanem.esy.es BİYOLOJİ DERS NOTLARI YGS-LGS HÜCRE www.benimdershanem.esy.es Bilgi paylaştıkça çoğalır. BİYOLOJİ DERS NOTLARI YGS-LGS HÜCRE HÜCRE Hücre ya da göze, bir canlının yapısal ve işlevsel özellikler gösterebilen en küçük birimidir. Atomların molekülleri,

Detaylı

Hücre Nükleusu, Nükleus Membranı, Nükleus Porları. Doç. Dr. Ahmet Özaydın

Hücre Nükleusu, Nükleus Membranı, Nükleus Porları. Doç. Dr. Ahmet Özaydın Hücre Nükleusu, Nükleus Membranı, Nükleus Porları Doç. Dr. Ahmet Özaydın Nükleus (çekirdek) ökaryotlar ile prokaryotları ayıran temel özelliktir. Çekirdek hem genetik bilginin deposu hem de kontrol merkezidir.

Detaylı

Hücre çekirdeği (nucleus)

Hücre çekirdeği (nucleus) Hücre çekirdeği (nucleus) Toplam hücre hacmının 1/20-1/10'unu kapsar. Değişik hücrelerde mekanik etkilerle, yer ve şekil değiştirebilir, bu nedenle hücrelerde farklı şekillerde görülebilir. Çekirdek, hücre

Detaylı

Hücre canlının en küçük yapı birimidir.

Hücre canlının en küçük yapı birimidir. Hücre canlının en küçük yapı birimidir. Bitkilerde bulunan hücredir.bu hücrelerde hücre duvarı bulunduğundan hayvan hücresinden ayrılır. Hücre duvarı vardır. Kofulu büyük ve az sayıdadır. Şekli dikdörtgen

Detaylı

ayxmaz/biyoloji 2. DNA aşağıdaki sonuçlardan hangisi ile üretilir Kalıp DNA yukarıdaki ana DNAdan yeni DNA molekülleri hangi sonulca üretilir A B C D

ayxmaz/biyoloji 2. DNA aşağıdaki sonuçlardan hangisi ile üretilir Kalıp DNA yukarıdaki ana DNAdan yeni DNA molekülleri hangi sonulca üretilir A B C D 1. DNA replikasyonu.. için gereklidir A) sadece mitoz B) sadece mayoz C) mitoz ve mayoz D) sadece gamet oluşumu E) sadece protein sentezi 2. DNA aşağıdaki sonuçlardan hangisi ile üretilir Kalıp DNA yukarıdaki

Detaylı

III-Hayatın Oluşturan Kimyasal Birimler

III-Hayatın Oluşturan Kimyasal Birimler III-Hayatın Oluşturan Kimyasal Birimler MBG 111 BİYOLOJİ I 3.1.Karbon:Biyolojik Moleküllerin İskeleti *Karbon bütün biyolojik moleküllerin omurgasıdır, çünkü dört kovalent bağ yapabilir ve uzun zincirler

Detaylı

ÜNİTE 5:HÜCRE ZARI VE MADDE GEÇİŞMESİ

ÜNİTE 5:HÜCRE ZARI VE MADDE GEÇİŞMESİ ÜNİTE 5:HÜCRE ZARI VE MADDE GEÇİŞMESİ Anahtar kavramlar 5.1.Hücre zarları sıvı haldedir ve yağ ile protein moleküllerinden meydana gelmişlerdir. 5.2.Hücre zarlarının birbirlerini tanımasında karbonhidrat

Detaylı

ayxmaz/biyoloji Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H

ayxmaz/biyoloji Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H 2.Radyoaktif izotoplar biyologları için önemlidir? Aşağıda radyoakif maddelerin kullanıldığı alanlar sıralanmıştır.bunlarla

Detaylı

HÜCRE ZAR SİSTEMLERİ. Yüzey (plazma) zarı: Tüm hücrelerde var. İç zar: Ökaryotik hücrelerde var.

HÜCRE ZAR SİSTEMLERİ. Yüzey (plazma) zarı: Tüm hücrelerde var. İç zar: Ökaryotik hücrelerde var. HÜCRE ZAR SİSTEMLERİ Yüzey (plazma) zarı: Tüm hücrelerde var. İç zar: Ökaryotik hücrelerde var. HÜCRE ZARININ GÖREVLERİ Hücre içini çevresinden ayırır Hücrenin iç bölümlerini belirler Proteinlere bağlı

Detaylı

HÜCRE SİKLUSU. Hücrenin bir bölünme sonundan diğer ikinci bölünme sonuna kadar geçen devrine hücre siklusu adı verilir.

HÜCRE SİKLUSU. Hücrenin bir bölünme sonundan diğer ikinci bölünme sonuna kadar geçen devrine hücre siklusu adı verilir. HÜCRE SİKLUSU Hücrenin bir bölünme sonundan diğer ikinci bölünme sonuna kadar geçen devrine hücre siklusu adı verilir. Mitoz (M), G 1 (= 1. Aralık), Sentez (S) ve G 2 olmak üzere birbirini izleyen dört

Detaylı

HÜCRE ZARINDA TAŞINIM

HÜCRE ZARINDA TAŞINIM HÜCRE ZARINDA TAŞINIM Yrd. Doç. Dr. Aslı AYKAÇ YDÜ TIP FAKÜLTESİ BİYOFİZİK AD Küçük moleküllerin zardan geçişi Lipid çift tabaka Polar moleküller için geçirgen olmayan bir bariyerdir Hücre içindeki suda

Detaylı

Hücreler arası Bağlantılar ve Sıkı bağlantı. İlhan Onaran

Hücreler arası Bağlantılar ve Sıkı bağlantı. İlhan Onaran Hücreler arası Bağlantılar ve Sıkı bağlantı İlhan Onaran Doku organisazyonu: Hücrelerin bağlanması 1- Hücre-matriks bağlantıları: ekstraselüler matriks tarafından hücrelerin bir arada tutulması 2- Hücre-hücre

Detaylı

Artan bilgi ile birlikte hasta ve ailelerin bilinçlendirilmesi

Artan bilgi ile birlikte hasta ve ailelerin bilinçlendirilmesi Bugün gelinen noktada genetik Artan bilgi ile birlikte hasta ve ailelerin bilinçlendirilmesi «Genetik bilgiden hastaların ve ailelerin yararlanması için tüm sağlık çalışanları insan genetiğinin temelinde

Detaylı

Dr. M. Emin KAFKAS İnönü Üniversitesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü 2015/Malatya

Dr. M. Emin KAFKAS İnönü Üniversitesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü 2015/Malatya Dr. M. Emin KAFKAS İnönü Üniversitesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü 2015/Malatya Outline (İzlence) 1. Hafta Biyokimya Nedir? Organizmadaki Organik Bileşiklerin Yapısı. 2. Hafta Enerji Sistemleri 3. Hafta

Detaylı

www.demiraylisesi.com

www.demiraylisesi.com YÖNETİCİ MOLEKÜLLER C, H, O, N, P atomlarından meydana gelir. Hücrenin en büyük yapılı molekülüdür. Yönetici moleküller hücreye ait genetik bilgiyi taşır, hayatsal faaliyetleri yönetir, genetik bilginin

Detaylı

Biyokimya. Biyokimyanın tanımı ve önemi Organizmanın elementer yapısı Canlılık Su Kovalent olmayan bağlar (intermoleküler etkileşimler)

Biyokimya. Biyokimyanın tanımı ve önemi Organizmanın elementer yapısı Canlılık Su Kovalent olmayan bağlar (intermoleküler etkileşimler) Biyokimya Biyokimyanın tanımı ve önemi Organizmanın elementer yapısı Canlılık Su Kovalent olmayan bağlar (intermoleküler etkileşimler) Bölüm 1: Biyokimya ve önemi: 1. Biyokimya tanımı, önemi ve boyutsal

Detaylı

1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.-

1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.- 1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.- Biyokimya sözcüğü biyolojik kimya (=yaşam kimyası) teriminin kısaltılmış şeklidir. Daha eskilerde, fizyolojik kimya terimi kullanılmıştır. Gerçekten de Biyokimya

Detaylı

SİTOPLAZMA VE ORGANELLER

SİTOPLAZMA VE ORGANELLER SİTOPLAZMA VE ORGANELLER Sitoplazma, hücre iskeleti, organeller ve bunların içinde yer aldığı koyu kıvamlı sıvı kısımdan ( sitozol, sitoplazma) oluşur. ORGANELLER 1. Mitokondri 2. Plastitler 3. Ribozom

Detaylı

HÜCRE ZARINDAN MADDE TAŞINMASI

HÜCRE ZARINDAN MADDE TAŞINMASI HÜCRE ZARINDAN MADDE TAŞINMASI Prokaryotlardan en karmaşık çok hücreli ökaryotlara kadar canlı sistemlerin hepsinde canlı organizma ve cansız ortam arasında madde alışverişi vardır. Hücresel seviyede madde

Detaylı

madde2 Transport protein Transport protein

madde2 Transport protein Transport protein Terimler Uniport taşınma Hücre zarına yerleşmiş bir transport proteinin tek bir maddeyi tek yönde taşıması. Taşınan maddeye göre pasif veya aktif olarak gerçekleşir madde Transport protein Simport taşınma

Detaylı

SANKO ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 102: HÜCRE VE DOKU SİSTEMLERİ

SANKO ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 102: HÜCRE VE DOKU SİSTEMLERİ 05-06 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 0: HÜCRE VE DOKU SİSTEMLERİ Ders Kurulu Başkanı: / Başkan Yardımcıları: / Histoloji Embriyoloji Yrd. Doç. Dr. Bahadır Murat Demirel / Üyeler: / Tıbbi / Dersin AKTS

Detaylı

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir.

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. METABOLİZMA ve ENZİMLER METABOLİZMA Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. A. ÖZÜMLEME (ANABOLİZMA) Metabolizmanın yapım reaksiyonlarıdır. Bu tür olaylara

Detaylı

Hücre bölünmesinin asal görevleri

Hücre bölünmesinin asal görevleri HÜCRE DÖNGÜSÜ Hücre bölünmesinin asal görevleri Hücre döngüsünü ya da hücre bölünmesini incelemeden önce, hücre çoğalmasının organizmaların yaşamında ne gibi roller oynadığını gözden geçirmek gerekmektedir.

Detaylı

AMAÇ: Ökaryotik hücrelerin bölünme mekanizmasını ve kromozom morfolojilerini öğrenmek.

AMAÇ: Ökaryotik hücrelerin bölünme mekanizmasını ve kromozom morfolojilerini öğrenmek. 19.11.2014/Çarşamba Lab 6 KONU: Hücre Bölünmesi ve Kromozom Morfolojisi AMAÇ: Ökaryotik hücrelerin bölünme mekanizmasını ve kromozom morfolojilerini öğrenmek. KAZANIMLAR: Ökaryotik hücrelerin nasıl çoğaldıkları

Detaylı

ENDOTEL YAPISI VE İŞLEVLERİ. Doç. Dr. Esra Atabenli Erdemli

ENDOTEL YAPISI VE İŞLEVLERİ. Doç. Dr. Esra Atabenli Erdemli ENDOTEL YAPISI VE İŞLEVLERİ Doç. Dr. Esra Atabenli Erdemli Endotel, dolaşım sistemini döşeyen tek katlı yassı epiteldir. Endotel hücreleri, kan damarlarını kan akımı yönünde uzunlamasına döşeyen yassı,

Detaylı

Mikroskobun Yapımı ve Hücrenin Keşfi Mikroskop: Robert Hooke görmüş ve bu odacıklara hücre demiştir.

Mikroskobun Yapımı ve Hücrenin Keşfi Mikroskop:  Robert Hooke görmüş ve bu odacıklara hücre demiştir. Mikroskobun Yapımı ve Hücrenin Keşfi Mikroskop: Gözümüzle göremediğimiz çok küçük birimleri (canlıları, nesneleri vs ) incelememize yarayan alete mikroskop denir. Mikroskobu ilk olarak bir kumaş satıcısı

Detaylı

00220 Gıda Biyokimyası

00220 Gıda Biyokimyası 00220 Gıda Biyokimyası Hazırlayan: Doç.Gökhan DURMAZ 00220 Gıda Biyokimyası-Şubat 2013 1 Bu notların hazırlanmasında aşağıdaki eserlerden yararlanılmıştır; Biyokimya, Engin Gözükara, Nobel Tip Kitabevi,

Detaylı

KAS DOKUSU. Kontraksiyon özelliği gelişmiş hücrelerden oluşur Kas hücresi : Fibra muskularis = Kas teli = Kas iplikleri

KAS DOKUSU. Kontraksiyon özelliği gelişmiş hücrelerden oluşur Kas hücresi : Fibra muskularis = Kas teli = Kas iplikleri KAS DOKUSU Kontraksiyon özelliği gelişmiş hücrelerden oluşur Kas hücresi : Fibra muskularis = Kas teli = Kas iplikleri Kasın Fonksiyonu Hareket Solunum Vücut ısısının üretimi İletişim Organların kontraksiyonu

Detaylı

HÜCRE FİZYOLOJİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ

HÜCRE FİZYOLOJİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ HÜCRE FİZYOLOJİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ 1 2 HÜCRELERİN GENEL ÖZELLİKLEİ Hücreler hem morfolojik (şekilsel) hem de metabolik olarak çok büyük farklılıklar gösterirler. E.coli isimli bakteri 1µm (µm=mikrometre=

Detaylı

Düz Kas. Nerede???? İçi boş organların duvarı, Kan damarlarının duvarı, Göz, Kıl follikülleri. Mesane. Uterus. İnce bağırsak

Düz Kas. Nerede???? İçi boş organların duvarı, Kan damarlarının duvarı, Göz, Kıl follikülleri. Mesane. Uterus. İnce bağırsak Nerede???? İçi boş organların duvarı, Kan damarlarının duvarı, Göz, Kıl follikülleri. Düz Kas Mesane Uterus İnce bağırsak Düz Kas İşlevleri İstemsiz kasılma Bazı düz kas hücreleri kollajen, elastin, glikozaminoglikan,

Detaylı

YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI BİYOLOJİ

YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI BİYOLOJİ YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI BİYOLOJİ CEVAP 1: (TOPLAM 9 PUAN) 1.1: Eğer terleme ve su emilimi arasındaki ilişkide ortam sıcaklığının etkisini öğrenmek istiyorsa; deneyi aynı sayıda yaprağa sahip aynı tür

Detaylı

HÜCRELER NASIL BÖLÜNÜR

HÜCRELER NASIL BÖLÜNÜR HÜCRELER NASIL BÖLÜNÜR Hazırlayan: Yrd.Doç.Dr. Yosun MATER Prokaryotik/Bakteriyal Hücre Bölünmesi İkiye bölünme hücre bölünmesi, basit bir formudur. Prokaryotik hücre bölünmesi birbirinin aynısı iki hücre

Detaylı

HÜCRE ve HÜCRE YAPISI

HÜCRE ve HÜCRE YAPISI HÜCRE ve HÜCRE YAPISI Kimya bilmi için maddelerin temel birimi atom ne ise Biyoloji bilmi için de canlılığın temel birimi Hücre dir. Yani tüm organizmalar hücrelerden oluşur. Hücreler iki şekilde karşımıza

Detaylı

Ayxmaz/biyoloji HÜCRE BÖLÜNMESİ

Ayxmaz/biyoloji HÜCRE BÖLÜNMESİ HÜCRE BÖLÜNMESİ hücrelerdeki özgü yaşamsal olaylar: 1-Madde alış- verişi 2-Anabolik ve katabolik reaksiyonlar 3-Organel oluşumu 4-Çok hücrelilerde dokusal işlevler 5-Büyüme ve farklılaşma 6-DNA ve RNA

Detaylı

ZAR YAPISI VE İŞLEVİ

ZAR YAPISI VE İŞLEVİ ZAR YAPISI VE İŞLEVİ Zar yapısı Karbohidratlar, lipitler ve proteinler zarların temel bileşenleridir. Zarlarda en bol bulunan lipitler fosfolipitlerdir. Fosfolipitler, amfipatik moleküllerdir. Zardaki

Detaylı

KARBON ve CANLILARDAKİ MOLEKÜL ÇEŞİTLİLİĞİ

KARBON ve CANLILARDAKİ MOLEKÜL ÇEŞİTLİLİĞİ KARBON ve CANLILARDAKİ MOLEKÜL ÇEŞİTLİLİĞİ Karbonun önemi Hücrenin % 70-95ʼ i sudan ibaret olup, geri kalan kısmın çoğu karbon içeren bileşiklerdir. Canlılığı oluşturan organik bileşiklerde karbon atomuna

Detaylı

B unl a r ı B i l i yor mus unuz? MİTOZ. Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı,

B unl a r ı B i l i yor mus unuz? MİTOZ. Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı, MİTOZ Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı, sitoplazma ve çekirdekten meydana gelmiştir. Hücreler büyüme ve gelişme sonucunda belli bir olgunluğa

Detaylı

Hücre İskeleti Hücreler Arası Bağlantılar. Yrd.Doç.Dr.Sevda Söker

Hücre İskeleti Hücreler Arası Bağlantılar. Yrd.Doç.Dr.Sevda Söker Hücre İskeleti Hücreler Arası Bağlantılar Yrd.Doç.Dr.Sevda Söker Hücre yüzey özelleşmeleri Hücre membranında hücrenin fonksiyonuna göre bazı özel farklılaşmalar görülür. 1-Madde alışverişini gerçekleştirmek,

Detaylı

ELEMENT VE BİLEŞİKLER

ELEMENT VE BİLEŞİKLER ELEMENT VE BİLEŞİKLER 1- Elementler ve Elementlerin Özellikleri: a) Elementler: Aynı cins atomlardan oluşan, fiziksel ya da kimyasal yollarla kendinden daha basit ve farklı maddelere ayrılamayan saf maddelere

Detaylı

2. Kanun- Enerji dönüşümü sırasında bir miktar kullanılabilir kullanılamayan enerji ısı olarak kaybolur.

2. Kanun- Enerji dönüşümü sırasında bir miktar kullanılabilir kullanılamayan enerji ısı olarak kaybolur. Enerji Dönüşümleri Enerji Enerji; bir maddeyi taşıma veya değiştirme kapasitesi anlamına gelir. Enerji : Enerji bir formdan diğerine dönüştürülebilir. Kimyasal enerji ;moleküllerinin kimyasal bağlarının

Detaylı

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın Hücre iletişimi Tüm canlılar bulundukları çevreden sinyal alırlar ve yanıt verirler Bakteriler glukoz ve amino asit gibi besinlerin

Detaylı

SANKO ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 102: HÜCRE VE DOKU SİSTEMLERİ

SANKO ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 102: HÜCRE VE DOKU SİSTEMLERİ 04-05 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 0: HÜCRE VE DOKU SİSTEMLERİ Ders Kurulu Başkanı: / Başkan Yardımcısı: Yrd. Doç. Dr. Hakan Darıcı / ve Embriyoloji Üyeler: / ve Embriyoloji / Tıbbi / Dersin AKTS Kredisi:

Detaylı

A) Sakkaroz B) Maltoz C) Glikoz D) Laktoz E) Nişasta

A) Sakkaroz B) Maltoz C) Glikoz D) Laktoz E) Nişasta 1. Aşağıdaki organellerden hangisinin karşısındaki olayla ilgisi yoktur? A) Ribozom-Protein sentezi B) Kloroplast-Nişasta depolama C) Mitokondri-O2'li solunum D) Hücre zarı-osmoz E) Golgi organeli-madde

Detaylı

1. ÜNİTE : HÜCRE BÖLÜNMESİ VE KALITIM

1. ÜNİTE : HÜCRE BÖLÜNMESİ VE KALITIM 1. ÜNİTE : HÜCRE BÖLÜNMESİ VE KALITIM 1 DNA (Deosiribo Nükleik Asit) Kalıtım maddesi hücre çekirdeğinde bulunur. Kalıtım maddesi iğ ipliği (Yumak) şeklinde bir görünümdedir. İğ ipliğindeki kalıtım maddesi

Detaylı

5.111 Ders Özeti #12. Konular: I. Oktet kuralından sapmalar

5.111 Ders Özeti #12. Konular: I. Oktet kuralından sapmalar 5.111 Ders Özeti #12 Bugün için okuma: Bölüm 2.9 (3. Baskıda 2.10), Bölüm 2.10 (3. Baskıda 2.11), Bölüm 2.11 (3. Baskıda 2.12), Bölüm 2.3 (3. Baskıda 2.1), Bölüm 2.12 (3. Baskıda 2.13). Ders #13 için okuma:

Detaylı

Yağ Asitlerinin Metabolizması- I Yağ Asitlerinin Yıkılması (Oksidasyonu)

Yağ Asitlerinin Metabolizması- I Yağ Asitlerinin Yıkılması (Oksidasyonu) Yağ Asitlerinin Metabolizması- I Yağ Asitlerinin Yıkılması (Oksidasyonu) Yrd. Doç. Dr. Bekir Engin Eser Zirve Üniversitesi EBN Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya A.B.D. Yağ Asitleri Uzun karbon zincirine sahip

Detaylı

aşağıda verilenlerin hangisi bulunmaz? A) Pinositoz cebi B) Ribozom C) Lökoplast D) Çekirdekçik E) Selüloz çeper

aşağıda verilenlerin hangisi bulunmaz? A) Pinositoz cebi B) Ribozom C) Lökoplast D) Çekirdekçik E) Selüloz çeper 1- I. Kloroplast II. Mitokondri III. Sentrozom IV. Çekirdek Yukarıda verilen hücre organellerinin hangilerinde DNA bulunur? V B) I ve II C) II ve III D) I, II ve III E) I, II, III ve IV 2-Çekirdeği çıkarılmış

Detaylı

Mayoz ve Eşeyli Üreme Biyoloji Ders Notları

Mayoz ve Eşeyli Üreme Biyoloji Ders Notları A. Mayoz Bölünme Mayoz ve Eşeyli Üreme Biyoloji Ders Notları Eşeyli üremenin temelidir. Eşey ana hücrelerinden (2n), eşey hücrelerini (n) oluşturan özelleşmiş bölünme şeklidir. Mayoz I ve II olarak birbirini

Detaylı

MİKROBİYOLOJİ SORU KAMPI 2015

MİKROBİYOLOJİ SORU KAMPI 2015 Canlıların prokaryot ve ökoaryot olma özelliğini hücre komponentlerinden hangisi belirler? MİKROBİYOLOJİ SORU KAMPI 2015 B. Stoplazmik membran C. Golgi membranı D. Nükleer membran E. Endoplazmik retikulum

Detaylı

HÜCRE İÇİNDE YOCULUK

HÜCRE İÇİNDE YOCULUK HÜCRE İÇİNDE YOCULUK Hücreye panoramik bir bakış Organizmalar, yapısal olarak birbirinden farklı iki hücre tipinin birisinden oluşur. Bunlar prokaryotik ve ökaryotik hücrelerdir. Bakteriler ve archea (arkebakteriler)

Detaylı

9. Sınıf Biyoloji Öğrenci Çalışma Kitabı

9. Sınıf Biyoloji Öğrenci Çalışma Kitabı 9. Sınıf Biyoloji Öğrenci Çalışma Kitabı Bu kitap Bilkent Universitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, CTE 504 Material Design dersi için, Elif Şengün, Hilal Şener ve Rükiye Altın tarafından 2010-2011 akademik

Detaylı

DERİ VE EKLERİ. Doç. Dr. Belgin CAN

DERİ VE EKLERİ. Doç. Dr. Belgin CAN DERİ VE EKLERİ Doç. Dr. Belgin CAN DERİ İki tabakadan oluşur Epidermis Gövdenin dış yüzünü örten boynuzlaşan çok katlı yassı epitel dokusudur. Dermis Gevşek ve sıkı bağ dokusundan oluşan kalın bağ dokusudur.

Detaylı

Biyokimya ya ya Giriş. Prof. Dr. Arif Altınta

Biyokimya ya ya Giriş. Prof. Dr. Arif Altınta Biyokimya ya ya Giriş Prof. Dr. Arif Altınta ntaş Biyokimya Yunanca canlı anlamındaki bios sözcüğünden köken alır Biyokimya canlı kimyası anlamına gelir Biyokimya canlı varlıkların yapı, oluşum, işlev

Detaylı

HÜCRE BÖLÜNMESİ. 1-Amitoz (Amitosis) bölünme, 2-Mitoz (Mitosis) bölünme, 3- Mayoz (Meiosis) bölünme.

HÜCRE BÖLÜNMESİ. 1-Amitoz (Amitosis) bölünme, 2-Mitoz (Mitosis) bölünme, 3- Mayoz (Meiosis) bölünme. HÜCRE BÖLÜNMESİ 1-Amitoz (Amitosis) bölünme, 2-Mitoz (Mitosis) bölünme, 3- Mayoz (Meiosis) bölünme. Amitoz Bölünme Önce nukleolus, sonra nukleus, daha sonra sitoplazmanın uzayıp ortadan boğulması ile ikiye

Detaylı

Suda çözünebilen nişasta molekülleri pityalin (amilaz) enzimiyle küçük moleküllere parçalanır.

Suda çözünebilen nişasta molekülleri pityalin (amilaz) enzimiyle küçük moleküllere parçalanır. CANLILARDA ENERJİ Besinlerin Enerjiye Dönüşümü Besin öğeleri: Karbonhidratlar, yağlar, proteinler, vitaminler, mineraller Besin maddelerindeki bu öğelerin vücut tarafından kullanılabilmesi için sindirilmesi

Detaylı

CANLILARIN KİMYASAL İÇERİĞİ

CANLILARIN KİMYASAL İÇERİĞİ CANLILARIN KİMYASAL İÇERİĞİ Prof. Dr. Bektaş TEPE Canlıların Savunma Amaçlı Kimyasal Üretimi 2 Bu ünite ile; Canlılık öğretisinde kullanılan kimyasal kavramlar Hiyerarşi düzeyi Hiyerarşiden sorumlu atom

Detaylı

-...sentezlenemezse; - ortamda... birikir. - ortamda... oluşmadığından

-...sentezlenemezse; - ortamda... birikir. - ortamda... oluşmadığından 2014 2015 MEV KOLEJİ ÖZEL ANKARA OKULLARI 9. SINIF BİYOLOJİ DERSİ YAZ TATİLİ EV ÇALIŞMASI Ödevin Veriliş Tarihi:12.06.2015 Ödevin Teslim Tarihi: 21.09.2015 1.Aşağıda verilen özelliklerden hangisi canlılarda

Detaylı

DİKKATİNİZE: ÖZETİN TAMAMININ HÜCRE KİMYASI KISAÖZET KOLAYAOF

DİKKATİNİZE: ÖZETİN TAMAMININ HÜCRE KİMYASI KISAÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HÜCRE KİMYASI KISAÖZET KOLAYAOF Kolayaöf.com

Detaylı

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı KAS FİZYOLOJİSİ. Düz Kas. Dr. Sinan CANAN sinancanan@gmail.com www.sinancanan.

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı KAS FİZYOLOJİSİ. Düz Kas. Dr. Sinan CANAN sinancanan@gmail.com www.sinancanan. Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı KAS FİZYOLOJİSİ İ İ İ Düz Kas Dr. Sinan CANAN sinancanan@gmail.com www.sinancanan.net net Düz Kas Kalp kası İskelet kl kası Düz kas Düz Kas Düz

Detaylı

Hücre Membranı Prof.Dr.SELMA YILMAZER Prof.Dr.TURGUT ULUTİN

Hücre Membranı Prof.Dr.SELMA YILMAZER Prof.Dr.TURGUT ULUTİN Hücre Membranı Prof.Dr.SELMA YILMAZER Prof.Dr.TURGUT ULUTİN İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı HÜCRE MEMBRANI PLAZMA MEMBRANI PLAZMALEMMA 75-80 Aº Elektron Mikroskobu

Detaylı

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur..

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. 1 BESLENME BİLİMİ 2 Yaşamımız süresince yaklaşık 60 ton besin tüketiyoruz. Besinler sağlığımız ve canlılığımızın devamını sağlar. Sağlıklı bir

Detaylı

DÖNEM I HAFTALIK DERS PROGRAMI

DÖNEM I HAFTALIK DERS PROGRAMI TIP FAKÜLTESİ DÖNEM I HAFTALIK DERS PROGRAMI DÖNEM I. DERS KURULU Eylül Kasım 0 Dekan : Dönem Koordinatörü : Ders Kurulu Başkanı : Prof.Dr. Mustafa SARSILMAZ Doç.Dr. Doç.Dr. KURUL DERSLERİ TEORİK PRATİK

Detaylı

Nükleik Asitler ÜNİTE 3. Amaçlar. İçindekiler. Öneriler

Nükleik Asitler ÜNİTE 3. Amaçlar. İçindekiler. Öneriler ÜNİTE 3 Nükleik Asitler Amaçlar Bu üniteyi çalıştıktan sonra, Nükleik asitlerin (DNA, RNA) organizmadaki etkilerini, Görev ve işlevlerini, Hangi besinlerde daha zengin olarak bulunduğunu öğrenmiş olacaksınız.

Detaylı

Dr. M. Emin KAFKAS İnönü Üniversitesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü 2015/Malatya

Dr. M. Emin KAFKAS İnönü Üniversitesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü 2015/Malatya Dr. M. Emin KAFKAS İnönü Üniversitesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü 2015/Malatya Outline (İzlence) 1. Hafta Biyokimya Nedir? Organizmadaki Organik Bileşiklerin Yapısı. 2. Hafta Enerji Sistemleri 3. Hafta

Detaylı

HAFTA I Genetiğe Giriş Hücre Döngüsü ve Düzenlenmesi Mitoz Mayoz Bölünme

HAFTA I Genetiğe Giriş Hücre Döngüsü ve Düzenlenmesi Mitoz Mayoz Bölünme Biyoteknoloji ve Genetik I HAFTA I Genetiğe Giriş Hücre Döngüsü ve Düzenlenmesi Mitoz Mayoz Bölünme Prof. Dr. Hilâl Özdağ Genetiğe Giriş 50 milyar hücre/insan 2 metre DNA/hücre 3.2 milyar baz/hücre 2 birey

Detaylı

skelet sistemi tek ba ına vücudu hareket ettiremez. Herhangi bir hareket için gerekli kuvvet kaslar tarafından sa lanır. Kas dokusu vücutta oldukça

skelet sistemi tek ba ına vücudu hareket ettiremez. Herhangi bir hareket için gerekli kuvvet kaslar tarafından sa lanır. Kas dokusu vücutta oldukça skelet sistemi tek ba ına vücudu hareket ettiremez. Herhangi bir hareket için gerekli kuvvet kaslar tarafından sa lanır. Kas dokusu vücutta oldukça fazla bulunur. Sadece iskelet kasları toplam a ırlı ın

Detaylı

RİBOZOM YAPI, FONKSİYON BİYOSENTEZİ

RİBOZOM YAPI, FONKSİYON BİYOSENTEZİ RİBOZOM YAPI, FONKSİYON VE BİYOSENTEZİ Ribozom Palade adlı araştırıcı tarafından elektron mikroskop ile tanımlanmıştır. Viruslar hariç tüm canlılarda bulunan bir membranla çevrili olmayan organellerdir.

Detaylı

FERTİLİZASYON-Döllenme

FERTİLİZASYON-Döllenme FERTİLİZASYON-Döllenme Tanım Spermatozoon ile Oosit II nin birleşerek yeni bir canlı olan ZİGOT u şekillendirmesi Ovulasyonla yumurta yoluna atılan Oosit korona radiata hücreleri ile sarılıdır. - Oosit

Detaylı

Biyoloji Canlıların Temel Bileşenleri, Organik Bileşikler

Biyoloji Canlıların Temel Bileşenleri, Organik Bileşikler Biyoloji Canlıların Temel Bileşenleri, Organik Bileşikler Canlılardaki Organik Bileşikler: Canlı vücudunda biyosentez reaksiyonları sonuncu oluşturulan maddelerdir. Organik moleküllerin vücutta çeşitli

Detaylı

BALIKLARDA SİNDİRİM VE SİNDİRİM ENZİMLERİ. İlyas KUTLU Kimyager Su Ürünleri Sağlığı Bölümü. vücudun biyokimyasal süreçlerinin etkin bir şekilde

BALIKLARDA SİNDİRİM VE SİNDİRİM ENZİMLERİ. İlyas KUTLU Kimyager Su Ürünleri Sağlığı Bölümü. vücudun biyokimyasal süreçlerinin etkin bir şekilde BALIKLARDA SİNDİRİM VE SİNDİRİM ENZİMLERİ İlyas KUTLU Kimyager Su Ürünleri Sağlığı Bölümü Proteinler, yağlar ve karbohidratlar balıklar amino asitlerin dengeli bir karışımına gereksinim tarafından enerji

Detaylı

Bölüm 03 Dersin Anahatları

Bölüm 03 Dersin Anahatları Bölüm 03 Dersin Anahatları Hücresel Yapı, Proteinler, ve Metabolizma Eric P. Widmaier Boston University Hershel Raff Medical College of Wisconsin Kevin T. Strang University of Wisconsin - Madison Copyright

Detaylı

SİNİR HÜCRESİ ( NÖRON) PERİFERİK SİNİR

SİNİR HÜCRESİ ( NÖRON) PERİFERİK SİNİR SİNİR HÜCRESİ ( NÖRON) PERİFERİK SİNİR Doç. Dr. Belgin CAN Sinir Dokusunun Hücreleri Nöronlar Nörogliya Hücreleri = Gliya hücreleri NÖRONLAR -Sinir impulslarını almak, ilerletmek ve iletmek, -Belli hücresel

Detaylı

GENEL ÖZELLİKLERİ: Tüm canlılarda sudan sonra en fazla bulunan moleküllerdir. Canlının kuru ağırlığının %50 si proteindir. Oldukça büyük ve kompleks

GENEL ÖZELLİKLERİ: Tüm canlılarda sudan sonra en fazla bulunan moleküllerdir. Canlının kuru ağırlığının %50 si proteindir. Oldukça büyük ve kompleks PROTEİNLER GENEL ÖZELLİKLERİ: Tüm canlılarda sudan sonra en fazla bulunan moleküllerdir. Canlının kuru ağırlığının %50 si proteindir. Oldukça büyük ve kompleks maddelerdir. Hücrede ribozom organelinde

Detaylı

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1: MİKROBİYOLOJİYE GİRİŞ...1 BÖLÜM 2: MİKROORGANİZMALARIN MORFOLOJİLERİ.13 BÖLÜM 3: MİKROORGANİZMALARIN HÜCRE YAPILARI...

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1: MİKROBİYOLOJİYE GİRİŞ...1 BÖLÜM 2: MİKROORGANİZMALARIN MORFOLOJİLERİ.13 BÖLÜM 3: MİKROORGANİZMALARIN HÜCRE YAPILARI... İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1: MİKROBİYOLOJİYE GİRİŞ...1 1.1. Tanım ve Kapsam...1 1.2. Mikrobiyoloji Biliminin Gelişmesi...2 1.3. Mikroorganizmaların Hayatımızdaki Önemi...5 1.3.1. Mikroorganizmaların Yararları...5

Detaylı

ÖĞRENME ALANI : CANLILAR VE HAYAT ÜNİTE 1 : HÜCRE BÖLÜNMESİ VE KALITIM

ÖĞRENME ALANI : CANLILAR VE HAYAT ÜNİTE 1 : HÜCRE BÖLÜNMESİ VE KALITIM ÖĞRENME ALANI : CANLILAR VE HAYAT ÜNİTE 1 : HÜCRE BÖLÜNMESİ VE KALITIM A MİTOZ (4 SAAT) 1 Kromozom ve Özellikleri 2 Hücre Bölünmesi 3 Mitoz Bölünme (Aynı Hücreler Oluşturan Bölünme) 4 Üreme (Çoğalma) 5

Detaylı

Solunum, genel anlamda canlı organizmada gaz değişimini ifade etmek için kullanılır.

Solunum, genel anlamda canlı organizmada gaz değişimini ifade etmek için kullanılır. SOLUNUM SİSTEMLERİ Solunum, genel anlamda canlı organizmada gaz değişimini ifade etmek için kullanılır. 1. Dış Solunum Solunum organlarıyla dış ortamdan hava alınması ve verilmesi, yani soluk alıp vermeye

Detaylı

Hücre Üzerine Mikrocerrahi Uygulamaları Hücrenin altbirimlerine ayrılması Moleküllerin analizi. Prof. Dr. Müjgan Cengiz

Hücre Üzerine Mikrocerrahi Uygulamaları Hücrenin altbirimlerine ayrılması Moleküllerin analizi. Prof. Dr. Müjgan Cengiz Hücre Üzerine Mikrocerrahi Uygulamaları Hücrenin altbirimlerine ayrılması Moleküllerin analizi Prof. Dr. Müjgan Cengiz Canlı Hücrelerdeki Moleküllerin İzlenmesi Mikroskopla inceleme hücrede belli düzeyde

Detaylı

KARBOHİDRATLAR. Yrd. Doç. Dr. Osman İBİŞ

KARBOHİDRATLAR. Yrd. Doç. Dr. Osman İBİŞ KARBOHİDRATLAR Yrd. Doç. Dr. Osman İBİŞ Karbohidratlar (CHO) şeker, nişasta, glikojen ve selüloz olarak canlılar aleminde en geniş yeri kaplayan makromoleküllerdir. İnsanlar, hayvanlar ve mikroorganizmalar

Detaylı

TOPRAK TOPRAK TEKSTÜRÜ (BÜNYESİ)

TOPRAK TOPRAK TEKSTÜRÜ (BÜNYESİ) TOPRAK Toprak esas itibarı ile uzun yılların ürünü olan, kayaların ve organik maddelerin türlü çaptaki ayrışma ürünlerinden meydana gelen, içinde geniş bir canlılar âlemini barındırarak bitkilere durak

Detaylı

ATOMLAR ARASI BAĞLAR Doç. Dr. Ramazan YILMAZ

ATOMLAR ARASI BAĞLAR Doç. Dr. Ramazan YILMAZ ATOMLAR ARASI BAĞLAR Doç. Dr. Ramazan YILMAZ Sakarya Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi, Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Esentepe Kampüsü, 54187, SAKARYA Atomlar Arası Bağlar 1 İyonik Bağ 2 Kovalent

Detaylı

Dönem 1 Hücre Bilimleri 2 Hücre İskeleti ve Hücreler arası Bağlantılar

Dönem 1 Hücre Bilimleri 2 Hücre İskeleti ve Hücreler arası Bağlantılar Dönem 1 Hücre Bilimleri 2 Hücre İskeleti ve Hücreler arası Bağlantılar Hücrenin apikal (üst) ve bazal (alt) yüzeylerinde, bazı yapısal değişiklikler meydana gelmiştir. Hücre zarı ve bunun altında yer alan

Detaylı

HÜCRE ZARINDAN MADDE TAŞINMASI

HÜCRE ZARINDAN MADDE TAŞINMASI HÜCRE ZARINDAN MADDE TAŞINMASI Prokaryotlardan en karmaşık çok hücreli ökaryotlara kadar canlı sistemlerin hepsinde canlı organizma ve cansız ortam arasında madde alışverişi vardır. Suda eriyen moleküllerin

Detaylı

BİTKİ ISLAHI. Yrd. Doç. Dr. Hüseyin UYSAL ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİ BÖLÜMÜ 2. Ders

BİTKİ ISLAHI. Yrd. Doç. Dr. Hüseyin UYSAL ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİ BÖLÜMÜ 2. Ders BİTKİ ISLAHI Yrd. Doç. Dr. Hüseyin UYSAL ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİ BÖLÜMÜ 2. Ders BİTKİLERDE ÇOĞALMA* *Bitki Islahı, 2004, Orhan KURT, OMÜ, Ziraat Fakültesi Ders

Detaylı

HÜCRE İSKELETİ 2. Prof. Dr. Müjgan CENGİZ Prof. Dr. Melek ÖZTÜRK

HÜCRE İSKELETİ 2. Prof. Dr. Müjgan CENGİZ Prof. Dr. Melek ÖZTÜRK HÜCRE İSKELETİ 2 Prof. Dr. Müjgan CENGİZ Prof. Dr. Melek ÖZTÜRK MİKROTÜBÜLLER 1. Mikrotübüller tubulin proteininin polimerleridir. 2. Tubulin, birbiriyle yakın ilişkili iki ve tubulinden meydana gelen

Detaylı

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1: HİSTOLOJİYE GİRİŞ VE TEMEL HİSTOLOJİ TEKNİKLERİ...1

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1: HİSTOLOJİYE GİRİŞ VE TEMEL HİSTOLOJİ TEKNİKLERİ...1 İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1: HİSTOLOJİYE GİRİŞ VE TEMEL HİSTOLOJİ TEKNİKLERİ...1 Prof. Dr. Nesrin ÖZFİLİZ IŞIK MİKROSKOPİDE KULLANILAN HİSTOLOJİ TEKNİĞİ...1 Histoloji Tekniğinde Temel Aşamalar...2 Materyalin Alınması...2

Detaylı

KASLAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER. Kasların regenerasyon yeteneği yok denecek kadar azdır. Hasar gören kas dokusunun yerini bağ dokusu doldurur.

KASLAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER. Kasların regenerasyon yeteneği yok denecek kadar azdır. Hasar gören kas dokusunun yerini bağ dokusu doldurur. KASLAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER Canlılığın belirtisi olarak kabul edilen hareket canlıların sabit yer veya cisimlere göre yer ve durumunu değiştirmesidir. İnsanlarda hareket bir sistemin işlevidir. Bu işlevi

Detaylı

TEK KATLI ZARLA ÇEVRİLİ ORGANELLER

TEK KATLI ZARLA ÇEVRİLİ ORGANELLER TEK KATLI ZARLA ÇEVRİLİ ORGANELLER ENDOPLAZMİK RETİKULUM, GOLGİ, LİZOZOM VE PEROKSİZOM ENDOPLAZMİK RETİKULUM (1845) 6 Çekirdek zarı ile bağlantılı durumda bulunan, tek katlı zarla çevrilmiş geniş, yassı

Detaylı

A. TOHUMLU BİTKİLERİN TEMEL KISIMLARI

A. TOHUMLU BİTKİLERİN TEMEL KISIMLARI Bitkilerin Yapısı Biyoloji Ders Notları A. TOHUMLU BİTKİLERİN TEMEL KISIMLARI Karasal bitkiler iki organ sistemine sahiptir. Toprakların su ve mineral alınmasını sağlayan toprak altı kök sistemi ve gövde,

Detaylı

Prokaryotik Hücre Yapısı ve Fonksiyonları. 4. Bölüm

Prokaryotik Hücre Yapısı ve Fonksiyonları. 4. Bölüm Prokaryotik Hücre Yapısı ve Fonksiyonları 4. Bölüm Prokaryotik hücre yapısı Prokaryotik ve ökaryotik hücreler kimyasal kompozisyon ve kimyasal reaksiyonları açısından birbirine benzer Prokaryotik hücre

Detaylı

LYS BÝYOLOJÝ. Biyolojiye Giriþ ve Bilimsel Yöntem Canlýlarýn Temel Bileþenleri Enzimler Canlýlarýn Sýnýflandýrýlmasý

LYS BÝYOLOJÝ. Biyolojiye Giriþ ve Bilimsel Yöntem Canlýlarýn Temel Bileþenleri Enzimler Canlýlarýn Sýnýflandýrýlmasý LYS BÝYOLOJÝ Soru Çözüm Dersi Kitapçığı 1 (MF) Biyolojiye Giriþ ve Bilimsel Yöntem Canlýlarýn Temel Bileþenleri Enzimler Canlýlarýn Sýnýflandýrýlmasý Bu yayýnýn her hakký saklýdýr. Tüm haklarý bry Birey

Detaylı

Dielektrik malzeme DİELEKTRİK ÖZELLİKLER. Elektriksel Kutuplaşma. Dielektrik malzemeler. Kutuplaşma Türleri 15.4.2015. Elektronik kutuplaşma

Dielektrik malzeme DİELEKTRİK ÖZELLİKLER. Elektriksel Kutuplaşma. Dielektrik malzemeler. Kutuplaşma Türleri 15.4.2015. Elektronik kutuplaşma Dielektrik malzeme DİELEKTRİK ÖZELLİKLER Dielektrik malzemeler; serbest elektron yoktur, yalıtkan malzemelerdir, uygulanan elektriksel alandan etkilenebilirler. 1 2 Dielektrik malzemeler Elektriksel alan

Detaylı

ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK

ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK ÜNİTENİN KONULARI Toprağın Oluşumu Fiziksel Parçalanma Kimyasal Ayrışma Biyolojik Ayrışma Toprağın Doğal Yapısı Katı Kısım Sıvı Kısım ve Gaz Kısım Toprağın Katmanları

Detaylı

Kolesterol Metabolizması. Prof. Dr. Fidancı

Kolesterol Metabolizması. Prof. Dr. Fidancı Kolesterol Metabolizması Prof. Dr. Fidancı Kolesterol oldukça önemli bir biyolojik moleküldür. Membran yapısında önemli rol oynar. Steroid hormonların ve safra asitlerinin sentezinde öncül maddedir. Diyet

Detaylı

Hücre İskeleti. İnsan Fibroblastları Alp Can, 2002. Prof.Dr. Alp Can Histoloji- Embriyoloji Anabilim Dalı

Hücre İskeleti. İnsan Fibroblastları Alp Can, 2002. Prof.Dr. Alp Can Histoloji- Embriyoloji Anabilim Dalı Hücre İskeleti İnsan Fibroblastları Alp Can, 2002 Prof.Dr. Alp Can Histoloji- Embriyoloji Anabilim Dalı Hücre iskeletinin temel ve yardımcı proteinleri Hücre iskeletinin genel işlevleri Hücre iskeleti-hastalık

Detaylı

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX! Özel Formülasyon DAHA İYİ Yumurta Verimi Kabuk Kalitesi Yemden Yararlanma Karaciğer Sağlığı Bağırsak Sağlığı Bağışıklık Karlılık DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Detaylı

www.benimdershanem.esy.es BİYOLOJİ DERS NOTLARI YGS-LGS CANLILARIN TEMEL BİLEŞENLERİ

www.benimdershanem.esy.es BİYOLOJİ DERS NOTLARI YGS-LGS CANLILARIN TEMEL BİLEŞENLERİ www.benimdershanem.esy.es Bilgi paylaştıkça çoğalır. BİYOLOJİ DERS NOTLARI YGS-LGS CANLILARIN TEMEL BİLEŞENLERİ CANLILARIN TEMEL BİLEŞENLERİ İNORGANİK BİLEŞİKLER Su ORGANİK BİLEŞİKLER GÖREVLERİNE GÖRE

Detaylı

LABORATUVAR-6 KONU-2 Hücre - IV.Kromozomlar ve Genler

LABORATUVAR-6 KONU-2 Hücre - IV.Kromozomlar ve Genler LABORATUVAR-6 KONU-2 Hücre - IV.Kromozomlar ve Genler Biçimlenmiş ve yoğunlaşmış kromatin materyaline kromozom denir. Kromozomlar Mitoz ve/veya Mayoz bölünmenin Profaz safhasında görülmeye başlar ve Metafaz

Detaylı

Kaslar, canlı organizmada hareket sistemini meydana getiren yapılardandır. Kasların en önemli özellikleri uzayıp kısalma yeteneğine sahip olmalarıdır.

Kaslar, canlı organizmada hareket sistemini meydana getiren yapılardandır. Kasların en önemli özellikleri uzayıp kısalma yeteneğine sahip olmalarıdır. KAS SİSTEMLERİ Kaslar, canlı organizmada hareket sistemini meydana getiren yapılardandır. Kasların en önemli özellikleri uzayıp kısalma yeteneğine sahip olmalarıdır. Kas Dokusunun Karakteristikleri: 1.

Detaylı

FİZYOLOJİ BİLİMİNE GİRİŞ

FİZYOLOJİ BİLİMİNE GİRİŞ FİZYOLOJİ BİLİMİNE GİRİŞ fizyoloji Hayvan fiz. İnsan fiz. Bitki fiz. Spor fizyolojisi Fizyoloji; Vücut fonksiyonlarını inceleyen ve bir canlının canlı olma özelliğini devam ettirmede rol oynayan bütün

Detaylı