Tartışma sürüyor. Aradan kaç yıl geçti? Bir sonuç yok. Neredeyse bu konu 'bir varmış, bir yokmuş olacak...

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Tartışma sürüyor. Aradan kaç yıl geçti? Bir sonuç yok. Neredeyse bu konu 'bir varmış, bir yokmuş olacak..."

Transkript

1 Dikkat! Değerli okuyucular, Kitapların tüm telif hakları Talat Turhan'a ait olup izinsiz çoğaltılamaz, alıntı yapılamaz, başka sitelerde kullanılamaz. Copyright 2008 Talat Turhan KAPIDAKİ ZİNCİR İlhan SELÇUK Kontrgerilla var mı? Yok mu? Tartışma sürüyor. Aradan kaç yıl geçti? Bir sonuç yok. Neredeyse bu konu 'bir varmış, bir yokmuş olacak... İki İstanbullu Tepebaşı'ndaki Meclisi Mebusan Kıraathanesi'nde bahse tutuşmuşlar... İkisi de inatçı. Biri: Kapalıçarşı nın demiş, Nuruosmaniye tarafındaki kapısında bir zincir asılıdır. Öteki: Öyle bir zincir yoktur. Vardır, yoktur, derken iş büyümüş; "haydi gidip bakalım" demişler; Nuruosmaniye'ye ulaşmışlar, Kapalıçarşı'nın kapısına varmışlar, görmüşler ki zincir asılı duruyor, ama "yoktur" diyen inatçı diretiyor: Hani nerede? Kahve ihvanı, adamı yakalamış, zinciri kafasına vur-lar, ama nafile! Bizimki, "inadım inat adım Kara Murat" diyerek söylediğinde diretirmiş: Yoktur, yoktur, yoktur. Kontrgerillanın tezgahından kaç kişi geçti? Kaç kişi işkence gördü? Yüz mü? Bin mi? On bin mi? Bilinmiyor. Ziverbey Köşkü'nden kaç kişi geçmişti? Kapalıçarşı'nın Nuruosmaniye tarafındaki kapısında eskiden bir zincir vardı. Şimdi var mı? Kontrgerilla konusunda çok kitap yayımlandı. Bu konunun uzmanı, dostum Talat Turhan'dır; incelemeleriyle, anılarıyla, araştırmalarıyla çoğu karanlık soruyu aydınlattı. Kontrgerillanın kökeni Amerika'dır. Soğuk Savaş döneminde "komünizm korkusu" sermaye düzenlerinin karabasanıydı. Çin ve Vietnam gibi ülkelerde gerilla

2 savaşlarının sonuçları ortalığı allak bullak etti; klasik savaşın kurallarını altüst eden yöntemlere, düzenli ordular karşı koyamıyorlardı; kontrgerilla kuramı bu gerekçeyle geliştirildi. Eğer düşman (namı diğer komünist) gerilla savaşını yeğliyorsa, kontrgerilla ile yanıt verilecekti. Bizim Genelkurmay'da bu amaçla 'Özel Harp Dairesi' kuruldu; ama özellikle 12 Mart döneminden bu yana "kontrgerilla" başka marifetleri meslek edindi. 12 Mart ve 12 Eylül, sözde kontrgerillayı aydınlara karşı işkence yöntemleriyle yürüttü. Peki, ne oldu? Sonuç ortada! Ziverbey Köşkü'nde beni sorguya çeken emekli albay, sözde kontrgerillacıydı; bir aylık işkence sürecinden sonra, son gün söyledikleri ilginçti: "-Seni şimdi gönderiyoruz, ama izleyeceğiz. Bundan böyle gözümüz üstünde olacak. Bu teşkilatta 22 albay ve general bulunmaktadır. Teşkilatı Mahsusa gibidir, bak görürsün bu teşkilat neler yapacak!.." "Teşkilat" yapacağını yaptı. 12 Mart'ın ikinci perdesi 12 Eylül'de açıldı; Diyarbakır Hapishanesi bugün sonuçlarını derlediğimiz bir okul görevi üstlendi; memleketin canına okuyup emekli oldular o generaller; "Özel Harp Dairesi"nin olanaklarını dar kafalarının yörüngesinde kullanmışlardı 'ların dünyası çok değişik. Sovyetler yıkılınca, komünizm ürküşü sermaye sınıfının karabasanı olmaktan çıktı. 21'nci yüzyıla az bir şey kaldı. Sosyalizmin gerilla yöntemleriyle gerçekleşmesine dönük kuramlar geriye itildi; 'devrim ihracı'ndan vazgeçildi, çünkü ihracatı yapacak firma yok! Her ülke katılımcı demokrasi içinde derinleştikçe sosyalizme giden yollar emekle döşenecek. Bu yollarda devlet içinde devlet gibi yuvalanmış hiçbir örgüte yer yoktur. Kontrgerilla Türkiye'ye bir hayır getirmedi, bundan sonra da getiremez; ama, "faili meçhul cinayetler" sürdükçe kuşkular da silinemeyecek. (Cumhuriyet, 9 Aralık 1992) DÜNYA POLİSİ AMERİKA Somali'deki açların kurtarılmasına yönelik "Umut Operasyonu" devam etmekte. Ancak bütün iyimserliğe karşın, Amerikalıların bu ülkede bulunmalarının, ülkeye uzun süreli bir barışı getirip getirmeyeceğini hiç kimse bilmemektedir.

3 "Müthiş bir tasarımız var" "International Airport"a indiğimizde, dolunay büyük bir ampul gibi harap olmuş Mogadişu'nun üzerinde asılı duruyor. Nemli, sıcak bir hava ve denizin kokusuyla doluyoruz. Ufak Cessna'mızdan inerken Pakistanlı Birleşmiş Milletler (BM)-askerleri bizleri selamlıyorlar. Her tarafta Amerikan nakliye makineleri görülüyor, oradan oraya dolaşan jipler ve koşuşturan insanlar. Dört ay önce bu havaalanına indiğimde tek bir makina bile bulunmuyordu burada. Piste yalnız bir köpek uzanmış, güneşleniyordu. On metre kadar yürümüştük ki, ellerinde ateşe hazır kalaşnikoflarla bir grup Somalili üzerimize yürümeye başladı. İçlerinden biri İngilizce bağırdı: "Defolun! Burası BM bölgesi değil, burası Somali ülkesi!" O zamanlar tercümanımız olan Abdi, "Bu insanları mutlu kılamıyorsak bile en azından mutsuz olmalarına neden olmayalım" dedi. Hemen ayrıldık oradan. Bir hafta öncesine kadar, Mogadişu dünyanın en yalnız başkenti, Somali'de en tecrit edilmiş ülkesiydi. İki yıl boyunca Birleşmiş Milletler, Somalilerin birbirlerini öldürmelerine ve ülkelerini tahrip etmelerine seyirci kaldı. Ülkeye ayak basmaya cesaret edenler, çarpıcı bir haber peşinde koşan gazeteciler, 500 çaresiz Pakistanlı BM-mavi berelileri ve kendileri yardıma muhtaç yardım organizasyonlarının çalışanlarıydı yalnızca. Bir yanda yüz binlerce insan ölürken, yardım ekipleri, yerel çete reisleri tarafından haraca kesiliyor; açlar için getirilen gıdalardan ülkeye girerken, ton başına o kadar çok yükleme, boşaltma ve diğer bazı harçlar isteniyordu ki, yardım artık tuhaf bir farsa dönüşmüştü. Son zamanlarda Somali'ye gönderilenlerin yaklaşık %80'i çalınıyordu. Ülkedeki durum son derece ciddiydi. iç savaşı finanse etmeye katkıda bulunan yalnızca yardım organizasyonları değildi. BM askerlerinin kendileri, "Technicals" diye adlandırılan, fantazi üniformalı, boyunlarında atkıymış gibi sardıkları fişeklikleri bulunan, kalaşnikoflarla, M 16 silahlarıyla ve "Bazuka" marka tanksavar toplarıyla oynayan, sarhoş eden kat bitkisini ağızlarından eksik etmeyen ve genellikle, uçak savar roketini jip ya da pick-up'larına monte ederek meydana getirdikleri "Mad Max" adlı araçlarında görülen genç, kötü adamları oyalıyorlardı. "Amerikalılar geldi ve artık her şey değişti", diyor havaalanındaki Pakistanlı asker ve" gülüyor. Birden, liman arkasından şık giyimli genç bir Somalili ortaya çıkıyor ve "Bu insanlardan 400 dolarlık ülkeye giriş harcı tahsil etmenizi istiyorum sizden, hemen şimdi", diyor. "Böyle bir şeye niyetim yok", diyor Pakistanlı, "isim, adres, amir, saat!" Somalili yanıtları bekliyor. Daha birkaç gün önce silahına davranan, şimdi yalnızca not defteriyle yetiniyor. Pakistanlı bilgileri soğukkanlılıkla veriyor. Korkacak hiçbir şey yok artık. Somalili notunu aldıktan sonra, "Buranın şefi benim", diyor ve kendini bir nakliyat firmasının sahibi olarak tanıtıyor. Bizi -iki televizyon timi, Stern foto muhabiri Perry Kretz ve beni- bir kamyonete bindiriyor ve karanlıkta hızla yol alıyoruz.

4 Amerikalılar burada ama Mogadişu'da geceleri hiçbir şey değişmemiş. Geceleri, kent her zamanki gibi ürkütücü. Karanlıkta bir yerlerden silah sesleri geliyor, roketler ateşleniyor. Bir süre sonra kamyonetimiz duruyor. "Bir metre daha ilerlerseniz, ateş ederiz!" diye Fransızca bağırıyor karanlığın içinden birisi. Silahlarını gergin bir biçimde bize doğrultan yabancılar lejyonunun üç askeriyle karşılaşıyoruz. Biraz önce üzerlerine ateş açılmıştı, onlar da cevap veriyordu. "Geri dönün, geri dönün. Geçiş yasak. Yoksa ateş ederiz." En sonunda başka tümsekli çukurlu yollardan hedefimize, Mogadişu'daki bütün Avrupalı televizyon istasyonlarına yönelik dört katlı bir bina olan "European Broadcasting Union"a (EBU) ulaşıyoruz. Burada, bu silah seslerinin ortasında, bir santimetre kare yer için mücadele eden ve birbirine bağırıp çağıran 500'ün üzerinde gazetecinin yanlarında getirdikleri, ishal ilaçları, viski şişeleri, cibinlikler ve su mataraları arasında geceyi geçirebilmeyi umuyoruz. Bu arada, geçmemize izin verilmeyen kontrol noktasında, gergin yabancı lejyonerlerin silah aramak amacıyla durdukları bir kamyonette iki Somaliliyi öldürdükleri haberini alıyoruz. Mogadişu, aldatıcı kent; gündüz herhangi bir Afrika kasabası gibi görünür. Taşıt trafiği felce uğrar, muz ve papaya satılır, berberleri ufacık kulübelerinde erkekleri traş ederler, çay evleri iyi iş yapar ve şu an Amerikan donanmasının bulunduğu yerde insanlar dolaşır. "Ho, ho, ho Amerika", diye bağırıyor çocuklar hayran hayran. QI'lere ve kamera timlerine taş fırlatıyorlar. "Çocuklar bunu alışkanlıklarından ötürü yapıyorlar", diyor, bir zamanlar Somali Hava Kuvvetlerinde albay ve mühendis olan 70 yaşındaki Osman Makaran. Mogadişu'nun tam ortasındaki yeşil kuşağa, yani Somali'nin iki zorba "Warlord"u rakip milis şefleri Ali Mahdi Mohamed ile Mohamed Farah Aidid'in arasındaki sınır çizgisine bizimle birlikte gitmek isteyip istemediğini soruyoruz. "Deli miyim ben", diyor Osman, "iki yıl oldu oraya gitmeyeli" - "Ama Aidid ile Ali Mahdi daha yeni görüşüp adamlarını silahsızlandırma konusunda birbirlerine söz verdiler." Buna inanabilmek için gerçekten Amerikalı olmak gerek", diyor Osman. "Onlar gelmeden önce bu ikisi Baidoa ve Kismayu'ya, önceki günlerde kırk kişinin öldüğü yere, en azılı birliklerini gönderdiler. Diğerleri silahlarını gömdüler ve şimdi sevimli görünmeye çalışıyorlar. Ama Amerikalılar gider gitmez her şey yeni baştan başlayacak." Havaalanında, ağır bir sırt çantasıyla uçaktan inen Deniz Kuvvetlerinden Teğmen David Steele ile karşılaşıyoruz. "Kaliforniya'dan geliyorum", diyor ve alnındaki teri siliyor. "Sanırım müthiş bir tasarımız var, on iki ülkeyle birlikte insani bir müdahale". Somali üzerine yazılmış ve bütün ABD askerlerine dağıtılmış olan bir kitapçığı gösteriyor. "Hiçbir zaman ve hangi koşulda olursa olsun, Somalili bir kadını öpmeyiniz." diye yazıyor bir yerinde. Ve yine: "Her zaman ve hangi koşulda olursa olsun, bir Somalili ile tokalaşınız." "Somali bir yığın pislik yalnızca", diyor bir Fransız yabancılar lejyoneri ve tükürüyor. "Biz bunu biliyoruz. Hemen hemen yalnızca Somalilerin yaşadığı komşu ülke Cibuti'deki üste bulunduk. Pis dolandırıcılar. Şimdi de silahlarını bile ellerinden alamıyoruz." Biraz sonra başkomutanı Michel Toulon kısa ve öz olarak şunları söylüyor: "Biz burada yalnızca Amerika'nın emrine uyuyoruz, o da şöyle: Somalilerin

5 yalnızca ağır silahlarını alabiliriz, o da onları görebiliyorsak eğer. Araçların kontrol edilmesi yasak. Kalaşnikof, M 16 veya G3 gibi makineli tüfekler ağır silah değildir. Oh, ne güzel." "Ben bütün silahlara karşıyım" diyor, en sonunda ziyaret ettiğimiz UNICEF Başkanı Mark Sterling. "Ama Somalilinin elinden silahları almak için alternatif sunulmalıdır -iş, para, bir gelecek. Umarım, Amerikalılar bu ülkenin acele bir askeri çözüme değil, politik bir başlangıca ihtiyacı olduğunu anlarlar. Bu arada, Ami'lerin gelmelerine çok sevindim, çünkü o şekilde devam etmemiz mümkün değildi. El bombalarıyla ortalıkta dolaşan ve her şeyi bombalamak isteyen insanların arasında, bir büroda çalışmayı kim ister?" UNICEF binasının önünde genç bir çocuk, Mohammed bekliyor ve tercüman olarak iş bulmayı umuyor. Somali'nin geleceği ile ilgili dilekleri ne? "Tekrar okula gitmek istiyorum. İki yıldır kapalı. Dünyanın bir şekilde, benim yeniden okula gitmemi sağlamasını umuyorum." Richard Cheney'e bakılırsa, deniz piyadelerinin açlıktan ölen Somali'ye çıkarma yapmaları, kendi görev süresindeki son Amerikan askeri operasyonu değildi. Başkan George Bush gibi 20 Ocak 1993'te görevinden ayrılacak olan ABD Savunma Bakanı, Brüksel'deki NATO Kongresi'nde Avrupalı meslektaşlarına açıkça şunları belirtiyor: ABD, eski Yugoslavya'da silahlı müdahaleye hazırdır. "Bosna'da bir uçuş yasağı talimatını yerine getirebilecek gücümüz var", diye vurguluyor (Cheney), ve dahası: "Doğru olan budur ve bunu yapmalıyız." Ancak (Cheney) "uluslararası çerçeve içinde" ve "BM'lerin denetiminde" hareket etmek istiyor. İşte pürüzlü nokta da burada. Geçen Cuma Brüksel'de İngiliz ve Fransız meslektaşlarının yüz çevirdiklerini gördü Cheney. Çünkü Ekim'den beri süren uçuş yasağına karşın sürekli havada bulunan Sırp uçaklarına ABD uçakları ve roketleri tarafından ateş edilmesi durumunda, BM'ye bağlı İngiliz ve Fransız askerleri bir misillemeyi göze almak durumunda kalacaklardı. Cumhuriyetçi Cheney'e, beklenilmeyecek şekilde, yeni seçilen demokrat başkan Bili Clinton destek verdi. "Katliamın azalması için orada yapabileceğimiz her şey", diyordu Clinton, Little Rock'ta basına, "denemeye değer". Bu "herşeyi"i tanımlarken de işte, söz konusu uçuş yasağından söz ediyordu, "çünkü kara birliği kullanılmadan olay havada gerçekleştirilebilir." Somali operasyonuyla, neredeyse, müdahaleci Amerikan politikası kırılmış gibi görünüyordu. "Güçlü müdahale ve aktivist Amerikan dış politikası" diye söz vermişti kısa bir süre önce Clinton'un danışmanlarından Madeleine Albright; bu durumda da Birleşmiş Milletler'in barışı sağlama rolü ön planda olacaktı. Bili Clinton'un adamları, "USA Today" gazetesinin şimdiden "Clinton-Doktrini" diye adlandırdığı, insanlık ve demokrasi adına müdahale politikası için gerekli ilkeler üzerine çalışıyorlar bile. "ABD son 50 yılda komünizmin önünü aldı", diyor askeri uzman Chris Morris, "ve gelecek 50 yıl içinde barbarlığı sona erdirmek için uğraşacak". Bu, Mogadişu'daki çeteler için ne kadar geçerliyse, Sarayevo'nun Sırp kundakçıları için de o kadar geçerli.

6 Her zaman olduğu gibi, yabancı kıyılarda hücuma geçen deniz kuvvetlerini televizyondan izleyip büyülenen halk, bu fikrin yanında yer alıyor: CNN anketlerine göre halkın %74'ü Somali çıkartmasına katılmayı, hatta %57'si Bosna'ya askeri yardımı onaylıyor. Avrupalılar ise, Balkan Savaşı'na seyirci kalmaları birçoklarını utandırsa bile, çok daha kuşkucu davranıyorlar. Hollanda Başbakanı Rund Lubbers, "Somali'de yaptığımızı, Yugoslavya'da yapmamız bir skandaldır", diyor. Ancak bu karşılaştırma sakıncalı; çünkü Bosna-Hersek'te, Mogadişu'daki gibi bir TV merasimi yeterli olmayacaktı. "Dünyanın şimdiye kadar görmediği denli masif bir gücün kullanılmasına gereksinim var.", diyor Britanya Savunma Bakanı Malcolm Rifkind. Yüzbinlerce insanı bir iç savaşa göndermek hiç uygun olmazdı, bu son derece büyük bir sorumsuzluk olurdu ve hiçbir işe yaramazdı." Yıldıran örnek: Beyrut Amerikan ve Fransız müdahale birliklerinde, o dönem yüzlerce ölü olmuştu; yine de Lübnan'da yıllar yılı kan aktı. Bu durumda Somali belki de -bir hiç için- emsaldir. Clinton'un yardımcısı Al Göre, "benzer kuvvetlerin olası durumlarda kullanılması" beklentisine karşı uyarılarda bulunuyordu. O zamanlar, kuzeydeki Arap hanedanlıklarının güneydeki siyahlara karşı yürüttükleri etnik tasfiyelerin hüküm sürdüğü ve hemen hemen aynı ölçüde kanlı iç savaşların yapıldığı Liberya'da ya da Sudan'da Washington'un güçlerini kullanması hiç kimsenin aklına gelmiyor personel ve iki milyar dolar bütçeli en büyük BM-Barış Operasyonu'nun, artan oranda Kızıl Khmer'lerin direnişiyle karşılaştığı Kamboçya'dan da uzak duruyor ABD. Kaldı ki Mavi Bereliler, Kaşmir'den Kıbrıs'a kadar güçlerin bilançosunun kanıtladığı gibi, barışın garantisi değildirler. Başarılar bile tersine dönebilir: 1990 sonlarında Birleşmiş Milletler Haiti'deki serbest seçimleri gözetirken, dokuz ay sonra askeri bir darbeyle her şey boşa çıktı. Ve devam eden BM operasyonlarının sonucunda, Angola ve Mozambik'teki iç savaşların sona erdirilmesi, Fas'ın işgalindeki Batı Sahradaki seçimler, Irak'a silahlanma konusunda denetimi hala çok belirsiz. Bununla birlikte BM barış birliklerinden ve yaptırımlarından daha iyi bir araç da yok. Bölgesel güvenlik gücü olarak NATO, Balkanlardaki büyük felaketi durduracak çok az şey yaptı. Barış birliklerini Liberya'ya gönderen Batı Afrikalılar bile Avrupalılardan daha fazla şey yapmışlardı - aynı şekilde başarılı olmamakla birlikte. Amerika Bosna'ya müdahale etmeye hazırsa, bu çatışmanın, Kosova'ya, Makedonya'ya ve eski Yugoslavya'nın sınırlarını aşarak Arnavutluk ve Yunanistan'a kadar yayılmasından endişe duyduğu içindir. Richard Cheney'e göre bu: "Gerçek bir sorun". Yabancı gönüllü ve paralı askerlerin artan sayıdaki katılımı da çatışmayı kolaylaştırmıyor: Bir tarafta Bosnalı Müslümanlar, Pakistanlı, İranlı ve yaklaşık 400 Suudi din kardeşleriyle birlikte savaşıyorlar. İçlerinden biri, Hussam al Din al-sedat

7 Eylül'de vuruldu. Rusya'dan gelen çeteler, bir şeflerinin dediği gibi, "Avrupa'da Sırplığın ezilmesine karşı" Sırpların yanında yer alıyor. İçlerinden biri, Sergej Meleschko, yediği bir kurşunla öldü. St.Petersburglu silah arkadaşı Jüri Beljajew daha ürkütücü bir şey hakkında kehanette bulunuyor: "Burada Üçüncü Dünya Savaşı çıkabilir." Stefanie Rosenkranz "Yasalar değiştirilebilir" ABD Generali H.Norman Schzvarzkopf'la Stern'in, Almanya'nın BM'ye askeri güç sağlaması, Somali operasyonu ve Yugoslavya Savaşındaki ikilemler konusunda yaptığı görüşme. * Stern: Şu an Somali'de olmak ister miydiniz? Schwarzkopf: Tabii, Somali benim eski komuta saham Central Command'da. Olaylar başladığında heyecanlandım. Sanki senin futbol sahanda oynanıyor da sen artık oynamıyorsun. * Bu operasyon size biraz abartılmış gibi gelmiyor mu? Bunu kolayca eleştirebilirdim, ama Körfez Savaşı ndaki kendi felsefem şuydu: Güç yayılmasının çoğu azından iyidir. Bazı taarruzlar üstün kuvvetlerle püskürtülebilir. * Politik araç olarak güç kullanma tehdidi de varken böyle bir şey Somali'de denenmedi. Güç kullanma tehdidi yalnızca devletler ve kuruluşlarda etkili olabilir. Somali'de ise bir kabile ve çete savaşı var. Bu yeni bir şey değil. Ben Central Command'm başkanıyken, kendi bölgemde 13 silahlı çatışma vardı. * Ve bu sayı artıyor da, özellikle kuzeyde, Kafkasya'da Orta Asya'da. Bu çatışmalar Amerika'nın çıkarlarına dokunuyor mu? Bilmiyorum. Bu geleceğin çatışma şekli. Artık Varşova Paktı ve NATO'nun orduları karşı karşıya gelmiyor, ama büyüyen ve birden taşıp diğerlerinin çıkarlarına dokunan bir dizi bölgesel anlaşmazlıklar var. * Ordunun rolü nedir burada? Şimdi Somali'de barış birliği olarak bir deniz kuvvetleri kolordunuz var. Bence bunu ordunun değerlendirmesi uygun. Ama şimdiden yardım organizasyonlarıyla ordu arasında, gıda malzemelerini kimin dağıtacağına yönelik tartışmalar var. "Operation Restore Hope"un diğer ülkelerin kuvvetleri ve BM ile birlikte hareket etmeleri beni sevindiriyor. Gelecekte, bu doğrultuda gerçekleştirdiğimiz her şeyde, dünyada bizim dışımızdakilerle fikir birliğinin olmasını umut ediyorum. * Gelecek için ne tür kuvvetler tasarlıyorsunuz? Mobil kuvvetlere ihtiyaç var, uçakta ya da gemide mobil. Nerede ihtiyaç duyulursa arada kullanılabilecek durumda olabilmeli ve bunu hızlı bir şekilde yapabilmelidirler.

8 *... Dünyanın her yerinde mi? Bu bölgesel çatışmalar, birliklerin dünyanın her yerinde kullanılmalarını gerekli kılmaktadır. Onları her hangi bir yerde bulundurmak kolaydır. Sorun yeni elemanlar. *Bu askerler her tür görevde hazır olacaklarsa, kapsamlı bir birlik azaltmasına gidilmeli. Hayır, bu zorunlu değil. Gelecek 30 ya da 40 yıla yönelik stratejik tehlikeleri analiz etmeliyiz. Ardından kuvvetleri uygun bir şekilde azaltabiliriz. * Almanya için bu, efektif mevcut bakımından ne anlama gelir? Zor bir soru. Kuvvetleri anında toplayabilecek durumda olunduğu sürece, güçlü bir mevcudiyetin gerekli olduğuna inanmıyorum. * Amerikan kuvvetlerinin Yugoslavya'da, Bosna'da bir rol üstlenmelerini düşünebiliyor musunuz? Hayır, şimdi değil. Bu çok karmaşık bir iç savaş, ve içine girip iyileri kötülerden ayırmak ve kökeninde etnik, dinsel ve kültürel anlaşmazlıkları askeri bir yöntemle çözümlemek çok güç. Yabancı bir ülkenin iç sorunlarını askeri yolla halletmek konusunda hiçbir zaman başarılı olamadık. * Peki, Bosna'daki Müslüman halk tümüyle püskürtülse ya da çoğu imha edilse, ABD bu durumda müdahale yükümlüğü altında kalmaz mı? Tabii ki. Ben hiçbir şeye yapmayalım demiyorum zaten, yalnız tek taraflı bir şeye kalkışmayalım. Açık bir BM mandasına gerek var -Körfez'deki gibi. * Amerikalılar politik bataklığa çekilmekten pek hoşlanmıyorlar... Yine de bazılarının içinde bulunduk ve her zaman iç çatışmaların içinde. Vietnam da yalnızdık. Yugoslavya'ya girmemiz için, bütün dünyanın, ABD'nin askeri güç kullanması gerektiği (ve kime karşı, -Sırp yönetimi, Sırp ordusu?) konusunda hemfikir olmalıdır. * BM, Bosna üzerindeki bütün askeri uçuşları yasakladı. Ama yine de uçuşları devam ediyor ve buna karşı bir şey yapılmıyor. Bu, güçle tehdit edilmesini hatta uçakların düşürülmesini gerektiren bir durum olabilir mi? Bunun sorumluluğunu kim taşıyacak? Kimin güçleri kullanılacak? Almanya bu askeri operasyona katılmaya hazır mı? * Avrupalılardan neler bekliyorsunuz? Avrupalılar komutayı üstlenmelidirler. Kökeninde bu Avrupa'nın sorunudur. * Almanya'nın, (ana) yasasıyla sınırlandırıldığını biliyorsunuz. Yasalar değiştirilebilir ve dünyanın konumu değiştiğine göre yasalar da, bana göre, değiştirilmelidirler. Bu çok güzel bir bahane: Yasaların yasakladığı için katılamıyorum.

9 * Eski başbakanın Helmut Schmidt, bizim ekonomik bir dev, ama yayılma politikası bakımından bir cüce olduğumuzu belirtti. - Hımm, buna kendisi bile inanmamıştır, öyle değil mi? Almanya bugün yeniden birleşmiştir. Almanya önemli bir ekonomik ve politik güçtür ve Avrupa Top-luluğu'nun bir parçasıdır. Bu kesin! Ve bu durum ona Yugoslavya da dahil Avrupa'da bazı görevler yükler. * Peki ABD'nin biricik süper güç olması hakkında ne söylersiniz? Bu durum, ABD için inanılmaz sorumluluklar yüklemektedir. Halkımız gelecekte nasıl bir rol oynayacağına karar vermelidir. * Bili Clinton'un dış politika ve askeri konulardaki deneyimsizliği sizi tasalandırıyor mu? Hayır. Bu konularda deneyimsiz olan birçok politikacı vardır. Bunlar uzmanların önerilerini dikkate alırlar. Sonuçta hiç kimse her şeyi bilemez. * Körfez Savaşı'ndan önce subaylara, "Iraklıların beş yıl içinde yeniden üzerimize saldırmalarını istemiyorum", demiştiniz. Bu konu hakkında ne diyebilirsiniz? Şimdi, biz orada başarılı olduk. Tamam, Irak, Körfez'deki ikinci büyük petrol üreticisiydi ve bütün ambargoları kaldırıp silahlanmasını seyretseydik, beş ya da on yıl içerisinde başımıza yeniden bela olurdu. Ama bu noktadan sonra değil. * 20 Ocak 1993'ten sonra Saddam Hüseyin hala iktidarda olacaktır, ama Başbakan Bush olmayacaktır. Ancak Saddam bugün hiç kimse için bir tehlike arz etmemektedir. Dünya Polisi ABD Ne yağmur bulutları korkutabiliyor ne de karanlık metre yükseklikten askerler, solunum cihazları, silahları ve hücum bagajlarıyla birlikte uçaktan atlıyorlar. "Bazen, paraşütü açmadan 300 metrenin altına kadar gidiyoruz", diye anlatıyor üsçavuş Daniel Yaliyas. "Geceleri yön bulmayı sağlayan tek şey bileklerdeki yükseklik ölçerler." Yaklaşık üç dakika sonra en fazla 15 metrelik bir sapmayla hedefe ulaşıyorlar. Yüzü siperli futbol başlığı ile eklem yeri korumalı üniformalar yere çarpma sırasında kazaları önlüyor. "Free Fail", seçkin ABD "Özel Kuvvetler" (Special Operations Forces, SOF) askerlerinin gözü pek yöntemlerinden yalnızca birisi. Çok iyi antrenmanlı ve çok yönlü, "Yeşil Bereliler" şeklinde, Bask başlıklarına göre anılan savaşçı küçük gruplar halinde, askerlik ile macera arasındaki karanlık sınırda operasyonlar düzenliyor. Bunlar, içinde silahlı kuvvetler sınıflarının (Armee-Ranger) özel uçucu birlikleri, deniz kuvvetlerinin SEAL - komandolarının ve "Delta Force" gibi anti-terör savaşçılarının da yer aldığı kişilik Amerikan Özel Kuvvetleri"nin bir elemanı durumunda. Görev alanları, "düşük yoğunluklu çatışmalardı" (LIC); ayaklanmaların, terörizmin ve uyuşturucu (gangsterliğinin) bastırılması gibi -ne tam savaş, ne tam barış.

10 "Newsweek" dergisi, SOF'u "geleceğin savaş gücü" olarak niteliyor. Komutanları Cari Stiner, profesyonellerini, "ulusal savunma stratejisinin desteklenmesi için Amerikan dış politikasında kullanılacak ideal gruplar" şeklinde övüyor. Çünkü "adamlar gerçekten her şeyi yapabiliyorlar." Bunu şimdi de Somali'de kanıtlıyorlar. Deniz Kuvvetleri ülkeye ayak basmadan önce Armee ve Navy timleri çevreyi kolaçan edip karaya iniş yerlerini emniyet altına almışlardı. Sivil yardım birimleri, gıdanın açlara dağıtılması konusunda ilk ve sonuncular: Askerler yuvalarına döndüklerinde bile onlar orada bulunacaklar. Daima en önde yer alırlar. Kuveyt'le ilgili savaşta Özel Kuvvetler, ağır MG'ler ve özel kum arabalarının üzerindeki roket atarlarla birlikte, Iraklıların arkasında ispiyoncu ve sabotajcı olarak görev aldılar. Gece görüş cihazları, helikopter pilotlarına, alacakaranlık çöldeki radar istasyonlarına alçak uçuş saldırıları yapmalarını mümkün kılıyordu. El Salvador'da SOF'lar gerillalara karşı hükümete ait birlikleri yönetmişler, Afganistan'da ihtilalcileri Stinger roketleri konusunda yetiştirmişler ve Kolombiya ordusu için uyuşturucu mafyasının karargahını tespit etmişlerdi. "Civil-Affairs" birlikleri Bangladeş ve Florida'da baskın kurbanlarına yardım etmişlerdi. Her şeyi yapabilenler, her şey olmak istiyorlar: G.I Joe ye iyi bir Samariten (gönüllü hastabakıcı -çn.), öğretmen ve katil. Ancak, bıçağını dişlerinin arasında taşıyan, sınıra, sivile, devletlerarası hukuka ve savaş hukukuna aldırış etmeyen cangıl savaşçıları imajlarını etkiliyor. Fort Bragg'deki 7. Özel Kuvvetler grubu, "A-Takımı" komando biriminin başçavuşu Wade Chapple, "Rambo olmak istediği için bize gelenlerin", diyor, "burada işi yoktur". İki subay ve çeşitli teknik konularda uzman on kişiden (patlayıcı madde uzmanı, keskin nişancı, telsizci, sıhhiye eri) gözü kara kahramanlar olmaları istenmiyor. Adamların seçilmesi çok dikkatli bir biçimde gerçekleşiyor. Tipik seçkin er 32 yaşlarında, evli, ondört yıllık okulunu ve oniki yıllık askeri hizmetini tamamlamıştır. A-Takımı'nın haftalarca düşman sahasında kalabilmesi için, yabancı bir ülkenin diline, kültürüne ve mantalitesine karşı duyarlılık belirleyicidir. Fort Bragg'da, aralarında Farsça, Çekçe ve Tay dilinin bulunduğu 13 yabancı dil öğretilmektedir. John-F.Kennedy özel savaş okulunun öğretim planında "Bölgesel Araştırmalar" mevcuttur. Avrupa grubu, Sırpların "sıcakkanlı" ve Almanların "pasifizme eğilimli" olduklarını öğreniyor böylece. Özel Kuvvetler, Vietnam Savaşı'nda mitlerinden çok şey kaybettiler. Vietkong bölgesinde 254 görevli teröre, karşı terörle yanıt verdiler. Fort Bragg'deki dev askeri kompleksin bir caddesinin adı Son Tay'dır. (Son Tay), 350 Amerikan savaş tutsağını kurtarmak için 60 komandonun 18 Kasım 1970'de girdikleri Hanoi'da bir karargahın adı. 27 dakikada 60'm üzerinde Kuzey Vietnamlıyı öldürmüşler v e bütün tutsakları da kaçırmışlardı.. B ir başka komando faaliyeti de 24 Nisan 1980 tarihinde İran çölünde başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Başkan Jimmy Carter, Tahran'da rehine olarak tutulan Amerikan büyükelçiliği personelinin kurtarılmasını istiyordu, ancak Delta Force'un bir ara inişi sırasında bir transporter

11 (nakliye uçağı) ile bir helikopter infilak etmişti: Sekiz ölü. Albay Charles Beckwith faaliyeti yarıda kesmiş ve ağlamıştı: "Bu yaşamımdaki en büyük başarısızlık." Yine 1983, Grenada'daki istilayı, komünikasyon arızaları ve yanlış hedefe açılan ateşlerle Delta, SEAL s ve Rangers'ler yüzüne gözüne bulaştırmışlardı. 1989, Panama'da diktatör Manuel Noriega neredeyse özel birliğin elinden kaçacaktı; psikolojik harp ve sevk idare timi, onu Vatikan'ın papalık elçiliğinden rock müziği ile çıkarmıştı. Ve Körfez Savaşında, o en büyük galibiyetlerinde, on bir Yeşil Bereli Bağdat'taki düşman keşfinden geri dönmediler; isimleri, görevleri gibi gizli kaldı. "Özel Kuvvetler mitindeki çoğu şey fazlasıyla abartılıdır" şeklinde hüküm veriyor Washington Politika Enstitüsü'nden (CDI) David Isenberg. Kongre delegeleri Özel savaşçıların, "kendilerinin onayı olmaksızın operasyon düzenledikleri" konusunda endişelidirler. 1987'de Pentagon'un başındaki subaylar, Special Operation Command (USSOCAM)'m emrindeki askerleri diğer birliklerle çok az işbirliği yaptıkları konusunda eleştiriyorlardı. Bu nedenle, Deniz Kuvvetleri 1987'de Delta ve Seal'in İran hücumbotlarının peşinde olduklarını bilmiyordu "legalitenin dışındaydılar". Komando sözcüsü Carig Barta ısrar ediyor: "Biz yalnızca emirlere göre hareket ederiz." Özel Kuvvetler'in, Amerikan gizli politikasında ne ölçüde kullanıldığı henüz büyük bir sırdır. 1953'ten 1991'e kadar Bad Tölz kışlasındaki 10. SOF grubu, soğuk savaşta ileri karakol işlevindeydi. "Bir keresinde", diye anlatıyor SOF uzmanı Neil Livingstone (Washington Georgetohon Üniversitesi profesörü) "Sovyet topraklarında bir timimiz bulunuyordu. Se-weromorsk'daki denizaltılarını gözlemliyorlardı. Hiç fark ettirmeden onları oradan çıkardık." Gizli müdahalelerde hiçbir sakınca görmüyor Livingstone: "Özel Kuvvetler, daha büyük çatışmaları önlemek ve bizim düşündüğümüz anlamda dünyayı değiştirmek için her zaman önemli bir araç olmuşlardır." Bunun arkasında, gerek Cumhuriyetçilerin, gerekse Demokratların pek sevdikleri, ABD'nin biricik süper güç olması felsefesi yatmaktadır. "Amerika dünyanın en büyük askeri gücü olarak kalmalıdır", diye vurguluyor yeni Başkan Bili Clinton. Özel Kuvvetlerden başka hiçbir birlik tam yetkiyi açıktan açığa bu ölçüde temsil etmiyor. "Haklı ya da haksız", diyor Fort Bragg'deki 7. SF-G grubundan Wade Chapple, "ülkem için her şeyi yaparım." 1991'de Amerikan özel askeri, genelde gizli bir görevle, 41 ülkede 195 faaliyette bulunuyorlardı. SOF sözcüsü Barta ise, "dost kuvvetleri arasında" yardımlaşma ve eğitimin şimdi en önemli konular olduğunu ileri sürüyor. 3. SF grubundan A- takımlarının çalıştığı Afrika ise bir ağırlık merkezi teşkil ediyor. Fildişi Sahili'nde vahşilerle savaşmaktan Botsvana'da paraşüt antrenmanına kadar uzanıyor çalışmalar. "Soğuk Savaşı kazandık", diyor Albay Peter Stankovich, "şimdi de dışarı açılıp demokrasiyi sağlamalıyız". Etnik çatışmalar, İslami köktendinciler, atom silahlarının yaygınlaşması, uyuşturucu ticareti, terörizm -Özel Kuvvetler sahip oldukları özel yetenekleriyle bu yeni tehditlere karşı koymaya elverişlidirler", diyor SOF Generali Stiner.

12 Bu, özellikle de, terörizme karşı savaşan gizemli "Ninja'lar için geçerli. Delta Force şimdiden yeni askerler arıyor. Her 22 yaşın üzerindeki Amerikan erkeği, en azından E 5 üsçavuş rütbesinde, sır taşıyabileceği kabul edilen ve kamuflaj üniforması ve teçhizatıyla 100 metre yüzebilmesi önkoşuluyla (buraya) başvurabilirler. "Uç haftalık eğitim süresinden sonra 100 kişiden yalnızca altısı ya da onu geriye kalıyor; onları yanımıza alıyoruz." Charlottesville'deki küçük bir gölde Yeşil Bereliler gösteri yapıyorlar. Ağır, özel bir helikopter iki dakika boyunca bir adacığın üzerinde havada süzülüyor. 30metre yükseklikten bir düzine adam, naylon halatlarla aşağı iniyorlar. Sonra helikopter suya lastik botlar bırakıyor; onu silahlı altı dalgıç izliyor. Kurtarma ve yardım amacıyla helikopterin kıç kapağı suya sarkıtılıyor. Bottakiler seri ateşe başlayınca, helikopter yeniden yükseliyor. Göl kenarındaki Yeşil Bereliler Kulübü'nde yüzlerce yaşlı adam bu parlak başarıyı alkışlıyor. Bu gün 60 yaşında olan eski Vietnam muharibi Maurice Davis büyülenmiş bir halde anlatıyor: "Hayatım boyunca yaşadığım en heyecanlı anlardı onlar. Tekrar şansım olsa, aynı şeyleri yapardım". Mario R. Dederichs tarihli Stern 'den çeviren: Nihal Polat Şen BİRİNCİ BÖLÜM KONTRGERİLLA CUMHURİYETİ KONTRGERILLA CUMHURİYETİ 1992 yılının Mart ayında 'Özel Savaş Terör ve Kontrgerilla başlığını taşıyan çalışmam yayımlandı. Bu çalışmayla, bu konuda Türkiye'de var olan kavram kargaşasına son vermeyi amaçlamıştım. Ama o günden bu yana geçen sürede, Kontrgerilla tartışmasında ne yazık ki, yeni bir mesafe alınabilmiş değil.belgesel olarak ortaya koyduğum gerçekleri gerek iktidar yetkilileri ve gerekse bürokrasinin her iki kanadının temsilcileri, bugün de yadsımayı sürdürüyorlar. Uğur Mumcu'nun hunharca katledilmesinden ve Kontrgerillayı da hedef alan geniş kitle gösterilerinden sonra, 14 SHP milletvekilinin TBMM'ye sundukları görüşme önergesi, önce bu partinin yetkili kurulları tarafından engellendi. Kontrgerilla tartışmalarında alman sonuçların gene hasıraltı edileceği anlaşılıyor. Konunun derli toplu bir biçimde Türk kamuoyunun gündemine yeniden getirilmesinin gerekli olduğunu düşündüğüm için yeni çalışmamı bir kitap olarak yayımlamanın uygun olacağına karar verdim. Elinizdeki kitap böyle bir kararın ve sorumluluk duygusunun ürünüdür. Kitapta sunduğum yeni belgelerin ve bilgilerin ışığında, konunun kamuoyu tarafından yeniden ele alınacağına ve tartışılacağına inanıyorum.

13 Özel Harp Dairesi'nden Özel Kuvvetler Komutanlığı'na 22 Ekim 1992 tarihinde Genelkurmay Harekat Daire Başkanlığı'na bağlı Özel Kuvvetler Komutanlığı, basın mensuplarının çağrılı olduğu bir öz sunuş düzenledi. Bu öz sunuştan önce Özel Kuvvetlere mensup olan özel timlerin gösterileri izletildi. Bu timlerin özel donanımlı olduğu ve özel eğitimden geçirilmiş, attığını vuran elemanlardan oluşturulduğu anlatılmaya çalışıldı. Kuşkusuz birçok ülkenin silahlı kuvvetlerinde olduğu gibi, Türk Silahlı Kuvvetleri içinde de böyle özgün bir birliğin bulunmasından, her yurtsever gibi biz de kıvanç duyarız. Ancak Türkiye'de bu kuruluş üzerinde yoğunlaşan kuşkuların varlığı da bir gerçektir. Bu öz sunuş ve gösteri, özel eğitimli timlerin varlığı; düşünen, irdeleyen gerçekleri araştıran çevrelerdeki kuşkuların daha çok artmasına neden oldu. Bu arada Türk kamuoyu kuruluşun adının değiştirildiğini de ilk kez öğrenmiş oldu. Türkiye'nin 1952 yılında NATO' ya girmesinden hemen sonra, Eylül ayında bugünkü Milli Güvenlik Kurulu'nun işlevlerine sahip Milli Müdafaa Yüksek Kurulu'nun bir kararıyla bugünkü Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın atası olarak bilinen Seferberlik Tetkik Kurulu adı altında yeni bir organizasyona gidildi. İşlevi ile ismi arasındaki uyumsuzluk görülmüş olmalı ki, daha sonra kuruluşun adı Özel Harp Dairesi olarak değiştirildi. Şimdi de Özel Kuvvetler Komutanlığı adının yeğlendiği örülüyor. Gerçekten de Özel Kuvvetler Komutanlığı, gerek kuramsal bakımdan, gerekse kuruluş amacı ve işlevi bakımından, örgüte verilebilecek en uygun isimdir. Eski isimlerinden vazgeçilerek gerçeğe dönüş yeğlenmiştir. Daha doğrusu isimlendirme düzeyinde de ABD Talimnameleri esas alınmıştır. Çünkü ABD kaynaklı bütün belgeler, talimnameler ve yönergeler Türkiye için de aynen geçerlidir. ABD kaynaklı FM resmi talimnamesinin ismi Special Forces Operational Techniques, yani Özel Kuvvetler Harekat Teknikleri'dir. Aynı şekilde FM Amerikan resmi talimnamesinin ismi Special Forces Operations, yani Özel Kuvvetler Harekatı'dır. Örneğin bu talimname Türkiye'de aynı simgeyle, ST Gerilla Harbi ve Özel Kuvvetler Harekatı ismiyle yayımlanarak uygulamaya konulmuştur. Bunun, gibi FM 31-21A Special Forces Operations (U), (Gizli) Özel Kuvvetler Harekatı resmi ABD talimnamesi de bu örgütlerin kullandığı yöntemleri içermektedir. (Belge-1) Daha önemlisi de, Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yayımlanan ST (Sahra Talimnamesi) simgeli talimnameler, ABD kaynaklı FM (Field Manuel) simgeli talimnamelerden aynen çevrilmiştir. (Belge- 2) FM simgeli ve. Counter Guerilla Operations (Kontrgerilla Harekatı) adlı ABD resmi talimnamesinde yer alan Komando Alayı kuruluş şeması, FM simgeli ABD talimnamesinden, ST simgeli Gayrinizami Kuvvetlere Karşı Harekat Talimnamesine aynen aktarılmıştır. Bu durum ST talimnamesinin de, aynı zamanda bir Kontrgerilla talimnamesi olduğunu kesinlikle kanıtlamaktadır.

14 Kaldı ki ST talimnamesinin adını e timolojik açıdan incelersek, gene aynı sonuca ulaşabiliriz: Silahlı kuvvetler örgütlenmesi, nizami ve gayrinizami olarak ikiye ayrıştırılabilir. Birinci bölüm düzenli ordular için, ikincisi gerilla güçleri için kullanılır. Bu durumda: GAYRİNİZAMİ KUVVETLERE KARŞI GERİLLAYA KARŞI KONTRGERILLA HAREKAT TALİMNAMESİ HAREKATI olarak da adlandırılabilir. Bunu belgelemek için, ST simgeli Gayrinizami Kuvvetlere Karşı Harekat Talimnamesi'nin şemasını ve karşılığı olan FM simgeli Talimnameden alınan şemayı örnek olarak aktarıyorum. (Belge- 3-4) ABD resmi talimnamelerinin bazılarında 'secret-gizli' kaydı bulunmaktadır. Türkiye ve dünya kamuoyunun bir türlü çözemediği Özel Kuvvetler Harekatı yöntemleri de, bu gizli kaydın arkasına saklanmaktadır. 'Ayaklanmaları Bastırma Hareketleri' ve Kissinger Genelkurmay adına konuşan Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Kemal Yılmaz, yukarıda sözünü ettiğim öz sunuş sırasında "Türk Silahlı Kuvvetleri literatüründe kontrgerilla sözcüğü yoktur" cümlesini kullandı. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin eski bir mensubu olarak, tüm yasal devlet kuruluşlarını gözümüzün bebeği gibi korumayı temel bir ilke sayıyoruz. Bazı çevreler bizim gerçekleri ortaya çıkarma çabamızı, Türk Silahlı Kuvvetleriyle, güvenlik ve istihbarat örgütlerini yıpratma propagandası ile eşdeğerli tutmaktadırlar. Oysa bugüne kadarki çabalarımızla, bir avuç işbirlikçi, aşağılık, satılmış kişinin yasadışı eylemlerini sergilemek suretiyle anılan örgütleri temize çıkartmak istiyoruz. Örneğin Ziverbey Köşkü'nde başlayan ve benzeri işkence merkezlerinde binlerce yurtsevere uygulanan işkence günümüze değin artarak devam etmiştir. Ziverbey İşkence Köşkü'nde, lider kadro dışında, MİT ve polis görevlilerinin, Silahlı Kuvvetler mensupları olmadıkları, ilgili kişilerin açıklamalarıyla da ortaya çıkmıştır. Bu ekip, işkence eylemlerine Silahlı Kuvvetleri de ortak ederek, işkence kurbanlarıyla Silahlı Kuvvetleri karşı karşıya getirmek gibi aşağılık bir yol izlemişlerdir. Ben 8 Haziran 1973 tarihinden bu yana İstanbul Sıkıyönetim Askeri Mahkemesine, Başbakanlık, Genelkurmay Başkanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na vermiş olduğum sayısız dilekçeyle ( Talat Turhan, Savunma-7. Klasör,Dilekçelerin Eleştirisi- Yay unlanmadı) sadece bu tertibin ortaya çıkarılmasını değil aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetlerinin de temize çıkartılmasını istiyordum. İşkenceye karşı çıkan her kişi, sadece kendi onurunu korumakla kalmaz, insanlık onurunu da temsil eder. İşkence yapanlar, işkenceye destek olanlar, bulundukları bataklıkta ne kadar çırpınırlarsa çırpınsınlar, sorumluluktan kurtulamazlar. Ben Kara Harp Okulu, Topçu Okulu, Kara Harp Akademisi, Yüksek Komuta Akademisi mezunu bir kurmay subayım. Bana işkence yapanlar, aynı zamanda geçmişte elde ettiğim kazanımlara, kariyerime saldırmak istemişlerdir. Silahlı Kuvvetlerin, kendisini, işkencecilik suçlamasından kurtarmasının tek yolu, işkence olgusunu kabul ederek işkencecileri

15 teşhir etmesidir. Eğer yetkili ve sorumlu kişiler böyle bir tavrı benimserlerse, kurumlarına en büyük hizmeti yapmış olurlar. Oysa 3 Aralık 1990 tarihinde Özel Harp Dairesi ile ilgili yapılan özsunuşta dönemin Genelkurmay Harekat Dairesi Başkanı Korgeneral Doğan Beyazıt, ÖHD'nin Ziverbey Köşkü sorgulamaları ile ilişkisinin olmadığını açıklama gereğini duymuştur. Gene 22 Ekim 1992 tarihli Özel kuvvetler Komutanlığı öz sunuşunda da, kuruluşun komutanı Tümgeneral Kemal Yılmaz, aynı tutumu sürdürmüştür. Bu tutumlar Ziverbey Köşkü'nde işkence gören yurtseverlere yapılmış, yapılabilecek en büyük saldırıdır. Bu tip demeçler vermeye, hangi makamda bulunursa bulunsun hiç bir kimsenin hakkı yoktur. Ziverbey Köşkünde işkence yapmakla görevlendirilmiş satılmışların kendilerine 'Kontrgerilla' adını taktıkları 20 yıldan bu yana yazılıp çiziliyor. Bizim 20 yıldan bu yana sürdürdüğümüz kavga, kendi kirli emellerine Silahlı Kuvvetleri alet eden kişilerin gerçek yüzlerinin ortaya çıkarılması amacını taşımaktadır. Halbuki 20 yıldan bu yana, parlamento dahil devletin tüm organları, ortaya koyduğumuz somut gerçeklere karşın sadece susmayı veya örgütün varlığını dahi yadsımayı yeğlemişlerdir. Parlamento adeta kilitlenmiş, kontrgerilla tabu olma konumunu sürdürmüştür. Türk halkının gerçek demokrasiye ulaşma özlemi, kontrgerilla tabusunun yıkılmasına doğrudan bağlıdır. Bir örgüt ya da kişi, bu tabunun yıkılması için ne ölçüde çaba gösterirse, o ölçüde demokrattır. Bunu yapamayanların kendilerini, zaman zaman Yassıada'da, Hamzakoy'da veya Zincirbozan'da bulmalarından daha doğal bir şey olamaz. Sayın Demirel'in HEP milletvekilleriyle yaptığı görüşmede söylediklerini Milliyet gazetesinin 23 Ocak 1993 tarihli sayısındaki köşesinde" Demirel'in HEP'lilerle Buluşması" başlıklı yazısı ile Yalçın Doğan aktardı: "Sizin davranışlarınız Türkiye'ye zarar veriyor. Bu zarar sadece Güney için değil, hepimiz için işler. Öyle bir zaman gelir ki, beni de bir kenara iterler ve sonra sıkıyönetim gelir." Bu sözler olası bir yeni 12 Eylül'ün bir işareti olarak algılanabilir. Sıkıyönetimin ilan edilmesi ile başbakanlar bir kenara itilmezler. Çünkü sıkıyönetim yasal bir zorunluluktur ve yasalara göre de yürütmenin denetimi altındadır. Başbakanı bir 'kenara itecek' güç hangisidir? Bu ve benzeri soruların cevaplarının tartışıldığı bir siyasal ortamda, demokrasinin bütün kurum ve kurallarıyla işlediğinden nasıl söz edilebilir? Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Kemal Yılmaz'ın, 22 Ekim 1992 tarihli öz sunuşu ile yeniden tartışma gündemine gelen 'literatürde kontrgerilla sözcüğü yoktur' sözüne dönelim yeniden. Resmi yetkililerin 'vardır' 'yoktur' tartışmalarına açıklık getirmek amacıyla, Mart-1992 tarihinde 'Özel Savaş Terör ve Kontrgerilla 1 başlığı ile yayımlanan çalışmamda, Encyclopedia Americana'dan konuyla ilgili bölümü aktarmıştım. Şimdi de Encyclopedia Britannica'nın İngilizce orijinalinde yer alan 'Kontrgerilla Savaşı' ile ilgili bölümü kaynak olarak kitabıma alıyorum. (EK- 1) Aktardığım bölümüyle de görülebileceği gibi, 'Kontrgerilla' bir yöntemin adıdır. Bütün dillerde kullanılır, ansiklopedilere de geçmiştir. Ansiklopedide yer alan, konuyla ilgili kaynaklar incelenirse, bunlar arasında bulunan 'David Galula- Counter Insurgency Warfare'

16 (1964) başlığının dikkat çekici olduğu görülecektir yılında İstanbul Sıkıyönetim Askeri Mahkemesinde sürdürülmekte olan Bomba Davası'nda mahkeme kuruluna bir belge olarak da sunduğum bu kitap 'Ayaklanmaları Bastırma Hareketleri-Teori ve Tatbikatı 1 başlığı ile Cevdet Sunay'ın Cumhurbaşkanı, Süleyman Demirel'in Başbakan olarak görev yaptığı 1965 yılında, Genelkurmay Basımevi (çeviren: Hasan Lambet) ^rafından Türkiye'de de yayımlanmıştır.(belge - 5 ) Kitabı yayımlayan Frederick A. Praeger Publisher Inc.'in CIA'nın finanse ettiği bir yayınevi olduğu CIA'nın eski başkanlarından Stanfield Turner'in 'CIA- Gizlilik ve Demokrasi' başlığını taşıyan 'anılar'mda da açıklandı. David Galula'nın maske bir isim olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü kitap Harvvard Üniversitesi'nden bir grup tarafından yazılmıştır. Yazarları arasında, eski Başbakanlardan Bülent Ecevit 1 in 'hocam' olarak takdim ettiği ABD'nin eski Dışişleri Bakanlarından Henry Kissinger de vardır. Henry Kissinger'in, ABD'nin İkinci Dünya Savaşı sonrasında ( Belge -6) Almanya'da Nazi artıklarının toparlanarak yeniden örgütlendirilmesi faaliyetinde oynadığı rolü ek olarak aktardığım bir yazı ile de belgeliyorum. (EK-2) 'Ayaklanmaları Bastırma Hareketleri' başlığı ile yayımlanan kitap, ülkede sol akımların ve sol muhalefetin hangi yöntemlerle ve nasıl hizaya getirileceğini kuramsal ve eylemsel açıdan göstermektedir. Kitap 'Temizlik Harekatı' sonrasında yapılacak seçimlerin yöntemine varıncaya kadar her türden yol ve yöntemi, her türlü öneriyi içermektedir., 'Ayaklanmaları Bastırma Hareketleri'nde yer alan öneri ve yöntemler, 12 Mart'tan bu yana kelimesi kelimesine uygulanmıştır, uygulanmaktadır. İçeriği konusunda bir fikir vereceğini düşündüğüm için, Genelkurmay Başkanlığı tarafından yayımlanan kitaptan bazı ilginç pasajları ek bir metin olarak aktarıyorum. I ( EK- 3) Burada ileri sürülen önerilerle, ülkemizde 1965 yılından bu yana süregelmekte olan uygulamalar arasındaki uygunluğa da dikkati çekmek istiyorum. Bütün bu gelişmeler karşısında suskun kalmış iktidarların/ geçmiş ve gelecek 12'li darbelere karşı çıkma haklarını* 1 olamayacağını düşünüyorum. Kendilerini tanımlarken özenle demokrat sözcüğünü seçen güçleri, tanımlamaların 3 uygun bir tutum almaya çağırıyorum. 46 Vardır - Yoktur' Tartışmalarının Özü Tümgeneral Kemal Yılmaz'ın 'Kontrgerilla yok' demeci başka bir ağdan da talihsizcedir. Çünkü, kendisinden yaklaşık 25 gün önce, Milliyet gazetesinin 5 6 Eylül 1992 tarihli sayılarında yayımlanan bir söyleşide, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Doğan Güreş, Nilüfer Yalçın'ın sorularını şöyle yanıtlıyordu: "Önce şu Kontrgerilla sözü tamamen yanlış kullanılıyor. Bu teşkilatın amacı şudur: Karşıda savaşa giren bir düşman vardır. Kontrgerilla, düşman bölgesine sızarak oradaki halkı mukavemet için organize eder. Ya da düşman toprağına girmiştir, teşkilat işgal bölgesinde kalıp halkı direnişe teşvik eder, organize eder. Bu kuruluşlar her ülkede var. İngiltere'de SAS Alayı, ABD'de Delta Forces budur. Bizde de Özel Kuvvetler Komutanlığı var." (Yazarın Notu: Yapıtlarımda Sayın Güreş'in bu tanımlamalarına

17 aynen yer verilmektedir. 20 yıldan beri tüm yetkililer gerçeği yadsımaktadırlar, ama Sayın Güreş bu örgütün varlığını zımnen de olsa kabul etmektedir. Düşündürücü olması gerekir: Eylül ayı başında Genelkurmay Başkanı'nın kabul ettiği gerçeği, Ekim ayında Genelkurmay'a bağlı bir kuruluşun komutanı yadsıyabiliyor. Ortada gizlenen bir şeyler olduğu açık. Demokrasi açıklık rejimidir. Olayın taraflarından birisinin retçi tutumuyla, gerçekler ortaya çıkarılamaz. Demokrasilerde en üst denetim organı, şüphesiz ki, parlamentodur yılında, yasal hakkımı kullanarak parlamentoyu bu konuda göreve çağırdım. Gladio Skandalının patlak verdiği 1990 yılında, MÇP hariç tüm partilerin desteklediği pır Meclis Araştırması önergesi, 'Özel Savaş Terör ve Kontrgerilla' kitabımda ayrıntılarıyla açıkladığım gibi, 1991 yılı Aralık ayına bırakılmıştı. Aradan bir buçuk yıllık bir süre geçmiş olmasına ve dahası yeni Soruşturma Önergeleri verilmiş olmasına karşın, o günden bu yana tek bir adım dahi atılmamıştır. TBMM bu konudaki işlevini yerine getirmemiştir. Demokrasinin geleceğinin, Kontrgerilla konusunun açıklığa kavuşturulmasına bağlı olduğuna inanıyorum. TBMM'yi bir kez daha göreve çağırıyorum. Bu konuda kuşku altında bulunan örgüt ve kişilerin, kuşkudan arınması gerektiğini düşündüğüm için de, ısrarımı sürdürüyorum. İçişleri Bakanı ismet Sezgin, göreve başladığı günden bu yana verdiği demeçleriyle, Kontrgerillayı yadsıyan tutumunu sürdürdü. Güneydoğu'daki 'faili meçhul' cinayetlerin arkasında Kontrgerillanın bulunduğuna dair iddialar üzerine, İçişleri Bakanı Cumhuriyet gazetesinin 1 Aralık 1992 tarihli sayısında yayımlanan bir demecinde, "Kim Kontrgerilla konusunda bir şey biliyorsa, belgeleriyle beraber çıksın ortaya, söylesinler. Kontrgerillayı 1980 Döneminde de Mecliste söyleyenler (Yazarın Notu: Sezgin, kontrgerilla konusunda kendi partisinin girdiği angajmanı unutmuş gibi gözüküyor), görev yaptıkları 2 yıl içinde Kontrgerilla ile ilgili tek bir belge koyamadılar ortaya. Devleti töhmet altında bırakıyorsunuz, ama elinizde belge yok, devlet adam öldürmez" diyordu. Bakan en son olarak da "Kontrgerillanın varlığını ispat edin, istifa edeyim" açıklamasında bulundu. Sayın Sezgin'in bu şekilde konuşmaya hakkı olduğunu sanmıyorum. Tüm yöntemlerini benimsediğimiz ABD'nin, özellikle de istihbarat örgütlerinin cinayet işleme birimlerine sahip olduğu, devletin en yetkili şahsiyetleri tarafından itiraf ediliyor. İktidar çevrelerince 'büyük dost ve müttefik 1 olarak kabul edilen ABD cinayet işleme örgütleri kuruyorsa, onunla yakın ilişkisi olan devletlerin benzeri örgütleri neden cinayet işlemesin? Devleti bu tip kuşkulardan arındırmanın bir tek yolu vardır: 'Faili meçhul tüm siyasal cinayetlerin faillerini, doyurucu bir biçimde kamuoyuna açıklamak... Bu konuda en büyük sorumluluk da İçişleri Bakanının omuzlarındadır. Özel Harp Dairesi üzerindeki kuşkuların yoğunlaşmasına neden olan iki önemli devlet yetkilisinin açıklamalarından söz edelim.

18 Bunlardan birincisi eski Başbakanlardan Bülent Ecevit'tir. Ecevit'in konuyla ilgili olarak Kasım 1990 tarihinde Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerinde çıkan açıklamalarını ek olarak sunuyorum. ( EK- 4) ikincisi ise eski Genelkurmay Başkanlarından, Devlet Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı da yapmış olan emekli orgeneral Kenan Evren'dir. Kenan Evren, 26 Kasım 1990 tarihli Hürriyet gazetesinde yayımlanan demecinde şunları söylüyordu: "Benim Genelkurmay Başkanlığım sırasında dönemin Başbakanı Süleyman Demirel bana geldi. Özel Harp Dairesi'nin anarşi ve terörle mücadelede kullanılmasını istedi. Ben 'olmaz' cevabını verdim. Demirel 'ama 1971'deki sıkıyönetim döneminde bu amaçla kullanılmıştı' dedi. Ben yine kullanamayacağımı söyledim. Ben izin vermedim, ama haberim olmadan belki bazı olaylarda kullanılmıştır." (Yazarın Notu: Kenan Evren'in söyledikleri gizli örgütlerin doğasında vardır. Nitekim Batı Almanya gizli örgütü BND'nini kurucusu Reinhard Gehlen, Servis başlığı ile yayımladığı kitabında, Mehmet Eymür ün Analiz isimli anılarında aktardığına göre "bir istihbarat servisinin devletin diğer kuruluşları için konulan kurallarla yönetilmesi her zaman mümkün değildir" demektedir.) Üçüncü bir olay da Başbakan iken Turgut Özal'a 1988 yılında yapılan suikast girişimidir. Suçun faili olarak yakalanan Kartal Demirağ, 4 yıl cezaevinde kaldıktan sonra tahliye olunca yazdığı 'anılar'ında Dazkırı da Kontrgerilla eğitiminden geçtiğini açıklamıştır. Bu konu ile ilgili olarak Turgut Özal tarafından kurulan Soruşturma Komisyonu'nda görev alan Yargıtay emekli üyelerinden Uğur Tönük tehdit edildiğinden dolayı görevi bıraktığı için, suikast girişimi olayı bugün de gizini sürdürmektedir. Bu demeçlerle Türkiye'de yaşanan olayları karşılaştırdığımızda, Kontrgerilla konusunda kamuoyuna mal olan kuşkuların nedenleri kolaylıkla anlaşılabilir. Konuyla ilgili olarak, ÖHD'nin eski Başkanlarından emekli General Cihat Akyol'un yazdıklarını da göz ardı edemeyiz. Cihat Akyol, 1971 yılında Silahlı Kuvvetler Dergisi'ne yazdığı bir makalede şunları dile getiriyordu: "Mukavemetin en verimli tohumunun zulüm olduğu bilinmelidir. Bazen gayrinizami kuvvetlerin bu gerçeği bile bile sahte operasyonlarla, halkın mukavemet cephesine iltihakına çalışır. (..) Halkı mukavemetçilerden ayırmak için sanki ayaklanma kuvvetleri tarafından yapılıyormuş gibi, mücadele kuvvetlerince zulme kadar varan haksız muamele örnekleri ile sahte operasyonlara başvurulması tavsiye edilir." (Silahlı Kuvvetler Dergisi Eki, Mart-1971) 1971 yılından bu yana meydana gelen tüm kuşkulu olayların Cihat Akyol'un bu önerileri doğrultusunda gerçekleşmiş olması da, var olan kuşkulara daha büyük bir haklılık kazandırmaktadır. Demokratik hukuk devletinde kendi halkına 'zulüm' yapmayı öneren bir general, bu yetkiyi hangi yasanın hangi maddesinden almaktadır? Generalin 'sahte operasyon' önerisi hangi olaylarda uygulanmış, bu 'operasyonlarda hangi örgüt veya kuruluşlar kullanılmıştır? 'Hukuk devleti' ilkelerine bağlı olduğunu iddia eden yetkililer, bu soruların yanıtlarını bulmak gibi bir görevle karşı karşıyadırlar.

19 Ve nihayet Devlet Bakanı Orhan Kilercioğlu, 10 Aralık 1992 tarihinde Show TV'de yayımlanan 'Arena' Programında, Uğur Dündar'ın "Kontrgerillanın varlığına inanıyor musunuz?" sorusuna yanıt olarak "hayır" diyebilmektedir. Eylül 1992'de Genelkurmay Başkanı Orgeneral Doğan Güreş'in varlığını kabul ettiği bir örgütü, Kontrgerillayı, Devlet Bakanı Kilercioğlu reddediyor. Aynı Kilercioğlu, sözü edilen programın ilerleyen dakikalarında, programın sunucusu Uğur Dündar'ın bir sorusu üzerine, TBMM'ye gelecek muhtemel bir 'Kontrgerilla önergesine de destek olacağını' vaat ediyor. Varlığı yadsınan bir örgütün 'araştırılması'na nasıl destek olunacağını anlayabilmek bizim açımızdan olanaklı değildir. (Yazarın Notu: Nitekim Orhan Kilercioğlu, 2 Mart 1993 tarihli TBMM oturumunda kontrgerilla ile ilgili araştırma önergesine ret oyu kullanmıştır.) Görüldüğü gibi, tüm çabalarımıza karşın, kontrgerilla konusu gizini ve varlığım sürdürmektedir. Yapıtlarımla bu konudaki gerçeklerin gün ışığına çıkarılmasına, demokrasimize katkıda bulunmaya çalışıyorum. Yukarıdaki örneklerde sergilenen çelişkiler, Kontrgerilla konusundaki kuşkuları daha büyük ölçüde yoğunlaştırmaktadır. 'Vardır', 'yoktur' kolaycılığı ile konuyu geçiştirmeye çalışan yetkililer, var olan kuşkuları ortadan kaldırmak gibi tarihsel bir yükümlülüğün altındadırlar. Kendilerini yeniden göreve çağırıyorum. 16 Kasım 1992 tarihinde Show TV'de yayımlanan 32. Gün Programının ilk 15 dakikası Kontrgerilla konusuna a yrılmıştı. Bu programa hazırlık olmak üzere, program Danışmanı Erbil Tuşalp, Antalya'da benimle bir saat süren bir söyleşi yaptı. Sunulan programda yapılan söyleşinin sadece birkaç cümlesine yer verildi. Bu cümleler dahi, bazı çevrelerde büyük bir tedirginlik yarattı ve aynı programın devamında yer alan Osman Öcalan röportajı bahane edilerek, program yapımcısı Mehmet Ali Birand üzerindeki baskılar yoğunlaştırıldı. Sırası gelmişken şu noktayı yeniden belirtmeliyim ki, hiçbir gücün tehdidi bizi yolumuzdan döndüremez. Bildiğimiz gerçekleri son nefesimize kadar söylemeye ve yazmaya devam edeceğiz. Bizler, hiçbir zaman ilkel-öç alma duygusunun esiri olmadık ve olmayacağız. Söylediklerimizin ve yazdıklarımızın yanlış olduğu iddia ediliyorsa, karşı tezi ilgililer belgeleriyle birlikte açıklamak zorundadırlar. 32. Gün Programının yayımından sonra, Kanal 6 TV, 6 Aralık 1992 tarihinde gösterilmek üzere benimle 'İşkenceler, Cuntalar ve Kontrgerilla' konusunda bir söyleşi yaptı. (Bkz. İkinci Bölüm) Bu amaçla 3 Aralık 1992 tarihinde stüdyoda çekim yapıldı. Daha program yayımlanmadan, 4 Aralık 1992 tarihinde Hürriyet gazetesi, bana atıf yaparak Orhan Kilercioğlu hakkındaki bazı savları da gene bana mal ederek haber haline getirdi. Programın gösterilmesinden sonra da, aynı yöndeki haberler Hürriyet ve diğer basın organlarında sürdü. Hürriyet gazetesi, tüm düzeltme başvurularımı bugüne kadar göz ardı etti. Devlet Bakanı Orhan Kilercioğlu bu maksatlı yayınlara dayanarak, benimle bir tartışmaya girişti. Orhan Kilercioğlu-Talat Turhan tartışması kamuoyunun gündemine girdi. Gerçeğe olan saygımdan dolayı, Kilercioğlu'nu Cumhuriyet

20 gazetesi aracılığı ile açık tartışmaya çağırdım. (Cumhuriyet ve Milliyet gazeteleri, 8 Aralık 1992) Bu açık çağrıma karşın, Orhan Kilercioğlu, Kontrgerilla konusunda bir tartışmaya girmeyeceğini açıklamakla yetindi. (Cumhuriyet, 9 Aralık 1992) 52 Daha önce de belirttiğim gibi, Devlet Bakanı Kilercioğlu, Arena Programında Kontrgerilla'nın olmadığını belirtiyordu. Hâlbuki 1978 yılından 1990 yılına kadar geçen 12 yıl boyunca, Kilercioğlu-ÖHD ilişkisi konusunda basın-yayın organlarında (Aydınlık, 22 Eylül ' Doğru, 27 Ağustos Yüzyıl, 25 Kasım 1990) çeşitli savlar ileri sürülmüş ve bu yayınlarla ilgili olarak Kilercioğlu ndan hiçbir tepki gelmemiştir. Kilercioğlu, sadece bir dergi hakkında, Aktüel dergisinin 541 Aralık 1991 tarihli 22. sayısında 'Kilercioğlu Ne Kadar Şeffaf başlıklı yazıda yer alan görüşler hakkında, şahsına yönelik savlarla ilgili olarak dava açmıştır. Bununla da kalmamış, ikinci bir davanın hedefi olarak da beni seçmiştir. Yayımlanmasının üzerinden 10 ay geçtikten sonra, 'Özel Savaş Terör ve Kontrgerilla' başlığını taşıyan kitabınım sayfalarında kendisi hakkında sıralanan savları dava konusu yapmıştır. Orhan Kilercioğlu, 1993 yılında açtığı davayı, 12 yıl geriye götürerek kendisini aklama çabası içerisine girmiştir. Sonuçlandığında, bu dava hakkında ayrıntılı açıklama yapabileceğimi umut ediyorum. Burada çok daha önemli bir noktanın gözden kaçırılmaması gerekiyor: Orhan Kilercioğlu'nun Hürriyet gazetesinin 4 Aralık 1992 tarihli maksatlı yayınına dayanarak yaptığı başvuru üzerine, Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi, 4 Aralık 1992 tarih ve 1992/ İş sayılı kararıyla, Medeni Kanunun 24/a maddesi gereğince, Kanal 6'da 6 Aralık 1992 tarihinde gösterime girecek 'Bizim Koltuk' Programının yayınını 'tedbiren' durdurma kararı aldı. Türkiye'de ilk kez, bir TV Programı yayından önce ve içeriği görülmeden, bir mahkeme kararıyla yayımdan kaldırılmak etendi. Basın-yayın özgürlüğüne saygılı kurumların, Türkiye barolar Birliği'nin, Baroların bu olayın üzerine gitmesi gerekirken, kamuoyu mahkeme kararı karşısında sessiz kalmayı yeğledi. Zaman tümüyle geçmiş sayılmaz. Kişisel bir kaygı ile hareket etmediğimin bilinmesini istiyorum. Amacım, siyasal iktidarın, yargı üzerindeki somut baskılarını açığa çıkaran bir örneği gündeme getirerek, 'yansız' bir adalet mekanizmasının yaratılmasına, katkıda bulunmaktır. Kontrgerilla Örgütlenmesinin Devasa Boyutları Bunu izleyen süreçte, Nokta dergisi, Aralık 1992 tarihli 51. sayısında Kontrgerilla konusunda benimle yaptığı bir söyleşiyi kapaktan yayımladı. (Bkz. Üçüncü Bölüm) Bugüne kadar sürmekte olan Kontrgerilla tartışmalarında OHD'nin, Gayrinizami Kuvvetlerin 'yeraltı' ve 'yerüstü' olmak üzere iki gruptan oluştuğu, yerüstü örgütlenmesinin komando birliklerinden, yeraltı örgütünün ise vatanseverlerden meydana geldiği genel kabul görmüştür. Bu kabul, özel savaş örgütünün boyutunu küçültmeyi, lokalize etmeyi, olduğundan daha az göstermeyi amaçlamaktadır. Halbuki 1975 yılında İstanbul Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'ne sunduğum Savunma'da (Bkz. Bomba Davası, Savunma 1,1986) özel savaş örgütlenmesinin çok boyutlu olduğunu, toplumun tüm kesitlerine kadar yayıldığını, resmi ABD

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

ABD'nin iki seçeneği kaldı: Ya gücünü artır ya da Taliban'a göz yum

ABD'nin iki seçeneği kaldı: Ya gücünü artır ya da Taliban'a göz yum ABD'nin iki seçeneği kaldı: Ya gücünü artır ya da Taliban'a göz yum Kunduz'da yaşanan savaş ABD için iki seçeneği ortaya çıkardı; ya işgal güçlerini artıracak yada Taliban'ın ilerleyişine göz yummak zorunda

Detaylı

Trinidad ve Tobago 1990: Latin Amerika'nın ilk ve tek İslam devrimi

Trinidad ve Tobago 1990: Latin Amerika'nın ilk ve tek İslam devrimi Trinidad ve Tobago 1990: Latin Amerika'nın ilk ve tek İslam devrimi 1990 yılında Latin Amerika'nın ada ülkesinde bir grup Müslüman ülkedeki yönetimi ele geçirmek için silahlı darbe girişiminde bulunmuştu.

Detaylı

Kendini rezil etmekte ve bunun hesabını vermek yerine de umursamamakta başarılı bir ülkeyiz.

Kendini rezil etmekte ve bunun hesabını vermek yerine de umursamamakta başarılı bir ülkeyiz. Kendini rezil etmekte ve bunun hesabını vermek yerine de umursamamakta başarılı bir ülkeyiz. Türkiye Cumhuriyeti sürekli olarak gücünün oldukça üzerinde işlere girişir. Kendisini büyük Türk olarak gördüğü

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

AK PARTi Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan Bosna-Hersek te

AK PARTi Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan Bosna-Hersek te AK PARTi Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan Bosna-Hersek te Mart 25, 2008-12:00:00 AK PARTi Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan Bosna-Hersek te Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bölücü terör örgütüne yönelik

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Devletin Şefleri Cumhurbaşkanları

Devletin Şefleri Cumhurbaşkanları Devletin Şefleri Cumhurbaşkanları Cumhuriyetin kuruluşu Anadolu insanının iman, namus, bağımsızlık, özgürlük, vatan ve millete sevgi ile bağlılığının inancı ve iradesi ile kendisine önderlik yapan Mustafa

Detaylı

Afganistan'da Afyon Üretimi Dosyası (İnfografik)

Afganistan'da Afyon Üretimi Dosyası (İnfografik) Afganistan'da Afyon Üretimi Dosyası (İnfografik) Uzun yıllar süren iç savaşlar ve dış müdahaleler sonucu istikrarsızlaşan Afganistan, dünya afyon üretiminin yaklaşık olarak yüzde 90'ını karşılıyor. 28.04.2016

Detaylı

Batı Dünyasının 'Bireysel Silahlanma' İkilemi

Batı Dünyasının 'Bireysel Silahlanma' İkilemi Batı Dünyasının 'Bireysel Silahlanma' İkilemi Batı ülkelerinde yaşanan silahlı saldırılar bireysel silah edinimi konusundaki tartışmaları alevlendiriyor. Peki, bu konuda düzenleme yapan ülkeler hangileri?

Detaylı

CAN ATAKLI SAAT SAAT AÇIKLADI...

CAN ATAKLI SAAT SAAT AÇIKLADI... CAN ATAKLI SAAT SAAT AÇIKLADI... Gazeteci Can Ataklı darbe gecesini aydınlatmaya kararlı. Ataklı yine flaş değerlendirmelerde bulundu. Habertürk TV'de Didem Arslan Yılmaz'ın sunduğu 'Türkiye'nin Nabzı'

Detaylı

TSK'dan Sınır Ötesi IŞİD Operasyonu

TSK'dan Sınır Ötesi IŞİD Operasyonu TSK'dan Sınır Ötesi IŞİD Operasyonu TSK Müşterek Özel Görev Kuvveti ve koalisyon hava kuvvetleri tarafından Suriye'nin Cerablus bölgesinin IŞİD'ten geri alınması için operasyon başlatıldı 24.08.2016 /

Detaylı

TEMEL HUKUK DERS NOTLARI SON HAFTA. Öğr. Gör. Erkan ÇAKIR

TEMEL HUKUK DERS NOTLARI SON HAFTA. Öğr. Gör. Erkan ÇAKIR TEMEL HUKUK DERS NOTLARI SON HAFTA Öğr. Gör. Erkan ÇAKIR ANAYASANıN TEMEL ILKELERI 2 1. madde Türkiye devleti bir cumhuriyettir. 2. Madde Cumhuriyetin nitelikleri Cumhuriyetçilik Başlangıç ilkeleri Atatürk

Detaylı

Türkiye'de 3 Ay OHAL İlan Edildi

Türkiye'de 3 Ay OHAL İlan Edildi Türkiye'de 3 Ay OHAL İlan Edildi Erdoğan, "OHAL uygulaması kesinlikle demokrasiye, hukuka ve özgürlüklere karşı değildir" dedi. 21.07.2016 / 09:56 Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından

Detaylı

1. ABD Silahlı Kuvvetleri dünyanın en güçlü ordusu

1. ABD Silahlı Kuvvetleri dünyanın en güçlü ordusu 2016 yılında 126 ülkenin ordusu değerlendirilmiş ve dünyanın en güçlü orduları sıralaması yapılmıştır. Ülkenin sahip olduğu silahlı gücün yanında nüfusu, savaşabilecek ve askerlik çağına gelen insan sayısı,

Detaylı

2017 İNSAN HAKLARI İHLAL RAPORU

2017 İNSAN HAKLARI İHLAL RAPORU 2017 İNSAN HAKLARI İHLAL RAPORU 1 Av.Dr. M. SEZGİN TANRIKULU İSTANBUL MİLLETVEKİLİ GİRİŞ 2015 yılı Ağustos ayından itibaren tekrar başlayan çatışmalar Türkiye tarihinde eşi az görülmüş bir yıkıma, sayısız

Detaylı

"Türkiye, Gürcistan'a ilham kaynağı olabilir"

Türkiye, Gürcistan'a ilham kaynağı olabilir Wider Black Sea: Perspectives for International and Regional Security Yerevan, 14-15.01.2008 гÛÏ³Ï³Ý ÙÇç³½ ³ÛÇÝ ïýï»ë³ï³ý ѻﳽáïáõÃÛáõÝÝ»ñÇ ËáõÙµ Turkish Media Reactions (In Turkish) "Türkiye, Gürcistan'a

Detaylı

YÜKSEK ÖĞRETIM ALANINI GELIŞTIRMEK IÇIN IRAK VE TÜRKIYE ARASINDA DAHA ÇOK IŞBIRLIĞI YAPILMASINI UMUYORUZ.

YÜKSEK ÖĞRETIM ALANINI GELIŞTIRMEK IÇIN IRAK VE TÜRKIYE ARASINDA DAHA ÇOK IŞBIRLIĞI YAPILMASINI UMUYORUZ. ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER SÖYLEŞİLERİ No.41, No.23, OCAK MART 2017 2015 ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER SÖYLEŞİLERİ NO.41, OCAK 2017 YÜKSEK ÖĞRETIM ALANINI GELIŞTIRMEK IÇIN IRAK VE TÜRKIYE ARASINDA DAHA ÇOK

Detaylı

Körfez'in petrol zengini ülkesi: Kuveyt

Körfez'in petrol zengini ülkesi: Kuveyt Körfez'in petrol zengini ülkesi: Kuveyt Kuveyt, dünyada bilinen ham petrol rezervlerinin yaklaşık yüzde 10 una sahip ve Petrol İhraç Eden Ülkeler Birliğinin (OPEC) 5. büyük petrol üreticisi konumunda.

Detaylı

NATO Zirvesi'nde Gündem Suriye ve Rusya

NATO Zirvesi'nde Gündem Suriye ve Rusya NATO Zirvesi'nde Gündem Suriye ve Rusya Zirveye, aralarında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Obama nın da bulunduğu 28 ülkenin devlet ve hükümet başkanı katılıyor. 09.07.2016 / 10:21 Türkiye'yi Cumhurbaşkanı

Detaylı

2016 YILI DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ

2016 YILI DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ İNSAN HAKLARI DERNEĞİ 2016 YILI DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ İNSAN HAKLARI İHLALLERİ RAPORU -BİLANÇO- 23 OCAK 2017 İHD DİYARBAKIR ŞUBESİ YAŞAM HAKKI İHLALLERİ ÖLÜ YARALI YARGISIZ İNFAZ (Keyfi Öldürme,

Detaylı

ABD'den NATO ülkelerine ültimatom: Savunma harcamalarını arttırın

ABD'den NATO ülkelerine ültimatom: Savunma harcamalarını arttırın ABD'den NATO ülkelerine ültimatom: Savunma harcamalarını arttırın "Amerikalılar, sizin çocuklarınızın gelecekteki güvenliğine, sizden daha fazla önem veremez" 16.02.2017 / 09:34 ATO Savunma Bakanları Brüksel

Detaylı

ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1

ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1 ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1 Pentagon yetkilileri Fransa'nın talep ettiği Reaper tipi insansız hava aracı (İHA) veya dronların satışına yönelik olarak Kongre'de

Detaylı

Suriye de çok sayıda ülkenin dolaylı olarak katıldığı büyük bir savaş söz konusudur.

Suriye de çok sayıda ülkenin dolaylı olarak katıldığı büyük bir savaş söz konusudur. Suriye de çok sayıda ülkenin dolaylı olarak katıldığı büyük bir savaş söz konusudur. Bir tarafta İran, Rusya Federasyonu ve Çin Halk Cumhuriyeti ile Lübnan daki Hizbullah bulunuyor. Diğer tarafta ise ABD,

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 SÖZCÜ / AKP de bir kişi konuşur, diğerleri asker gibi bekler! Tarih : 06.01.2012 CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu hem AKP deki tek adamlığı hem de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ın üslubunu ve liderliğini

Detaylı

Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu

Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu Orta Doğu gezisinin son durağı Suudi Arabistan'da bulunan ABD Başkanı George W. Bush, Suudi Kralı Abdullah'la, yüksek petrol fiyatlarının ABD'yi nasıl etkilediği

Detaylı

"medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar" vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu

medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu - Aman ormancı, yaman ormancı Bıraktın bizde derin bir acı - Dua ile bisiklet gider mi?... - Özbek Paşa'dan AKP falı... Ve - Bush'tan "beni kimse sevmiyor" sendromu RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender

Detaylı

'Bende dağa çıkmadım'

'Bende dağa çıkmadım' 'Bende dağa çıkmadım' Milletvekili Pervin Buldan'ın yaşadıklarından yola çıkarak açıklamarda bulunan ve 'bende olsa dağa çıkardım' diyen Başbakan Yarsımcısı Bülent Arıç Başbakan recep Tayyip Erdoğan'ın

Detaylı

Hackerlar ortaya çıkardı: Birleşik Arap Emirlikleri İsrail yanlısı kurumları fonluyor!

Hackerlar ortaya çıkardı: Birleşik Arap Emirlikleri İsrail yanlısı kurumları fonluyor! Hackerlar ortaya çıkardı: Birleşik Arap Emirlikleri İsrail yanlısı kurumları fonluyor! BAE Washington büyükelçisi Yusuf el-uteybe'ye ait olduğu iddia edilen ve bazı hacker gruplar tarafından yayınlanan

Detaylı

Ülkelerin Siber Savaş Kabiliyetleri. SG 507 Siber Savaşlar Güz 2014 Yrd. Doç. Dr. Ferhat Dikbıyık

Ülkelerin Siber Savaş Kabiliyetleri. SG 507 Siber Savaşlar Güz 2014 Yrd. Doç. Dr. Ferhat Dikbıyık Ülkelerin Siber Savaş Kabiliyetleri SG 507 Siber Savaşlar Güz 2014 Siber Savaş Kabiliyeti Nasıl Ölçülür? Cyber War The Next Threat to National Security and What to Do about it, Richard Clarke, 2010. Siber

Detaylı

MİLLİ GURURU. Türkiye nin. YILMAZ: 2023 TE HEDEFİMİZ 25 MİlYAr DOlAr İHrAcAT YAPMAK

MİLLİ GURURU. Türkiye nin. YILMAZ: 2023 TE HEDEFİMİZ 25 MİlYAr DOlAr İHrAcAT YAPMAK Türkiye nin MİLLİ YILMAZ: 2023 TE HEDEFİMİZ 25 MİlYAr DOlAr İHrAcAT YAPMAK 2015 yılında 5 milyar ciroya ulaşan savunma sanayisi sektörü, 1.7 milyar lık ihracata imza atıyor. Türk savunma sanayisinin her

Detaylı

Özal'dan şok açıklama

Özal'dan şok açıklama Özal'dan şok açıklama Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal şok bir fotoğrafı basın mensuplarıyla paylaştı. Ahmet Özal meclise seslenerek ölümü şüpheli kişilerin ve faili meçhullerin şüpheli ölümlerde

Detaylı

ABD İLE YAPTIĞIN GİZLİ ANLAŞMAYI AÇIKLA -(TAMAMI) Çarşamba, 03 Temmuz :11 - Son Güncelleme Perşembe, 04 Temmuz :10

ABD İLE YAPTIĞIN GİZLİ ANLAŞMAYI AÇIKLA -(TAMAMI) Çarşamba, 03 Temmuz :11 - Son Güncelleme Perşembe, 04 Temmuz :10 Gül, ABD ile hizmet sözleşmesi yapmıştır İşçi Partisi Genel Başkanvekili Hasan Basri Özbey, dün Ankara da bir basın toplantısı düzenledi ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ü ABD ile yaptığı gizli anlaşmayı

Detaylı

Nedim Şener'den belgelerle Fetullah Gülen kitabı

Nedim Şener'den belgelerle Fetullah Gülen kitabı Nedim Şener'den belgelerle Fetullah Gülen kitabı Şener in yeni baskısı yapılan kitabı bu alana ilgi duyan okurlar için iyi bir seçim. Posta Gazetesi yazarı Gazeteci Nedim Şener in Ergenekon Belgelerinde

Detaylı

682 SAYILI GENEL KOLLUK DİSİPLİN HÜKÜMLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN DEĞERLENDİRMESİ

682 SAYILI GENEL KOLLUK DİSİPLİN HÜKÜMLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN DEĞERLENDİRMESİ 682 SAYILI GENEL KOLLUK DİSİPLİN HÜKÜMLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN DEĞERLENDİRMESİ 1. Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı teşkilatlarında görev

Detaylı

Beyaz Saray'daki Trump-Erdoğan Zirvesinden Ne Çıktı?

Beyaz Saray'daki Trump-Erdoğan Zirvesinden Ne Çıktı? Beyaz Saray'daki Trump-Erdoğan Zirvesinden Ne Çıktı? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la Amerika Başkanı Donald Trump ilk kez Beyaz Saray'da biraraya geldi. 22.05.2017 / 10:49 Washington Türk-Amerikan

Detaylı

ABD Suriye Rejimi'nin hava üssünü vurdu

ABD Suriye Rejimi'nin hava üssünü vurdu ABD Suriye Rejimi'nin hava üssünü vurdu Saldırı Rusya bilgilendirilerek yapıldı. 07.04.2017 / 10:52 Pentagon'da gazetecilere açıklama yapan Albay Jeff Davis, "Başkan'ın talimatıyla ABD kuvvetleri, Suriye

Detaylı

ABD Ordusu günde Türkiye'nin yarısı kadar yakıt tüketiyor.

ABD Ordusu günde Türkiye'nin yarısı kadar yakıt tüketiyor. ABD Ordusu günde Türkiye'nin yarısı kadar yakıt tüketiyor. ABD ordusu her iki günde Türkiye'nin tükettiği günlük toplam yakıtı tüketiyor 17 07 2013 topraksuenerji -ABD Savunma Bakanlığı'nın yakıt tüketimi

Detaylı

Kuzey Irak'a harekat

Kuzey Irak'a harekat Kuzey Irak'a harekat Asker terörü engellemek için yeniden Irak'a girdi. Irak'ın kuzeyinde istihbarat uçuçu yapan insansız uçaklar bugün hareketli PKK gruplarını tespit etti. Türk Silahlı Kuvvetleri Zap

Detaylı

İÇİNDEKİLER... SAYFA NUMARASI 1. Genelkurmay Başkanlığının Afyon ve Kocaeli mıntıkalarındaki duruma dair 3 Ekim 1921 tarihli Harp BELGELER

İÇİNDEKİLER... SAYFA NUMARASI 1. Genelkurmay Başkanlığının Afyon ve Kocaeli mıntıkalarındaki duruma dair 3 Ekim 1921 tarihli Harp BELGELER İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... BELGELER III SAYFA NUMARASI 1. Genelkurmay Başkanlığının Afyon ve Kocaeli mıntıkalarındaki duruma dair 3 Ekim 1921 tarihli Harp Raporu... 1 2. Ali İhsan Paşa nın Güney

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

Arslan Bulut. demişti. Sivil direnişi, İran'da Humeyni, Türkiye'de Erbakan ve Türkeş örgütlemiş, komünistler etkisiz bırakılmıştı.

Arslan Bulut. demişti. Sivil direnişi, İran'da Humeyni, Türkiye'de Erbakan ve Türkeş örgütlemiş, komünistler etkisiz bırakılmıştı. Arslan Bulut çetesi olan Gladio örgütlenmesi Türkiye'de de kuruldu. Amerikan askeri polisi, Türkiye'de operasyon yapmaya başladı! Dönemin Rus gizli servisi KGB'nin son başkanı, Sovyetler dağıldığı zaman,

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

Amerikan Stratejik Yazımından...

Amerikan Stratejik Yazımından... Amerikan Stratejik Yazımından... DR. IAN LESSER Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri ve Jeopolitik Aldatma veya bağımsız bir Kürt Devletinden yana olmadığını ve NATO müttefiklerinin bağımsızlığını

Detaylı

Uluslararası Üniversiteler Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Darbeci Kurşununa Hedef Oldu

Uluslararası Üniversiteler Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Darbeci Kurşununa Hedef Oldu GÜNÜN MANŞETLERİ 23 Temmuz 2016 Cumartesi 11:52 Uluslararası Üniversiteler Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Darbeci Kurşununa Hedef Oldu FETÖ darbe girişimi olaylarında darbecilerin hedefinde UIC Yönetim

Detaylı

DENİZ LİSESİ KOMUTANLIĞI

DENİZ LİSESİ KOMUTANLIĞI DENİZ LİSESİ KOMUTANLIĞI Geleceğin deniz subaylarının yetiştirildiği ilk eğitim yuvası olan ve kökleri Barbaros a, Turgut Reis e, Piri Reis e uzanan şerefli bir geçmişe sahip Deniz Lisesi, İstanbul Heybeliada

Detaylı

Taliban Sözcüsü: Her ülke ile meşru yoldan diplomasi geliştiriyoruz

Taliban Sözcüsü: Her ülke ile meşru yoldan diplomasi geliştiriyoruz Taliban Sözcüsü: Her ülke ile meşru yoldan diplomasi geliştiriyoruz Gerçekleştirilen röportajda, Taliban'ın diplomasi anlayışına, ülkede artan askeri hareketliliğe ve barış görüşmeleriyle ilgili iddialara

Detaylı

YEDEK PERSONEL ERTELEME YÖNETMELİĞİ

YEDEK PERSONEL ERTELEME YÖNETMELİĞİ 5687 YEDEK PERSONEL ERTELEME YÖNETMELİĞİ Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi : 23/8/2010 No : 2010/912 Dayandığı Kanunun Tarihi : 16/6/1927 No : 1076 21/6/1927 No : 1111 16/7/1965 No : 697 4/11/1983 No :

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

Meclis'te sık sık. Babası yoksa

Meclis'te sık sık. Babası yoksa 4 NİSAN 2013 www.reisgida.com.tr Babası yoksa CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan a yönelik sözleri TBMM Genel Kurulu'nda gerginliğe neden oldu. Genç, eleştirileriyle

Detaylı

İslam Dünyasından Darbe Girişimine Tepkiler

İslam Dünyasından Darbe Girişimine Tepkiler İslam Dünyasından Darbe Girişimine Tepkiler Dünya üzerindeki birçok İslami kurum, kuruluş ve şahsiyetler Türkiye'de yaşanan darbe girişimi hakkında mesajlar yayımladı. 16.07.2016 / 22:09 15 Temmuz gecesi

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

BAŞBAKAN ERDOĞAN İRAN DA BAŞBAKAN ERDOĞAN, CUMHURBAŞKANI AHMEDİNEJAD, DİNİ LİDER HAMANE

BAŞBAKAN ERDOĞAN İRAN DA BAŞBAKAN ERDOĞAN, CUMHURBAŞKANI AHMEDİNEJAD, DİNİ LİDER HAMANE BAŞBAKAN ERDOĞAN İRAN DA BAŞBAKAN ERDOĞAN, CUMHURBAŞKANI AHMEDİNEJAD, DİNİ LİDER HAMANE Aralık 03, 2006-12:00:00 BAŞBAKAN ERDOĞAN İRAN DA BAŞBAKAN ERDOĞAN, CUMHURBAŞKANI AHMEDİNEJAD, DİNİ LİDER HAMANEY

Detaylı

Fırat Kalkanı harekatı Başladı

Fırat Kalkanı harekatı Başladı Fırat Kalkanı harekatı Başladı Suriye nin kuzeyine yönelik Fırat Kalkanı harekatı kapsamında tank birlikleri, Suriye sınırından içeri girdi. Cerablus a doğru hareket eden tanklar, IŞİD hedeflerini vuruyor.

Detaylı

ABD'li eski komutan: Afganistan'daki savaşı nasıl kaybettik?

ABD'li eski komutan: Afganistan'daki savaşı nasıl kaybettik? ABD'li eski komutan: Afganistan'daki savaşı nasıl kaybettik? Eski komutan ülkesinin politikalarını eleştirdi: "11 Eylülden beri kullandığımız stratejileri tekrar ederek başarısız olacağının garantisini

Detaylı

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı

Dünyada silahlanma artıyor, Türkiye 20'nci sırada

Dünyada silahlanma artıyor, Türkiye 20'nci sırada Dünyada silahlanma artıyor, Türkiye 20'nci sırada Bonn Uluslararası Silahsızlanma Merkezi nin 2016 Küresel Silahlanma Endeksi'ne göre askeri harcamalarda İsrail başı çekerken Türkiye 20'nci sırada. 02.12.2016

Detaylı

BAŞBAKAN ERDOĞAN: KOPENHAG SİYASİ KRİTERLERİ NOKTASINDA EĞER HERHANGİ BİR SIKINTI DOĞACAK OLU

BAŞBAKAN ERDOĞAN: KOPENHAG SİYASİ KRİTERLERİ NOKTASINDA EĞER HERHANGİ BİR SIKINTI DOĞACAK OLU BAŞBAKAN ERDOĞAN: KOPENHAG SİYASİ KRİTERLERİ NOKTASINDA EĞER HERHANGİ BİR SIKINTI DOĞACAK OLU Kasım 29, 2006-12:00:00 BAŞBAKAN ERDOĞAN: KOPENHAG SİYASİ KRİTERLERİ NOKTASINDA EĞER HERHANGİ BİR SIKINTI DOĞACAK

Detaylı

İÇİNDEKİLER... SUNUŞ III

İÇİNDEKİLER... SUNUŞ III SUNUŞ İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... III BİRİNCİ BÖLÜM SİYASİ, COĞRAFİ DURUM VE ASKERÎ GÜÇLER 1. Siyasi Durum... 1 a. Dış Siyasi Durum... 1 b. İç Siyasi Durum... 2 (1) Birinci Dünya Savaşı Öncesi Osmanlı Devleti

Detaylı

NATO'yu nasıl bir gelecek bekliyor?

NATO'yu nasıl bir gelecek bekliyor? NATO'yu nasıl bir gelecek bekliyor? Dünyada yeniden şekillenen siyaset ve günden güne artan gerginlik, NATO'nun daha büyük sınavlarla yüzyüze kalacağına işaret ediyor. 27.05.2017 / 13:05 Bugüne kadar NATO'nun

Detaylı

Gülen'in Haki Cübbesi Darbe Sinyali Miydi?

Gülen'in Haki Cübbesi Darbe Sinyali Miydi? Gülen'in Haki Cübbesi Darbe Sinyali Miydi? Türk istihbarat kaynaklarına göre Fetullah Gülen ordudaki takipçilerine darbe girişiminin sinyalini aylar önce vermişti. 30.07.2016 / 13:18 ABD'nin en çok satan

Detaylı

Afganistan şimdi Trump'ın savaşı haline geldi

Afganistan şimdi Trump'ın savaşı haline geldi Afganistan şimdi Trump'ın savaşı haline geldi Afganistan'ın işgalinden 16 yıl sonra, Amerika Birleşik Devletleri'nin en uzun savaşı olan bu ülkedeki çatışmaların sonu pek yakın görünmüyor. 23.08.2017 /

Detaylı

Bir yalanı kaç kere tekrarlarsak gerçek olur?

Bir yalanı kaç kere tekrarlarsak gerçek olur? Bir yalanı kaç kere tekrarlarsak gerçek olur? Nazi Almanyası nın Propaganda Bakanı Josehp Goebbels ten beri bilinen şu ki bir yalan sürekli tekrarladığında gerçek gibi görünüyor. Nasıl mı? ABD nin yeni

Detaylı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi nde düzenlenen basın toplantısında konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi nde düzenlenen basın toplantısında konuştu Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi nde düzenlenen basın toplantısında konuştu Ağustos 21, 2017-1:53:00 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nde

Detaylı

Başbakan Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi Açılış Töreni nde konuştu

Başbakan Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi Açılış Töreni nde konuştu Başbakan Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi Açılış Töreni nde konuştu Şubat 03, 2017-5:56:00 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi'nin ve yapımı tamamlanan

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı - 'Büyük haber gazetecinin ayağına gelmezse o büyük haberin ayağına nasıl gider? - Söz ağzınızdan bir kez kaçınca rica minnet yemin nasıl işe yaramaz? - Samimi bir itiraf nasıl harakiri ye dönüştü? - Evren

Detaylı

Şehir Savaşlarında Hayatta Kalmanın On Altın Kuralı

Şehir Savaşlarında Hayatta Kalmanın On Altın Kuralı Şehir Savaşlarında Hayatta Kalmanın On Altın Kuralı 11 Mayıs 2016 Ercan Caner, BİTES Savunma, Havacılık ve Uzay Teknolojileri Firması nda Proje Yöneticisi olarak çalışmaktadır. Türkiye Hava Sahası Yönetimi

Detaylı

İNSAN HAKLARI DERNEĞİ 2017 YILI İLK 3 AY DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ İNSAN HAKLARI İHLALLERİ RAPORU BİLANÇO 05 MAYIS 2017 İHD DİYARBAKIR ŞUBESİ

İNSAN HAKLARI DERNEĞİ 2017 YILI İLK 3 AY DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ İNSAN HAKLARI İHLALLERİ RAPORU BİLANÇO 05 MAYIS 2017 İHD DİYARBAKIR ŞUBESİ İNSAN HAKLARI DERNEĞİ 2017 YILI İLK 3 AY DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ İNSAN HAKLARI İHLALLERİ RAPORU BİLANÇO 05 MAYIS 2017 İHD DİYARBAKIR ŞUBESİ -AÇIKLAMA- Bu raporda yer alan veriler ve verilere

Detaylı

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf...

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... 7 a. Fransız-Rus İttifakı (04 Ocak 1894)... 7 b. İngiliz-Fransız

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

Bağdat hükümeti ilerleyemiyor: Musul'da son durum ne?

Bağdat hükümeti ilerleyemiyor: Musul'da son durum ne? Bağdat hükümeti ilerleyemiyor: Musul'da son durum ne? Musul Operasyonu sürerken şehirde IŞİD'in elinde birkaç mahalle kalmış durumda ancak hükümet güçleri ve Şii milislerin ilerleyişi durdu. 07.06.2017

Detaylı

Suriye'den Mekke'ye: Suriyeli üç hacı adayının hikâyesi

Suriye'den Mekke'ye: Suriyeli üç hacı adayının hikâyesi Suriye'den Mekke'ye: Suriyeli üç hacı adayının hikâyesi Savaşın başından bu yana yedinci hac dönemi yaklaşırken hac ibadetini yerine getirmeyi çok isteyen, farklı şehirlerde yaşayan üç Suriyelinin hikayesi.

Detaylı

İÇİMİZDEKİ KOMŞU SURİYE

İÇİMİZDEKİ KOMŞU SURİYE İÇİMİZDEKİ KOMŞU SURİYE Yazar: Dr. A. Oğuz ÇELİKKOL İSTANBUL 2015 YAYINLARI Yazar: Dr. A. Oğuz ÇELİKKOL Kapak ve Dizgi: Sertaç DURMAZ ISBN: 978-605-9963-09-1 Mecidiyeköy Yolu Caddesi (Trump Towers Yanı)

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

Hukuki Boyutu. Savaş Suçu

Hukuki Boyutu. Savaş Suçu Irak saldırısının Hukuki Boyutu ve Savaş Suçu Av. Muharrem Balcı 27 Şubat 2003 Her hakkı Tüketiciler Birliği ne aittir. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. 1 Giriş Aylardır üzerinde sürekli konuşulan ve

Detaylı

EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK

EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK TEMEL KAVRAMLAR Kamu Kamuoyu Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme. Belirli bir konu ve olay hakkında toplumun büyük bir kesimi veya belli gruplar tarafından benimsenen

Detaylı

Türkiye'de ilan edilen olağanüstü hal uygulaması dünya basınında geniş yer buldu / 11:14

Türkiye'de ilan edilen olağanüstü hal uygulaması dünya basınında geniş yer buldu / 11:14 Dünya Basınında OHAL Türkiye'de ilan edilen olağanüstü hal uygulaması dünya basınında geniş yer buldu. 21.07.2016 / 11:14 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı 3 ay süreli OHAL kararı dünya

Detaylı

Filistin'den özgürlüğe bedel çizimler

Filistin'den özgürlüğe bedel çizimler Filistin'den özgürlüğe bedel çizimler Filistinli karikatürist sorgu esnasında bir kağıt parçası ve kurşun kalem çalmayı başardı ve dışarı çıktığında çizeceği karikatürlerin bir listesini yaptı. 12.05.2017

Detaylı

MİT Tasarısı ve Yasin El Kadı lar Fatih Saraç lar ve M.Latif Topbaş lar

MİT Tasarısı ve Yasin El Kadı lar Fatih Saraç lar ve M.Latif Topbaş lar 24 Şubat 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) MİT Tasarısı ve Yasin El Kadı lar Fatih Saraç lar ve M.Latif Topbaş lar Değerli Basın Mensupları; --Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu ile

Detaylı

Türkler Kendi işinin patronu olmak istiyor!

Türkler Kendi işinin patronu olmak istiyor! Amway Avrupa nın Dünya Girişimcilik Haftası na özel 16 Avrupa ülkesinde yaptırdığı Girişimcilik Anketi sonuçları açıklandı! Türkler Kendi işinin patronu olmak istiyor! Amway Avrupa tarafından yaptırılan

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

Ocak 1995: Nehri yüzerek geçen Çeçen gerillalar Rus tankını imha etti

Ocak 1995: Nehri yüzerek geçen Çeçen gerillalar Rus tankını imha etti Ocak 1995: Nehri yüzerek geçen Çeçen gerillalar Rus tankını imha etti Birinci Çeçen Savaşı'nda, Grozni kuşatması esnasında gerçekleştirilen saldırı ve başarılı askeri taktik, ABD ordusu kitaplarında okutuluyor.

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 CHP Genel Başkan yardımcısı Faruk Loğoğlu ndan AKP Hükümeti ne soru üstüne soru; El Nusra Cephesi isimli örgüt, bir terör örgütü müdür? Tarih : - Atadığınız bir büyükelçi El Kaide bir terör örgütü değildir

Detaylı

Şöyle ki ; Etnik köken olsaydı Bir şiir yüzünden yere düşen yiğidi %85 oy ve Üç Millet Vekili ile Parlamentoya gönderilmezdi,

Şöyle ki ; Etnik köken olsaydı Bir şiir yüzünden yere düşen yiğidi %85 oy ve Üç Millet Vekili ile Parlamentoya gönderilmezdi, BELEDİYEDE II.SELİM DÖNEMİ Merhabalar ;Bildiğiniz gibi genelde mali konularda yazılar yazarak sizleri bilgilendirmekteyim Ancak;Bu günkü konumu siyasi içerikli olarak yerel seçim sonuçlarına ayırdım, Öncelikle

Detaylı

YAŞ ta bedelliye olumlu bakıldı

YAŞ ta bedelliye olumlu bakıldı YAŞ ta bedelliye olumlu bakıldı Aralık 05, 2014-3:06:00 Başbakan Davutoğlu, bedelli askerlik konusunun Yüksek Askeri Şura'da (YAŞ) görüşüldüğünü ve olumlu kanaatlerin ifade edildiğini söyledi. Başbakan

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

Necdet Özel: Milletten Özür Dilememiz Gerekiyor

Necdet Özel: Milletten Özür Dilememiz Gerekiyor Necdet Özel: Milletten Özür Dilememiz Gerekiyor Necdet Özel, görev yaptığı dönemde en fazla Gülen örgütü mensubu subayın generalliği yükseldiği dönemin genelkurmay başkanı... 12.08.2016 / 10:27 Eski Genelkurmay

Detaylı

SAMSUN BAHRİYE MEKTEBİ

SAMSUN BAHRİYE MEKTEBİ SAMSUN BAHRİYE MEKTEBİ BAKİ SARISAKAL SAMSUN BAHRİYE MEKTEBİ 1880 yılının başında Samsun da açıldı. Üçüncü Ordu nun sorumluluğu altındaydı. Okulun öğretmenleri subay ve sivillerdi. Bu okula öğrenciler

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

ABD ile vize krizine neden olan Metin Topuz kimdir? İşte gündeme getirilmeyen gizemli geçmişi

ABD ile vize krizine neden olan Metin Topuz kimdir? İşte gündeme getirilmeyen gizemli geçmişi ABD ile vize krizine neden olan Metin Topuz kimdir? İşte gündeme getirilmeyen gizemli geçmişi ABD ile vize krizine, ABD Başkonsolosluğu çalışanı Metin Topuz'un FETÖ üyeleri ile irtibatı ve yurtdışına çıkışları

Detaylı

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600

Detaylı

1979 Kabe Baskını'nın yeni görüntüleri ortaya çıktı

1979 Kabe Baskını'nın yeni görüntüleri ortaya çıktı 1979 Kabe Baskını'nın yeni görüntüleri ortaya çıktı 1979'da Mekke'de gerçekleşen ve günümüzde hala bazı yönleri gölgede kalan olaya ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı. 03.06.2017 / 11:26 20 Kasım 1979

Detaylı

5 bin PKK lı ve peşmergeye terör eğitimi

5 bin PKK lı ve peşmergeye terör eğitimi 5 bin PKK lı ve peşmergeye terör eğitimi ABD, 50 yıldır Irak ı parçalayıp kukla bir Kürt devleti kurmanın altyapısını yapıyor. Son olarak 1996 da 5 bin peşmerge ve PKK lı, Guam Adası nda gayrinizami savaş,

Detaylı

Baki olan Rabbimiz ve davamızdır

Baki olan Rabbimiz ve davamızdır Baki olan Rabbimiz ve davamızdır Eylül 26, 2014-2:33:00 Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Yine böyle bir şölenle inşallah, bir gün biz de Sayın Cumhurbaşkanımızın bana tevdi ettiği bu görevi bir başka kardeşimize

Detaylı

TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA GÜÇ KULLANMA SEÇENEĞİ ( )

TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA GÜÇ KULLANMA SEÇENEĞİ ( ) TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA GÜÇ KULLANMA SEÇENEĞİ (1923-2010) Teorik, Tarihsel ve Hukuksal Bir Analiz Dr. BÜLENT ŞENER ANKARA - 2013 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... iii TABLOLAR, ŞEKİLLER vs. LİSTESİ... xiv KISALTMALAR...xvii

Detaylı

Türkiye de Sigara Mücadelesi Tarihi

Türkiye de Sigara Mücadelesi Tarihi Türkiye de Sigara Mücadelesi Tarihi 1987 Dr. Mustafa Kalemli Dr. Bülent Coşkun Ruh Sağlığı Dairesi Bşk. 13 Şubat 1988 Bülent Akarcalı Elveda sigara merhaba hayat 1991 Tütün Yasası Veto Ticaret özgürlüğüne

Detaylı

1 1. BÖLÜM ASKERLİKTE ÖZELLEŞTİRMENİN TARİHİ

1 1. BÖLÜM ASKERLİKTE ÖZELLEŞTİRMENİN TARİHİ İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ... iii KISALTMALAR...xiii TABLOLAR LİSTESİ... xv ŞEKİLLER LİSTESİ... xvii GİRİŞ... 1 1. BÖLÜM ASKERLİKTE ÖZELLEŞTİRMENİN TARİHİ 1.1. ANTİK VE ORTA ÇAĞ... 9 1.1.1. Antik Çağ... 9 1.1.2.

Detaylı

Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar. Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu

Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar. Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Yardımcı Kuruluşlar Hükümete veya bakanlıklara görevlerinde yardımcı olmak, belirli konularda görüş bildirmek, bir idari

Detaylı

TERCİH ETTİĞİN OKOL GELECEĞİNDİR MEVLÜT ÇELİK 8.SINIF KAVRAM HARİTASI. Mevlüt Çelik. T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük

TERCİH ETTİĞİN OKOL GELECEĞİNDİR MEVLÜT ÇELİK 8.SINIF KAVRAM HARİTASI. Mevlüt Çelik. T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük YURDUMUZUN İŞGALİNE TEPKİLER YA İSTİKLÂL YA ÖLÜM TERCİH ETTİĞİN OKOL GELECEĞİNDİR MEVLÜT ÇELİK 19.yy.sonlarına doğru Osmanlı parçalanma sürecine girmişti. Bu dönemde

Detaylı