Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi nin Maddi Hükümleri 17,18

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi nin Maddi Hükümleri 17,18"

Transkript

1 Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi nin Maddi Hükümleri 17,18 Ayrımcılığın Tanımlanması 1. Madde İşbu sözleşmeye göre, kadınlara karşı ayırım deyimi kadınların, medeni durumlarına bakılmaksızın ve kadın ile erkek eşitliğine dayalı olarak politik, ekonomik, sosyal, kültürel, medeni veya diğer sahalardaki insan hakları ve temel özgürlüklerinin tanınmasını, kullanılmasını ve bunlardan yararlanılmasını engelleyen veya ortadan kaldıran veya bunu amaçlayan ve cinsiyete bağlı olarak yapılan herhangi bir ayırım, mahrumiyet veya kısıtlama anlamına gelecektir. 1. madde, Sözleşme nin tüm hükümlerine uygulanmak üzere kapsamlı bir ayrımcılık tanımı getirmektedir. Yalnızca cinsiyete dayalı ayrıma veya ayrımcılığa atıfta bulunmakla yetinen Uluslararası İnsan Hakları Manzumesi nin 19 aksine, 1. madde özellikle kadınlara karşı ayrımcılığın anlamına ilişkin ayrıntılı bir açıklama sunmaktadır. Söz konusu ayrımcılık, toplumsal cinsiyete dayanan ve aşağıda sayılan nitelikleri taşıyan her türlü muamele farklılığını kapsamı içine almaktadır: kasıtlı olarak veya olmayarak kadınları dezavantajlı hale getiren muamele; toplumun bir bütün olarak, hem ev hem de kamusal alanda kadın haklarını tanımasını engelleyen muamele veya kadınların sahip oldukları insan haklarını ve temel özgürlükleri uygulamalarını engelleyen muameleler. Bazı ülkelerde kadınlar, oy kullanma hakkı ve mülk edinme hakkı da dahil olmak üzere en temel hukuksal haklardan mahrum edilmektedir. Yasalar tarafından korunan böylesi farklılaştırmalar kolaylıkla ayrımcı olarak nitelenir. Ancak, tüm farklılaştırmalar ayrımcılık oluşturmaz. Yukarıda yer alan tanım, farklılaştırma kriterini (cin- 17 Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (The Office of the United Nations High Commissioner for Human Rights-OHCHR) insan haklarıyla ilgili konularda tematik durum tespit belgeleri yayınlamaktadır. Bu metin 22 No lu Durum Tespit Belgesi, Kadınlara Karşı Ayrımcılık: Sözleşme ve Komite (Fact Sheet No. 22, Discrimination against Women: The Convention and the Committee) başlıklı belgenin I. Bölümü nden alınmıştır. Belgenin orijinal metni için bkz. (erişim: 28 Eylül 2009). 18 Bu belgenin İngilizceden Türkçeye çevirisi Defne Orhun tarafından yapılmıştır. 19 Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi, Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi ed.n.

2 106 temel belgeler siyet) saptamanın yanı sıra bu farklılaştırmanın doğurduğu sonucun da göz önüne alınması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Yukarıda sayılan biçimlerde yapılan farklılaştırmaların herhangi biri sonucunda eşit hakların hükümsüz kalması veya zayıflaması halinde, bu farklılaştırma ayrımcı bir nitelik taşır ve dolayısıyla Sözleşme tarafından yasaklanmıştır yılında, Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi, 20 cinsiyet ayrımcılığına ilişkin genel yasağı toplumsal cinsiyete dayalı şiddeti de içine alacak şekilde genişletmiştir. (...) Taraf Devletlerin Yükümlülükleri 2. Madde Taraf Devletler, kadınlara karşı her türlü ayırımı kınar, tüm uygun yollardan yararlanarak ve gecikmeksizin kadınlara karşı ayırımı ortadan kaldırıcı bir politika izlemeyi kabul eder ve bu amaçla aşağıdaki hususları taahhüt ederler: a Kadın ile erkek eşitliği ilkesini kendi ulusal anayasalarına ve diğer ilgili yasalara, henüz girmemişse dahil etmeyi ve yasalar ile ve diğer uygun yollarla bu ilkenin uygulanmasını sağlamayı, b Kadınlara karşı her türlü ayırımı yasaklayan ve gerekli yerlerde müeyyideler de ihtiva eden yasal ve diğer uygun önlemleri kabul etmeyi, c Kadın haklarının erkeklerle eşit olarak yasal himayesini tesis etmeyi ve yetkili ulusal mahkemeler ve diğer kamu kuruluşları aracılığıyla kadınların her türlü ayırıma karşı etkin himayesini sağlamayı, d Kadınlara karşı herhangi bir ayırımcı hareket yapılmasından veya uygulanmasından kaçınmayı ve kamu yetkilileri ile kuruluşlarının bu yükümlülüğe uyumlu olarak hareket etmelerini sağlamayı, e Herhangi bir kişi, kuruluş veya teşebbüsün kadınlara karşı ayırım yapmasını önlemek için bütün uygun önlemleri almayı, f Kadınlara karşı ayırımcılık teşkil eden mevcut yasa, yönetmelik, adet ve uygulamaları, tadil veya feshetmek için yasal düzenlemeler de dahil gerekli bütün uygun önlemleri almayı, g Kadınlara karşı ayırımcılık teşkil eden bütün ulusal cezaî hükümleri ilga etmeyi. 2. madde, Devletlerin Sözleşme kapsamındaki yükümlüklerini ve kadınlara karşı ayrımcılığın tasfiye edilmesi için izlemeleri gereken politikayı saptamaktadır. Devletler, Sözleşme ye taraf olmak suretiyle, kadın erkek eşitliği prensibini kendi ulusal anayasalarına ve diğer ilgili mevzuatlarına uygulamak için etkili adımları atma sorumluluğunu üstlenmektedirler. Devletler bunun yanı sıra, mevcut yasaları ve medeni, ceza ve iş kanunlarını gözden geçirerek değiştirmek suretiyle ayrımcılığa neden olan hukuksal dayanakları ortadan kaldırmalıdır. 20 CEDAW Komitesi olarak anılmaktadır.

3 kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi sözleşmesi nin maddi hükümleri 107 Mevzuata ayrımcılık karşıtı hükümler eklemek tek başına yeterli değildir. Sözleşme aynı zamanda, Taraf Devletlerin kadın haklarını etkili bir biçimde korumalarını ve kadınlara, ayrımcılığa karşı korunma ve başvuru yolları sağlamalarını da gerekli kılmaktadır. Devletler, mevzuatlarına, kadınlara karşı ayrımcılığı önleyecek yaptırımlar koymalı ve ulusal mahkemelere başvurulması için bir sistem oluşturmalıdır. Sözleşme ye Taraf Devletler, hem özel, hem kamusal alanda ayrımcılığın ortadan kaldırılması için gerekli tedbirleri almalıdırlar. Kadının kamu makamları karşısında dikey toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak için çabalamak yeterli değildir; Devletler yatay düzeyde, hatta aile içinde bile ayrımcılığın ortadan kaldırılmasını sağlamak için çalışmalıdırlar. 2. madde, yasal değişikliklerin, destekleyici bir çerçeve ile beraber gerçekleştirildiğinde, yani yasalardaki değişikliklere ekonomik, sosyal, siyasi ve kültürel alanlardaki eş zamanlı değişiklikler eşlik ettiği takdirde etkisinin en üst düzeye ulaşacağını kabul etmektedir. Bu nedenle, (f ) bendi, Devletlerin yalnızca yasaları değiştirmesini değil, ayrımcı gelenekleri ve uygulamaları ortadan kaldırmasını da öngörmektedir. Uygun Tedbirler 3. Madde Taraf Devletler özellikle politika, sosyal, ekonomik ve kültürel sahalarda olmak üzere bütün alanlarda, erkeklerle eşit olarak insan hakları ve temel özgürlüklerinden yararlanmalarını ve bu hakları kullanmalarını garanti etmek amacıyla, kadının tam gelişmesini ve ilerlemesini sağlamak için yasal düzenleme dahil bütün uygun önlemleri alacaklardır. 3. madde, 2. maddede sayılan politikaların hayata geçirilmesi için tüm alanlarda alınması gereken uygun tedbirleri tanımlamaktadır. Ayrıca, Sözleşme tarafından güvence altına alınmış olan hakların ve tüm insanların sahip olduğu temel insan haklarının bölünmezliğini ve birbirine bağlılığını da göstermektedir. Diğer Birleşmiş Milletler sözleşmeleri tüm insanların sahip olduğu eşit itibar ve hakları halihazırda güvence altına almıştır. 3. madde, Devletlerin kadınların gelişmelerini ve ilerlemelerini teşvik etmek için etkin adımlar atmaması halinde, kadınların diğer sözleşmeler tarafından güvence altına alınmış olan temel insan haklarını tam olarak kullanamayacaklarını ifade etmektedir. Ayrımcılıkla Mücadelede Kullanılacak Geçici Özel Tedbirler 4. Madde 1. Kadın ve erkek eşitliğini fiilen sağlamak için taraf devletlerce alınacak geçici ve özel önlemler, işbu Sözleşmede belirtilen cinsten bir ayırım olarak mütalâa edilmeyecek ve hiçbir şekilde eşitsizlik veya farklı standartların muhafazası sonucunu doğurmayacaktır. Fırsat ve uygulama eşitliği hedeflerine ulaşıldığı zaman bu tedbirlere son verilecektir.

4 108 temel belgeler 2. Anneliğin himayesi maksadıyle işbu Sözleşmede belirtilenler dahil, Taraf Devletlerce alınacak özel önlemler, ayırımcı olarak nitelendirilmeyecektir. 4. madde, kadınlara hukuksal (de jure) eşitlik tanınması halinde dahi, bunun kadınlara gerçek hayatta otomatik olarak eşit muamelede bulunulmasını (de facto eşitlik) güvence altına almadığını kabul etmektedir. Kadınların toplumda ve iş hayatında gerçek eşitlik kazanmasını hızlandırmak için, eşitsizlikler var olmaya devam ettiği sürece devletlerin özel iyileştirici tedbirler almasına izin verilmektedir. Sözleşme böylece dar, biçimsel eşitlik kavramının ötesine geçerek fırsat eşitliğini ve sonuç eşitliğini hedeflemektedir. Bu hedeflere ulaşılması için pozitif tedbirler alınması hem yasalara uygun hem de gereklidir. Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi, 1988 yılında, yedinci oturumunda, kadınların hukuksal eşitliğinin güvence altına alınması yönünde önemli bir ilerleme sağlanmış olduğunu, ancak fiili eşitliğinin teşvik edilmesi için daha ileri adımların atılması gerektiğini dile getirmiştir. Komite nin bu oturumunda kabul edilen 5 No lu Genel Tavsiye de; Taraf Devletlerin, kadınların eğitim, ekonomi, siyaset ve istihdam alanlarıyla bütünleşmelerini geliştirmek amacıyla olumlu eylem, öncelik hakkı ya da kota sistemleri gibi geçici özel tedbirlerden daha çok faydalanmaları tavsiye edilmektedir. Bu özel tedbirler yalnızca, kadınların fiili eşitliğinin sağlanmasını hızlandırmak amacıyla kullanılabilir; bu tedbirler kadınlar ve erkekler için ayrı standartlar yaratmamalıdır. Diğer bir deyişle, bir özel tedbirin uygunluğu halihazırda ayrımcı uygulamaların varlığıyla değerlendirilmelidir. Dolayısıyla, fırsat ve muamele eşitliği hedeflerine bir kez ulaşıldıktan sonra, bu özel tedbirlere daha fazla ihtiyaç kalmaz ve bunların uygulanmasına devam edilmemelidir. Ne var ki, gerçek bir eşitlik sağlayabilmek için özel muamele uygulamak dışında bir çare bulunmayan istisnai durumlar her zaman olacaktır. Örneğin, çocukların kişisel ve toplumsal menfaati, annelerin sağlığına, gelirine ve kazançlarına devamlı surette önem verilmesini gerektirmektedir. Bu nedenledir ki, anneliğin korunması için özel tedbirler daima gerekli olacaktır ve asla sonlandırılmamalıdır. Sosyal ve Kültürel Kalıpların Değiştirilmesi 5. Madde Taraf Devletler aşağıdaki bütün uygun önlemleri alacaklardır: a Her iki cinsten birinin aşağılığı veya üstünlüğü fikrine veya kadın ile erkeğin kalıplaşmış rollerine dayalı ön yargıların, geleneksel ve diğer bütün uygulamaların ortadan kaldırılmasını sağlamak amacıyla kadın ve erkeklerin sosyal ve kültürel davranış kalıplarını değiştirmek, b Anneliğin sosyal bir görev olarak anlaşılmasını ve çocukların yetiştirilmesi ve gelişiminde kadın ve erkeğin ortak sorumluluğunun tanınmasını öngören ve her halükârda çocukların menfaatlerini her şeyden önce gözeten anlayışa dayanan bir aile eğitimini sağlamak.

5 kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi sözleşmesi nin maddi hükümleri 109 Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi nin önemi, eşitlik ve ayrımcılık yasağını konu edinen diğer sözleşmelere yeni maddi hükümler ekliyor oluşundan kaynaklanmaktadır. 5. madde, kadınların hukuksal eşitliğinin güvence altına alınmış ve fiili eşitliklerinin teşvik edilmesi için de özel tedbirlerin alınmış olması halinde dahi, kadınların gerçek eşitliğinin sağlanması için başka bir değişim aşamasının kat edilmesi gerektiğini öngörmektedir. Devletler, toplumsal cinsiyet rolüne dayalı kalıpları devam ettiren sosyal, kültürel ve geleneksel modelleri ortadan kaldırmak ve toplumda, kadınların tüm haklarının gerçekleştirilmesini teşvik eden bir çerçeve yaratmak için çaba göstermelidirler. Toplumsal cinsiyet rolüne dayalı kalıpların hakimiyeti en çok, kadınların evdeki geleneksel rollerinde göze çarpmaktadır. Kadınların çoğu okula gönderilmemektedir, çünkü onların rolü öncelikle ailenin bakımını sağlamak olarak görülmektedir. Dahası, bu rol genellikle önemsiz ve eğitim gerektirmeyen bir rol olarak görülmektedir. 5. maddenin (b) fıkrası, Taraf Devletlerden, anneliğin toplumsal bir fonksiyon olarak önemli rolünün düzgün bir biçimde anlaşılmasını da içerecek bir eğitim sunmasını talep etmektedir. Bundan başka, Devletlerden, çocuk yetiştirmeyi kadınlar ve erkekler tarafından paylaşılması gereken bir sorumluluk ve tek başına kadınlar tarafından üstlenilmemesi gereken bir görev olarak kabul etmelerini de istemektedir. Bunu sağlamak için, anne-babalık görevlerinin paylaşılmasını mümkün kılacak sosyal altyapıların (örneğin, babalık izni sistemi) geliştirilmesi de gerekebilir. Kadınların İstismar Edilmesini Engellemek 6. Madde Taraf Devletler, kadın ticareti ve fahişeliğin istismarının her şekliyle önlenmesi için yasama dahil gerekli bütün önlemleri alacaklardır. 6. madde, Devletleri, kadın ticareti ve kadınların fahişeleştirilerek istismar edilmesiyle mücadele etmek üzere tüm uygun tedbirleri almaya çağırmaktadır. Bu sorunları ele alırken, Devletlerin fahişeliğin kökenlerinde yatan koşulları (azgelişmişlik, yoksulluk, uyuşturucu kullanımı, cehalet ve eğitim, öğretim ve istihdam fırsatlarından yoksunluk) göz önünde bulundurması ve ona göre hareket etmesi önem taşımaktadır. Taraf Devletler ayrıca, rehabilitasyon, meslek eğitimi ve iş bulma programlarından yararlanarak fırsatlar yaratmak suretiyle kadınlara alternatifler sunmalıdır. Kadınların fahişeleştirilerek istismar edilmesine, kız çocukların fahişeleştirilmesine ve pornografiye (ki bunlar daima istismara yöneliktir) ve diğer kölelik benzeri uygulamalara göz yuman Devletler bu madde kapsamındaki yükümlülüklerini açıkça ihlal etmektedirler. Sorumluluklarını yeterli bir biçimde yerine getirmek için bu adaletsizliklere karşı yasalar çıkarmak yeterli değildir; Taraf Devletler, cezai yaptırımların tam ve etkili bir biçimde uygulanması için tedbirler alınmasını sağlamak zorundadırlar.

6 110 temel belgeler Ulusal Düzeyde Siyasal ve Kamusal Yaşamda Eşitlik 7. Madde Taraf Devletler, ülkenin politika ve kamu hayatında, kadınlara karşı ayırımı önlemek için tüm tedbirleri alacaklar ve özellikle kadınlara erkeklerle eşit şartlarla aşağıdaki hakları sağlayacaklardır: a Bütün seçimlerde ve halk oylamalarında oy kullanmak ve halk tarafından seçilen organlara seçilebilmek, b Hükümet politikasının hazırlanmasına ve uygulanmasına katılmak, kamu görevinde bulunabilmek ve hükümetin her kademesinde kamu görevleri ifa etmek, c Ülkenin kamu ve politik hayatı ile ilgili hükümet dışı kuruluşlara ve derneklere iştirak etmek. 7. madde, Taraf Devletlerin, kadınlar için siyasal ve kamusal yaşamda eşitlik yaratabilmek için iki aşamalı eylemde bulunmasını öngörmektedir. İlk olarak, Devletler Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme nin 25. maddesi tarafından güvence altına alınan hakları genişletmeli ve kadınlara tüm seçimlerde ve halk oylamalarında oy kullanma hakkı tanımalıdır. Gizli oy kullanma hakkı kadınlar açısından özel bir öneme sahiptir. Gizli oy kullanmasına izin verilmeyen kadınlar genellikle kocalarıyla aynı yönde oy kullanma baskısı altında kalırlar ve bu nedenle kendi görüşlerini ifade etmeleri engellenmiş olur. İkinci olarak, 7. madde, oy kullanma hakkının kadınların siyasal sürece gerçekten ve etkili bir biçimde katılmalarını sağlamak için elzem olmakla birlikte tek başına yeterli olmadığını kabul etmektedir. Bu nedenle bu hüküm, Devletlerin kadınlara kamu görevlisi olarak seçilme ve diğer devlet görevlerinde ve hükümet dışı örgütlerdeki pozisyonlarda çalışma hakkı tanınmasını sağlamasını öngörmektedir. Bu yükümlülükler, kadınları kamu görevlisi aday listelerine ekleyerek, olumlu eylem ve kotalarla, belirli bazı pozisyonlar için toplumsal cinsiyet sınırlamalarını kaldırarak, kadınların teşvik primlerini artırarak ve anlamlı (sadece sözde değil) siyasi liderlik rollerine daha çok sayıda kadının ilgisini çekmeyi başaracak hükümet programları geliştirerek yerine getirilebilir. Uluslararası Düzeyde Siyasal ve Kamusal Yaşamda Eşitlik 8. Madde Taraf Devletler, kadınlara, erkeklerle eşit şartlarda ve hiçbir ayırım gözetmeksizin, hükümetlerini uluslararası düzeyde temsil etmek ve uluslararası kuruluşların faaliyetlerine katılmak fırsatını sağlamak için gerekli bütün tedbirleri alacaklardır. Kadınların yaşamlarını doğrudan etkileyen kararların pek çoğu kendi ülkelerinde alınsa da, önemli siyasi, hukuki ve sosyal eğilimler uluslararası düzeyde şekillenmekte

7 kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi sözleşmesi nin maddi hükümleri 111 ve desteklenmektedir. Bu nedenle, kadınların hükümet temsilcileri ve uluslararası örgütlerin çalışanları olarak uluslararası arenada yeterli bir biçimde temsil edilmeleri son derece önem taşımaktadır. Kadınların uluslararası düzeyde eşit bir biçimde temsil edilmesi, hedeflenen noktadan hâlâ epey geridedir. Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi, 1988 yılında, yedinci oturumunda kabul edilen 8 No lu Genel Tavsiye de, Taraf Devletlerin Sözleşme nin 8. maddesini hayata geçirirken, 4. madde tarafından öngörülen olumlu eylem ve pozitif ayrımcılık gibi geçici özel tedbirlerden yararlanmasını tavsiye etmektedir. Devletler ayrıca, kadınların yeterli ve eşit bir biçimde temsil edilmesini sağlamak için uluslararası örgütler üzerindeki nüfuzlarını da kullanmalıdırlar. Vatandaşlık Yasalarında Eşitlik 9. Madde 1. Taraf Devletler, tâbiiyetin kazanılmasında, değiştirilmesinde veya muhafazasında kadınlara erkekler ile eşit haklar tanıyacaklar ve özellikle bir yabancıyla evlenmenin veya evlilik sırasında kocanın tâbiiyetini değiştirmesinin, kadının da otomatik olarak tâbiiyet değiştirmesine, tâbiiyetsiz kalmasına veya kocanın tâbiiyetini zorla almasına yol açmamasını temin edeceklerdir. 2. Taraf Devletler, çocukların tâbiiyeti konusunda kadınlara erkeklerle eşit haklar sağlayacaklardır. 9. madde kapsamında uyrukluk, vatandaşlık anlamına gelmektedir. Başta siyasal haklar olmak üzere, insan haklarının pek çoğu doğrudan vatandaşlıktan doğmaktadır. 9. maddede yer alan iki temel yükümlülük bulunmaktadır. Bunlardan ilki, Taraf Devletlerin, uyrukluğun kazanılması, değiştirilmesi ve sürdürülmesi konusunda kadınlara erkeklerle eşit haklar tanımasını öngörmektedir. Örneğin, pek çok ülke yabancılarla evlenen kadın vatandaşlarına karşı ayrımcılık yapmaktadır. Erkek vatandaşların yabancı eşlerinin, kocalarının vatandaşlığını kazanmasına izin verilebilirken, kadın vatandaşların yabancı eşlerine aynı hak tanınmamaktadır. Dolayısıyla, yabancılarla evlenen erkeklerin esas memleketlerinde kalmalarına imkân tanınırken, yabancılarla evlenen kadınlar kocalarının memleketine taşınmak zorunda kalabilmektedirler. Böylesi yasalar ayrımcı olarak nitelenecektir ve dolayısıyla değiştirilmelidir. 9. madde ikinci olarak, Taraf Devletlerin, çocukların vatandaşlığı konusunda kadınlara erkeklerle eşit haklar tanımasını öngörür. Pek çok ülkede, çocuklar otomatik olarak babalarının vatandaşlığını edinmektedir. Devletlerin, bu hükmü hayata geçirirken, vatandaşlığın kazanılması, değiştirilmesi ve sürdürülmesi ve eşe ya da çocuklara verilmesi konusunda kadınlarla erkeklere resmi olarak hukuksal eşitlik sağlaması gerekmektedir.

8 112 temel belgeler Eğitim Eşitliği 10. Madde Taraf Devletler, özellikle aşağıdaki konularda kadın erkek eşitliği esasına dayanarak eğitimde erkeklerle eşit hakka sahip olmalarını sağlamak için kadınlara karşı ayırımı önleyen bütün uygun tedbirleri alacaklardır: a Meslek ve sanat yönlendirilmesinde kırsal ve kentsel alanlarda bütün dallardaki eğitim kurumlarına girişte ve diploma almada okul öncesi, genel, teknik, mesleki ve yüksek teknik eğitimde ve her çeşit mesleki eğitimde eşit şartların sağlanması, b Kadınların erkeklerle aynı ders programlarından yararlanmaları, aynı sınavlara katılmaları, aynı seviyedeki niteliklere sahip eğitim görevlilerine, okul bina ve malzemesine sahip olmaları, c Kadın ve erkeğin rolleriyle ilgili kalıplaşmış kavramların eğitimin her şeklinden ve kademesinden kaldırılması ve bu amaca ulaşılması için muhtelit eğitimin ve diğer eğitim şekillerinin teşvik edilmesi, özellikle ders kitaplarının ve okul programlarının yeniden gözden geçirilmesi ve eğitim metodlarının bu amaca göre düzenlenmesi, d Burs ve diğer eğitim yardımlarından faydalanmaları için kadınlara erkeklerle eşit fırsatların tanınması, e Özellikle kadın ve erkekler arasında mevcut eğitim açığını en kısa zamanda kapatmaya yönelik yetişkin ve görevsel okuma-yazma öğretim programları dahil, sürekli eğitim programlarına katılabilmeleri için erkeklerle eşit fırsatların verilmesi, f Kız öğrencilerin okuldan ayrılma nisbetlerinin düşürülmesi ve okuldan erken ayrılan kız ve kadınlar için eğitim programları düzenlenmesi, g Spor ve beden eğitimi faaliyetlerine faal olarak katılmaları için erkeklerle eşit fırsatlar tanınması, h Kadınların ailelerin sağlık ve refahını sağlamaya yardım edecek, aile planlaması bilgisi dahil özel eğitici bilgiyi temin etmeleri. 10. madde, kadınların her alanda (işyerinde, aile içinde ve toplumun genelinde) yetki kazanmasının temelini eğitim eşitliğinin oluşturduğunu belirtmektedir. Cinsiyetler arasında eşitsizliği güçlendiren gelenek ve inançlara eğitim aracılığıyla karşı çıkılabilir; böylelikle bir nesilden diğerine aktarılan ayrımcılık mirasının kırılmasına yardımcı olunur. Taraf Devletlerin 10. madde kapsamındaki yükümlülükleri üç kategoriye bölünerek açıklanabilir. Birinci yükümlülük erişim eşitliğidir. Dünya üzerinde, kadınlara resmi olarak eğitim hakkı tanınmayan çok az ülke bulunmaktadır. Ne var ki, eğitimde gerçek eşitliğin sağlanabilmesi için kız öğrencilerin erkek öğrencilerle aynı müfredata ve diğer eğitim ve burs fırsatlarına erişmelerinin sağlanması için özel ve etkili güvencelerin geliştirilmesi gerekmektedir. Pek çok ülkede, anne-babalar kızlarının ev dışında

9 kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi sözleşmesi nin maddi hükümleri 113 bir kariyere sahip olmasını beklememektedir. Dolayısıyla kız çocuklar temel veya ilköğretimde verilen eğitimi tamamlamalarının ardından okulu bırakmaya teşvik edilmektedir. İlköğretim seviyesinde dahi, erkek öğrencilere kendileriyle aynı sınıfa giden kız arkadaşlarına oranla daha sıkı ve çaba isteyen bir müfredat öğretilebilmektedir. Taraf Devletler eğitim sistemlerinde, kızlarla erkekler arasında farklı standartlar ve fırsatların mevcudiyetine izin vermeyecek veya böyle standartlar ve fırsatlar yaratmayacak şekilde değişiklik yapmalıdırlar. Bunun yanı sıra Devletler, gerekli hallerde, kız öğrencileri eğitimlerini sürdürmeye ve anne-babalarını da buna izin vermeye teşvik edecek özel programlar hazırlamalıdırlar. Bu teşvik, üniversiteye, teknik okullara ve meslek okullarına giden kız öğrencilere yönelik burslar şeklinde uygulanabilir. İkinci olarak, Taraf Devletler, eğitim sistemi içerisinde ve aracılığıyla toplumsal cinsiyet rolüne dayalı kalıpları ortadan kaldırmak yükümlülüğü altındadırlar. Okullarda kullanılan ders kitapları genellikle, geleneksel, eşitsiz rol kalıplarını, özellikle de bu kalıpların iş, ev ve annelik-babalık sorumluluklarına yönelik olanlarını pekiştirmektedir. Öğretmenler, kız öğrencileri matematik, fen, spor ve erkeklere özgü addedilen diğer ders veya faaliyet alanlarından soğutarak bu tür toplumsal cinsiyete dayalı rol kalıplarının sürmesini teşvik edebilmektedirler. Devletler, gerekli hallerde, toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılıkla mücadele edebilmek için ders kitaplarını gözden geçirerek değiştirmeli ve öğretmenlere yönelik özel kurslar sunmalıdırlar. Taraf Devletlerin bu konudaki üçüncü yükümlülüğü ise, erkeklerle kadınların eğitim seviyeleri arasındaki mevcut farkın kapatılmasıdır. Devletler, kadınlara okula geri dönme ya da özel eğitim kurslarına katılma fırsatı sunacak programlar hazırlamalıdırlar. Bu şekilde, geçmişte eşit bir eğitimden faydalanamayan kadınlara farkı kapatma ve dolayısıyla işyerinde ve bir bütün olarak toplumda eşit bir rol oynama fırsatı sunulmuş olacaktır. İstihdam ve Çalışma Haklarında Eşitlik 11. Madde 1. Taraf Devletler, istihdam alanında kadınlara karşı ayırımı önlemek ve kadın erkek eşitliği esasına dayanarak eşit haklar sağlamak için özellikle aşağıda belirtilen konularda bütün uygun önlemleri alacaklardır: a Bütün insanların vazgeçilmez hakkı olan çalışma hakkı, b İstihdam konularında eşit seçim kıstasları uygulanması da dahil, erkeklerle eşit istihdam imkânlarına sahip olma hakkı, c Serbest olarak meslek ve iş seçme hakkı, terfi, iş güvenliği, hizmetin tüm şartları ve avantajlarından faydalanma hakkı, çıraklık, ileri mesleki eğitim ve bilgi yenileme eğitimi dahil mesleki eğitim ve mükerrer eğitim görme hakkı, d Sosyal yardımlar dahil eşit ücret hakkı, eşdeğerdeki işde eşit muamele ve işin cinsinin değerlendirilmesinde eşit muamele görme hakkı, e Ücretli izinle birlikte, özellikle emeklilik, işsizlik, hastalık, sakatlık ve yaşlılık ve diğer çalışamama hallerinde sosyal güvenlik hakkı,

10 114 temel belgeler f Emniyetli şartlar içinde çalışma hakkı ve sağlığın ve bu meyanda doğurganlığın korunması hakkı. 2. Evlilik ve analık sebebiyle kadınlara karşı olan ayırımı önlemek ve etkin çalışma hakkını sağlamak amacıyla, Taraf Devletler uygun önlemleri alacaklardır. a Hamilelik ve analık izni sebebiyle veya evliliğe bağlı olarak işten çıkarma ayırımını yasaklamak, bu ayırımı yapanları cezalandırmak, b Önceki iş, kıdem ve sosyal haklar kaybedilmeksizin, ücretli olarak analık izni veya benzeri sosyal içerikli tazminatlar vermek, c Özellikle çocuk bakımevleri ağının tesisi ve geliştirilmesi yoluyla anne ve babanın aile yükümlülüklerini, görev sorumlulukları ve kamu hayatına katılma ile birleştirmeyi mümkün kılan destekleyici sosyal hizmetlerin sağlanmasını teşvik etmek, d Hamilelik süresince zararlı olduğu kanıtlanan işlerde kadınlara özel koruma sağlamak. 3. Bu maddede yer alan konulara ilişkin koruyucu yasalar bilimsel ve teknik bilgi ışığı altında devrevi olarak yeniden gözden geçirilecek ve gerekirse tadil, ilga veya temdit edilecektir. İş ve çalışma haklarında eşitlik, kadının insan hakları mücadelesinde uzun süredir önemli bir unsur olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle, uluslararası düzeydeki mücadelenin büyük bir kısmı Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından yürütülmektedir. 11. madde, ILO tarafından kadınlar için talep edilen hakların pek çoğunu getirmekte ve sağlamlaştırmaktadır. 11. madde, temel insan haklarından biri olan çalışma hakkından kadınların da yararlanacağını açıkça dile getirmektedir. Ardından ise, bu hakkın tam ve etkili bir biçimde hayata geçirilmesini sağlamak için Taraf Devletlerin üzerine düşen yükümlülüklere dair kapsamlı bir liste sunmaktadır. İlk olarak, Taraf Devlet kadınlara erkeklerle aynı istihdam haklarının ve fırsatlarının tanınmasını güvence altına almalıdır. Devletin ayrımcı işe alma uygulamalarını yasaklaması yeterli değildir. Eşit istihdam fırsatları, örneğin, istihdam öncesi hazırlık esnasında eğitim ve mesleki eğitim yoluyla fırsat eşitliği sağlanmasını gerektirir. İşe alınma sürecinde kadınlar erkeklerle aynı değerlendirme ölçütlerine tabi tutulmalıdırlar. İkinci olarak, kadınlar mesleğini serbestçe seçme hakkına sahip olmalı ve otomatik olarak geleneksel kadın işlerine yönlendirilmemelidirler. Taraf Devletler bu yükümlülüğü yerine getirmek amacıyla, eğitim ve istihdam fırsatlarında kadınlara tam eşitlik sağlamalı ve toplumun tüm fertlerinin kadınların çok çeşitli kariyer türlerinde varlık göstermeleri yönünde bir anlayışa sahip olmasının ve bu yönde gayret göstermesinin önünü açan sosyal ve kültürel ortamların yaratılması için çalışmalıdır. Üçüncü olarak, işyerlerinde kadınlara eşit ücret hakkı verilmeli ve tüm sosyal haklarda eşitlik sağlanmalıdır. Taraf Devletler kadınlar için eşit işe eşit ücret prensibinin yanı sıra, eşit değerde işe karşı eşit muamele görme ve işin niteliği değerlendirilirken eşit muamele görme haklarını da güvence altına almalıdır. Kadınlar ayrıca sosyal gü-

11 kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi sözleşmesi nin maddi hükümleri 115 venlik korumasından da yararlanmalıdırlar. Emeklilik, işsizlik, hastalık ve yaşlılık maaşlarının yanı sıra, ücretli izin için de gerekli hukuksal düzenlemeler getirilmelidir. Dördüncü olarak, işyerlerinde kadınlar medeni hallerine ya da anne olup olmamalarına dayalı olarak kendilerine yöneltilecek ayrımcılıktan korunmalıdırlar. Bu fıkranın ifade ediliş biçimi oldukça nettir. Taraf Devletler, işverenlerin kadın çalışanlarını işe alırken veya işten çıkarırken hamilelik durumunu ya da medeni hallerini bir ölçüt olarak kullanmalarını yasaklamalıdır. Devletler ayrıca, ebeveynlerin işten doğan sorumlulukları ile ailevi yükümlülüklerini bir arada yürütmelerine olanak sağlamak için onlara ücretli doğum izni, çocuk bakımı yardımı ve hamilelik sırasında özel sağlık koruması sunmak suretiyle birtakım tedbirler almakla da yükümlüdür. Son olarak, istihdam alanında gerçek eşitlik, kadınları işyerinde her türlü şiddetten koruyacak tedbirlerin uygulanmasını gerektirmektedir. İşyerlerinde kadınlara karşı uygulanan en yaygın şiddet biçimlerinden biri, kadınlara erkek meslektaşları tarafından cinsel tacizde bulunulmasıdır. Kadınlara, eşit meslektaşlar olarak muamele göstermek yerine genellikle cinsel objeler olarak yaklaşılmaktadır. Bu yaygın soruna çözüm olarak, Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi, 1989 yılında, sekizinci oturumunda kabul edilen 12 No lu Genel Tavsiye de Taraf Devletlerden, Komite ye sundukları raporlarına işyerinde cinsel tacize karşı mevzuata ilişkin bilgileri de ilave etmelerini talep etmiştir. Komite 1992 yılında, Taraf Devletlere, kadınları işyerinde cinsel taciz ve tecavüzü de içeren tüm şiddet biçimlerinden korumak için, cezai yaptırımlar, hukuk yolları ve tazminat hükümleri de dahil olmak üzere etkili hukuksal tedbirler almalarını tavsiye etmiştir [19 No lu Genel Tavsiye (on birinci oturum), para. 24/t(i)]. 11. maddede yer alan eşitlik güvencesi ve ayrımcılık yasağının yalnızca kayıtlı istihdam alanında çalışan kadınlara uygulanabilir olduğunu belirtmekte fayda bulunmaktadır. Zira bu durum, evde, tarlada veya işyeri olarak tanınmayan başka bir yerde çalışan ve hakları koruma altına girmeyen çok sayıda kadını savunmasız bırakmaktadır (bkz. ayrıca Kırsal alanda yaşayan kadınlar ). Sağlık Hizmetlerine Erişimde Eşitlik 12. Madde 1. Taraf Devletler, aile planlaması dahil sağlık bakım hizmetlerinden kadın ve erkeğin eşit olarak yararlanması için, sağlık bakımında kadınlara karşı ayırımı ortadan kaldıran bütün önlemleri alacaklardır. 2. Bu maddenin 1. paragrafında öngörülen hükümler saklı kalmak kaydıyla Taraf Devletler kadına hamilelik, lohusalık ve doğum sonrası dönemde gerekli hizmetleri sağlayacaklar, hamilelik ve emzirme sırasında yeterli beslenme ile birlikte, gerektiğinde bedava hizmet vereceklerdir. Sağlık hizmetine erişim, dünyanın pek çok yerinde kadınları, erkekleri ve çocukları etkileyen bir sorundur. Ancak, 12. madde tarafından da öngörülmüş olduğu üzere, eşitsiz konumları ve özel hassasiyetleri nedeniyle bilhassa kadınlar yeterli sağlık bakımı alma konusunda muazzam engellerle karşılaşmaktadırlar.

12 116 temel belgeler 12. maddenin 1. fıkrası, Taraf Devletlerin sağlık bakım hizmetlerine erişim konusunda kadın erkek eşitliğini sağlamasını gerektirmektedir. Bu yükümlülük, kadınların mevcut sağlık bakım hizmetlerinden tam olarak yararlanabilmelerinin önüne geçen veya bunu zorlaştıran hukuksal ve sosyal engellerin ortadan kaldırılmasını öngörmektedir. Yoksulluk, okuma yazma bilmemek veya fiziksel izolasyon nedeniyle erişimleri engellenen kadınlar da dahil olmak üzere tüm kadınların sağlık bakım hizmetlerine erişmesini sağlayacak adımlar atılmalıdır (bkz. ayrıca Kırsal alanda yaşayan kadınlar ). Henüz evrensel olarak kabul edilmiş değilse de, kadının kendi doğurganlığını kontrol edebilmesi, sağlık hakkı da dahil olmak üzere sahip olduğu bütün insan haklarını tümüyle kullanabilmesi için temel bir nitelik arz etmektedir. 12. madde, bu gerçeğin farkında olarak, aile planlaması konusuna özel atıfta bulunmaktadır. Kendi aile planlamalarını yaparken hem kadın hem de erkek iradi bir seçim hakkına sahip olmalıdır ve Devletler buna göre, tıbbi açıdan onaylanmış ve uygun görülmüş aile planlaması yöntemleri hakkında bilgi ve eğitim sunmalıdırlar. Kadınların aile planlamasına ya da başka bir sağlık hizmetine erişimini kısıtlayan her türlü yasa (örneğin; tedavi olmanın ya da bilgi edinmenin önkoşulu olarak önceden kocasından veya yakın bir akrabasından izin alınması gereği) bu maddeye aykırı olacaktır ve bu yüzden değiştirilmesi gerekmektedir. Tıbbi tedavi veya aile planlaması hizmetlerinin sunulması için eşin iznini gerektiren yasaların daha önce mevcut olduğu, ancak sonradan değiştirildiği ülkelerde Taraf Devletler sağlık çalışanlarının yanı sıra toplumun da böyle bir iznin artık gerekmediği ve bu uygulamanın kadın haklarına aykırı olduğu yönünde bilgilendirilmelerini sağlamalıdır. 12. maddenin 2. fıkrası kadınların hamilelik süresince ve doğum sonrası dönemde ekstra bakıma ihtiyacı olduğunu kabul etmektedir. Taraf Devletler kadınların bu dönemlerde sağlık bakımını hem sağlayan hem de alan kişiler olarak ihtiyaçlarını tespit etmeli ve hamilelik sırasında ve sonrasında yeterli beslenme koşulları da dahil olmak üzere, yeterli sağlık bakımı olanaklarına ve kaynaklarına erişimlerini sağlamalıdır. Her yıl en az yarım milyon kadının hamileliğe ve doğuma bağlı sebeplerden öldüğü, bu ölümlerin büyük bir kısmının gelişmekte olan Asya ve Afrika ülkelerinde meydana geldiği tahmin edilmektedir. 12. madde hükümlerinin uygulanması, yüksek anne ölüm oranlarını azaltmak için atılması gereken zorunlu ilk adımdır. Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi, 12. maddenin kapsamı ve uygulanışını incelerken, ulusal AIDS stratejilerinde kadınlara yönelik ayrımcılığın sona erdirilmesi konusuna özel önem atfetmektedir. Komite tarafından, 1990 yılında, dokuzuncu oturumunda kabul edilen 15 No lu Genel Tavsiye de Taraf Devletlerin, HIV virüsünün bulaşmasının önlenmesi ile ilgili olarak kadınların bakım uzmanı, sağlık çalışanı ve eğitmen olarak üstlendiği rollerin güçlendirilmesini ve bazı toplumlarda kadınların sahip olduğu ve onları HIV virüsünün bulaşmasına karşı daha savunmasız kılan ikincil konumlarına özel hassasiyetle eğilmelerini talep etmektedir. Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi, Ayrımcılığın Önlenmesi ve Azınlıkların Korunması Alt Komisyonu ile birlikte, kadının sağlığına zarar veren geleneksel uygulamalar konusuna özel önem atfetmektedir. Bu uygulamalar, kadın sünneti, tehlike içeren doğum uygulamaları ve erkek çocukların tercih edilmesi gibi konuları içermektedir, ancak bunlarla sınırlı değildir. Komite, 14 No lu Genel Tavsiye de

13 kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi sözleşmesi nin maddi hükümleri 117 (dokuzuncu oturum, 1990) Taraf Devletlerden kadın sünneti uygulamalarının kökünü kazımak için uygun tedbirleri almalarını istemiştir. Bu tedbirler, uygun eğitim ve öğretim programları ve seminerlerin sunulması, kamu sağlığı merkezlerinde kadın sünneti uygulamalarını tamamen ortadan kaldırmayı hedefleyen ulusal sağlık politikalarının geliştirilmesi ve bu hedeflere yönelik olarak çalışan ulusal örgütlere destek sağlanmasını içerebilir. Mali Durum ve Sosyal Güvenlik 13. Madde Taraf Devletler kadınlara karşı ekonomik ve sosyal hayatın diğer dallarında erkeklerle kadınların eşit olarak haklardan yararlanabilmelerini sağlayarak kadınlara karşı ayırımcılığın önlenmesi için gerekli tedbirleri ve özellikle aşağıdaki tedbirleri alacaklardır: a Aile zammı hakkı, b Banka kredisi, ipotek ve diğer mali krediler elde etme hakları, c Eğlence, spor ve kültürel hayatın bütün veçhesine katılma hakları. 13. madde, Taraf Devletler kadınların ekonomik özgürlüğünü güvence altına almadığı müddetçe, kadınların, ailenin reisliğini yapamayacak, kendi evlerine sahip olamayacak ve kendilerine iş kuramayacak olmaları nedeniyle erkeklerle gerçek bir eşitliğe kavuşamayacaklarını ifade etmektedir. Özel şirketlerin pek çoğu, kadın çalışanlarına erkek çalışanlarla eşit aile yardımı ve sigorta koşulları sunmayarak ayrımcılık yapmaktadır; aynı şekilde, finans ve kredi kurumları da genellikle kadınlara daha yüksek standartlar uygulamakta ve kadınların kredi alabilmesi için daha yüksek primler ve depozitolar talep etmektedir. Sosyal güvenliğe ilişkin hükümler de bir erkeğe bağımlı olduğunu varsayarak bekâr annelere karşı ayrımcılık yapabilmektedir. Devletler, kredilere erişimde ve aile yardımları konusunda kadınlara erkeklerle eşit erişim imkânları sağlanması için adımlar atmalıdır. Spor, eğlence ve diğer kültürel faaliyetlere eşit katılma hakları gerçek bir erişim eşitliğinin varlığını gerektirmektedir. Devletler, bu eşitliğin sağlanabilmesi için, kadınların bu alanlardaki tam katılımını önleyen tüm yasal ve sosyal engellerin kaldırılmasını ve para yardımı, bağış ve diğer destek türlerinin fırsat eşitliği prensibi temel alınarak uygulanmasını temin etmekle yükümlüdür. Kırsal Alanda Yaşayan Kadınlar 14. Madde 1. Taraf Devletler, kırsal kesim kadınlarının, karşılaştıkları özel sorunları ve ekonominin parasal olmayan sektöründeki çalışmaları dahil ailelerinin ekonomik bakımdan ayakta kalması için oynadıkları belirgin rolü göz önünde tutacak ve işbu Sözleşme hükümlerinin kırsal kesimdeki kadınlara uygulanmasını sağlamak için gerekli bütün tedbirleri alacaklardır.

14 118 temel belgeler 2. Taraf Devletler, kadın ve erkeklerin eşitliği prensibine dayanarak, kırsal kalkınmaya katılmalarını ve bundan yararlanmalarını sağlamak için, kırsal kesimdeki kadınlara karşı ayırımı ortadan kaldıran tüm uygun tedbirleri alacaklar ve özellikle kırsal kesim kadınlarına aşağıdaki hakları sağlayacaklardır: a Her seviyedeki kalkınma planlarının müzakere ve uygulanmasına katılmak, b Aile planlaması konusunda bilgi, danışma ve hizmetler de dahil olmak üzere yeterli sağlık hizmetlerinden faydalanmak, c Sosyal güvenlik programlarından doğrudan yararlanmak, d Teknik kabiliyetlerini geliştirmek amacıyla tüm toplumsal ve yaygın hizmetler ile birlikte görevsel okuryazarlık dahil resmi ve gayri resmi eğitim ve öğretimin her türünden yararlanmak, e Ekonomik fırsatlardan kendi işinde çalışma veya tam istihdam yoluyla eşit olarak yararlanmak amacıyla kendi kendine yardım grupları ve kooperatifler oluşturmak, f Bütün toplumsal faaliyetlere katılmak, g Toprak ve tarım reformunda ve bunun yanı sıra yeniden iskân projelerinde eşit muamele ve tarımsal kredi ve borçlanma, pazarlama kolaylıkları ile uygun teknolojiden yararlanmak, h Özellikle konut, sağlık, elektrik ve su temini, ulaştırma ve haberleşme konularında yeterli yaşam standartlarından yararlanma haklarını sağlamak. Dünyanın pek çok bölgesinde, kırsal alanda yaşayan kadınlar iş yükünün çok büyük bir kısmını üstlenmektedirler. Üstelik, bu kadınlar emekleri için genellikle ya hiçbir karşılık almamakta ya da çok az bir karşılık almaktadırlar; emeklerinin meyvelerini toplamalarına veya gelişme sürecinin faydalarını paylaşmalarına da imkân tanınmamaktadır. Tüm bunların yanı sıra, bu kadın işçilerin pek çoğu, görünmez ve hakkı teslim edilmeyen bir konumda kaldıklarından, kayıtlı alanda istihdam edilenlerin sahip olduğu korumalara ve hak ve menfaatlere de sahip değillerdir. 14. madde, kırsal alanda yaşayan kadınların, Taraf Devletler tarafından özen ve önem gösterilmesini gerektiren kendilerine özgü sorunlara sahip bir grup olduğunu kabul etmektedir. Ayrıca Taraf Devletler, Sözleşme nin kapsamını kırsal alanda yaşayan kadınları da kapsayacak şekilde genişleterek, kırsal alandaki kadınların yaptığı işlerin ve ailelerine ve ülkelerinin ekonomisine yaptıkları katkıların önemini açıkça kabul etmektedirler. Gelişim konusuna yapılan bu vurgu, insan hakları sözleşmeleri açısından emsalsiz bir örneği teşkil etmektedir ve eşitliği sağlamak ile kadınları gelişim sürecine katmak arasındaki esaslı bağlantının açık bir tespitini oluşturmaktadır. 14. madde, Taraf Devletlerden, kırsal alanda yaşayan kadınlara karşı ayrımcılığı ortadan kaldırmalarını; bu kadınların elverişli yaşam koşullarına sahip olma haklarını uygulamalarını ve bu kadınlara kırsal gelişime katılma ve bu gelişimin faydalarından yararlanma konularında erkeklerle eşit hakların sağlanması için özel tedbirler almalarını talep etmektedir. Bu hedeflere ulaşmak için alınacak özel tedbirler arasında şunlar yer alabilir: kadınların, özellikle de kırsal alandaki kadınların, kendilerine da-

15 kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi sözleşmesi nin maddi hükümleri 119 ha iyi bir ortam yaratmak için çalışabilmeleri amacıyla kalkınma planlamalarının hazırlanması ve uygulanmasına katılımlarının sağlanması; kendi kendine yardım gruplarının ve kooperatiflerin kurulmasının teşvik edilmesi ve bu yönde destek sağlanması ve kırsal alandaki kadınların, kendi yaşamları üzerinde ekonomik ve sosyal anlamda daha çok kontrole sahip olmaları amacıyla, yeterli sağlık bakımı, aile planlaması hizmetleri ve sosyal güvenlik programlarına erişimlerinin sağlanması. Devletler ayrıca, kırsal alanda yaşayan kadınlara, tarımsal kredi ve pazarlama kolaylıklarının yanı sıra, eğitim ve öğretim programlarına da eşit erişimlerini sağlamak suretiyle, geleneksel rollerini kırmaları ve farklı yaşam biçimlerini tercih etmeleri için fırsat tanımalıdır. Hukuki Meselelerde Eşitlik 15. Madde 1. Taraf Devletler kadınlara, kanun önünde erkeklerle eşit haklar tanıyacaklardır. 2. Taraf Devletler medeni haklar bakımından kadınlara erkeklerinkine benzer hukuki ehliyet ve bu ehliyeti kullanmak için eşit fırsatlar tanıyacaklardır. Özellikle, kadınlara akit yapmada ve mülk idaresinde eşit haklar verecekler ve Mahkemelerde davaların her safhasında eşit muamele edeceklerdir. 3. Taraf Devletler, kadınların hukuki ehliyetlerini kısıtlamaya yönelik hukuki sonuç doğuran her çeşit sözleşmenin ve sair özel muamelelerin tamamının geçersiz olduğunu kabul ederler. 4. Taraf Devletler, kadın ve erkeğe hukuki olarak ikametgâh seçme ve nakletmede eşit yasal hak tanıyacaklardır. 15. madde, kadınların erkeklerle hukuk önünde eşit olduğunu teyit eder ve buna ilaveten Taraf Devletlerden, kadınların geleneksel olarak ayrımcılığa uğradığı medeni hukuk alanlarında erkeklerle eşit haklara sahip olmalarını güvence altına almalarını talep etmektedir. Örneğin, pek çok ülkede kadınlar erkeklerle eşit mülkiyet haklarına sahip değildir: geleneksel mülkiyet yasaları genellikle yalnızca erkek çocuklara aile topraklarını miras edinebilme hakkı tanımak ve evliliğin gerçekleşmesinin ardından kadının tüm mülkleri üzerinde kocasına otomatik olarak iyelik sağlamak suretiyle kadına yönelik ayrımcılık yapmaktadır. Benzer biçimde, bazı ülkelerdeki yasal mevzuat aile mülklerinin idaresinin ailenin erkek reisi tarafından üstlenileceği kuralını getirerek kadınları bu haktan mahrum bırakmaktadır. Birçok hukuk sistemi kadınların kendi başlarına sözleşme imzalamalarına imkân tanımamakta, kadının kendi mülkü veya kazancıyla ilgili hallerde dahi, bir sözleşmenin hukuken bağlayıcı addedilebilmesi için kadının kocasının imzasını şart koşmaktadır. 15. madde, kadınlara medeni hukuk alanlarında tam eşitlik sağlanması için Taraf Devletlerin pozitif adımlar atmasını öngörmektedir. Bu hükme binaen Devletler, kadınların hukuki ehliyetini kısıtlayan her türlü yasayı veya hukuksal belgeyi yürürlükten kaldırmak veya değiştirmekle yükümlüdür. 15. maddenin 4. fıkrası, kişilerin seyahat hakkı ve yerleşme ve konutu seçme özgürlüğü ile ilgili yasalarda eşitlik sağlanmasını gerektirmektedir. Kadının konutunu

16 120 temel belgeler kocasına bağımlı kılan yasalar, tıpkı kadının (evli kadınlar da dahil olmak üzere) nerede yaşayacağını seçme hakkını kısıtlayan yasalar gibi, bu hüküm kapsamında ayrımcı olarak nitelenecektir. Aile Hukukunda Eşitlik 16. Madde 1. Taraf Devletler kadınlara karşı evlilik ve aile ilişkileri konusunda ayırımı önlemek için gerekli bütün önlemleri alacaklar ve özellikle kadın erkek eşitliği ilkesine dayanarak kadınlara aşağıdaki hakları sağlıyacaklardır [sağlayacaklardır]: a Evlenmede erkeklerle eşit hak, b Özgür olarak eş seçme ve serbest ve tam rıza ile evlenme hakkı, c Evlilik süresince ve evliliğin son bulmasında aynı hak ve sorumluluklar, d Medeni durumlarına bakılmaksızın, çocuklarla ilgili konularda ana ve babanın eşit hak ve sorumlulukları tanınacak, ancak her hâl ve kârda çocukların menfaatleri en ön planda gözetilecektir. e Çocuk sayısına ve çocukların ne zaman dünyaya geleceklerine serbestçe ve sorumlulukla karar vermede ve bu hakları kullanabilmeleri için bilgi, eğitim ve diğer vasıtalardan yararlanmada eşit haklar, f Her hâl ve kârda çocukların çıkarı en üst düzeyde tutularak ulusal yasalarda mevcut veli, vasi, kayyum olma ve evlât edinme veya benzeri müesseselerde eşit hak ve sorumluluklar, g Aile adı, meslek ve iş seçimi dahil karı ve koca için eşit kişisel haklar, h Ücret karşılığı olmaksızın veya bir bedel mukabilinde malın mülkiyeti, iktisabı, işletmesi, idaresi, yararlanılması ve elden çıkarılmasında eşlere de eşit haklar. 2. Çocuğun erken yaşta nişanlanması veya evlenmesinin hiçbir kanuni etkisi olmayacak ve evlenme asgari yaşının belirlenmesi ve evlenmelerin resmi sicile kay dının mecburi olması için yasama dahil gerekli tüm önlemler alınacaktır. 16. madde, aile hukuku alanındaki ayrımcılığı da içerecek şekilde, özel alanda kadına yönelik ayrımcılık meselesini ele almaktadır. Kadınlara yönelik ayrımcılığın oldukça büyük bir kısmı kendi evlerinde eşleri, aileleri ve içinde yaşadıkları topluluk tarafından uygulanmaktadır. Bazı toplumlarda, genç kadın ve kız çocukları görücü usulü evliliğe zorlanmaktadırlar. Dünyanın birçok bölgesinde, evli kadınlara, kaç çocuk yapacaklarına, bu çocukların nasıl büyütüleceğine ve kendilerinin bir işte çalışıp çalışmayacaklarına ve eğer çalışacaklarsa, bunun zamanına karar verme sürecine eşit oranda katılım hakkı tanınmamaktadır. Kadınların aile yaşamında daha çok söz hakkına sahip olduğu ülkelerde dahi, kadına ev hanımı ve yuvayı yapan kişi olarak biçilen uygun role ilişkin yerleşik kalıplar, kadınları evin dışında bir kariyer edinmekten ya da eşleriyle birlikte önemli karar alma süreçlerine dahil olmaktan alıkoyabilmektedir.

17 kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi sözleşmesi nin maddi hükümleri 121 Bu ayrımcılık alanı genellikle, uzun süreden beri yerleşik kültürel ve dinsel uygulamalara dayanmaktadır; bu yüzdendir ki, içine nüfuz etmenin en zor olduğu ve değişime en çok direnen alanlardan biridir. Ancak, Sözleşme nin mimarları, kadınların tam eşitliğe ulaşabilmesi için bu alanda değişim yaşanmasının hayati bir öneme sahip olduğu görüşünü paylaşmışlardır. Taraf Devletler bu değişimi gerçekleştirebilmek için öncelikle, kadına yönelik ayrımcılık yaratan evlilik ve aile ile ilgili mevcut yasaları ve diğer hukuksal metinleri yürürlükten kaldırmak veya değiştirmek için tüm uygun adımları atmalıdır. Bu yasalara örnek olarak, kadınlara boşanma ve yeniden evlenme konularında erkeklerle eşit yasal hakları tanımayan; kadınlara tam mülkiyet haklarını vermeyen ve kadınlara, ister evlilik sırasında ister boşanma sonrasında olsun, çocukların bakımı ve velayetine ilişkin olarak eşit haklar sağlamayan yasalar gösterilebilir. Taraf Devletler, ikinci olarak, kadınların erkeklerle aynı hakları serbest iradeleri ile evlenme ve eş seçme haklarını da içerecek şekilde kullanabilmesini güvence altına almak amacıyla etkin bir biçimde adımlar atmalıdır. Kadının ne zaman ve kiminle evlenmesi gerektiğini seçme özgürlüğünü sağlamak için, yasalar tarafından bir asgari evlenme yaşı güvence altına alınmalıdır. Her ne kadar 16. maddede aile içi şiddet kavramına özel olarak atıfta bulunulmuş değilse de, Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi aile içindeki şiddet ve istismar olgusunun Taraf Devletler tarafından ele alınması gereken bir insan hakları meselesi olduğunu açıkça dile getirmiştir.

Kadınlara Karşı Her Türlü Ayırımcılığın Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesi 3,4

Kadınlara Karşı Her Türlü Ayırımcılığın Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesi 3,4 Kadınlara Karşı Her Türlü Ayırımcılığın Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesi 3,4 Bu Sözleşmeye taraf olan Devletler, Birleşmiş Milletler yasasının temel insan haklarına, insan itibar ve kıymetine ve erkeklerle

Detaylı

Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Bildirgesi 1,2

Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Bildirgesi 1,2 Temel Belgeler Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Bildirgesi 1,2 7 Kasım 1967 tarihli ve 2263 (XXII) sayılı Genel Kurul kararıyla ilan edilmiştir. Genel Kurul, Birleşmiş Milletler e mensup halkların,

Detaylı

KADINLARA KARŞI HER TÜRLÜ AYRIMCILIĞIN ÖNLENMESİ SÖZLEŞMESİ VE EK İHTİYARİ PROTOKOL

KADINLARA KARŞI HER TÜRLÜ AYRIMCILIĞIN ÖNLENMESİ SÖZLEŞMESİ VE EK İHTİYARİ PROTOKOL KADINLARA KARŞI HER TÜRLÜ AYRIMCILIĞIN ÖNLENMESİ SÖZLEŞMESİ VE EK İHTİYARİ PROTOKOL İÇİNDEKİLER Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi BÖLÜM I BÖLÜM II BÖLÜM III BÖLÜM IV Tanım...

Detaylı

Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi nin Türkiye Üzerine Sonuç Gözlemleri (2005) 21,22

Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi nin Türkiye Üzerine Sonuç Gözlemleri (2005) 21,22 Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi nin Türkiye Üzerine Sonuç Gözlemleri (2005) 21,22 Orijinali: İngilizce CEDAW/C/TUR/CC/4-5 15 Şubat 2005 Kadınlara Karşı Ayrımcılığın

Detaylı

c d W CEDAW nedir? Birleşmiş Milletler (BM) Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi Kadınların İnsan Hakları ve Önemi

c d W CEDAW nedir? Birleşmiş Milletler (BM) Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi Kadınların İnsan Hakları ve Önemi c d W CEDAW nedir? Birleşmiş Milletler (BM) Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi Kadınların İnsan Hakları ve Önemi c d W CEDAW nedir? Birleşmiş Milletler (BM) Kadınlara Karşı Her

Detaylı

Tüm Göçmen İşçilerin ve Aile Fertlerinin Haklarının Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme

Tüm Göçmen İşçilerin ve Aile Fertlerinin Haklarının Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme Birleşmiş Milletler Tüm Göçmen İşçilerin ve Aile Fertlerinin Haklarının Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme Dağıtım: Genel 23 Şubat 2011 Özgün dil: İngilizce CMW/C/GC/1 Tüm Göçmen İşçilerin ve Aile

Detaylı

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi Sonuç Gözlemleri. (27. Oturum)

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi Sonuç Gözlemleri. (27. Oturum) Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi Sonuç Gözlemleri (27. Oturum) CRC/C/15/Add.152 / 8 Haziran 2001 ÇOCUK HAKLARI KOMİTESİ 27 nci OTURUM SÖZLEŞMENİN 44 ncü MADDESİ UYARINCA TARAF DEVLETLER TARAFINDAN

Detaylı

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi nin Çocuk Haklarına dair Sözleşme ye ilişkin Genel Yorumları 2008 2011

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi nin Çocuk Haklarına dair Sözleşme ye ilişkin Genel Yorumları 2008 2011 Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi nin Çocuk Haklarına dair Sözleşme ye ilişkin Genel Yorumları 2008 2011 Uluslararası Çocuk Merkezi Çocuk Hakları Serisi 10 ISBN: İçindekiler Genel Yorum No. 11

Detaylı

ÜLKE İÇİNDE YERİNDEN OLMA KONUSUNDA YOL GÖSTERİCİ İLKELER AÇIKLAYICI NOTLAR. Walter Kälin BİRLEŞMİŞ MİLLETLER

ÜLKE İÇİNDE YERİNDEN OLMA KONUSUNDA YOL GÖSTERİCİ İLKELER AÇIKLAYICI NOTLAR. Walter Kälin BİRLEŞMİŞ MİLLETLER BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÜLKE İÇİNDE YERİNDEN OLMA KONUSUNDA YOL GÖSTERİCİ İLKELER AÇIKLAYICI NOTLAR Walter Kälin BROOKINGS ENSTİTÜSÜ Yerinden Olma Projesi : İmaj Yayınevi Ankara, Temmuz 2005 ISBN İMAJ KİTABEVİ

Detaylı

Birleþmiþ Milletler Çocuk Haklarý Komitesi nin Çocuk Haklarýna dair Sözleþme ye iliþkin Genel Yorumlarý 2006 2008

Birleþmiþ Milletler Çocuk Haklarý Komitesi nin Çocuk Haklarýna dair Sözleþme ye iliþkin Genel Yorumlarý 2006 2008 Birleþmiþ Milletler Çocuk Haklarý Komitesi nin Çocuk Haklarýna dair Sözleþme ye iliþkin Genel Yorumlarý 2006 2008 ICC Çocuk Haklarý Serisi 4 International Children s center (ICC) Uluslararası Çocuk Merkezi

Detaylı

OECD Çok Uluslu Şirketler Rehberi

OECD Çok Uluslu Şirketler Rehberi OECD Çok Uluslu Şirketler Rehberi 1 Önsöz 1. OECD Çok Uluslu Şirketler Rehberi (Rehber), hükümetler tarafından çok uluslu şirketlere yapılan tavsiyelerdir. Rehber, çok uluslu şirketlerin faaliyetlerinin

Detaylı

TÜRKİYE DE EN KÖTÜ BİÇİMLERDEKİ ÇOCUK İŞÇİLİĞİNİN SONLANDIRILMASI: 2014 HEDEFİNE DOĞRU YOL HARİTASI

TÜRKİYE DE EN KÖTÜ BİÇİMLERDEKİ ÇOCUK İŞÇİLİĞİNİN SONLANDIRILMASI: 2014 HEDEFİNE DOĞRU YOL HARİTASI TÜRKİYE DE EN KÖTÜ BİÇİMLERDEKİ ÇOCUK İŞÇİLİĞİNİN SONLANDIRILMASI: 2014 HEDEFİNE DOĞRU YOL HARİTASI Dr. Şule Çağlar KISALTMALAR...4 ÖNSÖZ...5 GİRİŞ...6 ULUSLARARASI ÇERÇEVE...8 ULUSAL ÇERÇEVE... 12 ELDE

Detaylı

YAYIN NO DPT: 2741 TÜRKİYE DE YAŞLILARIN DURUMU VE YAŞLANMA ULUSAL EYLEM PLANI

YAYIN NO DPT: 2741 TÜRKİYE DE YAŞLILARIN DURUMU VE YAŞLANMA ULUSAL EYLEM PLANI YAYIN NO DPT: 2741 TÜRKİYE DE YAŞLILARIN DURUMU VE YAŞLANMA ULUSAL EYLEM PLANI SOSYAL SEKTÖRLER VE KOORDİNASYON GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 2007 ISBN 978 975 19-4115 - 5 (basılı nüsha) Bu Çalışma Devlet Planlama Teşkilatının

Detaylı

Gör Beni, Duy Beni. Engelli Kişilerin Haklarına Dair Uluslararası Sözleşme yi kullanma ve tanıtma rehberi

Gör Beni, Duy Beni. Engelli Kişilerin Haklarına Dair Uluslararası Sözleşme yi kullanma ve tanıtma rehberi Gör Beni, Duy Beni Engelli Kişilerin Haklarına Dair Uluslararası Sözleşme yi kullanma ve tanıtma rehberi Gör Beni, Duy Beni Engelli Kişilerin Haklarına Dair Uluslararası Sözleşme yi kullanma ve tanıtma

Detaylı

ULUSAL GENÇLİK VE SPOR POLİTİKASI BELGESİ

ULUSAL GENÇLİK VE SPOR POLİTİKASI BELGESİ ULUSAL GENÇLİK VE SPOR POLİTİKASI BELGESİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... 1 YASAL DAYANAK... 1 YÖNTEM... 2 GENÇLİK POLİTİKALARI... 4 1. GİRİŞ... 4 1. 1. Gençlik Tanımı... 4 1. 2. Neden Gençlik Politikası... 5 2.

Detaylı

ÖZEL SEKTÖR MADEN İŞÇİLERİNİN SOSYAL VE EKONOMİK HAKLARI ARAŞTIRMASI YAŞAMA DAİR VAKIF DEV MADEN SEN

ÖZEL SEKTÖR MADEN İŞÇİLERİNİN SOSYAL VE EKONOMİK HAKLARI ARAŞTIRMASI YAŞAMA DAİR VAKIF DEV MADEN SEN ÖZEL SEKTÖR MADEN İŞÇİLERİNİN SOSYAL VE EKONOMİK HAKLARI ARAŞTIRMASI YAŞAMA DAİR VAKIF DEV MADEN SEN ÖZEL SEKTÖR MADEN İŞÇİLERİNİN SOSYAL VE EKONOMİK HAKLARI İÇİNDEKİLER I. GİRİŞ... 2 II. ARAŞTIRMANIN

Detaylı

Bakanlar Komitesi Avrupa Konseyi Statüsü'ne dair Sözleşmenin 15. maddesi b bendi uyarınca,

Bakanlar Komitesi Avrupa Konseyi Statüsü'ne dair Sözleşmenin 15. maddesi b bendi uyarınca, Bakanlar Komitesi'nin Üye Devletlere Silahlı Kuvvetler Mensuplarının sahip oldukları İnsan Hakları konusunda verdiği CM/Rec(2010)4 sayılı Tavsiye Kararı (Bu karar, 24 Şubat 2010 tarihinde Bakan Yardımcılarının

Detaylı

KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNE DA R B R YOL HAR TASI: BÖLGEDEN HÜKÜMETE ÖNER LER

KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNE DA R B R YOL HAR TASI: BÖLGEDEN HÜKÜMETE ÖNER LER KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNE DA R B R YOL HAR TASI: BÖLGEDEN HÜKÜMETE ÖNER LER KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNE DA R B R YOL HAR TASI: BÖLGEDEN HÜKÜMETE ÖNER LER TESEV YAYINLARI Yay na Haz rlayanlar: Dilek Kurban ve

Detaylı

lkö retimde Haklar m z Var! lkö retimde Haklar ve Hak Arama Yollar

lkö retimde Haklar m z Var! lkö retimde Haklar ve Hak Arama Yollar lkö retimde Haklar m z Var! lkö retimde Haklar ve Hak Arama Yollar Eğitimde Haklar Projesi, Sabancı Üniversitesi Eğitim Reformu Girişimi tarafından Avrupa Birliği mali desteği ile yürütülmüştür. Bu yayında

Detaylı

S A Ğ L I K V E İ N S A N H A K L A R I Ü Z E R İ N E 2 5 S O R U - 2 5 C E V A P

S A Ğ L I K V E İ N S A N H A K L A R I Ü Z E R İ N E 2 5 S O R U - 2 5 C E V A P Sağlık ve İnsan Hakları üzerine 25 Soru 25 Cevap Toplum Sağlığı Araştırma ve Geliştirme Merkezi World Health Organization TEŞEKKÜR Norveç Hükümeti nin desteğiyle gerçekleştirilen Sağlık ve İnsan Hakları

Detaylı

İŞGÜCÜ PİYASASINDA TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ EL KİTABI

İŞGÜCÜ PİYASASINDA TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ EL KİTABI 1 İŞGÜCÜ PİYASASINDA TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ EL KİTABI 2 İŞGÜCÜ PİYASASINDA TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ EL KİTABI Yıldız Ecevit Şubat 2010 Hazırlayan: Yıldız Ecevit Tasarım: TORNA Tasarım (www.tornatasarim.com)

Detaylı

7.Kadına ve kız çocuklarına yönelik şiddet ve onları hedef alan her türlü ayrımcılıkla mücadele konusunda AB Rehber İlkeleri

7.Kadına ve kız çocuklarına yönelik şiddet ve onları hedef alan her türlü ayrımcılıkla mücadele konusunda AB Rehber İlkeleri 7.Kadına ve kız çocuklarına yönelik şiddet ve onları hedef alan her türlü ayrımcılıkla mücadele konusunda AB Rehber İlkeleri I. Rehber İlkeler'in Amacı Kadına ve kız çocuklarına yönelik şiddet konusunda

Detaylı

DÜNYA BİLGİ TOPLUMU ZİRVESİ NİHAİ DOKÜMANLARI

DÜNYA BİLGİ TOPLUMU ZİRVESİ NİHAİ DOKÜMANLARI DÜNYA BİLGİ TOPLUMU ZİRVESİ NİHAİ DOKÜMANLARI Cenevre Zirvesi Aralık 2003 Tunus Zirvesi - Kasım 2005 DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI Bilgi Toplumu Dairesi Ocak 2008 DÜNYA BİLGİ TOPLUMU ZİRVESİ NİHAİ DOKÜMANLARI

Detaylı

ÇALIŞMA YAŞAMINDA ÖZEL RİSK GRUPLARI

ÇALIŞMA YAŞAMINDA ÖZEL RİSK GRUPLARI ÇALIŞMA YAŞAMINDA ÖZEL RİSK GRUPLARI Amaç Çalışma yaşamında sağlık ve güvenlik açısından farklı riskler içeren ve özel olarak korunması gereken gruplar hakkında bilgi sahibi olmak. Öğrenim hedefleri İSG

Detaylı

Anayasal Çerçevede Türkiye de Çalışma Hakkı

Anayasal Çerçevede Türkiye de Çalışma Hakkı Anayasal Çerçevede Türkiye de Çalışma Hakkı THE RIGHT TO WORK IN TURKEY IN THE CONSTITUTIONAL FRAMEWORK Baki ERKEN * Özet Bu makale temel haklardan olan çalışma hakkını anayasal çerçevede incelemektedir.

Detaylı

HAKLARIMIZ VAR! Genişletilmiş 15. Basım - 850 adet basılmıştır. Aralık 2013 1. Basım, İstanbul, 2001. EDİTÖR Deniz Kaynak

HAKLARIMIZ VAR! Genişletilmiş 15. Basım - 850 adet basılmıştır. Aralık 2013 1. Basım, İstanbul, 2001. EDİTÖR Deniz Kaynak HAKLARIMIZ VAR! Genişletilmiş 15. Basım - 850 adet basılmıştır. Aralık 2013 1. Basım, İstanbul, 2001 EDİTÖR Deniz Kaynak 15. BASIMA KATKIDA BULUNANLAR Lalezar Akar - Fulya Ayata - Zelal B. Ayman - Ebru

Detaylı

HAPİS DIŞI ÖNLEMLERLE İLGİLİ BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ASGARİ STANDART KURALLARI (TOKYO KURALLARI)

HAPİS DIŞI ÖNLEMLERLE İLGİLİ BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ASGARİ STANDART KURALLARI (TOKYO KURALLARI) HAPİS DIŞI ÖNLEMLERLE İLGİLİ BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ASGARİ STANDART KURALLARI (TOKYO KURALLARI) 1. GENEL PRENSIPLER 1. Temel Amaçlar 1.1 Bu Asgari Standart Kurallar, hapis dışı önlemlerin kullanılmasını geliştirmek

Detaylı

[3] Yeni Anayasa Sürecini İzleme Raporu: Nasıl Bir Anayasaya Doğru Gidiyoruz? Mart 2013 TESEV DEMOKRATİKLEŞME PROGRAMI

[3] Yeni Anayasa Sürecini İzleme Raporu: Nasıl Bir Anayasaya Doğru Gidiyoruz? Mart 2013 TESEV DEMOKRATİKLEŞME PROGRAMI TESEV DEMOKRATİKLEŞME PROGRAMI Yeni Anayasa Sürecini İzleme Raporu: Nasıl Bir Anayasaya Doğru Gidiyoruz? Mart 2013 [3] Yazarlar: Etyen Mahçupyan, Mehmet Uçum, Özge Genç www.anayasaizleme.org Sunuş Özge

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARLARINDAN ÖRNEKLER

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARLARINDAN ÖRNEKLER AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARLARINDAN ÖRNEKLER Gilles Dutertre Bu kitap daha önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtihatlarından Alıntılar adıyla yayımlanmış olan kitabın çevirisi gözden geçirilmiş

Detaylı

Her seferinde öyle eyle ki, eyleminin ilkesi aynı zamanda genel bir yasa olabilsin. Immanuel Kant

Her seferinde öyle eyle ki, eyleminin ilkesi aynı zamanda genel bir yasa olabilsin. Immanuel Kant İnsan Hakları Her seferinde öyle eyle ki, eyleminin ilkesi aynı zamanda genel bir yasa olabilsin. Immanuel Kant İnsan Hakları fikri, temeli insan onuru bilincine dayanan bir fikirdir ve binlerce yıllık

Detaylı