Yaşlı hastaların genç hastalar ile karşılaştırıldıklarında

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Yaşlı hastaların genç hastalar ile karşılaştırıldıklarında"

Transkript

1 Pnömoni Dr. Refik Mas, Dr. Levent Yamanel, Dr. A. Turan Işık, Dr. İlker Taşçı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kom. İç Hastalıkları Anabilim Dalı Yaşlı hastaların genç hastalar ile karşılaştırıldıklarında alt solunum yolu enfeksiyonlarına (ASYE) yakalanma riskleri daha fazladır. Bu popülasyonda pnömoni, hospitalizasyon ve mortalite oranını arttıran ciddi bir hastalıktır. 65 yaş ve üstündeki hastaların, daha gençlere oranla hastaneye yatma ve pnömoni nedeniyle ölüm riskinin 3-4 kat daha fazla olduğu bilinmektedir. Yaşlı popülasyonda pnömoni 6. sırada ölüm nedenidir. ABD de 65 yaş üzeri 600,000 den fazla geriatrik olgu pnömoni nedeniyle hastaneye yatırılmaktadır. Özellikle yoğun bakım ünitesine (YBÜ) alınan hastalarda mortalite oranı daha yüksektir. Yaş ve beraberinde mevcut olan morbiditeler, ölüm oranındaki artışa neden olan önemli faktörlerdir. Yirminci yüzyılın ikinci yarısında gelişen dünyada toplum sağlığı koruma programları, aşılamalar ve geniş spektrumlu, etkin antibakteriyel aktivite gösteren yeni ajanların keşfiyle enfeksiyon hastalıklarına bağlı morbidite ve mortalite giderek azalmaktadır. Bütün bu çabalara rağmen enfeksiyonlar, Dünya Sağlık Örgütü raporlarında insanlarda ölüme yol açan ikinci neden olarak bildirilmektedir. ASYE, akut bronşit, KOAH alevlenmesi ve pnömoni; 65 yaş üzeri hastalarda en sık karşılaşılan sağlık problemleridir ve yaşla beraber insidansı artmaktadır. Tablo-1 de gösterildiği gibi bu yaş grubundaki hastalarda ASYE ye yatkınlığı arttıran ve katkıda bulunan birçok faktör vardır. Bunlar, enfeksiyonlara konakçı yanıtını azaltabilen hücresel ve/veya humoral immün cevap bozuk- Tablo 1. Yaşlı hastalarda ASYE için majör risk faktörleri Yaş ile ilişkili faktörler Yaş >65 Bozulmuş sekresyon klirensi KOAH Bronşektazi Bozulmuş konakçı defansı Yutma bozuklukları Kognitif bozukluklar Multipl hastalıklar Bakımevinde yaşama Yatalak durum Düşük beslenme düzeyi (hipoalbüminemi) Yaşa bağlı olmayan faktörler Alkolizm Astım Malnutrisyon İmmunosupresyon Kalp hastalıkları Diabetes mellitus Son zamanlarda hospitalizasyon hikayesi Son ayda antibakteriyel tedavi Nazogastrik tüple beslenme, oksijen tedavisi Sigara dumanına maruz kalma Hava kirliliği luklarıdır. Yaşa bağlı olarak beslenme durumunda ortaya çıkan değişikliklerde lipid, vitamin ve protein eksikliklerine yol açabilir. Bu durum da konakçı savunma mekanizmalarını etkilemektedir. Ek olarak yaşın kendisi de akciğer elastisitesindeki azalma, solunum kas kuvvetinde azalma ve sekresyonların klirensindeki değişikliklere yol açarak, ASYE için bir risk oluşturmaktadır. Yine düşük gelir ve eğitim düzeyine sahip, yalnız yaşayan yaşlı hastalarda pnömoni görülme oranının arttığı saptanmıştır. Pnömoni yaşlılarda gençlere göre yaklaşık olarak 10 kat daha sık görülür. 80 yaşın üzerindeki hastalarda sıklıkla ölüme yol açmaktadır. Toplum kökenli pnömoni (TKP) için hospitalizasyon indeksi genel popülasyonda gözlenenden 4 kat daha fazladır ve YBÜ ye alınması gereken yaşlılarda mortalite oranı %30-40 düzeylerindedir. Pnömonin klinik prezentasyonunda bazı raporlara göre genç hastalarla karşılaştırıldığında çok az bir değişiklik göstermekte iken, bazı raporlarda ise enfeksiyonun klasik belirtilerinin bazen görülmediği (ateş, lökositoz), bazen de sadece atipik klinik belirtilerle (idrar inkontinansı, bilinç değişikliği, kilo kaybı) karşımıza gelebilir. Bu atipik bulgular gecikmiş tanı ve tedaviye yol açarak, artmış morbidite ve mortalite oranına neden olmaktadır. Uzun süre bakımevinde kalanlarda, zayıf fonksiyonel kapasitesi olanlarda, yutma veya yeme zorluğu olanlarda ve KOAH lı olgularda pnömoni en sık morbidite ve mortalite nedenidir. Kesin tanı; yüksek düzeyde şüphe, dikkatli anamnez ve fizik muayene, uygun radyolojik ve laboratuar çalışmayı gerektirir. Antibiyotik kullanım kararı, klinik tablonun ciddiyeti ile ilişkilidir. Solunum yolu enfeksiyonlarında antibiyotik kullanımına, hastalar arasında ayrım gözetmeden başvurulursa, antibiyotiklere dirençli patojenler ortaya çıkar. Gelişmiş ülkelerde 65 yaş üzeri popülasyon giderek artmaktadır. Bu nedenle, özellikle pnömoni gibi ASYE de gelecek yıllarda en büyük sağlık sorunlarından biri olacaktır. Çeşitli kontrollü klinik çalışmaların sonuçları özellikle influenza aşısı ile kombine olarak pnömokok aşısı uygulandığında hem hospitalizasyon hem de mortalite oranlarını azaltmada etkili ve güvenli bulunmuştur. Bu aşının yaşlılardaki pnömoni riskini azaltmak için koruyucu önlem olarak yapılması önerilmiştir. Ancak uluslar arası platformda yaşlılarda pnömoniyi önlemek için pnömokok aşılama programlarının faydası olduğu yönündeki tartışmalar hala devam etmektedir. Gerçek olan yaşlı popülasyondaki pnömonide hospitalizasyon ve mortalite riskini azaltmak için uygun antibakteriyel ajanla acil tedavinin gerekliliğidir. Tedaviyi optimize etmek için muhtemel etyolojik ajan, antibakteriyel direnç durumu, antibakteriyel ajanların farmakokinetik ve farmakodinamik özellikleri, hastanın sağlık durumu, beraberindeki diğer hastalıkların varlığı ve polifarmasi göz önüne alınmalıdır. Sonuç olarak bilinmesi gereken en önemli nokta, yaşlı popülasyonda antibakteriyel ajanların yaygın bir şekilde kullanılması önemli bir sosyal gidere neden olduğudur. Ayrıca bu ilaçların

2 yan etkilerinin, ilaç reaksiyonlarının kontrolü, düzeylerinin monitörizasyonu büyük bir sorundur. İlaç yan etkilerinin ciddiyeti ve sıklığı da yaşla beraber artmakta ve hastaneye başvuru nedenleri arasında yer almaktadır. Pnömoniyle ilgili olarak yaşlılarda görülen ve değiştirilemeyen risk faktörleri fonksiyonel bağımlılık, KOAH ve astım gibi kronik akciğer hastalıkları, alkolizm, KKY, malignite, immünosupresyon ve santral sinir sistemi hastalıklarıdır. Pnömonili hastaların mortalite riski pnömoni şiddet indeksi kullanılarak tahmin edilebilir. Yaşlı popülasyonda değişik pnömoni sendromları görülebilir: Toplum kökenli pnömoni, hastane kökenli pnömoni, aspirasyon pnömonisi, bakımevi kökenli pnömoni, viral pnömoni ve tüberküloz. Yaşlılarda pnömoniye neden olan başlıca etkenler Tablo-2 de gösterilmiştir. Yaşlı hastalarda sık olarak karşılaşılan ve hekimin ilk akla gelmesi gereken toplum kökenli pnömoni etkeni S pneumoniae ve L pneumophila dır. Kurum kökenli olgular için ise aerobik gram-negatif basiller ve anaeroplar en önemli respiratuar patojenlerdir. Yine aspirasyon pnömonisinde anaeroplar rol oynamaktadır. Pnömonilerin ekonomik etkilerini azaltmak, antibakteriyel direnci önlemek ve iyi klinik sonuçları arttırmak için uygun ve zamanında ampirik tedavi gerekmektedir. Uluslar arası klavuzlar ayaktan ve yatırılarak (YBÜ ye değil) takip edilen yaşlı hastalarda en sık görülen bakteriyel patojenlere ve olası atipik patojenlere karşı tedavi başlanmasını önerirler. Tedavi için oluşturulan algoritmler ya bir β-laktam + makrolid (azitromisin/klaritromisin) veya levofloksasin/moksifloksasin gibi yeni antipnömokokkal kinolonlarla monoterapiyi içermektedir. Oral (amoksisilin-klavulanik asit, sefuroksim aksetil, amoksisilin) ve İV (ampisilin-sulbaktam, seftriakson, sefotaksim) β-laktamlar ayaktan ve yatan hastalarda kullanılacak en seçkin ajanlardır. Ciddi pnömonisi veya aspirasyon pnömonisi olan hastalar için spesifik algoritmlerde makrolid veya kinolonlar ile diğer ajanların kombinasyonu önerilir. Bu tavsiyelere rağmen yaşlılardaki pnömonide görülen klinik iyileşme, genç hastalara nazaran sıklıkla daha geç olmaktadır. Bu da antibakteriyel tedavinin optimize edilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. Son yıllarda çoğu ilaca dirençli gram-pozitif enfeksiyonları tedavisi için ketolidler, oksazolidinonlar ve streptograminler gibi yeni antibakteriyel ajanlar geliştirilmiştir. Ancak bu ajanların yaşlılardaki etkinliği ve güvenilirliği henüz ortaya konamamıştır. Tedavi kılavuzları lokal bakteriyoloji ve direnç paternlerine dayandırılarak modifiye edilmelidir ve ilaçlar farmakokinetik ve farmakodinamik parametreler ve ilaç etkileşimleri göz önüne alınarak her antibakteriyel ajanın dozu ve uygulama şekli optimize edilmelidir. Bu stratejiler kötü klinik sonuç, hospitalizasyon ve ölüm için risk faktörlerinin ortaya çıkışını azaltabilmelidir. Yaşlılarda pnömoniye neden olan bakteriyel patojenler İnsanlarda köken aldığı yere göre (toplum, hastane, bakımevi) değişen şekilde pnömoniye yol açan çok çeşitli bakteriyel patojenler vardır. Yalnızca yaş pnömoni etyolojisi üzerine çok az etkilidir. TKP li yaşlılarda en sık izole edilen bakteri S pneumoniae dir (hastaların yaklaşık %50 si). Yeni epidemiyolojik verilerde, 65 yaş üzeri, ilaca dirençli S pneumoniae için önemli bir faktördür. H influenza ve M catarrhalis de göreceli olarak yaşlı popülasyonda sık görülen pnömoni nedenleridir. S aureus post-influenza pnömoniden, orofarengeal mikrofloranın anaeropları da aspirasyon pnömonisinden sıklıkla sorumludur. Atipik patojenler TKP li yaşlı hastalarınyaklaşık %15 inde izole edilirler. L pneumophila nedenli pnömoniler mikoplazmadan daha sık görülmektedir. Uzun süre hastanede kalma, komorbid hastalıklar, kötü sağlık durumu ve malnutrisyon; multipl organizmaya bağlı pnömoni insidansını arttırmaktadır. Bunlarda ajanlar genellikle gram-negatif basil veya ilaca dirençli suşlardır. Ciddi TKP enfeksiyonu nedeniyle YBÜ ne alınan hastalarda mortalite oranı %50 lere yaklaşmaktadır ve etken S pneunoniae (YBÜ deki hastaların 1/3 ü), Legionella spp., H influenza, S aureus ve P aeroginosa dır. Bakımevi kökenli pnömonilere yol açan ajanlar, toplum ve hastane kökenli pnömonilerden sorumlu olan patojenlerle bazı benzerlikler gösterir. S pneumoniae ve aerobik gram-negatif basiller %13 er oranda kültüre edilirken, azalan sıklıkta S aureus, H influenza, M catarrhalis kültüre edilir. Damlacık yoluyla bulaşan enfeksiyonlar sonucunda respiratuar virüslere (influenza, RSV) veya C pneumonia ve L pneumophila gibi patojenlere bağlı pnömoniler görülebilir. Ek olarak serebrovasküler ve/veya dejeneratif nörolojik hastalığa bağlı öksürme refleksi ve yutma problemi olan kişilerde daha sık görülmek üzere orofaringeal sekresyonların akciğere kaçması sonucu aspirasyon pnömonisi ortaya çıkmaktadır. Bu olgularda dental plak veya orofarinksten kolonize olan enterik gram-negatif basiller en sık izole edilen organizmalardır. Ancak Prevotella, Fusobacterium, Bacteriodes ve Peptostreptokok gibi anaerob suşlar da aspirasyon pnömonisi patogenezinde rol alırlar. Her ne kadar bu mikroorganizmaların gram-negatiflerle beraber hastalıktan sorumlu oldukları veya spesifik antimirobiyal tedavi gerektirecek kadar etyolojiden sorumlu oldukları kesin değildir. Sonuç olarak nozokomiyal pnömonilerden en sık izole edilen organizmalar gram-negatif basillerdir. Özellikle de P aeroginosa ve K pneumoniae (%60-80) ve S aureus(%15) dur. Geri kalan bakteriyel ajanlar ise S pneumoniae, anaeroplar, L pneumophila ve M catarrhalis tir. Tablo 2.Yaşlı popülasyonda en sık pnömoni oluşturan mikroorganizmalar Kategori Etyoloji Ayaktan veya hastanede (YBÜ değil) tedavi edilen hafif-orta düzeyde toplum kökenli pnömoniler YBÜ de tedavi edilen toplum kökenli pnömoniler Bakımevi kökenli pnömoniler Hastane kökenli pnömoniler Aspirasyon pnömonileri Streptococcus pneumoniae (ilaca dirençli S. Pneumoniae dahil), Haemophilus influenzae, Legionella pneumophila, Chlamydia pneumoniae, Mycoplasma pneumoniae, respiratuar virüsler, Gram-negatif basiller, oral anaeroplar, Staphylococcus aureus, Moraxella catarrhalis S. pneumoniae (ilaca dirençli S. Pneumoniae dahil), Gram-negatif basiller, Pseudomonas aeruginosa, S. aureus, H.influenzae, L.Pneumophila S. pneumoniae, Gram-negatif basiller, oral anaeroplar, H.influenzae, M. catarrhalis, S.aureus, L.pneumophila, C. Pneumoniae Gram-negatif basiller, P.aeruginosa, S.aureus, L. Pneumophila S.aureus, enterik Gram-negatif basiller, anaeroplar

3 Antibakteriyel ajan seçim kriterleri Erişkin hastaların en az %50 sinde ASYE nin bakteriyolojik tanısı ortaya konabilirken, yaşlı hastaların çoğunda sorumlu etyolojik ajan ortaya konamamaktadır. Çünkü yeterli bronşiyal örneklere ulaşmak zordur ve balgamları oral mukozada kolonize olmuş gram-negatif basillerle kontaminedir. Öte yandan bu hastalarda bronkoskopi veya iğne aspirasyonu gibi teşhise yönelik invaziv girişimleri uygulamak zordur ve tehlikeli olabilir. Bu yüzden gram-pozitif ve gramnegatifleri ve/veya atipik respiratuar patojenleri kapsayan geniş spektrumlu antibakteriyel kombinasyonlar ile ampirik tedavi sıklıkla yapılmaktadır. Uluslar arası büyük kuruluşlar tarafından yaşa, pnömoninin ciddiyetine ve komorbid diğer hastalıkların varlığına dayanılarak birçok kılavuz geliştirilmiştir. Amerikan Toraks Derneği nin (ATD) kılavuzuna göre TKP li hastalar 4 gruba ayrılmıştır. (a) Tedavi yapılan yer, (b) kardiyopulmoner hastalık varlığı, (c) penisilin dirençli ve ilaç dirençli S pneumoniae, enterik gram-negatifler ve P aeroginosa ve (d) enfeksiyon riskini arttıran modifiye faktörlerin varlığına göre gruplandırmıştır. ATD nin tedavi önerileri Tablo-3 de özetlenmiştir. Ayaktan ve yatırılarak (YBÜ ne değil), yaşlı hastalara özgü tedavi, en sık karşılaşılan bakteriyel patojenler ve atipik patojenler göz önüne alınarak planlanmalıdır. Tüm yaşlı hastaların ampirik tedavisi ilaca dirençli S pneumoniae ve diğer enterik gram-negatif bakterileri de kapsayacak şekilde olmalıdır. Tedavi algoritmalarında ya β-laktam/makrolid kombinasyonu veya monoterapi olarak ise yeni antipnömokokal kinolonlar seçilmelidir. Ciddi TKP için tedavi P aeroginosa risk faktörlerine göre ayarlanmalıdır. Hem yoğun bakımda hem de yoğun bakım dışındaki hastalarda makrolid veya florokinolon ile kombine edilecek diğer antimikrobiyal ajanlar mevcut risk faktörlerinin sayısına veya yapısına göre verilmelidir. Özellikle hastalarda bu risk faktörleri olmadıkça sefepim, piperasilin-tazobaktam, imipenem, meropenem ve siprofloksasin verilmemelidir. Hasta bakımevinde yaşıyorsa aynı kriterler geçerlidir ancak, o bakımevinin spesifik bakteriyolojik durumu ve lokal ilaç direnç paterni başlangıç tedavi seçimi için önemlidir. Çünkü bakımevi kökenli pnömonilerde mortalite oranı çok yüksektir. Yutma bozukluğu, nörolojik hastalığı, bilinç bozukluğu ve kronik alkol kullanımı olan yaşlı hastalar aspirasyon pnömonisi için büyük risk altındadırlar. Enterik gram-negatif basiller ve anaeroplar genelde sorumlu ajanlardır. Tüm bunları göz önüne alarak antipnömokokkal florokinolonlar ile monoterapi veya geniş spektrumlu β-laktam (amoksisilin-klavulanat, sefuroksim, seftriakson) ve bir makrolid ile kombinasyon tedavisi önerilmektedir. Nazokomiyal pnömoni ile ilgili olarak ATD kılavuzları ve yeni yayınlarda erişkin hastalarda mortalite ve morbiditeyi azaltmaya yönelik terapötik ve proflaktik stratejiler yer almaktadır. Gram-negatif ve gram-pozitif patojenleri kapsayacak şekilde antibakteriyel kombinasyonlar veya geniş spektrumlu antibakteriyeller İV olarak verilmelidir. Her ne kadar tedavi için uygulanan bu stratejiler, mortalite ve hastane kalış süresini azaltmış olsa da yaşlılardaki pnömonilerin yönetimi hala tartışmalıdır. ASYE de günümüzde kullanılan antibakteriyel ajanlar Penisilinler, sefalosporinler, makrolidler ve florokinolonlar bakteriyel pnömonisi olan yaşlı hastalarda çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Aminogliokzidler ve glikopeptidler sadece şeçilmiş hastalarda kullanılmalıdır. β-laktam antibakteriyeller (penisilinler ve sefalosporinler) yaşlılardaki ASYE tedavisinde etkili ve güvenli olduklarından dolayı yaygın olarak kullanılırlar. Pnömokoklara etkisi olan oral formları (amoksisilin, amoksisilin/klavulanik asit veya sefuruksim aksetil) ayaktan hastalarda etkili iken, hastaneye yatması gereken hastalarda ampisilin/sulbaktam, sefotaksim ve seftriakson gibi İV formlar etkinliği nedeniyle kullanılırlar. Ancak penisilin dirençli pnömokok insidansının yüksek olduğu ülkelerde TKP nin ampirik tedavisinde halen β-laktamlar kullanılıyor gibi görünmektedir. Bazı çalışma sonuçları, orta düzeyde direnç olmasının β-laktam ile yapılan tedavide başarısızlığa yol açmayacağını ileri sürmektedir. Ancak yaşlılarda görülen TKP de penisilin direnç ile yüksek mortalite oranları arasında bir korelasyon olduğu gösterilmiştir. Ancak bu dirençli suşlar genelde hastanede yatan ve spesifik risk faktörü olan hastalarda görülmektedir Tablo 3. Pnömoninin ampirik tedavisi Kategori Hasta özellikleri Tedavi Grup I Kardiyovasküler hastalığı ve diğer değiştirici faktörleri a taşımayan ayaktan hastalar Yeni makrolidler (azitromisin, klaritromisin), bu ajanlara karşı alerji ve intolerans gelişenlerde doksisiklin Grup II Grup III Kardiyovasküler hastalığı ve diğer değiştirici faktörleri a (bakımevinde yaşamak dahil) taşıyan ayaktan hastalar Hastanede tedavi gören-ybü değil (bakımevinden gelen hastalar dahil) β-laktam (oral amoksisilin/klavulanik asit veya sefuroksim veya oral β-laktamı takiben parenteral seftriakson) artı makrolid veya tek başına antipnömokokal florokinolon İntravenöz β-laktam (sefotaksim, seftriakson, ampisilin/sulbaktam) artı intravenöz veya oral makrolidler veya intravenöz antipnömokokal florokinolonlar Grup IV Yoğun bakım ünitesine alınan hastalar (Pseudomonas aeroginosa riski taşımayanlar) Yoğun bakım ünitesine alınan hastalar (Pseudomonas aeroginosa riski taşıyanlar) İntravenöz β-laktam (sefotaksim, seftriakson artı ya intravenöz azitromisin veya intravenöz florokinolon İntravenöz antipsödomonal β-laktam (piperasilin/tazobaktam, sefepim, imipenem, meropenem) artı intravenöz siprofloksasin veya aminoglikozid artı ya intravenöz azitromisin yada anipnömokokal florokinolon a (i) penisiline dirençli veya ilaca dirençli pnömokok pnömoni riskini arttıran faktörler: >65 yaş, son 3 ay içinde β-laktam tedavisi, alkolizm, immun-supresif hastalık, multipl tıbbi komorbiditeler; (ii) enterik gram-negatif enfeksiyon riskini arttıran faktörler: bakımevinde yaşamak, kardiyovasküler hastalık varlığı, multipl tıbbi komorbiditeler, son zamanlarda alınan antibakteriyel tedavi; (iii) P. aeruginosa riskini arttıran faktörler: yapısal akciğer hastalıkları, kortikosteroid tedavisi, son ay içinde 7 günden fazla geniş spektrumlu ilaç kullanımı, malnutrisyon.

4 ve bu suşlar çok fazla görülmemektedir. Penisilinaz üreten staphylococ lar için en iyi tercih metisillin ve isoksazolilpenisilinlerdir. Ancak günümüzde hastanede veya bakımevinde yatan hastalardaki MRSA suşlarının yaygınlaşması nedeniyle bu ajanların kullanım alanı sınırlıdır. Ampisilin ve amoksisilin gibi aminopenisilinler H.influenza ve M.catarrhalis e karşı çok etkilidir. Ancak bu ajanlara karşı oluşan enzimatik direnç dünya çapında yaygınlaşmaktadır. Bundan dolayı TKP nin ampirik tedavisinde daha avantajlı olması nedeniyle β-laktamaz inhibitörleriyle (klavulanik asit veya sulbaktam) kombinasyonu önerilir.p.aeruginosa gibi gram-negatif basiller ve diğer dirençli nonfermentatif basiller bronşektazisi olan yaşlı hastalar hariç genelde TKP etkeni olarak görülmezler. Ancak immün sistemi baskılanmış kişilerde, YBÜ de yatanlarda, mekanik ventilasyon desteğindeki hastalarda, geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı sonrası ve uzun süre hastanede yatan hastalarda bu etkenden kuşkulanılmalıdır. Karboksipenisilinler ve daha yeni bir ajan olarak ureidopenisilinler, piperasilin/ tazobaktam gibi kombinasyonlarla bütün bu patojenleri kapsayacak şekilde spektrumu genişletilmiştir. Sıklıkla da antipsödomonal aminoglikozidlerle kombine edilirler. Birinci kuşak sefalosporinlerden sefaleksin ve sefazolin, sadece duyarlı gram-pozitif kokların neden olduğu orta şiddetteki solunum yolu enfeksiyonlarında kullanılabilirlerken, H.influenza ve M.catarrhalis e karşı aktiviteleri güçlendirilmiş ikinci kuşak sefalosporinler TKP ve bakteriyel bronşit tedavisinde kullanılabilir. Özellikle oral ve parenteral formları olan sefuroksim ayaktan tedavi için çok uygundur. Serum yarılanma ömrü uzun olan ve anaeroplar üzerine etkili sefonisid ve sefotetan, aerobik/anaerobik plöropulmoner enfeksiyonlar için seçilecek ilaçlardır. Her ne kadar 3. kuşak sefalosporinler (örn: sefotaksim, seftriakson, seftazidim) yaşlı hastalardaki gram-negatif nozokomiyal pnömoni tedavisinde önemli ajanlar olsa da, sefotaksim ve seftriakson, sıklıkla ayaktan TKP tedavisinde kullanılmaktadır. Çünkü S.pneumoniae ye etkilidirler, ancak seftazidim pnömokokları yeterince kapsayamamaktadır. Seftazidim in spektrumu P.aeruginosa gibi çeşitli gram-negatif organizmaları kapsamaktadır. Ancak, geçen birkaç yıl içinde bu ajana karşıdirenç gelişimi büyük ölçüde artmaktadır. Meropenem yıllık duyarlılık testi için bilgi toplama programı (MYSTIC) raporunda, yılları arasında İtalya da seftazidime dirençli P.aeruginosa suşlarının attığı ve %28-45 lere ulaştığı belirtilmektedir. Bu olgularda karbepenemler ve sefepim (4. kuşak sefalosporin olup gram-pozitiflere karşı etkinliği gösterilmiştir) etkili alternatif seçeneklerdir. Yeni 3. kuşak sefalosporinler (sefdinir, seftibuten, sefuroksim aksetil in ön-ilaçları, sefpodoksim proksetil ve sefatamet pivoksil) gram-negatif basillere daha fazla etkilidir, β-laktamazlara karşı güçlüdür ve iyi farmakokinetik özelliklere sahiptir. β-laktamaz üreten H.influenza ve M.catarrhalis e karşı güçlendirilmiş etkilerinden dolayı oral sefalosporinler TKP nin ampirik tedavisinde optimum olabilirler. Ancak penisilin dirençli S.pneumoniae suşlarının yaygın olarak görüldüğü ülkelerde bu geçerli değildir. Ek olarak serum yarılanma ömürleri uzundur ve günde iki veya tek doz (sefiksim ile) ile hasta uyumu kolaylaşır. İmipenem ve meropenem gibi karbapenemler neredeyse tüm aerobik ve anaerobik gram-pozitif ve gramnegatif patojenleri kapsayacak kadar geniş bir spektruma sahiptirler. Bu tip antibakteriyel ajanlar özellikle P.aeruginosa pnömonisi için yüksek riskli hastalar ve ciddi nozokomiyal ASYE olan hastalar için saklanmalıdır. β-laktamların büyük çoğunluğu (sefoperazon hariç) primer olarak renal yolla atılmaktadır. Bu nedenle kreatinin klirensi 30 ml/dk nın altındaki hastalarda doz azaltılmalıdır. Bununla birlikte imipenem dozu ise kreatinin klirensi 70 ml/ dk nın altındaki hastalarda epilepsi gelişebileceğinden dolayı azaltılmalı ve doz aralığı uzatılmalıdır. β-laktam antibakteriyel ajanların yan etkileri genelde orta düzeydedir ve yaşlı hastalara verildiklerinde özel bir önleme gerek yoktur. Özellikle 3. kuşak sefalosporinlerle tedavi sonrası Clostridium difficile enfeksiyonları gelişebilir. Makrolidler, ASYE tedavisinde monoterapide kullanılmaları genellikle Avrupa ülkelerinde kısıtlıdır, çünkü makrolidlere dirençli pnömokoklar yaygın hale gelmiştir. Yine yüksek derecedeki eritromisin direnç sorunu daha iyi farmakokinetik özelliklere sahip olan azitromisin ve klaritromisin gibi preparatların kulaanılmasıyla aşılmıştır. İn vitro makrolid direncinin klinik olarak doğruluğu hala tartışmalıdır. Bazı son veriler in vitro direnç ile klinik başarısızlık arasında anlamlı korelasyonlar ortaya koymaktadır. Diğer yandan yeni preparatların kendilerine özgü farmakodinamik ve farmakokinetik özellikleri sayesinde bronşiyal sekresyonlarda ve akciğer dokusunda yüksek konsantrasyonlara ulaşabilmekte ve alveoler makrofajlar gibi diğer bazı hücrelerde birikebilirler. Bu özellikleri in vivo etkilerini büyük ölçüde arttırmaktadır. Dahası makrolidler C.pnemoniae, Mycoplasma pneumoniae ve L.pneumophila nın etken olduğu akciğer enfeksiyonlarında ilk seçenektirler. Klaritromisin C.pneumoniae ye karşı en etkili ajan iken, Mycoplasma pneumoniae ve L.pneumophila ya en etkili ajan azitromisin dir. Ek olarak yeni makrolidler daha elverişli pozoloji sağlamaktadırlar. Erişkin TKP de 3 günlük azitromisin tedavisi, 5 günlük tedavi kadar etkin bulunmuştur. Ayrıca daha az gastrointestinal sistem yan etkileri ve daha düşük ilaç etkileşimleri bildirilmiştir. Bu yan etkilere yaşlılarda daha sık rastlanmaktadır. QT uzaması, torsade de pointes ve ventriküler aritmiler gibi hayatı tehdit edebilecek kardiyak olaylar özellikle İV yolla verilen eritromisin ile birlikte terfenadin, astemizol, sisaprid gibi ilaçlar kullanıldığında ortaya çıkabilir. Bundan dolayı bu ajanlar yaşlı hastalara verildiklerinde olabilecek yan etkiler açısından monitörize edilmelidir. Kinolonlar geniş spektrumlu sentetik ajanlardır ve üç kuşak altında gruplandırılırlar: birinci kuşaktaki formlar üriner enfeksiyonlarda kullanılırlar. İkinci kuşak formlar siprofloksasin, ofloksasin, perfloksasin gibi florokinolonlardır ve bunlar daha çok gram-negatif basillere karşı etkilidirler. Sparfloksasin ise gram-pozitif organizmalara karşı etkilidir. Üçüncü kuşak kinolonlara respiratuar kinolonlar adı verilir ve levofloksasin, gatifloksasin, moksifloksasin bu gruptadır. Bu grup ajanların penisiline dirençli pnömokoklara, C.difficile gibi anaeroplara ve atipik solunum yolu patojenlerine karşı güçlendirilmiş etkileri vardır. Ek olarak gatifloksasin ve moksifloksasin aspirasyon pnömonisinde rol oynayan oral anaeroplar ve mikroaerofilik streptokoklar üzerinde etkindirler. Solunum kinolonlarının uzun serum yarılanma ömrü ve konsantrasyon bağımlı antimikrobiyal aktiviteleri vardır ve bu özellikler sayesinde günde tek doz uygulanabilirler. β-laktam ve makrolid dirençli S.pneumoniae ve β-laktamaz üreten H.influenzae ya etkili olduklarından dolayı, dirençli suşların yüksek oranda görüldüğü ülkelerdeki TKP nin ampirik tedavisinde ilk seçenek olarak düşünülmelidirler. Bazı klinik çalışmalarda üçüncü kuşak kinolonlarla yapılan

5 monoterapilerin klinik sonuçları sefalosporinler ve makrolidlerin kombinasyonu ile tedavi kadar başarılı bulunmuştur. Ancak bu ajanların kullanımları birinci basamak tedaviye yanıt alınamayan yada yüksek derecede dirençli pnömokoklara bağlı enfeksiyon olan seçilmiş TKP hastaları için saklanmalıdır. Böylece ayaktan hastalarda ASYE patojenleri arasında kinolon direncinin yayılma riski azaltılmış olacaktır. Bütün florokinolonlar akciğere iyi penetre olurlar ve alveolar makrofajlarda ve epiteldeki konsantrasyonları serumdan daha fazladır. Ek olarak mükemmel oral biyoyararlanımı nedeniyle hastanın erken taburcu edilmesine ve maliyetin düşürülmesine olanak sağlamaktadır. İlaçla ilgili toksisiteler bazı türevler için sorun oluşturmaktadır. Sparfloksasin ile önemli fototoksisite, trovafloksasin ile ciddi karaciğer toksisitesi, grepafloksasin ile de belirgin kardiyotoksisite gözlenmiştir ve bu ajanların kullanımı yasaklanmıştır. Her ne kadar aile üyeleri arasında farklılıklar varsa da yaşlılarda florokinolonların kullanılmasına özel bir önem verilmelidir. Özellikle altta yatan bir kalp hastalığı varsa yada QT uzamasına yol açan başka bir ilaç kullanıyorsa kardiyak aritmiler yönünden dikkatli olunmalıdır. Dahası tendon rüptürleri, baş ağrısı, uykusuzluk ve konfüzyon gibi santral sinir sistemi ve gastrointestinal sistem yan etkileri yaşlılarda gençlerden daha sık rastlanmaktadır. Yeni piyasaya çıkan preparatlar ile ilaç etkileşimleri daha az görülür, ancak polifarmasiden dolayı yaşlılarda dikkatli olunmalıdır. Ek olarak bu popülasyonda renal fonksiyonara göre doz ayarlaması yapılmalıdır. Kreatinin klirensi siprofloksasin için 30 ml/dk nın, levofloksasin için ise 50 ml/dk nın altında ise doz %50 azaltılmalıdır. Bütün bu bulgular florokinolonların yaşlı hastalarda antibakteriyel dirençli gram-pozitif organizmalarla veya P.aeruginosa ile oluşan ciddi pnömoni tedavisinde kullanılması gerektiğini göstermektedir. Aminoglikozidlerin ASYE tedavisindeki rolü çeşitli faktörler nedeniyle sınırlıdır. Bu grup ajanlar akciğer dokusuna zayıf penetre olurlar, asidik ortamda inaktive olurlar ve hepsinden önemlisi daha güvenli ve bu ajanlar kadar etkili başka ajanlar bulmak daha kolaydır. Ek olarak özellikle yaşlılardaki nefron ve işitmenin yaşa bağlı olarak zaten azalmasıyla beraber en ciddi yan etkileri olan nefrotoksisite ve ototoksisite bu popülasyonda sorun yaratabilir. Aminoglikozid ile ilişkili yan etkiler 2-3 günlük dozların kombine edilerek günde tek dozda uygulanmasıyla en aza indirilebilir. Ancak febril nötropenik hastalarda günde tek doz uygulamasıyla gentamisin tedavisiyle bile yüksek oranda ototoksisite, yaşlılarda ise nefrotoksisite gibi ciddi yan etkiler görülebilmektedir. Dahası yeni yayınlarda geriatrik hastalarda günde tek doz verilen aminoglikozidlerin etkisinin az yada hiç olmadığı yer almaktadır. Bu ilaçların yaşlılarda kullanımı ilaca bağlı yan etkileri gözlemek için ciddi takip gerektirdiğinden dolayı hastanede yatanlarda, özellikle P.aeruginosagibi dirençli gram-negatif basillerle meydana gelmiş ciddi enfeksiyonlarda β-laktamlarla kombine edilerek kullanılmalıdır. İn vitro testlerden elde edilen duyarlılık testlerinden elde edilen duyarlılık oranlarına dayanılarak; ciddi MRSA enfeksiyonlarında standart tedavide vankomisin ve daha az yaygın olmak üzere teikoplanin kullanılmaktadır. Vankomisinin özelliği, göreceli olarak daha yavaş ve zamana bağımlı bakterisidal etki göstermesidir. Bundan dolayı da etkili bir klinik sonuç için patojenin MIC (minimum inhibitör konsantrasyon) değeri üzerinde doku düzeyi sağlanmalıdır. Bunu başarmak için intermittan yol yerine devamlı infüzyon yolu tercih edilmelidir. Bu sayede uzun süre boyunca MIC in üzerinde konsantrasyon sağlanmış olacaktır. Aslında glikopeptidler göreceli toksiktirler. Vankomisin potansiyel olarak nefrotoksiktir ve infüzyon şeklinde verildiklerinde semptomatik histamin salınımına ve flebite yol açabilir. Mekanik ventilasyon diğer farmakokinetik parametrelerin yanı sıra ilacın dağılım hacmini etkileyebilir. Ek olarak uzamış tedavi sırasında ilacın eliminasyonunda azalma meydana gelebilir. Sonuç olarak, uygun şekilde verilseler bile glikopeptidler sadece orta düzeyde ekstravasküler difüzyona uğrarlar ve akciğere zayıf penetre olması in vivo etkilerini azaltır. Vankomisinle tedavi edilen, MRSA ya bağlı ciddi pnömonisi olan hastalardada yüksek mortalite oranları görülmektedir. Kloksasillin ile tedavi edilen, MSSA nın neden olduğu pnomonisi olan entübe hastalarda mortalite oranı %5 in altında olduğu gözlenmiş. Yine MRSA nın neden olduğu ventilatöre bağlı pnömoni li olgularda, serum düzeyleri monitörize edilerek uygulanan vankomisin tedavisiyle mortalite oranı %54.5 gibi yüksek olarak saptanmıştır. MRSA ve MSSA nın neden olduğu pnömoni olgularının vankomisin ile tedavisinde yüksek mortalite oranlarına rastlanırken (sırasıyla %50 ve %47), MSSA nın neden olduğu pnömonilerde uygulanan kloksasillin tedavisinde bu oran %0 dır. İn vivo olarak zayıf etkili ve yüksek toksisitesi ve vankomisine duyarlılığı azalmış staphylococ suşlarının izole edilmeye başlamasıyla beraber glikopeptidler gram-pozitif akciğer enfeksiyonlarının tedavisinde ilk basamak olarak kullanılmamalıdır. MRSA ya bağlı nozokomiyal pnömoni tedavisinde strateji, vankomisin ve suşun duyarlı olduğu başka bir ajanlayapılan kombine tedavilerdir. ASYE tedavisinde kullanılan yeni antibakteriyel ajanlar Dirençli gram-pozitif patojenlere karşı etkili ve mükemmel güvenlik profili sunan bazı yeni grup ilaçlar geliştirilmiştir. Bunlar; oksazolidinonlar, ketolidler ve streptograminlerdir. Oksazolidinonlar; sentetik, dar spektrumlu yeni bir ilaç grubudur. İlk piyasaya çıkan üyesi linezolid ve diğer üyesi eperezolid dir. Bakteriyel spektrumları gram-pozitif ve gramnegatif anaeropları kapsar ancak gram-negatif aeroplara etkileri yoktur. Ancak MRSA, vankomisine duyarlılığı azalmış stafilokoklar, penisilin ve makrolidlere dirençli pnömokoklar ve vankomisine dirençli enterokoklar gibi dirençli organizmaların hepsi bu ajanlara duyarlıdır. Oksazolidinonların tek bir etki mekanizması vardır. Protein sentezinin ilk basamağını inhibe ederler ve mevcut olan diğer antibakteriyel gruplarla çapraz direnç oluşturmazlar. Bazı türlere (enterokolar) karşı bakteriyostatik etki gösterirken diğerlerine (pnömokoklar) karşı bakterisidal etkilidirler. Linezolidin biyoyararlanımı %100 dür. Oral ve İV veriliş sonrası konsantrasyon zaman eğrileri benzerdir. Bu özellikleri ilacı normal olarak absorbe edebilecek hastalarda oral olarak başlanmasına izin verir. Ek olarak bu ilaçlar İV den orale geçiş içinde uygundur. İnsanlarda günde iki kez verilmesiyle gram-pozitif patojenler için MIC 90 değerlerini geçen kan konsantrasyonlarına ulaşılabilir. Linezolid akciğer dokusuna ve epiteliyali örten sıvıya mükemmel penetre olurlar ve daha da önemlisi farmakokinetik özellikleri yaştan etkilenmez. İlacın hem renal hem de böbrek dışı eliminasyonu olduğundan dolayı orta ve ileri düzeyde karaciğer ve böbrek hastalığı olan hastalarda doz ayarlamasına gerek yoktur. Hastane kö-

6 kenli pnömonisi olan hastalarda vankomisin ve aztreonam kombinasyonu ile linezolid i klinik ve mikrobiyolojik olarak karşılaştırılmış ve mikrobiyolojik eradikasyon, klinik iyileşme oranları ve güvenilirlik açısından benzer bulunmuştur. Diğer kontrollü klinik çalışmalarda linezolid in TKP ye olduğu kadar komplike ve komplike olmayan deri ve yumuşak doku enfeksiyonları ile vankomisine dirençli enterokoklarla meydana gelen enfeksiyonlarda da etkili ve güvenilir olduğu belirtilmiştir. Oksazolidinonlar genelde iyi tolere edilirler. En sık görülen yan etkiler gastrointestinal rahatsızlıklar (bulantı, ishal), baş ağrısı ve cilt döküntüleridir. Faz-III klinik çalışmalarda en ciddi yan etki olarak linezolid verilen hastaların %2-4 ünde trombositopeni rapor edilmiştir. İn vitro testlerde linezolid in çok zayıf ve geriye dönüşümlü olarak MAO inhibitörü olduğu gösterilmiştir. Ancak enzim inhibisyonu klinik çalışmalarla ortaya konamamıştır. Yine de ürün bilgisinde linezolid tedavisi sırasında tiramin içeren gıdalardan çok fazla tüketilmemesi önerilmektedir. Ek olarak bu ilaç potansiyel olarak adrenerjik ve serotoninerjik ilaçlarla etkileşebilir. Epinefrin ve dopaminin pressör etkilerini reversibl olarak güçlendirebilirler. Beraberinde serotoninerjik ajanların verildiği hastalarda kognitif fonksiyonlarda bozulma ve hiperpreksi ile kendini gösteren serotonin sendromu riski vardır. Her ne kadar TKP ve nozokomiyal pnömonilerin ampirik tedavisinde linezolid FDA tarafından yeni onay almıştır. Oksazolidinonlar ilaç direncine yol açmamak için ilaca dirençli grampozitif organizmalarla meydana gelen ASYE nin tedavisinde ikinci basamak olarak kullanılmalıdır. Ek olarak yaşlılarda bu ilaçların etkinliğini ve güvenilirliklerini ortaya koymak için spesifik klinik çalışmalara ihtiyaç vardır. Ketolidler, makrolidlerden derive edilen bu grup makrolid rezistansı probleminin üstesinden gelmiştir. Telitromisin, makrolide dirençli gram-pozitif koklara, penisiline dirençli pnömokoklara, H.influenza, M.catarrhalis ve atipik respiratuar bakteriyel patojenlere karşı potenttir. Bu ajanın ilaç etkileşimlerine eğilimi az ve çapraz direnç gelişimine karşı dirençlidir. Telitromisin akciğer dokusuna ve sıvılarına hızla penetre olur ve serum seviyelerinde saptanan değerlerin üstüne çıkar. Yaşlı hastalarda ve karaciğer bozukluğu olanlarda doz azaltımı gerekmez. Uluslar arası ve çok merkezli çalışmada amoksisilin, klaritromisin ve trovafloksasin, telitromisin ile karşılaştırılmış ve tüm tedavilerin klinik ve bakteriyolojik başarı oranının yüksek olduğu (%90 ın üzeri) saptanmıştır. Ketolidler, ASYE nin ampirik tedavisinde yaşlılarda, özellikle makrolidlere direnç saptanan ülkelerde kullanılabilirler. Streptograminler: kuinupristin/dalfopristin, streptogramin A ve B nin 30:70 karışımı ilk enjektabl streptogramin derivesidir. Bu ilaç kombinasyonu protein sentezini peptid zincir formasyonu oluşumunu engelleyerek önler. En sık direnç hedef ribozomlardaki yapısal farklılıklar şeklinde oluşur. Fakat bu kombinasyona nadiren direnç gelişir, çünkü multipl nokta mutasyon gerekir. Son zamanlarda ilaç-effluks ve enzimatik inaktivasyonunda direnç mekanizması olabileceği tanımlanmıştır. Kuinupristin/dalfopristin spektrumu; multi-drug dirençli gram-pozitif aerobik bakteriler, MRSA, koagülaz-negatif S.aureus, vankomisin dirençli E.faeciumm, penisilin veya eritromisine dirençli S.pneumonia yı da kapsar. Çok merkezli, prospektif randomize bir çalışmada nozokomiyal pnömonisi olan ve aztreonam kullanan hastalarda vankomisin kadar etkili olduğu bulunmuştur. Fakat bu kombinasyonun MRSA ya etkisinin belirlenmesi için ileri çalışmalar gerekmektedir. Kuinupristin/dalfopristin karaciğerden metabolize olup, majör metabolitleri fekal yolla atılmasına rağmen karaciğer ve renal fonksiyon bozukluğu olan hastalarla ilgili herhangi bir öneri yoktur. Streotogramin kombinasyonu iyi tolere edilir. En sık yan etkisi infüzyon yerindeki reaksiyon (ağrı, ödem, inflamasyon), tromboflebit, serum bilirübin, karaciğer enzimlerinde artış, miyalji, artraljidir. Bu zamana kadar yaşlı hastalar konusunda herhangi bir veri olmadığı için dikkatli olunmalıdır. Sonuç olarak, yaşlı popülasyonun hızla artması, pnömoninin bu popülasyonda ciddi seyretmesi ve sıklıkla bakteriyolojik tanının mümkün olmaması nedeniyle hekimlerin ve araştırmacıların pnömoni ve ampirik antibakteriyel tedavi yaklaşım üzerine daha dikkatle eğilmeleri gerekmektedir. Tanı atipik yakınmalarla başvuran hastalarda özellikle zorlaşmaktadır. Şiddetin belirlenmesi uygun tedavi ve prognozu belirlemede anahtar rol oynamaktadır. Zamanında, uygun ampirik antibiyotik tedavisi, hastaneye yatış ve mortaliteyi azaltmak, klinik gidişi düzeltmek için sıklıkla gereklidir.

ALT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI. Prof. Dr. Abdullah Sayıner

ALT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI. Prof. Dr. Abdullah Sayıner ALT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI Prof. Dr. Abdullah Sayıner Akut bronşit Beş günden daha uzun süren öksürük (+/- balgam) Etkenlerin tamama yakını viruslar Çok küçük bir bölümünden Mycoplasma, Chlamydia,

Detaylı

Pnömonide Etkene Yönelik Antimikrobiyal Tedavi

Pnömonide Etkene Yönelik Antimikrobiyal Tedavi Pnömonide Etkene Yönelik Antimikrobiyal Tedavi Prof. Dr. Necla TÜLEK Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Streptococcus pneumoniae H. influenzae M.catarrhalis

Detaylı

Hazırlayanlar: Doç. Dr. Yasemin ZER Mikrobiyoloji AD Öğrt. Üyesi

Hazırlayanlar: Doç. Dr. Yasemin ZER Mikrobiyoloji AD Öğrt. Üyesi ANTIBIYOTIK DUYARLILIK Yürürlük i: 10.02.2014 TEST SONUÇLARININ Revizyon i: - KISITLI BILDIRIMINE YÖNELIK KURALLAR Sayfa: 1/5 Revizyon Açıklaması Madde No Yeni yayınlandı KAPSAM: Teşhis ve Tedavi Birimleri

Detaylı

KISITLI ANTİBİYOTİK BİLDİRİMİ

KISITLI ANTİBİYOTİK BİLDİRİMİ KISITLI ANTİBİYOTİK BİLDİRİMİ YAYIN TARİHİ 01/07/2011 REVİZYON TAR.-NO 00 BÖLÜM NO 04 STANDART NO 11 DEĞERLENDİRME ÖLÇÜTÜ 00 Kısıtlı Bildirim : Duyarlılık test sonuçları klinikteki geniş spektrumlu antimikrobik

Detaylı

Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke

Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji 12/o4/2014 Akılcı antibiyotik kullanımı Antibiyotiklere

Detaylı

Solunum Problemi Olan Hastada İnfeksiyon. Hastane Kaynaklı Solunum Sistemi İnfeksiyonlarında Antibiyoterapi

Solunum Problemi Olan Hastada İnfeksiyon. Hastane Kaynaklı Solunum Sistemi İnfeksiyonlarında Antibiyoterapi Solunum Problemi Olan Hastada İnfeksiyon Hastane Kaynaklı Solunum Sistemi İnfeksiyonlarında Antibiyoterapi Tansu YAMAZHAN* * Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji

Detaylı

Dr. Aysun Yalçı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbn-i Sina Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji

Dr. Aysun Yalçı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbn-i Sina Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Dr. Aysun Yalçı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbn-i Sina Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji HKP Prognostik Faktör Tedavi Önceden antibiyotik kullanımı (90 gün içinde), 5 gün

Detaylı

KAN DOLAŞIMI İNFEKSİYONLARI VE DAPTOMİSİN

KAN DOLAŞIMI İNFEKSİYONLARI VE DAPTOMİSİN KAN DOLAŞIMI İNFEKSİYONLARI VE DAPTOMİSİN Dr. Kaya Süer Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Kan dolaşımı enfeksiyonlarının tanımı Primer (hemokültür

Detaylı

ERİŞKİNLERDE TOPLUM KÖKENLİ PNÖMONİ TANI VE TEDAVİSİ. Dr.Sedat ÖZBAY

ERİŞKİNLERDE TOPLUM KÖKENLİ PNÖMONİ TANI VE TEDAVİSİ. Dr.Sedat ÖZBAY ERİŞKİNLERDE TOPLUM KÖKENLİ PNÖMONİ TANI VE TEDAVİSİ Dr.Sedat ÖZBAY Giriş Toplum Kökenli Pnömoni (TKP), kişinin günlük yaşamı sırasında ortaya çıkan, risk gruplarında mortalite ve morbiditesi yüksek bir

Detaylı

KISITLI ANTİBİYOTİK DUYARLILIK TESTİ PROSEDÜRÜ

KISITLI ANTİBİYOTİK DUYARLILIK TESTİ PROSEDÜRÜ Dok No:ENF.PR.04 Yayın Tarihi:NİSAN 2013 Rev.Tar/No:-/0 Sayfa No: 1 / 5 1.0 AMAÇ:Bu prosedürün amacı, uygunsuz antibiyotik kullanımını önlemek, antibiyotiklere karşı direnç gelişimini yavaşlatmak ve gereksiz

Detaylı

Sepsisde Klinik, Tanı ve Tedavi

Sepsisde Klinik, Tanı ve Tedavi Sepsis: Sepsisde Klinik, Tanı ve Tedavi Mehmet DOĞANAY* * Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi, Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı, KAYSERİ Klinik belirti ve bulgular Sepsis klinik

Detaylı

Akılcı Antibiyotik Kullanımı. Prof.Dr.Ayşe Willke Topcu 25 Nisan 2014, Muğla

Akılcı Antibiyotik Kullanımı. Prof.Dr.Ayşe Willke Topcu 25 Nisan 2014, Muğla Akılcı Antibiyotik Kullanımı Prof.Dr.Ayşe Willke Topcu 25 Nisan 2014, Muğla 1 Tanım Akılcı (rasyonel, doğru) Antibiyotik Kullanımı; Klinik ve lab.la doğru tanı konmuş Gerekli olduğuna karar verilmiş Doğru

Detaylı

MİK Minimum İnhibisyon Konsantrasyonu. Mikroorganizmanın üremesinin engellendiği en düşük ilaç konsantrasyonudur.

MİK Minimum İnhibisyon Konsantrasyonu. Mikroorganizmanın üremesinin engellendiği en düşük ilaç konsantrasyonudur. MİK Deniz Gür MİK Minimum İnhibisyon Konsantrasyonu Mikroorganizmanın üremesinin engellendiği en düşük ilaç konsantrasyonudur. MİK Sonuçlarının Klinik Yorumu Duyarlı: Enfeksiyon standart doz ile tedavi

Detaylı

Türk Toraks Derneği. Erişkinlerde Hastanede Gelişen Pnömoni (HGP) Tanı ve Tedavi Uzlaşı Raporu Cep Kitabı. Cep Kitapları Serisi.

Türk Toraks Derneği. Erişkinlerde Hastanede Gelişen Pnömoni (HGP) Tanı ve Tedavi Uzlaşı Raporu Cep Kitabı. Cep Kitapları Serisi. Türk Toraks Derneği Turkish Thoracic Society Türk Toraks Derneği Cep Kitapları Serisi Erişkinlerde Hastanede Gelişen Pnömoni (HGP) Tanı ve Tedavi Uzlaşı Raporu Cep Kitabı www.toraks.org.tr Editörler HAZIRLAYANLAR

Detaylı

FEBRİL NÖTROPENİ TANI VE TEDAVİ

FEBRİL NÖTROPENİ TANI VE TEDAVİ FEBRİL NÖTROPENİ TANI VE TEDAVİ Dr. Kaya Süer Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Tanımlar / Ateş Oral / Aksiller tek seferde 38.3 C veya üstü Bir

Detaylı

Eklem Protez Enfeksiyonlarında Antimikrobiyal Tedavi

Eklem Protez Enfeksiyonlarında Antimikrobiyal Tedavi Eklem Protez Enfeksiyonlarında Antimikrobiyal Tedavi Dr. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı 26.12.15 KLİMİK - İZMİR 1 Eklem protezleri

Detaylı

Ne değişti? Dr. Özlem Kurt-Azap

Ne değişti? Dr. Özlem Kurt-Azap CLSI dan EUCAST e: Ne değişti? Dr. Özlem Kurt-Azap CLSI EUCAST- Avrupa Antibiyotik Duyarlılık Komitesi TMC Türkçe EUCAST Dökümanları CLSI vs EUCAST Farklar EUCAST Ulusal Sınırdeğer komitelerinin temsilcileri

Detaylı

Dr.Müge Ayhan Doç.Dr.Osman Memikoğlu

Dr.Müge Ayhan Doç.Dr.Osman Memikoğlu Dr.Müge Ayhan Doç.Dr.Osman Memikoğlu Bakterilerde antimikrobiyal direncinin artması sonucu,yeni antibiyotik üretiminin azlığı nedeni ile tedavi seçenekleri kısıtlanmıştır. Bu durum eski antibiyotiklere

Detaylı

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No REVİZYON DURUMU Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No 10.05.2013 Madde 5.10 eklendi. 01 28.06.2013 Madde 5.10 da onay yetkisi Dahiliye, Pediatrik ve 02 Göğüs Hastalıkları Uzman Hekimi için de tanımlandı.

Detaylı

Febril Nötropenik Hastada Antimikrobiyal Direnç Sorunu : Kliniğe Yansımalar

Febril Nötropenik Hastada Antimikrobiyal Direnç Sorunu : Kliniğe Yansımalar Febril Nötropenik Hastada Antimikrobiyal Direnç Sorunu : Kliniğe Yansımalar Prof.Dr.Halit Özsüt İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

Detaylı

Piyelonefrit Tedavi süreleri? Dr Gökhan AYGÜN CTF Tıbbi Mikrobiyoloji AD

Piyelonefrit Tedavi süreleri? Dr Gökhan AYGÜN CTF Tıbbi Mikrobiyoloji AD Piyelonefrit Tedavi süreleri? Dr Gökhan AYGÜN CTF Tıbbi Mikrobiyoloji AD Neden? Daha az yan etki Ekonomik veriler DİRENÇ! Kollateral hasar! Kinolon Karbapenem Uzun süreli antibiyotik baskısı Üriner Sistem

Detaylı

AKILCI ANTİBİYOTİK KULLANIMI. Prof. Dr. Mehmet Ceyhan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bolumu 2017

AKILCI ANTİBİYOTİK KULLANIMI. Prof. Dr. Mehmet Ceyhan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bolumu 2017 AKILCI ANTİBİYOTİK KULLANIMI Prof. Dr. Mehmet Ceyhan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bolumu 2017 Direnç Farmakodinami BAKTERİ Duyarlılık Spektrum KONAK Farmakokinetik

Detaylı

Oya Coşkun, İlke Çelikkale, Yasemin Çakır, Bilgecan Özdemir, Kübra Köken, İdil Bahar Abdüllazizoğlu

Oya Coşkun, İlke Çelikkale, Yasemin Çakır, Bilgecan Özdemir, Kübra Köken, İdil Bahar Abdüllazizoğlu 1 Ocak 30 Mart 2012 Tarihleri Arasında Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Yoğun Bakım Ünitelerinde İzole Edilen Bakteriler Ve Antibiyotik Duyarlılıkları Oya Coşkun, İlke Çelikkale, Yasemin Çakır,

Detaylı

TOPLUM KÖKENLİ PNÖMONİLER

TOPLUM KÖKENLİ PNÖMONİLER TOPLUM KÖKENLİ PNÖMONİLER Dr. Kaya Süer Near East University Medical Faculty Infectious Diseases and Clinical Microbiology Pnömoni : Akciğer parankiminde inflamasyon ve konsolidasyon ile seyreden yangısal

Detaylı

Direnç hızla artıyor!!!!

Direnç hızla artıyor!!!! Direnç hızla artıyor!!!! http://www.cdc.gov/drugresistance/about.html Yoğun Bakım Üniteleri (YBÜ) Fizyolojik bakımdan stabil olmayan hastaların yaşam fonksiyonlarının düzeltilmesi Altta yatan hastalığın

Detaylı

Beta-laktam antibiyotikler dersine ilişkin öğrenim hedefleri

Beta-laktam antibiyotikler dersine ilişkin öğrenim hedefleri BETA-LAKTAM ANTİBİYOTİKLER (1 Ders) Prof.Dr.Sercan ULUSOY Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim dalı Tel:3734538, e-mail: ulusoys@med.ege.edu.tr Bu derse girmeden önce bilinmesi gerekenler

Detaylı

KLİMİK UZLAŞI RAPORU: SOLUNUM SİSTEMİ İNFEKSİYONLARI

KLİMİK UZLAŞI RAPORU: SOLUNUM SİSTEMİ İNFEKSİYONLARI KLİMİK UZLAŞI RAPORU: SOLUNUM SİSTEMİ İNFEKSİYONLARI SELCAN ARSLAN ÖZEL SAĞLIK BİLİMLERİ ÜNİVERSİTESİ DERİNCE EĞİTİM ARAŞTIRMA HASTANESİ KOCAELİ, 2017 TOPLUM KÖKENLİ PNÖMONİ UZLAŞI RAPORU Kaya Süer Tuba

Detaylı

Türkiye'de Antibiyotik Direncinin Durumu

Türkiye'de Antibiyotik Direncinin Durumu Türkiye'de Antibiyotik Direncinin Durumu Dr. Hüsniye ŞİMŞEK Mikrobiyoloji Referans Laboratuvarları Daire Başkanlığı Ulusal Antimikrobiyal Direnç Sürveyans Birimi Antimikrobiyal Yönetim Simpozyumu 06-08

Detaylı

ÜRÜN BİLGİSİ. CLAVOMED FORTE 250 mg / 62,5 mg Oral Süspansiyon Hazırlamak İçin Kuru Toz

ÜRÜN BİLGİSİ. CLAVOMED FORTE 250 mg / 62,5 mg Oral Süspansiyon Hazırlamak İçin Kuru Toz 1. ÜRÜN ADI ÜRÜN BİLGİSİ CLAVOMED FORTE 250 mg / 62,5 mg Oral Süspansiyon Hazırlamak İçin Kuru Toz 2. BİLEŞİM Etkin madde: Her 5 ml de; Amoksisilin Klavulanik asit 250.00 mg 62.5 mg 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR

Detaylı

KISITLI ANTİBİYOTİK DUYARLILIK TESTİ BİLDİRİMİ TALİMATI

KISITLI ANTİBİYOTİK DUYARLILIK TESTİ BİLDİRİMİ TALİMATI SAYFA NO 1/5 1. AMAÇ VE KAPSAM: Antibiyotiklerin doğru kullanımını sağlamak, antibiyotiklere karşı direnç gelişimini azaltmak ve gereksiz antibiyotik kullanımını önlemektir. Kısıtlı antibiyotik duyarlılık

Detaylı

American Thoracic Society (ATS) 2001 Erişkin Toplum Kökenli Pnömoni Tanı-Tedavi Rehberi

American Thoracic Society (ATS) 2001 Erişkin Toplum Kökenli Pnömoni Tanı-Tedavi Rehberi American Thoracic Society (ATS) 2001 Erişkin Toplum Kökenli Pnömoni Tanı-Tedavi Rehberi 1993 te İlk Yayınlanan Rehber ile Benzerlikler-Farklılıklar-Yenilikler Elif ŞEN*, Uğur GÖNÜLLÜ* * Ankara Üniversitesi

Detaylı

Prof.Dr. Ayşe Willke Topcu KLİMİK 2017 Antalya

Prof.Dr. Ayşe Willke Topcu KLİMİK 2017 Antalya Prof.Dr. Ayşe Willke Topcu KLİMİK 2017 Antalya 1 Mikrobiyal çevreyi bozmayacak En uygun fiyatla En etkin tedavinin sağlanması temeline dayanır. 2 Klinik ve lab.la doğru tanı konmuş Gerekli olduğuna karar

Detaylı

DR ALPAY AZAP ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ İNFEKSİYON HASTALIKLARI ve KLİNİK MİKROBİYOLOJİ AD

DR ALPAY AZAP ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ İNFEKSİYON HASTALIKLARI ve KLİNİK MİKROBİYOLOJİ AD DR ALPAY AZAP ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ İNFEKSİYON HASTALIKLARI ve KLİNİK MİKROBİYOLOJİ AD bakteri antibiyotik hasta Yetersiz antibiyotik düzeyi = Direnç Gelişimi/Seçilimi Antimicrob Agents Chemother

Detaylı

GRAM POZİTİF BAKTERİ ANTİBİYOGRAMLARI

GRAM POZİTİF BAKTERİ ANTİBİYOGRAMLARI GRAM POZİTİF BAKTERİ ANTİBİYOGRAMLARI Dr. Özlem KURT AZAP 26 Kasım 2008 Genel Kurallar Tek koloniden yapılan pasaj seçici olmayan besiyerinde (kanlı agar...) bir gece inkübe edilir Benzer morfolojideki

Detaylı

KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013

KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013 KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013 OLGULAR EŞLİĞİNDE GÜNDEMDEKİ İNFEKSİYON HASTALIKLARI Dr. A. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Olgu E.A 57 yaşında,

Detaylı

Hastane kökenli pnömonide antibiyotik kullanımı endikasyonunun konulması ve seçimi

Hastane kökenli pnömonide antibiyotik kullanımı endikasyonunun konulması ve seçimi Hastane kökenli pnömonide antibiyotik kullanımı endikasyonunun konulması ve seçimi Doç. Dr. Akın KAYA Ankara Ün. Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Sunum Planı Tanım ve Epidemiyoloji Tanı Yöntemleri

Detaylı

Türk Toraks Derneği. Erişkinlerde Toplumda Gelişen Pnömoni Tanı ve Tedavi Uzlaşı Raporu Cep Kitabı. Cep Kitapları Serisi.

Türk Toraks Derneği. Erişkinlerde Toplumda Gelişen Pnömoni Tanı ve Tedavi Uzlaşı Raporu Cep Kitabı. Cep Kitapları Serisi. Türk Toraks Derneği Turkish Thoracic Society Türk Toraks Derneği Cep Kitapları Serisi Erişkinlerde Toplumda Gelişen Pnömoni Tanı ve Tedavi Uzlaşı Raporu Cep Kitabı www.toraks.org.tr Editörler HAZIRLAYANLAR

Detaylı

Ulusal Antimikrobiyal Direnç Sürveyans Sistemi (UAMDSS)

Ulusal Antimikrobiyal Direnç Sürveyans Sistemi (UAMDSS) Ulusal Antimikrobiyal Direnç Sürveyans Sistemi (UAMDSS) Uzm.Dr.Hüsniye Şimşek, Mikrobiyoloji Referans Laboratuvarları DB Ulusal Antimikrobiyal Direnç Sürveyans Birimi 37. TMC Kongresi 16-20 Kasım 2016,

Detaylı

12007864-02 CEFT 081201P7 Sayfa 2

12007864-02 CEFT 081201P7 Sayfa 2 CEFTĐNEX 300 mg FĐLM KAPLI TABLET FORMÜLÜ: Her film kaplı tablet 300 mg sefdinir, ayrıca boyar madde olarak titanyum dioksit içerir. FARMAKOLOJĐK ÖZELLĐKLER: Farmakodinamik özellikleri: Ceftinex Tablet,

Detaylı

Emrah Salman, Zeynep Ceren Karahan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi. Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

Emrah Salman, Zeynep Ceren Karahan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi. Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Emrah Salman, Zeynep Ceren Karahan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Antibiyotik kullanımına bağlı ishal etkeni olan Clostridium difficile, nozokomiyal diyarenin en sık

Detaylı

Antibiyotiklerin Farmakokinetik ve Farmakodinamiği

Antibiyotiklerin Farmakokinetik ve Farmakodinamiği Antibiyotiklerin Farmakokinetik ve Farmakodinamiği Prof. Dr. Alper B. İskit Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Mayıs 2007 Farmakolojik açıdan optimal tedavi için dikkat edilecek

Detaylı

Enfeksiyon odaklarından izole edilen Gram negatif ve Gram pozitif bakterilerde antimikrobiyal duyarlılık sonuçları

Enfeksiyon odaklarından izole edilen Gram negatif ve Gram pozitif bakterilerde antimikrobiyal duyarlılık sonuçları Enfeksiyon odaklarından izole edilen Gram negatif ve Gram pozitif bakterilerde antimikrobiyal duyarlılık sonuçları Doç. Dr. Gönül Şengöz 13 Haziran 2015 KAYIP DİLLERİN FISILDADIKLARI SERGİSİ-İSTANBUL Antimikrobiyal

Detaylı

ÇOCUKLUK ÇAĞINDA PNÖMONİ. Mehmet Ceyhan 2016

ÇOCUKLUK ÇAĞINDA PNÖMONİ. Mehmet Ceyhan 2016 ÇOCUKLUK ÇAĞINDA PNÖMONİ Mehmet Ceyhan 2016 PNÖMONİ Akciğer parankiminin inflamasyonudur Anatomik olarak; Lober pnömoni Bronkopnömoni İnterstisiyel pnömoni Patolojik olarak: Alveollerde konsolidasyon ve/veya

Detaylı

Stafilokok Enfeksiyonları (1 saat)

Stafilokok Enfeksiyonları (1 saat) Stafilokok Enfeksiyonları (1 saat) Prof.Dr.Sercan ULUSOY Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı 3734538, e-mail: ulusoys@med.ege.edu.tr. Bu Derse Girmeden Önce Bilinmesi Gerekenler

Detaylı

Klinik Örneklerden İzole Edilen E.coli Suşlarının Kümülatif Antibiyotik Duyarlılıklarının Belirlenmesi

Klinik Örneklerden İzole Edilen E.coli Suşlarının Kümülatif Antibiyotik Duyarlılıklarının Belirlenmesi Klinik Örneklerden İzole Edilen E.coli Suşlarının Kümülatif Antibiyotik Duyarlılıklarının Belirlenmesi Mine Aydın Kurç,Özge Tombak,Dumrul Gülen,Hayati Güneş,Aynur Eren Topkaya Antibiyotik duyarlılık raporlarının

Detaylı

Pnömonilerde Ak lc Antibiyotik Kullan m

Pnömonilerde Ak lc Antibiyotik Kullan m .Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri Çocuklarda Ak lc Antibiyotik Kullan m Sempozyum Dizisi No: 33 Aral k 2002; s. 35-39 Pnömonilerde Ak lc Antibiyotik Kullan m Prof. Dr. Necla

Detaylı

Solunum Problemi Olan Hastada İnfeksiyon. Hastane Kökenli Pnömonilerde İnfeksiyona Neden Olan Mikroorganizmalar

Solunum Problemi Olan Hastada İnfeksiyon. Hastane Kökenli Pnömonilerde İnfeksiyona Neden Olan Mikroorganizmalar Solunum Problemi Olan Hastada İnfeksiyon Hastane Kökenli Pnömonilerde İnfeksiyona Neden Olan Mikroorganizmalar Sedat KAYGUSUZ* * Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik

Detaylı

OLGU SUNUMLARI. Dr. Aslı Çakar

OLGU SUNUMLARI. Dr. Aslı Çakar OLGU SUNUMLARI Dr. Aslı Çakar Antibiyotik MİK (µg/ml) S/I/R Olgu 1 Tarih: 04.12.2013 Amikasin 8 S Yaş: 23 Cinsiyet: Kadın Amoksisilin-Klavulanat R Servis:? Ampisilin-Sulbaktam >16/8 R Örnek türü: İdrar

Detaylı

Nüksün engellenmesi Ağrısız, fonksiyonel eklem! Uygun cerrahi işlem ve antimikrobiyal tedavi kombinasyonu ESAS!

Nüksün engellenmesi Ağrısız, fonksiyonel eklem! Uygun cerrahi işlem ve antimikrobiyal tedavi kombinasyonu ESAS! Nüksün engellenmesi Ağrısız, fonksiyonel eklem! Uygun cerrahi işlem ve antimikrobiyal tedavi kombinasyonu ESAS! Multidisipliner yaklaşım; ortopedist, enfeksiyon hastalıkları uzmanı, klinik mikrobiyolog

Detaylı

EVDE BAKIM HASTASINDA ENFEKSİYONLARA YAKLAŞIM

EVDE BAKIM HASTASINDA ENFEKSİYONLARA YAKLAŞIM EVDE BAKIM HASTASINDA ENFEKSİYONLARA YAKLAŞIM Doç. Dr. Şükran KÖSE Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği Sunum Planı Evde bakım nedir? Kimler evde

Detaylı

Kısıtlı Bildirim, Otomatize Sistemler, EUCAST. Güner Söyletir, Nilay Çöplü

Kısıtlı Bildirim, Otomatize Sistemler, EUCAST. Güner Söyletir, Nilay Çöplü Kısıtlı Bildirim, Otomatize istemler, EUCAT Güner öyletir, Nilay Çöplü Kısıtlı bildirim Antibiyotik duyarlılık test (ADT) sonuçlarını rapor ederken çalışılan tüm antimikrobiyalleri rapor etmemek, belli

Detaylı

Sepsiste Tanımlar Olgulara Klinik Yaklaşım ve Antimikrobiyal Tedavi Dr. A. Çağrı Büke

Sepsiste Tanımlar Olgulara Klinik Yaklaşım ve Antimikrobiyal Tedavi Dr. A. Çağrı Büke Sepsiste Tanımlar Olgulara Klinik Yaklaşım ve Antimikrobiyal Tedavi Dr. A. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji 11/o4/2014 Giriş Her yıl 13 milyon kişide

Detaylı

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur.

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur. Dr.Armağan HAZAR ZATÜRRE (PNÖMONİ) Zatürre yada tıbbi tanımla pnömoni nedir? Halk arasında zatürre olarak bilinmekte olan hastalık akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. Tedavi edilmediği takdirde ölümcül

Detaylı

Gebelik ve Antimikrobiyal İlaç Kullanımı

Gebelik ve Antimikrobiyal İlaç Kullanımı Gebelik ve Antimikrobiyal İlaç Kullanımı Dr. Güven ÇELEİ Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD 27 Mayıs 2009 - Ankara Klasik Görüş Uterus fetüs

Detaylı

İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI: AMPİRİK TEDAVİDE KULLANILAN İLAÇLARA DUYARLILIK KONUSUNDA NEREDEYİZ? DR.PINAR ÇIRAGİL 2 NİSAN 2016,İSTANBUL

İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI: AMPİRİK TEDAVİDE KULLANILAN İLAÇLARA DUYARLILIK KONUSUNDA NEREDEYİZ? DR.PINAR ÇIRAGİL 2 NİSAN 2016,İSTANBUL İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI: AMPİRİK TEDAVİDE KULLANILAN İLAÇLARA DUYARLILIK KONUSUNDA NEREDEYİZ? DR.PINAR ÇIRAGİL 2 NİSAN 2016,İSTANBUL İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI Toplumda her yaş grubunda Hastane ortamı

Detaylı

Tekrarlayan Üriner Sistem Enfeksiyonlarına Yaklaşım. Dr.Adnan ŞİMŞİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji AD

Tekrarlayan Üriner Sistem Enfeksiyonlarına Yaklaşım. Dr.Adnan ŞİMŞİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji AD Tekrarlayan Üriner Sistem Enfeksiyonlarına Yaklaşım Dr.Adnan ŞİMŞİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji AD ÜSE Tüm yaş grubu hastalarda en çok rastlanılan bakteriyel enfeksiyonlar İnsidans 1.000 kadının

Detaylı

Kesici Delici Alet Yaralanmaları ve Takibi

Kesici Delici Alet Yaralanmaları ve Takibi Kesici Delici Alet Yaralanmaları ve Takibi Dr. Şükran KÖSE Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği Sunum Planı Kesici-delici alet yaralanmalarında

Detaylı

Prof Dr Salim Çalışkan. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi

Prof Dr Salim Çalışkan. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi Prof Dr Salim Çalışkan İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi FC 12y K Tekrarlayan İYE İYE dikkat çeken noktalar Çocukluk çağında 2.en sık enfeksiyondur Böbrek parankimi zarar görebilir (skar) Skara

Detaylı

TOPLUM KÖKENLİ PNÖMONİ: KİMİ AYAKTAN VE NE İLE TEDAVİ EDELİM?

TOPLUM KÖKENLİ PNÖMONİ: KİMİ AYAKTAN VE NE İLE TEDAVİ EDELİM? İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri 129 TOPLUMDAN EDİNİLMİŞ ENFEKSİYONLARA PRATİK YAKLAŞIMLAR Sempozyum Dizisi No:61 Şubat 2008; s. 129-134 TOPLUM KÖKENLİ PNÖMONİ: KİMİ AYAKTAN

Detaylı

100. Aşağıdaki ilaçlardan hangisi, bipolar (manik depresif) bozukluğun tedavisinde öncelikli bir seçenek değildir?

100. Aşağıdaki ilaçlardan hangisi, bipolar (manik depresif) bozukluğun tedavisinde öncelikli bir seçenek değildir? 100. Aşağıdaki ilaçlardan hangisi, bipolar (manik depresif) bozukluğun tedavisinde öncelikli bir seçenek değildir? A) Karbamazepin B) Lamotrijin C) Lityum karbonat D) Valproik asit E) Duloksetin Referans:

Detaylı

Meme Kanseri ve Ateş. Dr. Ömer Fatih Ölmez Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilimdalı

Meme Kanseri ve Ateş. Dr. Ömer Fatih Ölmez Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilimdalı Meme Kanseri ve Ateş Dr. Ömer Fatih Ölmez Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilimdalı VAKA-1 52 yaş, kadın hasta Meme kanseri nedeni ile 1 hafta önce aldığı adjuvan kemoterapi sonrası ateş

Detaylı

Sağlık Hizmetleri ile İlişkili İnfeksiyonlardan Soyutlanan Bakterilerin Antibiyotik Duyalılık Sonuçları

Sağlık Hizmetleri ile İlişkili İnfeksiyonlardan Soyutlanan Bakterilerin Antibiyotik Duyalılık Sonuçları Sağlık Hizmetleri ile İlişkili İnfeksiyonlardan Soyutlanan Bakterilerin Antibiyotik Duyalılık Sonuçları Doç. Dr. Serhan SAKARYA ADÜ Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hast. Ve Kl. Mikrobiyoloji Anabilim Dalı 1 Amaç

Detaylı

PNÖMONİ. Prof. Dr. Kürşat Uzun SÜMTF Göğüs Hastalıkları AD Yoğun Bakım Ünitesi

PNÖMONİ. Prof. Dr. Kürşat Uzun SÜMTF Göğüs Hastalıkları AD Yoğun Bakım Ünitesi PNÖMONİ Prof. Dr. Kürşat Uzun SÜMTF Göğüs Hastalıkları AD Yoğun Bakım Ünitesi Tanım Terminal bronşiyollerin distalindeki akciğer parankiminin akut enfeksiyonu ile birlikte klinik ve radyolojik olarak akciğerin

Detaylı

CEFTİNEX 125 mg\5 ml Oral Süspansiyon Hazırlamak için kuru toz

CEFTİNEX 125 mg\5 ml Oral Süspansiyon Hazırlamak için kuru toz CEFTİNEX 125 mg\5 ml Oral Süspansiyon Hazırlamak için kuru toz FORMÜLÜ: Her 5 ml süspansiyon; 125 mg sefdinir ayrıca koruyucu olarak sodyum benzoat, aroma verici olarak çilek ve krema aroması içerir. FARMAKOLOJİK

Detaylı

ANTİBİYOTİK KULLANIMINDA GENEL PRENSİPLER

ANTİBİYOTİK KULLANIMINDA GENEL PRENSİPLER ANTİBİYOTİK KULLANIMINDA GENEL PRENSİPLER Antibiyotikler tedavide en çok kullanılan ve kullanımında en çok hata yapılan bir ilaç grubudur. İnsan vücudunun her organında enfeksiyon gelişebileceğinden her

Detaylı

Sepsiste Antibiyotik Tedavisi DR. FEVZİ YILMAZ ANKARA NUMUNE EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ ACİL TIP KLİNİĞİ

Sepsiste Antibiyotik Tedavisi DR. FEVZİ YILMAZ ANKARA NUMUNE EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ ACİL TIP KLİNİĞİ Sepsiste Antibiyotik Tedavisi DR. FEVZİ YILMAZ ANKARA NUMUNE EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ ACİL TIP KLİNİĞİ Sepsis Hala önemli bir sağlık sorunudur Koroner dışı yoğun bakım ünitelerinde en önemli ölüm

Detaylı

ADT Sonuçları Yorumlu ve Kısıtlı Bildirim, EUCAST Uzman Kurallar. Prof. Dr. Güner Söyletir Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi, İstanbul

ADT Sonuçları Yorumlu ve Kısıtlı Bildirim, EUCAST Uzman Kurallar. Prof. Dr. Güner Söyletir Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi, İstanbul ADT Sonuçları Yorumlu ve Kısıtlı Bildirim, EUCAST Uzman Kurallar Prof. Dr. Güner Söyletir Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi, İstanbul Antibiotic use in eastern Europe: a cross-national database study

Detaylı

Dr. Derya SEYMAN. Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği

Dr. Derya SEYMAN. Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği Dr. Derya SEYMAN Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği Genişlemiş Spektrumlu beta-laktamaz Üreten Escherichia coli veya Klebsiella pneumoniae ya

Detaylı

SAĞLIK ÇALIŞANLARININ ENFEKSİYON RİSKLERİ

SAĞLIK ÇALIŞANLARININ ENFEKSİYON RİSKLERİ SAĞLIK ÇALIŞANLARININ ENFEKSİYON RİSKLERİ Sağlık hizmeti veren, Doktor Ebe Hemşire Diş hekimi Hemşirelik öğrencileri, risk altındadır Bu personelin enfeksiyon açısından izlemi personel sağlığı ve hastane

Detaylı

CİDDİ SEPSİS / SEPTİK ŞOK EMPİRİK ANTİBİYOTİK TEDAVİSİ. Dr. Fügen Yörük A.Ü.T.F Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

CİDDİ SEPSİS / SEPTİK ŞOK EMPİRİK ANTİBİYOTİK TEDAVİSİ. Dr. Fügen Yörük A.Ü.T.F Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı CİDDİ SEPSİS / SEPTİK ŞOK EMPİRİK ANTİBİYOTİK TEDAVİSİ Dr. Fügen Yörük A.Ü.T.F Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Vincent JL et al. JAMA. 2009;302(21):2323-2329 EMPİRİK TEDAVİ

Detaylı

Antibiyotiklerin Kullanımının Monitörizasyonu

Antibiyotiklerin Kullanımının Monitörizasyonu Antibiyotiklerin Kullanımının Monitörizasyonu Prof. Dr. Ayşe ERBAY Bozok Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Antibiyotikler halen her gün hayat

Detaylı

Bağışıklığı Baskılanmış Olguda Akciğer Sorununa Yaklaşım. Klinik-Radyolojik İpuçları

Bağışıklığı Baskılanmış Olguda Akciğer Sorununa Yaklaşım. Klinik-Radyolojik İpuçları Bağışıklığı Baskılanmış Olguda Akciğer Sorununa Yaklaşım Klinik-Radyolojik İpuçları Çalıştığınız bölüm? 1-İnfeksiyon Hastalıkları 2-Hematoloji 3-Onkoloji 4-Göğüs Hastalıkları 5-Radyoloji 6-Diğer Bağışıklığı

Detaylı

TROPENİK HASTALARA TANI VE TEDAVİ

TROPENİK HASTALARA TANI VE TEDAVİ FEBRİL L NÖTROPENN TROPENİK HASTALARA TANI VE TEDAVİ YAKLAŞIMI ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTES LTESİ İÇ HASTALIKLARI AD/HEMATOLOJİ BD GENEL PRENSİPLER PLER Dr A Zahit Bolaman Profilaktik antibakteriyel

Detaylı

ÜRÜN BİLGİSİ. ROTACEF 1 g IM Enjeksiyonluk Çözelti İçin Toz İçeren Flakon

ÜRÜN BİLGİSİ. ROTACEF 1 g IM Enjeksiyonluk Çözelti İçin Toz İçeren Flakon 1. ÜRÜN ADI ÜRÜN BİLGİSİ ROTACEF 1 g IM Enjeksiyonluk Çözelti İçin Toz İçeren Flakon 2. BİLEŞİM Etkin madde: Seftriakson 1 g 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR ROTACEF'e duyarlı patojenlerin neden olduğu enfeksiyonlar:

Detaylı

DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ

DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ AKILCI ANTİBİYOTİK KULLANIMI VE ANTİBİYOTİK PROFİLAKSİ REHBERİ Antibiyotik Kontrol Ekibi Kıymet Çelebi Yrd.Doç.Dr.UĞUR Aydın Doç.Dr.Kamile Erciyas Sorumlu Hemşire Endodonti ABD/Kalite

Detaylı

Sürveyans Verilerinin Mikrobiyoloji Laboratuvar Uygulamalarındaki Etkisi. Doç.Dr.Nilay ÇÖPLÜ

Sürveyans Verilerinin Mikrobiyoloji Laboratuvar Uygulamalarındaki Etkisi. Doç.Dr.Nilay ÇÖPLÜ Sürveyans Verilerinin Mikrobiyoloji Laboratuvar Uygulamalarındaki Etkisi Doç.Dr.Nilay ÇÖPLÜ Surveyans nedir? Surveyans sağlık verilerinin sürekli ve sistematik bir şekilde toplanması, analizi ve değerlendirilmesidir.

Detaylı

Febril Nötropenide Alt Solunum Yolu Enfeksiyonları Tanı ve Tedavi Kılavuzu

Febril Nötropenide Alt Solunum Yolu Enfeksiyonları Tanı ve Tedavi Kılavuzu Febril Nötropenide Alt Solunum Yolu Enfeksiyonları Tanı ve Tedavi Kılavuzu Dr Uğur Özçelik Hacettepe Üniversitesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Ünitesi Nötropeninin düzeyi ve süresi akciğer enfeksiyonlarını

Detaylı

Kateter İnfeksiyonlarında Mikrobiyoloji Doç. Dr. Deniz Akduman Karaelmas Üniversitesi it i Tıp Fakültesi İnfeksiyon hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D Kateter infeksiyonlarında etkenler; kateter

Detaylı

Doripenem: Klinik Uygulamadaki Yeri

Doripenem: Klinik Uygulamadaki Yeri Doripenem: Klinik Uygulamadaki Yeri Prof. Dr. Haluk ERAKSOY İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Yeni Antimikrobik Sayısı Azalmaktadır

Detaylı

ANTİBİYOTİK DUYARLILIK TESTLERİ: LABORATUVARDAN KLİNİĞE

ANTİBİYOTİK DUYARLILIK TESTLERİ: LABORATUVARDAN KLİNİĞE ANKEM Derg 2010;24(Ek 2):159-161 ANTİBİYOTİK DUYARLILIK TESTLERİ: LABORATUVARDAN KLİNİĞE (İN-VİTRO PARAMETRELERİN KLİNİĞE YANSIMALARI) İftihar KÖKSAL Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi, İnfeksiyon

Detaylı

GERİATRİK ENFEKSİYONLAR

GERİATRİK ENFEKSİYONLAR GERİATRİK ENFEKSİYONLAR Uzm.Dr. Mustafa Baştürk Acil Tıp Uzmanı Kanuni Sultan Süleyman Eğitim Araştırma Hastanesi Acil Tıp Kliniği Ülkemizde ve dünyada yaşlı popülasyon artmakta TUİK verilerine 65 yaş

Detaylı

DR ALPAY AZAP ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ İNFEKSİYON HASTALIKLARI ve KLİNİK MİKROBİYOLOJİ AD

DR ALPAY AZAP ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ İNFEKSİYON HASTALIKLARI ve KLİNİK MİKROBİYOLOJİ AD DR ALPAY AZAP ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ İNFEKSİYON HASTALIKLARI ve KLİNİK MİKROBİYOLOJİ AD Antibiyotik Duyarlılık Sonuçları Yeterli mi? Farmakokinetik Uygulanan ilaca vücudun etkisi Farmakodinamik

Detaylı

*Hijyen hipotezi, astım, romatoid artrit, lupus, tip I diabet gibi otoimmün hastalıkların insidansındaki artışı açıklayan bir alternatiftir.

*Hijyen hipotezi, astım, romatoid artrit, lupus, tip I diabet gibi otoimmün hastalıkların insidansındaki artışı açıklayan bir alternatiftir. * *Hijyen hipotezi, astım, romatoid artrit, lupus, tip I diabet gibi otoimmün hastalıkların insidansındaki artışı açıklayan bir alternatiftir. *Bu hipotez, memelilerin evrimsel geçmişlerinin bir parçası

Detaylı

Burcu Bursal Duramaz*, Esra Şevketoğlu, Serdar Kıhtır, Mey Talip. Petmezci, Osman Yeşilbaş, Nevin Hatipoğlu. *Bezmialem Üniversitesi Tıp Fakültesi

Burcu Bursal Duramaz*, Esra Şevketoğlu, Serdar Kıhtır, Mey Talip. Petmezci, Osman Yeşilbaş, Nevin Hatipoğlu. *Bezmialem Üniversitesi Tıp Fakültesi Burcu Bursal Duramaz*, Esra Şevketoğlu, Serdar Kıhtır, Mey Talip Petmezci, Osman Yeşilbaş, Nevin Hatipoğlu *Bezmialem Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Merkezi sinir sistemi

Detaylı

TOPLUM KAYNAKLI SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARINDA BİLİNÇLİ ANTİBİYOTİK KULLANIMI

TOPLUM KAYNAKLI SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARINDA BİLİNÇLİ ANTİBİYOTİK KULLANIMI TOPLUM KAYNAKLI SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARINDA BİLİNÇLİ ANTİBİYOTİK KULLANIMI Doç Dr Nurettin ERBEN Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD Sunu

Detaylı

'nosocomial' Yunanca iki kelimeden oluşur

'nosocomial' Yunanca iki kelimeden oluşur 'nosocomial' Yunanca iki kelimeden oluşur 'nosus' hastalık 'komeion' icabına bakmak 'nosocomial' tıbbi tedavi altında iken hastanın edindiği herhangi bir hastalık Tanım Enfeksiyon Hastaneye yatırıldığında

Detaylı

Hastaya Göre Antibiyotik Seçimi. Dr.Halis Akalın

Hastaya Göre Antibiyotik Seçimi. Dr.Halis Akalın Hastaya Göre Antibiyotik Seçimi Dr.Halis Akalın Antibiyotik Kullanımı Profilaksi:Enfeksiyonu önlemek için antibiyotik kullanılması Ampirik: Klinik olarak enfeksiyon tanısı mevcut fakat etken belli değil

Detaylı

BİRLİKTE TARTIŞALIM Diyabetik Ayak Konseyleri Deneyimi

BİRLİKTE TARTIŞALIM Diyabetik Ayak Konseyleri Deneyimi BİRLİKTE TARTIŞALIM Diyabetik Ayak Konseyleri Deneyimi DİYABETİK AYAK ENFEKSİYONLARINDA MİKROBİYOLOJİK YAKLAŞIM Doç.Dr.Mustafa ÖZYURT Tıbbi Mikrobiyoloji Srv. GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi, İSTANBUL

Detaylı

Doç. Dr. Bilgin ARDA Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD

Doç. Dr. Bilgin ARDA Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD Doç. Dr. Bilgin ARDA Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD OLGU 1 53 yaşında kadın hasta Multiple Miyelom VAD 5 kür Kemoterapiye yanıt yok (%70 plazma hücreleri)

Detaylı

Antibiyotik Direncinde ve Kontrolünde Güncel Durum

Antibiyotik Direncinde ve Kontrolünde Güncel Durum Antibiyotik Direncinde ve Kontrolünde Güncel Durum Dr. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji 17.11.16 Ç.Büke KLİMİK-İstanbul 2016 1 Konuşma içeriği Antibiyotik

Detaylı

Akılcı Antibiyotik Kullanımının Demet Bileşeni Olarak Yeri

Akılcı Antibiyotik Kullanımının Demet Bileşeni Olarak Yeri Akılcı Antibiyotik Kullanımının Demet Bileşeni Olarak Yeri DR. ESRA TANYEL ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ İNFEKSİYON HASTALIKLARI ANABİLİM DALI Hedefler Sağlık bakımıyla ilişkili infeksiyonların

Detaylı

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Sendromu Veno- Oklüzif Hastalık Engraftman Sendromu Hemşirelik İzlemi Vakamızda: KİT (+14)-

Detaylı

Levosimendanın farmakolojisi

Levosimendanın farmakolojisi Levosimendanın farmakolojisi Prof. Dr. Öner SÜZER Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji AbD 1 Konjestif kalp yetmezliği ve mortalite 2 Kaynak: BM Massie et al, Curr Opin Cardiol 1996

Detaylı

Uluslararası Rehberler ve. KLİMİK Rehberi. Dr. Özlem Kurt Azap Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD

Uluslararası Rehberler ve. KLİMİK Rehberi. Dr. Özlem Kurt Azap Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD Uluslararası Rehberler ve KLİMİK Rehberi Dr. Özlem Kurt Azap Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD Plan Giriş Mevcut rehberlere genel bakış KLİMİK Rehberi

Detaylı

Antibiyotikler. Sercan ULUSOY

Antibiyotikler. Sercan ULUSOY Antibiyotikler Sercan ULUSOY G R fi Antibiyotik tedavisi birçok infeksiyon hastal nda klinik seyir ve prognozu etkileyen en önemli faktördür. Tedaviden en fazla yarar elde edebilmenin temel koflulu do

Detaylı

Febril Nötropenik Hastalara Sistemik Antimikrobiyal Tedavi Uygulaması Multidisipliner Yaklaşım Anketi

Febril Nötropenik Hastalara Sistemik Antimikrobiyal Tedavi Uygulaması Multidisipliner Yaklaşım Anketi Febril Nötropenik Hastalara Sistemik Antimikrobiyal Tedavi Uygulaması Multidisipliner Yaklaşım Anketi Bu anketteki sorulara göre hazırlanacak posterin sahibi meslekdaşımız, 17-19 Mayıs 2013 tarihleri arasında

Detaylı

Kronik Osteomiyelit ve Protez İnfeksiyonlarında Antimikrobiyal. Dr Cemal Bulut Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Kronik Osteomiyelit ve Protez İnfeksiyonlarında Antimikrobiyal. Dr Cemal Bulut Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kronik Osteomiyelit ve Protez İnfeksiyonlarında Antimikrobiyal Tedavi Dr Cemal Bulut Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi uzun süreli antibiyotik infüzyonu akıntıyı azaltabilir, ama hastalığı tedavi edemez

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Onkoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 6 Aralık 2016 Salı

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Onkoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 6 Aralık 2016 Salı Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Onkoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 6 Aralık 2016 Salı Ar. Gör. Dr. Abdullah Heybeci Yandal Ar. Gör. Uzm. Dr. Saime Tuncer Prof.

Detaylı

Antimikrobiyal Direnç Sorunu

Antimikrobiyal Direnç Sorunu Antimikrobiyal Direnç Sorunu Dr.Hüsniye ŞİMŞEK Mikrobiyoloji Referans Laboratuvarları Daire Başkanlığı Ulusal Antimikrobiyal Direnç Sürveyans Birimi VI. Türkiye Zoonotik Hastalıklar Sempozyumu 4-5 kasım

Detaylı

Antimikrobiyal tedavide yeni yaklaşım: Doripenem. İn vitro Veriler. Prof.Dr.Güner Söyletir Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi, İstanbul

Antimikrobiyal tedavide yeni yaklaşım: Doripenem. İn vitro Veriler. Prof.Dr.Güner Söyletir Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi, İstanbul Antimikrobiyal tedavide yeni yaklaşım: Doripenem İn vitro Veriler Prof.Dr.Güner Söyletir Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi, İstanbul Karbapenemler GRUP 1 Ertapenem GRUP 2 Imipenem Meropenem Biapenem Panipenem

Detaylı