TURAN URAL ALTAY D LLER NDE U ÜRETKEN TÜRKÇEM Z. Övgün Ahmet ERCAN. Jeofizik Profesörü Türkçe Dili Ara tırıcısı. stanbul TÜRK YE

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TURAN URAL ALTAY D LLER NDE U ÜRETKEN TÜRKÇEM Z. Övgün Ahmet ERCAN. Jeofizik Profesörü Türkçe Dili Ara tırıcısı. stanbul TÜRK YE"

Transkript

1 TURAN URAL ALTAY D LLER NDE U ÜRETKEN TÜRKÇEM Z Övgün Ahmet ERCAN Jeofizik Profesörü Türkçe Dili Ara tırıcısı stanbul TÜRK YE 1

2 Türküz, Türkelinde otururuz, Türkçe dü ünürüz, Türkçe konu uruz, Türkü çı ırırız. BET N ÖZÜ Elinizdeki bu betik-sözlü ü alarak her Türkçe sözcü ün kar ılı ını bulaca ınızı sanmayın. Bu betik-sözlük, Türkçe nin üretme gücünün yanı sıra, söz varlı ınında ne ölçüde büyük oldu unu gösterir. Bu betik-sözlükte günlük çok kullanımda olan yabancı sözcüklerin tüm Türk a ızlarını katarak kar ılıklarını bulacaksınız. Bütün Ural-Altay uluslarının a ızlarındaki sözcüklerin kök, gövde ile eklerini inceledim. Ço unlukla kökler de i meden kalmı. A ızdan a za de i enler; harfler, ekler. Çalı mlarımda, Anadolu da konu tu umuz O uz Türkçesinin di er Turan ulusları a ızlarında hangi harfe denk geldi ini, eklerin kar ılıklarının ne oldu unun ba ıntılarını buldum. Di er a ızlardaki sözcükleri O uz a zına uydurmak üzere bu ba ıntıları uyguladı ımda, ortaya çok sevece iniz, buluntu yeni sözcükler çıktı. Bu sözcüklerden bazılarının kök ile eklerini kullanarak ta, yeni bulu ların adlandırılmasını yer yer yaptım. Bazı sözcükler için bulunan kar ılıklar sizi a ırtacak, onları çok sevece inizi umuyorum. Ahmet Ercan olarak 35 yıllık Türk Dili Ara tırmalarımda ana çalı ma konum; Ural-Altay da (Turan) (Avrasya) konu ulan Türkçe a ızlardan Türkçe köklü sözcük ara tırdım Ayrıca bir Türkçe dil müzesi olan Anadolu nun de i ik yörelerinden sözcükleri ara tırdım Özellikle Turan da buldu um, ayrı ekli sözcükleri O uz (Türkmen) (Türkiye) a zına uydurdum Onları O uz a zı etkileriyle donattım Böylece Türkçemiz uzak elde kalmı binlerce sözcükle tanı acak. Türkiye de yeni bir sözcük türetmeden önce TURAN da URAL-ALTAY da aranan terimin kar ılı ı var mı? diye bakmak gerekiyor Ayrıca Turan da buldu um köklere, O uz ekleri koyarak binlerce sözcük türettim Bunlar, Türkçeme biraz olsun katkımdır Bunlara birkaç örnek; bilimtey (üniversite), ulusbay (cumhurba kanı), bilmen (profesör), bilgen (doçent), bilger (yardımcı doçent), öke (bilim doktoru), kaysak, turak (yer kabu u levhası), görnük, alınlık (dükkan levhası) olarak sayılabilir. Türkçe bir sözcük türetmek, bir a aç dikmektir. Yabancı bir sözcük kullanmak, ormandan bir a acı kesmektir. Ancak, Türkçe bir sözcü ü kullanmak ise, bir ormanı korumaktır. Öz dili olmayanın ulusu, ayrıca gelece i olamaz. 2

3 Ç NDEK LER ADAMA III ÖNSÖZ IV KILAVUZUN KULLANIMI V ÖZGEÇM VII Ç NDEK LER VIII G R 1 Esenleme (Selamlama), ncelik (Nezaket), Kutlama, Bayramlar 3 Süreler 7 Dönemler 7 Ça lar (Zamanlar) 7 Süremler (Mevsimler) 7 Aylar 7 Günler 8 Gün içi 8 Gün içi Dönemleri 8 Ça lar Uçurlar (Zamanlar) 9 Çok Kullanılan Sözcükler 9 Alan Büyüklükleri 10 Boyutuna Göre Özdekler 10 Bitki-A aç-çiçek 11 Andıklar-Davarlar (Hayvanlar) 13 Yerle im Yerlerinde le yerlerinin Türkçeleri 15 Ki iler 15 Belediye leri 15 Ki iler 15 Dini Yerler( Isız Yerler) - Ki iler 16 Esnaf (Kibitçi) 16 Futbol 18 Yiyecek çecek Yerleri 18 Hayvan 18 yerleri 18 Kurum Kurulu lar 19 E lence Oyun Yerleri 19 Meslekler (Uyullar- Ertikler) 20 Otobüs Durakları 20 Posta 20 Okullar 21 Sa lık Yerleri 21 E ya (Buyum) 21 Yapılar 21 Deprem Nedir? 21 Deprem Terimleri 21 Sayrılık (Hastalık) Adları 23 Sayı ım (Matematik) Terimleri 26 Uzambilim (Geometri) le Üçgenbilim (Trigonometri) Terimleri 27 Gezginci (Turizm) Terimleri 29 Gönderiler (Posta) Terimleri le Gereçleri 30 nanç (Dini) Terimlerinin Türkçeleri 32 Kimi Ça ım (Gazete) Adları 41 Kimi Dergiler 41 Bilim Yuvaları le Okullar 41 Bilim Yuvası Yönetici le Görevlileri 42 3

4 Tüzül yerleri- Barınalık 43 Orduda Orunlar 43 Adlar 44 Yabancı Ad-Kısa Türkçe Anlamı 45 Kimi Gerçek Türk Adları 49 Kimi Ünlülerin Adlarının Tam Türkçe Kar ılıkları 51 KONU, KONU, ERKEN TÜRKÇE 56 Fizik Terimleri Özük Sözcükleri (Yabancıdan, Erken Türkçeye) 56 Evren- Uzay Terimleri (Yabancıdan, Erken Türkçeye) 56 Tıp Terimleri (Yabancıdan, Erken Türkçeye) 56 Yönetici Terimleri (Yabancıdan, Erken Türkçeye) 57 Özgen Terimleri (Yabancıdan, Erken Türkçeye) 57 Yasa Terimleri (Yabancıdan, Erken Türkçeye) 57 Tanrı Adları (Erken Türkçe den Bugünkü Türkçe ye) 57 Isız (Din) Terimleri (Yabancıdan, Erken Türkçeye) 57 Ek 1 Türkçe Yeni Sözcük Üretme Kuralları 58 Sözcük Yapma Yolları 58 1 Türetme 60 2 Birle tirme 64 3 Birden Çok Sözcükle Kar ılama 66 4 Anlam Aktarımı 66 5 Di er A ızları Ara tırma 67 Sözcük Türetme Uygulaması 68 Sözcük Türkçele tirilirken Göz önünde Bulundurulması Gereken Konular 69 Yapım Eklerinin Ürettikleri Sözcük Türlerine Göre Kümelendirilmesi 71 Eylemden Eylem Türeten Ekler 71 Ad le Sıfattan Eylem Türeten Ekler 71 Eylemden Ad Türeten Ekler 74 AdtanAd Türeten Ekler 82 Kısa Kaynaklar 88 Kökenlerin Kısa Simgeleri 91 Yabancı Kısa Kökenler 93 Kaynaklar 94 ATATÜRK ÜN GENÇL E SESLEN 100 ST KLAL MAR I 101 4

5 ADAMA Bu çalı mamı, küçüklü ümde, çaba, yılmazlık, do ruluk ayrıca ilke ile ya ama sarılmayı ö reten dedem smail Hakkı ile Rumeli nin varlıklı, katıksız, düzgün Türkçe sini bir yır ( iir) gibi kullanan anneannem Ay e Alaylıo lu na, Yunus ile Mevlana anlayı ı içinde ya amı, ki ileri benimsememi sa layan babam Hüseyin Celal ile güçlükler kar ısında yenilmezli i ö reten, erekleri gittikçe büyütmemi sa layan, özendirmesi, beklentisi sürekli artan, sava kan annem Zekiye Ercan a, Yurdumuz ile onu üreterek sevmeyi güdüleyen, ya ama, ulusa kar ı bitmez tükenmez sorumluluklarımız oldu unu ö reten, sonsuz ba arıya ula mada sürekli arkamızda itici güç olan, iyilik, güç a ılayıcım, yeti tiricim, ö retmenim halam ükriye Ercan a Sürekli, içten dayanı maları, özverili destek, sevgileriyle beni sürekli kucaklayan benimle üzülen, benimle sevinen karde lerim hsan, Gürsan ile Ay e ye, Osmanlı nın ça da Türkiye Cumhuriyetine dönü ünde dilimizin arıla masının en önemli ö e oldu unu belirten, de er biçilmez yönlendirme, katkıları ile bu yurdumuzu, özgenimizi, gelenek ile onurumuzu bize kavu turan büyük ilteri, yüce önder, devrimci Mustafa Kemal Atatürk e adıyorum. Övgün Ahmet ERCAN, Prof Dr. 1 A ustos 2009 DE N M Bu betik, YERALTI ARAMACILIK Bilimsel Ara tırma kurulu unda çalı an birçok görevlinin katkıları ile yayın a amasına gelmi tir En çok eme i geçenler, de erli çalı ma arkada larım Sayın Güler Üzen, Serkan Perk, Sevim Kaya, Sinem Özkesici ile özellikle Nalan Kapo lu Do an dır De erli ö rencilerim Jeofizik Mühendisi Can Sungur ile Aydın Büyüksaraç ın, Mehmet Yılmazer in Bilgisayar düzenlemesi, bütünleyici i birli ini sürdürmü tür De erli dilbilimci Sayın Orhan Tümen, Ankara dan konu gayla, ündekle(telefonla), biti keyle( ), belgeçle(faks) yolladı ı yeni terimlerle katkıda bulunarak, ayrıca uzun ündek (telefon) irdelemeleri ile kimileyin bir sözcük üzerinde birkaç gün tartı arak, sözlü ün tümünü okuyup görü lerini bildirerek bana en büyük güven ile deste i veren ülküde imdir. Atatürk döneminin izlerini bugüne ta ıyan, büyük dilbilimci Sayın Sami Karaören, o sevecen yüreklendirici sözleri ile beni sanki kamçılamı tır. Tüm sözlü ü okuyarak, beti in ba denetçili ini yapmı, yapıcı görü leri ile en büyük katkılarda bulunmu tur. De erli Türkçeci Nadiye Sarıtosun un e lemi ekte yer alan Terim Hazırlama Kılavuzu yeni sözcük üretmede çok yol gösterici olmu tur. Yüz yüze hiç kar ıla madı ım, 2007 de yitirdi imiz dilbilimci Sayın Ali Püsküllüo lu nun Öztürkçe Sözlü ü ile Orhan Hançerlio lu nun Türk Dili Sözlü ü olmazsa olmaz kılavuzlardır Onlardan çok yararlandım. Ayrıca dilimize büyük önem veren, bu günlere geli tirerek ta ıyan çok de erli TDK yayınları de er biçilmez bir kaynak olu turmu tur. Büyük Türkçü Prof Dr Turan Yazgan sa ladı ı ilgili yayınlarla sürekli arkamda olmu tur. Ayrıca Mimar Sinan Bilimteyi Konservatuvarından Sayın Sarper Özsan, TÜ Konservatuvarından Sayın Emel enocak a kü terimleri için, Büyükada dan ünerci(sanatçı) Sayın Mü erref Göver derledi i Kızılderili Sözcüklerini vererek katkıda bulunmu lardır. Bu ürün, gerek Anadolu da aymakla (halkla) konu malarımdan yakaladı ım, gerek annem ile anneannemin güzel arı Türkçe sinden ö rendiklerim, kendi türeti ile kurallı uydurmalarım, gerekse bu konuda eri ti im Türkçe cilerin ürünlerinden alıntı, aktarma, uyarlama, esintiler ta ır. Büyük önder Atatürk ün düzenletti i TDK yayını, Tarama Sözlü ü ile Derleme Sözlü ü, Anadolulu a zında ya ayan Türkçe mizi yeniden ya ama döndürmü, sonra da bize yol göstermi tir. Bu özüne dönme eylemimde sorunu bizle üle en (payla an) üretken, türetgen Türkçe mize katkı koyan adını anamadı ım tüm di er u ra da larım sa olsunlar Elleri, dilleri dert görmesin. Övgün Ahmet ERCAN, Prof Dr. Türkçe Ara tırmacısı-jeofizik Yüksek Mühendisi 1 A ustos 2009, stanbul B R NC ÖNSÖZ 5

6 Elinizdeki bu betik, 1975 den beri Türk dili üzerine yapmı oldu um ara tırmaların bir bölümüdür Bunu okudu unuzda, bugün, Türkiye de aramızda anla mak üzere kullandı ımız, Türkçe diye adlandırdı ımız dilin, dil yapısı olarak Türkçe ancak %65 i Osmanlı ca denilen 16 yabancı dilin karı ımı oldu unu göreceksiniz. Do rudur, dilimizde kalan Türkçe oranı yalnızca %35 dir Son yıllarda, ba ta, gerek basın, gerek sıvakalar (siyasiler), gerek okullar, gerek bilimteyler (üniversiteler), gerek anne babaların vurdum duymazlıkları, ayrıca yabancı dildeki bir sözcük için Türkçe sini ara tırmadan yapılan alıntılarla bizi Türk yapan Türkçemiz uçurumdan tepe taklan dü mek üzeredir Türkçe giderse ulus biter Atalarımızın 10 bin yıldır yazıp, konu tu u, geli tirdi i bu yaradılı ın en görkemli bulu larından biri olan Türkçe, Türkiye Türklerince yok edilme sürecine girmi tir Yeryüzünde, siyasete araç edilen, bazı sözcüklerine siyasi, ayrıca dini, ötesi, milli, slami kimlik bindirilen biricik dil Türkçe dir Bu gün Türkiye de ya ayan,türkçe yi yönlendiren Türklerin ço u Türkçe yi sevmemekte onun yerine, a ızlarında alı kanlık yapan Arapça, Farsça, Fransızca, ngilizce kar ılıklarını kullanmayı ye lemektedirler Yeryüzünde kendini, kendi ekinini sevmeyen, böyle ba ka bir ulus yoktur Dü ünün bir ulus ki, kendi öz diline, öz özgenine (kültürüne) kar ı dursun, onu kullananları yersin, gülsün, ötesi küçümsesin Oysa Türkçe nin yok olu u, ulusun yok olu u demektir. Buna dur diyecek, yönetimler, bilimteyler, Milli E itim, ulusa yön veren özel, çıpal (sivil) toplum kurulu ları, ulus önderleri aymazlık içinde suskundurlar Ba ta bizim üyelerini seçti imiz T.C Kamutayı suskundur. Yurtsever, yurtta ım sen yabancı sözcük kullananı, yazanı uyar, sen Türk gibi ap arı Türkçe konu, tıpkı Atan gibi, tıpkı Anadolu kırsalında gün yüzü görmemi ulusumuz gibi, Köpo lular, Yunus Emreler, Kasgarlı Mahmutlar gibi Türkçe konu mayanı uyar, uyanmazsa e it, e itilmiyorsa do rult Türkçe den ba ka yabancı dilde e itim sürdüren tüm e itim kurulu ları yabancı ülkelerin boyunduru una girmi demektir Buna dur de, kar ı çık Unutma Büyük Atatürk bu ulusa Türkçe konu tu u için Türk demi tir Atatürk ü unutma, yeniliklerini de Prof Dr Övgün Ahmet ERCAN 2003 K NC ÖNSÖZ Ural Altay (Avrasya) dili konu an boylara Turan soyu denir Turanlıların ya adı ı ülkeye Turan, diline de Turan dili, ya da Ural- Altay(Avrupa-Asya) dili denir Turan lar Avrupa ya Kutyak, Do u Avrupa ya Ural, Asya ya Altay demi lerdir Turan diline Gündo an da (Anadolu); Türkçe, Azerbaycan da; Azerice, benzer biçimde di er boy ile ülkelerde O uzca, Türkmence, Karayca, Ba kurtça, Tatarca, Hazarca, Gagavuzca, Kazakça, Kırgızca, Karacay Malkarca, Özbekçe, Uygurca, Yakutça denmektedir Bunlar Turanca yı ayrı a ızlar ile, ancak tümü de bir dil yapısına uygun olarak konu urlar. Boy ya da uluslar dillerine göre ad aldıklarından, benzer biçimde kendilerini Kırgız, Kazak gibi adlandırmaktadırlar Bu ortak dilin bizce yaygın adı Türkçe, genel olarak ise Turan Dili dir Ayrıca Turan yalnızca Orta Asya de il, Türkçe nin konu uldu u tüm ülkelerin adıdır O ülke Avrupa dan Amerika ya, Afrika ya, Asya ya, Avusturalya ya uzanır. Anlam olarak Türk örgütlü topluluk demektir Türkçe ise O uz boyunun (Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan, Irak, ran, Gagavuz) konu tu u Turan a zıdır Biz yanlı bir adlandırma ile Orta Asya boylarına Altaylı yerine Türki, Turan dili olan dilleri yerine Türk Dili diyoruz Oysa onlar ne kendilerine, ne de dillerine böyle adlandırmıyorlar. Bu gün Türkiye de konu ulan dil ne yazık ki Türkçe ye çalık Osmanlıca dır Osmanlıca; Türkçe yapılı, 16 ayrı dilin karı ımı olan, karma, ulus dı ı (milleti dı layan) bir dildir Bu dili yabancı sözcüklerden arındırmadan, ne Türkçe yi ne de Türk Ulusunu olu turamayız Kaldı ki, Osmanlıca bir kamu (halk) dili de il, bir saraylı dilidir lhanlık (imparatorluk) döneminde karma dil olan Osmanlıcayı konu an oran yalnızca yüzde 1 idi Geri kalan 99 ki i arı, duru Türkçe konu uyordu Ancak, bunlardan pek azı yazıp okuya biliyordu den beri süren çalı malarımın amacı, kendilerine Türk demeyip Rumi diyen Osmanlılarca unutturulan Turan dili sözcüklerini bularak, onları O uz a zına uyarlayarak, Türkçe ye kazandırmaktır Burada konu konu görece iniz, yeniden tanıyaca ınız sözcükler size yabansı gelebilir Ancak onlar arı, duru, do ru, gerçek Turan kök sözcükleridir Onları ne ölçüde anlamıyorsak, o ölçüde Türkçe den uzakla tık demektir Nasıl ki io lu, kendi gövdesini, saçını, ayaklarını, yüre ini sevmese de de i tiremez ise, kök dilinin sözcüklerini de öyle benimseyecektir Onlar bizim yapı ta larımızdır Uzakla tı ımız sözcükleri sanki yeniden yabancı dil ö reniyormu çasına ö renece iz Öteki türlü adına Karma Türkçe denilen, Türkçe ile ili kisi olmayan yen bir dili türetmekteyiz, Turan dan kopuk Yeni önerilen bir Türkçe sözcük, bu tutmadı diye yerine, yabancı kar ılı ını kullanamaz Çünkü dil bir kurallar bütünüdür O ara tırılır ö renilir, ona seçeneksiz uyulur. Turan da yıllar boyunca yaptı ım çalı malarla sizin için ayıkladı ım, düzenledi im, kimisini bildi iniz, kimisiyle yeni tanı aca ınız sözcükler, ya ama dönmek için, sizin dilinizde dillenmeyi bekliyor Yenilerine alı mak, bellemek için, yabancı dil ö renmek için ne ölçüde çabalıyorsak onu yapaca ız; önce yüksek sesle okuyacak, dilimizi, a zımızı, kula ımızı alı tıraca ız, sonra onları konu ma ile yazılarımızda kullanarak yayaca ız, kalıcı yapaca ız Ba ka bir yolu yok Ki i kendinden utanır mı? Ki i özgeninden, dilinden utanır mı? Ki i görünü ünden, Türklü ünden utanır mı? Atatürk ün gösterdi i yolda Türk olmak için Türkçe yi ö renmek, Türkçe konu mak durumundayız Dili karma olan bir topluluk, ne bir ulustur, ne de ba ımsız. U urlar olsun Prof Dr Övgün Ahmet ERCAN 2009, 7 Baskı BET K-SÖZLÜK ÜZER NE GÖRÜ LER GÖRÜ 6

7 Türkçenin bir bilim dili olarak kullanılabilece ini gösteren örnek bir yıyma (kitap) Orhan TÜMEN, Dil Bilimci GÖRÜ Bu bize, Sumerlilerden Tevrat a geçti i kanıtlanan Vaktiyle insanlar arasında tek dil vardı, tanrı insanlara kızdı ve insanların birbirini anlamasınlar, diye onu karı tırdı... sözünün bundan kaynaklandı ını dü ündürüyor. GÖRÜ Dil, bir milletin temel ta ıdır. Dil, aynı dili konu an insanları birbirlerine koparılamaz çelik halatlarla ba layan öylesine güçlü bir ba dır ki; geçen zaman ve uzak co rafyalar bu ba ı zayıflatamaz. Türk Milletini 50 milyon km. karelik, dünyanın en büyük kıtası lan Avrasya da onbe bin yıldır var eden ve bir arada tutan, di er toplumların içinde erimeden millet olarak bu günlere gelmemizi sa layan Türkçe dir.bir dilin gücü, dili meydana getiren kelimelerin sayısıyla do ru orantılıdır. Türkçe, dünyanın en eski dili ve en geni co rafyasında konu ulan dil olmasına ra men u anda hak etti i güçte de ilse, bu günümüz Türk aydınının ayıbıdır. Sayın Övgün Ahmet ERCAN, Türk dilinin önemini iyi bilen ender aydınlarımızdandır. Çünkü o bilir ki Türkçe nin güçlendirilmesi her Türk aydınının ortak ülküsü ve ödevidir. Yine o bilir ki ülküyü belirleyen tarih uurudur, ödevi veren Mustafa Kemal ATATÜRK tür. Çünkü yine o bilir ki; 10 Kasım 1938 de Atatürk ün ölmeden önce yanındakilere verdi i son emir arkada lara söyleyin Türkçe çalı malarına ara vermeden sürdürsünler olmu tur. Bu son kitabı ile Ahmet ERCAN, Türkçe dilinin güçlendirilmesi konusunda çok önemli bir çalı mayı ortaya koymaktadır. Türk aydınının görevi, bu kitaptaki kelime kar ılıklarının varsa yanlı ını bulmak ve yeni Türkçe kar ılıklarla bu çalı manın geli mesini ve güçlenmesini sa lamaktır. Bir Türk Milliyetçisi olarak Ahmet ERCAN beyin Türk dili için yaptı ı çalı malarının aralıksız sürmesini dilerim. 7

8 Saygılarımla, Turgay TÜFEKÇ O LU, Türk Özgeni Koruyucu, Yazar 25 Mayıs 2009 GÖRÜ Kuran ın ilk Türkçe çevirisi Karahanlı lar ( ) döneminde, ncil in ilk Türkçe çevirisi Codex Comanicus adıyla 13. veya 14. yüzyılda Kıpçak Türkçesi ile yapılmı. Acıdır ki bugün bu çevirilerin ilki ngiltere de, ikincisi Venedik te bulunuyor. lginçtir ki, her iki çeviride de tüm kavramların kar ılı ı Türkçe de rahatlıkla bulunuyor. Çünkü semavi dinlerin kurucusu Hz. brahim Kengerli(Sümerli) olup, dinsel terminolojinin altyapısında Kenger Türkçesi vardır. Hiç ku kusuz, Hz. brahim e inen ve kaybedilen kitap ta Kengerce idi. Tarihten daha eski olan Türkçenin ya ı en az yıl. Sankritçe 3300, Grekçe 2 700, Farsça 2 750, Latince 2250, Fransızca 1000 ya ında.. Bunların tümü de sanki Türkçenin çocukları ve torunları.. Yıllardır, bu gerçekler örtbas edilmi. Beyinler ya ko ullandırılmı ya tutuklanmı Toplum bir kültür ku atması içinde tarihini ve dilini tanımaz olmu. Sn. Prof. Ahmet Ercan, ola anüstü sabır ve ara tırma yetene i gerektiren TÜRKÇE KAR ILIKLAR SÖZLÜ Ü adlı bu de erli yapıtı ile Türkçenin üretkenli ini,matematikselli ini, zenginli ini ve derinli ini gözler önüne sererek içinde bulundu umuz kültür ku atmasını yarmı bir Alp Bilge Toplumumuza ve gelecek ku aklara ı ık tutacak, aydınları(!) aydınlatacak bir yapıt Saygılarımla M.Ünal Mutlu, n. Yük. Müh Diller Arası Yakınlık Ara tırmacısı, Yazar ÖZDEY LER Bana bir dil verin size bir ulus yaratayım. Konfiçyüs " imden sonra hiç kimse evde (kapuda), i de Türk dilinden ba ka dil söylemeye Defterleri bile Türkçe yazalar. Karamano lu Mehmet Bey "Dildeki karma a, sokaktaki ba kaldırıdan korkutucudur. Konfiçyüs "Türklü ün gönlü bir, inancı bir, yurdu bir, Ancak ayrılır, olmazsa dili bir." Ziya Gökalp Türk dili Türk Ulusu nun yüre idir, belle idir. Ben bu ulusa Türk dedim, çünkü onlar Türkçe konu ur Türkçe konu mayana Türk denmez. Dilimizdeki yabancı sözcükler, konuklarımızdır Birgün gideceklerdir Türkçe, Türk ulusunun yapı kanıdır Türkçe giderse ulus biter Mustafa Kemal Atatürk BÖLÜM - 1 G R 8

9 Cumhuriyetimizin en büyük ba arılarından biri Dil Devrimi ile Bilimgüderliktir (laikliktir) Bir ulusu bir arada tutan dilidir, gelenekleridir, bayra ı, ortak ülküleri, özgeni(kültürü), ortak geçmi idir Bir ülkede konu ulan dilin karı ıklı ı, o ülkenin dı a ba ımlılı ının ölçüsüdür Dilini yitiren, ulus kimli ini yitirir sonra çözü ür, sonunda ilkutunu (devletini), ülkesini yitirir Soy, bir ki inin kökenidir Ayrı kökenden gelen toplumlar, bir yurtta, bir amaçta, bir dilde, bir bayrak altında birle erek bir ulusu yaratabilirler Bu gün ki, Türkiye, ABD, Fransa, talya, Rusya buna örnektir Türkçe deki Türk anlam olarak ne demek biliyor musunuz? Türk örgütlü topluluk demektir, kesinlikle soy adı de ildir Kırgız Türkü dedi inde Kırgız toplulu u, O uz Türkü dedi inde O uz toplulu u anla ılır Türk ün güç, ötesi yi it anlamına geli i bir yakı tırmadır Bu topraklardan gelmi geçmi tüm uygarlıkların biricik kalıtı olan bizler, ayrı soylardan gelip, uygarlıklar yuvası Anadolu da kurdu umuz bu yurdun adı Türkiye dir Anlamı da örgütlü topluluk ülkesi demektir Bu ülkede ya ayanlara Türk ulusu denir Türkiye de inanç ile soylara göre ayrım yoktur Her Önce Türküm diyen ki i birinci sırada egemen yurtta dır Yüce Atatürk, dilin adını ulusa, ulusun adını da ülkeye vermi tir Atatürk ün bu tanımı içinde soy egemenli i yoktur. Büyük Atatürk ün sözü unutulmasın; Ben bu ulusa Türk dedim, çünkü onlar Türkçe konu uyordu. Türkçe konu mayana Türk denmez. Türkçe ulusun yapı kanıdır, Türkçe giderse ulus biter. Dil bir ulusun bayra ıdır. Biz de Türk do duk Türkiye de, Türklü ümüzle övünüp, Türk gibi ya ayaca ız Ne bir Arap, ne bir ngiliz, ne de bir Fars gibi de il Adım, dilim, ırım, yırım, toyum, ezgim, yakarı ım, kutsal beti im(kitap), yazım, konu mam, e itimim, Türkçe olacak, öz kimli imi yansıtırcasına Arab Arapça, Fars Farsça, ngiliz ngilizce konu ur da, ben Türk olarak neden Arapça, Farsça ile ngilizce karı ımı olan ba ka bir dilde konu urum? Ayrıca ben Türk de il miyim ki adım neden Arap adı olsun? Benim kimli im adımın, dilimin Türkçe olmasından geçmez mi? Türkçe miz hem Arapça hem de ngilizce den daha güzel de il mi? Atatürk demedi mi? Dilimizdeki yabancı kökenli sözcükler konuklarımızdır, bir gün gidecekler Gelin u güzel dilimizin ne türbana girmesine, ne hamburger olup yenip gitmesine izin verelim. Atatürk devrimlerinin izleyicileri olarak, öncelikle Türkçe dilimizi yok eden yabancı sözcük giri lerine dur dememiz gerekiyor Türkçe sini, kullanmadıkça sen, ben ilkeli olup çaba göstermedikçe dilde bozulmayı önleyemeyiz Otuz be yıldır Anadolu muzun el de memi kırsalında ya ayan, arı, duru Türkçe den katkısız Türkçe sözcükleri bulup, ayıklayıp, gün ı ı ına kavu turuyorum. nönü nün bir güzel sözü var ; yabancı sözcük gümrükten girmeden, Türkçe sini türetin yoksa oturur, dil bozulur O nedenle 2004 sonu Sumatra kıyımından sonra Tsunami sözcü ünden çok söz edildi Bunun Japonca anlamı; dalganın büyüdü ü yer göz önünde bulundurularak koy dalgası denilmi tir Bu sonuçtur Ben ise eylemden kalkarak süpürtü dedim Kimi deprem bilimciler kaynaktan kalkıp depre im dalgaları dediler Bir sözcük için birkaç tanım olması varsıllıktır Ancak di er bilim ki ilerinin Türkçe yi korumak için giri imlerini kutlarım Levha ya da plaka nın Türkçe si kaysak, kıta ise turak, dünya ise yersu, eyge, yalçuk ya da yeryuvarı dır. E er olu turdu um Türkçe Dereni ne (Türkçe kulübü) üye olmak, sürekli ileti im a ına katılmak, ara tırmalarda gönüllü yardımcı olmak isterseniz, biti ki, yıdla kı ( ) buluna ıma bir gönderi yapın Bu giri imi, dilerseniz arkada larınıza iletin, kümemizi geni letelim Onlarında aramızda yer almasını sa layın. VATAN M LLET KAVRAMI Turan ulusları; O uz (Türkmen bizler), Kıpçaklar, Peçenekler, Kırgızlar, Tatarlar, Balkarlar, Hazarlar, Sahalar(Yakutlar), Özbekler, Kazaklar, Türkmenler, Azeriler, Gagavuzlar, Kafkasyalılar gibi uyruklardan (soylardan) olu ur Türk, bir soy adı de ildir Türkiye de ya ayan Turan asıllılar O uz(türkmen) soyundandır slamı seçmi O uzlara Türkmen denir Bu ulusların ortak diline Turan dili ya da bizdeki adıyla, Türkçe denir Türkçe de Türk; örgütlü topluluk demektir O nedenle bir Kırgız a Türk denilemez Ancak, Kırgız Turanlıları ya da birazda bizce yakı tırılarak Kırgız Türkü denilebilir Ancak, ne Kırgız, ne Kazak, ne de di erleri bu yakı tırmayı benimsemiyorlar Kısaca Biz Türk de iliz, biz Kaza ız diyorlar Atatürk te böyle dü ünmü, Türklü ü Anadolu, ayrıca laik Türkiye Cumhuriyeti ulusuyla sınırlandırmı tır Ancak son yıllarda, Türk e daha geni anlam yükleme e çalı ılarak tüm Orta Asya(Altay)da çe itli Türkçe a ızlarla konu anlara Türk ulusu denme e çalı ılmakta, Türk e soyluk anlamı yüklenmektedir Bu Cumhuriyetteki tanıma aykırıdır. Osmanlının kurulu undan, beyliklerin ortadan kaldırılmasından sonra Osmanlıda Türkçe göz ardı edilmi tir Bunun yerine yazın dili olarak Farsça, inanç dili olarak ta Arapça geçmi tir Yalnızca Anadolu kırsalında Türkmenler a zına sı ınabilen Türkçe nin geli mesi yava lamı, ötesi birçok sözcük yabancıları ile de i tirilmi tir Bu gün Anadolu da konu ulan anla ma dilimiz olan Türkçe büyük önder Mustafa Kemal Atatürk ün ürünüdür Yabancı dillerden alınarak, onlara bir bir ayrı anlamlar yüklenen yabancı, çalma, çırpma sözcükler bir süre sonra benimsenmi sözcükler olarak, arı Türkçe ye yapı mı tır te bunlardan ikisi de Milli (ulusal), Vatan (töröl, il, do ulan yer) gibi yabancı kökenli sözcüklerdir. Türkçe ye ne yazık ki yabancı dillerden giren milli, vatan gibi sözcüklere ayrı anlamlar yüklenerek Türk ulusu dü üncede, soyda, inanı ta bölünmü tür T.C kimli i ta ıyan ki iler, bir soydan, bir dinden olmayabilirler Türkçülükte soyculuk yoktur Türkiye de ya ayan T.C kimli i ta ıyan O uz (Türkmen), Kürt, Rum ile Ermeni lerin tümü ayrı soylardan Türk tür Çünkü Cumhuriyete göre Türkiye de ya ayan, Türkçe konu an, Türkiye yi yurt edinmi, Türkiye yi kuran ki ilere köken ile dinlerine bakılmaksızın Türk denir. Örnek olsun diye i te kimi önemli sözcüklerin gerçek anlamları ; Vatan (Yab) do ulan yer, il, el, töröl Vatanperver(Ar+Far) ilter(kzg) Vatansever(Ar+T) ilter(kzg), do du u ülkeyi seven,koruyan Yurt (T) doyulan yer Yurtsever ya adı ı, doydu u ülkeyi seven, koruyan. Memleket (T) 1. ülke 2. do up, yeti ilen yer Yer ile sınırları tanımlı büyük bölge. Ülke (T) sınırları belli, ulus topra ı, uyru unda olunan yer Mesken (Yab) oturulan, yerle ilen yer, ota, konut, ayıl(rs), ev, konut 9

10 Ulus (T) bir ülkede ya ayan, ülkü, gelenek, toprak, ordu, bayrak birli indeki örgütlü topluluk. Millet (Yab) bir gelenek, bir soy, bir din, bir ülkü birli inde birle en topluluk. Milli (Yab) bir soy, bir din, bir gelene i savunan. Milliyet (Yab) uyruk, soy, inanç birlikçili i. Milliyetçi soyunu ile inancını, geleneklerini seven, savunan Türk slam birlikçili i.. Uluscu, ulusal Türk ulusunu seven, ulusun çıkarlarını savunan bilimgüder(laik) Bir ülke, bir ülkü, bir gelenek, bir toprak, bir ordu, bir bayra ı savunan topluluk Kavim (Yab) bir soydan gelen küçük topluluk Budun (T) bir soydan gelen küçük topluluk Uyruk (T) soy, köken Uyrukda (T) Türkiye ye yasal olarak ba lı, kimlikli soyda, kökende ler. Soyda (T) Türkiye de otursun ya da oturmasın, O uz soyundan gelme ki ilerdir. Yurtta (T) Bir ülkenin kimli ini birlikte ta ımak Vatanda (Osm) do da (, ilde (, törölde, bir ülkede do an ki iler Bu ba lamda Almanya da ya amayı seçmi birinci ku ak i çiler bizim vatanda ımızdır, ancak yurtta ımız de ildir Onlar bizim budunda larımız ya da uyrukda larımızdır kinci ku aklar ise ne vatanda, ne de yurtta dır Onlar ancak O uz soyludur, kısacası soyda ımızdır Ancak, Almancılar, e er Alman olmu larsa bizimle bir uyruktan de illerdir artık Almanya da do up Türkiye de ayaktopu oynayan Tuncay, Serhat gibi ki iler, ne vatanda nede yurtta tır Onlar ancak soyda tır Benzer biçimde Batı Trakya daki Bulgaristan daki Türkler dendi inde,türk soylular denmek istenmektedir Onlar, yurtta ya da vatanda ımız de il, uyrukda larımız, soyda larımızdır, budunda larımızdır Trabzon lular, Aydın lılar yurtta, ile vatanda larımızdır Ancak, Bulgaristan da ya da Yugoslavya da do an, orada ya ayan soyda larımız ne yurtta, ne de vatanda ımızdır Onlar yalnızca soyda larımızdır Türkiye ye göç edenler ise yurtta ımızdır. Bosna-Hersek do umlu, ancak Türkiye de Türk kimli ine geçmi ki iler, Türk tür Ancak uyrukta ya da soyda de ildir O yurtta dır Onun soyu ise Bo nak tır. Türkiye de ya ayan burada do mu bir Kürt; vatanda tır, yurtta tır, Türk dür Ancak O uz soyundan geldi ini benimsemiyorsa, uyru u Kürt, soyu Kürt, milleti Kürt tür O uz soyundan geldi ine inanıyorsa, soyu O uz, uyru u O uz dur O uz soylu olanlar(biz Türkler), O uz ulusuyuz. Bir Kırgız ise, ne Türk, ne O uz soyludur O ne bir yurtta, ne bir vatanda tır O kökde tir Tüm Türkçe konu an uluslar, Turan kökündendir; kökde lerimizdir, soyda ya da uyrukda ımız de ildir. Kırgız, Tatar, Özbek lerle ortak uyru umuz ya da soyumuzun, kökenimizin adı Turan dır Bunların tümüne Türki de il, Turan lı uluslar ya da Turan ulusu denilebilir Bu durumda tümünün benimsedi i bir bayrak gerekir Turan ülkesi ise Türkçe nin konu uldu u tüm yerlerin toplamıdır Bu yer Altay(Asya) içine sı maz Bunun sınırları birçok ülkenin sınırlarını a ar, tüm yeryüze ta ar Türk bir soy kavramı olmadı ı için T.C kimliklerinde, uyru u kar ılı ına Türk yazılması yanlı tır Türk yerine O uz ya da Türkmen yazılması do rudur, en kapsamlısı ise Turanlıdır Azerbaycan Irak, ya da Gagavuz içinde böyle olmalı.türkiye de ya ayan, Türk kimli i ta ıyan tüm azınlıklar ile O uz soyundan gelmediklerine inanan Kürt ler in üst kimli i Türk tür Ancak, uyruklarına Ermeni soylular için Ermeni, Kürt soylular için önerildi i gibi Türkiyeli de il, isterlerse, Kürt yazılabilir Türkiye de do an, ayrıca ya ayan bir Ermeni ya da Rum Türk tür, yurtta tır, soyda ya da uyrukda de ildir Uyru u ile milleti Ermeni ya da Rum dur, Türk ulusudur, ancak Türk milleti de ildir, ulusaldır ancak milli de ildir Türkiye de Ermenilik, Kürtlük bir alt kimliktir Cumhuriyet ilkelerine göre, Türkiye de ya ayan tümümüz Türk üz. Türk soylu, sözü yanlı kullanılmaktadır Oysa Türk bir soy adı de ildir O uz soylu, Turan soylu, O uz uyruklu, Turan uyruklu, Turan ulusu, Turan ayma ı (halkı) denilebilir Türk ulusu dendi inde içinde; Türkiye Cumhuriyeti yurtta ı olan O uz, Ermeni, Rum, Kürt, Çerkez, Bo nak, Arnavut, Kafkas, Da ı tanlı, Abaza, Gagavuz, Tatar soylarının tümü anla ılır. Dolayısıyla T.C kimli i ta ıyan tüm bireyler Türk tür Ancak uyrukları; O uz, Türkmen, Ermeni, Rum, Kürt, Çerkez, Bo nak, Arnavut, Kafkas, Da ı tanlı, Abaza, Gagavuz, Tatar, Rus, Alman olabilir O nedenle, T.C kimliklerde uyru u yerine yazılması gerekenlerde, geldikleri soydur; Kürt, O uz, Türkmen, Rus, Alman, Bo nak, Kafkas, Da ı tanlı, Abaza, Gagavuz, Tatar gibi Türkiye de ne yazık ki bu kavramlar hem siyasi, hem de tüzel orunlarda (resmi dairelerde) karı tırılmaktadır Ancak, do ru tanımlar böyledir Böyle kullanılması gerekir Övgün Ahmet Ercan olarak benim kimlik belgemde; yurtta lı ım Türk (vatanda lı ım Türk), uyru uma O uz (Türkmen) olarak yazılması gerekir Bo nak e im Nicara da imdi, iki kimlik, açıkçası hem Bo nak hem de Türk kimli i ta ımaktadır Onun T.C kimli inde de yurtta lı ı; Türk ile Bosna-Hersekli, uyru u Bo nak yazmalıdır Benzer biçimde Türk Milli Takımı deyimi yanlı tır Çünkü, milli olması için tümünün Türk soylu ayrıca bir inançtan (dinden) olması gerekir çinde Ataist, ya da Lefter, sfendiyar gibi Rum soylu, Hıristiyan Ortodoks olan takım milli takım olmaz Bu durumda do ru söz Türk Ulusal Takımı dır. Almanya da do an ayrıca orada sürekli, Türkiye de geçici ya ayan, iki kimlikli,türkiye de ayaktopu oynayan Serhat ın Türk kimli inde, vatanda lı ı; Alman, uyru u; O uz (Türkmen) yazmalıdır Yurtta lı ı ise Alman ile Türk olmalıdır Türkiye de do up, Almanya da Türk kimli i ile ya ayanlar; Türkiye yurtta ı, Alman yurtta ı, Türkmen ya da Kürt uyru udur Almanya da do up büyüyen Alman kimli i ta ıyanların ise; yurtta lı ı Alman, uyrukları, O uz (Türkmen) dir Bunun do rusu böyle, böyle de kullanılmalı. 1

11 Almanya da ya ayan 2 ku ak biri ben Alman ım, ancak uyru um O uz dur, Türkmen dir diyebilir Ancak Türk tür diyemez Benzer biçimde Almanya da ya ayan ikinci bir ku ak, ben Alman ım, ancak uyru um Kürt tür, Süryani dir diyebilir, Türk diyemez Türk diyebilmesi içim T.C kimli i ta ımalı ayrıca sürekli Türkiyede, geçici olarak Almaya da ya ıyor olmalıdır. Türkiye de T.C kimli i ile ya ayan herkes Türk tür, ancak uyrukları ayrı olabilir Türkiye dekilerin tümüne Türk ulusu denir Ancak onlar Türk milleti de ildir Onlar, Ermeni, Çerkez, Rum, Kürt milleti olabilir. Türkiye li sözü yanlı bir kavramdır Türk, soy, köken adı olmadı ı için her Türkmen, her Kürt, her Rum, her Ermeni Türk tür Ben Türk üm ancak soyum Ermeni dir, Kürt tür, O uz dur diyebilir. Örnekler ; Yıldıray Ba türk soyda, yurtta tır(türk ile Alman kimlikli), ancak vatanda (do da ) de il. Oktay Sinano lu; soyda, yurtta tır, ancak ilde de ildir Çünkü talya do umludur. Mehmet Öz(Dr.ABD) soyda, ilde, ancak yurtta de ildir(amerikan kimlikli) zak Allaton lde (vatanda ), yurtta tır Ancak soyda de ildir. Yusuf Akçura.(Ünlü Türk bilimci) Kırımda do du undan ilde (vatanda ) de ildir, T.C kiml ine geçti inden yurtta tır, Tatar oldu undan soyda tır. BÖLÜM - 2 TÜRKÇE N N ÜRETME KURALLARI TÜRKÇEDE B R KÖK DEN 95 TANE SÖZCÜK TÜRET LEB L R te Örnek;Türkçe sözçükler eylem köküne ekler getirerek türetilir Örnek; sürmek eylemini bırakıp onun yerine Arapça Türkçe karı ı ı olan devam etmek sözcü ünü kullanırsak Türkçe ölür. Çünkü yabancı sözcü e Türkçe ekler getirerek türetme yapamayız. Bakın, bir sürmek eylemini kullanır, i letirsek Türkçe ne ölçüde varsılla ıyor uygulamalı olarak görelim Bakalım görelim sürmek eyleminden ne sayıda sözcük üretiliyor. Sürmek sür+ü, sür+e, sür+çme, sür+çmek, sür+çtürme, sür+çtürmek, sür+dürme, sür+dürmek, sür+dürülebilirlik, sür+dürüm, sür+dürümcü, sür+dürü, süre a ımı, sür+eç, sür+eduran, sür+edrum, sür+egelen, sür+egelme, sür+egelmek, sür+e en, sür+e enle mek, sür+ek, sür+ek avı, sür+ekçi, sür+ekli, sür+eklilik, sür+eklilik ilkesi, sür+ekli ünsüz, sür+eksiz, sür+eksizlik, sür+eksiz ünsüz, sür+eli, sür+e ölçen, sür+e ölçer, sür+e ölçümü, sür+erlik, sür+erlik görünümü, sür+esiz, sür+e sonu, sür+e yazar, sür+gen doku, sür+git, sür+gü, sür+gü kolu, sür+güleme, sür+gülemek, sür+gülenme, sür+gülenmek, sür+gülü, sür+gün Avı, sür+me, sür+meleme, sür+melemek, sür+melenme, sürmelenmek, sürmeli, sürmelik, sürmesiz, sürtme, ürtme a ı, sürtmek, Sürtük, sürtükle me, sürtükle mek, sürtüklük, sürtülme, sürtünme, sürtünmek, sürtünü, sürtü, sürtü me, sürtü mek, sürtü türme, sürtü türmek, sürücü, sürücü belgesi, sürücülük, sürükleme, sürüklemek, sürüklendirmek, sürüklendirme, sürükleni, sürüklenme, sürüklenmek, sürükletme, sürükletmek, sürküleyici, sürükle yi, sürülme, sürülmek, sürülüü, sürüm, sürüme, sürümek, sürümlü, sürüm sürüm, slürüm sürüm sürünmek, sürümsüz, sürümsüzlük, sürünceme, süründürmea, süründürmek, süründürülme, süründürülmek, sürüngen, sürüngenler, sürünme, sürünü, sürü sepet, sürü sürü, sürü, sürü türme, sürü türmek, sürütme, sürütmek... Türkçe konu anların söz da arcı ı büyür. E er çekirdek sözcük yabancı ise ona ekler vererek yeni söcükler üretmezsiniz. Örnek Devam etmek. Üretemedi iniz için de söz da arcı ınız daralır, dü ünce yetene iniz dü er, belle iniz dumura u rar. Örnekten de anla ılaca ı gibi Türkçe eylem (fiil) köklerini özenle korumalı, kullanmalı diriltmeli ayrıca i letmeliyiz TÜRETME KURALLARI Bilim dilini olu turan sözcükler terimlerdir, bunların sayısı teknik alanda ilerlemi ülkelerde, genelde, dilin ortak sözcüklerinden çoktur Bilim ile üner (sanat) dalı ile ilgili özel kavramları kar ılayan bu sözcükler, dilbilgisi ile sözdizimi açısından öbür sözcüklerden ayrı de ildir; ancak anlam açısından ço unlukla karma ık bir tanımı bütünüyle ta ırlar Anlamları kesin olup ki iden ki iye de i mez; böylece bilim ile önör(sanat) dalında ileti imi kesin olarak sa larlar Öyle ki ça da uygarlı ın, bilimin günümüzde pek karma ık olan bilimsel uygulama ortamında terimler, ba lı ba ına bir dizge ya da bir tümce görevini üstlenebilir Burada stanbul Teknik Üniversitemden sayın Dil Bilimci Nadiye Sarıtosun un güzel anlatımı ile biçemini de i tirmeden veriyorum. Terim yapma i i çok yönlü bir konudur Anlambilgisinden, sesbilgisine; yapıbilgisinden, sözlükbilimine de in birçok alanın kapsamına girer Ama yabancı bir dilden dilimize girmi bir sözcü e kar ılık üretmek de ancak onu kullanan bilim sumkayının(adamının) yapabilece i bir i tir Bu yazının amacı; terimlerin Türkçele tirilmesinde tutulacak yolu, izlenecek yöntemleri açıklamak, sözcük konusunda çalı acaklara yardımcı olabilmektir Bu amaçla yazıda terimlerin Türkçele tirilmesinde tutulacak yol ayrıntıya girmeden, ana çizgileri ile verilmeye çalı ılmı tır Yazımın kapsamında; terim yapma yolları, yapılarına göre terimler, terim türetme ekleri ile terim türetirken uyulması gereken kurallar bulunmaktadır. 1

12 SÖZCÜK YAPMA YOLLARI Sözcüklerin Türkçelerini aramak, yeni terimler türetmek için ba vurulacak yollar nelerdir? Bunlar belirtilmeden önce a a ıdaki örnekler incelenmelidir. 1 çekim (fiz.): (Osm Cazibe, Fr attraction): Herhangi bir özde in (cismin), ba ka bir özde i kendine çekme gücü eriyik (fiz.) (Osm mahlul, Fr solution): çinde katı bir maddenin erimi oldu u sıvı. de i ken (mat) (Osm mütehavvil, Fr variable) Ayrı de erler alabilen. 2 e basınç,basınçda (co.) (Osm mütesaviy-üt-tazyik, Fr isobare): Hava basınçları e it olan yeryüzü yerleri. gizilgüç (fiz.) (Osm meknî, Fr potentiel): Bir özdekte bulunup herhangi bir engel dolayısıyla kendini gösteremeyen, ancak engelin kalkması ile i biçimine gelebilen güç. gökta ı (gökb.) (Osm hacer-i semavî, Fr météorite): Gezegenler arasında dola an küçük gök kayalarına verilen ad. 3 birikinti söbele i (yerb.) (Osm mahrut-u teberruzî, Fr cone de déjection): Da lık bir yerden gelen suyun sürükledi i ta parçalarının, bir düzlükte yı ılarak olu turdu u yellengeç biçiminde yer. damıtık su (kim.) (Osm ma-i mukattar, Fr eau distillée): Damıtılarak elde edilmi su. birinci düzeyden iki bilinmeyenli denklem (mat.) (Osm derece-i ulâdan iki meçhullü muadele; Fr équation de premier degré à deux inconnus) 4 çekirdek (biy.) (Osm nüve; Fr Noyau): Bir gözenin (hücrenin) ortasını olu turan özdekcik. en do ru (mat.) (Osm müstakim; Fr droite): ki dura arasına çekilebilen kısa çizgi. bez (biy.) (Osm gudde, Fr glande): çinden geçen kandan ya da özsuda kimi özdekler ayırarak salgı olu turan örgen. Dört öbekte toplanabilecek olan bu terimler de i ik alanlarla ilgilidir Bakılırsa, birinci öbektekiler Türkçe de var olan kimi sözcüklere (köklere) ekler getirilerek; ikinci öbektekiler birden çok sözcü ün birle tirilmesi ile; üçüncü öbektekiler birden çok sözcük ile; dördüncü öbektekiler ortak dildeki bir sözcü e, kendi anlamından ba ka bir anlam yükleme yoluyla yapılmı tır Görüldü ü gibi Türkçe de Terim yapmanın dört ana yolu vardır. 1 Türetme 2 Birle tirme 3 Birden çok sözcükle kar ılama 4 Anlam aktarımı 5.Di er a ızlardaki ara tırma, bulma Dilin unutulmu, kimi yerde de yalnız, a ızlarda ya ayan ö elerinin yeniden kullanım alanına alınması da bir terim yapma yöntemidir Kaldı ki bugün kullandı ımız nitelik, nicelik, alan tanık.. gibi terimler bu biçimde yapılmı tır. TÜRKÇE DE HER KIMSA(Harf) AYRI B R ANLAM KATAR; Kımsaların Gücü. Türkçe de her bir sözcük kök+ gövde+ eklerden olu ur. Sözcü ün arasına giren kimi kımsalar, sözcü e devinim ile yeni anlam kazandırır. A a ıda bu kımsaların çok de i ik i levleri örneklerle yer almaktadır. a, e devinimi dı arıya döndürüyor. Örnek ; süpürte, kasalmak (iki kolunu dı a açmak),di emek(di çıkartmak), di elek(di in dı arı çıkması) d devinimi bulundu u yerde durdurur. Örnek ; kımıldamak, ırıldamak. gen devinimde süreklilik sa lar. Örnek ; devingen, saptırgan, süpürgen, dövü gen. i söcü e ba lama anlamı verir. Örnek; ilik, ilmek gibi k sözcük anlamını doru a çıkarır. Örnek; görükmek ; kar ısındakini kesintisiz olarak görmek,dikmek, dikilmek. l anlamı ba lar. Örnek ; görülmek. Birisince görülmek. m olayı,devinimi sürdürür. Örnek;görüntüleme ; görüntüleme i i sürüyor. p anlamda saçılma sa lar. Örnek ; serpmek, çırpmak. r devinimi geni letir. Örnek ; ba armak, oturmak. s devinimi durdurur. Örnek ; kısmak,susmak, pusmak. ortaklık ile kar ılıklı davranmayı sa lar. Örnek ; görü mek, ıyı kı, sevi me, bulu ma t sözcük anlamını güçlendirir. Örnek; ba lat, oynat; kesinlik ile güç var. u, ü 1. sözcük anlamını geri döndürür, 2. u, ü- ba ta olursa, ululuk, yücelik verir. Örnek 1 ; süpürtü ; (Tsunami) olay oluyor, sonra geri dönüp duruyor. Örnek 2: ulu, ulu, ülkü, ulus, z anlamda yaygınlık, ayrıca ikilik sa lar. Örnek ; 1.titiz, kuduz, 2. ikiz, diz, göz, biz u kımsalar Türkçe de sözcük ba larında de il aralarında olabilir; p, r, l, c, z, m, n. u kımsalar ise Türkçe de yoktur. Bu kımsalar ne ba ta ne de arada bulunamaz; h, f, j, v, w, x, q 1- TÜRETME Sözcük yapmada ba vurulacak ana yollardan biri olan türetme; ad ile eylem köklerine, gövdelerine yapım ekleri getirilerek yeni sözcükler yapma i idir Bunu daha iyi belirleyebilmek için kök, gövde ile yapım eki terimlerinin üzerinde kısaca durmak gerekir: Kök sonuna herhangi bir ek almamı, ba lı ba ına anlamı olan ad ile eylemlere kök adı verilir Örnek; bul, sil, kal.. birer eylem köküdür Kum, göz, el, ta.. birer ad köküdür. Yapım eki kök ya da gövde durumundaki sözcüklerin sonuna gelerek onlardan yeni anlamda sözcükler türetmeye yarayan eklere yapım eki adı verilir Örnek; bölge terimi, böl köküne -ge yapım eki getirilerek yapılmı tır Bunun gibi kumul terimi de kum kökünden türetilmi tir. Gövde; kök durumundaki sözcüklere yapım ekleri getirilerek elde edilen yeni sözcüklere verilen addır Sözgelimi yukarıda türetilen bölge ile kumul sözcükleri birer gövdedir; bunlardan yeni sözcükler türetilebilir Yapım ekleri, köklerin sonuna gelerek yeni sözcükler türettikleri gibi, gövdelerin sonuna gelerek onlardan da yeni sözcükler türetir; bölgesel, bölgesellik, kumulsu.. gibi. Örneklerden de anla ılabilece i gibi türetme yaparken bir köke ya da gövdeye getirilecek ek sayısı sınırlı de ildir; bu sayı elde etmek istenilen anlama göre de i ir Ancak kullanılan her ekin, dilbilgisi yönünden bir görevi ile sözcü e kattı ı bir anlam vardır. 1

13 Dilimiz yapım eki yönünden çok varlıklıdır Sayıları yüzü geçen bu eklerden yararlanılarak çok sayıda terime kar ılık bulmak,ayrıca sınırsız sayıda sözcük üretileilir Üstelik bu eklerin hangi tür sözcüklerle kullanılaca ı, sonuçta ne tür bir sözcük türetece i de bellidir Örnek -sız eki addan ad (sınırsız), -gı eki eylemden ad (salgı), le eki addan eylem (gözlemek) türetir Buna göre Türkçe de türetilmi sözcükler dört dilimde toplanır: 1) Eylem kök ile gövdesi + yapım eki.. ad ile ad soylu terim: aç-ı, düzle-m, 2) Eylem kök gövdesi + yapım eki.. eylem bildiren sözcükler: ol-u, al-ı, 3) Ad kök ile gövdesi + yapım eki.. eylem kar ılayan sözcükler: salgı-lama, sıvı-la -ma, buz-lan-ma, 4) Ad ile ad soylu terimler + yapım eki.. ad ve ad soylu sözcükler: a aç-sı, can-lı, beyin-cik. Burada önemli olan sözcü ün ad ya da eylem kökünden türetilmi olması de il, türetilen terimin; Türkçe nin yapısına ayrıca sözdizimine uygun, söyleyi yönünden akıcı, en önemlisi de önerilen kavramı eksiksiz kar ılamı olmasıdır. Yapım ekleri görev yönünden ayrılık gösterdikleri gibi, anlam yönünden de ayrı, de i ik türetmeler yapabilir Aynı ekle türetilmi u dört sözcükte bu durum görülebilir; salgı, algı, bitki, sürgü Sözcüklerin dördü -gı ekiyle türemi tir Dördü de bu ekin eylem köküne getirilmesiyle yapılmı birer addır Ancak her sözcükte türetme ekinin i levi de i iktir Birincide bir olu um bildiren bir özdek adı, ikincide tinsel (ruhsal) etkinliklerle ilgili bir kavram, üçüncüde nesnel ile genel bir kavram, dördüncüde de nesnel ile araç bildiren bir adı kar ılayan bir sözcük yapmı tır. -cı eki addan ad türeten bir ektir Ancak de i ik anlamlarda türetmleer yapar:özükçü ( fizikçi), politikacı (bir i i görev olarak yapan ki i), arapçı, ak amcı (dü künlük, tutkunluk, sevme kavramı), yolcu, aracı (i ve durumla ilgili olma). Addan ad türeten -lık ekinin türetmelerinde de bu ayrılıkları görmek olasıdır: zeytinlik, a açlık, hediyelik, tohumluk, gecelik,a ırlık, ölçemlik, litrelik, aylık, yıllık.. gibi. Görüldü ü gibi yapım ekleri bir köke geli igüzel eklenmiyor; ekler hem görev hem de anlam yönünden ayrı i levleri üstleniyor Buna göre Türkçe deki yapın ekleri, türettikleri sözcük türüne göre; addan ad, addan eylem, eylemden ad, eylemden eylem yapan ekler biçiminde kümelendirilebilece i gibi, kar ıladıkları kavramın özelli ine göre de kümelendirilebilir Böyle bir kümelendirme, türetme yoluyla sözcük yapmak isteyenlere, kök ya da gövdeye getirilecek uygun bir yapım eki bulmada kolaylık sa layabilir. Türetme Yoluyla Terim Yaparken Özen Gösterilmesi Gereken Yerler 1- Görüldü ü gibi sözcükleri Türkçele tirirken izlenebilecek bir yol da türetme yöntemiyle sözcük yapmaktır Açıkcası uygun bir köke ya da gövdeye yapım eklerini getirmektir Bir dili geli tirmenin en etkili yolu türetme ile sözcük yapmaktır Çünkü her türetme ki iyi, yeni türetmelere götürecektir Ayrıca bir yapım ekinin yetmedi i bir durumda ikinci, ötesi üçüncü yapım eki üst üste kullanılabilir Ancak söyleme güçlü ü yaratan ekler arasında do abilecek uyumsuzluklar olmamasına bakılmalıdır. 2- Türetmede en büyük görev eklere dü mektedir Bu nedenle terim türetmeye yarayan yapım ekleri görevlerine ayrıca sözcü e kattıkları anlamlarına göre öbeklendirerek verilmi tir. 3- Türetilen terimin yaygınlık kazanıp tutunabilmesi için sözcük köklerinin sözlükteki anlamlarına bakmak gerekir yazın (mevsim), yazı-n (iyelik eki ikincil tekil ki i), yaz-ın (emir ikinci tekil ki i), yazın (edebiyat) Edebiyat kar ılı ı olarak türetilen yazın sözcü ünün yaygınlık kazanmamasının bir nedeni de bu olabilir. 4- Türetme yolu ile sözcük yaparken türetilene benzeyen bir sözcü ün dilde bulunmasına bakmak; açıkcası bir örnekten yola çıkmak iyi sonuçlar verebilir Bu kar ıla tırma ile örnek alma, türetilen terimin tutma, ya ama olasılı ı konusunda da bir ipucu verir Yalnız, örnek alınan sözcü ün dil kurallarına uygun, tutunmu, benimsenmi, Türkçe bir sözcük olmasına bakmak gerekir Örne in yazı sözcü ü açı ile bölü sözcüklerini anımsatmı tır Saldırı sözcü ünden örnekseme yoluyla yapılan bildiri, güldürü sözcükleri de böyledir A a ıdaki sözcükler türetilirken bu yol izlenmi tir. Örnek Alınan Sözcük Türetilen Sözcük Kurultay danı tay, sayı tay, yargıtay, kamutay binit ta ıt e it, ya ıt ko ut,soyut, somut ekim (çiftçinin eylemi) basım, yayım ekin basın, yayın korkunç ilginç ilkin örne in 5- Yabancı sözcüklerin sesleri ile anlamlarına bakarak örnekseme yapmamak gerekir; bu dili geli tirmez damper-döker.. gibi. 6- Yeni türetilen bir sözcü ün, tutunup tutunamayaca ı önceden kestirilemez; sözcükler için de bu böyledir; ne ki dilde, türetilen sözcü e benzer sözcükler varsa, benimsenme yolu çok olur Bu bir anlamda ya ayan, diri köklere ba vurmak demektir Bunlar ya ayan, kullanılan kök ile gövdeler oldu u için kolay benimsenir Ama öte yandan hep aynı kökler ile gövdelere dayanarak terim türetmek her ne denli ek sayısı çok olsa, ayrı görev ile anlamlarda kullanılsa da- dili geli tirmek açısından pek istenen bir durum de ildir Ayrı kökleri, de i ik ekleri, özellikle az i lek ekleri kullanabilmek iyi bir yöntemdir Hep aynı eklere yüklenilmemeli, de i ik eklerle türetme yoluna gidilmelidir Kaldı ki, Cumhuriyet Döneminde yapılan dil çalı maları sırasında az i lek olan pek çok ek diriltilmi, ötesi çekim eki olan, buluma bildiren -de durum ekinden bile elde, payda, yüzde, gözde, sözde... gibi türetmeler yapılmı tır Bir kök ile gövdelerden yola çıkılarak, bazıları sıkça kullanılarak terim türetilirse, kavramlar arasında yakınlık do abilece i, anlamadaki, belirginli i yaratmada güçlük çıkabilece i dü ünülebilir: bil, bilge, bilgi, bilgiçlik, bilgelik.. gibi. 7- Türkçe de ek sayısı bellidir Özellikle yapım eklerinin sayısı çoktur ayrıca, yeterlidir Kaldı ki, yeni bir ek yapılamaz; ancak yeni kökler bulma olasılı ı vardır De i ik a ızlardan da sözcük alınabilir, ayrıca halk a zında ya ayan Türkçe sözcüklere ba vurulabilir Bunun için de Tarama ile Derleme Sözlükleri iyi birer kaynaktır Buradan alınacak köklerle türetmeler yapılabilir Ancak buradaki sözcükler ilgili oldukları bilim dallarına göre ayrılmadıkları, çok amaçlı dizinleri yapılmadı ı için bu kaynaklardan yararlanmak oldukça zordur. 8- Do u ya da Batı kökenli sözcüklerden de Türkçe eklerle türetmeler yapıldı ı görülmektedir Ancak bu giri im yanlı tır Örnek; kristalle me, hukuksal, siyasal, virüslü.. gibi Yalnız bu sözcükler halk diline dek inmi, çok büyük yaygınlık kazanmı sa bunu atmak çok güçtür Ancak onlar konuktur, gideceklerdir Türetmede Türkçe kökleri ye lemek en iyi yöntemdir Ku kusuz yabancı sözcüklerden türetme yapmak ba vurulmayacak yoldur Dile yerle mi olan sözcüklerin bile, biraz güç de olsa 1

14 Türkçele tirilebilece i dü ünülmelidir Kaldi ki; Cumhuriyet döneminde bu tür sözcüklerin binlercesi Türkçele tirilmi tir: dernek, deney, aday, seçmen, donatım, sorumluluk, a amalı, ele tiri, de i ken, yo unla ma, gelenek, e itim, ö retim, okul, ö retmen, sıkıyönetim, dı alım, basınçölçer, altyapı.. gibi. 9- Dilimize artık yerle mi, özellikle konu ma diline dek inmi olan sözcüklere kar ılık bulmadan önce dilimize her gün girmekte olan çok sayıda terime hemen kar ılık aranmalıdır Yabancı bir sözcük, bilim dalında kullanıma girmeden önce kar ılık üretilirse, önerilen sözcü ün tutma olasılı ı çok olacaktır Özellikle bilimteyler (üniversiteler) düzeyinde sıkça kullanılan ve Türkçe nin sözdizimine hiç uymayan sözcüklere (spline, AEroelasticity, communication...) hemen kar ılık aranmalı; bunlara öncelik tanınmalıdır Bu bir anlamda, Türkçele tirme çalı masında sondan ba a; yeni gelenlerden dile yerle mi olanlara do ru, bir yol izlemek demektir Bu yakla ımla yabancı kökenli öyle öbeklendirilebilir: 1.Çok yeni ; 2.Az bilinen (cache memory, resident memory); 3.Yeni; 4 Ancak bilinen (harddisk); 5.Kemikle mi ; 6.Dile yerle mi (sistem, enerji, mukavemet). 2- B RLE T RME Yeni bir kavramı kar ılamak için ba vurulan bir yol da iki ya da daha çok sözcü ü birle tirerek yeni bir sözcük yapmaktır Bu yolla üretilen terimlerde her sözcük, kendinden sonra gelenin belirleyicisi, açıklayıcısı durumundadır Bir kavramın bir sözcükle kar ılanmadı ı durumlarda sözcük öbeklerine ba vurulmalıdır Ulus bilimi (folklor), ulus oylaması (referandum), atı yeri (poligon), çocuk yuvası (kre ), gerçeküstü (sürrealizm), soykırımı (jenosit), yasadı ı (illegal).. gibi Ancak burada una özen gösterilmelidir Birle tirmede kullanılan sözcükler biçim yapı tırma de il, bir sözcük kökünü di eriyle tutturmak biçiminde geli mi tir. Bazen bu tür sözcüklerin yabancı dildeki kar ılıkları da birle ik sözcük olabilir Basınçölçer (Fr barometre), akım ölçer (Fr ampérmétre), akı ölçer (Fr débimétre).. gibi Yabancı dildeki birle ik sözcükler Türkçele tirilirken birle tirme yolu izleniyorsa, tüm sözcüklerin Türkçe sinin kullanılmasına özen gösterilmelidir Her ikisinin de Türkçe olması istenen bir durum oldu undan e er dilde birinci ya da ikinci sözcük yoksa, olmayan sözcük türetilmeye çalı ılmalıdır. Bu yolla terim yaparken çeviriden kaçınmak, olabildi ince dilin kurallarını kullanarak, Türkçe sözcüklere ba vurmak yerinde olur Örnek; konuksever kurallı, dile yerle mi bir deyi tir; ancak Farsça misafirperver in çevirisidir Buna kar ın Fransızca sı patron kar ılı ı olan i veren çeviri de ildir Çeviri yoluyla yapılan bazı sözcüklerin, dilimize anlamsız birtakım deyi leri kattı ı unutulmamalıdır; kapak kızı, balayı.. gibi Örnek; a a ıdaki sözcüklerin bazıları olumsuz örnekler içermesine kar ın Türkçele tirilirken dilin anlatım özelli i ile sözcüklerin anlam alanı göz önüne alındı ı için iyi birer birle tirmedir Bu nedenle tutunmu, yaygınlık kazanmı lardır: dindı ı (lâdini), buzçözer (defroster) donma önler (antifriz), söz dinletir (otoriter) Burada üzerinde durulması gereken bir konu da udur: Türkçe sondan eklemeli bir dildir, özellikle olumsuzluk bildiren örnekler in olmayı ı sözcük yapmada birtakım güçlüklere neden olmaktadır Ancak istenilirse ve çabalanırsa, bu tür olumsuzluk bildiren örnek almı yabancı sözcükler de yukarıdaki örneklerde görüldü ü gibi Türkçele tirilebilir: direct (dolaysız), indirect (dolaylı), malfaist (kötülük eden, kötücül), malveilant (kötü yürekli), malentendu (yanlı anla ılma). Sözcük yaparken seçeneksiz olmadıkça sözcük birle tirme yoluna gidilmemelidir Ötesi, kimi durumlarda birle ik sözcüklerden olu an yabancı terimler bile Türkçele tirilirken bir sözcükle kar ılanabilir: network (a ), Transportation network (ula ım a ı), output (çıktı), input (girdi).. gibi Birle tirme yolu ile ancak bir kavrama kar ılık bulunabilir Elde edilen birle ik sözcüklerden yapım ekleri kullanılarak ikinci bir sözcük üretmek güçtür Oysa ki bir terim Türkçele tirilirken tek sözcükle kar ılık bulunabilmi se, bir gövde elde edilmi demektir Bu, sözcük türeteceklere her zaman yeni yeni türetmeler, birle tirmeler yapma olana ı sa lar. 3- B RDEN ÇOK SÖZCÜKLE KAR ILAMA Bir kavramın sözcük öbe i ile kar ılanmasıdır ki ya da ikiden çok sözcük bir kavramı kar ılayacak biçimde öbekle ir: tam yansımalı prizma, iklime ba lı kar sınırı, orta hece dü mesi... gibi Örneklerden de anla ılabilece i gibi burada sözcük sınırlandırması yoktur Ne ki olanaklar ölçüsünde sözcü ün bir sözcükten olu ması, bir sözcükle kar ılanamadı ı durumlarda iki ya da daha çok sözcüklü birle iklerle kar ılanması; e kenar üçgen, yanarda yumrusu, bütün yansımalı prizma, sular yarımküresi, yıldızlararası uzay.. örneklerinde oldu u gibi, bunun da olmadı ı durumlarda çok sözcükle kar ılanması durumuna gidilmelidir: birinci düzeyden iki bilinmeyenli denklem, en büyük ortak bölen, dü ey teker çevresi.. gibi. 4- ANLAM AKTARIMI Türetme, birle tirme, birden çok sözcükle kar ılama yollarının dı ında sözcük yaparken ba vurulabilecek bir dördüncü yol da anlam aktarımıdır Anlam aktarımı; yeni bir terimi kar ılamak için o sözcü ün anlamını, genel dilde kullanılan bir sözcü e aktarma, açıkcası onun bir yönünü terimsel anlamla sınırlamadır Yazı ile konu ma dilinde de i ik anlamlarda kullanılan taban sözcü ü üzerinde bu yöntem açıklanabilir: Taban: 1) Aya ın alt yüzü 2) Ayakkabının alt kısmı 3) Üstü kapalı bir yerin gezilen, ayakla basılan yüzü, tavan kar ıtı 4) Bir eyin oturtulmu ya da tutturulmu oldu u nesne 5) Bir ırma ın en derin olan orta yeri 6) Da ya da tepe üstündeki düzlük 7) Gemi demirinde kolların ucundaki üçgen kısım. Taban sözcü ünün bu genel anlamlarının yanı ba ında bir de sözcük anlamı vardır: Bir özde in ya da biçimin, yüksekli ini ölçmek için a a ıdan yukarıya do ru ba lama yeri olarak alınan yüzey ya da çizgi. Bu anlam, taban sözcü üne aktarılmı, böylece sayı ımda (matematikte) geçen bir terimin kar ılı ı olmu tur Kaldı ki benzer yoldan yararlanılarak, u sözcüklere de genel ile ortak anlamları dı ında bir de terimsel anlam yüklenmi tir: bo az, burun, e ik, takım, kök... Demek ki bir kavramın Türkçe sini üretmek için kimi durumlarda genel dilin bir sözcü ü seçilip ona kar ılanmak istenen anlam aktarılıyor öyle de söylenebilir, o sözcü e terimsel bir anlam yükleniyor. Yazı dilinde var olan bir sözcük kimileyin yalnızca bir bilim dalında de il, de i ik bilim dallarında da kullanılabiliyor çöküntü jeolojide, co rafyada, psikolojide; dizi sözcü ü sinemada, askerlikte, matematikte ayrı birer terimdir Örek (mimarlık) terimi olan dikme ayrıca bir matematik terimidir çatı hem dilbilgisinde hem de mimarlıkta kullanılır aralık sözcü ü yalnızca bir özük (fizik) terimi de il, ayrıca ezgi ile yarı malarda da kullanılan bir terimdir. Anlam aktarımı yolu, seçeneksiz olmadıkça kullanılmamalıdır Çünkü önemli olan, bir sözcü ün de i ik anlamları üstlenmesi de ildir Gerçekte bir dilin yüceli ini belirleyen, sözcüklerin çok anlamlı olması de il, her kavramın bir sözcükle kar ılanmasıdır Ancak yeni kavramların, yeni sözcüklerle kar ılanamadı ı durumlarda anlam aktarımı ba ka bir deyi le anlam yükleme yoluna gidilmemelidir. 5-D ER A IZLARI ARA TIRMA Türkçe de çok sayıda a ız vardır Bunlardan en arı kalmı, sözcükleri içerenler sırası ile; Ba kurt, Kırgız, Kazak, Türkmen, Kaçkar, Tatar, Uygur, Azeri, Özbek, Gagavuz, Yakut (Saha) gibi sayılabilir Bu a ızlara ili kin yeterli sayıda sözlük vardır Ancak, 1

15 buradaki sözcük kökleri kimi durumlarda benzer olsa da, ekler, o a za uygun alan ba kaca eklerdir Bunlardan yerle ik düzene önceden geçenler, egemenlik altında kalmayanlar, din etkisine girmeyenlerin dili duru kalmı tır. Ahmet Ercan olarak 35 yıllık Türk Dili Ara tırmalarımda ana çalı ma konum; Ural-Altay da (Turan) (Avrasya) konu ulan Türkçe a ızlardan Türkçe köklü sözcük ara tırdım Ayrıca bir Türkçe dil müzesi olan Anadolu nun de i ik yörelerinden sözcükleri ara tırdım Özellikle Turan da buldu um, ayrı ekli sözcükleri O uz (Türkmen) (Türkiye) a zına uydurdum Onları O uz a zı etkileriyle donattım Böylece Türkçemiz uzak elde kalmı binlerce sözcükle tanı acak. Türkiye de yeni bir sözcük türetmeden önce TURAN da URAL-ALTAY da aranan terimin kar ılı ı var mı? diye bakmak gerekiyor Ayrıca Turan da buldu um köklere, O uz ekleri koyarak binlerce sözcük türettim Bunlar, Türkçeme biraz olsun katkımdır Bunlara birkaç örnek; bilimtey (üniversite), ulusbay (cumhurba kanı), bilmen (profesör), bilgen (doçent), bilger (yardımcı doçent), öke (bilim doktoru), kaysak, turak (yer kabu u levhası), görnük, alınlık (dükkan levhası) olarak sayılabilir. SÖZCÜK TÜRETME UYGULAMASI Dilimize Fransızca dan girmi olan, toplumsal bilimlerin de i ik alanlarında kullanılan alternatif sözcü üne Türkçe bir kar ılık aranaca ı dü ünülsün Bunun için nasıl bir yol izlenmesi gerekir? lkin alternatif sözcü ünün dilimizde hangi anlamda kullanıldı ı ara tırılmalı, bu açık seçik ortaya konulmalıdır Bu sözcük u iki anlama geliyor: 1) yi dü ünüp ta ındıktan sonra seçilen iki yoldan, iki olasılıktan biri 2) ki yol, iki olasılıktan birini seçme durumu Ancak birinci anlam daha yaygın Bu tanımlamalara göre alternatif sözcü ü araç, gereç, aygıt adı bildirme, özellik ile nitelik kar ılama, tür ile topluluk bildirme gibi, belli bir terim dilimine girmiyor; genel bir anlam sayılabilir Türkçe kar ılık bulmak için hangi yol izlenmeli? Türetme, birle tirme, birden çok sözcükle kar ılama, anlam aktarımı Diyelim ki tanıma bakarak bir sözcükle kar ılamak, açıkcası, türetme yapmak isteniyor Burada öyle bir soruyla kar ıla ılır; hangi köke hangi ek getirilecek? Buradaki ipucu alternatif sözcü ünün anlamında, ayrıca tanımındadır Sözcü ü nasıl tanımlarsak tanımlayalım seç eylem kökü kullanılmaktadır Bu yüzden seç eylem kökünden üretme yapılabilir Ancak hangi ekten yararlanılacak? Bu a amada dilde buna benzer örnekler ara tırılmalıdır Sözgelimi tutanak, ödenek, kesenek, gelenek.. sözcüklerindeki ekten yararlanıp, seçenek denilebilir. Türkçe si aranılacak bir ba ka terim de yazın ve kütüphanecilikte kullanılan bibliyografya (bibliyografi) olsun Fransızca dan dilimize geçen bu sözcük, bir konu ya da yazar üzerine yazılmı yapıtlar dizisi anlamına gelir; yararlanılan bilgi kaynaklarını gösterir Burada kaynak sözcü ü kök olarak seçilebilir Dildeki dilekçe, gerekçe... sözcükleri örnek alınınca bu sözcü e kaynakça denilebilir. Hidrofor sözcü üne kar ılık aranmak istense, bu sözcü ün tanımından yola çıkıldı ında su; basmak, yukarı çıkarmak, üst katlara iletmek sözcüklerini kullanmak gerekebilir Tek sözcükle kar ılık bulunamayan böyle bir durumda birle tirme yapmak gerekirse, dilde var olan uçaksavar, roketatar, ısıölçer... sözcüklerinden örnekseme yapılarak hidrofor sözcü üne su basar denilebilir. Görülüyor ki bir sözcü e kar ılık aranırken belli bir sıra izleniyor lkin Türkçe si aranılan sözcük açık seçik tanımlanıyor Daha do rusu dilde hangi anlamı üstlenmi se, ilgili oldu u bilim dalında hangi kavramı kar ılıyorsa, bu ortaya konuluyor Bu anlamı belirtme i i, verilen örneklerde de görüldü ü gibi, türetme yolu kullanılacaksa, hangi kökten ya da gövdeden yararlanılaca ını; birle tirme yolu seçilecekse hangi sözcü ün hangi sözcükle birle tirilebilece ini sezdirebiliyor Çünkü anlam ile tanım içinde, sözcü ün görevsel, niteliksel özellikleri de ortaya çıkıyor Demek oluyor ki terim yapmada ilk adım, anlamı belirlemek,ayrıca tanım yapmaktır. Üretilen sözcükler ba langıçta bir öneridir Ancak bu önerinin benimsenmesi, tutunması yaratılan sözcü ün kimi nitelikleri ta ımasına ba lıdır Örnek; 1.Söyle i yönünden kolay olmalı; 2.Kar ılayaca ı yabancı sözcü ün anlamını eksiksiz olarak içerebilmeli; 3.Eski terimin bilim dalındaki dola ımını tam olarak kar ılamalı, bunun yanı sıra dilde kendisine benzeyen sözcükler olmalı, ba ka bir deyi le yapısal yönden bir örneksemenin ürünü olmalı; 4.Ayrıca dil kurallarına kesinlikle uymalıdır. Sözcük Türkçele tirilirken Göz önünde Bulundurulması Gereken Konular 1- Terim türetmek köklere geli igüzel birtakım ekleri katmak demek de ildir Dilin kurallarını, i leyi ini göz önüne almadan yapılacak terimler uydurma olur, tutmaz. 2- Üretilecek terimin ses ile söyleyi yönünden benimsenebilecek nitelikte olması gerekir Kula a ho gelmeyen ses yinelemeleri olmamamlıdır. 3- Yabancı bir terime kar ılık önerilecek Türkçe sözcü ün o yabancı kavramın nitelik ile niceliklerini tam olarak kar ılaması gerekir. 4- Terimler kısa olmalı, bir sözcükten olu malı Bir sözcükle kar ılanamayan durumlarda iki ya da daha çok sözcü e ba vurulmalıdır Terim sınırını a ıp neredeyse tanıma dönü en sözcük öbekleri yapmaktan sakınılmalıdır. 5- Terimler ad ile sıfat tamlamalarından olu abilir Kimileyin yabancı dillerde de tamlama biçiminde olan bir terime gene bir tamlama ile kar ılık yapılabilir Ama bu tür tamlamalar bile anlamları göz önüne alınarak olabildi ince az sözcükle açıklanmaya çalı ılmalıdır. 6- Terim türetmek çeviri yapmak demek de ildir Ço u terim Türkçele tirilirken yabancı dildeki anlamıyla, Türkçe ye oldu u gibi çevrilmektedir Bu do rul yol de ildir Çeviri yoluyla terim yapmak öbür dillerde de uygulanan bir yöntemdir; ancak Türkçe ayrı bir yapı edinik oldu undan çeviri yoluyla terim türetirken dilin iç yapısı ile kuralları göz önüne alınmazsa bu durum Türkçe nin sözdizimini zamanla etkiler ve dile yabancı kuralların girmesine neden olabilir Amaç Türk dü ünce düzeni içinde bir kavramın nasıl kar ılanabilece ini belki de dilin esnekli ini kullanarak bulabilmektir (Çekim eklerini yapım eki görevinde kullanmak, bazı sözcüklere önek görevi vermek gibi.) 7- Kar ılanacak terim geçi li ya da geçi siz bir kavram ta ıyorsa, çatı eklerine ba vurulabilir Türkçe de çok eylem biçimi vardır Terim türetirken bu seçenekten yararlanılabilir görmek (etken), görülmek (edilgen; görme i ini yapan belli de il), görünmek (dönü lü; i i özne açıkca yapıyor), görü mek (i te ; bir özne, ancak birden çok ki i arasında yapılan i i anlatıyor.), görü türdüm (i te, ettirgen; birden çok ki i arasında yapılan i i, özne ba kasına yaptırıyor.) Deney yaptım (etken, geçi li; i i yapan özne: birinci tekil ki i) Deney yaptırdım (ettirgen; özne gene aynı, ama i i yapan ba kası) Yürüdüm (geçi siz, nesne alamıyor.) Yürüttüm (oldurgan, geçi li, nesne alabiliyor.) Gezmek, uçmak, kaçmak, oturmak, dönmek.. geçi sizdir, nesne alamaz; ama gezdirmek, uçurtmak, kaçırmak, oturtmak, döndürmek nesne alabilir duruma getirilmi tir Geçi lidir, açıkcası benzer ekler bu sözcükleri oldurgan yapmı tır. 8-Seçeneksiz olmadıkça Do u ya da Batı kökenli sözcüklerden terim üretme yoluna gidilmemelidir. 1

16 9- Terimlerin Türkçelerini ararken kar ıla ılabilecek bir sorun da Türkçe de olumsuzluk bildiren öneklerin olmayı ıdır Böyle durumlarda Türkçesi aranan kavram, gerekirse iki sözcükle kar ılanabilir na tamam eksik, no exit giri yok, none polarizasyon uçla maz, gibi. 10- Türetilen terimin seslerini ta ıyan bir ba ka sözcü ün dilde bulunmamasına dikkat etmek gerekir Sorun (problem), sorun (emir), sorun (iyelik eki, ikinci tekil ki i-senin sorun anlamında) Tüm bu sözcükler her ne denli vurgu ile ayırt ediliyorsa da bu tür benzerliklerin olmamasına özen gösterilmelidir. 11- Terim türetirken bir benzerlikten yola çıkmak, açıkcası örnekleme yapmak terimin tutma olasılı ını arttırır Yalnız, örnek alınacak sözcük kesinlikle dilin kurallarına uygun Türkçe bir sözcük olmalıdır çapkın, tepkin (reaktif), uçkun, sezgin, esgin (rüzgarlı), gibi. 12- Yakın kavramlara kar ılık ararken türetilecek terimlerin kök ile gövdelerinde benzerlik, yapım eklerinde de ortaklık gözetmek tutma, benimsenme olasılı ını arttırır: alıcı, satıcı; üretici, tüketici; dı alım, dı satım; girdi, çıktı; artı, eksi.. gibi. 13- Terim türetmede en önemli olan konu tanım yapmaktır Tanımın açık, ayrıca kapsamlı olması gerekir Gerek duyulursa tanım çe itli örneklerle desteklenebilir, çizgi çizilerek anlatılabilir. YAPIM EKLER N N ÜRETT KLER SÖZCÜK TÜRLER NE GÖRE KÜMELEND R LMES EYLEMDEN EYLEM TÜRETEN EKLER Türkçe de eylem biçimleri çoktur Bunların kimileri Batı dillerinde iki sözcükle ya da de i ik sözcüklerle kar ılanır (i te, ettirgen, oldurgan) Terim türetmede eylemlerin bu özelli inden yararlanılmalıdır. Eylemden iki biçimde eylem türetilebilir. I- Anlam De i tiren Ekler: Bunlar eylemi ayrı anlama sokar. Bu eklerin ba lıcaları unlardır: a) ma (-me): Eylem kök ile gövdelerine gelerek olumsuzluk anlamı verir Öneki olmayan dizilimde (septikantiseptik, normal-anormal, realist-sürrealist, dini-lâdini) bu ek ile -lı türetme ekinin olumsuzu olan -sız eki bu görevi kar ılar: gelememek, okumama, gelmeme, okumayı, bulunmayı, none polarizing uçla mayan. b) a (-e): lek de ildir tıkmak-tıkamak, do rulmak-do rulamak, ufalmak-ufalamak Birisince anlamı katar. c) ala (-ele): lek bir ektir: kovmak-kovalamak, durmak-duralamak, a mak- a alamak Eylemi sürdürür. d) akla (-ekle): lek bir ektir: tartmak-tartaklamak, durmak-duraklamak. e) tır (- tir): aramak-ara tırmak, geçmek-geçi tirmek, serpmek-serpi tirmek, bulmak (bulu )-bulu turmak, elemek ele tirmek. II- Hem Çatı Hem Anlam De i tiren Ekler: Bunlar, olu turdukları çatı de i ikliklerine göre öyle sıralanabilir: 1- Edilgen ile Dönü lü Eylem Türetenler: a) I, -n eklerinden birini alan etken eylemler, edilgen olabilir: silmek-silinmek, atmak-atılmak, kurmakkurulmak, okumak-okunmak Bazen bu iki ek üst üste kullanılarak daha belirgin ve etkili bir edilgenlik (katmerli) elde edilebilir: demek; denmek-denilmek, yemek; yenmek-yenilmek, söylemek; söylenmeksöylenilmek. b) -I, -n ekleri dönü lü eylemler de üretebilir: irkilmek, serpilmek, kasılmak Bunları edilgen eylemden ayırt edebilmek için, tümcede özne kullanılmı olmasına bakılmalıdır: Silah atıldı (edilgen) Orhan ileri atıldı (dönü lü) Örtüler serildi Orhan kumlara serildi. c) Az olmakla birlikte - eki de dönü lü eylem türetebilir: tıkmak-tıkı mak, savmak-savu mak. 2- te lik Eki: - eki i te eylem türetir: dövmek-dövü mek, atmak-atı mak, ko mak-ko u mak. 3- Oldurganlık ile Ettirgenlik Ekleri: 1 r a) Geçi siz eylemleri oldurgan (nesne olabilecek duruma getiren) yapar ta mak-ta ırmak, dü mekdü ürmek, batmak-batırmak, bitmek-bitirmek. b) Kimi geçi li eylemleri (nesne alabilenleri) ettirgen (i i ba kasına yaptırma anlamı veren) yapar içmekiçirmek, dikmek-diktirmek. 2 -t a) Geçi siz eylemleri oldurgan yapar: yürümek-yürütmek, azalmak-azaltmak, dirilmek-diriltmek, korkmakkorkutmak. b) Geçi li eylemleri ettirgen yapar: aramak-aratmak, söylemek-söyletmek. 3 -dır (-dir, -dur, -dür; -tır, -tir, -tur, -tür) a) Geçi siz eylemleri oldurgan yapar: gülmek-güldürmek, ölmek-öldürmek, yüzmek-yüzdürmek. b) Geçi li eylemleri ettirgen yapar: atmak-attırmak, kesmek-kestirmek, basmak-bastırmak, yemek-yedirmek. Birden çok çatı eki bir eylemde kullanılabilir: dönü türülmek, aldırtılmak, yı dırtılmak, döktürülmek.. Bu durumda anlam daha etkili, daha belirgin; belirttirmek, uçurtturmak. AD LE SIFATTAN EYLEM TÜRETEN EKLER Addan geçi li (nesne alan), geçi siz (nesne almayan), dönü lü (eylemin bildirdi i i, olu, devinimin, öznenin üzerinde kaldı ını ba ka bir nesneye, varlı a etki etmedi ini bildiren), edilgen (öznesi bilinmeyen), i te (eylemin bildirdi i i, olu, devinimin birden çok ki ice kar ılıklı yada ortakla a yapıldı ını bildiren) eylemler türetilebilir. I- Geçi li Eylem Türeten Ekler: 1 -la (-le): Ad ile sıfattan eylem türetir: a. Addan eylem türetir: havuzlamak, sergilemek, izlemek, ate lemek, ta lamak, avlamak, süslemek. 1

17 b. Sıfattan eylem türetir: kötülemek, karalamak, incelemek. 2 -sa (-se): Sıfatlar ile adlardan eylem türetir: ön-em-se-mek, duraksamak. 3 -msa (-mse): Sıfatlar ile ben zamirinden eylem türetir: azımsamak, küçümsemek, benimsemek. 4 -r, -ar (-er): Adlardan geçi li eylem türetir: evermek, ba armak. II- Geçi siz Eylem Türeten Ekler: a) -da (-de): Yansıma sözcüklerine gelerek eylem türetir: fısıldamak, gürüldemek, çatırdamak, ı ıldamak. b) -r, -ar (-er): Boya adlarına gelerek dönü lülük kavramı da ta ıyan geçi siz eylem türetir: a armak, kararmak, bozarmak, gö ermek (göker), ye ermek (ya -er). c) -la (-le): Geçi li eylemler de türetebilen bu ek yansıma sözcüklerine eklenirse, geçi siz eylem türetir: gürlemek, parlamak, çatlamak, çınlamak. III- Dönü lü Eylem Türeten Ekler: a. -l: Sıfatlara getirilerek eylem türetilir, sıfatın son sesi k ise, bu ses dü er: alçalmak, küçülmek, kısalmak, do rulmak (do rulamak), incelmek. b. -al (-el): i. Sıfatlara gelir: sivrilmek, kısalmak, ço almak (ço alan, azalan). ii. Adlara gelir: körelmek, yönelmek, düzelmek. c. -lan (-len): Adlara gelir dönü lü eylem türetir: alevlenmek, evlenmek, avlanmak, ate lenmek, süslenmek, ku kulanmak, buzlanmak, dallanmak, öfkelenmek. d. -la (-le ): Ad ve sıfatlara getirilebilir: sertle mek, sa lamla mak, ta la mak, katıla mak, kömürle mek, yo unla mak, Türkçele mek. IV- te Eylem Türeten Ekler: 1. -la (-le ): Adlara getirilerek i te eylem de türetilebilir: sözle mek, kucakla mak, tokala mak, selamla mak. EYLEMDEN AD TÜRETEN EKLER 1 -a (-e) a) Sözcü e yer yöre anlamı katar, ad türetir: çevre (çevire), evre (evire), do a, kese. b) Eyleme durum, nitelik kavramı katar, belirteç (zarf) türetir: ortakla a, kala, çala. c) Süre kavramı veren ad türetir: süre d) Eylemden ortaya çıkan ürünü adlandıran sözcük türetir: dize, yaya, yara. 2 -acak (-ecek) a) Eyleme araç, gereç kavramı katar, ad türetir: çekecek, silecek, tutacak, açacak, binecek, uçacak, giyecek. b) lgili olma, belli bir amaca iye olma kavramı katar, sıfat, eylem türetir Bunların bazıları ad gibi kullanılır: Gelecek (uçak), yiyecek, giyecek, içecek, yakacak, alacak. 3 -aç (-eç) a) Eyleme araç, gereç kavramı katar, ad türetir: büyüteç, kaldıraç, yürüteç, sayaç, tıkaç, püskürteç, giydireç, saklaç, örteç. b) Eylemden içinde bulunulan durumu anlatan ayrıca nitelik belirten ad türetir: güleç, süreç, sıkaç, sürteç. 4 -a an (-e en) a) Eyleme elveri lilik, uygunluk, çabukluk anlamı katar, ad türetir: ola an, dura an, süregen, seve en. b) Sürerlilik kavramı katar: gezegen, gezigen,sevigen, ötügen. 5 -ak (-ek) a) Eylemin bildirdi i i in yapıldı ı yeri (yer, yöre, ortam) bildiren adlar türetir: durak, konak, barınak, sı ınak, tapınak, kav ak (kavu ak), uyunak (otel). b) Kökün bildirdi i anlama yo un bir biçimde dönü mü durumu bildiren ad ile sıfat yapar, bu tür sıfatlar ad gibi kullanılır: yı ınak, yunak, kaçak (adam), bitek (toprak), susak, batak, pi ek. c) Eyleme araç, gereç kavramı katar: kaydırak, uçak, ölçek, kayak, bıçak, yatak, süzek, tutak, içek. d) Eylemde bildirilen durumla ilgili adlar türetir Bunlar davranı, do a, alı kanlık bildiren kavramlardır: korkak (adam), atak, dönek, ürkek, i lek. 6 -aklı (-ekli): Belli bir gücü ile özelli i ta ıyan sıfatlar türetir: okunaklı, dayanaklı, dokunaklı, oturaklı. 7 -alak (-elek): Eyleme yineleme, art arda, sık sık yada sürekli yapılma kavramı katar, ad türetir: asalak, yatalak, çökelek. 8 -amak (-emek): Eylemden eylem yapan -a ekine -mak/-mek mastar eki getirilerek olu mu tur. a) in aralıklarla yapıldı ı anlamını veren ad türetir: kaçamak, sayamak. b) Yer, yöre, ortam anlamı türetebilir: Basamak, yasamak. c) Araç adı türetir: tutamak. 9 -an (-en): Sıfat-eylem türetir, ad gibi kullanılır. a) Eyleme i i yapan nesne ya da kimse kavramı katar: bölen, tamlayan, tamlanan, kesi en, çarpan. b) Bir i le görevli anlamında ad türetir: bakan, i veren, düzenleyen. c) Eylemin bildirdi i anlamın sonucunu belirten ad türetir: benze en, anla ılan, çarpılan, kalan, bilinen, bilinmeyen. 10 -anak (-enek) a) Sürerlilik kavramı ta ıyan, eskiden beri olagelen anlamında ad türetir: gelenek, görenek, bilinek. 1

18 b) Yer yöre kavramı katar: biçenek, geçinek. c) Araç kavramı katar: çekenek, çizenek, düzenek. d) Belli bir özelli i bulundurma, içerme anlamı katar: olanak, ödenek, kesenek, takanak, tutanak, seçenek, gözenek. 11 -av (-ev): Eylemin bildirdi i i in adı ya da i in sonucu ortaya çıkan ürünü adlandıran ad soylu sözcükler türetir: türev, ödev, görev, tümlev, sınav, i lev, söylev. 12 -ay (-ey): Eylemdeki anlama ba lı olarak özellik gösteren adlar türetir: düzey, yüzey, dikey, yatay, yapay, türey, sürey. 13 -dı (-dı, -di, -du, -dü; -tı, -ti, -tu, -tü): Görülen geçmi süre ekidir (di li geçmi süre) ad türeten ek olarak da kullanılmaktadır: girdi, çıktı, uydu, alıntı (kaptıkaçtı, ıpsevdi). 14 -dık (-dık, -dik, -duk, -dük; -tık, -tik, -tuk, -tük): Sıfat-eylem türetir, ad gibi kullanılır: tanıdık, bildik, görülmedik (i ), i itilmedik. 15 -ga (-ge) -ka (-ke) a) Eyleme araç, gereç kavramı katar, ad türetir: gösterge, çevirge, süpürge, gidi ge. b) Örgen adı yapar: duyarga. c) Ortaya çıkan sonucu adlandıran sözcük yapar: bilge, dizge, bile ke, bildirge, belirtke, sömürge, yönerge, çizge, çiz-el-ge. 16 -gaç (-geç, -kaç, -keç) a) Eylemin anlattı ı i i yapmaya yarayan araç adları türetir: yüzgeç, süzgeç, kıskaç, tıkaç, kaldıraç, attırgaç. b) Eylemin anlattı ı i in sonucu olan do a, davranı anlamında sıfat türetir, ad gibi kullanılır: utangaç (çocuk), ü engeç. 17 -gan (-gen, -kan, -ken) a) Eylemin bildirdi i durumla ilgili kimlik bildiren sıfat türetir, ad gibi kullanılır: sıkılgan, alıngan, çekingen, sokulgan, alı kan, saldırgan, çalı kan. b) Eylemin bildirdi i özüksel (fiziksel) özelli i ta ıyan ad türetir: iletken, sürüngen, edilgen, kaygan, ettirgen, yapı kan, yalıtkan, üretken, süpürgen, esgin (rüzgarlı). c) Yer adı yapılabilir: korugan (korungan). 18 -gı (-gi, -gu, -gü; -kı, -ki, -ku, -kü) a) Eylemin bildirdi i i i yapmaya yarayan araç, gereç, aygıt adı yapar: burgu, sargı, silgi, sürgü, atkı, askı, iletki, delgi. b) Eylem kökünün bildirdi i anlamla ilgili soyut ad yapar: duygu, saygı, ili ki, görgü, yetki, yargı, olgu, yanılgı, yenilgi, bilgi, bulgu, tutku. c) Eylemin sonunda olu an ürünü adlandıran somut ad türetir: bitki, örgü, biçki, çizgi, dergi, salgı, sergi, içki. 19 -gıç (-giç, -guç, -güç; -kıç, -kiç, -kuç, -küç): Eylemden a a ıdaki anlamlarda adlar türetir: a) Bir i i yapmaya yarayan araç: patlangıç, sürgüç, tüttürgeç, sorguç. b) Bir i le u ra an ki i: dalgıç. c) Durum bildirir: ba langıç. d) Davranı bildirir: bilgiç. 20 -gın (-gin, -gun, -gün; -kın, -kin, -kun, -kün): A a ıdaki anlamlarda adlar ile sıfatlar türetir: a) Eylemin bildirdi i durumla ilgili olay adı verir: yangın, soygun, vurgun, baskın, sürgün. b) Eylemin bildirdi i durumla ilgili davranı durumu sıfatı olu turur: baygın, solgun, ölgün, bitkin, pi kin, küskün, yatkın, dalgın, kızgın, tutkun. 21 -ı (-i, -u, -ü) a) Eylemin bildirdi i durumdan, bir amaç için yapılmı olan i in sonucunu bildiren adlar türetir: sayı, ölçü, açı, bölü, takı, dizi, güldürü, abartı, çeviri, ele tiri. b) Süreli bir i in ürünü olan kavramı adlandırır: örtü, takı, yakı, saçı, sürü. 22 -ıcı (-ici, -ucu, -ücü): U ra ı türü olu turan i lek eklerden biridir. a) Eylemden bir i le u ra an kavramında ad türetir: sürücü, satıcı, yönetici, seçici, çalı tırıcı, da ıtıcı, yüklenici, sürdürümcü (abonman). b) Eylemden bir takım özellikleri belirten niteleme sıfatı türetir: yanıcı (özdek), bula ıcı (sökellik), akıcı, yıkıcı, yırtıcı. c) Araç, gereç kavramı katar: yansıtıcı, alıcı, çekici, so utucu, verici, arıtıcı, damıtıcı, bulucu. 23 -ılı (-ili, -ulu, -ülü): Eylemden sıfat yapar: dizili, ölçülü, örtülü, sürülü, dö eli, tıkalı, kapalı, serpili, dayalı, gömülü, yı ılı, çevrili, asılı. 24 -ım (-im, -um, -üm): Eylem kök ve gövdelerine a a ıdaki anlamları katar: a) Oran (miktar) anlamı verir: atım, yudum, pi irim, içim. b) Eylem kökünün anlamı ile ilgili durum bildirir: yatırım, seçim, durum, devrim, ölüm, verim, yorum, yıkım, alım, satım, basım, tutum, çizim, ula ım, sindirim, solunum, titre im. 25 -ı (-i, -u, -ü ): Ad-eylem türetir, ad gibi kullanılır Eylemde bildirilen durumun adı olan sözcük türetir: bakı, kalkı, dalı, çıkı, alı -veri, atı, bulu, satı, uçu, varı, yaradılı. 26 -k (-ık, -ik, -uk, -ük): Eylemden u anlamda ad ile sıfat türetir: a) Nitelik, özellik anlamı katar: bozuk, dökük, ezik, silik, yenik, sökük. b) Davranı, do a bildiren ad yapar: uyu uk, sırna ık. c) Araç, gereç adı yapar: kürek, elek, tarak. d) Eylemin bildirdi i sonucu adlandıran ad türetir: adak, dalak, dilek, dayak, sunak, istek. 27 -l (-ıl, -il, -ul, -ül): A a ıdaki anlamlarda ad türetir: 1

19 a) Eylemin bildirdi i durum sonucu ortaya çıkan kavramı adlandırır: kurul, ko ul, ı ıl. b) Araç, gereç adı türetir: çekül. 28 -ma (-me): sim-fiil türetir, ad gibi kullanılır: a) Yapılan i in adı: arama, ara tırma, ba vurma, danı ma, görü me, indirme, koruma, konu ma, ku atma, yarı ma, tartı ma. b) Araç, gereç kavramı türetir: kazma, yazma, çekme, burma. c) Yemek, yiyecek kavramı türetir: dolma, sarma, ha lama, kavurma, oturtma, açma, dondurma. d) A rı (hastalık) adı türetir: sıtma, dolama, inme, bunama. e) Yer adı türetebilir: sundurma, çatma, örtme. f) Ortaya çıkan ürünün adı olur: yazma, basma (kuma ). 29 -mak (-mek): Ad-eylem türetir, ad gibi kullanılır: yemek, çakmak, tokmak, indirgemek, so urmak. 30 -maca (-mece) a) Oyun ile e lence adı türetir: bilmece, ko ma-ca, aldatmaca, bulmaca, yutturmaca, gülmece. b) Nitelik bildiren sıfat türetir: kesmece, soymaca, seçmece, düzmece. c) Andık (hayvan) adı türetebilir: atmaca. d) Yer adı türetebilir: çekmece. 31 malı (-meli): Nitelik bildiren sıfat türetir: seçmeli (ders), vurmalı (çalgı), üflemeli (saz), çözümlemeli, kakmalı, uzatmalı. 32 -man (-men): Eylemden ad ve sıfat türetir i uzmanlık derecesinde yapan ki iyi adlandıran sözcük türetir: e itmen, gözetmen, ö retmen, sayman, yazman, danı man, uzman, yönetmen, bilmen (prof.). 33 -maz (-mez): Eylemden sıfat-eylem türetir, ad gibi kullanılır. a) Eyleme nitelik özellik kavramı katar: ta ınmaz, tükenmez, akmaz, çıkmaz, de i mez, su geçirmez, esnemez, ses geçirmez, kavu maz. b) Ki i adı olarak kullanılan sözcükler de vardır: Yılmaz, Solmaz, Sönmez, Korkmaz. 34 -mık (-mik, -muk, -mük) a) Eylemden küçültme yapar kavramı veren adlar yapar: kıymık, yalamık, kusmuk, kertik, tozmuk, kıçmık. b) Sökel (hastalık) adı da yapabilir: kızamık. 35 -mı (-mi, -mu, -mü ): Eylemden ad ile sıfat türetir: a) Daha önceden yapılmı, bitirilmi, ortaya çıkmı sonucu adlandıran sözcük türetir: erimi, dolmu, uçmu, doymu. b) Bu ekle yapılan sıfatlar, ad gibi kullanılır: geçmi (zaman), geli mi, türemi, tükenmi, basılmı. 36 -mlı (-mli, mlu, -mlü; -ımlı, -imli, -umlu, -ümlü) a) Eylemden elveri lilik, uygunluk kavramını adlandıran sıfat türetir: olumlu, ılımlı, dönü ümlü, artımlı. b) Nitelik ile özellik bildirir: alımlı, tutumlu, olumlu, uyumlu, sorumlu. c) Bazı özellikleri edinme kavramı veren sıfatlar türetir; ad gibi kullanılır: dönü ümlü, e imli, indirimli, de i imli, uzla ımlı. 37 -sız (-siz, -suz, -süz): -m ekiyle eylemden türetilmi adlara gelerek bunları olumsuz yapar: olumsuz, sorumsuz, tutumsuz, uyumsuz, e imsiz, indirimsiz, titre imsiz (Bu ek lı ekinin olumsuzudur.) 38 -ın (-in, -un, -ün): Eylem köklerine gelerek ad ile sıfat yapar, ortaya çıkan ürün ile sonuç kavramı veren ad türetir: akın, dizin, yazın, sökün, yayın, tütün, ekin, yı ın, besin. 39 -nç (-ınç, -inç, -unç, -ünç): Eylemden ad ile sıfat türeten bu ek u anlamlarda sözcük türetir: a) Nitelik, özellik kavramı katar: korkunç, gülünç. b) Bulundurma, içerme anlamı katar: inanç, sevinç, direnç, basınç, utanç. c) Sonuç kavramı katar: kazanç, bilinç, ödünç. 40 -ntı (-nti, -untu, -üntü): Eylemden u anlamda adlar türetir: a) Davranı, do a kavramı katar: kuruntu, özenti. b) Aralıklarla yinelenen bir olgunun adı: çarpıntı, inilti, serpinti, ödenti. c) Sürerlilik anlamı katar: esinti. d) Ortaya çıkan sonucun adını türetir: askıntı, sı ıntı, belirti, yıkıntı, döküntü, süprüntü, çöküntü, süpürtü (tsunami). e) Eyleme, bölük kavramı katar: kırıntı, kesinti. 41 -r (-ır, -ir, -ur, -ür; -ar, -er): Eyleme geni zaman kavramı veren bu ek, eylemden sıfat-eylem de türetir, ad gibi kullanılır: a) Özellikle, nitelik kavramı veren sıfat-eylem türetir, ad gibi kullanılır: güvenilir, çalar (saat), geçer (not), döner, benzer, tutar, (konuksever, bilir ki i, atar damar). b) Araç, gereç kavramı türetir: keser, ısıölçer, uçaksavar, bilgisayar. c) i yapanı belirten adlar türetir: okur, yazar, çizer, göçer. d) -lı ekiyle birle ip adla mı sözcükler türetebilir: tutarlı, yararlı, geçerli. e) -lık ekiyle birlikte adlar türetir: benzerlik, yürürlük, sürerlik, olabilirlik, uygulanabilirlik. 42 -sak (-sek): Eylemden ad ile sıfat türetir: tutsak, yakınsak, ıraksak, savsak. 43 -t (-ıt, -it, -ut, -üt) a) Yer kavramı katar: anıt, konut, geçit. b) Ortaya çıkan durumu ile ürünü adlandırır: yapıt, sarkıt, kesit, dikit. c) Ortaya çıkan olguyu adlandırır: umut, ö üt. d) Araç, gereç kavramı katar: ta ıt, binit, giyit, yakıt. 1

20 44 -tay (-tey): Dilimizde birkaç türetmesi olan bu ek Mo olca kökenlidir; Kurumsallık ekidir: sayı tay, danı tay, yargıtay, bilimtey (üniversite), bilgetey (lise). 45 -tı (-ti, -tu, -tü) a) Yakınlık, benzerlik kavramı katar: kızartı, belirti. b) Ortaya çıkan sonucu adlandırır: ürperti, bunaltı, yanıltı, inilti. c) Ortaya çıkan ürünü adlandırır: kabartı, alçaltı. d) Yön kavramı verilir: do rultu. Bakılırsa burada kimi sözcükler birkaç kez türetilmi tir; addan, önce eylem sonra ad türetmek olasıdır, ya da eylemden eylem sonra ad türetilebilir: kaba: ad, kabar: eylem, kabartı: ad, do ru-do rul-do rultu; ön-önem-önemse-önemsemek.. gibi. ADDAN AD TÜRETEN EKLER 1 a (-e): Addan ilgili olma, dayanma kavramları veren adlar türetir: göze, tüze, ilke, türe, erke (kudret, otorite), komuta. 2 -aç (-eç): Eklendi i ada benzerlik kavramı katar: kıraç, bozaç, topaç, küpeç (küçük küp). 3 -ak (-ek): Bir yerde yo unla ma, odakla ma, toplanma kavramı veren adlar türetir: ba ak, topak, odak, yolak. 4 -al (-el): Addan sıfat türetir: özel, ilkel, genel, yanal, (yanal çizgi; yanal düzlem). 5 -an (-en): Addan az sayıda ad türetmesi vardır: bayan, özen, köken, kızan (çocuk anlamında), o lan. 6 -ay (-ey): Daha çok eylemden ad türetmede kullanılan bu ekin addan ad türetti i de görülmektedir: dikey, düzey (seviye), aday, yüzey (satıh), güney, kuzey, açıortay, ortay. 7 -ca (-ce; -ça, -çe): Bu ekin getirildi i ad soylu sözcüklere (ad, adıl, sıfat) a a ıdaki anlamları katarak, ad, adıl ve sıfat türetir: a) Ulus adına eklenince o ulusun dilini bildirir: Türkçe, ngilizce, Arapça. b) Davranı ile özellik anlamı verir: dü manca, gizlice, dostça, sadece, yalnızca, açıkça, karde çe. c) Ço ul eki almı sıfatlara getirildi inde sıfatın bildirdi i sayının katlarını anlatır: yüzlerce, binlerce, milyonlarca, binbinlerce. d) Bazı ad ve adıllara -e göre (görecelik) anlamı katar: yerlilerce, bence, bizce, soyca, ya ca, yıllarca, günlerce. e) E itlik, benzerlik, yakınlık kavramı verir: kısaca, uzunca, ufakça, irice, geni çe, ho ça, çokça. f) Ada, yaka, yön, kaynak anlamı kazandırır: yönetimce, dernekçe, milletçe, kurumca, bölümce. g) Sözcü e yer ile ortam kavramı katar: Düzce, Yenice, Ilıca, kaplıca. 8 -cal (-cel): Addan sıfat türetir: güncel, öncel. 9 -cı (-ci, -cu, -cü; -çı, -çu, -çü): Eklendi i adlardan a a ıdaki anlamlarda ad ve sıfat türetir: a) Bir i i kendine u ra edinmi ki i kavramı katar: demirci, çiftçi, oyuncu, a cı, badanacı, balıkçı, yo urtçu. b) Özde i üretip satan ki i: do ramacı, mobilyacı, sobacı. c) Yaptı ı i i bir araca ba lı olarak yürüten ki i: dümenci, makasçı. d) Bir i i görev olarak üstlenmi ki i: gözcü, konu macı, da ıtımcı, politikacı, havacı, karacı. e) Adın bildirdi i görü ile dü ünceyi benimsemi olan: sömürgeci, Atatürkçü, gelenekçi, milliyetçi, ulusalcı. f) Edinim kavramı katar: davacı, yatırımcı, kalıtçı. g) Dü künlük, tutkunluk, sevme kavramı katar: uykucu, ak amcı, arapçı. h) Alı kanlık edinme, bir i i davranı biçimi biçimine getirme kavramı katar: alaycı, dalgacı, çıkarcı, gösteri çi, kinci, ezberci, bozgunu, akacı. 10 -cık (-cik, -cuk, -cük; -çık, -çik, -çuk, -çük) a) Küçültme, kısma anlamı verir: Ay ecik, derecik, körpecik, odacık, çekirdekçik, tozcuk, çocukcuk. b) Adın bildirdi i özelli i ulunduran sözcü ü ya da o ada benzeyen somut adları türetir: arpacık, bademcik, beyincik, gelincik, kabarcık, kızılcık, kulakçık, kılçık, maymuncuk, dilcik, tomurcuk, yılancık. c) Sevimlilik ile acıma anlamı verir: kedicik, annecik, kadıncık. 11 -cıl (-cil, -cul, -cül; -çıl, -çil, -çul, -çül) a) Adın bildirdi i varlı a alı ık olma anlamında sıfat türetir: adamcıl, insancıl, bencil, evcil, adacıl. b) Bir yerde, bir ortamda ya amasını seven kavramını katar: çamurcul, kurakçıl, kumcul, batakçıl. 12 -cılık (-cilik, -culuk, -cülük; -çılık, -çilik, -çülük): U ra ı, i yapım eki olan cı eki ile lık eki birlikte kullanılarak bu anlamlarda adlar elde edilebilir: a) yada u ra ın genel adını verir: besicilik, yapımcılık, oyunculuk. b) Alı kanlık, davranı : fırsatçılık, mızıkçılık, otlakçılık. c) Görü, dü ünce ya da bir akımı benimseme: yapısalcılık, devletçilik, dönü ümcülük, totemcilik. 13 -da (-de): Adlara gelen bu çekim eki, bulundurma özelli inden dolayı yapım eki olarak da kullanılabilir: yüzde, payda, sözde, gözde, görünü te, yerinde, yolunda. 14 -dam (-dem): Az sayıda türetmesi olan bir ektir, kökün bildirdi i özelli i bulunduran adlar türetir: öktem, erdem, yöntem, gündem. 15 -dan (-den): Ad çekim eki olan bu ekten ad türetilmi tir: elden, toptan, yürekten, özden, içten, uzaktan (uzaktan algılama, uzaktan kumanda). 16 -da (-de ): Köke birliktelik, ortaklık anlamı katar:ertikde, ertikte (meslekta ), kökta, yolda, yurtta, payda, i te, ça da, özde, u ra da. 17 -l (-ıl, -il, -ul, -ül): Addan ad ve sıfat yapar: a) Boyam kavramı verir: ye il, kızıl. 2

ÖZEL EGE LKÖ RET M OKULU DO RULARIN DANSI HAZIRLAYAN: YANKI TURGUT DANI MAN Ö RETMEN: AY EGÜL GÜRKAN

ÖZEL EGE LKÖ RET M OKULU DO RULARIN DANSI HAZIRLAYAN: YANKI TURGUT DANI MAN Ö RETMEN: AY EGÜL GÜRKAN ÖZEL EGE LKÖ RET M OKULU DO RULARIN DANSI HAZIRLAYAN: YANKI TURGUT DANI MAN Ö RETMEN: AY EGÜL GÜRKAN zmir,2009 1 TE EKKÜR Bu projede eme i geçen danı man ö retmenim Ay egül Gürkan a, sunum hazırlamamda

Detaylı

Bilgisayar Destel~li Dil Bilimi ve

Bilgisayar Destel~li Dil Bilimi ve Bilgisayar Destel~li Dil Bilimi ve Türl~ Cumhuriyetleri Saıni DÖNMEZ Günümüzde bili im teknolojilerinin kullanılmadığı alan hiç kalmadı desek yanlı olmayacaktır. Ülkemiz sanayi devrimini geli mi Batı ülkelerinin

Detaylı

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö G R ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö rencilerin Türkçe ö renirken yapt anla malardan dolay,

Detaylı

1.Temel Kavramlar 2. ÆÍlemler

1.Temel Kavramlar 2. ÆÍlemler 1.Temel Kavramlar Abaküs Nedir... 7 Abaküsün Tarihçesi... 9 Abaküsün Faydaları... 12 Abaküsü Tanıyalım... 13 Abaküste Rakamların Gösterili i... 18 Abaküste Parmak Hareketlerinin Gösterili i... 19 2. lemler

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ İNSANİ BİLİMLER VE EDEBİYAT FAKÜLTESİ ÇAĞDAŞ TÜRK LEHÇELERİ VE EDEBİYATLARI BÖLÜMÜ DÖRT YILLIK-SEKİZ YARIYILLIK DERS PROGRAMI

ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ İNSANİ BİLİMLER VE EDEBİYAT FAKÜLTESİ ÇAĞDAŞ TÜRK LEHÇELERİ VE EDEBİYATLARI BÖLÜMÜ DÖRT YILLIK-SEKİZ YARIYILLIK DERS PROGRAMI ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ İNSANİ BİLİMLER VE EDEBİYAT FAKÜLTESİ ÇAĞDAŞ TÜRK LEHÇELERİ VE EDEBİYATLARI BÖLÜMÜ DÖRT YILLIK-SEKİZ YARIYILLIK DERS PROGRAMI ZORUNLU DERSLER BİRİNCİ YIL BİRİNCİ YARIYIL 1 YDİ 101

Detaylı

Cümlede Anlam İlişkileri

Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede anlam ilişkileri kpss Türkçe konuları arasında önemli bir yer kaplamaktadır. Cümlede anlam ilişkilerine geçmeden önce cümlenin tanımını yapalım. Cümle, yargı bildiren,

Detaylı

TÜRKÇE BİÇİM KISA ÖZET. www.kolayaof.com

TÜRKÇE BİÇİM KISA ÖZET. www.kolayaof.com DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. TÜRKÇE BİÇİM BİLGİSİ KISA ÖZET www.kolayaof.com

Detaylı

İçinde x, y, z gibi değişkenler geçen önermelere açık önerme denir.

İçinde x, y, z gibi değişkenler geçen önermelere açık önerme denir. 2. Niceleme Mantığı (Yüklemler Mantığı) Önermeler mantığı önermeleri nitelik yönünden ele aldığı için önermelerin niceliğini göstermede yetersizdir. Örneğin, "Bazı hayvanlar dört ayaklıdır." ve "Bütün

Detaylı

ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ

ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ SAYI : BİR 7-11 MAYIS 2009 ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ Ben siyasi hayatım ve ülke sevdamla ilgili olarak tüm Türkiye yi memleketim bilirim ancak Çemişgezek benim doğup, büyüdüğüm yer. Elazığ Valisi Muammer

Detaylı

Okulumuz Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencilerinden Gizem COŞKUN Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri okudu.

Okulumuz Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencilerinden Gizem COŞKUN Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri okudu. BASIN BÜLTENİ Selçuk Üniversitesi Akören Ali Rıza Ercan Meslek Yüksekokulunda 01.04.2015 tarihinde 100. Yılında Çanakkale yi Anlamak adlı konferans düzenlendi. Şehitlerimiz anısına yapılan saygı duruşu

Detaylı

MÜDÜR YARDIMCILARI HİZMET İÇİ EĞİTİMİ

MÜDÜR YARDIMCILARI HİZMET İÇİ EĞİTİMİ MÜDÜR YARDIMCILARI HİZMET İÇİ EĞİTİMİ 1-2 Kasım 2013 tarihlerinde TED Okulları nda görev yapan müdür yardımcılarına yönelik olarak Antalya da bir hizmet içi eğitim gerçekleştirilmiştir. 25 TED Okulu ndan

Detaylı

SANAL DĠLĠN DĠLĠMĠZDE YOL AÇTIĞI YOZLAġMA HAZIRLAYAN: CoĢkun ZIRAPLI Ġsmail ÇEVĠK. DANIġMAN: Faik GÖKALP

SANAL DĠLĠN DĠLĠMĠZDE YOL AÇTIĞI YOZLAġMA HAZIRLAYAN: CoĢkun ZIRAPLI Ġsmail ÇEVĠK. DANIġMAN: Faik GÖKALP SANAL DĠLĠN DĠLĠMĠZDE YOL AÇTIĞI YOZLAġMA HAZIRLAYAN: CoĢkun ZIRAPLI Ġsmail ÇEVĠK DANIġMAN: Faik GÖKALP SOSYOLOJĠ ALANI ORTAÖĞRETĠM ÖĞRENCĠLERĠ ARASI ARAġTIRMA PROJE YARIġMASI BURSA TÜRKĠYE BĠLĠMSEL VE

Detaylı

MEHMET ÇEKİÇ ORTAOKULU

MEHMET ÇEKİÇ ORTAOKULU ANKARA MAMAK MEHMET ÇEKİÇ ORTAOKULU 1.2. BİT İN SOSYAL ve KÜLTÜREL KATKILARI Ankara, 2014 Hazırlayan: Mustafa KATLANÇ 2 1.2. BİT İN SOSYAL ve KÜLTÜREL KATKILARI Mehmet Çekiç Ortaokulu Sayfa 1 / 10 Mustafa

Detaylı

Öncelikle mübarek KURBAN BAYRAMINIZ kutlu olsun.

Öncelikle mübarek KURBAN BAYRAMINIZ kutlu olsun. DEĞERLİ VELİLER Öncelikle mübarek KURBAN BAYRAMINIZ kutlu olsun. Bayram tatilinde verilen bu ödevlerin günlük olarak(üzerindeki tarihe göre) yaptırılmasını rica ediyorum. Ödevleri öğrendiğimiz konuların

Detaylı

1. Konu. 2. Basitle tirilmi Tedbirler. 2.1. Basitle tirilmi Tedbirlerin Mahiyeti ve S n rlar

1. Konu. 2. Basitle tirilmi Tedbirler. 2.1. Basitle tirilmi Tedbirlerin Mahiyeti ve S n rlar Maliye Bakanl ndan: Mali Suçlar Ara t rma Kurulu Genel Tebli i (S ra No: 5) (Resmi Gazete nin 9 Nisan 2008 tarih ve 26842 say l nüshas nda yay mlanm t r) 1. Konu 9/1/2008 tarihli ve 26751 say l Resmî Gazete

Detaylı

ELEKTRONİK VE HABERLEŞME MÜHENDİSİ

ELEKTRONİK VE HABERLEŞME MÜHENDİSİ TANIM İletişim sistemlerinin ve her türlü elektronik aletin tasarımı, üretim teknolojisi, çalışma ilkeleri, yapımı ve işletilmesi ile ilgili alanlarda çalışan kişidir. A- GÖREVLER Elektronik ve haberleşme

Detaylı

Topoloji değişik ağ teknolojilerinin yapısını ve çalışma şekillerini anlamada başlangıç noktasıdır.

Topoloji değişik ağ teknolojilerinin yapısını ve çalışma şekillerini anlamada başlangıç noktasıdır. Yazıyı PDF Yapan : Seyhan Tekelioğlu seyhan@hotmail.com http://www.seyhan.biz Topolojiler Her bilgisayar ağı verinin sistemler arasında gelip gitmesini sağlayacak bir yola ihtiyaç duyar. Aradaki bu yol

Detaylı

4. - 5. sınıflar için. Öğrenci El Kitabı

4. - 5. sınıflar için. Öğrenci El Kitabı 4. - 5. sınıflar için Öğrenci El Kitabı Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı nın 28.08.2006 tarih ve B.08.0.TTK.0.01.03.03.611/9036 sayılı yazısı ile Denizler Yaşamalı Programı nın*

Detaylı

23 Nisan Şiirleri. 23 Nisan. Sanki her tarafta var bir düğün. Çünkü, en şerefli en mutlu gün. Bugün yirmi üç nisan, Hep neşeyle doluyor insan.

23 Nisan Şiirleri. 23 Nisan. Sanki her tarafta var bir düğün. Çünkü, en şerefli en mutlu gün. Bugün yirmi üç nisan, Hep neşeyle doluyor insan. 23 nisan şiirleri, 23 nisan ile ilgili şiirler, çocuk bayramı şiirleri, ulusal egemenlik şiirleri, 23 nisan, şiirler, 23 nisan şiirleri, ulusal egemenlik ve çocuk bayramı, en güzel 23 nisan şiirleri, 23

Detaylı

Ertesi gün hastaneden taburcu olma vakti gelmi ti. Annesi odaya gelerek Can haz rlarken, babas hastane lemlerini yap yordu. Vitaboy hastaneden ç kman

Ertesi gün hastaneden taburcu olma vakti gelmi ti. Annesi odaya gelerek Can haz rlarken, babas hastane lemlerini yap yordu. Vitaboy hastaneden ç kman TABOY HASTA Vitaboy çok kötü bir rüya görüyordu. Rüyas nda karanl k bir yerdeydi. Kimse onun sesini duymuyordu. Yata nda k vran yordu. Birden uyand. Bütün bunlar bir rüyayd. Fakat kendini çok yorgun hissediyordu.

Detaylı

ÜNLÜLER BÜYÜK ÜNLÜ UYUMU. Türkçe bir sözcükte kalın ünlülerden sonra kalın, ince ünlülerden sonra ince ünlülerin gelmesine büyük ünlü uyumu denir.

ÜNLÜLER BÜYÜK ÜNLÜ UYUMU. Türkçe bir sözcükte kalın ünlülerden sonra kalın, ince ünlülerden sonra ince ünlülerin gelmesine büyük ünlü uyumu denir. ÜNLÜLER 1 Türkçe de sekiz ünlü harf vardır: A, E, I, Í, O, Ö, U, Ü DÜZ GENÍŞ Geniş dar geniş dar KALIN A I O U ÍNCE E Í Ö Ü BÜYÜK ÜNLÜ UYUMU Türkçe bir sözcükte kalın ünlülerden sonra kalın, ince ünlülerden

Detaylı

SORU- Neden sosyal hizmetler? Neden Sivas? Bu okulu yazmadan önce ve su an duygularınız arasında ne farklar var?

SORU- Neden sosyal hizmetler? Neden Sivas? Bu okulu yazmadan önce ve su an duygularınız arasında ne farklar var? Cumhuriyet Üniversitesi Sosyal Hizmet Uzmanlığı Bölümü Öğrencisi Suat Abdan Sosyal Hizmet Uzmanlığı İnsanlara Yardım etmeyi sevenler için ideal bir bölümdür. SORU- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Detaylı

ÖLÜMÜNÜN B R NC YILDÖNÜMÜNDE BAHT YAR VAHAPZADE SEMPOZYUMU

ÖLÜMÜNÜN B R NC YILDÖNÜMÜNDE BAHT YAR VAHAPZADE SEMPOZYUMU ÖLÜMÜNÜN B R NC YILDÖNÜMÜNDE BAHT YAR VAHAPZADE SEMPOZYUMU 16 Mart 2010, Ankara Cemile KINACI * Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Ça da Türk Lehçeleri ve Edebiyatlar Bölümü ile TÜRKSOY'un i birli

Detaylı

BAŞINI BİRAZ DAHA YUKARI KALDIR

BAŞINI BİRAZ DAHA YUKARI KALDIR BAŞINI BİRAZ DAHA YUKARI KALDIR 1 Aralık 2008 de hilal şeklini almış ay ile Venüs yıldızı birbirlerine o kadar yaklaştılar ki, tam bir Türk Bayrağı görüntüsü oluştu. Ay ve Venüs ün bu hali bana hemen Üsküp

Detaylı

MATEMAT K. Doç. Dr. Ergün ERO LU stanbul Üniversitesi letme Fakültesi

MATEMAT K. Doç. Dr. Ergün ERO LU stanbul Üniversitesi letme Fakültesi LETME, KT SAT ve SOSYAL B L MLER Ç N MATEMAT K Doç. Dr. Ergün ERO LU stanbul Üniversitesi letme Fakültesi DORA STANBUL 2013 DORA Bas m Yay n Da t m Ltd. ti. letme, ktisat ve Sosyal Bilimler çin Matematik

Detaylı

Lütfen cümleleri -me ekiyle dolayl anlat ma çeviriniz.

Lütfen cümleleri -me ekiyle dolayl anlat ma çeviriniz. Lütfen cümleleri -me ekiyle dolayl anlat ma çeviriniz. 1- Ahmet, bana Mehmet sana yard m etsin. dedi. 2- Ben, banka memuruna Paralar bozuk olsun. dedim. 3- E im Yemek fazla ya l olmas n. dedi. 4- Ö retmen,

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL Sözlerime gayrimenkul ve finans sektörlerinin temsilcilerini bir araya

Detaylı

NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN

NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN S Ö Y L E Ș İ Avrupa Birliği Yatırımları Daire Bașkanı Okuyucularımız için Avrupa Birliği Yatırımları Dairesi Bașkanlığı hakkında bilgi verebilir misiniz?

Detaylı

Kariyerimi Tasarlıyorum Yarışması Sonuçlandı

Kariyerimi Tasarlıyorum Yarışması Sonuçlandı Kariyerimi Tasarlıyorum Yarışması Sonuçlandı Kariyerimi Tasarlıyorum Yarışması sonuçlandı. Tüm katılımcılarımıza göstermiş oldukları yoğun ilgi nedeniyle teşekkür ediyoruz. Kariyer İMGEleri Projesinin

Detaylı

T.C. ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

T.C. ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ T.C. ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ 2016-2017 Eğitim Öğretim Yılı Güz döneminde Enstitümüz Anabilim / Bilim Dallarına alınacak Doktora ve Yüksek Lisans öğrenci kontenjanları

Detaylı

EKLER VE SÖZCÜĞÜN YAPISI

EKLER VE SÖZCÜĞÜN YAPISI EKLER VE SÖZCÜĞÜN YAPISI *KÖK * YAPIM EKLERİ * ÇEKİM EKLERİ * YAPILARINA GÖRE SÖZCÜKLER K Ö K Sözcüğü oluşturan en küçük anlamlı dil birimine kök denir. Kök halinde bulunan sözcükler yapım eki almamıştır

Detaylı

Danışma Kurulu Tüzüğü

Danışma Kurulu Tüzüğü Uygulamalı Bilimler Yüksek Okulu Otel Yöneticiliği Bölümü Danışma Kurulu Tüzüğü MADDE I Bölüm 1.1. GİRİŞ 1.1.1. AD Danışma Kurulu nun adı, Özyeğin Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksek Okulu ve Otel

Detaylı

I. Sabit Kaynaklar, bunlar ısınma ve üretim amaçlı faaliyetlerin yapıldı ı yerlerdir.

I. Sabit Kaynaklar, bunlar ısınma ve üretim amaçlı faaliyetlerin yapıldı ı yerlerdir. G R Havanın gerek insan sa lı ına, gerekse do aya zarar verici duruma gelmesi, kirletici denen unsurların fazlala masıyla olur. Kirleticiler, belirli bir kaynaktan atmosfere bırakılan birinci derecede

Detaylı

Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1.

Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1. Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1.5-2 m 2 ) Deri esas olarak iki tabakadan olu ur Üst deri (Epidermis)

Detaylı

BAĞLAÇ. Eş görevli sözcük ve sözcük gruplarını, anlamca ilgili cümleleri birbirine bağlayan sözcüklere "bağlaç" denir.

BAĞLAÇ. Eş görevli sözcük ve sözcük gruplarını, anlamca ilgili cümleleri birbirine bağlayan sözcüklere bağlaç denir. BAĞLAÇ Eş görevli sözcük ve sözcük gruplarını, anlamca ilgili cümleleri birbirine bağlayan sözcüklere "bağlaç" denir. Bağlaçlar da edatlar gibi tek başlarına anlamı olmayan sözcüklerdir. Bağlaçlar her

Detaylı

mekan Kasımpaşa Deniz Hastanesi İLKBAHAR 2014 SAYI: 302

mekan Kasımpaşa Deniz Hastanesi İLKBAHAR 2014 SAYI: 302 mekan İLKBAHAR 2014 SAYI: 302 40 41 Kasımpaşa Deniz Hastanesi YÜK. MİMAR BEYZA ŞENER mekan 42 43 BİNALAR DA İNSANLAR GİBİ DOĞAR BÜYÜR ÖMRÜNÜ TAMAMLAYINCA DA ÖLÜR VE YERİNİ YENİLERİ ALIR. Bu ya am bazen

Detaylı

Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü

Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Kontenjan : 45 Puan türü : MF-4 Eğitim dili : Türkçe Hazırlık : İsteğe Bağlı Yerleşke : Konuralp Yerleşkesi Eğitim süresi : 4 Yıl Yüksek lisans/doktora

Detaylı

Temel Kaynak 4. Ülkeler

Temel Kaynak 4. Ülkeler SOSYAL B LG LER Temel Kaynak 4 Uzaktaki Arkadafl m Ülkeler Dünya n n 1/4 i karalarla kapl d r. Karalar, büyük parçalar hâlinde de bulunmaktad r. Buna k ta denir. Dünya da 6 k ta vard r. Bunlar, Asya Amerika

Detaylı

Minti Monti. Kızak Keyfi. Kızak Bir Kış Eğlencesi KIŞIN SOKAK Yeni Yıl Kartı Hazırlayalım Kar Hakkında Neler Biliyorsun?

Minti Monti. Kızak Keyfi. Kızak Bir Kış Eğlencesi KIŞIN SOKAK Yeni Yıl Kartı Hazırlayalım Kar Hakkında Neler Biliyorsun? Minti Monti Çocuklar için eğlenceli poster dergi Ücretsizdir Kış 2014 Sayı:12 ISSN: 2146-281X Kızak Keyfi Kızak Bir Kış Eğlencesi KIŞIN SOKAK Yeni Yıl Kartı Hazırlayalım Kar Hakkında Neler Biliyorsun?

Detaylı

BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU

BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU ÖĞRENCİNİN ADI-SOYADI: BEP HAZIRLAMA :07.10.2011 BEP Birimi Üyeleri: - ÖĞRENCİNİN ŞU ANKİ PERFORMANS DÜZEYİ:.. öz bakım becerilerini yerine getirir... okuma yazmayı

Detaylı

Ya! Satarım Bal Satarım Satı" Oyunu Etkinlik Ölçümü Sonuç Raporu. www.satisoyunu.com. Fuad Almeman Proje Ba" Danı"manı Aralık 2009

Ya! Satarım Bal Satarım Satı Oyunu Etkinlik Ölçümü Sonuç Raporu. www.satisoyunu.com. Fuad Almeman Proje Ba Danımanı Aralık 2009 U N I C O N D A N I! M A N L I K G R U B U Ya! Satarım Bal Satarım Satı" Oyunu Etkinlik Ölçümü Sonuç Raporu Fuad Almeman Proje Ba" Danı"manı Aralık 2009 www.satisoyunu.com Muallim Naci Cd. No. 53/2 Ortaköy

Detaylı

Belediyemiz her zaman vatandaşın yanında

Belediyemiz her zaman vatandaşın yanında Belediyemiz her zaman vatandaşın yanında Sağlık ve Ev Hizmetleri Projesi kapsamında belediye temizlik ekipleri, ilçe sınırlarında ikamet eden 60 yaş üstü, kimsesiz, muhtaç ve engelli kişilerin evlerine

Detaylı

KAR YER GÜNLER PROJES. Murat F DAN

KAR YER GÜNLER PROJES. Murat F DAN KAR YER GÜNLER PROJES Murat F DAN 2012-2013 AYBASTI ANADOLU L SES KAR YER GÜNLER PROJES PROJE SAH OLAN OKUL AYBASTI ANADOLU L SES PROJEN N ADI KAR YER GÜNLER PROJEN N AMACI rencilerin meslekleri her yönüyle

Detaylı

ZAĞNOS VADİSİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ

ZAĞNOS VADİSİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ ADANA KENT SORUNLARI SEMPOZYUMU / 15 2008 BU BİR TMMOB YAYINIDIR TMMOB, bu makaledeki ifadelerden, fikirlerden, toplantıda çıkan sonuçlardan ve basım hatalarından sorumlu değildir. ZAĞNOS VADİSİ KENTSEL

Detaylı

BİLGİSAYAR TABANLI OKURYAZARLIK PROGRAMI. Temelleri, Uygulaması, Geleceği. 16 Mayıs 2012

BİLGİSAYAR TABANLI OKURYAZARLIK PROGRAMI. Temelleri, Uygulaması, Geleceği. 16 Mayıs 2012 BİLGİSAYAR TABANLI OKURYAZARLIK PROGRAMI Temelleri, Uygulaması, Geleceği 16 Mayıs 2012 Türkiye nin yetişkinler için ilk bilgisayar tabanlı okuryazarlık programı www.acevdeokuyaz.org Neden Bilgisayar Tabanlı

Detaylı

ANA DİL Mİ, ANA DİLİ Mİ? IS IT PARENT LANGUAGE OR OR MOTHER TONGUE?

ANA DİL Mİ, ANA DİLİ Mİ? IS IT PARENT LANGUAGE OR OR MOTHER TONGUE? ANA DİL Mİ, ANA DİLİ Mİ? Prof. Dr. Mukim SAĞIR ÖZET Bu makalede ana dil ve ana dili terimlerinin kullanımları üzerinde durulacaktır. Aralarında nüans olan bu iki terimin Türkçe ve Türk Dili öğretiminde

Detaylı

BINGOL VALILIGI ii Milli Eğitim Müdürlüğü ...,... "". 2015-2016 EGITIM-OGRETIM YILI ÇALIŞMA TAKVIMI. BiNGÖL

BINGOL VALILIGI ii Milli Eğitim Müdürlüğü ...,... . 2015-2016 EGITIM-OGRETIM YILI ÇALIŞMA TAKVIMI. BiNGÖL T.C.........,. BINGOL VALILIGI ii Milli Eğitim Müdürlüğü...,.... "". 2015-2016 EGITIM-OGRETIM YILI ÇALIŞMA TAKVIMI BiNGÖL ÖNSÖZ 2015-2016 Eğitim ve öğretim yılı örgün ve yaygın eğitim kurumları "Çalışma

Detaylı

Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi

Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi özcan DEMİREL 1750 Üniversiteler Yasası nın 2. maddesinde üniversiteler, fakülte, bölüm, kürsü ve benzeri kuruluşlarla hizmet birimlerinden oluşan özerkliğe ve kamu

Detaylı

Her milletin dili kimliğidir eğer dilinizi yozlaştırırsanız kimliğiniz erozyona uğrar.

Her milletin dili kimliğidir eğer dilinizi yozlaştırırsanız kimliğiniz erozyona uğrar. Her milletin dili kimliğidir eğer dilinizi yozlaştırırsanız kimliğiniz erozyona uğrar. Bu bakışla yola çıkarsak biz dilimizi ne kadar koruyoruz bir bakalım Yıl: 1965 "Karşıma âniden çıkınca ziyâdesiyle

Detaylı

BAŞLICA ÇATI ŞEKİLLERİ

BAŞLICA ÇATI ŞEKİLLERİ ÇATILAR Yapıları dış atmosferden gelen yağmur, rüzgar, kar ve dolu gibi etkenlerden koruyan elemanlara "ÇATI" denilmektedir. Genellikle ahşap, çelik ve betonarmeden yapılan çatılar konut, işyeri, atelye,

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

ÇEVRE KORUMA TEMEL ALAN KODU: 85

ÇEVRE KORUMA TEMEL ALAN KODU: 85 TÜRKİYE YÜKSEKÖĞRETİM YETERLİLİKLER ÇERÇEVESİ () TEMEL ALAN YETERLİLİKLERİ ÇEVRE KORUMA TEMEL ALAN KODU: 85 ANKARA 13 OCAK 2011 İÇİNDEKİLER 1.BÖLÜM: ÖĞRENİM ALANLARI VE ÇALIŞMA YÖNTEMİ...3 1.1.ISCED 97

Detaylı

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler 16-20 MART 3. HAFTA Cümledeki sözcük sayısı, anlatmak istediğimiz duygu ya da düşünceye göre değişir. Cümledeki sözcük sayısı arttıkça, anlatılmak istenen daha

Detaylı

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti içi disiplin mekanizması (cinsel taciz, aile içi şiddet vs. gibi durumlarda işletilen) AKP CHP MHP BBP HDP Parti içi disiplin

Detaylı

BİLİNÇLİ ELEKTRİK TÜKETİMİ KONULU WEB SAYFASI

BİLİNÇLİ ELEKTRİK TÜKETİMİ KONULU WEB SAYFASI BİLİNÇLİ ELEKTRİK TÜKETİMİ KONULU WEB SAYFASI HAZIRLAYANLAR 4C SINIFINDAN YAĞMUR ÇEVİK KAAN FANUSÇU ÖZGÜR ARDA ÖNDER BEGÜM ÖNSAL EREN ERTAŞ AYŞENAZ İPEK PROJE DANIŞMANI ASLI ÇAKIR 2009 Ç NDEK LER 1. Giri...

Detaylı

Ekonometri 2 Ders Notları

Ekonometri 2 Ders Notları Ekonometri 2 Ders Notları A. TALHA YALTA TÜRKİYE BİLİMLER AKADEMİSİ AÇIK DERS MALZEMELERİ PROJESİ SÜRÜM 2.0 EKİM 2011 İçindekiler 1 Dizey Cebirinin Gözden Geçirilmesi 1 1.1 Dizeylere İlişkin Temel Kavramlar..................

Detaylı

İngilizce İletişim Becerileri II (ENG 102) Ders Detayları

İngilizce İletişim Becerileri II (ENG 102) Ders Detayları İngilizce İletişim Becerileri II (ENG 102) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS İngilizce İletişim Becerileri II ENG 102 Bahar 2 2 0 3 4 Ön Koşul

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

YÜKSEK LİSANS ve DOKTORA KONTENJAN VE KOŞULLARI

YÜKSEK LİSANS ve DOKTORA KONTENJAN VE KOŞULLARI ve KONTENJAN VE KOŞULLARI İŞLETME ANABİLİM DALI Muhasebe ve Finansman 15 2 1 18 İİBF, Siyasal Bilgiler, İşletme, İktisat, Mühendislik ve Turizm Fakültelerinin İşletme, İktisat, Endüstri Mühendisliği, Turizm

Detaylı

İçindekiler Jeofizikte Modellemenin Amaç ve Kapsamı Geneleştirilmiş Ters Kuram ve Jeofizikte Ters Problem Çözümleri

İçindekiler Jeofizikte Modellemenin Amaç ve Kapsamı Geneleştirilmiş Ters Kuram ve Jeofizikte Ters Problem Çözümleri İçindekiler Jeofizikte Modellemenin Amaç ve Kapsamı 1 Giriş 1 Tanımsal ve Stokastik Taklaşımlarla Problem Çözümlerinin Temel İlkeleri 2 Tanımsal Yaklaşımda Düz Problem Çözümlerinde Modelleme ilkeleri 4

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM VE EĞİTİM İŞ GÜVENLİĞİ VE İŞÇİ SAĞLIĞI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

KİŞİSEL GELİŞİM VE EĞİTİM İŞ GÜVENLİĞİ VE İŞÇİ SAĞLIĞI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü KİŞİSEL GELİŞİM VE EĞİTİM İŞ GÜVENLİĞİ VE İŞÇİ SAĞLIĞI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2010 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin

Detaylı

İşletme Gelişimi Atölye Soruları

İşletme Gelişimi Atölye Soruları İşletme Gelişimi Atölye Soruları Şemsettin Akçay Satış Pazarlama ve İnovasyon Mühendisi İşletmenizi Başarıya Götüren 50 Soru! Bir gün küçük kızımız Lara (o zaman 3.5 yaşındaydı): Baba deniz gölgesi nedir,

Detaylı

SANAT VE TASARIM GUAJ BOYA RESĠM MODÜLER PROGRAMI (YETERLĠĞE DAYALI)

SANAT VE TASARIM GUAJ BOYA RESĠM MODÜLER PROGRAMI (YETERLĠĞE DAYALI) T.C. MĠLLÎ EĞĠTĠM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü SANAT VE TASARIM GUAJ BOYA RESĠM MODÜLER PROGRAMI (YETERLĠĞE DAYALI) 2011 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde sanat dallarının değişim ile karşı

Detaylı

Öğretim Üyesinin Adı: Yrd. Doç. Dr. Milena Yordanova

Öğretim Üyesinin Adı: Yrd. Doç. Dr. Milena Yordanova Öğretim Üyesinin Adı: Yrd. Doç. Dr. Milena Yordanova AKTS: 13+8* Dersin Adı: Uygulamalı Türk Dili 1 yordanova_milena@yahoo.com Dersin Yılı: 1 Dersin Yarıyılı: 1 (kış dönemi) En az Orta seviyede (Avrupa

Detaylı

MAT223 AYRIK MATEMATİK

MAT223 AYRIK MATEMATİK MAT223 AYRIK MATEMATİK Çizgeler 7. Bölüm Emrah Akyar Anadolu Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümü, ESKİŞEHİR 2014 2015 Öğretim Yılı Çift ve Tek Dereceler Çizgeler Çift ve Tek Dereceler Soru 51 kişinin

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

SORU: Bölgeye katkı sağlayacak özel bir proje sahibi iktisadi kalkınma programında %50 hibeden fazlasını karşılayamıyorsa bir destek var mı?

SORU: Bölgeye katkı sağlayacak özel bir proje sahibi iktisadi kalkınma programında %50 hibeden fazlasını karşılayamıyorsa bir destek var mı? SORU: Bölgeye katkı sağlayacak özel bir proje sahibi iktisadi kalkınma programında %50 hibeden fazlasını karşılayamıyorsa bir destek var mı? 1. CEVAP: İktisadi kalkınma destek programında hiçbir destek

Detaylı

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor?

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Doç.Dr. Nilgün GÖRER TAMER (Şehir Plancısı) Her fakülte içerdiği bölümlerin bilim alanına bağlı olarak farklılaşan öznel

Detaylı

KİM OLDUĞUMUZ. Bireyin kendi doğasını sorgulaması, inançlar ve değerler, kişisel, fiziksel, zihinsel, sosyal ve ruhsal sağlık, aileleri,

KİM OLDUĞUMUZ. Bireyin kendi doğasını sorgulaması, inançlar ve değerler, kişisel, fiziksel, zihinsel, sosyal ve ruhsal sağlık, aileleri, 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (09 Eylül 2013 25 Ekim 2013 ) Sayın Velimiz, Sizlerle daha önce paylaştığımız gibi okulumuzda PYP çalışmaları yürütülmektedir. Bu kapsamda; PYP disiplinler üstü temaları ile

Detaylı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Büyükşehir Belediyesi tarafından yatırımı gerçekleştirilen çevreci yatırım;

Detaylı

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri Dil Gelişimi Yaş gruplarına göre g temel dil gelişimi imi bilgileri Çocuklarda Dil ve İletişim im Doğumdan umdan itibaren çocukların çevresiyle iletişim im kurma çabaları hem sözel s hem de sözel olmayan

Detaylı

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ İSMEK İN USTALARI ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ 10-17 MART 2014 / Dolmabahçe Sanat Galerisi Başkan dan eserlerin hiçbiri zahmetsiz,

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ATATÜRK İLKELERİ VE İNKİLAP TARİHİ I AİT401 7 2 + 0 2 2. Yok. Ön Koşul Dersleri.

DERS BİLGİLERİ. Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ATATÜRK İLKELERİ VE İNKİLAP TARİHİ I AİT401 7 2 + 0 2 2. Yok. Ön Koşul Dersleri. DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ATATÜRK İLKELERİ VE İNKİLAP TARİHİ I AİT401 7 2 + 0 2 2 Ön Koşul Dersleri Yok Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu Dersin

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

Konforun Tanımı Değişti...

Konforun Tanımı Değişti... 2 Konforun Tanımı Değişti... Beyterrace özgün mimarisi ve merkezi lokasyonu ile alışıla gelmiş yapılardan farklı olarak doğayla iç içe, güvenli ve huzurlu bir yaşamın sunduğu ayrıcalıklı olanaklarla ev

Detaylı

Başkan Kocadon Muğla basınını Bodrum da ağırladı

Başkan Kocadon Muğla basınını Bodrum da ağırladı Başkan Kocadon Muğla basınını Bodrum da ağırladı Başkan Kocadon : Artık hep beraber diyoruz ki Muğla aşkıyla yanıp tutuşalım Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle

Detaylı

DĠL ve KONUġMA GELĠġĠMĠ DESTEK EĞĠTĠM SETĠ KULLANMA KILAVUZU (15 ünite ve 30 kategori)

DĠL ve KONUġMA GELĠġĠMĠ DESTEK EĞĠTĠM SETĠ KULLANMA KILAVUZU (15 ünite ve 30 kategori) DĠL ve KONUġMA GELĠġĠMĠ DESTEK EĞĠTĠM SETĠ KULLANMA KILAVUZU (15 ünite ve 30 kategori) Set, toplam 15 alt ünite ve 30 kategoriden oluşmaktadır. Her sette ortalama 90 ile 120 arasında kart bulunmaktadır.

Detaylı

ZEKAT FITIR SADAKASI SADAKA FARZ VACİP SÜNNET HÜKMÜ ŞARTI NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM HERKEZ

ZEKAT FITIR SADAKASI SADAKA FARZ VACİP SÜNNET HÜKMÜ ŞARTI NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM HERKEZ HÜKMÜ ŞARTI ZEKAT FITIR SADAKASI SADAKA FARZ VACİP SÜNNET NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM HERKEZ

Detaylı

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİ TOPLULUKLARI KOORDİNATÖRLÜĞÜ YÖNERGESİ

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİ TOPLULUKLARI KOORDİNATÖRLÜĞÜ YÖNERGESİ SELÇUK ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİ TOPLULUKLARI KOORDİNATÖRLÜĞÜ YÖNERGESİ Amaç Madde 1. Bu yönerge, Selçuk Üniversitesi öğrencilerinin eğitim-öğretim dışında kalan zamanlarını değerlendirerek sosyal, kültürel,

Detaylı

MODEL SORU - 1 DEKİ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ

MODEL SORU - 1 DEKİ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ 5 BÖÜ RENER 1 2 ODE SORU - 1 DEİ SORUARIN ÇÖÜERİ T aralığı yalnız, T aralığı ise yalnız kaynaktan ışık alabilir aralığı her iki kaynaktan ışık alabileceğinden, + ( + yeşil) = renkte görünür I II O IV III

Detaylı

Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar

Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar 2013 / 2014 SAYI: 04 Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar Haftanın Bazı Başlıkları Sağ ve Sol Beynin Şifreleri Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları

Detaylı

AB ve sosyal politika: giri. Oturum 1: Roma dan Lizbon a

AB ve sosyal politika: giri. Oturum 1: Roma dan Lizbon a AB ve sosyal politika: giri Oturum 1: Roma dan Lizbon a AB entegrasyonu Gönüllü süreç Ba ms z Devletler ortak politikalar tasarlamak ve uygulamak amac yla uluslarüstü yap lara Uluslararas Antla malar yoluyla

Detaylı

AKADEMİK PERSONEL ALIMI Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının web Sitesinde, Akademik Kadro İlanları Bölümünde İlan Edilmiştir.

AKADEMİK PERSONEL ALIMI Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının web Sitesinde, Akademik Kadro İlanları Bölümünde İlan Edilmiştir. AKADEMİK PERSONEL ALIMI Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının web Sitesinde, Akademik Kadro İlanları Bölümünde İlan Edilmiştir. ERCİYES ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNDEN DUYURU: Üniversitemiz birimlerine, 2547

Detaylı

Ac badem Sa k Grubu Hem irelik Hizmetleri Direktörlü ü 2011 Hem irelik Haftas Etkinlikleri ACIBADEM MASLAK HASTANES

Ac badem Sa k Grubu Hem irelik Hizmetleri Direktörlü ü 2011 Hem irelik Haftas Etkinlikleri ACIBADEM MASLAK HASTANES Ac badem Sa k Grubu Hem irelik Hizmetleri Direktörlü ü 2011 Hem irelik Haftas Etkinlikleri ASG hem irelik haftas etkinlikleri 12 17 May s 2011 tarihleri aras nda gerçekle ti. 12 May s ta Ac badem Maslak

Detaylı

Amacımız Fark Yaratacak Makine Mühendisleri Yetiştirmek - OAIB Moment Expo

Amacımız Fark Yaratacak Makine Mühendisleri Yetiştirmek - OAIB Moment Expo Sayfa 1 / 6 OCAK 2016 SAYI: 92 Gelişen teknolojiye ayak uydurabilen, teknik bilgi ve becerilere sahip fark yaratacak lider makine mühendisleri yetiştirmek üzere yola çıktıklarını belirten MEF Üniversitesi

Detaylı

fen eğitim kurumları www.fenkoleji.com

fen eğitim kurumları www.fenkoleji.com fen eğitim kurumları www.fenkoleji.com K 8 Fen Koleji'nde, anas n f ndan 8. S n fa kadar bütünlük ve devaml l k arz eden bir e itim program uygulan r. Bu programla tüm s n f düzeylerinde ö rencilere temel

Detaylı

G D S 4 2013 MART. Sınıf Ders Ünite Kazanım. 9. sınıf Dil ve Anlatım Türkçenin Ses Özellikleri 1. Türkçedeki seslerin özelliklerini açıklar.

G D S 4 2013 MART. Sınıf Ders Ünite Kazanım. 9. sınıf Dil ve Anlatım Türkçenin Ses Özellikleri 1. Türkçedeki seslerin özelliklerini açıklar. G D S 4 2013 MART Sınıf Ders Ünite Kazanım 9. sınıf Dil ve Anlatım Türkçenin Ses Özellikleri 1. Türkçedeki seslerin ni açıklar. 9. sınıf Dil ve Anlatım Türkçenin Ses Özellikleri 2. Türkçedeki ses uyumlarının

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Birinci Böliinı BİLİMSEL ARAŞTIRMA VE TEKNOLOJİK GELİŞMENİN ÖNEMİ

İÇİNDEKİLER. Birinci Böliinı BİLİMSEL ARAŞTIRMA VE TEKNOLOJİK GELİŞMENİN ÖNEMİ İÇİNDEKİLER Birinci Böliinı BİLİMSEL ARAŞTIRMA VE TEKNOLOJİK GELİŞMENİN ÖNEMİ A. Eski Mısırlılardan Sanayi Devrimine Kadarki Dönemde Bilimin Gelişimi...1 B. Ülkelerarası Gelişmişlik Farklarının Ortaya

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MİDİLLİ İŞ VE İNCELEME GEZİSİ 14-15 HAZİRAN 2013 DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER VE ULUSLARARASI ORGANİZASYONLAR MÜDÜRLÜĞÜ

İZMİR TİCARET ODASI MİDİLLİ İŞ VE İNCELEME GEZİSİ 14-15 HAZİRAN 2013 DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER VE ULUSLARARASI ORGANİZASYONLAR MÜDÜRLÜĞÜ İZMİR TİCARET ODASI MİDİLLİ İŞ VE İNCELEME GEZİSİ 14-15 HAZİRAN 2013 DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER VE ULUSLARARASI ORGANİZASYONLAR MÜDÜRLÜĞÜ Hazırlayanlar: Gündem Kont, Mine Güneş, Ahmet Toprak Dış İlişkiler

Detaylı

GİYİM ÜRETİM TEKNOLOJİSİ ÇOCUK DIŞ GİYSİLERİ DİKİMİ (CEKET- MONT- MANTO) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

GİYİM ÜRETİM TEKNOLOJİSİ ÇOCUK DIŞ GİYSİLERİ DİKİMİ (CEKET- MONT- MANTO) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü GİYİM ÜRETİM TEKNOLOJİSİ ÇOCUK DIŞ GİYSİLERİ DİKİMİ (CEKET- MONT- MANTO) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2008 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:19 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:22

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:19 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:22 Çocuğumun Sık Sık Başı Ağrıyor Ne Yapabilirim? Başağrısı toplumun büyük kesiminde görülebilen ve insanların büyük çoğunluğunun hayatlarının değişik dönemlerinde karşılaştığı ve çare aradığı bir problemdir.

Detaylı

MAĞARA RESİMLERİ 40 BİN YIL ÖNCESİNDEN BİZE ULAŞTI

MAĞARA RESİMLERİ 40 BİN YIL ÖNCESİNDEN BİZE ULAŞTI MAĞARA RESİMLERİ 40 BİN YIL ÖNCESİNDEN BİZE ULAŞTI İlk insanlar Taş Devri boyunca, çoğu Avrupa da olan mağara resimleri yaptı. Dinsel amaçlı olduğu sanılan resimlerde, hayvan ve insan figürleri vardır.

Detaylı

KONUTTA YENİ FİKİRLER

KONUTTA YENİ FİKİRLER KONUTTA YENİ FİKİRLER İSTANBUL TUZLA DA KONUT YERLEŞİMİ TASARIMI ULUSAL ÖĞRENCİ MİMARİ FİKİR PROJESİ YARIŞMASI JÜRİ DEĞERLENDİRME TUTANAĞI KONUTTA YENİ FİKİRLER: EMİNEVİM İstanbul, Tuzla da Konut Yerleşimi

Detaylı

PROF. DR. HÜLYA SAVRAN. hsavran@balikesir.edu.tr. 4. ÖĞRENİM DURUMU Derece Alan Üniversite Yıl Lisans

PROF. DR. HÜLYA SAVRAN. hsavran@balikesir.edu.tr. 4. ÖĞRENİM DURUMU Derece Alan Üniversite Yıl Lisans PROF. DR. HÜLYA SAVRAN ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı Hülya SAVRAN İletişim Bilgileri Adres Telefon Mail Balıkesir Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Bölümü 10145 Çağış Yerleşkesi / BALIKESİR 0 266 612 10 00

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

Teşekkürler Üçüncü Baskıya Giriş. Kitapta ele alman çeşitli durumlar İkidilliliğin dili. Ailede ikidilliliğin türleri

Teşekkürler Üçüncü Baskıya Giriş. Kitapta ele alman çeşitli durumlar İkidilliliğin dili. Ailede ikidilliliğin türleri İÇİNDEKİLER Teşekkürler Üçüncü Baskıya Giriş GİRİŞ Kitapta ele alman çeşitli durumlar İkidilliliğin dili Ailede ikidilliliğin türleri Çeşitli ikidillilik durumları Kitabın içeriği Yazar Kitabın üslubu

Detaylı

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları. HASTA İŞİ İnsanların içlerinde barındırdıkları ve çoğunlukla kaçmaya çalıştıkları bir benlikleri vardır. O benliklerin içinde yaşadıkları olaylar ve onlardan arta kalan üzüntüler barınır, zaten bu yüzdendir

Detaylı

Gelecekteki dinamizmin temelleri gelenek ve tecrübelerdir.

Gelecekteki dinamizmin temelleri gelenek ve tecrübelerdir. Gelecekteki dinamizmin temelleri gelenek ve tecrübelerdir. Medikal teknoloji alanında iyi tanınmı ve geleneksel olarak aile irketi olan 4. jenerasyon Bay Thomas Butsch tarafından y netilmektedir. Kendisi

Detaylı