ve Demokratik Özerklik Ermeni Sorunu ve kısa bir karşılaştırma! Pozitif Ayrımcılık Üzerine Denizleri Öldürenler PANORAMA

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ve Demokratik Özerklik Ermeni Sorunu ve kısa bir karşılaştırma! Pozitif Ayrımcılık Üzerine Denizleri Öldürenler PANORAMA"

Transkript

1 Karkerên jin û mêr! Ji xeynî zencîrên we tiştekî we yê wendakirinê tune! Hûn dikanin cîhanekê nu wergirin! İKİ AYLIK SİYASİ / TEORİK GAZETE Kadın ve erkek işçiler! Zincirlerinizden başka kaybedecek birşeyiniz yok! Kazanacağınız yeni bir dünya var! EYLÜL/EKİM 2010/08 FİYATI 2 TL ISSN X147 Kürtler ve Demokratik Özerklik Ermeni Sorunu ve kısa bir karşılaştırma! Pozitif Ayrımcılık Üzerine Denizleri Öldürenler PANORAMA Hindistan/Bhopal: Sonu gelmeyen bir felaket! Kanada: G8 ve G20 zirvelerinde anlaşma yok!

2 editörden - içindekiler Değerli okuyucu, bir aylık aradan sonra tekrar birlikteyiz. Yeni dönemde değişiklikler içeren bir yayın organı ile birlikte sizlerle olmaya devam edeceğiz. Dergimizde hem periyod hem de içerik açısından önemli değişikliklere gidiyoruz. Dergimiz bundan sonra 2 aylık aralıklarla yayınlanacak ve teorik sorunların ağırlıkta olduğu bir yayın organı olacak. Öncelikle işçi sınıfının ve sendikal hareketin, uluslararası komünist hareketin, ülkemizde devrimci hareketin sorunlarını tartışacağız, cevaplar arayacağız. Dergimizin 2 ayda bir yayınlanması ve teorik sorunlara ağırlıklı olarak yer verilmesi onun, gerek ülkemizde gerekse uluslararası alanda yaşanan güncel olaylara tavır takınmayacağı anlamına gelmez. Tam tersine, bizim teorik yayın organından anladığımız, içinde bulunduğumuz güncel siyasipolitik sorunlardan kopuk olmayan fakat bu sorunları doğru analiz ederek doğru marksist-leninist siyaset ile birleştirmeyi hedefleyen ve bu bakış EDİTÖRDEN açısıyla sonuçlar çıkaran bir yayın siyasetidir. Yeni Dünya İçin ÇAĞRI dergisinin yanısıra, esas olarak işçi sınıfının hem teorik hem de güncel politik sorunlarına yer vereceğimiz Yeni İşçi Dünyası (YİD) gazetesi de ayda bir kez düzenli olarak yayınlanmaya devam edecek. Her iki yayın organımızın da hedeflediği amaca ulaşabilmesi, kuşkusuz siz okurlarımızın yayınları ne oranda sahiplendiği ile doğrudan bağlantılı olacaktır. Yayın organlarına yazılar göndermek, tartışmalar yürütmek, dağıtımının daha da yaygınlaşması ve gerçek anlamda bir kitle yayın organı haline gelmesi için bilinçli ve aktif bir çaba sarfetmek bizim okurlarımızdan beklediğimiz en önemli katkılardır. Bu gerçekleştiği oranda hedefimize ulaşabiliriz. Tüm okurlarımızın yeni bir yayın döneminde yeni bir enerjiyle mücadelelerinde başarılar diliyoruz. Önümüzdeki sayıda buluşmak dileğiyle Ağustos 2010 Yeni Dünya İçin Çağrı İÇİNDEKİLER GÜNDEM Referanduma doğru giderken Türkiye den Adalet Manzaraları...9 HALKLARIN KARDEŞLİĞİ İÇİN Kürtler ve Demokratik Özerklik...13 Provokasyonlara dikkat! Türk, Kürt çatışması kışkırtılmaya çalışılıyor!...16 GÜNCEL YAŞ ta bilek güreşi!...19 Umudumuz Kılıçdaroğlu!...21 YENİ KADIN DÜNYASI Pozitif ayrımcılık üzerine...24 GÜNCEL Devrimci, demokratik kamuoyuna: Devrimci 1 Mayıs Platformu ndan çekiliyoruz...26 Lahey Adalet Divanı: Kosova da tek taraflı bağımsızlık kararı uluslararası hukuka aykırı değil!...27 Kavganın Doğrusu Doğrunun Kavgası İİbrahim Kaypakkaya nasıl anılmaz!...29 PANORAMA Sonu gelmeyen bir felaket!...32 G8 ve G20 zirvelerinde anlaşma yok!...34 Sovyet Ansiklopedisi nde Ermeni sorunu ve kısa bir karşılaştırma...37 OKUR MEKTUBU Serbest Kürsü Marksizm ve Küçük Burjuva Terminatörleri...43 YAŞAMA TEMELLERİNİ KORUMA MÜCADELESİ DENİZLERİ ÖLDÜRENLER Yeni Dünya İçin ÇAĞRI Gazetesi adına Sahibi ve Sorumlu Yazıişleri Müdürü: Aziz Özer Yönetim Yeri ve Adresi: Fatih Mah. Bahçeyolu Cad. Ülbeği İş Merkezi No: 9 Kat: 4 Esenyurt / İstanbul Tel/Fax: (0212) Banka Hesap: Türkiye İş Bankası Galatasaray-İstanbul, Hesap No: Sayı: 147 Eylül/Ekim 2010 ISSN X147 Fiyatı: Türkiye: 2 TL Türkiye Dışı: 1,50 Euro Baskı: Uğur Matbaacılık Tel.: (212) Litros Yolu 2. Matbaacılar Sitesi 6. Kat A Blok 4 NA Topkapı - İstanbul Yayın Türü: Yerel Süreli

3 Referanduma doğru giderken... gündem 26 maddeden oluşan Anayasa değişiklik paketi üzerine ikinci tur görüşmeler Mayıs ayı başında mecliste tamamlandı. İkinci turun sürprizi, Anayasa değişiklik önerisinin parti kapatmalarını meclisin iznine bağlayan ve hemen hemen imkansız kılan 8. maddesinin oylanmasında yaşandı. 1. turda 337 oyla geçen bu madde, ikinci turda referandum eşiği olan gerekli minimum 330 oyun altında kalarak paketten düştü. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül 12 Mayıs da paketi onayladı. Anayasada 26 değişiklik öngören yasa taslağı aynı gün Resmi Gazete de arasında oyla kabul edildiğinden, Anayasa gereği olarak referanduma sunulmak üzere yayınlandı. CHP iki gün sonra, DSP milletvekillerinin ve kimi bağımsızların da katkısıyla 111 imza ile Anayasa Mahkemesi nde iptal davası açtı. Anayasa Mahkemesi kararı Anayasa Mahkemesi nin, Anayasa değişikliği paketi hakkında CHP nin açtığı iptal davasında aldığı karar Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç tarafından 7 Temmuz akşamı civarında yapılan bir basın toplantısı ile açıklandı. Buna göre: Mahkeme heyeti önce paketi şekil yönünden inceledi. CHP nin AKP milletvekillerinin pakete ilişkin oy kullanırken kullandıkları oyları birbirine göstermesiyle gizlilik ilkesinin ihlal edildiği iddiasını şekil incelemesi sırasında ele aldı. Heyet bu iddia nedeniyle paketin iptal edilmesi şeklindeki talebi oybirliği reddetti. CHP nin ilk teklifte Mehmet Ali Şahin in imzasının bulunması nedeniyle teklifin iptal edilmesi yönündeki iddiası da üyeler tarafından ciddiye alınmadı. CHP nin yine şekil incelemesi kapsamında paketin ivedilikle görüşülmediği konusundaki iddiasını da heyet yerinde bulmadı. Böylece mahkeme dava dilekçesinde yer alan şekil yönündeki iddiaların tamamını reddetti. Mahkeme üyelerinin şekil denetimi incelemesinin ardından paketin Anayasa nın 4. maddesinde öngörülen teklif edilmezlik yasağı kapsamında olduğu iddiasını tartıştı. Dört üyenin karşı çıkmasına rağmen yedi üyenin oyuyla paketin esas incelemesine geçen heyet, 8, 14, 16, 19, 22 ve 26. maddeleri esastan inceledi. Anayasa Mahkemesi ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu nun (HSYK) üye yapısını değiştiren iki maddedeki 33 kelime ve iki bağlacı iptal etti. İptal edilen maddeler Anayasa mahkemesi ve 3

4 gündem 4 HSYK ya üye seçiminde uyulacak esasları belirliyor. Değişiklik paketinde yer alan düzenlemeler Anayasa Mahkemesi ve HSYK ya üye seçimi için ilgili kurumlarda yapılacak oylamalarda her seçicinin kaç aday belirlenecek olursa olsun sadece bir adaya oy verebilmesini öngörüyordu. İptalle mevcut sistemin devamı benimsenerek, seçicilerin belirlenecek aday sayısı kadar oy vermesi hükme bağlandı. Yüksek Mahkeme ayrıca Cumhurbaşkanı nın HSYK ya doğrudan seçeceği dört üyeyi iktisat ve siyasal bilimler dallarında görev yapan öğretim üyeleri ve üst kademe yöneticileri arasından belirleyebilmesini öngören hükmü de iptal etti. Cumhurbaşkanı bu üyeleri hukukçu akademisyenlerle avukatlar arasından seçebilecek. Anayasa Mahkemesi nin kararının guguki açıdan anlamı Anayasa Mahkemesi nin bu kararı aslında hem iptal davasını açanlar, hem de bu davanın toptan reddedilmesini savunanlar açısından beklenmeyen incelikte bir karar. Karar en başta CHP nin Anayasa değişiklik paketi hakkındaki toptan iptal istemi oybirliği ile reddedildiği noktada Anayasa değişiklik paketi konusunda planlanan referandumun yapılacağı anlamına geliyor. Nitekim YSK da, CHP den yükselen şimdi ortaya yeni bir metin çıktı, YSK referandumu ertelemeli, bu metin üzerine Mecliste görüşülmelidir taleplerine rağmen, bekletmeden yaptığı açıklamada referandumun daha önceden planlandığı gibi 12 Eylül de yapılacağını, yapılacak referandumda da Anayasa Mahkemesi nde düzeltilen metnin referanduma sunulacağını açıkladı. Yani 12 Eylül de şimdi Anayasa Mahkemesinin de onayından geçmiş ve redakte edilmiş bir metin referanduma sunulacak. CHP nin tek tek maddeler hakkında getirdiği iptal istemleri konusunda, bu maddelerin bir bölümünde Anayasa Mahkemesi, Mahkeme Başkanı H. Kılıç ın deyimiyle şekil denetimi üzerinden esasın denetimine geçti. Bu denetim sonucunda tek tek maddelerin hiç birinde, çoğunluk iptalden yana olmasına rağmen (6 oy) 2/3 çoğunluk (7 oy) bulunamadığı için maddeler bütünüyle iptal edilmedi. Bunun yerine iki ana maddede (Anayasa mahkemesi ve HSYK nu yeniden düzenleyen maddeler) madde konusu olan yüksek yargı kurumlarına yeni seçimler bağlamında kullanılacak yöntemle ilgili öngörülen yöntem (her oy kullananın yalnızca bir kişiye oy vermesi) ile ilgili cümlelerin üzeri çizildi. Anayasa Mahkemesi bu bağlamda önüne gelen Anayasa değişikliği yasasını bazı noktalarda düzelterek yasa koyucunun işini yaptı. Anayasa Mahkemesi nin aldığı bu karar aslında Anayasa Mahkemesi nin Anayasada kendine tanınmayan bir hakkı (Anayasa değişikliklerini içerik olarak - esasa girerek - denetleme) resmen kullanmasıdır. Bu 367 ve türban kararlarından sonra artık bir çeşit içtihat haline getirilmiştir. Anayasa Mahkemesi bu tavrıyla Anayasa yapıcılık görevini kendi kendine vermiş durumdadır. Anayasa Mahkemesi nin Anayasayı hiçe sayması bu karar bağlamında bununla da sınırlı değil. Anayasa nın 153. maddesinin birinci Cümlesi aynen şöyledir: Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçeleri yazılmadan açıklanamaz. Bu açık hükme rağmen, Anayasa Mahkemesi başkanı 7 Temmuz akşamı kameraların karşısına geçiyor, Anayasa değişikliği yasasında iptal ettiklerini ve etmediklerini, henüz gerekçe filan yazılmadan, açıklıyor! O kadar delinmiş Anayasa, bir de burada delinmiş! Ne olur yani! Karar açıklaması da, hukuka değil ama guguka uygundur. Anayasa Mahkemesi nin kararının siyasi anlamı Anayasa Mahkemesi nin kararı hukuki değil siyasi bir karardır. Anayasa Mahkemesi bu kararında da, bundan önceki benzer kararlarında olduğu gibi hukuki değil siyasi aktör olarak davranmış, açıkça siyasi bir karar almıştır. Aldığı karar çok ince bir siyaset mühendisliği ürünüdür. CHP nin Anayasa değişiklik paketini Anayasa Mahkemesi ne götürmekteki amacı onu toptan (ki onlara göre en iyisi bu olurdu ) ya da en azından yüksek yargı ile ilgili iki maddesini iptal ettirmek idi. Anayasa Mahkemesi nin yapısı göz önüne alındığında, bu normal sonuçtu da. Gerçekte bugünkü Anayasa Mahkemesi üyelerinin büyük çoğunluğu CHP ile aynı ideolojide, aynı dalga boyutunda düşünen, davranan kişilerdir. 10 a 1, ya da 9 a 2, en kötü durumda 7 e 4 iptal kararı çıkması hiç sürpriz olmazdı. İptal kararı çıkıp çıkmayacağı değil, daha çok toptan iptal mi, yoksa yalnızca iki maddenin iptali mi sorusu üzerine tartışılıyor; olası iptal kararı üzerine AKP nin 12 Eylül ü erken seçim için kullanıp kullanmayacağı üzerine tahminler yürütülüyordu. Bu açıdan Anayasa Mahkemesi nin aldığı, iptali yalnızca Anayasa Mah-

5 kemesi ve HSYK na yapılacak seçim usulleri ile ilgili bazı cümlelerin iptali ile sınırlayan Anayasa mahkemesi kararı sürpriz oldu. Bu karar bu haliyle, ne AKP Nil, ne de CHP ni memnun etti. Eczacı terazisiyle ince ayar Anayasa Mahkemesi nin kararı hukuki değil siyasi bir karardır. Anayasa Mahkemesi bu kararında da, bundan önceki benzer kararlarında olduğu gibi hukuki değil siyasi aktör olarak davranmış, açıkça siyasi bir karar almıştır. Aldığı karar çok ince bir siyaset mühendisliği ürünüdür. Anayasa Mahkemesi nin kararının en önemli yanı CHP nin toptan iptal veya o olmazsa, iki maddenin iptali istemlerinin geri çevrilmiş olmasıdır. Anayasa Mahkemesi nin aslında iptal etme imkanına sahip Kemalist çoğunluğu bunu yapmamış, referandumun yapılması yönünde karar almıştır. Aslında bu karar çok ince bir siyasi mühendislik hesabına işaret etmektedir. Görünen odur ki, Anayasa Mahkemesi nin ideolojik Kemalist çoğunluğu AKP ye verilecek bir mağduriyetin ona zarardan çok yarar getireceği konusunda dersini almıştır. İptal sonucunun çıkmamasının temelinde AKP nin elinden mağduru oynama kozunun alınmak istenmesi yatmaktadır. Çıkacak bir iptal kararı, bu iptal kararı ister toptan iptal olsun ve referandumun yapılmasını engellesin, isterse iki maddenin iptali biçiminde olsun, AKP nin yüksek yargı tarafından önünün kesilmesi, mağdur duruma düşürülmesi olacaktı. Parlamentoda becerilemeyen, yargı yoluyla yapılmış olacaktı. Geçmişte bunun sonuçları bu gibi mağduriyet durumları ertesinde yapılan seçimlerde görüldü. AKP bu gibi mağduriyetler ertesinde seçimlerden güçlenerek çıktı. Anayasa Mahkemesi bu ince ayar kararı ile AKP ni mağdur göstermemeye dikkat etmiştir. İptal kararı çıkmaması aynı zamanda AKP açısından parlamento seçimlerinin 12 Eylül e çekilerek baskın seçim olarak yapabilmesinin olası gerekçesini de ortadan kaldırmıştır. Yine görünen odur ki, CHP deki iktidar değişikliği biraz da medyanın pompalaması ile- ideolojik Kemalist kesimde ciddi bir iktidar değişikliği, AKP nin en kötü halde bir CHP-MHP koalisyonu ile iktidardan uzaklaştırılması olasılığı ve umudunu yeşertmiştir. İdeolojik Kemalist kesim yıllardan bu yana ilk kez seçimlerle işbaşına gelebilme konusunda umutlanmıştır. Anayasa Mahkemesi nin kararı aynı zamanda bu umudun, bir kez daha deneme isteğinin bir ifadesidir. Bu umudun oluştuğu yerde bir iptal kararı ile AKP nin mağduru oynayabilecek role sokulması bu umuda ters bir iş olur, CHP nin işini zorlaştırabilirdi. Anayasa Mahkemesi kararı aynı zamanda CHP ne yeni yönetim altında, genel seçimlerden önce, ona hazırlık olarak referandum yoluyla kendini deneme fırsatı sunan bir karardır. Referandumun bütün olarak Anayasa değişikliğinin içeriğinin tartışılmasından kopartılıp, AKP iktidarından memnuniyet testine, AKP iktidarına evet mi/hayır mı referandumuna dönüştürülmesi halinde, hayır oylarının bir genel seçimde AKP ye oy verecek olanların bir bölümünün de hayır oylarıyla- baskın çıkma ihtimali vardır. Hayırların baskın çıkması durumunda AKP önemli bir yenilgi almış olacak, bu 2011 de yapılacak genel seçimlerde, AKP nin seçimlerle götürülmesi umudunu büyütebilecektir. Toptan iptal yerine seçim yönteminin Anayasa Mahkemesi tarafından yeniden yazılması ve Cumhurbaşkanı nın seçecekleri konusunda alanının biraz daraltılması anlamına gelen bir karar, aslında çok ince bir hesap işi, çok ince bir siyasi mühendislik ürünüdür. Toptan iptal olmaması ile AKP nin mağduriyet durumu yok gösterilmektedir. Fakat diğer yandan seçim yönteminin eski tipte devam etmesi ile yüksek yargıda Kemalist egemenlik daha uzun yıllar garanti altına alınmış, AKP nin yüksek yargıyı kısa sürede ele geçirme planının önü kesilmiş olmaktadır. Yani önümüzdeki dönemde de AKP nin iktidarının sürmesi halinde, yüksek yargı en azından 5-10 yıllık bir dönemde Kemalistlerin egemenliği altında kalmaya devam edecek, şimdi olduğu gibi yasama ve yürütmeyi sonuçta belirleyecektir. Alınan kararın pratik anlamı budur. Çatışmanın iki tarafı açısından da aslında bütün Anayasa değişikliği paketinde üç madde önemli idi. Birini ( parti yasaklanması ile ilgili olanını) AKP zaten geçiremedi. Diğer ikisinde de Anayasa gündem 5

6 gündem 6 Mahkemesi kararı ile AKP nin zaman planının üzeri çizildi. Anayasa Mahkemesi kararı ile AKP ne mağduriyet görüntüsü kazandırılmadan AKP nin zaman planı geçersiz kılındı. İşte guguk konularında şeytana pabucu ters giydiren Kanadoğlu nun bile hiç düşünmediği ni itiraf ettiği kararın anlamı budur. Bu kadar ince ayara ancak şapka çıkartılır!!! Referandumda ne oylanacak? 12 Eylül de yapılacak referandumda, resmen ve kağıt üzerinde Anayasa Mahkemesi nin aldığı kararla son biçimine bürünen 1982 Anayasası nın bazı maddelerinde değişiklikleri öngören yasa, Meclisten AKP nin oylarıyla geçen, son biçimi Anayasa Mahkemesi tarafından verilen Anayasa değişiklikleri paketi halk oyuna sunulacak. Bu değişiklikler kısaca şöyle: *Kadın-erkek eşitliği konusunda alınacak tedbirler, Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamayacak. *Herkes kendisi ile ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahip olacak. *Yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması nedeniyle ve hakim kararıyla sınırlandırabilecek. *Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça ana ve babası ile kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahip olacak. Devlet, her türlü istismara karşı çocukları koruyucu tedbirleri alacak. *Aynı iş kolunda birden fazla sendikaya üye olunabilecek. *Memurlara ve diğer kamu görevlilerine toplu sözleşme yapma hakkı tanınacak. Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde, taraflar Kamu Görevlileri Kuruluna başvurabilecek. Kurul kararları, kesin ve toplu sözleşme hükmünde olacak. Toplu sözleşme emeklilere de yansıtılacak. *Greve katılan işçilerin ve sendikanın kasıtlı veya kusurlu hareketleri sonucu grev uygulanan iş yerinde neden oldukları maddi zarardan sendika sorumlu tutulamayacak. Siyasi amaçlı grev ve lokavt, dayanışma grevi ve lokavtı, genel grev ve lokavt, iş yeri işgali, iş yavaşlatma, verim düşürme ve diğer direnişlere ilişkin yasaklar kaldırılacak. *Kamu Denetçiliği Kurumu (ombudsmanlık) oluşturulacak. *Milletvekilliğinin düşürülmesi uygulaması kaldırılacak. *TBMM Başkanlık Divanı 2. dönem sonuna kadar görev yapacak. *Yüksek Askeri Şuranın (YAŞ) terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hariç, her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolu açılacak. *Adalet hizmetleri ile savcıların idari görevleri yönünden Adalet Bakanlığınca denetimi, adalet müfettişleri ile hakim ve savcı mesleğinden olan iç denetçiler; araştırma, inceleme ve soruşturma işlemleri ise adalet müfettişlerince yapılacak *Askeri mahkemeler, asker kişiler tarafından işlenen askeri suçlar ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevli olacak. *Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlara ait davalar, her durumda adliye mahkemelerinde görülecek. *Siviller, savaş hali dışında askeri mahkemelerde yargılanamayacak. * Halen 11 asıl 4 yedek üyeli Anayasa Mahkemesi, 17 asıl üyeden oluşacak. TBMM, 2 üyeyi, Sayıştay Genel Kurulunun gösterdiği 3 er aday arasından; 1 üyeyi ise baro başkanlarının avukatlar arasından göstereceği 3 aday arasından gizli oyla seçecek. İki ayrı daire oluşturulacak. Siyasi partilere ilişkin dava ve başvurulara, iptal ve itiraz davaları ile Yüce Divan sıfatıyla yürütülecek yargılamalara, Anayasa Mahkemesi Genel Kurul u bakacak. Meclis Başkanı, Genelkurmay Başkanı, kuvvet komutanları ile Jandarma Genel Komutanı da görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divanda yargılanacak. Yüce Divan kararlarına karşı yeniden inceleme başvurusu yapılabilecek. Genel Kurulun yeniden inceleme sonucu verdiği kararlar kesin olacak. Anayasa Mahkemesi ne kişisel başvuru da mümkün olacak. *Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyeleri için hakimlik teminatı geçerli olacak *Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) yeniden yapılandırılacak. HSYK nın halen 7 olan üye sayısı 22 e, 5 olan yedek üye sayısı ise 12 ye çıkarılacak. HSYK, 3 daire halinde çalışacak. HSYK nın Başkanı, Adalet Bakanı olmaya devam edecek. Adalet Bakanlığı Müsteşarının Kurulda yer alması uygulaması da sürecek. *Ekonomik ve Sosyal Konsey Anayasa kapsamına alınacak.

7 *12 Eylül dönemindeki Milli Güvenlik Konseyi üyeleri ile bu dönemde kurulan hükümetler ve Danışma Meclisi nde görev alanların yargılanmasını önleyen geçici 15. maddesi yürürlükten kaldırılıyor. Görüldüğü gibi yapılmak istenen değişikliklerin tümü sonuçta Anayasal düzlemde ele alındığında, 1982 faşist Anayasasından uzaklaşma, ona göre burjuva demokrasisi yönünde ilerleme anlamına gelen değişikliklerdir. Bu değişiklikler bundan önceki 150 nin üzerindeki Anayasa değişikliği gibi, 1982 Anayasasının faşist özüne, onun temeline, başlangıç ilkelerine, Genel Esas lar bölümüne dokunmamaktadır. Hal böyle olduğu için bugüne kadarki bu en kapsamlı değişiklikler de sonuçta 1982 Anayasasının faşist özünü, ruhunu koruyan, onu kozmetik değişikliklerle reforme edip, kabul edilebilir hale getirme işlevine sahip değişikliklerdir. Anayasa değişikliklerinin bu iki yanını ortaya koymayan her değerlendirme eksik ve yanlış olacaktır. Referandumda tavır ve cepheler Hayır cephesi: Anayasa değişikliklerinin birinci yanını, yapılan bu değişikliklerin, değişiklik yapılan her noktada 1982 Anayasasına göre, gerici burjuva demokratik bir Anayasa yönünde bir ilerleme, bir reform anlamına geldiği gerçeğini yok saymaktadır. Onlara göre bu Anayasa değişiklikleri değil, bu değişimlikleri yapan AKP nin niyeti önemlidir. Onun niyeti ise kötüdür. Her halde bu Anayasa değişiklikleri AKP tarafından demokratik, laik, sosyal hukuk devleti ni ele geçirip yıkmak, yerine (birkaç yıl önceye kadar şeriat devleti diyorlardı, son dönemde herhalde bunun fazla inandırıcılığı kalmadığı için olsa gerek bundan vaz geçtiler) Tek Parti, tek kişinin faşist diktatörlüğünü geçirmek için yapılıyor. Bunun için bu cephe bütün referandum tartışmalarında değişikliklerin içeriğinin tartışmasından kaçınıyor, referandumda taktikleri, referandumu Anayasa değişikliği referandumu olmaktan çıkarıp, AKP hakkında bir güven oylamasına dönüştürmek üzerine kurulu. Bu durumda AKP nin 8 yıllık iktidar yorgunluğunun ve ona karşı bizzat AKP ye genel seçimlerde oy vermiş olan bir kesimi içinde de gelişen tepkilerin sandığa hayır olarak yansıması sonucu, hayırların baskın çıkabileceğini hesaplıyorlar. Tabii bu arada referanduma kadar olan dönemde Türkiye/Kuzey Kürdistan da çatışmaların artması, şehit lerin, şehit cenazelerinin artması, toplumsal alanda Türk-Kürt çatışması görüntülerinin de artması, AKP nin yönetim zaafının gösterilmesi için elzem ve uygundur. AKP nin yönetim zaafına tepkiler de, hayır oylarını arttıracak bir rol oynayacaktır. Bu cephe için, bu cephe içinde de öncelikle açık darbeciler (Ergenekoncular) ve MHP için referandum kampanyasının önemli bir ayağı AKP nin yönetim zaafının gösterilmesi olacaktır. Buna yönelik eylemlerin bu dönemde artması kimseyi şaşırtmamalıdır. Evet cephesi ise yapılacak referandumun AKP nin onaylanması veya onaylanmaması referandumu olmadığını vurgulayarak, evet oylarının AKP ye evet oyları olarak yorumlanmayacağını söyleyerek, AKP ne tepkinin sandığa hayır olarak yansımasını engellenmeye çalışıyor. Tabii bu açıklamalar evetlerin baskın çıkması halinde bunun AKP nin hanesine zafer olarak yazılmasını engellemeyecektir. Evet cephesi bir yandan referandum, AKP referandumu değildir diyerek, hayır cephesinin taktiğini boşa çıkarmaya çalışırken, diğer yandan da referandumu darbelere /12 Eylül e evet mi/hayır mı referandumuna dönüştürmeye çalışarak evet oylarını arttırmaya, CHP ve MHP, BDP tabanından da oy almaya çalışıyor. İçerik tartışmasında da evet cephesi bu Anayasa değişikliklerinin 12 Eylül Anayasasının özünü değiştirmediği eleştirileri karşısında, özellikle bu cephenin liberal sözcüleri ağzından yetersiz ama evet, bu hiç yoktan iyidir kampanyası yürütüyor. AKP tartışmayı bir yandan genel düzlemde darbelere/12 Eylül e evet mi hayır mı ikileminde yürütürken, diğer yandan da yapılan değişikliklerin içeriğinin bireysel özgürlük ve hakların sınırlarını genişletme, demokratikleşme yönünde adımlar olduğunu anlatan bir kampanya yürütüyor. Evet/hayır cepheleri dışında bir de boykot cephesi var. Bu cephede hemen tüm devrimci örgütler ve nasyonal sosyalist sol dışındaki bütün reformist örgütler var. Boykot cephesi esas olarak hayırın pratikte, AKP ne hayır derken aynı zamanda 1982 Anayasasının sürmesine evet; evetin ise bir yandan 1982 Anayasasının belirli noktalarda değiştirilmesine evet yanında AKP ne evet demek olduğu temelinde; Türkiye nin yepyeni bir Anayasaya ihtiyacı olduğu ve fakat bu Anayasa değişikliklerinin bu ihtiyaca cevap olmadığı, bu değişikliklerle yeni bir Anayasa ihtiyacının ötelendiği gerekçeleriyle boykot tavrı takınıyor. AKP boykot tavrını ısrarla hayır tavrıyla bir ve aynı göstererek, boykotçuların tabanında var olan hiç yoktan gündem 7

8 gündem 8 iyi, ehven-i şer oyları evete kazanmaya çalışıyor. Bu cephe içinde kitlesel gücü olan ve etkilediği kitlenin oyu referandum sonucunda belirli bir ağırlığa sahip olan ve eğer sonuç az farkla çıkacak olursa belirleyici de olabilecek olan tek güç BDP. BDP açısından taktik kaygılarla, boykot yerine evet oyu yönünde çağrı yapıp yapmama tartışmasının bir anlamı var. Etkileyeceği oy oranları onbinlerde bir büyüklüklerde hareket eden diğer boykotçu güçler için bunun tartışılmasının da bir anlamı yok. BDP ise içinde bulunduğumuz durumda AKP ni baş düşman gören tavrıyla bunu tartışmadı. Tabanın en azından bir bölümünde olan evet eğilimini kırmanın bir aracı olarak boykotu seçti. Bunu anlatmakta da oldukça zorlanıyor ve aynı hayırcılar gibi bu Anayasa değişikliklerindeki relatif ilerlemeyi yok sayıyor, gözlerden gizliyor. BDP nin bu tavrı sürdürüp sürdürmeyeceği tabii sonuçta Abdullah Öcalan ın tavrına bağlı. A.Öcalan ise son görüşme notlarında bundan önceki kesin boykotçu tavrından uzaklaşarak, Referandum konusunda halkımız her yerde her bölgede her kentte toplanacaklar, durumu tartışacaklar ve bir karara varacaklar. Kimsenin iradesine ipotek koymuyoruz. Ancak serbest bırakıyoruz derken kimse yanlış anlamasın, yine boykot olabilir ancak halkımız referandum öncesi evvela toplanacak, bol bol tartışacak ve gelişecek sürece göre kendisi karar verecek. Yanılmıyorsam referandumda evet ile hayır atbaşı durumda gidiyor. BDP burada kilit konumundadır. BDP nin tavrı referandum sonuçlarını etkiler. BDP önümüzdeki günlerde bu konuda toplantılar da yapmalıdır. diyor. Bu önümüzdeki bir aylık dönemde az bir olasılık olsa da A. Öcalan ın dolayısı ile BDP nin de pazarlık gücünü arttırmak ve tabandan kopmamak için evete yönelmesinin önünü açabilecek bir tavırdır. Ya da en azından boykota ve hayırlara rağmen evetlerin baskın çıkması halinde yenilgi nin suçunu Öcalan ı anlamayan BDP ye yıkmanın bir aracı olabilir. Bu bağlamda BDP bugüne kadar boykot siyasetini gayet iddialı yürütüyor, hatta boykot oylarının çoğunluğu oluşturacağını iddia ediyor. Bu iddia boş iddiadır. Geniş boykot çağrı cephesinin boykot çağrısı zaten %25 lerde olan normal boykot oylarını maksimum 10 puan civarında arttırabilir. O da bir takım AKP seçmenlerinin de AKP ne bir ihtarda bulunmak için sandığa gitmemesi ile mümkün olur. Doğru tavır Anayasa değişiklik paketinin özünü, AKP nin iktidar yürüyüşü önünde engel konumunda olan yüksek yargının etki alanının sınırlandırılması, egemenliğinin kırılması ve askeri egemenliği geriletmek oluşturuyor. Anayasa Mahkemesi kararı sonucu, AKP nin istediği tam gerçekleşmemiş olsa da paketin özü budur Anayasa Mahkemesi, HSYK yapısını değiştiren değişiklikler, YAŞ kararlarına yargı yolu, sivillerin askeri mahkemelerde yargılanmalarının önünün kapatılması, darbecilere sivil yargı yolu, paket içinde AKP açısından çok önemli değişikliklerdir. Paket içindeki diğer bütün olumlu değişiklikler, bu öz yanında dolgu malzemesi işlevini görüyor. Referandumda oylanacak olan gerçekte şudur: AKP den yana mı, AKP karşıtlarından mı yanasın? Egemen sınıflar arasındaki iç çatışmada kimden yanasın? Liberal burjuvazi mi, bürokrat burjuvazi mi? Liberal burjuvazinin mi, bürokrat burjuvazinin mi siyasetini destekliyorsun? Referandumda hayır oyu vermek 1982 faşist Ana yasasının olduğu gibi kalsın oyudur. Referandumda evet oyu ise, öncelikli olarak AKP nin iktidar yürüyüşünde ona verilmiş destek oyudur. Hayır ve evetin bu anlama geldiği bu durumda sınıf bi linçli işçilerin, devrim isteyen insanların, gerçekten demokratik bir ülke isteyen insanların takınacağı tek doğru tavır vardır: Referandumu boykot etmek! Boykot egemen sınıfların iktidar mücadelesinde bizi kuyruk larına takma çabalarına hayır demektir. Hayır! Egemenler arasındaki iktidar mücadelesinde, burjuvazinin iki kanadından birini tercih etmek zorunda değiliz. Hayır! Hayır ve evet arasında sıkışıp kalmak zorunda değiliz. Hayır! Kötünün iyisini tercih etmek zorunda değiliz. Biz ne 1982 faşist Anayasası, ne de 1982 nin teme lini koruyup demokratlaştırıyorum diyen 2010 AKP Anayasasından yanayız. Ne 12 Eylül faşist Anayasası, ne de AKP nin iktidar yürüyüşünü kolaylaştıran Anayasa! Biz işçilerin köylülerin, tüm emekçilerin iktidar olduğu, demokratik bir ülkenin demokratik Anayasasından yanayız. Demokratik halk iktidarında, işçiler, köylüler, tüm emekçiler için demokratik Anayasa, gerçek anlamda demokrasi ancak o zaman gerçekleşecektir. Kapitalist sistem içerisinde demokratik bir Anayasa gerçekleşemez. Demokratik bir Anayasa için mücadele devrim mücadelesi olarak yürütülmek zorundadır. 11 Ağustos 2010

9 Türkiye den Adalet Manzaraları güncel Anayasanın 2. maddesinde Türkiye nin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğunu yazar. Bu ilkenin cumhuriyetin temel bir ilkesi olduğu belirtilir. Türkiye de yasalar, parlamento, yargı vb. kurumlar var. Bu kurumların olması Türkiye nin gerçek anlamda bir hukuk devleti olduğu anlamına gelmemektedir. Faşizmin en gerici diktatörlüğünün uygulandığı Hitler Almanyasın da bile, kanunlar, mahkemeler ve parlamento vardı. Tarih boyunca zulüm ve baskı politikaları mahkemeler aracılığıyla uygulandı. Türkiye nin yakın tarihine bakıldığında İstiklal Mahkemeleri ve daha sonraki süreçlerde özel mahkemeler kuruldu. Muhaliflere karşı baskı ve zulüm politikaları mahkemeler aracılığıyla uygulandı. 87 yıllık T.C tarihi, muhaliflere karşı uygulanan baskı ve katliam tarihidir. İstiklal Mahkemelerinde binlerce insan yargılatıldı ve 1500 kişi idam edildi. Prof. Dr. Semih Gemalmaz ın Türkiye de Ölüm Cezası adlı eserinde verilen bilgilere göre 1920 ile 1984 yılları arasında 15 i kadın toplam 712 kişi idam edildi. Mahkemelerin verdiği idam kararlarının yanı sıra, binlerce insan yargısız infaz edildi. Türkiye, insan haklarını güvence altına alan bir çok uluslararası sözleşmeye imza koymuştur. Bu sözleşmeler, insan haklarını güvence altına alma konusunda Türkiye ye önemli sorumluluklar yüklemektedir. Türkiye nin insan haklarıyla ilgili en önemli yükümlülüğü ise, yurtaşların insan haklarını anayasa ve yasalarıyla tanımak, bireylerin bu haklarını kullanmalarına karışmamak ve bu hakları başkalarının müdahalesine karşı korumaktır. Türkiye de ki hukuk, tüm bireylerin haklarını güvence altına almak yerine, devleti koruma ve kollama işlevine sahiptir. Osmanlı imparatorluğu nun külleri üzerine kurulan bu devlet, Türk olmayan ulus ve azınlık milliyetler üzerinde baskı ve imha politikalarına göre hukuk düzenini şekillendirmiştir. Günümüz Türkiye sinde, hakim sınıflar arasında bir iktidar dalaşı sürmektedir. Türkiye deki hukuk uygulamalarının ardında hukuk felsefesi yoktur. Hukuk kanunlardır. Kanunlar hukuktur. Devleti korumak için, devlet hukukudur bu. Aslında kanun devleti de değil. Çünkü kanunlar yargıçların keyiflerine göre yorumladıkları metinlerdir. Hukukun ardında insan yoktur. Hukuk, hukuk olmaktan çıkarılıp siyasetin bir aracı haline getirilmiştir. Hukuk, egemen sınıfların iktidar mücadelesinde birbirlerine karşı kullandıkları bir araçtır. Yargının üst kesimi 9

10 güncel 10 Kemalist kesimin denetimi altındadır ve iktidarını koruma mücadelesi yürütüyor. Yargının orta ve alt kesimi ise birçok kurum gibi bölünmüş ve önemli ölçüde ideolojik kemalist kesimin kontrolünden çıkmış durumdadır. Yasalar hukuktan koparılıp ötekiler üzerinde baskıya dönüştürülmüştür. Son aylarda hukuk adına kimi kararlar verildi. Bu kararlardan kimi örnekleri belirtmekte fayda var. Bu kararlara bakıldığında yargının gerçek işlevinin ne olduğu daha iyi anlaşılacaktır. Bulanık ta taş atana 11 yıl ceza, adam öldürene tahliye Kürt siyasetçilere ve genelde Kürt halkına yönelik olarak işlenen suçlara hukuk adına göz yumma, suç işleyenleri teşvik anlamına gelen kararlar veriliyor. Muş un Bulanık İlçesi nde 15 Aralık 2009 günü DTP nin kapatılmasını protesto eden halkın üzerine ateş açarak, 2 kişinin ölümü 10 kişinin ise yaralanmasına neden olan Turan Bilen ve kardeşi Metin Bilen in yargılandığı Bulanık davasının 3. duruşması Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi nde görüldü. Olayla ilgili Turan Bilen ile Metin Bilen in yargılanmasına güvenlik gerekçesiyle Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi nde 12 Nisan 2010 da başlanmış fakat Samsun da kapatılan Demokratik Toplum Partisi nin (DTP) eski Genel Başkanı Ahmet Türk ün yumruklu saldırıya uğraması sonucu dava Anakara ya alınmıştı. Duruşmaya BDP Muş Milletvekilleri Nuri Yaman, BDP Hakkari Milletvekili Hamit Geylani, BDP Muş İl Başkanı Nimet Sezgin, BDP Bulanık İlçe Başkanı Rahmi Çelik, Bulanık Belediye Başkanı Ziya Akkaya, BDP Ankara İl ve ilçe yöneticilerinin yanı sıran hayatını kaybeden Necmi Oral ın ailesi ile mağdur avukatları katıldı. Mahkeme heyetinin bir önceki duruşmada mahkemenin talep ettiği gizli tanıklar ve kamera kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporunun okunarak başlanan duruşmada, mağdur avukatlarından Kadir Karaçelik, bilirkişi raporunun tamamen yanlı olarak hazırlandığını belirterek, bilirkişi raporuna tamamen karşıyız. Çünkü görüntüler cımbızlanarak alınmış. Yani rapora göre olay sanki insanların Turan Bilen in dükkanına saldırması ile başlamış gibi, ama görüntüler izlendiği zaman bunun böyle olmayacağı ortadadır. Olay günü 4 polis kamerası kayıt alıyor, ancak ne hikmetse ne görüntülerde ne de raporda Turan Bilen in ateş edişiyle ilgili görüntüler yok dedi. Mağdur avukatlarından Abdül Baki Çelebi ise, gizli tanıklarla ilgili ifade tutanaklarının bir hukuk skandalı olduğunu belirterek ifade kağıtlarının üzerinde ne ifadeyi alan kurumun ne de kişinin isminin veya imzasının bulunmadığını vurguladı. Mahkeme heyetine Turan Bilen in telefon kayıtlarını gösteren Türk Telekom raporunu hatırlatan Çelebi, rapordaki görüşmelere baktığımızda Necmi Oral ın öldürülüşü saat olarak geçiyor. Sanık Turan Bilen in emniyet müdürünü araması ise saat 11.30, yani sanığın Necmi Oral ı öldürdüğü zaman kendisini hiçbir tehlikede hissetmiyor ki ondan sonra Emniyet Müdürünü arıyor dedi. Avukat Çelebi, sanıkların tahliye edilmesi durumunda herkesin kendisinde meşru müdafaa yetkisini göreceğini kaydederek, eğer bugün buradan tahliye çıkarsa, Hatay Dörtyol da da esnaflar kendilerinde meşru müdafaa yetkisi görür ve katliam yapar dedi. Sanık avukatlarının tahliye taleplerinin ardından mahkeme heyetinin, mağdur avukatlarının tahliyeye ilişkin beyanlarını almadan karar vermek için toplanması üzerine tartışma yaşandı. Ara kararı açıklamak isteyen mahkeme heyetine, kendilerinin savunma yapmadığını hatırlatan avukatlara, mahkeme başkanı bağırınca tartışma büyüdü. Bunun üzerine mahkeme başkanı mağdur avukatların savunmasını almadan kararlarını açıkladı. Mahkeme heyeti gizli tanıkların dinlenmesi, kamera kayıtlarının TÜBİ- TAK tarafından incelenmesi taleplerini ve olay günü orada olan muhabirlerin dinlenmesine ilişkin talepleri reddederken tutuklu sanıklar Turan Bilen ve Metin Bilen in meşru müdafaa ve bilirkişi raporuna göre suçun değişebileceğini! göz önünde bulundurarak sanıkların tahliyesine karar verdi. Mahkeme çıkışı basın mensuplarına açıklamalarda bulunan BDP Muş Milletvekili Nuri Yaman, hukukun herkes için lazım olduğunu belirterek, JİTEM elemanlarınca gönüllü ve kadrolu köy koruyucularını yıllarca sürdürdüğü hukuk dışı olayların birinin burada yargı tarafından nasıl hukuksuzca sonuçlandırıldığını ve devlet tarafından aklandığını gördük. Biz Ankara da da hukukun üstünlüğüne inanan hakimler olduğunu bekledik, ne yazık ki bunu göremedik. Olaya karışanlara 11 yıl hapis cezası veriliyor, ama katliamı yapanlar tahliye ediliyor. Bu hukukun katlidir. Yargı safhasında mahkeme başkanının sinirli tavrını ve savunma hakkını ayaklar altına almasını gördük. Bu insanlar bugün devlet eliyle aklandılar dedi. Avukat Şahabettin Göçmen ise, dosyanın zaten tamamen meşru müdafaaya göre yapıldığını kaydet-

11 ken çekilmiş görüntü kaydının bulunduğu belirtildi. Demirbağ, örgüt propagandası yapmak, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek, görevli memura direnmek suçlarından 7 yıl 7 ay hapse mahkum edildi. Demirbağ, daha önce yargılandığı 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası na muhalefet suçundan da 4 yıl mahkumiyet aldı. Böylece Fevzi Demirbağ, toplam 11 yıl 11 ay hapse mahkum edildi. BDP milletvekili Nuri Yaman ın da dediği gibi Bu, hukukun katlidir. gündem ti. Avukat Kadir Karaçelik de, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi nin hukuka ağır bir darbe vurduğunu belirterek, araç olan bu sanıkların arkasında bir örgütlenme olduğu yönünde kanıtları sunmamıza rağmen, mahkemeye ne sunduysak reddetti. Mahkeme bizi sınırladı, söz hakkı dahi vermedi. Taraflı bir soruşturmanın yapıldığına inanıyoruz. Ciddi kanıtlar toplanmadan meşru savunma kararı vermek Türkiye de bir ilktir. Biz bu hukuku çiğneyen mahkeme hakkında gerekli başvuruları yapacağız dedi. Bu kararlar net olarak yargının savaş tarafı olduğunu gösteren ve ırkçı saldırıları, cinayetleri aklayan ve kışkırtan siyasi kararlardır. Taş atana 11 yıl 11 ay DTP nin kapatılmasının ardından Muş un Bulanık ilçesinde yaşanan olaylar sırasında iki kişiyi öldürmekle suçlanan Turan ve Metin Bilgen kardeşler tahliye edilirken, olaylar sırasında polise ve panzerlere taş attığı iddia edilen Fevzi Demirbağ a 11 yıl 11 ay hapis cezası verildi. Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi, Bulanık ilçesindeki olaylara katılan Fevzi Demirbağ hakkında verdiği mahkumiyet kararının gerekçesini açıkladı. Kararda, sanığın, örgüt adına toplanan grup arasında görevli memurlara gaz bombası ve taş atar- Bastır parayı Vur yumruğu! Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılan DTP nin siyasi yasaklı eski Genel Başkanı Mardin eski Milletvekili Ahmet Türk e yumruklu saldırı konusunda süren davada karar 27 Temmuz da açıklandı. Davanın son duruşmasında İsmail Çelik e 1 yıl hapis cezası verilirken bu ceza 6 da 1 oranında oranında artırılarak 1 yıl 2 aya çıkarıldı. Ancak, sanığın duruşmadaki iyi hali göz önüne alınarak ceza 11 ay 20 gün hapse indirildi. Bu ceza da 7 bin TL adli para cezasına çevrildi. Aynı davada kamu malına zarar vermek suçundan 6 yıla kadar hapis cezası istemiyle tutuksuz yarılanan Uğur Keskinsoy ise beraat etti. Yani Türk Yargısı bu kararla BDP li milletvekillerine karşı ırkçı şiddet olaylarında burun kırmanın bedelini 7 bin lira olarak tespit etmiş oldu. Bu ırkçılara saldırın aslanlar diyen bir karardır. Hukuk açısından, insanlık açısından, çok lafı edilen kardeşlik açısından utanç verici bir karardır bu. Şerzan Kurt davası Muğla da 11 Mayıs 2010 tarihinde, Kürt öğrencilere yapılan saldırıda kurşunla ağır yaralanan ve Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi ne kaldırılan 21 yaşındaki İşletme Bölümü öğrencisi Şerzan Kurt, 19 Mayıs ta yaşamını yitirmişti. Yapılan inceleme sonucu, Kurt u vuran silahı Gültekin Şahin isimli polisin ateşlediği saptanmıştı. Kameralarla da saptanan bu görüntünün ardından tutuklanan Şahin hakkında Kastı aşan şekilde adam öldürmek suçlamasıyla müebbet hapis istemiyle dava açılmıştı. Gültekin Şahin, ifadesinde amirinin izin vermesi üzerine polis arkadaşı Oktay Kebapçı ile havaya ateş ettiklerini söylemişti. Muğla Valiliği nin isteği doğrultusunda Adalet Bakanlığı nın talebi üzerine Yargıtay 5. Ceza Dairesi, dosyayı kamu güvenliği gerekçesiyle Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesi nde görülmesine karar verdi. 11

12 güncel 12 Yargıtay ın verdiği nakil kararı üzerine, davanın ilk duruşması Muğla da görülmesi gerekiyordu. Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi de davanın 10 Ağustos 2010 tarihinde görülmesine karar vermişti. 10 Ağustos ta, Şerzan Kurt davası nedeniyle Muğla da geniş güvenlik önlemleri alındı. Emniyette tüm izinler dava nedeniyle iptal edildi. Gelen araçlar kontrol edildi, çevik kuvvet ekipleri de Muğla Adliyesi önünde adeta kuş uçurtmadı. Ellerindeki döviz ve pankartlarla adliye önüne gelen Şerzan Kurt un yakınları ve aralarında BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık ın da bulunduğu grup, Türkçe ve Kürtçe olarak Şerzan yoldaş ölümsüzdür, Katil polis hesap verecek, Artık yeter sloganlarını attı. Grubu adliyede bir supriz bekliyordu. Dava 9 Ağustos ta görülmüş ve avukatlara haber verme gereği duyulmamıştı. Yargıtay dan gelen nakil kararı üzerine, mahkeme evrak üzerinden davadan el çekme kararı almıştı. Bu karardan avukatların haberi yoktu. Avukatlar, savcının yanına giderek bu duruma uzun süre itiraz etti. İtirazın reddedilmesi üzerine, adliye dışına çıkan Kurt un avukatlarından Arif Ali Cangı gruba seslendi: Bugün saat da davanın çağrısı yapıldı. Duruşmada valiliğin talebi üzerine davanın bundan sonraki oturumların Eskişehir de yapılacağı duyurulacaktı. Duruşmaya geldiğimiz zaman, mahkemece dün saat civarında Yargıtay dan gelen nakil kararı gerekçe gösterilerek, evrak üzerinden davadan el çekme kararı alındığını öğrendik. Bundan ne yazık ki, hiç birimizin haberi yok dedi. Avukatlara haber verilmeden duruşma yapılır mı? yapılır. Çünkü burası Türkiye 28 yıllık Dev-Yol ana davasında nihayet karar çıktı! Egemenler arasındaki iktidar dalaşında son dönemlerde özellikle Ergenekon davaları ile ilgili olarak Ergenekon un resmi ve gayri resmi avukatlarından sıkça duyduğumuz ve doğru olan bir laf var. Geç gelen adalet adalet değildir. diyorlar. Haklı olarak uzun süren davada tutuklamanın bir tedbir olmaktan çıkıp, henüz suçlulukları kanıtlanmamış, hüküm giymemiş insanlar için cezaya dönüştüğünden yakınıyorlar. Doğru şikayetlenmeleri. Fakat bu akıllarına ancak bu uygulama kendilerine, aslında suçlu değil kahraman gördüklerine yöneldiğinde akıllarına geliyor. Türkiye de bugün de özde süren 12 Eylül hukuku onbinlerce devrimciyi, sosyalisti, yurtseveri, komünisti yıllarca hükümsüz- tutuklu tuttu, zindanlarda çürüttü, işkenceden geçirdi. Bugün Ergenekon davalarında gürültü edenlerin büyük çoğunluğunun bu pratik karşısındaki tavırları en iyi halde susarak onaylamak, birçok halde ise aktif olarak bu tavrı savunmaktı! O zaman Akıllarının ucundan yapılanların hukuksuzluk olduğu geçmiyordu. Hemen bütün devrimci örgüt davaları 10 larca yıl sürdü. Binlerce devrimci bu davalar sırasında yıllarca hükümsüztutuklu kaldılar. Bu davalardan biri örneğin, Dev Yol Ana davası, dava başladıktan 28 yıl sonra, Haziran 2010 da nihayet karara bağlandı. Dava, daha önce 6. Ağır Ceza mahkemesinde karara bağlanmış, fakat sanıkların savunma haklarının kısıtlandığı gerekçesiyle savunma tarafından Yargıtay a götürülmüştü. Yargıtay itirazı haklı bulmuş, kararı bozarak davayı yeniden görülmek üzere yine kararı alan mahkemeye geri göndermişti. Bozma kararının ardından Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi nde tekrar görülmeye başlanan Dev-Yol örgütü ana davası Haziran 2010 da bir kez daha karara bağlandı. Mahkeme, 1982 de görülmeye başlanan davada, daha önce verdiği kararda direnerek, 19 sanığı müebbet, atılı suç tarihinde yaşı 18 den küçük olan 2 sanığı ise 16 yıl 8 er ay hapis cezasına mahkum etti. Mahkeme, 2006 da verdiği kararda direnerek, sanıklardan Nuri Özdemir, Emin Koçer, Yaşar Kanbur, Nurettin Aytun, Cahit Akçam, Murat Parlakay, Erdoğan Genç, Hasan Ertürk, Yusuf Yıldırım, Mehmet Hassoy, Hilmi İzmirli, Celal Mut, Melih Pekdemir, Ahmet Akın Dirik, Atalay Dede, Hıdır Adıyaman, Turhan Yalçın Bürkev, Halil Yasin Ketenoğlu ve Bünyamin İnan ı Anayasal düzeni cebren bozmaya teşebbüs etmek suçlamasıyla müebbet hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, atılı suç tarihinde yaşı küçük olan Veli Yıldırım ve Hüseyin Aslan ı ise 16 yıl 8 er ay hapis cezasına mahkum etti. Mahkeme, yurt dışında bulunan sanık Halil Yasin Ketenoğlu nun bozma ilamına karşı beyanının alınmasına gerek görmedi. Alınan kararların gelinen yerde pratik bir anlamı yok. Çünkü bütün sanıklar zaten bu 28 yıl içinde yapılan bir dizi yasa değişikliği, ve hükümsüz yattıkları yıllarca süren hapislik sonucu- verilen cezaları çekmiş durumdalar. Türkiye de guguk böyle işledi, işliyor. Hrant Dink bir kez daha vuruldu 19 Ocak 2007 yılında Hrant Dink katledildi. Hrant

13 Dink in katledileceği devlet yetkilileri tarafından önceden biliniyordu. Ama nedense bir türlü önlem alma gereğini duymuyorlardı. Hrant ın katledilmesinin ardından İstanbul Valisi Muammer Güler basit bir olay, Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah örgüt bağlantısı yok, milliyetçi duygularla işlenmiş bir cinayet yönünde açıklamalar yaptılar. Kolluk güçleri, Hrant ın katil zanlısı Ogün Samast ile vatan toprağı kutsaldır, kaderine terk edilemez yazısı bulunan bayrak önünde hatıra fotoğrafı çekme yarışına girdiler. Katilleri duruşmaya getiren resmi aracın plakasında ya sev, ya terk et yazısını okuduk hep birlikte. Futbol maçlarında ayağa kalkmayan Ermeni olsun! tezahüratlarını ve beyaz bere takıp hepimiz O.S. yiz sloganlarını duyduk. Yasin Hayal in avukatının duruşmalarda, Hrant ın yakınları ve müdahil avukatlara yönelik ırkçı ve hakaret eden sözleri basına yansıdı. Hrant davasında sadece tetikçiler yargılanıyor. Deliller ve gerçek suçlular gizleniyor. Kolluk kuvvetlerinin katillerle içiçe olduğu yönlü haberlerin medyada yaygın halde yer almasına rağmen zanlılara bir türlü erişilemiyor! Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nde, öldürülen Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink le ilgili davada, Türk hükümetine, Cinayeti niye önleyemediniz? sorusu yöneltildi. Medyada çıkan haberlere göre Türkiye savunmasında, Dink in halkı tahrik ederek nefret suçu işlediğini öne sürdü. Devlet tarafından korunmadığı iddiasına da tehdit edilmiş olsaydı koruma isterdi, istemedi yanıtı verildi. Hükümetin AİHM e gönderdiği yazıda Dink in Türklüğe hakaret ten yargılanması savunuldu. Dink i hedefe koyan ve 301. maddeden ceza almasına neden olan yazıyla, Agos u tehdit eden bir kişinin eylemi bir tutuldu. Savunmada bununla da yetinilmedi ve Dink konusunda emsal gösterilen ikinci kişi bir Nazi ydi. Hrant Dink in tehditlere ve cinayet planlarının bilinmesine karşın korunmadığı iddialarına yönelik verilen yanıtta da cinayetle ilgili bugüne kadar ortaya çıkan gerçekler hiçe sayıldı. Hükümet AİHM ye gönderdiği savunmasında, soruşturmaların derinlemesine ve etkin bir şekilde yürütüldüğünü öne sürüyor. Oysa şimdiye kadar sadece tetikçiler yargılanıyor. Yargı denilen mekanizma olayın perde arkasını araştırma ve gerçek failleri ortaya çıkarma görevini yerine getiremiyor. Hukukun guguk olduğu bir ülkedir Türkiye. Bu hukuksuzlukların hesabı elbet bir gün sorulacaktır. Ağustos 2010 Kürtler ve Demokratik Özerklik Demokratik Toplum Kongresi, Eş Başkanlar Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk başkanlığında Ağustos tarihlerinde Diyarbakır da toplandı. Basına kapalı yapılan toplantıya BDP milletvekilleri, BDP li Belediye Başkanları ve Kandil den gelen grupta bulunan M. Şerif Gençdal katıldı. İki gün süren toplantı sonrasında Demokratik Özerklik Projesi nin ana eksenini oluşturduğu bir dizi karar alındı. DTK Daimi Meclis inin aldığı bu kararlar Ahmet Türk tarafından açıklandı. Alınan kararlar esas itibariyle şöyle: - Özerk Kürdistan talebi. Ahmet Türk Özerk Kürdistan ın birlikte yaşama projesi olduğunu ve bu konuda bir çalıştay düzenleneceğini açıkladı. Ayrıca DTK nin Kürt ulusal birliğine yönelik çalışmalar yapacağını ve başta hükümet, Öcalan ve PKK olmak üzere çözüme katkıda bulunabilecek herkesle görüşeceklerini bildirdi. - PKK nin eylemsizlik kararı almasının ardından müzakere sürecinin başlatılması. Bu konudaki temel gündem maddelerini ise Türk Yeni bir demokratik anayasanın hazırlanması, haksız şekilde tutuklu bulunan barış grubu üyeleri ve Kürt siyasetçilerin bırakılması, yüzde 10 barajının kaldırılması, terörle mücadele yasası başta olmak üzere tüm antidemokratik yasaların yürürlükten kaldırılması olarak açıkladı. Ayrıca bu taleplerin 13 Eylül den hemen sonra temel gündem olarak tartışılacağının taahhüt edilmesi istendi. Aynı talepler KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan dan da gelmişti. Karayılan ile yapılan bir röportaj 17 Ağustos tarihinde yayınlandı. Bu röportajda Karayılan da Eylemsizlik hangi koşullarda uzar ya da kalıcı duruma gelir? sorusu üzerine 14 halkların kardeşliği için 13

14 halkların kardeşliği için DTK nin demokratik özerklik projesi aslında ulusların kendi kaderini tayin hakkının sulandırılmış halidir. Bu ulusal hakkın rafa kaldırılması, Kürt halkının mücadele azminin reformist talepler uğruna heba edilmesidir. Talep bugün var olan zoraki birliğin bir miktar yumuşatılması talebidir. Çünkü her sorunu çözebilecek sihirli bir değnek gibi gösterilen Demokratik Özerklik kapitalist-emperyalist sistem içerisinde getirilen, zoraki birliği kültürel hakları tanıyan zoraki bir birlik haline dönüştüren bir taleptir. Bu yanıyla da proje Türk ve Kürt burjuvazisinin uzun vadeli çıkarlarına hizmet etmektedir. 14 Nisan dan bu yana haksız yere tutuklanan sivil Kürt siyasetçileri ile barış grubu üyeleri serbest bırakılmalıdırlar. ( ) bu haksızlık giderilmeden yumuşama ve uzlaşma ortamı gelişmez. ( ) Diğer bir şey ise, Önderliğimizin en son üç madde şeklinde kamuoyuna açıkladığı ve kalıcı çözümü kesinleştirecek perspektifi vardır. Bu perspektif temelinde müzakere sürecinin başlatılması, ki mevcut olan bir diyalog sayılabilinir, bundan sonra müzakere sürecinin başlatılması gereklidir. Aynı zamanda önder Apo nun çözüm sürecine aktif katılabilmesinin koşulları yaratılmalıdır. Çünkü böyle bir süreci koşulları olması halinde ancak önder Apo sürdürebilir. Diğer bir husus ise, dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde olmayan yüzde 10 seçim barajının aşağı çekilmesidir. Neden? Çünkü bu Kürtlere karşı bir tampondur. Bu baraj bunun için muhafaza ediliyor. Bu koşullar eğer gerçekleştirilirse, süreç bu biçimde kalıcı bir barışa doğru ilerleyerek sonuç alıcı bir sürece dönüşebilir. cevabını vermişti. - Referandumu boykot. DTK, BDP nin almış olduğu boykot kararının ilkeli bir görüş olduğunu açıkladı. Kürt sorununun aynı zamanda Türkiye nin sorunu olduğunu söyleyen Türk, sorunun çözülmesi için Hükümet desteğinin de gerekli olduğunu ve Kürtlerin artık savaş istemediğini belirtti. - Silahların tamamen susturulması. Tüm taraflarla görüşmeler yapacaklarını söyleyen Ahmet Türk Ne Türk ne de Kürt halkının bu sürece tahammülü kalmamıştır dedi. - Azadiya Welat gazetesinin kapatılması. DTK nin sonuç açıklamasında Azadiya Welat gazetesinin kapatılması kınandı ve basının susturulması demokrasinin susturulması olarak açıklandı. Demokratik Özerklik nedir? Aslında bu yeni bir talep değil. Geçmişte de Demokratik Konfederalizm vb. isimlerle gündeme gelen bir talepti. Ancak bugün Kürt ulusal hareketi DTK aracılığı ile bu talebi daha yüksek sesle getirir oldu. Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir Demokratik Özerklik i şöyle tanımlanıyor: Demokratik Türkiye bütün etnik kimliklerin, emekçilerin inançların hiç kendisini dışarıda görmediği, baskılanmadığı, kendini özgürce ifade ettiği ve aynı zamanda dağılımında da adaletin sağlandığı demokratik, müreffeh bir Türkiye yaratma projesidir. ( ) Özerk Doğu olacak Özerk Orta Karadeniz olacak, aynı zamanda Demokratik Türkiye Özerk Kürdistan olacak. ( ) Demokratik özerklik projesinde TBMM var olmaya kesinlikle devam edecektir. ( ) İstiklal Marşı, Türkiye de okunmaya devam edecektir. Türk bayrağı Türkiye de dalgalanmaya devam edecektir. Buna da hiçbir itirazımız yok ama bununla birlikte her bölgede bölgesel parlamento olacaktır. Bu bölgesel parlamentolardan

15 bir tanesi de Kürdistan Bölgesel Parlamentosu olacaktır. Türk bayrağının yanında Türkiye bayrağının yanında benim dedelerimin, hepinizin dedelerinin de katkısı ile ödemiş olduğu bedelle elde edilen ( ) Kürt halkının da yerel renkleri, bayrağı da gökyüzünde olacaktır. KCK operasyonların tutuklanan Demokratik Toplum Kongresi sözcüsü Hatip Dicle de Demokratik Özerklik in yerinden yönetim ilkesi ile halkın iktidara katılım mekanizması sunduğunu belirtmişti. Dicle, Demokratik Özerklik in dünyadaki uygulamalarının olumlu sonuçlar yarattığını, yönetime yabancılaşmayı ortadan kaldırdığını, halkın siyasi iradesini geliştirdiğini, bürokratik, hantal, masraflı, anti-demokratik işleyişin aşılmasını sağladığını, dengeli gelir ve kaynak kullanımına yol açarak, daha verimli bir hizmete olanak sunacağını, etnik, kültürel, dini çok renkliliğin korunup geliştirilmesini sağlayacağını, militarist, ırkçı, baskıcı merkezi yapıların ortaya çıkmasını engelleyeceğini belirtmişti. KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan da Demokratik Özerklik Projesi nin alternatifinin ayrılma olduğunu belirterek mücadeleleri açısından bu projenin stratejik olduğunu açıkladı. Karayılan Haziran ayında yaptığı açıklamada Kürt özgürlük ve demokrasi hareketi olarak kendi çözümümüzü kendimizin geliştirmesi çerçevesinde ilk adım olarak demokratik özerkliği ilan etme görevimiz ve hedefimiz vardır. Demokratik özerklik aslında devleti demokratik çözüme zorlama adımıdır. Devlet çözüme gelmezse de özerkliğini kendisinin sürdürmesi tutumudur. Buna rağmen hiçbir surette çözüme gelinmez, ilan edilen demokratik özerklik hedeflenerek, yok edilmek istenirse o zaman devlet olmadan kendi çözümümüzü demokratik konfederal eksende geliştirme seçeneğine yönelmek durumunda kalacağız. Demokratik özerkliği hedefler ve buna gelinmezse geriye kendi başının çaresine bakma seçeneği kalıyor ve o zaman biz de buna yönelmek durumunda olacağız. DTK nin demokratik özerklik projesi sadece K. Kürdistan ı değil TC sınırlarının tamamını kapsıyor. Bu yönüyle talep örneğin Özerk Arap, Laz, Çerkes, Ermeni vd. bölgelerin oluşturulmasını içeriyor. DTK nin demokratik özerklik projesi aslında ulusların kendi kaderini tayin hakkının sulandırılmış halidir. Bu ulusal hakkın rafa kaldırılması, Kürt halkının mücadele azminin reformist talepler uğruna heba edilmesidir. Talep bugün varolan zoraki birliğin bir miktar yumuşatılması talebidir. Çünkü her sorunu çözebilecek sihirli bir değnek gibi gösterilen Demokratik Özerklik kapitalist-emperyalist sistem içerisinde getirilen, zoraki birliği kültürel hakları tanıyan zoraki bir birlik haline dönüştüren bir taleptir. Bu yanıyla da proje Türk ve Kürt burjuvazisinin uzun vadeli çıkarlarına hizmet etmektedir. Talep edilen özerklik gerici burjuva demokratik ülkelerdeki eyalet sisteminin bir versiyonudur. Biçimsel olarak her ülke somutunda farklılıklar gösterse de özerklik veya eyalet yönetimi aslında merkezi otoritenin güçlendirilmesine, merkezi otoritenin tüm gücünü sermayenin egemenliği için harcamasına, kapitalist-emperyalist hedefleri için daha fazla güç elde etmesine hizmet etmektedir. Özerk bölgeler veya eyaletler kültürel işlerle meşgul olurken (tabi ki burada da bir kar pastası vardır) merkezi otorite tüm gücünü sermayenin emrine vermektedir. Türkiye de Demokratik Özerklik in gerçekleşmesi durumunda, bu düne göre ileri olsa da, ulusal sorun gerçek anlamda çözülmeyecektir. Ulusal baskı, zoraki birlik, ulusal eşitsizlik, asimilasyon vb. sürecektir. İşçi ve emekçilerin, ezilen, dışlanan, baskı altında tutulan ulusların yoksulluklarını, sömürülmelerini değiştirmeyecektir. Bu yüzden asıl hedef ulusların kendi kaderini koşulsuz olarak tayin edebilecekleri, isterlerle ayrılma hakkını kullanabilecekleri (ki biz gönüllü ve eşit birlikten yanayız) demokratik halk iktidarı için devrim mücadelesi olmalıdır. Sosyalizme doğru ilerleyen demokratik halk iktidarı koşullarında tüm ulusların kendi kaderlerini tayin hakkı ve isterlerse ayrılma hakkı garanti altındadır. Bu iktidar şartlarında oluşturulacak cumhuriyetlerin ve özerk bölgelerin eşit ve demokratik katılımı ile güçlü bir birlik oluşturulacaktır. Bu iktidar ulusların ve ulusal azınlıkların sadece kültürel-sosyal haklarını korumakla kalmaz, onların ekonomik haklarını da güvence altına alır. İşçi ve emekçilerin, köylülerin sermaye tarafından sömürülmeleri, yoksullaştırılmaları, savaşlarda katledilmeleri, açlık ve sefalete sürüklenmeleri son bulur. Bu yüzden Türk, Kürt, Arap ve diğer tüm milliyetlerden işçi ve emekçiler, ezilenler devrim için, demokratik halk iktidarı için mücadele etmelidirler. Kendi kaderlerini kendi ellerine almalıdırlar. Biz sihirli bir değnek vadetmiyoruz. Çağrımız, birlikte yapmanın, birlikte yönetmenin ve birlikte eşit, özgür, tok yaşamanın çağrısıdır halkların kardeşliği için 15

16 halkların kardeşliği için Provokasyonlara dikkat! Türk, Kürt çatışması kışkırtılmaya çalışılıyor! 16 Önümüzdeki dönemde bir referandum, referandum sonuçlarına göre tarihi belki öne çekilebilecek, fakat her halükarda en geç bir yıl içinde yapılacak olan bir genel seçim var. Egemen sınıflar içindeki iktidar dalaşı açısından bu seçimler çok önemli. 8 yıllık AKP iktidarı 4 yıl daha uzayacak ve hatta belki Erdoğan ın Cumhurbaşkanlığının da yolu açılacak mı; yoksa bu yıl bu iktidarın son yılı mı olacak. Ya da yerleşik büyük bürokrat burjuva egemenliğinin tasfiyesi süreci devam mı edecek, yoksa bu sürece halkoyu ile dur mu denecek? Kemalist devlet onu dönüştürmek için çaba sarf edenlerin elinden kurtulacak, yeniden özüne dönecek mi, yoksa kabuk değiştirme, dönüşme, yenilenme süreci devam mı edecek? Hakim sınıflar açısından, seçimler bu kadar önemlidir. Referandum bu bağlamda ilk test olarak önemli. AKP hükümetinin zayıflatılması ve seçimlerde tek başına iktidarının engellenmesi için referandumda hayırların baskın çıkması belirleyici önemde. Evetlerin baskın çıkması, hem de parlamentodaki AKP dışındaki egemen sınıf partilerinin tümünün hayır cı olduğu bir durumda, AKP nin tek başına diğerlerinin tümüne karşı zaferi olarak okunacak, Kılıçdaroğlu nun CHP nin başına getirilmesi ile

17 pompalanan AKP yi seçimle işbaşından uzaklaştırma umuduna ağır bir darbe vuracaktır. Referandumun sakin ve çatışmasız ve güvenlikli bir ortamda yapılması hükümet konumunda olan AKP nin çıkarınadır ve onun isteğidir. Buna karşı çatışmalı ve güvenliksiz bir ortam, muhalefete AKP nin yönetim zaafını gösterme, teşhir etme konusunda fırsat sağlar, Referandumda bunun etkisi referandumun muhalefet tarafından AKP hükümetine evet mi hayır mı referandumu olarak kurgulandığı da bulunduğundahayır oylarının artması biçiminde olur. Savaş yükseliyor Tam da bu ortamda PKK nin 1 Haziran dan itibaren çatışmasızlık dönemine son verdiğini açıklaması, bunun ardından gelen karakol baskınları, bombalamalar, mayınlamalar vb. savaşın yükseltilmesine bahane oldu, oluyor. Savaş hem Türk Genel Kurmayı nın hem PKK kaynaklarının verdiği bilgilere göre yükseliyor. Çeşitli kaynaklardan basına yansıyan haberlere göre Haziran ayında çatışmalarda toplam 229 kişi hayatını kaybetti PKK nin 13 Nisan da aldığı çatışmasızlık kararına karşılık verilmediği ve PKK lideri Abdullah Öcalan ın muhatap bulamadığı için çekileceğini açıklamasının ardından Türkiye de başlayan yeni süreçte çatışmalar batı bölgelerine de sıçradı. Çatışmalar Giresun, İskenderun ve Gümüşhane ye kadar yayılırken çatışmalar en çok yoğunlaştığı illerin başında Şırnak, Diyarbakır, Tunceli, Siirt, Hakkari ve Mardin yer aldı. Basında çıkan haberlere göre Haziran ayı içerisinde TSK tarafından 118 askeri operasyon gerçekleştirildi. Yine Türkiye nin çeşitli merkezlerinde 15 ayrı yerde patlama meydana geldi. Yaşanan çatışma ve patlamalarda toplam191 asker yaşamını yitirdi 80 asker ise yaralandı. Haziran ayı içerisinde HPG kaynaklı haberlere göre 25 HPG li yaşamını yitirirken, 13 HPG li ise yaralandı. Yapılan hava saldırılarında ve çatışmalarda 5 sivil yaşamını yitirirken 2 sivil de ağır yaralandı. Türkiye nin 15 ayrı yerinde hava saldırısı gerçekleştirilirken Federal Kürdistan Bölgesi ne hemen hemen her gün havan ve obüs atışları yapıldı HPG nin açıkladığı Temmuz ayı savaş bilançosuna göre ise TSK Temmuz ayı içinde 45 operasyon yaparken, gerillalar ise bu süreçte toplam 64 eylem gerçekleştirdi. HPG gerillalarının gerçekleştirdiği eylem ve operasyonlar esnasında yaşanan çatışmalarda 174 asker ile 9 polis ve 38 gerilla yaşamını yitirdi. Bu rakamlar açık dil konuşmakta, savaşın giderek yükseldiğini göstermektedir. Şehit cenazeleri törenleri: Irkçılığı azdırma, düşmanlık ve çatışma körükleme araçları Savaşta ölen askerlerin, polislerin cenazeleri şehit cenazesi törenleri ile kitlesel gösteriler biçiminde gömülmekte, bu törenlerde intikam yeminleri edilmekte, cenaze törenleri başta MHP olmak üzere bir kısım siyasi güçler tarafından genelde Kürtlere karşı düşmanlık körüklemenin, çatışma kışkırtmanın araçları olarak kullanılmaktadır. Kürtlerle Türklerin yan yana oturduğu, Kürt ve Türk mahallelerinin birbirinden ayrı olduğu kimi kentlerde olayların Kürtlere karşı bir pogroma dönüştürülmesi yönünde, Türk Kürt çatışmasını körüklemek yönünde gelişmesi için açık provokasyonlar yapılmaktadır. Temmuz ayında böyle iki ve oldukça başarılı!!! provokasyon sonucunu Bursa nın İnegöl ilçesinde, ve Hatay ın Dörtyol ilçesinde yaşadık. Bursa nın İnegöl ilçesinde ilçeyi birkaç saat içinde savaş alanına çeviren olaylar küçük bir tartışmayla başladı. İlçenin Orhaniye Mahallesi nde bir grup MHP li bir Kürt dolmuş şoförüne bir daha buradan geçme diyerek şoförü dövdü. Dövülen şoför, yanında üç kişi ile birlikte ülkücülerin bulunduğu kahveye gitti. Kahvede çıkan kavgada 1 i ağır 5 kişi yaralandı. Bunun üzerine olaya karıştığı iddia edilen Kürtler gözaltına alındı. Kürtler 5 kişiyi bıçakladı söylentisi kısa sürede ilçede yayıldı. Kısa sürede polis merkezi önünde 3 bin kişi toplandı. Kahrolsun PKK!, Kana kan intikam!, Şehitler ölmez, vatan bölünmez!, Burası İnegöl, buradan çıkış yok! sloganları atan kalabalık grup Kürtlerin kendilerine teslim edilmesini istedi. Polis araçlarını yakan ırkçılar karakol binasının camlarını da kırdılar. Bursa ve ilçelerinden istenen takviye kuvvetler İnegöl e geldi. Tüm uyarılara rağmen ikna edilemeyen grup çevredeki araç ve binalara zarar verdi. Ambulansların camlarını kıran topluluk, servis aracını ateşe verdiği bir alışveriş merkezinin içine girmeye çalıştı. 6 polis aracı, savcılığa ait bir araç, 1 zabıta aracı ve 2 sivil otomobil ve bir ambulansın da aralarında olduğu 15 araç ateşe verildi. 21 i polis 30 kişi yaralandı. Daha sonra ilk kavganın arka planında taşımacılık sektöründe rant kavgası olduğu ve kavganın ertesindeki olayların çok açık olarak gerçekliği olmayan bir dedikodu temelinde provoke edildiği çıktı ortaya. halkların kardeşliği için 17

18 halkların kardeşliği için İnegöl deki olayların hemen ertesinde bu kez da Hatay ın Dörtyol ilçesinden kitlesel linç girişimleri, Kürtlere yönelik, Kürt mahallesine yönelik saldırı ve çatışma haberleri geldi. Hatay Dörtyol da bir polis otosuna yönelik bir silahlı saldırıda -sonradan saldırıda kullanılan arabanın sahibinin Jandarma ile çok iyi ilişkiler içinde bulunan MHP li Payas Belediye Başkan Yardımcısı ve Parti Meclisi üyesi olan bir kişiye ait olduğu çıktı ortaya. Bu kişi ilk sorgusunda aracının üç terörist tarafından gasp edildiği bilgisini verdi ve serbest bırakıldı.- uzun namlulu silahlarla taranan polislerden 3 ü olay yerinde öldü, ağır yaralanan bir polis de sevk edildiği hastanede öldü. Olayın duyulmasının hemen ardından Dörtyol karıştı. Emniyet Müdürlüğü önünde toplanan kana 18 kan intikam! çığlıkları atan kalabalık, uyarılara rağmen dağılmayınca polis havaya ateş açtı, biber gazı sıktı. Aynı anda 200 kişilik bir başka grup ise BDP Dörtyol İlçe binasını ateşe verdi. 5 katlı bir iş merkezinin en üst katında bulunan BDP ilçe binasına giren provokatör grup, içerideki bazı eşyaları aşağı attı, balkonun demirlerine Türk Bayrağı astıktan sonra, içeride kalan eşyaları da ateşe verdiler. Küçük gruplara ayrılan kişilerin, özellikle Kürtlere ait işyerlerini tahrip ettikleri görüldü. İtfaiye BDP nin olduğu binanın yakılmasına geç müdahale etti.. Eylem sonrası kaçan eylemcilerin yakalanması için operasyonlara başlayan polis, Emniyet Müdürlüğü önünden geçen şüpheli bir aracı durdurmak istedi. Dur ihtarına rağmen araçtakiler kaçmaya çalışınca, polis aracı taradı. Operasyon gerçekleştiren ekipler, takip başlattı. Ekipler, kısa sürede, kaçan araçtaki 3 şüpheliyi yakaladı. Bu arada kentte hızla Kürtler emniyeti taramış dedikodusu yayıldı. Sonradan bu aracın, gerçek aracın peşine düşen polis güçlerini şaşırtmak için özel olarak devreye sokulmuş olabileceği kuşkuları dile getirildi. Kısa sürede faillerin yakalandığı ve emniyette olduğu dedikodusu sardı ortalığı. Emniyet önündeki kalabalık içindeki kimi kişilerin kışkırtması ile Şehitler ölmez, vatan bölünmez! sloganları atarak, Katillerin kendilerine verilmesini istedi ve emniyete girmeye çalıştı. Polis galeyana gelen kalabalığı engellenmekte zorlanınca devreye jandarma ekipleri girdi. Bina önüne panzerler getirildi ve güvenlik önlemleri artırıldı. Kalabalık uyarılara rağmen dağılmayınca bu kez askerler havaya ateş açtı. Bunun üzerine kalabalık geri adım atarken, askerler bu kez grubun üzerine yürüdü ve biber gazı sıkarak eylemcileri dağıttı. Ancak, bir süre sonra göstericiler yine toplanarak, Askere uzanan elle kırılsın! sloganları ile eylemlerini sürdürdüler. Eylemler Kürtlere ait bir dizi iş yerinin tahrip edilmesi ile sabaha kadar sürdü. Durum ancak ertesi gün sıkıyönetim günlerini aratır bir askeri güçle kontrol altına alındı. İnegöl ve Dörtyol daki bu görünürde teröristlere! kızan halkın tepkisel kendiliğinden hareketi olan eylemler, gerçekte bilinçli provokatör güçlerin kışkırtmaları sonucu, içinde en başta MHP tabanının yer aldığı, amacı ortamı sertleştirmek, Türk-Kürt düşmanlığını körüklemek olan eylemlerdir. Bu ey-

19 Önümüzdeki referandum sürecinde, sonra seçim sürecinde bu tip eylemler körüklenmeye devam edilecektir. Bu gibi eylemlere verilecek en iyi cevap hakların kardeşliğini savunan kitlesel eylemler olmalıdır. Çe şitli ulus ve milliyetlerden işçilerin, emekçilerin yapması gereken, azdırılan ırkçılığa ve şovenizme karşı halkların kardeşliğine vurgu yapan mücadeleyi yükseltmek tir. lemler ertesinde MHP yönetiminin sükunete davet açıklamaları sahtekarlıktır. Önümüzdeki referandum sürecinde, sonra seçim sürecinde bu tip eylemler körüklenmeye devam edilecektir. Bu gibi eylemlere verilecek en iyi cevap hakların kardeşliğini savunan kitlesel eylemler olmalıdır. Çeşitli ulus ve milliyetlerden işçilerin, emekçilerin yapması gereken, azdırılan ırkçılığa ve şovenizme karşı halkların kardeşliğine vurgu yapan mücadeleyi yük selt mek tir. Ha kim sı nıfla rın iktidar mücadelesinde Kürt, Türk, Arap Laz, Çer kes vb. çe şit li ulus ve milliyetlerden işçilerin, emekçilerin bir çıkarı yoktur. Hangi kesimin temsilcisi olursa olsun hakim sınıfların tümü; onların devleti, hükümeti işçilerin, emekçilerin düşmanıdır. Onların halkları birbirlerine karşı kışkırtma ve olayların bir iç savaşa dönüştürülmesi planlarını bozmak için milliyeti, dili, ulusal kimliği ne olursa olsun; tüm kadın ve erkek işçileri, emekçileri hakim sınıfların iktidar dalaşının bir parçası olarak sahneye koydukları bu tür tehlikeli oyunlar karşısında duyarlı olmaya, bu tür oyunlara karşı ortak mücadele cephesinde, sömürücü düzene karşı, ücretli köleliğe karşı mücadeleye çağırıyoruz. 10 Ağustos 2010 YAŞ ta bilek güreşi! 1-4 Ağustos tarihleri arasında yapılan Yüksek Askeri Şura, Türkiye de egemen sınıfın kendi içinde yürüyen iktidar dalaşı açısından kimi ilklerin yaşandığı, en önemli YAŞ toplantılarından biri oldu. YAŞ toplantısında terfileri konuşulacak bir dizi yüksek rütbeli subay, hükümete karşı darbe planları hazırlama suçlamasıyla, bir bölümü hakkında YAŞ toplantısı öncesinde yakalama kararı çıkartıldı. Yasal olarak tutuklu olan bir subayın, henüz dava sonuçlanmasa bile, terfi imkanı yok. Hakkında yakalama kararı çıkarılmış, fakat yakalanmamışların terfi edip edemeyeceği üzerine hukukçular tarafından YAŞ öncesi epey tartışıldı. Ergenekonu zaten orduya ve TC ne karşı asimetrik hareket olarak değerlendiren hukukçular için yakalanmayan henüz tutuklanmamış, o halde terfisinin önünde engel yoktu. Ergenekonu sivil yargının hukuku egemen kılmak için ciddi bir girişimi vb. olarak değerlendiren hukukçular için ise, yakalama emri haklarında ciddi suçlamalar olduğunu, tutuklama ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyordu. Bu gibi durumlarda terfi kesinlikle doğru değildi. YAŞ ta asker kanadının Kara Kuvvetleri Komutanı olması istediği 1. Ordu Komutanı Orgeneral Hasan Iğsız YAŞ öncesi, İrtica ile mücadele eylem planı ve İnternet andıcı nedeniyle ifade vermeye çağrıldı. Balyoz darbe planında adları geçen 77 muvazzaf, 24 emekli general ve amiral için yakalama kararı çıkarılması, Orgeneral Hasan Iğsız ın ifadeye çağrılması şartlarında YAŞ toplandı. Beklendiği üzere YAŞ ta hükümet (Başbakan ve Savunma Bakanı) kanadı, Ergenekon ve ona bağlı davalarla ilişkisi olan komutanların hiç birinin terfi ettirilmemesinden yana tavır takındı. Or. Hasan Iğsız ın Kara Kuvvetleri Komutanlığı na atanmasına karşı çıktı. Kara Kuvvetleri Komutanlığı na Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Atila Işık ı önerdi. Atila Işık emekliliğini isteyerek hükümetin istemini boşa çıkardı. YAŞ ın büyük çoğunluğunu oluşturan asker ka- gündem 19

20 gündem 20 nat haklarında dava açılmış olan ve fakat haklarında henüz mahkumiyet kararı olmayan değerli silah arkadaşları nın masuniyet karinesi ile terfilerinin önünde hiçbir hukuki, ahlaki vb. engel olmadığı gerekçesiyle sivil kanadı ikna etmeye çalıştı. Hükümet Balyoz darbe planında adları geçen ve terfileri gelen 11 generalin tefi ettirilmemesi için direndi.11 general terfi edemedi. YAŞ toplantısı Kara Kuvvetleri Komutanlığı na ve Genelkurmay Başkanlığı na atama yapılmadan bitti. Aslında YAŞ kararları çoğunlukla alınabilen kararlar olduğu için Generaller YAŞ ta istedikleri kararı kahir bir çoğunlukla alabilirler. Sorun şu ki, onların kahir çoğunlukla alacakları kararlar da ancak Cumhurbaşkanı tarafından imzalandıktan sonra yayınlanıp, geçerlik kazanıyor. Ve Türkiye tarihinde ilk kez Generallerin aldığı çoğunluk kararları Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmadı. Asker kanadı hükümetin, Cumhurbaşkanı nın onayladığı adayları kabullenmek zorunda kaldı. Bu durumun şimdiye kadar yaşanmış bir örneği olmadığı için böyle bir şeyin pratik sonucunun ne olacağı konusunda da kafalar oldukça karışık! YAŞ krizi 8. gününde uzlaşmayla çözüldü. 11. Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi 77 muvazzaf, 24 emekli general ve amiral için çıkarılan yakalama kararına itirazı kabul ederek, 10. Ağır Ceza Mahkemesi nin kararını kaldırdı. Genelkurmay ise, Kara Kuvvetleri Komutanı olması için ısrar ettiği Hasan Iğsız ısrarından vaz geçti. Varılan uzlaşma ile TSK nin yeni yönetim kademesi şöyle: Genelkurmay Başkanı: Orgeneral Işık Koşaner, Kara Kuvvetleri: Erdal Ceylanoğlu, Deniz Kuvvetleri: Oramiral Eşref Uğur Yiğit, Hava Kuvvetleri: Orgeneral Hasan Aksay, Jandarma Orgeneral Necdet Özel, 1. Ordu: Orgeneral Hayri Kıvrıkoğlu, 2. Ordu: Orgeneral Servet Yörük, 3. Ordu: Orgeneral Yalçın Ataman, Ege Ordu: Orgeneral Hüseyin Nusret Taşdeler, Kara Kuvvetleri Eğitim Doktrin: Orgeneral Saldıray Berk, Genelkurmay 2. Başkanı: Orgeneral Aslan Güner, KKK Kurmay Başkanı: Orgeneral Bekir Kalyoncu, Donanma: Oramiral Murat Bilgel, Harp Akademileri: Orgeneral Bilgin Balanlı. Yeni Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner in 2013 yılına kadar görevinde kalması bekleniyor. Jandarma Genel Komutanlığı na atanan Orgeneral Necdet Özel in teamüller gereği 2011 de Kara Kuvvetleri Komutanlığı na, 2013 te ise Genelkurmay Başkanlığı na getirilmesi bekleniyor. Fakat bu YAŞ ta teamüllere uyulmaması, gelecek YAŞ larda teamüllere uyulacağı anlamına gelmiyor. YAŞ sonunda devletin zirvesindeki açık bölünme/ iktidar dalaşı bir kez daha belgelendi. YAŞ büyük bir bilek güreşine, sıkı bir at pazarlığına sahne oldu. Referandum öncesinde asker kanadı önünde dik duran hükümet olumlu puan topladı. 10 Ağustos 2010

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR. DURUŞMA TALEPLİDİR. ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA DAVACI VEKİLİ DAVALILAR : Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı : Oğuzlar Mah. Barış Manço Cad. Av. Özdemir Özok

Detaylı

Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar. Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu

Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar. Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Yardımcı Kuruluşlar Hükümete veya bakanlıklara görevlerinde yardımcı olmak, belirli konularda görüş bildirmek, bir idari

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

İÇİNDEKİLER TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI. Madde Sayfa BAŞLANGIÇ...17 BİRİNCİ KISIM. Genel Esaslar. I. Devletin şekli... 1...19

İÇİNDEKİLER TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI. Madde Sayfa BAŞLANGIÇ...17 BİRİNCİ KISIM. Genel Esaslar. I. Devletin şekli... 1...19 İÇİNDEKİLER TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI Madde Sayfa BAŞLANGIÇ...17 BİRİNCİ KISIM Genel Esaslar I. Devletin şekli... 1...19 II. Cumhuriyetin nitelikleri... 2...19 III. Devletin bütünlüğü, resmî dili,

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

Türkiye'de "Decentralization" Süreci

Türkiye'de Decentralization Süreci Türkiye'de "Decentralization" Süreci 30 Nisan 2013 Bahçeşehir Üniversitesi İlker Girit Ahmet Ketancı Türkiye'de "Decentralization" Süreci Decentralization Prensipleri Türkiye deki Tarihi Süreç Türkiye

Detaylı

Danıştayın yürütmesini durduğu konular: 1. Mesai dışı çalışma,

Danıştayın yürütmesini durduğu konular: 1. Mesai dışı çalışma, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik Hakkında Danıştay 11.Daire nin Esas No 2013/1812 Sayılı Kararı ve Yürütmeyi Durdurma Kararına

Detaylı

TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı

TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı Yargıtay, tanımı Anayasa ile yapılan, işlevleri, mensupları ve bunların seçimi ve diğer kuruluş esasları, Anayasa'da

Detaylı

ÖNSÖZ 3 EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAZISI 5 İÇİNDEKİLER 7-12 KANUNLAR VE KAYNAKLAR 13-15 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Bilgiler 17-29 1. Dersin adı ve konusu 17

ÖNSÖZ 3 EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAZISI 5 İÇİNDEKİLER 7-12 KANUNLAR VE KAYNAKLAR 13-15 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Bilgiler 17-29 1. Dersin adı ve konusu 17 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ 3 EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAZISI 5 İÇİNDEKİLER 7-12 KANUNLAR VE KAYNAKLAR 13-15 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Bilgiler 17-29 1. Dersin adı ve konusu 17 2. Dersin amacı ve planı 18 3. CMH ve Hukuk

Detaylı

2 Kasım 2011. Sayın Bakan,

2 Kasım 2011. Sayın Bakan, SayınSadullahErgin AdaletBakanı Adres:06659Kızılay,Ankara,Türkiye Faks:+903124193370 E posta:sadullahergin@adalet.gov.tr,iydb@adalet.gov.tr 2Kasım2011 SayınBakan, Yedi uluslarası insan hakları örgütü 1

Detaylı

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 ARAŞTIRMA GRUBU Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 Bu rapor Mayıs-2011 araştırmasının II. kısmıdır. Araştırmanın bu kısmında;

Detaylı

ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ

ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ 5 Aralık 2011 ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ I.YENĠ BĠR ANAYASA MI? GENĠġ KAPSAMLI BĠR ANAYASA DEĞĠġĠKLĠĞĠ MĠ? Anayasa hazırlığıyla ilgili olarak kamuoyunda önemli bir tartışma yaşanıyor:

Detaylı

ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2-

ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2- ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2- Değerlendirme Raporu Birey Hak ve Özgürlükleri (I) Yaşam hakkı Kişi dokunulmazlığı Özel yaşamın gizliliği www.tkmm.net 1 2 1. YAŞAM HAKKI Yaşam Hakkı kutsal mı? Toplumun/devletin

Detaylı

ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ. sanıkların askerî cezaevinde işledikleri

ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ. sanıkların askerî cezaevinde işledikleri T#'C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ ESAS NO î 1988/37 KARAR NO î 1988/38 ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan sanıkların askerî cezaevinde işledikleri suça ait davanın,aynı

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 HAZİRAN 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur

Detaylı

Anayasa Mahkemesi nin Đki Kararı Üzerine: Haluk Ulusoy ve Cargill Kararı

Anayasa Mahkemesi nin Đki Kararı Üzerine: Haluk Ulusoy ve Cargill Kararı Anayasa Mahkemesi nin Đki Kararı Üzerine: Haluk Ulusoy ve Cargill Kararı Nihat Kayar Mersin Üniversitesi, Đ.Đ.B.F. Kamu Yönetimi Bölümü Giriş Anayasa Mahkemesi ilk defa 1961 Anayasası ile kurulmuş ve ilk

Detaylı

İKV DEĞERLENDİRME NOTU

İKV DEĞERLENDİRME NOTU 22 Eylül 2010 İKV DEĞERLENDİRME NOTU Anayasa Değişikliği Paketinin Türkiye nin AB Müktesebatına Uyumuna Etkisi Melih Özsöz, M. Özgür Bozçağa İKTİSADİ KALKINMA VAKFI [Metni yazın] www.ikv.org.tr Anayasa

Detaylı

: İstanbul Barosu Başkanlığı

: İstanbul Barosu Başkanlığı 31.05.2013 815 İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA İHBARDA BULUNAN : İstanbul Barosu Başkanlığı İHBAR EDİLENLER : Şiddet ve zor kullanan kolluk görevlileri, onlara bu yönde emir ve talimat verenler, bu

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KARAARSLAN TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 4027/05) KARAR STRAZBURG 27 Temmuz 2010 İşbu karar AİHS

Detaylı

Yargı ÜNİTE. Amaçlar. İçindekiler

Yargı ÜNİTE. Amaçlar. İçindekiler Yargı ÜNİTE 9 Amaçlar Bu üniteyi çalıştıktan sonra; Yargı bağımsızlığı kavramını tanımlayabilecek, Yargı içinde yer alan farklı mahkemeleri ve bunların görevlerini öğreneceksiniz. İçindekiler Yargı Yetkisi

Detaylı

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (TCBMM Başkanlığı na iletilmek üzere hazırlanmıştır) 31.12.2011 İletişim: I. Anafartalar Mah. Vakıf İş Hanı Kat:3 No:

Detaylı

MACARİSTAN SUNUMU Dr. Csaba UJKERY

MACARİSTAN SUNUMU Dr. Csaba UJKERY VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yargının Bağımsızlığı ve Yasama ve Yürütme Güçleriyle İşbirliği Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

Ergenekon'da 19 tahliye, işte tahliye olan isimler

Ergenekon'da 19 tahliye, işte tahliye olan isimler On5yirmi5.com Ergenekon'da 19 tahliye, işte tahliye olan isimler Ergenekon davasında tutuklu Tuncay Özkan, Doğu Perinçek ve Yalçın Küçük'ün de aralarında bulunduğu 19 sanık hakkında tahliye kararı çıktı.

Detaylı

VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI MAYIS 2012, İSTANBUL

VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI MAYIS 2012, İSTANBUL VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yargının Bağımsızlığı ve Yasama ve Yürütme Güçleriyle İşbirliği Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB 2010-2012 ISBN 978-605-01-0372-4 Baskı Mattek Basın Yayın Tanıtım Tic. San. Ltd. Şti Adakale Sokak 32/27 Kızılay/ANKARA Tel: (312)

Detaylı

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ BASINA VE KAMUOYUNA Erkek egemen kapitalist sistemde kadınların en önemli sorunu 2011 yılında da kadına yönelik şiddet olarak yerini korudu. Toplumsal cinsiyetçi rolleri yeniden üreten kapitalist erkek

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 25.5.2005 tarihli ve 5352 Sayılı Adli Sicil Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifim gerekçesi ile birlikte ektedir. Gereğini arz ederim. 29 Ocak

Detaylı

CEZA YARGILAMASI KAPSAMINDA İHAM UYGULAMASINDA KLON DAVA KAVRAMI

CEZA YARGILAMASI KAPSAMINDA İHAM UYGULAMASINDA KLON DAVA KAVRAMI CEZA YARGILAMASI KAPSAMINDA İHAM UYGULAMASINDA KLON DAVA KAVRAMI GİRİŞ : Yakın kavram olarak, ceza yargılaması hukukumuzda mükerrer dava kavramı vardır. Mükerrer dava; olayı, tarafları, konusu aynı olan

Detaylı

MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600 Faks: (312) 441 7490

MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600 Faks: (312) 441 7490 MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600 Faks: (312) 441 7490 www.metropoll.com.tr Yerel seçimlerden sonra ülke gündeminde

Detaylı

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. HAFTA: OSMANLI ANAYASAL GELİŞMELERİ [Türk Anayasa Hukukukun Bilgi Kaynaklarının Tanıtımı:

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43

İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2014/1967 Karar No. 2014/1792 Tarihi: 10.02.2014 İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43 TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ YETKİ TESPİTİNE İTİRAZ İŞYERİNE YENİ ALINAN İŞÇİLERİN

Detaylı

KPSS 2007 GK (50) DENEME 3 / 52. SORU 50. Aşağıdakilerden hangisi hukuk devleti ilkesinin gereklerinden biri değildir? A) Yasal idare B) Devlet faaliyetlerinin belirliliği C) İdarenin mali sorumluluğu

Detaylı

T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8

T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8 T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8 Z ;... Sayı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu ile Bankacılık Kanunu'nda Değ Yapılması

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı T.C. GAZİEMİR KAYMAKAMLIĞI İLÇE YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ SAYI :BO54VLK4354802.880,01/ 1462 08.09.2010 KONU :19 Eylül 2010 Gaziler günü... GAZİEMİR Gaziemir İlçesi 19 Eylül 2010 Gaziler Günü Anma Tören Programı

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

2011 KADIN İSTATİSTİKLERİ

2011 KADIN İSTATİSTİKLERİ 2011 İSTATİSTİKLERİ PARLAMENTO SEÇİM YILI PARLAMENTODAKİ MİLLETVEKİLİ MİLLETVEKİLİ İÇİNDEKİ PAY ( ) 1935 395 18 4.6 1943 435 16 3.7 1950 487 3 0.6 1957 610 8 1.3 1965 450 8 1.8 1973 450 6 1.3 1991 450

Detaylı

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI Priştine, 14 Aralık 2012 Nr. Ref.: RK 330/12 KABUL EDİLMEZLİK KARARI Başvuru No: KI 84/12 Başvurucular Kosova Emekliler ve İş Malulleri Bağımsız Sendikası adına Vıçıtırın Şube Başkanı Rifat Halili Emeklilerin

Detaylı

Türkiye de Seçim Uygulamaları/ Sorunları Işığında Temsilde Adalet Yönetimde İstikrar İlkelerinin İşlevselliği

Türkiye de Seçim Uygulamaları/ Sorunları Işığında Temsilde Adalet Yönetimde İstikrar İlkelerinin İşlevselliği Türkiye de Seçim Uygulamaları/ Sorunları Işığında Temsilde Adalet Yönetimde İstikrar İlkelerinin İşlevselliği Erol TUNCER Seçim sistemlerinin belirlenmesinde temsilde adalet ve yönetimde istikrar (fayda)

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. GEÇGEL ve ÇELİK/TÜRKİYE (Başvuru no. 8747/02 ve 34509/03) KARAR STRAZBURG.

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. GEÇGEL ve ÇELİK/TÜRKİYE (Başvuru no. 8747/02 ve 34509/03) KARAR STRAZBURG. COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE GEÇGEL ve ÇELİK/TÜRKİYE (Başvuru no. 8747/02 ve 34509/03) KARAR STRAZBURG 13 Ekim 2009 İşbu karar AİHS nin 44/2 maddesinde belirtilen

Detaylı

TÜRKİYE GENELİ SEÇİM ARAŞTIRMASI

TÜRKİYE GENELİ SEÇİM ARAŞTIRMASI TÜRKİYE GENELİ SEÇİM ARAŞTIRMASI MAYIS 2015 TÜRKİYE GENELİ SEÇİM ARAŞTIRMASI MAYIS 2015 Araştırma Siyasal ve Sosyal Araştırma Merkezi (SAMER) tarafından, 17-22 Mayıs 2015 tarihleri arasında, Türkiye nüfusunu

Detaylı

ANKARA NIN OYLARI SEÇİM GÜNLÜĞÜ

ANKARA NIN OYLARI SEÇİM GÜNLÜĞÜ ANKARA NIN OYLARI SEÇİM GÜNLÜĞÜ Ortak Nokta Derneği ile Ankara Kent Forumu Derneğinin önderliğinde, sivil toplum kuruluşlarının desteği ve gönüllülerin katılımıyla bağımsız bir platform olan Ankara nın

Detaylı

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 24 Şubat 2014 tarihli Kırkaltıncı Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması Yasası Anayasanın 94 üncü

Detaylı

Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir.

Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir. İDARE HUKUKU Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir. Bu düzenlemede yer alan ilkeler şunlardır; - Hukuk

Detaylı

(DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı)

(DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı) GAU AKADEMİK PERSONEL AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ FORMU Prof.Dr. Meltem DİKMEN CANİKLİOĞLU Kastamonu 01/08/1962 Profesör 07/12/2010 (DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı) İzmir Ekonomi

Detaylı

ĐKĐNCĐ DAĐRE KARAR. Đclal KARAKOCA ve Hüseyin KARAKOCA v. TÜRKĐYE (Başvuru no. 46156/11)

ĐKĐNCĐ DAĐRE KARAR. Đclal KARAKOCA ve Hüseyin KARAKOCA v. TÜRKĐYE (Başvuru no. 46156/11) ĐKĐNCĐ DAĐRE KARAR Đclal KARAKOCA ve Hüseyin KARAKOCA v. TÜRKĐYE (Başvuru no. 46156/11) Başkan Guido Raimondi Yargıçlar Danutė Jočienė Peer Lorenzen Dragoljub Popović Işıl Karakaş Nebojša Vučinić Paulo

Detaylı

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ 12 Eylül Darbesi 1973 seçimlerinden 1980 yılına kadar gerçekleşen seçimlerde tek başına bir iktidar çıkmadığından bu dönem hükümet istikrarsızlığı ile geçen bir dönem olmuştur.

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ETEM KARAGÖZ TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 32008/05) KARAR STRAZBURG 15 Eylül 2009 İşbu karar AİHS

Detaylı

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600

Detaylı

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI Priştine, 13 Haziran 2011 Nr.ref: RK 120/11 KABUL EDİLMEZLİK KARARI Dava no: KI 124/10 Başvurucu Shkurte Krasniqi Kosova Yüksek Mahkemesi A.nr.771/2010 sayı ve 27 Ekim 2010 tarihli kararının Anayasaya

Detaylı

Yeni CHP'nin yeni anayasa vizyonu

Yeni CHP'nin yeni anayasa vizyonu Yeni CHP'nin yeni anayasa vizyonu Dr. Burak Çelik Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi 21. Yüzyılın Anayasası / Çağdaş bir anayasaya doğru 2010 yılının ilk günlerinde İçişleri Bakanı Beşir Atalay,

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

özlü bir medya kazası işledi. Yıldırı m

özlü bir medya kazası işledi. Yıldırı m - Bakan Yıldırım dan yıldırım gibi özlü sözler - Manisa 4. Asliye Ceza dan insan hakları ve Anayasa dersi - Telefon Ablukası ile Gazze Ablukası arasındaki on benzerlik RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar

Detaylı

HUKUK. Soru Bankası İÇTİHAT

HUKUK. Soru Bankası İÇTİHAT HUKUK Soru Bankası ÇTHT G SS - TÜK. TH VT TM T.- 1 SOU G SS - TÜK. TH VT TM T.- 1 SOU 1.. Federal devletin tüzel kişiliği yoktur.. Federe devletlerin ayrılma hakkı yoktur.. Federe devletlerin uluslararası

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Her gün gelen şehit haberlerine YETER İki yıldır bitmeyen seçim maratonuna YETER Siyasetçilerin

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK) T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK) ŞİKAYET NO : 2015/5132 KARAR TARİHİ : 01/04/2016 RET KARARI ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET EDİLEN İDARE ŞİKAYETİN KONUSU : Türkiye Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

MİLLİ GÜVENLİK KURULU VE MİLLİ GÜVENLİK KURULU GENEL SEKRETERLİĞİ KANUNU

MİLLİ GÜVENLİK KURULU VE MİLLİ GÜVENLİK KURULU GENEL SEKRETERLİĞİ KANUNU 6219 MİLLİ GÜVENLİK KURULU VE MİLLİ GÜVENLİK KURULU GENEL SEKRETERLİĞİ KANUNU Kanun Numarası : 2945 Kabul Tarihi : 9/11/1983 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 11/11/1983 Sayı : 18218 Yayımlandığı Düstur

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

HASAN BALIKÇI ONUR ÖDÜLÜ PROF. ONUR HAMZAOĞLU NA

HASAN BALIKÇI ONUR ÖDÜLÜ PROF. ONUR HAMZAOĞLU NA HASAN BALIKÇI ONUR ÖDÜLÜ PROF. ONUR HAMZAOĞLU NA Elektrik Mühendisleri Odası nın (EMO) kaçak elektrik kullanımına karşı verdiği mücadelede hain bir saldırıyla katledilen üyesi Hasan Balıkçı anısına iki

Detaylı

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI Priştine, 16 Ocak 2013 Nr. Ref.: RK 347/13 KABUL EDİLMEZLİK KARARI Başvuru No: KI 76/12 Başvurucular Qamil Xhemajli Kosova Cumhuriyeti Hükümeti nin Priştine Üniversitesinden bilim doktorlarının emekliliklerine

Detaylı

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti SPoD un ve Uzman Psikiyatrist Dr. Seven Kaptan ın gönüllü işbirliğiyle düzenlenen Trans Terapi Toplantısı nın yedincisi 4 Eylül Çarşamba

Detaylı

Yargıdaki skandallar Kollama-filmindeki Yiğit-in durumunu cazib hale getirmekte, Kurtlar Vadisi Pusu-daki Polat-ın durumuna özendirmektedir.

Yargıdaki skandallar Kollama-filmindeki Yiğit-in durumunu cazib hale getirmekte, Kurtlar Vadisi Pusu-daki Polat-ın durumuna özendirmektedir. YARGI İNTİHAR ETTİ *Sevr-le sınırları tesbit edilen Türkiye,Lozanla geleceği şekilleniyor,elleri kolları bağlanıyordu.şimdiki hukuk ise bunun kollarından biri..ahtapot gibi.. etti *Mailime gelen bir notta;

Detaylı

ÜST YARGIYA ANAYASA DARBESİ

ÜST YARGIYA ANAYASA DARBESİ Kontrolsüz Güç Arayışında İktidarın Halk Oyunu ÜST YARGIYA ANAYASA DARBESİ Anayasa Mahkemesi nde kadrolaşma girişimi Anayasa Mahkemesi ile ilgili değişiklikler incelendiğinde, mahkemenin üye sayısı artırılarak,

Detaylı

ANTİDEMOKRATİK UYGULAMALAR BİRER BİRER YARGIDAN DÖNÜYOR!

ANTİDEMOKRATİK UYGULAMALAR BİRER BİRER YARGIDAN DÖNÜYOR! ANTİDEMOKRATİK UYGULAMALAR BİRER BİRER YARGIDAN DÖNÜYOR! Siyasi iktidar, uzunca bir süredir baskıcı, otoriter ve antidemokratik politika ve uygulamalarına itiraz eden, sesini yükselten kesimlere karşı

Detaylı

Ýstanbul hastanelerinde GREV!

Ýstanbul hastanelerinde GREV! Ýstanbul hastanelerinde GREV! Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Doktorlar, hemþireler, eczacýlar, diþ hekimleri, hastabakýcýlar, týp fakültesi öðrencileri ve taþeron

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI 6 1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI Kavramlar Türk Bayrağı Kanunu İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (11. Protokol ile Düzenlenen Metin) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (11.

Detaylı

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI Priştine, 14 Şubat 2013 Nr. Ref.: RK 381/13 KABUL EDİLMEZLİK KARARI Başvuru No: KI24/11 Başvurucu Ali Buzhala Prizren Bölge Mahkemesi nin Ac. nr. 593/2010 sayı ve 20 Ocak 2011 tarihli kararı hakkında anayasal

Detaylı

Türkiye nin Yeni Anayasa Arayışı: 2011-2013 TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu Tecrübesi

Türkiye nin Yeni Anayasa Arayışı: 2011-2013 TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu Tecrübesi Taylan BARIN Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Türkiye nin Yeni Anayasa Arayışı: 2011-2013 TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu Tecrübesi AK Parti, CHP, MHP ve BDP

Detaylı

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar.

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar. Boyun eğmeyenler bu yana BU DÜZENİ SIFIRLA AKP eliyle sürdürülen gerici diktatörlük Türkiye'nin kaderi değildir. Bu diktatörlük bir kaza veya arızanın sonucu ortaya çıkmış da değildir. Sömürü düzeni kendini

Detaylı

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015 R A P O R 1 Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL Mayıs 2015 Sunuş 4.264 kişi ile yüz yüze görüşme şeklinde yapılan anket bulgularına dayanan bu rapor, Mart- Nisan 2015 tarihinde Sakarya ilinin

Detaylı

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV.

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV. İZMİR BARO BAŞKANLIĞI NA Strasburg da yapılacak olan Doğu PERİNÇEK AİHM davasında yönetim kurulumuzun kararı ile temsilci olarak görevlendirildim. Bir çok kişi ve kuruluşun yanı sıra hukukçu olarak TÜRKİYE

Detaylı

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz, Türkiye nin Siyasi Gündemine paralel konuların ele alınarak halkın görüşlerini tespit etmek ve bu görüşlerin NEDENİ ni saptamak adına

Detaylı

Araştırmanın Künyesi;

Araştırmanın Künyesi; Araştırmanın Künyesi; Araştırma; 05 06 Nisan 2008 günleri Türkiye nin 7 coğrafi bölgesinde, 26 il ve 68 ilçede bunlara bağlı 81 mahalle ve köyde, 18 yaş ve üstü seçmen nüfusunu temsil eden 724 ü kadın

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI GENEL OLARAK Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148. maddesinde yapılan değişiklik ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılmıştır. 23 Eylül 2012

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Esas No 2013/149. Karar No 2013/1034

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Esas No 2013/149. Karar No 2013/1034 Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu İkinci Dairesi aşağıda isimleri yazılı üyelerin katılımı ile tarihinde toplandı....eski Hâkimi hâlen emekli... (... ) ile... Hâkimi... (...) hakkında, Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

KOVUŞTURMA ve SONRASI Tanık, polise veya savcıya ifade vermek zorunda mıdır?

KOVUŞTURMA ve SONRASI Tanık, polise veya savcıya ifade vermek zorunda mıdır? KOVUŞTURMA ve SONRASI Tanık, polise veya savcıya ifade vermek zorunda mıdır? Bir suçun tanığı olmuş kişi, polise bilgi ve ifade vermek zorunda değildir. Ancak, ifadesine gerek duyulan kişilerin, polis

Detaylı

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI Priştine, 12 Aralık 2011 Nr. Ref.: RK175/11 KABUL EDİLMEZLİK KARARI Dava No: KI 92/11 Başvurucu Muhamet Bucaliu Devlet Savcılığının KMLC. nr. 37/11 sayı ve 2 Haziran 2011 tarihli tebligatının Anayasaya

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI İDARİ TEŞKİLATI İMZA YETKİLERİ VE YETKİ DEVRİ YÖNERGESİ

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI İDARİ TEŞKİLATI İMZA YETKİLERİ VE YETKİ DEVRİ YÖNERGESİ TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI İDARİ TEŞKİLATI İMZA YETKİLERİ VE YETKİ DEVRİ YÖNERGESİ TBMM Başkanlık Makamının Onay Tarihi : 26.06.2012 Sayı : 74144 Amaç MADDE 1- (1) Bu Yönergenin amacı, Türkiye

Detaylı

Tüm Kamu Personeli İçin GYS. Görevde Yükselme Sınavlarına Hazırlık El Kitabı. Konu Anlatımı + Soru Bankası

Tüm Kamu Personeli İçin GYS. Görevde Yükselme Sınavlarına Hazırlık El Kitabı. Konu Anlatımı + Soru Bankası Tüm Kamu Personeli İçin GYS Görevde Yükselme Sınavlarına Hazırlık El Kitabı Konu Anlatımı + Soru Bankası Memurluk, Şeflik, Uzmanlık, Şube Müdürlüğü ve Diğer Unvanlar Adalet Bakanlığı Aile ve Sosyal Politikalar

Detaylı

22.10.2013. Gerekli çalışmaları yapmak üzere Av.Özkan YÜCEL'in görevlendirilmesine O.B.K.V.

22.10.2013. Gerekli çalışmaları yapmak üzere Av.Özkan YÜCEL'in görevlendirilmesine O.B.K.V. 22.10.2013 Av.E. B.'nin 11.10.2013 tarihli 28292 gelen evrak sayılı, yangın nedeniyle zarar gören avukatlık bürosu için İzmir Barosu'ndan yardım isteminin Av.E. B.'nin 11.10.2013 tarihli 28292 gelen evrak

Detaylı

Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi

Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi Mehmet SAYDAM Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vii

Detaylı

MAHALLİ İDARELER SEÇİMİ 29.03.2009

MAHALLİ İDARELER SEÇİMİ 29.03.2009 TÜİK MAHALLİ İDARELER SEÇİMİ 29.03.2009 İl Genel Meclisi Üyeleri Büyükşehir Belediye Başkanlığı Belediye Başkanlığı Belediye Meclisi Üyeleri ISSN????-???? TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU MAHALLİ İDARELER SEÇİMİ

Detaylı

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TürkİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 1976 Yılında kurulmuş ülke genelinde 50.500 üyesi

Detaylı

Daima eşit fırsatlar. 2014 ırkçılığa karşı konu yılı. Federal Hükümetin Ayrımcılıkla Mücadele Ofisi

Daima eşit fırsatlar. 2014 ırkçılığa karşı konu yılı. Federal Hükümetin Ayrımcılıkla Mücadele Ofisi Daima eşit fırsatlar. 2014 ırkçılığa karşı konu yılı Federal Hükümetin Ayrımcılıkla Mücadele Ofisi Irkçılık hepimizi ilgilendiriyor Ev yok, iş teklifi yok, sokakta hakaretler: Ayrımcılıkla ırkçılığın birçok

Detaylı

www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Pratik - 1 2-10

www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Pratik - 1 2-10 www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Konu sayfa Pratik - 1 2-10 1 www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk

Detaylı

2- Dâvanın, her biri hakkında aynı sebepten neşet etmesi. hükmü öngörülmüş. iken,

2- Dâvanın, her biri hakkında aynı sebepten neşet etmesi. hükmü öngörülmüş. iken, A- 01/10/2011 yürürlük tarihli 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu ndan önce yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu nun 43. maddesinde düzenlenen İHTİYARİ DAVA ARKADAŞLIĞI müessesesi

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 26.01.

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 26.01. Günlük Haber Bülteni 27.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 26.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.sanlıurfa.com Tarih: 26.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.haberler.com Tarih: 26.01.2015

Detaylı