T.C. ANKARA ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ BĠLGĠ VE BELGE YÖNETĠMĠ ANABĠLĠM DALI TÜRKĠYE DE YAZMA ESER KÜTÜPHANELERĠNĠN ORGANĠZASYONU

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "T.C. ANKARA ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ BĠLGĠ VE BELGE YÖNETĠMĠ ANABĠLĠM DALI TÜRKĠYE DE YAZMA ESER KÜTÜPHANELERĠNĠN ORGANĠZASYONU"

Transkript

1 T.C. ANKARA ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ BĠLGĠ VE BELGE YÖNETĠMĠ ANABĠLĠM DALI TÜRKĠYE DE YAZMA ESER KÜTÜPHANELERĠNĠN ORGANĠZASYONU Yüksek Lisans Tezi Tuğçe KOZAN Ankara 2016

2 T.C. ANKARA ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ BĠLGĠ VE BELGE YÖNETĠMĠ ANABĠLĠM DALI TÜRKĠYE DE YAZMA ESER KÜTÜPHANELERĠNĠN ORGANĠZASYONU Yüksek Lisans Tezi Tuğçe KOZAN Tez DanıĢmanı: Prof. Dr. Fatih RUKANCI Ankara 2016

3 T.C. ANKARA ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ BĠLGĠ VE BELGE YÖNETĠMĠ ANABĠLĠM DALI TÜRKĠYE DE YAZMA ESER KÜTÜPHANELERĠNĠN ORGANĠZASYONU Yüksek Lisans Tezi Tez DanıĢmanı: Tez Jürisi Üyeleri Adı ve Soyadı Ġmzası Tez Sınavı Tarihi...

4 ANKARA ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ MÜDÜRLÜĞÜNE Bu belge ile, bu tezdeki bütün bilgilerin akademik kurallara ve etik davranıģ ilkelerine uygun olarak toplanıp sunulduğunu beyan ederim. Bu kural ve ilkelerin gereği olarak, çalıģmada bana ait olmayan tüm veri, düģünce ve sonuçları andığımı ve kaynağını gösterdiğimi ayrıca beyan ederim.(.. /.. /20..) Tezi Hazırlayan Öğrencinin Adı ve Soyadı: Tuğçe KOZAN

5 ÖNSÖZ Yazma eserler ait oldukları toplumların kimliğini oluģturan bilimsel, sosyal ve toplumsal nitelikleri ile birlikte gelecek kuģaklara aktarılması gereken kültürel miras kaynaklarıdır. Türkiye de bulunan yazma eserler çoğunlukla kütüphanelerde araģtırmacıların ve ilgililerin yararına sunulmaktadır. Yazma eser kütüphaneleri, diğer kütüphane türlerinde olduğu gibi dermesinden personeline, bina özelliklerinden kullanıcı hizmetlerine kadar tüm unsurları ile bir organizasyonu oluģturur. Bu organizasyonu oluģturan unsurların kütüphane standartlarına göre düzenlenmesi, yazma eser kütüphanesi koleksiyonlarının uygun koģullarda korunması ve onarımını, uluslararası standartlara uygun olarak tanımlanmasını ve bilgi eriģim sistemleri üzerinden tüm kullanıcıların eriģimine sunulmasını sağlayacaktır. Bu çalıģmada Türkiye de yazma eser kütüphanelerinin organizasyonunda yaģanan sorunları ortaya koymak ve gelecekte yapılacak yazma eser kütüphaneciliği çalıģmaları için fikir ve önerilerde bulunmak hedeflenmiģtir. ÇalıĢmamın baģladığı günden beri desteğini ve bilgisini esirgemeyen, görüģ ve önerileriyle beni yönlendiren çok değerli hocam ve tez danıģmanım Sayın Prof. Dr. Fatih RUKANCI ya sonsuz teģekkürlerimi sunarım. ÇalıĢmamın alan araģtırmasında zamanını ve yardımlarını esirgemeyen Ömer KUZGUN a, Dr. Claudia FABĠAN a ve Dr. Wolfgang-Valentin Ikas a çok teģekkür ederim. I

6 Beni her konuda olduğu gibi bu çalıģmamda da destekleyen ve yalnız bırakmayan tüm aileme, tüm arkadaģlarıma ve sevgili eģim, yol arkadaģım Dr. Mert KOZAN a en içten sevgilerimi sunar ve sonsuz teģekkür ederim. II

7 ĠÇĠNDEKĠLER ÖNSÖZ... I ĠÇĠNDEKĠLER... III KISALTMALAR... VI RESĠMLER... VIII TABLOLAR... XI I. BÖLÜM: GĠRĠġ... 1 I.1. Amaç... 3 I.2. Kapsam... 4 I.3. Varsayımlar... 5 I.4. Yöntem... 7 I.5. Düzen... 8 I.6. Kaynaklar... 9 I.7. Terimler II. BÖLÜM: YAZMA ESERLER II.1. Tarihçe II.2. Karakteristik Özellikleri II.2.1. Yazma Eserlerin Ġçerik Özelliği II.2.2. Yazma Eserlerin Nüsha Özelliği II.2.3. Yazma Eserlerin Fiziksel ve Sanatsal Özellikleri III

8 II Cilt Sanatı II Tezhip Sanatı II Minyatür Sanatı II Hat Sanatı II Ebru Sanatı II Katı Sanatı III. BÖLÜM: TÜRKĠYE YAZMA ESERLER KURUM BAġKANLIĞI SÜLEYMANĠYE YAZMA ESER KÜTÜPHANESĠ III.1. Süleymaniye Külliyesi ve Kütüphanenin Tarihçesi III.2. Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi nin Bölümleri ve Faaliyetleri III.3. Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi nin BeĢ Temel Unsur Açısından Ġncelenmesi IV. BÖLÜM: BAVYERA DEVLET KÜTÜPHANESĠ YAZMA ESERLER VE ERKEN BASKI KĠTAPLAR BÖLÜMÜ IV.1. Bavyera Devlet Kütüphanesi nin Tarihçesi IV.2. Bavyera Devlet Kütüphanesi Yazma Eserler ve Erken Baskı Kitaplar Bölümü ve Faaliyetleri IV.3. Bavyera Devlet Kütüphanesi Yazma Eserler ve Erken Baskı Kitaplar Bölümü nün BeĢ Temel Unsur Açısından Ġncelenmesi V. BÖLÜM: TÜRKĠYE DE YAZMA ESER KÜTÜPHANECĠLĠĞĠ V.1. TEKNĠK HĠZMETLER IV

9 V.1.1. Koruma (Konservasyon) ve Restorasyon ÇalıĢmaları V.1.2. Kataloglama ve Sınıflama ÇalıĢmaları V DijitalleĢtirme ÇalıĢmaları V.2. KULLANICI HĠZMETLERĠ V.2.1. Yazma Eserlerin Hizmete Sunulması V.2.2. Kütüphaneler Arası ĠĢbirliği ÇalıĢmaları V.2.2. Tanıtım ÇalıĢmaları SONUÇ ve ÖNERĠLER KAYNAKÇA ÖZET SUMMARY... Hata! Yer iģareti tanımlanmamıģ. V

10 KISALTMALAR APA: BBY: BDK: Bkz.: IAC: IBR: ICCROM: ICOM: IFLA: IRCICA: ĠSAM: MARC: MDM: OCR: OIC: OPAC: SYEK: TDK: American Psychological Association Bilgi ve Belge Yönetimi Bavyera Devlet Kütüphanesi Bakınız International Advisory Committee Das Institut für Bestandserhaltung und Restaurierung International Centre for the Study of the Preservation and Restoration of Cultural Property International Council of Museums The International Federation of Library Associations and Institutions Ġslam Tarih, Sanat ve Kültür AraĢtırma Merkezi Ġslam AraĢtırmaları Merkezi Machine-Readable Catalog Munich DigitiZation Center Optical Character Recognition The Organisation of Islamic Cooperation Online Public Access Catalog Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi Türk Dil Kurumu VI

11 TO-KAT: TUM: Ulusal Toplu Katalog Technische Universität München TÜYATOK: Türkiye Yazmaları Toplu Kataloğu TYEKB: UNESCO: Türkiye Yazma Eserler Kurum BaĢkanlığı United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization VII

12 RESĠMLER Resim 1: Resim 2: Resim 3: Resim 4: Resim 5: Resim 6: Resim 7: Resim 8: Resim 9: Resim 10: Resim 11 : Resim 12: Resim 13: Resim 14: Klasik Osmanlı Cilt Kapağının Bölümleri Yüzyıllara Göre Osmanlı Ciltçiliği BaĢlık Tezhibi Serlevha ve Zahriye Tezhibi Selimnâme, Yavuz Sultan Selim Tahtta Vezirleriyle KonuĢma Anını Anlatan Minyatür. Haçova SavaĢı Minyatürü Sokullu Mehmet PaĢa nın Zigetvar Kalesi ni KeĢfe ÇıkıĢını Anlatan Minyatür IX. yüzyıla Ait Bir Kur an Nüshasından Reyhani Hat ile Sure BaĢı Altın Kufi Örneği Süleymaniye Kütüphanesinin Üstten Görünümü Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi Okuma Salonu Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi Yeni Nesil Depolama Sistemi Ord. Prof. A. Süheyl Ünver Dosya Koleksiyonu ndan Örnekler Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi Fatih Koleksiyonu 4130 No lu Muhabbetname Ġsimli Eser Resim 15 : Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi AĢirefendi Koleksiyonu 436 numaralı Esere Katalog Kaydı Resim 16: Süleymaniye Yazma Eser Küütphanesi Amcazade Koleksiyonu 17 numaralı Esere Ait Katalog Kaydı VIII

13 Resim 17: Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi Tercüman Gazetesi Koleksiyonu Y-184 Numaralı Esere Ait Katalog Kaydı Resim 18: Resim 19: Resim 20: Resim 21: Resim 22: Resim 23: Resim 24: Resim 25: Resim 26: Resim 27: Resim 28 : Resim 29: Resim 30: Resim 31: Resim 32: Resim 33: Bavyera Devlet Kütüphanesi Binası DıĢ Görüntüsü Robot Tarama Teknoloji BDK Yazma Eserler Koleksiyonu Cod. turc. 613 Numaralı Esere Ait Katalog Kaydı Ludwig II, Bavyera Kralı na Ait El Yazısı Evrak Heidelberger Totentanzes in GiriĢ Sayfası Gutenberg Ġncili nin BaĢlangıç Sayfası Exlibris Örneği YapıĢtırıcı Aracılığıyla Boya Tabakasının SağlamlaĢtırılması DijitalleĢtirme ÇalıĢmaları The Ottheinrich Bible Kitâb-ı Cihânnümâ nın Resimli Sayfa Örneği Amasya veya Ġstanbul da Yazıldığı DüĢünülen Kur an Cilt Örneği ipad/iphone Uygulaması Famous Book Treasures of the Bavarian State Library ipad/iphone uygulaması Oriental Treasures of the Bavarian State Library 2015 yılında düzenlenen Geç Osmanlı Ġmparatorluğu'ndaki DerviĢler Konulu Sergiye Ait Poster Bavyera Devlet Kütüphanesi Bina Ġç GiriĢ Görüntüsü IX

14 Resim 35: Resim 36: Resim 37: Resim 38: Yazma Eserler Okuma Salonu Beinecke Nadir ve Yazma Eserler Kütüphanesi Koleksiyon Tanıtımı Oxford Üniversitesi Bodleian Kütüphanesi Hediyelik EĢya Ürünleri Bavyera Devlet Kütüphanesi Logo ve Sloganı X

15 TABLOLAR Tablo 1: Türkiye Yazma Eserler Kurumu BaĢkanlığı 2014 Yılı Bütçe Rakamları Tablo 2: Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi 2014 Yılı Bütçe Harcama Rakamları Tablo 3: Das Institut für Bestandserhaltung und Restaurierung Koruma ve Restorasyonu Yapılan Eser Sayısı Tablo 4: Bavyera Devlet Kütüphanesi Yazma Eserler ve Erken Baskı Kitaplar Bölümü Derme GeliĢtirme Bilgileri Tablo 5: Bavyera Devlet Kütüphanesi Personel Durumu Tablo 6: Bavyera Devlet Kütüphanesi Genel Kullanıcı Profili Tablo 7: Bavyera Devlet Kütüphanesi Yazma Eserler ve Erken Baskı Kitaplar Bölümü Kullanıcı Profili Tablo 8: Bavyera Devlet Kütüphanesi Gelir-Gider Göstergesi Tablo 9: Bavyera Devlet Kütüphanesi Yazma Eserler ve Erken Baskı Kitaplar Bölümü Materyal Türüne göre Bütçe Giderleri Tablo 10: Eserlerden Kopya Temin Hizmeti Ġçin Belirlenen Ücretler XI

16 I. BÖLÜM: GĠRĠġ Yazma eserler, çok eski tarihlerden elle yazılan kaynaklar olarak günümüze kadar gelmelerinin yanında, yazıldıkları dönemin özelliklerini yansıtmaları açısından da son derece önemli kaynaklardır. YaĢadığımız toprakların, yıllarca farklı kökenlere sahip toplumlara ev sahipliği yapmıģ olması ve bugünlere ulaģan farklı kültürel öğelerin bilgi birikiminin yazılı iletiģim yoluyla aktarılmıģ olması, ülkemizi zengin bir kültür hazinesine dönüģtürmüģtür. Yazma eserler de yazılı kültür mirasının en önemli kaynaklarındandır. Matbaanın Osmanlı Ġmparatorluğu nda devlet desteğiyle kullanılmaya baģlanmasının geç olması ve yaygınlaģmasının zaman alması ülkemizde 20. yüzyılın ikinci çeyreğine kadar yazma eser üretiminin devam etmesini sağlamıģtır. Dolayısıyla Türkiye yazma eser sayısı bakımından bugün dünyanın önde gelen ülkelerindendir. Kültür ve Turizm Bakanlığı na bağlı kütüphanelerin, üniversitelerin, çeģitli kurum ve kuruluģlar ile özel kuruluģların dermelerinde yaklaģık olarak cilt yazma kitap, risâle ve mecmua bulunmaktadır. Bunların çoğunluğu Arapça, Farsça ve Osmanlıca dillerinde yazılmıģ/çoğaltılmıģ olup diğer yabancı dillerde de eserler bulunmaktadır (Rukancı, Anameriç ve Tuzcu, 2016, s. 343). Sahip olduğumuz yazma eser koleksiyonlarında din konuları ağırlıklı olmak üzere sanattan matematiğe, astronomiden tıbba kadar değiģik alanlarda içerik açısından çok değerli eserler vardır. Bunun yanında eserlerin bir bölümü cilt, tezhip, minyatür, hat ve ebru gibi eģsiz sanatsal öğelere sahiptirler. Bilimsel, toplumsal ve sanatsal unsurları bulundurması açısından toplumumuzun kimliğini oluģturan 1

17 özellikleriyle yazma eserler gelecek kuģaklara aktarılması gereken kültür mirası ürünlerimiz arasındadır. Türkiye de bulunan yazma eserler çoğunlukla kütüphanelerde araģtırmacıların ve ilgililerin yararına sunulmaktadır. Yazma eserler sadece Türkiye den araģtırmacıların değil, Ortadoğu, Balkanlar, Avrupa, Amerika da ve dünyanın çeģitli yerlerinde Ġslam ve Türk dünyası ile ilgili çalıģma yapan araģtırmacıların da baģvurduğu kaynaklardır. Bu nedenledir ki yazma eser kütüphanelerimizin sorunları Türk kütüphaneciliğinin sorunları içerisinde farklı yaklaģımlarla ele alınmalı, geçici değil kalıcı çözümler ortaya konmalıdır. Yazma eser kütüphanelerimizin sorunlarına çözüm önerisi olarak uzun yıllar boyunca yazma eser kütüphaneciliğinin merkezi bir örgüt tarafından yürütülmesi gerekliliği sunulmuģtur. Bunun sonucu olarak 2010 yılında Türkiye Yazma Eserler Kurum BaĢkanlığı (TYEKB) kurulmuģtur. Kültür ve Turizm Bakanlığı nın denetiminde olan yazma eser kütüphaneleri Ġstanbul, Ankara ve Konya olmak üzere üç merkezde toplanmıģ ve faaliyetleri TYEKB tarafından yürütülmeye baģlamıģtır. Tüm kütüphanelerde olduğu gibi yazma eser kütüphaneleri de dermesinden personeline, bina özelliklerinden kullanıcı hizmetlerine kadar bir bütünü dolayısıyla bir organizasyonu ifade eder. Kütüphaneleri yaģayan birer bilgi merkezi haline getirmek yine bu organizasyonu oluģturan unsurların ideal Ģartlar altında düzenlenmesiyle doğru orantılıdır. Bu bağlamda TYEKB nın kurulması ile yazma eser kütüphanelerimizin organizasyonunu oluģturan teknik ve kullanıcı hizmetlerindeki mevcut sorunların tespit edilerek çözümü için somut adımların atılması çalıģmaları hızlandırılmalıdır. 2

18 Çok eski tarihlerde üretilen ve kültürel mirasın bir parçası olan yazma eserler, aynı zamanda uluslararası mirasa da katkı yapmakta bu yönüyle de ulusun kültürel kimliğini yansıtmaktadır. Türkiye hem içerik hem de sanatsal yönüyle kültür mirasının önemli kaynaklarına sahip olmasıyla uluslararası kültür mirasına da önemli katkı sağlamaktadır. Koleksiyonunda yazma eser bulunduran kütüphanelerimizin mevcut organizasyon sorunları aģıldığı takdirde bu kütüphanelerimizin potansiyel kullanıcı aktif kullanıcı haline gelecek, kaynaklara standartlar çerçevesinde eriģimi mümkün olabilecek ve etkin bir Ģekilde yararlanma imkânı sağlanmıģ olacaktır. I.1. Amaç Teknolojinin hızla geliģtiği günümüzde yazma eser kütüphaneleri de bilgi teknolojilerine uyum sağlamak ve kullanıcı hizmetlerini bu doğrultuda çeģitlendirmek ve değiģtirmek durumundadır. Bunun için ise öncelikle kendi organizasyon yapısının kalite standartlarını yükseltmelidir. Türkiye de yazma eser kütüphanelerinin teknik ve kullanıcı hizmetleri bağlamında sorunlarına yıllarca çözüm getirilmemesi eserlere eriģimin ve tanıtımının önündeki en önemli engeldir. Her türlü bilgi merkezinde olduğu gibi yazma eser kütüphanelerinde de mevcut sorunlar çözülmediği ve çağın gereklerine uyum sağlanmadığı takdirde dermesi zarar görecek ve kullanıcılarını kaybetme tehlikesiyle karģı karģıya kalacaktır. Bu bağlamda, Türkiye de yazma eser kütüphanelerinin mevcut sorunlarının, koruma ve restorasyon, kataloglama, dijitalleģtirme çalıģmaları ile kullanıcı hizmetlerinde standart yaklaģımların olmamasına bağlı sorunlar olduğunu ortaya koymak amacıyla çalıģmada, yazma eser kütüphanesi faaliyetler alanlarının mevcut durumu ortaya konularak geliģtirilmesi için öneriler sunulacaktır. 3

19 Türkçe literatürde yazma eser kütüphanelerinin sorunları ile ilgili çeģitli çalıģmalar bulunmaktadır. Bu bağlamda çalıģmanın amacı: Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi ve Bavyera Devlet Kütüphanesi Yazma Eserler ve Erken Baskı Kitaplar Bölümü nde yapılan yerinde inceleme alan çalıģması ile kütüphaneleri tüm yönleriyle incelemek, kütüphane faaliyetlerinin icrasında güçlü ve zayıf yönlerini ele alarak kütüphaneler arasındaki farklı yaklaģımları ortaya koymak ve Türkiye de yazma eser kütüphaneciliğinin teknik ve kullanıcı hizmetlerinde yaģanan sorunlara somut çözüm önerileri sunularak bu kurumların birer organizasyon oldukları göz önüne alınarak çağdaģ planlama ve tanıtım faaliyetleri kapsamında standartlar düzeyinde hizmet verilen bilgi ve kültür merkezi haline getirilmesi gerekliliğini ortaya koymaktır. I.2. Kapsam ÇalıĢma kapsamında öncelikle yazma eser kavramı, basma eserlerden ayrılan yönleri, taģıdıkları sanatsal özellikleri bağlamında tanımlanmıģ tarihsel çerçevesi ele alınmıģtır. ÇalıĢmada inceleme alanı evrenin büyüklüğü ve çalıģma olanakları açısından Türkiye için Türkiye Yazma Eserler Kurumu BaĢkanlığına bağlı Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi ve Almanya için ise Bavyera Devlet Kütüphanesi Yazma Eserler ve Erken Baskı Kitaplar Bölümü araģtırma kapsamına alınmıģtır. Bu çerçevede kütüphanelerin uzman personeli ile kiģisel görüģmeler yapılmıģtır. Yapılan görüģmelerde kütüphanelerin beģ temel unsur açısından (derme, personel, kullanıcı, bina ve bütçe) mevcut durumu hakkında bilgi toplanmıģtır. GörüĢmelerin sonucuna göre Türkiye nin bilinen en iyi yazma eser kütüphanesi ile Almanya nın yazma 4

20 eserler ve kültürel miras alanında tüm dünyada tanınan kütüphanesinin faaliyetlerine ayrıntılı olarak değinilmiģtir. Türkiye de yazma eser kütüphaneciliği ise teknik hizmetler ve kullanıcı hizmetleri bağlamında inceleme kapsamına alınmıģtır. Kütüphane hizmet faaliyetlerinin tarihsel geliģimi ele alınmıģ, mevcut sorunlara standartlar düzeyinde öneriler getirerek çalıģma sınırlandırılmıģ ve değerlendirme yapılarak sonlandırılmıģtır. I.3. Varsayımlar Türkiye de yazma eser kütüphanelerinin organizasyonu sorunu, yazma eser kütüphaneciliğinin merkezi bir örgüt tarafından yürütülmesi noktasında geç kalınmıģ olması, ortaya konulan projelerde farklı akademik alanlardan uzmanların olmaması ve iģbirliğine gidilmemesi, maddi imkânsızlıklar ve yazma eserlerimizin birer kültürel miras ürünü olduğu bilincine sahip olunmamasına bağlı çok yönlü bir sorundur. YaĢanan teknolojik geliģmeler ile birlikte her alanda var olan bilgiye eriģimde sınırlılıklar ortadan kalkmıģtır. Bilgi ile bilgi ihtiyacı olan kullanıcı arasında bir köprü görevi gören kütüphanelerde yaģanan bu geliģmelerle yönünü değiģtirmiģ, verdiği hizmetler ve hizmeti kullanıcıya ulaģtırma Ģekilleri çeģitlenmiģtir. Bu doğrultuda Türk kütüphaneciliği de bu geliģmeleri yakından takip ederek hizmetlerini çeģitlendirmiģtir ve kullanıcılarına daha kolay ulaģtırır hale gelmiģtir. Ancak, yazma eser kütüphanelerimizde yaģanan sorunlar kullanıcıların bu kütüphanelerde var olan bilgiye eriģiminde hala engel teģkil etmektedir. 5

21 Yazma eser kütüphanelerinin organizasyonunda yaģanan sorunlar Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı kütüphaneler için TYEKB nın kurulmasıyla bir ölçüde aģılmıģ olmakla birlikte; yazma eser kütüphanelerini yaģayan bilgi merkezleri haline getirme sorunu hala varlığını korumaktadır. Türkiye de yazma eserlerin gerek bibliyografik denetimine iliģkin gerekse daha iyi koģullar altında hizmete sunulmasına yönelik çalıģmalar daha çok projelerle gündeme gelmiģtir. Projelerin, çoğunlukla temel amacı yazma eser kataloglarının oluģturulması, daha iyi koģularda korunması, restorasyonlarının yapılması, dijitalleģtirilmesi ve web aracılığıyla hizmete sunulması olmuģtur. Ancak, genellikle dermesinde daha çok yazma eser bulunduran kütüphanelerde yapılan çalıģmalarda, değerli katkılarına rağmen yetersiz kalmaktadır (Rukancı, 2011, s. 169; OdabaĢ, 2011, s. 57). Buna bağlı olarak çalıģmanın alt varsayımları Ģunlardır: Eserlere ait bibliyografik niteleme alanları standart değildir Kütüphane katalogları yeterli değildir, Yazma eser kütüphanelerinde yeterli sayıda yazma eser kütüphanecisi istihdam edilmemektedir, Kullanıcıların eserlere etkin erişimi sağlanamamaktadır, Kütüphanelerin fiziksel imkân koşulları yeterli değildir, Sahip olunan eserlerin yeterli düzeyde tanıtımı yapılmamaktadır, Bunlar ıģığında çalıģmanın temel varsayımı: Türkiye de yazma eser kütüphanelerinin organizasyonunda standartlaşma sorunu vardır olarak belirlenmiģtir. 6

22 I.4. Yöntem ÇalıĢma öncesinde ayrıntılı bir literatür taraması yapılmıģtır. Literatürde yapılan çalıģmaların incelenmesi için belge tarama yöntemi kullanılmıģtır. Belge tarama; var olan kayıt ve belgeleri inceleyerek veri toplama tekniğidir. belli bir amaca dönük olarak, kaynakları bulma, okuma, not alma ve değerlendirme iģlemlerini kapsar (Karasar, 2015, s. 183). Belge tarama yöntemi ile yerli ve yabancı literatürde yazma eser ve yazma eser kütüphaneleri konulu bilgi ve belgelere ulaģılmıģ araģtırma kapsamı belirlenmiģtir. ÇalıĢmada betimleme yöntemi kullanılmıģtır. Betimleme yöntemi;...olayların, varlıkların, kurumların, grupların ve çeģitli alanların ne olduğunu betimlemeye, açıklamaya çalıģan incelemelerdir. Bunlar nedir? sorusuna cevap bulmaya yöneliktir. Bununla mevcut durumlar, koģullar, özellikler aynen ortaya konmaya çalıģılır. Betimleme araģtırmaları, mevcut olayların daha önceki olay ve koģullarla iliģkilerini de dikkate alarak, durumlar arasındaki etkileģimi açıklamayı hedefler (Kaptan 1998, s.59). Betimleme yöntemi ile Türkiye de yazma eser kütüphaneciliğinin standartlar çerçevesinde yapılmadığı ortaya çıkartılmıģtır. Ayrıca mevcut sorunlara dönemlik projelerle geçici değil kalıcı çözümlerin getirilmesi gerektiği saptanmıģtır. Örnek olarak seçilen kütüphanelerde yapılan çalıģmalar hakkında ayrıntılı bilgi sağlamak amacı ile betimleme yöntemlerinden görüģme ve gözlem veri toplama tekniğinden yararlanılmıģtır. GörüĢme; sözlü iletiģim yoluyla veri toplama tekniğidir. GörüĢme, çoğun, yüz yüze yapılmakta ise de, telefon ve televizyonlu telefon gibi anında ses ve resim 7

23 ileticileriyle de olabilir. (Karasar, 2015, s. 165). GörüĢme tekniği ile Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi Müdürü Ömer KUZGUN ve kütüphaneci Hamit GÖÇMEN ve Bavyera Devlet Kütüphanesi Yazma Eserler ve Erken Baskı Kitaplar Bölümü sorumlusu Dr. Claudia FABIAN ve uzman kütüphaneci Dr. Wolfgang- Valentin IKAS ile görüģmeler yapılmıģ kütüphanelerin mevcut durumu ve faaliyetleri hakkında bilgi toplanmıģtır. Gözlem; belli bir kimse, yer, olay, nesne, durum ve Ģartlara ait bilgi toplamak için belirli hedeflere yöneltilmiģ bir bakıģ ve dinleyiģtir (Karasar, 2015, s. 156). Gözlem tekniği ile kütüphanelerde yerinde inceleme alan çalıģması yapılmıģ olup, kütüphanelerin bölümleri ziyaret edilmiģ, fiziksel ortam ve koleksiyonlar ile ilgili görseller toplanmıģtır. I.5. Düzen ÇalıĢmanın birinci kısmını kapsayan giriģ bölümünde konunun önemi, araģtırmanın amacı, problem ve hipotez, çalıģmanın kapsam ve düzeni, yöntemi, veri toplama teknikleri, çalıģmada yararlanılan temel kaynakların listesi ve konuya iliģkin terimlerin tanımlandığı terminoloji kısmı yer almaktadır. Ġkinci bölümde ise yazma eser terimi tanımlanmıģ, tarihçesine değinilmiģ ve özellikleri ele alınmıģtır. ÇalıĢmanın üçüncü bölümünde Türkiye Yazma Eserler Kurumu BaĢkanlığı kuruluģ gerekçeleri, teģkilat yapısı ve faaliyetleri üzerinde durularak, Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi nin mevcut durum incelemesi yapılmıģtır. 8

24 ÇalıĢmanın dördüncü bölümünde, yazılı kültür miras koleksiyonları ile hem Almanya da hem de dünyada önde gelen kütüphanelerden Bavyera Devlet Kütüphanesi nin Yazma Eserler ve Erken Baskı Kitaplar Bölümü mevcut durum incelemesi yapılmıģtır. ÇalıĢmada, yazma eser kütüphanelerinin organizasyonu irdelendiğinden dördüncü bölümde bu organizasyon içerisinde olması gereken kütüphanecilik faaliyetleri teknik hizmetler ve kullanıcı hizmetleri bağlamında tarihçesi ele alınmıģ ve yapılması gerekenler üzerinde durulmuģtur. Sonuç bölümünde ise teorik bilgiler, yapılan karģılaģtırmalar ve bunların değerlendirmeleri ıģığında probleme iliģkin çözüm önerileri sunulmuģtur. I.6. Kaynaklar ÇalıĢmada konuyla ilgili yerli ve yabancı kaynaklardan literatür taraması yapılmıģtır. Türkçe kaynakların sağlanması amacıyla Milli Kütüphane Çevrimiçi Kataloğu, TO-KAT (Ulusal Toplu Katalog), Ankara Üniversitesi Çevrimiçi Kataloğu ndan yararlanılmıģtır. Süreli yayın makalelerine eriģim için Bilgi Dünyası dergisi (2000- ), Türk Kütüphaneciler Derneği Bülteni ( ), Türk Kütüphaneciliği Dergisi (1987- ) ve Türk Kütüphaneciliği dergileri taranmıģtır. Yapılan tez çalıģmaları için YÖK Tez Merkezi Veritabanından yararlanılmıģtır. Yabancı literatürdeki çalıģmalara eriģim için ise Ankara Üniversitesinin abone olduğu EBSCOhost, Ebrary, ISI-Web of Knowledge, Library, Information Science & Technology Abstracts with Fulltext gibi veritabanlarından 9

25 yararlanılmıģtır. Konu ile ilgili web siteleri ziyaret edilmiģtir. Google, Google Scholar ve Google Book Search ten yararlanılmıģtır. Terimlerin tanımı için Belge Yönetimi ve ArĢiv Terimleri Sözlüğü ve Kitaplıkbilim Terimler Sözlüğü nden yararlanılmıģtır. AraĢtırma yazımında Ankara Üniversitesi Tez Yazım Yönergesi nden yararlanılmıģ, atıflarının gösterilmesinde ve kaynakçanın yazılmasında APA Style kullanılmıģ ve Kurbanoğlu nun Kaynak Gösterme El Kitabı (2004) ndan yararlanılmıģtır. I.7. Terimler Cilt (Cover): Kitaba geçirilen ve deri, bez ya da kâğıtla kaplı bulunan mukavva kapak, kap (Yurdadoğ, 1974). Derme (Collection): bir kiģi veya kurum tarafından ortak bir fiziki veya lektronik ortamda bir araya getirilmiģ, eriģim kolaylığı açısından aynı sistematik düzen içerisinde sınıflandırılmıģ belgeler topluluğu (Belge Yönetimi ArĢiv Terimleri, 2009, s. 15). DijitalleĢtirme (Digitalize): Her türlü fiziksel materyalin görüntülerini iģletim sistemlerinin tanıyabileceği sayısal kodlara dönüģtürme suretiyle depolama (OdabaĢ, 2013). Katalog (Catalog): Bil bilgi merkezindeki bütün gereçleri, kaynakçasal kimlikleri ve konuları bakımından tanıtmak, arandıklarında bulunmalarını sağlamak 10

26 üzere yer numaraları da belirtilerek basılı ve elektronik olarak hazırlanmıģ araģtırma aracı (Belge Yönetimi ArĢiv terimleri, 2009, s. 28). Koruma (Preservation): Bir bilgi kaynağını özgün niteliklerine bağlı kalarak korumak; belgenin bozulmasına yol açan etkenleri saptamak; uygun koruma yöntemlerini ve malzeme türlerini belirleyerek bunları belgeye uygulamak ve söz konusu belgenin doğru taģınması ve depolanması için gerekli düzenlemeleri yapmak için gerçekleģtirilen iģlemlerin tümü (Belge Yönetimi ArĢiv Terimleri..,2009, s. 30). Kütüphane (Library): Kütüphaneler ile belge bilgi merkezleri, hizmet verdikleri kullanıcı kesimlerinin gereksinimlerini karģılamak amacıyla sistemli ve düzenli olarak belge ve bilgi sağlayan, bunları iģlemden geçirerek en uygun biçimde ve en kısa sürede yararlandırmaya sunması beklenen merkezlerdir (Yontar, 1995, s. 1). Kütüphane Organizasyonu (Library Organization): Kütüphane ya da kütüphanenin bölümleri için amaç ve politikaların belirlenmesini, örgütle ilgili planların yapılmasını, personelin, bütçenin ve koleksiyonun yönetilmesini, yönlendirilmesini ve gerektiği zamanlarda düzeltilmesini kapsayan bir süreçtir. Ġyi bir kütüphane organizasyonu birbirini destekleyen çeģitli faktörlere dayandırılmalıdır. Bunlar: Kütüphane otomasyon sınırları: Yazma eser kütüphaneleri için yazma eserin fiziksel özelliklerinin tüm yönleriyle katalog kayıtlarına aktarılabildiği otomasyon sistemleri kullanılmalıdır. Kütüphane personeli: Kütüphanede seçilen çalıģanlar organizasyona uygun olmalıdır. 11

27 Kütüphanenin ve bölümlerinin amaçları Kütüphane binasının yapısı: Ġyi planlanmıģ bir mimari yapı koleksiyon sunumunda sınırlamalar getirebilir. Materyalin yapısı Hizmet verilen kullanıcıların tipi Finansal destek (Balcı, 2006, s. 29) Minyatür (Miniature): Elyazması veya ilk baskı kitaplara yapılan, genellikle altın veya gümüģ ıģıklı renklerle süslenmiģ çerçeveli renkli resim (Online Dictionary,2016). Organizasyon (Organization): Organizasyon kavramı, örgütleme ve örgüt olmak üzere iki anlamı yüklenmektedir. Örgütleme, bir süreç ya da iģlemi, örgüt ise, bu süreç ya da iģlem sonucu oluģan yapı/bir varlığı belirtir (Kurulgan, 2015, s. 245). Restorasyon (Aslına Uygun Onarım Restoration): hasar görmüģ veya bozulmuģ belgelerin aslına uygun olarak onarımı ve güçlendirilmesi için yapılan özel iģlemler (Belge Yönetimi ArĢiv terimleri, 2009, s. 7). Tezhip (Ornamentation): Genel olarak yazmalarda sayfanın tamamının ya da bir bölümünün yaldız ve boya ile bezenmesi (Yurdadoğ, 1974). Yazma Eser (Manuscript): Elle yazılmıģ ve çoğaltılmıģ eserlerdir. Bu eserler, içerik ve sanatsal özelliklerinden birini ya da daha fazlasını içerdiği ve çok zor bir çalıģmanın ürünü oldukları için bilim, kültür ve sanat dünyasında büyük önem taģımaktadır (Belge Yönetimi ArĢiv Terimleri, 2009, s. 46). 12

28 II. BÖLÜM: YAZMA ESERLER II.1. Tarihçe Ġnsan medeniyetinde sözlü kültürün sonrasında geliģen yazılı kültür temelde üç ana unsura dayanır. Bunlarda ilki yazı, ikincisi üzerine yazı yazılan madde ve üçüncüsü yazı yazmada kullanılan malzemelerdir. Nesilden nesile, yazıyı ilk bulan Sümerler den matbaanın icadı ve yaygınlaģmasına kadar, her medeniyette bu üç unsur farklı Ģekillerde ortaya çıkmıģtır. Ġslâm Medeniyeti çerçevesinde ise yazma ile daha çok kağıt üzerine yazılan yazı anlaģılmaktadır. Ġslâmi yazmaların ilk örneği Kur ân-ı Kerim'dir. Hz. Osman'ın Kur'ân-ı Kerim'i istinsah ettirerek bir nüshasını Medine'ye, diğer nüshalarını da Mekke, Kûfe, Basra ve ġam'a göndermesiyle ilk Ġslâm yazmacılığı baģlar. Bunlar ana mushaflar 1 olup bütün Kur an-ı Kerim okumaları bu mushaflara referans olarak yapılmıģtır. Zamanla geliģme gösteren kitap yazmacılığında Ģiir, dil, tefsir, tıp ve fıkıh gibi çeģitli konularda telif ve tercüme eserler yazılmaya baģlanmıģtır (Ünver ve Kaya, 2014). Ülkemizde sahip olduğumuz yazma eser koleksiyonlarının çoğu Türklerin Anadolu ya yerleģmesinden sonraki dönemde oluģturulmuģtur. Ancak, atalarımız yazıyı ve kağıdı, yazma eserlerde kullanılan sanatları Anadolu ya gelmeden önce Orta Asya topraklarında tanımıģlar ve kalıcı eserler meydana getirmiģlerdir (Ġlden, 2010, s. 6). Sanat gelenekleri hakkındaki bu bilgi birikimi Orta Asya da Hunlardan, Göktürk lerden aktarılarak Uygurlarda toplanmıģ, sonrasında ise Karahanlılar ve 1 Kur'ân'ın bütün sûre ve âyetlerinin yazılıp bir araya toplanmıģ ve iki kapak arasına alınıp bağlanmıģ sayfaları demektir. 13

29 Gaznelilerden Büyük Selçuklulara ve Anadolu Selçuklularıyla Anadolu da kurulan diğer Türk devletlerine kadar uzanıp gelmiģtir. Aktarıldıkça kabul gören bu gelenekler, Anadolu ve Orta Asya da kurulmuģ bütün Türk devletlerini bir zincirin halkaları gibi birbirine bağlamaktadır (Aslanapa, 1984). Yazma eserlere bu bütünlük çerçevesinde baktığımızda yazı sistemi farklıda olsa ortak değerleri taģıdığını görmek mümkündür. Osmanlı Devleti ve fetihler sonrasında koca bir imparatorluk haline gelen Osmanlı Ġmparatorluğu dönemine gelindiğinde ise üretilen yazma eserler gerek sahip oldukları sanatsal özellikler gerekse bilimsel ve tarihsel nitelikleriyle birer kültür hazinesine dönüģmüģlerdir. Türkiye de Ģuan var olan yazma eserlerimizin çoğunluğu Osmanlı Ġmparatorluğu döneminde üretilmiģtir. Osmanlıda baskı tekniklerinin ve matbaanın yaygınlaģmasının geç olması yazma eser üretiminin uzun yıllar devam etmesini sağlamıģtır. Askeri ve siyasi alanların yanı sıra bilim, kültür ve sanat alanlarında da en parlak döneminde iken Osmanlı Ġmparatorluğu baskı teknikleri konusunda Avrupa'da yaģanan geliģmeleri takip edememiģ matbaanın kullanılması çeģitli nedenlerle yüzyıllar boyunca engellenmeye çalıģılmıģtır. Bu nedenlerin baģında yazma kitaba duyulan manevi bağlılık gelir. Bu maneviyatın temelinde ise Ġslam dininin etkileri görülür. Zira Ġmparatorluk topraklarında matbaa kurulması için ġeyhülislamdan fetva alınarak çıkartılan fermanda Ġslam dini konulu kitapların basılması yasaklanmıģtır (Binark, 1977, s. 40; Küçükcan, 2006, s.163). Bir diğer önemli neden ise yazma eser üretiminin Osmanlıda baģlı baģına bir geçim kaynağı olmasıdır. Kâğıdı temin edenler, metni yazanlar, sayfalara cetvel çekenler, tezhip ve minyatürlerini yapanlar, 14

30 ciltleyenler, ciltleri süsleyenler hep ayrı kiģilerdi ve loncalara bağlı olan sayıları hiçte küçümsenmeyecek derecede fazla olan bu kiģiler mesleklerini ve geçim kaynaklarını kaybetmemek için matbaanın geliģimini engellemiģlerdir. Bunların yanı sıra kâğıt üretiminin yetersizliği, usta-çırak iliģkisine dayalı teknik eleman yetersizliği ve nüfus içinde basma kitap talep edecek sayıda okur-yazar olmaması matbaanın yaygınlaģmasının geç olmasında önemli rol oynayan diğer etkenlerdir (Akkaya, 2015, s. 66). Ġmparatorluk sınırları içerisinde matbaa XV. yüzyıldan itibaren gayrimüslimler tarafından kullanılmaya baģlansa da, resmi olarak devlet tarafından tanınması ve kullanılması 1729 yılında Ġbrahim Müteferrika tarafından ilk kitabın basılmasıyla baģlar. Kullanımın yaygınlaģması yaklaģık 250 yıl alır. Böylece yazma eser üretimi XV. Yüzyıldan itibaren Avrupa da matbaa kullanımın artmasıyla birlikte gerilerken Osmanlı da XX. yüzyılın ikinci çeyreğine kadar sürdürülmüģtür. Yazma eser üretiminin uzun yıllar devam etmesi ve Osmanlı da kütüphane geleneğinin merkezden taģraya kadar dağınıklık göstermesi bugün Türkiye de geniģ yazma eser koleksiyonlarının oluģmasını sağlamıģtır. Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı Ġmparatorluğu ndan devraldığı bu önemli mirasın korunmasından sorumludur. Sahip olduğumuz yazma eserler birçok il ve ilçe halk kütüphanesinde, üniversite, müze, kamu kurum ve kuruluģlar ile özel kuruluģların kütüphanesinde korunmakta, hizmete sunulmakta ve gelecek kuģaklara aktarılmaktadır. II.2. Karakteristik Özellikleri Dermelerin sadece yazma eser koleksiyonlarından oluģtuğu kütüphanelerin kurulmasındaki amaç bu eserlerin sahip olduğu nitelikler ve taģıdıkları önemden 15

31 kaynaklanmaktadır. Yazma eserler çeģitli özellikleri itibariyle de birçoğu nadir olan eserlerdir. Bu nedenledir ki bir yazma eseri bütünüyle tanımak, nadir olma özelliklerini, sanatsal/ fiziksel özelliklerini ve basma eserlerden ayrılan yönlerini açıklamak gerekir. Literatürde yazma eser için çeģitli tanımlar bulunmaktadır. Alpay a göre (1973, s. 78) Matbaanın bulunuģundan önceki yıllarda elle yazılarak yapılmıģ kitaplara el yazması ya da yazma denilmektedir. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yazma Eser Kütüphaneleri ÇalıĢma, Yazma ve Eski Harfli Basma Eserlerden Yararlanma Yönetmeliği nde (2003, madde 4) yazma eser: Elle yazılmıģ, sanatsal, tarihsel ve içerik değeri olan, kitap, gazete, dergi, mektup, ferman, berat, levha, hilye, hat ve benzeri eserler olarak tanımlanmıģtır. TDK nın Güncel Türkçe Sözlük ve Büyük Türkçe Sözlük te ise yazma eser: Basım tekniğinin geliģmediği dönemlerde elle yazılmıģ eser, kitap Ģeklinde açıklanmıģtır. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı nın Türkiye yazmaları internet sitesinde yazma eser tanımı: Kültür mirasımızın önemli ürünleri olan el yazması eserler; tarih, din, dil, felsefe, coğrafya, astroloji, fen bilimleri gibi çeģitli konularda, yazıldığı dönem ve yere ait temel bilgileri bünyesinde toplayan, bilim ve sanat dünyasının ilk elden kaynaklarını oluģturmaktadır Ģeklindedir. Rukancı, Anameriç ve Tuzcu ya göre (2016, s. 1) ise yazma eser: Matbaanın bulunup yaygınlaģmasından önce çeģitli konularda, çok zahmetli çalıģmalar sonucu 16

32 elle yazılmıģ, çoğaltılmıģ, süslenmiģ (bezenmiģ) içeriksel ve/veya sanatsal yönleriyle bilim, sanat ve kültür dünyasında önem taģıyan birçoğu nadir olan eserlerdir. Türkiye de yazma eser terimi ile elle yazılmıģ kitap anlaģılmaktadır. Dolayısıyla yine elle yazılmıģ mektup, ahidname, vesika, vb. materyaller bu terimin dıģında tutulur. Fakat batı kökenli dillerde yazma eserin karģılığı olarak kullanılan, örneğin Ġngilizce de manuscript (Oxford Dictionaries, 2016) ve Almanca da handschrift (TheFreeDictionary, 2016) terimi içine fermanlar, mektuplar, el yazması müzik notaları, resmi belgeler, levhalar vb. gibi farklı türdeki el yazması eseri de almaktadır. Online Dictionary for Library and Information Science - ODLIS (2016) te yazma terimi, metin, yazıt, müzik notaları harita vb. türde elle yazılmıģ her türlü çalıģma olarak tanımlamıģtır. Lynn (1994), el yazmasını, genellikle kağıt veya parģömen üzerine yazılarak doğrudan yazarın kendisi tarafından meydana getirilmiģ ve çoğu kez yazarın kendi el yazısıyla yazılmıģ orijinal ve yayınlanmamıģ doküman Ģeklinde tanımlamıģtır (Yılmaz, 2016, s. 530). Yapılan tanımlardaki birbirine benzerlik yazma eserlerin ortak niteliklerini iģaret etmektedir. Sonuç olarak yazma eserler; elle yazılmıģ veya çoğaltılmıģ, özgün nitelikleri olan, kültürel, sanatsal, tarihi ve bilimsel değere sahip her biri insan emeği olan nadide eserlerdir. Yazma eserler yazıldığı dönemin koģullarına göre fiziksel ve sanatsal açıdan farklılık gösterdiği gibi, toplumsal koģullara göre de yazısı ve dili değiģmektedir. Bir eserin farklı zamanlarda birden fazla kiģi tarafından çoğaltılması, her müstensihin 2 kendine has bir tazının olması gibi sebepler de her bir eserin bir diğerine 2 Bir yazma eseri çoğaltan kiģi. 17

33 benzememesini sağlamaktadır. TaĢıdıkları bu niteliklerinden dolayı yazma eserlerin basma kitaplara oranla tanımlanması ve detaylandırılması çok zahmetli bir iģtir. Buna karģın yazma eserlerin ortak karakteristik özellikleri bulunmaktadır. Ġslami yazmaların ortak özelliklerinden ilki eserlerin iç düzenidir. Yazma eserler genel olarak 10 bölümden oluģur. Ġlk önce eserin kimin mülkiyetinde olduğunun belirtildiği Zahriye bölümü ile baģlar, yazma eserin adının ve yazarının bulunduğu Serlevha, Besmele, Allah a hamd ve Ģükür sözlerin içeren Hamdele, Peygamber e övgü ve dua sözlerini içeren Salvele ile devam eder eserin önsözünün bulunduğu Dîbâce/Mukaddime ve eserin bölümlerinin anlatıldığı Fihrist kaydı ile Eserin metnine giriģ yapılır, yazarın son sözlerini içeren Hâtime ve eserin kimliğini ortaya koyan İstinsâh/Ketebe kaydı ile eser sonlandırılır. Ġstinsâh kaydında eserin te lîf ve istinsâh edildiği tarihlerin yer aldığı satırlara da ferağ kaydı adı verilmektedir (Rukancı, Anameriç ve Tuzcu, 2016, s ). Yazma eserlerde ortak olan bir diğer unsur da kâğıt özelliğidir. Yazma eserler aharlı (iģlenmiģ) kâğıtlara yazılırdı. Âhâr; yazı yazarken yapılan yanlıģların düzeltilmesi sırasında, silintinin belli olmaması, kâğıdın parlak görünmesi, yazının iyi ve uzun ömürlü olması için; yumurta akı, Ģap, niģasta, un ve bir takım maddelerden yapılan sıvının adıdır. Üzerine bir defa âhâr sürülen kâğıtlara tek âhârlı, iki veya daha fazla âhâr sürülmüģ olanlara çifte âhârlı kağıt denirdi (Sinan, 1986, s. 35). Aharlı kâğıtlar hem uzun süre eseri olumsuz Ģartlardan korumak hem de hattatların iģini kolaylaģtırmak amaçlı kullanılmaktaydı. Yazma eserleri birbirinden ayıran, değerlendirilmesinde ölçüt olarak kullanılan ve çeģitli yönleriyle de eserin değerini arttıran unsurlar bulunmaktadır. Her 18

34 biri birer miras niteliği taģıyan bu eserlerin değerini içerdiği bilginin niteliği, nüsha özelliği (orijinalliği ve nadir olma düzeyi), fiziksel ve sanatsal özellikleri gibi unsurlar arttırmaktadır. II.2.1. Yazma Eserlerin Ġçerik Özelliği Türkiye de mevcut yazma eser koleksiyonları içerik açısından çok zengindir. Ġslam uygarlığında temel eğitim kurumu olan medreselerde tefsir, hadis, fıkıh ve kelam gibi Ġslam ilimlerinin eğitimi verilirken, kütüphane ve hastane gibi kurumlarda da matematik, tıp, astronomi fizik, metafizik, ahlak, iktisat ve siyaset gibi akli bilimler okutulmaktaydı. Ġslam bilginleri Antik Yunan dan aldıkları bu bilgiler tarafından çeģitli yönleriyle ele alarak geliģtirmiģ aritmetik, geometri, astronomi gibi alt alanlarını keģfetmiģlerdir (Rukancı, Anameriç ve Tuzcu, 2016, s. 258). Bu sebepledir ki mevcut koleksiyonlarda din konuları ağırlıkla olmak üzere, tıp, astronomi, mühendis, fen bilimleri, mimari, hukuk, edebiyat, dil, felsefe gibi birçok konu ve alanda eser bulunmaktadır. Bu eserlerden bazıları konusunda temel yapıt olma özelliğindedir. Örneğin Ġbn-i Sina nın El-Kanun fi't-tıb adlı çalıģması tıp alanından asırlar boyunca kaynak eser olarak kullanılmıģtır. PadiĢahlar, devlet adamları, sosyal ve kültürel hayata etki etmiģ kiģilerin kendileri tarafından yazılmıģ eserlerde içerik açısından büyük önem taģımaktadır. Örneğin Fatih Sultan Mehmed in Avnî mahlasıyla, Kanuni Sultan Süleyman ın Muhibbî mahlasıyla yazdığı Ģiirleri gündelik hayata dair bilgiler içerdiği gibi bir padiģahın duygu ve düģüncelerini sanatkâr kiģiliğiyle ortaya koyması açısından da son derece önemlidir. Yine önemli devlet adamlarından Matrakçı Nasuh Efendi nin ( ) Kanuni devrinde gerçekleģtirilen Ġran-Irak seferini ( ) konu 19

35 alan eseri Beyan-ı Menzil-i Sefer-i Irakeyn-i Sultan Süleyman ve Osmanlı amirali Piri Reis in (1464?-1554) Akdeniz kıyılarına ait ayrıntılı haritaların yer aldığı eseri Kitâb-ı Bahriye (1526) gibi eserler dönemin birçok özelliklerini yansıtması açısından önemlidir. ÇeĢitli kütüphane koleksiyonlarında bunlar gibi örnekleri çoğaltmak mümkündür. II.2.2. Yazma Eserlerin Nüsha Özelliği Yazma eserleri basma eserlerden ayıran en belirgin özelliğidir. Eserin el ile ve sadece bir nüsha yazılabilmesi daha sonra çoğaltılması çok emek isteyen bir süreçtir. Yazma eserlerin konusunda uzman müstensihler tarafından yapılan istinsâh 3 etme iģinin zamanla meslek haline gelmesi eserlerin nüshaları arasında farklar ve yanlıģlıklar olmasına neden olmuģtur. Öyle ki bir eserin müstensihi farklılaģtıkça nüshalar arasındaki farklarda artmaktadır (Rukancı, Anameriç ve Tuzcu, 2016, s. 19). Öyle ki bir esere ait birçok farklı nüsha olabilmektedir. Örneğin, mü ellifin 4 söyleyerek yazdırdığı nüsha, mü ellif müsveddesinden temize çekilmiģ nüsha, mü ellif nüshası ile karģılaģtırılmıģ nüsha (mukabele kaydı olan nüsha), mü ellif nüshasından istinsâh edilen nüsha, mü ellifin yaģadığı devirde veya yaģadığı devre en yakın tarihte istinsâh edilmiģ olan nüsha, yazmanın önemli bir kiģi adına (padiģah, sultan, devlet adamı) veya kütüphanesi için yazılmıģ, istinsâh edilmiģ ya da tercüme edilmiģ nüsha gibi farklı özellikleri vardır (Bayraktar, 1977, s. 321). Bu özelliklerden herhangi birini bulundurması açısından her yazma eser aslında bir nadir eserdir ve değerlidir. Fakat bu özellikler arasında, mü ellif nüshası, mü ellif nüshasından istinsâh edilen nüsha, mukabele kaydı bulunan ve düzletilmiģ 3 Bir yazma eseri nüshalaģtırma, çoğaltma anlamına gelir. 4 Yazma eserin yazarına verilen isim. 20

36 nüshalar hem maddi hem de manevi olarak en değerlileridir. Bu unsurlar orijinal esere eriģimi sağlar. Herhangi bir konuda bir eserin tek nüsha olması ise onu sadece bulunduğu ülke açısından değil tüm dünya kültürü açısından değerli kılar. Örneğin, Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi nde bulunan Ebû l-feth Muhammet b. Muhammet in ( ) Keşfü l-beyân an Sıfâti l-hayevân isimli 62 ciltlik Hayvan Ansiklopedisi eseri yılları arasında kaleme alınmıģ ve orijinal haliyle günümüze ulaģmıģtır. Bütün olarak dünyada tek nüshası ülkemizde bulunan eser dünya bilim tarihi açısından çok önemlidir. II.2.3. Yazma Eserlerin Fiziksel ve Sanatsal Özellikleri Türkiye Cumhuriyeti büyük bir imparatorluğun kültürel mirasını devralmıģtır. Ġçerdiği eģsiz sanat özellikleriyle yazma eserler bu mirasın önemli bir bölümünü oluģturmaktadır. Osmanlı Ġmparatorluğu nda hayatın her alanında yaģanan geliģmelere paralel olarak sanat anlayıģı da geliģmiģ ve zaman içerisinde Osmanlılara özgü nitelikler kazanmıģtır (OdabaĢ ve OdabaĢ, 2008, s. 556). Yazma eserler her biri ayrı bir sanat alanı olan cilt, minyatür, ebru, hat ve tezhip örneğine sahip olabilmektedir. Bu sanat anlayıģının öğrenilmesi ve gelecek nesillere aktarılması Osmanlı sarayı tarafından da önemle üzerinde durulan bir konu olmuģtur. Öyle ki bu iģle uğraģan kiģiler sarayda nakkaģhane adı verilen yazma eserlerin süslendiği atölyelerde çalıģır ve korunurdu. ÇeĢitli sanat eserlerinin icra edildiği bu atölyeler aynı zamanda sanatçıların yetiģtirildiği birer okuldular (OdabaĢ, 2011, s. 251). Yazma eserleri süslemede kullanılan sanatlar Ģunlardır; 21

37 II Cilt Sanatı: Yazılı ve basılı eserlerin dağılmadan saklanması, yapraklarının yıpranmasını önlemek için yapılan koruyucu sert kapaklara cilt denmektedir. Arapça kökenli bir sözcük olan cildin dilimizdeki karıģlığı kap, deri, kitap, meģin gibi hemen hemen eģ anlamlı deyimlerdir (Taviloğlu, Temeller ve Ülker, 2013). Ciltçilik ise elle yazılmıģ veya basılmıģ bir eserin sayfalarını bir araya toplayıp son biçimini vermek, kitabı hem süsleyecek, hem dıģ etkilerden koruyacak sert veya yumuģak bir kapak geçirmek için uygulanan iģlemlerin tümünü kapsayan bir sanat dalıdır (Rukancı, 2012, s. 172). Bu iģi yapan sanatçılara mücellid adı verilmektedir. Osmanlı sarayının maaģlı kapıkulu sanatçıları arasında mücellid sınıfı da bulunmaktaydı. Orta Asya da özellikle Ġslâmiyet in kabulünden sonra Türklerde cilt sanatı geliģmiģtir. XI. yüzyıldan sonra Anadolu ya yerleģen Selçuklular, XII-XIII. yüzyılları arasında çok güzel cilt örnekleri sunmuģlardır. Anadolu Selçuklu Cilt Uslûbu na Rûmi denir (Yazıcı, 2008, s. 42). Tarih boyunca Müslüman Türklerce Kur an-ı Kerim in cilt özelliği ve sayfalarına iģlenen görsel motiflere her daim önem verilmiģtir. Cilt sanatının bu topraklarda ilerlemesinde yazı ve kitaba gösterilen hassasiyetin etkisi büyük olmuģtur. Osmanlı devletinde ustaca yapılmıģ ciltlere ilk olarak Sultan II. Murat döneminde ( ) rastlanır. Zamanla yeniliklerin eklendiği önceki dönemlere farklı süsleme motiflerine yer verilen yeni bir cilt sanatı üslubuna ise XV. yüzyılda Fatih Sultan Mehmet ( ) döneminde geçilmiģtir. Rûgani teknikte bilinen ilk örnek bu dönemde verilmiģ. Fatih devrinde ayrıca derinin yanında lake ve kumaģ ciltlerde yapılmıģtır. XVI. yüzyıldan itibaren Osmanlı dericiliğinin geliģmesiyle cilt 22

38 sanatında da muhteģem örnekler verilmeye baģlanmıģ özellikle bazı ciltlerde dıģ kapaktaki süslemelerin aynısı iç kapakta da uygulanmaya baģlanmıģtır. XVII. yüzyıla gelindiğinde ise altın varakla kaplı ve kıymetli taģlarla süslü ciltlere rastlanır. Bu tür ciltlerle kaplı eserler daha çok divan ve padiģahlar, devrin önde gelenleri ve zenginler için yazılırdı. XVIII. yüzyılda imparatorluğun ekonomik gücünü zamanla kaybetmesiyle klasik deri ciltlerin yapılmasına devam edilse de yeni tür tekniklerde denenmiģtir. Realist motiflerle süslenen lake ciltler, yek-âh olarak bilinen ve yaldız sürülmüģ deri zemine metal kakma ile yapılan ciltler bu türler arasındadır. XIX. ve XX. yüzyıllarda ise klasik Osmanlı ciltçiliği sanat kalitesi oldukça düģük kötü örnekleriyle devam etmiģ fakat kalıcı olamamıģtır (Binark, 1977, s ; OdabaĢ ve OdabaĢ, 2008, s ; Rukancı, 2012, s ) Osmanlı döneminde üretilen yazma eserlerin cilt özellikleri yüzyıllar boyunca değiģiklik göstermesine karģın toplam dört ana bölümden oluģmaktadır: Alt ve üst kapak, sırt, sertab ve mikleb. Alt ve üst kapak, kitap yapraklarını içine alan örtüdür. Alt ve üst kapak ortasına yapılan süslemeye Ģemse adı verilir. Sırt, yaprakların bağlandığı Ģirazenin dıģ kaplaması ya da yazmanın dip kısmıdır. Sertab, kapakla mikleb arasında yazmanın açılan yüzünü kapatan bölümdür. Mikleb ise sertabın ucunda genellikle üç köģeli olup, yazma örtüldüğünde kapak altına sokulan ve yazmanın bütünüyle örtülmesini sağlayan kısımdır. 23

39 Resim 1: Klasik Osmanlı Cilt Kapağının Bölümleri (OdabaĢ, 2011, s. 146) Osmanlı ciltleri kullanılan malzemenin türüne göre deri, çârkûģe 5, kumaģ 6, ebru, murassa 7 ve lake 8 olmak üzere altı grup altında sınıflandırılır. Yazma eserlerde bulunan cilt özellikleri ortaya konulduğu dönemin özelliklerini gerek ciltlerin yapımında kullanılan malzeme ile gerekse yapılıģ Ģekline göre yansıtması açısından son derece önemlidir. Bu nedenle yazma eser ciltlerinin sahip olduğu özellikler yazma eserin değerini de arttırmaktadır. 5 Kapağın yüzeyi kadife, desenli ve iģlemeli kumaģlarla kaplanmıģ ve dört köģesi üçgen köģebent Ģeklinde deri ile çevrilmiģ cilt türüdür. 6 Mukavva üzerine keten, ipek veya kadife kumaģ kaplanarak yapılan ciltlerdir. 7 Tahta ya da mukavvanın altın ve gümüģ plakalarla kaplandığı ciltlerdir. 8 Karton üzerine lâklı nakıģlar iģlenerek süslenen cilt. 24

40 Resim 2: Yüzyıllara Göre Osmanlı Ciltçiliği II Tezhip Sanatı: Dünya kitap sanatları arasında her daim önemli olan tezhip, Türk-Ġslam kitap sanatında hat sanatının yanında süslemeleriyle yazıyı ortaya çıkaran ve eserin kıymetini arttıran bir sanattır. El yazması kitaplara altın yaldız ve boya ile yapılan süslemelere tezhip denir. Arapçada altınlama anlamına gelen tezhip, yalnız altın yaldızla yapılan 25

41 süslemeleri değil boya ile yapılan ince tezyinatı da içine alır. Böyle eserlere müzehhep, tezhip yapanlara da müzehhip denilir (Rukancı, Anameriç ve Tuzcu, 2016, s. 24). Özellikle kütüphaneler için hazırlanan yazmalarda, takdim edilen Ģahsın önemine ve sipariģ eden kiģinin mali gücüne göre değiģik Ģekillerde tezhip yapılmıģtır (Derman, 1987, s. 63). YapılıĢ Ģekillerine ve yapıldıkları yerlere göre tezhipler farklı isimler alır. Hâlkârî ismi verilen süsleme sadece altınla ve sayfa kenarlarına yapılır. Zerefşan denilen genellikle sayfa kenarlarına bazen de bütün sayfaya yapılan altın tozu serpme Ģeklindeki süslemedir. Yazma eserlerde tezhip kitabın hemen her bölümünde görülebileceği en sık görülen bölümleri Ģunlardır: Hatime tezhibi Sayfa kenarı tezhibi BoĢ sayfa tezhibi Ara boģluk ve koltuk tezhibi Bordür, Ulema, Zencirek, Kenarsuyu Gül tezhibi Sure baģları tezhibi Vakfiye tezhibi Serlevha tezhibi Fihrist tezhibi Zahriye tezhibi (Rukancı, 2012, s. 182). 26

42 Tezhip sanatı ilk defa Hz. Ali nin Kur'an'ı tezhipletmesiyle baģladığı düģünülmektedir. Kur an-ı Kerim lerde ilk iki sayfa çerçeve Ģeklinde, sûre baģlıkları, durak, secde, cüz, aģır ve hizip iģaretleri tezhiplenir. Selçuklularla birlikte tezhip sanatı Anadolu ya geçmiģtir. Birbirinin içine geçmiģ geometrik Ģekillerin hâkim olduğu Selçuklu eserlerinde en zengin tezhip, kitapların zahriye kısmında, metinlerin kenar baģlıklarında, sûre baģlarında ve konu bölümlerinin aralarında, kitabın son sayfasında hatime veya ketebe bölümünde yer alır (Ünver ve Kaya, 2013). Osmanlılarda ise Selçuklulardan alınan tezhib daha da çok geliģtirilmiģ, özellikle XV. ve XVI. yüzyıllarda tezhibinin en güzel örnekleri oluģturulmuģtur. Klasik Osmanlı tezhip sanatında Selçukluların kullandıkları geometrik motifler değiģtirilmemiģ aralarına bitki motifleri eklenmiģtir. Bütün bir sayfaya yayılan süslemelerde uygulanan geometrik Ģekiller uyum içinde kullanılarak renklerle etkisi arttırılmaya çalıģılmıģtır. GüneĢi sembolize etmek için altın, bilgi için sarı, sonsuzluğun rengi olarak da gökyüzünü simgeleyen mavi kullanılmıģtır. Tüm bu geometrik motifler ile renklerin bir uyum içerinde olması tezhipte kullanılan üslubun sanatsal değerini ortaya koymaktadır (Rukancı, Anameriç ve Tuzcu, 2016, s. 25). Devlet adamları tarafından desteklenerek geliģme gösteren Osmanlı tezhib sanatında Fatih ve Kanuni dönemlerinde sarayda birçok sanatkâr yetiģmiģtir. XV. yüzyılda eserler vermiģ önemli müzehhipler arasında Ahmed bin Hacı Mahmud Aksarayi ve Baba NakkaĢ vardır. XVI. yüzyılda da Karamemi lakabıyla tanınan Mehmed Çelebi önemli müzehhipler arasındadır (Rukancı, Anameriç ve Tuzcu, 2016, s. 30). Kanuni döneminde Ġstanbul bahçelerindeki çiçek motiflerinin hakim olduğu yeni bir süsleme tekniği geliģtirilmiģtir. Bu tekniğin kullanılmasına XVII. 27

43 yüzyılda da devam edilmiģ olup, XVIII. yüzyılda barok ve rokoko tekniklerinin tezhibe girmesiyle klasik üsluptan uzaklaģılmıģ aģırı süs ve kıvrımlar tezhibe hâkim olmuģtur (Yazıcı, 2008, s. 37; Rukancı, 2012: s. 185). Resim 3: BaĢlık Tezhibi, A.Ü. DTCF Kütüphanesi Üniversite A Koleksiyonu 33/I-II (Karakaya, 2011, s. 89) Resim 4: Serlevha ve Zahriye Tezhibi, A.Ü.DTCF Üniversite A/419 B/15 Koleksiyonu (Karakaya, 2011, s. 71,152) 28

44 II Minyatür Sanatı: Minyatür terimi, genel anlamıyla çok ince iģlenmiģ küçük boyutlu resimler ve bu türdeki resim sanatları için kullanılmaktadır. Minyatür kelimesinin, Latince "kırmızı ile boyamak" anlamına gelen miniare kelimesinden türetilmiģ olduğu ve daha sonra Fransızca ya miniature biçiminde geçtiği düģünülmektedir. Osmanlı dönemi kaynaklarına baktığımızda bu terimin yerine tasvir veya nakıģ sözcüklerinin tercih edildiği minyatür yapan sanatçıya musavvir ya da nakkaģ denirdi (Minyatür Sanatı, 2014). Minyatürlerin konuları genellikle devlet törenleri, fetihler ve seferler, tahta çıkma, cenaze törenleri, divan toplantıları gibi tarihi olaylardır. Bunların yanında bilimsel eserlerde de astrolojiyi tıbbı anlatmak için minyatürlere sıkça baģvurulmuģtur (Rukancı, Anameriç ve Tuzcu, 2016, s. 33). Minyatürler klasik resim sanatında ayırıcı bazı özellikleriyle tanınır. Minyatürde, figürleri ayrı ayrı incelemek mümkündür çünkü figürler birbirini kapatmayacak Ģekilde çizilmiģtir. Gölge-ıĢık oyunlarının olmadı minyatürde renk sınırlaması da yoktur. Dolayısıyla renkler nakkaģın tercihine kalmıģtır. Kırmızı gök, maviye yakın çayırlar çok uyumlu bir Ģekilde kullanılabilir. Minyatürün perspektif önemsenmez. Önde olan bir figür büyük ve ihtiģamlı çizilebilir. Özellikle Osmanlı Dönemi minyatürlerinde bunu görmek mümkündür. Osmanlı minyatürlerine has bir baģka özellikte elyazması kitaplarda, minyatür, kitap sayfası boyunu geçmemektedir (Çataloluk, 1986, s ). Selçuklular zamanında ilk Türk-Ġslam minyatürlerinin örnekleri verilmiģtir. Ġran edebiyatının ünlü siması olan Firdevsî tarafından yazılan ġahnâme nin de bu dönemde minyatürlendiği tespit edilmiģtir (Çataloluk, 1986, s. 53). 29

45 Osmanlılarda minyatür sanatı Fâtih Sultan Mehmed in saltanat yıllarında Edirne de minyatürlenen birkaç eserle baģlar sıralarında Sinan Bey tarafından yapıldığı söylenen gül koklayan Fatih portresi bu döneme aittir. ġükrî-i Bitlisî tarafından hazırlanan Selimnâme Yavuz Sultan Selim in fetihlerini anlatan 24 minyatürlü ve Mesnevî tarzında Türkçe bir yazma eserdir. Özellikle Kanunî Sultan Süleyman döneminde yazma eserlerde anlatılan konular minyatürlerle zenginleģtirilmiģtir. Kanuni döneminin önemli minyatürcüsü Matrakçı Nasuh tur. II. Bayezid dönemi olaylarını anlattığı eseri Tarih-i Sultan Bayezid, Beyan-ı Menazil-i Sefer-i Irakeyn ve Süleyman-name önemli minyatürlü eserleridir. Osmanlı dönemine ait günümüze kadar ulaģan en eski tarihli minyatürlü yazma eser ġair Ahmedî ye ait olan İskendernâme dir (Mahir, 2005, s. 31). Minyatür kitap sanatları çerisinde yazma eserlerin değerini hem bilimsel, hem edebi hem de sanatsal açıdan arttırır. Eserde geçen olayların minyatürle resmedilmesi dönemin özelliklerini en somut haliyle ortaya koymakta araģtırmacının anlamasını kolaylaģtırmaktadır. 30

46 Resim 5: Selimnâme, Yavuz Sultan Selim Tahtta Vezirleriyle KonuĢma Anını Anlatan Minyatür. Resim 6: Haçova SavaĢı Minyatürü 31

47 Resim 7: Sokullu Mehmet PaĢa nın Zigetvar Kalesi ni KeĢfe ÇıkıĢını Anlatan Minyatür II Hat Sanatı: Yazmak, çizmek; kazmak, alamet koymak anlamına gelen Arapça hatt mastarından türemiģ bir kelimedir ve yazı, çizgi, çığır, yol demektir. Terim olarak ise, Arap yazısını estetik ölçülere bağlı kalıp güzel bir Ģekilde yazma sanatı (hüsnü l-hat, hüsni-hat) olarak kullanılmıģtır (Derman, 1997, s. 427). Güzel yazı yazmayı meslek olarak icra eden sanatkâra hattat denilmektedir. Hattatların eserlerini kullandıkları hattın kendini daha güzel göstermesi için tezhip ile süslemiģlerdir. Zira hat sanatı asıl uyum ve güzelliğini tezhip ve cilt sanatlarının yanında bulur. Hat sanatı Ġslâm'ın ilk devirlerinde ortaya çıkmıģtır. Bunda Ġslam inancına göre yazının kutsal olmasının etkisi büyüktür. Çünkü Allah ın buyruğu olan Kur an-ı 32

48 Kerim in çeģitli ayetlerinde yazının bu kutsal niteliğine üzerinde durulmaktadır. Bir diğer etkende, dini yapılarda ve Kur an da tasvir yapılmasının caiz sayılmamasından dolayı Ġslâm sanatkârları gibi Türk hattatlarının da tüm becerilerini yazı ile göstermeleridir (Rukancı, 2012, s. 194). Ġslâmiyet le birlikte Arap Yarımadası nın dıģına çıkan hat yazısı kullanılmaya baģlandığı ülkelerde toplumun ileri gelenleri ve devlet adamları tarafından desteklen hat sanatında Hicaz, Irak, Suriye ve Mısır gibi ülkelerde zamanla çeģitli etkilerde değiģik üsluplar geliģir. Bunlardan en önemlisi XV. yüzyıl hat ustası Amasyalı ġeyh Hamdullah üslubudur ki Osmanlı Hat Sanatı nın baģlangıcı olarak kabul edilir (Yazıcı, 2008, s. 34). PadiĢah II. Beyazıd ın desteğini alan ġeyh Hamdullah çok önemli ve değerli eserler ortaya koymuģ ve onunla birlikte Osmanlı kültürü içinde hat sanatı yükseliģe geçmiģtir. XVI. yüzyılda Osmanlı hattatlarınca farklı bir üslupla Ahmed Karahisarî nin 9 tarzı benimsenmiģse de, daha sonraları ġeyh'in yolu tercih edilmiģtir. XVII. yüzyıla gelindiğinde ise bir baģka yazı ustası Hafız Osman, özellikle Kur'an yazısında baģarılı olmuģ ve onun yazdığı Kur'an'lar baskı yoluyla çoğaltılmıģtır. ġöhreti Ġslâm âlemine yayılan Hafız Osman hattı ile Kur an her yerde aranır olmuģ ve taģbaskısıyla çoğaltılan Kur an döneminde en uzak Ġslam ülkelerine kadar yayılmıģtır (Yazıcı, 2008, s. 34; Rukancı, 2012, s. 196). Hat sanatında, hat ustalarının yazıya kendi biçimlerini vermesi çeģitli yazı türleri ve bu yazı türlerine ait kuralların oluģmasına neden olmuģtur. Eserlerde 9 Osmanlı hattatından farklı olarak ġeyh Hamdullah yöntemini değil Yakut-ı Mustasımi akımını benimsemiģtir. XVI. Yüzyılın en önemli hattatı, yazının yalnız üslubunun değil, tekniğine de yenilikler getirmiģtir. En önemli yapıtı Ġstanbul Süleymaniye Camisi kubbesindeki yazısıdır. 33

49 kullanılan, Ta lîk, Dîvânî, Siyâkat yazı türleridir. Bunların yanında zamanla geliģerek kûfî yazıdan ortaya çıkan altı yazı türüne Aklâm-ı Sitte denilmektedir. Bunlar, sülüs, nesih, rika, tevkî, reyhanî, muhakkak yazı türleridir. Resim 8: IX. Yüzyıla Ait Bir Kur an Nüshasından Reyhani Hat ile Sure BaĢı (Acar, 2014, s. 76) 34

50 Resim 9: Altın Kûfi Örneği (Acar, 2014, s. 71) Cilt, tezhip, minyatür ve hat sanatlarını yazma eserlerde bir veya birkaçını bulundurması açısından çoğunlukla görmek mümkündür. Bunların yanında nadirde olsa Ebru ve Katı sanatları da görülmektedir. II Ebru Sanatı: Tekne içerisinde bulunan geven otunun özsuyundan elde edilen kitreli suyun üzerine fırça yardımıyla serpilmesi serpiģtirilen boyalarla çeģitli Ģekiller oluģturup bunları kâğıt, kumaģ ve deri üzerine geçirme sanatıdır (Rukancı, Anameriç ve Tuzcu, 2016, s. 79). Geleneksel Türk Ebru Sanatı yüzyıllar boyunca hat, minyatür, tezhip ve cilt sanatlarının yardımcı veya tamamlayıcı öğesi olarak kullanılmıģtır. Türkiye de ebru sanatı hakkında bilgi veren çeģitli eserler bulunmaktadır. Ġstanbul Üniversitesi Kütüphanesi nde bulunan Mecmûatü l Acâib adlı eserde yer alan 1519 tarihli ebru örneği bilinen en eski örneklerdendir (Mandıracı 1992, s ). Bunun yanı sıra Topkapı Sarayı nda bulunan ve yıllarına 35

51 tarihlendirilmiģ olan, Arifi nin Guy-i Çevgan adlı eserinin her yaprağının ebru ile süslenmiģ olduğu bilinmektedir (Alpaslan 2013, s. 369). Su üzerine serpilen boyaların renkleri, yapılan Ģekil ve renkler arasındaki uyum her bir ebru örneğinde farklılık gösterir. Bu nedenle her bir ebru tekrar edilemeyecek bir sanat eseri olma özelliğini taģımaktadır. Ebru yapılıģ Ģekline göre farklı isimler almaktadır. Ebru çeģitleri Ģunlardır; Battal Ebru (Tarz-ı Kadim), Gel- Git (Tarama) Ebru, ġal Ebru, Bülbül Yuvası Ebru, Taraklı Ebru, Yazılı Ebru (Akkaseli Ebru), Hatip Ebruları, Çiçekli Ebru (Necmeddin Ebrusu), Tahrirli Ebru ZerefĢanlı Ebru (Alpaslan, 2013, s ). Özellikle cilt kapaklarının iç ve dıģ süslemelerinde kullanılan ebru sanatı eserin görsel niteliklerini zenginleģtirmesi açısından yazma eserlerin değerini arttırmaktadır. II Katı Sanatı: Bir kâğıt veya deri üzerindeki yazı veya motifleri keskin bıçaklarla kesip çıkartarak baģka bir zemin üzerine yapıģtırılması olarak tanımlanabilir. Aynı zamanda Türk İnce Oyma sanatı olarak da adlandırılır (Rukancı, Anameriç ve Tuzcu, 2016, s. 80). Katı sanatı uygulanırken kesip çıkartıldıktan sonra baģka bir yere yapıģtırılan parçaya erkek oyma, iç oyulmuģ kısma ise diģi oyma denir (Mesara, 1998 s. 15). Katı örneklerinde, vazo desenleri, tek çiçekler, buketler, doğa manzaraları ve tasvirleri, ağaç, gül, lale gibi Ģekiller kullanılmakta olup çoğunlukla cilt kapaklarında ve el yazması eserlerin süsleri arasında görülür. Katı sanatı Ġran kökenlidir ve Osmanlılara geliģi XVI. yüzyılın baģlarındadır. Özellikle Kanuni Sultan Süleyman devrinde katı önemli bir sanat dalı olarak tezhipten sonraki en yaygın süsleme sanatı 36

52 olmuģtur. Bu dönemde katı ile önemli eserler yazılmıģtır. Hattat Ali Çelebi tarafından 1540 yılında hazırlanan Kırk Hadis isimli ese Kanuni nin oğlu Mehmet için katı sanatı ile yazılmıģtır. Bir baģka önemli eserde 1540 yılında Mehmet b. Gazanfer tarafından hazırlanan Gûy u Çevgân adlı kitaptır (Rukancı, Anameriç ve Tuzcu, 2016, s. 81). Cilt, tezhip, hat gibi sanatların yanında uygulandığında eseri özgün kılan katı sanatı yazma eserlerin değerlendirme ölçütlerinde esere değer katmaktadır. 37

53 III. BÖLÜM: TÜRKĠYE YAZMA ESERLER KURUM BAġKANLIĞI SÜLEYMANĠYE YAZMA ESER KÜTÜPHANESĠ Türkiye de yazma eserler ile ilgili tüm faaliyetlerin ismi üzerinden yürütüldüğü Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi (SYEK) 2010 yılında TYEKB nın kurulması ile birlikte baģkanlığa bağlı bir kütüphane olarak Ġstanbul Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi Müdürlüğü olarak görev yapmaya baģlamıģtır. Dolayısıyla SYEK ni incelemeye baģlamadan önce TYEKB nın kuruluģunu, teģkilat yapısını ve faaliyetlerini açıklamak gerekir. Türkiye Yazma Eserler Kurumu BaĢkanlığı tarihinde kabul edilerek tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6093 sayılı Kanuna göre kurulmuģ, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı, tüzel kiģiliği haiz, özel bütçeli bir kurumdur (Türkiye Yazma Eserler Kurumu BaĢkanlığı KuruluĢ, 2010) Kurumun merkezi Ġstanbul'da bulunmaktadır. BaĢkanlık Ģeklinde kurulan kurum üst yönetici düzeyinde üçlü kararnameyle atanan BaĢkan tarafından temsil edilmekte olup, BaĢkana bağlı olarak çalıģan üç ana hizmet, bir danıģma ve bir yardımcı hizmet birimi olmak üzere beģ daire baģkanlığı bulunmaktadır. Bunlar; Yazma ve Nadir Eserler Daire BaĢkanlığı Çeviri ve Yayım Dairesi BaĢkanlığı Kitap ġifahane ve ArĢiv Dairesi BaĢkanlığı Strateji GeliĢtirme Daire BaĢkanlığı Ġnsan Kaynakları ve Destek hizmetleri Daire BaĢkanlığı 38

54 DanıĢma birimleri olarak hukuk müģavirliği, iç denetim ile baģkanlık müģavirleri Ģeklinde teģkilatlandırılmıģtır ( Stratejik Planı, 2015, ss ). Türkiye de çoğunluğu Selçuklu ve Osmanlı döneminde olmak üzere Anadolu ve Asya da hüküm sürmüģ medeniyetlere ait olan tarih, sanat, kültür, edebiyat, din, uygulamalı bilimler ve diğer pek çok alanda meydana getirilmiģ yazma eserler ve matbu eserler önemli yazılı kültür miras ürünleridir. Mevcut eserlerin korunarak gelecek kuģaklara aktarılması, ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımlarının yapılması ve bilimsel çalıģmalara kaynak oluģturabilmesi için, taģıdıkları değerin aktarılması, kütüphanecilik faaliyetleriyle hizmete sunulması, nitelikli personel istihdamını, kullanımının yaygınlaģtırılması adına çeģitli çalıģmaların yapılmasını gerektirmektedir. Bu gereklilikler TYEKB nın kurulmasına zemin hazırlamıģtır. Bu durumun sonucu olarak, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğüne bağlı olan yazma eser kütüphaneleri TYEKB na bağlanarak araģtırma ve geliģtirmeye dayalı yeni kütüphanecilik faaliyetlerinin tek bir merkezden yürütülmesi sağlanmıģtır. Bu çerçevede BaĢkanlığın temel görevleri Ģu Ģekildedir: Kütüphaneleri, kütüphanecilik ilke ve standartları çerçevesinde eģgüdüm içinde yönetmek, her türlü kütüphanecilik hizmetlerini doğrudan veya elektronik ortamda sunmak, kütüphanecilik standartlarını geliģtirmek. 39

55 Konservasyon ve restorasyon çalıģmalarıyla ilgili araģtırma geliģtirme faaliyetlerini yürütmek, kullanılacak malzemeleri üretmek, temin etmek, eserlerin konservasyon ve restorasyonlarını yapmak. Kütüphane koleksiyonlarını zenginleģtirmek, eserlere iliģkin bilimsel çalıģmaları derlemek, eserlerin kütüphanecilik ilkelerine uygun olarak kataloglama, sınıflama ve bibliyografya çalıģmalarını yürütmek, veri tabanlarını oluģturmak. Eserlerle ilgili çeviri, sadeleģtirme ve tıpkıbasım çalıģmaları ile içerik incelemelerini yürütmek, desteklemek ve bu çalıģmaların sonuçlarını yayımlamak. Eserlerin dia, mikrofilm, dijital ortamlar ile fotoğraf ve benzeri dijital olmayan ortamlarda arģivini oluģturmak ve hizmete sunmak. Eserlerin yurt içi ve yurt dıģında tanıtılmasını sağlamak amacıyla, ulusal ve uluslararası düzeyde konferans, seminer, sempozyum, sergi ve benzeri etkinlikler düzenlemek. BaĢkanlığın faaliyet alanıyla ilgili konularda yurt içi ve yurt dıģındaki kurum ve kuruluģlarla iģbirliği yapmak. Görev alanına giren konular ile hat, tezhip, ebru, ciltçilik gibi Türk el sanatlarıyla ilgili sertifikalı ve sertifikasız eğitim programları düzenlemek ( Stratejik Planı, 2015, s. 13) BaĢkanlığın 3 bölge müdürlüğü altında toplamda 17 adet yazma eser kütüphanesi müdürlüğü bulunmaktadır. Bunlar; 1. Ġstanbul Bölge Müdürlüğü 10 ne bağlı 10 Ġstanbul Bölge Müdürlüğü faaliyetleri Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi tarafından yürütülmektedir. 40

56 Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi Müdürlüğü Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi Müdürlüğü Hacı Selim Ağa Yazma Eser Kütüphanesi Müdürlüğü Millet Yazma Eser Kütüphanesi Müdürlüğü Selimiye Yazma Eser Kütüphanesi Müdürlüğü Ġnebey Yazma Eser Kütüphanesi Müdürlüğü Balıkesir Mutasarrıf Ömer Ali Bey Yazma Eser Kütüphanesi Müdürlüğü 2. Ankara Bölge Müdürlüğü ne 11 bağlı Kastamonu Yazma Eser Kütüphanesi Müdürlüğü Hasan PaĢa Yazma Eser Kütüphanesi Müdürlüğü Ziya Bey Yazma Eser Kütüphanesi Müdürlüğü Vahit PaĢa Yazma Eser Kütüphanesi Müdürlüğü Amasya Yazma Eser Kütüphanesi Müdürlüğü Erzurum Yazma Eser Kütüphanesi Müdürlüğü 3. Konya Bölge Müdürlüğü ne bağlı Yusuf Ağa Yazma Eser Kütüphanesi Müdürlüğü Ziya Gökalp Yazma Eser Kütüphanesi Müdürlüğü RaĢit Efendi Yazma Eser Kütüphanesi Müdürlüğü Manisa Yazma Eser Kütüphanesi Müdürlüğü TYEKB nın kurulmasıyla, daha önce Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğüne bağlı olan yazma eser kütüphaneleri 11 Ankara Bölge Müdürlüğü bina yapım iģlemler devam etmekte olup henüz faaliyete geçmemiģtir. 41

57 en önemli sorunlarından bütçe yetersizliği ve örgütlenme sorunu çözülmüģ, kataloglama, koruma ve restorasyon, nitelikli personel yetiģtirme gibi sorunların çözümü içinde ise belli adımlar atılmıģtır. TYEKB baģta SYEK olmak üzere bağlı bulunan diğer 16 yazma eser kütüphanesinde eserlerin korunması, onarımı, kataloglanması, sayısallaģtırılması, çevirisi ve tıpkıbasım alanlarında hizmet vermektedir. BaĢkanlığın hizmetleri kurulduğu günden beri yönetim kadroları tarafından desteklenmektedir. Kültür ve Turizm Bakanlığı üst yöneticileri tarafından sürekli olarak ziyaret edilmekte hizmetler hakkında bilgi alınmaktadır. Hayata geçirilen projelerin ve hizmetlerin sahiplenilmesi açısından bu durum son derece sevindiricidir. TYEKB özellikle koruma ve restorasyon alanında uluslararası kuruluģlarla iģbirliği içerisindedir yılında Mali nin Timbuktu Ģehrinde bulunan Ahmed Baba Yüksek Öğretim ve Ġslam AraĢtırmaları Enstitüsü ndeki zarar görmüģ yaklaģık eserin depo koģullarının iyileģtirilmesi, dijitalleģtirilmesi, koruma ve restorasyonlarını yapacak kiģilerin eğitimleri konusunda destek vermiģtir. Yemen de bulunan Kur an yazmalarının korunması ve Tayland Patani Bölgesi nden yetkililerce getirilen 5 adet Kur an-ı Kerim in restorasyonu tamamlanarak teslim edilmiģtir. Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi tarafından Azerbaycan dan gelen 10 yazma eser uzmanına restorasyon ve dijitalleģtirme eğitimi verilmiģtir. New York Metropolitan Sanat Müzesi Kağıt Konservasyonu birimi ile Kitap ġifahanesi ve ArĢiv Dairesi arasında ortak faaliyet geliģtirme konusunda iģbirliği çalıģmaları baģlatılmıģtır. Yeni nesil depolama sistemi ve koruma/ restorasyon çalıģmaları ile 42

58 ilgili uluslararası çeģitli seminer ve konferanslara da katılım sağlanmıģtır (Yazma Eserler Bülten (1,2,3), 2015). TYEKB kurulduğu günden beri bina yapımı ve restorasyonu çalıģmalarına da öncelik vermiģtir. Bu bağlamda Manisa, Çorum Hasan PaĢa ve Kastamonu yazma eser kütüphanelerinin yeni binaları inģa edilmiģtir. Diyarbakır Yazma Eser Kütüphanesine devredilen Mesudiye Medresesi ve Atıf Efendi Yazma Eser Kütüphanesi restorasyonu tamamlanmıģtır. Balıkesir, Erzurum ve Kütahya da bulunan kütüphaneler içinse yeni hizmet binaları tahsis edilmiģtir (Yazma Eserler Bülten (1,2,3), 2015). Yeni kurulan BaĢkanlığın, iyi hazırlanmıģ bir kanuna dayalı olarak devraldığı nitelik ve nicelik özellikleriyle güçlü ve tarihi kütüphanelerde kütüphanecilik anlayıģını genç ve uzman personellerle yapılandırma fırsatına sahiptir. Bu süreci destekleyen yüksek bir okuyucu profili ve kuruma karģı akademik çevreden olumlu bakıģ açısı mevcuttur. Bu bağlamda Türkiye de yazma eser kütüphanelerinin yaģadığı en önemli sorunlardan kataloglama, kaynaklara eriģim ve paylaģım sorunlarının en kısa zamanda çözüme kavuģturması beklenmektedir. III.1. Süleymaniye Külliyesi ve Kütüphanenin Tarihçesi Osmanlı Ġmparatorluğu sosyal ve kültürel yaģamının önemli simgelerinden birisi de külliyelerdir. Tarihin hayat bulduğu Ģehirlerden Ġstanbul da bulunan Süleymaniye Külliyesi ise içerisinde yer alan Süleymaniye Kütüphanesi ile bir imparatorluğun tüm varlığını ve tarihini ortaya koymaktadır. 43

59 Külliye denilen mimari bütünlüğünü kısaca tanımlamak gerekirse; ortada câmii olmak üzere, çevresinde fonksiyonel bir anlayıģla sıralanmıģ olan medrese, mektep, kütüphâne, dâruşşifâ, tâbhâne (misâfirhâne), imâret (aşhâne), hankervansaray, hamam, çeşme-sebil, arasta-çarşı, muvakkithâne, türbe ve benzeri yapılar topluluğudur (Unan, 2015). Fatih Sultan Mehmet döneminde Ġstanbul un fethedilmesiyle birlikte Osmanlıların devletten imparatorluğa geçiģteki en önemli simgelerinden birisi de külliyeler olmuģtur. Çünkü bu Ģekilde büyük ölçekli mimari yapıların inģası için zengin maddi kaynaklara ihtiyaç duyulmaktaydı. Fatih döneminde inģa edilen ilk külliye Eyüp Sultan Külliyesi (1459) dir. Bundan sonra yapılan ikinci külliye ise, o zamana kadar Osmanlı Ģehirlerinde yapılanların en büyüğü Fatih Külliyesi (1470) dir. Kanuni Sultan Süleyman Dönemi nde bir yandan sınırlar geniģletilerek imparatorluğun yükseliģi devam ederken diğer yandan da, devletin devamının ancak bu sayede mümkün olacağı düģüncesiyle, ilmi ve kültürel faaliyetlere verilen önemde artmaya baģlamıģtır. Bu anlayıģın bir sonucu olarak inģa edilen iki külliye ihtiyaçları karģılayamaz olmuģ ve XVI. yüzyılda büyük ve önemli bir kültür merkezi kurulması düģünülmüģtür. Kanuni Süleymaniye de inģa edilecek külliye için Mimar Sinan ı görevlendirmiģ ve Süleymaniye Külliyesi 1557 yılında hizmete açılmıģtır (Dener, 1957, s. 5-6). Süleymaniye Külliyesi nin Kanuni devrinde kurulmuģ bir kütüphanesi yoktur. Fakat, böyle bir düģüncenin varlığı külliyenin vakfiyesindeki bir kayıttan 12 öğrenilmektedir. Vakfiyede, kütüphane kurulmamıģ olmakla beraber bu hususun 12 Vakfiye kaydı için bkz. Süleymaniye Vakfiyesi. mukadd mey ve metn hazırlayan Kemâl Edı b Kürkçüoğlu. Ankara, Vakıflar Umum Müdürlüğü,

60 düģünülerek kitap temin edildiği takdirde kütüphaneye hafız-ı kütüb ve kâtib-i kütüb tayini ve vazifelerinin tespitinin Sadrazama bırakıldığı söylenmektedir (Keskinel, 2012, s. 65). Süleymaniye Külliyesi nin 1557 yılında hizmete açılmasıyla beraber, camii içerisinde biriken ve giderek çoğalan kitaplar Sultan I. Mahmut devrinde cami içerisinde sağ alt revak altında demir parmaklıklarla çevrili yere konulmuģtur. Bugünkü Süleymaniye Kütüphanesi kurulurken câmi içerisindeki kütüphane ile birlikte Medresetü l Mütehassıs a 13 nakledilen AĢir Efendi, BeĢir Ağa, Çelebi Abdullah Efendi, Çorlulu Ali PaĢa, Damat Ġbrahim PaĢa, Esad Efendi, Hafız Ahmet PaĢa, Kılıç Ali PaĢa, Laleli, Mesih PaĢa ve Molla Çelebi Kütüphaneleri de getirilmek suretiyle Süleymaniye Külliyesi nin ikinci medresesinin bulunduğu alanda 1918 yılında Süleymaniye Kütüphanesi kurulmuģtur. Daha sonra birinci medresede saklanan müzelik eģyaların 1927 yılında Ankara Etnografya Müzesi ne gönderilmesiyle bu alanda kütüphane idaresi hizmetine girmiģtir (Kütüphane Tarihçesi, 2015). Vakıflar tarafından yönetilen kütüphaneler, 1924 yılında Tevhîd-i Tedrîsât Kanunu ile Maarif Vekâleti ne bağlanınca cami, tekke ve medreselerde bulunan yazma eser koleksiyonları yakınlarındaki kütüphanelere gönderilmeye baģlanmıģtır. Ġstanbul daki ve Anadolu nun birçok il ve ilçelerinden yazma eser koleksiyonları Süleymaniye Kütüphanesi ne gönderilmiģtir. Böylelikle diğer kütüphanelerdeki esas koleksiyonlar yerlerinde kalmak Ģartıyla sonradan katılan koleksiyonlarla birlikte 13 Osmanlı Devleti nde tefsir, fıkıh ve kelâm konularında uzman kiģiler yetiģtirmek amacıyla kurulmuģ medreselerdir. 45

61 kütüphane ülkemizde yazma eserler merkezi haline gelen bir yazma eser kütüphanesi olma özelliğini kazanmıģtır (Gümbür, 2014, s. 8). Resim 10: Süleymaniye Kütüphanesinin Üstten Görünümü Türkiye de Yazma Eserler Kurum BaĢkanlığı nın kuruluģ sürecine değin yazma eser kütüphaneciliğinin tüm misyon ve vizyon çalıģmalarının yürütüldüğü kütüphane geniģ kapsamlı bir amaca hizmet etmektedir. SYEK Türk-Ġslam kültürünün ürünü olan yazılı kaynakları toplamak, bu kaynakların kataloglarını yapmak ve yayınlamak, dijital arģivini oluģturmak ve belirlenen politikalar dâhilinde kullanıcıların bu kaynaklara eriģimini mümkün kılmakla sorumludur. Bunun yanında, bünyesindeki zengin koleksiyonun özelliklerini kaybetmeden koruyucu ve kurtarıcı tedbirler alarak gelecek kuģaklara aktarmayı, mevcut bilgi birikimi ve 46

62 deneyimi ile Türkiye de yazma eser kütüphaneciliğinin standartlar çerçevesinde yürütülmesine destek vermeyi de amaç edinmiģtir. III.2. Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi nin Bölümleri ve Faaliyetleri SYEK dermesinde bulundurduğu koleksiyon nitelikleri itibariyle bir ihtisas kütüphanesi olması niteliğine sahip olup diğer kütüphanelerden farklı bir çalıģma sistemi vardır. Kütüphane daha çok araģtırmacılara hizmet eder. Kültürel değerlerin aktarımına katkı sağlaması nedeniyle de bünyesinde bir dijitalleģtirme servisi ile koruma ve restorasyonun yapıldığı bölümlerin olması gereklidir. Bu kapsamda kütüphane beģ bölümden oluģur. Bunlar; 1. Okuyucu Hizmetleri Servisi: Okuma salonunun bulunduğu, kullanıcıların eserlerin sayısal kopyalarını incelediği ve gerektiğinde eserin orijinal nüshası üzerinde de çalıģma yapabildikleri bölümdür. Kullanıcıların eserlerden her türlü yararlanma talepleri bu bölüm çalıģanları tarafından alınır. Bu bölümde 4 personel çalıģmakta olup, bunlardan 3 ü kütüphanecilik kadrosundadır. Okuma Salonu'nda 12 adet bilgisayar bulunmaktadır. Eserlerin dijital görüntülerine bu bilgisayarlar üzerinden, resmi tatiller dâhil her gün 08:30 23:00 saatleri arasında ulaģılmaktadır. Eserin dijital kopyaları ise hafta içi 08:30 16:00 saatleri arasında verilmektedir. Eserleri inceleyerek kopya almak isteyen kullanıcılar ilgili mevzuata 14 göre eserin bir kısmını veya tamamını alabilirler. Bunun için kullanıcıların CD Talep Formu nu doldurması ve belirlenen ücreti ödemesi gerekmektedir. Bu ücret T.C. vatandaģları için poz baģına 50 kuruģ, yabancılar içinse 1 Türk Lirası, sanatsal özellikler taģıyan 14 Kültür ve Turizm Bakanlığı Yazma Eser Kütüphaneleri ÇalıĢma, Yazma ve Eski Harfli Basma Eserlerden Yararlanma Yönetmeliği. T. C. Resmi Gazete, 25074,

63 sayfalar içinse 2 Türk Lirası dır. Kütüphaneye ulaģamayan kullanıcıların baģvurusu ise e-posta, mektup, faks ya da telefonla alınır. Ödemenin yapıldığına dair dekontun, idareye gönderilmesinden sonra, talep edilen eserlerin kopyası, araģtırmacının adresine gönderilir (Hamit Göçmen, KiĢisel GörüĢme, Eylül 2015). Resim 11 : SYEK Okuma Salonu 2. Eser Sağlama Tasnif ve Kataloglama Servisi: Bu bölümün adından da anlaģılacağı üzere iki farklı faaliyet alanı bulunmaktadır. Eser sağlama ile kütüphaneye satın alma, devir ve bağıģ yoluyla eser sağlama faaliyetleri yürütülür. Bu çalıģma faaliyeti belirlenen mevzuat 15 çerçevesinde TYEKB ile ortak yürütülür. SYEK bu çalıģama da Ġstanbul Bölge Yazma Eserler Bölge Müdürlüğü adına Eser Sağlama Kurulu üyeliği görevini yürütür. Bu çalıģma faaliyeti ile 2015 yılı içerisinde satın alma yolu ile 1030 adet yazma 49 adet basma eser olmak üzere toplam 1079 adet eser (Satın Alma, 2015), 15 Türkiye Yazma Eserler Kurum BaĢkanlığı Eser Sağlama Kurulu ÇalıĢma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik. T.C. Resmi Gazete Sayısı, 29109,

64 devir yolu ile 2012 yılında Ayasofya Müzesi Müdürlüğü nden 53 adet yazma 3 adet basma olmak üzere toplam 56 adet eser (Devir Alınan, 2015) ve bağıģ yoluyla yılları arasında 22 adet yazma, 61 adet basma, 11 adet diğer kaynaklardan olmak üzere toplam 94 adet eser (BağıĢ Yoluyla, 2015) SYEK koleksiyonlarına kazandırılmıģtır. Kütüphane dermesine yeni eklenen bu eserler ile daha önce kataloğu bulunmayan eserlerin tasnif ve kataloglarının yapılması da bu bölümün diğer faaliyet alanıdır. SYEK Türkiye nin en zengin koleksiyonuna sahip olmanın verdiği sorumlulukla kataloglama konusunda öncü çalıģmalar yürütmüģtür. Mevcut koleksiyonlarındaki tüm eserlerinde kataloglama yapılmıģtır. Fakat bunların kullanıcı etkin kullanımı sağlayacak ayrıntılı ve doğru kataloglar olduğunu söylemek mümkün değildir. Bunu telefon veya faksla eserlerden dijital görüntü alan kullanıcıların karģılaģtığı yanlıģlıklardan anlamaktayız (Hamit Göçmen, KiĢisel GörüĢme, Eylül 2015). SYEK koleksiyonlarına 2015 yılında risale adedine göre 232 adet yazma, 408 adet matbu ve 480 diğer 16 olmak üzere toplam 1120 adet eser tasnif ve kataloğu yapılarak eklenmiģtir (2015 Yılı Tasnif, 2015). Gelen kitapların iģlemi yapıldıktan sonra yazmalar Yazma BağıĢlara, Arap harfli matbu eserler Basma BağıĢlara, yabancı dilde olanlar ise Yabancı Diller bölümüne kaydı yapıldıktan sonra okuyuculara hizmet sunulmaktadır. BağıĢ olarak gelen kitaplar belirli bir sayının üzerinde olursa bağıģ yapanın adına dermede koleksiyon açılmaktadır Eserlerin katalogları TYEKB nda oluģturulan kataloglama ekibi tarafından yapılmaktadır. 16 Yeni harfli ve yabancı dildeki matbu eserler ile belgeler, defterler, dosyalar, haritalar, levhalar, fotokopiler "diğer" baģlığı altında toplanmıģtır. 49

65 Fakat bu ekip içerisinde Bilgi ve Belge Yönetimi bölüm mezunu personel bulunmamaktadır. Eserlerin katalog taraması YORDAM Otomasyon Sistemi üzerinden yalnızca kurum içinden yapılabilmektedir. Kurum dıģından ise yazmalar.gov.tr adresinden eriģilebilmektedir. Bununla birlikte yakın gelecekte yeni bir otomasyon sistemine geçileceği ve bu sistemin hem katalog taramasına hem de eserlerin dijital görüntülerine çevrimiçi eriģime imkân vereceği kütüphane personeli ile yapılan görüģmede dile getirilmiģtir (Hamit Göçmen, KiĢisel GörüĢme, Eylül 2015). 3. SayısallaĢtırma Servisi: Bu bölüm 1950 yılında Mikrofilm ve Fotokopi Servisi adı ile kurulmuģtur. Türkiye de mikrofilm çalıģmaları ilk olarak burada baģlatılmıģtır. ÇalıĢma için Almanya dan modern kamera, fotokopi, film yıkama ve tab etme cihazları getirtilmiģtir. Mikro-film çekiminin maliyetli olması nedeniyle mikrofilm arģivi istenilen düzeye gelememiģtir yılında baģlatılan çalıģmada 2002 yılına kadar 5000 eserin mikrofilmi arģivlenebilmiģtir (Kaya, 2007, s. 387). GeliĢen teknoloji ile birlikte SYEK de 2002 yılında dijital kameralarla eserlerin fotoğraflarını bilgisayara aktarılmak suretiyle yeni bir sayısal arģiv oluģturmaya baģlamıģtır. Bu arģiv, CD ortamında görüntü alma hizmeti aracılığıyla kullanıcıların eriģimine açılmıģtır. SYEK nin tüm koleksiyonlarının sayısal kopyaları oluģturulmuģtur. Dermeye yeni katılan eserlerde geldikçe sayısal kopyaları alınarak arģivlenmektedir. SayısallaĢtırma literatürdeki diğer adıyla dijitalleştirme çalıģmaları SYEK de bilgi merkezi olmanın yanında toplumun kültürel bellek kurumlarından olma özelliği taģıması nedeniyle iki temel amaç üzerine odaklanır. Kültürel bellek kurumlarında 50

66 sayısallaģtırma, öncelikle koruma daha sonra erişimi arttırma amacıyla yapılmaktadır (Çakmak ve Yılmaz, 2012, s. 428). SYEK kültürel bellek kurumu olma özelliği ile koruma faaliyetlerini baģarı ile yürütmektedir, fakat bir bilgi merkezi olma özelliği ile erişimi arttırma faaliyetleri etkin yürütülmemektedir. Çünkü kullanıcılar sayısal görüntülere yalnızca kütüphane içerisinden eriģebilmektedir. Bunun yanında sayısal materyale yönelik katalog kayıtlarında herhangi bir niteleme unsuru kullanılmamıģtır. 4. Konservasyon ve AraĢtırma Merkezi: Külliyenin birinci medresesinde 1956 yılında Cilt ve Patoloji Servisi adıyla kurulmuģtur yılında kütüphanenin hemen yanında bulunan Zarifi Bey konağının bulunduğu arsaya yeni bir bina inģa edilmiģtir. Bölüm yeni cihazlar alımı ile faaliyetlerini bu yeni bina da Yazma ve Nadir Eser Restorasyon ve AraĢtırma Merkezi ismiyle yürütmüģtür (Kaya, 2007, s. 389). Günümüzde ise Konservasyon ve AraĢtırma Merkezi SYEK ne bağlı bir servis olarak çalıģmaktadır. Kâğıt Restorasyon Atölyesi, Cilt Atölyesi ve Konservasyon AraĢtırma Laboratuvarlarının yer aldığı merkez Süleymaniye Kitap ġifahanesi Binası nda konumlanmıģtır. Konservasyon ve AraĢtırma Merkezi nin temel amacı kütüphane koleksiyonlarında bulunan hasar görmüģ yazma eserlerin, nadir matbu eserlerin ve hat levhaların onarımını gerçekleģtirmek ve bu eserleri koruma altına almaktır (Süleymaniye Yazma Eser, 2015). SYEK koleksiyonlarının hepsi bu merkezde bakım ve onarımdan geçmektedir. Öncelikle hasar tespit çalıģmalarıyla acil restorasyona ihtiyacı olanlar tespit edilir. Bu eserler arasından da müellif hattı olan, nüsha sayısı az olan, müstensihi tanınmıģ olanlar ile sanatsal açıdan değerli olanlara öncelik verilir. Karar 51

67 verme ve belgeleme süreçlerinden sonra restorasyon çalıģmaları baģlatılır. ÇalıĢma ekibi tarafından uygulanacak konservasyon ve restorasyon çalıģmalarının ilkeleri kütüphane idaresi tarafından belirlenmiģtir. Bu ilkeler, eserin tarihi değerinin ve içeriğinin korunması, en az müdahale ve geri dönüģtürülebilirlik, restorasyon uygulamasının eserin dönemine, yaģına ve geleneksel yapısına uygun yapılması, bozulmaları durdurma, sağlamlaģtırma ve hasarları gidermenin maksimum düzeyde tutulması Ģeklinde özetlenebilir (Esra KeleĢ, KiĢisel GörüĢme, Eylül 2015). Merkez tarafından 2012 yılında önleyici konservasyon çalıģmaları adına önemli bir proje gerçekleģtirilmiģtir. SYEK Ömer Kuzgun tarafından hayata geçirilen Yeni Nesil Depolama Sistemi ile kütüphane dünya standartlarında depo alanlarına sahip olmuģtur. 17 Depo alanlarının yenilenmesi ile birlikte Entegre Zararlı Mücadelesi Programı da uygulanmaya baģlanan faaliyetlerdendir. Bu program ile zararlı böceklerin varlığı tespit edilmekte ve eserlere Düşük Sıcaklık Uygulaması ile müdahale edilmektedir. Program kapsamında; binayı zararlıların giriģine engel olacak Ģekilde yalıtmak, klimatik koģulları düzenlemek, hijyenik standartları oluģturmak, yeni alınan ya da dıģarıdan gelen eserleri karantinaya almak, düzenli olarak gözlem yapmak ve zararlıların görülmesi halinde müdahale etmek yer almaktadır (Yazma Eserlerde Biyolojik, 2015). SYEK bu bölümdeki faaliyetlerini 17 personelle yürütmektedir. Bu personeller arasında 3 uzman yardımcısı, 1 kitap pataloğu, 1 kimyager, 1 Biyolog ve 1 laboratuvar teknisyeni kadrolu olarak görev yapmaktadır. 2 restoratör de Döner Sermaye ĠĢletmeleri Müdürlüğü personelidir. Diğer personeller ise sözleģmeli olarak 17 Proje hakkında detaylı bilgiye tezin beģinci bölümünde yer verilecektir. 52

68 görev yapmaktadırlar. Yapılan görüģmede restoratör olarak çalıģan personel sayısının eksik olduğu belirtilmiģtir (Esra KeleĢ, KiĢisel GörüĢme, Eylül Resim 12: SYEK Yeni Nesil Depolama Sistemi 5. Ord. Prof. Dr. A. Süheyl Ünver AraĢtırma Merkezi: A. Süheyl Ünver ( ) in ayrı bir odada tutulmak Ģartıyla SYEK ne bağıģladığı defter ve dosyalarının bulunduğu, bir vefa örneği olarak kurulmuģ merkezdir. Süheyl Ünver ülkemizde tıp alanında önemli çalıģmalar yapmıģ, aynı zamanda Türk kitap sanatları ve süslemeleri ile ilgilenmiģ yurtdıģındaki kütüphanelerde Ġslami yazmalardaki kitap sanatları üzerine incelemeler ve araģtırmalar yapmıģ bilim insanıdır. Süheyl Ünver, bilim hayatı boyunca bir yandan, Türk tıp tarihi, Türk bilim ve sanat tarihi konularında eserler verirken, diğer yandan, Ġstanbul baģta olmak üzere gezdiği Ģehirler için defterler hazırlamıģtır. Bu defterlerde Ģahsi gözlemlerinden, Ģehirlerin çeģitli cephelerini gösteren sulu boya resimlere kadar birçok belgeyi bir araya toplamıģtır. Bu defterlerin ve defter haline getirilmemiģ malzemenin önemli bir kısmını Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi ne bağıģlanmıģtır (Sayar, 2012, s ). 53

69 Süheyl Ünver AraĢtırma Merkezi nde bağıģlanan tüm eserler incelenerek, envanteri çıkarılmıģ ve bütün eserler sayısallaģtırılmıģtır. SayısallaĢtırmayla beraber tüm eserleri kapsayan bir konservasyon çalıģması baģlatılarak eserlerin zarar görmeyecek Ģekilde muhafazası için gerekli önlemler alınmıģtır. Tek eksik olarak arģivin detaylı bir kataloğunun hazırlanması gerekmektedir. Süheyl Ünver Koleksiyonu nda kendi içinde 5 koleksiyona ayrılmıģtır. Defter Koleksiyonu nda 1473 defter, Dosya Koleksiyonu nda 895 dosya, Şahsi Eşya Koleksiyonu nda 108 Ģahsi eģya, Tablo ve Levha Koleksiyonu nda 63 tablo ve levha, Ressam Hoca Ali Rıza Koleksiyonu nda 125 dosya bulunmaktadır. Koleksiyonda hat ve tezhip örnekleri, minyatürler, kalıplar, levhalar, fotoğraflar gibi orijinal belgelerin yanı sıra mektup, dergi, davetiye, gazete kupürü, makaleler ve kitapçıkların da bulunduğu eģsiz zenginlikte eserler yer almaktadır (Hamit Göçmen, KiĢisel GörüĢme, Eylül 2015). Resim 13: Ord. Prof. A. Süheyl Ünver Dosya Koleksiyonu ndan Örnekler III.3. Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi nin BeĢ Temel Unsur Açısından Ġncelenmesi Kültürel bellek kurumları arasında yazma eser kütüphaneleri önemli bir yere sahiptir. Dermelerinde özel koleksiyon barındırmaları bilgi merkezleri içerinde farklı 54

70 bir özellik taģımalarını sağlar. Bilgi ve belgenin kayıt edildiği ortamın hızla değiģim ve geliģime uğraması bilgi merkezlerini kaynakların depolanıp saklanmasından daha çok bilginin kullanılmasına ve yayılmasına önem vermelerine neden olmuģtur. Bu bağlamda yazma eser kütüphaneleri gibi dermesinde farklı niteliklere sahip kaynaklar bulunduran bilgi merkezlerinin de hizmet politika ve stratejilerini gözden geçirme zorunluluğu ortaya çıkmıģtır. Çünkü, tarihi, sosyal ve kültürel değerleri ve bilimsel bilgi birikimini en doğru ve kullanılabilir Ģekilde hizmete sunma yükümlülüğü vardır. Bu nedenle iyi bir yazma eser kütüphanesi; fiziksel imkânları yeterli bir yapıya, bilgi birikimi olan uzman personele, niteliksel özelliklerine hâkim olduğu bir dermeye, kullanıcının gereksinim duyduğu kaynağa her türlü eriģimini sağlayan ve hizmeti yürütebilmesi için yeterli bir bütçeye sahip olmalıdır. Bir kütüphane derme (koleksiyon), personel, kullanıcı, bina ve bütçe olmak üzere beģ öğeden oluģur. Bu beģ öğenin sahip olduğu nitelikler ne kadar iyiyse verilen hizmetin kalitesini de o oranda artacaktır. Bu kapsamda SYEK 5 temel unsur açısından incelendiğinde; Derme (Koleksiyon); SYEK koleksiyonunda yazma, matbu, yeni harfli, yabancı dil, levha, dosya, ferman ve fotokopi olmak üzere 8 tür kaynak bulunmaktadır. Bu kaynak türleri içerik özelliklerine göre 152 koleksiyon adı altında sınıflandırılmıģtır. Örneğin; Ayasofya koleksiyonunda 4903 adet yazma, 66 adet matbu olmak üzere toplam 4969 adet eser bulunmaktadır (Süleymaniye Yazma Eser, 2015). SYEK tarihsel süreçte Ġstanbul ve çevresindeki birçok koleksiyonunda dermesine katılmasıyla bugün Türkiye nin en çok eser bulunduran yazma eser 55

71 kütüphanesidir. Her geçen gün de satın alma, bağıģ ve devir yoluyla mevcut eser sayısını arttırmaktadır yılı verilerine göre SYEK nde mevcut 152 koleksiyonda toplam adet yazma eser bulunmaktadır. Bunun yanında adet basma eser, adet yeni harfli eserler, adet yabancı dilde eserler, 731 adet levha, adet defter, adet dosya, 379 adet ferman, 395 adette fotokopi türünde kaynak bulunmaktadır. Tümüyle bakıldığında yaklaģık adetlik büyük bir koleksiyona sahiptir (Kütüphanemizde Bulunan, 2015). SYEK koleksiyonun nicelik özelliklerinin yanında nitelik özellikleri ile de önemini arttırmaktadır. Mevcut yazma eserlerin ortalama ömrünün yıl geriye gittiği koleksiyonda birçok ünik eser bulunmaktadır. Örneğin; Dünyada tek nüsha olan 62 ciltlik Keşfü l Beyân an Sıfâti l-hayevan isimli müellif hattı olan eserin yılları arasında yazıldığı bilinmektedir. Hayvanlar/canlılar âlemi ile ilgili olarak klasik dönemin en kapsamlı ansiklopedik eseri olma özelliği taģımaktadır. Ġbn-i Si'na nın ünlü eseri El-Kanun fi t-tıb, AkĢemseddin in Risâle fi t-tıb gibi birçok ünlü eseri koleksiyonunda barındırır. Bunların yanı sıra, Fatih Sultan Mehmed in kendi yazdığı eserler de bu kütüphanede bulunmaktadır. Türk kitap sanatlarının en güzel örnekleri de yine bu koleksiyonlarda görmek mümkündür. Özellikle Ayasofya gibi, Fatih gibi önemli koleksiyonlarda tezhipli, minyatürlü eserlerin en güzel örneklerini görmek mümkündür. Sahip olduğu eserlerin karakteristik özellikleri açısından bu kadar çeģitli olması SYEK nin dermesinin iyi yönetilmesi, yeterli düzeyle tanımlanması/tanıtılması ve doğru aktarılması gibi zorunlulukları da beraberinde getirmektedir. Çünkü kaynakların depolarda muhafaza edildiği bu hazine değerindeki 56

72 dermeye eriģim ancak bu Ģekilde mümkün olacaktır. Bu noktada SYEK derme yönetiminde geçmiģten gelen bugün ise çözümleri aranan çeģitli sorunlar yaģanmaktadır. Resim 14: SYEK Fatih Koleksiyonu 4130 No lu Muhabbetname Ġsimli Eser Bu sorunlarından ilki niteleme düzeyi yüksek katalogların bulunmamasıdır. Kütüphane dermesindeki kaynakların her birine eriģim ancak ayrıntılı bibliyografik niteleme alanlarına sahip katalog kayıtları ile mümkün olabilecektir. SYEK kaynaklarına eriģimi mümkün kılan MARC (Machine Readable Catalog Makinaca 57

73 Okunabilir Kataloglama) kayıtları mevcuttur fakat bunlar niteleme düzeyi olarak yetersizdir. Türkiye geneline bakıldığında bu sorun tüm yazma eser kütüphanelerinin sorunudur. Mevcut kayıtların çoğu eserin kütüphanede var olup olmadığını gösterir niteliktedir. Mevcut kayıtlar arasında niteleme düzeyindeki farklılıklar ise bir diğer sorundur. Yazma eserlerin temel özelliği bir eserlerin bir baģka esere benzememesidir. Dolayısıyla her bir eserin tüm niteliklerinin aktarıldığı katalog kayıtları olmalı ki kullanıcı aradığı doğru kaynağa ulaģabilsin. Bu nedenle katalog kayıtlarının öncelikli olarak niteleme alanlarının standartlaģtırılması sonrasında ise tüm koleksiyonun ayrıntılı katalog kayıtlarının oluģturulması gerekmektedir. Kayıtlar arasındaki farklılıkları göstermek açısından yazmalar.gov.tr üzerinden SYEK koleksiyonlar taranmıģtır. Taramada toplam 4317 esere eriģim sağlanabilmektedir. Bunlar arasından seçtiğimiz örneklerde AĢir Efendi koleksiyonu 436 numaralı (Resim 15) esere ait kayıtta eserin bitiģ cümlesi ve cildi ile ilgili bilgi yer almaktadır. Amcazade koleksiyonu 17 numaralı (Resim 16) esere ait katalog kaydında ise eserin baģlangıç ve bitiģ cümlelerine beraber yer verilmiģtir. Tercüman Gazetesi koleksiyonu Y-184 numaralı (Resim 17) esere ait katalog kaydında ise baģlangıç ve bitiģ cümleleri dâhil notlar alanında esere ait niteleyici bir unsura yer verilmemiģtir. Telif veya istinsah tarihi ile ilgili de giriģ yapılmamıģtır. 58

74 Resim 15 : SYEK AĢirefendi Koleksiyonu 436 Numaralı Esere Ait Katalog Kaydı Resim 16: SYEK Amcazade Koleksiyonu 17 Numaralı Esere Ait Katalog Kaydı 59

75 Resim 17: SYEK Tercüman Gazetesi Koleksiyonu Y-184 Numaralı Esere Ait Katalog Kaydı Dermenin içerik ve sanatsal özelliklerinin göre ayrıntılı tanımının yapılmaması da diğer bir sorundur. Dermesinde hangi konuda kaç tane eser olduğu bunların hangi yüzyıllara ait olduğu, tezhip, minyatür, cilt, hat sanatlarından hangilerine sahip olduğu gibi özelliklerinin tanımları yapılmalıdır. Buna paralel olarak dermedeki nitelik olarak en değerli kaynakların neler olduğu belirlenecektir. YurtdıĢındaki örneklere bakıldığında her kütüphanenin higlights baģlığı altında o kütüphane için en değerli kaynakların neler olduğu belirlenip ayrıntılı tanımları yapılmaktadır. Böyle bir yaklaģımın SYEK nde bulunması dermenin tanıtımına katkı sağlayacaktır. Personel; Bir kütüphanenin omurgası personeldir. Yazma eser kütüphaneleri için ise personelin daha özel niteliklere sahip olmasına gereksinim vardır. Dermenin sahip olduğu nitelikler ile hizmet verilen kullanıcıların özellikleri bunu zorunlu kılar. SYEK 9 uzman yardımcısı, 3 sayısallaģtırma birimi, 4 okuyucu hizmetleri, 6 büro hizmetleri servisi personeli ile çalıģmalarını yürütmektedir. Bunların yanında 60

76 konservasyon ve araģtırma merkezinde çalıģan 17 personel bulunmaktadır (Halit Göçmen, KiĢisel GörüĢme, Eylül 2015). SYEK nde personelin mesleki geliģimi için düzenli olarak yurtiçi ve yurtdıģından yazma eser çalıģmalarında otorite isimler tarafından eğitimler gerçekleģtirilmektedir. Bu eğitimler teorik olduğu gibi uygulamalı da olabilmektedir. Sadece SYEK nde değil Türkiye deki yazma eser kütüphanelerinin temel sorunlarından birisi personelin nicelik ve nitelik yönünden yetersiz olmasıdır. Özellikle yazma eserlerin ayrıntılı kataloglarının hazırlanması konusunda kütüphaneler yetersiz kalmaktadır. Kataloglar bir kütüphanede kullanıcıları kaynaklara ulaģtıran araçtır. Bir eserin kataloğu ne kadar ayrıntılı ve doğru ise kullanıcının o kaynağa eriģimi de bir o kadar kolay olacaktır ki kütüphanelerin en temel amacı kullanıcıyı en kısa sürede doğru kaynağa ulaģtırmaktır. Fakat yazma eserlerin kataloglaması bu alanda bilgi ve deneyimin fazla olmasını gerektirir. Zira bu eserlerin her biri ayrı bir özellik taģımaktadır. Bu noktada TYEKB nın kurulmasından sonra yazma eser uzman yardımcısı alımlarıyla konu uzmanı kütüphaneciler kadrolara katılsa da özellikle Bilgi ve Belge Yönetiminden (BBY) mezun personel sayısının azlığı kütüphane hizmetlerinin gerektiği Ģekilde yerine getirilmesinin önünde önemli bir engeldir. SYEK bünyesinde sadece 3 adet BBY bölüm mezunu personel bulunmaktadır. Bu personelde okuyucu hizmetlerinde görev almaktadır. Kütüphanedeki kataloglama sorununun temeli bu alanda uzman personel eksikliğidir. Yaza eserlerin tanımlanması içerdiği bilgiden, kâğıt özelliklerine ve sanat niteliklerine kadar farklı uzmanlık alanlarında bilgi sahibi olmayı gerektirir. Bununla beraber tüm bu özelliklerin standart yaklaģımlarla katalog 61

77 kayıtlarına aktarılması gerekmektedir. Bu nedenle SYEK genelinde hizmet kalitesinin artması için 4 yıllık kütüphanecilik eğitimi alan BBY bölüm mezunlarının Arap Dili, Fars Dili, Ġlahiyat, Sanat Tarihi, Tarih gibi alanlardan mezun çalıģanlarla aynı ekip çalıģması içerinde yer alması gerekmektedir. STEK, 2012 yılından beri tarihinde ilk defa kütüphanecilik bölüm mezunu Ömer KUZGUN tarafından yönetilmektedir. Kuzgun göreve geldiğinde Yeni Nesil Depolama Sistemi gibi önemli bir projeyi hataya geçirmiģtir. Kütüphanecilik faaliyetlerinin geleceği açısından meslek eğitimi almıģ uzman kiģilerce yönetilmesine yönelik yaklaģımın bundan sonraki yıllarda da devam etmesi gerekmektedir. Kullanıcı; Yurtiçi ve yurtdıģından akademisyenler, araģtırmacılar, lisansüstü öğrenciler ve yazma eserler konusunda ilgisi olan kiģiler SYEK nin kullanıcılarını oluģturur. Türk-Ġslam kültürünün mirasını bünyesinde barındırdığı için Avrupa, Orta Doğu, Amerika baģta olmak üzere tüm dünyadan araģtırmacılara hizmet verdiği geniģ bir kullanıcı kitlesi bulunmaktadır. Kütüphane hizmetlerinin tüm kullanıcıların gereksinimleri doğrultusunda planlanmasını ve gerçekleģtirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda SYEK kullanıcı hizmetleri genel olarak üç baģlık altında toplanabilir. Bunlar, okuyucu hizmetleri, eser kopya talebi hizmeti ve bilgilendirme gezileri hizmetidir. Bunlar kullanıcıya birebir verilen hizmetler olmakla beraber, teknik hizmetler bu çalıģmaların destekleyicisidir. Kullanıcı hizmetlerinin planlanması için Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi Müdürlüğü Hizmet Standartları yayınlanmıģtır. Bu standart ile kullanıcıların eserleri hangi koģullarda görebileceği ve eserlerden hangi Ģartlarda kopya talep edebilecekleri açıklanmıģtır (Süleymaniye, 2015). 62

78 SYEK kullanıcılarına Açık EriĢim = Open Access hizmeti sunmamaktadır. Bu standarda göre kullanıcılar talep ettikleri kopyalar için ücret ödemek durumundadır. Kopya talepleri kütüphaneye gelerek veya mail yoluyla iletilmektedir. Gerekli ücret yatırıldığı takdirde kullanıcıya talep edilen sayfalar CD ortamında verilmektedir. Bu durum kullanıcıların yararına olmaktan çok kaynağa eriģimini engellemektedir. Niteleme düzeyi yüksek kataloglara sahip olunmaması da bu durumu daha çok zorlaģtırmaktadır. Çünkü kullanıcılar katalogdan kaynağı doğru okuyamadığı durumlarda yanlıģ eserin kopyasını talep etmektedir. Bu durum hem kullanıcının hem de personelin zamanını boģa harcamasına neden olmaktadır. Okuma salonundaki bilgisayarların yetersizliği ve masaların yazma eser okumak için uygun olmaması da kullanıcıların kütüphaneyi etkin kullanmasını engellemektedir. Okuma salonlarında rahle ye benzer masaların bulundurulması ve mevcut bilgisayar sayısının arttırılması gerekmektedir. Ayrıca, web sayfasında kütüphaneyi tanıtıcı daha fazla bilgiye yer verilmelidir. Artık tüm kurumlar kullanıcılarla ilk web sayfaları üzerinden karģılaģmaktadır. Günümüzde birçok bilgi merkezi kullanıcısına web sayfası üzerinden sahip olduğu tüm bilgiyi sunma gayreti içerindedir. Bu nedenle koleksiyonlara ait detaylı tanıtımların yer aldığı bilgiler web sayfasına eklenmelidir. Bu bilgilerin eklenmesinin ardından web sayfasının içeriğinde ara ve dil seçeneklerin eklenmesi gerekir. Bunun yanında web sayfalarında kullanıcı nitelik ve niceliklerine yönelik istatistiki bilgilerin tutulması ve görüntülenmesi sağlanmalıdır. Bunların yanı sıra potansiyel kullanıcıyı aktif kullanıcıya dönüģtürmek amaçlı düzenli olarak sergiler düzenlenmelidir. Sahip olduğu koleksiyonların özellikleri 63

79 itibariyle birçok sergiye ev sahipliği yapabilecek durumdadır. Bu durum kütüphanenin tanıtımına katkı sağlayacak ilgililerin kütüphaneye çekilmesinde etkin rol oynayacaktır. Kütüphaneler kar amacı gütmeyen kurumlar olarak tanımlanır. Bilgi ve Belge Yönetimi bilimi amaçlarından biri, her geçen gün katlanarak büyüyen bilgiye kullanıcının eriģimini sağlamak ve en üst düzeyde yararlanmasını sağlamaktır. Bilgi teknolojilerinde bu amacın destekçisidir. Bilgi teknolojisinin kütüphane hizmetlerinde kullanılması doğru ve güvenilir bilginin ulusal ve uluslararası düzeyde paylaģılmasını arttırmaktadır (Çukadar, Gürdal, Çelik ve Kahvecioğlu, 2011, s. 2432). Bu bağlamda SYEK de güncel bilgi teknolojilerinden yararlanarak daha etkin hizmet sunabilmek için kullanıcılarına ulaģma çabasını arttırmalıdır. Eserlerin eriģim ve paylaģım engelleri aza indirgenmeli ve tanıtım faaliyetleri arttırılmalıdır. Bina; Kütüphane binaları kullanıcıların bilgi ihtiyacını karģılarken rahatça kullanabildikleri, personelin ise hizmeti icra ettiği yapılardır. Bir kütüphanenin amacına uygun hizmet verebilmesi için hem kendi ihtiyaçlarını hem de kullanıcının ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak tasarlanması gerekmektedir. Yazma eser kütüphanelerinin bina yapısı da diğer kütüphanelerden farklılık göstermektedir, yüzyıllar öncesinden bugünlere kalmıģ sanat eserlerinin gelecek nesillere aktarılabilmesi için uygun ortamlarda muhafaza edilmesi gerekmektedir. Ayrıca hasar görmüģ kitapların bakım ve onarımları için gerekli ekipmanların bulunduğu restorasyon atölyelerinin de binada bulunması gerekmektedir. STEK binası eğer bir kütüphane binası olarak tasarlanmıģ olsa idi ideal durumun nasıl olması gerektiği ile ilgili tartıģmalar yapılabilirdi. Fakat, SYEK 64

80 Süleymaniye Külliyesi içinde konumlanmıģ birinci ve ikinci medresenin daha sonra kütüphane olarak hizmet vermesi düģüncesiyle ortaya çıkmıģtır. Bu haliyle kütüphane geniģ bir alanda konumlanmıģ olup, dermenin özelliğini yansıtır nitelikte mimari ve tarihi özelliklere sahiptir. Kütüphane metrekarelik bir alanda kuruludur. Medreselerin yapılıģ tarzı aynıdır. GiriĢ kapısı medreseleri birbirinden ayıran dar uzun bir koridorun üzerindedir. Ġkinci medresenin dershanesi bugün okuyucu salonu olarak kullanılmaktadır. Birinci medresenin odalarında ise idari bölüm, personel odaları ve Ord. Prof. Dr. A. Süheyl Ünver AraĢtırma Merkezi bulunmaktadır. Konservasyon ve Restorasyon çalıģmaları ise yine külliye içinde Kitap ġifahanesi Binası nda yapılmaktadır. SYEK binasının kullanıcıların gereksinimlerini karģılamada en önemli eksiği okuma salonunun fiziksel koģullarının yetersiz olmasıdır. Bina içerisinde ıģık ve renk açısından görselliğin daha iyi olduğu, masaların hem kullanıcıların daha konforlu hem de eserlerin daha rahat kullanılmasına imkân verecek Ģekilde yenilenmesi gerekmektedir. Bunun yanında kütüphane içerisinde bir sergi salonu yoktur. Kütüphanenin giriģ bölümünde sergiler düzenlenmektedir. Fakat bu faaliyetlerin daha organize bir Ģekilde planlanıp tanıtımlarının çeģitli Ģekillerde yapılması gerekmektedir. Kütüphanenin ilgili kullanıcılarına tanıtımına katkısı olacak sergiler için sadece bu amaç için kullanılacak bir sergi salonuna gereksinim vardır. 65

81 Ayrıca bina içerisinde kullanıcılar için bir kafeteryanın yapılması yerinde olacaktır. Kullanıcı grubunun daha çok araģtırmacılardan oluģtuğu düģünülürse çalıģma aralarında uygun bir ortamda mola vermek rahatlamalarını sağlayacaktır. Bütçe; Bir kütüphanenin kullanıcı hizmetlerini gerektiği Ģekilde yerine getirebilmesi için ihtiyacı olan Ģey bütçedir. Kütüphanenin dermesini zenginleģtirecek kaynakları temin edebilmesi ve mevcut hizmetlerini sunabilmesi için iyi bir bütçe ayrılması gerekir. SYEK bütçesi TYEKB tarafından sağlanır. TYEKB BaĢkanlığı ise Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı, tüzel kiģiliği haiz, özel bütçeli bir kuruluģtur. TYEKB BaĢkanlığı bütçe planlaması Strateji GeliĢtirme Dairesi BaĢkanlığı tarafından yapılır. Gelir Kaynağı Hazine Yardımları Öz Gelirler Toplam Miktar ,00 TL ,00 TL ,00 TL Tablo 1: TYEKB 2014 Yılı Bütçe Rakamları (2014 Yılı Kamu Yatırımları, 2015) TYEKB mevcut bütçe kaynaklarını ile kurulduğu tarihten itibaren uygun kütüphane binaları kurmak, gerekli altyapı donanımını sağlamak, restorasyon üniteleri için gerekli malzeme ihtiyacını gidermek, eserlerin dijital görüntülerini kullanıcılara sunmak, tıpkıbasım ve çevirilerini yaparak eserleri günümüz kültür hayatının hizmetine sunmayı hedef olarak belirlemiģ ve yatırım öncelikleri arasında bulunmaktadır. Bu kapsamda SYEK için 2014 yılında yatırım planları doğrultusunda yapılan harcama aģağıdaki tabloda gösterildiği gibidir. TYEKB kurulmadan önce yazma eser kütüphanelerinin en önemli sorunu yeterli bütçenin olmaması idi. 66

82 BaĢkanlığın kurulması ile birlikte yapılması gerekenler için ihtiyaç duyulan bütçe sağlanabilmektedir. Yazma eser alımı Harcama Kalemi Restorasyon malzemesi Büro iģyeri ve diğer makine alımları Bina yapım giderleri Kitap ġifahanesi Proje kapsamında çalıģan personel giderleri Toplam Miktar ,00 TL ,82 TL 1.633,13 TL ,60 TL ,28 TL TL Tablo 2: SYEK 2014 Yılı Bütçe Harcama Rakamları (2014 Yılı Kamu Yatırımları, 2015) SYEK sabit bütçesine ek olarak kullanıcılara yazma eser görüntülerinin satıģından da kütüphane önemli bir öz gelir elde etmektedir. Fakat bu durum kütüphanenin etkin ve verimli kullanımını engellemektedir. Çünkü kütüphaneler kültür ve eğitim destek merkezleri olarak toplumun geliģmesine katkı sağlayan kamu yararına hizmet veren kurumlardır. SYEK nin çevrimiçi eriģime imkân vermediği de düģünülürse kütüphaneye ulaģmak için zaman ve para harcayan kullanıcıların eserlerin dijitalleri için para ödemeleri kamu yararı ilkesine ters düģmektedir. Bütçeye kütüphane kullanımından destek sağlamak için kütüphane tanıtım faaliyetleri arttırılabilir. Birçok müzede olduğu gibi kütüphane içerisinde ayrılacak müsait bir alanda kütüphaneye ve koleksiyonlara ait tanıtıcı hediyelik eģya ürünlerinin satıldığı bir yer yapılabilir. Kütüphane birçok sergiye imkân verecek bir 67

83 koleksiyona sahiptir. Düzenlenecek sergilere uygun bir miktar giriģ ücreti konulabilir ve her sergi için tanıtıcı bir katalog hazırlanarak bunların satıģı yapılabilir. Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi faaliyet gösteren alt bölümleri ve 5 temel unsur açısından organizasyon yapısı incelendiğinde, 152 koleksiyona ayrılmıģ, yazma eserler ve matbu eserler çoğunlukta olmak üzere yeni harfli ve yabancı dilde olanlar ile levha, defter, belge ve ferman türünde çok geniģ bir dermeye sahip olduğu görülmektedir. Ġçerik açısından da çok zengin olan bu derme ile Anadolu Selçuklulardan Osmanlı Ġmparatorluğuna ve ardından Türkiye Cumhuriyeti Devleti ne uzanan bin yıllık devletler tarihinin izlerini barındırır. Bunun yanı sıra çeģitli konularda bilimsel bilgilerin ilk elden kaynaklarını, sanatsal ve toplumsal kültürel miras özelliklerinin en güzel örneklerini yine bu koleksiyonlarda bulmak mümkündür. SYEK, niteliklerine göre Türkiye nin en değerli ve en çok kullanılan yazma eser kütüphanesi olması sebebiyle kütüphane standartları çerçevesinde hizmet vermesi gereklidir. Bu bağlamda, koruma ve restorasyon çalıģmalarında hem ulusal hem de uluslararası düzeyde etkin çalıģmalar yürütülmektedir. Yeni Nesil Depolama Sistemi ile de tüm dünyaya örnek bir çalıģma ortaya konulmuģtur. Kütüphanenin en önemli eksikliği mevcut katalogların yetersizliği, eserlere ait bibliyografik nitelemelerdeki farklılıklar ve standart ayrıntılı kayıtların bulunmamasıdır. Bu sorunlar kütüphanede uzman yazma eser kütüphanecisinin eksikliğini iģaret etmektedir. Çünkü eserlere ait niteleyici bilgilerin doğru ve standart verilmesi ileri düzey kataloglama bilgisi ve deneyim gerektirmektedir. 68

84 Ayrıca kullanıcıların eserlere zaman ve mekân sınırlaması olmaksızın eriģim ve paylaģım imkânı sağlayacak otomasyon sistemi kullanılmalı, okuma salonu fiziksel koģulları düzenlenmeli, sergi ve etkinlik faaliyetleri ile kütüphane tanıtımı arttırılmalıdır. Özellikle kütüphane web sayfasının koleksiyonların özelliklerini ve kullanıcı niteliklerini yansıtacak Ģekilde düzenlenmelidir. Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi önemli bir sorumluluğu yerine getirerek nitelikli koruma ve restorasyon uygulamaları ile yazma eserleri gelecek nesillere aktarmaktadır. Bilgi teknolojilerinin kütüphanelere sağladığı yararlardan faydalanarak, mevcut eserlerin her yönüyle değerini ortaya koyacak kullanıcı merkezli bir yaklaģımla kütüphane hizmetlerinin verimliliğini ve kalitesi arttırmalıdır. 69

85 IV. BÖLÜM: BAVYERA DEVLET KÜTÜPHANESĠ YAZMA ESERLER VE ERKEN BASKI KĠTAPLAR BÖLÜMÜ Almanya da mevcut kütüphaneler içerisinde önemli bir yere sahip olan Bavyera Devlet Kütüphanesi hakkında bilgi vermeden önce, Almanya da çeģitliliği ile toplumun ayrılmaz bir parçası olan kütüphanelere ve kütüphaneciliğin nasıl geliģtiğine kısaca değinmek gerekir. Alman kütüphaneciliğine genel olarak bakıldığında bölgesel temelde geliģtiği ve günümüzde de hala merkezi olmayan bir yapıda iģlediği görülmektedir. Bunun en önemli nedeni Almanya nın, tarihin hiçbir döneminde merkezi bir devlet tarafından yönetilmemesidir. Almanya nın federal yapısından kaynaklı olarak kültürel yaģam ve eğitim bölge ve eyaletlere göre geliģim göstermiģ ve yerel özellikler hâkim olmuģtur. Tarihten gelen bu geleneğe dayanarak Almanya Federal Cumhuriyeti anayasası çoğunlukla tüm kültür ve eğitim iģlerini eyaletlerin yetkisine bırakmıģtır. Almanya da eyaletlerden taģraya kadar uzanan çeģitli kütüphane türlerinde hizmet verildiği görülmektedir. Değerli kültür mirası koleksiyonları muhafaza eden devlet ve eyalet kütüphaneleri; Ģehir, semt ve beldelerde herkese kaynak sağlayan kamu kütüphaneleri; araģtırmacılara ve üniversite öğrencilerine hizmet sunan bilimsel kütüphaneler; okumaya teģvik eden çocuk ve gençlik kütüphaneleri; okuma ve bilgi edinme becerisi kazandıran okul kütüphaneleri; özel uzmanlık alanlarına kaynak sağlayan uzmanlık kütüphaneleri; uzak beldelerin ihtiyacını karģılayan gezici kütüphaneler olmak üzere farklı kullanıcı gruplarına yönelik yaklaģık civarında kütüphane bulunmaktadır (Giersberg, 2012). 70

86 Bu kütüphaneler arasında kültür ve eğitim gibi önemli bir toplumsal sorumluluğu üstlenen eyalet kütüphanelerinin 18 her türlü kullanıcıya hitap eden zengin koleksiyonlar oluģturmak öncelikli hedefleridir. Fakat Ġkinci Dünya SavaĢı nın Almanya da her alanda olduğu gibi kütüphanecilik alanından da önemli etkileri olmuģtur. SavaĢta kütüphane dermeleri ve binaları büyük zararlar görmüģ Almanya nın ikiye bölünmesiyle de uzun süre bir milli kütüphanesi olamamıģtır. Ortak giriģimler sonucu fiziksel olarak üç ayrı yerde bulunan Alman Milli Kütüphanesi (Frankfurt am Main, Leipzig ve Berlin) kurulmuģ 2006 yılında da ismi değiģtirilerek Berlin Devlet Kütüphanesi - Prusya Kültür Varlığı olmuģtur. Derme bakımından Almanya nın en büyük kütüphanesi olan Milli Kütüphane, yurt içi ve yurt dıģında yayımlanan tüm Almanca materyalleri bünyesinde toplamaktadır (Seefeldt ve Syré, 2007, s. 15). Bunun yanında ulusal önem taģıyan veya kültürel mirasın korunması gibi görevler uzun yıllardır hizmet veren Bavyera Devlet Kütüphanesi gibi büyük kütüphaneler tarafından yerine getirilmektedir. Almanya da kütüphaneciliğin yönetiminde merkezi bir örgüt bulunmadığı gibi ulusal bir kütüphane yasası da bulunmamaktadır. Uzun yıllardır çeģitli eyaletlerde ulusal bir yasa üzerinde birleģilmesi konusunda tartıģılmaktadır. Thüringen, Saksonya-Anhalt ve Hessen eyaletlerinde kütüphane yasaları yürürlüğe girmiģtir (AteĢ ve Kandemir, 2014, s. 202). Almanya da yazma eserler ve nadir eserler gibi yazılı kültür mirası kaynaklarının kullanıma sunulduğu sadece bu eserlerin bulunduğu kütüphaneler bulunmamaktadır. Daha çok araģtırma kütüphanelerinin içerisinde bir alt birim 18 Bu kütüphanelere devlet kütüphaneleri de denilmektedir. 71

87 olarak hizmet veren bölümler geleneksel olarak özgün yazma eserleri toplar. Bu anlamda Berlin Devlet Kütüphanesi - Prusya Kültür Varlığı ve Bavyera Devlet Kütüphanesi, yazma eser (batı ve doğu kökenli), müzik yazmaları dermesi, kartografik eserler, fotoğraf, grafik çalıģması, gravür ve diğer görsel materyallerden oluģan zengin dermeleri ile Almanya bünyesinde iki önemli araģtırma kütüphanesidir. IV.1. Bavyera Devlet Kütüphanesi nin Tarihçesi 2016 yılı itibariyle 460. yılını kutlayan Bavyera Devlet Kütüphanesi (BDK) Almanya da kütüphanelerin ve kütüphaneciliğin köklü geçmiģinin bir simgesidir. Berlin Devlet Kütüphanesi nden sonra Almanya nın en büyük ikinci araģtırma kütüphanesidir. BDK, 1558 yılında Dük V. Albrecht ( ) tarafından, Wittelsbach Hanedanlığı 19 için bir hukuk kütüphanesi olarak kurulmuģtur. Dönemin Avusturya Ģansölyesi ve aynı zamanda bir oryantalist olan Johann Albrecht Widmanssletter ( ) nın özel koleksiyonu olan ve önemli doğu yazmalarının da yer aldığı kiģisel koleksiyonun satın alma yoluyla sağlanması ile kütüphanenin temel dermesi oluģturulmuģtur yılında, Nürnbergli fizikçi ve ilk kartograflardan (haritacı) biri olan Hartmann Schedel ( ) in koleksiyonlarını da içeren Augsburg un ünlü ailelerinden birinin torunu olan Johann Jakob Fugger ( ) kütüphanesindeki 10 binden fazla eser de satın alınarak derme zenginleģtirilmiģtir (Bavarian, 2016). 19 Uzun bir zaman boyunca kutsal Roma-Germen Ġmparatorluğu adına Bavyera bölgesini yönetmiģ olan ailenin adı. 72

88 1663 yılında çıkarılan yasa ile kütüphane Bavyera Eyaleti nin derleme kütüphanesi olmuģtur lü yılların baģında 17 bine ulaģan derme sayısı, Bavyera da basılan her kitabın bir kopyasının kütüphaneye gönderilmesi ile iyice artmıģ ve Avrupa nın en büyük kütüphaneleri arasında yerini almıģtır lü yıllarda kütüphaneye çeģitli yollarla sağlanan eserlerle birlikte koleksiyondaki toplam materyal sayısı 500 bine ulaģmıģtır. Sağlanan eserler arasında manastır ve ilahiyat kütüphanelerinden getirilen dini ve bilimsel konularda yaklaģık 19 bine yakın yazma eser bulundurmaktaydı (Karpuz, 2008, s. 556). Bugünkü kütüphane binasının inģası da koleksiyonun büyümesine paralel olarak gerçekleģmiģtir yılında yapımına baģlanan bina, Kral I. Ludwig ( ) saltanatı altında Friedrich von Gärtner ( ) tarafından Münih in merkezinde Ludwigstrasse de 1843 yılında tamamlanmıģtır. Bu tarihten önce kaynaklar Münih in önemli hukuk binaları ile St. Michael Kilisesi yakınındaki Cizvit konsey binasında saklanmaktaydı (Allison, 2010, s. 4). Resim 18: Bavyera Devlet Kütüphanesi Binası DıĢ Görüntüsü 73

89 Kütüphane 1919 yılında resmi olarak Bavyera Devlet Kütüphanesi adını almıģtır. Böylelikle halkın bilimsel bilgi ihtiyacını karģılamak için modern bir kütüphaneye dönüģtürülmüģtür. Özellikle 20. yüzyılın ilk çeyreğinde eģsiz yazma eserler, el yazması notalar ve Doğu-Asya edebiyatına ait (çoğunlukla Çin) eserler satın alma yoluyla dermeye katılmıģtır (Allison, 2010 s. 5). Bunlarla birlikte kullanıcı katalogları hazırlanmıģ, açık olduğu saatler geniģletilmiģ ve kütüphaneye eriģim serbestleģtirilmiģtir (Bavarian, 2016). Ġkinci Dünya SavaĢı boyunca Nazilerin önemli merkezlerinden Bavyera Eyaleti, özellikle Münih ve Nürnberg Ģehirleri büyük hasara uğradı. Kütüphane binasının %85 i saldırılarda zarar gördü, koleksiyonun ¼ ünü oluģturan 500 bine yakın eser bu esnada kaybedildi. Kayıp eserlerin ise yalnızca %30 u satın alınarak tekrar koleksiyona katılabildi (Karpuz, 2008, s. 557). Neyse ki değerli yazma eserlerin çoğu baģka yerlere taģınarak tahribattan korunabilmiģti (Allison, 2010, s. 4). SavaĢtan sonraki otuz yılda meydana gelen hasarı gidermek için oldukça yoğun bir çaba sarf edilmiģtir. Bir yandan bina da oluģan hasar tamir edilirken, diğer yandan kaybolan eserler satın alınmıģ, baģka yerlere taģınan eserler kütüphaneye getirilmiģ ve hasar gören kitapların restorasyonu için Münih te Kitap ve Elyazmaları Onarım Enstitüsü (Das Institut für Bestandserhaltung und Restaurierung (IBR) isimli bir merkez kurulmuģtur li yıllara gelindiğinde ise geliģen teknolojinin kütüphane hizmetlerinde yarattığı fırsatlar yakından takip edilmiģ ve 1993 yılında internet üzerinden ilk online (OPAC) katalog eriģime açılmıģtır. Bu dönemde 40 milyon Euro luk bir bütçe binanın ve teknik sistemlerin yenilenmesi için harcanmıģtır li yıllara 74

90 gelindiğinde teknoloji kütüphane hizmetlerini baģka bir boyuta taģımıģ ve dijital kütüphaneler ortaya çıkmıģtır. BDK de bu geliģmelere kayıtsız kalmamıģ Quartocatalogue adı verilen ve yılları arasında kullanılan basılı kataloglarını dijitalleģtirerek tüm bilgiler OPACplus a aktarılmıģ ve 1500 yılından bugüne olan tüm kitaplar dijitalleģtirilmiģtir (Karpuz, 2008, s. 557). BDK, sadece Bavyera eyaleti için değil Almanya için de ilklerin kütüphanesi olmuģtur. Almanya kütüphaneleri içinde bünyesinde Koruma ve Restorasyon Bölümünü kuran ilk kütüphane olmuģtur. Ayrıca, Alman AraĢtırma Birliği nin desteğiyle Münih Dijitalleştirme Merkezi kütüphane içerisinde açılmıģtır. Avrupa kütüphanelerinin katıldığı Google books kitap tarama projesinin yürütücüsü konumundadır yılında, Google books online arģivinin taranmasında ve yazma eserlerin dijitalleģtirilmesi iģlemlerinde robot tarama makinesi teknoloji yine ilk olarak bu kütüphanede kullanmıģtır yılı itibariyle de BDK nin OPAC (online katalog) ve web sitesi mobil cihazlar için yeniden programlandırıldı. Tasarım basitleģtirilerek, dokunmatik ekran kullanımına uygun hale getirildi. Böylelikle kullanıcılar akıllı telefonlarından veya Tablet PC leri ile kütüphanenin bütün hizmetlerinden yararlanabilmektedir. Uygulama iphone ve ipad ler içinde Appstore dan indirilebilmektedir. Bavyera Devlet Kütüphanesi, köklü geçmiģi ve zengin dermesi ile geniģ kullanıcı kitlesine hizmet vermektedir. Dermesindeki kültürel miras koleksiyonları ile de hem Almanya da hem de dünyada önemli kütüphaneler arasındadır. 75

91 Resim 19: Robot Tarama Teknoloji; Copyright: Bayerische Staatsbibliothek IV.2. Bavyera Devlet Kütüphanesi Yazma Eserler ve Erken Baskı Kitaplar Bölümü ve Faaliyetleri Kütüphanenin yazma eserler ve erken baskı kitaplar bölümü kütüphane içinde bir alt birim olsa da sahip olduğu eser sayısı, nitelikleri ve faaliyetleri ile baģlı baģına bir kütüphane özelliğindedir. Bölümün 2004 yılından beri yöneticiliğini Dr. Claudia Fabian yapmaktadır. Fabian (KiĢisel GörüĢme, Kasım 2015) ile yapılan görüģmede temel amaçlarını, sadece Bavyera Eyaleti için değil tüm Almanya nın geçmiģini gelecek kuģaklara aktarma bilinciyle hareket ederek, kullanıcılarına zaman ve mekân sınırı olmaksızın mümkün olabildiği en kısa sürede değerli kaynaklarına ulaģtırmak, olarak tanımlamıģtır. Yazma eserlerle ilgili çalıģmalarda en büyük imkânsızlığı maddi konularda yaģadıklarını ve bunun için ulusal ve uluslararası düzeyde iģbirliklerine çok önem verdiklerini ve çeģitli sponsorluk çalıģmaları ile bu açığı kapatma çabasında olduklarını dile getirmiģtir. 76

92 Yazma eserler ve erken baskı kitaplar bölümü, kendi içinde 5 bölüme ayrılmaktadır. Bunlar; 1. Okuyucu Hizmetleri, Yazma Eser Okuma Salonu (Reader Services, Manuscript Reading Room); Yazma eserler ve eski baskı kitaplar bölümünde bulunan eserler üzerinde çalıģma yapıldığı, dijital kopyalarının incelendiği bölümdür. Bu tür kaynaklar kütüphanenin sadece bu bölümünde kullanıma sunulmakta olunup kütüphane içerisinde baģka bir alana çıkartılmamaktadır. Okuma salonunda eski eserler üzerinde çalıģmaya uygun özel ekipmanlarla donatılmıģ 70 kiģilik çalıģma alanı bulunmaktadır. Kullanıcıların çevrimiçi kataloglara, veri tabanlarına ve elektronik ortamda bulunan dergilere ulaģmaları için tarama yapabildikleri 4 adet bilgisayar bulunmaktadır. Bunlara ek olarak 5 adet mikrofilm okuma cihazı bulunmaktadır (KiĢisel GörüĢme, Dr. Wolfgang-Valentin Ikas, Kasım 2015). Yazma eser okuma salonu hafta içi pazartesiden-cumaya saatleri arasında hizmet vermektedir. Eserlerin dijital görüntülerinin talepleri de yine bu saat aralığında yapılmaktadır. Yazma eserler bölümüne girmeden önce mont vb. eģyalar ile çantaları giriģte bırakmak zorunludur. Okuma salonuna ise bu bölüme ait sarı renkte özel okuyucu kartları ile turnikeden geçiģ yaparak girilebilmektedir. Ġncelenecek yazma eser sarı renkteki sipariģ formları doldurularak danıģman kütüphaneciden talep edilir. Bir gün içinde yalnızca 10 eser incelenmesine izin verilmektedir. Çok değerli ve nadir olanlar dıģında tüm fiziksel eserler kullanıcının hizmetine sunulmaktadır. Fakat öncelikle kütüphaneci tarafından dijital kopyalarının kullanımı teklif edilmektedir. Eserler risale Ģeklindeki özel masalarda kullanıma sunulmaktadır ve kullanıcının eser üzerinde herhangi bir müdahalesine, yerini 77

93 değiģtirmesine, açıp kapamasına izin verilmez, sadece sayfaları değiģtirmesine izin verilir diğer tüm iģlemler sorumlu kütüphaneci tarafından yerine getirilir. Okuma salonuna hiçbir kesici ve delici aletle girilmesine izin verilmez. Kullanıcılar sadece kurģun kalem ile not alabilir ve kendi dizüstü bilgisayarlarını kullanmasına izin verilir. Okuma salonunda yazma eserlerin zarar görmemesi için kullanım koģulları 20 belirlenmiģ ve yayınlanmıģtır (KiĢisel GörüĢme, Dr. Wolfgang-Valentin Ikas, Kasım 2015) 2. Yazma Eser Kataloglama ve Incunabel Koleksiyonları (Manuscript Cataloguing Centre and Incunabula Collections); Yazma Eser Kataloglama ve Incunabel Koleksiyonları BDK ndeki yazma eserler ve Incunabel koleksiyonlarında, bilimsel disiplinler için birinci elden en somut kaynak olan nitelikte ünik ve orijinal eserler bulunmaktadır. Bu nedenle bu eserlerin modern standartlara göre kataloglarının ve indekslerinin hazırlanması kütüphane için önemli bir görevdir. Bu konuda BDK nin sürekli iģbirliği içerisinde olduğu Alman AraĢtırma Birliği nin sağladığı fonlarla önemli projeler hayata geçirilmiģtir. Bu projeler; Yazma Eser Kataloglama Merkezi Projesi (Manuscript Cataloguing Centre): Almanya da yazma eser kataloglama çalıģmaları belli baģlı merkezler tarafından yürütülür. Bu merkezler, Berlin, Frankfurt/Main, Kassel, Leipzig, Stuttgart, Wolfenbuettel ve Münih Ģehirlerinde bulunur. Münih yazma eser kataloglama merkezi çalıģmalarını BDK yazma eserler bölümünde Alman AraĢtırma Birliği nin fon desteği ile yürütür. Bu proje 1974 tarihinde hayata geçirilmiģ ve bu merkez kurulmuģtur, günümüzde de çalıģmalarını sürdürmeye devam etmektedir. 20 Ayrıntılı bilgi için bkz. https://www.bsb-muenchen.de/fileadmin/imageswww/pdfdateien/abteilungen/handschriften/merkblatt_benutzung_kurz_englisch.pdf 78

94 Projede merkezin kurulma amacı, BDK gibi çok sayıda değerli eski eserin bulunduğu kütüphanelerde çalıģma organizasyonunu üst seviyeye çıkarmak olarak belirtilmiģtir. Böylelikle kütüphaneciler, ihtiyaç duyduğu araģtırma kaynaklarına daha kolay ulaģabilecek ve meslektaģlarının deneyimlerinden yararlanabilecektir. Merkezin kurulması ile birlikte BDK de bulunan tüm yazma eserlerin katalogları hazırlanmıģtır. Hazırlanan kataloglar batı kökenli eserler için dillerine göre (Almanca, Ġngilizce, Fransızca, Yunanca, Ġtalyanca, Latince, Ġsyanyolca ve Portekizce, Slav dilinde olanlar ve diğer Avrupa dilleri), doğu kökenli olanlar içinse coğrafi konuma göre (Arap, Ġbranice ve diğer doğu yazmaları ile Afrika, Doğu Asya, Güney Asya, Merkez Asya ve Güneydoğu Asya ülkeleri) ayrılmıģtır. Kataloglar aynı zamanda dijitalleģtirilerek internet üzerinden kullanıcıların eriģimine açılmıģtır. Merkez tarafından hazırlanan kataloglarda eserlere ait bibliyografik bilgiler standart değildir. Fakat genel olarak MARC kayıtlarında; eser adı, eserin orjinal dilinde eser adı, yazar adı, yazıldığı tarih, yazıldığı yer, boyut, konu ve notlar alanında içerik hakkında bilgiler yer almaktadır. Bütün basılı kataloglar web sayfası üzerinden çevrimiçi eriģime açıktır. Son yıllarda özellikle batı kökenli eserler için ileri düzey kataloglar kütüphane personeli tarafından hazırlanmıģtır. Fakat bunlar yayın hakları gereği sadece kütüphane içerisinde kullanılmaktadır. Bu kataloglarda bir eserin tüm özelliklerini içeren niteleme alanları bulunmaktadır. 79

95 Resim 20: BDK Yazma Eserler Koleksiyonu Cod. turc. 613 Numaralı Esere Ait Katalog Kaydı Yazma Eserler Veritabanı Projesi (Manuscripta Mediaevila): Bu proje ile 17 adet basılı yazma eser kataloğu elektronik formatta çevrilmiģ internet üzerinden kullanıma açılmıģtır 21. Bu kataloglarda toplam eserin bibliyografik bilgileri yer almaktadır (Bavarian, 2016). BDK İnkunabel Eserler Kataloğu Projesi (Catalogue of Incunabula of the Bayerische Staatsbibliothek): BDK nde Alman AraĢtırma Birliği nin desteği ile Ayrıntılı bilgi için bkz. https://www.bsb-muenchen.de/en/cataloguesdatabases/special-collections/manuscripts-and-modern-papers/manuscriptamediaevalia/ 80

96 yılından beri Incunabel eserlerin katalogları yapılmaktadır. Bu çalıģmalar sonucu yılları arasında 7 cilt Incunabel eserler kataloğu basılıp yayınlanmıģtır. Bu kataloglar yazar adına göre alfabetik olup, yaklaģık 9,800 nüshaya ait 20,000 cilt eserin bibliyografik bilgileri yer almaktadır. Bu projenin devamı olarak kataloglar dijitalleģtirilerek internet üzerinden tüm kullanıcıların eriģimine açılmıģtır 22. Yazma eser kataloglama ve Inkunabel koleksiyonları bölümü, kataloglama çalıģmalarını kütüphanenin tümüne hizmet veren Eser Sağlama, Koleksiyon Geliştirme ve Kataloglama bölümü ile koordineli bir Ģekilde yürütür. Yazma eserler dermesine sağlanacak eserin bilgisi yazma eserler bölümü tarafından buraya bildirilir satın alma ve kataloglama iģlemleri bu birimde gerçekleģtirilir. Yazma eserlerin kataloglaması 1992 yılında yayınlanan ulusal standartlara göre yapılır 23. Sadece kütüphanecilerin görev aldığı birimde, yazma eser kataloglarını konu uzmanı kütüphaneciler hazırlamaktadır. Örneğin; Latin yazmalarının kataloglarını hem Latince hem de kütüphanecilik eğitimi olan uzman personeller hazırlamaktadır. Yakın zamanda batı dillerinde yazılmıģ eserlere ait 3. düzey nitelemenin yapıldığı kataloglar hazırlanmaya baģlanmıģtır. Bu çalıģmada bir yazma eser uzman kütüphanecisi yılda ortalama 25 yazma eser kataloğu yapabilmektedir. Bu kataloglardan basılmıģ olanlar Ģuan için yalnızca kütüphane içinde kullanılabilmektedir. Yayıncı firmanın kataloglar üzerinde 2 yıllık yayın hakları bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda kataloglar dijitalleģtirilerek web sayfası 22 Ayrıntılı bilgi için bkz. 23 Yazma eser kataloglama kuralları için bkz. https://www.bsbmuenchen.de/fileadmin/imageswww/pdfdateien/abteilungen/handschriften/richtlinien_handschriftenkatalogisierung.pdf 81

97 üzerinden eriģime açılacaktır. (KiĢisel GörüĢme, Dr. Wolfgang-Valentin Ikas, Kasım 2015). 3. El Yazısı Evrak ve Otograflar (Modern Papers and Autographs): Bu bölümün ilk koleksiyonu aynı zamanda kütüphanenin de 1558 yılında satın alınan ilk koleksiyonu olan oryantalist Johann Albrecht Widmanssletter ( ) ın kendisine ait el yazısı evraklarıdır. Zamanla artarak bugün 1000 isme ait el yazısı evrakın yer aldığı büyük bir kültürel miras koleksiyonu haline gelmiģtir ve 1829 yılında Yazma Eserler ve Eski Baskı Kitaplar Bölümüne bağlı bir alt birim olmuģtur. (Bavarian 2016). Bu bölümde, Alban Berg, Karl von Frisch, Bavyera Kralları I. Ludwig ve II. Ludwig, Hans von Marées, Karl Spitzweg, Adalbert Stifter, Richard Strauss, Paul Ludwig Troost ve Richard Wagner gibi önemli isimlere ait koleksiyonlar bulunur (Bavarian, 2016). KiĢi adına göre açılan bir koleksiyon, sistematik Ģekilde kiģiye ait bilimsel, toplumsal ve sosyal değeri olan sağlanabilir her türlü belgenin toplanmasıyla tamamlanır Bu koleksiyonlara ait ilk katalog (Die Schriftlichen Nachlässe in der Bayerischen Staatsbibliothek, München) 1970 yılında yayınlanmıģtır. Katalogda, koleksiyon sahibinin adı, yaģı, uzmanlık alanları, çalıģmaları, materyal hakkında içerik ve fiziksel bilgiler yer alır. Bu katalog dijitalleģtirilerek internet üzerinden tüm kullanıcıların eriģimine açıktır. BDK nde bulunan el yazması evrakların hepsinin kataloğu tamamlanmamıģtır. Bu bölümün kaynakları yalnızca yazma eser okuma salonunda kullanıma sunulur. Maddi ve manevi değeri yüksek kaynakların kütüphaneciler tarafından yalnızca kopyaları verilebilir. Bu kaynakları incelemek için de sarı renkteki özel 82

98 okuyucu kartları gerekmektedir. Ġncelenen eserden bir kopya almak ücretsizdir (KiĢisel GörüĢme, Dr. Wolfgang-Valentin Ikas, Kasım 2015). Resim 21: Ludwig II, Bavyera Kralı na ait El Yazısı Evrak 24, Copyright: Bayerische Staatsbibliothek 24 II. Ludwig in, Richard Wagner a yıllık gelir olarak 4,000 florin verilmesine dair mahkeme sekreterine yazılı verdiği emir. Münih, 10 Mayıs

99 Bu bölümdeki diğer koleksiyon da otograflardır. Otograf kiģinin resmi/hukuki bir evrak niteliği taģımayan ithaf, hediye, bağıģ veya hatıra için verilen bir objenin üzerine atılan imzasıdır. Tarihte önemli Ģahsiyetlerin imzası bulunan materyaller koleksiyonu olarak açıklanabilir. Çünkü, otograflar imzalanan materyale göre ismi değiģmiģ imza dır. Bu materyaller bir fotoğraf, kitap vb. olabilir. BDK bu tür materyalleri 1858 yılından beri dermesine katmaktadır. Bu koleksiyonundaki tüm kaynakların kart kataloğu hazırlanmıģtır. kart kataloglar Kalliope 25 projesi kapsamında elektronik ortama aktarılarak, çevrimiçi ortamda taranabilmektedir. Bu kaynakların kullanım koģulları da el yazısı evrakların kullanımı ile aynıdır. 4. Erken Dönem ve Nadir Baskı Kitaplar (Early and Rare Printed Books): Yazma ve eski baskı kitaplar bölümünün bu birimi, özel baskı teknikleriyle üretilmiģ kaynakların niteliklerine göre alt koleksiyonlara ayrılmıģ dermeyi barındırır. Bu koleksiyonlar sahip olduğu niteliklere göre 9 baģlık altında toplanmıģtır. 1. Imagines Mortis (Ölümsüz Figürler); Bu türde eserlerde, dönemin sosyal ve toplumsal olaylarının iskelet figürleri kullanılarak resmedilir. Bu eserler için Alman literatüründe Totentänzen terimi kullanılır. Ġçerikte, ölü iskelet dönemin ünlü bir Ģahsiyetiyle karģılıklı diyalog halindedir ve bu diyalog resmedilir. Ġlk Totentänzen (ölülerin dansı) Figürleri nin tarihi XIV. yüzyıla kadar dayanmaktadır. Ancak, XV. yüzyılda baskı tekniklerinin geliģmesi ile Avrupa nın pek çok noktasına yayılmıģtır. BDK, bu koleksiyonda farklı zamanlarda üretilmiģ 180 eser 25 Kalliope; Berlin Devlet Kütüphanesi-Prusya Kültür Mirası tarafından geliģtirilen ve Almanya daki tüm otografik türdeki kaynakların bibliyografik bilgilerini içeren bir toplu katalog projesidir yılından itibaren de katalog bilgilerine Tour d'horizon adlı veritabanı üzerinden çevrimiçi eriģilebilmektedir. 84

100 bulunmaktadır. Fakat en özel örneği Hans Holbein tarafından resmedilen Heidelberger Totentänzen (Im.mort. 1 und 2 isimli eserdir. Bu eserlerin tümü dijitalleģtirilerek internet üzerinden tüm kullanıcıların kullanımına açılmıģtır (KiĢisel GörüĢme, Dr. Wolfgang-Valentin Ikas, Kasım 2015). Resim 22: Heidelberger Totentanzes in GiriĢ Sayfası, Copyright: Bayerische Staatsbibliothek 2. Block Books: Bu türde eserler, var olan bir eserden en eski baskı tekniği olan ahģap paneller aracılığı ile üretilen yeni kopyalardır. Bu eserler aynı zamanda, metin ve resmin aynı sayfada bulunduğu eserlerin kopyalanmasındaki ilk örneklerdir. Yazma eserler veya eski baskı kitaplara göre koleksiyon zengin olmasa da, dünyada sadece 600 tane olmasından dolayı çok nadir ve olağanüstü değerli eserlerdir (Wagner ve Bacher, 2011, s.18). BDK nde bu eserlerin 49 örneği mevcuttur ve Bibliothèque Nationale de France ile birlikte dünyada sayıca bu türde eserlerin 85

101 bulunduğu en büyük kütüphanedir. Alman AraĢtırma Birliği ve BDK iģbirliği ile bu eserler 2009 yılında dijitalleģtirilerek tüm kullanıcıların hizmetine sunulmuģtur. Fizikselleri ise çok istisnai durumlarda sadece akademik çalıģma yapan kullanıcılara yazma eserler okuma salonunda kullanıma sunulmaktadır. 3. Ġnkunabel: Köken ve tarih açısından Ġnkunabel türünde eserler, 1501 tarihinden önce üretilmiģ baskı kitaplardır den fazla basılı eseri ile BDK yalnızca Almanya nın değil aynı zamanda dünyanın en geniģ Ġncunabel koleksiyonuna sahiptir. Bu koleksiyonun en önemli eserleri Gutenberg İncili (1454) dir. Bu koleksiyondaki eserlerin tümü dijitalleģtirilerek internet üzerinden tüm kullanıcıların kullanımına açılmıģtır. Resim 23: Gutenberg Ġncili nin BaĢlangıç Sayfası, Copyright: Bayerische Staatsbibliothek 86

102 4. Libri Selecti: 1558 yılından itibaren sanatsal alanda çalıģma yapmıģ ünlü isimlere ait çeģitli türdeki materyalin toplandığı koleksiyondur. Marina Abramovic. Salvador Dali, Pablo Picasso, Yoko Ono gibi isimlere ait sanat kitapları, sanat gazeteleri, fotoğraf baskıları, kasetler ve multimedya ürünleri vb. gibi kaynakların yer aldığı koleksiyondur. Tüm koleksiyon BDK genel kataloğundan (OPACplus) *L.sel.* kısaltması ile taranabilmektedir. 5. Kitap Kapakları Koleksiyonu (Collection of Covers): XVI. ve XIX. yüzyıllar arasında üretilmiģ kitap kapağı çalıģması bu koleksiyonda toplanmıģtır. Özellikle Rönesans döneminde üretilmiģ çalıģmalar bu koleksiyonun önemli çalıģmalarıdır. 6. Broadsides: Ġlk örneği XVII. yüzyılda verilmiģ olan 74.9 cm 59.7 cm veya 84.1 cm cm boyutlarında dönemin politik makalelerinin yer aldığı siyasi gazete formatıdır. BDK nde bu koleksiyonda 5000 gazete mevcuttur. Koleksiyonun en önemli eseri 17. yüzyılda gravür tekniği ile üretilmiģ "Neue Zeitung (yeni gazete)" isimli eserdir. 7. Exlibris: Latince ismi kitapdan manasına (from the book) gelen ve kitap sahibi tarafından kitabın iç kapağına yapıģtırılan üzerinde adlarının ve değiģik konularda resimlerin yer aldığı küçük boyutlu grafik çalıģmalarıdır. Modern exlibris örneklerinin en eskisi 15. yüzyıla kadar dayanmaktadır. BDK bu eserleri bulunduran en büyük üçüncü koleksiyona sahiptir. Koleksiyonun büyük çoğunluğu XIX. ve XX. yüzyıllara ait eserlerdir. BDK, sayfa exlibris örneği bulunmaktadır. Eserlerin tümü yazma eserler okuma salonunda bulunan kart kataloglardan taranabilmektedir. 87

103 Resim 24: Exlibris Örneği, Copyright: Bayerische Staatsbibliothek 8. Ikonlar (Icones): Bu eserler, bazı nedenlerden dolayı kitaplardan ayrılmıģ fakat sahip olduğu kitaba dair bilgi içeren materyallerdir. BDK nde bu koleksiyonda adet bookplate 26, kitap dıģ kâğıt kabı 27 yer almaktadır. 9. Rezerv Koleksiyonu: Bu koleksiyon, özel nadir kitaplar koleksiyonu olarak da adlandırılabilir. Çünkü erken dönemde üretilmiģ nadir ve değerli eserlerin oluģturduğu koleksiyondur. BDK nde, ilk baskı veya tek nüsha olan eserler ile tarihi, kültürel ve bilimsel değeri yüksek olan eser bu koleksiyonda toplanmıģtır. 26 Kitabın kime ait olduğunu gösteren kartvizit. 27 Genellikle resimli olup, kitap ve yazar hakkında bilgi veren kitap kapağından çıkarılabilir kâğıt kaplamadır. Kitap kapağını korumak amaçlı yapılır. 88

104 5. Harita Koleksiyonu ve Resim ArĢivi (Map Collection and Image Archive): Yazma eserler ve eski baskı kitaplar bölümünün bu birimi, adından da anlaģılacağı üzere iki farklı koleksiyonda iki farklı faaliyet yürütür. Harita koleksiyonu, kapsamlı harita ve atlas kaynaklarından oluģur. Haritalar, 1500 lü yıllardan günümüze kadar yayınlanmıģ, tek sayfalık haritaları içerir. Bunların yanında atlaslar ve kartografik çalıģmalar bulunur. Bu koleksiyonda yaklaģık kaynak bulunur. Tüm koleksiyon OPACPlus ta kataloglanmıģ ve dizinlenmiģtir. Bu koleksiyona ait eserler yalnızca Harita ve Resim Okuma Salonunda kullanıcıların hizmetine sunulur. Bu okuma salonunda ayrıca coğrafya, haritacılık vb. konularında cilde yakın danıģma kaynağı bulunmaktadır. Resim arģivi ise, ünlü isimlere ait yaklaģık adet resmin dijital görüntü arģividir. Bunların den fazlası bilim adamı, yazar, müzisyen, aktör ve kral naiblerine ait portre resimlerdir. Koleksiyonun diğer parçaları da ağırlıklı olarak Bavyera Eyaleti nin Ģehir ve önemli bina resimlerinden oluģur. Heinrich Hoffmann ( ), Georg Fruhstorfer ( ), Bernhard Johannes ( ), Helmut Silchmüller ( ), Tino Walz ( ) gibi Almanya da sosyal, kültürel, siyasi hayata etki etmiģ isimlere ait resimler bulunmaktadır. Resimler kullanıcılara dijital formatta sunulur. Özgün resimler BDK mülkiyetindedir. Yazma eserler bölümünün bu beģ birim haricinde kütüphane içerisinde destek hizmetleri niteliğinde birebir çalıģtığı bölümler vardır. Bunlar; 6. Kitap ve El Yazmaları Koruma Enstitüsü (Institute of Book and Manuscript Conservation-IBR ): Orijinal adı Institut für Bestandserhaltung und Restaurierung (Koruma ve Restorasyon Merkezi) olan enstitünün adı Ġngilizce 89

105 literatürde Institute of Book and Manuscript Conservation (Kitap ve El Yazmaları Koruma Enstitüsü) olarak geçmektedir yılında BDK içinde kurulan enstitü orijinal adında da geçtiği üzere hem koruma hem de restorasyon çalıģmalarını yürüten merkezdir. IBR, Münih Teknik Üniversitesi (Technische Universität München-TUM) ve BDK iģbirliği ile yaptığı çalıģmalarla uluslararası yetkinliğe sahip bir enstitü olmayı baģarmıģtır. IBR aynı zamanda, Kitap ve Kâğıt" alanında lisans eğitimi ve tamamlayıcı olarak da "Restorasyon, Sanat Teknoloji ve Koruma Bilimi alnında yüksek lisans programı eğitimi veren bir enstitüdür (Brantl ve Schäfer, 2010, s. 225). IBR nin sadece BDK nde bulunan eserlerin koruma ve restorasyonundan sorumlu değildir. Enstitünün temel misyonu, Bavyera eyaletinde bulunan kütüphanelerin değerli yazılı kültür miras ürünlerinin korunma ve restorasyonunu yaparak gelecek nesillere aktarmaktır. Fakat öncelik hem nitelik hem de nicelik açısından sahip oldukları değerden ötürü BDK nde muhafaza edilen yazma eserler, inkunabeller, erken baskı kitaplar ve tarihi haritalar ile önemli dokümanlar ve otograflardır (Bavarian, 2016). Eserin Bulunduğu Kütüphane Adet BDK 126 Bavyera Eyaleti ndeki Diğer Kütüphaneler Korumaya Alınan Eserler Tablo 3: IBR Koruma ve Restorasyonu Yapılan Eser Sayısı (Jahresbericht, 2013, s. 85) 90

106 Bu değerli eserlere profesyonel koruma yöntemlerinin uygulanması kapsamlı bilgi, beceri ve koruma etiği gerektirir. Bu nedenle konu uzmanı 16 personel bu enstitüde çalıģmaktadır. Enstitü fiziksel olarak, yaklaģık 7500 metrekarelik bir alana kuruludur. Ġçerisinde 6 adet çalıģma atölyesi ve 700 metrekarelik bir kimya laboratuvarı bulunmaktadır (Schäfer, 2014, s. 2). Enstitü, aynı zamanda ulusal ve uluslararası koruma standartlarının geliģtirilmesinde ve 5 yılda bir gözden geçirilmesinde de görev alır. European Committee for Standardisation üyesi enstitülerinden biri olup 2010 yılından beri çalıģmaları devam eden Kültürel Mirasın Korunması (Conservation of Cultural Heritage) standartlaģtırma projesi çalıģma grubunda yer almaktadır (Schäfer, 2014, s. 1). BDK nde koruma ve restorasyon ile ilgili geliģtirilen projeler daha çok eserlerin dijitalleģtirilmesi ve uzun süre korunması ile ilgili çalıģmalardır. Bu konuda da Münih DijitalleĢtirme Merkezi ile sürekli bir iģbirliği içerisinde çalıģmaları yürütmektedirler. Resim 25: YapıĢtırıcı Aracılığıyla Boya Tabakasının SağlamlaĢtırılması, Copyright: Bayerische Staatsbibliothek 91

107 7. Münih DijitalleĢtirme Merkezi (MDM)/Dijital Kütüphane (Munich DigitiZation Center-Digital Library): BDK bünyesinde, Alman AraĢtırma Birliği nin ekonomik desteği ile 1997 yılında kurulmuģtur. Kütüphanelerin teknolojiyle entegrasyonunda yeni ürünler geliģtirmek ve devreye alma çalıģmalarını yürütmek amacıyla kurulan merkez, 90 lı yıllar için karmaģık bir konu olan dijital kütüphane olgusunu üniversiteler ve çeģitli enstitülerle iģbirliği yaptığı 80 den fazla proje ile yaygınlaģtırmıģtır (Ceynowa, 2009, s. 19). MDM, dijital üretim için yüksek kaliteli tarama sistemleri ile donatılmıģ 21 tarama cihazının bulunduğu (4 otomatik kitap tarayıcısı, filigranları taramak için bir termografik tarayıcı ve kitap kapakları için bir 3D tarayıcı) kendi tarama merkezine sahiptir (Brantl ve Schäfer, 2010, s. 236). Resmi olarak, Koleksiyon Geliştirme ve Kataloglama Bölümü nün bir birimi olan merkez, üniversiteler ve diğer araģtırma enstitüleri yakın iģbirliği ile 200 den fazla inovasyon projesini hayata geçirmiģtir, dijitalleģtirme (telif haklarından muaf olan kaynaklar), 3-D objeler üretme, elektronik yayıncılık ve sanal portal uygulamaları, dijital kopyaların kataloglanması, elektronik kaynaklara çevrimiçi eriģimi destekleme, uzun süreli arģivleme çalıģmaları alanında faaliyetlerini yürütür. MDM ayrıca yönetim, depolama, koruma ve dijital nesnelerin teslimatı için yeni süreçler ve yöntemler geliģtirmiģtir (Brantl ve Schäfer, 2010, s. 225). Tüm bu hizmetlerini öncelik BDK olmakla beraber Bavyera Eyaleti ndeki tüm kütüphanelere sunmaktadır (Bavarian, 2016). MDM, Almanya'nın en büyük ve en hızlı büyüyen dijital koleksiyonlarından birine sahiptir den fazla baģlıkta kaynaklarını kullanıcıların ücretsiz 92

108 eriģimine sunmaktadır. Koleksiyon, yazma eserler, erken baskı kitaplar, haritalar ve fotoğraf koleksiyonlarının yanı sıra, dergi ve gazeteleri içermektedir (Munich Digitization, 2016). Resim 26: DijitalleĢtirme ÇalıĢmaları; Copyright: Bayerische Staatsbibliothek Münih DijitalleĢtirme Merkezi, El Yazmaları Koruma Enstitüsü ve Yazma Eserler ve Eski Baskı Kitaplar Bölümü nün kütüphane içi iģbirliği koleksiyondaki yazılı kültür mirasının dijital ortama aktarılmasında önemli projelerin hayata geçirilmesini sağlamıģtır. BDK, bu projelerde ayrıca Alman AraĢtırma Birliği, Avrupa Birliği, Google ve yayıncılarla da ortak çalıģmıģtır. Üç ayrı fon iģbirliğiyle üretilen projeler Ģu Ģekildedir: - Alman AraĢtırma Birliği, Bavyera Eyalet Devleti ve Avrupa Birliği ortaklığı: BDK koleksiyonunda bulunan VI. - XVI. yüzyıllar arasında üretilmiģ yazma eserler, nadir kitaplar ve özel koleksiyonların dijitalleģtirilmesi, telif haklarından muaf oldukları için internet üzerinden kullanıcıların kullanımına açılması (Brantl ve Schäfer, 2010, s. 225). 93

109 - Google Book Search kamu- özel ortaklığı: BDK ve Google ın ortak iģbirliği ile koleksiyonda bulunan XVII. XIX. yüzyıllar arasında üretilmiģ yazma eserler ve nadir kitapların dijitalleģtirilmesi ve kullanıcıların çevrimiçi eriģimine açılması- bu proje kapsamında 24 ayda, kitap 1 milyonda fazla sayfa taranmıģtır (Ceynowa, 2009, s ). Google iģbirliği ile üç proje daha üretilmiģtir : 1. VD 16/1: yıllarında üretilmiģ nadir kitapların dijitalleģtirilmesi ve kullanıcıların çevrimiçi eriģimine açılması bu proje kapsamında eser yaklaģık sayfa taranmıģtır. 2. VD 16/2: yılları arasında üretilmiģ nadir kitapların dijitalleģtirilmesi ve kullanıcıların çevrimiçi eriģimine açılması bu proje kapsamında 19 ayda, eser, 1.7 milyon sayfa taranmıģtır. 3. Ġnkunabeller: yılları arasında üretilmiģ inkunabel eserin dijitalleģtirilmesi ve kullanıcıların çevrimiçi eriģimine açılması bu proje kapsamında 48 ayda 2 milyon sayfa eser taranmıģtır (Brantl ve Schäfer, 2010, s. 227). - Alman AraĢtırma Birliği ve yayıncılar ortaklığı; XX. ve XXI. yüzyılda üretilmiģ tarihsel konularda yayınların dijitalleģtirilme ve çevrimiçi ücretsiz kullanıma sunma hakların yayınevleri tarafından BDK ne verildiği iģbirliği projesi bu proje kapsamında 24 ayda yaklaģık baģlıkta 1.4 milyon sayfa taranmıģ ve eriģime açılmıģtır. MDM ve BDK nin iģbirliği ile üretilen bir diğer projede Long-Term Archiving of Electronic Documents (Elektronik Dokümanları Uzun Süreli ArĢivleme) çalıģmasıdır. BDK nin çeģitli türdeki dijital kaynaklarına kullanıcıların 94

110 uzun süreli eriģimin sağlanması ve bu kaynakların kullanım ömürlerinin uzatılması amaçlanmaktadır. Dolayısıyla aynı zamanda bir koruma faaliyetidir (Long-term Preservation, 2016). BDK, koleksiyonundaki zengin yazma ve nadir eserleri uluslararası düzeyde övünç kaynağı olarak kullanmaktır. Sahip olduğu yazılı kültür mirasının koruyucusu ve sağlayıcısı olarak tüm kullanıcılarını ve ilgilileri her türlü platformdan (OPACPlus, toplu kataloglar, Europeana projesi, World Dijital Library (Dünya Dijital Kütüphanesi), arama motorları gibi) bu kaynaklarla buluģturmayı amaçlamaktadır. IV.3. Bavyera Devlet Kütüphanesi Yazma Eserler ve Erken Baskı Kitaplar Bölümü nün BeĢ Temel Unsur Açısından Ġncelenmesi Bavyera Devlet Kütüphanesi, yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası düzeyde çeģitli iģlevleri yerine getirmekte olan bir kütüphanedir. Kütüphanenin, hizmet verdiği bölge ve kullanıcı kitlesinin geniģ olması mevcut değerini göstermek için bilgi ve hizmet sunmada kalite sınırlarını da geniģletmektedir. Kullanıcıların kütüphane hizmet kalitesi olarak gördüğü kendi özel ihtiyaçlarına ne düzeyde cevap verildiğidir. Diğer bir deyiģle, eğer kullanıcı ihtiyaç duyduğu materyale ve doğru bilgiye hızlı eriģebiliyorsa, yardım talebi karģılık buluyorsa, okuma salonlarında yer bulabiliyor ve kütüphanede çalıģırken ihtiyaç duyduğu ekipmanı kullanabiliyorsa ve en önemlisi kütüphanede her zaman iyi hissedebiliyorsa, iyi bir hizmet aldığını ve doğru yerde olduğunu düģünüyor demektir (Poll, 2001, s. 710). Bu bağlamda, Bavyera Devlet Kütüphanesi Yazma Eserler ve Erken Baskı Kitaplar Bölümü 5 temel unsur açısından incelendiğinde; 95

111 Derme (Koleksiyon); BDK çok çeģitli ve geniģ bir dermeye sahiptir. Kütüphanede yaklaģık olarak 10 milyon kitap bulunmaktadır, bunların arasından yaklaģık 1 milyonu çeģitli iģbirliği projeleriyle dijitalleģtirilmiģ ve çevrimiçi eriģime açılmıģtır. Bunların yanında, dergi ve 1 milyonun üzerinde e-kitap koleksiyonu bulunmaktadır. Dermede mevcut koleksiyonların geniģletmek amacıyla her yıl yaklaģık olarak yeni yayın satın alınmaktadır (Schäfer, 2014, s. 2). BDK nin ulusal ve uluslararası düzeyde önemli bir yer edinmesini sağlayan dermesinde sahip olduğu değerli yazma eserler, nadir eserler ve inkunabellerdir. Kütüphanenin Yazma Eserler ve Eski Baskı Kitaplar Bölümü nde kullanıma sunulan mevcut koleksiyonlar arasında yazma eser bulunmaktadır Ġnkunabel eser ile dünyada bu türde en geniģ koleksiyona sahiptir. Bunların yanında, XVI. yüzyıla ait adet nadir kitap koleksiyonu ile Almanya nın bir numaralı kütüphanesidir. Dermede bulunan Ortaçağda üretilmiģ 12 adet yazma eser UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine eklenmiģtir (Schäfer, 2014, s. 2; KiĢisel GörüĢme, Dr. Wolfgang-Valentin Ikas, Kasım 2015). BDK, yazma eser koleksiyonlarını Batı kökenli eserler ve Doğu/Asya kökenli eserler olarak iki gruba ayırmıģtır. Bu koleksiyonlarda yer alan eserler, konu, yazar, dil, hangi yüzyıla ait olduğu ve 16. yüzyıldan sonra basılan kitaplar için yayınevlerine göre kategorize edilmiģ detaylı tanımlamaları yapılmıģtır. Böylelikle hangi dilde, hangi bölgede kaç tane eser üretilmiģ, eserler hangi yüzyıllar arasında üretilmiģ, en değerli olanlarının hangileri olduğu gibi bilgileri bulunabilmektedir. 96

112 Resim 27: Bavyera Devlet Kütüphanesi, UNESCO Dünya Kültür Mirası Koleksiyonu Clm 4454 Numaralı Bamberg Katedrali Ġncili Dermedeki eserlerden bir highlights (en değerliler) koleksiyonu oluģturulmuģtur. Bu koleksiyonda 14 eser ve Alman klasiklerinin ilk baskıları bulunur. Bu eserler arasında, en değerlisi The Ottheinrich Bible adlı eserdir. Dünyada sadece bir tane olup, Alman dilinde minyatürlü yazma Ġncil eser örneğidir. Eserde, 307 parģömen yaprağı üzerine toplam146 minyatür ve 294 harf süslemesi yer almaktadır. Bir diğeri de dünya üzerinde sadece 48 adet bulunan 1454 yılı ilk baskılardan biri Gutenberg Ġncili dir. Bunun yanında, 1551 yılında basılmıģ Martin Luther Ġncili de bu koleksiyonda yer almaktadır Koleksiyonda tüm eserlerin dijital görüntülerine adresinden eriģilebilmektedir. 97

113 Resim 27: The Ottheinrich Bible, Cdm 8010, Copyright: Bayerische Staatsbibliothek BDK yazma eserler, nadir eserler ve erken baskı kitaplar koleksiyonuna genel olarak nitelik ve nicelik özelliklerine bakılacak olursa; Batı kökenli eserler: Almanca eserler (koleksiyon kodu codices germanici monacenses = cgm): Bu koleksiyonda IX. yüzyıldan günümüze adet yazma eser bulunmaktadır. Batı kökenli eserlerde Latin yazma eserlerden sonraki en büyük koleksiyondur. Eski 98

114 Güney Almanya ve Eski Saksonya dili için önemli olan, Cgm 14 raf numaralı X. yüzyıla ait "Liber Evangeliorum" baģlıklı eser ve Cgm 25 raf numaralı IX. yüzyıla ait Heliand baģlıklı eser bu koleksiyonda yer almaktadır. Ġngilizce eserler (koleksiyon kodu Codices anglici = Cod.angl.): Bu koleksiyonda XV. - XIX. yüzyıllar arasında üretilmiģ 24 adet yazma eser bulunmaktadır. Cod.angl. 2 raf numaralı 16. yüzyıla ait The logbook of one of the ships of Sir Francis Drake's last expedition baģlıklı eser koleksiyonun en değerlisidir. Fransızca eserler (koleksiyon kodu Codices gallici = Cod.gall.): Bu koleksiyonda XIV. XIX. yüzyıllar arasında üretilmiģ 900 adet Fransızca yazma eser bulunmaktadır. Cod.gall. 6 raf numaralı Munich Boccaccio baģlıklı eser ve Cod.gall. 16 raf numaralı XVI. yüzyıla ait Psalter of Queen Isabella of England baģlıklı eserler koleksiyonun en önemli parçalarıdır. Yunanca eserler (koleksiyon kodu Codices graeci = Cod.graec.): Bu koleksiyonda X. - XIX. yüzyılları arasında üretilmiģ 650 adet yazma eser bulunmaktadır. Çoğu 1453 yılında Ġstanbul'un fethinden önce Bizans döneminde yazılmıģtır. Koleksiyonun en önemli eseri Antik Yunan tarihçisi Thukydides (MÖ MÖ 395) tarafından yazılan Cod.graec. 430 raf numaralı "History of the Peloponnesian War" baģlıklı eserin X. yüzyıla ait olan kopyasıdır. Eserde M.Ö yılları arasındaki Atina ve Sparta arasındaki savaģ anlatılmaktadır. Ġtalyanca eserler ( koleksiyon kodu Codices italici = Cod.ital.): Bu koleksiyonda XV. - XIX. yüzyılları arasında yazılmıģ 930 cilt yazma eser 99

115 bulunmaktadır. Papalık ve Ġtalyan tarihi ile ilgili araģtırma yapacaklar için zengin bir koleksiyondur. Latince eserler ( koleksiyon kodu codices latini monacenses = Clm ): adet eserler en büyük yazma eser koleksiyonudur. Kütüphanenin kurulduğu ilk günden itibaren var olan bir koleksiyondur. Clm raf numaralı Brevarium Alarici" baģlıklı eser VI. yüzyılda yazılmıģ olup koleksiyonun en eski tarihli eseridir. Clm 4660 raf numaralı 1230 yılında yazılmıģ Carmina Burana baģlıklı eser dünyada da çok ünlü olup modern Latin yazma eserlerin en güzel örneklerindendir. Ġspanyolca ve Portekizce eserler (koleksiyon kodu Codices hispanici = Cod.hisp. ): Bu koleksiyonda XIII. - XIX. yüzyılları arasında yazılmıģ 143 adet yazma eser bulunmaktadır. Cod.hisp. 150 raf numaralı XV. yüzyılın ortalarında yazılmıģ Libro del conoscimiento baģlıklı eser ve Cod.hisp , 71, 72 raf numaralı Ortaçağ Katalan yazma eserleri koleksiyonun en değerli parçalarıdır. Slav (Rusça, Lehçe, Bulgar ve Çek) dillerindeki eserler (koleksiyon kodu codices slavici = Cod.slav.): Bu koleksiyonda Slav dillerine ait 120 yazma eser bulunmaktadır. Cod.slav. 4 raf numaralı en eski minyatür çalıģmalarının bir örneği olan Serbischer Psalter baģlıklı eser ile 1492 tarihli Cod.slav. 1 raf numaralı Bulgarca Ġncil koleksiyonun en değerli eserleridir. Diğer Avrupa dillerindeki eserler : Danimarka (Codex danicus = Cod.dan.) dilinde XIX. yüzyıla 1 yazma eser, Estonya (Codex livo-esthonicus = Cod.livoesthon.) dilinde XVII. yüzyıla ait 1 yazma eser, Ġzlanda (Codices islandici = Cod.isl.) dilinde XIX. yüzyıla ait 3 adet yazma eser, Norveç (Codex norwegicus = Cod.norweg.) dilinde XIV. yüzyıla ait 1 adet yazma eser, Ġsveç (Codices suecici = 100

116 Cod.suec.) dilinde XVIII. yüzyıla ait 7 adet yazma eser ve Macar (Codices hungarici = Cod.hung) dilinde XV. XX. yüzyıllar arasında üretilmiģ 5 adet yazma eser bulunmaktadır. Bu eserler yazıldıkları dönemin dilini araģtırmak açısından önemlidir. Doğu ve Asya kökenli eserler: Kütüphanenin ilk kuruluģunda Oryantalist Johann Albrecht in kütüphanesinden sağlanan ilk koleksiyonda 200 adet Arapça, Ermenice, Ġbranice ve Süryanice dillerinde doğu el yazması eser bulunmaktadır. Yıllar içerisinde bu koleksiyona çok az yazma eser eklenmiģtir. Fakat 19. yüzyıla gelindiğinde Bavyera Eyaleti nde yer alan üniversitelerde çalıģmalarını yürüten araģtırmacıların talepleri doğrultusunda bu koleksiyon geniģletilmiģtir. Daha sonrada sürekli olarak Doğu ve Asya yazılı kültür mirasına ait eserler kütüphaneye satın alma yoluyla sağlanmıģtır. Günümüzde, 50 dilde yaklaģık adet yazma eser ve erken baskı kitap bulunmaktadır. Orta Doğu (özellikle Ġran, Irak ), Asya ve Güney Asya ülkelerine ait eserler koleksiyonda önem arz etmektedir. Fakat bunlar arasında en değerlisi, 800 adet ahģap Arap yazıtlarıdır. Koleksiyonda, 2823 adet eserle en çok Arapça (Cod. Arab.) dilinde kaynak bulunmaktadır. Bunlar çoğunlukla Irak, Ġran ve Osmanlı Devleti nin hâkimiyet kurduğu coğrafyalarda üretilmiģ Kur an-ı Kerim ağırlıklı eserlerdir. Farsça minyatürlü ve lake ciltli yazma eserler koleksiyonun en değerlileridir. XI. yüzyıla ait Endülüs Emevî Devletini nin hâkimiyeti döneminde Ġspanya da yazılmıģ dünyada sadece 12 adet bulunan Kur an-ı Kerim örneklerinden bir tanesi de bu koleksiyonda yer almaktadır. Katip Çelebi nin Kitâb-ı Cihânnümâ (Cod. Arab 371) adlı eserinin 1732 yılı Ġbrahim Müteferrika tarafından yapılan Ġstanbul baskısının bir örneği ile 101

117 yine Ġbrahim Müteferrika tarafından basılan Gevheri nin Vankulu Lügatı (Cod. Arab. 425) nın 1729 yılı Ġstanbul baskısının bir örneği bu koleksiyonda yer almaktadır. Resim 28 : Kitâb-ı Cihânnümâ nın Resimli Sayfa Örneği, Copyright: Bayerische Staatsbibliothek Resim 29: Amasya veya Ġstanbul da Yazıldığı DüĢünülen Kur an Cilt Örneği, Copyright: Bayerische Staatsbibliothek 102

118 BDK nde 2800 adet Yao 29 diline ait yazma eser bulunmaktadır. Bu koleksiyon kütüphanenin Batı dünyasında önemli bir yere sahip olmasını sağlamaktadır. Bunun yanında yaklaģık 500 adet Ġbranice (koleksiyon kodu Cod. hebr.) yazma eser koleksiyonu da çok değerlidir. Bu koleksiyonda tüm dünya yazılı mirası için önemli olan, Yahudi medeni kanunu, tören kuralları ve efsanelerini kapsayan dini metinlerin bir derlemesi olan Babil Talmudu eserinin bir el yazması kopyası yer almaktadır. Eserin orjinali V. VII. yüzyıllar arasında Babil Yahudi Topluluğunun önde gelen iki lideri Rav AĢi ve Ravina tarafından kaleme alınmıģtır. BDK ndeki kopyaları (Cod. hbr ) XV. yüzyıla aittir. Koleksiyonun Asya yazma eserleri ise Çin, Japon ve Kore dillerinden oluģmaktadır. Çince yaklaģık yazma eser bulunmaktadır. Bu eserlerin çoğu ve en önemlileri Çin in tarihi ve dinsel açıdan önemli Ģehri Dunhuang dan gelmiģtir. Bunun yanında cilt Japonca ve 610 cilt Kore dilinde eser bulunmaktadır (Dijital East Asia, 2016). Tüm bunların yanında BDK nin ayrıca büyük bir el yazması müzik notaları koleksiyonu mevcuttur. Bu koleksiyonda yaklaģık adet ünlü müzisyenlerin elinden yazılmıģ müzik notaları bulunmaktadır. Bu koleksiyon XVI. yüzyılda tüm Avrupa da tanınan Bavyera Devlet Orkestrası na devleti yönetenler tarafından satın alınan eserlerle oluģmuģtur. O dönem Bavyera düklerinin müzik koleksiyonları oluģturmak gibi özel bir ilgisi bulunmaktaydı. Bunun bir sonucu olarak Wolfgang Amadeus Mozart, Ludwig van Beethoven gibi ünlü müzisyenlerin kendi yazdıkları 29 Afrika'daki etnik gruplar (Mozambik, Malavi, Tanzanya ve Zambiya) tarafından konuģulan dil. 103

119 notaları satın almıģlar ve zamanla geliģen koleksiyon 1857 yılında BDK içinde oluģturulan müzik bölümünde muhafaza edilmeye ve kullanıma sunulmaya baģlanmıģtır. BDK Yazma Eserler ve Erken Baskı Kitaplar Bölümü mevcut dermenin geliģtirilmesi için satın alma çalıģmalarını devam ettirmektedir yılında koleksiyonlara toplam 2016 eser katılmıģtır. Eser Türü Eklenen Eser Sayısı (Adet) Yazma Eser 49 Matbu Eser ( yy.) 937 Antika Eser ( yy.) 937 Harita ve Planlar 637 Fotoğraf, resim vb. 20 Toplam 2016 Tablo 4: BDK Yazma Eserler ve Erken Baskı Kitaplar Bölümü Derme GeliĢtirme Bilgileri (Jahresbericht, 2013, s. 72) BDK nin yazma eserler, nadir eserler ve inkunabeller dermesi hem nitelik hem de nicelik açısından Avrupa nın önde gelen kütüphaneleri arasındadır. Bunda dermenin sahip olduğu özellikler tek baģına yeterli değildir, bunun yanında bu dermeye tüm özellikleriyle hâkim olma gerekliliği vardır. Nitekim BDK yazma eserler bölümü çok çeģitli kaynakları barındırmasına rağmen derme yönetimi, dermenin tüm özellikleriyle tanınması, koleksiyonların organizasyonu, koleksiyonların kullanıcılar açısından anlaģılabilir ve eriģilebilir olmasının sağlanması konusunda yaptığı çalıģmalar baģarılıdır. 104

120 BDK nin sahip olduğu dermenin tüm özelliklerine hâkim olması Google gibi bir dünya markasıyla iģbirliği yapmasını sağlamıģtır. Kütüphanenin sahip olduğu yazılı kültür mirasını bir ürün olarak düģünmek gerekirse, bu ürünün pazarlanması için tüm varlığını ortaya koymuģtur diyebiliriz. Bu sayede tüm dünya da görünür olmayı baģarabilmiģtir. Öyleki, BDK nin yazma eserler koleksiyonu OPACPlus çevrimiçi kataloğunun yanı sıra, Bavarian Library Network (Gateway Bayern), WorldCat, the East and Southeast Asia Virtual Library CrossAsia, Europeana, Union Catalog of Chinese Rare Books of the Taiwan National Central Library gibi veritabanlarından eriģilebilir durumdadır. BDK bu eserlere ait kataloglama ve indeksleme çalıģmalarını ise yıllar önce tamamlamıģtır. Kütüphanede 3 farklı katalog kullanılmaktadır. Bunlardan ilki el yazması kataloglardır. Kütüphane ilk kurulduğu günden 18. yüzyılın baģlarına kadar kütüphanecilerin kendilerinin yazarak oluģturduğu kataloglardır. Bugün hala kütüphanede kullanılmaktadırlar. Ġkincisi eski kataloglar adı verilen kütüphanede çeģitli zamanlarda koleksiyonlardaki eserlere ait yapılan kataloglama çalıģmalarıdır. Bu kataloglarda eserlerin orta düzeyde nitelemesi yapılmıģtır. Bu katalogların tümü dijitalleģtirilmiģ ve çevrimiçi eriģime açılmıģtır. Üçüncüsü modern kataloglardır. Yakın geçmiģte çalıģmalarına baģlanmıģ olup hala devam eden kataloglama çalıģmasıdır. Bu kataloglarda eserin ileri düzey tanımlaması yapılmaktadır. Bir esere ait sayfalarca katalog bilgisi bulunmaktadır. Eserin tümüyle sahip olduğu fiziksel ve içerik özelliklerinin yansıtılması amaçlanmaktadır. Bu katalogların yayın haklarından iki yıl süreyle yayıncıda kalmaktadır. Bu nedenle ancak basılı olarak kütüphanede kullanıcıya sunulmaktadır (KiĢisel GörüĢme, Dr. Wolfgang-Valentin Ikas, Kasım 2015). 105

121 Personel; Almanya da meslek grupları eğitiminin temelleri ve ilkelerinin belirlendiği bir Meslek Eğitim Yasası vardır. Kütüphanecilik mesleği eğitimi de bu yasaya tabiidir. Almanya da hemen hemen her branģtaki meslek eğitiminin karakteristik özelliği ortaktır. Meslek okullarını yerel yönetimler finanse eder, müfredattan eyaletler sorumludur, federasyon ise meslek eğitiminin çerçeve koģullarını belirler (Seefeldt ve Syré, 2007, s. 25). Almanya da kütüphaneciler ilkokul, ortaokul ve lise eğitiminden sonra kütüphanecilik mesleğine yönelik derslerin görüldüğü uygulamalı bir meslek okulundan 30 mezun kiģilerdir. Genelde üç yıl süren eğitim süresince öğrenciler hem okulda derslere katılır hem de kamu ve özel iģletmelerde sözleģmeli çalıģarak uygulamalı eğitim alır. Bu sürecin sonunda öğrenciler yetkili ve bağımsız bir kuruluģun (Sanayi ve Ticaret Odaları ya da Esnaf ve Sanaatkârlar Odaları gibi) sınavına tabi tutulur. Aldıkları sertifika, beģ ayrı alanda (kütüphaneler, arģivler, enformasyon ve dokümantasyon merkezleri, görsel malzeme ajansları ve tıp belge merkezlerinde) çalıģma yetkinliği sağlar (Seefeldt ve Syré, 2007, s. 25). Bu meslek okullarında uygulamalı eğitimin alınabildiği bir kütüphanede Bavyera Devlet Kütüphanesi dir. Bunun için BDK bünyesinde Bavyera Kütüphane Akademisi kurulmuģtur. Bu akademi verdiği eğitim ile Bavyera Eyaleti ndeki kütüphanecilerin profesyonel eğitim almaları ve mesleklerinde kendilerini geliģtirmelerini amaçlamaktadır. Bavyera Kütüphane Akademisi, kütüphaneciliğe 30 Bu meslek okullarını ülkemizdeki meslek yüksekokullarından farklı düģünmek gerekir. Çünkü, bu meslek okulları üniversite düzeyinde akademik bilgi sağlar iken aynı zamanda mezun olur olmaz meslekte çalıģacak personel yetiģtirmektedir. Bu nedenle meslek okulu mezunları yüksek lisans ve doktora eğitimine devam edebilmektedirler. Uzman kütüphaneciler de meslek eğitimi alıp aynı zamanda yüksek lisans ve doktora eğitimi almıģ kiģilerden oluģur. 106

122 ilgi duyanlara danıģmanlık yapar ve ileri düzeyde kütüphanecilik hizmetleri eğitimleri yürütür. Bu kapsamda BDK nde kütüphane hizmetlerinde çalıģan tüm personel kütüphanecilik eğitimi almıģ personeldir. Genelde birim sorumluları da uzman kütüphanecilerden oluģmaktadır. Özellikle yazma eserler ve erken baskı kitaplar bölümünde çalıģan birim sorumlularının tümü uzman kütüphanecilerdir. Bunun yanında personelin ulusal ve uluslararası düzeyde meslek örgütlerine üyelikler de çok önemsenmektedir. Yazma eserler ve erken baskı kitaplar bölüm baģkanı Dr. Claudia Fabian 1990 yılından beri Avrupa AraĢtırma Kütüphaneleri Konsorsiyumu (Consortium of European Research Libraries), 2009 yılından beri IFLA'nın Nadir Kitap ve El Yazmaları Bölümü (IFLA's Rare Book and Manuscripts Section), 2010 yılından beri LIBER Koruma ve Miras Koleksiyonu (Ligue des Bibliothèques Européennes de Recherche Association of European Research Libraries Committee for Preservation and Heritage Collections) çalıģma grubu üyesidir. Yazma eserlerin kataloglama iģlemleri sadece kütüphaneciler tarafından yapılmaktadır. Koleksiyonda eser sayısı çok olan diller için hem o dile hâkim hem de kütüphanecilik eğitimi olan personeller seçilir. Örneğin, Dr. Wolfgang-Valentin Ikas Latin Dili filolojisinden mezun olup kütüphanecilik eğitimini tamamlamıģ bir uzman kütüphanecidir ve Latince yazma eserler koleksiyonundan sorumludur. Farklı dillerdeki eserlerin kataloglaması için ise üniversitelerin dil bölümlerinden ve uzman kiģilerden yardım alınmaktadır. Bunlara ek olarak koleksiyonlara ait katalogların hazırlanmasından da kütüphaneciler sorumludur. 107

123 Personelin Niteliği Sayı Kadrolu personel sayısı 471 Geçici projelerde çalıģan destek personeli 253 DanıĢman desteği alınan personel (akademisyen, uzman, vb. ) 43 Üst yönetici 20 Toplam 787 Lisansüstü eğitime devam eden personel (yüksek lisans, doktora) 771 Tablo 5: BDK Personel Durumu (Jahresbericht, 2013, s. 70) BDK nin rakamsal olarak genel anlamda personel durumu en son hazırlanan raporda yukarıdaki tabloda gösterildiği gibidir. Dr. Wolfgang-Valentin Ikas (Kasım, 2015) ile yapılan kiģisel görüģmede Ģu an çalıģan toplam personel sayısının 800 e yakın olduğu söylenmiģtir. Kullanıcı; BDK nin çok geniģ bir kullanıcı kitlesi vardır. Fakat bunlar arasından çoğunluğu araģtırmacılar oluģturur. Bu nedenle, BDK kullanıcının ihtiyaç duyduğu doğru bilgiye yer ve zaman fark etmeksizin eriģebilmesi için her türlü kütüphane hizmetini gerçekleģtirmeyi hedeflemektedirler. Ġlgili kullanıcıların kütüphaneye çekilebilmesi için düzenli olarak kullanıcı eğitimleri, oryantasyonlar, kütüphane ziyaretçi turları ve sergiler düzenlenmektedir. Kullanıcı Hizmetleri Yaralanan Kullanıcı Sayısı OPACPlus ta tarama yapan Mobil uygulamalardan tarama yapan Ödünç alınan materyal sayısı

124 Dijital doküman indirme Kullanıcı eğitimi 354 Eğitime katılan kullanıcı Oryantasyon 79 Oryantasyona katılan kullanıcı Organize edilen sergi 7 Sergiye kayılan ziyaretçi Satın alınan sergi kataloğu Tablo 6: BDK Genel Kullanıcı Profili (Jahresbericht, 2013, s. 79) BDK sahip olduğu kültürel miras koleksiyonu ile ulusal ve uluslararası düzeyde tanınmıģ bir kütüphanedir. Bu nedenle yazma eserler, baskı kitaplar, inkunabel koleksiyonlarını nerde olursa olsun tüm kullanıcılara ulaģtırılabilmesi için ayrıca çaba sarf edilmektedir. Bu eserler için kullanıcılarına Açık eriģim = Open Access hizmeti sunmaktadır. Tüm koleksiyon Google ve Alman AraĢtırma Birliği nin desteği ile dijitalleģtirilmiģ telif hakkı olmayan tüm eserler web sayfası üzerinden kullanıcıların hizmetine sunulmaktadır. Bu kaynakların dijital kopyaları standart (siyah beyaz, 150 dpi, JPEG) kalitededir. Yüksek kalitede (renkli, 300 dpi, TIFF) olanları da mevcuttur fakat sipariģ üzerine ücretli olarak verilmektedir. Standart kalitede renkli bir eser sayfa baģına 1,50 Euro, yüksek kalitede ise sayfa baģına 6,00 Euro dur (Bavarian, 2016). 109

125 Materyal Türü Kullanım Sayısı Batı kökenli yazma eserler Doğu ve Asya kökenli yazma eserler Matbu eserler Müzik yazmaları El Yazısı Evrak ve Otograflar Müzik yazmaları Tıpkı basım Toplam Tablo 7: BDK Yazma Eserler ve Erken Baskı Kitaplar Bölümü Kullanıcı Profili (Jahresbericht, 2013, s. 83) Bu rakamlara ek olarak okuma salonu 2013 yılında kiģi tarafından kullanılmıģtır (Jahresberich, 2013, s. 80). BDK 2010 yılında kullanıcılarına mobil uygulamalar üzerinden de hizmet vermeye baģlamıģtır. Bu yeni uygulama ile kullanıcılar Apple ın ipad, iphone cihazları için ĠOS ve tüm Android iģletim sistemine sahip tüm akıllı cihazlardan 10 milyon baģlık içeren çevrimiçi kataloğunda tarama yapılabilmekte ve web sitesinin mobil uygulamalar için hazırlanmıģ yeni sürümüne eriģilebilmektedir. Bu uygulama ile kullanıcı katalogdan tarama yapmanın yanında bireysel kullanıcı hesaplarını açabilir, rezervasyon iģlemlerini yapabilir, lisanslı elektronik dergilere ve eriģime açık dijitalleģtirilmiģ kaynakları telefonundan görüntüleyebilmektedir (Ceynowa, 2011, s. 5). 31 BDK nin yazma eserler ve erken baskı kitaplar bölümüne kullanıcılar tıpkıbasım talebinde bulunur, eserin tıpkıbasımı kütüphane tarafından kullanıcıya ücret karģılığı hazırlanır. 110

126 Bu uygulamaların yanı sıra iki yeni Apple uygulaması da hayata geçirilmiģtir. Apple itunes App Store dan ücretsiz olarak indirilebilen uygulamalardan birincisi Famous Book - Treasures of the Bavarian State Library isimli uygulamadır. Bu uygulama ile BDK yazma eserler koleksiyonundan seçilmiģ 50 tane sanat eģsiz sanatsal özelliklere sahip yazma esere eriģilebilmektedir (Ceynowa, 2011, s. 6). Resim 30: ipad/iphone Uygulaması Famous Book Treasures of the Bavarian State Library Ġkincisi ise, BDK koleksiyonlarında yer alan Ġslam kültürü için çok değerli olan çok nadir 20 adet Kur an-ı Kerim yazma eserin bulunduğu Oriental Treasures of the Bavarian State Library isimli uygulamadır. Uygulama aynı zamanda Arapça, Farsça ve Osmanlı kitap sanatının seçkin örneklerini kapsamaktadır (Ceynowa, 2011, s. 7) Resim 31: ipad/iphone Uygulaması Oriental Treasures of the Bavarian State Library 111

127 Ġlgililer için düzenlenen sergilerde kütüphanenin kullanıcı potansiyelini arttırmaktadır. BDK Yazma Eserler ve Erken Baskı Kitaplar Bölümü her yıl düzenli olarak çeģitli konularda sergiler düzenlemektedir. Bu konulara önemli bir kiģinin doğum veya ölüm yıldönümü olabildiği gibi, tarihsel öneme sahip bir baģlıkta da olabilmektedir. Özellikle sergide yer alan koleksiyona ait basılan katalogların satıģından kütüphane bütçesine önemli destek sağlanmaktadır. Resim 32: 2015 Yılında Düzenlenen Geç Osmanlı Ġmparatorluğu'ndaki DerviĢler Konulu Sergiye Ait Poster 112

128 Bina; Herhangi bir kütüphanenin fiziksel koģulları koleksiyonun içeriğine ve kullanıcı isteklerine göre Ģekillenir. Öyle ki bazı kütüphaneler için daha geniģ kullanım alanı ve daha çok bilgisayar gerekebilirken, bazı kütüphaneler için daha zengin içerik ihtiyacı olabilmektedir. Bu yüzden, bir kütüphanenin bina ihtiyacı doğrudan doğruya kütüphanenin gelecekteki hizmetlerinin tanımlanması ve dermenin amacına uygunluğuyla ilgili bir durumdur (Dahlgren, 2009). BDK, Münih merkezde toplu taģıma araçlarına yakın kolay ulaģılabilir bir konumdadır. Binanın içine girildiğinde ise kullanıcıları geniģ yüksek merdivenler karģılamaktadır. Bu ana giriģin etrafında kütüphanenin bölümleri ve kullanıcı salonları geçiģ sağlanmaktadır. Resim 33: BDK Bina Ġç GiriĢ Görüntüsü Kütüphanede özel koleksiyon bulunduran bölümlerin kendilerine ait okuma salonları vardır. Ayrıca mevcut okuma salonlarında derme ile ilgili geniģ referans kaynakları koleksiyonu bulunmaktadır. Toplan 6 farklı okuma salonu mevcuttur: Genel okuma salonu: 550 adet çalıģma masası ve cilt referans kaynağı 113

129 Aventinus okuma salonu: 64 adet çalıģma masası ve cilt referans kaynağı Süreli yayınlar okuma salonu: 83 adet çalıģma alanı ve cilt referans kaynağı Yazma eserler ve erken baskı kitaplar okuma salonu: 70 adet çalıģma alanı ve cilt referans kaynağı Doğu Avrupa, Doğu ve Asya çalıģmaları okuma salonu: 56 adet çalıģma alanı ve cilt referans kaynağı Müzik, Harita ve Fotoğraflar okuma salonu: 28 adet çalıģma alanı ve cilt referans kaynağı bulunmaktadır (Bavarian, 2016). Yazma eserler ve erken baskı kitaplar okuma salonunun fiziksel koģulları kullanıcı ihtiyaçlarına göre tasarlanmıģtır. Masaların tümü geniģ ve yazma eserlerin kullanımına uygun olarak rahle Ģeklindedir. Kütüphanenin fiziksel koģulları özel koleksiyonlar için çeģitli sergi organizasyonlarına imkân vermektedir. Belli baģlı bir sergi salonu yoktur fakat hem ana giriģ hem de bölümlerin giriģlerinde bulunan geniģ alanlar sergi organizasyonları için uygun ve elveriģli alanlardır. Resim 35: Yazma Eserler Okuma Salonu, Copyright: Bayerische Staatsbibliothek 114

130 Bütçe; BDK nin mevcut dermeyi zenginleģtirmek, hizmet çeģitliliğini arttırmak ve kalite standartları yükseltmek amaçlı yıllık bütçe planları hazırlanmaktadır. Planlanan bu bütçenin ana kaynağı milli gelirden BDK ne aktarılan miktardır. Bunun yanında gerçekleģtirilen projeler, sponsorluk anlaģmaları ve çeģitli kamu özel ortaklığı fonlarla kütüphane bütçesine destek sağlanmaktadır. Gelir Kaynağı Yıl (2013) Milli gelirden ayrılan miktar Sponsorluklar Destek fonları Toplam Gider Yıl (2013) Personel Derme geliģtirme Teknolojik yenilikler Malzeme giderleri Yatırım projeleri ve bina bakımı Toplam Tablo 8: BDK Gelir-Gider Göstergesi (Jahresbericht, 2013,s. 70) 115

131 Kütüphanelerde yeterli bütçe olmadığı takdirde iyi bir hizmet sağlanması mümkün değildir. Nitekim kültürel miras ürünü eserler üzerinde yapılan uygulamalar her açıdan oldukça masraflı bir iģtir. Basılı bir kitabın kataloglama veya dijitalleģtirilme iģ süreciyle bir yazma esere uygulanan iģ süreci arasında, zaman, uzman personel, tekrar edebilirlik vb. birçok yönden farklılıklar vardır. Bu durum her bir iģ sürecinin maliyetini de arttırmaktadır. Materyal Türü Harcama Yazma eser Matbu eser ( yy. ) Antika eserler ( yy. ) Harita ve Planlar Fotoğraf, Resim, Broodsheet ler vb Toplam Tablo 9: BDK Yazma Eserler ve Erken Baskı Kitaplar Bölümü Materyal Türüne göre Bütçe Giderleri (Jahresbericht, 2013,s. 72) Yukarıdaki tabloda 2013 yılı raporlarına göre derme geliģtirme için yapılan harcamalar görünmektedir. Bunun dıģında kültürel miras ürünü eserler ile ilgili çok çeģitli projeler hayata geçirilmiģtir. Bu projeler üçüncü Ģahıs fonları ile desteklenmektedir. BDK Yazma Eserler ve Erken Baskı Kitaplar Bölümü nün sabit bütçesinin yanı sıra özel koleksiyonlar için planlananın dıģında bütçeler ayırabilmektedir. Bu 116

132 Ģekilde 9. Yüzyıla ait toplam dokuz Kur an-kerim sayfasını bir antikacıdan Euro ya satın alınmıģtır. Söz konusu sayfalarda sureler Kufi yazısıyla yazıldığı kaydedilmiģtir (Bavyera Kütüphanesi, 2013). Bavyera Devlet Kütüphanesi Yazma Eserler ve Erken Baskı Kitaplar Bölümü bünyesinde faaliyet gösteren alt bölümleri ve 5 temel unsur açısından organizasyon yapısı incelendiğinde yazma eserler, basma kitaplar, nadir eserler, haritalar, resimler, müzik notaları ve el yazısı dokümanlardan oluģan geniģ kültürel miras koleksiyonlarını kütüphanenin en önemli değeri olarak sunulduğu görülmektedir. Bu bakıģ açısı ile koleksiyonlarındaki eserlerin tüm kullanıcılar tarafından kolay eriģilebilir olması amacıyla dijitalleģtirmenin sağladığı faydalardan mümkün olan en iyi Ģekilde yararlanılmaktadır. Bu amaçla kütüphane içerisinde kurulan Münih DijitalleĢtirme Merkezi ile ulusal ve uluslararası düzeyde iģbirlikçi bir yaklaģımla çeģitli projeler hayata geçirilmekte, uluslararası ortamda güncel ve bilinen veritabanları üzerinden paylaģılması sağlanmaktadır. Bu sayede kütüphane koleksiyonlarındaki eserler sınırları aģarak ihtiyaç duyan kullanıcına ulaģırken diğer taraftan kütüphanenin tanınırlığı ve değerini arttırmaktadır. DijitalleĢtirme ile eserlere eriģim ve koruma yönüyle tercih edilse de hiçbir zaman orijinal eserin yerini dolduramayacağı bilinciyle hazine dairesi adı verildikleri depolarda eserler muhafaza edilmekte, Koruma ve Restorasyon Merkezi nde bakım ve onarımları zamanında yapılmaktadır. Koleksiyonlardaki eserlere çeģitli kataloglar aracılığıyla eriģim sağlanmaktadır. Bunun yanında esere özgü detaylı tanımlamaların yer aldığı uluslararası standart ve formatta yeni kataloglar hazırlanmaya devam edilmektedir. 117

133 Bu katalogların hazırlanmasının kütüphanecilik meslek okulu mezunu uzman kütüphaneciler tarafından yapılıyor olması kütüphaneciliğe gereken yaklaģımlarını ortaya koymaktadır. Kütüphanecilik teknik hizmetlerinin yeterli düzeyde yapılması kullanıcı hizmetlerinin kalitesini de arttırmaktadır. Bu bağlamda, kütüphane kullanıcı hizmetleri dijitalleģtirmenin sağladığı çevrimiçi eriģim ve paylaģım imkânları, niteleme düzeyi yüksek katalogların standartlar çerçevesinde eserlere eriģim sağlaması, web sayfasında koleksiyonlara ait detaylı tanımlamaların bulunması, akıllı cihaz uygulamaları, sergiler, oryantasyonlar, kullanıcı eğitimleri, kütüphane halkla iliģkiler çalıģma grubu tarafından yıllık olarak planlanan etkinlikler, okuma salonu fiziksel imkân koģulları ve geniģ referans kaynakları koleksiyonu ile kullanıcılarına etkin ve verimli hizmetler sunmaktadır. Bavyera Devlet Kütüphanesi Yazma Eserler ve Erken Baskı Kitaplar Bölümü günümüzde teknolojiyi kütüphane hizmetlerinin her aģamasına entegre edebilmiģ, kullanıcı merkezli ve mevcut değerli eserlerini gelecek nesillere aktarma bilinci ile tarihi sorumluluğunu yerine getirmekte olan bir araģtırma kütüphanesi olarak hizmet vermektedir. 118

134 V. BÖLÜM: TÜRKĠYE DE YAZMA ESER KÜTÜPHANECĠLĠĞĠ Türkiye de bulunan yazma eserler çeģitli bilgi merkezlerinde hizmete sunulmaktadır. Bu bilgi merkezlerinden Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Süleymaniye ve Konya yazma eser kütüphanesinde, dermelerinde yazma eser bulunan Ankara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Ġstanbul Üniversitesi gibi üniversite kütüphanelerinde, Diyanet ĠĢleri BaĢkanlığı gibi kamu kurumları ve ĠSAM (Ġslâm AraĢtırmaları Merkezi) gibi özel kuruluģların kütüphanelerinde yazma eserlerin kataloglanması, dijitalleģtirilmesi, koruma ve restorasyon uygulamaları ile web üzerinden eriģimine yönelik çeģitli projeler hayata geçirilmiģtir. Bu projeler ile yazma eser kütüphaneciliği konusunda Türkiye de önemli mesafeler kaydedilse de, projelerin uygulanmasında ve proje sonucunda ortaya konan ürün ve hizmetlerde teknik ve yapısal anlamda çeģitli sorunlar bulunmaktadır (OdabaĢ, 2011, s. 151). Türkiye de yazma eser kütüphaneciliği alanında yaģanan en son geliģme kütüphanecilik faaliyetlerinin merkezi bir örgüt tarafından yürütülmesi amacıyla Türkiye Yazma Eserler Kurumu BaĢkanlığı nın kurulması olmuģtur. Bu geliģme ile birlikte yazma eser kütüphaneciliğinin tüm faaliyet alanlarında standartlar çerçevesinde uygulanacak politikaların gerçekleģtirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, çalıģmanın bu bölümünde Türkiye de yazma eser kütüphaneciliği teknik ve kullanıcı hizmetleri bütününde kütüphane organizasyonlarında yer alması gereken faaliyet alanlarında var olan sorunlar belirlenerek çözüm önerileri sunulacaktır. 119

135 V.1. TEKNĠK HĠZMETLER Bir kütüphanede var olan kaynaklara kullanıcılara ulaģmadan önce uygulanan faaliyetlerin tümüdür. Teknik hizmet çalıģmalarının en temel amacı kullanıcı hizmetlerinin kalitesini arttırmaktır. Yazma eser kütüphanelerinde teknik hizmet faaliyet alanları Ģunlardır: V.1.1. Koruma (Konservasyon) ve Restorasyon ÇalıĢmaları Bilginin insanlar arasında paylaģılmasında ve gelecek nesillere aktarılmasında en büyük değiģim yazının icat edilmesiyle baģlamıģtır. Bilginin kaydedildiği ortam medeniyetin geliģmesiyle yıllar yılı değiģmiģ ancak en büyük değiģim yazının yüzeyine kaydedildiği araç olan kağıdın bulunmasıyla olmuģtur. Bu değiģimle birlikte insan bilgilerden daha uzun süre faydalanmak amacıyla kağıdı koruma çabası göstermeye baģlamıģtır. Muhafaza etmek, himaye etmek, aynen saklamak gibi anlamlarda kullanılan koruma kavramı kütüphanecilik terimi olarak Bir bilgi kaynağını özgün niteliklerine bağlı kalarak korumak; belgenin bozulmasına yol açan etkenleri saptamak; uygun koruma yöntemlerini ve malzeme türlerini belirleyerek bunları belgeye uygulamak ve söz konusu belgenin doğru taģınması ve depolanması için gerekli düzenlemeleri yapmak için gerçekleģtirilen iģlemlerin tümü (Belge Yönetimi ve ArĢiv Terimleri,2009, s. 30) olarak ifade edilmiģtir. 32 Her sonucun bir nedeni olduğu gibi koruma da, zaman içerisinde kâğıdın bozulmasına neden olan unsurları doğru zamanda tespit ederek uygun koruma 32 Literatürde koruma ve konservasyon terimleri aynı kavramı ifade etmektedir. Tezimizin bu bölümünün devamında koruma terimi kullanılacaktır. 120

136 yönteminin uygulanması ile gelecek nesillere aktarılması ihtiyacından ortaya çıkmıģtır. Bozulmaya neden olan unsurların doğru belirlenmesi yerinde bir koruma yöntemi uygulamasının ilk basamağıdır. GeçmiĢten günümüze, koruma konusunda yapılan bilimsel çalıģma ve araģtırmalar sonucunda, kâğıdın bozulmasına neden olan unsurlar 4 baģlık altında toplanmıģtır. Bunlar: Biyolojik etkenler; mikroorganizmalar (bakteri ve mantarlar), böcekler (termitler, kitap kurtları kâğıt güvesi vs) ve kemirgenler ailesinden gelen fare ya da sıçan gibi canlıların sebep olduğu tahribattır. Fiziksel etkenler; Isı, ıģık ve nem fiziksel olarak malzemeye zarar veren etkenlerdir. Isı, ıģık ve nemin etkisiyle kâğıt malzemede sararma, kolayca kırılabilme gibi hemen fark edilmeyen zararlar meydana gelir. Bu durum hem malzemenin kimyasal özelliklerinin bozulmasına hem de dayanıklılığını yitirmesine sebep olur. Kimyasal etkenler; asidik gazlar, atmosferdeki durum, mürekkep ve kâğıdın üretilmesinde kullanılan bazı kimyasal maddeler bozulmaya neden olurlar. kağıdın içerdiği selüloz asit tarafından zamanla kâğıdın rengi değiģir, sertleģerek kırılgan bir hale gelir. Çevresel etkenler; sel, yangın, deprem vs. gibi doğal afetlerdir. İnsan kaynaklı etkenler; insanların kitapları ve kütüphane malzemelerini dikkatsiz kullanmalarından dolayı eserlere zararlı vermektedirler. Ayrıca üzerlerinde taģınan kir, bakteri vb. etkenlerden de kitaplar olumsuz yönde etkilenirler (Yazıcı, 121

137 2008, s.49-67). Hırsızlık, sabotaj, yanlıģ kullanım, savaģ vs. gibi nedenlerde insan kaynaklı zararlardır. Tahribata sebep olan bir diğer etken de kâğıdın doğal yaģlanma sürecidir. Yapıldıkları malzemeler kalite açısından değiģiklik göstermesine ve saklanma Ģartları ideal olmasına rağmen bütün kâğıtlar yaģlandıkça tahrip olurlar. Kâğıtların zamana karģı mücadelesinde yaģanacak tahribatı engellemek pek mümkün değildir. Ancak bunu en aza indirmek veya en iyi ihtimalle geciktirmek ise diğer tahribatların önlenmesinde olduğu gibi saklanma ve sunum alanlarının ideal Ģartlar gözetilerek hazırlanmasıyla mümkün olabilmektedir (Ġlden, 2009, s. 70). Kağıdın üzerine yazı ile kaydedilen bilgiler, gelecek kuģaklar için kültürel, sanatsal, tarihsel, hukuki, idari vb. özellikler taģıyan belgeler niteliği kazanırlar. Yazma eserlerde, bu niteliklere sahip olmasından ötürü geçmiģten günümüze her daim büyük önem taģımıģ yazılı kaynaklardandır. Yazma eserlerde meydana gelen bozulmaların önüne geçmek isteğiyle insanlar zamanın Ģartlarına göre ve mevcut imkânlar doğrultusunda çeģitli koruma yöntemleri geliģtirmiģlerdir. Zamanla tahrip olan yazma eserleri korumak için aranan çareler arasında kitap sayfalarının arasına kokulu bazı çiçekler ve yaprakların konulması, kitapların böceklere karģı korunması için servi ağacından yapılmıģ, sedir yağı ve safran ile parlatılmıģ kutulara konulması, kimi zaman bitki suyu ile yıkanması gibi teknikler vardır. Kimi zamanda bitkisel kökenli olup da böcek öldürücü özelliği olan otlarla sayfalar iģlenmiģtir. Ayrıca Arap e1yazmalarında kitabın içine böceklere karģı 122

138 koruma amaçlı dua 33 yazıldığı da bilinmektedir (Ġlden, 2008, s. 117). Eskiçağ kütüphanelerinde de koruma bilincinin varlığını papirüslere uygulanan koruma yöntemleri ile görmek mümkündür. Antikçağda bazı kütüphane yapılarında inģa edilen çift duvar aralarına oluģturulan dar geçit sayesinde geceleyin küflenmeğe hazır olan papirüs ve parģömenler bu geçitten sağlanan hava akımı ile sabahları havalandırılarak küflenmeleri önlenmiģtir. Bergama Kütüphanesi nde, ayrıca Ephesos ve Nysa kütüphanelerinde bu çeģit örneklere rastlanmıģtır (Yıldız, 2003, s. 370). Koruma uygulamalarını, geçmiģte yaģanan geliģmeleri de beraberinde getirerek günümüzde bilimsel bir temelde iki baģlık altında incelemek mümkündür. Bunlardan birincisi koruyucu (pasif) koruma uygulamaları ikincisi ise aktif koruma uygulamalarıdır. Koruma uygulamalarına bütünüyle bakıldığında baģarılı sonuçlar almak için disiplinler arası bir çalıģma ve konu uzmanlarının iģbirliği gerekmektedir. Pasif koruma uygulamaları; inceleme ve belgeleme aģamalarıyla baģlar. Bu aģamadaki temel amaç yapılacak ön inceleme ile eseri oluģturan malzeme hakkında bilgi sahibi olmaktır. Yapıldığı malzemenin özelliklerini, yapım tekniklerini ve bozulmaya sebep olan unsurlarını inceledikten sonra uygun koruma yönteminin belirlenmesidir. Bu aģamada eser iyi analiz edilmeli ve uygulanmasına karar verilen korum yönteminin olası sonuçları üzerinde durulmalıdır. Belgeleme çalıģmasında ise eserin ayrıntılı tanımlamasının yapılabilmesi için inceleme aģamasında elde edilen 33 Osmanlı Devleti nde kitapları kurtlardan korumak için, ilk ya da son sayfalara, zehirli mürekkep ile Yâ Kebîkeç yazılırdı. Kitaplara "Yâ Kebîkeç " yazılması bir nevi "Ey kurtçuk, bu kitap sana ait değil. BaĢkasının malına zarar verme!" ikazıydı. O melek ya da cinden korkan (ya da saygı duyan) kitap kurtlarının, efendilerinin ismini kitabın üzerinde görünce "Bu kitap efendimizin himayesinde" diyerek yaklaģamayacağına inanılırdı. 123

139 yazılı ve görsel verilerin kayıt altına alınması sağlanmalıdır (Baydar, 2004 ; Ġlden, 2009, s. 67). Aktif koruma (restorasyon-onarım) uygulaması; kendi içinde restorasyon (onarım) öncesi işlemler ve restorasyon (onarım) uygulamaları seklinde iki aģamadan oluģmaktadır. Onarımına karar verilen eserin onarımı öncesinde hangi tahrip unsurlarının etkisi ile tahribe uğradığı, sayfaların yapıģı yapıģmadığı varsa tezhip, minyatür, hat sanatlarındaki bozulmaların ne derece olduğu gibi belirlemeler yapılır. Gerekli bütün belirlemeler yapıldıktan sonra uygun onarım tekniğinin ne olduğuna karar verilmesiyle onarım süreci baģlar. Onarım uygulamalarının amacı eser üzerinde var olan hasarın olabildiğince tamir edilmesidir. Kesinlikle uzman kiģilerce yapılması gereken bir uygulamadır. Zira oluģmuģ hasarın tamamen geriye döndürülmesi mümkün değildir. Ancak çeģitli yöntemlerle hasarın kapatılması sağlanabilir, kopmuģ parçalar yeniden birleģtirilebilir, zayıf kısımlar kuvvetlendirilebilir. Dolayısıyla aktif koruma uygulamaları yani esere yapılan müdahale, eseri orijinal durumundan biraz daha uzaklaģtırdığından, yapılan her türlü müdahalenin en az seviyede tutulmaya çalıģılması etik bir zorunluluktur (Ġlden, 2009, s. 69). Uygulama aģamalarından da anlaģılacağı gibi koruma ve restorasyon birbirinden ayrı kavramlar olup uygulanma amaçları farklıdır. Fakat ülkemizde çoğu zaman bu iki kavram karıģtırılmaktadır. Koruma, eserin bozulmasına neden olan unsurlar tarafından zarar görmesini önlemek, geciktirmek veya durdurmak için yapılan uygulamalardır. Restorasyon (aslına uygun onarım) ise ; hasar görmüģ veya bozulmuģ belgelerin aslına uygun olarak onarımı ve güçlendirilmesi için yapılan özel 124

140 iģlemlerdir olarak tanımlanmıģtır (Belge Yönetimi ve ArĢiv Terimleri 2009, s. 6-7). Tanımdan da anlaģılacağı gibi restorasyon, eserdeki bozulmayı önlemek için yapılacak herhangi bir Ģey kalmadığında, koruma uygulamasında geç kalınmıģ veya eserin bütünlüğünü tehdit eden bir durum olduğunda, eserin özgünlüğüne zarar vermeden yapılan zorunlu müdahaledir. Bilimsel anlamda Avrupa'da kitap koruma ve restorasyonu konusunda ilk giriģim parģömen yazmaları restorasyonu ile ilgili çalıģmalar yapmıģ olan Vatikan Kütüphanesi kardinali Franz Ehrle ( ) tarafından yapılmıģtır. Ehrle 1898 yılında Saint Gall'da toplanan Uluslararası Yazma Eserlerin Koruma ve Restorasyonu Konferansı nda bir baģvuruda bulunmuģtur. Yaptığı çalıģmalarda mevcut restorasyon uygulamalarının eserde yarardan çok zarar verdiğini fark eden Ehrle, baģvurusunda restorasyon metotlarının tekrar gözden geçirilmesini, bu konuda bilimsel çalıģma yapanlarla iģbirliği yapılması gerekliliğini vurgulamıģtır (Ġlden, 2008, s. 118). William Blades ( ) in 1880 de yazdığı The Enemies of Book adlı kitabı da bu alandaki ilk yayındır. Bu kitapta günümüzde de hâlâ karģılaģılan kir, hava kirliliği, iklim, mantar ve insanların yazılı malzeme üzerindeki etkilerine değinilmiģtir (Yazıcı, 2008, s. 4). William James Barrow ( ) da bu alanda önemli çalıģmalar yapmıģtır. Barrow un kâğıdın bozulması konusunda yaptığı araģtırma ve yayınlar sayesinde koruma bilimsel olarak ele alınmıģtır (GüneĢ, 2006, s ). Tarihi ve kültürel değer taģıyan el yazmalarının büyük bir çoğunluğu kütüphanelerde korunmakta ve kullanıma sunulmaktadır. Bu durum yazma eser 125

141 bulunduran kütüphanelerin ideal Ģartlar altında düzenlenmesini ve standartların oluģturulmasını zorunlu kılmaktadır. Uluslararası saygınlığa sahip bir mesleki kuruluģ olan The International Federation of Library Associations (IFLA) tarafından dünyadaki kütüphanelerde mevcut koruma çalıģmalarının yetersizliği üzerine merkezi bir çalıģma programının gerçekleģtirilmesi için 1984 te Nairobi deki toplantısında bir planlama yapılmıģtır. Bu planlamanın ardından 1986 yılında Viyana da yapılan toplantı da IFLA PAC Core Programı hazırlanmıģtır. Bu programın amacı; her türlü kütüphane ve arģiv malzemesinin eriģilebilir durumda en uzun süre korunmasını sağlamaktır. Buna amaç için programa katılanlar tarafından; Gelecekte materyalin korunması için gerekli enformasyonun sağlanması, Kitaplardaki fiziki ve kimyasal bozulmaların nedenlerinin saptanarak bu alandaki çalıģmaların güçlendirilmesi, Kitapların bütün formalarının mümkün olan uzun sürede korunmasının gerçekleģtirilmesi hedef olarak kabul edilmiģtir (Berberoğlu, 1992, s. 67). Bu hedefe ulaģmak için koruma konusunda kütüphane yöneticilerinin, görevlilerinin ve kullanıcılarının bilinçlendirilmesi; teorik ve pratik olarak yönetimin ve görevlilerin eğitilmesi gerekliliği vurgulanmıģtır. IFLA PAC in Amerika ve Kanada, Latin Amerika ve Karayip, Doğu Avrupa, Asya, Okyanusya ve Güneydoğu Asya, Afrika olmak üzere 6 bölge merkezi bulunmaktadır. Bölgesel olan bu merkezlerin görevleri: Bölgelerinde bulunan kütüphanelerin koruma çalıģmalarına öncülük etmek Koruma standartlarını uygulamak, 126

142 Konservatör ve restoratörlerin eğitilmelerini sağlamak, Koruma çalıģmalarında kullanılan kimyasal maddeler, araç ve gerecin geliģtirilmesini sağlayarak bu alandaki yeni çalıģmaları duyurmak, IFLA PAC merkezi ile bağlı bölge merkezleri arasında koruma konularında iģbirliğini gerçekleģtirmek, Koruma ile ilgili toplantılar yapmak, bu konudaki milletlerarası toplantı ve uygulamalara katılmak, Koruma konusunda yayınlar yayımlamaktır, Program çerçevesinde ayrıca yazılı malzemenin, ileride bozulmasının önlenmesi amacıyla da bazı araģtırmalar yapılmıģ, bunun sonucunda, kâğıdın içerisindeki asidin kâğıtta bozulma ve çürümeye neden olduğu görülerek kâğıt üretiminde asit oranının düģük olmasının gerekliliğine karar verilmiģtir. Bu alanda 1984 yılında bir Amerikan standardı olan Permanence of Paper for Printed Library Materials ANSI Z yayımlanmıģtır. Buna göre: PH standardı (En az 7.5. P.H.) Dayanıklılık katsayısı Yırtılmaya karģı direnç Kâğıdın içindeki alkalin oranı (En az %2 kalsiyum karbonatta alkalinin dengelenmesi) Kâğıt stoku, olması gereken özelliklerdir. Bu standarda göre, bir kütüphanede malzemenin dikkatli kullanma ve depolanması halinde, kâğıtta herhangi bir olumsuzluk (bozulma, çürüme gibi) meydana gelmeden birkaç yüzyıl dayanıklı halde kalabileceği öngörülmüģtür. 127

143 A.B.D. de kâğıt üretiminin bu standarda uygun bir Ģekilde olması teģvik edilmektedir (Berberoğlu, 1992, s. 69; Yazıcı, 2008, s. 8). IFLA PAC Core programı ayrıca UNESCO tarafından 1992 yılında hayata geçirilen Memory of the World projesinin de destekçisi olmuģtur. Projenin temel amacı; dünya yazılı kültür mirasının dijitalleģtirilerek korunmasına destek vermektir. UNESCO bu projedeki çalıģmalarını International Advisory Committee (IAC) isimli danıģma kurulu ile yürütmektedir. OluĢturulan ulusal komiteler ülkelerinde korumaya alınması uygun görülen el yazmalarını belirlenen kriterler doğrultusunda seçerek listelerini IAC ye sunmalarıyla, ülkelerinde bulunan değerli kaynakların, hem fiziksel olarak korunması ve onarımı hem de kaynakların içeriğinin eriģilebilir olması sağlanmıģtır. Kandilli Rasathanesi ve Deprem AraĢtırma Enstitüsü nde bulunan 1340 yazma eser de bu proje kapsamında taranarak dijital ortama aktarılmıģtır (Küçük ve Alır, 2003). 20. yüzyılın ikinci çeyreğinde koruma alanında faaliyet gösteren örgütlerinin ard arda kurulmasında Ġkinci Dünya SavaĢı nın kalıcı etkilerinin olduğunu söylenebilir. Ülkelerin kültürel miras eserlerinin korunması amacıyla iģbirliğine gitmesi sonucu 1947 yılında Uluslararası Müzeler Konseyi (ICM), 1959 yılında Kültürel Varlıkların Korunması ve Restorasyonu Uluslararası Merkezi (ICCROM), 1950 yılında Tarihi ve Sanat Eserlerin Konservasyonu Uluslararası Enstitüsü (IIC), Amerikan Tarihi ve Sanat Eserlerin Konservasyonu Enstitüsü (AIC) 34 kurulmuģtur. 34 Kültürel mirasın korunması alanında Amerika BirleĢik Devletleri ndeki tek ulusal üyelik kuruluģudur. Ancak, Dünya da yirmi ülkeden yaklaģık konservatör, restoratör, arģivci, kütüphaneci, sanat tarihçisi ve koruma gönüllülerinden oluģan çalıģma grubu ile kültürel varlıkların bozulma nedenlerini tespit çalıģmalarının 128

144 Yazma eser ambarı olarak nitelendirilen Türkiye de henüz uluslararası nitelikte bir konservayon ve restorasyon kuruluģu bulunmamakla beraber, uluslararası kuruluģlardan ICOM ve ICCROM üyeleri arasında yer almaktadır. Türkiye deki koruma tarihçesi incelendiğinde ise öncelikle Osmanlı Devletinin yapısında çok önemli bir yeri olan vakıfların koruma faaliyetlerinde etkin kurumlar olduğu görülmektedir. Vakıf kütüphanelerinde, kütüphane kurucuları yönetim ve gelirlerini "vakfiye senetleri" ile takip ederlerdi. Bu vakıf senetlerinde idari bilgilerin yanı sıra vakfedilen kitapların sayımı ve kontrolü, aynı zamanda da temizlik ve tamiratları ile ilgili bazı maddeler de bulunmaktaydı ve bu senetler üzerinden yapılacak kontrol ve sayım iģlemleri için genellikle nazırlar, müfettiģler ve hafız-ı kütüpler görevlendirilirdi. Bu kiģiler eserleri sadece saymakla kalmayıp her sayfasını her satırını kontrol ederler, değiģtirilmiģ olanları ve aralarından sayfası alınmıģ olanları da bulup tespit ederlerdi. Bu sırada eserlerin temizlik ve bakımları da yapılır aynı zamanda çok harap olanlar da tamir edilirdi (Ġlden, 2008, s. 120). Osmanlı Devletinin ilerleyen zamanlarında koruma konusunda mevcut düzeni korumaktan öteye giden çalıģmalara pek rastlanmamaktadır. Kitapların korunması konusunda özellikle 1716 yılında Sadrazam Damat (ġehit) Ali PaĢa sahafların baģka Ģehir ve ülkelere kitap satıģını yasaklayan emrinden baģka dikkate değer pek fazla bir uygulama görülmemektedir (Ġlden, 2010, s. 38). Ne üzücüdür ki Osmanlı Devleti nin son dönemlerinde koruma bilincinin giderek azalmasıyla birçok yazma eser çeģitli nedenlerle kaybedilmiģtir. Yazma eserlerimizin büyük çoğunluğunun bulunduğu Ġstanbul Kütüphanelerimizde bu durumun vehâmetini ortaya koyan çeģitli geliģtirilmesi, uygulama tekniklerinin geliģtirilmesi ve araģtırma sonuçlarının eğitim programları vasıtasıyla paylaģılmasını amaçlamıģ bir kuruluģtur. 129

145 yazılar mevcuttur. Bunlardan bir tanesi 1926 tarihli ġehremaneti mecmuasının 23. sayısında yayınlanan ġehir Kütübhanesi (II) baģlıklı yazıdır. Bu yazıda kütüphanelerde yaģanan talihsiz olaylar Ģu ifadelerle anlatılmaktadır İstanbul da vukua gelen yangınlar dolayısıyla, eski fikir hazinelerimizin bir anda mahvolduğunu aramızda bilmeyen yoktur. Nice hanümanlar söndüren, nice aileleri fakrın, sefaletin kadid ellerinde bırakan ve nihayet güzel İstanbul u bir harabeye çeviren yangınların haberimiz olmadan manevi tekâmüllerimizin mütevazi ve sadık hıdmetkarı olan birçok kütübhaneleri de bir yığın kül ve siyah bir duman halinde savurmuş olduğu acı bir hakikatdir. Ecdad yadigârlarının bu feci akıbeti göz önünde dururken, bundan sonra kitablarımızı, tedbirsiz, ihtiyatsız, lalettayin bir binanın raflarına yerleşdirerek emniyetde add itmek elbette elimizden gelmez. Haricden gelecek bir yangın tehlikesine karşı kütübhane binası mutlaka kendisini bizzat müdafaa edecek derecede mukavim olmalıdır. Mamafih kitabları tehdid eden afet yalnız yangından ibaret sayılmamalıdır. Rutubet, ziyasızlık, bakımsızlık gibi diğer bazı arızalar vardır ki, bunlar da kitabların şedid ve bi-aman düşmanıdır. Hava almayan, güneş görmeyen, temiz tutulmayan bir kütübhanenin kitabları, diğer bir suretle tehdid altında olmasa dahi, yine fenaya mahkumdur (OdabaĢ, 2006, s. 26). Cumhuriyet sonrası dönemde ise Türkiye'deki el yazması eserlerin bilimsel olarak bakım ve onarımları ilk defa Süleymaniye Kütüphanesinde gerçekleģtirilmeye baģlanmıģtır yılları arasında devlet desteği ile Süleymaniye Külliyesi içinde bir "restorasyon atölyesi" kurulmuģtur. Akabinde, Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi'nin 20 Temmuz 1984 yılında açılmasıyla birlikte kütüphane müdürü M. Lütfi Ġkiz ( ) öncülüğünde koruma konusunda çalıģmalar yapılmaya baģlanmıģtır. Ġlk olarak ilgili personel kâğıt restorasyonu ve cilt sanatı 130

146 konularında Konya ve Süleymaniye Kütüphanesinde eğitim almıģlardır. Restorasyon servisi (kitap ve kağıt üzerine), cilt servisi, kuru temizleme servisi, kimyahane ve mikrofilm servislerinin malzeme ve donanım konularındaki ihtiyaçları giderilmiģtir (Ġlden, 2008, s. 121). Koruma çalıģmalarının daha kontrollü yürütülebilmesi amacıyla 1983 yılında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu yürürlüğe girmiģtir. Kanunun amacı her ne kadar korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili tanımları belirlemek, yapılacak işlem ve faaliyetleri düzenlemek, bu konuda gerekli ilke ve uygulama kararlarını alacak teşkilatın kuruluş ve görevlerini tespit etmek (Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, 1983) olsa da Kanun un yalnızca taģınır kültür ve tabiat varlıklarının neler olduğunun tanımlandığı 23. Maddesinde yazma veya tezhipli, minyatürlü eserlerden bahsedilmiģ, bu eserlere koruma uygulamalarını kimlerin yapacağı ve hangi ilkelere bağlı kalınacağına açıklık getirilmemiģtir. Buda yıllar yılı yazma eserlerimize konunun uzmanı olmayan kiģiler tarafından koruma uygulaması yapılmasının önünü açmıģtır. Bu konudaki yasal boģluk Kültür ve Turizm Bakanlığının 2003 yılında kütüphaneler ile ilgili yayınladığı bir yönetmelikle ülke genelinde yazma eserlerin onarım faaliyetleri için Süleymaniye ve Konya Yazma Eser Kütüphaneleri görevlendirmesiyle geçte olsa kapatılmıģtır (Yazma Eser Kütüphanelerinde ÇalıĢma, 2003). Bu yönetmeliğin yayınlanmasıyla diğer kütüphanelerdeki yazma eserler onarım faaliyetleri için bu iki merkeze gönderilmeye baģlanmıģtır. 131

147 Yönetmelikle beraber 2003 yılında Selçuk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencilerinin Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi'nde "EI Yazmalarını Koruma" dersi almaya baģlamalarıyla da kütüphanenin restorasyon bölümü aktif hale gelmeye baģlamıģtır. Fakat, alanında yetiģmiģ uzman personel eksikliği bu kütüphanelerin restorasyon bölümlerinde hala sorun oluģturmaktadır. Her ne kadar konusunda uzman olan personel sayıları kendi kütüphaneleri için yeterli gibi görünse de bu merkezlere diğer kütüphanelerden eserlerinde restorasyon amaçlı getirildiği düģünüldüğünde bu kadar çok eserin restorasyon iģlemlerinin tamamlanıp kullanıma sunulmasının çok zaman alacak bir uğraģ olduğu açıktır. Bu durum yazma eserleri koruma çalıģmaları için çok önemli olan zamanında müdahale gerekliliğini engelleyen bir durum olarak karģımıza çıkmaktadır. Bundan dolayıdır ki Türkiye de ki mevcut restorasyon atölyesi sayısı ve buna paralel olarak alanında uzman personel yetiģtirme çalıģmaları arttırılmalıdır. Türkiye de, Ġstanbul Yazma Eserler Bölge Müdürlüğü olarak görev yapan SYEK yazma eserlerin her alanında olduğu gibi koruma ve restorasyon konusunda da öncü çalıģmaları hayata geçirmeye devam etmektedir. Son olarak, SYEK nde kütüphanede bulunan eserlerin, uluslararası koruma standartlarına uygun Ģekilde ve alıģmıģ oldukları iklim koģullarından uzaklaģtırılmadan saklanabilmesi amacıyla Yeni Nesil Depolama Sistemi projesi hayata geçirilmiģtir (Süleymaniye, 2014). Proje, TYEKB Kitap ġifahanesi ve ArĢiv Dairesi BaĢkanlığı ve SYEK Müdürlüğü tarafından gerçekleģtirilmiģtir. Üç ay gibi kısa bir sürede tamamlanan projenin hazırlık aģaması yaklaģık 9 ay sürmüģtür. Eski depolardaki koģulların eserler için olumsuz yönleri tespit edildikten sonra ihtiyaçlar belirlenmiģ ve projede yer 132

148 alması gereken bileģenler tek tek irdelenmiģtir. Uluslararası koruma standartları çerçevesinde bir araya getirilen proje bileģenleri ve bunların birbiri ile entegrasyonu, Mimar Koca Sinan ın 1557 de tamamladığı Medrese odaları içinde olunduğu bilinci ile sağlanmıģtır. Proje öncesinde eserlerin 32 bağımsız hücrede, açık raflarda ve kontrolsüz iklim koģularında depolanmıģ olması, elektrik ve kalorifer tesisatının odaların içinde bulunması ve herhangi bir yangın söndürme sisteminin olmaması, eserleri yangın ve su baskını gibi olası risklere karsı korumasız bırakmıģtır. Bunun dıģında, depo alanlarının altında lokantaların bulunması da uzmanlara göre önemli bir risk oluģturmaktaydı. Proje ile birlikte 70 er bin eseri barındırma kapasitesine sahip olabilmesi için öncelikle altyapı çalıģması yapılmıģtır. Ayrıca tüm depo alanlarında kurģun, pencere ve kapı izolasyonu sağlanmıģ, tüm elektrik alt yapısı yenilerek, toplamda yanmaya dayanıklı metre kablo döģenmiģtir. Depo alanlarına geçiģ ve eser eriģim güvenliği için, harekete duyarlı kameralar ile izleme, yüz tanıma ve kartlı geçiģ sistemi ve RFID UHF yongalı özel etiketler sayesinde eserlerin bulunduğu depolara giriģ/çıkıģ aktivitelerinin kayıt altına alınması sağlanmıģtır. Depo alanlarındaki elektrik tesisatının tamamı, yanmaz teflon kaplı kablolar ve krom kaplı kanallarla değiģtirilmiģtir. Odalarda, toplam 24 duman ve sıcaklık sensörü le erken algılama ve Argon gazlı yangın söndürme sistemi kurulmuģtur. Bu sistem, olası bir yangın tehlikesi anında otomatik olarak devreye girerek 10 saniye içinde ortamdaki oksijen seviyesini %18 in altına düģürmektedir. Ayrıca, yangın söndürme sistemi ile entegre çalıģan elektro- mekan k depolama ün teleri, yangın anında 10 saniye içinde 133

149 kapanarak, yanmaz çel k b r küp haline gelmektedir. Dokuz odada, 15 hassas kl ma le bel rlenen sıcaklık ve nem değerler nde kontrollü kl mlend rme yapılmaktadır. Sıcaklık ve bağıl nem değerler 78 sensör le sürekl olarak takip edilmektedir. Sistem, odalardaki iklim koģullarında olağan dıģı değerler tespit ettiğinde tanımlanan yetkiliye otomatik olarak bilgi vermektedir. Depolarda uygulanan sıcaklık değeri 18 C ± 1 C; bağıl nem değeri ise % 50 ± 2 olarak belirlenmiģ ve sabitlenmiģtir. Proje öncesinde, kütüphanede 32 ayrı hücrede m uzunluğunda raf bulunmakta iken, Yeni Nesil Depolama Sistemi ile 2 büyük 8 küçük hücrede m raf uzunluğuna eriģilmiģtir (Yeni Nesil Depolama, 2013). Uzman personel yetiģtirme çabaları ve yeni depoloma sistemi örneklerine ek olarak Türkiye Yazma Eserler Kurum BaĢkanlığı da yazma eserlerin korunması ve restorasyonu konusunda önemli çalıģmalar icra etmektedir. TYEKB altında daire baģkanlığı olarak teģkilatlandırılan Kitap ġifahanesi ve ArĢiv Dairesi BaĢkanlığı koruma ve restorasyon çalıģmalarında devlet desteği alınması açısından önemli bir zemin oluģturmuģtur. BaĢkanlığın görevleri doğrultusunda yazma eser uzmanlarından ve restoratörlerden oluģan bir çalıģma ekibi oluģturulmuģtur. Bu ekip TYEKB na bağlı kütüphanelerde durum tespiti ve depo koģullarının düzenlenmesi çalıģmaları yapmıģ belgeleme ve hasar tespit 35 formları düzenlenerek alınan bilgiler doğrultusunda her kütüphane ile ilgili birer rapor hazırlanmıģ ve yapılan çalıģmalar sonucu gözlemlenen eksikliklerin giderilmesine 35 Örnek belgeleme formuna mu.pdf ve örnek hasar tespit formuna %20Formu.pdf adreslerinden eriģilebilir. 134

150 yönelik çeģitli tedbirler alınmasını sağlamıģlardır. Bunlara ek olarak çeģitli koruma çalıģmaları yapılmaya devam etmekte ve eğitim faaliyetleri ile de personelin kendisini geliģtirmesine destek verilmektedir. Dünya çapında önemli sayılacak miktarda yazma esere sahip olan ülkemizde eserlerimizin korunması, bu alanda uzman personel yetiģtirilmesi, yazma eser kütüphanelerinde çalıģan personellerin güncel geliģmeler konusunda eğitilmeleri önemle üzerinde durulması gereken bir konudur. Her biri ayrı bir sanatkârın el emeği olan tezhip, minyatür, cilt, hat sanatıyla hayranlık uyandıran eserlerin korunmaları gelecek nesillere karģı yerine getirilmesi gereken büyük bir sorumluluktur. SYEK Yeni Nesil Depolama Sistemi projesinin hayata geçirilmiģ olması ülkemizde yazma eserlerin geleceği açısından umut vericidir. Bu teknolojilerin diğer yazma eser kütüphanelerinde de yapılabilecek en kısa sürede hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda yazma eser kütüphanelerinde eserlerin korunması ile ilgili yapılması ve dikkat edilmesi gereken hususlardan ilki eserlerin muhafaza edildiği alanlardır. Yazma eser kütüphaneleri binaları yeni inģa edilecekse su baskınlarına maruz kalmayacak veya daha önce su yatağı olan arazilere inģa edilmemesine dikkat edilmelidir. Daha önce inģa edilmiģ bir yapı ise de su baskınlarına karģı koruyucu önlemler alınmalıdır. Kütüphane binalarının altında herhangi bir dükkan, restoran vb. gibi farklı kullanım alanları olmamalıdır. 135

151 Yazma eserlerin bulunduğu depo, dolap vb. yerlerin güneģ almaması fakat bol ıģıklı olması ve sık sık havalandırılması lazımdır. Özellikle, yağıģlı ve rutubetli olmayacak, açık ve kuru havalarda pencereler açılarak sık sık havalandırılmalıdır (Dener, 1969, s. 88; Bayraktar, 1977, s. 86). Depo alanlarının tabanı ise hijyenik döģemeler ile kaplanmalıdır. El yazmalarının bulunduğu yerlerin sıcaklığına da dikkat edilmeli; ısı C ve nem de %50-60 arasında olmalıdır. Eğer ortama güneģ ıģınları çok fazla geliyorsa, eserlerin zarar görmesini önlemek için pencereler perde ya da kalın kâğıtlarla kapatılmalıdır (Bayraktar, 1977, s. 86; Yazıcı, 2008, s. 45). Ġdeal bir depo sisteminde ise sıcaklık ve nem oranı sabitlenmeli, kontrollü kl mlend rme yapılmalı, sıcaklık ve nem değerlerini ölçen sensörler kullanılmalı ve sürekli takip edilmelidir. Böceklerin daha kolay yerleģmesinden, daha çok toz tutmasından ve herhangi bir yangın anında telafisi olmayacak zararlara sebebiyet verme olasılığı yüksek olmasından dolayı yazma eser kütüphanelerinde ahģap raf yerine metal raf tercih edilmelidir. Ülkemiz yazma eser kütüphanelerinin çoğunda metal raf kullanılmaktadır. Eserler raflara yerleģtirilmesi de çok önemlidir. Eserler, ne çok sıkıģık ne de çok bol olarak yerleģtirilmelidir. Eserlerin aralarına 1-2 milimetrelik mesafeler koyarak rafa dik olarak, sırtı dıģarı gelerek yan yana, rahatça alınıp koyulabilecek Ģekilde yerleģtirilmeleri en iyi yerleģtirme Ģeklidir. Ayrıca, eserlerin rafın ön kenarına yerleģtirilmeleri de önde toz birikimini önleyeceğinden ve arka tarafta kalan boģluktan havalanmaları sağlanacağından daha faydalıdır (Bayraktar, 1977, s. 88). 136

152 Eserlerin bulunduğu mekânlarda yangın çok büyük bir tehlikedir ve bunun önüne geçmek için özellikle elektrik tesisatına dikkat edilmelidir. Elektrik ve kalorifer tesisatı kesinlikle depo alanları içerisinde olmamalıdır ve yanmaya dayanıklı kablolar kullanılmalıdır. Buna ek olarak anında yüksek sıcaklığı algılayacak yangın söndürme sistemi kullanılmalıdır. Eserler, en az senede bir defa tek tek elden geçirilmeli, tozları alınmalı, temiz havaya çıkartılmalı, temizleme iģlemi yumuģak bir fırça veya temiz bir bezle yapılmalıdır. Depo alanları da öldürücü ilaçla dezenfekte edilmelidir. Eserler temizlenirken, içindeki tezhip, minyatür vb. bulunan sayfaların karģı sayfaya değerek bozulmaması için bu sayfaların arasına ince bir kâğıdın konulması yararlı olur. Temizlik esnasında rutubetli olduğu tespit edilen kitaplar ayrılarak havalandırılmalı; eğer yapraklar birbirine yapıģmıģsa ve kolayca açılmıyorsa zorla açmaya çalıģmamalı, bunun için yazma eserleri restore eden restorasyon merkezlerinde onarımı sağlanmalıdır. Eser okuyucunun kullanımını sunulduğunda ise, sorumlu bir kütüphaneci eserin okuyucu tarafından iyi kullanılmasına, hırpalanmamasına, masa üzerinde veya kitap rahlesi üzerinde kullanmasına, parmaklarını ıslatarak sayfa çevirmemesine, kitaba karģı öksürüp aksırmamasına, kitabın üzerine el ve dirseklerini dayamamasına, herhangi bir teknolojik alet kullanarak özellikle flaģla çekim yapmamasına karģı uyarmalı, zararları konusunda bilgilendirmeli ve eseri teslim edene kadar kullanıcıyı gözetim altında tutmalıdır. Eserlerin eriģimi ve güvenliği açısından da depolar kameralarla izlenmeli, gerekirse geçiģlerde kartlı sistem kullanılmalıdır. 137

153 Uluslararası düzeyde gerçekleģtirilen projelere katılım sağlanmalı bu alandaki enformasyon akıģı ve yeni geliģmeler takip edilmelidir. Ulusal ve uluslararası iģbirliği çalıģmalarına öncelik verilmelidir. Yazma eserlerin korunduğu depolarda ve restorasyon servislerinde mutlaka uzman personel çalıģtırılmalıdır. Personelin kendisini geliģtirmesi için eğitimler verilmeli güncel geliģmeler konusunda bilgilendirilmelidir. Bu konuda gerçekleģtirilen seminer, konferans vb. etkinliklere katılmaları sağlanmalıdır. Eserlerin koruma çalıģmaları standartlara uygun Ģekilde yapılmalıdır. Restorasyon atölyelerinde restorasyon konusunda bilgi birikimi ve deneyimi olanlar ile disiplinler arası bir çalıģma yürütülmelidir. Koruma önlemi alınan yazma eserlerden bakım ve onarıma muhtaç olanlar ise restorasyon servislerinde asıllarına uygun olarak onarıma tabi tutulmalıdırlar. Restorasyon çalıģmasına baģlanmadan önce eserler incelemeye alınmalı ve bu incelemelerde; hangi tahrip unsurlarının etkisi ile tahribe uğradığı, mürekkebinin akıp akmadığı, kâğıdının kalınlığı, sayfaların yapıģı yapıģmadığı, tezhip, minyatür, hat sanatlarındaki bozulmaların ne derece olduğu, asiditesi durumu tespit edilmelidir. Bu bilgilere ve eserin durumuna göre, nasıl bir restorasyon metodu uygulanacağı ve hangi malzemelerin kullanılacağına karar verilmelidir. Restorasyonda ilk önce eser temizlenmelidir. Temizleme iģlemi eğer yeterli ise sadece kuru olarak yapılmalıdır. Bunun için eserin durumuna ve kirlilik derecesine göre fırça, yumuģak bez, silgi, silgi tozu, kuru temizleme bezi kullanılmalı ve gerekli hallerde yapıģtırıcı kalıntılar kazınmalıdır. Kuru temizlemenin yeterli olmadığı 138

154 hallerde, gerekli mürekkep testleri yapılarak su, alkol+su, alkol ve çeģitli çözücüler kullanılarak sıvı ile temizleme yapılmalıdır. Eğer sayfalar birbirine yapıģmıģsa buharla, birbirlerine yapıģmıģ sayfaların ayrılması sağlanmalıdır. Eserin cilt kapakları restore edilecek ise kapağın yüzü tahrip edilmeden çıkartılmalı. Aslına ve devrine uygun bir Ģekilde onarıldıktan sonra tekrar cildine yerleģtirilmektedir. Bu iģlemleri konusunda uzman personel yapmalı ve restorasyon uygulanan eserler orijinalliğini kaybetmemelidir. Türkiye yazma eser bulunduran kütüphanelerimizden biri diğerinden daha fazla önemli ya da önemsizdir demek mümkün değildir. Her birinde bulunan yazma eserlerimizden bir tanesi dahi kaybedilmeden gelecek nesillere aktarılmalıdır. Yazma eser kütüphanelerimizden yalnızca birkaç tanesinde koruma ve restorasyon atölyesi bulunması ve tüm yazma eserlerimizin onarım çalıģmalarının bu merkezler tarafından yürütülmeye çalıģılması hem acil onarım gerektiren eserlere zamanında müdahaleyi geciktirmekte hem de eserlerin güvenliğini tehdit etmektedir. GeçmiĢte yaģanan hırsızlık ve yurtdıģına eser kaçırma vakaları bize Ģunu göstermektedir ki yazma eserlerimiz diğer ülkelerin sahip olmak istedikleri miraslarımızdandır. Bu nedenledir ki yazma eser kütüphanelerimiz için daha yakın restorasyon atölyeleri kurulmalı ve alanında uzman personeli olmalıdır. Bu alanda merakı olan gençleri teģvik çalıģmaları baģlatılmalı ve personel ihtiyacını karģılayacak eğitimler verilmelidir. Uzman personelle eserlerin koruma çalıģmalarının yerinde ve zamanında yapılması sağlanmalıdır. Koruma konusunda ilkeler, hedefler, standartlar belirlenmeli ve bu doğrultuda geçmiģten gelen mirasımızı geleceğe aktarmak için vakit kaybetmeden önlemler alınmalıdır. 139

155 V.1.2. Kataloglama ve Sınıflama ÇalıĢmaları Ülkelerin, geçmiģine ıģık tutan ve kültürel miras öğeleri içerisinde önemli bir yeri olan yazma eserleri en iyi Ģartlarda muhafaza etmek, bulundukları mekânları son teknoloji ürünler ile donatmak ona ihtiyaç duyan araģtırmacısına ulaģtırılmadığı veya varlığını gösterir bir kayıt olmadığı takdirde amaçsız bir uğraģ olarak kalacaktır. Kataloglar araģtırmacılar için bir kütüphanenin yol haritasıdır. Yazma eser kütüphaneleri gibi kaynakların depolarda muhafaza edildiği kütüphaneler için ise kütüphane kataloglarının varlığı bir zorunluluktur. Yazma eser kütüphanelerinde kütüphane kataloglarının olması iki konuda önem arz eder. Bunlardan ilki koleksiyonlardan eserlerin kaybolmasını engellemek yani eserlerin korunmasını sağlamak içindir. Kaydı tutulmayan bir eserin varlığından haberdar olunmadığı gibi yokluğundan da olunmayacaktır. Ġkincisi ise asıl amacı olan araģtırmacıları bilgi kaynağına en hızlı ve doğru Ģekilde ulaģtıran danıģma kaynaklarından olmalarıdır. 26 Aralık 1921 yılında Millet Kütüphanesi Nazırı tarafından yazılan Kütüphanelerimizde Bulunan Değerli Kitapların Fihristleri Hakkında baģlıklı bir yazıda bu konuda geçmiģte yaģanmıģ bir olay Ģu Ģekilde anlatılmaktadır " gerek müzedekilerin gerekse kütüphanelerine gönderilen kitapların isim ve şekilleri konusunda gerekli bilgilerin kayıtlı tutulduğu elli defter Vakıflar Nezaretinde sağlam bir depo içinde muhafaza edilmekteydi. Gerek duyduğum kitaplar için müracat eder, müessesat-ı ilmiye ve sonra da mebani-i Hayriye müdürlerinin yanına giderek isterdim ihtiyaçlarımı karşıladıktan sonra iade ederdim ancak duyduklarıma göre bu kitaplar zayi edilmiştir. Bir antikacı bu kitaplara yüzbin lira verir. Bu kitapların değeri bu ölçüdedir. Şimdi bu defterler 140

156 Topkapı Sarayına ve Müzesine gönderilince kütüphanelerde bulunan kitaplar tehlikeye altına girer. Çünkü yabancı biri söz konusu defteri alınca bu kıymetli kitapların yerlerini ve içerdiği konuları öğrenebilir. Bunun üzerine gidip kütüphanelerden kitaplara kolayca ulaşabilir, bu kitaplara sahip olmak için kütüphaneciyle belli bir meblağla anlaşabilir ya da değerli sayfalarını çıkarabilir. Fihristlerin oluşturulması zorunludur. Aksi takdirde kütüphanelerimizde sanat hayatına ilişkin hiç kıymetli kaynak kalmaz. Bu nedenle duyumlarımın doğru olup olmadığı Vakıflar Nezaretinden sorularak öğrenilmesini ve eğer doğru ise doğru ve bu konuda yetkin kişilerden oluşan bir komisyonun oluşturulmasıyla bu önemli fihristlerin oluşturulması konusunda padişahımın emir buyurmasını arzu etmekteyim. (OdabaĢ, 2007, s. 79). Kataloglama konusunda kitap ve kütüphane tarihçilerinin çalıģmalarına bakıldığında Ġskenderiye Kütüphanesi nin pinakes diye adlandırılan kataloğunun ilk katalog çalıģması olduğu söylenmektedir. Ġslam dünyasının ilk katalog örneklerine ise 10. Yüzyılda rastlanır. Feth b. Hâkân ın (ö. 861) Bağdat taki kütüphanesinin hiçbir kütüphanede bu kadar çok ve güzel eser görmediğini söyleyen Ġbnü n Nedim (d ö. 990) tarafından hazırlanan bir fihrist i (el- Fihrist) ile 1395 de Ġbn Hacer el-askalanî nin (d. 1372, Kahire ö. 1449) idaresini üstlendiği Mahmûdiye Medresesi kütüphanesinde bulunan eserlerin alfabetik bir listesini hazırladığı katalog ilk örnekler olarak kabul edilir (Uysal, 1986, s. 70). Türk kütüphanecilik tarihinde kataloglarının tarihsel geliģimine bakıldığında hem Osmanlı hem de Cumhuriyet döneminde yapılmıģ önemli çalıģmalar bulunmaktadır. Kara (2009, s. 34) Osmanlı Ġmparatorluğu döneminde yapılan 141

157 kataloglama çalıģmalarını geleneksel kütüphane katalogları diye adlandırılabilecek Defter Kataloglar; yazma eser kataloglamasında kaynak eser olarak kullanılmalarından dolayı Bibliyografik Eserler ve resmi matbu katalog özelliğinde olan Hamidiye Defterleri olmak üzere üç baģlık altında toplamıģtır. Daha çok fihrist diye tabir edilebilecek defter kataloğun ilk örneği Fatih Sultan Mehmet ( ) devrinde Fatih medresesindeki dört kütüphanenin kitaplarının verildiği bir listedir. Kitap künyelerinin konularına göre tasnif edildiği ve bibliyografik künyeleri de ayrıca vakfiyeleri içinde tanıtıldığı Kanuni Sultan Süleyman ( ) ın ġehzade Külliyesi içindeki kütüphane ile Süleymaniye Külliyesi kütüphanesinde bulunan kitapların fihristi ve II. Selim in Edirne Selimiye Külliyesinde kurduğu kütüphanenin kitaplarının bir listesi de defter katalog örneklerindendir (Uysal, 1987, s. 70). Ġstanbul Atıf Efendi vakfiyesindeki kitaplar için hazırlanan liste de ise verilen bilgiler dönemin fihrist çalıģmaları içinde dikkat çekicidir. Bu fihristte mevcut eserlerin müellif hattı ve nadir oluģları gibi özellikleri belirtilmiģ, yazı çeģitleriyle sayfa ve satır adetleri yazılmıģtır. Bu dönemde Ġstanbul dıģındaki kütüphanelerden Damat Ġbrahim PaĢa nın NevĢehir deki Kütüphanesinde bulunan eserlerin listesi ile eserlerin bibliyografik künyelerinin ayrıntılı ve sistematik olarak düzenlendiği bir defter katalog çalıģması da yapılmıģtır (Cunbur, 1962, s. 18 ; Cunbur, 1979, s, 8 ; Kara, 2009, s. 36). Bibliyografik eserlerin, Osmanlı Ġmparatorluğu döneminde hazırlananları yazma eser kataloğu olma özelliğinden uzak fakat yazma eser kataloglama çalıģmalarında kullanılacak baģvuru kaynakları olmaları açısından önem arz ederler. Bunlardan en önemlisi Osmanlı Döneminin tanınmıģ ilim adamlarından Kâtip Çelebi 142

158 ( ) nin Keşfu z-zünûn an Esâmi l-kütüb ve l Fünûn adlı Arapça yazdığı eseridir. Eserler alfabetik sıraya göre düzenlenmiģ olup, müelliflerin ölüm ve eserlerin telif tarihleri ile eserlerin baģlangıç cümleleri verilmiģtir. Ayrıca bir kitabın bab ve fasılları hakkında bilgiler vardır. Batıda da Ġslam ülkeleri ve Türkler hakkında araģtırma yapanların baģvurduğu bu eser Katip Çelebi tarafından Halep ve çeģitli Ģehirlerdeki sahaf ve kütüphaneleri gezerek 20 yılda tamamlanmıģtır. KeĢfu z- Zünûn da yazar, kadar kitap, risale, Ģerh, haģiye ve çevirilerinin adları toplanmıģtır. Katip Çelebi nin kitabı yazarken yararlandığı kaynakçalardan birisi olan TaĢköprülüzade Ahmed Efendi (ö. 1560) nin Miftah üs-saade adlı Arapça eseri de bibliyografik eser olması yönünden önemlidir. Ġslam dünyası genelinde kendi alanlarında ismi duyulmuģ ilim adamlarından ve eserlerinden bahseden bir eserdir (Cunbur, 1959, s. 5; Kara, 2009, s. 39). Hamidiye defterleri, II. Abdülhamit ( ) döneminde yılları arasında hazırlanmıģ ve basılmıģ kataloglar olmalarından dolayı Devr-i Hamîdî Fihristleri (Defterleri) olarak adlandırılmıģtır. Bu kataloglar Ġstanbul daki 49 kütüphanenin 36 kataloğunu içermektedir (Anameriç, 2006, s. 200). Bu katalogların hazırlanması ve basılması iģinin temelleri yılları arasında Dersaadet 36 Bu çalıģma bünyesinde; Valide Cami, Esat Efendi Medresesi, Yeni Medrese, Mehmet Ağa Cami, Fatih, Kara Mustafa PaĢa Medresesi, Musalla Medresesi, Hekimoğlu Cami, Kuyucu Murat, Amuca Hüseyin PaĢa, AĢir Efendi, Atıf Efendi, Ayasofya, Beyazıt,BeĢir Ağa, Eyüb Cami, Çelebi Abdullah Efendi, Çorlulu Ali PaĢa, Damat Ġbrahim PaĢa, Damatzade Kazasker Mehmet Murat, Düğümlü Baba, Esat Efendi, Feyzullah Efendi, ġeyh Murat, Kalkandereli Ġsmail Ağa, Elhac (Hacı) Selim Ağa, Emir Hoca KemankeĢ, Hacı BeĢir Ağa, Halet Efendi, Hekimoğlu Ali PaĢa, Hüsrev PaĢa, Ġsmihan Sultan, Karaçelebizade Hüsamettin, Laleli, Servili Medresesi, MihriĢah Sultan, Ragıp PaĢa, Selimiye, Süleymaniye, Veliyüddin, Yahya Efendi, Hamidiye, Kılıç Ali PaĢa, Mahmut PaĢa Medresesi,Nuruosmaniye, Yeni Cami ve Köprülü kütüphanelerinin katalogları hazırlanmıģ ve yayınlanmıģtır. 143

159 Kütüphaneler MüfettiĢliği yapan Abdurrahman Nâcim Efendi (d. 1832, Irak/Süleymaniye ö. 1895, Harput) tarafından atılmıģtır. Abdurrahman Nâcim Efendi nin Dersaadet Kütüphaneler MüfettiĢliği ne atanmasının sebebi dönemin Ġstanbul kütüphanelerinin durumunu ortaya koyması açısından önemlidir. Atanma belgesinde İstanbul da mevcut kütüphanelerin gün geçtikçe harap olması, kitapların korunması ve yararlanılması işlerinin güçleşmesi nedenlerinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bundan dolayı Abdurrahman Nâcim Efendi, burada bulunan kitapları önce tespit etmek ve sonra da bu tespit edilen kitapların fihrist ve kataloglarının hazırlanması işleri ile görevlendirilmiştir denilmektedir (Baykan, 2013, s. 765). Bu atamanın ardından Türkiye de ilk matbu kütüphane kataloğu olarak kabul edilen Damad Ġbrahim PaĢa Kütüphanesi Fihristi (1861) ve Sadrazam Ragıp PaĢa Kütüphanesi Fihristi (1869) basılmıģtır. Bu kütüphane fihristlerinde kitapların ismi, müellifi ve tarihi, hattının türü, satır sayısı, dili ve adet bilgileri sırasıyla yer almaktadır (Baykan, 2013, s. 770). Matbu yazma eser katalogların yayınlanmasının ardından özellikle 19.yüzyılın ikinci yarısından itibaren vakıf kütüphanelerinin sayısının artması ile birlikte kütüphanecilere kolaylık sağlamak ve eserlere eriģimi kolaylaģtırmak için Ġstanbul kütüphanelerinde bulunan yazmaların incelenerek tespitinin yapılması ve konularının sınıflandırılarak katalog defterlerinin hazırlanması için ilk tasnif komisyonu kurulmuģtur (Cunbur, 1979, s. 10). Bu komisyon 12 yıllık bir çalıģma sonucunda Ġstanbul da bulunan 83 koleksiyon, 69 kütüphanenin kataloğunu 40 cilt halinde basmıģtır. Devr-i Hamîdi Katalogları veya Abdülhamid Devri Katalogları adıyla bilinen kataloglarda kitaplar konularına göre tasniflenmiģ olup her kütüphanedeki toplam kitap sayısı verilmiģtir. Eserin kaç cilt olduğu, dili, yazı çeģidi, 144

160 satır, sayfa sayısı da belirtilmiģtir. Fakat kayıtların çoğunda sayfa sayısı yoktur. Zamanla eksik, yanlıģ, karıģıklıklardan ve eser hakkındaki tüm bilgilerin tek satıra sığdırılmasından dolayı kullanım açısından pek yararlı olmadığı söylenen kataloglar günümüzde dahi Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesinde kullanıcılarının hizmetine sunulmaktadır (Kut, 1989, s. 10; Baykan, 2013, s. 773). Osmanlı döneminde yapılan bu çalıģmalardan da anlaģılacağı üzere Türkiye kütüphanelerinde yazma eserlerin kataloglarının hazırlanması ve basılıp yayınlanması çalıģmalarına geç denilemeyecek bir tarihte baģlanmıģtır. Özellikle 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren okuyucuların eserlere daha kolay eriģimini sağlamak amacıyla yapılan çalıģmalar dönemin kütüphanecilik birikimini günümüze taģımıģtır. Fakat bu çalıģmaların özelliklerine bakıldığında yetersiz ve kullanıģsız oldukları en büyük eleģtiri unsuru olmuģtur. Sadece Ġstanbul ve çevresi kütüphaneleri üzerine çalıģmalar yapılmıģ olmasından dolayı da bölgesel niteliktedirler. Bunun yanında dönemin Ġstanbul kütüphanelerinin mevcut eser sayıların vermesi, kütüphanecilik birikimini yansıtması ve döneminin kütüphanecilik sorunlarına çözüm getirmesi yönüyle yapılan çalıģmaların önemi büyüktür. Cumhuriyet Döneminde ise değiģen yönetim biçimi ile birlikte birçok alanda olduğu gibi kütüphanecilik alanında da köklü değiģiklikler yaģanmıģtır. 3 Mart 1924 te çıkarılan Tevhidi Tedrisat Kanunu ile bütün kütüphanelerin yönetimi Maarif Vekaleti ne geçmiģtir. Yeni yönetimin yazma eserler konusunda ilk hedefi ise Türkiye de mevcut kütüphane koleksiyonlarındaki yazma ve nadir eserlerin bir envanter dökümünü hazırlamak, aynı zamanda katalog bilgilerini de tespit etmek olmuģtur. Bu hedef doğrultusunda 9 Haziran 1925 tarihinde illere bir Genelge 145

161 gönderilerek yazma eserlerin katalog fiģlerinden ikiģer nüsha hazırlanmasını ve birisinin kütüphanede bırakılarak diğerinin Kütüphaneler İlmî Tasnif Heyeti ne gönderilmesi istenmiģtir (Cunbur, 1979, s. 11). Heyete gönderilen bilgilerde var olan eksiklikler ve 1928 yılında Yeni Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun un yayınlanması ile birlikte yeni Türk alfabesinin kullanılmaya baģlanması sebebiyle bu komisyon etkin bir çalıģma yürütememiģ ve çalıģmalara ara verilmiģtir. Türkiye de resmi olarak yazma eserlerin kataloglama çalıģmaları 1935 te Prof. Helmut Ritter in baģkanlığında kurulan Kütüphaneleri Tasnif Komisyonu ile baģlar. Ritter in komisyon kurulduktan birkaç ay sonra görevden ayrılmasıyla yerine Muallim M. Cevdet Ġnançalp atanmıģtır. Ġnançalp 12 Temmuz 1935 tarih ve 68/7 sayılı Ġstanbul Maarif Müdürlüğüne yazdığı raporda komisyonun çalıģmalarında değiģiklik yaparak önceliğin tarih yazmalarına verildiği yeni bir çalıģma düzeni kurduğunu ifade etmektedir. Raporda ayrıca komisyonda görev alan 4 üyenin (Sabri Kalkandelen, Ebülhayr Sipahi, Cevad Çelebioğlu ve Zakir Kadiri Ogan) ortalama ayda 252 kitabın bibliyografik künye fiģlerini çıkardıkları ve kiģi baģına 63 fiģ düģtüğünü rakamlarla vermektedir (Ġnançalp, 1954, s. 188). Komisyonun ilk projesi olan İstanbul kütüphaneleri tarih-coğrafya yazmaları katalogları I: Türkçe tarih yazmaları çalıģması 1935 yılında baģlatılmıģ, ilk fasikülü 1943 yılında, son fasikülü ise 1962 yılında yayınlanabilmiģtir. Diğer bir çalıģması 1952 yılında yayınlanan Manisa Genel Kütüphanesi Tarih-Coğrafya Yazmalar Kataloğu I: Türkçe Yazma Tarihler kataloğudur. Yine bu komisyon tarafından ilk cildi 1947 yılında, sonuncu cildi ise 1976 yılında yayınlanan İstanbul Kütüphaneleri Türkçe Yazma Divanlar Kataloğu ve son olarak da 1961 yılında 146

162 yayınlanan İstanbul Kütüphaneleri Türkçe Hamseler Kataloğu hazırlanmıģtır (Aynur, 2002, s. 40). Komisyonun çalıģmaları baģkanlarının kısa aralıklarla değiģmesi ve çalıģma düzeninin çok sağlanamaması nedeniyle sık sık kesintiye uğramıģ ve verimsiz olmuģtur. Ayrıca çalıģmaları baģlatılan katalogların yayınlanması da uzun zaman almıģtır. Bu dönem yapılan kataloglama çalıģmaları hakkında Prof. Dr. Elezear Birnbaum devlet kurumları tarafından verilen desteğin yetersiz ve hazırlanan bu fiģlerin bir kısmının ihtiyacı karģılamaktan uzak olduğunu dile getirmiģtir. Bunun yanında bu dönem yapılan bireysel çalıģmaların bazı hata ve eksiklerine rağmen baģarılı örnekler olduğunu söylemiģtir (Birnbaum, 1984). Birnbaum un bahsettiği çalıģmalardan ilki Ġstanbul Üniversitesi Kütüphanesi nin emekli müdürü Fehmi Ethem Karatay tarafından yayınlanan kataloglardır. Karatay Ġstanbul Üniversitesi Arapça yazmalarının birinci cildini iki fasikül halinde, 1951 ve 1953 yıllarında yayınlamıģtır. Ayrıca Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi nin Türkçe, Farsça ve Arapça yazmalarını toplam 7 cilt olarak, yılları arasında yayınlamıģtır. Ġkinci çalıģma Abdülbâkî Gölpınarlı Mevlânâ Müzesi nin yazmaları için hazırladığı 6 cilt halinde yayınlanan kataloglardır. Üçüncü çalıģma ise Ahmet Okutan tarafından 1964 yılında yayınlanan Kayseri Umumî Kütüphanesi Raşit Efendi Kısmı Usul-i Hadis ve Hadis İlmine Ait Arapça Elyazma Eserler Kataloğu dur. Dördüncü çalıģma ise Prof. Ahmet AteĢ tarafından hazırlanan ve öğrencilerinden M. Nihat Çetin tarafından basıma 147

163 hazırlanan, İstanbul Kütüphanelerinde Farsça Manzum Eserler I: Üniversite ve Nuruosmaniye Kütüphaneleri isimli katalogdur (Türkmen, 2007, s. 14). Türkiye Cumhuriyeti vakıf kültürünü Osmanlı Ġmparatorluğundan devralmıģtır. Vakıflarda kurulan kütüphanelerin birçoğunda defter kataloglar, fihristler geç sayılmayacak bir dönemde hazırlanmıģ ve kullanıma sunulmuģtur. Avrupa ülkeleri kütüphanelerinde bulunan Ġslam ülkelerinden götürülmüģ kaynakların kataloglanmasında dahi bu fihrist ve bibliyografik kataloglardan yararlanılmıģtır. Cumhuriyet kurulduktan sonra Türkiye de yazma eserlerin kataloglanması konusunda sınırlıda olsa devlet desteği alınmasına rağmen yapılan çalıģmalar belli bir düzenden uzak, bibliyografik künyeler arasında standardın sağlanamadığı, kısa aralıklarla kesintiye uğramasından dolayı sürekliliğin sağlanamadığı çalıģmalar olarak kalmıģtır. Bu çalıģmaların ardından, oluģturulan bilgi birikimi beraberinde, Türkiye de yazma eserler kataloglarının hazırlanması çalıģmalarında bilim adamları ve yetkililerce yeni bir hedef belirlenmiģ ve ülkedeki mevcut yazma eserlerin bir toplu kataloğunu hazırlama çalıģmaları baģlatılmıģtır. Yazma eser kütüphanelerinin bu en önemli sorununa çözüm getireceği Ģüphesiz olan bugüne kadar Türkiye de yapılan en kapsamlı yazma eser kataloglama çalıģması Türkiye Yazmaları Toplu Kataloğu (TÜYATOK) projesi 1978 yılında Kütüphaneler Genel Müdürlüğü bünyesinde baģlatılmıģtır. TÜYATOK ve Sonrası Kataloglama Çalışmaları ( ); TÜYATOK projesinden önce yapılan çalıģmaların çoğu Ġstanbul ile sınırlı kalmıģtır. Fakat Türkiye de farklı coğrafi bölgelerde bulunan birçok kütüphane koleksiyonunda değerli yazma eserler vardır. Bütün bu yazma eserlerin ortak bir kataloğunu 148

164 çıkarmak araģtırmacıların ülkemizdeki yazma eserlere daha kolay eriģimini sağlayacaktır. Bu amaçla baģlatılan TÜYATOK projeninin gerekçesi ve amacı Cunbur (1979, s ) tarafından Ģu Ģekilde aktarılmıģtır: Ulusal kültürümüzün baģlıca ürünlerinden birisi ve kültür için sürekli bir kaynak olmak nedeniyle önem taģıyan yazma kitaplar, Süleymaniye Kütüphanesi ile Milli Kütüphane deki belli bir birikim dıģında yurda geliģigüzel dağılmıģ ve varlıklarını duyuramaz durumdadır. Proje nin amacı ise; Bu ürünleri bibliyografik denetim altına almak için Ģimdiye değin yapılmıģ çalıģmalardan da yararlanarak, Kültür Bakanlığı na bağlı kütüphanelerde bulunan yazmaların bir katalogda toplanıp fiziksel yapı ve içeriklerinin belirlenmesi biçiminde saptanmıģ Proje baģlatıldığı yıl merkezi Ankara Bürosu (1984 ten itibaren Ģube olarak) olmuģ ve ikinci bir büro olarak Ġstanbul Bürosu da Süleymaniye Kütüphanesi içinde hizmete girmiģtir. Üçüncü büronun Ġzmir de hizmet vermesi düģünülmüģse de, çalıģmayı üstlenecek kimsenin çıkmaması sebebiyle kurulamamıģtır (Cunbur, 1979, s. 14; Türkmen, 2007, s. 17). ÇalıĢmanın aģamaları ise Ģu Ģekilde planlanmıģtır. Ġlk olarak Kültür Bakanlığı na bağlı kütüphanelerde bulunan yazmaların tam bir dökümü yapılacak, sonra da diğer kurum ve kuruluģların dermeleri ile Ģahısların kiģisel kütüphanelerindeki yazma eserler saptanacaktır. En son olarak da oluģturulacak Toplu Katalog Dizini ile de farklı ciltlerde bir araya getirilen dermeler arasındaki bütünlük sağlanacaktır (Türkmen, 2007, s. 17). Toplu Katalog Dizininde kitabın adı ile birlikte, Türkiye ve dıģarıdaki hangi kütüphanelerde bulunduğu ve hangi kataloglarda tanıtıldığı da ayrıca belirleneceği vurgulanmıģtır (Cunbur, 1979, s. 14). Bu derece kapsamlı bir toplu dizinin dahi yapılması planlanan proje için Parmaksızoğlu ( 1982, s. 97) Ģu ifadeleri kullanmıģtır... bu yönüyle kataloğumuz 149

165 Ģimdiye değin Türkiye de ve öteki ülkelerde yayınlanan kataloglardan daha özgün bir içeriğe sahip bulunmaktadır. Büyük bir istekle baģlayan bu çalıģmanın ilk kataloğu 1979 yılında yayınlanmıģtır. Bu ilk ciltte onursal bir değerlendirme olmak üzere Anıtkabir, CumhurbaĢkanlığı KöĢkü ve T.B.M.M. Kütüphaneleri nde ki yazmalar kataloglanmıģtır (Cunbur, 1979, s. 14). TÜYATOK projesi kapsamında yılları arasında toplam yayınlanan 26 cilt TÜYATOK ciltlerinde bibliyografik künyede toplam yazma eser/risale kataloglanmıģtır. (Türkmen, 2007, s. 64). Dewey Onlu Sınıflama sistemine göre düzenlenen TÜYATOK kataloglarında var olan bir eser/risalenin künyesinde genel olarak Ģu bilgiler verilmiģtir: 1. Künye/Katalog Sıra Numarası (sayfa ortasında, koyu puntolarla), 2. Sınıflama Numarası (sol baģ tarafta), DemirbaĢ Numarası (sağ baģ tarafta), 3. Eser Adı (sol baģ tarafta, Transkripsiyon Alfabesiyle), Eser Adı (sağ baģ tarafta, Türkçe okunuģuyla), 4. Eser Adı (sayfa ortasında, Arap Alfabesiyle), 5. Müellif Ġsmi (sol baģ tarafta, Transkripsiyon Alfabesiyle), 6. Müellif Ġsmi (sol baģ tarafta, Arap Alfabesiyle), 7. BaĢı (Arap Alfabesiyle), 8. Dil, Müstensih, Yazı, Yaprak, Satır, Ölçüler, Ġstinsah Yeri, Ġstinsah Tarihi, Kağıt, Söz baģları, Tezhip, Cetvel vb. ve Cilt Özellikleri, 9. Sonu (Arap Alfabesiyle), 10. Notlar ve Eserin Muhteviyatı, 150

166 11. Kaynakça, (Kara, 2009, s ). TÜYATOK ciltlerini ayrı ayrı inceleyerek analizini yapan çeģitli çalıģmalar literatürde mevcuttur. TÜYATOK ciltleri ile ilgili ayrıntılı bilgi edinmek isteyenler bu çalıģmalardan yararlanabilirler. 37 Bu çalıģmada sadece TÜYATOK özelliklerinden bahsedilerek değerlendirme yapılacaktır. TÜTAYOK ciltleri özelliklerine bakıldığında ciltlerdeki bibliyografik künyeler, konularına göre sıralanmıģ olup konu baģlıkları altında kitap adına göre alfabetik olarak düzenlenmiģtir. Koleksiyonlarda mevcut eseler dil ayrımına gidilmeden kullanılan Arapça, Farsça ve Türkçe dillerine ait eserler aynı baģlık altında verilmiģtir. Her esere veya bir eserin içindeki risaleye ait tek bir kayıt vardır. Kayıtlarda ilk önce kayıt numarası, daha sonra Dewey numarası alt notasyonlarına inilmeden verilmiģtir. Sınıflama numarasından sonra bulunduğu ilin plaka numarası, bulunduğu kütüphanenin kısaltması ve yer numarası yer almaktadır. Örneğin; 01 Hk 394 ; Adana Ġl Halk Kütüphanesi, kayıt no:394 anlamına gelmektedir. Sonrasında, 37 Birnbaum, E. (1984). Turkish manuscripts: cataloguing since 1960 and manuscripts stil uncatalogued, Part 5: Turkey and Cyprus. Journal of the American Oriental Society, ss Türkmen, H. ( 2007). Türkiye de Yazma Eser Kataloglarının Tarihsel Gelişimi ve Analizi ( ). Yüksek lisans tezi. Marmara Üniversitesi Türkiyat AraĢtırmaları Enstitüsü, Ġstanbul. Kara, N. (2009). Türkiye de Yazma Eser Kataloglama Çalışmaları: Türkiye Yazmaları Toplu Kataloğu Projesi (TÜYATOK) Örneği. Uzmanlık Tezi. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ankara. 151

167 önce Latin alfabesine transkripsiyonu yapılmıģ baģlık ve daha sonra Arapça baģlık verilmiģtir. Yazar adı da aynı Ģekilde Arapça ve Latin alfabesine transkribe edilmiģ Ģekilde eğer varsa doğum ve ölüm tarihleriyle birlikte verilmiģtir. Daha sonra sırasıyla, hangi cümle ile baģladığı, hangi yazı türüyle yazıldığı, dili, ölçüsü, satır ve yaprak sayısı, kağıt özelliği, hangi tarihte yazıldığı, cilt özelliği ve bitiģ cümlesi, daha önce kimlerin mührü olduğu bilgisi verilerek kayıt sonlandırmıģtır. TÜYATOK ciltlerinde bibliyografik künye özellikleri bu Ģekilde verilmiģ olmasına rağmen ciltler arasında biçimsel ve içerik özellikleri bakımından birçok farklıklar bulunmaktadır. Ana hatlarıyla TÜYATOK ciltlerinde; 1. Bazı ciltler roma rakamı ile gösterilirken, bazı ciltler arap rakamı ile gösterilmiģtir. Bazı ciltlerde ise cilt sayısı hiç verilmemiģ olup sadece dermenin bulunduğu ilin plaka numarası verilmiģtir. Örneğin; Çankırı Ġl Halk Kütüphanesindeki eserlerin bulunduğu yayın 22. cilttir, fakat katalogda sadece Çankırı ilinin plaka numarası olan 18 kataloğun sırtında, kapağında ve iç kapağında yer almaktadır (Soydal, Alır ve Özkaramanlı, 1999, s. 267). 2. Bazı ciltlerde kataloğun içeriği hakkında bilgi verilmezken (TÜYATOK 1-2, 12-13) bazı ciltlerde içerik hakkında bilgi yer almıģtır fakat verilen bilgiler yetersizdir. Bu kataloglarda en büyük eksikliklerden birisi de ne kadar yazma eser/risale kataloglandığı konusunda ciltlerde ya hiçbir rakam verilmemiģ ya da sadece künye sayısı verilmiģ olmasıdır (TÜYATOK, 4-8, 9, 18, 19; Türkmen, 2007, s. 64) 152

168 3. Ciltlerde bulunması gereken kısaltmalar tablosu, transliterasyon tablosu vb. gibi açıklayıcı tablolar yer almamaktadır. (Soydal, Alır ve Özkaramanlı, 1999, s. 268). Bu durum kataloğun araģtırmacılar tarafından anlaģılmasını zorlaģtırmaktadır. 4. AraĢtırmacıyı zorlayan bir diğer yanlıģta Antalya ilindeki beģ dermeyi kapsayan eserlerin 4-8. ciltleri kapsayan 5 ayrı ciltte verilmiģ olmasıdır. Bu durum araģtırmacılar tarafından bu beģ cildin dördüncü cilde ait birer fasikül olarak anlaģılmasına neden olmaktadır ( Soydal, Alır ve Özkaramanlı, 1999, s. 267). 5. Sınıflama numaralarında alt notasyonların verilmemiģ olması bir eksikliktir. Fakat Kara nın (2009, s. 95) da değindiği üzere alt konunun araģtırmacıya bırakıldığı bazı durumlar zaman darlığı gibi sebeplerle anlaģılabilir bir durumdur. TÜYATOK gibi geniģ kapsamlı bir projede uzman personel eksikliği de göz önünde bulundurulduğunda alt notasyonların verilmemiģ olması göz ardı edilebilir bir durumdur. 6. Ciltlerde kütüphaneciler açısından en önemli eksiklikte iç kapaklarda yeterli bilgilerin olmayıģıdır. Katalogda yer alan koleksiyon hakkında bilgiler bazı ciltlerde önsözde yer alsa katalog bilgilerinin asıl kaynağı iç kapaktır. (Türkmen, 2007, s. 66). 7. TÜYATOK ciltlerinde bibliyografik künyede verilen bilgilere daha önce yer vermiģtik. TÜYATOK ciltlerinde standart olmayan bir diğer durumda bibliyografik künyelerin veriliģ Ģekillerine Burdur ve Isparta katalogları dıģında hiçbir katalogda yer verilmemesidir. Bibliyografik künye düzeninde ciltler arasında bir standart olmadığı gibi aynı ciltte verilen künyeler arasında da farklılıklar vardır (Türkmen, 2007, s. 67). 153

169 8. Katalogda 18. Cilde kadar yazar ve kitap adı dizini verilmiģ, 19. ciltten itibaren de bu dizinlere Dil ve Ġstinsah Tarihleri Analizi eklenmiģtir. Fakat bu dizinlerde çoğu yanlıģlıklar ve eksiklikler bulunmaktadır. Birnbaum un (1984, s.469 ; aktaran: Soydal, Alır ve Özkaramanlı, 1999, s. 268 ) verdiği örneğe göre ; 1. Ciltte Yazıcıoğlu Ahmet Bircan ın Aca ib ül-mahlûkât adlı eseri, eser adı indeksinde Risale-i aca ib-i mahlûkât olarak geçmektedir. TÜYATOK ciltleri ile ilgili genel bir değerlendirme yapıldığında olumlu görüģ bildirmek zordur. BaĢlatıldığı 1978 yılından 2000 li yıllara yazma eserler konusunda uzman emektarların gayretli çabalarıyla getirilen proje hakkında TÜYATOK ġube Müdürü Servet Bayoğlu TÜYATOK Projesi bağlamında hazırlanan ciltlerin, dünyada bugüne kadar yayımlanan yazma eser kataloglarının en mükemmeli olduğu nu belirtmiģtir (Bayoğlu, 1998, s. 13). Bayoğlu nun belirttiği bu görüģ katalogda verilmek istenen detaylı bilgiler dikkate alındığında en mükemmel olmasa da projenin baģlangıcında ki amaca ulaģtıracak nitelikleri taģıdığı söylenebilir. Fakat gerek katalog düzeni, gerekse bibliyografik künye düzeninin ciltler arasında çoğu yerde farklılık göstermesi, ciltler arasında bir standardın olmaması, dizinlerdeki yetersizlik ve yanlıģlıklar TÜYATOK u mükemmel olma özelliğinden uzaklaģtırmaktadır. TÜYATOK un yazma eser araģtırmacıları için önemli bir araç olduğu tartıģmasız bir gerçektir, fakat hem biçimsel hem de içerikte bir standardın olmaması çoğu zaman araģtırmacıların önce kataloğu anlamasına sonra araģtırmasını yapmasına yönelttiği için etkin olarak kullanılmasını engellemekte ve zaman kaybına neden olmaktadır. 154

170 TÜYATOK projesi Türkiye de yazma eserlerin katalogları hazırlanarak kullanıma sunulması konusunda bir dönüm noktası olmuģtur. Yılların birikimiyle büyük umutlarla hayata geçirilen baģlangıçta çalıģmaları umut verici bir Ģekilde devam eden proje gerçek bir sahiplenicisinin olmaması, uzman personel eksikliği, mevcut personellerin motivasyonunu arttıracak giriģimlerde bulunulmaması, maddi sıkıntılar, donanım vb. gibi nedenlerle 2002 yılında durdurulmuģtur yılından günümüze kadar geçen 13 yıllık süreçte ülkemizdeki yazma eserlerin bir toplu kataloğunu çıkarma fikri üzerinde durulsa da hayata geçirilmesi düģünülen bir proje gündeme gelmemiģtir. Yazma eser kataloglama çalıģmalarının hiç de geç sayılmayacak bir dönemde baģladığı ülkemizde öncelikle konunun önemi hakkında farkındalık yaratmak gerekmektedir. Çünkü mevcut koleksiyonları tümünün biçimsel ve içerik özellikleri bakımında standart bir kataloğunun yayınlanması ile hem Türkiye deki araģtırmacılar hem de yurtdıģındaki Doğu bilimciler güvenli ve etkin bir Ģekilde kullanabileceği bir baģvuru kaynağına kavuģmuģ olacaklardır. Aynı zamanda koleksiyonlar kayıt altına alınmıģ olacak ve kimi varlığı bilinmeyen önemli kaynaklar gün yüzüne çıkacaktır. TÜYATOK sonrasında da dermesinde yazma eser bulunduran çeģitli kütüphanelerde kataloglama çalıģmaları yapılmıģtır. Bunlar arasından Milli Kütüphane Yazmalar kataloğu ile Atatürk Kitaplığı Yazmaları Kataloglama çalıģmaları öne çıkmaktadır. Milli Kütüphane Yazmaları Kataloglama Çalışmaları; Milli Kütüphane Türkiye de koleksiyonunda en çok yazma eser bulunduran kütüphanelerden birisidir. Millî Kütüphane de çeģitli koleksiyonlardaki yazma eser vardır (Ünver ve 155

171 Kaya, 2015). Bu zengin koleksiyona kullanıcı tarafından etkin bir Ģekilde eriģilebilmesi için Milli Kütüphane 8 ciltlik Milli Kütüphane Yazmalar Kataloğunu yayınlamıģtır. Yayınlanan bu kataloglar gerek düzen gerekse içerik özellikleri bakımından TÜYATOK a benzerlik göstermektedir. Bunda Milli Kütüphanenin Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı olması ve hazırlayanların benzerlik göstermesinin etkisi vardır (Kara, 2009, s. 97). Milli Kütüphane Yazmalar Katalogları künyeleri sırasıyla Ģöyledir : 1. Milli Kütüphane yazmalar kataloğu I / haz. Müjgan Cunbur, Altınay Sernikli, Dursun Kaya, Hülya Yollagül.Ankara: Milli Kütüphane, Milli Kütüphane yazmalar kataloğu II / haz. Müjgan Cunbur, Altınay Sernikli, Dursun Kaya, Hülya Yollagül.Ankara: Milli Kütüphane, Milli Kütüphane yazmalar kataloğu III / haz. Müjgan Cunbur, Altınay Sernikli, Dursun Kaya.Ankara: Milli Kütüphane, Milli Kütüphane yazmalar kataloğu IV / haz. Müjgan Cunbur, Altınay Sernikli, Dursun Kaya.Ankara: Kültür Bakanlığı Milli Kütüphane BaĢkanlığı, Milli Kütüphane yazmalar kataloğu V / proje yürütücüsü: Müjgan Cunbur, Dursun Kaya; haz. Müjgan Cunbur, Dursun Kaya, Niyazi Ünver, Ġncila Kahveci, Hacı Yılmaz.Ankara: Kültür Bakanlığı Milli Kütüphane BaĢkanlığı,

172 6. Milli Kütüphane yazmalar kataloğu VI: Türkçe divanlar / proje yürütücüsü: Müjgan Cunbur, Dursun Kaya; haz. Müjgan Cunbur, Dursun Kaya, Niyazi Ünver.Ankara: Kültür Bakanlığı Milli Kütüphane BaĢkanlığı, Milli Kütüphane yazmalar kataloğu VII: Cönkler / proje yürütücüsü: Müjgan Cunbur, Dursun Kaya; haz. Müjgan Cunbur, Dursun Kaya, Niyazi Ünver.Ankara: Kültür Bakanlığı, Milli Kütüphane yazmalar kataloğu VIII: Ģiir mecmuaları / proje yürütücüsü: Müjgan Cunbur; haz. Dursun Kaya, Niyazi Ünver, E. Selma Kutlu. Ankara: Kültür Bakanlığı, Mevcut 8 kataloğun hepsi konularına göre ciltlere ayrılmıģtır. Fakat son üç cilt özel konu katalogları olarak yayınlanmıģtır. 1. Cilt, Genel Konular, Metafizik, Gizli Ġlimler, 2. Cilt, Gizli Ġlimler, Psikoloji, Mantık, Felsefe, 3. Cilt, Kuran Ġlimleri, Tefsir, 4. Cilt, Hadis, 5.Cilt, Akait ve Kelam, 6. Cilt, Türkçe Yazma Divanlar, 7. Cilt, Cönkler, 8. Cilt, ġiir baģlıklarını taģımaktadır (Milli Kütüphane, 2015). Milli Kütüphane yazmalar katalogları konu baģlıkları altında eser adına göre alfabetik olarak sıralanmıģtır. Bibliyografik künye düzeninde TÜYATOK kataloglarının esas alındığı kataloğun sunuģ yazısında da dile getirilmiģtir. Fakat bibliyografik künye düzeninde katalogda bir standart yakalanamamıģtır. KiĢi, Kitap ve Madde Adları dizinlerinin yanı sıra Dil ve Tarih Analizleri dizinine yer verilse de tıpkı TÜYATOK kataloglarında olduğu gibi bu kataloglardaki dizinlerin biçim ve düzeni hakkında yeterli bilgi maalesef verilmemiģtir (Türkmen, 2007, s ). Millî Kütüphane tarafından hazırlanan ilk altı ciltte verilen bibliyografik bilgilerle bu kataloglar araģtırmacılar için baģvuru kaynağı olmuģtur. Fakat bibliyografik 157

173 künyelerde, standart belirtilmesine rağmen, standarda uymaması, kullanıcıyı bilgilendirecek (kısaltmalar tablosu gibi) bilgilerin yer almaması, dizinlerdeki yetersiz bilgiler nedeniyle etkin kullanımı mümkün olmamaktadır. Son üç cilde bakıldığında ise benzer eksiklikleri bulundurmasına rağmen 7. Cilt Cönkler kataloğu Millî Kütüphane katalogları içerisindeki en düzenli ve kendi içerisinde en tutarlı olan katalogdur (Türkmen, 2007, s. 80). Atatürk Kitaplığı Yazmaları Kataloglama Çalışmaları; Koleksiyonunda yer alan yazmaların kataloglaması konusunda ĠBB Atatürk Kitaplığı baģarılı çalıģmalara imza atmıģtır. Bu çalıģmaları baģarılı kılan en önemli nokta ise baģlatılan çalıģmaların sonlandırılabilmiģ olmasıdır. Kütüphanedeki mevcut yazma eserlerin kataloglarının hazırlanıp yayınlanmasına 1988 yılında kütüphanede göreve baģlayan Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdür Yardımcılığından emekli Nail Bayraktar tarafından baģlanmıģtır. Nail Bayraktar tarafından 12 cilt halinde, 1967[?]-2005 yılları arasında yayınlanan kataloglarlar Atatürk Kitaplığı nda 6 ana koleksiyon altında toplanmıģ. Bunlar; Belediye, Cevdet PaĢa, Kur an-ı Kerimler, Muallim Cevdet ve Osman Ergin koleksiyonlarıdır adet eser/risaleye ait bibliyografik künyeyi içermektedir (Kara, 2009, s. 58). Yayınlanan kataloglar yazar adına göre alfabetik olarak düzenlenmiģtir. Yazarı olmayan eserler ise kitap adı esas alınarak alfabetik olarak sıralanmıģtır. Önsöz/SunuĢ ile baģlayan kataloglarda koleksiyon ve katalog düzeni hakkında bilgi yer alır, sonra bibliyografik künyeler verilir ve dizinler ile sonlandırılır. Bibliyografik künyelerin veriliģ Ģekilleri TÜYATOK kadar kapsamlı değildir. Eserlerin sınıflama 158

174 numarasına ve Arap harfli yazar ya da eser adına hiç yer verilmemiģtir. Katalogların tamamında standarda uyulduğu bibliyografik künyelerde sırasıyla Ģu bilgiler yer alır: Künye Numarası, Yazarı, Kitap Adı, Telif Tarihi, Ölçüler, Yaprak, Satır, Yazı, Müstensih, Ġstinsah Yeri ve Tarihi, Konu, Dil ve DemirbaĢ. Yayınlanan katalogların sonunda yer alan dizinlerin hazırlamasına özellikle önem verilmiģtir. Bu bağlamda kataloglarda 8 farklı dizine yer verilmiģtir. Bunlar: 1.Kitap Adları Dizini, 2. Kitap Adı ile Bibliyografik Künyelerin Not Kısmında Geçen ġair, Yazar ve Önemli ġahıslar Dizini, 3. Bibliyografik Künyelerin Not Kısmında Bulunan Faydalı Bilgiler Dizini, 4. Konu Dizini, 5. Müellif Hattı Eserler Dizini, 6. Müstensihler Dizini, 7. Ġstinsah Yerleri Dizini ve 8. Ġstinsah Tarihleri Dizini (Türkmen, 2007, s. 93). Atatürk Kitaplığı koleksiyonunda bulundurduğu yazma eserlerin nitelikleri itibariyle araģtırmacıların sıklıkla baģvurduğu kütüphaneler arasındadır. Nail Bayraktar ın değerli emekleriyle hazırlanan kataloglarda Önsöz/SunuĢ bölümlerinde Belediye BaĢkanlarının ve Kütüphane Müdürlerinin imzalarının olması çalıģmaların sahiplenildiğinin bir göstergesidir. Bibliyografik künyelerin veriliģ Ģekillerinde standardın yakalanmıģ olması, koleksiyon ve katalog düzeni hakkında açıklayıcı bilgilerin yer alması katalogların kullanıcılar tarafından etkin bir Ģekilde kullanılmalarını sağlamaktadır. Bu nitelikleriyle Atatürk Kitaplığı yazmaları kataloglama çalıģmaları baģarılı katalog örneklerindendir. Yazma katalogları konusunda, Ġslam Konferansı Örgütü ne (OIC) bağlı olarak ülkemizde faaliyet gösteren Ġslam Tarih, Sanat ve Kültür AraĢtırma Merkezi/IRCICA da yazma eser kataloglarının hazırlanması ve yayımına büyük önem vermiģtir. IRCICA tarafından 15 cilt yazma eser kataloğunu yayınlanmıģtır. 159

175 Prof. Dr. Ekmelettin Ġhsanoğlu ve Ramazan ġeģen in değerli katkılarıyla hazırlanan bu kataloglar katalog düzeni ve bibliyografik künye düzeniyle Türkiye de yayınlanan en baģarılı yazma eser kataloglarıdır. Bu kataloglar araģtırmacıların etkin bir Ģekilde kullandığı baģvuru kaynaklarındandır. Kamu kurumları veya kuruluģlar gibi kütüphanelerinde yazma eser bulunduran üniversitelerde de yazma eser kataloglama çalıģmaları yapılmıģtır. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi (DTCF) Kütüphanecilik Bölümü, Türk Dili ve Edebiyatı, Arap Dili ve Edebiyatı ile Fars Dili Anabilim Dalı akademisyenleri ile baģlatılan proje ile DTCF kütüphanesinde 11 ayrı koleksiyonda toplam yazma eserlerin kataloglanması ve bilgisayar ortamına aktarılması çalıģmaları 1999 yılı Mayıs ayında baģlatılmıģtır. 9 aylık sürede yaklaģık yazmanın, e yakın fiģi hazırlanmıģtır (Atılgan, 2001). Yazma eserlerin edebiyat, tarih gibi sosyal bilimler alanında çalıģan çevrelerce önemine değinerek baģlatılan proje akademik çevrelerin ortak ürünü olması ve yazmaların bilgisayar ortamında kataloglarının hazırlanması bakımından büyük öneme sahiptir. TÜYATOK ve sonrası dönemde Türkiye de yapılan yazma eser kataloglama çalıģmalarına verilecek örnekleri çoğaltabiliriz. Tek bir koleksiyonu içeren veya birkaç koleksiyonu barındıran birçok kataloglama çalıģması yapılmıģtır. 38 Yazma eser kataloglarının hazırlanması baģlı baģına geniģ bir araģtırmanın konusu olacak kadar detay içermektedir. Bizim bu çalıģma kapsamında vermek istediğimiz yakın geçmiģte yapılan çalıģmaları değerlendirmek ve günümüzde de hala devam eden sorunların nedenlerini ortaya koymaktır. Bunları açıklamak gerekirse; 38 Türkmen in yararlandığımız yüksek lisans tez çalıģmasının ekler bölümünde kronolojik olarak yazma eser katalogları bibliyografyası ( ) verilmiģtir. 160

176 Projelerin sahiplenilmemesi; TÜYATOK projesinden yola çıkarsak Kültür Bakanlığı Kütüphaneler Genel Müdürlüğü bünyesinde baģlatılan proje kimi zaman daire baģkanlığına bağlanmıģ, kimi zaman Ģube müdürlüğünün sorumluluğuna bırakılmıģtır yılından itibaren de çalıģmalarına Milli Kütüphane bünyesinde devam etmiģtir. 24 yıllık süreç içerisinde çalıģmaların hangi birimde sürdürülmesi gerektiği konusunda anlaģma sağlanamamıģ olması yöneticiler tarafından projenin sahiplenilmediğinin bir göstergesidir. Yeterince zor Ģartlarda yürütülmeye çalıģılan böyle projelerde üst yönetimin desteği alınmadığında hizmetin verimli olarak devam ettirilmesi mümkün olmamaktadır. Uzun yıllar devam eden bu örgütlenme sorununa yakın geçmiģte TYEKB kurularak çözüm getirilmiģtir. BaĢkanlığın görevleri arasında kütüphanecilik ilkelerine uygun olarak kataloglama, sınıflama ve bibliyografya çalışmalarını yürütmek, veri tabanlarını oluşturmak. yer almaktadır (Resmî Gazete, 2010). Tanımlanan bu görevi doğrultusunda TYEKB yazma eser katalogları hazırlamak ve yayınlamakla yükümlü en yetkili kurumdur. Bu yetki ile BaĢkanlık bünyesinde bir çalıģma grubu oluģturularak Türkiye de ki yazma eserlerin bir envanteri çıkarılmalı ve yurtiçindeki/yurtdıģındaki araģtırmacıların merakla beklediği toplu katalog çalıģması baģlatılmalıdır. Görevlerinden aldığı yetkiyle Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı özel bütçeli kurulan TYEKB bünyesinde baģlatılacak bir toplu katalog çalıģmasının koordinasyon içinde yürütülmesi için eģgüdümü sağlayacak ilkeleri koymalı ve koleksiyonunda yazma eser bulunduran kamu kurum ve kuruluģları, üniversiteler, Ģahıslar ve özel kuruluģlarla iģbirliğine gitmelidir. 161

177 Uzman personel eksikliği; Verilen örneklere bakıldığında kiģisel kataloglama çalıģmalarının daha baģarılı olduğu sonucu çıkarılır. Bu kataloğu hazırlayan kiģilerin sahip olduğu niteliklerden kaynaklanmaktadır. Nail Bayraktar, Prof. Dr. Ekmeleddin Ġhsanoğlu, Ramazan ġeģen, Günay Kut gibi isimler yazma kültürü konusunda gerekli bilgi ve beceriye sahip kiģilerdir. Fakat bu isimlerin hepsi edebiyat, tarih kökenli akademisyenlerdir. Oysaki kataloglama kütüphanecilik bilgisini de içine alan bir konudur. Dolayısıyla katalogları hazırlayan kiģilerinde hem yazma eser kültürü hem de kütüphanecilik alanında bilgi sahibi olması gerekir. Her ne kadar sonlandırılamamıģ olsa da TÜYATOK gibi kapsamlı bir kataloglama projesi kütüphanecilik bölümü akademisyenlerinden Prof. Dr. Özer Soysal ın Kütüphaneler Genel Müdürü olmasıyla hayata geçirilebilmiģtir. Bu güne kadar yayınlanmıģ birçok yazma eser kataloğunda özellikle yazmaların fiziksel/sanatsal tanımlamaları oldukça yetersiz kalmaktadır. Bu yetersizlik temel nedeni çalıģanların yazmaların fiziksel özellikleri konusunda yeterli bilgiye sahip olmayıģından kaynaklanmaktadır (Rukancı, 2012, s. 169). Eserlerin fiziksel/sanatsal özelliklerinin bibliyografik niteleme alanlarına detaylı bir Ģekilde yansıtılması ayrı bir uzmanlık iģidir Eserlerin sanatsal, fiziksel ve içerik özelliklerinin belirlenerek detaylı bir Ģekilde katalog kayıtlarına yansıtılması, belli bir düzende standart niteleme alanlarına doğru bir Ģekilde kaydedilmesi ileri düzey kataloglama bilgisi ve deneyim gerektirmektedir (Anameriç, 2015, s. 27). Son zamanlarda Avrupa da bu uzmanlık dalına codicology, bu iģi yapan kiģileri de codicolog olarak adlandırmaktadır. Türkçesi ile yazma-bilim ve bu 162

178 konunun uzmanına yazma-bilimci diyebileceğimiz bu bilim dalı gerçekten de oldukça geniģ bir bilgi birikimi gerektirir (Kut, 1999, s. 78). Yazma eserlerin, teknik ve okuyucu hizmetleri kütüphanecilik, tarih, sanat, edebiyat, din, paleografya ve dilbiliminde uzmanlık gerektir. Tüm bu uzmanlık alanlarının bir kiģide var olmasının olanaksızlığı göz önüne alındığında yazma eserlerin düzenlenmesi ve hizmete sunulmasının bir ekip çalıģmasını gerektirdiği açıktır ( Küçük, 1999, s. 45). Ancak, ülkemizde yarım asırdır üniversitelerde 4 yıllık lisans eğitimi verilen Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümlerinden (BBY) mezun olan çalıģanlar bu ekip çalıģması içinde statüsü ve istihdamı en düģük olan gruptur. Bunun en önemli nedeni yazma eser uzmanının sahip olması gereken nitelikleri kazandıracak ve yazma eser kütüphanelerinin ihtiyaçlarını karģılayacak doğrultuda ders içeriklerinin olmayıģıdır. Bu konuda çok değerli meslek büyüğümüz Bayraktar yıllar önce bu kaygısını Ģu cümlelerle dile getirmiģtir: Bence eski eser ve yazmalar konusunda ele alınması gereken iki ana ve önemli konu karģımıza çıkmaktadır. Bunlardan birisi personel meselesidir. Bu hususta yapılması gereken ilk iģ bugün kütüphanelerde mevcut, bu konuda yararlanılabilecek personeli sadece bu iģ ile görevlendirmek, onlardan baģka iģ istememek ve bilhassa bu konuya biraz merak eden varsa onları teģvik edip, yetiģtirilmelerine yardımcı olmaktır. Çünkü bu konuda çalıģanların gittikçe azalması, gelecek için ister istemez bir endiģenin doğmasına sebep olmaktadır. Bu konunun yeni yetiģtirmekte olduğumuz kütüphaneciler yönünden de daha fazla ağırlık verilerek önemle ele alınmasını dileriz (Bayraktar, 1974, s. 97). Ülkemizde uzun yıllar boyunca BBY bölümü mezunlarının yazma eser kütüphanelerinde yazma eser uzmanı olarak çalıģamayacağı görüģü hâkim olmuģtur. Bunun gerekçesi de, yazmaların dillerini okuyup yazamadıklarıdır. Oysaki BBY bölüm mezunlarının bir kaynağın kütüphaneye geliģinden rafta yerini alana kadar ki 163

179 süreçle ilgili eğitim aldıkları göz önünde bulundurulursa, bir yazma eser kütüphanesinde kaynakların nasıl organize edileceği ile ilgili yeterli bilgiye ancak onlar sahip olabilirler. Son yıllarda yazma eser ve yazma eser kütüphaneciliğiyle ilgili yasal boyutta var olan sorunlara çözüm olacak hükümler getirilmiģtir sayılı Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun tarihinde Resmî Gazetede yayınlanarak yasalaģmıģtır. Bu kanun gereğince Yazma Eser Uzmanı ve Yazma Eser Uzman Yardımcısı kadrolarına atanacaklarda en az dört yıllık eğitim veren yükseköğretim kurumlarının kütüphanecilik, arşivcilik, bilgi ve belge yönetimi bölüm mezun olma veya bu alanlarda doktora yapmıģ olma Ģartı aranır ibaresi (Resmî Gazete, 2010) BBY bölüm mezunlarının bu alanda varlığının yasal güvence altına alındığının göstergesidir. Yazma eser kütüphanelerinde BBY bölüm mezunlarının çalıģtırılması konusunda mevzuatta yaģanan geliģmelerle birlikte, mesleki çevrelerde de ortak görüģler bildirilmeye baģlanmıģtır. Bu aģamada üniversiteler BBY eğitimi verilen bölümlerinde yazma eser kültürü konusunda gerekli bilgi ve tecrübeyle birlikte, aynı zamanda yazmaların fiziksel özelliklerini ayrıntılarıyla katalog kayıtlarına aktarabilecek düzeyde katalog bilgisine sahip yazma eser uzmanlarının yetiģmesi için yazma eser kütüphanelerinin ihtiyaçları doğrultusunda ders içeriklerini yeniden gözden geçirmeleri gerekmektedir. Bu eğitimin BBY bölümleri içerisinde ana bilim dalı yapılanmasıyla verilmesi uygun olacaktır. Ayrıntılı konu eriģiminin sağlanması ve standart bibliyografik kayıtların oluģturulması ancak bu Ģekilde mümkün olacaktır. 164

180 Standart bibliyografik kayıtların oluşturulamaması; Kütüphanecilikte bibliyografik niteleme olarak adlandırılan bir kaynağın eriģim aracında hangi unsurlar dikkate alınarak tanımlandığını gösteren bibliyografik kayıtlar yazma eserlerde basılı eserlere göre daha ayrıntılı olarak yapılmaktadır. Bu kaynaklara rafta eriģim mümkün olmadığı için bibliyografik niteleme düzeyinin ayrıntılı ve standart olması yazma eser kütüphanesi katalogları için bir zorunluluktur. Fakat Türkiye de bibliyografik niteleme alanlarını veriliģ Ģekillerinde bir standart belirlenmediği için yayınlanan kataloglar arasında farklılıklar vardır. Yazma eser kütüphanecilerinin baģvurduğu bir kataloglama kılavuzu 1958 yılında dönemin Maarif Vekâleti Kütüphaneler Müdürü Aziz Berker ve daire uzmanı Ġsmet Parmaksızoğlu tarafından yayınlanan Yazma ve Eski Basma Kitapların Tasnif ve FiĢleme Kılavuzu ve Ġslam Dini Ġlimleri Tasnif Cetveli dir. 39 Bir diğer kılavuzda Günay Kut atarafından 1991 yılında yayınlanan Türkiye Yazmaları Toplu Kataloğu (TÜYATOK) Yazma Eser FiĢleme Kılavuzu dur. 40 Bu kılavuzda da bibliyografik niteleme unsurlarında tek biçimliliğin sağlanmasına yönelik vurgu yapılsa da kayıtlar arasında farklılıklar olduğunu daha önce de söylemiģtik. Her iki katalogda güncelliğini yitirmiģ durumdadır. Güncel geliģmeler doğrultusunda yazma eserlerin kataloglanması konusunda bütün yazma eser kütüphanecileri tarafından kullanılan ortak bir kataloglama kılavuzu hazırlanmalıdır. Bütün yazma eser kütüphanecilerinin kullanacağı bir yazma eser kataloglama kılavuzunun yayınlanması nitelemede tekbiçimin sağlanması açısından oldukça 39 Berker, A ve Parmaksızoğlu, Ġ.(1958). Yazma ve eski basma kitapların tasnif ve fişleme kılavuzu ve İslam dini ilimleri tasnif cetveli. Ġstanbul: Maarif Vekaleti. 40 Kut, G. (1991). Türkiye yazmaları toplu kataloğu (TÜYATOK) yazma eser fişleme kılavuzu. Ġstanbul: [y.y.],

181 önem taģımaktadır. Bu kılavuzun tanımlanan görevleri doğrultusunda TYEKB tarafından yayınlanması gerekir. Türkmen (2007, s. 205) yayınlanacak kılavuzlarda yer verilecek hususları Ģu Ģekilde sıralamıģtır: 1. Yazma eserlerin kataloglanmasında uyulacak esas ve kurallar 2. Kataloglardaki bibliyografik tanımlama öğelerinin tesbit esas ve kuralları 3. Yazmaların bilgisayar ortamında kataloglanmasında uyulacak esas ve kurallar 4. Yazma eserlerin kataloglanmasında karģılaģılacak sorunlar ve çözüm önerileri 5. Kataloglamada kullanılacak kılavuz kitaplar ile bunların kullanımları Bibliyografik niteleme alanlarının belirlenmesi ve bu alanlara iliģkin hangi bilgilerin ve açıklamaların yazılması gerektiği ise hem niteleme düzeyinin artırılması hem de tekbiçimin sağlanması açısından önemlidir. Bibliyografik künyelerden yazma eserin değerini ortaya koyacak Ģu öğelere yer verilmelidir: 1.Müellif kaydı: Yazma eserlerde müellifler veya müellif olarak kayda alınabilecek kiģiler isimlerini genellikle eserin mukaddimesinde, hamdele ve salveleden sonra sebeb-i telif bölümünde açıklamaktadır. Müellif isminden önce yer alan el-fakir, el-hakir ve el-nakıs tevazu ifadeleri müellif isminin tespitinde kolaylık sağlamaktadır (Berker ve Parmaksız, 1958, s. 1) 2.Eser adı: Yazma eserlerde eser adı genellikle mukaddimede sebeb-i telif bölümünde müellifin isminden sonra yer almaktadır. Bunun dıģında kitabın kapağında, vikaye yaprağında, zahriyesinde ya da serlevhasında da yer aldığı görülür. Bazı kitaplarda ise müellif ismi ve eser adı birbirinden ayrı bölümlerde 166

182 verilmiģtir. Yani müellif ismi mukaddimede, eser adı ise kitabın sonundaki ferağ kaydında bulunabilir (Berker ve Parmaksız, 1958, s. 7-8) 3.Müstensih: Müstensih Arapça nüsha kelimesinden gelmektedir ve nüshalaģtıran anlamındadır. Bir yazma eseri aynen çoğaltan kiģidir. Müstensih adı yazma kitaplarda genellikle kitabın sonundaki ferağ kaydında yer alır (Rukancı, Anameriç ve Tuzcu, 2016, s. 104). 4. Yazma Eserin Başı / Başlangıç Satırları: Yazma eserler besmele bismillahirrahmanirrahim ile baģlar. Besmele ifadesi Arapça harflerle bism. kısaltması ile yazıldıktan sonra Hamdele ve Salvele nin bitiminde bundan sonra anlamındaki emma ba d ifadesinin ardından yazma eser hangi alfabeyle yazılmıģsa eserin ilk birkaç satırı aynen kaydedilir ve üç nokta ile ( ) bitirilir. 5. Yazma Eserin Sonu: Yazma eserde metin kısmının sona erdiği yani ferağ kaydının baģlangıcından önceki birkaç satır yazma eserin alfabesinde aynen kaydedilir. Son birkaç satır yazılmadan önce satır baģına üç nokta ( ) koyulur. 6. Telif Yeri: Yazma eserin üretildiği Ģehir, ülke adının yazılabileceği alandır. 7. Telif Tarihi: Yazma eserin üretildiği tarihin kitabın yazıldığı takvim esasına göre yazılması gerekli alandır. 8. İstinsah Yeri: Ġstinsah nüshalaģtırma yani çoğaltma anlamına gelir. Bu bilgi genellikle kitabın sonunda yer alan ferağ kaydında aranmalıdır. 9. İstinsah Tarihi: Genellikle kitabın sonundaki ketebe kaydına bakılarak, yazma eserin çoğaltıldığı tarihin kaydedildiği alandır. 167

183 alandır. 10.Cilt Sayısı: Yazma eser birden fazla cilde sahipse yazılması gereken 11. Yaprak Sayısı: Yazma eserlerde sayfa sayısı yerine yaprak sayısı kaydedilir. Yaprağın önyüzü a arka yüzü b harfleriyle gösterilir. 12. Satır Sayısı: Eserin baģlıksız, tam metinli bir sayfasındaki satırlar sayılarak tespit edilir. 13. Sütun Sayısı: Manzum (dörtlük, beģlik, ikilik olarak yazılan Ģiir kitapları) yazma eserlerde bulunan sütun sayısı da kaydedilmelidir. 14. Eser boyutu: Yazma eserlerde eserin boyutunun tespitinde kağıdın ve yazı alanının boy ve enini gösteren iki ölçü kullanılır (Berker ve Parmaksız, 1958, s. 14) 15. Minyatür Özellikleri: Eserde yer alan minyatür ve resimler yaprak numaraları da belirtilerek kaydedilmelidir. 16. Tezhip Özellikleri: Eserin sanatsal değerinin tespiti açısından tezhipli sayfalar veya bölümler kaydedilmelidir. alandır. 17. Müzehhip: Eserin tezhibini yapan sanatçı ya da sanatçıların kaydedildiği 18.Cilt Özellikleri: Yazma eserlerdeki cilt özelliği yazma eserlerin değerini ortaya koyan bir unsurdur. Bu nedenle cilt özellikleri tespit edilerek ayrıntılı bir Ģekilde kaydedilmelidir. 168

184 19. Mürekkep Özellikleri: Yazmalarda mürekkebin özel bir yeri vardır. Kullanılan mürekkep rengine göre dönem özelliklerinin tespit edilmesi açısından önemlidir. 20. Yazının Çeşidi ve Özelllikleri: Yazma eserlerde 7 çeģit yazı türü (talik, nesih, sülüs, divani, rika, reyhani, kufi gibi) kullanılır. Bazı yazmalarda bölüm bölüm farklı yazı türleri de kullanılmıģtır. Yazı türleri yaprak numaraları ile verilmelidir. 21. Eserin Yazım Şekli: Bazı eserlerin bir bölümü manzum bir bölümü mensur olabilir, yaprak numaraları belirtilerek bu özellik de kaydedilmelidir. 22. Yazma Eserin Dili: Eserin (Arapça, Türkçe / Osmanlıca, Farsça, Yunanca, Ermenice gibi) hangi dilde yazıldığının kaydedildiği alandır. 23. Ketebe Kaydı: Buna ferağ kaydı da denir. Yazma eserin sonunda müellif, müstensih ismi, telif tarihi, istinsah tarihi vb. bilgilerin yer aldığı bölümdür. 24. İçerik İle İlgili Bilgiler: Yazma eserde önemine ortaya koyan içerikle ilgili değerlendirmelerin yapıldığı bilgiler bu bölümde verilebilir. 25. Notlar: Katalogcu tarafından eser hakkında kayda geçilmesinde yarar görülen bilgiler bu alanda verilmelidir. Yazma eserleri diğer kaynak türlerinden ayıran açıklamaları ile birlikte bu alanda verilmelidir. Yazma eserlerin eriģim, depolama ve koruma süreçleri ile ilgili önemli görülen tüm ipuçları bu alanda verilebilir (Anameriç, 2015, s. 27) belirtmelidir. 26. Eserin Konusu: Eserin hangi konuda ya da konularda yazıldığı bu alanda 169

185 27. Sınıflama Numarası: Eserin bulunduğu kütüphanenin kullanmıģ olduğu sınıflama sistemine konu numarasının verildiği alandır. 28. Demirbaş Numarası: Eserin kütüphanede varlığını gösterir numaradır. 29: Kaynaklar : Eser hakkında yapılmıģ çalıģmalar ve diğer kataloglardaki eriģim numaralarının verildiği alandır. Eserlerin sanatsal/fiziksel özelliklerinin kataloglara yansıtılmaması; Yazma eserlerimiz birçoğu sanatsal/fiziksel nitelikleri bakımından nadir olma özeliğine sahiptirler. Yazma eserlerin kağıt, hat, cilt, minyatür, tezhip gibi özellikleri de araģtırmalara konu olabilmekte dahası bu özellikleri ile kültürel mirasın bir öğesi olmaktadırlar. Sayfalarında çok güzel tezhip örnekleri bulunan bir eser için sadece tezhiplidir demek eserin değerini ortaya koymaz. Yazma eserlere uygulanan tezhipler dönemin özelliklerine göre değiģiklik göstermektedir. XVI. yüzyılda tezhibe o zamana kadar hakim olan mavi renin yerini baģlıklarda mavinin yerini altın rengi almaya baģlamıģtır. Bunun gibi ayırt edici özelliklerin katalogda eserlerin fiziksel özelliklerinin tanımlandığı alana kaydedilmesi gerekir. Özellikle Kur an-ı Kerim gibi dini eserlerin birçoğu baģtan sona tezhipli olabilmektedir. Bunlar için katalogda eserin tezhipli olduğu bölümler veya bazı yapraklarda varsa yaprak numaraları kaydedilmelidir. Aynı durumlar eserlerde var olan diğer sanatsal özellikler içinde geçerlidir. Osmanlı Döneminden bugüne elen eģsiz minyatür özelliklerine sahip yazma eserler kütüphanelerimizdeki birçok koleksiyonda mevcuttur. Fakat bu özelliklerin yansıtıldığı kataloglar olmadığı sürece gerçek değerleri gizli kalacaktır. Otorite dizinlerinin hazırlanamaması; Yazma eserlerde kataloglarının hazırlanmasındaki bir diğer önemli sorunda otorite dizinlerinin hazırlanamamasıdır. 170

186 Bu sorun aslında yazma eserlerin bibliyografik kimliğini oluģturacak bilgilerin basma eserlerdeki kadar kolay bulunamamasına bağlı olarak ortaya çıkan bir sorundur. Özellikle kataloğun sorumluluk bildirimi alanında müellif, müstensih, mütercim gibi eseri oluģturan kiģilerin isimlerinin farklı Ģekillerde yazılması eriģim için sorun olmaktadır Türkmen (2007, s. 198) yaptığı çalıģmada TÜYATOK ciltlerinde Ali Dede Bosnevî nin ismi 4, Celaleddin Muhammed b. Es ad ed-devvanî nin ismi 14 ve Birgili Mehmed Efendi nin ismi ise tam 16 farklı Ģekilde yazıldığı tespit etmiģtir. Bunun gibi yaģanan sorunların önüne geçebilmek için otorite dizinlerinin oluģturulması gerekmektedir. Bu sadece sorumluluk bildirimi alanı için değil eser adı, telif/istinsah yerleri adı, dil, konu alanları içinde otorite dizinleri oluģturulmalıdır. Bu çok kapsamlı ve uzmanlık gerektiren bir çalıģmadır. Bunun için kütüphaneciler ile birlikte, tarihçiler, edebiyatçılar, sanat tarihçileri ve ilahiyatçılar ve dilbilimcilerin bir arada bu çalıģmayı yürütmesi gerekmektedir. Otorite dizinlerinin hazırlanmasıyla özellikle MARC ve diğer elektronik kataloglarda yazma eserlerin bibliyografik denetimini kolaylaģtıracak ve yazma eserler arasındaki bağlantı kolaylıkla sağlanacaktır. Türkiye de yazma eser kataloglama çalıģmaları hakkında geçmiģte yapılanlar, Ģuan yapılmakta olanlar ve gelecekte yapılması gerekenler, geçmiģimize ıģık tutan ve en önemli kültürel miras öğelerimizden biri olan, yazma eserlerimizin sahip olduğu değerleri ortaya koymak ve araģtırmacıların hizmetine sunmak gibi önemli bir amaca ulaģmak içindir. Dünya üzerinde hem nitelik hem de nicelik bakımından zengin yazma eser koleksiyonlarına sahip ülkelerden biri olarak 21. yüzyılda bu eserlerin özelliklerini, değerlerini bütünüyle ortaya koyan kütüphane kataloglarının olmaması dahası bir toplu kataloğun olmaması büyük eksikliktir. TYEKB kurulması 171

187 ile bu konudaki sorunların çözümünde atılmıģ en önemli adımdır. Bundan sonra ki aģamada uzman personel eksikliği giderilerek iģbirliği içerisinde yazma eserlerin bütün özellikleriyle yansıtıldığı kütüphane kataloglarının hazırlanması buna paralel olarak bir toplu katalog projesinin hayata geçirilmesi gerekmektedir. V DijitalleĢtirme ÇalıĢmaları Yazma eser kütüphaneciliğinde, yazma eserlerin koruma ve restorasyon çalıģmalarının zamanında yapılması ve etkin eriģim için kataloglarının hazırlanması kadar üzerinde önemle durulması gereken bir diğer konuda yazma eserleri dijitalleģtirme 41 çalıģmalarıdır. DijitalleĢtirme hakkında bugüne kadar birçok tanım yapılmıģtır. Genel anlamda dijitalleģtirme her türlü fiziksel materyalin görüntülerini iģletim sistemlerinin tanıyabileceği sayısal kodlara dönüģtürme suretiyle depolama olarak tanımlanabilir (OdabaĢ, 2013). DijitalleĢtirmenin amacını da içine alacak bir tanımlama yapılacak olursa görsel ya da iģitsel öğelerin, bilgisayarlar tarafından tanınabilmesi, iģlenebilmesi ve saklanabilmesi amacıyla sayısal kodlara dönüģtürülmesi iģlemidir (Deren, 2006, s. 28). Teknolojinin hızla geliģtiği günümüzde kütüphanelerde bilgi teknolojilerine uyum sağlamak zorunda kalmıģtır. Yazma eserlerin korunarak gelecek kuģaklara aktarılması ve hızlı bir Ģekilde kullanıma sunulmasında dijitalleģtirme teknolojisinden yararlanmayı gerektirmektedir (CünüĢ, 2010, s. 72). Yazma eserleri dijitalleģtirme çalıģmalarında amaç; eserin aslını korumak, yıpranmasını önlemek ve 41 Kütüphanecilik literatüründe dijitalleģtirme ve sayısallaģtırma aynı kavramı ifade etmektedir. Tezimizde dijitalleģtirme kavramı kullanılacaktır. 172

188 daha çok kiģi tarafından paylaģılmasını sağlayarak kullanımını yaygınlaģtırmaktır (Bezirci, Bostancı ve Gürel, 2012). Yazma eserlerin dijitalleģtirilmesinde, birinci önceliğin koruma amaçlı olması birer kültürel miras ürünü olmalarından kaynaklanmaktadır. Fakat korunması kadar önemli olan kullanıma sunulması amacıyla dijitalleģtirilmesinde de yazma eser kütüphaneleri için sağladığı yararlılıklar vardır. Koleksiyonunda yazma eserlerin tek nüsha, nadir nüsha olanlarını bulunduran kütüphaneler için dijitalleģtirme, kolay eriģim, çoklu paylaģım kolaylıklarıyla eserlerin daha çok araģtırmacı tarafından kullanılmasını sağlar. Katalog bilgileri ile eser görüntülerine aynı anda eriģmek araģtırmacıya hız kazandırır ve eserin doğruluğunu kontrol edebilme imkânı verir. Bunun yanında yazma eserlerle çalıģma yapan araģtırmacıların çoğu zaman eseri uzun süre kullanması gerekmektedir. DijitalleĢtirilen kaynağı bilgi merkezi eriģim politikaları doğrultusunda edinerek araģtırmacı zaman ve mekân farkı gözetmeksizin çalıģma imkânına eriģmiģ olur. Bu yararlılıklardan en üst düzeyde faydalanabilmek ve nitelikli sayısal nesnelere eriģim için dijitalleģtirme sürecince karģılaģılan bazı problemlerin en aza indirilmesi gerekir. Bu problemler teknik ve sürecin yönetilmesinde yaģanan örgütsel problemler olarak iki baģlıkta toplanabilir: Teknik problemler; Eserlerin dijitalleģtirilmesi sürecinde uygun teknolojinin kullanılıp kullanılmamasından kaynaklı sorunlardır. DijitalleĢtirme iģleminde eserlerin tarayıcı(scanner) veya fotoğraf makinesi ile mi kopyalanacağına karar verilmelidir. Sayısal nesnelerin hangi formatta (JPG, GIF, TIFF gibi) taranacağı, çözünürlüğünün, ton modunun (siyah, beyaz, renkli veya grii tonlama) ne olacağı 173

189 tarama öncesinde belirlenmelidir. Eğer, taranacak materyalin özelliklerine göre doğru teknoloji seçimi yapılmazsa, kalitesiz ve niteliksiz sayısal nesneler oluģacaktır. Bununla birlikte diğer bir sorunda nesnelerin depolanması ve ağlar üzerinden transferinin hızlı ve kolay yapılabilmesi ile ilgilidir. Depolama için çeģitli sıkıģtırma tekniklerinden (Zip ve rar gibi) yararlanarak daha geniģ alanları açılmalı ve nesnelerin FTP veya http uzantılı ağlar üzerinden kolaylıkla transfer edilmesi içinde dijitalleģtirme öncesinde koleksiyonun detaylı bir Ģekilde incelenerek hangi eserlerin yüksek kalitede hangilerinin daha düģük kalitede dijitalleģtirileceğine karar verilmelidir. Eserlerin sayısal ortamda kullanıma sunulurken veri güvenliğinin sağlanamaması, teknolojik ortam değiģikliğinde dosya formatlarının dönüģtürülmesi sırasında veri kaybının olması, yedekleme sorunu veya sistem bakımının zamanında veya düzenli yapılmaması gibi sorunlarda dijitalleģtirme sonrasında karģılaģılan teknik problemlerdendir (Ġlden ve Öztürk, 2009, s. 317; Bezirci, Bostancı ve Gürel, 2012, s. 132; OdabaĢ, 2013). Örgütsel problemeler; DijitalleĢtirme süreci öncesinde standartlar çerçevesinde politika belirlenmesi, iģbirliği olanaklarının değerlendirilmesi, personelin yeterliliğinin sağlanması, sürecin kontrolü ve sonrasında kullanıcı eğitimi ile eriģim için gerekli tüm olanakların sağlanmasını içine almaktadır. DijitalleĢtirme iģlemi öncesinde izlenecek yol ve politikanın belirlenmemesi süreçte yaģanacak belirsizliklere neden olur. YaĢanacak her belirsizlik zaman ve bütçe kaybını da beraberinde getirecektir (Bezirci, Bostancı ve Gürel, 2012, s. 132). Dünya da kültürel miras koleksiyonları için dijitalleģtirme çalıģmalarından en önemlisi UNESCO IFLA PAC Core programı tarafından 1992 yılında hayata 174

190 geçirilen Memory of the World projesidir. Projenin temel amacı; dünya yazılı kültür mirasının dijitalleģtirilerek korunmasına destek vermektir. UNESCO bu projedeki çalıģmalarını International Advisory Committee (IAC) isimli danıģma kurulu ile yürütmektedir. OluĢturulan ulusal komiteler ülkelerinde korumaya alınması uygun görülen el yazmalarını belirlenen kriterler doğrultusunda seçerek listelerini IAC ye sunmalarıyla, ülkelerinde bulunan değerli kaynakların, hem fiziksel olarak korunması ve onarımı hem de kaynakların içeriğinin eriģilebilir olması sağlanmıģtır. Bu proje ile ayrıca dünya kültürü ve tarihine etki etmiģ çalıģmalara bir arada eriģim sağlanmıģtır. Kandilli Rasathanesi ve Deprem AraĢtırma Enstitüsü nde bulunan 1340 yazma eser de bu proje kapsamında taranarak dijital ortama aktarılmıģtır (Küçük ve Alır, 2003, s. 347) Türkiye nin içinde bulunduğu bir diğer uluslararası dijitalleģtirme projesi Europeana-Avrupa Dijital Kütüphanesi Projesi dir. Kültürel mirasın korunması ve kültürel mirasa eriģim amacıyla Avrupa Birliği Komisyonu tarafından desteklenen Europeana (www.europeana.eu ) 20 Kasım 2008 de kurulmuģtur (Yılmaz, Külcü, Ünal ve Çakmak, 2012, s. 373). Europeana nın politik vizyonu Avrupa Birliği Konseyi tarafından Ģu Ģekilde belirtilmiģtir. Avrupa nın dijital kültürel materyalleri (kitaplar, gazeteler, fotoğraflar, filmler ve görsel-iģitsel eserler, arģiv belgeleri, müze materyalleri, mimari ve arkeolojik miras vb.) için çevrimiçi ortak çok dilli bir eriģim noktası olan Avrupa dijital kütüphanesi Europeana nın oluģturulması üye ülkelerin kültürel mirasını vitrine çıkarmak ve bu mirasa herkesin eriģimini sağlamak için mükemmel bir fırsat sağlar. Daha genel olarak, üye ülkelerin kültürel materyallerinin dijitalleģtirilmesi, çevrimiçi eriģilebilirlik ve dijital koruma; kültürel mirasa dikkat çekmek, içerik oluģturulmasına ilham vermek ve yeni çevrimiçi hizmetlerin 175

191 oluģmasını teģvik etmek için gereklidir, bunlar kültüre ve bilgiye demokratik eriģime, bilgi toplumunun ve bilgi temelli ekonominin geliģmesine yardım eder (EUR-Lex, 2008; Aktaran: Yılmaz ve diğerleri, 2012, s. 374). Europeana Projesi ne Türkiye kaynaklı ilk katkı ġubat 2012 de AccessIT (Accelerate the Circulation of Culture through Exchange of Skills in Information Technology - Bilgi Teknolojilerinin DeğiĢen Yetenekleri Aracılığıyla Kültür DolaĢımının Hızlandırılması) adlı Avrupa Birliği (AB) destekli bir proje ile gerçekleģmiģ ve el yazması, ferman, berat gibi belgelerden oluģan yaklaģık kayıt Euroepana ya aktarılmıģtır (Yılmaz ve diğerleri, 2012, s. 374). Türkiye kültürel miras koleksiyonlarına en çok sahip olan yazma eser kütüphanelerinde dijitalleģtirme çalıģmaları 1990 lı yılların sonuna doğru baģlamıģ olup son dönemde de özellikle kültürel mirasımızın dijital ortama aktarılması çalıģmaları üzerinde önemle durulmaya baģlanmıģtır. Koleksiyonunda yazma eser bulunduran kütüphanelerden baģta Süleymaniye ve Konya Bölge Yazma Eser Kütüphanesi, IRCICA Farabi Sayısal Kütüphanesi, Milli Kütüphane yazmalar koleksiyonu, Devlet ArĢivleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Diyanet Vakfı Ġslâm AraĢtırmaları Merkezi BaĢkanlığı (ĠSAM), Atatürk Kitaplığı, Ġstanbul Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi ve Koç üniversitesi gibi bazı üniversite ve araģtırma kütüphanelerinde ve yazma eser bulunduran halk kütüphanelerinde yürütülen dijitalleģtirme faaliyetlerini yapılan çalıģmalara örnek olarak gösterebiliriz. Fakat yürütülen dijitalleģtirme projeleri, genellikle birbirinden bağımsız çoğu zaman kütüphane standartları gözetilmeden sadece sayısal depolamaya yönelik faaliyetler olması bakımından dikkat çekicidir (Topaloğlu, 2011, s. 279). Bunlar 176

192 arasından IRCICA Farabi Sayısal Kütüphanesi optik karakter tanıma sistemi OCR'ın Osmanlıca uygulaması eser içinde kelime tarama ve çevrimiçi eriģime imkan vermesi açısından önemlidir. Fakat eserlere ait katalog kayıtlarının bibliyografik üstverilerinde (metadata) dijital kopyaya ait dijital özellikler, format ve URL gibi bilgiler yer almamaktadır. Koç Üniversitesi Suna Kıraç Kütüphanesi yazma eserler koleksiyonu da web sayfasından çevrimiçi eriģime imkan sağlamaktadır. Eserlere ait katalog kayıtlarının bibliyografik üstverilerinde (metadata) dijital kopyaya özellikler belirtilmiģtir. Bu anlamda örnek bir çalıģmadır. Resim 36: Koç Üniversitesi Yazma Eserler Koleksiyonu Dijital Nüshaya Ait Niteleme Alanları 177

193 Bu tip projelerde kütüphaneler için en önemli nokta kullanıcının dijital kaynaktan en etkin ve verimli bir Ģekilde yararlanmasını sağlamak olmalıdır. Bu amaçla dijitalleģtirme çalıģmaları öncesinde detaylı bir dijitalleģtirme planlanması yapılmalıdır. Sonrasında ise dijitalleģtirilen materyallere yönelik eriģimin nasıl sağlanacağı belirlenmeli ve dijitalleģtirilmiģ materyallerin korunmasında dikkat edilmesi gereken unsurlara karar verilmelidir. Bu kapsamda Türkiye de bulunan yazma eserin dijitalleģtirme sürecinde üzerinde durulması gereken hususlar Ģöyledir: Kurumlar arası işbirliği; Türkiye de yazma ve nadir eserler ile ilgili her çalıģmada olduğu gibi dijitalleģtirme çalıģmalarında da iģbirliğine gidilmediği, gidilemediği görülmektedir. Dermesinde yazma eser bulunduran üniversiteler, halk kütüphaneleri veya özel kütüphaneler kendi kurumsal çabaları ile belli baģlı projeleri hayata geçirmiģtir. DijitalleĢtirme maliyeti yüksek bir iģtir. Yazma ve nadir eserlere uygulandığında daha da maliyetli bir iģtir. Çünkü modern baskı kitaplardan farklı çalıģma yöntemleri uygulanmaktadır. Ayrıca daha nitelikli personellere ihtiyaç vardır. Bu nedenle kurumlar arası iģbirliği olanakları yaratılmalıdır. DijitalleĢtirme gibi çok masraflı ve uzman personeller tarafından yapılması gereken çalıģmalarda, kurumlar arası iģbirliği ile kaynak tasarrufu sağlanacak ve disiplinler arası bir çalıģma ekibi yapılan iģin kalitesi artacaktır. Ulusal Dijitalleştirme Politikası; Türkiye de dijitalleģtirme çalıģmalarını tek elden yürütecek bir SayısallaĢtırma Üst Kurulu oluģturulması gerekliliği akademisyenler tarafından dile getirilmektedir. Bülent Yılmaz (2014, s. 74) bu konu ile ilgili durumu Ģu cümlelerle ifade etmiģtir Türkiye de bir bilgi politikası olmadığından bu politikanın bir bileģeni olarak nitelendirilebilecek dijital 178

194 kütüphanecilik konusu ile ilgili bir standart ya da politika da bulunmuyor. Güncel bir dijitalleģtirme politikası bulunmaz iken bunun alt birimi olarak yazma ve nadir eserlerin dijitalleģtirilmesinde nasıl bir yöntem izleneceği ile ilgili de bir politika bulunmamaktadır. Türkiye de kütüphanecilik ve arģivcilik alanında yapılan dijitalleģtirme çalıģmalarına standart ve kılavuzların hazırlanıp, yayınlanmasını sağlamak, bu çerçevede öncelikli olarak yazma ve eski harfli basma eserlerin sayısallaģtırılması ile ilgili çalıģmalara destek olmak amacıyla 2013 yılında Ulusal Sayısallaştırma Komitesi 42 kurulmuģtur. 4 farklı çalıģma grubu ile göreve baģlayan komite etkin bir çalıģma faaliyeti yürütememiģtir yılında IFLA Nadir Eserler ve Özel Dermeler Bölümü tarafından Nadir ve Yazma Eser Dermelerinin Dijitalleştirilmesinin Planlanması için Kılavuzlar yayınlanmıģtır. Kılavuz nadir ve özel dermelerin dijitalleģtirilmesi projelerinin planlamasına iliģkin özel gereksinimleri ortaya koymaktadır (Özel, 2015, s. 4). Ülkemizde de bu kılavuz referans alınarak TYEKB bünyesinde yöneticiler, akademisyenler, kütüphaneciler ve uzmanlar tarafından oluģturulacak bir çalıģma grubu tarafından ulusal bir politika üretilebilir. Belirlenecek bir politika ile dijitalleģtirilecek materyallerin neler olduğunun saptanması, hangi materyallerin öncelikli olarak dijitalleģtirilmesi gerektiği, hangi materyallerin hangi tekniklerle dijitalleģtirileceğinin belirlenmesi gibi süreçler netleģecektir. Örneğin Almanya da Alman AraĢtırma Birliği tarafından 2013 yılında Dijitalleştirme Üzerine Pratik

195 Kurallar - Practical Guidelines on Digitisation 43 yayınlanmıģtır. Ülkede dijitalleģtirme çalıģmaları bu kurallar çerçevesinde yapılmaktadır. Telif Hakkı; Dermelerin dijitalleģtirilmesi ve kullanıma sunulması fikri mülkiyet hakkı ile ilgilidir. Yazma ve nadir eserler genellikle telif hakkı olmayan veya telif sahibi belli olmayan eserlerdir. Fakat bazı durumlarda bağıģçısı veya kamuya ait olabilmektedir. Yeni baģlanacak bir proje için esere ait telif hakkı olup olmadı önceden belirlenmeli güvence altına alınmalıdır. Dijitalleştirme Süreci; Eserin dijitalleģtirmek amacıyla depodan çıkarılmasıyla baģlayan süreçte fiziksel eser her daim korunmalıdır. DijitalleĢtirme baģlamadan önce kataloglama düzeyi ve detayı belirlenmeli ve çok dilli eriģime imkân verilmelidir. Katalog kayıtlarının bibliyografik üstverilerinde (metadata) dijital kopyayı gösteren linkler eklenmelidir ve dijital kopyadan da katalog kaydına geri dönüģü gösteren linkler eklenmelidir. Dijital görüntüye ait üsteverilerde (piksel geniģliği, sıkıģtırma, çözünürlük, oluģturulma tarihi gibi) katalog kaydında eriģilebilir olmalıdır. Yazma ve nadir eserler gibi materyallerin dijitalleģtirme sürecinde eserlerin özgün görüntüsüne uygunluğu ve yakınlığına da dikkat edilmelidir. Çünkü bu eserler eģsiz sanatsal özellikler barındırmaktadır. Bunun için gerekli donanım sağlanmalı, yüksek çözünürlüğe sahip kameralar ve tarayıcılar kullanarak görüntü kalitesi arttırılmalıdır. Bu iģlemeler uygulanırken gerekli depolama alanı ve dosya indirme süresi hesaplanmıģ olmalıdır (Nadir ve yazma eser, 2015, s. 11). Dijitalleştirme Sonrası Süreç; Elde edilen görüntüler mutlaka bir kalite kontrol sürecinden geçirilmelidir. Zira iģlem sırasında standartlara uymayan _151/12_151_en.pdf 180

196 görüntüler çıkabilecektir. Bu görüntüler tekrar çekilmelidir. Görüntülerin farklı formatlarda kaydedilmelidir. DijitalleĢtirme projelerinde genellikle TIFF veya JPEG formatı arģivleme, PDF formatı kullanıma sunma amaçlı kullanılmaktadır. Yazma eserlerin dijital kopyaları birden fazla ortamda saklanmalı ve elektronik ortamın güvenliği sağlanmalıdır. Tüm veriler profesyonel bir yedekleme programı ile düzenli aralıklarla yedeklenmelidir. Kurulan ağların ilerde karģılaģılabilecek gereksinimleri düģünerek geniģletilebilir, kapasitesinin ve hızının artırılabilir olması sağlanmalıdır. Erişim, Kullanım ve Yaygınlaştırma; Dijital kaynaklar her kütüphanede kendi hizmet politikaları çerçevesinde eriģim ve kullanıma sunulmaktadır. TYEKB bağlı kütüphanelerdeki yazma ve nadir eserlerin tamamına yakını çeģitli projelerle dijitalleģtirilmiģtir. ġuan ki durumda bu eserlere ancak kütüphanelerin okuyucu salonlarından eriģim sağlanmaktadır. Bu durum dijitalleģtirmenin kullanıcıyı ihtiyaç duyduğu bilgiye zaman ve mekân sınırı olmaksızın ulaģtırma amacına ters düģmektedir. Bu nedenle kullanıcıların her yerden eriģebileceği bir veritabanı üzerinden, kiģisel hesap oluģturması sağlanmalı, tarama ve sorgulama yaparak esere ait künye bilgileri ile dijital görüntülere aynı anda ücretsiz eriģmesine imkân sağlanmalıdır. Bu konu ile TYEKB nın çalıģma baģlattığı ve tüm yazmaların internet üzerinden okuyucuya ulaģtırılacağı üzerine açıklama yapılmıģtır (Yazma eserler, 2015). Kullanıcı eğitimi; Dijital nesnelerin nasıl kullanılacağı ile ilgili kullanıcılar bilgilendirilmelidir. DeğiĢiklikler kullanıcıya yeterince anlatılmadığında dijitalleģtirme amacına ulaģmayacaktır. 181

197 Kullanımı arttırmanın bir diğer yolu da bu eserlerin değiģik platformlarda görünürlüğünü arttırmaktır. Bavyera Devlet Kütüphanesi örneğinde olduğu gibi birçok kütüphane eserlerine evrensel düzeyde eriģim sağlamak için dijitalleģtirmektedir. Çünkü bu eserlerin kullanımının yaygınlaģtırılması kütüphanelerinin uluslararası tanıtımına katkı sağlamaktadır. Bu nedenle kültürel dünya mirasımız olan yazma eserler tüm dünyadan araģtırmacılar etkin eriģimine sunulmalı, kullanımı yaygınlaģtırılması ve yazma eser kütüphanelerimizin tanınırlığı arttırılmalıdır. DijitalleĢtirme yazma ve nadir eser kütüphaneleri için koruma ve eriģim odaklı yeni fırsatlar yaratmıģtır. Bu fırsatları en iyi Ģekilde değerlendirebilmek için gerçekleģtirilecek projeler iyi planlanmalı; amaç ve hedefler, telif hakkı kısıtlamaları, finans kaynakları ve kurumsal yeterlilikler göz önünde bulundurulmalıdır. Projelerde kütüphaneciler, teknoloji uzmanları, koruma iģinden sorumlu uzmanlar, araģtırmacılar ve yöneticiler arasında iģbirliği sağlanmalıdır. V.2. KULLANICI HĠZMETLERĠ Kütüphane kullanıcılarının dermede yer alan kaynaklardan en etkin ve verimli Ģekilde yararlanmasını sağlamak amacıyla sunulan hizmetleri. Kütüphanecilik teknik hizmetlerdeki faaliyetlerin niteliği, iģlevselliği, etkisi ve kapsamı doğrudan doğruya kullanıcı hizmetlerini etkilemektedir. Bu bağlamda, yazma eser kütüphanelerinde katalogların yetersiz oluģu ve kataloglamada bir standardın olmaması, uzman personel eksikliğinin yanı sıra alanda uzman kütüphanecilerin eksikliği yazma eser kütüphanelerinde kullanıcı hizmetlerinin tümünü etkileyen sorunlar olarak karģımıza çıkmaktadır. Kullanıcı hizmetleri daha iyi bir noktaya nasıl getirilebilir tartıģması 182

198 için öncelikli olarak bu sorunların çözülmesi gerekmektedir. Yazma eser kütüphanelerinde kullanıcı hizmetleri faaliyet alanları Ģunlardır; V.2.1. Yazma Eserlerin Hizmete Sunulması Yazma eserler bulundukları bilgi merkezlerinin hizmet politikaları gereği farklı Ģekillerde hizmete sunulmaktadır. Fakat kütüphaneler kullanıcıların ihtiyaç duyduğu kaynağa eriģimini sağlarken mevcut koleksiyonu belirlenen standart bir hizmet politikası çerçevesinde sunmalıdır. Yazma eser kütüphanelerinde mevcut koleksiyonun kullanıcıya daha etkin ve verimli bir Ģekilde ulaģtırılmasında hizmet standartları oluģturulması gereken faaliyetler, dijital görüntülere eriģim, kopya temin koģulları, okuma salonları, yayıncılık hizmetleri gibi kullanıcı ile kaynak arasında köprü görevi gören faaliyetlerdir. Bir yazma eser kütüphanesindeki kaynaklara çoğunlukla kısıtlı düzeyde eriģim sağlanır. Yazma eserlerin sahip olduğu nitelikler bunu zorunlu kılar. Dolayısıyla bu kütüphanelerin kullanıcıları basma eserlerin bulunduğu kütüphanelere oranla yasak kelimesiyle çok karģılaģmaktadırlar. Kullanıcılar bir yazma eser kütüphanesinde açık raf sistemi ile çalıģan herhangi bir kütüphanedeki gibi rafları arasında dolaģamaz, eserlerin fiziksel nüshalarına dilediği vakitte eriģim sağlayamaz. Bu nedenle yazma eserlerin kütüphanelerde hizmete sunulması basma eserlerin hizmete sunulmasından çok farklı ve daha zahmetlidir. Yazma eser kütüphanelerinde kullanıcılara sunulan hizmetler 5 baģlık altında toplanabilir. Bunlar; Dijital ortamda kullanım hizmeti; Yazma eserlerin daha uzun ömürlü olması ancak daha az temas ve ortam değiģikliğiyle mümkün olmaktadır. Bu nedenle yazma eserler dijital ortamda araģtırmacıların hizmetine sunulmaktadır. Kütüphaneler 183

199 kullanıcı ihtiyaçlarına cevap vermek amaçlı geçmiģ yıllarda mikrofilm teknolojisinden, günümüzde ise dijitalleģtirme teknolojisinden yararlanmaktadır. Böylelikle bir eser üzerinde birden fazla kullanıcının çalıģması mümkün olabilmektedir. DijitalleĢtirme, hem kullanıcılara hem de kütüphanecilere daha iyi eriģim ve daha iyi koruma imkânları sunsa da hiçbir zaman eserin aslının yerini dolduramaz. Bu nedenle orijinal eser her daim öncelikli ilgi odağında olmalıdır. Çevrimiçi erişim ve paylaşım hizmeti; Dijital görüntüleri hazırlanan eserlerin ulusal ve uluslararası düzeyde çevrimiçi eriģimin sağlanması da bir diğer kullanıcı hizmetidir. Yazma eser kütüphanelerimizdeki eserler kültürel miras ürünleri olmakla beraber ulusun belleğidir. Bu bellek aynı zamanda dünya belleğidir ve bu nedenle de uluslararası kültürel miras özelliğine sahiptir (Fabian, 2016, s. 26). Avrupa da ve Amerika da birçok kütüphane sahip olduğu yazma eserleri web sayfaları üzerinden çevrimiçi eriģime açma gayreti içerisindedir 44. Çünkü kültürel miras ürünlerini stratejik olarak ele almakta ve her daim kütüphane stratejilerinin önceliklerine dâhil etmektedirler. Örneğin incelediğimiz Bavyera Devlet Kütüphanesi nde Atatürk ün 1928 reformları öncesinde Osmanlıca yazılmıģ büyük bir koleksiyonu, 17 adet Ġbrahim Müteferrika baskısının tüm koleksiyonu ve Osmanlıca basılı eser kütüphane web sayfası ve Googlebook üzerinden tam metin tüm dünyanın eriģimine açılmıģ durumdadır (Fabian, 2016, s. 26). Bu sayede Türk ve Ġslam tarihi ile ilgili 44 Princeton Üniversitesi koleksiyonu, Ġngiliz Kütüphanesi Ġbranice koleksiyonu, New York Halk Kütüphanesi dijital koleksiyonu, Berlin Devlet Kütüphanesi dijital koleksiyonu, Fransa Milli Kütüphanesi Gallica koleksiyonu, 184

200 araģtırma yapacaklara hizmet ulaģtıran bir kütüphanedir. Çevrimiçi eriģim uluslararası düzeyde tanınabilirlik ve daha çok kullanıcıya eriģimin anahtarı olarak görülmektedir. Türkiye de yazma eserlere çevrimiçi eriģim ve paylaģım IRCICA Farabi Sayısal Kütüphanesi ve Koç Üniversitesi örnekleri dıģında görülmemektedir. TYEKB na bağlı kütüphanelerde bulunan eserlerin bir kısmının dijital görüntülerine ise yazmalar.gov.tr üzerinden eriģilebilmektedir. Milli Kütüphanede mevcut eserlerinin bir kısmını internet aracılığıyla kullanıma sunmaktadır. Eserlerden kopya temin hizmeti; Yazma eserler kullanıcı tarafından hiçbir koģulda kütüphane dıģına çıkarılamayan ve ödünç verilmeyen materyallerdir. Ve bu eserlerden yararlanma öncelikle olarak kütüphane arģivindeki dijital görüntüler yoluyla sağlanır. Belirlenen kurallar çerçevesinde kullanıcılar eserlerin dijital görüntülerine CD/DVD ortamında veya e-posta yoluyla eriģebilmektedirler. Türkiye de yazma eser kütüphanelerinde bulunan eserlerin hizmete sunulmasına dair kurallar Kütüphanelerde Yazma ve Basma Eski Eserlere İlişkin Çalışma Yönergesi nin 7. bölümünde belirlenmiģtir (Kütüphanelerde Yazma, 2010). Bu kurallar Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Ait Eserlerden Faydalanma Usul ve Esasları Hakkında Tüzük hükümleri gereğince uygulanır. Bu hükümler gereğince kullanıcılar baģvurularında: Kimliklerinin bir örneğini, Ġsim ve açık adreslerini, telefon numaralarını, Kopyasını istediği eserin, biliyorsa; Hangi kütüphanede bulunduğunu, demirbaģ numarasını, adını, yazarını, sayfa numaralarını, hangi amaçla kullanacağını belirtmek, zorundadır. 185

201 Buna ek olarak, yazma eserlerden makale veya kitap yayımlamak üzere yararlananlar, yayımladıkları eserin bir nüshasını kütüphaneye vermek zorundadır. Yabancı uyruklu kullanıcılar için pasaportla baģvuru yapılmaktadır (Kamu Kurum ve KuruluĢlarına, 1986). Bu tüzük ile kullanıcıların talep ettikleri saflara göre ödeyeceği ücretlerde belirlenmiģtir. AĢağıdaki tabloda gösterilen ücretler yabancı uyruklu kullanıcılar için olup, T. C. VatandaĢları bu ücretlerin yarısını öder. Tablo 10: Eserlerden Kopya Temin Hizmeti Ġçin Belirlenen Ücretler Okuma Salonları; Dijital teknolojinin kütüphane hizmetlerinde kullanılmaya baģlanmasıyla eserlerin orijinal nüshalarını kullanım talebi azalmıģtır. Bu yazma eser kütüphanelerinin dezavantajına olan bir durum değildir. SYEK nin 2015 yılı okuyucu hizmetleri istatistiklerine göre eserlerin orijinal nüshalarını inceleyen kullanıcı 136 kiģi iken, e-posta yoluyla eserlerin kopyalarını talep eden kullanıcı kiģidir. 186

202 Genellikle yazma eserlerin orijinal nüshalarını, dijital görüntüler üzerinden çalıģmada sorun yaģayan kullanıcılar ile eserlerin sanatsal ve fiziksel özelliklerini detaylı inceleyecek kullanıcılar talep etmektedir. Bu kullanıcılar için okuyucu salonları ekipmanların sağlanması gerekmektedir. Türkiye de yazma eser kütüphanelerinin mevcut okuma salonları, kütüphane binalarının fiziksel imkânlarının yetersiz oluģuna bağlı olarak, kullanıma elveriģsiz alanlardır. Çoğunlukla tarihi binalarda yer alan kütüphanelerde okuma salonları aynı anda az sayıda araģtırmacının çalıģmasına imkân sağlayan, masaların fiziksel özellikleri ile referans kaynaklarının yetersiz olduğu bölümlerdir. Yayıncılık hizmeti; Yazma eserin çeviri, çeviri yazı, tıpkıbasım veya karģılaģtırmalı basımının yapılması hizmetlerinin tümüdür. Çeviri; yazma eserin orijinal dilinden günümüz Türkçesine çevrilmesidir. Çeviri yazı; eserin orijinal dilinden transkripsiyon Ģekliyle Latin harflerine aktarılmasıdır. Tıpkıbasım; sayfa sayfa birebir aslı Ģeklinde yapılan baskısıdır. KarĢılaĢtırmalı basım; bir yazma eserin birkaç müellif tarafından meydana getirilen nüshaları pek çok nüshalarının incelenip karģılaģtırılmasıdır. Yazma ve nadir eserler üzerinde yapılan bu yayıncılık faaliyetleri eserlerin kullanıcısına ulaģmasında önemli rol oynar. TYEKB bağlı kütüphanelerinde bulunan yazma eserlere ait yayıncılık faaliyetleri kendi bünyesinde Çeviri ve Yayım Dairesi BaĢkanlığı tarafından yapılmaktadır. Yayıncılık faaliyetleri baģkanlık bünyesinde oluģturulan alt kurullar tarafından iki Ģekilde yapılmaktadır. Yazma eserler alanında uzman akademisyenlerle iģbirliği içerisinde yapılan çalıģmaların ilkinde açık bir davetle 187

203 hocaların yayın talebi toplanmaktadır ve yayın kurullarında değerlendirilmektedir. Ġkincisinde ise yayın kurulları müzakere ederek belirledikleri eserleri akademisyenlere proje teklifi olarak sunmaktadır. Yayınlanan her eser Türkiye deki bütün üniversite kütüphanelerine ücretsiz gönderilmektedir. Eserlerin satıģı ise BaĢkanlık bünyesindeki birimlerde ve https://yazmalar.yek.gov.tr/portal/products adresin üzerinden yapılmaktadır. Eserlere aynı zamanda adresinden e-kitap olarak dijital ortamda ücretsiz eriģilebilmektedir (Prof. Dr. Muhittin Macit, 2016). Kullanıcılar kütüphanelerin varlık nedenidir. O nedenle kütüphane türü ne her ne olursa olsun kullanıcıya verilen hizmet her daim etkin ve verimli olmalı süreklilik arz etmelidir. Türk kütüphanelerinde yazma eserlerin hizmete sunma faaliyetleri incelendiğinde görülmektedir ki ülkemizde yazma eserlerin korunması önceliği değiģmezken eserlere eriģim ve paylaģım çalıģmaları yeterli düzeyde yapılmamaktadır. Oysaki yazma eserlerin gelecek kuģaklara aktarılması bir yönüyle koruma diğer yönüyle kullanım, kullandırma, tanınma ile mümkün olabilecektir. Bu bağlamda yazma eser kütüphanelerinde kullanıcı hizmetleri kalitesinin arttırılması için yerine getirilmesi gerekenler için gayret gösterilmelidir. Bu gereklilikler Ģu Ģekilde sıralanabilir; Yazma eser kütüphanelerinin kültürel bellek kurumları olma özelliklerinin yanında birer bilgi merkezi olma özellikleri göz ardı edilmemelidir, Kullanıcı merkezli hizmet anlayıģı yaygınlaģtırılmalıdır, Uzman danıģman kütüphaneciler yetiģtirilmelidir, Eserlerin dijital görüntü özellikleri için bir standart belirlenmelidir, 188

204 Eserlerin dijital görüntüleri kullanıma sunulacak nüsha ve depolanacak nüsha olarak ayrılmalı, depolanan nüshaya uzun ömürlü koruma uygulanmalıdır, Eserlerin dijital görüntüleri mevcut tüm formatlarda eriģilebilir olmalıdır, Eserlerin çevrimiçi eriģim için gerekli otomasyon çalıģmaları yapılmalı kullanıcıların zaman ve mekân farkı gözetmeksizin eserlere eriģimi sağlanmalıdır, Çağın gereği olarak kolay eriģim ve uluslararası görünürlük ilkesi uygulanmalıdır, Ulusal ve uluslararası düzeyde eriģim için kurumsal politika oluģturulmalı, bu politika ile kullanıcıların tüm dermeye mi yoksa belli koleksiyonlara mı eriģim sağlayacağı belirlenmeli, esere eriģim ve kullanım hakları belirtilmeli, hak ihlalinde karģılaģılacak durumlar açıklanmalıdır, Eserlerin kopya temin koģulları belirleyen yasal düzenlemeler tekrar gözden geçirilmeli, temin aģamasında ki bürokratik iģlemler asgari düzeye indirilmelidir, Yazma eser koleksiyonlarının özellikleri bağlamında kuralların uygulanması sağlanmalıdır, tüm yazma eserlerin özellikleri ve değerleri aynı değildir, bu özelliklerin belirlenerek kullanım sınırları belirlenmelidir, Eser kopyalarının ücretsiz sunulmasının önü açılmalıdır, fikir ve mülkiyet sahibi olunmayan eserlerin kopyalarının para karģılığında satmak kütüphanelerin temelde hizmet kurumu olma özelliğine aykırıdır, kütüphaneye bu yolla sağlanan bütçenin değiģik kaynaklardan edinilmesi sağlanmalıdır, 189

205 Okuma salonlarında diğer kütüphanelerden farklı olarak hem yazma eserlerin zarar görmemesini hem de kullanıcıların rahat çalıģmasını sağlayacak rahle Ģeklinde masalar bulundurulmalıdır, Mevcut koleksiyonların kullanımını kolaylaģtıracak referans kaynaklarının da okuma salonlarında yer alması gerekir bu kaynaklara ek olarak yazma eserler ile ilgili yapılmıģ yüksek lisans doktora tezleri yayınlar araģtırılmalı bir araya getirilmeli geniģ bir referans koleksiyonu oluģturulmalıdır, bu kaynakların elektronik nüshalarının web kütüphane web sayfalarından görüntülenebilir olması sağlanmalıdır, Okuma salonları konumlandırılırken ıģık, ses ve hava gibi çevresel koģullar gözetilmelidir, Eserlere ait yapılacak yayıncılık faaliyetlerinde kullanıcılardan da geri bildirim alınmalıdır, yayın kurulları tarafından belirlenen eser listeleri kullanıcılarla da paylaģılmalı anket vb. yönetmelerle talep edilecek eserlerin yayınlanması sağlanmalıdır, Kullanıcılarını daha çok araģtırmacıların oluģturduğu yazma eser kütüphanelerinde kaynakların kullanıcılara ulaģtırılmasında hız ve kolay eriģim odaklı hizmet anlayıģı ile kütüphaneler gerçek kullanıcılarına ulaģmıģ olacaktır. Kütüphanelerimizdeki mevcut yazma eserler hem nitelik hem de nicelik açıcından tüm dünyadan kullanıcıların araģtırmalarında baģvuracağı özellikte kaynaklardır. Bu nedenle kullanıcı hizmetlerini geniģ bir çerçevede ele alarak geliģtirilmesi için çaba sarf edilmelidir. 190

206 V.2.2. Kütüphaneler Arası ĠĢbirliği ÇalıĢmaları Kütüphaneler yeni hizmetler geliģtirmek, kullanıcı gereksinimlerine daha çok cevap verebilmek veya kütüphanede bulunmayan bir kaynağa eriģim sağlamak amacıyla kendi aralarında iģbirliği anlaģmaları gerçekleģtirmektedirler. Bu iģbirliği çalıģmaları karģılıklı olarak; kütüphaneler arası ödünç verme, belge sağlama, toplu katalog oluģturma ve elektronik bilgi kaynaklarının paylaģılması Ģeklinde gerçekleģir. ĠĢbirliği çalıģmaları yazma eserler konusunda olduğunda ise daha da önem kazanmaktadır. Çünkü yazma eserlerin sahip olduğu nitelikler gereği var olan sorunlar kütüphane içinde ancak disiplinler arası bir çalıģma ile çözülebilecek iken, kütüphane dıģında da ancak iģbirliği yoluna gidilerek çözülebilir. Kütüphaneler arası iģbirliği, iki ya da daha fazla kütüphanenin kendi kullanıcılarına daha geliģmiģ hizmet vermek için birlikte çalıģmaları dır (Boisse, 1995, s. 89). Hizmet odaklı iģbirliği çalıģmaları olabildiği gibi bazı kütüphanelerin tek baģına yapamadığı teknik iģlemlerde bir baģka kütüphaneden destek alması da iģbirliği çalıģması örneğidir. Burada önemle üzerinde durulması nokta kütüphaneler arası iģbirliği asla teknik ve kullanıcı hizmetleri açısından daha iyi durumda olan kütüphanelerin, olanakları ve kaynakları kısıtlı olan kütüphanelere yardımı gibi düģünülmemelidir. ĠĢbirliğinde amaç, kütüphanelerin kendi baģlarına yapamadıkları projeleri yapmak, sağlayamadıkları kaynakları ortaklaģa satın almak, kullanıcılarına daha hızlı, daha ekonomik ve daha iyi hizmet vermek isteği olmalıdır (Tonta, 1999). Bu bakıģ açısı ile yazma eserler bağlamında kurulacak kütüphaneler arası iģbirliği çalıģmaları yönetim hizmetlerinde iģbirliği, teknik ve bilimsel 191

207 hizmetlerde iģbirliği ve kullanıcı hizmetlerinde iģbirliği olmak üzere üç temele oturtulmalıdır (KurmuĢ, 1990; Yılmaz, 2014, s. 540). Yazma eser kütüphaneleri ülkemizde farklı illere dağılmıģ vaziyettedir. Bunun yanında birçok farklı araģtırma ve vakıf üniversitelerinde yazma eser bulunmaktadır. Yönetimsel iģbirliği ile bu kütüphaneler arasında bilgi ve beceri paylaģımı yoluyla yönetim standartlarının geliģtirilmesi sağlanır. Teknik ve bilimsel hizmetlerde iģbirliği ile koruma ve restorasyon, kataloglama veya dijitalleģtirme gibi kütüphanecilik teknik hizmetlerini geliģtirme çalıģmalarıdır. Kullanıcı hizmetlerinde iģbirliğinde ise dağınık Ģekilde hizmet veren kütüphanelerdeki kaynakların tümüne zaman ve mekân farkı gözetmeksizin kullanıcıların eriģimini sağlamak temel amaçtır. Bu bağlamda yazma eser kütüphanelerinde iģbirliği çalıģmalarının yapılabilmesi için öncelikle kütüphane koleksiyonlarının tüm yönleriyle bilinmesi gerekmektedir. ÇalıĢmanın önceki bölümlerinde de belirtildiği üzere kütüphanede var olan eserlerin eksiksiz detaylı katalogları bulunmadığı sürece koleksiyonların özellikleri tümüyle yansıtılmayacaktır. Bu durum her alanda yapılacak iģbirliği çalıģmalarını etkiyecektir. Ülkemiz zengin yazma eser koleksiyonlarına sahip olmasına karģın bu eserlerin tümüne eriģim sağlayacak ulusal bir toplu katalog bulunmamaktadır. Dolayısıyla eserlere eriģim kolay olmamakta, yeteri düzeyde de yararlanılamamaktadır. Bu durum uluslararası düzeyde yapılacak kaynak paylaģımı gibi kullanıcı hizmetleri odaklı iģbirliği çalıģmalarının önündeki en önemli engeldir. 192

208 Bu nedenle ulusal düzeyde yapılacak ilk iģbirliği çalıģması mevcut eserlerin bir toplu kataloğunu çıkarmak üzerine olmalıdır. Böyle bir proje, TÜYATOK dahil olmak üzere öncesi ve sonrasında hayata geçirilen projelerin baģarısız veya yarım kalmıģ olmasındaki en önemli neden olan uzman personel eksikliğinin giderilmesi ve birlikte çalıģma becerilerinin geliģtirilmesiyle mümkün olabilecektir. Yazma eserler konusunda son yıllarda dijitalleģtirme çalıģmalarında iģbirliği üzerinde çok durulmaktadır. Bu bağlamda çeģitli çalıģtaylar düzenlenmiģtir. DijitalleĢtirme çalıģmalarını incelemek, sorunlara çözüm yolları geliģtirmek ve ulusal/uluslararası düzeyde iģbirliği olanaklarını ortaya koymak amacıyla, Türk Kütüphaneciler Derneği Ġstanbul ġubesi tarafından 2010 yılında Bilgi Kaynaklarının SayısallaĢtırılmasında Standartlar ve ĠĢbirliği ÇalıĢtayı düzenlenmiģtir. Bu çalıģtay da oturumlardan biri tamamen iģbirliğine ayrılmıģ ve 18 maddelik kararlar alınmıģtır. Fakat geçen zamana rağmen kararları uygulamaya yönelik herhangi bir faaliyette bulunulmamıģtır. Bir diğer toplantı Atatürk Kitaplığı tarafından 2013 yılında yapılan Nadir Eserlerin SayısallaĢtırılması ve Kullanıma Sunulması ÇalıĢtayı dır (Yılmaz, 2014, s. 541). Bu çalıģmalar sonucunda Ulusal SayısallaĢtırma Komitesi kurulsa da herhangi bir kalıcı faaliyette bulunulmamıģtır. Yazma eserlerin dijitalleģtirilmesine yönelik ulusal düzeyde geniģ çaplı bir proje baģlatılamadığı için her kurum kendi imkânlarıyla yeni projeler hayata geçirmesine neden olmaktadır. Bu da mevcut parasal kaynağın aynı iģ için birçok defa harcanmasına sebep olmaktadır. Ülkemizde çeģitli kurumlar aracılığıyla uluslararası iģbirliği projelerinin yürütüldüğü de görülmektedir. Avrupa Birliği 7. Çerçeve Kültür Programı 193

209 kapsamında gerçekleģtirilen AccessIT böyle bir projedir. Türkiye kurumsal sahibi Hacettepe Üniversitesi olan projede Türkiye nin yanında Ġngiltere, Polonya, Sırbistan ve Yunanistan yer almaktadır. Uluslararası düzeyde bir baģka proje ise Yunus Emre Vakfı na bağlı Yunus Emre Enstitüsü ile Merkez Bankası nın beraber yürüttüğü Balkanlarda Kültürel Mirasın Yeniden ĠnĢası isimli projedir. Proje de amaç; Bosna-Hersek, Makedonya, Arnavutluk, Kosova, Sırbistan, Karadağ ve Hırvatistan da Osmanlı döneminden kalma el yazması eserlerin tespit, tamir ve bakımı ile mevcut eserlerin modern Ģartlarda korunmasına destek olmakla beraber, el yazması eserlerin kataloglanması ve dijital ortama aktarılmasıdır (Balkanlarda Kültürel Mirasın, 2016). Bu kapsamda belirlenen ülkelerde tespit edilen yaklaģık 8300 yazma eser dijital ortama aktarılmıģtır (Yılmaz, 2014, s. 543). YurtdıĢı örneklerine bakıldığında iģbirliği çalıģmaları daha çok çevrimiçi eriģim ve kaynak paylaģımı odaklıdır. Fabian a göre (2014, s. 28) kültürel miras materyallerine özgü derinlemesine tanımlamaların yapıldığı özel veritabanları üzerinden ulusal ve uluslararası düzeyde iģbirliği ile paylaģılması gerekmektedir. Yazma eser görüntülerine eriģim iģbirliğinin yerel düzeyde tutulması daha cazip görünse de bunların daha büyük bir veri tabanına entegre edilmesi hizmetlerin iyileģmesini ve daha iyi sürdürülebilirliğinin garanti edilmesini sağlamaktadır. Bu bağlamda incelediğimiz Bavyera Devlet Kütüphanesi ulusal düzeyde Alman AraĢtırma Birliği ile teknik hizmetler bağlamında birçok projeye imza atmıģtır. Uluslararası düzeyde ise Google, OCLC, WorldCat ve Dünya dijital kütüphanesi gibi 194

210 veritabanı ve portallar üzerinden kaynakların paylaģımı amaçlı sürekli iģbirliği içerisindedir. Türkiye sahip olduğu yazma eserler koleksiyonları ile dünyanın ortak kültürel mirasına değerli katkılar sunabilecek bir ülkedir. Yazma eserler yanında nadir eserleri ile Türkiye nin dünyada en zengin ülkelerinden biri olduğu bilinmekte ve kabul edilmektedir (Yılmaz, 2014, s. 543). TYEKB nın kurulması ile birlikte bu alanda yapılan çalıģmalarda isteklilik sergilense de yeterli düzeyde olmadığı görülmektedir. Hem bu çalıģmaları ileri düzeye taģımak hem de kullanıcı memnuniyetini arttırmak için kurumlar arası iģbirliği çalıģmalarının arttırılması gerekmektedir. Türkiye yazma eser kütüphanelerinin kullanıcı hizmetleri odaklı bir iģbirliğine özellikle ihtiyacı bulunmaktadır. Çünkü yazma eserlerin korunması bu amaçla dijitalleģtirilmesi projelerine ek olarak eserler üzerinde araģtırma yapan yerli ve yabancı araģtırmacıların uzaktan eriģime açılmıģ koleksiyonlar aracılığıyla kaynaklara eriģim sağlaması memnuniyet düzeylerinin artmasını sağlayacaktır (Yılmaz, 2014, s. 544). Bu bağlamda yazma eser kütüphanelerinde iģbirliği organizasyonları için yerine getirilmesi gerekenler Ģu Ģekilde sıralanabilir: Öncelikli olarak iģbirliğine katılacak kurum veya kütüphane yöneticilerinin birlikte çalıģmaya ve ortak projeler üretmeye eğilimli olmalıdır, ĠĢbirliği süreci baģlamadan önce süreç bütünüyle ele alınmalı ilkeler belirlenmelidir, personel, bütçe, süre, altyapı gibi unsurlar önceden saptanmalı süreçte iģbirliğinin bütününü olumsuz yönde etkileyecek değiģikliklere izin verilmemelidir, 195

211 Tüm sürecin eģgüdüm içerisinde yürütülmesini sağlayacak bir organizasyon yapısı oluģturulmalıdır, GerçekleĢtirilecek iģbirliğinde karģılıklı yarar sağlanmasına dikkat edilmelidir Yöneticiler, akademisyenler ve kütüphanecilerin bir araya geldiği çalıģtaylar düzenlenmeli, sonucunda alınacak kararlar uygulanması ve sürekli olması sağlanmalıdır, ĠĢbirliği konusunda mevzuat yetersizliği giderilmeli yasal bir zemin oluģturulmalıdır Kataloglama konusunda TYEKB idaresinde geniģ katılımlı bir iģbirliği çalıģması baģlatılmalıdır, Kataloglama konusunda baģlatılacak iģbirliğinde dilbilimciler ile kütüphanecilerin bir arada olduğu disiplinler arası bir çalıģma yöntemi izlenmelidir, Kullanıcı hizmetleri odaklı iģbirliği çalıģmaları geliģtirilmelidir, Bünyesinde yazma eser bulunduran üniversite kütüphaneleri ile TYEKB bağlı yazma kütüphaneler arasında kaynak paylaģımı odaklı iģbirlikleri gerçekleģtirilmelidir, akademik çalıģma yapan kullanıcıların bu Ģekilde kaynaklara kolay eriģimi daha çok yararlanması sağlanmalıdır, Bu eriģimin yapılacak uluslararası iģbirliği çalıģmalarıyla çerçevesi geniģletilmelidir, bu Ģekilde hem kütüphanenin hem de koleksiyonların tanınırlığı artacaktır, Mesleki sivil toplum kuruluģları iģbirliği çalıģmalarında rol almalıdır, Yazma eserler değerli kültürel miras ürünleri olmalarından dolayı, korunması gelecek kuģaklara aktarılması ve paylaģılması noktasında hiçbir kurumsal 196

212 iģbirliğinden kaçınılmamalıdır (Yılmaz, 2014, s. 546). Aksine hem yazma eserlerin taģıdığı niteliklerden ötürü hem de yazma eserlerin her alanında yapılan çalıģmaların çok masraflı ve uzman personel ihtiyacına dayalı olması iģbirliği çalıģmalarının hayata geçirilmesini gerektirmektedir. Bu nedenle mevcut yazma eserlerimizin hem ülkemize hem de dünya kültürüne kazandırılması için iģbirliği çalıģmaları baģlatılmalı ve sürdürülebilirliği sağlanmalıdır. V.2.2. Tanıtım ÇalıĢmaları Kütüphanecilik faaliyetleri içerisinde tanıtım çalıģmaları var olan koleksiyonun ilgililere duyurulması çabasıdır. Yazma eser kütüphaneleri diğer kütüphane türlerinden farklı olarak tanıtım faaliyetlerine daha çok ihtiyaç duyan ve sürekli kullanıcı faaliyetleri içerisinde yer alması gereken çalıģmalardır. Çünkü kaynakların depolarda muhafaza edildiği bu eserlerden kullanıcıların tüm özellikleri ile haberdar edilmesi gerekir. Bu sayede potansiyel kullanıcının aktif kullanıcıya dönüģmesi sağlanır. Yazma eser kütüphanelerinde tanıtıcı faaliyetler birkaç baģlık altında toplanabilir. Bunlar web sayfalarının düzenlenmesi, sergiler, gezi, ziyaret ve bilgilendirme turlarıdır. Web sayfalarının düzenlenmesi; YaĢadığımız çağda geliģen teknoloji kullanıcı hizmetleri için de yeni fırsatlar ve imkânlar yaratmıģtır. Bu fırsatlardan bir tanesi de kütüphanelerin web sayfaları üzerinden kullanıcılarına hizmet sunma imkânını sağlamıģ olmasıdır. Öyle ki artık çoğu kütüphane kullanıcılarını fiziksel olarak kütüphane ulaģmadan ihtiyaç duyduğu bilgiyi eriģmesini sağlama 197

213 arzusundadır. Kütüphaneler bu bilgiyi sunarken aynı zamanda tanıtımlarına katkı sağlayacak uygulamaları da kullanıcılar ile paylaģmaktadırlar. Yazma eser kütüphaneleri için web sayfalarının sağladığı en önemli yarar kullanıcıyı araģtırma yapacağı yazma eser koleksiyonundan nasıl ve ne ölçüde yararlanabileceği ile ilgili yönlendirirken, belki de ilgilendiği baģka konularda da merakını gidermesine olanak sağlamasıdır. Bunun için kütüphane web sayfalarında koleksiyonlara ait açıklayıcı bilgilerin sunulması gerekir. Kütüphanede kaç koleksiyon olduğu, koleksiyonun içeriği, içerisindeki eserin taģıdığı nitelikler ve bazı yönleriyle değerli olanlar özellikle belirtilmelidir. YurtdıĢı örneklerine bakıldığında yazma eser kütüphanelerinde özellikle koleksiyonlardaki en değerli eserlerin highlights baģlığı altında görselleri ile birlikte sunulduğu görülmektedir. Bunun yanı sıra eserlerin kökenlerine göre kategorize edildiği, koleksiyonun nasıl geliģtiği, hangi yılları ait eserler bulunduğu, içerik ve fiziksel özelliklerine göre koleksiyonda hangi eserlerin en değerli olduğu gibi bilgiler yer almaktadır. Örneğin Yale Üniversitesine bağlı Beinecke Nadir ve Yazma eserler Kütüphanesi nde koleksiyonun tanıtımı ile ilgili olarak; Koleksiyon yüzyıllara göre ve kökenine göre ayrılmıģtır. Kökenine göre ayrılan eserler ünlü kiģilerden oluģan koleksiyon adalarına göre alt alanlara ayrılarak koleksiyon hakkında bilgi verilmiģtir Koleksiyonda restorasyon veya dijitalleģtirme amacıyla kullanıcıya çıkarılamayacak eserlerde sıralanmıģtır. 198

214 Ayrıca bir highlights koleksiyonu oluģturulmuģtur (Beinecke Rare Book, 2016). Türkiye de yazma eserlerin ayrıntılı nitelemesinin yapılmamasına bağlı olarak koleksiyonların niteliklerine göre detaylı tanımlamaları da yapılamamaktadır. Nitekim web sayfalarında da yalnızca dermede yer alan koleksiyon adları ile eser sayıları verilmektedir. Türkiye de ne mevcut yazma eser kütüphanelerinin ne de dermesinde yazma ve nadir eser bulunduran araģtırma kütüphanelerinin web sayfalarında koleksiyon tanıtımına yönelik bir yaklaģım bulunmamaktadır. Resim 36: Beinecke Nadir ve Yazma Eserler Kütüphanesi Koleksiyon Tanıtımı 199

215 Ayrıca sahip olduğumuz eserlerin görsel nitelikleri düģünüldüğünde yazma eser kütüphaneleri web sayfalarında galeri alanında görsellerin verilmesi de ilgili kullanıcılarda merak uyandıracaktır. Bunun yanında web sayfalarında dil seçeneğinin olması gerekir. Özellikle yabancı kullanıcılar için evrensel dil Ġngilizce mutlaka bulunmalıdır. Örneğin; yabancı kullanıcıların en çok ziyaret ettiği Süleymaniye Kütüphanesi nde Ġngilizce dil seçeneği bulunmamaktadır. Sergiler; Yazma eserlerimizin tanıtılması bakımından çok önemli olduğu gibi meslekten kütüphanecilerin ve alan uzmanlarının bilgilenmesine katkı sağlayan sergiler çok faydalı ve öğreticidir. Tarihi, bilimsel ve kültürel mirası barındıran yazma eser kütüphanelerinde çeģitli konularda sergiler düzenlenebilir. Tarihi bir olayın yıldönümü üzerine, padiģah, bilim insanı gibi tarihi bir kiģilik hakkında veya herhangi bir konu ile ilgili sergiler düzenlenebilir. Düzenlenen sergilerde döneme ait sanatsal öğeler barındıran yazma eserler, kutsal kitaplar, önemli hattatların istinsah ettiği eserler ilgililere sunulur. Türkiye Cumhuriyeti nin 600 yıllık tarihe sahip büyük bir devletin mirasını devraldığını düģünürsek yazma eser kütüphanelerinde düzenli olarak sergilerin düzenlenmesi için yeteri kadar materyal mevcuttur. GeliĢmiĢ ülkelerde yazma eser kütüphanelerinin sergi planlarının yıllık olarak yapıldığı görülmektedir. Ayrıca web sayfalarında geçmiģte yapılan sergiler, güncel olanlar ve gelecekte yapılacak olanlar olarak detaylı açıklamaların ve görsellerin yer aldığı duyurular yapılmaktadır. Sergilerin düzenlenmesi kadar duyurulması da önemlidir. Sergi organizasyonunda en az bir ay öncesinde meslek çevreleri ve kütüphaneler bilgilendirilmeli, sergiye ait broģürler basılarak ilgili kurumlara ve yerel halka 200

216 dağıtılmalıdır. Keskinel (2012, s. 86) Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi ile ilgili araģtırmasında yaptığı anketler ile kütüphane de yılları arasında 40 ın üzerinde konferans ve sergi düzenlenmiģtir. Fakat kütüphaneye gelen kullanıcıların %92 sinin kütüphanede gerçekleģtirilmiģ etkinliklerden haberi olmamıģtır sonucuna varmıģtır. Buda kütüphane tanıtımının ne kadar yetersiz kaldığını açıklamaktadır. Ayrıca bir sergi kataloğu basılmalıdır. Ġçerikte sergilenen eserlere ait görseller ile birlikte açıklayıcı bilgiler yer almalıdır. Bu katalogların basımında çeģitli kurum ve kuruluģlardan veya özel iģletmelerden sponsorluk antlaģmaları ile yardım alınmalıdır. Bu katalogların satıģından kütüphane bütçesine de önemli katkı sağlanacaktır. Kütüphanelerin tanıtımına katkı sağlayacak bir diğer unsurda uluslararası konferans, çalıģtay ve seminerlere katılım sağlamaktır. Her sene uluslararası meslek örgütleri (IFLA gibi) tarafından yazma eserler konusunda çeģitli konferanslar düzenlenmektedir. Bu etkinliklerde kütüphanelerin temsil edilmesi bilgi ve beceri paylaģımı beraberinde kütüphanelerin tanıtımına da katkı sağlayacaktır. Kütüphane koleksiyonlarının tanıtımı amaçlı yurtdıģında bazı kütüphanelerde örnekleri görülen bir diğer uygulama da müzelerdeki hediyelik eģya satıģ bürolarının yazma eser kütüphanelerinde de bulunmasıdır. Koleksiyonlarda yer alan eserlere ait çeģitli özelliklerin hediyelik eģyalar üzerine basılması ve kütüphanede satıģının yapılması hem tanıtıma hem de kütüphane bütçesine katkı sağlayacaktır. Örneğin Oxford Üniversitesi Bodleian Kütüphanesi yazma ve nadir eser koleksiyonunda bulunan eserlere ait hediyelik eģyalar web sayfası üzerinden satılmaktadır (Rukancı, 2014, s. ) 201

217 Resim 37: Oxford Üniversitesi Bodleian Kütüphanesi Hediyelik EĢya Ürünleri Yazma eser kütüphanelerimiz hazine değerinde bir kültürel mirasın koruyucusu durumundadır. Fakat bunun yanında bir bilgi merkezidir. Ve kullanıcılar bilgi merkezlerinin varlık nedenidir. Bu nedenle Uçak ın (1997, s. 243) da dediği gibi kullanıcının var olan sistemle nasıl bütünleģtirileceği değil, sistemin var olan kullanıcıya göre nasıl daha iyi tasarlanabileceği üzerinde durulmalıdır. Çünkü amaç kurulan sistemleri ne pahasına olursa olsun yaģatmak değil, vazgeçilmez ve iģler kılabilmektir. Bu bağlamda yazma eser kütüphanelerinde çok yönlü olan kullanıcı hizmetlerinin var olan teknik hizmet sorunlarının giderilmesine bağlı olarak geliģtirilmesi gerekmektedir. 202

TC İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİ STAJ RAPORU/DEFTERİ HAZIRLAMA İLKELERİ

TC İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİ STAJ RAPORU/DEFTERİ HAZIRLAMA İLKELERİ TC İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİ STAJ RAPORU/DEFTERİ HAZIRLAMA İLKELERİ Eylül, 2011 İÇİNDEKİLER GĠRĠġ... 3 A. Öğrenci Staj Raporu/Defterinin Başlıca Bölümleri...

Detaylı

Selçuk Üniversitesi Merkez Kütüphanesi ve Modern Kütüphanecilik Uygulamaları

Selçuk Üniversitesi Merkez Kütüphanesi ve Modern Kütüphanecilik Uygulamaları LOGO SELÇUK ÜNİVERSİTESİ Add your company slogan Selçuk Üniversitesi Merkez Kütüphanesi ve Modern Kütüphanecilik Uygulamaları BUGÜN Bilginin hızla üretildiği ve aynı hızla teknolojik buluşlara/icatlara

Detaylı

TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROJE ONAY FORMU. Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Eğitim Yönetimi, Denetimi, Planlaması ve Ekonomisi

TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROJE ONAY FORMU. Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Eğitim Yönetimi, Denetimi, Planlaması ve Ekonomisi TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROJE ONAY FORMU Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Eğitim Yönetimi, Denetimi, Planlaması ve Ekonomisi Bilim Dalı öğrencisi Feyzi ÖZMEN tarafından hazırlanan Aday Öğretmenlerin Öz Yeterlilikleri

Detaylı

2012 YILI SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ FAALĠYET RAPORU

2012 YILI SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ FAALĠYET RAPORU 2012 YILI SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ FAALĠYET RAPORU ĠÇĠNDEKĠLER ÜST YÖNETĠCĠ SUNUġU I- GENEL BĠLGĠLER A- Misyon ve Vizyon.. B- Yetki, Görev ve Sorumluluklar... C- Ġdareye ĠliĢkin Bilgiler.... 1- Fiziksel

Detaylı

TÜRKĠYE FUBOL FEDERASYONU GENEL KURUL ĠÇ TÜZÜĞÜ

TÜRKĠYE FUBOL FEDERASYONU GENEL KURUL ĠÇ TÜZÜĞÜ TÜRKĠYE FUBOL FEDERASYONU GENEL KURUL ĠÇ TÜZÜĞÜ I-BAġLANGIÇ HÜKÜMLERĠ MADDE 1 Amaç ĠĢbu iç tüzüğün amacı, Türkiye Futbol Federasyonu ( TFF ) genel kurul toplantılarında izlenecek tüm usul ve esasları belirlemektir.

Detaylı

HĠTĠT ÜNĠVERSĠTESĠ. SÜREKLĠ EĞĠTĠM UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ FAALĠYET RAPORU

HĠTĠT ÜNĠVERSĠTESĠ. SÜREKLĠ EĞĠTĠM UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ FAALĠYET RAPORU HĠTĠT ÜNĠVERSĠTESĠ SÜREKLĠ EĞĠTĠM UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ FAALĠYET RAPORU 2012 ĠÇĠNDEKĠLER ÜST YÖNETĠCĠ SUNUġU I- GENEL BĠLGĠLER A- Misyon ve Vizyon.. B- Yetki, Görev ve Sorumluluklar... C- Ġdareye

Detaylı

T.C. AFYON KOCATEPE ÜNĠVERSĠTESĠ KÜTÜPHANE VE DOKÜMANTASYON DAĠRE BAġKANLIĞI 2012 YILI FAALĠYET RAPORU

T.C. AFYON KOCATEPE ÜNĠVERSĠTESĠ KÜTÜPHANE VE DOKÜMANTASYON DAĠRE BAġKANLIĞI 2012 YILI FAALĠYET RAPORU GENEL BĠLGĠLER T.C. AFYON KOCATEPE ÜNĠVERSĠTESĠ KÜTÜPHANE VE DOKÜMANTASYON DAĠRE BAġKANLIĞI 2012 YILI FAALĠYET RAPORU Bilgi çağının en önemli gereksinimlerinden biri; içinde bilgi barındıran, her türlü

Detaylı

T.C. GÜMÜġHANE ÜNĠVERSĠTESĠ FEN BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ

T.C. GÜMÜġHANE ÜNĠVERSĠTESĠ FEN BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ T.C. GÜMÜġHANE ÜNĠVERSĠTESĠ FEN BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ YÜKSEK LĠSANS VE DOKTORA TEZ TESLĠM KILAVUZU HAZIRLAYANLAR Yrd. Doç. Dr. Serhat DAĞ Yrd. Doç. Dr. Enver AKARYALI ġubat-2015 ÖNSÖZ Lisansüstü tezlerin,

Detaylı

Kâğıt Boyu ve Gramajı Madde 2 (1) Tezlerin yazım ve basımında A4 (210x 297 mm) boyutlu, en az 75 gramajlı beyaz kâğıt kullanılır.

Kâğıt Boyu ve Gramajı Madde 2 (1) Tezlerin yazım ve basımında A4 (210x 297 mm) boyutlu, en az 75 gramajlı beyaz kâğıt kullanılır. 1 Mersin Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Lisansüstü Tez Yazım ve Basım Esasları Amaç ve Kapsam Madde 1 (1) Bu Esaslar Mersin Üniversitesi Lisansüstü Öğretim ve Sınav Yönetmeliğinin 16. maddesinin

Detaylı

AFYON KOCATEPE ÜNĠVERSĠTESĠ KÜTÜPHANE VE DOKÜMANTASYON DAĠRE BAġKANLIĞI 2008 YILI FAALĠYET RAPORU

AFYON KOCATEPE ÜNĠVERSĠTESĠ KÜTÜPHANE VE DOKÜMANTASYON DAĠRE BAġKANLIĞI 2008 YILI FAALĠYET RAPORU AFYON KOCATEPE ÜNĠVERSĠTESĠ KÜTÜPHANE VE DOKÜMANTASYON DAĠRE BAġKANLIĞI 2008 YILI FAALĠYET RAPORU Bilgi çağının en önemli gereksiniminden biri de, içinde bilgi barındıran her türlü materyalin bulunduğu,

Detaylı

K ÜTÜPHANELERİ ÇOMÜ K

K ÜTÜPHANELERİ ÇOMÜ K K ÇOMÜ KÜTÜPHANELERİ ÇOMÜ Kütüphaneleri ÇOMÜ Kütüphanesi barındırdığı kitap koleksiyonu itibariyle Batı ve Güney Marmara nın en büyük kütüphanesidir. ÇOMÜ Kütüphanesi nde yaklaşık 400.000 basılı ve 200.000

Detaylı

02 Nisan 2012. MĠMARLIK BÖLÜM BAġKANLIĞINA,

02 Nisan 2012. MĠMARLIK BÖLÜM BAġKANLIĞINA, 02 Nisan 2012 MĠMARLIK BÖLÜM BAġKANLIĞINA, Amasra Teknik Gezisi 12-13 Mart 2012 tarihleri arasında, ARCH 222 - Arhitectural Design 4 dersi için Bir Sanatçı İçin Konut, ARCH 221 - Arhitectural Design 3

Detaylı

Fevziye Adamcıl Işık üniversitesi Kataloglama Birimi adamcil@isikun.edu.tr Tel: 0216 528 7065 FMV IĢık Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire

Fevziye Adamcıl Işık üniversitesi Kataloglama Birimi adamcil@isikun.edu.tr Tel: 0216 528 7065 FMV IĢık Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire ERASMUS PERSONEL DEĞİŞİM PROGRAMI (04-08 Nisan 2011 Fevziye Adamcıl Işık üniversitesi Kataloglama Birimi adamcil@isikun.edu.tr Tel: 0216 528 7065 FMV IĢık Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire

Detaylı

TARİH BİLİNCİ MESLEK KÜLTÜRÜ VE HARİTACILIK ÜZERİNE. Prof. Dr. Erol KÖKTÜRK Kocaeli Üniversitesi Karamürsel Meslek Yüksekokulu

TARİH BİLİNCİ MESLEK KÜLTÜRÜ VE HARİTACILIK ÜZERİNE. Prof. Dr. Erol KÖKTÜRK Kocaeli Üniversitesi Karamürsel Meslek Yüksekokulu TARİH BİLİNCİ MESLEK KÜLTÜRÜ VE HARİTACILIK ÜZERİNE Prof. Dr. Erol KÖKTÜRK Kocaeli Üniversitesi Karamürsel Meslek Yüksekokulu İçerik Tarih Bilinci- Meslek Kültürü ve Haritacılık Üzerine 1. Tarih Nedir?

Detaylı

MUSTAFA KEMAL ÜNĠVERSĠTESĠ BĠLGĠSAYAR BĠLĠMLERĠ UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ YÖNETMELĠĞĠ

MUSTAFA KEMAL ÜNĠVERSĠTESĠ BĠLGĠSAYAR BĠLĠMLERĠ UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ YÖNETMELĠĞĠ MUSTAFA KEMAL ÜNĠVERSĠTESĠ BĠLGĠSAYAR BĠLĠMLERĠ UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ YÖNETMELĠĞĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Mustafa Kemal Üniversitesi

Detaylı

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ KÜTÜPHANELERİ ÇALIŞMA ESASLARI YÖNERGESİ

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ KÜTÜPHANELERİ ÇALIŞMA ESASLARI YÖNERGESİ HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ KÜTÜPHANELERİ ÇALIŞMA ESASLARI YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç: Madde 1: Bu Yönerge, Hacettepe Üniversitesi kütüphane hizmetlerinin sunumunda, görevli personel ve kullanıcıların görev

Detaylı

Doç. Dr. Mustafa ÖZDEN Arş. Gör. Gülden AKDAĞ Arş. Gör. Esra AÇIKGÜL

Doç. Dr. Mustafa ÖZDEN Arş. Gör. Gülden AKDAĞ Arş. Gör. Esra AÇIKGÜL Doç. Dr. Mustafa ÖZDEN Arş. Gör. Gülden AKDAĞ Arş. Gör. Esra AÇIKGÜL 11.07.2011 Adıyaman Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Fen Bilgisi Öğretmenliği A.B.D GĠRĠġ Fen bilimleri derslerinde anlamlı

Detaylı

SINIF ÖĞRETMENLĠĞĠ SOSYAL BĠLGĠLER ÖĞRETĠM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN

SINIF ÖĞRETMENLĠĞĠ SOSYAL BĠLGĠLER ÖĞRETĠM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN SINIF ÖĞRETMENLĠĞĠ SOSYAL BĠLGĠLER ÖĞRETĠM PROGRAMI 1 BECERĠLER 2 Beceri Nedir? ġimdiye kadar bilgi edinme, yaģam ve okulun temel amacı olarak görülmüģtür. Günümüzde ise bilgiye bakıģ değiģmiģtir. Bilgi;

Detaylı

AFYON KOCATEPE ÜNĠVERSĠTESĠ KÜTÜPHANE VE DOKÜMANTASYON DAĠRE BAġKANLIĞI 2007 YILI FAALĠYET RAPORU

AFYON KOCATEPE ÜNĠVERSĠTESĠ KÜTÜPHANE VE DOKÜMANTASYON DAĠRE BAġKANLIĞI 2007 YILI FAALĠYET RAPORU AFYON KOCATEPE ÜNĠVERSĠTESĠ KÜTÜPHANE VE DOKÜMANTASYON DAĠRE BAġKANLIĞI 2007 YILI FAALĠYET RAPORU Bilgi çağının en önemli gereksiniminden biri de, içinde bilgi barındıran her türlü materyalin bulunduğu,

Detaylı

GÖRSEL SANATLAR. Mehmet KURTBOĞAN

GÖRSEL SANATLAR. Mehmet KURTBOĞAN GÖRSEL SANATLAR Mehmet KURTBOĞAN TÜRK SÜSLEME SANATLARI??? NELERDİR? Türk süsleme sanatları a) Tezhip b) Hat c) Ebru ç) Çini d) Minyatür e) Cam bezeme (Vitray) f) Bakırcılık g) Cilt sanatı h)halı sanatı

Detaylı

KÜTÜPHANE KULLANMA REHBERİ

KÜTÜPHANE KULLANMA REHBERİ KÜTÜPHANE KULLANMA REHBERİ Kütüphanelerimiz, sınırsız bilgi ve kaynaklarla 3 senedir hizmetinizde! Üsküdar Üniversitesi olarak, geniş arşivimizle birlikte kolay erişim ve kullanım imkânlarına sahip kütüphanemizde,

Detaylı

-- \ SEMPOZYUMU BiLDİRİLERi ULUSLARARASI AHMET YESEVİ'DEN GÜNÜMÜZE İNSANLIGA YÖN VEREN TÜRK BÜYÜKLEIÜ ROMANYA-KÖSTENCE 03-07 EYLÜL 2008.

-- \ SEMPOZYUMU BiLDİRİLERi ULUSLARARASI AHMET YESEVİ'DEN GÜNÜMÜZE İNSANLIGA YÖN VEREN TÜRK BÜYÜKLEIÜ ROMANYA-KÖSTENCE 03-07 EYLÜL 2008. -- \ ULUSLARARASI AHMET YESEVİ'DEN GÜNÜMÜZE İNSANLIGA YÖN VEREN TÜRK BÜYÜKLEIÜ SEMPOZYUMU BiLDİRİLERi ROMANYA-KÖSTENCE 03-07 EYLÜL 2008 HAZlRLAYAN İRFAN ÜNVER NASRATTINOGLU ANKARA. 2009 TÜRK CİLT SANATININ

Detaylı

ĠTÜ ĠNġAAT FAKÜLTESĠ GEOMATĠK MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMÜ (Lisans Öğretimi) ÖDEV-PROJE-ÇALIġMA RAPORU YAZMA DÜZENĠ

ĠTÜ ĠNġAAT FAKÜLTESĠ GEOMATĠK MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMÜ (Lisans Öğretimi) ÖDEV-PROJE-ÇALIġMA RAPORU YAZMA DÜZENĠ ĠTÜ ĠNġAAT FAKÜLTESĠ GEOMATĠK MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMÜ (Lisans Öğretimi) ÖDEV-PROJE-ÇALIġMA RAPORU YAZMA DÜZENĠ HAZIRLAYAN: JFM EĞĠTĠM GELĠġTĠRME KOMĠSYONU Kasım 2003 1. AMAÇ VE KAPSAM Bu çalıģma ĠTÜ Jeodezi

Detaylı

T. C. ORTA ANADOLU KALKINMA AJANSI GENEL SEKRETERLİĞİ İÇ KONTROL (İNTERNAL CONTROL) TANITIM SUNUMU

T. C. ORTA ANADOLU KALKINMA AJANSI GENEL SEKRETERLİĞİ İÇ KONTROL (İNTERNAL CONTROL) TANITIM SUNUMU T. C. ORTA ANADOLU KALKINMA AJANSI GENEL SEKRETERLİĞİ İÇ KONTROL (İNTERNAL CONTROL) TANITIM SUNUMU HAZIRLAYAN: MUSTAFA KARAKAYA İÇ DENETÇİ Eylül 2011 SUNUM PLANI GiriĢ 25 adet sunu bulunmaktadır. Kısaca

Detaylı

BELGE VE LOGO KULLANMA TALİMATI

BELGE VE LOGO KULLANMA TALİMATI Sayfa No 1 / 5 1.AMAÇ TB nin sistem belgelendirme faaliyetleri çerçevesinde, belgelendirilen kuruluģların ilgili yönetim sistemi belge ve logolarını kullanma esaslarını amaçlamaktadır. 2.KAPSAM TB Logosu

Detaylı

T.C. AFYON KOCATEPE ÜNĠVERSĠTESĠ KÜTÜPHANE VE DOKÜMANTASYON DAĠRE BAġKANLIĞI 2013 YILI FAALĠYET RAPORU

T.C. AFYON KOCATEPE ÜNĠVERSĠTESĠ KÜTÜPHANE VE DOKÜMANTASYON DAĠRE BAġKANLIĞI 2013 YILI FAALĠYET RAPORU GENEL BĠLGĠLER : T.C. AFYON KOCATEPE ÜNĠVERSĠTESĠ KÜTÜPHANE VE DOKÜMANTASYON DAĠRE BAġKANLIĞI 2013 YILI FAALĠYET RAPORU Bilgi çağının en önemli gereksinimlerinden biri; içinde bilgi barındıran, her türlü

Detaylı

EĞĠTĠM TEKNOLOLOJĠLERĠ ARAġTIRMALARI DERGĠSĠ

EĞĠTĠM TEKNOLOLOJĠLERĠ ARAġTIRMALARI DERGĠSĠ EĞĠTĠM TEKNOLOLOJĠLERĠ ARAġTIRMALARI DERGĠSĠ EĞĠTĠM TEKNOLOLOJĠLERĠ ARAġTIRMALARI DERGĠSĠ MAKALE YAZIM KURALLARI Versiyon 2 ETAD 2009 1 E T A D W W W. ET- AD. N E T ĠÇĠNDEKĠLER 1. GĠRĠġ... 1 2. MAKALE

Detaylı

BİLGİ EVLERİNDE UYGULANAN ÖĞRENCİ KOÇLUĞU ÇALIŞMALARI

BİLGİ EVLERİNDE UYGULANAN ÖĞRENCİ KOÇLUĞU ÇALIŞMALARI BİLGİ EVLERİNDE UYGULANAN ÖĞRENCİ KOÇLUĞU ÇALIŞMALARI BİLGİ EVLERİ ÖĞRENCİ KOÇLUĞU AMAÇ: Öğrencilerin kendilerini tanımalarını, güçlü yanlarını ve yeteneklerini keģfedebilmelerini, hedef koyabilmelerini

Detaylı

SİNOP ÜNİVERSİTESİ MERKEZ KÜTÜPHANESİ UZMAN ALTUĞ ABUŞOĞLU

SİNOP ÜNİVERSİTESİ MERKEZ KÜTÜPHANESİ UZMAN ALTUĞ ABUŞOĞLU SİNOP ÜNİVERSİTESİ MERKEZ KÜTÜPHANESİ UZMAN ALTUĞ ABUŞOĞLU ONLİNE HİZMETLERİMİZ SÜRELİ YAYINLAR KOLEKSİYON DIŞI KAYNAKLAR ABONE VERİTABANLARIMIZ KÜTÜPHANE ANASAYFASI ARAŞTIRMA DANIŞMANI Veritabanları,

Detaylı

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ KLASİK TÜRK BEZEME SANATLARI ATÖLYESİ

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ KLASİK TÜRK BEZEME SANATLARI ATÖLYESİ TEZHİP I. SINIF GÜZ DÖNEMİ 12 Ekim 2015 Açılış Toplantısı ve Tezhip Sanatı Hakkında Bilgi; (motifler, hatailer, yapraklar) 19 Ekim 2015 Hatai çizimleri, kurşun kalem çalışması 26 Ekim 2015 Yaprak çizimleri,

Detaylı

TUNCELĠ ÜNĠVERSĠTESĠ YILI SAYIġTAY DENETĠM RAPORU

TUNCELĠ ÜNĠVERSĠTESĠ YILI SAYIġTAY DENETĠM RAPORU TUNCELĠ ÜNĠVERSĠTESĠ 2013 YILI SAYIġTAY DENETĠM RAPORU Eylül 2014 İÇİNDEKİLER KAMU ĠDARESĠNĠN MALĠ YAPISI VE MALĠ TABLOLARI HAKKINDA BĠLGĠ... 1 DENETLENEN KAMU ĠDARESĠ YÖNETĠMĠNĠN SORUMLULUĞU... 1 SAYIġTAYIN

Detaylı

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ KLASİK TÜRK BEZEME SANATLARI ATÖLYESİ

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ KLASİK TÜRK BEZEME SANATLARI ATÖLYESİ TEZHİP I. SINIF (A) GÜZ DÖNEMİ 13 Ekim 2014 9.30-12.30 13.30-16.00 Açılış Toplantısı ve Tezhip Sanatı Hakkında Bilgi; (motifler, hatailer, yapraklar) 20 Ekim 2014 9.30-12.30 13.30-16.00 Hatai çizimleri,

Detaylı

ARAZİ VERİLERİ 2006 Planlama ve Yönetim Grubu

ARAZİ VERİLERİ 2006 Planlama ve Yönetim Grubu ARAZİ VERİLERİ 2006 Grup Koordinatörü: Prof. Dr. Melih Ersoy : Doç. Dr. Tarık ġengül Öğr. Gör. Dr. Bahar Gedikli Osman Balaban Kommagene-Nemrut Alanı için yönetim alanı nın sınırlarının belirlenmesi; bu

Detaylı

YÖNETMELİK. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesinden: MEHMET AKĠF ERSOY ÜNĠVERSĠTESĠ KADIN SORUNLARI UYGULAMA VE. ARAġTIRMA MERKEZĠ YÖNETMELĠĞĠ

YÖNETMELİK. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesinden: MEHMET AKĠF ERSOY ÜNĠVERSĠTESĠ KADIN SORUNLARI UYGULAMA VE. ARAġTIRMA MERKEZĠ YÖNETMELĠĞĠ 3 Temmuz 2012 SALI Resmî Gazete Sayı : 28342 YÖNETMELİK Mehmet Akif Ersoy Üniversitesinden: MEHMET AKĠF ERSOY ÜNĠVERSĠTESĠ KADIN SORUNLARI UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ YÖNETMELĠĞĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç,

Detaylı

14 Beyan Sahibi/Temsilcisi 15 Sevkiyat/Gönderilen Yer

14 Beyan Sahibi/Temsilcisi 15 Sevkiyat/Gönderilen Yer Formu doldurmadan önce notları okuyunuz KONTROL BELGESİ ASLI EK 32 TÜRKİYE CUMHURİYETİ 2 Gönderen/Ġhracatçı No 8 Teslim Alan No T 5 3Formla r 4 Yük Listeleri 5 Kalemler 6Kapların Toplamı A HAREKET GÜMRÜK

Detaylı

T.C. ULUDAĞ ÜNĠVERSĠTESĠ KADRO GÖREV TANIMLARI

T.C. ULUDAĞ ÜNĠVERSĠTESĠ KADRO GÖREV TANIMLARI KADRO UNVANI : Büro Destek Personeli BAĞLI OLDUĞU UNVAN : ġef Uludağ Üniversitesi üst yönetimi tarafından belirlenen amaç ve ilkelere uygun olarak; Enstitüler, Fakülteler, Yüksekokullar, Meslek Yüksekokulları

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

Şef PERSONEL BİRİM GÖREV VE YETKİLERİ

Şef PERSONEL BİRİM GÖREV VE YETKİLERİ Şef 1 PERSONEL BİRİM GÖREV VE YETKİLERİ Daire Başkanı 2 Oya ÖZBAY 0 (434) 222 0000-1201 oozbay@beu.edu.tr 124 sayılı Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumlarının İdari Teşkilatı Hakkında

Detaylı

ÖZEL EGE LİSESİ KÜTÜPHANESİ VE HİZMETLERİ

ÖZEL EGE LİSESİ KÜTÜPHANESİ VE HİZMETLERİ T.C MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖZEL EGE LİSESİ TÜRKÇE YILLIK PROJE ÇALIŞMASI ÖZEL EGE LİSESİ KÜTÜPHANESİ VE HİZMETLERİ HAZIRLAYANLAR Dilay BİÇER Engin YAZAR Aslı SAĞGÜL Sınıf/ Şube : 4/B Rehber Öğretmen :

Detaylı

Örnekleme Süreci ve Örnekleme Yöntemleri

Örnekleme Süreci ve Örnekleme Yöntemleri Örnekleme Süreci ve Örnekleme Yöntemleri Prof. Dr. Cemal YÜKSELEN Ġstanbul Arel Üniversitesi 4. Pazarlama AraĢtırmaları Eğitim Semineri 26-29 Ekim 2010 Örnekleme Süreci Anakütleyi Tanımlamak Örnek Çerçevesini

Detaylı

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ KLASİK TÜRK BEZEME SANATLARI ATÖLYESİ

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ KLASİK TÜRK BEZEME SANATLARI ATÖLYESİ TEZHİP I. SINIF GÜZ DÖNEMİ 10.10.2016 Açılış Toplantısı ve Tezhip Sanatı Hakkında Bilgi; (motifler, hatailer, yapraklar) 17.10.2016 Hatai çizimleri, kurşun kalem çalışması 24.10.2016 Yaprak çizimleri,

Detaylı

ERZİNC(ANI) YAKALA FOTOĞRAF YARIŞMASI

ERZİNC(ANI) YAKALA FOTOĞRAF YARIŞMASI ERZİNC(ANI) YAKALA FOTOĞRAF YARIŞMASI 2014 İçindekiler ERZİNC(ANI) YAKALA FOTOĞRAF YARIŞMASI... 2 YARIġMANIN KONUSU... 2 YARIġMA KONUSU ĠLE ĠLGĠLĠ EK BĠLGĠ:... 2 KATILIM... 3 KATILIM ŞARTLARI... 3 DİĞER

Detaylı

T.C. GEBZE BELEDİYESİ BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV TANIMLARI. Karar Tarihi: 07 / 03 / 2008 Karar No: 84 Sayfa No: 1/10

T.C. GEBZE BELEDİYESİ BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV TANIMLARI. Karar Tarihi: 07 / 03 / 2008 Karar No: 84 Sayfa No: 1/10 GÖREV TANIMLARI Karar Tarihi: 07 / 03 / 2008 Karar No: 84 Sayfa No: 1/10 AMAÇ: BİRİNCİ BÖLÜM Madde 1) Bu yönetmeliğin amacı 5393 Sayılı Belediye Kanunu nun 48 nci maddesi, ISO 9001-2000 kapsamında, Görev,

Detaylı

KÜTÜPHANE DEKİ KİTAPLARI ARAŞTIRMA KILAVUZU

KÜTÜPHANE DEKİ KİTAPLARI ARAŞTIRMA KILAVUZU KÜTÜPHANE DEKİ KİTAPLARI ARAŞTIRMA KILAVUZU Kütüphanede mevcut olan basılı ve elektronik bilgi kaynaklarını tarayabilmek için öncelikle http://kutuphane.ieu.edu.tr/ adresinden Kütüphane web sayfasına girmeniz

Detaylı

ÜCRET SİSTEMLERİ VE VERİMLİLİK YURTİÇİ KARGO

ÜCRET SİSTEMLERİ VE VERİMLİLİK YURTİÇİ KARGO ÜCRET SİSTEMLERİ VE VERİMLİLİK YURTİÇİ KARGO ALĠ ARIMAN:2008463007 OSMAN KARAKILIÇ:2008463066 MELĠK CANER SEVAL: 2008463092 MEHMET TEVFĠK TUNCER:2008463098 ŞİRKET TANITIMI 1982 yılında Türkiye'nin ilk

Detaylı

DOĞAL GAZ SEKTÖRÜNDE PERSONEL BELGELENDĠRMESĠ

DOĞAL GAZ SEKTÖRÜNDE PERSONEL BELGELENDĠRMESĠ Türk Akreditasyon Kurumu Personel Akreditasyon Başkanlığı Akreditasyon Uzmanı 1 Ülkemizde ve dünyada tüm bireylerin iģgücüne katılması ve iģgücü piyasalarında istihdam edilebilmeleri için; bilgiye dayalı

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Türkiye Kalkınma Bankası Yayını TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. NİSAN HAZİRAN 2015 Sayı: 76. e-dergi OLARAK YAYINLANMAKTADIR.

İÇİNDEKİLER. Türkiye Kalkınma Bankası Yayını TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. NİSAN HAZİRAN 2015 Sayı: 76. e-dergi OLARAK YAYINLANMAKTADIR. Türkiye Kalkınma Bankası Yayını NİSAN HAZİRAN 2015 Sayı: 76 TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. Adına Sahibi İÇİNDEKİLER Ahmet BUÇUKOĞLU Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Başkanı PAZARLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI FAALİYETLERİ

Detaylı

ULUSAL Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ KONSEYĠ YÖNETMELĠĞĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç ve kapsam

ULUSAL Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ KONSEYĠ YÖNETMELĠĞĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç ve kapsam ULUSAL Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ KONSEYĠ YÖNETMELĠĞĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı, Ulusal ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Konseyinin kuruluģ amacını,

Detaylı

KÜTÜPHANE ve DOKÜMANTASYON KANLIĞI. Kullanıcı Eğitimi 2011-2012

KÜTÜPHANE ve DOKÜMANTASYON KANLIĞI. Kullanıcı Eğitimi 2011-2012 BATMAN ÜNİVERSİTESİ KÜTÜPHANE ve DOKÜMANTASYON DAİRE BAŞKANLI KANLIĞI Kullanıcı Eğitimi 2011-2012 SUNUM KONULARI Kütüphane Genel Tanıtımı Web Sayfası Tanıtımı Kütüphane Otomasyon Programı KÜTÜPHANE UNSURLARI

Detaylı

SUNUŞ. Sabri ÇAKIROĞLU Ġç Denetim Birimi BaĢkanı

SUNUŞ. Sabri ÇAKIROĞLU Ġç Denetim Birimi BaĢkanı SUNUŞ Denetim, kurumsal iģ ve iģlemlerin öngörülen amaçlar doğrultusunda benimsenen ilke ve kurallara uygunluğunun belirlenmesidir. ĠĢlem ve hata tespit odaklı denetim/teftiģ uygulamaları zamanla süreç

Detaylı

YAZI ĠġLERĠ MÜDÜRLÜĞÜ 2013 FAALĠYET RAPORU

YAZI ĠġLERĠ MÜDÜRLÜĞÜ 2013 FAALĠYET RAPORU YAZI ĠġLERĠ MÜDÜRLÜĞÜ 2013 FAALĠYET RAPORU ĠÇĠNDEKĠLER I. GENEL BĠLGĠLER A.Misyon ve Vizyon B.Yetki, Görev ve Sorumluluklar C.Ġdareye ĠliĢkin Bilgiler 1. Fiziksel Yapı 2. Örgüt Yapısı 3. Bilgi ve Teknolojik

Detaylı

YÖNETMELİK. Siirt Üniversitesinden: SĠĠRT ÜNĠVERSĠTESĠ YABAN HAYVANLARI KORUMA, REHABĠLĠTASYON UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ YÖNETMELĠĞĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM

YÖNETMELİK. Siirt Üniversitesinden: SĠĠRT ÜNĠVERSĠTESĠ YABAN HAYVANLARI KORUMA, REHABĠLĠTASYON UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ YÖNETMELĠĞĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM 2 Şubat 2015 PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı : 29255 Siirt Üniversitesinden: YÖNETMELİK SĠĠRT ÜNĠVERSĠTESĠ YABAN HAYVANLARI KORUMA, REHABĠLĠTASYON UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ YÖNETMELĠĞĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç,

Detaylı

C. ĠDAREYE ĠLĠġKĠN BĠLGĠLER

C. ĠDAREYE ĠLĠġKĠN BĠLGĠLER DĠCLE ÜNĠVERSĠTESĠ REKTÖRLÜĞÜ BĠLGĠ ĠġLEM DAĠRE BAġKANLIĞI FAALĠYET RAPORU 2013 BĠRĠM-YÖNETĠCĠ SUNUġU 1 GENEL BĠLGĠLER A-MĠSYON VE VĠZYON a) Misyon: insan odaklı çözümleri sağlayarak her zaman ve her yerde

Detaylı

Ġnternet ve Harekât AraĢtırması Uygulamaları

Ġnternet ve Harekât AraĢtırması Uygulamaları Ġnternet ve Harekât AraĢtırması Uygulamaları Cihan Ercan Mustafa Kemal Topcu 1 GĠRĠġ Band İçerik e- Konu\ Mobil Uydu Ağ Genişliği\ e- e- VoIP IpV6 Dağıtma Altyapı QoS ticaret\ Prensip Haberleşme Haberleşme

Detaylı

BaĢkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölümü Bitirme Projesi Dersi Yönetim, DanıĢmanlık ve Proje Sunum Uygulama Esasları

BaĢkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölümü Bitirme Projesi Dersi Yönetim, DanıĢmanlık ve Proje Sunum Uygulama Esasları BaĢkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölümü Bitirme Projesi Dersi Yönetim, DanıĢmanlık ve Proje Sunum Uygulama Esasları Bitirme Projesi dersinde, öğrencilerin yapacakları projelerin

Detaylı

Tez ve Eser Projesi Hazırlama Esaslarında kullanılan kısaltmalar aşağıdaki anlamları ifade eder:

Tez ve Eser Projesi Hazırlama Esaslarında kullanılan kısaltmalar aşağıdaki anlamları ifade eder: 1. AMAÇ VE KAPSAM T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TEZ VE ESER PROJESİ HAZIRLAMA ESASLARI Bu Tez ve Eser Projesi Hazırlama Esasları nın amacı, Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü

Detaylı

TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ KİMYA MÜHENDİSLERİ ODASI İSTANBUL ŞUBESİ 2.ULUSAL LABORATUVAR AKREDİTASYONU VE GÜVENLİĞİ SEMPOZYUMU VE SERGİSİ

TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ KİMYA MÜHENDİSLERİ ODASI İSTANBUL ŞUBESİ 2.ULUSAL LABORATUVAR AKREDİTASYONU VE GÜVENLİĞİ SEMPOZYUMU VE SERGİSİ I. DUYURU Bilindiği üzere Kimya Mühendisleri Odası Ġstanbul ġubesi tarafından düzenlenen ve TS EN ISO/IEC 17025 Standardının tüm maddelerinin ve sorunlu alanlarının ele alındığı 1.Ulusal Laboratuvar Akreditasyonu

Detaylı

İÇ DENETİM BİRİMİ BAŞKANLIĞI SOSYAL YARDIMLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ KONTROL VE RİSK YÖNETİMİ ÇALIŞTAY RAPORU

İÇ DENETİM BİRİMİ BAŞKANLIĞI SOSYAL YARDIMLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ KONTROL VE RİSK YÖNETİMİ ÇALIŞTAY RAPORU İÇ DENETİM BİRİMİ BAŞKANLIĞI SOSYAL YARDIMLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ KONTROL VE RİSK YÖNETİMİ ÇALIŞTAY RAPORU DENETİM GÖZETİM SORUMLUSU Ġdris YEKELER (1078) İÇ DENETÇİLER YaĢar ÖKTEM (1056) Sedat ERGENÇ (1028)

Detaylı

T.C. BĠNGÖL ÜNĠVERSĠTESĠ REKTÖRLÜĞÜ Strateji GeliĢtirme Dairesi BaĢkanlığı. ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN)

T.C. BĠNGÖL ÜNĠVERSĠTESĠ REKTÖRLÜĞÜ Strateji GeliĢtirme Dairesi BaĢkanlığı. ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN) ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN) Düzenleme Tarihi: Bingöl Üniversitesi(BÜ) Ġç Kontrol Sistemi Kurulması çalıģmaları kapsamında, Ġç Kontrol Sistemi Proje Ekibimiz

Detaylı

ODTÜ KÜTÜPHANESİ YENİ WEB SAYFASININ TASARIMI VE KULLANILABİLİRLİK ÇALIŞMASI

ODTÜ KÜTÜPHANESİ YENİ WEB SAYFASININ TASARIMI VE KULLANILABİLİRLİK ÇALIŞMASI ODTÜ KÜTÜPHANESİ YENİ WEB SAYFASININ TASARIMI VE KULLANILABİLİRLİK ÇALIŞMASI Mustafa DALCI *, Özge ALÇAM*, Yasemin Oran SAATÇİOĞLU*, Feride ERDAL* * Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Bilgi İşlem Daire Başkanlığı,

Detaylı

TEKNOLOJİ VE TASARIM DERSİ

TEKNOLOJİ VE TASARIM DERSİ TEKNOLOJİ VE TASARIM DERSİ FELSEFESİ,TEMEL İLKELERİ,VİZYONU MEHMET NURİ KAYNAR TÜRKIYE NIN GELECEK VIZYONU TÜRKĠYE NĠN GELECEK VĠZYONU GELECEĞIN MIMARLARı ÖĞRETMENLER Öğretmen, bugünle gelecek arasında

Detaylı

STRATEJİK PLAN, AMAÇ, HEDEF VE FAALİYET TABLOSU

STRATEJİK PLAN, AMAÇ, HEDEF VE FAALİYET TABLOSU FAKÜLTE/BÖLÜM ADI: STRATEJİK PLAN, AMAÇ, HEDEF VE FAALİYET TABLOSU Stj. Amaç No Hedef No Faaliyet No Performans no Stratejik Amaç / Hedef / Faaliyet Tanımı 2008 mevcut durum 2009 2010 2011 2012 2013 Faaliyet

Detaylı

FIRAT ÜNİVERSİTESİ KURUMSAL AÇIK ARŞİV YÖNERGESİ. derlenmesi ve Kurumsal Akademik Arşivlerde korunmasını sağlamak,

FIRAT ÜNİVERSİTESİ KURUMSAL AÇIK ARŞİV YÖNERGESİ. derlenmesi ve Kurumsal Akademik Arşivlerde korunmasını sağlamak, FIRAT ÜNİVERSİTESİ KURUMSAL AÇIK ARŞİV YÖNERGESİ Bu yönerge, Fırat Üniversitesi öğretim elemanları ve öğrencileri tarafından üretilen bilimsel çalışmaların kütüphane bünyesinde oluşturulan Kurumsal Arşive

Detaylı

SÜLEYMANİYE YAZMA ESER KÜTÜPHANESİ KONSERVASYON VE ARAŞTIRMA MERKEZİ. Koleksiyon Adı: Ayasofya Koleksiyon Numarası: 3284 Uygulamayı Yapan: M.

SÜLEYMANİYE YAZMA ESER KÜTÜPHANESİ KONSERVASYON VE ARAŞTIRMA MERKEZİ. Koleksiyon Adı: Ayasofya Koleksiyon Numarası: 3284 Uygulamayı Yapan: M. SÜLEYMANİYE YAZMA ESER KÜTÜPHANESİ KONSERVASYON VE ARAŞTIRMA MERKEZİ Koleksiyon Adı: Ayasofya Koleksiyon Numarası: 3284 Uygulamayı Yapan: M. Akpınar AYASOFYA 3284 Eserin Tanımı Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi

Detaylı

2013 YILI OCAK-HAZĠRAN DÖNEMĠ KURUMSAL MALĠ DURUM VE BEKLENTĠLER RAPORU

2013 YILI OCAK-HAZĠRAN DÖNEMĠ KURUMSAL MALĠ DURUM VE BEKLENTĠLER RAPORU 2013 YILI OCAK-HAZĠRAN DÖNEMĠ KURUMSAL MALĠ DURUM VE BEKLENTĠLER RAPORU Kamuda stratejik yönetim anlayıģının temelini oluģturan kaynakların etkili ve verimli bir Ģekilde kullanılması ilkesi çerçevesinde,

Detaylı

FATĠH ÜNĠVERSĠTESĠ USOBO-2011 LĠSELERARASI 3.ULUSAL SOSYAL BĠLĠMLER OLĠMPĠYATI

FATĠH ÜNĠVERSĠTESĠ USOBO-2011 LĠSELERARASI 3.ULUSAL SOSYAL BĠLĠMLER OLĠMPĠYATI FATĠH ÜNĠVERSĠTESĠ USOBO-2011 LĠSELERARASI 3.ULUSAL SOSYAL BĠLĠMLER OLĠMPĠYATI Nisan 2011 FATĠH ÜNĠVERSĠTESĠ LĠSELERARASI ULUSAL SOSYAL BĠLĠMLER OLĠMPĠYATI (USOBO) 1) AMACI Bu olimpiyatın düzenlenmesindeki

Detaylı

T.C. İSTANBUL SABAHATTİN ZAİM ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS PROJESİ HAZIRLAMA KILAVUZU

T.C. İSTANBUL SABAHATTİN ZAİM ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS PROJESİ HAZIRLAMA KILAVUZU T.C. YÜKSEK LİSANS PROJESİ HAZIRLAMA KILAVUZU Tezsiz Yüksek Lisans Programı öğrencileri, yüksek lisans projesinin alındığı yarıyılda proje dersine kayıt yaptırmak ve yarıyıl sonunda yazılı bir rapor vermek

Detaylı

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İngilizce Eğitim Programı için gerekli ek rapor

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İngilizce Eğitim Programı için gerekli ek rapor 1/9 Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İngilizce Eğitim Programı için gerekli ek rapor İçindekiler C2. ULUSAL TIP EĞĠTĠMĠ STANDARTLARINA ĠLĠġKĠN AÇIKLAMALAR... 2 1. AMAÇ VE HEDEFLER... 2 1.3. Eğitim programı amaç

Detaylı

4.Sınıf. Dersin amacı öğrencilerin Türkiye deki idari ve yasal düzenlemeler hakkında bilgi sahibi

4.Sınıf. Dersin amacı öğrencilerin Türkiye deki idari ve yasal düzenlemeler hakkında bilgi sahibi 4.Sınıf 7. Yarıyıl (Güz Dönemi) Yönetim ve Mevzuat (AKTS 4) 3 saat Dersin amacı öğrencilerin Türkiye deki idari ve yasal düzenlemeler hakkında bilgi sahibi olmasını sağlamaktır. Türkiye Cumhuriyeti nin

Detaylı

Hakan Kapucu FMV Işık Üniversitesi Kütüphanesi

Hakan Kapucu FMV Işık Üniversitesi Kütüphanesi Hakan Kapucu FMV Işık Üniversitesi Kütüphanesi hkapucu@isikun.edu.tr Yükseköğretim kurumlarının birbirleri ile işbirliği yapmalarını teşvik etmeye yönelik Avrupa Birliği tarafından desteklenen bir eğitim

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

TÜRKİYE DE KOBİ UYGULAMALARI YMM. NAİL SANLI TÜRMOB GENEL BAŞKANI IFAC SMP (KOBİ UYGULAMARI) FORUMU İSTANBUL

TÜRKİYE DE KOBİ UYGULAMALARI YMM. NAİL SANLI TÜRMOB GENEL BAŞKANI IFAC SMP (KOBİ UYGULAMARI) FORUMU İSTANBUL TÜRKİYE DE KOBİ UYGULAMALARI YMM. NAİL SANLI TÜRMOB GENEL BAŞKANI IFAC SMP (KOBİ UYGULAMARI) FORUMU İSTANBUL 21 MART 2011 HOġ GELDĠNĠZ IFAC in Sayın Başkanı, Kurul Üyeleri, Dünyanın dört bir yanından gelmiş

Detaylı

ARAŞTIRMA KONULARINI BELİRLEME TEKNİKLERİ

ARAŞTIRMA KONULARINI BELİRLEME TEKNİKLERİ ARAŞTIRMA KONULARINI BELİRLEME TEKNİKLERİ Yrd. Doç. Dr. Satı BOZKURT Ege Üniversitesi HemĢirelik Fakültesi Hemşirelikte Araştırma HemĢireler var olan doğruları gerçekleģtirmek, Alanlarına yeni bilgiler

Detaylı

ÇOCUKLARIN GÖZÜYLE ONLARIN ĠNTERNET KULLANIM PROFĠLLERĠ VE AĠLELERĠN GETĠRDĠĞĠ SINIRLAMALAR: ANAMUR ĠLÇE ÖRNEĞĠ

ÇOCUKLARIN GÖZÜYLE ONLARIN ĠNTERNET KULLANIM PROFĠLLERĠ VE AĠLELERĠN GETĠRDĠĞĠ SINIRLAMALAR: ANAMUR ĠLÇE ÖRNEĞĠ ÇOCUKLARIN GÖZÜYLE ONLARIN ĠNTERNET KULLANIM PROFĠLLERĠ VE AĠLELERĠN GETĠRDĠĞĠ SINIRLAMALAR: ANAMUR ĠLÇE ÖRNEĞĠ THE INTERNET USE PROFILES OF THE CHILDREN AND THEIR FAMILY LIMITATIONS ON INTERNET FROM CHILDREN'S

Detaylı

KÜTÜPHANE KAYNAKLARININ PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ 1. SINIF PSY113 RESEARCH METHODS 5 EKİM 2011 HALE UYSAL

KÜTÜPHANE KAYNAKLARININ PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ 1. SINIF PSY113 RESEARCH METHODS 5 EKİM 2011 HALE UYSAL KÜTÜPHANE KAYNAKLARININ ETKİN KULLANIMI PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ 1. SINIF PSY113 RESEARCH METHODS 5 EKİM 2011 HALE UYSAL 1 SUNUM İÇERİĞİ Katalog Taraması Basılı Kaynaklara Erişimş Elektronik Kaynaklara Erişim

Detaylı

IV.ULUSLARARASI POLİMERİK KOMPOZİTLER SEMPOZYUMU SERGİ VE PROJE PAZARI SONUÇ BİLDİRGESİ 7-9 MAYIS 2015

IV.ULUSLARARASI POLİMERİK KOMPOZİTLER SEMPOZYUMU SERGİ VE PROJE PAZARI SONUÇ BİLDİRGESİ 7-9 MAYIS 2015 IV.ULUSLARARASI POLİMERİK KOMPOZİTLER SEMPOZYUMU SERGİ VE PROJE PAZARI SONUÇ BİLDİRGESİ 7-9 MAYIS 2015 TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Ege Bölge ġubesi Koordinatörlüğünde IV. Uluslararası PolimerikKompozitler

Detaylı

HĠTĠT ÜNĠVERSĠTESĠ SU ÜRÜNLERĠ VE SU SPORLARI. UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ YÖNETMELĠĞĠ

HĠTĠT ÜNĠVERSĠTESĠ SU ÜRÜNLERĠ VE SU SPORLARI. UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ YÖNETMELĠĞĠ HĠTĠT ÜNĠVERSĠTESĠ SU ÜRÜNLERĠ VE SU SPORLARI UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ YÖNETMELĠĞĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Hitit Üniversitesi Su Ürünleri

Detaylı

MALATYA TURİZM GELİŞTİRME ÇALIŞTAYI SONUÇ RAPORU 29-30 NİSAN 2011 MALATYA

MALATYA TURİZM GELİŞTİRME ÇALIŞTAYI SONUÇ RAPORU 29-30 NİSAN 2011 MALATYA MALATYA TURİZM GELİŞTİRME ÇALIŞTAYI SONUÇ RAPORU 29-30 NİSAN 2011 MALATYA 29-30 Nisan tarihleri arasında Malatya nın kültür ve turizmde mevcut durumunu ortaya koymak, mevcut yürütülen projeleri ele almak

Detaylı

BĠLECĠK ġeyh EDEBALĠ ÜNĠVERSĠTESĠ FEN EDEBĠYAT FAKÜLTESĠ COĞRAFYA BÖLÜMÜ BĠTĠRME ÖDEVĠ YAZIM KILAVUZU

BĠLECĠK ġeyh EDEBALĠ ÜNĠVERSĠTESĠ FEN EDEBĠYAT FAKÜLTESĠ COĞRAFYA BÖLÜMÜ BĠTĠRME ÖDEVĠ YAZIM KILAVUZU BĠLECĠK ġeyh EDEBALĠ ÜNĠVERSĠTESĠ FEN EDEBĠYAT FAKÜLTESĠ COĞRAFYA BÖLÜMÜ BĠTĠRME ÖDEVĠ YAZIM KILAVUZU 1. AMAÇ VE KAPSAM Bitirme ödevinin amacı öğrencilerin derslerde öğrendikleri teori ve uygulama konuları,

Detaylı

T.C. KÜTAHYA VALİLİĞİ İl Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüğü YAZMA ESERLER SENİNLE TOPLUMA KAZANDIRILIYOR. PROJESİ. Ekim 2012 / Kütahya

T.C. KÜTAHYA VALİLİĞİ İl Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüğü YAZMA ESERLER SENİNLE TOPLUMA KAZANDIRILIYOR. PROJESİ. Ekim 2012 / Kütahya T.C. KÜTAHYA VALİLİĞİ İl Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüğü YAZMA ESERLER SENİNLE TOPLUMA KAZANDIRILIYOR. PROJESİ Ekim 2012 / Kütahya 1 T.C. KÜTAHYA VALİLİĞİ İl Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüğü YAZMA ESERLER

Detaylı

Haber Bülteni VERİTABANLARI ODTÜ KÜTÜPHANESİ

Haber Bülteni VERİTABANLARI ODTÜ KÜTÜPHANESİ Haber Bülteni VERİTABANLARI ODTÜ KÜTÜPHANESİ Bu Sayıda Aralık 2004 Ocak Mart 200 Veritabanları 1 Veritabanları 2 Blackwell - Synergy Full Collection Veritabanı 2003 yılında abone olunan Blackwell Synergy

Detaylı

T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI TAVŞANLI ZEYTİNOĞLU İLÇE HALK KÜTÜPHANESİNDE BULUNAN EL YAZMASI ESER CİLTLERİNİN İNCELENMESİ

T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI TAVŞANLI ZEYTİNOĞLU İLÇE HALK KÜTÜPHANESİNDE BULUNAN EL YAZMASI ESER CİLTLERİNİN İNCELENMESİ DOI: 10.7816/kalemisi-03-06-07 kalemisi, 2015, Cilt 3, Sayı 6, Volume 3, Issue 6 T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI TAVŞANLI ZEYTİNOĞLU İLÇE HALK KÜTÜPHANESİNDE BULUNAN EL YAZMASI ESER CİLTLERİNİN İNCELENMESİ

Detaylı

ANKARA MİLLİ KÜTÜPHANE DE BULUNAN 19. YÜZYILA ÂİT KUR AN-I KERİMLERDE SERLEVHA BEZEME ÖRNEKLERİ

ANKARA MİLLİ KÜTÜPHANE DE BULUNAN 19. YÜZYILA ÂİT KUR AN-I KERİMLERDE SERLEVHA BEZEME ÖRNEKLERİ HATİPOĞLU, Oktay, Ankara Milli Kütüphane de Bulunan 19. Yüzyıla Ait Kur an-ı Kerimlerde Serlevha Bezeme Örnekleri ANKARA MİLLİ KÜTÜPHANE DE BULUNAN 19. YÜZYILA ÂİT KUR AN-I KERİMLERDE SERLEVHA BEZEME ÖRNEKLERİ

Detaylı

TÜRKİYE DEKİ ÜNİVERSİTE KÜTÜPHANELERİNDE KULLANILAN TÜRKÇE KONU BAŞLIKLARI UYGULAMASI. ŞULE YILMAZ Kadir Has Üniversitesi

TÜRKİYE DEKİ ÜNİVERSİTE KÜTÜPHANELERİNDE KULLANILAN TÜRKÇE KONU BAŞLIKLARI UYGULAMASI. ŞULE YILMAZ Kadir Has Üniversitesi TÜRKİYE DEKİ ÜNİVERSİTE KÜTÜPHANELERİNDE KULLANILAN TÜRKÇE KONU BAŞLIKLARI UYGULAMASI ŞULE YILMAZ Kadir Has Üniversitesi ÜNAK'04 "Bilgide Kaybolmamak İçin Bilgiyi Yönetmek" ( 23-25 Eylül 2004 ) Maltepe

Detaylı

T.C. ATILIM ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TEZ ÖNERİSİ HAZIRLAMA ESASLARI

T.C. ATILIM ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TEZ ÖNERİSİ HAZIRLAMA ESASLARI T.C. ATILIM ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TEZ ÖNERİSİ HAZIRLAMA ESASLARI 1. AMAÇ VE KAPSAM Bu Tez Önerisi Hazırlama Esasları nın amacı, Atılım Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Lisansüstü

Detaylı

ROMANYA TÜRK TOPLULUKLARI ÖRNEĞĠNDE ĠKĠ DĠLLĠLĠK

ROMANYA TÜRK TOPLULUKLARI ÖRNEĞĠNDE ĠKĠ DĠLLĠLĠK ROMANYA TÜRK TOPLULUKLARI ÖRNEĞĠNDE ĠKĠ DĠLLĠLĠK 1 NERĠMAN HASAN ROMANYA TÜRK TOPLULUKLARI ÖRNEĞĠNDE ĠKĠ DĠLLĠLĠK EDĠTURA UNĠVERSĠTARĂ, BUCUREġTI, 2011 3 Tehnoredactare computerizată: Angelica Mălăescu

Detaylı

ORDU ÜNİVERSİTESİ AÇIK ERİŞİM SİSTEMİ YÖNERGESİ

ORDU ÜNİVERSİTESİ AÇIK ERİŞİM SİSTEMİ YÖNERGESİ ORDU ÜNİVERSİTESİ AÇIK ERİŞİM SİSTEMİ YÖNERGESİ Amaç Madde 1 - (1) Bu yönerge, Ordu Üniversitesi adresli bilimsel ve entelektüel çalışmaların, Ordu Üniversitesi Açık Erişim Sistemi nde depolanarak bilim

Detaylı

Koleksiyon Adı: Bağdatlı Vehbi Efendi. Koleksiyon Numarası: 858. Uygulamayı Yapan: Y. Eşiyok

Koleksiyon Adı: Bağdatlı Vehbi Efendi. Koleksiyon Numarası: 858. Uygulamayı Yapan: Y. Eşiyok SÜLEYMANİYE YAZMA ESER KÜTÜPHANESİ KONSERVASYON VE ARAŞTIRMA MERKEZİ Koleksiyon Adı: Bağdatlı Vehbi Efendi Koleksiyon Numarası: 858 Uygulamayı Yapan: Y. Eşiyok BAĞDATLI VEHBİ EFENDİ 858 Eserin Tanımı Süleymaniye

Detaylı

27-28 MAYIS 2010, FEN, EDEBİYAT, FEN-EDEBİYAT, DİL VE TARİH COĞRAFYA FAKÜLTELERİ DEKANLARI (FEFKON) V. TOPLANTISI SONUÇ RAPORU

27-28 MAYIS 2010, FEN, EDEBİYAT, FEN-EDEBİYAT, DİL VE TARİH COĞRAFYA FAKÜLTELERİ DEKANLARI (FEFKON) V. TOPLANTISI SONUÇ RAPORU 27-28 MAYIS 2010, FEN, EDEBİYAT, FEN-EDEBİYAT, DİL VE TARİH COĞRAFYA FAKÜLTELERİ DEKANLARI (FEFKON) V. TOPLANTISI SONUÇ RAPORU KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ FEN VE EDEBİYAT FAKÜLTELERİ Kısaca FEFKON olarak

Detaylı

ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİ (ADYÜ) 2016 YILI PROSES PLANLAMASI

ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİ (ADYÜ) 2016 YILI PROSES PLANLAMASI EĞT-PRS-02 SAT-PRS-01 ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİ (ADYÜ) Sayfa No 1/10 PRS. KODU PROSES ADI HİZMET TANIMI PROSES SORUMLUSU KULLANILACAK CİHAZLAR ÖLÇÜLECEK DEĞERLER PERFORMANS HEDEFİ PROSES HEDEFI Satın alma

Detaylı

3. sınıf. Bilgisayarla kataloglamanın doğuşu gelişimi ve bugünkü durum ele alınmaktadır. Bu derste

3. sınıf. Bilgisayarla kataloglamanın doğuşu gelişimi ve bugünkü durum ele alınmaktadır. Bu derste 3. sınıf 5. Yarıyıl (Güz Dönemi) Bilgi Kaynaklarının Tanımlanması ve Erişimi I (AKTS 5) 3 saat Bilgisayarla kataloglamanın doğuşu gelişimi ve bugünkü durum ele alınmaktadır. Bu derste Kütüphane Otomasyon

Detaylı

Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi Altyapısı Kurulumu FĠZĠBĠLĠTE ETÜDÜ ÇALIġTAYI

Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi Altyapısı Kurulumu FĠZĠBĠLĠTE ETÜDÜ ÇALIġTAYI Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi Altyapısı Kurulumu FĠZĠBĠLĠTE ETÜDÜ ÇALIġTAYI Projenin GELĠġĠMĠ: KDEP-EYLEM 47 (Kısa Dönem Eylem Planı ) 4 Aralık 2003 tarihli BaĢbakanlık Genelgesi yle e-dönüģüm Türkiye

Detaylı

ODTÜ Kütüphanesi Yeni Web Sayfasının Tasarımı ve Kullanılabilirlik Çalışması

ODTÜ Kütüphanesi Yeni Web Sayfasının Tasarımı ve Kullanılabilirlik Çalışması Akademik Bilişim 2008 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Çanakkale, 30 Ocak - 01 Şubat 2008 ODTÜ Kütüphanesi Yeni Web Sayfasının Mustafa DALCI, Özge ALÇAM, Yasemin Oran SAATÇİOĞLU, Feride ERDAL Orta

Detaylı

BİLGİYE ERİŞİM MERKEZİ

BİLGİYE ERİŞİM MERKEZİ 06 BİLGİYE ERİŞİM MERKEZİ 11111 110 BİLGİYE ERİŞİM MERKEZİ 06 BİLGİYE ERİŞİM MERKEZİ Özel araştırma kütüphanesi ya da bilgi merkezi, uluslararası kaynaklarda, dar bir konu alanında belirli bir kesimin

Detaylı

Doç. Dr. MUSTAFA KĠBAROĞLU

Doç. Dr. MUSTAFA KĠBAROĞLU İran ın Nükleer Programı ve Türkiye nin Güvenliğine Etkileri Doç. Dr. MUSTAFA KĠBAROĞLU www.mustafakibaroglu.com Bilkent Üniversitesi Uluslararası ĠliĢkiler Bölümü 15 Ekim 2009 Atılım Üniversitesi Ankara

Detaylı

BATMAN ÜNĠVERSĠTESĠ ĠKTĠSADĠ VE ĠDARĠ BĠLĠMLER FAKÜLTESĠ

BATMAN ÜNĠVERSĠTESĠ ĠKTĠSADĠ VE ĠDARĠ BĠLĠMLER FAKÜLTESĠ BATMAN ÜNĠVERSĠTESĠ ĠKTĠSADĠ VE ĠDARĠ BĠLĠMLER FAKÜLTESĠ 2014 YILI BĠRĠM FAALĠYET RAPORU SUNUġ 2010 yılında kurulan fakültemizin misyon ve vizyonuna paralel olarak yetki, görev ve sorumlulukları, amaç

Detaylı

MARDİN ARTUKLU ÜNİVERSİTESİ 2014 YILI SAYIŞTAY DENETİM RAPORU

MARDİN ARTUKLU ÜNİVERSİTESİ 2014 YILI SAYIŞTAY DENETİM RAPORU MARDİN ARTUKLU ÜNİVERSİTESİ 2014 YILI SAYIŞTAY DENETİM RAPORU Ağustos 2015 İÇİNDEKİLER 1. KAMU İDARESİNİN MALİ YAPISI VE MALİ TABLOLARI HAKKINDA BİLGİ... 1 2. DENETLENEN KAMU İDARESİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU...

Detaylı

ERZURUM TEKNĠK ÜNĠVERSĠTESĠ 2014 YILI SAYIġTAY DENETĠM RAPORU

ERZURUM TEKNĠK ÜNĠVERSĠTESĠ 2014 YILI SAYIġTAY DENETĠM RAPORU ERZURUM TEKNĠK ÜNĠVERSĠTESĠ 2014 YILI SAYIġTAY DENETĠM RAPORU Ağustos 2015 ĠÇĠNDEKĠLER 1. KAMU ĠDARESĠNĠN MALĠ YAPISI VE MALĠ TABLOLARI HAKKINDA BĠLGĠ... 3 2. DENETLENEN KAMU ĠDARESĠ YÖNETĠMĠNĠN SORUMLULUĞU...

Detaylı

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri)

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri) ARAŞTIRMA ALANLARI 1 Kur an İlimleri ve Tefsir Kur an ilimleri, Kur an tarihi, tefsir gibi Kur an araştırmalarının farklı alanlarına dair araştırmaları kapsar. 1. Kur an tarihi 2. Kıraat 3. Memlükler ve

Detaylı

KEŞFEDİLMEMİŞ BİR KOLEKSİYON: BİLKENT ÜNİVERSİTESİ ABD GPO KOLEKSİYONU

KEŞFEDİLMEMİŞ BİR KOLEKSİYON: BİLKENT ÜNİVERSİTESİ ABD GPO KOLEKSİYONU KEŞFEDİLMEMİŞ BİR KOLEKSİYON: BİLKENT ÜNİVERSİTESİ ABD GPO KOLEKSİYONU Beyhan Karpuz * U.S. Government Printing Office (GPO) nedir? U.S. Government Printing Office Kongre nin bir kurumudur ve tarihçesi

Detaylı