RANT VERGİSİ TARTIŞMALARI BAĞLAMINDA KENTSEL RANTIN VERGİLENDİRİLMESİ KONUSUNDAKİ GELİŞMELER VE BİR ÇÖZÜM ÖNERİSİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "RANT VERGİSİ TARTIŞMALARI BAĞLAMINDA KENTSEL RANTIN VERGİLENDİRİLMESİ KONUSUNDAKİ GELİŞMELER VE BİR ÇÖZÜM ÖNERİSİ"

Transkript

1 RANT VERGİSİ TARTIŞMALARI BAĞLAMINDA KENTSEL RANTIN VERGİLENDİRİLMESİ KONUSUNDAKİ GELİŞMELER VE BİR ÇÖZÜM ÖNERİSİ ÖZET Yrd. Doç. Dr. Ali DEĞİRMENDERELİ Erciyes Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Rant konusu önemi artan bir kavram olarak literatürdeki yerini daima korumuştur. Zaman içinde yüklenilen anlam bir ölçüde değişime uğramış olsa da hem iktisatçıları hem de maliyecileri meşgul etmeye devam etmektedir. Günümüzde rant kavramı daha çok kentleşmenin gelişmesi ve yaygınlaşması ile birlikte artık kent rantı kavramı şeklinde de anılmaktadır. Özellikle sanayi devrimi ile birlikte hızlanan ve günümüzde de halen devam eden kentlerin büyüme süreci, beraberinde kentsel rantı da büyütmüştür. Bu büyüme sonucunda kentsel ranttan elde edilen kazançların devasa bir artış göstermesi maliye idaresini harekete geçirmiştir. Bir kentteki arsa ya da binalar arasındaki kıymet farkı olarak ifade edilebilen kentsel rantın vergilendirilmesi ve söz konusu getirinin bir kısmının kamuya aktarılması dünyada ve ülkemizde uzun yıllar boyunca gündemde olmaya devam etmiştir. Bu çalışmada rant kavramı ve kentsel rantın vergilendirilmesi konusunda Türkiye de yaşanan gelişmeler özetle ele alınmaya çalışılmış, çok kısa olarak Almanya uygulamasına değinilmiş ve sonuçta da bir çözüm önerisi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Rant Kavramı, Rant Vergisi, Değer Artış Kazancı. JEL Kodları: H2, K34. TAXATION OF URBAN RENT WITHIN THE CONTEXT OF RENT TAX DISCUSSIONS ABSTRACT Rent is an important topic in literature. Although the meaning of rent changes in time, most of economist and financier continue to study on the concept of rent. Recently rent is referred to urban rent because of developing and being prevalent of the cities. Urban rent gets bigger by growth of cities which is accelerated by industrial revolution and still continued. The earnings getting for urban rent increases the result of this growth so fiscal administration begins to study on this topic. Urban rent which means value difference among lands or among buildings and taxation of urban rent is always on the agenda in Turkey and in the world. In this study concept of urban rent and legislative regulations about this in Turkey will be tried to explain and information will shortly be given about taxation of urban rent in Germany. At the end of the study a suggestion will be offered for taxation of urban rent in Turkey. Keywords: Rent, Urban Rent, Increment Value Profıts JEL Classifications: H2, K34. 47

2 PARADİGMA, Cilt: 1 Sayı:1 1. GİRİŞ Rant konusu, uzun yıllardır gerek iktisatçılar gerekse uygulamacılar tarafından üzerinde çalışılan konulardan biridir. Fizyokratlardan başlayarak günümüze kadar F. Quesnay, D. Ricardo, K. Marx, s. Mill gibi pek çok iktisatçı rant olgusu üzerinde durmuş, farklı tanımlar yapmış, farklı kavramlar türetmiştir. Temelinde kısıtlı olma olgusunu barındıran rant kavramı, en genel haliyle, bir üretim faktörü olan toprağın, üretimden aldığı pay olarak tanımlanmaktadır. Ancak kentleşme hareketlerinin hızlanmasıyla rant kavramı da kent ile birlikte anılarak kent rantı kavramı ortaya çıkmıştır. Bir kentteki arsa ya da binalar arasındaki kıymet farkı olarak ifade edilebilen kentsel rantın vergilendirilmesi ve söz konusu getirinin bir kısmının kamuya aktarılması dünyada ve ülkemizde uzun yıllar boyunca gündemde olmaya devam etmiştir. Cumhuriyet tarihinde kentsel rantın vergilendirilmesini konu alan düzenlemeler yapılmış, ancak istenilen sonuçlar elde edilemediği için kısa süreli uygulanabilmiştir. Son günlerde yeni bir rant vergisi düşüncesi kamuoyunun gündemindedir. Çalışmanın amacı, belirli dönemlerde yürürlükte olan ve rant gelirlerinin vergilendirilmesini sağlayan uygulamaları açıklamak ve bu uygulamaların olumlu ya da olumsuz yönlerinden yola çıkarak, getirilmesi planlanan rant vergisine yönelik önerilerde bulunmaktır. Bu bağlamda yeni rant vergisiyle ilgili olarak kamuoyuna yansıyan açıklamalara da çalışma kapsamında yer verilecektir. 2. RANT KAVRAMI VE KENTSEL RANT Rant ve kentsel rant konusu, hem iktisatçılar hem de kentleşme ve kent sorunları üzerinde çalışanlar tarafından incelenmiştir. Rant kavramının temelinde kısıtlı olma olgusu vardır (Yılmaz, 1998:50). Türk Dil Kurumu 1 (TDK) tarafından, üretim faktörlerinden biri olan doğanın üretimden aldığı pay şeklinde tanımlanmıştır. Ekonomik Terimler Sözlüğünde ise dayanıklı bir malın; özellikle toprak, bina ve daire gibi taşınmazların hizmetlerinden yararlanma karşılığında, belirli aralıklarla ödenen bedel (Seyidoğlu, 2002:519) olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla rant kavramını, toprak faktörünün doğadaki ilk şekliyle, başka bir ifadeyle orijinal durumuyla kullanılması karşılığı ödenen bedel (Dinler, 2003:248); gayrimenkul değerinde meydana gelen ve emeğe dayanmayan artış (Ökmen-Yurtsever, 2010:58) ya da bir üretim faktörüne fırsat maliyeti üzerinde yapılan ödemeler (Öztürk-Doğan, 2010:146) şeklinde ifade etmek mümkündür. Ayrıca rant kavramı spekülasyonun kaynağı olarak da görülmekte ve spekülatif amaçlarla para kazanmak anlamında da kullanılmaktadır (Öztürk-Doğan, 2010:146; Ökmen-Yurtsever, 2010:59). Rant konusu fizyokratlardan bu yana iktisat literatüründe yer almış ve fizyokratlar tarafından toprağın kirası olarak algılanmıştır (Altay, 1993:83). Sonrasında klasik iktisatçılar ve Marksistler rant ile ilgili olarak farklı yaklaşımlar öne sürerek, farklı tanımlamalar yapmıştır. Klasik iktisatçılardan D. Ricardo rant konusu üzerine çalışmış ve differansiyel rant teorisini ileri sürmüştür. Ricardo rantı, toprağın orijinal ve tahrip edilemez güçleri için toprak sahibine yapılan ödemeler olarak tanımlamıştır. Ricardo ya göre ilk defa yerleşime açılan bir ülkede toprak, nüfusa oranla zengin ve bol olduğu sürece rant söz konusu olmayacak ve serbest mal niteliğine sahip olacaktır. Nüfusun artması sonucu daha az verimli topraklar üzerinde tarım yapılmaya başlandığı zaman başlangıçta üretime alınan verimli topraklar için rant söz konusu olacak ve rantın büyüklüğü de üretime alınan topraklardaki verimlilik farkına bağlı olacaktır (Savaş, 2007:320). 1 (Erişim Tarihi: ). 48

3 Özetle, Ricardo tarafından geliştirilen ve kendi adıyla anılan differansiyel rant (farklılık rantı), toprağın verimliliğinin ve tüketim merkezine uzaklığının farklı olmasından kaynaklanmaktadır. Ricardo, daha verimli topraklara sahip olanların, aynı çaba sonucunda daha aza verimli topraklara sahip olanlara göre elde ettikleri geliri rant olarak nitelendirmiştir (Dinler, 2003:248). Farklılık rantında bahsedilen diğer nokta tüketim merkezine olan uzaklıktır. Tüketim merkezine daha yakın olan toprak sahipleri de taşıma maliyetleri daha az olduğu için tüketim merkezine uzak olanlara göre avantaj başka bir ifadeyle rant elde etmektedir. Marksist kuramın öncüsü Karl Marx ise rantın toprak üzerindeki özel mülkiyetten kaynaklandığını ifade etmiştir (Turan, 2008:32-33). Marx a göre rant, toprak üzerindeki özel mülkiyet nedeniyle toprak sahibince alınan bedeldir (Sezen, 1995:6). Marx, differansiyel rant, mutlak rant ve tekel rantı olmak üzere üç farklı rant çeşidinden bahsetmiştir. Başlangıçta rant analizleri tarımsal rant kategorileri üzerine temellendirilmiş ancak rant kavramının kent ile birlikte gündeme gelmesiyle kent rantı kavramı ortaya çıkmıştır. (Ökmen-Yurtsever, 2010:60; Turan, 2008:35). Bir kentteki arsa ya da binalar arasındaki kıymet farkı kent rantı olarak ifade edilmektedir (Dinler, 2003:250). Kentlerde bazı alanlar merkezi bölgede bulunması, yüksek gelirli kesimin yerleşim yer olması, havası, mimarisi, manzarası vb. nedenlerle diğer yerlere göre daha değerli olabilmektedir (Ökmen-Yurtsever, 2010:60; Dinler, 2003:250). Dolayısıyla kent rantı bina ya da arsaların değerli ticaret ya da konut bölgelerinin içinde ya da yakınında olmasından kaynaklanmaktadır (Dinler, 2003:250). 2. KENTSEL TOPRAK RANTININ VERGİLENDİRİLMESİ Kentsel toprak rantının hızlandırılmasına neden olan sürecin kentleşme olduğunu söylemek mümkündür (Sezen, 1995:6). Kentleşme dar anlamda, kent sayısının ve kentlerde yaşayan nüfusun artması olarak ifade edilmiştir. Geniş anlamda ise; sanayileşme ve ekonomik gelişmeye koşut olarak kent sayısının artması ve bugünkü kentlerin büyümesi sonucunu doğuran, toplum yapısında artan oranda örgütleşme, iş bölümü ve uzmanlaşma yaratan, insan davranış ve ilişkilerinde kentlere özgü değişikliklere yol açan bir nüfus birikim süreci olarak tanımlanmaktadır (Keleş, 2013:31). Tanımdan da anlaşılacağı üzere kentleşmenin temelinde nüfus hareketleri vardır. Nüfusun artması ve tarım topraklarının kent topraklarına dönüşmesi süreci ile birlikte artan nüfusun ihtiyaçlarını karşılamak için yapılan alt yapı ve diğer yatırımlar arazi sahiplerinin rant elde etmesine neden olmaktadır. Arazi sahipleri lehine ortaya çıkan rantın bölüştürülmesi başka bir ifadeyle bir kısmının kamuya aktarılması sağlanmalıdır. Konuya ilişkin çalışmalarda, bölüşüm sürecinde sosyal adaletin gözetilmesi gerektiği ve bunun da adil bir vergilendirme sistemi vasıtasıyla yapılabileceği vurgulanmıştır (Turan, 2008:49; Gökbunar, 1997:321). Rant geliri üzerine vergi konulması sadece günümüzde değil geçmişte de tartışılmıştır. Ricardo, rant üzerine konulacak bir vergi sadece rantı etkiler; tümüyle toprak sahiplerinin üzerine düşecek ve herhangi bir tüketici sınıfına aktarılmayacaktır sözleriyle rant vergisinin toprak sahibi tarafından ödenmesi gerektiğini dile getirmiştir (Savaş, 2007:322). Kent rantı olgusuyla ilişkilendirilebilecek diğer bir konu ise arsa spekülasyonudur. İlerde meydana gelebilecek değer artışlarından yararlanabilmek için, bireylerin ellerindeki arsaları boş bekletmelerine, bu amaçla arsa satın almalarına arsa spekülasyonu adı verilmektedir. Arsa spekülasyonu özel mülkiyetin olduğu toplumlarda söz konusudur ve spekülasyonun kaynağı rant kavramıdır (Keleş, 2013:545). Dolayısıyla rant gelirleri üzerinden alınacak vergi, arsa spekülasyonunun azalması için kullanılabilecektir. 49

4 PARADİGMA, Cilt: 1 Sayı:1 3. DÜNYADA RANT VERGİSİ UYGULAMASI Rant vergisi, Land Value Tax adı altında çeşitli ülkelerde uygulanma imkânı bulmaktadır. Land value tax (LVT), Toprak değer artış vergisi (Ökmen-Yurtsever, 2010:65), arsa değeri vergisi şeklinde tercüme edilebilir. François Quesnay, David Ricardo, John Stuart Mill gibi pek çok iktisatçı topraktaki değer artışları üzerine çalışmalar yapmıştır. Ancak literatürde oluşan değer artışlarının vergilendirilmesi konusunu gündeme getiren kişinin Henry George olduğu ifade edilmektedir (Mathis-Zech, 1982:2; Edwards, 1984:481). Alman sisteminde de bu tarz rant kazançlarına önceleri spekülasyon kazancı anlamında Spekulationsgewinne adı verilmiş, daha sonra ise yasa değişikliği yapılarak kişisel malların elde çıkarılmasındaki kazanç anlamında Besteuerung privater Veräusserungsgeschäfte kavramı ile ifade edilmeye başlanmıştır. Ülkemizde tartışıldığı gibi yurt dışı uygulamalarında da verginin mükellefi toprağın malikidir. Toprak değer artış vergisi sadece toprağın değeri üzerinden alınmaktadır. Dolayısıyla arsa üzerine yapılan bina, kanalizasyon şebekesi, müştemilat gibi yapıların değerleri vergiye tabi değerden indirilmektedir. Toprak değer artış vergisi, bahçe vergisi olarak da nitelendirilmektedir (Wightman, 2010:21). Kamu gelirlerine kaynak sağlamak, ekonomiyi güçlendirmek, daha etkili toprak piyasasına yol açmak, kentsel yayılmayı azaltmak, daha az bürokrasi gibi avantajlara sahip olduğu ifade edilen toprak değer artış vergisi Galler, Avusturalya, Amerika nın bazı şehirleri, Estonya, Tayvan, Singapur, Çin, İngiltere, Danimarka, Kanada gibi ülkelerde uygulanmaktadır (Wightman, 2010:21; Ökmen-Yurtsever, 2010:66-67; Vergi Konseyi Raporu:5). Toprağın saklanamayan ve vergi cennetlerine taşınamayan bir unsur olması nedeniyle, toprak değer artış vergisinin vergiden kaçınmayı azalttığı ifade edilmektedir. 4. TÜRKİYE DE RANTLARIN VERGİLENDİRİLMESİNE YÖNELİK UYGULAMALAR Kent toprağından elde edilen rantın (genellikle gayrimenkul rantı olarak kullanılmaktadır) vergilendirilmesi konusu günümüzde olduğu gibi geçmişte de gündemde olmuştur. Yukarıda bahsedildiği üzere gerek iktisatçılar gerek uygulamacı ve akademisyenler emeksiz elde edilen rant gelirinin vergilendirilmek suretiyle paylaştırılmasını öngörmüştür. Aksi takdirde mali eşitlik yönünden sakıncalı olan söz konusu kazançlar spekülasyon kaynağı olarak anılacaktır. Türkiye de toprak rantlarının vergilendirilmesi konusunda bir takım uygulamalar yapılmış ancak istenilen sonuç elde edilemediği ve yetersiz olduğu gerekçesiyle eleştiri konusu olmuştur. Diğer taraftan rantların vergi dışı kalmasının üretkenliği azalttığı dile getirilmiş rant gelirlerinin etkin bir şekilde vergilendirilmesini uygulamaya koyacak reform ihtiyacı olduğu ifade edilmiştir (Gökbunar, 1997:318). Çalışmanın bundan sonraki bölümlerinde ülkemizde gayrimenkul rantlarının vergilendirilmesi ile ilgili olarak yapılan uygulamalara yer verilecektir. Bu bağlamda 1970 yılında Finansman Kanunu ile uygulamaya koyulan Gayrimenkul Kıymet Artış Vergisi nin yanı sıra Şerefiye uygulaması ve halen yürürlükte bulunan Düzenleme Ortaklık Payı, Gelir Vergisi Kanunu nda yer alan Değer Artış Kazançları ile diğer kanunlarda yer alan uygulamalara yönelik açıklamalar yapılacaktır GAYRİMENKUL KIYMET ARTIŞ VERGİSİ Gayrimenkul Kıymet Artış Vergisi, tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 1318 sayılı Finansman Kanunu nun ncı maddeleri arasında düzenlenmiş beyana dayanan ve artan oranlı bir vergidir sayılı Kanunun gerekçesinde Gayrimenkul Kıymet Artış Vergisi nin uygulanma nedenini, spekülatif karakterli gayrimenkul yatırımlarını 50

5 azaltmak amacıyla bina, arazi ve arsaların devir ve temlikinden doğan değer farklarını vergilendirmek olarak ifade edilmiştir. Kanun gerekçesinde, Türkiye nin gelişmekte olan bir ülke olduğu belirtilmiş, tasarrufların artırılması kadar bunların yönlendirileceği alanların seçiminin de önemli olduğu vurgulanmıştır. Dolayısıyla tasarrufların verimli yatırımlar yerine spekülatif amaçlı olarak gayrimenkule yönelmesini azaltmak için gayrimenkul kıymet artış vergisinin tasarıya alındığı ifade edilmiştir (Küsmenoğlu, 2010: ). Gayrimenkul Kıymet Artış Vergisi nde vergiyi doğuran olay, Türkiye deki arazi, arsa ve bunların üzerindeki binaların devir ve temliki ile bunların karşılıklı olarak trampa edilmesidir. Veraset yolu ile edinilen mallar vergi kapsamında değildir. Verginin mükellefi bina, arsa ve arazileri devir ve temlik eden gerçek ve tüzel kişilerdir. Finansman Kanunu nun 36 ncı maddesinde verginin matrahı, arazi, arsa ve bunlar üzerindeki binaların devir ve temliki karşılığında edinilen değerler ile bunların edinim maliyetleri arasındaki fark olarak ifade edilmiş, edinim maliyeti de vergiyi doğuran olayın meydana geldiği tarihte bina ve arazi vergilerinin tarhına esas olan vergi değeri olarak tanımlanmıştır. Gayrimenkul Kıymet Artış Vergisi nin matrahı; gayrimenkulün iktisabı için ödenmiş bulunan her türlü vergi, resim, harç, komisyon gideri ve benzeri masraflar ile iktisap tarihinden itibaren her yıl için iktisap maliyetinin %5 i oranında hesaplanacak götürü gider ve ödenmiş olan bina ve arazi vergilerinin indirilmesi suretiyle hesaplanmaktaydı. Ayrıca gayrimenkullerin devir ve temlikinden doğan kazançların belirli bir miktarı da vergiden istisna edilmiştir. Vergi mükellefin beyanı üzerine gayrimenkulün bulunduğu yer vergi dairesi tarafından tarh edilmekteydi. Gayrimenkulün tapuya tescil tarihinden itibaren bir ay içinde beyanname verilip ve vergi ödenmekteydi. Taşınmazını devredenler, alıcı tarafından kendilerine ödenen tutarın %3 ünü teminat olarak ödemekle yükümlüydü. Verecekleri beyannameye göre hesaplanacak vergi, teminat tutarından daha yüksek olduğu takdirde, aradaki fark kendilerinden alınmaktaydı. Teminat tutarının daha yüksek olması halinde ise fazla olan miktar ilave edilmekteydi (Küsmenoğlu, 22010:687). Gayrimenkul Kıymet Artış Vergisi, gayrimenkullerin gerçek alım satım bedellerinin gizlenmesi nedeniyle etkin olarak uygulanamamış ve 1982 yılında yürürlükten kaldırılmıştır. Zaten bu konun en can alıcı kısmı da gerçek alım satım bedellerinin kavranamaması hususunda düğümlendiği görülmektedir. Çalışmanın öneri kısmında bununla ilgili bir çözüm önerisi ortaya konulmaya çalışılacaktır ŞEREFİYE Genellikle mahalli idarelerce tahsil edilen bir kamu geliri çeşidi olan şerefiye TDK tarafından, bir bölgeye sağlanan alt yapı ve bayındırlık hizmetlerinden dolayı taşınmaz mallarının değeri artan kişilerin söz konusu hizmetleri sağlayana yaptıkları vergi benzeri ödemeler şeklinde tanımlanmıştır. Kamu kurumları tarafından yapılan yol, köprü, meydan, park gibi bayındırlık hizmetleri bu faaliyetlerin yapıldığı bölgelere sağladığı toplumsal yararın yanında bölgenin ekonomik niteliğinde değişiklikler yaratır ve o bölgedeki gayrimenkullerin değerinde artış söz konusu olabilir. Bu artış, sahip olunan kıymetlerin niteliğinde ortaya çıkan değişiklikten değil, bayındırlık hizmetlerinin yarattığı katkı ve önemden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla gayrimenkul sahiplerinin anılan giderlere katılması gündeme gelmektedir. Buradan hareketle şerefiye, söz konusu hizmetlerin gerçekleştirilmesi nedeniyle yapılan giderler için, o bölgedeki gayrimenkul sahiplerinden belirli bir oranda alınan paralar olarak da tanımlanabilir (Akdoğan, 2011: ). 51

6 PARADİGMA, Cilt: 1 Sayı:1 Şerefiyenin dayandığı temel düşünce; faydalananların hiçbir çabası olmadan yol yapılması, yolların genişletilmesi, meydan açılması ya da kanalizasyon yapılması ile sahibi oldukları yapı ve arsaların kazandıkları değer artışının, bu gibi imar hizmetleri ile bu zenginleşmeyi yaratan topluma dönmesidir (Edizdoğan-Çetinkaya-Gümüş, 2013:117). Şerefiye; kamu yükümlülüğü olması, kanuna dayanması gibi özellikleri dolayısıyla vergi ve harçlara benzese de karşılık esasına dayanması ya da mülklerdeki değer artışından dolayı bir defaya mahsus olarak alınması gibi özellikleri nedeniyle anılan gelir türlerinden ayrılmakta, vergi ve harçlar arasında bir kamu geliri olarak nitelendirilmektedir (Tuncer, 2003: ). Türkiye de artık bir şerefiye uygulaması bulunmamaktadır. Bir belediye geliri olan şerefiye yılları arasında uygulandıktan sonra 1981 yılında 2464 sayılı Belediye Gelirleri 2 Kanunu ile yürürlükten kaldırılmıştır. 9 Temmuz 1948 yılında 6953 sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren 5237 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu nda Değerlenme Resmi olarak yer alan ve 33 yıl süreyle uygulanan şerefiyenin uygulanmasına ait hükümleri aşağıdaki gibi özetleyebiliriz: Şerefiyenin konusu (5237 sayılı Kanuna göre değerlenme resmi) kamulaştırma sebebiyle bir gayrimenkulün; sokağın, belediye bahçelerinin, meydana veya yeşil sahanın yüzüne çıkması veya sokağa yüzü artması; meydanlar, küçük limanlar, parklar, spor sahaları, vapur iskeleleri tesis ve inşası, yolların genişlemesi nedeniyle değerinde meydana gelen artışlardır. Resmin mükellefi, anılan nedenlerle değeri artan gayrimenkulün malikidir. Vergiyi doğuran olay, kamulaştırma veya bayındırlık eserleri inşası ve yolların genişlemesi nedeniyle binaların, arsaların değerinin artmasıdır. Değerlenme resminde matrah, gayrimenkulün bayındırlık hizmetinden önceki ve anılan hizmetlerden sonraki rayiç değerleri arasındaki farktır. Değer farkının Bina Vergisi Kanununa göre kurulacak tadilat komisyonlarında belirleneceği hükme bağlanmıştır. Anılan komisyonca belirlenecek değer farkının yarısı değerlenme resmi olarak alınacaktır. Dolayısıyla değerlenme resmi oranının %50 olduğunu söylemek mümkündür. Gayrimenkul sahipleri değerlenme resmini beş yılda ve beş eşit taksitte belediyelere ödemekle yükümlüdür yılında yürürlüğe giren 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununda değerlenme resmine yer verilmemiş, sadece eski kanunda da bulunan harcamalara katılma payı düzenlenmiştir DÜZENLEME ORTAKLIK PAYI (DOP) İdare hukukunda idarenin bedelsiz olarak mal edinme yöntemleri hukuka uygun ve hukuka aykırı olan şeklinde iki başlıkta irdelenmektedir. Hukuka uygun olan yöntem olarak kamulaştırmasız el atma şeklinde tanımlanan düzenleme ortaklık payı uygulamasıdır (Nohutçu,2016:347) sayılı İmar Kanunu 3 nda hükme bağlanan düzenleme ortaklık payı, idarenin kamulaştırma yapmaksızın mal edinme ve kamu yararına kullanma yöntemlerinden biridir (Yılmaz, 2010:38). Kanuna aykırı olan ise idarenin bir malı kanundaki usulleri uygulamadan el koyması işlemidir ki idare hukukundaki adı Fiili Yol olarak belirtilmektedir. O kadar ağır bir hukuka aykırılıktır ki, çözümü idari yargıda değil adli yargıda gerçekleşmektedir (Nohutçu,2016:346) tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır. 52

7 İmar Kanunu nun 18 inci maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemeleri İle İlgili Esaslar Hakkında Yönetmelikte 4 (DOP), Düzenlemeye tabi tutulan yerlerin ihtiyacı olan yol, meydan, park, yeşil saha, genel otopark gibi umumi hizmetlere ayrılan ve tescile tabi olmayan alanlar ile cami, karakol yerleri ve ilgili tesisler için kullanılmak üzere, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların, düzenlemeden önceki yüz ölçümlerinden %35 e kadar düşülebilen miktar ve/veya zorunlu hallerde malikin muvafakatı ile tespit edilen karşılığı bedel şeklinde tanımlanmıştır. Tanımından da anlaşılacağı üzere DOP, yol, meydan, park gibi ihtiyaçların karşılanması amacıyla özel mülkiyette bulunan taşınmazların belirli bir kısmına yetkili belediyeler ya da valilikler tarafından el konulmasıdır (Yılmaz, 2010:39). Bazı yazarlar tarafından DOP, elde edilen kentsel rantın vergilendirilmesine yönelik uygulamalardan biri olarak nitelendirilmiştir (Aslan, 2014:117). Ayrıca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri tarafından rant vergisi çalışmalarına yönelik yapılan açıklamalarda düzenleme ortaklık payından bahsedilmesi kent rantları ile DOP arasındaki ilişkiye dikkat çekmektedir. Dolayısıyla çalışma kapsamında DOP uygulamasına yer verilmesi uygun görülmüştür. DOP nın yasal dayanağı 3194 sayılı İmar Kanunu dur. İmar Kanunu nun 18 inci maddesine göre, DOP, düzenlemeye tabi tutulan yerlerin ihtiyacı olan MEB e bağlı ilk ve ortaöğretim kurumları, yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol gibi umumî hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz. DOP oranı azami %40 5 olarak belirlenmiştir sayılı Kanunda DOP olarak düşülecek oranın, düzenlemeye tabi arazi ve arsaların, düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin %40 ını geçemeyeceği hükmü yer almaktadır. Ancak kanun metninde bulunan bu ifade, mutlak surette %40 kesilir anlamında değerlendirilemez. Örneğin, eğer umumi hizmet alanları için düzenleme yapılan alanda %30 veya %20 DOP alınması mümkün ve yeterli ise o oranda kesilmesi gerekir. Değinilen %40 lık DOP oranı, mutlak olmayıp azami miktarı ifade etmektedir. Hesaplanan DOP oranı, %40 ın altında ise bu oran, %40 a tamamlanmak suretiyle arsa üretilmesinin yasal bir dayanağı bulunmamaktadır (Yılmaz, 2010:61). Bunun yanında her uygulama alanında DOP kesilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Eğer uygulama alanında kamuya ayrılacak kısım DOP kesintisi yapılmadan karşılanabiliyorsa DOP kesilmeden de uygulama yapılması mümkündür (Koçak, 2009:2). Herhangi bir parselden birden fazla DOP alınamaz. Bu hüküm o parselde imar planı ile yeniden düzenleme yapılmasına engel değildir. Başka bir ifadeyle daha önce imar düzenlemesi yapılmış olan bir yerde, sonradan doğacak ihtiyaç nedeniyle, gerektiğinde ikinci bir düzenleme yapılabilir. Ancak önceki uygulamada DOP alınmışsa sonraki düzenlemelerde DOP adı altında herhangi bir kesinti yapılamaz (Koçak, 2009:2) DEĞER ARTIŞ KAZANÇLARI Gayrimenkullerde meydana gelen kıymet artışlarını vergilendirmek amacıyla yürürlükte bulunan bir diğer uygulama Gelir Vergisi Kanunu nun (GVK) madde 80 ve devamında düzenlenmiş olan değer artış kazançlarıdır. GVK na göre, İktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap edilenler hariç) 70 inci maddenin birinci fıkrasının (1), (2), (4), (7) numaralı bentlerinde yazılı mal ve hakların 6 iktisap tarihinden başlayarak beş yıl içerisinde tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır. 5 İmar Kanunu nun 18 inci maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemeleri İle İlgili Esaslar Hakkında Yönetmelikte DOP oranı azami %35 olarak yer almaktadır. Ancak Kanunda tarihinde yapılan değişiklikle bu oran %40 olarak belirlenmiş fakat bu değişiklik yönetmeliğe işlenmemiştir. 6 Gelir Vergisi Kanunu nun 70 inci maddesinin ilgili bentlerinde yer alan mal ve haklar şunlardır: 53

8 PARADİGMA, Cilt: 1 Sayı:1 elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artış kazancıdır. Dolayısıyla Gelir Vergisi Kanunu na göre değer artışlarının vergilendirilebilmesi için anılan mal ve hakların beş yıl içerisinde elden çıkarılması gereklidir. Beş yıldan sonra elden çıkarılanlar ve ivazsız iktisap edilenler için vergilendirme söz konusu değildir. GVK, safi değer artışının, elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla sağlanan ve para ile temsil edilebilen her türlü menfaat tutarından, elden çıkarılan mal ve hakların maliyet bedelleri ile elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve satıcının uhdesinde kalan giderlerin ve ödenen vergi ve harçların indirilmesi suretiyle bulunacağını hükme bağlamıştır. Ayrıca meydana gelen değer artışlarının vergilendirilmesi için elde edilen gelirin, değer artış kazançları için belirlenen istisna haddini aşması gerekmektedir 7. GVK 80 inci maddesinde sayılan mal ve hakların ticari işletmeye kayıtlı olması halinde elden çıkarılmalarından doğan kazanç ticari kazanç olacaktır (Şenyüz-Yüce-Gerçek, 2013:104). Yukarıda anılan 5 yıllık süre konusunda önemli değişiklikler planlanmaktadır tarihinde TBMM ye sunulan Yeni Gelir Vergisi Kanun Tasarısı nda bu konuda yeni bir düzenleme öngörülmekte, tek bir 5 yıllık süre yerine kademeli bir süre uygulaması düşünülmektedir. Tasarıya göre iktisap edilen gayrimenkullerin, %40 ı, %50 si, %60 ı, İki tam yıldan fazla süreyle elde tutulanlardan elde edilen gelirlerin Üç tam yıldan fazla süreyle elde tutulanlardan elde edilen gelirlerin Dört tam yıldan fazla süreyle elde tutulanlardan elde edilen gelirlerin Beş tam yıldan fazla süreyle elde tutulanlardan elde edilen gelirlerin %75 inceleme gelir vergisinden istisna edilmektedir. Görüldüğü üzere mevcut uygulamada elde edilmesinin üzerinden beş yıl geçtikten sonra satılan gayrimenkuller için herhangi bir vergi söz konusu olmazken, yeni tasarıda, gayrimenkullerin elde tutulma süresine bağlı olarak istisna hadleri öngörülmüştür. Ayrıca gayrimenkul alım satımından doğan kazançlar değişiklik sonrasında hiçbir şekilde vergi dışı bırakılmayacak, asgari %25 oranında vergiye tabi tutulacaktır DİĞER KANUNLARDA YER ALAN UYGULAMALAR Rant ve o rantın vergilendirilmesini yakından ilgilendiren vergilerden bir diğeri, belediyeler tarafından tarh-tahakkuk-tahsil edilen ve yerel bir vergi olarak anılan emlak vergisidir. Yasal dayanağı 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu 8 olan emlak vergisi, bina vergisi ve arazi vergisi olmak üzere iki kısıma ayrılmaktadır. Verginin konusu, Türkiye de bulunan bina, arsa ve araziler, mükellefi ise bunların sahipleridir. Değer esaslı bir vergi olan emlak vergisinin matrahı 1319 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit edilen vergi değeridir. Vergi oranı bina ve arazi vergilerinde farklılık 1. Arazi, bina (Döşeli olarak kiraya verilenlerde döşeme için alınan kira bedelleri dahildir.), maden suları, menba suları, madenler, taş ocakları, kum ve çakıl istihsal yerleri, tuğla ve kiremit harmanları, tuzlalar ve bunların mütemmim cüzileri ve teferruatı; 2. Voli mahalleri ve dalyanlar; 4. Gayrimenkul olarak tescil edilen haklar 7. Gemi ve gemi payları (Motorlu olup olmadıklarına ve tonilatolarına bakılmaz) ile bilümum motorlu tahmil ve tahliye vasıtaları yılında elde edilecek gelirler için istisna tutarı TL dir tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır. 54

9 göstermektedir sayılı Kanun a göre bina vergisinin oranı meskenlerde binde bir, diğer binalarda binde iki olarak uygulanmaktadır. Arazi vergisi oranı arsa ve araziler için farklılık arz etmekte, arazi üzerinden binde bir, arsa üzerinden binde üç oranında vergi alınmaktadır. Bu oranlar, büyükşehir belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde %100 artırımlı uygulanmaktadır. Gayrimenkullerle ilgili olarak, kamunun elde ettiği bir diğer gelir türü harçlardır. 492 sayılı Harçlar Kanunu 9 na dayanarak, gayrimenkul alım-satımı dolayısıyla tapu ve kadastro harcı tahsil edilmektedir. Bu husus Harçlar Kanunu nun 57 nci maddesinde Tapu ve kadastro işlemlerinden bu kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanları tapu ve kadastro harçlarına tabidir hükmü ile ifade edilmiştir. Bu bağlamda (4) sayılı tarifede yazılı işlemlerden, işlemin nevi ve mahiyetine göre değer esası üzerinden nispi ve maktu olarak tapu ve kadastro harcı alınması öngörülmektedir. 492 sayılı Kanun a göre, gayrimenkul devir ve iktisaplarında tapu ve kadastro harcı, emlak vergisi değerinden az olmamak üzere, beyan edilen devir ve iktisap bedeli üzerinden hesaplanır (Madde 63). Dolayısıyla gayrimenkullerin ivaz karşılığı devir ve iktisabında yukarıda ifade edilen değer üzerinden binde 20 oranında tapu ve kadastro harcı tahsil edilmektedir. 5. TÜRKİYE DE RANT VERGİSİ KONUSUNDAKİ GELİŞMELER Cumhuriyet tarihinde pek çok kez tartışılan ve yukarıda açıklanan uygulamalar ile vergilendirilmeye çalışılan gayrimenkul kıymet artışları, son zamanlarda üzerinde sıkça durulan konulardan biri haline gelmiştir yılının sonlarında Çevre ve Şehircilik Bakanlığından rant vergisi konusunda yasa tasarısının hazırlandığı yönünde açıklamalar yapılmıştır. Kamuoyunda ilgili çalışmalara yönelik çok sayıda haber ya da yorum yer almakla birlikte Bakanlık tarafından ilan edilen herhangi bir tasarı bulunmamaktadır dönemini kapsayan Orta Vadeli Programda gayrimenkul değer artışlarının vergilendirilmesi gerekliliği belirtilmiş, bu durum kısa vadede rant vergisi uygulanacağının işareti olarak yorumlanmıştır. Orta Vadeli Programda yapılan açıklamalar şu şekildedir Gayrimenkul değer artışlarının yeterince vergilendirilmemesi, imar düzenlemeleri ve kamu hizmetleri yoluyla ciddi bir gayrimenkul rantı oluşması ve bundan kamunun yeterince pay alamaması kaynaklarımızın önemli ölçüde üretken olmayan alanlara kaymasına neden olmaktadır. Bu durum, büyüme potansiyelinin artmasına bir kısıt oluşturmaktadır. Orta Vadeli Programın 148 numaralı paragrafında İmar değişiklikleri ve kamu yatırımları sonucunda oluşacak gayrimenkul değer artışlarından kamunun pay almasını ve gayrimenkullerde değer artışına yol açacak bazı yatırımlarına yararlanıcıların katkıda bulunmasını sağlayacak bir sistem geliştirilecektir ifadelerine yer verilmiştir. Bu ifadeler gayrimenkul değerlerinde ortaya çıkan rantların vergilendirilmesi için bir politika oluşturulacağı şeklinde değerlendirilebilir. Bir verginin uygulanabilmesi için verginin konusu, mükellefi, vergiyi doğuran olay, vergi oranı, istisna-muafiyetler gibi hususların belirtilmesi gereklidir. Uygulanması planlanan rant vergisi ile ilgili olarak kamuoyuna yansıyan açıklamaları bu açıdan değerlendirdiğimizde aşağıdaki sonuçlara ulaşmak mümkündür; Rant vergisinin, imar planı değişiklikleri ile emsal artışı olan parsellerden alınması planlanmaktadır. Bu bağlamda örneğin mevcut imar durumunda beş kat olan imar hakkının değişiklik sonucu yedi kata çıkarılması halinde, ortaya çıkan iki kat farktan elde edilen rantın kamuya aktarılması söz konusudur. Düzenlemenin amacının imardaki haksız kazancı ve haksız rekabeti engellemek olduğu ifade edilmiştir tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır. 55

10 PARADİGMA, Cilt: 1 Sayı:1 Bu noktada rant vergisinin esasını oluşturan arsa, arazi ve emsal artışı kavramlarının açıklanmasında fayda vardır. Arazi kavramı 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu 10 nun 3 üncü maddesinde tanımlanmıştır. Anılan kanuna göre arazi; toprak, iklim, topografya, ana materyal, hidroloji ve canlıların değişik oranda etkisi altında bulunan yeryüzü parçasını ifade etmektedir. Arsa kavramı Emlak Vergisi Kanunu nda Belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazi arsa sayılır ifadesi ile tanımlanmıştır. Emsal (kat alanı katsayısı) ise, yapının katlar alanı toplamının imar parseli alanına oranından elde edilen sayıdır (Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği Madde 16/4). Buradan hareketle emsal artışı, imar parseli üzerine yapılan inşaat alanının artırılması olarak ifade edilebilir. Artırılan bu kısımdan elde edilen gelirler de rant vergisinin konusunu oluşturmaktadır. Çalışmanın 3.3. numaralı başlığında belirtildiği gibi, arsa üzerinde ilk imar planlaması yapıldığında, imar parselinin %40 ı oranında DOP alınmaktadır. Aynı parsele ikinci kez imar planı yapılması ve imar hakkında artış oluşması durumunda ise rant vergisi söz konusu olacaktır. Kamuda şeffaflık paketi kapsamında açıklanan rant vergisi düzenlemesi İmar Kanunu nda yapılacak değişiklikle gerçekleştirilecektir. Vergi oranı konusunda kesin bir belirleme yapılmamış olmasına karşın; belediyelerin genel plan değişikliğinde %40-60 arasında, bireysel plan değişikliklerinde ise % arasında belirlenen oranda pay alınacağı ifade edilmektedir. Verginin mükellefinin (dünya uygulamalarında olduğu gibi) arsa sahibi olması gereklidir. Dolayısıyla imar artışı neticesinde rant elde eden arsa sahibinin kendisine verilen hakkın belirli bir kısmını vergi olarak ödemesi söz konusu olacaktır. İmar planlarındaki artış dışında, değeri artan herhangi bir daire ya da gayrimenkulün vergilendirilmesi rant vergisinin konusuna girmemektedir. Rant vergisi gelirlerinin büyük bir kısmı belediyelere aktarılacaktır. Yapılan açıklamalarda imar planı değişiklikleri sonucu oluşan değer artışından belediyelerin pay almasının sağlanacağı ve bu değer artışı üzerinden belediyelere bir gelir alanı oluşturulacağı belirtilmiştir. Ayrıca elde edilen gelirlerden kentsel dönüşüme de pay ayrılması planlanmaktadır. Bu alanda yapılması planlanan bir diğer düzenleme imar planlarının kamuoyuna ilan edilmesiyle ilgilidir. Buna göre imar planları ve değişiklikleri, taslak ve kesinleşmiş halleriyle belediyenin internet sitesinde, belediyenin herkesin rahatlıkla görebileceği bir panosunda ve muhtarlıklarda ilan edilecek ve mahalli bir gazetede özet olarak sunulacaktır. İmar planı yapma ve onama yetkisi olan tüm kamu idarelerinin imar planlarının her aşaması ilgili idare ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının bu amaçla oluşturulan internet sitesinde yayınlanacaktır. Herhangi bir yerde tarihi dokuya, silüete, doğal çevreye zarar verebilecek bir imar değişikliğine izin verilmeyecektir. Yapılan açıklamalarda restorasyon işinin vergiden istisna olacağı belirtilmiştir. Buna göre dış cephe kaplamaları hariç olmak üzere yapını bağımsız bölümlerinin brüt alanını artırmayan veya niteliğini değiştirmeyen tadilatlarla bina dış cephe kaplama tadilatı ruhsatlarında hiçbir vergi, resim veya harç alınmayacaktır. Bunun yanı sıra mevcut yapılarda güçlendirme, yangın ve enerji verimliliği konularında tedbirlerin alınmasına ilişkin proje onay, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni işlemlerinde ilgili idarelerce hiçbir vergi, resim, harç ve herhangi bir ad altında bedel veya ücret talep edilmeyecektir tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır. 56

11 6. ALMAN SİSTEMİNDEKİ UYGULAMAYA KISA BİR BAKIŞ Konumuzu ilgilendiren gayrimenkul değer artışlarıyla elde edilen kazancın vergilendirilmesi hususu, aynen bizde olduğu gibi, Alman sisteminde de gelir vergisi içinde yerini bulmuştur. Ancak Alman uygulamasında ilk dikkati çeken husus, bu şekildeki kazanç kapsamının bizden daha geniş ele alınmış olduğudur. Buna göre, sadece gayrimenkullerin ve hakların satışından değil, özel mülkiyette bulunan diğer malların (örneğin pul koleksiyonu, değerli eski araba, antika eşya vb.) satışından da elde edilen kazanç, yasada öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde vergiye tabi tutulmaktadır. Çalışmanın amacı iki ülke uygulamasının karşılaştırılması olmadığı için, aşağıda, sadece özel mülkiyetteki gerçek gayrimenkullerin (bina, arsa ve arazi) satışından elde edilen kazancın vergilendirilmesi konusundaki düzenlemeye, bir küçük fikir vermesi açısından, çok kısa olarak değinilecektir. Alman Gelir Vergisinin 23 üncü maddesinde kendine yer bulan uygulamada süre ve kapsam konusunda 1999 yılında önemli değişiklikler yaşanmıştır yılında yapılan değişiklikle, gayrimenkuller için 2 yıl olan süre 10 yıla, menkul mallardaki 6 aylık süre de 1 yıla çıkarılmıştır. Buna göre bir gayrimenkul, iktisap edildiği tarihten itibaren 10 yıl içinde elde çıkarılır ve bundan bir net kazanç elde edilirse, o kazanç belli şartlar çerçevesinde vergiye tabi tutulmaktadır (Tipke- Lang, 2008:374). Bu noktada ilk altı çizilmesi gereken husus, sürenin oldukça uzun tutulmuş olmasıdır. Şu andaki Türk Gelir Vergisindeki 5 yıllık sürenin iki katı bir süre uzun olarak nitelendirilebilir. Dikkat çekici bir diğer husus da iktisap şeklinin önemsiz olmasıdır. Türk sisteminin aksine, ivazsız şekilde elde edilen gayrimenkullerin elden çıkarılması durumunda da oluşan kazanç vergiye tabi tutulmaktadır. Bir başka ifadeyle, Alman sistemindeki ilgili gelir vergisi maddesinde ivazsız olarak iktisap edilenler hariç diye bir hüküm bulunmamaktadır (Blümich, 2016: 23 EStG Rz. 95). Elde edilen kazancın 600 Avro ya kadar olan kısmı vergiden istisna edilmiştir. Tam olarak ifade etmek gerekirsi 599,99 Avro luk kazanç vergi dışı tutulmuştur. Ancak bu istisnada ilginç olan bir husus, kazancın 600 Avro ya ulaşması ya da geçmesi durumunda sadece istisna haddinin aşan kısmının değil kazancın tamamının vergiye tabi tutuluyor olmasıdır. Örnek vermek gerekirse, 599,99 Avro luk kazanç için herhangi bir vergi ödeme zorunluluğu bulunmamasına karşın, kazancın 1 Sent artması durumunda, 600 Avro nun tamamı üzerinden vergi ödeme zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Bunun yanında, Alman sisteminde var olan evli çiftlerin kazançlarının, istenmesi halinde, beraberce tarh edilmesi uygulaması karşısında istisna tutarları her bir eş için ayrı ayrı uygulanmaktadır. Bu durumda elde edilen kazancın istisna haddini aşıp aşmadığının hesabı, her bir eş için ayrı ayrı değerlendirilecektir (Blümich, 2016: 23 EStG Rz ). Alman Gelir Vergisindeki bu konuyla alakalı en dikkat çekici düzenleme kişisel ikamet amacıyla kullanılan konutlarla ilgilidir. Bir başka ifade ile iktisap edilen arsa üzerine inşa edilen binanın kullanım biçimine göre elde edilen kazancın vergi dışı kalabilmektedir. Buna göre, iktisap ya da inşa edilen bir binanın elde çıkarılmasıyla elde edilen kazanç şu iki durumda vergi dışı bırakılmıştır: - İktisap tarihi ile elde çıkarma tarihi arasındaki sürede bilhassa kendi kişisel ikamet amacına yönelik kullanmışsa veya - Elde çıkarıldığı yıl ve ondan önceki iki yıllık sürede kendi kişisel ikamet amacına yönelik kullanmışsa. Yukarıda zikredilen şartlarda vergiye dışılık için kişisel ikamet (eigenen Wohnzwecken) vurgusu çok önemlidir. Buna göre bir arsa ya da arazi, eğer üzerine hiç bina yapılmadıysa ya da yapılıp malikin kendi ikameti amacıyla kullanılmadıysa (başkasına kiralama veya işyeri olarak kullanım), kazanç vergiye tabi tutulacaktır. İktisap tarihinden itibaren sürekli olarak kişisel ikamet de şart değildir. Satıştan önceki 3 yıl içinde bu amaçla kullanılmış olması yeterli görülmüştür. Örneğin 2006 senesinde bir bina satın alınmış veya 57

12 PARADİGMA, Cilt: 1 Sayı:1 miras olarak intikal etmiş ve söz konusu bina 2013 yılına kadar başkasına kiraya verilmiş ya da işyeri olarak kullanmış olsun yılından itibaren binanın maliki binayı kendi kişisel ikameti için kullanıyor olması durumunda, 2016 yılında yapacağı satıştan elde edilecek olası bir kazanç vergiye tabi tutulmayacaktır. Önce arsa alınıp sonra üzerine bina inşa edildiyse, binanın inşaat tarihi değil arsanın iktisap tarihi, 10 yıllık sürenin hesabında esas alınmaktadır. Miras ya da ivazsız intikallerde 10 yıllık süre, murisin ya da bağışçının o gayrimenkulü iktisap ettiği tarihe göre hesaplanmaktadır. Bir başka deyişle varisin ya da bağışı kabul edenin malı mülkiyetine geçirdiği tarih değil, onu miras bırakan ya da bağışlayanın iktisap tarihi esas alınmaktadır. Örneğin yılında bir konut satın alan kişi bunu 2012 tarihinde çocuğuna bağışlamış olsun. Bağışı alan kişi, bu konutu tarihinden itibaren vergisiz bir şekilde satabilecektir. Çünkü 10 yıllık sürenin hesabı, bağış tarihine göre değil, konutu bağışlayan kişinin iktisap tarihine göre hesaplanmaktadır (Tipke- Lang, 2008: ). 7. BİR ÇÖZÜM ÖNERİSİ VE SONUÇ Türkiye İstatistik Kurumunun verilerine göre sadece 2015 yılında konut satış sonucu el değiştirmiştir. Bu satışlar içinde konut ilk defa satılırken, konut da ikinci el olarak el değiştirdi (TUİK Konut satış verileri, Sırf bu rakamlar bile sadece konut piyasasının ne kadar canlı ve sürekli büyüyen bir piyasa olduğu, burada oluşabilecek olası kazançların vergisel olarak kavranması gerektiğinin ne derece önemli olduğu kolaylıkla görülebilmektedir. Bu nedenledir ki rant ve rantın vergilendirilmesi hem kamuoyunu hem de Maliye İdaresi ni meşgul etmeye devam etmektedir. Dolayısıyla çalışmanın ilgili bölümünde de değinildiği gibi, ayrı bir Rant Vergisi nin zaman zaman gündeme gelmesi normal karşılanmalıdır. Kanaatimizce kentsel rantın vergilendirilmesi konusunda ayrı bir rant vergisine ihtiyaç bulunmamaktadır. Gelir Vergisi ndeki mevcut hükümler değer artışlarını kavramaya yeterli düzeydedir. Yeni bağımsız bir Rant Vergisi, mevzuata yeni bir vergi ekleyeceğinden zaten karışık olan sistemi daha da hale getirebilme potansiyelini bünyesinde taşımaktadır. Bizce esas sorun mevcut mevzuatta değil, kentsel rantla beraber büyüyen değer artış kazançlarının Maliye İdaresi tarafından gerektiği gibi tespit ve takip edilememesinde yatmaktadır. İdarenin, mevcut uygulamalarını daha etkin hale getirerek, söz konusu kazançları tam anlamıyla yakalayacak sistemi geliştirmesi mümkündür. Kanaatimizce bu konudaki en etkili çözüm, yeni bir vergi ihdas edilmesi yerine, kentsel rantı daha yakından takip edecek özel ihtisas vergi dairelerinin kurulması olacaktır. Maliye nin bu tarz özel ihtisas vergi dairelerine aşina olduğu malumdur. Nitekim daha çok yakın tarihte (Mayıs ayında) Maliye Bakanı Naci Ağbal, KDV iadelerinin hızla sonuçlanması için Ankara'da 2 özel ihtisas vergi dairesinin kurulma sürecinin tamamlanmak üzere olduğunu, Ankara'da kurulan özel birimlerin aynısının ilerleyen aylarda İstanbul'da da hayata geçirileceği bilgisini kamuoyu ile paylaştı. Yapılan açıklamada Türkiye genelinde yaklaşık bin 200 uzman personele sırf bu konuda eğitim verildiği hususu da vurgulandı. Kentsel rantın vergilendirilmesi konusunda da aynı yolun izlenmesi, sadece bu konuyla ilgilenecek özel birim ya da vergi dairesinin kurulması ve bu alanda çalışacak personele uzmanlık eğitimi verilmesi etkili bir çözüm olarak görülmektedir. Hali hazırdaki mevcut durumda Gelir İdaresi nin gelirin her unsuruyla alakalı bütün gelişmeleri takip etmek zorunda olduğu ve etmeye çalıştığı bir gerçektir. Ancak çok büyük miktarda yapıldığı bilinen konut satışlarının, ki yukarıda verilen istatistiki rakama arsa/arazi satışları dahil değildir, daha yakından ve daha etkin takip edilmesi kesinlikle kamu hazinesinin yararına olacaktır. Bunun için kanaatimizce yapılması gereken teknik düzenlemeler şunlardır: 58

13 - Yapılan işlemlerin hacimce çok büyük miktarda olması hasebiyle, sadece bina, arsa ve arazilerin el değişimlerini izleyen bir birim oluşturulmalıdır. Söz konusu bu birim, ayrı bir ihtisas vergi dairesi olabileceği gibi vergi dairelerinin kendi içerisinde ayrı bir servis olarak da kurulması mümkündür. Bu birime kentin büyüklüğüne göre yeterli miktarda personel verilmelidir. - Bu birimin tek görevi, faaliyet alanı içindeki gayrimenkul alış ve satış hareketlerini takip etmek olmalıdır. Bu takibi yapmak için gerekli bilgisayar ve internet altyapısı zaten mevcuttur. Maliye, tapu kayıtlarını ve banka kredi hareketlerini izleme ve istediği kişinin o bilgilerini elde etme hatta gerekli gördüğünde olayın tarafı olan kişilerin ifadesine başvurma yetkisine zaten sahiptir. - Bu birimde görev yapacak personel, gayrimenkul değerlemesi konusunda da özel olarak eğitilmelidir. Bunun için SPK nın gayrimenkul değerleme uzmanlığı konusundaki bilgi ve tecrübesinden yararlanılması düşünülebilir. Böylece ilgili personel, sadece kayıtlarda görülen alış ve satış rakamlarını değil, aynı zamanda da takip ettiği gayrimenkulün gerçek değeri hakkında da belli bir fikir sahibi olması sağlanmış olacaktır. Tespit ettiği aykırılıkları belli aralıklarla, incelenmek ve gerekirse cezai işlem uygulamak üzere denetim birimlerine haberdar etme imkanına kavuşacaktır. - Böyle bir takip sistemiyle tabiri caizse bir taş ile iki değil üç kuş vurulabilecektir. İlki değer artış kazançlarının yakalanması mümkün olacaktır. Mevcut yasal düzenlemeye göre 5 yıl içinde yapılan elden çıkarmalarda oluşacak olası bir değer artış kazancı kolaylıkla tespit edilebilecektir. Değer artış kazancının yanında olası bir ticari kazancın varlığı da kolaylıkla tespit edilebilecektir. Bilinmektedir ki, belli şartlar çerçevesinde (satışın adedi, sıklığı ve yapılan kişi gibi) gerçekleştirilen alış ve satışlar değer artış kazancı yerine, ticari kazanç olarak vergilendirilmektedir. İşte bu takip sistemiyle yapılan işlemlerin ticari kazanç hükümleri çerçevesinde değerlendirilip değerlendirilmeyeceği de daha etkin şekilde belirlenebilecektir. Son olarak da, kanaatimizce böylesi bir sistemin en yüksek fayda sağlayacağı hususa, tapu harcına değinmek gerekir. Maliye Bakanlığı nın son zamanlarda internet ve sosyal medya üzerinden düzenlediği kamuoyunu aydınlatıcı kampanyalarda, alış ve satışta gerçek değerin bildirilmesinin gerekliliğine vurgu yaptığı bilinmektedir. Bu çalışmada önerilen takip sistemiyle, gerçek değerinin altında değer bildirimleri sonucu oluşan harç kayıplarının da büyük ölçüde önüne geçilmiş olacaktır. - Böyle bir sistemin geliştirildiğinin kamuoyuna açıklanması, mükellefler üzerinde, gerçek değerleri bildirme konusunda bir baskı unsuru da oluşturacağı açıktır. Yaptığı işlemlerin büyük ihtimalle kontrol edileceğini bilen mükellefler kedilerini ona göre hareket etmek zorunda hissedeceklerdir. KAYNAKÇA Akdoğan, A. (2011). Kamu Maliyesi (14. Baskı). Ankara: Gazi. Altay, A. (1993). Rant ve Rant Kollama Faaliyetleri: Teorik Bir İnceleme. Dokuz Eylül Üniversitesi İİBF Dergisi. 1(8), Aslan, M. (2014). Kentsel Rantların Vergilendirilmesi. Ankara Barosu Dergisi. 2014/3, (Erişim Tarihi: ). 59

14 PARADİGMA, Cilt: 1 Sayı:1 Blümich, W. (2015). EStG, KStG, GewStG Kommentar, 130. Auflage, Verlag C.H. Beck, München. Dinler, Z. (2003). İktisada Giriş (9. Baskı). Bursa: Ekin. Edizdoğan, N., Çetinkaya, Ö. ve Gümüş, E. (2013). Kamu Maliyesi (5. Baskı). Bursa: Ekin. Edwards, M. E. (1984). Site Value Taxation In Australia. American Journal of Economics & Sociology. 43(4): (Erişim Tarihi: , Erişim No: ). Gökbunar, A. R. (1997). Türk Vergi Sisteminde Reform Gereği. Prof. Dr. Nezihe Sönmez e Armağan içinde (s ). İzmir: DEÜ İİBF Maliye Bölümü. Keleş, R. (2013). Kentleşme Politikası (13. Baskı). Ankara: İmge. Koçak, H. (2009). İmar Uygulamasında Düzenleme Ortaklık Payı. TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası 12. Türkiye Harita Bilimsel ve Teknik Kurultayı, Ankara. (Erişim Tarihi: ). Küsmenoğlu, İ. (2010). Vergi Tarihi I. Ankara: Oluş. Mathis, E. J. ve Zech, C. E. (1982). The Economic Effects Of Land Value Taxation, Growth and Change. 13(4): d331cb9269%40sessionmgr113&vid=0&hid=106 (Erişim Tarihi: , Erişim No: ). Nohutçu, A. (2016). Kanunname, Cilt 2, Ankara: Savaş Yayınları. Ökmen, M. ve Yurtsever, H. (2010). Kentsel Planlama Sürecinde Oluşan Kamusal Rantın Vergilendirilmesi. Maliye Dergisi. 158: (Erişim Tarihi: ). Öztürk, N. ve Doğan, A. (2010). Konut Sektörünün Sorunları ve Çözüm Önerileri. Bütçe Dünyası Dergisi. 33(1): (Erişim Tarihi: ). Savaş, V. F. (2007). İktisatın Tarihi (5. Baskı). Ankara: Siyasal. Seyidoğlu, H. (2002). Ekonomik Terimler Ansiklopedik Sözlük (3. Baskı). İstanbul: Güzem Can. Sezen, S. (1995). Kentsel Toprak Rantlarının Kamuya Aktarılmasının Tüzel Çerçevesi ve Yöntemleri. Belediye Dergisi. 1(12):

15 Şenyüz, D., Yüce, M. ve Gerçek, A. (2013). Türk Vergi Sistemi (9. Baskı). Bursa: Ekin. Tipke, K. ve Lang J. (2008). Steuerrecht, 19. Aufl., Verlag Dr.Otto Schmidt, Köln. Tuncer, S. (2003). Vergi Hukuku ve Uygulaması. Ankara: Yaklaşım. Turan, A. (2008). Türkiye de kentsel Rantın Oluşumu ve Bölüşümü: Devlet Mülkiyetinden Özel Mülkiyete Geçiş Süreci. (Yayımlanmamış Doktora Tezi). Ankara Üniversitesi/Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara. Wightman, A. A Land Value Tax For Scotlan. Fair, Efficent Sustainable. (Erişim Tarihi: ). Yılmaz, M. (2010). İmar Kanunu nun 18. Maddesi Çerçevesinde Düzenleme Ortaklık Payı Kavramı ve Uygulamaları. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi-Hukuk Araştırmaları Dergisi. 16 (3-4): (Erişim Tarihi: ). Yılmaz, Ş. (1998). Rant Arayışları ve Demokrasi. Mülkiye Dergisi. 206: mülkiyedergi.org (Erişim Tarihi: ). 61

GAYRİMENKULLERİN ELDEN ÇIKARILMASINDA VERGİSEL SORUMLULUKLAR

GAYRİMENKULLERİN ELDEN ÇIKARILMASINDA VERGİSEL SORUMLULUKLAR GAYRİMENKULLERİN ELDEN ÇIKARILMASINDA VERGİSEL SORUMLULUKLAR ÜCRETSİZDİR Bu rehbere elektronik ortamda www.gib.gov.tr internet sayfasından ulaşabilirsiniz. Ayrıntılı Bilgi İçin Vergi İletişim Merkezi nin

Detaylı

2-GELİR VERGİSİ KANUNU AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

2-GELİR VERGİSİ KANUNU AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ MÜKELLEF OLMAYAN GERÇEK KİŞİLERİN SAHİP OLDUKLARI GAYRİMENKULLERİN ELDEN ÇIKARILMASINDAN DOĞAN KAZANCIN VERGİLENDİRİLMESİ H. ENES KOÇ SMMM - DENETÇİ DOKTORA ÖĞRENCİSİ 1-GİRİŞ Makalemizin konusu gerçek

Detaylı

SİRKÜLER TARİHİ : 29/03/2011 SİRKÜLER NO : 2011/40 GAYRİMENKULLERİN İKTİSAP TARİHİ:

SİRKÜLER TARİHİ : 29/03/2011 SİRKÜLER NO : 2011/40 GAYRİMENKULLERİN İKTİSAP TARİHİ: SİRKÜLER TARİHİ : 29/03/2011 SİRKÜLER NO : 2011/40 GAYRİMENKULLERİN İKTİSAP TARİHİ: Bilindiği üzere; gerçek kişilerin gayrimenkulleri iktisap ettikten sonra 5 yıl içinde elden çıkarmaları halinde doğan

Detaylı

SĐRKÜLER Đstanbul, Sayı: 2011/77 Ref: 4/77

SĐRKÜLER Đstanbul, Sayı: 2011/77 Ref: 4/77 SĐRKÜLER Đstanbul, 30.03.2011 Sayı: 2011/77 Ref: 4/77 Konu: GAYRĐMENKULLERĐN ELDEN ÇIKARILMASI HALĐNDE, DEĞER ARTIŞ KAZANCININ HESAPLANMASINDA, ĐKTĐSAP TARĐHĐ OLARAK HANGĐ TARĐHĐN ESAS ALINACAĞINA ĐLĐŞKĐN

Detaylı

SİRKÜLER NO: POZ-2011 / 43 İST, GAYRİMENKULLERİN İKTİSAP TARİHİ

SİRKÜLER NO: POZ-2011 / 43 İST, GAYRİMENKULLERİN İKTİSAP TARİHİ SİRKÜLER NO: POZ-2011 / 43 İST, 29.03.2011 ÖZET: Gayrimenkullerin iktisap tarihi GAYRİMENKULLERİN İKTİSAP TARİHİ Bilindiği üzere; gerçek kişilerin gayrimenkulleri iktisap ettikten sonra 5 yıl içinde elden

Detaylı

GAYRİMENKULLERİN ELDEN ÇIKARILMASI HALİNDE DEĞER ARTIŞ KAZANCI VE BU KAZANCIN HESAPLANMASINDA İKTİSAP TARİHİNİN TESPİTİ DURUMU

GAYRİMENKULLERİN ELDEN ÇIKARILMASI HALİNDE DEĞER ARTIŞ KAZANCI VE BU KAZANCIN HESAPLANMASINDA İKTİSAP TARİHİNİN TESPİTİ DURUMU GAYRİMENKULLERİN ELDEN ÇIKARILMASI HALİNDE DEĞER ARTIŞ KAZANCI VE BU KAZANCIN HESAPLANMASINDA İKTİSAP TARİHİNİN TESPİTİ DURUMU Yusuf ÖZBALDAN 57 * ÖZ Değer artış kazancı kapsamında değerlendirilmesi gereken

Detaylı

YURTDIŞINDA MUKİM KURUMLARIN TÜRKİYE DEKİ TAŞINMAZ SATIŞLARININ VERGİLENDİRİLMESİ

YURTDIŞINDA MUKİM KURUMLARIN TÜRKİYE DEKİ TAŞINMAZ SATIŞLARININ VERGİLENDİRİLMESİ YURTDIŞINDA MUKİM KURUMLARIN TÜRKİYE DEKİ TAŞINMAZ SATIŞLARININ VERGİLENDİRİLMESİ Lebib Yalkın Mevzuat Dergisi Ağustos 2013 Sayısında Yayınlanmıştır 1. Giriş Yurtdışında mukim (kanuni ve iş merkezlerinden

Detaylı

Gelir Vergisi Genel Tebliği. Seri, Sıra Numarası, No : 266 Sayılı GVK. 28 Aralık 2007 CUMA. Resmi Gazete. Sayı : TEBLİĞ. Maliye Bakanlığından:

Gelir Vergisi Genel Tebliği. Seri, Sıra Numarası, No : 266 Sayılı GVK. 28 Aralık 2007 CUMA. Resmi Gazete. Sayı : TEBLİĞ. Maliye Bakanlığından: Gelir Vergisi Genel Tebliği Seri, Sıra Numarası, No : 266 Sayılı GVK 28 Aralık 2007 CUMA Resmi Gazete Sayı : 26740 TEBLİĞ Maliye Bakanlığından: GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO: 266) 1 / 14 193 sayılı

Detaylı

GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ (Seri No:266)

GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ (Seri No:266) SİRKÜLER RAPOR Sirküler Tarihi: 02.01.2008 Sirküler No: 2008/2 GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ (Seri No:266) 28.12.2007 tarih ve 26740 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 266 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği

Detaylı

YANIT SORU - YANIT??? SORU

YANIT SORU - YANIT??? SORU SORU - YANIT YANIT??? SORU 326 MALi Ç Ö Z Ü M Sayı : 98-2010 Soru - Yanıt SORU 1 Mali müşavir olarak Serbest Meslek faaliyetinde bulunmaktayım.sosyal güvenlik 4/b kapsamında pirim ödemekteyim. Ödediğim

Detaylı

ŞİRKETLERE AYNİ SERMAYE OLARAK KONULABİLECEK KIYMETLER VE BU İŞLEMİN VERGİLENDİRİLMESİ

ŞİRKETLERE AYNİ SERMAYE OLARAK KONULABİLECEK KIYMETLER VE BU İŞLEMİN VERGİLENDİRİLMESİ ŞİRKETLERE AYNİ SERMAYE OLARAK KONULABİLECEK KIYMETLER VE BU İŞLEMİN VERGİLENDİRİLMESİ Rızkullah ÇETİN 26 1-GİRİŞ Şirket ortakları çeşitli sebeplerle (nakit yetersizliği, ortağın ayni sermaye olarak konulabilecek

Detaylı

MENKUL KIYMET SATIŞ KAZANCININ TESPİTİNDE ENDEKSLEME SONUCU OLUŞAN ZARARLARIN MAHSUBU MÜMKÜN MÜDÜR?

MENKUL KIYMET SATIŞ KAZANCININ TESPİTİNDE ENDEKSLEME SONUCU OLUŞAN ZARARLARIN MAHSUBU MÜMKÜN MÜDÜR? Emre KARTALOĞLU Gelirler Kontrolörü MENKUL KIYMET SATIŞ KAZANCININ TESPİTİNDE ENDEKSLEME SONUCU OLUŞAN ZARARLARIN MAHSUBU MÜMKÜN MÜDÜR? GİRİŞ Gelir Vergisi Kanunu nun geçici 56 ncı maddesinin uygulama

Detaylı

KONUT SEKTÖRÜNÜN VERGİ YÜKÜ VE ÖNERİLER 07.05.2013

KONUT SEKTÖRÜNÜN VERGİ YÜKÜ VE ÖNERİLER 07.05.2013 KONUT SEKTÖRÜNÜN VERGİ YÜKÜ VE ÖNERİLER 07.05.2013 A) ÖRNEK BİR KONUT PROJESİ BAZINDA VERGİ YÜKÜ Aşağıdaki çalışmada, örnek olarak 100 konutluk bir gayrimenkul projesi belirli varsayımlarla ele alınarak,

Detaylı

HİSSE SENEDİ SATIŞLARINDAN DOĞAN KAZANÇLARIN VERGİLENDİRİLMESİ

HİSSE SENEDİ SATIŞLARINDAN DOĞAN KAZANÇLARIN VERGİLENDİRİLMESİ HİSSE SENEDİ SATIŞLARINDAN DOĞAN KAZANÇLARIN VERGİLENDİRİLMESİ İmral DURAN* 1. Giriş Bilindiği gibi, Gelir Vergisi Kanununda gerçek kişilerce elde edilen hisse senedi satışlarından doğan değer artış kazançlarının

Detaylı

GELİR VERGİSİ KANUN TASARISINDA GERÇEK KİŞİLERİN VERGİLENDİRİLMESİ İLE İLGİLİ YENİ HÜKÜMLER GVK TASARI MADDE 51-88

GELİR VERGİSİ KANUN TASARISINDA GERÇEK KİŞİLERİN VERGİLENDİRİLMESİ İLE İLGİLİ YENİ HÜKÜMLER GVK TASARI MADDE 51-88 GELİR VERGİSİ KANUN TASARISINDA GERÇEK KİŞİLERİN VERGİLENDİRİLMESİ İLE İLGİLİ YENİ HÜKÜMLER GVK TASARI MADDE 51-88 HÜSEYİN F. SALTIK İSTANBUL YMM ODASI İSTANBUL, 18.02.2016 Page 1 Emsal Kira Bedeli Esası

Detaylı

31 MAYIS 2016 GÜNÜ SONA ERİYOR

31 MAYIS 2016 GÜNÜ SONA ERİYOR 27.05.2016/Cuma ERTÜRK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE BAĞIMSIZ DENETİM A.Ş./51 Konu: 2016 YILI EMLAK VERGİSİ BİRİNCİ TAKSİDİ ÖDEME SÜRESİ 31 MAYIS 2016 GÜNÜ SONA ERİYOR 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununda

Detaylı

GAYRİMENKULLERİN ELDEN ÇIKARILMASINDA VERGİSEL YÜKÜMLÜLÜKLER

GAYRİMENKULLERİN ELDEN ÇIKARILMASINDA VERGİSEL YÜKÜMLÜLÜKLER GAYRİMENKULLERİN ELDEN ÇIKARILMASINDA VERGİSEL YÜKÜMLÜLÜKLER 2011 Bu rehber sadece pdf formatında hazırlanmıştır. Ayrıntılı Bilgi İçin Vergi İletişim Merkezinin 444 0 189 numaralı telefon hattına Başvurabilirsiniz.

Detaylı

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2009/82 TARİH: Gelir Vergisi Kanunu nda Yer Alan Had ve Tutarlara İlişkin 273 no.lu G.V.K.

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2009/82 TARİH: Gelir Vergisi Kanunu nda Yer Alan Had ve Tutarlara İlişkin 273 no.lu G.V.K. VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2009/82 TARİH: 29.12.2009 KONU Gelir Vergisi Kanunu nda Yer Alan Had ve Tutarlara İlişkin 273 no.lu G.V.K. Genel Tebliği Gelir Vergisi Kanunu nun 21, 23/8, 31, 47, 48, mükerrer 80,

Detaylı

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI. (Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI. (Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü) T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü) Sayı : B.07.1.GİB.4.06.16.01-120[40-11/9]-249 20/02/2012 Konu : Bedelsiz kiralanan otomobile

Detaylı

GELİR VERGİSİ KANUNU NDA YER ALAN MAKTU TUTARLAR ARTIRILMIŞTIR

GELİR VERGİSİ KANUNU NDA YER ALAN MAKTU TUTARLAR ARTIRILMIŞTIR Sirküler Rapor 04.01.2011/ 7-1 GELİR VERGİSİ KANUNU NDA YER ALAN MAKTU TUTARLAR ARTIRILMIŞTIR ÖZET : 2011 yılında uygulanacak Gelir Vergisi Kanunu nda yer alan hadlerin belirlendiği 278 Seri No lu Gelir

Detaylı

GERÇEK KİŞİLERE AİT GAYRİMENKULLERİN ELDEN ÇIKARILMASINDA GELİR VERGİSİ

GERÇEK KİŞİLERE AİT GAYRİMENKULLERİN ELDEN ÇIKARILMASINDA GELİR VERGİSİ GERÇEK KİŞİLERE AİT GAYRİMENKULLERİN ELDEN ÇIKARILMASINDA GELİR VERGİSİ 1.Giriş İnşaat sektöründeki gelişmeler ve Türkiye Ekonomisindeki rolü herkesçe malûmdur. Sektörün en önemli girdilerini arsa, arazi

Detaylı

TAŞINMAZ SATIŞLARINDA KDV İSTİSNASI KONUSUNDA KDV GUT NDE YAPILAN DÜZENLEME VE AÇIKLAMALARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

TAŞINMAZ SATIŞLARINDA KDV İSTİSNASI KONUSUNDA KDV GUT NDE YAPILAN DÜZENLEME VE AÇIKLAMALARIN DEĞERLENDİRİLMESİ TAŞINMAZ SATIŞLARINDA KDV İSTİSNASI KONUSUNDA KDV GUT NDE YAPILAN DÜZENLEME VE AÇIKLAMALARIN DEĞERLENDİRİLMESİ 1. KONU: Bilindiği üzere, Katma Değer Vergisi Kanununun (KDVK) 17/4-r maddesinde; Kurumların

Detaylı

Sirküler Rapor Mevzuat 05.01.2015/8-1 2015 YILINDA UYGULANACAK EMLAK VERGİSİNE ESAS DEĞERLER ARTIRILMIŞTIR

Sirküler Rapor Mevzuat 05.01.2015/8-1 2015 YILINDA UYGULANACAK EMLAK VERGİSİNE ESAS DEĞERLER ARTIRILMIŞTIR Sirküler Rapor Mevzuat 05.01.2015/8-1 2015 YILINDA UYGULANACAK EMLAK VERGİSİNE ESAS DEĞERLER ARTIRILMIŞTIR ÖZET : 2015 yılına emlak vergisine esas değerler yeniden değerleme oranın yarısı nispetinde artırılmıştır.

Detaylı

GELİR VERGİSİNDE 2017 İÇİN GEÇERLİ OLACAK YENİ HADLER VE TUTARLAR YAYIMLANDI:

GELİR VERGİSİNDE 2017 İÇİN GEÇERLİ OLACAK YENİ HADLER VE TUTARLAR YAYIMLANDI: TARİH : 28/12/2016 SİRKÜLER NO : 2016/156 GELİR VERGİSİNDE 2017 İÇİN GEÇERLİ OLACAK YENİ HADLER VE TUTARLAR YAYIMLANDI: 27 Aralık 2016 tarihli Resmi Gazete de yayımlanan 296 Seri No lu Gelir Vergisi Genel

Detaylı

FİNANSAL KİRALAMADA SAT GERİ KİRALA İŞLEMLERİNİN VERGİ UYGULAMALARI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ (II)

FİNANSAL KİRALAMADA SAT GERİ KİRALA İŞLEMLERİNİN VERGİ UYGULAMALARI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ (II) FİNANSAL KİRALAMADA SAT GERİ KİRALA İŞLEMLERİNİN VERGİ UYGULAMALARI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ (II) 1. KONU: 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ile uygulamaya konulan

Detaylı

2016 Yılında Gelir Vergisi Kanunu Kapsamında Uygulanacak Had ve Tutarlara İlişkin 290 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği Resmi Gazetede Yayımlandı

2016 Yılında Gelir Vergisi Kanunu Kapsamında Uygulanacak Had ve Tutarlara İlişkin 290 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği Resmi Gazetede Yayımlandı 2016 Yılında Gelir Vergisi Kanunu Kapsamında Uygulanacak Had ve Tutarlara İlişkin 290 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği Resmi Gazetede Yayımlandı Duyuru No: 2015/88 İstanbul, 28/12/2015 25/12/2015

Detaylı

Özelge: Şirket hissedarlarına ait arsanın kiralanarak arsa üzerine yapılacak binanın inşaasına ilişkin harcamaların GV ve KDV karşısındaki durumu.

Özelge: Şirket hissedarlarına ait arsanın kiralanarak arsa üzerine yapılacak binanın inşaasına ilişkin harcamaların GV ve KDV karşısındaki durumu. Özelge: Şirket hissedarlarına ait arsanın kiralanarak arsa üzerine yapılacak binanın inşaasına ilişkin harcamaların GV ve KDV karşısındaki durumu. Sayı: Tarih: 28/05/2014 39044742-KDV.29-1496 T.C. GELİR

Detaylı

Söz konusu değişikliklerin yürürlük tarihi 6728 sayılı Kanunun yayım tarihi (9/8/2016) olarak belirlenmiştir

Söz konusu değişikliklerin yürürlük tarihi 6728 sayılı Kanunun yayım tarihi (9/8/2016) olarak belirlenmiştir 1 Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında bina inşaat harcı istisnası Damga Vergisi- Emlak vergisi Durumu Belediye Gelirleri Kanunu 48 nolu Genel Tebliği ile ( 29.09.2016) Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında inşa

Detaylı

SİRKÜLER NO: POZ-2015 / 4 İST, 05.01.2015

SİRKÜLER NO: POZ-2015 / 4 İST, 05.01.2015 SİRKÜLER NO: POZ-2015 / 4 İST, 05.01.2015 ÖZET: 2015 yılında geçerli olacak Gelir Vergisi Kanunu nda yer alan bazı maktu had ve tutarlar ile bazı iratların beyanında uygulanacak indirim oranı belirlendi.

Detaylı

Kabul Tarihi: 31/12/2004 Resmi Gazete Tarihi : 31/12/2004

Kabul Tarihi: 31/12/2004 Resmi Gazete Tarihi : 31/12/2004 Kanun No : 5281 Resmi Gazete No : 25687 (3. Mük.) Kabul Tarihi: 31/12/2004 Resmi Gazete Tarihi : 31/12/2004 VERGİ KANUNLARININ YENİ TÜRK LİRASINA UYUMU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA

Detaylı

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2008/62 TARİH: 21.01.2008

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2008/62 TARİH: 21.01.2008 VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2008/62 TARİH: 21.01.2008 KONU 2009 Yılı Vergiden Muaf Yemek Yardımı 2008 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranı 387 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde %12 olarak

Detaylı

GELİR VERGİSİNDE GEÇERLİ OLACAK YENİ HADLER VE TUTARLAR YAYIMLANDI:

GELİR VERGİSİNDE GEÇERLİ OLACAK YENİ HADLER VE TUTARLAR YAYIMLANDI: TARİH : 29/12/2015 SİRKÜLER NO : 2015/100 GELİR VERGİSİNDE GEÇERLİ OLACAK YENİ HADLER VE TUTARLAR YAYIMLANDI: 25 Aralık 2015 tarihli Resmi Gazete de yayımlanan 290 Seri No lu Gelir Vergisi Genel Tebliği

Detaylı

RASYO YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK LTD.ŞTİ.

RASYO YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK LTD.ŞTİ. T.C. MALİYE BAKANLIĞI Gelir İdaresi Başkanlığı 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Sirküleri/15 Konusu : Bakanlar Kurulu Kararlarıyla Belirlenen Vergi Kesintisi Uygulamaları Tarihi : /02/2009 Sayısı İlgili

Detaylı

Finansal Kiralama Kapsamındaki Satıp Geri Kiralama İşlemlerine İlişkin Vergi İstisnaları*

Finansal Kiralama Kapsamındaki Satıp Geri Kiralama İşlemlerine İlişkin Vergi İstisnaları* Finansal Kiralama Kapsamındaki Satıp Geri Kiralama İşlemlerine İlişkin Vergi İstisnaları* Hüseyin DİNÇER *BU MAKALE VERGİ DÜNYASI DERGİSİ KASIM 2013 SAYI 387 DE YAYIMLANMIŞTIR. 1.GİRİŞ Son yıllarda işletmelerin

Detaylı

SİRKÜLER İstanbul, Sayı: 2014/215 Ref: 4/215

SİRKÜLER İstanbul, Sayı: 2014/215 Ref: 4/215 SİRKÜLER İstanbul, 30.12.2014 Sayı: 2014/215 Ref: 4/215 Konu: GELİR VERGİSİ KANUNU KAPSAMINDA 2015 YILINDA UYGULANACAK GELİR VERGİSİ TARİFESİ, VERGİDEN İSTİSNA TUTULACAK BAZI TUTARLAR İLE HADLER VE ORANLARA

Detaylı

Yeminli Mali Müşavirlik Bağımsız Denetim ve Danışmanlık. Konu : Tarihinden İtibaren Uygulanacak Olan Gelir Vergisi Maktu Had ve Tutarları

Yeminli Mali Müşavirlik Bağımsız Denetim ve Danışmanlık. Konu : Tarihinden İtibaren Uygulanacak Olan Gelir Vergisi Maktu Had ve Tutarları No : 2010-075 Tarih : 30.12.2010 Konu : 01.01.2011 Tarihinden İtibaren Uygulanacak Olan Gelir Vergisi Maktu Had ve Tutarları Gelir Vergisi Kanununun 21, 23/8, 31, 47, 48, mükerrer 80, 82, 86. maddelerinde

Detaylı

Sayı : 2013/194 7 Tarih : Ö Z E L B Ü L T E N. GELĠR VERGĠSĠ KANUNU TASARISINA GÖRE KAT KARġILIĞI ĠNġAAT ĠġLERĠNDE VERGĠLENDĠRME DÜZENĠ

Sayı : 2013/194 7 Tarih : Ö Z E L B Ü L T E N. GELĠR VERGĠSĠ KANUNU TASARISINA GÖRE KAT KARġILIĞI ĠNġAAT ĠġLERĠNDE VERGĠLENDĠRME DÜZENĠ Sayı : 2013/194 7 Tarih : 03.10.2013 Ö Z E L B Ü L T E N GELĠR VERGĠSĠ KANUNU TASARISINA GÖRE KAT KARġILIĞI ĠNġAAT ĠġLERĠNDE VERGĠLENDĠRME DÜZENĠ 1 Bilindiği üzere halen yürürlükte bulunan vergi kanunlarında

Detaylı

HARÇLAR KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO: 59) Resmî Gazete: 14 Mart 2009/ 27169

HARÇLAR KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO: 59) Resmî Gazete: 14 Mart 2009/ 27169 Sayı: YMM.03.2009-025 Konu: 59 Seri No.lu Harçlar Genel Tebliği İZMİR. 16.3.2009 Muhasebe Müdürlüğüne, 14.03.2009 tarih ve 27169 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 59 Seri No.lu Harçlar Genel Tebliğinde;

Detaylı

I. STOPAJ YÖNTEMĠNE TABĠ MENKUL SERMAYE GELĠRLERĠ VE DEĞER ARTIġ KAZANÇLARI

I. STOPAJ YÖNTEMĠNE TABĠ MENKUL SERMAYE GELĠRLERĠ VE DEĞER ARTIġ KAZANÇLARI I. STOPAJ YÖNTEMĠNE TABĠ MENKUL SERMAYE GELĠRLERĠ VE DEĞER ARTIġ KAZANÇLARI Gelir Vergisi Kanununa eklenen Geçici 67. madde ile 01.01.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 31.12.2015 tarihine kadar;

Detaylı

2008 YILI EMLAK VERGĐSĐ BĐRĐNCĐ TAKSĐDĐ ÖDEME SÜRESĐ 31 MAYIS 2008 DE SONA ERĐYOR

2008 YILI EMLAK VERGĐSĐ BĐRĐNCĐ TAKSĐDĐ ÖDEME SÜRESĐ 31 MAYIS 2008 DE SONA ERĐYOR 05.05.2008/81 2008 YILI EMLAK VERGĐSĐ BĐRĐNCĐ TAKSĐDĐ ÖDEME SÜRESĐ 31 MAYIS 2008 DE SONA ERĐYOR 2008 yılı Emlak Vergisi I. Taksidinin 31 Mayıs 2008 tarihine kadar ödenmesi gerekiyor. ÖZET : Ancak 31 Mayıs

Detaylı

YENİ TÜRK TİCARET KANUNU VE VERGİ MEVZUATI AÇISINDAN LİMİTED ŞİRKET HİSSE DEVİRLERİ

YENİ TÜRK TİCARET KANUNU VE VERGİ MEVZUATI AÇISINDAN LİMİTED ŞİRKET HİSSE DEVİRLERİ YENİ TÜRK TİCARET KANUNU VE VERGİ MEVZUATI AÇISINDAN LİMİTED ŞİRKET HİSSE DEVİRLERİ I-GİRİŞ: Ekonomik büyüme ve gelişme beraberinde işletmelerin ölçeklerini genişletirken kapasitelerini de artırmaktadır.

Detaylı

DEĞER YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.

DEĞER YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş. Büyükdere Cd. Nevtron İşhanı No:119 K /6 Gayrettepe-İST TEL: 0212/ 211 99 01-02-04 FAX: 0212/ 211 99 52 MALİ MEVZUAT SİRKÜLERİ SİRKÜLER NO : 2007/22 İstanbul, 9 Mart 2007 KONU : Gelir Vergisi Kanununun

Detaylı

Kat mülkiyeti kurulan konut veya iş yerlerinin tesliminde ise fiili teslimin tevsiki aranmamaktadır.

Kat mülkiyeti kurulan konut veya iş yerlerinin tesliminde ise fiili teslimin tevsiki aranmamaktadır. SİRKÜLER 2017/34: Yabancılara Konut Ve İşyeri Satışında Katma Değer Vergisi İstisnasının Uygulanmasına İlişkin Açıklamaların Yer Aldığı KDV Genel Tebliği Yayımlandı 6824 sayılı Kanunla Katma Değer Vergisi

Detaylı

YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE VERGİSEL DURUM

YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE VERGİSEL DURUM Makale Necat KOLĞU YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE VERGİSEL DURUM Bu makalemizde İstanbul vergi dairesi başkanlığı tarafından yap-işlet-devret modeli çerçevesinde 07.08.2013 tarihinde verilen mukteza

Detaylı

Tam Mükellef Gerçek Kişilerce 2010 Takvim Yılında Elde Edilen Gelirlerin Beyanı

Tam Mükellef Gerçek Kişilerce 2010 Takvim Yılında Elde Edilen Gelirlerin Beyanı Tam Mükellef Gerçek Kişilerce 2010 Takvim Yılında Elde Edilen Gelirlerin Beyanı Bilindiği üzere; Mart ayı vergi mükellefi gerçek kişiler için, bir önceki yıl elde etmiş oldukları gelirlerin beyan edileceği

Detaylı

04/01/2016 SİRKÜLER 2016/01. Sayın Yetkili;

04/01/2016 SİRKÜLER 2016/01. Sayın Yetkili; SİRKÜLER 2016/01 04/01/2016 Sayın Yetkili; 2016 Yılında Uygulanmak Üzere, Ücretlerin Vergilendirilmesinde Uygulanacak Tarife ile Diğer Çeşitli Had ve Tutarlar Yeniden Belirlendi. Maliye Bakanlığınca, 25.12.2015

Detaylı

Arkan & Ergin Uluslararası Denetim ve Y.M.M. A.Ş.

Arkan & Ergin Uluslararası Denetim ve Y.M.M. A.Ş. İstanbul, 09.02.2009 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu nun 15. ve 30. Maddeleri Uyarınca Yapılacak Vergi Kesintilerine İlişkin 15 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Kanunu Sirküleri Yayımlandı DUYURU NO:2009/21

Detaylı

GVK nun Geçici 67. Maddesi Kapsamında Elde Edilen Gelirlere İlişkin GVK Genel Tebliği Yayımlandı DUYURU NO:2007/12 İstanbul, 12.03.

GVK nun Geçici 67. Maddesi Kapsamında Elde Edilen Gelirlere İlişkin GVK Genel Tebliği Yayımlandı DUYURU NO:2007/12 İstanbul, 12.03. İstanbul, 12.03.2007 08.03.2007 tarih ve 26456 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 263 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile kanunun geç. 67. maddesi kapsamında elde edilen gelirlerin ihtiyari beyanı

Detaylı

Arkan&Ergin Uluslararası Denetim ve Y.M.M. A.Ş.

Arkan&Ergin Uluslararası Denetim ve Y.M.M. A.Ş. İstanbul, 14.07.2008 56 Seri No.lu Harçlar Kanunu Genel Tebliği Yayımlandı DUYURU NO:2008/72 12.07.2008 tarih ve 26934 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 56 Seri No.lu Harçlar Kanunu Genel Tebliği nde,

Detaylı

Arsa karşılığı bağımsız bölüm tesliminin gelir vergisi karşısındaki durum-1

Arsa karşılığı bağımsız bölüm tesliminin gelir vergisi karşısındaki durum-1 Arsa karşılığı bağımsız bölüm tesliminin gelir vergisi karşısındaki durum-1 I. GİRİŞ Türkiye ekonomisi içinde ağırlığını her zaman hissettiren inşaat sektörü günümüzde giderek daha da önem kazanmış ve

Detaylı

DEĞER YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.

DEĞER YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş. Büyükdere Cd. Nevtron İşhanı No:119 K /6 Gayrettepe-İST TEL: 0212/ 211 99 01-02-04 FAX: 0212/ 211 99 52 MALİ MEVZUAT SİRKÜLERİ SİRKÜLER NO : 2005/106 İstanbul, 29 Aralık 2005 KONU : Gelir Vergisi Kanunu

Detaylı

Değer ArtıĢı Kazancının Tespiti Yönünden Esas Alınması Gereken Gayrimenkullerde Ġktisap Tarihleri ġöyledir.

Değer ArtıĢı Kazancının Tespiti Yönünden Esas Alınması Gereken Gayrimenkullerde Ġktisap Tarihleri ġöyledir. 76 SERĠ NOLU GELĠR VERGĠSĠ SĠRKÜLERĠNDE GAYRĠMENKULLERĠN ĠKTĠSAP TARĠHĠNE YÖNELĠK OLARAK AġAĞIDA BELĠRTĠLEN HUSUSLAR YER ALMAKTADIR. Gelir Vergisi Kanunun Mükerrer 80 ve müteakip maddelerinde, kanunun

Detaylı

Konut yapı kooperatiflerinde KDV uygulamasında tarih serüveni

Konut yapı kooperatiflerinde KDV uygulamasında tarih serüveni Konut yapı kooperatiflerinde KDV uygulamasında tarih serüveni GİRİŞ: Bilindiği üzere kooperatifler, Kurumlar Vergisi 1.maddesinde Kurumlar Vergisi ne tabi olarak verginin konusuna alınmışlardır. Ancak

Detaylı

FK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK LTD. ŞTİ.

FK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK LTD. ŞTİ. SİRKÜLER NO:2016/155 27 /Aralık/2016 İçindekiler: * 2017 Yılında ödenecek Emlak Vergisi hakkında genel tebliğ yayımlandı. 2017 YILINDA ÖDENECEK EMLAK VERGİSİ HAKKINDA GENEL TEBLİĞ YAYIMLANDI: 27 Aralık

Detaylı

SİRKÜLER İstanbul, Sayı: 2016/229 Ref: 4/229

SİRKÜLER İstanbul, Sayı: 2016/229 Ref: 4/229 SİRKÜLER İstanbul, 28.12.2016 Sayı: 2016/229 Ref: 4/229 Konu: 2017 YILI GELİR VERGİSİ TARİFESİ İLE GELİR VERGİSİ KANUNU KAPSAMINDA BAZI HAD VE TUTARLARIN YENİDEN BELİRLENDİĞİ GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

Detaylı

2016 YILINDA UYGULANACAK EMLAK VERGİSİNE ESAS DEĞERLER ARTTIRILMIŞTIR

2016 YILINDA UYGULANACAK EMLAK VERGİSİNE ESAS DEĞERLER ARTTIRILMIŞTIR Sirküler Rapor Mevzuat 2.2.205/73-206 YILINDA UYGULANACAK EMLAK VERGİSİNE ESAS DEĞERLER ARTTIRILMIŞTIR ÖZET : 206 yılına ait emlak vergisine esas değerler yeniden değerleme oranın yarısı nispetinde artırılmıştır.

Detaylı

FİRMA YÖNETİCİLERİ VE MUHASEBE BİRİMLERİNİN DİKKATLERİNE, 2005 YILI GELİRLERİNİN VERGİLENDİRİLMESİ

FİRMA YÖNETİCİLERİ VE MUHASEBE BİRİMLERİNİN DİKKATLERİNE, 2005 YILI GELİRLERİNİN VERGİLENDİRİLMESİ K KANIT YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK LTD. ŞTİ. Adres : Meşrutiyet Cad.No:29/21 06420 Y.Şehir/ANKARA Y.M.M. : Sakıp ŞEKER Vergi Dairesi : Çankaya V.D. Bağlı Olduğu Oda: Ankara YMM Odası (861) Vergi Kimlik Numarası

Detaylı

SİRKÜLER İstanbul, Sayı: 2015/184 Ref: 4/184

SİRKÜLER İstanbul, Sayı: 2015/184 Ref: 4/184 SİRKÜLER İstanbul, 29.12.2015 Sayı: 2015/184 Ref: 4/184 Konu: 2016 YILI GELİR VERGİSİ TARİFESİ İLE BAZI HAD VE TUTARLARIN YENİDEN BELİRLENDİĞİ GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ YAYINLANMIŞTIR 25.12.2015 tarih

Detaylı

Sirküler Rapor /17-1 GELİR VERGİSİ KANUNU NDA YER ALAN MAKTU TUTARLAR ARTIRILDI

Sirküler Rapor /17-1 GELİR VERGİSİ KANUNU NDA YER ALAN MAKTU TUTARLAR ARTIRILDI Sirküler Rapor 02.01.2014/17-1 GELİR VERGİSİ KANUNU NDA YER ALAN MAKTU TUTARLAR ARTIRILDI ÖZET : 285 Seri No lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde, 2014 yılında uygulanacak Gelir Vergisi Kanunu nda yer alan

Detaylı

Sirküler Rapor Mevzuat /5-1 GELİR VERGİSİ KANUNU NDA YER ALAN MAKTU TUTARLAR ARTIRILDI

Sirküler Rapor Mevzuat /5-1 GELİR VERGİSİ KANUNU NDA YER ALAN MAKTU TUTARLAR ARTIRILDI Sirküler Rapor Mevzuat 04.01.2016/5-1 GELİR VERGİSİ KANUNU NDA YER ALAN MAKTU TUTARLAR ARTIRILDI ÖZET : 290 Seri No lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde, 2016 yılında uygulanacak Gelir Vergisi Kanunu nda

Detaylı

SİRKÜLER NO: POZ-2011/ 07 İST. 10/01/2011

SİRKÜLER NO: POZ-2011/ 07 İST. 10/01/2011 SİRKÜLER NO: POZ-2011/ 07 İST. 10/01/2011 Gelir Vergisi Kanununda yer alan ve 2011 yılında uygulanacak yeni hadlere ilişkin 278 sıra no.lu Gelir Vergisi Kanunu Genel Tebliği 29 Aralık 2010 tarih ve 27800

Detaylı

Sayı : 2013/197 10 Tarih : 20.12.2013 Ö Z E L B Ü L T E N TAPU HARCI UYGULAMALARI

Sayı : 2013/197 10 Tarih : 20.12.2013 Ö Z E L B Ü L T E N TAPU HARCI UYGULAMALARI Sayı : 2013/197 10 Tarih : 20.12.2013 Ö Z E L B Ü L T E N TAPU HARCI UYGULAMALARI I- Giriş Tapu ve Kadastro Harçları, 492 sayılı Harçlar Kanununun dördüncü kısmında düzenlenmiştir. Bu bültenimizde kanunun

Detaylı

2012 YILINDA ELDE EDİLEN DEĞER ARTIŞ KAZANÇLARININ VERGİLENDİRİLMESİ

2012 YILINDA ELDE EDİLEN DEĞER ARTIŞ KAZANÇLARININ VERGİLENDİRİLMESİ 2012 YILINDA ELDE EDİLEN DEĞER ARTIŞ KAZANÇLARININ VERGİLENDİRİLMESİ Şibli GÜNEŞ* 1- GİRİŞ Piyasa koşullarında vergilendirilmesi gereken değer atış kazançlarının sıkça görülmesine karşın, vergi uygulamalarında

Detaylı

Harçlar Kanunu Genel Tebliğ Taslağı. (Seri No: 59)

Harçlar Kanunu Genel Tebliğ Taslağı. (Seri No: 59) Harçlar Kanunu Genel Tebliğ Taslağı (Seri No: 59) Kapsam Bu Tebliğde, 28/02/2009 tarihli ve 27155 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5838 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun

Detaylı

KONU: 2014 YILINDA KULLANILACAK GELİR VERGİSİ TARİFESİ VE GELİR VERGİSİ KANUNUNDA YER ALAN DİĞER HAD VE TUTARLAR

KONU: 2014 YILINDA KULLANILACAK GELİR VERGİSİ TARİFESİ VE GELİR VERGİSİ KANUNUNDA YER ALAN DİĞER HAD VE TUTARLAR KONU: 2014 YILINDA KULLANILACAK GELİR VERGİSİ TARİFESİ VE GELİR VERGİSİ KANUNUNDA YER ALAN DİĞER HAD VE TUTARLAR 285 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliğine göre belirlenen had ve tutarlar aşağıdaki gibidir;

Detaylı

SİRKÜLER 2011 / 01. Gelir Vergisi Kanununun 2011 Yılı Uygulamasına Yönelik Tarifeler, İstisna/İndirim Hadleri, Tutarları ve Oranları

SİRKÜLER 2011 / 01. Gelir Vergisi Kanununun 2011 Yılı Uygulamasına Yönelik Tarifeler, İstisna/İndirim Hadleri, Tutarları ve Oranları 4 O c a k 2 0 1 1 www.onerymm.com.tr Genel Olarak SİRKÜLER 2011 / 01 Gelir Vergisi Kanununun 2011 Yılı Uygulamasına Yönelik Tarifeler, İstisna/İndirim Hadleri, Tutarları ve Oranları Vergi Usul Kanununun

Detaylı

Ö z e t B ü l t e n Tarih : 23.05.2011 Sayı : 2011/17

Ö z e t B ü l t e n Tarih : 23.05.2011 Sayı : 2011/17 Ö z e t B ü l t e n Tarih : 23.05.2011 Sayı : 2011/17 Değerli Müşterimiz, Gerçek kişilerin şahsi mülkiyetinde bulunan hisse senetleri ve iştirak hisseleri ile bunların elden çıkarılmasından elde edilen

Detaylı

-Satış konusunun taşınmaz, iştirak hissesi, kurucu senetleri,intifa senetleri, rüçhan hakkı olması,

-Satış konusunun taşınmaz, iştirak hissesi, kurucu senetleri,intifa senetleri, rüçhan hakkı olması, KURUMLARIN AKTİFİNDE EN AZ İKİ TAM YIL SÜREYLE BULUNAN TAŞINMAZLAR İLE İŞTİRAK HİSSELERİNİN SATIŞLARININ KURUMLAR VERGİSİ VE KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN İSTİSNAYA KONU EDİLMESİNİN ŞARTLARI VE MUHASEBELEŞTİRİLMESİ

Detaylı

İlgili olduğu maddeler : Gelir Vergisi Kanunu Madde 22, 40, 63, 75, 86, 89, 94 4697 Sayılı Kanun Geçici Madde 1. Verilmesini Gerektiren Gelirler

İlgili olduğu maddeler : Gelir Vergisi Kanunu Madde 22, 40, 63, 75, 86, 89, 94 4697 Sayılı Kanun Geçici Madde 1. Verilmesini Gerektiren Gelirler Bireysel emeklilik sistemi ve diğer şahıs sigortalarına ödenen katkı payı ve primlerin matrahın tespitinde indirimi ve elde edilen gelirlerin vergilendirilmesi anlatılmıştır. Tarih 13/08/2003 Sayı GVK-3/2003-3/Bireysel

Detaylı

KONU : 284 SERİ NOLU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ İLE DUYRULAN 2013 YILINDA UYGULANACAK DİĞER PARASAL YÜKÜMLÜLÜKLER

KONU : 284 SERİ NOLU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ İLE DUYRULAN 2013 YILINDA UYGULANACAK DİĞER PARASAL YÜKÜMLÜLÜKLER KONU : 284 SERİ NOLU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ İLE DUYRULAN 2013 YILINDA UYGULANACAK DİĞER PARASAL YÜKÜMLÜLÜKLER Gelir Vergisi Kanunu'nun yer alan parasal büyüklüklerin 2013 yılında uygulanacak tutarları

Detaylı

Muharrem İLDİR 08.10.2014 Boğaziçi Bağımsız Denetim ve YMM A.Ş Vergi Bölüm Başkanı E.Vergi Dairesi Müdürü muharremildir@bbdas.com.

Muharrem İLDİR 08.10.2014 Boğaziçi Bağımsız Denetim ve YMM A.Ş Vergi Bölüm Başkanı E.Vergi Dairesi Müdürü muharremildir@bbdas.com. Muharrem İLDİR 08.10.2014 Boğaziçi Bağımsız Denetim ve YMM A.Ş Vergi Bölüm Başkanı E.Vergi Dairesi Müdürü muharremildir@bbdas.com.tr GELİR VE KURUMLAR VERGİSİNDE TAHAKKUK VE TAHSİLAT ESASININ GEÇERLİ OLDUĞU

Detaylı

SİRKÜLER RAPOR ( )

SİRKÜLER RAPOR ( ) DMF SİSTEM ULUSLARARASIBAĞIMSIZDENETİMDANIŞMANLIKVE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİKA.Ş. www.dmf.com.tr& dmfsystem.eu dmf@dmf.com.tr www.russellbedford.com Ankara :Eskişehir Yolu 9. Km. Tepe Prime B Blok No: 100

Detaylı

2015 yılında geçerli olacak bazı parasal büyüklükler aşağıdaki gibidir. 4. Basit usule tabi olmanın genel şartları sırasıyla: TL ve 4.

2015 yılında geçerli olacak bazı parasal büyüklükler aşağıdaki gibidir. 4. Basit usule tabi olmanın genel şartları sırasıyla: TL ve 4. Tarih: 01.01.2015 S İ R K Ü L E R R A P O R Sayı: 2014/55 Konu: 287 No lu Gelir Vergisi Kanunu Tebliği 30.12.2014 Tarihinde Resmi Gazetede Yayımlandı. Özet: 30 Aralık 2014 tarihli Resmi Gazete de yayımlanan

Detaylı

SİRKÜLER RAPOR GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ. ( Seri No : 284 )

SİRKÜLER RAPOR GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ. ( Seri No : 284 ) SİRKÜLER RAPOR Sirküler Tarihi : 03.01.2013 Sirküler No : 2013 / 3-5 GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ ( Seri No : 284 ) 31.12.2012 tarih ve 28514 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 284 Seri No.lu

Detaylı

SAYI : 2016 / 08 İstanbul, CEP TELEFONU ABONELİK TESİSİNDE ALINAN ÖZEL İLETİŞİM VERGİSİ TUTARI:

SAYI : 2016 / 08 İstanbul, CEP TELEFONU ABONELİK TESİSİNDE ALINAN ÖZEL İLETİŞİM VERGİSİ TUTARI: SİRKÜLER SAYI : 2016 / 08 İstanbul,05.01.2016 KONU : Diğer Vergilerdeki Artışlar 1. CEP TELEFONU ABONELİK TESİSİNDE ALINAN ÖZEL İLETİŞİM VERGİSİ TUTARI: Mobil telefon aboneliğinin ilk tesisinde (iş ve

Detaylı

2017 YILINDA UYGULANACAK EMLAK VERGİSİNE ESAS DEĞERLER ARTTIRILDI

2017 YILINDA UYGULANACAK EMLAK VERGİSİNE ESAS DEĞERLER ARTTIRILDI 02.01.2017/3-1 2017 YILINDA UYGULANACAK EMLAK VERGİSİNE ESAS DEĞERLER ARTTIRILDI ÖZET : 70 Seri No lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde 2017 yılında uygulanacak ait emlak vergisine esas değerler yeniden

Detaylı

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI BÜYÜK MÜKELLEFLER VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü. Sayı : 64597866-KDV-29-107 14/07/2014

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI BÜYÜK MÜKELLEFLER VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü. Sayı : 64597866-KDV-29-107 14/07/2014 T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI BÜYÜK MÜKELLEFLER VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü Sayı : 64597866-KDV-29-107 14/07/2014 Konu: DİR. kararına istinaden DİİB lerinin revize işlemlerinin

Detaylı

68 SERİ NO.LU EMLAK VERGİSİ KANUNU GENEL TEBLİĞİ YAYIMLANDI

68 SERİ NO.LU EMLAK VERGİSİ KANUNU GENEL TEBLİĞİ YAYIMLANDI T Ü R M O B Sirküler Rapor Mevzuat 29.08.2016/105-1 68 SERİ NO.LU EMLAK VERGİSİ KANUNU GENEL TEBLİĞİ YAYIMLANDI ÖZET : 2017 yılında binaların emlak vergisi değerinin hesaplamalarında kullanılacak bina

Detaylı

SAYI : 2014 / 26 İstanbul,21.04.2014

SAYI : 2014 / 26 İstanbul,21.04.2014 SİRKÜLER SAYI : 2014 / 26 İstanbul,21.04.2014 KONU : Özel Tüketim Vergisi 34 Seri Nolu Genel Tebliğ yayımlandı. 19 Nisan 2014 tarihli Resmi Gazete de yayımlanan Özel Tüketim Vergisi Genel Tebliği Seri

Detaylı

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2015/1 TARİH: 02.01.2015

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2015/1 TARİH: 02.01.2015 VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2015/1 TARİH: 02.01.2015 KONU Gelir Vergisi Kanununda Yer Alan Maktu Had Ve Tutarlar İle Menkul Sermaye İradının Beyanında Dikkate Alınacak İndirim Oranı Uygulamasına İlişkin 287 No.lu

Detaylı

Ayrıca, kanunun 29. maddesinin dördüncü fıkrasında, vergi değerinin hesabında bin liraya kadar olan kesirlerin dikkate alınmayacağı belirtilmiştir.

Ayrıca, kanunun 29. maddesinin dördüncü fıkrasında, vergi değerinin hesabında bin liraya kadar olan kesirlerin dikkate alınmayacağı belirtilmiştir. DUYURU Sayı: 2017/003 BURSA, 10.01.2017 Konu: 2017 Yilinda Emlak Vergisi Hesabina Esas Vergi Değerinin (Vergi Matrahinin) Nasil Belirleneceğine Dair Açiklamalar İçeren Genel Tebliğ Yayinlanmiştir. 27.12.2016

Detaylı

SİRKÜLER 2013/ Gelir Vergisine Tabi Gelirlerin Vergilendirilmesinde Esas Alınan Tarife

SİRKÜLER 2013/ Gelir Vergisine Tabi Gelirlerin Vergilendirilmesinde Esas Alınan Tarife SİRKÜLER 2013/69 31/12/2013 Sayın Yetkili; Ücretlerin Vergilendirilmesinde Uygulanacak Tarife de Dahil Olmak Üzere Gelir Vergisi Kanunu'nda Yer Alan Çeşitli Had ve Tutarlar 2014 Yılında Uygulanmak Üzere

Detaylı

Yaklaşım Dergisinin 252 Sayısında Yayınlanmıştır.

Yaklaşım Dergisinin 252 Sayısında Yayınlanmıştır. Yaklaşım Dergisinin 252 Sayısında Yayınlanmıştır. Zihni KARTAL 1 İTHALATTA ÖDENEN EK MALİ YÜKÜMLÜLÜKLERİN KAYDI I. GENEL BİLGİ İthalat aşamasında Gümrük Vergisi haricinde; KKDF, Toplu Konut Fonu, Antidamping

Detaylı

SİRKÜLER İstanbul, Sayı: 2014/009 Ref: 4/009. Konu: 2014 YILINDA GEÇERLİ OLACAK GELİR VERGİSİ TARİFESİ AÇIKLANMIŞTIR

SİRKÜLER İstanbul, Sayı: 2014/009 Ref: 4/009. Konu: 2014 YILINDA GEÇERLİ OLACAK GELİR VERGİSİ TARİFESİ AÇIKLANMIŞTIR SİRKÜLER İstanbul, 0.01.014 Sayı: 014/009 Ref: 4/009 Konu: 014 YILINDA GEÇERLİ OLACAK GELİR VERGİSİ TARİFESİ AÇIKLANMIŞTIR 30.1.013 tarih ve Mükerrer 8867 Resmi Gazete de yayınlanan 85 Seri No.lı Gelir

Detaylı

Yeminli Mali Müşavirlik Bağımsız Denetim ve Danışmanlık

Yeminli Mali Müşavirlik Bağımsız Denetim ve Danışmanlık No : 2010-059 Tarih : 22.10.2010 Konu : 6009 Sayılı Kanun İle Gider Vergileri Kanununda Banka Sigorta Muameleleri Vergisine İlişkin Yapılan Değişikle Alakalı Yayımlanan 87 Seri Numaralı Gider Vergileri

Detaylı

Konu: Gelir Vergisi Kanunu nda 6728 Sayılı Yasa İle Yapılan Değişiklikler Hakkında

Konu: Gelir Vergisi Kanunu nda 6728 Sayılı Yasa İle Yapılan Değişiklikler Hakkında Sayı: 2016/19 Konu: Gelir Vergisi Kanunu nda 6728 Sayılı Yasa İle Yapılan Değişiklikler Hakkında (293 Seri No lu Gelir Vergisi Genel Tebliği, 02/10/2016 Tarihinde Resmi Gazetede Yayımlanmıştır) Yayımlanan

Detaylı

GÜMRÜK İDARELERİNCE HANGİ DURMLARDA KDV PARA CEZASI UYGULANMALI?

GÜMRÜK İDARELERİNCE HANGİ DURMLARDA KDV PARA CEZASI UYGULANMALI? GÜMRÜK İDARELERİNCE HANGİ DURMLARDA KDV PARA CEZASI UYGULANMALI? Nevzat BOZKURT * I-Giriş: Türkiye Cumhuriyetinin bütçesi toplanan vergilerden oluşmaktadır. Bu vergilerden önemli bir kısmını da dış ticaretten

Detaylı

FİRMA YÖNETİCİLERİ VE MUHASEBE BİRİMLERİNİN DİKKATLERİNE, 2006 YILI GELİRLERİNİN VERGİLENDİRİLMESİ

FİRMA YÖNETİCİLERİ VE MUHASEBE BİRİMLERİNİN DİKKATLERİNE, 2006 YILI GELİRLERİNİN VERGİLENDİRİLMESİ KANIT YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK LTD. ŞTİ. Adres : Meşrutiyet Cad.No:29/17 06420 Y.Şehir/ANKARA Y.M.M. : Sakıp ŞEKER Vergi Dairesi : Çankaya V.D. Bağlı Olduğu Oda: Ankara YMM Odası (861) Vergi Kimlik Numarası

Detaylı

DEĞER YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.

DEĞER YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş. Büyükdere Cd. Nevtron İşhanı No:119 K /6 Gayrettepe-İST TEL: 0212/ 211 99 01-02-04 FAX: 0212/ 211 99 52 MALİ MEVZUAT SİRKÜLERİ SİRKÜLER NO : 2008/67 İstanbul, 15 Temmuz 2008 KONU : 5766 sayılı Kanunla

Detaylı

GELİR VERGİSİ 285 GENEL TEBLİĞİ

GELİR VERGİSİ 285 GENEL TEBLİĞİ GELİR VERGİSİ 285 GENEL TEBLİĞİ 30 Aralık 2013 Resmî Gazete Sayı: 28867 (Mükerrer) 31.12.1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 21, 23/8, 31, 47, 48, mükerrer 80, 82, 86 ve 103. maddelerinde

Detaylı

GAYRİMENKUL ALIM-SATIMINDA POTANSİYEL MÜKELLEFLER AÇISINDAN EN ÇOK YANLIŞ YAPILAN KONULAR

GAYRİMENKUL ALIM-SATIMINDA POTANSİYEL MÜKELLEFLER AÇISINDAN EN ÇOK YANLIŞ YAPILAN KONULAR GAYRİMENKUL ALIM-SATIMINDA POTANSİYEL MÜKELLEFLER AÇISINDAN EN ÇOK YANLIŞ YAPILAN KONULAR Fatih GÜNDÜZ* I-GİRİŞ Son birkaç yıldır ekonomide meydana gelen olumlu ve olumsuz gelişmelerle gayrimenkul piyasası

Detaylı

BÜLTEN. KONU: Gelir Vergisi Kanununda yer alan ve 2015 Yılında Uygulanacak Maktu Had ve Tutarlara İlişkin 287 nolu GV Tebliği yayınlanmıştır.

BÜLTEN. KONU: Gelir Vergisi Kanununda yer alan ve 2015 Yılında Uygulanacak Maktu Had ve Tutarlara İlişkin 287 nolu GV Tebliği yayınlanmıştır. Kültür Mah. 1375 Sk. No: Cumhuruiyet İşhanı K:5 35210 Alsancak - İzmir-Turkey Tel : + 90 232 464 16 16.. Fax: + 90 232 421 71 92. e-mail : info@psdisticaret.com..tr BÜLTEN SAYI : 2015-010 Tarih: 02.01.2015

Detaylı

369 Nolu, VUK Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği. Seri, Sıra Numarası, No : 369 Sayılı Tebliğ. 3 Nisan 2007 SALI. Sayı : 26482 TEBLİĞ

369 Nolu, VUK Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği. Seri, Sıra Numarası, No : 369 Sayılı Tebliğ. 3 Nisan 2007 SALI. Sayı : 26482 TEBLİĞ 369 Nolu, VUK Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Seri, Sıra Numarası, No : 369 Sayılı Tebliğ 3 Nisan 2007 SALI Resmi Gazete Sayı : 26482 TEBLİĞ Maliye Bakanlığından: VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA

Detaylı

GELİR VERGİSİ KANUNU NDA YER ALAN MAKTU TUTARLAR ARTIRILDI

GELİR VERGİSİ KANUNU NDA YER ALAN MAKTU TUTARLAR ARTIRILDI 02.01.2017/5-1 GELİR VERGİSİ KANUNU NDA YER ALAN MAKTU TUTARLAR ARTIRILDI ÖZET : 296 Seri No lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde, 2017 yılında uygulanacak Gelir Vergisi Kanunu nda yer alan had ve tutarlar

Detaylı

Gelir Vergisi Kanununun Geçici 67. maddesi kapsamında vergi kesintisine tabi tutulmuş olan

Gelir Vergisi Kanununun Geçici 67. maddesi kapsamında vergi kesintisine tabi tutulmuş olan Not: Makaleler yazarın kişisel görüşünü ifade etmekte olup kaleme alındığı tarihteki mevzuat düzenlemeleri açısından geçerlidir. Daha sonra meydana gelecek değişimler uygulamada farklılık yaratabilir.

Detaylı

GELİR VERGİSİ KANUNU NDA YER ALAN MAKTU TUTARLAR ARTIRILDI

GELİR VERGİSİ KANUNU NDA YER ALAN MAKTU TUTARLAR ARTIRILDI Sirküler Rapor 31.12.2013/242-1 GELİR VERGİSİ KANUNU NDA YER ALAN MAKTU TUTARLAR ARTIRILDI ÖZET : 25 Seri No lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde, 2014 yılında uygulanacak Gelir Vergisi Kanunu nda yer alan

Detaylı

BAĞIMSIZ DENETİM VE YMM LTD. ŞTİ.

BAĞIMSIZ DENETİM VE YMM LTD. ŞTİ. S Ġ R K Ü L E R R A P O R TARĠH 04.01.2016 SAYI 2016/003 KONU 2016 YILINDA DĠKKATE ALINACAK BAZI RAKAMSAL HADLER HAKKINDA SĠRKÜLER 25 Aralık 2015 tarih ve 29573 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 290 Sayılı

Detaylı

6111 SAYILI KANUN İLE YAPILAN DÜZENLEMELER (2) (Madde 6-9)

6111 SAYILI KANUN İLE YAPILAN DÜZENLEMELER (2) (Madde 6-9) YOUR GLOBAL NETWORK OF LEADING TAX ADVISORS 01.03.2011 Vergi Gazetesi 2011-19 6111 SAYILI KANUN İLE YAPILAN DÜZENLEMELER (2) (Madde 6-9) www.taxand.com 1 MATRAH VE VERGİ ARTIRIMI Gelir ve Kurumlar Vergisinde

Detaylı

KONU : 2013 YILINDA ELDE EDİLEN ÜCRET VE ÜCRET DIŞINDAKİ GELİRLERE UYGULANACAK GELİR VERGİSİ TARİFELERİ AÇIKLANDI.

KONU : 2013 YILINDA ELDE EDİLEN ÜCRET VE ÜCRET DIŞINDAKİ GELİRLERE UYGULANACAK GELİR VERGİSİ TARİFELERİ AÇIKLANDI. KONU : 2013 YILINDA ELDE EDİLEN ÜCRET VE ÜCRET DIŞINDAKİ GELİRLERE UYGULANACAK GELİR VERGİSİ TARİFELERİ AÇIKLANDI. Gelir Vergisi Kanunu nun mükerrer 123. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 103. maddede yer

Detaylı

DİĞER ÖZEL DOSYALAR. 1- Sahibi Oldukları Arsaları Kat Karşılığı Müteahhide Veren Gerçek Kişilerde Elde Edilen Kazanç Nasıl Vergilendirilir.

DİĞER ÖZEL DOSYALAR. 1- Sahibi Oldukları Arsaları Kat Karşılığı Müteahhide Veren Gerçek Kişilerde Elde Edilen Kazanç Nasıl Vergilendirilir. DİĞER ÖZEL DOSYALAR KAT KARŞILIĞI ARSA TESLİMİ SÖZLEŞMELERİNİN DOĞURDUĞU VERGİSEL YÜKÜMLÜLÜKLER NELERDİR? ÖZEL DOSYA NO:35 1- Sahibi Oldukları Arsaları Kat Karşılığı Müteahhide Veren Gerçek Kişilerde Elde

Detaylı