KIBRIS TA KURULMAK İSTENEN FEDERAL ANAYASAYLA İLGİLİ BAZI KAVRAMLARIN HER İKİ TARAF AÇISINDAN DEĞERLENDİRMESİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "KIBRIS TA KURULMAK İSTENEN FEDERAL ANAYASAYLA İLGİLİ BAZI KAVRAMLARIN HER İKİ TARAF AÇISINDAN DEĞERLENDİRMESİ"

Transkript

1 Stratejik Araştırmalar Dergisi / Journal of Strategic Studies 1(3),2009, BEYKENT ÜNİVERSİTESİ/ BEYKENT UNIVERSITY KIBRIS TA KURULMAK İSTENEN FEDERAL ANAYASAYLA İLGİLİ BAZI KAVRAMLARIN HER İKİ TARAF AÇISINDAN DEĞERLENDİRMESİ Soyalp Tamçelik ÖZET Bu araştırmada, Kıbrıs ta kurulacak federal anayasa ile ilgili birtakım kavramların Kıbrıslı Türklerle Rumlar açısından değerlendirmesi yapılmıştır. Bundan hareketle araştırmanın temel amacı, Kıbrıs ta taraflar arasında yaşayabilir bir anayasayı hazırlamak, uygulamak ve buna dayalı barışı tesis etmek için nelerin gerektiğini ortaya koymaktır yılından beri Kıbrıs ta gözle görülür bir ilerleme kaydedilse de hâlâ gerginlik yaratan bazı durumlar mevcuttur. Önemli olan taraflar arasında mutabakata varılan Kuruluş Anlaşması nın var olmasıdır. Bu gerçekten hareketle araştırma, iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde federal anayasasının niteliği, dayandığı kaynaklar ve temel prensipler belirtilmiştir. İkinci ve son bölümde ise federal anayasanın kapsam analizi üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kıbrıs, Anayasa, Hukuk, Federasyon, Demokrasi, Egemenlik. ABSTRACT In this research, some notions related to the federal constitution to be issued in Cyprus were assessed in terms of Turks and Greeks. The aim of the research is to put forward what are needed to prepare a viable constitution between the parties in Cyprus, to apply it and to ensure a peace atmosphere based on this. Nevertheless there has been an observable improvement since 2004, there still occurs some conditions causing tension to increase. What is important is that there is a Founding Treaty between the parties which is agreed. From this factuality, the research is composed of two sections. In the first section the feature of the federal constitution, the sources it is based on and the fundamental principles were determined. In the second and the last section the content analysis was handled. Key Words: Cyprus, Constitution, Law, Federation, Democracy, Sovereignty. Dr., Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü,

2 Kıbrıs ta Kurulmak İstenen Federal Anayasayla İlgili Bazı Kavramların Her İki Taraf Açısından Değerlendirmesi GİRİŞ Tabiatı gereği oybirliği ile onanması gereken bir tek yasa vardır. O da toplumsal uzlaşması gerektiren anayasadır (Rousseau, 1999: 165). Çünkü yurttaşların ortaklığı, dünyada gönüllülüğü en çok gerektiren bağıttır. Her insan, özgür doğduğu ve kendi kendisinin efendisi olduğu için, hiç kimse onu, o istemedikçe buyruğu altına alamaz. Aslında bu durum, şunu ifade etmektedir. Toplum anlaşması yapıldığı sırada ona karşı çıkanlar olursa, bu durum, sözleşmeyi geçersiz kılmaz, yalnızca karşı çıkanların anlaşmaya katılmalarını engeller. Zaten onlar da yurttaşlar arasında azınlık durumuna düşerler (Rousseau, 1999: ). Lakin devlet kurulduktan sonra orada oturanlar, anlaşmayı resen onadıkları kabul edilir. Bir başka deyişle devletin toprakları üzerinde oturmak, onun egemenliğini tanımak manasına gelmektedir. Kaldı ki bu ilk sözleşme, her zaman için çoğunluğu olduğu kadar azınlığı da bağlar. Esasında bu durum, sözleşmenin kendi doğasından kaynaklanmaktadır. Ancak bir insan nasıl olur da hem özgür olur, hem de kendisinden zuhur etmeyen isteklere boyun eğmeye zorlanır veya karşı çıkanlar özgür iseler, nasıl olur da onamadıkları yasalara boyun eğerler? Rousseau nun da ifade ettiği gibi (1999: 166) asıl üzerinde durulması gereken sorun işte budur. Zira bu sorun, Kıbrıs ta da yansımasını bulmaktadır. Bundan hareketle Kıbrıs ta kurulmak istenen federal anayasanın temel bir amacı olmalıdır. Bu amaç, federe devletler arasında işbirliğini sağlayıcı yasama kategorisi ve iki toplumun ortak duygularının anlatımı olmaktan ziyade, zaten farklılaşmış olan toplumları ve bireyleri, kendi arasında düzenli ve sürekli olarak birlikte yaşamayı örgütlemektir (Tamçelik, 2008: 283). Bunun için de belirli kavramların anlaşılır olması gerekmektedir. Bundan hareketle federal devlet anayasası ile ilgili bazı kavramların, soruna müdahil taraflarca algılanma biçimi aşağıdaki gibi ifade edilmeye çalışılmıştır. KIBRIS TA KURULMAK İSTENEN FEDERAL ANAYASANIN NİTELİĞİ VE ÖZELLİKLERİ 101 Journal of Strategic Studies 1 (3), 2009,

3 Soyalp Tamçelik Pozitif hukuk kuralları aralarında belli bir hiyerarşi vardır. Bu sıralama, kuralların genellik ve özellik vasıflarına dayanarak yapılmaktadır (Arık, 1963: 47; Göğer, 1971: 25). Sıralama: anayasa, kanun, tüzük ve yönetmelik şeklindedir. Bu sıralama pozitif hukuk kuralarının kuvvet ve geçerlik dereceleri hakkında da caridir. Sıranın en başında yer alan kural en genel, en kuvvetli ve en geçerli kuraldır (Arık, 1963: 47). Bundan hareketle kurulmak istenen federal Kıbrıs ın anayasası, diğer kurallara oranla daha genel ve daha kuvvetli olacaktır. Böylece federal kanunlar, anayasaya aykırı olamayacaklardır. Zaten anayasanın üstünlüğü ilkesi, kamu otoritesinin güç kaynağını teşkil etmesini ifade etmesi açısından önemlidir (Tamçelik, 2008: 283). Bir başka deyişle, hiçbir kimse veya organ, kaynağını Kıbrıs ın federal anayasasından almayan bir devlet yetkisi kullanamayacak ve anayasaya aykırı bir şekilde hiçbir kanun yapamayacaktır (Aydın, 1992: 63). Aslında her iki federe devlete ait kanunların, federal anayasanın altında tutan tek şey, federal anayasaya aykırı olmamaları veya federal anayasaya uygun olmak zorunda olmasıdır. Gerçekten de bu husus ortadan kalktığı zaman Kıbrıs taki federal anayasanın üstünlüğü ilkesinden söz etmek mümkün olmayacaktır. Aynı muhakeme tarzı, tüzüklerin kanunlara, yönetmeliklerin tüzüklere aykırı olamayacağı sonucunu vermektedir. Aslında anayasa deyiminin kelime yapısı itibariyle anlamı açıktır. Bu deyim, ana ve yasa kelimelerinin kaynaşmasından meydana gelmektedir. Anayasa, diğer yasaların (kanunların) anası, yani onlara kaynak ve temel olan kanundur. Bu yönü ile kurulmak istenen federal Kıbrıs ın anayasası, devletin kuruluşunu ve işleyişini, vatandaşlarının hakkını ve hürriyetini gösteren temel kanun olacaktır. Aslında bu temel kanun, çeşitli ayırımlara tâbi tutulmak istenmektedir. Dolayısıyla burada, yapılan ayırımın önemli olanlarının sadece birkaçına dikkat çekilecektir. Öncelikle Kıbrıs ta yazılı ve yazılı olmayan anayasa ayırımı dikkat çekicidir. Bilindiği üzere yazılı anayasa metnine sahip olmayan devletlerin en önde geleni İngiltere dir. İngiltere de kamu otoritesini düzenleyen kuralların çoğunluğu, örf 102 Stratejik Araştırmalar Dergisi 1 (3), 2009,99-125

4 Kıbrıs ta Kurulmak İstenen Federal Anayasayla İlgili Bazı Kavramların Her İki Taraf Açısından Değerlendirmesi ve adet kuralları hâlindedir. Yazılı anayasaya sahip devletler yönünden örf ve adet hukukunun değeri yoktur. Gerçi temel hak ve hürriyetlerin korunmasını sağlayan yazılı bir anayasanın varlığı, dünya devletlerinde çoğunlukla rastlanan bir hâldir. Yazılı anayasalar da esas itibariyle yasama, yürütme ve yargı organlarının görevlerini açıkça belirten ve kişiye sağlanmış hakları ve bu hakların korunma çarelerini gösteren hükümleri göstermektedir. Aslında yazılı anayasanın varlığı, ülkedeki düzenin mahiyetini açıkça göstermektedir (Arık, 1963: 47-48). Bu suretle federal anayasanın ehemmiyeti büyüktür. Bunun dışında anayasalar, değiştirilme yönünden ikiye ayrılmaktadırlar. Bazı devletler yazılı anayasaların değiştirilmesinde diğer kanunların yapılmasından farklı hükümler getirmişlerdir. Bu yönü ile değiştirilmelerinde, olağan kanunların yapılmasından farklı hükümler getirmeyen anayasalara yumuşak anayasa veya yatkın anayasa (Göğer, 1971: 148) denilmektedir. Örneğin, Yeni Zelanda Anayasası hem yumuşak, hem de yazılı bir anayasadır. Gerçi yazılı olmayan İngiliz anayasa kuralları da yumuşak anayasa örneğindendirler. Diğer anayasa tipi sert anayasa veya bükülmez anayasalardır (Göğer, 1971: 148). Bu durumdaki anayasanın değiştirilmesi, olağan kanunların yapılmasından ve değiştirilmesinden farklı bir sisteme tâbi tutulmuşlardır. Örneğin, KKTC anayasasının değiştirilmesi olağan kanunların yapılmasından farklı bir usule tâbi tutulmuştur. Anayasa değişikliği teklifi, Cumhuriyet Meclisi nin üye tam sayısının en az üçte biri tarafından yapılan yazılı müracaatla teklif edilmekte, değiştirme tekliflerinin yine Cumhuriyet Meclisi nin üye tam sayısının üçte ikisi tarafından kabul edilmesiyle gerçekleştirilmektedir. Ayrıca anayasa değişikliklerinin ivedilikle görüşülmesi mümkün de değildir. Ne var ki, anayasaya aykırı kanunların bozulabilmesi için iki usul vardır. Her şeyden önce kanunların anayasaya uygunluğunu bir siyasî kuruluşun denetlemesi ilk yoldur. Diğer usul ise kanunların anayasa uygunluğunu yargı organlarının denetlemesidir (Göğer, 1971: 148). Ancak kanunların anayasaya uygunluğunu denetleme ödevinin siyasî organa, örneğin Senato ya verilmesi, 103 Journal of Strategic Studies 1 (3), 2009,

5 Soyalp Tamçelik genelde başarılı bir sonuç vermemiştir. Çünkü siyasî bir kurul olan Senato, fiilen bağımsız kalamamış veya çoğunluk partisinin arzularına uymak zorunda kalmıştır (Göğer, 1971: 148). Bu yüzden kanunların anayasaya uygunluğu denetimini, bağımsız yargı organına verme yolu daha olumlu bir sonuç vermiştir. Bundan dolayıdır ki kanunların anayasaya uygunluğunu, kısacası denetleme sistemini kabul etmiş devletlerin hemen hepsinde kontrol organı bir mahkemedir. Hâl böyle olunca Kıbrıs ın federal anayasası da kanunların anayasaya uygunluğu konusundaki kontrol yetkisi, Anayasa Mahkemesine verilmiştir (Tamçelik, 2008: 285). Aslında anayasanın üstünlüğü ilkesi, hukuk devleti kavramıyla da ilgilidir. Gerçi hukuk devletinde amaç, hiç değilse klasik demokrasilerde hukukun üstünlüğünü sağlamaktır. Hukukun üstünlüğü ise önce, devletin otoritesini hukuktan aldığının kabul edilmesini gerektirmektedir. Dolayısıyla Kıbrıs ta kurulmak istenen federal devlet, otoritesini hukuka uygun olarak kullanmak zorundadır. Hukukun üstünlüğünün diğer bir şartı ise insan kişiliğine saygı esasına dayanmasıdır. Çünkü kişi, klasik demokrasilerde devlet karşısında birtakım temel haklara sahiptir. Ne var ki hukuk devleti kavramı ile kanun devleti terimlerini birbirlerine karıştırılmamak gerekir. Özellikle yasama organından çıkan kanunların yanılmazlığını ve şaşmazlığını kabul etmek, kanun devletinden söz edilmesine yol açmaktadır. Aslında kanun yapma yetkisinin yasama organına verilmiş olması, yasama organının hukukun üstünde yer aldığı anlamını taşımaktadır (Göğer, 1971: 149). Kanunların yanılmazlığını ileri sürmenin gerçek anlamı, yasama organı, yani meclis üyeleri çoğunluğunun yanılmazlığını kabul etmektir. Bu yönü ile kurulmak istenen federal Kıbrıs ın yasama organlarının yanılmazlığı esasına dayanan kanun devleti anlayışının, klasik demokrasilerde yer almasına imkân yoktur. 104 Stratejik Araştırmalar Dergisi 1 (3), 2009,99-125

6 Kıbrıs ta Kurulmak İstenen Federal Anayasayla İlgili Bazı Kavramların Her İki Taraf Açısından Değerlendirmesi KIBRIS TA KURULMAK İSTENEN FEDERAL DEVLETİN ANAYASA HUKUKUNA AİT KAYNAKLAR Kıbrıs ta kurulmak istenen federal anayasal sisteme ait hukuk kaideleri, üç ayrı kaynaktan (memba) besleneceği tahmin edilmektedir (Tamçelik, 2008: 285). Bunlar sırası ile şunlardan oluşmaktadır: 1. Kıbrıs ta Kurulmak İstenen Federal Anayasa Hukukunun Aslı Bu anlamda Kıbrıs taki hukuk düzeninin kaynağı sosyal ihtiyaçlardır. Çünkü hukuk kurallarını, sosyal ihtiyaçlar (Arık, 1963: 53) belirlerler. Kaldı ki Kıbrıs ta federal yapıda oluşturulmak istenen devletin sosyal ihtiyaçları, son derece fazla olacaktır. 2. Kıbrıs ın Federal Anayasasında Hukuku Yaratan Varlık Bilindiği üzere hukuk kaidelerini yaratan makamlara, hukuk kaynağı adı verilir (Arık, 1963: 53). Bu anlamda kanun, tüzük veya yönetmelik koyan makamlar olarak sırası ile Kıbrıs Federal Devleti, Üst Meclisi (Senato), Alt Meclis (Temsilciler Meclisi), Bakanlar Kurulu ve diğer idarî makamlar birer hukuk kaynağıdırlar. 3. Kıbrıs ın Federal Anayasasında Hukuku Belirten Şekil Aslında hukuk kurallarını belirten veya tezahür ettiren şekillere de hukuk kaynağı denir (Arık, 1963: 54). Bunlar arasında kanun, örf, adet, içtihat (mahkeme kararları) vb. hususlar sayılabilir. Gerçi sözü edilen hukuk kaynakları en çok bu anlamda kullanılır. Bu yönü ile kaynak, hukuku belirten ve onu meydana koyan şekillerdir. Dolayısıyla cari ve meri olan hukuk kaidelerini ihtiva etmesi bakımından bunlar, hukukun kaynaklarıdırlar. Kısacası Kıbrıs ta kurulmak istenen federal anayasa, adadaki her iki toplumun korunmasına, bu toplumların düzenini oluşturan temellere ve amaçlara, bu toplum ve topluma dahil herkesin güvenliğine dair gerçek ya da hayalî gereksinimlere ve insan haklarına saygı duyacak bir biçimde var olmaya yönelmelidir. Bu yönü ile tesis edilecek federal anayasa, federal devletin hukuk anlayışını ve oluşturmayı düşündüğü toplum yapısını ana çizgilerle belirleyen 105 Journal of Strategic Studies 1 (3), 2009,

7 Soyalp Tamçelik bir metin olarak karşımıza çıkacaktır. Zaten Kıbrıs taki iki halkı yönlendirmek üzere özendirici bir hukuk ile caydırıcı bir ceza anlayışını kurumlaştırmak (Tural, 1997: ), kurulmak istenen federal devletin temel özelliklerini oluşturması açısından önemlidir. Aslında bir anayasanın demokratik olmasının ölçütü, sadece içeriği değildir. Bunun, hukuk kaynağı da önemlidir (Tamçelik, 1998: 10). Bu yönü ile anayasa, benimsenip özümsenmesi gereken kurallar bütünüdür. Bundan hareketle Kıbrıs taki toplumlar, üzerinde ancak tartışılmasına ve biçimlenmesine katkıda bulundukları bir anayasayı benimseyip kabul edebileceklerdir. Dolayısıyla adadaki toplumsal dinamikler hesaba katılmayarak hazırlanmış anayasalar, iyi niyetli, hatta göreceli olarak demokratik de olsalar, her iki toplumca kabul edilmesi mümkün değildir (Tamçelik, 1998: 10). Zaten demokratik anayasaların yurttaşa verdiği sorumlulukların ötesinde, kutsallaştırılmış ideoloji veya inançları dayatmayan, vatandaşlarının neler yapacaklarını göstermek yerine, onların hak ve özgürlüklerini genişleterek güvence altına alan bir anayasa oluşturmaktır. Dolayısıyla Kıbrıs taki federal devletin çağdaş ve demokratik anayasası, her iki toplumun beklentilerine cevap verecek demokratik haklar ve kişisel özgürlükler sağlanmalı ve oluşturulmak istenen federal düzenin hukuk ve devlet yapısı, açık ve özlü bir şekilde ortaya konmalıdır. KIBRIS TA KURULMAK İSTENEN FEDERAL ANAYASANIN KAPSAYACAĞI TEMEL PRENSİPLER Aslında siyasal doktrinlerin bir kısmı, sosyal bir durumun meşruluğunu gösterme çabasını yansıtırken, diğer bir kısmı da belli bir protestoya karşı koymadan ileri gelmektedir (Kıbrıs Sorunu, 1975: 10). Fakat izafi surette uzun veya kısa bir süre sonra aynı doktrinin yer değiştirdiği görülmektedir. Demokrasinin, monarşiye; sosyalizmin, kapitalizme karşı tepki doktrini (Kıbrıs Sorunu, 1975: 10) olarak yaşandığı günümüzde, sosyal durumun destekleyici bir aldığı görülmektedir. Gerçi aynı durum, federasyon kavramı için de geçerlidir. 106 Stratejik Araştırmalar Dergisi 1 (3), 2009,99-125

8 Kıbrıs ta Kurulmak İstenen Federal Anayasayla İlgili Bazı Kavramların Her İki Taraf Açısından Değerlendirmesi Çünkü bütün federasyonlar, tepki doktrini hâlinde doğmuşlardır (Tamçelik, 2008: 286). Bu yüzden Kıbrıs ta kurulmak istenen federasyon, iyi kurulduğu ve yapılandırıldığı takdirde belki de aynı dönüşümü gösteren bir dönem yaşanmış olacaktır. Fakat bunun için belli başlı kriterlerin yerine getirilmesi şarttır. Misal olarak anayasa hukukunda, katı ve katı olmayan anayasa ayrımı yapılırken, federal anayasaların katı anayasalardan (Sarıca-Teziç-Eskiyurt, 1975: 235) olduğu söylenmektedir. Çünkü bu anayasaların yazılı ve sert olmaları, doğası gereğidir. Aslında bu katılık, federal devlete ait yetkilerin kısıtlanamayacağı yönünde şekillenmesidir. Çünkü federasyonlar, federe devletlerin iradesi ile kurulmaktadırlar. Zaten bazı yazarların federal anayasayı, katılma kanunu (Prélot, 1961: 238; Kıbrıs Sorunu, 1975: 10) diye isimlendirmeleri boşuna değildir. Dolayısıyla Kıbrıs ta oluşturulmak istenen federal anayasa, ancak ittifak ile değiştirilebilecektir. Peki, bu bağlamda şu soru akla gelmektedir. Acaba federal anayasa yapılmaksızın, federasyonlar kurulamazlar mı? Aslında bu sorunun cevabı kurulabilirdir. Fakat münferit anlaşmalarla fiilî bir düzen kurulsa bile, bir federasyonun gerektirdiği hukukî güvence sağlanamaz. Çünkü gelecek üzerine tahminlerde bulunmak müphem bir davranıştır. Bu surette Kıbrıs ta kurulacak federasyon, devletler hukukunun yarattığı birliklerden biri değil, anayasa hukuku alanına giren bir birlik olacaktır (Tamçelik, 2008: 287). Bu iki çeşit birlik doktrinlerinden tercihin, anayasal yönde olması daha faydalı olacaktır. Zira bu yönü ile tarafların elinde bir kuruluş belgesi bulunacaktır. Ancak şu bir gerçektir ki devletlerin birleşmelerinde, konfederasyondan federasyona geçiş, daha çok görünen bir şeydir. Örneğin Kuzey Amerika Birleşik Devletleri konfederasyonu ( ), ki 4 Ekim 1776 da Konfederasyon ve Ebedî Birlik Antlaşması ile kurulmuştur (Sarıca-Teziç- Eskiyurt, 1975: 231), 1787 Anayasasıyla günümüz ABD sistemine, yani federal devlet tipine dönüşmüştür. Aynı şey İsviçre (1848 Anayasası) ve Federal 107 Journal of Strategic Studies 1 (3), 2009,

9 Soyalp Tamçelik Almanya için de söylenebilir. O hâlde belli bir süre beraber yaşayan devletler, karşılıklı itimada binaen konfederasyondan federasyona dönüşebilirlerdi. Hâlbuki Kıbrıs ta böyle bir deneme sürecine girilmeksizin, doğrudan federal devlete geçilmek istenmektedir. Dolayısıyla federasyonun herhangi bir sakınca doğurmaması için federal anayasanın hazırlanmasında dikkatli ve tedbirli olmak gerekecektir. Aslında bu oldukça hassas bir konudur. Çünkü bu ittifakın, iki ilkeye göre şekillenmesi gerekecektir. Bunlardan birisi özerklik, diğeri ise katılımdır (Tamçelik, 2008: 287). Eğer kurulmak istenen federasyon, Kıbrıs taki toplumlardan birisinin kültürel erozyona (Tamçelik, 2008: 287) uğramasını engellemek ise Merkezî Hükûmete, örneğin federal eğitimi düzenleme ve denetleme yetkisi tanınmamalıdır. Eğer toplumlardan birisi, diyelim ki ekonomik imkânları, hatta dış yardımları, kendisine alma politikası içine girerse, federasyon anayasasında bazı önleyici tedbirlere yer verilmesi gerekecektir. BM çözüm önerilerinin tamamına bakıldığında Kıbrıs ta kurulmak istenen federasyon, çok devletli bir federasyon olmayacaktır. Hâlbuki birtakım federal kararlar alınırken, tüzel kişiliği olan iki devlet iradesinin ortak rızası ile alınmasını gerekli kılmaktadır. Zira bu konularla ilgili olarak federe devletlerin çoğunluk oyu diye bir şey söz konusu olamaz. Bundan hareketle Kıbrıs taki yeni federal anayasanın kapsayacağı temel prensipler, aşağıdaki gibi olmalıdır: 1. Kıbrıs taki her iki topluma, kendi kültürel kimliklerini geliştirmeleri ve geleneklerini yaşatmaları için mümkün olan en geniş serbest alan tanınmalıdır. Bu sebeple tarafların üzerinde anlaşacağı değişmez prensipler, dil ve kültür çeşitliliğinin tanınmasını, korunmasını ve gelişimleri için gereken ortamın teşvik edilmesini şart koşulmalı ve federal anayasadaki temel haklar uyarınca, her bireyin istediği dili konuşmaya ve istediği şekilde kültürel hayata katılmaya hakkı olmalıdır. Ayrıca her iki toplum, kendi bölgelerinde kültür dilinde eğitim 108 Stratejik Araştırmalar Dergisi 1 (3), 2009,99-125

10 Kıbrıs ta Kurulmak İstenen Federal Anayasayla İlgili Bazı Kavramların Her İki Taraf Açısından Değerlendirmesi görme hakkına sahip olmalı ve bu hak, federal devlet anayasasınca garanti altına alınmalıdır. 2. Çoğulcu toplumlar, mümkün olan her durumda kucaklayıcı olmak için çalışmalıdırlar. Tıpkı Ermeni, Latin ve Maronit gibi Kıbrıs ta önemli üç azınlığın, yönetim işlerinden tamamen dışlanacağı, salt bir çoğunluk sistemi kesinlikle önlenmelidir. Bütün topluluklar, kendilerini yöneten kurumlarda yeterince temsil edildiklerini hissetmeliler ve hiçbir toplumun, idarî sistemden dışlanmaması ve sisteme yabancılaşmaması, özellikle dikkat edilmesi gereken bir husus olarak karşımıza çıkmaktadır. Ne var ki Kıbrıs ta kurulmak istenen federal hükümetin yeni anayasasında, Kıbrıslı Türkler için yürütme düzeyinde güç paylaşımının düzenlenmesiyle ilgili bir şey yapılmamıştır. 3. Farklılığa hoşgörü ve saygı gösterme kültürü, eğitim sistemi, ulusal dillerin öğretilmesi ve bunların medya aracılığıyla tüm topluma yayılması sağlanmalıdır. 4. Her türlü negatif ayrımcılık kesin bir surette yasaklanmalıdır. Hiçbir halk, kültürel ve etnik kimliğinden dolayı mağdur durumda ya da kültürel hayatın herhangi bir cephesinden dışlanmış hissetmemelidir. Fakat Kuzey Kıbrıs ta birçok Türk, dengenin yeniden kurulması sürecinde Güney Kıbrıs ta Rumları kayıran ayrımcılık karşıtı programlar yüzünden mağdur olacaklarını düşünmektedirler. 5. Federal devlet çatısı altında herkesi kapsayacak bir ortak değerler bütünün oluşturulması şarttır. Anayasaya dayanan yeni değerler bütünü, bir ruh oluşturmalı, federal başarılardan herkesin gurur duyması ve birtakım ortak sembollerin benimsenmesi teşvik edilmelidir. Bütün bunlardan anlaşılıyor ki Kıbrıs taki toplumlar, yukarıdaki prensipler doğrultusunda hareket ettikleri takdirde, birlikte uyum içinde yaşayabileceklerdir. Ne var ki Kıbrıs ta gözle görülür bir ilerleme kaydedilse de hâlâ gerginlik yaratan bazı durumlar mevcuttur. Gerçek şu ki, toplumlararası ilişkiler, tüm insanî ilişkiler gibi sürekli ihtimam ve iletişim gerektirmektedirler. 109 Journal of Strategic Studies 1 (3), 2009,

11 Soyalp Tamçelik Zaten dünyadaki 29 demokrasinin her biri, nasıl yöneltildikleri ve toplumda geçerli kararların nasıl alındığıyla ilgili karmaşık, yazılı veya yazlı olmayan kuralları içeren ve hiçbiri birbirine benzemeyen birer anayasaya sahiptirler. Bu yönü ile bakıldığında anayasa terimi, herhangi bir belge veya hukuksal bir kodu belirtmekten ziyade (Almond-Powell, 1978: 9-10), siyasal kararların alınması için konan kurallar şeklinde ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla denebilir ki anayasalar, belirli bir toplumun üzerine titrediği değerleri somutlaştırma gayretleri olarak temsil edilirler (Powell, 1982: 60). Aslında anayasal düzenlemelerin üç özelliği vardır. Özellikle Demokratik Başarım Kuramcılarının (Powell, 1982: 61) üzerinde durdukları, yasamayürütme ilişkileri, yasama organındaki temsilin kuralları ve federalizmdir. Bu üç özellik, hiçbir biçimde temel anayasal özellikler listesini tüketmemişlerdir. Kişi haklarının korunmasıyla ilgili hükümler, hükümetin kararlarının gözden geçirilmesi, siyasetlerin uygulanması sırasında anlaşmazlıkların özerk yargısal yoldan hüküm ve karar altına alınması ve diğerleri büyük önem ve dikkatle incelenmeye değer hususlardır. Anayasalar, insanlar tarafından yapılan modeller olduğuna göre bu modeller anayasa yapıcılarının değerlerini, yaptıkları çeşitli düzenlemelerin doğuracağı sonuçlardan beklentilerini ve çoğunlukla büyük güçlüklerle elde ettikleri uzlaşmaları yansıtırlar. Yani anayasa yapıcıları, anayasalarını yerel koşulları ve gereksinimleri karşılayabilecek ve olumsuz sonuçlardan kaçınabilecek biçimde yapmaya çalıştıkları ölçüde başarıya ulaşabileceklerdir. Özellikle anayasa tarafından ortaya konulan hukuksal düzen ve sonuçlar, anayasal tip ve demokratik başarım arasındaki birlikteliği doğrudan etkiler (Powell, 1982: 91). Ne var ki anayasa, toplumda yaygın olarak benimsenen değerleri somutlaştırdığı sürece, biri diğerinin bir nedeni olmasından çok, hem anayasal tip hem de başarım örüntüsü (Almond-Powell, 1978: 33-36) siyasal kültürün ürünleri olabilirler. 110 Stratejik Araştırmalar Dergisi 1 (3), 2009,99-125

12 Kıbrıs ta Kurulmak İstenen Federal Anayasayla İlgili Bazı Kavramların Her İki Taraf Açısından Değerlendirmesi Görüleceği gibi bugün itibarıyla Kıbrıs taki anayasa üzerinde yapılan pazarlıklar, adadaki toplumların siyasal ve ekonomik elitlerinin (Lijphart, 1967: 156) çıkarları göz ardı edilerek hazırlanmalıdırlar. Aslında Kıbrıs ta çeşitli anayasa taslaklarına yansımış olan ve birçoğunun adanın geleneklerine yanıt niteliği taşıyan bu özel durumlarla ilgili çıkarlara rağmen, yürütme denetimi ve temsile yönlenme örüntüsünün çok güçlü biçimde kültürle (Rae, 1967: 239) bağlantılı olduğu düşünülebilir. Gerçekte bu örüntüler o denli güçlüdür ki, anayasa yapıcılarının toplumsal koşulları çözme gayretlerinin anayasa yapımında önemli bir rol oynayıp oynamadığı dahi saptanamaz. Örneğin Kıbrıs gibi etnik olarak bölünmüş ülkelerin nispi temsilden daha çok çoğunlukçu yasamaya sahip oldukları yadsınmaz bir gerçektir (Tamçelik, 2008: 289). Sırf bu yüzden Kıbrıslı Rumlar, Temsilciler Meclisi ve Senato nun çoğunluk esasına göre oluşmasını istemektedirler. Bunun ötesinde anayasaların, siyasal süreçte belli bir yakınlaşma için sağladıkları dürtüler veya yansıttıkları kültürel değerler nedeniyle başarımı etkileyip etkilemediğinden emin olunması mümkün değildir (Powell, 1982: 94). Kültürel örüntülerle anayasal yapıların bu denli yakın bir biçimde birbirinin içine girdiği durumlarda hiçbir istatistiksel yöntem, bunları yeterli ölçüde birbirinden ayıramadığı da bir gerçektir. Aslında Kıbrıs ta anayasal düzenlemelerin kültürel ve coğrafik temele isnat etmesi bile, anayasanın yapılmasında ve kurgulanmasında birtakım sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Özellikle bu, belirli bir anayasa tipini teşvik eden dürtüler ve sınırlamalar nedeniyle mi yerine getirilmektedir; yoksa belirli bir kültürel zeminin anayasa konulardaki seçimleri ve siyasal başarımı biçimlendirmekte midir? sorusu ortaya çıkmaktadır. Aslında bu soruyu, Kıbrıs için yanıtlayabilmek oldukça zordur. Gerçi Kıbrıs ta kurulmak istenen federal anayasa, ileriki zamanlarda kendi kendini korumak zorunda kalabilecektir. Ne var ki Gernard Leibholz un da dediği gibi, her anayasa düşmanlarına karşı hukukun silahıyla kendisini koruma 111 Journal of Strategic Studies 1 (3), 2009,

13 Soyalp Tamçelik hakkına sahip olduğuna kuşku yoktur (Savaş, 2000: 8). Yani hiçbir anayasadan, hele hele liberal bir hukuk devleti demokrasisi öngören bir anayasadan, kendisini ortadan kaldıracak koşulları onaylaması ve böylece intiharını yasallaştırması beklenemez (Konuk, 2000: 108). Özellikle liberal demokrasilerde özgürlük, maddesiz bir rölativizmin ve nihilizmin (aşırı bireycilik) görmek istediği gibi (Konuk, 2000: 108), hukuksal bağlardan yoksun değildir. Böylesine yanlış anlaşılmış bir özgürlük, önce özgürlüğün kendisini ve böylece özgürlükçü demokratik temel düzeni abes bir noktaya ve sonunda yok olmaya götürür. Gerçi özgürlük, siyasal alanda keyfilikle özdeş bir anlam taşımaz. Ancak Kıbrıs ta da olduğu gibi liberal bir demokraside özgürlük, kendisine siyasal açıdan işlerlik kazandıran var oluş ve kuruluş temellerine bağlı olmayı şart koşar. Kaldı ki bu bağlılığa değişmezlik sağlamak ve buna karşı olanları nötrolize etmek, Kıbrıs ta kurulacak federal anayasanın başlıca haklarındandır. KIBRIS TA KURULMAK İSTENEN FEDERAL ANAYASANIN KAPSAM ANALİZİ Yaşam alanını olabildiğince genişliğine kapsayan 1992 Gali Fikirler Dizisi, her ne kadar adadaki toplumların geleneklerini ilgilendiriyorsa da yöntem açısından doğrudan doğruya hukukla ilişkiliydi. Çünkü Çakır ın (2000: 163) da dediği gibi yasalar uyguladığı, haklar ise kullanıldığı sürece bir anlam ifade etmektedirler. Aslında Kıbrıs taki demokrasinin gerçek anlamda sorunsuz işleyebilmesi için hukukun üstünlüğü ilkesine sıkı sıkıya bağlı olmak ve bunu yasalarla güvence altına almak gerekmektedir. Bu yüzden federal devletteki hukuk sistemi, yasama organının çıkardığı yasaları gerektiğinde hukukî açıdan inceleyebilmeli ve gerekiyorsa iptal edilebilmelidir. Dolayısıyla kurulmak istenen yeni devletin vatandaşları, hukuk karşısında eşit olurken, federal devlet de evrensel hukuk normlarına uymak zorunda kalacaktır. Bu bağlamda kurulması düşünülen 112 Stratejik Araştırmalar Dergisi 1 (3), 2009,99-125

14 Kıbrıs ta Kurulmak İstenen Federal Anayasayla İlgili Bazı Kavramların Her İki Taraf Açısından Değerlendirmesi Federal Devlete ait anayasa, uluslararası hukukun üstünlüğünü kabul edecek konumda olmalıdır. Aslında federal anayasa deyince, birleşen sözcüklerin zoruyla, öbür yasaların esası olan, onları doğuran ve onlara kaynaklık eden bir yasa akla gelmektedir. Özellikle kurulmak istenen federal anayasadaki temel ilkeler, bütün dünyada olduğu gibi daha çok vatandaşların temel hakları ve özgürlükleriyle (Soysal, 1997: 8) ilgili olmaktadır. Bu yönü ile Kıbrıs ta kurulmak istenen federal anayasa, adadaki vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini koruyan bir belge olarak ortaya çıkacaktır. Gerçekten de bu temel haklar, beraberinde insan haklarını da getirecektir. Zaten federal anayasada insan hakları deyimi, bu temel hakları içine alacak bir biçimde, hatta onların ötesinde ve belki de üzerinde bir genel felsefeyi, insana temel değer olarak bakan bir genel yaklaşımı belirtecektir. Dolayısıyla insan haklarına dayanan federal devlet, bu inanç üzerine kurulmuş olan, insanı temel değer olarak kabul eden, kendi var oluş nedenini insan haklarının korunması ya da gerçekleştirilmesi amacına dayandıran federal bir devlet olacaktır (Soysal, 1997: 127). Yani bir başka deyişle federal devlet anayasası, bu hak ve hürriyetleri genel bir metodoloji içinde ve üç kısma ayırarak inceleneceği tahmin edilmektedir. Buna göre: 1. Kişinin hakları ve ödevleri 2. Sosyal ve ekonomik haklar ve ödevler 3. Siyasî haklar ve ödevler Aslında tesis edilmek istenen yeni anayasanın temel hak ve özgürlükleri, ödev ve sorumluluk kavramlarıyla birlikte ifade ediliyor olması, temel hak ve hürriyetlere binaen kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını ihtiva ediyor olmasındandır (Tamçelik, 2008: 291). Oysa Kıbrıs ta bunun, tam tersi söz konusudur. Daha önceki kargaşa dönemlerine bir tepki niteliği taşıyan ve otorite beklentisine yanıt olarak yürütmeyi güçlendiren 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Devleti Anayasası, özellikle haklar ve özgürlükler 113 Journal of Strategic Studies 1 (3), 2009,

15 Soyalp Tamçelik konusunda çözüm olarak sınırlamalara (derogasyon) ve yasaklamalara ağırlık vermiştir. Yani bu duruma İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ndeki ilkeler açısından bakılacak olursa, hak ve ödevler dengesi iyi kurulmamış, hatta özgürlüğe yeterince ağırlık verilmeden sorumlulukların ağırlığı artırılmıştır. Bundan hareketle kurulması düşünülen federal anayasada korunacak temel hususlar, aşağıdaki gibi olması düşünülmektedir: 1. Kıbrıs ta kurulacak yeni devletin, ülkesi ve vatandaşlarıyla bölünmez bütünlüğünün korunması, 2. Adadaki toplumların millî kültürlerinin korunması, 3. Federal Cumhuriyetin korunması, 4. Adadaki toplumların ve federal devletin millî güvenliğinin korunması, 5. Federal devletin kamu düzeninin korunması, 6. Genel asayişin korunması, 7. Kamu yararının korunması, 8. Siyasal rejimin devamı için Kıbrıs taki toplumların kendi aralarındaki dengenin korunması. Fakat bütünü ile değerlendirildiğinde Kıbrıs meselesi, politik denge ve yapısal kapasite eksikliği olan bir anayasa ile çözmek mümkün değildir (Gobi, 1989: 34; Moran, 1998: 78). Zaten meselenin her iki tarafça da kabul edilebilir esaslara göre çözümleyememesinin ana ekseni işte budur. Çünkü her iki toplum, kalıcı bir çözüm için çok kültürlülüğe (Moran, 1998: 78) karar vermiş değillerdir. Aslında bu, çözüm için ciddi bir eksikliktir. Özellikle her iki tarafın milliyetçi ve muhafazakârları, federasyona karşı çıktıkları için federal anayasaya da karşı çıkmaktadırlar. Aslında her iki tarafın milliyetçi-muhafazakârları farkında olsalar da olmasalar da, tarih, ekonomi, bilim, hukuk, nedensellik, açıklama, anlama, devlet, egemenlik, milliyetçilik gibi analitik kategorileri, dünyayı algılamalarını etkileyen paradigmalar içinde birbirleriyle kenetlenmiş bir şekilde kullanmaktadırlar (Tamçelik, 2008: 292). Çünkü bu kategorilerin Türkler ve Rumlar tarafından kullanılması, önemli bilgi ve bilim 114 Stratejik Araştırmalar Dergisi 1 (3), 2009,99-125

16 Kıbrıs ta Kurulmak İstenen Federal Anayasayla İlgili Bazı Kavramların Her İki Taraf Açısından Değerlendirmesi felsefesi sorunlarıyla ilişkilidir. Kaldı ki tarafların tarihî söylemlerinin arkasında, her zaman için hep bu sorunlar vardır. Mesela, taraflar için egemenlik kategorisinin ontolojik statüsü, yani varlık statüsü nedir? Bu sorunun cevabı, Rumlar tarafında nüfusun çokluğu, Türklerde ise tarihî ve toplumsal denkliğe göre algılanmaktadır. Yoksa bu algılayış, her iki toplumun için patolojik histeri midir? İşte bu belli değildir. Zaten Gali Fikirler Dizisi nin (1992) ve Annan Plânı nın müzakeresi için yapılan toplantılarda, federal anayasanın âmir hükümlerinin uygulanmasında bazı engellerin ortaya çıkması bundandır. Özellikle Rumlar, bunun için ciddi bir çaba harcamışlardır. Zira Rumlar, adadaki iki toplumdan birinin, kendi başına veya tek taraflı bir tasarrufla mevcut sistemi değiştirmesi mümkün olacak bir anayasa istemişlerdir. Ne var ki bu değişiklikler, Kıbrıs ta kurulmak istenen anayasal sisteme hem aykırı, hem de hukuksuz bir dayatma niteliği taşıdığı için doğru değildirler. Türklerin bütün bunlara karşı çıkmasına rağmen Rum tarafı, bu değişiklikleri uygulamada kararlı bir tavır sergilemiştir. Dolayısıyla Kıbrıs taki tüm bu çabalar, üç yıllık bir ortaklık denemesinden (Başak, 2000: 310) sonra başarısızlıkla sonuçlanması kaçınılmazdır. Zaten bu durumu yerinde tespit eden Vasiliu da önerilen anayasa düzenlemeleri, önümüzdeki bin yıl içerinde, iki toplum arasında hiçbir yakınlaşmayı sağlamayacaktır 1 demiştir. Yine buna ilişkin bir başka ipucu da Cuellar ın raporunda mevcuttur. Bu raporda, yeni anayasa (Soysal, 1992: 34) deyimi kullanmaktan özenle kaçınılmıştır. Kullandıkları deyim, zamanında hazırlanan, yeni anayasal düzenlemeler (Soysal, 1992: 34) şeklindedir. Oysa toplumlararası görüşmelerde yapılmak istenen şey, yeni bir anayasanın inşa edilmesidir. Böylece yeni anayasayla birlikte, eski anayasa yürürlükten kalkacaktır. Fakat BM, farklı bir tutum içine girerek, yeni bir anayasa düzenlemeyle, eski devlet anayasasını 1 Uzlaşmaz Kıbrıslı Türklerdir, Financial Times Gazetesi, (23 Mart 1988), No:56862, s. 1; Türk Ajansı Kıbrıs [TAK] Arşivi, Rum Basını Özetleri, (23 Mart 1988), No:881, s. 1; Rum Liderlerinin Demeçleri Klerides 2 ( ), KKTC Cumhurbaşkanlığı Arşivi, Dosya: Rum Liderlerinin Demeçleri, Tarih: 1993, s Journal of Strategic Studies 1 (3), 2009,

17 Soyalp Tamçelik değiştirerek, sanki Kıbrıs Cumhuriyeti devam ediyormuşçasına bir tavır içerisine girmeyi tercih etmiştir. Böylece Rumların görüşü olan anayasanın gözden geçirilmesi fikri, aslında bu durum, Kıbrıs ın bir iç meselesiydi ve güç kullanımı veya başka yollarla müdahale hakkını vermemekteydi (Gibbons, 1997: 87; Gibbons, 2003: 88) tezine çok yakındır. Hâlbuki federalizm, sosyolojik bir çözümlemedir. Kaldı ki bu açıdan bakıldığı zaman bile federalizm, hukukî ve siyasî olduğu kadar sosyolojik de bir olgudur. Özellikle federalizmin sürekli gelişme gösteren dinamizmi (Kıbrıs Sorunu, 1975: 10), bu açıdan bakıldığında dikkat çekicidir. Bu surette Kıbrıs ta kurulmak istenen federasyon, devletler hukukunun oluşturduğu birliklerden biri değil, anayasa hukuku alanına giren bir birlik olarak vücut bulması daha gerçekçidir. Çünkü buna göre taraflar arasında Kuruluş Anlaşmasıyla ilgili bir belgenin akdedilmesi ve bu anlaşmanın kendi parlamentolarınca onaylanması mümkün olacaktır. Aslında bu belge, ister demokratizasyonla, ister liberalizasyonla hazırlanmış olsun, hiç önemli değildir (Tamçelik, 2008: ). Önemli olan taraflar arasında mutabakata varılan Kuruluş Anlaşması nın var olmasıdır. Ne var ki demokratizasyon ve liberalizasyon kavramları arasında kesin bir fark vardır: Demokratizasyon; yetkinin, hakların ve özgürlüklerin yeniden taksimine ve bağımsız birtakım idarî ve kültürel teşkilâtların kurulmasına izin vermesidir. Liberalizasyon ise tüm kuruluşların ve yönetim sisteminin daha ılımlı bir şekle getirilerek muhafazasının sağlanmasıdır. Bu yönü ile liberalizasyon, sıkılmamış bir yumruk gibidir. Ancak el, yine aynı el olup, gerektiğinde hemen sıkılmış bir yumruk hâline gelebilecektir (Brzezinski, 1989: 111). Bu yönü ile liberalizasyon, sadece dışarıdan, bazen demokratizasyonmuş gibi görünebiliyorsa da aslında köklü ve tahammül edilemez bir gasp edicidir. Bundan hareketle Kıbrıs ta federasyon anayasası hazırlanırken, ölçünün ne olması gerektiği ciddi bir tartışma konu olacaktır. Çünkü bütün federasyonlar, belli haklar ve ihtiyaçlardan doğmuşlardır. Aslında yasa yaparken ya da yürütme 116 Stratejik Araştırmalar Dergisi 1 (3), 2009,99-125

18 Kıbrıs ta Kurulmak İstenen Federal Anayasayla İlgili Bazı Kavramların Her İki Taraf Açısından Değerlendirmesi görevini yerine getirirken saklı tutulması gereken bu haklara ve ihtiyaçlara, hangi durumda olursa olsun, federal devletin bütün organlarınca saygı gösterilmesi şarttır. Bu bakımdan Kıbrıs ta kurulmak istenen federal devlet anayasasında olması gereken temel kriterler, aşağıdaki gibi ifade edilebilecektir: 1. Kurulması düşünülen Federal Kıbrıs ta yaşama hakkına dokunulmamalıdır. Fakat bu durum, savaş gereği ve savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümleri ve mahkemelerce verilmiş ölüm cezalarını kapsamamaktadır. Aslında burada söz konusu olan, savaşın meşru kıldığı durumlar dışında, sorgusuz sualsiz, keyfi biçimde adam öldürmenin yasaklanmasıdır (Soysal, 1997: 133). Dolayısıyla adada hiçbir federe devlet veya kümülatif yapıdaki federal devlet, savaşı, sıkıyönetimi ve olağanüstü bir durumu bahane ederek insanları rastgele öldürmemelidir. 2. Kurulması düşünülen federal devlette kişinin maddî ve manevî varlığına dokunulmamalıdır. Kıbrıs ta, hangi durumda olursa olsun, mutlaka saklı tutulması gereken bu hak, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi nin ışığında, kişinin işkenceye, insanlık dışı faaliyetlere, kısacası insan onuruna bağdaşmayan işlemlere veya cezalara karşı korunması sağlanmalıdır. 3. Kurulması düşünülen federal devlette hiç kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatini açıklamaya zorlanmamalı ve bunlardan dolayı suçlanmamalıdır. Aslında düşünce özgürlüğünün en temel ilkesi, düşünce ve inançları açıklayıp yayma özgürlüğünün olmasıdır. En azından bu, dokunulmaz bir hak olarak, düşünce ve inançları açıklama özgürlüğünü engellememelidir. Kaldı ki günümüzde düşünce ve inancın, salt açıklanıp yayılması, tek başına bir suç teşkil etmemektedir. Dolayısıyla düşüncenin açıklamasını engelleyecek her şey, federal devlet tarafından mutlaka engellenmelidir. 4. Kurulması tasarlanan federal devlette suç ve ceza, geçmişe şamil olmamalıdır. 117 Journal of Strategic Studies 1 (3), 2009,

19 Soyalp Tamçelik Ceza, evrensel hukukunun temel ilkelerinden olan yasasız ceza olmaz (Soysal, 1997: 134) ilkesi, suçların mutlaka yasalarla gösterilmesini ve cezaların yasayla belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Dolayısıyla kurulması düşünülen federal devlette yeni suçlar ve cezalar yaratıp, geçmişte bu suçların karşılığı olan eylemleri yapmış olanları, bugünün cezalarına göre cezalandırmak doğru bir yaklaşım değildir. Kaldı ki sıkıyönetim gibi olağanüstü bir yönetim biçiminin ilân edilmiş olması bile, bu ilkenin çiğnenmesi için yeterli bir sebep değildir. Dolayısıyla Kıbrıs ta tesis edilecek federal anayasa, böyle bir hukuk ihlâlini önleyecek konumda olmalıdır. 5. Kurulması istenen federal devlette, hiç kimse, suçluluğu mahkeme kararıyla sabit olmadığı müddetçe suçlu sayılmamalıdır. Yine ceza hukukunun temel ilkelerinden olan bu ilke, hangi durumda olursa olsun, suçluluğu mahkeme kararıyla kesin hükme bağlanmamış kişilerin, sanıklıktan öteye, suçlu sayılmaları önlenmelidir. Dolayısıyla savaş, seferberlik ya da sıkıyönetim gibi durumlarda bile, sanıklara suçlu işlemi yapmak, federal anayasaya ters düşen bir davranış olarak addedilmelidir. 6. Kurulması düşünülen federal devlette, hiç kimse zorla çalıştırılmamalıdır. Aslında angarya, yani zorla ve ücretsiz çalıştırma konusunun, ekonomik ve sosyal haklarla birlikte düzenlenmesindeki gerekçe, ülke gereksinmeleri için vatandaşlara birtakım istisnalar getirebilmektir. Dolayısıyla adanın ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda vatandaşlık ödevi niteliği olan beden veya fikir çalışmalarının, şekil ve şartları demokratik esaslara uygun olarak kanunla düzenlenmesi şarttır. 7. Kurulması tasarlanan federal devlette herkes, temel hak, hürriyet ve güvenliğe sahip olmalıdır. Aslında Kıbrıs ta her bir kişi, yöneticilerin keyfine göre rastgele yapılabileceği yakalama ve tutuklamalara karşı koruyan bazı hükümlerin, anayasa hukukunun kilit noktalarından birisini oluşturması beklenmektedir. Zira bu haklar kuvvetli bir şeklide korunmazlarsa, federal anayasayla kurulmaya çalışılan bu sistem, 118 Stratejik Araştırmalar Dergisi 1 (3), 2009,99-125

20 Kıbrıs ta Kurulmak İstenen Federal Anayasayla İlgili Bazı Kavramların Her İki Taraf Açısından Değerlendirmesi çökme tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır. Dolayısıyla Kıbrıs ta federal anayasaya göre bir kişinin özgürlüğünden yoksun bırakılması, ancak şu şekilde önlenebilir: Federal Mahkemelerce verilmiş özgürlüğü kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik önlemlerinin yerine getirilmesi, bir mahkeme kararının ya da yasada öngörülen bir yükümlülüğün gereği olarak ilgilinin yakalanması ya da tutuklanması, bir küçüğün gözetim altında ıslahı ya da yetkili merci önüne çıkarılması için verilen bir kararın yerine getirilmesi, toplum için tehlike teşkil eden bir akıl hastası, uyuşturucu madde ya da alkol tutkunu, bir serseri ya da hastalık yayabilecek bir kişinin bir kurumda tedavi, eğitim ya da ıslahı için federal yasada belirtilen esaslara uygun olarak alınan önlemlerin yerine getirilmesi ve usulüne aykırı biçimde ülkeye girmek isteyen ya da giren ya da hakkında sınır dışı etme yahut iade kararı verilen bir kişinin yakalanması ya da tutuklanması buna örnek gösterilebilir. Bu yönü ile kurulması düşünülen federal devlette, federal anayasanın yakalama ve tutuklamaya ilişkin kuralları, yorumlama gerektirmeyecek kadar açık olmalıdır. Aslında ilk bakışta çok ayrıntılı görünen, ama yakın geçmişteki uygulamaların ışığında önemi bir kez daha anlaşılan bu hükümlere uyulup uyulmaması, federal Kıbrıs ta kişi güvenliğinin bulunup bulunmadığını ölçmeye yarayan en gerçekçi göstergedir. 8. Kurulması istenen federal devlette, federal yetkililerce yapılan soruşturma ve kovuşturmalar dışında, özel ve aile hayatının gizliliğine dokunulmamalıdır. Bugünkü evrensel hukukta her bir birey, gerek özel, gerekse aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Federal Kıbrıs ta prensip olarak kimsenin üstü ve özel eşyası aranmamalı ve bunlara el konulmamalıdır. Ancak, yasanın açıkça gösterdiği durumlarda yargıç kararıyla, gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda, yine yasayla yetkili kılınmış makamın emriyle özel hayatın bu yönüne dokunulabilmeli ve özel eşyaya el konabilmelidir. 9. Kurulması düşünülen federal devlette, kimsenin konutuna dokunulmamalıdır. 119 Journal of Strategic Studies 1 (3), 2009,

TÜRBAN SORUNU NUN HUKUKSAL BOYUTU ANAYASAL DEĞİŞİKLİK ÇÖZÜM OLUR MU?

TÜRBAN SORUNU NUN HUKUKSAL BOYUTU ANAYASAL DEĞİŞİKLİK ÇÖZÜM OLUR MU? TÜRBAN SORUNU NUN HUKUKSAL BOYUTU ANAYASAL DEĞİŞİKLİK ÇÖZÜM OLUR MU? S. Alp Lİmoncuoğlu* Türkiye nin son 25 yılına damgasını vuran tartışmalardan biri türban sorunu dur. Çözümün yasama organına odaklanmış

Detaylı

Türkiye nin Yeni Anayasasına Doğru

Türkiye nin Yeni Anayasasına Doğru 3 TESEV Anayasa Komisyonu Raporu Türkiye nin Yeni Anayasasına Doğru TESEV TESEV Anayasa Komisyonu Raporu Türkiye nin Yeni Anayasasına Doğru Komisyon üyeleri (alfabetik sırayla) TESEV Anayasa Komisyonu,

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ NİN TARAF DEVLETLERE YÜKLEDİĞİ POZİTİF YÜKÜMLÜLÜKLER

AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ NİN TARAF DEVLETLERE YÜKLEDİĞİ POZİTİF YÜKÜMLÜLÜKLER T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ KAMU YÖNETİMİ ANA BİLİM DALI AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ NİN TARAF DEVLETLERE YÜKLEDİĞİ POZİTİF YÜKÜMLÜLÜKLER YÜKSEK LİSANS TEZİ Sadık KOCABAŞ

Detaylı

[3] Yeni Anayasa Sürecini İzleme Raporu: Nasıl Bir Anayasaya Doğru Gidiyoruz? Mart 2013 TESEV DEMOKRATİKLEŞME PROGRAMI

[3] Yeni Anayasa Sürecini İzleme Raporu: Nasıl Bir Anayasaya Doğru Gidiyoruz? Mart 2013 TESEV DEMOKRATİKLEŞME PROGRAMI TESEV DEMOKRATİKLEŞME PROGRAMI Yeni Anayasa Sürecini İzleme Raporu: Nasıl Bir Anayasaya Doğru Gidiyoruz? Mart 2013 [3] Yazarlar: Etyen Mahçupyan, Mehmet Uçum, Özge Genç www.anayasaizleme.org Sunuş Özge

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARLARINDAN ÖRNEKLER

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARLARINDAN ÖRNEKLER AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARLARINDAN ÖRNEKLER Gilles Dutertre Bu kitap daha önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtihatlarından Alıntılar adıyla yayımlanmış olan kitabın çevirisi gözden geçirilmiş

Detaylı

İNSAN HAKLARININ KORUNMASI AÇISINDAN İL VE İLÇE İNSAN HAKLARI KURULLARI

İNSAN HAKLARININ KORUNMASI AÇISINDAN İL VE İLÇE İNSAN HAKLARI KURULLARI Türk İdare Dergisi Sayı: 466 Mart 2010 95 İNSAN HAKLARININ KORUNMASI AÇISINDAN İL VE İLÇE İNSAN HAKLARI KURULLARI ÖZET Suat DERVİŞOĞLU 1* İnsan haklarının tanınması ve güvence altına alınması kadar bu

Detaylı

10. YIL. Bilgi Edinme Hakkı Çalıştayı Sonuç Raporları

10. YIL. Bilgi Edinme Hakkı Çalıştayı Sonuç Raporları 10. YIL Bilgi Edinme Hakkı Çalıştayı Sonuç Raporları 27 Mayıs 2013 ÖNSÖZ Demokrasinin ve Anayasamızın en temel prensiplerinden biri olan bilgi edinme hakkı, kamu yönetiminde açıklığın ve şeffaflığın sağlanması

Detaylı

Kıbrıs ta yerinden olmak

Kıbrıs ta yerinden olmak Kıbrıs ta yerinden olmak Sivil ve Askeri Çatışmanın sonuçları Rapor 4 Kıbrıslı Türklerin Yarattığı Yasal Çerçeve Ayla Gürel Yazar hakkında Ayla Gürel Lefkoşa daki PRIO Cyprus Centre de kıdemli araştırma

Detaylı

ÖZET SOSYAL HAKLAR VE ÖZEL OLARAK KORUNMASI GEREKEN KİŞİLER. Bülent KARA

ÖZET SOSYAL HAKLAR VE ÖZEL OLARAK KORUNMASI GEREKEN KİŞİLER. Bülent KARA ÖZET SOSYAL HAKLAR VE ÖZEL OLARAK KORUNMASI GEREKEN KİŞİLER Bülent KARA Süleyman Demirel Üniversitesi, Kamu Yönetimi Bölümü Doktora Tezi230 sayfa, Aralık 2008 Danışman: Yrd. Doç. Dr. Yüksel METİN Bu tezin

Detaylı

Kamu hukuku kurallarında, taraftar arasında eşitlik ilişkisi yoktur. Devlet, üstün gücü kullanan taraf durumundadır. Kamu yararı düşüncesi hâkimdir.

Kamu hukuku kurallarında, taraftar arasında eşitlik ilişkisi yoktur. Devlet, üstün gücü kullanan taraf durumundadır. Kamu yararı düşüncesi hâkimdir. ÜNİTE 1. HUKUK HAKKINDA GENEL BİLGİLER AMAÇLAR Bu üniteyi başarı ile tamamlayan her öğrenci; 1.Toplum düzeninin sağlanmasında ve sürdürülmesinde hukukun rolü ve önemini kavrar. 2.Meslek hayatında ve toplum

Detaylı

Yeni Anayasaya Doğru. Prof. Dr. Ersan ŞEN* * İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi.

Yeni Anayasaya Doğru. Prof. Dr. Ersan ŞEN* * İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. Yeni Anayasaya Doğru Prof. Dr. Ersan ŞEN* * İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. I. Giriş 2010 yılında Anayasada yapılan kapsamlı değişiklik

Detaylı

Kafkas Dernekleri Federasyonu. YOK OLMA TEHLİKESİ ALTINDAKİ DİLLER ve ADIGE-ABHAZ DİLLERİNİN KONUMU

Kafkas Dernekleri Federasyonu. YOK OLMA TEHLİKESİ ALTINDAKİ DİLLER ve ADIGE-ABHAZ DİLLERİNİN KONUMU Kafkas Dernekleri Federasyonu YOK OLMA TEHLİKESİ ALTINDAKİ DİLLER ve ADIGE-ABHAZ DİLLERİNİN KONUMU Ankara, 2006 YOK OLMA TEHLİKESİ ALTINDAKİ DİLLER ve ADIGE-ABHAZ DİLLERİNİN KONUMU Kafkas Dernekleri Federasyonu

Detaylı

BİREYSEL BAŞVURUNUN ANAYASA YARGISINA ETKİSİ: ON YIL YASAĞI VE KADININ SOYADI ÖRNEĞİ

BİREYSEL BAŞVURUNUN ANAYASA YARGISINA ETKİSİ: ON YIL YASAĞI VE KADININ SOYADI ÖRNEĞİ BİREYSEL BAŞVURUNUN ANAYASA YARGISINA ETKİSİ: ON YIL YASAĞI VE KADININ SOYADI ÖRNEĞİ Dr. Emir KAYA* Özet Bu çalışmada, Anayasa nın 152. maddesinde itiraz başvuruları için hüküm altına alınmış olan, daha

Detaylı

NO 02 AB YE GENEL BAKIŞ T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI. www.ab.gov.tr

NO 02 AB YE GENEL BAKIŞ T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI. www.ab.gov.tr NO 02 T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI NO 02 İçindekiler 1 Avrupa Birliği Nedir? 1 AVRUPA BİRLİĞİ NİN KURUMLARI 6 Avrupa Parlamentosu 6 Avrupa Birliği Zirvesi 8 Konsey ( Bakanlar Konseyi ya da AB Konseyi

Detaylı

Her seferinde öyle eyle ki, eyleminin ilkesi aynı zamanda genel bir yasa olabilsin. Immanuel Kant

Her seferinde öyle eyle ki, eyleminin ilkesi aynı zamanda genel bir yasa olabilsin. Immanuel Kant İnsan Hakları Her seferinde öyle eyle ki, eyleminin ilkesi aynı zamanda genel bir yasa olabilsin. Immanuel Kant İnsan Hakları fikri, temeli insan onuru bilincine dayanan bir fikirdir ve binlerce yıllık

Detaylı

ÜLKE İÇİNDE YERİNDEN OLMA KONUSUNDA YOL GÖSTERİCİ İLKELER AÇIKLAYICI NOTLAR. Walter Kälin BİRLEŞMİŞ MİLLETLER

ÜLKE İÇİNDE YERİNDEN OLMA KONUSUNDA YOL GÖSTERİCİ İLKELER AÇIKLAYICI NOTLAR. Walter Kälin BİRLEŞMİŞ MİLLETLER BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÜLKE İÇİNDE YERİNDEN OLMA KONUSUNDA YOL GÖSTERİCİ İLKELER AÇIKLAYICI NOTLAR Walter Kälin BROOKINGS ENSTİTÜSÜ Yerinden Olma Projesi : İmaj Yayınevi Ankara, Temmuz 2005 ISBN İMAJ KİTABEVİ

Detaylı

Anayasal Çerçevede Türkiye de Çalışma Hakkı

Anayasal Çerçevede Türkiye de Çalışma Hakkı Anayasal Çerçevede Türkiye de Çalışma Hakkı THE RIGHT TO WORK IN TURKEY IN THE CONSTITUTIONAL FRAMEWORK Baki ERKEN * Özet Bu makale temel haklardan olan çalışma hakkını anayasal çerçevede incelemektedir.

Detaylı

ULUSLARARASI HUKUKTA KENDİ GELECEĞİNİ BELİRLEME (SELF-DETERMINATION) HAKKI

ULUSLARARASI HUKUKTA KENDİ GELECEĞİNİ BELİRLEME (SELF-DETERMINATION) HAKKI T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ KAMU HUKUKU (MİLLETLERARASI HUKUK) ANABİLİM DALI ULUSLARARASI HUKUKTA KENDİ GELECEĞİNİ BELİRLEME (SELF-DETERMINATION) HAKKI Yüksek Lisans Tezi Ali Hüseyin

Detaylı

ÖZEL SEKTÖR MADEN İŞÇİLERİNİN SOSYAL VE EKONOMİK HAKLARI ARAŞTIRMASI YAŞAMA DAİR VAKIF DEV MADEN SEN

ÖZEL SEKTÖR MADEN İŞÇİLERİNİN SOSYAL VE EKONOMİK HAKLARI ARAŞTIRMASI YAŞAMA DAİR VAKIF DEV MADEN SEN ÖZEL SEKTÖR MADEN İŞÇİLERİNİN SOSYAL VE EKONOMİK HAKLARI ARAŞTIRMASI YAŞAMA DAİR VAKIF DEV MADEN SEN ÖZEL SEKTÖR MADEN İŞÇİLERİNİN SOSYAL VE EKONOMİK HAKLARI İÇİNDEKİLER I. GİRİŞ... 2 II. ARAŞTIRMANIN

Detaylı

6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda Toplu İş Sözleşmesinin Teşmili

6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda Toplu İş Sözleşmesinin Teşmili 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda Toplu İş Sözleşmesinin Teşmili İbrahim SUBAŞI Özet: Teşmil; yürürlükte bulunan bir işkolu veya işyeri Toplu İş Sözleşmesi uygulama alanının, o işkolunda

Detaylı

BİR İHTİMAL DAHA VAR O DA ÖLMEK Mİ DERSİN? (SOSYAL İNSAN HAKLARININ ANAYASA ŞİKÂYETİ YOLUYLA DAVA EDİLEBİLİRLİĞİ LEHİNE TEZLER VE ÖNERİLER)

BİR İHTİMAL DAHA VAR O DA ÖLMEK Mİ DERSİN? (SOSYAL İNSAN HAKLARININ ANAYASA ŞİKÂYETİ YOLUYLA DAVA EDİLEBİLİRLİĞİ LEHİNE TEZLER VE ÖNERİLER) BİR İHTİMAL DAHA VAR O DA ÖLMEK Mİ DERSİN? (SOSYAL İNSAN HAKLARININ ANAYASA ŞİKÂYETİ YOLUYLA DAVA EDİLEBİLİRLİĞİ LEHİNE TEZLER VE ÖNERİLER) Tolga Şirin Marmara Üniversitesi Özet: Sosyal insan haklarının

Detaylı

Milletvekilliği Seçilme Yeterliliği ve Bu Sıfatın Kazanılması

Milletvekilliği Seçilme Yeterliliği ve Bu Sıfatın Kazanılması Milletvekilliği Seçilme Yeterliliği ve Bu Sıfatın Kazanılması Gökalp İzmir * 1. Milletvekili Seçilme Yeterliliği Parlamento üyesi olmaya istekli ve seçilebilmek için Anayasa ve kanunların öngördüğü koşullara

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM Temel Hak ve Hürriyetler ve Anayasal Ödevler

İKİNCİ BÖLÜM Temel Hak ve Hürriyetler ve Anayasal Ödevler ÇALIŞMAYA KATILANLAR BİRİNCİ BÖLÜM Anayasanın Felsefesi ve Temel İlkeleri Masa Yöneticisi: Prof. Dr. Yusuf Şevki Hakyemez (Karadeniz Teknik Ünv. Hukuk Fak.) Sekreter: Y. Doç. Dr. Hüseyin Yıldız (Turgut

Detaylı

5302 Sayılı Kanun Sonrasında İl Özel İdarelerinde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri

5302 Sayılı Kanun Sonrasında İl Özel İdarelerinde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri Yönetim Bilimleri Dergisi Cilt: 10, Sayı: 20, ss. 61-92, 2012 5302 Sayılı Kanun Sonrasında İl Özel İdarelerinde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri Doç. Dr. Süleyman Yaman KOÇAK* & Veli KAVSARA** Özet

Detaylı

YEREL YÖNETİMLERİN VARLIK NEDENİ OLARAK HALKLA İLİŞKİLER

YEREL YÖNETİMLERİN VARLIK NEDENİ OLARAK HALKLA İLİŞKİLER YEREL YÖNETİMLERİN VARLIK NEDENİ OLARAK HALKLA İLİŞKİLER Kafkas Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi Cilt 4, Sayı 5, 2013 ISSN : 1309-4289 M. Akif ÖZER Doç. Dr., Gazi Üniversitesi,

Detaylı

4857 SAYILI (YENİ) İŞ YASASI NA GÖRE İŞ GÜVENCESİ

4857 SAYILI (YENİ) İŞ YASASI NA GÖRE İŞ GÜVENCESİ T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ KAMU YÖNETİMİ ANADİLİM DALI 4857 SAYILI (YENİ) İŞ YASASI NA GÖRE İŞ GÜVENCESİ YÜKSEK LİSANS TEZİ SEFA UYAN Tez Danışmanı: Yrd. Doç. Dr. Yüksel

Detaylı

İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşme (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi)

İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşme (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi) İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşme (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi) 11. Protokol ile değiştirilen ve yeniden düzenlenen sözleşme metni (yürürlüğe giriş tarihi 1 Kasım

Detaylı

TÜRK HUKUK SİSTEMİNDE NORMLAR HİYERARŞİSİ VE SAYIŞTAY DENETİMİNE ETKİLERİ

TÜRK HUKUK SİSTEMİNDE NORMLAR HİYERARŞİSİ VE SAYIŞTAY DENETİMİNE ETKİLERİ TÜRK HUKUK SİSTEMİNDE NORMLAR HİYERARŞİSİ VE SAYIŞTAY DENETİMİNE ETKİLERİ Erdal KULUÇLU * Giriş İnsan ve insanla ilintili alanları düzenleyen hukuk normları, hukuk devletinin vazgeçilmez unsurlarından

Detaylı

ANAYASA DEĞİŞİKLİKLERİNİN YARGISAL DENETİMİ

ANAYASA DEĞİŞİKLİKLERİNİN YARGISAL DENETİMİ Sercan Coşkun KULAK hakemli makaleler ANAYASA DEĞİŞİKLİKLERİNİN YARGISAL DENETİMİ Sercan Coşkun KULAK GİRİŞ Kanunların, Anayasa ya uygun olup olmadığının yargısal denetiminin yapılabildiği ülkelerde Anayasa

Detaylı

DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI MÜSTEŞARLIĞI TÜRKİYE'NİN ÜYELİĞİNİN AB'YE MUHTEMEL ETKİLERİ

DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI MÜSTEŞARLIĞI TÜRKİYE'NİN ÜYELİĞİNİN AB'YE MUHTEMEL ETKİLERİ DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI MÜSTEŞARLIĞI TÜRKİYE'NİN ÜYELİĞİNİN AB'YE MUHTEMEL ETKİLERİ Kasım 2004 İÇİNDEKİLER GİRİŞ 1 A- HUKUKİ DURUM 4 1. Türkiye-AB İlişkileri 4 B- SİYASİ KONULAR 7 1. Siyasi Kriterlere

Detaylı