RADYOLOJ. Akci er tüberkülozunun radyolojik bulgular. Dr. Macit Ar yürek 1, Dr. Meltem Gülsün Hacettepe T p Dergisi 2002; 33(1): 40-48

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "RADYOLOJ. Akci er tüberkülozunun radyolojik bulgular. Dr. Macit Ar yürek 1, Dr. Meltem Gülsün Hacettepe T p Dergisi 2002; 33(1): 40-48"

Transkript

1 RADYOLOJ Akci er tüberkülozunun radyolojik bulgular Dr. Macit Ar yürek 1, Dr. Meltem Gülsün 2 Hacettepe Üniversitesi T p Fakültesi, Radyoloji Anabilim Dal Profesörü 1, Uzman 2 Tüberküloz, aerobik, aside dirençli, gram pozitif bir basil olan Mikobakterium tüberkülozis taraf ndan oluflturulan bulafl c, kronik, granülomatöz bir hastal kt r. Tüberkülozun insanl k tarihinde çok eskilerden beri yeri olmas na karfl n, enfeksiyöz ajan ancak 1882 y l nda Robert Koch taraf ndan bulunmufltur. 19. yüzy lda Amerika Birleflik Devletleri nde en s k ölüm sebebi olan tüberkülozun etkili tedavisi 1940 l ve 50 li y llarda streptomisin, paraamino salisilik asit ve izoniazidin bulunmas ile bafllam flt r (1). Etkili tedavi ve enfeksiyonun yay lmas n n kontrolü ile 2000 li y llar n bafl nda eradike edilece i düflünülen tüberkülozun s kl nda 1985 y l ndan sonra yavafl da olsa bir art fl görülmüfltür. Dünyada az geliflmifl ülkelerde baflta gelen ölüm nedeni olarak kalan tüberküloz enfeksiyonu, genellikle yoksul kiflilerde, alkoliklerde, göçmenlerde (Asya, Filipinler, Meksika ve Haiti), yafll larda, mahkumlar gibi kalabal k ortamlarda yaflayanlarda ve AIDS hastalar nda görülür. Tüberküloz, solunum yollar nda aktif enfeksiyonu bulunan hastalar n öksürmesi, hapfl rmas, konuflmas ya da flark söylemesi ile havaya yay lan tüberküloz basili tafl yan damlac klar n inhalasyonu ile bulafl r. Daha önceden Mikobakterium tüberkülozis ile karfl laflmam fl kiflilerde primer tüberküloz geliflirken, postprimer tüberküloz Mikobakterium tüberkülozise karfl duyarl hale gelenlerde görülür. Klinik tüberkülozun patogenezi ve patolojik bulgular hücresel immün cevap ve Mikobakterium tüberkülozis antijenlerine karfl geliflen gecikmifl hipersensitiviteye ba l d r (2,3). 19. yüzy lda ve 20. yüzy l n bafllar nda primer tüberküloz çocuklarda, postprimer tüberküloz ise eriflkinlerde görülen bir hastal kken, son y llarda eriflkin tüberkülozunun görülme flekli önemli oranda de iflmifltir. Günümüzde çocuklar tüberküloz basili ile daha nadiren karfl laflt klar ndan, hastal k tüberküloz basili ile karfl laflmam fl olan eriflkinlerde olufltu unda genellikle primer flekli izlenmektedir. Bu durum eriflkinlerde tüberkülozun postprimerden çok primer enfeksiyona ait atipik radyolojik bulgular n n görülmesine sebep olmaktad r. PR MER TÜBERKÜLOZ: Tüberküloz basili ile karfl laflanlar n %5-15 inde klinik enfeksiyon geliflir. 1-3 adet basil içeren damlac k, alveol içinde depolan r. Bu damlac klar genellikle basillerin lenfositler, alveoler makrofajlar ve nötrofillerden oluflan nonspesifik bir infiltrasyona sebep oldu u orta ve alt loblarda birikirler. Basil ve nonspesifik infiltrasyon, primer oda oluflturur. Basiller aktive olmam fl makrofajlar taraf ndan hücre içine al n r, makrofaj sitoplazmas içinde ço al r ve hücre parçaland ktan sonra hücre d fl na ç karlar. Bu olay sonunda yayg n alveoler konsolidasyon veya tüberküloz pnömonisi oluflur (2-5). Primer enfeksiyonda tüberküloz basilleri lenfatikler arac l yla lenf bezlerine, oradan da kan yoluyla tüm vücuda yay l rlar. Bütün organlar ikincil olarak enfekte olabilir, ancak akci erlerin subapikal bölgeleri, renal korteks, beyin, meninksler ve epifizyel kemik ili i daha s k tutulur (3). Genellikle enfeksiyondan 2-6 hafta sonra etkili hücresel ba fl kl k ve doku hipersensitivitesi geliflir, basiller s n rlan r, yok edilir ve geride çok az patolojik kal nt kal r. Büyük parankimal lezyonlar n iyileflmesi sonucu beraberinde kalsifikasyon görülebilen fibröz skar veya kal c nodül (tüberkülom) geliflebilir (3,5). Olgular n küçük bir k sm nda ikincil olarak enfekte olan yerlerde hücre içi canl basil kalabilir (5). Daha 40 Hacettepe T p Dergisi 2002; 33(1): 40-48

2 Ar yürek, Gülsün: Akci er tüberkülozunun radyolojik bulgular 41 sonra ba fl kl n azald durumlarda bu basiller reaktive olarak postprimer tüberküloza sebep olabilirler (3). Bir yafl ndan küçük çocuklar, yafll lar ve T-hücre ba fl kl k yetmezli i olan hastalar, tüberküloz enfeksiyonuna karfl yeterli cevap veremezler ve progressif primer tüberküloz geliflir (3,5,6). Bu durumda da lan tüberküloz basilleri, konak cevab ile kontrol edilemeyen aktif enfeksiyona sebep olurlar. Kavitasyon, endobronfliyal yay l m ve semptomatik hematojen yay l m (miliyer tüberküloz) görülebilir. Primer tüberkülozda görülen plevral efüzyonun, küçük periferal tüberküllerin intraplevral rüptürü ve bunu izleyen plevral hipersensitivite cevab sonucu olufltu u düflünülmektedir (7). Radyolojik Bulgular: Primer tüberküloz, radyolojik olarak afla daki flekillerde görülebilir: 1. Parankimal konsolidasyon 2. Atelektazi 3. Lenfadenopati 4. Plevral efüzyon 5. Miliyer hastal k Parankimal konsolidasyon: Primer tüberküloz s kl kla tek parankimal konsolidasyon olarak görülür (Resim 1). Multilober konsolidasyon olgular n yaklafl k %25 inde olmak üzere, daha nadirdir (8-10). Opasite tipik olarak homojendir ve kenarlar iyi s n rl de ildir. Hava bronkogram içerebilir. Bu bulgular bakteriyel pnömonide de görülür, ancak beraberinde lenfadenopatinin bulunmas (Resim 1), sistemik toksisitenin az oluflu ve klasik antibiyotik tedavilerine cevap olmamas tüberküloz enfeksiyonunu düflündürmelidir (6). Primer tüberküloz enfeksiyonunda konsolidasyon s kl kla sublober ve subplevraldir. Tam lober konsolidasyon ve fissürlerde itilme durumunda endobronfliyal obstrüksiyon düflünülmelidir (8). Primer tüberküloz enfeksiyonunda konsolidasyon s kl kla orta ve alt loblarda ve üst loblar n anterior segmentlerinde görülür (10). Bununla beraber primer tüberküloz herhangi bir lobda konsolidasyona sebep olabilir (9). Hastalar n üçte ikisinde parankimal odak, radyolojik sekel b rakmadan iyileflirken, üçte birinde radyolojik olarak görülebilir skar kal r (5,9). Ghon oda, %15-17 oran nda görülen kalsifiye skard r. Akci erlerdeki kalsifiye sekonder odaklar da Simon oda olarak bilinir. Ghon lezyonu ile birlikte hiler veya mediastinal kalsifiye lenf bezi de Ranke kompleksini oluflturur (Resim 2). Tüberkülomlar, 0.5-5cm çapl, takip grafilerinde belirgin de iflme izlenmeyen, kitle benzeri opasitelerdir. S k görülmeyen bir parankimal tutulum fleklidir ve iyileflmifl primer hastal n sonucu olarak kabul edilmektedir (11). Ço unlukla üst loblarda görülür. çerisinde kavitasyon izlenebilir ve %50 oran nda kalsifiye olur. Çevresinde satellit lezyonlar Resim 1. Primer tüberküloz. Alt ayl k bebek hastan n PA akci er grafisinde sa akci er üst lobda konsolidasyon (uzun oklar) ve sa paratrakeal lenfadenopati (k sa oklar) izlenmektedir. Resim 2. Ranke kompleksi. PA akci er grafisinde sol akci erde kostofrenik sinüs lokalizasyonunda kalsifiye parankimal nodül (Ghon oda, siyah ok) ve kalsifiye sol hiler lenf nodu (beyaz ok) görülmektedir.

3 42 Hacettepe T p Dergisi s kt r (12). Pulmoner kavitasyon ve endobronfliyal yay l m çocuklarda nadir görülür. Eriflkinlerdeki primer enfeksiyonda ise kavitasyon %7-29 oran nda izlenmektedir (10). Atelektazi: Atelektazi, endobronfliyal hastal k veya lenf bezi bas s na ba l olarak geliflir (Resim 3). Bronfllar n ekstrinsik kompresyondan daha fazla etkilenmeleri nedeniyle 2 yafl ndan küçük çocuklarda s k görülür (13). En s k üst lob anterior segment ve orta lob medial segmentte izlenen atelektazi, tipik olarak lenf bezi küçülünceye kadar devam eder. kontrast madde verildikten sonra elde edilen BT kesitlerinde tipik olarak ortalar hipodens olup, çevreleri kontrast madde tutar (14) (Resim 4B). Tüberküloz lenfadenitler parankimal hastal ktan daha yavafl iyileflir ve genellikle 6. ay ve sonras nda kalsifiye olur (9). Baz olgularda tüberküloz lenfadenitler tüberküloz mediastinite sebep olabilir (15). Bunun sonucunda trakeaya bas, superior vena kava sendromu, özefagusa bas ve fistül oluflumu, tüberküloz perikardit görülebilir. Resim 4A. 19 yafl ndaki erkek hastan n PA akci er grafisinde sa hiler lenfadenopatiler (oklar) görülmektedir. Resim 3. PA akci er grafisinde sa akci er alt lobda atelektazi (oklar) izlenmektedir. Lenfadenopati: Lenfadenopati tek bafl na ya da parankimal konsolidasyon veya atelektazi ile beraberdir (Resim 1,4A). Çocuklarda (%96) eriflkinlere göre (%10-43) daha s k görülür (10,11). En s k sa paratrakeal bölgede ve hiluslarda bulunur. Daha az s kl kla subkarinal bölgede ve aortikopulmoner pencerede izlenir. %31 oran nda bilateraldir (8,9). Lenfadenopatiler iyi kalitede ve yüksek kilovolt ile çekilmifl düz grafiler ile de erlendirilmelidir. Çocuklarda genellikle iyi s n rl nodüler görünümden çok hiler belirginlik olarak izlenir. Bilgisayarl tomografi (BT) lenfadenopatileri belirlemede en hassas yöntemdir. 2cm den büyük lenfadenopatilerin ortalar nda kazeöz nekroz olur. Bu nedenle intravenöz Resim 4B. Ayn hastan n intravenöz yoldan kontrast madde verilmesi sonras subkarinal düzeyden geçen BT kesitinde sa hiler (beyaz ok) ve subkarinal (siyah oklar) bölgelerde yer alan lenfadenopatiler görülmektedir. Özellikle baz lenf adenopatilerin tipik olarak ortalar n n hipodens olup, çevresel kontrast madde tuttuklar izlenmektedir.

4 Ar yürek, Gülsün: Akci er tüberkülozunun radyolojik bulgular 43 Plevral efüzyon: Tüberküloz plörit, primer enfeksiyonun geç bulgular ndand r ve 3-7 ay sonra ortaya ç kar (7). Organizma plevral s v da nadiren bulunur. Tan için plevral biyopsi gereklidir. BT, plevral efüzyonun beraberinde olan parankimal tutulumu ve lenfadenopatileri gösterir. Küçük çocuklarda nadiren, adölesanlarda ve eriflkinlerde ise daha s k olarak görülen plevral efüzyon genellikle tek tarafl d r (8,9). Uygun tedavi ile iyileflme hemen bafllar. Plevral kalsifikasyonlar ve kal nlaflma kalabilir. Tüberküloz ampiyemi nadiren komplike olabilir ve gerçek ampiyem, bronkoplevral fistül, kosta ve kemik erezyonlar ve plörokutanöz fistül (ampiyema nesessitatis) geliflebilir (16). Miliyer Hastal k: Genellikle klinik veya radyolojik bulgu vermeyen, s n rl ve erken hematojen yay l m primer tüberkülozda s k görülür (5). En s k yafll lar, 2 yafl ndan küçük çocuklar ve ba fl kl k yetmezli i olan hastalar etkileyen miliyer tüberküloz, genellikle ilk 6 ay içinde görülür. Klasik radyolojik bulgu olan 2-3mm çapl nodüller hematojen yay l m sonras 6 hafta geçmeden görülmeyebilir (Resim 5). Havalanma fazlal, erken radyolojik bulgu olabilir. Beraberinde lenfadenopati veya parankimal konsolidasyon izlenebilir. Miliyer nodüllerin gösterilmesinde daha duyarl olan yüksek çözünürlüklü BT (YÇBT) de 1-2mm çapl nodüller, perivasküler ve periseptal da l m görülür (17) (Resim 6). nterlobüler septalarda nodüler kal nlaflma, lenfanjitis karsinomatozaya benzer görünüm oluflturabilir. Tedavi edilmezse nodüller 5mm çapa eriflebilir, ki bu durumda hasta genellikle kaybedilir. Resim 5. Miliyer tüberküloz. Befl ayl k hastan n PA akci er grafisinde her iki akci erde yayg n ve milimetrik boyutlu nodüller görülmektedir. Resim 6. Miliyer tüberküloz. 26 yafl ndaki HIV pozitif hastan n arkus aorta düzeyinden geçen yüksek çözünürlüklü BT kesiti. Her iki akci erde yayg n milimetrik boyutlu nodüler opasiteler görülmektedir. Ayr ca miliyer nodüllerden farkl olarak sol akci er üst lob anterior segmentte yer alan ve yine tüberküloz enfeksiyonuna ait olan büyük bir nodüler opasite izlenmektedir. Parankimal konsolidasyon olmadan lenfadenopati, adenopati olmadan alt loblarda hastal k, soliter tüberkülom ve 40 yafl ndan büyüklerde primer hastal k görülmesi, eriflkinde primer tüberkülozun al fl lmam fl görünümlerini oluflturur (18). Progressif primer tüberkülozda yetersiz immün cevap ve lokal yay l m bulunur. Radyolojik olarak postprimer tüberküloza benzer, ço unlukla üst loblarda yer alan ikincil odaklarda ilerleyici parankimal konsolidasyon fleklinde izlenir (17). POSTPR MER TÜBERKÜLOZ: Postprimer tüberküloz, Mikobakterium tüberkülozise duyarl hale gelmifl kiflilerde, ço unlukla ikincil odaklarda yer alan sessiz basillerin immünsupresyon, yafll l k, malnütrisyon gibi nedenlerle reaktivasyonuna ba l d r. Bunun d fl nda, nadir olarak primer hastal k taraf ndan sa lanan koruman n yetersiz hal almas ndan ya da büyük miktarda virülan bakteri giriflinden dolay yeniden enfeksiyon (reenfeksiyon) yoluyla da postprimer tüberküloz oluflabilir. Bu nedenle postprimer tüberküloz yerine reaktivasyon tüberkülozu terimini kullanmak do ru olmaz (5). Pulmoner reaktivasyon genellikle üst loblar n apikal ve posterior segmentlerinde ve alt loblar n superior segmentlerinde görülür. Bunun sebebi, bu bölgelerde basillerin canl kalmas n sa layacak yüksek oksijen bas nc olmas ya da bu segmentlerin lenfatik drenaj n n yeterli olmamas d r (3,19). Postprimer tüberkülozun patolojik görünümleri primer tüberkülozda hücresel ba fl kl k ve gecikmifl hipersensitivite gelifliminden sonra olan

5 44 Hacettepe T p Dergisi patolojik görünümler ile ayn d r (3). Histolojik olarak proliferatif ve eksüdatif lezyonlar görülür. Doku hipersensitivitesinin daha önceden olmas nedeniyle kazeöz nekroz çabuk oluflur. Basilin ço almas kontrol edilemezse hipersensitivite cevab tüm akci erin harap olmas na neden olabilir (6). Kavitasyon, postprimer tüberkülozun en önemli bulgusudur ve büyüyen bir tüberkülün havayolu içine boflalmas ile oluflur. Kavitenin plevral bofllu a aç lmas sonucunda ampiyem geliflir. Tüberkülün pulmoner arteri erode etmesi ile psödoanevrizma (Rasmussen anevrizmas ) oluflur. Bunun sonucunda ölümcül hemoptiziler görülebilir (20). Pulmoner venlere ya da sistemik damarlara aç l m ile hematojen yay l m geliflir (5). Lenfatik yay l m postprimer tüberkülozda nadirdir. Radyolojik Bulgular: Postprimer tüberkülozda görülen radyolojik bulgular 4 bafll k alt nda toplanabilir: 1. Parankimal hastal k ve konsolidasyon 2. Havayolu hastal 3. Plevral hastal k 4. Di er komplikasyonlar Parankimal Hastal k ve Konsolidasyon: Postprimer tüberkülozun en erken bulgular üst lobun apikal veya posterior, ya da alt lobun superior segmentlerinde yer alan heterojen, s n rlar belirsiz opasitelerdir (eksudatif lezyon) (Resim 7A ve B). Ço u olguda bu heterojen opasiteler iyi s n rl retiküler A Resim 7A, B ve C. 29 yafl nda kad n hastan n PA (A) ve lateral (B) akci er grafisinde sa akci er üst lob posterior segmentte parankimal konsolidasyonlar izlenmektedir. Ayn hastan n arkus aorta düzeyinden geçen BT kesitinde (C) sa akci er üst lobda özellikle posterior segmentte konsolidasyon ve içerisinde kavite (ok) görülmektedir. B C

6 Ar yürek, Gülsün: Akci er tüberkülozunun radyolojik bulgular 45 ve nodüler opasitelere dönüflür (fibroprodüktif veya fibroproliferatif lezyonlar) (5,11). Eksüdatif ve fibroprodüktif lezyonlar genellikle beraber görülür (10). yileflme ile bu lezyonlar kalsifiye olurlar ve akci erde yap sal distorsiyon, skatrisyel atelektazi ve traksiyon bronflektazisi ile birlikte izlenebilirler (5). Üst lobda hacim kayb, hiler retraksiyon, ikincil trakeomegali, plevral kal nlaflma, subplevral atelektatik ve fibrotik akci er ve ekstraplevral ya birikimini temsil eden apical cap görülebilir (10). Hastal n aktivitesi, akci er filmine bak larak do ru flekilde tahmin edilemeyebilir. Radyolojik iyileflme ve kalsifikasyon görülmesine ra men baz hastalardan al nan balgam kültürlerinde Mikobakterium tüberkülozis üreyebilir. Bu nedenle olgular inaktif ya da iyileflmifl yerine radyolojik olarak stabil fleklinde rapor edilmelidir (10). Kavitasyon, akci er grafisinde hastal n seyri boyunca herhangi bir zamanda görülebilir. Özellikle yayg n fibrozis ve yap sal distorsiyon ile komplike olmufl hastalarda kavitasyonun saptanmas nda BT akci er grafisine göre daha duyarl d r (17) (Resim 7C). Kaviteler s kl kla birden çoktur ve büyüklükleri birkaç milimetreden santimetreye kadar de iflir. Tipik olarak konsolidasyon alanlar içinde geliflirler, ancak bazen tek bafl na kaviteler de izlenebilir. Bafllang çta kavitelerin duvarlar kal n ve irregülerdir. yileflme ile gittikçe incelirler ve genifl amfizematöz alanlar oluflturabilirler. ntrakaviter hava-s v seviyeleri genellikle anaerobik abse veya süperenfeksiyonu telkin eder; ancak olgular n %9-22 sinde komplike olmam fl aktif tüberküloz kaviteleri görülmektedir (21). Tüberküloz kavitasyonunun en s k komplikasyonu endobronfliyal yay l md r. Akci erlerin alt k s mlar nda Resim 8. Aktif tüberküloz enfeksiyonu olan 25 yafl ndaki kad n hastan n sol atrium düzeyinden geçen BT kesitinde sa akci er alt lob süperior segmentte nodüler opasiteler görülmektedir. Resim yafl ndaki kad n hastan n inferior pulmoner venler düzeyinden geçen BT kesitinde sa akci er alt lob süperior segmentte enfeksiyonun endobronflial yay l m ile uyumlu tomurcuklanm fl a aç görünümü izlenmektedir. (bazen karfl akci erde) 5-10mm lik zorlukla görülebilen nodüller fleklinde izlenir. H zl bir flekilde diffüz parankimal konsolidasyona dönüflebilirler. YÇBT, bu nodüllerin peribronfliyoler ve sentrilobüler

7 46 Hacettepe T p Dergisi Tomurcuklanm fl a aç görünümü aktif tüberkülozun varl na iflaret eder. BT de lokalize düflük dansiteli alanlar görülebilir. E er parankimal distorsiyon ile birlikte de ilse, bu bulgu rezidüel bronfliyoler stenoz nedeniyle hava hapsine ba l d r (17). Spontan pnömotoraks çok nadir görülür (15). ntrakaviter kitle fleklinde izlenen miçetomlar, aç k kaviteli hastalarda hastal n seyrini a rlaflt rabilir. Kaviter tüberkülozun çok nadir ve s kl kla ölümcül flekli olan pulmoner gangrende aircrescent bulgusu görülebilir. Miliyer tüberküloz, postprimer tüberkülozda primer tüberküloza göre daha nadir görülür. Hiler ve mediastinal lenfadenopati, postprimer hastal n nadir bir bulgusudur. Aktif hastal bulunan olgularda %5-6 oran nda görülür ve genellikle yayg n parankimal hastal k ve kavitasyon ile birliktedir. Tüberkülomlar, postprimer hastal ktan sonra da görülebilirler (11). Havayolu Tüberkülozu: Tüberküloz adenitin direkt yay l m, enfeksiyonun endobronfliyal ya da havayoluna lenfatik yay l m sonucu oluflan bronfliyal darl k (Resim 10), radyolojik olarak kal c segmental Resim 11A. Tüberküloz ampiyem. 49 yafl ndaki erkek hastan n PA akci er grafisinde sol plevral efüzyon (oklar) izlenmektedir. Resim 10. Havayolu tüberkülozu. 35 yafl ndaki erkek hastan n ana bronfllar düzeyinden geçen BT kesitinde sol ana bronflun lümeninin (ok) belirgin darald izlenmektedir. veya lober kollaps, lober havalanma fazlal, obstrüktif pnömoni veya mukoid t kanma fleklinde görülür. Kalsifiye hiler lenf bezlerinin komflulu undaki bronfllara erode olmas, bronkolitiyazis olarak bilinir ve segmental kollaps veya havalanma fazlal na sebep olabilir (15). Bronflektazi, endobronfliyal tüberkülozun s k rastlanan bir komplikasyonudur. Trakeal ve laringeal tüberküloz, endobronfliyal tüberkülozdan daha nadir görülür. Hastal n en bulafl c flekli olan laringeal tüberküloz, enfekte sekresyonlar n posterior larinkste birikmesinden ya da anterior larinkse hematojen yay l m ile oluflur.

8 Ar yürek, Gülsün: Akci er tüberkülozunun radyolojik bulgular 47 Plevral Hastal k: Plevral efüzyon s kl kla primer tüberkülozun bir bulgusudur. Postprimer hastal olanlar n ise %6-18 inde görülür (10) (Resim 11A ve B). Genellikle miktar azd r. Tipik olarak yayg n parankimal hastal k ve kavitasyon ile birlikte loküle plevral s v kolleksiyonu fleklinde izlenir. Hava-s v seviyesi bronkoplevral fistül geliflti ini gösterir. Ampiyem tedavi edilmezse, spontan plörokutanöz fistül (ampiyema nesessitatis), gö üs duvar kitlesi, kosta ve vertebra destrüksiyonu geliflebilir. Plevral kal nlaflma ve kalsifikasyon kalabilir (16). Di er Komplikasyonlar: Hemoptizi s kl kla bronflektazi nedeniyle hipertrofiye olmufl bronfliyal arterlerden veya devam eden kronik enflamasyon veya intrakaviter miçetomlar sebebiyledir. Daha az s kl kla aktif intrakaviter hastal k ve beraberinde granülomatöz vaskülitli hastalarda görülür (15). Psödoanevrizmalar, klinik olarak nadirdir. Postprimer tüberkülozun di er nadir intratorasik komplikasyonlar, vertebral osteomyelit, paraspinal ve paravertebral abselerdir. Resim 11B. Ayn hastan n ventriküller düzeyinden geçen kontrastl BT kesitinde plevral efüzyon (*) ve plevral kal nlaflma (siyah oklar) görülmektedir. Postprimer tüberkülozda iyileflme fibrozis ve kalsifikasyonlarla olur. Kaviteler ço unlukla kapan r, nadiren skar dokusu ile çevrelenir, içinde kazeöz materyal y llarca kalabilir. Endobronfliyal hastal a ba l bronfllarda daralma, lober veya segmental kollaps, bronflektazi görülebilir. Alt loblar n bazal veya üst loblar n anterior segmentlerinde s n rl olan hastal k ve di er radyolojik bulgular olmadan bronkoplevral fistül ise, postprimer tüberkülozdaki al fl lmam fl görüntülerdir (18). KAYNAKLAR 1. Mac Gregor RR. Tuberculosis: From history to current management. Semin Roentgenol 1993; 28: Dannenberg AM. Pathogenesis of pulmonary tuberculosis. Am Rev Resp Dis 1982; 125: Haque AK. The pathology and pathophysiology of mycobacterial infections. J Thorac Imag 1990; 5: Des Prez RM, Heim CR. Mycobacterium tuberculosis. In Mandell GL, Douglas RG, Benett JE (eds): Principles and Practise of Infectious Disease, ed 3. New York, Churchill-Livingston, 1990, pp Fraser RG, Pare JAP, Pare PD, et al. Diagnosis of Diseases of the Chest, ed 3. Philadelphia, WB Saunders, 1991, pp Buckner CB, Walker CW. Radiologic manifestations of adult tuberculosis. J Thorac Imag 1990; 5: Epstein DM, Kline LR, Albelda SM, et al. Tuberculous pleural effusions. Chest 1987; 91: Lamont AC, Cremin BJ, Pelteret RM. Radiological patterns of pulmonary tuberculosis in the pediatric age group. Pediatr Radiol 1986; 16: Leung AN, Müller NL, Pineda PR, et al. Primary tuberculosis in childhood: Radiographic manifestations. Radiology 1992; 182: Woodring JW, Vandiviere HM, Fried AM, et al. Update: The radiographic features of pulmonary tuberculosis. Am J Roentgenol 1986; 148: Palmer PES. Pulmonary tuberculosis- Usual and unusual radiographic presentations. Semin Roentgenol 1979; 14: Sochocky S. Tuberculoma of the lung. American Review of Tuberculosis 1958; 78: Frostad S. Segmental atelectasis in children with primary tuberculosis. American Review of Tuberculosis and Pulmonary Disease 1959; 79: Pombo F, Rodriguez E, Mato J, et al. Patterns of contrast enhancement of tuberculous lymph nodes demonstrated by computed tomography. Clin Radiol 1992; 46:13-7.

9 48 Hacettepe T p Dergisi 15. Winer-Muram HT, Rubin SA. Thoracic complications of tuberculosis. J Thorac Imag 1990; 5: Hulnick DH, Naidich DP, McCauley DI. Pleural tuberculosis evaluated by computed tomography. Radiology 1983; 149: Naidich DP, McCauley DI, Leitman BS, et al. CT of pulmonary tuberculosis. In Siegelman SS (ed). Computed Tomography of the Chest. New York, Churchill-Livingstone, 1984, pp Hadlock FP, Park SK, Awe RJ, et al. Unusual radiographic findings in adult pulmonary tuberculosis. Am J Roentgenol 1980; 134: Goodwin RA, Des Prez RM. Apical localization of pulmonary tuberculosis, chronic pulmonary histoplasmosis, and progressive massive fibrosis of the lung. Chest 1983; 5: Remy J, Lemaitre L, Lafitte JJ, et al. Massive hemoptysis of pulmonary arterial origin: Diagnosis and treatment. Am J Roentgenol 1994; Makanjuola D. Fluid levels in pulmonary cavities in a rural population of Nigeria. Am J Roentgenol 1983; 141: