Yeni Türk y. 3, S. 6, s BiR. Hanili Aslan**

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Yeni Türk y. 3, S. 6, s BiR. Hanili Aslan**"

Transkript

1 Yeni Türk y. 3, S. 6, s BiR Hanili Aslan** Özet Halid Ziya hikayelerindeki üslüp, teknik, hikaye tema ve ele konularla Türk hikayecilik tarihinde bir hikaye türüne üslup ve teknikle hem kendi dönemindeki, hem de kendisinden sonra gelen hikayecileri Bu Halid Ziya ve Türk bütün hikayelerini dikkate alarak Ancak sosyal bilimler fen bilimlerinde gibi kati sonuçlara zor Bu mülahazayla istatistiki bilgi vermekten tespitlerimizi bir kanaat olarak belirtmeye Bunlar, genelleme ve örneklendirmeler Anahtar Kelimeler: Halid Ziya hikaye, Türk Servet-i Fünun. ANALYSIS OF THE STORIES BY Abstract: Halid Ziya is a new milestone in the history of Turkish story with regard to his styles, techniques, persona, themes, and the subjects he focused on in his stories. Thus, he had an impact both on his contemporary storywriters and on the successors with the style and technique he developed. Considering ali his stories, in this study I will stress on the way he followed in the storywriting and his influences on the Turkish story. However, it is a fact that it is not always possible to reach an objective result in the social studies as in the science studies. Keeping this issue in mind, our findings will be presented without presenting a statistical result. They will be in the ways of generalization and samples. Keywords: Halid Ziya story, The Turkish storywriting, Servet-i Fünun. * Bu makale, "Halid Ziya Hilclyelerinin Tematik doktora tezinden istifadeyle Dr., Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi. 165

2 HANIFi ASLAN Servet-i Fünun dönemi, devri Türk edebiyab tarihi önemli dönüm biridir. Halid Ziya bu dönemin en önemli biri ve en önemli hikayecisidir. Halid Ziya genel olarak esas Edebiyat tarihlerinde veya edebiyat hikayelerine aybölüm, bölümden daha Halbuki hikayeleri de kadar üzerinde hak eden eserlerdir. Halid hikaye külliyab bilinmeden onun ki hükümler eksik kalacakbr. Halid hikayelerindeki üslup, teknik, ele tema ve konularla Türk hikayecilik tarihinde bir ol- Bu onun hikayecilik hika.., yelerinin tümünü söz konusu ederek A. TEMA Halid ele tema (ve ve ferdi olarak iki ana grupta toplarsak, gir(e)meden halinde Toplumsal Temalar: Aile (1- ve Cinsellik, 2- Evlilik ve Evlenme Usulleri, 3- ihanet, ve Namus 4- Evlat ve Anne - Baba Sevgisi, 5- ve 6- Soyaçekim ve Bab ve si, Ekonomik, Siyasal ve Sosyal Olaylar (1- Ekonomik ve Zorluklan, 2- Devlet 3-4- ve (1- Cehalet, 2- Edebiyat, 3- Güzel Sanatlar ve Zanaat); Din (1-Dini Hayat, 2- Din Sömürüsü); Esaret, Hürriyet, Ki- Temalar: Ölüm Hayal ve Bedeni ve Psikolojik Etkileri; ma Duygusu, Dostluk ve ve Halleri; Tasarruf ve Kanaat Duygusu: Vatan Sevgisi, Milliyetçilik Haller; Tema Olarak Hikayeler ( Kadirbilmezlik, 4-5- Toplumsal 6- Küçüklük Kompleksi, 7- Dedikodu ve Hayalperestlik). 166

3 TÜRK B.KURGU Tahkiyeye metinlerde kurgu, en içinde lldünya" dan yeni bir dünya yaratma ameliyesidir. Yazar, ister gerçekten ister hayal ve fantezilerini dile getirsin ortaya ürünler, hem reel gerçeklerine uygun, hem de ondan bir söyleyazar, yeni bir düzen ortaya koyar. Bu yeni kurgu, kurmaca, itibari veya fiktif alem ve benzeri isimlerle Vaka Kurgu, "hikayeyi ayakta tutan iskelet" olarak (Kolcu, 2006: 19) kabul edilirse, onu en önemli nnsurlardan birisi Olay veya epizotlardan meydana gelen vaka, edebi eserdeki hareket ögesi veya durumdur. belirleyici sebep-sonuç göre Bnna bir vaka "okuyucuda duygu; zincirleme neden-sonuç bir izlenim de derli toplu sanatsal bir güzellik duygusu (Forster, 1985: 128, 131). Halid hikayelerinde tek tip bir vaka rastlanmaz. Vaka olmakla beraber, tek çizgi halinde ilerleyen vakalara görülmektedir. Yine kronolojik vaka çetercih etmekle birlikte geriye hikayeleri de toplam içinde bir yekun Hareket ögesi olan hikayelerinin bir durgun hikayeleri de Vaka tiplerini, olay birbiriyle göre üçe mümkündür: Tek bir çizgi halinde olanlar, iki veya daha fazla çizginin zaman zaman paralel vakalar, iç içe vakalardan Halid bunlardan her üç de görülmektedir. tahkiyesini vaka ile Halid Ziya devrinin büyük ismidir." (Tural, 1987, XI). Halid vaka itibariyle kurgusu hikayeleri olmakla birlikte hikayeleri de tespiti, Halid hikayeleri için genel geçer bir husustur. "Ferhnnde Kalfa", "Kar "Fena Bir Gece" kurgu itibariyle vaka tek çizgi halinde ilerleyen bir zemine oturan örneklerdir. içe veya birinin çerçeve vazifesi vakalar olarak geçen hikayeleri de Bu eserlerde ya bir 167

4 ASLAN nakleder yahut topluluk içinden birisi mecliste bulunanlara (Sazyek, 1989: 70). Bu hikayelerle Binbir Gece Masallan 1984, 68) veya Kelile ve Dimne gibi eserlerle benzerlik kurulabilir. Gevezelikleri" üst verilen hikaye serisi ve Dost' ta bulunan hikayeler çerçeve vaka örnek olarak gösterilebilir. Hikaye birinin toplulukta bulunanlara hikayelere örnek olarak Dair" zikredilebilir. Çerçeve vaka tipine bir örnek olarak yazar, hikayeye bir bir araya gelince nelerden bahsolunursa onlara dair Yani her... " 1935a: 7). Hikaye, geleneksel gösteren bir cümleyle sona ermektedir: "Hikaye burada bitti. Nakleden de dinleyenler de hep sustular." Bir örnek Mendil" dir. Bu hikaye bir orgeçmektedir. bir örneklerin Bir Hayal'de bulunan ve Gevezelikleri" üst verilen hikaye gelmektedir. Serinin ilki olan "Bir Hayal" hikayede iç içe vakalar zincirinden 1984; 68) bahsedilmektedir. Çerçeve vakaya en örnekler olarak duran "Bir Hayal", "Yolda Bir Çiçek", "Bir Küçük "Ormanda Seyran", "Bir Seyahat Sahifesi" hikayeler birbirinin devarru Vakarun bir örneklerden bir yine en güzel hikayelerinden birisi olan "Bir Hikaye-i Sevda" "Yeni bir benzetilen Barba'run hikayesi bir nakledilir. vaka itibariyle paralellik gösteren hikayelerinden birisi "Bir Tarih-i mutlu sonla biten uzun hikayesidir. Evlenmeden önce bir süre çift, evlendikten sonra bir birbirine okumaya karar verir. Bu mektuplar vesilesiyle ve içinde bulunzaman, okuyucu birlikte veya di"yi ve birlikte Zaten hikayenin da bu paralel giden vakaya gönderme ilginç bir vaka sahip hikayelerinden birisi "Malim Menalim" dir. Paralel vaka sahip tipik bir örnektir. Hariciyeci, sevgilisiyle daha önceden gezdikleri yerleri tekrar gezerken ve özellikle ölmek için uyku içip sonra, mazi ve veya en kahraman bunu öyle al- 168

5 YENi TÜRK Hem bu hususu örneklendirmek hem de intihar eden ölüm vermesi ilginç bir bölümdür 1939: 83-84). Vaka tipleri, hareket ögesi esas bir meyle ikiye Hareketli ve durgun olanlar. Yazar bu vaka tipinin ikisini de kullanmakla beraber, hikayelerinin genellikle hareketli söylenebilir. örneklerde de gibi hikayedeki hareket ögesini dengeli bir görülmektedir. Hareket ögesi hikayenin herhangi birinin aleyhine bir durum Bununla birlikte, onun hikaye durgun örneklerle de durgun hikayelerine göre ya olay az yahut zihnen cereyan ediyor Aksi takdirde metin, bir makale veya deneme ve hikaye olmaktan eserlerde hiç söz konusu olarak bu gruba giren hikayeler tasvir, tahlil veya Para", "Ekmekçinin Beygiri", "Onu Beklerken", Rüya", "Ölümümden Sonra 1 ', "Yegane Dost" gibi hikayeleri durgun hikayelerine örnek Para", "Ekmekçinin Beygiri" gibi hikayelerde vaka, sanki bir kare üzerinde, hikayecinin zihninde cereyan etmektedir. "Ölümümden Sonra" da yazar, hikayelerinden olarak bir öte dünyadan bu dünyaya; geride ve üzüntülerine, çektikleri ayhayali bir Vaka itibariyle ve monologdan Haber" ve "Daire-i hikayeleridir. Haber" hikayesini yazar, monolog bir örnek için yazbelirtmektedir 1943: 213). "Daire-i hikayede ise, bir genç sorgu vermektedir. göre de Halid hikayeleri iki grup Geriye ve kronolojik olanlar. Düzenli vaka tipi hikayelerinin üçte biri da olaylar geriye olarak yer Geriye hikayelerin bir yahut durumlardan 169

6 HANIFI ASLAN ise zaman için geriye döndürür. Bu tür hikayelerinde ister ister hikaye biri nakletsin düzeni ve son zaman diliminde beraber bölümünde bir zaman Tamamen hahra metni olarak vakalar Bu tür hikayelerde fiil kipinden ve/ veya hayahyla hareketle, bunun bir hahra geriye hikayelerini iki kategoriye mümkündür: Gerçek anlamda geriye olanlar, seyrinde zamanda olup bitenden bahsedenler. tip vaka için de tipik birer örnek: Müteyemmin", sonra döneminden Olay örgüsünde tam bir geriye anlahm görülmektedir. Hikaye bir sekizinci haber verir. Bunun üzerine yirmi öncesinden anlatmaya ve düzenli bir kilde içinde zamana gelir. "Mahalleye Mevkuf" da bunun gibidir. Okuyucu o, gelin bir genç Sonra geriye dönülerek itibaren mahalleli ile olan söz konusu edilir. Mendil'' veya "Raife Molla" hikayesi de ikinci kategoriye örnektir. Hikaye Raife hikayesi bir kandil gecesi, pastanede on öncesini Raife Sonra yine içinde zamana gelerek; "Ben de elimde kandil çöreklerini sallayarak yürürken senelerin uzun onun türkülerine ait bestelerden birini cümlesiyle bitirir. Halid Ziya, hikayelerinde zaman için daha çok bu tür vaka hikayeleri tercih denilebilir. Halid vaka itibariyle kurgusu hikayeleri olmakla birlikte hikayeleri de Kurgudaki bazen özensizlikten, bazen tesadüflerin, eserin içinde okuyucuyu ikna edememesinden Kimi zaman, ses olarak bir cümle yahut na müdahale gibi durumlar da zedeleyen bir husustur. 170

7 TÜRK EDEBiYAT! "Saklanan kurgusu okuyucuyu ikna edemeyen hikayelerden biridir. "Bu muydu?" uzun hikayede de tesadüf kurguyu "Tramvayda Gelirken" ses), "Deli Fato" (araya girme bölüm), "Beyaz (yine tesadüflerin gibi hikayeler zikredilebilir. Teknikleri a. Güzel Sanatlar Güzel Sanatlar ve Anlahm Halid Ziya, hikayelerinin bir resim, müzik, tiyatro, dans gibi disiplinlerden istifade Güzel sanat bir fon yahut bir unsur olarak en çok "Ele "Leke", "Eski Mektup", "Malim Menalim", ka Dair" gibi hikayeleri, duygulan ifade etmede ve mesaj iletmede bir gösteren örneklerdir. Bu hususu, "Ele hikayesinde bir müzik eserini yorumlayan hikaye Behçet cümlelerinde görmek mümkündür 1934: 121, 123). hikayesi, müzik bir genç yasöz konusu etmektedir. "Maestro Fumagace", bir müzik anlatan ve müzik eserleri yorumu bir hikayedir. "Eskinin Yeri" sadece bir hikayedir. "Halka" ilginç bir hikayedir. Hikaye kavga edip küsmelerine sebep olan konu bizzat müziktir; usul konusundaki bir tutkun bir müzisyenin keman dersi küçük olan sevgisinin "Heyhat" uzun hikayede de felaketin sebebi keman dersidir. Halid Ziya'nm hikayelerinde geçen, gerek eser gerek saz isimleri büyük Avrupa müzik kültürüne aittir. Müzik konusunda Avrupa görülmektedir. ma konusunda en keskin nokta ise müziktir: "Bir kimya, bir hendese gibi tek bir musiki ki bütün mütemeddin dünyaya hakimdir. Bu, garb musikisi denilen bir musikidir. Biz de mütemeddin bir memleket ancak bu musikiye ve sahip 1937: 155). 171

8 ASLAN hikayelerinde istifade güzel bir kolu da resimdir. Hikayelerdeki yer tasvirlerinde ve psikolojik tahlillerde bir ressam fark etmemek mümkün Özel- 1il<le tabii çevre tasvirlerindeki ince ancak bir ressam baverilebilir. Genel olarak tasvirler için kelimelerle resim söylenebilir. "Ruznameden Müfrez" de, bir "Son Levha" hikayesi bir resmin sürecine okuyucunun da bir eserdir. Çok resmini yapmak isteyen öldükten sonra bir fikri sabit haline resmin Tiyatro, bazen teknik bazen dil olarak istifade güzel bir Bir hikayesinde tiyatrocunun ("Sanat Hayahndan") bir hikayesinde sosyal çevre tiyatrodur. Hikayeyi tiyatro ni eseri Haber" dir. Hikaye bir monolog lindedir. Batta bu hikayeyle ilgili 1943: 213). "Bir Tarihi"nin özellikle tiyatro dili hakimdir. Hikaye, tiyatro eserleri-, ne benzer Hatta mudhikenin [komedinin sahne Çubuklu'da (... )" diyerek bunu daha da "Bir Tarih-i da benzer tarzda bir tiyatro eserini bir ra, jest ve mimikleri anlatan parantez içi cümleleri Yazar "Ormanda Seyran" hikayesinde, vücut dilini kullanarak insani' duygulan anlatmada fonksiyonu üzerinde durur. Dansa yüklenen anlam hikayenin Ninette'in dilinden 2006: 51). bu me- "Bayram Hediyesi" eski ve yeni edebiyat yanda Servet-i Fünun ve neslinin bir hikayedir. b. Olarak Mektup ve Günlük Halid Ziya hikayeleri kurgularken günlük, mektup, gibi edebi türlerden de Hikayelerinin onda biri da bu türleri "Bir Son Yapraklan", "Ruznameden Müfrez", "Ele "Bir Tarihi", Bir Eser", Defter" "Raife Molla" gibi hikayeleri günlükler- 172

9 TÜRK EDEBiYAT! den günlük türünü kullarurken iki yol izledigörülmektedir. Ya günlükten yahut yazar, bir "Bir defterinden okudum." benzeri cümlelerle Günlük hikayelerinde duygusunu, cesini ve hadiselere yoldan vererek realist bir üslubu görülmektedir. "Bir Muh- Son uzun hikayede hayata melankolik ruh hali kendisini günlükler vesilesiyle okuyucuya Defter" de yine bir kaygelinine duygusal bu günlükler izlenir. Mektup türünden hikayelerinde üç Tamamen mektuptan bir mektup metni olanlar ve bir mektup olarak. Mektup istifade edilerek hikayeleri örneklendirmek mümkündür: "Dört Yaprak", "Valide Mektuplan" (mektuplar bir annenin nasihatler) tamamektuptan "Solgun Demet" ihanete zanneden bir annesine bir mektuptan "Mektup bir "Bir Valide "Bir Tarih-i nda vaka, daha önce birbirlerine mektupla birlikte ilerlemektedir. Takip inanan bir gencin ve psikolojik anlatan "Üç Mektup" seri hikaye, her uç mektubun birer Mektupla olarak "Ömr-i Tehi" hikaye, mektubun, bir rolü anlatan ilginç bir hikayedir. Halid Ziya hikayelerinde iki tarzda kullarur. Ya içinde bulunulan zamanda vakaya sonra, "tahattur ediyorum, benzeri ifadelerle ki bunlarda geriye bir vaka kurgusu Yahut tamamen bir hametni gibi Vaka kurgusunda Halid Ziya'run, birçok edebt türde eser vermesine günlük türünde eseri yok gibi görünmektedir. dönemlerden itibaren hikayelerinde günlük türünü bir teknik olarak kullanan, günlük önemini kadar' bu alana ait bir eserinin ortaya ilginçtir. Bir kendine ait mahrem bir alan ikinci istememesi gereken bir hassasiyettir. Ancak hama eserlerinde de ait birçok ipucu bulmak mümkündür. 173

10 HANIFi ASLAN hikayeler konusunda, bu hahralann hepsinin yazara ait hususunu dikkatli gerekir. ki mektup veya günlüklerin hepsinin yazara ait söyleyemiyorsak, hahralar için de benzer bir kanaatindeyim. Yazar, hahralanndan istifadeyle hikayelerinden söz etmekle birlikte, zaman zaman da hayalinden hususunun çizer 1969: 238, 287). Kadrosu Halid Ziya, kadrosu ile yazar kurarak; "Bu kendisinden pek seyrek 1969: 525) demektedir. Bu hükümden hareketle yazar ve tespitler hikayeci olarak da okunabilir. "Her özüne, benligine siner; böylece hemen her roman veya böyle izler {Göçgün, 1996: 136). kadrosunu ele almadan önce belirtilmesi gereken husus; hikayelerinin büyük bir karakter olarak ele Az. hikayesinde tip olarak dehikaye "Ayin-i deki obur, Dost" hikayesindeki dost, Zehra" daki dedikoducu "Raife Molla" da Raife Molla, "Mahalleye Mevkuf" taki sessiz ve edilgen haliyle vb. tiplerden Tip ve karakter gerekirse; tip, bir hikayede bir sosyal grubun veya bir psikolojik durumun yahut bir yöresel en belirgin özelliklerinin yazar bir kahraman üzerinde sonucunda Tip ortak özellik ve ön plana (Örnek: "Yürekden Dost"). Karakterde ise olaylar, durumlar veya sosyal çevredeki gekahraman kendine ait sosyal, kültürel ve psikolojik gösterir. Karakter, insanlar farküzerine kurulurken tip, üzerine kurul- 2005: 50-52). Türk için Halid kendine özgü yerini belirleyen en önemli unsurlardan biri, genellikle karakterlerden Bu yüzden hikayelerinde birbirin- 174

11 YENi TÜRK EDEBiYAT! den çok ve özgün karakterleri bir arada görmemiz mümkündür. Bu temel sebeplerinden biri, hiç titiz bir gözlemci ve çevresindeki ve insan tam olarak hikayelerine isim vermeden hikayeleri de bulunan Halid Ziya' hikayelerinde kadrosunu grubu, meslek, cinsiyet, ekonomik durum, sosyal statü, milliyet gibi unsurlar ve arz etmektedir. çocuk, özürlü gibi merhamete muhtaç genellikle pozitif görülmektedir. unsurunu ön plana bireyi esas alan hikayeleri Bu tespit, toplumdan kopuk gelmez. Ancak bu tercihte toplumsal konularla çok fazla ilgilenememenin etkisi hikayelerde psikolojik tahliller Milliyetlerine göre Türk'ten hem hem kadrosunu önemli bir unsurdur. gibi özellikle yurt izlenimlerinden hikayelerinde varkadrosunda Araplar da kadrosunu unsur olarak fazlaca yer görülmektedir. Halid ve hikayelerin döneme bu bir durumdur. hikayede bir gezi çocuk Jack'in "Bravo Maestro", müzik Fumagace'yi hikayesidir. Bu eserin Halid önemli bir yeri var- Milli olmamak (Fevzi Lütfi, 1338: 62'-63) veya frenkperestlikle 1969: ) hikayesidir. hikaye kihatta tamamen ülkelerde geçen hikayeleri Bu hikayeler çeviri bile uyanabilir. Ancak bu hikayelerin toplam üç tanedir. ki veya hikayenin gelmez. Bunun hikayelerinde yerlidir. veya hikayelerinde mekan, topraklan veya milli Bizden; ve sade insanlar gibi seçkinler, soylu ve köklü ailelere mensup insanlar, Osmaniçinde ve gözlem çevrelere ait bütün insanlar hikayelere kahraman olarak tekrar belirtmekte fayda ki onun hikayelerindeki yerel ve ev- 175

12 HANIFI ASLAN renseldir. Zaten yerel olunmadan evrensel bilinen bir gerçektir. kadrosunun tamamen hikayelerine en iyi iki örnek, kanguru hikaye "Mösyö Kanguru" ve "Cambaz hikayeleridir. Bu iki hikayede geçen heps.i Bununla birlikte yazar, unsurlara da yer Araplayer hikayelerden özellikle Mendil" hayaizler bir eseridir. Mendil gibi küçük hikayelerimin üç bu gençlik balo izlerinden 1969: 177). Bir genç memleket özlemini anlatan "Çöl hikaye, Filistinli bir bahsetmektedir. kalfa, cariye, gibi hikaye Halid Ziya' birçok hikayesinde kadrosunda yer Yazar, bu tür hikayelerinde Zaten bu tür kikendi etkili hikayelerinde bunlara yer kendisi eserinde dile getirmektedir. Bu tür hikayelerde esaret anahtar kelimedir. önemli bir hikayesindeki Bu seri bir hikayedir ve üç metinden Dil- (ve benzer hikaye vesilesiyle hür esir edilerek dikkat çekmek istegözlenmektedir. Konusunu güzel bir hikayesinin "Abdi ile Karanfil" hikayesindeki Refik ve Karanfil, hayaönemli figürlerdir. Halid hikaye içinde da önemli bir yer Rum' dur. Rumda kadrosunda yer hikayeler "Eski Mektup" hikayesinde, Blanche mandolin çalar,. güzel sesiyle o dönemde pek revaçta olan Rumca". söyler. Rumca revaçta o dönemde yerli la "iyi" gösteren bir "Veznedar Muavini", de bankada dönemdeki gözlemlerinden bir hikayedir. Hikaye Rum mensup Epaminandos'tur. de bankada dönemdeki ve Türkleri çok söyleyen 176

13 YENi TÜRK EDEBiYAT! 1969; 286) Rum Dimitri Decipris ile paralellikler kurulan bir hikaye "Sanat Türk sahneye yasak bir dönemde sahneye bir aktristi anlabr. "Güzel Artemisya" hikayesinde de sahne yer hikayesi de kadrosu tamamen veya yabir eserdir. Hikaye Katina (Rum) ve kiveya Lambo Halid Ziya, "Küçük Hamal" hariç, hikayelerinin hiçbirinde ve olumsuz bir ve hikayelerde bu denli çevre ve sosyal ortam o dönemde her ulustan ve her kozmopolit bir merkezdir. bunlarla münasebeti okuldan (Mechitarist Mektebi) yerine ve dedesinin oradan Umumiye'ye kadar devam eder 1969: 78, 139).. dönemden, iyi dost olduk.lan Musevilerle ilgili bir nakletmektedir. 1969: 139). Evde bir olan kalfa, cariye gibi kave lala, gibi bir erkek kölelerin hikaye kizengin ve bir aile çevresinde olki da bununla ilgili örnekler bulunabilir. Hikayelerin tümü söz konusu kadrosunu turan arz görülmektedir. Hatta hayvanlar bile hikayelerinin Yazar eserlerinde en çok gençlere ve çocuklara yer Dost hikaye tiyar Dost" ve "Büyükbaba" gibi hikayelerinde hikaye kida görülmektedir. Sosyal statü ve mesleklerine göre de Halid kadrosu zengindir. Toplumun her kesiminden hikaye Dede, nine, baba, anne, çocuk, gelin, kaynana, amca, kimsesiz vesair... sosyal statü ve mesleklerine göre de hikaye gösterir: cambaz, cariye, çöpçatan, doktor, fakir, gezgin, hamal, hariciyeci, kaptan, köle, köylü, memur, müezzin, mühendis, müzisyen, orta ressam, saka, subay-asker, tiyatrocu, yazar, zengin. Bu gruptaki hikayelerinde geçme ziyade göstermektir. 177

14 HANIFI ASLAN ve orta ya da üst hilclye genellikle olsun erkek olsun tahsillidir. Köylüler, fakirler ise bu imkandan mahrum kadrosu ile olarak üzerinde gereken bir yön de onlara tutumudur. "Gerilere ru" da genç Halid Ziya ile Halid Ziya fantastik bir kar:.. "Romanlar, hikayeler... Bunlan yazarken, onlann içine hep kendi kendi ruhumdan avuç avuç diyorum." 2005: 49) belirtmektedir. Halid Ziya, hikayelerinin bir tabelli eder. objektif bir içindedir. belli hikayelerinde, okuyucuyu yönlendirmeyi cak bir dil Bu hilclye genellikle ("Fat- Evi", "Çolak Mesut", "Koca "Mösyö Kanguru", Sadaka"). Çocuklara merhamet bu tür hilclyeleri, belli eserlerinin içinde Bununla birlikte büyükler için de merhamet hissi hilclyeleri Köleler, meczuplar, fakirler; bu gruptan merhametinin bir grup, hasta veya anne "Son Levha", "Son Çocuklar", "Bir Hazin Hahra" gibi hikayeleri bu kategoriye örnek olarak verilebilecek hilclyelerden Çok az hilclyesinde hilclye nefret, alay etme gibi olumsuz duygu Zehra" daki dedikoducu ana "Okuma Kudreti"nde kadrini bilmeyen hilclye "Güzel daki hilclye ihsan, deki verilebilecek örneklerdir. Buraya kadar sözü edilen hi- 1.clyelerinde yazar, genellikle kelime düzeyinde olup "za- "nankör" benzeri kelimelerle nitelemektedir. Objektif anlahm benimseyerek hilclye kelime düzeyinde bir kanaat belirtmeyerek elde etmek sonucu veya okuyucuda duyguyu hilclyeleri En bilinen örneklerden birisi "Ferhunde Kalfa" hilclyesidir. Bu eserde objektif bir tutum benimseyerek okuyucuda Ferhunde'nin kaderine bir üzülme duygusu meydana getirir (Kaplan, 1979: 45). "Küçük Hamal", "Türk Eri", Su" gibi hilclyeler askerler; "Bayram Hediyesi", "Güzel Artemisya" benzeri hikayeler lar olumlu kanaat belirtilen eserlere örnektir. 178

15 TÜRK EDEBiYAT! hikayelerin Bir hikayelerde hayvanlara insani özejiikler verilip onlar üzerinden olumsuz dav- ("Zevrakla Ebru'', "Zerrin'in Hikayesi"). hikayelerde insan-hayvan örnek bulmak mümkündür ("Eski Bir Refik"). figür olarak kullanan Sami Sezai' den sonra onu, ilk takip eden Halid Ziya' (Özgül, 1984: 57). Halid sergilemek tutum da dikkate kanaat belirtilebilir: kadrosu üzerinden dünyada, hayata hükümlerini, tercihlerini görmek ve tespit etmek mümkün gözükmektedir. Meldin Halid hikayelerinde önem teknik unsurlardan bir Özellikle dar mekan tasvirleri yaparken hikaye ruhsal, ekonomik veya sosyal statüsü ile uyumlu oldugörülmekte ve dar dikkati çekmektedir. hikayelerinde genel olarak söz konusudur. Ancak herhangi bir önem arz hikayeleri de Dost hikaye eserlerinin genelinde ihmal ve hikayede teknik bir fonksiyonu yoktur. kadrosu gibi, hikayelerinde mekan da gösterir. mekan olarak vakalari yurt geçen hikayeleri Yurt içinde, birinci olarak da ve çevresi ile Adalar Fazla olmamakla beraber vaköyde veya geçen hikayeleri de Yine deniz keveya tabii ortamlar cereyan Halid hikayelerindeki bir mekan vapur, tramvay, tren gibi hareketli de hikayelerinde bir yerdir. Yazar psikolojik, sosyal veya ekonomik konumuna uygun özen Hikaye psikolojik durumuyla bir mekan tasviri olarak "Çetin Sevda" zikredilebilir. ve bir "Çetin Sevda" da, hikaye psikolojik durumuyla bütünlük göstermektedir 2005: ). Halid Ziya, özel veya hikayelerinde aile kurumunu önemseyen bir aile olarak bilinir. Aile dar me- 179

16 ASLAN kan olarak "ev"in ifade anlam en "Eski Bir Refik" hikayesinde bir ev, bu da zaten bir mezar midir?" ;2005: 149.:.150) sorusuyla özetlenebilecek "ev"i bir "yuva" olarak tasvir etmektedir. "Fena Bir Gece" hikayesi de korku içindeki korkusunu besleyecek bir bu kategori için önemli bir örnektir. yurt geçen hikayeleri vesilelerle belirtildi. yurt içi olarak hikayelerin gelir. her semti geçmekle beraber belli alanlarda alemleri söz konusu mekan Bedur. un kenar mahalleleri hikayelerin bir ka merkezdir. "Mahalleye Mevkuf", yer olarak en anlamahalle, hikaye mahalle sakini ve "mahalle"yi anlatan bir hikayedir. ve çevresinde geçen hikayeleri ikinci almak- Hikayeleri örnekler Bu da izhikayeleri birçok semti hikayelere mekan Onlu otuzuna bir döneme kadar hayat özellikli bir hikayelerinde yer Halid Ziya için bir durumdur. Çünkü o, hikayelerinde gözlem ve yer veren bir Halid hikaye olarak bir çevre, birkaç hikayesinde bulunan köy ve "Heyhat"ta, mekan Karadeniz bir köy olmakla birlikte, köy hayahna dair bir motif Yine ''Bir Demet Çiçek" hikaye, köyde geçmesine sadece köydeki dere tasvirinin ön plana bir eserdir. Hikaye neredeyse köylülerin "Ali' nin hikayesine köy, mekan asli bir unsur olarak biraz pitoresk bir görüntü Köy hayahna dair en önemli hikayesi "Köy Bu, bageçimini köylülerin anlatan bir hikayedir. Mekan Karadeniz otuz sekiz haneli, dünya ile münasebeti az, harap ve viran sakin bir köydür. "Heyhat"taki köye benzemektedir. bu sakinlik, köylülerin hayat mücadelesi ile dopdoludur. Vaka köylülerle denizin bu zor mücadelesinin 180

17 YENi TÜRK Halid mekan olarak hikayelerinin bir bölümünde "köyümüz, köyümüzün" gibi kelimelerle çevre köy' dür. gibi yazar a geldikten bir süre sonra buraya (1905) ve sonuna kadar burada ikamet hikayelerinde ve Dost hikaye neredeyse mekan olarak vakaya zemin Halid hikayelerinde, toplumcu eserlerindeki, memleketin köyden köylülerin yükseltilmesi gibi (Fethi Naci, 1981: 262) sosyal davalar yoktur. Bu eserleri toplumsal bir olarak köylüyü içinde çevreyle toplumun kesimlerine de hikayeler olarak gekanaatindeyim. ve "Ormanda Seyran", bölgeleri geçen hikayelerdir. Bu hikayelerde ve koruluk duygusuna zemin için bölge ise bir hikayelerinde mekan olarak geçen bir çevre hareketli Bunlar vapur, tramvay, tren gibi "Çay Dost", "Çetin Sevda", "Beyaz (vapur), "Malim Menalim", "Eski ve Yeni" (tren), "Bir Sonu", Zehra", "Tramvayda Gelirken"... Bu veya bir mekan olarak hikayelere örnek olarak verilebilir. içinde en ilginci, tramvaya bir fonksiyonun "Tramvayda Gelirken" hikayedir. Bu eserde "dünya" ile tramvay paralellikler 1337: 209). Yine bir örnek "Mai hikayesi zikredilebilir. Bir statü göstergesi olan bu hikayede bir "ev" e sahip göstergesidir. bir mekan olarak devakarun üzerine hikaye sahip olma psikolojisini etkileyen bir Halid hikayelerinde sosyal çevre, hikayede tema ve/veya konuya uygundur. Hikayeler genellikle aile ve akraba çevresinde geçmektedir. Sanat çevresi, tiyatro, mahalle çevresi, okul, hastane vb. sosyal çevrelerdir. 181

18 HANiF! ASLAN Zaman Halid hikayelerinde, kurgusal metnin önemli unsurlabiri olan "zaman" a, bir mekan kadar önem verilmegörülmektedir. Bu durumun hikayenin için de geçerli söylenebilir. ve belirgin yahut ihmal hikayeleri de zaman konusunda, kendi dönemini tercih ve zamanlara ait eserler vergörülmektedir. Hikayelerine kadanyla o dönemdeki kimi olay ve olgulardan bahsedilebilir. Hikayelerine giren zaman ögesi en belirgin olarak Balkan Harbi Bunda de oturuyor etkisi "Türk Eri", Su" gibi hikayeler bu dönemi "Hazin Bir Cuma"da zaman Balkan Harbi'nden birkaç ay öncedir. belirgin hikayelerden biri "Malim Menalim"dir. L Dünya istibdat [II.], harp ve mütareke, milli müdafaa zaman için geçen dönemlerdir. "Bir Bahçe Dersi" hikayenin göre seneleri ve döneminin son "Bir Gün hikayesinde zaman, Sakarya ve sonraki bir Bu hikayede belirgin Balkan Harbi'yle Sakarya ve sebebiyledir. Gazahikayesi, 1897 vuku bulan Türk-Yunan galibiyetini kutlamak için Servet-i Funun dergisinin özel Bu örneklerin birçok hikayesinde dönemin adet ve gelenekleri, yer isimleri, insanlar biçimleri gibi sosyolojik verilere zaman bir kanaat "Keklik hikayesinde gençlerin giyim "Ramiz Hoca" da özellikle havalisindeki ''Bir Valide hikayede isteme ve dair gelenekler, "Mahalleye Mevkuf" ta mahalleli örneklerdir. zamana, vaka için burada bir cümleyle ifade edilebilir: Halid hikayelerinde iç zaman bir sohbetlik bir süreden onlu ifade edilebilecek bir süreyi 182

19 YEMi TÜRK EDEBiYAT! Hikayelerde "Son" Halid hikayelerinde son, genellikle mutsuz olur. Budurum olarak hikayelerin üçte biri için geçerlidir. Bir hikayelerinde mutlu son birçok hikayenin de duygusal nötr bir durum tercih Halid olumsuz veya mutsuz biten hikayelerinde ölüm, intihar, gibi durumlar söz konusudur. hikayelerinde umutsuzluktan bir ölüm Kimi hikayelerinde sevenlerden biri veya çok seven bir ölür. Verem benzeri ölen hikaye veya kaybeden ebeveynler, anne ve/ veya bakaybeden çocuklar birbirine veya evli çiftlerin çocuk sahibi fakir birine muhtaç birine zor da olsa bir meslek sahibi gibi mutlu sonla biten hikayeleri Bir hikayelerdeki son, beklenen ve beklenmeyen diye ikiye Bu tarz bir her iki de görülmektedir. bir sonla bitirmeyi denehikayeleri kadar, okuyucunun bir sonla biten hikayeleri de Halid hikayelerinde iki türlü isim müsemma uyumundan bahsedilebilir: Hikayelerin isimleriyle uyumu ve hikaye rinin isimleriyle uyumu. Eserlerin büyük hikayenin ismiyle bir uyumdan söz edilebilir. Hikayelerin bir bölümünde muhdurumu Bu tür hikayelerde, okununca ancak muhteva fark edilmektedir. Bir hikayede Hikaye isimleriyle uyumu konusunda, hikaye lerinin ismiyle uyumlu görülmektedir. hikaye ise bir müsemma uyumu veya genellikle çocuk hikayelerde görülmektedir. C. DiL VE ÜSLÜP Halid en çok husus olarak dil gelmektedir. Bu dilinin külfetli Arapça ve Farsça tamlave dilinin eski ikili üçlü 183

20 ASLAN terkiplerle gibi noktalarda Bu kanaatin aksine Halid dili veya bu dilin özellikleri mazur inananlar da (Kaplan, 1993; 226). Halid Ziya'mn dil konusundaki ve tutumu iki döneme Servet-i Fünun edebi dil sunda de dilde döneme kadar devam eden birinci dönem. Dilde sageri dönülmez kendini kabul ve buna göre hatta hikayelerinin dilini ikinci dönem. Birinci dönem dille ilgili ve özellikle Servet-i Fünun ile ilgili cevaplarda görmek mümkündür. Halid Ziya'ya göre dili yapanlar, yazarlar milletin kendisidir. Aslolan diliyle dilinin birbirine ol- Bu devam etmektedir. Ancak dilinin ne Yazar, dilde fazla kelime na Arapça ve Farsça kelimeleri dilden bir Çünkü dilde fazla kelime oliçin bunlar nüans demektir. Dilin bu nüanslara atmak sökmek gibidir. Yazar dilde satabii halde kanaatindedir. Dile müdahale etmeden onu kendi haline dil güzelkaybetmemesine özen gösterilmelidir. Halid Ziya, edebiyabir seviye meselesi kanidir. Onu anlamak isteyen gayret göstermelidir. Halid Ziya dilin bir dilin kelimelerinin o dilin külfeti aksine serveti dilin ve Zenginlik de kelimelerin ve Ona göre ve edebiyat halk önünden gitmelidir. Halid Ziya duygu, ve hayallerini kelimelerle ifade kelimelerin estetik titizlik ve hassasiyetin önemli belirtir (Ercilasun, 1996: ). Halid Ziya, bu devreye ait 1899' da "Karilerime Mektuplar 1, 2" (Servet-i Fü.nun, S. 428, 430) ve 1908' de ya- "Yeni Lisan" (Servet-i Fünun, S. 914), "Servet-i Lehçe" (Servet-i Fünun, S. 916), "Kelimatta Hayal" (Servet-i Fünun, S. 918) gibi dille ilgili ve Mai ve Siyah kahraman Ahmet Cemil' in dilinden 184

21 YENi TÜRK Bu kendi sadeve dilde uyarak zincirleme tamlama"" lan, süslemeleri dönem ikinci devreyi sonuna kadar süren bu devrede hikayelerde, dilinin sadelik uygun ve süsten uzak söylenebilir.* terkipli cümlelerin Dost bu dönemde halde, dili daha önce hikayelerine benzemektedir. Bu döneme ait ve "Lisanda Tahavvül" (Türkiye Edebiyat S. 1, 1 Eylül 1923) görmek mümkün-, dür. "Lisanda azim ve seri cereyandan" bahsederek soru soran gence, "Pek mesut bir tahavvül" diye cevap verir. (Yel, 1981: ). Dille, özellikle Türkçe ve ile ilgili Dil takip edilebilir. Yine bu manada (1972: 41-70) mülakat, dil anlaönemli Halid hikayelerinde dili kelime cümle gibi olgular, üzerinde gereken hususlar- Her önce belirtmek gerekir ki dili zengin ve sanatkaranedir. "Sözçükleri ve öznedir, elinde hangi dizgeyi içerirse içersin gene çok uzun çok yetkin bir araç Dil. dil dizgesini, sözcüklerini ama bu becerilerine göre gibi yeniden biçimlendirir, yeni anlamlar üretir ve iletisini ran, 2001: 17). Bu manada, Dilbilim ve Dilbilgisi Terimleri dil ve söz bu kelimeler Dil (Fr. langue, langage, language): Belli bir insan topluluözgü, çift eklemli sesli göstergeler dizgesi. Söz (Fr. parole, speech): Dil yetisinin bir istenç ve anlak eylemiyle bireysel Toplumsal nitelikli dilden ayn olan söz, bireyin anlatmak için dil dizgesini ve iletilmesini ankapsar. Sözlükteki esas alarak söylersek Halid Ziya, toplumsal olan 'dil'in bireysel olan 'söz' yetkin bir ve 'hlkaye dili' konusunda bir için bk. Ferit Edgü, Tan Edebiyat 1982, s

22 HAN!Fi ASLAN Bu durumu, hikayenin sonunda atmosfere uygun kelimeler kullanmakta göstermektedir. Yine yer ve tasvirlerinde ve psikolojik tahlillerde sosyal çevreye uygun kelimeler bulmaktaki mahareti ve kelime hazinesinin görmek mümkündür. Kelime düzeyinde fat ve tekrarlar, sanatkarane rulan yöntemlerden biridir. Çok az olmakla birlikte hikayelerinde atasözü ve deyim da vakidir. "Döner Namaz", "Bir Son Yapraklan" vb. hususu özellikle belirtmek gerekir: Halid kahraman- Halid Ziya gibi Bunun çok az Üslup ile muhteva ve dil paralellik hatta aynilik kuran Mehmet Kaplan:"Üslup ile muhteva, iç ile birbirinden aynlmaz. Duygu ve kendisini dil ile ortaya koyar. Buna göre dil, daha ru bir deyimle üslup, duygu ve (Kaplan, 1993: 194) demektedir. Buna göre Halid dilini ve üslubunu birbirinden hatta iki gibi yapma hususunda dikkatli kanaatindeyiz. Bu itibarla Halid Ziya, Türk üslup sahibi yazarlardan birisidir. Üslubu, hayal yüklü üsluba örnektir. teknikte üslubunda da göstergörülmektedir(akyüz, 1988: ' 1 Türk'' maddesi). üslup özelliklerinden biri, anlatmak yetkin bir ifadeyle iletmesidir. Bu manada Sami Sezai ve Mehmet Rauf' ta görülebilen dil bilgisel cümledeki eksiklik veya cümlenin problem, Halid Ziya' da görülmemektedir. Halid uzun cümlesi ( 11 Mösyö Kanguru", s ) ve bu Ancak uzun cümlenin Türkçenin olumlu söylemek de mümkündür. "Edebiyatta uzun veya cümle diye bir inhisar ölçüsü yoktur. (...) Halid Ziya idmarundan mahrum, küçük hamleli zekalara uzun görünen cümleleriyle, Türk romaruna en çok muhtaç yani tahlili (Safa, 1999: 146). Uzun cümlenin Türkçeye ifade Hasan Ali Yücel de benzer dile getirmektedir: belirten 186

23 TÜRK "Halid Ziya, lügatli, Fakat uzun cümle mimarisini Türkçeye getiren Onda tenkit edilen uzun cümle (...) Uzun cümle yerinde bir dilin delil olur. Her fikir gibi nefesli cümlelere mi?" (Yücel, 1989: 62'den aktaran 1994: 50). Ancak cümlelerin suni olarak görülmektedir. Sadece nokta cümlenin ikiye hatta üçe gödurumlar söz konusudur. Halid cümle cümle etkisi bilinmektedir (Cevdet Kudret, 1965: ). Bu tür cümleler Servet-i Fünun döneminde hikayelerde Kimi hikayelerinde "ah", "oh" gibi ünlemler Halid üslup özelliklerinden önemli olan bir me-, kan tasvirler, psikolojik tahliller ve portre tasvirleridir. 1/Heyhat" taki tahlilinin bir portre 1316: 22). hikayelerinde tasvir ve psikolojik tahliller ile yürütülmektedir. Buna tipik bir örnek "Bir Sonu" hikayesidir 1935: 65-67). "Yalana Dost" hikayesi tahlil için bir örnektir. Bu örnekleri mümkün olmakla birlikte biz çok tipik bir tanesini vermekle "Ruznameden Müfrez", hikaye fikri sabit haline kulak için anlatan ilginç bir hikayedir. detaya önem verdigösteren güzel bir örnektir. Bunu bir ressam yapmada kayda bir husustur. benim için resimle ülfet, her oldu; saatlerle deniz ve her yerde onu, o mevcut olmayan görüyorum. Bunu dan mümkün kulak... dakikada elime bir kalemi alsam bir kulak tersim Ondan bir görmüyorum; gezerken bir yaprak dikkatimi celb ediyor, onu bir benzetiyorum; bir var ki çiçekleri bir gün bir hamur içerken birden içinde bir kulak görür gibi oldum ve içmekte devam edemedim. ramak ya buradan kaçmak yahut gidip tekrir talep etmek... Bunun ikisini de Kaçmak mümkün çünkü seviyorum; ikinci da kuvvet çünkü... Çünkü bile bir kulak görüyorum, geceleri kabuslar layüad kulaklar sarkarak yüzüme gözüme sürünüyor." 1338: 131). 187

24 HANiF! ASLAN "Bir Mesele-i Adliyye" de, bir cinayetten sonra içinde buruh halini bölüm, yine ilginç ve etkileyici bir örnektir 1338: ). Yazar her zaman ile bütünlük vermez. "Ormanda Seyran" da orman tasvirleri hikaye psikolojik durumunu anlamaya hizmet ederken veya tasvir zaman cümlelerle verilir: ("Bir Küçük Hahra", 1943: 31). "Bir Demet Çiçek"te derenin tasviri hem terkipli cümlelerine hem de tabiat tasviri tipik örneklerden biridir: "Köyde bir derecik ki kah süzülüp uzak bir bezm-i zemzeme-i ile dem-saz bir teganni-i deruni ile geçer, kah nezare-i tecessüsünden saklanmak isteyerek ettihafif muhteriz bir dilber-i gibi- {...)" 1317: ). Fevziye Abdullah Tansel; "Artistik tasvirin hedefi tahayyüle sevk etmek, hayaller ile heyecan Heyecan veren tasvirde yazar sübjektiftir." (Tansel, 1978: 220) diyor. Halid Ziya' hikayelerinde tasvirler genellikle bu hüküm çerçevesinde Halid Ziya, hikayelerinde "ben" ve "o" anla hm biçiminin ikisini de "Gezgincilik hikayesinde ise "sen" anlahm biçimini tercih "Ben" ilgili olarak, bu anlahm biçiminde ile yazan her zaman için mümkün olmayabilir. hikayelerini ken büyük ölçüde istifade bilinmektedir: Ancak ''ben" anlahmdan hareketle yazar ile hususunda dikkatli kanaatinçleyiz. (Aynca bk. Büyükaslan, 2003: ). Yazar, hikayelerinde olarak hem gözlemci hem de hakim Bunlar hikayenin göre arz etmekle birlikte tercihini gözlemci yana söylenebilir. Halid hikayelerini yazar ve lerde, realist hikayeleri romantik hikayeleri gibi bir 1975: 6; 1975: 60). Realizme ve romantizme bu Halid kendisinin de 1998; Ercilasun, 188

25 ~ YENi TÜRK EDEBiYAT! 1994: ). Ancak bu konuda aktarmadan önce kanaatimizi belirtelim ki eser ister realist ister romantik ekole mensup olsun, hisleri bir okuyucu zümresine kuvvetle sirayet ettirmeye muktedir olan bir eser, edebi addolunur." (Köprülü, 1999: 25). Bu itibarla Halid kalacak birçok hikayesi Çünkü edebi bir form, bir Önemli olan bu formun içinin Estetik ne sorusuna cevap arayan Tubu edebi ekollerin estetik bir sebep söylemektedir: "Belli bir üsluptaki sanat bizi böyle bir estetik ilgi sanat üslup romantik olsun, ister gerçekçi, isterse toplumcu gerçekçi (sosyal- realist) olsun, bu, bizim sanat estetik öz ve hiçbir etki ve yapmaz. Estetik bu öz ve ise hayal ve kurgudur." 1989: 26). Edebi eserde esas olan insan anlatabilmektir. Bah' da veya da, edebi ekollerin yapmaya bu yakalayabilmektir. Bu yollardan geçebilecebizzat Halid eserlerinde görmek mümkündür. Ancak 'edebiyat doktrinleri' genellikle, ideolojiler gibi mekte ve (Kaplan, 1966: 15). dar bir alana zaman mahkum görünmektedir. "Bab' daki edebi akimlann anlatmakbr. Her edebi kendi anlabnak ister. Klasikler de, romantikler de, realistler ve natüralistler de. Her birisinin gerçek ve yorumu fark- (Meriç, 1980: 175). Özellikle natüralistlerin yani bilhassa 'çirkin' bir bilimsel eser gibi deney ve gözlemler yoluyla ve bütün vermektir. yapmaya bu idispat etmektir. Böyle bir sanat eseri ortaya koymada, Halid Ziolarak bir mizaçta (Levend, 1938: 144) bir an yok saysak bile, edebiyat eseri ile sanat eserinin ma ve aktarma yöntemleri olmak durumunda- Plehanov' a göre; "sanat eserini bilimsel eserlerden özellik, hakikati lojik yoldan imgeler dile getirmesidir." (Moran, 7. bs., 145). 189

26 HANIFi ASLAN SONUÇ Halid Ziya'run hikayeleri, Türk tarönemli bir yere sahiptir. Türk Halid Ziya ile ancak onunla bir ivme Onun modem Türk hikayesinin ciddi m!nada bir Halid Ziya, ve teorisini ortaya güzel hikayeler okuyucusuna. Halid Ziya içinde toplumun kalve kendi edebi çerçevesinde bu hassasiyetini gösterbir Birkaç hikayesine bakarak toplumdan kopuk milli gibi suçlamalar bir de- Halid Ziya, hikayelerinde sosyal çevreleri gibi hayat da Bunun en göstergesi hikayelerindeki kendi dönemden Hikayeler, bir bütün olarak zaman görülecektir ki hikayelerin dönemde hemen taonun hikayelerinde yer Türkçenin züppelik ve tezahürlerinden sosyal yerli Türkiye'nin stratejilerine kadar birçok konunun onun hikayelerinde yer görülmektedir. Halid Ziya, hikayelerinde mekana zamandan daha fazla önem ve fonksiyonel olarak Bu durum psikolojik basan hikayelerinde daha belirgindir. Halid Ziya'mn hikayeleri, genel olarak realist basan, titiz bir gözlem ürünü olan edebi metinlerdir. Devrindeki hikayelerde nadiren görülen psikolojik Halid Ziya' da, hikayenin etkisinin söyleyebiliriz. Ancak bir hikayelerinde, tekrar düzenleme duyveya hikayeyi, hikaye ile sohbet türü bir noktada zaman zaman da sebebiyle teknik belirtmek gerekir. Halid Ziya hem dönemini hem de kendisinden sonraki nesilleri ciddi m!nada Hiç o Türk nesir sonra, ona kalitesini katan ender yazarlardan biridir ve kendisinden sonra gelen yazarlarda önemli etkiler 190

27 YENi TÜRK EDEBiYAT! Halid Ziya üslup sahibi bir Eserlerinde zaman zaman uzun uzun ve süslüce anlatmaya bir sanat Bu Turk hikaye dilinin Ancak bu kimi zaman da eserlerini oku- Halid Ziya "hikayeci muhayyilesiyle" bir dayanabilecek, anlatan, realist veya romantik, Türk güzel hikayeler bir yazar olarak 1. KAYNAKÇA Dair, Semih Lütfi Bitik ve 1935a. Bir Hik.iye-i Sevda, Sabah 1338/1922. Bir Tarih-i Mihran 1306 / Bir Son Mihran 1306/1888. Bir Hayal, Hilmi Kitapevi, Bir Tarihi, Hilmi Kitapevi, Bu muydu?, Ali Cad. 38 Matbaa, 1314/1897. Hepsinden Semih Lütfü Sühulet Kütüphanesi, Heyhat, Konstantiniyye, Alem - Ahmet ve Dost, Cumhuriyet Hikayeleri, Cumhuriyet Pençesi, Basan ve Yayan Hilmi Kitabevi, Mürettibiye Kenarda Orhaniye Kütüphanesi, 1342/1924. hiolarak kabul edilmesi gerekenler Nakil 2. Caz, Mürettibiye - ve Cihan Kütüphanesi, 1311/ Nakil 3. Caz, Matbaa-i Ebüz-Ziya, Konstantiniyye, 1311/1894. Nakil 4. Caz, Matbaa-i Ebüz-Ziya, Konstantiniyye, 1312 / Onu Beklerken, Hilmi Kitaphanesi, 1935b. Solgun Demet, Alem ve Dersaadet, 1317 /1901. Valide (hzl. Selmin Kurç), Kaf a) Süreli 2. ALINTILAR VE ATIFLAR Büyükaslan, Ali, (2003), Teknolojilerinden Yararlanarak Maupassant öyküleri Üzerine Tematik Bir sa Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, S. 9, s Hikmet, (1975), "Halid Ziya TUrk Dili, (öykü Özel Sa- S. 286, Temmuz s c. xxxn, Ercilasun, Bilge, (1996), "Servet-i Fünun, Diyorlar ki ve Halid Ziya", Türk Dili, (Halid Ziya Özel Bölümü), S. 529, s Fevzi Lütfi, (1338), Günü - Halid Ziya: Bir Sevda", Dergah, c. m, y. 2, s. 28, s Göçgün, önder, {1996), "Halid Ziya Mai ve Siyah Tasnif Türk Dili, S. 529, s Selim, (1975, "Türk Genel Çizgileri", Türk Dili (öykü Özel c. xxxn, S. 286, Temmuz, s Bu incelenen kitaplar yer kitaplar mükerrer için hepsinin 191

28 HANiF! ASLAN Kaplan, Mehmet, (1966), "Halid Ziya s. 15. ( ) Mahalleye Mevkuf', Yol, 20 Mart, b) Bildiriler c) Kitaplar (2001), "Dil/Söz; Di/bilim ve Hermeniitik Sempozyumu, Yüzüncü Üniversitesi Fakültesi , Van, s (1984), Roman ve Roman Birlik Ankara. Akyüz, Kenan, {1988),"Türk", lslam Ansiklopedisi, MEB Cevdet Kudret, (1965), Türk Hikaye ve Roman -Tanzimat'tan e Kadar , Dilbilim ve Dilbilgisi Terimleri (1980), (Berke Vardar yönetiminde), TDK Ankara. Ercilasun, Bilge, (1994), Servet-i Fünun'da Edebi Tenkit, MEB Fethi Naci, (1981), 100 Soruda Türkiye'de Roman ve Toplumsal Gerçek bul. Forster, E. M., (1985), Roman 2. bs., (çev. Ünal Aytür), Adam Kaplan, Mehmet, (1979), Hikaye Tahlilleri, Dergah , (1993), Tevfik Fikret, 3. bs., Dergah Kolcu, Ali ihsan, (2006), ôykü 2. bs., Konya. Mehmet Fuat, (1999), Edebiyat 3. bs., TIK Ankara. Levend, Agah (1938), Edebiyat Tarihi Dersleri - Servet-/ Fünun Kanaat Kitabevi, Meriç, Cemil, (1980), Ambar, Öruken Moran, Berna, Edebiyat ve 7. bs., Cem Safa, (1999), Sanat Edebiyat Tenkit, Uzun Öruken tanbul, s Tansel, Fevziye Abdullah, (1978), ve Dotyu Yazma Ustllleri III, (1989), Estetik, 5. bs., Remzi Kitabevi,. Tura!, (1987), 100. Yüz örnek, (hzl. Z. Kerman-S. Tural-M. K. Özgül), Kültür ve Turizm Ankara, "Hikliye ve Üzerine", s. VIl- XVI , (1969), ve Aka Kitabevleri, , (1998), Hikfi.ye, (hzl. Nur Gürani Arslan), YKY, Halid Ziya, (2005), Bir Tarihi, (hzl. Kübra Özgür , (2006), Bir Hayal, (hzl. Hülya Aslan), Özgür (1972), Diyorlar ki, (hzl. Kutlu), MEB Alemdar, (2005), Siyasal ve Sosyal Cumhuriyet Dönemi TUrk , 2. bs., Ankara. d) Tezler (1994), "Servet-i Fünun Dergisinde Küçük Hikliye-Mensur M~ Hildl.ye", Marmara Üniversitesi, Doktora Tezi), Özgül, M. Kayahan, {1984), Sezayfnin Küçük Fiktif Gazi Üniversitesi, Yüksek Lisans Tezi), Ankara. Sazyek, Hakan, (1989), "Halid Ziya Hikliyeleri ve Türk Ankara Üniversitesi, Yüksek Lisans Tezi), Ankara. Yel, Müjgan, (1981), "Halid Ziya 1921 Sabah, Türkiye Edebiyat Mec., Milli ve Gazete ve Makaleleri", Üniversitesi; {Mezuniyet Tezi), 192