BİR DÜZENLEYİCİ KURUL ANALİZİ: RADYO TELEVİZYON ÜST KURULU

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BİR DÜZENLEYİCİ KURUL ANALİZİ: RADYO TELEVİZYON ÜST KURULU"

Transkript

1 T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ RADYO TELEVİZYON ve SİNEMA ANABİLİM DALI BİR DÜZENLEYİCİ KURUL ANALİZİ: RADYO TELEVİZYON ÜST KURULU Yüksek Lisans Tezi Aytaç Yıldız Ankara-2003

2 T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ RADYO TELEVİZYON ve SİNEMA ANABİLİM DALI BİR DÜZENLEYİCİ KURUL ANALİZİ: RADYO TELEVİZYON ÜST KURULU Yüksek Lisans Tezi Aytaç YILDIZ Tez Danışmanı Prof. Dr. Bülent ÇAPLI Ankara-2003

3 İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...i TABLO DİZİNİ...iv GİRİŞ...1 I. BÖLÜM DÜZENLEYİCİ KURULLARIN AVRUPA ve TÜRKİYE DE ORTAYA ÇIKIŞ SÜREÇLERİNİN TEMEL DİNAMİKLERİ...6 I.1. Avrupa da Yayıncılığın Dönüşümü ve Düzenleyici Kurullar I.1.1. Ekonomi ve Dönüşüm: Neo-liberal Politikalar ve Etkileri...7 I.1.2. Avrupa da Yayıncılık Alanında Dönüşüm...11 I.1.3. Avrupa da Düzenleyici Kurullar...16 I.2. Türkiye de Yayıncılığın Dönüşümü ve RTÜK...24 I.2.1. Türkiye de Ekonomik Politikalar...24 I.2.2. Yayıncılık Alanındaki Değişimler: TRT den Magic Box a...27 I.2.3. Özel Yayıncılık ve Kaos...33 I.2.4. RTÜK ün Kurulması:Anayasa Değişikliği ve 3984 sayılı yasanın kabulü.37 II. BÖLÜM BİR ÖRGÜT OLARAK RTÜK...43 II.1. Örgütsel Yapı ve İşleyiş...44 II.2. Kurumiçi İşleyiş...49 II.3. Personel Politikası...58 II.4. Bütçe Yapısı ve Gelirler...61

4 III. BÖLÜM GÖREV VE YETKİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ AÇISINDAN RTÜK...66 III. 1. Denetleyici Olarak RTÜK: Yayın Durdurma Cezası Örnek Olayı...69 III RTÜK ve Denetleme İşlevi: Yasal Çerçeve...70 III Denetleme Sistemi ve Araçları...72 III Örnek Olay: Yayın Durdurma Cezaları...77 III.2. Düzenleyici Olarak RTÜK: Frekans Tahsisi İhalesi Örnek Olayı...90 III RTÜK ve Düzenleme İşlevi: Yasal Çerçeve...92 III Örnek Olay: Frekans Tahsisi İhalesi...94 III Frekans İhalesinin Tarihsel Süreci...97 III Frekans İhalesi Neden Yapılamadı? IV. BÖLÜM YASAL DEĞİŞİKLİKLER: 3984 TEN 4756 YA IV.1. Değişiklik Getiren Yasanın Çıkış Süreci IV.2. Yasanın RTÜK le İlgili İçerimleri IV.2.1. Örgüt Yapısına İlişkin Düzenlemeler IV Üyelerle İlgili Düzenlemeler IV Kaynak ve Bütçeyle İlgili Düzenlemeler IV Kurumsal Yapılanmayla İlgili Düzenlemeler IV.2.2. Görev ve Yetki Alanındaki Düzenlemeler SONUÇ EKLER KAYNAKÇA...146

5 ÖZET SUMMARY...153

6 TABLO DİZİNİ Tablo-1: RTÜK Üye Listesi...45 Tablo-2: 2002 Mayıs İtibariyle RTÜK Daire Başkanlıkları Personel Sayısı ve Unvan Dağılımı...50 Tablo 3: ALO 178 RTÜK Hattına Yapılan Başvurular...75 Tablo 4: Ocak 1998 ile Ocak 1999 Arası ALO 178 Hattına Yapılan Başvuruların İçeriği...75 Tablo 5: Yayın İlkelerine Göre Yayın Durdurma Cezaları ile Yayını Durdurulan Kanallarının Sayısı

7 GİRİŞ Konunun Tanımlanması Günümüzde yayıncılık alanının vardığı nokta, büyük oranda geride kalan yüzyılda biçimlenmiştir. Yirminci yüzyıl önemli ekonomik, siyasal ve toplumsal dönüşümlere sahne olmuş ve bu dönüşümler yayıncılık alanını da köklü bir biçimde değişime uğratmıştır. Bu değişimin itici gücünü ise teknolojik alanda yaşanan baş döndürücü yenikler oluşturmuştur. Uyduların devreye girmesi, yeni iletişim teknolojilerinin (video, kablo...vd) ortaya çıkışı yayıncılığı da ciddi biçimde etkilemiş ve aynı zamanda yeniden şekillendirmiştir. Öncelikle Batı Avrupa da başlayan bu yeni şekillenmenin temel parametresi, yayıncılığın sınırları aşmaya başlaması, çeşitlenmesi ve sayıca artması olarak gösterilmekle birlikte, bir başka etkenin oynadığı merkezi rolde söz konusudur. Bu, deregülasyon ve özelleştirme gibi iki unsura dayanan neo-liberal ekonomi politik anlayıştır. Bu yeni anlayışın çok boyutlu etki ve sonuçları yayıncılık alanını da kısa sürede dönüştürmeye başlamıştır. Artık yayıncılık alanı, eskiden olduğu gibi devlet tekelinin hakim olduğu bir yapı olmaktan çıkıp, ticari/özel yayıncılara açılmaya başlamıştır. Bu gelişmelerin pek çok ekonomik ve toplumsal sonuçları olmuştur. Sözü edilen sonuçlardan biri de siyasi iktidar ile yayın kurumları/yayıncı kuruluşlar arasındaki ilişkinin niteliğinde yeni yapılanmalar yaşanmaya başlanmış olmasıdır. Bu durumun en önemli sonucu, iktidarların, geniş toplum kesimleri üzerinde doğrudan etkide bulunarak yönlendirebilen iletişim araçları (radyo ve televizyon) üzerinde, kontrol ve denetim mekanizmalarını yeni ortama uygun biçimde tanımlamanın zorunluluğunu fark etmiş olmalarıdır. Bu zorunluluk medya politikaları alanında yeni arayışları beraberinde getirmiş ve yayıncılığın kamu yararı nı göz önüne almak koşuluyla özgür ve serbestçe hareket etmesini sağlamaya yönelik çabalar başlamıştır. Sonuçta devlet eliyle, özerk ve bağımsız düzenleyici kurullar oluşturulmuş ve böylelikle yayıncılık alanının keyfilikten kurtarılması, düzenlenmesi

8 ve denetlenmesi sağlanmaya çalışılmıştır. Avrupa da 1980 li yıllarla birlikte oluşturulan bu kurulların bir benzeri birkaç yıl gecikmeyle de olsa ların başında Türkiye de de ortaya çıkmış ve yayıncılık alanını düzenleyici/denetleyici bir otorite olarak kısa adı RTÜK olan Radyo Televizyon Üst Kurulu kurulmuştur. Bu noktadan hareketle Türkiye de yayıncılık alanını düzenlemek için kurulan Radyo Televizyon Üst Kurulu, bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Çalışmanın Amacı Bu çalışmanın amacı, Radyo Televizyon Üst Kurulu nu görev, yetki, örgütsel işleyiş bakımından inceleyerek değerlendirmektir. Türkiye de yayıncılık alanında, özerk ve bağımsız bir otorite olarak RTÜK önemli bir yere sahiptir. Bir yandan radyo televizyon yayıncılığı gibi dikkate değer ve hassas bir alanı düzenleyen, öte yandan bu alanın demokratik, özgürlükçü ve kamu yararı kavramını göz önünde tutacak bir biçimde işlemesi için belirli ilkeler koyarak denetleyen RTÜK, medya politikaları bağlamında merkezi organlardan biri olarak tanımlanmaktadır yılında kabul edilen 3984 sayılı yasa ile varlık kazanarak faaliyetine başlayan Üst Kurul, kendisine yasa ile verilmiş yetki ve tanımlanmış görevleri göz önüne alarak önce örgütünü oluşturmuş, ardında yayıncılık alanını düzenleyecek ilkeleri açıklayarak bir çerçeve çizmiştir. Ancak RTÜK gerek eylem ve işlemleri gerekse de yapısı itibariyle sık sık eleştirilmiş ve kamuoyunda da medya politikaları bağlamında sürekli olarak gündemde olmuştur. Bir yandan ekran karartma olarak adlandırılan yayın durdurma işlemleri, öte yandan yayın kuruluşlarına tahsis edilmesi gereken frekansların dağıtımının gerçekleştirilmemesi bu eleştirilerin en önde gelenleri olmuştur. Kurul un personel politikası ve iç işleyişi de bu bağlamda bir diğer dikkat çekici nokta olarak öne çıkmıştır. Ayrıca 9 kişiden oluşan Üst kurul üyelerinin (dolayısıyla da bir kurum olarak Üst Kurul un) yasada tanımlandığı biçimiyle

9 özerklik ve bağımsızlığı noktasında belirginleşen sorunlar da Türkiye nin siyasal kültürü bağlamında değerlendirilmiş ve eleştirilmiştir. Bu bağlamda, RTÜK gibi bir kurumun analizi ve irdelenmesi gerek yayıncılık alanı gerekse de medya politikaları bağlamında önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak konu hakkında henüz yeteri sayıda çalışma yapılamamış olması, bu çalışmanın önemini ortaya koymaktadır; böylelikle bu alanda literatüre bir katkıda bulunulması da amaçlanmış olmaktadır. Çalışmanın Sınırlılıkları ve Yöntemi Radyo Televizyon Üst Kurulu nun değerlendirilmesi gibi oldukça geniş ve kapsamlı duran böyle bir çalışmada, doğal olarak kimi sınırlılıklara gitme zorunluluğu doğmuştur. Bu sınırlılıkların en önde geleni RTÜK ün tüm yönleriyle ele alınamamış olmasıdır. Bir yüksek lisans çalışmasının süresi ve kapsamı göz önüne alındığında, ayrı bir çalışmanın konusu olacak ölçekteki bazı noktalar incelenmemiştir. Sözgelimi RTÜK ün yayıncılık sektörü ile ilişkilerinin analizi ya da reklamcılıkla ilgili düzenlemeler, bu düzenlemelerin eleştirisi gibi konular dışarıda tutulmuştur. Ayrıca görev ve yetkileri açısından RTÜK ün değerlendirildiği üçüncü bölümde, yasada sayılan çok sayıda görev ve yetkiden sadece genel olarak söz edilmiş, ardından iki örnek olay üzerinden hareketle bu bölüm ele alınmaya çalışılmıştır. Yine RTÜK ün kuruluş sürecinde etkin rol oynayan siyasilerin ve 1994 yılındaki ilk üyelerinin tümüyle görüşme imkanı bulunamamış olması bu çalışmanın bir diğer sınırlılığını oluşturmaktadır. Bu durumun nedeni hem çalışmanın zaman açısından taşıdığı kısıtlılık hem de sözü geçen kişilerin görüşme talebini kabul etmemiş olmalarıdır. Yöntem açısından çalışmada iki metot kullanılmıştır. Bunlardan birisi literatür taramasıdır. Gerek yayıncılık alanında yayımlanmış kitaplar, gerekse iletişim fakülteleri dergileri ile RTÜK İletişim Dergisi ve diğer ilgili basılı materyaller incelenmiştir. İkinci

10 yöntem olarak mülakat tekniği kullanılmıştır. Bu çerçevede RTÜK üyeleri, RTÜK daire başkanları ve 3984 sayılı yasanın çıkmasında söz sahibi olan siyasilerden ikisi ile yüz yüze görüşmelerde bulunulmuştur. Çalışmanın Planı Çalışmanın ilk bölümünde RTÜK ün ortaya çıkış sürecinin altında yatan süreç ve RTÜK ün kuruluşu ele alınmıştır. Bunun için öncelikle Avrupa da yayıncılık alanını düzenleyici kurulların hangi toplumsal, ekonomik ve politik gelişme ve değişimler sonucunda varlık kazandığı irdelenmiş, ardından benzer bir açıdan, sürecin Türkiye boyutuna değinilerek RTÜK ü oluşturan gelişmeler ele alınmıştır. Örgütsel yapı ve işleyiş bağlamlarında RTÜK ün irdelendiği ikinci bölümde, bir örgüt olarak Üst Kurul un nasıl işlediği, hangi yapılanma üzerinde durduğu ve kurumsal işleyişin nasıl yürütüldüğü sorularına cevap aranmıştır. Üçüncü bölümde RTÜK ün görevlerini ne derece yerine getirip getirmediği ve kendisine verilmiş yetkileri nasıl ve ne kadar kullandığı incelenmiştir. Bu bağlamda yayıncılık alanını hem düzenleyen hem de denetleyen bir kurul olarak RTÜK her iki açıdan da ele alınmaya çalışılmış ve düzenleyici yönüyle frekans tahsisi örnek olayı ; denetleyici yanıyla da yayın durdurma cezaları örnek olayı çerçevesinde konu değerlendirilmiştir. Çalışmanın son bölümünde 3984 sayılı yasada yapılan yeni değişiklikler ele alınmıştır de kabul edilen 4756 sayılı yasa ile, 3984 sayılı yasada bazı önemli değişiklikler yapılmış ve RTÜK de bu değişimden etkilenerek bir dizi yeni düzelemeye tabi tutulmuştur. Sonuç kısmında ise çalışmanın tümü üzerine genel bir değerlendirme yapılmıştır.

11 I. BÖLÜM DÜZENLEYİCİ KURULLARIN AVRUPA ve TÜRKİYE DE ORTAYA ÇIKIŞ SÜREÇLERİNİN TEMEL DİNAMİKLERİ I.1. Avrupa da Yayıncılığın Dönüşümü ve Düzenleyici Kurullar Avrupa da yayıncılık alanındaki düzenleyici kurullar, yirminci yüzyılın son çeyreğinde yaşanan bazı önemli değişimlerin sonucunda doğmuş ve özellikle 1980 li yıllarla birlikte kurumsal olarak biçimlenmeye başlamıştır. 1 Benzer bir şekilde Türkiye de de yayıncılık alanında düzenleyici kurulların ortaya çıkış sürecinin temelinde, önemli ölçüde, Avrupa da meydana gelen dönüşümlerin bulunduğu söylenebilir. Bu nedenle bu çalışmanın konusun oluşturan Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) nun neden kurulduğunu, hangi siyasi ve ekonomik dinamiklerden etkilendiğini, kısacası, sürecin tarihsel arka planını irdelemek için Avrupa daki gelişmelere bakmak zorunluluğu vardır. 2 Bu noktadan hareketle bu bölümde, sözü edilen süreç ele alınacak ve önce Avrupa da yayıncılık alanında ve politikalarında meydana gelen değişimin dinamikleri değerlendirilecek, ardından aynı sürecin Türkiye de nasıl yaşandığı incelenmeye çalışılacaktır. I.1.1. Ekonomi ve Dönüşüm: Neo-liberal Politikalar ve Etkileri 1 Bu bölümün ilerleyen kısımlarında da değinileceği gibi, Avrupa ülkeleri arasında yayıncılık bağlamında İngiltere nin farklı bir yeri vardır ve bu nedenle İngiltere de yayıncılık alanını düzenleyen bir otoriteye (IBA- Independent Broadcasting Authority) 1955 gibi görece- erken bir tarihte rastlamak mümkündür. 2 Yayıncılık alanında düzenleyici kurulların ilk örneği, ABD de ortaya çıkmıştır. Bu çerçevede ilk örnek olarak 1927 yılında ABD de kurulan Federal Radyo Komisyonu gösterilmektedir. Ancak bu çalışma bağlamında ele alındığı biçimiyle, radyo ve televizyon alanını düzenlemek ve gerektiğinde denetlemekle görevlendirilen ilk kurul, ABD de 1934 yılında kabul edilen İletişim Yasası ile (Communication Act) ile oluşturulan FCC (Federal Communication Commission) dir. Yasaya göre (Pool, 1983) FCC, ABD Başkanı tarafından Senatonun onayı ile 7 yıllığına atanan beş üyeden (1983 e kadar 7 üye vardı) oluşmaktadır. FCC nin temel görev ve yetkileri ise yayın faaliyetlerini denetlemek, lisansları yenilemek, yayın ilkelerine aykırı durumlarda uyarma, kınama ve lisans iptali gibi yaptırımları uygulamaktır. FCC nin yetki kullanımına karşı açılan davalarda, Yüksek Mahkeme, FCC nin meşru bir kurum olduğunu pek çok kere onaylamıştır. Mahkemeye göre frekanslar, özel mülkiyete konu olabilecek nitelikte değildir (Barron ve Dienes, 1991: 386). Bir yandan teknolojik gelişmeler, öte yandan ABD nin uygulamaya soktuğu yeni politikalar, 1980 lerle birlikte FCC yi de etkilemiş ve özellikle 80 li yıllar, FCC nin bir çok kuralının iptali ya da hafifletilmesi ile anılmıştır (Funes, 1992: 265).

12 Avrupa da yayıncılık siyasalarında yaşanan değişimlerin temelinde ve bu değişimlerin habercisi olan önemli bir etken vardır: ABD de gelişen yeni ekonomik anlayış olarak biçimlenen neo-liberalizm ve neo-liberal politikaların pratiğe aktarılmasıyla birlikte gündeme gelen deregülasyon uygulamaları. ABD nin ardından, İngiltere de 1979 yılında iktidara gelen Thatcher la beraber Avrupa ya da sıçrayan birbirine eklemlenmiş- bu iki olguyu incelemeden, 1980 lerde yayıncılığı dönüştüren yeni ortam tam olarak kavranamaz. Neo-liberalizm politikalarının bir program olarak ortaya atıldığı ve uygulamasına başlandığı ülke, Ronald Reagan ın başkanı olduğu 1980 lerin ilk yıllarını yaşayan Amerika Birleşik Devletleri dir. Kapitalist ekonominin en büyük temsilcisi konumundaki ABD nde böyle bir yeni arayışı zorunlu kılan kimi etkenler olmuştur. Özellikle 1968 kriziyle gelen öğrenci olaylarının yarattığı travma ile 1973 yılında kapitalist devletleri derinden etkileyen petrol krizinin gösterdiği ekonomik darboğaz, iktidarı da zor duruma düşürmüş ve bunun sonucu olarak da ekonomik durgunluğu yeniden canlandırma yolunda, eski politikaların devam ettirilemeyeceğinin farkına varılmıştır (Erkan, 1994:9). Dolayısıyla da o zamana kadar sıkı sıkıya uygulanan klasik liberal anlayışa alternatif olarak yeni bir liberalizm doktrini öne sürülmüştür. Klasik liberalizmin temel ilkesi olan devlet, piyasa kurallarını belirler ama piyasada aktif olarak yer almaz; ancak serbest piyasanın işleyişinde yaşanabilecek anlaşmazlık ve sıkıntılarda da bir hakem olarak gerektiğinde müdahale edebilir anlayışından, Friedman cı görüş olarak da adlandırılan yeni liberalizmin temel düsturu olan devlet piyasadan tamamen elini çekmelidir, piyasa kendi kendisine bırakıldığında maksimum bir işleyiş ve faydaya yönelir anlayışına doğru bir geçiş yaşanmaya başlamıştır. Aslında Milton Friedman ve Friedrich A. Hayek tarafından teorisi geliştirilen neo-liberalizmin, klasik liberalizmden temel farklılığı, neo-liberallerin sermaye birikiminin ulaştığı aşama nedeniyle artık piyasa ilişkilerinin toplumsal ilişkileri tanımlayacak ölçüde bir egemenlik biçimine dönüştüğüne olan inanç, yani piyasanın rüştünü kesinkes ispatladığına ilişkin derin görüştür.

13 Friedman ın refah devletçi liberalizmin tasfiyesine yönelik olarak getirdiği ve üzerinde durduğu başlıca öneriler ise düşük vergilendirmenin yararları, kamu sektörlerinin özelleştirilmesi, asgari ücret, rant kontrolü, çalışma yasaları gibi koruyucu yasaların kaldırılması gerektiğidir. Bunların gerçekleştirilmesinin, piyasanın etkin işleyişini kolaylaştırıp verimliliği arttıracağı düşüncesinde odaklaşmaktadır (Pekel, 1994:43). Yeni ekonomik metod olarak Reagan ve ekibi tarafından benimsenen neoliberalizmin dikkat çekici bir başka niteliği eşitsizliğin faydalarını açıkça deklare etmesidir. Çünkü eşitlik ilkesi, toplum içinde ve serbest piyasa şartlarında kötünün ve hak etmeyenin ayıklanarak elenmesine engel olarak görülmekte; iyi ve başarılı olanın da gerektiği ölçüde sıyrılıp yükselmesine olanak vermediği düşünülmektedir. Genel bir değerlendirmeyle, neoliberalizmin arkasındaki teorik ve ideolojik gerekçenin, sermaye birikiminin yatırıma yöneleceği, işsizliğin azalacağı ve genel refah seviyesinin yükseleceği düşüncesi olduğu söylenebilir. Oysa bu iddia gerçekleşmemiş, zenginlerin ellerinde toplanan sermayenin yerel ya da ulusal ekonomilere dönmek yerine uluslararası gayri menkul borsalarına gittiği görülmüştür. Neo-liberal politikalar, ABD den sonra, 1979 da iktidara gelen ve yeni ekonomik görüşün teorisyenlerinden Hayek in öğrencisi olan Margaret Thatcher la birlikte İngiltere ye sıçramış, daha sonra 1980 ler boyunca tüm Batı Avrupa da yaşama geçirilmeye başlanmıştır. Bu noktada diğer ülkelere de öncelikle neo-liberal ekonomi politiğin ihracı söz konusu olmuştur. ABD, Avrupa hükümetlerine serbest piyasanın egemenliğini kurmadıkları takdirde ticaretini azaltacağı mesajını vermiştir. Zaten sıkıntılı olan işsizlik ve büyüyememe sorunlarıyla uğraşan Avrupa hükümetleri neo-liberal politikalara yönelerek bu yeni sürece girmişlerdir (Tuncel, 1994:12). Yeni liberal ideolojinin uygulanmasıyla birlikte önemli bir başka politika yönelimi doğmuştur. Bu da, devletin etkinlik alanının zayıflatılması ve

14 küçültülmesi için ortaya konan deregülasyon 3 ve beraberinde gelen özelleştirme hareketleri olmuştur. Ekonomi üzerinde güçlü bir role sahip olan devlet, bu gücünü bir dizi kural, ilke ve sınırlamalar ile sağlamıştır. Oysa şimdi, devletin her yere uzanan kollarının kesilmesi sürecine girildiğinden, her alanı tanımlayıp belirleyen kuralların da gevşetilmesi, hatta bazılarının tamamen ortadan kaldırılması gerekmektedir: Tam rekabete açık serbest bir piyasanın varlığının önündeki engeller tek tek kaldırılacaktır. Deregülasyon eski kuralların kaldırılması ama yeni pazar-yönelimli kuralların getirilmesi (Kejanlıoğlu, 1998:55) yani reregülasyon olarak tanımlanmaktadır. Dolayısıyla deregülasyon, regülasyona (düzenleme/kural koyma) son verilmesini değil, onun başka bir yolla etkinleştirilmesini hedefleyen bir kavramdır. Pratikte ise bu etkinleştirme için öncelikle mevcut regülasyonun hafifletilmesi, yani kuralların azaltılması gerektiği kabul edilmektedir (Ulusoy, 2003). Bunun için de deregülasyon süreci, bazı gerekçelere dayandırılarak bir meşruiyet zeminine oturtulmaya çalışılmıştır. Buna göre deregülasyonun, devletin iktisadi rolünü azaltacağı, rekabet getireceği, mikro iktisadi verimliliği dolayısıyla da makro iktisadi verimliliği arttıracağı, daha fazla yatırıma yol açacağı, tüketicilerin kazançlı çıkacağı varsayılmıştır, ancak Kejanlıoğlu nun ifadesiyle bu gerekçeler, en açık haliyle... yeni sağ ın siyasal projesinin bir parçası olarak kabul edilebilir (Kejanlıoğlu, 1998:56). Deregülasyonun hızla uygulanmaya konması sonucu, devlet ile ekonominin kesiştiği her alanda ve her kesimde yürürlükteki kısıtlayıcı kural ve yasalar belirli bir zaman dilimi içinde aşama aşama devre dışı bırakılmış ve böylelikle, pazarda olabildiğince özgür eylemde bulunmak için fırsat kollayan iktisadi ve ticari sermayedarların önü alabildiğine açılmıştır. Günümüzün sık kullanılan kavramlarının (çokuluslu şirketler, dev korporasyonlar, ulusaşırı şirketler...vb) doğuşu da belirtilen bu yıllara denk gelmektedir. Ancak bu yeni ekonomik dalganın, bir politik ve ideolojik tavır olarak yerine oturabilmesi için deregülasyon siyasalarına koşut yükselen bir başka eylem olarak özelleştirme olgusuna da kısaca değinmek gerekmektedir. Deregülasyonun dayandığı serbest dolaşım, ancak bütün dünya ülkelerinin de bu yola girmesiyle mümkün olacağından dolayı, deregülasyon, 1980 li yıllarda tüm dünyada bir özelleşme hareketini canlandırmıştır (Kejanlıoğlu, 2001:95). Bu dönemde aynı dinamiklerin etkisiyle esen özelleştirme rüzgarları, devlete biçilen rolün artık tamamen değiştiğinin en açık göstergesi olarak kabul edilmiştir. Buna göre devlet, savunma, kolluk ve adalet hizmetleri gibi asli fonksiyonları bizzat yürütmekte; bunların dışında kalan fakat kamu hizmeti özelliği ve stratejik önemi nedeniyle duyarlı bazı faaliyetleri (enerji, haberleşme, bankacılık...gibi) ise bizzat işletmeyip, sadece düzenleme ve denetim yapmakta, geriye kalan alanlarıysa tamamen özel sektöre bırakmaktadır. Özelleştirme mantığının temelinde, pazarın tam rekabete açılmasıyla özel yatırımcının teşvik edilmesi, kamuya ait kurum ve kuruluşların satılması yatmaktadır. 3 Deregülasyon sözcüğünü karşılayan tek bir Türkçe sözcük yoktur. Bazen kuralsızlaştırma, kurallardan arındırma ; bazen de kuralların gevşetilmesi biçiminde ifade edilebilmektedir. Bu çalışma boyunca, bu ifade biçimlerinin tümüne göndermede bulunmak üzere deregülasyon sözcüğü kullanılacaktır.

15 1970 lerde Şili de başlayan özelleştirme hareketi, 1979 yılında İngiltere de Thatcher hükümetinin ikitidara gelmesiyle hız kazanmış; ardından İtalya, Fransa ve İspanya da önemli özelleştirmelere gidilmiştir (Karluk, 1997:213). Burada kısaca anlatılmaya çalışılan neo-liberalizm ile bu düşüncenin uzantısı konumunda bulunan deregülasyon ve özelleştirme politikaları, 1980 li yılların başından itibaren Avrupa da ciddi olarak etkisini göstermiş ve bu etkilenmeden yayıncılık alanı da kendine düşen payı almıştır. I.1.2. Avrupa da Yayıncılık Alanında Dönüşüm Avrupa da 1980 lere kadar yayıncılık alanında, belirli ilkelerle tanımlanmış ve uzun yıllardan beri süregelen istikrarlı bir yayıncılık anlayışının egemen olduğu söylenebilir. Ulusal frekansın sınırlı olması, yayıncılığın önemli bir siyasal güç olarak görülmesi ve ulusal kültürün korunması açısından yayıncılığa atfedilen etkin rol çerçevesinde devlet kontrolünde ve/veya kamu hizmeti ilkelerini gözeten az sayıda kanala izin veriliyordu (Williams, 1990). 4 İngiltere gibi, 1955 yılından beri sınırlı sayıda özel televizyonun da yayın yapmasına izin verilen ülkeler olsa da, bu özel kanalların izleyeceği yayın politikası kamu yararı ilkelerine uygunluk açısından sıkı bir denetim altındaydı lere kadar Avrupa da varlığını sürdüren modele genel olarak kamu hizmeti yayıncılığı dendiği yaygın olarak bilinmektedir. Cem Pekman ın, McQuaıl dan aktardığı şekliyle bu modelin temel özellikleri şöyle sıralanabilir (Pekman, 1997: 18): - yayıncılık, ülkelerin değişen koşulları doğrultusunda, özellikle kültür ve bilgi alanlarında ve toplumsal kesimlerin istek ve çıkarlarına önem vererek, kamu hizmetinin amaçlarına bağlı olarak ve kamusal sorumluluk bilinciyle işlev görür, - yayıncılık sistemlerinin tipik özelliği, ulusal sınırlar içindeki izleyici ve sosyal kurumlara hizmet vermek, merkezi bir örgüt yapısına sahip olmak, ulusal dil ve kültürü korumak ve ulusal çıkarları temsil etmek üzere düzenlenmiş milli niteliğidir, - yayıncılık ilke olarak ticari değildir...sistem içerisinde var olan ticari öğeler ise sıkı bir bir biçimde denetlenir, - yayın kurumları, siyasi açıdan tarafsız kalmaya zorlanarak veya farklı siyasi görüşlerin yansıtılmasında ve temsilinde denge gözetmeye çalışarak, çeşitli biçimlerde politize edilmiştir, 4 Raymond Williams dan aktaran: D. Beybin Kejanlıoğlu (1998: 95).

16 - yayıncılık yapıları, ekonomik sistemden ziyade siyasi /kültürel sistemin eseridirler ve egemen siyasi/sosyal ortama son derece duyarlıdırlar. Ancak 1980 lerin başından itibaren, Avrupa da kendisini iyiden iyiye hissettiren neo-liberal yaklaşım, teknoloji gibi diğer faktörlerlerle de birleşerek, yayıncılık alanında ve daha sonra politikalarında köklü dönüşümler yaşanmasına neden olmuştur. Bunlar, geleneksel kamu yayıncılığının düşüşü, hızla gelişen teknolojiler sonucu özel/ticari yayıncılığın yükselişi ve dolayısıyla radyo televizyon alanında süregelen devlet tekelinin delinmeye başlanmasıdır. Yaşanan bu önemli değişimler sonrasında, yayıncılık alanının düzenlenmesi ve denetlenmesine yönelik mevcut politikaların da yetersiz kaldığı görülerek, yeni bir yol izlenmiştir; ki bu izlenen yol, bir süre sonra Avrupa ülkelerinin tümünde bağımsız düzenleyici kurulların doğmasıyla sonuçlanacaktır. Avrupa da yayıncılık açısından deregülasyon, devlet tekellerinin kaldırılması ve yayıncılığın yönetimi, finansmanı ile programcılığı düzenleyen mevzuatın esnekleştirilmesini, serbestleştirilmesini ifade etmektedir. Deregülasyon uygulamaları, uzun bir tarihsel geçmişe sahip olan kural ve kanunların, iletişim alanının çalışma koşullarında günlük pratiğe dönüşmüş olması nedeniyle gereksizleşmesi ve yasal düzenlemenin iptal edilmesi biçiminde yaşandığı gibi, kamu tekelciliğine dayanan sektörel yapının özelleştirmeler sonrasında işlevini yitirdiği durumlarda, yasal düzenlemelerin özel sermayenin istek ve gereksinimlerine uygun düşecek biçimde yenilenmesi olarak da yaşanmıştır (Güngör ve Tellan, 2000:177). Şurası açıktır ki, sözü edilen sürecin temel dinamiklerinden biri yeni teknolojik olanaklar (video, uydu...vd) olmakla birlikte, 5 olaya asıl yönünü veren olgu yayıncılık kavramının bizzat kendisinin yaşadığı anlam kaymasıdır. Çaplı nın ifadesiyle 1980 lerle birlikte iletişim politikalarının belirleyicileri kültürel olmaktan çıkıp ekonomik nitelikli olmuşlardır (Çaplı, 2002:47). Dolayısıyla iletişim alanına artık, geleneksel yayıncılık perspektifinde olduğu gibi kültürel bir öncelik değil, ekonomik bir öncelik tanınmaya başlanmış, yayıncılık, serbest piyasa koşullarında değerlenmeyi bekleyen bir konuma doğru evrim geçirmiştir. Morley e (1997:30) göre de kamu yayıncılığı döneminin siyasi ve toplumsal endişeleri demokrasi, kamu hayatı, ulusal kültür ve kimlik gibi endişeler- yeni iletişim alanlarının gelişmesini engelleyen faktörler olarak görülmeye başlanmıştır. Yeni düzene hakim olan amaç bu tip ticaret önündeki engelleri ortadan kaldırmaktır. Böylece kamu yararı kavramı, yerini şirket yararına bırakmıştır. Yayıncılık alanında meydana gelen 5 İletişim alanındaki deregülayonu zorunlu kılan olgunun, teknolojik yenilikler olduğu yönünde de çeşitli görüşler vardır (bkz. Alemdar ve Kaya, 1993:10).

17 derin bunalımlar sonucu, devletler yeni hizmetleri finanse etmek için, ancak büyük girişimlerin hayatta kalabildiği ve geliştiği pazar koşulları içinde özel sektör ile devlet sektörü arasında mevcut olan geleneksel dengeyi devreye sokarak, özel girişimlere giderek daha çok başvurmuşlardır (Trembley, 1992:261). Bu durumla birlikte, -daha önce de belirtildiği gibi- ABD den Avrupa ya sıçrayan neo-liberal anlayışın etkileri kendisini göstermiş ve dikkatler, özelleştirme üzerinde yoğunlaştırılmıştır. Özelleştirme, devlet sektöründe gelişmiş bir faaliyeti, özel sektöre devretmeyi ifade eder. Yayıncılık alanında özelleştirme devlet işletmelerinin rolünü azaltan özel iştirakçilerin birleşmesi, devletin resmi kanallara finansman desteğinin azalması ve devletin düzenleyici kontrolünün hafiflemesi (Trembley,1992:261) şeklinde yorumlanmaktadır. Avrupa da yayıncılıkta özelleştirmeyi savunanlara göre (Çaplı,2001) özel girişim, kamu sektörüne oranla teknoloji ve insan potansiyelini daha verimli olarak değerlendirebilecek, özel girişimcilerin, serbest piyasa kurallarını uygulamalarıyla izleyicinin gerçek anlamda istediği programlar yayınlanacak ve doğacak olan ticari rekabet, ulusal program üretim sektörlerini niceliksel ve niteliksel açıdan geliştirecekti. Özelleştirmenin altında yatan olgulardan biri ise, geleneksel kamu yayıncılığı anlayışının önemli oranda sorgulanmaya başlanmasının yarattığı etkiler olmuştur lerle birlikte değişen şartlarda, özellikle Avrupa da önemli ölçüde devlet tekelinde bulunan radyo-televizyon yayıncılığı da toplumsal yapının katılım ve çeşitlilik beklentilerine yanıt vermemekle eleştirilmeye başlanmıştır. Dolayısıyla o güne kadar benimsenen kamu hizmeti yayın kurumlarının meşruiyeti tartışılır hale gelmiştir. (Çaplı,2001). Bu durumun temelde dört nedeni vardır (Çaplı:2001, Mutlu: 2001): (a) Avrupa daki kamu yayın kurumlarının temel gelirini ruhsat ücretleri oluşturmaktaydı. Ruhsat ücretlerinden elde edilen gelirlerin azalması, ruhsat ücretlerinin arttırılması konusunda hükümetlere daha fazla bağımlı olma gibi mali ve bir anlamda siyasi olarak nitelendirilebilecek bu sorun, yayın kurumlarını etkilemiştir. Yani yayın kuruluşları finansman konusunda ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kaldı, (b) Kamu hizmeti yayıncılık modelinin benimsendiği ülkelerde, özellikle kurumların özerkliğinin sağlanması ve yayınlarında siyasal çoğulculuğa ve çok sesliliğe ulaşmasında yaşanan sıkıntılar, bu modele yönelik eleştirilerin odak noktasındaydı,

18 (c) Yayın için kullanılan radyo frekansları, teknik açıdan ancak belirli sayıda kanala izin verebilmekteydi. İletişim teknolojilerindeki yeni gelişmeler kamu yayıncılığının bu temel ilkesini çürüttü, (d) Yine teknolojik gelişmeler sonucu kablolu televizyon, uydu yayıncılığı ve video kayıt aygıtı gibi yeni iletişim araçlarının, alışılagelmiş izleyici alışkanlıklarını değiştirmesi ve izleyicilere yeni seçenekler sunması da önemli noktalardan biridir. Bunu savunanlar, izleyicinin kendi program menusunu oluşturmada özgür bırakılması gerektiği görüşünü ileri sürdüler. Sonuç olarak, 1980 lere kadar görece- sorunsuz bir biçimde gelen ve çoğunluk devlet tekelinde bulunan, kamu yayıncılığı ve kamu yayın kurumları, değişen yeni ortama zorunlu olarak ayak uydurmak durumunda kalmışlardır. Sonuçta da devlet tekeli delinmeye başlamıştır. Devlet tekelinin kaldırılması tek bir biçim altında olmadığı gibi, tek bir adımda da gerçekleştirilen bir oluşum olmamıştır. Kimi yerde önce kamu kuruluşunun program yapma tekeli kaldırılmış daha sonra özel yayın kuruluşlarına izin verilmiştir. Kimi yerde ise mevcut yapıya rekabetçi bir görünüm kazandıracak yeni kuruluşlar eklenmiştir. Var olan kamusal kuruluşların özelleştirilmesi ise başvurulan daha sınırlı bir yöntem olmuştur (Alemdar ve Kaya, 1993:11). Böylelikle Avrupa nın yayıncılık tarihinde yeni bir sayfa açılmış ancak çözüm bekleyen sorunlar eskisine oranla daha da artmıştır. Bu sorunların başında ise, hem sayıları her geçen gün artan hem de alışılagelen yayın politikasının dışında, ticari bir yaklaşımla yayıncılık yapan/yapmak isteyen özel radyo ve televizyonlara karşı nasıl bir politika izlenmesi gerektiği gelmekteydi. Bu sorun gerçekten önemliydi, çünkü, mutlak kamu yararı gözeten bir düzenlemeden, ekonomik ve girişimcilikle ilgili zorunluluklar dolayısıyla yeni bir düzenleme rejimine geçiliyordu.

19 I.1.3. Avrupa da Düzenleyici Kurullar Neo-liberal politikaların uygulanmasının yarattığı sonuçlar, deregülasyon ve ardından geleneksel kamu yayıncılığının eski önemini yitirmesiyle birlikte Avrupa da özel (ticari) yayıncılığın da önü açılmış oldu. Amerika da uygulanmaya başlanan deregülasyon politikaları, 1980 lerden itibaren Avrupa ya da sıçramış ve bu yeni yaklaşım, özelleştirme olgusuyla birleşerek yayıncılık sistemlerinde yeni bir dönemin başlamasına neden olmuştur (Çaplı, 2001:34) li yıllar boyunca, Avrupa da teker teker yeni radyo ve televizyon kanalları, yayıncılık alanında yerlerini almaya başladı; artık ikili bir yayıncılık durumu söz konusuydu: bir yanda özerkliği görecesağlanmış kamu yayıncılığı öte yanda ise ticari yayıncılık. Belirtmek gerekir ki İngiltere nin bu konudaki ayrıcalıklı yeri ve daha 1955 yılında özel yayın kanalına (Independent Television-ITV) imkan tanımış olması, burada ortaya konmak istenen yeni durum dan etkilenmediği ya da politikalar üretmediği anlamına gelmemektedir. Her şeyden önce, özel kanallar da kamu hizmeti ilkelerine sıkı sıkıya uymak zorundaydı. Kaldı ki Thatcher ın liderliğindeki İngiltere, yayıncılık alanındaki serbestleştirme siyasalarında da başı çekmiş ve diğer komşularına dolaylı da olsa- yol gösterici bir işlev üstlenmiştir. Kıta Avrupa sı 80 li yılların başında, İngiltere ve Amerika nın açtığı yolda çekingen bir şekilde benzer bir sürecin içine doğru girmeye başlamıştır. Bu çalışmanın konusu olan, düzenleyici kurullardan söz edilmeye başlanması ve kısa sürede hemen hemen tüm Avrupa ülkelerinde ortaya çıkmaları da aynı döneme rastlamaktadır ve daha da önemlisi, bu dönemdeki arayışların ve kaosun doğal bir sonucu olarak belirmiş olmalarıdır. Her ülkede odak noktası kültürden ekonomiye kayan yeni yayıncılık politikası, özelleşen, ticarileşen ve genişleyip karmaşıklaşan yayıncılık alanındaki mülkiyet oranları, reklam kuralları ve program kotalarına ilişkin kuralları tek elden yürütüp uygulayacak düzenleyici kurullar ı devreye sokmuştur (Kejanlıoğlu, Adaklı ve Çelenk 2001:97). Düzenleyici kurulların niçin kurulduğunu ya da başka türlü sormak gerekirse, siyasi iktidarın, yayıncılık alanını düzenleyip denetleyecek bir organa neden ihtiyaç duyduğunu irdelemek, bu kurulların varlık nedenlerini de ortaya koymak anlamına gelmektedir. Bu noktada sorun, temelde farklı olmayan ama çoklu ve birbirlerini tamamlayan- yaklaşımlar aracılığıyla ele alınabilir. Daha genel bir çerçeveden incelendiğinde kimi ortak nedenlerin, bu süreçte oynadıkları roller üzerinde sağlanmış bulunan bir tür oydaşmadan söz edilebilir. Buna göre Avrupa da yayıncılık alanında düzenleyici kurulların kurulmasının 3 temel nedeni olduğu belirtilebilir. İlk gerekçe olarak kamu yararı ilkesi bu nedenlerin en önde geleni ve en önemlisidir. Kamu yararı kavramının tam olarak ne olduğu üzerinde tam bir görüş birliğinden söz etmek zor görünmekle birlikte, her ülkenin kendisine ait tarihsel ve toplumsal koşullarınca şekillendirilmiş olan siyasal kültürü çerçevesinde tanımlanarak sınırları çizilmiş bir kamu

20 yararı ilkesinden söz edilebilir. Yine de kullanılan frekanslar kamu malı sayıldığından, yayıncı kuruluşun bu ilkeyle kerhen de olsa bir bağı zaten oluşmuş olmaktadır. Yayıncılık görevi yerine getirilirken, kamuoyuna karşı da sorumluluk bilinci içinde hareket etmek gerektiği kabul edilmiştir. Kamu yararını dikkate alan bir yayıncılıkta toplumsal ahlaka uygunluk, doğruluk, tarafsızlık ve anlaşılabilirlik gibi ilkelerin (Işık, 2001:92) uygulanması söz konusudur. İkinci neden olarak teknik bir konu olan frekans kıtlığı ndan söz edilmelidir. Atmosferdeki yayın spektrumunun (yayın sinyallerinin üzerinde dolaştığı dalgalar) ancak belli sayıdaki elektromanyetik dalgaların iletilmesine olanak vermesi, ister istemez bu alana yönelik etkinlikleri belirli bir düzenlemeye tabi tutmayı gerekli kılmaktadır; isteyen herkes dilediği gibi bu dalgaları kullanamamaktadır. Etkinlik alanındaki kısıtlılık, atmosferi bir kamu malı durumuna getirmektedir. Bu nedenle yayıncılık faaliyetinde bulunanların kullandıkları kanallar, onun üzerinde mülkiyet hakkı sağlamamakta; sadece koşulları yerine getirmek kaydıyla ondan belli bir süre yararlanma hakkı nı vermektedir. Kıt kaynakları kamu yararı kullandırabilecek üstün otorite olarak devletin, izin rejimini koyma sorumluluğu bulunmaktadır (Akıncı, 1999:161). Görüldüğü gibi bir kıt kaynak olarak değerlendirilen frekansların kullanımında olası bir düzensizlik ve keyfiliği önleyici ve dengeleyici bir etken olarak, devletin müdahalesi gereklilik arz etmekte ve zaten frekanslar da kamunun ortak malı olarak kabul edilmektedir. Tersi düşünüldüğünde, ortada bir kargaşa durumu yaşanacağından, her bir yayıncıya bir sinyal ayrılması ve yayıncının da kendisine ayrılan bu sinyali kullanması gerekmektedir (Esslin, 1991:87). Devletin, bir üst kurul aracılığıyla yayıncılık alanını düzenleme çabasının altında yatan üçüncü neden, siyasi otoritenin, kendi konumlandığı yer açısından olaya bakmasıdır. Düzenleyici kurulların ortaya çıkışında neo-liberalizmin her şeyi bizzat üstlenen ve yapan değil; her şeyi rasyonel ölçülerde denetleyen ve bazı istisnai şeyleri bizzat üstlenen ve yapan bir devlet anlayışının etkisi olduğu (Ulusoy, 2003: 6) kabul edilmekle birlikte, sınırlı bir faaliyet alanından yararlanmak isteyen her kişi, grup ya da topluluğa alanın açık tutulması yanında, bu alandaki eyleyenlerin gerek ekonomik ve siyasal gerekse de kültürel anlamda tam bir serbestliği gerçekleştirmeleri de siyasi otorite açısından sakıncalı bulunmuştur (Mutlu, 1987: 215). Erol Mutlu nun da ifade ettiği gibi temel argüman, kamuoyu ve ulusal yaşam üzerinde bu kadar etkili olan potansiyel bir gücün denetiminin devletin elinde olması ve bu hizmetin işletmesinin sınırsız bir ticari tekel durumuna gelmesine izin verilmemesi gerektiğidir. Bu durum elbette, siyasi iktidarın düzenleyici kurulları doğrudan kontrol etme ve denetleme, onlara müdahalede bulunma vs. gibi yetkilerinin olduğu anlamına gelmemektedir. 80 lerle birlikte kendisini gösteren yeni politik ve toplumsal koşullarda politikacılara olan güvensizlik sonucunda iletişim gibi hassas alanlarda, siyasi iktidarın söz sahibi olmasının

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Sorunlar ve Çözüm önerileri

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Sorunlar ve Çözüm önerileri Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Sorunlar ve Çözüm önerileri Bu rapor 17 Şubat 2016 tarihinde çoğu Radyo ve Televizyon Üst Kurulu nda (RTÜK) görev yapmış olan veya medya ve iletişim alanında uzmanlığı

Detaylı

Emrah URAN TÜRKİYE DEKİ BAĞIMSIZ İDARİ OTORİTELERİN İDARİ YAPTIRIM YETKİSİ

Emrah URAN TÜRKİYE DEKİ BAĞIMSIZ İDARİ OTORİTELERİN İDARİ YAPTIRIM YETKİSİ Emrah URAN TÜRKİYE DEKİ BAĞIMSIZ İDARİ OTORİTELERİN İDARİ YAPTIRIM YETKİSİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XIX GİRİŞ...1 Birinci Bölüm EKONOMİK KAMU DÜZENİ EKSENİNDE BAĞIMSIZ İDARİ

Detaylı

ENERJİ SEKTÖRÜNDE YÖNETİM YAPISI. A. Banu Demirbaş. Sayın Başkan, teşekkür ediyorum...

ENERJİ SEKTÖRÜNDE YÖNETİM YAPISI. A. Banu Demirbaş. Sayın Başkan, teşekkür ediyorum... ENERJİ SEKTÖRÜNDE YÖNETİM YAPISI A. Banu Demirbaş Sayın Başkan, teşekkür ediyorum... Enerji sektöründe serbestleşme ve özelleştirme uygulamaları gereği yeniden yapılanma sürecinde sektörün yönetim yapısı

Detaylı

KAMU YÖNETİMİNDE ÇAĞDAŞ YAKLAŞIMLAR

KAMU YÖNETİMİNDE ÇAĞDAŞ YAKLAŞIMLAR DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. KAMU YÖNETİMİNDE ÇAĞDAŞ YAKLAŞIMLAR

Detaylı

Dr. A. Tarık GÜMÜŞ Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Anabilim Dalı. Sosyal Devlet Anlayışının Gelişimi ve Dönüşümü

Dr. A. Tarık GÜMÜŞ Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Anabilim Dalı. Sosyal Devlet Anlayışının Gelişimi ve Dönüşümü Dr. A. Tarık GÜMÜŞ Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Anabilim Dalı Sosyal Devlet Anlayışının Gelişimi ve Dönüşümü İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... vii İÇİNDEKİLER...xi KISALTMALAR... xvii GİRİŞ...1 Birinci

Detaylı

1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ

1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ 13 1.1.Türkiye Ekonomisine Tarihsel Bakış Açısı ve Nedenleri 14 1.2.Tarım Devriminden Sanayi Devrimine

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

MEDYA EKONOMİSİ VE İŞLETMECİLİĞİ

MEDYA EKONOMİSİ VE İŞLETMECİLİĞİ Medya Ekonomisi Kavram ve Gelişimi Ünite 1 Medya ve İletişim Önlisans Programı MEDYA EKONOMİSİ VE İŞLETMECİLİĞİ Yrd. Doç. Dr. Nurhayat YOLOĞLU 1 Ünite 1 MEDYA EKONOMİSİ KAVRAM VE GELİŞİMİ Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

ULUSLARARASI SOSYAL POLİTİKA (ÇEK306U)

ULUSLARARASI SOSYAL POLİTİKA (ÇEK306U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. ULUSLARARASI SOSYAL POLİTİKA (ÇEK306U)

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası FĐNANSAL EĞĐTĐM VE FĐNANSAL FARKINDALIK: ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Durmuş YILMAZ Başkan Mart 2011 Đstanbul Sayın Bakanım, Saygıdeğer Katılımcılar, Değerli Konuklar

Detaylı

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ 12 Eylül Darbesi 1973 seçimlerinden 1980 yılına kadar gerçekleşen seçimlerde tek başına bir iktidar çıkmadığından bu dönem hükümet istikrarsızlığı ile geçen bir dönem olmuştur.

Detaylı

Kurumlar, Kurullar. Haldun DARICI *

Kurumlar, Kurullar. Haldun DARICI * Kurumlar, Kurullar Haldun DARICI * Geçtiğimiz yılı önemli bir ekonomik kriz içerisinde geçiren ülkemizde, kriz ortamından çıkmak amacıyla çeşitli yapısal tedbirler alınmış, bu çerçevede çıkarılan kanunlarla

Detaylı

DEVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ NÜN KURULMASI HAKKINDA YASA

DEVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ NÜN KURULMASI HAKKINDA YASA DEVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ NÜN KURULMASI HAKKINDA YASA Sayı 33/1976 (42/1982, 47/1983, 21/1994 ve 59/1995 Sayılı Yasalarla Değiştirilmiş Şekliyle ) DPÖ YASASI İÇ DÜZENİ Madde 1. Kısa İsim BİRİNCİ KISIM DEVLET

Detaylı

FASIL 10 BİLGİ TOPLUMU VE MEDYA

FASIL 10 BİLGİ TOPLUMU VE MEDYA FASIL 10 BİLGİ TOPLUMU VE MEDYA Öncelik 10.1. 2002 AB düzenleyici çerçevesi için anahtar başlangıç koşullarının kabul edilmesinin ve uygulanmasının tamamlanması 1 Mevzuat uyum takvimi Tablo 10.1.1 1 2002/20/AT

Detaylı

İL UYUŞTURUCU KOORDİNASYON KURULLARI VE İL UYUŞTURUCU EYLEM PLANLARI

İL UYUŞTURUCU KOORDİNASYON KURULLARI VE İL UYUŞTURUCU EYLEM PLANLARI İL UYUŞTURUCU KOORDİNASYON KURULLARI VE İL UYUŞTURUCU EYLEM PLANLARI Uyuşturucu sorununun çok boyutlu olması, mücadelenin ilgili kurumlar arasında etkili bir işbirliği ve koordinasyon çerçevesinde yürütülmesini

Detaylı

Dr. MUTLU KAĞITCIOĞLU PARA PİYASASI KURUMLARINA YÖNELİK EKONOMİK KOLLUK FAALİYETİ

Dr. MUTLU KAĞITCIOĞLU PARA PİYASASI KURUMLARINA YÖNELİK EKONOMİK KOLLUK FAALİYETİ Dr. MUTLU KAĞITCIOĞLU PARA PİYASASI KURUMLARINA YÖNELİK EKONOMİK KOLLUK FAALİYETİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... V İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XVII GİRİŞ...1 A. Para Piyasası Kurumları...5 1. Genel Olarak Para

Detaylı

Bu rapor, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu uyarınca yürütülen düzenlilik denetimi sonucu hazırlanmıştır.

Bu rapor, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu uyarınca yürütülen düzenlilik denetimi sonucu hazırlanmıştır. T..C.. SAYIIŞTAY BAŞKANLIIĞII RADYO VE TELEVİİZYON ÜST KURULU 2012 YIILII DENETİİM RAPORU EYLÜL 2013 T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI 06100 Balgat / ANKARA Tel: 0 312 295 30 00; Faks: 0 312 295 40 94 e-posta:

Detaylı

KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ. Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı. 1.Giriş

KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ. Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı. 1.Giriş KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ 1.Giriş Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı Kamu idarelerinin mali yönetimini düzenleyen 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu 10.12.2003

Detaylı

M. Gözde ATASAYAN. Kamu Hizmetlerinin Süreklilik ve Düzenlilik İlkesi

M. Gözde ATASAYAN. Kamu Hizmetlerinin Süreklilik ve Düzenlilik İlkesi M. Gözde ATASAYAN Kamu Hizmetlerinin Süreklilik ve Düzenlilik İlkesi İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... XI KISALTMALAR...XXI GİRİŞ...1 A. «KAMU HİZMETİ» KAVRAMI...1 1. Kamu Hizmetinin Klasik Tanımı...1

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER: TEORİK ÇERÇEVE...

HALKLA İLİŞKİLER: TEORİK ÇERÇEVE... İÇİNDEKİLER 1. Bölüm: HALKLA İLİŞKİLER: TEORİK ÇERÇEVE... 1 1.1. HALKLA İLİŞKİLERİN TANIMI... 1 1.1.1. Halkla İlişkilerin Farklı Tanımları... 2 1.1.2. Farklı Tanımlarda Halkla İlişkilerin Ortak Özellikleri

Detaylı

DERS KODU DERS ADI İÇERİK BİLİM DALI T+U+KR AKTS

DERS KODU DERS ADI İÇERİK BİLİM DALI T+U+KR AKTS DERS KODU DERS ADI İÇERİK BİLİM DALI T+U+KR AKTS 345000000000506 Çokuluslu Şirket Stratejileri Dersin amacı, katılımcılarla çokuluslu şirketlerin küresel YÖNETİM 3+0+3 6 rekabetlerle üstünlük sağlayabilecekleri

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI SN. ABDULLATİF ŞENER İN BASEL-II YE GEÇİŞE İLİŞKİN KONUŞMA METNİ. Değerli Basın Mensupları ve Konuklar;

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI SN. ABDULLATİF ŞENER İN BASEL-II YE GEÇİŞE İLİŞKİN KONUŞMA METNİ. Değerli Basın Mensupları ve Konuklar; DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI SN. ABDULLATİF ŞENER İN BASEL-II YE GEÇİŞE İLİŞKİN KONUŞMA METNİ Değerli Basın Mensupları ve Konuklar; Teknolojik gelişmeler ve liberalleşmelerin etkisiyle, mali kurumlar

Detaylı

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ 2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ TEPAV EPRI Dış Politika Etütleri AB Çalışma Grubu 9 Kasım 2005 Ankara Zeynep Songülen

Detaylı

İMKB OTOMATİK SEANS DURDURMA SİSTEMİ

İMKB OTOMATİK SEANS DURDURMA SİSTEMİ İMKB OTOMATİK SEANS DURDURMA SİSTEMİ İstanbul, 6 Ocak 2011 Bünyesindeki piyasaların açık, düzenli ve dürüst çalışmasının sağlanması açısından gözetim faaliyetinin taşıdığı önemin bilincinde olan Borsamız,

Detaylı

Kurumsal Şeffaflık, Firma Değeri Ve Firma Performansları İlişkisi Bist İncelemesi

Kurumsal Şeffaflık, Firma Değeri Ve Firma Performansları İlişkisi Bist İncelemesi T.C İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Anabilim Dalı Finans Bilim Dalı Yüksek Lisans Tezi Özeti Kurumsal Şeffaflık, Firma Değeri Ve Firma Performansları İlişkisi Bist İncelemesi Prof.

Detaylı

DEVLET BÜTÇESİ KISA ÖZET KOLAYAOF

DEVLET BÜTÇESİ KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. DEVLET BÜTÇESİ KISA ÖZET KOLAYAOF 2

Detaylı

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı.

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı. TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ HAFTA 2 Roma Antlaşması Avrupa Ekonomik Topluluğu AET nin kurulması I. AŞAMA AET de Gümrük Birliğine ulaşma İngiltere, Danimarka, İrlanda nın AET ye İspanya ve Portekiz in AET ye

Detaylı

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ÇERÇEVE SUNU Gülçiçek ÖZKORKMAZ Başkanlık Baş Danışmanı Mukim Özel Temsilciler Direktörü ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI ve TÜRKİYE ÜZERİNE

Detaylı

ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030

ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030 VİZYON BELGESİ(TASLAK) ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030 (03-05 Aralık 2015, İstanbul) BÖLÜM 1 Nükleer Güç Programı (NGP) Geliştirilmesinde Önemli Ulusal Politika Adımları Temel

Detaylı

Konuşmamda sizlere birkaç gün önce açıklanan İstanbul Uluslararası Finans Merkezi Stratejisi ve Eylem Planı hakkında bilgi vereceğim.

Konuşmamda sizlere birkaç gün önce açıklanan İstanbul Uluslararası Finans Merkezi Stratejisi ve Eylem Planı hakkında bilgi vereceğim. 4 Ekim 2009 Tarihinde, DPT Müsteşar Yardımcısı Erhan USTA nın Euro50 Group Seminerinde İstanbul Uluslararası Finans Merkezi Stratejisi ve Eylem Planına İlişkin Konuşma Metni Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Detaylı

Yerel Demokrasi, Yerel Hukuk ve Evrensel Değerler

Yerel Demokrasi, Yerel Hukuk ve Evrensel Değerler Yerel Demokrasi, Yerel Hukuk ve Evrensel Değerler 2000 li yıllara gelindiğinde iç dinamikler, Türkiye nin uluslararası hukuk taahhütleri, AB süreci, bölgesel ve küresel gelişmelerin etkisiyle değişim kaçınılmaz

Detaylı

FASIL 4 SERMAYENİN SERBEST DOLAŞIMI

FASIL 4 SERMAYENİN SERBEST DOLAŞIMI FASIL 4 SERMAYENİN SERBEST DOLAŞIMI Öncelik 4.1 AB kaynaklı doğrudan yabancı yatırımları etkileyen kısıtlamaların kaldırılmasına devam edilmesi 1 Mevzuat uyum takvimi Tablo 4.1.1 1 AT Antlaşmasının 56-60.

Detaylı

4. Gün: Strateji Uygulama Konu: Kanun Tasarısı Hazırlamak

4. Gün: Strateji Uygulama Konu: Kanun Tasarısı Hazırlamak 4. Gün: Strateji Uygulama Konu: Kanun Tasarısı Hazırlamak Tapio Laamanen 13 Ocak 2011 1 İstihdam ve Ekonomi Bakanlığı nda Kanun Tasarısı Hazırlama Süreci İlk adım Avrupa Birliği/Ulusal - Hükümet programı

Detaylı

YOLSUZLUKLA MÜCADELEDE SON 10 YILDA YAŞANAN GELİŞMELER BAŞBAKANLIK TEFTİŞ KURULU 2010

YOLSUZLUKLA MÜCADELEDE SON 10 YILDA YAŞANAN GELİŞMELER BAŞBAKANLIK TEFTİŞ KURULU 2010 YOLSUZLUKLA MÜCADELEDE SON 10 YILDA YAŞANAN GELİŞMELER BAŞBAKANLIK TEFTİŞ KURULU 2010 Sunum Planı Yolsuzlukla Mücadele Alanında Bugüne Kadar Yapılanlar Yapılan Çalışmaların Uluslar arası Yolsuzluk Ölçümlerine

Detaylı

Dersin Amacı: Bilimsel araştırmanın öneminin ifade edilmesi, hipotez yazımı ve kaynak tarama gibi uygulamaların öğretilmesi amaçlanmaktadır.

Dersin Amacı: Bilimsel araştırmanın öneminin ifade edilmesi, hipotez yazımı ve kaynak tarama gibi uygulamaların öğretilmesi amaçlanmaktadır. Dersin Adı: Araştırma Teknikleri Dersin Kodu: MLY210 Kredi/AKTS: 2 Kredi/4AKTS Dersin Amacı: Bilimsel araştırmanın öneminin ifade edilmesi, hipotez yazımı ve kaynak tarama gibi uygulamaların öğretilmesi

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI AZERBAYCAN ÜLKE RAPORU

İZMİR TİCARET ODASI AZERBAYCAN ÜLKE RAPORU İZMİR TİCARET ODASI AZERBAYCAN ÜLKE RAPORU TEMMUZ 2016 ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ 1. ÖZET BİLGİLER Resmi Adı : Azerbaycan Cumhuriyeti Nüfus : 9,780,780 Dil :Resmi dil Azerice dir. Rusca ve Ermenice

Detaylı

Doğal Afetler ve Kent Planlama

Doğal Afetler ve Kent Planlama Doğal Afetler ve Kent Planlama Yer Bilimleri ilişkisi TMMOB Şehir Plancıları Odası GİRİŞ Tsunami Türkiye tektonik oluşumu, jeolojik yapısı, topografyası, meteorolojik özellikleri nedeniyle afet tehlike

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ KAMU YÖNETİMİ YRD.DOÇ.DR. BİLAL ŞİNİK

KAMU YÖNETİMİ KAMU YÖNETİMİ YRD.DOÇ.DR. BİLAL ŞİNİK İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ KAMU YÖNETİMİ YRD.DOÇ.DR. BİLAL ŞİNİK BAKANLAR KURULU Bakanlar Kurulu, Başbakan ve bakanlardan kurulur. Cumhurbaşkanı bakanlar kurulunun

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

Dr. Zerrin Ayşe Bakan

Dr. Zerrin Ayşe Bakan Dr. Zerrin Ayşe Bakan I. Soğuk Savaş Sonrası Dönemde Yeni Güvenlik Teorilerine Bir Bakış: Soğuk Savaş'ın bitimiyle değişen Avrupa ve dünya coğrafyası beraberinde pek çok yeni olgu ve sorunların doğmasına

Detaylı

KARADAĞ SUNUMU Natalija FILIPOVIC

KARADAĞ SUNUMU Natalija FILIPOVIC VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yeni Teknolojiler ve Bunların Yargıda Uygulanmaları Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar Yüksek

Detaylı

TÜRKİYE TİPİ BAŞLANLIK SİSTEMİ MODEL ÖNERİSİ. 1. Başkanlık Sistemi Tartışmasının Temel Gerekçeleri

TÜRKİYE TİPİ BAŞLANLIK SİSTEMİ MODEL ÖNERİSİ. 1. Başkanlık Sistemi Tartışmasının Temel Gerekçeleri TÜRKİYE TİPİ BAŞLANLIK SİSTEMİ MODEL ÖNERİSİ Mehmet Uçum 1. Başkanlık Sistemi Tartışmasının Temel Gerekçeleri a. Tartışmanın Arka Planı Ülkemizde, hükümet biçimi olarak başkanlık sistemi tartışması yeni

Detaylı

İÇİNDEKİLER Hata! Yer işareti tanımlanmamış.

İÇİNDEKİLER Hata! Yer işareti tanımlanmamış. İÇİNDEKİLER I- GİRİŞ...3 II- ETİ MADEN ETİK KOMİSYONU...4 III- 2014 YILI FAALİYETLERİ...4 a) Eğitim...4 b) Hediye ve Bağışlar...5 c) Eti Maden Birinci Seviye Etik İlkeleri...5 IV- SONUÇ...6 ETİ MADEN İŞLETMELERİ

Detaylı

Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi

Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi Bilgi toplumunda, bilgi ve iletişim teknolojilerinin yarattığı hız ve etkileşim ağı içinde, rekabet ve kalite anlayışının değiştiği bir kültür

Detaylı

HUKUKİ BOYUTUYLA EVRENSEL HİZMET

HUKUKİ BOYUTUYLA EVRENSEL HİZMET Dr. ESER US Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi HUKUKİ BOYUTUYLA EVRENSEL HİZMET İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR...XV GİRİŞ...1 Birinci Bölüm EVRENSEL HİZMET KAVRAMININ DOĞUŞU I.

Detaylı

tepav Haziran2012 N201234 Yeni TTK ya Uyum Maliyeti Ne Kadar? DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Haziran2012 N201234 Yeni TTK ya Uyum Maliyeti Ne Kadar? DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı DEĞERLENDİRMENOTU Haziran2012 N201234 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Yeni TTK ya Uyum Maliyeti Ne Kadar? Son dönemde ekonomi gündeminin

Detaylı

İDARİ YARGI DERSİ (VİZE SINAVI)

İDARİ YARGI DERSİ (VİZE SINAVI) SORULAR İDARİ YARGI DERSİ (VİZE SINAVI) 1- İdarenin denetim yollarından biri olarak, idari yargının gerekliliğini tartışınız (10 p). 2- Dünyadaki idari yargı sistemlerini karşılaştırarak, Türkiye nin mensup

Detaylı

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ 1990 sonrasında peş peşe gelen finansal krizler; bir yandan teorik alanda farklı açılımlara hız kazandırırken bir yandan da, küreselleşme süreci ile birlikte,

Detaylı

Maliye Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans Programı Ders İçerikleri

Maliye Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans Programı Ders İçerikleri Maliye Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans Programı Ders İçerikleri Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntemleri MLY733 1 3 + 0 6 Araştırma yöntemlerindeki farklı anlayışları, yaygın olarak kullanılan araştırma

Detaylı

FİNANSAL YÖNETİME İLİŞKİN GENEL İLKELER. Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ

FİNANSAL YÖNETİME İLİŞKİN GENEL İLKELER. Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ FİNANSAL YÖNETİME İLİŞKİN GENEL İLKELER Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ 1 İçerik Finansal Yönetim, Amaç ve İşlevleri Piyasalar, Yatırımlar ve Finansal Yönetim Arasındaki İlişkiler İşletmelerde Vekalet Sorunu (Asil

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

6- REKABET POLİTİKASI

6- REKABET POLİTİKASI 6- REKABET POLİTİKASI 8 Mart 2001 tarihli Katılım Ortaklığı Belgesinin yayımlanmasından bugüne kadar yapılmış olan idari düzenlemeler Ek 6.1 de gösterilmiştir. I- ÖNCELİKLER LİSTESİ ÖNCELİK 6.1 Rekabet

Detaylı

Esas Sayısı : 2015/60 Karar Sayısı : 2016/2

Esas Sayısı : 2015/60 Karar Sayısı : 2016/2 1) 27.3.2015 tarihli ve 6637 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun un 7. maddesiyle 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrasının (n)

Detaylı

Stratejik Düşünce Enstitüsü Ekonomi Koordinatörlüğü

Stratejik Düşünce Enstitüsü Ekonomi Koordinatörlüğü Stratejik Düşünce Enstitüsü Ekonomi Koordinatörlüğü www.sde.org.tr ANALİZ 2014/2 2013 YILI ALTIN ANALİZİ Dr. M. Levent YILMAZ Ekonomistlerin çoğu zaman yanıldığı ve nedenini tahmin etmekte zorlandığı bir

Detaylı

http://www.bekirhoca.com/ogretmen/icerik/a0322.htm

http://www.bekirhoca.com/ogretmen/icerik/a0322.htm Page 1 of 5 MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI FİLM RADYO TELEVİZYONLA EĞİTİM BAŞKANLIĞI GÖREV VE TEŞKİLATLANMA YÖNERGESİ Tarih: 13 Ekim 1994 Tebliğler Dergisi'nde Yayımı: 21 Kasım 1994 - Sayı: 799 Sayı: APK.D.04-460/1552

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI İÇİNDEKİLER Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI Soru 1 : "Anayasa" deyince ne anlaşılır, ne anlamak gerekir? 7 Soru 2 : Türk tarihindeki anayasa hareketlerinin başlıca aşamaları ve özellikleri nelerdir? 15 İkinci

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

Türkiye de Yabancı Bankalar *

Türkiye de Yabancı Bankalar * Bankacılar Dergisi, Sayı 52, 2005 Türkiye de Yabancı Bankalar * I. Giriş: Uluslararası bankacılık faaliyetleri, geçen yüzyılın ikinci yarısından itibaren uluslararası ticaret akımlarının ve doğrudan yabancı

Detaylı

TC. YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Bilkent/ANKARA. 26 Temmuz 2006

TC. YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Bilkent/ANKARA. 26 Temmuz 2006 TTB Merkez Konseyi YÖK Başkanı sayın Erdoğan Teziç ile 26 temmuz çarşamba günü görüştü. Görüşmede TTB Mezuniyet Öncesi Tıp Eğitimi 2006 Raporu sunuldu. Yeni tıp fakülteleri açılması, öğrenci sayıları,

Detaylı

Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 28. Toplantısı. Yeni Kararlar

Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 28. Toplantısı. Yeni Kararlar Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 8. Toplantısı Yeni Kararlar İÇİNDEKİLER. Yeni Kararlar.. Üniversitelerin Ar-Ge Stratejilerinin Geliştirilmesine Yönelik Çalışmalar Yapılması [05/0].. Doktora Derecesine

Detaylı

TASFİYE İŞLERİ DÖNER SERMAYE İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

TASFİYE İŞLERİ DÖNER SERMAYE İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TASFİYE İŞLERİ DÖNER SERMAYE İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ MİSYON ÇALIŞMASI Tablo 1. Misyon Çalışması Sonuçları Konsolide Misyon Toplumun refahı, ekonomik kalkınmanın sağlanması ve kamu kurumlarının mali

Detaylı

Dr. ÇİĞDEM YATAĞAN ÖZKAN TOBB ETÜ Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi ANONİM ŞİRKETLERDE ALTIN PAYLAR

Dr. ÇİĞDEM YATAĞAN ÖZKAN TOBB ETÜ Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi ANONİM ŞİRKETLERDE ALTIN PAYLAR Dr. ÇİĞDEM YATAĞAN ÖZKAN TOBB ETÜ Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi ANONİM ŞİRKETLERDE ALTIN PAYLAR İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... IX KISALTMA CETVELİ...XV GİRİŞ...1 Birinci Bölüm Altın Pay Kavramı

Detaylı

SAĞLIK BAKANLIĞI STRATEJİ GELİŞTİRME BAŞKANLIĞININ GÖREV ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE İKİNCİ BÖLÜM. Amaç ve Kapsam

SAĞLIK BAKANLIĞI STRATEJİ GELİŞTİRME BAŞKANLIĞININ GÖREV ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE İKİNCİ BÖLÜM. Amaç ve Kapsam Amaç SAĞLIK BAKANLIĞI STRATEJİ GELİŞTİRME BAŞKANLIĞININ GÖREV ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Kapsam MADDE 1- Bu Yönerge nin amacı; Sağlık Bakanlığı Strateji Geliştirme

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 05.02.

MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 05.02. MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler İçindekiler Birinci Bölüm - Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Amaç ve kapsam Madde 2 Dayanak Madde 3 Tanımlar İkinci Bölüm - Konseyin Kuruluş Amacı, Oluşumu ve

Detaylı

BAŞARAN NAS BAĞIMSIZ DENETİM VE SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.

BAŞARAN NAS BAĞIMSIZ DENETİM VE SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş. Başaran Nas Bağımsız Denetim ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik A.Ş. tarafından 31 Aralık 2011 tarihi itibariyle hazırlanan işbu Kalite Güvence Raporu, T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından

Detaylı

Maliye Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri

Maliye Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri Maliye Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntemleri MLY733 1 3 + 0 6 Araştırma yöntemlerindeki farklı anlayışları, yaygın olarak kullanılan

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KALİTE KURULU BİLGİ NOTU

YÜKSEKÖĞRETİM KALİTE KURULU BİLGİ NOTU YÜKSEKÖĞRETİM KALİTE KURULU BİLGİ NOTU Yükseköğretim Kalite Kurulunun Kurulma Nedeni Yükseköğretimde yapısal değişikliği gerçekleştirecek ilk husus Kalite Kuruludur. Yükseköğretim Kurulu girdi ile ilgili

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

T.C. RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ KARADENİZ STRATEJİK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

T.C. RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ KARADENİZ STRATEJİK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C. RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ KARADENİZ STRATEJİK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Recep Tayyip

Detaylı

TÜRKİYE de ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU UYGULAMA POLİTİKALARI

TÜRKİYE de ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU UYGULAMA POLİTİKALARI TÜRKİYE de ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU UYGULAMA POLİTİKALARI KISACA EPDK Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) elektrik piyasalarının düzenlenmesi amacıyla 4628 sayılı Yasa ile 2001 yılında kurulmuştur.

Detaylı

Ek Rehber: KAMU SEKTÖRÜ TANIMI Yayın Tarihi: Aralık 2011

Ek Rehber: KAMU SEKTÖRÜ TANIMI Yayın Tarihi: Aralık 2011 Ek Rehber: KAMU SEKTÖRÜ TANIMI Yayın Tarihi: Aralık 2011 ULUSLARARASI İÇ DENETÇİLER ENSTİTÜSÜ / Global 1 Ek Rehber: Kamu Sektörü Tanımı Yayın Tarihi: Aralık 2011 İçindekiler Giriş 3 Tanım 3 Kamu Sektörü

Detaylı

* İnsan Kaynakları alanında çalışmak isteyen tüm Öğrenci ve Yeni Mezunlar,

* İnsan Kaynakları alanında çalışmak isteyen tüm Öğrenci ve Yeni Mezunlar, İNSAN KAYNAKLARI UZMANLIĞI EĞİTİMİ Rekabetçi ve etkin süreç yönetimi için öncelikli olan entellektüel sermaye olarak kabul edilen insan kaynağı yönetiminde doğru stratejiler oluşturmak günümüz başarılı

Detaylı

TARIM VE KIRSAL KALKINMAYI DESTEKLEME KURUMU. Mali Yardımlar ve IPA N. Alp EKİN/Uzman

TARIM VE KIRSAL KALKINMAYI DESTEKLEME KURUMU. Mali Yardımlar ve IPA N. Alp EKİN/Uzman TARIM VE KIRSAL KALKINMAYI DESTEKLEME KURUMU Mali Yardımlar ve IPA N. Alp EKİN/Uzman 2 AB MALİ YARDIMLARI Ekonomik ve sosyal gelişmişlik farklılıklarını gidermek 3 AB MALİ YARDIMLARI AB Üyeliğine hazırlanmaları

Detaylı

TOPLU İŞ HUKUKU (HUK302U)

TOPLU İŞ HUKUKU (HUK302U) TOPLU İŞ HUKUKU (HUK302U) KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ.

Detaylı

Avrupa Birliği Yol Ayrımında B R E X I T

Avrupa Birliği Yol Ayrımında B R E X I T Avrupa Birliği Yol Ayrımında B R E X I T 2016 Brexit, yani İngiltere nin Avrupa Birliği nden (AB) ayrılması olarak ifade edilen kavram, İngilizcede Britain (Britanya ve Exit (çıkış) kelimelerinin birleştirilmesiyle

Detaylı

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR Öncelik 23.1 Yargının verimliliği, etkinliği ve işlevselliğinin arttırılması 1 Mevzuat Uyum Takvimi Tablo 23.1.1 No Yürürlükteki AB mevzuatı Taslak Türk mevzuatı Kapsam Sorumlu

Detaylı

İSTANBUL MEDİPOL ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

İSTANBUL MEDİPOL ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ İSTANBUL MEDİPOL ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı ve kapsamı; İstanbul

Detaylı

ANAYASAL ÖZELLİKLER. Federal Devlet

ANAYASAL ÖZELLİKLER. Federal Devlet ANAYASAL ÖZELLİKLER Ulus devlet, belirli bir toprak parçası üzerinde belirli bir nüfus ve egemenliğe sahip bir örgütlenmedir. Ulus-devlet üç unsura sahiptir: 1) Ülke (toprak), 2) Nüfus, 3) Egemenlik (Siyasal-Yönetsel

Detaylı

ÜNİTE:1. Vergi Hukukuna İlişkin Genel Bilgiler ÜNİTE:2. Vergi Hukukunun Kaynakları ÜNİTE:3. Vergi Kanunlarının Uygulanması ÜNİTE:4

ÜNİTE:1. Vergi Hukukuna İlişkin Genel Bilgiler ÜNİTE:2. Vergi Hukukunun Kaynakları ÜNİTE:3. Vergi Kanunlarının Uygulanması ÜNİTE:4 ÜNİTE:1 Vergi Hukukuna İlişkin Genel Bilgiler ÜNİTE:2 Vergi Hukukunun Kaynakları ÜNİTE:3 Vergi Kanunlarının Uygulanması ÜNİTE:4 Vergi Hukukunda Yorum ÜNİTE:5 1 Vergi Mükellefiyeti ve Sorumluluğu ÜNİTE:6

Detaylı

Ekonomi II. 13.Bölüm:Makroekonomiye Genel Bir Bakış Doç.Dr.Tufan BAL

Ekonomi II. 13.Bölüm:Makroekonomiye Genel Bir Bakış Doç.Dr.Tufan BAL Ekonomi II 13.Bölüm:Makroekonomiye Genel Bir Bakış Doç.Dr.Tufan BAL Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından faydalanılmıştır. 2 13.1.Makroekonomi Nedir?

Detaylı

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ Hazırlayan: Fethi SAYGIN Mart 2014 Kaynak :DESTATIS (Alman İstatistik Enstitüsü) GENEL DEĞERLENDİRME Ekonomi piyasalarındaki durgunluk ve sorunlara rağmen,

Detaylı

Türkiye nin Yeni AB Stratejisi ve Ulusal Eylem Planları

Türkiye nin Yeni AB Stratejisi ve Ulusal Eylem Planları T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI Türkiye nin Yeni AB Stratejisi ve Özlen Kavalalı Müsteşar Yardımcısı V. 50 yıldan fazla bir geçmişe sahip Türkiye-AB ilişkileri günümüzde her iki tarafın da yararına olan

Detaylı

28.06.2012 tarihli Bankaların İç Sistemleri Hakkında Yönetmelik in Risk Yönetimine İlişkin Düzenlemeleri

28.06.2012 tarihli Bankaların İç Sistemleri Hakkında Yönetmelik in Risk Yönetimine İlişkin Düzenlemeleri 28.06.2012 tarihli Bankaların İç Sistemleri Hakkında Yönetmelik in Risk Yönetimine İlişkin Düzenlemeleri Yönetici Özeti: 28.06.2012 tarihinde yayımlanan Bankaların İç Sistemleri Hakkında Yönetmelik ile

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

Sayı : B.13.1.SGK.0.(İÇDEN).00.00/04 18/01/2008 Konu : İç Denetim Birimi GENELGE 2008/8

Sayı : B.13.1.SGK.0.(İÇDEN).00.00/04 18/01/2008 Konu : İç Denetim Birimi GENELGE 2008/8 Sayı : B.13.1.SGK.0.(İÇDEN).00.00/04 18/01/2008 Konu : İç Denetim Birimi GENELGE 2008/8 Bilindiği üzere; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile yeni mali yönetim ve kontrol sisteminin gereği

Detaylı

KURUMSAL YÖNETİM KOMİTESİ GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI

KURUMSAL YÖNETİM KOMİTESİ GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI KURUMSAL YÖNETİM KOMİTESİ GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI 1. AMAÇ Petkim Petrokimya Holding A.Ş. Yönetim Kurulu bünyesinde 22/01/2010 tarih ve 56-121 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile kurulan Kurumsal Yönetim

Detaylı

HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU DEĞİŞİKLİK TEKLİFİ HAKKINDA BİLGİ NOTU

HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU DEĞİŞİKLİK TEKLİFİ HAKKINDA BİLGİ NOTU HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU DEĞİŞİKLİK TEKLİFİ HAKKINDA BİLGİ NOTU HSYK Teklifi Teklif; 2797 sayılı Yargıtay Kanunu, 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu, 4954 sayılı Türkiye Adalet

Detaylı

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM: MAHALLİ İDARELERİN ORTAYA ÇIKIŞI VE KAVRAMSAL ÇERÇEVE...

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM: MAHALLİ İDARELERİN ORTAYA ÇIKIŞI VE KAVRAMSAL ÇERÇEVE... İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM: MAHALLİ İDARELERİN ORTAYA ÇIKIŞI VE KAVRAMSAL ÇERÇEVE... 1 I. MAHALLİ İDARELERİN ORTAYA ÇIKIŞI... 1 A. Tarihsel Süreç... 1 B. Gelişim Sürecinde Kent ve İşlevleri... 2 C. Feodalite

Detaylı

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır.

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır. Esas Sayısı : 2015/109 Karar Sayısı : 2016/28 1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır. Anayasa nın 2. maddesinde

Detaylı

DİKMEN BÖLGESİ STRETEJİK GELİŞİM PLANI 2012-2014

DİKMEN BÖLGESİ STRETEJİK GELİŞİM PLANI 2012-2014 DİKMEN BÖLGESİ STRETEJİK GELİŞİM PLANI 2012-2014 Eyül 2011 Bu yayın Avrupa Birliği nin yardımlarıyla üretilmiştir. Bu yayının içeriğinin sorumluluğu tamamen The Management Centre ve Dikmen Belediyesi ne

Detaylı

T.C. Ziraat Bankası A.Ş.

T.C. Ziraat Bankası A.Ş. T.C. Ziraat Bankası A.Ş. 2009 Yılı I. Üç Aylık Ara Dönem Konsolide Faaliyet Raporu İçindekiler Ana Ortaklık Bankanın Ortaklık Yapısı...1 Ana Ortaklık Bankanın Hesap Dönemi İçerisinde Ana Sözleşmesinde

Detaylı

Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği. www.irisakademi.com

Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği. www.irisakademi.com Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği www.irisakademi.com Resmi Gazete Tarihi:05.02.2013 Resmi Gazete Sayısı:28550 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1)

Detaylı