İçindekiler. etkilipratikingilizce

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İçindekiler. etkilipratikingilizce"

Transkript

1

2 İçindekiler Uçmak Fly... 6 Tutmak Hold... 6 Düşmek Fall... 7 İçmek Drink... 7 Araba Sürmek Drive... 8 Göndermek Send... 8 Büyümek / Büyütmek Grow... 9 Acımak / Acıtmak Hurt... 9 Göstermek Show Ateş etmek / Vurmak Shoot Sallamak Shake Tırmanmak - Climb Düşürmek - Drop Katlamak - Fold Duymak - Hear Gülmek - Laugh Almak / Çıkarmak / Tutmak - Take Atmak - Throw Dokunmak - Touch Uyumak - Sleep Dönmek / Döndürmek / Çevirmek - Turn Yakalamak - Catch Bulmak - Find

3 Anlaşmak / Razı olmak To Agree Dövmek / Yenmek To Beat Başlamak To Begin Kırmak To Break Seçmek To Choose Bölmek To Divide Tadını çıkarmak To Enjoy Başarısız olmak / Başaramamak To Fail Vermek To Give Katılmak To join İşaret etmek / Göstermek To Point Ödemek To Pay Oynamak To Play Konuşmak To Speak Okumak To Read Yürümek To Walk Yuvarlamak / Yuvarlanmak To Roll Çekmek To Pull İzlemek To Watch Tekme atmak To Kick Beslemek To Feed Kaçırmak / Iskalamak To Miss Nefret etmek- To Hate Bağırmak To Shout Korumak To Protect

4 Bakmak To Look Dans etmek To Dance Yok etmek / Parçalamak To Destroy Toplamak / Biriktirmek To Collect Pişirmek To Cook Kavga etmek To Fight Açıklamak / Anlatmak To Explain Doldurmak To Fill Karşıdan karşıya geçmek To Cross Temizlemek To Clean Gülümsemek To Smile Kapatmak / Kapanmak To Close Şarkı söylemek To Sing Ders çalışmak To Study Kaldırmak / Çıkarmak / Ortadan kaldırmak To Remove Öğretmek To Teach Fiyat / Maaliyet / Masraf To Cost Yerleştirmek To Place Artmak / Arttırmak To Increase Antrenman yapmak / Eğitmek To Train Öğrenmek To Learn Atlamak / Zıplamak To Jump Değiştirmek To Change Varmak / Ulaşmak To Arrive Oluşturmak / Üretmek / Yaratmak To Create

5 Ölçmek To Measure Dinlemek To Listen Hareket ettirmek / Yerini değiştirmek To Move Durmak To Stop Çalışmak To Work Yazmak To Write Tartışamak / Görüşmek / Konuşmak To Discuss Yükseltmek / Kaldırmak To Raise Görmek To See Üretmek To Produce Uzanmak / Dökmek / Sermek To Lay Örtmek / Kaplamak To Cover Ağlamak To Cry Kazanmak To Win Zarar / Hasar Vermek To Damage İşaretlemek To Mark Yanmak / Yakmak To Burn Aramak / Çağırmak To call Yapmak / Üretmek To Make İstemek To Want Uzanmak / Ulaşmak To Reach Hatırlamak To Remember Dinlenmek To Rest Paylaşmak To Share Beklemek To Wait

6 Endişe etmek / Dert etmek To Worry Karşılaştırmak To Compare Kaydetmek / Para biriktirmek / Kurtarmak To Save Uzanmak / Uzatmak To Extend Rol yapmak / Performans sergilemek To Perform Tartışmak To Argue Görünmek / Ortaya Çıkmak To Appear Yok Olmak / Ortadan Kaybolmak To Disappear Basmak / Bastırmak To Press Kapatmak To Shut Değiştirmek To Replace Takip etmek To Follow Kurmak / İnşa etmek To Build Bağlamak / Bağlanmak To Connect Kontrol etmek To Check Saldırmak To Attack Ölmek To Die Sormak To Ask Kesmek To Cut Koymak To Put

7 Uçmak Fly İngilizce de fly uçmak demek. Uçmak fiili de düzensiz bir fiil ve ikinci hali Flew. I flew to Berlin yesterday. Dün Berlin e uçtum. I don t like flying on a plane. Uçakta uçmayı sevmiyorum. 3. hal- Flown Tutmak Hold İngilizce de hold tutmak demek. Düzensiz bir fiil ve ikinci hali Held. Hold Aynı zamanda nefes tutmak anlamında da kullanılıyor. Can you hold this for a second? Şunu bir saniye tutar mısın? I can t hold my breath more than 1 minute. 1 dakikadan fazla nefesimi tutamıyorum. 3. hal Held 6

8 Düşmek Fall İngilizce de fall düşmek demek. Bu da düzensiz bir fiil ve ikinci hali Fell. I fell on the floor yesterday. Dün yere düştüm. I keep falling off the bike. Bisikletten düşüp duruyorum. 3. hal Fallen İçmek Drink İngilizce de drink içmek demek. Bu da düzensiz bir fiil ve ikinci hali Drank. He drank a litre of coke. Bir litre kola içti. I need to drink water. Su içmem lazım. 3. hal - Drunk 7

9 Araba Sürmek Drive İngilizce de araba sürmek drive demek. Drive fiili de düzensiz bir fiil ve ikinci hali Drove. Drive direk araba sürmek anlamına geliyor. O yüzden cümle kurarken araba sürdüğünü vurgulamana gerek yok. I drove to work yesterday. Dün işe araba sürdüm. I love driving. Araba sürmeye bayılırım. 3. hal - Driven Göndermek Send İngilizce de göndermek send demek. Bu da yine düzensiz bir fiil ve ikinci hali Sent. I sent him some food. Ona biraz yiyecek gönderdim. He sends me money every month. Bana her ay para gönderir. 3. hal Sent 8

10 Büyümek / Büyütmek Grow İngilizce de büyümek grow demek. Bu da yine düzensiz ve ikinci hali Grew. Grow Aynı zamanda yetiştirmek anlamına da gelebiliyor. My kids are growing so fast. Çocuklarım çok hızlı büyüyor. I like growing tomatoes. Domates yetiştirmeyi seviyorum. 3. hal - Grown Acımak / Acıtmak Hurt İngilizce de acımak veya acıtmak hurt demek. Bu da düzensiz bir fiil ve ikinci hali Hurt. My foot hurts. Ayağım acıyor. If you keep doing that you re going to hurt yourself. Eğer bunu yapmaya devam edersen kendine zarar vereceksin (acıtacaksın). 3. hal Hurt 9

11 Göstermek Show İngilizce de göstermek show demek. Show düzenli bir fiil ve bu yüzden ikinci hali Showed. Can you show me where your car is? Bana arabanın nerede olduğunu gösterir misin? He showed me how to kick the ball. Bana topa nasıl vuracağımı gösterdi. 3. hal - Shown Ateş etmek / Vurmak Shoot İngilizce de ateş etmek veya vurmak (silah) shoot demek. Shoot aynı zamanda basketbol gibi sporlarda atış yapmak veya futbolda şut çekmek için de kullanılıyor. Düzensiz bir fiil ve ikinci hali Shot. He shot me! Beni vurdu. Don t shoot! Ateş etme! 3. hal - Shot 10

12 Sallamak Shake İngilizce de sallamak shake demek. Shake düzensiz bir fiil ve ikinci hali Shook. Shake the drink before you open it. İçeceği açmadan önce salla. Don t shake it too much! Çok fazla sallama. 3. hal - Shaken Tırmanmak - Climb Climb İngilizce de tırmanmak anlamına geliyor. Düzenli bir fiil ve ikinci hali climbed. He climbed the tree and now he is stuck. Ağaca tırmandı ve şimdi orada mahsur kaldı. We need to climb the fence. Çitlere tırmanmamız lazım. 3. hal - Climbed 11

13 Düşürmek - Drop Drop İngilizce de düşürmek veya bırakmak anlamına geliyor. Cebinden bir şey düşürmek veya yüksekten bir şey bırakmak gibi durumlarda drop fiili kullanılır. İkinci hali dropped. I dropped my phone yesterday. Dün telefonumu düşürdüm. Be careful or you are going to drop it. Dikkat et yoksa düşüreceksin. 3. hal - Dropped Katlamak - Fold Fold İngilizce de katlamak demek ve düzenli bir fiil. İkinci hali folded. Can you fold this for me? Bunu benim için katlar mısın? How many times can you fold a piece of paper? Bir parça kağıdı kaç defa katlayabilirsin? 3. hal - Folded 12

14 Duymak - Hear Hear İngilizce de duymak anlamına geliyor ve düzensiz bir fiil. İkinci hali heard He thinks that he heard a noise. Bir ses duyduğunu sanıyor / düşünüyor. Did you hear that? Duydunmu? (sesi) 3. hal: Heard Gülmek - Laugh Laugh İngilizce de gülmek anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali laughed. He laughed when he heard the joke. Şakayı duyunca güldü. Can laughed all night yesterday. Can dün bütün akşam güldü. 3. hal - Laughed 13

15 Almak / Çıkarmak / Tutmak - Take Take İngilizce de aslında almak anlamına gelmekle birlikte farklı anlamlarda da kullanılabiliyor.take düzensiz bir fiil ve ikinci hali took. Take aynı zamanda çıkarmak ve tutmak anlamlarında da kullanılabiliyor. He took a piece of paper from his pocket. Çebinden bir kağıt parçası çıkardı. Take my hand! Elimi tut! Take the ball. Topu al. He took a picture. Resim çekti. I took the bus. Otobüsle geldim/otobüse bindim. 3. hal - Taken 14

16 Atmak - Throw Throw İngilizce de atmak anlamına geliyor ve düzensiz bir fiil. İkinci hali threw. He threw the notebook out of the window. ( Defteri camdan dışarı attı. Throw the ball! ( Topu at! 3. hal - Thrown Dokunmak - Touch Touch İngilizce de dokunmak anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali touched. Don t touch that.it s dirty! Ona dokunma. Pis o! 3. hal - Touched 15

17 Uyumak - Sleep Sleep İngilizce de uyumak anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali slept. He slept at my house tonight. Bu akşam benim evimde uyudu. Where are we going to sleep tonight? Bu akşam nerede uyuyacağız? 3. hal - Slept Dönmek / Döndürmek / Çevirmek - Turn Turn İngilizce de dönmek, döndürmek, çevirmek gibi anlamlara gelebiliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali turned. He turned the pages quickly as he read the book. Kitabı okudukça sayfaları çabucak çevirdi. Turn left over here. Buradan sola dön. Turn around. Arkanı dön. 3. hal - Turned 16

18 Yakalamak - Catch Catch İngilizce de yakalamak demek ve düzensiz bir fiil.ikinci hali caught. He caught a lot of fish today. Bugün çok balık yakaladı. Catch the ball when I throw it to you. Topu sana attığımda yakala. 3. hal - Caught Bulmak - Find Find İngilizce de bulmak anlamına geliyor ve düzensiz bir fiil.ikinci hali found. Did you find your keys? Anahtarlarını buldun mu? I found the money that I lost yesterday. Dün kaybettiğim parayı buldum. 3. hal Found 17

19 Anlaşmak / Razı olmak To Agree To agree İngilizce de anlaşmak anlamına geliyor. Düzenli bir fiil ve ikinci hali agreed. They agreed to not see each other anymore. Daha fazla görüşmemeye karar verdiler. Did they agree to do this? Bunu yapmaya razı oldular mı? 3. hal - Agreed Dövmek / Yenmek To Beat To Beat İngilizce de dövmek veya yenmek anlamına geliyor. Düzensiz bir fiil ve İkinci hali beat. I beat him at pool yesterday. Dün onu bilardoda yendim. You have to play carefully to beat your opponent. Rakibini yenmek için dikkatli oynamalısın. 3. hal - Beaten 18

20 Başlamak To Begin To begin İngilizce de başlamak demek ve düzensiz bir fiil. İkinci hali began. Let s begin! Hadi başlayalım! We should begin studying. Ders çalışmaya başlamalıyız. 3. hal - Begun Kırmak To Break To break İngilizce de kırmak anlamına geliyor ve düzensiz bir fiil. Break fiili aynı zamanda rekor kırmak derken de kullanılıyor. İkinci hali broke. He broke his nose yesterday. Dün burnunu kırdı. You are going to break the window if you are not careful. Dikkatli olmazsan camı kıracaksın. 3. hal Broken 19

21 Seçmek To Choose To choose İngilizce de seçmek anlamına geliyor ve düzensiz bir fiil. İkinci hali chose. Do I really have to choose? Gerçekten seçmem gerekiyor mu? Choose any car you want. İstediğin herhangi bir arabayı seç. 3. hal - Chosen Bölmek To Divide To divide İngilizce de bölmek anlamına geliyor ve ikinci hali divided. Divide the money equally. Parayı eşit bir şekilde böl. What is 2 divided by 2? 2 bölü 2 kaç? We divided the garden into two sections. Bahçeyi 2 kısıma ayırdık. 3. hal Divided 20

22 Tadını çıkarmak To Enjoy To enjoy İngilizce de tadını çıkarmak anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali enjoyed. Enjoy geniş zamanda kullanıldığı zaman genelde hoşlanıyorum gibi bir anlama geliyor. Mesela I enjoy running, Koşu yapmaktan hoşlanıyorum demek. He enjoyed a glass of coke. Bir bardak kolanın tadını çıkardı. He enjoys playing basketball. Basketbol oynamaktan hoşlanıyor. 3. hal - Enjoyed Başarısız olmak / Başaramamak To Fail To Fail İngilizce de başarısız olmak anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali failed. I failed the exam. Sınavda başarısız oldum. 3. hal - Failed 21

23 Vermek To Give To give İngilizce de vermek anlamına geliyor ve düzensiz bir fiil. İkinci hali gave. I gave her 10 liras. Ona 10 lira verdim. Can you give me a piece of paper? Bana bir parça kağıt verir misin? 3. hal - Given Katılmak To join To join İngilizce de katılmak anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali joined. Will you join us tonight? Bu akşam bize katılır mısın? 3. hal - Joined 22

24 İşaret etmek / Göstermek To Point To point İngilizce de işaret etmek veya göstermek anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali pointed. Can you point at the man who hit you? Sana vuran adamı gösterir misin? He pointed at the sky. Gökyüzünü gösterdi/işaret etti. 3. hal - Pointed Ödemek To Pay To pay İngilizce de ödemek anlamına geliyor ve düzensiz bir fiil. İkinci hali paid. Did you pay for that? Bunun için ödeme yaptın mı? I didn t pay for the coffee yet. Kahve için henüz ödeme yapmadım. 3. hal - Paid 23

25 Oynamak To Play To play İngilizce de oynamak anlamına geliyor. Düzenli bir fiil ve ikinci hali played. They played all day. Bütün gün oynadılar. He is playing football. Futbol oynuyor. 3. hal - Played Konuşmak To Speak To speak İngilizce de konuşmak anlamına geliyor. Düzensiz bir fiil ve ikinci hali spoke. I know! We spoke yesterday. Biliyorum! Dün konuştuk. We are going to speak next week. Gelecek hafta konuşacağız. 3. hal - Spoken 24

26 Okumak To Read To read İngilizce de okumak anlamına geliyor. Read düzenli bir fiil ve ikinci hali read(farklı okunuyor). I finally read that book. O kitabı sonunda okudum. What are you reading? Ne okuyorsun? 3. hal - Read (okunuşu farklı) Yürümek To Walk To walk İngilizce de yürümek anlamına geliyor. Walk düzenli bir fiil ve ikinci hali walked. He walked home. Eve yürüdü. We are going to walk to school. Okula yürüyeceğiz. They are walking. Yürüyorlar. 3. hal - Walked 25

27 Yuvarlamak / Yuvarlanmak To Roll To roll İngilizce de yuvarlamak veya yuvarlanmak anlamına geliyor. Roll düzenli bir fiil ve ikinci hali rolled. She is rolling on the ground Yerde yuvarlanıyor. Don t roll the ball. Topu yuvarlama. 3. hal - Rolled Çekmek To Pull To pull İngilizce de çekmek anlamına geliyor. Pull düzenli bir fiil ve ikinci hali pulled. He pulled the rope İpi çekti. Stop pulling my shirt! Gömleğimi çekmeyi bırak! They pulled the net. Fileyi çektiler. 3. hal - Pulled 26

28 İzlemek To Watch To watch İngilizce de izlemek anlamına geliyor. Watch düzenli bir fiil ve ikinci hali watched. We watched the movie all night. Bütün akşam filmi izledik. They are watching the match. Maçı izliyorlar. 3. hal - Watched Tekme atmak To Kick To kick İngilizce de tekme atmak anlamına geliyor. Kick düzenli bir fiil ve ikinci hali kicked. Kick aynı zamanda İngilizce de topa ayakla vurmak anlamında da kullanılıyor. He kicked the ball. Topa vurdu. He kept kicking me! Bana tekme atıp durdu! / Bana sürekli tekme attı. 3. hal Kicked 27

29 Beslemek To Feed To feed İngilizce de beslemek anlamına geliyor. Feed düzensiz bir fiil ve ikinci hali fed. The boy fed the elephant. Çocuk fili besledi. They are feeding the tigers. Kaplanları besliyorlar. 3. hal - Fed Kaçırmak / Iskalamak To Miss To miss İngilizce de kaçırmak/ıskalamak anlamında kullanılıyor. Miss düzenli bir fiil ve ikinci hali missed. Miss aynı zamanda özlemek anlamında da kullanılıyor. The bullets missed him. Kurşunlar onu ıskaladı. He missed the goal. Golü kaçırdı. I really missed you. Seni gerçekten çok özledim. 3. hal Missed 28

30 Nefret etmek- To Hate To hate İngilizce de nefret etmek anlamına geliyor. Hate düzenli bir fiil ve ikinci hali hated. We hate going to school. Okula gitmekten nefret ediyoruz. I hate you! Senden nefret ediyorum! 3. hal - Hated Bağırmak To Shout To shout İngilizce de bağırmak anlamına geliyor. Shout düzenli bir fiil ve ikinci hali shouted. The kids are shouting. Çocuklar bağırıyor. Stop shouting! Bağırmayı kes! 3. hal Shouted 29

31 Korumak To Protect To protect İngilizce de korumak anlamına geliyor. Düzenli bir fiil ve ikinci hali protected. The duck is protecting its babies. Ördek yavrularını koruyor. Don t worry. I ll protect you. Merak etme, ben seni korurum. 3. hal - Protected Oturmak To Sit To sit İngilizce de oturmak anlamına geliyor. Düzensiz bir fiil ve ikinci hali Sat. The man is sitting. Adam oturuyor. They are sitting on the beach. Sahilde oturuyorlar. You sat all day! Bütün gün oturdun! 3. hal - Sat 30

32 Bakmak To Look To look İngilizce de bakmak demek ve düzenli bir fiil. İkinci hali looked. The man is looking at the plant. Adam bitkiye bakıyor. He looked up. Yukarı baktı. 3. hal - Looked Dans etmek To Dance To dance İngilizce de dans etmek anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali danced. They danced together. Birlikte dans ettiler. Let s dance. Hadi dans edelim. 3. hal Danced 31

33 Yok etmek / Parçalamak To Destroy To destroy İngilizce de yok etmek veya parçalamak anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali Destroyed. I destroyed the glass. Camı kırdım/parçaladım. They are going to destroy the building today. Bügün binayı yok edecekler. 3. hal - Destroyed Toplamak / Biriktirmek To Collect To collect İngilizce de toplamak/biriktirmek anlamına geliyor. Düzenli bir fiil ve ikinci hali collected. They are collecting seafood. Deniz ürünleri topluyorlar. He collects toys. Oyuncak biriktiriyor. 3. hal - Collected 32

34 Pişirmek To Cook To cook İngilizce de pişirmek anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali cooked. He is cooking food. Yemek pişiriyor. He cooked hamburgers. Hamburger pişirdi. 3. hal - Cooked Kavga etmek To Fight To Fight İngilizce de kavga etmek anlamına geliyor ve düzensiz bir fiil. İkinci hali fought. The giraffes fought. Zürafalar kavga etti. They are fighting. Kavga ediyorlar. 3. hal - Fought 33

35 Açıklamak / Anlatmak To Explain To explain İngilizce de anlatmak ve açıklamak anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali explained. She explained how to cook. Nasıl yemek yapılacağını anlattı. She explained the lesson. Dersi anlattı. 3. hal - Explained Doldurmak To Fill To fill İngilizce de doldurmak anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali filled. He filled the tank. Depoyu doldurdu. 3. hal - Filled 34

36 Karşıdan karşıya geçmek To Cross To cross İngilizce de karşıdan karşıya geçmek anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali crossed. They are crossing the street. Karşıdan karşıya geçiyorlar. 3. hal - Crossed Temizlemek To Clean To clean İngilizce de temizlemek anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali cleaned. The truck cleaned the streets. Kamyon yolları temizledi. They are cleaning the streets. Sokağı/sokakları temizliyorlar. 3. hal Cleaned 35

37 Gülümsemek To Smile To smile İngilizce de gülümsemek anlamına geliyor. Düzenli bir fiil ve ikinci hali smiled He is smiling. Gülümsüyor. He smiled yesterday. Dün gülümsedi. 3. hal - Smiled Kapatmak / Kapanmak To Close To close İngilizce de kapatmak veya kapanmak anlamına geliyor. Düzenli bir fiil ve İkinci hali closed. Can you close the door? Kapıyı kapatır mısın? /kapatabilir misin? The doors closed. Kapılar kapandı. 3. hal - Closed 36

38 Şarkı söylemek To Sing To sing İngilizce de şarkı söylemek anlamına geliyor ve düzensiz bir fiil. İkinci hali sang. They sang. Şarkı söylediler. We are going to sing tomorrow. Yarın şarkı söyleyeceğiz. 3. hal - Sung Ders çalışmak To Study To study İngilizce de ders çalışmak anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali studied. NOT: Bu fiili lütfen to work iş anlamında çalışmak fiili ile karıştırma. He studied all night for the exam. Bütün akşam sınava çalıştı. We need to study. Ders çalışmalıyız. 3. hal - Studied 37

39 Kaldırmak / Çıkarmak / Ortadan kaldırmak To Remove To remove İngilizce de kaldırmak, çıkarmak veya ortadan kaldırmak gibi anlamlarda kullanılıyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali removed. He removed his gas mask. Gaz maskesini çıkardı. She will remove the cap. Kapağı çıkaracak. 3. hal - Removed Öğretmek To Teach To teach İngilizce de öğretmek anlamına geliyor. Düzensiz bir fiil ve ikinci hali taught. She is teaching English. İngilizce öğretiyor. I taught him math. Ona matematiği ben öğrettim. 3. hal - Taught 38

40 Fiyat / Maaliyet / Masraf To Cost To cost İngilizce de Fiyat/Maaliye/Masraf anlamlarında kullanılıyor ve düzensiz bir fiil. İkinci hali cost. Fuel costs a lot. Benzin çok pahalı/maaliyetli. How much does this cost? Bu kaç para? 3. hal - Cost Yerleştirmek To Place To place İngilizce de yerleştirmek anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali placed. She placed the cookies on the plate. Kurabiyeleri tabağa yerleştirdi. 3. hal - Placed 39

41 Artmak / Arttırmak To Increase To Increase İngilizce de artmak ve arttırmak gibi anlamlarda kullanılıyor ve düzensiz bir fiil. İkinci hali Increased. The number of likes increased. Beğen sayısı arttı. 3. hal - Increased Antrenman yapmak / Eğitmek To Train To train İngilizce de eğitmek veya antrenman yapmak demek ve düzenli bir fiil. İkinci hali trained. The man trained the elephant. Adam fili eğitti. He is training. Adam antrenman yapıyor. 3. hal - Trained 40

42 Öğrenmek To Learn To learn İngilizce de işaret etmek veya göstermek anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali learned. Murat is learning English. Murat İngilizce öğreniyor. They learned to dance. Dans etmeyi öğrendiler. 3. hal - Learned Atlamak / Zıplamak To Jump To jump İngilizce de atlamak veya zıplamak anlamına geliyor ve düzensiz bir fiil. İkinci hali jumped. The kids are jumping on the bed. Çocuklar yatağın üzerinde zıplıyor. The squirrel jumped. Sincap atladı. 3. hal - Jumped 41

43 Değiştirmek To Change To change İngilizce de değiştirmek anlamına geliyor. Düzenli bir fiil ve ikinci hali changed. They are changing the bed sheet. Yatak örtüsünü değiştiriyorlar. We should change seats. Koltuk değiştirmeliyiz. 3. hal - Changed Varmak / Ulaşmak To Arrive To arrive İngilizce de varmak veya ulaşmak anlamına geliyor. Düzenli bir fiil ve İkinci hali arrived. The train arrived at the station. Tren istasyona vardı. The girls arrived home. Kızlar eve ulaştı/vardı. 3. hal - Arrived 42

44 Oluşturmak / Üretmek / Yaratmak To Create To create İngilizce de oluşturmak, üretmek veya yaratmak anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali created. He created a new Website. Yeni bir web sitesi oluşturdu. They created dust. Toz ürettiler. He created a new product. Yeni bir ürün üretti. 3. hal - Created Ölçmek To Measure To measure İngilizce de ölçmek anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali measured. He measured my height. Boyumu ölçtü. We need to measure the table. Masayı ölçmemiz lazım. 3. hal - Measured 43

45 Dinlemek To Listen To listen İngilizce de dinlemek anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali listened. I m listening to music. Müzik dinliyorum. They are listening to the teacher. Öğretmeni dinliyorlar. 3. hal - Listened Hareket ettirmek / Yerini değiştirmek To Move To move İngilizce de hareket ettirmek veya yerini değiştirmek anlamına geliyor. Düzenli bir fiil ve ikinci hali moved. NOT: Move aynı zamanda taşınmak anlamına da geliyor. We need to move the chairs. Sandalyelerin yerini değiştirmemiz lazım. We are moving next week. Haftaya taşınıyoruz. 3. hal Moved 44

46 Durmak To Stop To stop İngilizce de durmak anlamında kullanılıyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali stopped. Why did the car stop? Araba neden durdu? The motorcycle stopped. Motosiklet durdu. 3. hal - Stopped Çalışmak To Work To work İngilizce de çalışmak (İş olarak çalışmak, ders olarak değil) anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali worked. They are working. Çalışıyorlar. 3. hal Worked 45

47 Yazmak To Write To write İngilizce de yazmak anlamında kullanılıyor ve düzensiz bir fiil. İkinci hali Wrote. She wrote a book. Kitap yazdı. Can you write it on my notebook? Defterime yazabilir misin? 3. hal - Written Tartışamak / Görüşmek / Konuşmak To Discuss To discuss İngilizce de tartışmak, görüşmek ve konuşmak anlamlarında kullanılıyor. Düzenli bir fiil ve ikinci hali discussed. They discussed the price. Fiyatı tartıştılar. We are discussing the plans. Planları tartışıyoruz. 3. hal Discussed 46

48 Yükseltmek / Kaldırmak To Raise To raise İngilizce de yükseltmek ve kaldırmak anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali raised. They raised their hands in the air. Ellerini havaya kaldırdılar. He raised his glass. Bardağını kaldırdı. 3. hal - Raised Görmek To See To see İngilizce de görmek anlamına geliyor ve düzensiz bir fiil. İkinci hali Saw. I saw what you did. Ne yaptığını gördüm. I saw an eagle. Kartal gördüm. 3. hal - Seen 47

49 Üretmek To Produce To produce İngilizce de üretmek anlamına geliyor. Düzenli bir fiil ve ikinci hali produced. They are producing cars. Araba üretiyorlar. They produced bread. Ekmek ürettiler. 3. hal - Produced Uzanmak / Dökmek / Sermek To Lay To lay İngilizce de uzanmak, dökmek ve sermek gibi anlamlara Gelebiliyor. Düzensiz bir fiil ve İkinci hali laid. They are laying on the beach. Sahilde uzanıyorlar. I am going to lay down for five minutes. Beş dakika uzanacağım. 3. hal - Laid 48

50 Örtmek / Kaplamak To Cover To cover İngilizce de örtmek veya kaplamak anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali covered. She covered the strawberries with chocolate. Çilekleri çikolata ile kapladı. The house is covered with snow. Ev karla kaplı. 3. hal - Covered Ağlamak To Cry To cry İngilizce de ağlamak anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali cried. She is crying. Ağlıyor. 3. hal - Cried 49

51 Kazanmak To Win To win İngilizce de kazanmak anlamına geliyor ve düzensiz bir fiil. İkinci hali won. They won the match. Maçı kazandılar. I am going to win tomorrow. Yarın kazanacağım. 3. hal - Won Zarar / Hasar Vermek To Damage To damage İngilizce de hasar vermek veya zarar vermek anlamına geliyor. Düzenli bir fiil ve ikinci hali damaged. They damaged the roof. Çatıya zarar verdiler. You are going to damage the car! Arabaya zarar vereceksin! 3. hal - Damaged 50

52 İşaretlemek To Mark To mark İngilizce de işaretlemek anlamında kullanılıyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali marked. He marked the wood. Tahtayı işaretledi. 3. hal - Marked Yanmak / Yakmak To Burn To burn İngilizce de yakmak veya yanmak anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali burned. The house is burning. Ev yanıyor. Burn all the money. Bütün parayı yak. 3. hal - Burned 51

53 Aramak / Çağırmak To call To call İngilizce de aramak ve çağırmak anlamında kullanılıyor ve düzensiz bir fiil. İkinci hali called. Call aynı zamanda hitap etmek anlamında da kullanılıyor. He is calling his friend. Arkadaşını arıyor. Can you call Mert here? Mert i buraya çağırır mısın? He is called x. Ona x derler. 3. hal - Call 52

54 Yapmak / Üretmek To Make To make İngilizce de en çok yapmak ve üretmek anlamlarında kullanılıyor. Düzensiz bir fiil ve ikinci hali Made. Make kelimesinin değişik anlamları var ve hepsini öğrenmek zaman alacaktır. Birkaç örneğe bakalım. The car made a u-turn. Araba u-dönüşü yaptı. She is making adjustments to the camera. Kameraya ayarlamalar yaptı. He is making a vase. Vazo yapıyor. They are making a mess. Ortalığı dağıtıyorlar. I made a mistake. Hata yaptım. 3. hal Made 53

55 İstemek To Want To want İngilizce de istemek anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali wanted. They want a toy. Oyuncak istiyorlar. 3. hal - Wanted Uzanmak / Ulaşmak To Reach To reach İngilizce de uzanmak veya ulaşmak anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali reached. He reached the top of the mountain. Dağın tepesine ulaştı. The dog is trying to reach the food. Köpek yemeğe uzanmaya çalışıyor. 3. hal - Reached 54

56 Hatırlamak To Remember To remember İngilizce de hatırlamak anlamına geliyor. Düzenli bir fiil ve ikinci hali Remembered. He remembered the sunset. Günbatımını hatırladı. I remember you from somewhere! Seni bir yerden hatırlıyorum! 3. hal - Remembered Dinlenmek To Rest To rest İngilizce de dinlenmek anlamına geliyor. Düzenli bir fiil ve İkinci hali Rested. The dog is resting. Köpek dinleniyor. I need to rest. Dinlenmem lazım. 3. hal - Rested 55

57 Paylaşmak To Share To share İngilizce de paylaşmak anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali Shared. The dog and the cat shared the food. Kedi ve köpek yemeği paylaştı. Can you share that information with us? Bu bilgiyi bizimle paylaşır mısın? 3. hal - Shared Beklemek To Wait To wait İngilizce de beklemek anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali Waited. They are waiting in line. Sırada bekliyorlar. Can you wait for me in the house? Evde beni bekler misin? 3. hal - Waited 56

58 Endişe etmek / Dert etmek To Worry To worry İngilizce de endişe etmek veya dert etmek anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali Worried. He is very worried. Çok endişeli. Don t worry. Everything is going to be fine. Endişe etme. Her şey iyi olacak. 3. hal - Worried Karşılaştırmak To Compare To compare İngilizce de karşılaştırmak anlamına geliyor. Düzenli bir fiil ve ikinci hali Compared. Don t compare apples to oranges. Elmalarla portakalları karşılaştırma. He keeps comparing me with Mert. Beni sürekli Mert ile karşılaştırıyor. 3. hal - Compared 57

59 Kaydetmek / Para biriktirmek / Kurtarmak To Save To save İngilizce de kaydetmek, para biriktirmek ve kurtarmak gibi anlamlara gelebiliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali Saved. The cat saved the boy. Kedi çocuğu kurtardı. He is saving money. Para biriktiriyor. Can you save the file please? Lütfen dosyayı kaydeder misin? 3. hal - Saved Uzanmak / Uzatmak To Extend To extend İngilizce de uzanmak veya uzatmak anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali Extended. The pier extends to the sea. İskele denize uzanıyor. 3. hal - Extended 58

60 Rol yapmak / Performans sergilemek To Perform To perform İngilizce de rol yapmak ve performans sergilemek anlamında kullanılıyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali Performed. Genelde konserler ve tiyartro oyunları gibi şeyler için sık kullanılır. Metallica is going to perform in Istanbul tonight. Metallica bu akşam İstanbul da sahne alacak/performansını sergileyecek. 3. hal - Performed Tartışmak To Argue To argue İngilizce de tartışmak anlamında kullanılıyor. Düzenli bir fiil ve ikinci hali Argued. He argued with his friend. Arkadaşıyla tartıştı. They are arguing. Tartışıyorlar. 3. hal - Argued 59

61 Görünmek / Ortaya Çıkmak To Appear To appear İngilizce de görünmek ve ortaya çıkmak anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali Appeared. The sun is appearing. Güneş ortaya çıkıyor. 3. hal - Appeared Yok Olmak / Ortadan Kaybolmak To Disappear To disappear İngilizce de yok olmak/ortadan kaybolmak anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali Disappeared. Disappear, appear fiilinin zıttı. The plane disappeared behind the clouds. Uçak bulutların arkasında yok oldu. He disappeared. Ortadan kayboldu. 3. hal - Disappeared 60

62 Basmak / Bastırmak To Press To press İngilizce de bastırmak anlamına geliyor. Düzenli bir fiil ve ikinci hali Pressed. Adam düğmeye bastı. The man pressed the button. Press your hands together. Ellerini birbirine bastır. 3. hal - Pressed Kapatmak To Shut To shut İngilizce de kapatmak anlamına geliyor. Düzensiz bir fiil ve İkinci hali Shut. Adam kapıyı kapattı. The man shut the door. Kadın camı kapatıyor. The woman shutting the window. 3. hal - Shut 61

63 Değiştirmek To Replace To replace İngilizce de değiştirmek anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali Replaced. Adam musluğu değiştirdi. The man replaced the faucet. Ampulü değiştirmen lazım. You need to replace the lightbulb. 3. hal - Replaced Takip etmek To Follow To follow İngilizce de takip etmek anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali Followed. Bizi twitter da takip et. Follow us on Twitter. Kayakçıyı takip ediyorum. I am following the skier. 3. hal - Followed 62

64 Kurmak / İnşa etmek To Build To build İngilizce de kurmak veya inşa etmek anlamına geliyor ve düzensiz bir fiil. İkinci hali Built. Çatıyı inşa ediyorlar. They are building the roof. I am building a house. Ev inşa ediyorum. 3. hal - Built Bağlamak / Bağlanmak To Connect To connect İngilizce de bağlamak veya birleştirmek anlamına geliyor. Düzenli bir fiil ve ikinci hali Connected. Noktaları birleştirdi. He connected the dots. Kabloyu arabaya bağlıyor. He is connecting the wire to the car. 3. hal - Connected 63

65 Kontrol etmek To Check To check İngilizce de kontrol etmek anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali Checked. Pilot uçağı denetliyor/kontrol ediyor. The pilot is checking the plane. Adam arabadaki yağı kontrol etti. The man checked the oil in the car. 3. hal - Checked Saldırmak To Attack To attack İngilizce de saldırmak anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali Attacked. Askerler saldırıyor. The soldiers are attacking. Ayı kameramana saldırdı. The bear attacked the cameraman. 3. hal - Attacked 64

66 Ölmek To Die To die İngilizce de ölmek anlamına geliyor ve düzenli bir fiil. İkinci hali Died. Adam öldü. The man died. 3. hal - Died Sormak To Ask To ask İngilizce de sormak anlamında kullanılıyor. Düzenli bir fiil ve ikinci hali Asked. Öğretmen soru sordu. The teacher asked a question. 3. hal - Asked 65

67 Kesmek To Cut To cut İngilizce de kesmek anlamına geliyor ve düzensiz bir fiil. İkinci hali Cut. Havuçları kesti. He cut the carrots. Tahtayı kesiyor. He is cutting the wood. Kabloyu kesti. He cut the cable. 3. hal - Cut Koymak To Put To put İngilizce de koymak anlamına geliyor ve düzensiz bir fiil. İkinci hali Put. Arabaya gaz koyuyor. He is putting gas into the car. Tabaklarına yemek koyuyorlar. They are putting food on their plates. 3. hal - Put 66

İngilizce Düzenli ve Düzensiz Fiiller - Regular and İrregular Verbs

İngilizce Düzenli ve Düzensiz Fiiller - Regular and İrregular Verbs İngilizce Düzenli ve Düzensiz Fiiller - Regular and İrregular Verbs İngilizce Düzenli Fiiller İngilizce düzenli fiiler -ed takısı alan fiillerdir. Mastar Hali clean finish use Past Simple Past Participle

Detaylı

Lesson 19: What. Ders 19: Ne

Lesson 19: What. Ders 19: Ne Lesson 19: What Ders 19: Ne Reading (Okuma) What is it? (O nedir?) What is your name? (İsmin nedir?) What is the answer? (Cevap nedir?) What was that? (O neydi?) What do you want? (Ne istersin?) What did

Detaylı

1. English? a. She is b. Is c. He d. Is she. 1. This is an office, and tables. a. those are b. that are c. these d. that is. 1. This is girlfriend.

1. English? a. She is b. Is c. He d. Is she. 1. This is an office, and tables. a. those are b. that are c. these d. that is. 1. This is girlfriend. 1. English? a. She is b. Is c. He d. Is she 1. This is an office, and tables. a. those are b. that are c. these d. that is 1. This is girlfriend. a. hers b. to him c. of her d. his 1. There are people

Detaylı

GENİŞ ZAMAN SIMPLE PRESENT TENSE

GENİŞ ZAMAN SIMPLE PRESENT TENSE GENİŞ ZAMAN SIMPLE PRESENT TENSE Does he go to the theater? O tiyatroya gider mi? ÖRNEK CÜMLELER VE KALIPLAR Yes, he goes to the theater. Evet, o tiyatroya gider. Do you like swimming? Yüzmeyi sever misin?

Detaylı

Lesson 33: Interrogative forms of be going to, be + verb~ing for expressing near future

Lesson 33: Interrogative forms of be going to, be + verb~ing for expressing near future Lesson 33: Interrogative forms of be going to, be + verb~ing for expressing near future Ders 33: Yakın gelecekten bahsederken be going to, be + verb~ing kalıplarının soru zamiri formları Reading (Okuma)

Detaylı

I WOULD come to the party but... You He,She,It We They

I WOULD come to the party but... You He,She,It We They İsteklilik (willingness), kararlılık (determination), istek (request) ikram - teklif (offer), red (refusal) ve geçmişte alışkanlık (habit in the past) ifade eder. A WILLINGNESS - DETERMINATION (isteklilik

Detaylı

a) Present Continuous Tense (Future anlamda) I am visiting my aunt tomorrow. (Yarin halamı ziyaret ediyorum-edeceğim.)

a) Present Continuous Tense (Future anlamda) I am visiting my aunt tomorrow. (Yarin halamı ziyaret ediyorum-edeceğim.) a) Present Continuous Tense (Future anlamda) I am visiting my aunt tomorrow. (Yarin halamı ziyaret ediyorum-edeceğim.) He is having an exam on Wednesday. (Çarşamba günü sınav oluyor-olacak.) Mary is spending

Detaylı

8. SINIF YARIYIL ÇALIŞMA TESTİ

8. SINIF YARIYIL ÇALIŞMA TESTİ 8. SINIF YARIYIL ÇALIŞMA TESTİ 1., 2. ve 3. sorularda verilen kelimelerden hangisi anlam bakımından diğerlerinden farklıdır? TEST - 1 (2011-2012) 6., 7. ve 8. sorularda boş bırakılan yerlere uygun düşen

Detaylı

Lesson 35: Gerund 2 Ders 35: İsim-fiil 2

Lesson 35: Gerund 2 Ders 35: İsim-fiil 2 Lesson 35: Gerund 2 Ders 35: İsim-fiil 2 Reading (Okuma) His job is driving a bus. ( Onun hobisi otobüs sürmek. ) Thank you for choosing my lesson. ( Benim dersimi seçtiğiniz için teşekkür ederim. ) Her

Detaylı

Lesson 22: Why. Ders 22: Neden

Lesson 22: Why. Ders 22: Neden Lesson 22: Why Ders 22: Neden Reading (Okuma) Why are you tired? (Neden yorgunsun?) Why is your boss angry? (Patronun neden sinirli?) Why was he late? (Neden geç kaldı?) Why did she go there? (Neden oraya

Detaylı

Lesson 20: Where, when. Ders 20: Nerede, ne zaman

Lesson 20: Where, when. Ders 20: Nerede, ne zaman Lesson 20: Where, when Ders 20: Nerede, ne zaman Reading (Okuma) Where is the City Hall? (Belediye binası nerede?) Where are you now? (Şu an neredesin?) Where is he working? (Nerede çalışıyor?) Where did

Detaylı

1. Ne zaman yapılacağı kesin belli olan veya gelecekte yapmaya niyet ettiğimiz işleri anlatırken:

1. Ne zaman yapılacağı kesin belli olan veya gelecekte yapmaya niyet ettiğimiz işleri anlatırken: Nerelerde Kullanılır: 1. Ne zaman yapılacağı kesin belli olan veya gelecekte yapmaya niyet ettiğimiz işleri anlatırken: My father is going to buy me a bike. (Babam bana bisiklet alacak.) The teachers are

Detaylı

Lesson 18 : Do..., Don t do... Ders 18: yap, yapma

Lesson 18 : Do..., Don t do... Ders 18: yap, yapma Lesson 18 : Do..., Don t do... Ders 18: yap, yapma Reading (Okuma) Walk on this road. (Bu yoldan yürü.) Write an email to me. (Bana bir e-posta yaz.) Dance on the stage! (Sahnede dans et!) Good night,

Detaylı

WOULD. FUTURE in PAST [1] (geçmişteki gelecek) [past of WILL] He said he would be. She hoped (that) we would com. I thought that he would ref

WOULD. FUTURE in PAST [1] (geçmişteki gelecek) [past of WILL] He said he would be. She hoped (that) we would com. I thought that he would ref WOULD FUTURE in PAST [1] (geçmişteki gelecek) [past of WILL] He said he would be She hoped (that) we would com I thought that he would ref WILLINGNESS (gönüllülük) She would not The car would not POLITE

Detaylı

Lesson 07: Verb + not, Verb +? Ders 07: Fiil + olumsuzluk eki, Fiil +?

Lesson 07: Verb + not, Verb +? Ders 07: Fiil + olumsuzluk eki, Fiil +? Lesson 07: Verb + not, Verb +? Ders 07: Fiil + olumsuzluk eki, Fiil +? Reading (Okuma) I do not run. (Koşmam.) We do not go to the park. (Parka gitmeyiz.) You do not dance. (Dans etmezsin.) They do not

Detaylı

Lesson 23: How. Ders 23: Nasıl

Lesson 23: How. Ders 23: Nasıl Lesson 23: How Ders 23: Nasıl Reading (Okuma) How are you? (Nasılsın?) How are your parents? (Ailen nasıl?) How was the interview? (Görüşme nasıldı?) How is your work? (İşin nasıl?) How do you go to school?

Detaylı

Lesson 17: can, cannot, can..? Ders 17: yapabilmek, yapamamak,?

Lesson 17: can, cannot, can..? Ders 17: yapabilmek, yapamamak,? Lesson 17: can, cannot, can..? Ders 17: yapabilmek, yapamamak,? Reading (Okuma) I can walk. (Yürüyebilirim.) He can write an email. (Bir e-posta yazabilir.) You can dance. (Dans edebilirsin.) They can

Detaylı

1. A lot of; lots of; plenty of

1. A lot of; lots of; plenty of a lot of lots of a great deal of plenty of çok, bir çok many much çok, bir çok a little little az, biraz a few few az, birkaç 1. A lot of; lots of; plenty of a lot of ( en yaygın olanıdır ), lots of, plenty

Detaylı

İNGİLİZCE SORU CÜMLELERİ

İNGİLİZCE SORU CÜMLELERİ İNGİLİZCE SORU CÜMLELERİ What are you cooking, Fatma Hanım? What is it, Mrs. Miller? What do you want? What is his name? What have you in your basket? What can I do for you? What is the meaning of Topkapı

Detaylı

Lesson 21: Who. Ders 21: Kim

Lesson 21: Who. Ders 21: Kim Lesson 21: Who Ders 21: Kim Reading (Okuma) Who are your friends? (Arkadaşların kimler?) Who is your new boss? (Yeni patronun kim?) Who is your English teacher? (İngilizce öğretmenin kim?) Who was the

Detaylı

1. She traveled the world. a. over b. across c. on d. around. 1. There s a park across the street the hospital. a. of b. to c. from d.

1. She traveled the world. a. over b. across c. on d. around. 1. There s a park across the street the hospital. a. of b. to c. from d. 1. She traveled the world. a. over b. across c. on d. around 1. There s a park across the street the hospital. a. of b. to c. from d. for 1. I am taking some books. a. hers b. her c. to her d. she 1. bottle

Detaylı

Exercise 2 Dialogue(Diyalog)

Exercise 2 Dialogue(Diyalog) Going Home 02: At a Duty-free Shop Hi! How are you today? Today s lesson is about At a Duty-free Shop. Let s make learning English fun! Eve Dönüş 02: Duty-free Satış Mağazasında Exercise 1 Vocabulary and

Detaylı

Present continous tense

Present continous tense Present continous tense This tense is mainly used for talking about what is happening now. In English, the verb would be changed by adding the suffix ing, and using it in conjunction with the correct form

Detaylı

A LANGUAGE TEACHER'S PERSONAL OPINION

A LANGUAGE TEACHER'S PERSONAL OPINION 1. Çeviri Metni - 9 Ekim 2014 A LANGUAGE TEACHER'S PERSONAL OPINION Why is English such an important language today? There are several reasons. Why: Neden, niçin Such: gibi Important: Önemli Language:

Detaylı

SBS PRACTICE TEST 2. Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 2* 1. Verilen cümlede boşluğa gelecek sözcüğü seçeneklerden işaretleyiniz.

SBS PRACTICE TEST 2. Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 2* 1. Verilen cümlede boşluğa gelecek sözcüğü seçeneklerden işaretleyiniz. SBS PRACTICE TEST 2 1. Verilen cümlede boşluğa gelecek sözcüğü seçeneklerden işaretleyiniz. 3. Konuşma balonundaki cümleyi doğru tamamlayan sözcükleri seçiniz I am your true friend Mehmet. A true friend

Detaylı

Lesson 30: will, will not Ders 30: will, will not

Lesson 30: will, will not Ders 30: will, will not Lesson 30: will, will not Ders 30: will, will not Reading (Okuma) I hope you will visit me one day. ( Umuyorum bir gün beni ziyaret edeceksin ) I think your sister will like that cellphone. ( Bence kız

Detaylı

VOCABULARY LIST. late. leave. : ayrılmak, terk etmek call. listen. : dinlemek cartoon. live. : yaşamak chat. lunch. : öğle yemeği chess. marble.

VOCABULARY LIST. late. leave. : ayrılmak, terk etmek call. listen. : dinlemek cartoon. live. : yaşamak chat. lunch. : öğle yemeği chess. marble. Unıt 1 3 1 VOCABULARY LIST arrive : varmak, ulaşmak late : geç brush : fırçalamak leave : ayrılmak, terk etmek call : çağırmak, adlandırmak listen : dinlemek cartoon : çizgi film live : yaşamak chat :

Detaylı

Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 9 SBS PRACTICE TEST 9

Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 9 SBS PRACTICE TEST 9 Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 9 SBS PRACTICE TEST 9 1.-5. sorularda konuşma balonlarında boş bırakılan yerlere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. 3. We can t go out today it s raining

Detaylı

Kısaltılmış biçimi: Olumlu cümlelerde ('ll) Olumsuz cümlelerde: (Won't) A WILLINGNESS (İsteklilik) PROMISE (Vaad):

Kısaltılmış biçimi: Olumlu cümlelerde ('ll) Olumsuz cümlelerde: (Won't) A WILLINGNESS (İsteklilik) PROMISE (Vaad): Gelecek zamanın (Future Tense) yardımcı fiili olarak kullanılmasının yanısıra Modal Yardımcı olarak İSTEKLİLİK (WILLINGNESS), PROMISE (Vaad) POLITE REQUEST AND OFFER (Kibar istek ve ikram), STRONG DETERMINATION

Detaylı

İngilizce de selamlaşma maksatlı kullanılabilecek pek çok yapı vardır. Bunlar Türkçeleri ile beraber aşağıda verilmektedir:

İngilizce de selamlaşma maksatlı kullanılabilecek pek çok yapı vardır. Bunlar Türkçeleri ile beraber aşağıda verilmektedir: İngilizce de selamlaşma maksatlı kullanılabilecek pek çok yapı vardır. Bunlar Türkçeleri ile beraber aşağıda verilmektedir: Informal Greetings (Gayri Resmi selamlaşmalar) - Hi. (Merhaba) -Hello. (Merhaba)

Detaylı

Lesson 25: Prepositions of Place (in, at, on, under, over, near, into, in front of) Ders 25: Yer Edatları Yer Edatlarını Kullanmak

Lesson 25: Prepositions of Place (in, at, on, under, over, near, into, in front of) Ders 25: Yer Edatları Yer Edatlarını Kullanmak Lesson 25: Prepositions of Place (in, at, on, under, over, near, into, in front of) Ders 25: Yer Edatları Yer Edatlarını Kullanmak Reading (Okuma) He lives in Hong Kong. (Hong Kong da yaşar.) I watch TV

Detaylı

Lesson 27: Prepositions of Direction (from, to, into, onto, away from) Ders 27: Yön Edatları Yön Edatlarını Kullanmak.

Lesson 27: Prepositions of Direction (from, to, into, onto, away from) Ders 27: Yön Edatları Yön Edatlarını Kullanmak. Lesson 27: Prepositions of Direction (from, to, into, onto, away from) Ders 27: Yön Edatları Yön Edatlarını Kullanmak. Reading (Okuma) I come from Austria. ( Avusturya dan geliyorum.) Last summer, I went

Detaylı

A mysterious meeting. (Esrarengiz bir toplantı) Turkish. List of characters. (Karakterlerin listesi) Khalid, the birthday boy

A mysterious meeting. (Esrarengiz bir toplantı) Turkish. List of characters. (Karakterlerin listesi) Khalid, the birthday boy (Esrarengiz bir toplantı) List of characters (Karakterlerin listesi) Khalid, the birthday boy (Halit, doğum günü olan oğlan) Leila, the mysterious girl and phone voice (Leyla, esrarengiz kız ve telefon

Detaylı

İmran Ünal ER 1. AŞAMA. Vocabulary of the Second Week

İmran Ünal ER 1. AŞAMA. Vocabulary of the Second Week 1. AŞAMA Vocabulary of the Second Week İNGİLİZCE OKUNUŞ TÜRKÇE Örneğin: Sabah dişleri fırçalarken Apple Eypıl Elma Family Femili Aile Holiday Holidey Tatil Thank Tenk Teşekkür etmek Student Sutıdınt Öğrenci

Detaylı

ÜNİTE 7 QUANTIFIERS (2) İÇİNDEKİLER HEDEFLER YABANCI DİL I. Quantifiers: - lots of - a lot of - several - a bit - How many - How much

ÜNİTE 7 QUANTIFIERS (2) İÇİNDEKİLER HEDEFLER YABANCI DİL I. Quantifiers: - lots of - a lot of - several - a bit - How many - How much QUANTIFIERS (2) BAYBURT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ İÇİNDEKİLER Quantifiers: - lots of - a lot of - several - a bit - How many - How much HEDEFLER YABANCI DİL I Bu ünitede amaçlanan kazanımlar;

Detaylı

SHOULD - HAD BETTER - OUGHT TO - BE SUPPOSED TO - NEED NEEDN T

SHOULD - HAD BETTER - OUGHT TO - BE SUPPOSED TO - NEED NEEDN T SHOULD = HAD BETTER = OUGHT TO should : hafif zorunluluk, gereklilik had better : iyi olur ought to : yukardakilerle yakın anlamda SHOULD Özne +should /ought to+ fiil(1) +nesne OLUMLU / AFFIRMATIVE FORM

Detaylı

ÜNİTE 10 PRESENT CONTINUOUS TENSE YABANCI DİL I İÇİNDEKİLER HEDEFLER. Present Continuous Tense. Bu ünitede amaçlanan kazımlar;

ÜNİTE 10 PRESENT CONTINUOUS TENSE YABANCI DİL I İÇİNDEKİLER HEDEFLER. Present Continuous Tense. Bu ünitede amaçlanan kazımlar; PRESENT CONTINUOUS TENSE BAYBURT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ İÇİNDEKİLER Present Continuous Tense HEDEFLER YABANCI DİL I Bu ünitede amaçlanan kazımlar; Günlük faaliyetler hakkında bilgi verebilme

Detaylı

Lesson 48:... enough to + verb, too... to + verb Ders 48:... yeterli/kafi + fiil, çok fazla/ aşırı... (to) + fiil

Lesson 48:... enough to + verb, too... to + verb Ders 48:... yeterli/kafi + fiil, çok fazla/ aşırı... (to) + fiil Lesson 48:... enough to + verb, too... to + verb Ders 48:... yeterli/kafi + fiil, çok fazla/ aşırı... (to) + fiil Reading (Okuma) Your son is old enough to drive. ( Oğlun araba kullanacak kadar büyük.

Detaylı

Lesson 45: -er, more, less Ders 45: -er, more, less

Lesson 45: -er, more, less Ders 45: -er, more, less Lesson 45: -er, more, less Ders 45: -er, more, less Reading (Okuma) Jason is more active than Kevin in the class. ( Jason sınıfta Kevin den daha aktif.) This cellphone is cheap, but that one is cheaper.

Detaylı

M.E.B. ENG-4 Ünite-2 STUDENTS-4 UNIT-2 My Classroom ( Sınıfım ) Classroom Language ( Sınıf Dili )

M.E.B. ENG-4 Ünite-2 STUDENTS-4 UNIT-2 My Classroom ( Sınıfım ) Classroom Language ( Sınıf Dili ) 1 M.E.B. ENG-4 Ünite-2 STUDENTS-4 UNIT-2 My Classroom ( Sınıfım ) Classroom Language ( Sınıf Dili ) FUNCTIONS ( FALİYETLER ) Asking for and giving information about classroom object ( Sınıftaki nesneler

Detaylı

SBS PRACTICE TEST 3. Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 3*

SBS PRACTICE TEST 3. Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 3* SBS PRACTICE TEST 3 1. Konuşma balonunda sorulan soruya karşılık resme göre verilebilecek doğru yanıt hangi seçenektedir? What s Bob doing now? 3. Verilen cümledeki boşluğa tamamlayan ifadeyi seçeneklerden

Detaylı

Geçmiş zamanda olumlu cümlede fiillerin 2. hâli (ed) takısı almış hâli kulanılır.

Geçmiş zamanda olumlu cümlede fiillerin 2. hâli (ed) takısı almış hâli kulanılır. Simple Past Tense (Di-li geçmii zaman) (PAST TENSE) yardımcı fiili ( Did) Geçmiş zamanda olumlu cümlede fiillerin 2. hâli (ed) takısı almış hâli kulanılır. Düzenli fiilleri 2. hale koymak için d, ed veya

Detaylı

at Kullanımı: de, da, ye, ya, e, a

at Kullanımı: de, da, ye, ya, e, a at Kullanımı: de, da, ye, ya, e, a at İngilizcede zaman edatı olarak saatlerle birlikte kullanılır. - I will see you at 4:15. Seninle saat 4:15'de görüşeceğim. - The plane leaves at six. Uçak saat 6'da

Detaylı

İNGİLİZCE GRAMER SIMPLE PAST TENSE (Dİ Lİ GEÇMİŞ ZAMAN) GRAMER ANLATIMI ALIŞTIRMA. www.ekolayingilizce.com Simple Past Tense Verbs

İNGİLİZCE GRAMER SIMPLE PAST TENSE (Dİ Lİ GEÇMİŞ ZAMAN) GRAMER ANLATIMI ALIŞTIRMA. www.ekolayingilizce.com Simple Past Tense Verbs İNGİLİZCE GRAMER SIMPLE PAST TENSE (Dİ Lİ GEÇMİŞ ZAMAN) GRAMER ANLATIMI ALIŞTIRMA SIMPLE PAST TENSE (+) I went to school yesterday. She made the beds last night. They liked coffee. (?) Did you go to school?

Detaylı

My Year Manager is Sınıf Müdürüm. P.E. is on Beden eğitimi dersimin günü

My Year Manager is Sınıf Müdürüm. P.E. is on Beden eğitimi dersimin günü EMTRAS [Turkish] My Headteacher is Okul müdürüm My Year Manager is Sınıf Müdürüm My Form Tutor is Sınıf öğretmenim My Form is Sınıfım P.E. is on Beden eğitimi dersimin günü I must bring in a T-shirt, shorts

Detaylı

SBS PRACTICE EXAM 4. Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 4* 1. Aşağıdaki cümleyi tamamlayan sözcük hangi seçenektedir?

SBS PRACTICE EXAM 4. Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 4* 1. Aşağıdaki cümleyi tamamlayan sözcük hangi seçenektedir? SBS PRACTICE EXAM 4 1. Aşağıdaki cümleyi tamamlayan sözcük hangi seçenektedir? 4. Düşünce balonundaki cümleyi doğru tamamlayan sözcüğü seçiniz. You are not a hardworking student, Mike! Jeff is a/an friend.

Detaylı

DENEME SINAVLARI. www.dilkoyayincilik.com

DENEME SINAVLARI. www.dilkoyayincilik.com DENEME SINAVLARI Tüm hakkı saklıdır. 5846 ve 2936 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası Hükümleri gereğince yayıncının yazılı izni olmaksızın bu kitabın tamamı veya bir kısmı elektronik ortam dahil kopya

Detaylı

BBC English in Daily Life

BBC English in Daily Life İçindekiler Lesson one - Ders 1:... 2... 2 Lesson Two - Ders 2:... 2... 3 Lesson Three - Ders 3:... 3... 3 Lesson Four - Ders 4:... 4... 4 Lesson Five - Ders 5:... 4... 4 Lesson Six - Ders 6:... 5... 5

Detaylı

How many - How much - some - any- a few - much - a little - only a few - a lot of

How many - How much - some - any- a few - much - a little - only a few - a lot of Countable Uncountable Nouns How many+ çoğul isim+ are there..? Kaç tane vardır? (sayılabilen isimlerle) How much + tekil isim+ is there..? Ne kadar vardır? (sayılamayan isimlerle) Sayılabilen isimlerin

Detaylı

1. Did you read this book? No, I didn t. I wish I it. a. read b. can read c. had read d. will read. 1. He will study.

1. Did you read this book? No, I didn t. I wish I it. a. read b. can read c. had read d. will read. 1. He will study. 1. Did you read this book? No, I didn t. I wish I it. a. read b. can read c. had read d. will read 1. He will study. a. until I will come back. b. when I came back. c. when I will come back. d. until I

Detaylı

İmran Ünal ER VOCABULARY. Haftaya başlamadan önce aşağıdaki kelimelerin ezberlenmesi çok önemli.

İmran Ünal ER VOCABULARY. Haftaya başlamadan önce aşağıdaki kelimelerin ezberlenmesi çok önemli. VOCABULARY Haftaya başlamadan önce aşağıdaki kelimelerin ezberlenmesi çok önemli. İNGİLİZCE OKUNUŞ TÜRKÇE About Ebavt Hakkında Painting Peynting Resim Artist Artist Sanatçı Painter Peyntır Ressam Sculptor

Detaylı

The Passive Voice (Edilgen Çatı) Çarşamba, 27 Nisan 2011 20:36

The Passive Voice (Edilgen Çatı) Çarşamba, 27 Nisan 2011 20:36 THE PASSIVE VOICE (Edilgen Çatı) Aktif cümlenin nesnesi me, you, him, her, it us, you, them ise; aşağıdaki yol izlenir. Ask, pay, offer, show, give, tell, send, teach gibi fiillerin pasif hali iki türlü

Detaylı

Learn how to get started with Dropbox: Take your stuff anywhere. Send large files. Keep your files safe. Work on files together. Welcome to Dropbox!

Learn how to get started with Dropbox: Take your stuff anywhere. Send large files. Keep your files safe. Work on files together. Welcome to Dropbox! Learn how to get started with Dropbox: 1 2 3 4 Keep your files safe Take your stuff anywhere Send large files Work on files together Welcome to Dropbox! 1 Keep your files safe Dropbox lets you save photos,

Detaylı

Sick at school. (Okulda hasta) Turkish. List of characters. (Karakter listesi) Leila, the sick girl. Sick girl s friend. Class teacher.

Sick at school. (Okulda hasta) Turkish. List of characters. (Karakter listesi) Leila, the sick girl. Sick girl s friend. Class teacher. (Okulda hasta) List of characters (Karakter listesi) Leila, the sick girl Sick girl s friend Class teacher Nurse (Leyla, hasta kız) (Hasta kızın arkadaşı) (Sınıf öğretmeni) (Hemşire) Girl with bike rider

Detaylı

Lesson 02 : Self-Introduction (Part II)

Lesson 02 : Self-Introduction (Part II) Lesson 02 : Self-Introduction (Part II) Ders 2 : Kendini Tanıtma (Bölüm II) Ders 2: Kendinizi nasıl tanıtacağınızı öğrenmeye devam edin. Öğretmeninizin yardımıyla İngilizce öğrenin! Step 1 (1. Adım) Ne

Detaylı

18- UNİTE 1 1- 11- 12- 19- 13- 20- 21- 14- 15- 22- 16- 23- 24- 17- 10-

18- UNİTE 1 1- 11- 12- 19- 13- 20- 21- 14- 15- 22- 16- 23- 24- 17- 10- UNİTE 1 1-2- 3-4- 5-6- 7-8- 9-10- 11-12- 13-14- 15-16- 17-18- 19-20- 21-22- 23-24- 40-41- 42-43- 44-45- 46-25- 26-27- 28-29- 30-31- 32-33- 34-35- 36-37- 38-39- 47-48- 49-50- 51-52- 53-54- 55-56- 57-58-

Detaylı

mum dad grandpa grandma cousin aunt uncle boy girl man woman

mum dad grandpa grandma cousin aunt uncle boy girl man woman mum dad grandpa grandma cousin aunt uncle boy girl man woman Stick your family picture in the frame and say This is my mum. This is my dad. This is my.. Bir aile fotoğrafınızı çerçevenin içine yapıştırın

Detaylı

LN796 Turkish: Level 1 (Standard)

LN796 Turkish: Level 1 (Standard) 2008 Examination (Language Centre) LN796 Turkish: Level 1 (Standard) Instructions to candidates Time allowed: 1 hour 50 minutes This paper contains 3 sections: Listening (15%) Reading (15%) Writing (15%)

Detaylı

a) Must: meli malı. Bir eylemin yapılmasının zorunluluğunu belirten must ile ifade edilen kişinin kendi isteğinden kaynaklanmaktadır.

a) Must: meli malı. Bir eylemin yapılmasının zorunluluğunu belirten must ile ifade edilen kişinin kendi isteğinden kaynaklanmaktadır. a) Must: meli malı. Bir eylemin yapılmasının zorunluluğunu belirten must ile ifade edilen kişinin kendi isteğinden kaynaklanmaktadır. Olumlu cümle I must go: Gitmeliyim. (Ben böyle istemiyorum) He must

Detaylı

İNGİLİZCE. My Daily Routine. A) It's one o'clock. It s on Monday. Zeka Küpü Yayınları

İNGİLİZCE. My Daily Routine. A) It's one o'clock. It s on Monday. Zeka Küpü Yayınları 5. SINIF My Daily Routine 1. 3. UNIT-1 TEST-1 do you go to school? At 8.30 Sevgi Ýlhan Saati ifade eden seçenek aşağıdakilerden hangisidir? A) Where B) Who C) What time D) What 4. A) It's one o'clock.

Detaylı

2. SINIF İNGİLİZCE DERSİ EĞİTİM ÖĞRETİM YILI TÜM ÜNİTELERİ VE KONULARI KAPSAYAN TARAMA TESTİ

2. SINIF İNGİLİZCE DERSİ EĞİTİM ÖĞRETİM YILI TÜM ÜNİTELERİ VE KONULARI KAPSAYAN TARAMA TESTİ 2. SINIF İNGİLİZCE DERSİ 2015-2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI TÜM ÜNİTELERİ VE KONULARI KAPSAYAN TARAMA TESTİ ÜNİTE 1. WORDS 1. Soru: a. hamburger b. lemonade c. cake 2. Soru: a. zebra b. gorilla c. kangaroo

Detaylı

En çok kullanılan ingilizce kelimeler

En çok kullanılan ingilizce kelimeler En çok kullanılan ingilizce kelimeler A B C D E F G H 1 1000 Most Common Words in English - Numbers 1-250 - Vocabulary f 2 3 Rank Word 48 4 1 the 49 5 2 of 50 6 3 to 51 7 4 and 52 8 5 a 53 1 / 50 9 6 in

Detaylı

ile -DE -DE -DE -DE -DE -DE -DE -DE 1-2- 3-4- 5-6- 7-8- -E -E -DEn ile -İ -İ -İ -İ ile ile ile -E -E -DEn -DEn -DEn -DEn -DEn -E -E -E ile ile ile

ile -DE -DE -DE -DE -DE -DE -DE -DE 1-2- 3-4- 5-6- 7-8- -E -E -DEn ile -İ -İ -İ -İ ile ile ile -E -E -DEn -DEn -DEn -DEn -DEn -E -E -E ile ile ile 1-2- 3-4- 5-6- 7-8- 9-10- 11-12- 13-14- 15-16- 17-18- 19-20- VERBS Ø Acc. Abl. Da. Loc. A açmak (to open) ağlamak (to cry) almak (to take, to buy) alışmak (to get used to) anlamak (to understand) aramak

Detaylı

Lesson 28: Other Prepositions (by, about, like, of, with, without) Ders 28: Diğer Edatlar Diğer Edatların Kullanımı.

Lesson 28: Other Prepositions (by, about, like, of, with, without) Ders 28: Diğer Edatlar Diğer Edatların Kullanımı. Lesson 28: Other Prepositions (by, about, like, of, with, without) Ders 28: Diğer Edatlar Diğer Edatların Kullanımı. Reading (Okuma) I go to school by bus. ( Okula otobüs ile giderim. ) We came by car.

Detaylı

a, ı ı o, u u e, i i ö, ü ü

a, ı ı o, u u e, i i ö, ü ü Possessive Endings In English, the possession of an object is described by adding an s at the end of the possessor word separated by an apostrophe. If we are talking about a pen belonging to Hakan we would

Detaylı

T.C. 8. SINIF II. DÖNEM. ORTAK (MAZERET) SINAVI 11 MAYIS 2014 Saat: 11.20

T.C. 8. SINIF II. DÖNEM. ORTAK (MAZERET) SINAVI 11 MAYIS 2014 Saat: 11.20 T.C. 8. SINIF II. DÖNEM ORTAK (MAZERET) SINAVI 11 MAYIS 2014 Saat: 11.20 Y 1-8. sorularda boş bırakılan yere uygun gelen seçeneği işaretleyiniz. 1. oss : If you work for us, you ll have job security.

Detaylı

VERBS FUNCTION WORDS ADJECTIVES ADVERBS. ahmet okal Page 1 10/7/08

VERBS FUNCTION WORDS ADJECTIVES ADVERBS. ahmet okal Page 1 10/7/08 VERBS FUNCTION WORDS ADVERBS ADJECTIVES NOUNS 1 açmak 1 ama 1 artık 1 alt 1 ad 2 alınmak 2 ancak 2 ayrıca 2 aynı 2 adam 3 almak 3 ben 3 belki 3 az 3 aile 4 anlamak 4 bir 4 bile 4 baş(esas) 4 akıl 5 anlatmak

Detaylı

Let s, Shall we, why don t. Let s, let us: Öneri cümlesi başlatır. Let s elim anlamına gelir. Let s play basketball. Haydi basketball oynayalım.

Let s, Shall we, why don t. Let s, let us: Öneri cümlesi başlatır. Let s elim anlamına gelir. Let s play basketball. Haydi basketball oynayalım. Let s, Shall we, why don t Let s, let us: Öneri cümlesi başlatır. Let s elim anlamına gelir. Let s play basketball. Haydi basketball oynayalım. Yes, let s. Evet haydi oynayalım. No, let s not. Hayır, oynamayalım.

Detaylı

TEOG 1. MERKEZİ ORTAK SINAVLAR İNGİLİZCE DERSİ BENZER SORULARI

TEOG 1. MERKEZİ ORTAK SINAVLAR İNGİLİZCE DERSİ BENZER SORULARI TEOG SINAV SORUSU-1 UNIT 2 SINIF İÇİ TARAMA TESTİ Diyalogu tamamlayan ifade hangisidir? Henry: That's my money.i don t want to give it to you. Martin:...! Don t be so stingy. Diyalogda boşluğu en iyi tamamlayan

Detaylı

8. SINIF YABANCI DİL TESTİ A

8. SINIF YABANCI DİL TESTİ A İNGİLİZCE 1-8. sorularda boş bırakılan yerlere uygun gelen kelime ya da ifadenin bulunduğu 1. She is very... She does everything just for herself. She doesn t care about others. 4. Burak :. because I don

Detaylı

EXTERNAL ASSESSMENT SAMPLE TASKS TURKISH PRELIMINARY LSPTURP/0Y07

EXTERNAL ASSESSMENT SAMPLE TASKS TURKISH PRELIMINARY LSPTURP/0Y07 EXTENAL ASSESSMENT SAMPLE TASKS TUKISH PELIMINAY LSPTUP/0Y07 Asset Languages External Assessment Sample Tasks Preliminary Stage Listening and eading TUKISH Contents Page Introduction 2 Listening Sample

Detaylı

25. İngilizce Geniş Zaman Konu Anlatımı (Simple Present) (www.konuanlatımı.com)

25. İngilizce Geniş Zaman Konu Anlatımı (Simple Present) (www.konuanlatımı.com) 25. İngilizce Geniş Zaman Konu Anlatımı (Simple Present) (www.konuanlatımı.com) Merhaba. Bugünkü konumuz simple present tense; yani namı değer geniş zaman. İngilizcedeki zamanların içinde en çok kuralları

Detaylı

Yunuslar Sınıfından Herkese Merhaba;

Yunuslar Sınıfından Herkese Merhaba; 04.12.2015 Yunuslar Sınıfından Herkese Merhaba; Bu hafta konumuz Gökyüzü idi. Sohbet saatimizde öğretmenimiz bize gökyüzünde neler olduğunu anlattı. Gündüzleri gökyüzünde güneşin ve bulutların olduğunu,

Detaylı

HOW TO MAKE A SNAPSHOT Snapshot Nasil Yapilir. JEFF GOERTZEN / Art director, USA TODAY

HOW TO MAKE A SNAPSHOT Snapshot Nasil Yapilir. JEFF GOERTZEN / Art director, USA TODAY HOW TO MAKE A SNAPSHOT Snapshot Nasil Yapilir JEFF GOERTZEN / Art director, USA TODAY HEADLINE: How many minutes a day do you or someone else walk your dog? 0 minutes 13% 1-19 minutes 24% 20-39 minutes

Detaylı

STUDENT REPORT Unit One Answer Sheet

STUDENT REPORT Unit One Answer Sheet Yardımsever Arkadaşınız ÖĞRENCİ RAPORU Ünite Bir İçin Yanıt Kağıdı Your Helpful Friend Unit One Answer Sheet HY3230 Aşağıdaki boşlukları doldurun: İsminiz... ICI Öğrenci Numaranız... (Eğer öğrenci numaranızı

Detaylı

BBC English in Daily Life

BBC English in Daily Life İçindekiler Lesson one - Ders 1:... 2... 2 Lesson Two - Ders 2:... 2... 3 Lesson Three - Ders 3:... 3... 4 Lesson Four - Ders 4:... 4... 5 Lesson Five - Ders 5:... 5... 6 Lesson Six - Ders 6:... 6... 7

Detaylı

1. The Browns are coming bus. a. by b. with c. in d. on. 1. She doesn t have money. a. many b. much c. no d. very. 1. George enjoys in the sea.

1. The Browns are coming bus. a. by b. with c. in d. on. 1. She doesn t have money. a. many b. much c. no d. very. 1. George enjoys in the sea. 1. The Browns are coming bus. a. by b. with c. in d. on 1. She doesn t have money. a. many b. much c. no d. very 1. George enjoys in the sea. a. from swimming b. swim c. to swim d. swimming 1. Can you

Detaylı

İNGİLİZCE. My Daily Routine. A) It's one o'clock. It s on Monday. Zeka Küpü Yayınları

İNGİLİZCE. My Daily Routine. A) It's one o'clock. It s on Monday. Zeka Küpü Yayınları 5. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK My Daily Routine 1. 3. UNIT-1 TEST-1 do you go to school? At 8.30 Sevgi Ýlhan Saati ifade eden seçenek aşağıdakilerden hangisidir? A) Where B) Who C) What

Detaylı

Delta Pulse 3 Montaj ve Çalıstırma Kılavuzu. www.teknolojiekibi.com

Delta Pulse 3 Montaj ve Çalıstırma Kılavuzu. www.teknolojiekibi.com Delta Pulse 3 Montaj ve Çalıstırma Kılavuzu http:/// Bu kılavuz, montajı eksiksiz olarak yapılmış devrenin kontrolü ve çalıştırılması içindir. İçeriğinde montajı tamamlanmış devrede çalıştırma öncesinde

Detaylı

EFDAL PRIVATE KINDERGARTEN 2008-2009 ACADEMIC YEAR ENGLISH SKILLS REPORT FOR KINDERGARTEN APRIL

EFDAL PRIVATE KINDERGARTEN 2008-2009 ACADEMIC YEAR ENGLISH SKILLS REPORT FOR KINDERGARTEN APRIL EFDAL PRIVATE KINDERGARTEN 2008-2009 ACADEMIC YEAR ENGLISH SKILLS REPORT FOR KINDERGARTEN Dear parents, This month, in our English classes, we learned animals, prepositions, and action verbs. As usual,

Detaylı

İSTEK ACIBADEM KINDERGARTEN

İSTEK ACIBADEM KINDERGARTEN ENGLISH LESSON İSTEK ACIBADEM KINDERGARTEN Bulletin 3 2902.2012 A Big Hello To Our Dear Parents, ( Kocaman Merhabalar Sevgili Velilerimiz ), This month we have had a wonderful and enjoyable time in English.

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI 2015-2016 5. SINIF DEĞERLENDİRME SINAVI - 1 2015-2016 5. SINIF DEĞERLENDİRME SINAVI - 1 İNGİLİZCE Adı ve Soyadı :... Sınıfı :... Öğrenci Numarası :... SORU SAYISI : 20 SINAV

Detaylı

(Bu örnekte görüldüğü gibi aktive cümlenin nesnesi, pasif cümlenin öznesi konumuna geçmektedir.)

(Bu örnekte görüldüğü gibi aktive cümlenin nesnesi, pasif cümlenin öznesi konumuna geçmektedir.) Passive voice "edilgen" anlamındadır. Bir cümlenin Active kullanımında yüklemi yapan bellidir ve özne olarak adlandırılır. Passive kullanımında ise özne yüklemden etkilenir. Eylemi yapanın, yani öznenin

Detaylı

İNGİLİZCE GRAMER SIMPLE PAST TENSE TO BE (OLMAK FİİLİNİN GEÇMİŞ ZAMANI) GRAMER ANLATIMI ALIŞTIRMA. www.ekolayingilizce.com SIMPLE PAST (to be)

İNGİLİZCE GRAMER SIMPLE PAST TENSE TO BE (OLMAK FİİLİNİN GEÇMİŞ ZAMANI) GRAMER ANLATIMI ALIŞTIRMA. www.ekolayingilizce.com SIMPLE PAST (to be) İNGİLİZCE GRAMER SIMPLE PAST TENSE TO BE (OLMAK FİİLİNİN GEÇMİŞ ZAMANI) GRAMER ANLATIMI ALIŞTIRMA İNGİLİZCE GRAMER (+) I was a student. She was a student. They were students. (?) Was I a student? Was she

Detaylı

ingilizce.com-müşterilerle En çok kullanılan Kelime ve Deyimler-Top words and phrases to use with customers

ingilizce.com-müşterilerle En çok kullanılan Kelime ve Deyimler-Top words and phrases to use with customers The Top words and phrases to use with customers Müşterilerle En Çok Kullanılan Kelime ve Deyimler Definitely Kesinlikle Surely Tabii! Kesinlikle Absolutely Muhakkak Kesinlikle Certainly Elbette PHRASES

Detaylı

Renk kavramı Kırımızı-Sarı-Turuncu-Mavi-Mor Sayı kavramı 7.8.9.10 sayıları Şekil kavramı Daire-Üçgen-Kare-Dikdörtgen. Bu Ay Tanıyacağımız Nesne

Renk kavramı Kırımızı-Sarı-Turuncu-Mavi-Mor Sayı kavramı 7.8.9.10 sayıları Şekil kavramı Daire-Üçgen-Kare-Dikdörtgen. Bu Ay Tanıyacağımız Nesne YAŞAYAN DEĞERLER Karagöz-Hacivat Değerler Eğitimi İşbirliği GELİŞİMSEL ARŞİV 1. Evim 2. Ailem Herkesin Bir Evi Var Benim Evim Evimizin Bölümleri ve Eşyaları Anahtarlar Aile Çevrem Ailede İşbirliği Atatürk

Detaylı

8. SINIF I. DÖNEM YABANCI DİL DERSİ (İNGİLİZCE) ORTAK SINAVI

8. SINIF I. DÖNEM YABANCI DİL DERSİ (İNGİLİZCE) ORTAK SINAVI T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI KİTAPÇIK TÜRÜ 8. SINIF I. DÖNEM YABANCI DİL DERSİ (İNGİLİZCE) ORTAK SINAVI 29 KASIM 2013 Saat : 12.00 8. SINIF YABANCI DİL (İ İLİZCE) TESTİ 2013 Adı ve Soyadı : Sınıfı ve Şubesi

Detaylı

4. S n f. Bu konuflman n geçti i resim afla - dakilerden hangisidir? name is Engin. Konuflmay resme göre tamamlayan ifade afla dakilerden hangisidir?

4. S n f. Bu konuflman n geçti i resim afla - dakilerden hangisidir? name is Engin. Konuflmay resme göre tamamlayan ifade afla dakilerden hangisidir? NG L ZCE 4. S n f Adı - Soyadı:... Numarası:... Sınıfı:... TALKING ABOUT CLASSROOM RULES, GREETINGS, SUBJECT PRONOUNS Test 1 1. 5. Good night Ahmet. Good night Mehmet. Bu konuflman n geçti i resim afla

Detaylı

BBC English in Daily Life

BBC English in Daily Life İçindekiler Lesson one - Ders 1:... 2... 2 Lesson Two - Ders 2:... 3... 3 Lesson Three - Ders 3:... 4... 4 Lesson Four - Ders 4:... 5... 6 Lesson Five - Ders 5:... 6... 7 Lesson Six - Ders 6:... 7... 8

Detaylı

1/B SINIFI OCAK AYI PROGRAM AÇILIMI

1/B SINIFI OCAK AYI PROGRAM AÇILIMI OCAK AYI BÜLTENİ DERSLER TÜRKÇE 1/B SINIFI OCAK AYI PROGRAM AÇILIMI KONU VE KAVRAMLAR Kalem tutma çalışmaları, Topluluk önünde konuşma, Resim ve fotoğraf yorumlama, Beşinci ses grubundan v, f, j, Sesi

Detaylı

Genellikle onlar bahçede mı? Onlar şimdi bahçede mı? Yazın bir otelde kalır mısın? O her gün evde mı? Ödev zor mu? Ben yiyorum çünkü açım.

Genellikle onlar bahçede mı? Onlar şimdi bahçede mı? Yazın bir otelde kalır mısın? O her gün evde mı? Ödev zor mu? Ben yiyorum çünkü açım. Oda genellikle dağınık ve oda şimdi dağınık. Genellikle onlar bahçede mı? Onlar şimdi bahçede mı? O otobüste. O sabahları otobüs ile işe gider. Ben akşamları İngilizce çalışmam. Yazın bir otelde kalır

Detaylı

Students can get almost everything they need near the university campus. Student: Öğrenci Can: -ebilmek get: almak, sahip olmak, erişmek

Students can get almost everything they need near the university campus. Student: Öğrenci Can: -ebilmek get: almak, sahip olmak, erişmek MESLEKİ İNGİLİZCE I DERSİ - 1. HAFTA ÇEVİRİ METİNLERİ 1. NEW YORK UNIVERSITY New York University is in Greenwich Village. in: içinde, -de/da Village: köy, kasaba New York Üniversitesi Greenwich kasabasındadır.

Detaylı

Newborn Upfront Payment & Newborn Supplement

Newborn Upfront Payment & Newborn Supplement TURKISH Newborn Upfront Payment & Newborn Supplement Female 1: Bebeğim yakında doğacağı için bütçemi gözden geçirmeliyim. Duyduğuma göre, hükümet tarafından verilen Baby Bonus ödeneği yürürlükten kaldırıldı.

Detaylı

UNIT CONTENTS PAGE. 1 Present Perfect Continuous Tense. Past Perfect Tense. Future Continuous and Future Perfect Tense. Modals.

UNIT CONTENTS PAGE. 1 Present Perfect Continuous Tense. Past Perfect Tense. Future Continuous and Future Perfect Tense. Modals. UNIT CONTENTS PAGE 1 Present Perfect Continuous Tense 2 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 Past Perfect Tense Future Continuous and Future Perfect Tense Modals Adjectives Adjective Clauses Noun Clauses Direct

Detaylı

SİMPLE GRAMMAR LECTURE

SİMPLE GRAMMAR LECTURE SİMPLE GRAMMAR LECTURE How many tenses has the use of the English language? 1) Simple present tense 2) Simple present continues tense 3) Present perfect tense 4) Present perfect continues tense 5) Simple

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI YARIMBAĞ İLKOKULU 3/ A SINIFI İNGİLİZCE DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI YARIMBAĞ İLKOKULU 3/ A SINIFI İNGİLİZCE DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI EKİM 12-1 EKİM 201 UNIT 1 WHEEL OF FORTUNE EYLÜL 28 EYLÜL -09 EKİM 2015 2015 201 ÖĞRETİM YILI YARIMBAĞ İLKOKULU 3/ A SINIFI İNGİLİZCE DERSİ LENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI 4 2 Asking for permission Giving

Detaylı

İSTEK ACIBADEM KINDERGARTEN

İSTEK ACIBADEM KINDERGARTEN ENGLISH LESSON İSTEK ACIBADEM KINDERGARTEN Bulletin 3 A Big Hello To Our Dear Parents, ( Kocaman Merhabalar Sevgili Velilerimiz ), 2902.2012 This month we have had a wonderful and enjoyable time in English.

Detaylı

1. Sınıf - 5. Ünite Anadolu Üniversitesi

1. Sınıf - 5. Ünite Anadolu Üniversitesi 1. Sınıf - 5. Ünite Anadolu Üniversitesi Free Time / Boş Zaman Ünite 5 te bu konuları öğreneceksiniz Geniş zaman kullanarak soru sormayı Yaptığınız bir şeyi hangi sıklıkta yaptığınızı söylemeyi Boş zaman

Detaylı

Mezun ( ) Sınav Salon Numarası GENEL AÇIKLAMA (GENERAL INSTRUCTIONS) In the test,

Mezun ( ) Sınav Salon Numarası GENEL AÇIKLAMA (GENERAL INSTRUCTIONS) In the test, Karadeniz Teknik Üniversitesi Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavı (KTÜYÖS) Karadeniz Technical University The Examination for Foreign Students A TEMEL ÖĞRENME BECERİLERİ TESTİ / THE BASIC LEARNING SKILLS TEST

Detaylı

Helping you to live more independently. Insanlari ve bagimsiz yasami destekleme. Daha bagimsiz yasamak için size yardim ediyor

Helping you to live more independently. Insanlari ve bagimsiz yasami destekleme. Daha bagimsiz yasamak için size yardim ediyor The Supporting People Logo Insanlari ve bagimsiz yasami destekleme The Supporting People Door in Watermark The Supporting People Introduction Helping you to live more independently Daha bagimsiz yasamak

Detaylı