Çocuk ve Ergenlerde Obsesif Kompulsif Bozukluk: Sosyodemografîk, Klinik Özellikler ve Eştanılar

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Çocuk ve Ergenlerde Obsesif Kompulsif Bozukluk: Sosyodemografîk, Klinik Özellikler ve Eştanılar"

Transkript

1 Türk Psikiyatri Dergisi 1999; 10(4): Çocuk ve Ergenlerde Obsesif Kompulsif Bozukluk: Sosyodemografîk, Klinik Özellikler ve Eştanılar Dr. Rasim Somer DİLER*, Dr. Ayşe AVCI**, Dr. Lut TAMAM***, Dr. Fevziye TOROS* ÖZET Amaç: Bu çalışma ile, polikliniğimize başvuran çocuk ve ergenlerden obsesif kompulsif bozukluğu (OKB) olanları belirleyerek sosyodemografîk, klinik özelliklerini ortaya koymak, eş tanı sıklığı ve klinik belirtilerin yoğunluğu üzerindeki etkilerinin saptanması amaçlanmıştır. Yöntem: Bu çalışmaya Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı Anabilim Dalı'ııa ilk kez başvuran, klinik görüşme ve psikometrik incelemeler sonrası DSM-IV e göre OKB tanısı konulan, daha önce hiç tedavi görmemiş, 9-15 yaşları arasındaki 47 çocuk ve ergen hasta (31 erkek, 16 kız.) alınmıştır. Hastaların ilk başvurdukları zaman sosyodemografîk verileri kaydedilmiş, aynı anda Çocuklar İçin Depresyon Ölçeği (ÇDÖ), Çocuklar İçin Sürekli- Dıırunıluk Kaygı Envanteri (ÇDSKE) ve Maudsley Obsesif Konıpulsif Soru Listesi (MOKSL) uygulanmıştır. Daha sonra hastalar ile psikiyatrik görüşme yapılarak hastalık belirtileri, eştanıkırı ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Polikliniğimize ilk kez başvuran hastalar arasında OKB görülme sıklığı %2.7 olarak saptanmıştır. Yapılan görüşmeler sırasında ise ilk başvuru yakınmalarının çok değişken olduğu, obsesyon ya da kompulsiyon içerikli bir yakınma ile başvuran hasta sayısının sadece %I4.9 olduğu belirlenmiştir. Tiim olgularda obsesyon ve kompulsiyonlar bir arada gözlenmiştir. Hastalarda en sık kirlenme obsesyonn (%48.9) ve temizlik kompulsiyonu (%68.l) vardı. 01- *Uzm., **Doç., Çocuk Psikiyatrisi Dİ. ***Uzm., Psikiyatri Bl., Çukurova Ü. Tıp Fak., Adana. g ularda ortalama /.77 obsesyon ve 2.02 kompulsiyon bulunduğu belirlendi. Olguların %66 smda OKB yanında en az bir eş tanı vardı. En sık görülen psikiyatrik eş tanı %29.8 ile major depresyondu. Eştaııı olup olmamasına göre olgular gruplandırılıp MOKSL ve alt ölçek puan ortalamalarına göre karşılaştırıldığında, gruplar arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farkldık görülmedi. Sonuç: OKB çocuk ve ergenleri de etkileyen, çoğunlukla (yaklaşık %50-75 oranında) bu dönemlerde başlayan, heterojen özellikleri olan ve çok çeşitli bozukluklarla birlikte görülebilen bir hastalıktır. Bu nedenlerle farklı yakınmalar ile başvuran OKB u olan çocuk ve ergenlerin, pratisyen doktorların, çocuk sağlığı uzmanlarınca ve erişkin psikiyatristleriııee, hatta çocuk psikiyatristlerince tanınabilmesi için bu bozukluğun sıklığının, mesleki, toplumsal işlevlere yaptığı olumsuz etkilerin ve de OKB nun klinik özelliklerinin iyice anlaşılması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Obsesif-kompıılsif bozukluk, çocuk, ergen, fenomenoloji SUMMARY: Obsessive Compulsive Disorder in Children and Adolescents : Sociodemographic, Clinical Features and Comorbidity Objective: The purpose of this study was to evaluate and determine sociodemographic and clinical features of children and adolescents with obsessive-compulsive disorder (OCD) who have applied to our outpatient clinic. Another aim o f this study was to find out comorbid disorders present in these patients, and 294

2 ascertain the influence o f these disorders on the severity of clinical symptoms. Method: 47 children and adolescents (31 boys, 16 girls) aged between 9-15 years who were diagnosed as obsessive-compulsive disorder according to DSM-IV for the first time were included in this study. At the first interview, sociodemographic data o f patients were recorded and Children Depression Inventory (CDI), State and Trait Anxiety Inventory for Children (STAI-C), Maudsley Obsession Compulsive Questionnaire (MOCQ) were administered concurrently. After the completion of these scales, the comorbid diagnosis and clinical features of OCD were investigated in detail with a thorough psychiatric interview. Results: The OCD percentage among outpatients who were accepted to our clinic for the first time was %2.7. The primary complaint of OCD patients varied. Obsession or compulsion were observed only in 14.9% of patients as a presenting complaint. Contamination (48.9%) and cleaning (68.1%) were the most common obsession and compulsion found among the patients while all cases had at least one obsession and compulsion together. The mean number of obsession and compulsions detected in patients were 1.77, 2.02 respectively. 66% of the cases had at least one comorbid disorder with OCD. Most commonly determined psychiatric comobidity was major depression (29.8%). There were no significant difference between the patients with comorbid disorder and without comorbid disorder in terms of MOCQ and subscales scores. Conclusion: OCD is a heterogenous disease commonly observed with various different comorbid disorders, which has an onset in childhood and also commonly involves children and adolescents. In order to avert the negative impact of this disorder on social and occupational fields of these young patients in the future, the prevalence and clinical features of OCD should be clearly understood and, child and adolescent OCD outpatients with different primary complaints should be accurately diagnosed by practitioners, pediatricians, psychiatrists and child psychiatrists. Key words: Obsessive compulsive disorder, child, adolescent, phenomenology GİRİŞ Obsesyon ve kompulsiyonlar insanlık tarihi kadar eskidir. Janet in 1903 te tanımladığı klasik olgularda çocukluk dönemlerindeki belirtiler vurgulanmış olsa da, son dönemlere değin obsesif kompulsif bozukluk (OKB) çocuk psikiyatristlerinin çoğu tarafından yabancı bir kavram olarak algılanmıştır. OKB un önceden düşünüldüğünden daha sık olduğunun anlaşılması ve geriye dönük çalışmalarla erişkinlerin yaklaşık %50'sindc bozukluğun çocukluk ya da ergenlikte başladığının belirlenmesi, çocuk psikiyatrisinin ilgisini bu kronik ve çoğu zaman işlevselliği engelleyen bozukluğun üzerine çekmiştir (Rapoport 1986, Rapoport ve ark. 1994). Psikanalitik teorilerde obsesif kompulsif fenomen ile çocukluk çağı oyunları ve dinsel törenler arasındaki benzerliğe dikkat çekilerek. ilginç ve yaratıcı saptamalarda bulunulmuştur. Ancak bu katkıların OKB tedavisinde ve ağır olguların etyolojisini açıklamada bir yararı olmamıştır. Günümüzde ise OKB etyolojisine yönelik olarak, OKB ile diğer bazı nörolojik bozukluklar arasındaki ilişkinin değerlendirilmesini amaçlayan çalışmalar başta olmak üzere birçok nörobiyolojik araştırmalar yapılmış ya da yapılmaktadır. Bu çalışmaların sonuçlarının OKB un tedavisinde önemli gelişmelere neden olabileceği düşünülmektedir (Martinot ve ark. 1990, Towbin ve Riddle 1996). Yaklaşık her 200 ergen ya da çocuktan biri, çoğu zaman okul, sosyal ve iş alanlarında belirgin işlev kaybına yol açacak şekilde OKB geliştirmektedir. Literatüre göre OKB olan ergenlerin çok azma doğru tanı konulmakta ve çok daha azı doğru tedavi görmektedir. Bu durumun nedenleri arasında OKB hastalarındaki içgörü eksikliği, belirtilerini gizlemeleri, utanmaları nedeniyle ısrarla sorgulanmadıkça hastalıkları ile ilgili konuşmamaları ve tedavi için başvurmamaları gösterilmektedir (Leonard ve ark. 1993). Ayrıca OKB u olan çocukların, hastalık belirtileri ve doğurduğu sonuçlar nedeniyle sıklıkla dermatologlar gibi diğer hekim gruplarına başvurdukları, psikiyatriye başvuranların daha çok anksiyete, duygudurum bozukluğu ya da davranış bozukluğu gibi bulguları ön plana çıkardıkları belirlenmiştir. Tüm bunlar, farmakolojik tedavinin ve bilişsel-davranışçı tedavinin OKB undaki etkinliğinin açıkça gösterildiği günümüzde, bu hastalara uygun tedavilerin zamanında ve yeterince uygulanamamasına neden olmaktadır (Leonard ve ark. 1993, Mardi ve Leonard 1996). Bu çalışmada amacımız, polikliniğimize başvuran çocuk ve ergen OKB hastalarını belirleye 295

3 rek sosyodemografik, klinik bulgularını ortaya koymak, eş tanı sıklığını ve bunun klinik belirtilerin yoğunluğu üzerindeki etkilerini saptamaktır. YÖNTEM ve GEREÇLER Bu çalışmaya Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı Anabilim Dalı'na Ocak 1997-Nisan 1998 tarihleri arasında ilk kez başvuran, klinik görüşme ve psikometrik incelemeler sonrası DSM-IV e göre OKB tanısı koyulan, daha önce hiç tedavi görmemiş, 9-15 yaşları arasındaki 47 çocuk ve ergen hasta (31 erkek, 16 kız) alınmıştır. Nörolojik bozukluk ya da EEG anormalliği, zeka geriliği, gelişimsel bozukluğu ve çocukluk çağı otoimmun nöropsikiyatrik bozukluğu (PAN- DAS) olan hastalar çalışma dışında bırakılmıştır. Çocuk ve ergen hastaların hepsi klinik görüşme ve psikometrik testlerle, tıbbi ve laboratuvar incelemeleriyle değerlendirilmiştir. Flastalara tam bir fizik ve nörolojik muayene yapılmış, tam kan sayımı, tam kan biyokimyası, tam idrar incelemesi, ASO, CRP, T3, T4 ve TSK düzeyleri ile EKG ve EEG değerlendirilmiş, ateş, nabız, yatarak ve ayakta tansiyon ve kilo ölçümleri yapılmıştır. Patolojik bulgusu belirlenen hastalara uygun tedavi ve önerilerde bulunulmuş, gerekli birimlere sevk edilmişlerdir. Flastaların ilk başvurdukları zaman sosyodemografik veri toplama formu ile sosyodemografik veriler kaydedilmiştir. Aynı anda çocuklara Çocuklar için Depresyon Ölçeği (ÇDÖ), Çocuklar için Sürekli-Durumluk Kaygı Envanteri (ÇDSKE) ve Maudsley Obsesif Kompulsif Soru Listesi (MOKSL) uygulanmıştır. Ayrıca hastaların birinci dereceden yakınlarıyla (başta anne ve babalar) ayrıntılı görüşmeler yapılarak ailede bulunan psikiyatrik bozukluklar hakkında bilgi edinilmiş, ulaşılabilenlerle psikiyatrik görüşme yapılmış ve tanıları belirlenmiştir. Kullanılan Ölçekler ve Veri Formları Sosyodemografik veri toplama formu: İlk başvuruda görüşmeyi yapan doktor tarafından sosyodemografik verilerin, doğum öncesi, doğum ve premorbid özelliklerin sistemli olarak kaydedilmesi amacıyla Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi Anabilim Dalı tarafından geliştirilen bir formdur. Kliniğe ilk başvuran tüm hastalar için doldurulmaktadır. Maudsley Obsesif Kompulsif Soru Listesi (MOKSL): Doğru yanlış biçiminde yanıtlanan obsesif kompulsif belirtilerin türünü araştırmak ve obsesif hastaları diğer nevrotik hastalardan ayırt etmek amacıyla geliştirilen bir özbildirim ölçeğidir (Sanavio ve Vidotto 1985). MOKSL nin Türkçe uyarlaması Erol ve Savaşır (1988) tarafından yapılmıştır. Ölçeğin yaş arası normal ve psikiyatrik örneklemlerde obsesif kompulsif yakınmaların türünü ve yaygınlığını ölçmede, araştırmalarda ve klinik kullanımda geçerli ve güvenilir olduğu gösterilmiştir. Ancak ölçek genellikle 9 yaş ve üzerindeki çocuklarda uygulanmaktadır. Ölçekte temizlik, kuşku, kontrol ve yavaşlık ile ilgili alt değerlendirmeler vardır. Çocuklar için Depresyon Ölçeği (ÇDÖ): Çocuklarda da depresyon olduğu, gözlenip ölçülebileceği ve özelliklerinin erişkinlere benzediği varsayımlarından yola çıkarak hazırlanmış bir özbildirim ölçeğidir. Beck Depresyon Ölçeği esas alınmış, ancak cinsellikle ilgili sorular çıkarılarak okul durumu, arkadaş ilişkisi alanlarında sorular eklenmiştir. 7 yaş ve üzerindeki çocuklarda kullanılabileceği bildirilmektedir. Ölçeğin ülkemizde geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmıştır (Öy 1991). Çocuklar için Durumluk-Sürekli Kaygı Ölçeği (ÇDSKE): Ölçek çocukların durumduk ve sürekli kaygılarını 20 şer soruyla ölçen bir özbildirim ölçeğidir. Genellikle 9-18 yaşlar arası kullanılmaktadır ve ülkemizde geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmıştır (Özusta 1993). Durumluk kaygı ölçeğiyle (ÇDKE) gerginlik, sinirlilik, telaş, tedirginlik gibi durumluk kaygıyla ilgili durumlar ölçülmektedir. Çocuklardan içinde bulundukları o anı ve o anda kendilerini nasıl hissettiklerini işaretlemeleri istenmektedir. Yüksek puanlar gerginlik ve kaygılı olmayı göstermektedir. Sürekli kaygı ölçeğiyle (ÇSKE) kaygı yatkınlığında bireysel farklılıkların ölçümü amaçlanmıştır. Çocuğun genellikle kendini nasıl hissettiğini işaretlemesi istenir. İstatistiksel Analiz İstatistiksel analizler SPSS for Windows 6.0 paket programı kullanılarak t-testi, one-way ANOVA, Kolmogorov Smirnov uyum iyiliği tes- 296

4 TABLO 1. Olguların Yaş ve Cinsiyete Göre Dağılımı ve Yaş Ortalamalarının Değerlendirilmesi. Yaş Erkek Kız Toplam (97 12,8) (978,5) (9719,1) (9912,8) ( ) (992.8,3) (976.4) Toplam 31(9766.0) 16(904.0) 47 Yaş ortalaması 12.2±1.9.8 yıl 11.9±2.0 yıl yıl ti ile yapıldı. Parametrik varsayımların karşılanmadığı durumlarda parametrik olmayan testler (Mann Whitney U, Kruskal Wallis testi) kullanılmıştır. BULGULAR Sosyodemografik ve premorbid özellikler Çalışma için Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı Anabilim Dalı na 1997 Ocak-1998 Nisan arasında ilk kez başvuran 1739 olgu değerlendirilmiştir. Bu hastalardan, yapılan görüşme ve değerlendirmeler sonucu OKB tanısı konulan ve çalışma ölçütlerine uyan 47 olgunun tümü çalışmaya alınmıştır. Bu biçimde, polikliniğimize başvuran hastalar arasında OKB görülme sıklığı %2.7 olarak saptanmıştır. Çalışma grubu 31 erkek (%66) ve 16 kızdan (%34) oluşmaktaydı. Genel olarak grubun yaş ortalaması 12.06±1.95 yıl olarak belirlendi. Erkekler ile kızlar arasında yaş ortalaması açısından anlamlı bir farklılık yoktu (t= 0.41, df= 45, p= 0.685). Grupların yaş ve cinsiyete göre dağılımı Tablo l de verilmiştir. Hastaların doğum ile ilgili ve gelişimsel özellikleri incelendiğinde; %90 dan fazla olguda gebelik seyrinde ve doğumda sorun olmadığı saptandı. 3 hastada (%6.4) düşük tehdidi, bir hastada ilaç kullanımı öyküsü vardı. Doğum sırasında da sadece 4 hastada sorun ortaya çıkmıştı. Bunların 3 ünde (%6.4) anoksi, birinde ise (%2.1) uzamış travay mevcuttu. Olguların gelişimsel özellikleri değerlendirildiğinde ise konuşma, yürüme ve tuvalet eğitimi yönünden gelişimlerinin doğal sınırlarda olduğu belirlendi. Ortalama olarak konuşmaya başladıkları süre 17.7 (±7.3) ay (aralık: 8-42); yürüme ayları 12.9 (±2.8) ay (aralık= 8-18); tuvalet eğitimlerini tamamladıkları süre 29.4 (±27.0) (aralık= 8-156) aydı. Olguların en sık anneleri tarafından büyütüldükleri (%76.6) belirlendi. Büyükannelerin 8 çocuğun (%17) birincil olarak bakımını üstlendiği belirlenirken, 3 çocuğun (%6.4) bakımı birincil olarak bakıcılar tarafından yapılmıştır. Olguların %89.3 ü anne-babaları ile birlikte yaşamaktaydı. 34 olgu (%65.4) orta sosyoekonomik düzeyi olan bir ailede yaşamakta iken 8 olgu (%15.4) yüksek sosyoekonomik düzeyi olan bir ailede yaşamaktaydı. Annelerin büyük çoğunluğu ev hanımıydı (%59.6). 15 anne (%34.1) öğretmenlik yaparken 3 anne (%6.3) işçi olarak çalışmaktaydı. Hastaların babalarının %68.3 ü (n= 30) memur, %14.9 u (n= 7) işçi, %14.9 ü (n=7) serbest meslek sahibi iken 3 ünün (%6.2) işi yoktu. Babaların annelere göre bir miktar daha yaşlı oldukları (ortalama TABLO 2. Anne, Baba ve Akrabalarda Psikiyatrik Bozukluk Öyküsünün Değerlendirilmesi. Bozukluklar Annede öykü Babada öykii Akrabada öykü Topluım n <7r n 97 n % n % OKB Yaygın anksiyete bozukluğu Majör depresyon Kekemelik Şizofreni ,13 T 4.23 Bipolar bozukluk Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu Toplam tanı , ikili tanı ,38 297

5 TABLO 3. Çocuk ve Ergenîerin Polikliniğe İlk Başvuru Yakınmalarının Değerlendirilmesi. Geliş yakınması n 97 Hırçınlık-sınirlilik Kekemelik Tik Obsesyon Kompulsiyon 3 (2 si el yıkama, l i herşeyi kez yapma) Anksiyeıe Depresyon Sosyal fobi Konversiyon Konversif bayılma Panik atak Baş ağrısı Aşırı hareketlilik Unkoprezis Trikotillomani Gece korkusu Somatik yakınmalar Hipertansiyon Abuk sabuk konuşma Cinsel istismar (6 yıl önce olan, ancak yeni öğrenilen) Toplam yaş; anneler için 36.0±6.7, babalar için 40.5±4.8 yıl) ve daha fazla eğitim (ortalama eğitim süresi; anneler için 8.7±4.3 yıl, babalar için 10.6±3.7 yıl) aldıkları saptandı. Olguların büyük çoğunluğunun genellikle bir (%31.9) ya da iki kardeşi (34.0) olduğu ve ailenin ilk çocukları (%55.3) oldukları anlaşılmaktadır. Kardeşi olmayan olgu oranı %6.4 olarak bulunmuştur. Olguların %23.4 ü (n= 11) ikinci, %21.3 ü üçüncü çocuktu. 19 olgunun (%40.4) göç ettiği ve olgulardan 11 inin anne-babası arasında (%23.4) ikinci dereceden akrabalık olduğu belirlendi. Olguların en sık kendi istekleri ile tedavi için başvurdukları (%40.4) tespit edildi. 15 hasta (%31.9) özel doktoru ya da psikiyatrisi önerisi ile başvururken, konsültasyon ile başvuranların sayısı 10(%21.3) idi. Öğretmen önerisi ile başvuran olgu sayısı 3 (%6.4) idi. Klinik Özellikler Anne, baba ve yakın akrabalardaki psikiyatrik bozuklukları değerlendirdiğimizde; hem anne hem babalarda en sık, başta OKB olmak üzere anksiyete bozuklukları saptanmıştır. Hastaların %21.3 ünün anne, baba ve yakın akrabalarının birinde OKB belirlenmiştir. Yaygın anksiyete bozukluğu, majör depresyon ve kekemelik, hastaların ailelerinde sık olarak görülen diğer bozukluklardı. 3 annede iki tanı bir arada vardı. Bu ikili tanılar şu şekildeydi; yaygın anksiyete bozukluğu+major depresyon, yaygın anksiyete bozukluğu+okb ve majör depresyon+okb. Tablo 2 de anne, baba ve yakın akrabalarda görülen psikiyatrik bozukluklar gösterilmiştir. Bu çalışmada OKB tanısı alan hiçbir çocukta PANDAS belirti ve bulgularına rastlanmadı. Gözlenen organik bozukluklar arasında tiroid fonksiyon bozuklukları (hipotiroidi (%4.2) ve hiperdroidi (%4.2), astım bronşiyal (%4.2), konjenital megakolon (%2.1), disfonksiyonel uterus kanaması (%2.1), demir eksikliği anemisi (%2.1) bulunmaktaydı. Yapılan görüşmeler sırasında hastaların polikliniğe ilk başvuru yakınmalarının çok değişken TABLO 4. Klinik Görüşme İle Belirlenen Obsesyon ve Kompulsiyonlar. Obsesyonlar n % Kompıılsiyonlar n % Kirlenme Temizlik (el yıkama) (12) (%25.5) Kuşku 22 %46.8 Kontrol etme Kötü bir şey olacak düşüncesi 9 % 19.5 Sayına Cinsel 9 9i'19.5 Düzenleme, sıralama 10 %21.3 Agresif düşünceler 6 % 12.8 Dokunma 4 %8.5 Dinsel 6 % 12.8 Mental kompulsiyon Kendi düşüncesini duyma 5 % 10.6 Yavaşlık Simetrj-düzen Yineleme 1 97,2.1 Toplam /olgu Toplanı /olgu 2'1İ obsesyon *1 i kompulsiyon 'lü obsesyon 6 % 'lü kompulsiyon 'lü obsesyon

6 TABLO 5. Çocuk ve Ergen Olgularda Belirlenen Eştanılar, Eştanılar n % Majör depresyon 14( l i distimik boz) Sosyal fobi Tourette bozukluğu Yaygın anksiyete boz Panik bozukluk Kekemelik Konversiyon boz Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu Davranım bozukluğu Trikotillonıaııi Enkoprezis Gece korkusu Toplam 53( 1.13 eştanı/olgu) Eştanı almayan eştanı alan eştanı alan eştanı alan olduğu, obsesyon ya da kompulsiyon içerikli bir yakınma ile başvuran hasta sayısının sadece %14.9 (n=7) olduğu saptanmıştır. Olguların polikliniğimize ilk başvuru yakınmaları Tablo 3 de gösterilmiştir. Tüm olgularda obsesyon ve kompulsiyonlar birarada gözlenmiştir. En sık kirlenme obsesyonu (%48.9) ve temizlik kompulsiyonu (%68.1) olduğu, olgularda ortalama 1.77 obsesyon ve 2.02 kompulsiyon olduğu belirlendi. Temizlik kompulsiyonları arasında en sık görüleni el yıkamaydı (%25.5). Diğer sık görülen obsesyonlar sırasıyla kuşku, kötü bir şey olacak düşüncesi ve cinsel obsesyonlardı. Sık görülen kompulsiyonlar ise sırasıyla kontrol etme, sayma, düzenleme-sıralama kompulsiyonları idi. Bilişsel-mental kompulsiyon %6.4 oranında belirlendi. Kendi düşüncesini duyma, olguların %10.6 sında saptanan bir durumdu. Hastalarda gözlenen obsesyon ve kompulsiyon sıklıkları Tablo 4 de gösterilmiştir. Çalışmamızda araştırdığımız bir diğer nokta, birincil olarak OKB tanısı koyduğumuz hastalarda görülen diğer psikiyatrik bozukluklar ya da eştanılardı. Eştamların hepsi DSM-IV tanı ölçütlerine göre konmuştur. Görüşmeler sonunda sadece 16 çocuğun (%34) eştanı almadığı saptandı. Olguların %40.4'ünün OKB ile birlikte bir eştanı aldığı, %17 sinin iki eştanı aldığı ve %8.5 unun üçlü eştanı aldığı saptandı. Sosyal fobi+major depresyon+tourette bozukluğu, sosyal fobi+major depresyon+somatizasyon bozukluğu, sosyal fobi+kekemelik+gece korkusu ve Tourette bozukluğu+kekemelik+davranım bozukluğu OKB ile birlikte koyulan 3Tü eştanılar idi. Olgularda saptanan ortalama eştanı sayısı 1.13 idi. Kızlarla erkekler arasında eştanı ortalaması açısından (kızlar için 1.56, erkekler için 1.41) anlamlı bir farklılık yoktu (t=.50, df= 45, p= 0.622). En sık olarak saptanan eştanı grubu, %38.3 oranında (n= 18) görülen anksiyete bozuklukları (sosyal fobi, yaygın anksiyete bozukluğu ve panik bozukluk) idi. Tek tek psikiyatrik bozukluk tanılarını ele aldığımızda ise, majör depresyon (%29.8) en sık görülen eştanıydı. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) eştanısı konan 2 hastada da hastalık düzeyi, psikostimulan başlamayı gerektirecek şiddette değildi. Tablo 5 te hastalara konan eştanılar ve sıklıkları verilmiştir. Ölçek puanlarının değerlendirilmesi Kızlar ve erkekler arasında tüm ölçeklerde hiçbir ölçeğin puan ortalamasında anlamlı bir farklılık yoktu. Yine olguları ilk çocuk olup olmamalarına, ek organik tanı varlığına göre ayırdığımızda da ölçek ortalama puanları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı saptanmıştır. Göç öyküsü bulunan hastaların durumluk anksiyete puanları, diğerlerine göre anlamlı olarak daha yüksekti. Diğer ölçeklerin ortalama puanlarında gruplar arasında anlamlı bir farklılık saptanmadı. 299

7 TABLO 6. Ölçek Puan Ortalamalarının Çeşitli Değişkenlere Göre Karşılaştırılması. MOKSL Temizlik Kontrol Kuşku Yavaşlık ÇDÖ ÇDKE ÇSKE Genel ortalama ± ±1.3.3,8± ± ± ±8.3 Erkek(n= 31) 20.5± ± ±l.4 3.6±l ± ±7.3 41,3±8.1 Kız (n= 16) 20.5± ± ± ± ± ± ± ±7.7 P AD AD AD AD AD AD AD AD Yaş>=13 (n=22) 19.9 ± ± ± ± ± ± ±7.9 Yaş< 13 (n= 25) 21.0 ± ± ± ± ± ± ± ±8.4 P AD 0.027** AD AD AD AD AD AD ilk çocuk (n= 26) 20.8 ± ± ± ± ± ± ± ±8.3 Diğerleri (n=21) 20.1 ± ± ± ± ± ±8.0 P AD AD AD AD AD AD AD AD Göç var <n= 20) 20.9 ± ± ± ± ± ± ± ±7.5 Göç yok (11= 27) 20.3 ± ± ± ± ± ± ± ±7.6 P AD AD AD AD AD AD 0.003* AD Organik tanı-var (n=9) 21.0 ± ± ± ± ± ± ± ±8.8 Organik tanı-yok (n=38) 20.4 ± ± ± 1,3 3.8 ± ± ± ±7.3 P AD AD AD AD AD AD AD AD Tabloda sadece istatistiksel olarak anlamlı sonuç veren durumlarda p değeri gösterilmiştir. AD: Anlamlı değil (p<0.05) *t= -3.09, df= 45 **t= df= 45 MOKSL genel ve alt ölçek puanlarında anlamlı farklılığa neden olan tek değişken yaştı. Olguları çocuk OKB (yaşları 13 ten küçük olanlar) ve ergen OKB (yaşları 13 ve daha büyük olanlar) olarak ikiye ayırıp değerlendirdiğimizde; çocuk OKB hastalarının temizlik alt ölçek puanlarının ergenlere göre anlamlı derecede yüksek olduğunu belirledik. MOKSL genel ve alt ölçek puanları ile diğer ölçeklerde anlamlı bir farklılık belirlenmedi. Ölçek puan ortalamalarının tüm hastalada ve değişkenlere göre gruplanan hastalardaki ortalama puanları Tablo 6 da gösterilmiştir. Eştanı olup olmamasına göre (majör depresyon, anksiyete bozuklukları ve dışavurum bozuklukları (TB+DEHB+davranım bozukluğu) olgular gruplandırılıp MOKSL genel ve alt ölçek puan ortalamalarına göre karşılaştırıldığında, gruplar arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık görülmedi. Ortalama puanlar Tablo 7 de gösterilmiştir. TARTIŞMA Erişkinlerde yapılan toplum çalışmalarında OKB yaşam boyu görülme yaygınlığının yaklaşık %2.5 olduğu bildirilmiştir (Schatzberg 1991). Çocuk ve ergenlerde yapılan çalışmalarda ise çeşitli ülkelerde psikiyatrik hasta grubunda OKB 300

8 yaygınlığının %0.5-%4 arasında değiştiği bildirilmiştir (Flament ve ark. 1988, Rapoport 1986, Rapoport ve ark. 1994, Thomsen 1998a). Ülkemizde yapılan bir çalışmada Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi ne başvuran 587 çocuk ve ergenin %2 sinde obsesif belirtiler saptanmışken (Avcı 1992), Bursa bölgesinde yapılan bir tarama çalışmasında (Güvendeğer ve ark. 1998) OKB sıklığı %5.1 olarak bulunmuştur. Çalışmamızda, polikliniğimize başvuran çocuk ve ergenlerde OKB görülme sıklığı %2.7 olarak belirlenmiştir. Elde ettiğimiz bu bulguları tüm ülkemiz için genelleştirmemiz olası olmamakla birlikte, genel olarak ülkemizde ve dış ülkelerde yapılmış çalışmalarda elde edilen bulgularla benzeştiği söylenebilir. Çalışma grubumuzda 31 erkek (%66) ve 16 kız (%34) vardı ve yaş ortalamaları sırayla 12.2, 11.9 yıl idi. Erkek olgu sayısının fazlalığının, grup yaş ortalamasından da görülebileceği gibi çalışma grubumuzun daha çok çocuklardan oluşmasından kaynaklanmış olabileceğini düşündük. Yapılan çalışmaların bir kısmında da çocuklarda OKB olgularının çoğunluğunun erkek olduğu belirlenmiştir (Rapoport 1986, Swedo ve ark. 1989, March ve Leonard 1996). Cinsiyet farklılığına neden olarak erkeklerde bozukluğun daha ağır seyretmesi sonucunda erkeklerin polikliniklere daha çabuk başvurması gösterilmiştir. Ayrıca OKB un erkeklerde başlama yaşının, kızların aksine sıklıkla ergenlik öncesi olduğu bildirilmektedir. Kızlarda ise OKB erkeklerden yaklaşık yıl sonra, daha çok ergenlik döneminde başlamaktadır (Öy 1994). Çocuklardaki bu farklılığa karşın ergenlerde ve erişkinlerde yapılan OKB na yönelik toplum tarama ve klinik çalışmalarda cinsiyetler arasında fark belirlenememiştir (Rasmussen ve Tsuang 1986, Riddle 1998, Towbin ve Riddle 1996). OKB un en sık 7 yaşında, ortalama 10.2 yaşında başladığı bildirilmektedir (Riddle ve ark. 1990, Thomsen 1998a). Çalışmamızda OKB bulgularının başlangıcı ailelerin genellikle ayrıntılı bilgi verememeleri, çocukların da başlangıç ile ilgili zaman sınırını net çizememeleri nedeniyle değerlendirilememiştir. Yine bu nedenlerle, hastalığı başlatan bir olay olup olmadığını belirleyemedik. Ancak incelediğimiz bir nokta öyküde göç bulunmasının hastalık düzeyine bir etkisi olup olmadığıydı. 19 olgunun (%40.4) göç ettiğini saptadık. Göç eden hastaların diğer hastalara göre durumluk anksiyete puanlarının anlamlı düzeyde yüksek olduğunu bulmamıza karşın, OKB belirtileri ve MOKSL genel ve alt ölçek puanları yönünden gruplar arasında anlamlı bir farklılık saptamadık. OKB olan kişilerin belirtilerini gizlediklerini, ısrarla araştırılmazsa belirtilerin ortaya çıkarılamadığı ve polikliniğe genellikle anksiyete, duygudurum bozukluğu, davranış bozukluğu gibi bulgular ile (sıklıkla psikiyatrisi dışında bir doktora) başvurdukları bildirilmektedir. OKB u olan olguların psikiyatri kliniklerinde bile tanınamadığı düşünülürse, psikiyatri dışındaki doktorların bu tanıyı koymakta daha da güçlük çekmeleri beklenebilir. Bu durumda OKB sıklığının belirlenenden çok daha yüksek olduğu ya da yayınlarda belirtildiği gibi gizli epidemik bir bozukluk olduğu düşünülebilir (March ve Leonard 1996, Rapoport ve ark. 1994). Bu çalışmada da olguların obsesyon ya da kompulsiyon içerikli bir yakınma ile polikliniğe başvurma oranları yalnızca % 14.9 (obsesyon %8.5, kompulsiyon %6.4) olarak bulundu. Diğer sık görülen başvuru yakınmaları hırçınlık-sinirlilik %12.8, kekemelik %8.5, tik %8.5 oranlarında saptandı. Görüldüğü gibi olguların çoğunluğunun başvuru-geliş yakınmaları OKB na özgül belirtilerden önemli farklılıklar göstermekteydi. Yapılan çalışmalarda bedensel gelişim ve sağlıkla, OKB arasında belirgin bir ilişki saptanmamıştır. Çalışmamızda da %90 dan fazla olgunun gebelik seyrinde, doğumlarında sorun olmadığı, konuşma, yürüme ve tuvalet eğitimi yönünden gelişimlerinin normal olduğu saptanmıştır. Ayrıca bir organik bozukluk tanısı konan olgularla diğerleri arasında genel olarak belirtiler ve psikopatoloji düzeyi açısından anlamlı bir farklılık yoktu. Olguların genellikle bir ya da iki kardeşi olduğu ve yarısından çoğunun (%55) ilk çocuk oldukları anlaşılmaktadır. Literatürde de genellikle ilk çocuklarda OKB un daha sık görüldüğü bildirilmektedir (Flament ve ark. 1988, Valleni- Basille ve ark. 1996). Bu durumun ailenin ilk ya da tek çocuğa yönelik aşırı koruyucu ve kollayıcı tutumları ile ilişkili olabileceği ileri sürülmüştür (Flament ve ark. 1988). Yurtdışında yapılan çalışmalarda genelde hastaların büyük çoğunluğunun ailenin tek çocuğu olduğu bildirilirken, bizim çalışmamızda kardeşi olmayan (tek çocuk) olgu oranı %6.4 olarak bulunmuştur. Bunun, ül 301

9 kemizin sosyodemografik yapısının farklılığından yani nüfus yoğunluğunun daha fazla olmasından ve nispeten tek çocuğu olan aile sayısının azlığından kaynaklanabileceğini düşündük. Bu çalışmada, ailelerinin ilk çocuğu olan OKB hastaları ile olmayanlar arasında ölçeklerle değerlendirdiğimiz psikopatoloji düzeyi yönünden anlamlı bir farklılık saptamadık. Bazı yayınlarda (Valleni-Basille ve ark. 1996) sosyoekonomik düzey (SED) ile çocuk ve ergenlerdeki OKB arasında ilişki olmadığı bildirilirken, bazı yayınlarda ergenlerde orta ve üst SED in OKB gelişimi için bir risk faktörü olduğu ileri sürülmüştür (Flament ve ark. 1988). Çalışma grubumuzun da benzer biçimde büyük çoğunluğu (%80.8) orta ve yüksek sosyoekonomik düzeyi olan hastalardan oluşmaktaydı. Lenane ve arkadaşları (1990) ağır OKB u olan 46 çocuk ve ergenin 145 birinci derece akrabası üzerinde yaptıkları çalışmada, hastaların babalarında OKB görülme sıklığının %25, annelerinde %9 oranında olduğunu bildirmiştir. Aynı çalışmada hastaların %30 unun en az bir OKB tanısı alan birinci dereceden akrabası bulunduğu, duygudurum bozukluğu ve anksiyete bozukluğu başta olmak üzere babaların %45 inin, annelerinin %65 inin bir psikiyatrik bozukluk tanısı aldığı saptanmıştır. Swedo ve arkadaşları (1989) çocuk ve ergen hastaların %25 inin birinci derece akrabalarında OKB saptarken, Riddle ve arkadaşları (1990) %70 nin anne-babasında OKB ya da obsesif kompulsif belirtiler, %55 inin annebabasında diğer psikopatolojilerin bulunduğunu belirtmişlerdir. Çalışmamızda hem anne hem babalarda, en sık olarak başta OKB olmak üzere anksiyete bozuklukları belirlendi. OKB görülme sıklığı hastaların annelerinde %12.7, babalarda %4.2 ve birinci derece akrabalarda %4.2 olarak bulunmuştur. Bu bulgular birarada değerlendirildiğinde ise olguların %21.3 ünün ailelerinde OKB saptanmıştır. Yaygın anksiyete bozukluğu, majör depresyon, kekemelik, şizofreni, bipolar bozukluk ailede görülen diğer bozukluklardı. Genel olarak elde ettiğimiz bu bulguların literatürle uyumlu olduğu görülmektedir. Ancak verilerin hasta ya da ulaşılabilen birinci dereceden hasta yakınlarından elde edilmesi, yapılandırılmış psikiyatrik tanı ölçeklerinin uygulanmaması, bir kısmı ile psikiyatrik görüşme yapılamaması ve öyküden elde edilen verilere dayanılması nedenleriyle, bu bulguların tüm hasta grubunu yansıttığını söylemek mümkün değildir. Bununla birlikte hasta yakınlarının psikopatolojileri hakkında genel bir fikir verebileceğini düşünmekteyiz. İleriye dönük araştırmaları içeren yayınlar, çocuk ve ergenlerdeki obsesyon ve kompulsiyon içeriğinin zamanla değiştiğini bildirmektedir (Rettevv ve ark. 1992). Herhangi bir zamanda yapılan görüşmede çoğunlukla birden fazla OKB bulgusunun saptanabileceği, obsesyon ya da kompulsiyonların çok nadiren tek başlarına ortaya çıkabileceği düşünülmektedir. Wever ve Rey (1997) çocuk ve ergenlerde obsesyon ve kompulsiyonların %95 oranında birlikte görüldüğünü aktarmışlardır. Yapılan değerlendirmelerde en sık kirlenme obsesyonu-temizlik kompulsiyonun birarada görüldüğü bildirilmektedir. Çalışmamızda tüm olgularda obsesyonlar ve kompulsiyonlar birarada bulunmaktaydı. En sık görülen bulgular, literatürle uyumlu olarak kirlenme obsesyonu ve temizlik kompulsiyonuydu. Olgularda ortalama 1.77 obsesyon ve 2.02 kompulsiyon olduğu belirlendi. Diğer sık görülen belirtiler; kuşku, kötü bir şey olacak düşüncesi ve cinsel obsesyonlar ile kontrol etme, sayma, düzenleme-sıralama kompulsiyonları idi. Sadece 16 çocuğun (%34) eştanı almadığı, en sık görülen psikiyatrik eştanı grubunun anksiyete bozukluklarının (sosyal fobi, yaygın anksiyete bozukluğu ve panik bozukluk) olduğu belirlendi. Psikiyatrik hastalık eştanılarını grup olarak değil de ayrı ayrı ele aldığımızda ise, en sık görülen psikiyatrik bozukluk majör depresyon (%29.8) idi. Yapılmış çalışmalarda OKB ile birlikte diğer bozuklukların görülme sıklığının eskiden düşünüldüğünden çok daha yüksek oranlarda olabileceği ve OKB unda birinci eksende eştanı görülme sıklığının %50 olduğu bildirilm ektedir (Thomsen 1998a). Son yıllarda yapılan çalışmalarda, OKB ile majör depresyonun yaşam boyu birlikte görülme sıklığı %67-79 gibi oldukça yüksek oranlarda bildirilmektedir (Çuhadaroğlu 1995, Thomsen 1998b). Çocuk ve ergenlerde OKB gidişi sırasında herhangi bir zamanda %50 oranında anksiyete bozukluğu tanısının konulduğu ve en sık görülen anksiyete bozukluğunun panik bozukluk olduğu vurgulanmaktadır (Thomsen 1998b). Erişkin OKB hastalarında en sık görülen komorbid anksiyete bozukluğunun ise sos- 302

10 TABLO 7. Eştanı Grubuna Göre MOKSL ve Altölçek Puan Ortalamalarının Karşılaştırılması. Eştanı Major depresyon Anksiyete bozuklukları Diğerleri (Tik+DEHB+Davr. Boz) Ölçekler VAR (n= 14) YOK (n= 33) VAR (n= 15) YOK (n= 32) VAR (n= 9) YOK (n=38) ± ±5.39 MOKSL Temizlik 4.71 ± ± ± ± ±2.23 Kontrol 5.00± ±1.96 Kuşku 5.71 ± ±1.39 p= Yavaşlık 4.00± ,53± ± ± ,00± ± ± ± ± ± 1.33 yal fobi (%25) olduğu belirtilmektedir (Kaplan ve Sadock 1998). Çalışmamızda da, en sık görülen anksiyete bozukluğu sosyal fobiydi. Olgularda %21.5 oranında sosyal fobi tanısı belirlenmişken, panik bozukluk görülme oranı %8.5 idi. Tourette bozukluğu (TB) ile birlikte en sık görülen eşhastalık OKB tur. TB hastalarında % oranında OKB görülmektedir. OKB olanlarda ise TB görülme sıklığının %5 olduğu belirlenmiştir (George ve ark. 1993, Leonard ve ark. 1992). Çalışmamızda TB eştanısı % 10.6 oranında saptanmıştır. Eştanı olup olmamasına göre (majör depresyon, anksiyete bozuklukları ve TB+DEHB+davranım bozukluğu) MOKSL genel ve altölçek puan ortalamaları karşılaştırıldığında, gruplar arasında anlamlı bir farklılık saptanmadı. Leonard ve arkadaşları (1992) OKB u TB ile birlikte olduğunda görülen klinik tablonun, tek başına OKB na göre farklılık gösterdiğini bildirmişlerdir. Çalışmamızda TB u olan hasta sayısının az olması nedeniyle, TB na yönelik istatistiksel bir değerlendirme yapamadık. Ancak elde ettiğimiz bulgular, eştanıların (türü ne olursa olsun) OKB un klinik belirtilerinin şiddetini etkilemediğini göstermiştir. SONUÇ Sonuçta vurgulanması gereken nokta, OKB çocuk ve ergenleri de etkileyen, çoğunlukla (yaklaşık %50-75 oranında) bu dönemlerde başlayan, heterojen özellikleri olan ve çok çeşitli bozukluklarla birlikte görülebilen bir hastalık olduğudur. Bu nedenlerle farklı yakınmalar ile başvuran OKB u olan çocuk ve ergenlerin, pratisyen doktorlarca, çocuk sağlığı uzmanlarınca ve erişkin psikiyatristlerince, hatta çocuk psikiyatristlerince tanınabilmesi için bu bozukluğun sıklığının, mesleki ve toplumsal işlevlere yaptığı olumsuz etkilerin ve OKB un klinik özelliklerinin iyice anlaşılması gerekmektedir. Ancak bu şekilde, bu tür hastalarla yapılacak görüşme teknikleri geliştirilebilir, daha ayrıntılı bir yaklaşım sergilenmesi sağlanabilir. Bir OKB hastasının hastalığının başlangıcından tedaviye başlanmasına dek geçen ortalama sürenin 7.6 yıl olduğu (Rapoport ve ark. 1994) ve hastalığın hastalar üzerindeki yıkıcı, olumsuz etkisinin büyüklüğü, hastalara daha kısa sürede tanı konmasının ve tedaviye başlanmasının gerekliliğini ve önemini belirgin biçimde ortaya koymaktadır. 303

11 KAYNAKLAR Avcı A (1992) ALJTF çocuk psikiyatrisine başvuran hastaların belirti dağılımı ve sosyodemografik özellikleri. Çocuk Psikiyatrisi Uzmanlık Tezi, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Ankara. Çııhadaroğlu F (1995) Çocuk ve adolesaıılarda obsesif kompulsif bozukluk. Psikiyatri, Psikoloji, Psikofarınakoloji Dergisi, 3(ek,2): Frol N, Savaşır I (1988) Maudsley Obsesif Kompulsif Soru Listesi. XXIV. Ulusal Psikiyalri ve Nörolojik Bilimler Kongresi, GATA, Ankara. Flament MF, Whitaker A, Rapoport JL ve ark. (1988) Obsessive compulsive disorder in adolescence: An epidemiological study, J Am Acad Child Adolesc Psychiatry, 27: George MS. Trimble MR, Ring HA ve ark. (1993) Obsessions in obsessive compulsive disorder with and without Gilles de la Tourette's syndrome. Am J Psychiatry, 150: Güvendeğer N, Taneli S, Güney N (1998) Bursa ilinde çocuk ve ergende obsesif kompulsif bozukluğun epidemiyolojik ve feııomenolojik özellikleri. 34. Ulusal Psikiyatri Kongresi, Çeşme, İzmir. Kaplan HI, Sadock BJ (1998) Synopsis of Psychiatry: Behavioral Sciences/Clinical Psychiatry. Eighth edition. Williams & Wilkins, Baltimore, Leonard HL, Lenane MC, Swedo SE ve ark. (1992) Tics and Tourette's disorder: A 2-to 7-year follow-up of 54 obsessive compulsive children, Am J Psychiatry, 149: Leonard HL, Swedo SE, Lenane MC ve ark. (1993) A 2-to 7- year follow up study of 54 obsessive compulsive children and adolescents, Arch Gen Psychiatry, 50: Lenane MC, Swedo SE, Leonard II ve ark. (1990) Psychiatric disorders in first degree relatives of children and adolescents with obsessive-compulsive disorder. J Am Acad Child Adolesc Psychiatry. 29: March JS, Leonard IIL (1996) Obsessive compulsive disorder in children and adolescents: A review of the past 10 years, J Am Acad Child Adolesc Psychiatry, 34: Martinot JL, Allilaire JF, Mozayer BM ve ark. (1990) Obsessive compulsive disorder: A clinical, neuropsychological and positron emission tomography study, Acta Psychiatr Scand, 82: Oy B (1991) Çocuklar için depresyon ölçeği: Geçerlik ve güvenirlik çalışması,türk Psikiyatri Dergisi, 2: Oy B (1994) Çocuk ve ergenlerde obsesif kompulsif bozukluk: Epidemiyoloji. klinik, aile özellikleri ve sonlamın, Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Dergisi. 1: Özıısta Ş (1993) Çocuklar için durumlıık-sürekli kaygı envanterinin geçerlik ve güvenirlik çalışması, Yüksek Lisans Tezi. Hacettepe Üniversitesi, Ankara. Rapoport JL (1986) Childhood obsessive compulsive disorder, J Child Psychol Psychiatry, 27: Rapoport JL, Swedo S, Leonard H (1994) Obsessive-compulsive disorder, in Child and Adolescent Psychiatry (Eds Rutter M, Taylor Eland Hersow L). Blackwell Science, London, sf: Rasmussen SA, Tsuang MT (1986) DSM-1I1 obsessive compulsive disorder: clinical characteristics and family history, Am J Psychiatry, 143: Rettew DC, Swedo SE, Leonard HL ve ark. (1992) Obsessions and compulsions across time in 79 children and adolescents with obsessive compulisve disorder, J Am Acad Child Adolesc Psychiatry, 31: Riddle MA, Schaill L, King R ve ark. (1990) Obsessive compulsive disorder in children and adolescents: Phenomenology and family history, J Am Acad Child Adolesc Psychiatry, 29: Riddle MA (1998) Obsessive compulsive disorder in children and adolescents, Br J Psychiatry, 173: Sanavio E, Vidotto G (1985) The components of the Maudsley Obsessional Compulsive Questionaire, Behav Res Tlier. 26: Schatzberg AF (1991) Overview of anxiety disorders: Prevalence, biology, course and treatment, J Clin Psychiatry, 52: 5-9. Swedo SE, Rapoport JL, Leonard HL ve ark. (1989) Obsessive-compulsive disorder in children and adolescents. Arch Gen Psychiatry, 46: Thomsen PH (1998a) Obsessive compulsive disorder in children and adolescents-clinical guidelines, Eur Child Adolesc Psychiatry, 7: Thomsen PH (1998b) Obsession, Trauma Fear Panic Obsession Impulsivity, Pfizer Pharmaceuticals. Copenhagen, sf: Towbin KE, Riddle MA (1996) Obsessive compulsive disorder. Child and Adolescent Psychiatry (Ed Lewis M). Williams and Wilkins, Maryland, Valleni-Basile LA. Garrison CZ, Waller JL ve ark. (1996) Incidence of obsessive compulsive diorder in a community sample of young adolescents, J Am Acad Child Adolesc Psychiatry, 35: Wever C, Rey JM (1997) Juvenile obsessive compulsive disorder, Australian and New Zealand J Psychiatry. 31:

Obsesif KompulsifBozukluk Hastalığının Yetişkin Ayrılma Anksiyetesiile Olan İlişkisi

Obsesif KompulsifBozukluk Hastalığının Yetişkin Ayrılma Anksiyetesiile Olan İlişkisi Obsesif KompulsifBozukluk Hastalığının Yetişkin Ayrılma Anksiyetesiile Olan İlişkisi Dr. SiğnemÖZTEKİN, Psikolog Duygu KUZU, Dr. Güneş CAN, Prof. Dr. AyşenESEN DANACI Giriş: Ayrılma anksiyetesi bozukluğu,

Detaylı

ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI STAJI

ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI STAJI ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI STAJI STAJIN TANITIMI EĞİTİM DÖNEMİ STAJ SÜRESİ YERLEŞKE EĞİTİM BİRİMLERİ DERSHANE : Dönem V : 5 iş günü : Cebeci Hastanesi : Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları

Detaylı

ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI STAJI

ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI STAJI ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI STAJI STAJIN TANITIMI EĞİTİM DÖNEMİ STAJ SÜRESİ YERLEŞKE EĞİTİM BİRİMLERİ DERSHANE : Dönem V : 5 iş günü : Cebeci Hastanesi : Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları

Detaylı

YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU OLAN HASTALARDA TEMEL İNANÇLAR VE KAYGI İLE İLİŞKİSİ: ÖNÇALIŞMA

YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU OLAN HASTALARDA TEMEL İNANÇLAR VE KAYGI İLE İLİŞKİSİ: ÖNÇALIŞMA YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU OLAN HASTALARDA TEMEL İNANÇLAR VE KAYGI İLE İLİŞKİSİ: ÖNÇALIŞMA GİRİŞ: Yaygın anksiyete bozukluğu, birtakım olay ya da etkinliklerle ilgili olarak, bireyin denetlemekte zorlandığı,

Detaylı

Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniğine Başvuran Hastalarda Tanı Dağılımları

Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniğine Başvuran Hastalarda Tanı Dağılımları Araştırma Yazısı Selçuk Tıp Derg 2014;30(3): 118-122 SELÇUK TIP DERGİSİ Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniğine Başvuran Hastalarda Tanı Dağılımları Diagnosis of Patients Referring to a Child and Adolescent

Detaylı

DSM-5 Düzey 2 Somatik Belirtiler Ölçeği Türkçe Formunun güvenilirliği ve geçerliliği (11-17 yaş çocuk ve 6-17 yaş anne-baba formları)

DSM-5 Düzey 2 Somatik Belirtiler Ölçeği Türkçe Formunun güvenilirliği ve geçerliliği (11-17 yaş çocuk ve 6-17 yaş anne-baba formları) DSM-5 Düzey 2 Somatik Belirtiler Ölçeği Türkçe Formunun güvenilirliği ve geçerliliği (11-17 yaş çocuk ve 6-17 yaş anne-baba formları) Şermin Yalın Sapmaz Manisa CBÜ Tıp Fakültesi Çocuk Ergen Ruh Sağlığı

Detaylı

Gebelikte Ayrılma Anksiyetesi ve Belirsizliğe Tahammülsüzlükle İlişkisi

Gebelikte Ayrılma Anksiyetesi ve Belirsizliğe Tahammülsüzlükle İlişkisi Gebelikte Ayrılma Anksiyetesi ve Belirsizliğe Tahammülsüzlükle İlişkisi Dr. Sinem Sevil DEĞİRMENCİ Prof.Dr.Gökay AKSARAY Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD Giriş

Detaylı

Obsesif Kompulsif Bozukluk. Prof. Dr. Raşit Tükel İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı 5.

Obsesif Kompulsif Bozukluk. Prof. Dr. Raşit Tükel İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı 5. Obsesif Kompulsif Bozukluk Prof. Dr. Raşit Tükel İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı 5. Sınıf Dersi Sunum Akışı Tanım Epidemiyoloji Klinik özellikler Tanı ölçütleri Nörobiyoloji

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD Çalışmalarda birinci basamak sağlık kurumlarına başvuran hastalardaki psikiyatrik hastalık sıklığı, gerek değerlendirme ölçekleri kullanılarak

Detaylı

Obsesif Kompulsif Bozuklu ğu Olan Çocuklar ın Ailelerinde Obsesif Kompulsif Belirti Puanlar ı : Karşılaştırmal ı bir klinik çal ışma* ÖZET.

Obsesif Kompulsif Bozuklu ğu Olan Çocuklar ın Ailelerinde Obsesif Kompulsif Belirti Puanlar ı : Karşılaştırmal ı bir klinik çal ışma* ÖZET. Obsesif Kompulsif Bozuklu ğu Olan Çocuklar ın Ailelerinde Obsesif : Karşılaştırmal ı bir klinik çal ışma* Ayşe AVCI**, Halime ASLAN*** ÖZET Çalışmada Temmuz 1994-Aral ık 1994 tarihleri arasında Çukurova

Detaylı

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ve Doğum Mevsimi İlişkisi. Dr. Özlem HEKİM BOZKURT Dr. Koray KARA Dr. Genco Usta

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ve Doğum Mevsimi İlişkisi. Dr. Özlem HEKİM BOZKURT Dr. Koray KARA Dr. Genco Usta Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ve Doğum Mevsimi İlişkisi Dr. Özlem HEKİM BOZKURT Dr. Koray KARA Dr. Genco Usta Giriş DEHB (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu), çocukluk çağının en sık görülen

Detaylı

ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU. Temel Yakınmalar. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi

ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU. Temel Yakınmalar. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU Çocuğun Adı- Soyadı: Cinsiyeti: TC Kimlik No: Görüşmecinin Adı- Soyadı:

Detaylı

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır.

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır. Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır. Lohusalık döneminde ruhsal hastalıklar: risk etkenleri ve klinik gidiş Doç.Dr. Leyla Gülseren 25 Eylül 2013 49. Ulusal

Detaylı

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ*

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ* İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri 25 TÜRKİYE DE SIK KARŞILAŞILAN PSİKİYATRİK HASTALIKLAR Sempozyum Dizisi No:62 Mart 2008 S:25-30 PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ*

Detaylı

Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Yılmaz S., Serez M., Beyazyürek M.

Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Yılmaz S., Serez M., Beyazyürek M. DEPRESYON-ANKSİYETE BOZUKLUKLARI İLE ALKOL BAĞIMLILIĞI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN ARAŞTIRILMASI Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Yılmaz S., Serez M., Beyazyürek M. ÖZET Alkol bağımlılığı ve diğer psikiyatrik

Detaylı

Mizofoni: Psikiyatride yeni bir bozukluk? Yaygınlığı, sosyodemografik özellikler ve ruhsal belirtilerle ilişkisi

Mizofoni: Psikiyatride yeni bir bozukluk? Yaygınlığı, sosyodemografik özellikler ve ruhsal belirtilerle ilişkisi Mizofoni: Psikiyatride yeni bir bozukluk? Yaygınlığı, sosyodemografik özellikler ve ruhsal belirtilerle ilişkisi Uzm. Dr. Gökhan Öz Prof. Dr. Cengiz Kılıç Giriş Mizofoni: Çeşitli hafif seslerden belirgin

Detaylı

Prof.Dr. Hatice ÖZYILDIZ GÜZ Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikiyatri ABD

Prof.Dr. Hatice ÖZYILDIZ GÜZ Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikiyatri ABD Prof.Dr. Hatice ÖZYILDIZ GÜZ Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikiyatri ABD İÇERİK ALT TİPLENDİRMEDEKİ SORUNLAR KLİNİĞE YANSIMASI ÇEKİNGEN KİŞİLİK BOZUKLUĞUNUN ETKİSİ Tanısal bakı Sosyal fobi DSM-I de "Fobik

Detaylı

Bilişsel Kaynaşma ve Yaşantısal Kaçınmayla Aleksitimi İlişkisi: Kabullenme ve Kararlılık Penceresinden Bakış

Bilişsel Kaynaşma ve Yaşantısal Kaçınmayla Aleksitimi İlişkisi: Kabullenme ve Kararlılık Penceresinden Bakış Bilişsel Kaynaşma ve Yaşantısal Kaçınmayla Aleksitimi İlişkisi: Kabullenme ve Kararlılık Penceresinden Bakış Sedat Batmaz 1, Emrah Songur 1, Mesut Yıldız 2, Zekiye Çelikbaş 1, Nurgül Yeşilyaprak 1, Hanife

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem V Psikiyatri Staj Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Yrd. Doç. Dr. Baran GENCER Yrd. Doç. Dr. Oğuz GÜÇLÜ Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

Erişkin Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu nda Prematür Ejakülasyon Sıklığı: 2D:4D Oranı İle İlişkisi

Erişkin Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu nda Prematür Ejakülasyon Sıklığı: 2D:4D Oranı İle İlişkisi Erişkin Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu nda Prematür Ejakülasyon Sıklığı: 2D:4D Oranı İle İlişkisi *Kenar İ. Ayşe Nur, **Sezai Üstün Aydın, *Alper Zıblak *Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi

Detaylı

Yetişkin Psikopatolojisi. Doç. Dr. Mehmet Akif Ersoy Ege Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Bornova İZMİR

Yetişkin Psikopatolojisi. Doç. Dr. Mehmet Akif Ersoy Ege Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Bornova İZMİR Yetişkin Psikopatolojisi Doç. Dr. Mehmet Akif Ersoy Ege Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Bornova İZMİR Yetişkin psikopatolojisi içerik: Sınıflandırma sistemleri Duygudurum bozuklukları Anksiyete bozuklukları

Detaylı

Bariatrik cerrahi amacıyla başvuran hastaların depresyon, benlik saygısı ve yeme bozuklukları açısından değerlendirilmesi

Bariatrik cerrahi amacıyla başvuran hastaların depresyon, benlik saygısı ve yeme bozuklukları açısından değerlendirilmesi Bariatrik cerrahi amacıyla başvuran hastaların depresyon, benlik saygısı ve yeme bozuklukları açısından değerlendirilmesi Selçuk Özdin 1, Aytül Karabekiroğlu 2, Arzu Alptekin Aker 2, Recep Bolat 2, Servet

Detaylı

Çocuk ve ergen psikiyatri poliklinikleri farklı ruhsal. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniğine Başvuran Hastalarda Tanı Dağılımı

Çocuk ve ergen psikiyatri poliklinikleri farklı ruhsal. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniğine Başvuran Hastalarda Tanı Dağılımı Düşünen Adam Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Dergisi 2011;24:113-120 DOI: 10.5350/DAJPN2011240204 Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniğine Başvuran Hastalarda Tanı Dağılımı Araştırmalar / Researches

Detaylı

Obsesif kompulsif bozukluk için yardım aramada ilk başvuru yerlerinin değerlendirilmesi

Obsesif kompulsif bozukluk için yardım aramada ilk başvuru yerlerinin değerlendirilmesi Obsesif kompulsif bozukluk için yardım aramada ilk başvuru yerlerinin değerlendirilmesi Faruk Uğuz, Fatih Karababa, Rüstem Aşkın Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı, Konya

Detaylı

Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniðine Baþvuran Hastalarda Belirtiler, Tanýlar ve Tanýya Yönelik Ýncelemeler

Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniðine Baþvuran Hastalarda Belirtiler, Tanýlar ve Tanýya Yönelik Ýncelemeler ARAÞTIRMA Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniðine Baþvuran Hastalarda Belirtiler, Tanýlar ve Tanýya Yönelik Ýncelemeler Þahbal Aras 1, Gülþen Ünlü 2, Fatma Varol Taþ 3 1 Yrd.Doç.Dr., 3 Uz.Dr., Dokuz

Detaylı

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME FORMU

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME FORMU Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME

Detaylı

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ ANABİLİM DALI 2012-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM V PSİKİYATRİ STAJ DERS PROGRAMI

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ ANABİLİM DALI 2012-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM V PSİKİYATRİ STAJ DERS PROGRAMI T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ ANABİLİM DALI 2012-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM V PSİKİYATRİ STAJ DERS PROGRAMI STAJ DÖNEMİNDE EĞİTİM VE ÖĞRETİMDEN SORUMLU ÖĞRETİM ÜYELERİ:

Detaylı

Çocukluk çağındaki fiziksel ve ruhsal gelişimin uygunluğunu bilecek, Doğru ebeveynlik becerilerinin aile içi ilişkilerde nasıl olması gerektiğini

Çocukluk çağındaki fiziksel ve ruhsal gelişimin uygunluğunu bilecek, Doğru ebeveynlik becerilerinin aile içi ilişkilerde nasıl olması gerektiğini Dönem 1 Dersleri: Konu: Çocuk, Anne ve Aile Amaç: Bu dersin sonunda Dönem I öğrencilerinin aile yapısı, çocukluk çağı psikolojik gelişim süreci ve anne-çocuk ilişkisinin çocuğun ruhsal gelişimi üzerindeki

Detaylı

PSİKOZ İÇİN RİSK GRUBUNDA OLAN HASTALARDA OBSESİF KOMPULSİF VE DEPRESİF BELİRTİLERİN KLİNİK DEĞİŞKENLER VE BİLİŞSEL İŞLEVLERLE İLİŞKİSİ

PSİKOZ İÇİN RİSK GRUBUNDA OLAN HASTALARDA OBSESİF KOMPULSİF VE DEPRESİF BELİRTİLERİN KLİNİK DEĞİŞKENLER VE BİLİŞSEL İŞLEVLERLE İLİŞKİSİ PSİKOZ İÇİN RİSK GRUBUNDA OLAN HASTALARDA OBSESİF KOMPULSİF VE DEPRESİF BELİRTİLERİN KLİNİK DEĞİŞKENLER VE BİLİŞSEL İŞLEVLERLE İLİŞKİSİ Ahmet Zihni SOYATA Selin AKIŞIK Damla İNHANLI Alp ÜÇOK İ.T.F. Psikiyatri

Detaylı

Okul Fobisi Olan Çocuklarda Ruhsal Bozuklukların Sıklığının Araştırılması +

Okul Fobisi Olan Çocuklarda Ruhsal Bozuklukların Sıklığının Araştırılması + İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 16 (1) 13-17 (2009) Okul Fobisi Olan Çocuklarda Ruhsal Bozuklukların Sıklığının Araştırılması + Özlem Özcan*, Ayla Aysev** *İnönü Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Çocuk

Detaylı

EĞİTİM VEREN BİR DEVLET HASTANESİ PSİKİYATRİ POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN TANI GRUPLARINA GÖRE SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ

EĞİTİM VEREN BİR DEVLET HASTANESİ PSİKİYATRİ POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN TANI GRUPLARINA GÖRE SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ Kriz Dergisi 2(1): 235-240 EĞİTİM VEREN BİR DEVLET HASTANESİ PSİKİYATRİ POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN TANI GRUPLARINA GÖRE SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ Erol ÖZMEN, M.Murat DEMET, İlkin İÇELLİ, Gürsel

Detaylı

Tedaviye Başvuran İnfertil Çiftlerde Kaygı, Öfke, Başa Çıkma, Yeti Yitimi Ve Yaşam Kalitesinin Değerlendirilmesi

Tedaviye Başvuran İnfertil Çiftlerde Kaygı, Öfke, Başa Çıkma, Yeti Yitimi Ve Yaşam Kalitesinin Değerlendirilmesi Tedaviye Başvuran İnfertil Çiftlerde Kaygı, Öfke, Başa Çıkma, Yeti Yitimi Ve Yaşam Kalitesinin Değerlendirilmesi Dr. Gülcan Güleç, DR. Hikmet Hassa, Dr. Elif Güneş Yalçın, Dr.Çınar Yenilmez, Dr. Didem

Detaylı

Yatarak tedavi gören obsesif kompulsif bozukluk hastalarının klinik özellikleri

Yatarak tedavi gören obsesif kompulsif bozukluk hastalarının klinik özellikleri Cukurova Medical Journal Cukurova Med J 2017;42(1):140-146 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DERGİSİ DOI: 10.17826/cutf.280163 ARAŞTIRMA/RESEARCH Yatarak tedavi gören obsesif kompulsif bozukluk hastalarının

Detaylı

Prof.Dr. İBRAHİM FERHAN DEREBOY

Prof.Dr. İBRAHİM FERHAN DEREBOY Prof.Dr. İBRAHİM FERHAN DEREBOY Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Ruh Sağlığı Ve Hastalıkları Anabilim Dalı Eğitim Bilgileri 1975-1982 Lisans Hacettepe Üniversitesi Tıp Pr. Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Ruh 1985-1990

Detaylı

PSİKOLOJİK TESTLER. Prof.Dr. Ayşe Yalın Uzm. Psk. Gökçe Yılmaz Uzm.Psk. Ceyda Dedeoğlu

PSİKOLOJİK TESTLER. Prof.Dr. Ayşe Yalın Uzm. Psk. Gökçe Yılmaz Uzm.Psk. Ceyda Dedeoğlu PSİKOLOJİK TESTLER Prof.Dr. Ayşe Yalın Uzm. Psk. Gökçe Yılmaz Uzm.Psk. Ceyda Dedeoğlu PSİKOLOJİK TESTLER Psikolojik test kişinin davranışını standart koşullar altında gözlemek, değerlendirmek ve tanımlamak

Detaylı

KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ. Dr. Levent ŞAHİN

KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ. Dr. Levent ŞAHİN T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ AİLE HEKİMLİĞİ KLİNİĞİ KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ

Detaylı

Tik bozukluğu olan çocuk ve ergenlerde sosyodemografik özellikler ve eşlik eden durumlar

Tik bozukluğu olan çocuk ve ergenlerde sosyodemografik özellikler ve eşlik eden durumlar Araştırma Makalesi Pamukkale Tıp Dergisi Pamukkale Medical Journal doi: 10.5505/ptd.2015.71501 Tik bozukluğu olan çocuk ve ergenlerde sosyodemografik özellikler ve eşlik eden durumlar Sociodemographic

Detaylı

Samsun da altı yıllık bir psikiyatri muayenehane çalışmasının değerlendirilmesi. Evaluation of psychiatric office studies for six years in Samsun

Samsun da altı yıllık bir psikiyatri muayenehane çalışmasının değerlendirilmesi. Evaluation of psychiatric office studies for six years in Samsun 154 Samsun da altı yıllık bir psikiyatri muayenehane çalışmasının değerlendirilmesi Samsun da altı yıllık bir psikiyatri muayenehane çalışmasının değerlendirilmesi Ömer BÖKE, 1 Servet AKER, 2 ÖZET Amaç:

Detaylı

Çift uyumu-psikolojik belirtiler ilişkisi

Çift uyumu-psikolojik belirtiler ilişkisi Çift uyumu-psikolojik belirtiler ilişkisi Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dr. Ezgi Özserezli O Evlilik ilişkisi, kişilerin psikolojik sağlığını temelden etkilemektedir.

Detaylı

Çocuk ve Ergen Psikiyatri Kliniğine Başvuran Ergenlerde Belirti ve Tanı Dağılımı

Çocuk ve Ergen Psikiyatri Kliniğine Başvuran Ergenlerde Belirti ve Tanı Dağılımı ARAŞTIRMA Çocuk ve Ergen Psikiyatri Kliniğine Başvuran Ergenlerde Belirti ve Tanı Dağılımı Işık Görker 1, Ümran Korkmazlar 2, Melek Durukan 3, Arzu Aydoğdu 4 1 Uz. Dr. 2 Prof. Dr. 3 Sos. Hizm. Uzm. 4 Kl.

Detaylı

Obsesif kompulsif bozukluk, DSM-IV sınıflandırmasında. Obsesif kompulsif bozukluk hastalar nda sosyodemografik özellikler ve komorbidite

Obsesif kompulsif bozukluk, DSM-IV sınıflandırmasında. Obsesif kompulsif bozukluk hastalar nda sosyodemografik özellikler ve komorbidite Obsesif kompulsif bozukluk hastalar nda sosyodemografik özellikler ve komorbidite Araflt rmalar / Researches O uz Karamustafal o lu 1, Yasemin Cengiz Ceylan 2, Bahad r Bak m 2, Sinem Gönenli Toker 2, Sibel

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU Dahili Servisler Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHP) Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), her 10 çocuktan birinde görülmesi, ruhsal, sosyal

Detaylı

Serhat Tunç 1, Yelda Yenilmez Bilgin 2, Kürşat Altınbaş 3, Hamit Serdar Başbuğ 4 1

Serhat Tunç 1, Yelda Yenilmez Bilgin 2, Kürşat Altınbaş 3, Hamit Serdar Başbuğ 4 1 53. Ulusal Psikiyatri Kongresi, (TPD, 2017) 3-7 Ekim 2017 Bursa, Türkiye SS: 0167 5 Ekim, 2017 18.00 Özkıyım girişimi öyküsü olan ve olmayan bipolar bozukluk olgularının mizaç ve klinik özelliklerinin

Detaylı

Üniversite Hastanesi mi; Bölge Ruh Sağlığı Hastanesi mi? Ayaktan Başvuran Psikiyatri Hastalarını Hangisi Daha Fazla Memnun Ediyor?

Üniversite Hastanesi mi; Bölge Ruh Sağlığı Hastanesi mi? Ayaktan Başvuran Psikiyatri Hastalarını Hangisi Daha Fazla Memnun Ediyor? Üniversite Hastanesi mi; Bölge Ruh Sağlığı Hastanesi mi? Ayaktan Başvuran Psikiyatri Hastalarını Hangisi Daha Fazla Memnun Ediyor? Ebru Turgut 1, Yunus Emre Sönmez 2, Şeref Can Gürel 1, Sertaç Ak 1 1 Hacettepe

Detaylı

CİHAT ÇELİK. Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Psikoloji Bölümü/ Ankara

CİHAT ÇELİK. Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Psikoloji Bölümü/ Ankara CİHAT ÇELİK Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Psikoloji Bölümü/ Ankara Muş Alparslan Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Psikoloji Bölümü/ Muş İş: (312) 3103280 E-mail: psk.cihat@gmail.com;

Detaylı

ACİL OLARAK PSİKİYATRİ KLİNİĞİNE YATIRILAN HASTALARDA MADDE KULLANIMI TARAMASI

ACİL OLARAK PSİKİYATRİ KLİNİĞİNE YATIRILAN HASTALARDA MADDE KULLANIMI TARAMASI ACİL OLARAK PSİKİYATRİ KLİNİĞİNE YATIRILAN HASTALARDA MADDE KULLANIMI TARAMASI -ÖN ÇALIŞMA- Dr. Nasibe ÜNSALAN*, Dr. Özkan PEKTAŞ**, Dr. Ayhan KALYONCU**, Dr. Devran TAN*, Dr. Hasan MIRSAL**, Dr. Mansur

Detaylı

ÇOCUKLARDA VE ERGENLERDE İNTİHAR GİRİŞİMİ

ÇOCUKLARDA VE ERGENLERDE İNTİHAR GİRİŞİMİ ÇOCUKLARDA VE ERGENLERDE İNTİHAR GİRİŞİMİ Doç. Dr. Şaziye Senem BAŞGÜL Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Hasan Kalyoncu Üniversitesi Psikoloji www.gunescocuk.com Çocuk ve ergen psikiyatrisinde

Detaylı

ANKSİYETE BOZUKLUKLARINDA CİNSEL SORUNLAR. Dr. Özay Özdemir

ANKSİYETE BOZUKLUKLARINDA CİNSEL SORUNLAR. Dr. Özay Özdemir ANKSİYETE BOZUKLUKLARINDA CİNSEL SORUNLAR Dr. Özay Özdemir Anksiyete ve cinsellik arasındaki ilişki net değildir Bir süreklilik içinde zıt iki kutup olarak anksiyete kaçma, cinsel uyarılma ise yaklaşma

Detaylı

ÖRNEK BULGULAR. Tablo 1: Tanımlayıcı özelliklerin dağılımı

ÖRNEK BULGULAR. Tablo 1: Tanımlayıcı özelliklerin dağılımı BULGULAR Çalışma tarihleri arasında Hastanesi Kliniği nde toplam 512 olgu ile gerçekleştirilmiştir. Olguların yaşları 18 ile 28 arasında değişmekte olup ortalama 21,10±1,61 yıldır. Olguların %66,4 ü (n=340)

Detaylı

OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK TANISI KONAN BİR GRUP HASTADA OBSESYONLARIN FENOMENOLOJİK ÖZELLİKLERİ

OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK TANISI KONAN BİR GRUP HASTADA OBSESYONLARIN FENOMENOLOJİK ÖZELLİKLERİ Kriz Dergisi (-): 4-8 OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK TANISI KONAN BİR GRUP HASTADA OBSESYONLARIN FENOMENOLOJİK ÖZELLİKLERİ Ayhan EĞRİLMEZ* Leyla GULSEREN" Şeref GULSEREN"* Savaş KÜLTÜR*"* Özet: Ayaktan başvuran

Detaylı

14 Aralık 2012, Antalya

14 Aralık 2012, Antalya Hamilelerde Uyku Bozukluğunun Sorgulanması ve Öyküden Tespit Edilen Huzursuz Bacak Sendromunda Sıklık, Klinik Özellikler ve İlişkili Olabilecek Durumların Araştırılması A Neyal, G Benbir, R Aslan, F Bölükbaşı,

Detaylı

Kısa Araştırmalar / Brief Reports. Cem Gökçen 1, Bilge Burçak Annagür 2

Kısa Araştırmalar / Brief Reports. Cem Gökçen 1, Bilge Burçak Annagür 2 Düşünen Adam Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Dergisi 2012;25:258-62 DOI: 10.5350/DAJPN2012250309 Yurt Dışında Yaşayan Çocuk ve Ergenlerin Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniğine Başvuru Şikayetlerinin

Detaylı

Ayşe Devrim Başterzi. Son iki senedir ilaç endüstrisi ve STO ile araştırmacı, danışman ya da konuşmacı olarak herhangi bir çıkar çatışmam yoktur.

Ayşe Devrim Başterzi. Son iki senedir ilaç endüstrisi ve STO ile araştırmacı, danışman ya da konuşmacı olarak herhangi bir çıkar çatışmam yoktur. Ayşe Devrim Başterzi Son iki senedir ilaç endüstrisi ve STO ile araştırmacı, danışman ya da konuşmacı olarak herhangi bir çıkar çatışmam yoktur. Epidemiyoloji ve eğitim mi? Eğitim ve epidemiyoloji mi?

Detaylı

Suç işlemiş bipolar bozukluklu olgularda klinik ve suç özellikleri: BRSHH den bir örnek. Dr. Tuba Hale CAMCIOĞLU

Suç işlemiş bipolar bozukluklu olgularda klinik ve suç özellikleri: BRSHH den bir örnek. Dr. Tuba Hale CAMCIOĞLU Suç işlemiş bipolar bozukluklu olgularda klinik ve suç özellikleri: BRSHH den bir örnek Dr. Tuba Hale CAMCIOĞLU Kurum ve kuruluşla ilişki bildirimi Bulunmamaktadır. Şiddet ve Suç Saldırganlık Şiddet Bireyin

Detaylı

Þizofreninin klinik özelliklerini anlatan kitap ya

Þizofreninin klinik özelliklerini anlatan kitap ya Þizofrenide Prodromal Belirtiler Prof. Dr. Ýsmet KIRPINAR* Þizofreninin klinik özelliklerini anlatan kitap ya da yazýlarýn çoðu; þizofreninin heterojen bir sendrom olduðunu, bu hastalýk için hiçbir patognomonik

Detaylı

ÇOCUK PSİKİYATRİSİ POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİNE GÖRE DEĞERLENDİRİLMESİ

ÇOCUK PSİKİYATRİSİ POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİNE GÖRE DEĞERLENDİRİLMESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİNE GÖRE DEĞERLENDİRİLMESİ (The Assessment of Patients at the Child Psychiatry Outpatient Clinic) Osman Abalı *, SHU Melek

Detaylı

Sempozyum ARAŞTIRMA MAKALESİ

Sempozyum ARAŞTIRMA MAKALESİ ARAŞTIRMA MAKALESİ 2012 Yılında KTÜ Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniğine Başvuru Yakınmalarında 1996 ve 2004 Yıllarındakilere Göre Değişimler ve Konulan Tanıların Değerlendirilmesi

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Eğitim Yılı Dönem V Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Staj Eğitim Programı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Eğitim Yılı Dönem V Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Staj Eğitim Programı 20172018 Eğitim Yılı Dönem V Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Staj Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Dönem Koordinatörü: Doç. Dr. Coşkun SILAN Koordinatör Yardımcısı: Yrd. Doç.

Detaylı

Özürlü Çocuk Sağlık Kurulu Raporlarının Değerlendirilmesi

Özürlü Çocuk Sağlık Kurulu Raporlarının Değerlendirilmesi Kocatepe Tıp Dergisi Kocatepe Medical Journal 2014;15(1):48-53 ÖZGÜN ARAŞTIRMA / RESEARCH STUDY Özürlü Çocuk Sağlık Kurulu Raporlarının Değerlendirilmesi Assessment of Disabled Child Health Council Reports

Detaylı

ŞİZOFRENİ HASTALARINDA TIBBİ(FİZİKSEL) HASTALIK EŞ TANILARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

ŞİZOFRENİ HASTALARINDA TIBBİ(FİZİKSEL) HASTALIK EŞ TANILARININ DEĞERLENDİRİLMESİ ŞİZOFRENİ HASTALARINDA TIBBİ(FİZİKSEL) HASTALIK EŞ TANILARININ DEĞERLENDİRİLMESİ Dr. Mehmet Emin Demirkol Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı AMAÇ Bu çalışmada

Detaylı

Obsesif kompulsif bozuklukta sosyodemografik özellikler ve fenomenoloji

Obsesif kompulsif bozuklukta sosyodemografik özellikler ve fenomenoloji Demet ve ark. 133 Obsesif kompulsif bozuklukta sosyodemografik özellikler ve fenomenoloji M. Murat DEMET, 1 Artuner DEVECİ, 2 FİLİZ DENİZ, 3 E. Oryal TAŞKIN, 2 Emine ŞİMŞEK, 3 Fatma YURTSEVER 3 ÖZET Amaç:

Detaylı

PREPUBERTAL ÇOCUKLARDA TESTOSTERON

PREPUBERTAL ÇOCUKLARDA TESTOSTERON PREPUBERTAL ÇOCUKLARDA TESTOSTERON VE AGRESYON İLİŞKİSİ Yrd.Doç.Dr. Rasim Somer D ile ri Uzm.Dr. Lut Tamam**, Doç.Dr.Ayşe Avcı*, Dr,Hidayet Öner**, Doç.Dr. Bilgin Yüksel, Çukurova Üniv. Tıp Fakültesi Çocuk

Detaylı

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri Zeka Geriliği nedir? Zeka geriliğinin kişinin yaşına ve konumuna uygun işlevselliği gösterememesiyle belirlidir. Bunun yanı sıra motor gelişimi, dili kullanma yeteneği bozuk, anlama ve kavrama yaşıtlarından

Detaylı

Çocuk Ýstismarýna Birimler Arasý Yaklaþým: Bir Olgu Sunumu

Çocuk Ýstismarýna Birimler Arasý Yaklaþým: Bir Olgu Sunumu OLGU SUNUMU Çocuk Ýstismarýna Birimler Arasý Yaklaþým: Bir Olgu Sunumu Multidisciplinary Approach to Child Abuse: A Case Report Muhammed Ayaz 1, Ayþe Burcu Ayaz 1 1 Uz.Dr., Sakarya Üniversitesi Týp Fakültesi

Detaylı

Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniğine Başvuran Hastalarda Belirti ve Tanı Dağılımları

Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniğine Başvuran Hastalarda Belirti ve Tanı Dağılımları Düşünen Adam Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Dergisi 2010;23:100-108 Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniğine Başvuran Hastalarda Belirti ve Tanı Dağılımları Araştırmalar / Researches Evrim Aktepe 1,

Detaylı

Cukurova Medical Journal

Cukurova Medical Journal Cukurova Medical Journal Araştırma Makalesi / Research Article Obsesif Kompulsif Bozukluk Tanılı Hastaların Cinsiyet Farklılığı Açısından Değerlendirilmesi Evaluation of Obsessive-Compulsive Disorder Patients

Detaylı

RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI STAJI

RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI STAJI RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI STAJI EĞİTİM DÖNEMİ STAJ SÜRESİ YERLEŞKE EĞİTİM BİRİMLERİ DERSHANE STAJIN TANITIMI : Dönem IV : 15 iş günü : Cebeci Hastanesi : Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Kliniği,

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUĞU ANLAMAK

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUĞU ANLAMAK DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUĞU ANLAMAK Prof. Dr. Sirel Karakaş Neurometrika Medikal Tıp Teknololojileri Ltd. Şti Nöropsikoloji ve Psikofizyoloji Derneği Başkanı Uslarası Kıbrıs Üniversitesi

Detaylı

[BİROL BAYTAN] BEYANI

[BİROL BAYTAN] BEYANI Araştırma Destekleri/ Baş Araştırıcı 10. Ulusal Pediatrik Hematoloji Kongresi 3 6 Haziran 2015, Ankara [BİROL BAYTAN] BEYANI Sunumum ile ilgili çıkar çatışmam yoktur. Çalıştığı Firma (lar) Danışman Olduğu

Detaylı

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI Bilgisayar ve internet kullanımı teknoloji çağı olarak adlandırabileceğimiz bu dönemde, artık hayatın önemli gereçleri haline gelmiştir. Bilgiye kolay, hızlı, ucuz ve güvenli

Detaylı

5. SINIF 4.GRUP 4. KURUL RUH SAĞLIĞI, TIP ETİĞİ, TIP HUKUKU, ADLİ TIP, KLİNİK FARMAKOLOJİ

5. SINIF 4.GRUP 4. KURUL RUH SAĞLIĞI, TIP ETİĞİ, TIP HUKUKU, ADLİ TIP, KLİNİK FARMAKOLOJİ 5. SINIF 4.GRUP 4. KURUL RUH SAĞLIĞI, TIP ETİĞİ, TIP HUKUKU, ADLİ TIP, 5. S I N I F - 1. G R U P 4. D E R S K U R U L U R U H S A Ğ L I Ğ I, T I P E T İ Ğ İ, T I P H U K U K U, A D L İ T I P, K L İ N İ

Detaylı

Bir Üniversite Kliniğinde Yatan Hastalarda MetabolikSendrom Sıklığı GŞ CAN, B BAĞCI, A TOPUZOĞLU, S ÖZTEKİN, BB AKDEDE

Bir Üniversite Kliniğinde Yatan Hastalarda MetabolikSendrom Sıklığı GŞ CAN, B BAĞCI, A TOPUZOĞLU, S ÖZTEKİN, BB AKDEDE Bir Üniversite Kliniğinde Yatan Hastalarda MetabolikSendrom Sıklığı GŞ CAN, B BAĞCI, A TOPUZOĞLU, S ÖZTEKİN, BB AKDEDE Psikiyatrik hastalığı olan bireylerde MetabolikSendrom (MetS) sıklığı genel popülasyona

Detaylı

ÖZET Amaç: Yöntem: Bulgular: Sonuçlar: Anahtar Kelimeler: ABSTRACT Rational Drug Usage Behavior of University Students Objective: Method: Results:

ÖZET Amaç: Yöntem: Bulgular: Sonuçlar: Anahtar Kelimeler: ABSTRACT Rational Drug Usage Behavior of University Students Objective: Method: Results: ÖZET Amaç: Bu araştırma, üniversite öğrencilerinin akılcı ilaç kullanma davranışlarını belirlemek amacı ile yapılmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı-kesitsel türde planlanan araştırmanın evrenini;; bir kız ve

Detaylı

Şizofreni ve Bipolar Duygudurum Bozukluğu Olan Hastalara Bakım Verenin Yükünün Karşılaştırılması

Şizofreni ve Bipolar Duygudurum Bozukluğu Olan Hastalara Bakım Verenin Yükünün Karşılaştırılması Şizofreni ve Bipolar Duygudurum Bozukluğu Olan Hastalara Bakım Verenin Yükünün Karşılaştırılması Suat Yalçın, Sevda Bağ SBÜ Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları EAH, 3.psikiyatri Kliniği,

Detaylı

BİR EĞİTİM ARAŞTIRMA HASTANESİNE BAŞVURAN OBSESİF-KOMPULSİF BOZUKLUK TANILI ÇOCUK VE ERGENLERİN KLİNİK VE DEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ

BİR EĞİTİM ARAŞTIRMA HASTANESİNE BAŞVURAN OBSESİF-KOMPULSİF BOZUKLUK TANILI ÇOCUK VE ERGENLERİN KLİNİK VE DEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ BİR EĞİTİM ARAŞTIRMA HASTANESİNE BAŞVURAN OBSESİF-KOMPULSİF BOZUKLUK TANILI ÇOCUK VE ERGENLERİN KLİNİK VE DEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ Sabide Duygu TUNAS*, Zeynep GÖKER**, Gülser DİNÇ** Özlem HEKİM BOZKURT**,

Detaylı

Nuran DEMİR*, Zehra TOPAL*, Basri KÖYLÜ**, Evren TUFAN***, Umut Mert AKSOY**** *Arş. Gör. Dr., AİBÜ Tıp Fak. ÇERSAH AD **Arş. Gör. Dr., AİBÜ Tıp Fak.

Nuran DEMİR*, Zehra TOPAL*, Basri KÖYLÜ**, Evren TUFAN***, Umut Mert AKSOY**** *Arş. Gör. Dr., AİBÜ Tıp Fak. ÇERSAH AD **Arş. Gör. Dr., AİBÜ Tıp Fak. Nuran DEMİR*, Zehra TOPAL*, Basri KÖYLÜ**, Evren TUFAN***, Umut Mert AKSOY**** *Arş. Gör. Dr., AİBÜ Tıp Fak. ÇERSAH AD **Arş. Gör. Dr., AİBÜ Tıp Fak. Psikiyatri AD *** Yrd. Doç. Dr., AİBÜ Tıp Fak. ÇERSAH

Detaylı

Madde Bağımlılığı Olan Hastaların Ebeveynlerinde Psikiyatrik Hastalıklar. Yard. Doç.Dr. Suat Ekinci

Madde Bağımlılığı Olan Hastaların Ebeveynlerinde Psikiyatrik Hastalıklar. Yard. Doç.Dr. Suat Ekinci Madde Bağımlılığı Olan Hastaların Ebeveynlerinde Psikiyatrik Hastalıklar Yard. Doç.Dr. Suat Ekinci Sunum Özeti Neden Ebeveynlerde Psikiyatrik Hastalıklar? Madde Bağımlılığı olan Hastaların Ebeveynlerinde

Detaylı

Ergenlik döneminde DEHB bozukluğu tanısı konan bir grubun özellikleri ve altı-on yaş grubunda tanı konan çocuklarla karşılaştırılması

Ergenlik döneminde DEHB bozukluğu tanısı konan bir grubun özellikleri ve altı-on yaş grubunda tanı konan çocuklarla karşılaştırılması 48 Ergenlik döneminde DEHB bozukluğu tanısı konan bir grubun özellikleri ve Ergenlik döneminde DEHB bozukluğu tanısı konan bir grubun özellikleri ve altı-on yaş grubunda tanı konan çocuklarla karşılaştırılması

Detaylı

Premenstrüel disforik bozuklukta semptomatolojinin adet döngüsüyle ilişkisi

Premenstrüel disforik bozuklukta semptomatolojinin adet döngüsüyle ilişkisi 15 Esen Danacı ve ark. 15 Premenstrüel disforik bozuklukta semptomatolojinin adet döngüsüyle ilişkisi Ayşen Esen Danacı, 1 E. Oryal Taşkın, 2 Semra Oruç Koltan, 3 Yıldız Uyar 4 ÖZET Amaç: Premenstrüel

Detaylı

Majör Depresyon Hastalarında Klinik Değişkenlerin Oküler Koherans Tomografi ile İlişkisi

Majör Depresyon Hastalarında Klinik Değişkenlerin Oküler Koherans Tomografi ile İlişkisi Majör Depresyon Hastalarında Klinik Değişkenlerin Oküler Koherans Tomografi ile İlişkisi Mesut YILDIZ, Sait ALİM, Sedat BATMAZ, Selim DEMİR, Emrah SONGUR Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı

Detaylı

HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ

HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ SUNUM PLANI: Hareketli çocuk kime denir? Klinik ilgi odağı olması gereken çocuklar hangileridir?

Detaylı

İNFEKSİYÖZ ENSEFALİTLER: HSV-1 E BAĞLI OLAN VE OLMAYAN OLGULARIN KARŞILAŞTIRILMASI

İNFEKSİYÖZ ENSEFALİTLER: HSV-1 E BAĞLI OLAN VE OLMAYAN OLGULARIN KARŞILAŞTIRILMASI İNFEKSİYÖZ ENSEFALİTLER: HSV-1 E BAĞLI OLAN VE OLMAYAN OLGULARIN KARŞILAŞTIRILMASI Seniha Başaran, Elif Agüloğlu, Aysun Sarıbuğa, Serap Şimşek Yavuz, Atahan Çağatay, Oral Öncül, Halit Özsüt, Haluk Eraksoy

Detaylı

Psoriazis vulgarisli hastalarda kişilik özellikleri ve yaygın psikiyatrik tablolar

Psoriazis vulgarisli hastalarda kişilik özellikleri ve yaygın psikiyatrik tablolar Psoriazis vulgarisli hastalarda kişilik özellikleri ve yaygın psikiyatrik tablolar Emine Çölgeçen 1, Ali İrfan Gül 2, Kemal Özyurt 3, Murat Borlu 4 1 Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi, Dermatoloji Ana Bilim

Detaylı

ALKOL BAĞIMLILIĞINDA İNTİHAR DAVRANIŞININ ARAŞTIRILMASI*

ALKOL BAĞIMLILIĞINDA İNTİHAR DAVRANIŞININ ARAŞTIRILMASI* ALKOL BAĞIMLILIĞINDA İNTİHAR DAVRANIŞININ ARAŞTIRILMASI* The Research of Suicidal Behaviour in Alcohol Dependence Dr.Hasan Mırsal 1, Dr.Özkan Pektaş 1, Dr.Ayhan Kalyoncu 1, Dr.Nursel Mırsal 2, Dr.Mansur

Detaylı

ÇOCUK VE GENÇLERDE DUYGUDURUM BOZUKLUKLARI

ÇOCUK VE GENÇLERDE DUYGUDURUM BOZUKLUKLARI ÇOCUK VE GENÇLERDE DUYGUDURUM BOZUKLUKLARI Doç. Dr. Şaziye Senem BAŞGÜL Psikoloji Lisans www.gunescocuk.com Tanım Kişinin genel duygu durumundaki bir bozulma, dış şartlara ve durumlara göre uygunsuz bir

Detaylı

Bipolar bozuklukta bilişsel işlevler. Deniz Ceylan 22. KES Psikiyatride Güncel Oturumu Nisan 2017

Bipolar bozuklukta bilişsel işlevler. Deniz Ceylan 22. KES Psikiyatride Güncel Oturumu Nisan 2017 Bipolar bozuklukta bilişsel işlevler Deniz Ceylan 22. KES Psikiyatride Güncel Oturumu Nisan 2017 AÇIKLAMA 2012-2017 Araştırmacı: yok Danışman: yok Konuşmacı: yok Olgu 60 yaşında kadın, evli, 2 çocuğu var,

Detaylı

EJER CONGRESS 2015 BİLDİRİ ÖZETLERİ KİTABI EJER CONGRESS 2015 CONFERENCE PROCEEDINGS

EJER CONGRESS 2015 BİLDİRİ ÖZETLERİ KİTABI EJER CONGRESS 2015 CONFERENCE PROCEEDINGS EJER CONGRESS 2015 BİLDİRİ ÖZETLERİ KİTABI EJER CONGRESS 2015 CONFERENCE PROCEEDINGS "Eğitimde İnovasyon ve Profesyonelleşme" 08-10 Haziran 2015 Hacettepe Üniversitesi Beytepe Yerleşkesi 08-10 June 2015

Detaylı

Ergenlerin psikiyatrik görüşme süre tercihlerinin sosyodemografik ve klinik özellikleri ile ilişkisi ve psikiyatrik tedaviye etkisi *

Ergenlerin psikiyatrik görüşme süre tercihlerinin sosyodemografik ve klinik özellikleri ile ilişkisi ve psikiyatrik tedaviye etkisi * Ergenlerin psikiyatrik görüşme süre tercihlerinin sosyodemografik ve klinik özellikleri ile ilişkisi ve psikiyatrik tedaviye etkisi * The relationship between adolescents preferences of psychiatric interviews

Detaylı

Bilge Togay* Handan Noyan** Sercan Karabulut* Rümeysa Durak Taşdelen* Batuhan Ayık* Alp Üçok*

Bilge Togay* Handan Noyan** Sercan Karabulut* Rümeysa Durak Taşdelen* Batuhan Ayık* Alp Üçok* Bilge Togay* Handan Noyan** Sercan Karabulut* Rümeysa Durak Taşdelen* Batuhan Ayık* Alp Üçok* *İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri A.B.D. **İstanbul Üniversitesi DETAE Sinirbilim A.B.D. Şizofreni

Detaylı

Açıklama 2008 2009. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK

Açıklama 2008 2009. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK Açıklama 2008 2009 Araştırmacı: YOK Danışman: YOK Konuşmacı: YOK SİLAHLI ÇATIŞMA İLE İLİŞKİLİ TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞUNDA DİĞER BİYOLOJİK TEDAVİ SEÇENEKLERİ Dr. Cemil ÇELİK Sunumun hedefleri Silahlı

Detaylı

Çocuk ve Ergenlerde Tourette Bozukluğu: Sosyodemografik, Klinik Özellikler ve Eştan lar

Çocuk ve Ergenlerde Tourette Bozukluğu: Sosyodemografik, Klinik Özellikler ve Eştan lar Türk Psikiyatri Dergisi 2002; 13(3):187-196 Çocuk ve Ergenlerde Tourette Bozukluğu: Sosyodemografik, Klinik Özellikler ve Eştan lar Dr. Fevziye TOROS 1, Dr. Şenal TOT 1, Dr. Ayşe AVCI 2 ÖZET Amaç: Bu çal

Detaylı

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ Ders Tanıtım Formu Dersin Adı Öğretim Dili ÇOCUK PSİKOPATOLOJİSİ Türkçe Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans () Lisans (X) Yüksek Lisans( ) Doktora( ) Eğitim Öğretim Sistemi Örgün Öğretim (X) Uzaktan Öğretim

Detaylı

Füsun KURDOĞLU-ERÜRETEN Uzman Psikolog

Füsun KURDOĞLU-ERÜRETEN Uzman Psikolog Füsun KURDOĞLU-ERÜRETEN Uzman Psikolog EĞİTİMİ Lisans : İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi,Psikoloji Bölümü Tezi : Nörotiklik,zaman tahmini ve seçici dikkat 1982 Yüksek Lisans (M.A) : Marmara Üniversitesi

Detaylı

Üniversite Öğrencilerinde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Belirtileri

Üniversite Öğrencilerinde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Belirtileri Üniversite Öğrencilerinde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Belirtileri Yrd. Doç. Dr. Esengül Kayan Beykent Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 04.10.2017 Çalışmanın Amacı 1.Üniversite öğrencilerinde

Detaylı

TARİH KONU DOKTOR DANIŞMAN. 26.09.2014 Çocuk ve Ergenlerde rtms Çağrı Öğüt BERNA ÖZSUNGUR. 24.10.2014 Zihin Kuramı Kevser Nalbant FATİH ÜNAL

TARİH KONU DOKTOR DANIŞMAN. 26.09.2014 Çocuk ve Ergenlerde rtms Çağrı Öğüt BERNA ÖZSUNGUR. 24.10.2014 Zihin Kuramı Kevser Nalbant FATİH ÜNAL HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI HASTALIKLARI ANABİLİM DALI 2014-2015 AKADEMİK YILI SEMİNER KONULARI TARİH KONU DOKTOR DANIŞMAN 26.09.2014 Çocuk ve Ergenlerde rtms Çağrı

Detaylı

AÇIKLAMA Araştırmacı: Yok. Konuşmacı: Yok. Danışman: Yok

AÇIKLAMA Araştırmacı: Yok. Konuşmacı: Yok. Danışman: Yok AÇIKLAMA 2015-2017 Araştırmacı: Yok Konuşmacı: Yok Danışman: Yok " Her konuşmacımız, konuşmasının en başında son 3 sene içinde ilaç endüstrisi ile gerçekleştirdiği konuşmacı, araştırmacı, danışman, kitap

Detaylı

Dr. Nilgün Çöl Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD. Sosyal Pediatri BD.

Dr. Nilgün Çöl Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD. Sosyal Pediatri BD. A N N E L E R İ N Ç A L I Ş M A D U R U M U N U N S Ü T Ç O C U K L U Ğ U D Ö N E M İ N D E B E S L E N M E M O D E L İ, H E M O G L O B İ N / H E M A T O K R İ T D E Ğ E R L E R İ V E V İ TA M İ N K U

Detaylı

Edirne İli Merkezindeki Lise Öğrencilerinde Obsesif- Kompulsif Bozukluğun Epidemiyolojisi

Edirne İli Merkezindeki Lise Öğrencilerinde Obsesif- Kompulsif Bozukluğun Epidemiyolojisi Düşünen Adam Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Dergisi 2010;23:230-237 Edirne İli Merkezindeki Lise Öğrencilerinde Obsesif- Kompulsif Bozukluğun Epidemiyolojisi Araştırmalar / Researches Ercan Abay 1, Aykan

Detaylı

Obsesif kompulsif bozukluk tanısı konan bir grup hastada deksametazon supresyon testi 1

Obsesif kompulsif bozukluk tanısı konan bir grup hastada deksametazon supresyon testi 1 Kuloğlu ve ark. 13 Obsesif kompulsif bozukluk tanısı konan bir grup hastada deksametazon supresyon testi 1 Murat Kuloğlu, 2 Murad Atmaca, 2 Ömer Geçici, 3 A.Ertan Tezcan 4 ÖZET Amaç: DSM-IV'de anksiyete

Detaylı

Bir Eğitim Hastanesi nde Yatan Hastalar İçin İstenen Çocuk ve Ergen Psikiyatri Konsültasyonlarının Değerlendirilmesi

Bir Eğitim Hastanesi nde Yatan Hastalar İçin İstenen Çocuk ve Ergen Psikiyatri Konsültasyonlarının Değerlendirilmesi Makale Article Sakarya Medical Journal 140 doi: 10.5505/sakaryamj.2011.25744 Bir Eğitim Hastanesi nde Yatan Hastalar İçin İstenen Çocuk ve Ergen Psikiyatri Konsültasyonlarının Değerlendirilmesi The Evaluation

Detaylı