Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðunun Etiyolojisi: Bütüncül Yaklaþým

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðunun Etiyolojisi: Bütüncül Yaklaþým"

Transkript

1 Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðunun Etiyolojisi: Bütüncül Yaklaþým Bedriye ÖNCÜ*, Selahattin ÞENOL** ÖZET Dikkat eksikliði hiperaktivite bozukluðu sýk karþýlaþýlan bir bozukluk olmasý, tedavi edilmediðinde psikiyatrik ve sosyal bozukluklara yol açmasý, kalýcý olup okul öncesi dönemden eriþkinliðe dek geliþimsel farklýlýklarla sürüp gitmesi ve baþarý ile tedavi edilmesi gibi nedenlerden dolayý çocuk ve ergen psikiyatrisinin en önemli bozukluklarýndan biridir. Bu kadar sýk karþýlaþýlan bir bozukluk olmasýna karþýn nedenlerine iliþkin kesin bir bilgi bulunmamaktadýr. Bu yazýda bütüncül bir bakýþ açýsýyla konu ile ilgili yazýn bilgisi gözden geçirilerek, bozukluðun nedenlerine yönelik araþtýrma sonuçlarý özetlenmeye çalýþýlacaktýr. Anahtar Sözcükler: Dikkat eksikliði hiperaktivite bozukluðu, etiyoloji, bütüncül yaklaþým. SUMMARY * Uz. Dr. Ankara Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, ** Doç. Dr. Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Çocuk Ruh Saðlýðý ve Hastalýklarý Anabilim Dalý, ANKARA The Etiology of Attention Deficit Hyperactivity Disorder: An Integrative Approach Attention deficit hyperactivity disorder (ADHD) is a common disorder that is persistent with a varying array of manifestations from preschool age through adulthood. The fact that it may be complicated with other psychiatric disorders and social problems, and the advantage of available treatment methods places ADHD among the most important disorders in child and adolescent psychiatry. Despite the high prevalence of the disorder, there is no consensus for a single etiologic factor. This paper reviews the literature on the etiology of attention deficit hyperactivity disorder through an integrative perspective. Key Words: Attention deficit hyperactivity disorder, etiology, integrative approach. GÝRÝÞ Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu'nun (DEHB) temel özelliði, kalýcý ve sürekli olan dikkat süresinin kýsalýðý, engellemeye yönelik denetim eksikliði nedeniyle davranýþlarda ya da biliþte ortaya çýkan ataklýk ve huzursuzluktur. Bunun sonucu olarak çocukta bulunduðu geliþim dönemine uymayan dikkatsizlik ya da aþýrý hareketlilik vardýr. Baþlangýcý genellikle üç yaþ dolaylarýnda olmakla birlikte, taný düzenli öðrenim için gerekli dikkat süresi ve yoðunlaþmanýn geliþmesinin beklendiði ilkokul yýllarýnda konmaktadýr. DEHB'nin yaygýnlýðý ile ilgili araþtýrma sonuçlarý, özellikle olgularýn tanýmlanmasýna baðlý olarak farklýlýklar göstermektedir. Pediatri örnekleminde %2 (Costello ve ark. 1988) ve %11.2 (Bhatia ve ark. 1991), geniþ ölçekli alan çalýþmalarýnda ise %6 (Anderson ve ark. 1987) ve %9 (Bird ve ark. 1993) olarak bildirilmiþtir. DSM kitapçýðýnda (APA 1994) sýklýðý %3-5 olarak öngörülmektedir. Çocuklarda en sýk teþhis edilen psikiyatrik bozukluktur. Son verilere göre Amerika Birleþik Devletleri'nde prevalansý %4-10 arasýnda deðiþmektedir (Jensen ve ark. 2001). 111

2 ÖNCÜ B, ÞENOL S. DEHB nedeni bilinmeyen heterojen bir bozukluktur. Bozukluðun oluþumunda organik ve sosyal nedenler üzerinde durulmuþtur. Zaman içinde taný çeþitli kuramlarla açýklanmaya çalýþýlmýþtýr. Baþlangýçta bu durumun "beyindeki bir hasar" sonucu oluþtuðu düþünülmüþtür. Bu düþünce, 1917 ve 1918 yýllarýndaki salgýnda ensefalite yakalanan çocuklarla yapýlan araþtýrmalardan elde edilen sonuçlardan kaynaklanmýþtýr (Cantwell 1996) yýlýnda aþýrý hareketlilik, þaþkýnlýk, dürtüsellik, perseverasyon ve biliþsel yetersizliði olan çocuklarda sonradan gösterilemeyen beyin hasarý olduðu belirtilmiþ ve bu durum "minimal beyin zedelenmesi sendromu" olarak bildirilmiþtir. Bazý klinisyenler hasar gösterilmedikçe beyin zedelenmesi denilemeyeceðini savunmuþlardýr. 1960'larda koordinasyonu zayýf, öðrenme güçlüðü olan ve duygusal dengesizlik gösteren, ancak belirlenmiþ nörolojik bozukluðu olmayan bir grup çocuk için "minimal beyin hasarý" tanýmý kullanýlmýþtýr. Bozukluk, 1983'de temel olarak dikkat eksikliði ve 1992'de zayýf engelleyici süreç gibi kavramlarla belirtilmiþtir (Weiss 1996). Konu ile ilgili araþtýrmalar, genetik, beyin görüntüleme, nörokimyasal deðiþiklikler ve psikososyal nedenleri belirlemeye yönelik olarak sürdürülmektedir. Frajil X sendromu, fetal alkol sendromu, kurþun zehirlenmesi, bedenin tiroid hormonuna yaygýn direnci ve çok düþük doðum aðýrlýklý çocuklar gibi DEHB belirtilerinin görüldüðünü bildiðimiz klinik durumlar vardýr. Yine de bu olgular DEHB tanýsý alan kiþilerin çok küçük bir kýsmýný oluþturmaktadýrlar (Cantwell 1996). DEHB'nin etiyolojisi daha iyi anlaþýldýðýnda çok etkenli olma olasýlýðý yüksektir, yani her olguda diðerinden farklý bir neden etkili olabileceði gibi, ayný olguda farklý etkenler bir arada olabilecektir. Genel olarak kabul edilen görüþe göre ise DEHB farklý patolojilerin ortak semptomatolojisidir (Arnold ve Jensen 1995). Bir organizmada ortaya çýkabilecek davranýþsal belirtilerin sayýsý sýnýrlýdýr. Genetik yüklülük, doðum öncesi ya da sonrasýnda ortaya çýkan travmalar ve diðer etkenlere baðlý beyinde oluþabilecek çok çeþitli bozukluklar sonuçta benzer davranýþsal belirtilere neden olabilirler. DEHB'nin etiyolojisinde tek bir hipotez kabul görmese de, hipotezlerin çoðunu destekleyen kanýtlar vardýr. Bu konudaki hipotezlerin çoðu genetik, doðum ya da doðum sonrasýnda çeþitli nedenlerle beyin iþlevlerinde ortaya çýkan bozukluklar üzerinde dururken, bir kýsmý da sosyalizasyon üzerinde durur. DEHB belirtilerinin sosyoekonomik düzeyi düþük olan, ihmal edilmiþ ya da istismara uðramýþ kiþilerde biraz daha fazla görülmesi bütün hipotezleri destekler görünmektedir: Sosyalizasyon, model alma, olumsuz yaþam olaylarýnýn fazla olmasý, genetik etkenler (sosyal kayma), travmatik (tehlikeli ortamlarda bulunma), doðumsal nedenler (yetersiz perinatal bakým), santral sinir sistemi enfeksiyonlarý (sosyoekonomik nedenlerle immun sistemi daha çok baský altýnda kalmýþ kiþiler), zehirlenmeler (kurþun) ve beyin geliþimi hipotezleri. Yetiþtirme yurtlarýndaki çocuklarýn dikkat sürelerinin kýsa olduðu ve aþýrý hareketli olduklarý gözlenmiþtir. Bu belirtiler uzun süreli duygusal yoksunluktan kaynaklanmakta ve çocuðun evlat edinilmesi gibi durumun düzelmesiyle ortadan kalkmaktadýr. Zorlayýcý yaþam olaylarý, aile düzenindeki bozulma ve diðer anksiyete yaratan nedenler DEHB belirtilerinin ortaya çýkmasýnda ya da sürmesinde etkili olabilmektedir. Eðilim yaratan nedenler arasýnda çocuðun huyu, genetik-ailesel nedenler ve toplumun davranýþ ve baþarý ile ilgili beklentileri vardýr (Taylor 1995, Weiss 1996). GENETÝK ETKENLER Genetik araþtýrmalarý ikiz, evlat edinme ve aile araþtýrmalarýna dayanmaktadýr. Bunlarda genetik geçiþ ve olasý özgül genetik bozukluklarla ilgili kanýtlar araþtýrýlmaktadýr. Ancak kesin sonuçlara henüz ulaþýlamamýþtýr. DEHB olan çocuklarýn birinci dereceden kan baðý olan akrabalarýnda da bozukluðun sýk olduðu bulunmuþtur. Monozigot ikizlerde dizigotlara göre daha fazla eþ hastalanma (konkordans) olmasý ya da hiperaktif çocuklarýn kardeþlerinde genel topluma göre iki kat fazla risk olmasý genetik kanýtlar olarak ileri sürülmüþtür. Klinik örneklemlerde yapýlan aile çalýþmalarýnda DEHB olan çocuklarýn anne babalarýnda DEHB olma riskinin 2 ile 8 kat fazla olduðu saptanmýþtýr (Faraone ve Biederman 1998). DEHB olan kiþilerin hem anne babalarýnda hem de kardeþlerinde DEHB riskinin yüksek olmasý dikkat çekicidir. DEHB'de yapýlan ikiz çalýþmalarý incelendiðinde DEHB'nin genetik geçiþ oraný.80 olarak tahmin edilmektedir. Bu veriler bize DEHB'de genetik etkenlerin önemli olduðunu göstermektedir. Ancak genetik geçiþin 1.0 dan düþük olmasý genler dýþýndaki etkenlerin de (çevresel etkenler) DEHB etiyolojisinde önemli olduðunu göstermektedir (Faraone ve Biederman 1998). 112

3 DÝKKAT EKSÝKLÝÐÝ HÝPERAKTÝVÝTE BOZUKLUÐUNUN ETÝYOLOJÝSÝ: BÜTÜNCÜL YAKLAÞIM DEHB'nin nörobiyolojisinde daha sonra inceleyeceðimiz nörotransmitterlerin (katekolaminler ve olasýlýkla serotonin) metabolizmasýnda bozukluða yol açan genler üzerinde durulmakta ve etiyolojide sorumlu olabilecek bir gen bulma çalýþmalarý yoðun biçimde sürmektedir. Ancak bu alanda yapýlan pekçok çalýþmada elde edilen sonuçlar tutarlý deðildir. DEHB, muhtemelen diðer psikiyatrik bozukluklarda da olduðu gibi birden fazla genin katýlýmýyla ortaya çýkmakta ve her gen hastalýðýn ortaya çýkmasý için katkýda bulunmaktadýr. DEHB'de araþtýrýlan genler þunlardýr: Tiroid reseptor β geni: Hauser ve arkadaþlarý (1993) 3. kromozomdaki tiroid reseptor β genindeki bir mutasyonla DEHB arasýnda bir iliþki saptamýþlardýr. Otozomal dominant geçiþ gösteren bu mutasyon sonucu bedende tiroid hormonuna genel bir direnç geliþir. Tiroid hormonuna genel direnci olan eriþkin hastalarýn %42'si DEHB tanýsý almýþlardýr. Daha sonra yapýlan çalýþmalarda tiroid hormon düzeyleri hiperaktivite/dürtüsellik düzeyleri ile iliþkili bulunmuþ, ancak dikkat eksikliði ile ilgili bulunmamýþtýr (Hauser 1997). Tiroid hormonu replasman tedavisi ile davranýþsal belirtilerin bir kýsmý düzelmiþ ve bu veriler DEHB'deki genetik yatkýnlýðýn bir kýsmýndan mutant tiroid reseptörlerinin sorumlu olabileceðini düþündürmüþtür. Ancak DEHB olan büyük gruplarýn taranmasý sonucu mutant reseptör oraný önemsiz (1/2500'den az) bulunmuþtur (Weiss ve ark. 1993). Dopamin reseptor genleri: Bunlar dopamin reseptörlerini kodlayan genlerdir. Þimdiye kadar araþtýrýlan genler DRD2, DRD3, DRD4 ve DRD5 tir. Dopamin D 2 reseptör geni (DRD2): Comings ve arkadaþlarý 1991 yýlýnda yapýlan bir asosiasyon çalýþmasýnda DRD2 geninin A1 alelinin DEHB'de önemli olabileceðini göstermiþlerdir. DEHB'de görülen katekolaminerjik sistem regülasyon bozukluðu göz önüne alýndýðýnda hastalýðýn etiyolojisi için önemli bir aday gendir. Ancak bu çalýþmadan sonra replikasyon çalýþmasý yapýlmamýþtýr. Dopamin D 4 reseptör geni (DRD4): 11 kromozomda üzerinde yerleþen bu genin 7 tekrar aleli DEHB'de en çok çalýþýlan ve DEHB etiyolojisinde ümit veren bir gendir. Hiperaktivitie ve DRD4 arasýnda bir iliþki olabileceði fare çalýþmalarýnda da gösterilmiþtir (Rubinstein 1997). Farelerde DRD4 bloke edildiðinde dorsal striatumda dopamin sentezinin arttýðý bulunmuþtur. Bu farelerde yenilik arama davranýþýnda azalma saptanmýþtýr. Bu da DRD4 ile insandaki yenilik arama arasýndaki iliþkiyi desteklemektedir. Faraone ve arkadaþlarýnýn (2001) yaptýðý metaanalizde bu konuda yapýlan 8 olgu kontrol çalýþmasý ve 14 aile temelli çalýþma deðerlendirilmiþ, DEHB ve DRD4 7 tekrar aleli arasýnda küçük ancak istatistiksel olarak anlamlý bir iliþki bulunmuþtur. Yine de DRD4 7 tekrar alelinin insanlarda DEHB'ye yatkýnlýk oluþturduðu þu andaki verilerle kesin olarak söylenememektedir. Dopamin D 5 reseptör geni (DRD5): 4. kromozomda yer alan bu genin 148 bp aleli araþtýrýlmaktadýr. Ancak þimdiye kadar elde edilen veriler yetersizdir. Dopamin taþýyýcý (transporter) geni (DAT): 5. kromozomda yer alan DAT 1 geninin 480bp lýk 10 tekrar aleli incelenmektedir. Türkiye ve Ýngiltere'de DEHB tanýsý almýþ çocuklarýn incelendiði bir çalýþmada (Curran 2001) Ýngiliz çocuklarda DAT1 geninin 480bp aleli ve DEHB arasýnda iliþki saptanmýþ ancak bu iliþki Türk çocuklarda bulunmamýþtýr. DAT1 geniyle ilgili veriler henüz yetersizdir, ancak ümit vericidir. Payton ve arkadaþlarýnýn (2001) yaptýðý bir çalýþmada DRD3, DRD4, DRD5 gibi dopamin reseptörlerini ve dopaminle iliþkili enzimleri kodlayan genleri [tirozin hidroksilaz (TH), dopamin beta hidroksilaz (DebetaH), katekol-o-metil transferaz (COMT) ve monoamin oksidaz A (MAO-A)] araþtýrmak için DEHB tanýsý almýþ 150 çocuk ve ailesi ile çalýþýlmýþ, ancak DEHB ve araþtýrýlan genler arasýnda iliþki bulunamamýþtýr. DEHB etiyolojisinde araþtýrýlmýþ ve belirgin bir iliþki saptanmamýþ diðer genler þunlardýr: Serotonin sentezinde hýz kýsýtlayýcý basamak olan triptofan hidroksilaz geni (TPH) (Tang ve ark. 2001), dopa dekarboksilaz geni (DDC) (Hawi 2001), alfa 1 C (ADRA 1 C) ve alfa 2 C (ADRA 2 C) gibi adrenerjik reseptör genleri, noradrenalin taþýyýcý geni, serotonin taþýyýcý geni, serotonin taþýyýcý promoter bölgesi (5 HTLPR), GABA genleri, androjen reseptörleri. Bu alanda yapýlan çalýþmalar incelendiðinde daha çok dopaminerjik sistemin genetiðinde yoðunlaþma olduðu görülmektedir. Oysa dopaminden sentezlenen noradrenalin DEHB'de özellikle görsel dikkat, uyanýklýk, öðrenme ve yürütücü iþlevlerde önemlidir. Noradrenerjik sistemin genetiðiyle ilgili daha çok çalýþma yapýlmasý gerektiði söylenebilir. Özetle; DEHB'de incelenen genlerden en çok üzerinde durulan ve olumlu bulgularýn elde edildiði genler DRD4 ve DAT1 genleridir. Ancak henüz bu genlerin 113

4 ÖNCÜ B, ÞENOL S. etkisi konusunda kesin bir þey söylemek olasý deðildir. Sonuç olarak DEHB'ye orta derecede etkili pek çok genin etkileþimi neden oluyor denebilir (Faraone ve Biederman 1998). DÝKKAT EKSÝKLÝÐÝ HÝPERAKTÝVATE BOZUKLUÐU- NUN NÖROBÝYOLOJÝSÝ Dopamin (DA) ve dopaminden sentezlenen noradrenalinin (NA) dikkat, konsantrasyon ve bunlarla ilgili motivasyon, uyanýklýk gibi diðer biliþsel iþlevlerdeki önemi bilinmektedir (Stahl 2000). Wender (1971), minimal beyin hasarý olan çocuklarda serotonin, noradrenalin ve dopamin metabolizmasýnda bozukluk olabileceðini ileri sürmüþtür. DEHB olan bireylerin, beyindeki dopamin ve noradrenalin düzeylerini arttýran santral sinir sistemi uyarýcýlarýna (metilfenidat, d-amfetamin, pemolin) ve antidepresanlara verdiði olumlu yanýt katekolamin metabolizmasýndaki bozukluðu destekler gibi görünmektedir. Uyarýcýlar katekolamin salýnýmýný arttýrýr ve geri alýnmasýný azaltýr. Trisiklik antidepresan ilaçlar ve monoamin oksidaz (MAO) inhibitörleri de hiperaktiviteyi azaltýr. Ancak genelde süreçten sorumlu tek bir nörotransmitter belirlenememiþtir (Weiss 1996). Yetmiþlerden beri yapýlan birçok hayvan deneyi ve klinik çalýþmalarla DEHB'ye DA ve NA kullanýmýndaki bozukluðun neden olabileceði gösterilmiþtir. Örneðin bazý hayvan deneylerinde hiperaktif ve dürtüsel davranýþlarýn katekolamin sistemindeki bozukluklardan kaynaklandýðý gösterilmiþtir (Quinn 1995). Dopaminin, dikkat eksikliði sendromundaki hiperaktivite ve öðrenme sorunlarýnda (Oades 1987), DEHB'de sorunlu olduðu düþünülen operan ödül mekanizmalarýnda ve çalýþma belleðinde (Goldman- Rakik 1991) önemli olduðu düþünülmektedir. Ayrýca dopamin iþlev bozukluðunun aþýrý hareketlilik, dikkatsizlik, tikler, diskineziler ve kendini yaralama (self-mutilasyon) gibi davranýþlara yol açabildiði tartýþýlmaktadýr (Oades 1987). Bu etkiler Tourette sendromunda görülebilir. Oades (1987) buna ek olarak östrojenin hiperaktivite geliþimindeki potansiyel rolü üzerinde de durmuþtur. Östrojenin dopamin reseptör agonisti olarak etki gösterme potansiyelinin DEHB'de semptomlarda görülebilecek cinsiyet farklýlýklarýndan sorumlu olabileceðini savunmuþtur. Hayvanlar ve insanlarda yapýlan çok sayýda çalýþmada DEHB'de idrar, kan ve beyin omurilik sývýsý gibi farklý beden sývýlarýnda katekolamin dengesinde bozukluða iþaret eden bulgular elde edilmiþtir. Ancak sonuçlar tutarlý deðildir. Pek çok çalýþma dopamin turnoverinde bir azalmaya iþaret etmektedir. Ancak Castellanos (1997) bunun aksine beyin omurilik sývýsýnda DA metaboliti olan homovalinik asiti (HVA) aþýrý hareketliliði olan çocuklarda daha yüksek düzeylerde bulmuþtur. Daha önce yapýlan SPECT (single photon emission computed tomography) araþtýrmalarýnda nükleus kaudatus ve periventriküler bölgede perfüzyon bozukluðu izlenmekle birlikte dopaminerjik sistemin görüntülenmesine yönelik araþtýrmalar çok sýnýrlýdýr (Ýlgin ve ark. 1998). DEHB için hayvan modellerinde nörotransmisyonda temel bozukluða iliþkin bilgiler dopaminerjik eksiklik, noradrenerjik fazlalýk olduðu yolunda bulgularla sýnýrlý olduðundan (Kostrzewa ve ark. 1994) bu iki sistemin birlikte deðerlendirilmesi patofizyolojiyi aydýnlatabilir. Alkol ve psikoaktif madde kullananlarda DEHB bulgularýnýn daha sýk gözlenmesi üzerine Carrol ve Rounsaville'nin (1993) kokain kullanýcýlarýnda yaptýklarý araþtýrmalarýnda tedavi arayýþý içinde olan kokain kullanýcýlarýnýn %34.6'sýnýn çocukluk döneminde DEHB taný ölçütlerini karþýladýðý belirlenmiþtir. Bu oran tedavi arayýþý içinde olmayan gruba göre oldukça farklý bir sonuçtur. Çocukluk çaðýnda DEHB belirtileri olan kokain kullanýcýlarýnýn kendi çabalarý ile DEHB'yi tedavi etme giriþimleri olarak deðerlendirilebilecek bu sonuç; DEHB olgularýnda dopaminerjik yolaklarda presinaptik ya da postsinaptik bir patoloji olabileceði þeklinde yorumlanabilir. Nitekim dopamin taþýyýcý proteinin dopamin gerialýmýný ve dolayýsý ile kokain metabolizmasýný etkileyen bir presinaptik yapý olarak DEHB ile iliþkisinin olduðunu ileri süren bir araþtýrma (Cook ve ark. 1995) ile D 2 reseptörlerinin DEHB'de normal olgulardan farklýlýk gösterdiðini ileri süren, metilfenidat tedavisi öncesi normale oranla artmýþ, tedavi sonrasýnda ise normal sýnýrlarda gözlenen D 2 reseptör araþtýrmasý (Ýlgin ve ark. 1998) bu taný grubunda daha ayrýntýlý PET ve SPECT araþtýrmalarýnýn gereðini ve hem presinaptik, hem de postsinaptik dopaminerjik görüntüleme ajanlarýyla yeni araþtýrmalarýn yapýlmasý gereðini ortaya koymaktadýr. Sonuç olarak DA ve NA ile bunlarýn metabolitlerinin DEHB sendromundaki rolü konusundaki bilgilerimiz henüz kýsýtlýdýr. Genel olarak DA ve NA metabolizmasýnda bir azalmadan söz edilmektedir. Ancak bu modeller tek bir dopaminerjik sistem olduðu varsayýmýný temel almaktadýrlar. Serotonin ve katekolamin sistemleri arasýndaki etkileþim nedeniyle tek 114

5 DÝKKAT EKSÝKLÝÐÝ HÝPERAKTÝVÝTE BOZUKLUÐUNUN ETÝYOLOJÝSÝ: BÜTÜNCÜL YAKLAÞIM nörotransmitter yaklaþýmý oldukça basit bir açýklama olacaktýr. Bu nedenle bozukluktaki nörokimyasal düzensizliðin kesin açýklamasý henüz yapýlamamaktadýr. FRONTAL LOB DÝSÝNHÝBÝSYONU VE FRONTO SUBKORTÝKAL YOLAKLARDA ÝÞLEV BOZUKLUÐU TEORÝSÝ Nörokimyasal çalýþmalarýn verdiði çeliþkili sonuçlar araþtýrmacýlarý beyindeki çeþitli anatomik yapýlarýn nasýl iþlev gösterdiðini ve bu farklý yapýlardaki iþlev bozukluklarýnýn DEHB belirtileriyle nasýl bir iliþkisi olabileceðini araþtýrmaya yönlendirmiþtir. DEHB olan çocuklarda silik nörolojik bulgular sýk görülmektedir. Ancak çocuklarýn önemli bir bölümünde beyinde yapýsal hasara iliþkin bir belirti yoktur. Bilgisayarlý beyin tomografisi sonuçlarý tutarsýzdýr. Korpus kallosumun iki ön bölgesi olan rostrum ve rostral cismi DEHB olan çocuklarda kontrollerden belirgin derecede küçük bulunmuþtur. Bu bulgular DEHB'de frontal lob geliþimi ve iþlevinde bozukluk olduðu kuramýný desteklemiþtir (Giedd ve ark. 1994). Semrud Clikeman ve arkadaþlarý da (1994) araþtýrmalarýnda korpus kallosumun splenial bölgesinin normal geliþim gösteren kontrollerden daha küçük olduðunu göstermiþlerdir. Yazarlar bu bulgunun dikkatsizliði açýklayabileceðini ileri sürmektedirler. Ross ve arkadaþlarý (1994) araþtýrma sonuçlarýnýn "DEHB'de temel eksikliðin tepkilerin engellenmesindeki zorluk olduðu" savýný desteklediðini ve bunun da prefrontal korteksin dorsolateral kýsmýnýn dýþý ile iliþkili olabileceðini ileri sürmüþlerdir. Castellanos ve arkadaþlarý (1994) araþtýrma sonuçlarýnýn önceki MRI araþtýrmalarýnda bildirilen düþük korpus kallosum hacmi ile birlikte deðerlendirildiðinde DEHB'de frontal-striatal döngüde geliþimsel bozukluðu desteklediðini bildirmiþlerdir. Pozitron Emisyon Tomografisi (PET) çalýþmalarýnda DEHB olan çocuklarýn frontal loblarýnda beyin kan akýmý ve metabolik hýzýnda azalma olduðu gözlenmiþtir (Kaplan ve ark. 1994, Weiss 1996). Frontal lobun görevleri gelen bilgileri sýraya koyma, þimdiki deneyimleri geçmiþ deneyimlerle iliþkilendirme, davranýþlarý denetleme, uygun olmayan tepkileri baskýlama ve gelecekteki amaçlar için organizasyon ve planlar yapmadýr. Bunlara frontal lobun yürütücü (eksekütif) iþlevleri de denmektedir. Yürütücü iþlevlerin temelinde dikkati baþlatmak, sürdürmek, inhibe edebilmek ve dikkati baþka yöne çekebilme yetisi vardýr (Initiate, Sustain, Inhibit, Shift attention, kýsaca ISIS). Dolayýsýyla frontal loblardaki iþlev bozukluðu dikkat, dürtü kontrolü, ve/veya biliþsel etkinliklerdeki bozukluða yol açabilmektedir. Bu konuda Zametkin ve arkadaþlarýnýn (1990) yaptýðý çalýþma bir kilometre taþý niteliðindedir. Çocukluðunda hiperaktivite öyküsü bulunan ve çocuklarýnda da hiperaktivite olan eriþkinlerle yapýlan PET çalýþmasýnda, denekler sözel bir dikkat testini uygularken beyin glikoz metabolizmasý ölçülmüþtür. Hiperaktif eriþkinlerin beyin glikoz metabolizmasýnýn hiperaktif olmayan eriþkinlere göre daha düþük düzeyde olduðu saptanmýþtýr. Bu azalmanýn özellikle premotor korteks ve superior prefrontal korteks (dikkat ve motor etkinlikten sorumlu olduðu düþünülen bölgeler) bölgelerinde belirgin olduðu görülmüþtür. DEHB'deki aþýrý hareketlilik ve dürtüsellik belirtilerinden sorumlu dopaminerjik ve noradrenerjik yolaklar dikkat bozukluðundan sorumlu yolaklardan farklý gibi görünmektedir (Stahl 2000). Nigrostriatal dopamin yolaðý DEHB'deki aþýrý hareketlilik ve dürtüselliði açýklamaya adaydýr. Bu yolak motor aktiviteyi kontrol etmektedir. Castellanos'a (1997) göre DEHB'de nigro striatal yolakta dopamin aktivitesinde relatif bir artýþ söz konusudur Mezokortikal dopamin yolaðý ve lokus seruleustan prefrontal bölgeye projekte olan noradrenerjik nöronlarýn iþlev bozukluðunun da dikkat eksikliðinden sorumlu olduðu tahmin edilmektedir. Sonuç olarak DEHB'de tek bir patofizyolojik profil yoktur, ancak elimizdeki veriler, dikkat ve motor davranýþý düzenleyen fronto subkortikal yolaklarda iþlev bozukluðu olduðuna iþaret etmektedir (Biederman ve Spencer 2000). DEHB'DE ÇEVRESEL ETKENLER Bazý çevresel etkenlerin de DEHB geliþiminde sorumlu olabileceði öne sürülmüþtür. Bunlar pre ve perinatal sorunlar, toksinler (kurþun ve çeþitli besin katký maddeleri), þeker zehirlenmesi ve DEHB olan çocuklarda artmýþ vitamin ve besin gereksinimi gibi bilimsel verilerle doðruluðu desteklenmemiþ etkenleri de içermektedir (Cantwell 1996). DEHB'nin etiyolojisinden sorumlu olabilecek pek çok çevresel etken araþtýrýlmýþ, ancak bu etkenler de bütün olgularý açýklama konusunda yetersiz kalmýþlardýr. Özellikle boya maddeleri ve koruyucular gibi gýda katkýlarý (Boris ve Mandel 1994) ve yüksek miktarda þeker tüketimi (Kanarek 1994, Wolraich ve ark. 1994) 115

6 ÖNCÜ B, ÞENOL S. üzerinde durulmuþtur. Bazý çocuklarýn salisilatlar, besin koruyucular ya da hazýr satýlan besinlere eklenen suni tatlandýrýcýlara hassas ya da allerjik olabilecekleri öne sürülmüþtür. Ancak diyetten katkýlý yiyeceklerin çýkarýlmasýnýn DEHB belirtilerini etkilemediði gösterilmiþtir (Conner 1980). Yüksek miktarda þeker tüketimi ile DEHB belirtileri arasýnda iliþki olduðunu gösteren araþtýrmalar yayýnlanmýþsa da, daha sonra bu konuda yapýlan sistematik ve kontrollü araþtýrmalar sonucu desteklememiþlerdir (Faraone ve Biederman 1998). DEHB belirtilerinin ortaya çýkmasýnda bazý toksinler de sorumlu tutulmuþtur. Kurþun zehirlenmesinde dikkat eksikliði, aþýrý hareketlilik, huzursuzluk gibi belirtiler görülebilmektedir (Minder ve ark. 1994). Ancak pek çok DEHB olan çocuk kurþunla hiç temas etmediði gibi, yüksek miktarlarda kurþunla temas eden bazý çocuklarda da bu belirtiler görülmemektedir. DEHB'nin perinatal etkenlerle ilgisi de araþtýrýlmaktadýr. Zapitelli ve arkadaþlarýnýn yaptýðý (2001) bir metaanalizde yýllarý arasýnda yayýnlanan 51 makale incelenmiþ ve DEHB'li çocuklarýn pre-peri ya da postnatal strese diðer çocuklara göre daha çok maruz kaldýklarý saptanmýþtýr. Gebelik ve doðum sorunlarýndan DEHB ile iliþkili olabilecek özel bazý durumlar þunlardýr: Perinatal ve neonatal hipoksi, intrauterin rubella, diðer enfeksiyon ve parazitler, postnatal ensefalit, menenjit, beslenme bozukluklarý, eklampsi, annenin saðlýðýnýn bozuk olmasý, anne yaþý, postmaturite, doðumun süresi, düþük doðum aðýrlýðý ve doðum öncesi kanamalar (Faraone ve Biederman 1998, Arnold ve Jensen 1995). DEHB geliþiminde sorumlu olabilecek gebelik ve doðum komplikasyonlarýnýn çoðu fetusta hipoksiye yol açan sorunlardýr (Faraone ve Biederman 1998). Konuyla ilgili çalýþmalarda bozukluðun nedenleri arasýnda prenatal toksik etkenler, prematür doðum ve prenatal dönemde geliþmekte olan sinir sistemine fiziksel hasarýn bulunduðu bildirilmektedir. Annenin gebelik öncesi ya da gebelik sýrasýndaki týbbi durumu (Brophy 1985, McIntosh ve ark. 1995) ve doðum komplikasyonlarýnýn (Firestone ve Prabhu 1983) çocuktaki hiperaktivite için risk oluþturduðu bildirilmiþtir. Szatmari ve arkadaþlarý (1990), gramdan daha düþük doðum aðýrlýðý ile psikiyatrik bozukluk iliþkisini araþtýrmýþlar ve kontrollerde %6.9 iken araþtýrma grubunun %16'sýnda DEHB saptamýþlardýr. Yazarlar oranýn davraným ve duygulaným bozukluklarýnda yükselmediðini, düþük doðum aðýrlýðýnýn DEHB'ye özgü bir risk nedeni olduðunu ileri sürmüþlerdir. Ancak nörogeliþimsel sorunlar kontrol edildiðinde düþük doðum aðýrlýðý ile DEHB arasýndaki bu iliþki anlamlý bulunmamýþtýr. Minder ve arkadaþlarý (1994) gebelik sorunlarý, doðum komplikasyonlarý, düþük doðum aðýrlýðý ve yenidoðan hastalýklarýnýn oranýna göre hiperaktif ve kontrol gruplarý arasýnda farklýlýklardan çok benzerliklerin olduðunu bulmuþlardýr. Þenol ve arkadaþlarý (2001) doðum komplikasyonu açýsýndan DEHB olan çocuklarý karþý gelme bozukluðu ve davraným bozukluðu olan taný gruplarý ile karþýlaþtýrdýklarý araþtýrmalarýnda aralarýnda istatistiksel olarak anlamlý bir farklýlýk bulamamýþlardýr. DEHB'nin etiyolojisinde psikososyal çevrenin önemi de araþtýrýlmýþtýr. Uzunlamasýna çalýþmalarda erken yaþta kayýplar ya da ayrýlýklar yaþayan çocuklarýn DEHB belirtileri gösterdikleri görülmüþtür (Arnold ve Jensen 1995). Ancak DEHB etiyolojisinde psikososyal etkenlerin birincil rolü olduðu düþünülmemektedir. DEHB olan çocuklarda çok farklý annebaba-çocuk iliþkisi örüntüleri ve ailelerde iþlev bozukluklarý görülebilmektedir. DEHB olan ergenlerin ailelerinin, normal ergenlerin ailelerine göre olumsuzluklarý daha çok dile getirdikleri saptanmýþtýr. Ancak bu durumun DEHB belirtilerinden daha çok davraným bozukluklarý ve karþý olma karþý gelme bozukluðu belirtilerinin geliþimine katkýda bulunacaðý düþünülmektedir (Cantwell 1996). DEHB ETÝYOLOJÝSÝNDE KATKISAL-ETKÝLEÞÝM (ÝNTERAKTÝF-ADDÝTÝF) MODELÝ Bütün DEHB olgularýnda etiyolojiyi açýklayabilecek tek bir hipotez bulunmadýðý için klinik amaçlar için þöyle bir çalýþma modeli öne sürülebilir (Arnold ve Jensen 1995). DEHB belirtileri genellikle stres altýnda, kiþinin alýþýk olmadýðý durumlarda, yapýlandýrýlmamýþ ortamlarda ve yapýlmasý gereken iþlerin karmaþýk olduðu durumlarda þiddetlenir. Çocuðuna destekleyici ve tutarlý bir ortam saðlayabilen bir eriþkin, çocuðunun bazý belirtileriyle baþa çýkmasýna yardýmcý olabilir. Ancak genetik yatkýnlýðý olan bir çocuðun anne babasý da olasýlýkla çocuðuna böyle tutarlý ve yapýlandýrýlmýþ bir ortam saðlayacak durumda olmayacaktýr. Anne baba iyi niyetli olmasýna karþýn evde karmaþýk bir ortam olabilir. Destekleyici ve yapýlandýrýlmýþ bir ortama gereksinimi olan çocuklarda evdeki karmaþýk ortam, var olan DEHB belirtilerini þiddetlendirebilir ya da komorbid durumlarýn geliþmesine yol açabilir. 116

7 DÝKKAT EKSÝKLÝÐÝ HÝPERAKTÝVÝTE BOZUKLUÐUNUN ETÝYOLOJÝSÝ: BÜTÜNCÜL YAKLAÞIM Allerjiler, subklinik kurþun zehirlenmesi, yetersiz beslenme, travma, taciz gibi diðer stres yaratan durumlar genetik yüklülük nedeniyle zaten sýnýrda iþlev gösteren bir santral sinir sisteminde DEHB belirtilerinin taný konabilecek düzeye yükselmesine neden olabilir. Bu modelde genetik predisposizyonu olmayan kiþiler bile yeterince strese maruz kaldýðýnda belirtilerin þiddeti taný konabilecek düzeye gelebilir. Genetik predispozisyonu olan bir çocuk streslere daha duyarlý olacaktýr. Ciddi genetik yüklülüðü olan çocuklar ise en destekleyici ortamlarda bile DEHB belirtilerini göstereceklerdir. Klinik uygulamada bu modelin dikkate alýnmasý hastalarla ilgili ayrýntýlý klinik deðerlendirme yapýlmasýný gerektirir ve giriþimler açýsýndan bize farklý seçenekler sunabilir. Bu model DEHB'nin modern toplumlarda sorun haline gelmesini de açýklamaya yardýmcý olur (Arnold ve Jensen 1995). Tarih öncesi avcý-toplayýcý toplumlarda evrim, beklenmedik bir ses duyduðunda dikkatini hemen ona kaydýrabilen kiþileri desteklemiþ olabilir. Hareketli, dikkatini hýzla kaydýrabilen ve belirli bir düzeyde dürtüselliði olan kiþilerin avcý ya da savaþçý olarak daha baþarýlý olmalarý olasýdýr. Günümüz insaný çok da uzak olmayan avcý-toplayýcý yýllarýn genetik birikimini taþýmaktadýr. Ancak bu özellikler modern toplumlarda kiþiyi sýkýntýya sokabilen özelliklerdir. Çevresel isteklerin karmaþýklýðý ile DEHB belirtilerinin ortaya çýkmasý arasýnda olasý bir iliþki vardýr. Dolayýsýyla çevre daha karmaþýk bir duruma gelip, çevrenin bireyden istekleri arttýkça, DEHB belirtilerini gösteren ve taný ölçütlerini karþýlayan kiþilerin sayýsý artabilir. Bunun nedeni biyolojinin deðiþmesi deðil, kiþinin biyolojik dikkat kapasitesinin modern toplumda gün geçtikçe daha çok zorlanmasýdýr. Bunun sonucu olarak önümüzdeki yýllarda daha çok çocuða DEHB tanýsý konmasý olasý gibi görünmektedir. Günümüzün karmaþýk ortamýnýn aþýrý uyarýcý olmasý olasýlýðý da vardýr (Arnold ve Jensen 1995). Video ve bilgisayar oyunlarý, televizyon, okul sonrasý etkinlikler ve deðiþen bakýcýlar gibi etkenler çocuklarýn dikkat sistemlerinde down regülasyona neden oluyor olabilir. Pek çok yeni ve karmaþýk uyarana alýþmýþ bu çocuklarýn dikkat sistemlerinin, dersler ve okulla ilgili daha düþük düzeydeki uyaranlara yanýt vermekte yetersiz kalma olasýlýðý vardýr. Sonuç olarak, DEHB genetik, biyolojik ve psikososyal etkenler gibi çoklu nedenleri olan bir beyin rahatsýzlýðýdýr. Ancak bunlarýn DEHB'ye nasýl neden olduðu tam olarak bilinmemektedir. Bazý olgularda genetik etkenler önemlidir. Nadir görülen durumlarda etkili tek bir gen sorumluyken (troid β reseptör geni), çoðunlukla da etkisi düþük pek çok genin birlikte bulunmasý söz konusudur. Bazý olgularda ise genlerin etkisi ya çok azdýr ya hiç yoktur ve neden olumsuz çevresel etmenlerdir (Faraone ve Biederman 1998). American Psychiatric Association (1994) Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders, 4. Baský, Washington DC, (Türkçe çev.: Genellikle Ýlk Kez Bebeklik, Çocukluk ya da Ergenlik Döneminde Tanýsý Konan Bozukluklar; S Þenol, Þ Þener. Hekimler Yayýn Birliði, Ankara, 1995). Anderson JC, Williams S, McGee R ve ark. (1987) DSM-III disorders in preadolescent children: Prevalence in a large sample from the general population. Arch Gen Psychiatry, 44: Arnold LE, Jensen PS (1995) Attention-Deficit disorders. Comprehensive Textbook of Psychiatry, VI. Baský, HI Kaplan, BJ Sadock (Ed), Baltimore, Williams and Wilkins, s Bhatia MS, Nigam VR, Bohra N ve ark. (1991) Attention deficit disorder with hyperactivity among pediatric outpatients. J Child Psychol Psychiatry, 32: Biederman J, Spencer TJ (2000) Genetics of childhood disorders: XIX. ADHD, Part 3: Is ADHD a noradrenergic disorder? J Am Acad Child Adolesc Psychiatry, 39: Bird HR, Gould M, Staghezza B (1993) Patterns of diagnostic comorbidity in a community sample of children aged 9 through 16 years. J Am Acad Child Adolesc Psychiatry, 32: KAYNAKLAR Boris M, Mandel FS (1994) Foods and additives are common causes of the attention deficit hyperactive disorder in children. Ann Allergy, 72(5): Brophy MH (1985) Zinc and childhood hyperactivity. Biol Psychiatry, 21(7):704. Cantwell DP (1996) Attention deficit disorder: A review of the past 10 years. J Am Acad Child Adolesc Psychiatry, 35: Carrol KM, Rounsaville BJ (1993) History and significance of childhood ADHD in treatment seeking cocaine abusers. Compr Psychiatry, 34: Castellanos FX (1997) Towards a pathophysiology of attention deficit/ hyperactivity disorder. Clin Pediatr, 36: Castellanos FX, Giedd JN, Eckburg P ve ark. (1994) Quantitative morphology of the caudate nucleus in attention deficit hyperactivity disorder. Am J Psychiatry, 151: Comings DE, Comings BG, Muhleman D ve ark. (1991) The dopamine D2 receptor locus as a modifying gene in neuropsychiatric disorders. JAMA, 266: Conner CK (1980) Food Additives and Hyperactive Children. 117

8 ÖNCÜ B, ÞENOL S. New York: Plenum; Aktaran; Faraone S, Biederman J (1998). Neurobiology of attention deficit hyperactivity disorder. Biol Psychiatry, 44: Cook EJ, Stein MA, Krasowski MD ve ark. (1995) Association of attention deficit disorder and the dopamine transporter gene. Am J Hum Gen, 56: Costello EJ, Costello AJ, Edelbrock C ve ark. (1988) Psychiatric disorders in pediatric primary care. Arch Gen Psychiatry, 45: Curran S, Mill J, Tahir E ve ark. (2001) Association study of a dopamine transporter polymorphism and attention deficit hyperactivity disorder in UK and Turkish samples. Mol Psychiatry, 6(4): Faraone S, Biederman J (1998) Neurobiology of attention deficit hyperactivity disorder. Biol Psychiatry, 44: Faraone SB, Doyle AE, Mick E ve ark. (2001) Meta- Analysis of the association between the 7 repeat allele of the dopamin D4 receptor gene and ADHD. Am J Psychiatry, 158: Firestone P, Prabhu AN (1983) Minor physical anomalies and obstetrical complications: their relationship to hyperactive, psychoneurotic, and normal children and their families. J Abnorm Child Psychol, 11: Giedd JN, Castellanos FX, Casey BJ ve ark. (1994) Quantitative morphology of the corpus callosum in attention deficit hyperactivity disorder. Am J Psychiatry, 151: Goldman-Rakik P (1991) Working memory and the mind. Sci Am, 267: Hauser P, Zametkin AJ, Martinez P ve ark. (1993) Attention deficit-hyperactivity disorder in people with generalized resistance to thyroid hormone. N Engl J Med, 8;328: Hauser P, Soler R, Brucker-Davis F ve ark. (1997) Thyroid hormones correlate with symptoms of hyperactivity but not inattention in attention deficit hyperacitivity disorder. Psychoneuroendocrinology, 22: Hawi Z, Foley D, Kirley A ve ark. (2001) Dopa decarboxylase gene polymorphisms and attention deficit hyperactivity disorder: no evidence for association in Irish populatin. Mol Psychiatry, 6: Ýlgin N, Gökçora N, Atavcý S ve ark. (1998) D-2 Receptor Imaging with I-123 IBZM Brain SPECT in Attention Deficit Hyperactivity Disorder. Joint Congress of EANM and World Federation of 38. Nuclear Medicine and Biology, Berlin, Germany. Jensen PS, Hinshaw SP, Swansom JM ve ark. (2001) Findings from the NIMH Multimodal Treatment Study of ADHD (MTA): Implications and applications for primary care providers. J Dev Behav Pediatr, 22(1): Kanarek RB (1994) Does sucrose or aspartame cause hyperactivity in children? Nutr Rev, 52: Kaplan HI, Sadock BJ, Greeb JA (1994) "Attention-Deficit Disorders" ve "Disruptive Behavior Disorders". Synopsis of Psychiatry. 8. Baský, Baltimore, Williams and Wilkins, s ve Kostrzewa RM, Brus R, Kolbfleisch JH ve ark. (1994) Proposed animal model of attention deficit hyperactivity disorder. Brain Res Bull, 34: McIntosh DE, Mulkins RS, Dean RS (1995) Utilization of maternal perinatal risk indicators in the differential diagnosis of ADHD and UADD children. Int J Neurosci, 81: Minder B, Das Smaal EA, Brand EF ve ark. (1994) Exposure to lead and specific attentional problems in schoolchildren. J Learn Disabil, 27: Oades RD (1987) Attention deficit disorder with hyperactivity (ADDH): the contribution of catecholaminergic activity. Prog Neurobiolog, 29: Aktaran Zametkin JA, Liotta W (1998). The neurobiology of Attention-Deficit/Hyperactivity Disorder. J Clin Psychiatry, 59 (suppl): Payton A, Holmes J, Barret JH ve ark. (2001) Examining for association between candidate gene polymorphisms in the dopamine pathway and attention deficit hyperactivity disorder: a family-based study. Am J Med Genet, 105(5): Quinn PO (1995) Neurobiology of attention deficit disorder. A comprehensive guide to attention deficit disorder in adults: research, diagnosis and treatment. KG Nadeau, NY Brunner/Mazel (Ed), s Ross RG, Hommer D, Breiger D ve ark. (1994) Eye movement task related to frontal lobe functioning in children with attention deficit disorder. J Am Acad Child Adolesc Psychiatry, 33: Rubinstein M, Philips TJ, Bunzow JR ve ark. (1997) Mice lacking dopamine D4 receptors are supersensitive to ethanol, cocaine, and metamphetamine. Cell, 90: Semrud Clikeman M, Filipek PA, Biederman J ve ark. (1994) Attention-deficit hyperactivity disorder: Magnetic resonance imaging morphometric analysis of the corpus callosum. J Am Acad Child Adolesc Psychiatry, 33: Stahl SM (2000) Essential Psychopharmocology neuroscientific basis and practical applications, 2. Baský, Cambridge University Press. Szatmari P, Saigal S, Rosenbaum P ve ark. (1990) Psychiatric disorders at five years among children with birthweights less than 1000g: a regional perspective. Dev Med Child Neurol, 32: Þenol S, Þener Þ, Ergenekon E ve ark. (2001) The impact of pre-and perinatal factors on attention-deficit and disruptive behavior disorders. Turk J Pediatr, 43: Tang G, Ren Di Xin R, Qian Y ve ark. (2001) Lack of association between the tryptophan hydroxylase gene A218C polymorphism and ADHD in Chinese Han population. Am J Med Genet, 105: Taylor E (1995) Syndromes of attention deficit and overactivity. Child and Adolescent Psychiatry; Modern Approaches, M Rutter, E Taylor, L Hersov (Ed), 3. Baský, Oxford, Blackwell Science, s Weiss RE, Stein MA, Trommer B ve ark. (1993) Attentiondeficit hyperactivity disorder and thyroid function. J Pediatr, 123(4): Weiss G (1996) Attention deficit hyperactivity disorder. Child and Adolescent Psychiatry, M Lewis (Ed), 2. Baský, Baltimore Williams and Wilkins, s

9 DÝKKAT EKSÝKLÝÐÝ HÝPERAKTÝVÝTE BOZUKLUÐUNUN ETÝYOLOJÝSÝ: BÜTÜNCÜL YAKLAÞIM Wender P (1971) Minimal brain dysfunction in children. New York: Wiley-Liss. Aktaran: Swanson JM (2001), Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu'nun biyolojik temelleri: nöroanatomi ve genetik. Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu ve Özgül Öðrenme Güçlüðü sy Ankara, Ankara Üniversitesi Basýmevi. Wolraich ML, Lindgren SD, Stumbo PJ ve ark. (1994) Effects of diets high in sucrose or aspartame on the behavior and cognitive performance of children. N Engl J Med, 3;330: Zametkin AJ, Nordahl TE, Gross M (1990) Cerebral glucose metabolism in adults with hyperactivity of childhood onset. N Engl J Med, 323: Zapitelli U, Pinto M, Grizenko N (2001) Pre-, peri- and postnatal trauma in subjects with attention deficit hyperactivity disorder. Can J Psychiatry, 46 (6):

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu Tanýsý Alan Çocuklarýn Ebeveynlerinde Kiþilik Bozukluklarý

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu Tanýsý Alan Çocuklarýn Ebeveynlerinde Kiþilik Bozukluklarý ARAÞTIRMA Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu Tanýsý Alan Çocuklarýn Ebeveynlerinde Kiþilik Bozukluklarý Oya Güçlü 1, Murat Erkýran 1 1 Uz. Dr., Bakýrköy Ruh Saðlýðý ve Sinir Hastalýklarý Eðitim ve

Detaylı

DENEYSEL RATLARDA ATOMOKSETİN VE OMEGA 3 ÜN SERUM ÇİNKO VE BAKIR DÜZEYLERİ ÜZERİNE ETKİSİ. Prof. Dr. Mevlüt Sait KELEŞ

DENEYSEL RATLARDA ATOMOKSETİN VE OMEGA 3 ÜN SERUM ÇİNKO VE BAKIR DÜZEYLERİ ÜZERİNE ETKİSİ. Prof. Dr. Mevlüt Sait KELEŞ DENEYSEL RATLARDA ATOMOKSETİN VE OMEGA 3 ÜN SERUM ÇİNKO VE BAKIR DÜZEYLERİ ÜZERİNE ETKİSİ Prof. Dr. Mevlüt Sait KELEŞ GİRİŞ Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB); hiperaktivite, dikkatsizlik,

Detaylı

DEHB Tanýlý Çocuklarýn Ebeveynlerinde DEHB Oraný

DEHB Tanýlý Çocuklarýn Ebeveynlerinde DEHB Oraný ARAÞTIRMA DEHB Tanýlý Çocuklarýn Ebeveynlerinde DEHB Oraný Hüner Aydýn 1, Rasim Somer Diler 2, Ebru Yurdagül 1, Þükrü Uðuz 3, Gülþah Þeydaoðlu 4 1 Dr., 3 Yrd.Doç.Dr., 4 Uz.Dr., Çukurova Üniversitesi Týp

Detaylı

YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER

YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER Major Depresyon, Davraným Bozukluðu ve Madde Kullaným Bozukluðu olan Ergenlerde Fluoksetin ve Biliþsel Davranýþcý Terapinin Karþýlaþtýrýldýðý Randomize Kontrollü Çalýþma Riggs

Detaylı

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu ve Primer Enürezis Nokturnalý Çocuklarýn Annelerindeki Psikiyatrik Belirtiler ve Yetiyitimi

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu ve Primer Enürezis Nokturnalý Çocuklarýn Annelerindeki Psikiyatrik Belirtiler ve Yetiyitimi Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu ve Primer Enürezis Nokturnalý Çocuklarýn Annelerindeki Psikiyatrik Belirtiler ve Yetiyitimi Fevziye TOROS*, Þenel TOT*, Murat BOZLU**, Yavuz OKYAY***, Handan ÇAMDEVÝREN****

Detaylı

Erişkin Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu nda Prematür Ejakülasyon Sıklığı: 2D:4D Oranı İle İlişkisi

Erişkin Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu nda Prematür Ejakülasyon Sıklığı: 2D:4D Oranı İle İlişkisi Erişkin Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu nda Prematür Ejakülasyon Sıklığı: 2D:4D Oranı İle İlişkisi *Kenar İ. Ayşe Nur, **Sezai Üstün Aydın, *Alper Zıblak *Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi

Detaylı

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu (DEHB)

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu (DEHB) Bipolar Bozukluk ve Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu Arasýndaki Ýliþki Yrd. Doç. Dr. Cengiz TUÐLU* Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu (DEHB) ilk olarak çocukluk çaðýnda kendini gösteren ve

Detaylı

Þizofreni özellikle düþünce, algý ve duygulaným

Þizofreni özellikle düþünce, algý ve duygulaným Çocukluk ve Ergenlik Döneminde Þizofreni: Klinik Özellikler Doç. Dr. Selahattin ÞENOL* Þizofreni özellikle düþünce, algý ve duygulaným alanlarýnda bozulmayla seyreden ciddi bir ruhsal hastalýktýr. Ýlk

Detaylı

Cinsiyet Hormonları ve Nörogelişimsel Bozukluklar

Cinsiyet Hormonları ve Nörogelişimsel Bozukluklar Cinsiyet Hormonları ve Nörogelişimsel Bozukluklar Geç-dönem Bozukluklar Depresyon Kaygı Bozuklukları Yeme Bozuklukları Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nörogelişimsel Bozukluklar Otizm Dikkat Eksikliği Hiperaktivite

Detaylı

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðunda Beyin Kan Akýmý ve Elektriksel Beyin Aktivasyonunun Deðerlendirilmesi

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðunda Beyin Kan Akýmý ve Elektriksel Beyin Aktivasyonunun Deðerlendirilmesi ARAÞTIRMA Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðunda Beyin Kan Akýmý ve Elektriksel Beyin Aktivasyonunun Deðerlendirilmesi Özlem Yýdýz Öç 1, Belma Aðaoðlu 2, Fatma Berk 3, Sezer Komsuoðlu 4, Ayþen Coþkun

Detaylı

YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER

YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER Kistik Fibrozisli Çocuk ve Ergenlerde Psikopatoloji ve Tedavi Uyumu White T, Miller J, Smith GL ve ark. (2008) Adherence and psychopathology in children and adolescents with cystic

Detaylı

Mardin ili ilköðretim okullarýnda 6-15 yaþ grubu öðrencilerde kilo fazlalýðý ve obezite prevalansý

Mardin ili ilköðretim okullarýnda 6-15 yaþ grubu öðrencilerde kilo fazlalýðý ve obezite prevalansý Týp Araþtýrmalarý Dergisi 2007: 5 (1): 31-35 ARAÞTIRMA Mardin ili ilköðretim okullarýnda 6-15 yaþ grubu öðrencilerde kilo fazlalýðý ve obezite prevalansý Uz. Dr. Ayfer Gözü Dicle Üniversitesi Týp Fakültesi,

Detaylı

Çocuk Ýstismarýna Birimler Arasý Yaklaþým: Bir Olgu Sunumu

Çocuk Ýstismarýna Birimler Arasý Yaklaþým: Bir Olgu Sunumu OLGU SUNUMU Çocuk Ýstismarýna Birimler Arasý Yaklaþým: Bir Olgu Sunumu Multidisciplinary Approach to Child Abuse: A Case Report Muhammed Ayaz 1, Ayþe Burcu Ayaz 1 1 Uz.Dr., Sakarya Üniversitesi Týp Fakültesi

Detaylı

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu nun

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu nun Yeni T p Dergisi 05;:495 Orijinal makale Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğunun Alttiplerinde Doğum Öncesi ve Doğum Esnas ndaki Risk Faktörlerinin Değerlendirilmesi (Evaluation of prenatal and natal

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU Dahili Servisler Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHP) Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), her 10 çocuktan birinde görülmesi, ruhsal, sosyal

Detaylı

Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Dergisi 2003; 46: 317-327 Derleme Çocuk ruh saðlýðý açýsýndan prematürite Aylin Özbek 1, Süha Miral 2 Dokuz Eylül Üniversitesi Týp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Saðlýðý ve

Detaylı

Çocuk ve Ergen Nöropsikiyatrik Bozukluklarýnda Sinir Sistemi Görüntülenmesi

Çocuk ve Ergen Nöropsikiyatrik Bozukluklarýnda Sinir Sistemi Görüntülenmesi Çocuk ve Ergen Nöropsikiyatrik Bozukluklarýnda Sinir Sistemi Görüntülenmesi Selahattin ÞENOL*, Hülya Eltutan ÖNCÜLOÐLU** ÖZET Sinir sistemi görüntülenmesi ile ilgili teknikler radyasyonla karþýlaþmayý

Detaylı

Ýnsanlýk tarihi kadar eski olan depresif bozukluðun. Depresyon Etiyolojisi. Özet

Ýnsanlýk tarihi kadar eski olan depresif bozukluðun. Depresyon Etiyolojisi. Özet Depresyon Etiyolojisi Yard. Doç. Dr. Beyazýt YEMEZ*, Doç. Dr. Köksal ALPTEKÝN* Özet Toplumda en yaygýn rastlanan ruhsal bozukluklardan biri olan depresyonun önemli bir bölümünün pratisyen hekimlerce görülmesi

Detaylı

Ýntiharýn Nörobiyolojisi #

Ýntiharýn Nörobiyolojisi # Ýntiharýn Nörobiyolojisi # Prof. Dr. Nevzat YÜKSEL* GÝRÝÞ Genel toplumda intihar sýklýðý yýllýk yüzbinde 10-20 kadardýr. Deðiþik ülkelerde bu oranlar yüzbinde 10 ile 40 arasýnda deðiþmektedir. Ýntihar

Detaylı

Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri

Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri Lityum psikiyatri 1950 1980lerde lityum bazı antikonvülzanlara benzer etki Ayrı ayrı ve yineleyen nöbetler şeklinde ortaya çıkan manik depresyon ve epilepsi Böylece

Detaylı

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðunda Frontal ve Parietal Bölge Disfonksiyonlarý

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðunda Frontal ve Parietal Bölge Disfonksiyonlarý Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðunda Frontal ve Parietal Bölge Disfonksiyonlarý Emel ERDOÐAN* ÖZET Dikkat eksikliði hiperaktivite bozukluðunun etiyolojisi ile ilgili olarak nörolojik etkenler üzerinde

Detaylı

Dikkat eksikliği yıkıcı davranış bozukluğu başlığı, temelinde birbirinden ayrı, ancak yakından bağlantılı üç davranış biçimini ifade eder.

Dikkat eksikliği yıkıcı davranış bozukluğu başlığı, temelinde birbirinden ayrı, ancak yakından bağlantılı üç davranış biçimini ifade eder. Dikkat Eksikliği Dikkat eksikliği yıkıcı davranış bozukluğu başlığı, temelinde birbirinden ayrı, ancak yakından bağlantılı üç davranış biçimini ifade eder. Bunlar; 1. Dikkat eksikliği/öğrenme güçlüğü 2.

Detaylı

Batman'da Çocuk Psikiyatrisi Polikliniðine Baþvuran Hastalarda Belirti ve Taný Daðýlýmlarý

Batman'da Çocuk Psikiyatrisi Polikliniðine Baþvuran Hastalarda Belirti ve Taný Daðýlýmlarý ARAÞTIRMA Batman'da Çocuk Psikiyatrisi Polikliniðine Baþvuran Hastalarda Belirti ve Taný Daðýlýmlarý Symptoms and Diagnosies of Patients Referring to A Child and Adolescent Psychiatry Outpatient Clinic

Detaylı

Sýnav Kaygýsý ve Ýliþkili Psikiyatrik Belirtiler

Sýnav Kaygýsý ve Ýliþkili Psikiyatrik Belirtiler ARAÞTIRMA Sýnav Kaygýsý ve Ýliþkili Psikiyatrik Belirtiler Test Anxiety and Related Psychiatric Symptoms Önder Kavakcý 1, Ayþegül Selcen Güler 2, Selma Çetinkaya 3 1 Yrd.Doç.Dr., Cumhuriyet Üniversitesi

Detaylı

Obsesif kompulsif bozukluk, obsesyonlarýn ve /

Obsesif kompulsif bozukluk, obsesyonlarýn ve / Obsesif Kompulsif Bozukluk ve Biliþsel Ýþlevler Yrd. Doç. Dr. Berna Binnur KIVIRCIK*, Prof. Dr. Köksal ALPTEKÝN* Obsesif kompulsif bozukluk, obsesyonlarýn ve / ya da kompulsiyonlarýn tabloya hakim olduðu

Detaylı

Örgütsel Davranýþýn Tanýmý, Tarihsel Geliþimi ve Kapsamý

Örgütsel Davranýþýn Tanýmý, Tarihsel Geliþimi ve Kapsamý NOT : Bu bölüm önümüzdeki günlerde Prof.Dr. Hüner Þencan ýn incelemesinden sonra daha da geliþtirilerek son halini alacaktýr. Zaman kaybý olmamasý için büyük ölçüde- tamamlanmýþ olan bu bölüm web e konmuþtur.

Detaylı

T.C. TRAKYA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI ANABİLİM DALI. Dr. Hakan CENGİZ. Tez Yöneticisi Doç. Dr.

T.C. TRAKYA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI ANABİLİM DALI. Dr. Hakan CENGİZ. Tez Yöneticisi Doç. Dr. T.C. TRAKYA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI ANABİLİM DALI Tez Yöneticisi Doç. Dr. Işık GÖRKER BİR ÜNİVERSİTE HASTANESİ ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI HASTALIKLARI POLİKLİNİĞİNE

Detaylı

1960'lardan Günümüze Depresyonun Epidemiyolojisi, Tarihsel Bir Bakýþ

1960'lardan Günümüze Depresyonun Epidemiyolojisi, Tarihsel Bir Bakýþ 1960'lardan Günümüze Depresyonun Epidemiyolojisi, Tarihsel Bir Bakýþ Burhanettin Kaya 1, Mine Kaya 2 1 Doç.Dr., Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, 2 Uz.Dr., Ankara Halk Saðlýðý Müdürlüðü,

Detaylı

Manyetik Rezonans ve Bilgisayarlý Tomografi Öncesi Hastalarda Anksiyete ve Depresyon

Manyetik Rezonans ve Bilgisayarlý Tomografi Öncesi Hastalarda Anksiyete ve Depresyon ARAÞTIRMA Manyetik Rezonans ve Bilgisayarlý Tomografi Öncesi Hastalarda Anksiyete ve Depresyon Gülten Karadeniz 1, Serdar Tarhan 2, Emre Yanýkkerem 3, Özden Dedeli 3, Erkan Kahraman 4 1 Yrd.Doç.Dr., 3

Detaylı

2006 cilt 15 sayý 10 179

2006 cilt 15 sayý 10 179 Ankara'da Bir Lisenin 9 ve 10. Sýnýf Öðrencilerinin Kiþisel Hijyen Konusunda Davranýþlarýnýn Belirlenmesi Determination of the Behaviours of Ninth and Tenth Grade High School Students About Personal Hygiene

Detaylı

ÇOCUK VE ERGEN PSÝKÝYATRÝSÝ BÖLÜMÜNE BAÞVURAN ERGENLERÝN KLÝNÝK ÖZELLÝKLERÝ

ÇOCUK VE ERGEN PSÝKÝYATRÝSÝ BÖLÜMÜNE BAÞVURAN ERGENLERÝN KLÝNÝK ÖZELLÝKLERÝ ÇOCUK VE ERGEN PSÝKÝYATRÝSÝ BÖLÜMÜNE BAÞVURAN ERGENLERÝN KLÝNÝK ÖZELLÝKLERÝ Devrim AKDEMÝR*, Füsun ÇUHADAROÐLU ÇETÝN** ÖZET Amaç: Çocuk ve ergen psikiyatrisi bölümlerine baþvuran ergenlerin klinik özelliklerinin

Detaylı

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðunun Deðerlendirilmesinde Wechsler Çocuklar için Zeka Ölçeði Geliþtirilmiþ Formunun Yeri*

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðunun Deðerlendirilmesinde Wechsler Çocuklar için Zeka Ölçeði Geliþtirilmiþ Formunun Yeri* ARAÞTIRMA Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðunun Deðerlendirilmesinde Wechsler Çocuklar için Zeka Ölçeði Geliþtirilmiþ Formunun Yeri* Emel Erdoðan-Bakar 1, Þebnem Soysal 2, Nurcihan Kiriþ 3, Aynur

Detaylı

Şiddetin Psikolojisi 2015-2016 Bahar Dönemi Adli Psikoloji Doktora Programı. Şiddetin nöropsikolojik, biyolojik ve genetik kökenleri

Şiddetin Psikolojisi 2015-2016 Bahar Dönemi Adli Psikoloji Doktora Programı. Şiddetin nöropsikolojik, biyolojik ve genetik kökenleri Şiddetin Psikolojisi 2015-2016 Bahar Dönemi Adli Psikoloji Doktora Programı Şiddetin nöropsikolojik, biyolojik ve genetik kökenleri Doğum Öncesi Faktörler Nöral gelişimdeki anomalilere ilişkin biyomarker

Detaylı

Psikiyatri Hastalarýnda Týp Dýþý Çare Arama Davranýþý: Türkiye'de ve Almanya'da Yaþayan Türkler Arasýnda Karþýlaþtýrmalý Bir Ön Çalýþma

Psikiyatri Hastalarýnda Týp Dýþý Çare Arama Davranýþý: Türkiye'de ve Almanya'da Yaþayan Türkler Arasýnda Karþýlaþtýrmalý Bir Ön Çalýþma ARAÞTIRMA Psikiyatri Hastalarýnda Týp Dýþý Çare Arama Davranýþý: Türkiye'de ve Almanya'da Yaþayan Türkler Arasýnda Karþýlaþtýrmalý Bir Ön Çalýþma Hüseyin Güleç 1, Ayhan Yavuz 2, Murat Topbaþ 3, Ýsmail

Detaylı

Sosyal anksiyete bozukluðu, ilk kez 1966'da Marks

Sosyal anksiyete bozukluðu, ilk kez 1966'da Marks Sosyal Anksiyete Bozukluðu: Taný, Epidemiyoloji, Etiyoloji, Klinik ve Ayýrýcý Taný Doç. Dr. Nesrin DÝLBAZ* Sosyal anksiyete bozukluðu, ilk kez 1966'da Marks ve Gelder tarafýndan tanýmlanmasýna karþýn ayrý

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUKLARIN NÖROLOJİK AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUKLARIN NÖROLOJİK AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ MECMUASI Cilt 54. Savt 4. P001 301-306 DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUKLARIN NÖROLOJİK AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Pınar Öner*, Ayla Aysev*, Dilara İçağasıoğlu**,

Detaylı

Büyük oranda hayvan araþtýrmalarý ve in vitro

Büyük oranda hayvan araþtýrmalarý ve in vitro Noradrenerjik Sistem ve Depresyon Yrd. Doç. Dr. Þükrü UÐUZ*, Dr. Ebru YURDAGÜL* Büyük oranda hayvan araþtýrmalarý ve in vitro çalýþmalarda elde edilen kanýtlar, duygudurum bozukluklarýnýn beyinde limbik

Detaylı

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun Fizyolojik Temelleri

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun Fizyolojik Temelleri ARŞİV 2010; 19: 1 Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun Fizyolojik Temelleri Dr. Nurcihan KİRİŞ Yrd. Doç. Dr. Seçil BİNOKAY Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), dikkat eksikliği, aşırı

Detaylı

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar

Detaylı

DEHB ve Otizm ile Ýlgili Bilgi Düzeyleri ve Damgalama: Sýnýf Öðretmenleri ve Anababalarla Çok Merkezli Bir Çalýþma*

DEHB ve Otizm ile Ýlgili Bilgi Düzeyleri ve Damgalama: Sýnýf Öðretmenleri ve Anababalarla Çok Merkezli Bir Çalýþma* ARAÞTIRMA DEHB ve Otizm ile Ýlgili Bilgi Düzeyleri ve Damgalama: Sýnýf Öðretmenleri ve Anababalarla Çok Merkezli Bir Çalýþma* Koray Karabekiroðlu 1, Nursu Cakin-Memik 2, Ozlem Ozcan-Ozel 3, Fevziye Toros

Detaylı

Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi,

Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi, 5 Prof. Dr. Semih KESKÝL Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi, yaþlýlarýn acil hastalýklarý diye bir durum yoktur. Bizimde burada söz konusu edeceðimiz yaþlýlar arasýndaki acil týbbi durumlardýr.

Detaylı

Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Yılmaz S., Serez M., Beyazyürek M.

Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Yılmaz S., Serez M., Beyazyürek M. DEPRESYON-ANKSİYETE BOZUKLUKLARI İLE ALKOL BAĞIMLILIĞI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN ARAŞTIRILMASI Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Yılmaz S., Serez M., Beyazyürek M. ÖZET Alkol bağımlılığı ve diğer psikiyatrik

Detaylı

05 Ekim 2010 / 14:00 15:30 / Salon 11 ÇG 1 Yeme Bozukluklarýnda Grup Psikoterapisi Uygulamalarý Grup deneyimi : Zerrin Oðlaðu Amaç: Ýstanbul Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý Yeme Bozukluklarý Programý

Detaylı

Çocuk psikiyatrisinde acil durumlara iliþkin ortak bir yol

Çocuk psikiyatrisinde acil durumlara iliþkin ortak bir yol Klinik Pediatri, 2004;3(1):5-11. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisinde Acil Durumlar Dr. Dilþad FOTO ÖZDEMÝR*, Prof. Dr. Þahnur ÞENER* Çocuk psikiyatrisinde acil durumlara iliþkin ortak bir yol bulunamamýþtýr.

Detaylı

2014

2014 2014 DİKKAT EKSİKLİĞİ BOZUKLUĞU (DEB) ve MentalUP İçerik DEB e Klinik İlgi DEB Nedir? DEB in Belirtileri DEB in Zihinsel Sürece Etkileri DEB in Psikososyal Tedavisi MentalUP tan Faydalanma MentalUP İçeriği

Detaylı

Psikiyatrik bozukluklarýn kaynaðý tartýþýlýrken

Psikiyatrik bozukluklarýn kaynaðý tartýþýlýrken Depresyonla Ýlgili Nöroanatomik Çalýþmalar Doç. Dr. Emel ÖZTÜRK*, Prof. Dr. Hamdullah AYDIN** Psikiyatrik bozukluklarýn kaynaðý tartýþýlýrken son yýllara kadar biyolojik ve psikolojik faktörler tek tek

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri 147 TÜRKİYE DE SIK KARŞILAŞILAN PSİKİYATRİK HASTALIKLAR Sempozyum Dizisi No:62 Mart 2008 S:147-152 DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU

Detaylı

Türkiye: Gelecek Nesiller için Fýrsatlarýn Çoðaltýlmasý 11. Çocuk Geliþimi ve Çocuklarýn Karþýlaþtýðý Riskler Eþitsizliðin nesiller arasý geçiþinin bugün Türkiye nin en genç neslini ciddi ölçüde etkilediði

Detaylı

PSİKİYATRİDE GÜNCEL YAKLAŞIMLAR CURRENT APPROACHES IN PSYCHIATRY 2010;2(1):75 116

PSİKİYATRİDE GÜNCEL YAKLAŞIMLAR CURRENT APPROACHES IN PSYCHIATRY 2010;2(1):75 116 PSİKİYATRİDE GÜNCEL YAKLAŞIMLAR CURRENT APPROACHES IN PSYCHIATRY 2010;2(1):75 116 2010, eissn:1309 0674 pissn:1309 0658 Erişkin Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu: Nörobiyoloji, Tanı Sorunları ve

Detaylı

Þizofreni ve Cinsiyet: Baþlangýç Yaþý ve Sosyodemografik Özellikler

Þizofreni ve Cinsiyet: Baþlangýç Yaþý ve Sosyodemografik Özellikler Þizofreni ve Cinsiyet: Baþlangýç Yaþý ve Sosyodemografik Özellikler Hatice GÜZ* ÖZET Bu çalýþmada, DSM-IV taný kriterlerine göre þizofreni tanýsý alan 160 hastada (95'i erkek, 65'i kadýn) baþlangýç yaþý

Detaylı

hükümet tabibi olarak görev yaptıktan sonra, 1988 yılında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi nde başladığım

hükümet tabibi olarak görev yaptıktan sonra, 1988 yılında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi nde başladığım 1961 yılında Malatya da doğdum. İlk-orta ve lise öğrenimimi Malatya da tamamladım.1978 yılında girdiğim Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni 1984 yılında bitirdim. 1984-1987 yılları arasında Çanakkale ve

Detaylı

Yeme Bozukluklarýnda Beyin Görüntüleme Yöntemleri

Yeme Bozukluklarýnda Beyin Görüntüleme Yöntemleri DERLEME Yeme Bozukluklarýnda Beyin Görüntüleme Yöntemleri Esra Güney 1, Aslý Çepik Kuruoðlu 2 1 Dr., Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi Anabilim Dalý, 2 Doç.Dr., Psikiyatri Anabilim Dalý,

Detaylı

Sosyal Fobi. Özet. Taný ve Sýnýflandýrma

Sosyal Fobi. Özet. Taný ve Sýnýflandýrma Sosyal Fobi Doç. Dr. Nesrin DÝLBAZ* Özet Sosyal fobi kiþinin baþkalarýnca deðerlendirilmesi mümkün olan birden çok ortamdan sürekli korkma ve bu ortamlarda olabildiðince kaçýnma davranýþlarý gösterme hali;

Detaylı

Demans, entellektüel yetilerde bozulma ile

Demans, entellektüel yetilerde bozulma ile Demansýn Deðerlendirilmesinde Nükleer Týp Yöntemleri Prof. Dr. Nahide GÖKÇORA*, Dr. Özgür AKDEMÝR* Demans, entellektüel yetilerde bozulma ile beraber kiþilik ve davraným deðiþiklikleri ile ortaya çýkan

Detaylı

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðunun Yetiþkinlikteki Yansýmalarý

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðunun Yetiþkinlikteki Yansýmalarý DERLEME Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðunun Yetiþkinlikteki Yansýmalarý Nakþidil Yazýhan Torun 1, Aytekin Özþahin 2, Levent Sütçigil 3 1 Psk., 2 Prof.Dr., 3 Yard.Doç.Dr., Gülhane Askeri Týp Fakültesi

Detaylı

Asperger Sendromu ve Yüksek Fonksiyonlu Otizmin Tanýsal Ayýrýmý

Asperger Sendromu ve Yüksek Fonksiyonlu Otizmin Tanýsal Ayýrýmý Asperger Sendromu ve Yüksek Fonksiyonlu Otizmin Tanýsal Ayýrýmý Özgür YORBIK*, Hakan ERMAN**, Teoman SÖHMEN*** ÖZET Bu yazýda yüksek fonksiyonlu otistik bozukluk ile Asperger sendromunun bugünkü taný ölçütleri

Detaylı

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ*

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ* İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri 25 TÜRKİYE DE SIK KARŞILAŞILAN PSİKİYATRİK HASTALIKLAR Sempozyum Dizisi No:62 Mart 2008 S:25-30 PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ*

Detaylı

Þizofreninin klinik özelliklerini anlatan kitap ya

Þizofreninin klinik özelliklerini anlatan kitap ya Þizofrenide Prodromal Belirtiler Prof. Dr. Ýsmet KIRPINAR* Þizofreninin klinik özelliklerini anlatan kitap ya da yazýlarýn çoðu; þizofreninin heterojen bir sendrom olduðunu, bu hastalýk için hiçbir patognomonik

Detaylı

ÇOCUK PSİKİYATRİSİ POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİNE GÖRE DEĞERLENDİRİLMESİ

ÇOCUK PSİKİYATRİSİ POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİNE GÖRE DEĞERLENDİRİLMESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİNE GÖRE DEĞERLENDİRİLMESİ (The Assessment of Patients at the Child Psychiatry Outpatient Clinic) Osman Abalı *, SHU Melek

Detaylı

Obsesif Kompulsif Bozukluðun Belirti Daðýlýmýnýn ve Komorbiditesinin Çocuk ve Ergenler ile Eriþkinler Arasýnda Karþýlaþtýrýlmasý

Obsesif Kompulsif Bozukluðun Belirti Daðýlýmýnýn ve Komorbiditesinin Çocuk ve Ergenler ile Eriþkinler Arasýnda Karþýlaþtýrýlmasý Obsesif Kompulsif Bozukluðun Belirti Daðýlýmýnýn ve Komorbiditesinin Çocuk ve Ergenler ile Eriþkinler Arasýnda Karþýlaþtýrýlmasý Tümer TÜRKBAY*, Ali DORUK**, Hakan ERMAN***, Teoman SÖHMEN**** ÖZET Bu çalýþmanýn

Detaylı

ALKOL BAĞIMLILIĞINDA ALKOL KULLANIM ÖZELLİKLERİ İLE KLİNİK DURUM ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN ARAŞTIRILMASI*

ALKOL BAĞIMLILIĞINDA ALKOL KULLANIM ÖZELLİKLERİ İLE KLİNİK DURUM ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN ARAŞTIRILMASI* ALKOL BAĞIMLILIĞINDA ALKOL KULLANIM ÖZELLİKLERİ İLE KLİNİK DURUM ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN ARAŞTIRILMASI* Kalyoncu, A., Pektaş, Ö., Mırsal, H., Şatır, T., Pektaş, A., Mırsal, N., Yılmaz, S., Beyazyürek, M.

Detaylı

Çocuk ve Ergen Adli Olgularda Ruhsal Deðerlendirme

Çocuk ve Ergen Adli Olgularda Ruhsal Deðerlendirme ARAÞTIRMA Çocuk ve Ergen Adli Olgularda Ruhsal Deðerlendirme Psychiatric Evaluation of Child and Adolescent Forensic Cases Muhammed Ayaz 1, Ayþe Burcu Ayaz 1, Nusret Soylu 2 1 Uz.Dr., Sakarya Eðitim ve

Detaylı

D İK K A T E K S İK LİĞ İ V E H İP E R A K TİV İTE FİLİZ G Ü LE R

D İK K A T E K S İK LİĞ İ V E H İP E R A K TİV İTE FİLİZ G Ü LE R D İK K A T E K S İK LİĞ İ V E H İP E R A K TİV İTE B O Z U K LU Ğ U U Z M. P S İK O LO G FİLİZ G Ü LE R 1 DEHB TANIM 1 Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) aşırı hareketlilik, kısa dikkat

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ ÖĞR. GÖR. DR. ARZU ÖZKAN CEYLAN. ozkana@hacettepe.edu.tr.

ÖZGEÇMİŞ HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ ÖĞR. GÖR. DR. ARZU ÖZKAN CEYLAN. ozkana@hacettepe.edu.tr. ÖĞR. GÖR. DR. ARZU ÖZKAN CEYLAN ÖZGEÇMİŞ E-Posta: ozkana@hacettepe.edu.tr Telefon: Adres: Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü 06800 Beytepe Yerleşkesi Çankaya / ANKARA Eğitim Mezuniyet

Detaylı

Ergenlerde Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Sıklığının Araştırılması ARAŞTIRMA

Ergenlerde Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Sıklığının Araştırılması ARAŞTIRMA ARAŞTIRMA Zuhal Uyan 1 A. Gülsen Ceyhun Peker 2 A. Selda Tekiner 2 Betül Ulukol 3 1 Aile Hekimliği Uzmanı Gölpazarı Devlet Hastanesi Gölpazarı-Bilecik 2 Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği

Detaylı

17a EK 17-A ÖYKÜ KONTROL LÝSTESÝ. ² Rahim Ýçi Araçlar - Ek 17-A²

17a EK 17-A ÖYKÜ KONTROL LÝSTESÝ. ² Rahim Ýçi Araçlar - Ek 17-A² EK 17-A RÝA ÝÇÝN DEÐERLENDÝRME KONTROL LÝSTESÝ ÖYKÜ KONTROL LÝSTESÝ Hizmet verenin sorularý: Hizmet alana aþaðýdaki sorularý sorun: Hizmet veren için kurallar: Eðer yanýtlar evet sütununda ise aþaðýdaki

Detaylı

Obsesif Kompulsif Bozukluðun Nörobiyolojisi

Obsesif Kompulsif Bozukluðun Nörobiyolojisi Ersin Hatice Karslýoðlu 1, Nevzat Yüksel 2 1 Uz.Dr., Abdurrahman Yurtarslan Ankara Onkoloji Eðitim ve Araþtýrma Hastanesi Psikiyatri Kliniði, 2 Prof.Dr., Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Prof. Dr.Emine Zinnur Kılıç

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Prof. Dr.Emine Zinnur Kılıç DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU Prof. Dr.Emine Zinnur Kılıç DEHB Bir Hastalık mı? Madalyonun İki Yüzü George Still (Lancet; 1902) Bu vakaların ortak özelliği dikkati sürdürme ve kendini düzenleme

Detaylı

Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi

Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi 1 Özet Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi Mehmet Ali MALAS, Osman SULAK, Bahadýr ÜNGÖR, Esra ÇETÝN, Soner ALBAY Süleyman Demirel

Detaylı

Erken çocukluk geliþiminin desteklenmesi-i: Beslenme

Erken çocukluk geliþiminin desteklenmesi-i: Beslenme Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Dergisi 2005; 48: 179-195 Derleme Erken çocukluk geliþiminin desteklenmesi-i: Beslenme Elif N. Özmert 1: Hacettepe Üniversitesi Týp Fakültesi Pediatri Profesörü SUMMARY: Özmert

Detaylı

Uzm.Dr. Kayhan Bahalı. Çocuk Psikiyatri Birimi

Uzm.Dr. Kayhan Bahalı. Çocuk Psikiyatri Birimi Uzm.Dr. Kayhan Bahalı SB Mersin KD ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Çocuk Psikiyatri Birimi 19.ANADOLU PSİKİYATRİ GÜNLERİ ESKİŞEHİR 2010 Araştırmacı: ( ) Açıklama 2008 2009 Danışman: ( ) Konuşmacı: ( )

Detaylı

Mart 2010 Otel Piyasasý Antalya Ýstanbul Gayrimenkul Deðerleme ve Danýþmanlýk A.Þ. Büyükdere Cad. Kervan Geçmez Sok. No:5 K:2 Mecidiyeköy Ýstanbul - Türkiye Tel: +90.212.273.15.16 Faks: +90.212.355.07.28

Detaylı

ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI STAJI

ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI STAJI ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI STAJI STAJIN TANITIMI EĞİTİM DÖNEMİ STAJ SÜRESİ YERLEŞKE EĞİTİM BİRİMLERİ DERSHANE : Dönem V : 5 iş günü : Cebeci Hastanesi : Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları

Detaylı

Hastalarla Ortaklık. Dikkat Eksikliği Sendromu. ESOGÜ Tıp Fak. Psikiyatri A.D. Dr.Ş.Soner ÖZDEMİR

Hastalarla Ortaklık. Dikkat Eksikliği Sendromu. ESOGÜ Tıp Fak. Psikiyatri A.D. Dr.Ş.Soner ÖZDEMİR Hastalarla Ortaklık Dikkat Eksikliği Sendromu ESOGÜ Tıp Fak. Psikiyatri A.D. Dr.Ş.Soner ÖZDEMİR Psikiyatrik sınıflandırma tanımlayıcıdır Yani hastalığın sebeplerine göre değil de görünümlerine, bulgularına

Detaylı

Özel Eðitim ve Ýlaç Alan Otistik Bozukluklu Çocuklarýn Otistik Belirtiler Açýsýndan Sekiz Haftalýk Ýzlemi ve Ek Taný Özellikleri

Özel Eðitim ve Ýlaç Alan Otistik Bozukluklu Çocuklarýn Otistik Belirtiler Açýsýndan Sekiz Haftalýk Ýzlemi ve Ek Taný Özellikleri ARAÞTIRMA Özel Eðitim ve Ýlaç Alan Otistik Bozukluklu Çocuklarýn Otistik Belirtiler Açýsýndan Sekiz Haftalýk Ýzlemi ve Ek Taný Özellikleri Seher Akbaþ 1, Koray Karabekiroðlu 1, Ozan Pazvantoðlu 2, Ömer

Detaylı

Dr. Meral Aksoy*, Dr. Makbule Gezmen**, Dyt. Çiðdem Çetinkaya***, Dyt. Hatice Nur Tuluk***, Dyt. Burcu Ýncekara ***

Dr. Meral Aksoy*, Dr. Makbule Gezmen**, Dyt. Çiðdem Çetinkaya***, Dyt. Hatice Nur Tuluk***, Dyt. Burcu Ýncekara *** 7-12 Yaþ Arasý Sokak Çocuklarýnýn Farklý Yerlerdeki Yaþýtlarýyla Karþýlaþtýrmalý Beslenme Durumlarý Nutritional Status of Homeless Children at the Age of 7-12, in Comparison with Children at the Same Age

Detaylı

Açıklama 2008 2009. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK

Açıklama 2008 2009. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK Açıklama 2008 2009 Araştırmacı: YOK Danışman: YOK Konuşmacı: YOK SİLAHLI ÇATIŞMA İLE İLİŞKİLİ TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞUNDA DİĞER BİYOLOJİK TEDAVİ SEÇENEKLERİ Dr. Cemil ÇELİK Sunumun hedefleri Silahlı

Detaylı

Erken Baþlangýçlý Þizofreni

Erken Baþlangýçlý Þizofreni Erken Baþlangýçlý Þizofreni Elvan Özalp BALIM* ÖZET Þizofrenin, 12 yaþýn altýnda görülmesi oldukça nadirdir. Görülme sýklýðý, geç ergenlik döneminde artar. Çocuklarda adolesanlarda þizofreni tanýsý koymak

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Doktora Tezi/S.Yeterlik Çalışması/Tıpta Uzmanlık Tezi Başlığı ve Danışman(lar)ı :

ÖZGEÇMİŞ. Doktora Tezi/S.Yeterlik Çalışması/Tıpta Uzmanlık Tezi Başlığı ve Danışman(lar)ı : 1. Adı Soyadı : Ayşegül Selcen GÜLER ÖZGEÇMİŞ 2. Unvanı : Uzman doktor 3. Öğrenim Durumu : Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Tıp Marmara Üniversitesi 1997-2003 Y. Lisans Tıp Marmara Üniversitesi

Detaylı

OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU

OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU Bir çocuk 3 yaşına geldiğinde konuşma yetisini kaybediyor, diğeri ellerini kuş gibi çırpıyor ve dakikalarca oyuncak arabasının sadece tekerleğini döndürerek oyun oynuyor. Diğer

Detaylı

www.turkailehekderg.org Summary

www.turkailehekderg.org Summary Türk Aile Hek Derg 2008; 12(4): 207-212 www.turkailehekderg.org Derleme Review doi:10.2399/tahd.08.207 Dikkat eksikli i hiperaktivite bozuklu u Attention deficit hyperactivity disorder Elif Deniz 1, Didem

Detaylı

Gençlik Döneminde DEHB ve Alkol ve Madde Kullanım Bozukluğu

Gençlik Döneminde DEHB ve Alkol ve Madde Kullanım Bozukluğu Gençlik Döneminde DEHB ve Alkol ve Madde Kullanım Bozukluğu Doç.Dr.Nesrin DİLBAZ Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ankara AMATEM DEHB GÖRÜLME SIKLIĞI Prevelans : Çocuklarda %6-%8;Ergenlerde %6;

Detaylı

Eriþkinlerde Asperger Bozukluðu: Bir Gözden Geçirme

Eriþkinlerde Asperger Bozukluðu: Bir Gözden Geçirme DERLEME Eriþkinlerde Asperger Bozukluðu: Bir Gözden Geçirme Dilþad Foto Özdemir 1, Elvan Ýþeri 2 1 Uz. Dr., 2 Doç. Dr., Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Çocuk Ruh Saðlýðý ve Hastalýklarý Anabilim Dalý,

Detaylı

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) DEHB Tanılı Çocukların Ebeveynlerinde DEHB ile İlişkili Bazı Sorunlu Yaşam Olayları

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) DEHB Tanılı Çocukların Ebeveynlerinde DEHB ile İlişkili Bazı Sorunlu Yaşam Olayları Düşünen Adam The Journal of Psychiatry and Neurological Sciences 2014;27:61-68 DOI: 10.5350/DAJPN2014270108 DEHB Tanılı Çocukların Ebeveynlerinde DEHB ile İlişkili Bazı Sorunlu Yaşam Olayları Kısa Araştırma

Detaylı

Depresyon, Pratisyen Hekimler ve Depresyon Eðitimi

Depresyon, Pratisyen Hekimler ve Depresyon Eðitimi Depresyon, Pratisyen Hekimler ve Depresyon Eðitimi Dr. Sema Ýlhan Akalýn* Dr. Can Cimili**, Dr. Esma Kuzhan*** Giriþ: Depresyon birinci basamakta en yaygýn görülen ruh saðlýðý sorunudur, çok azýnýn ikinci

Detaylı

Erzurum Bölge Ýþitme Engelliler Okulundaki Öðrencilerin Klinik ve Genetik Açýdan Ýncelenmesi (Ön Çalýþma)

Erzurum Bölge Ýþitme Engelliler Okulundaki Öðrencilerin Klinik ve Genetik Açýdan Ýncelenmesi (Ön Çalýþma) OTOSKOP 00; :7-77 KESÝTSEL ÇALÞMA Erzurum Bölge Ýþitme Engelliler Okulundaki Öðrencilerin Klinik ve Genetik Açýdan Ýncelenmesi (Ön Çalýþma) Yrd.Doç.Dr. Celil USLU* Uz.Dr. A. Gani TATAR** Prof.Dr. Sýtký

Detaylı

Yeme Bozukluðu ve Bipolar Bozukluk Birlikteliði

Yeme Bozukluðu ve Bipolar Bozukluk Birlikteliði DERLEME Yeme Bozukluðu ve Bipolar Bozukluk Birlikteliði Comorbidity of Eating Disorders and Bipolar Disorder Asena Akdemir 1, Bahar Sarý Narðis 2 1 Prof.Dr., Selçuk Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri

Detaylı

Þizofreni Tanýlý Hastalarýn Çocuklarýnda Dikkat, Bellek ve Yürütücü Ýþlevler

Þizofreni Tanýlý Hastalarýn Çocuklarýnda Dikkat, Bellek ve Yürütücü Ýþlevler ARAÞTIRMA Þizofreni Tanýlý Hastalarýn Çocuklarýnda Dikkat, Bellek ve Yürütücü Ýþlevler Þahika Gülen Þiþmanlar 1, Ayþen Coþkun 2, Belma Aðaoðlu 2, Sennur Zaimoðlu 3, Iþýk Karakaya 4, Cavit Iþýk Yavuz 5

Detaylı

Sýnýrda Kiþilik Bozukluðu Aslýnda Bir Bipolar Spektrum Bozukluðu mudur?

Sýnýrda Kiþilik Bozukluðu Aslýnda Bir Bipolar Spektrum Bozukluðu mudur? DERLEME Sýnýrda Kiþilik Bozukluðu Aslýnda Bir Bipolar Spektrum Bozukluðu mudur? Manolya Çalýþýr 1 1 Psk., Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü, Ankara ÖZET Sýnýrda (borderline) kiþilik bozukluðunun

Detaylı

Ergenlik döneminde DEHB bozukluğu tanısı konan bir grubun özellikleri ve altı-on yaş grubunda tanı konan çocuklarla karşılaştırılması

Ergenlik döneminde DEHB bozukluğu tanısı konan bir grubun özellikleri ve altı-on yaş grubunda tanı konan çocuklarla karşılaştırılması 48 Ergenlik döneminde DEHB bozukluğu tanısı konan bir grubun özellikleri ve Ergenlik döneminde DEHB bozukluğu tanısı konan bir grubun özellikleri ve altı-on yaş grubunda tanı konan çocuklarla karşılaştırılması

Detaylı

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller:

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller: Ayna-Gazetesi-renksiz-11-06.qxp 26.10.2006 23:39 Seite 2 Çocuklarda Ateþ Deðerli Ayna okuyucularý, bundan böyle bu sayfada sizleri saðlýk konusunda bilgilendireceðim. Atalarýmýz ne demiþti: olmaya devlet

Detaylı

29 Fizik Tedavi Alan Hastalarýn Yaþam Kalitesinin Deðerlendirilmesi Assessment For Quality Of Life Of Patients Receiving Physical Therapy 1 Yrd.Doç. Dr.Birsen ALTAY 2 Yrd.Doç. Dr. H.Demet GÖNENER 1 Hemþ.

Detaylı

Mevcut Semptomlar Ölçeði: Geçerlik ve Güvenirlik Çalýþmasý

Mevcut Semptomlar Ölçeði: Geçerlik ve Güvenirlik Çalýþmasý ARAÞTIRMA Mevcut Semptomlar Ölçeði: Geçerlik ve Güvenirlik Çalýþmasý Ayþe Ayçiçeði Dinn 1 1 Doç.Dr., Ýstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü, Deneysel Psikoloji Ana Bilim Dalý, Ýstanbul

Detaylı

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðunun Zeka Testlerinden ve Ýlgili Diðer Nöropsikolojik Araçlardan Yordanabilirliði

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðunun Zeka Testlerinden ve Ýlgili Diðer Nöropsikolojik Araçlardan Yordanabilirliði ARAÞTIRMA Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðunun Zeka Testlerinden ve Ýlgili Diðer Nöropsikolojik Araçlardan Yordanabilirliði Nurcihan Kiriþ 1, Sirel Karakaþ 2 1 Uz. Psk., Çukurova Üniversitesi Týp

Detaylı

SAMSUN ÇIRAKLIK EÐÝTÝM MERKEZÝ NE DEVAM EDEN ÇIRAKLARIN DURUMLUK-SÜREKLÝ KAYGI DÜZEYLERÝNÝN DEÐERLENDÝRÝLMESÝ*

SAMSUN ÇIRAKLIK EÐÝTÝM MERKEZÝ NE DEVAM EDEN ÇIRAKLARIN DURUMLUK-SÜREKLÝ KAYGI DÜZEYLERÝNÝN DEÐERLENDÝRÝLMESÝ* Dr. Sevgi CANBAZ Yrd. Doç., Ondokuz Mayýs Üniv. Týp Fak. Halk Saðlýðý AD. Dr. Tevfik SÜNTER Yrd. Doç., Ondokuz Mayýs Üniv. Týp Fak. Halk Saðlýðý AD. Dr. Yýldýz PEKÞEN Prof., Ondokuz Mayýs Üniv. Týp Fak.

Detaylı

Araþtýrma Hazýrlayan: Ebru Kocamanlar Araþtýrma Uzman Yardýmcýsý Gýda Ürünlerinde Ambalajýn Satýn Alma Davranýþýna Etkisi Dünya Ambalaj Örgütü nün açýklamalarýna göre dünyada ambalaj kullanýmýnýn %30 unu

Detaylı

ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI STAJI

ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI STAJI ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI STAJI STAJIN TANITIMI EĞİTİM DÖNEMİ STAJ SÜRESİ YERLEŞKE EĞİTİM BİRİMLERİ DERSHANE : Dönem V : 5 iş günü : Cebeci Hastanesi : Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU TANILI ÇOCUKLARDA PLAZMA DOPAMİN VE NORADRENALİN DÜZEYLERİNİN ARAŞTIRILMASI

DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU TANILI ÇOCUKLARDA PLAZMA DOPAMİN VE NORADRENALİN DÜZEYLERİNİN ARAŞTIRILMASI T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI ANABİLİM DALI DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU TANILI ÇOCUKLARDA PLAZMA DOPAMİN VE NORADRENALİN DÜZEYLERİNİN ARAŞTIRILMASI

Detaylı

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarda folklor egzersizinin etkisi

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarda folklor egzersizinin etkisi Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarda folklor egzersizinin etkisi Berrin Topçu 1, Safinaz Yıldız 1, Zerrin Topçu Bilgen 2 İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi 1 Spor Hekimliği

Detaylı

Çocuk Davranýþ Listesi Kýsa Formunun Türkçe Güvenilirlik Çalýþmasý ve Geçerliliðine Ýliþkin Ön Çalýþma

Çocuk Davranýþ Listesi Kýsa Formunun Türkçe Güvenilirlik Çalýþmasý ve Geçerliliðine Ýliþkin Ön Çalýþma ARAÞTIRMA Çocuk Davranýþ Listesi Kýsa Formunun Türkçe Güvenilirlik Çalýþmasý ve Geçerliliðine Ýliþkin Ön Çalýþma Reliability Study of Turkish Version of Children s Behavior Questionnaire Short Form and

Detaylı