Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download ""

Transkript

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10 Vehbi Bayhan GİRİŞ K uşak veya nesil, yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş, aynı çağın şartlarını, dolayısıyla birbirine benzer sıkıntıları, kaderleri paylaşmış, benzer ödevlerle yükümlü olmuş kişilerin topluluğudur. Demografik açıdan kuşak, yaklaşık yirmi beş, otuz yıllık yaş kümelerini oluşturan bireyler öbeğidir (www.tdk.gov.tr). Bu bağlamda, geleneksel olarak kuşak, ebeveynlerin ve çocuklarının doğumları arasındaki ortalama zaman aralığını ifade etmektedir. Bu biyolojik tanım, her bir bin yıllık döneme yıl aralıklarla bir nesil yerleştirmekte iken, günümüzde ortalama olarak ebeveynler ve çocuklarının doğumları arasındaki zaman iki on yıldan üç on yıla esnemiştir. Örneğin, 1982 de, ilk bebeğini dünyaya getiren bir kadının ortalama yaşı 25 iken, günümüzde bu yaş 31 olmuştur. Bunun nedeni, insanların geçmişe kıyasla daha geç evlenmeleri ve daha geç çocuk sahibi olmalarıdır. Diğer taraftan günümüzde kuşaklar değişen ve gelişen teknoloji, değişen kariyer ve çalışma seçenekleri ile farklılaşan toplumsal değerler karşısında hızla değişmektedir. Dolayısıyla, kuşaklar biyolojik açıdan ziyade sosyolojik açıdan tanımlanmaktadır. Bir nesil, aynı zaman diliminde doğmuş, aynı çağ ve hayat evresini ve belirli zaman döneminin olayları, eğilimleri ve gelişmelerini paylaşan insan topluluğunu ifade etmektedir. Küreselleşme bağlamında ABD, Avustralya, İngiltere, Almanya ve Japonya da yaşayan gençler, sosyal medya ve online teknolojilerle aynı olayları, eğilimleri ve gelişmeleri paylaşmaktadır. Gelişmiş ülkelerdeki gençlerin bağlantılarını dünyanın diğer ülkelerindeki gençler paylaşmaktadır. Günümüz gençleri aynı web sitelerine girmekte, aynı filmleri izlemekte, aynı şarkıları indirmekte ve aynı markalardan etkilenmektedir. Günümüz nesilleri dünyanın ilk küresel kuşaklarıdır (McCrindle ve Wolfinger, 2010: 8). Küreselleşmenin ikonu olan internet vasıtasıyla özellikle gençler arasında benzer hayat tarzları oluşmaktadır. Her çağın ve dönemin sosyolojik bağlamı kendine özgü kuşaklar üretmektedir. Kuşaklararası farklılık doğal bir gerçekliktir. Kuşak farklılığı bireylerin günlük hayatında kuşak etkisi ve dönem etkisi olarak iki açıdan büyük önem taşımaktadır: a) Birbirleri ile aşağı yukarı yakın dönemlerde doğmuş olan bireyler, hayatları boyunca genellikle benzer toplumsal özellikler sergileyip, ergenlik, evlilik, çocuk doğurma, mezuniyet, işe başlama ve ölüm gibi benzer olayları

11 Milenyum Veya (Y) Kuşağı Gençliğinin Sosyolojik Bağlamı yaşarlar. Sosyologlar bu durumu kuşak etkisi olarak adlandırır. İnsanların kuşak özellikleri, öteki kuşaklara da bağlı olarak, hayat deneyimleri üzerinde son derecede etkilidir: Yüksek ücret almak, konut sahibi olmak, çekici eş sahibi olmak ve hatta hayattan alacağınız mutluluk duygusu bile bundan etkilenir. Gelişmekte olan ülkelerde yapılan bir araştırmaya göre çok sayıda üyesi olan kuşaklar arasında intihar eğilimleri, sayısal bakımdan az üyeye sahip kuşaklara kıyasla daha yüksektir. Bunun nedeni, sınırlı toplumsal kaynaklar için, aynı yaş grubundan çok sayıda insanın mücadele veriyor olmasına bağlı olarak yaşanan toplumla bütünleşme sorunu ve ekonomik sıkıntılardır (Stockard ve O Brien, 2002 den aktaran; David M. Newman, 2013: 217). b) Aynı kuşağın üyeleri, ortak tarihi paylaşırlar. Bir kuşağın yaşadığı dönem aslında bizlere, üyelerinin yaşadığı sıkıntılar ve fırsatlar hakkında çok şey söyler. Beklenmedik tarihsel olaylar (savaşlar, salgın hastalıklar, doğal felaketler, ekonomik krizler vb.), değişen siyasi şartlar ve temel kültürel eğilimler dönem etkisi olarak adlandırılmakta olup; kuşakların şekil ve görünümlerine önemli katkılar yapar. Mesela birçok tarihçiye göre, yaklaşık bin yıl önce, kuraklık ve kıtlık, Maya Uygarlığı nın insanlarının büyük şehirleri terk etmelerine neden oldu. Bu dönemde, çok rahat bir hayat sürmeye başlamış olan genç kuşak, Maya nın yüksek kültürüne kendisini kaptırıp, gelecek için çok büyük umutlar beslemeye başlamışlardı. Fakat yalnızca bir kuşak sonrasında onların çocukları açlık, ölüm ve sosyal ayrımcılık gibi yaşamın temel gerçekleri ile yüz yüze kaldılar (Clausen, 1986 dan aktaran; David M. Newman, 2013: 217). Kuşak ve dönem etkileri, her yeni kuşağa ayrı bir yaş özelliği, etnik kompozisyon, doğum oranları ve ortalama ömür beklentisi verir. Mesela, lu yıllardaki Büyük Buhran döneminde doğurganlıklarının zirvesinde olan kadınlar, 20. yüzyılın en düşük doğum oranını gerçekleştirmişlerdir. Ancak, II. Dünya Savaşı sonrası bolluk yıllarında doğurganlık dönemine ulaşan kadınlar ise daha fazla çocuk sahibi olmuşlardır. Dolayısıyla, ekonomik ve sosyal yapı nüfus yapısını etkileyen önemli değişkenlerdir. Kuşak ve dönem etkisi, insanların kendilerine yönelik algıları ve hayat görüşü üzerinde de etkilidir. Refah döneminde yaşanan çocukluk ile ekonomik belirsizlik döneminde yaşanan çocukluk arasında farklılık vardır. Bir kuşak için bir rüya niteliğindeki hak ve ayrıcalıklar, bir diğer kuşak için hayatın sıradan bileşenlerine dönüşebilmektedir. 11

12 Vehbi Bayhan İçinde bulunduğumuz toplumun değişim ve gelişimine paralel olarak bizler de yaşlandıkça değişir ve gelişiriz. Belirli normların hâkim olduğu bir tarihsel dönemde hayata başlar, başka türden sosyal normların hayata yön verdiği bir dönemde hayata gözlerimizi yumarız. Kuşak bağı, sadece insanların aynı dönemde doğmuş olmaları ile sınırlı değildir; nesiller tarihsel şartlar, nüfus eğilimleri ve toplumsal değişmelerle de birbirlerine bağlıdırlar. Kuşaklar, toplumsal değişmelerden etkilenmekle kalmaz, toplumsal değişime de katkıda bulunurlar (Newman, D.M., 2013: 217). Bu bağlamda, kuşakları anlamak için kuşakların içinde bulunduğu sosyolojik bağlamı analiz etmek gerekmektedir. 2. KUŞAK SINIFLAMALARI 12 Sosyal tarih sürecinde kuşaklar şu şekilde sınıflandırılmaktadır: (1) Sessiz kuşak (The Silent Generation), arası doğanlar. (2) Bebek patlaması kuşağı (The Baby Boomers), arası doğanlar. (3) X kuşağı (Generation X), arası doğanlar. (4) Y kuşağı (Echo Moomer/Millenials), arası doğanlar. (5) Z kuşağı, Kristal çocuklar, arası doğumlular (Topçuoğlu, 2007; Kuran, 2013). Her kuşağın sosyolojik bağlamı kısaca betimlendikten sonra, hali hazırda genç ve etkin olan milenyum kuşağı gençleri şu şekilde analiz edilebilir. (1) Sessiz Kuşak / The Silent Generation / Savaş Kuşağı: arası doğanlar. Şu anda babaanne ve dede olanlar. Bu kuşak, Türkiye nüfusunun yüzde 7 sini oluşturmaktadır. Sessiz kuşağı tanımlayan sıfat: Uyumlu sıfatıdır. Sessiz kuşak, iki dünya savaşı arasında doğan kuşaktır. Dönemin olayları: II. Dünya Savaşı, ekonomik buhran. Türkiye de Cumhuriyet dönemidir (Topçuoğlu, 2007; Kuran, 2013). (2) Bebek Patlaması Kuşağı/The Baby Boomers : (Savaş sonrası nüfus patlamasını temsil eden kuşak) arası doğanlar. Türkiye nüfusunun yüzde 19 u. Tanımlayan sıfat: Kuralcı. II. Dünya Savaşı sırasında ya da hemen sonrasında doğan soğuk savaş kuşağı. Sıkıntılı savaş günlerinin ardından bebek patlaması yaşandı. Eğlence ve lüks sayılabilecek harcamalar bu dönemde önem kazandı. Dönemin olayları: Dünyada insan hakları çalışmaları. Türkiye de tek partiliden çok partili sürece geçiş, ihtilal, radyonun altın çağı (Topçuoğlu, 2007; Kuran, 2013). Geçiş dönemi çocuklarının sorumlulukları ağırdı. Hem yaşları ilerleyen anne babalarına hem

13 Milenyum Veya (Y) Kuşağı Gençliğinin Sosyolojik Bağlamı çocuklarına bakmak zorunda olan bir kuşak oldu. Geçiş dönemi çocukları insanın potansiyeli ile ilgilendi. Günümüzün bireysel gelişim sürecini başlattı. Bu kuşağın idealist olanları dünya çapında bir özgürlük devrimi yarattı. Cinsel devrim, sosyal devrim, politik devrim. Sistemin yarattığı her kuruma karşı çıkıldı: Devlet kurumu, din kurumu, aile kurumu (Gün, 2013). Bu kuşak özellikle aile kurumu üzerinde kalıcı izler bıraktı. Onların nesli, birlikte yaşama gibi, aile içi ortak yaşam, bekâr annelik gibi hayat tarzlarıyla aile olgusunu yeniden tanımlayan kuşak olmuştur. Yine bu kuşak, ücretli işlerin kadınların hayatının temelini oluşturması gerçeği ile ilk tanışanlar olmuştur. Aynı şekilde etkili doğum kontrolü, geç çocuk sahibi olma, gönüllü çocuk doğurmama ve düşük doğurganlık oranları ile yetişen ilk nesil de onlardır (Newman, D. M., 2013: 218). Bu dönemde, sol dünya görüşü yükselişe geçti, dinin alternatifi olarak New Age akımları ortaya çıktı, çekirdek aileye tavır olarak komün yaşamlar, gelişkin dediğimiz ülkelerde popüler oldu. Artık dünya asla eskisi gibi olmayacaktı. 68 kuşağı gençliği idealistti ve politikti. Ana babalarının boyun eğdiği otoriter ve hiyerarşik düzene başkaldırıyor ve özgürlük için savaşıyordu. 68 kuşağının ortaya çıkan belli başlı liderleri vardı. Hala eski düzenin sürmesini isteyen sağcılar ve düzeni değiştirmek isteyen solcular. Sol-sağ çatışması bir kutuplaşmayı da beraberinde getiriyordu (Gün, 2013). 68 Kuşağı, dünya savaşlarından yorgun düşmüş bir dünyanın hantal yapısını kökten değiştirdi. İş, politika, ekonomi, medya tüm alanlarda bu etkinin izleri 1968 den sonra giderek artan miktarda hissedildi. 20. yüzyıl adeta 68 kuşağının zamanı oldu li yıllarla birlikte 68 kuşağı için de emeklilik çağı başladı. 68 Kuşağı, kendisinden sonra gelen X Kuşağı nı, yani kendi çocuklarını, eğitip, onları kendi çizdikleri vizyonu icra eden takipçiler haline getirmeyi başardı ancak torunlarına (yani Y kuşağına) söz geçirme fırsatını kaçırdı. Hatta bu konuda kendi silahı ile vuruldu dense yanlış olmaz. Çünkü Y kuşağını bu denli eşsiz kılan o üç teknoloji (bilgisayar, internet, cep telefonu) 68 kuşağı ile X kuşağının ortak çalışmalarının sonucudur (Türkoğlu, 2013). (3) X Kuşağı/Generation X/Baby Busters: (X, ex olmak tan geliyor, nüfus artışının yavaşladığı kayıp kuşak ) arası doğanlar. Türkiye nüfusunun yüzde 22 si. Tanımlayan sıfat: Rekabetçi. Çoğunluğu Sessiz Kuşağın çocukları olan bu jenerasyon Baby Boomers lardan farklı olarak daha gerçekçi, çalışkan ve kanaatkar bir kuşak. Dönemin olayları: Petrol krizleri, 13

14 Vehbi Bayhan 14 ekonomik sarsıntılar, 68 kuşağı. Türkiye de en önemli kamusal alanlardan biri sinema, TV evin en önemli köşesine kurulmak üzere, üniversite olayları, sol-sağ çatışması (Topçuoğlu, 2007; Kuran, 2013). X kuşağı, çalışkan karıncalar kuşağından sonra gelenler, yaşamak için çalışanlar. Nispeten sinik bir kuşak, yeni neslin deyimiyle biraz ezik. Ne 68 ruhları var, ne de AVM ruhları. Arada sıkışıp kalmış durumdalar. Tüketimden mutlu olamasalar da, herkes yapıyor diye tüketen kuşak. Belki X kuşağı için, herkesin yaptığını yapmak ve herkesin gittiği yoldan gitmek rahatlıktı (Yıldırım, 2013). X neslinin, ABD de yaklaşık yüzde 40 ı, daha önce hiçbir kuşağın yaşamadığı kadar çok, boşanmış ailelerin çocukları olma sorunu ile yüzleşmişlerdir. Bunun sonucunda da zihinlerinde, evliliğe karşı olumsuz bir düşünce oluşmuştur. Evlilik oranı eski kuşaklara göre daha düşük olmuş, daha geç evlenmeyi tercih etmişler ve daha az çocuk sahibi olmuşlardır. Çoğunluğu da, çocuklu veya çocuksuz olarak bekâr yaşamayı seçmişlerdir. X kuşağı çocuklarının çoğu, bir önceki kuşağın çocukları arasında kadın ve erkek birlikte çalıştıkları için, anne ve babası çalışan çocuklar olarak yetişmişlerdir. Bu yüzden bu kuşağın çocuklarının büyük çoğunluğunun hayatını ikincil ilişkiler (öğretmenler, arkadaşlar, bakıcılar ve hizmetçiler gibi) belirleyici olmuştur (Newman, D. M., 2013: 218). (4) Y Kuşağı/Echo Boomer/Millennials: (Her şeyi sorguladıkları için Why kuşağı deniyor, kısaca Y diye yazılıyor) arası doğanlar. Yaşları arasında değişiyor. Türkiye nüfusunun yüzde 35 i. Yani 27 milyon genç. Tanımlayan sıfat: Yaratıcı. Onlar genç, akıllı, özgürlüklerine düşkün ve teknoloji tutkunu. Günlerinin yaklaşık 15 saati medya ve iletişim teknolojileri ile etkileşim halinde geçiyor. Hayatlarını rahat yaşamak onlar için çok önemli. Flip-flop lar (parmak arası terlik), ipod, tatoo ve kapri pantolonlar tarzlarının bir parçası. Çalışmayı seviyorlar ama hayatlarının sadece iş olmasını istemiyorlar. Otoriteye meydan okuyan, önce ailelerini sonra da patronlarını sorgulamaktan çekinmeyen ve kısa zamanlamalarda iyi iş çıkarmaya odaklı bir kuşak. İş hayatında son derece seçici, diğerlerinden hızlı çalışıp başarısını çabuk kanıtlama çabasında. Dönemin olayları: Körfez Savaşı, 11 Eylül, Irak Savaşı, internet, küreselleşen dünya, ipod, cep telefonu, google, msn... (Topçuoğlu, 2007; Kuran, 2013). Y kuşağındakiler teknolojiyi yakından takip ediyorlar, aile odaklılar, başarıyı hedefliyorlar ama bu başarının görünür olmasını daha çok istiyorlar, takım çalışmasına inanıyorlar, ilgi odağı olmayı istiyorlar, her zaman farklı

15 Milenyum Veya (Y) Kuşağı Gençliğinin Sosyolojik Bağlamı ve yeni olanı arıyorlar, belirgin ve sert kurallardan kaçıyorlar, kimliklerini ortaya koymak, çevrelerinden farklılaşmak için markaları kullanıyorlar. Y kuşağının içinde yaşadığı hayat çok boyutlu, çok aktörlü, daha hızlı, zaman ve mekândan bağımsız, hiyerarşilerden çok ağ örgütlenmelerinin esas olduğu, duyarlılıkların-kimliklerin-taleplerin-tüketimin farklılaştığı ve çoğaldığı, karmaşıklığın ve belirsizliğin hâkim olduğu zamanlardır. Y kuşağı gençler doğrudan bu hayata, bu teknolojilere doğdular. Onlar için teknoloji takip edilmesi ya da edilmemesi tercih meselesi olan bir şeyden ziyade bedenin bir uzvu kadar doğallaşmış durumdadır (Ağırdır, 2013). Y Kuşağı üyeleri bilgisayar, internet ve cep telefonu teknolojilerinin içine doğmuşlardır. Türkiye için, kopyacılık yapmak yerine, bu tanımı temel alırsak Y kuşağının arası yerine arasında doğanlardan oluştuğunu tespit ederiz. Çünkü bu üç teknolojinin toplumda yaygın olarak kullanılmaya başlaması bu yıllara denk gelmektedir. Öte yandan Y kuşağının bu tanımı ile birlikte nesiller kategorik olarak ikiye ayrılmaktadır. Y kuşağı ve sonrasında gelecek tüm kuşaklar dijital yerli iken, Y kuşağından önceki üç kuşak (sessiz, baby-boom, X) dijital göçmen olarak adlandırılmaktadır. Kısaca Türkiye de nüfus kağıdında doğum tarihi 1991 öncesini gösterenler dijital göçmendir. Göçmendir, çünkü bu üç kuşağın dijital imkânlara karşı doğal tepkisi onları kullanmamak yönündedir. Onlar dijital imkânları kullanmaya zorlanmakta; dijital olmayan dünyadan bilgisayar, cep telefonu, internet dünyasına mahalle baskısıyla adeta göç ettirilmektedir. Eğer ATM kullanmayı bilmezlerse emekli maaşını çekemezler, cep telefonunu kullanmayı bilmezlerse çocuğunun, torunun sesini duyamazlar vb. (Türkoğlu, 2013). Y kuşağının çoğu kendine daha güvenli ve çoğunun gözü yüksekte. Fakat, hemen hepsi endişeli, gelecekten şüpheli. X kuşağı hammadde yoklukları ve siyasi krizlerle yaşamışken; Y kuşağı ekonomik krizlerle ıslah edildi. Ama bu kuşağın çalışanlarının çok belirgin bir özelliği, yaşlarından bağımsız olarak, önemli bir kısmı CEO (Chief Executive Officer) olmak istiyor. Sektör, ülke, şehir, alan ayırmadan, üniversitede özellikle işletme, mühendislik ve bunlarla ilgili disiplinler arası alanlarda, yani iş dünyasına daha yakın bölümlerde okuyanlar, hatta buraları hedefleyen lise sıralarındaki gençler bile CEO olma hayali kuruyor. Y nesli için CEO olmak, güvenceli yüksek gelir elde etmek, makam arabası, en iyi olanaklarda seyahatler, şık bir ofis, iyi bir asistan, toplum içinde saygınlık demek. Ancak, araba, asistan, 15

16 Vehbi Bayhan 16 plazanın üst katı, İtalyan takım elbise/döpiyes yanında; uykusuz her gece ve tatilsiz her yaza da tekabül ediyor CEO olmak (Yıldırım, 2013). Milenyum kuşağının önemli bir bölümü, öteki kuşaklardan farklı olarak, ABD örnekleminde, geleneksel olmayan aile ortamlarında yaşamaktadırlar: Dörtte biri bekâr ebeveyniyle birlikte yaşamaktadır; dörtte üçünün annesi çalışmaktadır. Ayrıca, diğer nesillere kıyasla, dinle ilgileri daha az ve askerliğe karşı ilgisizdirler. Diğer taraftan, bazı hususlarda, diğer kuşaklara kıyasla, daha muhafazakâr gibi görünmektedir. Mesela, ABD de yapılan araştırmaya göre, gençlerin yüzde 70 i, liselerde uyuşturucu kullanımı konusunda hiç tolerans gösterilmemesi gerektiğini düşünmektedir. Son üç ay içinde cinsel ilişkiye girmiş lise öğrencilerinin oranı 1991 yılında ABD de yüzde 37,5 iken, 2009 yılında yüzde 34,2 ye gerilemiştir. Ayrıca, yaş arası kızların hamilelik, kürtaj ve doğum oranları da 1990 dan beri sürekli azalmaktadır. Aynı zamanda, milenyum kuşağı, kişisel olarak kendilerini, eski kuşaklara kıyasla daha liberal kabul etmektedirler. Evlenme yaşları 28 e yükselmiştir. ABD de milenyum kuşağının üçte birinin tolerans gösterdikleri konular şunlardır: Bekâr kadınların çocuk sahibi olmaları, insanların evlenmeden birlikte yaşamaları, farklı ırklardan insanların birbirleriyle evlenmeleri, eşcinsel çiftlerin evlenmeleri ve çocuk sahibi olmaları vb. konular (Newman, D. M., 2013: 219). Milenyum gençliğinin postmodern kimlik örüntülerine sahip olduğu görülmektedir. (5) Z Kuşağı/Kristal Çocuklar: arası doğumlular. Y kuşağı, yeni Türkiye yi onlara hazırlıyor. Türkiye nüfusunun yüzde 17 si. Tanımlayan sıfat: Derin duygusallık. Z kuşağı, şu an 8-10 yaşlarında olanlardan oluşacak. Kristal çocuklar. Derin duygusallığı temsil ediyorlar. Bir başka özellikleri de normatif olmaları. Yani koyulan normlara uyumlanma kapasiteleri çok yüksek. Trafik kurallarına, sağlık kurallarına, öğretmenlerin koyduğu kurallara. Mesela emniyet kemerini bizden çok daha kolay kabulleniyorlar ve takıyorlar. Y kuşağından çıkacak liderler çok önemli, çünkü Z kuşağı, onların takipçileri olacak (Kuran, 2013). Başka bir ifadeyle, Türkiye de 2011 den itibaren doğanlar ve henüz en yaşlısı iki yaşında olanlar Z kuşağını oluşturmaktadır. Bu bağlamda, şu an kucaklarına konan tabletler üzerinde istedikleri çizgi film oyununu açıp oynayabilmekte ve parmaklarıyla dokunmatik ekran üzerinden cihaza geçerli komutlar verebilmekteler (Türkoğlu, 2013). Kristal çocuklar, şu anda yeryüzünde değişik bilinç seviyelerinde yaşayan insanların ve toplumların eksi ve artılarını ayna gibi

17 Milenyum Veya (Y) Kuşağı Gençliğinin Sosyolojik Bağlamı anında yansıtarak kendilerini tanımalarına ve ruhsal gelişimlerini hızlandırmalarına katalizör olmak üzere buradalar (Gün, 2013). Başka analizle, Z kuşağı mobil, şebeke, anti-konsantre çocukların nesli. Tahminlere göre, Z kuşağı tatminsiz, dikkatsiz ve ultra tüketici ve bağımsız ruhlu (Yıldırım, 2013). Strauss ve Howe un jenerasyon teorisine göre Z kuşağından sonra yeni gelecek kuşağın ismi Alpha kuşağı. Krizlerin, terörün, açlığın, susuzluğun, ticari rekabetin ve tüketimin en üst düzeyde yaşanacağı bir atmosferde yaşayacakları öngörülüyor (Karaca, 2013). Aslında Z ve Alpha kuşakları hakkında yapılan tanımlamalar salt öngörüden ibarettir. Gelecek zaman ve çağların nasıl bir toplumsal ve kültürel yapı üreteceği tam anlamıyla bilinemez. Sadece verili durumdan yola çıkılarak bir tahminde bulunulabilir. Fütüristler (gelecek bilimciler), her çağda gelecek dönem ve çağın toplum, kültür ve birey örüntüleri hakkında çıkarımlarda bulunurlar. Sistemlerin, her neslin özelliklerine ihtiyacı bulunmaktadır. Ülkelerin ve şirketlerin X kuşağının sonuç odaklılığına ve çözümlerine ihtiyacı var. Y kuşağının süreç odaklılığına, yaratıcılığına ve toplu halde hareket edebilmesine. Z nin de içselliğine ve maneviyatına. Hepsi birden anlamlı bir karma oluşturacak. Böyle bir dünya mümkün (Kuran, 2013) MİLENYUM VEYA (Y) KUŞAĞININ SOSYOLOJİK ÖZELLİKLERİ Günümüzde de facto, genç ve etken oldukları için Y veya milenyum kuşağının özellikleri şu şekilde özetlenebilir: 1. Y Kuşağı nın en başat özelliği, iletişim teknolojileri ve sosyal medyayı bir hayat biçimi olarak yaşamalarıdır. Bu kuşak, iletişim çağının ortasında büyüdüğü için sosyal medyanın hem üreticileri, hem de tüketicileri (Yanık, 2013). 2. Bu kuşak eğitimin yaygınlaştığı ve kitleselleştiği bir döneme denk geldiği için, önceki kuşaklardan daha fazla eğitimli (Yanık, 2013). 3. Dünyanın küresel bir köye döndüğü dönemde var oldukları için, daha fazla uluslararası etkileşim içindeler. Sadece yaşadıkları toplumun değil, küresel dünyanın siyasetinden, sinemasından, müziğinden, sporundan ve sosyal hareketlerinden haberdarlar. Bir uçta küresel dünyanın evrenselci bir parçası olma cevabı veriyorlar, diğer uçta yerelliğe vurguyu arttıran bir cevapları var (Yanık, 2013).

18 Vehbi Bayhan Bu nesil kişisel gelişim hareketi içinde büyüdükleri için, bu harekete karşı da tutum almak zorundalar. Büyükçe bölümü, kendilerine, kişisel kariyerlerine, zevklerine düşkün kişisel gelişimci oluyorlar. Az bir kısmı da bu harekete karşı entelektüel durmak için çaba gösteriyor (Yanık, 2013). 5. Ekonomik küreselleşme döneminde büyüdükleri için ticari markaları, ekmek ve suyun ismini öğrendikleri gibi öğrendiler. Genellikle markayı seviyorlar. Bir kısmı da markalara karşı mesafe koymaya çalışıyor. 6. Bu nesil cinselliğin, estetik ve pornografik materyalleri ile direkt karşı karşıya geldi. Daha önceki nesillerden daha fazla cinsel uyaranla karşı karşıyalar. Bu sebeple cinselliğe, birlikteliğe ve evliliğe bir cevap oluşturmak zorundalar. 7. Alkolün ve zevk verici maddelerin ulaşımının kolay olduğu bir dünyada doğdular. Bu kuşağın bir kısmı erkenden alkolle tanıştı, diğer kısmı ise aileleri ve dini inançları sebebiyle alkolden uzak durmaya devam ediyor (Yanık, 2013). 8. Hiyerarşik değil yatay ilişkilerin öne çıktığı postmodern bir dünyada var oldular. Bu sebeple, çoğunluğu otorite yerine yatay ve gevşek ilişkilerden hoşlanıyor. Aktör olmayı ve takdir edilmeyi seviyorlar. 9. İletişim teknolojilerinin hızından dolayı, kendileri de hızlı ve daha hareketliler. Çok fazla bilgiye muhataplar ve bu bilgiyi seçip, düzenleyecek zamanları az. Onlar twitter ı yarattı, twitter da onları dönüştürdü. Kısa cümlelerle, reklam spotları gibi düşünme becerileri gelişti (Yanık, 2013). 10. İş dünyasının rekabet için yaratıcılığa ihtiyaç duyması, onları yaratıcılık açısından geliştirdi. İş yerleri bu yeni nesli dikkate alacak şekilde yeniden örgütlenmeye çalıştı. Bu çocuklar iş yerlerinde kravat ve takım elbise giymeden, ihtiyaç duyulan parlak işleri yapabileceklerini gösterdiler. Patronlar bu nesli faydalı buldu, ama onların sadakatsiz olduğunu düşündü. Çünkü bu nesil çok hızlı kariyer ve iş değiştiriyordu. 11. Çevrenin zarar gördüğü ve çevreci hareketlerin söylemlerinin büyüdüğü bir dönemde var oldukları için, çevre bilinci ve duyarlılığına sahipler. Çoğunluğu bir domates fidanına elleri değmemişken, çevreci söylemlere yönelik duygusal bir bağlılık geliştirdi (Yanık, 2013). Genç kuşağın dünya çapında en önemli stratejistlerinden biri olarak tanınan Avustralyalı Michael McQueen (2010), Y kuşağı hakkında bilinen yanlışlar ve önyargılardan yola çıkarak Y kuşağının özelliklerini şu şekilde betimlemektedir:

19 Milenyum Veya (Y) Kuşağı Gençliğinin Sosyolojik Bağlamı a) Y kuşağı hakkında bilinen yanlışlardan biri tembel oldukları düşüncesidir. Ancak, Y kuşağının son derece güçlü bir iş ahlakı bulunmaktadır. Bu kuşak bir önceki kuşak kadar işkolik değil ve özel yaşantısına da özen göstererek dengeli bir yaşam kurmaya çaba sarf etmektedir. Öncelikleri bir önceki kuşaktan çok farklı olan Y kuşağı, hırslı ve motive edilmeyi seven, ancak anlamlı bir yaşam dengesi kurmaya çalışan insanlardan oluşmaktadır. b) Y kuşağına dair yanlış bildiğimiz bir diğer şey ise onların savurgan olduğu kanısı. Ancak, Y kuşağı hayattan zevk alma anlayışını tüketime yansıtmakta, ancak kesinlikle savurgan değil, aksine son derece bilinçli tüketicilerdir. c) Y kuşağını diğer kuşaklardan farklı kılan en önemli özelliği ise onların tartışmacı olmasıdır. Ancak, aslında tam da öyle değiller. Sadece siyah ve beyazı ayırt eden keskin bir tavırları var. Her şeyin nedenini merak ediyorlar. Y kuşağı neden sorusunu sormayı seviyor ve bu da otoriteye boyun eğmediklerini gösteriyor. Haklarını bilen ve otoriteye boyun eğmeyen bu kuşak, ilgisiz veya adaletsiz olan ile mücadele etmeyi biliyor. Y kuşağı gerçeğin mutlak olmadığı ve göreceli olduğu felsefesini taşıyor. d) Y kuşağı hakkında bilinen en yaygın yanlış ise bencil oldukları düşüncesi. Y kuşağının diğer kuşaklara göre daha sorgulayıcı olması onların bencil oldukları anlamına gelmiyor. Aksine, farkındalık sahibi olan bu kuşağın gönüllü işlere daha fazla zaman ayırdığı ve bir şeyleri değiştirmek için çabaladığı gerçeği inkâr edilemez. e) Y kuşağı hep bir önceki kuşak tarafından saygısız olarak tanımlanıyor; ancak haddini fazlasıyla bilen Y kuşağı saygı göstermeden önce saygının kazanılması gerektiğini düşünüyor ve bu felsefeyle hareket ediyor. f) Y kuşağının en itici özelliklerinden biri ise kendilerini çok beğenmeleri ve kendinden emin tavırları ile kendi kendine yeten kibirli bir hava içinde olmalarıdır. Mükemmel olduğunu sanan Y kuşağı, eleştiriyi kabullenmekte zorlanıyor ve kendini her şeyde yetkin görüyor. g) Y kuşağının diğer kötü huyu ise sabırsız olmaları. Sürekli şikayet eden ve zor olan için uğraş vermeyen bu kuşak, popüler kültürle iç içe büyüdüğü için hayatın kolay olmasını istiyor. Ancak, hayatın çok da kolay olmadığı gerçeği ile yüzleşince depresyon, anksiyete, panik atak gibi sorunları sıklıkla yaşıyorlar. Bugün en yaygın hastalığının depresyon olması da bundan kaynaklanıyor (Güler, 2011). 19

20 Vehbi Bayhan 20 Y veya milenyum kuşağının sosyolojik profilleri, yapılan sosyolojik araştırmalarla betimlenmektedir. Time dergisinin 20 Mayıs 2013 tarihli sayısının kapak konusu The Me Me Me Generation idi. Joel Stein ve Josh Sanburn tarafından yazılan makalede, milenyum kuşağının Ben nesli olduğunu analiz etmektedirler. Milenyum kuşağı, ABD de nüfusun 80 milyonluk bir kesimi ile Amerikan tarihinin en büyük yaş grubunu oluşturmaktadır. Her ülkenin milenyum kuşağı farklı olmasına rağmen, küreselleşme, sosyal medya ile Batı kültürünün ihracatı bağlamında dünyanın farklı yerlerindeki gençlerin benzer özellikler gösterdiği görülmektedir. Hatta tek çocuk politikasının uygulandığı, kentleşme ve internetin yaygın kullanıldığı Çin'de bile genç kuşaklar Batı kültürü ile benzer özelliklere sahiptir. İnternet ve cep telefonları, çocuk ve gençlerin her saatte sosyalleşmelerine imkân vermektedir. Dolayısıyla, sürekli akran ve arkadaşlarıyla etkileşim içerisinde ve onların baskısını yaşamaktadır. Gençler, sürekli cep telefonlarından veya sosyal medyadan gelen mesajları izleme ihtiyacındadır. Facebookta kendilerinin ne kadar takipçisi olduğu ve kendi sayfalarında paylaştıklarına ne kadar like (beğeni) aldıkları çerçevesinde narsisist kimliklerini tatmin ederler. Herkes İnstagram, Youtube, Twitter ve Facebookda microcelebrity (küçük şöhret) olmayı hedeflemektedir. İnternet bağımlılığı, sosyal medyadaki paylaşımları beğenme, cep telefonunun titreşimini, eposta ve mesajların sürekli kontrolü sendromu sonucunda gençlerde yaratıcılık ve empati düzeyleri düşmektedir. Yapılan araştırmalarda, 1966 dan 1980 e kadar yaratıcılık testlerinde yükselme saptanmışken; 1998 yılından itibaren gençlerin yaratıcılık testlerinden aldıkları puanlar keskin bir şekilde düşmeye başlamıştır. Aynı durum, sanal iletişimi tercih ettikleri için yüz yüze iletişim kuramayan narsisist gençlerde empati eksikliğinin de artmasına neden olmaktadır (Stein ve Sanburn, 2013). Milenyum kuşağı, kendi gettolarında narsisizm, materyalizm ve teknoloji bağımlılığı içinde yaşamaktadırlar. Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüsü ne göre, 65 ve daha yaşlı kuşaklara göre şimdiki 20 li yaşlardaki genç kuşakta narsisistik kişilik bozukluğu üç kat daha yüksektir yılındaki araştırmaya göre 2009 daki araştırmada, üniversite gençleri narsisizm ölçeğinden %58 daha fazla oranda yüksek puan almışlardır. Yani, narsisistik kişilik oranı gittikçe çağımızda artmaktadır. Milenyum kuşağı üzerine 2007 yılında yapılan araştırmada, ortaokulda öğrenim gören kız öğrencile-

21 Milenyum Veya (Y) Kuşağı Gençliğinin Sosyolojik Bağlamı rin çoğu şöhret takıntılı çıkmıştır. İlerde ya bir senatör gibi ünlü bir kişinin kişisel asistanı ya da büyük bir şirketin CEO sunun asistanı olmak istediklerini belirtmişlerdir yılında Clark Üniversitesi tarafından yapılan Yoldaki Yetişkinler adlı sosyolojik araştırma sonuçlarına göre, anket uygulanan milenyum kuşağı gençler geç evleniyorlar, 29 yaşına kadar aileleriyle yaşıyorlar, tembeller, narsisistler (Stein ve Sanburn, 2013). Bu bağlamda, Yapılan araştırmalara göre, Y kuşağı için 2P çok önemli. Peer (akranları) ve Parent (anne-babaları). Y kuşağı için anne-baba, sonsuza dek en iyi arkadaş. Y kuşağına, extended adolescent yani İleri ergenler deniyor. Çocuğun anneden babadan koptuğu dönem, ergenlik sonrası dönemdir. X kuşağı, gereğinden erken ayrıldı evden, o yüzden duygularını dışa vurmuyorlar. Y kuşağında ise, 30 yaşına gelen ama hâlâ ailesiyle yaşayanlar var. X kuşağı, sınırı aşan bir bireysellik içinde, Y kuşağıysa sınırı aşan bir komünite ve ebeveyn bağlılığı içinde olabiliyor (Kuran, 2013). Milenyum kuşağında 30 yaşına kadar ailesiyle birlikte yaşama oranlarının artması, geleneksel aile dayanışmasının postmodern versiyonudur. Katherine S. Newman, yazdığı kitapta Accordion Family: Boomerang Kids, Anxious Parents & the Private Toll of Global Competition (Akordeon Aile: Bumerang Çocuklar, Endişeli Ebeveynler ve Küresel Rakabetin Özel Bedeli), milenyum kuşağının aile yapısı hakkında bilgi vermektedir. ABD de orta sınıf ailelerde 18 yaşına gelen gençler evden ayrılarak ailesinden bağımsız arkadaşlarıyla ev tutarak yaşarken; eğitimleri sonrası iş bulamama, ekonomik krizler sonucunda işten ayrılmalar veya boşanma gibi sosyal krizler sonrasında evden ayrılan genç kuşaklar tekrar anne ve babalarının evine dönmektedirler. Altı ülkede yapılan bir araştırmada, ekonomik döngülere paralel olarak hanelerin adeta akordeon gibi esnediği belirtilerek, yetişkin çocukların ebeveynleriyle yaşadıkları, evden ayrılsalar bile, karşılaştıkları sosyal sorunlar sonucu tekrar ebeveynlerinin evine döndükleri için bu gençlere bumerang kuşak adı verilmektedir (Newman, K.S., 2012). Bu durum Türkiye nin toplumsal yapısı için sürpriz ve alışılmadık bir durum değildir. Türkiye nin sosyal yapısında ailelerin dayanışması ve ebeveyn ve çocuk ilişkisi tüm ömür boyu sıcak sürmektedir. Batı toplumu ve kültürleri için bireyselleşme ne kadar başat ise; Doğu ve özelde Türk toplumu için cemaat halinde yaşama ve dayanışma birincil konumdadır. Ancak, her iki toplum yapısındaki aşırı bireysel- 21

22 Vehbi Bayhan 22 lik ve aşırı cemaatleşme iki ucu keskin bıçak gibidir. Önemli olan dengeyi kurmaktır. Aslında modernleşme, bireyselliği teşvik ederek bireyi ailesinden ve cemaatinden yalıtmış ve yalnız bırakmıştı. Postmodern zamanların toplumsal ve kültürel yapısı hem geleneksel hem de modernin kolajı ile yeni sentezler üretmektedir. Bayhan ın 2001 yılından 2013 yılına kadar İnönü Üniversitesi nde yürüttüğü ve on iki yıl içerisinde birikimsel olarak öğrencinin katıldığı Üniversite Gençliğinin Sosyolojik Profili araştırma bulgularına göre, Y veya Milenyum kuşağının özellikleri postmodern kimlik örüntüleri bağlamında anlamlıdır. Bu bağlamda gençler, interneti ve sosyal medyayı yoğun kullanmakta, tüketim kültürünü, marka ve modayı önemsemekte, bireyci olmaları yanında topluluk değerlerine de önem vermekte, hedonist ve narsisist değerleri yıllar içinde artmakta, ancak aynı zamanda ailelerine de önem vermektedirler (Bayhan, 2013). Günümüzün gençliğini nasıl tanımlarsınız? sorusuna, örneklemin %45 i ülke sorunlarından uzak apolitik olarak tanımlarken, %36 sı maddiyatçı gençlik, %5 i çağın gerektirdiği bilgi ve donanıma sahip, %5 i sosyal konulara duyarlı gençlik, %5 i çalışkan ve hırslı bir gençlik ve %4 ü de maneviyatçı gençlik olarak tanımlamıştır. Gençlerin kendilerini apolitik ve maddiyatçı betimlemeleri, küreselleşme sürecinde popüler kültürün medya vasıtasıyla bilinçaltına şırınga ettiği tüketim kültürü ve carpe diem (günü yaşa) felsefesinin bir yansımasıdır. Gençler, bir yandan günümüzün gençliğini çoğunlukla apolitik ve maddiyatçı olarak tanımlarken; diğer taraftan arkadaşlarıyla günlük ülke ve dünya sorunlarını konuşup tartıştıklarını ifade etmektedirler (Bayhan, 2010; Bayhan, 2012; Bayhan, 2013). Gençlerin günümüz gençliğini apolitik ve maddiyatçı olarak betimlemelerinin diğer bir nedeni, herkesin kendi inandığı değer ve ideolojinin birincil önemde ve işlevsel olduğunu; başka ideolojilerin ise ötekileştirildiği gerçeğinden kaynaklanmaktadır. Aile, akran, okul, işyeri, medya vb. referans çerçevelerinden damıtılarak oluşturulan politik duruş ve hayat felsefesi, kendisini öteki üzerinden tanımlamaktadır. İdeolojinin ontolojik olarak mevcudiyeti, diğer ideolojilere göre söylem ve projelerindeki farklılıktır. Her politik söylem ülkeyi ve dünyayı kendisinin kurtaracağı kabulünü taşır. Bu narsisistik bilinç, kendisi dışındaki politikaları apolitik olarak betimleme ihtimalini içerisinde barındırır.

23 Milenyum Veya (Y) Kuşağı Gençliğinin Sosyolojik Bağlamı 4. SONUÇ Her kuşak, içinde bulunduğu sosyolojik bağlamın ürünüdür. Günümüz gençliğini temsil eden Milenyum veya Y kuşağı gençliği, bilişim toplumu ve postmodern kültürün ilk kuşaklarıdır. Milenyum veya Y kuşağı gençliği, postmodern çoğul kimlik örüntülerine sahiptir. Postmodern kültür, hem geleneksel hem de modern kültürün sentezidir. Postmodern kimliğin mottosu anything goes (her şey mubahtır). Bu bağlamda, milenyum gençliği, hem bireyci ve özgürlüğüne düşkün hem de ailesine bağlıdır. Hem küresel kültürü hem de yerel kültürü yaşamaktadır. Tüketim toplumu ve kültürünün temel aktörleri gençlerdir. Kimliklerini tüketim ve marka ile ifade etmektedirler. Narsisistik ve hedonist kişilik özelliklerine sahiptirler. Milenyum gençliği için internet, vazgeçilmez medyadır. Özelikle sosyal medya ile iletişim kurmakta, dolayısıyla sanal olan, farklı ve yeni bir sosyallik üretmektedirler. Bilinen birebir gerçek sosyal ilişkiler yerine, sanal iletişimi tercih etmektedirler. Bu da asosyal olmalarına ve içlerine kapanmalarına neden olabilmektedir. Asıl milenyum kuşağından sonra gelen Z kuşağı, sanal alemin getirdiği bu olumsuzlukları yaşayacaktır. Bu durum, belki bizim için anormal olabilir, ancak onlar için normal olabilecektir. Her şey zamanla değişmektedir. Herakleitos un Aynı ırmağa iki kere giremezsin. Çünkü her girdiğinde üzerinden farklı sular akar söyleminde ifade edilen değişimin sürekliliği hayatımızın merkezindedir. Ebeveyn konumuna gelen erişkin kuşaklar, her zaman çocukları olan genç kuşakları eleştirirler. Oysa, onlar da genç iken kendi ebeveynleri onları eleştirmiş ve davranışlarını anlamamaktan yakınmışlardı. Bu kısır döngü nesiller boyunca sürüp gitmektedir. Kuşaklararası anlaşmazlık ontolojik ve sosyolojik bir gerçekliktir. Şair Necip Fazıl Kısakürek, Muhasebe adlı şiirinde kuşaklar arasındaki farklılığı şu dizeleriyle betimlemiş ve eleştirmiştir: Üç katlı ahşap evin her katı ayrı âlem! Üst kat: Elinde tespih, ağlıyor babaannem, Orta kat: (Mavs) oynayan annem ve âşıkları, Alt kat: Kız kardeşimin (Tamtam) da çığlıkları. Bir kurtlu peynir gibi, ortasından kestiğim; Buyrun ve maktaından seyredin, işte evim! 23

24 Vehbi Bayhan 24 Bu dizeler, her kuşağın sosyolojik bağlamının farklılığını ifade etmektedir. Kuşaklar arasında farklılıklar bütün sosyal tarihte görülse de, genel olarak her çağda gençlerin kişisel özellikleri benzerlikler göstermektedir. Bu anlamda, Aristo 2300 yıl önce gençliğin özelliklerini çok çarpıcı ve özlü biçimde anlatmıştır: Gençlerin istekleri pek çoktur ve bunları hemen eyleme dönüştürmek isterler. Bedensel isteklerine karşı koyamaz, özellikle cinsel isteklerine yenilirler. Çok değişkendirler, istekleri geçicidir, hasta bir insanın açlığı ve susuzluğu gibi birden parlar, birden söner. Tutkuludurlar, huysuz ve öfkelidirler. Kendilerini dürtülerine kaptırır, tutkuların kölesi olurlar. İsteklerinin önüne dikilen en küçük engele bile katlanamazlar. Eli açık ve iyilikseverdirler; çünkü kötülükleri tanımamışlardır. Çabuk güvenir, çabuk bağlanırlar; çünkü aldatılmamışlardır. Yüksek amaçları ve hayalleri vardır. Gençler yanılınca çok yanılırlar. Sevgide de nefrette de aşırıya kaçarlar. Her şeyi bildiklerini sanır, onun için yanlışlarında sonuna dek direnirler. (Yörükoğlu, 1993: 20). Bu betimlenen özellikler, günümüzdeki gençler için de geçerlidir. Davranışlarına rehberlik eden referans çerçeveleri değişse de, Türkçedeki delikanlı nitelemesinde ifadesini bulan dinamizm, genç bireyin evrensel özelliğidir. Gençlerin biyolojik, psikolojik ve sosyolojik özelliklerinden kaynaklanan benzer özellikleri yanında, sosyolojik görecelik bağlamında, dünyadaki bütün milenyum kuşağının yüzde yüz aynı kimlik örüntüsüne sahip olduğu söylenemez. Sosyal sınıf, sosyal ve kültürel yapı farklılıklarına göre kuşakların hayat tarzları ve kimlikleri değişebilir. Ancak, Hegel den mülhem Zeitgeist (Zamanın Ruhu) bağlamında kuşakların özelliklerinde benzer örüntüler görülmektedir. Günümüzde artık zamanın ruhu, Google da en fazla aranan 5 kelimeye indirilmiştir. Yeni toplum örüntüleri oluşmaktadır. Bu değişimi ve dönüşümü anlamak için ise daha fazla sosyolojik araştırmaya ihtiyacımız bulunmaktadır. Sosyoloji, hayatın içindedir ve hayata ve insana dair söz söyler. Marx ın, Latin şairi Horatius un dilinden seslendiği gibi: De te fabula narratur! (Anlatılan senin hikâyendir!). KAYNAKÇA / REFERENCES Ağırdır, Bekir (2013): Y Kuşağı mı Yeni Hayatın Yeni İnsanları mı?, T24, ,

25 Milenyum Veya (Y) Kuşağı Gençliğinin Sosyolojik Bağlamı Bayhan, Vehbi (2013): Gençlik ve Postmodern Kimlik Örüntüleri-Üniversite Gençliğinin Sosyolojik Profili, Gençlik Araştırmaları Dergisi, Journal of Youth Research, Cilt 1, Sayı 1, Gençlik ve Spor Bakanlığı Yayınları, Ankara. Bayhan, Vehbi (2012): Üniversite Gençliğinin Sosyolojik Profili-2012 (İnönü Üniversitesi Uygulaması), (Yayınlanmamış Araştırma), İnönü Üniversitesi, Malatya. Bayhan, Vehbi (2010): Üniversite Gençliğinin Sosyolojik Profili-2010 (İnönü Üniversitesi Uygulaması), (Yayınlanmamış Araştırma), İnönü Üniversitesi, Malatya. Güler, Ezgi (2011): Y Kuşağını Gerçekten Ne Kadar Tanıyoruz?, 04 Ekim 2011, taniyoruz.aspx Gün, Nil (2013): Gezi Parkı Hareketi ve Y Kuşağı, Haziran 2013, Karaca, Elif (2013): Y Kuşağını Anlamak!, , Cumhuriyet Gazetesi. Kuran, Evrim (2013) Yaşasın Y Kuşağı!, Röportaj: Ayşe Arman, Hürriyet Gazetesi, 9 ve 11 Haziran McCrindle, Mark ve Wolfinger, Emily (2010): Generations Defined, Ethos, 18(1), McQueen, Michael (2010): The New Rules of Engagement: A Guide to Understanding & Connecting With Generation Y, Morgan James Publishing, New York. Newman, Katherine S. (2012): Accordion Family: Boomerang Kids, Anxious Parents & the Private Toll of Global Competition, Beacon Press, New York. Newman, David M. (2013): Sosyoloji. Günlük Yaşamın Mimarisini Keşfetmek, (Çeviren: Ali Arslan), Nobel Yayınları, Ankara. Stein, Joel and Josh Sanburn (2013): The New Greatest Generation, Time, 5/20/2013, Vol. 181 Issue 19, p Topçuoğlu, M. Cem (2007): İyi de Kim Bu Y ler?, Reklamcılar Derneği, ayinsozu/ayinsozuagustos.pdf Türkoğlu, Tanol (2013): Y(eni Kuşak) Devrim! Cumhuriyet Bilim Teknik, 14 Haziran 2013, Yanık, Medaim (2013): Hangimizin Y kuşağı?, 06 Temmuz 2013, Yıldırım, Nihan (2013): X den sonra, Z den önce: CEO Kuşağı, 10 Nisan 2013, kusagi.aspx Yörükoğlu, Atalay (1993): Gençlik Çağı Ruh Sağlığı ve Ruhsal Sorunlar, İstanbul. 25

26

27

28 Hande Bilsel Engin 1. GİRİŞ 28 G ençlik, temel olarak, orta öğretim ya da üniversite eğitimi sürecinde olan genç yaş grubu olarak tanımlanmaktadır (Antonides ve van Raaij, 1998: 466). Bu çerçeve içerisinde Milenyum gençliği yaş aralığındaki genç kesimi ifade eder (Temporal, 2008: 61). İlişkiler Çağı nın bu dinamik üyeleri, daha önceki kuşaklarla karşılaştırıldığında çok daha eklektik, çok yönlü, bağımsız, teknolojik açıdan duyarlı ve dolayısıyla bilgiye erişimi daha doğrudan olan genç bireylerdir li yıllarla birlikte, çevrecilik konusunda belirli hassasiyetler gösteren, gönüllülük meselesine sıcak bakan, küresel ekonomik güçleri yer yer sorgulayabilen ve aşırı reklam kokan içerik ve pazarlama önerilerinden yüz çeviren bir küresel gençlik oluşumuna şahitlik etmekte olduğumuz bir dönemden geçmekteyiz. Tüm bunlara karşın, aynı zamanda çok küçük yaşlardan itibaren markalarla etkileşime geçen bu gençlik gruplarının sınırsız bir tüketimle de iç içe geçmiş yaşamlar sürdürdüklerini görüyoruz. Milenyum gençliğinin %39 luk bir bölümünün gelir düzeyi yüksek ailelerden geldikleri verisi ışığında, nüfusun geneliyle karşılaştırıldığında, daha sıklıkla satın alma eğilimleri içinde oldukları ve pazarla ilginlik seviyelerinin birçok farklı ürün kategorisi bağlamında yüksek olduğu görülmektedir. Asya ülkeleri genelinde MTV müzik kanalının yaptırdığı bir araştırmaya göre, MTV nin demografi aralığındaki izleyicilerinin %22 sinin kişisel bilgisayara, %99 unun video kameraya, %33 ünün cep telefonuna sahip olduğu, %41 inin parfüm, %36 sının cilt bakım ürünü, %36 sının deodorant kullandığı, %26 sının meyve suyu, %17 sinin gazlı içecek tükettiği, %23 ünün basketbol oynadığı, %100 ünün sinemaya gittiği, %56 sının son aylarda en az bir kafeye gittiği, %41 inin son bir ay içinde en az bir kez bir fast-food restoranında yemek yediği, %74 ünün hanesinde en az bir araba sahibi olunduğu ve %46 sının son bir yıl içerisinde az az bir kere uçak seyahati yaptığı bulgulanmıştır (Nielsen Media Index: Korea, Singapore, Indonesia, Philippines, Thailand, 2003). Genel anlamda çocuk ve gençlerin nüfus içerisindeki oranının, 2050 yılına gelindiğinde 1990 lardaki %25 ten, %20 ye doğru bir düşüş grafiği göstereceği tahmin edilmektedir:

29 Tüketen Gençlik Kültürü: Pazarlama Kuşatması Altındaki Milenyum Kuşağı Tablo 1: Gençlik Yaş Sınıfları Yaş Sınıfları (her bir yaş sınıfına ait nüfusun oranı) Yıl Kaynak: Eurostat (1992) Europe in Figures (Luxembourg: Eurostat) (3rd edition) Genç nüfustaki bu kademeli azalmayı ifade etmek için ortaya atılan ve nüfusun yaşlanması anlamına gelen degreening durumu kısmi olarak kadının toplum içerisindeki özgürleşme ve kariyer sahibi olma süreçleri üzerine temellendirilmektedir. Bu trend özellikle 1970 lerden itibaren belirgin olarak göze çarpmaktadır. Genç nüfus hacminde gerçekleşmesi beklenen bu olası düşüşe rağmen, gençlik pazarı pazarlamacılar açısından gençlerin aktif ve tüketici yaşam tarzları ve sahip oldukları cep harçlığı ya da gelir dolayısıyla cazip bulunmaktadır. İkinci dünya savaşıyla önemli ölçüde hasar görmüş olan Avrupa ya kıyasla daha az yıpranmış olan Amerika nın ardından, 1950 li yıllarda İngiltere ve Batı Avrupa da gençlik yeni ve önemli bir pazar olarak ortaya çıkar (Hall ve Jefferson, 1990: 15-16). Bu dönemde gençlerin ilgi alanına giren etkinlikler ve yaşam biçimleri farklı gençlik gruplarından ya da onların toplumsal sınıf oluşumlarından çok daha önemli görülmektedir. Gençlik kültürü bu koşullar altında sınıfsızlaşmış, gençliğin kendisi bir sınıf haline gelmiştir. Artık gençlik kültürü, eğlence ve moda endüstrilerinin de genişlemesi ve girişimleriyle birlikte, müziğiyle, tarzlarıyla, haz almaya yönelik tüketim biçimleriyle bir Gençlik Pazarı na doğru evrilmiştir. Bu yeni pazarı oluşturan gençlerin çoğu kendilerini hedefleyen yeni endüstrilerde ve yeni tüketim mallarının satışı ile ilgili işlerde ve geçmişe oranla daha yüksek ücretlerle çalışmaktaydı ve özellikle 1980 li yıllara gelindiğinde satın alma davranışlarını, çok daha üst düzey bir incelikle ve bilinçle, kimliğini oluşturmaya ve donatmaya yönelik olarak sergilemekteydi. Paul Willis bu dönüşümü şöyle dile getirmektedir (Willis, 1990: 137): Pazarlamacılık tarihinin başlangıcında, tüketici grupları sosyo-ekonomik kategorilere ayrılıyor, böylece belirli tüketim mallarının bu gruplara daha kesin şekilde ulaşması sağlanıyordu. Oysa modern pazarlamacılık, sosyoekonomik grupların tanımlanmasından çok, yeni yaşam tarzı ve yaşam evresi kategorilerinin ve paylaşılan ilgi ve esin kaynaklarının adlandırıl- 29

30 Hande Bilsel Engin masına doğru evrilmiştir. Bu dönüşüm, pazarın nesnel bir açıdan değil de, tüketicinin bakış açısından değerlendirilmesi yönünde bir yaklaşım olduğu için, önemli bir gelişmedir. Tüketici artık tüketim ideolojisinin edilgen bir kurbanı olarak görülmek şöyle dursun, üretilen malların seçimi ve kullanılmasında, nasıl davranacağı önceden kestirilemeyen önemli bir karar verici güç olarak ele alınmaya başlanmıştır. 30 Willis in bu bakış açısından yola çıkışla, gençlerin günümüzde pasif ve aktif nosyonları arasında yer alan yaratıcı çizgideki yeni olasılıkları keşfetmelerini sağlayacak bir yapı içerisinde yaşam tarzlarını inşa ettikleri söylenebilir. Tüketici yaşam tarzlarının inşasına yönelik olarak Willis gençlerin tüketim politikalarını ve yönlendirmelerini kendi istekleri doğrultusunda dönüşüme ve yapı bozuma uğratabildiklerine işaret ederek, tüketim kültürünün onlara sunduğu şeyleri değerlendirebilme ve gerektiğinde eleştirebilme kapasitesine sahip olduklarını iddia etmektedir. Kısaca Willis, kültürü yaşanan bir pratik olarak değerlendirmektedir. Gençlik grupları yetişkinlerden farklılaşmak ve onlardan belirli düzeyde bağımsızlık kazanmak için çalışma ve gündelik rutinlere tepki olarak tüketim ve boş zaman faaliyetleri alanında kendi değerlerini geliştirir. Bu bağlamda, gençlik kültürü gerçek olanla imal edilmiş olanın çelişkisel karışımından oluşur: Bu alan gençler için kendini ifade, ticari kuruluşlar için ise verimli bir kâr alanıdır (Storey, 2000: 120). Son dönemlerde Yeni Bin Yıllılar (Millenials) olarak da adlandırılan 1980 ila 2000 yılları arasında doğmuş olan bu gençlik grubunu derinlemesine irdeleyen, Thom S. Rainer ve Jess W. Rainer adlı araştırmacıların yürütmüş olduğu farklı bir araştırmanın bulguları ise, bir taraftan markaların pençelerinde ilerleyen, öte yandan ise kendilerini ifade etme ilişkiselliği arayışı içinde olan bu gençlerin %96 oranında umut odaklı bir yaşam sürdürdüklerine işaret etmektedir (Thom S. Rainer ve Jess W. Rainer, 2010: 16). Araştırmacılar, bir önceki kuşağın aksine bu yaş kırılımının son derece iyimser olduğunu ve kendileri olmaktan mutluluk duyduklarını ifade etmektedirler. Bu kuşağa göre dünya eskisi kadar yaşanılası bir yer olmasa da, kendilerini pro-aktif olarak gördüklerinden, onunla ilgili değiştirebilecekleri çok şey mevcuttur. Gençliğin tüketici davranışı üzerine yürütülen akademik araştırmalarda genel motifin, gençliğin kendini ifade etme biçimleri kapsamında; bağımsızlık kazanma-aidiyet, idealizm-pragmatizm, narsist-dostane/paylaşımcı,

31 Tüketen Gençlik Kültürü: Pazarlama Kuşatması Altındaki Milenyum Kuşağı konformist-isyankâr temalar üzerinde şekillendiği görülmektedir (Solomon ve Bamossy, 1999: ). Bu kendini ifade etme biçimleri toplumun ana akım kültürüyle uyum arz edebileceği gibi ona karşıt bir biçimde de şekillenebilmektedir. Bu biçimler içinden aileden bağımsız olma, toplumsal standartlara/yerleşik normlara/kurumlara karşı isyankâr bir duruş sergileme ve belirli bir akran grubuna ve onun kültürüne ait olma isteği gençlik kültürünü nesnel kültürden bağımsızlaştırır. Bu gençlik araştırmaları çerçevesinde, yetişkinlerden farklılaşma, yaşamın dayattığı somut kimlik ve gerçekliklerden kaçış sürecinde, gençliğe akran grubu, kitle iletişim araçları ve bu araçların yaydığı, yansıttığı popüler kültür ürünleri ve imgelerinin referans kaynağı teşkil edebileceği gibi sonuçlara varıldığı görülmektedir. Bu araştırmalar arasında sektör ve akademi işbirliğiyle yürütülmüş olan The $100 Billion Allowance: Accessing the Global Teen Market (100 Milyar Dolarlık Harçlık: Küresel Gençlik Pazarına Ulaşmanın Yolları) başlıklı çalışma oldukça dikkat çekici bir boyut arz eden iddialı bir araştırma olarak karşımıza çıkmaktadır. Brandweek adlı reklâmcılık ve pazarlama sektörü açısından rehber ve alanın en belirleyici yayını olarak kabul edilen sektörel dergide de Küresel Gençliğin Altı Değer Segmenti başlıklı bir bölümü yayınlanmış olan bu çalışmayı tüketici davranışı araştırmaları alanında önemli bir isim olarak anılan ve Brain Waves Grup adlı pazarlama iletişimi danışmanlık şirketinin başkanı Ellisa Moses liderliğinde tüketici davranışı kuramcısı Shalom Schwartz ve Milton Rokeach adlı akademisyenler tarafından yürütülmüştür (Moses, 2000). Araştırma 44 ülkede yaşayan yaş aralığındaki 27 bin genç üzerinde yürütülmüş ve araştırma çerçevesinde bu gençlerin kim oldukları, hangi 1 sahiplendikleri, yaşamda onları nelerin motive ettiği, pazar içerisindeki tercihlerinin üzerinde hangi faktörlerin belirleyici olduğu ve marka tercihleri saptanmaya çalışılarak ortaya sektörlerin hedef alabilecekleri belirli bir sayıda homojen genç tüketici segmentinin oluşturulması amaçlanmıştır. Coca Cola ve Philips gibi marka Aile ile ilişkiler, olabildiğince çok şeyi başarma, olabildiğince çok eğlence, arkadaş ilişkileri, dünyayı daha yaşanılır bir yer olması için çabalama, birey olarak kabul görme, gelenek ve değerleri koruma, asla sıkılmama gibi değerler üzerinden gidilmiştir. Bu değerler için Schwartz ve Rokeach ın çalışmaları temel alınmıştır. (Sholom SCHWARTZ, Are There Universal Aspects in the Content and Structure of Values?,14-45 ; Milton ROKEACH, Understanding Human Values: Individual and Society, )

32 Hande Bilsel Engin lar bu verilerden ve segmentlerden yola çıkarak küresel düzeyde kampanyalar geliştirme yoluna gitmiştir. 32 Tablo 2: Küresel Gençliğin Altı Değer Segmenti Kategoriler Özellikler Thrills&Chills (Keyfine Düşkünler) Dünya: %18 Türkiye: %27 Upholders (Geleneklere Bağlı Olanlar) Dünya: %16 Türkiye: %8 Quiet Achievers (Gizli Cevherler) Dünya: %15 Türkiye: %10 Bu grubun sıklıkla görüldüğü ülkeler Almanya, İngiltere, Yunanistan, Güney Afrika, A.B.D., Belçika, Kanada, Türkiye, Fransa, Polonya, Japonya, Arjantin ve Norveç tir. Eğlence, arkadaşlık, itaatsizlik ve duygusallık bu grubun başlıca niteleyicileri olarak belirtilmektedir. Yeni olan her şeyi denemek, satın almak ve tüketmek arzusu bu grupta ağır basmaktadır. Bar, kafe, restoranlarda eğlenmek, yemek yemek, dans etmek bu hedonist olarak tanımlanan grup için en önemli etkinlikler olarak görülmektedir. Yaşam felsefeleri hayatın keyfine bak olarak saptanmıştır. Çabuk sıkılan bir profil çizerler. Satın alma davranışları ürün ve hizmetlerin neşeli, enerjik, esprili, renkli ve müzikli imgelerle bezenmiş olduğu mesajlarla şekillendirilebilir Bu grubun sıklıkla görüldüğü ülkeler Vietnam, Endonezya, Tayvan, İtalya, Peru, Venezuela, Porto Riko, Hindistan, Filipinler ve Singapur dur. Aile, gelenek, görenek ve bireye karşı duyulan saygı bu grubun başlıca niteleyicileri olarak belirtilmektedir. Bu grup dünyanın sessiz ancak umut verici ölçüde yurttaşlık bilinçleri gelişmiş gençlik grubu olarak nitelendirilmektedir. Başlıca arzuları ebeveynlerinin izinden yürüyerek onların umut ve beklentilerini karşılamaktadır. Güvenilir markaları tercih ederler ve risk almaktan çekinirler. Ancak yaşamları boyunca birkaç markaya bağlanma örüntüsü gösterebilirler. Değişime açık değildirler. Satın alma davranışları risk vurgusu olamayan iddiasız, aile değerlerini ve güveni kapsayan mesajlarla şekillendirilebilir Bu grubun sıklıkla görüldüğü ülkeler Tayland, Çin, Hong Kong, Ukrayna, Kore, Litvanya, Rusya ve Peru dur. Başarı, anonimlik, anti-bireyselcilik ve toplumsal iyimserlik bu grubun başlıca niteleyicileri olarak belirtilmektedir. Bu grup gençlik yıllarını kararlılık ve kendini sınırlama güdüleriyle geçirmektedir. Yaşamdaki tek

33 Tüketen Gençlik Kültürü: Pazarlama Kuşatması Altındaki Milenyum Kuşağı Resigned (Karamsar ve Umutsuzlar) Dünya: %14 Türkiye: %21 Bootstrappers (İyi Çocuklar) Dünya: %14 Türkiye: %10 World Savers (Dünyayı Kurtaranlar) Dünya: %12 amaçları çok çalışmak ve eğitimde başarı elde etmektir. Okuldaki başarıya odaklanmış olan ilgileri diğer genç etkinlerine katılımlarına ket vurmaktadır. Satın alma davranışları ürün ve hizmetlerin faydalarını vurgulayan mesajlarla şekillendirilebilir. Açık cinsellik ve alaycı tonlar bu grubun tepki vermediği mesaj yaklaşımlarıdır. Bu grubun sıklıkla görüldüğü ülkeler Danimarka, İsveç, Kore, Japonya, Norveç, Almanya, Hollanda, Arjantin, Türkiye, İngiltere, İspanya, Fransa, Tayvan dır. Arkadaş, eğlence, aile ve düşük beklentiler bu grubun başlıca niteleyicileri olarak belirtilmektedir. Canlı&Heyecanlılar grubuna öykünen bu grubun diğerinden temel farkı geleceğe olan inançsızlıkları ve içki, uyuşturucu madde gibi bağımlılıklara olan aşırı eğilimleridir. Sıkıntı bu grubun sahiplendiği başlıca faktördür. Fast food ve hızlı tüketim ürünlerine eğilimlidirler. Satın alma davranışları ironik bir ton içerisinde toplumsal sorunlar ve durumlarla alay eden mesajlarla şekillendirilebilir. İyimser bir dünya imajının çizildiği aşırı mutlu tablolara şüphe ve olumsuzlukla yaklaşırlar. Bu grubun sıklıkla görüldüğü ülkeler Nijerya, Meksika, A.B.D., Hindistan, Şili, Porto Riko, Venezuela, Kolombia ve Güney Afrika dır. Üstün başarı, bireycilik, iyimserlik, kararlılık ve güç bu grubun başlıca niteleyicileri olarak belirtilmektedir. Bu grup, bugünün başarılı gençleri, yarının ise liderleridir. Finansal olarak başarmaya kararlıdırlar, ancak gösterişçi tüketimin keyfine varmak için o günleri beklemeye niyetleri yoktur. İyi yaşamın olumlu değerleriyle inandırıcı bir biçimde köprü kuran markalar bu gençler için her zaman sahip olunası değerler olarak görülecektir. Ayrıca bu segmentle ilişki tesis edebilecek pazarlamacılar bu tüketicinin o markanın sürekli satın alıcısı olmasını garantilemiş olurlar. Satın alma davranışları yaşam ve kariyerde ilerlemelerini sağlayacağını vurgulayan mesajlarla şekillendirilebilir Bu grubun sıklıkla görüldüğü ülkeler Macaristan, Filipinler, Venezuela, Brezilya, İspanya, Kolombiya, Belçika, Arjantin, Rusya, Singapur, Fransa, Polonya, Ukrayna, İtalya, Güney Afrika, Meksika ve İngiltere dir. Çevre, 33

34 Hande Bilsel Engin Türkiye: %12 hümanizm, eğlence ve arkadaşlar bu grubun başlıca niteleyicileri olarak belirtilmektedir. Bu gruba ait gençler akıllı tüketiciler olarak adlandırılmaktadır. Yaşamdan keyif alırlar. Kafe, restoran, kültürel etkinliklerin yanı sıra doğa sporlarına da meraklıdırlar. Kafe özgecilleri olarak da tanımlanırlar. Teknolojiyi ileri seviyede kullanabilirler. E-ticaretten faydalanırlar ve sosyal ağları son derece önemserler. Satın alma davranışları net, samimi ve gerçekçi mesajlarla şekillendirilebilir. Kaynak: Ellissa Moses, The $100 Billion Allowance: Accessing the Global Teen Market. 34 Brandweek dergisinin bu araştırmadan sektör adına çıkartmış olduğu sonuç pazarlamacıların küresel ölçekte hedefleyebilecekleri homojen ve her ne olursa olsun, farklı boyut ve yoğunlukta bir takım tüketim odaklı gençlik segmentlerinin var olduğudur. Segmentler adeta birer genç tüketici prototipi olarak değerlendirilmekte ve sektöre bir kullanıcı/tüketici profili olarak adeta bir kurban olarak sunulmaktadır. Yine oldukça edilgen, stereotipleştirilmiş ve mutlaklaştırılmış bir tablo söz konusudur. Gençlik gruplarının dilsel olarak ifade edilişi bile adeta savaş terminolojisi 2 üzerinden gitmekte, gençlik grupları birer hedef tahtası olarak betimlenmektedir. Araştırmaya dâhil olan gençlerin yüzdelik sınıflandırılmasına bakıldığında ise bu savaşın dışında anonim ve hiçbir yere yerleştirilemeyecek gençler olarak kalabilen yalnızca yüzde onluk bir kesim bulunduğu görülmektedir. Bu bize göre günümüz dünyasının çelişkilerini en keskin biçimde deneyimleyen gençlerin durum, tutum ve değerlerini yansıtan gerçekçi bir tablo değildir. Tam tersine sektörel güçlerin saldırganca kazandığı, gençlerin ise kategorize edilip hedeflenerek hapsedildiği ve sömürüldüğü ancak sempatikleştirilmiş ve sektörün kolaylıkla hazmedeceği biçimde haplaştırılarak basite indirgenmiş bir savaş stratejisi tablosudur. 2 Pazarlama terminolojisini stratejik ve lojistik savaş betimlemeleriyle ilk örtüştüren ve pazarlamayı tüketicilerin ele geçirildiği bir savaş, şirketler için ise kanlı bir mücadele alanı olarak tanımlayan pazarlama danışmanları Al Reis ve Jack Trout olmuştur. Savaş (war) ve pazarlama (marketing) sözcüklerinin birleşiminden türettikleri warketing sözcüğüyle pazarlamanın savaştan bir farkı olmadığını savunmuşlar ve bu savaşın teknik ve kurallarını ortaya koydukları çalışmalarıyla pazarlama dünyasını oldukça etkilemişlerdir. Çalışmalarındaki teknik çıkış noktası ise segmentasyon kavramı olmuştur (A. REIS - J. TROUT, Warketing: Pazarlamada Zafere Giden Yol, Çev. Ümit Şensoy.)

35 Tüketen Gençlik Kültürü: Pazarlama Kuşatması Altındaki Milenyum Kuşağı Gençler üzerine yürütülen bu araştırmalara genel olarak bakıldığında, gençlerin iş yerine, aileye ve eğitim yapısına tepki olarak belirli tarz ve ürünlere olan ilgileriyle tanımlanmalarına doğru bir değişim süreci içinde oldukları göze çarpmaktadır. Bu çalışmalarda özellikle kitlesel üretim yapan sektörlerin ve bunların pazarlama iletişim tasarımcılarının çok çeşitli tüketim ürün ve hizmetlerinin hedef kitlesi olarak gençleri seçmesi, segmente etmesi ve çoklu mecralar üzerinden hedeflemesiyle gençlerin tüketim tercihleri ve boş zaman etkinlikleri yetişkinlerden büyük ölçüde farklılaştığı ve yönlendirildiği iddia edilmektedir. Bu ürünler ya gençlerin tükettiği ürünlerdir ya da onların aidiyet ve özlem duydukları grupların davranış biçimlerine, tarzlarına ve yaş özelliklerine gönderme yapan simgelerle ilintilidir. Tüketici davranışı odaklı bu çalışmalara göre, popüler ürünlerin tüketimi mutlaklaştırılmış olan belirli gruba ait olma amacıyla yapıldığı için simgeler, imajlar ve stiller son derece önemlidir. Yine bu gençlik araştırmalarında, gençlerin özgürlüğünün, farklılaşmasının, mutluluğunun, refahının, erkekliğinin, kadınlığının ve eğlencelerinin nesneleri, simgeleri ve imajlarının popüler kültür üreticisi sektörler ve bunların dağıtıcıları tarafından sağlandığı vurgulanmaktadır TÜRKİYE DE GENÇLİK SEGMENTİ: PAZARLAMA VE MARKALAMA SEKTÖRLERİ GENÇLİĞİ NASIL ELE ALIYOR? Genç tüketiciyi anlamak, yaşam tarzlarını çözmek, gelir gruplarına göre analiz yapmak, üst düzey pazar araştırma şirketlerinin geliştirdikleri hedefleme ve segmentasyon tekniklerine dahi bakıldığında, bu denli basit bir süreç de değildir. Bazı pazarlama uzmanları halen gelir gruplarını, bazıları ise sosyo-ekonomik statü düzeyini kullanmaktadır. Ancak, meslekten gelir düzeyine, yaşanılan yerden kültürel bakışa, yaşam tarzlarını birçok faktör belirlemektedir. Bu durumda da, sektörün segmentasyonda temel olarak kullandığı A dan E ye, 5 statü grubu yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle, örneğin İngiltere de 52, ABD de ise 60 ayrı küme de VALS değerlendirmeleri yapılabilmektedir. Pazarlama uzmanlarının, bu cluster (kümeleme) araştırmalarıyla, yaşam tarzı analizleri ne (life style analysis) yeni bir yaklaşım getirmekte oldukları, gençliğin eğilimlerini özellikle tüketim ve etkinlik unsurları üzerinden genelleme ve genç tanımlarını,

36 Hande Bilsel Engin 36 kategori sayılarını çoğaltsalar ve genişletseler dahi, sınırları belli, mutlak kompartmanlara ayırma eğilimi göze çarpmaktadır. Örneğin, yukarıda sözü edilen, Türkiye nin de içerisinde olduğu, dünya çapında 44 ülkede, yaş grubundaki 27 bin gençle yapılan ve Capital dergisinde de Hedefteki Yeni Kitle başlığı altında yer verilen adlı araştırmada gençlerin kişilik, davranış biçimleri, geleneklerine bağlılıkları gibi özellikler açısından gençlerin altı farklı kategoride ele alındığı görülüyordu (Capital Dergisi: 2000, ) 3. Anket yöntemiyle yürütülen bu araştırmanın verilerine göre Türk Gençliği nin keyfine düşkünlük ve karamsarlık kategorilerinde dünya genelinden daha yüksek bir orana sahip olduğu belirtilmiştir. Genel olarak üst orta, orta gelir düzeyine sahip gençlerin ele alındığı bu araştırmaya göre Türkiye nin Gençleri genel olarak Keyfine Düşkün (Thrills & Chills) ile Kararsız ve Umutsuz (Resigned) gençler adlı iki kategoride değerlendiriliyor ve bu çerçevede hedeflenmeleri öneriliyordu. Uç noktalar gibi görünen ancak bir takım ortaklıklarda birleştikleri öne sürülen bu iki kategorinin belirleyici olduğu Türkiye, pazar araştırmacıları açısından ilginç ve görece geniş bir yelpazeye sahip Müslüman bir ülke olarak değerlendirilmekte ve Türkiye ye özel bir önem verildiği görülmektedir. Bu değerlendirmelerin temellendiği bulgular tamamen istatistiksel verilerdir. Yorumlar bu anonim veriler üzerinden yapılmaktadır. Derinlemesine herhangi bir araştırma yapılmamıştır: Türkiye pazarlamacılar için birçok sürprizi bünyesinde barındıran büyüleyici bir ülke. Geleneksel anlamda, Türkiye Doğu yla Batı nın buluşma noktası olma özelliğini hâlen korumaktadır. Türkiye de 6.7 milyon yaş aralığında genç yaşamaktadır. Bunların %67 si kentlerde ve banliyölerde ikamet etmektedir. %56 sı orta sınıf gelir düzeyindedir. Ülkedeki enflasyon ise %60 civarındadır (Moses, 2000: 133). Bu araştırma kapsamında kız ve erkek grupların birbirlerinden keskin çizgilerle ayrıştığı ileri sürülmektedir. Bu yaş grubundaki kızların erkeklere oranla arkadaşlarıyla daha fazla zaman geçirdikleri (%88 oranında kızlar, %70 oranında erkekler), telefonla konuşmanın kızların en büyük eğlencesi olduğu kaydedilmiştir (%77 oranında kızlar, %30 oranında erkekler). Yine cinsiyetlerin tamamen birbirinden ayrıldığına, segmentler içerisinde alt segmentler oluşturduğuna dikkat çekilmiştir. Genç kız ve erkek- 3 Bkz. Tablo 2.

37 Tüketen Gençlik Kültürü: Pazarlama Kuşatması Altındaki Milenyum Kuşağı leri birbirinden ayıran kültürel ya da dinsel çizginin özellikle eğlence ve boş zaman etkinliklerinde görüldüğü belirtilmektedir: Türkiye deki genç erkekler sporlar ilgilenirken; kızlar sanatla ilgili görülmektedir. Yorumlar görüldüğü üzere son derece ayrıştırıcı ve mutlaklaştırıcıdır. Aşağıdaki tabloya göre Türkiyeli gençler ya çoğunlukla haz peşinde koşmakta; durmaksızın, sonsuz marka döngüleri içerisinde sorgulamaksızın tüketmekte ya da dünyadan ellerini eteklerini çekerek boyun eğmekte; inançsızlık, umutsuzluk ve sıkıntı içerisinde sadece olan bitenle alay ederek yer yer tepkilerini göstermektedirler. Tablo 3: Türkiye deki Segment Dağılımı Thrills&Chills (Keyfine Düşkünler) %27 Resigned (Karamsar ve Umutsuzlar) %21 World Savers (Dünyayı Kurtaranlar) %12 Bootstrappers (İyi Çocuklar) %10 Upholders (Geleneklere Bağlı Olanlar) %8 Quiet Achievers (Gizli Cevherler) %5 Kaynak: Ellissa Moses, The $100 Billion Allowance: Accessing the Global Teen Market. Yedi ili ve 2200 deneği kapsayan, Konrad Adenauer Vakfı nın yürütmüş olduğu Türk Gençliği 98: Suskun Kitle Büyüteç Altında adlı araştırmada ise gençler dört kategoride sınıflandırılarak irdelenmiştir (Bkz. Tablo 4). Bu gençlik araştırmasında lüks tüketim (banka hesabı, kredi kartı, otomobil, cep telefonu ve bilgisayar sahipliği), mütevazı tüketim (kendine ait oda, bilgisayar, bisiklet ve müzik seti sahipliği), kamusal yaşama katılım boyutları (tavla-kâğıt oynama, maça gitme, spor yapma, diskotek/bar müdavimliği), kültürel yaşama katılım boyutları (kitap, dergi okurluğu, müzik aleti çalma, resim yapma gibi tek başına yapılabilen etkinlikler) gibi ölçütler üzerinden gençler dört kategoride ele alınmaktadır. Bu gençlik kümelerinin ortak özellikleri hepsinin boş zamanlarında havadan sudan konulardan konuşması ve Sizce insanın yaşamını anlamlı kılan nedir? sorusuna ilk başta aile ve eğitim olarak yanıt vermeleri olarak ifade edilmiştir. Bir kez daha gençler in hayata karşı tutumları belirli yaşam ve tüketim kalıpları çerçevesinde mutlaklaştırılmış (idealist, romantik, Yuppie, çocuksu, hayalperest, gelenekçi vb.) biçimde karşımıza çıkmaktadır. Ancak bu konularda anketin ötesine geçilip derinleşildiğinde çok daha 37

38 Hande Bilsel Engin çelişkili, çok anlamlı, kolaylıkla kategorize edilemeyecek içgörüler elde edilebilmektedir. 38 Tablo 4: Türkiye de Gençlik Profilleri Kategoriler Özellikleri Genç Olmayanlar N=1050 %=47.2 Aydın Eğilimliler N=515 %=23.2 Varsıllar N=256 %=11.5 Yalnızlar N=402 %=18.1 Düşük sosyo ekonomik düzeyden gelen gençlerdir. Bu gençlerin tüketim pratikleri ne lüks ne de mütevazı düzeyde gelişmemiştir. Kamusal alanda görünülürlükleri yoktur. Kültürel etkinlikleri çok sınırlıdır. En fazla konuştukları konular sırasıyla havadan sudan, futbol, giyim kuşam, para ve iş konularıdır. Kendilerini hem geçmiş kuşaktan (anne-babalarından), hem de gelecek kuşaktan daha şanssız görmektedirler. Modern ve geleneksel değerleler/eksenler düzleminde geleneksel değerlere yakın bir duruş sergilerler. Sırasıyla eş/sevgili, çocuk ve din/inanç, yaşamlarını anlamlı kılan şeylerdir. Üst ve orta sosyo-ekonomik kategoride yoğunlaşan gençlerdir. Mütevazı tüketim olanaklarına sahiptirler. Kültürel alandaki etkinliklere katılırlar. Yoğun olarak kültürel, entelektüel etkinliklere katıldıkları için aydın eğilimli olarak nitelendirilmişlerdir. En fazla konuştukları konular sırasıyla havadan sudan, futbol, sinema, müzik ve eğlence konularıdır. Kendilerinin geçmiş kuşaktan daha şanslı, gelecek kuşaktan ise daha şanssız olduğunu düşünmektedirler. Modern değerlere yakındırlar. Sırasıyla eş/sevgili, idealler, meslek başarısı onları yaşamda motive eden unsurlardır. Üst ve orta sosyo-ekonomik kategoride yoğunlaşan gençlerdir. Lüks tüketim olanaklarına sahiptirler. Kamusal ve kültürel etkinliklere katılırlar. Diğer gruplardan ayrıldıkları en önemli nokta lüks tüketim eğilimleridir. En fazla konuştukları konular sırasıyla havadan sudan, futbol, iş, para ve karşı cinsle ilişki konularıdır. Kendilerinin geçmiş kuşaktan daha şanslı, gelecek kuşaktan ise, daha şanssız olduklarını düşünmektedirler. Modern ve geleneksel değerlere eşit mesafede durmaktadırlar. Sırasıyla eş/sevgili, meslek başarısı, idealler ve para yaşamlarını anlamlı kılan faktörlerdir. Ortanın altındaki sosyo-ekonomik gruplardan gelen gençlerdir. Mütevazı tüketim olanaklarına sahiptirler. Bireysel olarak gerçekleştirdikleri entelektüel, sanatsal ve sportif etkinlikler önemsemektedirler. En fazla konuştukları konular sırasıyla havadan sudan, futbol, okul/ders, giyim kuşam, sinema ve

39 Tüketen Gençlik Kültürü: Pazarlama Kuşatması Altındaki Milenyum Kuşağı müzik konularıdır. Kendilerini hem geçmiş kuşaktan, hem de gelecek kuşaktan daha şanslı görmektedirler. Modern ve geleneksel değerlere eşit mesafede durmaktadırlar. Sırasıyla idealler, mesleki başarı, bilgi ve din/inanç yaşamlarını anlamlı kılan faktörlerdir. Kaynak: Konrad Adenauer Vakfı nın yürütmüş olduğu Türk Gençliği 98: Suskun Kitle Büyüteç Altında Her iki araştırmada da kategorileştiren gençlik kültürlerini birbirinden ayrıştıran temel unsur, gündelik pratiklerin dinle ve geleneksel değerlerle ilişkilendirilip ilişkilendirilmediği olarak karşımıza çıkmaktadır. Konrad Adenauer Vakfı araştırmasında geleneğe saygı, dine ve devlete bağımlılık özellikleri geleneksel; yurttaşlık, sorgulama, mücadele bilinci ve bağımsız düşünme özellikleri modern erdemler olarak mutlak bir biçimde tanımlanmıştır (Konrad Adenauer Vakfı: 1999: 132). Oysa bu tanımlar ve ayrışmaları, geleneksel ve modern dikotomisini günümüzde bu denli açık ve mutlak bir biçimde ortaya koymak mümkün değildir. Bu, indirgemeci ve itham edici bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir. Capital dergisinde yayınlanan gençlik araştırmasında ise (Bkz. Tablo 2) geleneksel/modern kavramsallaştırmasının dışına çıkılmış olmakla birlikte, gençlik kültürlerinin daha ziyade hayatta bir kez genç olunur, eğlenmene bak tüketim konseptini besleyecek biçimde betimlendiği görülmektedir. Eğlence yerlerinin müdavimi olarak tanımlanan, fast food, alkol ve sigara kullanıcısı olarak betimlenen ve geleceğin Yuppie leri olarak kategorize edilen gençler, genel olarak, lüks tüketim olanaklarına sahip ya da öykünen hedonistler olarak yorumlanmaktadır. İş ve para konularını konuşanları materyalist, kitap okuma, tiyatro ve sinema etkinliklerine daha fazla eğilimli olanları entelektüel gençlik kültürü olarak oldukça basite indirgeyici bir çerçevede nitelendirmektedir. Gençlik durağan, etki altında, manipüle edilen ve yaşadıklarını sorgulamayan eğlence ve popüler kültür odaklı bir güruh olarak değerlendirilmektedir. Bununla birlikte de kitle pazarlaması yapan şirketlerin en gözde gruplarını gençler oluşturmaktadır. Çünkü 72 milyonu geçen Türkiye nüfusunun yüzde 40 ının 24 yaşın altında olduğu düşünüldüğünde bu büyük bir potansiyel taşımaktadır. 39

40 Hande Bilsel Engin 3. MİLENYUM GENÇLİĞİ EKONOMİSİ 40 Gençlere yönelik pazarlama ve reklâm kampanyaları yapan Youth Republic in işaret ettiği verilere göre gençler, yaklaşık 2.7 milyar dolarlık bir satın alma gücünü temsil etmektedir ve ortalama aylık gelirleri 417 TL, yıllık ise 4500 TL olarak saptanmıştır (Business Week Türkiye, 2007: 62). İletişim ve pazarlama sektörlerince yürütülen niceliksel araştırmalara bakıldığında genel olarak gençlerin aileleriyle birlikte yaşadıkları görülmektedir. Bununla birlikte %78 gibi bir oranla büyük çoğunluğunun çalışmadığı göze çarpmaktadır. Gençlerin haftada ortalama 3 4 gün ailelerinden cep harçlığı aldığı bulgulanmıştır yılına kıyasla cep harçlığının günlükten haftalık alımlara doğru kaydığı belirtilmektedir. Artık gençler haftalık harcamalarını daha çok kendileri kontrol etmekte ve şekillendirmektedirler (ACNielsen, 2006). Genellikle kendilerinin denetimi altında olan bu bütçeleriyle nelere para harcadıklarına bakıldığında daha çok giyim ve hızlı tüketim ürünlerine yöneldiklerini görebiliyoruz yaş aralığındaki gençlerin (n=371) %76 oranında giyim, %72 oranında gazlı içecekler, %69 oranında çikolata, %68 oranında ulaşım, %64 oranında fast food, %53 oranında eğlence/sosyalleşme, %61 oranında saç spreyi/jöle, %59 oranında ise müzik CD/kaset alışverişine yatırım yaptığı görülüyor (ACNielsen 2006). Genç üniversite öğrencilerinin sahip oldukları ürünlere bakıldığında ise teknolojik ürünler başı çekiyor. Gençlerin hem vakitlerini teknolojiyle geçiriyorlar oldukları hem de dünyayla ve birbirleriyle olan iletişimlerini teknoloji üzerinden yürüttükleri iddia edilmektedir. Boş vakitlerinde ise evlerde toplanıp film izledikleri, kendi başlarına kaldıklarında da daha çok müzik çalarlarında müzik dinlemeyi tercih ettikleri ifade edilmektedir. Üniversite öğrencilerinin %99 u cep telefonuna, % 89 unun ise bilgisayara sahip olduğu; %75 inin VCD ya da DVD oynatıcısı bulunmakta olduğu ortaya koyulmaktadır. %51 inin Mp3 çalar, %11 inin ise Ipod kullanıcısı olduğu görülmektedir (Millward Brown, 2006). Ancak bu oranların bu denli mutlak bir biçimde yüksek olmasıi bu araştırmaların zihinlerde soru işaretlerine yol açacak nitelikte olduğunu göstermektedir. Ancak çarğıcı bir biçimde ortaya çıkan tabloda, çok fazla mecra ile iç içe yaşayan gençlere ulaşma aşamasında markaların hem geleneksel, hem de alternatif çoklu mecralara yöneldiği dikkat çekmektedir.

41 Tüketen Gençlik Kültürü: Pazarlama Kuşatması Altındaki Milenyum Kuşağı Tablo 5: Gençleri Etkileyen Mecralar Kulaktan Kulağa (WOM) %4.21 İnternet % 4.10 Ücretsiz Tadım (Sampling) % 4.04 Promosyonlar % 3.87 Okul İçindeki Reklâmlar % 3.70 Televizyon Reklâmları % 3.66 Sinema Reklâmları % 3.61 Gazete Reklâmları % 3.59 Dergi Reklâmları % 3.50 Billboardlar % 3.30 Otobüs Üzeri Reklâmlar % 2.85 Radyo Reklâmları % 2.69 Kaynak: Business Week Türkiye, Gençleri Anlayan Var mı? Yukarıdaki tabloda da görüldüğü üzere daha önce sektörce belli değerler ve özellikler üzerinden segmente edilen üniversiteli gençlerin 360 derecelik bir marka kuşatması altında olduğu tartışılmaz bir durumdur. 4. GENÇLERİN GÜNLÜK AKTİVİTELERİ VE TÜKETİM ALIŞKANLIKLARI 41 Gençlerin gündelik yaşamları içerisinde en fazla yaptıklarını ifade ettikleri şey %81 oranında müzik dinlemek olarak belirtilmektedir; bunu %43 lük bir oranla kitap okumak izlemektedir. Bunun hemen yanında ise kişisel bakım %42 lik bir oranla kuaför ve saç bakımı, %35 lik bir oranla düzenli diş bakımı, %20 lik bir oranla ise cilt bakım ürünleri tüketimi yer almaktadır. Sektörel verilere göre gençlerin gündelik yaşam akışları içerisinde kendilerine dönük, bireysel tüketime oldukça vakit ve para harcadıkları ortaya koyulmuştur. Bir araya gelme, vakit geçirme ve sosyalleşme biçimleri ise genelde %21 lik bir oranla, arkadaşlarıyla dışarıda yemek yemek biçiminde; %17 lik bir oranla ise internet kafelerde birlikte vakit geçirmek, oyun oynamak olarak belirtilmektedir (HTP Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları: Yaşam Trendleri, 2006). Gençlerin boş vakitlerini geçirme biçimlerine ve hobilerine bakıldığında ise, %94 oranında genellikle kendi başına günün yoğunluğundan ve kentin gürültüsünden kendilerini yalıtarak cep telefonu ya da Mp3 çalarlarıyla

42 Hande Bilsel Engin 42 müzik dinlemenin başı çekmekte olduğu görülmektedir. 4 Bu araştırmalara göre müzik ve eğlence gençlerin yaşamlarında çok önemli bir yer kaplamaktadır. Aynı zamanda gençlerin %64.7 oranında internette gezindikleri bulgulanmıştır; yine burada da kendi kendilerine dönük bir konumda oldukları ve giderek bireyselleştikleri vurgulanmaktadır. Sosyalleşme noktaları daha çok %57 yle maç izlemek ve %55.1 ile internet üzerinden arkadaşlarıyla sohbet etmek olarak belirtilmektedir. Grup içinde yaptıkları sosyal etkinlik olarak %40.8 lik oranla kafelerde arkadaşlarıyla vakit geçirdiklerini belirtmektedirler (TNS Piar & Leo Burnett: 2007). Sektörel araştırmalar gençlerin, gündelik etkinlikler ve boş vakit değerlendirme tercihleri çerçevesinde, çoğunlukla tek başlarına olmayı tercih ettikleri yönünde istatistiksel bulgulara işaret etmektedir. Milliyet Gazetesi ve Input Araştırma şirketinin, istatistiksel veri elde etmek amacıyla Türkiye çapında birlikte yürüttüğü Genç Türkiye 2002 gençlik araştırması projesi çerçevesinde, Türkiye de yaşayan yaşları arasındaki gençlerin, daha çok tüketim alışkanlıkları açısından bir profilinin çıkarılması amaçlanmıştır (Milliyet Gazetesi & Input Araştırma, 2002). Bu çalışmada kentsel merkezlerde 2315, varoşlarda 327 kişi olmak üzere toplam 2642 kişiyle hanelerde yüz yüze anket uygulaması çerçevesinde görüşülmüştür. Araştırmaya göre yaşanan ekonomik sıkıntılar sonucunda giyim, kişisel bakım ürünleri ve yiyecek-içecek kategorilerinde gençler artık uygun fiyat arayışı içinde olduklarını ve promosyonlu ürünleri tercih ettiklerini ifade etmişlerdir. Özellikle kriz dönemlerinde markalar ne kadar tüketiciyi çeşitli imgesel paketler çerçevesinde bir bilgi ve imge bombardımanına tutup marka bağımlılığı yaratmaya ya da sürdürmeye çalışsalar da genç tüketicilerin de markalara ve marka iletişimlerine karşı körleştiği ileri sürülmektedir. Araba, gayrimenkul ve mobilya gibi yüksek maliyetli ürünler bazında ise geçimini büyük oranda aile desteği ile sağlayan gençlerin zaten bir şey satın almayacakları belirtilmiştir. Teknolojik iletişim araçları bazında ise 4 Bu yönelim pazarlama ve tüketici trend araştırmaları terminolojisinde cocooning olarak ifade edilmektedir. Kozaya çekilme olarak Türkçeleştirilebilen bu yaklaşım, pazarlama danışmanlığı şirketi Brain Reserve in de kurucusu olan fütürist Faith Popcorn tarafindan ortaya atılan bir sosyal eğilime işaret etmektedir. Aids, şiddet terör korkusu, ekonomik kriz gibi nedenlerle insanların kozalarına çekilecekleri; aile ve ev yaşantılarına önem verecekleri öngörüsüne dayanmaktadır (http://www.faithpopcorn.com).

43 Tüketen Gençlik Kültürü: Pazarlama Kuşatması Altındaki Milenyum Kuşağı satın alınması planlanan ürünlerin ileriye bir tarihe ertelendiği saptanmıştır. Yiyecek ve içecek kategorilerinde indirim ve promosyonları takip etme oranının yaş grubunda daha yüksek olduğu bulgulanmıştır. D ve E gibi düşük sosyo-ekonomik seviyedeki katılımcılar, yüksek sosyo-ekonomik seviyedeki katılımcılara oranla daha ucuz markaları daha çok tercih etmeye başladıklarını ifade etmektedir. Kişisel bakım ve giyim kategorilerinde yaş grubundaki C1, C2, D ve E sosyo ekonomik seviyedeki gençlerin tüketimlerini kontrol ederek daha ucuz markaları tercih ettikleri, A ve B seviyesindeki katılımcıların aynı markaları almaya devam ettikleri belirtilmiştir. Tüm katılımcılara sırayla bazı hızlı tüketim ürün isimleri sayılmış ve bu ürünleri kullanıp kullanmadıkları sorulmuştur. Gençlerin, markaların daha ziyade görünüş, estetik, özdeğer ve kimlik unsurlarıyla ilintili olarak kurguladığı ve yaygınlaştırmaya çalıştığı kişisel bakım ürünlerinin kullanımı yiyecek/içecek kategorisinin gerisinde kalmıştır. Ancak gençlerin gazlı içecek, atıştırmalık ve fast food kategorilerinde yüksek bir tüketim tablosu çizdiği görülmektedir. Sonuçlar aşağıdaki tablodaki grafikte özetlenmiştir: Tablo 6: Kullanılan Tüketim Ürünleri n=2315 Türkiye Geneli (%) Çikolata 77 Bisküvi/gofret 73 Cips 51 Sakız 32 Şeker/bonbon 31 Süt 67 Yoğurt 83 Mayonez/ketçap/hardal 57 Gazlı içecek 89 Meyve suyu 65 Toz içecek 39 Diş macunu 96 Diş fırçası 95 Şampuan 91 Saç kremleri 21 Deodorant 65 Kolonya 65 Jöle/köpük/sprey 53 Krem ve losyon 52 Tıraş bıçağı 49 43

44 Hande Bilsel Engin Tıraş köpüğü 34 Tıraş sonrası ürünler 34 Ped 43 Saç boyası 10 Kaynak: Input Araştırma, Genç Türkiye Gençlerin internet, cep telefonu, televizyon, gazete gibi mecraları tüketim oranlarına bakıldığında ise interneti kullanan gençlerin %39 oranında, kullanmayanların ise %61 oranında olduğu görülmektedir yaş aralığındaki gençlerin diğer yaş gruplarına göre daha fazla internet kullanıldığı görülmektedir. İnternet kullanım amacı genel olarak bilgi toplama (%53), e-posta (%50), eğlence (%39), sohbet (%37), sinema/kitap/müzik takibi (%21) ve alışveriş (%4) olarak bulgulanmıştır. Cep telefonu Türkiye genelinde gençler tarafından %69 oranında kullanılmaktadır. Yüksek sosyo-ekonomik seviyedeki (A ve B) katılımcıların cep telefonu kullanım oranı daha yüksektir. Katılımcılara gazete okuyup okumadıkları sorulduğunda Türkiye genelinde, ancak özellikle metropollerde, %90 lık bir gazete okuma oranı göze çarpmaktadır. Televizyon izleme oranları da yine benzer bir doğrultuda % 91 lik bir oranla en başı çekmektedir. Ancak yaş grubunun televizyon izleme oranı diğer yaş gruplarına göre daha fazladır. Televizyon daha çok haber takip etme (%51), sinema/müzik/kitap takibi (%38), müzik dinleme (%27), magazin (%26), bilgi toplama (%24), eğlence faaliyetleri hakkında bilgi toplama (%19), sohbet programları dinleme (%19) ve kültür ve kent faaliyetlerini takip etme (%19) amaçlı olarak izlenmektedir. Daha dar kapsamlı bir biçimde eğitimli İstanbul gençliğinin değerler ve etkinlikler dünyasının incelendiği Eğitimin Değeri ve Gençlik araştırmasında yaş arasındaki 1014 genç ile yüz yüze anket yöntemiyle görüşmeler yapılmış ve İstanbullu gençlerin sahiplik ve tüketim dünyaları incelenmiştir (Eğitimin Değeri ve Gençlik: Eğitimli İstanbul Gençliğinin Değerler Dünyası, 2007: ). Gençlerin ailelerinin dörtte üçünün kendine ait evi vardır. Ailelerinin otomobil sahipliği %39.7 oranındadır. Gençlerin %85 inin evinde DVD/VCD player, %57 sinin evinde uydu anteni bulunmaktadır. Görüşülen gençlerin yarısından fazlasının hanede bilgisayarı, üçte birinin de internet bağlantısı vardır. Yaş büyüdükçe sahiplik artmaktadır. Gençlerin% 89 unun kendine ait cep telefonu, %27 sinin de banka hesabı vardır. Gençlerin % 87 si

45 Tüketen Gençlik Kültürü: Pazarlama Kuşatması Altındaki Milenyum Kuşağı ailelerinden harçlık almaktadır. Harçlık alanların sadece yaklaşık %4 ü aynı zamanda tam/yarım zamanlı bir işte çalışmaktadır. Harçlık alan gençlerin yarısı günlük bazda harçlık almaktadır. Gençler en çok cep telefonu kartına, bunu takiben ise giyim ve fast food a para harcamaktadır. Benzer bir biçimde Türkiye de gençler üzerine pazar araştırmaları yürüten bir marka danışmanlık şirketi olan Trend Group un 2008 yılında yaş arası 600 gençle yürüttüğü Kablosuz Gençlik adlı kantitatif araştırma ile gençlerin alışveriş ve tüketim tercihleri hakkında pazarlamacılara yönelik olarak bir takım ilginç bulgulara ulaşıldığını ileri sürmektedir. 5 Araştırmanın Genç denince akla ilk gelen aktivitelerin başında alışveriş geliyor öngörüsüyle hareket ettiği düşünüldüğünde, gençlerin birer alışverişkolik tipolojisi çerçevesinde ağırlıklı olarak ele alınması şaşırtıcı bulunmamıştır. Bu araştırma çerçevesinde, çoğu gencin alışverişi geçici bir tatminle özdeşleştirdiği, aldıkları şey küçük de olsa, bu etkinlikten keyif aldıkları belirtilmektedir. Ancak bu konuda cinsler arasında toplumdaki kalıplaşmış bir takım ayrıştırmaları doğrularcasına, erkeklerin, alışveriş konusunda gerekmedikçe gitmem dediği vurgulanırken, kadınların alışverişi hayatın ayrılmaz bir parçası olarak gördüğüne işaret edilmektedir. Özellikle alışverişi keyifle özdeşleştiren kadınların, sıkıntılı ve üzgün hissettikleri durumlarda kendilerini şımartmak için alışverişe çıktıkları örneği verilerek bu durumun neredeyse bir ritüele hatta reflekse dönüştüğü vurgulanmaktadır. Alışveriş ve tüketim, satır aralarından maymun iştahlı bir güruh oldukları çıkarımına ulaşılan gençlerin yaşamlarının neredeyse en büyük önceliği olarak bulgulanmıştır: Gençlerin büyük çoğunluğu ise her hafta sonu mutlaka kendine yeni bir şey alıyor. Alınan ürün keçeli bir kalem veya küçük bir bilgisayar parçası da olabiliyor. Alışverişe küçük yaş gruplarından önce anne ile gidiliyor. İleriki yaşlarda ise alışverişe arkadaşlarla ya da yalnız çıkılıyor. Alışverişlerde en fazla para kıyafet ve ayakkabıya harcanıyor. Gençler alışverişi daha çok Outlet mağazalarda yapıyor. Bunun dışında gençlerin alışveriş ettikleri mekânların başında Beşiktaş Çarşısı, Bağdat Caddesi ve Taksim'de başta Terkos Pasajı olmak üzere cadde ve muhtelif pasajlardaki giyim, takı mağazaları geliyor. Gençler önce alışveriş merkezini gezip bir model beğeniyor. Ardından Outlet mağazasına gidip beğendiği kıyafeti satın alıyor. Tabi bu noktada ailelerin ekonomik alım gücü de etkili oluyor. Özellikle genç kızların 45 5

46 Hande Bilsel Engin alışverişi hayatın bir parçası olarak görmesi, firmaları bu sektörde daha fazla tanıtım organizasyonlarına yönlendirmektedir. 6 Firmaların gençliğe yönelik en fazla reklâm harcaması yaptığı diğer bir alan ise içecek ürünleri olarak bulgulanmıştır. Pek çok soğuk içecek markasının, özellikle festival ve şenliklerde sponsor olarak kendi tanıtımlarını yapmakta olduğuna işaret edilmektedir. Bunların dışında en fazla reklâm çalışmasının hazırlandığı alanlar ise cep telefonları, GSM operatörlerinin özellikle öğrencilere yönelik tarifeleri ve teknolojik ürünler şeklinde sıralanmaktadır. 46 Tablo 7: Gençlerin Tüketim Harcamaları Harcama Yapılan alan (%) Kıyafet 34.4 Cep telefonu faturası, kontör 7.2 Okul giderleri 5.3 Sigara 4.6 Kira 4.1 Ayakkabı 3.3 Bilgisayar oyunları 2.7 Bilgisayar ve Parçaları 2.6 Kitap 2.6 Akşam eğlenceleri 2.4 Yiyecek alışverişi 2.4 Öğlen yemekleri 2.2 Kozmetik 1.9 Akşam yemekleri 1.8 Takı 1.4 Elektronik eşyalar 1.3 Deodorant, parfüm 1.1 İnternet 1.1 Dershane 1.1 Kaynak: İpsos un gerçekleştirdiği Türkiye yi Anlama Kılavuz u araştırması kapsamında yayınlanan özel rapor, Türkiye de yaş aralığındaki gençlerin hayallerinde meslek ve kariyerin ilk sırada gelmekte olduğuna işaret etmektedir (İpsos, Türkiye nin Gençleri: Hayalleri, Değerleri, Endişeleri 6

47 Tüketen Gençlik Kültürü: Pazarlama Kuşatması Altındaki Milenyum Kuşağı ve Günlük Hayatlarıyla, 2014) yaş arası bekâr gençlerin en önem verdiği değerler ise aile, saygınlık ve eğitim olarak karşımıza çıkmaktadır. Hayallerinin ilk sırasında ise meslek ve kariyer yer almaktadır; çünkü gençlerin neredeyse yarısı gelecekte nasıl geçineceğinden endişe ettiklerini ifade etmektedirler. Gençler, sosyal ağlarda sevdikleri ve çevreleri ile girdikleri iletişimi ve gerçekleştirdikleri paylaşımı, geleneksel biçimde sosyalleşmelerinden farksız biçimde değerlendirmektedir. İnternet hayatlarının merkezindedir. Gençlerin %74 ü internet kullanırken internette en sık yaptıkları aktivite facebook, twitter, mynet v.b. gibi sosyal ağlara girmektir. Markalarla ve pazarlama dünyasıyla olan ilişkilerine bakıldığında, gençlerin %56 sı alışveriş sırasında fiyatın en önemli kriter olduğunu düşünürken, %47 si ise alışveriş sırasında özellikle promosyonlu ve indirimli ürünleri tercih edebilmektedir. Dolayısıyla bire bir ölçüde bir marka bağımlılığı söz konusu değildir. Gençlerin yarısı ise genellikle en yakın ve en hızlı alışveriş yapabileceği mağazalardan alışveriş yapmayı uygun görmektedirler. Gençler sosyal aktivite olarak arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi, gezmeyi, dolaşmayı ön planda tutarken, en yaygın uğraşılarının ise müzik dinlemek olduğunu sıklıkla ifade etmektedirler. Genel olarak değerlendirildiğinde gençlerin tüketim alışkanlıklarının ağırlıklı olarak kantitatif araştırma yöntemleriyle bulgulandığı görülmektedir. Gençlerin harçlıklarını daha çok yiyecek, içecek, fast food, cep telefonu kontörü ve giyim gibi hızlı tüketim kategorilerinde harcadığı, gençlerin, kadınlar başta olmak üzere yaşamlarındaki önceliğin alışveriş ve tüketim olduğu, bu kanallarla kimlik ve statülerini besledikleri, birer marka müridi olmasalar dahi marka iletişimine karşı çoklu mecralara son derece açık oldukları ifade edilmiştir. Sektörel araştırmalar gençlerin, gündelik etkinlikler ve boş vakit değerlendirme tercihleri konusunda, sosyalleşmekten ziyade çoğunlukla tek başlarına ya müzik dinledikleri ya da internette gezindiği yönünde istatistiksel bulgulara işaret etmektedir. Bu veriler çerçevesinde, gençler genellikle ya alışveriş ve tüketimle zamanlarını geçirmekte ya da tek başlarına kaldıklarında en fazla sanal dünya içerisinde bir gezgin/voyör kimliğiyle sosyal ağlar içerisinde yeni heyecanları kovalamak üzere dolanmaktadır. 47

48 Hande Bilsel Engin 5. SON SÖZ: MİLENYUM GENÇLİK TRENDLERİ 48 Sektörün yürüttüğü birçok gençlik trendleri araştırması nda öne çıkan unsur gençlerin sürekli bir yenilik arayışı içinde olmasıdır. Yapılan araştırmalar sonucunda gençlerin gündelik rutinlerin monotonluğu kıracak yeni şeyler arayışı içinde oldukları, yenilikleri denemeye son derece eğilimli oldukları gibi sonuçlara işaret edilmektedir. Hızlı yaşa, hızlı tüket gençlerin bu yenilik trendi çerçevesindeki yaşam mottoları olarak belirtilmektedir. Medya satın alma ajansı Mind Share in yöneticilerinden Nuzhet Algüneş gençlik dendiğinde aslında bambaşka bir dünyadan söz edildiğini ifade ederek bu segmenti toplum içerisinde ayrı bir cemaat olarak değerlendirmektedir. Bu daha ziyade yalıtılmış ve sektör eliyle yaratılmaya çalışılan bir tüketim organizması betimlemesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Aşağıdaki ifadede kullanılan uğraşmak, sürüklemek eylemleri ve çekirge sürüleri tabiri ise sektörel odakların niyetlerini açık seçik ortaya koymakta ve özetlemektedir: Kanı kaynayan, yerinde duramayan bir cemaat bu. Kendi dinamikleri olan, kendine has ve toplumun diğer bütün segmentlerinden bağımsız özellikler taşıyan bir grupla uğraşıyoruz. Her şeyden önce fizyolojileri bile daha farklı. Daha hızlı adaptasyon ve farkındalık beraberinde hızlı tüketimi de getiriyor. Onları sürükleyen en önemli faktör yeni kelimesi. Yetişkinlerin tam zıttı olarak gruplar halinde yaşayan gençler, çekirge sürüleri gibi buldukları her yeni şeyi inceliyor, analiz ediyor ve hızla tüketip başka bir yeniliğe yelken açıyorlar. Yenilikler gençlerin en hızlı tepki verdikleri şey. Bu yüzden markaların gençlerin hayatlarına anlamlı yenilikler getirmeleri ve trendler oluşturmaları, onların hayatlarında önemli bir yer tutan statülerine katkı sağlayan bir yapıda olmaları önemli. Statü kelimesi gençlerin tüketiminde anahtar kelimelerden biri. Statü sembolü olarak gördükleri ürünlere sahip olmak istiyorlar (Business Week Türkiye, 2007: 64). Gençlerin yeni trendlere oldukça meraklı oldukları saptamalarının altını çizen pazarlama iletişimi uzmanları, bu trendlerin toplum içerisindeki mayalanma süreçlerinin de tamamen gençlere bağlı olduğuna ve sektör eliyle yaratılacak bu yeni bilgilerin ve biçimlerin gençler tarafından hızlı bir şekilde çevreye yayılabileceğine işaret etmektedirler. Bir başka deyişle gençler, bu sektörler tarafından yön verilen trend ve yaşam biçimlerini ve bunlara bağlı ürün ve hizmetleri yayma aşamasında

49 Tüketen Gençlik Kültürü: Pazarlama Kuşatması Altındaki Milenyum Kuşağı birer iletişim kanalı ya da mecrası olarak ele alınmakta ve kullanılmaya çalışılmaktadır. Yeni haberlerin, marka ve ürünlerin gençler arasında çok hızlı yayılışını; bilginin gençlerden yetişkinlere doğru akışını tespit eden uzmanlar reklâm, halkla ilişkiler, sponsorluk, promosyon gibi geleneksel pazarlama iletişimi tekniklerine paralel olarak bu şekilde de yol kat etmeye çalışmaktadır. Markalar ve iletişim sektörleri bu trend ve markaların ağızdan ağza yayılım ivmesini stratejileriyle bütünleştirerek hız kazanmakta ve virütik bir sıçramayla büyümeye çalışmaktadırlar. Bu çerçevede yürütülen bir pazar araştırmasına göre, gençlerin % 44 ünün yeni etkinlik ve markaları ilk önce arkadaşlarından ya da internet paylaşımlarından duydukları belirtilmektedir (Millward Brown, Gençlik Trendleri Araştırması, 2006). Zira sektör bu paylaşımları da izleklerinin bir parçası haline getirmekte geç kalmamıştır li yıllarla birlikte geleneksel mecraların yanı sıra gençlere ulaşmanın farklı yollarını deneyen markalar ve danışmanların ortaya çıktığı görülmektedir Positif Düşünce, Youth Republic, Target Youth gibi gençlere yönelik pazarlama ve reklâm etkinlikleri üzerinde çalışan şirketlerin sayısının ve işlerinin artması da buna bir örnek teşkil etmektedir. Tamamen gençlere ve gençlere yönelik pazarlama faaliyetlerine odaklanan bu şirketler yeni ve yaratıcı bir takım kampanyalarla gençler arasında ses getirmeye çalışmaktadır Positif Düşünce ajansının kurucularından İlker Arslan 2004 yılındaki kuruluşlarından günümüze dek, 185 adet gençliğe yönelik reklâm kampanyasının duyurusunu yaptıklarını dile getirmektedir (Business Week Türkiye, 2007: 64). Özellikle piyasaya hızlı tüketim ürünleri sunan bir takım şirketlerin zaman zaman yalnızca üniversite öğrencilerine yönelik kampanyalar yaptıkları dahi görülmektedir. Örneğin küresel bir gazlı içecek devi olan Coca-Cola firmasının alt markalarından olan Sprite ve Fanta nın üniversite öğrencilerine ulaşmayı, onların kampüs yaşamları içerisinde bir trend haline gelmeyi oldukça önemsedikleri göze çarpmaktadır. İleride bölümlerde daha ayrıntılı olarak ele alınacağı şekilde, eğitim kurumları içerisinde ilan panolarında, sosyalleşme ortamlarında, hatta trendleri birinci elden yaymayı hedefleme aşamasında bizzat üniversite öğrencilerinden oluşan kampüs müşteri temsilcileri yle ve hatta son dönemlerde Positif Düşünce ajansının uygulamış olduğu gibi sınav kitapçıklarına verilen ilanlarla gençlere ulaşılmaya çalışılmaktadır. 49

50 Hande Bilsel Engin 50 Türkiye genelinde 80 üniversite ve 300 lisede oluşturduğu bir trendsetting 7 ağı ile çalışan Youth Republic ajansı da üniversite öğrencilerini birer marka temsilcisi haline getirip bünyesine dâhil ederek, zaman zaman geleneksel iletişim modellerine bağışıklık geliştiren ya bunlardan hoşlanmayan gençlik gruplarını içlerinden biri üzerinden belirli markalar ekseninde yönlendirmeye çalışmaktadır. Kampüs Marka Yöneticisi olarak adlandırılan sistem dâhilinde ajans, öğrencileri ilk olarak Çaylak olarak adlandırdığı görevlerde sadece markanın ürün ya da reklâm ilanı/broşürü dağıtımı gibi başlangıç pozisyonlarında kullanmaktadır. Burada başarılı olanlar, bir markayı temsil edebilecek duruma geldiklerinde junior statüsüne terfi ettiriliyor. İlerleyen görevlerde ise bu öğrenciler verimliliklerine göre senior luğa kadar yükselebiliyorlar. Görüldüğü gibi, şirket kampüs içerisinde belli bir insan kaynakları stratejisi doğrultusunda, örgütlenerek, geliştirdiği bu doğal ağıyla öğrencileri belirli trendler doğrultusunda, kendi yaşam alanları içerisinde yönlendirmeyi, hatta belki de defans mekanizmalarını bertaraf ederek, sinsice avlamayı hedeflemektedir. Youth Republic Marka Yöneticisi Serhat Gürcü Trident Splash sakız markası için bir milyon sakızı üç gün içerisinde 28 şehir, 69 üniversitede 900 öğrencinin çalışmasıyla etkili bir biçimde dağıtabildiklerini, bunun klasik yöntemlerde en az iki ayda dağıtılabileceğini ifade etmektedir Pozitif Düşünce ajansının 2007 yılında Turkcell için eğitim kurumlarında yapmış olduğu teneffüs zil sesi kampanyası da eğitim kurumları içerisinde uygulanan bu alternatif yöntemlere bir örnek olarak verilebilir. Bu kampanya çerçevesinde bir dönem boyunca birçok eğitim kurumunda dersin bitiş zili Sello pabucu yarım, çık dışarıya oynayalım reklâm müziği şeklinde çalmaktaydı. Türkiye de gençlik kampanyaları alanında en büyük yatırımı ve hedeflemeyi yapan şirket de yukarıda verilmiş olan teneffüs zili örneğinden dahi anlaşılabileceği üzere GSM operatörü Turkcell olmuştur. Gençlik segmentleri üzerine kurulan Gençturkcell alt markası çerçevesinde Turkcell in gençlere ulaşma stratejisi, onların hayatının her alanında olma temel ilkesi, hatta öyle ki onlara cool bir genç olma 7 Gençler arasında bir takım trend, marka, eğilim ve alışkanlık yaratmaya yönelik olarak markalar, segmentasyon stratejilerini takiben, trendsetting olarak adlandırdıkları bir hedefleme (targeting) çalışması yaparak gençler arasında bir takım ritüeller ve genç yaşam tarzı kalıpları oluşturmaya çalışmaktadır.

51 Tüketen Gençlik Kültürü: Pazarlama Kuşatması Altındaki Milenyum Kuşağı yönünde verilen direktifler üzerine kuruludur. Örneğin Gençturkcell Gençken Yapılacak 100 Şey adı altında bir kampanya düzenleyerek bu yönde gençleri belirli tarzlara, konseptlere ve aktivitelere yönlendirme girişiminde bulunmuştur. Sözde gençler bu şeyleri kendileri belirlemekte ve gençturkcell sitesine üye olup bunu orada paylaşarak ortaya koymaktadır. Ancak liste gençturkcell tarafından seçilmekte, derlenmekte hatta sinemalarda dağıtılan mini bir kitapçık halinde gençlere ücretsiz olarak dağıtılmaktadır. Bunlar genelde alışveriş, parti vb. tüketim çevresinde örgütlenen etkinlikler ya da tamamen içi boşaltılmış absürt bir takım edimler 8 olarak karşımıza çıkmaktadır. Ne de olsa gençler ya tüketen ya da gereksiz işler peşinde koşan ve hayatı ciddiye almayan hedonist, dalgacı bir güruh olarak kodlanmıştır. Turkcell Bireysel Müşteriler Bölüm Başkanı Burak Sevilengül, yine bizlere son dönem pazarlama anlayışının saldırgan doğasını savaş terminolojisi üzerinden hatırlatacak biçimde, bu ilkenin doğru stratejik planlamalar ve taktiksel uzantılarla markayı zafere taşıdığını ifade etmektedir. Sektörün, satır aralarından dahi taşan, çıkarmış olduğu sonuç, her ne kadar gençlerin zor bir segment olduğu ifade edilse de, gençlik ve trendlerinin dev markaların avucunun içerisinde olduğudur: Biz gençlerin kolay olmadığını bildiğimiz için gençlere yönelik segmentasyon çalışmalarımızı özelleştirdik. Biz sıradan kampanyalar yönetmiyoruz. Gençlerle olan bağımızı yönetiyoruz. Anlamlı teklifler sunuyoruz ve bu yüzden devamlılık geliyor. Abone sayısı 14 milyona ulaştı. Doğru yoldayız. Bunun nedeni, Turkcell in samimiyet, medya dağılımı, gençliğin hayatının her alanında yer bulma, gençlere özel hissettirme ve trend belirleme gibi başarı faktörlerini es geçmiyor oluşudur. Gençlere yönelik bir şeyler yapıldığını kampanyanın, paketin ya da ürünün adıyla anlatmak yetmiyor. Genç bir marka olduğunun söylenmesi de. Asıl yapılması gereken bunun altının doldurulması. Gençturkcell bunu yapıyor. Kampuscell, Genç Hazırkart gibi gençlere 51 8 Garson hesabı getirdiğinde arkadaşınla hesabına el kızartmaca oyna. Garsonu hakem yap., Etrafındakilere sürekli öpücük gönder, soranlara tikim var de., Otobüste tüm yolculara hitaben yüksek sesle o günün gazetesini oku., Balık adam kıyafeti giy, sokakta gördüğün insanlara Akdeniz ne tarafta? diye sor., Yatak / baza satan mağazalara git, En uygun yatağı alabilmem için en az bir gün burada uyumam gerek diyerek saatini kur ve yataklardan birine yat., Sinemaya elinde bir DVD ile git, gişede görevliye kendi filmini çektiğini ve arkadaşlarınla birlikte bir sonraki seansta bu filmi izlemek istediğini söyle, ısrarcı ol, bilet parası ödeyeceğini söyle., Arkadaşlarını topla, kalabalık bir grup halinde halay çekerek otobüse bin. (http://shiftdelete.net/gencken-yapilacak-100-sey html)

52 Hande Bilsel Engin özel ürünler, onların ilgisini çekecek ve trend yaratacak etkinliklerle destekleniyor. Japonya da milli takımla maç seyretmekten tutun, Sınav filminde rol almaya kadar gençlerin hayalleri gerçekleştiriliyor. Gençlere sevdikleri şarkıcılarla ulaşılıyor ve sinemaya gittiklerinde patlamış mısırlarının yüzde ellisine indirim gibi hediyeler veriliyor (Business Week Türkiye, 2007: 65). 52 Turkcell in geçtiğimiz birkaç yıl içerisinde mobil ADSL markası VINN için tasarlamış olduğu reklâm kampanyası da gençturkcell kampanyasındaki segmentasyon stratejisinin bir uzantısı biçimde gençleri birkaç farklı gruba bölerek ve bu gençlik imgeleri üzerinden bir iletişimle karşımıza çıkmaktadır. Buradaki temel söylem hızlı gençlik ve değişim temaları üzerine kurgulanmıştır. Görsel olarak Turkcell in bu ürününü oluşturan birer USB girişinin üzerine rock cı, motorsikletçi, futbol fanatiği, militarist, yuppie, gezgin, cici kız vs. gibi gençliğin yaşam tarzlarını özetlediği ve yansıttığı düşünülen ancak birbirinden aslında çok da farklı olarak algılanmayan bir dizi tipoloji illüstrasyonu yerleştirilmiştir. Ayrıntılı olarak incelendiğinde basmakalıp tipolojilerle oluşturulmuş bu yapay marka kişiliği çerçevesinde üstüne üstlük, gençlere özel teklifleriyle söylemi üzerinden gençlerin kitlesel bir yığın olarak değil özel birer birey olarak ele alındığı illüzyonu yaratılmaya çalışılmıştır. Aynı zamanda Turkcell, bu illüzyonu VINN ın bu USB kılığındaki gençlerin hiçbir şey düşünmeksizin bir kulüpte çılgınca eğlenme görüntüleriyle oluşturulmuş TV reklâmlarıyla birleştirerek gençler arasında mobil bir trend e öncülük etmeyi ve gençlerin yaşamlarının ayrılmaz bir parçası olmayı hedeflemektedir. Kendilerini trendsetter olarak ilan eden bu tarz dev markalar, yapılan bir takım basmakalıp odak grup araştırmaları ve anketler sonucunda, gençlerin hayallerini gerçekleştirme ve yaşam biçimlerini oluşturma noktasında öncü olabildiklerini ifade etmektedirler. Böylesi devasa bir yorum hem fazla indirgemeci, hem de gerçekçi bulunmamaktadır. Bu hiç şüphesiz aşırı kapsamlı ve kuşatıcı pazarlama çabaları sonucunda, markaların gençlerin yaşamları içerisinde ifade edildiği kadar merkezi, trendsetting ve tartışılmaz boyutlarda bir önceliğe tekabül ettiği ve gençler tarafından bir yaşam biçimi olarak özümsendiği iddiaları, tartışılması gereken konulardır. Dijital jenerasyon, net jenerasyonu gibi isimlerle de anılan bu kuşağı, en güncel ve kapsamlı olarak ele alan araştırmaların başını ThinkNeuro adlı

53 Tüketen Gençlik Kültürü: Pazarlama Kuşatması Altındaki Milenyum Kuşağı nöropazarlama yöntemlerini kullanarak marka algılarını ortaya çıkarmayı hedefleyen bir araştırma şirketi çekmektedir. ThinkNeuro nun Media Cat dergisiyle birlikte yürütmüş oldukları, yaşları arasında değişen toplamda 684 kişilik bir örneklem üzerinden şekillenen bu araştırma kapsamında üniversitelerin üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencileriyle yüz yüze görüşme yöntemi ve kotalı tesadüfî örneklemle açık uçlu anketler yapılmıştır (Media Cat, 2014: 50). Araştırmadan çıkan Y Kuşağı marka algısı raporuna göre, Y kuşağı, %81 oranında, en çok hızlı tüketim ürünleri pazarından etkilenmektedir, bunu internet servis ve içerik sağlayıcılar ve iletişim sektörünün takip ettiği görülmüştür. Gençler yabancı markaları uluslararası deneyimleri açısından beğendiklerini, ancak Türk markaları da daha kolay ulaşabilme açısından kendilerine yakın bulduklarını ifade etmektedirler. Araştırmanın bir başka çarpıcı bulgusu ise gençlerin kendilerini iletişimi güçlü, neşeli, cesur, lider ve zeki olarak gördükleri noktasında özellikle Facebook, Google, Turkcell ve Vodafone gibi markalarla kendilerini özdeşleştirdikleri göze çarpmaktadır. Dolayısıyla iletişimde güç unsurunun bu kuşak açısından önemi ve vurgusu büyüktür. Gençler, yaratıcı fırsatlar barındıran, kendi imajlarına katkıda bulunacak, çözüm odaklı, etkileyici ve macerasever markalar tarafından kolaylıkla motive edilebilmekte, bu markalara bir zaman içerisinde sahip çıkma eğilimi gösterebilmektedir. Markaların daha önceleri protest gençlik grupları arasında cool olan ve içerisinde güçlü simgesellikler, arketipler ve hatta ideolojik kırıntılar barındıran bir takım kültürel, alt kültürel biçim ve söylemleri kimliklerine entegre ederek bir takım anlamlar oluşturabildikleri bir gerçektir. Karşıt olan ve güçlü anlamlar içeren bir takım akımların içi boşaltılarak, modifye edilerek ve pazarlanabilir kılınarak markalara beslenebilecekleri kültürel ve göstergebilimsel bir artalan (hinterlant) yaratılmıştır. Ancak bunlar da zaman içerisinde tüketilmekte ve bir kimlik durağı olarak geride bırakılabilmektedir. Ne kadar devasa ya da kuşatıcı anlamlarla yüklü olurlarsa olsunlar ya da belirli dönemsel trendler oluştursalar dahi, yine de belli markalar ekseninde bir cemaatleşme ya da marka müritliği nden (brand evangelism) 9 söz etmek pek olası görülmemektedir. Zira Y kuşağının şahsına münhasır narsizmi, onların uzun süreçler boyunca bir 53 9 Marka evangelistleri bir markayı ya da hizmeti sadece belirli bir ücret karşılığında satın alan kişiler değildir. Bu kişiler belirli bir markaya tamamen sahip çıkarak hiçbir ücret almadan ve büyük bir inançla gönüllü olarak o markayı yaymaya ve benimsetmeye çalışan bir grup marka bağımlısı tüketicidir. (Guy KAWASAKI, Selling the Dream.)

54 Hande Bilsel Engin marka ya da kavrama bağlı kalma konusunda ironik bir biçimde bir emniyet subabı olarak işlemektedir. Hiçbir marka derinlemesine konuşulduğunda ve gözlendiğinde bir gencin yaşamındaki ana kahraman, itici güç ya da hayal olarak karşımıza çıkmamaktadır. Hepsi gençlerin birçok farklı kaygı ya da çelişkiyi barındıran gündelik yaşam deneyimleri içerisinde yer yer öbekleşmekte, yer yer akıp gitmekte, yer yer savrulmaktadırlar. Tıpkı bu yaşlı dünya üzerinde anlam ve deneyim peşinde koşan genç bireylerin kendileri gibi. 54 KAYNAKÇA / REFERENCES AC Nielsen (2006), Gençlik Profili Araştırması (İstanbul) Antonides, Gerrit ve W. Fred van Raaij (1998), Consumer Behaviour: A European Perspective (Chihester: John Wiley & Sons) Business Week Türkiye (2007), Gençleri Anlayan var mı? (İstanbul) Capital Dergisi (2000), Hedefteki Yeni Kitle, Sayı 10 (İstanbul) Eurostat (1992), Europe in Figures (Luxembourg: Eurostat) Hall, Stuart ve T. Jefferson (1990), Resistance Through Rituals: Youth Subcultures in Post-War Britain (London: Routledge) HTP Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları (2006), Yaşam Trendleri (İstanbul) İpsos Türkiye nin Gençleri: Hayalleri, Değerleri, Endişeleri ve Günlük Hayatlarıyla (2014), Türkiye deki Gençleri Anlamak Raporu (İstanbul) Kawasaki, Guy (1992), Selling the Dream (New York: Harpercollins) Konrad Adenauer Vakfı (1999), Türk Gençliği 98: Suskun Kitle Büyüteç Altında (Ankara) Milliyet Gazetesi & Input Araştırma (2002), Genç Türkiye (İstanbul) Millward Brown (2006), Gençlik Trendleri Araştırması (İstanbul) Moses, Elissa (2000), The $100 Billion Allowance: Accesing the Global Teen Market (New York: Wiley) Nielsen Media Index: Korea, Singapore, Indonesia, Philippines, Thailand (2003) Rainer S. Thom ve J.W. Rainer (2010), The Millenials (Nashville: Holman Publishers) Reis,Al ve J. Trout (2006), Warketing: Pazarlamada Zafere Giden Yol (İstanbul: MediaCat Kitapları) (Çev.: Ümit Şensoy)

55 Tüketen Gençlik Kültürü: Pazarlama Kuşatması Altındaki Milenyum Kuşağı Rokeach, Milton (2000), Understanding Human Values: Individual and Society (New York: Free Press) Schwartz, Sholom (1994), Are There Universal Aspects in the Content and Structure of Values? Journal of Social Issues, 50: Solomon, Michael ve G. Bamossy (1999), Consumer Behaviours (London: Prentice Hall) Storey, John (2000), Popüler Kültür Çalışmaları (İstanbul: Babil Yanınları) (Çev.: Koray Karaşahin) Temporal, Paul (2008), The Branding of MTV (New York: Wiley) ThinkNeuro (2014), Bu markalar Beynimizi Y di (İstanbul: MediaCat) TNS PİAR & Leo Burnett (2007), Kids and Teens Tracking Research for Nintendo Willis, Paul (1990), Common Culture (Boulder: Westview Press) Zeylan, Umut (2007), Eğitimin Değeri ve Gençlik: Eğitimli İstanbul Gençliğinin Değerler Dünyası (İstanbul: Bilgi Üniversitesi Yayınları) 55

56

57

58 Esra Burcu ǀ Levent Taş ǀ Çiğdem Sema Sırma 1. GİRİŞ 58 G ençlik sosyolojik, psikolojik, biyolojik, ekonomik ve antropolojik boyutlarıyla ele alınan bir konu olduğu için literatürde gençliğe ilişkin çeşitli tanımlamalara rastlamak mümkündür. Frith (1984, akt. Burcu 1997: 11) in de belirttiği gibi gençlik belirli bir başlangıç ve bitiş sınırı olan, bu sınırların toplumdan topluma farklılık gösterdiği ve toplumdaki diğer yaşlarda insan gruplarından farklılık gösteren bir yaş grubudur. Bu bağlamda farklı yaş gruplarındaki insanların farklı davranış özellikleri sergiledikleri kabul edilir. Belirli bir yaş grubunda olan genç, çocukluk ve yetişkinlik arasında yer almakta ve önemli bir sosyal grup formu oluşturmaktadır. Sosyolojide sadece yaş kriteri göz önünde bulundurularak yapılan gençlik tanımının yetersiz kalacağı kabul edilerek insan grupları yaş kriterinin yanı sıra statü, ırk, cinsiyet, sınıf gibi kriterlere dayalı olarak çeşitli kategorilere ayrılmıştır. Bu açıdan gençlik basit bir yaş grubu değil bir yaş grubunun sosyal organizasyonudur. Gençlik dönemini başlayış ve bitişlerine göre belirli standartlara oturtmak oldukça güç olsa da yapılan çalışmalarda kolaylık sağlaması açısından gençlik döneminin yaş sınırları ve özellikleri belirlenmeye çalışılmıştır (Burcu 1997: 8). Gençlik yaş dönemi ile ilgili olarak yapılan çalışmalarda gençlik, farklı yaş sınırlarında ele alınmıştır. Gençlik dönemi, çalışmalarda 12 24, 12 26, veya şeklindeki yaş sınırları içine dahil edilmiştir (SETA 2011). Birçok araştırmada Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Birleşmiş Milletlerin (BM) gençliğin evrensel bir olgu olduğunu varsayarak sınırlandırdığı yaş aralığı gençlik dönemi (UNDP 2008, olarak kabul edilmektedir. Farklı bağlamlarda ele alınan gençlik tanımlamalarının yanı sıra gençlerin eğitim durumu, çalışma durumu, meslek durumu, aile özellikleri, akran ilişkileri, yaşadığı sosyal çevre onları inceleyen sosyal bilimciler için birer inceleme kriteri olmuştur. Bu noktada gençlik temsil ettiği sosyal ve kültürel faktörlere bağlı olarak sınıflandırılmıştır. Bu sınıflandırmalarda gençlerin yaşadıkları bölge ve dolayısıyla sosyal çevre gençleri inceleme ve anlamada önemli bir araç olmuştur. En genel anlamda gençlik dönemi, çocukluktan yetişkinliğe geçişi ifade etmektedir. Birey çocukluktan yetişkinliğe doğru biyolojik, psikolojik, sosyolojik değişimler yaşamaktadır (Burcu 2013: 33). Gencin yaşamış

59 Türkiye de Gençlerin Sosyo-Demografik Profili olduğu bu değişimleri etkileyen önemli unsurlardan biri gencin yaşamış olduğu yerleşim yeri/bölgedir. Gençlerin yaşadıkları yer/bölge onların sosyal çevresinin önemli belirleyicisidir. Bunun yanı sıra yerleşim yeri/bölgesi gencin yaşamsal fırsatlara ulaşmasında ya da ulaşamamasında da önemli olarak kabul edilir. Gencin yaşadığı yer onun eğitimini, arkadaş grubunu, meslek tercihini, evlilik yaşını, suçlu/sapmış davranışlarını, gelecek hedeflerini vb. etkileyen bir rol oynamaktadır. Yaşanılan bölge ya da yerleşim yeri gençlerin eylem sınırlılıklarını belirleyen önemli bir sosyal faktördür. Gençlerin iş, ev veya okul gibi belirli bir sosyal veya fiziksel çevredeki katılım sınırlamaları onların yaşadıkları bölgedeki sosyal etkileşiminden kaynaklanır. Bu açıdan yaşanılan bölge ya da yerleşim yeri ile gençlik ilişkilendirildiğinde sosyal etkileşimci yaklaşımdan destek almak gerekir. Bu bağlamda genç bireyin çevre ile etkileşim içinde olduğunu unutmamak gerekir. Diğer taraftan gencin yaşadığı bölge ya da yerleşim yeri onların yetenekleri, becerileri ve kazanımlarıyla bağlantılı olarak da düşünülmelidir. Genç için çevrenin onun yaşamsal fırsatlara ulaşmasındaki olumlu ya da olumsuz etkisi dikkate değerdir. Çoğu zaman yerleşim yerinin sosyoekonomik ve kültürel özellikleri gencin fırsatlara ulaşma ve fırsatları kullanma yönündeki bireysel özelliklerini de belirleyebilir. Gencin kültürel kimlik tanımlaması ile sosyal çevresi arasında güçlü bir ilişki bulunmaktadır. Gençlerin deneyimlerinin anlaşılmasında ve bunlara ilişkin cevapların sunulmasında ırk, sınıf, cinsiyet, etnisite gibi faktörlerin yanı sıra yerleşim yerinin ya da yaşanılan bölgenin özelliklerinin bilinmesi yönündeki incelemeler önemlidir. Bu bağlamda gençlerle ilgili araştırmalarda onların yaş, cinsiyet ve kültürel kimlik gibi bireysel, gencin yaşam alanı gibi çevresel ve gencin günlük aktiviteleri gibi yaşam alışkanlıkları ele alınmalıdır. Şüphesiz bu araştırmalar genç bireyin topluma katılımını etkileyen faktörleri ortaya çıkarmada önemli rol oynayacaktır. Genç bireyin yaşam kalitesi ya da memnuniyeti onun yaşadığı ve günlük aktivitelerini sürdürdüğü çevreyle şekillenmektedir. Bu bağlamda sosyal çevre ve birey arasındaki etkileşimi göz ardı etmemek gerekir. Bu kabul ile genç bireyin bir bütün olarak resmedilmesi sağlanarak bütüncül bakış açısı ile gencin toplumun önemli bir parçası olduğu güçlendirilmiş olacaktır. Tüm belirtilenlerin ışığında gencin yaşadığı yerin/bölgenin kentsel ya da kırsal özellikler taşıması ya da kalkınma düzeyinin neresinde oldu- 59

60 Esra Burcu ǀ Levent Taş ǀ Çiğdem Sema Sırma 60 ğunun bilinmesi gençlerin farklı özellikleriyle tanınmasında ve bu özelliklere göre stratejiler geliştirilmesinde önemlidir. Örneğin, Burcu (2000: 52) nun da belirttiği gibi toplumumuzda diğer gençlik kesimleri gibi, önemli fonksiyonlara sahip köy gençliği, toplumsal yapı içinde sergiledikleri özellikleriyle ve eğitim, istihdam, mesleki ve ekonomik açıdan çeşitli sorunlarla iç içe bulunmaktadır ve bu açılardan kentli gençlikten daha farklı özellikler taşımaktadır. Bu çalışmada Türkiye de TÜİK in yerleşim yeri/bölgesiyle ilgili verilerinden hareketle yaş grubundaki gençlerin sosyo-demografik özellikleri (cinsiyet, yaş, medeni durumu, okuma yazma durumu, eğitim düzeyi, istihdam durumu) yorumlanmaya çalışılmıştır. Bu çerçevede çalışmada TÜİK ADNKS (Adrese Dayalı Nüfus Kayıt İstatistikleri) (2013) istatistiklerinden, TÜİK Ulusal Eğitim İstatistiklerinden (2012) ve TÜİK İşgücü İstatistiklerinden (2013) faydalanılmıştır. Türkiye de 1927 yılında yapılan ilk nüfus sayımından itibaren her 5 yılda bir yapılan nüfus sayımı 2007 den itibaren bireylerin ikamet ettikleri adreslere göre yapılmaya başlanmıştır. Bu sayım sistemi Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) olarak adlandırılmaktadır. Bu çalışmada ADNKS 2013 yılı cinsiyet, yaş ve medeni durum istatistikleri kullanılmıştır. Ayrıca çalışmada yine TÜİK tarafından yayınlanan ulusal eğitim istatistikleri veri tabanından faydalanılmıştır. Çalışmada eğitim istatistikleri ile ilgili iki kısıtlılıkla karşılaşılmıştır. Bunlardan biri, eğitim istatistiklerinin henüz 2013 yılı için yayınlanmamış olması nedeniyle çalışmada 2012 yılı eğitim istatistiklerinin kullanılmasıdır. Diğeri ise eğitim istatistiklerinin yaş aralığını kapsamasıdır. Çalışmada kullanılan istihdam ve çalışma durumu ile ilgili veriler ise TÜİK in her yıl düzenli olarak yayınladığı işgücü istatistiklerinden elde edilmiştir. Çalışmada ulaşılan istatistikler çerçevesinde gençlerin sosyo-demografik (yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu ve istihdam durumu) özelliklerinin yaşadıkları bölgenin gelişmişlik düzeyine göre nasıl bir görünüm sergilediği betimlenmek istenmiştir. Çalışmada bölgeler arasındaki gelişmişlik düzeylerinin değerlendirilebilmesi için kır-kent ayrımının yerine İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması (İBBS) kullanılmıştır. TÜİK 2006 yılından itibaren kır-kent ayrımını temel alan istatistikler yayınlamamaktadır. Bunun yerine bölgeler arası gelişmişlik düzeylerini ifade eden İBBS yi kullanarak istatistikleri yayınlamaktadır. İBBS, coğrafi,

61 Türkiye de Gençlerin Sosyo-Demografik Profili sosyal, kültürel ve ekonomik özellikleri birbirine benzeyen illerin gruplanmasıyla oluşturulan bir bölge sınıflamasıdır. Bu sınıflamada 3 düzey vardır. 1. düzey sınıflama 2. düzey bölgelerin coğrafi, sosyal, kültürel, ekonomik özelliklerine göre yeniden sınıflanmasıyla elde edilen 12 alt bölgeden oluşmaktadır. 2. düzey bölge sınıflandırması coğrafi, sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan birbirine benzeyen illerin gruplanmasıyla oluşturulan 26 alt bölgeden oluşmaktadır. 3. düzey bölge sınıflaması ise Türkiye nin idari illerinden oluşmaktadır. Avrupa Birliği (AB) ne üye ülkeler arasında bölgeler arası dengesizlikleri ortadan kaldırmak ve geri kalmış bölgelerin Birliğin sağladığı fonlardan yararlanmalarını ortak bir zeminde gerçekleştirmek amacıyla, bir bölgeleme sistemi oluşturulmuştur. Bu bölgeleme sistemiyle üç husus özellikle hedeflenmektedir: Birincisi, AB nin her bölgesine ait karşılaştırılabilir nitelikteki verilerin toplanması; ikincisi, bölgelerin sosyo-ekonomik analizlerinin yapılabilmesi, üçüncüsü ise, AB bölgesel politikalarının çerçevesinin belirlenmesi ki son iki hedef, bölgeler arası farklılıkların azaltılabilmesine yöneliktir (Çamur ve Gümüş akt. Özgür 2010: 5) yılında ulusal programın gereği olarak ve Avrupa Birliği nin de isteği üzerine istatistik bölgelerinin oluşumu için ilk adım atılmıştır. Devlet Planlama Teşkilatı, Devlet İstatistik Enstitüsü (şu anki adıyla TÜİK) ve İçişleri Bakanlığı tarafından oluşturulan bir komisyon, istatistik bölgelerinin oluşturulması için görevlendirilmiştir. Bu komisyon çalışmaları sonucunda Avrupa Birliği ülkelerindekine benzer 3 düzeyden oluşan bir bölge sistematiği oluşturulmuş ve İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması (İBBS) adı altında Türkiye, Düzey 1 de 12, Düzey 2 de 26, ve Düzey 3 te 81 bölgeye ayrılmıştır (Taş 2006: 191). Bu çalışmada 1. düzey (İBBS Düzey 1) (İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması Düzey 1) bölge sınıflaması çerçevesinde gençlerin sosyodemografik özellikleri yorumlanmaya çalışılmıştır. Daha önce de belirtildiği gibi 1. düzey bölge sınıflaması 2. düzey bölge sınıflamasındaki 26 bölgenin coğrafi, sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan birbirine benzeyen alt bölgelerinin yeniden sınıflanmasıyla ortaya çıkan 12 bölgeden oluşmaktadır. Bu bağlamda İBBS Düzey 1 bölgelerin gelişmişlik düzeyine göre sıralamasını içermektedir. İBBS bölgesel gelişmişliği ifade eden kırkent ayrımının yerine kullanılan bir bölge sınıflaması olarak değerlendirilmektedir. Bu çalışmada, İBBS Düzey 1 deki bölgelere göre gençlerin sosyo-demografik özellikleri karşılaştırmalı olarak betimlenmektedir. 61

62 Esra Burcu ǀ Levent Taş ǀ Çiğdem Sema Sırma Gençlerin cinsiyeti, medeni durumu, okuma yazma durumu, eğitim düzeyi, istihdam durumu gibi sosyo-demografik özelliklerinin yerleşim yerine/bölgesine göre benzerliklerinin ve farklılıklarının ortaya konulması önemlidir. Gençlerin sosyo-demografik özelliklerinin betimlenmesi gençler hakkında daha net fikirler verirken, onların sorunlarının anlaşılmasında ve bu sorunlara ilişkin çözümlere ulaşılmasında önemli rol oynayacaktır. Diğer taraftan gençlerin sosyo-demografik özelliklerini yerleşim birimine göre betimleyen bu çalışmanın gençlerle ilgili hangi konular üzerinde durulması gerektiği hakkında da ışık tutması umut edilmektedir. 2. YERLEŞİM BİRİMİ OLARAK KIRDAN İSTATİSTİKİ BÖLGE BİRİMLERİ SINIFLAMASINAGEÇİŞ 62 Türkiye de yerleşim birimleri Resmi Gazete de tanımlanmaktadır. 7 Nisan 1924 tarih 442 sayılı Köy Kanunu nun birinci maddesinde nüfusu iki binden aşağı yurtlara (köy) ve nüfusu iki bin ile yirmi bin arasında olanlara (kasaba) ve yirmi binden çok nüfusu olanlara (şehir) denir. Nüfusu iki binden aşağı olsa dahi belediye teşkilatı mevcut olan nahiye, kaza ve vilayet merkezleri kasaba itibar olunur ve Belediye Kanununa tabidir denilmektedir. Kanunun ikinci maddesinde ise, cami, mektep, otlak, yaylak, baltalık gibi orta malları bulunan ve toplu veya dağınık evlerde oturan insanlar bağ ve bahçe ve tarlalarıyla birlikte bir köy teşkil ederler denilmektedir. Görüldüğü gibi köy, idari, nüfus ya da sosyolojik ölçütlere göre bir kırsal yerleşim birimi ve bu tür yerleşmelerin ortak adı olmuştur. Kır ise "köy"ün karşıtı değil, fakat onu da içine alan bir kavramdır. Kır; kentin dışı, çoğu boş ve geniş alanlar, yerler anlamında kullanıldığı gibi verimsiz, kıraç alanların genel adı olarak da kullanılmaktadır (Kurt 2006: 3). TÜİK in kır ve kent tanımlarına bakıldığında ise,türkiye sınırları dahilinde yer alan tüm yerleşim yerlerinden nüfusu ve daha fazla olanlar "kent", ve daha az nüfusa sahip olanlar ise "kır" yerleşim yerleri olarak belirtilmiştir (http://www.tuik.gov.tr). Fakat günümüzde bu tanımın geçerliliğini yitirdiği ve TÜİK in 2014 yılından itibaren kır kent ayrımına ilişkin EUROSAT ın tanımlarının kullanılacağı belirtilmiştir. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması (İBBS) bölgeler arası gelişmişlik farklarının azaltılmasına yönelik olarak bölgelerin sosyo-ekonomik analizlerinin yapılması ve Avrupa Birliği (AB) ile karşılaştırılabilir veriler

63 Türkiye de Gençlerin Sosyo-Demografik Profili üretilmesi amacıyla AB bölgesel sınıflandırması olan NUTS kriterlerine göre tanımlanan sınıflandırmadır (http://tuikapp.tuik.gov.tr/). Türkiye nin değişik yöreleri arasındaki coğrafi, iklimsel, kültürel, toplumsal ve ekonomik farklılıklar, Türkiye yi bölgelere ayırarak incelemenin temelini oluşturmaktadır. Türkiye, genel hatlarıyla birbirinden farklı sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeylerine ve demografik özelliklere sahip olan beş bölgeye (Batı, Güney, Orta, Kuzey ve Doğu) ayrılmıştır. Bu bölgesel ayrım, örnekleme ve analiz amacıyla sosyal araştırmalarda sıklıkla kullanılmaktadır. Buna ek olarak 2002 yılından itibaren AB uyum süreci çerçevesinde yeni bölgeleme sistemi benimsenmiş olup, bunlar İBBS Düzey 1 12 bölge, İBBS Düzey 2 26 bölge ve İBBS Düzey 3 81 il şeklinde oluşturulmuştur (TNSA 2008:5). Aşağıda bu durumu gösteren bölgesel dağılım verilmiştir. 63 (TNSA 2008:xxii). 3. GELİŞMİŞLİK DÜZEYİNE GÖRE GENÇLERİN SOSYO- DEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Bu bölümde yaş arasındaki gençlerin cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim gibi sosyo-demografik özelliklerine ilişkin verileri İBBS Düzey 1 e

64 Esra Burcu ǀ Levent Taş ǀ Çiğdem Sema Sırma göre betimlenmeye çalışılmıştır. İlk olarak yaş arası gençlerin cinsiyet, yaş ve medeni durum açısından Türkiye genelinde ve İBBS Düzey 1 bölgeleri arasında nasıl bir dağılım gösterdiği daha sonra ise, gençlerin eğitim değişkeni açısından durumu betimlenmiştir. Gençlerin eğitim durumu betimlenirken gençlerin okuma yazma durumu ile eğitim düzeyleri ayrı ayrı incelenmiştir. Bu kısımda son olarak gençlerin istihdam durumları ve işsizlik istatistikleri ile istihdam alanları istatistikleri ayrı ayrı incelenmiştir Cinsiyet Tablo 1 de genç nüfusun cinsiyete göre dağılımının genel nüfus içindeki ve İBBS Düzey 1 bölgeleri içindeki dağılımı görülmektedir. Genç nüfusun cinsiyete göre hem Türkiye genelinde hem de her bir İBBS Düzey 1 bölgelerindeki dağılımı birbirine yakın oranlara sahiptir. Erkeklerin oranı yaklaşık %51 olarak görülürken kadınların oranı ise yaklaşık %49 dur. İBBS Düzey 1 bölgelerinin kendi aralarındaki cinsiyet dağılımlarına bakıldığında genç nüfus içerisinde erkek (%51) ile kadın (%49) oranları birbirine oldukça yakındır. Bu durum cinsiyet açısından genç erkek ile genç kadın nüfus arasında önemli bir farklılık olmadığını göstermektedir. Ancak Batı Marmara bölgesinde genç kadın nüfus ile genç erkek nüfus arasındaki oranlar farklılaşmaktadır. Bu bölgede genç erkek nüfus diğer bölgelere göre artış gösterirken genç kadın nüfusu da azalmaktadır. Batı Marmara bölgesinde yaşayan gençlerin %54 ü erkek iken %46 sı kadındır. Genç kadın ve erkek nüfusun dağılımı gelişmişlik düzeyine göre farklılıklar göstermektedir. Genç erkek nüfus oranın %17,30 ve genç kadın nüfus oranın %17,66 olduğu İstanbul diğer bölgeler arasında en yüksek orana sahiptir. Batı Marmara (erkek %4,06, kadın %3,69), Doğu Karadeniz (erkek %3,25, kadın %3,29) ve Kuzeydoğu Anadolu (erkek %3,60, kadın %3,43) bölgeleri genç erkek ve genç kadın nüfusunun en az olduğu bölgelerdir.

65 Türkiye de Gençlerin Sosyo-Demografik Profili Tablo 1: Yaş Arası Nüfusun Cinsiyetlerinin Türkiye Geneli Nüfus ve İBBS Düzey 1 e Göre Dağılımı TÜRKİYE Toplam Erkek Kadın Genel Nüfus Yaş Arası Nüfus Yaş Arası Nüfustaki Oran %51 %49 TR1 İstanbul Bölge İçinde Bölgeler Arası 17,30 17,66 TR2 Batı Marmara Bölge İçinde Bölgeler Arası 4,06 3,69 Tr3 Ege Bölge İçinde Bölgeler Arası 11,73 11,66 TR4 Doğu Marmara Bölge İçinde Bölgeler Arası 8,79 8,89 TR5 Batı Anadolu Bölge İçinde Bölgeler Arası 9,30 9,51 TR6 Akdeniz Bölge İçinde Bölgeler Arası 12,25 12,37 TR7 Orta Anadolu Bölge İçinde Bölgeler Arası 5,12 5,22 TR8 Batı Karadeniz Bölge İçinde Bölgeler Arası 5,53 5,57 TR9 Doğu Karadeniz Bölge İçinde Bölgeler Arası 3,25 3,29 TRA Kuzeydoğu Anadolu Bölge İçinde Bölgeler Arası 3,60 3,43 TRB Ortadoğu Anadolu Bölge İçinde Bölgeler Arası 6,33 5,92 TRC Güneydoğu Anadolu Bölge İçinde Bölgeler Arası 12,73 12,78 *TÜİK ADNKS ye Göre Demografik İstatistikler

66 Esra Burcu ǀ Levent Taş ǀ Çiğdem Sema Sırma 3.2. Yaş Tablo 2 de yaş arasındaki gençlerin nüfusunun Türkiye deki oranı ve İBBS Düzey 1 e göre dağılımı görülmektedir. Genç nüfusun genel nüfus içindeki oranı %16,55 dir. Bu oran nüfusun yaklaşık olarak 5 te 1 inin gençlerden oluştuğunu göstermektedir. Gençlerin nüfusunun İBBS Düzey 1 e göre dağılımında genç nüfusun çoğunluğunun %17 ile İstanbul da yaşadığı görülmektedir. Genç nüfus oranın en düşük olduğu bölgeler ise %3,97 ile Batı Marmara, %3,29 ile Batı Karadeniz ve %3,62 ile Kuzeydoğu Anadolu dur. 66 Tablo 2: Yaş Arası Nüfusun Türkiye Geneli Nüfus ve İBBS Düzey 1 e Göre Dağılımı Bölge Nüfus Toplam Nüfus Yaş Arası Nüfus Türkiye Genç Nüfusun Genel Nüfusa 16,55 Oranı TR1 İstanbul Bölgeler arası 17,26 TR2 Batı Marmara Bölgeler arası 3,97 TR3 Ege Bölgeler arası 11,70 TR4 Doğu Marmara Bölgeler arası 8,79 TR5 Batı Anadolu Bölgeler arası 9,43 TR6 Akdeniz Bölgeler arası 12,22 TR7 Orta Anadolu Bölgeler arası 5,21 TR8 Batı Karadeniz Bölgeler arası 5,53 TR9 Doğu Karadeniz Bölgeler arası 3,29 TRA Kuzeydoğu Anadolu Bölgeler arası 3,62 TRB Ortadoğu Anadolu Bölgeler arası 6,28 TRC Güneydoğu Anadolu Bölgeler arası 12,70 *TÜİK ADNKS ye Göre Demografik İstatistikler 2013

67 Türkiye de Gençlerin Sosyo-Demografik Profili 3.3. Medeni Durum Tablo 3 te Türkiye genelinde gençlerin medeni durumlarının oranları ve İBBS Düzey 1 e göre dağılımı görülmektedir. Türkiye genelinde gençlerin %86,01 i hiç evlenmemişken; %13,69 u evli durumdadır. Boşanan gençlerin oranı (%0,30) ile eşi ölen gençlerin oranı (%0,02) ise oldukça düşüktür. Gençlerin medeni durumlarının İBBS Düzey 1 e göre dağılımına bakıldığında evli olan gençlerin en yüksek oranda %15,88 ile İstanbul da ve %14,86 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde yaşadığı görülmektedir. Evli gençlerin oranının en düşük olduğu bölgeler ise %3,92 ile Batı Marmara, %2,50 ile Doğu Karadeniz ve %3,93 ile Kuzeydoğu Anadolu Bölgeleri dir. Hiç evlenmeyen gençlerin bölgeler arasındaki dağılımında ise gençlerin %19,22 sinin İstanbul da yaşadığı görülmektedir. Hiç evlenmeyen gençlerin en az yaşadığı bölgeler ise %4,21 ile Batı Marmara, %3,78 ile Kuzey Doğu Anadolu ve %3,71 ile Doğu Karadeniz Bölgeleri dir. Verilerden de anlaşıldığı üzere her bölgenin kendi içinde hiç evlenmeyen gençlerin oranı %80 in üzerindeyken evli olan gençlerin oranı %10 civarındadır. Bu oran Batı Anadolu da farklılaşmaktadır. Bu bölgede hiç evlenmeyen gençlerin oranı %59,96 iken evli olan gençlerin oranı %39,75 dir. Tablo 3: Yaş Arası Nüfusun Medeni Durumlarının Türkiye Geneli Nüfus ve İBBS Düzey 1 e Göre Dağılımı Bölge Genel Hiç Evlenmedi Evli Boşandı Eşi Öldü TÜRKİYE TR1 İstanbul TR2 Batı Marmara TR3 Ege TR4 Doğu Marmara ,01 13,68 0,30 0, Bölge İçinde 87,63 12,10 0,26 0,01 Bölgeler Arası 19,22 15,88 15,43 8, Bölge İçinde 86,20 13,40 0,38 0,02 Bölgeler Arası 4,21 3,92 5,10 4, Bölge İçinde 85,93 13,64 0,41 0,02 Bölgeler Arası 12,67 12,03 16,36 12, Bölge İçinde 86,85 12,78 0,35 0,01 Bölgeler Arası 9,65 8,50 10,57 6,79 TR5 Batı Anadolu Bölge İçinde 59,96 38,75 1,24 0,05 Bölgeler Arası 10,13 9,90 12,25 7,93 TR6 Akdeniz

68 Esra Burcu ǀ Levent Taş ǀ Çiğdem Sema Sırma TR7 Orta Anadolu TR8 Batı Karadeniz TR9 Doğu Karadeniz TRA Kuzeydoğu Anadolu TRB Ortadoğu Anadolu TRC Güneydoğu Anadolu Bölge İçinde 85,25 14,35 0,38 0,02 Bölgeler Arası 13,21 13,31 15,90 13, Bölge İçinde 83,41 16,12 0,43 0,03 Bölgeler Arası 5,42 6,27 7,67 7, Bölge İçinde 86,38 13,28 0,32 0,02 Bölgeler Arası 6,05 5,56 6,10 6, Bölge İçinde 89,65 10,12 0,22 0,02 Bölgeler Arası 3,71 2,50 2,42 3, Bölge İçinde 85,05 14,79 0,13 0,02 Bölgeler Arası 3,78 3,93 1,57 4, Bölge İçinde 86,02 13,85 0,11 0,02 Bölgeler Arası 6,68 6,43 2,36 7, Bölge İçinde 84,44 15,38 0,15 0,02 Bölgeler Arası 13,63 14,86 6,70 18,10 *TÜİK ADNKS ye Göre Demografik İstatistikler Eğitim Okuma Yazma Durumu Daha önce de belirtildiği üzere istatistiklerin düzenlendiği tarihte TÜİK in okuma yazma durumu ve eğitim düzeyine ilişkin ADNKS eğitim istatistiklerine ilişkin verilerinde 2013 yılı istatistikleri sunulmadığı için 2012 yılı dikkate alınmıştır yılındaki verilerde de 14 yaş grubu da dahil edildiği için genç nüfus oranı olarak görülmektedir yaş arasındaki nüfusun genel nüfusa oranı %20 dir. Tablo 4 te de görüldüğü gibi Türkiye de gençlerin %97,56 sının okuma yazma bildiği görülmektedir. Gençlerin okuma yazma bilme durumlarını İBBS Düzey 1 e göre değerlendirdiğimizde de Türkiye genelinde görülen genel durumun bölgelerin kendi içlerindeki dağılımda da değişmediği görülmektedir. Okuma yazma durumunun İBBS Düzey 1 bölgeleri arasındaki dağılımında okuma yazma bilmeyen gençlerin %36,83 ile Güneydoğu Anadolu ve %17,82 ile Ortadoğu Anadolu da yaşadığı görülmektedir. Diğer taraftan okuma yazma bilmeyen gençlerin %11,22 sinin İstanbul bölgesinde olması da dikkat çekici bir durumdur. Okuma yazma bilmeyenlerin en az olduğu bölge ise %1,96 ile Batı Marmara bölümüdür.

69 Türkiye de Gençlerin Sosyo-Demografik Profili Tablo 4: Yaş Arası Nüfusun Eğitim Durumlarının Türkiye Geneli Nüfus ve İBBS Düzey 1 e Göre Dağılımı Bölge Genel Okuma yazma Okuma Bilmeyen Yazma Bilen Bilinmeyen TÜRKİYE Yaş arası nüfus Yaş arası nüfus oranı 0,89 97,56 1,55 TR1 İstanbul Bölge İçinde 0,58 97,19 2,23 Bölgeler Arası 11,22 17,08 24,59 TR2 Batı Marmara TR3 Ege TR4 Doğu Marmara TR5 Batı Anadolu TR6 Akdeniz TR7 Orta Anadolu TR8 Batı Karadeniz TR9 Doğu Karadeniz TRA Kuzeydoğu Anadolu TRB Ortadoğu Anadolu Bölge İçinde 0,45 98,57 0,99 Bölgeler Arası 1,96 3,95 2, Bölge İçinde 0,33 98,96 0,71 Bölgeler Arası 4,35 11,81 5, Bölge İçinde 0,40 98,43 1,17 Bölgeler Arası 3,95 8,81 6, Bölge İçinde 0,28 98,06 1,65 Bölgeler Arası 3,01 9,43 10, Bölge İçinde 0,61 98,17 1,22 Bölgeler Arası 8,49 12,39 9, Bölge İçinde 0,31 98,49 1,20 Bölgeler Arası 1,80 5,26 4, Bölge İçinde 0,33 98,96 0,71 Bölgeler Arası 2,03 5,61 2, Bölge İçinde 0,30 98,75 0,95 Bölgeler Arası 1,10 3,33 2, Bölge İçinde 1,82 94,92 3,26 Bölgeler Arası 7,45 3,53 7, Bölge İçinde 2,50 95,31 2,18 Bölgeler Arası 17,82 6,17 8,88 TRC Güneydoğu Anadolu Bölge İçinde 2,54 95,51 1,96 Bölgeler Arası 36,83 12,62 16,27 *TÜİK Eğitim İstatistikleri

70 Esra Burcu ǀ Levent Taş ǀ Çiğdem Sema Sırma Eğitim Düzeyi TÜİK 2012 eğitim istatistiklerinde yaş arasındaki gençler içinde yüksek lisans (1433 kişi) ve doktora yapanların sayısı (7) oldukça azdır. Bu nedenle, bu yaş aralığındaki yüksek lisans ve doktora yapan gençler ile yüksekokul veya fakülte mezunu olan gençlerin sayısı toplanarak yükseköğrenim görenler kategorisi altında birleştirilmiştir. Diğer taraftan TÜİK istatistiklerinde ortaokul mezunu ve ilkokul mezunu yaş grubundaki gençlere ilişkin veriler sunulmadığından bu kategorilere ilişkin yorumlamalar yapılamamıştır. Tablo 4 gençlerin eğitim düzeylerinin Türkiye genelindeki oranları ile İBBS Düzey 1 bölgelerine göre dağılımını göstermektedir. Türkiye genelinde gençlerin %55,27 sinin ilkokul mezunu, %27,85 inin ise lise veya dengi okul mezunu olduğu görülmektedir. Gençlerin %8,99 u ise okuma yazma bilmesine rağmen herhangi bir okul bitirmemiştir. Gençlerin eğitim düzeylerinin bölgelerdeki dağılımı Türkiye geneli dağılımıyla paralel bir durum göstermektedir. İlköğretim mezunu olan gençlerin oranı yaklaşık %50 civarında iken; lise ve dengi okul mezunu olanların oranı %30 civarındadır. İlköğretim mezunu olan gençlerin %17,01 inin İstanbul bölgesinde, %13,4 ünün Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde, %11,93 ünün ise Ege Bölgesi nde yaşadığı görülmektedir. İlköğretim mezunu gençlerin en az olduğu bölgeler ise %3,76 ile Batı Marmara, %3,21 ile Doğu Karadeniz ve % 3,35 ile Kuzey Doğu Anadolu Bölgeleri dir. Lise ve dengi okul mezunu olan gençler açısından İBBS Düzey 1 bölgelerinin oranlarına bakıldığında ise en düşük %3 ile Kuzeydoğu Anadolu da; en yüksek ise %17,29 ile İstanbul dadır. Tablo 5: Yaş Arası Nüfusun Eğitim Düzeylerinin Türkiye Geneli Nüfus ve ve İBBS Düzey 1 e Göre Dağılımı Bölge Okuma yazma bilmeyen Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen İlköğretim mezunu Lise veya dengi okul mezunu Yüksek Öğretim Görenler Toplam TÜRKİYE ,89 8,89 55,27 27,85 5, TR1 İstanbul ,58 7,50 54,83 28,09 6,76 100,00 11,22 14,47 17,01 17,29 20,90 17,15 TR2 Batı Marmara ,45 5,29 53,12 33,26 6,89 100,00 1,96 2,33 3,76 4,67 4,86 3,91

71 Türkiye de Gençlerin Sosyo-Demografik Profili TR3 Ege ,33 5,22 56,63 30,89 6,21 100,00 4,35 6,84 11,93 12,92 13,05 11,65 TR4 Doğu Marmara TR5 Batı Anadolu ,40 4,40 54,04 33,22 6,76 100,00 3,95 4,32 8,54 10,42 10,66 8, ,28 4,34 54,33 32,44 6,93 100,00 3,01 4,58 9,22 10,93 11,73 9,38 TR6 Akdeniz ,61 8,50 57,83 26,86 4,97 100,00 8,49 11,78 12,88 11,87 11,04 12,31 TR7 Orta Anadolu TR8 Batı Karadeniz TR9 Doğu Karadeniz TRA Kuzeydoğu Anadolu TRB Ortadoğu Anadolu TRC Güneydoğu Anadolu ,31 5,74 56,60 31,05 5,08 100,00 1,80 3,37 5,33 5,80 4,78 5, ,33 4,40 57,91 30,84 5,81 100,00 2,03 2,74 5,80 6,12 5,79 5, ,30 3,46 54,01 34,61 6,66 100,00 1,10 1,28 3,21 4,09 3,95 3, ,82 16,81 50,96 23,01 4,14 100,00 7,45 6,87 3,35 3,00 2,71 3, ,50 17,75 51,76 22,20 3,60 100,00 17,82 12,61 5,91 5,03 4,10 6, ,54 19,87 55,93 16,96 2,76 100,00 36,83 28,82 13,04 7,85 6,41 12,89 *TÜİK Eğitim İstatistikleri İstihdam ve İktisadi Faaliyet Kolları İstihdam Oranları ve İşsizlik Oranları Tablo 6 da kurumsal olmayan nüfusa dahil olan gençlerin istihdam, işsizlik ve işgücü istatistikleri görülmektedir. Türkiye geneline bakıldığında işsizlik oranının %18,7 olduğu görülmektedir. İstihdam oranlarının İBBS Düzey 1 e göre dağılımında, istihdam oranlarının genel olarak %30 un üstünde olduğu görülmektedir. İstihdam oranlarının en yüksek olduğu bölge %38 ile Ege Bölgesi dir. İstihdam oranının % 30 un altında olan bölgeler ise %29,8 ile Orta Doğu Anadolu Bölgesi, %25 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve %21,5 ile Doğu Karadeniz Bölgesi dir. Tablo 6 da Türkiye genelinde gençlerin işsizlik oranının %18,7 olduğu görülmektedir. Gençlerin işsizliğinin İBBS Düzey 1 bölgeleri arasındaki

72 Esra Burcu ǀ Levent Taş ǀ Çiğdem Sema Sırma dağılımında en yüksek işsizlik oranının %22,2 ile Doğu Karadeniz Bölgesi nde olduğu anlaşılmaktadır. Genel olarak bölgelerin işsizlik oranı %18 civarındadır. İşsizlik oranının en düşük olduğu bölgeler ise %11,5 ile Kuzey Doğu Anadolu da ve %15,6 ile Batı Marmara Bölgeleri dir. Tablo 6: Yaş Arası Gençlerin İşsizlik ve İstihdam İstatistiklerinin (BİN) Türkiye Geneli Nüfus ve İBBS Düzey 1 e Göre Dağılımı Kurumsal olmayan çalışma çağındaki nüfus İstihdam edilenler İşsiz İşsizlik oranı % TÜRKİYE ,7 32,2 İstihdam oranı % 72 İstanbul ,2 34,4 Batı Marmara ,9 36 Ege ,9 38 Doğu Marmara ,4 35,4 Batı Anadolu ,2 30 Akdeniz ,7 33,3 Orta Anadolu Batı Karadeniz ,6 33,9 Doğu Karadeniz ,2 21,5 Kuzeydoğu Anadolu ,5 35,1 Ortadoğu Anadolu ,9 29,8 Güneydoğu Anadolu ,1 25 *TÜİK İstihdam İstatistikleri İstihdam Alanları Tablo 7 gençlerin istihdam alanlarının Türkiye geneline ve İBBS Düzey 1 bölgelerine göre dağılımını göstermektedir. Gençlerin %47,76 sı hizmet sektöründe, %31,53 ü sanayi sektöründe ve %20,71 i de tarımsal işlerde çalışmaktadır. Tablo 7 de tarım, sanayi ve hizmet sektörlerinin İBBS Düzey 1 bölgeleri arasında hizmet sektörü genellikle gençlerin en çok istihdam edildikleri sektör olarak ön plana çıkmaktadır. Bu durumun istisnası olan bölgeler, Batı Karadeniz, Kuzeydoğu Anadolu ve Ortadoğu Anadolu Bölgeleri dir. Bu bölgelerde Batı Karadeniz de gençlerin çoğunluğu tarım sektöründe istihdam edilmektedir. Batı Karadeniz Bölgesi nde gençlerin %38,34 ü, Kuzeydoğu Anadolu da gençlerin %48,83 ü ve Ortadoğu Anadolu Bölgesi nde %40,35 i tarım sektöründe çalışmaktadır. Ayrıca Orta Anadolu Bölgesi nde ise tarım sektörü ile hizmet sektörü birbirine çok

73 Türkiye de Gençlerin Sosyo-Demografik Profili yakındır. Orta Anadolu Bölgesi nde gençlerin %35,63 tarım sektöründe %38,76 sı ise hizmet sektöründe çalışmaktadır. Hizmet sektörünün en yüksek olduğu bölge olan İstanbul da ise tarım sektöründe çalışan genç nüfus bulunmamaktadır. Tablo 7 de İBBS Düzey 1 bölgeleri arasında tarım sektöründe en çok gencin istihdam edildiği bölge %15 ile Akdeniz ve %14,76 ile Güneydoğu Anadolu Bölgeleri dir. Tarım sektöründe hiç bir gencin istihdam edilmediği bölge İstanbul bölgesi iken tarım sektöründe istihdam edilen gençlerin oranının en düşük olduğu diğer iki bölge %3,11 ile Batı Marmara ve %2,59 ile Doğu Karadeniz Bölgeleri dir. İBBS Düzey 1 bölgeleri arasında sanayi sektöründe en yüksek oranda gençlerin istihdam edildiği bölge %22,89 ile İstanbul bölgesidir. Sanayi sektöründe gençlerin istihdam oranının en düşük olduğu bölge ise %2,04 ile Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi dir. Hizmet sektörünün İBBS Düzey 1 bölgeleri arasındaki dağılımında, İstanbul %24,10 oranıyla en yüksek orana sahiptir. Buna karşın %2,36 ile Doğu Karadeniz ve %2,42 ile Kuzeydoğu Anadolu Bölgeleri en düşük orana sahip olan bölgelerdir. 73 Tablo 7: Yaş Arası Gençlerin İktisadi Faaliyet Koluna Göre Türkiye Geneli Nüfus ve İBBS Düzey 1 e Göre Dağılımı (BİN) Tarım Sanayi Hizmet Toplam TÜRKİYE Arası Nüfus Faaliyet kolu Oranı 20,71 31,53 47,76 İstanbul Bölge İçi 0 38,53 61, Bölgeler Arası 0,00 22,89 24,10 18,73 Batı Marmara Bölge İçi 16,21 33,788 50, Bölgeler Arası 3,11 4,26 4,21 3,97 Ege Bölge İçi 21,81 30,24 47, Bölgeler Arası 13,73 12,51 13,09 13,04 Doğu Marmara Bölge İçi 12,5 42,66 44, Bölgeler Arası 5,96 13,36 9,27 9,87 Batı Anadolu Bölge İçi 13,62 29,10 57, Bölgeler Arası 5,70 8,00 10,39 8,67

74 Esra Burcu ǀ Levent Taş ǀ Çiğdem Sema Sırma Akdeniz Bölge İçi 24,13 25,76 49, Bölgeler Arası 15,28 10,72 13,71 13,12 Orta Anadolu Bölge İçi 35,63 26,59 37, Bölgeler Arası 8,68 4,26 3,99 5,04 Batı Karadeniz Bölge İçi 38,34 26,21 35, Bölgeler Arası 10,23 4,60 4,16 5,53 Doğu Karadeniz Bölge İçi 25,31 21,51 53, Bölgeler Arası 2,59 1,45 2,36 2,12 Kuzeydoğu Anadolu Bölge İçi 48,83 18,60 33, Bölgeler Arası 8,16 2,04 2,42 3,46 Ortadoğu Anadolu Bölge İçi 40,35 28,69 30, Bölgeler Arası 11,66 5,45 3,82 5,98 Güneydoğu Anadolu Bölge İçi 29,15 31,71 39, Bölgeler Arası 14,76 10,55 8,59 10,49 *TÜİK İstihdam İstatistikleri 2013 SONUÇ TÜİK in bölgeleri coğrafi, ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmişlik farklılıklarına göre sınıflandırması (İBBS -İstatistikî Bölge Birimleri Sınıflaması) üzerinden çalışmada gençlerin sosyo-demografik özellikleri betimlenmiştir. İstatistikler göstermiştir ki Türkiye de yaş arasındaki gençlerin sosyo-demografik özellikleri, cinsiyet dışında yaşanılan bölgelerin gelişmişlik düzeyine göre farklılıklar içermektedir. Türkiye de yaş aralığındaki gençlerin çoğunluğu İBBS Düzey 1 e göre daha gelişmiş bölgelerde (İstanbul, Akdeniz ve Ege gibi) yaşamaktadır. Diğer taraftan bölgelerin gelişmişlik düzeyi arttıkça gençlerin evli olmama oranları da artmaktadır. Eğitim açısından ise, okuma yazma bilme oranının ve eğitim düzeyinin gelişmişlik düzeyi yüksek olan bölgelerde daha yüksek olduğu görülmektedir. Gençlerin işsizliği az gelişmiş bölgelerde yüksektir. Gençlerin istihdamı ise gelişmiş bölgelerde daha yüksektir. İstihdam alanları açısından bölgeler karşılaştırıldığında gelişmiş bölgelerde genç-

75 Türkiye de Gençlerin Sosyo-Demografik Profili lerin daha çok hizmet sektöründe istihdam edildiği ve daha az gelişmiş bölgelere doğru hizmet sektöründe istihdam edilen gençlerin oranının azalıp tarım sektöründe istihdam edilen gençlerin oranının yükseldiği görülmektedir. Türkiye genelinde gençlerin sosyo-demografik özelliklerinin gelişmişlik düzeyine göre farklılıklar gösterdiği söylenebilir. Yani gelişmişlik düzeyi arttıkça İBBS Düzey 1 bölgelerinde gençlerin nüfusu artmakta, okuma yazma bilenlerin oranı artmakta, eğitim düzeyi yükselmekte, evlenme oranları düşmekte ve hizmet sektöründeki istihdam oranları artmaktadır. Ancak Batı Marmara Bölgesi ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi bulundukları gelişmişlik düzeyine göre farklı bir görünüm sergilemektedir. Nitekim gelişmişlik açısından üst sıralarda yer alan Batı Marmara bölgesinde gençlerin yaş, medeni durum, eğitim ve istihdam oranları diğer gelişmiş bölgelere göre önemli farklılıklar göstermektedir. Gençlerin çoğunluğu gelişmiş bölgelerde yaşarken Batı Marmara Bölgesi nde yaşayan gençlerin oranı düşüktür. Diğer taraftan Güneydoğu Anadolu Bölgesi de gelişmişlik açısından alt sıralarda yer almasına karşın yaş, medeni durum, eğitim ve istihdam oranları açısından alt sıralarda yer alan bölgelerden farklı özellikler göstermektedir. Örneğin yaş değişkeni açısından, gelişmişlik açısından alt sıralarda yer alan bölgelerde gençlerin oranı düşerken Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde bu oran oldukça yüksektir. Bölgeler arasında özellikle Batı Marmara ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri nde görülen genç nüfusla ilgili tartışılan bu farklılıklar yapılacak çalışmalar ve geliştirilebilecek stratejiler için dikkat çekicidir. Bölgeler arasında farklılıkların giderilmesi diğer bir ifadeyle gençlerin ihtiyaçlarının neler olduğunun belirlenmesi özellikle eğitim, işsizlik ve istihdam gibi sorunlara çözümler üretilmesi ve gençlerin olanaklarının artırılması açısından anlamlıdır. Şüphesiz bu konudaki hassasiyet gençlerin toplumla bütünleşmelerinde önemlidir. Son olarak söylenebilir ki sosyolojik olarak gencin içinde yaşamış olduğu sosyal ortam gencin davranışlarının şekillenmesinde ve karar alma süreçlerinde rol oynayan bir faktördür. Yaşanılan yer/bölge gencin yaşamsal fırsatlarında belirleyici olarak kabul edilir. Nitekim gencin eğitim hayatına devamında, bireysel becerilerinin gelişiminde, çalışma durumunda, istihdamında, mesleki kariyerinde belirleyici role sahip olan 75

76 Esra Burcu ǀ Levent Taş ǀ Çiğdem Sema Sırma yaşanılan bölgelerin gelişmişlik düzeyleri arasındaki farkların en aza indirgenmesi gençlere eşit fırsatların sunulmasına anlamlı katkıda bulunacaktır. 76 KAYNAKÇA/ REFERENCES Burcu, E., (1997) Çırak ve Kalfa Gençlik Altkültür Grubu Hakkında Sosyolojik Bir Araştırma, Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyoloji Anabilim Dalı, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Ankara. Burcu, E., (2000) Köy Gençliği Üzerine Sosyolojik Bir İnceleme:Rize-Armağan Köyü Gençliği, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, yıl:1999, sayı:7, ss: Burcu E., (2013) Engelli Gençlik ve Sosyal Riskler, Gençlik Araştırmaları Dergisi, yıl:1, cilt 1, sayı 2, ss Kurt, H. (2006), Türkiye de Kent-Köy ve Kentli-Köylü Algısı Üzerine Bir Araştırma, Mustafa Kemal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt 3, Sayı 6, ss Köy Kanunu, Resmi Gazete: Tarih: 7/4/1924 Sayı: 68, Yayımlandığı Düstur: Tertip:3 Cilt: 5 Sayfa: 336. Özgür, Ertuğrul Murat, (2010) Bölgesel Kalkınma, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Coğrafya Bölümü, Ders Notları Taş, B. (2006) AB Uyum Sürecinde Türkiye İçin Yeniş Bir Bölge Kavramı: İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması (İBBS), Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt 8, sayı 2, ss: Türkiye nin Gençlik Profili Araştırması, SETA, UNDP, National Human Development Report,http://www.tr.undp.org/content/ turkey/en/home/library/national-hdrs/2008-nhdr/, 1 Mart 2014tahinde erişilmiştir. 1 Kasım 2013 tahinde erişilmiştir. TÜİK (2012), Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları, erişim tarihi 4 Kasım TÜİK (2013), Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları,http://www.tuik.gov.tr/PreTablo.do?alt_id=1059, erişim tarihi 20 Şubat TÜİK (2012), Eğitim İstatistikleri, 1018, (20 Şubat 2014) TÜİK(2013), İşgücü İstatistikleri, 1007, (20 Şubat 2014). Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması (2008). Ankara: Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü.

77 Türkiye de Gençlerin Sosyo-Demografik Profili (10 Mart 2014) (1 Kasım 2013) (10 Mart 2014) 77

78

79

80 İsa Temur 1. GİRİŞ yüzyılda birinci ve ikinci dünya savaşlarını yaşayan Avrupa çok ciddi boyutlardaki maddi kaybın ve insan kaybının bir daha olmaması için bir birlik arayışına girmiştir yılında altı ülke tarafından Avrupa Kömür Çelik Topluluğu (AKÇT) olarak dar bir amaç için temeli atılan Avrupa Birliği; günümüze kadar geçen süre içinde, sürekli genişleyen ve derinleşen bir yol izlemiştir. Siyasi ve ekonomik politikaların yanı sıra sosyal politikaları da giderek önem kazanmıştır. İki dünya savaşında kaybedilen insanların çoğunun genç olmasını göz önüne alacak olursak, 2075 li yıllara geldiğimizde genç nüfustaki azalma, savaş dönemindekini aratmayacaktır. Dünya nüfusundaki yaşlanma ve özellikle Avrupa nın hızla yaşlanması gençlik politikalarının önemini anlaşılır kılmaktadır. Bunun yanı sıra teknolojik gelişmeler ve kültürel değişimler gençlik politikalarının önemini bir kat daha artırmaktadır. Bu bağlamda; çalışmanın birinci bölümünde, Türkiye ve AB nin demografik yapıları karşılaştırmalı olarak incelenecektir. İkinci bölümde ise AB nin gençlik politikalarına kısaca değinilecek ve Türkiye de 2011 yılında Gençlik ve Spor Bakanlığı nın kurulmasıyla uygulanan gençlik politikaları incelenecektir. 2. TÜRKİYE NİN DEMOGRAFİK YAPISI TÜİK verilerine göre, Adrese dayalı nüfus kayıt sistemi sonuçlarında Türkiye nüfusu 31 Aralık 2012 tarihi itibarıyla kişi olmuştur. Türkiye de ikamet eden nüfus 2012 yılında, bir önceki yıla göre kişi artmıştır. Erkek nüfus oranı %50,2 ( kişi) kadın nüfusun oranı ise %49,8 ( ) olarak gerçekleşmiştir. Yıllık nüfus artış hızında düşme yaşanmıştır yılında %13,5 olarak gerçekleşen artış hızı, 2012 yılında %12 düzeyine gerilemiştir. Nüfus yoğunluğu (bir kilometrekareye düşen kişi sayısı) 2011 yılına göre 1 kişi artarak 98 kişiye ulaşmıştır. Nüfusun yaş yapısı baz alınarak sunulan verilerde, Türkiye de yaş grubunda bulunan çalışma çağındaki nüfus 2011 yılında %67,4 iken 2012 yılında %67,6 ( kişi) olarak azda olsa bir artış göstermiştir yaş grubundaki nüfus ise kısmi bir gerileme yaşayarak %24,9 ( ) olarak gerçekleşmiştir. Ülkelerin genç nüfus potansiyellerini göstermesi açısından son derece önemli bir veri olan ortanca yaş düzeyi, Türkiye de 2011 yılında

81 Avrupa Birliği - Türkiye nin Demografik Yapısı ve Gençlik Politikaları 29,7 iken 2012 yılında artış göstererek 30,1 düzeyine ulaşmıştır. Ortanca yaş erkeklerde 29,5 iken kadınlarda 30,6 olarak gerçekleşmiştir yılında 65 ve üstü yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranı %7,5 ( ) olarak gerçekleşmiştir (TÜİK, 28 Ocak 2013). Nüfus Piramidi, TÜRKİYE NÜFUSUNUN GELECEĞİ Türkiye ye 2012 nüfus verileri ışığında baktığımızda nüfusunun yarısı 30,1 yaşın altında olan genç bir ülke resmi görmemiz mümkün olacaktır. Ancak Nüfus Projeksiyonlarına baktığımızda Türkiye nin demografik yapısıyla ilgili tahminlerde çok ciddi değişiklikler görmekteyiz yılında kişi olan toplam nüfus, 2023 yılında kişi olacak bu kısmı artış 2050 yılına kadar devam edecektir. Ülkemizin toplam nüfusu 2050 yılında kişi ile en yüksek değerine ulaşacaktır yılından itibaren aşağı yönlü bir seyir izleyen nüfus artışı, 2075 yılında kişi olması beklenmektedir. Türkiye nüfusunun yaş yapısındaki değişikliklere yıllarına ilişkin nüfus projeksiyonlarına baktığımızda, 2013 yılında 0-14 yaş arası nüfus (%24,5) kişi iken bu oran azalan bir seyir izleyerek 2023 yılında (%21,2) kişi, 2050 yılında (%15,7) ve 2075

Vehbi Bayhan 1. GİRİŞ

Vehbi Bayhan 1. GİRİŞ Vehbi Bayhan 10 1. GİRİŞ K uşak veya nesil, yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş, aynı çağın şartlarını, dolayısıyla birbirine benzer sıkıntıları, kaderleri paylaşmış, benzer ödevlerle yükümlü olmuş kişilerin

Detaylı

Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek

Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek Tarih: 19.01.2013 Sayı: 2014/01 İSMMMO dan Türkiye nin Yaratıcı Geleceği / Y Kuşağı Raporu Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek İSMMMO nun Türkiye nin Yaratıcı Geleceği / Y Kuşağı adlı

Detaylı

KADINLAR ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri

KADINLAR ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri KADINLAR ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri 14 Haziran 2005, Salı A company of Pazarlama yönetimini geliştirmek için ilerleyebileceğimiz alanlar Hedef kitleyi geleneksel

Detaylı

ERKEKLER ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri

ERKEKLER ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri ERKEKLER ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri 21 Ekim 2005 A company of ( Kadınlar dan hatırlatma) Pazarlama yönetimini geliştirmek için ilerleyebileceğimiz alanlar Hedef

Detaylı

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi POLİTİKANOTU Mart2011 N201126 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Ayşegül Dinççağ 2 Araştırmacı, Ekonomi Etütleri Büyüme Rakamları Üzerine

Detaylı

We are experts of. workplace culture. GIFTWORK Modelini Anlamak. greatplacetowork.com.tr

We are experts of. workplace culture. GIFTWORK Modelini Anlamak. greatplacetowork.com.tr We are experts of workplace culture GIFTWORK Modelini Anlamak greatplacetowork.com.tr Great Place to Work Hakkında Great Place to Work Enstitüsü bugün dünyada 53 ülkede faaliyet gösteren, 25 Yıldır işletmeleri

Detaylı

MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor!

MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor! BASIN BÜLTENİ MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor! MediaCat dergisi tarafından bu yıl sekizincisi düzenlenen Felis Ödülleri ne başvurular 8 Temmuz Pazartesi günü başlıyor. Başvuruda bulunmak

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü nün (UNCTAD) Uluslararası Doğrudan Yatırımlar

Detaylı

PAGEV - PAGDER. Dünya Toplam PP İthalatı

PAGEV - PAGDER. Dünya Toplam PP İthalatı 1 DÜNYA ve TÜRKİYE POLİPROPİLEN ( PP ) DIŞ TİCARET ANALİZİ Barbaros Demirci ( Genel Müdür ) Neslihan Ergün ( Teknik Uzman Kimya Müh. ) PAGEV - PAGDER DÜNYA TOPLAM PP İTHALATI : Dünya toplam PP ithalatı

Detaylı

İnsanların sağlık rutinlerinde uyku, sağlıklı beslenme ve egzersizden daha önemli

İnsanların sağlık rutinlerinde uyku, sağlıklı beslenme ve egzersizden daha önemli Basın Bülteni 19 Ocak 2015 Naz Şakar Pazarlama ve İletişim Tel +902123680700 Faks +902123680799 naz.sakar@gfk.com İnsanların sağlık rutinlerinde uyku, sağlıklı beslenme ve egzersizden daha önemli GfK dünyadaki

Detaylı

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ Hazırlayan ve Derleyen: Zehra N.ÖZBİLGİN Ar-Ge Şube Müdürlüğü Kasım 2012 DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİNDE ÜRETİM VE TÜKETİM yılında 9.546 milyon

Detaylı

Ericsson Consumer Lab - 2008 / Türkiye Sonuçları

Ericsson Consumer Lab - 2008 / Türkiye Sonuçları Ericsson Consumer Lab Türkiye Raporu 2008 Yiğit Kulabaş Ericsson Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Ericsson Consumer Lab Pazar Araştırması ve Tahminleri 2008 Araştırmaları Ülke: Görüşme Sayısı: Seçki: Arjantin

Detaylı

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL 24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü «UNCTAD» ın Uluslararası Doğrudan Yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor!

MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor! BASIN BÜLTENİ MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor! MediaCat dergisi tarafından bu yıl 8. düzenlenen Felis Ödülleri medya planlama stratejilerini ödüllendirmesinin yanı sıra bu yıl genişleyen

Detaylı

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Y jenerasyonunun internet bağımlılığı İK yöneticilerini endişelendiriyor. Duygusal ve sosyal becerilere sahip genç profesyonel bulmak zorlaştı. İnsan

Detaylı

Anketin bilgilendirme cümlesi olarak aşağıdaki ifadeye yer verilmiştir.

Anketin bilgilendirme cümlesi olarak aşağıdaki ifadeye yer verilmiştir. Kadın Girişimcilerin Yeterliliklerinin Artırılması ve İş Dünyasına Entegrasyonu AB Projesi (W2LAB) 2013-1-TR1-LEO05-47596 İhtiyaç Analizi Anketi Raporu Anketin bilgilendirme cümlesi olarak aşağıdaki ifadeye

Detaylı

GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA

GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA TEMMUZ 2009 Hazırlayan: Mesut DÖNMEZ 1 GENEL KOD BİLGİSİ: 392310 GTIP kodunun üst kodu olan 3923 GTİP koduna ait alt kodlar ve ürünler aşağıda

Detaylı

DEĞİŞEN DÜNYA-DEĞİŞEN ÜNİVERSİTE:YÜKSEKÖĞRETİMİN GELECEĞİ TÜRKİYE İÇİN BİR ÖNERİ

DEĞİŞEN DÜNYA-DEĞİŞEN ÜNİVERSİTE:YÜKSEKÖĞRETİMİN GELECEĞİ TÜRKİYE İÇİN BİR ÖNERİ DEĞİŞEN DÜNYA-DEĞİŞEN ÜNİVERSİTE:YÜKSEKÖĞRETİMİN GELECEĞİ TÜRKİYE İÇİN BİR ÖNERİ Kemal Gürüz Atılım Üniversitesi 12 Mart 2012 Yirmi beş yaş üstü nüfus içinde ortaöğrenim görmüş olanların oranı, %. 2007.

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

IRMAK HANDAN iarslanoglu@boomads.com. : @irmakhandan

IRMAK HANDAN iarslanoglu@boomads.com. : @irmakhandan IRMAK HANDAN iarslanoglu@boomads.com : @irmakhandan What s yours? Bulunduğumuz çağın ekosisteminin özünde «paylaşmak» ve «konuşmak» yer alıyor. TÜKETİCİ HİKAYELERİ HİKAYELERİN GÜCÜ NEREDEN GELİYOR? EĞLENCELİ

Detaylı

Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri

Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri On5yirmi5.com Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri "Türkiye'deki Sosyo-Kültürel Değişmeler Hakkında Liseli Gençlik Ne Düşünüyor" araştırmasından çarpıcı sonuçlar elde edildi. İşte o araştırma...

Detaylı

Hande Bilsel Engin 1. GİRİŞ

Hande Bilsel Engin 1. GİRİŞ Hande Bilsel Engin 1. GİRİŞ 28 G ençlik, temel olarak, orta öğretim ya da üniversite eğitimi sürecinde olan genç yaş grubu olarak tanımlanmaktadır (Antonides ve van Raaij, 1998: 466). Bu çerçeve içerisinde

Detaylı

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 )

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008 UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008 24 Eylül 2008 İstanbul 1 DÜNYA YATIRIM RAPORU Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü UNCTAD ın uluslararası yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

KÜRESEL TİCARETTE TÜRKİYE NİN YENİDEN KONUMLANDIRILMASI-DIŞ TİCARETTE YENİ ROTALAR

KÜRESEL TİCARETTE TÜRKİYE NİN YENİDEN KONUMLANDIRILMASI-DIŞ TİCARETTE YENİ ROTALAR KÜRESEL TİCARETTE TÜRKİYE NİN YENİDEN KONUMLANDIRILMASI-DIŞ TİCARETTE YENİ ROTALAR T.C. Ekonomi Bakanlığının gerçekleştirdiği Küresel Ticarette Türkiye nin Yeniden Konumlandırılması-Dış Ticarette Yeni

Detaylı

Panelden amaç bir konuda karara varmaktan ziyade sorunu çeşitli yönleriyle aydınlatmak, farklı görüşleri, farklı anlayışları ortaya koymaktır.

Panelden amaç bir konuda karara varmaktan ziyade sorunu çeşitli yönleriyle aydınlatmak, farklı görüşleri, farklı anlayışları ortaya koymaktır. Panel Nedir? Özellikleri Nelerdir? Nasıl Yapılır? Toplumu ilgilendiren bir konunun dinleyiciler önünde, sohbet havası içinde, uzmanları tarafında n tartışıldığı konuşmalara panel denir. Açık oturum ile

Detaylı

ÇOCUKLARIMIZ VE TEKNOLOJİ

ÇOCUKLARIMIZ VE TEKNOLOJİ TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2013-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülten Sayı:2 ÇOCUKLARIMIZ VE TEKNOLOJİ Hızla gelişen dünyada teknolojik ürünler hayatımızın büyük bir kısmını kapsamakta. İş ortamında

Detaylı

TR33 Bölgesi nin Üretim Yapısının ve Düzeyinin Tespiti ve Analizi. Ek 5: Uluslararası Koşulların Analizi

TR33 Bölgesi nin Üretim Yapısının ve Düzeyinin Tespiti ve Analizi. Ek 5: Uluslararası Koşulların Analizi TR33 Bölgesi nin Üretim Yapısının ve Düzeyinin Tespiti ve Analizi Ek 5: Uluslararası Koşulların Analizi Sektörün genel özellikleri Kümes hayvanlarının etleri ve yenilen sakatatı Ürünler dünyada ortalama

Detaylı

Başkent Üniversitesi Öğrencilerinin Medya Tüketim Alışkanlıkları

Başkent Üniversitesi Öğrencilerinin Medya Tüketim Alışkanlıkları Başkent Üniversitesi Öğrencilerinin Medya Tüketim Alışkanlıkları Fatma Büşra Atalay, Gökhan Barutcu, Anıl Öner Koçak, Emine Gül Taş, Irmak Üstündağ Danışman: Prof. Dr. Rengin Erdal ÖZET Genç nüfusun oldukça

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006 UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006 ULUSLARARASI YATIRIMCILAR DERNEĞİ 16.10.200.2006 İSTANBUL DÜNYADA DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLAR (milyar $) 1600 1400 1396 1200 1092 1000 800 693 826 716 710 916 600 400 331

Detaylı

Yaşam Boyu Sosyalleşme

Yaşam Boyu Sosyalleşme Yaşam Boyu Sosyalleşme Lütfi Sunar Sosyolojiye Giriş / 5. Ders Kültür, Toplum ve Çocuk Sosyalleşmesi Sosyalleşme Nedir? Çocuklar başkalarıyla temasla giderek kendilerinin farkına varırlar ve insanlar hakkında

Detaylı

İNTERNETİN GÜVENLİ KULLANIMI VE GÜVENLİ İNTERNET HİZMETİ

İNTERNETİN GÜVENLİ KULLANIMI VE GÜVENLİ İNTERNET HİZMETİ İNTERNETİN GÜVENLİ KULLANIMI VE GÜVENLİ İNTERNET HİZMETİ İNTERNETİN ÖNEMİ ve Güvenli İnternet Hizmeti İnternet Dünyamızı değiştiriyor Ailenin yeni bir üyesi Hayatımızın vazgeçilmez bir parçası Bir tıkla

Detaylı

Medyada Riskler. Öğr. Gör. Dr. Deniz Sezgin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi dsezgin@media.ankara.edu.tr

Medyada Riskler. Öğr. Gör. Dr. Deniz Sezgin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi dsezgin@media.ankara.edu.tr Medyada Riskler Öğr. Gör. Dr. Deniz Sezgin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi dsezgin@media.ankara.edu.tr Plan Tarihsel arka plan: Çocukların medya kullanımı Günümüzde medya ve çocuk Medyada çocukları

Detaylı

İnsanlar haftada ortalama 4 saatlerini kişisel bakım için ayırıyor. Peki bu kişileri neler motive ediyor?

İnsanlar haftada ortalama 4 saatlerini kişisel bakım için ayırıyor. Peki bu kişileri neler motive ediyor? Basın Bülteni 28 Ocak 2015 Naz Şakar Pazarlama ve İletişim Tel +902123680700 Faks +902123680799 naz.sakar@gfk.com İnsanlar haftada ortalama 4 saatlerini kişisel bakım için ayırıyor. Peki bu kişileri neler

Detaylı

AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ

AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ... GENÇLERIMIZIN YANINDA 1 Kasım 2015 Genel Seçimleri Yurt Dışı Gençler Seçim Beyannamesi ... IÇINDEKILER MUSTAFA YENEROĞLU SUNUS 04 --------------------------------- YURT DIŞINDAKİ

Detaylı

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ! İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!! IŞIL KURNAZ" GAZİ ÜNİVERSİTESİ UNDP 2014 İNSANİ GELİŞME RAPORU# TÜRKİYE TANITIM

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

ARAŞTIRMANIN KAPSAMI. Saha Tarihi: 9-10 Nisan 2011. 134 ilçe. 35 il. 200 mahalle/ köy. 2366 görüşme

ARAŞTIRMANIN KAPSAMI. Saha Tarihi: 9-10 Nisan 2011. 134 ilçe. 35 il. 200 mahalle/ köy. 2366 görüşme ARAŞTIRMANIN KAPSAMI Saha Tarihi: 9-10 Nisan 2011 35 il 134 ilçe 200 mahalle/ köy 2366 görüşme ARAġTIRMANIN KAPSAMI Türkiye nüfus 73,7 milyon 15-30 YaĢ nüfus 17,3 milyon Araştırma saha uygulama Araştırma

Detaylı

İnternet Teknolojisi. İnternet Teknolojisi. Bilgisayar-II - 4. Hafta. Öğrt. Gör. Alper ASLAN 1. Öğrt. Gör. Alper Aslan. İnternet Nedir?

İnternet Teknolojisi. İnternet Teknolojisi. Bilgisayar-II - 4. Hafta. Öğrt. Gör. Alper ASLAN 1. Öğrt. Gör. Alper Aslan. İnternet Nedir? İnternet Teknolojisi Öğrt. Gör. Alper Aslan ENF102 Bilgisayar - II İnternet Teknolojisi İnternet Nedir? İnternet Kime Aittir İnternet in Türkiye deki Gelişimi İnternet in Türkiye de Kullanımı Yakın Gelecekte

Detaylı

Ayakkabı Sektör Profili

Ayakkabı Sektör Profili Ayakkabı Sektör Profili Elif UĞUR Ayakkabı, çok eski çağlarda insanların zorlu coğrafya ve iklim koşullarında ayaklarını muhafaza etmek ve zarar görmelerini engellemek amacıyla kullanılırken günümüzde

Detaylı

SEKTÖRÜN TANIMI TÜRKİYE KOZMETİK ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ

SEKTÖRÜN TANIMI TÜRKİYE KOZMETİK ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ SEKTÖRÜN TANIMI Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon Kodları (G.T.İ.P) esas alınarak oluşturulan Kozmetik ve Kişisel Bakım Ürünleri Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon Kodları (G.T.İ.P) ve ürün tanımları aşağıda

Detaylı

Zorbalık Türleri Nelerdir?

Zorbalık Türleri Nelerdir? Zorbalık Türleri Nelerdir? Fiziksel İlişkisel Sözel Siber Siber Zorbalık elektronik iletişim araçları yoluyla tehdit etmek ve kötü sözler içeren mesajlar göndermek internet ortamında dedikodu yapmak ya

Detaylı

Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri

Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri ÜLKE Dünya Seramik Kaplama Malzemeleri Üretiminde İlk 1 Ülke 29 21 211 212 212 Dünya /212 Üretiminden Aldığı Pay Değişim (%) (%) 1 ÇİN

Detaylı

DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI. Genel Değerlendirme

DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI. Genel Değerlendirme DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI Genel Değerlendirme Haziran 2014 2012 yılı dünya seramik sağlık gereçleri ihracat rakamlarına bakıldığında, 2011 yılı rakamlarına nazaran daha az dalgalanma gösterdiği

Detaylı

2013/ 2014 (%) 3301 Uçucu Yağlar 3.727.592 4.017.602 4.524.926 12,63 3,97

2013/ 2014 (%) 3301 Uçucu Yağlar 3.727.592 4.017.602 4.524.926 12,63 3,97 KOZMETİK SEKTÖRÜ HS No: 3301,3302, 3303, 3304, 3305, 3306, 3307 DÜNYA TİCARETİ Dünya kozmetik ürünler ihracatında ilk sırada güzellik/makyaj ve cilt bakımı için müstahzarları oluşturmaktadır. Bu ürün grubunun

Detaylı

Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda!

Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda! SUNUMUMUZA HOŞGELDİNİZ Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda! Haber ve bilgi verme amacı başta olmak

Detaylı

28.04.2014 SİSTEM. Sosyal Sistem Olarak Sınıf. Okulun Sosyal Sistem Özellikleri. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.

28.04.2014 SİSTEM. Sosyal Sistem Olarak Sınıf. Okulun Sosyal Sistem Özellikleri. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu. SİSTEM SOSYAL BİR SİSTEM OLARAK SINIF Sınıfta Kültür ve İklim Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.tr Sistem: Aralarında anlamlı ilişkiler bulunan, bir amaç doğrultusunda bir araya getirilen

Detaylı

TÜRKİYE'NİN DIŞ TİCARETİ

TÜRKİYE'NİN DIŞ TİCARETİ 0 MEYVE SULARI Tablo 1. Meyve Suyunun Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonları Ürün Adı GTİP No Portakal Suyu (Dondurulmuş) 200911 Diğer Portakal Suları 200912, 200919 Greyfurt Suyu 200921, 200929 Diğer Turunçgil

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ

İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ Bireyin çocukluktan yetişkinliğe geçerken biyolojik, psikolojik ve sosyal yönden geliştiği bireyselleştiği, toplumsallaştığı

Detaylı

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR?

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Haziran 2010 SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Proje Koordinatörleri: İndeks Araştırma Ekibi Simge Şahin, İstanbul Bilgi Üniversitesi Giriş:

Detaylı

KARŞILIKLI TANIMA ANLAŞMALARI OCAK 2014 GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI AB VE DIŞİLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YÜCEL KARADİŞ/DAİRE BAŞKANI

KARŞILIKLI TANIMA ANLAŞMALARI OCAK 2014 GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI AB VE DIŞİLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YÜCEL KARADİŞ/DAİRE BAŞKANI KARŞILIKLI TANIMA ANLAŞMALARI OCAK 2014 GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI AB VE DIŞİLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YÜCEL KARADİŞ/DAİRE BAŞKANI İÇERİK -Karşılıklı Tanıma Anlaşması (MRA) Nedir? -Karşılıklı Tanıma Anlaşmaları

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Demografive Öykü Anlatma Tarzının, Video Reklam Etkinliğini Etkileme Biçimi

Demografive Öykü Anlatma Tarzının, Video Reklam Etkinliğini Etkileme Biçimi Demografive Öykü Anlatma Tarzının, Video Reklam Etkinliğini Etkileme Biçimi Demografive Öykü Anlatma Tarzının, Video Reklam Etkinliğini Etkileme Biçimi Yazan: Ben Jones Yayınlanma Tarihi: Ocak 2016 Konular

Detaylı

LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ 2013

LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ 2013 OECD 2013 EĞİTİM GÖSTERGELERİ RAPORU: NE EKERSEN ONU BİÇERSİN (4) Prof. Dr. Hasan Şimşek İstanbul Kültür Üniversitesi (www.hasansimsek.net) 5 Ocak 2014 Geçtiğimiz üç hafta boyunca 2013 OECD Eğitim Göstergeleri

Detaylı

RÜZGAR ENERJĐSĐ. Erdinç TEZCAN FNSS

RÜZGAR ENERJĐSĐ. Erdinç TEZCAN FNSS RÜZGAR ENERJĐSĐ Erdinç TEZCAN FNSS Günümüzün ve geleceğimizin ekmek kadar su kadar önemli bir gereği; enerji. Son yıllarda artan dünya nüfusu, modern hayatın getirdiği yenilikler, teknolojinin gelişimi

Detaylı

www.maviperde.com Elektronik ticaret e-ticaret

www.maviperde.com Elektronik ticaret e-ticaret www.maviperde.com 1995 li yıllardan sonra Dünyada ve Türkiye'de elektronik ticaretin ön plana çıkmasıyla ve gelecek yıllarda mekanik perde sistemi pazarının çoğunu elektronik ticaretle olacağı varsayımı

Detaylı

adjust, ülkelerin Apple App Store ve Google Play' deki en popüler sosyal ağ uygulamalarını açıklıyor

adjust, ülkelerin Apple App Store ve Google Play' deki en popüler sosyal ağ uygulamalarını açıklıyor Saarbrücker Str. 36, 10405 Berlin, Almanya Telefon: +49 309 146 0083 Faks: +49 302 574 9675 ABD ofisi: 25 Taylor St, San Francisco, CA 94102 www.adjust.com adjust, ülkelerin Apple App Store ve Google Play'

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

İnternet ve Çocuklar, Gençler ve Aile Üzerindeki Etkileri. Prof. Dr. Tuncay ERGENE Genel Başkanı

İnternet ve Çocuklar, Gençler ve Aile Üzerindeki Etkileri. Prof. Dr. Tuncay ERGENE Genel Başkanı İnternet ve Çocuklar, Gençler ve Aile Üzerindeki Etkileri Prof. Dr. Tuncay ERGENE Genel Başkanı 2030 Yılında Nasıl Bir Demografik Tablo Beklenmektedir? Türkiye genç bir ülke olma özelliğini kaybedecektir.

Detaylı

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I HEDEFLER İÇİNDEKİLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I Gelişim Psikolojisinin Alanı Gelişim Psikolojisinin Temel Kavramları Gelişimi Etkileyen Faktörler Gelişimin Temel İlkeleri Fiziksel Gelişim Alanı PSİKOLOJİ Bu

Detaylı

TR63 BÖLGESİ MEVCUT DURUM ANALİZİ DEMOGRAFİK GÖSTERGELER

TR63 BÖLGESİ MEVCUT DURUM ANALİZİ DEMOGRAFİK GÖSTERGELER g TR63 BÖLGESİ MEVCUT DURUM ANALİZİ DEMOGRAFİK GÖSTERGELER TABLOLAR Tablo 1. TR63 Bölgesi Doğum Sayısının Yaş Gruplarına Göre Dağılımı (2011)... 1 Tablo 2. Ölümlerin Yaş Gruplarına Göre Dağılımı (2011)...

Detaylı

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır Öğrencinin ilgi alanları, becerileri ve yetenekleri düşünüldüğü zaman kendi öğrenme yöntemlerine göre akademik ve/veya kültürel alanda başarılı olabilir.

Detaylı

MEDYA ÇOCUK - TÜKETİM

MEDYA ÇOCUK - TÜKETİM ÇOCUK VE TÜKETİM Yapılan araştırmalar dünyadaki nüfus artışına bağlı olarak marka sayısında da artış olduğunu söylemektedir. Nüfusun farklı gruplara sahip olması ve çocukların da bu gruplar içerisinde

Detaylı

Örnek Araştırma Tek Ebeveynli Aileler

Örnek Araştırma Tek Ebeveynli Aileler Örnek Araştırma Tek Ebeveynli Aileler 9 Kasım 2010 Nobody s Unpredictable Çalışmanın Amacı 2010 Ipsos Türkiye de boşanma, ayrılık, ya da vefat nedeniyle ebeveynlerden birinin yokluğunun psikolojik ekonomik

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6. Ön Koşul Dersleri -

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6. Ön Koşul Dersleri - DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Seçmeli

Detaylı

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010 Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010 Avrupa kıtasından Amerika kıtasına, Orta Doğu Ülkelerinden Afrika ülkelerine kadar geniş yelpazeyi kapsayan 200 ülkeye ihracat gerçekleştiren

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN ve ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN ve ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (28 EKİM -13 ARALIK 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz ikinci temamıza ait bilgiler,

Detaylı

NIELSEN TÜRKİYE TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİNE GÖRE, ENDEKS 2013 ÜN İLK ÇEYREĞİNDE, 7 PUAN AZALARAK 83,3 E DÜŞTÜ.

NIELSEN TÜRKİYE TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİNE GÖRE, ENDEKS 2013 ÜN İLK ÇEYREĞİNDE, 7 PUAN AZALARAK 83,3 E DÜŞTÜ. Basın Bülteni İLETİŞİM: Gül Özbek, gul.ozbek@nielsen.com NIELSEN TÜRKİYE TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİNE GÖRE, ENDEKS 2013 ÜN İLK ÇEYREĞİNDE, 7 PUAN AZALARAK 83,3 E DÜŞTÜ. Global Tüketici Güveni 2012 nin Dördüncü

Detaylı

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ DOÇ.DR. ZEHRA ALTINAY SINIF YONETIMI Bu derste, Sınıf ortamı ve grup etkileşimi Grup türleri Grup ve lider Liderlik türleri Grup içi etkileşimin hedefleri

Detaylı

REKABET. Tüketicinin rekabetteki kaldıraç etkisi. Fulya DURMUŞ, GfK Türkiye

REKABET. Tüketicinin rekabetteki kaldıraç etkisi. Fulya DURMUŞ, GfK Türkiye REKABET Tüketicinin rekabetteki kaldıraç etkisi Fulya DURMUŞ, GfK Türkiye 1 Hemen her ürüne, markaya her yerden ulaşabiliyoruz Ben yine çarşıdaki ayakkabıcıya gideyim Biliyorum o telefonu istiyorsun ama

Detaylı

A: Algılama gücü ve mantık yürütme kabiliyeti yüksek kişiliği temsil eder.

A: Algılama gücü ve mantık yürütme kabiliyeti yüksek kişiliği temsil eder. Karşınızdaki kişinin ismine bakarak onun hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. Bunun için söz konusu isimdeki fiziksel, zihinsel, duygusal, ruhsal enerji sembollerinin açıklamalarına bakmak gerek. İsimdeki

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

Bu yaklaşımlar anne babaların kafasını oldukça meşgul eden şu soruyu akla getiriyor:

Bu yaklaşımlar anne babaların kafasını oldukça meşgul eden şu soruyu akla getiriyor: Uzm. Psikolog Nuray ÖZBEN AVŞAR Anne - baba - çocuk ilişkisinin son yıllarda hızlı bir değişim içerisine girmiş olduğu gözleniyor. Hızla gelişen dünya ile hayata bakış açıları her geçen gün gelişiyor ve

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ A u ok na lu ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - MART 2014 ANAOKULLARI BÜLTENİ ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ Okul öncesi dönem, gelişimin hızlı olması ve

Detaylı

17 Haziran 2014 DenizBank Güncel Haber Bülteni

17 Haziran 2014 DenizBank Güncel Haber Bülteni 17 Haziran 2014 DenizBank Güncel Haber Bülteni Mobil RTB Harcamaları %459 Artış Gösterdi emarketer tahminlerine göre RTB harcamaları (tüm reklam çeşitleri dahil) 2018 yılında toplamda $12 milyar a ulaşacak.

Detaylı

SN. YETKİLİ DİKKATİNE 25.08.2015 KONU: 2016 YILI YAPI-İNŞAAT VE ELEKTRİK FUARLARI SİRKÜ BİLGİLENDİRMESİ

SN. YETKİLİ DİKKATİNE 25.08.2015 KONU: 2016 YILI YAPI-İNŞAAT VE ELEKTRİK FUARLARI SİRKÜ BİLGİLENDİRMESİ SN. YETKİLİ DİKKATİNE 25.08.2015 KONU: 2016 YILI YAPI-İNŞAAT VE ELEKTRİK FUARLARI SİRKÜ BİLGİLENDİRMESİ Türkiye milli katılım organizasyonunun, T.C. Ekonomi Bakanlığı'na izin başvurusu yapılmış olup, Türkel

Detaylı

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik Video Başlığı Açıklamalar Süresi Yetkinlikler Liderlikte Güncel Eğilimler Konuşan Değil, Dinleyen Lider Son on yıl içinde liderlik ve yöneticilik konusunda dört önemli değişiklik oldu. Bu videoda liderlik

Detaylı

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI Bosad Genel Sekreterliği SEKTÖR ANALİZİ Otomotiv OEM boyaları dünyanın en büyük boya segmentlerinden biridir. Otomotiv OEM boyaları, 2011 yılında toplam küresel boya

Detaylı

ALTIN MÜCEVHERAT. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

ALTIN MÜCEVHERAT. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi ALTIN MÜCEVHERAT Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi ALTIN MÜCEVHERAT Türk altın mücevherat üretim geleneği çok eskilere dayanmaktadır.

Detaylı

ÖNÜMÜZDEKİ 5 YILIN 10 KÜRESEL MAKRO TRENDİ. Kaynak: Euromonitor International

ÖNÜMÜZDEKİ 5 YILIN 10 KÜRESEL MAKRO TRENDİ. Kaynak: Euromonitor International ÖNÜMÜZDEKİ 5 YILIN 10 KÜRESEL MAKRO TRENDİ Kaynak: Euromonitor International #1 Alışverişte Belirsiz Bir Gelecek Tüketiciler para harcama konusunda, özellikle yüksek ücretli ürünlere karşı, biraz daha

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER I-II

HALKLA İLİŞKİLER I-II Editörler Yrd.Doç.Dr. Gonca Yıldırım & Seçil Utma HALKLA İLİŞKİLER I-II Yazarlar Yrd.Doç.Dr.Gonca Yıldırım Yrd.Doç.Dr.İlker Özdemir Hasan Çiftçi Hatice Aydoğmuş Özcan Kahraman Koktürk Melis Yalçın Seçil

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

NIELSEN TÜKETİCİ GÜVENİ DÖRDÜNCÜ ÇEYREKTE İŞSİZLİK VE ENFLASYON KAYGILARINDA 52 ÜLKEDEN 25 İNDE DÜŞÜŞ GÖSTERDİ

NIELSEN TÜKETİCİ GÜVENİ DÖRDÜNCÜ ÇEYREKTE İŞSİZLİK VE ENFLASYON KAYGILARINDA 52 ÜLKEDEN 25 İNDE DÜŞÜŞ GÖSTERDİ The Nielsen Company www.nielsen.com Yeni Duyuru İletişim: Bahar Kurt, 216-5387114, bahar.kurt@nielsen.com NIELSEN TÜKETİCİ GÜVENİ DÖRDÜNCÜ ÇEYREKTE İŞSİZLİK VE ENFLASYON KAYGILARINDA 52 ÜLKEDEN 25 İNDE

Detaylı

1. SINIF VELİ BÜLTENİ

1. SINIF VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI ÖZEL Dr. NATUK BİRKAN İLKOKULU ve ORTAOKULU 2015-2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 1. SINIF VELİ BÜLTENİ Aslında içinde bulunduğumuz çağ dijital bir çağ çünkü günümüzde teknoloji yaşamımızın

Detaylı

TÜRKİYE NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU FUAR 3.ELECTRONIST FUARI

TÜRKİYE NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU FUAR 3.ELECTRONIST FUARI TÜRKİYE NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU FUAR 3.ELECTRONIST FUARI Sektörlerindeki ürünlerin, en son teknolojik gelişmelerin, dünyadaki trendlerin ve son uygulamaların sergilendiği, 25-28 Eylül 2014 tarihleri arasında

Detaylı

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz. ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Standart Eurobarometer 76. AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Sonbahar 2011 ULUSAL RAPOR TÜRKİYE

Standart Eurobarometer 76. AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Sonbahar 2011 ULUSAL RAPOR TÜRKİYE Standart Eurobarometer 76 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Sonbahar 2011 ULUSAL RAPOR TÜRKİYE Bu araştırma Avrupa Komisyonu Basın ve İletişim Genel Müdürlüğü tarafından talep ve koordine edilmiştir. Bu rapor

Detaylı

SOSYAL MEDYA YÖNETİMİ ve SOSYAL MEDYADA REKLAM UYGULAMALARI

SOSYAL MEDYA YÖNETİMİ ve SOSYAL MEDYADA REKLAM UYGULAMALARI SOSYAL MEDYA YÖNETİMİ ve SOSYAL MEDYADA REKLAM UYGULAMALARI SOSYAL MEDYA YÖNETİMİ ve SOSYAL MEDYADA REKLAM UYGULAMALARI Sosyal medya yönetimine artık diğer pazarlama aktivasyonları gibi stratejik bir bakış

Detaylı

DENİZLİ İLİ ÇALIŞAN NÜFUSUN İÇME SUYU TERCİHLERİ VE ETKİLEYEN FAKTÖRLER. PAÜ Tıp Fak. Halk Sağlığı A.D Araş. Gör. Dr. Ayşen Til

DENİZLİ İLİ ÇALIŞAN NÜFUSUN İÇME SUYU TERCİHLERİ VE ETKİLEYEN FAKTÖRLER. PAÜ Tıp Fak. Halk Sağlığı A.D Araş. Gör. Dr. Ayşen Til DENİZLİ İLİ ÇALIŞAN NÜFUSUN İÇME SUYU TERCİHLERİ VE ETKİLEYEN FAKTÖRLER PAÜ Tıp Fak. Halk Sağlığı A.D Araş. Gör. Dr. Ayşen Til Su; GİRİŞ ekosisteminin sağlıklı işlemesi, insanların sağlığı ve yaşamının

Detaylı

EFA 2008 Küresel İzleme Raporu. 2015 e Kadar Başarabilecek miyiz? Önemli Noktalar

EFA 2008 Küresel İzleme Raporu. 2015 e Kadar Başarabilecek miyiz? Önemli Noktalar EFA 2008 Küresel İzleme Raporu 2015 e Kadar Başarabilecek miyiz? Önemli Noktalar EFA 2008 Raporu bir orta dönem değerlendirmesidir. 2000 yılından bu yana gerçekleşen önemli gelişmeler 1999-2005 yılları

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Y Jenerasyonu İş Hayatı Hakkında Ne düşünüyor? Şubat 2011

Y Jenerasyonu İş Hayatı Hakkında Ne düşünüyor? Şubat 2011 Y Jenerasyonu İş Hayatı Hakkında Ne düşünüyor? Şubat 2011 Baby Boomers II. Dünya Savaşı ve 1960 a kadar doğumlu Jenerasyon X doğumlu 1961 ve 1981 arası Jenerasyon 1970 sonlarıyve(millenials) 21.yüzyılın

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

2016 DA DİJİTAL DÜNYA

2016 DA DİJİTAL DÜNYA we are social DA DİJİTAL DÜNYA WE ARE SOCIAL IN DÜNYA ÇAPINDA DİJİTAL, SOSYAL VE MOBİL VERİ, TREND VE İSTATİSTİKLERİNİN İNCELEMESİ SIMON KEMP WE ARE SOCIAL @wearesocialsg 1 GLOBAL VE BÖLGESEL DEĞERLENDİRMELER

Detaylı

Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi

Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi Basın Bülteni 26 Haziran 2013 YASED, UNCTAD 2013 Dünya Yatırım Raporu nu açıkladı Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi 2012 yılında dünyada yüzde 18

Detaylı

N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR. 26 Kasım 2015

N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR. 26 Kasım 2015 N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR 26 Kasım 2015 SİYASİ İRADENİN ÖNÜNDE İKİ SENARYO Kapsamlı bir reform ve kalkınma hareketine girmek Toplumsal barış Çözüm süreci Yeni anayasa Başkanlık arayışı ve kutuplaşma

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

AKRAN BASKISI. Çetin SARIYILDIZ Rehber Öğretmen

AKRAN BASKISI. Çetin SARIYILDIZ Rehber Öğretmen AKRAN BASKISI Çetin SARIYILDIZ Rehber Öğretmen AKRAN BASKISI NEDİR? Bireyin içinde bulunduğu yaş gruplarının etkinliklerinde bir şeyi yapmak için arkadaşları tarafından zorlanması veya cesaretlendirilmesidir.

Detaylı

5Element Eğitim ve Danışmanlık EĞİTİM KATALOĞU

5Element Eğitim ve Danışmanlık EĞİTİM KATALOĞU 5Element Eğitim ve Danışmanlık EĞİTİM KATALOĞU 2016 Çatışma Yönetimi: Kişi, Ekip ve Organizasyon Değişimi Koçluk Yaklaşımı ile Yönetmek Eğiticinin Eğitimi: Eğitime ve Kişiye Özel Ekip Yönetimi: Bütünsel

Detaylı

5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil yardımıyla gösteriniz.

5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil yardımıyla gösteriniz. 1. Emeğin marjinal ürününün formulü nedir? 2. İşçi fazlasının formulü nedir? 3. İşveren fazlasının formulü nedir? 4. İş fazlasının formulü nedir? 5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil

Detaylı