Ulusal-sosyal kurtuluşunu bir türlü gerçekleştirememiş Türkiye'nin "düze çıkması" konusu tartışılırken 27 Mayıs'tan 28 Şubat'a

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Ulusal-sosyal kurtuluşunu bir türlü gerçekleştirememiş Türkiye'nin "düze çıkması" konusu tartışılırken 27 Mayıs'tan 28 Şubat'a"

Transkript

1 Dikkat! Değerli okuyucular, Kitapların tüm telif hakları Talat Turhan'a ait olup izinsiz çoğaltılamaz, alıntı yapılamaz, başka sitelerde kullanılamaz. Copyright 2008 Talat Turhan TALAT TURHAN'IN AMACI* Talat Turhan TSK'dan yetişen devrimci kimlik ve kişiliği ile öne çıkanlardan birisidir. Onun amacı ve düşünce-davranış çizgisini çeşitli faaliyetleri arasında görmek ve tanımlamak mümkündür. Bu kitap Talat Turhan'ın amaç ve evrimini doğrudan belgeleyen bir içeriğe sahiptir. Devrimci bir kimlik ve kişilik taşıyanların amaç-araç diyalektiğini ne ölçüde gözettiği, hangi süreçte neler yaptığı doğrudan yaptığı işlerde görünür-aranır. TSK'dan gelen devrimcilerde öne çıkan en belirgin nitelik, Türkiye'nin sorunlarına "çözüm" üretilmesi ve emperyalizme karşı mücadeledeki tutarlılıkta aranır. Elimizdeki kitap, aynı zamanda askeri-sivil bürokrasi hakkında Sol'un politikasızlığına da işaret ediyor... Devrimci ve Marksist Sol'un günümüzde sıçrama ve kopuş sürecinde yığınağı nereye yapmalı soru ve sorununa cevap arayanların, TSK'dan gelen Talat Turhan'ın düşünsel evriminden öğretici ders ve sonuçlar çıkarması gerekiyor. Kuşkusuz "yurt ve dünya" sorunlarına çözüm konusu tartışılırken, bilimsel bir yöntem ve sınıfsal bir bakış gereklidir. Tutarlılık bu zeminde gözlenir. Talat Turhan eylemini yazıya döktüğü için, hakkındaki değerlendirme her türlü spekülasyonun dışındadır. Hele emperyalizmin insana ve insanlığa saldırdığı bir süreçte (gericilik döneminde) ezilen ve sömürülenlerden yana tavır almak, Özgür, eşitlikçi, demokratik bir dünya idealini kendine Özgü taktik yöntemlerle saptamak, önerilerde bulunmak, insanlığın genel ilerici-devrimci cephesinde çeşitli etkinliklerle saf tutmak çok önemlidir. Ulusal-sosyal kurtuluşunu bir türlü gerçekleştirememiş Türkiye'nin "düze çıkması" konusu tartışılırken 27 Mayıs'tan 28 Şubat'a (*) Ayrıntılı bilgi için bakınız; 1. S.Ö., 12 Mart 1971 den Portreler, C 1,6. Baskı, s , Sorun Yayınları, S.Ö. Devrimci Siyasi Terbiye-Diplomasi-Ahlâk. s , Sorun Yayınlan sarkan süreçteki olayları yerli yerine koymak gerekiyor. Bilimsel inceleme ve araştırma yapmaya aday genç insanlarımızın yararlanacağı pek çok malzeme bu kitapta fazlasıyla mevcuttur. Elimizdeki kitap Talat Turhan arkadaşımızın bin bir emekle oluşturduğu arşivinden belli bir sistematiğe göre derlenerek hazırlandı. "27 Mayıs'tan 28 Şubat'a... Devrimci Bir Kurmay Subay'ın Etkinlikleri" adıyla okurlarımıza sunulan 1. Kitap'tan sonra, 2. ve 3. kitaplarda gereken ilgiye kavuşunca, yazarın arşivindeki malzemelerin ayrıca gün ışığına çıkarılarak kitaplaştırılması planlanmaktadır. Neden mi?

2 Söz ve sıra "neden"lere gelince bilince çıkarılması gereken pek çok nedenden söz edebiliriz; gerek Talat Turhan'ın gerekse onun gündeme taşıdığı konulan gündeme taşıyarak, asıl sahibi okurlarımızla buluşturmak yolunda Sorun Yayınları Kolektifi'nin projesi birbirine denk düşmüştür. Ünlü bilginin özdeyişindeki, "İnsanım, insani olan hiçbir şey bana yabancı değil" dediği gibi, bizler de kapitalizme-emperyalizme karşı mücadelede tutarlı tavır alan herkesin kavgasının yanındayız; bu türden kavgaların asla yabancısı değiliz; ister "tutarlı bir demokrasi mücadelesinde" ve ister işçi sınıfı ve tüm ezilen ve sömürülen emekçi halkların haklı ulusal ve sosyal kurtuluş mücadelesinde sorumluluk alan, riskler üstlenen kişi, grup ve örgütlü mücadeleleri yalnız bırakmıyoruz. Devrimci ve Marksist Sol Kadro olabilmenin vazgeçilmez ilke-sellikleri bize böyle davranmayı öğretiyor: Devrimci Hareket te görev ve ödevlerini yapma çabası içinde olanları, İlkin anlamaya çalışmalı, ardından tanımalı, sahiplenmeli ve eleştirel katkı yapmalıyız. Talat Turhan devrimci bir kurmay subay olarak gerek TSK'da gerekse "sivil" olarak yaşamında kimliği ve kişiliği bilinen biridir. 40 yıla varan yazı hayatında, önüne devrimci bir iş koymuştur. İş ve emek sevgisiyle Önüne iş olarak koyduğu şeyin hakkını vermeye çalışmaktadır. Devrimci mücadelede bu türden Özellik ve niteliklere sahip insanlara büyük oranda ihtiyaç vardır. Mesleğinde, özel yaşamında, üretiminde; düzgün, ilkeli, samimi ve dürüst olanlar, Önünde sonunda amaçlarına ulaşmışlardır. Kapitalist anarşinin kol gezdiği bu coğrafyada, hakim gerici sınıfların açtığı bataklıklarda temiz ve lekesiz kalmak öyle kolay değildir. Namuslu, ahlaklı, direngen olanların hak bildiği yolda savaşması, her-şeyden önce kapitalizmin işleyişine ve mantığına terstir. Hakim gerici sınıflar avantalar ve yağmalar ülkesine dönüşen bu ülkede ayakta kalabilmiş, doğruların ve hakikatin kavgasında isyan edip ayağa kalkmış, davasına ihanet edip dönmemiş, giderek bilenmiş, bilendikçe kavgasına renkler katmış devrimcilerden korkarlar. Elini insan kanına ve emeğine bulaştırmış olanların korkması doğaldır. Dünya nimetlerini elinin tersiyle itmiş devrimci insanlarımızın korkusuzluğu, bilinç ve kararlılığı pek çok şeyi süzgeçlerinden geçirdiklerindendir. Kapitalizmin açtığı kanallarda yarım-doğruları geveleyen yarım-aydınların risk ve sorumluluk almayan kaçak güreşindense, Talat Turhan gibi inandığı, bilincinde tartıp, ölçüp biçtiği yolda yürüyen ve gerektiğinde başkaldıran insanlarımız bize daha yakındır. Bilindiği gibi Talat Turhan, TSK'dan gelip tutarlı bir anti-emperyalist mücadeleye katılan hemen hemen biricik isimdir. O, ayrıca mücadelesini zigzaglara sapmadan, inandığı, doğru bildiği yönde götüren, sürekliliğini koruyan, inatçı bir kişiliğe sahiptir. Devrimci mücadelede, inat, ısrar, kararlılık ve süreklilik çok değerli nitelikler olarak anılır. Talat Turhan, TSK'da "sisteme karşı oluşan" tüm örgütlenmelerin içinde, yanında veya merkezindeki tanık ve sanık olarak bulunan ilginç bir örnektir, 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997 surecine verdiği değerli malzemelerle renk katan Talat Turhan ismi en önde anılacaktır. Çünkü o, bu sürecin

3 doğrudan içinde olmuştur. Ayrıca, devrimci kimliği ile, anılan tarihlerde TSK'daki faşist veya faşizan Örgütlenmelerin bilinen angajmanlarıyla kurduğu "cuntacı" ve "darbeci" ilişkilerin açığa vurulmasında kimi roller ve sorumluluklar da üstlenmiştir. Talat Turhan süreçten etkilenmiş ve o günkü bilinç ve donanımıyla "Genç Kemalistler Ordusu" isimli bir örgütün içinde yer almış, tutuklanmış, yargılanmış, işkence görmüş, mesleğinden uzaklaştırılmış, yaşamı boyunca izlenmiş, kışkırtma ve provokasyonlarla yüzleşmiş, kücükburjuva "sol"ların ihanetine uğramış, verdiği sözlerden dönmemiş, "ahde vefa" gibi günümüzde pek "lüks" sayılan niteliklerini ısrarla korumuş, örgütsel yeminine asla ters düşmemiş, organize olmayı, donanımlı bulunmayı ne 9 Mart çıların ve ne de 12 Mart çıların "darbe" ve "cunta" mantığına yeğlemiştir. Türkiye'deki sınıflar mücadelesinde Devrimci Hareket'in etkinlikleri derece derece TSK'yi da etkilemişti, doğallıkla. TSK'da tekelci sermayenin, faşizmin etki alanında olanlar da, onlara karşı olanlar da şarlarım almıştı. Talat Turhan'ın yeri ilerici-devrimci ve yurtseverlerin yanındaydı. Nitekim bir "vitrin dava" olan "Bomba Davası" faşist tertiplerle tezgâhlanmıştı. Talat Turhan bir kurmay subay titizliği ile faşizmin çirkin yüzünü bu davadaki savunmalarıyla açığa vuruyordu. O'nun günkü, Duruşma Tutanağı (D.T.)'na geçirdiği sözlerini bu vesileyle anmak yerinde olur: (D.T. s.15) "İhtilâl yapmak yürek ister!", (D.T. s. 16) 'İhtilâlciyim, bunu inkâr etmiyorum; ama ben ihtilâl yaparım, bomba atmam!", (D.T. s. 17) "Atatürk'e de Bolşevik denmişti; Askeri Savcı benim ihtilâlciliğimden bahsediyor, eğer bunu geçmişteki hareket ve faaliyetlerime dayandırıyorsa haklıdır; zaten bunu inkâr etmiyorum!", (D.T. s. 18) "Bu dava şişirilmiş bir balondan başka bir şey değildir. Açıklamalarımla balonu patlatmak bir yana, kalbura çevireceğim! Bu dava, Türkiye'deki bir iktidar kavgasıdır. Kuvvet Komutanlarına dayanmaktadır." ve son cümle olarak da: (D.T. s. 18) "Ya onlar beni vuracaklar, ya ben onları!" şeklindedir. Talat Turhan devrimci kişilik ve kimliği ile "tutarlı bir demokrasi mücadelesinde" ve yine "tutarlı bir anti-emperyalist" olarak yerini bireysel olarak almıştır. Bu kavgada başarılı olmak ve son sözleri söyleyebilmek için yüzde yüz bağımsız ve yüzde yüz ezilen ve sömürülenlerden yana olmanın gereğine inanmıştır. Bu duruş, Kolektif imizin yüzde yüz bağımsız ve yüzde yüz işçi sınıfından yana olan konumuyla örtüşmektedir. Bu duruş, ayrıca günümüzdeki sınıflar mücadelesinde dağınık özne ve nüvelerin bir türlü bulunamadığı bir süreçte doğru bir tavırdır. Çünkü günümüzdeki mücadelede emperyalizm "yeni" yöntemler geliştirmiş, bunda da kimi başarılar kazanmıştır. SSCB'nin içinden ve dışından yapılan kuşatma ve kışkırtmalarla Sovyet örneği çözülmüştür. Sosyalizmin bilimsel analizleri ve yöntemi çözülmemiş, daha bir anlam kazanmıştır. İnsanın ve insanlığın emperyalizmin "YDD" ve "Globalleşme Çağı" denilen baskı, tehdit ve sömürüsünden yine sosyalizme sarılarak "çıkış hattı" üretilecektir. Eskiyip aşınmış teorik/pratik donanımlar yerine yeni olana ihtiyaç vardır. Yeni'nin işbaşı yapabilmesi hegemonların gündemini bilince çıkarmakla mümkündür. Ezilen ve sömürülen emekçi halkların ulusal ve sosyal kurtuluşu yolunda başka bir yöntem ve silah bulunmamaktadır.

4 Sovyet deneyiminin çözülüp başka bir yapıya dönüşmesiyle emperyalizm asla bir meydan muharebesi kazanmamıştır. Asıl ve nihaî meydan muharebesi, kapitalizmin gelip dayandığı çürüme ve çözülme sınırında verilecektir; verilmektedir. Tarihsel Ömrünü tamamlamış bir sistemin yeryüzünden kazınması sürecinde "ulusal kurtuluş", "tam bağımsız ve demokratik Türkiye" slogan ve özdeyişlerine sarılanlar oldukça fazladır. Bu yöneliş eleştirel katkıya muhtaç olduğu kadar, san ve kirli "sonatın sömürüsüne de açılmıştır. Bu alana devrimci bir müdahale şarttır. Hele bulunduğumuz coğrafyada henüz "Türk aydınlanması" tamamlanamamışla, ne Gazi Mustafa Kemal Paşa ve ne de Atatürk olgusu ve TC Devleti'nin 78 yıllık serüveni henüz özgür bir ortamda bilimsel olarak tartışılamamışsa buna müdahale daha bir önem kazanmıştır. "Kemalizm" herkesin ağzında çiğnenen bir sakıza dönüşmüştür. Resmi tarih ve resmi ideolojilerin kuşatması yarılıp aşılamamıştır. "Marksizm in yorumu ve teorik yeniden üretimi" söz yerindeyse "Sosyalist Aydınlanma" ve bilinçlenme bu noktada öne çıkarılmalıdır. Talat Turhan da 40 yıllık emek ve çabalarına karşı daima "suskunluk kumkuması" ve "sinsi kuşatma" yöntemleriyle karşılaşmıştır; kitaplarından yapılan aşırmalarla kimileri '"tez" yazmış, alıntı dahi gösterme inceliğini göstermemiştir. Hele bu kitaplar Sorun Yayınlan Kolektifi'nce üretilmiş ise anılan kuşatmalar daha da renklenmiştir. Oysa hakikatin ve doğruların kavgasını verenler, farklı kulvarlardan gelmiş obalar dahi, bunun önünü kesmek asla mümkün değildir. Günümüzde yarım-aydınların, yarım-doğruları tekrarlaması, verilen kavgamızın yok sayılmak istenmesi, birilerinin yalnızca "hüsnü kuruntusu"dur; hiçbir işe yaramamıştır. Doğruların ete kemiğe bürünmesinin sevindirici işaretini her olay ve olguda görüyoruz. Talat Turhan'ın bu kitabı hem ciddi tarihçilere, hem de emperyalizme karşı mücadelede gardım alan her eğilimden insanlarımıza çok şeyler öğretecektir. Yazarın kendisi de görüşlerinin, saptama ve yorumlarının eleştirel katkıya açık ve muhtaç olduğunu ifade etmektedir..her ilerici, devrimci, yurtsever, sosyalist ve komünistin Marksist Eleştirel katkıya ihtiyacı vardır. Talat Turhan da kitaplarıyla bu türden bir eleştirel katkıyı hale edebilecek eylemlerin insanıdır. O, konumuyla Devrimci Hareket'in, cenahımızın bir parçasıdır. O'nu var eden tarihsel-sosyal koşul ve ortamı iyi ve doğru değerlendirmek gerekiyor. TSK'nın yapısı Talat Turhan gibi bir devrimciyi hazmedememiş dışlamışsa, cenahımız yetenekli bir devrimciyi kazanmasını bilmiştir. Hangi kesimden gelirse gelsin, hangi düşünce-davranış farklılıkları taşırsa taşısın, devrimciler birbirinin dilinden anlamak, deney aktarımı yapmak, yan yana durmak, tarih olmuş, sosyal pratikte asla doğrulanmamış teori/pratiklerden (düşünce hamallıklarından) kurtulmak zorundadır. Zira emperyalizmin insana ve insanlığa karşı savaşı çirkin sol demagojilerle bezenmiştir; hegemonlar bu kez liberal, post modern sol oportünizmin daha tehlikeli silahlarıyla karşımızdadır. "YDD"nin, "Globalizm Çağı''nın emperyalist ikiyüzlülüğü ancak kolektif kurumlaşmalarla, yani PARTİ ile geriletilip aşılabilecektir. Talat Turhan yaşamı boyunca emperyalizmin gündemini doğru olarak kavrayabilmek ve açığa vurmak İçin bütün enerjisini bu alanda yoğunlaştırmıştır. Bu süreçte hem öğrenmiş ve hem de öğretmeyi başarmıştır. Kimileri anmak istemese de emperyalizmin-kapitalizmin ne olduğunun bilince çıkarılmasında onun da çok büyük bir katkısı ve emeği vardır. Devrimci mücadelede "politik açığa vurma"ların önemi

5 inkâr edilemez. Burjuva diktatörlüğünün açık ya da yarı-açık faşizme çevrildiği dönemlerde "politik açığa vurma" görevimizi yeterince yerine getiremediğimiz için cenahımız oldukça kusurludur. 12'li faşist askeri darbeler döneminde yaşanılan yenilgi ve bozgunlar bu görevimizi yeterince yerine getiremediğimiz için bu ölçüde boyutlanabilmiştir; ayrıca faşizme karşı mücadelede halk düşmanı politikalarla hesaplaşacak ve lokomotif görevini üstlenebilecek yapıları, PARTİ'yi üretemediğimiz için de kıyım ve kırımların bu düzeyde boyutlanması kaçınılmaz ve kolay olmuştur. Bu coğrafyanın yetiştirdiği bütün namuslu insanlar, milliyet farkı gözetmeden, işçi, emekçi, işsiz, öğrenci, aydın, sivil, asker, vb. her kesimden ilerici, devrimci, demokrat, yurtsever, sosyalist, komünist herkes emperyalizme karşı mücadelede tutulacak "hattı" doğru biçimde saptamak ve tavır belirlemek zorundadır. Sağlı "sol"lu burjuva partilerinin sıfırları tükettiği bir ortamda, AB ve ABD'den ısmarlanıp getirtilen "kayyım" ve parti siparişleri yerine alternatif çözüm yöntemleri üretebilecek yapıların oluşturulması gündeme gelmiştir. İkiyüzlü ve çeşitli sol demogojlerle emekçi halkımızın arayış ve yönelişleri saptırılmak istenmektedir. Emperyalizmin kiralık sözcülerini bu alana yerleştirmemek, oynanan oyunları bozup emekçi halkımızın gözünü açabilmek ve yığınağı mümkün olan tek bir yere yapabilmek İçin seferber olmak gerekiyor. Talat Turhan'ın bu kitabı, geçmişten geleceğe uzanan süreçte, bilgilerimizin yenilenmesinde, tutulacak "ana halka"nın bilince çıkarılmasında önemli bir işlevi daha yerine getiriyor. Bu kitabın üretilmesiyle yazarın devrimci çabalarının yanında olduğumuzu bir kez daha tekrarlıyoruz. Sorun Yayınları Kolektifi 1 Mayıs 2001 GİRİŞ Kitabımı alıp okuma gereksinimi duydukları için öncelikle okuyuculara teşekkür etmek istiyorum. Bugünkü konumumu dost okurların bilinçli katkılarına borçluyum. Aslında bu kitap da eski okuyucularımın sürekli isteklerini yerine getirmek için yazıldı yılından beri çeşitli yayın organlarında makale, dizi yazı, inceleme ve araştırma türü yazılar ve söyleşilerim yayınlandı yılından bu yana da kitaplarım yayınlanmaya başladı. Bu süreçte çeşitli yurt içi ve yurt dışı konferanslara, tv ve radyo programlarına katıldım ve diğer etkinliklerimi sürdürdüm. Bunu yaparken bolca dipnot ve kaynak kullanmam nedeniyle okuyuculardan eleştiri de aldım. Çünkü bu yöntem okuyucu açısından hem sıkıcı oluyor hem de kaynaklara ulaşmak isteyenler için güçlük yaratıyordu. Elinizdeki kitaplarla bu güçlüğü aşabilirsem mutlu olacağım. "27 Mayıs 1960'tan 28 Şubat 1997'ye Devrimci Bir Kurmay Subay'ın Etkinlikleri" başlığını taşıyan bu kitapta ve sürmesini umut ettiğim diğer kitaplarda tüm etkinliklerimi okuyuculara yansıtmak ve onlarla paylaşmak isliyorum.

6 Ülkemizde bazı önemli günler tarihsel sürecimizin kilometre taşlarını oluşturuyorlar. Kanımca 27 Mayıs ve 28 Şubat günlerinin bu bağlamda önemleri yadsınamaz. Gerçekte 28 Şubat 1997'den sonra da etkinliklerimi sürdürmeye devanı ediyorum. Görüldüğü gibi, özellikle 1990'lı yıllardan sonra çalışmalarımı 1. Talat Turhan, Çeteleşme, Akyüz yayıncılık, Haziran 1999, İstanbul (s.: ). 2. Örneğin: l3 Mart 2001 günü, Bursa Eczacılar Odası'nda "Küreselleşmenin Perde Arkası" ve 15 Mart 2001 günü. Bursa Çağdaş Gazeteciler Derneği'nde; "Küreselleşmenin Mililer ve Paramiliter Boyutu" konulu konferanslar... "küreselleşme" n\n belki de en çok üzerinde durulması gereken paramiliter boyutu başta olmak üzere, -ulus devletlerin yer altılarının soğuk savaş sürecinde emperyalist devletlerce ele geçirilmesi- "Küreselleşmenin Gizli Örgütleri" üzerinde yoğunlaştırdım. Kuşkusuz 1960'lardan önce de birçok tarihsel olayın tanığıyım. Daha sonraki evrelerde yaşadığım olayların hem mağduru, hem tanığı hem de sanığı oldum. Sürgünler, işkenceler, cezaevleri yaşamımın bir parçası haline geldi. Emperyalizme karşı tutarlı bir mücadelede aydın olarak risk ve sorumluluk almak, her şeyden önce, sağlı "sol"lu burjuva parti ve anlayışlarına angaje olmamaktan geçiyordu. Ülkemizi 1947'den bu yana emperyalist güdüme sokan iktidarlarla benimsediğim "Kurtuluş Savaşı'mızın ilkeleri çatışıyordu. Ülkeyi dışa bağımlı hale getiren ulusal onur ve değerlerimizi aşındırıp son çözümde ortadan kaldırmayı amaçlayan dış güçler ve onların işbirlikçileriyle hep çatıştım. Bu misyonu yerine getirebilmek için "düzen dışında kalmak" ve de dolayısıyla "bağımsız ve özgür" olmak gerektiği bilinciyle emekli olduktan bu yana yaşadığım gerçeklerden hareketle tanığı ve sanığı olduğum tarihsel olayları kamuoyuna yansıtmaya çalışıyorum. Bu süreli uğraş içinde Zihni Paşa (Ziverbey) İşkence Köşkü'nden CIA ve Pentagon'a giden izleri saptadım. Kontrgerilla gerçeğinden, Ergenekon Örgütü ne ulaşan emperyal işbirlikçi ağlarının ayırdına vardım. Ulusal bağımsızlığımıza yöneltilen bu hıyanet girişimlerini hem açıkladım hem de yasal platformlarda kavgasını verdim. Kuşkusuz tüm bu uğraşıyı tek başıma yaptığım savında da değilim. Benzeri ve paralel kavga veren örgüt ve kişilerin pişirdiği aşta benim de tuzum oldu. Aslında emperyalist sızmanın toplumun her alanına egemen olmasına katkıda bulunmayı iktidarda kalmalarının ön koşulu gören işbirlikçiler dışında tüm örgütler zamanında kendilerine düşen kolektif eylemi örgütleme görevini yapmış olsalardı bugünkü duruma düşülmezdi 'lı yıllarda İtalya'da ortaya çıkan "Gladio" Örgütlenmesi masonik destekle 1970'Ii yıllardan bu yana öne sürdüğümüz savlar doğrultusunda, ABD emperyalizminin ulusal çıkarlarını garanti altına almak için tüm ülkelerin yeraltına yerli işbirlikçilerden kurulan paramiliter ağla egemen olmaya çalıştığım kanıtladı. Avrupa'da bu işlevi NATO'nun üstlendiği de belgeleriyle açıklandı, kanıtlandı...'' Soğuk Savaş döneminde ABD emperyalizmi, müttefiki olan ülkelerde * Ayrıntılı bilgi için bakınız; Sorun Yayınlan, Emperyalizmin Gizli Örgütleri Dizisi nin tüm kitapları. işbirlikçi sermaye + ABD çıkarlarına hizmet eden dini gruplar + ABD ve istihbarat örgütlerinin denetiminde şoven milliyetçi örgütlerin altyapısını oluşturan "Anti Komünist Cephe dolarlarla finanse edildi, örgütlendi ve indoktrine edildi. Bu cephenin iç desteğiyle yaşatılan iktidar "liberal ekonomi" söylemi yanında kimi zaman milliyetçi, kimi zaman milliyetçi-muhafazakâr, kimi zaman Milliyetçi Cephe vb. gibi

7 söylemlerle kamuoyunun önüne sunuldular... Bu amaçla "Psikolojik Savaş ın her türlü yöntemi her geçen gün etkinliği arttırılıp sürdürüldü, sürdürülmeye devam ediyor ve de sürdürülecek saat, 30 gün, bir yıl, bir yüzyıl, sonsuza dek... Propagandayla ulusal değerlerimizden uzaklaştırılan halkımız küresel değerleri benimseyip uydulaşıp, gerçek kimliği eriyene dek... Bu süreçte -Soğuk Savaş- dış dinamiklerin dayatmalarıyla oluşturulan yapay iktidarlar, ABD çıkarlarını korumakla güçlük çektiğinde ya da depolitizasyon, demagnetizasvon yöntemleri kullanılıp terörle güçsüz bırakıldığında, askeri darbeler ile düzen ABD'nin çıkarlarını koruyacak bir yapıda şekillendirildi... 12'li darbelerin ardında CIA'nın bulunmasının amacı bu idi... Bu faşist darbelerin Yunanistan, Arjantin, Brezilya, Şili vb. ülkelerde aynı yöntemleri uygulaması kuşkusuz rastlantıyla açıklanamaz... Sosyalizmle mücadele maskesi altında ulusal çıkarları emperyal çıkarların önünde tutan tüm kişi ve örgütler Temizlik Operasyonu nun hedefi oldular. Türkiye'de gerçek Atatürkçüler de bu operasyonlardan nasiplerini aldılar 'lı yıllardan sonra "küreselleşme" (globalizm) söylemleri öne çıkarıldı. Aslında Sovyetlerin dağılması emperyalizmi bir üst aşamaya ulaştırmış,''küreselleşme" söylemiyle de ABD'nin dünya liderliği ve egemenliği özlemi dile getiriliyor ve "Dünya Hükümetinin kurulmasının önkoşulları hazırlanıyor ve dünyada akıl almaz bir değişim ve dönüşüm yaşanıyor, ülke düzenleri ekonomik, mali, politik, sosyolojik, kültürel, askerî bir dönüşümle patron ülkenin (!) (hegemonların) istemleri doğrultusunda şekillenmesi için işbirlikçi iktidarlar zorlanıyordu, Aslında ABD yönetimi de çok uluslu şirketler ve holdinglerin denetiminde olduğu için dönüşümün arkasındaki güç onlardı... ÇUŞ (Çok uluslu şirket) ve ÇUH (Çok uluslu holding)'ları da yöneten güç ise, "Küreselleşmenin Gizli Örgütleri" idi Yaygın kanının tersine "küreselleşme"nin, 1990'h yıllarda başladığını söyleyenleri tarihsel bir yanılgı içinde görüyorum. Çünkü 27 Mayıs tan 28 Şubat'a F/2 ABD uzun erimli hedefini 1 doların (kağıt) arkasına koyduğa masonik amblemle açıklıyordu. 1876"lara kadar inen bu yapılanmada dolar üzerindeki amblemde Latince "Novus Ordo Seclorum" yazılıyor. Anlamı "Çağların Yeni Düzeni" ya da "Yeni Dünya Düzeni" Şimdi internete; "New World Order", Bilderberg Group, Mossad ile ilgili sitelere lütfen girin; 1 dolar üzerindeki amblemleri ve benzerlerini bulacaksınız. Tüm bu ayrıntıları 1999 yılında yayınladığım bir kitapta açıkladım. (4) Küresel denetim içinde psikolojik savaş aygıtı olarak kullanılan düzen medyasından denetim içinde psikolojik savaş aygıtı olarak kullanılan düzen medyasından ses çıkmadı... Ne lehte ne de aleyhte... Kuşkusuz ABD'yi kınamaya hakkimiz yok. Teknolojik üstünlüklerini de kullanıp önceden saptadıkları "Dünya Egemenliği" hedefine adım adım ilerlediler ve de dünyayı kendi çıkarlarına uygun bir şekle dönüştürmek için tam bir Makyavelist anlayış içinde her yola başvuruyorlar. Kınanması gerekenler Kurtuluş Savaşı kazanımlarımızı mirasyedi hovardalığı içinde, tam bir teslimiyet içinde emperyalistlere ve "Yeni Dünya Düzenline peşkeş çeken "gaflet, dalalet ve hıyanet" içindeki işbirlikçi iktidarlardır. Dünyanın az gelişmiş yörelerinde yoksul halklar ile ''Küreselleşme kapsamı içine alınmamış ülkelerin işçileri, köylüleri, dar gelirlileri, esnafı açlık ve sefalet içinde yoksullaşıyorlar, işsiz kalıyorlar ve eziliyorlar. Bu haksız, eşitsiz, insafsız, vicdansız,

8 ahlâksız savaşa ve dayatmalara karşın her gruptan ve örgütten insanlar "küresel başkaldırıyı başlattılar. Küreselleşmeci örgütlerin ve kuruluşların her toplantısında protestolar sürmeye devam ediyor. Bu eylemler daha şimdiden meyvelerini vermiş olmalı ki, Bangkok'taki UNCTAD toplantısında İngiliz Ticaret Bakanı Richard Caborn; "DTÖ'nün işleyişinde modernleşme gerekiyor, bu kuruluşta bir başka başarısızlığın altından kalkamayız. Azgelişmiş konumdaki ülkeler müzakere sürecine dahil edilmeli, dışlanmamalıdır"' derken, Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Horst Köhler Der Spiegel dergisinde açıklanan söyleşisinde: "Beş yıllık görev donemi içinde, aşırı liberalleşmenin bir sonucu olan spekülatif amaçlı küresel para hareketlerini azaltmak amacıyla 4. Talat Turhan, age. 5. "Eşitsizlik yeniden masada" Cumhuriyet, 12 Şubat hükümetlere daha çok yetki vermek için çalışacağını" (6) açıklamıştır. Örnekleri çoğaltabiliriz. Ancak konuyu dağıtmak istemiyorum. Sosyalizm kuramsal açıdan enternasyonal -uluslararası- olmasına karşın, Sovyet örneğinde görüldüğü gibi uygulamaya geçemedi. Buna karşın kapitalizm küreselleşti. Yani kapitalizm enternasyonal leşti. Bilindiği gibi ulusalcılık -millicilik- ile uluslararasıcılık karşıt kavramlardır. Oysa ki dünyamızda ulusal olduğunu iddia eden birçok iktidar küreselleşmenin değirmenine su taşıyor... Bu olguyu bir turnusol kağıdı gibi algılayıp işbirlikçi iktidarları saptayabilirsiniz. Ülkemizdeki düzenin kapitalizme daha da entegre olabilmesi için Atatürk mitinin ortadan kaldırılması gerekiyordu. İnönü'nün Atatürk'ten sonra cumhurbaşkanı olduğunda Türk paralan üzerine kendi resimlerini bastırmasının bu doğrultuda atılmış ilk adım olduğunu söylemek olanaklı ise de, bu olguyu tarihsel bir yanılgı diye algılayıp Demokrat Parti dönemine geçebiliriz. Anılan parti ABD uydusu, liberal görünümlü, emperyalizme kölece bağlı bir politikayı uygulamak için Atatürk karşıtı dinsel yapılanmalardan, tarikatlardan, tarikat şeyhlerinden destek aldı. Ancak 1980 yılına kadar geçen süreç içinde gelip geçen siyasi partilerin tüm çabalarına karşın Atatürk devrimleri azalarak da olsa etkinliğim sürdürdü; ta ki 12 Eylül 1980 darbesine kadar... Bu darbe O'nun partisini (CHP) kapattığı gibi çocuğu gibi üzerine titrediği "Türk Tarih Kuruma" ve "Türk Dil Kurumu"na kalıtsal hukukî hakları bile göz ardı edip müdahale etti. Aslında darbe sonrası ABD'li yetkililer arasındaki konuşma 12 Eylül'ün niteliğini çok açık bir şekilde ortaya koyuyordu. (7) "Ankara (Washington-yerel saatle 20.00) Milli Güvenlik Konseyi Türkiye Masası Sorumlusu Paul Henze...Beyaz Saray'ın "Situation Room"..bölümünü aradı...:

9 - Paul seninkiler nihayet yaptı (... your hoys have done it). Kim benimkiler, neden bahsediyorsun? Senin generaller Türkiye'de darbe yaptılar, Ooo, öyle mi? Çok memnun oldum." Bunun gibi, 12'1İ darbelerin ardındaki gücün CIA (Amerikan 6. Köhler, "Aşırı Liberalleşme Tehlikeli",,Milliyet, 3 Nisan M. Ali Birand, 12 Eylül: 04.00, Karacan Yayınlan, II. Baskı, Nisan 1985, s Merkezi Haber alma Örgütü) olduğu da çok yazıldı. Örnek vermek gerekirse: (8) CIA'nın Türkiye istasyon şefi Paul Henze'nin anılarında: "12 Eylül ABD'nin tercihiydi" denilmektedir... Daha sonra, 12 Eylül'cülerin açtığı çığırda "Atatürk" diye diye Atatürkçülük ortadan kaldırılırken gene Paul Henze ve yandaşları tarafından Kemalizm in devrinin tamamlandığı Türkiye'deki düzenin "Ilımlı İslâm" olması gerektiği önerildi. Önerilmekle de kalınmadı, bu amacın gerçekleşmesi için kimi okullar ABD desteğiyle dünyanın her yerinde konuşlandırıldı. (9) Fethullah Gülen'in ABD'de özel bir himaye altında tutulmasının nedeni nedir? Başbakan Ecevit'in hakkında soruşturma açılan bu kişiyi koruması nasıl açıklanabilir? Yazın yaşamıma başladığım 1965 yılından bu yana Atatürk devrimleri karşıtı bu gelişmelere ve bu çerçevede yapılan demogojilere, sömürücülere hep dikkatleri çekmeye çalıştım. Örneğin bu oluşumda karşı devrimci girişimlerin iktidara tam anlamıyla egemen olduğu, koalisyon ortaklarının yangından mal kaçırırcasına yandaşlarını bürokrasinin, KİT'ierin, yönetim kurulu başkan ve üyeliklerine doldurulduğu 1. ve 2. MC -Milliyetçi Cephe- iktidarları o dönemde "iktidarların Çeteleşmesi ve Bürokrasi" başlıklı bir yazı dizisiyle eleştirmiştim: (10) "Kontrgerilla Örgütlenmesinin, amaçlan dışında kullanılmasına karşı çıkmak güç ve yeteneğine sahip olmayan iktidarlar, askerleri politika içine çekmekte ve askeri darbelere açık bir ortam hazırlamakla da Anayasa suçu işlemekte, iktidarların örtülü veya açık askeri nitelik kazanmasına yardımcı olmakla, emperyalist işbirlikçiliklerini hıyanete dönüştürmektedirler, Bu olguyu, iktidarların çeteleşmesi olarak niteliyoruz." şeklindeki kanımı açıklıyordum. İktidarların akıl almaz aymazlığı bir anlamda öngörüm doğrultusunda 12 Eylül 1980 darbesine davetiye çıkardı... Bunun gibi aynı yazı dizisinde: Hilafetçi, tarikatçı, Abdülhamitçi politikacılar; Atatürk devrimlerine 8. Aktüel, No.: 179, 8-14 Aralık 'de age, s Said-i Nursi ve s, Fethullah Gülen Gün Dergisi: 3 Ağustos - 14 Aralık Y.n.: Yazı dizisi sürerken dergi yayın hayalına son verdi.

10 o'nun ilke ve devrimlerinin savunucusu güçlere, özgürlükçü parlamenter düzene ve bu düzeni/ı çatısını oluşturan Anayasa'ya karşıdırlar. Bit gün Anayasa çatısı altında yer almaları, geriye dönük hayallerini gerçekleştirmek için, İktidarı araç olarak kullanmak art niyetinden kaynaklanmakladır" diye yazıyordum yılında ise bir gazetede yayınlanan yazı dizisinde: (11) "... Nakşibendilik tarikatı'nın kökenini, boyutlarını, niteliklerini ve bu gün ulaştığı düzeyi algılamayanların Türkiye'nin politik olaylarını teşhiste güçlük çekmeleri olasıdır.,.." şeklinde bu konuda görüş açıklıyordum. 12 Eylül 1980 darbesi baskı, zulüm ve zor kullanıp ülke düzenini daha da emperyalist güçlerin arzu ettiği konuma getirdi yılında yargılanırken Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'ne vererek kamuoyuna mal ettiğim CIA kaynaklı bir kitapta darbecilere (12) yol gösterilmektedir. Bu bağlamda 7 adımlık kademeli bir uygulama önerilmektedir. 4. adımda da: Başkaldıranların ''siyasi örgütünün ortadan kaldırılması" İstenilmektedir. CHP bu istek doğrultusunda kapatıldı. (13) 7. adımda ise "Bir partinin kurulması" öngörülüyor Kuşkusuz bu partinin liderinin denenmesi de gerekmekteydi. 6. adıma göre... ANAP bu amaçla kuruldu... Darbe artığı bir parti olarak askerî darbecilerin temel uygulamalarını sivil görünümünde uygulamak için... Bu partinin liderinin ABD'nin tüm değer yargı [arını benimsemesi yanında Nakşibendi kimliği de biliniyordu. Ev ödevlerini yapmakta başarılı olduğu için Cumhurbaşkanlığı na getirildi. Bu dönemde basında "Türkiye'nin kucağa oturtulma planı"ndan söz ediyordum; ama uydulaşma süreci ivme kazanmış, 1976'lı yıllarda dikkatleri üzerine çektiğim tarikat 17 yıl sonra Çankaya'ya kadar tırmanmıştı. Atatürk'ün kemikleri sızlıyor olmalıydı... (Özal, 24 Ocak 1980'deki kararların da mimarlarından ve aynı zamanda uluslararası ticari çevrelerinin önemli örgülü Dünya Bankası mensubuydu, Türkiye ye gelmeden önce...) İktidarların ilticaya ödün verme sabıkası ve aymazlığı her geçen 11. Talat Turhan, "Terazinin Kefesi ve DGM'ler", Politika, 28 Eylül, 4 Ekim David Galula. Ayaklanmaları Bastırma Hareketleri, Gn. Kur. Basımevi. 1965, 13. Talat Turhan. Çeteleşme. s Y.n.: 12 Mart ve 12 Eylül darbelerinin ünlü savcısı Süleyman Takkeci bir dergide yer alan söyleşisinde bu konudaki niyetini açıkladı; "Bütün CHP'lileri hapse atacaktım",nokta, 19 Temmuz gün dozajını artırarak sürdü. Bu süreç Atatürkçü geçinenlerin elbirliği ile gerçekleştirildi. Onlar oy depolarını sağlayan tarikat şeyhlerinin destekleri yanında işbirlikçi sermaye ve bu güçlerin dış bağıntılarının desteği ile iktidarlarını sürdürme adına Atatürk ilkelerinden, ulusal bağımsızlıktan, ulusal onurdan ödün vermekten hiç sakınmadılar. 28 Şubat (1997) süreci bu gidişin ivmesini azalttı... Yıllarca önce Şellefyan'la başlayan ekonomik çıkar ilişkileri, yeğenlerden birinin "Mobilya yolsuzluğu" ile İlk kez kamuoyunun öğrendiği "Hayali İhracat" olgusu, Özal iktidarı döneminde inanılmaz boyutlara ulaştı. Ne idüğü belirsiz ithal prenslerin yönetimine bırakılan ekonomi, işini bilen memurlar yanında, "Hayali ihracat"a bilinçli olarak göz yumuldu. Bu pastadan pay kapmak isteyen şirketler ve saygın iş adamları(!) soyguna katıldılar... Ekonomimiz kan kaybetmeye devam ederken soyguncular palazlandıkça palazlandılar...

11 Türkiye avantalar ve yağmalar ülkesine-cennetine dönüştürüldü... Rant ekonomisi uyuşturucu, kara para, fuhuş vb. gibi desteklerle beslenip "kayıtdışı ekonomi" olgusu ekonominin önemli bir bölümünü oluşturdu. Bu bataklık her türlü sahtekârlık yanında, kumar rüşvet, soygun, haraç, tahsilat çetelerine uygun bir ortam oluşturdu... Tüm bu pislikler içinde kamu görevlilerinin de yer aldığı açıkça görüldü. Sistem mafyalaştırıldı... Olayın ucu giderek TBMM'ye kadar uzandı. Dokunulmazlık duvarı bu pisliğin tüm boyutlarının ortaya çıkmasını engelliyor... Politikacılar nerede ise "istifa" kelimesini sözlüklerden çıkartacaklar. Politikacılarla, hukukçular meydan muharebesi veriyor... Her liderler zirvesinde yeni bir aklama-paklama "antlaşması" yapılıyor, uygulanıyor. 1950'Ii yıllardan bu yana ekonomiyi ABD çıkarlarına uygun bir şekle dönüştürmek için dış destek ve finansmanla oluşturulan ve palazlandırılan işbirlikçi sanayi burjuvazisinin büyük çoğunluğu özel uçaklar, lüks arabalar, yatlar, villalar vb. gibi üretken olmayan yatırımlarla kaynaklarımızı tükettiler... Çocukları ise tam bir mirasyedi bonkörlüğü içinde zevk ve sefa alemi içinde sonradan görme ilkel burjuva sosyetenin doymak bilmez isteklerini karşılıyorlar... Halkımız, onlar soyup sömürdükçe fakirleştikçe fakirleşti... Kapitalist anarşi, Türkiye'nin yeraltı ve yerüstü bütün servetlerini emperyalist sömürü uzantısında yağmaladı; insanımızı, değerlerimizi yabancılaştırma yöntemleriyle çürütmeye başladı... Açlık, yokluk ve yoksulluk. inanılmaz boyutlara ulaştı. Asgari ücret ayda' 100 dolunu gerisine düştü. "Sosyal Adalet" Anayasa'da kaldı. Toplumun ekonomik açıdan üstte bulunan katmanlarıyla en alttakiler arasındaki uçurum dünya rekoruna(!) koşuyor... (14) Ülkemiz tüm uluslararası istatistiklerin olumsuz göstergelerinin başını çekiyor... (15) Türkiye kanımızca bu acıklı duruma emperyalizmin bilinçli bir politikası sonucunda getirildi. Nerede ise bütçesinin tümünü dış ve iç borç faizlerine yatıran bir ülkede siyasal-ekonomik krizlerin birbirini izlemesinden daha doğal ne olabilirdi? Ülkemiz "Borç Tuzağı"na "Küreselleşme"nin gizli örgütlerinin lider kadrosunun denerimde olan işbirlikçi iktidarlar eliyle düşürüldü. Ekonomist olmaya gerek yok, Dünya Bankası ve IMF gibi uluslararası tefeci finans kuruluşları hakkında burjuva medyada yer alan haberleri gözden geçiren herkes ekonomik krize sürüklendiğimizi algılayabilir. Aslında Dünya genelinde borç alıp ekonomisini düzlüğe çıkaran ülke yok gibi. Aksine IMF dayatmaları borçlu ülkeleri (16) krizden krize sürüklüyor. Bu politikalar uzamasında; Rusya sonuçta küreselleşmecilerin dayattığı ödünler kopartılıp "Ulus Devlet'ler küreselleşmecilerin haritasından silinmek isteniyor. Örneğin: 1997 yılında yayınlanan bir BM raporunda (17) dünya ekonomisi "pusulasız ve haritasız" yol alan yelkenliye benzetilip: "Dillerden düşmeyen globalleşme, rekabet gücü bulunmayan ülkeleri felakete sürüklüyor" denilmektedir. Kuşkusuz bu oluşumda kapitalist anarşide palazlanan herkesin, kiralık kalemlerin, yeğenlerin, aile fotoğrafı içine girenlerin, manevi evlatların, dost çevresinin

12 ekonomimizi hortumlayanların katkısı yadsınamaz. Aileden Örnek alan hortumcular ekonominin kanını, iliğini 14. "Türkiye'deki hanelerin yansına yakını aylık 150 milyon lininin altında gelirle ayakta duruyor." TÜBİTAK araştırması, Radikal, 26 Ocak 2001.) Aralık 2000 yünlü "OECD Yolsuzlukla Mücadele Raporu"ndan: "Yolsuzluk ve rüşvet, o ülkelerin uluslararası alandaki güvenilirliğini yerle bir ediyor. Bunun sonucunda, o ülkeye yabancı sermaye gelmez oluyor." "Yolsuzluk, demokrasiyi ve insani değerleri kemirir. Rekabeti öldürür, serbest pazar ekonomisini çökertir, şeffaflığı önler. Biz, o ülkelere gitmeyiz." Bataklık... Alın, başınıza çalın!..." Milliyet, 18 Ocak 2001, Yalçın Doğan. 16. "IMF gittiği her ülkeyi batırıyor", Cumhuriyet, 23 Şubat (Meksika, Endonezya, , Güney Kore, , Tayland ve Malezya, , Rusya, 1998, Brezilya, 1999) 17. Radikal, 12 Haziran sömürdüler. Nerede ise vurgun ve soygunları yanlarına kâr kalacaktı... Havadan para çarpan bu dolandırıcılar, partilerin seçim masraflarını finanse edip suçlarım perdelemeye çalıştılar. Bu çirkin alışveriş politikayı ve politikacıları daha da kirletti ve onlara olan "güveni" hepten tüketti. Bugün ülkemizde ilerici, demokrat ulusalcı güçler küreselleşmeye karşı direniyor. Belirli bir küresel plan içerisinde yaratılan ekonomik krizi kullanıp sosyal muhalefet ve ulusal direniş kırılmak isteniyor. Küreselleşmecilerin tüm istekleri yerine getirilince "can suyu" verilip krizdeki ekonominin yaşatılması küresel çıkarlarla örtüşüyor... Ekonominin kanını emen hortumcularla gittiği yere kadar mücadele edip bu kişilerin çarptığı paraların yedi sülaleleri de dahil olmak üzere burunlarından fitil fitil çıkarılması ve sistemin sorgulanması ülkemizin düzlüğe çıkarılmasının Önkoşulu gibi görünüyor... Bu görevin sanıldığından da güç okluğu bilinmelidir. Nitekim, sorun derindedir. Prof. Dr. Emre Kongar bir makalesinde (18) hortumculuğun evrelerini açıklıyor: hazırlık dönemi geçiş dönemi. 1983'ten günümüze egemenlik dönemi." Görüldüğü gibi 19501i yıllarda DP iktidarının ABD emperyalizminin uydusu ekonomik politikalarının bir sonucu olarak başlayan hortumculuk 27 Mayıs 1960 harekelinin gölgesiyle gerilemiş, özellikle AP iktidarı dönemlerinde palazlanmış, 1983'ten soma Özal döneminde de kök salmıştır. Bu süreçte iktidarda bulunan tüm partilerin ve liderlerinin destekçilerinden hortumculardan tam anlamı ile hesap sorulabilir mi? Çok güç olmasına karşın ülkemizin kurtuluşunun bir anlamda bu hesabın sorulmasına bağlı olduğunu (19) düşünüyorum. Bu konuda Bahadır Kale-ağası'yla ayni görüşü paylaşıyoruz. Kuşkusuz Gene! Kurmay Başkanımız 18. Emre Kongar, 'Tanzimatçılar, Cumhuriyetçiler ve Hortumcular". Cumhuriyet, 9 Nisan "1990'ların başında dünya basınında 'yükselen yıldız' olarak söz edilen Türkiye Çinili şunlarla anılıyor: Köhneleşmiş siyaset, çökmüş ekonomi, insan hakları sorunları, gelir dağılımı uçurumu...", Radikal, 24 Nisan 2001.

13 Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun bu konudaki tanısının ağırlığı yadsınamaz... (20) Kıvrıkoğlu: "Yolsuzluklarının üzerine gidilmediği İçin ekonomik krizin patlak verdiği" kanısındadır. Ülkemizde yıllardan beri yönetim krizi yaşanıyor. "Türkiye'yi kim, kimler yönetiyor ya da yönlendiriyor?" sorusunun yıllarca yanıtını arıyorum ve bu konuya katıldığım etkinliklerde de yanıt aradım. Kanımca en doğru tanıyı Bülent Ecevit koyuyor. (21) "Dış dünya, İç politikamızı da kendi güdümüne aldı. Hükümet Çalışmaları, aslında Washington ve Brüksel'den yürütülüyor." Ecevit'in muhalefette iken açıkladığı bu görüş kuşkusuz gerçeği yansıtıyor... Bu noktada sorulması gereken yaşamsal soru, Ecevit iktidarında bu dış güdümden kurtulmak için neler yapıldığıdır. Kanımızca içine düşünü düğümüz acıklı durumun, düzenin sosyal yapısına ilişkin, yönetsel ve siyasal sorumlularının suçları ortaya çıkarılmadan ekonomik kriz aşılamaz. Sorunların "umut insanlarla" aşılacağına inananlar dün olduğu gibi gelecekte de yanılabilirler 'Ii yıllarda Ecevit "umut", olarak halkımıza sunulmamış mıydı? Dünyanın mazlum ulusları adına ilk "Kurtuluş Savaşı"nı verip bağımsızlık ve özgürlüğünü kazanan bir ülke uzun erimli emperyalist bir plan sonucu krizden krize sürüklenirken, ABD Büyükelçisi Robert Pearson'un "Kurtuluş Savaşandan söz etmesini (22) onurlu hiç bir vatandaşımızın içine sindirebileceğini sanmıyorum. ABD Büyükelçisi'nin söylemini bir ay sonra Ecevit yineliyor: (23) "Ekonomimiz uğradığı kazadan kısa sürede kurtulacaktır ve enflasyon yeniden düşüş sürecine girecektir. Ekonomide çekilen sıkıntıların yükünü isçiler de en az girişimciler kadar ve onlarla birlikle çekerler... Eğer ağır koşullar altında, en çetin savaşları kazanmış olan Türk Ulusu, ekonomik savaşı da elbirliği ile kazanacak ve kısa sürede hakça bir düzenini yolunu açacaktır." 1975'lerden bu yana çeyrek asırdır Ecevit'ten benzer söylemleri 20. "Krizin nedeni hortum". Radikal, 24Nisan Ecevit: 'Dışından yönetiliyoruz,' Cumhuriyet, 28 Aralık İ "ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Pearson Türkiye'nin ekonomik alandaki mücadelesini Kurtuluş Savaşı'na benzeterek 'ABD arkanızda' mesajı verdi." Radikal, 25 Şubat "Ecevit: Kurtuluş Savaşı veriyoruz.", Hürriyet 22 Mart duyuyoruz. Peki, ne değişti? Ekonomik sıkıntı açısından işçilerle patronları aynı potaya koymadaki yanılgı aslında Ecevit'teki sol demogojik değişime ışık tutuyor... Daha da Önemlisi işgalci ya da siyasal-ekonomik krize girmemize neden olan güçler kim ki onlarla savaş verelim? Eğer Ecevit'in 1995'lerde söylediği gibi (21) "iç politikamız Washington ve Brüksel tarafından yürütülüyorsa" bağımsızlığımızı elde etmek için, Ecevit, siyasal-ekonomik krize kadar "ulusal çıkarlar" için ne yaptı? Bundan sonra neler yapmayı düşünüyor?

14 Bizi "ekonomik savaş" verme konumuna düşüren Dünya Bankası ve IMF politikalarını güz ardı edip ayrı kuruluşların istediği ödünleri verip, borcu borçla Ödemek kısır döngüsünü bu ulusa "Ekonomik Savaş" diye nasıl sunabiliyorsunuz? (24) Tam bu dönemde DSP milletvekili Ali Arabacı'nın Kopenhag Kriterleri'ne gönderme yapıp bazı yasalardan "Atatürk ilkelerine bağlılık şartının kaldırılması" (25) için yasa teklifi hazırlamasının bir rastlantı mı, yoksa küreselleşmecilerin bir isteği mi olduğunu da Ecevit'ten soruyorum? Ecevit, ideolojik-teorik-örgütsel hangi hakla ve hâlâ "Demokratik Sol" literatürünü kullanmaktadır? Özetle: Siyasal-ekonomik krizin birincil sorumluları 1950'den bu yana "Washington ve Brüksel güdümünde" Türkiye'yi yöneten iktidarlardır. Hesap onlardan sorulmalıdır. Ekonomik krizin faturasını da hortumcular yanında yılı döneminde palazlanan ticaret, sanayi ve mali sermaye burjuvazisi ödemelidir. İşçi, emekçi, yoksul köylü, memur, esnaf, dar ve sabit gelirlilerle ezilen ve sömürülen halk değil. Yukarıda yer alan açıklamalarında Zihnipaşa İşkence Köşkünden (26) CIA ve Pentagon'a giden izleri saptadığımı, "Kontrgerilla Gerçeği"nden Ergenekon Örgütü'ne (27) 1990'daki İtalya'da ortaya çıkan Gladio örgütünün arkasında CIA işbirlikçisi yerli istihbarat örgütleriyle 24. Osman Ulugay, "Siyasetçi 3. şoku da yaşatmaya niyetli," Milliyet, 22 Nisan Atatürk ilkeleri şartı kalkmalı mı? Milliyet, 15 Nisan Talat Turhan, Bomba Davası Savunma 1 ve İlhan Selçuk, Ziverbey Köşkü, Çağdaş Yayınları, 27. Can Dündar, Celal Kazdağlı, Ergenekon "Devlet İçinde Devlet", İmge Yayınevi P-2 Mason Locası desteğinde NATO'nun yeraltı örgütleri kurup ABD çıkarlarına göre iç politikaya yön verdiğini açıklamıştım. Peki CIA'yı kim yönetiyordu? Görünürde ABD, gerçekte CFR (Commission of Foreign Relation) -Dış İlişkiler Komisyonu yılında Nelson Rockefeller Commission, ABD'nin bütün istihbarat örgütlerini CFR denetimine alma kararı aldı. (28) 1972'de falakadan geçirilen bir kurmay subay olan ben, Zihni Paşa Köşkü işkencecilerini, onları yüreklendiren emperyalist işbirlikçisi güç, örgüt ve iktidarların yıllarca izini sürüp Kapitalist Enternasyonalin en üst örgütü olan CFR'e ulaştım. Bu emperyalist yapılanma anlaşılmadan küreselleşme hıyanetinin dünya halklarını soyma, sömürme girişimlerine doğru tanılar konulamaz. ABD'nin Dünya Egemenliği niyeti de tüm boyutları ile saptanamaz. Uluslararası Kapitalizmin Örgütleri, hegemonik sömürücü ilkelerini masonizmden almıştır. Tüm dünyada etkinliğini sürdüren, kapitalist değer yargılarını benimseyen Mason Locaları bu tür yapılanmanın temelini oluşturmuştur. Bu tür örgütlerin tüm Üyeleri ismen saptanıldığında savımız kesinlikle doğrulanabilir. ABD emperyalizmi Masonluk baz alınarak üst ve alt (premasonik örgütler) kurmak ve her sektörden -siyaset, ticaret, sanayi, bankacılık, bürokrat, basın mensubu,

15 akademisyen, asker, istihbaratçı, meslek örgütü yöneticisi vb. gibi- kişileri kendi denetimindeki Örgütlere üye etmek suretiyle işbirlikçiler ağını kurmak yöntemiyle küreselleşmiştir. Buna karşılık küreselleşmenin işbirlikçilerine iktidar, itibar, şöhret, makam, para vb. gibi olanaklar sağlanmaktadır. Küreselleşen medya kendi adamlarını öne çıkarmakta, işbirlikçi ve işbirlikçi iktidarları desteklemektedir. Tüm bu örgütlenme Mason yeminine sadık kalınarak halktan gizlenmekte, örgütler hiyerarşisinde yukardan-aşağı küreselleşmecilerin emperyalist çıkarları doğrultusunda alınan kararlar uygulanmaktadır. Kağıt 1 ABD dolarının arkasındaki amblemden söz etmiştim. Şimdi de seçilmiş kişilerden oluşan ve 1907 yılında ABD'de kurulan "Skulls & Bonnes Society"den (29) ' söz etmek İstiyorum. Bu yılın başında sinemalarımızda gösterime giren "Saklı Seçilmişler" adlı filmde bu örgütün içyüzü açıklandı. Filmin adı yanlış tercüme edilmişti. 28. Halid Özkul, Yeni Dünya Dikeni. 29. Kafatasları ve Kemikler Topluluğu (örgütü). Bilindiği gibi "kafatası" Mason Localarının demirbaşları arasındadır. Eleştirmenler Örgülün içyüzü hakkında bilgi sahibi olmadıkları için gördükleriyle yetindiler. Bu arada açıklanan tek gerçek dört ABD Başkanı'nın "Kafatasları ve Kemikler Örgütüne" üye olmalarıydı. Bu yönü ile "Skull & Bonnes Society"ye ABD emperyalizminin ilk üst gizli örgütü diyebiliriz. Gerçekleri yansıtan filmde yemin sahnesi ve seremonisinin geçtiği taştan yapılma bir mekânın duvarında 2metre kadar büyüklükte War -Savaş- yazıyordu. Kuşkusuz emperyalist canavarın palazlanması için savaşa gereksinimi vardı. Küreselleşmenin Gizli Örgütleri (30) 1. Commission of Foreing Reiation = CFR -Kuruluşu: Dış İlişkiler Komisyonu. 2. Bilderberg Group = BG -Kuruluşu: 1954, 3. Trilateral Commission = TC -Kuruluşu: 1971, Üçlü Komisyon. CFR "Dış İlişkiler Komisyonu"nun fikir babası Rockefeller olup 1921 yılında Newyork'ta siyonist-üniversal mali sermaye oligarşisinin Önderliğinde kurulmuştur. Örgüte seçilmiş ABD vatandaşları üye olabilir. Dünyada tek istisna Rahmi Koç'tur. Geçen yıl David Rockefeller Türkiye'yi ziyaret ettiğinde bu üyelik açıklandı. (31) 21 CFR üyesinden oluşan heyet politik gelişmeler, insan hakları, hükümetin yeniden yapılanması, özelleştirme, enflasyon, nüfus artışı, depremin tahribatı, konularında bilgi aldılar... Bu arada Demirci, CFR Onursal Başkanı David Rockefeller'e bilgi verip "Yeni Türkiye Cumhuriyeti"nden söz etti... (32)

16 BG (Bilderberg Group): CFR'nin alt Örgütü olarak küreselleşmenin Avrupa ayağını oluşturmak üzere Hollanda Prensi Bernard başkanlığında, Yahudi asıllı Polonyalı Joshep Rettinger'in fikir babalığı yaptığı bu örgüt Hollanda'nın Dosterbeek Bilderberg Otelinde CIA denetiminde ilk toplantısını yapmıştır. Adını otelden almaktadır. Örgüte 30. Talat Turhan, Çeteleşme, agy. E. Dz. Bnb. Erol Bilbilik, "Dış İlişkiler Konseyi Dünya Gladyosunun Merkezi Aydınlık, 25 Şubat Zenginlerin Türkiye Zirvesi, Rahmi Koç en zengin üye". Milliyet. 21 Ekim Kadife Şahin'in haberi. 32. "Demirel Rockefeller'e Türkiye'yi anlattı" Milliyet, 23 Ekim seçilenler her yıl bir ülkede toplanıp CFR paralelinde gizli kararlar alıp uyguluyorlar. Örgüte ABD'li, Avrupa'lı, Türkiye'li seçilmişler üye olabilir. TC (Trilateral Commission) Üçlü Komisyon: 1971 yılında Zbigniew Brzezinski'nin fikir babalığında kurulmuştur. Küreselleşmenin gizli örgütlenmesi içine Japonya da dahil edilmiştir. Örgüte üye olabilmek için seçilmiş ABD'li, Avrupalı ve Japon olmak gerekiyor. Küresel Seçkinlerin Hiyerarşisi (33) Bu kişiler kendi aralarında: Dış halka, merkez halka, iç halka ve Boğanın Gözbebeği'nde "Center Of the Bulls Eye" şeklinde yer almakta ve küreselleşmenin gizli kararlarından bir oranda haberli kılınmaktadır. Tıpkı masonik hiyerarşide olduğu gibi... Küreselleşmenin liderleri seçilmişlerin seçilmişleri olan "Center Of ıhe Bull's Eye"m lideri. CFR örgütünün onursal başkanı David Rockefeller bu anlamda "Dünya İmparatora" olup ABD Başkanı dahil tüm devlet kuruluşları, çok uluslu şirketler ve küresel coğrafyadaki tüm örgütlerin patronu konumundadır. D. Rockefeller'in karar organına üye olmak için CFR+TC+BB örgütlerinin her üçüne de üye ABD vatandaşları içinde seçilmiş olmak gerekiyor. Birkaç örnek vermek gerekirse: George Bush" Bili Clinton, Henry Kissinger, Zbigniew Brzezinski sayılabilir. Henry Kissinger, (35) Bilderberg Örgütü'nün hemen hemen bütün toplantılarına katılıp CFR adına alınan kararlan empoze eden bir kişi olup örgüt bağlamında özellikle Türkiye'nin lideri konumundadır. Bu hüviyetiyle Münir Ertegün, Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Turgut Özal, Selahattin Bayazıt (36) hatta Ayşegül Nadir'le kişisel dostluk ilişkileri kurmuştur Adams James, "Bull's Eye", New York, Time Books, George Bush şu anda Süleyman Demirel'in de üyesi olduğu "Eisenhower Exchange Fellowship" Örgülü lideridir. 35. Bakınız: "TÜSİAD'ın girişimleri ve Henry Kissinger'in iç yüzü", Talat Turhan'ın Basın Açıklaması, 12 Ekim Talat Turhan, Orhan Gökdemir, Mehmet Eymür-Ziverbey'den Susurluk'a Bir MİT çinin Portresi, Sorun Yayınları, Dördüncü Baskı, Mart 2000, s , 36. Bilderberg Örgütü Türkiye duayeni.

17 1995 yılı kayıtlarına göre Henry A. Kissinger, David Rockefeller'in Chase Manhattan Bank, N.A'nın danışmanıdır, (counsellor) Anılan bankanın yönetim kurulu üyeleri içinde Rahmi M. Koç'un yanında Lord Carrington'da (NATO eski Genel Sekreteri) yer almakta... Rahmi Koç bir gazetede yayınlanan açıklamasında: (37) "Amerika bugün patron. O ne derse o olur...güç onda. Amerika bir şey dediği zaman, hepimiz boyun eğeceğiz." demiştir. Rahmi Koç bir vatandaş sıfatıyla bu görüşte olabilir, Ama o şu anda Rotaryen + Bilderberger (38) +CFR üyesi olduğu için küreselleşmecilerin Türkiye'deki lideri konumunda olduğu anlaşılıyor. Bu nedenle de iktidardaki Bilderberger'ler yasaları zorlayıp ormanları, fabrika arsaları olarak sunuyorlar. Küresel medyada Koç'lar daha da parlatılıyor. (39) ''Bağımsızlık ve özgürlük benim karakterimdir" diyen Atatürk'ün ülkesinde bu anlayışın yaygınlaşmasına tüm yurtseverler karşı çıkmalıdır. Tüm bu uzun açıklamaları Süleyman Demirel'le Bülent Ecevit'in konumlarına ve birlikteliğine gelebilmek için yapmak zorunda kaldım. 1960'lardan günümüze dek politikaya damgasını vuran bu kişilerin emperyalist küreselleşme olgusu içindeki konumlan bilinmeden ülkemizin düşürüldüğü bugünkü duruma doğru tanıların konulabileceğini sanmıyorum. Gerek Süleyman Demirel ve gerekse Bülent Ecevit Bilderberg Örgütü üyesidir. 40 Sorunun en ilginç boyutu her ikisi de 1975 yılında Çeşme Altınyunus Oteli'nde (41) yapılan Bilderberg toplantısına katılıp Bilderberger olmuşlardır. O günleri anımsayanlar bilirler; isteyenler gazete arşivlerini karıştırabilirler. Türkiye'nin iki "karşıt" parti lideri konumlarıyla Demirel ve Ecevit kamuoyu önünde çok sert biçimde birbirlerini suçlamış ve bu tavırları yıllarca sürdürmüşlerdir. Acaba bu tavır küresel bir 37. Yeni Yüzyıl, 7 Şubat Bilderberg Örgütü üyelerine Bilderberger denilmektedir. 39. Erol Bilbilik, "CFR Türkiye Yönelimi Rahmi Koç ta' Aydınlık, 25 Mart Talat Turhan, Çeteleşme, s. 192'de Türk Bilderberg'lerinin isimlerini açıklıyorum. 41. Altınyunus Oteli'nin 1975 yılındaki o günkü sahibi Selçuk Yaşar da aynı toplantıda Bilderberger's olmuştur. Halen batık bankacılar arasında bulunan bu kişiden bu günlerde ses seda çıkmıyor!? takiyye miydi? Yoksa değişen koşullar içinde iki lider birbirini daha iyi mi anlamıştı? Bu yakınlaşmada birinin cumhurbaşkanı diğerinin başbakan olmasının etkisi var mıydı? Bu sorulara gerçekçi yanıt verebilmek için her ikisinin küresel özgeçmişlerine bakmamız gerekiyor. Demirel'in Mason olduğuna dair ilk belge İlk kez bir gazetede yayınlandı." Demirel o güne kadar loca mensubiyetini geçiştiriyordu. Oysa yayınlanan belge "Masonların Ankara Bilgi Locasına" ait olup 15. sayfasının 43 sıra no.'ya Süleyman Demirel'in kayıtlı olduğunu gösteriyordu. Bu belge inkâr edildi, karşıt belge sunuldu, Mason Localarında konu tartışıldı, Necdet Egeran devreye girdi. Konu dalgalanmaya bırakılıp unutuldu.

18 1989 yılında Demirel'e bu konuda bir gazete soru sorduğunda: (43) "Benim Mason Locasına mensup olup olmadığım 25 senedir tartışıldı. Bu tartışmayı yapanlara ben 'Sizi niye alakadar ediyor?' diye sordum. Yani bu ülkenin hangi meselesini çözüyor? 28 Kasım 1964'te Adalet Partisi'nin Büyük Sinema'daki kongresinde aynı soru soruldu. Ben bu kongreye belge verdim. Gidin bakın o belgeye ister inanın ister inanmayın." Demirel'in Mason olmadığını varsayalım. Bu konu bizi küreselleşme bağlamında ilgilendiriyor. Küreselleşmenin Lideri ABD'nin ilk başkanı George Washington'dan itibaren çoğunun Mason olması nedeniyle ilgilendiriyor. (44) İngiliz parlamentosu konuya fırsat ve imkân eşitliği yönüyle yaklaşıyor. (45) Nitekim "Lord Nolan başkanlığında kurulan bir komisyon, masonların hükümetteki etkisini araştırmaya hazırlanıyor." "Independent Gazetesi'nin haberine göre, İngiltere'de ilk kez masonlar üst düzey bir kurulca araştırılacak. Haberde 300 bin erkek üyesi bulunan Mason Localarının emniyet, 42. "Bu vesika karşısında lütfen saygı ile eğiliniz sayın Demirel", Yeni İstanbul, 26 Ocak "Demirel'i kızdıran soru:"mason musunuz?", Hürriyet, 8 Haziran Alime: Allan, "Mason musunuz?, Hürriyet, 10 Haziran ABD Başkanlarının tümünün (Reagan hariç) Masonların en üst örgütü olan ABD çıkarları doğrultusunda Küreselleşmenin kararlarını alan CFR üyesi olduğunu bildiğimiz için ''ulusalcılık'' karşıtı girişimler bizi ilgilendiriyor 45. "İngiltere'de Masonlar Araştırılacak", Hürriyet, 22 Ocak yargı, bankacılık, siyaset ve sistemin diğer alanlarında üst düzey konumda oldukları belirtildi." İngiliz örneğine özellikle yer verdim. Çünkü Türk Bilderberger'lerin ilk duayeni Selahattin Beyazıt İskoç Locasına bağlı en üst düzeyde bir Mason olduğu için İngiliz Kraliyet protokolüne dahil edilmiştir ("İngiliz Asili Beyazıt", Ekonomik Panorama, 4 Haziran 1989). Mason'luk bir diğer yönü ile de bizi ilgilendiriyor. Dünyadaki tüm devrim, darbe, karşıdevrim, terör ve anarşinin (İtalya'da P-2 örneğinde olduğu gibi) çoğunun ardında emperyalist-kapitalist Mason parmağı görüyoruz da ondan... Demirel'e dönelim. 1954'e Demire! ABD'deki "Eisenhower Exchange Fellowship" Örgütüne katılan ilk Türk vatandaşıdır. (46) Uluslararası bu programa bu yıla kadar ülkemizden seçilmiş 40 kişi katıldı. Tüm dünyada da katılımcı sayısı 1200 kişi kadardır. Liderlik yeteneği bulunanlar arasında seçilen bu kişilerin İngilizce bilmeleri, seçkin ve sivrilmiş olmaları aranır. Tüm dünyaya yayılan Fellowship'lerden dayanışma içinde bulunmaları istenir. Örgütün başkanı George Bush'tur...

19 İlk kursa katılan Süleyman Demîrel'e de ABD'de onbir ay otomobille ülkenin her tarafı gezdirilip ABD tanıtıldı. Süleyman Demirel 1975 yılında da Çeşme'de yapılan Bilderberg Örgütü toplantısına katılıp Bilderberg olmuş "Küresel Seçkinler" arasına girmiştir. (47) Ecevit'e gelince (48) ilginç bir rastlantı sonucu O'da USIS (49) tarafından North Carolina'nın Winston-Salem kentinde yayınlanan bir gazetede staj görmek üzere Demirel gibi, 1954 yılında ABD'ye çağrıldı. Ecevit de ABD'ye çağrılan ilk Türk gazetecisiydi. Staj bitince Amerikan Eğitim Mübadele Programı gereğince 30 gün dolaşacaktı. Stajdan sonra Boston'da 20 gün kadar kalıp Harvard Üniversitesi'nin Ortadoğu Enstitüsü'nde bölge sorunlarını inceledi. Mayıs 1957'de Bülent Ecevit 'Rockefeller Vakfının yazarlara 46. Talat Turhan, Çeteleşme, agy. -Gerekli bilgilere İnternet aracılığı ile de ulanabilirsiniz. 47. "Le monde secret de Bilderberg-Comment la haute finance et les tenhnocrates dominent les naitons" 48. Kayhan Sağlamer'in Ecevit Olay: 1 adlı kitabından aktaran: E. Dz. Bnb. Erol Bilbilik, "İik Rockefeller Bursiyeri, Bülent Ecevit", Aydınlık, 16 Ocak Y.n.: USIS= United State İnformation Service=Amerikan Haberler Merkezi. mahsus bir yıllık bursundan yararlanmak için ABD'ye çağrıldı. Harvard Üniversitesi'nde Osmanlı Siyasi Tarihi üzerine incelemeler yaptı. Ayrıca, Uluslararası Basın Enstitüsü'nün New York'taki Birleşmiş Milletler (BM) konulu seminerine Türk temsilcisi olarak davetliydi. Ecevit, ABD'de bir yıl sürecek bursu dokuz ayda kesip, genel seçimlere 27 gün kala alelacele yurda döndü ve seçime katılıp 27 Ekim 1957'dc milletvekili oldu yaşında, gelecek vaad eden yetişmiş genç bir milletvekili... USIS de tıpkı EEF örgütünde olduğu gibi bursiyerlerini benzer ve paralel ölçütlerle, "özellikle geri kalmış ülkelerin yükselme, liderlik yeteneği sezilen, iyi İngilizce bilen genç gazeteciler"i seçiyor, bunların bilinçlerinin altında bir amerikan hayranlığı yaratılmaya çalışılıyordu. Ecevit'in Henry Kissinger'le yakınlaşması da bu döneme rastlar. Ecevit'te tıpkı Süleyman Demirel gibi 1975 yılında Çeşme'de yapılan Bilderberg Örgütü toplantısına katılıp Bilderberger olmuş, "Küresel Seçkinler" arasına girmiştir. Özetle: Demirel: (Masonluk) + EEF üyeliği + Bilderberg üyeliği +... Ecevit: USIS stajı + ABD Eğitim Mübadele Programı + Harvard Üniversitesi nde çalışma + Rockefeller Vakfı'nın bursuyla Harvard Üniversitesi'nde çalışma +... Bu iki liderin altyapısını oluşturmuş ve Türk politikasının değişmezleri konumuna getirmiştir.

20 Sağdan da gidilse, "sol"dan da gidilse her yol ABD'ye çıkmış, ABD'de de hep aynı adresle karşılaşılmış: David Rockefeller... Yeni Dünya Düzeni'nin İmparator'u... Türkiye bağımlılık ve borç batağı içinde kıvranırken ülke Başbakan Bülent Ecevit'in bir dayatmasıyla karşılaştı. Cumhurbaşkanı Demirel'in cumhurbaşkanlığı süresini uzatma formülü gündeme oturdu. Ecevit bu konuya o kadar angaje oldu ki "Ya Demirci ya kaos" (50) diyerek bu formüle karşı çıkanları baskı altına almaya çalıştı. Medya soruna kilitlendi. Ama gerçekçi yorumu hiç bir kalem yapmadı, yapamadı. Kanunca Ecevit'in bu dayatması örgüt birlikteliğinden kaynaklanıyordu. Ne 50. Milliyet, 13 Mart Darbe dönemlerinde bile... Demirel, ne de Ecevit değişmişti aslında... Her ikisi de 1975 yılında küreselleşmenin gizli Örgütlerinden Bilderberg'e üye olmamışlar mıydı? Belki de dayanışmaları isteniyordu... Hesap tutmadı Demirel seçilemedi. Tüm planlar altüst oldu. Türkiye'de birileri düğmeye basit Aile fotoğrafının yarım yüzyılı bulan foyası ortaya çıktı. Banka soyguncuları, hortumcular yargıya teslim edildiler. "Temiz eller operasyonu" başlatıldı iş işten geçtikten sonra... Küresel seçkinlerin örgütlerine üye olan kişilerin nerede ve hangi konumda olurlarsa (51) olsun görünmez bir dokunulmazlığı olmuştur. Örneğin; 1976 yılında Prens Bernhardt'ın Lockheed skandalına adı karıştığı için, o yıl Bilderberg Toplantısı iptal edilmiştir yılında yayınladığım bir kitapta düzenin adını "Kontrgerilla Cumhuriyeti" diye tanımlamıştım. (52) Susurluk olayından sonra Mesut Yılmaz'dan düzenin tanımlaması konusunda önemli bir katkı geldi. Yılmaz; "Mafya Cumhuriyeti" diyordu. Bu konudaki çalışmalarımı sürdürürken acaba "Bilderbergerler Cumhuriyeti" adlı bir yapıt üretebilir miyim diye düşünüyordum ki bütün planlarım altüst oldu. Demirel Cumhurbaşkanlığından ayrıldıktan sonra Bilderberg Örgütü üyeleri sapır sapır dökülmeye başladılar. Selçuk Yaşar (1975) (53) ' Rüştü Saraçoğlu (1993), Gazi Erçel (1996 ve 97), Dinç Bilgin (1997)... Oysaki şu anda koalisyonu oluşturan üç partiden ikisinin liderinin Bilderberger olduğu biliniyor... [ Bülent Ecevit (1975), Mesut Yılmaz (1990)...] Demek ki Bilderberg Örgütü'nde belirgin bir güç kaybı var. Oysaki örgüt üyeleri arasındaki dayanışma ile bu kişilerin yeri geldiğinde küreselleşen düzenin medyasında parlatılmasına dair yüzlerce örnek verebilirim. "Bilderbergerler Cumhuriyeti" adlı bir kitap yazmayı düşündüğüm zaman. Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı (Hikmet Çetin-1995) ve Başbakan Bilderberg Örgütü üyesi idiler...

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi

Detaylı

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır!

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! Clara Zetkin haklı olarak Kadının özgürlüğünün, tüm insanoğlunun özgürlüğü gibi, emeğin sermayenin

Detaylı

AKP ye Soruyoruz CHP EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI

AKP ye Soruyoruz CHP EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI AKP ye Soruyoruz CHP EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI AKP, Kendinden Önceki 42 Hükümetin, 56 Yılda Kullandığı Paranın 2 Katından Fazla Parayı 10,5 Yılda Kullandı Türkiye de, çok partili

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Devrimci Marksizm Yayın Kurulu Uzun vadede bu felâket konusunda suçun nasýl daðýtýlacaðý çok þeyi belirleyecektir. Ýþte bu, önemli bir entelektüel

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

SANAYİ LOKOMOTİF SEKTÖR OLMAKTAN ÇIKTI

SANAYİ LOKOMOTİF SEKTÖR OLMAKTAN ÇIKTI etkinlikler SANAYİ LOKOMOTİF SEKTÖR OLMAKTAN ÇIKTI IV. Makina Tasarım ve İmalat Teknolojileri Kongresi Makina Mühendisleri Odası Konya Şubesi sekretaryalığında düzenlendi... IV. Makina Tasarım ve İmalat

Detaylı

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ 12 Eylül Darbesi 1973 seçimlerinden 1980 yılına kadar gerçekleşen seçimlerde tek başına bir iktidar çıkmadığından bu dönem hükümet istikrarsızlığı ile geçen bir dönem olmuştur.

Detaylı

BİZ KİMİZ? ODTÜ Atatürkçü Düşünce Topluluğu, Atatürk ü ve ideolojisini daha iyi tanımak ve tanıtmak için 1989 yılında ODTÜ Kültür İşleri Müdürlüğü bünyesinde kurulmuş olan bir düşünce topluluğudur. Atatürkçü

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 73

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 73 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 73 i Bu sayıda; 2012 Gelir Dağılımı ve Yaşam Koşulları Anket sonuçları değerlendirilmiştir. i 1 Gelir düşerken, gelirin dağılımı düzelir mi?

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

Altın Ayarlı İslâmi Finans

Altın Ayarlı İslâmi Finans Altın Ayarlı İslâmi Finans 09 Ağustos 2011 Salı Uluslararası platformlarda paranın İslâmileştirilmesi konusu epeydir gündemde. Paranın İslâmileştirilmesinden kasıt para ile ilgili ne varsa, ekonomik faaliyetlerden

Detaylı

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir.

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. - 1 - I. A.B.D. HAKKINDA GERÇEKLER Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. 1- Genel bakış A.B.D. nin değişen nüfus yapısı: http://usinfo.state.gov/journals/itsv/0699/ijse/ijse0699.htm

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı.

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı. TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ HAFTA 2 Roma Antlaşması Avrupa Ekonomik Topluluğu AET nin kurulması I. AŞAMA AET de Gümrük Birliğine ulaşma İngiltere, Danimarka, İrlanda nın AET ye İspanya ve Portekiz in AET ye

Detaylı

DERS PROFİLİ. Amerikan Siyaseti POLS 233 Güz 3 3+0+0 3 6. Yrd. Doç. Dr. Ödül Celep

DERS PROFİLİ. Amerikan Siyaseti POLS 233 Güz 3 3+0+0 3 6. Yrd. Doç. Dr. Ödül Celep DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Amerikan Siyaseti POLS 233 Güz 3 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı Dersin Amaçları

Detaylı

İÇİNDEKİLER. ÖN SÖZ...i GİRİŞ...1. Birinci Bölüm MİLLETLERARASI ÖRGÜT TEORİSİ

İÇİNDEKİLER. ÖN SÖZ...i GİRİŞ...1. Birinci Bölüm MİLLETLERARASI ÖRGÜT TEORİSİ İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...i GİRİŞ...1 Birinci Bölüm MİLLETLERARASI ÖRGÜT TEORİSİ I. MİLLETLERARASI ÖRGÜTLERİN DOĞUŞ NEDENLERİ...3 II. MİLLETLERARASI ÖRGÜTLERİN AMAÇLARI...5 III. MİLLETLERARASI ÖRGÜTLER VE ULUSLARARASI

Detaylı

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015 Türkiye Cezasızlık Araştırması Mart 2015 İçerik Araştırma Planı Amaç Yöntem Görüşmecilerin Dağılımı Araştırma Sonuçları Basın ve ifade özgürlüğünü koruyan yasalar Türkiye medyasında sansür / oto-sansür

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI Türkiye nin gündemine damgasına vuran önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul

Detaylı

işçiokulu FASİKÜL 22:

işçiokulu FASİKÜL 22: Emperyalizm nedir? Emperyalizm dünya üzerinde uluslararası sermayenin tek tek ülkelerdeki emekçileri sömürmesi ve baskı altına almasının adıdır. Bütün yeraltı ve üstü zenginliklere el koyma, pazarı ele

Detaylı

MACARİSTAN SUNUMU Dr. Csaba UJKERY

MACARİSTAN SUNUMU Dr. Csaba UJKERY VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yargının Bağımsızlığı ve Yasama ve Yürütme Güçleriyle İşbirliği Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi

8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi 8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi 1 8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi Kamuoyuna Galatasaray'la yaptığı ortaklıkla gelen American Finans kuruluşu AIG'nin Türkiye Genel Müdürü Paolo Zapparoli,

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

(DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı)

(DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı) GAU AKADEMİK PERSONEL AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ FORMU Prof.Dr. Meltem DİKMEN CANİKLİOĞLU Kastamonu 01/08/1962 Profesör 07/12/2010 (DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı) İzmir Ekonomi

Detaylı

DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Temel Bilgiler G20 Nedir? G-20 (Group of 20) platformunun kuruluş amacı küresel ekonomik istikrarın sağlanması ve teşvik edilmesi için gayri resmi bir görüş alışverişi

Detaylı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK

Detaylı

Demokrat Bireyden Demokratik Topluma

Demokrat Bireyden Demokratik Topluma Şubat 2015 Demokrat Bireyden Demokratik Topluma CÜNEYT TANDOĞAN Demokrat Bireyden Demokratik Topluma Cüneyt Tandoğan Demokratikleşme ve İyi Yönetişim Merkezi İstanbul Enstitüsü İstanbul Enstitüsü toplumsal,

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 i Bu sayıda; Ağustos Ayı Dış Ticaret Verileri, 2013 2. Çeyrek dış borç verileri değerlendirilmiştir. i 1 İhracatta Olağanüstü Yavaşlama

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 HAZİRAN 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI KEMAL KILIÇDAROĞLU NUN KONUK KONUŞMACI OLDUĞU TOPLANTI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI 1 ARALIK 2014 İZMİR Cumhuriyet Halk Partisi nin çok değerli Genel Başkanı ve çalışma arkadaşları,

Detaylı

EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU

EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Standard Eurobarometer European Commission EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU BAHAR 2009 ULUSAL RAPOR ÖZET TÜRKİYE Standatd Eurobarometre 71 / Bahar 2009 TNS Görüş ve Sosyal Bu araştırma Avrupa

Detaylı

basında odamız Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007

basında odamız Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 b a s ı n d a o d a m ı z Kaynak Teknolojileri VI. Ulusal Kongresi hazırlıkları, Makina Magazin Dergisinde Kaynak sektöründe yükseliş trendi sürüyor başlıklı haberin içinde yer aldı. Oda Enerji Çalışma

Detaylı

SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME

SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME Doç. Dr. Ýlker BELEK Akdeniz Üniversitesi Týp Fakültesi Halk Saðlýðý Anabilim Dalý Öðretim Üyesi SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME Burjuva Sýnýf Saldýrýsýnýn Tepe Noktasý Yukarýda tanýmlanan saðlýk sistemi yapýsý

Detaylı

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Daha kapsayıcı bir toplum için sözlerini eyleme dökerek çalışan iş dünyası ve hükümetler AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Avrupa da önümüzdeki

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ!

DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ! DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ! DÜNYA BARIŞININ GÜVENCESİ İŞÇİ SINIFIDIR! HAKSIZ, GERİCİ VE EMPERYALİST SAVAŞLAR EMPERYALİST KAPİTALİST DEVLETLER TARAFINDAN SÜRDÜRÜLMEKTEDİR! EMPERYALİST SÖMÜRÜ SİSTEMİ İŞÇİ

Detaylı

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler...

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... 3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... Seçime Doğru Giderken Kamuoyu: 3 Kasım 2002 seçimlerine bir haftadan az süre kalmışken, seçimin sonucu açısından bir çok spekülasyon bulunmaktadır.

Detaylı

10 Ağustos. Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Yazılı Medya Araştırması. 18 Ağustos 2014. 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimi Yazılı Medya Araştırması

10 Ağustos. Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Yazılı Medya Araştırması. 18 Ağustos 2014. 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimi Yazılı Medya Araştırması 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Yazılı Medya Araştırması 18 Ağustos 2014 İÇİNDEKİLER 1. SUNUŞ... 3 2. ADAYLAR HAKKINDA ÇIKAN HABERLER NASIL SUNULDU?... 3-4 2.1 HABERLERİN ADAYLARA GÖRE DAĞILIMI...

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8

T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8 T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8 Z ;... Sayı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu ile Bankacılık Kanunu'nda Değ Yapılması

Detaylı

İÇİNDEKİLER GİRİŞ:... 1

İÇİNDEKİLER GİRİŞ:... 1 İÇİNDEKİLER GİRİŞ:... 1 Birinci Ayrım: MİLLETLERARASI ÖRGÜT TEORİSİ... 3 I. Milletlerarası Örgütlerin Doğuş Nedenleri... 3 II. Uluslararası İlişkiler ve Milletlerarası Örgütler... 5 III. Milletlerarası

Detaylı

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler, ÇOCUKLARIN İNTERNET ORTAMINDA CİNSEL İSTİSMARINA KARŞI GLOBAL İTTİFAK AÇILIŞ KONFERANSI 5 Aralık 2012- Brüksel ADALET BAKANI SAYIN SADULLAH ERGİN İN KONUŞMA METNİ Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler,

Detaylı

Değerli misafirler, Kıymetli iş insanları... Basınımızın değerli temsilcileri... Hanımefendiler... Beyefendiler...

Değerli misafirler, Kıymetli iş insanları... Basınımızın değerli temsilcileri... Hanımefendiler... Beyefendiler... TÜRKONFED BAŞKANI TARKAN KADOOĞLU TKYD KURUMSAL YÖNETİM ZİRVESİ KONUŞMA METNİ 14 Ocak 2016 Değerli misafirler, Kıymetli iş insanları... Basınımızın değerli temsilcileri... Hanımefendiler... Beyefendiler...

Detaylı

2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm

2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm 2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm kesimlerinde şeffaflık, dürüstlük ve hesap verebilirlik ilkelerini

Detaylı

YAZILI VE GÖRSEL BASINA YANSIYANLARDAN ÖRNEKLER

YAZILI VE GÖRSEL BASINA YANSIYANLARDAN ÖRNEKLER YAZILI VE GÖRSEL BASINA YANSIYANLARDAN ÖRNEKLER tmmob 2002/2004 Cumhuriyet / 7 Haziran 2002 Radikal / 7 Haziran 2002 218 Evrensel / 15 Temmuz 2002 37. dönem çalışma raporu 219 tmmob 2002/2004 Cumhuriyet

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Her gün gelen şehit haberlerine YETER İki yıldır bitmeyen seçim maratonuna YETER Siyasetçilerin

Detaylı

Terörle Mücadele Mevzuatı

Terörle Mücadele Mevzuatı Terörle Mücadele Mevzuatı Dr. Ahmet ULUTAŞ Ömer Serdar ATABEY TERÖRLE MÜCADELE MEVZUATI Anayasa Terörle Mücadele Kanunu ve İlgili Kanunlar Uluslararası Sözleşmeler Ankara 2011 Terörle Mücadele Mevzuatı

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ Cumhuriyet Halk Partisi 25.Dönem Kahramanmaraş Milletvekili Adayı Efsane Başkan Kamil Dalkara memleketi Pazarcık ta Gövde gösteri yaptı. CHP Kahramanmaraş Milletvekili

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

SIPA PRESS Fotoğrafçılarından 1989 Küresel Olayları 6-24 Kasım 2009

SIPA PRESS Fotoğrafçılarından 1989 Küresel Olayları 6-24 Kasım 2009 BASIN DOSYASI SIPA PRESS Fotoğrafçılarından 1989 Küresel Olayları 6-24 Kasım 2009 ÖZET 1 Basın bildirisi s.3 2 Konferans konuları s. 4 3 - Konuşmacı biyografileri s.5 Basın Bildirisi Notre Dame de Sion

Detaylı

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum.

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum. Sayın Kaymakam, Sayın Belediye Başkanı, Sayın Milli Eğitim Müdürü, Darüşşafaka Cemiyeti nin Sayın Başkanı ve Yöneticileri, Saygıdeğer Öğretmenlerimiz, Darüşşafaka daki temel öğrenimlerini başarıyla tamamlayıp,

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar.

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar. Boyun eğmeyenler bu yana BU DÜZENİ SIFIRLA AKP eliyle sürdürülen gerici diktatörlük Türkiye'nin kaderi değildir. Bu diktatörlük bir kaza veya arızanın sonucu ortaya çıkmış da değildir. Sömürü düzeni kendini

Detaylı

TBD Antalya Şube Başkanı Akyelli: Özellikle yazılımcıların yatırımlarını Antalya da yapmamaları için hiçbir neden yok

TBD Antalya Şube Başkanı Akyelli: Özellikle yazılımcıların yatırımlarını Antalya da yapmamaları için hiçbir neden yok TBD Antalya Şube Başkanı Akyelli: Özellikle yazılımcıların yatırımlarını Antalya da yapmamaları için hiçbir neden yok Antalya daki 4 üniversitenin sektör için gerekli eğitimleri verdiği, Akdeniz Üniversitesi

Detaylı

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Medya ve İletişim Merkezi İstanbul Enstitüsü İstanbul Enstitüsü

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

SAYIN BASIN MENSUPLARI;

SAYIN BASIN MENSUPLARI; SAYIN BASIN MENSUPLARI; BUGÜN TÜM TÜRKİYE DE, BAŞTA ULUSLARARASI SENDİKALAR KONFEDERASYONU İLE TTB OLMAK ÜZERE FİLİSTİN KATLİAMININ DURDURULMASI İÇİN ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLER DÜZENLENMEKTEDİR. İsrail ordusunun

Detaylı

ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1

ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1 ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1 Pentagon yetkilileri Fransa'nın talep ettiği Reaper tipi insansız hava aracı (İHA) veya dronların satışına yönelik olarak Kongre'de

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6. Ön Koşul Dersleri -

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6. Ön Koşul Dersleri - DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Seçmeli

Detaylı

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir.

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir. Haziran 25 Medya ve Güven 2013 Tüm hakları gizlidir. Gündem 1. Yöntem Bu araştırma Xsights Araştırma ve Danışmanlık, bu konu hakkında online araştırma yöntemiyle, toplamda 741 kişi ile bir araştırma gerçekleştirmiştir.

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

2 Ekim 2013, Rönesans Otel

2 Ekim 2013, Rönesans Otel 1 MÜSİAD Brüksel Temsilciliği Açı çılışı ışı 2 Ekim 2013, Rönesans Otel T.C. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,.... T. C. ve Belçika Krallığının Saygıdeğer Temsilcileri, 1 2 STK ların Çok Kıymetli

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

IUA. Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve. Uluslararası. İdareciler Birliği IUA

IUA. Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve. Uluslararası. İdareciler Birliği IUA Uluslararası IUA İdareciler Birliği Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve tecrübe paylaşımına zemin hazırlamak amacıyla 21-23 Kasım 2012 tarihlerinde

Detaylı

Chp siyaseti muhalefet üzerine bina edilmiştir.ondan olsa gerek ki 60 yıldır tek şeflik despot yönetiminden beridir iktidarsızlık hırsını

Chp siyaseti muhalefet üzerine bina edilmiştir.ondan olsa gerek ki 60 yıldır tek şeflik despot yönetiminden beridir iktidarsızlık hırsını CHP SİYASETİ Chp siyaseti muhalefet üzerine bina edilmiştir.ondan olsa gerek ki 60 yıldır tek şeflik despot yönetiminden beridir iktidarsızlık hırsını ve arzusunu bu günlerde fazlasıyla arzulamaktadır.

Detaylı

Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli

Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli www.ekrempakdemirli.com 21.05.2014 1923 sonlarında Cumhuriyet Kurulduğunda Savaşlardan yorgun Eğitim-öğrenim seviyesi oldukça düşük bir toplum Savaşlar sonrası ülke harap ve

Detaylı

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı. Dr. Vahdettin Ertaş. Finansal Erişim Konferansı. Açılış Konuşması. 3 Haziran 2014

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı. Dr. Vahdettin Ertaş. Finansal Erişim Konferansı. Açılış Konuşması. 3 Haziran 2014 Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Dr. Vahdettin Ertaş Finansal Erişim Konferansı Açılış Konuşması 3 Haziran 2014 Sn. Hazine Müsteşarım, Sn. BDDK Başkanım, Dünya Bankasının ülke direktörü Sn. Raiser, yurtiçinden

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

KPSS 2007 GK (50) DENEME 3 / 52. SORU 50. Aşağıdakilerden hangisi hukuk devleti ilkesinin gereklerinden biri değildir? A) Yasal idare B) Devlet faaliyetlerinin belirliliği C) İdarenin mali sorumluluğu

Detaylı

TC. YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Bilkent/ANKARA. 26 Temmuz 2006

TC. YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Bilkent/ANKARA. 26 Temmuz 2006 TTB Merkez Konseyi YÖK Başkanı sayın Erdoğan Teziç ile 26 temmuz çarşamba günü görüştü. Görüşmede TTB Mezuniyet Öncesi Tıp Eğitimi 2006 Raporu sunuldu. Yeni tıp fakülteleri açılması, öğrenci sayıları,

Detaylı

İNTERNET DÜNYANIN GİDİŞİNİ NASIL DEĞİŞTİRDİ?

İNTERNET DÜNYANIN GİDİŞİNİ NASIL DEĞİŞTİRDİ? İNTERNET DÜNYANIN GİDİŞİNİ NASIL DEĞİŞTİRDİ? İnternet ile ilgili çalışmalar 1962 ye uzanır. İlk bilgisayarlar arası iletişim 1969 da ABD de Stanford ve California Üniversiteleri arasında oldu. İnternet

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1- (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Uludağ Üniversitesi Kadın Araştırmaları

Detaylı

Avrupalıların Müstakbel Bir AB Üyesi Olarak Türkiye ye Bakışları ve. Türkiye nin Avrupalılaşma Sorunları

Avrupalıların Müstakbel Bir AB Üyesi Olarak Türkiye ye Bakışları ve. Türkiye nin Avrupalılaşma Sorunları Avrupalıların Müstakbel Bir AB Üyesi Olarak Türkiye ye Bakışları ve Türkiye nin Avrupalılaşma Sorunları Merkezi Finans ve İhale Birimi AB ve Türkiye Arasında Sivil Toplum Diyaloğunun Geliştirilmesi Üniversiteler

Detaylı

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. BASIN ÇALIġMALARI

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. BASIN ÇALIġMALARI BASIN ÇALIġMALARI BASIN AÇIKLAMALARIMIZ 5 Mayıs 2010 Özelleştirme Karşıtı Platform İstanbul Bileşenleri nin Taksim BEDAŞ önünde gerçekleştiği basın açıklaması yoğun bir katılımla yapıldı. Şubemiz üye ve

Detaylı

Endüstrinin Sağlık Politikalarını Engellemesi. Prof Dr Elif Dağlı

Endüstrinin Sağlık Politikalarını Engellemesi. Prof Dr Elif Dağlı Endüstrinin Sağlık Politikalarını Engellemesi Prof Dr Elif Dağlı Uzlaşmasız ihtilaf : Kamu sağlığı karşısında tütün endüstrisi çıkarları Tütün endüstrisinin çıkarları sağlık çıkarları ile kökten çelişir.

Detaylı

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası FĐNANSAL EĞĐTĐM VE FĐNANSAL FARKINDALIK: ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Durmuş YILMAZ Başkan Mart 2011 Đstanbul Sayın Bakanım, Saygıdeğer Katılımcılar, Değerli Konuklar

Detaylı

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV.

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV. İZMİR BARO BAŞKANLIĞI NA Strasburg da yapılacak olan Doğu PERİNÇEK AİHM davasında yönetim kurulumuzun kararı ile temsilci olarak görevlendirildim. Bir çok kişi ve kuruluşun yanı sıra hukukçu olarak TÜRKİYE

Detaylı

AR&GE BÜLTEN. Ülkemizde Vergi Gelirleri ve Yeni Uygulamalar

AR&GE BÜLTEN. Ülkemizde Vergi Gelirleri ve Yeni Uygulamalar Ülkemizde Vergi Gelirleri ve Yeni Uygulamalar Hande UZUNOĞLU Vergi, yüzyıllar boyunca devletlerin en önemli ve sağlam gelir kaynakları olmuştur. Geçmiş zamanda kimi hükümdarlıklarda halkın üzerine koyduğu

Detaylı

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz, Türkiye nin Siyasi Gündemine paralel konuların ele alınarak halkın görüşlerini tespit etmek ve bu görüşlerin NEDENİ ni saptamak adına

Detaylı

DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL

DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL Tel: 0216 492 0504, 0216 532 7545 Faks: 0216 532 7545 freex@superonline.com www.antenna-tr.org "Düşünce Özgürlüğü için 5. İstanbul

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011 TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ Dr.Süleyman Yaşar 17 Nisan 2011 AMERİKAN MALİ KRİZİNİN Düşük faiz politikası (2002-5) NEDENLERİ Risklerin önemsenmemesi Hesap

Detaylı

TEB Eczacılık Akademisi 2015 Yılı Bilim Hizmet ve Teşvik Ödülleri Sahiplerine Takdim Edildi

TEB Eczacılık Akademisi 2015 Yılı Bilim Hizmet ve Teşvik Ödülleri Sahiplerine Takdim Edildi TEB Eczacılık Akademisi 2015 Yılı Bilim Hizmet ve Teşvik Ödülleri Sahiplerine Takdim Edildi Türk Eczacıları Birliği Eczacılık Akademisi tarafından 2005 yılından bu yana her yıl, eczacılık bilimleri alanında

Detaylı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı MECLİS TOPLANTISI Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı 23 Aralık 2013 DÜNYA EKONOMİSİNDE 2013 ÜN EN LERİ 1. FED Başkanı Bernanke nin piyasaları dalgalandıran açıklamaları 2. Gelişmekte olan ülke risklerinin

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim AKP

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim AKP 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim AKP VERİ ARAŞTIRMA A.Ş. Bu çalışma, Radikal Gazetesinin isteği üzerine seçim istatistiklerinden yararlanılarak VERİ ARAŞTIRMA A.Ş. tarafından RADİKAL Gazetesi

Detaylı