Depresyon kişiler arası ilişkilerde sorunlara ve verimlilikte bozulmalara ve günlük yaşamdaki

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Depresyon kişiler arası ilişkilerde sorunlara ve verimlilikte bozulmalara ve günlük yaşamdaki"

Transkript

1 39 DEPRESYON TEDAVİSİNDE TEMEL İLKELER Yrd. Doç. Dr. Gonca KARAKUŞ*, Doç. Dr. Lut TAMAM** Depresyon kişiler arası ilişkilerde sorunlara ve verimlilikte bozulmalara ve günlük yaşamdaki işlevsellikte önemli sorunlara neden olan bir ruhsal bozukluktur (Andreasen ve Black 2001). Depresyonda atak tedavi edildikten sonra problem tümüyle çözülmemektedir (İlhan 2001). Eldeki verilere göre depresyon tanısı almış hastaların %50-85 i en az bir atak daha geçirmektedirler. İlk ataktan sonra hastalığın ortalama yineleme oranı %40, ikinci ataktan sonra %55, üçüncü ataktan sonra %75, dördüncü ataktan sona %90 olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle hedef sadece iyileşme değildir (Keller 2005). Kısa vadede hedef iyileşme, orta vadede hedef depreşmeyi engellemek, uzun vadede ise hedef koruyucu tedavidir (Keller 2003). Tanım olarak depreşme ( nüks-relaps) hastanın akut dönemi geçirdikten sonra iyileşme döneminde depresyonun tekrarlaması, yineleme ( rekürrens) ise iyileşmiş olarak kabul edilen bir hastada yeni depresyon dönemlerinin ortaya çıkmasıdır (Kırlı 2000). Depresyon belirtilerinin kaybolması tedavinin bittiği anlamına gelmez. Depresyonda yineleme oldukça sıktır. Antidepresan tedavi erken kesilirse sonraki 3-6 ay tekrarlama riskinin en yüksek olduğu dönemdir (Bozkurt ve Karlıdere 2007). Geçmişte yaşanan depresyon dönemleri ne kadar çoksa, hastalığın tekrarlama olasılığı da o kadar artmaktadır. Yine geçirilen depresyon dönemi sayısı arttıkça, yeni ortaya çıkan depresyon dönemlerinin şiddeti ve süreleri de artmaktadır (APA 2000). Depresyon tanısı alan hastaların %15 i özkıyım sonucu ölmektedir (İlhan 2001, Kessler ve ark. 1999). Depresyon tedavisinde temel hedef özkıyım riskini gözeterek hastayı olabilecek en etkili ve hızlı biçimde depresyondan çıkarmaktır (Vahip 2003). Her ne kadar biyolojik yöntemler depresyon tedavisinde son derece etkili iseler de, aslında tedavinin temelini sadece ilaç kullanımı oluşturmaz (Kırlı 2000). Psikoterapi, elektrokonvulzif terapi (EKT) ve diğer biyolojik tedavi yöntemleri de tedavide kullanılabilmektedir. Bu bölümde depresyonun ilaçla tedavisinde dikkat edilmesi gereken temel noktalar üzerine odaklanılmış, hastaya yaklaşım, ilaç seçimi, hastaneye yatış ve tedavi ile ilgili temel konular üzerinde durulmuştur Hastaya Yaklaşım Depresyon tedavisine başlanmadan önce ilgili hastanın belirtilerine neden olan çeşitli etkenler ve bunların olaya katılma derecelerini değerlendiren ve buna dayandırılan bir olgu formülasyonu oluşturulmalıdır ( Küey ve Gülseren 2008). Daha sonraki süreçte depresyon tedavisinde * Yrd. Doç. Dr., ** Doç. Dr., Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı, Adana 710

2 hasta ile iyi bir işbirliği kurulması önemlidir (Akdeniz 2007). Bu nedenle tanı koyduktan sonra hastaya empatik yaklaşımla hastalık ve tedavi konusunda bilgilendirme yapılmalıdır. Depresyon hastalığının belirtileri, ilaç, ilaç dozu ve süresi, tedavi sırasında hastalığı ile ilgili hissedeceği iniş-çıkışlar ve kendini tamamen iyi hissettiği zaman bile hastalığın tekrarına mani olmak amacıyla ilaca devam etmesi gereken süre ile ilgili olarak hasta aydınlatılmalıdır (Akdeniz 2007, Küey ve Gülseren 2008). Hekim hastaya, ilacın etkisi görülene kadar geçecek ortalama süre hakkında açıklamada bulunmalıdır. Bu, hastanın ilaçla ilgili kısa sürede iyileşme gibi gerçekçi olmayan beklentisini ya da ilaç alır almaz hemen iyileşmemenin getirebileceği olası hayal kırıklığını önleyebilir. Antidepresan ilacın yanı sıra psikoterapötik yaklaşım ya da özgün psikoterapi de birlikte uygulanmalıdır. Uygun psikoterapi ile birlikte ele alınsa bile depresyonun başlıca tedavisi farmakoterapidir (Akdeniz 2007). Eğer hasta özkıyım planlarından ya da niyetinden söz ediyorsa bununla ilgili yaşadıklarının açıkça konuşulabilmesi önemlidir. Özkıyımı konuşabilmek bile hastayı önemli ölçüde rahatlatabilir. İlaçlarla yan etkisiyle, etki ve tedavi süreleriyle ilgili bilgilendirme hastanın ilaç tedavisine uyumunu artıracaktır (Kutcher ve Chehil 2007) İlaç Seçimi Teorik olarak hiçbir antidepresan ilacın diğerine etkinlik yönünden kesin olarak üstün olduğunu söylemek mümkün değildir. Üstünlük daha çok yan etki ve uyum gibi faktörlere bağlı olarak ortaya çıkmaktadır (Bozkurt ve Karlıdere 2007). Antidepresan ilaçların etkin dozlarında benzer düzeyde etkili oldukları kabul edilirse, ilaç seçimi hastanın bireysel özelliklerine göre yapılmalıdır (RANCZP 2004). Antidepresan ilaç seçerken: daha önce seçilen ilaçlar, eşlik eden ve antidepresana bağlı kötüleşebilecek tıbbi durumlar, ilaç etkileşmeleri, ilacın kısa ve uzun sürede yan etkileri, epizodun atipik özellikleri, depresyonun alt tipi, hekimin ilaçla olan tecrübesi, birinci derece akrabaların ilaca yanıt öyküsü, hastanın seçimi, ilacın etkinliği, güvenliği, basitliği, fiyatı ve tedavinin maliyeti gibi özellikler değerlendirilmelidir (APA 2000, RANCZP 2004, Vahip 2003). İlaç seçiminde hekimin ilaç ile ilgili bilgisi önemlidir. Bir diğer önemli noktada eğer saptanan depresyon hastada bulunan bir tıbbi hastalığın doğrudan fizyolojik etkisine (örneğin hipotirodi) bağlı ise tedavi öncelikle bu hastalığa yönlenmelidir (Kırlı 2000). Günümüzde sık kullanılan bazı antidepresanların trisikliklerden daha etkili olduğunu gösteren yeterli veri bulunmamaktadır (Bozkurt ve Karlıdere 2007). Buna rağmen pek çok tedavi kılavuzunda seçici serotonin gerialım inhibitörleri (SSRI) ilk basamak antidepresan ilaçlar olarak önerilmektedir (Akdeniz 2007, APA 2000). Depresyon tedavisine genel olarak tek ilaç ile başlanması önerilmektedir (Kırlı 2000). İlk ilaca sıklıkla beklenen yanıt oranı % arasındadır (Bagby ve ark 2002). Eğer hasta ilk defa depresyon geçiriyor, ancak ailesinde yakın akrabaları arasında da depresyon geçiren olmuşsa ve ona iyi gelen ilaç biliniyorsa, bu hastada da benzer ilaçlar öncelikli olarak kullanılmalıdır. Eğer hastanın ilk depresyonu ise, ilk başlanan ilaç da iyi gelme mişse, farklı gruptan değişik nörotransmiter sistemine etkili olan ilaçlar kullanılmalıdır (Kırlı 2000). 711

3 Ajitasyon ve huzursuzluğu olan hastalarda sedasyon yapan antidepresan ilaçlar, retarde ve inhibe depresyonlarda ise stimulan etkili antidepresan ilaçlar ilk tercih olacaktır. Psikotik özellik göstermeyen depresyonlarda ise antipsikotik ilaç kullanımına genellikle ihtiyaç yoktur (Işık 2003). Bu yaklaşımlar dışında depresyon tedavisinde depresyonun tipine göre bazı ilaçlara öncelik vermek uygun olabilir. Atipik özellikler(aşırı yeme, aşırı uyuma) gösteren depresyon hastalarında ilk tedavi seçeneği olarak bir SSRI olan fluoksetin ve sertralin önerilmektedir. Ayrıca geriye dönüşümlü bir monoamin oksidaz inhibitörü (MAOİ) olan moklobemid de ilk tedavi seçeneği olarak önerilmektedir (Akdeniz 2007, Stahl 2000). Daha sonra ise klasik geri dönüşümsüz MAOİ ve imipramin önerilmektedir. Atipik depresyonda geri dönüşümsüz MAOİ lerinin trisiklik antidepresanlara göre daha etkili olduğu öne sürülmüştür.melankolik özelliklerle seyreden depresyonda ise paroksetin ve venlafaksin, daha sonra imipramin önerilmektedir (Akdeniz 2007, Stahl 2000). Psikotik depresyonda antidepresan ve antipsikotik ilaçların birlikte kullanılması gerekmektedir. Psikotik özellikli depresyonlarda, antidepresanların antipsikotiklerle beraber kullanımı da olumlu sonuç vermezse EKT uygulanabilir (APA 2000). Anksiyetesi fazla olan hastalarda, tedaviye anksiyolitik ilaç eklenebilir. Bu hastalarda mirtazapin, moklobemid, paroksetin, sertralin ya da venlafaksin kullanılması önerilmektedir (Akdeniz 2007). Ajite depresyonların büyük kısmı ilaç eklenmesine gerek göstermeden sadece antidepresan ilaç ile iyileşir. Bazen antidepresan tedaviye kısa süreli olarak antipsikotik ilaçlar da eklenmesi ya da ülkemizde bulunmayan dopamin reseptör blokajı da yapan amoksapin gibi antidepresanların tercih edilmesi gerekebilir (Keller 2003). Günümüzde depresyon tedavisi akut dönem, sürdürüm ve idame dönem tedavisi şeklinde uygulanmaktadır (Kırlı 2000). Akut dönemden sonra gelen tam ve devamlı düzelmeyi izleyen haftalık dönem sürdürüm dönemidir. Bu dönemde akut dönemdeki tedavi dozuna devam edilmesi gerekmektedir. Buna ek psikoterapi önerilebilir. EKT iyi bir alternatiftir (Andreasen ve Black 2001). Sürdürüm tedavisinde tüm antidepresan ilaçların etkin olduğunu kabul etmek en doğrusu olacaktır (Kırlı 2000). İdame dönemi süresince amaç yineleme, özkıyım ve kronikleşmeyi engellemektir. Üçten fazla geçirilmiş depresyon döneminin bulunması, dönemler arası sürenin kısa olması, son bir yıl içinde atak olması, sürdürüm döneminde kalıntı belirtilerin varlığı, eş tanı olarak distimik bozukluğun bulunması, dönemlerin şiddeti, önceki dönemlerin süresi, ilaç bırakır bırakmaz depreşmenin olması, eşlik eden madde kullanımı veya anksiyete bozukluğu, birinci derece akrabalarda depresyon öyküsü, ilk depresif dönemin 30 yaşından önce olması, hastanın yaşın üstünde olması yineleme riskini artıran en önemli faktörlerdir (Kornstein ve Schneider 2001). İdame döneminin ortalama 3-5 yıl olması önerilmektedir. Dikkat edilmesi gereken bir başka nokta bu hastalarda ilacın kesilme süresidir. İlaç 4-6 aylık bir sürede yavaş yavaş azaltılarak kesilmeli ve olası yineleme riski her zaman göz önünde bulundurulmalıdır (Stahl 2000). Özellikle hızlı döngülü bipolar bozukluk tanısı almış hastalarda, olası manik kaymaya yol açma riski nedeniyle olabildiğince antidepresan kullanımından kaçınmalıdır. Bipolar hastalarda antidepresan ilaca, majör depresyonda kullanılan normal dozun yarısıyla başlanmalı ve ortalama 8 hafta kullanıp hasta iyileştikten sonra antidepresan ilaç kullanımına son verilmesi önerilmektedir (Kırlı 2000). 712

4 Yaşlı depresyon hastalarında, antidepresanların erişkin dozunun yarısı oranında başlanması ve daha sonra dozajın ayarlanması önerilmektedir (Alexopoulos ve ark. 2001). Bu hastalarda antikolinerjik ve kardiovasküler yan etkisi az olan ilaçlar genel olarak SSGİ ler yeğlenmelidir. İlaca düşük dozla başlanmalıdır.ilaç artırımı çok yavaş biçimde yapılmalıdır. Yaşlı ve demans belirtisi gösteren hastalarda, antikolinerjik etkisi az olan antidepresanların seçilmesi daha uygun görülmektedir. Yaşlılar çeşitli ilaçlar kullandığından, ilaç etkileşmelerine dikkat edilmelidir. Gerektiğinde (özellikle psikotik depresyonda) EKT de düşünülmelidir (van der Wurff 2003 ) İlaç Dozu Kullanılması gereken ilaç dozu etkili olan en düşük doz olmalıdır. Antidepresanın etkili olup olmadığını denetlemek için geçmesi gereken en az sürenin 3-4 haftadan az olmaması gerekir (APA 2000). SSGİ lerin doz-yanıt eğrisi doğru olmadığı için doz artırmanın sadece yan etkileri arttırabileceği akılda tutulmalıdır (Akdeniz 2007). Sürdürüm tedavisinde de, akut ve devam dönemindeki dozun kullanılması gerekir. Düşük dozla yapılan sürdürüm, yinelemeyi önlemede yeterli olmayabilir (APA 2000) İlaç Etkileşmeleri Tüm antidepresanlar bir veya daha fazla sitokrom P450 hepatik izoenzimleri tarafından metabolize edilir (Stahl 2000, Blier 2003). Bu izoenzimlerin inhibitörü veya tetikleyicisi ilaçlar bir arada kullanılacağı zaman dikkatli olunması gerekir. Çeşitli örnekler vermek gerekirse; ketakonazol, eritromisin, terfenadin, astemizol veya sisaprid ile fluvoksaminin etkileşmesi vardır; Migren tedavisinde kullanılan sumatriptan ile fluoksetin etkileşebilir. Bu ilaçların metabolizmasında rol oynayan enzimlerin farkında olmak, diğer sık kullanılan ilaçlarla olan etkileşmeleri hakkında bilgi sahibi olmak, özellikle tıbbi hastalığı nedeniyle birçok ilaç kullanan olgular ve yaşlı hastaların tedavisinde büyük önem arz etmektedir İlaca Uyum İnsanlar ancak planlamasına kendilerinin de katıldığı tedavi süreçlerine yeterince uyum gösterirler. O nedenle tedavinin tüm dönemlerinde hasta ile işbirliği içinde olmak süreç hakkında hastayı bilgilendirmek çok önemlidir (Akdeniz 2008). Sağaltıma uyumu arttırma nın bir yolu da basamaklı doz artırmaktır. Basamaklı doz arttırmanın dezavantajları ise yavaş davranmak ve hastalık sürecini uzatmaktır İlaca Yanıt ve Değerlendirilmesi Pek çok araştırmacı ve oluşturulan sağaltım kılavuzları antidepresan ilaç sağaltımına yanıt ya da düzelmeyi değerlendirmek için değişik süreler bildirmektedirler. Texas Sağaltım algoritmasında bu süre altı hafta olarak bildirilmektedir (Crismon ve ark. 1999). Depresyon hastalarının %20 ile 45 i antidepresan ilaca yanıt vermemekte ya da kısmi yanıt vermektedir (Akdeniz 2007). İleri yaş; başlangıçtaki depresyon şiddeti (yineleyici depresyon için geçerli değil); eşlik eden kişilik bozukluğunun varlığı (örneğin sınır kişilik bozuklu ğu, bağımlı kişilik bozukluğu gibi); eşlik eden başka bir ruhsal bozukluğunun varlığı (örneğin anksiyete bozuklukları ve alkol kul- 713

5 lanım bozukluğu gibi); eş lik eden bedensel hastalık (örneğin hipotiroidizm); uzun ve süregen depresyon dönemi olanların antidepresan sağaltıma daha geç yanıt verdiği görülmüştür (Akdeniz 2008). Antidepresan ilaca yanıt temel olarak dört grupta sınıflandırılır: yanıt yok (nonresponse), kısmi yanıt (partial response), yanıt (response) ve düzelme ya da iyileşme (remission) (Keller 2003). Kısmi yanıt demek için depresyonu değerlendiren ölçeklerde %25 ile 50 arasında düşme görülmelidir. Yanıt demek için ölçek puanlarında %50 den fazla düşme olması ya da Hamilton Depresyon Ölçeğindeki (HDÖ) puanların 15 den az olması gerekir. Düzelme demek için ise 17 puanlık HDÖ puanları nın kimi araştırmacılara göre 12, kimi araştırmacılara göre 7 nın altında, Montgomery Asberg Depresyon Ölçeği (MADÖ) puanlarının 15 veya 10 dan aşağı olması ve Klinik Global İzlem Değerlendirmesi (CGI) puanının 1 yani çok düzelmiş olması gerekir (Keller 2003,2005). Teksas Depresyon Sağaltım Algoritmasına göre (Crismon ve ark. 1999) eğer %25 den az düzel me varsa yanıt yok, %25-50 düzelme varsa minimal yanıt, %50-75 düzelme varsa kısmi yanıt ve %75 ile 100 düzelme varsa tam yanıt tan söz edilmektedir. Bir antidepresan ilaçla tedavide etkinlik veya yanıt temel olarak Beck depresyon, Hamilton depresyon ölçeği veya Montgomery Asberg depresyon ölçeği gibi yapılandırılmış bir ölçekte elde edilen değişime göre hesaplanır. Ölçek puanlarında %25 in altında azalma yanıt olmamasını, %26-49 azalma kısmi yanıtı, %50 den fazla azalma yanıtı, kesme noktasından daha fazla azalma düzelmeyi ifade etmektedir (Bozkurt ve Karlıdere 2007) Tedavide Başarısızlık Düzelmeyi sağlama aşamasında 4-8 haftalık uygun dozda ilaç uygulamasına rağmen depresif belirtilerde hiç bir düzelme elde edilmezse başarısızlık olarak kabul edilir (Vahip 2003). İlaç tedavisine zayıf yanıt verme nedenleri arasında; depresyon tablosunun çok ciddi seyretmesi, depresyonun kronik gidiş göstermesi, birlikte komorbid diğer hastalıkların varlığı, ailevi zorlukların bulunması sayılabilir. Tedavide başarısızlığın sebepleri yan etkiler dolayısı ile ilacın kesilmesi, ilacın beklenen etkinliği gösterememiş olması olabilir. Yan etkiler nedeni ile ilacı kesen hastaların yüzdesi %10-25 olarak tespit edilmiştir (Kırlı 2000). Tedavide başarısızlık durumunda kullanılan ilacın değiştirilmesi gerekir (APA 2000). Eğer 6-8 haftada orta derecede bir düzelme görülmezse yeni sağaltım düzenlenmesi önerilmektedir. Kısmi yanıt, kötü işlevsel yanıt ile ilişkili olduğundan yeni sağaltım girişiminin planlanması önerilmektedir (APA 2000) İlaç Değişimi Hasta ilk verilen ilaçtan yararlanmamış ve ilaç değişikliği gündeme gelmişse, öncelikle ilk başlanan ilacın gerekli plazma düzeyini sağlayabilecek yeterli dozda ve yeterli süre kullanıldığından emin olunmalıdır. Ayrıca hastanın ilaçları alıp almadığı araştırılmalıdır. İlaca yanıt alınamadığı durumlarda ilacı daha etkin şekilde kullanmak, ilaç değiştirmek veya güçlendirme yapılabilir. Bu seçim genellikle klinisyene bırakılmış olsa da hastayla beraber de karar verilebilir (APA 2000). İlaca hiç yanıt yoksa ya da minimal yanıt varsa, daha çok kullanılan ilacın değiştirilmesi seçeneği üzerinde durulmalıdır (Stahl 2000). Çoğunlukla ilk tedavide yanıt alınmayan hastala- 714

6 rın %50 si ikinci bir terapötik ajanla tedavi edilebilmektedir (Vahip 2003). İlaç değiştirmenin amacı kısmi yanıtı tam yanıta çevirme, yanıtsız bir olguda yanıt alabilme, ilaç toleransını artırma veya terapötik etki kaybında yeni ilaca yanıt alabilme olasılığı olmasıdır (Fava 2000). Eğer bir ilaçtan bir başkasına geçilecekse, bu geçişte aceleci ya da reddedici tutumlar yerine, otoriter ancak iyimser bir yaklaşım tercih edilmelidir. İlaç değişimi aynı sınıftan antidepresanlar arasında yapılabilir. Ama daha mantıklı olan farklı sınıftan bir antidepresana geçmektir. İlaç değişimi yapılırken en doğru uygulama tedavide başarısız olan antidepresanın kurallara uygun olarak kesilmesi ve sonra diğerinin başlanmasıdır (Kırlı 2000). Antidepresan ilacı değiştirmek çoğul ilaç kullanımına tercih edilmelidir. Çünkü tek ilaç kullanımı sağaltıma uyumu artırırken sağaltım maliyetini de düşürmektedir. Ancak yeni bir ilaca geçerken daha önce kesi len ilacın ani kesilmesine bağlı geri çekilme belirtileri sorun olabilir ya da ilk ilaçtan alınan kısmi yarar bu sırada kaybolabilir (Akdeniz 2008). İlaç değiştirme ile ilgili en çok veri trisiklik antidepresanlara (TSA) yanıt vermeyen hastalardan elde edilmiştir. Ruhe ve arkadaşlarının (2006) yaptıkları gözden geçirmede; depresyon hastalarında kullanılan ilaçlar arasında birinci seçenek bir TSA ise ikinci seçenek olarak seçilen MAOİ nin etkili olma şansı %50-75, sertralin ise %50, fluoksetin veya paroksetin ise %40-50 dir. Birinci seçenek SSGİ ise ikinci bir SSGİ ye yanıt olasılığı %40-60 dır. SSGİ ye yanıt vermeyenlerin TSA ya yanıt verme olasılığı vardır. Venlafaksinle TSA ve MAOİ ye yanıt vermeyenlerde SSGİ ye yanıt vermeyenlere göre daha iyi yanıt elde edildiği gösterilmiştir (Ruhe ve ark. 2006). Kısmi yanıt durumunda, varsa güçlendirmeye yönelik sağaltım seçenekleri daha çok tercih ediliyor gibi durmaktadır. Etkin süre ve dozda iki farklı antidepresan ilaç tedavisi alan ve tedaviye yanıt vermeyen hastalar tedaviye dirençli olarak kabul edilir (Kennedy ve ark. 2004). Dirençli olgularda güçlendirme stratejileri en geçerli seçenektir. Yapılan bir çalışmada istatistiksel olarak anlamlı olmasa da güçlendirme sağaltımlarının değiştirmeden daha etkili olduğu bildirilmiştir (Kennedy ve ark. 2004). En güçlü kanıtı olan güçlendirme tedavisi lityum eklemesidir (Bauer ve Dopfmer 1999). Çalışmalara göre bu yaklaşım dirençli olguların %60 ında etkilidir. Bunun yanı sıra triiodotironin, buspiron ve farklı etki düzeneğine sahip bir diğer antidepresan ilaç güçlendirme amacı ile kullanılabilinir. T3 ün T4 ten daha etkili olduğu ileri sürülmektedir. T3 günde 25 mcg başlanıp 1 hafta sonra 50 mcg a yükseltilmelidir (Fleurence ve ark. 2009) Tedavi süresi İlk antidepresandan yanıt almak için etkili süre ve etkili dozda ilaç kullanmak gerekir. Süre olarak 6-8 hafta beklenmesi gerekir. İlaçların etkili doza bir kaç günde çıkılması daha yararlıdır (APA 2000). Ayrıca ilk hafta içinde yüksek dozla sağaltıma başlanırsa hastaların yanıt verme oranlarının daha yüksek olduğu da görülmüştür. Bazı yazarlar ilaca bağlı gerçek yanıt demek için en az 2 haftalık bir sürenin geçmesi gerektiğini ileri sürmektedir (Quitkin ve ark. 1996). Sağaltım başlandıktan sonra haftada bir ya da iki haftada bir hastanın duru mu değerlendirilmelidir. Bu sırada başlanan antidepresan ilacın dozu uygun doz aralığına getirilmeli ve hastalığın doğası, sağaltımın amacı ve sağaltıma uyumun önemi ile ilgili hasta bilgilendirilmelidir (Vahip 2003). 715

7 Akut tedavi genellikle 8-12 hafta sürer. Sürdürüm sağaltımının ise 16 haftadan kısa olmaması gerekir (Akdeniz 2007). Yaşamında tek bir depresif dönem yaşamış olan kişinin ilk 6 ayı alevlenme açısından en riskli dönemdir. Önemli noktalardan biri de; akut tedavi dozu sürdürüm dozudur. Lityum güçlendirme tedavisinde lityum ile antidepresanın en az 6 ay süre ile beraber kullanımı önerilmektedir (Bauer ve Dopfmer 1999). İleri yaş, psikotik bulgular, kronik hastalık dönemleri, yineleyici dönemler, sık hastalık dönemleri (5 yılda 2 ya da daha fazla), tedavi edilmesi zor hastalık dönemleri ve ağır hastalık dönemleridir (Bauer ve ark. 2007) Hastaneye Yatış Özellikle yaşlı, erkek, daha önce intihar girişiminde bulunmuş, alkol kullanımı olan, mantıklı düşünmesi kaybolan, sosyal desteği zayıf, intihar planı yapan ve beraberinde kronik bedensel hastalığı olanlarda özkıyım riski fazladır. Yine psikotik bulguları olan hastaların hem özkıyım riski daha yüksek olduğu hem de gerçeği değerlendirmesi bozulduğu için yatırılarak tedavi edilmesi daha uygundur (Vahip 2003 ). Tanı koymak için tetkik gereksinimi, kendine ve etrafına zarar verici davranışlar, kendine bakma ve beslenme yeteneğinde azalma, belirtilerde hızlı artış, sosyal destek faktörlerin kaybı ya da az olması gibi durumlarda hastaneye yatış düşünülmelidir (Rush 2006). Depresyonun çok ağır ve tedaviye dirençli olması hastane tedavisini ön plana çıkaracaktır. Ayrıca çevresel çatışmaların yoğunluğu, yalnız yaşama, bakacak kimsenin olmaması ya da ekonomik güçlükler gibi sosyo-ekonomik sorunlar da bu konuda karar almada önemli rol oynayacaktır. Ağır olmasalar bile sağaltıma uyum güçlükleri yaşayan ve sosyal desteği yetersiz hastaların da yatırılarak sağaltımı önerilir (Bozkurt ve Karlıdere 2007). Klinik tedavisi gerekli görülüyorsa, bu konuda hastayla birlikte ve onun da onayı alınarak karar verilmelidir. Hastanın depresyonu nedeniyle karar veremediği durumlarda gerekçeler hastaya anlatıldıktan sonra onun adına hekim karar vermelidir. Kliniğe yatırıldıktan sonra onu yorabilecek hasta ziyaretleri, hastaya açıklama yapılarak kısıtlanır ya da gerekirse bir süre için ertelenebilir (Rush 2006) İlacın Kesilmesi Antidepresan ilaçlar kesileceği zaman ortaya çıkabilecek geri çekilme belirtileri nedeniyle yavaş yavaş azaltılarak kesilmelidir. Özellikle paroksetin, venlafaksin gibi yarı ömrü kısa olan SSGİ ve serotonin noradrenalin gerialım inhibitörleri (SNGİ) ve TSA kullanımı sonlandırılırken hastalar bu belirtilerin ortaya çıkabileceği yönünde uyarılmalıdır. En sık rastlanan geri çekilme belirtileri sıkıntı, huzursuzluk, grip benzeri semptomlar, baş ağrısı, baş dönmesi, kas ağrıları ve kas krampları, bedensel ağrılar, uyku bozuklukları ya da uykusuzluktur (Tamam ve Özpoyraz 2002). Tedavisi devam ederken herhangi bir nedenle ameliyat olmasına karar verilen hastanın kullandığı antidepresan ilaçlar ameliyat tarihinden üç gün önce kesilmeli,ameliyat sonrası dönemde hastanın ruhsal durumu yeniden değerlendirilerek tedavi verilmelidir.

8 39.6. Sonuç Hem depresyonun kendisi, hem bu nedenle ilaç kullanımı kişinin sosyal ve mesleki işlevseliğini oldukça etkilemektedir. Depresyon hastalarında bir diğer önemli sorunsa özkıyım riskidir. Ayrıca bu hastaların yakınları da oldukça etkilenmektedirler. Bu nedenlerle depresyonun en kısa sürede etkili bir şekilde tedavi edilmesi gerekir. Depresyonun farmakoterapisinde bir çok farklı görüş olsa da üzerinde odaklanılan şeylerden birisi sadece akut dönem tedavinin yeterli olmadığı ve yinelemenin önlenmesi gerektiğidir. Bu antidepresanlar veya diğer bazı ajanlarla sağlanabilmektedir. Tüm bu tedavilere uyum sağlaması yanı sıra gerekirse farmakoterapi dışı yöntemler kullanılmasına rağmen yine de yineleme riski olduğu hem hekimlerin hem de hastaların aklından çıkmamalı ve bu nedenle ortaya çıkabilecek öncü belirtiler konusunda uyanık olmalıdırlar. Kaynaklar Akdeniz F (2007) Depresif bozuklukların tedavisi. Turkiye Klinikleri J Int Med Sci 2007;29: Akdeniz F (2008) Depresyonda optimal ilaç kullanımı. Depresyon Sağaltım Kılavuzu- Kaynak Kitabı (Eds. O Yazıcı, ET Oral, S Vahip) Türkiye Psikiyatri Derneği, Ankara; Alexopoulos G, Katz I, Reynolds CI ve ark. (2001) The expert consensus guide line series pharmacotherapy of depressive disorders in older patients. Postgraduate Medicine Special Report, : American Psychiatric Association (2000) Practice guideline for the treatment of patients with major depressive disorder (revision) Am J Psychiatry, 157 (4, suppl): Andreasen NC, Black DW (2001) Mood Disorders. In Introductory Textbook of Psychiatry. American Psychiatric Publishing, Arlington, VA : Bagby RM, Ryder AG, Cristi C (2002) Psychosocial and clinical predictors of response to pharmacotherapy for depression. J Psychiatry Neurosci, 27: Bauer M, Bschor T, Pfenning A ve ark. (2007) World Federation of Biological Psychiatry Guidelines for Biological Treatment of Unipolar Depressive Disorder in Primary Care. World J Biol Psychiatry 8: Bauer M, Dopfmer S (1999) Lithium augmentation in treatment resistant depression meta-analysis of placebo controlled studies. J Clin Psychopharmacol, 19: Blier P (2003) The pharmacology of putative early-onset antidepressant strategies. Eur Neuropsychopharmacol 13: Bozkurt A, Karlıdere T (2007) Depresyonda farmakoterapi. Turkiye Klinikleri J Int Med Sci 3: Crismon ML, Trivedi MH, Pigott TA ve ark (1999) The Texas Medication Algorithm Project: Report of the Texas Consensus Panel on Medication Treatment of Major Depressive Disorder. J Clin Psychiatry, 60: Fava M (2000) Management of nonresponse and intolerance: switching strategies. J Clin Psychiatry, 61 (suppl 2): Fleurence R, Williamson R, Jing Y ve ark. (2009) A systematic review of augmentation strategies for patients with major depressive disorder. Psychopharmacol Bull. 42: İlhan İÖ (2001) Depresyon tedavisi. Depresyon. Modern Tıp Seminerleri Dizisi No.12 (Editör Kumbasar H.), Güneş Yayınevi, s: Işık E (2003) Depresyon ve Bipolar Bozukluklar. Görsel Sanatlar Mtb, Ankara, Keller MB (2003) Past, present, and future directions for defining optimal treatment outcome in depression. JAMA, 289: Keller MB (2005) Issues in treatment-resistant depression. J Clin Psychiatry, 66 (suppl 8): Kennedy SH, Lam RW, Nutt DJ ve ark (2004) Treatment-resistant depression. Treating Depression Effectively de. Martin Dunitz, Londra. 717

9 Kessler RC, Borges G, Walters EE (1999) Prevalence of and risk factors for lifetime suicide attempts in the national comorbidity survey. Arch Gen Psychiatry ; 56: Kırlı S (2000) Depresyonun biyolojik oluşumu ve farmakolojik tedavisi, Roche, İstanbul, s: Kornstein SG, Schneider RK (2001) Clinical features of treatment-resistant depression. J Clin Psychiatry, 62 (suppl 16): Kutcher S, Chehil S (2007) Suicide risk management: A Manual For Health Professionals, Blackwell, Oxford,UK. Küey L, Gülseren Ş (2008) Sağaltım Öncesi Değerlendirme, Tanısal Değerlendirme ve Olgu Formülasyonu. Depresyon Sağaltım Kılavuzu- Kaynak Kitabı (Eds. O Yazıcı, ET Oral, S Vahip) Türkiye Psikiyatri Derneği, Ankara; Quitkin FM, McGrath PJ, Steward JW ve ark (1996) Chronological milestones to guide drug change. When should clinicians switch antidepressants? Arch Gen Psychiatry, 53: RANZCP (Royal Australian and New Zealand College of Psychiatrists) Clinical Practice Guidelines team for depression (2004) Australian and New Zealand clinical practice guidelines for the treatment of depression. Aust N Z J Psychiatry; 38: Ruhe HG, Huyser J, Swinkels JA ve ark. (2006) Switching antidepressants after a first selective serotonin reuptake inhibitor in major depressive disorder: a systematic review. J Clin Psychiatry, 67: Rush AJ (2006) Guidelines for the treatment of major depression. In: Stein DJ, Kupfer DJ, Schatzberg AF eds. 1st ed. Textbook of Mood Disorders, American Psychiatric Publishing; Arlington, VA; 2006; p Stahl SM (2000) Essential Psychopharmacology. Second Edition. Cambridge University Press, Cambridge, UK. Tamam L, Ozpoyraz N (2002) Selective serotonin reuptake inhibitor discontinuation syndrome: a review. Adv Ther 19: Vahip S (2003) Depresyon dönemi sağaltımı. İki uçlu duygudurum bozuklukları sağaltım kılavuzu (Eds S Vahip, O Yazıcı) Türkiye Psikiyatri Derneği, Ankara; Van der Wurff FB, Stek ML, Hoogendijk WJ ve ark. (2003) The efficacy and safety of ECT in depressed older adults: a literature review. Int J Geriatr Psychiatry, 18:

AĞIR ŞİDDETTE DEPRESYON SAĞALTIMI

AĞIR ŞİDDETTE DEPRESYON SAĞALTIMI AĞIR ŞİDDETTE DEPRESYON SAĞALTIMI Yrd. Doç. Dr. Faruk KILIÇ Süleyman Demirel Üniversitesi Psikiyatri AD Sağaltımdaki Temel Hedefler Ağır seviye depresyon: Depresyon tanı ölçütlerinde belirtilen semptomlardan

Detaylı

Anksiyete Bozukluklarının Tedavisinde Antidepresanlar. Doç Dr Selim Tümkaya

Anksiyete Bozukluklarının Tedavisinde Antidepresanlar. Doç Dr Selim Tümkaya Anksiyete Bozukluklarının Tedavisinde Antidepresanlar Doç Dr Selim Tümkaya ANKSİYETE BOZUKLUKLARI Anksiyete bozukluklarının yaşam boyu prevalansı yaklaşık %29 dur. Kessler ve ark 2005 Uzunlamasına çalışmalar

Detaylı

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır.

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır. Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır. Lohusalık döneminde ruhsal hastalıklar: risk etkenleri ve klinik gidiş Doç.Dr. Leyla Gülseren 25 Eylül 2013 49. Ulusal

Detaylı

DEPRESYON SAĞALTIM KILAVUZU KAYNAK KİTABI. Editörler. Olcay Yazıcı E. Timuçin Oral Simavi Vahip. Türkiye Psikiyatri Derneği Yayınları

DEPRESYON SAĞALTIM KILAVUZU KAYNAK KİTABI. Editörler. Olcay Yazıcı E. Timuçin Oral Simavi Vahip. Türkiye Psikiyatri Derneği Yayınları DEPRESYON SAĞALTIM KILAVUZU KAYNAK KİTABI Editörler Olcay Yazıcı E. Timuçin Oral Simavi Vahip Türkiye Psikiyatri Derneği Yayınları Olcay Yazıcı E. Timuçin Oral Simavi Vahip Türkiye Psikiyatri Derneği Yayınları

Detaylı

Yaşlılarda Dirençli Anksiyete Bozukluklarının Tanı ve Tedavisi

Yaşlılarda Dirençli Anksiyete Bozukluklarının Tanı ve Tedavisi Yaşlılarda Dirençli Anksiyete Bozukluklarının Tanı ve Tedavisi Dr. Berker Duman Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Psikiyatri AD, Konsültasyon-Liyezon Psikiyatrisi BD Ankara Üniversitesi Beyin Araştırmaları

Detaylı

PSİKOFARMAKOLOJİ-5. ANTİDEPRESANLAR Doç. Dr. Şaziye Senem Başgül. HKU, Psikoloji YL, 2017 Bahar.

PSİKOFARMAKOLOJİ-5. ANTİDEPRESANLAR Doç. Dr. Şaziye Senem Başgül. HKU, Psikoloji YL, 2017 Bahar. PSİKOFARMAKOLOJİ-5 ANTİDEPRESANLAR Doç. Dr. Şaziye Senem Başgül HKU, Psikoloji YL, 2017 Bahar www.gunescocuk.com DEPRESYONUN NÖROKİMYASI Dopamin Çok az olumlu afekt (mutluluk, neşe, ilgi, haz, uyanıklı,

Detaylı

Nöroloji servisine yatan hastalarda yüksek oranda psikiyatrik hastalıklar görülür. Prevalans %39-64 arasındadır.

Nöroloji servisine yatan hastalarda yüksek oranda psikiyatrik hastalıklar görülür. Prevalans %39-64 arasındadır. 1 2 + Nöroloji servisine yatan hastalarda yüksek oranda psikiyatrik hastalıklar görülür. Prevalans %39-64 arasındadır. + + Üçüncü basamak nöroloji yataklı servisinde psikiyatrik görüşme ile tespit edilen

Detaylı

Prof.Dr.Hüsnü ERKMEN Üsküdar Üniversitesi

Prof.Dr.Hüsnü ERKMEN Üsküdar Üniversitesi Prof.Dr.Hüsnü ERKMEN Üsküdar Üniversitesi Depresyon toplumda çok yaygın bir hastalıktır. Toplumun % 10-20 si yaşam boyu en az bir depresif atak geçirebilir. Bu yaygınlık toplumda ve kişinin hayat kalitesinde

Detaylı

DEPRES DEPRE Y S O Y NDA ND PSİKOFARMAKOTERAPİ

DEPRES DEPRE Y S O Y NDA ND PSİKOFARMAKOTERAPİ DEPRESYONDA PSİKOFARMAKOTERAPİ DEPRESYON TANISI Depresif ruh hali İlgi ve isteklerde azalma Enerji azlığı Konsantrasyon bozukluğu ğ İştah bozukluğu Uk Uyku bozukluğu ğ Kendine güven kaybı, suçluluk ve

Detaylı

Az sayıda ilaç. Uzun süreli koruyucu kullanım İlaç değişiminin uzun sürede olması. Hastayı bilgilendirme İzleme

Az sayıda ilaç. Uzun süreli koruyucu kullanım İlaç değişiminin uzun sürede olması. Hastayı bilgilendirme İzleme Temel farmakoterapi ilkeleri Az sayıda ilaç Daha önce kullanılan veya ailede kullanılan ilaç Uzun süreli koruyucu kullanım İlaç değişiminin uzun sürede olması Psikolojik desteğin de sağlanması Hastayı

Detaylı

Son 10 yıldır ilaç endüstrisi ile bir ilişkim (araştırmacı, danışman ve konuşmacı) yoktur.

Son 10 yıldır ilaç endüstrisi ile bir ilişkim (araştırmacı, danışman ve konuşmacı) yoktur. Son 10 yıldır ilaç endüstrisi ile bir ilişkim (araştırmacı, danışman ve konuşmacı) yoktur. Travma Sonrası Stres Bozukluğu Askerî Harekâtlar Sonrası Ortaya Çıkan Olguların Tedavisi Bir asker, tüfeğini

Detaylı

Bipolar Bozukluk: Psikoeğitim Doç. Dr. Fisun Akdeniz Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Affektif Hastalıklar Birimi Nerede Ne zaman Ne sıklıkta Bipolar bozukluklarda psikolojik Psikoanaliz Grup

Detaylı

Açıklama 2008 2009. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK

Açıklama 2008 2009. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK Açıklama 2008 2009 Araştırmacı: YOK Danışman: YOK Konuşmacı: YOK SİLAHLI ÇATIŞMA İLE İLİŞKİLİ TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞUNDA DİĞER BİYOLOJİK TEDAVİ SEÇENEKLERİ Dr. Cemil ÇELİK Sunumun hedefleri Silahlı

Detaylı

İntihar Girişimlerinde İlk Yardım: Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler. Danışman: Halise DEVRİMCİ ÖZGÜVEN

İntihar Girişimlerinde İlk Yardım: Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler. Danışman: Halise DEVRİMCİ ÖZGÜVEN İntihar Girişimlerinde İlk Yardım: Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler Araştırmacı: İpek SÖNMEZ Konuşmacı: İpek SÖNMEZ Danışman: Halise DEVRİMCİ ÖZGÜVEN Bu sunum için herhangi bir kurumdan destek alınmamıştır.

Detaylı

Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar

Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı Doç.Dr.Vesile Altınyazar Tüm dünyada ilaç harcamalarının toplam sağlık harcamaları içindekipayı ortalama %24,9 Ülkemizde bu oran 2000 yılı için %33,5 Akılcı İlaç Kullanımı;

Detaylı

PSİKOFARMAKOLOJİ 6. Duygudurum Bozuklukları Tedavisi Doç. Dr. Şaziye Senem Başgül. HKU, Psikoloji YL, 2017 Bahar.

PSİKOFARMAKOLOJİ 6. Duygudurum Bozuklukları Tedavisi Doç. Dr. Şaziye Senem Başgül. HKU, Psikoloji YL, 2017 Bahar. PSİKOFARMAKOLOJİ 6 Duygudurum Bozuklukları Tedavisi Doç. Dr. Şaziye Senem Başgül HKU, Psikoloji YL, 2017 Bahar www.gunescocuk.com Doç. Dr. Cem GÖKÇEN in katkılarıyla BPB Manik ve depresif durumlar arasında

Detaylı

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Doç. Dr. Özen Önen Sertöz Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi Bilim Dalı Ankara,

Detaylı

Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar

Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı Doç.Dr.Vesile Altınyazar Tüm dünyada ilaç harcamalarının toplam sağlık harcamaları içindeki payı ortalama %24,9 Ülkemizde bu oran 2000 yılı için %33,5 DSÖ tahminlerine

Detaylı

Karma belirtili depresyon sağaltımı. Dr. Sibel Çakır İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi, Psikiyatri A.D Duygudurum Bozuklukları ve Geropsikiyatri Birimi

Karma belirtili depresyon sağaltımı. Dr. Sibel Çakır İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi, Psikiyatri A.D Duygudurum Bozuklukları ve Geropsikiyatri Birimi Karma belirtili depresyon sağaltımı Dr. Sibel Çakır İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi, Psikiyatri A.D Duygudurum Bozuklukları ve Geropsikiyatri Birimi Akış 1. Karma belirtili depresyon (KBD) 2. Temel hedefler

Detaylı

Sosyal fobi, insanlarýn hem sosyal hem de iþ

Sosyal fobi, insanlarýn hem sosyal hem de iþ Sosyal Anksiyete Bozukluðunun Farmakolojik Tedavisi Dr. Ali ÖZGEN*, Prof. Dr. Sunar BÝRSÖZ* Sosyal fobi, insanlarýn hem sosyal hem de iþ ortamýnda toplumla iliþkide bulunma yeteneklerini direkt etkileyen

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD Çalışmalarda birinci basamak sağlık kurumlarına başvuran hastalardaki psikiyatrik hastalık sıklığı, gerek değerlendirme ölçekleri kullanılarak

Detaylı

Depresyonda Güncel Tedaviler. Doç. Dr. Murat ERKIRAN

Depresyonda Güncel Tedaviler. Doç. Dr. Murat ERKIRAN Depresyonda Güncel Tedaviler Doç. Dr. Murat ERKIRAN Akış Major depresif bozuklukta yeni antidepresanlar Major depresif bozukluk tedavisi Psikotik özellikli depresyon tedavisi Geliştirme aşamasında olan

Detaylı

Paroksetin ve Depresyon

Paroksetin ve Depresyon Paroksetin ve Depresyon Nevzat Yüksel 1 1 Prof.Dr., Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, Ankara Giriþ Genel toplumda major depresyon yaygýnlýðý %3-5 kadardýr. Bazý araþtýrmalarda bu

Detaylı

Psikofarmakolojik Tedavilerin Bilişsel İşlevler Üzerinde Etkisi

Psikofarmakolojik Tedavilerin Bilişsel İşlevler Üzerinde Etkisi Psikofarmakolojik Tedavilerin Bilişsel İşlevler Üzerinde Etkisi Yavuz Ayhan, Ayşe Elif Anıl Yağcıoğlu Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD Araştırmacı Danışman Konuşmacı

Detaylı

OKB DE KOMORBİDİTENİN VARLIĞI TEDAVİYİ NASIL ETKİLER? Dr.Abdulkadir Tabo

OKB DE KOMORBİDİTENİN VARLIĞI TEDAVİYİ NASIL ETKİLER? Dr.Abdulkadir Tabo OKB DE KOMORBİDİTENİN VARLIĞI TEDAVİYİ NASIL ETKİLER? Dr.Abdulkadir Tabo OKB DE KOMORBİDİTE Komorbiditenin değerlendirilmesi klinisyen için çok önemli. Komorbid durumların varlığı hastalığın klinik seyrini,

Detaylı

Obsesif Kompulsif Bozukluk. Prof. Dr. Raşit Tükel İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı 5.

Obsesif Kompulsif Bozukluk. Prof. Dr. Raşit Tükel İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı 5. Obsesif Kompulsif Bozukluk Prof. Dr. Raşit Tükel İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı 5. Sınıf Dersi Sunum Akışı Tanım Epidemiyoloji Klinik özellikler Tanı ölçütleri Nörobiyoloji

Detaylı

İNTİHAR DAVRANIŞINDA TEDAVİ STRATEJİLERİ ve İNTİHARIN ÖNLENMESİ. Dr Çiğdem Aydemir

İNTİHAR DAVRANIŞINDA TEDAVİ STRATEJİLERİ ve İNTİHARIN ÖNLENMESİ. Dr Çiğdem Aydemir İNTİHAR DAVRANIŞINDA TEDAVİ STRATEJİLERİ ve İNTİHARIN ÖNLENMESİ Dr Çiğdem Aydemir AÇIKLAMA 2014-2017 Araştırmacı: ----------------- Konuşmacı: ----------------- Danışman: ----------------- OLGU D.F. 69

Detaylı

Uyku sorunları: Ruhsal bozukluklardaki önemi. Prof. Dr. Mustafa Tayfun Turan Erciyes ÜTF Psikiyatri AD tayfunturan@hotmail.com

Uyku sorunları: Ruhsal bozukluklardaki önemi. Prof. Dr. Mustafa Tayfun Turan Erciyes ÜTF Psikiyatri AD tayfunturan@hotmail.com Uyku sorunları: Ruhsal bozukluklardaki önemi Prof. Dr. Mustafa Tayfun Turan Erciyes ÜTF Psikiyatri AD tayfunturan@hotmail.com Müracaat eden herkese muayenede uyku durumu sorulmalı İnsomnia (Uykusuzluk)

Detaylı

Geriatrik depresyon tedavisinde idame EKT

Geriatrik depresyon tedavisinde idame EKT Geriatrik depresyon tedavisinde idame EKT Dr. Sibel Çakır İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi, Psikiyatri A.D Duygudurum Bozuklukları ve Geropsikiyatri Birimi Geriatrik depresyon 65 yaş ve üzerinde yaşlı popülasyonda

Detaylı

( iki uçlu duygulanım bozukluğu, psikoz manik depresif, manik depresif psikoz)

( iki uçlu duygulanım bozukluğu, psikoz manik depresif, manik depresif psikoz) ÇOCUKLARDA BİPOLAR DUYGULANIM BOZUKLUĞ ( iki uçlu duygulanım bozukluğu, psikoz manik depresif, manik depresif psikoz) Bipolar duygulanım bozukluğu ; iki uçlu duygulanım bozukluğu, manik depresif psikoz

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem V Psikiyatri Staj Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Yrd. Doç. Dr. Baran GENCER Yrd. Doç. Dr. Oğuz GÜÇLÜ Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

Araş.Gör. Dr. Meltem Yanaş ESOGÜTIPFAK PSİKİYATRİ ABD

Araş.Gör. Dr. Meltem Yanaş ESOGÜTIPFAK PSİKİYATRİ ABD Araş.Gör. Dr. Meltem Yanaş ESOGÜTIPFAK PSİKİYATRİ ABD 1 Psikiyatride İlaç Etkisinin Hastalık merkezli Modeli 2 Alternatif İlaç merkezli İlaç Modeli 3 Fiziksel Tedaviler Ve Hastalık merkezli Model 1 Psikiyatride

Detaylı

Çekirdek belirtileri açýsýndan duygulaným alanýnda. Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme. Özet

Çekirdek belirtileri açýsýndan duygulaným alanýnda. Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme. Özet Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme Doç. Dr. Levent KÜEY* Özet Depresyon psikiyatrik bozukluklar arasýnda en sýk karþýlaþýlan hastalýklardan biridir. Depresif hastalarýn önemli bir

Detaylı

Araştırmacı olarak: 2008: Janssen Cilag 2009: Janssen Cilag 2010: Janssen Cilag Danışmanlık: 2008: 2009: 2010: Konuşmacı olarak: 2008: 2009: 2010:

Araştırmacı olarak: 2008: Janssen Cilag 2009: Janssen Cilag 2010: Janssen Cilag Danışmanlık: 2008: 2009: 2010: Konuşmacı olarak: 2008: 2009: 2010: Kurum ve Kuruluşlarla İlişki Bildirimi Araştırmacı olarak: 2008: Janssen Cilag 2009: Janssen Cilag 2010: Janssen Cilag Danışmanlık: 2008: 2009: 2010: Konuşmacı olarak: 2008: 2009: 2010: RASYONEL ANTİDEPRESAN

Detaylı

Nöropatik Ağrı Tedavi Algoritması

Nöropatik Ağrı Tedavi Algoritması 6. ULUDAĞ NÖROLOJİ GÜNLERİ Mart 2011 - BURSA Nöropatik Ağrı Tedavi Algoritması Dr. Aslı Tuncer Kurne Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Nöropatik Ağrı -Tanım Somatosensorial sistemi

Detaylı

Psikiyatride Şiddeti Önlemenin Klinik Önlemleri

Psikiyatride Şiddeti Önlemenin Klinik Önlemleri Psikiyatride Şiddeti Önlemenin Klinik Önlemleri Kürşat Altınbaş Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilimdalı 49.Ulusal Psikiyatri Kongresi 27 Eylül 2013, İzmir Açıklama 2012-2013

Detaylı

Bipolar bozukluk idame tedavisi: duygudurum düzenleyiciler mi atipik antipsikotikler mi? Prof. Dr. Cengiz AKKAYA

Bipolar bozukluk idame tedavisi: duygudurum düzenleyiciler mi atipik antipsikotikler mi? Prof. Dr. Cengiz AKKAYA Bipolar bozukluk idame tedavisi: duygudurum düzenleyiciler mi atipik antipsikotikler mi? Prof. Dr. Cengiz AKKAYA Bipolar Bozukluk Ömür Boyu Süren Bir Hastalıktır 1. Ömür boyu idame tedavisi 2. Atak tedavisi

Detaylı

PRİMER NOKTURNAL ENUREZİS TEDAVİSİ

PRİMER NOKTURNAL ENUREZİS TEDAVİSİ PRİMER NOKTURNAL ENUREZİS TEDAVİSİ Doç. Dr. Selçuk Yücel Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı Plan 1. Ne Zaman Tedavi? 2. Konzervatif Tedavi 3. Birincil Basamak

Detaylı

Depresyonda İşlevsel İyileşme ve Brintellix

Depresyonda İşlevsel İyileşme ve Brintellix Depresyonda İşlevsel İyileşme ve Brintellix Ömer Aydemir Celal Bayar Üni. Tıp Fak. Psikiyatri A.D. Depresyonda sonlanım Depresyonda Tam İyileşmeyi Sağlamak Belirtili dönem sonrası tam düzelme sağlama Kalıntı

Detaylı

Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL.

Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL. Dr Ali Bozkurt Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL. The bereavement of the widowed. Dis Nerv Syst 1971;32:597

Detaylı

Ağrı ve psikiyatrik yaklaşım. Prof.Dr.Aslı Sarandöl Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD

Ağrı ve psikiyatrik yaklaşım. Prof.Dr.Aslı Sarandöl Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD Ağrı ve psikiyatrik yaklaşım Prof.Dr.Aslı Sarandöl Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD Ağrı Hoş olmayan bir uyaran Duygusal Algısal Bilişsel ve davranışsal Biyopsikososyal

Detaylı

Depresyon toplumda %15 sıklıkta görülen, sağaltımı. Depresif Bozukluk Tanılı Hastalarda Benzodiazepin Kullanımı *

Depresyon toplumda %15 sıklıkta görülen, sağaltımı. Depresif Bozukluk Tanılı Hastalarda Benzodiazepin Kullanımı * A.E.Danaci yeni 17/4/01 11:45 Page 16 Depresif Bozukluk Tanılı Hastalarda Benzodiazepin Kullanımı * Dr. Ayşen Esen Danacı 1, Dr. Firdevs Seyfe Şen 2, Dr. Ömer Aydemir 1, Dr. İlkin İçelli 3 ÖZET: DEPRES

Detaylı

Geriyatrik Depresyon. Doç.Dr.E. Yusuf Sivrioğlu Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı

Geriyatrik Depresyon. Doç.Dr.E. Yusuf Sivrioğlu Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Geriyatrik Depresyon Doç.Dr.E. Yusuf Sivrioğlu Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Yıllara Göre Yaşlı Nüfus % 10 9 8 7 Oranları %10,2 6 5 4 Kadın Erkek Toplam 3

Detaylı

Karmakarışık Gebelik ve Lohusalık. Doç Dr Esra Yazıcı Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Zirvesi

Karmakarışık Gebelik ve Lohusalık. Doç Dr Esra Yazıcı Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Zirvesi Karmakarışık Gebelik ve Lohusalık Doç Dr Esra Yazıcı Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi 2017- Psikiyatri Zirvesi 1 Karmakarışık olan Gebe - lohusa olmak mı? Kadın olmak mı? 2 Kadın olmak ve DDB Bipolar

Detaylı

Şizofreni ve Bipolar Duygudurum Bozukluğu Olan Hastalara Bakım Verenin Yükünün Karşılaştırılması

Şizofreni ve Bipolar Duygudurum Bozukluğu Olan Hastalara Bakım Verenin Yükünün Karşılaştırılması Şizofreni ve Bipolar Duygudurum Bozukluğu Olan Hastalara Bakım Verenin Yükünün Karşılaştırılması Suat Yalçın, Sevda Bağ SBÜ Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları EAH, 3.psikiyatri Kliniği,

Detaylı

POSTPARTUM BAŞLANGIÇLI DEPRESYONDA GİDİŞ VE SONLANIM

POSTPARTUM BAŞLANGIÇLI DEPRESYONDA GİDİŞ VE SONLANIM POSTPARTUM BAŞLANGIÇLI DEPRESYONDA GİDİŞ VE SONLANIM DR FARUK UĞUZ KONYA N.E.Ü MERAM TIP FAKÜLTESI PSIKIYATRI A.D. ÖĞR. ÜYESI Açıklama Son iki yıl içinde ilaç endüstrisi vd sivil toplum kuruluşları ile

Detaylı

Yatarak Tedavi Görmüş Geriyatrik Unipolar Depresyon ve Bipolar Bozukluk Hastaların Klinik ve Sosyodemografik Özelliklerinin Karşılaştırılması

Yatarak Tedavi Görmüş Geriyatrik Unipolar Depresyon ve Bipolar Bozukluk Hastaların Klinik ve Sosyodemografik Özelliklerinin Karşılaştırılması DOI: 10.5455/NYS.20151221025259 10.5455/NYS20160314054530 Yatarak Tedavi Görmüş Geriyatrik Unipolar Depresyon ve Bipolar Bozukluk Hastaların Klinik ve Sosyodemografik Özelliklerinin Karşılaştırılması Ender

Detaylı

SERALĠN 50 mg Çentikli Film Tablet

SERALĠN 50 mg Çentikli Film Tablet SERALĠN 50 mg Çentikli Film Tablet FORMÜLÜ Her çentikli film tablette, 50 mg sertraline eşdeğer miktarda sertralin HCI bulunur. Boyar madde: Titanyum dioksit (E 171). FARMAKOLOJĠK ÖZELLĠKLERĠ Farmakodinamik

Detaylı

Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem. Sıklığı?? Klinik seyir??

Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem. Sıklığı?? Klinik seyir?? Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem Sıklığı?? Klinik seyir?? Çocuğun ilk travmatik yaşam olayı emzirme bağlanma olumsuz sağlık koşulları yetersiz bakım Doğum Değişim İyi anne olabilecek

Detaylı

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ A.D. Madde deyince ne anlıyoruz? Alkol Amfetamin gibi uyarıcılar Kafein Esrar ve sentetik kannabinoidler

Detaylı

Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD.

Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD. Obezitede Anksiyete Bozuklukları ve Depresyon Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD. Açıklama 2008 2010 Araştırmacı: Sanofi Danışman: Teva, BMS Konuşmacı: Lundbeck Obezite giderek artan bir toplum sağlığı

Detaylı

Klinik Psikoloji: Ruh Hali Rahatsızlıkları. Psikolojiye Giriş. Günümüz Kriterleri. Anormallik nedir?

Klinik Psikoloji: Ruh Hali Rahatsızlıkları. Psikolojiye Giriş. Günümüz Kriterleri. Anormallik nedir? Psikolojiye Giriş İşler Kötüye Gittiğinde Olanlar: Zihinsel Bozukluklar 1. Kısım Ders 18 Klinik Psikoloji: Ruh Hali Rahatsızlıkları Susan Noeln-Hoeksema Psikoloj Profesörü Yale Üniversitesi 2 Anormallik

Detaylı

Özgün Problem Çözme Becerileri

Özgün Problem Çözme Becerileri Özgün Problem Çözme Becerileri Research Agenda for General Practice / Family Medicine and Primary Health Care in Europe; Specific Problem Solving Skills ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ AİLE HEKİMLİĞİ

Detaylı

ACOG Diyor ki! HER GEBE TAKİP SÜRECİNDE EN AZ BİR KEZ PERİNATAL DEPRESYON AÇISINDAN TARANMALIDIR. Özeti Yapan: Dr. Semir Köse

ACOG Diyor ki! HER GEBE TAKİP SÜRECİNDE EN AZ BİR KEZ PERİNATAL DEPRESYON AÇISINDAN TARANMALIDIR. Özeti Yapan: Dr. Semir Köse ACOG Diyor ki! HER GEBE TAKİP SÜRECİNDE EN AZ BİR KEZ PERİNATAL DEPRESYON AÇISINDAN TARANMALIDIR. Özeti Yapan: Dr. Semir Köse Perinatal Depresyon gebelik süresince veya gebeliği takip eden ilk 12 ay boyunca

Detaylı

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ*

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ* İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri 25 TÜRKİYE DE SIK KARŞILAŞILAN PSİKİYATRİK HASTALIKLAR Sempozyum Dizisi No:62 Mart 2008 S:25-30 PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ*

Detaylı

SUNUM PLANI. Genel değerlendirme EKT TMU tdcs

SUNUM PLANI. Genel değerlendirme EKT TMU tdcs KISSADAN HİSSE SUNUM PLANI Genel değerlendirme EKT TMU tdcs ŞİZOFRENİ TEDAVİSİNDE PSIKOFARMAKOLOJİ DIŞI YAKLAŞIMLAR Biyopsikososyal Yaklaşım Etyoloji ve Patofizyoloji Psikolojik Faktörler B i r e y s e

Detaylı

Diyabette Hasta Uyumu Nasıl Artırılabilir? Depresyonda Tedaviye Uyum

Diyabette Hasta Uyumu Nasıl Artırılabilir? Depresyonda Tedaviye Uyum Diyabette Hasta Uyumu Nasıl Artırılabilir? Depresyonda Tedaviye Uyum Doç. Dr. Eylem Şahin Cankurtaran Dışkapı Y.B.Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniği Konu Akışı Depresyon-DM Birlikteliği Diabete

Detaylı

Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Yılmaz S., Serez M., Beyazyürek M.

Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Yılmaz S., Serez M., Beyazyürek M. DEPRESYON-ANKSİYETE BOZUKLUKLARI İLE ALKOL BAĞIMLILIĞI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN ARAŞTIRILMASI Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Yılmaz S., Serez M., Beyazyürek M. ÖZET Alkol bağımlılığı ve diğer psikiyatrik

Detaylı

2012 2013 yılları İlişki Bildirimi

2012 2013 yılları İlişki Bildirimi MAJOR DEPRESİF BOZUKLUK TANISI ALAN ERGENLERDE REMİSYON SÜRESİ TEDAVİ İÇİN KULLANILAN İLAÇ SAYISI VE CİNSİYETTEN ETKİLENEBİLİR ANCAK EŞ TANI SAYISINDAN BAĞIMSIZ GÖRÜNMEKTEDİR: BİR ÖN ARAŞTIRMA Zehra Topal*,

Detaylı

Bipolar depresyonu ayırt etmek her zaman kolay mı?

Bipolar depresyonu ayırt etmek her zaman kolay mı? Bipolar depresyonu ayırt etmek her zaman kolay mı? Ömer AYDEMİR Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı, Manisa Bipolar Depresyon Ayırt etmek çok kolay Mani/Hipomani Bipolar Depresyon

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU Dahili Servisler Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHP) Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), her 10 çocuktan birinde görülmesi, ruhsal, sosyal

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem VI Ön Hekimlik Psikiyatri (Seçmeli) Uygulama Dilimi Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Doç.

Detaylı

Suç işlemiş bipolar bozukluklu olgularda klinik ve suç özellikleri: BRSHH den bir örnek. Dr. Tuba Hale CAMCIOĞLU

Suç işlemiş bipolar bozukluklu olgularda klinik ve suç özellikleri: BRSHH den bir örnek. Dr. Tuba Hale CAMCIOĞLU Suç işlemiş bipolar bozukluklu olgularda klinik ve suç özellikleri: BRSHH den bir örnek Dr. Tuba Hale CAMCIOĞLU Kurum ve kuruluşla ilişki bildirimi Bulunmamaktadır. Şiddet ve Suç Saldırganlık Şiddet Bireyin

Detaylı

ÇOCUKLARDA VE ERGENLERDE İNTİHAR GİRİŞİMİ

ÇOCUKLARDA VE ERGENLERDE İNTİHAR GİRİŞİMİ ÇOCUKLARDA VE ERGENLERDE İNTİHAR GİRİŞİMİ Doç. Dr. Şaziye Senem BAŞGÜL Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Hasan Kalyoncu Üniversitesi Psikoloji www.gunescocuk.com Çocuk ve ergen psikiyatrisinde

Detaylı

DSM V madde kullanım bozuklukları için neler getiriyor? Prof. Dr. Yıldız Akvardar

DSM V madde kullanım bozuklukları için neler getiriyor? Prof. Dr. Yıldız Akvardar DSM V madde kullanım bozuklukları için neler getiriyor? Prof. Dr. Yıldız Akvardar Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD 7 Ekim 2010 MADDE KULLANIM BOZUKLUKLARI DSM IV Madde bağımlılığı Madde

Detaylı

TRSM de Rehabilitasyonun

TRSM de Rehabilitasyonun TRSM de Rehabilitasyonun Yeri Dr. Ayla Yazıcı BRSHH Gündüz Hastanesi ve Rehabilitasyon Merkezi Koordinatörü 7.10.2010 Şizofreni tedavisinde çok boyutlu yaklaşım Şizofreni tedavisinde çok boyutlu yaklaşım

Detaylı

ANKSİYETE BOZUKLUKLARINDA ANTİEPİLEPTİKLERİN KULLANIMI

ANKSİYETE BOZUKLUKLARINDA ANTİEPİLEPTİKLERİN KULLANIMI ANKSİYETE BOZUKLUKLARINDA ANTİEPİLEPTİKLERİN KULLANIMI Prof. Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD ANTİEPİLEPTİKLER Karbamezepin Okskarbazepin Lamotrijin Riluzol Valproik

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Eğitim Yılı Dönem V Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Staj Eğitim Programı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Eğitim Yılı Dönem V Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Staj Eğitim Programı 20172018 Eğitim Yılı Dönem V Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Staj Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Dönem Koordinatörü: Doç. Dr. Coşkun SILAN Koordinatör Yardımcısı: Yrd. Doç.

Detaylı

Bipolar Bozuklukta Evreleme Modelleri: Neler Getirebilir? Prof.Dr. Kaan Kora Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı

Bipolar Bozuklukta Evreleme Modelleri: Neler Getirebilir? Prof.Dr. Kaan Kora Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Bipolar Bozuklukta Evreleme Modelleri: Neler Getirebilir? Prof.Dr. Kaan Kora Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Açıklama 2008 2009 Araştırmacı: Astra Zeneca, Bristol Myers Squibb,

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem VI Ön Hekimlik Psikiyatri (Zorunlu) Uygulama Dilimi Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Doç.

Detaylı

Konu: Davranışın Nörokimyası. Amaç: Bu dersin sonunda öğrenciler davranışın biyokimyasal mekanizmalarını öğreneceklerdir. Öğrenim hedefleri:

Konu: Davranışın Nörokimyası. Amaç: Bu dersin sonunda öğrenciler davranışın biyokimyasal mekanizmalarını öğreneceklerdir. Öğrenim hedefleri: Tıp 1 Konu: Ruhsal Gelişim ve Psikopatoloji Kuramları Amaç: Öğrencilerin ruhsal gelişim ve psikopatoloji kuramlarının neler olduğunu öğrenmeleri ve kuramların temel özelliklerini genel hatları ile ifade

Detaylı

Açıklama 2012-2013. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK

Açıklama 2012-2013. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK Açıklama 2012-2013 Araştırmacı: YOK Danışman: YOK Konuşmacı: YOK Duygudurum Bozukluklarında Gelecek Sınıflandırma ve Tedaviler Kürşat Altınbaş Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tıp Fakültesi, Psikiyatri

Detaylı

PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ?

PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ? PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ? Prof. Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Olgu 1 32 yaşında, kadın Sınıf öğretmeni Evli Bir kızı var Yakınması Toplu taşıma

Detaylı

Bipolar bozuklukta bilişsel işlevler. Deniz Ceylan 22. KES Psikiyatride Güncel Oturumu Nisan 2017

Bipolar bozuklukta bilişsel işlevler. Deniz Ceylan 22. KES Psikiyatride Güncel Oturumu Nisan 2017 Bipolar bozuklukta bilişsel işlevler Deniz Ceylan 22. KES Psikiyatride Güncel Oturumu Nisan 2017 AÇIKLAMA 2012-2017 Araştırmacı: yok Danışman: yok Konuşmacı: yok Olgu 60 yaşında kadın, evli, 2 çocuğu var,

Detaylı

Þizofreninin klinik özelliklerini anlatan kitap ya

Þizofreninin klinik özelliklerini anlatan kitap ya Þizofrenide Prodromal Belirtiler Prof. Dr. Ýsmet KIRPINAR* Þizofreninin klinik özelliklerini anlatan kitap ya da yazýlarýn çoðu; þizofreninin heterojen bir sendrom olduðunu, bu hastalýk için hiçbir patognomonik

Detaylı

Kronik ürtikerde güncel tedaviler

Kronik ürtikerde güncel tedaviler Kronik ürtikerde güncel tedaviler Dr. Emek Kocatürk Göncü İstanbul Okmeydanı Eğitim Araştırma Hastanesi Sunum akışı EAACI/GALEN/EDF/WAO Ürtiker Kılavuzu Amerikan Allerji İmmunoloji Akademisi Ürtiker Kılavuzu

Detaylı

Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri

Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri Lityum psikiyatri 1950 1980lerde lityum bazı antikonvülzanlara benzer etki Ayrı ayrı ve yineleyen nöbetler şeklinde ortaya çıkan manik depresyon ve epilepsi Böylece

Detaylı

YAŞLILIK DÖNEMİNDE İLAÇ KULLANIMI

YAŞLILIK DÖNEMİNDE İLAÇ KULLANIMI YAŞLILIK DÖNEMİNDE İLAÇ KULLANIMI Prof.Dr. Yeşim Gökçe KUTSAL -Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi -Hacettepe Üniversitesi Geriatrik Bilimler

Detaylı

Tetrasiklikler: Maprotilin ve Mianserin. Dr. Tunç ALKIN DEÜTF

Tetrasiklikler: Maprotilin ve Mianserin. Dr. Tunç ALKIN DEÜTF Tetrasiklikler: Maprotilin ve Mianserin Dr. Tunç ALKIN DEÜTF MAPROTİLİN HİDROKLORİD Bir tetrasiklik antidepresandır, ancak farmakolojik özellikleri trisikliklere benzer Noradrenalin geri alımını bloke

Detaylı

BİPOLAR YAŞAM DERNEĞİ http://www.bipolaryasam.org/ Bipolar II Bozukluk

BİPOLAR YAŞAM DERNEĞİ http://www.bipolaryasam.org/ Bipolar II Bozukluk BİPOLAR YAŞAM DERNEĞİ http://www.bipolaryasam.org/ Bipolar II Bozukluk Doç. Dr. Sibel Çakır İstanbul Tıp Fakültesi, Psikiyatri A.D Duygudurum Bozuklukları Birimi Açıklama 2012-2013 Araştırmacı: ELAN Danışman:

Detaylı

Agomelatin: Yeni Antidepresan İlaç ve Yeni Bulgular

Agomelatin: Yeni Antidepresan İlaç ve Yeni Bulgular Reviews / Derlemeler DOI: 10.5455/jmood.20120924064532 Agomelatin: Yeni Antidepresan İlaç ve Yeni Bulgular Fisun Akdeniz 1 ÖZET: Agomelatin: Yeni antidepresan ilaç ve yeni bulgular Agomelatin melatoninerjik

Detaylı

Kronik Depresyon ve Major Depresyonda Antidepresan Tedavi Uygulamaları: Karşılaştırmalı I3ir Çalışma

Kronik Depresyon ve Major Depresyonda Antidepresan Tedavi Uygulamaları: Karşılaştırmalı I3ir Çalışma ve da Antidepresan Tedavi Uygulamaları: Karşılaştırmalı I3ir Çalışma Dr. Pınar Demirarelan\ Dr. Peykan Göka\p\ Dr. Kültegin ögc!2, Dr. Ali N. Eabaoglu3 Ö ZET Bu çalışmanın amacı belirgin yetiyitimine yol

Detaylı

Türk Pediatrik Hematoloji Derneği (TPHD) Hemofilide Cerrahi Çalıştayı Uzlaşı Raporu

Türk Pediatrik Hematoloji Derneği (TPHD) Hemofilide Cerrahi Çalıştayı Uzlaşı Raporu Türk Pediatrik Hematoloji Derneği (TPHD) Hemofilide Cerrahi Çalıştayı Uzlaşı Raporu Türk Pediatrik Hematoloji Derneği Hemofili/Hemostaz/Tromboz Alt Çalışma grubu tarafından 25 Eylül 2010 tarihinde düzenlenen

Detaylı

Yasemin ELİTOK. Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi. Pediatrik Hematoloji-Onkoloji BD, Erzurum

Yasemin ELİTOK. Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi. Pediatrik Hematoloji-Onkoloji BD, Erzurum Yasemin ELİTOK Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Hematoloji-Onkoloji BD, Erzurum Tanı olanaklarının gelişmesi ve sağlık kuruluşlarından yararlanma olanaklarının artması, Toplumun bilgi seviyesinin

Detaylı

AKILCI İLAÇ KULLANIMI

AKILCI İLAÇ KULLANIMI AKILCI İLAÇ KULLANIMI AKILCI FARMAKOTERAPİ EĞİTİMİNDE GRONİNGEN MODELİ (AKILCI FARMAKOTERAPİ İLKELERİ) Yrd. Doç. Dr. İlker KELLE DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı AKILCI

Detaylı

Majör depresif bozukluğun tedavisinde folik asitin rolü 1

Majör depresif bozukluğun tedavisinde folik asitin rolü 1 Analan ve ark. 5 Majör depresif bozukluğun tedavisinde folik asitin rolü 1 Enver Analan, 2 Orhan Doğan, 3 Gamze Akyüz 4 ÖZET Amaç: Depresif belirtiler folik asit eksikliğinin en yaygın nöropsikiyatrik

Detaylı

OBEZİTE VE DEPRESYON. Prof. Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD.

OBEZİTE VE DEPRESYON. Prof. Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD. OBEZİTE VE DEPRESYON Prof. Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD. Obezite nedir? Obezite BKİ>30 kg/m² Çoğul etyolojili Kronik Tekrarlayıcı Yaşam kalitesini bozan Çeşitli

Detaylı

AĞRIİLE HUZUR EVİ OLUR MU? DR. FİLİZ ŞÜKRÜ DURUSOY

AĞRIİLE HUZUR EVİ OLUR MU? DR. FİLİZ ŞÜKRÜ DURUSOY AĞRIİLE HUZUR EVİ OLUR MU? DR. FİLİZ ŞÜKRÜ DURUSOY GİRİŞ Yaşlılık Dünya Sağlık Örgütü tarafından 65 yaş ve üzeri dönem olarak tanımlamakta; Fiziksel görünüm, güç ve rol kaybı yaşanılan, yaşlılık dönemindeyeti

Detaylı

Aripiprazole Bağlı NREM Parasomni Olgusu

Aripiprazole Bağlı NREM Parasomni Olgusu Aripiprazole Bağlı NREM Parasomni Olgusu D O K U Z E Y L Ü L Ü N I V E R S I T E S I N Ö R O L O J I A N A B I L I M D A L ı ( D a m l a Ç e l i k, Ö z l e m A k d o ğ a n, N u r h a k D e m i r, U l u

Detaylı

GERİATRİ DR. HÜSEYİN DORUK

GERİATRİ DR. HÜSEYİN DORUK GERİATRİ DR. HÜSEYİN DORUK Master Yoda: 900 yıl 546 yıl Jean Louise Calment 122 yaş Tanrılar yaşlandıkça hayatı daha mutsuz ve hoş olmayan bir hale getirerek ne kadar merhametli olduklarını gösteriyor.

Detaylı

Epilepsi nedenlerine gelince üç ana başlıkta incelemek mümkün;

Epilepsi nedenlerine gelince üç ana başlıkta incelemek mümkün; Epilepsi bir kişinin tekrar tekrar epileptik nöbetler geçirmesi ile niteli bir klinik durum yada sendromdur. Epileptik nöbet beyinde zaman zaman ortaya çıkan anormal elektriksel boşalımların sonucu olarak

Detaylı

Antidepresanlar. Duygu durumu dengeleyici ilaçlar. Timoleptik ilaçlar

Antidepresanlar. Duygu durumu dengeleyici ilaçlar. Timoleptik ilaçlar Antidepresanlar Duygu durumu dengeleyici ilaçlar Timoleptik ilaçlar Ebru Arıoğlu İnan, PhD Dersin hedefleri: 1. Depresyonu tanımlamak 2. Depresyona bağlı olarak sinir ucunda nörotransmitterlerdeki değişimleri

Detaylı

Pulmoner Emboli Profilaksisi. Tanım. Giriş. Giriş 12.06.2010. Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD. Pulmoneremboli(PE):

Pulmoner Emboli Profilaksisi. Tanım. Giriş. Giriş 12.06.2010. Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD. Pulmoneremboli(PE): Pulmoner Emboli Profilaksisi Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD m Pulmoneremboli(PE): Bir pulmonerartere kan pıhtısının yerleşmesi Distaldeki akciğer parankimine kan sağlanaması Giriş Tipik

Detaylı

Bilge Togay* Handan Noyan** Sercan Karabulut* Rümeysa Durak Taşdelen* Batuhan Ayık* Alp Üçok*

Bilge Togay* Handan Noyan** Sercan Karabulut* Rümeysa Durak Taşdelen* Batuhan Ayık* Alp Üçok* Bilge Togay* Handan Noyan** Sercan Karabulut* Rümeysa Durak Taşdelen* Batuhan Ayık* Alp Üçok* *İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri A.B.D. **İstanbul Üniversitesi DETAE Sinirbilim A.B.D. Şizofreni

Detaylı

Prof. Dr. Yeşim GÖKÇE - KUTSAL

Prof. Dr. Yeşim GÖKÇE - KUTSAL Yazar Ad 157 Prof. Dr. Yeşim GÖKÇE - KUTSAL Yaşlanma ile birlikte organlarda ve organ sistemlerinde ortaya çıkan değişiklikler sonucunda, vücudun çeşitli stres ve değişen koşullara adaptasyonu azalmıştır.

Detaylı

Depresif semptomatoloji sadece psikiyatri

Depresif semptomatoloji sadece psikiyatri Depresyonun Klinik Belirtileri Prof. Dr. Ali Kemal GÖÐÜÞ* Depresif semptomatoloji sadece psikiyatri alanýnda deðil genel týpta da hekimlerin en sýk karþýlaþtýklarý belirtiler kümesidir. Bu belirtiler kümesi

Detaylı

Bipolar bozukluğun ve şizofreninin remisyon ve psikotik belirtili dönemlerindeki hastaların bilişsel işlevler açısından karşılaştırılması

Bipolar bozukluğun ve şizofreninin remisyon ve psikotik belirtili dönemlerindeki hastaların bilişsel işlevler açısından karşılaştırılması Bipolar bozukluğun ve şizofreninin remisyon ve psikotik belirtili dönemlerindeki hastaların bilişsel işlevler açısından karşılaştırılması Deniz Ceylan, Berna Binnur Akdede, Emre Bora, Ceren Hıdıroğlu,

Detaylı

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI Bilgisayar ve internet kullanımı teknoloji çağı olarak adlandırabileceğimiz bu dönemde, artık hayatın önemli gereçleri haline gelmiştir. Bilgiye kolay, hızlı, ucuz ve güvenli

Detaylı

DOĞUM SONRASI DEPRESYON. Prof.Dr. Aslı Sarandöl Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD

DOĞUM SONRASI DEPRESYON. Prof.Dr. Aslı Sarandöl Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD DOĞUM SONRASI DEPRESYON Prof.Dr. Aslı Sarandöl Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD Biyolojik değişiklikler Fizyolojik bir süreç bastırılmış ve çözülmemiş çatışmalar karmaşık

Detaylı

Yaşlılarda İntihar Davranışı ve Müdahele İlkeleri. Prof. Dr. Çınar Yenilmez Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD

Yaşlılarda İntihar Davranışı ve Müdahele İlkeleri. Prof. Dr. Çınar Yenilmez Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Yaşlılarda İntihar Davranışı ve Müdahele İlkeleri Prof. Dr. Çınar Yenilmez Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD 1 AÇIKLAMA 2014-2017 Araştırmacı: ---- Konuşmacı: ----- Danışman:

Detaylı