Ümrandan. U m ran. Cemil Meriç

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Ümrandan. U m ran. Cemil Meriç"

Transkript

1 U m ran ıiylık aiya^ct Jıi^ünc^.- vv küiklr dcr^ist- Ümrandan Sah ib i Ü m ran Y a)'in alık îü ru T iı San. ve Tie. Ltd. Sd, A 4 a /Vbdullah Yıldız ü m ran ın K asım Sayısında bir korkular ülkesi haline gelen Türkiye de korkulan a^ma zaruretine dikkat çekm iştik. Nev-zuhur ve sanal" hir tehlıkg firticâ) bahane edilerek 28 Şubat 97 den berî İslam i duyarlılığa karşı yürütülen psikolojik harp ve sindirm e operasyonlarm a-rağm en halkım ızın İslam 'a ilgisi- nm azalmayıp arttığını, bunahm ve sıkıntılardan kurtulm anın yegane çözüm ü G a ıe l Y aym Y önetm en) C ev at O îk ay a nü D in de aradığını geçtiğim iz Ram azan ayı vesilesiyle bir kez daha gördük. Ylz-ı IşİEi'i M ûtlürö' Veli Kah ılıman A nketlerin yansıttığı gerçek şu ki, toplum un yüzde sekseni oruç tutııyor, teravihlere, cum alara kokuyor; yine bir o kadarı okullar ve devlet dairelerinde uygulanan başörtüsü yasağını doğru bulm uyor; dahası irtica ] 'b irin ci tehlike sayanların oranı yiızde 3-4'ler civarında. Sadece bu göstergeler bile 28 Şubat çı korku poiitikası nın tutm adığını ve iflas etdğini ortaya koym aya yetıyör. Yayın Ku i'liiu C evat Ö zk aya, A b d u llah Yıldız, Veli K ah ram an U g u r A ltu n, M etin C ıgrık çı, E ıtu g ru l B ay raû ıoğlu, C an er D o ğan, M. S, A ) z o lu U m arız kı, din den yalıtılm ış tek tîp insan/toplum projesini gerçekleştirm ek am acıyla "top lum m ühendisliği"ne soyunanlar, çok geç olm adan din le savaşılam ayacagım anlayarak bu hayallerinden vazgeçerler. İşte bu noktada, her turlu baskı zulüm ve dayatm alar karşısında, tek başına da olsa, tevhid çizgisi dediğim iz Srrat-ı M üstakim den ayrılm ayarak Allah ın em ir ve yasaklarına uym akta ısrar, inat, sebat ve sabır gösterm ek anlam ına gelen Ib rah im î D u ru ş daha bir anlam kazanm aktadır. İnanıyoruz ki, m ü m in İdare M erkezi K ıztaşı C ad, N lv 56/1 Fatıh -lsr, Tel: ( ) F ax : w w w.u m tan d erg isi.cam \v'ww. ü m ran, org e-rimvi: um um randeri^ısi.cüm ler İbrâhim î duruşta kararlı oldukları, Ibrahim î özellikleri kuşanm a konusunda cehd ve gayret gösterm eye devam ettikleri sürece, sapkınlar onlara zarar verfemeyecek(5/105), Allah inkarcdann hileli tuzaklarını boşa çıkaracak(35/10) ve gerçek im an sahipleri m uüaka galip ve üstün gelecektir(3/139). B u çerçevede; Ü m ran yazarlarından Y ıldırım C anoğlu Ibrahim î D u n ıfu n ifade ettiği anlam ı ve Îbrahim î özelliklerin neler olduğunu anlatırken, Abdullah Y ıldız tarihin şaşmaz yasalarından (sünnötullah) yola çıkarak bu kaotik ortam ın İslam a yöneliş sürecine hız vereceğini ve Allah ın vaadinin ıjıu tlaka gerçekleşeceğini yazıyor. Abnne SanlarlşC - Y ılhk Q 2 sayı); 1 2, ^ Öğrenci (.12 sayı): 10,QÖO.QOO,tl, Y u r d ışı Yıllık, 8 0 DM ^ 'lîö - f Posta Cebi Nö:- ; e lı, Kahram'in ^ A\Tupa İçin Hesap.;^^ Sedaı Yıldız ^7 * CfStımeı^ Bank BLZ: l^o+^oo Konuı No: Fiyatı: 1.000,000^1. ' Yine bu sayıda; inananlara yönelik zulüm, baskı ve dayatm aları gağusiem e- c in Ibrahim î b ir duruş ve kararlılıkla m üm kün olabileceğini vurgulam ak am a cıyla, başörtüsü yasağına karşı onurlu bir çıkış yaparak M arm ara Ilahiyat taki görevinden istifa eden saygıdeğer H ayreddin K aram an H oca ile gerçekleştirdiğim iz bir söyleşiyi yayımlıyoruz. Bu bağlam da, 28 Şubat sürecinde başörtüsü yasağına karşı cesaretli m ücadeleleriyle temayüz eden yazarlarım ız A hm et Ta^getiren ve A bdurrahm an D ilip ak ın görüşleri ile K azım G üleçyüz ve A hm et M ercan ın değerlendirm elerine yer veriyoruz. D eğerli edebiyatçı-şair N u rettin D u rm an, hem îb rah im î duruşa hem d^ özgürlük m ücadelesine vurgu yapan yazısıyla sayfalarım ıza renk katarken, Adem K andem ir, M ah m u t Özbay, İsm ail T oprak ve Selahattin Ayaz vukufiyetli yazılarıyla Umrarı a zenginlik kazandırıyorlar. D izgi, İçd û zen, K ap ak. UıftTatı B ask ı: Y ıldızlar M atb aac ılık A-S Tel: U m ran dan selam ve sevgiler sunarken 2001 A bone K aınpanyası n a ilgi Ve desteklerinizi bekliyoruz. UİVIRAN: "Tarihi ve insanı bir bütün olarak ifade eden bir kelime. Bir toplumun yaptıklarının ve-.meydana getirdiklerinin bütünü, İçtimaî ve dinî düzen, âdetler ve inançlar. Ümran en geniş manada İçtimaî hayat..." Cemil Meriç

2 K m w 3 Ibrahimî Duruş, Ytidtrm Canoğlu GÜNDEM 38 T B M M nin Haysiyet Sınayı Mahmut Özbay BASIN GÜNDEMİ 68 Krizler Ülkesinde Baııia ve Medya Alper Tehn 14 Sabredin Allah ın Vaadi yakm dir" Abdullah Ytidız GÜNDEM 18 "Nam uslular da nam ussuzlar kadar cesür olmazsa sonuç alamayız.' Bayreddin Karaman ÇEVİRİ 41 Komplo Değil Tekel Mesaj Hakimiyeti Patronların Elinde Faisal Kutîy DÜŞÜNCE 41 Bir ö rn e k Şahsiyet Olarak. Ebuzer Cevdet Said EKONOMİ ÇARKI 73 Bu Ülkeyi Kim Yonettyor? M. Şevket Ay vazoflu AYİN GUNDEMI/TURKIYE 74 Abdullah Yaşar 26 "Başörtüjiü yasağı toplum sal bir sancıdır? Ahmet Taşgetıren 28 Başörtüsü inanç hürriyetinin sembolü? Abdurrahman Dilipak 29 Başörtüsü M ücadelecinde Yeni B ir Strateji İhtiyacı Kazım Gükçyüz 31 Ufkunu Kilitleyen ÛUtt' Ahmet Mercan DENEME 33 Insanm Özgürlük Arayışı Nurettin Durman KUR AN ARAŞTIRMASI 49 Kur an a Güre İlaJıi.Azap ve İstiğfar Ems Sünha}am u 57 CaJıüiye Hamiyyeti Uiheym K. Ece DÜŞÜNCE 63 internet Devrimi ve Alrtüaliteiîin Acı Sonu Selahaddin Ayaz DENEME 65 İsmail Toprak Alper Tekin AYIN GÜNDEMİ/DUNYA 81 Kani Torun 90 YANSIMALAR Ertuğrıd Bayfamoğu. GÖKKUBBE 88 İstanbul Kulefei-ı. İlknur Özşen DÜŞÜNCE 35 Devlet ve Buhran Adem Kandemır TARİH 67 Üm itdefnplnnraaz Mehmet Ali Tevfik 9 4 KİTAP DÜNYASI Zafer Ûzdemir-Ûmer Uırüç Yaftjân 2 OcaklOQl ÜMRAN

3 İbrahimî Duruş KAPAK Yıldırım Canoğlu Ghfğş Kirle n m e, y o z laşm a ve y a b a n cılaşm a ; b ir ü l kede ta v a n d a n ta b a n a d o ğ ru to p lu m u n tü m kesim lerin i için e ala ra k yayılıyorsa, o ülkede hak, hukuk, adalet yok olm aya m a h k u m dur. T o p lu m u b ir a ra d a tu ta n d eğer sistem i zayıflam ak ta, b o z u lm a k ta, g ö re v im ifa ed em ez d u ru m a gelm ek tedir. M e v c u t d eğer sistem i, in san fıtratı ile u y u şm u y o rsa b u sü reç d a h a da h ızlı gerçekleşir. Z u lü m, haksızhk, gasp, rü şv et, so ygu n v u rg u n g ü n lü k y a şam d a doğallık kazanır, kanık san ır. T o p lu m, fizyolo jik te ta n o s o lm u ş gib i d a v ra n ır, tep k i- sizleşir. Tepkisiz b ir to p lu m d a sosyal denge altü st olur. D eğişik gelir g ru p la n ara sın d a k i farklılıklar u ç u ru m a d ö n ü şü r. B ir t a r a f aşırı zen g in leşirk en, d iğ er ta r a f aşırı fakirleşir. B ir ta r a f refah ın g e tiıd i- gi baş d ö n d ü rü c ü b ir çılg m h ğı, sefah ati yaşark en ; d iğ er ta r a f yiyecek ek m ek, y a tacak y e r b u lam az. Ü lkeyi y ö n ete n gü çler, re fa h ta n şım arıp azajı ö n d e g e len le r, ülk en in im k a n la rm ı so n u n a k ad ar h o y ra tç a k u llan m ad a h içb ir sm ırlayıcı kıstas, ölçü veya d eğer tan ım azlar. T ü m d ü n y an ın ken d i b e n - leri(n efsleri) etrafın d a şekillendiği vehm ine kapılırlar. A şırı k â r tu tk u s u, d a h a y ü k sek y a ş a m s ta n d ard ı isteği, o n larm yaşam ların ın an a gayesi halin e gelir. B u gayeye u la şm a d a engel saydıkları h e r şeyi d ü şm an, tehlike ve bir teh d it u n suru olarak g ö rü r veya gösterirler. Bunlar, hiçb ir ahlakî m ü ey yid e ile k end ilerin i b ağım lı h issetm ezler. O n la r h e r in a n ç ta n d ır ve fak at h iç b ir in a n c a sah ip d e ğ illerdir, D a h a yüksek k â r eld e e tm e u ğ ru n a h eışey i k u llan m ak ta, istism ar e tm e k te, ta h rif ve ta h rip e t m e k te m a h ird irle r. B u n la rın v a ta n v e m illet sev g i si, aşu-ı k âr gü d ü leri ta tm in o labildiği s ü re ce v a r gözükür. Z o rd a k ald ık ların d a y u rt d ışın a k a ç m a la r ı ya d a tü m im k an ların ı y u rt d ışın a çık a rm a la rı sevgilerinin b ir ölçüsü dü r. K arşıların d a g ü ç istem ezler. B u n ed en le d e h a l kın u y a n m a sm d a n, h ak k ın ı a ra m a sın d a n son d e rece rah atsız o lu rlar. B u n u kendileri için teh lik e ve te h d it o la ra k g ö rü rler. D o layısıyla b ö yle b ir uyanış en g ellen m eli ve gerekirse y ok ed ilm elid ir. R efah tan şım arıp azan ön d e gelenler, halkın uyanışını engellem ek için sivil ve askeri b ü ro k rasiy i k u llan m ak ta beceriklidirler. M edya o n ların ehnd e tam b ir uyuştu r m a v e y ı b m silahı olabilir. K o rk u v e d e h şe t s a la ra k y ö n e tm e k o n la r m y ö n e tim felsefesid ir. Ü lk em izd e 2 8 Ş u b a t P o s tm o d e rn D a rb e s i y le başlayan sü reç, böyle bir d ön em d ir. R efahtan şım arıp azan önde gelenlerin aşın kâr elde etm e im k a n la rın ın teh likeye d ü şm esi, ü re tim ve pazai' alanlarını kim seyle paylaşm ak istem em eleri sü recin b a şlatd m asın m önem H iç n e d e n le rin d e n b iridir. P u süreçte etrafa kork u ve d eh şet saçılm ıştıî. m m N O cakm ı 3

4 CANOĞLU Îbmhiıııî Duni} İh b a r ve k a ra la m a m e k a n iz m a sı ile, engel olarak gördü kleri herkesi karaiam ışlardn-. K urdukları veya yanlış y ö n e sevk ettik leri p a rav a n örgütlerle, halkı k a m p la ra ay ırm ışlard ır. S o n ra da aynı ö rg ü t leri deşifre ederek, insanların birbirine olan gü venlerini yık m aya çalışm ışlardır. H alk ın b ireyselleşti. r ile re k k o rk u tu lu p p a s ifiz e e d ilm esi ve h er tu riu sivil top lu m Korkunun kol gezdiği, güvenin yıkıldığı, insa- ö ıg u tu n e k arşı g ü v e,,. n in y ık ılm a k is te n - nın m eta o arak algı- ^ ı j m e sı bu d o n e m in en landiğl, eşyalaştinidiği; tip ik karakterid ir. 28 paranın, m addenin, güd a rb esi;.haikın^se.çcün putlaştırıldığı bir t i k i e r i i î i n ^ g ^ ^ İ : ; ; dünyada kurtuluşun. m esi, tay in ^edilen Sİ7-. te k reçetesi, Hz. ibra- d ışın a çık m a - him in, sapm ış olan ^ a s ı ve sistem in,..., m u k te d irle rin in işakendi halkına karşı g österdiği onurlu dire^ ^ ^ niş ve karşı koyuştur^^" B ^ ';? ''" p eriy odik o p e ra sy o n lard a n birid ir. H allü sü rek li k o rk u a ltm d a tu tm a s ü re c in in a d ıd ır. H alk tan k o p u k b ir y ö n etici z ü m re, h ü k ü m ra n lıkların ı hile, e n trik a, k a ra la m a, teh d it, tedhiş ve terö r yoluyla dehşet ve korku salarak idam e e ttirm ek istem iştir. B u n d a n so n ra d a aynı yol ve y ö n te m i ku llan acald arın d an kim senin şüphesi olm asın. Z a m a n z a m a n y ap ılan tem izlik h arek etleri, h a m a m ın n a m u s u n u k u rta rm a girişim in d en ö te ye gid em ez. B üyük bir sam im iyetle yapılm ak isten en o p e ra sy o n la rın ö n ü, d aha baskın y ö n tem le rle kesilir. A n cak bu arad a yıp rananların yerine yenileri yerleştirilerek, halkın güveni yeniden kazanılm aya çalışılır. ICirliliğin tem e l n e d e n i, sistem in d a y an d ığı tem e l felsefedir. Ö ncelikle bu konu ta rtış ılm ad ık ça, in sa n la r d o ğ ru y u, güzeli özgürce a ra - y a m a d ık ça, ülkenin ayd ın ları şifrelerle, k o dlarla yazıp k o n u ştu k ça ; sistem in değerleri içine sıkıştırılarak yapılan tü m arayışlar, iyi niyetle de olsa, so n u ç verm eyecek tir. Sanal bir h alk için inşa edilen bir sistem, yaşayan halka d a r gelm ek te, onu b u naltm ak tad ır. B u nedenle de ülke, korkular, bunalımlar ve darbeler ülkesi o lm u ştu r. İbrahimî Duruş / B öylesi m ü slü m a n ülkelerde b u n a lım d a n çık m a nın bir yolu v a r m ıdır? B u n a h m d a n k u rtu lm ak için ne yap ılm alıd ır? E v et b u n a lım d a n çık m an ın bir yol vardır. B u yol, öncelikle bireysel bazda arınıp, yalnızca A llah tan kork up diğer tü m kork ulardan k u rtu lm ak tır. S o n ra da cem aat ş u u r u içinde halkı k o rk u ların d an a rın d ıra ra k ö zg ü r b ir o rta m a k a v u ştu rm a k için birlik ve d ayan ışm a için d e m ü - --çadele etm ektir. B u n u n için yaln ızca A llah a y ö n ele re k, yalnızca : P na kulluk y a p a ra k, y a ln ızca O na ib a d e t ederek, y a ln ızca O nu ila h, R ab ed in erek v e yaln ızca O nd an k o rk arak diğer tü m k o rk u lard a n arınıp İb rah im î b ir d u ru ş, bir tavır, b ir d a v ran ış ve bir d i ren ç g ö sterilm elid ir. K o rk u n u n kol g e z d iğ i, güven in yık ıld ığı, in s a n ın m e ta o la ra k a lg ıla n d ığ ı, eşy a laştırıld ığ ı; p a ra n ın, m a d d e n in, g ü c ü n p u tlaştırildığı b ir d ü n y a d a k u rtu lu ş u n tek r e ç e te s i, H z. İb rah im in, sap m ış olan k en d i halkın a k arşı gösterd iğ i o n u rlu d iren iş ve k a rşı k o y u ştu r. B ir ta ra f ta babası ile birlik te bir halk, diğer ta r a f ta yalnızca A llah a inanıp dayanan, gü ven en ve de yalnızca A l lah tan k o rk an H z. İb rah im vardır. H z. İb rah im, m u v ah h id kim liği ile tek b a şın a bir ü m m e t olarak, bab asın a ve b ab asın ın şah sın d a y erleşik p u tp erest bir sistem e k arşı çık m a k ta d ır: Hani îbrnhiın, babası Azer'e (şöyle) demişti: Sen putları ilahlar mı ediniyorsun? Doğrusu, ben seni ve kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum. (6 Enam 74) H z. İb ra h im in için d e yaşadığı to p lu m, p u tp e rest b ir to p lu m d u r. Böylesi to p lu m la rd a p u d ar, aynı z a m a n d a y ö n e tim in b ir p arçasıd ır. T o p lu m d a h akim olan g ü ç m erk ezleri, refah tan ş ım a rıp azan ön de gelenler, p u tlar etrafın d a efsane m id e r oluştu rarak to p lu m u y ö n etm e y i tem el ilke e d in m işle r dir. B u siste m le rd e p u tlar, ib a d e t e d in ile n bir v a r lık o lm a n ın ö te sin d e, s ö m ü r ü ç a r k ın ın ağırlık 4 Ocak 2001 ÜMRAN

5 Jbrnliinii Dm ış CANOĞLU m erk ezin i de o lu ş tu ru rla r: thrnlıiın dedi ki: Siz gerçekten Allah ı bırakıp da dünya hayatında aranızda bir sevgi bağı olarak putları ilahlar edindiniz. Sonra da kıynnıet giiııi'ı, bir kısmınız bir kısmınızı inkar edip tnmmayacnk ve bir kısmınız bir kısnıınıza lanet edeceksiniz. Sizin barınma yeriniz ateştir ve hiçbir yardımcınız dtı yoktur. (29 Ankebut 25) Bu tü r to p lu m la rd a p u tlar; dü nya hayatn ıd a araların d a bir sevgi bağı o lu ştu rm ası ve böylelikle to p lu m u n d ah a k o lay k o n tro l ed ileb ilm esi için, re fah tan ş u n a rıp a zan ö n d e gelen ler ta ra fın d a n uyd u ru h n u ş ve isim le n d irilm işle rd ir: Bu(putlar), sizin ve ntalarınızın (kendi istek ve öngöriilerinize göre) isimlendirdiğiniz (kuru ve keyfî) i^simlerden başkası değildir. Allah, onlarla ilgili ispatlayıcı bir delil indirmeıniştir. Onlar, zatına ve nefislerinin heva olarak arzu ettiklerine uymaktadırlar. Oysa nndolsun, onlara Rablerindeıı yol gösterici gehniştir. (53 Necin 23) diyerek pu tperest düşünceye karşı tavır alm ak tadır. Y u karıdaki ayetlerde k o n u m u z açısın d an şu noktalar ön em lid ir: Putperestler, Allah tan korkm am ak ta ; fakat im an edenlerin p u tlardan korkm asın ı istem ek ted irler. P u tları ö n em li bir korku kaynağı olarak insanların hafızalarında diri tu ta rak to p lu m u y ö n e tm e ilkesi egem en d ir, bu tü r to p lum larda. B u n d an dolayı p u tların o to ritesin i sarsacak her düşünce, her fikir tehlikeli addedilir. Farklı dü şün en ler y ıp ra tm a, te c rit etm e ve k o rk u tm a ile sindirilm eye çalışılır. H z. İb rah im, bab asın ı p u tlard an v azg eçirm e k o n u su n d a ısrarcı o lu n ca, oğlu n a verecek cev abı k alm ay an b ab a, p u tlara olan bağlılığını oğlunu tehdit ederek ortaya koym uştur: "(Babası )Demişti ki: İbrahim, sen benim ilahlarımdan yüz mü çevirmektesin? Eğer bu tulumuna bir son vermeyecek olursan, andolsun seni taşa tu- T arihsel sü reci in celed iğim izd e, ihdas edilen ve k o ru m a zırh ın a b ü rü n d ü rü le n p u tlarla ilgili hiçbir ta rtışm a yap ılam ad ığ ın ı görm ek tey iz. Bu ülkelerde p u tlarm d ışın d a, A llah ın da varh ğı dahil olm ak şartıyla, h er şeyi tartışab ilirsin iz ve fakat p u tları ta rtışam a z, o n la r h akkında refah tan azan ön d e g elen lerin h o şu n a g itm eyecek h içb ir fikir beyan edem ezsin iz. R e fa h ta n şım arıp azan ö n d e gelenler, bu k o n u d a ile ri sü rü leb ilecek h er tü rlü fileri en gellem ek için k o rk u y u, bir y ö n e tim a ra cı o larak k u lla n m a k ta d ırla r. İşte b u n u n için H z. İbrahim : Ey kavmim, tortışnıasız ben sizin şirk koşmakta olduklarınızdan uzağım, gerçek şu ki, ben bir mııvahhid olarak yüziiınü gökleri w yeri yaratana çevirdim. Ve ben müşriklerden değilim. O beni doğru yola erdirmişken, siz benimle Allah konusunda çekişip tartışmaya mı girişiyorsunuz;' Sizin ona şirk koştuklarınızdan ben korkmuyorum, Rabbimin dilediği dışında hiçbir şey olmaz. Hem siz, O nun kendileri hakkında hiçbir ispatlayıcı delil indirmediği şeyleri Allah a ortak koşmaktan korkmuyorken, ben nasıl sizin şirk koştuklarınızdan korkanın? Şu halde güvenlik içinde olmak bakımından iki taraftan hangisi daha hak sahibidir? Eğer bilebilirseniz. (6 Enam 79-Hl) Hasan Aycın, Gece Yürüyüşü ÜMRAN Ocak

6 CANOĞLU îbrahimi Duruş tarım; uzun bir süre de benden uzaklaş. (İbrahun): Sizden de, Allah tan başka taptıklarınızdan da kopup ayrılıyorum ve Rabbime dua ediyorum. Umulur ki, Rabbime dua etmekle mutsuz olamayacağım. (19 Meryem 46,48) M e v cu t sistem in Refahtan şımarıp azan önde gelenler, sömürü ve zulüm çarkının işlemesini engelleyecek her türlü inanç, düşünce ve h a re k e te karşı taham m ülsüzdürler. Tarihte Hz. İbrahim'in yakılma teşeb b ü sü bunun en canlı örneklerinden biri olm uştur. re fa h ta n ş n n a n p azan ön d e gelenleri, p u tla rın o to rite s in i sarsacak, dolayısıyla kendi h ü k ü m ra n lık ların ı z ed eley ecek in a n ç, d ü şü n ce ve davranışlara hiç ta h a m m ü llü o la m a m ışlardır. O n e d e n le, H z. İb r a h im in p u tla r h ak k ın d ak i düşüncelerini an latm a d a k i k a rarlılığ ı karşısında, on u yakm ak g irişim in d e b u lu n m a k ta n ç e k in m em işlerdir: "Dediler ki Eğer bir şey yapacaksanız, onu yakın ve ilahlarınıza yardımda bulunun. Biz de dedik ki: Ey ateş, İbrahim e karşı soğuk ve esenlik ol. Ona bir düzen (tuzak) kurmak istediler, fakat biz onları daha çok kayba uğrayanlar ktldık. (21 Enbiya 68-70) B ir in san ; in a n çla rın d a n dolayı, b a b a sm m da dahil old u ğu bir topluluk tarafınd an yakılm ak isten m iştir. Yerleşik değerlerin (pu tperestlik ) tem ellerine yön elen bir eleştiri, çok şiddetli bir cezaland ırm a y ö n tem iy le su stu ru lm ak isten m iştir. R efah tan şım a rıp azan ö n d e gelenler, s ö m ü rü ve zulü m çark ın ın işlem esin i engelleyecek h er türlü in an ç, d ü şü n ce ve h arek ete karşı tah am m ü lsü z d ü rle r. Tarih te H z. İb ra h im in yakılm a teşeb b ü sü b u n u n en can h ö rn e k le rin d e n biri o lm u ştu r. G ü n ü m ü z T ü r kiye sind e y ap ılan lar ise, K a h ra m a n m a ra ş, Ç o ru m, M alaty a, T aksim ve Sivas olayları ve d aha n iceleri, refah ta n şım arıp azan ön d e gelen lerin to p lu m u k o rk u, ted h iş ve te rö r k ısk acın da y ö n eteb ilm ek için ta rih te y ap tık ların ın b ir tek ra rın d a n ib arettir. Sivas ta insanların diri diri yakılm ası için her türlü o rg a n iz a s y o n u y a p a n la rla, T a k sim de in san ları toplu olarak katledenler, refah tan şım arıp azan ö n de gelen lerin içind e yer aldığı aynı yap ın ın, aynı zih niyetin in san ları old uğu u n u tu lm am a lıd ır. B ir gü n bu gerçek o rtay a çık acak tır. Sivas olaylarının tertip ve tah rik çileri açıklandığında, halktan kop u k sistem lerin ne denli zalim olabildiği d ah a iyi anlaşılacak tır. Tarihsel sü reç incelendiğinde benzer sen aryolar hep tek rarlan ıp d u rm u ştu r. B e n z er sen ary olar her an uygulam a safhasına konulabilir. Buna, b u günlerde göz ardı edilm em esi gereken bir olgu olarak bakılm alıdır. H alkı sin d irerek d ah a ra h a t y ö n e teb ilm ek için k o rk u, silah o larak kullan ılm ak ta ve tü m ülke acım asız bir psikolojik savaşın içine so kulabilm ektedir: Halkın muhalif olduğu politikalar karşısında sessiz kalmasını sağlayabilmek için klasik bir yöntem vardır: Yüreklere korku salmak. Halk, malının, canının bir büyük düşmanın tehdidi altında bulunduğuna inandınlırsa, muhalif olduğu programların uygulanması karşısında sessiz kalmayı tercih eder, yapılanları hoş karşılamasa bile zaruri bulabilir. Yüreklere korku salabilmek için propaganda sistemi çalıştırılır... Gerçekleri saklamak, olabildiğince çarpıtmak, basını bir güzel yoğurup istenilen tarzda biçimlendirerek halkı uyutmasını sağlamak terör kültürü ile yoğurulmuş sistemlerin sıradan faaliyetlerindendir ^ İstenen son u ca ulaşabilm ek için, o zam an a kad ar halka söylenilen ve fak at g erçek te inanılm ayan bir çok k avram, ilke unutulur. H er şey tevil edilerek b ir ço k k avram ın içi b o şaltılır, a n lam alanları d araltılır veya sap tırıh r. H e r tü rlü hile, e n trik a, yol ve yön tem m übahlaşır: Nuh dedi ki: Rabbim, gerçekten onlar bana isyan ettiler; mal ve çocukları kendisine kayıptan başka bir şeyi arttırmayan kimselere uydular. Ve büyük hileli düzenler kurdular. ( 71 Nuh 21-22) R efah tan şım arıp azan ö n d e gelenler, genelde, gelenek, görenek, ö rf ve adetlere savaş açm ış o lm a larına; bu nları gerici unsur olarak görm ü ş olm ala- 6 Ocak 2001 ÜMRAN

7 n n a karşılık; p u tları sö z k o nusu olduğunda ne kadar k a tı, bağnaz, gelenekçi ve tu tu cu oldukları hem en g örü leb i lir. S ö m ü rü çark ın ın b o zu lu p m enfaatlerinin zedelen eceğini hissettikleri an d a, p u tların a aşırı bağlılık g ö ste rilerin e girişir, herkesi bağlılık y e m i nin e çağ ırırlar: Bu, sizi babalarunzın tapmakta olduklarından (ilahlarından) alıkoymak isteyen bir adamdan başkası değildir dediler. Ve dediler ki: Bu diiziilüp uydurulmuş bir ynldiulntı bnşkn bir şey de dcğil- dir. (34 Sebe 43) Ve dediler ki: Kendi ilahlanmzı bırakmayın; bırakmayın ne Vedd i, ne Suva ı, ne Yeğus u, ne Ye uk u ve de Nesr i. Böylece onlar, çoğu kimseyi şn- şırtıp-saptırdılnr. Sen de o zalimlere sapıklıktnıı bnş- knsun arttirmn."(71 Nuh 23-24) Y u karıda geçen a y etler( 1 9 / ,2 1 / , 7 1 / ) daha dikkatlice incelendiğinde korkuya n e den olan üç ana u n su ru n old uğu nu görürüz: Canlı varlığın tehlikede olması, neslin tehlikede olması, inanan tehlikede olması. Etkileşim sırasına g ö re tan zim edersek in san, gen el olarak, ö n ce inancı için, so n ra ço c u ğ u (gelecek nesiller için ), so n ra da kendisi için tehlikeye atılır. O n ed enledir ki gerek H z. N uh ve gerekse H z. İb rah im, bu üç ana un suru göz ön üne alaral< A llah a dua etm işlerdir: Hz. İbrahim in ateşe atılırken söylediği 'Allah bana kâfidir* ve kavmi ile tartışm asında söylediği *ben sizin ifahlan- nızdan korlanuyorum' sözleri, onun teslim iyetinin bir ölçüsü olmanın yanısıra; tüm korkulan, Allah korkusu içinde eritip yok ettiğinin de bir göstergesidir. Ibmlıiınî Dıınış CANOĞLU zen e k arşı m ü ca d e le s in d e kendi varlığım, inancın d evam ı kanu niyeti içinde eritip, b ü tü n o lu m su z k o şu lla ra rağm en, inancının gerektirdiği du ru şu, tavrı sergilem iştir: Gerçek şu ki, ben bir muvahhid olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana çevirdim. Ve ben müşriklerden değihm. (6 Enam 79) Yalnızca A llaha kulluk e t m e n in, yaln ızca O n a ibadet e tm e n in, yalnızca O nu tlah ve Rab e d in m e n in, yaln ızca O nd an k o rk m a n ın ve yaln ız ca O nd an istem en in doğal so n u cu olarak H z. İb rah im, böyle bir tavır, bir duruş o r taya koym aktadır. B u nedenle Allah, tüm m ü m in lere Hz. İb rah im i örn ek olarak gösterm ek ted ir: "İbrahim ve onunla birlikte olanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Haili onlar kendi knvımlerine demişlerdi ki: Biz, sîzlerden ve Allah ın dışında tapmakta olduklarınızdan gerçekten uzağız. Sizi tammnyıp inkar ettik. Sizinle aramızda, siz Allah a bir olarak iman edinceye kadnr ebedi bir düşnıanhk ve bir kin baş göstermiştir. And olsun, onlarda sîzler için, Allah ı veahiret gününü umut etmekte olanlar için güzel bir örnek vardır. Kim de yüz çevirecek olursa, artık şüphesiz Allah, Ğaıiiydir, Hamiddir ( 60 Mümtahiııe 4,6) İbrahimî Özellikler (Nuh) Rabbim, beni, annemi-babaım, mümin olarak evime gireni, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla. Zalim olanlara yıkımdan başkasmı arttırma."(71 Nuh 2S) (İbrahim) Bu şehri güvenli kü, beni ve çocuklarımı putlara kulluk etmekten uzak tut. Rabbim, beni namazında sürekli olan kıl, soyumdan olanları da. Rabbimiz duamı kabul buyur. Rabbimiz, sorgu başa dikileceği gün, beni, amıe-babamı ve müminleri bağışla. (14 tbrahiın 35,40,41) B u üç u n s u r için d e en etkili olan ise, in a n cın geleceği s o ru n u d u r. H z. İb ra h im p u tp erest bir d ü A llah, H z. İb rah im i m ü m in lere ö rn e k o la ra k g ö s terdiğine göre acab a bu örnek insanın tem el özellikleri nelerdir? K u ra n -ı K erim den H z. İb ra h im in en tem el özelliklerini aşağıdaki gibi özetleyebiliriz: N u h un m ille tin d e n (3 7 /8 3 ) Seçilm iş ö n d er, elçi, p e y g a m b e r ( 2 /1 2 4, /1 2 0,1 2 1 ) Yalnızca A llah tan k o r k a n (1 5 / , 6 /8 0,8 1, 5 1 /2 8,2 9 ) M uvahhid ve tek başına bir ü m m et (1 6 /1 2 0,1 2 1 ) ÜMRAN Ocak

8 CANOĞLU Ibmiıiıııi Dtınış H a n if ( 3 /6 7 ) A llah ın d o stu ( 4 / / ) A llah a itaat ve ib ad et eden (7 /1 3 1, 1 6 /1 2 0, 2 1 /7 3 ) D o ğ ru yold a o la n (6 / /9 9,1 0 0 ) K itap verilen ( 2 9 / /3 6,3 7 ) H ik m e t s a h ib i(2 6 /8 3 ) D elil v e rile n (6 / 8 3,7 5 ) İlim sahibi (1 9 /4 3 ) R ü şd sahibi (21 /5 1 ) Akıl yü rü ten ve aklı en iyi şekilde gerçeği a ra m a d a k u llc in a n (6 / , 1 5 /5 4,5 5, 1 9 /4 2, 3 7 /9 5,9 6 ) M u tm a in olm ak isteyen (2 /2 5 9,2 6 0, 6 /7 5 ) İyi b ir ta r tış m a c ı(3 7 / , , 2 /2 5 8 ) K en d isin i A llah a v e rm iş( 1 1 /7 5 ) S a lih le rd e n (1 6 /1 2 2, 2 9 / 2 7, 2 6 /8 3,8 4 ) Ş ü k re d ic i(1 6 /1 2 1 ) D e n e n m iş (2 /1 2 4, 3 7 / ) D u a e d e n ( 2 / ,1 4 /3 5, /5 ) D ü şü n en ve d ü şü n m ey e davet e d e n ( ,76, 2 9 /1 9 N eslini d ü şü n en ( 2 / , 2 9 / 2 7) A h iret y u rd u n u d ü ş ü n e n (3 8 /4 6 ) İyi d a v r a n a n (6 /8 4 ) K u v v e tli(3 8 /4 5 ) B a s ire tli(3 8 /4 5 ) I h la s h (3 8 /4 5 ) S a b ı r h ( 9 / ) Ü m it d o lu (1 5 /5 5,5 6 ) Y u m u şak h u y l u ( 9 / 1 1 4, 1 1 /7 5 ) K alb -i seh m s a h ib i(3 7 / 8 4 ) A lide vefalı (5 3 /3 6,3 7 ) İn san lara ö r n e k (6 0 /4,6 ) M ü s lü m a n, m ü şrik le rd en o lm a y an ( 2 /1 3 1, 6 /1 6 1, 1 6 / 1 2 0,1 2 3,3 7 / ) A llah ın d ü şm an ların ı veli ed in m eyen, o n la r d an k o p u p u z a k la ş a n (9 /1 1 4, 4 3 /2 6, 6 0 /4, 1 9 /4 8, /6 7 ) A lla h ın ra h m e tin i k a z a n m ış ( 1 1 /7 3, 1 2 /6, 1 9 /4 7 ) D erecesi y ü k s e k (6 /8 3 ) K e n d isin e gü zellik ve m ü k a fa t v e rilm iş ( 1 6 /1 2 2, 2 9 /2 7 ) G ö rü leb ileceği gibi, H z. İb ra h im in en tem el, en b elirgin vasfı, p u tp e re st b ir to p lu m içerisin d e tek b aşın a kalm ış o lm a sın a karşın in an cın d an ve b u uğurd ak i m ü cad elesin d en v azg eçm em iş o lm ası ve b u uğurdaki kararh lığıd ır. Tek b aşm a o lm asın a rağ m en h içb ir k o rk u ve kaygıya k ap ılm ad an, en o lu m su z şartlard a d iren m en in, ayakta k alm an ın sem b o lü d ü r o. O n ed en le K u ra n -ı K erim on u h em tekil, muvahhid, h em de çoğul, ümmet, olarak ta nıtm akta ve örnek olarak gelecek nesillere g ö sterm ek ted ir: Gerçek şu ki, İbrnhiın tek başına bir ümmetti; Allah a gönülden yönelip itaat eden bir muvahhiddi ve o müşriklerden değildi. (16 Nahi 120) H z. İb rah im in ateşe atılırken söylediği A llah b a n a k â fid ir ve kavm i ile tartışm a sın d a söylediği b en sizin ila h ların ız d a n k o rlc m u y o ru m, sizd en ve sizin ilah ların ız d a n k o p u p a y rılıy o ru m sözleri, o n u n teslim iyetinin bir ö lçü sü o lm a n ın y an ısıra; tü m korkuları, Allah korkusu içinde eritip yok e t tiğinin de bir göstergesid ir. B ir ö n d e r ve ö rn e k o la rak o, ö z g ü r o lm a n ın y o lu n u n yaln ızca A llah tan korkarak ve böylelikle tü m kork ulardan arın m a k tan geçtiğini, tü m im an edenlere gösterm ektedir. H z. İb ra h im in bu tem e l vasfın ı K u r a n dald k o rk u ay etleri ile birlilcte d e ğ e rle n d irerek y a lm z ca A llah ta n k o rk a n la rın, İb ra h im i v a sıfların ı o rta y a k o y acağız. Yalnızca A llah tan k o rk an bir m ü m in, A llah ın çizdiği sınırları k o ru m a konusu nd a gerekli hassasiyeti gösterir. K u ra n -ı K e rim de A llah kork usu ile bağlantılı o larak zik redilen A llah tan k o rk an ların özellikleri ya da d a v ran ış şek illerin i (İb ra h im î Ö zellilder) aşağıdaki gibi özetleyebiliriz: Yalnızca A llah tan k o rk m ak (33 Ahzab 37, 16 N ahi 5 1,5 2, 5 M aid e 4 4, 3 A l-i İm ra n ) A llah tan gerektiği gibi ve O nun şanına yaraşır bir şekilde k o rk m a k (5 M aid e 11, 3 A l-i İ m ran 102) Y alnızca A llah a kulluk, ib ad et e tm e k ( l l H u d 2 6,5 0,6 1,8 4,1 F a tih a 4 ) A llah tan başka ilah ve rab e d in m e m e k (l 1 H u d 2 6,5 0,6 1,8 4 ) 8 Ocak 2001 UMMN

9 Ibmhiliıi Dıınif CANOĞLU A llah ı d in lem ek (5 M aid e 1 0 8, 16 Nahi 2) A llah a g ü ven m ek (5 M aid e 11, A l-i lın ran ) A llah a yaklaşm aya yol a ra m a k (5 M aid e 3 5 ) P eygam b ere itaat e tm e k (4 3 Z u h ru f 6 3, 2 6 Şua ra 1 1 0,1 3 1,1 5 0 ) Kafir ve m ünafıklara boyun eğm em ek ve veli olarak kabul e tm e m e k (3 3 A hzab 1, 5 M aid e 5 7) Allah uğrunda m ü cadele etm ek(5 M aide 35, 8 Enfal 6 0 ) G ü n a h ta n sak ın m a k (2 B ak ara ) A llah ın ayederini alaya alm am ak (2 Bakara Yalnızca Allah tan Korkmak ) H addi aşm am ak ve bu konuda yardım laşm a- m a k (5 M aid e 2,4, 5 9 H a şr 7 ) Ö lçü y ü ve tartıyı eksik t u tm a m a k (ll H ud 8 4 ) Adil olm ak (5 M aide 2,8 2 B akara 180) Sözü doğru söylem ek (33 A hzab 70) H elal k a zan ç(5 M aid e 4, 8 8 ) Faiz y e m em e k (2 B a k a ra ) E şcin sel o lm a m a k ( 11 H u d 7 8, 15 H icr 6 8,6 9 ) C in ay et işlem e m ek (5 M a id e 2 8 ) M escitleri im ar e tm e k (9 Tevbe 18) Şahitlikte adil d a v ra n m a k (2 B ak ara 2 8 2,2 8 3 ) V asiyette adil o lm a k (2 B a k a ra 1 80 ) B orçlu y a iyi d a v ra n m a k (2 B ak a ra 2 8 2,2 8 3 ) M ahn, can ın, neslin ve inancın tehlike altında o l m ası d u ru m u n d a genelde insanlar, özeld e m ü m in ler, inancını yaşatm ak için tüm im kanların ı seferber ederek ölüm de dahil olm ak üzere her şeyi g ö ze alırlar. Bu insanlık tarih in d e genel bir k an u n iy et olarak hep var o lm u ştu r. M ü m in le r ise bu n o k tad a özel bir yer işgal ederler. O nlar, öldükten son ra d i rilm eye, A llah ın h u zu ru n d a hesap v erm eye olan inançların dan dolayı dünyayı ahiret için bir h azırlık, bir tarla gibi görü rler. Ö ldükten son ra dirilm e vc yaptıklarından d o layı hesap v erm e, m ü m in i teyakkuz h alinde tutan bir duygu olu ştu ru r. O hesap gü nün de Allah ın E m a n e te ih an et e tm e - h u z u ru n d a m a h ç u p m e k (2 B ak ara ) o lm a, A llah ın rızasını E şlerin h akların a r i k a y b e tm e m ü m in in ayet e tm ek [A ilevi asıl korkusudur. R ah geçim sizlik( 4 N isa 3 5, ), k a d ın la r m etli N ecip Fazıl, A l lah k o rk u su n u, a ra sın d a a d a le t (4 N isa 3 ), eşlere g ü ven (2 B ak ara ), Bu yük Senden Al- Inh tm, b o şa n m ış e şle rin Çekeceğim n açan m! h a k la rı(2 B a k a ra Senden Sana sığınır, 2 3 1, ), ço cu ğ u n Senden Sana kaçarım! m e m ed en k esilm e si (2 B a k a ra diyerek en güzel şekilde, )n d e l ifade etm e k te M ü slü m an ların birlik dir. ve d a y a n ış m a s ın ı B ir ç o k k o rk u s a ğ la m a k (8 E n fa l k a y n a ğ ı a y n ı a n d a 1,4 6 3 A l-i İm ra n v u k u b u ld u ğ u n d a, ) m ü m in in b u n la rın D ini alay ve eğlen ce k o n u su e d in e n le ri etkisi altın da k alm a veli e d in m e m e k (5 m ası m ü m k ü n o lm a M aide 57) Hasan Aycın, Gece Yürüyüşü yabilir. K o rk u la r a n a UMRAN O cok

10 CANOGLU ib,ahimi Duruş fo ru n d a y a ş a n a n g e çici re jim bu b a la m d a n ö n e m li değildir. Ö n e m li o la n l<alıcı h a ld ir; k alıcı hal ü z erin d e h an g i k o rk u k a y n ağ ın ın etkili o ld u ğ u dur. İşte y a ln ızca A llah ta n k o rk m a k ta n k a ste ttiğ i m iz, kahcı halim A llah kork usu ile tayin ed ilm esidir. Bu nedenle m ü m in, in a n cın a z a ra r verecek, dolayısıyla ölü m ötesi hayatta kendini sıkıntıya so kacak herhangi bir davran ış içinde bu lun am az. İşte bu yü zd en d ir ki A llah, m ü m in leri y aln ızca k endinden korkm aya çağ ırarak korkularından arın d ırm ak ister: Öyleyse benden, yalnızca benden korkun. Göklerde, yerde ne varsa onıındur, itnat-kulluk da O nundur. Böyleyken Allah tan başkasnulan im korkup saktnıyorsunuz. (l6 Nahi 51,52) Öyleyse insanlardan korkmayın, benden korkun ve ayetlerimi az bir değere karşıuk satwaym. (5 Maide 44) A llah ; K u ran -ı K erim in değişik yerlerinde, kafirlerden, zalim lerd en, m ü şrik lerd en ve o n ların ilahlarından, kınayıcıların kınam asından ve şeytan d a n k o rk m a m a la rı gerektiğini m ü m in lere h a- tırla tm a k ta d ır(5 M aid e 3,5 4, 6 E n a m 8 1,8 2 ). Yalnızca A llah tan k o rk m a n ın m ü m in o lm a şartı ile birlikte ifade edilm esi, m ü m in olm ak tan ne an lam a m ız gerektiğini de b e rra k laştırm ak tad ır: î}te bu şeytan, ancak kendi dostlarmı korkutur. Siz onlardan korkmaym, eğer müminlerseniz, Ben'den korkun. (5 Al-i lmranl75). Allah tan Gerektiği Gibi Korkmak A llah k o rk u su ; ferdin tüm anlayışını, d avranışını, y aşan tısın ı, eylem lerin i ve ilişkilerini A llah ın koyduğu, sın ırların ı belirlediği ilkelere, kurallara göre yapm ak, tan zim etm ek dem ektir. Sadece dille tek ra rla n ıp d u ra n ve fakat davranışlara yansım ayan bir Allah korkusu, gerçek te fertte m e v cu t olm ayan bir k ork u d em ektir. K ork an, devam lı ağlayıp d u ra n kim se de değildir. Eğer Allah kork usun dan bahsediliyorsa, davran ışlara yansıyan bir yön ü m utlaka var olm alıdır. A llah tan k o rk m ak, o n u n azab ın d an ve on u n sıfatların ın d e rin a n la m la rın ı b ilm e k te n n eşet eden teyakkuz h alin d e b u lu n m ak tır. K endisinden dolayı ceza çek eceğin i bildiği şeyleri y ap m ak tan k açm an kim se, gerçek te A llah tan kork m ak tad ır. G azzali, kalpde vu k u b u lan k o rk u n u n d erecesin e bağlı o larak d avran ışları d ü zeltm ey i, iffet, vera, talw a, sıddîk ve m u k a rre b şeklinde b ir tasnife tabi tutm uştur^: Amellerde eseri olan nesnelerden olan korkunun en az dcrece.si, kişiyi mahzurlu şeylerden men etmektir. Kişiyi mahzurlu şeylerden men etmekten meydana gelen harekete VERA denir. Eğer kuvveti artarsa, kendisine haramın katılması mümkün olan nesnelerden de sakınacaktır. Ve böylece kesinlilde haram olmadığını bilen mübahlardan da sakınacaktır. Bü harekete TAKVA adı verilir. Zira takva demek, kendisini şüpheye daldıranı bırakıp şüphesize doğru gitmek demektir. Bu hareket, bazen, kendisini zararsız bir tabın hareketleri, zarar- 10 Ocak 2001 ÜMRAN

11 Ibralıiınî Dttnı^ CANOĞLU hnın korkusundan terk etmeye de sürülder. Bu durum talcvada doğruluktur... Bunun sahibine SIDDÎK demek uygun olur. Takva, doğruluğa; vera da takvaya, iffet de veraya dahil olur. Çünkü iffet, özel olarak şehvetin isteklerinden imtina etmekten ibarettir. Madem ki, durum budur; öyleyse korku men olunmak ve harama dalmamak suretiyle azalarda tesir eder. Men olmak sebebiyle ona İFFET ismi verilir. îffet, şehvetin isteğinden men olunmak demektir. Bundan daha yücesi veradır. Takva ise veradan daha üstündür. Çünkü o, hem mahzurludan, hem de şüpheliden men olunmanın ismidir. Onun arkasından sıddîk ve MUKARREB ismi vardu'. B öylesi b ir d eğişim, m arifete, akim ve kalbin tem izliğin e ve im an m d u ru m u n a bağlı o larak v u ku bulur. B u d ö rt şarta b ağlılıktan dolayı A llah tan gerektiği gibi ancak peygam berler, alim ler ve tem iz akil sahipleri korkm aktadu ': Ki onlar (o peygamberler), Allah ın risaletiııi tebliğ edenler, O ndan içleri titreyerek korkanlar ve Allah dışında hiç kimseden korkmayanlardır."(33 Ahzab 39) Kulları içinde ise, Allah'tan ancak alim olanlar içleri titreyerek korkar... (35 Fatır 28) "Ey temiz akıl sahipleri, Allah tan korkup sakının. (5 Maide 100) Ey iman etmekte olan temiz akıl sahipleri, Allah tan korkup sakının. (65 Talak 10) A yetlerden de görü leb ileceği gibi m ü m in lerin, tem iz akla sahip olarak A llah tan korkup sak ınm a ları isten m ek ted ir. Bu b o y u tu y la m ü m in in tem el d a v ran ışla rın d a n b irin cisi, A llah ın şan ın a yaraşır şekilde A llah tan kork m asıdır: Ey iman edenler, Allah tan nasıl korkup sakınmak gerekiyorsa öylece korkup sakının ve siz, miislii- man olmaktan halika birdin ve tutum üzerinde öl- nıeyin. (3 Al-i İmran 102) A llah a y a ra şır şekilde A llah tan k o rk m ak de-,,mek, Allah ın adını yükseltm ek, on u n em ir ve yasaklarına riayet ederek gösterdiği yolda y ü rü m ek tir. O n u n d ışın da ed inilen tü m ilah ve rab ların h ü - k ü m ran lığ m a son v e rm e k tir: Benden halika ilah yoktur, şu halde benden korkup sakunn diye uyarıp korkutun. (16 Nahi 2) B ir m ü m in için ; şey tan m taraftarları ile işgal edilm iş bir d ü n y a d a, A llah tan başka ilah ve rab o l m adığını deklare etm ek d em ek, zulm e karşı H z. İb ra h im gib i m e y d a n o k u m ak d em ek tir. İşte böyle b ir d u ru m d a d im d ik ayakta d u ra bilm ek için, H z. İb rah im in ateşe atılırken Allah bana kâfid ir diyeb ilm e g ü ç, ira d e ve b ilin cin d e olm ak gerekir. B u nun yolu da, A llah a gü ven ip d ayan m ak, O na teslim olm ak, O nd an gerektiği gibi vesileler aram ak tır: Bir müminin en tem el, vazgeçilem ez vasfı, 'Rabbin azabından emin olm am a ile 'Rabbin azabına karşı daimi bir korku içinde bulunm a halidir. Bu, Allah tan g e re k tiği gibi korkm ak d e m ektir. Bu ana frekans yoksa, pek çok düşünce ve davranış, şeklf olm aktan ö te y e gid em e yecektir. kork up O na yaklaştıracak Ey iman edenler, Allah tan korkup sakının ve sizi ona yaklaştıracak vesile arayın; O nuıı yolunda ci- had edin, umulur ki kurtuluşa erersiniz. (5 Maide 35). A n ca k bu d u ru m d a m ü m in ler, iffet h alinden sıddîk halin e d o ğ ru sürekli b ir yükseliş içerisin d e bulu n ab ilirler: Ancak namaz kılanlar hariç; Ki onlar, namazlarında süreklidirler Ve onların mııllnrında belirli bir hak vardır; Yoksul ve yoksun olanlar için. Onlar, din gününü de tasdik etmektedirler. Onlar, Rablerinin azabına karşı daimi bir korku duymaktadırlar. Şüphesiz Rablerinin azabından emin olunamaz. Ve onlar, ırzlarını korurlar; Ancak kendi eşleri ya da sağ ellerinin malik olduğu başka; çünkü onlar bunlardan dolayı kınanmazlar. Fakat bunun ötesini arayanlar, artık onlar sınırı çiğneyenlerdir. Bir de onlar, kendilerine verilen emanete ve verdikleri ahde riayet edenlerdir. Şahitliklerinde dosdoğru davrananlardır, Namazla- ÜMRAN Ocak

12 CANOĞLU îbmitimi Dıınış mu titizlikle koruyaninrciır. İşte onlar, cennetler içinde nğnimmnbrcin-. (70 Mearic 22-35) B u radaki ayetlerin tüm ü nam az kılanlarm tem el vasıflarm ı anlatm aktadn-. A n cak ayetlerde R a b le rin in a zab ın a k arşı d aim i b ir k o rk u d u y m a la rı ile R a b le rin in a zab ın d an e m in o lu n a m a z tarzm d a yer alan iki h ü k ü m, b ü tü n bu özelliklere hayat veren, on ları can lı b ir şekilde y aşan ır kılan ve sürekliliği sağ layan ana unsurlardn-. Bir m ü m in in en tem el, vazgeçilem ez vasfı, R ab b in a z a b m d a n e m in o lm a m a ile R ab b in a z a b ın a k arşı d a im i b ir k o rk u içind e b u lu n m a h alid ir. B u, A lla h ta n g e re k tiğ i gib i k o rk m a k d em ek tir. Bu ana frekans yok sa, p ek çok d ü şü n ce ve d a v ran ış, şeklî o lm a k tan öteye g id e m e yecek tir: "Dini ydlnııltimaktn oinnı gördün mü? İşte yetimi itip kakan, yoksulu doyurmayı teşvik etmeyen od ur. İşte (şu) namaz kılanlarm vay haline, ki onlar, namazlarmda yanılgıdadırlar, Onlar gösteriş yapmaktadırlar, ve ufacık bir yardı- mı do engellemektedirler! (107 Maun 1-7) Adil Olmak Allah tan gerektiği gibi korkan bir m ü m in, ö n ce likli olarak adildir; adaletin m ülkün tem eli old u ğunu bilir ve on u n gereğini en güzel bir şekilde yerin e g etirir: Ey iman edenler, adaletli şahitler olarak, Allah için, hakkı ayakta tutanlar olun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten alıkoymasın. Adalet yapın. O, takvaya daha yakındır. Allah tan korkup sakının. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır. (5 Maide «S'j H u k u k u n ü stü n lü ğ ü, an cak ad alet ile sağlanır. A d alet h erk es için, h e r z a m a n ve h er y erd e h ak im kılınm alıdır. A llah m bize em rettiği, kendi aleyhim ize d ah i olsa ayakta tu tu lm ası gereken en tem el olgu lard an b irid ir ad alet. H erkesi içerm ey en bir hukuk ve adalet anlayışı, bir sistem in en ciddi çık m azlarınd an biridir. Yakın tarih im izd e ve 28 Ş u b at p o stm o d e rn d arbe sü recin d e yaşan an lar, b u n u n en canlı kan ıtı olarak tarih e g eçecek tir. D ah a ö n ce leri suç kabul edilm eyen, fakat 28 Şu bat tan son ra suç olarak telakki edilen bazı d ü şü n ce veya fiiller, m edya a r a c ı -. lığı ile gerçekleştirilip gerçekleştirilm ediği cezaland ırm ad a ö n em li olm ak tad ır. N eden? Ç ü n k ü cez a lan d ırılm ası isten en fertler ö n ce tesp it edilm ek te, so n ra da on a uygun k an u n ihdas edilm ek ted ir. B u, sanıkların id am ın a, tan ık ların b ilah are din lenm esine k arar v e rilm iştir diyen İstiklal M ahkem e si veya Biz ad am ı ön ce asar, s o n ra y arg ılarız diyen İn ö n ü n ü n m an tığ ıd ır. 28 Ş u b at p o stm o d e rn darbe süreci bu adaletsiz anlayışı yeniden h o rtlatm ıştır. A y rıca d irek tiflerle, a n d ıç la m a la rla m ed y a, yargı ve e k o n o m ik g irişim leri nasıl y ön len d ird ik leri, bugün artık bilinen gerçeklerdir. P a ra şü t balin a, k a sırg a, b u fa lo ve d u m a n o p e ra s y o n la rı ile ortaya çıkan, sad ece üu<enin nasıl soyu ld u ğu d e ğild ir; aynı z a m a n d a 28 Ş u b a t m a m a c ı, m a n tığ ı ve de y a p ılan ışıd ır. B u d ö n e m aydın latılab ild iğ i o ra n d a T ü rk iy e h u z u ra k a v u şa cak ve y o lu n u d ah a rah at bulabilecektir. İslam coğrafy ası A llah k o rk u su n a d ay an an bir adalet anlayışına sahip old u ğu d ö n e m le rd e, y ö n e tim ler, halkı ile b ü tün leşm iş olarak dünyaya ö n derlik yapm ış, h u zu r ve m utlu luğu dünyaya yaym ıştır. Ç ü n k ü A llah tan gerektiği gibi k o rk m ak o n ları, adaletsizlikten, haddi aşm ak tan, tarafgir davran m ak tan ve bu alanlarda dayanışm a içinde b u lu n m ak tan alık o y m u ştu r: "...Bir topluluğa olan kininiz, sakın sizi haddi aşmaya sürüklemesin, iyilik ve takva konusunda yardnnlaşnı, günah ve haddi aşmada yardımlaşmayın ve Allah tan korkup sakının. Gerçekten Allah, sonuçlandırması pek şiddetli olaııdır."( 5 Maide 2) SÖZÜ Doğru Söylemek Yalnızca Allah tan ve gerekliği gibi kork an m ü m in ler, söz, d avran ış ve tu tu m la rın d a d o ğ ru olm alı, d o ğ ru y u söylem eli ve d o ğ ru n u n y a n ın d a yer a lm a lıdırlar: 12 Ocak 2001 UMllAN

13 ibmiıiıııi Dunış CANOĞLU "Ey iınaiı edenler, Allah tan korkup salanın ve sözü doğru olarak söyleyin. Ki O (Atlnlı), (iınelkriııizi ıslah etsin ve sizegiiııah- Inrınızı bağıllasın. Kim Allah a w Rasûliiııe itaat ederse, artık o en biiyiik kurtuluşla Idırtıılırıuştur."(33 Alızah 70,71) G erçek k u rtu lu ş, Allalı tan k o rk up sak ın m a, Allah ve R asûlüne itaat ve sözü d oğru olarak söylem ekle ilişkili o la ra k ifade ed ilm ek ted ir b u rad a. H alka d o ğ ru bilgi v erm ek, halkı y a n ıltm am a k, m a - nipüle e tm e m e k, yanlış y ö n len d irm em e k, y a p m a yacağı veya y a p a m ay a cağ ı şeyleri sö y le m em e k, dün başka, b u g ü n başka d e m e m ek, m u h ale fe t ve iktidarda iken farklı şeyler sö y lem em ek, hep bu kapsam da değerlendirilm elidir. Z u lm ün kol gezdiği bir ülkede halk, genel o larak kandırılm a ve kork utulm a esasına göre y ö n e tilm eye çalışıldığı için ülke, bir türlü b u n alım ın içinden çık arılam az. Ö z ü n d e A llah ta n k o rk u p salan m a o lm a y an b ir sö y le m alışk an lığı, n asıl olsa u n u tu rlar ve alışırlar yanlış v arsayım ı, doğal o larak bu so n u c u d o ğ u ru r. B u anlayıştaki in san ların ülkeyi yön etm esi veya liderlik k on u m u n a yükselmesi kaçınılm az olarak fesadın yayılm asına, h a r sın, neslin ve de e k o n o m in in b o zu lm asın a neden olm aktad ır: İnsanlardan öylesi de vardır ki, dünya hayatına ilişkin sözleri senin hoşuna gider ve kalbiıulekine rağmen Allah ı şahit getirir; oysa o azılı bir düşmandır. O, iş başına geçti mi yeryüzünde fesad çıkarmaya, ekini ve nesli helak etmeye çaba harcar. Allah ise, fesadı sevmez. Ona: Allah'tan kork denildiği zaman, onu büyüklük gururu günaha sürükleyerek alıp kuşatır. Böylesıne cehennem yeter; ne kötü bir yataktır o. İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah ın rızasını arayıp kazanmak amacıyla-nefsini satın alır. Allah kullarına karşı şefkatli olandır. Ey iman edenler, hepiniz topluca İslam a girin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır (2 Bakara S) etkin olabilm esi, öncelikle bu insan u n su ru n u n y ö n etim in d en k u rtu lm asın a bağlıdır. İn san ın şeref ve haysiyetini ayaklar altına alan, halkı h o r ve hakir gören, in a n ç ve dü şü n ce h ü rriy e tin e ta h a m m ü l ed em ey en, sanal bir halk için yaşayan, g erçek te var olan b ir halkı b o y u n d u ru k altın a alm aya çalışan bu anlayışı ve bu insan u n surun u m u tlak a değiştirm eliyiz. Eğer yalnızca ve gerektiği gibi A llah tan ko rk u yorsak bu so ru n u aşm alıyız. H alkın hakkını gasp edenleri deşifre ve tecrit etm eliyiz: Ey iman edenler, sizden önce kendilerine kitap verilenlerden, dininizi alay ve oyun konusu edinenleri ve kafirleri veliler edinmeyiniz. Ve eğer inanıyorsanız, Allah tan korkup-saktnın. Onlar, siz birbirinizi namaza çağırdığınızda onu alay ve oyun konusu edinirler. Bu gerçekten onların akıl erdirmeyen bir topluluk olnıalarındandır. (5 Maide 57, 58) Bu hak gaspçılarını etkisiz hale getirm en in y o lu m ü cad eled ir. İn atla, sabırla ve m e şru iy e t içinde yürütülecek bir m ücadele ile b ü tü n engeller aşılabilir, kurulan tuzaldar işe yaram az hale getirilebilir. B ü tü n k o rk ulardan arın ıp y a ln ızca A llah tan k o rk arak, O na güvenip d ayan arak, O na sığınarak A llah ın gösterd iğ i d o sd oğru yolda İb ra h im î d u ru şu göstererek ; ve bu yolda tü m m azlu m lara k im likleri soru lm ad an birlik içinde sahip çıkarak zulm e son verilebilir: Ey iman edenler, bir toplulukla karşı karşıya geldiğiniz zaman, dayanıklılık gösterin ve Allah ı da çokça zikredin. Umulur ki kurtuluş bulursunuz. Allah ve Resûlüne itaat edin ve çekişip birbirinize düşmeyin; çözülüp yılgınlaşırsımz, gücünüz gider. Sabredin. Şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir. Bir de yurtlarından refahtan şımarıp azıtarak, insanlara gösteriş yaparak çıkanlar ve halkı Allah ın yolundan engelleyenler gibi olmayın. Allah, onların yapmakta olduklarını çepeçevre kuşataııdır. (8 Enfal 45-47) Mücadele ve Sabır Türkiye nin huzura kavuşabilm esi, kalkınm a h a m lesini gerçek leştireb ih n esi ve u lu slararası aland a DİPNOTLAR \- Noam Chomsky, Terörizm Kültiirii/ABD Terörü, Pınar yay., 1st, 1992, S İmam Gazali, İhyau Uhmıi d-diıı, ksbn yay., s.9-10 ÜMRAN Ocak

14 KAPAK Sabredin! Allah ın Vaadi Yakındır Abdullah Yıldız Ü m r a n ın 4 9. sayısnıda* yayım lad ığım ız; T ü rk iy e nin çö k ü şü n eşiğ in d e bir ülke m a n z arası arzettiğin i, y ö n etici elitin ise bu başaşağı gidişi engelleyecek köklü çözü m ler yerin e d evek u şu siyaseti izlem eyi tercih ettiğini vu rg u layan y azım ızı, l e girerk en yeniden h a- tırla (t)m a k ta n k en d im izi alam ad ık. S ö zü n ü ettiğ im iz yazıya, İbn H ald u n ve İgna- zio Silone den yaptığım ız alıntılarla başlam ış, a r d ın d an da T ü rk iy e nin siyasi, sosyal, ek o n o m ik, a h la k i... p a n o ra m a sın d a n kesitler su n arak akıl ve iz an sah iplerin e seslenm iştik. B u gün, aynı kahredici m an zaran ın daha da kronikleştiğine dikkat çe kiyor ve tarih in şaşm a z y a saların ı{sü n n etu lla h ) bir kez daha h atırlatıyoru z: İhtiyarlık Çağı, Çöküş Süreci ve Devekuşu Siyaseti B ü yük İslam tarih çisi İbn H a ld u n, ü n lü M u k ad d i- m e sinde^; d evletin de tıpkı in sa n la r gibi, d o ğ u p b ü y ü m e, gelişm e, d u ra ğ a n la şm a ve ih tiy arlam a d e v rele rin d en geçtiğ in i, her d ö n e m in k endine has özellikler taşıd ığ ım uzun u zu n a n latır: ''Zafer ve maksatlara erilme çağı olan b irin ci devred e asab iy et/d ayan ışm a ru h u o ld u k ça canlı olu p d evletin b aşın d a b u lu n an lar halkın fikir ve oylarını alm ad an tek başına hareket etm ezler. A n cak ikinci d evred e h ü k ü m d a r/y ö n e ticile r, devlet idaresini, daha ön ce birlikte m ü cad ele ettilderi in san larla paylanmaktan kaçtmrlar, gid erek kendilerin e köleler ve y a rd ım cıla r ed in m e y e başlarlar. Ü ç ü n c ü d evre devletin servet ve meyvelerinden faydalanma ve rahatlık çağt dır; b u d ö n e m d e h ü k ü m d arlar, büyük bin alar, köşkler, şeh irler, yüksek heykeller yaptırm aya, etrafın a bağışlarda bu lu n m aya, m aiy etin d ek ilerin sayısını a rtırm ay a, süslü giyim leriyle askerlerini teftiş edip tören ler düzenlem eye b aşlarlar. Kanaat ve bankla yabama çağt olan d ö rd ü n cü evreye taklit devrv de denilebilir; b u d ö n e m d e y ö n eticiler ö n ce k i h ü k ü m d a rla rı ö r nek alarak on ların izlerini karış karış izlerler; seleflerinin y o lu n u n takip edilecek en d o ğ ru ve hayırlı yol old u ğ u n a in an ırlar; d ah ası o n ların izinden ay- -rılm a n ın d evlet ve ülkenin d ü zen in i bozacağın a kanid irler. T arih sosyolojisinin k u ru cu su kabul edilen İbn H a ld u n, d ah a ç o k beşinci evre ü zerin d e d u ru r ve bu d ö n e m i ihtiyarlama çağt o la ra k ad lan d ırır; y ö n eticilerin b o llu k ve n im e t için d e yü zd ükleri, arzu ve şeh vetlerin i ta tm in e tm e k için h a r v u ru p h arm an savurdukları, m asralflann çoğaldığı, gelirlerin h arcam aları karşılayam az hale geldiği, bu nedenle halkın sırtın a ağır vergilerin yüklendiği, yoksullar m ah v o lu rk en zen g in lerin zevke ve n im ete daldığı, asabiyetin zayılflayıp ahlak ın b ozu ld uğu. 14 Ocak 2001 ÜMRAN

15 Sabredin YILDIZ kalp ve nefislerde her tü rlü k ö tü lü k ve zaafın başgösterdiği Hsraf ve saçıp dağıtma devri... H ü k ü m d a rla r bu d ö n e m d e, d evletin bü yük y a rd ım cıların ı da ö n em li iş ve g ö rev lerd en uzaklaştu'irlar; yalan ların ı ve kötü d o sd arın ı üstesinden gelem e yecekleri ve idare edem eyecekleri önem li m e m u riyetlere tayin ederler. H alktan tam am en kopan y ö netici sm ıfla halk a ra şm a sayısız p e rd ele r(h icap ) girer. B ü ylece d evlette ihtiyarlama hali husûle gelir, çökme helirtileri g ö rü lm e y e başlar ve tedavisi kabil olm ayan hastalığa tu tu lu r; A llah ın irade ettiği yıkılıp amna kadar da bu hastalıktan ku rtu lam az. En gin tarih tecrüb esi ve bilgi birikim iyle devletlerin izzet ve inh itat (yükseliş ve çökü ş) sü reçlerin e ilişkin şaşm az yasaları isabetle teşhis eden İbn H a ld u n un son ev re yc ilişkin tesb itlerini, Ign azio Silone nin şu gözlem leri daha bir pekiştiriyor: İnhitat halindeki bir siyasi yönetim, sad ece gelişen olaylar ve uyarılar k arşısın d a sağırlaşıp d u y arsızlaşm akla kalm az, aynı z a m a n d a ihtiyarh ğın b ü tü n arazlarını da üzerinde taşır. Yarım yam alak ve g ü n ü birlik alınan ted b irlerle yaşar ve asıl m eselelerin tetkikini her zam an ertesi güne b ıra k ır... Devekuşu siyaseti güderek z a m a n kazan d ığın ı z a n n e d e r... B öyle d ö n em lerd e gem isin i k u rta ra n k a p ta n d ır... id areci sınıf, yalnızca, elindeki im kanlardan istifade etm eye yararlı kuvvet, kabiliyet, irade ve cesaretten değil, aynı z a m a n da devam lı olarak değişen d u ru m a h ak im o l m ak ve olup bitenleri a n lam ak için gerekli zekad an da m ahrum d ur-^ in h ita t halindeki b ir siyasal y ö n etim in, çö k ü şe yol a ça n bazı a ra z la rı görse de, sorunların ü stesin d en gelecek z ih n iy e t değişim ini bir türlü g erçekleştirem ediğini, geleneksel k alıp lara(ad etlere) sım sık ı sarılarak işleri b ü sb ü tü n çığırın d an ç ı kardığını, yangının ü stü n e k ö rü k le g id e rce s in e zu lü m ve haksızlığa, d ik tatörlü ğ e yön eld iğini, am a b ü tü n b u n la rm k ö tü so n u cu.değiştirm ediğin i, yine Ibn H ald u n ve S ilo- n e den öğreniyoruz. Büyük tarih çid en bir şeyi d ah a ö ğ ren iy o ru z: Zulüm umrânt harâb eder. Öteki Türkiye, Beriki Türkiye ve Çarpık Gidiş Bu yazının am acı felaket tellallığı yapm ak değil; ülkenin geleceği konusunda duyarlı olan lara u m u t suzluk ve karam sarlık telkin etm ek h iç değil. D erginizin adı Umrân\.. B izim işim iz im â r ve inşâ; gönüllerin im ârı, zih in lerin inşâsı, in san ı- m ız ın /to p lu m u m u z u n ihyâsı ve ülk em izin İsla m la ibkâsı biricik g ö re v im iz... îşte bu m isy o n u m u zu n b ir gereği o la ra k ; to p - yekü n çö k ü şü n ayak seslerini işiten, küuî fesad ın h e r alandaki b e lirtilerin e tan ık olan ve aynı g e m i de b u lu n m an ın so ru m lu lu ğ u n u taşıyan bizler b a siret sahiplerine sesleniyoruz: T ü rk iye nin b u g ü n kü fotoğrafı, ekon om iden siyasete, adliyeden eğitim e, sosyal h ay ata kadar, tam da inhitat halindeki bir ülke m anzarası arzediyor: Siyaset planında; yön etici elit halkından ve h alkının m anevi/ahlaki değerlerinden tam am en k o p m u ş bu lun uyor. Siyaset esnafı, b ir avuç so y g u n cu, v u rg u n cu tak ım ıyla kol- k ola aile fo to ğ ra fla rı çek tirecek k ad ar p e rv a - sızlaşm ış, halk ın ın değil, bu azmlılc gru b u n çık arlarının bekçiliğin i y ap ar hale gelm iştir. U m r a n m E k im /7 4 efc in d e y a y ım lad ığ ım ız Ç a r p ık G i d iş başlıklı ra p o ru n d a Sayın K â m ra n İn a n ın vu rgu lad ığı gibi, Türkiye'de herşey idare edenler içindir; yönetilenlerin görevi ise idare edenlerin refahını snğlarnaky onları omuzlarında taşm aktır T ürkiye rüşvet, yolsuz- UMRAN OcnklOOl 15

16 YILDIZ Sıibredin luk vb. olu m su zlu klar sıralam asınd a hep ilk sıralarda yer alırken, fert başına düşen milli gelir, b i lim sel b u luş vb. sıra lam a ların d a nal to p lam ak tad ır. Y ine İn a n ın deyim iyle, haine prim verilmekte, hırsız marifetli görülmekte, cahile koltuk uzatılmaktadır A rtık yolsuzluk bir sistem, bir gelenek haline gelm iş b u lu n m ak tad ır. Y ö n e tici azm lık, h alk m % 8 0 inin ön cehk li s o ru n olarak g ö rd ü ğ ü e k o n o m ik sıkıntıları, işsizliği, m afya ve çeteleri, siyasi istikrarsızlığı, insan hakları ve d em ok rasi ihlallerini u n u ttu rm ak için, 'cambaza bak m isali, k ü çü cü k b ir g ru b u n (% 3.4 ) ön em li soru n olarak algıladığı san al irticâ ı, yapay b içim d e, sürekli o la ra k g ü n d e m d e tu tm aya ç a lışm akta, böylece gerçekleri örtebileceğini san m ak tad ır. A S O B aşk am Z a fe r Ç a ğ la y an ın g e çen le rd e 1789 Fransız İhtilali öncesi şartlarına benzettiği derin çarpıklıklar y ö n etici eliti ırg ala m am a k ta, devletlülerim iz halkm ensesinde boza pişirm eye d e vam etm ektedir. T ü rk iye de en yoksul top lu m kesim i ile en zengin kesim arasın da 2 36 kat fark olm ası, en üstteki binlik azınlık grubun gelirin in, en alttaki 30 m ily o n u n gelirine denk o lm ası (bkz. Ü m ra n /7 6 ), ü stad N ecip Fazıl m d eyim iyle i kimiye 9, 9 kişiye l pul çarpıklığı ve d o layısıyla to p lu m u n p a tla m a n o k ta s ı na gelm esi, m u tlu azınlığı hiç ted irg in etm em ek ted ir. Ö tek i T ü rld y e ye in at B e rik i T ü rk iy e b ir eli yağda, bir eli balda; vu r patlasın, çal oynasın anlayışı ile gü n ü n ü gü n etm ek ted ir. E g em en ve etkin gü çler, v atan d aşı can ın d an b ezd iren tem el so ru n la rla u ğ raşacağ ı yerde ha bire iç düşman ü re tm e k te, vatan haini tü retm e k te ve ad eta kendi kendisiyle ve insanıyla b o ğ u şm a k ta dır. 2 8 Ş u b a t tan bu yan a, İslam i duyarlılığa sahip geniş h alk kesim i p o ta n siy e l su çlu ilan edilm iş, kim i, ne zam an kapsam ı içine alacağı belli o lm a yan b ir psikolojik savaş m stratejik hedefi haline g etirilm iştir. Bir metrelik bez parçası diye tah fif ve tak b ih edilen, oysa ilahi e m rin bir gereği olan b a şö rtü sü rejim için en b ü y ü k tehlilce sayılm ış; bilim de, h u k u k da kirli siyasetin a ra cı yap ılarak b a şö rtü lü ve im a m -h a tip li ço cu k larım ızın k a m u sal alan d an tasfiyesi egem en lerin yegane uğraşısı o lm u ştu r. B ü tü n b u n la r y e tm iy o rm u ş gibi, -h e r sene şah it o ld u ğ u m u z - halkın dini du y guların ın en canlı ve İslam ı yaşam a eğilim lerinin en yoğu n o l duğu R am azan ayında m illetin kafasını k arıştıracak ne kadar su n î so ru n v a rsa -m esih, m e h d i, çok evlilik, kadına dayak, ö rtü s ü z n a m a z vs.- g ü n d em e taşınm ış, böylece dine d ö n ü ş sürecin in ön ü kesilm ek istenm iştir. B u can sıkıcı m a n z a ra n ın tasvirini daha da u zatm ak m ü m k ü n d ü r, am a T ü rk iy e gibi bir u cû - beler diyarı nda yaşayanlar için fazla söze ve ö rn e ğe ihtiyaç y o k tu r; zira bu tü r çarp ık lık lara herkes hergün tanık olm aktadır. K ısaca; içinde birlikte yolculuk yaptığım ız gem i sürekli su alm ak ta, firtın a ve dalgalar arasın d a b a tm a tehlikesiyle k arşı karşıya b u lu n m ak tad ır, iş çi, m e m u r y ü rü y ü şleri, polis g ö ste rile ri, ö lü m oru çları, ekon om ik b u h ran, siyasal ve sosyal kao s... b atm ak ta olan gem inin s.o.s. işaretlerini a n dırm aktadır. Sırât-ı Müstakim de Israr ve Sebatın Sonu; Esenlik G erçek şu ki, bu ülkenin îslam i duyarlılığı ile tem ayüz etm iş d in d a r h alk ço ğ u n lu ğ u, son d ö n e m de yaşanan b u n alım ve k aos o rta m ın d a n en fazla etkilenen top lu m kesim ini olu ştu rm ak tad ır. İslam ı y aşam a ve y a şatm a g ayreti içindek i in an çlı halk çoğu nluğunu n taleplerini dile getiren ve so runlarıyla yak ın d an ilgilenen siyasal, d in i, sosyal o rg an izasyonlar da bu krizd en fazlasıyla n asip lerini alm ış b u lu n u y o rlar: Z a ten ço ğ u n lu ğ u k ıt-k an a- at geçin m ey e çalışan, gelir düzeyi b a k ım ın d a n 'to p lu m u n alt k a tm an ların d a y e r alan in san larım ız, sırf inançları ve yaşam biçimleri nedeniyle kam usal alandan dışlanm akta, resm en ayırım cı uyg u lam alara m a ru z k a lm ak tad ırla r. Ö rn e ğ in ; gen ellikle sözünü ettiğim iz kesim den gelen ço cu k larım ızın okuduğu m eslek liseleri ve im am -h atip liselerinin, -Ö SS de yapılan basit am a sinsi b ir n u m a rayla- ön leri kesilm iş, g elecek leri k arartılm ıştır. Ü niversitelerde 3-4 sen ed ir şiddetle uygulanan b a ş ö rtü s ü yasağı, şim d i de ilah iyat fak ülteleri ve im a m -h a tip liselerin de u y g u lan m ay a b aşlan arak kız çocuk larım ızın şahsında b ü tü n bir İslam i kesim psikolojik baskı altına alınm ıştır. 16 Ocak 2001 ÜMRAN

17 Sabmliii YILDIZ A slında b ü lü n bu baskı ve d a y a tm alar, halkın s o ru n la rın ı çö zm ek ten aciz, id eolojik ve felsefi hiç bir iddiası kalm ayan, m eşruiyet tem ellerini tam a m en y itilm iş, h er alanda iflas etm iş sistem i zorla ve k ö r inatla ayakta tu tm a çab asın d an başka bir şey değildir. A daletsizlik ve z u lü m le rin had saflıaya çık m ası, o to rite r ve to talite r u y g u lam aların ha bire yaygın laşm ası, bu m efluç ve gayrı m e şru sistem in son çırp ın ışlarıd ır. M evcu t v u rg u n, soygun, yalan, talan, zulü m düzeni tarihsel ve sosyolojik olarak ö m rü n ü tam am lam ıştır. Sistem in h ed ef tahtasının tam o rta yerine -a r tık ''İslam'ın kod o larak kullanıldığı apaçık belli olan - irtica teh did inin (l) yerleştirilm esi so n u cu, Islam i duyarlılığa sahip kişi, k u ru m ve cem a atlere karşı psikolojik savaş açılm asın ın nedeni ise, ifîasj_ gizlenem eyen bu sistem karşısında inan an ların y e g a n e 'a lte r n a tif o lm a potansiyelini bünyelerinde barın dırıyor olm alarıdır. O nlar, g ırtlağına kadar kirli bir sistem de tem iz ve ahlaklı kalab ilm eleri, b ü tü n psikolojik b askılara rağ m en İs- lam i yaşam b içim lerin d en taviz v e rm e d e n inat ve ısrarla dini ilkelerine sarılm aları, b ü tü n tahriklere rağ m e n İb rah im i d u ru ş ve b arışçı k ıy am larında on urlu sebatları ile altern atif bir m od el sun uyorlar. K endilerinden beklenen m isyon un gereğini yerin e g e tirm e k o n u su n d ak i b ü tü n zaafların a, çağm so ru n la rın a ç ö z ü m ön erileri g etirecek kapsam lı p ro jeler g e liştirem em elerin e ra ğ m e n, İsla m cı ke- sb n, kend i insanım ızın ve tü m insanlığın gerçek m u tlu lu ğ u n u sağlayacak "anlam haritalarına, kök paradigmalara ve kültür kodlarına ^ sah ip b u lu nuyor. O halde ye se düşm eye, m ah zu n olm aya, üzülm eye ve gevşem eye m ahal yoktur. Islam i duyarlılığa sahip olanları uzun soluldu görevler beklem ektedir. Bu özelliklere sahip o lm a la rın d a n dolayıd ır ki, in a n a n la r toplu luğu, in k arcı y o b azların gön lü n d e çok şiddetli bir korku ve tehlike dir: Siz, inkara şartlanmış olanların iç dünyalarında, Allah korkusundan çok daha şiddetli çetin bir korku oluşturursunuz." (59/13) Z ira, R abb im Allah tır deyip de O nun ayetlerine gönülden boyun eğenler, bu du ru şları ve y a şam biçim leriyle m evcu t statükoyu sarsıyor, egem en zulüm ve fesat düzeninin karşısına adalet, fıtrat ve barış esasına dayalı v a s a t ü m m e t-m u te d il in sa n projesi k o yuyorlar d em ek tir. B u y ön leriyle o n lar, statü k o d an çık ar sağ layan ların g ö z ü n d e mubtilûn" top lu lu ğ u d u r; yani yerleşik dü zen ve geleneği yü rü rlü k ten kaldırıp iptal e tm e y i ^» a m a ç edinen inkılapçı bir topluluk... Onlara Allah ın ayetiyle geldiğin zaman, o inkarcılar mutlaka; siz mubtil olanlardan başkası değilsiniz derler. Allah bilmeyenlerin kalplerini böyle mühürler. Öyleyse sen sabret! Şüphesiz Allah ın vaadi haktır. Yakiııen iman etmeyenler sakın seni tela.şa/gev.şekliğe sürüklemesinler. (30/58-60) H iç kuşku yok ki, (40155,77) AllaJnn vaadi haktır. Şüphesiz Allah, sorumluluklarının bilincinde olup günahlardan sakman/muttakiler ve güzel davranışlarda bulunan/muhsinlerle beraberdir. (16/128) Allah içinizden inanıp da erdemli/salih davrananlara kesinlikle vaadetmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl güç-iktidar sahibi kıldı ise, onları da yeryüzünde güç-iktidar sahibi kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinini iyice yerleştirecek ve onları korkularuidan sonra güven ortamına kavuşturacaktır. (24/55) Yeter ki, inananlar erdem li davran ışların da sebat etsinler. Yeter ki, gü n ah lard an sakınıp iyilik y ap m ayı sü rd ü rsü n ler. Yeter ki, sırat-ı m ü sta k im de in at ve ısrard a b u lunsunlar. İşte o zam an : Sapkınlar on lara z a ra r v e re m e y e c e k (5 /1 0 5 ), O n ların plan ve tuzak ları b o z u la c a k (3 5 /1 0 ). Ve geleceğin kim e ait old uğu nu yakında g ö re cek lerdir ( 1 3 /4 2 ). DİPNOTLAR 1) Bkz. Uııırnıı, Eylül 199«/49: Abdullah Yıldız, Ç öküşün Eşiğinde D e v eku şu Siy a seti. 2 ) İbn H aldun, Mııkoddiiııe, çev. Zakir Kadiri Ugan, M.E.B. yay., c.l, s d en özet. 3 ) Ig n a zio S ilo n e, Diktatörlük Dersleri, çev. A li S e d e n, O k a t yay., Ist / ,s.l8-2rd en özet. 4 ) D eyim, yazar Müstafi) Islam oğiu na ait. 5 ) Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan, sürekli olarak bu gerçeğin altını ç i zer. 6 ) A li B u laç, Kıır mı-ı Kerim ve Türkçe Anldiıu, s ÜMRAN Ocak

18 GÜNDEM: BAŞÖRTÜSÜ ŞuBat süredmn simgbsi haline gelen bu^rtüsü pasağı, h p a m t lien geçen gün geniğetilerek siiriimülü- ^0 )T. MÜH Eğitim 'M^anMğı ve j tşgulanmlamnm stmn tanımıyor. Üniversitelerde şasak smsi ilahiyat fakültelerine gelirken IHV lerde aym uygulama gmereh^^gınlapyor. îlk kez bu smewbs^e _ ba^miilü fotoğrafla başvuran ogencüerin bafmmısu kabul emnûym Bu bağlamda Marmara Fakiiltesi^nde ya^ana^dayatmalar karcısında Dekan Saim Yeprem ile Prof Dr. Hayreddin Karamanım istifasîi somnu yeniden gündeme taşıdı. Son olarak Van YüzUnm M Ünivefsitesi'nden M öğrenâ - ' ' nedeiûyle okuldan mââtlar. Bu nmenfe, istifasıyla ba0rmsü müeam esine^ni hin brn^m zan^ırmdğmamün^m tz M aşûtîn I a Maraman fıoectyla gerç^e^tkdiğinnz wpmdf^ îlavetm> kamuoyunun bapmisu konm m da verdtulm Wmarli onurlu milcadelderi^e tamuığı değerli yazasarmnztn ğm iş ve beyohlarma yemer^yoruz. Bni Şafak yazan Sayın Ahmet Ta^getiren ve AkityaMn Saym Abdurrahman Düipak kendilerine, yönehtiğimiz sorulan cevaplarken; Yeni Asya yazâfi Saym Kazım GuleçyüzM Mazlum-Der Yönetim Kurulu Üyesi,Saytn Ahmet Mercan başörtüsü mücadelesinde gelinen n o k t^ değerkndtriyor.^^^' Hayreddin Karaman: Namuslular da namussuzlar kadar cesur olmazsa sonuç alamayız. Ümran: Sayın hocam, istifanızla ilgili beyanatınızda "kırmadan, dökmeden tepkimi ortaya koyuyorum, kimseyi küstürmeden ayrılıyorum" ifadesini kullandınız. Ben buradan hareketle şunu sormak isliyorum; bu ülke kendi evlatlarını kendine küstürerek, kırarak, dökerek ne yapmak istiyor acaba? H. Karaman: Tabi ülke ve devlet dendiği zaman çoğu kez bu ülkeyi ve devleti yönetenler kastediliyor. Dolayısıyla sorunuzda kastedilen de bu olmalı. Şimdi bence bu ülkeyi yönetenler "ne yapmak istiyorlar"dan önce, ben "kim, ne yapmak istiyor u ortaya koymak istiyorum. Bu ülkeyi yönetenleri ikiye ayırmak lazım; Bir, seçilmiş ve tayin edilmiş olarak yönetime memur olanlar, iki, seçilmiş ve tayin edilmiş olarak böyle bir yetkileri olmadığı halde, ya menfaatleri ya da ideolojileri böyle gerektirdiği için yönetime katılanlar. Hatta resmi, hukuki yöneticileri yönetenler ve yönlendirenler, diye iki gruba ayırmak gerekiyor. Her iki gruptan da selahiyetini, vekaletini ve iradesini, demokrasiyle yönetilen bir ülkede milletten alanlar var. Bugün değil, uzun süreden beri onların iktidarda olmadığını düşünüyorum. Yani görünüşte milletten icazet almış olarak seçilen, parlamentoya gelen in ' var olsalar da bu ülke milletin iradesine göre değil belli bir zümrenin -kimi zaman aydın, kimi zaman toplum mühendisi, kimi zaman seçkinci denilen- idare ettiği ve yönettiğine kaniyim. Bu zümreyi de niyetleri itibariyle ikiye ayırmak lazım; bir Türkiye'nin iyileşmesini, gelişmesini istemeyen dış çevrelerin işbirlikçileri, İkincisi de belli bir inançları -inançsızlık da bir inançtır- ve ideolojileri olan gruplar. Şimdi 'bu ülkenin çocuklarını ve insanlarını küstürerek, hatta önemli ölçüde beyin göçüne sebep olarak ne yapmak istiyor bu ülke? dediğimiz zaman yani bu ülkeyi selahiyetli veya selahiyetsiz olarak yönetmeye soyunmuş olanlar ne yapmak istiyor diye baktığımızda; birinci gruba girenler ülkemizi bölmek, yok etmek istiyorlar. İkinci grup ise böyle istemedikleri halde bunlarla işbirliği yaparak bu ülkede yaşayan insanlar için en iyi olanı gerçekleştirmek istiyorlar. Bu ülke için en iyisi olanın belirleyicileri yine kendileri. Bakın elen dim bir ülkede ya dine dayanan bir yönetim vardır ya da de monarşiye dayanan bir yönetim vardır. Eğer dine dayanıyor sanız en iyinin belirlenmesinde referansınız dindir. Demok rasiye dayanıyorsanız en uygunun belirlenmesinde temel kriter halkın iradesi ve isteğidir. Tabi ki halkın irade ve isteği evrensel insan hak ve özgürlükleriyle çatışırsa, çelişirse -ki bu çoğu zaman olmaz- yada evrensel değerler diye birşey 18 O cât:200im M N

19 Gi'mdeni: Ba^öı tiisi'ı varsa ve bunlarla çatışırsa o zaman ülkenin aydınları halka onu gidip anlatırlar. Yani çoğunluk her zaman tek meşruiyet belirleyicisi değildir. Çoğunluğun murad ettiği blr- şey mesela evrensel ahlak ilkelerine aykırıysa o zaman ülkenin aydınları gider, kendilerinden vekalet isteyecekleri İnsanlara bunu anlatırlar. Bunun ötesinde demokrasilerde en iyinin, bir ülke İçin en uygun olanın belirlenmesi halkın iradesiyle olur. Bahsettiğim zümre ise ne dini refedans olarak kabul ediyor, ne de halkın İradesini. Peki o zaman akla şöyle bir soru gelir: Acaba bunlar çağın yükselen değerlerini demokrasinin, İnsan hak ve özgürlüklerinin evrensel İlkelerini mi temel alıyorlar? "Yapıp ettiklerine baktığınızda bunları da referans olarak almadıklarını, tam aksine siz bunları bir argüman olarak kullandığınızda size 'doğru, sizin dediğiniz gibidir, ama bizim özel şartlarımız var, biz şimdi onları uygulamak durumunda değiliz' dediklerini görüyorsunuz. O halde bu zümrenin yegane referansı kendileridir ve kendileri de maalesef en azından yüz, bazıları da iklyüzyıl çağın gerisinde yaşıyorlar. Düşünce, felsefe, dünya görüşü, değerler İtibariyle, işte ne yazık ki bu İdeoloji körleri o kötü niyetlileri ayırıyorum bir tarafa, belki İyi niyetliler ve fakat İdeolojik taassup, bağnazlık, yobazlık kendilerini kör ettiği için bu millete kötülük ediyorlar. Yıkarak, kırarak, üzerek afedersiniz hayvan terbiye ediyorlarmış gibi bu milleti terbiye etme selahiyetini kendilerinde görüyorlar. Halbuki o usûlle hayvan terbiye edilir ama insan asla terbiye edilmez. Ümran: Dilerseniz, önce biraz sizin ilahiyatçı yanınızla ilgili konuşalım. Hayreddin Karaman dendiğinde hep aklımıza saygın bir hoca, sözüne güvenilir bir aydın canlandı. Akademik hayatınızı bu anlamda bizimle paylaşır mısınız? Kaç yıldır ilahiyat camiasındasınız? H. Karaman: Ülkemizde terim kargaşası başlamadan önce, malum bizim okula, dedelerimizin okuduğu tahsil yerlerinin adına medrese denirdi. Burada öğretim yapan zatlara müderris denirdi. Ve medreselerden yetişmiş yüksek seviyedeki bilgi ve altını çiziyorum, ahlak sahibi İnsanlara da alim, cem-i ulema denirdi. Bizim geleneğimiz buydu. 'Cı' eki, mesela dinci, İlahiyatçı, İslamcı, bu ekler modern eklerdir... Sonra zaman geldi, bu yüksek din tahsili yapılan müesseselere İlahiyat Fakültesi ve Yüksek İslam Enstitüsü adı verildi. Dikkat ederseniz İlle de bir frenkçe kelime de bulunacak. Bunlar bir nevi kompleksten kaynaklanıyor. Neyse bakın ilahiyat "fakültesi, yüksek İslam "enstitüsü", oraya da onu koymak suretiyle böyle müesseseler oluştu. Buralardan mezun olan insanlara da 'İlahiyatçı dendi. Bence sosoyoloji'den mezun olan bir insan sosyolog olmaz, hukuk tan mezun olan adam da hukukçu olmaz. Ay - ' " " nen bunun gibi İlahiyat ve enstitüden mezun olan bir kimse de din alimi anlamında İlahiyatçı olmaz. Nihayetinde lisans görmüş bir insandır. Bu da bizim memlekette çok ucuz, şimdi İnsan hakim, avukat ya da hukuk bitirmiş, ben bir hukukçu olarak diye başlıyor söze. Yani hukukçu olmak çok büyük bir şeydir, sen bir hukuk fakültesi mezunu olarak ya da "avukat olarak ya da "hakim olarak" diyebilirsin. Benim nazarımda iiahiyatçılık da böyle bir şeydir. Ben meseleye böyle baktığım için, bir şey daha İlave edeyim; hem ilim hem de ahlak bir kaynaktan alınamaz. Çünkü sosyal yapı çok karmaşıktır ve eğitim de çok karma_şık bir sosyal olaydır. Dolayısıyla bunların hepsi blr-kaynaktan alınamaz. İnsan okula giderken sadece okuldan bilgi ve eğitim almaz, ayrıca da almamanız gerekir. Türkiye için bu konuyla ilgili bir şey daha söyleyeyim; bundan önceki soruda da değereiendirdiğimlz gibi, bu memleketi yönetenler, maarif ve kültür politikasını oluşturanlar ve okulda bunları uygulayanlar icazeti halkın iradesinden almadıkları İçin çelişkiler ve çatışmalar ortaya çıkıyor, dünya görüşü, değerler çatışması da oluyor. Maalesef Türkiye de aile muhitiyle, okul muhiti arasındaki bu çelişkinin altında çocuklar kalıyor. Efendim ben, ortaokul tecrübesinden sonra okuldan ayrıldım. Dinimi öğrenmek için bir okul yoktu Türkiye de, ben ise dinimi öğrenmek istiyordum. Ve ben bir müddet görüşebildiğim hocaefendllerden ders aldım. Bu dönem 401ı yılların sonuydu. Sonra ders yılında Konya İmam Hatip okuluna giridim. Orada yedi sene okudum, aynı zamanda dışarda hocaefendllerden okumaya devam ettim. Hem ecdadım bu dini nasıl öğrendiyse öyle öğrendim, hem mektep nasıl öğretiyorsa öyle öğrendim. Yani her ikisini de görerek alternatifler İçinden ben kendime bir yol oluşturmaya çalıştım. Sonra İstanbul da Yüksek İslam Enstitüsü ne girdim. ÜMRAN Ocak

20 Giindeın: liaşörti'ısii Burada da Yüksek İslam Enstitüsü öğrencisiydim ama, öte yandan hususi hoca efendilerin derslerine devam ederdim. Edebiyat fakültesinde Ali Nihat Tarlan, Hamidullah. Fuat Sezgin gibi zatların derslerine devam ederdim. Nerede bir konferans, bir ilmi toplantı görsem. Necip Fazıl, Nurettin Topçu, Ali Fuat Başgil gibi, diyelim dışarıdan gelmiş birisi konferans veriyor, oraya giderdim. Böylece çok kaynaklı bir öğrenme yolu takip etmeye çalıştım. Şimdi yıla geldiğimizde 1950'de ben dinimi öğrenmeye başladım, şimdi 2000, 50 yıldır bu öğreneme işim devam ediyor. Kendimi bir ilahiyatçı olarak tanımlıyorum ama bundan memnun değilim, meşhur olduğu için böyle, yani bizlere ilahiyatçı dedikleri için. Fakat bana kalsa kendimi öğrenmeyi hayatının son nefesine kadar devam eden bir süreç, eğitilmeyi insanı kamil olma yolunda yürümeyi de yine son nefese kadar telakki eden, dinini öğrenmeye ve yaşamaya çalışan bir insan bir İslam alimi namzedi olarak görüyorum. Ümran: 1950 den beri içinde bulunduğunuz bu camiadan ayrılmanıza sebep olan birtal<ım şeyler oldu ki, geçtiğimiz haftalarda basına da yansıyan istifa, emel<lilil< gerçel<leşti. Bunca yılınızı verdiğiniz camiadan ayrılmanıza sebep olan bu süreci l<onuşabilir miyiz? H. Karaman: Efendim, benim ikibuçuk yılım daha vardı. Ve tabi ki ben hem okulu, hem de okulum beni seviyordu. Ve biz bütünleşmiştik. Arkadaşlarımla önemli bir problemim yoktu. Ve öğrencilerimiz tarafından da, bilmem ki müstesnası var mıdır, şiddet derecesi oldukça yüksek bir seviyede sevilen bir hoca idim. Şimdi buna rağmen insan neden bu nimeti bıraksın? Demek ki bu nimetten gönül rahatlığıyla istifade etmenizi engelleyecek bir durum ortaya çıktı ki, ben kendimi ayrılmak mecburiyetinde hissettim. Bu durum nedir? Bu durumu biri genel, biri özel olmak üzere iki açıdan değerlendirelim. Genel olanı Türkiye de üniversite hocalığına biçilen değerdir. Gerek mevzuat, gerekse YÖK ve rektörlük uygulamaları çerçevesinde üniversite öğretim üyeliği diyebilmeniz için bin şahit getirmeniz gereken bir duruma itildiniz. Eskiden öğretim üyelerinin kürsüleri olurdu fakültelerde. Bu kürsülerde oraya asistan alırdınız, bu asistanın herşeyiyle meşgul olurdunuz. Bunlan yetiştirirdiniz, iyi yetişenlere de yerinizi bırakırdınız. Ya da onları dağıtır başka yerde o ocağın tütmesini sağlardınız. Bir kere hoca talebe arasındaki bu ilişki kesildi. Tamam, yani sosyal ve fen bilimleri enstitüleri kuruldu. Bu lisans üstü öğretimi yönetme ve yönlendirme işi onlara verildi. Hadi diyelim ki böyle bir organizasyona ihtiyaç vardı. Giderek doktora ve yardımcı doçentlik, doçentlik ünvanını verme, yani bir insanı bu hale getirme noktasında selahiyet ve yetki hocaların elinden alınarak YÖK e doğru çekilmeye başlandı. Son gelinen noktada doktor ve doçent tayininin dahi YÖK tarafından yapılması savunuluyor. Yani bu konuda teşebbüsler var. Keza Türkiye'de başka alanlarda yapıldığı gibi, bilimsel alanda da hocalar katagori- ze ediliyor ve maalesef bu kategorizasyon işi sadece bilimsel olsa ona hiçbir diyeceğim yok, ama aynı zamanda ideolojik olarak da yapılıyor ve bir kısım doçent ve profesör jürilere girmekten mahrum ediliyor. Üçüncü söyleyeceğim şey ise, ağzınızı açsanız başınızın üstünde bir üniversite disiplin yönetmeliği var. Kelimelerinizi seçmek durumundasınız. Konuşacağınız, konuşmayacağınız yerleri, mevkileri, şahısları, muhatapları devamlı kollamak durumundasınız. Şimdi bugün hocaları o hale getirmişlerdir ki, gidin siz örnek olarak Marmara İlahiyat'a bir hoca ile derginizde neşretmek üzere başörtüsü meselesini konuşmaya kalkın, hoca korkacaktır. Ve haklıdır, şöyle haklıdır, muhtemelen bir disiplin suçu işleyecektir sizinle konuşurken, sırf fikrini açıkladığı için ve hakkında soruşturma açılacaktır ki onun da akibetinin ne olacağını bilemez. Böyle bir üniversite hocalığı olmaz. Birinci söyleyeceğim bu. Biz bir fakülteyiz ve de fakültenin bize en yakın yöneticisi dekandır. Şimdi fakültenin dekanını tayin ederken fakülte hocalarının hiçbir yetkisi ve etkisi yoktur, kimse onlara sormaz. Peki kim tayin eder dekanı, dekanı rektör tayin eder. İyi de benim fakültemi rektör nereden bilsin. Benim fakültemde ikibi- ne yakın öğrenci, yüzelli civarında hoca var. Burada hangi 20 Ocak 2001 ÜMRAN

Gü ven ce He sa b Mü dü rü

Gü ven ce He sa b Mü dü rü Güvence Hesabı nın dünü, bugünü, yarını A. Ka di r KÜ ÇÜK Gü ven ce He sa b Mü dü rü on za man lar da bi lin me ye, ta nın ma ya S baş la yan Gü ven ce He sa bı as lın da ye - ni bir ku ru luş de ğil.

Detaylı

10. SINIF KONU ANLATIMLI. 2. ÜNİTE: ELEKTRİK VE MANYETİZMA 4. Konu MANYETİZMA ETKİNLİK ve TEST ÇÖZÜMLERİ

10. SINIF KONU ANLATIMLI. 2. ÜNİTE: ELEKTRİK VE MANYETİZMA 4. Konu MANYETİZMA ETKİNLİK ve TEST ÇÖZÜMLERİ 10. IIF KOU ALATIMLI 2. ÜİTE: ELEKTRİK VE MAYETİZMA 4. Konu MAYETİZMA ETKİLİK ve TET ÇÖZÜMLERİ 2 Ünite 2 Elektrik ve Manyetizma 2. Ünite 4. Konu (Manyetizma) A nın Çözümleri 3. 1. Man ye tik kuv vet ler,

Detaylı

3-P C ile h a b e r le şm e y e u y g u n b ir a r a b ir im. (IS A, P C I, U S B g ib i )

3-P C ile h a b e r le şm e y e u y g u n b ir a r a b ir im. (IS A, P C I, U S B g ib i ) M O D E M N E D İR : M o d u la to r -D e m o d u la to r k e lim e le r in in k ıs a ltm a s ı M O D E M. Y a n i v e r ile r i s e s s in y a lle r in e s e s s in y a lle r in i v e r ile r e d ö n

Detaylı

H A S T A N E E N F E K S İY O N L A R IN I Ö NLEM E. E L İF C O Ş K U N E n fe k s iy o n K o n tr o l H e m ş ir e s i

H A S T A N E E N F E K S İY O N L A R IN I Ö NLEM E. E L İF C O Ş K U N E n fe k s iy o n K o n tr o l H e m ş ir e s i H A S T A N E E N F E K S İY O N L A R IN I Ö NLEM E E L İF C O Ş K U N E n fe k s iy o n K o n tr o l H e m ş ir e s i H ip o k r a t (M.Ö. 4 6 0-3 7 0 ) Ö n c e lik le z a r a r v e r m e 2 F lo r e

Detaylı

Afetler ve İlişkilerimiz

Afetler ve İlişkilerimiz Afetler ve İlişkilerimiz DEPREM KAYIPLARIMIZ VE YAS Sayfa 2 DEPREM, KAYIPLAR VE EŞLER ARASI İLİŞKİLER Sayfa 10 DEPREM, KAYIPLAR VE DOSTLUKLAR Sayfa 14 DEPREM KAYIPLARIMIZ VE YAS Aşa ğı da ki bil gi ve

Detaylı

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Kur an ın Bazı Hikmetleri Kur an ın Bazı Hikmetleri Allah Teala kıble hususunda derin tartışmalara giren insanların görüşünü: İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. ayetiyle reddetmiştir. Ki onların bir kısmı,

Detaylı

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN BANKALAR KANUNU NUN 46 NCI MADDESİNE GÖRE YAPACAKLARI TASDİKE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN BANKALAR KANUNU NUN 46 NCI MADDESİNE GÖRE YAPACAKLARI TASDİKE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN BANKALAR KANUNU NUN 46 NCI MADDESİNE GÖRE YAPACAKLARI TASDİKE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK 13 298 YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN BANKALAR KANUNU NUN 46 NCI MADDESİNE

Detaylı

TÜRK STANDARDLARI ENSTİTÜSÜ

TÜRK STANDARDLARI ENSTİTÜSÜ TÜRK STANDARDLARI ENSTİTÜSÜ BELGELENDİRME MERKEZİ BAŞKANLIĞI YENİ DÜNYANIN YENİ YÖNETİM SİSTEMLERİ TSE İZMİR BELGELENDİRME MÜDÜRLÜĞÜ 1 TÜRK STANDARDLARI ENSTİTÜSÜ 13.03.2014 TSE İZMİR BELGELENDİRME MÜDÜRLÜĞÜ

Detaylı

İbadetin Manası ve Çeşitleri

İbadetin Manası ve Çeşitleri İbadetin Manası ve Çeşitleri Muhammed ibni Abd'il Vehhab (rahimehullah) www.at-tawhid.org 1 İbadetin Aslı Allah a ibadetin aslı; Allah ın emirlerine uymak nehyettiklerinden kaçınmak suretiyle ona itaat

Detaylı

4. - 5. sınıflar için. Öğrenci El Kitabı

4. - 5. sınıflar için. Öğrenci El Kitabı 4. - 5. sınıflar için Öğrenci El Kitabı Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı nın 28.08.2006 tarih ve B.08.0.TTK.0.01.03.03.611/9036 sayılı yazısı ile Denizler Yaşamalı Programı nın*

Detaylı

İÇİNDEKİLER YAZARLAR HAKKINDA...VII. ÖNSÖZ (Av. Hakan BEZGİNLİ)... XIII. ÖNSÖZ (Dr.Jur. Tuııay KOKSAL)...XV İÇİNDEKİLER...XVII GİRİŞ...

İÇİNDEKİLER YAZARLAR HAKKINDA...VII. ÖNSÖZ (Av. Hakan BEZGİNLİ)... XIII. ÖNSÖZ (Dr.Jur. Tuııay KOKSAL)...XV İÇİNDEKİLER...XVII GİRİŞ... r İÇİNDEKİLER YAZARLAR HAKKINDA...VII ÖNSÖZ (Av. Hakan BEZGİNLİ)... XIII ÖNSÖZ (Dr.Jur. Tuııay KOKSAL)...XV İÇİNDEKİLER...XVII GİRİŞ...1 Birinci Böliim KARAYOLU TAŞIMACILIĞI İLE İLGİLİ TEMEL KURALLAR 1.

Detaylı

MACARİSTAN DA LİSANS DÜZEYİNDE VE MEZUNİYET SONRASI ORMANCILIK EĞİTİMİ1

MACARİSTAN DA LİSANS DÜZEYİNDE VE MEZUNİYET SONRASI ORMANCILIK EĞİTİMİ1 MACARİSTAN DA LİSANS DÜZEYİNDE VE MEZUNİYET SONRASI ORMANCILIK EĞİTİMİ1 B erene B E L D İ2 G İR İŞ B ü tü n d ü n y ad a son y ıllard a genel an lam d a b ir eğitim refo rm u n u n g erçek leştirilm esi

Detaylı

Din İstismarı Üzerine

Din İstismarı Üzerine ARAŞTIRMA VE İNCELEME Din İstismarı Üzerine Prof.Dr. Hüseyin CERTEL a a Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü, Din Psikolojisi AD, Süleyman Demirel Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Isparta Ge liş Ta ri hi/re

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER. 1. ÜNÝTE Kümeler. 2. ÜNÝTE Bölünebilme Kurallarý ve Kesirler

ÝÇÝNDEKÝLER. 1. ÜNÝTE Kümeler. 2. ÜNÝTE Bölünebilme Kurallarý ve Kesirler ÝÇÝNDEKÝLER 1. ÜNÝTE Kümeler KÜMELER... 13 Ölçme ve Deðerlendirme... 19 Kazaným Deðerlendirme Testi - 1... 21 Kazaným Deðerlendirme Testi - 2 (Video lü)... 23 KÜMELERLE ÝÞLEMLER... 25 Ölçme ve Deðerlendirme...

Detaylı

B u gü n, T ü rk iy e de yaşayan bütün insanları ço k yakından ilgilendiren bir kon u yu, eğ itim k on u su n u, yerel

B u gü n, T ü rk iy e de yaşayan bütün insanları ço k yakından ilgilendiren bir kon u yu, eğ itim k on u su n u, yerel Recep Tayyip ERDOĞAN S ayg ıd eğer h ocalarım, Kıym etli m isafirler, Yazılı ve g örsel B asın ın D eğerli tem silcileri; B u gü n, T ü rk iy e de yaşayan bütün insanları ço k yakından ilgilendiren bir

Detaylı

K. M ARAŞ İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 RAMAZAN AYI CUMA VE BAYRAM İRŞAT PROGRAMI

K. M ARAŞ İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 RAMAZAN AYI CUMA VE BAYRAM İRŞAT PROGRAMI K. M ARAŞ İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 RAMAZAN AYI CUMA VE BAYRAM İRŞAT PROGRAMI TA R İH 1 9.0 6.2 0 1 5 2 6.0 6.2 0 1 5 0 3.0 7.2 0 1 5 1 0.0 7.2 0 1 5 ( B A Y R A M ) 1 7.0 7.2 0 1 5 C A M İ İSM İ K O N U ---------

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

ORMAN FAKÜLTESİ DERGİSİ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ. SE R Î CÎLT SAYI SER IES p VOLÜME NUMBE.R ~ M I H SER IE O BAND t ö H EFT ^ İV/O SER IE TOME FASCICULE

ORMAN FAKÜLTESİ DERGİSİ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ. SE R Î CÎLT SAYI SER IES p VOLÜME NUMBE.R ~ M I H SER IE O BAND t ö H EFT ^ İV/O SER IE TOME FASCICULE SE R Î CÎLT SAYI SER IES p VOLÜME NUMBE.R ~ M I H SER IE O BAND t ö H EFT ^ İV/O SER IE TOME FASCICULE İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ORMAN FAKÜLTESİ DERGİSİ R E V IE W O F T H E F A C U L T Y O F FO R E ST R Y,

Detaylı

Üç Şiir. Yaşamaya Dair, Ceviz Ağacı, Masalların Masalı

Üç Şiir. Yaşamaya Dair, Ceviz Ağacı, Masalların Masalı Üç Şiir Yaşamaya Dair, Ceviz Ağacı, Masalların Masalı N â z ı m H i k m e t (Se la nik, 14 Ocak 1902 Mos ko va, 3 Ha zi ran 1963) Bah ri ye M e kt eb i n i b it i rd i (1919 ), H am id iy e K r uvaz ör

Detaylı

PROJE BİRİM FİYAT POZ TARİFLERİ İşin Adı : MEMURSEN TOKİ İMAM HATİP ORTAOKULU SONDAJ YAPIM İŞİ

PROJE BİRİM FİYAT POZ TARİFLERİ İşin Adı : MEMURSEN TOKİ İMAM HATİP ORTAOKULU SONDAJ YAPIM İŞİ Poz No 1 1.7/002 S ıra No: 1 T an ım ı T E K A S K I T E R T İB A T I : 2 6 6 8 0 0 B irim i: T K T ü rkiye E le ktrik D a ğıtım A.Ş. (1.Bölge) (TE1) a) M a lz e m e : Ş a rtn a m e s in e, s ta n d a

Detaylı

SERBEST MUHASEBECİLER, SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN MESLEKİ FAALİYETLERİNDE UYACAKLARI ETİK İLKELER HAKKINDA

SERBEST MUHASEBECİLER, SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN MESLEKİ FAALİYETLERİNDE UYACAKLARI ETİK İLKELER HAKKINDA SERBEST MUHASEBECİLER, SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN MESLEKİ FAALİYETLERİNDE UYACAKLARI ETİK İLKELER HAKKINDA YÖNETMELİK 23 424 SERBEST MUHASEBECİLER, SERBEST MUHASEBECİ

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Çetin Öner. Roman GÜLİBİK. Çeviren: Aslı Özer. 26. basım. Resimleyen: Orhan Peker

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Çetin Öner. Roman GÜLİBİK. Çeviren: Aslı Özer. 26. basım. Resimleyen: Orhan Peker Çetin Öner GÜLİBİK ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Roman Çeviren: Aslı Özer Resimleyen: Orhan Peker 26. basım Çetin Öner GÜLİBİK Resimleyen: Orhan Peker cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Yayın Koordinatörü: İpek

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

DENEME 3 SAYISAL BÖLÜM ÇÖZÜMLERİ

DENEME 3 SAYISAL BÖLÜM ÇÖZÜMLERİ DENEME SAYISAL BÖLÜM ÇÖZÜMLERİ 1. a. b = 24 a. c = 0 a. d = 42 ortak çarpan a olduğu için a nın en büyük olması gerekir. 24, 0 ve 42 sayılarını bölen en büyük sayma sayısı 6 olduğundan a = 6 dır. 6. b

Detaylı

fi YASALARI Dr. Ender Gülver stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Tankut Centel Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi

fi YASALARI Dr. Ender Gülver stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Tankut Centel Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Tankut Centel Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dr. Ender Gülver stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi fi YASALARI Anayasa fl Kanunu 1475 say l fl Kanunu Deniz fl Kanunu Bas n fl Kanunu Borçlar

Detaylı

DE NÝZ leri Anmak, YA DEV RÝM YA Ö LÜM Þiarýný Haykýrmaktýr!

DE NÝZ leri Anmak, YA DEV RÝM YA Ö LÜM Þiarýný Haykýrmaktýr! DE NÝZ leri Anmak, YA DEV RÝM YA Ö LÜM Þiarýný Haykýrmaktýr! 6 Ma yýs 1972, üç ko mü nist ön de rin, dev ri me bað lý lý ðýn, halk la rýn kur tu luþ mü ca de le si ne i nan cýn, mark sizm-le ni nizm bay

Detaylı

Ayhan Kaya. Mordem'in Güncesi MORDEMİN GÜNCESİ. WEŞANEN SERxWEbûN 83

Ayhan Kaya. Mordem'in Güncesi MORDEMİN GÜNCESİ. WEŞANEN SERxWEbûN 83 Ayhan Kaya Mordem'in Güncesi Ayhan Kaya MORDEMİN GÜNCESİ WEŞANEN SERxWEbûN 83 Ayhan Kaya Mordem'in Güncesi Weşanên Serxwebûn: 83 Birin ci baskı: Kasım 1996 Kan daha da akacak, çünkü ülkemiz bizim kanımıza

Detaylı

Yeni Sınav Sistemi (TEOGES) Hakkında Bilgilendirme

Yeni Sınav Sistemi (TEOGES) Hakkında Bilgilendirme Yeni Sınav Sistemi (TEOGES) Hakkında Bilgilendirme 8. SINIF Sevgili Ö renciler, SBS nin kald r lmas ile bunun yerine yaz l s navlar n merkezî bir uygulamayla yap lmas n esas alan bir sistem getirilmifltir.

Detaylı

KÜRESEL AYNALAR BÖLÜM 26

KÜRESEL AYNALAR BÖLÜM 26 ÜRESE AYNAAR BÖÜ 6 ODE SORU DE SORUARN ÇÖZÜER d d noktası çukur aynanın merkezidir ve ışınlarının izlediği yoldan, yargı doğrudur d noktası çukur aynanın odak noktasıdır d olur yargı doğrudur d + d + dir

Detaylı

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI Sıra No ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN ADI SOYADI ÜNVANI YERİ TARİHİ GÜNÜ VAKTİ KONUSU Dr. İbrahim ÖZLER İlçe Müftüsü

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

M Ü FE TT Ġġ Y A R D IM C ILIĞ I S IN A V I B A ġ V U R U FO R M U

M Ü FE TT Ġġ Y A R D IM C ILIĞ I S IN A V I B A ġ V U R U FO R M U M Ü FE TT Ġġ Y A R D IM C ILIĞ I S IN A V I B A ġ V U R U FO R M U S ınava girm ek istediğiniz ili seçiniz İstanbul Ankara 4,5*6 eb ad ın dakifoto ğrafın ızı yap ıştırın ız İzm ir B ilim sınavına girm

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

De ğer li Müş te ri miz, Al fa Ro meo yu seç ti ği niz için te şek kür ede riz.

De ğer li Müş te ri miz, Al fa Ro meo yu seç ti ği niz için te şek kür ede riz. 01-10 NÜHAL: 01-10 NÜHAL 03.09.2008 12:46 Sayfa 1 De ğer li Müş te ri miz, Al fa Ro meo yu seç ti ği niz için te şek kür ede riz. Alfa 166nız, Al fa Ro meo ya öz gü; gü ven lik, kon for ve sü rüş mem nu

Detaylı

DENEME 8 SAYISAL BÖLÜM ÇÖZÜMLERİ

DENEME 8 SAYISAL BÖLÜM ÇÖZÜMLERİ DENEME 8 SAYISAL BÖLÜM ÇÖZÜMLERİ. 99 98 9 ( ).( ).( ) ( ).( ).( ) = = = 00 00 ( ).. + bulunur. 5. a b+ = 0 ise b a b + = 0 ve b 0 ol ma lı b dir. a. + 0 ol ma lı a 0 a. A). = ise ( ) = B). = ise ( ) =

Detaylı

S TR E S Y Ö N E T M İ İ

S TR E S Y Ö N E T M İ İ STR E S Y ÖN E TİMİ K ON U B A ŞL IK L A R I Stres N edir? Stresin B elirtileri Stres Ka yn a kla rı Stresin O lum lu E tkileri O lum suz Stres Ö rgütsel Stres K a yn a kla rı K işisel Stres Yön etim i

Detaylı

ADAK. " A d akt a b u lu n mayın ; çü n kü ad ak, kad erd en o lan h içb ir şeyi en g ellem ez. A n cak ad ak seb eb iyle cimr id en m al çıkarılır.

ADAK.  A d akt a b u lu n mayın ; çü n kü ad ak, kad erd en o lan h içb ir şeyi en g ellem ez. A n cak ad ak seb eb iyle cimr id en m al çıkarılır. ADAK 4042- Eb û H u r eyr e r ad iyallah u an h ' d an : ( A llah R esû lü sallallah u aleyh i ve sellem b u yu rd u : ) " A d akt a b u lu n mayın ; çü n kü ad ak, kad erd en o lan h içb ir şeyi en g

Detaylı

28 ÞUBAT TA YENÝ GÖZALTILAR

28 ÞUBAT TA YENÝ GÖZALTILAR GER ÇEK TEN HA BER VE RiR BUGÜN GAZETENÝZLE BÝRLÝKTE ÜCRETSÝZ... YIL: 43 SA YI: 15.147 AS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR / 75 Kr www.ye ni as ya.com.tr 28 ÞUBAT TA YENÝ GÖZALTILAR

Detaylı

İçindekiler 3. 5510 SAYILI KANUNLA YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILAN KANUNLAR... 27 9. AYLIK PRİM VE HİZMET BELGESİ... 68

İçindekiler 3. 5510 SAYILI KANUNLA YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILAN KANUNLAR... 27 9. AYLIK PRİM VE HİZMET BELGESİ... 68 İçindekiler Önsöz...7 2. Baskıya Önsöz... 9 Özgeçmiş... 11 Kısaltmalar... 19 1. 4/1-a KAPSAMINDA SAYILAN SANATÇI LİSTESİ...21 2. 506 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR KANUNU NUN GEÇİCİ 20'İNCİ MADDESİNE TABİ ÖZEL

Detaylı

www.ottobock.com.tr info@ottobock.com.tr

www.ottobock.com.tr info@ottobock.com.tr Bu broşürü size ulaştıran: www.ottobock.com.tr info@ottobock.com.tr Yaşamaya yeniden başlamak İndeks Önsöz...4 İlk Uygulama...5 Gögüs Protezinin Seçimi...6 Slikon Protezler...8 Bakım...9 Lenfödem...10

Detaylı

Be di üz za man ýn dos tu o lan Ja pon baþ ku man da nýna dair

Be di üz za man ýn dos tu o lan Ja pon baþ ku man da nýna dair SiyahMaviKýrmýzýSarý 2 Nev-i be þe re mo del ne dir? Âl-i LÂHÝKA lahika@yeniasya.com.tr Onlar (takvâ sahipleri) çirkin bir günah iþledikleri veya herhangi bir günaha girerek kendilerine zulmettikleri zaman

Detaylı

SURÝYE DE LÝBYA MODELÝ ÝÞLEMEZ

SURÝYE DE LÝBYA MODELÝ ÝÞLEMEZ DOSTLUÐUN SEMBOLÜ OLACAK AZERBAYCAN A 4 BÝN KÝÞÝLÝK KARDEÞLÝK CAMÝSÝ nha BE RÝ SAY FA 16 DA YASANIN ERTELENMESÝNE TEPKÝ ENGELLER SADECE VÝCDANLA AÞILIR n AHMET TERZÝ NÝN HA BE RÝ SAY FA 3 TE GER ÇEK TEN

Detaylı

KE00-SS.08YT05 DOĞAL SAYILAR ve TAM SAYILAR I

KE00-SS.08YT05 DOĞAL SAYILAR ve TAM SAYILAR I Üniversite Hazırlık / YGS Kolay Temel Matematik 0 KE00-SS.08YT05 DOĞAL SAYILAR ve TAM SAYILAR I. 8 ( 3 + ) A) 7 B) 8 C) 9 D) 0 E) 6. 3! 3 ( 3 3)": ( 3) A) B) 0 C) D) E) 3. 7 3. + 5 A) 6 B) 7 C) 8 D) 0

Detaylı

Değerli Müşterimiz, Bu sayfalarda yer alan ilgili semboller ile belirtilen uyar lar ve aç klamalar, dikkatle okuman z tavsiye ediyoruz:

Değerli Müşterimiz, Bu sayfalarda yer alan ilgili semboller ile belirtilen uyar lar ve aç klamalar, dikkatle okuman z tavsiye ediyoruz: 001-023 TÜRKÇE N HAL:001-023 TÜRKÇE N HAL 08.08.2008 13:30 Sayfa 1 Değerli Müşterimiz, Fiat Stilo yu seçtiğiniz için teşekkür ederiz. Bu kitab, yeni otomobilinizin tüm özelliklerini tan man za ve onu mümkün

Detaylı

T B M M Tutanak Hizmetleri BaĢkanlığı

T B M M Tutanak Hizmetleri BaĢkanlığı BirleĢim : 9 Tarih : 27/4/2012 Saat : 19.00 Grup : Tuba GiriĢ : 3 Sayfa :1 27 Nisan 2012 Cuma BĠRĠNCĠ OTURUM Açılma Saati: 09.36 BAġKAN : Cemil ÇĠÇEK KÂTĠP ÜYELER: Muham met Rıza YALÇINKAYA(Bartın), Mustafa

Detaylı

1 3 P G^ ANTALYA B 0 5Y 0 5K 0 5EH 0 2R BELED 0 2YES 0 2 PLAN VE b t 0 4 e k o m 0 2s y o n u r a p o r u

1 3 P G^ ANTALYA B 0 5Y 0 5K 0 5EH 0 2R BELED 0 2YES 0 2 PLAN VE b t 0 4 e k o m 0 2s y o n u r a p o r u 3 P G^ ANTALYA B 0 5Y 0 5K 0 5EH 0 2R BELED 0 2YES 0 2 PLAN VE b t 0 4 e k o m 0 2s y o n u r a p o r u B 0 2R 0 2M MECL 0 2S TOPLANTISININ TAR 0 2H 0 2 VE G 0 5NDEM MADDES 0 2 KONU M ali Hizmetler Dairesi

Detaylı

T.C. VAN VALİLİĞİ Van Halk Sağlığı Müdürlüğü

T.C. VAN VALİLİĞİ Van Halk Sağlığı Müdürlüğü T.C. VAN VALİLİĞİ Sayı : 37.811.563-934/ 19/01/2015 Konu : Teklife Davet Sayın :... T e l: F ak s: Kurumumuzun ihtiyacı olan (4) kalem AFİŞ, BROŞÜR VE PLASTİK M ÜHÜR ALIMI işi satın alınacaktır. İlgilendiğiniz

Detaylı

YAS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR

YAS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR YENÝ ORTAYA ÇIKAN DERSÝM BELGELERÝNE GÖRE SÜRGÜN EMRÝ DE M. KEMAL DEN CANINI KURTARANLARA ZORUNLU ÝSKÂN ugizli li ði kal dý rý lan Der sim bel ge le ri ne gö re, ha re kât tan ca ný ný kur ta ra bi len

Detaylı

Mýsýr da yargý darbesi

Mýsýr da yargý darbesi HOLLANDALI CORRÝENE: VEFATININ 20. YILINDA AVUKAT HABERÝ SAYFA u4 TE ELÝF ÝLÂVESÝNDE SAYFA u4-5 TE GERÇEKTEN HABER VERiR Y a rýnd yfala n sa mizi zete iz ga ekim ELÝF BEKÝR BERK Ý ANDIK RÝSALE-Ý NUR OKUYUNCA

Detaylı

Günlük GüneşlIk. Şarkılar. Ali Çolak

Günlük GüneşlIk. Şarkılar. Ali Çolak Günlük GüneşlIk Şarkılar Ali Çolak Alý Ço lak; 1965 yýlýnda Na zil li de doð du. Ga zi Üni ver si te si Teknik Eði tim Fakülte si nde baþ ladýðý yüksek öðre ni mi ni, Do kuz Eylül Üni ver si te si Bu ca

Detaylı

ÖNSÖZ Doğan HASOL. UZMAN GÖRÜŞÜ Prof. Dr. Metin TAŞ. Yap -Endüstri Merkezi Araşt rma Bölümü - Önsöz

ÖNSÖZ Doğan HASOL. UZMAN GÖRÜŞÜ Prof. Dr. Metin TAŞ. Yap -Endüstri Merkezi Araşt rma Bölümü - Önsöz Yayımlayan YAPI-ENDÜSTRİ MERKEZİ The Building Information Centre, Istanbul Hazırlayan YEM ARAŞTIRMA BÖLÜMÜ (YEMAR) Yapı Bilgi Merkezi Bölüm Yöneticisi BİRGÜL YAVUZ YEM Araştırma Sorumlusu ANIL KAYGUSUZ

Detaylı

Medeniyet: Kayıp Cennetin Peşinde

Medeniyet: Kayıp Cennetin Peşinde Medeniyet: Kayıp Cennetin Peşinde Doç.Dr. Bilal SAMBUR a a Süleyman Demirel Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi, ISPARTA Ya zış ma Ad re si/cor res pon den ce: Doç.Dr. Bilal SAMBUR Süleyman Demirel

Detaylı

BÝR VE ÖZKASNAK TAN SONRA FEVZÝ TÜRKERÝ

BÝR VE ÖZKASNAK TAN SONRA FEVZÝ TÜRKERÝ ÞANLIURFA BEDÝÜZZAMAN PANELÝNE HAZIR nhaberý SAYFA 6 DA HAC ÝÇÝN BAÞVURU YAPANLARIN SAYISI 1 MÝLYONU GEÇTÝ nhaberý SAYFA 16 DA GER ÇEK TEN HA BER VE RiR YAS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ

Detaylı

YAS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR

YAS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR BEKLEYÝNÝZ... GER ÇEK TEN HA BER VE RiR YAS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR YIL: 43 SA YI: 15.178 / 75 Kr www.ye ni as ya.com.tr ÝSTEKLERÝNÝ MEKTUPLA ÝLETTÝLER GENÇLER ANDIMIZ I ÝSTEMÝYOR

Detaylı

Morpa Kampüs Çocukları Okuma Yazmaya Hazırlamanın ve Öğretmenin Neden En Kolay Yolu?

Morpa Kampüs Çocukları Okuma Yazmaya Hazırlamanın ve Öğretmenin Neden En Kolay Yolu? Morpa Kampüs Çocukları Okuma Yazmaya Hazırlamanın ve Öğretmenin Neden En Kolay Yolu? l Çünkü Morpa Kampüs te Okuma Yazmaya Hazırlık Çalışmaları için özel bölüm var. Bu bölümde okul öncesi eğitimi almış

Detaylı

Tövbe ve Af Dileme-4

Tövbe ve Af Dileme-4 Tövbe ve Af Dileme-4 Kutsalsın, Kutsalsın, Kutsalsın ey güçlü Rab Tanrı; Yer ve gök Sana verilen hamtlarla doludur. Rabbin adına gelen ve tekrar gelecek olana en yücelerde hamtlar olsun. Baba ya, Oğul

Detaylı

Türkiye nin kurtuluþu Kemalizmden demokrasiye geçiþte

Türkiye nin kurtuluþu Kemalizmden demokrasiye geçiþte SiyahMaviKýrmýzýSarý NÝN BOYUN GÖRÜÞÜLCK TRFÝK GÜVNLÝÐÝ BZI KUSUR TNIMLRI DÐÝÞTÝ RÇ MUYND TSLKLR HZIRLNDI ÝSTÝKLÂL MRÞI ÝÇÝN MSD Ha be ri say fa 3 te YNÝ DÖNM Ha be ri say fa 6 da LOGO Ha be ri 16 da YGR

Detaylı

KARINCA & POLEN YAYINLARI

KARINCA & POLEN YAYINLARI e Tashih Faruk DOĞAN Sayfa Düzeni Polen Yayınları Kapak Tasarımı Polen Yayınları Baskı Kilim Matbaacılık EKİM 2 0 0 8 KARINCA & POLEN YAYINLARI Adres ve Telefon Soğanağa Camii Sok. Büyük Tulumba Çıkmazı

Detaylı

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ Bursa Milletvekili Aday Adayı Türk Milleti karar arifesindedir. Ya İkinci Endülüs, ya da yeniden

Detaylı

T.C. TOPRAK MAHSULLERİ OFİSİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ T.C GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI. Kaliteli Üret! Elde Et!

T.C. TOPRAK MAHSULLERİ OFİSİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ T.C GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI. Kaliteli Üret! Elde Et! T.C GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI T.C. TOPRAK MAHSULLERİ OFİSİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Kaliteli Üret! Elde Et! ANKARA - 2015 YÜKSEK VERİM VE KALİTE İÇİN GÜBRELEME > / Yüksek verim ve kalite için buğdayın

Detaylı

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları. HASTA İŞİ İnsanların içlerinde barındırdıkları ve çoğunlukla kaçmaya çalıştıkları bir benlikleri vardır. O benliklerin içinde yaşadıkları olaylar ve onlardan arta kalan üzüntüler barınır, zaten bu yüzdendir

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma KURAN'I KERİM TÜRKÇE MEALİ (DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI) 50-KAF SURESİ Mekke'de inmiştir. 45 (kırkbeş) âyettir. "Kaf" harfi ile başladığı için bu adı almıştır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1.

Detaylı

MODEL SORU - 1 DEKİ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ

MODEL SORU - 1 DEKİ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ 5 BÖÜ RENER 1 2 ODE SORU - 1 DEİ SORUARIN ÇÖÜERİ T aralığı yalnız, T aralığı ise yalnız kaynaktan ışık alabilir aralığı her iki kaynaktan ışık alabileceğinden, + ( + yeşil) = renkte görünür I II O IV III

Detaylı

Tüketici Kültürlerinin Yükselişi ve Düşüşü

Tüketici Kültürlerinin Yükselişi ve Düşüşü Tüketici Kültürlerinin Yükselişi ve Düşüşü Erik As sa do uri an * 2009 ta rih li Ap tal lık Ça ğı (The Age of Stu pid) ad lı bel ge sel de, muh te me len dün ya da ka lan son in san olan kur gu sal bir

Detaylı

GER ÇEK TEN HA BER VE RiR AS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR. 13 TEMMUZ 2012 CUMA/ 75 Kr UÇAÐIMIZ NASIL VE NÝÇÝN DÜÞTÜ?

GER ÇEK TEN HA BER VE RiR AS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR. 13 TEMMUZ 2012 CUMA/ 75 Kr UÇAÐIMIZ NASIL VE NÝÇÝN DÜÞTÜ? GER ÇEK TEN HA BER VE RiR Y YIL: 43 SA YI: 15.230 AS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR / 75 Kr www.ye ni as ya.com.tr Köprü geçiþindeki herkesi bezdiren týkanýklýða çözüm bulunabilecek

Detaylı

Þemdinli nin barýþ feryadý

Þemdinli nin barýþ feryadý CUMA GÜNÜ HERKESE... GER ÇEK TEN HA BER VE RiR Y YIL: 43 SA YI: 15.256 AS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR / 75 Kr www.ye ni as ya.com.tr Þemdinli nin barýþ feryadý OPERASYON VE ÇATIÞMALARIN

Detaylı

AS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR. 23 MART 2012 CUMA / 75 Kr

AS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR. 23 MART 2012 CUMA / 75 Kr YGER ÇEK TEN HA BER VE RiR BUGÜN GAZETENÝZLE BÝRLÝKTE ÜCRETSÝZ YIL: 43 SA YI: 15.119 AS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR 23 MART 2012 CUMA / 75 Kr Bediüzzaman Said Nursî den ÇAÐIN EÐÝTÝM

Detaylı

YGER ÇEK TEN HA BER VE RiR

YGER ÇEK TEN HA BER VE RiR Van da Medresetüzzehra Üniversitesi açýlsýn Van da düzen le nen Med re se tüz zeh ra Sem poz yu mu nun so nuç bil dir ge sin - de, Sa id Nur sî nin e ði tim fel se fe si ne uy gun, ö zel sta tü de, Med

Detaylı

YGER ÇEK TEN HA BER VE RiR

YGER ÇEK TEN HA BER VE RiR BAÐIÞIKLIK SÝSTEMÝNÝ TAHRÝP EDÝYOR GRÝP ÝÇÝN ANTÝBÝYOTÝK KULLANMAYIN u HA BE RÝ SAYFA 11 DE Rusya, alkolü yasaklamayý tartýþýyor u HA BE RÝ SAYFA 12 DE Evliya Çelebi Vatikan da anýlacak u HA BE RÝ SAYFA

Detaylı

30 YIL DAHA KAYBETMEYELÝM

30 YIL DAHA KAYBETMEYELÝM BOSNA NIN MEHMET ÂKÝF Ý CEMALETTÝN LATÝÇ: Ýlhamýmý Bediüzzaman dan alýyorum uuluslararasý Þiir Festivali nin þeref misafiri olarak Türkiye ye gelen Bosna millî þairi Cemalettin Latiç, Bediüzzaman Said

Detaylı

ÝSTANBUL PANELE HAZIR

ÝSTANBUL PANELE HAZIR SiyahMaviKýrmýzýSarý ÝSTANBUL PANELE HAZIR Emevi Camiinde hoþ bir sada/ 16 da Bediüzzaman ýn evi tehlikede Ha be ri say fa 6 da u VI. Ri sa le-i Nur Kon gre si, 27 Mart Pa zar gü nü sa at 14.00 da Ýs tan

Detaylı

YGER ÇEK TEN HA BER VE RiR

YGER ÇEK TEN HA BER VE RiR UZMAN PSÝKOLOG KÜBRA YILMAZTÜRK: Baðýmlýlýða götüren en önemli sebep ruhî tatminsizliktir ÖZELLÝKLE GÜNÜMÜZDE BUNU ÇOK GÖRÜYORUZ. GENÇLER DAHA FAZLA EÐÝLÝMLÝ. KANAATÝMCE DEÐER MEKANÝZMASI BOZULMUÞ DURUMDADIR.

Detaylı

Kardeþliðimizi unutmayalým

Kardeþliðimizi unutmayalým GER ÇEK TEN HA BER VE RiR YARIN GAZETENİZLE BİRLİKTE... YIL: 43 SA YI: 15.146 AS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR / 75 Kr www.ye ni as ya.com.tr Kardeþliðimizi unutmayalým MEHMET GÖRMEZ

Detaylı

1. sınıflar için. Öğretmen El Kitabı

1. sınıflar için. Öğretmen El Kitabı 1. sınıflar için Öğretmen El Kitabı HAZIRLAYANLAR Prof. Dr. Selahiddin Ö ÜLMÜfi (Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi) Yrd. Doç. Dr. Cem BABADO AN (Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi)

Detaylı

TSK, REJÝM MUHAFIZI OLMAKTAN ÇIKARILSIN

TSK, REJÝM MUHAFIZI OLMAKTAN ÇIKARILSIN ÇOCUK ÞENLÝÐÝ PILDI KON D RÝSLE-Ý NURUN BHRI u16 KÂZIM GÜLEÇÜZ BÝLECiK TE KONUÞTU: CEMTLER, EDEBLÝ GÝBÝ ÝRÞD VE ÝKZ EDÝCÝ OLMLI u6 GER ÇEK TEN H BER VE RiR Ge nel a yýn Mü dü rü müz Kâ zým Gü leç yüz,

Detaylı

E. AHMET TONAK 1951, İstanbul doğumlu. 1972 de İTÜ den makine mühendisi olarak mezun oldu. 1972-1973 döneminde Yeni Ortam gazetesinde ve Asyalı

E. AHMET TONAK 1951, İstanbul doğumlu. 1972 de İTÜ den makine mühendisi olarak mezun oldu. 1972-1973 döneminde Yeni Ortam gazetesinde ve Asyalı 420 E. AHMET TONAK 1951, İstanbul doğumlu. 1972 de İTÜ den makine mühendisi olarak mezun oldu. 1972-1973 döneminde Yeni Ortam gazetesinde ve Asyalı dergisinde çalıştı. 1973 te İsveç e, ardından ABD ye

Detaylı

Y AS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR

Y AS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR dan GER ÇEK TEN HA BER VE RiR Y AS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR YIL: 42 SA YI: 15.038 / 75 Kr www.ye ni as ya.com.tr Koruma kanunu ile gerçekler gizleniyor Mehmet Fatih Can TARÝH

Detaylı

ABD, her yere ölüm götürdü

ABD, her yere ölüm götürdü TÜRKÝYE, SAÝD NURSÎMODELÝ ÝLE MODEL ÜLKE OLABÝLÝR Demokratik cumhuriyet kavramýnýn içi, Bediüzzaman'ýn yorumlarýna uygun tanýmlarla doldurulmalý ki, Türkiye Arap âlemi ve bütün dünya için bir örnek ülke

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

Ha be ri say fa 4 de AS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR. 5 MART 2011 CUMARTESÝ / 75 Kr www.ye ni as ya.com.tr

Ha be ri say fa 4 de AS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR. 5 MART 2011 CUMARTESÝ / 75 Kr www.ye ni as ya.com.tr SiyahMaviKýrmýzýSarý FRANSA DA BAÞÖRTÜSÜ TARTIÞMASI ufransa Eðitim Bakaný Luc Chatel, okul dýþý faaliyetlerde, çocuklarýna refakat eden annelerin baþörtü takmasýna karþý çýktý. Ha be ri sayfa 7 de KUMARA

Detaylı

EĞİTİM BİLİMLERİ ÖRNEK DENEME SINAVI - 4

EĞİTİM BİLİMLERİ ÖRNEK DENEME SINAVI - 4 Bu Bölümde Toplam 120 Soru Bulunmaktadır. Eğitim Bilimleri Testi için verilen toplam cevaplama süresi 150 dakikadır. (2,5 saat) 1 ve 2. so ru la r pa rag ra fa gö re ya n t la y n z. Bir gün or man da

Detaylı

ORMAN FAKÜLTESİ DERGİSİ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ. SE R Î CÎLT SAYI SER IES p VOLÜME NUMBE.R ~ M I H SER IE O BAND t ö H EFT ^ İV/O SER IE TOME FASCICULE

ORMAN FAKÜLTESİ DERGİSİ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ. SE R Î CÎLT SAYI SER IES p VOLÜME NUMBE.R ~ M I H SER IE O BAND t ö H EFT ^ İV/O SER IE TOME FASCICULE SE R Î CÎLT SAYI SER IES p VOLÜME NUMBE.R ~ M I H SER IE O BAND t ö H EFT ^ İV/O SER IE TOME FASCICULE İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ORMAN FAKÜLTESİ DERGİSİ R E V IE W O F T H E F A C U L T Y O F FO R E ST R Y,

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

TÖREN KITASI OLMAKTAN BIKTIK

TÖREN KITASI OLMAKTAN BIKTIK SiyahMaviKýrmýzýSarý DUMANSIZ HAYAT 3. YILINDA HABERÝ SAYFA 13 TE TATÝLDE SINAV HEYECANI HABERÝ SAYFA 3 TE YOKSUL ÇOCUKLAR OYUNCAKLA SEVÝNECEK HABERÝ SAYFA 16 DA GER ÇEK TEN HA BER VE RiR Y YIL: 42 SA

Detaylı

sigorta BIRLIK ten Organ nakli ve

sigorta BIRLIK ten Organ nakli ve ISSN: 13057839 Ocak - Mart 2012 SAYI: 27 BIRLIK ten TÜRK YE S GORTA VE REASÜRANS fi RKETLER B RL YAYINIDIR Organ nakli ve sigorta Organ ve doku naklinde, hekimlerin verdikleri zarar nedeniyle ödemek zorunda

Detaylı

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23)

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23) Dedikodu (Gıybet) Gıybet Dedikodu (gıybet), birisinin yüzüne söylenmesinden hoşlanmadığı şeyleri arkasından söylemektir. O kimse söylenen şeyi gerçekten yapmış ise bu gıybet, yapmamış ise iftira olur (Hadis,

Detaylı

+ Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.(4.

+ Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.(4. KUR AN VE HADİSLERE GÖRE BÜYÜK GÜNAHLAR Yüce Rabbimiz Kur an-ı Kerimde şöyle buyuruyor: + Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir

Detaylı

TORK. τ = 2.6 4.sin30.2 + 2.cos60.4 = 12 4 + 4 = 12 N.m Çubuk ( ) yönde dönme hareketi yapar. τ K. τ = F 1. τ 1. τ 2. τ 3. τ 4. 1. 2.

TORK. τ = 2.6 4.sin30.2 + 2.cos60.4 = 12 4 + 4 = 12 N.m Çubuk ( ) yönde dönme hareketi yapar. τ K. τ = F 1. τ 1. τ 2. τ 3. τ 4. 1. 2. AIŞIRMAAR 8 BÖÜM R ÇÖZÜMER R cos N 4N 0 4sin0 N M 5d d N ve 4N luk kuv vet lein çu bu ğa dik bi le şen le i şekil de ki gi bi olu nok ta sı na gö e top lam tok; τ = 6 4sin0 + cos4 = 4 + 4 = Nm Çubuk yönde

Detaylı

Said Nursî, Ýslâm için model þahsiyet

Said Nursî, Ýslâm için model þahsiyet KUR ÂN'A SUÝKAST PLANI RÝSALE-Ý NUR LA BOZULDU KÂZIM GÜLEÇYÜZ ÜN DÝZÝ YAZISI SAY FA 12 DE GER ÇEK TEN HA BER VE RiR Y 19. yüz yý lýn so nun da dek la re e di len ve Lo zan'dan son ra uy gu la ma ya ko

Detaylı

YAS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR

YAS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR Mescid-i Aksa ya kuþatma daralýyor Ýsrail arazilere el koyup, evleri yýkýyor n7 de TALMUDÝ BAHÇELERÝYLE ÇEVRÝLECEK uak sa Kül tür ve Mi ras Mü es sese si, Ýs ra il yö ne ti mi ne bað lý ku rum ve ku ru

Detaylı

Müslüman Hıristiyan İlişkilerinin İnanç Boyutu

Müslüman Hıristiyan İlişkilerinin İnanç Boyutu Müslüman Hıristiyan İlişkilerinin İnanç Boyutu Doç.Dr. isa YÜCEER a a Yüzüncü Yıl Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi, VAN Ya zış ma Ad re si/cor res pon den ce: Doç.Dr. İsa YÜCEER Yüzüncü Yıl

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

YGER ÇEK TEN HA BER VE RiR

YGER ÇEK TEN HA BER VE RiR Herþeyin yaratýlýþý en ince detayýna kadar planlý BÝR KUÞUN KANAT ÇIRPIÞININ ÝLK PATLAMA ÂNINDA PLANLANMASININ GEREKLÝ OLDUÐU BÝR VARLIK SÝSTEMÝNÝ DÜÞÜNDÜÐÜMÜZDE, ORTAYA GÜÇLÜ BÝR HAYRET VE DÝLE GETÝRMEKTE

Detaylı

Okulumuz Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencilerinden Gizem COŞKUN Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri okudu.

Okulumuz Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencilerinden Gizem COŞKUN Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri okudu. BASIN BÜLTENİ Selçuk Üniversitesi Akören Ali Rıza Ercan Meslek Yüksekokulunda 01.04.2015 tarihinde 100. Yılında Çanakkale yi Anlamak adlı konferans düzenlendi. Şehitlerimiz anısına yapılan saygı duruşu

Detaylı

3568 SAYILI SERBEST MUHASEBECİLİK, SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK KANUNU

3568 SAYILI SERBEST MUHASEBECİLİK, SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK KANUNU 3568 SAYILI SERBEST MUHASEBECİLİK, SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK KANUNU 1 10 3568 SAYILI SERBEST MUHASEBECİLİK, SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

Sıra no Sûre Adı. Âyet sayısı O.B.E.B

Sıra no Sûre Adı. Âyet sayısı O.B.E.B Kimi sayılar aralarında asal dır. Hangi sayıların aralarında asal olduğunu belirlemek için ortak bölenlerin en büyüğünü (O.B.E.B.) bulmak gerekir. Örnek: O.B.E.B. kavramını açıklamak için 12 ve 18 sayılarını

Detaylı

Derleyenler FERYAL SAYGILIGİL - BEYHAN UYGUN AYTEMİZ Gülebilir miyiz Dersin?

Derleyenler FERYAL SAYGILIGİL - BEYHAN UYGUN AYTEMİZ Gülebilir miyiz Dersin? Derleyenler FERYAL SAYGILIGİL - BEYHAN UYGUN AYTEMİZ Gülebilir miyiz Dersin? İletişim Yayınları 2267 Edebiyat Eleştirisi 50 ISBN-13: 978-975-05-1887-4 2016 İletişim Yayıncılık A. Ş. 1. BASKI 2016, İstanbul

Detaylı