Obama yı dış politikada bekleyen riskler ve fırsatlar

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Obama yı dış politikada bekleyen riskler ve fırsatlar"

Transkript

1 Obama yı dış politikada bekleyen riskler ve fırsatlar 000 İdris Kardaş M.Cihat Küçük Zülküf Yılmaz Zeyneb Taşatmanlar Batuhan Kurtaran Anıl Gürbüztürk

2 El-Kaide bağlantılı unsurların artan etkinliği Obama yönetimini ikinci döneminde bölgeden izole edebilir mi? Obama yönetimi isyancıları yalnız bırakmalı mı? Bölgede bir angajmana kalkışmak için Rusya ve Çin e stratejik ödünler verilmesi şart mı? Kasım 2012 de ikinci kez seçilen başkan Obama nın önünde şüphesiz zorlu bir dış politika ajandası duruyor. Ortadoğu daki halk hareketlerinden, Filistin-İsrail çatışmalarına, yükselen değer Çin den Rusya ile yürütülen ince diplomatik çizgiye, Afrika dan enerji sorunlarına kadar birçok önemli gündem maddesi Obama nın önünde bekleyen konulardan sadece birkaçı. ABD nin son zamanlarda dünyada yaşanan gelişmelere karşı takındığı tutum, seçim sürecine bağlanmış ve bir süre daha sakin bir ABD dış politikasına şahit olmuştuk. Ancak ikinci kez seçilen ve bir kez daha seçilme kaygısı yaşamayacak olan Obama nın yeni süreçte kendi politikalarını uygulama imkanı bulacağı da bir gerçek. Dolayısıyla, yeni dönemde ABD nin dış politika tercihleri ve uygulamaları daha sahici ve kendi açısından gerçeği daha çok yansıtan politikalar olacaktır. Bu çalışmadaki amacımız, Obama yı bekleyen dış politika gündemlerini ve olası sonuçlarını; Ortadoğu, İran, Çin ve Rusya altbaşlıklarıyla değerlendirmek. İkinci Obama dönemi ve Yeni Ortadoğu 21. yüzyılın en önemli hadiselerinden biri kabul edilen Arap Baharı ve Birleşik Devletlerin bu hareketlere karşı tutumu Obama nın dış politika gündeminde önemli bir yer tutuyor. Peki, seçimlerden galip çıkarak elini rahatlatan ve bir daha seçilme kaygısı taşımayan başkan Obama nın bölgeye yönelik politikalarında ne gibi değişiklikler olacak? El-Kaide bağlantılı unsurların artan etkinliği Obama yönetimini ikinci döneminde bölgeden izole edebilir mi? Obama yönetimi isyancıları yalnız bırakmalı mı? Bölgede bir angajmana kalkışmak için Rusya ve Çin e stratejik ödünler verilmesi şart mı? Obama nın Birinci Dönemi Ve Arap Baharı 2011 yılında Muhammed Bouazi isimli Tunuslu bir gencin kendini ateşe vermesi sonucu alevlenen ve hemen tüm Ortadoğu ya sirayet eden halk ayaklanmaları, başta ABD olmak üzere tüm bölgesel ve küresel güçlerin dış politika hesaplarını tersine çevirdi. Amerika için bölgedeki radikal değişimi anlamak ve kabul etmek kolay olmadı. Zira son derece meşru taleplerle sokağa dökülen insanlar, Amerika nın kadim müttefiklerinin on yıllar boyunca süregelen iktidarlarına son vermek istiyorlardı. Oysa Birleşik Devletlerin bu tür hadiseler karşısında Soğuk Savaş döneminden bu yana süre gelen ve literatüre Carter Doktrini olarak geçen geleneksel yaklaşımı şu şekildeydi: Kendisine karşı demokrasi talepleri ile ayaklanılan müttefik diktatörlerin konumunu muhafaza etmek, altını oyacak girişimlerden kaçınmak, bunu yaparken de bir takım reform güvenceleri almak suretiyle yönetimin tedrici olarak demokrasiye evirilmesini sağlamak. Bu politika Şili ve Güney Kore gibi ülkelerde işe yaramış görünmekteydi. Üstelik İran İslam Devrimi tecrübesi, özgürlük ve demokrasi sloganları ile yoğrulan bir halk hareketinin nasıl da Amerika nın çıkarlarına düşman ve vatandaşlarının haklarına hoşgörüsüz bir yönetimin iktidara 2

3 Dahası bu hareketlerin başarıya ulaşması, sadece demokrasi getirmemekle kalmayıp, İsrail in güvenliğini açıktan tehdit edecek ve ABD ile ayrıcalıklı enerji anlaşmaları imzalamaya can atmayacak bir takım hizipleri de iktidara taşıyabilirdi. gelmesi ile sonuçlanabileceğinin en bariz örneğiydi. İşte 1979 da cereyan eden bu hadise, ABD nin Ortadoğu daki diktatörlükleri, bilhassa da Körfez Monarklarını nerdeyse koşulsuz destekleyeceği bir dönemin başlangıcı oldu. Yalnız bu defa Birleşik Devletlerin yakın partnerlerine karşı ayaklananlar, bir numaralı düşman olan El- Kaide nin ideolojik tabanını oluşturan radikal Sünni unsurlar tarafından domine edilmekteydi. Dahası bu hareketlerin başarıya ulaşması, sadece demokrasi getirmemekle kalmayıp, İsrail in güvenliğini açıktan tehdit edecek ve ABD ile ayrıcalıklı enerji anlaşmaları imzalamaya can atmayacak bir takım hizipleri de iktidara taşıyabilirdi. Bu çekincelerden ve biraz da olayların beklenti dışı seyrinden dolayı, Obama yönetimi ilk etapta statükoyu muhafaza yoluna gitti. Öyle ki Kahire de yüz binler sokağa döküldüğünde Dışişleri Bakanı Clinton, rejim hala sağlam gibi istikrara vurgu yapan ifadeler kullanıyordu. Fakat dönem artık Soğuk Savaş dönemi değildi ki; Obama yönetimi de değişim mesajını almakta gecikmedi. Zira milyonlar sokağa döküldükçe Obama yönetimi Mısır da değişim rüzgârının fırtınaya dönüştüğünü ve dönüşümün kaçınılmaz olduğunu anladı. Gecikmeli de olsa demokrasi, insan hakları, reformlar ve geçiş dönemi gibi konularda ABD yönetimi daha net bir pozisyon aldı ve nihayet Mübarek rejimiyle arasına mesafe koyup, sonrasında da açıktan iktidarı terk etmesi yönünde beyanlarda bulunup Mısır halkının meşru taleplerine olan desteğini açıkladı. Arap dünyasındaki otoriter rejimlere başkaldırı sürecinin Amerikan karşıtlığına dönüşmesinden de endişelenen yönetim, Amerikan çıkarları doğrudan tehdit edilmediği müddetçe devrimleri destekledi. Mısır örneğinde Mübarek yönetiminden vazgeçmek zorunda kalması, ABD yönetiminin Suudi yönetimiyle arasını açtı. Suudi Arabistan açısından yıllardır Amerika ya yakın politikalar izlemiş Mübarek ten vazgeçilmesi ileride gerekirse Suudi yönetiminden de vazgeçilebileceğini gösteren bir işaretti. ABD ise Bahreyn konusunda Suudi müttefikini, onu eleştirmeyerek teskin etti. Geçiş dönemi, Libya da ise diğerleri kadar pürüzsüz olmadı. İç savaşa doğru meyleden şiddetli çatışmalar uluslararası kamuoyunun tüm dikkatini bu bölgeye çekti. Haliyle gözler de dünyanın bir numaralı polis devleti olan ABD ye çevrildi. ABD için ise bir yanda değerler bir yanda da somut çıkarlar vardı. Zira Odesa Şafağı operasyonu başlamadan 9 ay önce ABD Libya büyükelçisi Gene Cretz Kaddafi Rejimini stratejik müttefik olarak nitelendirip bilhassa terörle mücadele gibi hususlardaki işbirliğinden dolayı kendisine minnettarlığını sunmuştu. Bu yüzdendir iki olaylar başladığında Kaddafi, yaptığı konuşmalarda isyancıların El Kaide bağlantılı teröristler olarak nitelendirip zımnen ABD ye mesaj göndermeye çalışmıştı. Fakat Obama yönetimi Mısır da ve Tunus taki tavrına paralel, tutarlı bir duruş sergileyip geriden kumanda etmeyi kabullendiği bir uluslararası insani müdahaleye icazet verdi. Bu operasyon neticesinde Kaddafi rejimi devrilip yerine yeni yönetim kuruldu. Bu operasyonun 3 önemli özelliği vardı: Her şeyden önce bölgede askeri bir angajman kullanılacaksa, bunun ABD siz olamayacağı anlaşılmıştı. Zira İngiltere ve Fransa nın öncülük ettiği koalisyon güçlerinin operasyonun 3

4 Her şeyden önce bölgede askeri bir angajman kullanılacaksa, bunun ABD siz olamayacağı anlaşılmıştı. Zira İngiltere ve Fransa nın öncülük ettiği koalisyon güçlerinin operasyonun ikinci gününde havada yakıt ikmali yapacak kapasitesi, birinci haftasında da istihbaratı yoktu. ikinci gününde havada yakıt ikmali yapacak kapasitesi, birinci haftasında da istihbaratı yoktu. İkincisi bu operasyon, ABD nin artık bölgedeki askeri faaliyetlerinin nasıl olacağı noktasında fikir veriyordu. Obama nın tabiriyle bir tek Amerikan askerinin dahi botu Libya topraklarına değmemişti. Fakat nokta istihbarat ve saldırı kapasitesine sahip insansız hava araçları ile nokta operasyonlara dayanan, haliyle gerek insani gerekse mali açıdan çok daha maliyetsiz olan bu yeni operasyon formu Libya da sonuç vermişti. Üçüncüsü Obama yönetiminin bu tür toplumsal hareketler yaşanan ülkelere karşı nasıl tavır alacağı noktasında birtakım ipucu veriyordu; artık Birleşik Devletler mevcut otoriter devletleri demokratikleştirmek, halklarını ise özgürleştirmek maksadı ile bölgeye müdahil olmayacak, ancak çok temel ulusal çıkarları söz konusu olduğunda yahut ciddi bir insani dram yaşandığında olaylara dahil olacaktı. Fakat bu operasyonun Çin ve Rusya karşısında oldubitti ile gerçekleşmesi, bir sonraki durak Suriye de işleri içinden çıkılmaz bir hale getirecekti. Obama nın Büyük Sınavı: Müslümanların Masumiyeti Arap Baharının en kanlı durağının Suriye olması, orada yaşanan insani dram, bölgesel ve mezhepsel Dengeler ABD nin ve diğer batı ülkelerinin müdahale için isteksiz davranması ve en önemlisi de Çin ve Rusya nın Esad rejimini bu denli desteklemesi, ABD nin gücünün sınırları noktasında birtakım soru işaretlerini beraberinde getirdi. Obama yönetimi bunca zaman isyancıları desteklemekle iyi mi yapmıştı? Yönetimin uyguladığı politikalar nasıl sonuç vermişti? Yönetim Arap Baharı olarak adlandırılan süreci bırakmalı mıydı? İşte bu ve buna benzer noktalarda Obama yönetimi artık ciddi şekilde eleştiriler almaya başlamıştı. Bir tarafta Birleşik Devletlerin Suriye ye derhal müdahale etmesini isteyen ve Obama yı bu noktada zayıf ve basiretsiz bulan Neocon bir kanat; diğer tarafta ise Obama yı Arap Davasına haddinden fazla sahip çıkmakla suçlayan hatta savaş çığırtkanlığı yapan yeni Wilsonist olmakla itham eden statükocu kanat. Fakat Obama yönetimi için en büyük sınav, şüphesiz seçim arifesinde Bingazi Büyükelçisi Christopher Steven ın 11 Eylül günü El- Kaide bağlantılı radikal İslamcı gruplar tarafından öldürülmesi ve sonrasında yaşananlar oldu. Bu saldırı Obama yönetiminin Arap Baharına şüpheyle bakmasına sebep oldu. Müslümanların Masumiyeti isimli islamafobik bir filme tepki olarak Yemen, Tunus, Libya ve Mısırdaki öfkeli kalabalıklar ABD ile ilişkilendirdikleri her şeye zarar vermeye başlamıştı. Haliyle seçim sürecinde Romney bu malzemeyi ciddi bir şekilde kullandı. Dahası Romney seçildiği takdirde muhaliflere daha çok ve açık destek vereceğini vaat ediyordu. Hatta seçildiği takdirde Romney in danışması olması beklenen bazı uzmanlar müdahalenin şart olduğunu savunuyordu. Fakat ABD kamuoyu, genel anlamda Romney i sert bir şekilde eleştirirken Obama yönetimine de sahip çıktı ve bu saldırıların devrimlerle bir ilgisinin olmadığını vurguladı. Obama yönetimi de malum filmi sert bir dille kınayıp, saldırılardan sonra Libya hükümetinin tavrından tatmin olduklarını söyledi. Üstelik ABD nin endişelendiği Müslüman Kardeşlerin hemen her kanattan lideri de saldırıyı kınadı. Büyük 4

5 resme bakıldığında ise devrim sonucu iktidara gelen yönetimlerin ABD ile işbirliği içinde ve koordineli olarak çalıştıkları gözlenmiştir. Kaldı ki Mısır, Tunus, Libya ve Yemen gibi ülkelerin Birleşik Devletlerin desteğine en çok da şuan ihtiyacı vardır. Zira devrimlerden sonraki yeniden yapılanma süreçleri çetrefilli olacaktır. Fakat Obama yönetimi için en büyük sınav, şüphesiz seçim arifesinde Bingazi Büyükelçisi Christopher Steven ın 11 Eylül günü El- Kaide bağlantılı radikal İslamcı gruplar tarafından öldürülmesi ve sonrasında yaşananlar oldu. Tunus Devlet Başkanı Moncef Marzouki, 27 Ekim tarihli New York Times ta yayınlanan makalesinde, ülkesinin ABD ve Batı nın desteğine olan ihtiyacını yineliyor. Yemen hükümeti ABD yönetimi ile terörle mücadele noktasında stratejik iş birliği öngören bir dizi anlaşma imzaladı. Libya Savunma Bakanlığı yetkilileri de, ABD'ye ait insansız uçakların, Kasım 2011'de imzalanan Libya'nın Dostları anlaşması gereği Bingazi hava sahasını kullandığını duyurdu. Diğer taratan aşırılık taraftarı gruplar bölgede marjinal kalmaya mahkum görünüyor. Zira bölge halkı, bilhassa da Libyalılar, Obama yönetimine kendilerine verdikleri destekten dolayı da minnettarlar. Bu ülkelerin hepsinde artık demokratik seçimler yapılıyor ve bu noktadan geriye dönüş de zor görünüyor. İkinci olarak ABD nin bu bölgeyi kendi başına bırakması, kurumsal anlamda yeniden yapılanmasını henüz tamamlayamamış bu ülkelerde bir güç boşluğu doğurup, nihayetinde ABD ye düşman unsurların güç kazanması ile sonuçlanabilir. Bu ülkelerin istikrarlı birer demokrasi olabilmeleri için Obama yönetiminin yeni dönemdeki desteği hayati bir önem arz ediyor. Üç ülke de ekonomik sorunlardan ve zayıf kurumlardan muzdarip. Bu noktada Birleşik Devletlerin ekonomik fonlarına ve enformatik desteğine ihtiyaçları oldukları açık. Zira bu ülkelerde artan işsizlik, zayıf bürokratik kurumlar ABD nin düşman addettiği unsurlar için de son derece bereketli bir zemin sunuyor. Libya ve Yemen deki saldırılar gibi birtakım olumsuzluklar yaşansa da, Bahar halen doğru yönde seyrediyor. Müslüman Kardeşler in bilhassa kadınlar, eğitim vs. konularda ABD açısından kabul edilemez görüşleri olsa da, unutmamalı ki artık onları da bir seçim bekliyor ve seçmenlerin gündeminde iş ve ekmek, Şeriat Hukuku ndan daha önemli bir yer tutuyor. Özetle Obama yönetiminin yeni dönemde Arap Baharından uzak kalmasının stratejik ve insani maliyeti yüksek olabilir. Suriye Cephesi ABD seçimlerinden sonra dikkatler bir kez daha Suriye meselesi kapsamında Obama yönetimine çevrildi. Fakat öncelikle şu husus belirtilmelidir ki; Romney de kazanmış olsaydı, ABD nin bölgeye yönelik en temel çıkarları olan İsrail in güvenliği, enerji arzının güvenliği ve El- Kaide ile mücadele gibi hususlarda pek bir değişiklik olmayacaktı. Hatta birçok kişi, Obama nın ikinci kez seçilmesinin ardından Suriye politikasında bir değişikliğe gitmeyeceğini iddia etmektedir. Obama nın ikinci kez başkan olmasının Suriye meselesine yönelik politikalarında hiçbir değişiklik olmayacağını söylemek de gerçekçi olmayacaktır. Zira Washington son altı aydır seçim gündemine kilitlenmişti ve dış politika meselelerini ikinci plana atıyordu. Obama ya yakın bazı çevreler ise Obama nın ikinci döneminde daha ihtiyatlı ve pragmatik bir dış siyaset çizgisi benimseyerek büyük ve riskli 5

6 İkinci olarak ABD nin bu bölgeyi kendi başına bırakması, kurumsal anlamda yeniden yapılanmasını henüz tamamlayamam ış bu ülkelerde bir güç boşluğu doğurup, nihayetinde ABD ye düşman unsurların güç kazanması ile sonuçlanabilir. dış politika manevralarına girmeyeceğini savunuyor. Fakat Suriye de her geçen gün daha da içinden çıkılmaz bir hal alan iç savaş, yaşanan insani trajedi, Türkiye gibi ABD müttefiki bir ülkenin yaşadığı mülteci sorunu, sınırlarının geçişkenliğinin artması ve bu durumun El- Kaide bağlantılı unsurlar lehine avantajlar doğurması gibi gelişmeler, ABD nin karşısında kayıtsız kalmasının zor olduğu gelişmelerdir. Fakat ABD yi bölgeye angaje edecek en önemli iki unsur ise, Esad yönetiminin gitmeden önce elindeki kimyasal silahları İsrail in korkulu rüyası Hizbullah a devretmeye kalkması (ki Obama yönetimi kimyasal silahların kendileri içim kırmızı çizgi olduğunu belirtti), ikincisi ise şu ana kadar Çin ve Rusya karşısında bölgede pasif kalan ve gücünün sınırları tartışılmaya başlanan ABD nin bir hegemonya mücadelesinde mağlup olmama isteği. Unutmamak lazım ki; Obama yönetiminin Suriye konusunda şu ana kadar sınırlı bir hareket alanının olması ve askeri seçenekleri reddetmesi, sanıldığı gibi olası bir askeri müdahalenin maliyetlerinden çekindiği için değil, karşısında Rusya ve Çin in çetin muhalefetinin olmasından dolayıdır. Zira Libya tarzı bir müdahale son derece maliyetsiz olacaktır. Libya operasyonunda bir tane ABD askerinin burnu dahi kanamamış ve operasyon sadece 1 milyar dolara mal olmuştur. Oysa Irak ta ise bu rakamlar 4500 can kaybı ve 800 milyar dolardı. Yeni dönemde ABD nin Suriye ye yönelik olası yaklaşımında üç ihtimal üzerinde durulabilir: 1. Muhalifleri Silahlandırma: Bu politika ilk etapta uygulanması en muhtemel politika olarak göze çarpıyor. Zira hâlihazırda devam eden savaş, asimetrik bir karaktere sahip. Bilhassa Esad ın sahip olduğu hava kuvvetleri avantajı muhalifleri birçok kente bastırmasına yardımcı oluyor. Üstelik muhalifleri silahlandırmak, savaşın içler acısı bilançosu düşünüldüğünde elzem de gözüküyor. İkinci bir Srebrenitsa vakasının yaşanmaması için muhaliflerin savunmasız olmaması gerekmektedir. Suriye muhalifinin en çok ihtiyacı olan uçaksavar sistemleri ABD tarafından sağlanmak suretiyle Esad karşısında ciddi bir avantaj sağlanabilir. Fakat bu noktada Obama yönetiminin önünde Afganistan tecrübesi duruyor. Sovyetler Birliği Afganistan ı işgal ettiğinde Birleşik Devletler Afgan Mücahitlere bir daha toplayamayacağı silahlar dağıtmış, nihayetinde o silahlar kendine dönmüştü. Bu çekincelere rağmen ABD Suriye Büyükelçisi Robert Ford, başkan Obama nın silahlandırma seçeneğini masadan kaldırmadığını da belirtiyor. 2. Askeri Müdahale: Bu da iki yolla olabilir: Uçuşa yasak bölge (Katar ın önerisi) veya Tampon Bölge (Türkiye nin önerisi) gibi uygulamalarla müdahalenin zemini hazırlanır. Sonrasında da ABD nin geriden kumanda ettiği (Leading From Behind Doctrine) ve Türkiye, Katar gibi bölge ülkeleri ile İngiltere ve Fransa gibi NATO ülkeleri tarafından oluşturulacak bir koalisyon ile mümkün olabilir. Bunda da yöntem, Libya da olduğu gibi eskisinden farklı olacaktır. Geçmişteki taburların ve binlerce askeri aracın yerini, ileri teknoloji ürünü olan küçük, insansız savunma sistemleri alacaktır. Fakat Obama yönetiminin şuana kadarki tutumu göz önüne alındığında, bu çok zayıf bir ihtimal olarak göze çarpıyor. Üstelik ABD 6

7 Yeni dönemde ABD nin Suriye ye yönelik olası yaklaşımında üç ihtimal üzerinde durulabilir: Muhalifleri Silahlandırma, Askeri Müdahale, Esad sonrası dönemin etkin aktörü olma kamuoyu da böyle bir müdahaleyi istemiyor. Ülkenin önde gelen araştırma şirketlerinden Pew Resarch Center ın araştırmasına göre, Amerikalıların sadece %25 i böyle bir müdahaleye sıcak bakabileceklerini söylüyor. Dahası Rusya ve Çin in BM Güvenlik Konseyi ndeki tutumu, bu tarz bir müdahalenin BM şemsiyesi altında olma ihtimalini ortadan kaldırıyor. ABD nin Rusya ve Çin i ikna etmek Suriye deki çıkarları göz önüne alındığında Suriye için herhangi bir stratejik ödün vermeyeceği gerçeği de düşünülünce, müdahale en az olası opsiyon olarak ortaya çıkıyor. 3. Esad Sonrası Dönemin Etkin Aktörü Olma: Obama yönetimi, krizde doğrudan veya dolaylı olarak askeri bir taraf olmak yerine, salt insani ve ekonomik yardım sağlayarak Esad rejimi devrildikten sonra da yeni yönetimin karşılaşması muhtemel sorunlarda yanında olabilir. Hâlihazırda Birleşmiş Milletler verilerine göre Suriye de iki milyon kişinin acil insani yardıma ihtiyacı bulunmaktadır. Obama yönetimi bu bölge için bir fon oluşturup insanların savaştan minimum düzeyde etkilenmelerini sağlayabilir. İkinci olarak savaş sonrası hem altyapısal hem de üstyapısal yeniden yapılanma, yeni yönetimin altından kalkamayacağı kadar güç olacak. Obama yönetimi bu noktada devreye girip yeni Suriye nin inşası için teknik ve mali desteği sunabilir. Fakat bu durumda da yeni yönetim üzerindeki etkinliği, Esad ın gitmesi için direkt müdahil olmuş ülkeler kadar olmayabilir. Amerika da hükümetin ve hemen bütün düşünce kuruluşlarının üzerinde uzlaştığı ilk realite Esad ın bir şekilde yönetimden gideceğidir. İkinci realite ise, yerine Mısır da olduğu gibi Sünni vurgusu ağır basan İhvancı bir yönetimin iktidara geleceğidir. Obama yönetimi ve Amerikalı uzmanlar bu duruma pek sıcak bakmasalar da, İran ın etkisindeki bir Esad rejiminin yerine gelecek İhvancı bir yönetiminin İran ı çevreleyip sınırlayabileceği gerçeği de, Obama yönetiminin Esad rejiminin devrilmesi için çaba sarf edeceği beklentisini doğurmaktadır. Esad ın Rusya tarafından daha fazla desteklenmeyeceğini göz önüne alırsak ihtimaller arasında sayılan askeri müdahalenin pek olası görünmediğini söyleyebiliriz. ABD, Suriye meselesini Suriye nin içinde değil de dışında, yani Rusya ile çözmeye çalışıyor. Dolayısıyla Rusya yı ikna etme çabaları şu an en önemli gündem maddesidir demek yanlış olmayacaktır. Bununla birlikte, Obama yönetiminin şu ana kadar, kendi müttefiki olan diktatörleri desteklemek yerine onlara karşı ayaklanan halkın yanında oldu. Şu an Suriye de tıkanmış görünen Bahar Rüzgârının ABD nin geleneksel müttefiki körfez krallıklarına sıçradığında Washington yönetimin nasıl tavır alacağı şüphesiz Körfez krallarının zihnini yeterince meşgul ediyor. Ortadoğu da halkın ABD karşıtlığını dizginleyebilecek diktatörler yerine, halkın sesine kulak vermek zorunda kalan demokrasilerin kuruluyor olması, Washnigton için de ayrı bir endişe konusu. Fakat Obama her şeye rağmen ülkesinin tarihin doğru yerinde durduğuna inanıyor. Ayrıca bu hareketlerin şuana dek ülkesinin temel çıkarlarının aleyhinde bir durum oluşturmadığını düşünüyor. Zira üst düzey bir Amerikalı yetkilinin yaptığı şu açıklama bunu doğrular 7

8 nitelikte: Bölgedeki son gelişmeler ışığında ABD mümkün oldukça demokrasiyi mecbur kaldığı zaman da istikrarı destekleyecektir. Fakat şuan için Suriye özelinde konuşulacak olursa, hem ülkelerin iç dengelerin hem bölge dengelerin, hem de küresel dengelerin ortaya koyduğu gerçek, Suriye de Esad rejimini devirmenin, Libya da Kaddafi yi devirmekten çok daha güç olduğudur. ABD, Suriye meselesini Suriye nin içinde değil de dışında, yani Rusya ile çözmeye çalışıyor. Dolayısıyla Rusya yı ikna etme çabaları şu an için en önemli gündem maddesidir demek yanlış olmayacaktır. Rusya ile yeniden zorlu dönem Rusya ile ilişkiler hiç şüphesiz başkan Obama'nın bir diğer önemli dış politika gündemi olacak. Soğuk savaş döneminde birçok kez karşı karşıya gelen iki ülke ilişkileri Sovyetler Birliği nin çökmesiyle daha yumuşak bir seyir izledi. Ancak George Bush'un başkanlığı döneminde ilişkiler bir kez daha olumsuz yönde seyretmeye başladı. 2000'li yıllarda iki ülke arasında çıkan anlaşmazlıkları ise ABD'nin Irak'ı işgali, Gürcistan savaşı ve ABD'nin Rusya'nın hinterlandında bulunan ülkelere NATO kanalıyla yaklaşmaya çalışması olarak sıralayabiliriz. Özellikle ABD'nin NATO üzerinden yürüttüğü füze kalkanı projesi Rusya tarafından sert bir tepki ile karşılandı yılında Londra'da gerçekleştirilen G-20 zirvesinde Medvedev ve Obama'nın inisiyatifi ile ilişkilerde reset yani yeniden yapılanma süreci başlamıştır. Ancak özellikle 2011 ve 2012 yılında yaşanan krizler bu süreci sekteye uğratmıştır. Obama'nın ilk döneminde sahip olduğu dış politika söylemi ve Dimitri Medvedev'in izlediği dış politika ilişkilerdeki gerginliğin artmasının önüne geçmiştir. ABD-Rusya ilişkilerini yeni dönemde birçok zorluk bekliyor. Başkan Obama'nın yeniden seçilmesi, 2012 yılında Seul'de gerçekleştirilen Nükleer Güvenlik Zirvesi'nde Dimitri Medvedev'e ilettiği gibi Obama'nın daha fazla esnekliğe sahip olmasını beraberinde getirecek bir gelişme olarak yorumlanabilir. Ancak Rusya tarafında daha ılımlı bir söyleme sahip olan Medvedev'in yerine daha agresif söylem ve politikalara sahip olan Putin'in devlet başkanı olması ilişkilerdeki yeniden yapılanma sürecini durgunluğa götürebilir. ABD-Rusya ilişkileri küresel çapta bir etki alanına sahiptir. NATO füze kalkanı projesi, Suriye'de süregelen süreç, ABD'nin Afganistan'dan çekilme süreci, Asya-Pasifik bölgesinde yaşanan gerilimler ve silahlanma yarışı ile NATO'nun eski Sovyet ülkelerine yakınlaşması gibi konular önümüzdeki dönemde iki ülke arasında birçok gerilime neden olabilecek konular olarak sıralanabilir. Suriye'de süren iç savaş iki ülke ilişkilerinde ki tıkanmanın örneği olarak gösterilebilir. Ancak Rusya Çin ile birlikte Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde Suriye'ye yönelik yaptırım kararlarını veto etmiştir. Rusya aynı zamanda Suriye'nin Tarsus kentinde bir askeri üsse sahiptir. Bu durumda Rusya'nın Suriye konusuna doğrudan dahil olmasını beraberinde getirmiştir. Suriye konusunda Rus liderlerin son zamanlarda benimsedikleri söylem, Suriye rejimine eskisi kadar destek olmadıkları imajını vermektedir. 8

9 İki ülke ilişkilerinde yaşanan diğer bir önemli gelişme ise Rusya'ya yönelik ticari kısıtlamaları kaldırmayı amaçlayan yasa tasarısının ABD Senatosunda kabul edilmesi oldu. ABD'nin Afganistan'dan çekilme süreci ise hem işbirliğini hem de gerginliği beraberinde getiriyor. ABD Afganistan'dan çıkışıyla birlikte bölgede doğabilecek bir boşluğu diğer Orta Asya ülkeleriyle gidermeyi planlıyor. ABD'nin orta Asya ülkelerinde yeni askeri üsler açmak istemesi ilişkileri olumsuz yönde etkileyecek bir yaklaşım olarak algılanıyor. Ancak ABD ve Rusya'nın, özellikle Afganistan özelinde işbirliğine gidebileceği de beklenilen gelişmelerden. Afganistan'dan gelen uyuşturucu Rusya için büyük bir tehlike oluşturuyor. Bu konuda iki ülkenin işbirliğine gitmesi bekleniyor. Bunun yanı sıra ABD'nin Afganistan'da bulunan askerlerini tahliye etmesi sürecinde de Rusya'nın desteğini almaya çalışacaktır. Afganistan savaşının sona erdirilmesi Barack Obama'nın seçim sürecinde dile getirdiği vaatlerinden biriydi. Rus tarafının yeni döneme dair sahip olduğu en büyük beklenti ise ABD'nin, Obama'nın yeniden seçilmesinin de etkisiyle füze kalkanı konusunda daha fazla esnekliğe sahip olmasıdır. Türkiye'nin de içinde bulunduğu bu denklem geçtiğimiz dönemde birçok tartışmayı beraberinde getirmişti. İki ülke ilişkilerinde yaşanan diğer bir önemli gelişme ise Rusya'ya yönelik ticari kısıtlamaları kaldırmayı amaçlayan yasa tasarısının ABD Senatosunda kabul edilmesi oldu. ABD 1974 tarihli Jackson-Vanik yasası ile Rusya'ya bazı ticari kısıtlamalar getirmişti. Rus liderler tarafından özellikle Obama döneminde kaldırılması için baskı yapılan bu kısıtlamalar Obama'nın onayına sunulduktan sonra geçerliliğini yitirecek. Ancak tasarıya eklenen bir madde ise Rus tarafından tepkiyle karşılandı. Eklenen maddeye göre 2009 yılında hapishanede ölen yatırım fonu avukatı Sergey Magnitsky'nin ölümüyle ilişkili olan Rus devlet görevlilerinin ABD topraklarına girişinin yasaklanması ve malvarlıklarının dondurulması söz konusu. Rusya yönetimi, kendilerine karşı saldırgan bir dil kullanan Romney'nin seçimi kaybetmesini ve Obama'nın yeniden seçilmesini olumlu bir gelişme olarak görmektedir. Diplomatik girişimlerin sonuna kadar sürdürülmesini savunan Obama ile daha fazla yol alınabileceğini düşünen Rus yetkililer özellikle füze kalkanı projesinde bir çözüm beklemektedirler. ABD-Rusya ilişkilerinin yapısı gereği inişçıkışlı olacağını beklemek yanlış olmaz. Önemli rakip: Çin Obama nın ikinci kez başkan seçilmesi üzerine, dış politikada yeni bir açılım olup olmayacağının çıkarımını yapmak isteyenler, Barack Obama nın ilk resmi yurtdışı ziyaretine odaklandı. Obama yurtdışı gezi önceliğini Asya ülkelerinden yana kullanarak; gezi önceliğini; Tayland, Myanmar (Burma) ve Kamboçya ya düzenledi. Bu ziyareti için Asya nın ekonomik olarak büyüme sürecinde olan, mevcut ihracatlar açısından önemli bir pazar olma özelliği baz alınabilir. Bunun yanı sıra ucuz iş gücü; ucuz mal üretimini tetikleyip bölgeyi ekonomik alanda bir mücadele alanına çevirmektedir. Bu 9

10 Gallup un 2001 yılında yaptığı bir araştırmasına baktığımızda Amerikan halkının düşman ülke sıralamasında, İran, Irak ve Kuzey Kore ardından 4. sırayı alan Çin in, 2012 yılı anket sonuçlarıyla kıyaslandığında İran ardından, düşman olarak algılanmaya başladığını görürüz. özellikler; küreselleşen yenidünya ile eksenin Batı dan Doğu ya kaydığı söylenen Asya- Pasifik bölgesi, bilhassa Çin e dikkatleri çekmektedir yılı itibariyle Çin in dış ticaret hacmi 3,6 trilyon doları geçmiştir. Son yıllarda dünya ticaretinde hızla kendini gösteren Çin, dünya çapında bir numaralı ihracatçı konumuna yükselmiştir. Obama nın bu ziyaretinin bölgedeki Çin gücünün dengelenmesi şeklinde yoran analistler; Amerika nın Çin in etkisini sınırlamaya çalıştığını iddia ediyor. Bu yaklaşım Obama nın bölgedeki en eski müttefiki olan; Tayland ı, Hindistan ve Çin arasında tampon bölge olan; Myanmar ı ve bugün dahi dünyanın en fakir ülkelerinden biri olan; Kamboçya yı ziyaret etmesinin, yukarıda bahsedildiği gibi, Çin nüfuzunun, Soğuk Savaş yılları Sovyet Rusya ya uygulanan dışında daha modern bir yöntemle çevreleme politikası olduğundan bahsedilebilir yılında olduğu gibi Güney Çin denizinde Çin in Asyalı komşularının hak talepleriyle ilgili anlaşmazlıklarına müdahale etmesi bu durumuna örnek gösterilebilir. Gallup un 2001 yılında yaptığı bir araştırmasına baktığımızda Amerikan halkının düşman ülke sıralamasında, İran, Irak ve Kuzey Kore ardından 4. sırayı alan Çin in, 2012 yılı anket sonuçlarıyla kıyaslandığında, İran ardından, düşman olarak algılanmaya başladığını görürüz. Obama nın başkanlığa gelmesi ve Irak tan çekilme sinyalleri, Irak ın düşman ülke sıralamasında altlara düşmesine sebep gösterilebilir. Çin in düşman ülke olarak kendini göstermesi ise; Cumhuriyetçi Parti nin seçim süresince kullandığı İran ve Çin karşıtı söylemler olabilir. Fakat bunun etkisi 2007 mali krizinden sonra Amerikan ekonomisinin teklemesi buna karşın ivmeli bir büyüme sergileyen Çin ekonomisinin yanında zayıflık sinyalleri vermiş olması, kendini lider olarak atfeden Amerikan ın halk nezdinde Çin i düşmanlaştırmıştır. Global sistemi kurgulayan ve yöneten sürece Çin, 2000 yılından beri Dünya Ticaret Örgütü'nde (DTÖ) üye olma, IMF ve Dünya Bankası ile daha yakın ilişkiler içine girmek istemesi, dış ticarette devleşerek, dünyanın en büyük ihracatçı ülkesi olması ve ABD'yi de geride bırakarak, en büyük yatırım çeken ülke olması gibi unsurlarla dahil olmaya başladığından beri yükselen bir güç olarak dikkatleri çekmeye başlamıştır yılı itibariyle Çin in dış ticaret hacmi 3,6 trilyon doları geçmiştir. Bu durum Çin i en büyük ihracatçı yapmıştır. Amerika ile Çin arasındaki ilişkilerin süregelmiş Cumhuriyetçi-Demokrat aday eksenli farklılık gösteren söylemleri, bilhassa son yıllarda yaygın olan bir görüş değildir. Amerika ve Çin ilişkileri artık bir devlet politikası formunu almıştır. Bugün Cumhuriyetçi bir adayın da başkanlık sonrası ziyaretleri Asya eksenli olacaktır. Zira Hillary Clinton önümüzdeki 10 yıl içinde Asya-Pasifik bölgesindeki diplomatik, ekonomik, stratejik yatırımların bu bölgede önemli ölçüde artma odaklı olacağından açık olarak bahsetmiş, Amerika nın bölge eğilimine değinmiştir. 10

11 Kissenger; Amerika-Çin ilişkilerinde çatışmanın bir gereklilik değil bir tercih olduğu noktasının altını çizip, olası bir savaşın iki tarafı da zorda bırakacağını ve mevcut dünya sistemini bozacağından bahsetmektedir. Bölgede belirginleşen Çin nüfuzuna karşı, Amerika bölgeye müdahil olma gayreti içindedir. Zira bölgedeki ülkeler ile iyi ilişkiler sürdürülmesi, Çin ile bizzat antlaşmalar imzalaması, bölgedeki Amerikan varlığını pekiştirme amacının sonucudur. Çin in önceki başkanı Hu nun Haziran 2011 deki Washington ziyareti sonunda Obama ve Jintao nun yaptığı açıklamada pozitif işbirliğinin altı çizilmiş ve ortak bağlılık vurgusu yapılmıştı. Kamuoyunda kulaktan kulağa yayılan; Amerika ve Çin çatışmasını öngören söylemler aksine, Clinton ile yakın düşünen stratejistler de yok değildir. Kissenger; Amerika-Çin ilişkilerinde çatışmanın bir gereklilik değil bir tercih olduğu noktasının altını çizip; olası bir savaşın iki tarafı da zorda bırakacağını ve mevcut dünya sistemini bozacağından bahsetmektedir. Kissinger a göre Çatışmanın alternatifi çatışmasızlık değil, aksine ABD ve Çin'in bölgedeki diğer ülkelerle birlikte bir Pasifik Birliği oluşturmalarıdır. Bu sayede Pasifik ülkelerinin Amerika tarafından terk edilmeyecek; Amerika ile Çin arasında bir tercihe de zorlanmamış olacaktır. Çin tarafından bakmak gerekirse; Çin stratejik düşünüşü, ABD ile ilişkiyi bir maratona ve yüzyılın düellosuna benzetir. Taraflardan birinin mutlak başarısı, diğerinin başarısızlığı olacak. Muhalefete düşülen bir konu; Çin in Amerika dan boşalan liderlik koltuğuna oturmaya hazır olup olmadığıdır. Bu soruya Çin kendi politikalarıyla cevap verip; Amerika nın küresel üstünlüğünün bozulmasının, kendi refahını bozarak uzun vadeli hedeflerine zarar vereceğini düşünüyor. Bu düşüncenin bir göstergesi olarak, Çin in Amerika lehine yatırım yapmaya devam ettiği ve 2010 yılı AB- Çin ticaret hacmi 560 milyar dolara çıktığı görülür yılı Ocak-Eylül ayları arasında Çin, en büyük ticaret ortağı olan Avrupa Birliği ile gerçekleştirdiği dış ticaret hacmi 411 milyar dolar iken, ikinci en büyük ticaret ortağı ABD ile 355 milyar dolar dış ticaret yapmaktadır yılı Mart ayı sonunda Çin'in döviz rezervleri 3.31 trilyon ABD dolarına çıkmış olması; ülkeler arası ikili bir ilişinin göstergesidir. Zira bu ilişkilerin Çin in kendi çıkarları odaklı olduğu açıktır. Sabır Çin in emperyalist DNA sının parçalarıdır. Dolayısıyla Çinli liderler; küresel liderlik için bir iddiada bulunmuyorlar. Deng Xiaoping in ünlü deyimiyle Sakince gözlemleyelim, yerimizi sağlamlaştıralım. Sakince işleri yerine koyalım; kapasitemizi gizleyip fırsat kollayalım. Liderlik iddiasında değil; tevazu göstermede başarılı olalım. Bu stratejik derinlik Sun Tzu nun atalardan kalma stratejik rehberliği olan savaşta en bilge davranışın geri çekilme olduğu; rakip ölümcül hatalar yaptığında bundan faydalanması akımını ile aynı doğrultudadır. Yükselen güç olarak nitelendirilen Asya ülkelerinde en belirgin olan şüphesiz Çin dir fakat tek aktör değildir. Dile getirilen olası Çin liderliğine karşı bölge ülkelerin ne istediği de bölgeyi anlamak bakımından önemlidir. Aslına bakılırsa; Asya ülkeleri bölgedeki Çin hegemonyasından rahatsızlık duyacaktır. Asya ülkeleri daha çok, Amerika ve Çin arasındaki dengeli süregelen bir politika yanlısıdırlar. Çin açısından, bu ülkeler Çin ile olacak ekonomik işbirliğinden faydalanma amacı güdüyorlar. Öteki taraftan ise Çin in hırçın, baskın tavırların karşın Amerika yı kendilerine gard olarak kullanıyorlar. Bu bölgede sivrilen 3 ülke var ki; aralarında oluşturdukları gayri-resmi Çin karşıtı koalisyon 11

12 Fakat bunun karşısında Çin üzerinde kesin çıkarım yapmak, kehanetler rehberliğinde olacaktır. Çin in toplumsal, siyasi ve ekonomik olarak içe kapalı yapısı, Çin hususunda bir adım geriden konuşmamıza sebep olmaktadır. ile bölgede güçlü bir Çin e karşı, Amerika ile iyi ilişkiler kurmaya yönelecek: Japonya, Hindistan ve Rusya. Amerika nın jeopolitik uygun konumunun aksine, Çin stratejik bir kuşatma potansiyeline karşı savunmasızdır. Bu sebeple bölgedeki homurdanmalara mahal vermeden, denge siyaseti sürdürme politikası güden bir Çin vardır. Tabloya bir de Çin tarafından bakmakta yarar var. Başkan yardımcısı Xi Jinping in ülkenin başına geçmesinde göz ardı edilmemesi gereken bir husus vardır ki; Xi; 1999'dan bu yana en düşük hızında büyümüş olan bir ekonomiyi devralıyor. Gerek Washington Post gazetesinin 2011 yılında yayımladığı bir makalede Xi Jinping, sorun çözme yeteneği yüksek, temkinli ve ayağı yere basan bir lider olarak tanımlaması, gerek Mao'nun çevirmeni Sidney Rittenberg in, "Xi'nin reform yapılması için uzlaşma sağlayabileceğine inanılıyor" açıklaması, kendisinden siyasi reform beklentisi doğurmuştur. Kimi radikal görüş sahipleri, Holloywood u Amerika nın emperyalist oyunun aleti olarak tanımlarlar. Bu hipotezin doğruluğu kanıtlamak güç olsa da, gerek Hollywood un Amerikan yaşayışı ile alakalı sansürsüz bilgi aktarımı, gerek merak edilene kolay ulaşılabilen kaynakları ile Amerika, üzerinde stratejik çıkarımlarda bulunmayı mümkün kılacak kadar açık oynuyor. Fakat bunun karşısında Çin üzerinde kesin çıkarım yapmak, kehanetler rehberliğinde olacaktır. Çin in toplumsal, siyasi ve ekonomik olarak içe kapalı yapısı, Çin hususunda bir adım geriden konuşmamıza sebep olmaktadır. 19. yüzyılda Batılı ülkelerce hedef olmuş, kendi içine kapalı yaşamış ve işgalcilerini asimile etmeyi başarmış bir Çin vardır. Çin kendini dünyanın lideri olma yolunda en iddialı aday olarak görmüş ve kültürüne sıkı sıkıya bağılı kalmıştır. Fakat Batı nın teknolojisi ve askeri gelişmişliği karşısında boyun eğmeye yüz tutmuş Çin için bu büyük bir travmadır. Bu zayıflığı gidermek için diplomatik taktik geliştiren Çin; kendi içinde bölünmeler ve bunun sonucu çatışmalar yaşamıştır ve yeniden birleşmeyi başarmıştır. Bu gibi gelişmelerin incelenmesi; Çin i anlamada önemli role sahiptir. Bitmeyen dava: Filistin-İsrail Obama nın seçimden önce olduğu gibi seçimden sonrada önünde duran Filistin-İsrail sorununda bu kez daha radikal adımlar atabileceği beklentisi vardı. Obama nın önceki döneminden İsrail Başbakanı Netanyahu ile arasının pek de iyi olmadığı hemen hemen her yerde karşımıza çıkan bir gerçek. Obama nın seçilmesinden sonra liderlerin yayınladığı mesajlarda da Obama nın ikinci dönem dış politikasından beklentileri görmek mümkün Filistin Yönetimi lideri Mahmud Abbas yayınladığı mesajında Obama nın bu döneminde Filistin in devlet olma beklentisini dile getirmişti. İsrail ise mesajında bölge güvenliği sağlamak için Obama ile ortak çalışacakları söylemi göze çarpıyordu. Aslında seçimlerin ardından Obama yı iki devletli çözüm sorunu bekliyordu çünkü Kasım ayı 12

13 sonlarında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu na Filistin üye olmayan devlet statüsü için başvuruda bulunacaktı. Aslında Obama son İsrail in saldırıları sonrasında gerek Türkiye Başbakanı Erdoğan gerekse Mısır Cumhurbaşkanı Mursi ile yaptığı görüşmede aslında bölgede ABD yerine Türkiye ve Mısır ın inisiyatif alması görüşünde olabilir. Filistin in başvurusu sonrası, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nda yapılan oylamada Filistin Yönetimi ne 9 ülkenin hayır oyuna karşın üye olmayan gözlemci devlet statüsü verildi. Bu aslında pek de bir şey değiştirmiyor olacak ancak Filistin devlet adıyla anılmaya başlanacaktı. Hayır oyu kullanan devletler arasında ABD de vardı. Oylamanın ardından ABD nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Filistin in kazandığı bu statünün barış için büyük bir engel oluşturacağını söyledi. Yine ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton da oylamanın barış sürecini zedeleyecek talihsiz bir karar olduğunu ayrıca ABD nin her zaman İsrail in arkasında olacağını dile getirdi. Oylama öncesinde Filistin Yönetimi Lideri Mahmud Abbas ise ne İsrail i ne de ABD yi karşılarına almak niyetinde olduklarını ve eğer başvurularının kabul edilmesi halinde İsrail le görüşmelere başlayabileceklerini açıklamıştı. Filistin kazandıkları bu statüyü kullanarak İsrail i savaş suçları için yargılatmaya kalkması ABD ve Avrupalı ülkeler tarafından endişe ile karşılanıp, böyle bir şey yapmayacağına dair Filistin den güvence istedi. Tabi burada Musevi lobisinin etkin gücü ve İsrail hükümetinin aldığı her kararı desteklemeleri önemli bir etken olarak gözükebilir. Obama, ikinci döneminde her ne kadar Musevi lobisine rağmen seçilmeyi başarmış olsa da bu İsrail-Filistin sorununda onlardan bağımsız hareket edebileceği anlamına gelmediği görülmüş oldu. Gazze ye başlayan saldırılar sonrasında ABD Başkanı Barack Obama ise İsrail in militanlarca atılan füzelere karşı kendini korumaya hakkı olduğu değerlendirmesini yaptı. Aslında, Obama nın seçimleri kazanmasının ardından daha fazla Romney yanlısı gibi görünen İsrail de bu sonuç pek de sevindirici karşılanmamıştı. Obama nın bu süreçte, İsrail e yönelik aralarında sorun olmadığına dair açıklamaları ise bir sorunun varlığı gibi algılamak mümkün. Özellikle İsrail başbakanı Netanyahu ile aralarının iyi olmadığını biliyoruz. Obama nın İsrail saldırıları üzerine söylemini de bu bağlamda değerlendirmek mümkün. Obama nın seçim öncesinden İsrail le ilgili demeçlerden kaçması ve Netanyahu yönetimi ile yaşadığı sorunlar neredeyse 2012 de İran ın nükleer programı yüzünden ki gerginliğe kadar getirilebilir. Aslında Obama son İsrail in saldırıları sonrasında gerek Türkiye Başbakanı Erdoğan gerekse Mısır Cumhurbaşkanı Mursi ile yaptığı görüşmede aslında bölgede ABD yerine Türkiye ve Mısır ın inisiyatif alması görüşünde olabilir. Bölgede daha etkin bir Türkiye ve Mısır ın varlığı Obama nın üzerinden yükü kaldıracak gibi. Ayrıca İsrail in bölgedeki saldırılarının maliyetinin ABD nin ve Obama nın dış politikasının üzerine kalacak olması Obama nın burada bölgesel aktörleri ön planda tutup İsrail ile pazarlığa sokması beklenebilir. Bunun için tabi ki de Obama bölgesel güçlerin etkinliğine sığınacaktır. İsrail açısından bakıldığında ise Obama nın İsrail merkezli bir Ortadoğu düzeni politikasından uzaklaşıyor olması rahatsızlık verici. Fakat ABD yetkililerinin Birleşmiş Milletler de ki oylama sonrası açıklamaları ve oylama sırasındaki 13

14 vetosu bölgedeki iki devletli çözümden yana olmadığı gibi İsrail merkezli düzenin değişikliğinde düşük bir ihtimal olarak gösteriyor. Öte yandan ABD nin bölgedeki İsrail saldırılarını desteklemesi bölge halkı açısından da rahatsızlık verici. Özellikle Arap Baharı sonrasında İslamcı grupların etkin bir role bürünmesi ABD nin bölgedeki son olaylar sonrasındaki imajını etkileyecektir. Nükleer sorun: İran İran ya diplomatik yolu seçip nükleer programına son verir ya da birleşik bir dünyayı ve hiçbir seçeneği masadan çekmeyeceğini söyleyen beni, yani ABD başkanını karşısında bulur. Yapılan seçimlerin ardından birçok siyasi otoritenin, ABD nin Ortadoğu politikalarında daha bağımsız hareket edeceği ve önümüzdeki süreçte sürprizler yaşanabileceği yönündeki değerlendirmelerinin İran konusunda geçerli olmadığına dair Kasım ve Aralık ayı içerisinde birtakım gelişmeler yaşandı. Obama nın ikinci kez Başkan seçilmesinin ardından kesin olarak nükleer enerjiye dair her iki taraftan bir açıklama yapılmazken, iki ülke arasındaki gerginlik gerek askeri gerekse de ticari alanda devam ediliyor. İlk gelişme askeri alanda ve 1 Kasım 2012 de gerçekleşmesine karşın, 9 Kasım da dünya bültenlerinde yer aldı. BBC nin İran ABD nin insansız hava aracına ateş açtı başlıklı haberi, Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığı nın yaptığı açıklamayı yansıtıyordu. ABD li kaynaklara göre, Basra Körfezi nde keşif uçuşu yapan bir insansız hava aracı İran savaş uçakları tarafından ateş altına alındı. İnsansız hava aracının zarar görmediği belirtilen olaydan sonra, seçim öncesinde İran ya diplomatik yolu seçip nükleer programına son verir ya da birleşik bir dünyayı ve hiçbir seçeneği masadan çekmeyeceğini söyleyen beni, yani ABD başkanını karşısında bulur. şeklinde sert açıklamalarda bulunan Başkan Obama nın herhangi bir açıklama yapmaması dikkat çekti. Buna karşın İran ise hava sahasının ihlal edildiğini öne sürmüştü. 4 Aralık 2012 tarihinde yine askeri alanda bir gelişmenin yaşandığını görüyoruz. Fars Haber Ajansı na açıklama yapan İran ordusu mensubu Tuğamiral Ali Fadavi, ABD ye ait bir insansız hava aracının Körfez suları üzerinde ele geçirildiğini açıkladı. ABD li yetkililerden ise 7 Aralık itibariyle bu konuda bir açıklama yapılmadı. Askeri alandaki gelişmelerin yanı sıra, ticari alanda da İran, Türkiye ve ABD üçgeninde birtakım gelişmeler söz konusu. İran ın Batı ülkelerinin yaptırımlarına karşılık bir süredir yürüttüğü doğalgaz karşılığı altın uygulaması, ABD senatosunun geçtiğimiz hafta çıkardığı ve İran a değerli taş satışını yasaklayan yaptırım paketi yeni sorunların habercisi olarak yorumlanıyor. Son 6 ay içerisinde İran a doğalgaz karşılığında 8 milyon dolar değerinde altın satan Türkiye nin ise, siyasi otoritelerce, ABD senatosunun uygulamaya aldığı yaptırım paketini dikkate almayacağı belirtiliyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin in ziyareti sırasında düzenlenen basın toplantısında, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ın, ABD senatosunun uygulamaya aldığı yaptırım paketine karşılık Her ülke kendi çıkarlarını çok rahat düşünüyor. Türkiye de kendi çıkarlarını tabi ki düşünecektir. şeklindeki açıklaması ise bu argümanı destekler nitelikte. 14

15 Türkiye nin doğalgaz karşılığında İran a altın satması devam ettiği takdirde, ABD-Türkiye ilişkilerinde gerilmeler olacağı açıkça görünüyor. Bunun ilk sinyalini Pasifik okyanusu üzerinde bulundurduğu donanma güçlerini yüzde 45 ten yüzde 60 seviyesine çıkarmasıyla görüyoruz. Dolayısıyla ABD, önümüzdeki dönemde Asya odaklı bir dış politika izleyecek ve Ortadoğu da boşalan iktidarını eğer kendi ekonomik sorunlarını çözebilirlerse Avrupa ya devredecektir. Nükleer enerji üzerinden süregelen gerilimlere dair özellikle de Obama nın ikinci kez Başkan seçilmesinden sonra herhangi bir gelişme yaşanmazken, birçok İranlı nın, ABD Başkanlık seçimlerini cumhuriyetçilerin adayı Mitt Romney den ziyade mevcut Başkan Obama nın kazanmasını umduğu biliniyordu. İran kamuoyunun ABD ile yeniden bir görüşme sürecinin başlamasını beklerken, bazı İranlı politikacılar Obama nın seçilmesinin İran üzerinde baskının artacağı yönünde düşünceye sahip. Sonuç ABD, sahip olduğu askeri ve ekonomik güç ile bugünün uluslararası politik ajandasını belirleyen önemli bir ülke. Ancak Asya nın özellikle de Çin in son yıllarda kazandığı ve önümüzdeki on yıl içerisinde de kazanacağı düşünülen ivme, ABD nin korkulu rüyası olmayı sürdürüyor. ABD nin enerji ihtiyacını en fazla 5 yıl içerisinde kendisinin karşılayabileceği artık sır değil. Dolayısıyla dün enerji açısından çok önemli olan Ortadoğu coğrafyası ABD için çok da önemli olmayacaktır. Bu bölgede demokrasi ve liberal ekonominin gelişimi elbette ki ABD için hayati derecede önemli konulardır. Ama bununla birlikte askeri olarak direk müdahil olmasını gerektirecek kadar önemli değildir. ABD nin Ortadoğu da daha pasif politikalar yürüteceği bir döneme girmek üzereyiz. Bunun ilk sinyalini Pasifik okyanusu üzerinde bulundurduğu donanma güçlerini yüzde 45 ten yüzde 60 seviyesine çıkarmasıyla görüyoruz. Dolayısıyla ABD, önümüzdeki dönemde Asya odaklı bir dış politika izleyecek ve Ortadoğu da boşalan iktidarını eğer kendi ekonomik sorunlarını çözebilirlerse Avrupa ya devredecektir. Bu resimde ise Türkiye nin AB üyeliği Müslüman kimlikli bir ülke olarak çok daha fazla önem kazanacaktır. Zira bu artık AB için de hayati bir meseleye dönüşecektir. Dolayısıyla Türkiye AB ilişkilerinde önümüzdeki dönemde daha sıkı işbirlikleri görmek oldukça olasıdır. 15

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

GÜMÜŞHANE TİCARET VE SANAYİ ODASI

GÜMÜŞHANE TİCARET VE SANAYİ ODASI (2015) GÜMÜŞHANE TİCARET VE SANAYİ ODASI İRAN ANLAŞMASININ TÜRKİYE ÜZERİNE POTANSİYEL ETKİLERİ İRAN ANLAŞMASININ TÜRKİYE ÜZERİNE POTANSİYEL ETKİLERİ İran ın nükleer programı üzerine dünya güçleri diye

Detaylı

Amerikan Stratejik Yazımından...

Amerikan Stratejik Yazımından... Amerikan Stratejik Yazımından... DR. IAN LESSER Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri ve Jeopolitik Aldatma veya bağımsız bir Kürt Devletinden yana olmadığını ve NATO müttefiklerinin bağımsızlığını

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 03 Temmuz 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 03 Temmuz 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 03 Temmuz 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER FED Başkanı Yellen: Faiz politikası istikrar endişeleriyle değişmemeli Fed Başkanı Yellen Washington da yaptığı konuşmada, düşük faiz oranlarının finansal

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

Araştırma Notu 15/179

Araştırma Notu 15/179 Araştırma Notu 15/179 27.03.2015 2014 ihracatını AB kurtardı Barış Soybilgen* Yönetici Özeti 2014 yılında Türkiye'nin ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 3,8 artarak 152 milyar dolardan 158 milyar dolara

Detaylı

TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA SORUNSUZ ALAN KALDI MI?

TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA SORUNSUZ ALAN KALDI MI? DIŞ POLİTİKA TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA SORUNSUZ ALAN KALDI MI? HAZİRAN 2011 SARIKONAKLAR İŞ MERKEZİ C. BLOK D.16 AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE 02123528795-02123528796 www.turksae.com TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA SORUNSUZ

Detaylı

Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu

Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu Orta Doğu gezisinin son durağı Suudi Arabistan'da bulunan ABD Başkanı George W. Bush, Suudi Kralı Abdullah'la, yüksek petrol fiyatlarının ABD'yi nasıl etkilediği

Detaylı

Kerkük, Telafer, Kerkük...

Kerkük, Telafer, Kerkük... Kerkük, Telafer, Kerkük... P R O F. D R. Ü M İ T Ö Z D A Ğ A L A E D D İ N PA R M A K S I Z BAĞIMSIZ TÜRKMENELİ CUMHURİYETİ Kerkük Krizi ve Türkiye'nin Irak Politikası gerekçelerden vazgeçerek konuyu

Detaylı

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi HALI SEKTÖRÜ 2014 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ EKİİM 2014 1 2014 YILI EYLÜL AYINDA HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ Ülkemizin halı ihracatı

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 13 Haziran 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 13 Haziran 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 13 Haziran 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER BOE/Carney, "Faizler piyasaların beklediğinden daha yakın zamanda artabilir" İngiltere Merkez Bankası Başkanı Mark Carney, İngiltere'de faiz oranlarının

Detaylı

Yaşar ONAY* Rusya nın Orta Doğu Politikasını Şekillendiren Parametreler

Yaşar ONAY* Rusya nın Orta Doğu Politikasını Şekillendiren Parametreler Bilge Strateji, Cilt 7, Sayı 12, Bahar 2015, ss.17-21 Rusya nın Orta Doğu Politikasını Şekillendiren Parametreler Yaşar ONAY* Adına Rusya denilen bu ülke, Moskova prensliğinden büyük bir imparatorluğa

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER ABD de işsizlik başvuruları ve imalat sektörü PMI beklentilerin üzerinde gelirken, ikinci el konut satışlarında 4 aylık aradan sonra ilk kez artış yaşandı

Detaylı

Kuzey Irak'a harekat

Kuzey Irak'a harekat Kuzey Irak'a harekat Asker terörü engellemek için yeniden Irak'a girdi. Irak'ın kuzeyinde istihbarat uçuçu yapan insansız uçaklar bugün hareketli PKK gruplarını tespit etti. Türk Silahlı Kuvvetleri Zap

Detaylı

ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1

ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1 ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1 Pentagon yetkilileri Fransa'nın talep ettiği Reaper tipi insansız hava aracı (İHA) veya dronların satışına yönelik olarak Kongre'de

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 GELECEK İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 SARIKONAKLAR İŞ TÜRKĠYE MERKEZİ C. BLOK ĠÇĠN D.16 BÜYÜME AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE ÖNGÖRÜLERĠ 02123528795-02123528796 2025 www.turksae.com Nüfus,

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 20 Haziran 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 20 Haziran 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 20 Haziran 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER Altın, Fed sonrası 3 haftanın yükseğinde ABD merkez bankası Fed'in faiz oranlarının düşük kalmaya devam edeceğini bildirmesi ile, alternatif yatırım aracı

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 22 Temmuz 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 22 Temmuz 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 22 Temmuz 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER Avrupa ya jeopolitik tehdit Yakın bir zamanda kadar Avrupa nın tehdit eden iç risklerdi. Örneğin Euro bölgesindeki borçlanma krizi üyeler arasında çok gerginlik

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü nün (UNCTAD) Uluslararası Doğrudan Yatırımlar

Detaylı

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları,

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Ankara Forumunun beşinci toplantısını yaptığımız için çok mutluyum. Toplantıya ev sahipliği

Detaylı

Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi

Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi Basın Bülteni 26 Haziran 2013 YASED, UNCTAD 2013 Dünya Yatırım Raporu nu açıkladı Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi 2012 yılında dünyada yüzde 18

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti TEPAV Değerlendirme Notu Şubat 2011 Cari işlemler açığında neler oluyor? Ekonomide gözlemlenen

Detaylı

FED FAİZ KARARINDA SÜRPRİZ YAPABİLİR Mİ?...

FED FAİZ KARARINDA SÜRPRİZ YAPABİLİR Mİ?... FED FAİZ KARARINDA SÜRPRİZ YAPABİLİR Mİ?... FED in genişleyici para politikasına geçtiği Aralık 2008 den bu yana faizler 0-0.25 bandında bulunuyor. 2008 de yaşanan finansal krizin ardından, ekonomideki

Detaylı

27-31 Temmuz 2015. Önümüzdeki Hafta Neleri Takip Edeceğiz?

27-31 Temmuz 2015. Önümüzdeki Hafta Neleri Takip Edeceğiz? Önümüzdeki Hafta Neleri Takip Edeceğiz? Pazartesi; *11:00 Almanya - IFO Ekonomi Güven Endeksi *13:00 İngiltere - İngiltere Sanayi Aktivite Trendi *14:30 Türkiye - Kapasite Kullanım Oranı ve İmalat Güven

Detaylı

Salvador, Guatemala, Kamboçya ve Namibya gibi yerlerde 1990 ların barış anlaşmaları ile ortaya çıkan fırsatları en iyi şekilde kullanabilmek için

Salvador, Guatemala, Kamboçya ve Namibya gibi yerlerde 1990 ların barış anlaşmaları ile ortaya çıkan fırsatları en iyi şekilde kullanabilmek için ÖN SÖZ Barış inşası, Birleşmiş Milletler eski Genel Sekreteri Boutros Boutros-Ghali tarafından tekrar çatışmaya dönmeyi önlemek amacıyla barışı sağlamlaştırıp, sürdürülebilir hale getirebilecek çalışmalar

Detaylı

Ekonomik Ticari Gelişmeler

Ekonomik Ticari Gelişmeler Ekonomik Ticari Gelişmeler 3 Mayıs 2011 1 / 24 İçindekiler Giriş Sektör Haberleri Ülkelere Göre Çıkış Sayıları Haftalık Makroekonomik Gelişmeler 2 / 24 Yükselen Değerler Mart ayında İmalat Sanayi Genelinde

Detaylı

Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye

Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye Nükleer Enerji Santralleri ve Türkiye nin Enerji Politikası Ortak Paydalar Ortadoğu ve Kuzey Afrika da ki rejimlerin

Detaylı

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 - CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS

Detaylı

Aylık Dış Ticaret Analizi

Aylık Dış Ticaret Analizi EKİM YÖNETİCİ ÖZETİ Bu çalışmada, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından her ayın ilk günü açıklanan ihracat rakamları temel alınarak Türkiye nin aylık dış ticaret analizi yapılmaktadır. Aşağıdaki analiz,

Detaylı

Title of Presentation. Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL

Title of Presentation. Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL Title of Presentation Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL İçindekiler 1- Yeni Büyük Oyun 2- Coğrafyanın Mahkumları 3- Hazar ın Statüsü Sorunu 4- Boru Hatları Rekabeti 5- Hazar

Detaylı

Ayşegül DEDE / Etüd Araştırma Servisi / Uzman 2009 YILI TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ GENEL DEĞERLENDİRME

Ayşegül DEDE / Etüd Araştırma Servisi / Uzman 2009 YILI TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ GENEL DEĞERLENDİRME Ayşegül DEDE / Etüd Araştırma Servisi / Uzman 2009 YILI TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ GENEL DEĞERLENDİRME 2009 yılı, Türkiye-AB ilişkileri için son derece önemli bir dönüm noktasıdır. 2008 yılı AB açısından verimli

Detaylı

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU Temmuz ayı içerisinde Dünya Bankası Türkiye

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ Prof.Dr.Coşkun Can Aktan Demokrasi konusunda hep Batı demokrasilerini örnek gösterir ve bu ülkelerde demokrasinin gerçekten işler olduğundan sözederiz.

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Aylık Dış Ticaret Analizi

Aylık Dış Ticaret Analizi YÖNETİCİ ÖZETİ Bu çalışmada, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından her ayın ilk günü açıklanan ihracat rakamları temel alınarak Türkiye nin aylık dış ticaret analizi yapılmaktadır. Aşağıdaki analiz,

Detaylı

Sayı: 80 Tarih: Mart 201

Sayı: 80 Tarih: Mart 201 Sayı: 80 Tarih: Mart 201 Ermeni Tasarısı Temsilciler Meclisi Alt Komitesi nden Geçti Amerikan Kongresi nde sık sık gündeme gelen Ermeni tasarılarından sonuncusu 4 Mart ta Temsilciler Meclisi (TM) Dış İlişkiler

Detaylı

2014 YILI NİSAN AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

2014 YILI NİSAN AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ DERİ VE DERİ MAMULLERİ SEKTÖRÜ 2014 NİSAN AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ Mayııs 2014 2014 YILI NİSAN AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

Detaylı

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER 21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER KÜRESEL EKONOMİYİ ROTASINDAN ÇIKARABİLECEK 10 BÜYÜK TEHLİKE DÜNYA EKONOMİSİ VE ABD EKONOMİSİNDE OLASI MAKRO DENGESİZLİKLER (BÜTÇE VE CARİ İ LEMLER AÇIĞI) (TWIN TOWERS) İSTİKRARSIZ

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 24 Haziran 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 24 Haziran 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 24 Haziran 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER Euro Bölgesi'nde PMI beklentinin altında Euro Bölgesi'nde imalat sanayi ve hizmet sektörü faaliyetleri Fransa ekonomisindeki yavaşlama doğrultusunda Haziran

Detaylı

İran'ın Irak'ın Kuzeyi'ndeki Oluşum ve Gelişmelere Yaklaşımı Kuzey Irak taki sözde yönetimin(!) Parlamentosu Kürtçü gruplar İran tarafından değil, ABD ve çıkar ortakları tarafından yardım görmektedirler.

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030

ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030 VİZYON BELGESİ(TASLAK) ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030 (03-05 Aralık 2015, İstanbul) BÖLÜM 1 Nükleer Güç Programı (NGP) Geliştirilmesinde Önemli Ulusal Politika Adımları Temel

Detaylı

Petrol Piyasası Temel/Teknik Görünüm

Petrol Piyasası Temel/Teknik Görünüm 13 Ekim 2014 Petrol Piyasası Temel/Teknik Görünüm Küresel çapta düşük büyüme beklentileri petrol talebinde düşüklüğü beraberinde getiriyorken üretimin ise hem OPEC ülkelerinde hem de Amerika da yüksek

Detaylı

SURİYE SORUNU VE TÜRK DIŞ POLİTİKASINA TOPLUMSAL BAKIŞ *

SURİYE SORUNU VE TÜRK DIŞ POLİTİKASINA TOPLUMSAL BAKIŞ * SURİYE SORUNU VE TÜRK DIŞ POLİTİKASINA TOPLUMSAL BAKIŞ * Salih AKYÜREK ** Cengiz YILMAZ *** Türkiye-Suriye ilişkileri Cumhuriyet döneminde ve özellikle son 30 yılda iniş çıkışları ve gerginlikleri çok

Detaylı

JENS STOLTENBERG İLE SÖYLEŞİ: NATO-RUSYA İLİŞKİLERİ VE BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK

JENS STOLTENBERG İLE SÖYLEŞİ: NATO-RUSYA İLİŞKİLERİ VE BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK JENS STOLTENBERG İLE SÖYLEŞİ: NATO-RUSYA İLİŞKİLERİ VE BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, TPQ yla gerçekleştirdiği özel söyleşide Rusya ile yaşanan gerginlikten Ukrayna nın

Detaylı

KARARSIZ AK PARTĠ SEÇMENĠ PARTĠSĠNE DÖNÜYOR

KARARSIZ AK PARTĠ SEÇMENĠ PARTĠSĠNE DÖNÜYOR Türkiye 7 Haziran 2015'te yapılacak milletvekili genel seçimlerine hazırlanırken araştırma şirketleri de seçmenlerin nabzını tutmaya devam ediyor. Genel seçim öncesi Politic's Araştırma Şirketi'nce yapılan

Detaylı

06 Temmuz 10 Temmuz 2015

06 Temmuz 10 Temmuz 2015 Önümüzdeki Hafta Neleri Takip Edeceğiz? Pazartesi; 09:00 Almanya Fabrika Siparişleri 11:30 Euro Bölgesi - Perakende PMI Endeksi, Sentix Yatırımcı Güven Endeksi 16:45 ABD Hizmet PMI Endeksi 17:00 ABD ISM

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 23.07.2014 Jak ESKİNAZİ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Seçim maratonu devam ediyor Cumhurbaşkanlığı Seçimi, ülkenin en sıcak gündemi 10 Ağustos'ta

Detaylı

Reel Sektör Risk Yönetimi

Reel Sektör Risk Yönetimi Temel Analiz Ocak ayının ilk yarısını geride bırakırken piyasalardaki olumlu havanın sorgulanmaya başladığını söyleyebiliriz. Amerika kanadında Aralık ayında sürpriz bir iyileşme gözlenen tarım dışı istihdam

Detaylı

Türkiye-Rusya Krizinin Geleceği Üzerine Bir Değerlendirme

Türkiye-Rusya Krizinin Geleceği Üzerine Bir Değerlendirme ULUSLARARASI STRATEJİK BAKIŞ ENSTİTÜSÜ POLICY BRIEF 11/28/2015 Kasım 2015, No.1 Türkiye-Rusya Krizinin Geleceği Üzerine Bir Değerlendirme Zafer Gündüz, Uzman, Uluslararası Stratejik Bakış Enstitüsü. Giriş

Detaylı

Gündem 27.11.2015. Türkiye 7,50% İngiltere 0,50% Amerika 0,25% İsviçre -0,75% Euro Bölgesi 0,05% Japonya < 0.10%

Gündem 27.11.2015. Türkiye 7,50% İngiltere 0,50% Amerika 0,25% İsviçre -0,75% Euro Bölgesi 0,05% Japonya < 0.10% Parite EURUSD GBPUSD USDJPY USDTRY Altın Brent Açılış 1,0625 1,5124 122,730 2,8872 1071,25 46,11 Yüksek 1,0627 1,5130 122,760 2,9285 1074,99 46,30 Düşük 1,0600 1,5066 122,503 2,8854 1069,77 44,98 Kapanış

Detaylı

EURUSD GBPUSD USDJPY USDTRY

EURUSD GBPUSD USDJPY USDTRY Parite EURUSD GBPUSD USDJPY USDTRY Altın Brent Ülke Faiz Ülke Faiz Açılış 1,0635 1,5125 122,845 2,8506 1069,25 45,08 Türkiye 7,50% İngiltere 0,50% Yüksek 1,0673 1,5155 122,961 2,8838 1081,60 46,47 Düşük

Detaylı

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 ( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - İtalya İlişkileri: Fırsatlar ve Güçlükler ( 2014 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen

Detaylı

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz, Türkiye nin Siyasi Gündemine paralel konuların ele alınarak halkın görüşlerini tespit etmek ve bu görüşlerin NEDENİ ni saptamak adına

Detaylı

ABD İLE İLİŞKİLERDE YENİ DÖNEM: MODEL ORTAKLIK

ABD İLE İLİŞKİLERDE YENİ DÖNEM: MODEL ORTAKLIK DIŞ POLİTİKA ABD İLE İLİŞKİLERDE YENİ DÖNEM: MODEL ORTAKLIK NİSAN 2009 SARIKONAKLAR İŞ MERKEZİ C. BLOK D.16 AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE 02123528795-02123528796 www.turksae.com ABD İLE İLİŞKİLERDE YENİ DÖNEM:

Detaylı

Dış Ticaret Verileri Bülteni

Dış Ticaret Verileri Bülteni (Milyar $) Dış Ticaret Verileri Bülteni 216 ŞUBAT - 216 TÜİK dış ticaret verilerine göre; ihracat 216 yılı Şubat ayında, 215 yılının aynı ayına göre ihracat 216 yılı Şubat ayında, 215 yılının aynı ayına

Detaylı

GÜNLÜK ORTADOĞU BÜLTENİ I 20 OCAK 2010

GÜNLÜK ORTADOĞU BÜLTENİ I 20 OCAK 2010 GÜNLÜK ORTADOĞU BÜLTENİ I 20 OCAK 2010 IRAK İngiltere nin eski Başbakanı Tony Blair, devam eden Irak soruşturmasında, 29 Ocak 2010 tarihinde yer alacak. Blair'e iki bölümde, altı saat boyunca ülkenin Irak

Detaylı

Mezhepçi-siyasal İslamcı dış politikanın faturası ekonomiye AKP, MISIR I DA KAYBETTİRİYOR

Mezhepçi-siyasal İslamcı dış politikanın faturası ekonomiye AKP, MISIR I DA KAYBETTİRİYOR Umut Oran Basın Açıklaması 14.7.2013 Mezhepçi-siyasal İslamcı dış politikanın faturası ekonomiye AKP, MISIR I DA KAYBETTİRİYOR Mısır da gelinen noktanın ikili siyasal ve ekonomik ilişkilerimize nasıl yansıyacağı

Detaylı

Vizesiz Avrupa. İdris Kardaş KSP Genel Koordinatorü

Vizesiz Avrupa. İdris Kardaş KSP Genel Koordinatorü İdris Kardaş KSP Genel Koordinatorü Vizesiz Avrupa AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ın baş müzakereci olarak göreve başladığı 2009 dan beri yoğun emek sarfettiği vize sorununda önemli bir aşama

Detaylı

Serbest ticaret satrancı

Serbest ticaret satrancı Serbest ticaret satrancı Türkiye nin sadece AB nin Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzaladığı ülkelerle anlaşma yapabilmesi Türk dış ticaretini olumsuz etkiliyor. AB ile STA yapan bazı ülkeler Türkiye

Detaylı

SGK ve TİKA İşbirliğiyle Sosyal Güvenlik Tecrübeleri Yurtdışına Aktarılacak

SGK ve TİKA İşbirliğiyle Sosyal Güvenlik Tecrübeleri Yurtdışına Aktarılacak SGK ve TİKA İşbirliğiyle Sosyal Güvenlik Tecrübeleri Yurtdışına Aktarılacak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Başbakanlık Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) arasında işbirliği protokolü

Detaylı

Çimento Sektörü ve 2010 Beklentileri

Çimento Sektörü ve 2010 Beklentileri Çimento Sektörü ve 2010 Beklentileri Nisan,2010 Çimento tüketimi gelişmiş ülkelerde az çok uzun dönem GSMH ile orantısal bir büyüklüğü sahip iken gelişmekte olan ülkelerde GSMH daki büyümenin çok üstünde

Detaylı

2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi

2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi 2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi 1 Ekim 2013 tarihinde ABD Temsilciler Meclisi, Obamacare olarak bilinen sağlık reformunun bir yıl ertelenmesini içeren tasarıyı kabul etti. Tasarının meclisten geçmesinin

Detaylı

Günlük Yorum. IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı. Piyasalarda Bugün Ne Oldu? USDTRY EURUSD GBPUSD BRENT PETROL ALTIN

Günlük Yorum. IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı. Piyasalarda Bugün Ne Oldu? USDTRY EURUSD GBPUSD BRENT PETROL ALTIN Günlük Yorum IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Piyasalarda Bugün Ne Oldu? USDTRY EURUSD GBPUSD BRENT PETROL ALTIN Brexit sonrası oluşan son iki günlük havanın biraz daha iyimser fiyatlamalara yol

Detaylı

Türkiye-Kosova Serbest Ticaret Anlaşması IV. Tur Müzakereleri. Caner ERDEM AB Uzman Yardımcısı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü

Türkiye-Kosova Serbest Ticaret Anlaşması IV. Tur Müzakereleri. Caner ERDEM AB Uzman Yardımcısı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Türkiye-Kosova Serbest Ticaret Anlaşması IV. Tur Müzakereleri Caner ERDEM AB Uzman Yardımcısı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Eylül 2013 Sunum Planı STA ların Yasal Çerçevesi Türkiye nin

Detaylı

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI Eski adıyla İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) günümüzde nüfusunun çoğunluğu veya bir kısmı Müslüman olan ülkelerin üye olduğu ve üye ülkeler arasında politik, ekonomik, kültürel,

Detaylı

Dünya ekonomisinde kartlar yeniden karılıyor!

Dünya ekonomisinde kartlar yeniden karılıyor! Dünya ekonomisinde kartlar yeniden karılıyor! Çin ABD savaşı kızışıyor. AB ile TTIP görüşmelerini sürdüren ABD`nin, TPP`yi olumlu sonuçlandırarak, Çin`in bölgede artan etkinliğini dengelemek açısından

Detaylı

TR 71 BÖLGESİ 2013 YILI İHRACAT RAPORU AHİLER KALKINMA AJANSI

TR 71 BÖLGESİ 2013 YILI İHRACAT RAPORU AHİLER KALKINMA AJANSI TR 71 BÖLGESİ 2013 YILI İHRACAT RAPORU AHİLER KALKINMA AJANSI NİSAN 2014 İçindekiler 2013 YILI İHRACAT RAKAMLARI HAKKINDA GENEL DEĞERLENDİRME... 3 2013 YILI TR 71 BÖLGESİ İHRACAT PERFORMANSI... 4 AKSARAY...

Detaylı

KONYA DIŞ TİCARET BÜLTENİ

KONYA DIŞ TİCARET BÜLTENİ HABER BÜLTENİ 12.05.2014 Sayı 27 Konya Ticaret Odası (KTO) tarafından Türkiye İstatistik Kurumu ndan ve Türkiye İhracatçılar Meclisi nden alınan verilere dayalı olarak Konya nın dış ticaretinin durumu

Detaylı

RESESYON YOKSA PETROLDE ZİRVELER VAR

RESESYON YOKSA PETROLDE ZİRVELER VAR M. Baki ATILAL Araştırma, Müdür m.baki@turkishyatirim.com + 90 212 315 1071 Başak Erçevik Uzman Yardımcısı Adayı b.ercevik@turkishyatirim.com + 90 212 315 1061 Araştırma Bölümümüzün Hazırladığı Diğer Raporlarımıza

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

FOREKS GÜNLÜK BÜLTEN İÇİNDEKİLER

FOREKS GÜNLÜK BÜLTEN İÇİNDEKİLER 05.07.2013 FOREKS GÜNLÜK BÜLTEN İÇİNDEKİLER Genel Bakış EUR/USD ( Euro / Dolar ) Teknik Analiz GBP/USD ( Sterlin / Dolar ) Teknik Analiz USD/TRY ( Dolar / Lira ) Teknik Analiz XAU/USD ( Altın / Dolar )

Detaylı

Koalisyon Pazarlıkları ve Olası Hükümet Formülleri. Maliki'nin Türkiye Ziyareti ve Irak'ta Yeni Hükümet Kurma Senaryoları

Koalisyon Pazarlıkları ve Olası Hükümet Formülleri. Maliki'nin Türkiye Ziyareti ve Irak'ta Yeni Hükümet Kurma Senaryoları 7 Mart 2010 seçimleri üzerinden yaklaşık 8 ay geçmesine rağmen Irak ta henüz bir hükümet kurulabilmiş değildir. Yeni hükümet kurma çalışmalarının yoğun bir şekilde sürdüğü Ekim 21 de Başbakan Maliki nin

Detaylı

Dr. Zerrin Ayşe Bakan

Dr. Zerrin Ayşe Bakan Dr. Zerrin Ayşe Bakan I. Soğuk Savaş Sonrası Dönemde Yeni Güvenlik Teorilerine Bir Bakış: Soğuk Savaş'ın bitimiyle değişen Avrupa ve dünya coğrafyası beraberinde pek çok yeni olgu ve sorunların doğmasına

Detaylı

DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Temel Bilgiler G20 Nedir? G-20 (Group of 20) platformunun kuruluş amacı küresel ekonomik istikrarın sağlanması ve teşvik edilmesi için gayri resmi bir görüş alışverişi

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33 i Bu sayıda; Kısa vadeli Dış Borç Stoku, Merkez Bankası Net Döviz Pozisyonu rakamları Uluslararası Yatırım Pozisyonu, Ve İmalat Sanayi

Detaylı

Doç. Dr. Aylin GÜNEY Yaşar Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü

Doç. Dr. Aylin GÜNEY Yaşar Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Doç. Dr. Aylin GÜNEY Yaşar Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Raporun Anahatları Megatrends: Küresel ana eğilimler Game-Changers: Ana Eğilimlerde değişime yol açabilecek etkenler Senaryolar Ana

Detaylı

DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI. Genel Değerlendirme

DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI. Genel Değerlendirme DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI Genel Değerlendirme Haziran 2014 2012 yılı dünya seramik sağlık gereçleri ihracat rakamlarına bakıldığında, 2011 yılı rakamlarına nazaran daha az dalgalanma gösterdiği

Detaylı

GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 11 Ağustos 2014

GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 11 Ağustos 2014 GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 11 Ağustos 2014 08.08.2014 Açılış Kapanış % EURUSD 1,33626 1,34122 0,37 ALTIN 1312,39 1310,48 0,14 USDTRY 2,16614 2,14372 1,04 EURTRY 2,89529 2,87540 0,69 USDJPY 102,090 102,009

Detaylı

ORTAK PNR UYGULAMASINA DOĞRU ADIM ADIM

ORTAK PNR UYGULAMASINA DOĞRU ADIM ADIM AVRUPA TERÖRLE MÜCADELEDE SAFLARI SIKILAŞTIRIYOR: ORTAK PNR UYGULAMASINA DOĞRU ADIM ADIM 62 EKONOMİK FORUM Melih ÖZSÖZ İKV Genel Sekreter Yardımcısı Son zamanlarda AB gündeminde yaşanan terör olaylarına

Detaylı

04.12.2015. Euro Bölgesi 0,05% Japonya < 0.10%

04.12.2015. Euro Bölgesi 0,05% Japonya < 0.10% Parite EURUSD GBPUSD USDJPY USDTRY Altın Brent Ülke Faiz Ülke Faiz Açılış 1,0617 1,4945 123,248 2,8888 1053,60 42,75 Türkiye 7,50% İngiltere 0,50% Yüksek 1,0981 1,5155 123,561 2,8966 1065,53 44,66 Düşük

Detaylı

TÜRKİYE VE İZMİR İN OCAK-MART 2015 İHRACAT RAKAMLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

TÜRKİYE VE İZMİR İN OCAK-MART 2015 İHRACAT RAKAMLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ Hazırlayan: Gündem KONT İzmir Ticaret Odası TÜRKİYE VE İZMİR İN OCAK-MART 2015 İHRACAT RAKAMLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre; ihracat 2015 yılı Mart ayında, 2014

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 14 Temmuz 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 14 Temmuz 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 14 Temmuz 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER Euro Bölgesi için kriz geri mi döndü? Önce Bulgaristan daha sonra Portekiz de patlak veren banka sorunları kırılgan Euro bölgesinde krizin yeniden mi ortaya

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

2008 AMERİKAN BAŞKANLIK SEÇİMLERİ NE GENEL BİR BAKIŞ 2008 AMERİKAN BAŞKANLIK SEÇİMLERİ NE GENEL BİR BAKIŞ

2008 AMERİKAN BAŞKANLIK SEÇİMLERİ NE GENEL BİR BAKIŞ 2008 AMERİKAN BAŞKANLIK SEÇİMLERİ NE GENEL BİR BAKIŞ Neslihan Kaptanoğlu TEPAV Dış Politika Etütleri Programı 2008 AMERİKAN BAŞKANLIK SEÇİMLERİ NE GENEL BİR BAKIŞ Amerika Birleşik Devletleri, 4 Kasım 2008 de 55. Başkan ve Başkan Yardımcılığı seçimlerini

Detaylı

G-20 TÜRKİYE 2015 ÇALIŞTAYI

G-20 TÜRKİYE 2015 ÇALIŞTAYI VİZYON BELGESİ (TASLAK) G-20 TÜRKİYE 2015 ÇALIŞTAYI Küresel Güvenlik ve Refah için Güç ve Adalet İnşası (03-05 Aralık 2015, İstanbul) G-20, küresel hasılanın yaklaşık %90'ını, ticaretin %80'ini, nüfusun

Detaylı

Tanrı Zar Atmaz Ya FED?

Tanrı Zar Atmaz Ya FED? Tanrı Zar Atmaz Ya FED? Yaklaşık 10 yıllık küresel finans krizinin başladığı yer olan Amerika, krizi dünyaya ithal etmekle kalmadı, bunu kendi bünyesinde de çok ağır yaşadı aslında Özelikle 2008-2009 sürecinde

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015 Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 215 BÜYÜME DÜŞMEYE DEVAM EDİYOR Zümrüt İmamoğlu* ve Barış Soybilgen ** 13 Nisan 215 Yönetici Özeti Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Sanayi Üretim Endeksi (SÜE)

Detaylı

ÇİMENTO SEKTÖRÜ 10.04.2014

ÇİMENTO SEKTÖRÜ 10.04.2014 ÇİMENTO SEKTÖRÜ TABLO 1: EN ÇOK ÜRETİM YAPAN 15 ÜLKE (2012) TABLO 2: EN ÇOK TÜKETİM YAPAN 15 ÜLKE (2012) SEKTÖRÜN GENEL DURUMU Dünyada çimento üretim artışı hızlanarak devam ederken 2012 yılında dünya

Detaylı

DAX Haftalık Temel/Teknik Görünüm

DAX Haftalık Temel/Teknik Görünüm 17 Kasım 2014 DAX Haftalık Temel/Teknik Görünüm Avrupa Merkez Bankası Başkanı Draghi geçtiğimiz haftalarda olduğu gibi bu hafta da deflasyon, işsizlik ve en önemlisi bilanço genişleme kararları hakkında

Detaylı