FINDIK YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ. Prof. Dr. Turan KARADENĠZ Prof. Dr. S. Zeki BOSTAN Prof. Dr. Celal TUNCER Doç. Dr. Ceyhan TARAKÇIOĞLU

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "FINDIK YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ. Prof. Dr. Turan KARADENĠZ Prof. Dr. S. Zeki BOSTAN Prof. Dr. Celal TUNCER Doç. Dr. Ceyhan TARAKÇIOĞLU"

Transkript

1 FINDIK YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ Prof. Dr. Turan KARADENĠZ Prof. Dr. S. Zeki BOSTAN Prof. Dr. Celal TUNCER Doç. Dr. Ceyhan TARAKÇIOĞLU ORDU

2 . BaĢkanlığı Bilimsel Yayınlar Serisi Yayın No: 1 Yazarlarla YazıĢma Adresleri Prof. Dr. Turan KARADENĠZ Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ORDU Prof. Dr. Saim Zeki BOSTAN Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ORDU Prof. Dr. Celal TUNCER Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü KONYA Doç. Dr. Ceyhan TARAKÇIOĞLU Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü ORDU 2

3 1. GİRİŞ 1.1. İklim İstekleri 1.2. Toprak İstekleri 1.3. Fındık Üretim Alanları 1.4. Ekonomisi ve Tüketimi 1.5. Fındığın Kullanım Alanları İÇİNDEKİLER Fındık Bitkisi Erozyonu Önlemektedir Fındık Odununun Değerlendirilmesi Fındık Altı Otunun Değerlendirilmesi Fındık Yaprağının Kullanım Alanları Fındık Zurufunun Değerlendirilmesi Fındık Dış Kabuğunun Değerlendirilmesi Fındık Zarının Değerlendirilmesi İç Fındığın Kullanım Alanları Fındık Ham Yağının Kullanım Alanları Fındık Ağacının Süs Bitkisi Olarak Değerlendirilmesi 1.6. Sağlık ve Beslenmede Fındığın Önemi 2. BAHÇE TESİSİ VE DİKİM SİSTEMLERİ 2.1. Dikim Zamanı 2.2. Dikilecek Fidanların Seçilmesi 2.3. Ana çeşide Uygun Tozlayıcı Çeşitler 2.4. Toprakların Sudan Korunması Düz Arazilerden Taban Suyunun Uzaklaştırılması Yüzey Drenajı Toprak Altı Drenajı Toprak Altı Drenaj Metotları Dren Künkleri Delikli Borular Künk Dren Sisteminin Tipleri Tabii Sistem Önleyici Sistem Paralel Sistem Boşaltma Ağızları (Tahliye Ağızları) Dren Derinliği Meyilli Arazilerde Toprak Koruma Ve Taban Suyunu Uzaklaştırma 2.5. Fidanların Sökümü ve Dikim Budaması 2.6. Bahçe Tesisi Dikim Aralıkları Dikim ve Terbiye Sistemleri Ocak Dikim Sistemi Çit Dikim Sistemi Tek Dal Dikim Sistemi Sayfa 3

4 Düz ve Hafif Meyilli Arazilerde Dikim Şekli Meyilli Arazilerde Dikim Şekli Teraslara Ocak Dikimi Teraslara Tek Dal Dikimi Cep Dikim Sistemi Çit Şeklinde Dikim 3. BUDAMA 3.1. Budamanın Amacı ve Önemi 3.2. Budama Tekniği ve Budama İlkeleri 3.3. Budama Zamanı Sonbahar-Kış Budaması İlkbahar-Yaz Budaması 3.4. Fındıkta Şekil, Verim (Ürün) ve Gençleştirme Budaması Şekil Budaması Ocak Dikim Sisteminde Şekil Budaması Çit Dikim Sisteminde Şekil Budaması Verim (Ürün) Budaması Gençleştirme Budaması 4. GÜBRELEME 4.1. Toprak Örneklerinin Alınması 4.2. Yaprak Örneklerinin Alınması 4.3. Yeni Dikim Yapılan Fındık Bahçelerinde Gübreleme (0-5 Yaş) 4.4. Verim Çağındaki Fındık Bahçelerinin Gübrelenmesi Azotlu Gübreleme Fosforlu Gübreleme Potasyumlu Gübreleme Yapraktan Gübreleme Kireçleme Çiftlik Gübresinin Uygulanması 4.5. Organik Gübreleme Amacıyla Kompost Hazırlanması Çay Atığı Fındık Zurufu 5. FINDIKTA HASAT VE HASAT SONRASI İŞLEMLER 5.1. Fındıkta Hasat Olumu Ölçütleri 5.2. Erken Hasadın Olumsuzlukları 5.3. Fındıkta Hasat Şekilleri 5.4. Harmanlama 5.5. Depolama 6. FINDIK ZARARLI VE HASTALIKLARI 6.1. Önemli Fındık Zararlıları ve Zarar Potansiyelleri Üretimi Etkileyen Fındık Zararlıları Fındık Kurdu Fındık Kozalak Akarı Fındık İç Kalitesini Etkileyen Zararlılar Fındık Yeşil Kokarcası Fındıklarda Bitki Sağlığını Etkileyen Zararlılar 4

5 Dalkıran Fındık Filiz Güvesi Fındık Teke Böceği Mayıs Böceği Fındık Koşnilleri Fındıkta Virgül Kabuklu Biti Fındık Yapraklarında Zaralı Böcekler Kırtırtılı Amerikan Beyaz Kelebeği Fındık Yaprak Biti Fındık Yaprak Deleni Fındık Gal Sineği Depolanmış Fındık Zararlıları Fındık Bahçelerinde Zararlılar İle Mücadele 6.2. Fındık Hastalıkları Bakteriyel Hastalıklar Bakteriyel Yanıklık Hastalığı Fungal Hastalıklar Dal Kanseri Hastalığı Armillaria Kök Çürüklüğü Hastalığı Rosellinia (Beyaz) Kök Çürüklüğü Fındık Küllemesi Kuşgözü Hastalığı Virüs Hastalıkları Mozaik Virüsü Depo Çürüklükleri ve Mitotoksinler 7. KAYNAKLAR 5

6 1.GİRİŞ 1.1. İklim İstekleri Fındık nemli ve ılıman iklim bölgelerinde iyi bir gelişme göstermekte ve bol ürün vermektedir. Karadeniz kıyı bölgesi bu yönüyle dünyanın en uygun fındık ekolojisini oluşturmaktadır. Yarı nemli, kurak iklim bölgelerinde fındık yetiştirilse de yağışın yetersiz olması nedeniyle sulama zorunludur. Yıllık ortalama sıcaklığın C olduğu yörelerde fındık en uygun yetişme şartlarını bulmaktadır. Ayrıca bu yörelerde en düşük sıcaklığın 8, -10 C yi, en yüksek sıcaklığın C yi geçmemesi, yıllık yağış toplamının 700 mm nin üstünde olması ve yağışın aylara dağılımının dengeli olması gerekmektedir. Temmuz ve Ağustos aylarında yağışın yetersiz olması durumunda mutlaka sulama yapılmalıdır. Bunun yanında Haziran ve Temmuz aylarındaki oransal nem de % 60 ın altına düşmemelidir. Fındık Karadeniz Bölgesinde sahilden 80 km içeriye ve m yüksekliğe kadar ekonomik olarak yetiştirilebilmektedir. Fındıkta yüksek verim alınabilmesi için kültürel ve teknik uygulamaların yerinde ve yeterli bir düzeyde yapılması ve bu uygulamalardan yeterli sonuçları alabilmek için de iklim isteklerinin iyi bilinmesi gerekli olmaktadır. Fındıkta çiçeklenmeden önceki yaz döneminde, erkek çiçekler Mayıs- Haziran aylarında, dişi çiçekler ise Temmuz-Ağustos aylarında oluşmaya başlamakta; Kasım-Aralık aylarında başlayan tozlanma 4-5 ay gibi süre Mayıs ayına kadar devam etmekte, Mayıs ayında döllenme ve meyve tutumu gerçekleşmekte, Haziran sonunda iç gelişiminin önemli bir kısmı tamamlanmakta ve Ağustos ayında hasat olumuna gelmektedir. Bir yıl boyunca gerçekleşen bu olaylar üzerinde iklim koşullarının olumlu ya da olumsuz yönde önemli etkileri görülebilmektedir. Fındıkta erkek ve dişi çiçeklerin açma zamanı çeşide ve iklim koşullarına bağlı olarak değişmektedir. Düşük sıcaklıklar çiçeklenme başlangıcını değiştirebilir. Kışın hava şartlarının da etkisiyle, Aralık ayının 6

7 sonlarına doğru tozlanma başlamaktadır. Erken olgunlaşan çeşitler Kasım ayının ortalarında çiçeklenmeye başlar. Buna karşılık, geç çiçeklenen çeşitler Mart ayının sonu ve hatta Nisan ayının ortalarında bile çiçeklenebilmektedir. Olumsuz iklim koşullarının etkili olduğu bazı yıllarda, diğer ülkelere göre düşük olan fındık verim daha da düşmektedir. Bu durumda, verim düşüklüğüne sebep olan faktörlerin incelenmesi, bu faktörleri ortadan kaldıracak veya etkisini azaltacak önlemlerin belirlenmesi son derece önemli görülmektedir. Fındığın şiddetli kış soğukları ve ilkbahar donları olmayan, yaz aylarında nispeten yüksek sıcaklık, düzenli yaz yağmuru ve vejetasyon periyodu boyunca yüksek nem bulunan yerlerde yetiştirilmesi gerekmektedir. Fındığın odun dokusu, tam dinlenme durumunda -25 ºC ile -30 ºC ye dayanabilmektedir. Gelişmenin başlamasıyla bu dayanıklılık azalmaktadır. Çiçek tozları açıkta -4 ºC, anter içerisinde -8 ºC ye dayanabilmektedir. Bu sınırı aşan düşük sıcaklık dereceleri döllenmeyi engelleyerek dökümlere sebep olmaktadır. Dişi çiçekler (karanfiller) -8 ºC den itibaren zarar görmeye başlamakta, -14 ºC de büyük oranda zarar görmekte, -16 ºC de ise tamamen ölmektedir. Ayrıca, ilkbahar geç donları açılmış sürgün gözlerine büyük oranda zarar vermekte ve vadi içlerindeki bahçelerde soğuk rüzgârlar da önemli zararlar meydana getirmektedir (Şekil 1). 7

8 (a) (b) Şekil 1.Fındıkta don zararı. a) 2006 yılında Gölköy (Ordu) yöresinde dondan etkilenmiş bir fındık ocağı, b) 2008 Ocak, Şubat aylarında -20 nin altına kadar düşen Ordu nun yüksek kuşaklarında donmuş fındık bahçesi. 8

9 Don Olayı Bitkilerin yetişme ortamındaki atmosfer sıcaklığının 0 C'nin altına düşmesine "don olayı" veya kısaca "don" denir. Bitkilerin dondan zarar gördüğü sıcaklık dereceleri genellikle 0 C'nin altındadır ve bu durum 1. Düşük sıcaklığın şiddeti 2. Düşük sıcaklığın devam süresi 3. Sıcaklığın düşme hızı 4. Bitki cinsi 5. Bitki organı 6. Mevsimlere göre değişir. Donun asıl sebebi bulutsuz, açık, kuru havada yer radyasyonu ile topraktan enerji kaybının çok olması sonucunda toprak yüzeyinin soğumasıdır. Don olayında bitkinin hücre suyu donar, hücredeki fizyolojik olaylar durur; ayrıca donan hücre suyunun hacmi genişlediği için hücre zarını patlatır ve bitkiyi öldürür. Dona en dayanıklı bitki aksamı gövde, en hassası ise yeni oluşmakta olan meyvelerdir. Donun zararı tozlanmaya bağlı olarak, kış sonuna doğru 4 C lerde görülmeye başlar. Genel olarak rakıma bağlı olarak, don zararının başlayacağı sıcaklık değerleri şöyledir: Şubat Mart Nisan Sahil kol (0-250 m) Orta kol ( m) Yüksek kol ( m) Dondan korunma yöntemleri Don olayı ekonomiye büyük zararlar verir. Üreticinin aylarca emek veya para harcayıp yetiştirdiği bitki ve ürünler bir gecelik beklenmedik bir don olayı sonucunda heba olup gitmektedir. 9

10 Don olayının zararlarından korunmak için geliştirilen önlemler iki ana gruba ayrılabilir. A. Fiziksel Önlemler Bunlar don olayının gerçekleşmesini önleyici veya şiddetini azaltıcı tedbirlerdir. a. Örtü kullanmak: Bitkilerin veya toprağın üzeri hasır, plastik vb. örtü malzemeleri ile örtülür. Örtü hem yer radyasyonu ile ısı kaybını önler, hem de bitkileri soğuk akımlara karşı korur. b. Dumanlamak: Rüzgârsız havada arazinin içinde birden fazla yerde, hafif rüzgârlı havalarda rüzgârın geldiği tarafta bol duman veren sap, saman, fındık zurufu, kuru ot, paçavra gibi maddeler yakılarak bitkilerin ve arazi yüzeyinin duman içinde kalması sağlanır. Duman bol miktarda karbondioksit ve su buhar; ihtiva eder. Bu maddeler yer radyasyon kaybını azaltarak donu önlerler. c. Yapay sisleme yapmak: Bazı kimyasal maddeler kullanılarak sisleme yapılır. Sis hem yer radyasyonunu azattır, hem de yer radyasyon ısısının atmosferin üst kısımlarına yayılmasını önleyerek sıcaklığın aşağıda kalmasını sağlar. ç. Sulama yapmak: Don olacağı beklenen gecelerden önce bahçe veya tarlalar sulanır. Araziye verilen su donarken çevresine ısı enerjisi vererek toprak yüzeyinde sıcaklığın düşmesini önler veya azaltır. d. Buhar püskürtmek: Atmosfere su buharı püskürtülerek atmosfer nem oranı artırılır. e. Yağmurlama yapmak: Yağmurlama, doğrudan toprağın sulanmasındaki etkiyi yaptığı gibi ayrıca atmosfer nemini artırarak buhar püskürtmenin etkisini de gösterir. f. Havayı karıştırmak: Arazinin uygun yerlerine konulacak vantilatörlerle toprak yüzeyinde havanın sirkülâsyonu sağlanır. Vantilatörler yardımıyla üstteki havanın toprak yüzeyine inmesi sağlanarak don şiddeti azaltılır. 10

11 g. Isıtmak: Bahçenin uygun yerlerinde çeşitli maddeler yakarak (odun, kömür, gaz, lastik, petrol) veya elektrikle ısıtma yapılır. B. Kültürel Önlemler Bunlar kültür bitkilerinin dondan göreceği zararı önleyen veya azaltan tedbirlerdir. 1. Don tehlikesi yüksek yerlerde dona dayanıklı bitkiler yetiştirilir. 2. İlkbaharda geç uyanan bitki çeşitleri tercih edilir. 3. Erken dönemde bitki gelişmesini çabuklaştıran faaliyetlerden (erken budama, gelişmeyi hızlandırıcı gübre kullanımı gibi) kaçınılır. 4. Soğuk hava akımlarının geldiği yanlara uygun ağaç dikmek suretiyle rüzgâr perdeleri oluşturulur. 5. Bitkileri dondan koruyucu etkisi olan hormonlar kullanılır Toprak İstekleri Fındık kökleri çok fazla derinlere gitmeyen saçak köklü bir bitkidir. Kökleri meyilli arazilerde 80 cm derinliğe kadar ulaşabilmektedir. Toprak istekleri bakımından fazla seçici olmamakla beraber, besin maddesince zengin, tınlı-humuslu ve derin topraklarda iyi bir gelişme gösterir. Ağır topraklar ile taban suyunun yüksek olduğu yerlerde toprağın havalanması iyi olmadığından, fındık kökleri besin maddelerinden yeterince faydalanamaz. Bundan dolayı, ileriki yıllarda sararma ve büyük oranda dal uçlarından başlamak üzere kurumalar meydana gelebilir Fındık Üretim Alanları Yeryüzünde, kuzey enlemlerinde ve kendine özgü iklim koşullarında kendine yer bulan fındık Türkiye, İtalya, İspanya ve Amerika da başta olmak üzere, Gürcistan, Azerbaycan, Yunanistan gibi ülkelerde yetiştirilmektedir. Türkiye, yıllık dünya üretiminin yaklaşık % 75'ini gerçekleştirmektedir. 11

12 Fındık, kış aylarında çiçeklenen ve tozlanan tek bitkidir. Fındığın çeşitli türleri vardır. 5-6 metre boylanabilen ülkemizdeki kültür fındıkları 'Corylus Avellana' ile 'Corylus Maxima' türlerinin melezleridir. Ağustos ayında olgunlaşan fındıklar toplanıp kurutulduktan sonra, Eylül ve Ekim aylarında pazara getirilip satışa çıkarılır. Türk Fındığı, kalite olarak Giresun ve Levant olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Giresun kalite fındık, tadı ve içerdiği yağ oranı ile yeryüzünün en üstün özellikli fındığıdır. Giresun un Şebinkarahisar, Alucra ve Çamoluk ilçeleri hariç diğer ilçelerinde, Trabzon'un Beşikdüzü, Vakfıkebir, Çarşıbaşı ve Akçaabat ilçelerinde yetiştirilmektedir. Levant kalite fındık, daha az yağ içerir. Trabzon ve bir bölümü ile Ordu, Samsun, Düzce, Bolu, Sakarya, Zonguldak ve Bartın illerinde yetişir. Yaklaşık 5 bin yıldır tanınıp bilinen fındık, üç ana gruba ayrılmaktadır. Tombul Fındıklar: Tombul, Palaz, Mincane, Gök, Kalınkara, Kan, Cavcava ve Delisava (Çakıldak). Sivri Fındıklar: Sivri, İncekara, Kuş. Diğer Fındıklar: Badem, Foşa, Kargalak, Ordu İkizi Ekonomisi ve Tüketimi Fındık tarımı genellikle küçük arazilerde ve aile işletmeciliği biçiminde yapılmaktadır. Türkiye'de yaklaşık hektar arazide yaklaşık çiftçi ailesinin fındık tarımıyla uğraştığı bilinmektedir. Fındık, yetiştirildiği bölgede doğrudan ya da dolaylı olarak 8 milyon nüfusu ilgilendirmektedir. Önceleri çerez olarak tüketilen fındığın, gıda sanayinin gelişmesiyle birlikte kullanım alanı oldukça genişlemiştir. Fındık; çikolata, bisküvi, şekerleme, tatlı, pasta, dondurma imalatında katkı malzemesi olarak kullanılmaktadır. Çikolata ve bisküvi imalatında, dünyanın yıllık iç fındık tüketimi ton'u aşmıştır. Fındık unu, çikolatalı ürünlerin temel unsurudur. Fiskobirlik'in özel ambalajlarında pazarladığı fındık, fındık ezmesi, nuga ve nutkrem, yüksek besin değerine sahip gıda maddeleridir. Fındık ve fındık ürünleri, uzmanlarca çocukların beslenmesinde özellikle önerilmektedir. 12

13 1.5. Fındığın Kullanım Alanları Yaprağından meyvesine bir çok kullanım alanı bulunan fındık, özelliği dolayısıyla diğer meyve türlerinden ayrılmaktadır. bu Fındık Bitkisi Erozyonu Önlemektedir Karadeniz Bölgesi'nde arazi eğimi çoğunlukla % 20'nin üzerindedir ve burası Türkiye'nin en fazla yağış alan bölgesidir. Toprak yapısı ve iklim koşulları, Karadeniz Bölgesi'nin önemli bir kısmında fındık dışında tarıma izin vermemektedir. Büyük ölçüde erozyon tehlikesi bulunan bölgedeki fındık tarımı verimli toprakların erozyona uğramasını engelleyip, ülke topraklarının korunmasına çok olumlu katkılar sağlamaktadır. Bunun yanında, diğer birçok sanayi fabrikalarındaki gibi, fındık işleme tesislerinde, doğal çevrenin bozulmasına sebep olan fiziksel ve kimyasal atıklar ortaya çıkmamaktadır. Fındık gerek bitkisi gerekse işlendiği yerlerde iyi bir çevre dostudur Fındık Odununun Değerlendirilmesi Her yıl hasattan sonra yapılan dip sürgünü temizliği ve dal gençleştirmesi sonucunda temin edilen fındık odunu üreticinin kış aylarındaki yakacak ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılar. Bir dekardan 150 kg fındık odunu elde edilmektedir yılına göre odunun 1 kg ı 1.30 YTL kabul edildiğinde, 1 dekardan odun geliri 195 YTL dır. Bahar aylarında fındık ocaklarından ışkın adı verilen genç dalların kesilmesi ile bu dallardan, iskemle, çeşitli el aletleri, baston ve fındık hasadında kullanılan çeşitli sepetler yapılır. Budama ile elde edilen fındık odunları çeşitli sebzeler için herek (çangal, sırık) olarak kullanılır. Ayrıca Amerikan Kimyacılar Kuruluşu tarafından yapılan açıklama ile yumurtalık ve meme kanserinde ömrü uzatan Taxol ilacının aktif ana maddesi paclitaxel in fındıkta da saptandığı bildirilmiştir. Fındıkta, fındıkkabuğunda ve fındık ağacının dallarında bulunduğu saptanmıştır. 13

14 Fındık Altı Otunun Değerlendirilmesi Doğu Karadeniz Bölgesinin yağışlı olması fındık bahçelerinde zaman zaman otların büyümesine neden olmaktadır. Bu otların bir kısmı hayvanlara yedirilmektedir. Hayvanların otlatılarak fındık bahçelerinin dekarından ortalama 125 kg yaş ot, 30 kg kuru ot elde edilmektedir Fındık Yaprağının Kullanım Alanları Sonbahar aylarının gelmesiyle yavaş yavaş dökülmeye başlayan fındık yaprakları üreticiler tarafından tırmık ve kürek yardımıyla toplanarak, bahçeden taşınırlar. Toplanan bu yapraklar üreticiler tarafından ahır altlığı olarak kullanılır. Ahır altlığı olarak kullanılan yapraklar daha sonra yine fındık bahçesine ve tarımsal alanlara organik gübre olarak dönmektedir. Ayrıca, dökülen yaprakların bir kısmının bahçede kalması ile bahçeler organik gübre ihtiyacının bir kısmını karşılanır Fındık Zurufunun Değerlendirilmesi Patoz işleminden sonra ayrılan zuruflar genel olarak harmanın belli bir yerinde yığınlar halinde iyice kuruyuncaya kadar bekletilir ve yakacak olarak genellikle odunla birlikte kullanılır. 1 dekardan elde edilen zuruf miktarı yaklaşık olarak kg dır. Son yıllarda fındık zurufundan kompost elde edilen kompostun fındık bahçesine uygulanmasıyla toprak özelliklerinde görülen değişiklikler ve fındık yetiştiriciliğinde verim ve kalite üzerine olan etkilerinin ortaya konulması ile zuruf kompostunun yararlılığı, ekonomikliği ve yetiştiricilikte hangi oranlarda kullanılabileceğini tespit edilmiştir Fındık Dış Kabuğunun Değerlendirilmesi Fındık kabuğu, fındık üretilen yörelerde değerli ve yüksek kalorili yakacak olarak kullanılır. 14

15 Fındık kabuğunun yanması sonucu açığa çıkan enerji miktarı cal/kg dır. 1 kg kabuklu fındıktan yaklaşık olarak 0,5 kg kabuk elde edilmektedir. Piyasada 1 çuval 9-10 YTL den satılmakta, 1 çuval fındık kg gelmekte olup, buna göre 1 kg fındık kabuğun fiyatı YKr dur (2007). Fındıkkabuğundan özellikle İtalya A.B.D. ve Almanya gibi tekniği ileri ülkelerde kontralit ve muşamba yapılmakta ve boya sanayinde kullanılmaktadır. Kömürleştirme yolu ile briket kömürü, aktif kömür ve sınaî kömür elde edilir. Furfural ve furfuril alkol eldesinde (yağ rafinasyonu, naylon imalatı, termosetting reçinelerin imalatı) kullanılır. Binalarda 5-20 cm. yayılıp üzeri harçla kapatılarak yalıtım malzemesi olarak kullanılır Fındık Zarının Değerlendirilmesi Fındık zarı, fındıktan iç beyaz fındık elde edilme işlemi sırasında ortaya çıkan fındık zarlarının öğütülmüş durumu olup, elde edilen fındık zarları hayvan yemi olarak değerlendirilmektedir İç Fındığın Kullanım Alanları % 80 çikolata sanayiinde (kıyılmış, dilinmiş, öğütülmüş olarak) bisküvi, şekerleme, tatlı, pasta, dondurma yapımında kullanılır. İç piyasa ve ihracatta değerlendirilemeyen fındıklar, yağlık olarak kullanılmaktadır. Fındık ayrıca iyi bir çerezdir Fındık Ham Yağının Kullanım Alanları Rafine edilip yemeklik yağ olarak, Temizleyici, nemlendirici ve dağıtıcı olarak, Gres yağı üretiminde, Koruyucu boya endüstrisinde kurutucu olarak, Kimyasal tepkimelerde katalizör olarak, İlaç ve kozmetik endüstrisinde yardımcı hammadde olarak, El ve lastik eldivenlerin dezenfeksiyonunda, tıbbı aparatların sterilizasyonunda, Yaraların pansumanında, kadın-doğum 15

16 hastalıkları, deri-ağız hastalıklarında antiseptik olarak, Sanayide yüzey aktif maddesi, korozyon inhibitörü, yağlama, metal kesme yağları, metal temizleme ve asfalt plaka üretiminde. Ayrıca, yağ çıkarılması ile arta kalan küspe, yüksek oranda protein içermekte olup (% 38-45), hayvan yemi olarak yem sanayinde kullanılmaktadır Fındık Ağacının Süs Bitkisi Olarak Değerlendirilmesi Fındık ağacının bazı türleri park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir. Ülkemizde kırmızı yapraklı lambert fındığı olarak bilinen bu süs ağacı, Güney Avrupa, Trakya ve Doğu Karadeniz bölgemizde yetişmekte, en fazla 3-4 m boylanmakta, geniş bir tepe yapmaktadır Sağlık ve Beslenmede Fındığın Önemi İnsanoğlu, yerleşik düzene geçip düzenli tarım yapmaya başladığı andan beri fındığı yetiştirmeye başladığı bilinmektedir. Fındıktaki yağ yüksek oranda doymamış yağ asitlerinden oluşmuştur. % oranındaki bu yağ, tamamen vücuda yararlıdır. Fındık yağı vücut ısısının korunmasından yağda eriyen vitaminlerin taşınmasına kadar birçok görevi yerine getirir. Fındık yağındaki linoleik asit vücut tarafından üretilmez, dışardan alınır. Linoleik ve oleik asitler kanda kolesterolün yükselmesini önler, kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucu etki yaparlar. Fındık insan vücuduna yararlı karbonhidrat, protein ve yağ ile metobolizmayı düzenleyen B grubu vitaminler yönünden de zengin bir kaynaktır. Kan yapımı ve ruhsal sağlık için gerekli olan B2 ve B6 vitaminleri, gelişme çağındaki çocukların beslenmesinde büyük önem taşır. Kalp ve diğer kasların sağlığı için en iyi besinlerden biri, E vitamini açısından çok zengin olan fındıktır. Bu vitamin; kalp ve diğer kasların sağlığı ve üretim sisteminin normal çalışması için gereklidir. Alyuvarların parçalanmasını önleyerek kansızlığa karşı koruyucu etki yapmaktadır. E vitamini, kanser yapıcı etmenlerin oluşmasını önler ya da oluştuktan sonra onları etkisiz hale getirerek 16

17 vücudu korur. Kemiklerin ve dişlerin yapımı için gerekli olan kalsiyum, kan yapımında görev alan demir, büyüme ve cinsiyet hormonlarının gelişmesinde rol oynayan çinko için, en iyi bitkisel kaynaklardan birisi fındıktır. Sinirlerin uyarımı ve kas dokusunun çalışması için gerekli olan potasyumca da zengindir. Potasyum, magnezyum ve kalsiyum içeriği yüksek, sodyum miktarı düşük olan fındığın, kemik gelişimi ve sağlığı ile kan basıncının düzenlenmesinde büyük önemi vardır. Bu açıdan da fındık sağlıklı yaşam için önemlidir. Beslenme uzmanları genel olarak günlük beslenmede fındık ve fındık ürünlerine daha fazla yer verilmesini önermekte, özellikle çocuklar, gençler, sporcular, askerler ve işçiler için büyük enerji kaynağı olduğunu belirtmektedirler. 17

18 2. BAHÇE TESİSİ VE DİKİM SİSTEMLERİ 2.1. Dikim Zamanı Fındık fidanlarının dikimi ekim ayından itibaren, ilkbaharda bitkilere su yürüyünceye kadar geçen zaman içinde yapılabilirler. Dikim kışları ılık geçen yerlerde veya sahil kol ile orta kolun alt kısımlarında ekim kasım aylarında, kışları soğuk ve sert geçen yerde veya orta kolun üst kısımları ile yüksek kolda soğuklar geçtikten sonra, şubat-mart aylarında yapılabilir. Erken dikilen fidanların köklerinde kış boyunca emici kökler meydana gelir. Bu kökler kış boyunca yağan yağmurlarla yumuşayan toprakla temasa geçerek fidanların daha çabuk adapte olmasını sağlar. Bu fidanların yaz sıcaklarına daha iyi dayandığı görülür. Sonbaharda yapılan dikimlerin bir avantajı da tutmayan fidanların yerine şubat-mart aylarında yenilerinin dikilebilmesi, böylece yıl kaybı olmadan dikimlerin tamamlanabilmesidir Dikilecek Fidanların Seçilmesi Fındık bahçesi tesis ederken dikkat edilecek en önemli husus; dikilecek fidanların hangi çeşitler olduğunun ve nereden geldiğinin bilinmesidir. Hangi çeşitlerin olduğu bilinmeden tesis edilen bahçelerde, 4-5 yıl sonra ürün alındığında, istenmeyen ve birbirlerini tozlayıcı çeşitlerin olmaması durumunda, yapılan emek ve masraflar boşa gitmiş olacaktır. Dikilecek fidanların gövdeleri düzgün, 0,5 1,5 cm arası kalınlıkta, cm boylarında ve göz sayısının yeterli (en az 3-4), 1-2 yaşında, bol ve bağımsız köklü olması gerekmektedir. Bahçe tesis edilirken her 10 ocakta bir, ana çeşide uygun tozlayıcı çeşit dikilmelidir. Çünkü her ana çeşidin tozlanmış dişi çiçeğinin meyveye dönüşüm oranı tozlayıcı fındığın çeşidine göre değişmektedir. 18

19 2.3 Ana Çeşide Uygun Tozlayıcı Çeşitler Ana çeşitler Tombul (yağlı fındık, Giresun yağlısı) Palaz Çakıldak (deli sava, gök fındık) Foşa (yomra, boyhane) Mincane (sarı yağlı, sıra fındık, zango) Karafındık (kara yağlı) Sivri Kalınkara (Giresun karası) Uzunmusa (oskara yağlısı, enişte fındığı) Tozlayıcı (baba) çeşitler Palaz, sivri, kalınkara, çakıldak, ince kara, yabani tombul, yabani palaz, yabani sivri. Yabani sivri, yabani tombul, tombul, mincane, incekara Tombul, palaz, incekara, yabani sivri, mincane Tombul, palaz, mincane, uzunmusa Tombul, palaz, foşa Tombul, mincane, palaz, foşa Tombul, palaz, incekara, foşa Çakıldak, palaz, sivri Palaz, mincane, foşa 2.4. Toprakların Sudan Korunması Fındık yüksek taban suyundan fazla hoşlanmayan bir bitkidir. Bahçe tesis edilecek alanlardaki suyun bahçeden veya fındık ocaklarının dikileceği yerden uzaklaştırılması gerekmektedir (Şekil 2). Bahçe kapalı bir havzada ise veya taban suyunun üst seviyesi ile suyun boşaltılacağı dere, kanal, göl gibi ana taşıyıcıların seviyesi birbirine çok yakın ise, bu durumda fındık bitkilerinin dikileceği yerleri yükseltmek gerekir. Balıksırtı olarak da ifade edilen bu durumda, ya dışarıdan toprak getirilerek yükseltiler oluşturulur ya da kazı yapılarak hem taban suyunun alçalması sağlanır, hem de çıkan topraklarla dolgu yapılarak yükseltiler meydana getirilir (Şekil 3). 19

20 Şekil 2. Yüksek taban suyunun zarar verdiği fındık ocakları Dolgu Kazı Şekil 3. Taban suyu yüksek olan arazilerde yapılan balıksırtı teras şekli Düz Arazilerden Taban Suyunun Uzaklaştırılması Düz arazilerden taban suyunu tahliye etmenin farklı uygulama yöntemleri bulunmaktadır. Yüzey akışı sağlamak için düz arazilerde uygulanacak toprak tesviyesi meyilli arazilere göre daha kolay olmakta, ancak taban suyunun alçak ve yüksek olmasına göre bazı farklı uygulamalar bulunmaktadır. 20

21 Yüzey Drenajı Yüzey drenajlarının en önemli prensiplerinden birisi araziden bütün yüzey sularının uzaklaştırılmasıdır. Yüzey drenaj sistemini projelendiren mühendisler iki alternatifle karşı karşıyadırlar. Birincisi, arazi yüzeyini olduğu gibi kabul ederek, fazla bir değişiklik yapmadan, drenaj sistemini araziye uydurmaya çalışır. İkincisi arazi yüzeyini tesviye ederek değiştirir. Birinci seçenekte büyük su birikintileri tesadüfî direnler ile drene edilir. Çukur kısımlar doldurularak yüzey az miktarda değiştirilir. Daha doğrusu drenaj işinin önemli bir kısmını dren inşası oluşturur Toprak Altı Drenajı Bitkilerin kök bölgesinde bulunan fazla su toprağın havalanmasını engelleyerek bitki gelişmesine engel olur. Topoğrafik şartlar, yüksek taban suyu seviyesi ve geçirimsiz toprak şartları gibi faktörler kök bölgesindeki suyun yer çekimiyle serbestçe boşalmasını frenlediği halde toprak verimliliğinin geliştirilmesi ve devamlılığının sağlanması açısından toprak altı drenajı lüzumlu ve gereklidir. Zira toprak altı drenajı ile toprağın havalanması sağlanarak, besin maddesini serbest hale geçirecek faydalı bakteriler faaliyeti arttırılacak, kök gelişmesi hızlanacaktır. Daha fazla bir alana yayılacak olan kökler daha fazla besin elementi alacaklar. Fındık bitkileri kuraklık veya diğer olumsuz etkilerden daha az zarar göreceklerdir. Yine iyi bir toprak altı drenajı ile ilkbaharda toprak daha erken ısınacak, zirai faaliyetler için gerekli kültivasyon işleri öne alınarak, vejetasyon devresi uzatılacaktır. Verilen gübrelerden bitkiler daha iyi faydalanabilirler. Aynı zamanda toprak altı drenajı tuzlu ve sodyumlu toprakların ıslahında da öncelikle uygulanan teknik tedbirlerinden birisidir. Toprak altı drenajından sadece tarla kapasitesinden fazla olan su tahliye edildiğinden kök bölgesindeki kullanılabilir suyun tamamı bitkinin istifadesine sunulmuş olur. Toprak altı drenajına ihtiyaç gösteren arazi aynı zamanda yüzey drenajı yönünden de dikkatli bir şekilde etüt edilmelidir. Genellikle yüzey 21

22 sularının açık bahçe hendekleri ile tahliyesi pahalı olan toprak altı drenaj tedbirlerine göre daha ekonomiktir Toprak Altı Drenaj Metotları Toprak altı drenajında prensip, toprak içerisindeki suyun yer çekimi ile toprak altına döşenen drenlerden serbestçe akıtmaktır. Önceleri toprak altı drenajında dar ve derin bahçe hendekleri kullanılmıştır. Daha sonra zirai faaliyetleri bozan bu hendeklerin içerisine taş, çakıl, organik madde veya geçirgenliği yüksek malzeme doldurulmuştur. Bu tip drenlere Fransız Dreni adı verilmelidir. Ancak Fransız Drenleri kısa sürede tıkanmaları, boşaltma kapasitelerinin yetersiz oluşu nedeniyle fazla yaygın olarak kullanılmazlar. Günümüzde beton veya kil künkler, delikli borular bu amaçla kullanılan materyallerdir Dren Künkleri Diren künkleri kısa boru parçalarından ibaret olup bu maksatla açılan hendeklerin tabanında uç uca döşenerek toprak altında devamlı bir boru hattı meydana getirirler. Boru hattı döşendikten sonra hendek tekrar toprakla kapatılır. Künk direnleri külfetli bakım faaliyetleri gerektirmez, ziraat alanlarını işgal (arazi kaybına) etmez. Künk diren sistemlerinde su, lateral toplayıcı direnlere ek yerlerinden girerler. Lateral hatların bağlandığı ana direnler topraktan direkt olarak su almazlar. Toplayıcı direnlerin boyları genellikle 30 cm, iç çapları cm dir. Et kalınlıkları ise iç çaplarının yaklaşık 1/12 si kadardır Delikli Borular Bazı durumlarda delikli borular veya plastik tüpler künkler gibi açılmış hendeklerin tabanında uç uca döşenir. Hendekler tekrar toprak ile doldurulur. Bu direnlerle ekonomik analizler yapılarak uygun olanı seçilir. 22

23 Künk Dren Sisteminin Tipleri Dren hatlarının sistem içerisindeki tertibine göre künk drenler 3 ana sistemde toplanabilir. Bunlar Tabii, Önleyici, Paralel dren sistemleridir. Gridon ve kaburgalı sistemler paralel sistemlerin kısmen değiştirilmiş şekilleridir. Şekil 4. Paralel dren sisteminin yaygın olarak kullanılan iki tipi. Şekil 5. Künk dren sistemlerinin tipleri Tabii Sistem Yeterli bir drenaj temini için eş aralıklı toplayıcı drenlere ihtiyaç göstermeyen arazilerde yaygın şekilde kullanılır. Bu sistemde ana dren hattı 23

24 genel olarak arazinin alçak kısmını baştanbaşa kat eder. Lateraller ise ana drenden itibaren arazinin ıslak noktalarına uzanır. Şekil 6. Yerçekimi sulama sistemi ve unsurları Önleyici Sistem Bu sistem daha ziyade yüksek kısımlardan gelen yeraltı sularının taban arazilerde drenaj problemi oluşturmaması için kullanılır. Amaç, suyun taban araziye gelmezden önce toplanmasıdır. Önleyici künk drenler genel olarak yamaç ve taban arazinin birleştiği yerleri takip ederek, uygun bir tahliye ağzına erişir. Önleyici sistemde künkler geçirimsiz tabaka üzerine döşenirler. 24

25 Paralel Sistem Paralel sistem daha ziyade düz veya mütecanis (homojen) bir eğime sahip arazilerde uygulanır. Paralel sistemde lateral arazinin hakim meyline uyarlandıktan sonra ana drenin bir veya her iki tarafından bağlanır. Kaburgalı tipte lateraller ana drene her iki taraftan bağlanır. Gridon tipinde ise lateraller ana drene tek taraftan bağlanmakla birlikte ana dren birden fazla daldan ibaret olabilir Boşaltma Ağızları (Tahliye Ağızları) Drenaj sistemleri ancak boşaltma ağızlarının elverişliliği oranında başarılıdır. Elverişli bir boşaltama ağzı araziden drene edilecek maksimum su miktarını taşıyabilecek kapasitede ve suyun drenaj alanından serbestçe akmasını temin edecek bir derinlikte olmalıdır. Geniş alanları içine alan drenaj projelerinde ana boşaltma kanallarının en son boşaltma ağızları tabii suyollarıdır. Münferit bahçe drenajlarında ana künk drenlerinin boşaltma ağızları ise bir toplama drenaj kanalı veya bu amaçla kullanılacak bir çöküntü veya alçak arazi olabilir. Münferit arazilerde ana künk drenleri için uygun bir yerçekimi tahliye ağzı temin edilmiyor ise bu durumda pompaj gerekebilir Dren Derinliği Dren derinliği deyince toprak yüzeyinden dren künkünün tabanına kadar olan düşey mesafe anlaşılır. Her türlü bitki, toprak ve iklim şartlarına uygun belli bir dren derinliğinden bahsetmek güçtür. Hatta arit ve yarı arit bölgelerde ekonomik durumlar veya kullanılan ekipmanların sınırlayıcı şartları dışında drenaj sistemlerinin mümkün olduğu kadar derin tesis edilmesinin tavsiyesi pek uygun değildir. Uygun bir dren derinliğinin tespitinde göz önünde bulundurulması gereken faktörler şunlardır. 1. Bitki: Dren derinliği taban suyunun bitki kök belgesinin altına düşürecek şekilde seçilmesidir. Diğer taraftan bitki kök derinliğinin toprak profilinde mevcut engelleyicilere göre değişeceği unutulmamalıdır. 25

26 2. Toprak Katları: Bilhassa arit ve yarı arit bölgelerde toprak katları profil boyunca çok ender durumlarda mütecanizdir. Toprak geçirgenlikleri bu bölge topraklarında farklılık gösterir. Toprak katlarının geçirgenliği arttıkça sistemin tesir derecesi artar ve üst topraklar süratle drene edilir. Bu bakımdan uygun dren derinliğinin tayininde toprak profilinin özellikleri ve bitki kök derinliği birlikte ele alınmalıdır. Su dren künklerine sadece üstten veya yandan değil, alttan girer. Bu sebeple drenler (önleyici drenler hariç) hiçbir şekilde geçirimsiz tabakalar içerisine veya üzerine döşenmemelidir. 3. Toprak Su Basıncı: Aynı bitki ve toprak şartlarında topraktaki suyun serbest akışı ve artezyen basıncının alttan bulunması dren derinliğine etki yapar. İki dren arasındaki orta mesafede aynı drenaj etkisinin elde edilmesi için artezyen şartlarında drenler serbest akış şartlarına nazaran daha derin yerleştirilmelidir. 4. Toprak Suyunun Menşeyi (Kaynağı): Uygun dren derinliğinin tayininde topraktaki fazla suyun kaynağının bilinmesi çok önemlidir. Örneğin önleyici veya azaltıcı drenler arasında yapılacak bir seçim doğrudan doğruya suyun kaynağına bağlıdır. 5. Tuzluluk: Bilhassa tuzlu su ile bulaşmış yüksek bir taban suyunun bulunduğu problemlerde drenler geçirimsiz tabakanın konumunu da dikkate alarak mümkün olduğu kadar derin tesis edilmelidir. Böyle bu durumda sadece taban suyunun kök bölgesine kadar yükselmesi değil aynı zamanda suyun kapillarite ile köklere yükselmesi de önemlidir. Zirai drenajda en uygun dren derinliğinin tayini amacıyla kullanılabilecek genel bir metot mevcut değildir. Derin drenajın şart olduğu haller olduğu gibi diğer bazı hallerde ise sık aralıklı yüzlek drenlerin mi yoksa geniş aralıklı drenlerin mi tesis edileceğini ekonomik durum belirler. Hiçbir şart altında künk drenler üzerindeki toprak örtüsü kalınlığı 60 cm den az olmamalıdır. Bu kalınlık drenleri ağır yüzey yüklerine karşı korumak ve dren hattının stabilitesi yönünden zorunludur. Geçirgenliği 26

27 mütecanis mineral toraklarda drenlere verilecek derinlik cm arasında değişir. Oturmuş organik topraklarda dren derinliği 120 cm den az olmamalıdır. Buna karşılık arit ve yarı arit bölgelerde sulu ziraat alanlarının drenajında drenlere verilecek derinlik cm ye kadar çıkar. 6. Dren köklerinin Eğimi: Meyil arttıkça drenaj daha hızlı olur ve belirli bir miktar suyun tahliyesi için daha küçük dren çapına gerek duyulur. Dren meyli imkân nispetinde arazinin tabii meyline yakın olmalıdır. Dren künklerinin projelendirilmesinde arzu edilen meyil sınırları % 0.1 ile %0.5 arasındadır. Düşük meyillerde drenler yüksek meyillerdekinden daha itinalı olarak döşenmelidir. Zira düşük meyillerde drenler döşenirken yapılabilecek hatalar sedimantasyona ve hattın tıkanmasına neden olabilir. % 0.5 ten daha yüksek meyille döşenen direnlerde su künkler cıvarında oyuntular ve çöküntüler meydana getirir. Drenlere verilecek meyil imkânlar ölçüsünde % 2 den fazla olmamalıdır. 7. Künk Drenlerinin Seçimi: Drenajda kullanılan künk drenler genel olarak kil künkler veya beton büzlerdir. Bazı toprak şartları hariç her iki tip dren künkler de başarıyla kullanılabilir. Çapı 30 cm den küçük dren künklerinin uzunlukları 30 cm den küçük olamamalıdır. Çapı cm arasındaki künklerin uzunluğu çaptan küçük olmamalıdır Meyilli Arazilerde Toprağın Korunması ve Taban Suyunun Uzaklaştırılması Meyili %5 den fazla olan arazilerde düzenli bir dikimin yapılması, yağmur sularının depo edilmesi, gübrenin yıkanıp gitmemesi, hasadın kolay yapılabilmesi, budama, gübreleme ve mücadele gibi kültürel uygulamaların kolay uygulanabilmesi için arazinin teraslanması (sete alınması) gerekmektedir. 27

28 Kanal ve Hendekler Şekil 7. Taban suyunun uzaklaştırılması için kanal (derinliği az ) ve hendek (derinliği fazla) terasların yapılma şekli Arazinin meyil durumuna göre aşağıdaki teraslama sistemlerinin bir tanesi uygulanır. Teraslar; a. Kanal Teraslar: Arazi meyilinin % 5-25 arasında olduğu durumlarda bu teras şekli uygulanır (Şekil 8). 28

29 Şekil 8. Kanal terasların yapılma şekli. b. Hendek Teraslar: Arazi meyili % arasında ise hendek teras sistemi uygulanır (Şekil 9). Şekil 9. Hendek terasların yapılma şekli. 29

30 c. Cep Teraslar: Arazi meyili %75 den fazla olduğu ve diğer teras sisteminin uygulanamadığı arazilerde cep teraslar uygulanır (Şekil 10). Eğim Şekil 10. Cep Terasların yapılma şekli 2.5. Fidanların Sökümü ve Dikim Budaması Fidanlar yapraklarının çoğunu döktüğünde söküme başlanır. Sökerken dikkat edilecek en önemli husus köklerin zedelenmemesi ve tomurcukların dökülmemesidir. Bu nedenle sökülecek fidanların etrafı kazılıp çıkarılmalıdır. Elle zorlayarak çekilirse kökler ve tomurcuklar kopabilir. Fidanların köke yakın cm lik kısmında 3-4 göz olması gerekmektedir. Sökülen fidanlarda köklerinin kurumaması için fidanlar telis çuvala sarılmalı, sulanmalı veya uzun süre kalacaksa hendeklenmelidir. Fidanlar dikilirken 3-4 göz üzerinden cm uzunluğunda yatay olarak kesilmelidir. Fındık fidanlarının dip sürgünü olarak değil, diğer meyve türleri gibi fidanlıkta yetiştirilmesi ve burada çoğaltılması en uygun ve en doğru çoğaltma yöntemidir. Fidanlar dip sürgünlerinden elde edilirken, söküm esnasında ana kökler yaralanmakta, bu yara yüzeylerinden hastalık ve mantarlar bitki 30

31 bünyesine bulaşmakta, bitkiler yara yüzeylerini kapatmak için fazladan enerji harcamaktadırlar. Bitki köklerindeki yaralama ve bu yara yüzeylerinden bulaşan hastalık ve zararlılar bitkileri verimsizleştirmekte, ekonomik ömürlerini kısaltmaktadır. Şekil 11. Fındık fidanlığı Şekil 12. Fındık fidanı 31

32 2.6. Bahçe Tesisi Ülkemizde fındık bahçeleri halen dip sürgünüyle tesis edilmekteyse de, ABD, İtalya, Fransa, Romanya gibi fındık üreticisi ülkelerde daldırma ile üretilen veya aşı ile üretilen fidanlar tesis için kullanılmaktadır Dikim Aralıkları Fındık bahçelerinin tekniğine uygun tesis edilmesinin ilk şartı, ocak şeklinde dikim düşünülüyorsa ocaklara; çit dikim sistemi veya tek dal şeklinde dikim düşünülüyorsa dallara, büyümeleri ve gelişmeleri için ihtiyaç duyulan alanın ayrılmasıdır. Tesiste ocaklar arası ve dallar arası mesafeye uyulmamakta, dolayısıyla, bahçelerin sık dikilmesi ile bol değil daha az ürün elde edilmektedir. Gerek ocaklar arası mesafenin yetersiz olmasından, gerekse ocaktaki dalın fazla olmasına bağlı olarak dalların birbirlerinin güneş almalarını engellemeleri sonucu dallar dikine büyümekte ve taç zayıf gelişmektedir. Zayıf taçlı dalların fındık oluşacak sürgünleri de yetersiz gelişecek dolayısıyla verim düşecektir. Sık dikilmiş bahçelerde budama, ilaçlama, gübreleme ve hasat zorlaşacak verilen işgücü artacaktır. Ocaklar arası mesafe belirlenirken; - toprağın yapısı, - toprağın verimliliği, - arazinin meyli, - arazinin yöneyi, - dikilecek fındığın çeşidi ve - bahçenin rakımı dikkate alınmalıdır Dikim ve Terbiye Sistemleri Ülkemizde fındık üretim bölgelerinde uygulanan geleneksel dikim şekli genellikle ocak dikim sistemidir. Bununla beraber, Avrupa da önemli bir 32

33 düzeyde ve ABD de çit ve tek dal dikim sistemleri uygulanmakta ve bu ülkelerde fındık yetiştiriciliği modern yöntemlerle yapılmaktadır Ocak Dikim Sistemi Daha ziyade düz arazilere uygun olan bu dikim şekli meyilli arazilerde, arazi meyil durumuna göre teraslama yapıldıktan sonra uygulanmalıdır. Ocak dikim sisteminde dikim çukurları dikimden en az bir ay önce 120 cm çap ve 60 cm derinlikte açılmalıdır. Genel olarak ocak dikim sisteminde, verimli topraklarda ocaklar arası mesafe 6-7 m, verimi düşük topraklarda 4-5 m olabilir. Fındık Türkiye, İtalya ve İspanya da 3 ile 15 adet daldan oluşan ocak şeklinde yetiştirilmektedir. Son yıllarda, İtalya ve İspanya da yeni tesis edilmiş fındık bahçelerinde ocaktaki dal sayısı 3 ile 4 e kadar indirilmiştir. Ocak şeklinde yetiştirilen bitkilerin sadece tepe kısımlarında meyve dalları bulunmaktadır. Ocak şeklinde dikim, üçgen ve dörtgen şekli olarak ikiye ayrılmaktadır. Şekil 13. Ocak dikim şekli 33

34 Üçgen dikim Bu dikimde taç ve kök gelişmesinin iyi olduğu görülmektedir. Yukarıda belirtilen faktörler dikkate alınarak sıra üzeri mesafe 5 m, sıralar arası mesafe de 4 m olarak alınabilir. Bunun için düz bir çizgi üzerinde 5 er m mesafelerle ocak yeri işaretlenir, her ocak yeri arasından dik olarak 4 m mesafe ilerisine de diğer sıra ocaklarının yerleri işaretlenir. Bu işlem bahçe alanı boyunca devam ettirilir. Dörtgen dikime göre aynı alana daha fazla ocak dikilebilen üçgen dikim sistemine, saç ayağı dikimi veya çapraz dikim sistemi de denilmektedir. Bir ocağın ortalama izdüşüm alanı 20 m² dir. 4 m 4 m (sıra arası) 5 m (sıra üzeri) Şekil 14. Üçgen dikim şekli Dörtgen dikim Bu dikim şeklinde sıra üzeri ve sıra arası mesafe aynı veya birbirine çok yakındır. Üçgen dikimde ocak yerleri birbirlerinin çaprazına geldiği için sıralar arası mesafe sıra üzerinden daha kısa olmasına rağmen bu dikim şeklinde yan yana sıraların ocakları aynı çizgi üzerinde olduğu için sıralar arası mesafe daha fazla tutulmalıdır. Bu nedenle aynı alana daha az ocak dikilebileceğinden için pek tercih edilmemekte fakat tarımsal mekanizasyon aletlerinin (traktöre monte çapa ve pülverizatör v.b) kullanımına daha uygudur. Bir ocağın ortalama izdüşüm alanı 25 m² dir. 34

35 4-5 m (sıra üzeri) 5-6 m (sıra arası) Şekil 15. Dörtgen dikim şekli Şekil 16. Ocak sistemine göre dikilmiş fındık bitkisi 35

36 Şekil 17. Çitlerle yapılan basit bir teraslama Şekil 18. Taşlarla yapılan teraslar (İspanya, 2008) 36

37 Şekil 19. Taşlarla yapılan teraslar (İspanya, 2008) Çit Dikim Sistemi Bu dikim sistemi düz arazilerde uygulanabildiği gibi daha çok meyilli ve toprak derinliği az olan arazilerde önem kazanmaktadır. Meyilli arazilerde arazinin meyil derecesine göre m teras üstü genişliği ve m teraslar arası mesafe olacak şekilde teraslama yapılır. Çit dikim sisteminde bitkiler arası mesafe (sıra üzeri) m olmalıdır. Düz arazilerde sıralar arası mesafenin 4-5 m olması gerekmektedir. Çit dikim sistemi içinde bazı değişiklikler yapılarak Modifiye edilmiş (değiştirilmiş) çit sistemi olarak farklı şekillerde uygulanan dikim sistemleri; **Serbest vazo (Ortası açık kase) sistemi **Dik eksenli sistem **V şekilli sistem 37

38 Şekil 20. Modifiye edilmiş çit sistemi Şekil 21. Modifiye edilmiş çit sistemi (İspanya, 2008) 38

39 Serbest Vazo Sistemi Bu sistemde fidanlar çit şeklinde dikilmiş olup, doruk dalları çıkartılarak, ortası açık şekilde budanıp yetiştirilmektedir. Bu sistemde, güneş ışınlarının bitkinin iç kısımlarına kadar nüfuz etmesi sağlanarak, yüksek oranda fotosentez yapmasına izin verilmektedir. vazo sistemi Şekil 22. Serbest vazo sistemi. 39

40 Şekil 23. Serbest vazo sistemi (İspanya, 2008) Dik Eksenli Sistem Bu sistemde, doruk dallar kesilmeyip, bitkinin yukarı doğru kat oluşturmasına izin verilmektedir. Güneş ışınlarının bol olduğu yörelere uygun bir sistemdir. Güneş ışınları daha çok bitkinin dış yüzeylerine gelmekte, bitki güneş yanıklarına karşı korunmaktadır. 40

41 istem Şekil 24. Dik eksenli sistem, Şekil 25. Dik eksenli sistem (Fransa, 2008) 41

42 V Şekilli Sistem Bu sistemde, karşılıklı yönlerde dikey bir hatta 30 derecelik bir açıyla, bir çift arası 40 cm olacak şekilde, iki fidan dikilir. Sıra arası 5 m, sıra üzeri m arasında olup bu mesafeler çeşide göre değişmektedir. Dönüme 1.8 m (+40 cm) X 5 m için 182 fidan; 2.4 m (+40 cm) X 5 m için 142 fidan olacak yoğunluktadır. Fransa da yapılan bir çalışmaya göre, bu sistem tek gövdeli dikim sistemine göre % 97 daha fazla verim sağlamıştır. Bunun nedenlerinin başında, dönüme daha fazla bitkinin dikilmesi ve 30 derecelik açıyla yetiştirilen ana bitkinin, dik eksenli büyümeye göre daha fazla meyveye yatması gelmektedir. V şekilli sistem V şekilli sistem 40 cm m Şekil 26. Dik eksenli sistem 42

43 Şekil 27. V şekilli (Solda) ve dik eksenli (Sağda) sistem Şekil 28. V şekilli sistem 43

44 Tek Dal Dikim Sistemi Bu sistemde, tek bir gövde üzerinde tacın büyütülmesidir. Taç kısmı genel olarak kase veya goble şeklinde terbiye edilir. Tek dal olarak dikim planlandığı zaman ise, verimli topraklarda sıra arası ve sıra üzeri mesafe m, verimsiz topraklarda ise m düşünülmelidir. ABD ve Fransa da fındık tek gövde şeklinde, budama sistemlerini de devreye sokarak, bir ağaç gibi yetiştirilmektedir. Üçgen veya dörtgen şekilde dikimi yapılabilen tek dal sisteminde bir dalın izdüşümü 5-6 m² olarak hesaplanır. (a) (b) Şekil 29. a) Fındık Araştırma Enstitüsü (Giresun) uygulama bahçesinde tek dal dikim sistemi, b) İtalya da ocak şeklinde tesis edilmiş genç bir fındık bahçesi. Şekil 30. İtalya da yeni bir bahçe tesisi (solda), eski bir bahçe (sağda). 44

45 Düz Ve Hafif Meyilli Arazilerde Dikim Şekli Düz arazilerde fındık bahçeleri ocak, çit veya tek dal dikim sistemlerinden biri ile tesis edilebilir Meyilli Arazilerde Dikim Şekli Meyilli arazilerde de düz arazilerdeki dikim şekilleri uygulanır. Ancak meyil arttıkça dal izdüşüm mesafesi yani sıralar arası mesafe de artmaktadır. Ocak veya tek dal şeklinde yapılan dikimler, teras veya açılan ceplere yapılmaktadır Teraslara Ocak Dikimi Teraslara yapılacak dikimler için; 3,5-4 m genişliğinde açılan teraslara ocak dikimleri yukarıda belirtildiği gibi üçgen veya dörtgen şeklinde yapılır Teraslara Tek Dal Dikimi Meyilli arazilerde ocak sistemindeki 3,5-4 m teras açmaya göre daha avantajlı olan bu dikim şeklinde 1,5 x 1,5 m veya 1,5 x 2 m ebatlarında açılan teraslara tek dal dikimi yapılmaktadır Cep Dikim Sistemi Meyilli arazide toprak üst kısımdan başlanarak 2,5-3,5 m çaplarında bir alanı düzleyerek oluşturulan ceplere; ocak olarak dikim yapılacaksa 1-2 m çapında, tek dal olarak dikim yapılacaksa 0,5-1 m çapında ve cm derinliğinde fidan dikim çukurları açılır Çit Şeklinde Dikim Meyilli arazilerde ocak sistemine göre daha avantajlı olan bu dikim şeklinde 1,5 x 1,5 m veya 1,5 x 2 m ebatlarında açılan teraslara tek dal dikimi gibi tek fidan dikimi yapılır. Bu fidana 4 yıl boyunca birçok budama yapılır ve sonunda tek gövde üzerinde iki dal oluşturularak geniş bir taç olumu sağlanır. Bu dikim şekliyle birim alandan fazla verim alınmaktadır. 45

46 Şekil 31. Eğimi % 70 leri bulan Doğu Karadeniz Bölgesi fındık bahçeleri. 46

47 3. FINDIKTA BUDAMA 3.1. Budamanın Amacı Ve Önemi Diğer meyve türlerinde olduğu gibi, fındıkta da, budama düzgün ve kuvvetli bir taç oluşturmak, ağacı uzun süre verim çağında tutmak, kuvvetten düşmeye başlamış dalları ya da ocakları yeniden kuvvetlendirerek bir süre daha yüksek kaliteli meyve vermesini sağlamak amacıyla uygulanır. Bunu kısaca, şekil verim (ürün) ve gençleştirme budaması şeklinde de ifade edebiliriz. Bu genel amaçların yanında, ağacı kısa sürede verime başlatmak, kök ile taç arasındaki fizyolojik dengeyi kurmak ve korumak, hasat ve mücadele işlerini kolaylaştırmak, güneşin ocağın her tarafına ulaşmasını sağlamak, tozlanma oranını artırmak ve yıldan yıla görülebilecek verim dalgalanmasını azaltmak ya da önlemek de fındıkta budamanın amaçları arasında gösterilebilir. Mevcut fındıklıklarımızdaki ocaklar arası mesafelerin, en az 4,0 m ve fazla 6.0 m olması gerekirken, çok daha sık aralıklarla oluşturulmuş olmasından ve yine ocaklardaki dal sayılarının 5-8 arasında olması gerekirken, ocaklarda çok daha fazla sayıda dal bırakılmış olmasından dolayı, verim ve kalitede arzu edilen seviyeye ulaşılamamaktadır. Bu durumda, bitkiler çok fazla olarak vegetatif gelişme (sürgün ve yeşil aksam gelişimi) göstermekte, generatif gelişmeden (karanfil ve çotanak oluşumu) ise geri kalmaktadır. İşte böyle bahçelerde gerek sık olan ocakların çıkarılması, gerek budama ile fazla olan dalların ocaklardan uzaklaştırılması ve gerekse her dal üzerinde budama yapılması ile bu sakıncalar ortadan kaldırılmış olunacaktır. Buna göre, fındıkta düzenli budama yapıldığı durumda hem dal, hem ocak ve hem de dekar (dönüm) başına ürün miktarı yani verim artırılmış olacaktır. Bu da doğrudan üretici gelirlerine yansıyarak birim maliyetleri azaltacaktır. Günümüze kadar fındık tarımında budamaya pek önem verilmemiş, ya tam olarak tekniğine uygun biçimde yapılmamış ya da eksik olarak yapılmıştır. Mevcut fındık bahçelerinde budama denilince bu durum üreticiler arasında genellikle dip sürgünü temizliği ve ocaktan yaşlı dalların çıkarılması şeklinde algılanmış ve uygulanmıştır. Hâlbuki budama dikimle başlayıp ağacın 47

48 verimden düştüğü yaşlılık devresine kadar devam eden önemli bir kültürel uygulamadır Budama Tekniği Ve Budama İlkeleri Budamadan beklenen yararı sağlamak için, budamanın tekniğine uygun bir şekilde yapılması gerekmektedir. Tekniğine uygun bir budama yapabilmek içinde aşağıda belirtilen ilkelere uyulması gerekmektedir: 1. Budama bitkide fizyolojik dengeyi sağlayacak şekilde ayarlanmalıdır. Yani, bitkinin kök gelişimine uygun şiddette bir budama yapılmalıdır. Bitkinin kendini toparlayamayacağı bir budama şiddeti uygulanmamalıdır. 2. Ocağı ya da dalı ilk şekillendirme yıllarında, budama özellikle meyve dallarından ziyade odun dallarına uygulanmalıdır. 3. Budamaya geçmeden önce dalın bütün olarak gelişimi incelenmeli ve budama bu incelemeye göre yapılmalıdır. 4. Ocaktaki dallar arasında ve her ana dal üzerindeki yan dallar arasında gelişme bakımından bir denge oluşturulmalıdır. Bir ana dalın ya da bir yan dalın diğerinden fazla ya da az gelişmesine izin verilmemelidir. 5. Dalların yerle yapmış oldukları açı onların gelişme eğilimini belirleyecektir. Yani, açı büyüdükçe dalın vegetatif, daraldıkça da generatif bir gelişme sergileyeceği unutulmamalıdır. Buna göre, kuvvetli büyüyen dalların yerle arasındaki açıları daraltılmalı, zayıf büyüyenlerinki ise genişletilmelidir. 6. Gerek ocaktaki dallar arasında ve gerekse ana dal üzerindeki yan dallar arasında meyve yükü bakımından denge sağlanmalıdır. Yani, bir dalın ya da bir yan dalın meyve yükü diğeri arasında anormal farklılıklar olmamalıdır. 7. Kalın dalların kesiminde kaliteli budama testeresi kullanılmalı, kesim toprak seviyesine yakın yükseklikten yapılmalı, kesim yüzeyleri düzgün bırakılmalı ve yaralar aşı macunu ile macunlanmalıdır. 48

49 8. Her ana dal üzerinde yapılacak kesimlerde, kesimlerin tırnak bırakılmayacak ve yarıklar oluşturulmayacak şekilde yapılması gerekmektedir. 9. Kalın dalların çıkartılmalarına ilk önce dalın alt tarafından biraz kesmekle başlanılmalı, sonra dal yastığı korunacak şekilde, üst kısımdan kesime devam edilerek çıkartılmalıdır. 10. Bir yıllık dallar toprağa bakan göz üzerinden kesilmeli, yara yüzeyi, gözün alt ucunun uzantısında olmamalıdır. 11. Ocak içlerine doğru gelişme gösteren obur sürgünler alınmalı, yanlara fazla taşan sürgünlerin tepeleri vurulmalıdır. 12. Ocakta bırakılacak olan ana dalların arası birbirine eşit olacak şekilde ayarlanmalıdır. Ocakların boş kalan kısımlarında kök sürgünleri geliştirilerek veya uygun dal bulunması durumunda bu boşluğa yönlendirecek şekilde eğme ve bağlama yapılarak bu kısımlar doldurulmalıdır. 13. Yaşlanan dalların çıkarılması ile boşalan alanlarda bırakılacak ve yeni dalı oluşturacak olan dip sürgünleri eski kesilmiş dalların kök gövdeleri üzerinden değil, daha uzaktaki kök sürgünlerinden seçilmelidir. 14. Fındık bahçesinde diğer orman ya da meyve türlerine ait ağaçların yetiştirilmesine izin verilmemeli, bu tür ağaçlar sonbaharda kesilmelidir. 49

50 Açı genişletme Açı daraltma Dalların çıkartılması Ana dal üzerindeki kesimler Kalın dalların kesilmesi 1 yıllık dalın kesimi Ocak içindeki dallar Dallar arası mesafe Şekil 32. Budama tekniği ve ilkeleri 3.3. Budama Zamanı Budama zamanı, diğer meyve türlerinde olduğu gibi, fındıkta da hem vegetatif hem de generatif gelişmeyi önemli düzeyde etkiler. Fındıkta budama esas olarak iki zamanda yapılabilmektedir. Bazen bu budamalar birbirlerinin eksikliklerini tamamlayacak şekilde de yapılabilmektedir. 50

51 Sonbahar-Kış Budaması Fındıkta hasat döneminden belli bir zaman sonra, yaklaşık olarak Ekim ayının sonlarına doğru budama işlemleri başlamaktadır. Çünkü bu dönemde bitki dinlenmeye girmiş ve aktif büyüme gelişme dönemi sona ermiştir. Ayrıca, hasat dönemi ve sonrasındaki yoğun iş trafiği de azalmış durumdadır. Yani her yönüyle budama için uygun zaman başlamış anlamına gelmektedir. Bu dönemde, ocak içerisinde kurumaya yüz tutmuş, kurumuş, sıklaşmış, gelişmeden geri kalmış kalın ve ince dallar ile dip ve kök sürgünleri temizlenir. Genel olarak, bu işlem en fazla 2 aylık bir dönemde bitirilmelidir. Şiddetli kış soğuklarının başladığı, Aralık ortalarından itibaren mümkünse budama yapılmamalıdır. Aksi takdirde hem yara yüzeylerinin iyileşmesi hem de kesim işlemi zorlaşacaktır İlkbahar-Yaz Budaması Mart ayından itibaren başlayan yaklaşık 3 aylık bir dönemde gerçekleştirilen bu budama yeşil budama olarak da adlandırılmaktadır. Özellikle şekillendirme yıllarında yapılması gereken bir budamadır. Bunun yanında, Sonbahar-Kış budamasının noksanlıklarını tamamlayan bir budamadır. Bu dönemde, dip ve kök sürgünleri ile kurumuş, kırılmış, ocakta ve ana dal üzerinde şekli bozulmuş sürgünler temizlenir. 51

52 Şekil 33. Makine ile dip sürgünü kontrolü. Şekil 34. Kazma ile dip sürgünü kontrolü. 52

53 3.4. Fındıkta Şekil, Verim (Ürün) Ve Gençleştirme Budaması Fındık bitkisine bahçeye ilk dikim zamanından, verimin tamamen düştüğü yaşlılık dönemine kadar şekil vermek daha fazla ürün elde etmek ve verim dönemini biraz daha uzatmak amacıyla budama yapılmaktadır. Şimdi bunları sırasıyla görelim. Şekil 35. Budamada testereler kullanılmalıdır. 53

54 Şekil 36. Budamada testereler kullanılmalıdır. (a) 54

55 (b) Şekil 37. Fındık budamasında motorlu veya elektrikli testereler kullanılmalıdır ve bu aletler bitkiye zarar vermez (a,b) Şekil Budaması Ülkemizdeki fındık bahçelerinin hemen hemen tamamına yakın bir kısmı ocak sisteminde tesis edilmiştir. Buna karşılık, son yıllarda birim alandan daha fazla verimin alınabildiği çit dikim şekilleri de önem kazanmaktadır. Bu amaçla, çit dikim sisteminde kurulmuş yeni bahçelere de zaman zaman rastlamaktayız. Bunun için şekil budamasını bu her iki sistem için ayrı ayrı incelemek durumundayız. Meyve ağaçlarında şekil budamasına genel olarak dikimden itibaren 5 yıl içerisinde devam edilir. 55

56 Ocak Dikim Sisteminde Şekil Budaması Fındık fidanlarının araziye dikiminden sonra, fidanlar topraktan cm yükseklikten kesilir. İlk yıl herhangi bir budama işlemi yapılmadan, sadece sulama, gübreleme ile hastalık, zararlı ve yabancı otlarla mücadele yapılarak fidanların ertesi yıla hazırlıklı olarak girmesi sağlanır. Ertesi yıl Mart ayında, tomurcuklar uyanmadan önce fidanın topraktan 5 cm yükseklikten tepesi vurulur. Fidanlara gerekli bakım ve mücadele işlemleri uygulanır. Mayıs ayı sonlarına doğru kesim yerinden çıkan sürgünlerden iyi gelişen ve dışa bakan bir tanesi seçilir, diğerleri kesilir. Fidanların bakımı düzenli yapılarak kışa hazırlıklı girmeleri sağlanır. Üçüncü yılda fidanlarda bir önceki yıl seçilen sürgün 100 cm yükseklikten ve yine toprağa bakan göz üzerinden kesilir. Bu kesim işleminden sonra gelişen sürgünlerden bir tanesi doruk dalını, diğer iki tanesi de yan dalları oluşturmak üzere sağlı-sollu olarak seçilir. Diğerleri eğilir ya da kesilir. Eğme-bükme yapılmış dallar ertesi yıl kesilir. Dördüncü yılın Mart ayında doruk dalı ile iki yan dal, gelişme durumlarına göre, cm den ve dışa bakan göz üzerinden kesilirler, bundan daha az gelişme gösterenlere ise dokunulmaz. Düzenli bakım sonucunda, seçilen dallar üzerinde o yıl içerisinde oluşan sürgünlerden karşılıklı olarak gelişen ikişer sürgünün dışındakiler çıkarılır. Son yıl da aynı işlem tekrar edilerek 5. yılın sonunda şekil budaması tamamlanmış olur. 56

57 Şekil 38. Ocak dikim sisteminde şekil budaması Şekil 39. Balta, girebi gibi vurarak kesen aletler budamada kullanılmamalıdır Çit Dikim Sisteminde Şekil Budaması Son yıllarda üzerinde önemle durulan bu sistemde, ocak sisteminde ilk yıl yapılan işlemler uygulanır. İkinci yıldaki fidanın topraktan 5 cm yükseklikten kesilmesinden sonra, oluşan sürgünlerden biri arazi meyilinin yukarısına diğeri de aşağısına olmak üzere iki iyi gelişmiş sürgün seçilir. Diğerleri kesilir. Bu seçilen sürgünler arasındaki açı ile sürgünler ile yer arasındaki açının 60º olmasına özen gösterilir. Dallarda sürgünlerin kesilmesi ve seçilmesi ile diğer uygulamalar ocak sisteminde olduğu gibidir. Sonraki yıl, 57

58 seçilmiş olan sürgünler cm den dışa bakan göz üzerinden kesilir. O yıl içerisinde oluşan sürgünlerden, doruk dalı ile karşılıklı olan 2 yan dal sonbaharda bırakılır, diğerleri çıkarılır. Dördüncü yılda, Mart ayında devam dalı durumdaki dal cm den, yan dalların devamını sağlayacak doruk dalları ise cm den ve dışa bakan göz üzerinden kesilir. O yılın sonbaharında, seçilmiş olan her doruk dalında birer tanesi devam dalı ve ikişer tanesi e karşılıklı olmak üzere üçer tane dal seçilir, diğerleri kesilir. Bu işleme beşinci yılda da devam edilerek şekil budamasına son verilmiş olunur. Şekil 40. Çit dikim sisteminde şekil budaması Verim (Ürün) Budaması Fındıkta vegetatif ve generatif faaliyetler arasındaki fizyolojik dengeyi uzu yıllar korumak için ürün budaması yapılır. Fındıkta ilk beş yıldaki şekil budamasından sonra, verim çağı ve 10. yıldan itibaren de tam verim çağı başlamaktadır. Bu tam verim çağı çeşide, bakıma ve ekolojiye göre değişmekle birlikte yaşlarına kadar devam etmektedir. Bundan sonra dallar üzerindeki yan dallarda sıklaşma, sürgün faaliyetlerinde ve dolayısıyla sürgün boylarında gerileme başlar ve buna bağlı olarak da verimde düşme başlar. Kısacası, fizyolojik denge bozulmaya başlar. Bu dengeyi yeniden oluşturmak amacıyla, ağaca ilk 5 yılda verilmiş şekle bağlı kalmak koşuluyla, 10 cm boyundaki küçük, kurumuş, kırılmış, cılız sürgünler çıkarılır; ocak içlerine, dal içlerine ve ocak dışına doğru çok uzamış sürgünler 58

59 kısaltılır; ocak içlerini açmaya yönelik olarak yaşlanmış, hastalıklı ve üst üste gelişme gösteren dallar dip kısımlarından çıkartılır. Ocakların boş kısımları yeni kök sürgünleri ile ya da bu boşluğu dolduracak şekilde diğer dalların eğilip bükülmesiyle doldurulmalıdır. Kök ve dip sürgünü verme eğilimi yüksek olan bir meyve türü olması dolayısıyla fındıkta dip ve kök sürgünü temizliği işlemi de önemli kültürel işlemlerden olup, aynı zamanda ürün budaması olarak da önem arz etmektedir. Fındık ocaklarında her yıl bol miktarda gelişen bu sürgünler, daha sonra dalların gençleştirilmesi amacıyla kullanılabileceği yönüyle yararlı gibi gözükürken, ihtiyaçtan fazla olan kısmı ocakların yeterince güneşlenememesine, havalanmanın ve tozlanmanın yetersiz olmasına, dalların sıklaşmasına, gereksiz su ve besin elementi sarfiyatına ve ayrıca, bu sürgünlerin kesilmesiyle de hastalık ve zararlıların bulaşmasına imkân sağlayacak ortamların oluşmasına neden olmaktadır. Bu nedenle, fındık ocaklarında meydana gelen bu sürgünler henüz taze iken mümkünse kökleriyle beraber çıkarılmalıdır. Bu amaçla her yıl yılda en az iki kez olmak üzere Mayıs sonu ile Haziran başı arasında ve Sonbaharda bu sürgünler ayıklanmalıdır. Fakat bu arada, verim dönemi boyunca ocakların arasından değişik nedenlerle çıkarılan dalların oluşturmuş olduğu boş alanlarda iyi gelişen bir kök sürgünü bırakılmalıdır. Yaşlı dallar kesilmeden 5-6 yıl önceden bunun yerini alacak sürgün hazırlanarak, fındıklıkta verim düşürülmeden devam ettirilebilir Gençleştirme Budaması Meyve ağaçlarında gençleştirme budaması verimden düşmüş ağaçlardan birkaç yıl daha ürün alabilmek amacıyla yapılmaktadır. Ağaçlarda verimden düşme dönemlerinde ağırlıklı olarak generatif gelişme görülür, bu da ağacın fizyolojik dengesini bozarak kalitesiz ve düzensiz ürün alınmasına neden olmaktadır. Fındıkta, diğer meyve türlerinden farklı olarak, bir dal yaşı bir de dikim yaşından bahsetmek mümkündür. Bu durumda, sadece ocaklardaki dalların ve dallar üzerindeki dalcıkların yenilenmesiyle gençlik budamasını tamamlamış 59

60 sayılmıyoruz. Çünkü ocaktaki ana bitkimizin de kökleri yaşlanmış olmaktadır. Bölgemizdeki fındık bahçelerinin tesis yılının hatta 200 yıl öncesine kadar dayandığını bilmekteyiz. Bu bahçeler hem tekniğine uygun bir şekilde tesis edilmemiş ve hem de bu bahçelerde uzun yıllar boyunca kültürel ve teknik uygulamalar yeterli düzeyde yapılmamıştır. Bundan dolayı, bölgemizdeki fındık bahçelerinin büyük bir kısmında toprak yorgunluğu meydana gelmiş bulunmaktadır. Verim üzerine önemli etkisi olan dikim yaşı fındık bahçesinde 30. yıldan itibaren etkisini göstermekte olup, 60. yaşında bir fındık bahçesi ekonomik ömrünü genellikle tamamlamış durumda olmaktadır (Şekil.). Bu nedenle, böyle bahçelerin belirli bir plan dahilinde sökülerek 1-2 yıl dinlendirildikten sonra tekrar tekniğine uygun olarak dikilip yenilenmesi gerekmektedir. (a) 60

61 (b) (c) Şekil 41. Dikim yaşı 60 yılı aşan, verimden düşmüş, yaşlanmış fındık ocakları (a,b,c). 61

62 4. GÜBRELEME Tarımsal üretimde, temel girdiler içerisinde gübrelerin bitkisel üretim artışındaki payı %50 nin üzerindedir. Bu girdilerin başarılı ve ekonomik kullanımı, toprağı iyi tanımakla ve özelliklerini bilmekle mümkündür. Her yıl ürün ve budama artıklarıyla topraktan önemli miktarlarda besin maddeleri sömürülmektedir. Dekardan 120 kg fındık ürünü alındığında 1.9 kg azot, 0.4 kg fosfor, 1.0 kg potasyum ve 1.1 kg kalsiyum sömürüldüğü belirtilmiştir. Fındığın yüksek verimde kalmasını sağlamak, iyi ve kaliteli ürün almak, hastalık ve zararlılara karşı dayanıklılığını artırmak için toprak ve yaprak analiz sonuçlarına göre usulüne uygun bir şekilde gübreleme yapmak gerekmektedir. Toprak analizleri yaptırılmadan uygulanacak gübre, üründe azalmalara neden olabileceği gibi fındığın dengesiz beslenmesine ve ekonomik yönden çiftçinin zarara uğramasına yol açar. Yapılan araştırmalar neticesinde uygulanması gereken azotlu gübrenin ancak %37.1 i, fosforlu gübrenin %21.2 si ve potasyumlu gübrelerin %5.9 unun kullanıldığı belirlenmiştir. Toprak analizleri neticesinde uygulanacak gübre miktarının yanı sıra gübrenin çeşidi, uygulama zamanı ve tekniği de çok önemlidir. Özellikle toprakların diğer özellikleri de dikkate alınarak uygun gübre seçimi yapılmalıdır Toprak Örneklerinin Alınması Bitkiler için mutlak gerekli 20 bitki besin maddesi vardır. Bitkilerin sağlıklı gelişimi için bu besin maddelerinin gübreleme ile karşılanması gerekmektedir. Nasıl ki insanlar reçete ile ilaç kullanıyorsa, bitkiler için de toprak ve yaprak analiz sonuçları dikkate alınarak gübreleme yapılmalıdır. Dolayısıyla öncelikle toprak analizlerinin yapılması, bitkilerde belirgin bir sararma ve kurumalar mevcut ise yaprak analizleri ile ortaya konulması gerekmektedir. Bu amaçla toprak örnekleri alırken şu hususlara dikkat etmek gerekir. -Öncelikle alınacak toprak örneğinin bahçeyi çok iyi temsil etmesi gerekir. Bu amaçla karma toprak örnekleri alınmalıdır. -Bahçenin genel özellikleri dikkate alınarak eğim, toprak derinliği, toprak yapısı gibi farklılık gösteren yerlerden ayrı ayrı örnekleme yapılmalıdır. 62

63 -Bahçe, çit ve yol kenarlarından, gübre yığını veya hayvanların yatmış oldukları yerlerden, çukur, tümsek ve su birikintisi olan yerlerden; gübre uygulanmış yerlerden ve fındık ocaklarının yakın yerlerinden toprak örnekleri alınmamalıdır. -Toprak örnekleri fındık hasadından sonra yani sonbaharda toprak tavında iken alınmalıdır. Ayrıca yaprak örnekleri ile bütünlük sağlamak amacıyla Temmuz ayında da toprak örnekleri alınabilir. - Fındık bahçelerinden toprak örneği almak için bahçenin yukarıda belirtilen bazı özellikleri dikkate alınarak S, U veya zikzak şeklinde gezilerek 20 dekara kadar büyüklükteki bahçeden 10 ile 30 noktasından örnekleme yapılır (Şekil 42.a). Belirlenen noktalardan V veya U harfi şeklinde 20 veya 30 cm derinlikte bir çukur açılır.çukurdan 3-5 cm kalınlığında toprak dilimi alınarak kovada biriktirilir (Şekil 42.b). Toprağın içindeki taş, kök gibi bitki parçaları ayıklanır ve karıştırılır. Yaklaşık 1 kg toprak örneği naylon torbalara konularak gerekli bilgiler yazılır. Toprak örnekleri 0-20, cm veya 0-30, cm derinliklerinde ayrı ayrı alınır. Aynı derinlikteki toprak örnekleri aynı kovaya ve torbaya konulur. a b Şekil 42. a) Zikzak şeklinde toprak örneklemesi, b) V şeklinde açılan bir çukur 63

64 4.2. Yaprak Örneklerinin Alınması -Fındık bahçelerinden yaprak örneği alım zamanı yaklaşık hasattan gün önceki dönemdir. Yapılan araştırmalar neticesinde Temmuz ayı içerisinde örnek alınabilir. -Her çeşit için ayrı ayrı yaprak örneği alınmalı ve birbirleri ile karıştırılmamalıdır. -Fındık yapraklarında sararma, kuruma ve kıvrılma gibi belirtiler varsa bu ocakların yaprakları ayrı alınmalıdır. Eğer bu belirtiler, böcek zararından kaynaklanıyorsa bu yapraklardan analiz için örnek alınmamalıdır. Fındık bahçelerinde zikzak veya U harfi şeklinde yürünerek bahçeyi temsil edecek şekilde 25 ocağın her yönünden olmak üzere adet yaprak alınmalıdır. Bahçe 20 dekardan büyük ise ya örnek sayısı artırılmalı yada ikinci örnekleme yapılmalıdır. - Yaprak örnekleri ocaklardan bir insan boyu yükseklikteki meyveli dalların o yılki orta kuvvetteki sürgünlerinden, güneş gören, hastalıksız sürgün uçlarından itibaren 3 cü veya 4 cü yapraklarından alınmalıdır (Şekil 43). - Yaprak örnekleri delikli naylon torbalara veya kese kağıtlarına konularak gerekli bilgiler yazılır ve kısa süre içerisinde laboratuara ulaştırılmalıdır. Eğer bu mümkün değil ise buzdolabında muhafaza edilmeli ve 1-2 gün içerisinde laboratuara nakledilmelidir. Şekil 43. Yıllık sürgünlerde alınması gereken yapraklar 64

ANTEPFISTIĞI YETİŞTİRİCİLİĞİ. GAP TEYAP Kerem AKDOĞAN

ANTEPFISTIĞI YETİŞTİRİCİLİĞİ. GAP TEYAP Kerem AKDOĞAN ANTEPFISTIĞI YETİŞTİRİCİLİĞİ GAP TEYAP Kerem AKDOĞAN Toprak İsteği Derin Kumlu- tınlı Kısmen kireç içeren Süzek topraklar İdeal toprak Kuru koşullarda Tabanda su tutabilen killi topraklar daha verimli

Detaylı

FINDIK YETİŞTİRME TEKNİĞİ

FINDIK YETİŞTİRME TEKNİĞİ FINDIK YETİŞTİRME TEKNİĞİ Fındık YetiştirmeTekniği 1 - Toprak Hazırlığı ve Çeşit Seçimi - Dikim ve Terbiye Sistemleri - Budama - Gübreleme ve Bakım TOPRAK HAZIRLIĞI VE ÇEŞİT SEÇİMİ Toprak Hazırlığı ve

Detaylı

Modern (Bodur) ve Geleneksel Meyve Yetiştiriciliği. 04 Şubat 2014 İzmir

Modern (Bodur) ve Geleneksel Meyve Yetiştiriciliği. 04 Şubat 2014 İzmir Modern (Bodur) ve Geleneksel Meyve Yetiştiriciliği 04 Şubat 2014 İzmir Ajanda Geleneksel Meyve Yetiştiriciliği (GMY) Modern Meyve Yetiştiriciliği (MMY) GMY ve MMY Farkları GMY Nasıl MMY Çevrilir 2 Geleneksel

Detaylı

Çelikle Çay Üretimi. Ayhan Haznedar -Ziraat Mühendisi

Çelikle Çay Üretimi. Ayhan Haznedar -Ziraat Mühendisi Çelikle Çay Üretimi Ayhan Haznedar -Ziraat Mühendisi Nitelikleri, kalitesi ve diğer özellikleri belirlenen çay klonlarının hızlı, yoğun ve ucuz bir şekilde üretilmesi için en uygun yöntemdir. Çelik alınacak

Detaylı

Bu nedenle budama, meyvecilikte karlılık oranını artırmak için yapılması gereken en önemli bakım tedbirlerindendir.

Bu nedenle budama, meyvecilikte karlılık oranını artırmak için yapılması gereken en önemli bakım tedbirlerindendir. MEYVE AĞAÇLARINDA BUDAMA Prof. Dr. Ali ÜNAL E.Ü. Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü EGE ÜNİVERSİTESİ TARIMSAL UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ Çiftçi Broşürü : 28 Meyve Ağaçları Neden Budanır? Meyve

Detaylı

GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları

GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları GİRİŞ Sulamanın amacı kültür bitkilerinin ihtiyacı olan suyun, normal yağışlarla karşılanmadığı hallerde insan eliyle toprağa verilmesidir. Tarımsal

Detaylı

Yağ Gülü Yetiştiriciliği

Yağ Gülü Yetiştiriciliği Meyvecilik Araştırma İstasyonu Müdürlüğü Yayın No: 45 Yayın Tarihi: 15.11.2011 Yağ Gülü Yetiştiriciliği Rafet SARIBAŞ, Hasan ASLANCAN Lütfen Dikkat!... Gül yağı, parfüm ve kozmetik sanayinin yanında antibakteriyel

Detaylı

SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME. Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012

SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME. Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012 SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012 Sera nedir? Bitki büyüme ve gelişmesi için gerekli iklim etmenlerinin

Detaylı

MEYVECİLİKTE BUDAMA GENEL PRENSİPLER

MEYVECİLİKTE BUDAMA GENEL PRENSİPLER MEYVECİLİKTE BUDAMA Budama, ağaca iyi bir şekil vermek, gelişme ve verime etki etmek, kaliteyi iyileştirmek ve çeşitli nedenlerle zararlanan yerleri onarmak amacı ile yapılan kesme sanatıdır. Dikim zamanı

Detaylı

Ceviz Yetiştiriciliği

Ceviz Yetiştiriciliği Yayın No: 61 Yayın Tarihi: 15.10.2014 Ceviz Yetiştiriciliği Yılmaz SESLİ Lütfen Dikkat!... Ülkemiz ceviz üretiminde dünyada söz sahibi ülkelerdendir. Ancak sürdürülebilir bir üretim için kapama ceviz bahçelerinin

Detaylı

BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİ

BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİ BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİ Badem Anadolu nun en eski meyve türlerinden birisidir. Ancak ülkemizde bademe gerekli önem verilmemekte, genellikle tarla kenarlarında sınır ağacı olarak yetiştirilmektedir. Ülkemizde

Detaylı

AYLARA GÖRE BAKIM İŞLEMLERİ. 4.1. Ocak-Şubat Aylarında Bakım İşlemleri

AYLARA GÖRE BAKIM İŞLEMLERİ. 4.1. Ocak-Şubat Aylarında Bakım İşlemleri ZEYTİNDE BAKIM İŞLEMLERİ 37 AYLARA GÖRE BAKIM İŞLEMLERİ 4.1. Ocak-Şubat Aylarında Bakım İşlemleri 4 Bu aylarda hava ve toprak sıcaklığının uygun olduğu günlerde toprağın derince sürülmesi yararlıdır. Böylece

Detaylı

KAVAK VE HIZLI GELİŞEN TÜRLER

KAVAK VE HIZLI GELİŞEN TÜRLER KAVAK VE HIZLI GELİŞEN TÜRLER Populus nigra Dr. Süleyman GÜLCÜ - 2008 1 Fidanlık Bakımları Yabancı ot mücadelesi Sulama Gübreleme Tekleme Budama Dr. Süleyman GÜLCÜ - 2008 2 Yabancı ot mücadelesi(mekanik

Detaylı

KAVAK VE HIZLI GELİŞEN TÜRLER

KAVAK VE HIZLI GELİŞEN TÜRLER KAVAK VE HIZLI GELİŞEN TÜRLER Populus nigra Dr. Süleyman GÜLCÜ - 2008 1 KAVAK FİDANI ÜRETİMİ VE FİDANLIK TEKNİĞİ Kavak fidanı yetiştirilmesinde en önemli konuların başında, kaliteli kavak fidanı yetiştirilmesine

Detaylı

YULAF YETİŞTİRİCİLİĞİ

YULAF YETİŞTİRİCİLİĞİ YULAF YETİŞTİRİCİLİĞİ Yulafın Kökeni Yulafın vatanını Decandolle Doğu Avrupa ve Tataristan; Hausknecht ise orta Avrupa olduğunu iddia etmektedir. Meşhur tasnifçi Kornicke ise Güney Avrupa ve Doğu Asya

Detaylı

MEYVE BAHÇESİ KURARKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?

MEYVE BAHÇESİ KURARKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ? MEYVE BAHÇESİ KURARKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ? Giriş Meyve ağaçları, çok yıllık bitkilerdir. Türe, bölgeye, toprak koşullarına ve bakım şartlarına bağlı olarak 20 ile 100 yıl yaşarlar. Hatta zeytin gibi

Detaylı

7.4. Budama. 7.4.1. Modifiye Lider (Değişik Doruk Dallı) Terbiye Sistemi

7.4. Budama. 7.4.1. Modifiye Lider (Değişik Doruk Dallı) Terbiye Sistemi 7.4. Budama Elmalarda budama konusu çok önemlidir. Zira bir elma ağacının anaç ve çeşitinin kuvvetllik durumuna göre uygulanacak terbiye sistemi de değişiklik arz eder. Bu cümleden olarak elma bahçelerinde

Detaylı

AYVANIN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ. Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN

AYVANIN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ. Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN AYVANIN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN Ayvanın İklim İstekleri Ayva bir ılıman iklim meyve türüdür. Kışın yapraklarını dökerek dinlenmeye girer. Ilıman deniz ikliminden hoşlanır.

Detaylı

AÇIK TARLADA DOMATES YETİŞTİRİCİLİĞİ

AÇIK TARLADA DOMATES YETİŞTİRİCİLİĞİ AÇIK TARLADA DOMATES YETİŞTİRİCİLİĞİ GİRİŞ: Domates ülkemizde en çok üretilen ve tüketilen sebzedir. Dünyada taze olarak, yemeklerde diğer sebzelerle pişirilerek, dayanıklı domates suyu, konsantre domates

Detaylı

8Çevre Tanzimi ve Ağaçlandırma Çalışmaları

8Çevre Tanzimi ve Ağaçlandırma Çalışmaları 8Çevre Tanzimi ve Ağaçlandırma Çalışmaları Bölgemiz çevre tanzimi ve ağaçlandırma çalışmaları kapsamında 2008 yılı içerisinde toplam 7.500 ağaç, 50.000 adet çalı grubu bitki dikilmiştir. 8.1. Bitkisel

Detaylı

mümkün olduğu takdirde hasta fidecikleri yakmak gerekir. Ayrıca sık ekimlerden kaçınmalı, tohum gerektiğinden daha fazla derine ekilmemeli, aşırı

mümkün olduğu takdirde hasta fidecikleri yakmak gerekir. Ayrıca sık ekimlerden kaçınmalı, tohum gerektiğinden daha fazla derine ekilmemeli, aşırı mümkün olduğu takdirde hasta fidecikleri yakmak gerekir. Ayrıca sık ekimlerden kaçınmalı, tohum gerektiğinden daha fazla derine ekilmemeli, aşırı gübre kullanılmamalı, kirli su ile sulama yapılmamalıdır.

Detaylı

8ÇEVRE TANZİMİ ve AĞAÇLANDIRMA ÇALIŞMALARI

8ÇEVRE TANZİMİ ve AĞAÇLANDIRMA ÇALIŞMALARI 8ÇEVRE TANZİMİ ve AĞAÇLANDIRMA ÇALIŞMALARI 8.1. Ağaçlandırma: Bölgemiz imar planı içerisinde yeşil alan olarak ayrılan yerlerin çevre tanzimi ve ağaçlandırma çalışmaları kapsamında; 2009 yılı içerisinde

Detaylı

Sulama Ot Mücadelesi ve Çapalama Gübreleme ve Toprak Islahı Seyreltme Gölgeleme veya Siperleme Budama Yerinde Kök Kesimi

Sulama Ot Mücadelesi ve Çapalama Gübreleme ve Toprak Islahı Seyreltme Gölgeleme veya Siperleme Budama Yerinde Kök Kesimi FİDAN ÜRETİMİNDE BAKIM ÇALIŞMALARI Sulama Ot Mücadelesi ve Çapalama Gübreleme ve Toprak Islahı Seyreltme Gölgeleme veya Siperleme Budama Yerinde Kök Kesimi SULAMA Sulamada kullanılan suyun miktarı; toprağın

Detaylı

Taksonomi. Familya: Compositea Tür : Cichorium endive Çeşit : Cichorium intybus (witloof)

Taksonomi. Familya: Compositea Tür : Cichorium endive Çeşit : Cichorium intybus (witloof) Taksonomi Familya: Compositea Tür : Cichorium endive Çeşit : Cichorium intybus (witloof) Anavatanı Hindistan Türkmenistan Baykal Gölü Çevresi Sibirya D.Akdeniz Türkiye Ülkemizde Şikori Akdeniz Böglesinde

Detaylı

BROKKOLİ (Brassica oleracea var. italica)

BROKKOLİ (Brassica oleracea var. italica) BROKKOLİ (Brassica oleracea var. italica) SİSTEMATİKTEKİ YERİ Takım: Brassicales Familya: Brassicaceae Cins: Brassica Tür: B. oleracea var. italica SAĞLIK VE BESLENME YÖNÜNDEN Brokkoli, A ve C vitamini,

Detaylı

: Menşe Adı : Kale Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanlığı Başvuru Sahibinin Adresi : Hükümet Konağı Kale/DENİZLİ Ürünün Adı

: Menşe Adı : Kale Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanlığı Başvuru Sahibinin Adresi : Hükümet Konağı Kale/DENİZLİ Ürünün Adı Koruma Tarihi : 18.12.2008 Başvuru No : C2008/049 Coğrafi İşaretin Türü Başvuru Sahibi : Menşe Adı : Kale Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanlığı Başvuru Sahibinin Adresi : Hükümet Konağı

Detaylı

AĞAÇLANDIRMA. Yrd. Doç. Dr. Süleyman Gülcü

AĞAÇLANDIRMA. Yrd. Doç. Dr. Süleyman Gülcü AĞAÇLANDIRMA Yrd. Doç. Dr. Süleyman Gülcü İşçi ile Diri Örtü Temizliği Sahanın erozyon durumu ve Çalışmanın ekonomisi göz önüne alınarak ŞERİTLER halinde yapılır İşçi İle Diri Örtü Temizliği Diri örtü

Detaylı

Tarım Konferansı 25 Nisan 2011 Hassa_HATAY

Tarım Konferansı 25 Nisan 2011 Hassa_HATAY Bağ Sulaması Tarım Konferansı 25 Nisan 2011 Hassa_HATAY Prof. Dr. Sermet ÖNDER Mustafa Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü (Biyosistem Mühendisliği Bölümü) sermetonder01@gmail.com

Detaylı

Iğdır Aralık Rüzgâr Erozyonu Önleme Projesi

Iğdır Aralık Rüzgâr Erozyonu Önleme Projesi Iğdır Aralık Rüzgâr Erozyonu Önleme Projesi Proje Alanının Genel Özellikleri: Iğdır ili Türkiye nin en kurak ili olup yıllık yağış miktarı 250 mm civarındadır (Meteoroloji kayıtları). Yağan yağış ya da

Detaylı

ERİĞİN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ. Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN

ERİĞİN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ. Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN ERİĞİN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN Eriğin İklim İstekleri Soğuk ılıman, ılıman, sıcak ılıman ve hatta kış dinlenme süreleri kısa olanları yarı tropik iklime sahip bölgelerde

Detaylı

Tarımsal Meteoroloji. Prof. Dr. F. Kemal SÖNMEZ 23 EKİM 2013

Tarımsal Meteoroloji. Prof. Dr. F. Kemal SÖNMEZ 23 EKİM 2013 Tarımsal Meteoroloji Prof. Dr. F. Kemal SÖNMEZ 2 EKİM 201 Prof. Dr. Mustafa Özgürel ve Öğr. Gör. Gülay Pamuk Mengü tarafından yazılan Tarımsal Meteoroloji kitabından faydalanılmıştır. Hava ve İklim ile

Detaylı

BAZI KÜLTÜR BİTKİLERİNDE KLASİK GÜBRELERE İLAVETEN ÖZEL GÜBRELERİN KULLANILMASI

BAZI KÜLTÜR BİTKİLERİNDE KLASİK GÜBRELERE İLAVETEN ÖZEL GÜBRELERİN KULLANILMASI BAZI KÜLTÜR BİTKİLERİNDE KLASİK GÜBRELERE İLAVETEN ÖZEL GÜBRELERİN KULLANILMASI Değerli çiftçilerimiz; hiç şüphesiz en doğru gübreleme tavsiyeleri usulüne uygun olarak alınmış toprak ve yaprak örneklerinin

Detaylı

Sığır yetiştiriciliğinde Sıcaklık Stresi ve Alınabilecek Önlemler. Prof. Dr. Serap GÖNCÜ. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi

Sığır yetiştiriciliğinde Sıcaklık Stresi ve Alınabilecek Önlemler. Prof. Dr. Serap GÖNCÜ. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Sığır yetiştiriciliğinde Sıcaklık Stresi ve Alınabilecek Önlemler Prof. Dr. Serap GÖNCÜ Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü 01330 Adana Bir ineğin kendisinden beklenen en yüksek verimi

Detaylı

İKLİM VE TOPRAK İSTEKLERİ

İKLİM VE TOPRAK İSTEKLERİ NAR YETİŞTİRİCİLİĞİ Ilıman iklim meyve türleri arasında yer alan nar (Punica granatum) ın anavatanı Ortadoğu, Anadolu, Kafkasya ile İran Körfezi arasında kalan bölge olup, 5000 yıldır kültüre alındığı

Detaylı

Ahududu ve Böğürtlen Yetiştiriciliği

Ahududu ve Böğürtlen Yetiştiriciliği Meyvecilik Araştırma İstasyonu Müdürlüğü Yayın No: 38 Yayın Tarihi: 15.11.2011 Ahududu ve Böğürtlen Yetiştiriciliği Alim GÖKTAŞ Lütfen Dikkat!... Ahududu, taze tüketimi yanında meyve suyu, dondurma, pastacılık,

Detaylı

Çayın Bitkisel Özellikleri

Çayın Bitkisel Özellikleri Çayın Bitkisel Özellikleri Bir asırlık bir ömre sahip bulunan çay bitkisi doğada büyümeye bırakıldığında zaman bir ağaç görünümünü alır. Görünüş itibarı ile dağınık bir görünüm arz eden bitki yapısı tek

Detaylı

TARIMSAL ORMANCILIK (AGROFORESTRY) Prof. Dr. İbrahim TURNA

TARIMSAL ORMANCILIK (AGROFORESTRY) Prof. Dr. İbrahim TURNA TARIMSAL ORMANCILIK (AGROFORESTRY) Prof. Dr. İbrahim TURNA Tarım Agro silvikültürel Agro silvipastoral Ormancılık Agropastoral Silvipastoral Hayvancılık Agroforestry de ağaçların çok tabakalı kuruluşu

Detaylı

KAPARİ NASIL YETİŞTİRİLİR?

KAPARİ NASIL YETİŞTİRİLİR? KAPARİ NASIL YETİŞTİRİLİR? Kapari doğada çoğalmasını, karıncalara, kuşlara ve toprak mikroorganizmalarına borçlu.çünkü kapari bitkisinin tohumunda çimlenme engeli var.bu çimlenme engelini, karıncalar ortadan

Detaylı

DİKİM ÖNCESİ ÇIPLAK KÖKLÜ DİKİMDE DİKKAT EDİLECEKLER

DİKİM ÖNCESİ ÇIPLAK KÖKLÜ DİKİMDE DİKKAT EDİLECEKLER DİKİM BROŞÜRÜ DİKİM ÖNCESİ Dikimden önce göz önünde bulundurulması gereken uygulamalar vardır. Öncelikle dikim yapacak olduğumuz parseller tüm yabancı otlardan ve bunların köklerinden temizlenmelidir.

Detaylı

SERA TARIMI VE ÖNEMİ

SERA TARIMI VE ÖNEMİ 2015 SERA TARIMI VE ÖNEMİ Sera Tarımı ve Önemi 1 ÖNEMİ: Ülkemizde kırsal kesimde nüfusun tutulmasının en önemli sorunlarından biri toprak sermaye büyüklüğüdür. Nüfusun hızlı artması sonucu, gittikçe pazarlanan

Detaylı

ANKARA TİCARET BORSASI AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ SEKTÖR ARAŞTIRMALARI RAPOR NO:2 ANKARA NIN AYÇİÇEĞİ (ÇEREZLİK-YAĞLIK) PROFİLİ

ANKARA TİCARET BORSASI AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ SEKTÖR ARAŞTIRMALARI RAPOR NO:2 ANKARA NIN AYÇİÇEĞİ (ÇEREZLİK-YAĞLIK) PROFİLİ ANKARA TİCARET BORSASI AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ SEKTÖR ARAŞTIRMALARI RAPOR NO:2 ANKARA NIN AYÇİÇEĞİ (ÇEREZLİK-YAĞLIK) PROFİLİ Hazırlayan Handan KAVAKOĞLU (ATB AR-GE, Gıda Yüksek Mühendisi) Yasemin OKUR (ATB AR-GE,

Detaylı

BROKOLĠ YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ Gübreleme Organik madde oranı toprak analizi sonucunda 0-2 arasında ise ekim öncesinde dekara 1,5 lt gelecek şekilde Hum Elit

BROKOLĠ YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ Gübreleme Organik madde oranı toprak analizi sonucunda 0-2 arasında ise ekim öncesinde dekara 1,5 lt gelecek şekilde Hum Elit BROKOLĠ YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ Gübreleme Organik madde oranı toprak analizi sonucunda 0-2 arasında ise ekim öncesinde dekara 1,5 lt gelecek şekilde Hum Elit -18, 2-4 arasında ise 40 lt su ile Hum Elit 15 uygulaması

Detaylı

AÇIK TARLADA PATLICAN YETİŞTİRİCİLİĞİ

AÇIK TARLADA PATLICAN YETİŞTİRİCİLİĞİ AÇIK TARLADA PATLICAN YETİŞTİRİCİLİĞİ GİRİŞ: Patlıcan her türlü yemeği kolayca pişirilen, garnitür ve salata olarak değerlendirilen bir sebzedir. Bunun dışında reçeli ve turşusu da yapılabilir. 100 gr

Detaylı

SERALARIN TASARIMI (Seralarda Isıtma Sistemleri) Doç. Dr. Berna KENDİRLİ A. Ü. Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü

SERALARIN TASARIMI (Seralarda Isıtma Sistemleri) Doç. Dr. Berna KENDİRLİ A. Ü. Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü SERALARIN TASARIMI (Seralarda Isıtma Sistemleri) Doç. Dr. Berna KENDİRLİ A. Ü. Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Seralarda Isıtma Sistemlerinin Planlanması Bitki büyümesi ve gelişmesi

Detaylı

Elma kış dinlenmesine ihtiyaç duyan meyve türü olup, soğuklama gereksinimi diğer meyvelere göre uzundur.

Elma kış dinlenmesine ihtiyaç duyan meyve türü olup, soğuklama gereksinimi diğer meyvelere göre uzundur. Elma Tarihçe İklim İstekleri Elma ılıman, özellikle soğuk ılıman iklim bitkisidir. Akdeniz Bölgesinde 800 m. den yukarı yerlerde yetişir. Yüksek ışık yoğunluğu elmada çok iyi renk oluşumunu sağlar. Elma

Detaylı

ANKARA TİCARET BORSASI AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ SEKTÖR ARAŞTIRMALARI RAPOR NO:1 ANKARA NIN ASPİR BİTKİSİ PROFİLİ

ANKARA TİCARET BORSASI AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ SEKTÖR ARAŞTIRMALARI RAPOR NO:1 ANKARA NIN ASPİR BİTKİSİ PROFİLİ ANKARA TİCARET BORSASI AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ SEKTÖR ARAŞTIRMALARI RAPOR NO:1 ANKARA NIN ASPİR BİTKİSİ PROFİLİ Hazırlayan Handan KAVAKOĞLU (ATB AR-GE, Gıda Yüksek Mühendisi) Yasemin OKUR (ATB AR-GE, Kimya Mühendisi)

Detaylı

Prof. Dr. Nuray Mücellâ Müftüoğlu ÇOMÜ, Ziraat Fakültesi, Toprak Bölümü Çanakkale. Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü Rize

Prof. Dr. Nuray Mücellâ Müftüoğlu ÇOMÜ, Ziraat Fakültesi, Toprak Bölümü Çanakkale. Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü Rize Prof. Dr. Nuray Mücellâ Müftüoğlu ÇOMÜ, Ziraat Fakültesi, Toprak Bölümü Çanakkale Ekrem Yüce Dr. Turgay Turna Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü Rize Ali Kabaoğlu Safiye Pınar Özer Gökhan Tanyel ÇAYKUR Atatürk

Detaylı

Knauf W623 Agraflı Duvar Giydirme Sistemi Uygulama Detayları:

Knauf W623 Agraflı Duvar Giydirme Sistemi Uygulama Detayları: Knauf W623 Agraflı Duvar Giydirme Sistemi Uygulama Detayları: Knauf W623 Duvar Giydirme Sisteminde, Metal Konstrüksiyon tavan U (TU) ve tavan C (TC) profillerden oluşturulur. Duvarın şakülünde ve terazisinde

Detaylı

Çiftçi Şartlarında Potasyumlu Gübrelemenin Verim ve Kaliteye Olan Etkisi

Çiftçi Şartlarında Potasyumlu Gübrelemenin Verim ve Kaliteye Olan Etkisi Çiftçi Şartlarında Potasyumlu Gübrelemenin Verim ve Kaliteye Olan Etkisi Âlim Çağlayan 1 Ertan Demoğlu 1 Besinlerin rolü Yeterli bir gübreleme programı sadece bütün besinlerin temel görevleri açık bir

Detaylı

www.terbo.com.tr TERLEYEN BORU TOPRAK ALTI SULAMA BORUSU

www.terbo.com.tr TERLEYEN BORU TOPRAK ALTI SULAMA BORUSU www.terbo.com.tr TERLEYEN BORU TOPRAK ALTI SULAMA BORUSU Tasarrufun önemi Su kaynakları bakımından çok zengin olmayan Türkiye de de suyun bütün sektörlerde tasarruflu kullanımını özendirici yeni tedbirler

Detaylı

KESME GÜL VE GÜL FĐDANI

KESME GÜL VE GÜL FĐDANI KESME GÜL VE GÜL FĐDANI ÜRETĐMĐ Gül Fidanı Üretimi Tohum Çelik ve aşı ile çoğaltılabilirler. Tohumla Üretim *Gül tohumları hasattan hemen sonra ekildiğinde çimlenemez. 4 C de 4-6 ay süre ile nemli sphagnum

Detaylı

Gübreleme: İlkbahar ve yaz aylarında 3 haftada bir kompoze gübre verilir.

Gübreleme: İlkbahar ve yaz aylarında 3 haftada bir kompoze gübre verilir. AECHMEA Kullanılışı: Güzel çiçekli, dekoratif yapraklı bir bitkidir. Toprak: Humusça zengin yada topraksız karışım uygundur. Gübreleme: İlkbahar ve yaz aylarında 3 haftada bir kompoze gübre verilir. Sulama:

Detaylı

ANTEP FISTIĞI YETİŞTİRİLMESİ VE BAKIMI

ANTEP FISTIĞI YETİŞTİRİLMESİ VE BAKIMI ANTEP FISTIĞI Antep fıstığı ülkemizde yetişme alanı geniş olan önemli ihraç ürünlerimizdendir.yıllık üretimimiz 30 bin ton civarındadır.meyvesinin bileşiminde %53.8 yağ %20 protein,%15 şeker ve nişasta

Detaylı

ARILI DAMLA SULAMA SĐSTEMLERĐ

ARILI DAMLA SULAMA SĐSTEMLERĐ ARILI DAMLA SULAMA SĐSTEMLERĐ Bitki gelişimi için gerekli olan su ile suda eriyebilen besin maddelerinin, istenilen zamanda ve istenilen miktarda,kontrollü olarak bitki kök bölgesine damlalar halinde verilmesine

Detaylı

1.2.3- İl Kuruluşuna Göre Yeri...: 1.2.3.1- İli...: 1.2.3.2- İlçesi...: 1.2.3.3- Beldesi...: 1.2.3.4- Köyü/Mahallesi...: 1.2.3.5- Özel Mevkii...

1.2.3- İl Kuruluşuna Göre Yeri...: 1.2.3.1- İli...: 1.2.3.2- İlçesi...: 1.2.3.3- Beldesi...: 1.2.3.4- Köyü/Mahallesi...: 1.2.3.5- Özel Mevkii... EK NO: 21 ÖZEL ORMAN FİDANLIĞI PROJESİ DİSPOZİSYONU 1- FİDANLIĞIN GENEL TANIMI 1.1.1- Adı Soyadı : 1.1.2- Adresi : 1.1.3- Proje Numarası : 1.2- Kuruluş Yeri...: 1.2.1- Coğrafi Yer 1.2.1.1-1/25000 ölçekli

Detaylı

ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ. Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi

ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ. Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi 1 Dal Alma Kalın dallarda motorlu testere, ince dallarda balta kullanılır. Özellikle ergonomik ve ekonomik

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. DENİZ GÜNEY (2014-2015 GÜZ DÖNEMİ)

Yrd. Doç. Dr. DENİZ GÜNEY (2014-2015 GÜZ DÖNEMİ) Tohum ve Fidanlık Tekniği Yrd. Doç. Dr. DENİZ GÜNEY (2014-2015 GÜZ DÖNEMİ) Diğer Autovejetatif Üretme Yöntemleri Stolonlarla Üretme : Tepe tomurcuğundan oluşan ince hava sürgünleri stolon olarak isimlendirilir.

Detaylı

CEVİZ YETİŞTİRİCİLİĞİ

CEVİZ YETİŞTİRİCİLİĞİ CEVİZ YETİŞTİRİCİLİĞİ Bağ-bahçe ürünlerinin üretim, tüketim ve ticareti yönünden önemli ülkeler arasında yer alan Türkiye, köklü bir meyvecilik kültürüne sahip olup birçok meyve türünde olduğu gibi cevizin

Detaylı

Ekolojik Tarım Eğitim ve Uygulamaları - Yükseltilmiş Sebze Yatağı

Ekolojik Tarım Eğitim ve Uygulamaları - Yükseltilmiş Sebze Yatağı Ekolojik Tarım Eğitim ve Uygulamaları - Yükseltilmiş Sebze Yatağı 1/6 Kapsam Bu belge; 'nin kent bahçeciliğine katkıda bulunmak amacıyla gerçekleştirdiği uygulaması ile ilgili tecrübe paylaşımlarını içermektedir.

Detaylı

DOĞU KARADENĠZ BÖLGESĠNDE HEYELAN

DOĞU KARADENĠZ BÖLGESĠNDE HEYELAN DOĞU KARADENĠZ BÖLGESĠNDE HEYELAN Heyelan ya da toprak kayması, zemini kaya veya yapay dolgu malzemesinden oluşan bir yamacın yerçekimi, eğim, su ve benzeri diğer kuvvetlerin etkisiyle aşağı ve dışa doğru

Detaylı

Ufuk TÜRKER* * A.Ü.Ziraat Fakültesi Tarım Makinaları Bölümü, Ankara uturker@agri.ankara.edu.tr

Ufuk TÜRKER* * A.Ü.Ziraat Fakültesi Tarım Makinaları Bölümü, Ankara uturker@agri.ankara.edu.tr HASSAS TARIM TEKNOLOJİLERİ VE UYGULAMALARI Ufuk TÜRKER* * A.Ü.Ziraat Fakültesi Tarım Makinaları Bölümü, Ankara uturker@agri.ankara.edu.tr HASSAS TARIM NEDİR? Tarımda hedeflere ulaşmak 3 anahtar unsur gereklidir.

Detaylı

Porsuk. Şube : Gymospermae Sınıf : Coniferae Takım : Taxoideae Familya : Taxaceae Cins : Taxus L. Tür : Taxus baccata L.

Porsuk. Şube : Gymospermae Sınıf : Coniferae Takım : Taxoideae Familya : Taxaceae Cins : Taxus L. Tür : Taxus baccata L. Porsuk Şube : Gymospermae Sınıf : Coniferae Takım : Taxoideae Familya : Taxaceae Cins : Taxus L. Tür : Taxus baccata L. Genel olarak 15-20 m boylanır. 2-2.5 m çap yapabilir. Yenice - Karakaya (Karabük)

Detaylı

SERALARIN TASARIMI (Seralarda Soğutma Sistemleri) Doç. Dr. Berna KENDİRLİ A. Ü. Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü

SERALARIN TASARIMI (Seralarda Soğutma Sistemleri) Doç. Dr. Berna KENDİRLİ A. Ü. Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü SERALARIN TASARIMI (Seralarda Soğutma Sistemleri) Doç. Dr. Berna KENDİRLİ A. Ü. Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Soğutma Sistemleri Seralarda yetiştirme ve üretim sezonunu uzatmak, Birim

Detaylı

ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ. Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi

ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ. Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi 1 Kesim İşlerinde Kullanılan Bazı Alet ve Makineler Baltalar Kesim baltaları Yarma baltaları Geniş

Detaylı

İLYAKUT FİDANLIK MÜHENDİSLİĞİ TOPLUM YARARINA ÇALIŞMA KAPSAMINDA AĞAÇLANDIRMA VE EROZYON KONTROLU İÇİN FİDAN ÜRETİM PROJESİ

İLYAKUT FİDANLIK MÜHENDİSLİĞİ TOPLUM YARARINA ÇALIŞMA KAPSAMINDA AĞAÇLANDIRMA VE EROZYON KONTROLU İÇİN FİDAN ÜRETİM PROJESİ İLYAKUT FİDANLIK MÜHENDİSLİĞİ TOPLUM YARARINA ÇALIŞMA KAPSAMINDA AĞAÇLANDIRMA VE EROZYON KONTROLU İÇİN FİDAN ÜRETİM PROJESİ 1.TANIM: 1.1 Projenin Başlığı: İstihdam 1.2 Projenin Konusu: Ankara İlinde Ağaçlandırma,

Detaylı

Bu anaçlar tohumla üretilir. Yabani elmaların tohumundan elde edilen bitkilere çöğür, kültür çeşitlerinin tohumdan elde edilenlere ise yoz denir.

Bu anaçlar tohumla üretilir. Yabani elmaların tohumundan elde edilen bitkilere çöğür, kültür çeşitlerinin tohumdan elde edilenlere ise yoz denir. Normal 0 21 false false false TR X-NONE X-NONE MicrosoftInternetExplorer4 /* Style Definitions */ table.msonormaltable {mso-style-name:"normal Tablo"; mso-tstyle-rowband-size:0; mso-tstyle-colband-size:0;

Detaylı

TARIMSAL YAPILARDA HAVALANDIRMA SİSTEMLERİ. Doç. Dr. Berna KENDİRLİ Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü

TARIMSAL YAPILARDA HAVALANDIRMA SİSTEMLERİ. Doç. Dr. Berna KENDİRLİ Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü TARIMSAL YAPILARDA HAVALANDIRMA SİSTEMLERİ Doç. Dr. Berna KENDİRLİ Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Havalandırma neden yapılır? Yazın uygun hızda, kışın ise hava cereyanı

Detaylı

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır.

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır. PLATO: Çevresine göre yüksekte kalmış, akarsular tarafından derince yarılmış geniş düzlüklerdir. ADA: Dört tarafı karayla

Detaylı

Dünyada 3,2 milyon tona, ülkemizde ise 40 bin tona ulaşan pestisit tüketimi bunun en önemli göstergesidir. Pestisit kullanılmaksızın üretim yapılması

Dünyada 3,2 milyon tona, ülkemizde ise 40 bin tona ulaşan pestisit tüketimi bunun en önemli göstergesidir. Pestisit kullanılmaksızın üretim yapılması Pestisit; herhangi bir istenmeyen canlının (zararlı organizma), yayılmasını engelleyen, uzaklaştıran ya da ondan koruyan her türlü bileşik ya da bileşikler karışımıdır. Tarımda pestisitler, zararlı organizmaları

Detaylı

FİDAN YETİŞTİRME TEKNİKERİ

FİDAN YETİŞTİRME TEKNİKERİ TANIM Süs bitkileri ve meyve ağaçlarını aşı, tohum, çelik, kök sürgünü, yumru gibi yöntemlerle fidan olarak (küçük yaştaki bitki ve ağaç) yetiştiren kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ, GEREÇ VE EKİPMAN

Detaylı

T.C. AĞAÇÖREN KAYMAKAMLIĞI Ġlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü CEVİZ YETİŞTİRİCİLİĞİ PROJESİ

T.C. AĞAÇÖREN KAYMAKAMLIĞI Ġlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü CEVİZ YETİŞTİRİCİLİĞİ PROJESİ T.C. AĞAÇÖREN KAYMAKAMLIĞI Ġlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü CEVİZ YETİŞTİRİCİLİĞİ PROJESİ AĞAÇÖREN-2012 ĠÇĠNDEKĠLER Konu : Sayfa No: 1. İçerik:. 1 2. Projenin Özeti:. 2 3. Projenin Adı:.. 3 4.

Detaylı

SU VE RUTUBET YALITIMI

SU VE RUTUBET YALITIMI SU VE RUTUBET YALITIMI Celal Bayar Üniversitesi Turgutlu Meslek Yüksekokulu İnşaat Bölümü Öğretim Görevlisi Tekin TEZCAN İnşaat Yüksek Mühendisi BİR YAPIYI ETKİLEYEN SULAR 1.YERALTI SULARI Yeraltı su seviyesine

Detaylı

BİTKİ TANIMA I. P E P 1 0 1 _ H 0 4 C h a m a e c y p a r i s l a w s o n i a n a ( L a v z o n Ya l a n c ı S e r v i s i ) Yrd. Doç. Dr.

BİTKİ TANIMA I. P E P 1 0 1 _ H 0 4 C h a m a e c y p a r i s l a w s o n i a n a ( L a v z o n Ya l a n c ı S e r v i s i ) Yrd. Doç. Dr. 1 BİTKİ TANIMA I Yrd. Doç. Dr. Taki DEMİR P E P 1 0 1 _ H 0 4 C h a m a e c y p a r i s l a w s o n i a n a ( L a v z o n Ya l a n c ı S e r v i s i ) C r y p t o m e r i a j a p o n i c a ( K a d i f

Detaylı

Acurun anavatanı hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak Anadolu, İran, Afganistan ve Güney Batı Asya anavatanı olarak kabul edilmektedir.

Acurun anavatanı hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak Anadolu, İran, Afganistan ve Güney Batı Asya anavatanı olarak kabul edilmektedir. ACUR YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ 1.Black Strong Ürünlerinin Acur YetiĢtiriciliğinde Kullanımı Acur organik maddece zengin topraklarda çok iyi yetişir. Organik madde oranı toprak analizi sonucunda 0-2 arasında ise

Detaylı

Aksi durumda yabacı bir bölgeden getirilen ırk/ırklar o yöreye uyum sağlamış yerel ırklarla polen alışverişine giriştiklerinde genetik tabanda

Aksi durumda yabacı bir bölgeden getirilen ırk/ırklar o yöreye uyum sağlamış yerel ırklarla polen alışverişine giriştiklerinde genetik tabanda Ağaçlandırma çalışmalarına temel oluşturacak tohum sağlanmasını emniyetli hale getirebilmek için yerel ırklardan elde edilen tohum kullanılması doğru bir yaklaşımdır. Aynı türde de olsa orijin denemeleri

Detaylı

İNŞAAT SEKTÖRÜ. 1. Duvar blokları 2. Asmolen bloklar 3. Yapıştırma harcı 4. Sıva kumu 5. Şap kumu 6. Dolgu malzemesi

İNŞAAT SEKTÖRÜ. 1. Duvar blokları 2. Asmolen bloklar 3. Yapıştırma harcı 4. Sıva kumu 5. Şap kumu 6. Dolgu malzemesi İNŞAAT SEKTÖRÜ 1. Duvar blokları 2. Asmolen bloklar 3. Yapıştırma harcı 4. Sıva kumu 5. Şap kumu 6. Dolgu malzemesi Pomza, inşaat sektöründe hafif beton elde edilmesinde agrega olarak kullanılmaktadır.

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI BAHÇECİLİK FINDIK YETİŞTİRİCİLİĞİ 621EEH041

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI BAHÇECİLİK FINDIK YETİŞTİRİCİLİĞİ 621EEH041 T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI BAHÇECİLİK FINDIK YETİŞTİRİCİLİĞİ 621EEH041 ANKARA, 2011 Bu modül, mesleki ve teknik eğitim okul/kurumlarında uygulanan Çerçeve Öğretim Programlarında yer alan yeterlikleri

Detaylı

TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI

TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI T.C. TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI KORUMA VE KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkezi Müdürlüğü TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI YEMLİK PANCAR (HAYVAN PANCARI)

Detaylı

Knauf W625 - W626 Duvar C profilli Duvar Giydirme Sistemi Uygulama Detayları:

Knauf W625 - W626 Duvar C profilli Duvar Giydirme Sistemi Uygulama Detayları: Knauf W625 - W626 Duvar C profilli Duvar Giydirme Sistemi Uygulama Detayları: Knauf W625 - W626 Duvar Giydirme Sisteminde Metal Konstrüksiyon, Duvar U (DU) ve sadece 75mm ve 100mm Duvar U ve Duvar C profiller

Detaylı

Metal Yüzey Hazırlama ve Temizleme Fosfatlama (Metal Surface Preparation and Cleaning)

Metal Yüzey Hazırlama ve Temizleme Fosfatlama (Metal Surface Preparation and Cleaning) Boya sisteminden beklenilen yüksek direnç,uzun ömür, mükemmel görünüş özelliklerini öteki yüzey temizleme yöntemlerinden daha etkin bir biçimde karşılamak üzere geliştirilen boya öncesi yüzey temizleme

Detaylı

BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola

BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola BAĞ MİLDİYÖSÜ İbrahim DEMRAN Köksal AKSU Didem SAYMAN MANİSA TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜ BİTKİ KORUMA ŞB. MD. Manisa ilinde 1980 yılından buyana uygulanan Bağ Tahmin ve Erken Uyarı Projesi kapsamındadır. Salgınlar

Detaylı

YAĞIŞ DEĞERLENDİRMESİ

YAĞIŞ DEĞERLENDİRMESİ METEOROLOJİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ARAŞTIRMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI Sayı : 91 Eylül 2013 YAĞIŞ DEĞERLENDİRMESİ 2013 YILI AĞUSTOS AYI YAĞIŞ RAPORU GENEL DURUM : Yağışlar genel olarak normalinden ve geçen yıl Ağustos

Detaylı

CUPRESSUS L. Serviler

CUPRESSUS L. Serviler CUPRESSUS L. Serviler Bu cinsin Kuzey Amerika, Oregon, Meksika, Akdeniz den Himalaya ve Çin e kadar yaklaşık 20 türü var. Herdem Yeşil ağaç ve çalılar. Sürgünler dört köşeli, yahut yuvarlakça. Yapraklar

Detaylı

KONUYA GİRİŞ İnsanların toprağı işleyerek ekme ve dikme yoluyla ondan ürün elde etmesi faaliyetine tarım denir. BÖLGELERE GÖRE TOPRAKLARDAN YARARLANMA

KONUYA GİRİŞ İnsanların toprağı işleyerek ekme ve dikme yoluyla ondan ürün elde etmesi faaliyetine tarım denir. BÖLGELERE GÖRE TOPRAKLARDAN YARARLANMA GÜNÜMÜZDE ve GAP KONUYA GİRİŞ İnsanların toprağı işleyerek ekme ve dikme yoluyla ondan ürün elde etmesi faaliyetine tarım denir. BÖLGELERE GÖRE TOPRAKLARDAN YARARLANMA Türkiye nüfusunun yaklaşık %48.4

Detaylı

B A S I N Ç ve RÜZGARLAR

B A S I N Ç ve RÜZGARLAR B A S I N Ç ve RÜZGARLAR B A S I N Ç ve RÜZGARLAR Havadaki su buharı ve gazların, cisimler üzerine uyguladığı ağırlığa basınç denir. Basıncı ölçen alet barometredir. Normal hava basıncı 1013 milibardır.

Detaylı

TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI

TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI T.. TRIM VE KÖYİŞLERİ KNLIĞI KORUM VE KONTROL GENEL MÜÜRLÜĞÜ TOHUMLUK TESİL VE SERTİFİKSYON MERKEZİ MÜÜRLÜĞÜ TRIMSL EĞERLERİ ÖLÇME ENEMELERİ TEKNİK TLİMTI KOLZ (rassica napus oleifera L.) 2001 TRIMSL EĞERLERİ

Detaylı

TOPRAK MAHSULLERİ OFİSİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

TOPRAK MAHSULLERİ OFİSİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TOPRAK MAHSULLERİ OFİSİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SAYI: 2011/01 FINDIK BÜLTENİ 02.02.2011 1- FINDIK ALIMLARI: A)2006/10865 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Toprak Mahsulleri Ofisine fındık alım görevi verilmiştir.

Detaylı

TOPRAK KİRLİLİĞİ VE KONTROLÜ DERSİ. Selçuk Üniversitesi, Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü

TOPRAK KİRLİLİĞİ VE KONTROLÜ DERSİ. Selçuk Üniversitesi, Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü TOPRAK KİRLİLİĞİ VE KONTROLÜ DERSİ Selçuk Üniversitesi, Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü 1 TOPRAK PROFİLİ Genel olarak herhangi bir toprağın profili demek o toprağın yüzeyden itibaren

Detaylı

İKLİM ELEMANLARI SICAKLIK

İKLİM ELEMANLARI SICAKLIK İKLİM ELEMANLARI Bir yerin iklimini oluşturan sıcaklık, basınç, rüzgâr, nem ve yağış gibi olayların tümüne iklim elemanları denir. Bu elemanların yeryüzüne dağılışını etkileyen enlem, yer şekilleri, yükselti,

Detaylı

ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATLARI CİLT IV. BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola (Berk. Et Curt) Berl et de Toni

ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATLARI CİLT IV. BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola (Berk. Et Curt) Berl et de Toni ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATLARI CİLT IV BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola (Berk. Et Curt) Berl et de Toni 1. TANIMI VE YAŞAYIŞI Hastalığa neden olan etmen obligat bir parazittir. Hücrelerarası gelişir,

Detaylı

Dünya nüfusunun hızla artması sonucu ortaya çıkan dünyanın artan besin ihtiyacını karşılamak ve birim alandan daha fazla ürün almak amacı ile

Dünya nüfusunun hızla artması sonucu ortaya çıkan dünyanın artan besin ihtiyacını karşılamak ve birim alandan daha fazla ürün almak amacı ile Dünya nüfusunun hızla artması sonucu ortaya çıkan dünyanın artan besin ihtiyacını karşılamak ve birim alandan daha fazla ürün almak amacı ile uygulanan kültürel önlemlerden biri de tarım ilacı uygulamalarıdır.

Detaylı

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI Dünyamızda o kadar çok canlı türü var ki bu canlıları tek tek incelemek olanaksızdır. Bu yüzden bilim insanları canlıları benzerlik ve farklılıklarına göre sınıflandırmışlardır.

Detaylı

ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ. Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi

ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ. Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi 1 Çevre Koşullarının İnsan Üzerindeki Etkileri Çevre: Bir elemanın dışında çeşitli olayların geçtiği

Detaylı

son hacim 20 30 litre olacak şekilde sulandırılarak toprak yüzeyine püskürtülüp, 10 15 cm toprak derinliğine karıştırarak uygulanabilir.

son hacim 20 30 litre olacak şekilde sulandırılarak toprak yüzeyine püskürtülüp, 10 15 cm toprak derinliğine karıştırarak uygulanabilir. TKİ HÜMAS ın Kullanım Zamanı, Şekli ve Miktarı Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) HÜMAS; tarla bitkileri, sebzeler, sera bitkileri, süs bitkileri, çim, fide, bağ ve meyve ağaçları olmak üzere bu kılavuzda

Detaylı

Zeminlerden Örnek Numune Alınması

Zeminlerden Örnek Numune Alınması Zeminlerden Örnek Numune Alınması Zeminlerden örnek numune alma tekniği, örneklerden istenen niteliğe ve gereken en önemli konu; zeminde davranışın süreksizliklerle belirlenebileceği, bu nedenle alınan

Detaylı

C e d r u s ( S e d i r ) C e d r u s a t l a n t i c a C e d r u s b r e v i f o l i a C e d r u s d e o d o r a C e d r u s l i b a n i

C e d r u s ( S e d i r ) C e d r u s a t l a n t i c a C e d r u s b r e v i f o l i a C e d r u s d e o d o r a C e d r u s l i b a n i 1 BİTKİ TANIMA I PEP101_H03 C e d r u s ( S e d i r ) C e d r u s a t l a n t i c a C e d r u s b r e v i f o l i a C e d r u s d e o d o r a C e d r u s l i b a n i Sakarya Üniversitesi İbreliler 2 C

Detaylı

KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU 1247

KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU 1247 KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU 1247 KAHRAMANMARAŞ İLİNİN GENEL MEYVECİLİK DURUMU Mehmet SÜTYEMEZ*- M. Ali GÜNDEŞLİ" Meyvecilik kültürü oldukça eski tarihlere uzanan Anadolu'muz birçok meyve türünün anavatanı

Detaylı

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI TÜRKİYE'DE ÇEVRE SORUNLARI DOÇ. DR.

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI TÜRKİYE'DE ÇEVRE SORUNLARI DOÇ. DR. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI TÜRKİYE'DE ÇEVRE SORUNLARI DOÇ. DR. SEVİM BUDAK Katı Atıklar Dünya nüfusu gün geçtikçe ve hızlı bir şekilde artmaktadır.

Detaylı

PEYZAJ BAKIM FAALİYETİ

PEYZAJ BAKIM FAALİYETİ PEYZAJ BAKIM FAALİYETİ 1. SULAMA 1.1. Ağaç-çalılarda sulama Bitki gelişimi için, ağaç-çalılarda sulama işi yapılır. UYGULAMA YERİ: Ana bina, ek bina ve teraslarda yer alan, otomatik aulama sistemi ile

Detaylı

BACTOGEN ORGANİK GÜBRELER,

BACTOGEN ORGANİK GÜBRELER, BACTOGEN ORGANİK GÜBRELER, mikrobiyal formülasyondan ve bitki menşeli doğal ürünlerden oluşur. Bu grupta yer alan gübreler organik tarım modelinde gübre girdisi olarak kullanılırlar. Bitkilerin ihtiyaç

Detaylı