ÜÇÜNCÜ SEKSYON P.G. VE J.H. BRLEK KRALLIK DAVASI. (Bavuru No /98)

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÜÇÜNCÜ SEKSYON P.G. VE J.H. BRLEK KRALLIK DAVASI. (Bavuru No. 44787/98)"

Transkript

1 ÜÇÜNCÜ SEKSYON P.G. VE J.H. BRLEK KRALLIK DAVASI (Bavuru No /98)

2 KARAR STRAZBURG 25 Eylül 2001 P.G. ve J.H. Birleik Krallık Davası, 2

3 Aaıdaki isimlerden oluan Avrupa nsan Hakları Mahkemesi (Üçüncü Seksiyon): Mr J.-P. Costa, Bakan, Bay W. Fuhrmann, Bay P. Kuris, Bayan F. Tulkens, Bay K. Jungwiert, Sör Nicolas Bratza, Bay K. Traja, hâkimler, ve Bayan S. Dollé, Seksiyon Kâtibi, 24 Ekim 2000 ve 4 Eylül 2001 tarihlerinde kapalı görümeler sonucunda, Yukarıda belirtilen ikinci tarihte aaıdaki kararı vermitir: USUL 1. Dava, Büyük Britanya ve Kuzey rlanda dan oluan Birleik Krallık aleyhinde 7 Mayıs 1997 tarihinde P.G. ve J.H. isimli iki Birleik Krallık vatandaı tarafından nsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözlemesi nin ( Sözleme ) eski 25. Maddesi kapsamında Avrupa nsan Hakları Komisyonu na ( Komisyon ) yapılan bavurudan (no /98) kaynaklanmıtır. 2. Kendilerine yasal yardım salanan bavurucular Avrupa nsan Hakları Mahkemesi nde Londra da bulunan Bindmans Solicitors tarafından temsil edilmitir. Birleik Krallık Devletini ( Devlet ) Dıileri ve ngiliz Milletler Topluluu Bakanlıı yetkilisi Devlet Temsilcisi Bay C. Whomersley temsil etmitir. Daire Bakanı, bavurucuların, isimlerinin gizli tutulması talebini kabul etmitir (AHM ç Tüzük 47. Madde 3. fıkra). 3. Bavurucular, bir apartman dairesinde ve bir polis karakolunda gözaltındayken yaptıkları konumaların gizli dinleme cihazlarıyla kaydedildiinden, polis tarafından bir telefonun kullanımıyla ilgili bilgi toplandıından, yargılanmaları sırasında polisin hazırladıı bir raporunun bir bölümünün savunmaya açıklanmadıından, hâkimin ilgili polis memurunun ifadesini savunmanın hazır bulunmadıı bir celsede dinlediinden ve alınan kayıtların 3

4 yargılanmalarında delil olarak kullanıldıından ikayet etmilerdir. Bavurucular Sözlemenin 6, 8 ve 13. Maddelerini esas almıtır. 4. Bavuru, Sözleme nin 11 numaralı Protokolünün yürürlüe girdii 1 Kasım 1998 de Avrupa nsan Hakları Mahkemesi ne iletilmitir (11 numaralı Protokol Madde 5 2). Bavuru, Mahkeme nin Üçüncü Seksiyonuna tevdi edilmitir (AHM ç Tüzük, Madde 52 1). Bu Seksiyon içinde davaya bakacak Daire, ç Tüzük Madde 26 1 de belirtildii ekilde belirlenmitir. 5. Daire, 24 Ekim 2000 tarihli kararla bavurunun kabul edildiini ilân etmitir. [Yazı leri nin Notu. Mahkemenin kararı Yazı leri nden temin edilebilir]. 6. Bavurucular ve Devlet davanın esasıyla ilgili görülerini bildirmitir. (ç Tüzük Madde 59 1). 7. Daire, taraflara danıtıktan sonra esasla ilgili duruma yapmaya gerek olmadıına karar vermitir (Kısaca, ç Tüzük Madde 59 2). OLAYLAR I. DAVANIN ARTLARI ubat 1995 tarihinde, cinayet tahkikâtından sorumlu Dedektif Müfetti Mann, 2 Mart 1995 tarihinde ya da buna yakın bir tarihte birinci bavurucu ve B. tarafından Securicor Ltd. e ait bir nakit tahsilat minibüsünün muhtemel birkaç yerden birinde gasp edilecei ile ilgili bilgi almıtır. Polis B. nin nerede oturduunu bilmektedir ve aynı gün evini gözetim altına alır. Detektif Müfetti Mann, B. nin uyuturucu satıcısı olmasından üphelenildiini ve geçmite B. ye karı düzenlenen gözetim operasyonlarının gerekli tedbirlerin tümü alınmadıı için baarısız olduunu örenir. Bu nedenle, B. nin gözetim altında olduunun farkında olduuna karar verilmitir. B nin, bir soygun sırasında bir polis memurunun ateli silâhla vurulmasından sorumlu olduundan üphelenilmektedir. Polis operasyonu planlanırken bütün emniyet tekilâtı, özellikle de Emniyet Müdürü bu durumu bilmektedir. 4

5 9. 2 Mart 1995 tarihinde herhangi bir soygun gerçeklemez. Ancak, 3 Mart 1995 tarihinde polise soygunun 9 Mart 1995 tarihinde herhangi bir yerde yapılacaına dair yeni bilgiler gelmitir. 3 Mart 1995 tarihinde planlanan soygunun yeri ya da hedefiyle ilgili herhangi bir ilâve bilgi alınamaz. Planlanan soygunla ilgili daha fazla bilgi alabilmek için Dedektif Müfetti Mann Emniyet Müdürü ne bir rapor sunarak B. nin oturduu daireye gizli bir dinleme cihazı yerletirilmesi için izin ister. Raporda bulunan bazı bilgilerin gizli tutulması için mahkemeye bavurulmu ve bu talep, bilgilerin açıklanmasının kamu yararını ciddi bir ekilde zedeleyecei gerekçesiyle Kraliyet Mahkemesi tarafından kabul edilmitir. 10. Gizli dinleme cihazları, 1984 te çileri Bakanlıı tarafından çıkarılan Polis Gözetim Operasyonlarında Cihaz Kullanımına likin Yönerge de düzenlenmitir ( Yönerge ). 3 Mart 1995 tarihinde Emniyet Müdürü, bu tür bir cihazın kullanılmasının Yönergeye uygun olduuna, ancak cihazın yerletirilmesinin mümkün olup olmadıı konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıı sürece kullanımına izin vermeyeceine karar verir. 3/4 Mart gecesi yapılan keif sırasında bunun mümkün olduu anlaılır Mart 1995 tarihinde Emniyet Müdürü, cihazın kullanımı için sözlü izin verir. Ancak yıllık izinde olduu için Yönergenin art kotuu yazılı teyidi veremez ve evinden telefonla izin verir. Emniyet Müdürü cihazın kullanımının her gün yeniden deerlendirilmesi gerektiini belirtmitir. Emniyet Müdürü ayrıca, Emniyet Müdür Yardımcısından gerekli yazımalarla ilgilenmesini ve dier bazı eylerin yanısıra, cihazın yerletirilmesinin mümkün olduuna ilikin yazılı teyit almasını istemitir. Ancak bu teyit eline ancak 8 Mart günü geçer. 8 Mart 1995 tarihinde Emniyet Müdür Yardımcısı dinleme cihazının kullanımı için geriye dönük olarak yazılı izin verir. 12. Böylece Emniyet Müdür Yardımcısı yazılı izin vermeden önce 4 Mart günü B. nin dairesinde bulunan bir kanepeye gizli dinleme cihazı yerletirilir. B. nin oturma odasında B. ile bakaları arasında yapılan konumalar 15 Mart 1995 tarihine kadar takip edilir ve kaydedilir Mart 1995 tarihinde polis, ngiliz Telekomünikasyon daresine (BT - British Telecommunications PLC) bavurarak, 1 Ocak 1995 tarihinden talep tarihinine kadarki dönem için B. nin ev telefonuyla yapılan görümelerin dökümünü ister. BT nin artları gerei, bilgi gizlilik formu bakomiser tarafından imzalanır ve bu bilginin silâhlı soyguncu olduklarından üphelenilen bir çete üyelerinin tehisinde gerekli olduu belirtilir. Bu talep aslen soygun planına katılan üçüncü kiinin (bu davada ikinci bavurucu) belirlenmesi amacını taımaktadır; ancak, elde edilen bilgiler daha sonra mahkemede apartman dairesine yerletirilen gizli dinleme cihazıyla kaydedilen saat ve tarihlerin dorulanmasında da kullanılmıtır Mart 1995 tarihinde B. ve yanındakiler B nin evindeki dinleme cihazını kefeder ve evden ayrılırlar. Soygun gerçeklemez. Polis evi gözetim altında tutmaya devam etmi, dinleme yapıldıı süre zarfında fotoraf çekmi ve video kaydı almıtır. Bavurucular çeitli polis memurları tarafından daireye girip çıkarken görülmü ve bazı defalarda ellerinde farklı çantalar taıdıkları gözlemlenmitir. Ayrıca polis, kırsal alanda bulunan ve bazı eyaların saklandıı gizli bir yeri de gözetim altında tutmaktadır ve birinci bavurucunun 15 Mart 1995 akamı buradan bir ey aldıını gözlemlemitir. Daha önce bir polis memuru saklanan cismi incelemi ve plastik torba içindeki cismin bir tabanca olabileceini söylemitir. O akam birinci bavurucunun ulaım amacıyla kullandıı ve daha sonra içindeyken yakalandıı aracın çalıntı olduu anlaılır. 5

6 Mart 1995 tarihinde bavurucular, Vauxhall marka çalıntı bir aracın içinde yakalanır. Aracın bagajında içinde çeitli cisimler bulunan iki çanta bulunur. Bu çantalarda iki adet siyah balaklava (terörist maskesi), be adet siyah plastik kablo, iki çift deri eldiven ve iki adet asker takım çantası bulunmaktadır. Kendilerine yasal hakları hatırlatılan bavurucular ifadeleri alınırken herhangi bir yorumda bulunmayı ve polise konuma örnei vermeyi reddeder. Polis B. nin oturduu daire için arama izni alır ve arama yapar. Dairede bavurucuların parmak izlerinin yanı sıra bir tulum ve üçüncü bir terörist maskesi bulunur. Üç araç ele geçirilir ve incelenir. El konulan eyalar arasında terörist maskeleri, çantalar, tulum ve kırık bir benzin deposu kapaı vardır. 16. Polis, elindeki ses kayıtlarını ahıslardan alınacak ses örnekleriyle karılatırmak amacıyla, bavurucuların gözaltında tutulduu nezarethanelere ve bavurucularla kendilerine isnat edilen suçlar ve sabıkaları hakkında görüecek polis memurlarının üzerine gizli dinleme cihazı yerletirmek için izin bavurusunda bulunur. Emniyet Müdürü, çileri Bakanlıı Yönergesi uyarınca yazılı izni verir. Bavurucuların bilgisi ya da izni olmaksızın ses örnekleri kaydedilir. kinci bavurucudan ses örnei almak üzere kaydedilen konumalar arasında, bu ahsın avukatıyla görümesi de yer almaktadır. ngiliz Devleti, polis memurunun kaydın mahiyetini anladıktan sonra bu konumanın dinlenilmediini belirtmitir. Söz konusu kayıt durumada delil olarak ibraz edilmemitir. 17. Bavuruculardan alınan ses örnekleri, 4-15 Mart tarihleri arasında B. nin evinde alınan kayıtlarla karılatırılmak üzere bir bilirkiiye gönderilir. Bilirkii, bantlarda birinci bavurucuya ait ses kaydı olmasının muhtemel olduu, ikinci bavurucuya ait ses kaydı bulunmasının da çok muhtemel olduu sonucuna varır. 18. B. ve bavurucular Securicor Ltd. den para çalmak amacıyla soygun düzenlemekle suçlanırlar. B., Lordlar Kamarası nın R. Khan davası ([1996] 3 All England Law Reports ngiltere Dava Raporları) kararı çerçevesinde suçu kabul eder. Bu davada Lordlar Kamarası delillerin hukuka aykırı yollarla (örnein haneye tecavüz) elde edilmi olmalarına ramen kabul edilebileceklerine karar vermitir. Öte yandan bavurucular B. nin evinde gizli dinleme cihazlarıyla elde edilen delillerin kabul edilmesine iki nedenle karı çıkmıtır: (a) Yönergenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca, önce dier tahkikat yöntemlerinin denenmi ve sonuç alınamamı olması gerekmektedir; bu nedenle Emniyet Müdürü nün B. nin evinde gizli dinleme cihazının kullanımına izin vermemesi gerekmektedir. Halbuki bu ekilde elde edilmemesi gereken deliller, âdil olmayan bir biçimde kabul edilmitir. (b) Gizli dinleme cihazı Emniyet Müdürü nün yazılı izni alınmadan önce yerletirilmi ve kullanılmıtır ve bu cihazla yapılan kayıtların delil olarak kullanılabileceine dair herhangi bir izin verilmemitir. Jüri üyelerinin tayininden önce Hâkim Brodrick, bir Görelim-Bakalım oturumunda (voire dire) (jürinin bulunmadıı bir oturumda hukukî bir konunun görüülmesi) itiraz edilen delillerin kabul edilip edilmeyeceini incelemitir. Savcılık, söz konusu delillerin hukuka aykırı yollarla, yani haneye tecavüz yoluyla elde edildiini kabul etmitir. Bununla birlikte savcılık, herhangi bir açıklama yapılmasının kamu yararını zedeleyebileceini ileri sürerek kamu yararının korunması gerekçesiyle muafiyet isteminde bulunmutur. Savcılık, delilin kabulüne karar verilirken söz konusu delilin kullanılabilir olup olmadıının da dikkate alınması gerektiini öne sürmütür. Savunma, 1984 tairhli Polis ve Suç Delilleri Yasasının (PACE) 78. bölümü uyarınca hâkimin delilleri geçersiz saymada takdir yetkisi bulunduunu 6

7 ve Emniyet Müdürü Yönerge hükümlerine uymadıı için hâkimin bu delilleri geçersiz sayması gerektiini öne sürmütür. 19. Hâkim Brodrick, aralarında Emniyet Müdürü nün B. nin evine gizli dinleme cihazının yerletirilmesi ve kullanılması için izin vermesine yol açan Dedektif Müfetti Mann ın raporu da bulunan birtakım evrakın bavuruculara ve avukatlarına gösterilmemesi kararını almıtır. Hâkim, dava sırasında bu belgelerin gizli tutulması kararını gözden geçirmi ve bir aamada belgelerle ilgili bazı açıklamalar yapılmı, ancak Dedektif Müfetti Mann ın raporunun tamamı açıklanmamıtır. Ayrıca Dedektif Müfetti Mann, hassas bilgilerin açıklanmasıyla neticelenebilecei gerekçesiyle çapraz sorgulama sırasında savunma avukatının sorularına cevap vermeyi reddetmitir. Hâkim Brodrick, savunma avukatına Dedektif Müfetti Mann ın cevaplamadıı soruları kendisine yemin ettirerek kapalı celsede sormalarını isteyip istemediklerini sormu ve savunma bunu kabul etmitir. Daha sonra, bavurucuların ve avukatlarının bulunmadıı özel bir oturumda hâkim Dedektif Müfetti Mann a bu soruları yöneltmitir. Hâkime verdii ifadede Dedektif Müfetti Mann, cihazı daireye yerletirmek için polisin B. yi kontrol edebildiinden sözetmitir; savunma ise bu durumun normal gözetim yöntemlerinin mümkün olabileceini gösterdiini ileri sürmütür. Hâkim ayrıca Dedektif Müfetti Mann dan, bu süre içinde yapılan ve uygulanan düzenlemeler hakkında da bilgi almıtır. Bu sorulara verilen cevaplar gizli tutulmu, açık duruma esnasında hâkim, verilen bu cevapların savunmaya herhangi bir yarar salamayacaını ya da çok az yarar salayacaını, halbuki bu ifadenin açık durumada dinlenilmesinin kamu yararını önemli ölçüde zedeleyeceini belirtmitir. Bu ekilde hâkim, Dedektif Müfetti Mann ın kamu yararı gerekçesiyle bu sorulara cevap vermeme hakkı bulunduuna karar verir. 20. Hâkim Brodrick, bavurucuların B. nin evine yerletirilen gizli dinleme cihazından elde edilen delillerin mahkemede kabul edilebilirlii hakkında yaptıkları itirazı reddetmitir. Hâkim Brodrick bu kararını u ekilde açıklamıtır: 61. Bu nedenle 78. bölümde sözü edilen ölçütleri uygulamam gerekmektedir, zira cihazın yerletirilmesi için gereken izin uygun biçimde alınmıtı ve polis bu cihazı kefedildii âna kadar kullanmaya devam etmekte haklıydı. En fazla bir ya da muhtemelen iki usul ihlâlinden söz edilebilir, ancak kanımca bunlar önemli ya da esaslı ihlâller deildir. Kraliyet Mahkemesi, cihazın yerletirilmesinin haneye tecavüz anlamına geldiini ikrar etmitir. Ayrıca bu durum, ilgili taraflar konumalarının gizli kaldıını düünürken ciddî olarak mahremiyetlerine tecavüz edilmesi anlamı taır. 62. Cihazın yerletirilmesinin [Sözleme nin] 8. Madde hükümleri kapsamında özel hayatın korunmasına dair genel hakkın ihlâli anlamına gelecei konusunu gözönünde bulundurmam istendi ve ben de bu hususu gözönüne aldım. Gerçekten de 8. Madde nin ihlâl edilip edilmediine karar verecek merci ben deilim; ancak bu hususu deerlendirirken, mevcut davada gerçekleen müdahalenin Madde 8 2 de belirtilen bir ya da daha fazla gerekçeye istinaden haklı gösterilmesinin tartımalı olabileceini de hatırda tutmalıyım. Bu koullar altında 8. Madde nin muhtemel ihlâlinin esaslı ya da ciddî boyutta olduunu söylememize yol açacak herhangi bir neden göremiyorum. 63. Ayrıca bu delilin kabul edilmesinin ve Emniyet Müdürü nün kararının geçerliliine itiraz ederken Savunma nın yaadıı güçlüklerin Sözleme nin 6. Maddesini ihlâl edip etmedii konusunu da göz önünde bulundurmam istendi 6. Madde bir ekilde ihlâl edilmi olsa dahi bu ihlâlin söz konusu Sanıkları âdil yargılanma hakkından yoksun bırakmı olabilecei konusunda herhangi bir üphe taımıyorum. 21. Bavurucular aynı zamanda, kendilerine isnat edilen suçlar ve sabıkaları hakkında bilgi veren polis memurlarının üzerine ilitirilen gizli dinleme cihazları aracılııyla elde edilen delillerin kabulüne de itiraz etmitir. Hâkim Brodrick, bu konuda unları belirtmitir: 7

8 kanımca, kontrol amacıyla alınan kayıtların hakkaniyete uygun olmayan bir biçimde elde edilmi kayıtlar olmasına fazla aırlık vermek doru deil. Bu kasetlerin, Sanıklara ait oldukları anlaılan güvenilir ses örnekleri ihtiva etmeleri sebebiyle davada kullanılabilecek türde delil oluturmaları, benim verdiim kararda daha büyük önem taımaktadır. Bu nedenle, kontrol amacıyla alınan kayıtların, davanın hakkaniyeti üzerinde, geçersiz addedilmelerini gerektirecek ölçüde olumsuz bir etki douracaı kanaatinde deilim. 22. Apartman dairesini dinleme yoluyla ve görsel olarak gözetim altında tutan, dairede arama yapan ve çalıntı araçları bulan polis memurlarının ifadeleri mahkemeye sunulmutur. Ayrıca eyanın saklandıı yeri izleyen polis memurlarının ifadeleri de ibraz edilmitir. Bir polis memuru, bir aacın altında saklanan cismin bir tabanca olduunu belirtmitir. Birinci bavurucu 15 Mart 1995 akamı bu cismi alırken görülmütür Austos 1996 tarihinde bavurucular silâhlı soygun düzenlemekten hüküm giymi ve onbe yıl hapis cezasına çarptırılmıtır. Bavurucular, Temyiz Mahkemesi ne bavurarak kasetleri delil olarak kabul eden hâkimin verdii karara itiraz etmitir. Bavurucular, hâkimin kamu yararının zedelenecei gerekçesiyle bazı delillerin gizli tutulması kararına ise itiraz etmemitir. 12 Kasım 1996 tarihinde bavuruları reddedilmi, tek bir hâkim, davaya bakan hâkimin takdir yetkisini delilleri kabul etme yönünde kullanmasının temyiz için geçerli bir gerekçe tekil etmediine karar vermitir. tirazın reddi kararı bavuruculara sırasıyla 10 ve 20 Aralık 1996 tarihinde tebli edilmitir. Bavurucuların gizli dinleme cihazlarıyla ilgili olarak Polis ikâyet Merkezine herhangi bir ikâyette bulunmadıı anlaılmıtır. II. LGL Ç HUKUK VE UYGULAMALAR A. çileri Bakanlıı Yönergesi 24. Olayın gerçekletii dönemde polis gözetim operasyonlarında cihaz kullanımına dair yönerge (1984 tarihli çileri Bakanlıı Yönergesi) bu cihazların kullanımı için yalnızca emniyet müdürleri ve müdür yardımcılarının izin verebileceini belirtiyordu. Bu Yönerge Avam Kamarası yayınları arasında olup çileri Bakanlıı na müraacat ile temin edilebiliyordu. Bu Yönergede u hükümler de bulunmaktaydı: 8

9 4. Her durumda izni verecek görevli aaıdaki kriterlerin yerine getirilmi olmasına bakmalıdır: (a) soruturma ciddi bir suçla ilgili olmalıdır; (b) normal soruturma yöntemlerinin denenmi ve baarısız olması gerekmektedir ya da durumun özel koulları nedeniyle denense de muhtemelen baarısız olacaı bilinmelidir; (c) cihaz kullanımının bir tutuklama ya da mahkûmiyete ya da gerekirse terör eylemlerinin önlenmesine yol açmasının muhtemel olduunu düündürten nedenler olmalıdır; (d) cihaz kullanımı operasyonel açıdan uygun olmalıdır. 5. Gerekli izni verecek olan görevliler, soruturma altındaki suçun ciddiyetinin belli bir gözetim tekniinin kullanımını haklı gösterip göstermediine karar verirken ahısların özel hayatlarına müdahale derecesinin söz konusu suçun ciddiyetiyle orantılı olmasına dikkat etmelidir. 25. Yönergede ayrıca, bu yolla elde edilen malzemenin, yargılama sürecinde kullanılabilecei durumların olabilecei de belirtilmekteydi. B. Polis ikâyet Merkezi 26. Polis ikâyet Merkezi, 1984 tarihli Polis ve Suç Delilleri Yasası nın 89. bölümü uyarınca kurulmutur. Bu merkez, polis görevlilerinin davranılarıyla ilgili ikâyetleri kabul etmek için yetkilendirilmi baımsız bir kurumdur. snat edilen suçları Basavcılık a iletme ve disiplin suçlamasında bulunma yetkisine sahiptir. C Polis ve Suç Delilleri Yasası (PACE) 27. Bu yasanın 78(1) sayılı bölümünde aaıdaki ifade yer almaktadır: Herhangi bir davada mahkeme, savcının sunduu delilleri, ayet mahkeme bu delillerin, elde edildikleri koullar da dahil olmak üzere her tür koul gözönünde bulundurulduunda, yargılamanın hakkaniyetini olumsuz ekilde etkileyecei kanaatine varırsa, reddedebilir. D tarihli Polis Yasası tarihli Yasa, kiinin mülküne, ya da telsiz haberlemeye müdahale gerektiren polis gözetim operasyonlarına izin verilmesi için gerekli yasal zemini salar. Yasanın izin verme sürecinde uygulanacak usuller de dahil olmak üzere gözetim operasyonlarına izin verilmesiyle ilgili bölümleri 22 ubat 1999 tarihinde yürürlüe girmitir Eylül 2000 tarihinden bu yana 2000 tarihli Tahkikat Yetkilerini Düzenleyen Yönetmelik (RIPA) in 2. Bölümünde bulunan hükümlerle bu kontroller daha da artırılmıtır. Özellikle nezarethanelerde yapılan gizli gözetim, bu yasanın 26(3) ve 48(1) sayılı bölümlerinde düzenlenmitir. Bu yönetmelikle ayrıca, kiinin özel hayatına müdahale içeren gözetim biçimleri ve polis tarafından muhbir kullanımına ilikin ikâyetleri ele almak üzere Soruturma Yetkileri Mahkemesi de kurulması hükme balanmıtır. E. Delillerin savunmaya açıklanması 9

10 30. Örf ve âdet hukukuna göre savcılık, bir savcılık tanıının durumada verdii ifadeyle çelien daha önce verdii yazılı ya da sözlü ifadeleri açıklamakla görevlidir. Aynı görev, savunmanın lehine olabilecek tanıkların ifadelerini de kapsar. 31. R. - Ward davası ([1993] 1 Weekly Law Reports 619 Haftalık Dava Raporları), savcılıın savunmaya açıklamak zorunda olduu deliller konusundaki görevleri ile ilgiliydi. Bu dava, savcılık bazı delillerin açıklanmasının kamu yararını zedeleyeceini iddia ettii durumlarda izlenecek usulü belirlemitir. Temyiz Mahkemesi, kamu yararı gerekçesiyle muafiyet talep edilmesi ile delillerin açıklanması talebinde bulunan tarafın âdil muamele görmesi arasındaki dengeyi gözetecek merciin savcılık deil, mahkeme olduuna karar vermitir. Kanaatimizce, delilin davada kullanılıp kullanılamayacaı ile taıdıı önem deerlendirilmeden bu delilin geçersiz sayılması maddî usulsüzlüktür. Bir belge için kamu yararını koruma amaçlı muafiyet talep edildiinde, bu talebin kabul edilip edilmeyeceine karar verecek olan merci mahkemedir. Bu da belli dengelerin gözetilmesini gerektirir. Bu dengenin kurulması, yalnızca hâkimin bizzat söz konusu delili incelemesi ya da görmesi ve delille ilgili gerçekleri anlaması ile mümkün olabilir. Hâkim ancak o zaman, kamu yararının korunması yönünde muafiyet talebi ile delillerin açıklanması talebinde bulunan tarafın âdil muamele görnesi arasında bir denge kurabilir. Bu davada verilen hüküm, bir sanıın, delillerin haksız bir ekilde gizli tutulduu iddiasıyla Temyiz Mahkemesi ne bavurduunda Temyiz Mahkemesi nin söz konusu delilleri tek taraflı olarak inceleyeceini de ortaya koymutur. F. Kiisel bilgilerin açıklanması tarihli Telekomünikasyon Yasası nın 45. Bölümünde, bir telekomünikasyon irketinde çalıan bir kiinin, bu sistem aracılııyla telekomünikasyon hizmetlerinden yararlanan herhangi baka bir kiinin sistemi kullanımıyla ilgili bilgileri açıklamasını yasaklanmıtır. 33. Ancak, 1984 tarihli Verilerin Korunmasına likin Yasa nın 28 Madde 3. fıkrasına göre: Kiisel verilerin açıklanmaması yasaı, aaıdaki durumlarda geçerli olmaz: (a) bilgilerin açıklanması, yukarıdaki fıkrada belirtilen amaçlara yönelikse; ve (b) bilgilerin açıklanmasına dair bu hükümlerin uygulanması, bu fıkrada belirtilen hususlara zarar verebilecekse. 1. fıkra hükümlerinde: (a) suçun önlenmesi ya da tespiti; (b) suçluların yakalanması ya da yargılanması; ya da (c) herhangi bir vergi ya da harcın deerlendirilmesi ya da tahsilatı. Amacıyla muhafaza edilen bilgilerden söz edilmektedir. HUKUK I. SÖZLEMENN 8. MADDESNN HLÂLNE LKN DDALAR 34. Bavurucular bir apartman dairesinde yaptıkları konumaların izlenmesi ve kaydedilmesi amacıyla polis tarafından gizli dinleme cihazları kullanıldıı, polisin dairede bulunan telefonun kullanımına ilikin bilgi topladıı ve karakolda bulundukları sırada ses örnekleri alınması için dinleme cihazları kullanıldıına dair ikâyette bulunmulardır. 10

11 Bavurucular bu ikâyetlerini Sözlemenin 8. Maddesine dayandırmılardır. Anılan madde hükmü aaıdadır : 1. Herkes özel hayatına ve haberlemesine saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. 2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu otoritesinin müdahalesi, ancak. kamu emniyeti.dirlik ve düzenin korunması, suç ilenmesinin önlenmesi veya bakalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için, demokratik bir toplumda zorunlu olan ölçüde ve yasayla öngörülmü olmak kouluyla söz konusu olabilir. A. B. nin dairesinde gizli dinleme cihazı kullanılması 1. Tarafların beyanları 35. Bavurucular konumaların izlenmesi ve kaydedilmesi amacıyla B. nin dairesinde gizli dinleme cihazı kullanılmasının Sözleme Madde 8 1 kapsamında sahip oldukları haklarına müdahale olduunu ve bu uygulamanın aynı hükmün ikinci paragrafı uyarınca haklı bir gerekçesi bulunmadıını belirtmilerdir. Ayrıca, 1997 tarihli Polis Yasasıyla bu gibi uygulamalar için yasal çerçeve getirilmi olmakla beraber, dava konusu olay sırasında gizli dinleme cihazlarının kullanılmasını düzenleyen yasal bir sistem bulunmamaktaydı. Polisin bu konulardaki uygulamalarını yönlendiren çileri Bakanlıı Yönergesinin hukukî balayıcılıı olmadıı gibi, herkes için dorudan eriilebilirlii de bulunmamaktaydı. Bu nedenle, bavurucuların özel hayatlarına saygı gösterilmesi hakkına yapılan müdahale yasayla öngörülmü deildi ve bu balamda 8. Maddenin ihlâli söz konusuydu. 36. Davalı Devlet, bu tür cihazların kullanılmasının bavurucuların özel hayatlarının korunması hakkına müdahale tekil ettiini kabul etmitir. Devlet bu uygulamanın 8. Maddenin ikinci paragrafı uyarınca demokratik bir toplumda kamu emniyetinin korunması, suç ilenmesinin önlenmesi ve/veya bakalarının haklarının korunması amacıyla haklı bir gerekçesi olduunu belirtmitir. Devlet ayrıca, tahkikat konusu suçun ciddiyetine atıfta bulunarak, B. nin gözetim altında olduunu fark etmesi nedeniyle klasik gözetim yöntemlerinin yetersiz kaldıına ve konumalardan silâhlı bir soygun planlandıının anlaıldıına iaret etmitir. Yine de Devlet, Khan-Birleik Krallık davasındaki kararında (no.35394/97, 26-28, AHM 2000-V) AHM nin bu gibi cihazların kullanımını düzenleyen çileri Bakanlıı Yönergesinin yasayla öngörülmü olmak koulunu yerine getirmediini saptadıını anımsatarak, bu davada da Mahkemenin aynı sonuca varmasının muhtemel olduunu kabul etmitir. 2. Mahkemenin deerlendirmesi 37. Mahkeme polis tarafından B. nin dairesinde uygulanan gözetimin bavurucuların özel hayatlarına saygı gösterilmesi hakkına müdahale tekil ettiinin tartıma götürmez bir gerçek olduunu kaydetmitir. 8. Maddenin ikinci paragrafındaki koullara uygunluk açısından yani bu tür bir müdahalenin yasayla öngörülmü olması ve belirtilen amaçlardan bir veya birkaçı bakımından demokratik bir toplumda gerekli olması açısından Devlet, yapılan müdahalenin yasayla öngörülmü olmadıını, çünkü olay tarihinde gizli dinleme cihazları kullanımını düzenleyen bir yasal sistem bulunmadıını kabul etmitir. Bu tür önlemler, hukukî balayıcılıı ve herkes için dorudan eriilebilirlii olmayan çileri Bakanlıı Yönergesi ile düzenlenmekteydi. 38. Olay tarihinde iç hukukta gizli dinleme cihazları kullanımına ilikin bir düzenleme bulunmadıından (bkz. yukarıda belirtilen Khan, 26-28) bu davada söz konusu olan 11

12 müdahale Sözleme Madde 8 2 uyarınca yasayla öngörülmü deildir ve bu nedenle 8. Madde bu balamda ihlâl edilmi olmaktadır. Varılan bu sonucun ııı altında AHM, yapılan müdahalenin 8. Maddenin 2. paragrafında sıralanan amaçlardan biri açısından demokratik bir toplumda gerekli olup olmadıını ayrıca saptamak zorunda deildir. B. B. nin telefonunun kullanılmasına ilikin bilgi toplanması hakkında 1. Tarafların beyanları 39. Bavurucular B. nin dairesindeki telefonun telefon sayacı ile izlenmesinin Sözlemenin 8. Maddesi kapsamında sahip oldukları haklarına müdahale tekil ettiini belirmiler ve Malone-Birleik Krallık davasına atıfta bulunmulardır (2 Austos 1984 tarihli karar, Seri A no.82, sayfa 30-31, 64). Bilgilerin yürürlükteki iç hukuka (1984 tarihli Telekomünikasyon Yasası Bölüm 45 ve Verilerin Korunmasına likin 1984 tarihli Yasa Bölüm 28(3) ) uygun olarak açıklandıını kabul etmilerdir. Ancak, ne bu mevzuat hükümleri ne de örf ve âdet hukukunda yer alan hükümler, özellikle bu bilgilerin hangi amaçla kullanılacaı, hangi koullarda muhafaza ve imha edilecei konusunda Mahkemenin içtihat hukukunun getirdii güvenceleri salamamaktadır (bkz. yukarıda belirtilen Khan, 26-28; Halford-Birleik Krallık davası, 25 Haziran 1997 tarihli karar, Hükümler ve Kararlara likin Raporlar III, sayfa 1017, 49-51; ve Huvig-Fransa davası, 24 Nisan 1990 tarihli karar, Seri A no.176-b, sayfa 55-57, 32-35). Bavurucular 1984 tarihli Yasanın 45. Bölümünde bir ceza davasına ilikin bilgileri açıklayan telefon santral memurları için haklarında adlî takibat yapılmasına karı muafiyet bulunduunu ileri sürmülerdir. Örnein, bu yasaların hiçbirinde 1997 tarihli Polis Yasasında gizli kayıtların suiistimaline karı getirilmi kısıtlayıcı hükümler bulunmamaktadır. Dolayısıyla, bavurucuların 8. Madde kapsamında sahip oldukları haklara yönelik müdahale yasa ile öngörülmü olmaksızın uygulanmıtır. 40. Devlet, telefonu kullanan kiilerin aradıkları telefon numaraları konusunda bir mahremiyet beklentisi içinde olduklarını ve söz konusu telefon için görüme dökümü alınmasının bavurucuların 8. Madde kapsamında sahip oldukları haklara müdahale tekil ettiini kabul etmitir. Ancak, tahkikatın çok ciddi bir suça ilikin olması, bavurucuların elinde soygunda kullanılmak amacıyla silâh bulunması ve B. nin gözetim altında tutulduunu fark etmesi sebebiyle klasik gözetim yöntemlerinin yetersiz kalması yüzünden, bu bilgilerin elde edilmesi demokratik bir toplumda kamu emniyetini korumak açısından gerekli görülmütür. Bu bilgiler sadece polis memurlarının dairede bulunan gizli dinleme cihazlarıyla kaydettikleri sürelerin teyit edilmesi amacıyla kullanılmıtır. 41. Devletin görüüne göre, yapılan müdahale aynı zamanda yasayla öngörülmü olmak kouluna da uygundu, zira 1984 tarihli Telekomünikasyon Yasasında spesifik bir istisna dıında, bu gibi bilgilerin açıklanmasına karı kesin bir kanunî yasak getirilmiti. Aynı ekilde, kiisel bilgilerin saklanması, ilenmesi ve açıklanmasını düzenleyen Verilerin Korunmasına ilikin 1984 tarihli Yasa da, bu gibi bilgilerin suçluların yakalanması ve haklarında dava açılması amacıyla açıklanmasına izin veren katı bir düzenleme içermekteydi. Buna göre, telefon görümelerinin dökümünün polise açıklanması ve bu bilginin polis tarafından kullanılması iç hukuka uygun olarak yapılmıtı. Verilerin Korunmasına ilikin Yasa kapsamına girmeyen bilgilerin saklanması veya imhası, ilgili polis tekilâtının politikasına tâbidir. Bu olayda, Dorset Polis Prosedür ve Yönerge Sistemi uyarınca, aır suçlara ilikin telefon görüme kayıtları görevli dedektifin takdirine göre yazılı belge halinde altı yıl veya daha uzun süreyle saklanacaktır. 12

13 2. Mahkemenin deerlendirmesi 42. Polisin B. nin dairesindeki telefondan aranan numaralara ilikin bilgi toplamasının, dairedeki telefonu kullanan veya o telefondan aranan bavurucuların özel hayatlarına veya haberlemelerine (telefon görümesi anlamında) saygı gösterilmesi hakkına müdahale olduu tartıma götürmez bir gerçektir. Yine de AHM, örnein telefon irketleri tarafından faturalama amacıyla telefonların sayaçla izlenmesi gibi, doası gerei 8. Maddeyi ihlâl etmeyen uygulamaların, haklı bir gerekçeye dayanmadıı takdirde demokratik toplumlarda meru ve kabul edilebilir sayılamayacak ve haberlemeyi kısıtlamak amacıyla yapılan uygulamalardan ayırt edilmesi gerektiini kaydetmitir (bkz. yukarıda belirtilen Malone davası, sayfa 37-38, 83-84). 43. Mahkeme bu davadaki müdahalenin Madde 8 2 uyarınca haklı bir gerekçeye dayanıp dayanmadıını, özellikle de bu paragrafta sıralanan bir veya birkaç amaç açısından yasayla öngörülmü ve demokratik bir toplumda gerekli olup olmadıını incelemitir. (a) Yasayla öngörülmü olmak 44. Yasayla öngörülmü olmak ifadesi, öncelikle itiraza konu tekil eden önlemin iç hukukta bir dayanaının bulunmasını, ikinci olarak da, uygulanan hukukun niteliini yansıtmasını, yani ilgili kii açısından eriilebilir olmasını, ilgili kii için douracaı sonuçların öngörülebilir olmasını ve hukukun üstünlüü ilkesine uygun olmasını gerektirir (bkz. dier kaynakların yanı sıra, Kopp-sviçre davası, 25 Mart 1998 tarihli karar, Raporlar 1998-II, sayfa 540, 55). 45. Her iki taraf da fatura bilgilerinin toplanmasının yasal bir düzenlemeye, özellikle de 1984 tarihli Telekomünikasyon Yasası Bölüm 45 ve Verilerin Korunmasına ilikin 1984 tarihli Yasa Bölüm 28(3) hükümlerine dayandıını kabul etmitir. Bu durumda birinci koul yerine getirilmi olmaktadır. Bavurucular ikinci koulun kendileri açısından yerine getirilmediini, çünkü kayıtların kullanımı, saklanması ve imhası konusunda yeterli güvenceler bulunmadıını ileri sürmülerdir. 46. Mahkeme, hukukun niteliini yansıtmak kıstasının bu balamda esas olarak keyfîlikten yoksunluk ve öngörülebilirlik anlamını taıdıı görüündedir (bkz. yukarıda belirtilen Kopp davası, sayfa 541, 64). Ne tür bir güvencenin gerekli olduu, en azından bir dereceye kadar söz konusu müdahalenin niteliine ve boyutuna balı olacaktır. Bu olayda, toplanan bilgiler iki spesifik tarih arasında B. nin dairesindeki telefondan aranan numaralara ilikindir. Bu aramaların içerii veya kimin arayıp kimin arandıı konusunda bilgi toplanmamıtır. Bu nedenle, hem toplanan veriler hem de bunların kullanım amacı oldukça kısıtlı kalmıtır. 47. Bu gibi bilgilerin saklanması ve imhasını düzenleyen (iç politika yönergelerinin aksine olarak) belli bir yasal hüküm yokmu gibi gözükse de bu gibi ayrıntılı resmî düzenlemelerin olmaması nedeniyle keyfîlik ve suiistimal riskinin arttıı yolundaki görüler Mahkemeyi ikna etmemitir. Öngörülebilirliin bulunmadıı da kesin deildir. Bilgilerin polise açıklanması, suçun saptanması ve önlenmesi için gerekli olan durumlarda buna izin veren yasal çerçeve uyarınca yapılmı ve toplanan bilgiler, bavurucular aleyhine açılmı olan ceza davasında telefon görümelerinin hangi saatte yapıldıını gösteren dier delilleri teyit etmek amacıyla kullanılmıtır. Bavurucuların, yetkili makamların hangi durum ve koullarda bu gibi önlemleri almaya yetkili oldukları hakkında yeterli bilgi sahibi olmadıkları da açık deildir. 13

14 48. Mahkeme uygulanan önlemin yasayla öngörülmü olduuna hükmetmitir. (b) Demokratik bir toplumda gerekli olmak 49. Mahkeme bavurucuların, uygulanan önlemin Devletçe iddia edildii gibi haklı bir gerekçesi bulunmadıı, kamu emniyetinin korunması, suç ilenmesinin önlenmesi ve bakalarını haklarının korunması için gerekli olmadıı yolunda bir karı görü ileri sürmediini saptamıtır. 50. Söz konusu bilgiler, silâhlı soygun yapmak üzere bir komplo hazırlandıı üphesi üzerine balatılan tahkikat ve açılan dava balamında toplanmı ve kullanılmıtır. Orantısallık konusunda herhangi bir saptama yapılmamıtır. Bu nedenle alınan önlem, Madde 8 2 hükmü uyarınca ve yukarıda belirtilen amaçlar balamında demokratik bir toplumda gerekli görülmütür. 51. Mahkeme, Bavurucuların telefonların telefon sayacı ile izlenmesine ilikin ikayetleri hakkında, bu olayda Sözlemenin 8. Maddesinin ihlâl edilmediine hükmetmitir. C. Polis karakolunda dinleme cihazları kullanılması hakkında 1. Tarafların beyanları 52. Bavurucular, polis karakolunda kendilerine suç isnadında bulunulduu ve nezarethanede tutuldukları sırada gizlice seslerinin kaydedildiinden ikâyetçi olmulardır. Bazı kiisel bilgilerin açıklanmasından, bir polis memurunun balattıı futbol tartımalarına kadar söylenen her eyin önemsiz olduunu ifade etmilerdir. Bavurucuların görüüne göre, önemli olan kelimelerin söylendii koullardı ve bir mahremiyet ihlâli söz konusuydu, zira konuan kii sadece karısındaki muhatabıyla konutuunu sanıyordu ve konumaların kaydedildiini veya yayınlandıını düündürecek hiçbir neden yoktu. Bavuruculara göre burada esas can alıcı nokta, konuan kiinin konumaların kaydedildiini bilip bilmedii veya bundan üphelenmesi için bir neden olup olmadııydı. Bu olayda polis, bavurucuların kendi iradeleri ile ses örnei vermeyi reddettiini biliyordu ve onları oyuna getirerek hiçbir yasal dayanaı olmayan, tamamen keyfî olarak ve kötü niyetle onları konuturmutu. Ayrıca, kayda geçirilen konumaların konuan kii hakkında bilgi toplamaktan ziyade adlî tıp amaçlı olarak kullanılması da önemli deildi, çünkü mahremiyet ihlâline sebep olan husus kayda geçirilen konumaların ne amaçla kullanıldıı deil, gizli olarak yapılan kayıtların kendisiydi. 53. Bavurucular ayrıca, gizli dinleme cihazları kullanılmasının yasayla öngörülmü olmadıını da ileri sürmülerdir, çünkü iç hukukta bu gibi cihazların kullanımını düzenleyen hiçbir hüküm yoktu ve yasalarda bu tür gözetim yöntemlerinin kötüye kullanılmasına karı hiçbir güvence getirilmemiti. Polisin delil toplamak ve bunları saklamak amacıyla her türlü genel yetkiden yararlanabilecei iddiasını da reddetmilerdir. 54. Devlet, bavurucular nezarethanede tutulurken ve kendilerine karı suç isnadında bulunulurken dinleme cihazı kullanılmasının herhangi bir müdahale tekil etmediini, çünkü bu kayıtların kiisel veya esasa ilikin bilgi toplamak amacıyla yapılmadıını ileri sürmütür. Bavuruculara ait seslerin iitsel nitelii özel hayatın bir parçası olmaktan ziyade, açık ve dısal bir özellikti. En önemlisi, ceza yargılamasının resmî süreci olan ve en az bir polis memurunun hazır bulunduu suç isnadı sırasında ses kaydı yapılması, bavurucuların özel hayatına ilikin bir uygulama deildi. Bavurucular bu balamda hiçbir mahremiyet beklentisi 14

15 içinde olamazdı. Her halükârda, Mahkeme yapılan kayıt ileminin 8. Madde kapsamına girdii sonucuna varsa bile, söz konusu müdahale kiilerin bu Madde hükmü çerçevesindeki haklarının ihlâlini dourmayacak kadar önemsizdi. Bir benzetme yapılacak olursa, nasıl ki nefes, kan veya idrar örnei alınması 6. Madde çerçevesinde herhangi bir sorun dourmuyorsa, ses örnei alınması da 6. ve 8. Madde hükümlerine aykırılık tekil etmemelidir (bkz. Saunders-Birleik Krallık davası, 17 Aralık 1996 tarihli karar, Raporlar 1996-VI, sayfa , 69) Madde kapsamındaki haklardan herhangi birine müdahale olduu varsayılsa bile, Devlet bu uygulamanın aynı maddenin 2. paragrafı hükmü uyarınca kamu emniyetinin korunması, suç ilenmesinin önlenmesi ve/veya bakalarının haklarının korunması amacıyla demokratik bir toplumda gerekli görülmesi bakımından haklı bir gerekçeye dayandıı görüünü savunmutur. Devlet bu görüünü, dier konuların yanı sıra, tahkikatın çok aır bir suça ilikin olmasına, bavurucuların elinde silâh olduunun bilinmesine, apartman dairesinde kaydedilen seslerin gerçekten bavuruculara ait olup olmadıının âdil bir ekilde saptanabilmesi için ses örneklerine ihtiyaç duyulmasına ve mahkemede yargıcın ses örneklerinin silâhlı soygunu planlayanların kimlii ile ilgili, güvenilir ve kanıtlayıcı delil olduuna hükmettiine dayandırmıtı. Herhangi bir ekilde haneye tecavüz olmadıı, ses örnekleri sadece kimlik tespiti amacıyla kısıtlı olarak kullanıldıı ve bavurucular mahkemede bu örneklerin kabul edilebilirliine karı itirazda bulunma imkânına sahip oldukları için alınan tedbir orantılıydı. Bir müdahale varsa, bu yasayla öngörülmü olmaktaydı, çünkü tutuklama sonrasında kayıt tutulması, polisin delil toplamak ve muhafaza etmek amacıyla örf-âdet hukuku çerçevesinde sahip olduu yetkilerine dayanan bir uygulamaydı ve davaya bakan yargıç bunun ihtiyatî tedbir veya ifade alınmasına dair kanunlara aykırılık tekil etmediine hükmetmiti. 2. Mahkemenin deerlendirmesi (a) Özel hayata müdahale edilip edilmedii 56. Özel hayat çok geni bir kavramdır ve her olasılıı içeren bir tanımı yoktur. AHM, cinsiyet, isim ve cinsel tercih ve cinsel yaam gibi konuların 8. Maddenin koruması altına giren özel hayata iliin önemli unsurlar olduunu zaten saptamı bulunmaktadır (bkz. Örnein, B. Fransa davası, 25 Mart 1992 tarihli karar, Seri A no.232-c, sayfa 53-54, 63; Burghatz-sviçre davası, 22 ubat 1994 tarihli karar, Seri A no.280-b, sayfa 28, 24; Dudgeon-Birleik Krallık davası, 22 Ekim 1981 tarihli karar, Seri A no.45, sayfa 18-19, 41; ve Laskey, Jaggard ve Brown-Birleik Krallık davası, 19 ubat 1997 tarihli karar, Raporlar , sayfa 131, 36). 8. Madde ayrıca kimlik ve kiisel gelime hakları ile dier insanlar ve dı dünya ile iliki kurma ve gelitirme haklarını da korumaktadır (bkz. Örnein, yukarıda belirtilen Burghartz davası, Komisyon un mütalâası, sayfa 37, 47 ve Friedl-Avusturya davası, 31 Ocak 1995 tarihli karar, Seri A no.305-b, Komisyon un mütalâası, sayfa 20, 45). Meslekî veya ticarî nitelikteki faaliyetler de bu Madde kapsamına girebilir (bkz. Niemietz Almanya davası, 16 Aralık 1992 tarihli karar, Seri A no.251-b, sayfa 33-34, 29, ve yukarıda belirtilen Halford davası, sayfa 1016, 44). Dolayısıyla, bir kii ile dier kiiler arasında kamusal alanda bile bir etkileim olabilir ve bu da özel hayat kapsamına girebilir. 57. Bir kiinin evi veya özel alanı dıında alınan önlemlerin o kiinin özel hayatına ilikin olup olmadıı incelenirken bir dizi unsurun dikkate alınması gerekir. Bazı durumlarda insanlar bilerek ve isteyerek kamusal alana giren veya bu alanda kaydı tutulabilecek veya raporlanabilecek olan faaliyetlere karıırlar ve bu durumda kiinin makûl ölçülerdeki 15

16 mahremiyet beklentisi önemli olmakla beraber, her zaman kesin bir faktör olmayabilir. Sokakta yürüyen bir insan, aynı ortamdaki kiiler tarafından ister istemez görülecektir. Aynı kamusal alanın teknolojik yöntemlerle izlenmesi (örnein, bir güvenlik görevlisinin kapalı devre televizyondan izlemesi) benzer nitelik taır. Ancak, kamusal alanda toplanan bu bilgiler sonucunda sistemli veya daimî kayıtlar tutulmaya balandıı anda özel hayata ilikin sorunlar ortaya çıkacaktır. te bu nedenle, güvenlik güçlerince belli bir kii hakkında hazırlanan dosyalar, bilgiler müdahaleci veya gizli yöntemlerle toplanmı olmasa bile, 8. Madde kapsamına girer (bkz. Rotaru-Romanya davası, [GC], no.28341/95, 43-44, AHM V). Bu balamda AHM, kiisel bilgilerin otomatik olarak ilenmesine karı bireylerin korunması amacıyla hazırlanan 28 Ocak 1981 tarihli Avrupa Konseyi Sözlemesi ne atıfta bulunmutur. 1 Ekim 1985 tarihinde yürürlüe giren bu Sözlemenin amacı, her Taraf Devletin sınırları içinde her bir bireyin temel hak ve özgürlüklerini, özellikle de mahremiyet hakkını, kendisiyle ilgili kiisel verilerin otomatik olarak ilenmesine karı güvence altına almaktır (Madde 1); anılan veriler kimlii tespit edilmi veya edilebilir olan bir kiiye ilikin her türlü bilgi olarak tanımlanmıtır (Madde 2) (bkz. Amann-sviçre davası, [GC], no /95, 65-67, AHM 2000-II; bu kararda bavurucu hakkındaki bilgilerin bir dosyadaki kart üzerinde saklanması, dosya hassas bilgileri içermemesine ve bu bilgilerden neredeyse hiç yararlanılmamı olmasına ramen, özel hayata müdahale olarak kabul edilmitir). 58. Fotoraflar söz konusu olduunda, Komisyon evvelce, resmî makamların keyfî müdahalelerine karı 8. Madde ile getirilen korumanın sınırlarını geniletmek amacıyla, fotoraf çekilmesinin kiinin mahremiyetine müdahale tekil edip etmediini, fotorafların özel konulara mı yoksa kamusal olaylara mı ilikin olduunu ve elde edilen malzemenin sınırlı bir kullanım amacıyla mı yoksa kamuya açıklanmak üzere mi kullanılacaını dikkate almıtı (bkz. Yukarıda belirtilen Friedl davası, Komisyon un mütalâası, sayfa 21, 49-52). Bir bavurucunun fotorafının kamuya açık bir alanda yapılan gösteri sırasında çekilmesi ve polis tarafından bir dosyada saklanması durumunda Komisyon, özel hayata müdahale edilmedii sonucuna varmıtır. Bu balamda Komisyon görüünün aırlık noktasını, fotorafın gösteriye ilikin bir kayıt olarak çekilmesi ve saklanması ve o olayda fotorafı çekilen kiilerin veri ileme yoluyla kimliklerinin tespit edilmesi için hiçbir giriimde bulunulmaması oluturmutur (a.g.e., 51-52). 59. AHM nin çeitli davalara ilikin içtihadında telefon görümelerinin gizli olarak kayda alınması, 8. Madde ile güvence altına alınan her iki hak, yani hem özel hayata hem de haberleme hakkına saygı gösterilmesi açısından anılan Maddenin kapsamı içinde kabul edilmitir. Genelde bu kayıtların derlenme amacı, görümelerin içeriini bir ekilde kullanmak olmasına ramen, Mahkeme ses örnei olarak kullanılmak üzere alınan kayıtların 8. Maddeyle salanan güvence kapsamının dıında deerlendirilmesi görüüyle ikna olmamıtır. Sebep ne olursa olsun, kiinin sesi daimî olarak kayda geçirilmitir ve bu kayıt dier kiisel verilerle birlikte o kiinin kimliinin tespiti için bir analiz sürecine tâbi olacaktır. Suç isnadında bulunulurken bavurucuların polis memurlarının kendilerini dinledii bir mekânda resmî soruları cevapladıkları doru olsa bile, o esnada seslerinin kaydedilerek analiz edilmesi yine de bavurucuların kiisel bilgilerinin ilenilmesi olarak deerlendirilmelidir. 60. Bu nedenle, Mahkeme suç isnadı sırasında ve karakolda nezarethanede bulundukları sırada bavurucuların sesinin kayda alınmasının, Sözleme Madde 8 1 balamındaki özel hayata saygı gösterilmesi hakkına müdahale olduuna hükmetmitir. (b) 8. Maddenin 2. paragrafındaki koulların yerine getirilmesi 16

17 61. Mahkeme öncelikle müdahalenin yasayla öngörülmü olup olmadıını incelemitir. Yukarıda da belirtildii gibi, bu kıstas iki ana kouldan olumaktadır: alınan önlemin bir ekilde iç hukukta dayanaının bulunması ve yasanın niteliinin keyfîlie karı güvence salayabilmesi (bkz. Paragraf 44). 62. Mahkeme, Devletin alınan önlemin yasal dayanaı olarak, bilgilerin toplanması ve saklanması konusunda polisin sahip olduu genel yetkileri gösterdiine iaret etmektedir. Yürütülen bir tahkikatın çeitli aamalarında delillerin not edilmesi, toplanması ve saklanması konusunda polis memurlarının zımnî yetkilerine dayanılması kabul edilebilir olmakla birlikte, özel mülkün aranması veya kiinin vücudundan örmek alınması gibi daha müdahaleci yöntemler uygulanacaı zaman belirli yasal düzenleme veya bakaca hukukî yetkilerin gerekecei herkesçe bilinen bir gerçektir. AHM nin görüüne göre, kamusal ve özel telefon sistemlerinden yapılan telefon görümelerinin izlenmesi ve özel mülklerde gizli izleme cihazlarının kullanılması konusunda belli bir hukukî dayanak bulunmaması yasallık kouluna aykırıdır (bkz. yukarıda belirtilen Malone, Halford ve Khan davaları). Mahkeme ayrıca, kayıt cihazının karakolda, bavurucuların bilgisi veya onayı olmadan kullanılmasının maddî bir fark yaratmadıı görüündedir. ç hukukta gizli izleme tekniklerinin kullanımında keyfîlie ve suiistimale karı güvence salanmasına ilikin genel ilke bu durumda da aynen geçerlidir. 63. Mahkeme, 2000 tarihli Tahkikat Yetkilerini Düzenleyen Yönetmelikte polise ait mekânlarda gizli izleme yapılmasına ilikin hükümler bulunduunu kaydetmitir. Ancak, olay sırasında polis tarafından kendilerine ait mekânlarda gizli dinleme cihazları kullanılmasını düzenleyen yasal bir sistem bulunmamaktaydı. Bu nedenle, müdahale 8. Maddenin ikinci paragrafı hükmünün gerektirdii ekilde yasayla öngörülmü deildir ve bu hüküm ihlâl edilmi olmaktadır. Bu durumda, müdahalenin gerekli olup olmadıının incelenmesi artık lüzumlu deildir. II. SÖZLEMENN MADDE 6 1 HÜKMÜNÜN HLÂLNE LKN DDALAR 17

18 64. Bavurucular, dinleme cihazı kullanılmasına ilikin yetki alındıını gösteren delillerden bir kısmının dava sırasında savunma tarafına açıklanmadıından, polis memurunun sözlü ifadesinin bir bölümünün sadece yargıç tarafından dinlendiinden ve apartman dairesindeki dinleme cihazından elde edilen delillerle polis karakolundaki cihazdan alınan ses örneklerinin mahkeme sırasında delil olarak kullanıldıından yakınmıtır. Bavurucular bu iddialarını Sözleme Madde 6 1 hükmüne dayandırmıtır. Anılan hüküm öyledir: Herkes, gerek medenî hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar, gerek cezaî alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmu, baımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makûl bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesi hakkına sahiptir. A. Dava sırasında delillerin açıklanmaması 1. Tarafların beyanları 65. Bavurucular bu davada delillerin açıklanmaması nedeniyle âdil yargılanma hakkından yoksun kaldıklarından yakınmıtır. Olay savunmadan bazı belgelerin saklanmasının ötesine geçmi ve yargıç savunmanın yokluunda delil toplamı ve kaydetmitir. Bu uygulama âdil olmadıı gibi, çapraz sorgulamanın yerini tutabilecek yeterlilikte de deildir. Söz konusu tanık tahkikat açısından kilit konumda olan bir memurdu ve savunma tanıı dinleyemedii için, anlamlı karı görüler ileri sürememitir. Voire dire yönteminin tanımının doruluu tartıılmamakla birlikte, savunma avukatının Dedektif Müfetti Mann adlı tanıın gizli oturumda tanıklık eklini onaylamı olduu iddia edilemez. Adı geçen tanıın karısında iki seçenek vardı; ya yargıcın soru sormasını ve muhtemelen de cevapları açıklamasını ya da soruların hiç sorulmamasını tercih edecekti. Her durumda, böylesine gizli kapaklı bir uygulamanın temyiz aamasında geri çevrilecei aikâr olmasına ramen, savunma makamı tanıklıın içerii hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadıı için, hukuk hatası yapıldıını ileri sürerek temyize gitme imkânından da yoksun kalmıtı. Davaya bakan yargıcın konuya yaklaımı iç hukuka uygun olduundan bavurucular bu noktada temyize gitmemi olsalar bile, onların görüüne göre, açıklanmayan deliller konusunda Temyiz Mahkemesinin kendiliinden temyiz sürecini balatması gerekirdi, çünkü aksi takdirde hukuk hataları veya aırı yargı yetkisi sorgulanmamı olurdu. 66. Devlet, Jasper ve Fitt davalarına dayanarak (Jasper-Birleik Krallık davası, [GC], no /95, 51-58, 16 ubat 2000, raporlanmamı, ve Fitt-Birleik Krallık davası [GC], no.29777/96, 44-50, AHM 2000-II) bu olayda iddia makamının hangi delillerin savunmaya açıklanıp hangilerinin açıklanmayacaına karar vermediini, ancak delillere ilikin belgeleri davaya bakan yargıca teslim ettiini belirtmitir. Dedektif Mann ın raporunun bir kısmının açıklanmaması konusunda benimsenen prosedür Madde 6 1 hükmüne uymaktadır, çünkü davaya bakan yargıç delilleri incelemiti ve sanıkların çıkarları ile delillerin hassasiyeti arasındaki dengeyi en iyi kuracak kii kendisiydi. Deliller jüriye de açıklanmamı ve son derece kısıtlanmıtı. Söz konusu deliller daha ziyade çileri Bakanlıı Yönergelerine uymak gibi tâlî konulara ilikin olduu ve ne suçluluu ne de suçsuzluu ilgilendirmedii için, sanıkların hüküm giymesine de katkıda bulunmamıtı. Devlet ayrıca, savunma avukatının, yargıcın Dedektif Mann ı, savunmanın sorularını da alarak özel olarak sorgulaması önerisini kabul ettiini ve bu nedenle prosedürün bu kısmının savunmanın onayı ile gerçekletiini ileri sürmütür. Delillerin açıklanmamasının gereklilii sürekli olarak yargıç tarafından gözden geçirilmiti ve dava ilerledikçe yargıcın bazı delillerin açıklanması talimatını vermesi bu önlemin uygulandıını göstermitir. 2. Mahkemenin deerlendirmesi 18

19 67. Ceza yargılamalarının, prosedüre ilikin olanlar da dahil olmak üzere, taraf mahkemesi eklinde yapılması ve iddia makamı ile savunma arasında silâhların eitliinin salanması âdil yargılanma hakkı bakımından temel bir unsurdur. Bir ceza davasında nizalı dava hakkı, hem iddia makamının hem de savunmanın dier tarafın dosyada yer alan görüleri ve ekledikleri deliller hakkında tam bilgi sahibi olması ve görü bildirme olanaına sahip bulunması anlamı taır (bkz. Brandstetter-Avusturya davası, 28 Austos 1991 tarihli karar, Seri A no.211, sayfa 27-28, 66-67). Ayrıca, hem Madde 6 1 hükmü hem de ngiliz hukuku uyarınca (bkz. yukarıdaki 30. paragraf) iddia makamı, elinde bulunan, sanıın lehindeki veya aleyhindeki tüm maddî delilleri savunmaya açıklamalıdır (bkz. Edwards-Birleik Krallık davası, 16 Aralık 1992 tarihli karar, Seri A no.247, sayfa 35, 36). 68. Ancak, ilgili delillerin açıklanması hakkı mutlak bir hak deildir. Herhangi bir ceza davasında, ulusal güvenlik ya da misilleme riski altındaki bir tanıın korunması gerei ya da ceza soruturmasında polisin kullandıı yöntemlerin gizli tutulması gibi, sanıın haklarıyla dengelenmesi gereken birbiriyle çatıan menfaatler söz konusu olabilir (örnein bakınız, Doorson-Hollanda davası, 26 Mart 1996 tarihli karar, Raporlar 1996-II, s. 470, 70). Bazı davalarda, bir baka bireyin temel haklarını korumak ya da önemli bir kamu menfaatini kollamak için bazı delillerin savunmaya açıklanmaması gerekebilir. Ancak, genel bir ilke olarak, AHS 6. Madde 1. fıkra hükümlerinde, yalnızca kesin olarak gerekli olan durumlarda savunmanın haklarını kısıtlayıcı tedbirlere müsaade edilmektedir (bakınız Van Mechelen ve Dierleri-Hollanda davası, 23 Nisan 1997 tarihli karar, Raporlar 1997-III, s. 712, 58). Ayrıca, sanıın âdil bir ekilde yargılanmasını temin etmek için, haklarının kısıtlanması eklinde savunmanın maruz bırakıldıı her tür zorluk, yargı mercilerince izlenen usuller yoluyla yeterli bir ekilde dengelenmelidir (bakınız yukarıda belirtilen Doorson davası, s. 471, 72, ve yine yukarıda belirtilen Van Mechelen ve Dierleri davası, s. 712, 54). 69. Ancak, delillerin kamu yararı gerekçesiyle savunmaya açıklanmadıı davalarda, genel ilke olarak, kendilerine ibraz edilen delilleri deerlendirmek ulusal mahkemelerin görevi olduu için, delillerin bu ekilde savunmaya açıklanmamasının kesinlikle gerekli olup olmadıını tayin etmek Avrupa nsan Hakları Mahkemesi nin görevi deildir (bakınız yukarıda deinilen Edwards davası, s , 34). Avrupa nsan Hakları Mahkemesinin görevi, her bir davada karar almada uygulanan usullerin mümkün olduunca, nizalı dava ve silâhların eitlii artlarına uygun olup olmadıını ve sanıın menfaatlerini korumak için yeterli teminatları barındırıp barındırmadıını tayin etmektir (bakınız Rowe ve Davis-Birleik Krallık davası [GC], no /95, 62, AHM 2000-II). 70. Bu davada iddia makamı, Dedektif Müfetti Mann tarafından hazırlanan gözetim yöntemleri hakkındaki raporun bir bölümünü savunmaya açıklamamı ve bu bölümleri hâkime sunmutur. Dedektif Mann ın mahkemede ifade verirken çapraz sorgulamada savunma avukatının gözetim gerekçeleriyle ilgili sorularına cevap vermeyi reddetmesi üzerine, bu soruları kapalı celsede hâkim tanıa yöneltmi ve kamu yararının zedelenmesi ile savunma açısından bir miktar fayda salanması arasındaki dengeyi gözeterek, raporun bir bölümü ile sözlü cevapların savunmaya açıklanmaması gerektiine karar vermitir. 71. Avrupa nsan Hakları Mahkemesi, Jasper ve Fitt davasında olduu gibi (yukarıda belirtilen davalar, sırasıyla ve 48-50) savunmaya bilgi verildiini, beyanda bulunma imkânı ile iddia makamının kamu yararı gerekçesiyle gizli tutmaya çalıtıı belgeler kendilerine açıklanmaksızın mümkün olduunca yukarıda belirtilen karar alma sürecine katılma imkânı tanındıını müahade etmitir. Savunma avukatının tanık Dedektif Müfetti Mann a yöneltmek istedii sorular, tanıa hâkim tarafından kapalı celsede yöneltilmitir. 19

20 Avrupa nsan Hakları Mahkemesi, ayrıca, mevcut davada açıklanmayan belgelerin iddia dosyasında hiçbir ekilde yer almadıını ve hiçbir zaman jüriye de ibraz edilmediini dikkate almıtır. Bilgilerin açıklanması gereinin aralıklarla asliye hâkimi tarafından deerlendirilmi olması ise ilâve ve önemli bir teminat salamaktadır. öyle ki: delillerin açıklanmamasının hakkaniyete uygun olup olmadıının dava boyunca denetlenmesi asliye hâkiminin görevidir. Ancak, nsan Hakları Sözlemesinin 6, Madde 1. fıkrası anlamında hâkimin baımsız ve tarafsız olmadıı ihsas edilmi deildir. Hâkim tüm delillere ve davayla ilgili hususlara tamamen vâkıf olup açıklanmayan bilgilerin savunma açısından önemini hem dava öncesinde hem de dava esnasında tâyin edebilecek durumdadır. 72. Avrupa nsan Hakları Mahkemesi, bu davada savunmaya açıklanmayan delillerin hem sözlü ifadeler hem de belgelendirilmi deliller olması bakımından, bavuru sahipleri tarafından da dile getirildii gibi, bu iki tür delil arasında herhangi bir fark gözetilmesi gerei duymamıtır. Bu bavuru, açıklanmayan delillerin ve asliye hâkiminin delillerin açıklanmaması dorultusundaki kararının Temyiz Mahkemesi tarafından incelenmesi yoluyla savunmaya ilâve bir güvence temin edilmi olan Jasper ve Fitt davasından farklı olmakla birlikte, Avrupa nsan Hakları Mahkemesi, mevcut bavuru sahiplerinin Temyiz Mahkemesi nezdinde bu konuda herhangi bir temyiz talebinde bulunmadıklarını ve hâkimin iç hukuktaki ifadeyle dengeleyici rolünü doru bir ekilde oynadıını kabul ettiklerini de müahade etmitir. Ancak eer, bavuru sahipleri Temyiz Mahkemesinin bu konuyu incelemesini arzu etselerdi, Jasper ve Fitt davasında olduu gibi, bu dorultuda bir talepte bulunabilirlerdi. Avrupa nsan Hakları Mahkemesi, müdaafî taraf kendisi herhangi bir ikâyette bulunmadan bu tür konuların otomatik bir ekilde temyiz edilmesi gerektii yargısına varmak için herhangi bir gerekçe olduu konusunda ikna olmamıtır. 73. Jasper ve Fitt davasında (sırasıyla 56 ve 49), Avrupa nsan Hakları Mahkemesi, ngiliz Temyiz Mahkemesi içtihadına göre, asliye hâkiminin yapması gereken deerlendirmenin, AHM içtihadı çerçevesinde, iddia makamı elindeki delillerin savunmaya açıklanmaması hallerinde âdil yargılanmayı temin etmede temel oluturan artları yerine getirdiini müahade etmitir (bakınız yukarıdaki paragraflar). Mevcut davada ulusal mahkeme bu ekilde, Sözlemenin 6. Madde 1. fıkrasında yer alan âdil yargılanmaya ilikin ilkelere uygun standartları uygulamıtır. Dolayısıyla, sonuç olarak, Avrupa nsan Hakları Mahkemesi, ulusal mahkemenin karar verme usulünün mümkün olduunca nizalı dava ve silâhların eitlii artlarını yerine getirdiini ve sanıın menfaatlerini koruma dorultusunda yeterli güvenceleri saladıını tespit etmitir. Bu cihetle, Sözlemenin 6. Madde 1. fıkrasının ihlâli söz konusu deildir. B. Gizli izleme cihazlarıyla kaydedilen delillerin mahkemede kullanılması 1. Tarafların beyanları 74. Bavuru sahipleri, kaydedilmi materyelin kullanılması sebebiyle yargılanmalarında hakkaniyet ilkesine halel geldiini iddia etmilerdir. Bavuru sahiplerinin davası, yukarıda belirtilen Khan davasından farklı deerlendirilebilir. Bavurucular, Khan davasında Avrupa nsan Hakları Mahkemesinin delillerin Yönergeye uygun olarak elde edildiini belirttiine, buna karılık kendi davalarında delillerin, bu Yönergenin açıkça ihlâli yoluyla elde edilmi olduuna iaret etmektedir. Polisin baka bir yoldan delil elde etmek üzere (bu tür yöntemlerin kullanılması için izin alınması eklinde bir ön art gibi) belirgin bir gayret sarfettii gösterilmemi ve Emniyet Müdürü de önceden bu tür gizli izleme yöntemlerinin 20

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KARAARSLAN TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 4027/05) KARAR STRAZBURG 27 Temmuz 2010 İşbu karar AİHS

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KARYAĞDI TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 22956/04) KARAR STRAZBURG 8 Ocak 2008 İşbu karar AİHS nin

Detaylı

BÜLTEN. KONU: Mükelleflerin zahat (Özelge) Taleplerinin Cevaplandırılmasına Dair Yönetmelik Yayınlanmıtır.

BÜLTEN. KONU: Mükelleflerin zahat (Özelge) Taleplerinin Cevaplandırılmasına Dair Yönetmelik Yayınlanmıtır. Kültür Mah. 1375 Sk. No:25 Cumhuruiyet hanı K:5 35210 Alsancak - zmir-turkey Tel : + 90 232 464 16 16.. Fax: + 90 232 421 71 92. e-mail : info@psdisticaret.com..tr BÜLTEN SAYI :2010-044 Tarih: 31.08.2010

Detaylı

! "!! # $ % &'( )#!* )%" +!! $ %! + ')!

! !! # $ % &'( )#!* )% +!! $ %! + ')! ! "!! # $ % &'( )#!* )%" +!! $ %! + ')! &( '!#,-.! /,! 0 + # ' #! * #! 0 #! 0! ) '! '1# + $ # )' * #! 0!! #! 0! "! '!% # #! 0 " 2 3) # ' $ 4!# ) '.*,5 '# 0! )'* $ $! 6 )' '+ " 7 ) 2#!3)# ' $ 4!# '#"'1

Detaylı

MEDENÎ USÛL HUKUKUNDA BELGELERİN İBRAZI MECBURİYETİ

MEDENÎ USÛL HUKUKUNDA BELGELERİN İBRAZI MECBURİYETİ Yrd. Doç. Dr. Güray ERDÖNMEZ Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi MEDENÎ USÛL HUKUKUNDA BELGELERİN İBRAZI MECBURİYETİ İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... vii KISALTMALAR CETVELİ...xix GİRİŞ...1

Detaylı

Bilgi, Belge ve Açıklamaların Elektronik Ortamda mzalanarak Gönderilmesine likin Esaslar Hakkında Tebli

Bilgi, Belge ve Açıklamaların Elektronik Ortamda mzalanarak Gönderilmesine likin Esaslar Hakkında Tebli Sermaye Piyasası Kurulundan: Bilgi, Belge ve Açıklamaların Elektronik Ortamda mzalanarak Gönderilmesine likin Esaslar Hakkında Tebli Seri : VIII No : BRNC BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar Amaç ve

Detaylı

Kiinin özgürlük ve güvenlik hakkı

Kiinin özgürlük ve güvenlik hakkı Kiinin özgürlük ve güvenlik hakkı Avrupa nsan Hakları Sözlemesinin 5. Maddesinin uygulanmasına ilikin kılavuz Monica Macovei nsan hakları kitapçıkları, No. 5 nsan hakları kitapçıkları serisinden daha önce

Detaylı

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadî, ticarî ve malî sektörlerde üretim, tüketim ve hizmet

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. GEÇGEL ve ÇELİK/TÜRKİYE (Başvuru no. 8747/02 ve 34509/03) KARAR STRAZBURG.

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. GEÇGEL ve ÇELİK/TÜRKİYE (Başvuru no. 8747/02 ve 34509/03) KARAR STRAZBURG. COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE GEÇGEL ve ÇELİK/TÜRKİYE (Başvuru no. 8747/02 ve 34509/03) KARAR STRAZBURG 13 Ekim 2009 İşbu karar AİHS nin 44/2 maddesinde belirtilen

Detaylı

ĐKĐNCĐ DAĐRE. (Başvuru No. 14697/07) KARAR STRAZBURG. 24 Eylül 2013

ĐKĐNCĐ DAĐRE. (Başvuru No. 14697/07) KARAR STRAZBURG. 24 Eylül 2013 ĐKĐNCĐ DAĐRE BEŞERLER YAPI SAN. VE TĐC. A.Ş. / TÜRKĐYE (Başvuru No. 14697/07) KARAR STRAZBURG 24 Eylül 2013 Đşbu karar nihai olup, şekli düzeltmelere tabi tutulabilir. T.C. Adalet Bakanlığı, 2013. Bu gayrıresmi

Detaylı

KOÇ ÜNVERSTES SOSYAL BLMLER (KÜSB) KULÜBÜ TÜZÜÜ

KOÇ ÜNVERSTES SOSYAL BLMLER (KÜSB) KULÜBÜ TÜZÜÜ KOÇ ÜNVERSTES SOSYAL BLMLER (KÜSB) KULÜBÜ TÜZÜÜ YAPI Madde 1. Koç Üniversitesi Sosyal Bilimler Kulübü, kısa adıyla K.Ü.S.B., Koç Üniversitesi örenci kulüpleri tüzüüne balı ve Koç Üniversitesi örencilerinin

Detaylı

BELEDYELERDE NORM KADRO ÇALIMASI ESASLARI

BELEDYELERDE NORM KADRO ÇALIMASI ESASLARI BELEDYELERDE NORM KADRO ÇALIMASI ESASLARI Belediyelerin görevlerini etkin ve verimli bir ekilde yerine getirebilmeleri için ihtiyaç duydukları optimal (ihtiyaçtan ne fazla ne de az) kadronun nicelik ve

Detaylı

Kiinin özgürlük ve güvenlik hakkı

Kiinin özgürlük ve güvenlik hakkı Kiinin özgürlük ve güvenlik hakkı Avrupa nsan Hakları Sözlemesinin 5. Maddesinin uygulanmasına ilikin kılavuz Monica Macovei nsan hakları kitapçıkları, No. 5 nsan hakları kitapçıkları serisinden daha önce

Detaylı

! "#$ % %&%' (! ) ) * ()#$ % (! ) ( + *)!! %, (! ) - )! ) ) +.- ) * (/ 01 ) "! %2.* ) 3."%$&(' "01 "0 4 *) / )/ ( +) ) ( )

! #$ % %&%' (! ) ) * ()#$ % (! ) ( + *)!! %, (! ) - )! ) ) +.- ) * (/ 01 ) ! %2.* ) 3.%$&(' 01 0 4 *) / )/ ( +) ) ( ) ! "#$ % %&%' (! ) ) * ()#$ % (! ) ( + *)!! %, (! ) - )! ) ) +.- ) * (/ 01 ) "! %2.* ) 3."%$&(' "01 "0 4 *) / )/ ( +) ) ( )! )! ) 1 87 Seri No'lu Gider Vergileri Genel Teblii Resmi Gazete Sayısı 27737 Resmi

Detaylı

! " #$$% & ' ( ) ) ' *+ + & &, ( (-,, ) &!!. ' )' - " ) & Özel Tüketim Vergisi Genel Teblii. (SeriNo: 22)

!  #$$% & ' ( ) ) ' *+ + & &, ( (-,, ) &!!. ' )' -  ) & Özel Tüketim Vergisi Genel Teblii. (SeriNo: 22) ! " #$$% & ' ( ) ) ' *+ + & &, ( (-,, ) &!!. ' )' - " ) & /!,!, Özel Tüketim Vergisi Genel Teblii (SeriNo: 22) 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listede yer alan kayıt ve tescile

Detaylı

- 1. www.f1teknoloji.net. ... tarafından hazırlanan bu iyeri yönetmelii tüm irket çalıanları için geçerlidir.

- 1. www.f1teknoloji.net. ... tarafından hazırlanan bu iyeri yönetmelii tüm irket çalıanları için geçerlidir. - 1 Bilgisayar Kullanma Taahütnamesi AMAÇ Bu i talimatının amacı aaıdaki gibidir : -- Çalıanlara irket bilgisayarlarının kullanımı için gerekli yol gösterici bilgiyi salamak. -- irkete ait bilgisayar ve

Detaylı

Vakko Tekstil ve Hazır Giyim Sanayi letmeleri A.. 30.06.2013 Tarihi tibarıyla Sona Eren Hesap Dönemine likin Yönetim Kurulu Yıllık Faaliyet Raporu

Vakko Tekstil ve Hazır Giyim Sanayi letmeleri A.. 30.06.2013 Tarihi tibarıyla Sona Eren Hesap Dönemine likin Yönetim Kurulu Yıllık Faaliyet Raporu Sayfa No: 1 Vakko Tekstil ve Hazır Giyim Sanayi letmeleri A.. 30.06.2013 Tarihi tibarıyla Sona Eren Hesap Dönemine likin Yönetim Kurulu Yıllık Faaliyet Raporu Sayfa No: 2 Vakko Tekstil ve Hazır Giyim Sanayi

Detaylı

stanbul, 11 Ekim 2004 2004/1021

stanbul, 11 Ekim 2004 2004/1021 TÜRKYE SERMAYE PYASASI ARACI KURULULARI BRL Büyükdere Cad.No:173 I. Levent Plaza A-Blok Kat:4 34394 I. Levent-stanbul Tel : (212) 280 85 67 Faks : (212) 280 85 89 www.tspakb.org.tr stanbul, 11 Ekim 2004

Detaylı

SRKÜLER NO: POZ - 2005 / 62 ST, 20. 07. 2005 SSK EK GENELGES(16/347) YAYIMLANDI

SRKÜLER NO: POZ - 2005 / 62 ST, 20. 07. 2005 SSK EK GENELGES(16/347) YAYIMLANDI SRKÜLER NO: POZ - 2005 / 62 ST, 20. 07. 2005 ÖZET: * SSK ek genelgesi yayımlandı. SSK EK GENELGES(16/347) YAYIMLANDI S.S.K.Bakanlıı Sigorta leri Genel Müdürlüü Sigorta Primleri Daire Bakanlıı nın 04.07.2005

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire Esas No : 2012/4237 Karar No : 2012/7610 Anahtar Kelimeler: Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi, Yatırım Teşvik Belgesi, Muafiyet Özeti: Yatırım teşvik mevzuatı koşullarına

Detaylı

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI Priştine, 12 Aralık 2011 Nr. Ref.: RK175/11 KABUL EDİLMEZLİK KARARI Dava No: KI 92/11 Başvurucu Muhamet Bucaliu Devlet Savcılığının KMLC. nr. 37/11 sayı ve 2 Haziran 2011 tarihli tebligatının Anayasaya

Detaylı

AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ

AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ ĐKĐNCĐ DAĐRE GÜZELER v. TÜRKĐYE (Başvuru no. 13347/07) KARAR STRAZBURG 22 Ocak 2013 Đşbu karar nihaidir ancak şekli bazı değişikliklere tabi tutulabilir. T.C. Adalet Bakanlığı,

Detaylı

Bu maddenin yürürlüe girdii tarih itibarıyla bu Kanuna göre kurulan serbest bölgelerde faaliyette bulunmak üzere ruhsat almı mükelleflerin;

Bu maddenin yürürlüe girdii tarih itibarıyla bu Kanuna göre kurulan serbest bölgelerde faaliyette bulunmak üzere ruhsat almı mükelleflerin; ! "! # $% & % & ' &! ' ( )* +$' #,*,-. / - Gecici Madde 3 Bu maddenin yürürlüe girdii tarih itibarıyla bu Kanuna göre kurulan serbest bölgelerde faaliyette bulunmak üzere ruhsat almı mükelleflerin; a)

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI GENEL OLARAK Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148. maddesinde yapılan değişiklik ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılmıştır. 23 Eylül 2012

Detaylı

Özel hayata ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı

Özel hayata ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı Özel hayata ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı Avrupa nsan Hakları Sözlemesi nin 8. Maddesi nin uygulanmasına ilikin kılavuz Ursula Kilkelly nsan hakları el kitapları, No. 1 Bu yayında belirtilen

Detaylı

E-Beyanname* *connectedthinking

E-Beyanname* *connectedthinking E-Beyanname* Neden E-beyanname? Maliye Bakanlıı, Tüm dünyada hızla gelien bilgi ilem teknolojilerinden yararlanmak, Vergi beyannameleri ile bildirim ve eklerinin hızlı, kolay bir ekilde beyanını salamak,

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KEPENEKLİOĞLU VE CANPOLAT - TÜRKİYE. (Başvuru no: 35363/02) KARAR STRAZBURG.

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KEPENEKLİOĞLU VE CANPOLAT - TÜRKİYE. (Başvuru no: 35363/02) KARAR STRAZBURG. AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KEPENEKLİOĞLU VE CANPOLAT - TÜRKİYE (Başvuru no: 35363/02) KARAR STRAZBURG 6 Eylül 2005 Bu karar, AİHS nin 44 2. maddesi uyarınca kesinlik kazanacaktır. Üzerinde

Detaylı

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 24 Şubat 2014 tarihli Kırkaltıncı Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması Yasası Anayasanın 94 üncü

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE CELAL ÇAĞLAR TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 11181/04) KARAR STRAZBURG 20 Ekim 2009 İşbu karar AİHS

Detaylı

ELEKTRK MÜHENDSLER ODASI MESLEK Ç SÜREKL ETM MERKEZ YÖNETMEL

ELEKTRK MÜHENDSLER ODASI MESLEK Ç SÜREKL ETM MERKEZ YÖNETMEL ELEKTRK MÜHENDSLER ODASI MESLEK Ç SÜREKL ETM MERKEZ YÖNETMEL Amaç Madde 1: Bu Yönetmeliin amacı; meslekteki bilimsel, teknolojik gelimelerle ve uygulama alanları ile ilgili olarak Üye Mühendislere verilecek

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR:

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR: ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru 1982 Anayasası nın 148. ve 149. Maddeleri ile geçici 18. maddesi hükümleri ve ayrıca 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

Detaylı

İTİRAZ USULLERİ. BMMYK Kasım 2014

İTİRAZ USULLERİ. BMMYK Kasım 2014 İTİRAZ USULLERİ BMMYK Kasım 2014 İtiraz Usülleri Etkili çare Son karara kadar ülkede kalma hakkı Sınırdışı edilmeme İdari ve yargısal itiraz hakkı İdari süreçler: İlk aşamada dosyayı inceleyen kişiden

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR. Başvuru Numarası: 2013/8492. Karar Tarihi: 8/9/2014 İKİNCİ BÖLÜM KARAR

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR. Başvuru Numarası: 2013/8492. Karar Tarihi: 8/9/2014 İKİNCİ BÖLÜM KARAR TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başvuru Numarası: 2013/8492 Karar Tarihi: 8/9/2014 İKİNCİ BÖLÜM Başkan : Alparslan ALTAN ler : Serdar ÖZGÜLDÜR Recep KÖMÜRCÜ Engin YILDIRIM M. Emin

Detaylı

T.C. KASTAMONU BELEDİYE BAŞKANLIĞI HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ

T.C. KASTAMONU BELEDİYE BAŞKANLIĞI HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ T.C. KASTAMONU BELEDİYE BAŞKANLIĞI HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM GENEL KURALLAR KAPSAM : MADDE 1 : Bu yönetmelik Kastamonu Belediyesi Hukuk İşleri Müdürlüğünün

Detaylı

ÜÇÜNCÜ KISIM Olağanüstü Kanun Yolları. BİRİNCİ BÖLÜM Karar Düzeltme ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi

ÜÇÜNCÜ KISIM Olağanüstü Kanun Yolları. BİRİNCİ BÖLÜM Karar Düzeltme ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi ÜÇÜNCÜ KISIM Olağanüstü Kanun Yolları BİRİNCİ BÖLÜM Karar Düzeltme ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi Bölge adliye mahkemelerinde karar düzeltme Madde 339- Bölge adliye mahkemesi ceza

Detaylı

5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER

5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER 5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER İddianame içeriğinde müvekkilimize isnat edilen suçlara ilişkin olarak toplam 10 adet telefon görüşmesi yer almaktadır. Bu telefon görüşmelerinin; 2

Detaylı

BRSA BRDGESTONE SABANCI LASTK SANAY VE TCARET A. BLGLENDRME POLTKASI

BRSA BRDGESTONE SABANCI LASTK SANAY VE TCARET A. BLGLENDRME POLTKASI BRSA BRDGESTONE SABANCI LASTK SANAY VE TCARET A. BLGLENDRME POLTKASI Amaç Brisa, hissedarlarıyla effaf ve yakın bir iletiim içinde olmayı ilke edinmitir. Bu kapsamda Brisa yönetimi stratejik planları uygulayıp,

Detaylı

S R K Ü L E R : 2007 / 4 9

S R K Ü L E R : 2007 / 4 9 18.06.2007 S R K Ü L E R : 2007 / 4 9! "#$# %#& ' # $ ' # ( & $ )# * $ +,-!./ + * ( ' *. ' $./ + 0& " 1 '! 2.. # 3$ *# %# */& / $') $ ' $') # ' ' ( / '. $.' 4 ( # $ ' %#' 5$#$ $&$# # $ ' * # 0 * (. './

Detaylı

Mülkiyet hakkı. Avrupa nsan Hakları Sözlemesinin 1 No lu Protokolünün 1. Maddesinin uygulanmasına ilikin kılavuz. Monica Carss-Frisk

Mülkiyet hakkı. Avrupa nsan Hakları Sözlemesinin 1 No lu Protokolünün 1. Maddesinin uygulanmasına ilikin kılavuz. Monica Carss-Frisk Mülkiyet hakkı Avrupa nsan Hakları Sözlemesinin 1 No lu Protokolünün 1. Maddesinin uygulanmasına ilikin kılavuz Monica Carss-Frisk nsan hakları el kitapları, No. 4 çindekiler 1 Genel Bakı...4 Giri...4

Detaylı

İNSAN HAKLARI AVRUPA MAHKEMESİ KARARLARI

İNSAN HAKLARI AVRUPA MAHKEMESİ KARARLARI İNSAN HAKLARI AVRUPA MAHKEMESİ KARARLARI insan hakları İNSAN HAKLARI AVRUPA MAHKEMESİ KARARLARI VALENZUELA CONTRERAS / İSPANYA DAVASI * (Başvuru No: 27671/95) Çev. Fatih BİRTEK** 30 Temmuz 1998 te Strasburg

Detaylı

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR. BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR. BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE Başkan, Nebojša Vučinić, Yargıçlar, Paul Lemmens, Egidijus Kūris, ve Bölüm Yazı

Detaylı

AVRUPA NSAN HAKLARI MAHKEMES

AVRUPA NSAN HAKLARI MAHKEMES AVRUPA NSAN HAKLARI MAHKEMES KNC BÖLÜM KYPRANOU-KIBRIS DAVASI (bavuru No. 73797/01) KARAR STRASBOURG 27 Ocak 2004 Bu karar Sözlemenin 44. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir.

Detaylı

Savcıların Mesleki Sorumluluk Standartları ile Temel Görev ve Hakları Beyannamesi*

Savcıların Mesleki Sorumluluk Standartları ile Temel Görev ve Hakları Beyannamesi* Savcıların Mesleki Sorumluluk Standartları ile Temel Görev ve Hakları Beyannamesi* 23 Nisan 1999 tarihinde Uluslararası Savcılar Birliği tarafından onaylanmıştır. *Bu metin, HSYK Dış İlişkiler ve Proje

Detaylı

Ön İnceleme Nedeniyle Düzenlenecek Raporlar

Ön İnceleme Nedeniyle Düzenlenecek Raporlar Ön İnceleme Nedeniyle Düzenlenecek Raporlar 1 Giriş: 4483 sayılı Kanuna göre yapılan bir ön incelemede, yetkili merci tarafından verilen onaylara bağlı olarak farklı raporlar düzenlenebilecektir. Yetkili

Detaylı

ÖNSÖZ 3 EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAZISI 5 İÇİNDEKİLER 7-12 KANUNLAR VE KAYNAKLAR 13-15 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Bilgiler 17-29 1. Dersin adı ve konusu 17

ÖNSÖZ 3 EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAZISI 5 İÇİNDEKİLER 7-12 KANUNLAR VE KAYNAKLAR 13-15 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Bilgiler 17-29 1. Dersin adı ve konusu 17 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ 3 EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAZISI 5 İÇİNDEKİLER 7-12 KANUNLAR VE KAYNAKLAR 13-15 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Bilgiler 17-29 1. Dersin adı ve konusu 17 2. Dersin amacı ve planı 18 3. CMH ve Hukuk

Detaylı

İKİNCİ DAİRE KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR

İKİNCİ DAİRE KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR İKİNCİ DAİRE KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR Başvuru no. 40851/08 Ġlhan FIRAT / Türkiye T.C. Adalet Bakanlığı, 2013. Bu gayri resmi çeviri, Adalet Bakanlığı, Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE GÖLÜNÇ TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 47695/09) KARAR STRAZBURG 20 Eylül 2011 İşbu karar nihai olup

Detaylı

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 11 Kasım 2013 tarihli Onbirinci Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan İyi İdare Yasası Anayasanın 94 üncü maddesinin (1) inci fıkrası gereğince Kuzey

Detaylı

BÜLTEN. KONU: Menkul Kıymetlerin Vergilendirilmesi Hk 277 Nolu GVK G.T. Yayınlanmıtır

BÜLTEN. KONU: Menkul Kıymetlerin Vergilendirilmesi Hk 277 Nolu GVK G.T. Yayınlanmıtır Kültür Mah. 1375 Sk. No:25 Cumhuruiyet hanı K:5 35210 Alsancak - zmir-turkey Tel : + 90 232 464 16 16.. Fax: + 90 232 421 71 92. e-mail : info@psdisticaret.com..tr BÜLTEN SAYI :2010-054 Tarih: 27.12.2010

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ ÜÇÜNCÜ DAİRE ŞENOL ULUSLARARASI NAKLİYAT, İHRACAT VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no:75834/01)

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ ÜÇÜNCÜ DAİRE ŞENOL ULUSLARARASI NAKLİYAT, İHRACAT VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no:75834/01) COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ ÜÇÜNCÜ DAİRE ŞENOL ULUSLARARASI NAKLİYAT, İHRACAT VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no:75834/01) KARAR STRAZBURG 20 Mayıs

Detaylı

Federal İdare İş Mahkemesi

Federal İdare İş Mahkemesi Federal İdare İş Mahkemesi Çev: Alpay HEKİMLER * Karar Tarihi : 19.03.2013 Sayısı : 1 C 12.12 Türk işçileri, diğer işçilere oranla ikamet belgeleri için belirgin oranda daha yüksek bir harç ödemek zorunda

Detaylı

BAĞIMSIZ DENETİM RESMİ SİCİL TEBLİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

BAĞIMSIZ DENETİM RESMİ SİCİL TEBLİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Resmi Gazete Tarihi: 25.01.2013 Resmi Gazete Sayısı: 28539 BAĞIMSIZ DENETİM RESMİ SİCİL TEBLİĞİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1 (1) Bu Tebliğin amacı, Kamu Gözetimi, Muhasebe

Detaylı

2 Kasım 2011. Sayın Bakan,

2 Kasım 2011. Sayın Bakan, SayınSadullahErgin AdaletBakanı Adres:06659Kızılay,Ankara,Türkiye Faks:+903124193370 E posta:sadullahergin@adalet.gov.tr,iydb@adalet.gov.tr 2Kasım2011 SayınBakan, Yedi uluslarası insan hakları örgütü 1

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KÖKSAL VE DURDU TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 27080/08 ve 40982/08) KARAR STRAZBURG 15 Haziran

Detaylı

YABANCI HUKUK HAKKINDA BiLGi EDiNiLMESiNE DAiR AVRUPA SÖZLEŞMESİ NE EK PROTOKOL

YABANCI HUKUK HAKKINDA BiLGi EDiNiLMESiNE DAiR AVRUPA SÖZLEŞMESİ NE EK PROTOKOL YABANCI HUKUK HAKKINDA BiLGi EDiNiLMESiNE DAiR AVRUPA SÖZLEŞMESİ NE EK PROTOKOL Strazburg, 15.III. 1978 Bu Protokol ü imzalayan Avrupa Konseyi üyesi Devletler, 7 Haziran 1968 tarihinde Londra da imzaya

Detaylı

ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ. sanıkların askerî cezaevinde işledikleri

ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ. sanıkların askerî cezaevinde işledikleri T#'C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ ESAS NO î 1988/37 KARAR NO î 1988/38 ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan sanıkların askerî cezaevinde işledikleri suça ait davanın,aynı

Detaylı

BilgiEdinmeHakki.Org Raporu Bilgi Edinme Hakkı Kanunu nun Salık Bakanlıı Tarafından Uygulanmasındaki Yanlılıklar

BilgiEdinmeHakki.Org Raporu Bilgi Edinme Hakkı Kanunu nun Salık Bakanlıı Tarafından Uygulanmasındaki Yanlılıklar BilgiEdinmeHakki.Org Raporu Bilgi Edinme Hakkı Kanunu nun Salık Bakanlıı Tarafından Uygulanmasındaki Yanlılıklar Sürüm 1.0 21 Ekim 2004 Dr. Yaman AKDENIZ * akdeniz@bilgiedinmehakki.org Bilgiedinmehakki.org

Detaylı

SRKÜLER NO: POZ - 2006 / 42 ST, 08. 08. 2006 YEN KURUMLAR VERGS KANUNU NDA ÖRTÜLÜ SERMAYE

SRKÜLER NO: POZ - 2006 / 42 ST, 08. 08. 2006 YEN KURUMLAR VERGS KANUNU NDA ÖRTÜLÜ SERMAYE SRKÜLER NO: POZ - 2006 / 42 ST, 08. 08. 2006 çindekiler: Yeni Kurumlar Vergisi Kanunu nda örtülü sermaye YEN KURUMLAR VERGS KANUNU NDA ÖRTÜLÜ SERMAYE Bilindii üzere, 21.06.2006 tarihli Resmi Gazete de

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE GÜNGİL TÜRKİYE. (Başvuru no. 28388/03 ) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG. 10 Mart 2009

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE GÜNGİL TÜRKİYE. (Başvuru no. 28388/03 ) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG. 10 Mart 2009 COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE GÜNGİL TÜRKİYE (Başvuru no. 28388/03 ) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG 10 Mart 2009 İşbu karar AİHS nin 44/2 maddesinde belirtilen

Detaylı

Alipour ve Hosseinzadgan / Türkiye. (6909/08, 12792/08 ve 28960/08) AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARI

Alipour ve Hosseinzadgan / Türkiye. (6909/08, 12792/08 ve 28960/08) AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARI Alipour ve Hosseinzadgan / Türkiye (6909/08, 12792/08 ve 28960/08) AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARI Aşağıdaki metin kararın resmi olmayan özetidir. Alipour dosyası Veteriner olan Başvuru sahibi 1999

Detaylı

SRKÜLER NO: POZ - 2006 / 43 ST, 18. 08. 2006. Yıllık alı ve satıların formlar ile bildirilmesi hakkında tebli yayımlandı.

SRKÜLER NO: POZ - 2006 / 43 ST, 18. 08. 2006. Yıllık alı ve satıların formlar ile bildirilmesi hakkında tebli yayımlandı. SRKÜLER NO: POZ - 2006 / 43 ST, 18. 08. 2006 çindekiler: Yıllık alı ve satıların formlar ile bildirilmesi hakkında tebli yayımlandı. YILLIK ALI VE SATILARIN FORMLAR LE BLDRLMES HAKKINDA TEBL YAYIMLANDI

Detaylı

[Miloseviç / Hollanda ve diğer NATO üyeleri Davası] 1 Karar Tarihi:20 Aralık 2001

[Miloseviç / Hollanda ve diğer NATO üyeleri Davası] 1 Karar Tarihi:20 Aralık 2001 İzmir Barosu Dergisi 2002 Nisan Sayısı İngilizce Özgün Metinden Çeviren Av. Serkan Cengiz 2 [Miloseviç / Hollanda ve diğer NATO üyeleri Davası] 1 Karar Tarihi:20 Aralık 2001 Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi(İkinci

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 25.5.2005 tarihli ve 5352 Sayılı Adli Sicil Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifim gerekçesi ile birlikte ektedir. Gereğini arz ederim. 29 Ocak

Detaylı

Trabzon üçüncü noteri olan davalı ise, süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur.

Trabzon üçüncü noteri olan davalı ise, süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVASI - DAVANIN CEZA ZAMANAŞIMI SÜRESİ DOLMADAN AÇILDIĞI - TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI ÇERÇEVESİNDE HUKUKEN GEÇERLİ TÜM DELİLLERİ SORULUP TOPLANARAK KARAR VERİLMESİ GEREĞİ

Detaylı

20 Aralık 2009 PAZAR Sayı : 27438 KANUN

20 Aralık 2009 PAZAR Sayı : 27438 KANUN 20 Aralık 2009 PAZAR Sayı : 27438 KANUN ÇEK KANUNU Kanun No. 5941 Kabul Tarihi: 14/12/2009 Amaç ve kapsam MADDE 1 (1) Bu Kanunun amacı, çek defterlerinin içeriklerine, çek düzenlenmesine, kullanımına,

Detaylı

Sorular/Cevaplar. Şirket kaynaklarının kötüye kullanımı ve suiistimal edilmesi. Kişisel bilgilerin gizliliğine ve korunmasına riayet edilmemesi

Sorular/Cevaplar. Şirket kaynaklarının kötüye kullanımı ve suiistimal edilmesi. Kişisel bilgilerin gizliliğine ve korunmasına riayet edilmemesi Sorular/Cevaplar 1) L ORÉAL Etik Açık Kapı sitesinin kapsamı nedir? Aşağıdaki 2. soruda belirtilen koşullara tabi olarak L ORÉAL Etik Açık Kapı sitesi, aşağıdaki alanlarla ilgili ciddi bir ihlal hakkında

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. ZEYTİNLİ/TÜRKİYE (Başvuru no. 42952/04) KARAR STRAZBURG. 26 Ocak 2010

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. ZEYTİNLİ/TÜRKİYE (Başvuru no. 42952/04) KARAR STRAZBURG. 26 Ocak 2010 COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ZEYTİNLİ/TÜRKİYE (Başvuru no. 42952/04) KARAR STRAZBURG 26 Ocak 2010 İşbu karar AİHS nin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA T.C YARGITAY 22.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/28980 Karar No. 2013/435 Tarihi: 23.01.2013 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/2 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA ÖZETİ 4857 sayılı

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 410 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/21152 Karar No. 2012/20477 Tarihi: 12.06.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 DAVA ŞARTI GİDER AVANSININ

Detaylı

Sanayi ve Ticaret Bakanlıından: Sanayi Mallarının Satı Sonrası Hizmetleri Hakkında Yönetmelik Amaç Madde 1 Bu Yönetmeliin amacı, ekli listede yer

Sanayi ve Ticaret Bakanlıından: Sanayi Mallarının Satı Sonrası Hizmetleri Hakkında Yönetmelik Amaç Madde 1 Bu Yönetmeliin amacı, ekli listede yer Sanayi ve Ticaret Bakanlıından: Sanayi Mallarının Satı Sonrası Hizmetleri Hakkında Yönetmelik Amaç Madde 1 Bu Yönetmeliin amacı, ekli listede yer alan malların kullanım ömürleri ile satı sonrası montaj,

Detaylı

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN Kanun No: 4787 Kabul Tarihi : 09/01/2003 Resmi Gazete Tarihi: 18/01/2003 Resmi Gazete Sayısı: 24997 AMAÇ VE KAPSAM Madde 1 - Bu Kanunun

Detaylı

Adil yargılanma hakkı

Adil yargılanma hakkı Adil yargılanma hakkı Avrupa nsan Hakları Sözlemesi nin 6. Maddesi nin uygulanmasına ilikin kılavuz Nuala Mole ve Catharina Harby nsan hakları kitapçıkları, No.3 Bu yayında belirtilen görüler yazara ait

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam,Dayanak,Tanımlar

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam,Dayanak,Tanımlar T.C. İZMİR KARABAĞLAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI HATA, USULSÜZLÜK VE YOLSUZLUKLARIN BİLDİRİLMESİNE DAİR YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam,Dayanak,Tanımlar Amaç: MADDE 1 (1) Bu yönergenini amacı, gerek Başkanlık

Detaylı

Macaristan Savcılığı İşbirliği ile Avrupa Konseyi Tarafından Düzenlenen AVRUPA SAVCILARI KONFERANSI 6.OTURUMU

Macaristan Savcılığı İşbirliği ile Avrupa Konseyi Tarafından Düzenlenen AVRUPA SAVCILARI KONFERANSI 6.OTURUMU Avrupa Konseyi Strazburg, 31 Mayıs 2005 Konferans Web Sayfası: http ://www. coe. int/prosecutors Macaristan Savcılığı İşbirliği ile Avrupa Konseyi Tarafından Düzenlenen AVRUPA SAVCILARI KONFERANSI 6.OTURUMU

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ETEM KARAGÖZ TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 32008/05) KARAR STRAZBURG 15 Eylül 2009 İşbu karar AİHS

Detaylı

: Kazan Malmüdürlüğü - Kazan/ANKARA

: Kazan Malmüdürlüğü - Kazan/ANKARA Anahtar Kelimeler : Vergi inceleme raporu, vergi tekniği raporu, tebliğ, vergi mahremiyeti, savunma hakkı Özet: Vergi ve ceza ihbarnamesi ile vergi inceleme raporu tebliğ edildiği halde, işlemlerin dayanağı

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ve Öncelikle Uygulanacak Hüküm

BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ve Öncelikle Uygulanacak Hüküm GAYRİKABİL-İ RÜCÜ SİCİLDEN TERKİN VE İHRAÇ TALEBİ YETKİ FORMU NUN (IDERA) KAYDA ALINMASINA, İPTAL EDİLMESİNE VE İCRASINA İLİŞKİN TALİMAT(SHT-IDERA Rev.01) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Detaylı

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI Priştine, 14 Şubat 2013 Nr. Ref.: RK 381/13 KABUL EDİLMEZLİK KARARI Başvuru No: KI24/11 Başvurucu Ali Buzhala Prizren Bölge Mahkemesi nin Ac. nr. 593/2010 sayı ve 20 Ocak 2011 tarihli kararı hakkında anayasal

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. YER VE GÜNGÖR/TÜRKİYE (Başvuru no. 21521/06 ve 48581/07) KARAR STRAZBURG.

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. YER VE GÜNGÖR/TÜRKİYE (Başvuru no. 21521/06 ve 48581/07) KARAR STRAZBURG. COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE YER VE GÜNGÖR/TÜRKİYE (Başvuru no. 21521/06 ve 48581/07 KARAR STRAZBURG 7 Aralık 2010 İşbu karar AİHS nin 44/2 maddesinde belirtilen

Detaylı

DEPREM FELAKET SONRASINDA ÇIKARILAN KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELER VE SAYI TAY DENET M DI INDA KALAN KAMU FONLARI M. Hakan ÖZBARAN Sayı tay Denetçisi

DEPREM FELAKET SONRASINDA ÇIKARILAN KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELER VE SAYI TAY DENET M DI INDA KALAN KAMU FONLARI M. Hakan ÖZBARAN Sayı tay Denetçisi Sayıtay Dergisi Sayı : 41 DEPREM FELAKET SONRASINDA ÇIKARILAN KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELER VE SAYITAY DENETM DIINDA KALAN KAMU FONLARI M. Hakan ÖZBARAN Sayıtay Denetçisi GR 17.8.1999 tarihinde Marmara Bölgesi

Detaylı

BAKIM HZMETLER SÖZLEMES

BAKIM HZMETLER SÖZLEMES BAKIM HZMETLER SÖZLEMES Madde 1) TARAFLAR: Bir taraftan, dier taraftan aaıda belirtilen Bakım hizmetini üstlenen. bu sözlemenin taraflarını olutururlar. Sözlemenin devam eden bölümlerinde taraflar kısaca

Detaylı

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI Priştine, 24 Mayıs 2012 Nr.ref: RK 245/12 KABUL EDİLMEZLİK KARARI Başvuru no: KI 90/11 Başvurucu Xhemile Gashi Yüksek Mahkeme nin Rev. nr. 368/2008 sayı ve 8 Nisan 2011 tarihli kararının Anayasal uygunluğu

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. YILDIZ YILMAZ/TÜRKİYE (Başvuru no. 66689/01) KARAR STRAZBURG. 11 Ekim 2005

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. YILDIZ YILMAZ/TÜRKİYE (Başvuru no. 66689/01) KARAR STRAZBURG. 11 Ekim 2005 COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE YILDIZ YILMAZ/TÜRKİYE (Başvuru no. 66689/01) KARAR STRAZBURG 11 Ekim 2005 Sözkonusu karar AİHS nin 44 2. maddesi uyarınca kesinlik

Detaylı

Adil yargılanma hakkı

Adil yargılanma hakkı Adil yargılanma hakkı Avrupa nsan Hakları Sözlemesi nin 6. Maddesi nin uygulanmasına ilikin kılavuz Nuala Mole ve Catharina Harby nsan hakları kitapçıkları, No.3 Bu yayında belirtilen görüler yazara ait

Detaylı

Karar No: 388/2 Karar Tarihi: 08.04.2015

Karar No: 388/2 Karar Tarihi: 08.04.2015 BİRİNCİ SINIFA AYRILAN VE BİRİNCİ SINIF OLAN HÂKİM VE SAVCILARIN ÇALIŞMALARININ DEĞERLENDİRİLMESİ ESASLARINA İLİŞKİN HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İLKE KARARI Karar No: 388/2 Karar Tarihi: 08.04.2015

Detaylı

LETME SORUMLULUU HZMET SÖZLEMES

LETME SORUMLULUU HZMET SÖZLEMES Madde 1) TARAFLAR: LETME SORUMLULUU HZMET SÖZLEMES Bi taraftan, dier taraftan aaıda belirtilen iletme sorumluluu hizmetini üstlenen.. bu sözlemenin taraflarını olutururlar. Sözlemenin devam eden bölümlerinde

Detaylı

Federal İdare İş Mahkemesi

Federal İdare İş Mahkemesi Federal İdare İş Mahkemesi Karar Tarihi : 15.10.2013 Sayısı : 1 ABR 31/12 Çev: Alpay HEKİMLER * İşçiler, kendileri için işveren tarafından hizmet içi kullanım için tahsis edilmiş olan e-mail adreslerini

Detaylı

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU 2243 İŞ MAHKEMELERİ KANUNU Kanun Numarası : 5521 Kabul Tarihi : 30/1/1950 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 4/2/1950 Sayı : 7424 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 31 Sayfa : 753 Madde 1 İş Kanununa

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ABDURRAHİM DEMİR - TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 41213/02) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG.

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ABDURRAHİM DEMİR - TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 41213/02) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG. CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ABDURRAHİM DEMİR - TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no: 41213/02) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG 19 Ocak 2010 İşbu karar Sözleşme

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR Başvuru no. 1047/07 Mehmet Mevlüt ASLAN / Türkiye Başkan, Nebojša Vučinić, Yargıçlar, Paul Lemmens, Egidijus Kūris, ve Bölüm

Detaylı

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI Priştine, 21 Ekim 2013 Nr. ref.: RK484/13 KABUL EDİLMEZLİK KARARI Başvuru No: 135 /12 Svetozar Nikolić Kosova Yüksek Mahkemesi nin Rev. No: 36/2010 sayı ve 12 Eylül 20 12 tarihli kararı hakkında anayasal

Detaylı

BÜLTEN Tarih: 02.05.2008

BÜLTEN Tarih: 02.05.2008 Kültür Mah. 1375 Sk. No:25 Cumhuruiyet hanı K:5 35210 Alsancak - zmir-turkey Tel : + 90 232 464 16 16.. Fax: + 90 232 421 71 92. e-mail : info@psdisticaret.com..tr BÜLTEN Tarih: 02.05.2008 SAYI :2008-036

Detaylı

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK KÜLTÜR VE SPOR DAİRE BAŞKANLIĞI ÖĞRENCİ EĞİTİM VE DİNLENME TESİSLERİ İŞLETİM VE SÜRELİ KULLANIM YÖNERGESİ

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK KÜLTÜR VE SPOR DAİRE BAŞKANLIĞI ÖĞRENCİ EĞİTİM VE DİNLENME TESİSLERİ İŞLETİM VE SÜRELİ KULLANIM YÖNERGESİ Amaç DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK KÜLTÜR VE SPOR DAİRE BAŞKANLIĞI ÖĞRENCİ EĞİTİM VE DİNLENME TESİSLERİ İŞLETİM VE SÜRELİ KULLANIM YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1- İşbu

Detaylı

JEOTERMAL KAYNAA DAYALI ELEKTRK ÜRETMNE LKN YASAL DÜZENLEME VE DESTEKLER

JEOTERMAL KAYNAA DAYALI ELEKTRK ÜRETMNE LKN YASAL DÜZENLEME VE DESTEKLER JEOTERMAL KAYNAA DAYALI ELEKTRK ÜRETMNE LKN YASAL DÜZENLEME VE DESTEKLER 351 Saffet DURAK ÖZET Yıllarca 1926 tarihli ve 927 sayılı Sıcak ve Souk Maden Sularının stismarı ile Kaplıcalar Tesisatı Hakkında

Detaylı

DAVACI : Nesrin Orhan Şahin vekilleri Av.Serap Yerlikaya ve Av.İlter Yılmaz

DAVACI : Nesrin Orhan Şahin vekilleri Av.Serap Yerlikaya ve Av.İlter Yılmaz ZİYNET (ALTIN) EŞYASI İSPAT YÜKÜ. T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU ESAS NO : 2012/6-1849 KARAR NO : 2013/1006 KARAR TARİHİ:03.07.2013 Y A R G I T A Y İ L A M I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gölcük 1. Asliye

Detaylı

Adli Yadım Bürosu ADLİ YARDIM BÜROSU

Adli Yadım Bürosu ADLİ YARDIM BÜROSU Adli Yadım Bürosu 8 ADLİ YARDIM BÜROSU Adli Yardım Bürosu Adli Yadım Bürosu 8. BÖLÜM ADLİ YARDIM BÜROSU Bireylerin hak arama özgürlüklerinin önündeki engelleri aşmak ve hak arama özgürlüğünün kullanımda

Detaylı

Sanık olarak tutuklandınız ve (polis) büro(sun)(y)a veya başka bir sorgulama yerine götürüldünüz. Haklarınız nelerdir?

Sanık olarak tutuklandınız ve (polis) büro(sun)(y)a veya başka bir sorgulama yerine götürüldünüz. Haklarınız nelerdir? Sanık olarak tutuklandınız ve (polis) büro(sun)(y)a veya başka bir sorgulama yerine götürüldünüz. Haklarınız nelerdir? Bir suçtan dolayı sanık olarak görülmektesiniz ve polis, Kraliyet Askeri Polisi veya

Detaylı

2. Bölgesel Kalkınma ve Yönetiim Sempozyumu 25-26 Ekim 2007, zmir

2. Bölgesel Kalkınma ve Yönetiim Sempozyumu 25-26 Ekim 2007, zmir Türkiye de Bölgesel Kalkınmanın Aracı Olarak Kalkınma Ajansları: zmir Kalkınma Ajansı Örnei Ergüder Can zmir Kalkınma Ajansı Giri: Türkiye de dier ülkeler gibi bölgelerarası hatta bölgeler içinde kalkınma

Detaylı

ETK LKELER BANKACILIK ETK LKELER

ETK LKELER BANKACILIK ETK LKELER ETK LKELER Türkiye Bankalar Birlii tarafından hazırlanan ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu nun 15 Haziran 2006 tarih ve 1904 sayılı kararlı ile yayımlanan Bankacılık Etik lkeleri Bankamız tarafından

Detaylı