Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır."

Transkript

1

2 1.

3 Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.

4 ÖNSÖZ Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Hayvan Dostları Kulübü (HDK) 2009 yılı bahar döneminde kuruldu. Kulübün kurulmasına izin verip faaliyetlerimizi destekleyen OMÜ Rektörü Sayın Prof. Dr. Hüseyin AKAN a teşekkür ederiz. Kulübün kurulmasına emek verip kurulduğundan beri akademik danışmanlığını yapmakta olan Sayın Prof. Dr. Nurcan ÇETİNKAYA ya, dergide hakemlik yapan tüm hocalarımıza, kulübün kurulduğu günden itibaren emek veren tüm arkadaşlarımıza ve derginin çıkmasında emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz. Derginin tüm okurlarına faydalı olması dileğiyle saygılar sunarım. HAKEMLER Doç. Dr. Filiz AKDAĞ Prof. Dr. Nurcan ÇETİNKAYA Doç. Dr. Duygu DALGIN Doç. Dr. Yavuz Kürşad DAŞ Yrd. Doç. Dr. Ali GÜCÜKOĞLU Prof. Dr. İsmail KAYA Doç. Dr. H. Özlem NİSBET Doç. Dr. Şule SANAL Yrd. Doç. Dr. Mustafa UĞURLU Emine DOĞAN EDİTÖR

5 KİST HİDATİK İpek İnan OMÜ Veteriner Fakültesi-3.Sınıf Bu hastalığın etkeni Echinococcus granulosus denilen bir parazittir. Bu parazitin erginleri köpek, kurt, çakal başta olmak üzere karnivorların ince bağırsaklarına yerleşir. Kediler E.granulosus için uygun birer ara konak olmadığından hastalığın yayılmasında bir önemleri yoktur.parazitin kist hidatik olarak adlandırılan larvası ise başta koyun, keçi, sığır, domuz olmak üzere insan ve diğer memelilerin karaciğer, akciğeri ile diğer iç organlarına (dalak, kalp, böbrek, beyin, kemik iliği) yerleşmektedir. Köpeklerin dışkıları ile parazite ait yumurtalar dışarı atılırlar. Yumurtalar çok dayanıklıdır, toprakta ve soğukta bir yıl kadar canlı kalabilirler. Yumurtalar hayvanların ayakları, arazi eğimi, rüzgar ve yağmur etkisi ile yayılabilirler. Çevreye yayılan bu yumurtalar arakonak hayvanlar tarafından yiyecek ve içeceklerle alınır ve ilgili organlara yerleşerek kist hidatikleri şekillendirirler. Başta köpekler olmak üzere son konak olan hayvanlar ise kist hidatikli organları tüketerek enfeksiyona yakalanırlar. Özellikle enfekte mezbaha atıklarının köpeklere verilmesiyle bu döngü devam eder. Kistler hayvanlarda pek klinik belirtilere yol açmaz. Kasaplık hayvanlarda kilo kaybı ve organların imha edilmesiyle ekonomik kayıplara sebep olur. İnsanlara bulaşma da otçul hayvanlara bulaşma ile benzerlik gösterir. Kist hidatik olabilmesi için insanların E.granulosus yumurtası ile enfekte olması gerekir. Yumurtayla bulaşık meyve ve sebzelerin iyi yıkanmadan yenmesi, aynı şekilde bulaşık suların içilmesi, enfekte toprak veya kumlarla oynayan çocukların ellerinin enfekte köpek dışkısıyla bulaşması ve ellerin yıkanmadan ağıza götürülmesi, köpeklerin sevilmesi sırasında köpek tüylerinde bulunan yumurtaların ele bulaşması, bazen sineklerin enfekte dışkılara konarak oradaki yumurtaları vücutlarıyla yiyeceklere taşımaları gibi sebeplerle insanlara bulaşma söz konusu olur. Kistler bulundukları organda fonksiyon bozukluğuna yol açacak büyüklüğe ulaşmadan çoğunlukla klinik belirti göstermez. Bu büyüklüğe ulaştıktan sonra bulunduğu organ ya da dokuya göre normal fonksiyonları bozar, ağrı yapabilir.kistler en sık karaciğer ve akciğerlerde görülürler. Nadiren dalak, karın zarı (periton), böbrek, kemik (iskelet bozukluğu, topallık, spontan kemik kırılması), göz yuvası, beyin (encephalitis, baş ağrısı, kusma, şuur kayıpları vs.), kalp (kalp yetmezliği) ve yumurtalıklara da yerleşebilir. Karaciğer 1

6 yerleşiminde karnın sağ üst kısmında ağrı, bulantı, kusma ve bazen kaşıntı, iştahta azalma ve sarılık gibi belirti görülür. Akciğer tutulumunda solunum sıkıntısı, öksürük, ağızdan kan gelmesi ve göğüs ağrısı olabilir.vurma, çarpma, düşme nedeniyle kistlerin patlaması sonucu sekonder kist oluşumu, hafif allerjik reaksiyonlar ya da anaflaktik şok şekillenebilir. Kist hidatikler operasyonla bulunduğu organ veya organlardan alınır. Uzun yıllar boyunca klinik belirti göstermeyebilirler ve fark edilemezlerse ölüme bile yol açabilirler. Bu yüzden halk sağlığı açısından son derece önemlidirler. Tanı:Son konaklarda tanı dışkıda parazit halkalarının, yumurtaların görülmesiyle ya da dışkıda antijen arayarak yapılır. Ara konaklarda ise radyolojik ya da immunoserolojik yöntemlerle tanı yapılabilmektedir. Fakat kasaplık hayvanlarda ekonomik nedenlerle bu yöntemlere nadiren başvurulmaktadır. Korunma ve Mücadele - Köpeklerin paraziter kontrolleri ve tedavileri yapılmalı, - Sebze ve meyveler özenle yıkanmalı, - Köpeklere temastan sonra eller mutlaka yıkanmalı (özellikle çocuklar), - Sığır, koyun, keçi gibi hayvanların enfekte iç organları köpeklere çiğ yedirilmemeli, Kaçak kesimler önlenmeli, - Bulaşma dışkı kaynaklı olduğu için köpek dışkıları sahipleri tarafından poşetlenip çöpe atılmalı, - Enfekte köpeklerin sağaltımı yapılmalıdır. Köpek Kılı Kist Yapar Mı? Kedi, köpek tüyleri kesinlikle kist yapmaz onların tüylerinin insanların saçından farkı yoktur. İnsanların yanlış bildiği konu şudur; Kisti yapan tüy değildir. Kedi, köpek gibi hayvanlardan insanlara geçen bir parazit nedeniyle başta karaciğer olmak üzere bazı organların içinde içi sıvı dolu kistler oluşur ve buna kist hidatik adı verilir. Kist hidatik te diğer kistlerden farklı olarak kistlerin içindeki sıvıda parazitin yavruları yaşar. Kist hidatik, kedi, köpek, tilki, kurt gibi hayvanların barsaklarında yaşayan Echinococcus adlı parazit yoluyla insanlara bulaşır. Echinococcus, köpeklerde hastalık yapmaz. Çünkü yumurtası, onların sindirim sisteminde parçalanamaz ve parazit, yumurta içinde dışkı ile atılır. Köpek ve kediler kendilerini yalayarak temizlerken bu yumurtaları anüslerinden vücut tüylerine taşırlar. İnsanlar ya bu hayvanlarla doğrudan temas yoluyla veya bu hayvanların dışkılarıyla kirlenmiş sebze veya meyvelerin iyi yıkanmadan yenilmesi sonucu bu yumurtaları yutarlar. Yutulan tenya yumurtaları yoluyla hastalık oluşur. Yani insanların tüy boğazına kaçar, ciğerine yapışır kist yapar görüşünün temeli budur. Bu yüzden evde hayvan besleyenlere vereceğimiz tavsiye hayvanlarını düzenli kontrole götürmeli, onlara çiğ ve kistli et özellikle sakatat yedirmemeli, kaliteli mamalar yedirmeye özen göstermeli, temizliklerine dikkat etmeli, düzenli olarak iç parazit tedavisi yapılmalı, parazit bütün meyve ve sebzelerden bulaşabildiği için besinler özenle yıkayarak tüketilmelidir. Kaynaklar: - - Ayaz E., Tınar R., Cestoda. Helmintoloji. (Ed.Tınar R.) Dora yayınları, Bursa

7 DÜNYADA VETERİNER HEKİMLİK EĞİTİMİ BAŞLAMASI VE CLAUDE BOURGELAT ( ) Ayris SALT OMÜ Veteriner Fakültesi-4.Sınıf Claude BOURGELAT, 14. Louis nin son dönemlerinde dünyaya gelmiş; yaşadığı dönem boyunca 15. ve 16. Louis yi tanımıştır da ölen babasının vasiyeti üzerine yılları arasında Paris te hukuk eğitimi almıştır. Lyon da yılları arasında avukatlık yapmış ve bu dönemde Lyon un yüksek sosyetesinin davalarına bakmış ve izleyen süreçte 1740 yılından 1765 yılına kadar Lyon da kralın noterliğini yapmıştır. Bu dönemde atlı spora merak sarmış ve bu nedenle akademik eğitimi atların patolojisi ve anatomisi üzerinde olmuştur. Sahip olduğu bu donanım dolayısıyla kral ona veteriner okulu projesini vermiştir. Doktora eğitiminde hayvan anatomisi ve patolojisi üzerine çalışmış ve bu çalışmalarında beşeri ve hayvan hekimliğini bir araya getirmiş ve karşılaştırmalarını yapmıştır. Tüm isteği bunu bilimsel bir düzeye oturtmak olduğundan veterineriner fakültesini oluşturduktan sonra Ramon ve Guerrin ile birlikte çalışmalarını sürdürmüştür. Bourgelat çalışmalarını 1744 yılında Le nouveau New Castle isimli eserinde toplamıştır de 1 cilt olarak Elemens d hippiatrique adı altında atların bütün anatomi, fizyoloji, patoloji, hijyen, tedavi ve yetiştiriciliğini yazmıştır. İç hastalıkları ve veteriner cerrahi konusunda da 1752 yılında ansiklopedi oluşturmuştur. Daha sonra Bourgelat Lyon harasına yönetici olmuş ve deneyimlerini burada değerlendirmiştir. Bu hara ile kraliyet veteriner okulunun temeli atılmıştır. 3

8 Dünyada ilk veteriner okulunun açılmasına Avrupa kıtasında ki bulaşıcı hastalıklar neden olmuştur. Salgın hastalıklar veteriner hekimlerin bulunmayışı nedeniyle fazla kayıplar verilmesiyle sonuçlanmıştır. Fransa da ki sığır popülasyonunun yarısı yılları arasındaki sığır vebası salgınından dolayı telef olmuş, 1750 yılında ise sığır vebası kendini tekrar göstermiştir. Bunu izleyen 10 yıl boyunca verilen mücadelede bu alanda kalifiye eleman bulunmayışının eksikliği anlaşılmıştır. Bu yüzden 1761 de krallık kararı ile pratisyen veteriner ve hayvan hastalıkları konusunda uzman bir yazar olan Claude Bourgelat ya Lyon da sığır, at ve diğer evcil hayvanların anatomi ve hastalıklarının eğitimi için okul açma görevi verilmiştir. Lyon da 4 ağustos 1761 de kralın verdiği izin ile veteriner okulu açılmış ve 1762 yılında Bourgelat nın yöneticiliğinde anatomi ve cerrahi için bir, materya medika ve tıbbi botanik için bir, hastalıkların tedavisi için ve nal tekniği için bir hoca ile eğitime başlamıştır. Bourgelat uzmanlığı nedeniyle özellikle atlar üzerinde çalışmalarını sürdürmüş, bununla birlikte sığırların salgın hastalıkları ve nalbantlık konularında kendini yetiştirmiştir. Okula ilk öğrenci alımı 13 Şubat 1762 tarihinde başlamış daha sonra alınan öğrencilerle mevcut sayı nisan ayında 29 a ulaşmıştır. Avrupa kıtasının tamamında büyük kayıplar verdiren salgın hastalıklar olmasına rağmen ilk veteriner okullarının Fransa da açılmasının çok önemli bir nedeni vardır; Fransa nın çok önemli yazarlarının ve aydınlarının doğaya olan aşırı ilgisi Bourgelat nın işini kolaylaştırmıştır. Hatta dönemin ileri gelen yazarlarından olan Voltaire okulun açılmasıyla ilgili memnuniyetini 1775 te Bourgelat ya yazdığı mektupta Sizin veteriner okulu açmanızdan önce boynuzlu hayvanlar kasabın oyuncağı idi, atlarınsa nalbantlardan başka Hipokrat ı yoktu; en gelişmiş ülkelerde bile hayvanlara gerçek yardım yapılamamakta idi. Bu çirkin yüz karasına son verdiniz şeklinde belirtmiştir. 4

9 Veteriner Fakültesi açılması için gelen emir Okul açılışından sonra kısmen bilgi sahibi olmaktan kısmen de şanstan hastalık sönmüştür. Lyon da açılan okul 1764 te sarayın himayesini kazanarak Kraliyet Veteriner Okulu haline gelmiş ve 1765 te Paris yakınlarında yeni bir okul açılmasına karar verilmiştir. Bourgelat en iyi öğrencilerinden birkaçını bu amaçla Alfort a göndermiş böylece 1766 da Bourgelat nın yöneticiliğinde Alfort veteriner okulu Chateau d Alford açılmış ve kralın izniyle özellikle at ve nalbantlık üzerine eğitim verilmiştir. Bugün halen eğitim vermeye devam etmektedir. Mezun olan öğrenciler ise 1923 tarihinden itibaren doktor veteriner titriyle çıkmaya başlamışlardır. Bourgelat nın temelini attığı bu okuldan sonra İsviçre, İngiltere, İsveç, Danimarka, Almanya, İtalya ve daha birçok ülkede veteriner fakülteleri açılmış ve böylece veteriner hekimlik eğitimi yaygınlaşmıştır. Bourgelat 3 ocak 1779 da uzun süre çektiği Gut hastalığına yenik düşmüştür. Kaynakça - Erk, Nihal (1966): Veteriner tarihi, Ankara Üniversitesi basımevi, Cottereau, Philippe, Weber-Godde, Janine(2011): Claude Bourgelat un lyonnais fondateur des deux premieres ecoles veterinaires du monde ,

10 BİLİNMEYEN YÖNLERİYLE KAZLAR Gülseren KIRBAŞ OMÜ Veteriner Fakültesi-5.Sınıf Hayvansal kaynaklı protein tüketiminin arttırılması ucuz üretim ile mümkündür. Kanatlı etleri ise bu bakımdan ucuza mal edilebilen hayvansal bir protein kaynağıdır. Su kaynakları bakımından kendine yeterli olan ülkemiz, kaz yetiştiriciliğine son derece elverişlidir. Ülkemizde yapılan kaz yetiştiriciliği de en çok Kars, Erzurum, Ağrı ve Van illerinde yani Doğu Anadolu bölgesinde yapılmaktadır. Yapılan kaz yetiştiriciliği tamamen köy koşullarında olup sadece ailenin kendi et ihtiyacının bir kısmını karşılamaya yönelik olmaktadır. Bu yüzden kaz eti satarak bundan para kazanan üreticiye rastlamak pek mümkün değildir. Farklı bir yetiştiricilik kolu olarak kaz yetiştiriciliği ülkemizde çok fazla bilinmemekle birlikte Dünya da pek çok ülkede önemli bir yer tutmaktadır. Kazlar evcilleştirilen ilk hayvanlardandır. Kazcılık dünyada ve ülkemizde kanatlı hayvan yetiştiriciliği içerisinde son sıralarda yer almaktadır. Bunun başlıca nedeni, kazların üreme yeteneklerinin diğer kanatlılara göre geri olmasıdır. Kaz eti yüksek besleyici değeri yanında düşük yağ ve kolesterol içeriği bakımından sağlıklı bir et türü olup, çeşitli yemekleri yapılabilmektedir. Kaz ciğeri ülkemiz için henüz önemli olmasa da dünyada sevilerek tüketilen ve lüks lokantalarda kıymetli bir yemek olarak yerini almaktadır. Örneğin Avrupa ülkelerinden Fransa'da kaz ciğerinin önemi büyük olup, Polonya, Macaristan, İsrail ve Rusya gibi ülkelerden kaz ciğeri ithal etmektedir. Bunun dışında kaz yağı özellikle Kars ve çevresinde köy halkının kışlık yemeklik yağ ihtiyacını karşılamaktadır. Dünyada bugün başlıca kaz yetiştiriciliği yapılan ülkeler; İngiltere, Kanada, ABD, Çin, Polonya, Çekoslovakya, Fransa, Bulgaristan ve Rusya dır. Bu ülkelerin çoğunda kazlar, karaciğeri ve tüyleri için üretilmektedir. Kazlardan elde edilen ürünler; hav tüyü,kaz karaciğeri,kaz eti,kaz yumurtası. Kaz tüyü: Hijyenik, yıkanabilir ve terletmeyen bir dolgu maddesidir. Kaz tüyleri yastık ve yorgan yapımında, koltuk üretiminde, okçulukta, boya sanayinde ve olta iğnesi yapımında kullanılabilir. Bazı kaz ırkları yumuşak tüy elde etmek için yetiştirilmektedir. Emden kaz ırkında bulunan beyaz tüyler diğer kaz ırklarına göre daha değerlidir. Yaşlı kazlardaki 6

11 yumuşak tüy verimi daha fazladır. Kazların tüy verimi yaklaşık gr/yıldır. Bazı kaz ırkları yumuşak tüy elde etmek için yetiştirilmektedir. Kaz Karaciğeri: Karaciğeri için kaz üretimi, başta Fransa olmak üzere dünyada birçok ülkede yaygın olarak yapılmaktadır. Avrupa ülkelerinin birçoğunda içki sofralarının vazgeçilmez mezesi olan kaz karaciğeri lezzetlidir ve oldukça yüksek fiyatlardan pazarlanmaktadır. Yerli kazlarımızda 46-75gr iken yabancı ırklarda zorla beslemeyle gr a kadar çıkar. Yüksek oranda yağ içerir. Kalorisinin %85i yağdan gelir. Yapılan çalışmalarda zorlamalı beslemeye tabi tutulan kazların mısır rasyonlarına ilave edilen değişik besin maddeleri yağlı karaciğer miktarını artırdığı ve kalitesini yükselttiği bildirilmiştir. Kaz Eti: Kızartıldığında ağızda parçalanabilen altın rengindeki derisi ile çok nefis bir ziyafet yemeği oluşturur. Kaz etinin her kilogramında tavuk etinden çok daha fazla enerji vardır. Çünkü kazların değerlendirilebilen kısımlarında iki katı daha fazla yağ bulunmaktadır. Kazlar et için beslendiklerinde şaşırtıcı bir canlı ağırlığa ulaşırlar ve bu konuda diğer kanatlı türlerine göre daha iyidirler. Kaz Yumurtası: Kümes hayvanlarındaki en ağır yumurtalar kazlardan elde edilir. Yumurta verimi yılın erken dönemlerin de başlar. Irklarına göre değişmekle birlikte bir sezonda (yaklaşık 130 gün) yumurta verebilirler. Bazı Çin, Roman ve Toulouse ırkları bu sayıdan daha fazla verebilirler. Dişi kazlar, 8-10 yaşına kadar verimli bir yumurta üreticisidirler. Fakat yumurta verimi ilk yıllarda, sonraki yıllara göre daha fazladır. Yumurtaları tavuk yumurtalarına nazaran oldukça büyüktür ve çoğu insan bunları sadece yemek için kullanır. Yumurta ağırlıkları yaklaşık olarak gram civarındadır. Kaz ırkları 1. Toulouse Resim 1:Toulouse kazı 7

12 Toulouse kaz ırkı Fransa dan orijin alan ağır cüsseli kaz ırklarından biridir. Toulouse kaz ırkının yumurta verimi orta düzeydedir. Bir yumurtlama sezonunda yaklaşık yumurta verirler. Yumurta veriminin yanı sıra güzelliği ve eti için yetiştirilen bir ırktır. 2. Emden (Embden) Resim 2: Emden kazı Orijinini Almanya nın Hannover şehrinden alan ağır cüsseli bir kaz ırkıdır. Yumurta verimi iyi olan bir ırktır. Her kaz bir yumurta sezonunda yumurta verir. Emden birinci sınıf yemeklik kazdır. Emden kaz ırkının beyaz olan tüyleri diğer kazların tüylerinden daha değerlidir. 3. Çin Resim 3: Çin kazı En küçük ve en çekici ırklardan biridir. Çin den orijin alan bu kaz ırkının kahverengi veya gri ve beyaz olan varyeteleri vardır. Irklar arasında en yüksek yumurta üretimine sahiptir ve 8

13 bir yumurta sezonunda 60 dan daha fazla yumurta verir. Vahşi kaza benzetildiğinden dolayı eti bazı insanlar tarafından tercih edilmektedir. 4. Roman (Germen) Resim 4: Roman (Germen) kaz ırkı Roman kaz ırkı tanımlanamayan orta boylu ve beyaz tüyleri olan bir ırktır. Emden ve Toulouse dan Avrupa dan orijin alır ve Emdene benzer. Bilinen tüm Avrupa ırklarının en eskisidir. 5. Afrika Resim 5: Afrika kaz ırkı Afrika kaz ırkı Çin kaz ırkının bir varyetesidir. Afrika kaz ırkı, genç kazların haricinde hemen hemen Emdenlerle aynı büyüklüktedir. Bu kaz ırkı, Çin kazı kadar yumurta üretemez. Bir yumurta sezonunda yumurta verirler. En büyük kaz ırklarından birisidir. Afrika kazı hızlı büyür ve çabuk erginleşir, fakat ticari yetiştiriciler arasında renkli tüyleri yüzünden tercih edilmez. Ancak beyaz tüylüleri iyi bir pazar değerine sahiptir. 6. Sebastopol 9

14 Resim 6: Sebastopol kazı. Sebastopol, aslında bir süs kazıdır. Günümüzde çok az bulunan bu kaz saf beyaz bir tüy yapısına sahip olmakla beraber arka kısmında, vücudunda ve kanatlarında kıvrımlı ipeksi tüylerle karakterize bir yapıya sahiptir. 7. Buff Buff kaz ırkı Amerika da geliştirilmiş kaz ırklarından birisidir. Bu kaz ırkı bir yumurta sezonu boyunca yumurta verir. Renkleri açık kahverengidir. 8. Kanada Kanada kazı Kuzey Amerikanın yaygın vahşi kaz ırkıdır. Kanada kazı başta Kanada olmak üzere Meksika, Yeni Zelanda, Norveç, İsveç ve İngiltere de yetiştirilmektedir. 9. Pilgrim Resim 7: Pilgrim kazı. Pilgrim de Amerikan kaz ırklarından biridir. Dişilerin yıllık yumurta verimi adettir. Pilgrim kaz ırkının en önemli özelliklerinden birisi cinsiyetinin, yumuşak yada kaba tüylerinin renklerine bakılarak tayin edilebilmesidir. 10

15 10. Mısır Uzun boylu ve uzun bacaklı ama küçük bir ırktır. Yumurta verimler 6-8 adettir. Mısır ırkları şov ve süs amaçlı olarak yetiştirilirler. Renkleri gri ve siyah gölgeli olarak değişiklik gösterir. Vücutlarında kırmızı, kahve ve beyaz noktalar vardır. Kaynaklar Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Kanatlı beslenme dinamiği ve biyogüvenlik(doç.dr Hakan MUĞLALI) 11

16 Gökhan EREN OMÜ Veteriner Fakültesi-5.Sınıf Eski çağlardan günümüze kadar birçok toplum da gerçeklikle bağdaşmayan bilgiler türemiştir. Bunların doğmasına başlıca sebep, tam olmayan gözlemlerdir. Eksik gözlemler ve insanın sınır tanımayan hayalde canlandırma gücü ile, türlü efsane ve gerçek dışı önyargı lar ortaya çıkmıştır. Kendi halkımız arasında duyduğumuz uydurma veya yarı doğru sözler, yabancı kitaplardan anlaşıldığına göre, yalnız bize mahsus olmayıp, diğer ülkelerde de vardır. Bu tür uydurma, yarı doğru bilgiler yüzünden birçok herptil(sürüngen ve amfibiler) türü öldürülmekte ve daha da kötüsü yok olma tehlikesi altına girmiştir. Bunun önüne geçmek için toplum bilinçlendirilmeli ve yeterli duyarlılık oluşturulmalıdır. Herptiller hakkında söylenen hayal ürünü bilgilere aşağıda temas edilecektir. Birçok insan kurbağaya dokunmaktan ve bilhassa eline almaktan çekinir. Bunun esas nedeni, hayvanın sevimli bir canlı olmaması değil, elinde siğil çıkacak endişesidir. Böyle yanlış bir düşünce, şu sebepten gelmiş olabilir. Bazı kurbağaların, özellikle Bufo cinsinden olan kara kurbağalarının derisinde kabarcıklar bulunur. Sanki bu kabarcıklar, hayvanın derisinden insanın eline geçecekmiş gibi düşünülmüş olabilir. Aslında insan derisinde görülen siğillerin kurbağa derisindekilerle hiçbir ilgisi yoktur. Söz konusu hayvandaki kabarcıklar zehirli deri bezlerinin sık olarak bir arada bulunmasıyla oluşur. Bu nedenle kurbağaya dokunduktan sonra ellerin yıkanmasında yarar var. Aksi halde eldeki zehirli salgı kalıntısı göz ve dudak gibi ince derili kısımlarda hafif yakıcı etki gösterebilir. Bazı kurbağalar yakalandıklarında korunma davranışı olarak idrarlarını bırakırlar. Böyle bir olayda da elleri yıkamamak yeterli olacaktır. 12

17 Kurbağalar hakkında yaygın olarak söylenen bir yanlış bilgide kurbağa yağmuru olarak adlandırılan olaydır. Bunun asıl nedeni; karada yaşayan kurbağa türlerinin üremesiyle ilgilidir. Yağmurlu havalarda yağmış gibi ortaya çıkan küçük kurbağalar, civardaki sularda gelişimlerini tamamlayarak ergin şekline gelen gençlerdir. Binlercesi karada kendilerine uygun yerler bulabilmek için nemli ve yağışlı havalarda özellikle suya yakın yolları, zıplayarak geçmeye çalışır. Böyle uygun zamanları hep birlikte değerlendirmek zorunda olduklarından, yağmış gibi bir görüntü sergilerler. Nitekim yağmur kesilip güneş açtığında derhal en yakındaki uygun bir yere tekrar gizlenirler. Ülkemizde Yılan Kertenkele ( Anguis fragilis), Kör Kertenkele (Blanus strauchi) ve Oluklu Kertenkele (Ophisaurus apodus) türleri de dış görünüşleri yılana benzediğinde yayılış gösterdiği bazı bölgelerde yılan sanılıp öldürülmektedir. Tamamen zehirsiz olan bu bacaksız kertenkele türlerinin öldürülmesine gerek yoktur. Bu herptil efsanelerinden İnce Yılan (Coluber najadum) da nasibini almıştır. Türkiye nin en hızlı hareket eden ve çok çabuk ısıran yılan türüdür. Hızla giderken gövdenin cm lik ön kısmını yukarı kaldırır. Bu nedenle halk arasında bu yılana Ok Yılanı veya Uçan Yılan denilir. Bu hızlı hareketi nedeniyle yılan için akıl almaz hikayeler uydurulmuştur. Örneğin bu yılanın havada uçarak insanı kalbinden vuracağı ve insanın gövdesini delip geçeceği söylenmektedir. KAYNAKÇA Türkiye Amfibileri-Prof.Dr. Muhtar BAŞOĞLU-Doç.Dr. Necla ÖZETİ-1973-(Sayfa 15-16) Türkiye Amfibileri-Prof.Dr. Necla ÖZETİ-Doç. Dr. İrfan YILMAZ-1994-(Sayfa 22-23) Türkiye Amfibi ve Sürüngenleri-İbrahim BARAN-2005-(Sayfa ) 13

18 IGUANA Hasan AKIN OMÜ Veteriner Fakültesi-5.Sınıf Sınıfı: Sürüngenler Takımı: Pullu Sürüngenler Ailesi :İguanagiller Cinsi: İguana Türü: Iguana iguana Ortalama Ağırlık: 9.1 kg Ortalama Uzunluk: 1.5 m dir. Bir batında çok sayıda yumurta bırakırlar ancak bunların sadece 3-10 adedi erişkinliğe ulaşabilir. Ergenlik Yaşı: Dişiler 3-4 yılda, erkekler 5 yılda ergin hale gelirler. Beslenmeleri: Genellikle yeşil yapraklı bitki ve tohumlarla beslenirler. Ender olarak, özellikle gençler, böcek ve küçük canlıları da tercih edebilirler. Yaşam Süresi: Doğada 8 yıl, tutsak olarak 20 yıl kadar yaşayabilirler. Gebelik süresi :65 gün Çiftleştirme: Iguanalarda yağışlar bittiği zaman çiftleşme zamanı gelmiş demektir. Terrariumda en uygun zamanlar Aralık ve Şubat ayları arasındadır. Bu zamanlarda erkek sürekli yüksekteki oturma yerinde bulunur. Dişi ise kafasini belli belirsiz sallamaya başlar bu şekilde dişinin de çiftleşmeye hazır olduğu anlaşılır. Çiftleşme 20 ila 40 dk kadar sürer. Çiftleşmeyi istemeyen dişi kafasını geriye ve soldan sağa dogru sallar. Kuluçka süresi:10 hafta Yılda bir defa kuru mevsimlerde ürerler. Çiftleşmeden 6-8 hafta önce erkekler parlak turuncu veya altın rengine bürünür. Bir defada arasında döl verirler. Çiftleşmeden 65 gün sonra dişi yumurtlar. Yumurtaların büyüklüğü ve sayısı dişinin büyüklüğüne, beslenmesine ve yaşına bağlıdır. Yumurtalar 15,4 mm çapında mm uzunluğundadır gün kuluçka süresinden sonra yavrular yumurtadan çıkar Üreme Sezonu: Kuru mevsimlerde Üreme Periyodu: Yılda bir 14

19 İguanalar, tropikal iklimde yaşayan egzotik bir kertenkele türüdür. Ağaçlarda yaşarlar. İguanalar genellikle yıl arasında yaşarlar ve tamamen otçul bir türdür; meyve, yaprak gibi bitkilerle beslenirler. Boyu çoğunlukla burnundan kuyruğuna kadar 1 metre (yetişkin erkek iguanalar 2 m. olabilir) ve dili yaklaşık 50cm uzunluktadır. Bedeni genellikle canlı renklerde pullarla kaplı bulunan ve daha çok Amerika kıtasında yaşayan bir kertenkeledir. Sırtında orak biçiminde loplar taşıyan bir tepelik ya da yele vardır; kuyruğu kimi kez tutunmaya yarar, bazı türleri ağaçlarda yaşar. İguanalar, Amerikanın özellikle tropikal bölgelerinde yaygındır. Ayrıca Madagaskar da yaşayanları da vardır. Güney Amerika iguanası sırtı yeşil-mavi, yanları sarı renkli bir sürüngendir, boyu 1.60 m dir, daha çok ağaçlara tırmanır. Meksika iguanalarının özellikle gelişmiş bir yelesi vardır. Galapagos adalarında da iki iguana türü yaşamaktadır. İguanalar için ısı ve nem koşullarının dengeli bir şekilde ayarlanması gereklidir. Gündüz C ve gece C sıcaklığın olduğu bir ortam hazırlanmalıdır. Bu kurallara riayet etmeyenler normal koşullarda 20 yıla kadar yaşayabilen iguanaların ömürlerinden çaldıklarını bilmelidirler. Çünkü doğru yaşam koşullarının oluşturulmadığı durumlarda iguanalar hazım sorunları yaşamakta, vücut ısılarını korumak için dolaşımlarını kontrol edememekte ve solunum yolları iltihaplarına kadar varan sorunlar yüzünden, birkaç yılda ölmektedirler. 15

20 İguanalar kesinlikle katı vejeteryan hayvanlardır. İguanalar yumurta, peynir, et, böcek vb. türde protein içeren besinlerle beslenemezler. Bu tür yiyeceklerin verilmesi, kısa sürede ölümlerine yol açar. Bağırsak floralarını oluşturan bakteri grupları, protein parçalama özelliğine sahip olmadığından, bir iguanaya verilen hayvansal herhangi bir besin, iguanın sindirim sisteminde tahribata yol açar İguanalar bol miktarda yeşillik ve meyve ile beslenirler. Kara lahana, su teresi, marul, turp yaprağı, gü yaprağı, salatalık, havuç, dere otu, maydonoz, elma, armut, muz, kırmızı erik, çilek, kivi gibi sebze ve meyveler ana besinleridir. Ayrıca zaman zaman (ayda bir-iki kez ) pazı, pezik, lahana gibi besinler de verilebilir. Bunların çeşitliliğini her öğün tabağında korumak ve günde en az iki öğün hazırlamak, iguananın düzenli beslenmesini ve sağlıklı yaşamasını sağlar. Besinlerine haftada iki kez katacağınız çok az tuz da, hayati öneme sahiptir. Ayrıca gıdalarının içine katacağınız kalsiyum ve mineral tuzları iguananıza destek besini sağlar. İguananın yaşadığı ortam mümkün olduğunca havadar, çeperlerine tırmanabileceği kadar yüksek ve gün içerisinde gezinebileceği kadar geniş tutulmalıdır. Bu tanıma en uygun ortam; yüksekliği 2.m den az olmayan, genişliği asgari 1,5 m. civarı, tel bir kafes düzenidir. İguanalar için mutlaka UV-A ve UV-B lamba kullanılmalıdır. Normal aydınlatma amacıyla kullanacağınız ampüllerde ya da florasan lambaların dışında, iguanaya güneş ışığından D vitaminini sağlamanız için, mutlaka UV lamba kullanmanız şarttır. İguanalar yüzmeyi çok severler. Suyun altında 8 dakikaya kadar kalabilirler. Bu yüzden ayda en az iki kez, iguananızı yüzdürmelisiniz. Ancak küçük leğenlerde, kovalarda değil, evinizin küvetini paylaşmalısınız. Bu yüzmeler hem iguananızı keyiflendirir, hem de derisindeki parazitlerin temizliğini sağlar. İguanalar son derece temiz hayvanlardır. Tamamen tüysüzlerdir, salyasızlardır. Günde bir kez ve çoğunlukla sabah erken saatlerde dışkılarlar. Dışkıları idrarlarıyla karışıktır. Yani bir iguana çiş yapmaz. Kakasıyla birlikte çişini de yapmış olur. Bir iguana asla evcil değildir ve hiçbir zaman evcil olmayacaktır. Kolunuza ya da omzunuza tırmanan ve hareketsiz duran bir iguana, bunları evcil olduğu için yapmaz. 16

21 İguanalar güçlü hayvanlardır. Bir iguana, sadece tek parmağının tırnağından asılı vaziyette, günlerce bekleyebilir. Bu son derece esnek ve güçlü parmakları, tırnakları ve kas yapısı nedeniyledir. Elastiki omurga yapısı, sürtünme ve aşınmaya dayanıklı derisi, sert pulları ve son derece kaslı kuyruk sokumu yüzünden, bir iguanın saldırısı acı verici olabilir. İguanalar kamçılar ya da ısısır. Doğal ortamlarında gizlenerek, kaçarak ya da kuyruk darbesi vurarak hayatlarını sürdüren iguanalar, eğer gizleneceği ya da kaçacağı ortamı bulmazsa, sizi kamçılar. Yaklaşık 50 cmlik bir kuyruğun suratınızda patlaması, tahmin edeceğinizden daha acıdır. Ayrıca mika gibi renksiz ancak oldukça keskin dişleriyle ısırılabilirsiniz. Bu nedenle onları öfkelendirecek ya da kıstıracak davranışlardan kaçınılması mecburidir Yaz aylarında haftada en az üç gün güneşlenmeyen bir iguana, kemik yapısı bakımından her zaman zayıf kalacaktır. -Kafalarının üstünde, ışık-gölge algılama yeteneğine sahip bir duyarga vardır. -10 yaşına gelmiş bir iguana, yaklaşık 1,5 metredir. -İguana için mineral ve vitamin takviyesi amacıyla ayda 2 kez B1, D1-D2 ve Fosfat içeren tabletleri ezip vermeniz gerekir. Yiyeceğine karıştırıp verirseniz alır. -Gece 9-12 saat uyku almalarını karanlık ve yeterince nemli bir ortamda sağlamazsanız iştahı düşer ve hareketsizleşir. -Cinsiyetleri bacaklarının altındaki deliklerden anlaşılır. Kabarık ve sayıca 9-12 arası değişen deliğe sahip olanlar erkek, sönük ve 3-7 arası deliği olanlar dişidir. -İguanalar yumurtlayarak çoğalırlar. -İki ayda bir tırnaklarını kesmez ya da kendi kendine törpüleyebileceği bir eğe taşı temin etmezseniz, tırnakları çeşitli yüzeylere takılarak kırılır, kopar ve kanar. - İguanalar deri dökerler. 2-3 ayda bir bütün vücutları tamamen soyulur. Parça parça derileri dökülür. - Kuyrukları çok sert çekilirse kopabilir. Ancak tekrar uzama özelliği vardır. Ne var ki çıkan kuyruk daima siyah renkte kalacaktır. Üzeri pullanmayacaktır. KAYNAKLAR: 17

22 PAPAĞANLAR GÜLŞEN SEVİM OMÜ Veteriner Fakültesi-5. Sınıf Papağan, papağansılar(pissaciformes)takımını oluşturan kıvrık gagalı,etli ve kalın dilli,parlak tüylü,sıcak yerlerde yaşayan kuş türlerine verilen ad.84 genus ve 353 tür altında sınıflandırılır. Kısa boyunlu, çatal ya da çifter parmaklıdır.ayaktaki 2.ve 3. parmaklar ileriye,1. ve 4. ler ise geriye yönelmiştir.gaga bir 3.el olarak fonksiyon yapar ve bu kuşlar çok çevik tırmanıcıdırlar. Bazı türler daha ılımlı olan Avustralya ve Yeni Zelanda da yaşamasına ve fosiller Fransa, Kuzey Amerika ve Kanada da bulunmasına rağmen bugün papağanların çoğunluğu dünyanın tropikal ve subtropikal bölgelerinde yaşamaktadır. Birçok tür bulunmaktadır: Cockatoo, Cennet Papağanı, Sultan Papağanı, Afrika Gri Papağanları,Macaw.MuhabbetKuşları,Amazon Besleme Kuşlar öğünlerini sabah erken ve akşam erken yerler ve genç kuşlar günde 4 kez beslenir.kuşların ırk ve aktivitelerine ve üreme durumuna göre ayarlanmış çeşitli ticari gıdalar vardır.ticari gıdalar verilirse temiz su dışında tohum,vitamin,mineral ve iri kum verilmesine gerek yoktur.diyetin %20 sinden fazla olmamak koşulu ile meyve ve sebze verilebilir. Yaşam Süreleri Birçok papağan türü 20 ile 40 yıl arası yaşayabilir. Büyük türler genellikle daha uzun yaşarlar. Muhabbet kuşları, kanarya, ispinoz gibi küçük ırklar ise 10 ile 2o yıl arası yaşayabilirler. Konuşma Papağanlar, çok kuvvetli hafızaları sayesinde öğrendikleri sözcükleri anlamlarını bilmeden tekrar ederler. Erkekler dişilerden daha iyi konuşur. Yeni bir kelimeyi öğrendikleri zaman memeliler gibi mükafat beklemezler. Verilecek cezadan da anlamazlar. Eğitimleri için kedi ve köpekten daha fazla sabır ve ilgiye ihtiyaçları vardır. Kafes ve Oyun Alanı Yetiştirme metotları:kuşluklarda yetiştirilen kuşlar ve evelerdeki kafeslerde yetiştirilen kuşlar.kafeslerin büyüklükleri ve şekilleri çok farklıdır.kuşlardan daha pahalı olanları da mevcuttur.büyük kafesler ve oyuncaklar daha önce kullanılmış ve ağaçtan yapılmış olanlar tercih edilmemelidir.dezenfeksiyon işlemi tahtadan yapılmış kafeslerde tam anlamıyla yapılamadığı için daha önceki papğanın geçirmiş olduğu hastalığa yakalanabilir!!kuşlar için üç boyutlu olarak kanatlarını açabilecekleri düzeyde bir kafes genişliğinin olması şart olarak düşünülmektedir. 18

23 (OYUNCAK SEÇİMİNDE DİKKATLİ OLMALIYIZ) Tünek hem pratik bir oyum alanı işlevi görür hem de eğitim için gereklidir. Oyun alanında salıncaklar, sarkıtlar, kemirecek dallar, tahtalar, ses çıkaran oyuncaklar olmalıdır. Cinsiyet Bazı papağan türleri iki cinsiyeti de gösterir.muhabbet kuşları farklı burun üstü renklere,gri Sultan papağanı farklı tüy yapısına sahiptirler ve beyaz Cockatoo ların iris renkleri farklıdır.bununla birlikte bunlar yalnız ergin kuşlarda görülür.her iki cinsiyetin gençleri benzer görünüme sahiptir. Cinsiyeti belirgin olmayan türlerde tüy ya a kan örneklerinin DNA analizleri ile y da endoskopi ve cerrahi yolu ile cinsiyet tayinleri yapılabilir. Halkalama Kuşlarda kullanılan en yaygın tanıma metodu,bacak halkalarıdır.halkalar tarsometatarsus üzerindeki tüysüz alana yerleştirilir.erkek olanların sağ bacaklarına,dişilerin ise sol bacaklarına halka takılması kabul görülen bir uygulamadır.halkaların çok dar veya çok bol olmamasına dikkat edilmelidir. GAGA. TIRNAK VE KANAT KESİMİ Gagada fazla miktarda keratin tabakası toplanabilir ve bunun uzaklaştırılması gerekir.bazen anormal uzayan gaga hastalık belirtisi olabilir. Kanat kesimi;güvenlik,zarar,eğitim,özgürlük gibi amaçlarla yapılır. Tırnağın içersindeki küçük bir kılcal damar geçtiğinden derin kesilmesi kanamalara yol açabilmektedir. KAYNAKLAR Clinıcal Avıan Medicine GREG J. HARRISON, DVM Papağangil ve Ötücü Kafes Kuşu Hastalıkları Editör:Prof.Dr.SERHAT ÖZSOY vikipedi 19

24 İNSANLIĞIN KÜÇÜK DOSTLARI Deniz Mukaddes TÜRET OMÜ Veteriner Fakültesi-5. Sınıf İnsanlar her zaman daha iyi olmak isterler, daha iyisi olsun isterler. Bu insanoğlunun gerçeği, belki de genetiğidir. Teknoloji geliştikçe doğru orantıda tıp da ilerler ve bu durumda da insanlar daha sağlıklı dolayısıyla daha mutlu, huzurlu ve refah içinde yaşarlar. Yeni ilaçlar piyasaya sürülür, daha özgü ve özel olabilen. Peki nasıl? Özellikle de henüz denenmemiş ilaçlar piyasaya nasıl sürülür? Birkaç insanın denemesiyle mi? Elbette hayır. Ya birkaç kedinin yahut köpeğin? Bazen evet bazen hayır. Peki ya öyle ise? Cevabı; laboratuar hayvanlarında yatıyor. Kim bunlar? Fare, sıçan, tavşan, gerbil, kobay(gine domuzu) başlıcaları. Bu küçük ve şirin dostlarımızdan korkan epey insan var. Oysaki bize en fazla yararı olan hayvan gruplarındandır. Peki neden onlar? Cevabı basit. Küçükler, çok yer kaplamıyorlar, uygulama kolaylığı sağlıyorlar ve ilaç dozunun minimum olması kısmen ekonomik açıdan da kolaylık sağlıyor. Bir diğer sebebi ise gebelik sürelerinin kısalığı ve çok yavru elde etmemiz. Böylece jenerasyon süresi de kısalıyor ve ileriki dönemlerde uygulanan ilaçların yahut diğer materyallerin gelecek nesillere aktarımı da olabildiğince kısa sürede görülebiliyor. Ayrıca insanlara en yakın memeli türlerinden biri. Veteriner hekimliği de bu alan için olmazsa olmaz bir meslek elbette. Hayvan deneylerine karşı çıkan bir sürü insan bulabilirsiniz. Hatta belki de bunlardan birisi sizsinizdir. Fakat insanlık için olumlu sonuçlarını göz ardı etmek yahut yeterince bilinçli olmamak bunun en büyük ve tek sebebi. Kürk veya gerçek deri giyilmesine karşı olmakla aynı kefede tutanlar var bu durumu. Halbuki ikisini karşılaştırmak olanaksız. Keyfi bir sebebi yok hayvan deneylerinin ve minimum acı söz konusu. Üstelik bir deneyde kullanılan hayvan kesinlikle, psikolojik deneyler hariç, hiçbir deneyde kullanılmıyor. Ayrıca kim kanser olan anne/babasının hayatta kalması için 300 deney hayvanının ölmesine itiraz eder ki? Deney hayvanlarının kullanılması sayesinde gözle görülür çok büyük değişimler olmuştur. İlk olarak 1901 yılında Von Behring isimli bilim adamı kobayda difteri aşısı denemiştir. Ardından 1902 de Ross güvercinler üzerinde sıtma mikrobunu tanımlanmıştır. Ve hepimizin bildiği Pavlov un köpeği deneyi ise 1903 de şartlı ve şartsız reflekslerin tanımlanması için kullanılmıştır. 20

25 Tıp ilminin bugünkü noktasına ulaşması için çok şey borçlu olduğumuz hayvan deneyleri şayet yapılmamış ve yasaklanmış olmasaydı şu an: -Kuduz, difteri ve çocuk felci gibi önemli hastalıklar için halen bir aşımız olmaz, çok sayıda insan bu hastalıklardan ölmüş ya da ömür boyu sakat yaşamaya mahkum kalmış olurdu. -Tüm antibiyotiklerin öncüsü olan penisilin keşfedilememiş olacağından basit mikroorganizmaların yol açtığı hastalıklar karşısında çaresiz kalırdık. -İnsüline bağımlı diyabet diye bir hastalık tanımlanamazdı çünkü insülin keşfedilememiş olacağı için bu hastalar erken yaşta ölürlerdi. -Kronik böbrek yetmezliği hastaları için hayat kurtarıcı olan diyaliz yöntemleri ve böbrek nakli halen yapılamamış olurdu -Açık kalp ameliyatları da belki halen yapılamamış olurdu. Şunu da belirtmekte yarar var ki hayvan deneyleri en son tercihtir. Ondan önce biyolojik modeller yahut özel bilgisayar teknikleri öncelikli olandır. Hayvansever olmanın yanı sıra insanın ne denli değerli olduğu unutulmamalıdır. Sevgiyle, bilgiyle, 21

26 İNSAN OLSAYDI? Emine DOĞAN OMÜ Veteriner Fakültesi-5.Sınıf Kutup ayıları kutup bölgesinde yaşayan etobur canlılardır. Ağırlıkları 800 kilograma, boyları 2,5 metreye erişir. Buzlarla kaplı bir yaşama alanında yaşadıkları için onları soğuktan koruyan beyaz kalın kürkleri vardır. Kutup ayılarının kürkleri beyaz tüylü gibi görünse de her bir tüy aslında içi boş şeffaf bir tüp gibidir. Bu tüyler, güneş ışınlarını doğrudan ayının derisine ileterek onun ısınmasını kolaylaştırır. Derilerinin hemen altındaki kalın yağ tabakası onları kutup soğuğundan korur. Beş parmaklı, kıvrık ve tüylü pençeleri sayesinde buz üzerinde kolayca tutunurlar. Ayrıca bu geniş ayaklar yüzmelerini de kolaylaştırır. Kutup ayıları çok iyi yüzerler. Hiç dinlenmeksizin yaklaşık 100 kilometre yüzen kutup ayıları görülmüştür. Vücut ısılarını korumak için küçük kulakları ve küçük kuyrukları vardır. Kulak ve kuyrukları küçük olduğu için bunların yüzeyindeki damarlar yoluyla ısı kaybetme olasılığı en aza inmiş olur. Yaşadıkları bölgeler buzlarla kaplı olduğundan kutup ayıları su içmezler. Kutuplar aslında bir nevi çöl olduğu için aldıkları besinlerdeki yağı parçalayarak içeriden su elde ederler. Bu yüzden de yağlı besinler yemeleri gereklidir. Kutup ayısında anne sütünün %30'u yağdır, erişkinler de çoğunlukla vücut yağı yiyerek beslenirler. Sadece dişi ayılar kış uykusuna yatmak için kendilerine yuva kazarlar. Erkek ayıların kış uykusu ise yürürken kış uykusu olarak adlandırılabilir. Erkek kutup ayıları, kış uykusu sırasında vücut ısılarını, kalp atış hızlarını ve metabolizmalarını düşürürler ancak, buna rağmen yürümeye, avlanmaya ve beslenmeye devam ederler. Bir dişi kutup ayısı bir seferde iki yavru doğurur. Dişi kutup ayıları yavrularına iki yıl boyunca bakarlar. Boz ayı ile akraba oldukları bilinen ve buz üzerinde yaşayan kutup ayıları fok gibi deniz memelilerini avlayarak beslenirler. Avları son derece yağlı olduğundan kanlarındaki yağ oranı da oldukça yüksektir. Bir insanın kanı bu kadar yağlı olsa kısa sürede damarları tıkanır ve kalp krizi geçirirdi. 22

27 Gen dizilimri en yakın olan boz ayı ile kutup ayıları arasında yapılan bir incelemede özellikle yağ metabolizmasına ait genlerde farklılıklar saptanmıştır. Bu farklılıkların Kuzey Kutbu ortamına ve diyetine uyarlanımının temeli olduğu tahmin ediliyor. Bir çalışmada yer alan; Eline Lorenzen, kutup ayıları için "aşırı obezitenin normal" olduğunu da vurguluyor. Ayrıca buzulların erimesiyle birlikte yaşam alanı azalmaya başlayan kutup ayılarının nüfusu da giderek azalıyor. Yine küresel ısınmaya bağlı olarak boz ayıların kuzeye doğru yayılmasıyla iki türün kırmalarına daha sık rastlanıyor. Çalışmada özellikle de kötü kolesterol olarak bilinen LDL tipi yağ-protein moleküllerinin parçası olan proteinlerdeki değişimler çözümlenebildiği takdirde insanları da yağlı diyetlerin zararlı etkisinden korumanın yollarının bulunabileceğini ifade ediyor. Kaynaklar Liu v.d.,2014, Cell BilimsoL 23

28 TAVUK ETİ VE SAKLI CEVHER YUMURTA Ali Yavuz Günaydın OMÜ Veteriner Fakültesi-5. Sınıf Tavuk, biyolojik değerі bakımından yumurtа рroteinlerinden ѕonra gelen en değerli et proteini özelliğine sahiptir. Proteinler, hücre ve dokuların oluşmasını, büyüme ve gelişmeyi sаğlаr. Vücut kаslаrının ve organlarının gelişimini sağlar, vücut dokularının yenilenmesinde rol oynar, çocukların beyin gelişiminde çok önemli görevlerde yer alır. Hayvansal protein kaynağı olarak süt ve süt ürünleri ile birlikte etler de beslenmede önemli yer tutuyor. Sağlıklı beslenme açısından beyaz et; hem kaliteli protein, hem düşük yağ, hem de vitamin-mineral içeriği nedeniyle en iyi kaynakların başında geliyor. Ayrıca kırmızı etlere göre uygun olan fiyatı ile de tercih edilir. Yumurta, anne sütünden sonra insanın ihtiyacı olan tüm besin öğelerini bulunduran tek besindir. Yeni bir yaşamın özü olduğu düşünülecek olursa, besleyici değerinin yüksek olması hiç de şaşırtıcı değildir. Yumurta tüm besinler içerisinde en kaliteli proteini içermektedir. Çünkü yumurta proteinin de insan vücudunda sentezlenemeyen ve kesinlikle besinler ile dışarıdan alınması gerekli olan "elzem amino asitleri" bulunmaktadır. Sindirilebilirliği yüksektir, tamamına yakını vücut tarafından kullanılmakta ve vücut proteinlerine dönüşebilmektedir. Uzmanlar; yeterli ve dengeli beslenmede, hızlı bir büyüme ve gelişme döneminde olan çocukların, protein tüketimlerinin en az yarısının hayvansal kaynaklı olması önermektedirler. Bu nedenle çocuk beslenmesinde protein kaynağı olan yumurtaya gereken önem mutlaka verilmelidir. TAVUK ETİ VE YUMURTANIN FAYDALARI i. HAZMI KOLAYDIR.. Tavuk eti yağsız, proteince zengin ve liflerinin kısa oluşu nedeniyle çiğnenmesi ve hazmı kolay bir gıdadır. 24

29 Ekonomik oluşu sayesinde de bol miktarda tüketilebilecek önemli bir protein kaynağıdır. Tavuğun her bir parçasının farklı özellikte olması, aile içinde farklı tercihlere çözüm oluşturur. Örneğin; protein daha çok göğüs etinde, yağ ise boyunda yoğunlaşır. Göğüs eti, en düşük yağ (yüzde 9) ve en az kolesterol (67 mg/100 gr) içeriğine sahip parçadır. Hayvan etlerinden sağlanan proteinlerin sindirilebilirlik oranları % , tahıllardan gelen proteinin sindirilebilirliği ise % civarındadır. ii. VİTAMİN MİNERAL KAYNAĞIDIR.. Protein ve yağ içerikleri açısından önemli avantaja sahip olan tavuk eti; demir, fosfor ve B grubu vitaminlerinin de kaynağıdır. Nіasіn, B2, B6 ve B12 vitaminleri bakımından dа zеngin besinler arasında sayılırlar. Tavuk but etinde, göğüs etine kıyasla demir, çinko ve sodyum içerikleri de daha fazladır. Tavuk vücudumuzdaki hücrelerin büyümesi ve onarımı için elzem olan aminoasit açısından da zengindir. Aynı zamanda içerisinde bulunan B3, B6, piridoksin, ve B5 vitaminleri deri, saç ve bağışıklık sistemine katkısıyla bilinir. İçerisinde az yağ bulunduran tavuk; diyet yaparken tercih edilen ilk protein kaynağıdır. iii. KOLESTEROLÜ DÜŞÜRÜR.. Yapılan çalışmalar, Omega-3 yağ asitlerinin LDL kolesterol denilen kötü huylu kolesterolü düşürdüğü, iyi huylu kolesterolü yani HDL kolesterolü artırdığını belirtmektedir. Bu durumda kalp damar sağlığını koruyucu etki gösterir. Bunun yanı sıra, trigliserid seviyesini düşürür, aterosklerotik plak oluşumunu engeller. Aynı zaman da damar sağlığını koruyucu etki gösterir. Ancak unutulmamalıdır ki, aşırı protein alımı da sakıncalıdır. Gereksinimden iki kat fazla protein alınırsa, idrarla vücuttan kalsiyum atımı artar. Bu da karaciğer ve böbreklerin zarar görmesine neden olur. Bu bilgilerden yola çıkarak önemle merak edilen YUMURTA KOLESTEROLÜ ARTTIRIR MI? sorusuna da cevap bulmuş oluruz; Bir adet yumurtanın beyazında, kolesterol ve yağ yoktur ancak sarısında 213 mg kolesterol bulunur. Besinlerdeki yüksek kolesterolün, kan kolesterolünde direkt artışa neden olduğu düşünülmüş ve bu nedenle yumurta tüm diyetlerden uzak tutulmuş ve az tüketilmiştir. Gerçekte kan kolesterolünün büyük bir kısmı vücut tarafından yapılır. Kolesterol; insanlar ve tüm hayvanlarda vücutta sentezlenen yağ benzeri bir maddedir. Sinir liflerinin yalıtımı, hücre duvarının bütünlüğünün sağlanması, D vitamini sentezi, çeşitli hormonların ve sindirim salgılarının oluşumu için gereklidir. Yapılan bilimsel çalışmalar ile kan kolesterol seviyesinin düzenlenmesinde; beslenme şeklinin, genetik özelliklerin ve yaşam biçiminin önemli olduğu ortaya çıkmıştır. Eğer kolesterol metabolizması bozukluğunuz yoksa, yeterli ve dengeli olarak tüm besin gruplarını tüketiyorsanız, vücudunuz ideal ağırlığında ise, fiziksel olarak aktifseniz 25

30 ve sigara kullanmıyorsanız, yumurtanın yüksek kolesterol içeriğinden dolayı endişe duyulmasına gerek yoktur. IV. YAĞ İÇERİĞİ AZDIR.. Yumurtanın yağ içeriği düşüktür. Büyük bir yumurtada 4.5 gram civarında yağ bulunur. Bunun 1.5 gramı doymuş yağ asitleri, kalan kısmı ise, doymamış yağ asitleridir. V. SAĞLIĞIMIZA FAYDALIDIR.. Yumurta başlıca A, D, E ve B grubu vitaminleri olmak üzere diğer vitaminleri de önemli oranda içermektedir. A vitamini; gözün iyi görmesini sağlar, kemik gelişimi ve sağlıklı dişler için de gereklidir. Vücut hücrelerinin gelişmesine yardım eder. Solunum ve sindirim sisteminin sağlıklı olmasını ve enfeksiyonlara karşı korunmasını sağlar. B grubu vitaminleri; bazı besin öğelerinin vücutta enerjiye çevrilmesi için gereklidir. Yumurta özellikle B2 vitamini açısından çok zengindir. Bu vitamin deri ve göz sağlığı için de gereklidir. D vitamini; insan vücudunda kalsiyumun kullanılmasına yardımcı olur. Yumurta sarısı, D vitamini sağlayan birkaç besinden biridir ve güneş ışınlarından da yeterince faydalanıldığı takdirde yumurta özellikle çocuklarda D vitamini eksikliğine bağlı kemik bozukluğu oluşmasını engeller. E vitamini; yönünden de oldukça zengindir. E vitamini oksidasyonu önleyici etkisinden dolayı, vücudumuzu zararlı maddelere karşı korur. Ayrıca yumurta da bulunan kolin, beyin fonksiyonlarının yerine getirilmesinde önemli rol oynamaktadır. Yumurta, demir ve çinko gibi sağlığımız için çok önemli olan mineralleri de içermektedir. Yumurtada C vitamini bulunmamasına rağmen C vitamini açısından zengin bir besinle tüketilirse yapısındaki demirin emilimini artırmış olursunuz. Yumurtadaki çinko minerali özellikle büyüme-gelişme ve bağışıklık sisteminde rolü olduğu için çok önemlidir. Not: Araştırmamda yardımını esirgemeyen Esma DURMUŞ a katkılarından dolayı teşekkür ederim.. Kaynaklar: 1-http://www.sabah.com.tr/Gunaydin/Saglik/2012/07/20/protein-ve-vitamin-zengini-beyaz-etin-faydalari 2-http://www.bilimvesaglik.com/bilimsel/yumurtanin-faydalari.html 3-http://www.tavuk.biz.tr/tavuk-hakkinda/tavuk-etinin-faydalari-nelerdir-ve-tavuk-et%D1%96n%D1%96- pisirirken-nelere-dikk%d0%b0t-%d0%b5tm%d0%b5liyiz.html 26

31 OMÜ Veteriner Fakültesi Öğrencilerinin Gözünden 2023 Hayvancılık Vizyonu tarihinde ''OMÜ Veteriner Fakültesi Öğrencilerinin Gözünden 2023 Hayvancılık Vizyonu adlı bir panel düzenledik. Düzenlediğimiz panelde dört başlık altında panelist arkadaşlarımız 'Veteriner Fakültesi Eğitim ve Müfredatı Sizi Mesleğe Ne Kadar Hazırlıyor', 'Samsun Bölgesi Hayvancılık Potansiyeli', 'Veteriner Hekimlik Mesleğinin Avrupa Birliği Müktesebatı Nedir?' ve 'Hayvansal Gıdalar Ne Kadar Güvenli?' konularını ele aldı. 27

32 VETERİNER FAKÜLTESİ EĞİTİM VE MÜFREDATI SİZİ MESLEĞE NE KADAR HAZIRLIYOR? Emine DOĞAN OMÜ Veteriner Fakültesi-5. Sınıf VETERİNER HEKİM KİMDİR? 6343 sayılı "Veteriner Hekimliği Mesleğinin icrasına, Türk Veteriner Hekimleri Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği işlere Dair Kanun" da belirtildiği gibi Veteriner Hekim; başta hayvan sağlığı olmak üzere, yetiştirme, ıslah, besleme, hayvansal orijinli gıdalar yönüyle halk sağlığı, çevre sağlığı, yem maddeleri üretimi ve biyolojik maddeler üretimi uygulanması gibi konularda bilgi ve beceri kazanmış kişidir. GÖREVLERİ NELERDİR? Hayvanların beslenmesi, üremesi, ıslahı, yetiştirilmesi, iyileştirilmesi, Hayvan sağlığının korunması için önlemlerin alınması, Hayvan hastalıklarına teşhis konulması, Hayvan hastalıklarına tıbbi ve cerrahi girişimlerde bulunarak tedavi uygulanması, Hayvanlardan insanlara geçebilecek hastalıkların önlenmesi ve denetim altına alınması, Hayvansal gıdaların üretim teknolojisi ve insan tüketimine uygunluğunun aşama aşama kontrol edilmesi. Veteriner hekimler, halk sağlığı alanında beşeri hekimler ile yakın işbirliği ve ilişki içinde olmalıdır. Toplumda veteriner hekimlik imajının düzeltilmesi için çeşitli çalışmalar yapılmalıdır. VETERİNER HEKİMLER NERELERDE ÇALIŞABİLİR? 1. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve bağlı olan kuruluşlar 2. Sağlık Bakanlığı na bağlı kurumlar 3. Belediyeler 4. Serbest Veteriner Hekimlik 5. Özel Hayvan Hastaneleri ve Veteriner Poliklinikleri 6. Veteriner biyolojik ürünleri ithal eden firmalar 7. Veteriner ve beşeri ilaç imalatı ve ithalatı yapan firmalar 8. Veteriner ve beşeri ilaç ve aşı satışı yapan firmalar 9. Haşere mücadelesi yapan firmalar 10. Hayvancılık ve Veteriner Hekimlik aletleri, malzemeleri, imal eden ve pazarlayan şirketler 11. Organik tarım kontrol ve sertifikasyon kuruluşları 12. Damızlık hayvan üreten ve satan şirketler 13. Gıda üretim yerleri, kırmızı ve kanatlı eti ürünleri üretim tesisleri; kombina, mezbaha, soğuk hava depoları, 14. Özel gıda laboratuarları, 15. Hazır kıyma satış yerleri 16. Su ürünleri üretim işletmeleri 17. Su ürünleri toptan ve perakende satış merkezleri 18. Yem fabrikaları 28

33 19. Embriyo ve sperma üretim merkezleri 20. Ham deri toplama merkezleri 21. Kanatlı kuluçkahane ve damızlık işletmeleri 22. Ev ve süs hayvanları barınma ve eğitim merkezleri 23. Arı yetiştiriciliği merkezleri 24. Türk Silahlı Kuvvetleri 25. Üniversiteler 26. Türkiye Jokey Kulübü 27. Hayvanat bahçeleri VETERİNER HEKİMLİĞİ EĞİTİMİ Veteriner hekimlik eğitimi, ülkenin istihdam düzeyi düşünülerek planlanmalıdır. Bu da mevcut durumu değerlendirip ileriye yönelik planlar yapmakla mümkündür. Tablo Yılında Avrupa Ülkeleri ve Türkiye de Ülke Nüfusuna Göre Veteriner Öğrenci ve Veteriner Hekim Sayılarının Karşılaştırılması Ülke Fakülte Öğrenci Veteriner Hayvan HBDHS Sayısı Sayısı Hekim Sayısı Sayısı ALMANYA AVUSTURYA BELÇİKA DANİMARKA FİNLANDİYA FRANSA HOLLANDA İNGİLTERE İRLANDA İSPANYA İSVEÇ İTALYA LÜKSEBURG PORTAKİZ YUNANİSTAN TÜRKİYE AB ülkelerine göre Türkiye de veteriner fakültesi sayısı fazladır. Türkiye den sonra en fazla veteriner fakültesine sahip olan İtalya da şu anda 7 tane veteriner fakültesi bulunmaktadır. Özen ve arkadaşlarının 2011 yılında yapmış olduğu araştırmada; Türkiye de veteriner fakültelerinin ve öğrenci kontenjanlarının fazlalığı; yaklaşık son 30 yıldır veteriner hekimliğinin en önemli sorunları arasında gösterilmekte ve bu durumun yarattığı olumsuzluklara dikkat çekilmektedir. 29

34 Fakülte sayısının fazlalığının, veteriner hekimliği eğitiminin kalitesi üzerindeki olumsuz sonuçlarına ilişkin öngörülere, sınırlı sayıda bilimsel çalışmada yer verilmiştir. Son yıllarda açılan, gerek öğretim elemanı gerekse fiziki alt yapı bakımından önemli eksikleri bulunan fakültelerde eğitimin sürdürülmesindeki ısrarın, uluslar arası eğitim kalite kriterleri dikkate alındığında veteriner hekimlik eğitimine büyük ölçüde zarar vereceği düşünülmektedir. Bu durum veteriner fakültesinden mezun olan veteriner hekimlerin kalitesini düşürmektedir. Mezunlar gerek teorik gerekse pratik bilgi eksikliğinden dolayı geniş istihdam alanına rağmen iş bulamamaktadır. Uluslararası alanda veteriner hekimliği eğitimi ve öğretiminin standardizasyonu için başlıca üç kuruluş çalışmalar yapmaktadır. Bunlar, Dünya Veteriner Hekimleri Birliği Eğitim-Öğretim Komitesi (WVA-CVE), AB Veteriner Hekimliği Eğitim-Öğretim Danışma Komitesi (EU-ACVT) Avrupa Veteriner Hekimliği Eğitim Kurumları Birliği (EAEVE) dir Bu üç uluslararası kuruluş eğitim-öğretimin temelini oluşturması düşünülen bazı standartlar saptamıştır. Bunlar; Veteriner hekimliği eğitim ve öğretiminin amacı ne olmalıdır? Bu amacı gerçekleştirmek için hangi düzeyde eğitim-öğretim yapılmalıdır? Veteriner hekimliği eğitim kurumunun açılabilmesi için hangi minimal gereksinimler sağlanmalıdır? MİNİMAL ŞARTLAR NELERDİR? a. Alt yapı açısından: Bina, laboratuvar, derslik, klinikler, hastane, fakülte çiftliği, kütüphane, teknik ve teknolojik donanım. b. İnsan gücü olarak: Yönetici, eğitici, yardımcı kadro sayısı ve niteliği, öğrenci seçimi, sayısı ve niteliği. c. Eğitim-öğretim niteliği açısından: Toplam ders saati ve bunun teorik/pratik oranı; okutulması zorunlu dersler ile bunların saatleri; öğrenci: öğretim üyesi oranı; öğrenci: yardımcı eleman oranı; kliniklere gelen hayvan sayısı; mezbaha, gezici klinik, alan uygulamaları ile staj olanakları. Ulusal ve uluslararası veteriner hekimliği kuruluşları ve meslekî örgütlerle ilişkiler oluşturulmuş mudur? Eğitim kurumunun kendi içinde ve ilgili kuruluşlarla ortak oluşturduğu eğitim-öğretim, izleme-değerlendirme-geliştirme komisyon komiteleri var mıdır? Ders programları ve konuların içerikleri veya kredilendirme açısından ülke içi eğitim kurumları arasında ve yabancı kurumlar arasında kredi transfer sistemi veya yatay geçiş standartları-koşulları saptanmış mıdır? OMÜ VETERİNER FAKÜLTESİ Fakültemizde eğitim-öğretim, araştırma ve klinik faaliyetleri 5 bölüm ve 21 anabilim dalı ile devam etmektedir. Bölümler; -Temel Bilimler -Klinik Öncesi Bilimler -Klinik Bilimler -Zootekni ve Hayvan Besleme -Besin Hijyeni ve Teknolojisi Eğitim süresi 5 yıl olup mezun olan öğrencilere Yüksek Lisans Diploması adı altında Veteriner Hekim unvanı verilmektedir. Fakültemizde halen hizmet veren 14 araştırma laboratuarı ve 3 öğrenci uygulama laboratuarı ve bir adet gezici klinik aracı bulunmaktadır. 30

35 Fakültemiz Hayvan Hastanesinde hasta hayvanlarda teşhis (röntgen, ultrasonografi, EKG, vb.), tedavi ve koruyucu sağlık hizmetleri açısından gerekli teknolojik altyapı büyük ölçüde oluşturulmuş, eksiklikler hızla tamamlanmaya çalışılmaktadır. ÖĞRENCİLERİN BEKLENTİSİ NEDİR? Temel düzeyde bilgi ve beceriye sahip bir veteriner hekim olarak mezun olmak. TEMEL BİLGİ ve BECERİ NEDİR? En temelden başlayarak mesleki anlamda bir hakimiyet oluşturmak. SORUNLARIMIZ NELERDİR? Alt Yapı -Sınıfların ders işleyebilmek için uygun şartlara sahip olmaması -Laboratuarların ve alet-ekipmanın yetersiz olması -Çiftliğin olmaması Müfredat -Müfredattaki derslerin dönemlere uygun dağıtılmaması -Müfredattaki derslerin dağılımı ve içeriği Öğrencilerin sosyalleşememesi GELİŞEN TEKNOLOJİ Biyoteknoloji, nanobiyoteknoloji gibi gelişmekte olan alanlara dair derslere müfredatta yer verilmesi. OMÜ Veteriner Fakültesi nde 5 yılda toplam 3232 saat ders verilmektedir. Bunun; -Temel Bilimler Bölümü; 688 saat -Klinik Öncesi Bilimler Bölümlü; 896 saat -Klinik Bilimler Bölümü; 1008 saat -Zootekni ve Hayvan Besleme Bölümü; 416 saat -Besin Hijyeni ve Teknolojisi Bölümü; 224 saat DERSLERİN DAĞILIMI TEORİK-PRATİK EĞİTİM ORANI 31

Soru 5) Aşağıdakilerden hangisi laboratuvar hayvanı barınaklarında düşük nem seviyesinden kaynaklanan bir durum değildir?

Soru 5) Aşağıdakilerden hangisi laboratuvar hayvanı barınaklarında düşük nem seviyesinden kaynaklanan bir durum değildir? Soru 1) Aşağıdaki İfadelerden hangisi laboratuvar hayvanı barınakları için doğru değildir? a) Hayvanları dış etkenlerden korur b) Hayvanların doğal davranışlarını sergileyebilmelerine izin verir c) Hayvanlar

Detaylı

Kanatlı Hayvan Yetiştiriciliği

Kanatlı Hayvan Yetiştiriciliği 2014 2015 KAZ YETİŞTİRİCİLİĞİ 1 Kanatlı Hayvan Yetiştiriciliği KAZ YETİŞTİRİCİLİĞİ Kaz eti ;yüksek besleyici değeri yanında düşük yağ ve kolesterol içeriği bakımından sağlıklı bir et türü olup, çeşitli

Detaylı

YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR?

YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR? YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR? Vücudun, büyümesi yenilenmesi çalışması için gerekli olan enerji ve besin öğelerinin yeterli miktarda alınmasıdır. Ş. İKİBUDAK BİYOLOJİ ÖĞRETMENİ SAĞLIKLI BİR Y AŞAMIN

Detaylı

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ Prof. Dr. Metin ATAMER Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Aralık 2006 ANKARA Sütün Tanımı ve Genel Nitelikleri Süt; dişi memeli hayvanların, doğumundan

Detaylı

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yaşlı Bakım-Ebelik 2. Ders YB 205 Beslenme İkeleri 2015 Uzm. Dyt. Emine Ömerağa emine.omeraga@neu.edu.tr BESLENME Dünya Sağlık Örgütü (WHO-DSÖ)

Detaylı

Sigaranın Vücudumuza Zararları

Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın vücudumuza olan zararları ve sigarayı bıraktıktan sonra vücudumuzdaki değişimler burada anlatılmaktadır. Sırt ve Bel Ağrısı: Sigara içmek bel ile ilgili hastalıkların

Detaylı

Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları

Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları Hayvan Beslemede Vitamin ve Minerallerin Önemi Vitaminler, çiftlik hayvanlarının, büyümesi, gelişmesi, üremesi, kısaca yaşaması ve verim vermesi için gerekli metabolik

Detaylı

Pazardan Sofraya:Pazarlama ve Tüketim Beslenmede Balığın Yeri ve Önemi

Pazardan Sofraya:Pazarlama ve Tüketim Beslenmede Balığın Yeri ve Önemi Pazardan Sofraya:Pazarlama ve Tüketim Beslenmede Balığın Yeri ve Önemi Prof. Dr. Yasemen YANAR Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölüm Başkanı Tarih boyunca medeniyetler

Detaylı

Simental sığır ırkının anavatanı İsviçre dir. Simental hem süt ve hemde etçi olmalarından dolayı kombine bir sığır ırkıdır. Dünyada bir çok ülkede

Simental sığır ırkının anavatanı İsviçre dir. Simental hem süt ve hemde etçi olmalarından dolayı kombine bir sığır ırkıdır. Dünyada bir çok ülkede BESİLİK BÜYÜKBAŞ SIMMENTAL (SİMENTAL) Simental sığır ırkının anavatanı İsviçre dir. Simental hem süt ve hemde etçi olmalarından dolayı kombine bir sığır ırkıdır. Dünyada bir çok ülkede yetiştirilmektedir.

Detaylı

Sağlıklı besleniyoruz Sağlıkla büyüyoruz. Diyetisyen Serap Orak Tufan

Sağlıklı besleniyoruz Sağlıkla büyüyoruz. Diyetisyen Serap Orak Tufan Sağlıklı besleniyoruz Sağlıkla büyüyoruz Diyetisyen Serap Orak Tufan İstanbul 2015 NEDEN OKULA GİDERİZ? PEKİ NEDEN YEMEK YERİZ? Hastalanmamak için Daha Güçlü olmak için Daha çabuk büyümek için Karnımızı

Detaylı

ENERJİ METABOLİZMASI

ENERJİ METABOLİZMASI ENERJİ METABOLİZMASI Soluduğumuz hava, yediğimiz ve içtiğimiz besinler vücudumuz tarafından işlenir, kullanılır ve ihtiyaç duyduğumuz enerjiye dönüştürülür. Gün içinde yapılan fiziksel aktiviteler kalp

Detaylı

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX! Özel Formülasyon DAHA İYİ Yumurta Verimi Kabuk Kalitesi Yemden Yararlanma Karaciğer Sağlığı Bağırsak Sağlığı Bağışıklık Karlılık DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Detaylı

BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK

BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK Beslenme İle İlgili Temel Kavramlar Beslenme: İnsanın büyümesi, gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması, Yaşam kalitesini artırması için

Detaylı

EKMEKSİZ DİYET OLUR MU? ŞİŞMANLIĞIN TEK SUÇLUSU EKMEK Mİ? Dilara Koçak Beslenme ve Diyet Uzmanı 8 Mart 2013 www.dilarakocak.com.tr

EKMEKSİZ DİYET OLUR MU? ŞİŞMANLIĞIN TEK SUÇLUSU EKMEK Mİ? Dilara Koçak Beslenme ve Diyet Uzmanı 8 Mart 2013 www.dilarakocak.com.tr EKMEKSİZ DİYET OLUR MU? ŞİŞMANLIĞIN TEK SUÇLUSU EKMEK Mİ? Dilara Koçak Beslenme ve Diyet Uzmanı 8 Mart 2013 www.dilarakocak.com.tr Ağacın kökü toprak İnsanın kökü EKMEK tir. 2 BİR AYDA 7-12 KG. VERMEK

Detaylı

Türkiye de hayvancılık sektörünün önündeki sorunları iki ana başlık altında toplamak mümkündür. Bunlar;

Türkiye de hayvancılık sektörünün önündeki sorunları iki ana başlık altında toplamak mümkündür. Bunlar; Tarımı gelişmiş ülkelerin çoğunda hayvancılığın tarımsal üretim içerisindeki payı % 50 civarındadır. Türkiye de hayvansal üretim bitkisel üretimden sonra gelmekte olup, tarımsal üretim değerinin yaklaşık

Detaylı

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur..

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. 1 BESLENME BİLİMİ 2 Yaşamımız süresince yaklaşık 60 ton besin tüketiyoruz. Besinler sağlığımız ve canlılığımızın devamını sağlar. Sağlıklı bir

Detaylı

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI Dünyamızda o kadar çok canlı türü var ki bu canlıları tek tek incelemek olanaksızdır. Bu yüzden bilim insanları canlıları benzerlik ve farklılıklarına göre sınıflandırmışlardır.

Detaylı

İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı

İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı HASTA BİLGİLENDİRME FORMU HİPERLİPİDEMİ Hiperlipidemi; kanda çeşitli yağların yüksekliğini

Detaylı

ALANYA BELEDİYESİ ÇEVRE KORUMA VE KONT.MD YETERLİ VE DOĞRU BESLENME KURALLARI

ALANYA BELEDİYESİ ÇEVRE KORUMA VE KONT.MD YETERLİ VE DOĞRU BESLENME KURALLARI ALANYA BELEDİYESİ ÇEVRE KORUMA VE KONT.MD YETERLİ VE DOĞRU BESLENME KURALLARI 16 EKİM DÜNYA GIDA GÜNÜ Dünya da bir yanda obeziteyle mücadele yapılırken diğer tarafta açlıktan ölme noktasına gelen insanlara

Detaylı

EMZİREN ANNELERİN BESLENMESİ. Kendiniz ve bebeğiniz için sağlıklı olan gıdaları seçin

EMZİREN ANNELERİN BESLENMESİ. Kendiniz ve bebeğiniz için sağlıklı olan gıdaları seçin EMZİREN ANNELERİN BESLENMESİ Kendiniz ve bebeğiniz için sağlıklı olan gıdaları seçin Bu yayın, FSA nın (Food Standards Agency) izniyle tercüme edilmiştir. Bu kitapçık, bir GAV yayınıdır. GAV Yayın No:

Detaylı

Dengeli Beslenme. Efe Kaan Fidancı

Dengeli Beslenme. Efe Kaan Fidancı Dengeli Beslenme Yaşamımız boyunca sürekli büyürüz. Bebeklikten itibaren sağlıklı bir şekilde büyümek ve gelişmek için düzenli, dengeli ve yeterli beslenmemiz gerekir. Beslenmek yani yemek yemek günlük

Detaylı

Gıdalar ve Güzellik Ananas Armut Avokado Balık Balkabağı Biber Böğürtlen Brezilya fıstığı Çilek Elma

Gıdalar ve Güzellik Ananas Armut Avokado Balık Balkabağı Biber Böğürtlen Brezilya fıstığı Çilek Elma Gıdalar ve Güzellik Besinlerin dengeli bir şekilde tüketilmesi cildin sağlıklı bir görünüme sahip olmasını sağlar. Aşağıda cilt sağlığına katkıları olan besinler ve içerdikleri vitaminler ile mineraller

Detaylı

BRUSELLOZUN İNSANLARDA ÖNLENMESİ VE KONTROLÜ

BRUSELLOZUN İNSANLARDA ÖNLENMESİ VE KONTROLÜ BRUSELLOZUN İNSANLARDA ÖNLENMESİ VE KONTROLÜ Prof. Dr. Fatma Ulutan Gazi Üniversitesi Tıp T p Fakültesi Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıklar kları Anabilim Dalı BRUSELLOZ KONTROLÜ VE ERADİKASYONU

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III 1: DİYABET...1 Diabetes insipedius...2 Diabetes mellitus...2 Diyabetin Etkileri...3 Belirtiler...4 Nedenler...4 Tedavi...4 Bitkilerin Rolü...5 Tıbbi Faydaları...6 2: KARACİĞER

Detaylı

ÜNİTE 3 YAŞAM KAYNAĞI TOPRAK

ÜNİTE 3 YAŞAM KAYNAĞI TOPRAK ÜNİTE 3 YAŞAM KAYNAĞI TOPRAK ÜNİTENİN KONULARI Toprak Nedir? Toprağın Tanımı Toprağın İçindeki Maddeler Toprağın Canlılığı Toprak Neden Önemlidir? Toprağın İnsanlar İçin Önemi Toprağın Hayvanlar İçin Önemi

Detaylı

VİTAMİN NEDİR? Vitaminler organik besinler grubunda bulunup

VİTAMİN NEDİR? Vitaminler organik besinler grubunda bulunup VİTAMİN NEDİR? Vitaminler organik besinler grubunda bulunup normal yaşamın sürdürülmesi için gerekli olan, yiyecekler içerisinde doğal olarak bulunan basit yapılı bileşiklerdir. VİTAMİNLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ=)

Detaylı

Su Çiçeği. Suçiçeği Nedir?

Su Çiçeği. Suçiçeği Nedir? Suçiçeği Nedir? Su çiçeği varisella zoster adı verilen bir virüs tarafından meydana getirilen ateşli bir enfeksiyon hastalığıdır. Varisella zoster virüsü havada 1-2 saat canlı kalan ve çok hızlı çoğalan

Detaylı

Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU

Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU 173 Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU Hiçbir canlının beslenmeden yaşamını sürdürmesi mümkün değildir. Bu, her yaşta olmak üzere, insanlar için de geçerlidir. Özellikle bebekler ve

Detaylı

GÜNLÜK OLARAK NEDEN YETERLİ MİKTARDA KALSİYUM ALMALIYIZ?

GÜNLÜK OLARAK NEDEN YETERLİ MİKTARDA KALSİYUM ALMALIYIZ? GÜNLÜK OLARAK NEDEN YETERLİ MİKTARDA KALSİYUM ALMALIYIZ? Kalsiyum bir çok kişinin bildiği gibi kemik ve dişlerin yapı, oluşum ve sürdürülmesinde temel bir gereksinimdir. Kemik erimesini azaltmada yardımcı

Detaylı

YUMURTA TAVUĞU YETİŞTİRİCİLİĞİ

YUMURTA TAVUĞU YETİŞTİRİCİLİĞİ 2014 2015 YUMURTA TAVUĞU YETİŞTİRİCİLİĞİ Kanatlı Hayvan Yetiştiriciliği 1 YUMURTA TAVUKÇULUĞU Yumurta tavukçuluğu piliçlerde 20.haftadan sonra klavuz yumurta görülmesiyle başlar. Yumurta verimi 23. haftada

Detaylı

1- Süt ve Sütten Yapılan Besinler

1- Süt ve Sütten Yapılan Besinler Besin Grupları Doğada çok çeşitli besinler bulunmakta ve her besinin besin öğesi bileşimi farklılık göstermektedir. Besin öğelerini tek bir besinle vücudumuza almamız imkansızdır. Besin öğelerinin dengeli

Detaylı

Bebeğinizin Beslenme Sağlığı ve Zeytin Yağı

Bebeğinizin Beslenme Sağlığı ve Zeytin Yağı Bebeğinizin Beslenme Sağlığı ve Zeytin Yağı Bebek beslenmesinde 0-3 yaş arası kritik bir dönemdir. Bu dönemde annelerin her konuda olduğu gibi beslenme konusunda bebekleri için mümkün olan en 1 / 7 iyi

Detaylı

BESİNLER. Süt, yumurta, peynir, et, tavuk, balık gibi hayvansal kaynaklı besinler

BESİNLER. Süt, yumurta, peynir, et, tavuk, balık gibi hayvansal kaynaklı besinler BESİNLER Yaşam için gerekli besin öğelerini sağlayan bitkisel ve hayvansal gıdalar BESİN olarak tanımlanır. Besinler, elde edildikleri kaynaklara göre iki gruba ayrılır: Süt, yumurta, peynir, et, tavuk,

Detaylı

Bornova Vet.Kont.Arst.Enst.

Bornova Vet.Kont.Arst.Enst. Avian Influenza Kuş Gribi Tavuk Vebası Hastalığı Dr.Fethiye ÇÖVEN Uzm.Veteriner Hekim Bornova VKAE Kanatlı Hastalıkları Teşhis Laboratuvarı Avian Influenza Tavuk Vebası, Kuş Gribi olarak da bilinen Avian

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

ERGENLİKTE HİJYEN SAĞLIK VE KİŞİSEL BAKIM. Hazırlayan Okul Rehber Öğretmeni İrem YILDIRIM

ERGENLİKTE HİJYEN SAĞLIK VE KİŞİSEL BAKIM. Hazırlayan Okul Rehber Öğretmeni İrem YILDIRIM ERGENLİKTE HİJYEN SAĞLIK VE KİŞİSEL BAKIM Hazırlayan Okul Rehber Öğretmeni İrem YILDIRIM SAĞLIK VE HİJYEN NEDİR? Sağlık; kişinin doğuştan getirdiği kalıtsal özellikleri ile fiziksel, biyolojik ve sosyal

Detaylı

OKUL ÇAĞINDA BESLENME

OKUL ÇAĞINDA BESLENME OKUL ÇAĞINDA BESLENME Doç. Dr. Yeşim ÖZTÜRK Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Gastroenteroloji, Beslenme ve Metabolizma Ünitesi Nisan 2008-İZMİR ADÖLESAN DÖNEM 1. Biyolojik değişim BÜYÜME

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

Bruselloz. Muhammet TEKİN. Bulaşıcı Hastalıklar Çevre ve Çalışan Sağlığı Şube Müdürü

Bruselloz. Muhammet TEKİN. Bulaşıcı Hastalıklar Çevre ve Çalışan Sağlığı Şube Müdürü Bruselloz Muhammet TEKİN Bulaşıcı Hastalıklar Çevre ve Çalışan Sağlığı Şube Müdürü Bruselloz Esas olarak hayvanların hastalığı olan bulaşıcı bakteriyel bir enfeksiyon hastalığı Hayvanlardan insanlara mikroplu

Detaylı

GRİP İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ 2008

GRİP İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ 2008 GRİP İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ 2008 GRİP HAKKINDA BİLMEMİZ GEREKENLER Gribin nasıl bir hastalık olduğunu, Gripten korunmak için neler yapmamız gerektiğini, Grip aşısını ve ne zaman aşı olmamız

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

Bornova Vet.Kont.Arst.Enst.

Bornova Vet.Kont.Arst.Enst. VETERİNER İLAÇ KALINTILARININ ÖNEMİ ve VETERİNER İLAÇ KALINTILARI TEST METOTLARI Beyza AVCI TÜBİTAK -ATAL 8-9 Ekim 2008 İZMİR KALINTI SORUNU? Hayvansal kökenli gıdalarda, hayvan hastalıklarının sağaltımı,

Detaylı

VETERİNER İLAÇ KALINTILARININ ÖNEMİ ve VETERİNER İLAÇ KALINTILARI TEST METOTLARI. Beyza AVCI TÜBİTAK -ATAL 8-9 Ekim 2008 İZMİR

VETERİNER İLAÇ KALINTILARININ ÖNEMİ ve VETERİNER İLAÇ KALINTILARI TEST METOTLARI. Beyza AVCI TÜBİTAK -ATAL 8-9 Ekim 2008 İZMİR VETERİNER İLAÇ KALINTILARININ ÖNEMİ ve VETERİNER İLAÇ KALINTILARI TEST METOTLARI Beyza AVCI TÜBİTAK -ATAL 8-9 Ekim 2008 İZMİR KALINTI SORUNU? Hayvansal kökenli gıdalarda, hayvan hastalıklarının sağaltımı,

Detaylı

Op Dr Aybala AKIL. ACIBADEM Bodrum Hastanesi

Op Dr Aybala AKIL. ACIBADEM Bodrum Hastanesi Sağlıklı bir anne için Sağlıklı beslenme Düzenli hekim kontrolü Gebelik öncesi hastalıkların sıkı takibi Sağlıklı bir yaşam tarzı Huzurlu bir gebelik süreci Sağlıklı beslenme = Dengeli beslenme Proteinler

Detaylı

BVKAE www.bornovavet.gov.tr

BVKAE www.bornovavet.gov.tr Türkiye Veteriner İlaçları Pazarı Sorunlar ve Çözüm Önerileri Uluslararası Süt Sığırcılığı ve Süt Ürünleri Çalıştayı ve Sergisi 28-29 Nisan, 2008 - Konya İsmail Özdemir VİSAD - Veteriner Sağlık Ürünleri

Detaylı

Sığır yetiştiriciliğinde Sıcaklık Stresi ve Alınabilecek Önlemler. Prof. Dr. Serap GÖNCÜ. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi

Sığır yetiştiriciliğinde Sıcaklık Stresi ve Alınabilecek Önlemler. Prof. Dr. Serap GÖNCÜ. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Sığır yetiştiriciliğinde Sıcaklık Stresi ve Alınabilecek Önlemler Prof. Dr. Serap GÖNCÜ Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü 01330 Adana Bir ineğin kendisinden beklenen en yüksek verimi

Detaylı

Minavit Enjeksiyonluk Çözelti

Minavit Enjeksiyonluk Çözelti Prospektüs ; berrak sarı renkli çözelti olup her ml'si 500.000 IU Vitamin A, 75.000 IU Vitamin D 3 ve 50 mg Vitamin E içerir. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ uygun farmasötik şekli, içerdiği A, D 3 ve E vitamin

Detaylı

Fen ve Teknoloji 7. BOŞALTIM SİSTEMİ. Hazırlayan: NİHAT BAHÇE HAYAL BİLİMDEN DAHA ÖNEMLİDİR. ÇÜNKÜ BİLİM SINIRLIDIR.

Fen ve Teknoloji 7. BOŞALTIM SİSTEMİ. Hazırlayan: NİHAT BAHÇE HAYAL BİLİMDEN DAHA ÖNEMLİDİR. ÇÜNKÜ BİLİM SINIRLIDIR. KAZANIMLAR; BOŞALTIM SİSTEMİ. KARACİĞER: Proteinlerin kullanılması sonucunda amonyak açığa çıkmaktadır. Zehirli olan amonyağı daha az zararlı olması için üreye dönüştürmektedir. 1. Boşaltım sistemi ile

Detaylı

KAZ YETİŞTİRİCİLİĞİ. Resim1: Kaz sürüsü.

KAZ YETİŞTİRİCİLİĞİ. Resim1: Kaz sürüsü. KAZ YETİŞTİRİCİLİĞİ Resim1: Kaz sürüsü. 1. Giriş Hayvansal kaynaklı protein tüketiminin arttırılması ucuz üretim ile mümkündür. Kanatlı etleri ise bu bakımdan ucuza mal edilebilen hayvansal bir protein

Detaylı

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur.

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur. Dr.Armağan HAZAR ZATÜRRE (PNÖMONİ) Zatürre yada tıbbi tanımla pnömoni nedir? Halk arasında zatürre olarak bilinmekte olan hastalık akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. Tedavi edilmediği takdirde ölümcül

Detaylı

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ BAĞIRSAK PARAZİTLERİ VE KORUNMA YOLLARI BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ?

Detaylı

1 gr yağ: 9 kilokalori, 1 gr protein ve karbonhidrat: 4 kilokalori, 1 gr alkol 7 kilokalori verir.

1 gr yağ: 9 kilokalori, 1 gr protein ve karbonhidrat: 4 kilokalori, 1 gr alkol 7 kilokalori verir. Doğru beslenme için karbonhidrat, yağ ve proteinler belirli oranlarda belirli miktarlarda düzenli olarak alınmalıdır. Alınan kalori verilen kaloriden fazla olduğu zaman kilo alımı başlar. Her gün yenilen

Detaylı

1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir?

1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir? VÜCUT BAKIMI 1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir? A) Anatomi B) Fizyoloji C) Antropometri D) Antropoloji 2. Kemik, diş, kas, organlar, sıvılar ve adipoz dokunun

Detaylı

GEBELİKTE YETERLİ ve DENGELİ BESLENME

GEBELİKTE YETERLİ ve DENGELİ BESLENME GEBELİKTE YETERLİ ve DENGELİ BESLENME NEDEN ÖNEMLİDİR? Hayat sağlıkla güzeldir BESLENME ve DİYET POLİKLİNİĞİ Gebelik öncesi ideal ağırlığında olan yetişkin kadınların ortalama 9-14 kg arasında (ayda 1-1,5kg)

Detaylı

MEMEDEN BARDAĞA AKAN DOĞALLIK ÖZKAN ŞAHİN U.Ü.KARACABEY MYO GIDA TEKNOLOJİSİ PROGRAMI/SÜT OPSİYONU

MEMEDEN BARDAĞA AKAN DOĞALLIK ÖZKAN ŞAHİN U.Ü.KARACABEY MYO GIDA TEKNOLOJİSİ PROGRAMI/SÜT OPSİYONU MEMEDEN BARDAĞA AKAN DOĞALLIK ÖZKAN ŞAHİN U.Ü.KARACABEY MYO GIDA TEKNOLOJİSİ PROGRAMI/SÜT OPSİYONU MEMEDEN BARDAĞA AKAN DOĞALLIK Dünya nüfusundaki hızlı artış ile teknolojik gelişmeler insanları tarımsal

Detaylı

MEVSİM GRİBİ Neden aşı olmanız gerekir

MEVSİM GRİBİ Neden aşı olmanız gerekir MEVSİM GRİBİ Neden aşı olmanız gerekir Grip. Korunun, koruyun. MEVSİM GRİBİ: NEDEN AŞI OLMANIZ GEREKİR Son zamanlarda sık sık mevsim gribi ve domuz gribi gibi farklı grip türlerinden söz edildiğini duymuş

Detaylı

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI VEREM (TÜBERKÜLOZ) NEDİR? Verem hastalığı; verem mikrobunun solunum yolu ile alınmasıyla oluşan bulaşıcı bir

Detaylı

YULAF YETİŞTİRİCİLİĞİ

YULAF YETİŞTİRİCİLİĞİ YULAF YETİŞTİRİCİLİĞİ Yulafın Kökeni Yulafın vatanını Decandolle Doğu Avrupa ve Tataristan; Hausknecht ise orta Avrupa olduğunu iddia etmektedir. Meşhur tasnifçi Kornicke ise Güney Avrupa ve Doğu Asya

Detaylı

Türkiye'de Yıllara Göre Yeni Verem Hasta Sayıları. 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1995 2000 2005 2007 Yıllar

Türkiye'de Yıllara Göre Yeni Verem Hasta Sayıları. 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1995 2000 2005 2007 Yıllar Verem Haftası etkinlikleri çerçevesinde Akkuş İlçe Sağlık Grup Başkanımız Dr. Mustafa AKDOĞAN 18/01/2010 tarihinde ilçemizde çalışan din adamları ve halka yönelik verem hastalığı ile ilgili çeşitli bilgiler

Detaylı

Burun, anatomik olarak, yüz üzerinde alınla üst dudak arasında bulunan, dışa çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Koku alma organıdır.

Burun, anatomik olarak, yüz üzerinde alınla üst dudak arasında bulunan, dışa çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Koku alma organıdır. Burun, anatomik olarak, yüz üzerinde alınla üst dudak arasında bulunan, dışa çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Koku alma organıdır. Burun boşluğu iki delikle dışarı açılır. Diğer taraftan

Detaylı

Çukurova Bölgesi Sığır Yetiştiriciliğinin Yapısı. Prof. Dr. Serap GÖNCÜ

Çukurova Bölgesi Sığır Yetiştiriciliğinin Yapısı. Prof. Dr. Serap GÖNCÜ Çukurova Bölgesi Sığır Yetiştiriciliğinin Yapısı Prof. Dr. Serap GÖNCÜ Memeli hayvanlardan elde edilen süt, bileşimi türden türe farklılık gösteren ve yavrunun ihtiyaç duyduğu bütün besin unsurlarını içeren

Detaylı

H1N1 den Korunmada Alınacak Önlemler. Pandemik H1N1 Gribi (Domuz Gribi)

H1N1 den Korunmada Alınacak Önlemler. Pandemik H1N1 Gribi (Domuz Gribi) H1N1 den Korunmada Alınacak Önlemler Pandemik H1N1 Gribi (Domuz Gribi) İnfluenza olarak da bilinen grip, viral bir hastalıktır. Sağlıklı insanlarda ortalama bir haftada geçmesine rağmen; vücut direncini

Detaylı

HASTALIKLARA ÖZEL BESLENME

HASTALIKLARA ÖZEL BESLENME HASTALIKLARA ÖZEL BESLENME Beslenme Yetersizliğine Bağlı Sorunlar 1 PROTEİN ENERJİ YETERSİZLİĞİ Büyüme ve gelişme için gerekli olan enerji, protein, karbonhidrat, vitamin ve minerallerin yeterince alınmamasına

Detaylı

DiYABET VE BESLENME N M.-

DiYABET VE BESLENME N M.- DiYABET VE BESLENME Diyabet tedavisinin amacı;kan şekeri kontrolünü sağlayarak diyabetin seyrinde gelişebilecek bozuklukları (komplikasyonları) önlemek veya geciktirmek; böylece yaşam kalitenizi yükseltmektir.

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM 9.11.2015 ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Konular Doğum öncesi gelişim aşamaları Zigot Doğum öncesi çevresel etkiler Teratojenler Doğum Öncesi G elişim Anneyle ilgili diğer faktörler Öğr. Gör. C an ÜNVERDİ Zigot

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK

ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK ÜNİTENİN KONULARI Toprağın Oluşumu Fiziksel Parçalanma Kimyasal Ayrışma Biyolojik Ayrışma Toprağın Doğal Yapısı Katı Kısım Sıvı Kısım ve Gaz Kısım Toprağın Katmanları

Detaylı

B unl a r ı B i l i yor mus unuz? MİTOZ. Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı,

B unl a r ı B i l i yor mus unuz? MİTOZ. Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı, MİTOZ Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı, sitoplazma ve çekirdekten meydana gelmiştir. Hücreler büyüme ve gelişme sonucunda belli bir olgunluğa

Detaylı

SORULAR / CEVAPLAR. 2 metabolic balance ile kilo nasıl dengeleniyor?

SORULAR / CEVAPLAR. 2 metabolic balance ile kilo nasıl dengeleniyor? SORULAR / CEVAPLAR 1 nedir? kilo düzenleyici metabolizma programıdır. Bu program doktorlar ve beslenme uzmanları tarafından geliştirilmiştir. Bu program yardımıyla yeme içme alışkanlıklarınız sağlıklı,

Detaylı

TÜRKİYE DE EN FAZLA GÖRÜLEN BESLENME HATALARI

TÜRKİYE DE EN FAZLA GÖRÜLEN BESLENME HATALARI TÜRKİYE DE EN FAZLA GÖRÜLEN BESLENME HATALARI Türkiye beslenme durumu yönünden hem gelişmekte olan, hem de gelişmiş ülkelerin sorunlarını birlikte içeren bir görünüme sahiptir. Ülkemizde halkın beslenme

Detaylı

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER A) BİYOLOJİK ETMENLER KALITIM İÇ SALGI BEZLERİ B) ÇEVRE A) BİYOLOJİK ETMENLER 1. KALITIM Anne ve babadan genler yoluyla bebeğe geçen özelliklerdir.

Detaylı

ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATLARI CİLT IV. BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola (Berk. Et Curt) Berl et de Toni

ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATLARI CİLT IV. BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola (Berk. Et Curt) Berl et de Toni ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATLARI CİLT IV BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola (Berk. Et Curt) Berl et de Toni 1. TANIMI VE YAŞAYIŞI Hastalığa neden olan etmen obligat bir parazittir. Hücrelerarası gelişir,

Detaylı

HAMAMBÖCEKLERİ ve MÜCADELE YÖNTEMLERİ

HAMAMBÖCEKLERİ ve MÜCADELE YÖNTEMLERİ HAMAMBÖCEKLERİ ve MÜCADELE YÖNTEMLERİ HAMAMBÖCEKLERİ ve MÜCADELE YÖNTEMLERİ HAMAMBÖCEKLERİ Ordo (Takım): Blattoptera (Hamam böcekleri) Vücutları kahverengi tonlarında, yassı ve ovaldir. Antenler çoğunlukla

Detaylı

HİJYEN. Sağlıklı yaşama şartlarını öğreten bir bilim dalıdır.

HİJYEN. Sağlıklı yaşama şartlarını öğreten bir bilim dalıdır. HİJYEN HİJYEN Sağlıklı yaşama şartlarını öğreten bir bilim dalıdır. Aynı zamanda birey ve toplum olarak insan sağlığının korunması ve geliştirilmesini hedefler. Yaşamın verimli, sağlıklı düzeyde uzun süre

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

Sporcu Beslenmesi Ve Makarna. Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU Beslenme ve Diyetetik Bölümü Bölüm Başkanı

Sporcu Beslenmesi Ve Makarna. Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU Beslenme ve Diyetetik Bölümü Bölüm Başkanı Sporcu Beslenmesi Ve Makarna Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU Beslenme ve Diyetetik Bölümü Bölüm Başkanı BESLENME Genetik yapı PERFORMANS Fiziksel kondisyon Yaş Cinsiyet Yaş Enerji gereksinimi Vücut bileşimi

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

Gebelikte Beslenme Vitaminler

Gebelikte Beslenme Vitaminler Gebelik döneminizde dengeli bir beslenme alışkanlığı edindiğinizde, sıvıyı bol miktarda aldığınızda, doktorunuzun verdiği demir içerikli preparatları düzenli olarak aldığınızda, normal sınırlar içinde

Detaylı

KOYUNCULUK GAP TEYAP İHG

KOYUNCULUK GAP TEYAP İHG KOYUNCULUK GAP TEYAP İHG KOYUN IRKLARI Koyunları verimlerine göre 3 grupta toplayabiliriz. Etçi ırklar, Sütçü ırklar, Yapağıcı ırklar, Bir işletmede yetiştirilecek koyun ırkı seçilirken şu hususları dikkate

Detaylı

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı. VEREM HASTALIĞI ve VEREM HAFTASI

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı. VEREM HASTALIĞI ve VEREM HAFTASI T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI ve VEREM HAFTASI VEREM EĞİTİM VE PROPAGANDA HAFTASI Geleneksel olarak her yıl Ocak ayının ilk Pazar gününden

Detaylı

neden az yağlı az kolesterollü diyet?

neden az yağlı az kolesterollü diyet? neden az yağlı az kolesterollü diyet? DYT-YRD07 Rev / 2 Yürürlük Tarihi / 30.12.2005 Rev Tarihi / 17.18.2012 neden az yağlı az kolesterollü diyet? Kolesterol insan vücudunda doğal olarak bulunan yağa benzer

Detaylı

Buzağı İshalleri ve Koruma Yöntemleri. Dengeli ve Ekonomik Besleme

Buzağı İshalleri ve Koruma Yöntemleri. Dengeli ve Ekonomik Besleme Buzağı İshalleri ve Koruma Yöntemleri Buzağılar Sürünün Geleceğidir. Buzağı yetiştiriciliğinde anahtar noktalar! Doğum Kolostrum (Ağız Sütü) Besleme Sistemi Sindirim Sağlık Doğum ile ilgili anahtar noktalar

Detaylı

Bornova Vet.Kont.Arst.Enst.

Bornova Vet.Kont.Arst.Enst. Yemlerde Amino asitler ve B Grubu Vitaminlerinin Önemi ve Test Metotları Süreyya ÖZCAN Besin Öğeleri Canlının yaşamını devam ettirmesi için gerekli olan kimyasal element veya bileşiklerdir. Hücrelerin

Detaylı

Yemlerde Amino asitler ve B Grubu Vitaminlerinin Önemi ve Test Metotları. Süreyya ÖZCAN

Yemlerde Amino asitler ve B Grubu Vitaminlerinin Önemi ve Test Metotları. Süreyya ÖZCAN Yemlerde Amino asitler ve B Grubu Vitaminlerinin Önemi ve Test Metotları Süreyya ÖZCAN Besin Öğeleri Canlının yaşamını devam ettirmesi için gerekli olan kimyasal element veya bileşiklerdir. Hücrelerin

Detaylı

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ GÜLDER GÜMÜŞKAYA HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ HASTANESİ TROMBOSİT NEDİR? 1 Kemik iliğinde yapılan kan hücrelerinden biridir. Pıhtılaşma hücreleri olarak bilinir. 1mm 3 kanda

Detaylı

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir Sistemine (MSS) bilgi ileten ve bilgi alan sinir sistemi bölümüdür. Merkezi Sinir Sistemi nden çıkarak tüm vücuda dağılan sinirleri

Detaylı

Manda Ürünlerini Ekonomik Değeri Nasıl Artırılabilir Yrd. Doç. Dr. Zeki GÜRLER

Manda Ürünlerini Ekonomik Değeri Nasıl Artırılabilir Yrd. Doç. Dr. Zeki GÜRLER Manda Ürünlerini Ekonomik Değeri Nasıl Artırılabilir Yrd. Doç. Dr. Zeki GÜRLER Manda Ürünleri Süt ve Süt Ürünleri Manda sütü Afyon kaymağı Lüle kaymağı Manda yoğurdu Dondurma Manda tereyağı Manda peyniri

Detaylı

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065 Gençlerde Bel Ağrısına Dikkat! Bel ağrısı tüm dünyada oldukça yaygın bir problem olup zaman içinde daha sık görülmektedir. Erişkin toplumun en az %10'unda çeşitli nedenlerle gelişen kronik bel ağrıları

Detaylı

Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir.

Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir. Ağız ve Diş Sağlığı Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir. Ağız sağlığı: Dişler ve onları

Detaylı

HAYVANSAL KAYNAKLI AMİNO ASİT İÇEREN ORGANİK GÜBRE. Çabamız topraklarımız için. www.letafet.co

HAYVANSAL KAYNAKLI AMİNO ASİT İÇEREN ORGANİK GÜBRE. Çabamız topraklarımız için. www.letafet.co HAYVANSAL KAYNAKLI AMİNO ASİT İÇEREN ORGANİK GÜBRE Çabamız topraklarımız için www.letafet.co LETAMİN BASE HAYVANSAL KAYNAKLI AMİNO ASİT İÇEREN SIVI ORGANİK GÜBRE Letafet Uluslararası Pazarlama Gıda Satış

Detaylı

Dryocosmus kuriphilus(kestane gal arısı)sürvey Talimatı. Dryocosmuskuriphilus(Yasumatsu) (Kestane gal arısı)

Dryocosmus kuriphilus(kestane gal arısı)sürvey Talimatı. Dryocosmuskuriphilus(Yasumatsu) (Kestane gal arısı) Dryocosmus kuriphilus(kestane gal arısı)sürvey Talimatı Zararlı Organizma Dryocosmuskuriphilus(Yasumatsu) (Kestane gal arısı) Sınıf: Insecta Takım: Hymenoptera Familya:Cynipidae Tanımı Konukçuları Zarar

Detaylı

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar Diyet denilince aklımıza aç kalmak gelir. Bu nedenle biz buna ''sağlıklı beslenme programı'' diyoruz. Aç kalmadan ve bütün besin öğelerinden dengeli biçimde alarak zayıflamayı ve bu kiloda kalmayı amaçlıyoruz.

Detaylı

Şişmanlık (obezite); sağlığı bozacak düzeyde vücutta yağ miktarının artmasıdır.

Şişmanlık (obezite); sağlığı bozacak düzeyde vücutta yağ miktarının artmasıdır. ŞİŞMANLIK (OBEZİTE) Şişmanlık (obezite); sağlığı bozacak düzeyde vücutta yağ miktarının artmasıdır. Yağ dokusunun oranı; Yetişkin erkeklerde % 12 15, Yetişkin kadınlarda %20 27 arasındadır. Bu oranların

Detaylı

İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM: DÜNYA KANATLI HAYVAN ÜRETİMİ 2. BÖLÜM: YEM HAMMADDE DEĞERİNİN SAPTANMASI VE YEM FORMULASYONU

İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM: DÜNYA KANATLI HAYVAN ÜRETİMİ 2. BÖLÜM: YEM HAMMADDE DEĞERİNİN SAPTANMASI VE YEM FORMULASYONU İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM: DÜNYA KANATLI HAYVAN ÜRETİMİ 1. Dünya hayvan üretimi 2. Kanatlı eti üretimi 3. Yumurta üretimi 4. Kanatlı üretiminin geleceği 5. Dünya yem üretimi 2. BÖLÜM: YEM HAMMADDE DEĞERİNİN

Detaylı

Kanser tedavisi sırasında sağlıklı bir diyet hemen hemen başka zamanlardakiyle aynıdır. Her gün çeşitli gıdalar yemeniz gerekir.

Kanser tedavisi sırasında sağlıklı bir diyet hemen hemen başka zamanlardakiyle aynıdır. Her gün çeşitli gıdalar yemeniz gerekir. KANSER HASTALARINDA BESLENME DESTEĞİ Dengeli ve sağlıklı beslenme sadece tedavi gören kanser hastaları için değil tedavi sonrası süreçte de sağlıklı yaşamı oluşturan önemli unsurlardan biridir. Kanser

Detaylı

Bilinen, 5000 den fazla fonksiyonu var

Bilinen, 5000 den fazla fonksiyonu var Bilinen, 5000 den fazla fonksiyonu var KARACİĞER NEDEN ÖNEMLİ 1.Karaciğer olmadan insan yaşayamaz! 2.Vücudumuzun laboratuardır. 500 civarında görevi var! 3.Hasarlanmışsa kendini yenileyebilir! 4.Vücudun

Detaylı

ANKARA ÜNĠVERSĠTESĠ SAĞLIK BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ ENSTĠTÜ KURUL KARARLARI. Toplantı Tarihi: 12 Haziran 2013 Toplantı Sayısı : 2012-2013/2 Karar Sayısı: 1

ANKARA ÜNĠVERSĠTESĠ SAĞLIK BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ ENSTĠTÜ KURUL KARARLARI. Toplantı Tarihi: 12 Haziran 2013 Toplantı Sayısı : 2012-2013/2 Karar Sayısı: 1 Toplantı Tarihi: 12 Haziran 2013 Toplantı Sayısı : 2012-2013/2 Karar Sayısı: 1 Enstitümüz doktora programı öğrencilerine, yönelik Bilimsel Araştırma ve Metodolojisi entegre dersinin araştırma görevlisi

Detaylı

Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1.

Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1. Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1.5-2 m 2 ) Deri esas olarak iki tabakadan olu ur Üst deri (Epidermis)

Detaylı