Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download ""

Transkript

1 Sayý:16 Ocak 2004 AB Sürecinde Uyum Yasalarý ve Türkiye nin Yeri Türkiye Kapýnýn Önünde Dolardaki Deðer Kaybýnýn Bazý Nedenleri ve Olasý Etkileri Türkiye de Ekonomik Geliþmeler Milletlerarasý Ticaret Odasý Ticaret ve Yatýrým Politikalarý Türkiye de Yabancý Dil Öðretimi, Sorunlarý ve Çözümleri AB Sürecinde Türkiye Ýþletme Bölümü Cumhuriyetimizin 80. Yýlýnda Plastik Sanatlar Saðlýklý Yaþam Ýçin Egzersiz Spor

2 Geniþleme Sürecinde AB ve Türkiye Baþyazý 2 AB Sürecinde Uyum Yasalarý ve Türkiye nin Yeri 4 Türkiye Kapýnýn Önünde 13 Dolardaki Deðer Kaybýnýn Bazý Nedenleri ve Olasý Etkileri 17 Türkiye de Ekonomik Geliþmeler 25 Milletlerarasý Ticaret Odasý Ticaret ve Yatýrým Politikalarý 28 Türkiye de Yabancý Dil Öðretimi, Sorunlarý ve Çözümleri 31 Ýþletme Bölümü 35 Cumhuriyetimizin 80. Yýlýnda Plastik Sanatlar 36 Saðlýklý Yaþam Ýçin Egzersiz 38 Spor 39 Çankaya Üniversitesi adýna Sahibi: Rektör V. Prof. Dr. Ziya Aktaþ Editör Yakup Sarýcan Tasarým ve Baský Tasarým Plus Ýletiþim Hizmetleri Çankaya Üniversitesi Rektörlüðü Öðretmenler Cad. No: Yýl Ankara Tel: Faks: Çankaya Üniversitesi Basýn ve Halkla Ýliþkiler Müdürlüðü tarafýndan hazýrlanmýþtýr. Dergide yayýnlanan yazýlar kaynak gösterilerek kullanýlabilir. Ýmzalý yazýlardaki görüþler yazarlarýna aittir. Üç ayda bir yayýmlanýr. Avrupa Birliði nin geniþlemesi aslýnda 1970 lerin baþýndan beri çeþitli dalgalarla süre geldi. Bugün 15 üyesi olan Avrupa bütünleþmesinin baþlangýçta 6 üyesi vardý. Birlik, 1 Mayýs 2004 tarihinde 25 üyeli olacak. Geniþleme süreci, üye sayýsý artarak devam edecek gibi görünüyor. En azýndan 27 üyeli bir Avrupa Birliði olacak. 28 inci üyenin de Türkiye olmasý ihtimali kuvvetle söz konusu. Bugünlerde hemen her yerde Türkiye-AB iliþkileri ve Türkiye nin üyeliði konuþuluyor. Kýbrýs ta süren müzakereler, Almanya Baþbakanýnýn ve anamuhalafet partisi baþkanýnýn Türkiye yi ziyareti geniþ yanký buldu Avrupa da. AB Kýbrýs konusunda bir çözüm olmazsa bu sizi Avrupa dan uzaklaþtýrýr görüþünden Kýbrýs sorununun çözümü Türkiye nin üyeliðini önemli ölçüde kolaylaþtýracaktýr görüþüne geldi. Bu geliþmeler, Kýbrýs ýn Kopenhag Kriterleri arasýnda yer almamasýna raðmen AB nin geniþleme sürecinde sorun almak istemediðini ve kriterleri yerine getiren Türkiye ye müzakare tarihinin verileceðini gösteriyor. AB ve Avrupa nýn Sýnýrlarý Tarih Profesörü Michael Borgolte, Frankfurter Allgemeine Zeitung da yayýnladýðý makalesinde Avrupa nýn sýnýrlarýný þöyle sorguluyor: Günümüzde Avrupa nýn batýdaki deniz kýyýlarýndan daha emin olduðumuz baþka bir þey yok, ama, doðudaki sýnýr þimdiye kadar tahmini kaldý. Avrupa tanýmlamasýnda coðrafi tartýþma bize yeterli gelmiyor. Avrupa yý hangi nehirlerin ve daðlarýn Asya ve Afrika dan ayýrdýðýndan ziyade, kimin Avrupalý sayýlabileceði bilinmek isteniyor. Günümüzde Avrupa ile AB nin ayný þey olmadýðý biliniyor, fakat, gelecekte Birliðin geniþlemesiyle bu iki ismin örtüþmesi mümkün görünüyor. Türkiye ve Rusya konularýnda ne þekilde karar verilirse verilsin, Avrupa nýn doðu sýnýrý meselesinin coðrafi ve tarihi- kültürel bazda deðil, siyasi olarak çözülebileceði görülmeye baþlanmýþtýr. Türkiye Avrupalýdýr. En azýndan bir halk Kemalist Devrimden beri Batý nýn izlerini taþýyan bir Cumhuriyet kurma arayýþýnda olduðu sürece. Avrupa Birliði ne üyelikle Orta Çaðýn baþýnda baþlamýþ olan Türklerin Batý ya göçü tamamlanacak. Yakup SARICAN

3 Aylar Geçiyor... Çankaya Gündemi ile size ilk defa Merhaba deyiþimin üstünden haftalar, aylar, derken, kocaman bir üç ay geçti. Bu arada öðrencilerimiz akademik yýlýnýn güz dönemini bitirdiler. Tatilin ardýndan da yeni döneme, bahar dönemine baþladýlar. Hepsine bu dönemde de yürekten saðlýk ve baþarýlar diliyorum. Bu geçen aylarda biz ne yaptýk diye dönüp baktýðýmýzda, yaptýðýmýz günlük rutin iþler dýþýnda üniversitemizin Akademik ve Ýdari Yöneticileri ve Rektörlük olarak, Mütevelli Heyetimizin Baþkan ve Üyelerinin katký ve destekleri ile bazý yönetmelik deðiþikliklerini gerçekleþtirdik. Önlisans, Lisans Eðitim-Öðretim ve Sýnav Deðerlendirme Esaslarýna Ýliþkin Yönetmelik ile Lisansüstü Eðitim ve Öðretim Yönetmeliði bunlar arasýnda sayýlabilir. Biliyorsunuz, Çankaya Üniversitemizde kurslar açmak, danýþmanlýk hizmetleri vermek ve araþtýrma çalýþmalarýný düzenlemek amacýyla SEDAM (Sürekli Eðitim, Danýþma, Araþtýrma ve Uygulama Merkezi) adlý bir birimimiz var. SEDAM ýn yeni yönetmeliði de Senato ve Mütevelli Heyet onayýndan yeni geçti. Araþtýrma Görevlilerimiz bizim için gelecekteki hocalarýmýz, meslektaþlarýmýzdýr. Bu genç kardeþlerimizin bilimsel çalýþmalarýný daha etkin bir konuma getirebilmek amacýyla Rektörlük ve Mütevelli Heyeti tarafýndan birlikte yapýlan çalýþmalar da baþarý ile sonuçlanmýþ, belirli bir yöntem oturtulmuþtur. Öðrencilerimiz bizim evlatlarýmýz, velilerimizin bize emanetidir. Onlarla sadece bilimsel ve teknik anlamda deðil, sosyal alanda da ilgilenmenin bizim görevimiz olduðuna inanýyoruz. Bu nedenle, öðrenci topluluklarý çalýþmalarýný hýzlandýrmanýn yanýnda, onlarýn olasý sorunlarýný çözebilmede yardýmcý olabilme umuduyla Saðlýk Merkezimizde bir Psikolojik Danýþma ve Rehberlik uzmanýný görevlendiriyoruz. Bu arkadaþýmýzýn da öðrencilerimizle yakýndan ilgileneceðinden eminim. Bu seferlik bu kadar, hepiniz hoþça kalýn. Sevgi ve Saygýlarýmla. Prof. Dr. Ziya AKTAÞ Rektör V.

4 AB Sürecinde Türkiye AB Sürecinde Uyum Yasalarý ve Türkiye nin Yeri Türkiye Kapýnýn Önünde

5 AB SÜRECÝNDE TÜRKÝYE AB Sürecinde Uyum Yasalarý ve Türkiye nin Yeri Yrd. Doç. Dr. Sanem Baykal Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öðretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Sanem Baykal Avrupa Birliði nin geniþlemesi aslýnda 1970 lerin baþýndan beri çeþitli dalgalarla süre geldi lerde kurulan Avrupa bütünleþmesinin baþlangýçta, 6 üyesi vardý. Bugün 15 üyesi var. 1 Mayýs 2004 tarihinde 25 üyeli olacak ve geniþleme süreci, üye sayýsý, artarak devam edecek. En azýndan 27 üyeli bir yapýya kavuþmasý kesin görünüyor; 28. üyenin de Türkiye olmasý ihtimali söz konusu. Geniþleme dediðimiz olgunun hukuksal dayanaðý, Avrupa Birliði ni kuran antlaþmanýn 49. maddesinde þöyle ifade edilmiþ Avrupa Birliði ni kuran antlaþmanýn 6. maddesinde belirtilen ilkelere saygý duyan her Avrupa devleti, Birliðe üye olmak için baþvurabilir. Söz konusu hükmün kurucu antlaþmaya konulma zamaný Maastricht Antlaþmasý nýn yürürlüðe girdiði 1993senesi. Mevcut geniþleme süreci de, yani bugünkü Merkezi ve Doðu Avrupa ülkelerini; Malta, Güney Kýbrýs ve Türkiye yi içine alan geniþleme süreci de, iþte bu hukuksal dayanaða, kurucu antlaþma maddesine dayanarak iþletiliyor tarihinden itibaren Avrupa Birliði, üye devletlerin ortak ilkeleri olan; hürriyet, demokrasi, insan haklarý ve temel özgürlüklere saygý ve hukukun üstünlüðü prensibi üzerine kurulmuþtur denerek; yeni girecek üye devletlerin de, Avrupalý devlet olmanýn coðrafi kriterlerinin ötesinde bir takým demokrasi, hukukun üstünlüðü, insan haklarý gibi þartlarý yerine getirmeleri halinde ancak Avrupa Birliði ne üyelik baþvurusunda bulunabileceði ortaya konmuþtur. Mevcut geniþleme süreci dediðimiz, Sovyetler Birliði nin daðýlmasýyla ortaya çýkan, Merkezi ve Doðu Avrupa ülkelerinin Avrupa Birliði ne üyelik süreci ve bunlarýn yanýna Malta, Güney Kýbrýs ve Türkiye nin katýlmasýndan oluþan bugünkü geniþleme süreci, kendine özgü bazý özellikler içermektedir. Daha önceki geniþlemelerden, örneðin, Yunanistan ýn, Ýspanya nýn üyeliðine kýyasla çok farklý bir süreç iþlemektedir bugün. Niye farklý? Bir kere, aday üye sayýsý çok fazla. Bir anda Avrupa Birliði karþýsýnda, 13 üye adayý buluyor. Bu ülkelerin hepsini birden bünyesine katabilmesi için, belli bir takým adýmlar atmasý lazým. Ayný zamanda bu üyeliðe baþvuran ülkelerin pek çoðu eski Demir Perde üyesi ülkeler ve bu sistemin içerisinden çýktýklarý için, hem siyasi, hem ekonomik yapý olarak çok ciddi bir dönüþüm sürecinden geçmeleri gerekiyor. Ayný durumu daha önceki geniþleme dalgalarýnda görmüyoruz. Hep iki üç ülkenin bir arada üye olduðunu görüyoruz, Avrupa Birliði ne. Baþlangýçta bir ekonomik bütünleþme olarak kurulan Avrupa bütünleþmesi, 90 lara geldiðimizde bir siyasi yapý olmaya, gerçek anlamda bir birlik olmaya doðru adým atýyor. Ve bundan dolayý da kendi derinleþmesine, kendi yetki artýþýna, kendi iþleyiþ biçimindeki farklýlaþmalara baðlý olarak, yeni gelecek üyelerden yani aday ülkelerden de farklý beklentiler içerisinde yýlýnda kararlaþtýrýlan meþhur Kopanhag Kriterleri, bu Merkezi ve Doðu Avrupa ülkelerini, Avrupa Birliði üyeliðine hazýrlamayý amaçlýyor. Dolayýsýyla bu ülkeleri liberal bir ekonomik düzene ve liberal bir siyasi düzene geçirmeyi, dönüþtürmeyi amaçlayan süreci, bunun için yerine getirmeleri gereken ilkeleri ifade ediyor. Kopenhag Kriterleri, siyasi kriterler, ekonomik kriterler ve hukuki kriterler olarak üçe ayrýlýyor. Siyasi kriterler içerisinde yerleþmiþ ve iyi iþleyen bir siyasi yapý, demokrasi; tüm kurumlarýyla iyi iþleyen, istikrarlý bir demokratik yapý, hukukun üstünlüðü ve insan haklarýna saygý öngörülüyor. Bunun yaný sýra, ekonomik olarak da, liberal bir piyasa ekonomisine geçiþ ve bunun rekabetçi baskýlara dayanabilmesi öngörülüyor. Hukuki kriter olarak da, Avrupa Birliði müktesebatýna, yeni üyenin giriþ tarihine kadar, Avrupa Birliði nin kendi içinde kararlaþtýrmýþ olduðu mevzuata, söz konusu ülkenin uyum saðlamasý öngörülüyor. Kopenhag Kriterleri 1993 yýlýnda, iþte bu yeni girecek ülkelerin dönüþümünü gerçekleþtirmek amaçlý olarak öngörülüyor. Ama Kopenhag Kriterleri 1993 yýlýnda öngörülenlerle sýnýrlý deðil. Bizde uzun yýllar gözden kaçýrýlan bir süreç gerçekleþti ve 1999 yýllarýnda Kopenhag Kriterlerine eklemeler yapýldý. Bu çerçevede, sadece belli yasalarýn çýkarýlmasýnýn yeterli olmadýðýný, asýl önemli olanýn uygulama olduðunu, bu alanda idari, teknik ve adli kapasitenin geliþtirilmesi gerektiðini, ayný zamanda

6 AB SÜRECÝNDE TÜRKÝYE komþularla iyi iliþkilerin de, bir bakýma bir kriter olarak, Helsinki Zirvesiyle öngörüldüðünü, bu süreçte görüyoruz. Yani bir aday ülke, ancak bu kriterleri yerine getirdikten sonra Avrupa Birliði ne üye olacak ve bunlar yýllarýnda, daha Türkiye nin adaylýðý kabul edilmeden önce ortaya konmuþ ilkeler ve en önemli olaný siyasi kriterler, çünkü asýl olarak bu kriter yerine gelmediði müddetçe müzakerelerin açýlmasý söz konusu deðil. Süreç nasýl iþlemeye baþlýyor? 1997 yýlýnda Türkiye de de büyük infiale yol açan bir takým olaylar meydana geliyor. Temmuz ayýnda Avrupa Birliði Komisyonu Gündem 2000 adý verilen bir belge açýklýyor. Bu belgede hem aday ülkelere bir perspektif çizmek; kendilerini nasýl, hangi araçlarla deðiþtireceklerini, dönüþtüreceklerini öngörmek amacý güdülüyor, bir yandan da Avrupa Birliði nin kendi dönüþümünü gerçekleþtirmek üzere bazý politika reformlarýna gitmesi öngörülüyor. Gündem 2000 bu alandaki bir takým çabalarý içeren bir belge. Bu belgenin hemen ardýndan, Aralýk ayýnda 1997 de Lüksemburg da, 10 tane Merkezi ve Doðu Avrupa ülkesine ve Güney Kýbrýs Rum Yönetimine adaylýk statüsünün tanýndýðýný görüyoruz. Siyasi kriterleri yerine getirmiþ olan 6 ülke ile müzakerelerin baþlamasý kararlaþtýrýlýyor, diðer 5 ülke ile de Analitik Ýnceleme Süreci denen mevzuat karþýlaþtýrýlmasý süreci baþlýyor. Ve bir güçlendirilmiþ katýlým öncesi stratejiye karar veriliyor. Türkiye bu ülkelerin arasýnda yok; olmayan bir ülke daha var, o da iktidar deðiþikliði sonucu adaylýk baþvurusu hakkýnda tereddüde düþen, ancak sonra bu sorunu çözen Malta. Niye 1997 yýlýnda Türkiye de infial yaratan geliþmeler oldu? Çünkü bu süreçte Türkiye nin adaylýðý öngörülmedi; 1997 yýlýnda, iliþkiler gerçek anlamda bunalýmlý bir döneme girdi. baðlayan bir belge ama tabii ki fiilen Türkiye yi de baðlýyor, çünkü bir aday ülke bu belgenin gereklerini yerine getirdiði ölçüde, müzakere sürecine yaklaþýyor, baþlayan müzakereler pürüzsüz yürüyor ve ayný zamanda mali yardýmlardan yararlanma imkaný doðuyor. Bunun karþýlýðýnda Ulusal Program dediðimiz belge de, aday ülkenin Katýlým Ortaklýðý Belgesine cevabýný oluþturuyor. Bir aday ülke, Katýlým Ortaklýðý Belgesinde öngörülen somut öncelikleri, somut hedefleri, hangi araçlarla, hangi sürelerde yerine getireceðini; kendi Ulusal Programýnda ortaya koyuyor. Aday ülkeyi hukuken baðlayan belge de Ulusal Program. Dolayýsýyla, Ulusal Program, Katýlým Ortaklýðýna cevabi bir belge olma niteliðini taþýyor. Düzenli Rapor ya da Ýlerleme Raporu dediðimiz belge ise, aday ülkelerin Katýlým Ortaklýðý Belgesini ne ölçüde yerine getirdiklerinin, her yýl yapýlan deðerlendirmeyle, Avrupa Komisyonu tarafýndan ortaya konduðu bir belge. Katýlým Ortaklýðýnda þunlar þunlar yerine gelecek denmiþti, Ulusal Programda bunlar kabul edilmiþti, acaba somut olarak hangileri ne ölçüde gerçekleþti; bunun deðerlendirmesini içeren bir rapor. Bunlarýn ötesinde, AB Program ve Ajanslarýndan yararlanmak, bir takým programlardan PHARE Peki bu Güçlendirilmiþ Katýlým Öncesi Strateji nedir? Hep duyduðumuz Katýlým Ortaklýðý Belgesi, Ulusal Program, Ýlerleme Raporu dediðimiz olgular; bu Güçlendirilmiþ Katýlým Öncesi Strateji nin içinde. Aday ülkeleri üyeliðe hazýrlamak için kullanýlacak araçlarý içeren. Katýlým Ortaklýðý Belgesi, baþlangýçta gördüðümüz o Kopenhag Kriterlerini, yerine getirmek için aday ülkelerin hangi somut önlemleri almasý gerektiðini inceleyen, ortaya koyan, bunlarý vadeye baðlayan, bunlarýn gerçekleþmesi için belli süreler öngören bir belge. Avrupa Birliði Komisyonu tarafýndan hazýrlanýyor, Bakanlar Konseyi tarafýndan son hali veriliyor; tek taraflý bir irade beyaný. Hukuken Türkiye yi baðlayan bir yönü yok, Avrupa Birliði ni

7 AB SÜRECÝNDE TÜRKÝYE gibi, ISPA gibi, SAPARD gibi yardým programlarýndan yararlanmak da yine Katýlým Öncesi Stratejinin unsurlarý olarak öngörülmüþ. Türkiye için de þu anda bu programlarýn bazýlarýndan yararlanma imkaný var, Phare programýndan Türkiye yararlanamýyor, bu tamamýyla Merkezi ve Doðu Avrupa ya yönelik ama ISPA ve SAPARD dan yararlandýðý gibi, belli program ve ajanslar da Türkiye ye açýldý; özellikle öðrenci arkadaþlarý çok ilgilendirecek eðitim, mesleki eðitim, gençlik programlarý bugün artýk Türkiye nin de kullanýmýna açýk, bir aday ülke olarak. Bütün bu süreç, siyasi kriterler bazýnda yerine getirildikten sonra, Avrupa Birliði tarafý müzakerelerin açýlmasý kararýný veriyor. Ýþte bu müzakerelerin baþlamasý kararý bizim þu anda 2004 sonunda çýkmasýný beklediðimiz karar. Bu müzakereler, 31 baþlýktan oluþuyor, bu baþlýklar üzerinde yürütülüyor. Kiþilerin, mallarýn, hizmetlerin, sermayenin serbest dolaþýmýndan; tarýma, balýkçýlýða; sanayi politikasýndan KOBÝ lere, kültür ve görsel iþitsel politikadan, enerjiye kadar son derece geniþ kapsamlý politika alanlarýnda, Avrupa Birliði müktesebatýna uyum açýsýndan aday ülkeyle Avrupa Birliði arasýnda bir müzakereyi öngörüyor. Ayný zamanda son olarak artýk kurumlar bazýnda, o aday ülkenin nasýl ve ne oranda temsil edileceði de kararlaþtýrýlýyor. Müzakere, herhangi bir uluslararasý müzakere tarzýnda deðil. Bunu kabul ettim, bunu kabul etmedim tarzý bir yaklaþýma Avrupa Birliði izin vermiyor. Müktesebatý olduðu gibi kabul etmek zorundasýnýz, bunun sadece süreleri, derogasyonlarý ve uyarken alacaðýnýz yardýmlar müzakereye tabi, yoksa herhangi bir hükme uyup uymamak gerçek anlamda müzakere kapsamýna dahil deðil. Bu müzakerelerin ardýndan, müzakereler tamamlandýktan sonra ise Türkiye de de göreceðimiz süreç, bir Katýlým Antlaþmasýnýn imzalanmasý ve bu Katýlým Antlaþmasýnýn hem Avrupa Birliði kurumlarý, hem de üye devletlerin ulusal parlamentolarý, bir yandan da aday ülkenin ulusal parlamentosu tarafýndan onaylanarak yürürlüðe girmesi. Þu an için iþte geniþleme dediðimiz olgu, bu prosedüre tabi. Tüm bu aþamalarý geçtikten sonra, tam üyelik gerçekleþiyor. Bu genel çerçeve içerisinde, 1999 tarihinden itibaren, yani Helsinki Zirvesiyle adaylýðýmýz tanýndýktan sonra, meydana gelen geliþmeler ise, öncelikle tüm aday ülkelere uygulanan stratejinin, Türkiye ye de uygulanmaya baþlanmasý. Bu çerçevede Mart 2001 tarihinde Avrupa Birliði bir Katýlým Ortaklýðý Belgesini hazýrlayýp karara baðlayarak Türkiye ye sunuyor. Mart 2001 tarihinde yine bundan bir 15 gün kadar sonra, Türkiye de Ulusal Programýný hazýrlayarak Avrupa Birliði tarafýna iletiyor. Türkiye hakkýnda 1998 yýlýndan itibaren, daha adaylýk tanýnmadan önce, Ýlerleme Raporlarý ya da bugünkü adýyla Düzenli Raporlar yayýnlanmaya baþlanmýþtý; adaylýk tanýndýktan sonra, 1999, 2000, 2001 ve 2002 yýllarýnda da bu Düzenli Raporlar yayýnlanýyor. Ardýndan, çok önemli bir Zirve 2002 Kopenhag Zirvesinde, 10 aday ülkenin üyeliði tescil ediliyor; 8 Merkezi ve Doðu Avrupa ülkesi ile, Güney Kýbrýs ve Malta nýn AB üyeliði kesinleþiyor. Türkiye için de, 2004 yýlýnda müzakerelerin açýlýp, açýlmamasýnýn kararlaþtýrýlmasý öngörülüyor. Mayýs 2003 tarihinde Kopenhag Zirvesinin öngördüðü þekilde, Avrupa Birliði Komisyonu Türkiye için yeni bir gözden geçirilmiþ Katýlým Ortaklýðý Belgesi hazýrlýyor ve Haziran 2003 tarihinde de, buna cevap olarak bizim Hükümetimiz Ulusal Programý yeniliyor. Ve son olarak Kasým 2003 tarihinde, Türkiye nin son bir yýldaki geliþmelerini inceleyen bir Düzenli Rapor yayýnlanýyor. Avrupa Birliðine üyelik için aday ülkeye düþen yükümlülükler son derece kapsamlý. Avrupa Birliði, Kopenhag Siyasi Kriterlerine uyum açýsýndan

8 AB SÜRECÝNDE TÜRKÝYE Türkiye nin somut olarak bunlarý kýsa vadede gerçekleþtirmesi gerektiðini öngörüyor. Ýnsan haklarý ihlallerinin caydýrýlmasýndan, anlatým ifade özgürlüðünün geliþtirilmesine, Kýbrýs ta çözüme desteðe varabilecek son derece geniþ kapsamlý bir yelpazeden bahsediyoruz. Buna karþýlýk Ulusal Program, genel olarak Katýlým Ortaklýðý Belgesi ile uyum içeriyor. Ýki konuda pürüz var, ana dilde yayýn konusunda ilk Ulusal Programýmýzda herhangi bir açýk taahhüt yer almýyordu. Yine benzer þekilde, Kýbrýs konusu, yani Kýbrýs ta çözüme destek konusu da; Ulusal Programýn giriþ bölümünde deðerlendirilerek, bir üyelik þartý olarak kabul edilmediði o tarihte hükümet tarafýndan açýkça ortaya konmuþtu. Orta vadede yine 2001 tarihindeki Katýlým Ortaklýðý Belgesi, dil, din, inanç, cinsiyet farklýlýðý gözetilmemesinden tutun; Milli Güvenlik Konseyinin Danýþma organý niteliðine getirilmesi, olaðanüstü halin kaldýrýlmasý, anadil eðitimi, idam cezasýnýn kaldýrýlmasý ve komþularla iyi iliþkiler iþte, Yunanistan la iliþkiler bu kapsamda-, orta vadede söz konusu hususlarýn yerine getirilmesini istiyordu. Bu hususlarýn yerine getirilmesi için, Avrupa Birliði 2001 tarihinde 3-4 yýllýk bir süreç öngörmüþtü.. Dolayýsýyla 2004 ten önce zaten müzakere tarihinin verilmesi Avrupa Birliði açýsýndan söz konusu deðildi. Ulusal Programýn buna cevabý, yine genel olarak tüm yükümlülüklere uyumlu olmakla birlikte, anadil eðitimi konusunda açýk bir taahhüt içermiyordu; idam cezasýnýn kaldýrýlmasý konusunda kesin bir taahhüt yoktu, komþularla iyi iliþkiler de, ayný Kýbrýs sorunu gibi Ulusal Programýn giriþ bölümünde deðerlendirilerek, bir koþul olmadýðý ortaya konuyordu. Bunun üzerine, Uyum Paketi dediðimiz, Katýlým Ortaklýðý Belgesi ve Ulusal Programdaki hedefleri gerçekleþtirmek üzere yapýlmasý gereken, anayasal ve yasal deðiþiklikleri içeren kanun ve anayasa deðiþiklikleri paketleri ardý ardýna çýkmaya baþladý den 2003 tarihine kadar, 7 adet Uyum Yasasý Paketi ile karþý karþýya kalýyoruz. Bunlar son derece ayrýntýlý düzenlemelere yer veren bazý anayasal ve yasal deðiþiklik paketleri. Bu çerçevede, hem Türk Ceza Kanunu, hem Anti Terör Kanununda çok kapsamlý deðiþikliklerle ifade özgürlüðünün sýnýrlarý ciddi biçimde geniþletildi. Gözaltý süreleri yine Avrupa Birliði normlarýna, özellikle Avrupa Ýnsan Haklarý Sözleþmesi normlarýna uygun hale getirildi. Devlet Güvenlik Mahkemelerinin statüsünde ciddi deðiþiklikler meydana geldi, özellikle asker üyenin çýkarýlmasý gibi, tabi bunlar son derece olumlu deðiþikliklerdi. Yine Devlet Memurlarý Kanunundaki deðiþikliklerle, Avrupa Ýnsan Haklarý Mahkemesinin verdiði mahkumiyet kararlarýnýn tazminat bedelinin o suçu iþleyen devlet görevlerinden alýnmasý, tahsil edilmesi imkaný ortaya kondu. Mesela iþkenceden mahkum olursa Türkiye, Avrupa Ýnsan Haklarý Mahkemesinde; bu mahkumiyet tutarýný iþkenceden sorumlu olan polise ödetmek gibi. Yine Siyasi Partiler Kanunu deðiþikliði ile parti kapatmak zorlaþtýrýldý, son derece sýnýrlý hallerde parti kapatýlmasý, bunun ötesine geçen durumlarda, bir takým hak mahrumiyeti ve para cezalarýna gidilmesi öngörüldü. Bundan baþka Toplantý ve Gösteri Yürüyüþleri Kanununda çok kapsamlý deðiþiklikler meydana geldi ve özgürlüðün kapsamý büyük oranda geniþletildi. Basýn Yasasý deðiþikliðiyle, yasaklanmýþ dillerde yayýn yapýlmasý yasaðý kaldýrýldý. Özellikle bu Avrupa Birliði nin öngördüðü anadilde yayýn gereklerini yerine getirmek üzere getirildi. Ýdam cezasý, büyük oranda kaldýrýldý; Ulusal Programda açýk bir taahhüt olmadýðý halde, Türkiye bunu da yerine getirdi. Yine Türk vatandaþlarý tarafýndan geleneksel olarak kullanýlan

9 AB SÜRECÝNDE TÜRKÝYE dil ve lehçelerde yayýn ve bu dillerin öðrenimi konusundaki yasal engeller de kaldýrýldý. Zaten Avrupa Birliði nin Türkiye den istediði de buydu. Bunun ötesine giden, o dillerin öðretilmesi ya da o dillerde eðitim gibi bir yükümlülük söz konusu deðil. Ýstenen ana dilin öðrenilmesi önündeki yasal engellerin kaldýrýlmasýydý, bu yerine getirildi. Vakýflar kanunundaki deðiþikliklerle, özellikle yabancýlarýn ve dini azýnlýklarýn taþýnmaz mal edinmesi önündeki engellerin kaldýrýldýðýný, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunundaki deðiþikliklerle de, Avrupa Ýnsan Haklarý Mahkemesinin kararlarý ýþýðýnda, yargýlamanýn yenilenmesi imkanýnýn tanýndýðýný görüyoruz. Polis Vazife ve Selayetleri Hakkýndaki Kanun, Türk Ceza Kanunu, Dernekler Kanunu, Toplantý ve Gösteri Yürüyüþleri Kanunu deðiþtirilerek, sivil toplumun güçlendirilmesi yolunda adýmlar yine bu Uyum Paketleri ile atýlmýþ bulunuyor. Medeni Kanundaki deðiþikliklerle, kadýn-erkek eþitliði baþta olmak üzere yine Avrupa Birliði nin istediði cinsiyete dayalý her türlü ayrýmcýlýðýn kaldýrýlmasý yönünde de önemli adýmlar atýlýyor; Birleþmiþ Milletler Ýkiz Sözleþmelerinin imzalanmasý saðlanýyor ve dilekçe hakkýnýn kullanýmýnda Avrupa normlarýna tam uyum saðlandýðýný görüyoruz. Gözden geçirilmiþ Katýlým Ortaklýðý Belgesinde Türkiye den neler istendiðine baktýðýmýzda Avrupa Birliði açýsýndan, yapýlanlar dýþýnda, daha fazla adým atýlmasý gereken alanlarý içerdiðini görüyoruz. Avrupa Birliði diyor ki Yaptýklarýnýz çok güzel ama þu alanlarda daha fazla adýma ihtiyaç var. Siyasi kriterlerin tamamý artýk kýsa vade. Sadece bir yýl var, Mayýs 2003, bir yýl sonra 2004 yazýnda bunlarýn yerine gelmiþ olmasý lazým ki; gerçek anlamda Komisyon incelemelerini yapýp, raporuna bunlarý yansýtsýn. Bunlar neler? Kýbrýs, komþularla iyi iliþkiler yani Yunanistan la sýnýr sorunlarý, Birleþmiþ Milletler Ýkiz Sözleþmelerinin onayý (imzalandý, þimdi onaylanmasý gerekiyor). Avrupa Ýnsan Haklarý Mahkemesi kararlarý da dahil olmak üzere, özellikle Loizidou Davasý söz konusuydu tabii, Avrupa Ýnsan Haklarý Sözleþmesi ile tam bir uyum saðlanmasý. Ýþkence ile etkili mücadele, adli soruþturma ve mahkeme kararlarýnýn etkin iþleyiþi de dahil olmak üzere, ciddi anlamda bir iþkence ile mücadele giriþimi. Gözaltý ve tutukluluk koþullarýnýn, pratikte de Avrupa Ýnsan Haklarý Sözleþmesi ile uyumlu hale gelmesi gerekiyor. Ayrýmcýlýk olmaksýzýn, herkesin insan haklarýndan yararlanmasýnýn uygulamada etkin biçimde saðlanmasý. Yani artýk daha çok uygulamadan bahsediliyor. Basýn özgürlüðü, ifade özgürlüðü, Avrupa Ýnsan Haklarý Mahkemesi içtihatlarý ýþýðýnda yeniden yargýlama alanýnda düzenlemelerin uygulamaya tam olarak geçirilmesi vs. Yine dernek kurmayla ilgili konularda Avrupa Ýnsan Haklarý Sözleþmesi ne tam uyum saðlama; herkesin ifade, ibadet ve vicdan özgürlüðünden yararlanmasýnýn güvence altýna alýnmasý ve ilk kez özellikle üzerinde durduklarý dini cemaatlerin mülkiyet edinme, eðitim, dini görevlilerin atanmasý ve eðitimi de dahil olmak üzere, bu ibadet özgürlüðünden eþit yararlanmalarý Milli Güvenlik Kurulunun iþleyiþinin AB üyesi devletlerdeki uygulamalara benzer þekilde olmasý; silahlý kuvvetlerin sivil otoritenin kontrolü altýna alýnmasýnýn gerçekte saðlanmasý da yine istenen bir husus. Yargý baðýmsýzlýðýnýn da artýk üzerinde çok önemle duruluyor. DGM lerin tamamen ortadan kaldýrýlmasý ve yargý reformu, istinaf mahkemelerinin kurulmasý, cezaevi koþullarýnýn da yine AB standartlarýna getirilmesi öngörülüyor. Kamu görevlilerinin bu konuda eðitimi yine üzerinde durulan diðer bir husus. Bölgesel farklýlýklarýn ortadan kaldýrýlmasý çabalarý ve yerinden edilmiþ kiþilerin durumu, daha önce

10 AB SÜRECÝNDE TÜRKÝYE boþaltýlan köylere geri dönüþ, bunlarýn saðlanmasý öngörülüyor. Ulusal Program bunlara cevaben büyük ölçüde uyumlu. Üç pürüzlü konu var; Kýbrýs, komþularla iliþkiler ve anadilde eðitim. Ulusal Program tarafýndan bu alanlarda herhangi bir taahhütte bulunulmuyor. Son olarak 2003 Ýlerleme Raporunda, bunca yapýlan deðiþikliðin ardýndan Komisyon sorunlu alanlarýn altýný çiziyor, Türkiye nin yapmýþ olduðu olumlu atýlýmlarýn övülmesi ve teþvik edilmesinden sonra deniyor ki Yargýnýn baðýmsýzlýðý ve iþleyiþinde ciddi sorunlar var. Bu özellikle Avrupa Birliði hukukunu, üye devletlerde ulusal mahkemelerin uygulayacak olmasýndan kaynaklanan ciddi bir problem. Baðýmsýzlýða katýlmasanýz bile iþleyiþ konusundaki sorunlarý teslim etmek durumundasýnýz. Dernekleþme, ifade ve din özgürlüðü gibi temel haklarýn kullanýmýnýn genel çerçevesinin güçlendirilmesi de üzerinde durulan hususlar. Yapýlanlar iyi ama yeterli deðil diyor Komisyon. Sivil yapý-ordu iliþkilerinde Avrupa uygulamalarýna daha da yakýnlaþýlmasý yine istenen bir husus. Yapýldý pek çok þey ama yeterli deðil, özellikle uygulamada deniliyor. Güneydoðunun durumu, ilk kez ortaya konmuþ birþey deðil; daha önceki Ýlerleme Raporu ve Strateji Belgesinde de vardý. Bir baþka konu, özellikle kültürel haklarýn reform uygulamalarýndaki düzensizlikler. Deðiþikliklerin bazýlarý mahkemeler tarafýndan dikkate alýnýyor ama bazý davalarda ciddi bir uygulama problemi yaþanýyor diyor, Avrupa Birliði. Ve ayný konuya Avrupa Ýnsan Haklarý Sözleþmesi hükümlerine ve kararlarýna mahkemelerin ve idarenin uyumunda da iþaret ediyor. Ýþkenceyle mücadele ve hapishane koþullarýnýn iyileþtirilmesi alanýnda yine adýmlar atýlmasý gerektiðini, yolsuzlukla mücadelenin bu alanda önemli olduðunu yine vurguluyor. Son olarak da Kýbrýs konusunda, Strateji Belgesinin içerdiði hüküm var Türkiye Kýbrýs sorununa kapsamlý bir çözüm getirilmesi çabalarý için kararlý bir destek saðlamalýdýr. Sorunun çözümsüz kalmasý, Türkiye nin AB ye yönelik hedeflerinde önemli bir engel oluþturmaktadýr. Bu son derece olumsuz. Halbuki ayný çözümün Avrupa Birliði üyeliðini kolaylaþtýracaðýný ifade etmek biraz daha olumlu bir ifade tarzý olurdu. Prof. Dr. Nahit Töre Bugünlerde hemen hemen her yerde ve Ankara da, yoðun olarak Türkiye-Avrupa Birliði iliþkileri tartýþýlmakta. Öncelikle Kýbrýs sorununa deðinirsek, Kýbrýs sorunu için Ýlerleme Raporu, iþe menfi yönden yaklaþýyordu. Yani Kýbrýs konusunda bir çözüm olmazsa, bu sizi Avrupa dan uzaklaþtýrýr diyordu. Bu sefer, geçtiðimiz hafta sonu Brüksel de yapýlan zirve toplantýsý sonuç bildirisinde, konu ters yüz edilmiþ ve Kýbrýs sorununun çözümü, Türkiye nin üyeliðini önemli ölçüde kolaylaþtýracaktýr, yolunda bize daha yumuþak gelebilecek bir ifade kullanýlmýþtýr. Fakat Kýbrýs konusu, Kopenhag Kriterleri arasýnda yer almasa da kesinlikle, Türkiye nin Avrupa Birliði üyeliði önünde ciddi bir mesele olarak bulunmakta. Türkiye bu konuda, büyük ölçüde haklýdýr. Avrupa Birliði nin de belki þöyle bir haklý yaný var: Avrupa Birliði bu geniþleme sürecinde sorun almak istemiyor. Sorun ithal etmek istemiyor. Yani alacaðý üye devletler arasýnda, sýnýr ihtilaflarý veya Kýbrýs adasýnda olduðu gibi bir bölünmüþlük olmasýný istemiyor. O bakýmdan hep bütün bu belgelerde Kýbrýs ýn birleþmiþ bir ada, bir devlet olarak, Avrupa Birliði ne katýlmasýndan çok memnuniyet duyacaðýný, bunu beklediðini, bu konuda Türkiye ye görevler düþtüðünü aþaðý yukarý ifade etti fakat Prof. Dr. Nahit Töre Çankaya Üniversitesi ÝÝBF Öðretim Üyesi

11 AB SÜRECÝNDE TÜRKÝYE ayný bildirilerde, Yunanistan da veya Güney Kýbrýs da bu konuda çalýþmalýdýr yolunda ifadeye rastlamadýk. Hep ödevler bize. Neden? Olay biraz basit, parmak hesabýna dayanýyor. Yunanistan 1981 yýlýnda tam üye olmuþtur ve Avrupa Birliði kurumlarýnda, organlarýnda oy hakký sahibidir. Avrupa Birliði nde deðiþmeyen bir kural var, geniþlemenin hangi kriterlerle yapýlýyor olursa olsun, oylanmasý bütün üye devletlerden evet oyu almasý yani oy birliði ile kabul edilmesi gerekiyor. Bu 1990 larda içine girilen yeni geniþleme sürecine Güney Kýbrýs ýn da dahil edilmesi, Yunanistan ýn açýkça Avrupa Birliði ni, diðer üye devletleri, Kýbrýs ý bu iþe dahil etmezseniz ben diðer üyelerin tam üye olmasýna evet demem tehdidiyle kendi tarafýna çekmesi sonucunda ortaya çýkmýþtýr. Tabi burada kendimizi de eleþtirmek durumundayýz de Türkiye ile Yunanistan Avrupa Birliði ne birlikte girebilseydi, ki o zaman bir hayli þans vardý, hiç olmazsa bugünkü kriterler yoktu. Roma Antlaþmasýnýn meþhur 237. maddesi vardý, sonra bu 49. madde haline geldi. Bu madde Her Avrupa devleti üye olabilir demekteydi. Belki Yunanistan da o tarihte reddedilirdi, yine belli bir rahatlýk içinde olurduk, ama en azýndan Kýbrýs sorunu bugünkü boyutlarla karþýmýza çýkmazdý. Þimdi Kýbrýs sorunu, Türkiye nin AB üyeliði önünde çözülmesi gereken bir ön koþul olarak duruyor ve umarým 1 Mayýs 2004 tarihine kadar bir çözüme varýlabilir diyoruz. Tabii burada soru þudur, zannediyorum hükümetimiz de bu soruyu soruyor; Kýbrýs ý hallettik. Peki 2004 Aralýk ayýnda yapýlacak zirvede, Türkiye ile tam üyelik müzakerelerinin baþlamasýna karar verilir mi? Verilmezse ona raðmen ne olur? Biz Kýbrýs ta belki ulusal çýkarlarýmýza uymasa da bir çözümü, bu uðurda kabul etmiþ mi oluruz? þeklinde tereddütler var, yersiz deðildir. Çünkü Avrupa Birliði nin 2004 yýlýnda tam üyelik müzakerelerinin baþlamasý konusunda, kesinlikle evet deyip demeyeceðini kimse bilemiyor, onlar da bilmiyorlar. Bu raporlardaki çeþitli ifadeler, her raporun kendisinden önceki rapora göre yeni bir takým þeyler getirdiðini ortaya koyuyor. Þimdi Güneydoðu geldi, makro ekonomik istikrarsýzlýk geldi, halbuki o Kopenhag kriteri deðil, Maasricht kriterleri arasýndadýr. Avrupa Birliði nin yeni üyeleri arasýnda da hala çok çeþitli uyum sorunlarý var, mevzuat uyum sorunlarý var, ekonomik uyum sorunlarý var, büyüme hýzlarý düþük, enflasyon hýzlarý daha yüksek v.s. Çok büyük geliþmeler kaydettiler, fakat Avrupa Birliði nin bugünkü yapýsýyla aralarýnda çok büyük farklar var, çok büyük gerilikler var; en baþta kiþi baþýna düþen gelir, AB ortalamasýnýn % 30 u dolayýnda. Yani Avrupa Birliði bunlarý içine almakla, yoksullaþacak, ortalama gelir düzeyi düþecek. Fakat alýyor, esas itibariyle siyasi nedenlerle. Belki de 2. Dünya Savaþýndan sonra iþlediði bir günahý Batý Avrupa affettirmek istiyor. O zaman bu ülkeler, Sovyetlerin kucaðýna atýlmýþtýr. Þimdi Sovyetler Birliði hazýr çökmüþken bunlarý içimize alalým, bir daha da býrakmayalým düþüncesi, bu durum da süreci etkiler görünmektedir. Türkiye konusunda yapýlan anketlerde, Avrupa Birliði vatandaþlarýnýn % 65 i, hala Türkiye nin tam üyeliðinin iyi birþey olmadýðýný, Türkiye nin Avrupa Birliði ne katýlmamasý gerektiðini düþünüyor. Türkiye katýlmalýdýr diyenler, % arasýnda deðiþmekte. Avrupa ülkeleri demokratik ülkeler olduðu için, tabii onlarýn siyasi partileri, politikacýlarý, yöneticileri, bundan etkileniyorlar. Gerçi özellikle sosyal demokrat partilerin iktidarda olduðu Almanya gibi ülkelerde, yöneticiler, hükümetler açýkça Türkiye den yana tavýr koyabiliyorlar ama muhalefette olsun, iktidarda olsun, mesela Avusturya da, mesela Almanya da yine Hristiyan Demokrat Partiler özellikle, Türkiye nin Avrupa Birliði ne üye olamayacaðýný, bunun çeþitli gerekçelerinin olduðunu, ama önemli bir ülke olduðunu, Türkiye ile Avrupa Birliði

12 AB SÜRECÝNDE TÜRKÝYE arasýnda özel bir statünün, Türkiye ye birçok þeyler vaad edecek bir statünün bulunmasý yani Türkiye nin yalnýz býrakýlmamasý þeklinde görüþler bildiriyorlar. Önümüzdeki yýl Avrupa Parlamentosu seçimleri var. Orada acaba yapý nasýl deðiþecek? Sosyal demokratlar gerileyecekler mi? Ortaya çýkacak yeni tablolar, Türkiye nin aleyhine mi olur, lehine mi olur? Biz Avrupa Birliði üyesi ülkeler kamuoylarýný nasýl daha iyi etkileyebiliriz, bu konuda ne çalýþmalar yapmamýz gerekir? Hükümete, siyasi partilerimize, politikacýlarýmýza, iþ adamlarýmýza, üniversitelerimize düþen görevler nedir? Bunlarý yeterince yerine getirebiliyor muyuz? Özellikle 2004 yýlýnda çok yoðun bir çalýþma içine girecek miyiz? Bu çalýþmalarý kim koordine edecek gibi bir takým sorularýn yanýtlarý maalesef yok.. Fakat mutlaka bu sorularý yanýtlamamýz gerekiyor, Avrupa da þu anda bizim aleyhimize görülen havayý lehimize çevirmemiz gerekiyor. Bunun da mümkün olduðuna inanýyorum. Yeter ki yoðun bir þekilde çalýþýlsýn, yeter ki kendimizi, deðerlerimizi, yeteri kadar anlatalým. Tabi bizim de önemli kozlarýmýz var, coðrafi konumumuz, terör konusundaki deneyimlerimiz gibi. Terör herhalde bizim Avrupalýlarý Türkiye nin Avrupa Birliði ne girmesinin gerektiðine ikna etme konusunda. kullanabileceðimiz bir faktördür yýlýnýn yoðun olaylarý neler? 1 Ocak 2004 te Avrupa Birliði Dönem Baþkanlýðý Ýtalya dan Ýrlanda ya geçmekte. Ýrlanda 30 Haziran tarihine kadar yani 6 ay süreyle Avrupa Birliði Dönem Baþkanlýðýný üstlenecek. Ýrlanda, Türkiye nin Avrupa Birliði üyeliðine sýcak bakýyor. Bazý Kýta Avrupasý Hristiyan demokratlarýndaki görüþ açýlarýný Ýrlandalýlarda görmüyorum. Türkiye muhakkak katýlmalýdýr, katýlacaktýr diyorlar. Belki bir lehte faktör olabilir ama, Ýtalya da pozitif bakmaktaydý. Yani, bu konuda bir ciddi aleyhte geliþme olmayacaðýný ifade edebiliriz, ama dönem baþkanlýðý mesela Avusturya ya geçseydi, biraz daha iþimiz zorlaþtý diyebilirdik. Çünkü, onlar açýkça ters bakýyorlar Türkiye ye. Mart 2004 te Avrupa Birliði devlet ve hükümet baþkanlarý bir araya gelecekler, Türkiye nin AB Uyum Yasalarýný uygulayýp uygulamadýðýný gözden geçirdikten sonra, Kopenhag Siyasi Kriterlerine yönelik olarak beklentilerini dile getirerek genel bir durum deðerlendirmesi yapacaklar. Nisan 2004 te Türkiye- Avrupa Birliði Ortaklýk Konseyi ki, Türkiye-Avrupa Birliði Ortaklýðýnýn en yüksek organýdýr, karar organýdýr; toplantý yapacak. Bu konseye AB Troyka formatýnda katýlacak. Troyka Avrupa Birliði nin önceki, halihazýr ve gelecek dönem baþkanlarýný içeren bir yapý olarak ifade edilir, o anlama gelir. Yani Ýtalya, Ýrlanda ve daha sonraki dönem baþkaný Hollanda nýn dýþiþleri bakanlarý bir araya gelecekler, Türkiye de dýþiþleri bakaný düzeyinde bu toplantýya katýlacak. Ýliþkilerin durumu ve geleceði bir de burada ele alýnacak. Özellikle Ankara nýn Kopenhag Siyasi Kriterleri konusunda Avrupa Birliði nin beklentileri ve dolayýsýyla kendi hazýrlamýþ olduðu Ulusal Program doðrultusunda neler yaptýðý, bu konuda yaptýklarýnýn Avrupa Birliði ni tatmin edip etmediði, yavaþ yavaþ açýklýk kazanacak. Haziran 2004 te Avrupa Parlamentosu seçimleri var, bu seçimlerin Türkiye için de büyük önemi olduðu düþünülüyor. Çünkü Parlamentodaki renk deðiþikliði, özellikle sosyal demokratlarýn kan kaybýnýn devam edip etmeyeceði, Avrupa daki merkez sað ve sað partilerin iktidarda olduklarý ülkelerde, iktidarlarýnýn devam edip etmeyeceði açýklýk kazanacak. Özellikle Alman Hristiyan Demokratlarýnýn Türkiye aleyhine yürüttükleri politikanýn sonucunu alýp almadýklarýný hep birlikte göreceðiz. Alman halký gerçekten bunlarý benimsemekte midir, yoksa sosyal demokratlarý mý daha çok dinlemektedir, bu soru da yanýtlanacak. Yeni Parlamentonun siyasi kimliði Avrupa Birliði nin bu yasama organýnýn, Türkiye ye bakýþ açýsýný netleþtirecek ki, geniþlemeyle birlikte sandalye sayýsý Nice Antlaþmasýna göre 732 oluyor. Tam bir Parlamento deðil ama giderek çok büyük önem kazandý, Avrupa Birliði karar alma süreçlerinde; Konsey ve Komisyonla birlikte

13 AB SÜRECÝNDE TÜRKÝYE Avrupa Birliði hukukunu oluþturuyor. Birçok veto yetkileri var, Komisyonu bütünüyle görevden alabiliyor, atýyor, atamasýný onaylýyor, bütçe konusunda büyük yetkileri var, çok önemli bir danýþma organý niteliðinde. Ýrlanda nýn dönem baþkanlýðýný noktalayacak olan ve yine Haziran ayýnda Avrupa Birliði kurallarýna göre yapýlacak olan Brüksel Zirvesinde, Türkiye nin üyelik müzakerelerinin baþlangýcýna yaklaþýp, yaklaþmadýðýnýn biraz daha açýklýk kazanacaðý zannediliyor. Tabii o tarihe kadar Kýbrýs sorununun çözüme baðlanýp baðlanmayacaðý da bu konuda belirleyici olacak. Haziran ayýnýn son haftasýnda Ýstanbul da bir Nato Zirvesi var, buna Baþkan Bush un katýlacaðý da açýklandý. Bu zirve de Avrupa Birliði gündeminde önemli yer tutuyor. Özellikle bu zirve sýrasýnda Amerika Birleþik Devletlerinin Türkiye nin AB üyeliði konusunda, vereceði yeni destek, bu desteðin ne denli önemli olduðu ve gerekli olduðu açýklýk kazanacak. Avrupalýlar bu desteðe þimdiye kadar itiraz ettiler fakat yine anlaþýldýðý kadarýyla Helsinki Zirvesinde 1999 da adaylýðýmýzýn kabul edilmesi de büyük ölçüde bu destek sayesinde oldu. Amerika nýn desteðinin, Avrupalýlarý baþka yöne iteceðini zannetmiyorum, Amerika herþeye raðmen çok önemli. Avrupanýn bir anda sýrt çevirebileceði bir müttefik deðil. 30 Haziran da Türkiye ye verilmiþ olan gözlem süresi, 1 Kasým Haziran 2004 olarak belirlenmiþ olan süre sona eriyor. Avrupa Komisyonu Türkiye ile müzakerelerin baþlayýp baþlamayacaðýný önerecek olan Tavsiye Raporu için -bir Tavsiye Raporu hazýrlayacak, geçen yýlki zirve çerçevesinde- Türkiye de özellikle Kopenhag Siyasi Kriterlerine yönelik olarak kaydedilen veya kaydedilmeyen geliþmelerin bir bilançosunu çýkartacak ve herkesin önüne koyacak. Buna göre Türkiye ye yeþil ýþýk yakýlýr veya yakýlmaz deniliyor. 1 Temmuz 2004 te dönem baþkanlýðý Hollanda ya geçmekte, Hollanda, Ýrlanda kadar sýcak bakabilir mi, zannediyorum bakar. Hollandalýlarýn Türkiye ye bakýþ açýlarýnýn Almanlardan daha farklý olduðu görüþündeyim. 15 Temmuz 2004 te Türkiye 2004 Ýlerleme Raporu kaleme alýnmaya baþlanýyor. Bu çok önemli. Eylül 2004 te gayriresmi Avrupa Birliði dýþiþleri bakanlarý toplantýsý yapýlacak. Türkiye nin üyeliði konusunda görüþ bildirecek bu konsey, gayriresmi. Dýþiþleri bakanlarý bu gayriesmi toplantýda Türkiye deki geliþmeleri deðerlendirerek, tarih konusunda görüþ alýþveriþinde bulunacaklar. Ekim 2004 Ýlerleme Raporunun yayýnlanmasý sonrasýnda Avrupa Birliði devlet ve hükümet baþkanlarý bir araya gelerek Ýlerleme Raporunu deðerlendirecekler, ama burada durum biraz net deðil. Þimdi zirve ayrý bir tavsiye raporu bekliyor. Ýlerleme Raporundan ayrý bir rapor, avis gibi. Ýlerleme Raporunun içine Türkiye ile müzakereler açýlsýn, açýlmasýn diye bir tavsiye konabilir. Bu konuda herþey Aralýk 2004 tarihinde belirlenmiþ olacak. Tüm bunlardan ne sonuç çýkabilir? Aralýk 2004 tarihinde baþlasýn diyebilirler, birincisi bu. Bu Türkiye yi büyük ölçüde rahatlatacak bir karardýr. Ekonomiyi özellikle çeþitli açýlardan tahrik edecek bir karardýr. Yabancý sermaye giriþleri, yeni yatýrýmlar, piyasalardaki hava, böyle bir karardan büyük ölçüde etkilenir. Bunun tersi yine sürünceme olabilir yani þu, þu henüz yerine getirilmediðinden konunun 2005 te, 2006 da Aralýk ayýnda yapýlacak bir zirve toplantýsýnda bir kez daha gözden geçirilmesi þeklinde bir karar çýkabilir. Bu tabii hem Türkiye de, hem Türkiye Avrupa Birliði iliþkilerinde olumsuz etkiler yapmasý beklenebilecek olan, bir karardýr. Ýliþkiler herhalde kopma noktasýna gelmez, 40 yýldýr da devam ediyor ama Türkiye de AB desteði son yapýlan kamuoyu yoklamalarýna göre % 77 ye çýkmýþ durumda. Avrupa Birliði ni benimseyen Türk vatandaþlarýnýn sayýsýnda düþüþler olabilir. Türkiye deki Avrupa Birliði karþýtý lobiler güçlenebilir. Yabancý sermaye giriþleri olumsuz etkilenir, yabancý sermaye çýkýþý olabilir gibi, bazý aydýnlýk olmayan senaryolar da var ortada. Ama Türkiye nin pek kaybedeceði birþey de yok. Türkiye Cumhuriyeti, Avrupa Entegrasyonundan önce de vardý. Hatta, Büyük Atatürk ün öngördüðü birþey Avrupa Entegrasyonu tarihli Vakit gazetesine verdiði bir demeçte, Cumhuriyet daha 1 yaþýnda, diyor ki Ülkeler çeþitlidir ama medeniyet birdir, ilerlemek için o medeniyete katýlmak gerekir. Tamamen bugünkü entegrasyon hareketlerine uygun bir özdeyiþ. Böyle bir geliþmeden sonra da çok fazla etkilenmememiz gerekir, diye düþünüyorum. Türkiye nin potansiyelleri büyüktür. Bize düþen Çankaya Üniversitesi olarak, 2004 yýlýndaki bu yüklü takvimi biraz daha yakýndan izlemektir.

14 AB SÜRECÝNDE TÜRKÝYE Türkiye Kapýnýn Önünde Michael BORGOLTE Frankfurter Allgemeine Zeitung Osman, Osman, Lejyonlarýný Bize Geri Ver: Avrupa Birliði'ne Üyelikle Orta Çaðýn Baþýnda Baþlamýþ Olan Batýya Göç Tamamlanacak Avrupa her zaman var olmadý. Bugün bile insanlarýn beyinleri dýþýnda, hiçbir yerde mevcut deðil. Ancak, Avrupa hakkýnda bilgisi olmayan, hatta bunu kabullenmeyenler, dünyayý daha farklý bir þekilde, örneðin bir dizi iklim bölgesine göre ayýrmakta özgürdür. Zaten kýtalar da bütünüyle anonim bir buluþtur. Herodot, ikibuçuk bin yýl öncesinde, "yerkürenin üçe bölünmesine þaþýrdýðýný" yazmýþtý. Esasen Avrupa, Asya ve Libya'dan, yani Afrika'dan oluþmaktaydý. Yunanlý tarihçi þaþkýn bir þekilde, "Neden Asya ile Libya arasýnda Mýsýr'daki Nil nehrinin, Asya ile Avrupa arasýnda ise Kafkasya'daki Phasis nehrinin sýnýr olarak alýndýðýna anlam veremediðini söylüyor ve bu sýnýrlarýn kaynaðý ile yerkürenin parçalarýnýn isim babalarýný tespit etmesinin mümkün olmadýðýný belirtiyor. Üzerinde yaþadýðýmýz yerkürenin düzeni, insanoðlunun bir eseri olarak muhafaza edilmeye olduðu kadar, toplumsal hizmete de muhtaçtýr. Burada rahatsýz edici olan, doðal iliþkilerde konsensüsün her zaman bulunamayýþýdýr. Örneðin; seyyah, etnograf ve "kaþif" Herodot, Kafkaslar'dan Karadeniz'e dökülen Phasis'in yaný sýra, Kýrým limanlarýnýn ve Azak Denizi'ne dökülen Don nehrinin de Avrupa'nýn sýnýrý olarak iþaretlenmesi gerektiðini biliyordu. Buna karþýlýk yerkürenin batý ve kuzeyde nereye kadar uzandýðý konusunda Anadolulu Herodot'un kendi tecrübesi ve baþkalarýndan edindiði bilgisi yoktu. ve Çin'e dahil olduðunu iddia edebilen Wladivostok'un arkasýnda. Ancak, Avrupa'nýn tanýmlanmasýnda coðrafi tartýþma bize yeterli gelmiyor. Avrupa'yý hangi nehirlerin ve daðlarýn Asya ve Afrika'dan ayýrdýðýndan ziyade, kimin Avrupalý olarak sayýlabileceði bilinmek isteniyor. Toplumunun ne olduðu sorusu da en az Avrupa'nýn keþfediliþi kadar geriye dayanmakta ve týpký yerleþme alanýnýn derinliði gibi bugün hala tartýþmalý kalmýþtýr. Tanýnmýþ bir yazar kýsa bir süre önce þöyle yazmýþtý: "Avrupa'nýn sona erdiði yer, Avrupalý bir biz duygusu için gerekli tarihi koþullarýn olmadýðý yerdir". Fakat aidiyet ve farklýlýk bilincinin oluþmasýný saðlamasý gereken, Avrupa'nýn siyasi sýnýrlarý geçmiþte neredeydi? Avrupa ve sýnýrlarý haklý olarak çoðu zaman Batý ile Doðu arasýnda yükseldiðinde öne doðru gelen ve azaldýðýnda geri çekilen denizin suyuyla ölçüldü. Bugün Avrupa'nýn sýnýrlarýný zorla belirlemek isteyenler, bununla "Avrupa Birliði" adýný taþýyan federal demokratik bir devletin sýnýrlarýný kasteder. Gerçi Avrupa ile AB'nin ayný þey olmadýðý biliniyor, fakat, yine de devletler birliðinin gelecekteki geniþlemeleriyle birlikte bu iki ismin örtüþmesi mümkün görülüyor. Dýþarýda Avrupa'ya girmek istenildiðinden bahsedildiðinde, bu sadece Avrupa devletler birliðine girmek için çaba harcandýðý anlamýna gelir. Batýda Avrupa ile AB'nin ayný görülmesi, üç özel durum dýþýnda þimdiden tamamlanmýþtýr ve 10 yeni devletin bu yýl 1 Mayýsta üye olmasýyla birlikte doðuda Avrupa'nýn siyasi sýnýrlarý coðrafi sýnýrlarýna daha da yakýnlaþacaktýr. Dýþ sýnýr meselesi, sekiz Doðu ve Orta Avrupa Oysa günümüzde, Avrupa'nýn batýdaki deniz kýyýlarýndan daha emin olduðumuz bir þey yoktur. Sadece doðuda sýnýr þimdiye dek tahmini kaldý. Antik Yunan Çaðý'ndan sonra Orta Çað'da da, sýnýr olarak yeterli gelen Karadeniz'e dökülen nehirler, Rusya'nýn Avrupa'da yerini almayý talep ettiðinden beri yetersiz gelmeye baþladý. Bu nedenle imparatorluðun hizmetindeki bir Ýsveçli subay, sýnýrýn Don'dan Ural'a kaydýrýlmasýný önerdi ve 19'uncu yüzyýlýn baþýndan beri de bu çözüm, Avrupalýlarýn müþterek bilgisi olarak saðlam bir yer edindi. Bu sýnýr her ne kadar detaylarýnda tartýþmalý olsa da, Asya o dönemden beri herhalükarda nehirle ayný ismi taþýyan daðýn arkasýnda kalýyor: Yani ne Avrupa, ne de Hindistan

15 AB SÜRECÝNDE TÜRKÝYE ülkesi ile Malta ve Kýbrýs ýn Birliðe alýnmasýndan sonra, daha ýsrarlý bir þekilde sorgulanmaya baþlanacaktýr. Bu yapýlýrken, kendilerini Avrupalý olarak ilan eden ve buna coðrafi, tarihi ve kültürel gerekçeler gösterebilen halklar ile bir devletler birliði olarak, gelecekte kimi entegre edeceði hakkýný doðal olarak muhafaza eden AB arasýnda þiddetli ihtilaflarýn yaþanmasý tehditi vardýr. Þimdilik Rusya ve Doðu Slav devletlerin düzeninden ziyade, Güney Avrupa'nýn kaderinin öncelikli olarak ele alýnacaðýný þimdiden kestirmek mümkün. Bulgaristan ve Romanya için 2007 yýlýnda üyelik perspektifi verilmiþ bulunuyor ve AB Konseyi, Birliðin Türkiye ile katýlým müzakarelerini baþlatýp baþlatmayacaðýna Aralýk 2004'te karar verecek. AB'nin Doðu Sýnýrý Meselesi Sadece Siyasi Olarak Çözülebilir Türkiye ve Rusya konularýnda, -karar ne þekilde verilirse verilsin- Avrupa'nýn Doðu sýnýrý meselesinin, -coðrafi ya da tarihi- kültürel bazda deðil, sadece siyasi olarak çözülebileceði artýk görülmeye baþlanmýþtýr. AB bu iki devleti üye olarak aldýðý takdirde, bizzat adýný ve kimliðini kullanma hakkýný kaybedecektir. Çünkü, durgun okyanusa dek ya da Ege'den Aðrý'ya kadar uzanan bir Avrupa, her türlü konvansiyon sýnýrlarýný aþarak Asya'ya taþacak ve kýtalardan söz etmek artýk anlamsýz olacaktýr. Türkler ve Ruslar geri çevrildiði takdirde ise, Avrupa, tarihiyle büyüyen Avrupa'nýn gerisinde kalýr ve Avrupa bu durumda tarihinin bir parçasýný geri vermiþ olurdu. Kuþkusuz bu tarihe sadece Büyük Petro dönemindeki Rusya deðil, Ýskandinavlar tarafýndan ilk Rus Ýmparatorluðu nun kuruluþu ve Ruslarýn Ortodoks eðilimli Hristiyanlýða geçiþleri de (988) dahildir. Türkiye de Avrupalýdýr, -baþka bir þekilde ele alýrsaken azýndan bir halk, benzeri görülmemiþ bir þekilde Kemalist devrimden beri (1923/24), Batý'nýn izlerini taþýyan bir Cumhuriyet kurma arayýþýnda olduðu sürece. O halde, AB ile Avrupa'nýn sýnýrlarý hiçbir zaman ayný olmayacaktýr. Hatta bu tam da Avrupa'nýn tarihi yüzünden olmayacaktýr. Birleþmiþ bir Avrupa hayali sadece tatmin edici olmayan bir þekilde gerçekleþebilir. Bu tür saptamalar siyasetçiler tarafýndan pek iþe yarar görülmeyebilir, ancak, bu saptamalarý yapan tarihçiler, onlar gibi aktif yaþam yerine, düþünerek yaþamaktan yanadýrlar. Karar vermek zorunda olanlar, ayný zamanda da, eleþtirel yaklaþým isteme hakkýna da sahiptirler. Gerçekten de son dönemde siyasetin çözüme kavuþmamýþ hiçbir sorunu, bu ülkenin tanýnmýþ tarih bilimcilerini, Türkiye'nin AB üyeliði meselesinde olduðu kadar görüþlerini sýk sýk açýkça ortaya koyma sorumluluðunda býrakmamýþtýr. 20'inci yüzyýldaki devrimlere raðmen Türkiye'nin Batýlý Avrupa ile ortak bir deðerler temeli olduðundan kuþku duyulmaktadýr. Kaldý ki yoðun nüfusunun neredeyse tamamý Müslümanlardan oluþmaktadýr. AB ise Hristiyan geleneðine dayanmaktadýr. Görüldüðü kadarýyla þimdiye dek bu tartýþmalarda hep modern tarih ön planda olmuþ; Orta Çað'dan söz edildiðinde ise, tam da Avrupa'nýn bütünüyle ilgili gerekçeler pek memnun edici olmamýþtýr. Müslümanlar Avrupa'ya, Türk Osmanlýlarýnýn 14'üncü yüzyýlýn ortalarýnda Güneydoðu'yu fethetmeye baþladýðýndan itibaren yerleþmemiþler, kýtamýzýn kaderini daha ziyade Arabistan ötesi seferlerini yaptýklarý yedinci ve sekizinci yüzyýldan itibaren etkilemiþlerdir. Gerçi hiçbir zaman Avrupa'nýn kalbine kadar olmasa da, kol ve ayaklarda kan dolaþýmýný hýzlandýracak ya da kaný donduracak kadar ilerlediler. Ancak, Ýslamcýlarýn eylemlerinin aðýrlýk noktalarý deðiþkendi: Bir yanda kazanýlýrken, diðer tarafta kaybedilmekteydi. Fakat bunlar hiçbir zaman koordine edilmiþ eylemler deðildi. Savaþ ve politikanýn uygulanýþýnda, Ýslam'ýn "bütünüyle" Hristiyan Avrupa'ya karþý kanlý bir eylemi söz konusu deðildi, kaldý ki bunun için dini bir neden de yoktu. Kýbrýs ve Rodos'a ilk müdahelelerin ardýndan Arap ve Berberi savaþçýlar önce Akdeniz'in batýsýnda baþarýlý oldular. Ýspanya'nýn alýnmasýndan (711) ve hemen ardýndan Sicilya'da Avrupa'nýn kültürünün önemli mayasý olarak kanýtlanan hakimiyetler kuruldu. Orta Çað'ýn sonlarýna doðru, Endülüs ve Aþaðý Ýtalya'da Müslüman imparatorluklarýn daðýlmasýna karþýlýk, Avrupa'nýn doðusunda Moðollarýn neredeyse eþzamanlý olarak din deðiþtirmeleri ve herþeyden önce de çoktan Ýslamlaþan Türklerin Balkanlar'da imparatorluk kurmalarý nedeniyle denge yeniden saðlandý. Tatarlarýn Asya'dan öne doðru açýlmalarý, Hristiyanlar için sadece Ruslarýn imparatorluðunu ortadan kaldýrdýðý için deðil, herþeyden evvel Batýlý misyonerler ve piskoposlarýn, Volga ve Pontus bozkýrlarýnda yaþayan Avrupa'nýn son dinsiz halklarýný dinlerine inandýrma umutlarýný yok ettiði için acý oldu. Avrupa bu nedenle de hiçbir zaman tamamen Hristiyanlaþtýrýlamadý. Fakat Osmanlýlar eski Hristiyan Bizans'ý fethederek, Arap din kardeþlerinin boþa hayal ettikleri þeyi, yani kraliyet imparatorluðunun geleneðine dahil olmayý gerçekleþtirdiler. Daha sonra padiþahlarý,

16 AB SÜRECÝNDE TÜRKÝYE 15 ve 16'ýncý yüzyýlda ordularýný Viyana önlerine gelinceye kadar ilerlemeye teþvik eden neden de, imparatorluk, yani evrensel hakimiyet fikriydi. Tabii ki Osmanlýlar döneminde de daha önceki hanedanlýklar döneminde olduðu gibi, Ýspanya'da dinin deðiþtirilmesi için þiddet uygulamasý, tehcirler ve Hristiyanlar ile Yahudilerin öldürülmeleri söz konusu oldu. Ancak Ýslam, dinsizlere bakýþ açýsýndan Hristiyanlardan farklý olarak genel bir misyon emrini ve bu nedenle de misyon savaþlarýný tanýmýyordu. Müslümanlarýn boyunduruðu altýna giren diðer yazýlý dinlerin mensuplarý, azýnlýk olarak, fakat ayný zamanda imtiyazlarý koruma altýna alýnarak dini vecibelerini yerine getirerek yaþamayý sürdürdüler. Böylece Ýberya yarým adasýnda, daha sonra Avrupa'nýn güneydoðusunda olduðu gibi, öncelikle de daha önce Hristiyan ve Yahudi olanlarýn hukuki ve ekonomik çýkar umutlarý nedeniyle, tam olmamakla birlikte geniþ ölçüde bir Ýslamlaþma gerçekleþti. Osmanlý Ýmparatorluðu'nun çöküþü ve eþzamanlý olarak ulusal akýmlarýn ortaya çýkýþý 19 ve 20'inci yüzyýllarda Avrupa'da padiþahlýðýn sonunu getirdi, ama Ýslamýn deðil. Halkýnýn yüzde 99'u ile Türkiye Cumhuriyeti dýþýnda, Arnavutluk (yüzde 70) ve Bosna Hersek (yüzde 40) Müslüman bir çoðunluða sahipler; fakat Müslümanlar, Ortodoks ve Katolik Hristiyanlar karþýsýnda azýnlýðý oluþturduklarý Balkan devletlerinde, siyasetçilerin devlet sanatý için bir meydan okuma olarak kalýyorlar. Hepimiz eski Yugoslavya'daki etnik-dini ihtilaflarýn bilincindeyiz. Ancak, Bulgaristan da 80'li yýllarda, dengeyi bozmaya katký saðlamak için orada yerleþik Türkleri sürmeyi ya da zorla asimile etmeyi denedi. AB'nin, sadece Türkiye'nin deðil ayný zamanda da Balkanlar'daki etnik ve dini karýþýmdan oluþan devletlerin de Birliði felce uðratabilecekleri endiþesi kesinlikle anlaþýlýr. Ancak tarihi perspektiften bakýldýðýnda þu saptama da kaçýnýlmazdýr: Türkiye en güçlü Müslüman devlet olarak dýþarda kalýrsa, o zaman modern ve günümüzün seküler Avrupasý, Hristiyan Orta Çað'da olduðundan çok daha fazla "Hristiyan" olacaktýr. Türkiye'nin, hatta Müslümanlarýn tamamýnýn Batýlý aydýnlarca geri çevrilmesi, bazen nahoþ olan ortak tarihi yükleri aþmak yerine, bunlardan kurtulmayla sonuçlanacak gibi gözüküyor. Bilindiði üzere, genelde bu tür zorlama süreçler baþarýlý olmaz, aksine tehlikelidir. Ýslam Orta Çað'dan beri Avrupa'nýn tarihine dahildir ve bu, sadece Hristiyanlarla çatýþmasýndan doðan ihtilaflar yoluyla deðil, bizzat Avrupa'nýn kültürüne verdiði mükemmel katkýyla gerçekleþmiþtir. Hala etkisini sürdüren gelenek ve kazanýmlarý Osmanlý Ýmparatorluðu'na atfetmek zor olsada, Orta Çað'ýn Müslüman devletleri Batý'nýn bilim ve sanatýný önemli ölçüde verimli hale getirdiler. Hatta, Müslümanlar ve Ýspanya'daki Yahudilerin Hristiyanlara saðladýklarý Doðu bilimi ile kültürel mübadele gerçekleþmeseydi, Orta Çað'ýn sonlarýnda Batýnýn yükseliþi imkansýz olurdu bile denilebilir. Çaðdaþlýða geçiþi çok sayýda tarihçi de bu yükseliþe dayandýrýr. Þark'tan Gelen Bilgelerin Kültür Hediyeleri Bundan sonraki tüm geliþmelerin temeli Orta Çað'ýn baþlarýndaki Hilafet döneminde, yani Asya'da atýldý. Burada günümüzde hala var olan, Antik Yunan doða bilimi ve felsefesi sekiz ve dokuzuncu yüzyýlda Arapçaya çevrildi. Eþzamanlý olarak da eski öðretilerin Müslüman ilim adamlarýnca yorumlanmasýna ve geliþtirilmesine baþlandý. Kýsa süre sonra bu süreçde Endülüs ve Sicilya'da da ilerleme kaydedildi. Emirlik ve Halifeliklerin ve daha sonra küçük beyliklerin avlularýnda þiir sanatý, felsefe ve bilim geliþtirildi. Baðdat'ta dokuzuncu yüzyýlda alýnan Hintlerin matematik ve sayý sistemi, Ýberya Yarýmadasý üzerinden Batý'ya giden yolunu buldu. Buna karþýlýk Yunanlarýn felsefesine Yahudiler olduðu gibi Müslümanlar da dini nedenlerden dolayý, kuþkudan düþmanlýða varan bir tepki gösterdiler. Aristoteles'in dünyanýn ebedi olduðu tezi, dinleri ve yaradýlýþ hikayesiyle baðdaþmamasýna raðmen bazý ilim adamlarý bizzat risk üstlenerek bu itici tezle de ilgilendiler. Latin Batý, Büyük Otto'nun Ýtalya'ya hakim olup Avrupa'nýn güneydoðusunu ilgi odaðý yapmasýndan ve Ýspanya'nýn da kendi hilafetini kurarak siyasi istikrarý saðlamasýndan sonra, Endülüs'ün bilim dünyasý ile ilgilenmeye baþladý. 1085'te Ýspanya'nýn eski baþkenti Toledo'nun Hristiyanlar tarafýndan yeniden fethedilmesinden

17 AB SÜRECÝNDE TÜRKÝYE sonra Hristiyan Ýspanya'da, Müslüman, Hristiyan ve Yahudi araþtýrmacýlarýn bir araya geldiði, Yunan, Hint, Fars ve Arap bilimini Latinceye aktarmakla görevlendirilen çok sayýda bilim merkezi oluþturuldu. Daha dokuzuncu yüzyýlda Orta Doðu'da Ýslam'ýn Yunan felsefesi temelinde rasyonel bir tanrý bilimine dönüþtürülmesi denemesi baþarýsýzlýkla sonuçlandý. Bilimin yeni bir yöntemle açýklanmasý da daha önce bilinmeyen üniversitelerin kurulmasýný teþvik etti. Konstantinopel'de de onikinci yüzyýlda birkaç baþarýsýz deneme yapýldý, ancak, Latin tipi üniversiteler kurulamadý. Hristiyanlarýn, Araplar tarafýndan sekizinci yüzyýlda iþgal edilen topraklarý geri almak için gerçekleþtirdikleri savaþýn ardýndan, onbeþinci yüzyýlýn sonunda Müslümanlar Ýspanya'dan tamamen uzaklaþtýrýldýlar. Benzer geliþmeler Sicilya'da da yaþandý. Ortodoks ve Katoliklerin birbirleriyle rekabet etmeleri yüzünden kolaylaþan, Osmanlýlarýn Avrupa'nýn doðusuna doðru ilerlemelerine karþý, Hristiyanlarýn askeri açýdan yapacaklarý fazla bir þey yoktu. Reformcu Luther, Orta Doðu geleneðiyle yabancý boyunduruðunu, iþlediði günahlarý yüzünden tanrýnýn verdiði ceza olarak kabul etme eðilimindeydi. Ancak, daha sonra Türkleri ve Roma'daki Papayý düþman olarak görerek, her ikisinin ölmesi için dua edilmesi çaðrýsý yaptý. Hristiyanlar, Türk tehditine örneði görülmemiþ bir düþündürücü yazý ve resimli mesaj furyasý ile karþý koydular. Ýlk kez Müslümanlara karþý direniþte milliyetçilik ötesinde bir Avrupa kamuoyu oluþtu. Daha sonra gelen nesillerine çok sayýda Avrupalý halklarýn da dahil olduðu Türkler, Orta Çað'da Truvalýlar olarak görülmüþ, böylece onlar da humanist bilim adamlarýný bu Truvalý halklar topluluðundan dýþlamýþlardý. Buna karþýlýk, II. Mehmet'e yenilen Yunanlar, kararlý bir þekilde Avrupa'ya dahil edildiler. Toparlanacak olursa, Avrupa ve AB'nin sýnýrlarý hakkýnda, Orta Çað'ýn dil, edebiyat ve kültür bilimi açýsýndan ne söylenebilir? Öncelikle, Avrupa'nýn Doðu sýnýrý sadece coðrafi deðil siyasi, kültürel ve dini açýdan da hep akýcýydý. Doðudan gelen kavim ya da fatihler yerleþik Avrupalýlarý ne kadar sýk tehdit ettilerse, ayný istikametten oraya en önemli fikirleri ve kazanýmlarý da o denli taþýyarak zenginleþtiler. Hristiyan, Yahudi ve Müslümanlar Asya'da dini geleneklerinin baþkentlerini baþ tacý ettiler ve keþiflerle atýlan teknik adýmlar Doðu'dan Avrupa'ya doðru ilerledi. AB'nin geniþlemesi artýk, tarihin öyle ya da böyle gerçekten haklý kýlamayacaðý bir sýnýrýn çekilmesini zorunlu kýlýyor. Avrupa Konvansiyonu Baþkaný Valeri Giscard D'Estaing Kasým 2002'de kesin bir dille "Türkiye'nin Avrupa devleti olmadýðýný ve Birliðe alýnmasýnýn AB'nin sonu olacaðýný" açýkladý. Bu mesele, yani dýþ sýnýr hakkýnda uzlaþýya varýlmasý, tabii ki önce Avrupa kimliðinin belirlenmesini gerektiriyor. Tarih bilimcilerinin görevi, kimlik bahþetmek deðil, aksine geliþmeleri eleþtirel bir þekilde ele almaktýr. Kanaat önderi olmak istemeseler de, karar verebilmeleri için en azýndan siyasetçilere malzeme sunabilirler. Yakýn tarihçiler Türkiye konusunda, öncelikle 1923/24 inkilabýnýn kapsadýðý alan ve sürdürülebilirliðini açýklama eðilimindeyken, Orta Çað bilimcileri, görevlerinin Hristiyan ve Müslümanlar arasýndaki derinde yatan ortak ve farklý temelleri incelemek olduðunu düþünüyorlar. Günümüzde hiçbir yerde güçlü bir þekilde yerleþmiþ bir Avrupalý toplum duygusu olmadýðý gibi, homojen bir tarih bilinci de hiç yoktur. Bunun için önce siyasi kararlarla bir çerçeve oluþturulmasý gerekir. Orta Çað'daki uluslarýn eðitiminden, bu sýralamanýn alýþýlmadýktan ziyade, tipik olduðunu biliyoruz. Örneðin; Almanya da bir zamanlar, halkýn ortak bir köken efsanesi olmamasýna raðmen, kurulabilmiþti ve bunun dýþýnda, yeni devletin, yeni büyük grubun tarihe iliþkin kendi görüþünü oluþturmasý için önce koordinatlarý verdiði kesin olarak kabul edilmektedir. Ayrýca, tarihçiler de ellerindeki olanaklarý abartmamalýdýr. Siyasette hep çýkarlar karar verir, geçmiþin tecrübelerine ya da eski nesillere karþý þükran borcu çok az dikkate alýnýr. Fakat, devlet adamlarý AB'nin sýnýrlarýný bir kere çizdikten sonra, tarihçiler yine seslerini yükseltecektir. Zira, halklarýn yeni toplulukta birarada iyi bir þekilde yaþayýp yaþayamayacaðýna; tarihteki resimlerle partnerlerine nereye kadar siper olabilecekleri ve daha önce hiç bilincine varmadýklarý ortak noktalarýný tespit edip etmeyecekleri de belirleyici olacaktýr. Buna karþýlýk, burada etkilenen taraf Avrupa, yani yaþlý kýta olduðu için, Orta Çað'a ve modern öncesi döneme dönüp bakmak ise yine kesinlikle kaçýnýlmazdýr.

18 ARAÞTIRMA-ÝNCELEME Dolardaki Deðer Kaybýnýn Bazý Nedenleri ve Olasý Etkileri Giriþ Günümüz küreselleþme sürecinde dýþ ödemelerde yaygýn bir biçimde referans birim olarak kullanýlan ödeme araçlarýnýn deðerindeki geliþmeler, bütün dünya ülkelerini, hem ekonomik hem de politik açýdan etkileyebilecek niteliktedir. Dýþ ödeme araçlarý içinde özellikle Amerikan Dolarýnýn deðerindeki iniþ ve çýkýþlar, toplumlarýn ilgi odaðýndadýr. Bunu nedeni; ABD Dolarýnýn, Ýkinci Dünya Savaþý sonrasýnda kurulan ve bugüne kadar sürdürülen dünya ekonomik düzeninde, elli yýlý aþan bir süre boyunca, bütün ülkelerin öncelikli olarak benimsemiþ bulunduðu uluslararasý rezerv olmasýndan kaynaklanmaktadýr. Diðer dövizlerden farklý özelliklerinin bulunmasý, günümüz uluslararasý rezervleri içinde de en büyük paya sahip olmasý, bu para biriminin, dýþ piyasalardaki deðer yitirme sürecinin ilgiyle izlenmesine ve hakkýnda çeþitli yorumlar yapýlmasýna neden olmaktadýr. Burada da seçtiðimiz konu, temel olarak Amerikan Dolarýnýn dýþ piyasalardaki konumuyla iliþkilidir. Dolarýn günümüzdeki deðer yitirme süreci, Dolarýn neden deðer kaybettiði, deðer kaybýndan ne beklendiði ve Dolardaki deðer kaybýnýn ne gibi etkiler yaratabileceði ile ilgilidir. Gerçekte konu, çok geniþ, çok kapsamlý ve çok boyutludur. Ancak, çalýþmanýn niteliðinin kýsýtý altýnda, buradaki yaklaþýmýmýz genel olma özelliðindedir. Dolar deðerindeki deðiþmelerin neden bu kadar önem taþýdýðýnýn açýklanabilmesi için önce Amerikan Dolarýnýn iþlevleri hakkýnda bilgi verilmekte ve Amerikan ekonomisinin önceliklerine deðinilmektedir. Daha sonra Dolarýn günümüzdeki deðerinin hangi faktörlere baðlý olarak gerileme sürecine girdiði üzerinde durulmaktadýr. Burada döviz kuru teorileri yerine, uygulamadan yola çýkýlmaktadýr. Bu þekilde sýnýrlandýrýlmaktaysa da þimdi ele alýnacaklar dýþýnda kalan çok sayýda etmen, Dolarýn deðer kaybetmesinde rol oynayabilir. Bu çalýþmada belirtilen nedenler, Amerikan hükümetinin ekonomik gerekçeleriyle baðlantýlýdýr. Dolayýsýyla üzerinde durulanlar dýþýndakilerin de bulunabileceði düþünülmelidir. Dolardaki düþmeyi hazýrlayan nedenlerin belirtilmesinden sonra izlenen döviz kuru politikasýndan neler beklendiði açýklanmakta ve neler saðlanabileceði deðerlendirilmektedir. Son olarak Dolardaki dýþ deðer kaybýnýn sürmesi halinde, dünya ekonomisinde yaratabileceði olasý etkiler hakkýnda tahminler yürütülmektedir. Yine Türk ekonomisi açýsýndan, akla ilk gelenlere yer verilmektedir. Deðer Kaybýnýn Dolarýn Ýþlevleri Açýsýndan Önemi ABD Dolarý, arasýnda Euro karþýsýnda deðer kazanmýþ, ancak, 2002 yýlýndan itibaren deðer kaybetmeye baþlamýþtýr. Euro, 1 Ocak 1999 da dolaþýma girdiðinde 1 Euro = 1.17 Dolar paritesi geçerliydi. Ardýndan 2001 yýlý sonbaharýnda Euro, 83 cente kadar düþmüþtür. Daha sonra Euronun yükseliþi ve bu geliþmeye zýt olarak Dolarýn günümüze doðru uzanan düþüþ süreci baþlamýþtýr. Bu baðlamda önce 1 Dolar = 1 Euro paritesine ulaþýlmýþ ve daha sonra bir Euro ile daha çok miktarda Dolar alýnabilmiþtir. Son aylarda iki birim paritesindeki bant, arasýndadýr. 13 Þubat 2004 itibariyle parite, 1 Euro = Dolar þeklindedir. Ýki ulusal para arasýndaki satýn alma gücü oranlarýnýn yukarýda belirtildiði gibi geliþmesi, her ne kadar geleceðe yönelik olarak Euroya karþý doðan ilgi ve talebin artmasýna yol açmaktaysa da, esas konu, Dolar kurunun ne olacaðý ile iliþkilidir. Bunun nedeni 50 yýlý aþkýn bir süreden bu yana, ABD Dolarýnýn dünya ekonomisinde temel uluslararasý rezerv olarak kabul edilmiþ olmasýndan kaynaklanmaktadýr yýlý baþýndaki verilere göre, Dolarýn dünya ticaretindeki payý, yüzde ellinin üzerindedir ve Dolar, uluslararasýlaþma oranýnýn en yüksek olduðu para birimidir; Kýsaca, Dolar dünya ülkelerinin ortak deðiþim aracý, ortak hesap birimi ve ortak birikim aracýdýr. Ülkeler arasýndaki çeþitli dýþ ödemelerin aðýrlýklý olarak Dolarla yapýlmasý, Dolarýn dünya deðiþim aracý olduðunu ortaya koymaktadýr. Ayrýca Dolar, dünya ortak hesap birimidir; baþta petrol, demir, çelik, çinko, kahve, kauçuk gelmek üzere temel mallar, Dolarla fiyatlandýrýlmaktadýr. Öte yandan ödemelerin çok Prof. Dr. Dilek Özbek Çankaya Üniversitesi ÝÝBF Ýktisat Bölüm Baþkaný

19 ARAÞTIRMA-ÝNCELEME sayýdaki döviz yerine belirli bir para ile yapýlmasý, iþlem maliyetlerini azaltmaktadýr. Temel mal fiyatlarýnýn belirlenmesinde oynadýðý rol dýþýnda, ortak hesap birimi olarak ABD Dolarý, döviz kurlarýnýn tesbitinde ortak referans birimdir. Çeþitli dövizlerin deðerleri hakkýnda bilgi edinilmesini kolaylaþtýrýlmakta böylece bu dövizlerin birbirine çevrilmesinden doðacak iþlem maliyetlerini ortadan kaldýrmaktadýr. Açýklananlarýn ötesinde baþlýca uluslarasý rezerv olarak Amerikan Dolarý, dünya döviz piyasalarýna bir müdahale aracýdýr. Gerektiðinde, çeþitli yabancý paralarýn dýþ deðerlerinin, yani birbirlerine karþý olan satýn alma gücü oranlarýnýn ayarlanmasýnda bir referanstýr. Yine uluslararasý borç ve alacak iþlemleri, bir uluslararasý rezervin, dünya ödeme aracý olarak kullanýlmasýyla kolaylaþmaktadýr. Son olarak yapýlan bütün açýklamalar yanýnda, ABD Dolarýnýn çok önemli bir baþka iþlevi, tasarruf yönünden ortaya çýkmaktadýr. Bu yönüyle Dolar, dünyanýn ortak deðer birikim aracýdýr. Dolar cinsinden tasarruflar, gelecekteki, cari iþlemler ile sermaye hareketlerine yönelik iþlemlerin yapýlmasýna kaynaktýr. Yapýlan bütün bu açýklamalarýn ýþýðý altýnda, 2000 sonrasýnda ABD Dolarýndaki deðer kaybýnýn ve özellikle 2001 Temmuzundan bu yana geçen süre içerisinde Euroya karþý yüzde 30 dan fazla deðer yitirmesinin, dünya ekonomisi bakýmýndan büyük önem taþýdýðýný söylemek uygundur. Dolardaki Deðer Kaybýnýn Nedenleri ve ABD Ekonomisine Olasý Katkýlarý Döviz kuru teorileri, parite deðiþikliklerinin nedenlerini çeþitli modeller çerçevesinde incelemektedir. Dolayýsýyla Dolar kurundaki deðiþikliklerin açýklanmasýnda, baþta satýn alma gücü paritesi teorileri gelmek üzere birçok teoriden yararlanmaktadýr. Örneðin, Dolarýn neden deðer kaybettiði, Krugman modelinde olduðu gibi, daha çok uzun vadeli kur deðiþikliklerini açýklayan makro ekonomik deðiþkenlere baðlý tutulabilir. Hatta bazen, uzun dönemde döviz kurlarýndaki istikrarsýzlýk, OPEC petrol fiyatýný dört kat yükseltecekmiþ ve benzeri þeklindeki anlýk duyumlarýn, uzun vadeli deðiþkenlerin üzerinde doðurduðu etkiyi kaydýrma gibi ani bir hareketle hýzlandýrýlmasý ile dahi açýklanabilir. Teorik bakýþ açýsýyla döviz kurlarý, piyasa güçleri; döviz arz ve talebi ile belirlenmelidir. Ancak genelde uygulamada kurlar, bazý kurum ve kuruluþlar tarafýndan tesbit edilmektedir. Döviz kurlarýnýn bu þekilde tesbit edilmesi, seçilen döviz kuru politikasýný ortaya koymaktadýr. Örneðin, bugün ABD nin seçmiþ olduðu döviz kuru politikasý; düþük deðerli Dolar kuru politikasýdýr. Burada amaç, bu politika sayesinde belirli ekonomik hedeflere ulaþýlmasýdýr. Bu hedeflerin açýk bir biçimde görülebilmesi için, Amerikan ekonomisinin içinde bulunduðu koþullarýn, çözülmesi için öncelik verdiði konularýn ve seçilen döviz kuru politikasý ile varabileceði sonuçlarýn dikkate alýnmasýnda yarar bulunmaktadýr. Öte yandan Dolarýn bugünkü deðerinde, ABD nin geçmiþ dönemlerde izlediði ekonomik ve mali politikalarýn çok önemli rol oynadýðý gerçeði de unutulmamalýdýr. Günümüzde Amerikan Hükümetinin neden düþük deðerli Dolar kuru politikasýndan yana olduðunu deðerlendirmeye baþlarken, Amerikan ekonomisinin önceliklerine deðinmekte yarar vardýr. Bugün Amerika nýn en önde gelen amacý, 2002 yýlýnda dibe vurmuþ ekonomisini canlandýrmak; ekonomik büyüme saðlamak suretiyle 2002 de yüzde 5.6 ya ulaþan iþsizlik oranýný, en azýndan geçmiþ yýllarda olduðu gibi yüzde 4 düzeylerine çekebilmektir. Amerika da baþlatýlacak ekonomik büyüme hamlesinin, kýsa sürede dünyaya yayýlmasý ve bir süreden beri uyuþukluk sürecinde bulunan dünya ekonomisinin harekete geçmesi beklenmektedir. Bu arada Amerikan ekonomisinin en önemli sorunlarýný da anýmsamak gerekir : Dýþ denge açýklarý, iç denge

20 ARAÞTIRMA-ÝNCELEME açýklarý ve dünyanýn en aðýr borçlu ülkesi olan ABD nin iç ve dýþ finansman kaynaðý yaratma ile ilgili sorunlarý, bunlarýn baþýnda gelmektedir. Bütün bu açýklamalardan sonra þöyle söylenebilir : Belirtilen hedefler ve içinde bulunulan koþullar açýsýndan düþük deðerli Dolar kuru politikasý, diðer deðiþkenlerin veri olmasý þartýyla, Amerikan Hükümeti açýsýndan kötünün iyisi biçiminde tanýmlanabilecek nitelikteki bir politikadýr. Çalýþmanýn bundan sonraki aþamasýnda, söz konusu politikanýn sorunlarý çözme konusundaki etkinliðinin deðerlendirilmesine öncelik verilmektedir. Dolar Kuru ile Cari Ýþlemler Dengesi Arasýndaki Ýliþki Amerikan ekonomisinin sorunlarýnýn baþýnda dev boyutlara ulaþan dýþ ticaret ve cari iþlem denge açýklarý yer almaktadýr te yaklaþýk 164 milyar Dolar olan Amerikan dýþ ticaret denge açýðý 1998 sonrasýnda hýzla yükselmiþ ve 2000 yýlýndan itibaren daha da yükselerek önce 450 milyar Dolara, ardýndan 2002 de 480 milyar Dolara çýkmýþtýr. Günümüzde bu açýðýn 500 milyar Dolara yaklaþtýðý bilinmektedir. Cari iþlem açýðýnýn, GSMH nýn yüzde 4 ünden fazla olduðu ülkeler, aðýr borçlu ülke (highly indebt nations) kapsamýndadýr. ABD cari denge açýklarýnýn, Amerikan GSMH sýna oranýnýn günümüzde yüzde 5 i aþtýðý ve yüzde 6 ya doðru yol aldýðý dikkate alýnýrsa, ABD nin aðýr borçlu ülkelerin baþýnda yer aldýðý anlaþýlýr. Dýþ denge açýklarýný karþýlamak konusunda bir yol, yabancý ülkelerle yapýlan ithalatýn kýsýlmasýdýr. Diðer yol ise, yabancýlara yapýlacak mal ve hizmet ihracatýný arttýrmak suretiyle ihracat gelirlerinin yükseltilmesidir. Bir yandan yabancýlara yönelik harcamalarýn sýnýrlandýrýlmasý diðer yandan da yabancýlardan saðlanacak gelirlerin arttýrýlabilmesi için Dolar paritesindeki iniþten yararlanmak uygun bir döviz kuru politikasýdýr. kolay deðildir. Bu yöndeki baþarý, ihracatýn ne ölçüde arttýrýlabileceði ve/veya ithalatýn ne ölçüde sýnýrlandýrýlabileceði ile iliþkilidir. Amerika nýn yoðun dýþ ticaret iliþkisine sahip olduðu ülkelerin baþýnda, Avrupa, Japonya ve Güney Doðu Asya ülkeleri gelmektedir. Bu ülkelerin içinde bulunduðu ekonomik koþullar, þimdi Dolar karþýsýnda deðer kazanan ulusal paralarýyla Amerika dan daha çok mal ve hizmet ithal edilip edilmeyeceði konusunda bilgi verebilmektedir. Örneðin, baþta Almanya gelmek üzere Avrupa ülkelerinde 2003 yýlý büyüme beklentileri, 2002 yýlýnýn da altýnda kalmýþtýr. Kaldý ki Almanya da 2002 yýlýnda ancak sýfýra yakýn bir büyüme gerçekleþmiþtir. Euro kullanan oniki Avrupa ülkesinin 2002 yýlý ortak büyüme oraný, yüzde 0.9 dan yüzde 0.6 ya gerilemiþtir. Petrol ithalatýna önemli ölçüde baðýmlý olan Avrupa Birliði nde bütçe açýklarý bulunmaktadýr. Vergi gelirleri yetersizdir. Büyümenin finansmaný önemli bir sorundur. Ayrýca iþsizlik bir problemdir yýlýnda yüzde 0.7 küçülen Japon ekonomisinin de 2003 te ancak yüzde bire yaklaþan düþük bir marjla büyüdüðü tahmin edilmektedir. Yukarýda anlatýlmaya çalýþýldýðý gibi sözü edilen ülkelerdeki ekonomik durgunluk, harcama olanaklarýndaki daralmaya, dolayýsýyla ithalat harcamalarýnýn da sýnýrlandýrýlmasýnda etkendir. Açýklanan nedenlerle Dolardaki deðer kaybýnýn, bu ülkelerle yapýlacak mal ve hizmet ticaretinde, Amerikan ihraç ürünlerine ne ölçüde talep yaratacaðý konusu tartýþmalýdýr. Öte yandan hýzlý ekonomik büyüme Depreciation baþta dýþ ticaret açýðý olmak üzere cari iþlemler dengesi açýklarýnýn giderilmesinde yararlýdýr. Dolarýn dýþ piyasalarda alým gücünün azalmasý nedeniyle ithalat kýsýtlandýrýlmakta, deðer kaybeden Dolar karþýsýnda dolaylý olarak güçlenen yabancý paralarýn satýn alma gücünün artmasý nedeniyle ihracat týrmanmaktadýr. Ancak uygulamada çok sayýda örnek olaydan anlaþýlacaðý gibi, dýþ denge açýklarýnýn bütünüyle döviz kurlarýndaki ayarlamalarla kontrol altýna alýnmasý

TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝNÝN DIÞ ÝLÝÞKÝLERÝNÝN DÜZENLENMESÝ HAKKINDA KANUN

TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝNÝN DIÞ ÝLÝÞKÝLERÝNÝN DÜZENLENMESÝ HAKKINDA KANUN TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝNÝN DIÞ ÝLÝÞKÝLERÝNÝN DÜZENLENMESÝ HAKKINDA KANUN Kanun Numarasý : 3620 Kabul Tarihi : 28/3/1990 Resmi Gazete : Tarih: 6/4/1990 Sayý: 20484 Dýþ Ýliþkiler MADDE 1- Türkiye Büyük

Detaylı

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ IPA Cross-Border Programme CCI No: 2007CB16IPO008 BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ SINIR ÖTESÝ BÖLGEDE KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLÝ ÝÞLETMELERÝN ORTAK EKO-GÜÇLERÝ PROJESÝ Ref. ¹ 2007CB16IPO008-2011-2-063, Geçerli sözleþme

Detaylı

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için NEDEN KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için SAP Business One çözümünü seçmelerinin nedeni 011 SAP AG. Tüm haklarý saklýdýr. SAP Business One müþterileri SAP'ye olan güvenlerini gösteriyor.000+

Detaylı

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar

Detaylı

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 12 1 KOBÝ'lere AB kapýsý Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 2 3 Projenin amacý nedir Yurt dýþýna açýlmak isteyen yerli KOBÝ'lerin, Lüksemburg firmalarý

Detaylı

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr.

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr. MALÝYE DERGÝSÝ Temmuz - Aralýk 2011 Sayý 161 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Yayýn Kurulu Baþkan Füsun SAVAÞER Üye Ali Mercan AYDIN Üye Nural KARACA

Detaylı

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Kýzýlcaþar Geleceðe Hazýrlanýyor Gelin Birlikte Çalýþalým ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Mart 2014 ALPER YILMAZ Halkla Bütünleþen MUHTARLIK Ankara Gölbaþý Kýzýlcaþar Köyünde 4 Mart 1979

Detaylı

Fiskomar. Baþarý Hikayesi

Fiskomar. Baþarý Hikayesi Fiskomar Baþarý Hikayesi Fiskomar Gýda Temizlik Ve Marketcilik Ticaret Anonim Þirketi Cumhuriyetin ilanýndan sonra büyük önder Atatürk'ün Fýndýk baþta olmak üzere diðer belli baþlý ürünlerimizi ilgilendiren

Detaylı

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 MALÝYE DERGÝSÝ Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Doç.Dr. Ahmet KESÝK Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Doç.Dr. Ahmet KESÝK MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER Yayýn

Detaylı

AVRUPA BÝRLÝÐÝ SÜRECÝNDE TÜRKÝYE ve ENERJÝ AÇILIMLARI

AVRUPA BÝRLÝÐÝ SÜRECÝNDE TÜRKÝYE ve ENERJÝ AÇILIMLARI AVRUPA BÝRLÝÐÝ SÜRECÝNDE TÜRKÝYE ve ENERJÝ AÇILIMLARI GÝRÝÞ Türkiye, 3 Ekim 2005'te Avrupa Birliði (AB) üyesi olmaya yönelik olarak önemli bir aþama kaydetmiþ bulunmaktadýr. Bu çalýþmada, Türkiye'nin bu

Detaylı

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ çevresine. Bu adý ona bir kuyrukluyýldýz vermiþ. Nasýl mý

Detaylı

MALÝYE DERGÝSÝ ULAKBÝM ISSN 1300-3623

MALÝYE DERGÝSÝ ULAKBÝM ISSN 1300-3623 MALÝYE DERGÝSÝ ISSN 1300-3623 Temmuz - Aralýk 2007, Sayý 153 YAZI DANIÞMA KURULU Prof. Dr. Güneri AKALIN Prof. Dr. Abdurrahman AKDOÐAN Prof. Dr. Figen ALTUÐ Prof. Dr. Engin ATAÇ Prof. Dr. Ömer Faruk BATIREL

Detaylı

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen.

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen. Gesundheitsamt Freie Hansestadt Bremen Sozialmedizinischer Dienst für Erwachsene Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung Yardýma ve bakýma muhtaç duruma

Detaylı

21-23 Kasým 2011 Çeþme Ýzmir www.tgdfgidakongresi.com organizasyon Ceyhun Atýf Kansu Caddesi, 1386. Sokak, No: 8, Kat: 2, 06520 Balgat / Ankara T:+90 312 284 77 78 F:+90 312 284 77 79 Davetlisiniz Ülkemiz

Detaylı

BASIN AÇIKLAMALARI TMMOB EMO ADANA ÞUBESÝ 12. DÖNEM ÇALIÞMA RAPORU BASIN AÇIKLAMALARI

BASIN AÇIKLAMALARI TMMOB EMO ADANA ÞUBESÝ 12. DÖNEM ÇALIÞMA RAPORU BASIN AÇIKLAMALARI BASIN AÇIKLAMALARI Egemenler Arasý Dalaþýn Yapay Sonucu Zamlar EKONOMÝK KRÝZ VE ETKÝLERÝ 6 Aðustos 1945'te Hiroþima'ya ve 9 boyutu bulunmaktadýr. Daha temel nokta Aðustos 1945'te Nagasaki'ye

Detaylı

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI MEMUR PERSONEL ÞUBE MÜDÜRLÜÐÜ GÖREV TANIMI Memur Personel Þube Müdürlüðü, belediyemiz bünyesinde görev yapan memur personelin özlük iþlemlerinin saðlýklý bir

Detaylı

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI Yarýþmanýn Amacý 1. ÝTHÝB 1.ÝTHÝB Teknik Tekstiller Proje Yarýþmasý, Ýstanbul Tekstil ve Hammaddeleri Ýhracatçýlarý Birliði'nin Türkiye Ýhracatçýlar Meclisi'nin katkýlarýyla Türkiye'de teknik tekstil sektörünün

Detaylı

Mart 2010 Otel Piyasasý Antalya Ýstanbul Gayrimenkul Deðerleme ve Danýþmanlýk A.Þ. Büyükdere Cad. Kervan Geçmez Sok. No:5 K:2 Mecidiyeköy Ýstanbul - Türkiye Tel: +90.212.273.15.16 Faks: +90.212.355.07.28

Detaylı

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor TD 161.qxp 28.02.2009 22:11 Page 1 C M Y K 1 Mart 2009 Sayý:161 Sayfa 6 da 2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor Saðlýkta Dönüþüm Programý nýn uygulanmaya baþladýðý 2003 yýlýndan bu yana çok

Detaylı

4691 sayýlý Teknoloji Geliþtirme Bölgeleri Kanunu kapsamýnda kurulan ULUTEK TEKNOLOJÝ GELÝÞTÝRME BÖLGESÝ, Uludað Üniversitesi Görükle Kampüsü içerisinde 471.000 m2 alanda hizmet vermektedir. 2006 yýlýnda

Detaylı

Simge Özer Pýnarbaþý

Simge Özer Pýnarbaþý Simge Özer Pýnarbaþý 1963 yýlýnda Ýstanbul da doðdu. Ortaöðrenimini Kadýköy Kýz Lisesi nde tamamladý. 1984 yýlýnda Ýstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü nü bitirdi.

Detaylı

T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI HANGÝ OKULDA OKUMAK ÝSTEDÝÐÝNE KARAR VERDÝN MÝ? Genel Liseler Fen Liseleri Sosyal Bilimler Anadolu Spor Güzel Sanatlar Askeri

Detaylı

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Yargýtay Kararlarý T.C Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Davalý þirketin ayný il veya diðer illerde baþka iþyerinin

Detaylı

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 KÝMLER KATILABÝLÝR? Yarýþma, Türkiye Cumhuriyeti sýnýrlarý dahilinde veya yurtdýþýnda okuyan T.C. vatandaþlarý veya K.K.T.C vatandaþý, 35 yaþýný aþmamýþ, en az lise

Detaylı

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn 4. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM 3. DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn toplamý kaçtýr? A) 83 B) 78 C) 91 D) 87

Detaylı

mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83

mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83 ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... 2 Mart 2005 Hürriyet Gazetesi Oto Yaþam Eki'nin Editörü Ufuk SANDIK, "Dikiz Aynasý" köþesinde Oda Baþkaný Emin KORAMAZ'ýn LPG'li araçlardaki denetimsizliðe

Detaylı

AVRUPA BÝRLÝÐÝ SÝGORTA MÜKTESEBAT REHBERÝ

AVRUPA BÝRLÝÐÝ SÝGORTA MÜKTESEBAT REHBERÝ AVRUPA BÝRLÝÐÝ SÝGORTA MÜKTESEBAT REHBERÝ Hazýrlayan: Berna Özþar Türkiye Sigorta ve Reasürans Þirketleri Birliði Avrupa Birliði Uzmaný AVRUPA BÝRLÝÐÝ SÝGORTA MÜKTESEBAT REHBERÝ ISBN No: 978-975-6109-24-3

Detaylı

BASIN DUYURUSU (25.08.2002) 2002 Öðrenci Seçme Sýnavý (ÖSS) Yerleþtirme Sonuçlarý

BASIN DUYURUSU (25.08.2002) 2002 Öðrenci Seçme Sýnavý (ÖSS) Yerleþtirme Sonuçlarý BASIN DUYURUSU (25.08.2002) 2002 Öðrenci Seçme Sýnavý (ÖSS) Yerleþtirme Sonuçlarý 16 Haziran ve 23 Haziran 2002 tarihlerinde yapýlan Öðrenci Seçme Sýnavý (ÖSS) ve Yabancý Dil Sýnavý (YDS) sonuçlarýna aðýrlýklý

Detaylı

Organizatör Firma Cebeci Cad. No:54 Akatlar 34335 Ýstanbul Tel:0212 351 68 48 (pbx) Faks:0212 351 59 33 E-Posta: tculha@grem.com.tr BAHÇEÞEHÝR ÜNÝVERSÝTESÝ BEÞÝKTAÞ KAMPÜSÜ 11-12 Haziran 2008 SUNUM DOSYASI

Detaylı

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði, üyeler arasýndaki haberleþme aðýný daha etkin hale getirmek için, akademik çalýþmalar yürüten bilim insaný, antrenör, öðretmen, öðrenci ve ilgili

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Hangi þeklin tam olarak yarýsý karalanmýþtýr? A) B) C) D) 2 Þekilde görüldüðü gibi þemsiyemin üzerinde KANGAROO yazýyor. Aþaðýdakilerden hangisi benim þemsiyenin görüntüsü deðildir?

Detaylı

ݺletmelerin Rekabet Gücünün Artýrýlmasý. Dýºa Açýlmalarýna Mali Destek Programý

ݺletmelerin Rekabet Gücünün Artýrýlmasý. Dýºa Açýlmalarýna Mali Destek Programý ݺletmelerin Rekabet Gücünün Artýrýlmasý ve Dýºa Açýlmalarýna Mali Destek Programý 2010 içindekiler Orta Karadeniz Kalkýnma Ajansý Kalkýnma Ajanslarýnýn Kuruluþ Amaçlarý Vizyonumuz Misyonumuz Orta Karadeniz

Detaylı

MedYa KÝt / 26 Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetimi konusunda Türkiye nin ilk dergisi HR DergÝ Human Resources Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetim Dergisi olarak amacýmýz, kurulduðumuz günden bu yana deðiþmedi: Türkiye'de

Detaylı

BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði

BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði Türkiye Biliþim Derneði, biliþim sektöründe çalýþan üst ve orta düzey yöneticilerin mesleki geliþimi ve dayanýþmalarýný geliþtirmek amacýyla her yýl düzenlediði

Detaylı

Belediye Meclisinin. Bilgi Edinme ve Denetim

Belediye Meclisinin. Bilgi Edinme ve Denetim Belediye Meclisinin Bilgi Edinme ve Denetim Yollarý Yasin SEZER * Giriþ Yerel yönetimler reformu kapsamýnda yapýlan 5393 sayýlý Belediye Kanunu, belediyelerin görev, yetki ve iþleyiþine iliþkin önemli

Detaylı

DENÝZ LÝSESÝ KOMUTANLIÐI Denizcilik tarihin en eski ve en köklü mesleðidir. Bu köklü ve þerefli mesleðin insanlarýnýn eðitimi için ilk adým atacaklarý Deniz Lisesi, bu güne kadar Türk ve dünya denizcilik

Detaylı

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 'HEDEFÝMÝZ EN BÜYÜK 10 EKONOMÝ ARASINA GÝRMEK' Baþbakanýmýz, Ulusa Sesleniþ konuþmasýnda Türkiye'nin potansiyelinin de hedeflerinin de büyük

Detaylı

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi,

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi, ... /... / 2008 Sayýn Makina Üreticisi, Firmamýz Bursa'da 1986 yýlýnda kurulmuþtur. 2003 yýlýndan beri PVC makineleri sektörüne yönelik çözümler üretmektedir. Geniþ bir ürün yelpazesine sahip olan firmamýz,

Detaylı

Tehlikeli Atýk Çözümünde EKOVAR...

Tehlikeli Atýk Çözümünde EKOVAR... ARA DEPOLAMA www. ekovar.com info@ ekovar.com Hilal Mah. 50. Sokak, 4. Cad. No: 8/8 Yýldýz - Çankaya / ANKARA Tel : +(90) 312 442 13 05 +(90) 312 442 11 43 Faks : +(90) 312 442 13 06 Tehlikeli Atýk Çözümünde

Detaylı

0.2-200m3/saat AISI 304-316

0.2-200m3/saat AISI 304-316 RD Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip hava kilidleri her türlü proseste çalýþacak rotor ve gövde seçeneklerine sahiptir.aisi304-aisi316baþtaolmaküzerekimya,maden,gýda...gibi

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýda verilen iþlemleri sýrayla yapýp, soru iþareti yerine yazýlmasý gereken sayýyý bulunuz. A) 7 B) 8 C) 10 D) 15 2. Erinç'in 10 eþit metal þeridi vardýr. Bu metalleri aþaðýdaki

Detaylı

2014 2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ÝLKOKULLAR ARASI 2. Zeka Oyunlarý Turnuvasý 7 Mart Silence Ýstanbul Hotel TURNUVA PROGRAMI 09.30-10.00 10.00-10.45 11.00-11.22 11.35-11.58 12.10-12.34 12.50-13.15

Detaylı

Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU

Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU 13 OCAK 2011 Bu program, Avrupa Birliði ve Türkiye Cumhuriyeti tarafýndan finanse edilmektedir. YENÝLÝKÇÝ YÖNTEMLERLE KAYITLI ÝSTÝHDAMIN

Detaylı

Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi

Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi 1 Özet Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi Mehmet Ali MALAS, Osman SULAK, Bahadýr ÜNGÖR, Esra ÇETÝN, Soner ALBAY Süleyman Demirel

Detaylı

Sayý:14 Temmuz 2003 Çaðdaþ Sosyal Demokrasi ve Türkiye Gümrük Birliði nin Zararý 70 Milyar Dolar mý? Dünyadaki Ekonomik Dengesizlik Ceza Adaletinin Anatomisi Çanakkale Savaþlarýnýn Önemi ve Sonuçlarý Ýktisat

Detaylı

Depo Modüllerin Montajý Öncelikle depolarýmýzý nerelere koyabileceðimizi iyi bilmemiz gerekir.depolarýmýzý kesinlikle binalarýmýzda statik açýdan uygun olamayan yerlere koymamalýyýz. Çatýlar ve balkonlarla

Detaylı

T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI KENDÝNÝ TANIYOR MUSUN? ANKARA, 2011 MESLEK SEÇÝMÝNÝN NE KADAR ÖNEMLÝ BÝR KARAR OLDUÐUNUN FARKINDA MISINIZ? Meslek seçerken

Detaylı

Matematik ve Türkçe Örnek Soru Çözümleri Matematik Testi Örnek Soru Çözümleri 1 Aþaðýdaki saatlerden hangisinin akrep ve yelkovaný bir dar açý oluþturur? ) ) ) ) 11 12 1 11 12 1 11 12 1 10 2 10 2 10 2

Detaylı

3T, metal iþleme sektöründe marka fuarlar arasýnda 3T Uluslararasý Metal Ýþleme, Kalýp, Otomasyon Teknolojileri ve Yan Sanayi Ürünleri Fuarý 15-18 Mayýs 2008 tarihleri arasýnda Ýzmir Kültürpark Uluslararasý

Detaylı

Mart 2010 Proje Hakkýnda NBÞ sektörünün ana girdisi olan mýsýrýn hasadý, hammadde kalitesi açýsýndan yetiþtirilmesi kadar önemli bir süreçtir. Hasat sýrasýnda gerçekleþtirilen yanlýþ uygulamalar sonucunda

Detaylı

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme - 1 8 Konuþmayý Yazýya Dökme El yazýnýn yerini alacak bir aygýt düþü XIX. yüzyýlý boyunca çok kiþiyi meþgul etmiþtir. Deðiþik tasarým örnekleri görülmekle beraber, daktilo dediðimiz aygýtýn satýlabilir

Detaylı

5. 2x 2 4x + 16 ifadesinde kaç terim vardýr? 6. 4y 3 16y + 18 ifadesinin terimlerin katsayýlarý

5. 2x 2 4x + 16 ifadesinde kaç terim vardýr? 6. 4y 3 16y + 18 ifadesinin terimlerin katsayýlarý CEBÝRSEL ÝFADELER ve DENKLEM ÇÖZME Test -. x 4 için x 7 ifadesinin deðeri kaçtýr? A) B) C) 9 D). x 4x ifadesinde kaç terim vardýr? A) B) C) D) 4. 4y y 8 ifadesinin terimlerin katsayýlarý toplamý kaçtýr?.

Detaylı

15 NİSAN 2010 PERŞEMBE ESNAF PAKETİ SAYI 8

15 NİSAN 2010 PERŞEMBE ESNAF PAKETİ SAYI 8 15 NİSAN 2010 PERŞEMBE ESNAF PAKETİ SAYI 8 Türkiye Esnaf ve Sanatkarlarý Konfederasyonu (TESK) Baþkaný Bendevi Palandöken: Bu plan 1 yýl içinde sýkýntýlarýmýza çare olur TESK Baþkaný Bendevi Palandöken,

Detaylı

GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK

GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK TOPLAM KALÝTE YÖNETÝMÝ VE ISO 9001:2000 KALÝTE YÖNETÝM SÝSTEMÝ UYGULAMASI KONULU TOPLANTI YAPILDI GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK YÝBÝTAÞ - LAFARGE GRUBUNDA KONYA ÇÝMENTO SANAYÝÝ A.Þ.

Detaylı

TABLO-2'nin devamý. Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý

TABLO-2'nin devamý. Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý Atama Yapýlacak Kadro Unvaný: Stajyer Kontrolör (Ýdari) Atama Yapýlmasý Planlanan Kadro Sayýsý: Ýdari+Mühendis Kadrolarý Toplamý : 5 Test Aðýrlýklarý: GY:0,1, GK:0,1, HU:0,2,

Detaylı

YASALARIN ANAYASAYA UYGUNLUĞUNUN DENETİMİ ve ANAYASA YARGISI

YASALARIN ANAYASAYA UYGUNLUĞUNUN DENETİMİ ve ANAYASA YARGISI YASALARIN ANAYASAYA UYGUNLUĞUNUN DENETİMİ ve ANAYASA YARGISI Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) kamu politikaları tasarımı sürecine katkıda bulunmak amacıyla kuruldu ve Aralık 2004 te

Detaylı

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 Düþen Faizler ÝMKB yi Yýlýn Zirvesine Çýkardý Merkez Bankasý ndan gelen faiz indirimine devam sinyali bono faizini %7.25 e ile yeni dip noktasýna çekti. Buna baðlý olarak

Detaylı

www. adana.smmmo.org.tr

www. adana.smmmo.org.tr Adres Güzelyalý Mahallesi 81093 Sokak No : 14 Çukurova / ADANA Telefon 0 322 232 99 03 0 322 232 99 04 0 322 232 99 06 0 322 232 38 00 Faks 0 322 232 99 08 www. adana.smmmo.org.tr SEMPOZYUMUN AMACI SEMPOZYUMUN

Detaylı

..T.C. DANýÞTAY SEKiziNCi DAiRE Esas No : 2005/1614 Karar No : 2006/1140

..T.C. DANýÞTAY SEKiziNCi DAiRE Esas No : 2005/1614 Karar No : 2006/1140 ..T.C. Davacý Davalý : Trabzon Baro Baþkanlýðý Trabzon Barosu Adliye Sarayý : 1- Maliye Bakanlýðý 2- Baþbakanlýk -TRABZON Davanýn Özeti: Karaparanýn Aklanmasýnýn Önlenmesine Dair 4208 sayýlý Kanunun Uygulanmasýna

Detaylı

BÖLÜM I GÜMRÜK BÝRLÝÐÝ NEDÝR?

BÖLÜM I GÜMRÜK BÝRLÝÐÝ NEDÝR? BÖLÜM I GÜMRÜK BÝRLÝÐÝ NEDÝR? GÜMRÜK BÝRLÝÐÝ NÝN KURULUÞU Ýkinci dünya savaþýnýn yýkýcý sonuçlarý Avrupa ülkeleri arasýnda öncelikle ekonomik, daha sonra da politik ve savunma alanlarýnda iþbirliðine girme

Detaylı

3. FASÝKÜL 1. FASÝKÜL 4. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL 5. FASÝKÜL. 3. ÜNÝTE: ÇIKARMA ÝÞLEMÝ, AÇILAR VE ÞEKÝLLER Çýkarma Ýþlemi Zihinden Çýkarma

3. FASÝKÜL 1. FASÝKÜL 4. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL 5. FASÝKÜL. 3. ÜNÝTE: ÇIKARMA ÝÞLEMÝ, AÇILAR VE ÞEKÝLLER Çýkarma Ýþlemi Zihinden Çýkarma Ýçindekiler 1. FASÝKÜL 1. ÜNÝTE: ÞEKÝLLER VE SAYILAR Nokta Düzlem ve Düzlemsel Þekiller Geometrik Cisimlerin Yüzleri ve Yüzeyleri Tablo ve Þekil Grafiði Üç Basamaklý Doðal Sayýlar Sayýlarý Karþýlaþtýrma

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

1 2 3 4 7 8 9 10 11 12 13 14 16 19 21 23 24 25 26 27 28 30 32 33 37 41 42 44 46 47 48 50 52 54 56 Kurum Kimliði Logo Logo Þube Logolarý Logonun Renkli Kullanýmý Logonun Siyah-Beyaz Kullanýmý Logonun Diþi

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýdaki þekillerden hangisi bu dört þeklin hepsinde yoktur? A) B) C) D) 2. Yandaki resimde kaç üçgen vardýr? A) 7 B) 6 C) 5 D) 4 3. Yan taraftaki þekildeki yapboz evin eksik parçasýný

Detaylı

KPSS PUANLARI. Avrupa Birliði Genel Sekreterliði. Atama Yapýlacak Kadro Unvaný: Avrupa Birliði Uzman Yardýmcýsý ( Uluslararasý Ýliþkiler )

KPSS PUANLARI. Avrupa Birliði Genel Sekreterliði. Atama Yapýlacak Kadro Unvaný: Avrupa Birliði Uzman Yardýmcýsý ( Uluslararasý Ýliþkiler ) KPSS PUANLARI AÇIKLAMALAR: Bu tabloda daha az yerde daha fazla bilgi verebilmek için bazý kýsaltmalar yapýlmýþtýr. Testlere verilecek aðýrlýklar gösterilirken testler harflerle ifade edilmiþtir. Harflerin

Detaylı

DOÐALGAZ ÝÇ TESÝSAT MÜHENDÝS YETKÝLENDÝRME KURSU DÜZENLENDÝ

DOÐALGAZ ÝÇ TESÝSAT MÜHENDÝS YETKÝLENDÝRME KURSU DÜZENLENDÝ ÝKK TOPLANTISI ÞUBEMÝZDE GERÇEKLEÞTÝRÝLDÝ 4 Kasým 2010 tarihinde ÝKK toplantýsý Þubemizde gerçekleþtirildi. ÞUBEMÝZ SOSYAL ETKÝNLÝKLER KOMÝSYONU TOPLANDI Þubemiz sosyal etkinlikler komisyonu 05 Kasým 2010

Detaylı

Sayý:15 Ekim 2003 Dünya da ve Türkiye de Doðrudan Yabancý Sermaye Yatýrýmlarý Türkiye-AB Ýliþkileri: 2003 Strateji Belgesi ve Ýlerleme Raporuna Göre Gelinen Son Durum Uluslararasý Mali Skandallar Yüksek

Detaylı

T. C. BAÞBAKANLIK Aralýk 2007 Editörler Ahmet UZAK Mehmet ALTUNTAÞ Baský Ýsmat Meþrutiyet Cad. 9/7 Bakanlýklar/ANKARA Tel: 0 312 425 36 34 Sayfa ve Kapak Tasarýmý Ali ÇELÝK - Ýsmat Arka Kapak Tasarýmý

Detaylı

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. KONSOLÝDE BÜTÇE ÝLE ÝLGÝLÝ ORANLAR (Yüzde)

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. KONSOLÝDE BÜTÇE ÝLE ÝLGÝLÝ ORANLAR (Yüzde) V KAMU MALÝYESÝ 71 72 KAMU MALÝYESÝ Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. A. KONSOLÝDE BÜTÇE UYGULAMALARI 1. Genel Durum 1996 yýlýnda yüzde 26.4 olan

Detaylı

konularýnda servis hizmeti sunan Sosyal Hizmetler Dairesi bir devlet kuruluºu olup, bu kuruluº ülkede yaºayan herkese ücretsiz hizmet vermektedir.

konularýnda servis hizmeti sunan Sosyal Hizmetler Dairesi bir devlet kuruluºu olup, bu kuruluº ülkede yaºayan herkese ücretsiz hizmet vermektedir. 1/7 AMT FÜR SOZIALE DIENSTE FÜRSTENTUM LIECHTENSTEIN Sosyal Hizmetler Dairesi Çocuk ve gençlik hizmetleri Sosyal hizmetler Terapi hizmetleri Ýç hizmetler konularýnda servis hizmeti sunan Sosyal Hizmetler

Detaylı

ADIYAMAN ÜNÝVERSÝTESÝ KURUMSAL KÝMLÝK KILAVUZU ADIYAMAN ÜNÝVERSÝTESÝ 2006

ADIYAMAN ÜNÝVERSÝTESÝ KURUMSAL KÝMLÝK KILAVUZU ADIYAMAN ÜNÝVERSÝTESÝ 2006 KURUMSAL KÝMLÝK KILAVUZU GÝRÝÞ KURUMSAL KÝMLÝK HAKKINDA Adýyaman Üniversitesinin misyon ve vizyonuna uygun kurumsal kimlik çalýþmasý bu dökümanda detaylandýrýlarak sunulmuþtur. Kurumsal kimlik oluþturulurken,

Detaylı

014-015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ORTAOKULLAR ARASI "7. AKIL OYUNLARI ÞAMPÝYONASI" Ýstanbul Ýli Ortaokullar Arasý 7. Akýl Oyunlarý Þampiyonasý, 18 Nisan 015 tarihinde Özel Sancaktepe Bilfen Ortaokulu

Detaylı

SENDÝKAMIZDAN HABERLER

SENDÝKAMIZDAN HABERLER SENDÝKAMIZDAN HABERLER Sendikamýza Üye Ýþyerlerinde Çalýþanlardan Yýlýn Verimli Ýþçisi Ve Ýþvereni Seçilenlere Törenle Plaketleri Verildi 1988 yýlýndan bu yana Milli Prodüktivite Merkezi (MPM) nce gerçekleþtirilen

Detaylı

Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak

Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak Ders 10, Romalýlar Mektubu, Onuncu bölüm «Tanrý nýn Mesih e iman yoluyla insaný doðruluða eriþtirmesi» A. Romalýlar Mektubu nun onuncu bölümünü okuyun. Özellikle

Detaylı

TABLO-2 A GRUBU KADROLARA PERSONEL ALIMINA ÝLÝÞKÝN BAZI BÝLGÝLER

TABLO-2 A GRUBU KADROLARA PERSONEL ALIMINA ÝLÝÞKÝN BAZI BÝLGÝLER TABLO-2 A GRUBU KADROLARA PERSONEL ALIMINA ÝLÝÞKÝN BAZI BÝLGÝLER AÇIKLAMALAR: Bu tabloda daha az yerde daha fazla bilgi verebilmek için bazý kýsaltmalar yapýlmýþtýr. Testlere verilecek aðýrlýklar gösterilirken

Detaylı

3. Tabloya göre aþaðýdaki grafiklerden hangi- si çizilemez?

3. Tabloya göre aþaðýdaki grafiklerden hangi- si çizilemez? 5. SINIF COÞMY SORULRI 1. 1. BÖLÜM DÝKKT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. Kazan Bardak Tam dolu kazandan 5 bardak su alýndýðýnda kazanýn 'si boþalmaktadýr. 1 12 Kazanýn

Detaylı

15 Tandem Takým Tezgahlarý ndan Ýhtiyaca Göre Uyarlanabilen Kitagawa Divizörler Kitagawa firmasýnýn, müþterilerini memnun etmek adýna, standartý deðiþtirmesi yeni bir þey deðil. Bu seferki uygulamada,

Detaylı

Araþtýrma Hazýrlayan: Ebru Kocamanlar Araþtýrma Uzman Yardýmcýsý Gýda Ürünlerinde Ambalajýn Satýn Alma Davranýþýna Etkisi Dünya Ambalaj Örgütü nün açýklamalarýna göre dünyada ambalaj kullanýmýnýn %30 unu

Detaylı

2014-2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ORTAOKULLAR ARASI "4. AKIL OYUNLARI TURNUVASI" Ýstanbul Ýli Ortaokullar Arasý 4. Akýl Oyunlarý Turnuvasý, 21 Þubat 2015 tarihinde Özel Sancaktepe Okyanus Koleji

Detaylı

Iletisim ve Lisan Enstitusu

Iletisim ve Lisan Enstitusu . Iletisim ve Lisan Enstitusu..... Biz Kimiz? Institute of Communication and Languages (ICL), önceki adýyla Ýki Toplumlu Mesleki Ýngilizce Destek Programý, nitelikli Ýngilizce, kültürlerarasý iletiþim

Detaylı

Yeni zirvelere doðru, mükemmellikle... ÝNÞAAT, TAAHHÜT VE MÜHENDÝSLÝK GÜÇLÜ BAÞLADI GÜCÜNE GÜÇ KATARAK DEVAM EDÝYOR! Deðerlerimiz Vizyonumuz Mevcut kültür, iþ ahlaký ve deðerlerini muhafaza ederken, tüm

Detaylı

TBMM Ýnsan Haklarýný Ýnceleme Komisyonu 1. Giriþ Ýzzet Eroðlu* Türkiye Büyük Millet Meclisi nin (TBMM) görev ve yetkilerinin düzenlendiði Anayasanýn 87. maddesinde kanun yapma görev ve yetkisini müteakiben

Detaylı

NASIL BÝR GELÝR VERGÝSÝ SÝSTEMÝ? ÇALIÞTAYI DEÐERLENDÝRME RAPORU 16 NÝSAN 2010 TÜSÝAD VERGÝ ÇALIÞMA GRUBU TOPLANTILAR SERÝSÝ-I Aralýk 2011 Yayýn No: TÜSÝAD-T/2011-12/520 Meþrutiyet Caddesi, No: 46 34420

Detaylı

Türk Anayasa Hukukunda Parlamento (Meclis) Kararlarýnýn Yargýsal Denetimi Sorunu 1. Giriþ Yrd. Doç. Dr. Erdal Abdulhakimoðullarý * Parlamento sözcüðü, Fransýzca da konuþmak anlamýna gelen parler fiilinden

Detaylı

NASIL BÝR GELÝR VERGÝSÝ SÝSTEMÝ? ÇALIÞTAYI DEÐERLENDÝRME RAPORU 16 NÝSAN 2010 TÜSÝAD VERGÝ ÇALIÞMA GRUBU TOPLANTILAR SERÝSÝ-I Aralýk 2011 Yayýn No: TÜSÝAD-T/2011-12/520 Meþrutiyet Caddesi, No: 46 34420

Detaylı

Çankaya Üniversitesi Sayý: 18 Temmuz 2004 ISSN 1304-9836 www.cankaya.edu.tr Ýçindekiler Erasmus ve Çankaya Üniversitesi 3 AB ve Demokrasinin Birleþtirici Gücü 7 Avrupa Anayasasý 11 Prof. Dr. Ahmet Yalnýz

Detaylı

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ 16 Prof. Dr. Atilla ERALP KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ Prof. Dr. Atilla ERALP ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Kopenhag Zirvesiyle ilgili bir düşüncemi sizinle paylaşarak başlamak

Detaylı

rm o f t a l ip j o l o n ek gýda T a d ý G m için ya þ a i ye Türk u ulusal GIDA TEKNOLOJÝ PLATFORMU y a þ a m i ç i n g ý d a Kaynak: 2010 Envanteri (TGDF) Gýda Sektörü 73.722.988 nüfus Hane halký gýda

Detaylı

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM 7. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? 2 1 1 2 A) B) C) D) 3 2 3

Detaylı

Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip mikro dozaj sistemleri ile Kimya,Maden,Gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta

Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip mikro dozaj sistemleri ile Kimya,Maden,Gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta Mikro Dozaj Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip mikro dozaj sistemleri ile Kimya,Maden,Gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta ve aðýr hizmet tipi modellerimizle Türk

Detaylı

Türk Omurga Derneði Kongre ve Bilimsel Toplantý Düzenleme Yönergesi

Türk Omurga Derneði Kongre ve Bilimsel Toplantý Düzenleme Yönergesi 1- AMAÇ-KAPSAM 3- KONGRE, BULUÞMA ve KURSLARIN ZAMANLAMASI Türk Omurga Derneði, omurga týbbý konusunda bilgi ve teknolojinin Omurga Kongresi iki yýlda bir, bahar aylarýnda ve uluslararasý olarak mümkün

Detaylı

Yaþlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen

Yaþlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen 9 Prof. Dr. Selçuk BÖLÜKBAÞI Yaþlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen deðiþiklikler gibi vücut duruþunda ve yürüyüþünde de deðiþiklikler meydana gelir. Kas-iskelet sistemi vücudun destek ve temelidir.

Detaylı

17-19 Aralýk 2010 Miracle Resort Hotel, Antalya 17-19 Aralýk 2010 - Miracle Resort Hotel, Antalya Deðerli Meslektaþýmýz, Kanser tedavisindeki hýzlý deðiþim ve geliþme farklý alanlarda uzmanlaþmýþ hekimlerin

Detaylı

ÖÐRENCÝNÝN ÖZGEÇMÝÞ FORMU

ÖÐRENCÝNÝN ÖZGEÇMÝÞ FORMU T.C. SAKARYA ÜNÝVERSÝTESÝ... MESLEK YÜKSEKOKULU ÖÐRENCÝNÝN ÖZGEÇMÝÞ FORMU Adý Soyadý : Öðrencinin No : Doðum Yeri ve i : Öðr.Kaldýðý Yerin Ýkametgah Adr. : Öðr. Kaldýðý Yerin Tel. : Öðrenci GSM Telefonu

Detaylı

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı.

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı. TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ HAFTA 2 Roma Antlaşması Avrupa Ekonomik Topluluğu AET nin kurulması I. AŞAMA AET de Gümrük Birliğine ulaşma İngiltere, Danimarka, İrlanda nın AET ye İspanya ve Portekiz in AET ye

Detaylı

7215 7300-02/2006 TR(TR) Kullanýcý için. Kullanma talimatý. ModuLink 250 RF - Modülasyonlu kalorifer Kablosuz Oda Kumandasý C 5. am pm 10:41.

7215 7300-02/2006 TR(TR) Kullanýcý için. Kullanma talimatý. ModuLink 250 RF - Modülasyonlu kalorifer Kablosuz Oda Kumandasý C 5. am pm 10:41. 7215 73-2/26 TR(TR) Kullanýcý için Kullanma talimatý ModuLink 25 RF - Modülasyonlu kalorifer Kablosuz Oda Kumandasý off on C 5 off 2 on pm 1:41 24 Volt V Lütfen cihazý kullanmaya baþladan önce dikkatle

Detaylı

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr.

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. V KAMU MALÝYESÝ 73 74 KAMU MALÝYESÝ Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. A. KONSOLÝDE BÜTÇE UYGULAMALARI 1. Genel Durum 2000 yýlýnda uygulamaya konulan

Detaylı

1Osalon tek masa u düzen küme 7 7 9 14 17 19 11 17 19 19 31 33 43 31 12O Centrum Toplantý Hizmetleri KÜÇÜKYALI farklý boyut ve özelliklere sahip 10 adet toplantý salonu, açýk büfe Ýris Restoran ý, sosyal

Detaylı

ÖZEL ABC LİSESİ. ABC EĞİTİM KURUMLARI bugün 278 Çalışanıyla Eğitim Dünyasının Liderleri arasında gösteriliyor.

ÖZEL ABC LİSESİ. ABC EĞİTİM KURUMLARI bugün 278 Çalışanıyla Eğitim Dünyasının Liderleri arasında gösteriliyor. GENEL TANITIM ABC EĞİTİM KURUMLARI, 2006 yılında Eryaman da Ankara nın en güzide dershanelerinden ABC DERSHANESİ ni eğitim-öğretim dünyasına kazandırdı. 2006 yılında üniversite giriş sınav sisteminin değişmesine

Detaylı

Yasama, Yürütme, Yargý, Hükümet Sistemi, Hukuk Devleti, Kuvvetler Ayrýlýðý

Yasama, Yürütme, Yargý, Hükümet Sistemi, Hukuk Devleti, Kuvvetler Ayrýlýðý Yeni bir anayasa yapýlýrken veya mevcut anayasayý deðiþtirirken, temel hukuki ve siyasi tercihlerin saðlýklý bir bilgilenme ve tartýþma süreci sonunda ortaya konmasý, yapýlacak yeni anayasanýn veya anayasa

Detaylı