2009 YILI İLERLEME RAPORU SİYASİ VE EKONOMİK KRİTERLER BÖLÜMLERİNİN DEĞERLENDİRMESİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "2009 YILI İLERLEME RAPORU SİYASİ VE EKONOMİK KRİTERLER BÖLÜMLERİNİN DEĞERLENDİRMESİ"

Transkript

1 2009 YILI İLERLEME RAPORU SİYASİ VE EKONOMİK KRİTERLER BÖLÜMLERİNİN DEĞERLENDİRMESİ 2. SİYASİ KRİTERLER 2.1. Demokrasi ve hukukun üstünlüğü 2008 Yılı İlerleme Raporu nda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından Adalet ve Kalkınma Partisi ile Demokratik Toplum Partisi aleyhine açılan davalardan sonra yer verilen Ergenekon davası, 2009 Yılı İlerleme Raporu nda öncelikli olarak ele alınmaktadır. Ergenekon adıyla bilinen bir suç şebekesi olduğu iddia edilen oluşum hakkında soruşturmanın sürdürüldüğü, ilk olarak Ekim 2008 de gerçekleştirilen davanın halihazırda devam ettiği, ikinci ve üçüncü iddianamelerin ele alındığı duruşmanın ise Temmuz 2009 da başladığı belirtilmektedir yılı İlerleme Raporu ndan farklı olarak, Ergenekon davasının, darbeye teşebbüs ve demokratik kurumları istikrarsızlaştırmaya yönelik bir suç şebekesi olduğu yönündeki iddialar hakkındaki en kapsamlı soruşturma olmasının yanı sıra bu süreçte eski Genel Kurmay Başkanı nın gönüllü olarak tanıklık etmesinin Türkiye de bir ilk olduğunun altı çizilmektedir. Diğer taraftan, 2008 yılı İlerleme Raporu nda, soruşturma süresince savunma haklarının yeterince korunmadığı ve suçlama yapılmaksızın gözaltı süresinin fazla uzun olduğu yer alırken, bu seneki ilerleme raporunda, tüm şüphelilere yönelik yasal güvenceler hakkında endişelerin dile getirildiği belirtilmektedir (Yargı Sistemi altında bu konuya daha ayrıntılı şekilde değiniliyor). Genel olarak, demokratik kurumların düzgün işleyişi ve hukukun üstünlüğüne duyulan güvenin artırılması açısından Ergenekon davasının Türkiye için bir fırsat olduğu, bu çerçevede başta sanıkların hakları olmak üzere hukuk ilkelerinin gözetilmesi gerektiği belirtilmektedir. Demokratik Toplum Partisi (DTP) aleyhinde açılan kapatma davası için halen Anayasa Mahkemesi nin kararının beklendiği belirtilirken, söz konusu partinin TBMM de Güneydoğu Anadolu Bölgesi nden 20 üye ile temsil edildiği vurgulanmaktadır. Parti kapatılmasına ilişkin Avrupa Konseyi Venedik Komisyonu nun 14 Mart 2009 tarihli kararına atıfta bulunularak, Anayasa nın 68 ve 69. maddeleri ile Siyasi Partiler Kanunu nun ilgili hükümleri ile oluşturulan sistemin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi nin 11. Maddesi ile uyumlu olmadığı ifade edilmekte ve Türk makamlarının gerekli yasal değişiklikleri henüz yapmadıklarına dikkat çekilmektedir. Türkiye nin siyasi partilere ilişkin yasalarını Avrupa standartlarına uygun hale getirmesi gerektiğinin altı çizilmektedir. Anayasa Anayasal reforma ilişkin siyasi ve toplumsal tartışmaların sürdüğü ve toplumda, birçok alanda demokratikleşmenin sağlanması ve temel özgürlüklerin AB standartlarına getirilmesi için (siyasi partilere ilişkin kurallar, Ombudsmanlık kurumu, Türkçe dışındaki dillerin kullanımı ve sendikal haklar gibi), Anayasa nın tadil edilmesine yönelik bilincin arttığına yer

2 verilmektedir. Ancak, siyasi partiler arasında uzlaşmanın sağlanamadığı ve 2008 de bir grup akademisyen tarafından sunulan taslak reform önerilerinin takip edilmediği belirtilmektedir. Çeşitli duyurulara karşılık, Hükümetin, Anayasa nın tadil edilmesine yönelik ne bir öneri sunduğu, ne de istişareyi temel alan nasıl bir yöntem izleneceğini belirlediği ifade edilmektedir İlerleme Raporu ndan farklı olarak, başörtüsü konusuna yer verilmemektedir. Parlamento 2008 İlerleme Raporu ndan bütünüyle farklı olarak, bu bölümde, Mart 2009 da oluşturulan Eşit Fırsatlar Komitesi ne değinilmekte, buna karşın parlamentonun usul kurallarının iyileştirilmesine ilişkin çalışmaların tamamlanması gerektiğine vurgu yapılmaktadır. Cumhurbaşkanı 2008 yılı İlerleme Raporu na benzer şekilde, Cumhurbaşkanı nın siyasi partiler arasında ve sivil toplum ile diyaloğun yanı sıra Devlet kurumlarının iyi işleyişini teşvik etmeye yönelik çaba gösterdiği; Türkiye nin katılım süreci ve AB ye uyumla ilgili reformların hızlandırılması yönünde çağrıda bulunduğu belirtilmektedir. 33 yıl sonra Irak a ziyaret gerçekleştiren ilk Cumhurbaşkanı olmasının, Kürt konusunda olumlu bir ortam oluşmasına katkı sağladığı vurgulanmaktadır. Hükümet 2008 İlerleme Raporu nda değinildiği üzere, Hükümetin AB katılım sürecine ve siyasi reformlara bağlılığını ifade ettiği vurgulanmaktadır. Aralık 2008 de Ulusal Program ın kabul edilmesinin yanı sıra Ocak 2009 da devlet bakanı statüsünü taşıyan tam zamanlı bir Başmüzakerecinin atanması ile birlikte bakanlıklar arası işbirliğinin geliştirilmesi ve farklı paydaşların katılım sürecine katılmasını sağlayan çalışmalara hız verildiği vurgulanmaktadır. Başmüzakereciye bağlanan Avrupa Birliği Genel Sekreterliği nin (ABGS) etkililiğinin artırılmasına yönelik olarak ABGS Teşkilat Kanunu nun yayımlandığı, yeni bir Genel Sekreterin atandığı ve personel sayısının artırıldığına değinilmektedir. Ayrıca, Hükümet değişikliği neticesinde Reform İzleme Grubu nun daha düzenli aralıklarla toplandığı ve reform sürecine güçlü bir destek sağladığı belirtilmektedir İlerleme Raporu ndan farklı olarak, söz konusu çabaların somut ilerlemeye dönüştürülmesi gerektiği; hükümetin güçlü bir kamuoyu desteğine ve parlamentoda büyük çoğunluğa sahip olmasına rağmen, siyasi reform alanında sınırlı ilerleme kaydedildiğinin altı çizilmektedir İlerleme Raporu ndan farklı olarak, yerel yönetimlere daha geniş yer ayrılmıştır. Yerel seçimler öncesinde, Yüksek Seçim Kurulu nun aldığı tartışmalı karara dikkat çekilirken, yerel seçimlerin serbest ve adil geçtiği vurgulanmıştır. Bununla birlikte, başta kent konseyleri olmak üzere yerel yönetimlere yetki devredilmesi ve yerel yönetişim mekanizmalarının güçlendirilmesi hususlarında ilerleme kaydedilmediğine dikkat çekilmiştir. Bunun yanı sıra, hesap verebilirliğin artırılması ve şeffaflığın sağlanması yönünde yerel yönetimlerde iç ve dış denetimin şart olduğu vurgusu yapılmıştır. 2

3 Kamu yönetimi Kamu yönetimi reformuna ilişkin olarak, Temmuz 2009 da yapılan düzenlemeyle vatandaşlara daha iyi kamu hizmeti götürülmesine ilişkin ilke ve usuller belirlendiği, ancak, halihazırda, başta bürokrasi ve düzenleyici etki analizlerinin hazırlanması olmak üzere, belirgin güçlükler bulunduğunun altı çizilmiştir. Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu nun uygulanmasının endişe verici olduğu belirtilirken, etkili ve işlevsel bir iç denetim sistemi oluşturulmasının henüz tamamlanmadığına dikkat çekilmektedir. Devlet memurluğu sisteminde çok az ilerleme kaydedildiğinin altı çizilirken, bu alanda siyasi atamaların da önüne geçilebilmesi için kapsamlı bir reforma ihtiyaç duyulduğu belirtilmektedir. Bürokrasinin azaltılması, idari işleyişin basitleştirilmesi, profesyonel, bağımsız, hesap verebilir, şeffaf ve liyakata dayalı bir devlet memurluğu siteminin oluşturulmasının öncelikli olmayı sürdürdüğü ifade edilmektedir. Bunun yanı sıra, Ombudsmanlık Kanunu nun Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğine dikkat çekilmektedir. Güvenlik güçlerinin sivil denetimi Geçen yılki İlerleme Raporu na benzer şekilde, bu yıl da ordu üzerindeki sivil denetim konusu kapsamlı bir şekilde alınmıştır. Farklı olarak, Ergenekon davası kapsamında sivilasker ilişkilerine daha fazla vurgu yapılmıştır. Sivil-asker ilişkileri alanında Türkiye de olumlu adımlar atıldığı belirtilmiş, ilgili yasal değişikliklere sevindirici gelişmeler olarak yer verilmiştir. Bu çerçevede, askeri personelin barış zamanında, 250. madde uyarınca kurulan ağır ceza mahkemelerinin yargı yetkisine giren bir suçu işlemeleri hâlinde, sivil mahkemeler tarafından yargılanmasının önünü açan ve askeri mahkemelerin sivilleri yargılamasına ilişkin yetkilerini kaldıran yeni yasa ile Türkiye nin AB uygulamalarına yakınlaştığı belirtilmektedir. Ayrıca, Mart 2009 da, polis ve jandarmanın yetkilerini netleştirmek amacıyla Jandarma Teşkilatı Görev ve Yetkileri Yönetmeliğinin tadil edildiği vurgulanmaktadır. Diğer taraftan, raporda, silahlı kuvvetlerin üst düzey mensuplarının hükümet karşıtı faaliyetlere karıştığı iddialarının ve 19 emekli ordu görevlisinin ve halihazırda görev yapan beş kişinin Ergenekon davası ile bağlantılı olarak darbe girişiminde bulunmaktan ötürü suçlandıklarına dikkat çekilmektedir. Bunun yanı sıra, 1990 lı yıllarda Güneydoğu da işlenen hukuk dışı olayları ortaya çıkarmak üzere yürütülen soruşturma neticesinde Jandarma albayı dahil olmak üzere birçok kişinin tutuklandığı belirtilmektedir. Raporda askeri mahkemelerin yargı yetkisinin AB uygulamaları ile uyumlu olması gerektiği ifade edilmekte ve Şemdinli davası örneği verilerek, Yargıtay ın, birinci derece sivil mahkemesi tarafından verilen kararı feshetmesi ve kararın askeri mahkemeye intikaliyle zanlıların serbest bırakıldıklarına dikkat çekmektedir. Silahlı kuvvetlerin, resmi ve gayri resmi mekanizmalar vasıtasıyla önemli ölçüde siyasi etkinlik göstermeye devam ettikleri vurgulanmakta, silahlı kuvvetlerin üst düzey mensuplarının, Kıbrıs, etnik kimlik, Güneydoğu, laiklik, siyasi partiler ve askeri olmayan 3

4 diğer gelişmelere dahil olmak üzere iç ve dış politika konularında sorumlulukları dışında kalan alanlarda görüşlerini açıkladıklarının altı çizilmektedir. Nisan da gerçekleştirilen basın toplantısında, Genelkurmay Başkanı nın Ergenekon davası ve iddianame hakkında açıklama yaparak yargıyı baskı altına aldığı öne sürülmektedir. Ayrıca, silahlı kuvvetlerin bazı üst düzey mensuplarının yargılanan askeri personele destek verdiği ifade edilmektedir yılı İlerleme Raporu nda yer aldığı şekliyle, Türk Silahlı Kuvvetlerin İç Hizmet Kanunu ve MGK Kanununda değişiklik yapılmadığının ve 1997 EMASYA gizli protokolünün halen yürürlükte bulunduğunun altı çizilmektedir. Benzer şekilde, askeri bütçe ve harcamalar üzerinde parlamento denetiminin güçlendirilmesi hususunda ilerleme kaydedilmediği ve Savunma Sanayi Destekleme Fonu nun bütçe dışı bir fon olmayı sürdürdüğüne değinilmektedir. Yargı sistemi 2008 yılı İlerleme Raporu nda, Adalet Bakanlığı nın, 2008 ilkbaharında tanıttığı taslak yargı reformu stratejisi üzerinde çalıştığı üzerinde durulmuştur. Bu sene, hükümetin 2009 Ağustosunda yargı reform stratejisini onaylaması Komisyon tarafından, hem onayından önceki danışma süreci hem de reformlar için doğru bir yön sunan içeriği açısından memnuniyet verici olarak değerlendirilmiştir. Raporda, 1 Mayıs 2009 da 7081 hakim (bu sayı geçen sene 6914 tü) ve 4040 savcının (geçen seneki sayı 3917 ydi) atamasının yapıldığı belirtilmiştir. Ayrıca 1 Mayıs 2009 tarihinde, hakim ve savcılar için toplam münhal kadro sayısı 3875 olarak açıklanmıştır. (bu sayı geçen sene 4166 idi.) 2009 yılı İlerleme Raporu nda yargının bağımsızlığı, tarafsızlığı ve etkinliğiyle ilgili endişelerin devam ettiğinin altı çizilmiştir. Yargı bağımsızlığı ile ilgili olarak, geçen seneki raporda da olduğu gibi, Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu nun (HSYK) bileşimiyle ilgili hiçbir gelişme olmadığı belirtilmiştir. Raporda, geçen senekinden farklı olarak, 2007 deki bir düzenlemeye göre yargı müfettişlerinin mahkemeden telefon dinlemelerine ilişkin bir karar talep edebileceği belirtilmiştir. Yine yargı bağımsızlığı bağlamında, 2008 ilerleme raporunda, Yargıtay kararını müteakip Şemdinli davasının Van Askeri Mahkemesi ne devredildiği ve Van Askeri Mahkemesi nin, dava sırasında sanığın serbest bırakılması emrini verdiği üzerinde durulmuştur yılı İlerleme Raporunda, davanın beklemede olduğu belirtilmekle birlikte daha önce davada görevli olan sivil savcının görevden alınmasının Yüksek Kurulun bağımsızlığı konusundaki endişeleri artırdığının altı çizilmiştir yılı raporunda da, yüksek yargı mensuplarının ve hâkimler ve savcılar birliği üyelerinin yargının tarafsızlığını tehlikeye sokacak açıklamalarda bulunduğu üzerinde durulmuştur. Yargının etkinliği bağlamında ise, 2007 yılında kurulması gereken Bölgesel İstinaf Mahkemeleri nin kurulması konusunda gelişme yaşanmadığına vurgu yapılmıştır. Bu hususa geçen seneki raporda da aynı şekilde değinilmiştir. 4

5 Rapora göre Yüksek profilli davalar soruşturma kalitesiyle ilgili endişeleri artırmıştır. Polisle jandarma ve polisle adli teşkilat (adliye) arasındaki ilişki ve işbirliğinin geliştirilmesi gerektiği raporda belirtilmiş, bazı sivil toplum kuruluşlarının raporları ve şahitlerin değerlendirmelerinin (özellikle iddia edilen Ergenekon suç örgütü, Malatya da 3 Protestan kişinin ve Türk-Ermeni gazeteci Hrant Dink in öldürülmeleriyle ilgili olarak) bu endişeleri artırdığı üzerinde durulmuştur. Başbakanlık Teftiş Kurulu nun hazırladığı raporda Hrant Dink in öldürülmesiyle ilgili davada güvenlik güçlerinin rolü sorgulanmıştır. Geçen seneki raporda bu husus üzerinde durulmamasına rağmen bu sene bu hususa değinilmiştir. Başbakanlık Teftiş Kurulu nun adı geçen raporuna göre, güvenlik güçlerinin Hrant Dink e yönelik ölüm tehditlerine ilişkin kayda değer bir istihbarat aldıktan sonra harekete geçmekten kaçındıkları görülmektedir. Geçen sene bu başlık altında Ergenekon Davası na ilişkin hiçbir değerlendirmede bulunmayan Komisyon, 2009 yılı ilerleme raporunda, iddia edilen suç şebekesi Ergenekon a ilişkin yargılama usullerinde sanıkların (zanlıların) usule ilişkin haklarının ihlal edildiğine dair raporlar olduğunu belirtilmiştir. Genel olarak, ilgili tüm aktörlerle danışma sürecini takiben yargı reform stratejisinin kabulü, Komisyon tarafından önemli bir adım olarak kabul edilmiştir. Çabaların sürdürülmesi gerektiği belirtilmiş olup, yargının bağımsızlığı, tarafsızlığı ve etkinliğiyle ilgili endişelerin devam ettiği vurgulanmıştır. Yolsuzlukla mücadele politikası Yolsuzlukla mücadele alanında sınırlı bir ilerleme kaydedildiği belirtilmiştir. Haziran ayında Parlamento, Ceza Yasası ve Kabahatler Kanunu na değişiklik getiren bir kanun kabul etmiştir. Hükümet, Başbakanlık Teftiş Kurulu nun eşgüdümünde diğer kurumlar, ilgili aktörler ve sivil toplum kuruluşlarını da kapsayan bir danışma süreci yürütmüştür yılı ilerleme raporunda, Almanya daki Deniz Feneri adlı hayır kurumuna karşı açılan dolandırıcılık davası çerçevesinde, Frankfurt am Main Bölge Mahkemesi nin, kurumun üç yöneticisini bağış olarak topladıkları fonları başka amaçla kullanmaktan dolayı mahkûm ettiği ve bağışların bir bölümünün Türkiye de bulunan kuruluşlara aktarıldığı belirtilmiştir. Bu bağlamda, bir Ankara savcısı soruşturma başlatmış ve Adalet Bakanlığı ndan Alman Mahkemesi nden gerekli evrakları istemesini talep etmiştir. Bu seneki raporda Deniz Feneri Davasıyla ilgili olarak, Türk iddia makamının soruşturmayı sürdürdüğü ve başlıca sanıkların varlıklarının dondurulduğu vurgulanmıştır. Bununla birlikte, mahkemeye bir iddianame sunulmadığının da altı çizilmiştir. İlk defa olarak 2009 yılındaki raporda, Kamu Personeli Etik Kurulu nun 4 karar yayınladığı belirtilmiştir. Bu kararlar seçilmiş bir belediye başkanı ve kamu şirketlerinin yöneticilerinin de aralarında bulunduğu memurların etik kurallara riayetsizliğine ilişkin kararlardır. Fakat etik kuralların akademi, askeriye, personel ve adliyeye genişletilmesi konusunda ilerleme kaydedilemediğinin altı çizilmiştir. 5

6 Geçen seneki raporda olduğu gibi bu sene de milletvekili dokunulmazlıklarının sınırlandırılması konusunda bir ilerleme olmadığı belirtilmiştir. Bu seneki raporda bu konu üzerinde daha fazla durulmuş, muhalefetin bu konudaki önlemleri desteklediği ve parlamentonun şikâyet ve iddialarla ilgilenmek üzere düzenli bir komisyon kurması gerektiğinin altı çizilmiştir. Dokunulmazlığın hangi şartlar altında kaldırılabileceğini ortaya koyan objektif kriterlere ihtiyaç duyulduğu da eklenmiştir. Şeffaflığın artırılmasına olumlu etki yapabilecek seçim kampanyalarının ve siyasi partilerin finansmanına ilişkin mevzuatın hala kabul edilmemiş olması Komisyon tarafından eleştirilmiştir. Geçen sene de seçim kampanyalarının finansmanına ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı eleştirileri raporda mevcuttu. Genel olarak, yolsuzluğu engellemek amacıyla oluşturulan yasal çerçevede gelişmeler yaşandığı belirtilmiş fakat bununla birlikte, yolsuzluğun ilgili ülkede hala yaygın olduğu ve geçen seneki raporda da üzerinde durulduğu üzere, yolsuzluğa karşı geliştirilen stratejinin sonuçlandırılması gerektiği vurgulanmıştır. 2.2 İnsan Hakları ve Azınlıkların Korunması Uluslararası insan hakları hukukuna riayet İnsan Haklarına ilişkin belgelerin onaylanması konusunda, geçen seneki raporda beklemede olduğu belirtilen Engellilerin Haklarına İlişkin Birleşmiş Milletler Sözleşmesi nin Parlamento tarafından onaylandığı ve 18 Aralık 2008 de yürürlüğe girdiği belirtilmiştir. Bu sözleşmeye ilişkin ihtiyari protokol de 2009 yılının Eylül ayında imzalanmıştır. Raporda, 2009 Eylülünde hükümetin aldığı bir kararı müteakip, İşkenceye karşı Birleşmiş Milletler İhtiyari Protokolünün (OPCAT -Optional Protocol to the UN Convention against torture) onayının parlamentoda beklediği belirtilmiştir. Geçen seneki raporda da altı çizildiği üzere bu sene de Türkiye nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ne (AİHS) ilişkin üç ek protokolü onaylamadığı vurgulanmıştır. Rapor sürecinde İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Türkiye nin İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi ni ihlal ettiği sonucuna varan 381 karar almıştır. (geçen sene bu sayı 226 idi) Bu kararlardan üçte birinin adil yargılanma, özgürlük hakkı ve güvenlik hakkıyla ilgili olduğu belirtilmiştir. Bu olayların çoğu 1990 öncesinde ya da yeni Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu nun yasalaşmasından önce gerçekleşmiştir. Türkiye 2008 yılında AİHM tarafından verilen 5,2 milyon Euro luk ceza ödemiştir. Bununla birlikte yasal önlemler gerektiren AİHM kararlarının uygulanmasına ilişkin bir gecikmenin söz konusu olduğu vurgulanmıştır. Kıbrıs davasında, kayıp kişiler ve Kıbrıs ın kuzeyinde devamlı olarak ikamet eden Kıbrıslı Rumların mülkiyet haklarına ilişkin kısıtlamalar sorunu devam etmektedir. Geçen seneki raporda da belirtildiği gibi, yerinden edilmiş kişilerin mülkiyet haklarını karşılamak üzere 6

7 kurulan tazminat mekanizması, ilke olarak AİHM kararlarının uygulanmasını sağlamaktadır ve tazminat taleplerini almaya devam etmektedir. 28 Temmuz 2009 da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Alexandrou TR davasının dostane bir şekilde çözüldüğünü not etmiş ve sözleşme ya da protokollerinde tanımlanan insan hakları çerçevesindeki bu çözümü memnuniyetle karşıladığını belirtmiştir. Bununla birlikte AİHM bu çözümün bütün ilgili durumlar için geçerli olup olmadığını değerlendirmemiştir. Türkiye henüz, geçen seneki raporda da belirtildiği gibi, Loizidou ve Xenides-Arestis e ilişkin AİHM kararlarını uygulamaya koymamıştır. Devlet tarafından desteklenen birçok kuruluş insan haklarının geliştirilmesi ve güçlendirilmesiyle görevlidir. Bunlara Başbakanlığa bağlı İnsan Hakları Başkanlığı ile İnsan Hakları Kurulları dâhildir (toplam 931 adet). İnsan haklarının geliştirilmesi ve güçlendirilmesi bağlamında çeşitli devlet kurumları bu görevi paylaşmaktadır. Geçen sene olduğu gibi bu sene de bu kurumlara olan başvuru sayısında artış görüldüğü vurgulanmıştır. Parlamento düzeyinde, İnsan Hakları İnceleme Komisyonu dört alt komisyon kurmuştur. Bunlar: işkence, kötü muamele ve cezaevleri komisyonu; düşünce ifade, din ve vicdan özgürlüğü komisyonu; ekonomik sosyal haklar komisyonu (çocuk hakları da dâhil olmak üzere) ve müktesebata uyum komisyonudur yılı ilerleme raporunda ise, cezaevleri ve gözaltı merkezlerinde işkence ve kötü muamele ile gazeteci Hrant Dink cinayetini soruşturma amacıyla iki alt komisyon kurulduğunun altı çizilmişti. Bununla birlikte, insan hakları savunucularının işleriyle ilgili cezai takibatla karşılaşmaya devam etmeleri geçen seneki raporda olduğu gibi yine Komisyon tarafından eleştirilmiştir. Kaynak eksikliği, yeterince bağımsız olamamaları ve kamu bilincinin bu konuda yeterli seviyede olmamasının insan hakları kurumlarının çalışmasını kötü etkilediği bu sene de vurgulanmıştır yılı ilerleme raporuna, yeni bir Ulusal İnsan Hakları Kurumu oluşturulması tartışmalarının sona ermediği belirtilmiştir. Geçen seneki raporda, Ombudsman sisteminin kurulması sürecinde, eski Cumhurbaşkanı Sezer in 2006 yılında bu konudaki kanunun bazı maddelerinin iptali için Anayasa Mahkemesi ne yaptığı başvurudan bu yana ilerleme sağlanamadığı, Anayasa Mahkemesi nin, Kanun un yürürlüğe girişini bu konudaki kararının açıklanmasına kadar askıya aldığı vurgulanmıştı yılı ilerleme raporunda ise, 2006 da kabul edilen Ombudsman Yasası nın, Anayasanın böyle bir kuruma izin vermemesi gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği belirtilmektedir. Genel olarak, Uluslararası insan hakları denetimi konusunda sınırlı bir ilerleme kaydedildiği belirtilmiştir. Bununla birlikte düzenlemede değişiklilik gerektiren AİHM kararlarının uygulanmasının birkaç yıldır ertelenmesi Komisyon tarafından eleştirilmiştir. İnsan haklarının kurumsal çerçevesinin güçlendirilmesi için ilave çabalara ihtiyaç duyulduğu vurgulanmıştır. 7

8 Medeni ve Siyasi Haklar 2009 Türkiye İlerleme Raporunda, tutuklu hakları ile gözaltında işkence ve kötü muamele olayları ile ilgili olarak, 2009 yılında gerçekleştirilen çalışmaların memnuniyet verici düzeyde olduğu belirtilmiş, özellikle İçişleri Bakanlığı tarafından vatandaşların kanun uygulayıcılarına karşı şikâyetlerini soruşturmaya yönelik bağımsız bir ulusal mekanizma kurulması çalışmalarının sonuçlandırıldığına vurgu yapılmıştır. Gözaltı merkezlerinin denetlenmesi için bağımsız ulusal bir önleyici mekanizma kurulması veya belirlenmesini talep eden İşkenceye Karşı BM Sözleşmesine Ek İhtiyari Protokolü n onaylanmamış olduğu, geçen senelerde yayımlanan İlerleme Raporlarında olduğu gibi yeniden vurgulanmıştır. Mahkemelerin Adli Tıp Kurumu görevlileri haricinde adli tıp doktorlarına görev vermemesinin eleştirildiği raporda, bunun Türkiye deki etkili ve bağımsız adli tıp hizmetlerinin gelişimine engel teşkil ettiği ifade edilmiştir. İnsan hakları ihlallerinin cezasız kalması bağlamında gösterilen çabaların artırılması uyarısında bulunulan raporda, 2008 yılında gözaltında gördüğü işkence sonrası hayatını kaybeden Engin Çeber e ilişkin davanın devam ettiği belirtilmiştir Türkiye İlerleme Raporunda güvenlik güçleri tarafından işlenen insan hakları ihlallerine ilişkin, İnsan Hakları Araştırma Komitesi tarafından hazırlanan rapora atıfta bulunulurken, İstanbul Emniyeti ne mensup 431 polis hakkında açılan davalarda polislerin sadece yüzde 2 sine disiplin cezası verildiğinin altı çizilmiştir. Adalete erişim bağlamında, Terörle Mücadele Yasası kapsamında toplu gösterileri katıldıkları gerekçesiyle gözaltına alınan yaşları arasındaki çocukların, gözaltında avukata erişimleri konusunda ciddi sıkıntıların bulunduğuna dikkat çekilmektedir. Raporda ayrıca, cezaevlerinin fiziksel altyapısının iyileştirilmesi, cezaevi personelinin eğitimi ve yeni cezaevlerinin açılmasına ilişkin geçmiş yıllarda yapılan çalışmaların devam ettiği vurgulanırken, cezaevi reform programının uygulanmasında sıkıntıların bulunduğuna dikkat çekilmektedir. Özellikle F tipi ceza evlerinde, cezaevi personel sayısının yetersizliğinden dolayı tutukluların toplumsal faaliyetlerden uzak kaldığı ve cezaevlerinin aşırı kalabalık olduğu belirtilmektedir. Raporda ayrıca sağlık durumu devamlı tedavi gerektiren tutukluların tedavilerinde ciddi aksamaların yaşandığı, doktor başına düşen tutuklu sayısının çok yüksek olduğu ve cezaevi personeli tarafından uygulanan yanlış tedavi yöntemleri nedeniyle tutukluların sağlık durumlarının daha da kötüleştiği belirtilmektedir. Düşünce ve ifade özgürlüğü ile ilgili olarak ise, Türk Ceza Kanunu nun 301. maddesinde yapılan değişiklik ile adli soruşturma başlatılmasında geçen yıllara oranla ciddi oranda bir düşüş yaşandığı vurgulanmaktadır. Raporda ayrıca, medyada başta Ermeni soykırımı ve Kürt meselesi olmak üzere, azınlık hakları, askerin siyasetteki rolü ve Atatürk konularında ciddi tartışmaların yaşandığı belirtilmiş, mevcut yasal düzenlemelere rağmen, başta Türk Ceza Kanunu nun diğer maddeleri olmak üzere, Terörle Mücadele Yasası ve Atatürk`e 8

9 Hakaret ve Atatürk`ü Koruma Kanunu nun bazı maddelerinde, ifade ve düşünce özgürlüğü alanında kısıtlayıcı tedbirlerin bulunduğu belirtilmektedir. Avrupa Komisyonu 2009 İlerleme Raporunda Doğan Medya Grubuna yönelik vergi cezaları ağır şekilde eleştirilmektir. Söz konusu cezaların hem basın özgürlüğü, hem de hukuk devleti sorunu olarak değerlendirildiği raporda, bu cezaların bir medya grubunun tamamının varlığını ciddi şekilde tehdit eden büyüklükte olduğu vurgulanmıştır. Raporda ayrıca bazı siyasetçilerin Doğan Medya Grubuna ait basın-yayın organlarına karşı boykot çağrısında bulunmaları da eleştirilmektedir. Basın özgürlüğüne ilişkin olarak ise, Genel Kurmay Başkanlığı nın bazı olaylar sonrasında basına getirdiği yayın yasaklarının kaygı verici olduğu belirtilmektedir. Raporda ayrıca istenilmeyen içeriklerinden ötürü Youtube un filtrelenmek yerine tamamen kapatılması ve Facebook ve Google gibi internet sitelerine karşı açılan davalara yer verilmektedir. Toplanma özgürlüğüne ilişkin yasal çerçevenin genel olarak Avrupa standartlarıyla uyumlu halde olduğunun belirtildiği 2009 Türkiye İlerleme Raporunda, toplumsal gösterilere katılan emniyet güçlerinin orantısız güç kullanımı vakaları ile karşılaşıldığı vurgulanmakta, özellikle emniyet güçlerinin eğitimi konusunda daha fazla adım atılması talep edilmektedir. Geçen yıllara oranla Nevruz ve 1 Mayıs kutlamalarında, emniyet güçlerinin göstericilere karşı daha hoşgörülü davrandığı ifade edilirken, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ise emniyet güçlerinin orantısız güç kullanımının devam ettiği belirtilmektedir Türkiye İlerleme Raporu nda, İstanbul Valiliği nce bir İstanbul Mahkemesi ne getirilerek bir lezbiyen, homoseksüel, biseksüel, travesti ve transseksüel derneğinin (LGBTT) kapatılmasına ilişkin alınan dava kararının olumsuz bir gelişme olarak örneklendirilmesi mevcutken 2009 Türkiye İlerleme Raporu, Nisan ayında temyiz mahkemesinin bu kararı bozduğuna olumlu vurgu yapmıştır. Ancak raporda, mahkemenin bu kararının derneğin herhangi bir lezbiyen, homoseksüel, biseksüel, travesti ve transcinsiyet/transseksüel hareketi yaymak amaçlı özendirici olmaması şartına bağlı olarak vermesinin AB nin homofobiyi reddetme ve ayrımcılık karşıtı olma esasları ile uyum sağlamadığı dile getirilmiştir. Ayrıca geçen yılki raporda İstanbul Valiliği nin Uluslararası Af Örgütü ne, yasadışı yoldan para topladığı gerekçesiyle, açtığı davanın Yetkili İstanbul İdari Mahkemesi tarafından Uluslararası Af Örgütü lehinde sonuçlandırılması örneklendirilirken bu yılki raporda olumsuz bir gelişme olarak İstanbul Valiliği tarafından açılan iki yeni kapatma davasının daha eklendiği dikkati çekmiştir. Bu örneklerden biri Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği nin (Özgür-Der) Kasım 2008 de yayınladığı basın bildirisinde okullarda askeri yetkililer tarafından verilen milli güvenlik derslerine karşı görüş açıklamasına karşı açılan kapatma davasıyken, bir diğeri ise İnsan Hakları Derneği nin İstanbul ofisine karşı açılan soruşturma üzerine olmuştur. Geçen yılki raporda bahsedilmeyen fakat bu yılki raporda bahsi geçen bir konu ise bazı yasa hükümlerinin derneklerin işleyişi üzerinde uygun olmayan bir yük oluşturması hususudur. Bu konu ile ilgili bu yılki raporda Dernekler Yasası na göre derneğin gerekli kayıtlarını tutmadaki herhangi bir aksaklıkta derneğin yönetim kurulunun çok yüksek para cezalarına ve 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasına çarptırılınması örneği verilmiştir. 9

10 2008 İlerleme Raporu nda belirtildiği şekilde, Dernekler Kanunu nun derneklere yurtdışından mali destek almadan önce ilgili makamlara haber verme ve alınan desteğe ilişkin ayrıntılı belgeler sağlama zorunluluğu getirmesinin, derneklerin faaliyetlerine külfet teşkil etmeye devam ettiği ve bununla birlikte, AT fonları dahil olmak üzere, yurtdışından mali destek alan sivil toplum kuruluşlarının sık sık denetime tabi tutulmasının endişe kaynağı olmaya devam etmesi bu yılki raporda da aynen dile getirilmiştir. Ancak, geçen yılki raporda çeşitli güvenlik güçlerinin bazı STK ların Doğu ve Güneydoğu Anadolu daki çalışmalarını kamera ile kaydetmesi örneğinden bu yılki raporda bahsedilmemiştir. Buna ek olarak, geçen yılki raporda bahsedilmemesine rağmen, bu yıl raporda yurtdışından destek alan sivil toplum kuruluşlarının çeşitli medya kuruluşlarında olumsuz bir şekilde lanse edildiği ve bu durumun kaygı verici olduğu belirtilmiştir. Geçen yılki rapor, yabancıların Türkiye de vakıf kurmasının kolaylaştırıldığına olumlu vurgu yaparken bu seneki rapor, dernek ve vakıfların kaydında, özellikle uluslararası sivil toplum kuruluşlarının yerel temsilciliklerinin tescillenmesinde sorunların olduğunu belirtmiştir. Buna örnek olarak da iki büyük uluslararası STK ya (Uluslararası Kriz Grubu ve Raoul Wallenberg Enstitüsü) karşı açılan davaların bir seneyi aşkın bir zamandır hala bir karara bağlanmadığı örneklerini vurgulamıştır. Geçen yılki rapor polisin gösterilerde orantısız güç kullanmasına daha geniş yer verirken bu yılki raporda sadece işçi sendikalarının gösteri düzenleme haklarını uygularken hala engellerle karşılaştıkları vurgulanmış, polis müdahalesinin sadece toplum düzenini tehdit ettiği açık olan durumlarla sınırlı olmadığı belirtilmiştir. Bu yılki raporda da siyasi partilere ilişkin olarak, geçen yılki raporda AKP ve DTP hakkındaki kapatma davaları örneklendirilerek belirtilirken, siyasi partilere uygulanan mevcut yasal hükümlerin ifade ve dernekleşme özgürlükleri ile ilgili olarak siyasi aktörlere devletin müdahalesinden yeterli seviyede koruma sağlamaması durumunun aynı şekilde devam ettiği belirtilmiştir. Bu yıl raporda olumlu bir gelişme olarak kamu kuruluşlarında ve toplum genelinde sivil toplum kuruluşlarının, özellikle katılım sürecinde, sahip olduğu rolün fark edildiği vurgulanmıştır. Geçen yılki rapor genel olarak, dernek kurma özgürlüğünün yasal çerçevesinde iyileştirme olduğunu vurgularken bu yılki rapor, vakıflarla ilgili yasal çerçevenin çoğunun Avrupa standartları ile aynı doğrultuda olduğunu belirtmiştir. Fakat, aynen geçen yılki raporda da belirtildiği gibi, uygulamada daha fazla ilerleme kaydedilmesi gerektiği, bazı dernek ve vakıfların orantısız idari güçlüklerle veya adli uygulamalarla karşılaştığı vurgulanmıştır. Buna ek olarak, bu yılki raporda hükümet kurumları ile sivil toplum kuruluşları arasında bir güven eksikliğinin söz konusu olduğu, STK ların bağış toplamasına ve vergiden muaf olabilmesine ilişkin yasal çerçevenin AB standartlarına göre ve STK ların finansal sürdürülebilirliği için güçlendirilmesi gerekliliği belirtilmiştir. 10

11 Dini özgürlüklere ilişkin, her iki raporda da ibadet özgürlüğüne saygının genel olarak devam ettiği vurgulanmıştır. Bu yılki rapor, Şubat 2008 de kabul edilen Vakıflar Kanunu nun şu ana kadarki işleyişinin memnuniyet verici olduğunu belirtmiştir. Olumlu bir gelişme olarak, bu yılki raporda Türkiye de çalışmak isteyen yabancı uyruklu din adamlarının çalışma izni alabilmesine yönelik ilerlemeler kaydedildiği vurgulanmıştır. Buna örnek olarak raporda, Ekümenik Patrikhane nin çalışma izinleri için yaptığı başvuruların olumlu olarak cevaplandırılması gösterilmiştir. Aynı zamanda bu yılki rapor, çeşitli Dış ve İç İşleri Bakanlıkları temsilcilerinin gayrimüslim dini cemaatlerle, dini cemaatlerin de Başbakan ile sorunlarını konuşmaya yönelik yaptıkları görüşmelerin memnuniyet verici olduğunu vurgulamıştır. Geçen yılki rapora kıyasla bu yılki raporda Alevilere yönelik çok daha fazla olumlu gelişmeden bahsedilmiştir. Geçen yılki rapor bir ilk olarak, bir belediye meclisinin bir cem evini ibadethane olarak kabul ettiğini ve camilerle aynı tarifeden su faturası verilmesi uygulamasının başlatıldığını belirtirken, bu yılki rapor, üç belediye meclisinin bu uygulamayı kabul ettiğini, Antalya, Ankara ve İstanbul İdari Mahkemeleri nin, Alevi öğrencilerin zorunlu olan din kültürü ve ahlak bilgisi dersinden muaf olabilmelerine karar verdiğini, İzmir İdari Mahkemesi nin de böyle bir kararı onayladığını memnuniyet verici bir ilerleme olarak kaydetmiştir. Fakat, hala din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin ilk ve orta öğretimdeki öğrenciler için zorunlu ders olarak uygulanmasının değişmediğine olumsuz vurgu yapan bu yılki ilerleme raporu, tıpkı geçen seneki raporda belirtildiği gibi Ekim 2007 de bir Alevi ailenin bu konudaki başvurusu üzerine AİHM in müfredatın ve iç mevzuatın AİHS nin 1. Protokolünün 2. maddesi ile uyumlu hale getirilmesi kararını tekrar hatırlatmıştır. Bu yılki rapor, her ne kadar cem evlerine yönelik çeşitli olumlu gelişmelere vurgu yapsa da tıpkı bir önceki raporda da belirtildiği gibi Alevilerin ve gayrimüslim cemaatlerin ibadethanelerine yönelik ayrımcılığın ve idari belirsizliklerin devam etmesinin, yetkililerin çeşitli ibadethane açma başvurularının reddedilmesinin ve şu anda varolan Protestan kiliselerine ve Yehova Şahitleri dua salonlarına karşı açılan davaların olumsuz gelişmeler olarak kaldığını belirtmiştir. Raporda, cem evleri gibi bu tür ibadet alanlarının ibadethane olarak tanınmamasına yönelik genel politikanın hala devam ettiği vurgulanmıştır. Bu yılki raporda Alevilere yönelik olumlu gelişmeler, Aralık 2008 de Kültür Bakanı nın ilk Alevi Enstitüsü nün açılışına katılması ve yaptığı konuşmada Alevilerin geçmişte yaşadığı acılarından dolayı özür dilemesi, Ocak 2009 da Başbakan ın ikinci kere bir Alevi oruç açma törenine katılması, hükümetin Aleviler in sorunlarının ve beklentilerinin açıkça tartışıldığı çeşitli çalıştaylar düzenlemesi, devlet radyo yayınında Alevi Muharrem ayı kutlamalarına yönelik yayınlar yapılması ve Kültür Bakanı nın çeşitli konuşmalarında Sivas Madımak Oteli nde bir kültür merkezi oluşturmak istediklerini belirtmesi örnekleriyle daha geniş bir şekilde yer almıştır. Bu yılki raporda, geçen yılki raporda da belirtildiği gibi, yine dini grupların örgütlenmiş yapıları olarak gayrimüslim cemaatlerin tüzel kişilikleri olmamasından kaynaklanan sorunlarının varlığına değinilmiştir. Din adamlarının eğitimi konusundaki kısıtlamaların devam ettiğine dikkat çekilmiştir. Türk mevzuatının bu cemaatler için özel yüksek din eğitimi 11

12 imkanı tanımadığı, resmi eğitim sisteminde de bu yönde bir imkan bulunmadığı tekrar dile getirilmiştir. Heybaliada Rum Ortodoks Ruhban Okulu nun açılması yönünde çeşitli tartışmalara yer verilse de hala açılmadığı vurgulanmıştır. Bazı illerde gayrimüslim din adamlarına ve ibadethanelerine karşı yapılan saldırı haberlerinin devam ettiği, misyonerlerin, ülkenin bütünlüğüne ve İslam dinine tehdit olarak gösterilmeye devam edildiği belirtilmiştir. Bu konulara ilişkin bu seneki raporda, Adana daki bir Türk İncil Topluluğu kitapçısının Şubat ayında ikinci kez tahrip edildiği, Silivri deki iki misyonere karşı açılan davanın hala devam ettiği ve Nisan 2007 de Malatya da öldürülen üç Protestan a ilişkin davanın halen sürdüğü örnekleri verilmiştir İlerleme Raporu nda da, geçen seneki raporda belirtildiği gibi, Ekümenik Patrik in, ekümeniklik dini sıfatını her zaman kullanamadığı belirtilmiştir. Ayrıca bu konuda, bu seneki rapor, Haziran 2007 de Temyiz Mahkemesi nin, Patrikhane de gerçekleştirilen dini seçimlere katılan ve seçilen kişilerin Türk vatandaşı olması ve seçimler yapıldığı zaman Türkiye de çalışıyor olması gerektiğine dair aldığı, bu konuda ilerlemeyi engelleyen karar hatırlatmıştır. Ancak, AİHM kararınca Türk ve yabancı ülke vatandaşlarına dini toplulukların yaşamına katılarak din özgürlüğü ile ilgili haklarını eşit olarak icra edebilmeleri için eşit davranılması gerektiği de vurgulanmıştır. Geçen seneki raporda vurgulanan konulara ek olarak bu seneki raporda Ermeni Patrikhanesi nin Ermeni diline ve ruhban sınıfına yönelik bir üniversite bölümü açılması teklifinin birkaç seneden beri beklemede olduğu ve Süryanilerin resmi okullar dışında, gayri resmi bir şekilde eğitim aldıkları belirtilmiştir. Ayrıca, bu seneki rapor, nüfus cüzdanları gibi kişisel belgelerin dinle ilgili bilgi içermesinin ayrımcılığa yol açabilecek davranışlara ortam yaratabileceği kaygıyla dile getirmiştir. Geçen seneki raporda olduğu gibi bu seneki raporda da vicdani retçilere yönelik adli takibatların devam ettiği ve vicdani retçiliğin kamu önünde savunulmasının mahkumiyete neden olduğu bir kez daha belirtilmiştir. Bu yılki raporda bu durum, vicdani retçilikten dolayı Yehova Şahitleri ne karşı açılan davaların AİHM öncesinde bekletildiği örneğiyle dile getirilmiştir. Bu seneki raporda genel olarak, vakıflar yasasının uygulanmasının sorunsuz olarak devam etmesi ve hükümetin Alevi ve gayrimüslim dini topluluklarla diyalog içinde olmasının memnuniyetle karşılandığı ifade edilmiştir. Ancak, gayrimüslim azınlıklara yönelik saldırıların halen devam etmesi ve tüm gayrimüslim azınlıkların ve Alevilerin herhangi bir kısıtlama olmaksızın faaliyet göstermelerine imkan taşıyacak şekilde AİHS ile uyumlu bir yasal çerçevenin hala oluşturulamamış olmasının ilerlemeleri sınırlandırdığı ve Türkiye nin dini özgürlüğe tam saygıyı destekleyen bir ortamın oluşturulması ve farklı dini cemaatlerle diyalogların geliştirilmesi yönünde daha fazla çaba sarf etmesi gerektiği belirtilmiştir. Ekonomik ve sosyal haklar Kadın hakları konusunda geçen seneki raporda halen kurulmadığı belirtilen bir Cinsiyet Eşitliği Kurulu ve Cinsiyet Eşitliğine ilişkin bir Meclis Komisyonu nun bu seneki raporda, 12

13 Mart 2009 itibariyle kurulduğu belirtilmiştir. Kadın hakları konusunda, bu seneki raporda kaydedilen bir diğer ilerleme ise iş akdi altında çalışan kamu görevlilerinin tam maaşlı doğum iznini 16 ay olarak ilan eden ve doğum izni sonrasında aynı göreve tekrar geri gelebilme haklarını koruyan yasa değişikliğinin yapılması olarak belirtilmiştir. Aynı zamanda rapor, 2008 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması ön sonuçlarının, anne ve çocuk sağlığı konusundaki verilerin, bölgesel farklılıklara rağmen, son beş sene içerisinde olumlu yönde olduğunu belirtmiştir İlerleme Raporu nda bahsedilen, kadın hakları konusunda kamu görevlilerinin ve sağlık personelinin eğitiminin devam ettiği bu seneki raporda da belirtilmiştir. Ayrıca, bu seneki raporda Nisan 2009 da, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü ile Adalet Bakanlığı arasında, kadına karşı şiddete yönelik savcı ve yargıçların eğitimi için imzalanan protokolün memnuniyet verici olduğu dile getirilmiştir. Bu seneki rapor aynı zamanda yerel seçimler öncesinde, STK ların yerel seçimlerde kadınların katılımını arttırmaya yönelik çeşitli çalışmalar ve kampanyalar yürüttüğünü ifade etmiştir. Ancak, rapor aynı zamanda cinsiyet eşitliğinin Türkiye nin ana sorunlarından biri olduğunu da vurgulamıştır. Geçen yılki raporda da belirtildiği gibi, bu yılki raporda kadınların hem ulusal hem de bölgesel seviyede siyasi temsilinin oldukça düşük olduğu tekrar vurgulanmıştır. Bu duruma örnek olarak rapor, 29 Mart 2009 yerel seçimlerinde sadece iki tane kadın Büyükşehir belediye başkanının ve on yedi tane kadın belediye başkanının seçilebildiğini kaygıyla belirtmiştir. Ayrıca rapor, siyasi partilerin yeterli sayıda kadın adayı seçilmesi mümkün pozisyonlara atamadığı ve siyasi partilere ilişkin yasada yeterli nitelikteki kadınların temsil hakkına ilişkin herhangi bir şartın olmadığına dikkat çekmiştir. Yine geçen seneki raporda da belirtildiği gibi bu seneki rapor da kadınların işgücüne katılımının hayli düşük olması kaygı verici bulunmuştur. Ayrıca bu seneki rapor, işgücüne katılan kadınların genelde kayıt dışı ekonomide çalıştıklarını ve aynı iş için kadınların erkeklerden daha az kazandığını belirtmiştir. Yine geçen seneki raporda belirtildiği gibi bu seneki rapor da kadının eğitime erişiminin AB ve OECD ülkeleri arasında en düşük seviyede bulunduğunun altını çizmiştir. İlköğretimde cinsiyetler arasındaki dengesizliği azaltmaya ilişkin olumlu sonuçların, özellikle kızların sürekli olarak okula devam etmesi sağlanarak ve okulu bırakma olaylarının saptanıp izlenmek suretiyle sürdürülmesinin ve güçlendirilmesinin gerekliliği vurgulanmıştır İlerleme Raporu nda belirtildiği gibi, bu seneki raporda da aile içi şiddetin, töre cinayetlerinin ve erken ve zorla yapılan evliliklerin hala ciddi bir sorun teşkil ettiği ifade edilmiştir. Raporda bu durum, kadına yönelik aile içi şiddet konusunda yapılan ulusal araştırmanın sonuçları değerlendirilerek örneklendirilmiştir. Raporda belirtilen ulusal araştırmanın sonuçlarına göre kadınların %39 u fiziksel şiddete maruz kaldıklarını, %15 i cinsel istismara maruz kaldıklarını ve araştırmaya katılan dört kadından biri herhangi bir fiziksel veya cinsel istismar sonucu yaralandıklarını dile getirmiştir. Yine bu araştırma sonuçlarına göre, istismara uğrayan kadınların %48.5 inin hiç kimsenin onları istismar 13

14 etmediğini belirttikleri, sadece %4 ünün polisten yardım istediği ve %1 inin de devlete ait barınaklarda mülteci olarak bulunduğu, 2009 İlerleme Raporu nda belirtilmiştir. Aile içi şiddet konusu bir önceki yıla kıyasla vurgulanmış, Opus vs. Türkiye davasına ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nin Haziran 2009 tarihinde açıkladığı karara yer verilmiştir. Buna göre Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Madde 2 (yaşam hakkı), Madde 3 (işkencenin, insanlık dışı ve küçük düşürücü muamelenin engellenmesi), Madde 14 (ayrımcılığın önlenmesi) ihlal edilmiştir. Madde 2 ve 3 birlikte okunduğunda, davacı ve annesinin maruz kaldığı şiddet cinsiyet ayrımcılığı temellidir, bu kadınlara karşı ayrımcılık oluşturmaktadır. Türkiye de aile içi şiddet vakalarında, yargı sisteminin genel pasifliğinin ve saldırganların yararlandıkları dokunulmazlığın kadınları etkilediği belirtilmiştir. Kadın hakları derneklerinin dile getirdiği Ailenin Korunmasına Dair Kanun altında şiddet tehdidi ile karşılaşan kadınların korunması için uzaklaştırma emri çıkarılmasının uzun sürdüğü yönündeki şikâyetler geçen yıldan farklı olarak raporda yer bulmuş, bu durumun yasanın etkisini zayıflattığı ve kadınların daha fazla haksızlığa uğradığı yorumu yapılmıştır. Geçen yılki raporda olduğu gibi kadın sığınma evlerinin sayısının ve yatak kapasitesinin yetersizliği belirtilmiştir. Buna ilaveten İçişleri Bakanlığı nın genelgesinde belirtildiği gibi yerel koordinasyon birimlerinin kurulmamış olması, yasa uygulayıcılar ve İçişleri Bakanlığı kamu idarecileri arasında kadın ve çocuklara karşı şiddetin önlenmesi genelgesine ilişkin farkındalığın az olması eleştirilmiştir. Cinsiyetle ilgili konularda sivil toplum örgütleriyle hükümet arasında etkili bir diyaloğun bulunmaması geçen yıl olduğu gibi raporda yerini almıştır. Çocuk haklarına ilişkin olarak döneminde bir önceki yıla kıyasla ilköğretimdeki kız-erkek öğrenci sayısındaki farkın yarıya indiği, okul öncesi eğitime katılım oranının %33 e yükseldiği, temel eğitimde görev yapan öğretmenlerin sayısının artığı, bebek ölümlerinde azalma olduğu, çocuk mahkemelerinin sayısında artış olduğu, buna rağmen yoksulluk sınırının altında kalan 15 yaş altı çocukların oranının %0,9 dan %26,1 e yükseldiği belirtilmektedir. Çocuk işçi çalıştırılmasıyla mücadele konusunda ilerleme kaydedilmediği not edilmiştir. Çocukların yargılanması konusunda geçen yıla kıyasla daha kapsamlı eleştiriler getirilmiş, Ceza Kanunu nun 220 ve 314. Maddeleri ile Terörle Mücadele Kanunu nda yapılan değişiklikler neticesinde yaş arası çocukların yetişkinler gibi yargılanabildikleri, özellikle Güneydoğu da eylemlere katılan çocukların terör örgütüne üye olma suçlamalarına maruz kaldıkları, mahkeme kararlarının genelde polis memurlarının ifadelerine dayandıkları ve bu ifadelerin sağlam kanıtlarla desteklenmediği, tutuklama sonrasında çocukların kötü muamele gördüğü ifade edilmiştir. Genel olarak çocuk hakları konusunda daha fazla adım atılması gerektiği dile getirilirken, çocukların yetişkinler gibi yargılandığı ve orantısız cezalara çarptırıldığı davaların ciddi bir endişe kaynağı olduğunun altı çizilmiştir. 14

15 Sosyal olarak savunmasız ve/veya engelli kişiler konusunda Türkiye nin Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi ni imzaladığı not edilmiş, engelli kişilerin kamu hizmetlerine erişimlerindeki sorunlar geçen yıl olduğu gibi belirtilmiş ancak akıl sağlığı alanındaki sorunlara geçen yıldan farklı olarak ayrı bir paragraf ayrılarak hastaların haklarının korunması konusundaki eksikler üzerinde durulmuştur. İşçi hakları ve sendikalar geçen yıla kıyasla kısmen daha geniş ele alınmış, 1 Mayıs ın Emek ve Dayanışma Günü olarak resmi tatil kabul edilmesi ve sınırlı sayıda grubun Taksim Meydanı nda gösteri yapmasına izin verilmesinin 1980 askeri darbesi sonrasında kısıtlanan sendikal haklar açısından iki önemli sembolik adım olduğu belirtilmiştir. Ancak sendikal haklara ilişkin mevzuatın reformu konusunda ilerleme kaydedilmediği, Türkiye de sosyal diyaloğun zayıf olduğuna dikkat çekilmiştir. Raporda KESK üyelerinin terörle mücadele operasyonu kapsamında yakalanmasına da yer verilmiştir. Ayrımcılığın önlenmesi alanında geçen yıla kıyasla ilerleme kaydedilmediği, iş yerinde ayrımcılıktan, askerlik hizmetinden muaf tutulmak için yapılan testlere, fiziksel ve cinsel saldırılara kadar pek çok sorunun devam ettiği görülmektedir. Bu alandaki olumlu gelişme hükümetin halkı bilgilendirme çalışmaları kapsamında ilköğretim yılının ilk dersini ayrımcılıkla mücadeleye ayırmasıdır. Mülkiyet hakları alanında Vakıflar Kanunu nun iyi uygulandığı belirtilmiştir. Ancak Kanunun el konulan ve üçüncü kişilere satılan mülkler sorunu ile yeni mevzuatın kabulünden önce birleştirilen vakıfların mülkleri sorunlarını kapsamaması eleştirilmektedir. Bu kapsamda Süryanilerin yaşadıkları mülkiyet sorunlarına ve açılan dava örneklerine ve Mart 2009 tarihinde AİHM in Türkiye yi Rum Ortodoks Kilisesi nin Bozcaada daki taşınmaz mallarını kayda geçirmemesi nedeniyle mahkûm etmesine yer verilmiştir. Azınlık hakları, kültürel haklar ve azınlıkların korunması Azınlıklarla ilgili tartışmaların sürdüğü, başta eğitim ve eğitimde ayrımcılık olmak üzere pek çok STK ve akademisyen tarafından bu konuda raporlar hazırlandığı, okul kitaplarından ayrımcı ifadelerin çıkarılması için çalışmaların başladığı belirtilmiştir. Türkiye nin Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi ne (ICESCR) eğitim hakkı konusunda koyduğu çekincelere ilişkin kaygılar 2009 yılı raporunda da dile getirilmiştir raporunda olduğu gibi, Türkiye nin, Avrupa Konseyi Ulusal Azınlıkların Korunması için Çerçeve Sözleşmesi ve Bölgesel veya Azınlık Dilleri Avrupa Şartı nı imzalamadığı dile getirilmiştir yılı raporundaki Türkiye nin AGİT Milli Azınlıklar Yüksek Komiseri ile arasında azınlıkların kamu hayatına katılımı ve azınlık dillerinde yayın konularında bir diyalog başlatılmasına duyulan ihtiyaca ilişkin ifade yeni raporda aynen yer almıştır. Gökçeada ve Bozcaada daki Rum azınlığın sorunlarının devam ettiği belirtilmiştir. Ancak, 2008 raporundan farklı olarak, çift müdürlük başta olmak üzere, azınlık okullarındaki 15

16 sorunların devam ettiği ama durumu düzeltecek yönetmeliğin uygulamaya geçmesinin beklendiği belirtilmiştir raporundan farklı olarak, Sarı Gelin Ermeni Sorununun Arkasındaki Gerçek isimli belgeselin okullarda gösterilmesinin durdurulması; ancak, belgeselin geri çekilmemesi 2009 raporuna girmiştir. İsrail in Gazze operasyonu sonrası Yahudi vatandaşlara yönelik bazı nefret söylemlerinin gündeme geldiği, ancak bu söylemlerin Başbakan ve Cumhurbaşkanı tarafından kınandığı dile getirilmiştir. Genel olarak, Türkiye nin Avrupa standartlarına uygun biçimde azınlıklara saygı gösterilmesi ve korunması alanlarında sınırlı ilerleme kaydettiği ancak, tam uyumun henüz sağlanamadığı ifade edilmiştir. Geçen seneki raporda hiç ilerleme kaydedilmediği belirtiliyordu. Kültürel haklar konusunda TRT 6 nın 24 saat Kürtçe yayına başlaması, Mardin Artuklu Üniversitesi bünyesinde Kürtçe kürsüsünün kurulması ve Ermenice radyo yayınının başlaması, 2009 yılı raporunda yer bulmuştur. TRT 6 nın açış töreninde Başbakan ın birkaç kelime Kürtçe konuşması, Seçim Kanunu na göre yasak olmasına rağmen yerel seçim kampanyalarında Kürtçe konuşan parti temsilcilerine yönelik soruşturma açılmaması, günlük faaliyetlerinde Kürtçe kullanan bazı yerel siyasetçilere açılan davaların beraatla sonuçlanması, Güneydoğu daki bazı valiliklerin Kürtçe hizmet sunmaya başlaması olumlu gelişmeler olarak sıralanmıştır. Öte yandan, bazı DTP üyelerine siyasi hayatta Kürtçe konuştukları için dava açılması ve Temmuz 2009 da birkaç DTP li milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılması için başvuru yapılması, Kürtçe hizmet sunduğu için görevden alınan Sur belediye başkanının yeniden seçilmesine rağmen hakkındaki suç duyurusunun hala devam etmesi ise bu kapsamda olumsuz gelişmeler arasında yer almıştır. Televizyon ve radyo kanallarında Kürtçe dili öğreten eğitim programlarının kanunen yasak olması ve özel televizyonlarda siyasi tartışma veya eğlence programları yapmanın neredeyse imkânsız olması eleştiriler arasında yer almıştır. Bu kapsamda Kürtçe yayın yapan tek özel TV kanalı GÜN TV ye açılan davalar gündeme getirilmiştir. Anadilleri Türkçe olmayan çocukların anadillerini Türk eğitim sisteminde öğrenmelerinin mümkün olmadığına ilişkin eleştiri bu yılki raporda da tekrarlanmıştır. Afyon Kocatepe Üniversitesi nde Kürtçe seçmeli ders talep ettikleri için kayıtları dondurulan 18 öğrenci lehine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nin verdiği karara değinilmiştir. Türkçe bilmeyen kişilerin kamu hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak için eylemler konusunda geçen seneye göre daha hafif bir ifade kullanılmış ve kanunen tercüman hakkı olduğu ama bunun istikrarlı uygulanmadığı belirtilmiştir. Cezaevlerinde Kürtçe konuşulmasına bazı cezaevi yönetimlerince izin verilmediği ifade edilmiştir. Romanlara karşı ayrımcılığı teşvik eden Yabancıların Türkiye de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun da herhangi bir değişikliğe gidilmemesi eleştirisi tekrarlanmıştır. Türkiye nin Roman nüfusun sorunlarını çözmek ve hukuki koruma sağlamak için bir 16

17 stratejisinin olmadığı belirtilmiştir. Romanların eğitime erişimde sosyal dışlanma ve marjinalleşmeyle, sağlık hizmetlerinde ayrımcılıkla karşı karşıya oldukları, iş fırsatlarından yararlanamadıkları ve genel olarak kamu yaşamından dışlandıkları ifade edilmiştir. Sulukule deki yıkımlar vurgulanarak Başbakanlık İnsan Hakları Komisyonu nun bulgularının hala açıklanmadığı dile getirilmiştir. Alternatif konut sağlamadan yapılan bazı yıkımların Avrupa Konseyi İnsan Hakları standartları ile örtüşmediği belirtilmiştir. Kültürel haklar konusunda bazı ilerlemeler kaydedildiği belirtilmekle birlikte, Türkçe dışındaki dillerin kullanımı ve Romanların durumu ile ilgili sorunların devem ettiği belirtilmiştir. Alternatif konut sağlanmadan Roman vatandaşların evlerinin yıkılmasına vurgu yapılmıştır. Doğu ve Güneydoğu daki Durum 2008 raporunda da yer alan terör saldırıları 2009 raporuna da konu olmuştur. Ancak, 2008 sonu itibariyle terör saldırılarının yavaşladığı vurgulanmıştır. Irak Cumhurbaşkanı nın ziyareti ve Bölgesel Kürt Yönetimi ile yakınlaşma raporda yer bulmuştur. Hükümetin Kürt sorununu çözme planından bahsedilmiştir ama planın içeriğinin henüz açıklanmadığı ifade edilmiştir. Hükümetin GAP ın tamamlanmasına yönelik iradesi kaydedilmiştir. GAP ın tüm kamu yatırımlarındaki payının 2008 de %12 ye çıktığının altı çizilmiştir. GAP idaresinin merkezinin Ankara dan Şanlıurfa ya alındığı dikkate alınmıştır. Önceki yıllara kıyasla Mart 2009 daki Nevruz kutlamalarının genelde barışçıl bir havada geçtiğine dikkat çekilmiştir. Valiliklerin kutlama için izin verdiği kaydedilmiştir. Haziran da kabul edilen Suriye sınırının mayından arındırılması ile ilgili kanun raporda değinilen gelişmeler arasında yer almıştır. Ana muhalefet partisinin, mayından arındırma işlemi karşılığında, arazinin 44 yıllığına mayın temizleme işlemini yapacak şirkete devredilmesi konusundaki itirazı ve kanunu Anayasa mahkemesine götürmesine rağmen mayın temizleme işleminin etkilenmeyeceği kaydedilmiştir. Öte yandan, terörizmle mücadele kanununun, terörü çok geniş olarak tanımladığı ve dolayısıyla bazen temel hakları sınırlamak amacıyla kullanıldığı vurgulanmıştır. Bu kapsamda, yüzlerce DTP linin, KESK ve Eğitimsen üyelerinin tutuklanması ve bazı DTP li milletvekillerinin mahkûm edilmesi konuları olumsuz gelişmeler olarak raporda yer bulmuştur. Türkiye nin 1 Mart 2014 e kadar tüm mayınlı bölgeleri anti-personel mayınlardan arındırma taahhüdü 2008 de olduğu gibi tekrar hatırlatılmıştır. Koruculuk sisteminin kaldırılması konusunda bir gelişme olmadığı belirtilmiştir. Bazı korucuların insan hakları ihlallerinde bulunduğu yönündeki raporlar bahis konusu olmuş ve 17

18 yerel seçim kampanyası sırasında yeni korucu kadrolarının açıldığı haberlerine dikkat çekilmiştir. Genel olarak, devam eden terör eylemlerine rağmen Kürt sorununun çözümü için olumlu adımlar atıldığı dile getirilmiş ve Suriye sınırının mayından arındırılması bir diğer olumlu gelişme olarak kaydedilmiştir. Ancak, koruculuk sisteminin kaldırılması çağrısı yapılmış ve terörle mücadele kanununun temel hakları ihlal etmesine değinilmiştir. Mülteciler ve yerlerinden edilmiş kişiler (YEK) Terör ve terörle mücadele nedeniyle ortaya çıkan kayıpların tazmin edilmesi sürecinin ilerleme kaydettiği belirtilmiştir. Bir önceki raporda %40 olan tamamlanmış başvurunun %50 ye çıktığı ifade edilmiştir. Zarar Tespit Komisyonlarının ağır iş yükü nedeniyle sürecin yavaş ilerlediği tespiti tekrarlanmıştır Yerlerinden edilmiş kişilerin şehirlerdeki durumunun kaygı yaratmaya devam ettiği belirtilmiştir. Hükümetin geçen seneden farklı olarak, YEK lerin sorunlarını çözmeye yönelik bir ulusal strateji hazırlamak için Van bölgesinde bir pilot eylem planı başlatma çabalarından bahsedilmiş ancak, henüz nihai bir sonuç olmadığının altı çizilmiştir. İçişleri Bakanlığı nın YEK lerle ilgili departmanının idari kapasitesinin yetersiz olduğu vurgulanmış ve sivil toplumun sürece daha fazla dahil edilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Sığınma talebinde bulunanların sorunları bu sene raporda ele alınan olumsuz konular arasında yer almıştır. Sığınma süreçlerine erişim olmamasının yasal olmayan sınır dışı edilmelere ve girişlerin engellenmesine yol açtığı dile getirilmiştir. YEK lerin tazmin edilmesi sürecinin devam ettiği ancak, YEK lerin sorunlarını çözmek için bir ulusal strateji olmadığı vurgulanmıştır. Hükümetin bu konuda çabalarını artırması çağrısı yapılmıştır. Bölgesel Konular ve Uluslararası Yükümlülükler Kıbrıs Kıbrıs konusunda geçen yılki ilerleme raporunda yer alan görüşler ve ifadelerin benzeri tekrarlanmaktadır. Türkiye nin, Kıbrıs sorununa Birleşmiş Milletler çerçevesinde, ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarıyla uyumlu olarak ve Avrupa Birliği nin dayandığı ilkeler doğrultusunda, adil, kapsamlı ve uygulanabilir çözüm bulunmasına yönelik olarak Kıbrıs Rum Kesimi ve Kıbrıs Türk Kesimi arasında Birleşmiş Milletler himayesinde görüşmeleri desteklediğini ifade etmeyi sürdürdüğü belirtilmektedir. Bu ifadede geçen yıldan farklı olarak, Türkiye nin Birleşmiş Milletler çerçevesinde ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarıyla uyumlu olarak soruna çözüm bulunmasını desteklediği ifadesi yer almaktadır. 18

19 Ancak, diğer yandan da 8 Aralık 2008 tarihli Konsey Zirve Sonuç Bildirgesi nde de belirtildiği gibi Türkiye nin devam eden görüşmeleri aktif olarak desteklemesi ve Birleşmiş Milletler çerçevesinde, ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarıyla uyumlu olarak ve Avrupa Birliği nin dayandığı ilkeler doğrultusunda, adil, kapsamlı ve uygulanabilir çözüm için adımlar atmasının beklendiği ilave edilmektedir. Burada da yine geçen seneden farklı olarak, BM, BM Güvenlik Konseyi kararları doğrultusunda, adil kapsamlı ve tutarlı çözüm ifadeleri eklenmiştir. Ayrıca AB nin 21 Eylül 2005 tarihli Deklarasyonu nda belirtilen konularda kaydedilen ilerlemeleri 11 Aralık 2006 tarihli Konsey Sonuç Bildirgesi ile uyumlu olarak takip edeceği belirtilmektedir. Geçen yıl belirtilen, Konsey in Aralık 2006 kararından bu yana Türkiye, Ek Protokol ün tam olarak uygulanmasına yönelik herhangi bir ilerleme kaydetmemiştir ifadesi aynen tekrarlanmakta ve AB nin çeşitli çağrılarına karşın limanlarını Kıbrıs Cumhuriyeti gemilerine kapalı tutmaya devam ettiği ilave edilmektedir. Türkiye nin Katma Protokol ün tam ve ayrım gözetilmeden uygulanmasının sağlanması için yükümlülüklerini acilen yerine getirmesi gerektiği de geçen yıl olduğu gibi vurgulanmaktadır. Yine geçen yıl belirtilen, Türkiye nin Kıbrıs Cumhuriyeti ile ikili ilişkilerin normalleştirilmesinde herhangi bir ilerleme kaydetmediği ve Kıbrıs ın birçok uluslararası örgüte ve Silah İhracatı Davranış İlkeleri ve Çift Kullanımlı Malzeme Konusundaki Wassenaar Anlaşması na katılımını veto etmeyi sürdürdüğü ifadesi tekrarlanmaktadır. Bu ifadeye ilave olarak, Güney Kıbrıs Rum kesimi adına petrol taşıyan sivil gemilerin Türk askeri gemileri tarafından birçok kere engellendiği ifadesine yer verilmektedir. Sınır Uyuşmazlıklarının Barışçı Yollardan Çözümü Bu bölümde de yine geçen yılki raporda olduğu gibi, Türkiye ve Yunanistan ın ikili ilişkilerin geliştirilmesine yönelik gayretlerine devam ettikleri belirtilmektedir yılında alınan Türkiye Büyük Millet Meclisi kararında yer alan Yunan karasularının muhtemel genişlemesinin casus belli sayılmasına ilişkin tehdidin sürdüğü, Konsey in, Aralık 2008 de aldığı kararlar uyarınca Türkiye nin, iyi komşuluk ilişkilerini ve gerekmesi halinde Uluslararası Adalet Divanı kararları dahil, Birleşmiş Milletler Şartı uyarınca anlaşmazlıkları barışçı yoldan çözmeyi açıkça taahhüt etmesi, bu bağlamda iyi komşuluk ilişkilerini ve sorunların barışçı çözümünü olumsuz etkileyecek herhangi bir tehdit ve faaliyetten kaçınması gerektiği ifadesi vurgulanmaktadır. Yunanistan ın geçen yılki şikayeti, Türkiye nin hava sahası ihlalleri ifadesine Türkiye nin Yunan Adaları üzerinde uçuşlar yaptığı iddiası da eklenmiştir. Bölgesel İşbirliği Türkiye nin AB üyesi komşu ülkelerle işbirliği çalışmaları ayrı bir başlık altında ve olumlu olarak ele alınmaktadır. Bu kapsamda Türkiye nin Güney Doğu Avrupa İşbirliği Süreci (SEECP) ve Bölgesel İşbirliği Konseyi(RCC) dahil olmak üzere bölgesel işbirliği girişimlerine aktif olarak katıldığı ve 2009 dan beri SEECP nin dönüşümlü başkanlığını yaptığı 19

20 belirtilmektedir. Geçen yıl ifade edilen Genişleme sürecindeki diğer ülkeler ve diğer komşu ülkeler ile ikili ilişkilerin olumlu yönde geliştiği ve Türkiye nin Batı Balkanlarda olumlu bir rol oynamayı sürdürdüğü; Bulgaristan ile olumlu ilişkilerin sürdüğü ifadeleri aynen tekrarlanmaktadır. Uluslararası Ceza Mahkemesi ne ilişkin konulara ise geçen yıl olduğu gibi, Fasıl 31 Ortak Dış ve Güvenlik Politikası nda yer verileceği belirtilmiştir. 3. EKONOMİK KRİTERLER 3.1 İşleyen bir piyasa ekonomisinin varlığı Ekonomi politikasının temel unsurları Hükümetin dönemini içeren Katılım Öncesi Ekonomik Program ve dönemine ilişkin Orta Vadeli Ekonomik Programı uzun süre geciktirerek yayımlamasının mali politikada belirsizliğe yol açtığı ifade edilen raporda, Eylül 2009 da açıklanan Orta Vadeli Ekonomik Programın mevcut global kriz koşulları ve ekonomiyi iyileştirme çabalarını birlikte ele aldığı belirtilmektedir sonu ve 2009 ikinci yarısından itibaren açıklanan çeşitli ekonomi destek paketlerinin, mali istikrar ve daha güvenilir bir yapı, iyi iletişim ve koordinasyon ortamında işlerlik kazanabileceği belirtilmektedir. Söz konusu olumlu ortamın büyümede yeniden artış kaydedilmesi halinde önem kazanacağı ifade edilmektedir. Geçen yıl da ifade edilen, ekonomi politikalarına ilişkin karar alma esasları üzerinde varılmış olan görüş birliğinin sürdürüldüğü belirtilmekle birlikte, hükümetin ekonomi politikalarında kaydettiği gelişmeleri, daha iyi planlama, koordinasyon ve iletişimle desteklemesi gerektiği belirtilerek halen bu alanlarda bir ölçüde eksikliğin var olduğu ima edilmektedir. Makroekonomik istikrar Bu bölümde geçen yıldan bu yana yaşanan gelişmelere yer verilerek, dünyada yaşanan global krizin Türkiye de etkili olduğu, ancak, ekonomik daralmanın 2009 un ilk çeyreğinde en yüksek noktaya ulaştıktan sonra 2009 ortasından itibaren ekonomik göstergelerde iyileşme görülmeye başlandığı belirtilmektedir. Krizin ekonominin hemen bütün sektörlerini olumsuz etkilediği belirtilen raporda, üretimin sanayide, başta otomobil ve elektrikli araçlar olmak üzere iç ve özellikle dış talep daralmasıyla Mart 2009 dan itibaren gerilediği açıklanmaktadır. Cari işlemler açığının global krizle birlikte enerji fiyatlarındaki düşüş ve ithalatın azalmasının etkisiyle fazla sorun olmaktan çıktığı ve Temmuz 2009 da GSYİH nın %1,5 u düzeyinde kaldığı, ancak ABD Doları cinsinden petrol fiyatlarındaki artışın gelecek aylarda cari işlemler dengesine baskı yapabileceğine de işaret edilmektedir. Global likidite düzeyinde düşüşe karşın Türkiye nin uluslararası sermaye piyasalarına yeterli düzeyde erişim sağlayabildiği ve dış borçlarını rahatlıkla karşılayabildiği belirtilmektedir. Yabancı sermayenin yarıya inerek GSYİH nın %1 i düzeyinde kaldığı, özel sermayenin dış borç 20

2009 YILI İLERLEME RAPORU SİYASİ VE EKONOMİK KRİTERLER BÖLÜMLERİNİN DEĞERLENDİRMESİ

2009 YILI İLERLEME RAPORU SİYASİ VE EKONOMİK KRİTERLER BÖLÜMLERİNİN DEĞERLENDİRMESİ 2009 YILI İLERLEME RAPORU SİYASİ VE EKONOMİK KRİTERLER BÖLÜMLERİNİN DEĞERLENDİRMESİ 2. SİYASİ KRİTERLER 2.1. Demokrasi ve hukukun üstünlüğü 2008 Yılı İlerleme Raporu nda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR Öncelik 23.1 Yargının verimliliği, etkinliği ve işlevselliğinin arttırılması 1 Mevzuat Uyum Takvimi Tablo 23.1.1 No Yürürlükteki AB mevzuatı Taslak Türk mevzuatı Kapsam Sorumlu

Detaylı

2 Kasım 2011. Sayın Bakan,

2 Kasım 2011. Sayın Bakan, SayınSadullahErgin AdaletBakanı Adres:06659Kızılay,Ankara,Türkiye Faks:+903124193370 E posta:sadullahergin@adalet.gov.tr,iydb@adalet.gov.tr 2Kasım2011 SayınBakan, Yedi uluslarası insan hakları örgütü 1

Detaylı

İKV DEĞERLENDİRME NOTU

İKV DEĞERLENDİRME NOTU 22 Eylül 2010 İKV DEĞERLENDİRME NOTU Anayasa Değişikliği Paketinin Türkiye nin AB Müktesebatına Uyumuna Etkisi Melih Özsöz, M. Özgür Bozçağa İKTİSADİ KALKINMA VAKFI [Metni yazın] www.ikv.org.tr Anayasa

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesinin Uygulanması

Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesinin Uygulanması Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme CRC/C/TUR/Q/2-3 Dağıtım: Genel 16 Kasım 2011 Aslı: İngilizce Çocuk Hakları Komitesi Altmışıncı Oturum 29 Mayıs 15 Haziran 2012 Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesinin

Detaylı

AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası

AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası Büyümenin ve istihdamın artırılması için 2005 yılında kabul edilen Yenilenmiş Lizbon Stratejisi kapsamında, Avrupa Sosyal modelini yeniden şekillendiren Sosyal Gündem

Detaylı

AVRUPA KOMİSYONU TARAFINDAN HAZIRLANAN TÜRKİYE 2011 İLERLEME RAPORU NUN SİYASİ VE EKONOMİK KRİTERLER BÖLÜMLERİNİN KAPSAMLI ÖZETİ

AVRUPA KOMİSYONU TARAFINDAN HAZIRLANAN TÜRKİYE 2011 İLERLEME RAPORU NUN SİYASİ VE EKONOMİK KRİTERLER BÖLÜMLERİNİN KAPSAMLI ÖZETİ AVRUPA KOMİSYONU TARAFINDAN HAZIRLANAN TÜRKİYE 2011 İLERLEME RAPORU NUN SİYASİ VE EKONOMİK KRİTERLER BÖLÜMLERİNİN KAPSAMLI ÖZETİ SİYASİ KRİTERLER Demokrasi ve hukukun üstünlüğü 2010 yılı İlerleme Raporu

Detaylı

Yönetimde Dürüstlük, Şeffaflık, Hesap Verebilirliğin Önemi ve Türkiye de Öne Çıkan Sorunlar

Yönetimde Dürüstlük, Şeffaflık, Hesap Verebilirliğin Önemi ve Türkiye de Öne Çıkan Sorunlar Yönetimde Dürüstlük, Şeffaflık, Hesap Verebilirliğin Önemi ve Türkiye de Öne Çıkan Sorunlar 26 Mayıs 2011 Kadir Has Üniversitesi E. Oya Özarslan Şeffaflık Derneği Yönetim Kurulu Başkanı 2008 yılında gönüllü

Detaylı

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 24 Şubat 2014 tarihli Kırkaltıncı Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması Yasası Anayasanın 94 üncü

Detaylı

Türkiye. İfade, Örgütlenme ve Toplanma Özgürlüğü

Türkiye. İfade, Örgütlenme ve Toplanma Özgürlüğü Ocak 2009 ülke raporu Türkiye 2008 yılında yaşanan ağır bir siyasi kriz nedeniyle yılın büyük bir bölümünde insan hakları reformları kesintiye uğradı. İktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), Temmuz

Detaylı

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar:

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar: Kadın Dostu Kentler Projesi İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün ulusal ortağı ve temel paydaşı olduğu Kadın Dostu Kentler Projesi, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu-UNFPA ve Birleşmiş Milletler

Detaylı

Kopenhag Kriterlerine Uyum Düzeyi

Kopenhag Kriterlerine Uyum Düzeyi AVRUPA KOMĐSYONU TARAFINDAN YAYINLANAN TÜRKĐYE 2010 ĐLERLEME RAPORU ĐLE ĐLGĐLĐ ĐKV GÖRÜŞÜ, RAPORUN SĐYASĐ VE EKONOMĐK KRĐTERLER BÖLÜMÜNÜN KAPSAMLI ÖZETĐ Özet: Türkiye nin AB yolunda ilerlemesini değerlendiren

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

AB Türkiye Vize Serbestleştirilmesi Süreci

AB Türkiye Vize Serbestleştirilmesi Süreci AB Türkiye Vize Serbestleştirilmesi Süreci Aralık 2013 Mayıs 2016 16 Aralık 2013 Geri Kabul Anlaşması imzalandı AB Türkiye Vize Serbestleştirilmesi Diyaloğu başladı Vize Serbestleştirilmesi Yol Haritası

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. HAFTA: OSMANLI ANAYASAL GELİŞMELERİ [Türk Anayasa Hukukukun Bilgi Kaynaklarının Tanıtımı:

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

A. Giriş. B. Olumlu Unsurlar

A. Giriş. B. Olumlu Unsurlar ÇOCUK HAKLARI KOMİTESİNİN TÜRKİYE NİN BM ÇOCUK HAKLARI SÖZLEŞMESİNE EK ÇOCUK SATIŞI, ÇOCUK FAHİŞELİĞİ VE ÇOCUK PORNOGRAFİSİ EK PROTOKOLÜNE İLİŞKİN İLK DÖNEMSEL RAPORUNA YÖNELİK NİHAİ GÖZLEMLERİ 1. Komite,

Detaylı

MACARİSTAN SUNUMU Dr. Csaba UJKERY

MACARİSTAN SUNUMU Dr. Csaba UJKERY VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yargının Bağımsızlığı ve Yasama ve Yürütme Güçleriyle İşbirliği Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

MİLLİ GÜVENLİK KURULU VE MİLLİ GÜVENLİK KURULU GENEL SEKRETERLİĞİ KANUNU

MİLLİ GÜVENLİK KURULU VE MİLLİ GÜVENLİK KURULU GENEL SEKRETERLİĞİ KANUNU 6219 MİLLİ GÜVENLİK KURULU VE MİLLİ GÜVENLİK KURULU GENEL SEKRETERLİĞİ KANUNU Kanun Numarası : 2945 Kabul Tarihi : 9/11/1983 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 11/11/1983 Sayı : 18218 Yayımlandığı Düstur

Detaylı

ULUSAL İNSAN HAKLARI KURUMLARI ULUSLARARASI STANDARTLARA UYGUNLUĞUN YORUM İLKELERİ

ULUSAL İNSAN HAKLARI KURUMLARI ULUSLARARASI STANDARTLARA UYGUNLUĞUN YORUM İLKELERİ Doç. Dr. Abdurrahman EREN İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ULUSAL İNSAN HAKLARI KURUMLARI ULUSLARARASI STANDARTLARA UYGUNLUĞUN YORUM İLKELERİ İÇİNDEKİLER

Detaylı

İKİNCİ DAİRE KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR

İKİNCİ DAİRE KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR İKİNCİ DAİRE KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR Başvuru no. 40851/08 Ġlhan FIRAT / Türkiye T.C. Adalet Bakanlığı, 2013. Bu gayri resmi çeviri, Adalet Bakanlığı, Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel

Detaylı

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol T.C. D A N I Ş T A Y Esas No : 2011/8665 Karar No : 2013/9005 Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol Özeti : İmar planında küçük sanayi

Detaylı

TÜRKİYE 2006 YILI İLERLEME RAPORU SİYASİ KRİTERLER

TÜRKİYE 2006 YILI İLERLEME RAPORU SİYASİ KRİTERLER TÜRKİYE 2006 YILI İLERLEME RAPORU SİYASİ KRİTERLER Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı AB Çalışma Grubu 8 Kasım 2006 Neslihan Kaptanoğlu Ömer Fazlıoğlu 1. Demokrasi ve Hukukun Üstünlüğü İlerleme

Detaylı

2008 TÜRKİYE İLERLEME RAPORU (Siyasi ve Ekonomik Kriterlerin İKV tarafından gerçekleştirilen resmi olmayan çevirisi) 1 1. GİRİŞ 1.1. Önsöz Komisyon, Aralık 1997 tarihli Lüksemburg Avrupa Konseyi sonuç

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ ve KADIN Avrupa Birliği Bakanlığı Sunum İçeriği AB nin kadın-erkek eşitliği ile ilgili temel ilkeleri AB nin kadın istihdamı hedefi AB de toplumsal cinsiyete duyarlı

Detaylı

Sayın Konuklar; Saygıdeğer konuklar,

Sayın Konuklar; Saygıdeğer konuklar, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Sayın Başkanı; Yüksek Yargı Kurumlarının çok değerli Başkanları; Sayın Büyükelçiler; Avrupa Konseyinin çok değerli temsilcileri; Uluslararası Kuruluşların değerli temsilcileri

Detaylı

2009 YILI TÜRKİYE İLERLEME RAPORU

2009 YILI TÜRKİYE İLERLEME RAPORU AVRUPA TOPLULUKLARI KOMİSYONU Brüksel, 14.10.2009 SEC(2009)1334 KOMİSYON TARAFINDAN KONSEYE VE AVRUPA PARLAMENTOSUNA SUNULAN BİLDİRİM Genişleme Stratejisi ve Başlıca Zorluklar 2009-2010 (COM (2009) 533

Detaylı

GAYRİ RESMİ TERCÜME. AVRUPA KOMİSYONU Brüksel, 5 Kasım 2008 SEC (2008) 2699 TÜRKİYE 2008 İLERLEME RAPORU (COM(2008) 674)

GAYRİ RESMİ TERCÜME. AVRUPA KOMİSYONU Brüksel, 5 Kasım 2008 SEC (2008) 2699 TÜRKİYE 2008 İLERLEME RAPORU (COM(2008) 674) GAYRİ RESMİ TERCÜME AVRUPA KOMİSYONU Brüksel, 5 Kasım 2008 SEC (2008) 2699 TÜRKİYE 2008 İLERLEME RAPORU (COM(2008) 674) 1 1. Giriş 3 1.1 Önsöz 3 1.2 Çerçeve 3 1.3 AB ve Türkiye Arasındaki İlişkiler 3 2.

Detaylı

ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ

ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ 5 Aralık 2011 ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ I.YENĠ BĠR ANAYASA MI? GENĠġ KAPSAMLI BĠR ANAYASA DEĞĠġĠKLĠĞĠ MĠ? Anayasa hazırlığıyla ilgili olarak kamuoyunda önemli bir tartışma yaşanıyor:

Detaylı

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler, ÇOCUKLARIN İNTERNET ORTAMINDA CİNSEL İSTİSMARINA KARŞI GLOBAL İTTİFAK AÇILIŞ KONFERANSI 5 Aralık 2012- Brüksel ADALET BAKANI SAYIN SADULLAH ERGİN İN KONUŞMA METNİ Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler,

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

Namus adına kadınlara ve kızlara karşı işlenen suçların ortadan kaldırılmasına yönelik çalışma

Namus adına kadınlara ve kızlara karşı işlenen suçların ortadan kaldırılmasına yönelik çalışma Elli-dokuzuncu Oturum Üçüncü Komite Gündem maddesi 98 Kadınların Konumunun Geliştirilmesi Almanya, Avustralya, Avusturya, Azerbaycan, Belçika, Brezilya, Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı,

Detaylı

AKOFiS. Halkla İlişkiler Başkanlığı

AKOFiS. Halkla İlişkiler Başkanlığı Yargılama Sürelerinin Uzunluğu ile Mahkeme Kararlarının Geç veya Kısmen İcra Edilmesi ya da İcra Edilmemesi Nedeniyle Tazminat Ödenmesine Dair Kanun Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KARAARSLAN TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 4027/05) KARAR STRAZBURG 27 Temmuz 2010 İşbu karar AİHS

Detaylı

G20 BİLGİLENDİRME NOTU

G20 BİLGİLENDİRME NOTU G20 BİLGİLENDİRME NOTU A. Finans Hattı Gündemi a. Büyüme Çerçevesi Güçlü, sürdürülebilir ve dengeli büyüme için küresel politikalarda işbirliğinin sağlamlaştırılması Etkili bir hesap verebilirlik mekanizması

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ KAMU YÖNETİMİ YRD.DOÇ.DR. BİLAL ŞİNİK

KAMU YÖNETİMİ KAMU YÖNETİMİ YRD.DOÇ.DR. BİLAL ŞİNİK İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ KAMU YÖNETİMİ YRD.DOÇ.DR. BİLAL ŞİNİK BAKANLAR KURULU Bakanlar Kurulu, Başbakan ve bakanlardan kurulur. Cumhurbaşkanı bakanlar kurulunun

Detaylı

Belediye Eğitim Müdürlüğü Veliler Kurulu (Konseyi) 200,00 700,00 700,00 //////////// 1.200,00 1.200,00 250,00 900,00 500,00 300,00 1.

Belediye Eğitim Müdürlüğü Veliler Kurulu (Konseyi) 200,00 700,00 700,00 //////////// 1.200,00 1.200,00 250,00 900,00 500,00 300,00 1. Prizren Belediyesinin 2012-2014 Döneminde Cinsiyet Eşitliği Hakkında Eylem Planı EĞİTİM ALANI Stratejik amaç: Kadın ve kızların kaliteli eğitime erişiminin sağlanması Objektifler 1. İlk ve orta öğretimde

Detaylı

VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI MAYIS 2012, İSTANBUL

VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI MAYIS 2012, İSTANBUL VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yargının Bağımsızlığı ve Yasama ve Yürütme Güçleriyle İşbirliği Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

CİNSİYET EŞİTLİĞİ MEVZUAT ÇERÇEVESİ: AB/TÜRKİYE

CİNSİYET EŞİTLİĞİ MEVZUAT ÇERÇEVESİ: AB/TÜRKİYE MUAMELE EŞİTLİĞİ CİNSİYET EŞİTLİĞİ MEVZUAT ÇERÇEVESİ: AB/TÜRKİYE Ayşegül Yeşildağlar Ankara, 08.10.2010 HUKUKİ KAYNAKLAR Md. 2 EC : temel prensip -kadın erkek eşitliğini sağlamak, Topluluğun özel bir yükümlülüğüdür,

Detaylı

T.C. ESKİŞEHİR TEPEBAŞI BELEDİYESİ KADIN SIĞINMA EVİ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİĞİ BÖLÜM I GENEL HÜKÜMLERİ

T.C. ESKİŞEHİR TEPEBAŞI BELEDİYESİ KADIN SIĞINMA EVİ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİĞİ BÖLÜM I GENEL HÜKÜMLERİ TEPEBAŞI BELEDİYE MECLİSİNİN 06.09.2012 TARİH VE 179 SAYILI MECLİS KARARI İLE KABUL EDİLMİŞTİR. T.C. ESKİŞEHİR TEPEBAŞI BELEDİYESİ KADIN SIĞINMA EVİ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİĞİ BÖLÜM I GENEL HÜKÜMLERİ AMAÇ

Detaylı

2014 YILI MAHALLİ İDARELER SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER

2014 YILI MAHALLİ İDARELER SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER 2014 YILI MAHALLİ İDARELER SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER A- İLGİLİ MEVZUAT Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 76 ncı maddesinin son fıkrasında; hakimler ve savcılar, yüksek

Detaylı

2011 KADIN İSTATİSTİKLERİ

2011 KADIN İSTATİSTİKLERİ 2011 İSTATİSTİKLERİ PARLAMENTO SEÇİM YILI PARLAMENTODAKİ MİLLETVEKİLİ MİLLETVEKİLİ İÇİNDEKİ PAY ( ) 1935 395 18 4.6 1943 435 16 3.7 1950 487 3 0.6 1957 610 8 1.3 1965 450 8 1.8 1973 450 6 1.3 1991 450

Detaylı

Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü. Fikret Toksöz May 12, 2015

Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü. Fikret Toksöz May 12, 2015 Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü Fikret Toksöz May 12, 2015 Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü İçin Taslak Yasal Temeller Merkez Düzey Yerel Düzey Müdahale Mekanizmaları Geleneksel

Detaylı

FETHİYE. Tübakkom 10. Dönem Sözcüsü. Hatay Barosu.

FETHİYE. Tübakkom 10. Dönem Sözcüsü. Hatay Barosu. AVUKAT HATİCE CAN Av.haticecan@hotmail.com Atatürk cad. 18/1 Antakya 0.326.2157903-2134391 AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA FETHİYE DOSYA NO : 2011/ 28 KATILAN : B. S. KATILMA İSTEYEN Türkiye Barolar

Detaylı

MALİ SUÇLARI ARAŞTIRMA KURULU BAŞKANLIĞI (MASAK)

MALİ SUÇLARI ARAŞTIRMA KURULU BAŞKANLIĞI (MASAK) MALİ SUÇLARI ARAŞTIRMA KURULU BAŞKANLIĞI (MASAK) MİSYON ÇALIŞMASI Tablo 1. Misyon Çalışması Sonuçları Konsolide Misyon İstikrarlı bir ekonomi için gelir ve harcama politikalarının hazırlanması, uygulanması,

Detaylı

KPSS 2007 GK (50) DENEME 3 / 52. SORU 50. Aşağıdakilerden hangisi hukuk devleti ilkesinin gereklerinden biri değildir? A) Yasal idare B) Devlet faaliyetlerinin belirliliği C) İdarenin mali sorumluluğu

Detaylı

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG Mart - 2014 YASAL DÜZENLEMELER KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE VE İLGİLİ ULUSAL VE ULUSLAR ARASI

Detaylı

TÜRKİYE'DE MAHKEME YÖNETİM SİSTEMİNİN DESTEKLENMESİ PROJESİ

TÜRKİYE'DE MAHKEME YÖNETİM SİSTEMİNİN DESTEKLENMESİ PROJESİ TÜRKİYE'DE MAHKEME YÖNETİM SİSTEMİNİN DESTEKLENMESİ PROJESİ Söz Konusu proje 2006-2007 mali yılı proje tekliflerinin sunulmasının ardından AB Komisyonu tarafından, Personel Genel Müdürlüğü tarafından sunulan

Detaylı

AKP HÜKÜMETİNİN 2014 İTİBARSIZLIK ENDEKSİ

AKP HÜKÜMETİNİN 2014 İTİBARSIZLIK ENDEKSİ AKP HÜKÜMETİNİN 2014 İTİBARSIZLIK ENDEKSİ Demokrasi Endeksi: 2014 yılı i bariyle 167 ülke arasında Türkiye 89 (Yalnızca ilk 26 ülke tam demokrasi sayılıyor. Türkiye bu ülkelerin çok gerisinde. Sivil Özgürlükler:

Detaylı

TÜRK SANAYİCİLERİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ. 5782 Sayılı Tapu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hakkında TÜSİAD Görüşü

TÜRK SANAYİCİLERİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ. 5782 Sayılı Tapu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hakkında TÜSİAD Görüşü 5782 Sayılı Tapu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hakkında TÜSİAD Görüşü 5782 Sayılı Tapu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun MADDE 2 2644 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi aşağıdaki şekilde

Detaylı

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR. DURUŞMA TALEPLİDİR. ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA DAVACI VEKİLİ DAVALILAR : Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı : Oğuzlar Mah. Barış Manço Cad. Av. Özdemir Özok

Detaylı

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015 Türkiye Cezasızlık Araştırması Mart 2015 İçerik Araştırma Planı Amaç Yöntem Görüşmecilerin Dağılımı Araştırma Sonuçları Basın ve ifade özgürlüğünü koruyan yasalar Türkiye medyasında sansür / oto-sansür

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE İÇİN KADIN KONUKEVLERİ PROJESİ 7 MAYIS 2014-ANKARA. Saygıdeğer Misafirler, Değerli Basın Mensupları

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE İÇİN KADIN KONUKEVLERİ PROJESİ 7 MAYIS 2014-ANKARA. Saygıdeğer Misafirler, Değerli Basın Mensupları KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE İÇİN KADIN KONUKEVLERİ PROJESİ 7 MAYIS 2014-ANKARA Saygıdeğer Misafirler, Değerli Basın Mensupları Aile içi Şiddetle Mücadele İçin Kadın Konukevleri Projesi nin açılış

Detaylı

Birleşmiş Milletler Avukatların Rolüne İlişkin Temel İlkeler Bildirgesi (Havana Kuralları)

Birleşmiş Milletler Avukatların Rolüne İlişkin Temel İlkeler Bildirgesi (Havana Kuralları) 27 Ağustos- 7 Eylül 1990 tarihleri arasında Havana da toplanan Suçların Önlenmesine ve Suçların Islahı üzerine Sekizinci Birleşmiş Milletler Konferansı tarafından kabul edilmiştir. Dünya halkları, Birleşmiş

Detaylı

TÜRKİYE Önemli Bulgular Arka Plan

TÜRKİYE Önemli Bulgular Arka Plan TÜRKİYE Önemli Bulgular: Türk hükümeti geçtiğimiz yıllarda azınlık topluluklarının mülkiyet hakları, dini kıyafetler ve eğitim dahil olmak üzere dini özgürlüklere ilişkin bazı reformları hayata geçirmiş

Detaylı

T.C ALANYA BELEDİYESİ KIRSAL HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİK

T.C ALANYA BELEDİYESİ KIRSAL HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİK T.C ALANYA BELEDİYESİ KIRSAL HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİK 1 ALANYA BELEDİYESİ KIRSAL HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV, YETKİ VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak, Tanımlar, Temel

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

Ayşegül DEDE / Etüd Araştırma Servisi / Uzman 2009 YILI TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ GENEL DEĞERLENDİRME

Ayşegül DEDE / Etüd Araştırma Servisi / Uzman 2009 YILI TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ GENEL DEĞERLENDİRME Ayşegül DEDE / Etüd Araştırma Servisi / Uzman 2009 YILI TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ GENEL DEĞERLENDİRME 2009 yılı, Türkiye-AB ilişkileri için son derece önemli bir dönüm noktasıdır. 2008 yılı AB açısından verimli

Detaylı

2015 YILI 25. DÖNEM MİLLETVEKİLİ GENEL SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER

2015 YILI 25. DÖNEM MİLLETVEKİLİ GENEL SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER 2015 YILI 25. DÖNEM MİLLETVEKİLİ GENEL SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER A- İLGİLİ MEVZUAT Türkiye Cumhuriyeti Anayasası nın 76. maddesinin son fıkrasında; hâkimler ve savcılar,

Detaylı

25-26 HAZİRAN 2013/ANKARA KADINLARIN EV İÇİ ŞİDDETTEN KORUNMASI MATRA PROJESİ ÇALIŞTAYI ÇALIŞMA GRUBU SONUÇLARI

25-26 HAZİRAN 2013/ANKARA KADINLARIN EV İÇİ ŞİDDETTEN KORUNMASI MATRA PROJESİ ÇALIŞTAYI ÇALIŞMA GRUBU SONUÇLARI 25-26 HAZİRAN 2013/ANKARA KADINLARIN EV İÇİ ŞİDDETTEN KORUNMASI MATRA PROJESİ ÇALIŞTAYI ÇALIŞMA GRUBU SONUÇLARI 25-26 Haziran 2013 Tarihlerinde, Hollanda Hükümeti tarafından desteklenen ve Adalet Akademisi

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI GENEL OLARAK Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148. maddesinde yapılan değişiklik ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılmıştır. 23 Eylül 2012

Detaylı

TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu

TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu Ekonomi Koordinasyon Kurulu Toplantısı, İstanbul 12 Eylül 2008 Çalışma Grubu Amacı Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele M Çalışma Grubu nun amacı; Türkiye

Detaylı

ÖNSÖZ 3 EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAZISI 5 İÇİNDEKİLER 7-12 KANUNLAR VE KAYNAKLAR 13-15 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Bilgiler 17-29 1. Dersin adı ve konusu 17

ÖNSÖZ 3 EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAZISI 5 İÇİNDEKİLER 7-12 KANUNLAR VE KAYNAKLAR 13-15 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Bilgiler 17-29 1. Dersin adı ve konusu 17 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ 3 EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAZISI 5 İÇİNDEKİLER 7-12 KANUNLAR VE KAYNAKLAR 13-15 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Bilgiler 17-29 1. Dersin adı ve konusu 17 2. Dersin amacı ve planı 18 3. CMH ve Hukuk

Detaylı

Özet. Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları. G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015

Özet. Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları. G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015 G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015 Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları Ekonomi Bakanligi Ev Sahipliginde Özet 5 Ekim 2015 Hilton Istanbul Bosphorus Hotel İstanbul,

Detaylı

Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir.

Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir. İDARE HUKUKU Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir. Bu düzenlemede yer alan ilkeler şunlardır; - Hukuk

Detaylı

COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ ÜÇÜNCÜ DAİRE. Nezir KÜNKÜL/TÜRKİYE (Başvuru no. 57177/00) KARAR STRAZBURG

COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ ÜÇÜNCÜ DAİRE. Nezir KÜNKÜL/TÜRKİYE (Başvuru no. 57177/00) KARAR STRAZBURG COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ ÜÇÜNCÜ DAİRE Nezir KÜNKÜL/TÜRKİYE (Başvuru no. 57177/00) KARAR STRAZBURG 30 Kasım 2006 OLAYLAR Başvuran Nezir Künkül 1949 doğumlu bir Türk

Detaylı

SPoD İnsan Hakları Örgütlerinin Kasım Ayı Buluşmasına Katıldı. SPoD Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu nun Basın Açıklamasındaydı

SPoD İnsan Hakları Örgütlerinin Kasım Ayı Buluşmasına Katıldı. SPoD Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu nun Basın Açıklamasındaydı SPoD İnsan Hakları Örgütlerinin Kasım Ayı Buluşmasına Katıldı İnsan Hakları Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Helsinki Yurttaşlar Derneği, Af Örgütü ve Hakikat Adalet Hafıza Derneği'nin her ay düzenledikleri

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. KESHMIRI/TÜRKİYE (Başvuru no. 36370/08) KARAR STRAZBURG. 13 Nisan 2010

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. KESHMIRI/TÜRKİYE (Başvuru no. 36370/08) KARAR STRAZBURG. 13 Nisan 2010 COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KESHMIRI/TÜRKİYE (Başvuru no. 36370/08) KARAR STRAZBURG 13 Nisan 2010 İşbu karar AİHS nin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar

Detaylı

1. İdam Cezası. I. Giriş

1. İdam Cezası. I. Giriş 1. İdam Cezası I. Giriş Birleşmiş Milletler in Uluslararası Siyasi ve Medeni Haklar Misakı (ICCPR), Çocuk Haklarına Dair Sözleşme (CRC) ve Ekonomik ve Sosyal Komitenin (ECOSOC) İdam Cezasına Mahkum Edilenlerin

Detaylı

23- TÜKETİCİNİN VE TÜKETİCİ SAĞLIĞININ KORUNMASI

23- TÜKETİCİNİN VE TÜKETİCİ SAĞLIĞININ KORUNMASI 23- TÜKETİCİNİN VE TÜKETİCİ SAĞLIĞININ KORUNMASI 8 Mart 2001 tarihli Katılım Ortaklığı Belgesinin yayımlanmasından bu yana Avrupa Birliğinin Tüketicinin Korunması kapsamındaki mevzuatına uyum çerçevesinde

Detaylı

TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı

TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı Yargıtay, tanımı Anayasa ile yapılan, işlevleri, mensupları ve bunların seçimi ve diğer kuruluş esasları, Anayasa'da

Detaylı

Macaristan Savcılığı İşbirliği ile Avrupa Konseyi Tarafından Düzenlenen AVRUPA SAVCILARI KONFERANSI 6.OTURUMU

Macaristan Savcılığı İşbirliği ile Avrupa Konseyi Tarafından Düzenlenen AVRUPA SAVCILARI KONFERANSI 6.OTURUMU Avrupa Konseyi Strazburg, 31 Mayıs 2005 Konferans Web Sayfası: http ://www. coe. int/prosecutors Macaristan Savcılığı İşbirliği ile Avrupa Konseyi Tarafından Düzenlenen AVRUPA SAVCILARI KONFERANSI 6.OTURUMU

Detaylı

2006 TÜRKİYE İLERLEME RAPORU (Siyasi ve Ekonomik Kriterler'in İKV tarafından gerçekleştirilen resmi olmayan çevirisi) 1 1. GİRİŞ 1.1 Önsöz Komisyon, Aralık 1997 tarihli Lüksemburg Avrupa Konseyi sonuç

Detaylı

21. BM/INTOSAI SEMPOZYUMU: KAMUDA HESAP VEREBİLİRLİĞİN GELİŞTİRİLMESİ İÇİN SAYIŞTAY VE VATANDAŞLAR ARASINDA ETKİN İŞBİRLİĞİ

21. BM/INTOSAI SEMPOZYUMU: KAMUDA HESAP VEREBİLİRLİĞİN GELİŞTİRİLMESİ İÇİN SAYIŞTAY VE VATANDAŞLAR ARASINDA ETKİN İŞBİRLİĞİ 21. BM/INTOSAI SEMPOZYUMU: KAMUDA HESAP VEREBİLİRLİĞİN GELİŞTİRİLMESİ İÇİN SAYIŞTAY VE VATANDAŞLAR ARASINDA ETKİN İŞBİRLİĞİ Seher ÖZER ÜTÜK Birleşmiş Milletler Örgütü (BM) ve Uluslararası Sayıştaylar Birliği

Detaylı

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA KENT KONSEYİ MEVZUATI YASA 5393 SAYILI BELEDİYE KANUNU (TC Resmi Gazete Tarih: 13 Temmuz 2005, Sayı 25874) Kent Konseyi MADDE 76 Kent Konseyi

Detaylı

FASIL 7 FİKRİ MÜLKİYET HUKUKU

FASIL 7 FİKRİ MÜLKİYET HUKUKU FASIL 7 FİKRİ MÜLKİYET HUKUKU Öncelik 7.1 Fikri mülkiyet haklarının uygulanması amacıyla polis, gümrük ve yargı arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi ve bu kurumların kapasitelerinin geliştirilmesi

Detaylı

AVRUPA KOMĐSYONU TARAFINDAN HAZIRLANAN TÜRKĐYE 2012 ĐLERLEME RAPORU NUN SĐYASĐ VE EKONOMĐK KRĐTERLER BÖLÜMLERĐNĐN KAPSAMLI ÖZETĐ

AVRUPA KOMĐSYONU TARAFINDAN HAZIRLANAN TÜRKĐYE 2012 ĐLERLEME RAPORU NUN SĐYASĐ VE EKONOMĐK KRĐTERLER BÖLÜMLERĐNĐN KAPSAMLI ÖZETĐ AVRUPA KOMĐSYONU TARAFINDAN HAZIRLANAN TÜRKĐYE 2012 ĐLERLEME RAPORU NUN SĐYASĐ VE EKONOMĐK KRĐTERLER BÖLÜMLERĐNĐN KAPSAMLI ÖZETĐ 2. SİYASİ KRİTERLER VE GELİŞTİRİLMİŞ SİYASİ DİYALOG 2.1 Demokrasi ve hukukun

Detaylı

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Kamulaştırma, Mülkiyet Hakkının Korunması, Ek Protokol - 1

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Kamulaştırma, Mülkiyet Hakkının Korunması, Ek Protokol - 1 T.C. D A N I Ş T A Y Esas No : 2012/3492 Karar No : 2013/5107 Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Kamulaştırma, Mülkiyet Hakkının Korunması, Ek Protokol - 1 Özeti : Kentsel dönüşüm ve

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ 445 TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ Aydeniz ALİSBAH TUSKAN* 1 İnsanların bir biçimde sınıflanarak genel kategoriler oturtulması sonucunda ortaya çıkan kalıplar ya da bir

Detaylı

Resmî Gazete Sayı : 29361

Resmî Gazete Sayı : 29361 20 Mayıs 2015 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 29361 TEBLİĞ Orman ve Su İşleri Bakanlığından: HAVZA YÖNETİM HEYETLERİNİN TEŞEKKÜLÜ, GÖREVLERİ, ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA TEBLİĞ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam,

Detaylı

T.C. BA BAKANLIK AVRUPA B RL GENEL SEKRETERL Sosyal, Bölgesel ve Yenilikçi Politikalar Ba kanl. Avrupa Birli i Toplumsal Cinsiyet E itli i Stratejisi

T.C. BA BAKANLIK AVRUPA B RL GENEL SEKRETERL Sosyal, Bölgesel ve Yenilikçi Politikalar Ba kanl. Avrupa Birli i Toplumsal Cinsiyet E itli i Stratejisi T.C. BA BAKANLIK AVRUPA B RL GENEL SEKRETERL Sosyal, Bölgesel ve Yenilikçi Politikalar Ba kanl Avrupa Birli i Toplumsal Cinsiyet E itli i Stratejisi Özet Bilgi Notu Haz rlayan AB leri Uzman Yrd. Gök en

Detaylı

15. TÜRKİYE TEKSTİL İSİMLERİ VE ETİKETLEMEYE İLİŞKİN AB MEVZUATINA NE KADAR UYUMLU?

15. TÜRKİYE TEKSTİL İSİMLERİ VE ETİKETLEMEYE İLİŞKİN AB MEVZUATINA NE KADAR UYUMLU? TEKSTİL VE HAZIR GİYİM SANAYİİ 15. TÜRKİYE TEKSTİL İSİMLERİ VE ETİKETLEMEYE İLİŞKİN AB MEVZUATINA NE KADAR UYUMLU? Tekstil İsimlerine ilişkin AB Direktifi nin Türk mevzuatındaki karşılığı olan Tekstil

Detaylı

Danıştayın yürütmesini durduğu konular: 1. Mesai dışı çalışma,

Danıştayın yürütmesini durduğu konular: 1. Mesai dışı çalışma, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik Hakkında Danıştay 11.Daire nin Esas No 2013/1812 Sayılı Kararı ve Yürütmeyi Durdurma Kararına

Detaylı

İSİPAB Dördüncü Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansı Raporu nun Sunumu

İSİPAB Dördüncü Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansı Raporu nun Sunumu İSİPAB Dördüncü Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansı Raporu nun Sunumu Sayın Başkan, Değerli Meclis Başkanları, Değerli Katılımcılar, Dördüncü Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansı Raporu nu sunmak

Detaylı

TÜRKİYE 2006 YILI İLERLEME RAPORU SİYASİ KRİTERLER

TÜRKİYE 2006 YILI İLERLEME RAPORU SİYASİ KRİTERLER TÜRKİYE 2006 YILI İLERLEME RAPORU SİYASİ KRİTERLER Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı AB Çalışma Grubu 8 Kasım 2006 Neslihan Kaptanoğlu Ömer Fazlıoğlu 1. Demokrasi ve Hukukun Üstünlüğü İlerleme

Detaylı

GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821

GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821 GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1)

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

ĐKV DEĞERLENDĐRME NOTU

ĐKV DEĞERLENDĐRME NOTU 10 Mart 2010 ĐKV DEĞERLENDĐRME NOTU AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ KIBRIS TAKĐ MÜLKĐYET SORUNUNA ĐLĐŞKĐN DAVALAR HAKKINDAKĐ KARARINI AÇIKLADI Can Mindek ĐKTĐSADĐ KALKINMA VAKFI [Metni yazın] www.ikv.org.tr

Detaylı

FASIL 3 İŞ KURMA HAKKI VE HİZMET SUNUMU SERBESTİSİ

FASIL 3 İŞ KURMA HAKKI VE HİZMET SUNUMU SERBESTİSİ FASIL 3 İŞ KURMA HAKKI VE HİZMET SUNUMU SERBESTİSİ Öncelik 3.1 Bu fasıl kapsamındaki müktesebata uyum sağlanabilmesi için, kurumsal kapasite ve mevzuat uyumu açısından gerekli tüm adımlarla ilgili takvimi

Detaylı

TÜRKİYE 2010 YILI İLERLEME RAPORU

TÜRKİYE 2010 YILI İLERLEME RAPORU AVRUPA KOMİSYONU Brüksel, 09 Kasım 2010 SEC(2010) 1327 KOMİSYON TARAFINDAN AVRUPA PARLAMENTOSU NA VE KONSEY E SUNULAN BİLDİRİM Genişleme Stratejisi ve Başlıca Zorluklar 2010-2011 {COM(2010) 660} ekindeki

Detaylı

Yargı ÜNİTE. Amaçlar. İçindekiler

Yargı ÜNİTE. Amaçlar. İçindekiler Yargı ÜNİTE 9 Amaçlar Bu üniteyi çalıştıktan sonra; Yargı bağımsızlığı kavramını tanımlayabilecek, Yargı içinde yer alan farklı mahkemeleri ve bunların görevlerini öğreneceksiniz. İçindekiler Yargı Yetkisi

Detaylı

ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ. sanıkların askerî cezaevinde işledikleri

ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ. sanıkların askerî cezaevinde işledikleri T#'C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ ESAS NO î 1988/37 KARAR NO î 1988/38 ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan sanıkların askerî cezaevinde işledikleri suça ait davanın,aynı

Detaylı

2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm

2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm 2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm kesimlerinde şeffaflık, dürüstlük ve hesap verebilirlik ilkelerini

Detaylı

2008 TÜRKİYE İLERLEME RAPORU NUN İSTİHDAM VE SOSYAL POLİTİKA BAŞLIKLI 19

2008 TÜRKİYE İLERLEME RAPORU NUN İSTİHDAM VE SOSYAL POLİTİKA BAŞLIKLI 19 5 Kasım 2008 2008 TÜRKİYE İLERLEME RAPORU NUN İSTİHDAM VE SOSYAL POLİTİKA BAŞLIKLI 19. FASLI İLE EKONOMİK VE SOSYAL HAKLAR BÖLÜMÜNÜN İLGİLİ KISIMLARININ MESS UZMANLARINCA YAPILAN GAYRIRESMİ TERCÜMESİDİR

Detaylı